Yatırım – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Mon, 05 Aug 2024 08:10:45 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Teknoloji Yatırımcısı ve Yapay Zeka Uzmanı Ömer Asım Öztürk – Yeni Meslekler ve Fırsatlar Kapıda! https://www.igdirhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/ https://www.igdirhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/#respond Mon, 05 Aug 2024 07:24:00 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/ Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, yeni mesleklerin doğuşuna zemin hazırlıyor. Türkiye'nin önde gelen yapay zeka uzmanı Ömer Asım Öztürk, bu dönüşümün detaylarını ve gelecek öngörülerini paylaştı.

Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor : Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, iş dünyasını derinden etkilerken, yeni mesleklerin doğuşuna da zemin hazırlıyor. Türkiye'nin önde gelen yapay zeka uzmanlarından ve teknoloji yatırımcılarından Ömer Asım Öztürk, bu dönüşümün detaylarını ve gelecek öngörülerini paylaştı. Öztürk: "Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor" Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın sadece mevcut meslekleri dönüştürmekle kalmayıp, tamamen yeni iş kolları yaratacağını vurguluyor. "Önümüzdeki on yıl içinde, bugün adını bile duymadığımız meslekler ortaya çıkacak," diyen Öztürk, eğitim çağındaki gençlerin de bu anlamda ümitsiz olmamalarına dikkat çekiyor.

Yeni Nesil Meslekler : Öztürk'ün öngördüğü bazı yeni meslek alanları şunlar:

Yapay Zeka Etik Uzmanı AI sistemlerinin etik kullanımını denetleyecek ve düzenleyecek profesyoneller.

Veri Dedektifi : Büyük veri setlerinde gizli kalmış değerli bilgileri keşfeden uzmanlar.

Dijital Bellek Yöneticisi : Kişisel ve kurumsal dijital verileri organize eden ve koruyan profesyoneller.

Robot-İnsan İş Birliği Danışmanı : İnsan çalışanlar ile AI sistemleri arasındaki iş akışını optimize eden uzmanlar.

Quantum Makine Öğrenmesi Analisti : Quantum bilgisayarlar üzerinde çalışan AI sistemlerini geliştiren ve analiz eden uzmanlar.
"Bu yeni meslekler, teknoloji ile insani değerlerin kesişiminde ortaya çıkacak," diyor Öztürk. "Örneğin, Yapay Zeka Etik Uzmanları, teknolojinin etik sınırlar içinde kalmasını sağlarken, insan haklarını ve toplumsal değerleri de gözetecek."

Eğitim Sisteminde Üniversiteler Başrolde : Eğitim konusuna da değinen Ömer Asım Öztürk: “Şu anda Türkiye'de bu yıl itibarıyla toplam 20 üniversitede yapay zeka bölümü bulunmaktadır. Bu üniversiteler arasında Hacettepe Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi gibi çeşitli devlet ve vakıf üniversiteleri bulunuyor.
Ayrıca önümüzdeki yıl için yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında lisans ve önlisans programları açılıyor. Bu oldukça mutluluk verici bir tablo. Yeni açılan bölümler arasında yapay zeka operatörlüğü, büyük veri analistliği, otonom sistemler teknikerliği gibi çeşitli programlar mevcut.”

Değişime Hazır Olun : Ömer Asım Öztürk, son olarak bireylere ve kurumlara şu tavsiyede bulunuyor: "Değişim kaçınılmaz. Sürekli öğrenmeye açık olun, teknolojik gelişmeleri yakından takip edin ve adaptasyon yeteneğinizi geliştirin. Yapay zeka, korkulması gereken değil, fırsata çevrilmesi gereken bir güç."

Ömer Asım Öztürk kimdir? Aslen Gaziantepli olan Ömer Asım Öztürk, yazılım dünyasında birçok alanda yatırımları ile tanınır. Teknoloji yatırımcısı ve yapay zeka uzmanıdır.

Erken Yaşlarda Yazılım ile Tanışma : Ömer Asım Öztürk, küçük yaşlarda yazılım dünyasıyla tanışarak teknoloji alanında hızlı bir başlangıç yaptı. 18 yaşına girer girmez, kendi şirketini kurarak yazılım alanındaki faaliyetlerini kurumsal alana taşıdı. Genç yaşlarda birçok seri girişimde bulunan Öztürk, başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimlerini "başarısız girişimler koleksiyonu" olarak nitelendiriyor. Bu deneyimler, daha sonra uluslararası başarıya ulaşan projelerine zemin hazırladı.

Yazılım ve Danışmanlık Kariyeri : Öztürk, kariyerine Pattern Design ve Software Architect olarak başladı. Daha sonra Business Analyst ve Yönetim Danışmanı olarak Türkiye'nin genç ve dinamik finans kuruluşlarına ve holdinglerine yönetim danışmanlığı yaptı. Halen kurumsallaşma, yönetim organizasyonu ve dijital dönüşüm alanında danışmanlık hizmeti veriyor.

Derin Öğrenme ve Yapay Zeka : 2006 yılında yayınlanan derin öğrenme makalelerinden etkilenerek, bu alana yönelen Öztürk, 2008 yılında "Moongles" isimli bulma motorunu geliştirdi. Bu motor, farklı arama motorlarının sonuçlarını analiz ederek daha etkili bir web arama deneyimi sundu. Açık kaynak kodun gelişmesi amacıyla Mambo, Joomla ve WordPress projelerine katkılarda bulundu ve çeşitli Linux ve Ubuntu dağıtımlarına destek verdi. 2009 yılında yapay zeka, big data ve machine learning üzerine yoğunlaştı ve MapReduce ile Apache Hadoop projelerinde danışman olarak yer aldı.

Teknoloji Girişimciliği ve Soctag : 2012 yılında Soctag'ı kuran Öztürk, teknoloji geliştirmelerine odaklandı. Aynı yıl, çok boyutlu ilişkisel veritabanı mimarisi ve 2013 yılında yapay duygusal zeka mimarisini geliştirdi. Soctag’de üretilen Pilot, Revula ve CodeCon uygulamaları, yurtdışında büyük beğeni topladı. Özellikle Revula, No-code yapısı ile kolay uyarlanabilirliği, esnek yapısı ve kolay entegrasyonu sayesinde birçok profesyonel tarafından tercih edilmektedir. Pilot için geliştirilen güvenli ve performans odaklı Pilot-Service ve P-Kule altyapısı ise hala birçok web ve mobil uygulamada kullanılmaktadır.

Yatırımcı ve Yapay Zeka Uzmanı : Şu anda yatırımcı olarak birçok alanda yatırımları bulunan Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın geliştirilmesi, iş süreçlerine entegre edilmesi ve daha etkin kullanılması için girişimlerine devam ediyor. Yapay zekanın gelecekteki potansiyelini ve iş dünyasındaki etkisini öngören Öztürk, bu alanda yaptığı yatırımlar ve geliştirdiği projeler ile sektörde öncü bir isim olmayı sürdürüyor.

Web sitesini ziyaret etmek için lütfen ilgili bağlantıya tıklayınız!

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman’da medikal malzeme üretimi yapacak bir fabrikanın açılışını gerçekleştirdi https://www.igdirhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-batmanda-medikal-malzeme-uretimi-yapacak-bir-fabrikanin-acilisini-gerceklestirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-batmanda-medikal-malzeme-uretimi-yapacak-bir-fabrikanin-acilisini-gerceklestirdi/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:36:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11607 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı M. Fatih Kacır ile birlikte Batman’da medikal malzeme üretimi yapacak olan bir fabrikanın açılışını gerçekleştirdi.

Batman Organize Sanayi Bölgesi’nde yapımı tamamlanarak hizmete sunulan fabrikanın açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı M. Fatih Kacır, fabrika açılışında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, hayırlı olması temennisinde bulundu. Teknolojik gelişim ve dijital dönüşümün tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de yeni bir devrimin kapılarını araladığını belirten Bakan Kacır, “Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, büyük veri analitiği, robotik gibi bilgi teknolojilerinin sağlık sektöründe kullanımının yaygınlaşması, teşhis ve tedavi hizmetlerinin sunum şekli ve kalitesinde önemli dönüşümlere sebep oluyor. Ancak Covid-19 salgını, teknolojik dönüşümün etkisiyle hızla gelişen sağlık sektörünün pek çok açıdan sorgulanmasına sebep oldu. Dünyanın en güçlü ekonomileri arasında yer alan ülkeler, salgın karşısında güçlerinin ne kadar kırılgan olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldı. Türkiye ise hem içeride salgınla mücadele ederek sağlık sistemini etkin bir şekilde yönetmeyi başardı hem de 160 ülke ve 14 uluslararası kuruluşun salgınla mücadelesine tıbbi ekipman ve ayni yardımlarla destek verdi. Buradaki en önemli etkenler kuşkusuz ki Türkiye’nin geleceği öngören bir sağlık hizmetleri altyapısı ve planlaması ile donanımlı ve fedakar sağlık insan gücüne sahip olmasıdır” dedi.

Bakan Kacır, pandemi döneminde hastanelerin en kritik ihtiyaçlarının başında yoğun bakım solunum cihazlarının geldiğini söyledi. Bu cihazları ya da parçalarını parasını verseniz dahi satın alamayacağınız bir dönem yaşandığının altını çizen Bakan Kacır, “O dönemde Baykar, Arçelik ve ASELSAN’ın destek ve çabaları ile BİOSYS’in geliştirdiği yerli solunum cihazını 14 gün içerisinde seri üretime geçirmeyi başardık. 3 ay içerisinde 5 bin adet cihazımızı hastanelerimizle buluşturduk. Yüz binlerce vatandaşımıza nefes olduk. Somali gibi yoğun bakım solunum cihazının hiç olmadığı ülkelere bu cihazları göndererek, dost ve mazlum ülkelere yardım elimizi uzattık. İşte Milli Teknoloji Hamlesi’nin ruhu tam olarak budur. Stratejik alanlarda kritik teknolojileri devlet millet el-ele yerlileştirmektir. Bu salgın bizlere elbette sağlık yatırımlarının önemini ve sağlıkta millileşme, öz yeterliliğin ve yerlileşme hamlesinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Bu gerçekten hareketle Milli Teknoloji Hamlesi rehberliğinde hazırladığımız ‘Akıllı Yaşam ve Sağlık Ürün ve Teknolojileri Yol Haritası’ ile stratejik alan olarak belirlediğimiz ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık bilişim teknolojilerinde yerli ve milli üretimi odağımıza aldık” şeklinde konuştu.

“2023’te 315 yatırım teşvikiyle 9 bin istihdam sağlandı”

Pandemi sürecinde sağlık alanındaki yatırımları hedeflerine aldıklarını belirten Bakan Kacır, “Klinik ve bilişim teknolojilerindeki patent sayılarını ve Ar-Ge harcamalarını artırmayı hedefledik ve sağlık alanındaki girişimleri öncelik olarak belirledik. Sağlık sektörü ve ilgili endüstrileri, yatırım teşvik sisteminde öncelikli yatırım teşvikleri kapsamına aldık. Sadece 2023 yılında sağlık sektöründe 315 yatırıma teşvik belgesi düzenleyerek, 55 milyar liradan fazla yatırımı harekete geçirdik ve yaklaşık 9 bin nitelikli istihdamın önünü açtık. TEKNOFEST kapsamında Biyoteknoloji İnovasyon ve Sağlıkta Yapay Zeka Yarışmaları düzenledik. Katma değerli üretimi teşvik etmek ve cari açığı azaltmak üzere hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında biyobenzer ilaçlardan kanser ve otoimmün ilaçlara, ortopedik cihazlar ve protezlerden yenilikçi eşdeğer ilaçlara kadar toplam büyüklüğü 22 milyar lirayı geçen 56 yatırım projesini destekliyoruz. Yakın zamanda kamuoyu ile paylaştığımız yatırımcılarımızın uzun vadeli ve uygun koşullarda yatırım kredisine erişimini kolaylaştıracak” ifadelerini kullandı.

“Yatırım taahhütlü avansas kredi desteği”

Bakan Kacır, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artıracak ve milli ekonominin yükselişini destekleyecek Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı çerçevesinde sağlıkta katma değerli üretim kabiliyetlerini güçlendirdiklerini söyledi. Bugüne kadar sağlık alanında 17 büyük ölçekli yatırım projesi için başvuru aldıklarını belirten Kacır, şunları kaydetti:

“Sağlık sektöründe Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin gelişimi de hassas olduğumuz bir diğer konu. Bugüne kadar teknoparklarımızdaki 2 binden fazla teknoloji girişiminin sağlık teknolojileri alanındaki 15 binden fazla projesine destek verdik. İlaç, tıbbi cihaz ve medikal sektörü başta olmak üzere sağlık alanında faaliyet gösteren öncü firmalarımız bünyesinde yer alan 68 Ar-Ge merkezinde 2 bine yakın araştırma projesi yürütüyoruz.”

“BİOSYS 100 milyon doların ülkede kalmasını sağladı”

TÜBİTAK destek programlarında Ar-Ge ve yenilik konu başlıkları altında sağlık sektöründe pek çok alanda çalışmalara öncelik verdiklerini ifade eden Bakan Kacır, “2012 yılında Ankara’da Bakanlığımız tekno-girişim sermayesi destekleriyle kurulan, TÜBİTAK ve KOSGEB destekleriyle gelişim sağlayan BİOSYS, sağladığımız destekler ve inşa ettiğimiz Ar-Ge ve inovasyon altyapısının imkanlarını en üst düzeyde değerlendirdi. Önemli başarılara imza attı. ASELSAN ve USHAŞ işbirliği ile son 4 yılda 75 milyon dolar ihracatın gerçekleşmesini sağlayan firmamız, ülkemizin ihtiyaç duyduğu sağlık teknolojilerini geliştirerek 100 milyon doların da bu topraklarda kalmasını sağladı. Bakanlığımızın sağladığı can suyu ile hayat bulan ve ülkemizin sağlık teknolojilerinde vizyonu ile hızla büyüyen teknoloji girişimlerine en iyi örnek” dedi.

“Bu sene 530 milyar lira destek vereceğiz”

Bakan Kacır’ın ardından kürsüye gelen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise, açılışı gerçekleştirilen fabrikanın önemine değindi. Bu yıl yatırım teşviklerine 530 milyar lira destek vereceklerini vurgulayan Bakan Şimşek, “Bu organize sanayi bölgesinde birçok fabrikanın açılışında bulundum. Ama bu en anlamlısı. İlk defa Batman’da yüksek teknoloji ürün üretecek bir fabrika açılışı yapıyoruz. BİOSYS gerçekten büyük bir başarı hikayesi. Üretim üssünün Batman’da olması büyük bir gurur kaynağı. Onun için tebrik ediyorum, hayırlı olsun. Bu organize sanayisinde 220 fabrika ya inşaat halinde ya da faal halde. Nereden nereye. 20 yılda Batman sanayileşti, üretiyor, Batman Türkiye’nin önemli bir büyüme motoru işlevi görüyor. Bu çok önemli. Batman çok rahat bir şekilde bu bölgede önemli bir üretim üssü olmaya aday. Bu kültür var. Bugün yüksek teknoloji ürün üretecek bir tesisin açılması bu nedenle çok değerli. Biz hükümet olarak AR-GE’ye, değişime, dijital dönüşüme, yeşil dönüşüme çok önem veriyoruz. Savunma sanayisinde yakaladığımız büyük başarıyı bütün diğer alanlarda Türkiye yakalayabilir. Sağlık teknolojileri konusunda, yarın birgün tarım, iklim teknolojileri konusunda çok rahat bir şekilde Türkiye bunları başarabilir. Sanayicilerimize sesleniyorum; biz size bütçeden destek vereceğiz. Bu sene yatırım teşviklerinde 530 milyar lira destek vereceğiz. Muazzam bir destek. Amacımız Türkiye’nin katma değer zincirlerini artırmak. Sanayisini, ihracatını daha sofistike kompleks ürünlere daha yüksek teknolojik ürünlere evrimini sağlamak” dedi.

Amaçlarının Türkiye’yi dünyanın sayılı ekonomileri arasına sokmak olduğuna dikkati çeken Bakan Şimşek, “İlk defa geçen sene Türkiye’nin gayri milli hasılası 1 trilyon 100 milyar doları aştı. Satın alma gücü kalitesi ile Türkiye 3.1 trilyonluk bir ekonomi ile dünyanın en büyük 11. ekonomisi. Cari olağan kurulda da dünyanın 17. büyük ekonomisi noktasında” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından fabrikanın açılışı gerçekleştirildi.

8 bin metrekarelik alanda 150 milyon TL’lik yatırım

8 bin metrekare kapalı alanda 150 milyon liralık yatırımla kurulan ve açılışı gerçekleştirilen fabrikada ilk etapta yoğun bakımda ihtiyaç duyulan mekanik ventilatör, nöromonitör, nemlendirici ve yüksek akış oksijen terapisi cihazı üretilecek. Ayrıca ilerleyen süreçte endoskopik kapsül, hemodiyaliz cihazı ve anestezi cihazları gibi kritik ürünler de üretilerek, sağlık alanında yerlileşme hamlesine katkı sağlanacak. – BATMAN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-batmanda-medikal-malzeme-uretimi-yapacak-bir-fabrikanin-acilisini-gerceklestirdi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Kırsal kalkınmada gençlere ve kadınlara pozitif ayrımcılık yapıyoruz https://www.igdirhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-kirsal-kalkinmada-genclere-ve-kadinlara-pozitif-ayrimcilik-yapiyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-kirsal-kalkinmada-genclere-ve-kadinlara-pozitif-ayrimcilik-yapiyoruz/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:54:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11567 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kırsal kalkınmada son 22 yılda 774 bin projeye reel rakamlarla yaklaşık 120 milyar lira hibe ödemesi yaptıklarını belirterek, “Bu desteklerde gençlerimize ve kadınlarımıza her zaman pozitif ayrımcılık yaptık.” dedi.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından organize edilen Tarımda Kadın Emeği Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın katılımıyla The Ankara Otel’de başladı.

Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, kırsal kalkınmadaki başarıların ana kaynağının kadınlar olduğuna işaret ederek, kırsal kalkınmanın, ülkenin gıda arz güvenliği, sanayiye hammadde temini ve istihdama sağladığı katkı nedeniyle stratejik bir alan olduğunu söyledi.

Yürüttükleri politikalarda kadınlara pozitif ayrımcılık yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini bildiren Yumaklı, “Biliyoruz ki kırsal kalkınmada kadın varsa sürdürülebilirlik vardır. Bu kapsamda kadınlarımızın ekonomik anlamda güçlenmesi, kırsal alanların gelişmesinde ve güçlenmesinde kilit rol oynamaktadır.” ifadelerini kullandı.

Yumaklı, kadınların desteklenmesi ve liderlik rolüne teşvik edilmesinin büyük öneme sahip olduğuna işaret ederek, Bakanlık olarak kadınların ve gençlerin tarımsal üretimde yer almaları için çalıştıklarını dile getirdi.

Kırsal bölgelerin, insanların yaşamlarını sürdürdükleri, geleceğe miras bırakılacak zenginlikler olduğuna dikkati çeken Yumaklı, kırsalda yaşayanların yaşam ve çalışma koşullarının yükseltilmesini amaçladıklarını aktardı.

Yumaklı, kırsal yaşam koşullarının yükseltilmesi için çeşitli projeler yürüttüklerini belirterek, “Kırsal kalkınmada son 22 yılda 774 bin projeye reel rakamlarla yaklaşık 120 milyar lira hibe ödemesi yaptık. Bu desteklerde gençlerimize ve kadınlarımıza her zaman pozitif ayrımcılık yaptık. Kırsal kalkınma yatırımlarımız içerisinde IPARD ve TKDK hibe desteklerinin önemli yeri bulunuyor.” diye konuştu. Yumaklı, Emine Erdoğan’a, himayesinde yürütülen Sıfır Atık, Su Verimliliği Seferberliği projeleri ile Tarımda Kadın Emeği Zirvesi için teşekkür etti.

“6 binden fazla kadın girişimciye yaklaşık 14 milyar lira hibe desteği sağladık”

TKDK Başkanı Ahmet Antalyalı da kurumlarının bugüne kadar 6 binden fazla kadın girişimciye yaklaşık 14 milyar lira hibe desteği sağladığını söyledi.

Antalyalı, bu desteklerle ülkeye 30 milyar liraya yakın yatırım kazandırıldığının altını çizerek, yatırımlar sayesinde 33 bin kadının istihdam edildiğini belirtti.

IPARD-I ve II programları kapsamında bugüne kadar 25 binden fazla projeye 45 milyar lira hibe desteği verildiğini aktaran Antalyalı, bu hibeler sayesinde ülkenin tarım ve gıda sektörlerine 95 milyar lira tutarında yatırım kazandırıldığını bildirdi.

Antalyalı, bu yatırımlarla 100 binden fazla istihdam sağlanmasına katkıda bulunulduğuna işaret ederek, “Önümüzdeki dönemde başlatacağımız IPARD-III Programı’yla da 786 milyon avroluk hibe desteğimizle 1,2 milyar avro tutarında yatırım sağlanacak ve 40 bin kişilik yeni istihdam olanağı oluşturulacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Hibe desteklerinin yüzde 67’sinin genç, yüzde 30’unun ise kadın yatırımcılar tarafından kullanıldığını belirten Antalyalı, bugüne kadar 42 ilde uyguladıkları IPARD Programı’nı 81 ile yayacaklarını kaydetti.

Bu arada, “Kırsal Alan ve Kadının Kırsal Ekonomik Hayata Katılımı”, “Kırsal Alanda Kadın Yatırımlarına Yönelik Destekleme Mekanizmaları”, “Kırsal Alanda Kadının İstihdamı ve Örgütlenmeye Katılımı”, “IPARD Programı ve Kadın”, “Kırsal ve Agro Turizm”, “Kadın ve Ata Tohumu” ile “IPARD III Programı Tanıtımı” konulu oturumların düzenleneceği zirve, 8 Mart’a kadar devam edecek.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-kirsal-kalkinmada-genclere-ve-kadinlara-pozitif-ayrimcilik-yapiyoruz/feed/ 0
SOCAR Türkiye Doğal Gaz İş Birimi, Bursa ve Kayseri’de Şebeke Uzunluğunu Artıracak https://www.igdirhaber.com.tr/socar-turkiye-dogal-gaz-is-birimi-bursa-ve-kayseride-sebeke-uzunlugunu-artiracak/ https://www.igdirhaber.com.tr/socar-turkiye-dogal-gaz-is-birimi-bursa-ve-kayseride-sebeke-uzunlugunu-artiracak/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:36:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11503 SOCAR Türkiye Doğal Gaz İş Birimi Başkanı Fuad İbrahimov, Bursa ve Kayseri’de ek bölgesel doğal gaz yatırımlarıyla şebeke uzunluğunun yıl sonu itibarıyla 14 bin 770 kilometreye ulaşacağının öngörüldüğünü bildirdi.

İbrahimov, yazılı açıklamasında, SOCAR Türkiye Doğal Gaz İş Birimi’nin 2019’da faaliyete başladığını, SOCAR Enerji Ticaret, Bursagaz ve Kayserigaz şirketleriyle doğal gazın dağıtımı, toptan satışı ve ticaretini yaptıklarını belirtti.

Bursagaz ve Kayserigaz ile yaklaşık 1,9 milyon aboneye hizmet verdiklerini kaydeden İbrahimov, “Yaklaşık 1,2 milyon abonesi bulunan Bursagaz, abone sayısı ile ülkemizin 4’üncü büyük doğal gaz dağıtım şirketi. Bursa’nın 11 ilçesinde 2023 yılı sonunda 7 bin 561 kilometreye ulaşan şebekemizle abonelerimize sürekli ve güvenli doğal gaz arzı sağlıyoruz. Kayseri’de ise 6 bin 675 kilometre uzunluğundaki şebekemizle yaklaşık 700 bin aboneye ulaşıyoruz. Faaliyete başladığımız 2019 yılından 2023 yılı sonuna kadar Kayserigaz ve Bursagaz’a toplamda yaklaşık 170 milyon dolar yatırım yaptık.” ifadelerini kullandı.

İbrahimov, Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği verilerine göre, 2023 sonu itibarıyla Türkiye nüfusunun yüzde 84’ünün doğal gaza erişim imkanının bulunduğunu ve son 10 yıllık dönemde her yıl ortalama 1 milyon civarında yeni abonenin sisteme dahil olduğunu anımsatarak, “Hizmet sunduğumuz Bursa ve Kayseri illerindeki lisans sınırlarımızda ise nüfusun yaklaşık yüzde 94’ü doğal gaz hizmetine ulaşma imkanı buluyor.” bilgisini paylaştı.

Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden Bursa ve Kayseri’nin yatırım ve göç alan şehirler arasında yer aldığını vurgulayan İbrahimov, şunları kaydetti:

“Biz de şebeke yatırımlarımıza bu doğrultuda yoğun olarak devam ediyor ve abone sayılarımızı her geçen gün artırıyoruz. Şehirlerimizin hızlı gelişimiyle birlikte belediye ve ilgili kamu kurumları ile iş birliğimizi artırarak ek bölgesel yatırımlar planlıyor ve hayata geçiriyoruz. Bursagaz ve Kayserigaz ile birlikte 2024 yıl sonu itibarıyla 14 bin 770 kilometreyi bulacağını öngörüyoruz. Bursa’da 2024 yılı için planladığımız bölgesel yatırımlarımızı yılın başında yaptığımız güncellemelerle kilometre bazında yüzde 80 artırdık.

Bölgesel yeni ek yatırımlarımızla şehrin hava kalitesine sağlayacağımız pozitif katkıyla birlikte daha çok kullanıcı doğal gaz konforu ile buluşacak. Ayrıca bu ek yatırımlarımızla operasyonel olarak beraber çalıştığımız paydaşlarımızın ve çözüm ortaklarımızın kapasitesini ve istihdamını artıracak, böylece tedarik ve paydaş zincirimizdeki tüm halkalara ve ekonomiye olumlu yönde fayda sağlayacağız.”

Kayseri’de ise yatırım planlarını yıl sonuna kadar bütün ilçelere doğal gaz arzı sağlayacak şekilde yaptıklarını aktaran İbrahimov, “Kayseri’de de 2024 yılı yatırım planlarımızın üstüne ek yatırımlarla 77 kilometre uzunluğunda ek doğal gaz hattı ile daha fazla mahallenin güvenli enerjiye yani doğal gaza kavuşmasını hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

İbrahimov, doğal gazı geniş kitlelere ulaştırmanın yanı sıra güvenli ve sürekli arzın sağlanmasının önemine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Bunu sağlayabilmek için Bursa’da, şehirde bulunan yüksek basınçlı doğal gaz şebekemizi minimize etmek ve arz güvenliğini artırmak için yeni şehir giriş istasyonu ve yeni çelik hatlar gibi yatırımları hayata geçirdik. Bununla beraber, halihazırda doğal gaz kullanan, lisans alanımızdaki ilçelerin ek yatırım ihtiyacını göz önüne alarak ve doğal gaz arz güvenliğini artırmak için ilave yatırımlar yapmayı planlıyoruz. Önümüzdeki süreçte de atılımlarımıza devam etmeyi, süreçlerimizi dijitalleştirerek iş sürekliliği ve verimliliğimizi daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/socar-turkiye-dogal-gaz-is-birimi-bursa-ve-kayseride-sebeke-uzunlugunu-artiracak/feed/ 0
TÜBİTAK destekleri kadın girişimcilere dünya pazarlarının kapılarını açıyor https://www.igdirhaber.com.tr/tubitak-destekleri-kadin-girisimcilere-dunya-pazarlarinin-kapilarini-aciyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/tubitak-destekleri-kadin-girisimcilere-dunya-pazarlarinin-kapilarini-aciyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:45:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11368 TÜBİTAK’ın desteklerinden yararlanan kadın girişimciler, uluslararası rekabet gücü olan, yenilikçi, teknoloji düzeyi yüksek ürün ve hizmetlere ilişkin geliştirdikleri projelere yabancı yatırımcı ve fonlardan da destek alıyorlar.

AA muhabirinin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla derlediği bilgilere göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Bireysel Genç Girişim (BiGG) adıyla oluşturulan TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) Girişimcilik Destek Programı, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerinin katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmesi için girişimcilerin fikir aşamasından pazara kadar olan faaliyetlerini destekliyor.

BiGG çekirdek sermaye desteği almaya hak kazanan kadın girişimciler, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasınca yürütülen Kadın İşletmelerine Finansman ve Danışmanlık Desteği Programı’na katılabiliyor. Programda, kendilerine atanan kadın mentörle iş fikrini ticari değere dönüştürme konusunda destek sağlanırken farklı teşvik ve ödül mekanizmalarıyla ilgili bilgi veriliyor.

BiGG kapsamında bugüne kadar 2 bin 453 girişimciye destek verildi. Bu girişimcilerden 501’i kadın girişimcilerden oluştu.

Türkiye’de yatırım tabanlı ilk çağrı olma özelliği taşıyan 1812 BiGG Yatırım Tabanlı Girişimcilik Destek Programı çağrısı 2023’te açıldı. Bu çağrı kapsamında toplam 515 iş planı başvurusu alındı. Başvurulardan 161’i kadın girişimciler tarafından gerçekleştirildi.

Mükemmeliyet mührü almaya hak kazanan 153 girişimciden 47’si kadın girişimci oldu. 2012’de yüzde 10 olan kadın girişimci destek oranı 2023’te yüzde 31’e yükseldi.

Akıllı nano ilaç projesi

TÜBİTAK tarafından çeşitli projeleri desteklenen bilim insanlarından Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Sanyal’ın kurduğu biyoteknoloji girişimi RS Research, hedefli tedaviyi mümkün kılan akıllı nano ilaçlar geliştiriyor.

Ana yatırımcısı Avrupa Yatırım Fonu olan ACT’den 2 milyon avro çekirdek yatırım alan Sanyal, GEN İlaç liderliğinde, Eczacıbaşı Momentum ve İstanbul Portföy fonlarının katılımıyla 12 milyon dolar Seri-A yatırımı aldı. Şirket, ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.

Özlem Barut Selver, 10 hastalığa yönelik prospektif klinik pilot çalışmayı içeren TÜBİTAK 1005 Projesi’ni 2018’de tamamlandı. Türkiye’de bir ilk teşkil eden bu çalışmada, Avrupa’daki muadil üründen farklı kültür tekniği ve materyaller kullanılarak literatürle benzer başarı elde edildi. Girişim takımı, 1005 Projesi’nde gerçekleştirilen hücresel tedavi seçeneğini iyileştirmeyi ve ürünleştirmeyi amaçlıyor.

Oyunseverlere özgü metaverse platformu

TÜBİTAK BiGG Girişimcilik desteğiyle kurulan TELEPORTER firmasının kurucu ortağı olan Dilara Keçeci, sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak tüm dünyadan oyunseverleri tek dijital sosyal evrende bir araya getiren ve oyunculara özgü metaverse platformunu inşa eden kadın girişimci oldu. Bugüne kadar Türkiye’den ve Silikon Vadisi’nden 1 milyon doların üzerinde yatırım alan ve dünyanın her yerinden on binlerce kullanıcıya ulaşan şirket, hem Türkiye’de hem de dünyada onlarca ödüle layık görüldü.

Atık sorununa etkin çözüm

Burcu Saner Okan, TÜBİTAK BiGG Girişimcilik Desteği ile kurduğu Nanografen Nano Teknolojik Ürünler Kimya AR-GE Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile atık lastiklerden elde edilen karbonu grafen nanotabakalara dönüştürebilen yıllık 6 ton üretim kapasitesine sahip üretim hattını oluşturdu.

Gan Piroliz ile kurduğu ortaklıkla tesis, özellikle dünyada gün geçtikçe artan atık sorununa etkin çözüm getirerek katma değeri yüksek ürünlerin üretiminin önünü açtı. Otomotiv firmalarının hem ulusal hem uluslararası merkezleriyle çalışan Nanografen, Kasım 2021’den bu yana Renault’un onaylı tedarikçi listesine girmeyi başardı.

TÜBİTAK BiGG Girişimcilik programı kapsamında desteklenen Dr. Saliha Durmuş’un kurduğu PHI TECH Bilişim Biyoteknoloji AR-GE AŞ, hassas tıp uygulamalarına yönelik, multi-omik tabanlı, yapay zeka destekli klinik karar desteği sağlayan biyoinformatik platform geliştirildi.

Hastane enfeksiyonlarına hızlı tanı cihazı

Hastane enfeksiyonlarının hızlı ve erken tanısında kullanılacak portatif taşınabilir tanı cihazı geliştirmek amacıyla TÜBİTAK BiGG programı kapsamında destek alan girişimci Asiye Karakullukçu’nun İngiltere’deki patent başvurusu da tescillendi. Karakullukçu’nun firması, 1,5 milyon avro AB EIC Hızlandırıcı fon desteği için ilk aşamayı başarıyla geçti. Şirketin, ürünün doğrulama ve sertifikasyon süreçleri için çalışmaları sürüyor.

Güneş, yaşlılık ve hamilelik lekeleri, hormon kullanımında oluşan lekelerin açılmasına ve yeni leke oluşumunun önlenmesine yardımcı krem projesiyle TÜBİTAK BiGG Girişimcilik Programı’ndan destek alan girişimci Mutlu Aydemir, Koji kremleri ürün formülüyle patent aldı. Hazırlanan 5 prototip içinden sadece 1 ürün Koji Leke Kremi adıyla ticarileştirilerek piyasada satışa sunuldu. Ticarileştirme süreci Hacettepe Üniversitesi Teknokent bünyesinde öz sermayeyle yapılan projeyle gerçekleştirildi.

Prostat kanserinde kullanılan ilaç öncülleri yerli üretiliyor

Farklı alanlarda kullanılmak üzere peptit üretimi yapan Peptiteam AŞ, kadın girişimci Güzide Aykent tarafından TÜBİTAK BiGG desteğiyle ODTÜ Teknokent bünyesinde kuruldu. Eczacıbaşı-Monrol Nükleer Ürünler Sanayi ve Ticaret AŞ ile Sipariş AR-GE kapsamında destek alan proje kapsamında, prostat kanseri teşhis ve tedavisinde kullanılan ilaç öncülleri yerli olarak üretilmeye başlandı.

TÜBİTAK 1501 projesi kapsamında prostat kanseri teşhis ve tedavisinde kullanılabilecek yeni peptitler projesi sürdürülüyor.

Kolajen ürünlerle destek aldı

Kadın girişimci Aslı Zuluğ tarafından Guru Sağlıklı Gıda Sanayi, TÜBİTAK BiGG Girişimcilik Programı desteğiyle 2019 yılında kuruldu. Girişimci, aynı zamanda Royal Academy of Engineering tarafından yürütülen LIF programı ile desteklenmeye hak kazandı.

Firma, sağlıklı gıda tüketim eğiliminin ön planda olduğu dönemde hızla büyüyen fonksiyonel gıda pazarı için yüksek protein ve kolajen içeren atıştırmalık et ürünü, daha sonra yine doğal kolajen ve protein içeren granola, kraker, çocuk cipsi ve ilikli kemik suyu gibi ürünler geliştirdi.

Hekimanne firmasının sahibi Dr. Görkem Astarcıoğlu, 2020’de TÜBİTAK BiGG desteğiyle “giyilebilir termometre” geliştirdi, yara bandı gibi cilde yapıştırılarak kullanılan giyilebilir ateş ölçer ve BabyStar isminde mobil sağlık takip uygulamasını hayata geçirdi. Giyilebilir termometrenin seri üretimi gerçekleştirildi.

Tekstil ve ambalaj sektöründe projeleriyle destek aldılar

TÜBİTAK BiGG programı kapsamında desteklenen Swatchloop Teknoloji ve Yazılım’ın kurucusu Güneş Sayıt, tekstilde sürdürülebilirliği sağlayan yapay zeka tabanlı atık yönetimi platformu Swatchloop ile Organik Kimya’dan 1,33 milyon dolar değerlemeyle yatırım aldı.

????Esra Ulaşan’ın TÜBİTAK BiGG desteğiyle kurduğu Smart Capital Yazılım firmasının ürünü olan Magnus, makine öğrenimi ve yapay zeka algoritmalarına dayalı portföy optimizasyonu ve yatırım yönetimi, platform olarak hayata geçirildi.

Çeşitli teknolojilerle atıl nişasta bazlı ham maddeler kullanılarak ileri dönüşüm sağlamak amacıyla Merve Arıkan tarafından TÜBİTAK BiGG desteğiyle kurulan Plastic Move, ambalaj sektöründeki plastik kullanımını azaltacak teknolojiler geliştiren biyoteknoloji girişimi oldu. Geliştirilen biyopolimer, firmaların üretim süreçlerinde kullandıkları petrol bazlı plastiklerin yüzde 20 azaltılmasını sağlayarak, karbon emisyonlarını düşürmeyi hedefliyor. Proje, 4,5 milyon dolar değerleme üzerinden tohum yatırımı aldı.

Sanal Fizik Tedavi Uygulaması

Kadın girişimci Zehra Yaşar, TÜBİTAK BiGG desteğiyle kurduğu Amazoi Bilişim firmasında, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezlerinde fizyoterapist eşliğinde tedavi gören hastalar için özel “Sanal Fizik Tedavi Uygulaması” geliştirdi. Amazoi, çocuklara yönelik kahramanlarla desteklenen uygulama geliştirerek tedaviye katılımlarını ve ilgilerini artırmayı hedefliyor.

TÜBİTAK BiGG Girişimcilik programı kapsamında desteklenen Aysun Şener de duygu temelli melodiler üretebilen özgün makine öğrenimi yazılımını içeren proje, duygu ve müzik türüne özgü yapay zeka tabanlı müzik besteleme yazılımı geliştirmeyi amaçlıyor. Proje, İnci Grubu (Türkiye), Trakya Yatırım (Türkiye), ÇekInvest Hızlandırıcı Programı (Çekya) ve KOSGEB Uluslararası Hızlandırıcı Programı (Türkiye) gibi yatırımcılardan destek aldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tubitak-destekleri-kadin-girisimcilere-dunya-pazarlarinin-kapilarini-aciyor/feed/ 0
Türkiye 2003’ten bu yana 262 milyar dolar yatırım çekti https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-2003ten-bu-yana-262-milyar-dolar-yatirim-cekti/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-2003ten-bu-yana-262-milyar-dolar-yatirim-cekti/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:15:50 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11177 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, “Türkiye 2003 yılından bu yana 262 milyar dolar yatırım çeken bir ülke.” dedi.

Uluslararası Yatırımcılar Derneğinin (YASED) düzenlediği 43. Olağan Genel Kurulu Toplantısı’nda konuşan Dağlıoğlu, 6 binden daha az uluslararası sermaye şirketi varken artık 80 binin üzerinde uluslararası sermaye şirketi olduğunu söyledi.

Dağlıoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2003 yılından bu yana büyüme hikayesi Türkiye’nin birçok alanda atılım hikayesini görüyoruz.” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin 2003 yılında 3 bin dolar kişi başı milli geliriyle orta düşük gelirli ülkeler arasında olduğunu belirten Dağlıoğlu, “Artık 13 bin dolar kişi başı milli gelirle orta yüksek gelirli ülkeler arasında. Yine baktığımız zaman Türkiye o zaman dünyadaki ticaretten yaklaşık binde 5’in az üzerinde pay alan bir ülkeyken artık yüzde 1,1 üzerinde ihracat payıyla dünyadaki o reel olarak da payını arttırmış durumda.” diye konuştu.

Türkiye’nin aynı zamanda 2003’ten bu yana 262 milyar dolar yatırım çeken bir ülke olduğunu belirten Burak Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

“Sanayi Bakanlığımız ve Ticaret Bakanlığımızın verileriyle, biraz geçmişe yönelik veriler üzerinde bir çalışmamız var. Yakın zamanda onu da kamuya açık platformlarda paylaşmaya başladık. 2006-2021 arasındaki dönemi inceledik. Özellikle 2021 verilerinden gidelim. Uluslararası sermayeli şirketler Türkiye’deki istihdamın, özel sektör istihdamının yüzde 8,4’ünü oluşturuyor. Bu bence çok kıymetli bir oran. Yine baktığımız zaman Türkiye’deki ihracatın 2021 verisi itibarıyla yüzde 30’unu uluslararası sermaye şirketlerimiz sağlıyor.

Uluslararası sermayeli şirketler Türkiye’deki özel sektör AR-GE harcamalarının da yüzde 30’unu gerçekleştiriyor. İhracatın yüzde 60’ı ise yüksek ve orta yüksek ürünlerden oluşuyor. Bu bağlamda aslında YASED üyelerinin Türkiye’deki o yatırım ortamını pozitif yönde, katma değeri arttırır şekilde iyileştirdiğini, uluslararası tedarik zincirlerine Türk şirketleri de çekerek o katma değer zincirini daha yukarı halkalara ilerlemelerini sağladıklarını görüyoruz.”

Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, yatırımcıların geçmiş verilere baktığını ancak gelecek için yatırım yaptıklarını belirterek, geçen yıl Cumhuriyet’in 100. yılını kutladıklarını ve Türkiye Yüzyılı vizyonunu YASED üyelerin de katılımıyla dünyada 16 şehirde çeşitli resepsiyonlarla anlatma fırsatı bulduklarını dile getirdi.

Türkiye’nin 13 bin dolarlık seviyesindeki orta yüksek gelir grubundan, hızla 15 bin doları aşarak yüksek gelir grubundaki ülkeler arasında yer almak istediğini vurgulayan Dağlıoğlu, “Yine baktığımız zaman uluslararası doğrudan yatırımlardan dünyadaki payımız şu anda yaklaşık yüzde 1 civarında. Bunu da yüzde 1,5’a taşımak istiyoruz.” diye konuştu.

Dağlıoğlu, dünyadaki ihracat payını hızla artırarak küresel tedarik zincirindeki hem hacmi hem de sağlamış oldukları katma değeri artırmayı hedeflediklerini açıkladı.

700 kadar uluslararası şirketin Türkiye’de AR-GE faaliyeti olduğunu belirten Dağlıoğlu, uluslararası şirketlerin tasarım merkezlerini, ürün ticarileştirme faaliyetlerini, üretimin öncesindeki ve sonrasındaki bütün aşamaları Türkiye’de yerelleştirmek istediklerini belirtti.

“Türkiye’de şu an yüzde 55 oranında yenilenebilir enerji kullanılıyor”

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez de enerji üretiminin çok kritik bir sektör olduğunu belirterek, elektriğin üretimi ve karbonun azaltılmasının da çok önem arz ettiğini, bu konuda Türkiye örneğinde çok güzel haberlerin olduğunu söyledi.

Lopez, gelecek mali yıl içerisinde 750 milyon dolarlık bir bütçeyi enerji iletimi için tahsis ettiklerini ifade ederek, buradaki önemli darboğazlardan birinin de enerji dönüşümünde iletim kısmı olduğuna işaret etti. Lopez, özel sektörü güneş ve rüzgar santrali yatırımı yapmaya cezbetmenin önemini de vurguladı.

Türkiye’de şu an yüzde 55 düzeyinde yenilenebilir enerji kullanıldığını aktaran Humberto Lopez, “Bu çok güzel bir şey. Sadece gelişmekte olan ülkeler arasında değil, tüm dünyada aslında çok iyi bir tablo var. Aynı zamanda üretim tarafında da biraz çaba göstermek gerekiyor. Çünkü özel sektörün burada bir çaba göstermesi gerekiyor. Bu yeni duruma adapte olmanız gerekiyor. Üretiminizi de buna adapte etmeniz gerekiyor. Aksi halde rekabetçi olamazsınız ve bu uyarlamanın olması için de rekabetçi olmak gerekiyor.” diye konuştu.

Lopez, Türkiye hakkında iyimser olduğunu ifade ederek, “Türkiye gibi bir ülkede iyi olmak için çok sebebiniz var. Arap dünyasına yakın olmak istiyorsanız buraya gelebilirsiniz. Avrupa’ya yakın olmak istiyorsanız buraya gelebilirsiniz. Türkiye’nin insan sermayesi açısından da harika bir potansiyeli var.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin inanılmaz bir özel sektörü olduğunu belirten Lopez, şöyle devam etti:

“Sizden de daha fazla şeyler öğreneceğimi düşünüyorum. Ülkede, geçen yıl belirsizlik durumlarının o tam da ortasındayken yüzde 4,5 bir büyüme sağlandı ve bunun büyük bir kısmı da özel sektör kaynaklı büyümeydi. Dolayısıyla biz daha fazla özel sektör yatırımı olsun istiyoruz. Daha fazla doğrudan yabancı sermaye gelsin istiyoruz. Daha iyi bir hukuki ve mevzuat çerçevesinin olabilmesi lazım. Bunu kolaylaştırıcı adımların atılması önemli olacaktır. Buradaki ortamın belirsizlik üzerine değil, belirlilik üzerine kurulması halinde Türkiye harika bir destinasyon olacaktır.”

“OVP çerçevesinde belirlenmiş olan hedeflerin gerçekleşmesine destek vermeye çok önem veriyoruz”

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Engin Aksoy ise uluslararası yatırımcıların Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına ekonominin tüm sektörlerindeki yatırımlarıyla katkı verdiğini, üretim, ihracat ve istihdama destek sağladığını dile getirdi.

Aksoy, “Ülkemizin bölgesel bir üretim ve hizmet merkezi olması hedefi çerçevesinde, üyelerimizin üçte biri çevre ülkelere Türkiye’den hizmet veriyor, her geçen gün daha fazla üyemiz de Türkiye’nin ‘hub olma’ fonksiyonunu güçlendirecek hizmetleri gündemlerine almayı planlıyor.” ifadelerini kullandı.

Makroekonomik istikrarın sağlanmasına yönelik olarak, Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde belirlenmiş olan hedeflerin gerçekleşmesine destek vermeye önem verdiklerini belirten Aksoy, “Enflasyonla mücadelenin, rasyonel politikalar çerçevesinde, öngörülen yol haritası ile sürdürülmesi, fiyatlama mekanizmalarında ortaya çıkan belirsizliklerin planlandığı şekilde giderilmesi ülkemize duyulan güvenin yeniden inşasında da büyük önem taşıyor.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-2003ten-bu-yana-262-milyar-dolar-yatirim-cekti/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Türkiye’yi ileri teknoloji üretim merkezi haline getireceğiz https://www.igdirhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyeyi-ileri-teknoloji-uretim-merkezi-haline-getirecegiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyeyi-ileri-teknoloji-uretim-merkezi-haline-getirecegiz/#respond Sun, 28 Jul 2024 09:00:59 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11150 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye Yüzyılı’nda imalat sanayimizi daha rekabetçi ve yenilikçi yapıya kavuşturarak Türkiye’yi küresel düzeyde ileri teknoloji üretim merkezi haline getireceğiz.” dedi.

Uluslararası Yatırımcılar Derneğinin (YASED) düzenlediği 43. Olağan Genel Kurulu Toplantısı’nda konuşan Kacır, küresel şirketlerin Asya merkezli tedarik zincirlerine alternatif arayışı içerisinde olduğu, nearshoring ve friendshoring kavramlarının yükselişte olduğu bir dönemde ihracatta elde ettikleri 255,8 milyar dolarlık tarihi rekorda, Türkiye’nin coğrafi konumu, nitelikli insan kaynağı, güçlü üretim lojistik altyapısı ile yatırımcıların ihtiyaçlarına başarılı cevap verdiğinin tescili niteliğinde olduğunu söyledi.

Kacır, Türkiye Yüzyılı’nda imalat sanayisini daha rekabetçi ve yenilikçi yapıya kavuşturarak Türkiye’yi küresel düzeyde ileri teknoloji üretim merkezi haline getireceklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Küresel değer zincirindeki rolümüzü perçinleyeceğiz. Sizlerin de yakından bildiği üzere Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte AR-GE, yatırım ve üretim teşvikleri Bakanlığımız çatısı altında toplandı. Destek mekanizmalarımızı AR-GE’den seri üretime bütüncül bakış açısıyla kurgulama imkanına kavuştuk. İşte bu yaklaşımla katma değerli üretimi artıracak, cari açığı azaltacak projeleri desteklemek üzere hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nı sürdürüyoruz. Makine, mobilite, üretimde yapısal dönüşüm, sağlık ve kimya ile dijital dönüşüm alanlarında desteklediğimiz, orta yüksek ve yüksek teknoloji odaklı 103 milyar lira yatırım tutarında 182 proje ile cari açığın kapanmasına yılda 7 milyar dolar katkı sunacağız.

Önümüzdeki dönem yatırım teşvik sistemimizi revize ederek, büyük ölçekli yatırımlarla arz güvenliğini sağlayacağız. İlk kez Togg’da hayata geçirdiğimiz yeni nesil sanayi politikamızı yaygınlaştırarak, 5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgar türbinlerinden, güneş panellerine biyoteknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, hızlı trenlere birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştireceğiz.”

Kacır, küresel tedarik zinciri krizi ve Kovid-19 salgınının neden olduğu kırılmaların henüz atlatılamadığını dile getirerek, Rusya-Ukrayna Savaşı başta olmak üzere Türkiye’nin yakın coğrafyasında baş gösteren krizlerin tüm dünyada enerji ve ham madde arzında yeni arayışları beraberinde getirdiğini belirtti.

Küresel krizlerden kaynaklanan bu sınamalar ve geçen yıl 6 Şubat’ta yaşanılan iki büyük deprem felaketi karşısında Türkiye ekonomisinin 2023 yılında başarılı bir sınav verdiğini ifade eden Kacır, “14 çeyreklik kesintisiz büyümesini devam ettirdi. OECD üye ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ikinci, G20 üye ülkeleri arasında ise üçüncü ekonomi olduk. Gayri Safi Yurt İçi Hasılamız ilk defa 1 triyon dolar barajını aştı, rekor kırdı.” dedi.

“Yüksek teknolojiye yönelik yatırımları artıracağız”

Bakan Kacır, yüksek teknolojiye yönelik yatırımları artırarak, cari açığın azaltılması ve fiyat istikrarının sağlanması hedefine hep birlikte daha fazla katkı vereceklerini kaydetti.

Yatırım teşviklerinde yeni yaklaşımın ilk örneği olarak da teknolojik ve stratejik yatırımlara odaklanan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programını TCMB ile hayata geçirdiklerini anımsatan Kacır, “Yatırımcılarımızın uzun vadeli ve uygun koşullarda yatırım kredisine erişimini kolaylaştıran bu programla Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırıyor, milli ekonomimizin yükselişini destekliyoruz.” şeklinde konuştu.

Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya koyulan 12. Kalkınma Planı’nın 5 ana ekseninden biri olan yeşil ve dijital dönüşümle rekabetçi üretim Milli Teknoloji Hamlesi hedefi doğrultusunda Türkiye’yi yüksek teknolojili ve katma değerli üretimin adresi haline getirirken, toplumsal seferberlik ruhuyla yeşil ve dijital dönüşüm altyapısını güçlendirdiklerini anlattı.

Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesi uygulamalarının etkilerini en aza indirmek üzere milli teşvik ve finansman mekanizmalarını hayata geçirdikleri gibi uluslararası finans kuruluşlarıyla da iş birliklerini artırdıklarını kaydeden Kacır, “Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının katkılarıyla çelik, alüminyum, çimento ve gübre sektörleri için karbonsuzlaşma yol haritaları hazırladık. Bu sektörlerde alternatif teknolojilerin uygulanabilirliğini, beklenen emisyon düşüşlerini, gerekli yatırımların boyutlarını ve uygulanacak politikaları tespit ettik.” diye konuştu.

“Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ni geçen aylarda devreye aldık”

Kacır, sektörel yol haritalarını geliştirerek, geleceğe yönelik perspektif koydukları ve yeni organize sanayi bölgelerinin, yeşil organize sanayi bölgelerine dönüşümünü hızlandırmak amacıyla Dünya Bankası destekli Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi’ni hayata geçirdiklerinin altını çizdi.

Yine Dünya Bankası iş birliğinde hayata geçirdikleri ve yeşil dönüşüm alanında şimdiye kadar gerçekleştirdikleri en kapsamlı ve en yüksek bütçeli programı olan Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ni geçen aylarda devreye aldıklarını belirten Kacır, dijital dönüşümü hızlandırdıklarını, dijital ekonomiyi büyüttüklerini açıkladı.

Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sayılarını 14’e çıkaracağımız model fabrikalarımızla firmalarımızın rekabet gücünü yükseltiyoruz. Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere firmalarımızın dijital dönüşümüne yönelik desteklerimizi güçlendirmek amacıyla, 8 milyar avro üzerinde bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldık. KOBİ’lerimiz program kapsamında Avrupa çapında kurulacak altyapılara erişebilecekleri gibi, programın bir bileşeni olarak ülkemizde kurulumu tamamlanacağımız Avrupa Dijital İnovasyon Merkezlerinden, yatırım öncesi test, yatırımcı bulma desteği gibi hizmetlerden faydalanabiliyor olacaklar.

Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz Dijital Dönüşüm ve Yeşil Dönüşüm destek programlarıyla da yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarını öncelikli olarak destekleyeceğiz. Son 22 yılda inşa edilen siyasi istikrar, genç, yetenekli ve rekabetçi iş gücü, modern teşvik sistemi ve iş yapma kolaylığı sağlayan mevzuat altyapısı ile Türkiye uluslararası yatırımcıların sağlam ve dayanıklı yatırım ortağı olmaya devam ediyor. Oluşturduğumuz yatırım iklimiyle Türkiye son 22 yılda doğrudan yabancı yatırım performansını iyileştirmenin yanında dünyadaki rakiplerinden pozitif olarak ayrıştı.”

“İş ortamını iyileştiren yapısal reformları en üst düzey kararlılıkla gerçekleştiriyoruz”

Doğrudan yabancı yatırımların ülkenin rekabet gücü kazanmasında, istihdamı artırmasında ve AR-GE ekosisteminin beslenmesinde kritik rol üstlendiği bilinciyle yatırımcılarla iş birliği içerisinde hareket etmeyi sürdürdüklerini dile getiren Kacır, “Bürokrasiyi azaltan ve iş ortamını iyileştiren yapısal reformları en üst düzey kararlılıkla gerçekleştiriyoruz. Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu (YOİKK) bünyesine yürüttüğümüz çalışmalarla da şeffaf ve daha öngörülebilir bir yatırım ortamı sunuyoruz. Türkiye’nin güvenli liman olduğunu tüm dünyaya her adımımızda kanıtlıyoruz.” diye konuştu.

Bakan Kacır, geçen günlerde yayımladıkları 57 maddelik YOİKK Eylem Planı ile özellikle yatırımcıların karşılaştıkları sorunları çözmeye ve iş yapma ortamını daha da iyileştirmeye yönelik adımlar atmaya odaklandıklarını ifade ederek, “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) Avrupa Birliği’nin Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile uyumlaştırılmasına yönelik kanun değişikliği taslağı yüce meclisimiz tarafından onaylandı. Veri transferine ilişkin mevzuat hükümlerimizi AB normlarıyla uyumlu hale getirerek ülkemizde dijital ekonominin ivme kazanmasında önemli bir eşiği de aşmış olduk. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz düzenlemelerle, uluslararası veri aktarımına ilişkin ulusal politikaları ülkemiz menfaatleri doğrultusunda ticareti destekleyici çerçeveye oturtacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Kacır, hedef odaklı ve seçici yatırım finansmanı sağlanması, girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi, 5G ve fiber iletişim altyapısının yaygınlaştırılması, lojistik bağlantıların geliştirilmesi, emisyon ticaret sistemi ve karbon düzenlemesi başlıklarında atacakları adımlarla Türkiye’yi dünyanın sayılı tedarik ve inovasyon merkezlerinden biri haline getireceklerini de sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiyeyi-ileri-teknoloji-uretim-merkezi-haline-getirecegiz/feed/ 0
Bursa’ya 2060 Yılına Kadar Susuzluk Yaşatmayacak Proje Başlatıldı https://www.igdirhaber.com.tr/bursaya-2060-yilina-kadar-susuzluk-yasatmayacak-proje-baslatildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bursaya-2060-yilina-kadar-susuzluk-yasatmayacak-proje-baslatildi/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:33:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11125 Bursa’ya 2060 yılına kadar susuzluk yaşatmayacak olan “Bursa Çınarcık İçme Suyu Projesi”nde çalışmalar ilerlerken, içme suyunu şehre ulaştıracak hattın imalatı düzenlenen törenle başlatıldı.

Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadele konusunda altyapının yenilenmesinden mevcut kaynakların korunmasına, ağaçlandırmadan yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı gibi projeler devam ederken, Çınarcık Barajı suyunun şehre getirilmesi için çalışmalar devam ediyor. İçme suyunu şehre ulaştıracak hattın imalatının başlangıcı için tören düzenlendi.

Açıklamada törende yaptığı konuşmaya yer verilen TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, suyun ve yolun medeniyet olduğunu, Bursa’nın geleceğine etki edecek bir yatırımın başlangıcını yaptıklarını ifade etti.

Projenin, Bursa’ya 2060’a kadar sağlıklı bir şekilde su getireceğini ve gelecek nesillerin su sıkıntısı çekmeyeceği bir yatırım yaptıklarını vurgulayan Varank, şunları kaydetti:

“Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, bu şehrin 2060’larını planlamak için gayret gösteriyor. Bu şehre karşı sorumlulukla hareket ediyor ve hizmet ediyor. Bir insan sadece göz boyamıyorsa sadece yerin üstüne yatırım yapmıyorsa bu şehrin ihtiyacı olan vatandaşın da hiç görmeyeceği bir yatırımı yerin altına da yapıyorsa o insan doğru insandır. Bu yatırımla bundan sonra Bursa hiç suyu konuşmayacak. Yeni projelerle suyu daha rahat biçimde getirseniz, emeklilere suda yüzde 25 indirim yapabilirsiniz. Bizler bu şehre hizmet etmeye devam edeceğiz. Proje hayırlı uğurlu olsun.”

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise 1 milyon 500 binin üzerinde aboneye sağlıklı içme suyunu ulaştıran BUSKİ’nin altyapı yatırımları sayesinde, merkez ilçelerde içme suyundaki kayıp kaçak oranını yüzde 20 seviyesinin altına indirdiğini aktardı.

“2025’in ikinci yarısında bitireceğiz”

Şehrin su ihtiyacını karşılama noktasında “Can suyu” olacak Çınarcık İçme Suyu Projesi’nin tamamlandığında Bursa’nın 2060 yılına kadar su sıkıntısı olmayacağını belirten Aktaş, Çınarcık Barajı’ndan BUSKİ’ye yıllık 75 milyon metreküpü içme suyu, 70 milyon metreküpü de kullanma suyu olmak üzere yıllık toplam 145 milyon metreküp su tahsisi yapıldığını anlattı.

Projelerinin DSİ tarafından yapıldığını, yatırımların gerçekleştirilmesi amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Fransız Kalkınma Ajansı ile kredi anlaşması imzaladıklarını aktaran Aktaş, “Projeyi de 130 milyon avroya ihale ettik. Proje kapsamında 68 kilometre isale hattı, 3 adet su deposu ve günlük 300 bin metreküp kapasiteli içme suyu arıtma tesisi inşa edeceğiz. 2025’in ikinci yarısında bitireceğiz inşallah. İmalatlara zaten başladık.” ifadesini kullandı.

Konuşmaların ardından protokol tarafından Çınarcık Barajı’ndan şehre içme suyunu ulaştıracak olan hattaki çelik borulara kaynak yapıldı.

İçme suyunu şehre ulaştıracak hattın imalatı için düzenlenen törene, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, DSİ Bölge Müdürü İnan Gündüz, İller Bankası Bursa Bölge Müdürü Derya İnal, BUSKİ Genel Müdürü Güngör Gülenç, AK Parti Nilüfer Belediye Başkan adayı Celil Çolak ve BUSKİ bürokratları katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bursaya-2060-yilina-kadar-susuzluk-yasatmayacak-proje-baslatildi/feed/ 0
Sri Lanka Dışişleri Bakanı: Uluslararası Mimaride Değişim Zamanı Geldi https://www.igdirhaber.com.tr/sri-lanka-disisleri-bakani-uluslararasi-mimaride-degisim-zamani-geldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/sri-lanka-disisleri-bakani-uluslararasi-mimaride-degisim-zamani-geldi/#respond Fri, 19 Jul 2024 09:00:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10516 Srı· Lanka Dışişleri Devlet Bakanı Tharaka Balasurıya, İkinci Dünya Savaşı sonrası galipler tarafından kurgulanan uluslararası mimarinin değişme zamanının geldiğini söyledi.

Balasurıya, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Sağlanan imkanlar dolayısıyla ADF’yi organize eden ekibi takdir ettiğini belirten Belasurıya, “Diplomasi forumlarını her zaman ilgi çekici bulmuşumdur. Özellikle de gerilimin yüksek olduğu bu gibi zamanlarda, dünya liderlerinin bir araya gelmesi, mevcut meseleleri tartışması ve ileriye dönük bir yol araması kesinlikle zorunludur.” ifadelerini kullandı.

Belasurıya, “Diplomasi başarısız olduğunda savaş başlar ve dünyanın mevcut durumu göz önüne alındığında, bu tür forumların düzenlenmesi ve dünya liderlerinin siyasi meseleler, ekonomik meseleler ve teknoloji gibi konulara bağlı olarak bir dizi konuyu geniş şekilde tartışabilmesi gerekir. Bence tüm bu alanlar ele alındı, bu nedenle ADF’yi kesinlikle ilgi çekici buldum.” dedi.

“Türkiye’den yatırımcıları, Sri Lanka’ya yatırım yapmaya teşvik ediyoruz”

Türkiye-Sri Lanka ilişkilerine de değinen Belasurıya, iki ülkenin çok iyi siyasi ilişkilere sahip olduğunu söyledi.

Belasurıya, iki millet arasındaki ilişkilerin çok köklü bir tarihe sahip olduğunu ve 11. yüzyıla kadar dayandığını kaydetti.

Türkiye’nin bağımsızlığını ilan eden Sri Lanka’yı tanıyan ilk ülkelerden olduğuna dikkati çeken Belasurıya, buna karşın mevcut ekonomik ilişkilerin köklü siyasi geçmişe uygun olmadığını ve geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Belasurıya, hem Türkiye hem de Sri Lanka’nın çok stratejik konumlarda yer aldığını, Sri Lanka’nın 2022’deki ekonomik krizin ardından mevcut yönetimin yaptığı reformlarla önemli bir virajı döndüklerini aktardı.

Ülkesi Sri Lanka’nın lojistik, yenilenebilir enerji, teknoloji, imalat ve tarım gibi alanlarda gelişme kaydettiğini vurgulayan Belasurıya, şunları söyledi:

“Ekonomi diplomasisi söz konusu olduğunda Sri Lanka ve Türkiye’nin görüşüp müzakere edebileceği pek çok potansiyel alan olduğunu düşünüyorum. Tabii ki Türkiye’nin turizm açısından Avrupa’da önemli bir nokta olduğunu biliyoruz. Sri Lanka’nın da turizm endüstrisi bu yıl hızla büyüyor ve yılın ilk iki ayı harika geçti. Türkiye’den yatırımcıları, Sri Lanka’ya yatırım yapmaya teşvik ediyoruz. Örneğin Sri Lankalı yatırımcılar Maldivler’e yatırım yaptı ve bu şirketler oldukça iyi durumda, Türkiye’deki otelciler de engin deneyimiyle Sri Lanka’ya yatırım yapabilirler ve zamanla yatırımlarından harika geri dönüşler alabilirler.”

Belasurıya, 2022’de döviz krizi yaşanan Sri Lanka’da ilaç ve yakıt gibi bazı ürünlerin alımı için uzun kuyruklar oluştuğunu, gıda güvenliğiyle ilgili sorunlar yaşandığını hatırlatarak artık her şeyin normale döndüğünü dile getirdi.

1948’de bağımsızlığını kazanmasından bu yana bazı Sri Lanka hükümetlerinin sosyalizme yaklaştığını ve sübvansiyonları teşvik ettiğini kaydeden Belasurıya, mevcut hükümetin yakıt, elektrik ve su gibi ihtiyaçlarda maliyete dayalı fiyatlandırmaya gittiğini, vergileri artırdığını ve 2022’de yaklaşık 750 milyar rupi zarar eden Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2023’te 313 milyar rupi kar ettiğini aktardı.

“Ne yazık ki ekonomik krize girdiğimizde almamız gereken ilaç acıdır.” diyen Belasurıya, söz konusu tedbirleri almasalar Sri Lanka’nın ekonomik istikrara kavuşamayacağını, bu süreçte başta Hindistan olmak üzere uluslararası toplumun da kendilerine yardımcı olduğunu belirtti.

“Bunu adil bir dünya olarak görmüyoruz”

Belasurıya, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak “Sri Lanka’da birbirini izleyen tüm hükümetler Filistin davasını destekledi. Hatta Filistin halkının davasına verdiği güçlü destek nedeniyle Filistin’de eski devlet başkanlarımızdan birinin adını taşıyan bir cadde bulunmaktadır.” dedi.

Bölgede kalıcı barışın sağlanması için 1967 sınırlarına dayalı iki devletli bir çözüme ihtiyaç olduğunu savunan Belasurıya sözlerini şöyle tamamladı:

“Uluslararası mimarinin değişmesinin zamanının geldiğini düşünüyoruz. İkinci Dünya Savaşı’nın galipleri tarafından tasarlanan uluslararası mimariye sahip olmanın adil olmadığını düşünüyoruz. Bunu adil bir dünya olarak görmüyoruz. Hindistan, Türkiye, Endonezya, Nijerya gibi bazı ülkeler muazzam bir ekonomik ilerleme kaydediyor. Birleşmiş Milletlerde veto yetkisi açısından Afrika ülkelerinin temsil edilmediği, Hindistan gibi ülkelerin temsil edilmediği, Latin Amerika ülkelerinin temsil edilmediği bir sistem var. Uluslararası mimaride hem siyasi mimaride hem de dünyanın finansal mimarisinde bir değişiklik olması gerektiğini düşünüyoruz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sri-lanka-disisleri-bakani-uluslararasi-mimaride-degisim-zamani-geldi/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TÜRKSAT 6A uydusunun haziran ayında yörüngesine gönderileceğini açıkladı https://www.igdirhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-turksat-6a-uydusunun-haziran-ayinda-yorungesine-gonderilecegini-acikladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-turksat-6a-uydusunun-haziran-ayinda-yorungesine-gonderilecegini-acikladi/#respond Tue, 16 Jul 2024 09:00:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10328 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “İlk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu haziran ayında yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz.” dedi.

Kırşehir Valisi Hüdayar Mete Buhara’yı ziyaret eden Bakan Uraloğlu’na, kilim ve Neşet Ertaş’ın plağı hediye edildi. Uraloğlu, daha sonra esnaf ziyaretinde bulundu.

Bakan Uraloğlu, Kırşehir Ahilik Müzesi ziyareti öncesi gazetecilere, Türkiye’nin ticari faaliyetlerinin büyümesi için gayret ettiklerini söyledi.

Dünya sahnesinde ekonomik yönden güçlü olmadan siyasi yönden güçlü olmanın mümkün olmadığını vurgulayan Uraloğlu, ticaretin, ekonominin can damarı olduğunu ifade etti.

Ekonomik başarılarda ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımların büyük rolü olduğunu aktaran Uraloğlu, “Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil koşuludur. Güvenli, hızlı ve kolay ulaşım, ticaretin, üretimin ve ihracatın en önemli bileşenidir. Yapılan her yeni yol, geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır.” dedi.

Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen son 22 yılda ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirildiğine dikkati çekti.

2002 yılında, 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını anlatan Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. 1714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi köprüleri, Avrasya Tüneli ve Kuzey Marmara, İstanbul- İzmir, Ankara- Niğde otoyolları gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik. 10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. Asya ve Avrupa kıtalarını İstanbul Boğazı altından birbirine bağlayan Marmaray ve Bakü-Tiflis- Kars demiryolu hattıyla birlikte Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağladık. Bu projelerimiz modern İpek Yolu’nun en önemli parçasını oluşturdu.”

Bakan Uraloğlu, 2002’den bu yana aktif havalimanı sayısını 26’dan 57’ye çıkardıklarını anımsatarak, denizcilik alanında da 152 olan uluslararası liman sayısını ise 190’a çıkardıklarını dile getirdi.

İletişim altyapısında da büyük yatırımlar yaptıklarının altını çizen Uraloğlu, “Afrika seviyelerinde bulunan iletişim altyapımıza adeta çağ atlattık. Bugün 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abonemiz var. Fiber ağ uzunluğumuzu yaklaşık 550 bin kilometre ve fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye ulaştırdık. 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Uzaydaki aktif haberleşme uydu sayımızı 5’e çıkardık. Şimdi ilk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu haziran ayında yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

Bakanlığın Kırşehir’e yatırımları

Kırşehir’deki yatırımlara da değinen Uraloğlu, son 22 yılda Kırşehir’in ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 14,5 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Uraloğlu, Kırşehir’e 2 müjde vereceğini belirterek, şöyle devam etti:

“İlki yatırım programımıza alarak projesini onayladığımız 20 kilometre uzunluğundaki Kırşehir çevre yolu çalışmalarımızı başlatıyoruz. Projemizde öncelikli talep edilen otoyol ayrımı ve terminal kavşağı arasındaki 10,5 kilometrelik kesimi. 18 Mart’ta ihale edeceğiz. Proje bünyesinde 7 farklı seviyeli kavşak bulunuyor ve bunun 5’i ihale edeceğimiz kesim kapsamında inşa edilecek. İkinci müjdemiz ise Kırşehir’in Nevşehir’deki Kapadokya Havaalanı’na ulaşımını sağlayacak 38 kilometre uzunluğundaki Tuzköy- Kesikköprü yolu projesi. Projeyi bakanlığımız gündemine aldık. En kısa zamanda yatırım programına alacağımız projemiz için yaklaşık 1,3 milyar liralık bir yatırım bedeli öngörüyoruz.”

Projelerin hayırlı olmasını dileyen Bakan Uraloğlu, “Mucur- Karahasanlı yolu da yatırım programında, önümüzdeki süreçte bu yolu da yapacağız. Zaman zaman şehrimizin gündemine gelen hızlı tren projemizden de bahsetmemek istiyorum. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak hızlı tren aksında Kırıkkale-Kırşehir arasının projesini bitirdik. Kırşehir-Nevşehir arası proje çalışmamız da devam ediyor.” ifadesini kullandı.

Bakan Uraloğluna, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan ve AK Parti İl Başkanı Seher Ünsal da eşlik etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-turksat-6a-uydusunun-haziran-ayinda-yorungesine-gonderilecegini-acikladi/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediyesi Buca Metrosu’nda Çalışmaları İnceledi https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi-2/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi-2/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:21:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10225

İzmir tarihinin en büyük raylı sistem yatırımı Buca Metrosu’nun General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmalarını yerin 36 metre altında inceleyen Başkan Soyer, “Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı Buca Metrosu’nda bu ay sonuna kadar üç TBM daha devreye girecek. Bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde, belki de vaktinden önce tamamlanacak metromuz İzmirlilere armağan olsun” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla inşa edeceği, Üçyol- Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampusu-Çamlıkule arasında 13,5 kilometrelik hatta hizmet verecek Buca Metrosu çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Tunç Soyer, General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Mehmet Ergenekon eşlik etti. Yerin 36 metre altında süren çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor.

“BUCA METROSU İZMİRLİLERE ARMAĞAN OLSUN”

Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı, bu ay içinde üç TBM’nin daha devreye gireceği çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Önümüzdeki hafta bir TBM daha, 15 Mart’ta ikincisi, ay sonunda ise bir tane daha TBM devreye girecek. Yaşadığımız felaketlere, pandemiye ve ekonomik krize rağmen hiçbir zaman yılmadık. Merkezi hükümetin tek bir kuruş desteği olmadan İzmir’e kazandırdığımız bu yatırım, bir raylı sistem devrimidir. Yüksek kredi notumuz sayesinde Buca Metrosu için 4 yıl geri ödemesiz, 12 yıl vadeli 490 milyon Euro’luk yatırım finansmanı sağladık. Bu rakam ilk duyulduğunda devasa bir rakam gibi gelebilir. Fakat yaptığımız fizibilite çalışması şunu gösteriyor. Bu gücü durduracak hiçbir kuvvet yok. Günde 400 bin vatandaşımızın kullanacağı Buca Metrosu yılda 45 milyon Euro ciro yapacak. Metro hattımız işler vaziyete geldiğinde kredisini kendi kendine ödeyebilecek. Bu nedenle Buca Metrosu dünyada fizibilitesi en yüksek metro yatırımlarından biri. Dünya genelinde bir metronun kendi finansmanını karşılama süresi ortalama 30 yıl iken biz bunu yarı süresinde gerçekleştireceğiz. İzmir tarihinin en büyük yatırımını, bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde belki de vaktinden önce tamamlayacağımız metromuz İzmirlilere armağan olsun. İzmirliler güle oynaya bu büyük yatırımın tadını çıkarsınlar” dedi.

“ÜÇYOL-ŞİRİNYER METRO HATTI HAZİRAN 2026’DA TAMAMLANACAK”

Şirinyer’e sayaç koyduklarını, geriye sayıma başladıklarını söyleyen Başkan Soyer, “Metromuz, İzmir’de trafiğin en yoğun olduğu bölgede, en kalabalık ilçemiz Buca’da sizlere derin bir nefes aldıracak. İzmirliler konforlu, temiz ulaşıma kavuşmuş olacak. Buca’nın en uzak mahallesi Çamlıkule ile İzmir Körfezi arasındaki ulaşım süresi 15 dakikaya inecek. 13,5 kilometrelik Buca Metrosu’ndan günde 400 bin hemşerimiz yararlanacak. Hedefimiz metronun ilk etabı Üçyol-Şirinyer arasını Haziran 2026’da tamamlamak” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi-2/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediyesi Buca Metrosu’nda Çalışmaları İnceledi https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:00:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10204 İzmir tarihinin en büyük raylı sistem yatırımı Buca Metrosu’nun General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmalarını yerin 36 metre altında inceleyen Başkan Soyer, “Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı Buca Metrosu’nda bu ay sonuna kadar üç TBM daha devreye girecek. Bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde, belki de vaktinden önce tamamlanacak metromuz İzmirlilere armağan olsun” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla inşa edeceği, Üçyol-Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampusu-Çamlıkule arasında 13,5 kilometrelik hatta hizmet verecek Buca Metrosu çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Tunç Soyer, General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Mehmet Ergenekon eşlik etti. Yerin 36 metre altında süren çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor.

“Buca metrosu İzmirlilere armağan olsun”

Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı, bu ay içinde üç TBM’nin daha devreye gireceği çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Önümüzdeki hafta bir TBM daha, 15 Mart’ta ikincisi, ay sonunda ise bir tane daha TBM devreye girecek. Yaşadığımız felaketlere, pandemiye ve ekonomik krize rağmen hiçbir zaman yılmadık. Merkezi hükümetin tek bir kuruş desteği olmadan İzmir’e kazandırdığımız bu yatırım, bir raylı sistem devrimidir. Yüksek kredi notumuz sayesinde Buca Metrosu için 4 yıl geri ödemesiz, 12 yıl vadeli 490 milyon euroluk yatırım finansmanı sağladık. Bu rakam ilk duyulduğunda devasa bir rakam gibi gelebilir. Fakat yaptığımız fizibilite çalışması şunu gösteriyor. Bu gücü durduracak hiçbir kuvvet yok. Günde 400 bin vatandaşımızın kullanacağı Buca Metrosu yılda 45 milyon euro ciro yapacak. Metro hattımız işler vaziyete geldiğinde kredisini kendi kendine ödeyebilecek. Bu nedenle Buca Metrosu dünyada fizibilitesi en yüksek metro yatırımlarından biri. Dünya genelinde bir metronun kendi finansmanını karşılama süresi ortalama 30 yıl iken biz bunu yarı süresinde gerçekleştireceğiz. İzmir tarihinin en büyük yatırımını, bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde, belki de vaktinden önce tamamlayacağımız metromuz İzmirlilere armağan olsun. İzmirliler güle oynaya bu büyük yatırımın tadını çıkarsınlar” ifadelerini kullandı.

Üçyol-Şirinyer metro hattı Haziran 2026’da tamamlanacak

Şirinyer’e sayaç koyduklarını, geriye sayıma başladıklarını söyleyen Başkan Soyer, “Metromuz, İzmir’de trafiğin en yoğun olduğu bölgede, en kalabalık ilçemiz Buca’da sizlere derin bir nefes aldıracak. İzmirliler konforlu, temiz ulaşıma kavuşmuş olacak. Buca’nın en uzak mahallesi Çamlıkule ile İzmir Körfezi arasındaki ulaşım süresi 15 dakikaya inecek. 13,5 kilometrelik Buca Metrosu’ndan günde 400 bin hemşehrimiz yararlanacak. Hedefimiz metronun ilk etabı Üçyol-Şirinyer arasını Haziran 2026’da tamamlamak” diye konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi/feed/ 0
İzmir’e 23 yeni okul projesi https://www.igdirhaber.com.tr/izmire-23-yeni-okul-projesi/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmire-23-yeni-okul-projesi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:21:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9864 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İzmir için 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini 2024 yılı yatırım programına aldıklarını bildirdi.

Tekin, Alsancak Gar Toplantı Salonu’nda kentteki eğitim yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Her ayın ilk cumartesi günü yaptıkları “Öğretmenler Odası Buluşmaları”nı bugün Türkiye’nin farklı illerinden gelen 300 öğretmenle İzmir’de gerçekleştirdiklerini söyleyen Tekin, AK Parti hükümetlerinin eğitim alanında çok ciddi yatırımlar yaptığını, 2002-2003 eğitim-öğretim yılına göre derslik sayısı, öğretmen sayısı ve benzeri sayısal göstergelerin minimum iki katına çıkartıldığını söyledi.

Bakan Tekin, bu ay sonunda gerçekleşecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin Milli Eğitim Bakanlığını çok yakından ilgilendirdiğini belirterek, yerel yöneticilerin kendilerine destek verdiği yerlerde eğitim yatırımlarının çok rahat bir şekilde yürüdüğüne dikkati çekti.

İzmir’de yatırım programına alınan, ihale veya inşaat sürecinde olan 90 projenin bulunduğunu bildiren Tekin, “Bu projelerin bir kısmı devam ediyor, bir kısmı ihale sürecinde, bir kısmı ihalesine çıkılmış, imar ve inşaatla, ruhsatla ilgili problemlerin çözülmesi bekleniyor. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz yatırımlarla ilgili süreç tamamlandığında toplamda İzmir’deki derslik sayısına 1907 derslik ilave edilmiş olacak.” diye konuştu.

Tekin, 90 projenin bedelinin yaklaşık 6 milyar 800 milyon lira olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2024’te İzmir için 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini yatırım programımıza aldık. İzmir halkına, İzmir’deki eğitim öğretim sürecini sabırsızlıkla bekleyen, takip eden eğitim camiasına hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Ayrıca deprem kapsamında toplam 17 okulumuzda 2023 yılı içerisinde deprem güçlendirme çalışmaları başlamış, bu da 329 dersliğe tekabül ediyor. Onları da tamamlayacağız. Deprem güçlendirmesi yapılması gereken 48 okulumuzu da güçlendirme sürecine alıyoruz. Onların da derslik karşılığı 683.”

Bunların tamamlanmasıyla İzmir’deki derslik sayısının yaklaşık 33 binin üzerine çıkacağını kaydeden Tekin, Ankara’da hayata geçirecekleri müzik ilkokulu-ortaokulu ve lisesi projesini İzmir’de de planlayacaklarını söyledi.

İzmir’e de gastronomi lisesi projesi

Tekin, bakanlık olarak mesleki eğitimdeki ara eleman problemini çözmek için ciddi tedbirler aldıklarını, Türkiye genelinde oluşturmayı planladıkları gastronomi liselerinin ilkini 2024-2025 eğitim-öğretim yılında İstanbul’da başlatacaklarını ifade etti.

Uygun bir lokasyon temin edilmesi halinde bunun ikinci örneğini İzmir’de planlamak istediklerini kaydeden Tekin, “Bir hayırseverimiz yapımını üstlendi. Bizim yatırım programımızın dışında inşallah dediğimiz koşullara uygun bir lokasyon üretilebilirse onu da hayata geçirmiş olacağız.” dedi.

Tekin, Konak Öğretmenevi’ni yatırım programına aldıklarını, mevcut yerinde 2 yıl içinde tekrar hizmete açılacağını, Foça’da atıl durumda bulunan Hizmetiçi Eğitim Merkezi’ni de Öğretmen Akademileri’nin İzmir şubesi olarak hayata geçireceklerini sözlerine ekledi.

İzmir’e 100 yeni kreş ve Çocuk Gelişim Akademisi

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da seçimi kazanmaları halinde eğitim alanında çocuklara ve velilere yönelik bazı projeleri hayata geçireceklerini, İzmir’e 100 yeni kreş ile Çocuk Gelişim Akademisi’ni kazandıracaklarını, çocuk üniversiteleri kuracaklarını aktardı.

Çocukların eğitim-öğretim hayatlarının her anında yanlarında olacaklarını kaydeden Dağ, “Güçlü, huzurlu ve müreffeh bir İzmir, sadece bizim değil, gelecek nesillerimizin de hakkı. İzmir’imizin aydınlık yarınları için, el ele, omuz omuza, yürek yüreğe mücadele edeceğiz. Milli Eğitim Bakanlığımızın vizyonu olan ‘Hayata hazır, sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştiren bir eğitim sistemi’ için İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak gelecek 5 yıla ‘biz hazırız’ diyorum.” dedi.???????

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmire-23-yeni-okul-projesi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Afrika’nın Potansiyeli Tartışıldı https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-afrikanin-potansiyeli-tartisildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-afrikanin-potansiyeli-tartisildi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:18:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9861 Antalya Diplomasi Forumu 2024 kapsamında düzenlenen “Afrika’nın Potansiyelini Ortaya Koymak” başlıklı panelde, kıtanın ekonomik ve demografik potansiyeli tartışılarak, kalkınma için öncelikle atılması gereken adımlar ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde ikinci gününde devam eden forum kapsamında yapılan panelin moderatörlüğünü, TRT World sunucularından Alican Ayanlar üstlendi.

Panelde konuşan Kamerun Dışişleri Bakanı Lejeune Mbella Mbella, kıtanın yer altı ve üstü kaynaklarıyla birlikte insan kaynağıyla da büyük potansiyele sahip olduğunu, bu nedenle gençlerin eğitiminin öncelik taşıdığını söyledi.

Türkiye gibi ortaklarla sahip oldukları potansiyeli ortaya çıkarmak istediklerini dile getiren Mbella, “Bugün kendi gerçeklerimize uygun bir eğitim sistemi ortaya koymak için çabalıyoruz. Ekonomi ve eğitim için yeni teknolojilere adapte olmak lazım. Teknoloji transferinin, duruma uygun şekilde ve kalkınma hedefleri ışığında yapılması lazım.” dedi.

Mbella, ülkesinin kendine yeten bir tarım sistemi üretmek için mücadele ettiğini, altyapının geliştirilmesinin kıtanın en büyük ihtiyaçlarından biri olduğunu belirtti.

Kıtada serbest ticaretin gelişmesi için komşu ülkelerle entegrasyonun artırılması gerektiğine işaret eden Mbella, “Kıtada güvensizlik ve savaş endişesi var. Silahları durdurmalıyız. Gerçekten kalkınma için, insanların yerinden edilmemesi için entegre bir kalkınma gerekli.” diye konuştu.

“Gıda sorununa odaklanmalıyız”

Zimbabve Dışişleri ve Uluslararası Ticaret Bakanı Frederick Shava, kıtadaki en elzem sorunun gıda olduğunu vurgulayarak, atılmasını düşündüğü adımları şöyle sıraladı:

“Afrika nüfusuna gıdayı nasıl sağlayacağımıza odaklanmamız gerekli. Gıdayı üretebilirsek nüfusumuzu da rahata erdirebiliriz. Diğer mesele de iklim değişikliğiyle nasıl mücadele edeceğimiz, bu da son derece elzem bir konu. Üçüncü husus ise eğitim konusu. Demografik olarak nüfusumuzun yüzde 60’ı gençlerden oluşuyor. Bu minvalde yeterli eğitim olanaklarını sağlamamız gerekli. Bir diğer konu da dijitalleşme. Hem gıda üretiminde hem de nüfusumuzdan ötürü dijital ekonomiye geçmemiz gerekiyor. Bütün bunlarla birlikte eğer barışı tesis edebilirsek, kendi gençlerimize eğitim anlamında daha çok şey verebiliriz.”

Shava, ülkesinde üniversite sayısının 21’e çıktığına ve eğitim talebinin arttığına dikkati çekerek, gençlerin inovasyon merkezlerinde kurdukları hayalleri gerçeğe dönüştürüp üretim yaptığını aktardı.

Kovid-19 döneminde oksijen bulamadıkları için kendi üretimlerini yapmaya başladıklarını anlatan Shava, halihazırda bu tesisin başka ülkelere de oksijen sattığına işaret etti.

Zimbabveli Bakan Shava gibi gıda sorununa vurgu yapan Mozambik Dışişleri Bakanı Veronica Nataniel Macamo Dlovo da “Kıtadaki en büyük problemimiz açlık. Bugün giydiğim elbiseyi yarın tekrar giyebilirim ama her zaman yemem gerekiyor. Çiftçilere ve tarıma yatırım yapmamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Mozambik’teki terör sorununun yol açtığı zorluklara değinen Dlovo, ayrıca terörün sadece tek bir ülkenin meselesi olmadığının ve global bir sorun olduğunun altını çizdi.

“Gelin Afrika’da yatırım yapın”

Gabon Dışişleri Bakanı Regis Onanga Ndiaye, herkesin kıtadaki potansiyelin farkında olduğunu ifade ederek, barış ortamının sağlanıp eğitim ve tarım alanına yatırım yapılması gerektiğini dile getirdi.

Ndiaye, “Afrika’da bu kadar toprak olması ve kıtanın açlıkla mücadele etmesi bir sorun, burada bir çelişki var. Türkiye gibi ülkelerle işbirliği son derece önemli.” ifadelerini kullandı.

Batılı ülkelerdeki bazı yatırımcıların ülke kaynaklarından yüzde 80 gibi büyük oranda karlarla ülkesine döndüğünü ve bunun adil olmadığını hatırlatan Ndiaye, “Gelin Afrika’da yatırım yapın ve herkes kazanmaya devam etsin.” dedi.

“Eskiden Afrikalıları bu tür forumlara çağırdıklarında bize ders veriyorlardı, artık biz ders veriyoruz çünkü kıtamızı biz tanıyoruz.” diye konuşan Bakan Ndiaye, ülkenin kalkınması için büyük yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Ndiaye, halen 1970’lerde yapılan demir yolunu kullandıklarını ifade ederek, hedeflerinin yeni ortaklarla ülkedeki yer altı kaynaklarını işleyip dünyaya ulaştırmak olduğunu kaydetti.

Bir soru üzerine Ndiaye, borçlanmanın, altyapı ve eğitim gibi gerekli yerlere harcama yapıldığında vatandaşların geleceği için faydalı olduğuna dikkati çekti.

Namibya Dışişleri Bakanı Peya Mushelenga ise potansiyeli ortaya çıkarmak için komşu ülkelerle ticareti artırmak istediklerini, halihazırda devam eden projeleri bitirme çabası içinde olduklarını anlattı.

“Eğitim ve teknoloji imkanları gelişiyorken insanların yoksulluk için de yaşıyor olması anlamsız. ” şeklinde konuşan Mushelenga, ancak eğitime odaklanarak halkı yoksulluktan kurtarabileceklerini belirtti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-afrikanin-potansiyeli-tartisildi/feed/ 0
Türkiye’de Yabancılara Konut Satışında Düşüş, Yurtdışı Alımlarında Artış https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyede-yabancilara-konut-satisinda-dusus-yurtdisi-alimlarinda-artis/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyede-yabancilara-konut-satisinda-dusus-yurtdisi-alimlarinda-artis/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:45:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9754 Türkiye’de 2023 yılında yabancılara yapılan konut satışında yüzde 50 düşüş olduğunu ifade eden Emlak uzmanı Özkan Aydemir, yurtdışı alımlarının ise yüzde 163,7 artmasına dikkat çekti.

Türkiye’de yatırım için artık kimsenin gayrimenkul almaya yanaşmadığını farklı yatırımlara yöneldiğini belirten Elfi Gayrimenkul Kurucusu ve Brokerı Özkan Aydemir, “2022’de 67 bin konut satışı, 2023’e girdiğimizde 35 bine düştüğünü görmekteyiz. 2022 yılında 6,2 milyar dolarlık bir satışa karşılık 2023’te de 3,5 milyar dolara yakın yabancı satışlarda azalma olduğu görmekteyiz. En çok Rus, İran ve Ukrayna vatandaşları Türkiye’den gayrimenkul aldılar. Genelde de İstanbul, Antalya ve Mersin en çok tercih edilen illerimizden oldu. Merkez bankası verilerine göre Türklerin yurt dışında yapmış olduğu gayrimenkul yatırımlarında aynı dönemde yüzde 163,7 arttığını görmekteyiz. Bu da vatandaşlarımızın yurt dışında 2 milyar dolarlık bir yatırım yaptıklarını gösteriyor. En çok artışın olduğu ülke de Amerika, Amerika’da yüzde 115’lik bir artış görmekteyiz. İngiltere, Dubai, Arnavutluk, Karadağ ve Kuzey Kıbrıs diye devam ediyor. Burada 120 binden fazla vatandaşımızın yurt dışından mülk aldığını ve 25 milyar dolara yakın da bir yatırım yaptıklarını görmekteyiz. Ülkemizde yabancı yatırımcıların mülk aldığını görürken, bizim vatandaşlarımız da yurt dışında gayrimenkul aldığını görmekteyiz” dedi.

“Yurt dışına yatırımın önüne basit önlemlerle geçebiliriz”

Türkiye’nin yabancı yatırımcıya gayrimenkul satışı yaparken, bir taraftan da Türk vatandaşlarının yurt dışına yöneldiğini ifade eden Aydemir, “Döviz girdisi oluyor, buna karşılıkta tekrar bir döviz çıktısını görmekteyiz. Bunların en büyük nedenlerinden birisi de büyük şehirlerde bulunan konut fiyatlarındaki artış hızı. Büyük şehirlerdeki gayrimenkul fiyatlarımız, dünyadaki birçok ülke ile yarışabilecek duruma geldi. Bunların başında yüzde 25 kira sınırlaması, amortisman sürelerini yukarı çıkardı. Bir çok vatandaşımız da amortisman sürelerinde kira gelirleri elde edemediği için, daha yüksek kazançlara yönelmek zorunda kaldılar. En büyük söylentilerden birisi olan, 2 ve üstü gayrimenkulü olanlara ek verginin geleceği söylentileri. Bu da vatandaşlarımıza tabii ki korku psikolojisini getirip, elindeki gayrimenkulleri satıp yurt dışından gayrimenkul almasına teşvik etti. 2 yıllık süren yüzde 25 kira sınırlamasının aslında, tüfeye göre bırakılması gerekmektedir. Çünkü işyerlerinde nasıl tüfe olarak yapılıyorsa, konutta da yüzde 25 sınırının kalkıp tüfeye göre yapılması gerekiyor. Normalde, konut yatırımcılarının yüzde 80’i vatandaşlarımız ticari bir mülk almaktansa konut yatırımı yapıp, o konutun geliri ile geçinen vatandaşlarımız da mevcut” diye konuştu.

“İmarlı bölgelerin çoğalması gerekiyor”

Yurt dışına gayrimenkul yatırımcılarının azaltmamız için, büyükşehirlerimizdeki imar bölgelerinin çoğaltılması gerektiğini belirten Aydemir, “Rakamların bir basamak aşağı gelmesi gerekiyor. Eğer gayrimenkul fiyatlarının aşağı gelmemesi ve yukarı çıkması, yatırımcıyı yurt dışına yönlendiriyor. Örneklerden birisi de sosyal medyada çok kez önümüze çıkıyor. Amerika’da bir sanatçının 117 milyon liraya malikhanesini satıp, o parayla, İstanbul’un göbeğinde 125 milyon liralık bir ilanı alamıyor. Büyükşehirlerdeki rakamlar çok yukarı çıktı. O yüzden de bizim vatandaşlarımız da yurt dışına yöneliyor. Büyükşehirlerdeki imarlı bölgelerin çoğaltılması gerekiyor” dedi.

“Vize alamayan ev alıyor”

Vatandaşımız son 2 yıl içerisinde vize ile ilgili çok büyük sorunlar yaşadığını belirten Aydemir, “Ticari vize almakta bile zorluk çekiyor. O yüzden de vatandaşlarımız bu vize olayını çözebilmek için Avrupa ülkelerinden gayrimenkul yatırımlara yönelmiş durumda. Hükümetimizin mutlaka Avrupa’daki vize sorununu çözmesi gerekiyor. Yurtdışına gezmek için gitmeyi bırakın, ticari işleriniz için bile gitmeye kalksanız vize sorunuyla karşılaşıyorsunuz. Vize alamayan gayrimenkul alıyor” diye konuştu. – BURSA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyede-yabancilara-konut-satisinda-dusus-yurtdisi-alimlarinda-artis/feed/ 0
İSTİB Başkanı Ali Kopuz: Türkiye’de Yatırım Ortamı İyileşiyor, Tarıma Daha Fazla Önem Verilmeli https://www.igdirhaber.com.tr/istib-baskani-ali-kopuz-turkiyede-yatirim-ortami-iyilesiyor-tarima-daha-fazla-onem-verilmeli/ https://www.igdirhaber.com.tr/istib-baskani-ali-kopuz-turkiyede-yatirim-ortami-iyilesiyor-tarima-daha-fazla-onem-verilmeli/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:09:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9647 İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) tarafından açıklanan 2024 Yılı Eylem Planı’nı değerlendirdi.

Kopuz, yazılı açıklamasında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, birçok bakanlık ve iş dünyasından kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla çalışan YOİKK tarafından açıklanan 2024 Yılı Eylem Planı’nı değerlendirerek, Türkiye’de yatırım ortamının her geçen gün iyileştiğini ve tarıma daha da önem verilmesi gerektiğini belirtti.

YOİKK tarafından yapılan çalışmaların iş kurma, üretim ve ticaret yapma süreçlerini kolaylaştırdığını hatırlatan Kopuz, eskiden aylarca vakit alan birçok işin şimdi birkaç gün içinde tamamlandığını, bürokrasinin azaldığını, yapılan çalışmaların hiçbir zaman yeterli görülmediğini ve daha da iyisi için çaba sarf edildiğini kaydetti.

“2024 Eylem Planı, iş dünyasının dönüşümün gereklerine uygun hale gelmesini, rekabet gücünün artmasını sağlayacak önemli maddeler içeriyor”

Ali Kopuz, YOİKK tarafından açıklanan 2024 Yılı Eylem Planı’nda Türkiye’deki yatırım ortamını iyileştirmenin yanında geliştirecek birçok yeni eylemin de yer aldığına dikkati çekerek, “Dünyada da Türkiye’de de iş yapma biçimleri değişiyor, dönüşüyor. 2024 Eylem Planı, Türkiye iş dünyasının bu dönüşümün gereklerine uygun hale gelmesini, dolayısıyla rekabet gücünün artmasını sağlayacak önemli maddeler içeriyor. Örneğin e-tebligat usulünün genişletilmesi, uzaktan, kısmi ve geçici süreli çalışma ile platform çalışması gibi yeni nesil esnek çalışma modellerine dair mevzuat değişikliklerinin hazırlanması doğrultusundaki düzenlemeler dünyanın yeni gerçeklerine uyumumuzu hızlandıracak.” ifadelerini kullandı.

Kopuz, Türkiye’nin ihracatına katkı sağlayan sektörlerin katma değerli üretim süreçlerini desteklemek, yatırım ortamlarını iyileştirmek amacıyla bu sektörlerin ihtiyaç duyduğu iş gücü arzının güçlendirilmesi ve nitelikli iş gücüne sahip yabancıların çalışma ve oturum süreçlerinin hızlandırılması ile ilgili planlanan eylemlerin de dikkati çekici olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin en önemli sorunları arasında katma değerli üretim ve nitelikli iş gücü olduğunu aktaran Kopuz, “Bu sorunların çözümü için atılacak adımların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yine planda yer alan iş gücü ihtiyacı analizinin ve bu analiz sonuçlarına göre atılacak adımların, mesleki teknik eğitim konusunda yapılacaklarla bütünleştiğinde sorunların çözümü yolunda önemli mesafe kat edilecektir.” değerlendirmelerinde bulundu.

Kopuz, planda iklim değişikliği ve yeşil dönüşümle ilgili birçok maddenin var olduğunun altını çizerek, Türkiye’nin 2053’te sıfır karbonu hedeflediğini ve bu doğrultuda yapılacak çalışmaların sadece yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya için değil, aynı zamanda Türkiye’nin küresel rekabet gücünü de artıracağını ifade etti.

“Tarım sektöründe büyük yatırımlar yapılmasını sağlayacak tedbir, destek ve kolaylıklara ihtiyaç var”

İSTİB Başkanı Kopuz, Türkiye’de tarımsal üretimin sürekli arttığını ancak potansiyelinden hala uzak olduğuna değinerek, “Tarım sektöründe büyük yatırımlar yapılmasını sağlayacak tedbir, destek ve kolaylıklara ihtiyaç var. Sabit sermaye yatırımları içinde tarımın payı çok düşük. Bu da ülkemizde aile üreticiliğinin yaygınlığının göstergesidir. Tarımsal üretimde aile üreticiliği çok önemlidir ve elbette desteklenmelidir. Ancak, unutulmamalıdır ki sadece büyük yatırımlarla ölçek ekonomisinin avantajlarından yararlanmak mümkün olabilir. İleri teknoloji kullanımı ve verimlilik artışı da büyük yatırımlarla daha kolay gerçekleşir. Yüksek verimli ve düşük maliyetli üretim ise günümüzde en büyük sorunlarımızdan biri olan gıda enflasyonunun çözümü için en doğru yoldur.” açıklamalarında bulundu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/istib-baskani-ali-kopuz-turkiyede-yatirim-ortami-iyilesiyor-tarima-daha-fazla-onem-verilmeli/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Gençlerle Buluştu https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu-2/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu-2/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:48:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9623 Kütüphanede gençlerle sohbet eden Başkan Soyer, “Oy kazanmanın en kolay ve en tatlı yolu süse, püse yatırım yapmak. Ben görev sürem boyunca 50 yıldır halı altına süpürülen alanlara yatırım yaptım. Herkese demokratik davrandım. Bundan sonrada nerede olursam olayım sizler için daha fazlasını yapacağım” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca’da Aralık ayından itibaren hizmet veren kitap kafe ve kütüphaneyi ziyaret ederek gençlerle sohbet etti. Kentte 7 gün 24 saat açık olan tek kütüphane olma özelliği taşıyan ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği kütüphanede Başkan Tunç Soyer gençler tarafından ilgiyle karşılandı. Gençlerin sorularını da yanıtlayan Başkan Soyer, “Ben hiçbir şeyden vazgeçecek değilim. Sonuçta bu memleket için ne iş yapıyor olursak olalım elimizden ne geliyorsa daha fazlasını yapacağız. Bunlar nöbet işleri o yüzden ben bu dönem elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. İçim rahat. Elimden Bundan sonra nerede olursam olayım, ne yaparsam yapayım en güzelini, en iyisini yapacağım. Ben bu ülkenin geleneklerini, geçmişini, kültürünü, değerlerini çok seviyorum ve bunları korumak için canla başla çalışmaya devam edeceğim” dedi.

“Asıl olan demokrasi mücadelesidir”

Memleket için kendini vakfettiğinin altını önemle çizen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “40 yaşından sonra ne yapabilirim diye düşündüm. 40 yaşına kadar kendimi geliştirdim, çeşitli ülkeler gezdim. 50 yaşında siyasete atıldım. Bu memleket için 15 senedir hizmet üretiyorum. Demokrasinin çok kıymetli bir yaşam biçimi olduğuna inanıyorum. Demokrasi hesap verilebilirlik demek. Eğer bir ülkede demokrasi tırpanlanmışsa, azaltılmışsa, erdemleri, değerleri yok sayılmışsa bilin ki en yüksek enflasyon oranlarıyla, derin yoksulluklarla yüzleşmeye devam edeceğiz. Bu hikayeyi değiştirmenin yolu demokrasi mücadelesinden geçer. Demokrasinin olduğu yerde o ülkenin ürettiği refahı adil bir biçimde paylaştırırsınız. Demokrasi yoksa sadece bir zümrenin refahı büyür, gerisi büyük yoksulluklar yaşar. Asıl olan demokrasi mücadelesidir” diye konuştu.

“Süse, püse yatırım yapmadım”

Oy kazanmanın en kolay ve en tatlı yolunun süse, püse yatırım yapmak olduğunun altını önemle çizen Başkan Soyer, “Görev sürem boyunca 50 yıldır halı altına süpürülen alanlara yatırım yaptım. Süse, püse yatırım yapmadım. Herkese demokratik davrandım. Ben 5 yıl içerisinde çok daha fazlasını yapmak isterdim ama nerede olursam olayım sizler için daha fazlasını yapacağım. Siyaset hayatı dönüştürme sanatıdır. Siyaset yapanlar onu veya bunu seçerler işin karar mekanizması siyasetten geçer. Güzel insanlar siyasetten uzak durdukça da şikayet edilen şeyler değişmez. Şikayet ettiğiniz ne varsa çözümü orda. Sizler siyaseti sevmiyorsunuz; kirli, pis buluyorsunuz. Siyasetle ilgilenin illa bir siyasi partinin peşine takılmaya gerek yok bunun için. Siyaset ne kadar kirli çirkin olursa olsun şikayet ettiklerimizin özünde bu var” şeklinde konuştu.

24 saat açık kitap kafede gece çorbası başlayacak

Buca 100. Yıl Kitap Kafe ve kütüphaneyi her gün kullandıklarını Başkan Soyer’e anlatan öğrenciler, bizler ders çalışmak için resmen sıraya giriyoruz. Burası çok kalabalık oluyor. Hem de dışarıya göre kahveleri çok ucuz. 25 liraya filtre kahve içiyoruz” dedi. Başkan Soyer, kahvenin yanına gece çorba servislerine de başlanması talimatını yetkililere iletti.

18 yaşındaki Ayşenur Sönmez ders çalışmak için evden daha çok Buca’daki kitap kafe ve kütüphaneyi tercih ettiğini dile getirerek, “Evime en yakın olan tek kütüphane burası. Burası çok verimli geçiyor. 7-24 açık. Burada oturup bir şey yiyip içme zorunluluğu da yok. Bizler için böyle bir alan ihtiyaçtı; hele ki belediye imkanlarıyla ücretsiz bu imkanlardan yararlanmak bizim için büyük bir fırsat. Sabah girip akşam çıkabiliyorum, kütüphanesinden faydalanabiliyorum daha ne olsun” diye konuştu.

Günde bin kişi ağırlıyor

APİKAM, Konak Metro, Mustafa Necati Kültür Merkezi, Seferihisar, Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi, Alsancak Tam Otomatik Otoparkı Kitap Kafeleri ile birlikte 7. şube olan İZELMAN A.Ş. 100. Yıl Buca Kitap Kafe, bahçeli iki katlı binadan oluşuyor. Zemin kat ve bahçe bölümü kafe, 1. katı ise kütüphane olarak hizmet veren bina aynı zamanda 7 gün 24 saat açık bulunuyor. 150 kişi kapasitesine sahip kitap kafenin aynı zamanda 2. katında yaklaşık 150 metrekarelik kütüphane alanı bulunuyor. Ekonomik fiyatları, konforlu ortamı, ücretsiz, sınırsız interneti ve aile ortamı ile gençlerin kişisel gelişimlerine, sosyalleşmelerine, kitaba kolay ulaşmalarına imkan sağlıyor. 100. Yıl Buca Kitap Kafe günde bin kişiyi ağırlıyor. – İZMİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu-2/feed/ 0
Beşiktaş, Borsada Yatırımcısına En Fazla Kazandıran Spor Şirketi Oldu https://www.igdirhaber.com.tr/besiktas-borsada-yatirimcisina-en-fazla-kazandiran-spor-sirketi-oldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/besiktas-borsada-yatirimcisina-en-fazla-kazandiran-spor-sirketi-oldu/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:37:10 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9104 Borsa İstanbul’da işlem gören spor şirketleri arasında geçen ayı yüzde 24 yükselişle tamamlayan Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret AŞ, yatırımcısına en fazla kazandıran spor şirketi oldu.

AA muhabirinin derlediği verilere göre, spor endeksi geçen ay yüzde 9,5 değer kazandı.

Şubatta yatırımcısını Beşiktaş ve Trabzonspor sevindirirken, Fenerbahçe ve Galatasaray üzdü. Analistler, 4 büyüklerin finansal performans bakımından Avrupa’nın en kötü 10 takımı arasında yer aldığını belirterek, mali ve finansal açıdan yaşanan sıkıntıların spor şirketlerinin hisse performanslarını olumsuz etkilediğini bildirdi.

Geçen ay Jonas Svensson, Joe Worrall, Ernest Muçi ve Ali Muhammed Al-Musrati’yi transfer eden Beşiktaş’ın hisseleri yüzde 24 yükseldi. Kulüp ayrıca 3 yıllığına Beko ile forma göğüs sponsorluğu imzaladıklarını, Arçelik ile de forma sponsorluğu için anlaşmaya varıldığını açıkladı.

Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında İstanbulspor’u 2-0 mağlup eden Beşiktaş, ligdeki yenilmezlik serisini 4 maça yükseltti. Bu sezon ilk kez 4 maçlık yenilmezlik serisi yakalayan siyah-beyazlı takım, son 4 maçında 3. galibiyetini elde etti. Beşiktaş ayrıca TÜMOSAN Konyaspor’u 2-0 mağlup ederek Ziraat Türkiye Kupası’nda yarı finale yükseldi.

Beşiktaş’ı Trabzonspor takip etti

Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliğinin hisseleri de şubat ayında yüzde 10,9 değer kazandı.

Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Yukatel Adana Demirspor’u 1-0 yenen Trabzonspor, bu sezon ilk kez art arda 3 maç kazanmış oldu. Karadeniz ekibi, teknik direktör Abdullah Avcı’nın yönetiminde Lig’de iddiasını sürdürüyor.

Lig’in ilk iki sırasındaki takımlar yatırımcısını üzdü

Yatırımcısına, Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar yüzde 2,4, Fenerbahçe Futbol AŞ ise yüzde 6 kaybettirdi.

Galatasaray, Süper Lig’de zirvede bulunmasına karşın borsada yatırımcısını memnun edemedi. Kulüp, UEFA Avrupa Ligi play-off turunda 3-2 kazandığı maçın rövanşında Çekya’nın Sparta Prag ekibine 4-1 yenilerek Avrupa kupalarına veda etmişti.

Ziraat Türkiye Kupası’nın son şampiyonu Fenerbahçe, bu sezon kupaya çeyrek finalde MKE Ankaragücü’ne 3-0 yenilerek elendi.

Yıl başından bu yana en fazla Beşiktaş kazandırdı

Spor şirketleri yıl başından bu yana sergiledikleri hisse performansında yatırımcısına kazandırdı. Yapılan transferler, transferlerden elde edilen gelirler ve sponsorluk anlaşmalarıyla birlikte spor şirketlerinin hisseleri yılbaşına göre yükseldi.

Bu dönemde Beşiktaş’ın hisseleri yüzde 57,7, Fenerbahçe’nin yüzde 13,9, Galatasaray’ın yüzde 11,4, Trabzonspor’un hisseleri ise yüzde 7,4 arttı.

En fazla piyasa değerine sahip takım Beşiktaş oldu

Halka açık 4 spor şirketi arasında en fazla piyasa değerine sahip kulüp olan Beşiktaş, şubat ayını 16 milyar 233 milyon 999 bin 999 lira piyasa değeriyle tamamladı.

Beşiktaş’ı 10 milyar 313 milyon 716 bin lira piyasa değeriyle Fenerbahçe, 7 milyar 581 milyon 600 bin lirayla Galatasaray, 4 milyar 325 milyon lirayla Trabzonspor izledi.

Borsada işlem gören 4 spor şirketinin Aralık 2023, Ocak 2024, Şubat 2024, kapanış fiyatı, değişimi, 2023 sonuna göre farkı ve piyasa değeri şöyle:

Şirket 2023 Aralık kapanış fiyatı 2024 Ocak kapanış fiyatı 2024 Şubat kapanış fiyatı 2024 Şubat aylık değişim (yüzde) 2023 sonuna göre fark (yüzde) Piyasa değeri
Beşiktaş 42,86 54,50 67,60 +24 +57,7 16.233.999.999
Trabzonspor 1,61 1,56 1,73 +10,9 +7,4 4.325.000.000
Galatasaray 6,30 7,19 7,02 -2,4 +11,4 7.581.600.000
Fenerbahçe 91,45 110,80 104,20 -6 +13,9 10.313.716.000
]]> https://www.igdirhaber.com.tr/besiktas-borsada-yatirimcisina-en-fazla-kazandiran-spor-sirketi-oldu/feed/ 0 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Yılın ikinci yarısında yıllık bazda enflasyon düşüşü çok belirgin bir şekilde göreceğiz” https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-yilin-ikinci-yarisinda-yillik-bazda-enflasyon-dususu-cok-belirgin-bir-sekilde-gorecegiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-yilin-ikinci-yarisinda-yillik-bazda-enflasyon-dususu-cok-belirgin-bir-sekilde-gorecegiz/#respond Thu, 20 Jun 2024 09:21:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8925 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Yılın ikinci yarısında yıllık bazda enflasyon düşüşü çok belirgin bir şekilde göreceğiz”

” Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu Eylem Planı’nı yarın kamuoyuna deklare etmeyi planlıyoruz.”

ANKARA – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yılın ikinci yarısında yıllık bazda enflasyon düşüşü çok belirgin bir şekilde göreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin düzenlendiği TOBB Türkiye Sektörel Ekonomi Şurasına katıldı. Yılmaz, 2024 -2026 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programımız ve 2024-2028 dönemini kapsayan 12. Kalkınma Planımız başta olmak üzere yol haritalarımızı sizlerle fikir birliği içerisinde hazırladık ve hayata geçirdiklerini ifade etti. Yapısal reform gündemini yine yatırımcıdan gelen geri dönüşler ve beklentiler yönünde şekillendirdiklerini belirtti. Yılmaz, Türkiye’nin dört bir köşesinde üretimi, istihdamı, yatırımı, ihracatı üstlenen sektör temsilcilerinin dile getireceği hususlar bizler için son derece kıymetli ve önemli olduğunu vurguladı.

İl ziyaretlerinde de hangi ile gidersek gidelim mutlaka özel sektörle ve bilhassa ekonominin kanaat önderleri olarak gördükleri oda-borsa başkanları ve üyeleriyle buluşmaya hassasiyet gösterdiklerini ifade eden Yılmaz, “TOBB çatısı altında Oda-Borsalar aracılığı ile iş dünyamızın bizden talep ettiği pek çok konuyu hayata geçirdik. Mesleki eğitimin yaygınlaşmasından, kara gümrük kapılarının modernize edilmesine, lisanslı depoculuk sisteminin ülkemize kazandırılmasından, oda-borsaların dijitalleşmesine pek çok adımı birlikte attık. Biz sizlerin yanında olduk, sizler de bizi gayretlerimizde yalnız bırakmadınız” diye konuştu.

Hükümet kanadından ilgili Bakanlarla her zaman olduğu gibi üreticilerin yanında olduklarını aktaran Yılmaz, “Ülkemizin ekonomi ve finans alanındaki kazanımlarını artırmaya ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla geleceğe güvenle bakmaya kararlıyız. 100 yıllık cumhuriyeti hep birlikte ileriye taşıyacağız” dedi.

Yılmaz, Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşının devam eden etkileriyle küresel büyümedeki zayıf seyir sürerken jeopolitik riskler, fiyatların oynaklığını ve riskleri artırdığını söyledi.

“Enflasyonla mücadele, mali disiplinin sağlanması, büyümenin dengelenmesi, cari açığın azaltılması ve rezervlerin güçlendirilmesi için çalışıyoruz”

Geçen ay yayınlanan Dünya Bankası Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nda küresel büyüme beklentisi; 2024 yılı için değiştirilmeyerek yüzde 2,4, 2025 yılı için 0,3 puan düşürülerek yüzde 2,7 olarak açıklandığını hatırlatan Yılmaz, “Böyle bir küresel iklimde geçtiğimiz yıldan bu yana ekonomimizde belirsizliği azaltıcı, tüm sektörlerin önünü daha net görebileceği politikaları hayata geçiriyoruz. Enflasyonla mücadele, mali disiplinin sağlanması, büyümenin dengelenmesi, cari açığın azaltılması ve rezervlerin güçlendirilmesi için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

2023 Mayıs seçimleri sonrası güçlü bir siyasi istikrar ortamı sağladıklarını vurgulayan Yılmaz, “Siyasi güven ve istikrar ekonominin de temeli. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü bir iradeyle desteklediği politika belgelerimizle toplumumuzla paylaştık” ifadelerini kullandı.

Bugün açıklanan verilere göre Türkiye’nin 2023 yılında yüzde 4,5 oranında büyüdüğünü ve OVP tahminin üzerine çıktığını açıklayan Yılmaz, “Açıklanan küresel büyüme verilerine göre dördüncü çeyrekte ve 2023 yıl genelinde OECD ve G-20 ülkeleri arasında büyüme oranında ikinci sırada yer alarak küresel ölçekte üst sıralardaki konumumuzu sürdürüyoruz. Ekonomi programımız yatırımcı güvenini tekrar inşa etmeye destek oluyor. 2023 yılı Aralık ayında istihdam edilenlerin sayılarında iyi rakamlar gördük. Büyümemiz istihdam dostu bir büyüme oldu diyebiliriz. Aralık ayında yayımlanan işsizlik oranı 8.8’di yıllık rakam henüz çıkmadı tek haneli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İlk defa tarihimizde 32 milyonun üzerinde bir istihdam rakamına ulaşmış olduk. İhracatımız bir önceki yıla göre yüzde 0,6 oranında artışla 255 milyar dolarla tarihi bir süreç yaşadı. Avrupa başta olmak üzere ihraç pazarlarımızdaki durgunluğa rağmen ihracatımız bu performansı sergiledi” şeklinde konuştu.

2024 yılı Ocak ayında ihracat, %3,5 arttığını yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığını gördüklerini belirten Yılmaz ithalatta ise farklı bir tablo var olduğunu söyledi.

Dış ihracat açığının daralma eyleminin devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, “Tarihimizde ilk defa 1 trilyon dolar seviyesini geçtik. Böylece nominal olarak dünyada on yedinci büyük ekonomi konumumuzu pekiştirmiş olduk. Ayrıca satın alma gücünde 11. konumumuz devam ediyor. Oransal baktığımızda cari açık bizim için kritik bir hadise. Geçen yılın ortalarda altmış milyar dolarlara kadar çıkmıştı bir araya açılmış. Yıl sonunda 45 milyar dolar seviyelerine kadar geriledi. Yeni milli gelirimiz birlikte yüzde 4 oranına düştüğünü görüyoruz. Cari açığın milli gelire oranını. Bu tam olarak orta vadeli programda da yaptığımız tahmindi bu tahminin tuttuğunu görüyoruz. Bütçe açığı açısından da yine olumlu bir yansıması oldu. Bu büyümemizin. malum bütçe açığı da milli gelire oranla ifade edilen bir rakam. Orta vadeli programda 6.4 diye tahmin edilmiştik bütçe açığının milli gelire oranını daha sonra bunu 5.4 revize ettik bütçe görüşmeleri esnasında. Son geldiğimiz rakam ise bunun da altında yüzde 5 nokta seviyesinde gerçekleştiğini gösteriyor şu an milli gelir rakamlarıyla. Depremin toplamda üç nokta altı puan katkısına rağmen bütçe açığımız oldukça iyi bir noktada gerçekleşti. Deprem etkisi hariç baktığımızda bütçe hattımızın milli gelire oranı yüzde 1.6 bir civarında. Deprem harcamaları, tek seferlik harcamalar, yatırım niteliğinde harcamalar dolayısıyla bütçede yapısal bir bozulmaya yol açmıyor. Bu açıdan da geldiğimiz nokta bütçe dengeleri açısından da son derece iyi bir nokta diye ifade isterim” şeklinde konuştu.

Büyümenin kompozisyonu da çok önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz sözlerini şu şekilde sürdürdü:

” Büyümenin kompozisyonunda henüz tam istediğimiz yerde olmasak da trende baktığımızda, gelişmelere baktığımızda yatırımın ve ihracatın daha fazla yol oynadığı bir büyüme yapısına doğru adım adım yürüyoruz. Büyümenin kompozisyonu son çeyrekte özellikle bu anlamda yine umut verici yatırımların son çeyrekteki katkısı hepimiz için yine sevindirici bir rakam. Onu da buradan ifade etmiş olayım. Tabii ki bu analizlerimizi önümüzdeki günlerde daha detaylı bir şekilde ortaya koyacağız. İhracattaki bu gelişmelerin dışında sermaye akımlarında da yine olumlu bir seyir içinde olduğumuzu söyleyebilirim. Özellikle dünyada yılın ikinci yarısından itibaren başlayacak olan yeni para politikaları ve bunun gelişmekte olan ülkelere yönelik ortaya çıkaracağı sermaye akımlarından ülkemiz hak ettiği payı alacaktır. Yeni politikalarımızla da birlikte ülkemize bu yılın ikinci yarısından sonra daha güçlü bir sermaye atılımında beklediğimizi etmek isterim. İhracatı ve yatırımları destekliyoruz. Yeni politikalarımızın bazı şirketlerimiz için faaliyetler için finans açısından bazı sorunlar doğurduğunun farkındayız. Ama makro dengelerimiz açısından bir takım gelişmeler de sağlamak durumdayız. Bunu yaparken özellikle ihracatçılarımızı yer ve yatırımcılarımızın selektrik politikalarla desteklemeye gayret ediyoruz.”

Yılmaz, enflasyonla mücadele ederken diğer taraftan büyümenin kompozisyonunu yatırım ve ihracata ağırlıklı bir şekilde dönüştürerek ekonomimizi kalkınmanın daha üst noktalara taşıdıklarını belirtti.

“Rezervlerimiz istikrar siyasi güven ortamı bütçe açıklarımızın kontrol devam etmesi risk primimizi de düşürmüş durumda”

Yılmaz konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Dış finansman koşulları, rezervlerin seviyesi, cari dengedeki iyileşme ve Türk lirası varlıklara yurt içi ve yurt dışı talebin güçlenerek artması, döviz kuru istikrarı ve para politikasının etkinliğine güçlü katkıda bulunmaktadır. Bütün bunlarla birlikte artan rezervlerimiz istikrar siyasi güven ortamı bütçe açıklarımızın kontrol devam etmesi risk primimizi de düşürmüş durumda.”

“Çok güçlü bir eylem planı hazırladık. Bunu da yarın itibariyle kamuoyuna deklare etmeyi düşünüyoruz”

Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu çalışmalarımız kapsamında yatırımlarla ilgili özel sektörden gelen ihtiyaç ve taleplere yönelik olarak TOBB dahil özel sektör çatı STK’ları ve kamu kurumlarından oluşan paydaşlarla kapsamlı toplantılar yaptıklarını belirten Yılmaz, “Bir eylem planı üzerinde kamu ve özel sektör olarak uzlaştık çok güçlü bir eylem planı hazırladık. Bunu da yarın itibariyle kamuoyuna deklare etmeyi düşünüyoruz. Yatırım ortamıyla ilgili mevzuatın, idari ve yargısal süreçlerinin kolaylaştırılması ve sadeleştirilmesi, sanayi için öncelikli olmak üzere yatırım yeri imkanlarının geliştirilmesi, hedef odaklı ve seçici yatırım finansmanı sağlanması, sanayide dijital ve yeşil dönüşümün hızlandırılması, mesleki eğitim ve iş gücü piyasalarındaki ihtiyaçların giderilmesi gibi alanlarda iyileştirme hedefleyen 57 maddelik YOİKK Eylem Planında tüm paydaşlar ile mutabık kaldık” diye konuştu.

Yılmaz,halihazırda eylem planındaki yapısal reformların bazı başlıkları uygulamaya konulmaya başlandığını bir kısmı ise Meclis Genel Kurulunda görüşülmeye başlandığını ifade etti. 2024 yılında Eylem Planındaki alanlarda yapısal dönüşümü tamamlayıcı adımlar atacaklarını vurguladı.

“Yılın ikinci yarısında yıllık bazda enflasyon düşüşü çok belirgin bir şekilde göreceğiz”

Enflasyondaki gelişmeler kritik ve önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, “Aylık bazda düşüş bir trendi görmüştük, Ocak ayında geçici yükseliş olduğunu düşünüyoruz. Yıllık bazdaki bazı ayarlamalar ücretler ve fiyatlardaki gelişmeler nedeniyle bir miktar yüksek geldi ama önümüzdeki aylarda bunun azaldığını göreceğiz. Yılın ikinci yarısında yıllık bazda enflasyon düşüşü çok belirgin bir şekilde göreceğiz. 2025’de ise bu süreç çok daha ileri aşamalara taşınmış olacak. OVP yüzde 15 hedefimiz var. 2026’da ise yeniden tek haneli rakamlara kavuşturmaya kararlıyız. Bunu sadece ekonomik mesele olarak görmüyoruz. Hem de sosyal refah açısından son derece önemli diye düşünüyoruz. Öncelikle temel hedefimiz enflasyonu düşürmek” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-yilin-ikinci-yarisinda-yillik-bazda-enflasyon-dususu-cok-belirgin-bir-sekilde-gorecegiz/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: KOBİ’lere destek verilmeli, finansman imkanları sağlanmalı https://www.igdirhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kobilere-destek-verilmeli-finansman-imkanlari-saglanmali/ https://www.igdirhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kobilere-destek-verilmeli-finansman-imkanlari-saglanmali/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:00:53 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8852 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, reel sektör firmalarının krediye erişimde büyük bir zorluk yaşadıklarını belirterek, “Büyümenin bereketi, her kesime yansısın istiyorsak, KOBİ’lerimize destek vermeli, uygun finansman imkanlarına ulaşmalarını sağlamalıyız.” dedi.

Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası, TOBB İkiz Kuleler’de, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, ilgili bakanlık temsilcileri ile sektör meclisi başkanlarının katılımıyla düzenlendi.

Hisarcıklıoğlu açılış konuşmasında Şura’nın kamu ile özel sektörü bir araya getiren, sıkıntıların ve önerilerin doğrudan icra makamına iletebildiği çok önemli bir platform olduğunu söyledi.

Önceki şuralarda dile getirdikleri pek çok meselenin, geçmişte çözüme kavuşmuş olmasının çok değerli, çok önemli ve memnuniyet verici olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, “Şimdi gündeme getireceğimiz konulara da, geçmişte olduğu gibi, çözüm getireceğinize (katılımcılara) inanıyoruz. Zaten bizler için en önemlisi, bugünkü gibi, devletimizi yanımızda görmek. Ekonomide elbette bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Ama enseyi karartmıyor, mücadeleden vazgeçmiyoruz.” diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, ekonomi yönetiminde tecrübeli isimlerin iş başında olmasının kendilerine moral verdiğini, hep birlikte ekonomiyi daha sağlam temellere kavuşturacaklarına inandıklarını ifade etti.

Bugün açıklanan büyüme verisinin de geleceğe dönük umutları artırdığını dile getiren Hisarcıkıoğlu, “Küresel ekonomilerdeki durgunluğa ve asrın deprem felaketine rağmen, Türkiye ekonomisi güçlü seyreden iç tüketimi sayesinde yılın son çeyreğinde de büyümesini sürdürmüş ve 2023 yılını yüzde 4,5 büyüme ile tamamlamıştır.” ifadesini kullandı.

“Vergi sistemini yeni baştan tasarlamalıyız”

Hisarcıklıoğlu, sektör meclisleri başkanlarının en çok talep edilen konuları topladıklarını ve çözüm önerileri hazırladıklarını belirterek, söz konusu önerileri şöyle sıraladı:

“Reel sektör firmalarımız krediye erişimde büyük bir zorluk yaşıyor. Büyümenin bereketi, her kesime yansısın istiyorsak, Kobilerimize destek vermeli, uygun finansman imkanlarına ulaşmalarını sağlamalıyız. İkincisi, her geçen sene daha da karmaşık hale gelen, yatırım ve üretim yapmayı zorlaştıran vergi sistemini yeni baştan tasarlamalıyız. Üçüncüsü, OECD endeksinde, İskandinav ülkeleri dahil en katı işgücü piyasası bizde. Bundan da herkes mustarip. İşverenlerimiz daha fazla istihdam sağlayabilecek. Mevzuatımız adeta bunu caydırır bir halde. Vatandaşlarımızın da daha fazla iş imkanına ulaşmalarına, daha çok kazanmalarına engel çıkarıyor. İstihdamı cezalandıran değil, ödüllendiren bir yaklaşımla çalışma hayatına bakılmalı. Dördüncü olarak, yatırım izin süreçleri çok karmaşık. Üstelik yatırım sürecinde başına ne gelecek, hangi mevzuat değişiklikleriyle, hangi farklı bürokratik yaklaşımlarla karşılaşacak, yatırımcılarımız bunları bilmiyor, öngöremiyor. Bu da yatımların istediğimiz hızda artmasını engelliyor. Bu nedenle, yatırım izinleri ve devlet teşviklerinin tek noktadan takibi ve koordinasyonunu sağlanmalı. Beşincisi de yatırımların önünü açabilmek üzere yatırım yeri sorununu çözmeliyiz.”

“İç Anadolu- Doğu Akdeniz kuşağında yeni bir sanayi havzası planlanmalı”

Sanayi yatırımlarının ülkenin yüzölçümü içindeki paylarına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

” Almanya’da yüzde 4, İtalya’da yüzde 2,8, OECD ortalaması bile yüzde 2,4. Bizde ise sadece binde 3. Sanayimiz, küresel rekabette ayakta kalabilmek için, dünyadaki rakiplerinin onda biri kadar bir alanda faaliyet gösteriyor. Sanayi arazilerinin artırılasına ilişkin bir master plan hazırlanmalı ve arsa alımıyla bina inşaatına ilişkin finansman çözümleri geliştirilmeli. Böylece sanayicimiz kısıtlı sermayesini daha verimli alanlarda yatırım yaparak değerlendirmeli. Yine bu kapsamda İç Anadolu-Doğu Akdeniz kuşağında yeni bir sanayi havzası planlanmalı.”

“Bakanlarımızın icracı ve reformcu iş yapma tarzına güveniyoruz”

Hisarcıklıoğlu, geçen yıl “asrın felaketi” olarak kabul edilen çok büyük bir deprem yaşandığını anımsatarak, “Yeni sanayi havzasıyla, bir taraftan Marmara’daki riski azaltabilir, aynı zamanda da yüksek teknolojili ve daha büyük katma değerli yatırımlar için Marmara’da alan açabiliriz.” diye konuştu.

İş dünyası olarak her şeyden önce öngörülebilirlik istediklerinin, geleceğe dair yol haritası beklediklerinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“İş planları yapmak ve güven içinde ilerlemek üzere, Cumhurbaşkanı Yardımcı’mız Sayın Cevdet Yılmaz’ın liderliğinde hazırlanan Orta Vadeli Program’ın da gayet önemli olduğunu düşünüyoruz. Sağ olsun kendisi de istişareye ve ortak akla her zaman önem veren biri olarak, bu konu da dahil, her zaman bizlerle bir araya geldi, görüş ve önerilerimizi aldı.

Biz; koşmaya, çalışmaya, üretmeye hazırız. Allah’ın izniyle tüm sıkıntıları aşacak, yola devam edeceğiz. Ülkemizi daha güçlü, daha zengin, daha müreffeh yapmak için üretmeyi, emek vermeyi sürdüreceğiz.”

Şura, açılış konuşmalarından sonra basına kapalı devam etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kobilere-destek-verilmeli-finansman-imkanlari-saglanmali/feed/ 0
Mardin’de 20 Milyon Dolarlık İhracat Odaklı Fabrika Kurulacak https://www.igdirhaber.com.tr/mardinde-20-milyon-dolarlik-ihracat-odakli-fabrika-kurulacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/mardinde-20-milyon-dolarlik-ihracat-odakli-fabrika-kurulacak/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:12:58 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8780 Mardin’de yurtdışına ihracat odaklı 20 milyon dolarlık bir fabrika kurulacak. Türkiye’nin farklı illerinde yatırımlarına devam eden Azim Group Holding, bir yandan yatırımlarını devam ettirirken diğer yandan ise halka arz olma sürecinde Mardin’de bir ilke imza atmanın heyecanını yaşıyor. Yönetim Kurulu Başkan Vekilliğini üç farklı bakanlık bünyesinde bakan yardımcılığı görevlerini yapan Av. Fatih Metin, Azim Group olarak Mardin’deki yatırımlarına devam ettiklerini söyledi.

Mardin OSB’de hizmet veren Azim Un Fabrikasını ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceleyen Av. Metin, 2023 yılı itibariyle halka arz sürecini başlattıklarını dikkat çekerek Azim Group Holding olarak Mardin’de katma değer sağlayan yeni istihdam yatırımlarını sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi.

BİR İLKE İMZA ATACAK

2024 yılının Haziran ayında halka arzı yetiştirmeye çalıştıklarını dikkat çeken Metin, Mardin’in halka arz olan ilk şirketi olacaklarını ifade ederek, “İnşallah bu gururu hep birlikte yaşayacağız. Bununla beraber biz halktan aldığımızı halka verecek bir sloganla yola çıktık. Yani halktan aldığımızı halka vereceğiz. Bu nasıl olacak halka arzla beraber temin ettiğimiz sermayeyi yine Mardin’de yatırıma dönüştüreceğiz.” dedi.

Daha önceden yeni yatırımların müjdelerini verdiklerini hatırlatan Metin, “Hamdolsun o yatırımlarımızı biz halka arz olmadan başladık. Bunların birincisi Eylül ayında burada sizlerle sizin vasıtanızla müjdeyi vermiştik. Aralık ayında da verdiğimiz müjdenin temelini atmıştık.” diye konuştu.

2 ayda çok büyük bir mesafe kat ettiklerini vurgulayan Metin, Bu yatırım bu bölgedeki mahsulün daha değerli bir katma değerli şekilde devam etmesini sağlayacak Lisanslı depoyu da yeni hasat yılına yetiştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

20 MİLYON DOLARLIK BİR YATIRIM DAHA YOLDA

Halka arz sürecinden sonra 20 milyon dolarlık bir yatırım planlarının daha olduğunu belirten Metin, yeni dönemde un sektörüyle beraber Makarna sektörünün de de azim grup holding olarak yatırımlarını yapacaklarını ifade etti.

Fizibilite çalışmalarının son aşamaya geldiğinin müjdesini veren Metin, halka arzla beraber bu önemli yatırımı da Mardin’imize kazandıracaklarını anlattı.

İHRACAT ODAKLI YATIRIM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin her geçen gün hızla geliştiğine de değinen Metin, “Ülkemiz gelişiyor, değişiyor, büyüyor ve gelişen değişen dünya içerisinde de ülkemiz bu değişime ayak uyduruyor. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hükümetimizin başarıları her alandaki adımlarıyla beraber ülkemiz hızla bölgesinde en güçlü ülke olma durumunda ve Avrupa Birliği sürecinde de Avrupa Birliği ile olan ilişkilerde de çok önemli adımlar atıyoruz. Onun dışında bölgenin güvencesiyiz, huzuruyuz ve dolayısıyla biz barışın huzurun olduğu yerde de ticaretin sanayinin üretimin yatırımın odak noktasıyız.

Zaten Türkiye olarak transit ülkesiyiz. Asya ile Avrupa’yı Rusya ile bütün dünyayı birbirine bağlayan bir transit odağındayız. Birçok firmanın dünyaca ünlü firmanın orta Doğu’da orta Asya operasyonlarını yönettikleri bir merkez konumundayız. Dolayısıyla ülkemiz daha hızlı büyümeye gelişmeye devam ediyor. Bizde azim grup holding olarak hem Mardin’deki yatırımlarımızı hem Adana’daki yatırımlarımızla büyümeye devam edeceğiz. Özellikle ihracat odaklı bir yatırım planı ön görüyoruz. Dediğim gibi halktan aldığımızı halka arz ederek büyümeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mardinde-20-milyon-dolarlik-ihracat-odakli-fabrika-kurulacak/feed/ 0
BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi Türkiye’den yönetiliyor https://www.igdirhaber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:21:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8637 BSH Ev Aletleri Grubu’nun 2020 yılından bu yana Türkiye’den yönetilen ve 130 ülkede 4,6 milyar nüfusu kapsayan Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM), stratejik yatırım hamleleriyle şirketin en hızlı büyüme potansiyelini barındıran bölgesi olarak öne çıkıyor.

Avrupa’nın önde gelen ev aletleri üreticilerinden BSH’nin dört ana yönetim bölgesinden biri olan Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM), stratejik önemi ve operasyonlardaki başarısı ile öncü konumunu koruyor. Nisan 2020’den bu yana Türkiye’den yönetilen bölge 2023 yılında da yatırımların çekim merkezi oldu. Bölgenin 2023 yılındaki performansını değerlendirmek ve gelecek hedeflerini paylaşmak üzere BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın ile BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman sözcülüğünde bir basın toplantısı düzenlendi.

BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su olarak görevi Mayıs 2023’te devralan Gökhan Sığın, yaptığı değerlendirmede, “Dünya çapında 39 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile şirketimizin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bırakıyoruz. 130 ülke ile çok geniş bir coğrafyada 4,6 milyarlık büyük bir nüfusu barındıran bölgemizde, 2024 yılında karlı büyümemizi sürdürme hedefiyle yol alıyoruz. Büyük çeşitliliklere ve farklı dinamiklere ev sahipliği yapan bu bölge büyüme potansiyeliyle bizim için her zaman önemli fırsatlar sunuyor. 13 iştirak, 9 fabrika, güçlü global marka portföyü, yenilikçi ürün ve hizmetlerimiz ile Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2023 yılını güçlü bir performansla tamamladık” dedi.

İhracat ve Yatırım Merkezi: Türkiye

Sığın ayrıca, Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2027 yılına kadar her yıl çift haneli büyüme hedefini koruduklarını belirterek bu büyümenin itici gücünün Türkiye olduğuna da vurgu yaptı. Sığın, sözlerine şöyle devam etti: “2020 yılında yakaladığımız büyüme ivmesi devam ediyor. REM pazar büyüklüğünün 2030 yılına kadar 51 milyar euroya ulaşmasını bekliyoruz. Bu başarının taşıyıcı gücü ise gururla ifade etmeliyiz ki Türkiye oldu.”

BSH Ev Aletleri Grubu’nun dünyadaki en büyük tesislerinden BSH Çerkezköy fabrikalarındaki üretimin yüzde 56’sının ihraç edildiğine dikkat çeken Sığın “Başta Avrupa olmak üzere 150 ülkeye ihracat yapıyoruz. Sadece kendi bölgemizdeki 44 ülkeye Türkiye’den ürün gönderiyoruz. Çerkezköy’de üretilen ürünlerimiz Çin’e kadar ulaşıyor. Bu aynı zamanda Çin’e trenle yapılan ilk sevkiyat özelliği taşıyor. Global pazardaki konumumuzu daha da güçlendiriyoruz” şeklinde konuştu.

Sığın sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye aynı zamanda know-how ihracatıyla öne çıkıyor. Buradaki deneyim ve birikimiyle rol model olan örnek çalışmalara imza atan Türkiye’de bu yıldan itibaren yatırımlarımızı iki kat artırmayı planlıyoruz.”

Mısır’da yeni fabrika yatırımı

Tüketicilerin birbirinden farklı ihtiyaç ve beklentilerine odaklanarak sürdürülebilir çözümler sunduklarını belirten Sığın, aynı zamanda bölgede istihdama da katkı sunduklarına işaret etti. Sığın bölgede 10 binden fazla kişiye istihdam sağlayan şirketin Mısır’daki yeni fabrikayla beraber doğrudan ve dolaylı 1000 kişiye iş fırsatı oluşturacaklarını belirtti. Gökhan Sığın, son teknoloji ürünü fabrikanın sürdürülebilirlik yaklaşımıyla tasarlandığını vurgularken HF filtresi gibi bazı teknolojilerin Mısır’da ilk kez uygulandığını paylaştı. Geçen yıl temeli atılan fabrikada 2025 yılında 80 bin adet fırın üretilmesi planlanıyor. Geçen yıl yapılan yatırımlara Vietnam’daki yeni iştirak ve Türkiye’deki lojistik hizmet merkezini örnek veren Sığın, “Yerel pazarlara yakınlık hedefimiz ve global stratejilerimiz doğrultusunda büyümeye devam ediyoruz” diye konuştu.

Sürdürülebilirlik odaklı deneyim mağazaları

Türkiye üretim, Ar-Ge, insan kaynaklarının yanı sıra iş modellerinde de bölgeye rol modeli olma özelliği taşıyor. Yeni nesil deneyim mağazacılığının tüm dünyada öne çıktığına değinen Gökhan Sığın, “BSH’nin Türkiye’de Bosch, Siemens, Profilo marka konseptli 3 binden fazla lokasyonda mağazası yer alıyor. Şirketimiz, 2024 yılında 18 lokasyona ulaşmayı planladığı Mısır’da 9 mağaza ile hizmet veriyor. Geniş mutfakları, rahat ve mekana yayılmış ürün sergileme alanları ile dikkat çeken Güney Afrika’daki premium showroom’larında da kısa süre önce satışa başlandı. Şirketimiz diğer ülkelerde de örnek aldığı bu showroom alanlarını artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca Singapur, Tayland, Malezya’daki deneyim mağazalarımızın yanında Endonezya ve Vietnam’daki bayi yatırımları ile de REM bölgesindeki lokasyon sayısını da artırıyoruz” dedi.

“Şirket olarak en son teknolojiye sahip enerji verimli ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin hayatını kolaylaştırırken gezegenimizin ve yeni nesillerin geleceği için sürdürülebilirliği tüm süreçlerimizin ana odağında tutuyoruz” diyen Sığın, çevresel sorumluluklarını bir adım öteye taşıyarak sürdürülebilir ve verimli ürünler sergilemek üzere yeni bir mağaza konsepti geliştirdiklerini belirtti.

Sığın, “Türkiye’nin pek çok ilinde yaptığımız ‘Deneyim Mağazacılığı’ yatırımları ile geniş alanlarda pişirici ürün grubu, elektrikli süpürge ve Premium kahve makinelerimiz gibi pek çok ürünümüzü müşterilerimiz mağazamızda deneyimleyip keyifli vakit geçirebiliyor. Bunun yanında güneş enerjisi kullanan ilk sürdürülebilir mağaza konseptimizi de 2023’te Türkiye’de hayata geçirdik” dedi.

Hedef: 2030’a kadar ürünlerin yüzde 50’sini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretme

Yapılan açıklamaya göre, sürdürülebilirliği bütünsel bir bakış açısıyla ele alan şirket, enerji verimliliğini artıran projeleri ve yeşil enerji kullanımına gösterdiği hassasiyet ile 2020 yılından bu yana Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını tüm lokasyonlarında karbon-nötr olarak gerçekleştiriyor. Önlenemeyen emisyonlar için de karbon dengeleme projelerine destek veriyor. Son beş yılda yaklaşık 26.810 MWh enerji tasarrufunda bulunarak 10 bin 723 ton karbondioksit (CO2) emisyonundan kaçınan BSH Türkiye’nin bu tasarrufu yaklaşık olarak 4 kişilik 116 bin 568 ailenin enerji tüketimine tekabül ediyor. 2030 yılına kadar kullanılan elektriğin yüzde 100’ünü yeşil enerji kaynaklarından elde etmek için çalışmalarını sürdüren BSH Türkiye ayrıca, Kapsam 3 emisyonları olarak da bilinen, değer zincirlerinde meydana gelen dolaylı emisyonları, 2030’a kadar 2018’e kıyasla yüzde 15 azalmayı hedefliyor. Şirket 2030 yılına kadar 54 GWh’lik enerji tasarrufu sağlama hedefinin yüzde 55’ini 2019-2023 yılları arasında gerçekleştirmiş bulunuyor. Yakın bir zamanda su kıtlığı tehdidiyle karşı karşıya olan Ergene bölgesinde yer alan BSH Türkiye, 2017-2023 yıllarını kapsayan dönemde toplam yaklaşık 523 bin metreküp (yüzde 30) su tasarrufunda bulundu. Bu oran, 209 olimpik havuzuna tekabül ediyor.

2030’a kadar ürünlerinin yüzde 50’sini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretmeyi ve ürünlerdeki yeniden kullanılabilir malzeme oranını en az yüzde 95’e çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Sığın, “Bu çabalarımızla, sürdürülebilir bir gelecek için taahhütlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

Gelişen pazarlar bölgesinin lokomotifi Türkiye oldu

BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman, bu yıl itibarıyla önümüzdeki dönem için yatırım planlarını iki katına çıkardıklarını belirterek, özellikle teknolojiye yatırımlarıyla gezegene ve müşterilerine olan sorumluluklarının bilincinde, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini aktardı. İmza attıkları inovasyonlarla müşterilerinin evdeki yaşam kalitesini artırmak için çalıştıklarını söyleyen Sedef Ataman, “Yeni fabrika ve iştiraklerimiz, kapasite artırımlarımız, Ar- Ge yatırımlarımız, büyüyen mağaza ve bayii ağımız ile de bölgede çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin lokomotifi Türkiye oldu. Türkiye’de faaliyete başladığımızdan bu yana 1,3 milyar euro tutarında yatırım ile ülkenin üretimine, ihracatına, istihdamına katkı sağladık. Bu yıl da yatırımlarımızı hem Türkiye hem de bölgede sürdürerek karlı büyümemizi koruyacağız” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/feed/ 0
Jeotermal Enerji Santralleri Yatırımları 5 Yılda 15 Milyar Dolara Ulaşacak https://www.igdirhaber.com.tr/jeotermal-enerji-santralleri-yatirimlari-5-yilda-15-milyar-dolara-ulasacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/jeotermal-enerji-santralleri-yatirimlari-5-yilda-15-milyar-dolara-ulasacak/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:45:34 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8525 Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) Başkanı Ufuk Şentürk, jeotermal enerji santrallerinin (JES) inşası için bugüne kadar yapılan yatırımların 7 milyar dolara ulaştığını belirterek, planlanan yatırımlarla bu tutarın 5 yılda 15 milyar dolara ulaşacağını bildirdi.

Türkiye’de jeotermal enerji sektörü, yenilikçi teknoloji uygulamaları ile dünyadaki örnekler arasında öne çıkarken, yabancı yatırımcıların alana ilgisi dikkati çekiyor. Jeotermal enerji üretimi için kullanılan sondaj teknikleri, jeotermal enerjinin elektrik üretimi yanında ısıtma ve soğutma gibi alanlarda kullanılmasını sağlayan entegre sistemler ve yenilikçi depolama teknolojileri sektörde öne çıkan yenilikçi teknolojiler arasında yer alıyor.

JESDER Başkanı Ufuk Şentürk, AA muhabirine, Türkiye’de JES yatırımlarında dünyanın en yeni ve modern teknolojilerinin kullanıldığını söyledi.

Türkiye’nin JES yatırımlarında son 15 yılda edinilen tecrübenin yatırımcılar için önemli örnek teşkil ettiğini vurgulayan Şentürk, yabancı yatırımcıların sektöre ilgisinin artması ve maliyetlerin düşmesiyle Türkiye’de jeotermal santral yatırımlarının 4 bin megavat elektrik (MWe) seviyesine ulaşacağını ifade etti.

Şentürk, “Jeotermal teknolojisinin gelecekte gelişip daha da ucuzlayacağı göz önüne alındığında, bu yatırım miktarı daha da artacak. Jeotermal enerji sektöründe yerli üretime ağırlık verilmesi ve yerli teknolojinin geliştirilmesi yatırımcılar için büyük bir maliyet kaleminin çözüme kavuşturulması anlamına geliyor.” dedi.

JES’lerin atıksız elektrik üretimi konusunda “en temiz” santraller olarak öne çıktığına dikkati çeken Şentürk, “Bu santrallerin sondaj süreçleri boyunca da çevreye zararlı ve alıcı ortama bırakılan hiçbir atığı bulunmamaktadır. Tüm sondajlarımız dünya standartlarında teknolojilerle ve çevre mevzuatına uygun olarak gerçekleştirilmektedir. Sondajlarımız 2 bin 500 ila 5 bin metre derinlik arasında açılmakta ve ortalama maliyetleri de 3 ila 6 milyon dolar arasında gerçekleşmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye, lityum rezervleri açısından 25’inci sırada yer alıyor”

Şentürk, jeotermal kaynaklı enerji üretim tesislerinden elde edilen lityuma ilişkin, “Sahanın jeokimyasal yapısına bağlı olarak akışkandan lityum eldesi değişmektedir. Bu sebeple sağlıklı veri elde edilebilmesi için bölgesel bazda çalışmaların yürütülmesi, elde edilebilecek rezervin sahaya göre hesaplarının detaylı olarak yapılması gerekmektedir. Fakat bu oranlar değişse de hali hazırda keşfi yapılmış jeotermal santrallerimizden sağlanacak lityum eldesi ile bu değerli mineralin çıkarılmasında büyük katkımızın olacağı inancındayız.” diye konuştu.

Türkiye’nin lityum rezervleri açısından 25’inci sırada yer aldığına ve yüksek teknolojili ürünlerin kullanımıyla lityum talebinin de artacağına işaret eden Şentürk, şöyle devam etti:

“Bu durumun lityumun yerini alabilecek yeni malzemelerin daha ekonomik olarak elde edilebileceği zamana kadar devam etmesi kaçınılmaz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde kıymetli maden ve minerallerin araştırıldığı enstitü çalışmaları arasında değerli mineral eldesine yönelik çalışmalar mevcut. Bizler bu projeler akabinde potansiyeli belirleyip endüstriyel anlamda kullanılabilir hale getirebilirsek hem enerji depolama anlamında hem de ihraç edilebilir ürünler anlamında avantajlı konuma geçeceğiz. Elektrik üretiminden kıymetli maden ve mineral eldesine kadar onlarca sektörde kullanılabilen jeotermal kaynaklar, Ar-Ge ve finansal destekle Türkiye’nin geleceğinde önemli rol oynayacak.”

Şentürk, mevcut durumda 65 lisanslı JES’in 1691 megavat seviyesinde elektrik kurulu güçle hizmet verdiğini bildirdi.

Santrallerin inşası için bugüne kadar yapılan yatırım tutarının 7 milyar dolara ulaştığı bilgisini veren Şentürk, gelecek 5 yıl içinde planlanan yatırımlarla bu tutarın 15 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğünü söyledi.

Şentürk, mevcut sahaların MTA tarafından yapılan ihaleleri sonucunda, jeotermal kaynak işletme ruhsatlarının devri için yatırımcılar tarafından devlete ödenen tutarın yaklaşık 1 milyar dolar olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bu sahalarda kurulan santraller ise devlete katma değer vergisi, kurumlar vergisi, stopaj vergisi, sosyal güvenlik kurumu primleri, devlet payı ve TEİAŞ’a yapılan iletim bedeli ödemeleri de dahil olmak üzere yılda yaklaşık 600 milyon dolar tutarında bir ödeme yapıyor. Diğer taraftan santrallerimizin inşası aşamasında yüzde 70 yerli makine ve aksam kullanılıyor. Yerli üretime ağırlık verilmesi ve yerli teknolojinin geliştirilmesi biz yatırımcılar için büyük bir maliyet kaleminin çözüme kavuşturulması anlamına geliyor.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/jeotermal-enerji-santralleri-yatirimlari-5-yilda-15-milyar-dolara-ulasacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Türkiye’nin yatırım potansiyelini anlattı https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-baskani-turkiyenin-yatirim-potansiyelini-anlatti/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-baskani-turkiyenin-yatirim-potansiyelini-anlatti/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:12:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8449 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, İngiltere’nin başkenti Londra’da katıldığı zirve kapsamında yaptığı sunumda Türkiye’deki yatırım potansiyelini anlatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2003’ten bu yana çok büyük atılımlar ve başarılar gerçekleştirildiğini bildirdi.

Dağlıoğlu, İngiltere’nin başkenti Londra’daki temasları kapsamında Kraliçe 2. Elizabeth Konferans Merkezi’nde düzenlenen ve dünyanın “yumuşak güç” temasıyla gerçekleştirilen en önemli etkinlikleri arasında gösterilen “Küresel Yumuşak Güç Zirvesi 2024″e ana konuşmacı olarak katıldı ve sunum yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, İngiltere, İsviçre, Yeni Zelanda başta olmak üzere dünya çapında 100’den fazla ülkeden üst düzey katılımcıların yer aldığı etkinlikte, Türkiye’deki yatırım potansiyelinin yanı sıra yatırım diplomasisi kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Türkiye ekonomisinin istikrarlı büyümesine ve dayanıklı yapısına vurgu yaparak sunumuna başlayan Dağlıoğlu, Türkiye’nin son 20 yılda bölgesinde en yüksek yoğunlukta uluslararası yatırım çeken ülke olduğunun altını çizdi.

Dağlıoğlu, sağlıklı ve güçlü ekonomik sistem için uluslararası doğrudan yatırımların taşıdığı öneme işaret ederek, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin tarihi, kuruluş aşamaları ve uluslararası yatırımcıların Türkiye’de çalışmasını kolaylaştıran yapısal reformların 20 yıllık geçmişi hakkında detaylar paylaştı.

Yürütülen marka ve kampanya çalışmaları hakkında da bilgi veren Dağlıoğlu, bir uluslararası yatırımın ön araştırma aşamasından proje sonlandırma aşamasına kadarki tüm süreçlerle ilgili yürütülen operasyonlar hakkında detaylı bilgiler sundu.

Dağlıoğlu, son dönemde ivme kazanan iletişim çalışmalarına da değinerek, uluslararası medya, sosyal medya, konvansiyonel ve dijital mecralarda gerçekleştirilen yenilikçi çalışmalara vurgu yaptı.

İmza attıkları süreli-süresiz yayınlar, uzman ekipler tarafından hazırlanan sektörel raporlar ve ödül alan çalışmalarla ilgili örnekler de paylaşan Dağlıoğlu, geleceğe yönelik projeksiyonlarını aktararak sunumunu tamamladı.

“Yatırım dünyasında Türkiye markasını en doğru şekilde konumlamaya çalışıyoruz”

Dağlıoğlu, AA’ya yaptığı açıklamada, Brand Finance tarafından düzenlenen zirveye Türkiye’nin doğrudan uluslararası yatırımcılara yönelik yürüttüğü kampanyaları anlatmak ve tecrübe paylaşımı için davet edildiklerini dile getirdi.

“Türkiye’nin anlatılması gereken çok büyük bir başarı hikayesi var.” diyen Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2003’ten bu yana çok büyük atılımlar ve başarılar gerçekleştirildiğini anlattı.

Dağlıoğlu, ilerleyen döneme dair de “Türkiye Yüzyılı” kapsamında önemli vizyona sahip olduklarının altını çizerek, şunları kaydetti:

“Türkiye markasının, o hak ettiği konumda, yüksek konumda kalması için ülke olarak faaliyet gösteriyoruz. Biz de yatırımcılara ulaşan mesajlar perspektifiyle yatırım dünyasında Türkiye markasını en doğru şekilde konumlamaya çalışıyoruz. Bugün burada o geçmiş kampanyamızı anlattıktan sonra bu geleceğe yönelik vizyonumuzu paylaşacağız. 2028 yılına kadarki dönem için hazırladığımız ve inşallah önümüzdeki dönemde tanıtmayı planladığımız doğrudan yatırımlar stratejimiz var. Bu stratejimizin nasıl kampanyaya dönüşeceğiyle ilgili bir çalışmamız da var. Bu bağlamda buradaki uluslararası iletişimciler camiasıyla da bir araya gelerek bu çalışmalarımızı istişare edeceğiz, fikirlerimizi olgunlaştıracağız ve bunu nasıl hayata geçireceğimizi konuşacağız.”

“Ortada ölçümlenebilir bir başarı var”

Dağlıoğlu, ayrıca, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde son 20 yılda bölgesinde en çok yatırım çeken ülkeler arasında en üst ligde yer aldığını belirterek, halihazırda teknopark ve AR-GE merkezlerinde 700’den fazla uluslararası şirketin faaliyet gösterdiğini, 80 binden fazla uluslararası şirketin çeşitli sektörlerde hizmet verdiğini bildirdi.

Sadece son 20 yılda Türkiye’ye gelen toplam uluslararası yatırımların tutarının 260 milyar doların üzerine çıktığını vurgulayan Dağlıoğlu, “Ortada ölçümlenebilir bir başarı var. Bu başarıya bizi ulaştıran iletişim çalışmalarının detayları ile ilgili örnekler verdik.” ifadelerini kullandı.

Dağlıoğlu, 2020’de gerçekleştirilen yeniden yapılanma süreci sonrasında 2021-2023 dönemlerini kapsayan ilk strateji belgesini yayınladıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çok yakında açıklamayı planladığımız ‘Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Stratejisi: 2024-2028’ dokümanının çizeceği ana rotada da ivmemizi artırarak kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Stratejimiz içinde iletişim ve tanıtma da müstakil bir politika alanı olarak yer alıyor. Şu anda Türkiye’nin küresel uluslararası doğrudan yatırımlar pazarında aldığı pay yüzde 1 civarında. Çağın gerektirdiği tüm iletişim mecraları ve araçlarından istifade ederek mümkün olan en kısa sürede bu oranı yüzde 1,5’e taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”

Dağlıoğlu, MÜSİAD UK’in düzenlediği panele katıldı

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, “Küresel Yumuşak Güç Zirvesi 2024″te yaptığı sunumun ardından Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği İngiltere Şubesi (MÜSİAD UK) tarafından düzenlenen “Ticari Başarı Yolculuğu” başlıklı panele katıldı.

İngiltere ve Türkiye ticari ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde (YEE) düzenlenen panelde, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı, MÜSİAD 2. Dönem Genel Başkanı Ali Bayramoğlu, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, eski TRT Genel Müdürü İbrahim Eren de yer aldı.

Panelde, MÜSİAD’ın kuruluş amacı, uluslararası yatırımlar ve Türkiye-İngiltere ticari ilişkileri ele alındı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-baskani-turkiyenin-yatirim-potansiyelini-anlatti/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Son 22 yılda 856 yatırım teşvik belgesi düzenlendi https://www.igdirhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:31:03 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8332 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 22 yılda 91 milyar lira tutarında sabit yatırım için 856 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 31 bin 300’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık.” dedi.

NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yapıldı.

Kacır, buradaki konuşmasında, tesisin, yenilenebilir enerji ve dijital altyapısı, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla sektörün yeni nesil sanayi tesislerinden olduğuna dikkati çekti.

Son 22 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ülke tarihine istikrar kazandırıldığını dile getiren Kacır, dünyanın kriz üstüne kriz yaşadığı bir dönemde, yarım asır sonrasına ışık tutan vizyon projelerin hayata geçirildiğini söyledi.

Bakan Kacır, ulaştırmadan eğitime, sağlıktan çevre ve şehirciliğe kadar her alanda bu vatanın her karış toprağı yatırımlarla ilmek ilmek dokunarak Türkiye’ye çağ atlatıldığını ifade etti.

Siyasi istikrarla tahkim edilen ekonomik istikrar iklimiyle sanayide ve teknolojide muazzam bir atılım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Kacır, şöyle devam etti:

“Zat-ı alinizin güçlü liderliğinde son 22 yılda askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento üretiminde Avrupa’da birinci Türkiye’yi inşa ettik. Savunma sanayisinde ülkemizi liderliğe taşıyan yeni nesil endüstri politikasını sivil alana taşıyarak yeni nesil elektrikli ve akıllı milli otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık. Şimdi Türkiye Yüzyılı’nda, Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirerek ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızı tahkim etmek üzere sanayide ve teknolojide yeni atılımlar gerçekleştiriyoruz. 81 şehrimizi de yeni eserlerle, hizmetlerle buluşturuyoruz.”

“Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı”

Kacır, “Halka hizmet Hakk’a hizmettir” şiarıyla yatırım teşvikleri, sanayi alanları, KOBİ’lere sağladıkları imkanlar ve bölgesel kalkınma projeleriyle Kütahya’yı Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyledi.

Kütahya sanayisinin gelişiminde şehrin ihracatının yüzde 60’ını, imalat sanayi istihdamının yüzde 40’ını gerçekleştiren seramik sektörünün öneminin büyük olduğunu belirten Kacır, şunları ifade etti:

“Son 22 yılda 91 milyar lira tutarında sabit yatırım için 856 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 31 bin 300’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. KOSGEB destek programlarımızla KOBİ’lerimize can suyu olduk. 22 yıl önce Kütahya’da KOSGEB desteklerinden yararlanan KOBİ’lerin sayısı iki elin parmağını geçmiyorken AK Parti döneminde bu sayıyı 895 milyon lira destekle 8 bin 500’e çıkardık. Zafer Kalkınma Ajansı’mız ile şehrimizde 398 projeye 841 milyon lira destek verdik. Şehrimize, katma değer ve teknoloji odaklı kalkınmayı hızlandırmak için 1 teknopark, 9 AR-GE ve 2 tasarım merkezi kazandırdık. Kütahya’mıza son 22 yılda 3 yeni OSB kazandırdık. OSB’lerimizdeki istihdamı 1200’den 25 binin üzerine taşıdık.”

“Türkiye, seramik karo ihracatında Avrupa’da üçüncü”

Kacır, sektörün yerli girdi oranı en yüksek sektörlerinden biri olması ve net ihracatçı konumunda bulunması sebebiyle aynı zamanda Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Yalıtım malzemeleri, havacılık ve uzay gibi birçok yüksek teknoloji sahasında seramiğin yenilikçi kullanımının geleceğin teknolojilerine kapı araladığını vurgulayan Kacır, şöyle dedi:

“Toplam yatırım tutarı 85,6 milyar lirayı aşan 493 yatırımı desteklediğimiz seramik sektörümüz dünyada söz sahibi bir konuma erişti. Bugün Türkiye, seramik karo ihracatında Avrupa’nın üçüncü, dünyanın beşinci ülkesidir, seramik sağlık gereçleri ihracatında Avrupa’nın birincisidir. Sektörümüz giderek artan üretim kapasitesi, modern teknoloji ve çevre yatırımları, tasarım ve kalite odaklı yaklaşımıyla önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda kendine yer bulacak. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni fabrikamız da inşallah sektörümüzün, Kütahya’mızın yatırım ve istihdam odaklı büyüme yolculuğuna katkı sağlayacak.”

28 Şubat mesajı

Bakan Kacır, bu günün, bu ülkenin evlatlarının eğitim ve ilim öğrenme haklarından, devletlerine hizmet etme imkanından mahrum bırakıldığı, yatırımlarla ülkelerini büyütmek için çabalayan iş insanlarının önlerinin kesildiği, sermayenin renklerle tarif edilerek ayrıştırıldığı ve 1000 yıl sürecek zannedilen “postmodern darbenin” yıl dönümü olduğuna işaret etti.

“Ev sahibinin üzerine kapıyı kapadığını zanneden kendisi dışarda kalırmış” diyen Kacır, şunları kaydetti:

“Hamdolsun liderliğinizde (Cumhurbaşkanı Erdoğan) o günler geride kaldı. Bugün bu ülkede herkes birinci sınıf vatandaş. Bizler gösterdiğiniz hedef doğrultusunda hiçbir ayrım yapmadan taş üstüne taş koyan herkesin yanında olmaya, yatırımcıların önünü açmaya devam ediyoruz. Türkiye’mizin kalkınması için alın ve akıl terini esirgemeyen herkesin destekçisi olacağız.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İngiltere’de uluslararası yatırımcılar ve fon yöneticileriyle bir araya geldi https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ingilterede-uluslararasi-yatirimcilar-ve-fon-yoneticileriyle-bir-araya-geldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ingilterede-uluslararasi-yatirimcilar-ve-fon-yoneticileriyle-bir-araya-geldi/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:06:50 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8043 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İngiltere temasları kapsamında uluslararası yatırımcılar ve fon yöneticileriyle bir araya geldi.

Londra Borsası’nda gerçekleştirilen etkinlikte uluslararası yatırımcı ve fon yöneticileriyle buluşan Yılmaz, Türk ekonomisindeki gelişmeler ve ekonomiyi daha güçlü hale getirmek için atılan adımlara değindi.

Dünyada büyüme ortalamasının 2024’te yüzde 3 olması beklentisine değinen Yılmaz, Türkiye’nin büyümeyi destekleyen politikalar ve tedbirleri kararlılıkla hayata geçirdiğini bildirdi.

Türkiye’nin son 20 yılda 13 dönem üst üste büyüme başarısı gösterdiğini ve ortalama yıllık büyümenin yüzde 5,4 olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Türkiye, 2023’ün ilk 9 ayında yüzde 4,7 büyüdü. Orta Vadeli Programda da (OVP) öngördüğümüz üzere yıllık büyüme beklentimiz yüzde 4,4.” diye konuştu.

Geçen yıl mal ihracatının tarihi rekor kırarak 256 milyar dolarla OVP’de hedeflenenin üzerine çıktığını anlatan Yılmaz, “Hizmet ihracatında daha da iyi bir durumdayız. Geçen sene hizmet ihracatında 100 milyar dolar sınırını aştık ve hedeflerimizi gerçekleştirdik. Turizm gelirlerimiz de oldukça tatmin edici. Talep sorunları ve jeopolitik gelişmelere rağmen geçen sene 57 milyon turisti geçtik ve yaklaşık 54 milyar dolar gelir ettik.” dedi.

“Enflasyonun 2026’da tek haneye düşmesini bekliyoruz”

Geçen yılın işsizlik rakamlarına bakıldığında yıl sonu işsizlik beklentisinin yüzde 10’un altında, tek haneli olarak gerçekleşeceğine işaret eden Yılmaz, bütçe açığının milli gelire oranı 6,4 olarak hesaplanırken, geçen yıl yüzde 5,4 olarak gerçekleştiğini söyledi.

Merkez Bankası rezervinin 134 milyar dolara yükseldiğini belirten Yılmaz, “Uluslararası sermaye girişi, döviz kurundaki hareketliliğin azalmasıyla hızlandı ve finansal koşullar iyileşti. Politikalarımız, özellikle de güncellenen politikalarımız, para birimimizin istikrarını güçlendirdi ve döviz piyasalarımızdaki oynaklığı azalttı.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, kur korumalı mevduatlardan çıkışın da finans piyasalarını etkilemeden yapıldığına dikkati çekerek, “Yeni politikalarımız ve siyasi ortamımızla, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimler sonrasında elde edilen başarı ile artan sermaye girişinden faydalanabileceğimize inanıyorum.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’de geçen yıl yapılan seçimlerin ardından belirsizliğin ortadan kalktığını kaydeden Yılmaz, “OVP’nin temel amacı, istikrarlı bir büyüme ortamı oluşturmak, orta vadede enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmek ve 2024’te yüzde 4’lük bir büyümeyi hedefleyerek hem iç hem de dış dengeyi sağlamak.” diye konuştu.

Enflasyonu düşürmeye yönelik uygulanan politikaların sonuçlarını vermeye başladığına da vurgu yapan Yılmaz, “2025’te enflasyonu düşürme politikalarımızın devamıyla yüzde 15’e inmesini, 2026’da tek haneye düşmesini bekliyoruz.” dedi.

“Şu ana kadar takip ettiğimiz ekonomik program amaçlandığı gibi çalışıyor”

Bu yıl ihracat gelirinde 267 milyar dolar, turizm gelirlerinde ise 60 milyar dolarlık bir hedeften söz eden Yılmaz, geçen yıl cari açığın bütçedeki payının yüzde 4,2 olduğuna, bu yılki hedefin yüzde 3 olduğuna işaret etti.

Yılmaz, orta vadede hedefin yüzde 2 olduğunun, OVP’de yapısal reformları belirleyip bir takvime bağladıklarının altını çizerek, “Para ve maliye politikaları dışında yapısal reformlara ilişkin de detaylı bir listeye sahibiz. Yapısal reformların orta vadede somut sonuçlarla katkı sağladığını, kısa vadede ise beklentiler oluşturduğuna inanıyoruz. Yapısal reformları başarırsanız bunlar gelecek için daha fazla güven ortamı yaratır ve kısa vadede etkileri olur.” ifadelerini kullandı.

Yeşil ve dijital dönüşüm ile 2053 hedeflerine de değinen Yılmaz, “Merkez Bankamızın para politikası çerçevesinde uyguladığı sadeleştirme ve sıkılaştırma adımları devam ederek mali istikrarı güçlendirecek ve maliye politikalarımızla eşgüdümlü olarak piyasa mekanizmalarının işlevselliğini artıracaktır.” değerlendirmesini yaptı.

“Şu ana kadar takip ettiğimiz ekonomik program amaçlandığı gibi çalışıyor.” diyen Yılmaz, “Politikalarımız sonuç vermeye başlarken, kalıcı fiyat istikrarını sağlamak için ekonomi politikalarımız, enflasyonla mücadeleyi ön planda tutarak düzenlenmeye devam edecek.” diye konuştu.

Yılmaz, fiyat istikrarının sağlanmasına verilen öneme dikkati çekerken, enflasyonu düşürmek için kararlılıkla mücadele edileceğinin altını çizdi.

“Hedefimiz, yatırımların kalitesini ve çeşitliliğini artırarak daha fazla yatırım çekmek”

Yılmaz, Türkiye’de 80 bin civarında uluslararası şirketin bulunduğunu ve son 20 yılda 260 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım çektiğini ifade etti.

Çok uluslu şirketlerin faaliyetlerindeki artışa da değinen Yılmaz, “Yatırım ortamının iyileşeceği, yatırımcılar açısından öngörülebilirliğin artacağı ve yatırımcıların beklentilerinin daha yüksek düzeyde karşılanacağı bir ortamın oluşturulması için gerekli tüm adımları atıyoruz.” dedi.

İngiltere’den Türkiye’ye 2002-2023 yıllarında toplamda 13,8 milyar dolarlık uluslararası doğrudan yatırımın yapıldığını kaydeden Yılmaz, bu miktarın İngiliz yatırımcıların Türkiye’ye duyduğu güvenin bir işareti olduğunu ifade etti.

Yılmaz, Türkiye’nin üç kıtanın ortasında yer alarak önemli bir ticaret merkezi olma potansiyeli bulunduğunu, en gelişmiş 10 Serbest Ticaret Anlaşması ağına sahip ülke arasında yer aldığının da altını çizerek, “Hedefimiz, yatırımların kalitesini ve çeşitliliğini artırarak daha fazla yatırım çekmek. Elektromobilite, yeşil enerji, kimya, petrokimya, bilgi işlem teknolojileri, yüksek kaliteli üretim teknolojileri, savunma ve havacılık, desteklediğimiz öncelikli sektörlerimizdir.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin yatırımcılara her türlü desteği vermeye hazır olduğunu da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ingilterede-uluslararasi-yatirimcilar-ve-fon-yoneticileriyle-bir-araya-geldi/feed/ 0
Türk Telekom CEO’su Önal, Mobil Dünya Kongresi’nde basın mensupları ile buluştu Açıklaması https://www.igdirhaber.com.tr/turk-telekom-ceosu-onal-mobil-dunya-kongresinde-basin-mensuplari-ile-bulustu-aciklamasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/turk-telekom-ceosu-onal-mobil-dunya-kongresinde-basin-mensuplari-ile-bulustu-aciklamasi/#respond Wed, 29 May 2024 21:27:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7861 Türk Telekom Üst Yöneticisi (CEO) Ümit Önal, Türkiye’nin 5G’ye geçiş takvimine ilişkin, “Bireysel değil, daha endüstriyel bir 5G kullanımının daha çok işte göze çarptığı bir dünyada, yerlilik oranının daha yüksek olduğu bir zamana doğru bunu kaydırmanın Türkiye açısından daha iyi olacağını düşünüyoruz.” dedi.

İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen ve kapılarını dün açan GSMA Mobil Dünya Kongresi kapsamında Türk gazetecilerle bir araya gelen Önal, fuar kapsamında gerçekleştirdikleri işbirlikleri, Türkiye’nin 5G yolculuğu, girişimlere verdikleri destekler başta olmak üzere şirket bünyesinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

GSMA çerçevesinde yer alan Türk şirketlerin yaptıkları çalışmaların önemine dikkati çeken Önal, teknoloji ve telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren firmaların ve girişimcilerin, öncü çalışmalara imza attıklarını ve bunların uluslararası arenada dikkati çektiğini söyledi.

Önal, gerek yerli firmalarla gerekse alanında öncü uluslararası şirketlerle teknoloji alanındaki tüm ekosistemi sahiplenen anlayışla, bir telekomünikasyon şirketi olmanın ötesinde çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

“GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde, önemli proje ve işbirliklerimizle her yıl yerimizi alıyoruz. Bu yıl da güncel teknoloji alanındaki yenilikleri yerinde deneyimlemek, global teknoloji şirketleriyle işbirliklerimize imza atmak, yerli teknolojilerimizi dünyaya tanıtarak küresel arenada kullanımını sağlamak amacıyla, değerli işbirliklerine imza atmak üzere buradayız. Türk Telekom olarak, liderlik ettiğimiz sektörde sahiplendiğimiz ve önemli çalışmalara imza attığımız başlıklarımız var. Birincisi yerli ve global işbirlikleri ile bulunduğumuz bölgenin teknoloji sağlayıcısı olmak, ikincisi, teknolojimizle Türk mühendislerimizin çalışmalarını, yenilikçi fikirleri ve girişimleri destekleyerek, küresel sınırları kaldırıp dünyaya açılmak, üçüncüsü, yerli ekosistemi her zaman odağımızda tutmak, teknoloji üretmek ve ihraç etmek. Az önce saydıklarımda bir başarı varsa, Türkiye’de bu başlıklarda öncü bir çalışma varsa, tüm bunlara liderlik eden marka Türk Telekom’dur.”

“2024 için de yatırım iştahımız aynı, Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük etmeye devam ediyoruz”

Ümit Önal, Cumhuriyetin 100. yılının kutlandığı 2023’te, Türkiye için de yeni bir yüzyılın kapılarının aralandığına işaret ederek, ülke için yeni fırsatları beraberinde getiren Türkiye Yüzyılı’nda da Türk Telekom olarak Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük etmeye devam edeceklerini dile getirdi.

Türkiye’de en yüksek yatırımları gerçekleştiren teknoloji şirketlerinden biri olarak, yerli teknolojileriyle dışa bağımsız bir Türkiye için durmaksızın çalıştıklarına dikkati çeken Önal, şu bilgileri verdi:

“Tarih bize bir yatırım misyonu yüklüyor. Bu misyonla ülkemizin dijitalleşmesi için 2005’ten bu yana 20 milyar dolarlık yatırım yaptık. Türkiye’yi geleceğe taşımak için 2023’te de yatırımlarımıza ara vermeden devam ettik. 2023 yılının ilk 9 ayını öngörülerimiz paralelinde tamamladık. 2022’den 2023’e yatırımlarımız yüzde 79 arttı. Geçtiğimiz yılın ilk 9 ayında 12,6 milyar TL’lik yatırım yaptık. Yatırım trendimiz 2024 yılında da devam edecek. 2024 için de yatırım iştahımız aynı. Ülkemizin gelişimi için kilit nokta olan fibere yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. 2023 yılının sonunda 32,2 milyon haneyi kapsayan fiber altyapımızın uzunluğunu 437 bin kilometreye, kapsama oranını ise yüzde 94’lerin üzerine çıkardık. Bir yandan da savunmadan sanayiye, finanstan enerjiye, eğitimden sağlığa, ulaşımdan tarıma farklı sektörlerde dijitalleşmeyi sağlayan kilometre taşlarını oluşturmaya devam ediyoruz. Ülkemizi teknoloji ve iletişim alanında söz sahibi yapmak adına, bu yılda güçlü yönlerimiz, bilgi birikimimiz ve etkili insan kaynağımızla karşımıza çıkan fırsatlara odaklanmaya devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı, kalkınmanın, teknolojinin ve dijitalleşmenin daha da yoğun yaşanacağı bir yüzyıl olacak.”

“Şu an baz istasyonlarımızın yüzde 55’i fibere bağlı”

Türk Telekom CEO’su Önal, fiber altyapı konusunda yapılan çalışmalar ve gelinen noktada Türk Telekom’un sahip olduğu rakamlara ilişkin bilgi verdi. 5G ve dijitalleşme için fiber altyapının önemine dikkati çeken Önal, “Dijitalleşmenin ön koşullarından biri altyapı. Bizim de en önemli görev kalemlerimiz arasında. Herkes için erişilebilir ve yüksek hızda iletişim sunmak amacıyla fiber ağ çalışmalarımızı gece gündüz demeden sürdürüyoruz.” dedi.

Önal, fiberde alınması gereken yolun çok büyük kısmını katettiklerini dile getirerek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye’nin BTK Raporu 3. çeyrek verilerine göre 549 bin kilometrelik toplam fiber ağ uzunluğunun 427 bin kilometresini Türk Telekom tek başına tesis etmiş durumda. 2023 yılı sonu itibarıyla fiber ağ uzunluğumuzu 437 bin kilometreye çıkardık. 2023 Nisan ayında yayımlanan FTTH Council raporu da fiber konusunda geldiğimiz noktayı açıkça gösteriyor. Raporda Türkiye olarak, 15,7 milyon FTTH/B hane erişimi ile Fransa ve İspanya’nın ardından Avrupa’da 3. sırada yer alıyoruz. Uluslararası raporlardan da görüldüğü üzere, Türkiye’de 5G ve yeni nesil teknolojilerin verimli çalışmasına olanak sağlayacak fiber altyapı sürecini başarılı bir strateji ile emin adımlarla yürütüyoruz. Bir kez daha önemini belirtmek isterim ki fiber altyapı, 5G ve yarının teknolojileri için vazgeçilmez derecede önemli. 5G demek, fiber demek. Biz de tüm çalışmalarımızı, yatırımlarımızı bu bilinçle ve Türkiye için yapıyoruz. Şu an baz istasyonlarımızın yüzde 55’i fibere bağlı.”

“5G için gerekli olan teknolojide dışa bağımlılığı azaltacak her çalışmayı milli görev olarak görüyoruz”

GSMA’de en önemli başlıklardan birinin de Türkiye’nin de odak noktasındaki 5G konusu olduğunu anımsatan Önal, bu konudaki çalışmalar ve gerçekleştirdikleri ilklerle dünyada ve Türkiye’de 5G’nin yol haritasının çizilmesinde aktif rol üstlendiklerini aktardı.

Önal, “Spor, sağlık, tarım gibi birçok farklı sektörde uyguladığımız 5G denemelerimiz ile ülkemizi geleceğe taşıyan pek çok proje ve çalışmanın öncüsüyüz. Bizim 5G konusundaki fikrimiz çok net, hedefimiz 5G’ye olabildiğince yerli unsurlara geçerek ülkemizin bu teknolojiyi sadece kullanan değil, etrafına da kullandıran bir güç olmasını sağlamak. Bu konuda birçok yerli firma ile işbirliklerimiz var. 5G için gerekli olan teknolojide dışa bağımlılığı azaltacak her tür çalışmayı milli görev olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ümit Önal, konuşmasında, mobil alanda yaşanan gelişmeler, küresel işbirlikleri konusunda aldıkları yolu ve bundan sonra hayata geçirecekleri çalışmaları da anlattı.

2022’de hayata geçirdikleri Türk Telekom Ventures Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile bugün hem girişimler hem de yatırımcılar için uzun vadeli değer yaratma imkanına sahip olduklarına dikkati çeken Önal, “PİLOT ile bugüne kadar 111 girişime toplamda yaklaşık 32 milyon TL nakit desteği sağladık. Bunlardan 52’si yurt içi ve yurt dışından toplam tutarı 35 milyon doları aşan yatırım alarak proje ve fikirlerini geliştirme fırsatı yakaladı. Türk Telekom Ventures ile halihazırda yatırım yaptığımız 16 girişimin 11’i PİLOT mezunlarımızdan oluşuyor.” bilgisini verdi.

“Verimli bir GSMA süreci geçiriyoruz”

Verimli bir GSMA süreci geçirdiklerini belirterek Önal, burada pek çok işbirliğine imza attıklarını, bu görüşmelerin ve yeni iş ortaklıklarının devam edeceğini söyledi.

Önal, “Bizim, ülkemizi teknoloji üreten ve ihraç eden bir konuma getirme hedefimiz var. Bu hedefle Türkiye’nin dışa bağımlılığını her geçen gün azaltan ve dünya için teknoloji üreten bir ülke olması için var gücümüzle çalışacağız. Potansiyeli yüksek yeni girişimler keşfetmeye, ekosistemimizi genişletmeye ve bu topraklar için değer yaratmaya devam edeceğiz. Bugün ve yarın sizlerle birlikte GSMA’de programlarımız devam edecek. Yine 5G ve ötesi alanlarda bizleri gururlandıran küresel işbirliklerimizi ve SEBA gibi dünyaya açılan ürünlerimizi deneyimleme fırsatımız olacak.” diye konuştu.

“5G yerliliğimizin ön plana çıktığı bir süreç olmalı, yerlilik oranı yüksek bir 5G’ye geçmek daha anlamlı”

Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Önal, 5G’nin yol haritasına ilişkin soru üzerine, düzenleyici kuruluşun tüm operatörlerden, 5G’ye dair perspektifi, projeleri, yorumları içeren bir doküman istediğini, kendilerinin de bu paylaşımı gerçekleştirdiklerini söyledi.

Önal, “2024 yılı için bir ihale takvimi henüz açıklanmadı fakat zaman zaman 2024 yılında 5G ile ilgili çalışmalar yapılacağına dair birtakım söylemler içerisinde oldu Bakanlık. Bizim buradaki beklentimiz hem ihale modeline ilişkin. Birçok model var dünyada, Türkiye’de hangi modelin daha iyi olduğuna dair biz görüşlerimizi paylaştık düzenleyici kuruluşla. Teknolojide dışa bağımlılık konusunda bağımlılığımızı biraz daha hafiflettiğimiz, yerliliğimizin ön plana çıktığı bir süreç olmalı. Bireysel değil, daha endüstriyel bir 5G kullanımının daha çok işte göze çarptığı bir dünyada, yerlilik oranının daha yüksek olduğu bir zamana doğru bunu kaydırmanın Türkiye açısından daha iyi olacağını düşünüyoruz. Yerlilik oranı yüksek bir 5G’ye geçmek daha anlamlı.” değerlendirmesinde bulundu.

Önal, “Toplam 406 megawattlık kapasiteye sahip olacak, Türkiye’de 3 farklı noktada güneş enerjisi santrali kurmak için en kısa zamanda ihaleleri gerçekleştireceğiz.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turk-telekom-ceosu-onal-mobil-dunya-kongresinde-basin-mensuplari-ile-bulustu-aciklamasi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Eskişehir’de fabrika açılışında konuştu Açıklaması https://www.igdirhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-eskisehirde-fabrika-acilisinda-konustu-aciklamasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-eskisehirde-fabrika-acilisinda-konustu-aciklamasi/#respond Tue, 28 May 2024 21:27:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7828 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, temelleri 1950’lerin sonlarında atılan ve uzun süre montaj sanayi olarak serüvenine devam eden Türk beyaz eşya sektörünün son 22 yılda ihtisas edilen yatırım iklimini, AR-GE teşviklerini, nitelikli insan kaynağı ve güçlü lojistik bağlantılarını fırsata dönüştürdüğünü söyledi.

Kacır, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren beyaz eşya firması Haier’in pişirici ürünleri fabrikasının açılış töreninde yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in ikinci asrında ihracatta önemli paya sahip olan beyaz eşya sektörünün hız kesmeden yüksek teknolojili ve inovatif yatırımlarına devam ettiğini anlattı.

Haier Europa’un vizyoner projeleri ve yeni yatırımlarıyla Türkiye’nin küresel pazarlarda beyaz eşya ve elektrikli ev aletleri endüstrisinde söz sahibi olmasında önemli yere sahip olduğunu belirten Kacır, kurulduğu günden bu yana Türkiye’de gerçekleştirdiği yatırımları 200 milyon avroyu bulan ve üretiminin yüzde 95’ini ihraç eden firmanın bugün de bu güzel topraklara duyduğu güvenle yatırımlarına bir yenisini daha eklediğini kaydetti.

Kacır, Haier Europe’un sanayileşme kültürü, kaliteli sanayi altyapısı, ulaşım ağlarının ortasında yer alan konumu ve nitelikli iş gücü ile yatırımlar için biçilmiş kaftan olan Eskişehir’e pişirici ürünler fabrikası kazandırdığını dile getirerek, “23 Ekim 2021’de Sayın Cumhurbaşkanı’mız tarafından açılışı gerçekleştirilen yatırımlarına yenisini ekleyen Haier’in bu tesisi aslında Türkiye’ye yatırımcılarımızın duyduğu inancının da göstergesidir. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken ülkemizin potansiyeline ve parlak geleceğine inanan Haier’in 70 milyon dolarlık bu yatırımının ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Avrupa’da lider, dünyada ikinci büyük üretici konumuna yükseldik”

Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 22 yılda oluşturulan siyasi istikrar iklimi, araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı sanayi alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’yi katma değerli ve nitelikli üretimin küresel merkezi haline getirdiklerini vurguladı.

Organize sanayi bölgesi sayısını 22 yıl içinde 192’den 361’e çıkardıklarını aktaran Kacır, şöyle devam etti:

“Çelik ihracatını 4 kat artırarak 15 milyar dolara yükselttik. Makine ihracatını 12 kat artırarak 25,2 milyar dolara, kimya ihracatını 10 kat artırarak 30 milyar dolara, otomotiv ihracatını 15 kat artırarak 35,7 milyar dolara, Türkiye’nin toplam ihracatını, 36 milyar dolarlık ihracatını 255,8 milyar dolarlık rekor seviyeye hep birlikte yükselttik. Dünya ile rekabet edebilir konuma taşıdığımız Türk sanayisi bugün yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında ülkemizin büyümesine öncülük ediyor. Katma değer ve üretim odaklı kalkınma yolculuğumuzda beyaz eşya ve elektrikli ev aletleri sektörü de öncü sektörlerimiz arasında. Temelleri 1950’lerin sonlarında atılan ve uzun bir süre montaj sanayi olarak serüvenine devam eden Türk beyaz eşya sanayisi, son 22 yılda ihtisas edilen yatırım iklimini, AR-GE teşviklerimizi, nitelikli insan kaynağımızı ve güçlü lojistik bağlantılarımızı fırsata dönüştürdü. Rekabetçiliği günbegün yükselterek Avrupa’da lider, dünyada ikinci büyük üretici konumuna yükseldik. Sektörümüz, bugün ülkemizde en fazla yerli patent geliştiren sektörler arasında başı çekiyor.”

Kacır, 5,5 milyar dolar ihracatla net ihracatçı konumunda olan beyaz eşya sektörünün doğrudan 60 bin, dolaylı 600 bin istihdamla ekonomiye güç kattığına işaret ederek, “Türkiye’de üretilen beyaz eşya ürünleri, ülkemiz sanayisinin yenilikçi ruhunu, AR-GE ve kalite odaklı üretim yaklaşımını dünyanın dört bir yanındaki evlere taşıyor. Türkiye’nin adını tüm dünyada gururla temsil ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Güçlü sanayi, güçlü Türkiye” anlayışıyla sektördeki yeni yatırımları desteklediklerini vurgulayan Kacır, “Beyaz eşya sanayimizin sürdürülebilirliğini ve rekabetçiliğini odağımıza alıyoruz. Bu düşünceden hareketle beyaz eşya sanayimizi, katma değerli üretime yönlendirecek ve uluslararası rekabetçiliğini güçlendirecek destek programlarını hayata geçirdik. Bugüne kadar sektörde 464 yatırım teşvik belgesi düzenledik ve 76 milyar liralık sabit yatırımı teşvik ederek 16 bin 200 nitelikli istihdamın önünü açtık.” dedi.

Akıllı ev aletlerinde siber güvenlik standartları belirlenecek

Kacır, ev aletleri ve ev gereçlerinde AR-GE ve yenilik kapasitesinin gelişiminde kilit rol üstlenen 41 teknopark firmasına ve biri de Haier Europe’a ait olmak üzere 20 AR-GE merkezine 15 milyar liralık vergi avantajı sağladıklarını belirtti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörün geleceğine yön veren iki önemli gündem maddesine, ikiz dönüşüm ve nesnelerin internetine odaklandıklarını ifade eden Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ev aletlerimizin veri toplama, analiz etme kabiliyetleri ve bu veriler ışığında kararlar alması, artık ev aletlerimizin gündelik hayatımızdaki rolünün yeniden tanımlanmasına neden oluyor. Bugün evlerimizde kullandığımız beyaz eşyaları sadece günlük işlerimizi kolaylaştıran araçlar olmanın ötesinde akıllı cihazlar olarak ifade etmemiz mümkün. Önümüzdeki dönemde, sektörümüzle işbirliği içerisinde akıllı ev aletlerinde siber güvenlik standartlarının belirlenmesi ve uygulanması için birlikte çalışacağız. Diğer yandan yeşil dönüşüm odaklı çalışmalarımızla sektörümüzün karbon ayak izini azaltıyor, beyaz eşya sanayimizin Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesinden en az düzeyde etkilenmesini sağlıyoruz. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının da desteğiyle hazırladığımız karbonsuzlaşma yol haritalarıyla, sektörümüzün önemli girdileri arasında yer alan çelik ve alüminyum sektörlerinde net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda ihtiyaç duyulan alternatif teknolojileri, gerçekleşecek emisyon azaltımlarını, gerekli yatırım ihtiyaçlarını belirledik.”

“Türkiye, Çinli yatırımcıların adresi olmaya devam edecek”

Bakan Kacır, “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi” ile Türk sanayisini yeşil dönüşümde örnek ve öncü hale getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

Avrupa’nın sınırda karbon düzenlemesiyle uyumlu ulusal emisyon ticaret sistemi kurmak üzere paydaş bakanlıklarla çalışmalarının sürdüğüne değinen Kacır, “Önümüzdeki dönemde de beyaz eşya sektörümüzün gücüne güç katacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz. Türkiye, rekabetçi iş ortamı, cazip teşvik paketleri, istikrarlı finansal altyapısı ve makroekonomik dengesi ile yatırımcılar için karlı ve güvenilir bir adresidir. Yatırım yaparak Türkiye’nin parlak geleceğine inanan her girişimci, her işletme bu kararının meyvelerini toplamaya devam edecektir. Bizler her zaman bu ülkeye yatırım yapanın, bu ülkenin potansiyeline, insan kaynağına güvenenin yanında olmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Çin’in Ankara Büyükelçisi Liu Shaobin’e Türkiye’deki yatırım fırsatlarını dile getirdiği için teşekkür eden Kacır, “Önümüzdeki dönemde ülkemiz nitelikli ve genç insan kaynağı, üretim ve AR-GE ekosistemi, Gümrük Birliği ve 30’a yakın ülkeyle imzaladığımız serbest ticaret anlaşmalarıyla 1 milyardan fazla nüfusa doğrudan erişim fırsatlarıyla Çinli yatırımcıların adresi olmaya devam edecek. Biz de dünyanın tüm ülkelerinden gelen ve Türkiye’ye değer katan yatırımcıların yanında olmaya, onları desteklemeye, teşvik etmeye devam ediyor olacağız.” diye konuştu.

Kacır, Eskişehir’in potansiyelinin daha fazla olduğuna dikkati çekerek, “Eskişehir’i Milli Teknoloji Hamlesi’nin merkez üssü yapabiliriz. Eskişehir buna hazır. Şimdi Eskişehir’i yönetmeye talip olan, Büyükşehir Belediye Başkan adayımız ki kendisi de bir sanayici, sanayinin, yatırımın, üretimin, istihdamın, ihracatın ne olduğunu, nasıl yapıldığını ve bütün bu süreçlerin Eskişehir’e ne kadar değer katacağını en iyi bilen insanlardan biri. İnşallah biz kendisiyle el ele vermek, omuz omuza Eskişehir’e hep birlikte hizmet etmek istiyoruz.” dedi.

Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy da fabrikayı Eskişehir’e kazandıran yatırımcılara teşekkür ederek, tekstilden gıdaya, otomotivden havacılık sektörüne kadar birçok alandaki ürünlerin Eskişehir’den dünyaya ihraç edildiğini anlattı.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, sanayide yenilenebilir enerji kaynaklarının önemine işaret ederek, “Eskişehir’de yaklaşık 1000 fabrika ile yaklaşık 100 bin çalışanımız var. Bu tür yatırımların Eskişehir’e gelmesinde lojistik imkanların gelişmiş olması, enerjiye erişim ve insan kaynağı önemli rol oynuyor.” ifadelerini kullandı.

Programda, Büyükelçi Liu, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Nadir Küpeli ve Haier Europe Üst Yöneticisi Yannick Fierling de katılımcılara hitap etti.

Konuşmaların ardından Bakan Kacır, kurdeleyi işçilerle kestikten sonra pişirici ürünleri fabrikasını gezdi.

Açılışa, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Hasan Mandal, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu ile diğer davetliler katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-eskisehirde-fabrika-acilisinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: “Bir savaşın içindeyiz. Savunma sanayi meselesi yatırım yapıp kar etme serüveni değil, bu bir beka meselesi” https://www.igdirhaber.com.tr/milli-savunma-komisyonu-baskani-akar-bir-savasin-icindeyiz-savunma-sanayi-meselesi-yatirim-yapip-kar-etme-seruveni-degil-bu-bir-beka-meselesi/ https://www.igdirhaber.com.tr/milli-savunma-komisyonu-baskani-akar-bir-savasin-icindeyiz-savunma-sanayi-meselesi-yatirim-yapip-kar-etme-seruveni-degil-bu-bir-beka-meselesi/#respond Thu, 23 May 2024 21:27:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7651 TBMM Milli Savunma Komisyonu üyelerinin katılımıyla Kayseri’de Savunma Sanayi konulu toplantı düzenlendi. Düzenlenen toplantıda konuşan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar; “Bir savaşın içindeyiz, şu veya bu şekilde. Bunun şiddeti azalıyor, çoğalıyor, yayılıyor, daralıyor. Her zamankinden daha güçlü orduya ihtiyacımız var. Ordunun da kahramanlığı malum. O zaman geriye silah, malzeme, mühimmat. Bunu nasıl yapacağız? Savunma sanayi meselesi bu. Savunma sanayi meselesi bir sanayicinin yatırım yapıp kar etme serüveni değil bu bir beka meselesi” dedi.

Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantının açılışında konuşan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, gelişip kalkınmaya devam edeceklerini söyleyerek; “Şehrimiz, 5 organize sanayi bölgesi, 1 serbest bölge, 2 teknopark ve 16 sanayi sitesi ile 51 milyon metrekareden fazla planlı endüstri alanına sahiptir. Kayseri savunma sanayisinin temelleri 1920’li yıllarda dayanmaktadır. İlk olarak 06 Ekim 1926 tarihinde Kayseri’de Tayyare ve Motor Türk A.Ş. uçak fabrikası açılmış, 1 yıl içerisinde A-20, F-13 ve G23 uçaklarının montaj, üretim, bakım ve onarımları başlamıştır. 1931 yılında Milli Savunma Bakanlığı’na devrolan Kayseri Tayyare Fabrikası ayda 4 uçak üretebilecek kapasiteye ulaşmıştır. 1932-1942 yılları arasında 200 adet uçak üretimi gerçekleştirilmiştir. 1979 yılında yüzde 85’i yerli malzeme ile üretilen Türk uçağı ‘Mavi Işık 79-XA’, Kayseri İkmal Merkezi’nden havalanmıştır. Ayrıca; 1954 yılında Kayseri’de 2’nci Ana Bakım Merkez Komutanlığı kurulmuş olup, halen 387 bin metrekarelik alanda tank üretimi, modernizasyonu ve yenileştirme çalışmalarına devam etmektedir. Bugün Kayseri’de yeni nesil stratejik nakliye uçağı” A400M başta olmak üzere, Tüm uçakların Fabrika Seviyesi bakım, onarım, revizyon ve modernizasyon işlemleri yapılmaktadır. Kayseri’nin bu alandaki zengin birikimi, kenti bir Sivil Havacılık Bakım ve Onarım Merkezi haline rahatlıkla dönüştürebilir niteliktedir. Dolayısıyla Kayseri, savunma sanayisinde 1926 yılından beri gelen köklü bir geçmişe sahiptir. Kayseri’de tank sanayisine, uçak sanayisine ve silah sanayisine ciddi şeklide tedarik yapan firmalarımız var. Bugüne kadar Savunma Sanayii ile iş yapmış olan toplam 65 firmamız var. Bildiğiniz üzere savunma sanayii yatırım projeleri, gerek bilgi, teknoloji, gerekse sermaye olarak ağır yatırım alanlarıdır. İnsan kaynağımız ve müteşebbisimizin bolca bulunduğu Kayserimizde kamunun yol göstericiliğinde özel sektör ağırlıklı savunma sanayi modellerine önem vermeliyiz. Halihazırda Kayserimizde güzel gelişmeler olduğunu biliyoruz. Sayıları az da olsa savunma sanayiye üretim yapan firmalarımız var. Kayseri’deki odalar olarak (gerek Sanayi Odası, gerekse Ticaret Odası) elimizden geleni yapmaya hazırız. Diğer taraftan Kayseri olarak ciddi bir beşeri sermayeye sahibiz. Bu sermayemizin gelişmesi ve güçlenmesine katkı sunan 5 üniversitemiz var. OSB’lerimizde 100 binin üzerinde çalışanımız var. Bu nedenle, önemli bir bilgi birikimine ve potansiyele sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Sahip olduğumuz nitelikli insan gücü ile şehrimizin bu potansiyelinin kullanılması adına elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İnşallah Kayseri olarak gerek savunma sanayiinde gerekse diğer alanlarda yaptığımız yeni yatırımlarla, ülkemizin her alanda gelişip kalkınmasına güçlü desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy ise, yerli ve milli projelerin destekçisi olduklarını ifade ederek; “Her şehir ve ülkelerin ekonomisinde dönüm noktaları var. Kayseri Sanayisinin ve ekonomisinin dönüm noktası; cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında kurulan Kayseri Tayyare Fabrikası, Sümerbank Bez Fabrikası ve Ana tamir Fabrikası’dır. Bu 3 yatırım Kayserimizin sanayisine ve ekonomisine katkı sağlamış, yön vermiş ve müthiş bir işgücü yetişmesine de vesile olmuştur. Bugünkü sanayici ve yatırımcılarımızın adreslerine baktığımız zaman kökeni de aynıdır. Dolayısıyla Kayseri ekonomi, sanayi, yatırım ve girişimcilik ruhunun temelinde 1926’da başlayan devlet destekli sanayileşmenin büyük payı vardır. Akabinde de ortaklık kültürü oluşmuş, farklı sektörlerde de yatırım yapılmıştır. Bugün üretim merkezi haline gelen Kayserimizde müteşebbislik ruhundan gelmektedir. Bugün yerli ve milli savunma sanayiinde geldiğimiz nokta, cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu müthiş bir iradenin ve siz değerli heyetin ve Savunma Sanayi’de yer alan kurum ve kuruluşlarımızın ekiplerinin gayretleriyle, milli şuur içerisinde çalışmasının sonucudur. Bu başarıyla yerli ve milli sanayiye verilen destek sonucu şuan dünya, Türk Savunma Sanayiini izliyor. Dünyayı kıskandıran savunmamızla uluslararası boyutta da dikkat çekiyor. Bugün Allaha çok şükür ülkemiz, ihtiyacı olan silahların tamamını kendi imkanları ile üretir hale geldi. Bununla da yetinmeyerek dost ve kardeş ülkelerimize de ihraç ediyor. Geçen yıl 5,5 milyar dolar savunma ihracatı gerçekleştirildi. Kendi savaş gemisini yapan 10 ülkeden birisi haline geldik. İnsansız hava araçları İHA, SİHA, Akıncı, en son KAAN’ımız çıktı. Uzaya ilk astronotumuzu gönderdik. Öte yandan KIZIL ELMA ile ANKA-3’ün hizmete girmesiyle savunma sanayiinde çığır açıldı. Gururluyuz, mutluyuz. Bütün bu projelere cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade sonucu hayat veren mühendislerimize ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Sizlerden ve kıymetli heyetinizden istirhamımız, stratejik öneme sahip olan şehrimizin geçmişten gelen tecrübesi, girişimcisi ve özelliklede havacılık sanayiindeki tecrübesiyle de devlet destekli yatırımlarında Kayseri unutulmamalı. Kamu, özel sektör ortaklığı ve devlet aklıyla milli savunma sanayiindeki yatırımlara öz sermayemizle hazırız. Bakanım, sanayi odamızla da uyum içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehrimize ve ekonomimize daha fazla katkı vermek için projeler üretmeye çalışıyoruz. Stratejik öneme sahip olan tüm projelere de destek veriyoruz. Bildiğiniz gibi Ticaret Odamız, sanayi odamızın katılımı ve 10 sanayici arkadaşımızla tamamen milli duygularla rol bir model olmak için kendi öz sermayemizle yerli Türk mühendisliğiyle oluşan bir yatırımımız var. Kayseri İleri Malzemeler Sanayi ve Teknoloji A.Ş. adını verdiğimiz KİM Teknoloji. İnşallah bu modelin önümüzdeki yıllarda sayılarını artırma gayreti içerisindeyiz. 5. Nesil Savaş Uçağı, Milli Muharip uçağımız KAAN’ın uçak fren diskleri KİM Teknolojimiz tarafından geliştirilmekte ve üretilmektedir. Milli Savunma Sanayiinde Kayseri olarak daha fazla yer almak istiyoruz. Bu konuda desteklerinize ihtiyacımız var. Bu süreçte sizlerin de her kapınızı çaldığımızda, tıkandığımız noktada önümüzü açtınız. Desteklerinizi esirgemediniz. Vermiş olduğunuz desteklerinizden dolayı teşekkür ediyorum. Bizler hem oda olarak hem de yatırımcılar olarak yerli ve milli projelerimizin destekçisiyiz” diye konuştu.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da yerel yönetimler olarak ne gerekiyorsa yapmaya hazır olduklarını vurgulayarak; “Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Kayserimize stratejik bir şehir olarak bakış açısı ve ilk yatırımını uçakla ilgili hava ikmalimizde başlatmış olmasını anlamlı buluyorum. Umarım bu anlayış içerisinde bundan sonraki süreçte savunma sanayinde çok daha fazla yatırımlar yapılmasının da önemseneceğine inanıyorum. Bundan sonraki süreçte inşallah yol alma adına hep beraber birlikte neler yapabilirize kafa yormamız gerektiğine gayret göstermeliyiz. Yerel yöneticiler olarak üzerimize ne düşüyorsa gerekli destekleri sağlamak için her şeyi yapmaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Vali Gökmen Çiçek de; “Kayseri ile ilgili geldiğim günden beri hep söylediğim bir şey var. Kayseri enteresan bir şehir diyorum. Şöyle ki; Kayseri aslında baktığımızda limanı olmayan, şuan için ulaşım yollarının tam ortasında olan bir şehir değil, birçok da dezavantajı var. Bozkırın ortasında, içte bir şehir. Bu dezavantajlarına rağmen Kayseri, bugün 4 milyar dolar ihracat yapıyor. İthalatının iki katı ihracat yapıyor. Ormanı olmadığı halde mobilyada ihracat rekoru Kayseri’ye ait. Yine denizi olmadığı halde yavru balıkta Türkiye rekoru yine Kayseri’ye ait. Gerçekten Kayseri çok ciddi ürünler yetiştiriyor” şeklinde konuştu.

“Savunma sanayi kar etme meselesi değil bir beka meselesidir”

Toplantıda konuşan TBMM Milli Savunma Komisyon Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, bir savaşın içinde olduklarını ve savunma sanayinin bir beka meselesi olduğunun altını çizerek; “Etrafımız ateş çemberi, bunun şakası yok. Bizim biran önce engelleri aşıp düze çıkmamız lazım. Sanayide, ticarette, üretimde. Bunun sonucunda da silahlı kuvvetlerinin ihtiyaçlarını kendi kendimize karşılayabilecek bir hale gelmemiz lazım. Kiraladığımız İHA’lar vardı, parasını verdiğimiz halde bakımını yapmadılar. Pili vermediler. Şimdi içinde bulunduğumuz ortamda ‘dost’ dediğimiz ülkelerle yaptığımız temaslarda hiç kimse ‘ambargo’ kelimesini kullanmıyor. Artık bir savaş ilanı falan kalmadı. Ukrayna – Rusya Savaşı tipik bir örnek. Orada Ukrayna, Rusya’ya karşı bir mücadele veriyor. Ukrayna tek başına bunu yapabilir mi? Yapamaz. Ukrayna’nın arkasında herkes var ama savaş ilanı yok. Peki PKK, YPG, DEAŞ, FETÖ kim bunlar? Bunlar tek başına bunu yapabilirler mi? Kim var arkalarında? Herkes var. Dolayısıyla bir savaşın içindeyiz, şu veya bu şekilde. Bunun şiddeti azalıyor, çoğalıyor, yayılıyor, daralıyor. Her zamankinden daha güçlü orduya ihtiyacımız var. Ordunun da kahramanlığı malum. O zaman geriye silah, malzeme, mühimmat. Bunu nasıl yapacağız? Savunma sanayi meselesi bu. Savunma sanayi meselesi bir sanayicinin yatırım yapıp kar etme serüveni değil bu bir beka meselesi. Onun için bizim bu günlerde yürüyerek değil koşarak çalışmamız lazım. Bu bizim milli ve manevi görevimiz. Sadece ticaret meselesi değil. Aksi halde gerçekten çok sıkıntıya düşeriz” dedi.

“Hakkımızı çiğnetmeyiz”

Milli Muharip Uçağı KAAN tüm dünyayı ayağa kaldırdı fakat bizim içimizdeki bazılarında hiçbir şey yok” diyen Akar; “Bu kadar bozgunculuk olur. Görüyorsunuz; Yunanistan’da gündem KAAN, ‘şunu yaptılar, bunu yaptılar, geldiler, gidiyorlar’. Böyle bir ortamda bu bizim caydırıcılık tarafımız. Biz haklarımızı çiğnetmeyiz. Kıbrıs, Ege, doğu Akdeniz, bu güne kadar haklarımızı çiğnetmedik çiğnetmeyeceğiz. Diğer yandan da Azerbaycan, Libya, terörle mücadele, diğer dost ülkelerde ihtiyaç ne varsa destek vermeye devam ediyoruz. Bunların hepsinin temelinde ekonomi ve ordu var” diye konuştu. Milli Savunma Komisyon Başkanı Akar sözlerini şöyle sürdürdü;

“Türkiye’de bu güne kadar yapılan çalışmalarla çok ciddi entelektüel birikim oldu. Bunları kullanmak suretiyle savunma sanayindeki mücadelemizi açık ve net şekilde ortaya koymamız lazım. Şimdi Allah’a şükretme makamındayız tabancasını, tüfeğini, otomatik tüfeğini, makinalı tabancasını biz ihraç ediyoruz. Söz dinleyen değil sözü dinlenen Türkiye’de yaşıyoruz. Bunun için de ne yapmamız gerekiyorsa yapacağız. Devlet, millet tek, sen, ben yok. Tek millet, tek devlet olarak elimizden gelen neyse güvenliğimiz için bu mücadeleyi yapacağız. Burada herkesin görevi var. Bu bayrak, bu memleket, bu tarih bizim. Hep beraber yürüyeceğiz.” – KAYSERİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/milli-savunma-komisyonu-baskani-akar-bir-savasin-icindeyiz-savunma-sanayi-meselesi-yatirim-yapip-kar-etme-seruveni-degil-bu-bir-beka-meselesi/feed/ 0
Trabzon Yomra’da Cumhuriyet Parkı ve Sosyal Yaşam Alanı açıldı https://www.igdirhaber.com.tr/trabzon-yomrada-cumhuriyet-parki-ve-sosyal-yasam-alani-acildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/trabzon-yomrada-cumhuriyet-parki-ve-sosyal-yasam-alani-acildi/#respond Mon, 20 May 2024 21:33:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7540 Trabzon’un Yomra ilçe belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Kaşüstü Mahallesi Cumhuriyet Parkı ve Sosyal Yaşam Alanı’nı görkemli bir törenle vatandaşın hizmetine açıldı.

Yomra’nın Kaşüstü Mahallesi’nde adliye bölgesinde vatandaşı denizle buluşturan Cumhuriyet Parkı düzenlenen görkemli törenle hizmete açıldı. Parkın açılış törenine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Toplamda 17 bin metre kare alana kurulan parkın içerisinde, 6 bin metre kare yeşil alan, yürüyüş ve bisiklet yolları, 50 araçlık otopark, kafeterya, çocuk parkları, spor etkinlik alanları ve kamelya alanları bulunuyor.

Açılış töreninde bir konuşma gerçekleştiren Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, “Burada bu yatırıma bu şekilde gelip destek verdiğiniz ve sahiplendiğiniz için herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Burada yaklaşık 6-7 ay kadar önce yine mahalle sakinlerimizin katılımıyla birlikte temel atma törenini yine birlikte yapmıştık. Ancak bugün hayal etmiş olduğumuz sonuca ulaşmış olmanın vermiş olduğu mutluluğu sizinle yaşıyorum. Arazi ile ilgili daha önce burada yerleşimden kaynaklı olarak kapatılmış olan bir alanı uzun süre devam eden müzakereler sonucunda site sakinleri ile uzlaşıya vardık ve bu alanın temelini attık. Sonrasında yine yan tarafta bulunan derenin buradaki dal çıktan kaynaklı olarak dere vasfını kaybetmiş olması ve bu bölgede ciddi anlamda çevre kirliliği oluşturması sebebiyle 17 bin metrekare olan bu alanı vatandaşımızın hizmetini açmış olduk. Ben seçimden sonra Kaşüstü Mahallesi’ne taşındım ve hala bu mahallede oturuyorum. Hala yerlisi olmasam bile bu mahalledeyim onun için de bu mahalleye hizmet yapma noktasında elimden geleni yapıyorum” dedi.

“Yomra 5 yıllık zaman dilimimiz içerisine 400 milyon TL üzerinde bir yatırım yaptık” diyen Bıyık “Kıymetli hemşehrilerim muhalefet belediyesi hizmet edemez çalışamaz algısının sadece Trabzon’da değil Karadeniz’in tüm bölgesine göstermiş olduk. Bugün Samsun’dan Sarp’a kadar bütün bölgede Yomra ‘Karadeniz Bölgesi’nin incisi Trabzon’un marka ilçesidir’ yakıştırmasını tam olarak tescillemiş oluyoruz. Bu hizmetleri yaparken her şeyden önemli bir noktamız var bunu özellikle beyan etmek istiyorum. Biz bu hizmetleri yaparken yemedik kimseye de yedirmedik. Bu ilçede göreve geldiğimiz zaman bu vatandaşa verdiğimiz bir sözümüz vardı ve sözümüzü yerine getirdiğimizi düşünüyorum. Adalet ve liyakat ile bu ilçeyi yönettiğimizi düşünüyoruz. Şeffaf yönettik ve rant çetelerine değil milletimize hizmet ettik. Bugün rant çetelerine hizmet edilmediği zaman bu kaynaklar doğru kullanıldığı zaman yatırımların nasıl ortaya çıkmış olduğunu bölgenin tamamına göstermiş olduk. Bugün bu yatırımı 25 milyon TL’lik bir yatırımdır. Biz bunu kendi öz kaynaklarımız ile birlikte hiçbir bağış, hiçbir destek almadan kendi öz sermayemiz ile yapmış olduğumuz yatırımdır. Bu ilçeyi yönetirken mevcut milletimize kazanç sağladık. Bölen değil birleştiren olduk, kutuplaştıran değil her zaman buluşturan olduk. Kimseyi bir kötülüğümüz olmadı, işimizi gücümüzü yapmaya çalıştık. Kimsenin kapısına dayanmadık. Bugüne kadar sadece belediyecilik yapmaya çalıştık ve bugün geldiğimiz noktada Yomra Belediyesi Karadeniz Bölgesi’nin incisidir” ifadelerini kullandı.

“Siyasetçiler şeffaf olmalı”

Siyasetçilerin şeffaf olması gerektiğini belirten Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık “2019 tarihinde bütün mali durumumu vatandaşımıza açtım anlattım ve sonrasında dedim ki her dönemimde bunu açıklayacağım. İki gün kadar önce mali durumumu vatandaşımıza kişisel servetime kadar ki servetim de yok ki, açıkladım. Siyasetçilerin şeffaf olmalı. Siyasetçilerin görevleri süresince halkın huzurunda özellikle söylüyorum herkes çıkacak mali durumunu anlatacak. Bu sadece bura için değil tüm Karadeniz ve Türkiye’deki arkadaşlarımız için söylüyorum. Millete hizmet edecek olan insanlar ticaret için bu makamlara gelmeyecekler. Millete hizmet etmek için gelecekler ve durumlarda milletin önünde çıkıp seçim dönemidir anlatacaklar. Bizim belediyeye kazandırmış olduğumuz yatırımların değeri 400 milyon TL’nin üzerinde. Elinizden gelen her şeyi yaptık. 1-1,5 aydır sahalarda geziyoruz seçim sahalarına gidiyoruz. Hiçbir rakibimiz ile ilgili olumsuz bir şey söylemedik söylediklerine cevap da vermedik, vermeyeceğimde. Bizim kendi yol haritamız farklı yaptıklarımızı anlatacağız, yapacaklarımızı anlatacağız. Biz karalamalara müsaade etmeyeceğiz. Allah kimin ne yaptığını görüyor. Kimseye kötü bir söz söylemeyeceğim. Vatandaşın takdirini başımızın üstünde diyerek devam edeceğiz. Yomra eski günlerine dönecek durumda değildir kargaşalı durumlarına dönecek durumda değiliz. Yomra ismi çeşitli konularda anılabilecek bir ilçe olma noktasına dönecek durumda değildir. Doğruyu görecek ve karar verebilecek bir noktadadır. Vatandaşımız bize gerekli desteği verecek ve bu destekle Yomra’yı daha ileriye taşıyacağız. Seçim zamanı geldi. Neticede biz bu ilçede sadece seçimi kazanmayacağız. İnşallah sizlerin desteğiyle yüzler 60 ile bir rekor kırarak seçimi kazanacağız” diye konuştu. – TRABZON

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/trabzon-yomrada-cumhuriyet-parki-ve-sosyal-yasam-alani-acildi/feed/ 0
Güney Koreli implant firması Türkiye’ye sağlık yatırımına geliyor https://www.igdirhaber.com.tr/guney-koreli-implant-firmasi-turkiyeye-saglik-yatirimina-geliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/guney-koreli-implant-firmasi-turkiyeye-saglik-yatirimina-geliyor/#respond Sun, 19 May 2024 21:00:55 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7475 Güney Koreli diş implantı üreticisi MegaGen firması, Türkiye’ye kuracağı fabrikayla ilk aşamada 15 milyon dolarlık, 5 yıl sonra 100 milyon dolarlık yatırım yapacak.

Dünyanın ilk 10 diş implantı üreticisi arasında yer alan MegaGen, implant yanında diş hekimi koltuğu, görüntüleme sistemleri ve bu alandaki yazılımları da üretiyor. MegaGen, dünyada 120’yi aşkın ülkede faaliyet gösteriyor.

Firma, Güney Kore dışındaki ilk üretim tesisini Türkiye’de İstanbul’a kurma kararı aldı ve buna yönelik çalışmalarını da hızlandırdı.

“Biz Türkiye’yi seçtik”

MegaGen Implant CEO’su Kwang Bum Park, AA muhabirine, firmanın Güney Kore’nin Daegu kentinde yer alan fabrikasında değerlendirmede bulundu.

Uzun zamandır yurt dışına açılma planları yaptıklarını belirten Park, çoğu şirketin yurt dışındaki ilk yatırımları için daha çok ABD ve Avrupa’yı düşündüğünü ancak kendilerinin geleceğe dair farklı fikirleri olduğunu söyledi. İş yapmak için belirli kararların verilmesi gerektiğini aktaran Park, “Yatırım için ABD ve Avrupa mantıklı olabilirdi ancak biz daha fazla gelişime açık olduğu için Türkiye’yi seçtik.” dedi.

Park, Kore’de robotik sistemlerle akıllı üretim yapan bir firma olduklarını, İstanbul’a kuracakları fabrikaya da Kore’deki gibi robotik sistem kuracaklarını belirtti.

Türkiye’deki üretimleriyle farklı ülkelere ve Avrupa’ya da yönelmeyi düşündüklerini vurgulayan Park, “Türkiye’de üretimi sağlayıp ‘Made in Türkiye’ etiketiyle ürünlerimizi Avrupa’ya göndermek gibi bir hayalimiz var. Türkiye, medikal turizmde oldukça meşhur bir ülke olduğu için Avrupa ve yurt dışından birçok hasta geliyor, bu hastalarla da ürünlerimizi duyurabileceğimizi düşünüyoruz.” diye konuştu.

Park, Türkiye’de ilk olarak bir üretim bandıyla yatırıma başlayacakları bilgisini vererek, şöyle devam etti:

“Türkiye’ye ilk aşamada 15 milyon dolarlık başlangıç yatırımı yapacağız. İlerleyen dönemde yatırımın karşılığı alındıkça daha fazla yatırım yapıp iş büyütülecek. Bu üretim bandında sonuçlar alındıkça büyümek istiyoruz. Türk devletinin desteklerinden faydalanarak daha büyük bina kurup, üretim bandını çoğaltıp her şeyi daha çok büyütmek hayalimiz. Çok daha büyük bir fabrika için 5 sene gibi bir sürenin ardından daha büyük yatırımlar yapmayı planlıyoruz. O zaman muhtemelen 100 milyon doların üzerinde yatırım yapılacaktır. Bu üretim tesisimizde dünyanın farklı yerlerinden gelecek diş hekimlerine eğitimler de verilecek.”

“İhracata da başlayacağız”

Türkiye’den İran, Birleşik Arap Emirlikleri ve Afrika ülkelerine de yönelme planları olduğunu bildiren Park, 5 yıllık üretim planının yarısında gelindiğinde ihracata başlamayı hedeflediklerini anlattı.

Park, kendisinin de diş hekimi olduğuna ve şirketi diş hekimleriyle birlikte kurduklarına dikkati çekerek, hekimlerin ihtiyaçlarını bilerek bu doğrultuda en doğru ürünleri ürettiklerini kaydetti.

İmplantın ardından diğer ürünlerinin de Türkiye’de üretimini sağlayıp “Made in Türkiye” etiketiyle dünyaya tanıtabileceklerini dile getiren Park, “Türkiye, iş bağlantısı kurmak için çok önemli bir ülke. Asya şirketlerinin bağlantı kurma eksikliği var. Türkiye üzerinden bağlantı kurup beraber başka yerlerde iş yapmak da istiyoruz. Biz Türkiye’deki şirketlere rakip olarak gelmek istemiyoruz. Biz teknik bilgi ve birikimimizi paylaşıp ülkedeki kalite ve standartların artırılmasına katkı sağlayabiliriz. Türkiye’deki ürün kalitemiz de Güney Kore’deki ile aynı olacak. Beraber güzel sonuçlar alabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Park, vergi gibi devletle ilişkiler ile çalışanlara karşı sorumluluk gibi konulara çok önem verdiklerini belirterek, Türkiye’deki yatırımlarını tamamlamaları için bazı izin ve işlem süreçlerinin hızlandırılmasını talep etti.

“Daha fazla Güney Kore şirketi gelecek”

Şimdiden MegaGen’in yatırımını izleyerek Türkiye’ye yatırım planı yapan Güney Koreli firmalar olduğuna işaret eden Park, “Daha fazla Güney Kore şirketinin Türkiye’ye gelip yatırım yapıp büyüyeceğini düşünüyorum. Türkiye’ye şu anda yapılan yatırımlar da sürekli büyüyor. Bizim ardımızdan global ve Güney Koreli yatırımcıların Türkiye’ye geleceklerini düşünüyorum.” dedi.

Park, dental pazarda dünyada 8’inci sırada yer aldıklarını, 2030’a kadar hedeflerinin 3. sıraya yükselmek olduğunu vurguladı. Sadece implant alanında değil, dental ve sağlık alanında da daha fazla inovasyon yapıp, yapay zekanın kullanıldığı dijital ürünler oluşturup farklı alanlara yönelmek istediklerini dile getiren Park, bu alanda AR-GE’ye de çok önem verdiklerini söyledi.

Türk Şehitliği’ni ziyaret etti

Türkiye’nin Kore Savaşı’nda Güney Kore’ye yardım eden ülkelerden biri olduğunu anımsatan Park, “Türkiye’den ‘kardeş ülke’ olarak bahsediyoruz. İki ülke halkları birbirine çok yardımcı oluyor. Fiziksel olarak Japonya ve Çin bize yakın ama duygusal olarak Türkiye’yi kendimize daha fazla yakın hissediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Park ile MegaGen Türkiye CEO’su Cem Dergin ve diğer şirket yöneticileri, basın mensuplarıyla yaptıkları görüşmenin ardından Güney Kore’nin Busan kentinde yer alan BM Anıtsal Mezarlığı’ndaki Türk Şehitliği’ni ziyaret etti. Şehitlik anıtına çiçek bırakan Park ve Dergin, saygı duruşunda da bulundu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/guney-koreli-implant-firmasi-turkiyeye-saglik-yatirimina-geliyor/feed/ 0
Akademisyenler, finansal okuryazarlığı artırmak için teknolojik gelişmelerden yararlanılması gerektiğini belirtti https://www.igdirhaber.com.tr/akademisyenler-finansal-okuryazarligi-artirmak-icin-teknolojik-gelismelerden-yararlanilmasi-gerektigini-belirtti/ https://www.igdirhaber.com.tr/akademisyenler-finansal-okuryazarligi-artirmak-icin-teknolojik-gelismelerden-yararlanilmasi-gerektigini-belirtti/#respond Mon, 13 May 2024 09:04:00 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7260 Akademisyenler, sermaye piyasalarında riskli enstrümanlara da erişimi kolaylaştıran teknolojik gelişmelerden, finansal okuryazarlığı artırmak için yararlanılabileceğini belirterek, küçük yatırımcılara finansal okuryazarlıklarını artırmaları önerisinde bulundu.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, sermaye piyasalarında farklı yatırım araçlarına yönelim giderek artarken finansal okuryazarlığa yönelik çalışmalar da hızlandı. Bu anlamda sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının yanında, finansal okuryazarlık 2024 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen şubat ayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında konu ele alınırken, sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, bu çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılmasının amaçlandığı vurgulandı.

Öğrencilere finansal okuryazarlık dersleri

Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Halil Ekşi, finansal okuryazar olabilmek için ileri düzeyde finansal bilgiye sahip olma zorunluluğunun olmadığını söyledi.

Serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşması ve sermaye piyasalarına sunulan enstrümanların çeşitlenmesinin finansal farkındalığın oluşmasını sağladığını belirten Ekşi, son yıllarda özellikle bireysel yatırımcıların varlıklarını, borsada ve kripto paralarda değerlendirdiğini ifade etti.

Ekşi, bu durumun finansal okuryazar olmayı gerekli kıldığına dikkati çekerek “Finansal piyasalarda ürün çeşitliliğinin artması, ekonomik değişimler ve nüfusun artması yatırımcı sayısının yükselmesine sebep olmuştur ancak sadece yatırımcı sayısının çoğalması değil aynı zamanda nitelikli ve bilgili yatırımcının artması gereklidir.” dedi.

Araştırmaların, Z kuşağı olarak tanımlanan 18-25 yaş arası gençlerin dörtte birinin borsaya yöneldiğini gösterdiğini ifade eden Ekşi, bu gençlerin sadece üçte birinin finansal bilgiye sahip olduğunu aktardı. Ekşi, son yıllarda sosyal medyanın gençlerin kararları üzerinde etkili olabildiğini ve bunun riskleri artırdığı değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti:

“Gençlerin yatırım kararı alırken sosyal medyanın etkisi altında kaldığı, kişi veya kişilerin tutumlarına göre karar verdiği açıktır ancak sırf moda veya bir trend olarak finansal okuryazarlığa sahip olmayan kişilerin yatırım kararı almaları, alınan kararların riskli olabileceğini göstermektedir. Sadece sosyal medyaya bakarak yatırım kararı almak veya finansal bilgi öğrenmeye çalışmak doğru değildir.”

Türkiye için de finansal okuryazarlığın gelişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ekşi, gelişmiş bir finansal okuryazarlığın o ülkenin ekonomik politikalarının istikrarlı ve başarılı şekilde uygulanmasına olumlu yansıdığının altını çizdi. Ekşi, bu anlamda finans dersleri, üniversitede çeşitli konferans ve etkinliklerle gençlerin finansal okuryazarlığını artırmaya çalıştıklarını belirtti.

Bazı sosyal medya platformları finansal okuryazarlığı destekliyor

Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nigar Taşpınar ise sermaye piyasalarına artan ilgiye paralel bir şekilde finansal okuryazarlığın artmadığını ifade etti.

Taşpınar, bireylerin geleceğe dair güvensizlik, belirsizlik ve kaygı gibi psikolojik faktörlerden etkilenmelerinin, finansal okuryazarlık seviyesinin katılımcı sayısıyla aynı doğrultuda artış göstermemesinin temel sebepleri olduğunu söyledi.

Sosyal medyanın, finansal okuryazarlık üzerindeki etkilerinin çok yönlü olduğunu belirten Taşpınar, bu alandaki platformların, çevrim içi eğitim imkanlarına erişim sağlamasıyla finansal okuryazarlığı desteklediğine dikkati çekti.

Taşpınar, sosyal medyanın olumsuz etkilerine yönelik ise “Sosyal medya platformları, yatırımcıları spekülatif davranışlara itebilir. Popüler trendlere katılma arzusu, bilinçli yatırım kararlarının yerine spekülatif eğilimlere yol açabilir. Bu tavsiyelerin güvenilirliği konusunda dikkatli olunmalı. Herkesin finansal uzman olmadığı unutulmamalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Teknolojinin ilerlemesiyle finansal okuryazarlığı artırmak için birçok dijital platform ve mobil uygulamanın hayata geçtiğini ifade eden Taşpınar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği, birçok banka ve sivil toplum kuruluşunun bu konuda çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı.

Taşpınar, üniversitelerdeki bu alana yönelik çalışmalara dair şunları kaydetti:

“Akademik çalışmaların, finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Bu çabalar, bireylerin finansal konularda daha bilinçli olmalarını sağlayarak ekonomik refahlarını artırmayı hedefler ve toplum genelinde finansal okuryazarlık seviyelerini iyileştirmeyi amaçlar.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/akademisyenler-finansal-okuryazarligi-artirmak-icin-teknolojik-gelismelerden-yararlanilmasi-gerektigini-belirtti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sakarya’ya son 21 yılda 183 milyar liranın üzerinde yatırım yapıldı https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sakaryaya-son-21-yilda-183-milyar-liranin-uzerinde-yatirim-yapildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sakaryaya-son-21-yilda-183-milyar-liranin-uzerinde-yatirim-yapildi/#respond Thu, 09 May 2024 21:10:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7126 AK Parti Sakarya Mitinginde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sakarya’da son 21 yılda 183 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Sakarya’yı hızlı tren ile buluşturduk. Şehir sınırlarımızdaki hızlı tren hattı üzerinde çalışmaların halen sürdüğü yerler bittiğinde Ankara-İstanbul arasındaki seyahat süresi 25 dakika daha azalacaktır. Adalette, 20 bin metrekare açık ve 103 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir adliye sarayı yapıyoruz. Sağlıkta, bin 300 yataklı eğitim ve araştırma hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 946 yataklı 23 hastanenin de aralarında olduğu 59 adet sağlık tesisini hizmete açtık. Yapımı süren bin yataklı Sakarya Şehir Hastanemizi inşallah en kısa sürede tamamlayıp hizmete açacağız. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın doğuşunun önünü kimse kesemeyecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart mahalli idareler seçimleri öncesinde miting programlarını sürdürüyor. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü durağı Sakarya oldu. Erdoğan, partisinin düzenlediği mitinge katılmak üzere Sakarya Demokrasi Meydanı’na geldi. 60 bin kişinin bulunduğu meydanda partililere hitap eden Erdoğan, “Sakarya diğer alanlarda olduğu gibi bu mücadelede de ülkemizin önde gelen şehirleri arasındaki yerini aldı. Savunma sanayiinde sürekli yükselttiğimiz hedeflerimiz doğrultusunda azim ve kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz. Yeter ki şu dört ilkeye sıkı sıkıya sahip çıkmaya devam edelim. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep beraber Türkiye olacağız. Bu irade 85 milyonuyla milletimizle yaşadıkça Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın doğuşunun önünü kimse kesemeyecektir. Türkiye bugün bölgesel ve küresel bir güç hedefine sahipse gerisinde son 21 yılda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmet alt yapısı var. Ülkemizin her şehri her karış toprağı bu yatırımlardan istifade etmiştir” diye konuştu.

“Sakarya’da son 21 yılda 183 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık”

Sakarya’ya son 21 yılda yapılan yatırımları anlatan ve bin yataklı Sakarya Şehir Hastanesi’nin de en kısa sürede tamamlanarak hizmete girileceğini ifade eden Erdoğan, “Sakarya’da son 21 yılda 183 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde, şehrimize 3 bin 642 adet yeni derslik kazandırdık. İkinci devlet üniversitesi Sakarya Uygulamalı Birimler Üniversitesi’ni kurduk. Gençlik ve sporda 14 bin 500 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. 28 bin kişi kapasiteli şehir stadyumu başta olmak üzere 88 spor tesisi inşa ettik. Sakaryalı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 4 buçuk milyar lira tutarında kaynak aktardık. Adalette, 20 bin metrekare açık ve 103 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir adliye sarayı yapıyoruz. Sağlıkta, bin 300 yataklı eğitim ve araştırma hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 946 yataklı 23 hastanenin de aralarında olduğu 59 adet sağlık tesisini hizmete açtık. Yapımı süren bin yataklı Sakarya Şehir Hastanemizi inşallah en kısa sürede tamamlayıp hizmete açacağız. TOKİ vasıtasıyla 8 bin 501 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kentsel dönüşümle; şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz bin 740 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Şehrimizdeki 7 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 98’ine hizmet veriyoruz. Sakarya’da 2 Millet Bahçesi yaptık. Ulaştırmada; 133 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu toplamda 401 kilometreye çıkardık. Kuzey Marmara Otoyolu ile İstanbul’a ulaşımı kolaylaştırdık” şeklinde konuştu.

“Ankara-İstanbul arasındaki seyahat süresi 25 dakika daha azalacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sakarya Üniversitesi-Demokrasi Meydanı Tramvay Hattı için çalışmalarımız sürüyor. Sakarya’yı hızlı tren ile buluşturduk. Şehir sınırlarımızdaki hızlı tren hattı üzerinde çalışmaların halen sürdüğü yerler bittiğinde Ankara-İstanbul arasındaki seyahat süresi 25 dakika daha azalacaktır. Sakarya’ya hızlı tren fabrikasını kurarak ülkemizin ihtiyacı olan tren setlerinin hızlı tren noktasında hafif raylı sistem araçlarının milli imkanlarla üretilmesini sağladık. Tarım ve ormanda Sakarya’ya 2 baraj, 4 gölet, 61 taşkın koruma tesisi, 12 sulama tesisi ve 9 hidroelektrik santral tesisi inşa ettik. İnşa ettiğimiz sulama tesisleriyle 57 bin dekar araziyi daha sulamaya açtık. Yapımı devam eden 4 sulama tesisiyle 25 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. Şehrin, içme suyu ihtiyacının karşılanmasında önemli bir alternatif olacak Ballıkaya Barajı’nın inşasında yüzde 85 seviyesine geldik. Sakaryalı çiftçilerimize; 10 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Sanayi ve teknolojide 2 endüstri bölgesi, 6 yeni organize sanayi bölgesi, 2 TEKNOPARK, 24 araştırma-geliştirme merkezi ve 5 tasarım merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Sakarya’daki işverenlere toplam 6 buçuk milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide Sakarya’nın bütün ilçelerine doğalgaz arzı sağladık. İnşallah önümüzdeki dönemde bu yatırımları katlayarak artıracağız. İnşallah önümüzdeki dönemde bu yatırımları katlayarak artıracağız. Şu anda cumhurbaşkanı bu kardeşiniz mi? Hükümet biz miyiz? Dolayısıyla biz hükümet olduktan sonra Sakarya’da yerel yönetimi bizlere verdiğiniz zaman hem yerel yönetim hem hükümet olarak bütün imkanlarımızla, bu ne demektir? Sakarya her türlü hizmeti görecek demektir” ifadelerini kullandı.

Adaylar tanıtıldı

Daha sonrasında şehre kazandırılan yatırımların kısa film videosu izletildi. Bunun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Belediye Başkan adaylarını tanıttı. Programın ardından Erdoğan, Sakarya’dan ayrıldı. – SAKARYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sakaryaya-son-21-yilda-183-milyar-liranin-uzerinde-yatirim-yapildi/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ulaştırma ve haberleşme ağına yönelik yatırımları hakkında bilgi verdi https://www.igdirhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-turkiyenin-ulastirma-ve-haberlesme-agina-yonelik-yatirimlari-hakkinda-bilgi-verdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-turkiyenin-ulastirma-ve-haberlesme-agina-yonelik-yatirimlari-hakkinda-bilgi-verdi/#respond Wed, 08 May 2024 21:03:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7090 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Biz tercihlerinden dolayı hiçbir ilimizi cezalandırmadık. Siz hiç duydunuz mu? Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de devletin bir yatırımının durdurulduğunu gördünüz mü tercihinden dolayı? Asla görmediniz.” dedi.

Uraloğlu, MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu tarafından Balçova Termal Otel’de organize edilen “Sürdürülebilirlik Odağında Lojistik Sektörü ve Gelecek Trendleri” ana temalı Türkiye İstişare Toplantısı’nın açılış oturumuna katıldı.

Konuşmasında bakanlığın ulaştırma ve haberleşme ağına yönelik yatırımları hakkında bilgi veren Uraloğlu, 2028’e kadar 1780 kilometre daha otoyol yapmayı, yaklaşık 14 bin kilometre olan demir yolu ağını 28 bin kilometreye, 57 olan havalimanı sayısını ise 61’e çıkarmayı planladıklarını belirtti.

Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Hava yolunda ciddi gelişmelerimiz olacak ama demiryolu hem yük hem yolcuda çok büyük oranlarda gelişecek. Biz de yatırımımızı ona göre yapacağız. Her 15 saniyede bir uçak geçiyor ülkemizden. Böyle bir coğrafyadayız ve 173 ülkeyle hava yolları anlaşmamız var. Şu anda da 130 ülkede 143 noktaya doğrudan uçuş yapan bir ülkeyiz.

2023 yılında İstanbul ve Çanakkale boğazlarından yaklaşık 84 bin gemi geçti. Bu her boğazdan yaklaşık 40 bine yakın gemi demektir. 4 saatlik bir uçuş mesafesinde 67 ülkeye ulaşabiliyoruz. Bu 67 ülkede de 1,4 milyar insan yaşıyor. Bunların 40 trilyon dolar gayri safi milli hasılası var. 8 trilyon dolar da ticaret potansiyeli bulunuyor. Coğrafya haritasını bilmeyen birisine gösterirseniz ‘en kritik yer, en stratejik yer neresidir’ derseniz oranın Türkiye olduğunu size gösterebilir. Böyle kıymetli bir coğrafya üzerinde bulunuyoruz.”

“Projeler bitme aşamasında”

Uraloğlu, ticaretin genel anlamda doğu-batı ekseninde geliştiğini, son zamanlarda kuzey-güney aksında da çok ciddi gelişmeler olduğuna işaret etti.

Basra Körfezi’nden Ovaköy’e 1200 kilometrelik otoyol, demir yolu, enerji nakil ve iletişim hatlarını içeren Kalkınma Yolu Koridoru’nu bu gelişmeyi önceden görerek planladıklarını aktaran Uraloğlu, “Bugün bitirmiş olsaydık Süveyş Kanalı’ndaki sıkıntılar konuşulmuyor olurdu ve sadece 21 günde bu ulaşımı biz sağlamış olurduk. Projeler bitme aşamasında. Bu sene içerisinde başlayabilir miyiz diye gayret içerisindeyiz.” diye konuştu.

Ankara-İstanbul arasındaki yeni bir otoyol yapmayı planladıklarını vurgulayan Uraloğlu, Aydın-Denizli Otoyolu’nu bitireceklerini, devamında da bu yolu Antalya’ya bağlayacaklarını anlattı.

İhalesi yapılan ve proje aşamasında olan yatırımları anlatan Uraloğlu, İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin Polatlı’dan itibaren 508 kilometre olduğunu, 2026 sonu ya da 2027 başında tamamlanmasının hedeflendiğini aktardı.

İzmir için yeni çevreyolu projesi

Uraloğlu, İzmir’de geçmişte Karayolları Bölge Müdürü olarak görev yaptığını, kentin ihtiyaç duyduğu yatırım ve hizmetleri bildiğini ifade ederek şöyle konuştu:

“Biz tercihlerinden dolayı hiçbir ilimizi cezalandırmadık. Siz hiç duydunuz mu? Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de devletin bir yatırımının durdurulduğunu gördünüz mü tercihinden dolayı? Asla görmediniz. Ama şunu atlamamamız lazım; daha iyisini yapmak için mutlaka mahalli idarelerle, özellikle büyükşehirlerle iş birliği yapmamız lazım. Ekip halinde yürümemiz lazım. O anlamda biz İzmir’e daha iyi hizmet etmeye talibiz.”

Bakan Uraloğlu, İzmir’de yeni çevre yolu projesini de bitirdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onunla ilgili ÇED süreçleri ve imar planı genel anlamda bitti diyebilirim. Yatırım programıyla, fizibiliteyle ilgili çalışmalarımızı yürütüyoruz. Artık özellikle Karşıyaka, Bayraklı tarafındaki günlük trafik 120 binleri geçti. Belki birazcık daha yukarı Buca’ya doğru giderken o rampaların olduğu kesimde trafik ciddi bir şekilde aksıyor. Bu sene yatırım programına aldırabilirsek bu sene, olmadı önümüzdeki sene mutlaka ona başlamalıyız. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyeyim. Yüksek hızlı tren inşallah geliyor. İzmir’deki bu anlamda kavşak projelerinden bahsediyor Hamza Bey. Onlarda nasıl işbirliği yaparız, konuşacağız. İzmir mutlaka daha iyisine layık. ‘Biz ceketimizi koysak kazanır’ diyenlere 1 Nisan’da bunun böyle olmadığını, 1 Nisan şakasıyla beraber göstermiş olacağız.”

Diğer konuşmacılar

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da İzmir’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu, ticaretin ve kültürün merkezi olarak öne çıkmış bir şehir olduğunu söyledi.

İzmir’in sahip olduğu eşsiz potansiyeli en üst düzeye çıkarmak ve şehri daha da yaşanabilir hale getirmenin en büyük arzuları olduğunu bildiren Dağ, ” İzmir’imizin tarihini, kültürünü ve doğal güzelliklerini koruyarak, modern belediyecilik anlayışıyla kalkındırmayı hedefliyoruz. İş dünyasıyla olan işbirliğimizi güçlendirerek, İzmir’i bir yatırım cennetine dönüştüreceğiz.” dedi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı da taşımacılık sektörünün Türkiye’de ve dünyada önemini artırdığını söyledi.

Türkiye ekonomisinin depreme rağmen yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüyerek büyük bir direnç gösterdiğini vurgulayan Asmalı, şunları kaydetti:

“Yine geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinde ki o dönem biliyorsunuz genel seçimlerin de olduğu bir dönemdi, bu performansını sürdürerek yüzde 3,9 oranında büyüyerek küresel ekonomiler içerisinde pozitif olarak ayrışmıştır. Nihayet yılın 3. çeyreği yüzde 5,9 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi bu dönemde de G20 ülkeleri arasında en çok büyüyen ikinci ülke olmayı başarmıştır. Öncü ekonomilerle birlikte ülkemizin de enflasyon sorunuyla yüzleştiği ve parasal sıkılaşma sürecinde olduğu böyle bir dönemde Türkiye ekonomisinin büyüme hızının artması takdir edilmesi gereken bir gelişmedir.” diye konuştu.

İzmir Valisi Süleyman Elban, MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu Başkanı Mehmet Metin Korkmaz ile MÜSİAD İzmir İl Başkanı Gökhan Temur da toplantıda birer konuşma yaptı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-turkiyenin-ulastirma-ve-haberlesme-agina-yonelik-yatirimlari-hakkinda-bilgi-verdi/feed/ 0
Japonya İmparatoru Naruhito’nun doğum günü ve Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü kutlandı https://www.igdirhaber.com.tr/japonya-imparatoru-naruhitonun-dogum-gunu-ve-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yil-donumu-kutlandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/japonya-imparatoru-naruhitonun-dogum-gunu-ve-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yil-donumu-kutlandi/#respond Sat, 04 May 2024 21:45:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6968 Japonya İmparatoru Naruhito’nun 64’üncü doğum günü ve Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yıl dönümü, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşeğin de katıldığı resepsiyonla kutlandı.

Japonya İmparatoru Naruhito’nun 64’üncü doğum günü ve Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yıl dönümü, Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Takahiko Katsumata’nın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Bir otelde düzenlenen etkinlikte, misafirlere Türk ve Japon kültürlerinden müzik dinletisi sunularak, Japonya’ya ait ürünler misafirlere tanıtıldı. Japon ve Türk ilişkilerine dair hazırlanan kısa filmin ardından Büyükelçi Katsumata ve Bakan Şimşek birer konuşma yaptı. Katsumata konuşmasına, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenleri anarak başladı. Katsumata, Japonya’nın bölgenin bir an önce önce toparlanması için kesintisiz destek sağladığını belirtti.

“Japonya ve Türkiye işbirliğinin gelişme zamanı geldi”

Japonya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin daha da güçlendirileceğini vurgulayan Büyükelçi Katsumata, “Karşılıklı güvene dayalı olarak ve ilişkilerimizin 100. yılında stratejik ortaklar olarak, Japonya ve Türkiye’nin ikili, bölgesel ve uluslararası iş birliğinin gelişme zamanı gelmiştir. Japonya Dışişleri Bakanı Sayın Kamikawa geçen ay Ankara’yı ziyaret ederek, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Sayın Fidan ile görüştü. Bu görüşmelerde Gazze Şeridi de dahil olmak üzere Ortadoğu ve Ukrayna krizi gibi uluslararası meselelerde Türkiye’nin rolünün önemine dikkat çekti ve bu meselelerin ele alınmasında yakın çalışmaya devam etme konusunda karşılıklı olarak mutabık kalındı. Mağdur halklar ve çocuklara insani yardım, birlikte çalışmamız gereken en acil konudur. Aynı zamanda iş birliğimizin Ukrayna’nın yeniden inşa sürecine, Orta Asya ve Afrika gibi üçüncü ülkelerin kalkınmasına doğru genişlemesi de beklenmektedir. İkili ilişkilerin gelişimine ve küresel paradigma değişimine bağlı olarak iş birliği alanlarımız, geleneksel altyapılar ve üretimden afet yönetimi, sağlık, dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerjiler ve benzeri alanlara doğru genişlemektedir. Denizcilik ve uzay konuları da gündemimizde yer almaktadır” dedi.

“Japonya’ya da Türk yatırımlarını bekliyoruz”

Katsumata, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğine ilişkin ise şunları kaydetti:

“Türkiye, kaliteli insan kaynakları ve çok taraflı pazar erişimiyle cazip bir iş ortağı olmuştur. Japon şirketlerinin en önemli yaklaşımlarından biri; Avrupa Birliği ve diğer büyük pazarlara tedarik edilen yüksek değerli mal ve hizmetleri üretmek üzere Türkiye’de üretim üsleri kurmaktır. Japonya’nın bu kaliteli yatırım ve iş modelinin; ihracat performansı, teknoloji transferi ve yerel çalışanların kapasitelerinin geliştirilmesi açısından Türk ekonomisi ve toplumu üzerinde eşit derecede olumlu bir etki yarattığının altını çizmek isterim. Bu adil ve eşit bir ortaklıktır. Pazara erişim, adil rekabet, iş ve ticaret kuralları gibi konuları geniş bir şekilde kapsayan ve müzakereleri devam eden Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (EPA) kazan-kazan ortaklığını ve küresel standardı teşvik etmenin yolunu açacağına inanıyorum. Sadece Japonya’dan Türkiye’ye yatırım değil, aynı zamanda Asya’da ekonomik ve parasal bir merkez olan Japonya’ya da Türk yatırımını bekliyoruz.”

“Japon yatırımcıların daha görünür olmasını istiyoruz”

Bakan Şimşek ise, İmparator Naruhito’nun doğum gününü kutladığını ve iki ülkenin ilişkilerinin 100 yıldan daha uzağa dayandığını belirterek, “Eminim birçoğunuz aramızdaki güçlü bağları pekiştiren 1890 Ertuğrul faciasını biliyorsunuzdur. Japonya da her zaman yanımızda oldu. Türkiye’nin 1999 ve 2023 depremleriyle sarsıldığı dönemde Japonların dayanışmasını hiçbir zaman unutmayacağız. 2013’ten bu yana ilişkilerimiz stratejik bir ortaklığa dönüştü ve siyasi ve ticari bağlarımızı derinleştirmemize ve genişletmemize yardımcı oldu. Mükemmel siyasi ilişkilerimiz var. Ticaret ve yatırımlarda da büyük bir potansiyel var. Türkiye ekonomik programını uyguladıkça ve uzun vadeli potansiyelini geliştirdikçe Japon yatırımcıların daha görünür olmasını bekliyoruz. Ayrıca Japonya ile üçüncü ülkelerde de iş birliği yapmak istiyoruz” diye konuştu.

Şimşek, ayrıca Japonya ve Türkiye arasındaki kültürel, sanatsal ve eğitimsel iş birliklerinin de güçlendiğine işaret ederek, Türk-Japon Üniversitesi’nin dünya standartlarında araştırma olanakları sunacağını söyledi.

Konuşmaların ardından günün anlam ve önemine özel bir pasta kesildi. Düzenlenen resepsiyona çok sayıda yabancı misyon temsilcisi ve davetli katıldı. – ANKARA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/japonya-imparatoru-naruhitonun-dogum-gunu-ve-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yil-donumu-kutlandi/feed/ 0
Bakan Kacır: “Deprem bölgesinde devletimizin tüm imkânlarını en üst düzeyde seferber ettik” https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:06:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6833 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep’te Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi Açılışı’na katıldı. Bakan Kacır, deprem bölgesindeki yatırımlara vurgu yaparak, “Deprem bölgesinde devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik” dedi.

Bir dizi ziyaret, program ve açılışa katılmak için Gaziantep’te bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Nurdağı ilçesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğüne bağlı İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle yapımı tamamlanan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışına katıldı. Açılış töreninde açıklamalarda bulunan Kacır, asrın felaketinin ardından deprem bölgesinde yapılan yatırımlardan bahsetti.

“Devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik”

Yaşanan afetin ardından devlet olarak tüm imkanları seferber ettiklerini ifade eden, bakanlık olarak yaptıkları çalışmalardan ve hayata geçirdikleri Cazibe Merkezleri Programı’nı anlatan Bakan Kacır, “Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ilimizde ağır hasara neden olan bu deprem silsilesinin ardından devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik. Bu bağlamda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, şehirlerimizin yeniden ayağa kalkması, ekonomik ve sosyal hayatın en kısa sürede eski günlerine dönmesi için çok boyutlu çalışma yürüttük. Son 15 yılda sağladığımız teşviklerle bir cazibe merkezine dönüşen deprem bölgemizin, kalkınma yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için tarihimizin en kapsamlı yatırım teşvik paketini hayata geçirdik. Aralarında Gaziantep’in Araban, İslahiye ve Nurdağı ilçelerinin de olduğu, depremden yoğun olarak etkilenen 65 ilçemizde yatırım ortamını iyileştirmek ve istihdam sağlamak üzere ‘Cazibe Merkezleri Programı’nı hayata geçirdik. Yatırımlara kurumlar vergisi indirimi, SGK primi işveren ve işçi payı desteği, KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti, faiz veya kar payı desteği sağladık” dedi.

“Gaziantep’te 6,7 milyar lirayı aşan 12 yatırım projesi için teşvik belgesi düzenledik”

Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Gaziantep’e yönelik yatırımlar hakkında da bilgi veren Bakan Kacır, “Program kapsamında Gaziantep’te bin 105 vatandaşımıza istihdam sağlayacak ve sabit yatırım tutarı 6,7 milyar lirayı aşan 12 yatırım projesi için teşvik belgesi düzenledik. Deprem nedeniyle yatırım süreci aksayan yatırımcılarımızı mağdur etmemek adına, Gaziantep’te düzenlenen bin 352 yatırım teşvik belgesinin süresini talep almaksızın 3 yıl uzattık. Projelerine devam edemeyecek yatırımcılarımız için de düzenlenen 213 yatırım teşvik belgesini, kendilerine herhangi bir yük getirmeden kapanmış saydık. Deprem sonrası KOBİ’lerimizin hızlı toparlanmaları adına devreye aldığımız destek programlarıyla işletme sahibi afetzedelerimizin yanında olduk. Zarar gören işletmelerin 2023 yılı, yaşamını yitiren veya iş göremez hale gelen işletmecilerin ise tüm borçlarını sildik. Depremde zarar görmüş işyerleri için ilk 12 ayı geri ödemesiz 36 ay vadeli Acil Destek Programını uygulamaya koyduk. Gaziantep’te 481 işletmemize destek sağlarken 216 milyon liralık kredi hacmi oluşturduk” ifadelerini kullandı.

“590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimizin hizmetine sunduk”

Asrın felaketinin ardından başlatılan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesi hakkında bilgi veren Bakan Kacır, “Uluslararası finansman kaynaklarını da harekete geçirerek işletmelerimize can suyu niteliğinde olan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesini başlattık. Dünya Bankası ve Japon Kalkınma Ajansı iş birliğiyle oluşturduğumuz 590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimizin hizmetine sunduk. Nurdağı ve İslahiye ilçelerimizde 750 bin lira, şehrimizin diğer ilçelerinde ise 650 bin lira üst limitli olmak üzere KOBİ’lerimize 36 ay vadeli faizsiz finansman imkanı sağladık. İşletmelerimizin onarım, tamirat ve ekipman alımları için ihtiyaç duydukları finansmana erişimini tesis ederek bölgemizin ekonomik toparlanmasına destek olduk. Destek programımız kapsamında bugüne kadar Gaziantep’te 2 bin 657 işletmemize 1,2 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik. Başvurusu onaylanan KOBİ’lerimize destek ödemelerini kısa bir süre içerisinde yeniden devreye alacağız. Önümüzdeki dönemde uluslararası finans kuruluşlarını sürece dahil ederek yeni finansman kaynaklarıyla KOBİ’lerimizin toparlanma sürecini hızlandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Gaziantep’e 11 yeni sanayi alanı kazandırdık”

Depremden ciddi derecede etkilenen sanayi kenti Gaziantep’in inşası ve ihyası için gayret göstermeye devam ettiklerini de aktaran Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Gaziantep’in inşası ve ihyasında her daim vatandaşlarımızın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Güçlü sanayisiyle üretimde dünya markası şehrimize, “yeni sanayi tesisleri inşa etme ve depremden etkilenen sanayi işletmelerimize kalıcı çözümler sunma” sözümüzü de yerine getiriyoruz. Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle bugüne kadar şehrimize 11 yeni sanayi alanı kazandırdık. Gaziantep İslahiye Sanayi Alanı’nda depremden zarar görmüş işletmelerimize tahsis edilmek üzere 80 işyerinin yapımına başladık. Önümüzdeki dönemde bu sayıyı 160’a tamamlayacağız. Ben inanıyorum ki bu 11 sanayi alanımızın 11’ini de kısa sürede dolduracağız. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında şehrimizin 22 yılda kat ettiği mesafe bu hedefe ulaşmanın ne kadar da mümkün olduğunun canlı temsilidir. Yirmi iki yıl öncesine dönüp baktığımızda, şehrimizde sadece iki organize sanayi bölgesi yükseliyor ve planlı sanayi altyapımız 53 bin vatandaşımıza ekmek kapısı oluyordu. Sanayicilerimizin talepleri doğrultusunda OSB’lerimizin sayısını altıya yükselttik. ve sanayicilerimiz, verdikleri sözlerin hakkını vererek 250 bin vatandaşımızı daha istihdam etti. Önümüzdeki dönemde ülkemizdeki siyasi istikrar ve öngörülebilirlik ortamının beslediği yatırım iştahıyla, Gaziantepli kardeşlerimizin girişimci ruhuyla, şehrimizin sanayileşme yolculuğunda emin adımlarla yürüyeceğinden, asırlık kazanımlar elde edeceğinden şüphe duymuyorum. Gaziantep, Türkiye Yüzyılı’nın parlak sayfalarına mührünü vuracak” şeklinde konuştu.

“Acil Eylem Programı kapsamında 6 projeye 262 milyon lirayı aşan destek verdik”

Açılışı yapılan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bakan Kacır, “Deprem felaketi sonrasında gerek İpekyolu Kalkınma Ajansımız gerek GAP Bölge Kalkınma İdaremiz eliyle yürüttüğümüz projelerle de şehrimizin yeniden ekonomik ve sosyal toparlanmasına öncülük ediyoruz. Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında 6 projeye 262 milyon lirayı aşan destek verdik. GAP Bölge Kalkınma İdaremizle de şehrimizin toprağına yeniden hayat verecek, tarımın yeşerip gelişmesine vesile olacak iki projeye 56 milyon lira kaynak sağladık. Bugün de Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında, Nurdağı ilçemizde ticaretin çarklarının güçlü bir şekilde dönmesini sağlayacak ve vatandaşlarımıza istidam kapısı olacak 2 çarşı projemizin açılışını gerçekleştiriyoruz. 12 bin metrekare toplam kapalı alana sahip 136 milyon lira tutarındaki bu proje, altyapısı, esnafa ve vatandaşlarımıza sunduğum imkanlarla şimdiden Nurdağı’nda ticaretin canlı kalbi haline geldi. Vatandaşımıza, esnafımıza hayırlı, uğurlu olsun. Nurdağı’na kazandırdığımız bir diğer proje ise Sosyal Girişimcilik Merkezi. Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi (SEECO) kapsamında 6,7 milyon lira bütçeyle hayata geçirdiğimiz bu merkez, sunduğu altyapılarla depremden etkilenen vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik hayata yeniden katılımı için önemli bir boşluğu şimdiden doldurdu. Gençlerimizin çevre bilincini ve toplumsal duyarlılıklarını da güçlendirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında faaliyete aldığımız merkezimizden bugüne kadar 23 bin 870 kişi yararlandı. Her zamanda vurguluyoruz, deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık ve önümüzdeki süreçte de bırakmayacağız. Her türlü desteği sağlayarak, vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik içinde, bu zorlu süreci geride bırakacak ve deprem bölgesini yeniden canlandıracağız. İnşallah bugün açılışını gerçekleştireceğimiz projeler ile birlikte Gaziantep’imiz geleceğe umutla bakacak ve çok daha iyi bir konumda yer alacak. Sözlerime son verirken projelerin ilçemize, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/feed/ 0
MİA Teknoloji, sağlık alanındaki yazılımların lisans haklarını devretti https://www.igdirhaber.com.tr/mia-teknoloji-saglik-alanindaki-yazilimlarin-lisans-haklarini-devretti/ https://www.igdirhaber.com.tr/mia-teknoloji-saglik-alanindaki-yazilimlarin-lisans-haklarini-devretti/#respond Sun, 28 Apr 2024 21:36:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6786 MİA Teknoloji, sağlık alanındaki yazılımlara ilişkin lisans haklarının New York merkezli MIA Tech Corporation unvanlı iştirakine devredilmesi ve iştirak şirketinin yüzde 51 hissesinin ABD merkezli yatırımcı firmaya satılmasına ilişkin imzaladığı sözleşme ile Türkiye’yi küresel sağlık teknolojileri pazarında önde gelen merkezlerden biri haline getirmeyi hedefliyor.

AR-GE, inovasyon, yazılım geliştirme, entegrasyon ve çözüm sağlama alanlarında Türkiye dışında Katar, Amerika Birleşik Devletleri ve Fas’ta faaliyetlerini sürdüren MİA Teknoloji, Türkiye’de var olan güçlü işbirliklerini tüm dünya ülkelerine taşımaya devam ediyor.

Şirketin sağlık alanında sahip olduğu yazılımlara ilişkin lisans hakları ile ilgili olarak sağlık yazılımında önde gelen Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir firma ile yaptıkları yatırım bazlı görüşmeler sonuçlandı.

Görüşme sonrasında şirketin sağlık alanında sahip olduğu yazılımlara ilişkin lisans haklarının, Amerika’da kurulan New York merkezli MIA Tech Corporation unvanlı iştirak şirketine devredilmesi ve yine bu iştirakin yüzde 51 hissesinin ABD merkezli yatırımcı firmaya satılmasına ilişkin sözleşme imzalandı.

MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Ünal, MİA Teknoloji’nin iştiraki MIA Tech Corporation’ın ABD merkezli bir şirketten aldığı yatırıma ilişkin düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, MİA Teknoloji olarak sağlık bilişimi alanında hizmet ve tedarik zinciri işlevlerini kolaylaştıran, ülke sağlık sisteminin yazılımsal ihtiyaçlarını karşılayan faaliyetlerine hız kesmeden devam ettiklerini belirtti.

Sektörde var olan 17 yıllık deneyimlerine güvenerek piyasadaki değişen ve gelişen taleplere teknolojik çözümler ile dönüş yaptıklarını ifade eden Ünal, “Sağlık sektörünün ihtiyaçlarını kapsayarak hastanelerin günümüz rekabetçi ortamına ve teknolojik gelişmelerine ayak uydurmasını sağlayacak birçok yazılım projesini hayata geçiriyor ve güçlü iş birlikleri ile bunu tüm dünya ülkelerine taşıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Ünal, “ABD merkezli yatırımcı bir firma ile yaptığımız anlaşma doğrultusunda sağlık teknolojileri yazılımlarımızın satın alınması ile başlayan müzakere sürecimiz New York merkezli iştirakimiz MIA Tech Corporation’a ürünlerin satış ve pazarlaması ile ilgili olarak lisans verilmesi, yüzde 51 payının ABD merkezli bir yatırımcıya satılması ve şirketimizin sağlık alanında geliştirdiği yazılımların yurt dışı satış ve pazarlama faaliyetlerinin MIA Tech Corporation üzerinden gerçekleştirilmesi noktasında nihayete erdi. Gerçekleştirdiğimiz bu sözleşme ile küresel sağlık teknolojileri pazarında önde gelen merkezlerden biri olmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin sağlık sektörü yazılımları açısından dünyada lider bir ülke olduğunu belirten Ünal, “Amerika’da ve Avrupa’da bu görülebiliyor. Belki öyle bir kıvılcım gerekiyordu. Bundan sonra inşallah farklı yerel firmalar da bu yolu takip ederek devam eder.” dedi.

Dijital sağlık sektörünün 2030 yılında 18 milyar dolar büyüklüğe ulaşması hedefleniyor

Yatırım alan yerli ve milli yazılımın, bir ülkenin tüm sağlık faaliyetlerini merkezi bir platform üzerinden entegre bir şekilde yönetilmesini sağladığına değinen Ünal, geliştirdikleri yerli ve milli yazılımın sağlık sistemlerinde kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayacak ölçekte bir sistem sunduğunu dile getirdi.

Orta Doğu ve Kuzey Amerika bölgesinde uzun vadeli yatırımlar ve işbirlikleri gerçekleştirmeyi planladıklarını ifade eden Ünal, “Orta Doğu ve Kuzey Amerika bölgesi başta olmak üzere dijital sağlık sektörünün 2030 yılında 18 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Biz de buradaki potansiyeli görüyor ve projelerimizi bu bölgelerde yoğunlaştırıyoruz.

İştirak şirketimiz MIA Tech Corporation uluslararası sağlık bilişim piyasasında iş geliştirme faaliyetlerine başladı. Aynı zamanda şirketimiz bu bölgelerdeki iş geliştirme operasyonları, pazar payı büyümesi ve AR-Ge faaliyetlerini de destekleyerek uzun vadeli iş birlikleri ile çeşitli yatırımlar gerçekleştirmeyi planlıyor.” dedi.

Ünal, “Kuzey Amerika ve MENA bölgesi dediğimiz Orta Doğu Bölgesi başta olmak üzere bütün dünyaya burada yazılımlarımızı açmak istiyoruz zaten. Burada, Amerika’nın özellikle MENA bölgesinde çerçeve anlaşmaları var. Çok büyük avantajları var bu bölgede. Hazır limitleri, parası olan işler var. Bunların içerisinde hemen katılmak istiyoruz.” diye konuştu.

Uzaktan sağlık hizmeti yazılımlarını milyonlarca üyeye ulaştırmayı hedefliyor

Ünal, dijital sağlık alanındaki yatırım ve hedeflerine değinerek, yeni yatırımları ile birlikte bulundukları bölgelerdeki sağlık merkezlerinin altyapısı güçlendirilerek, tıbbi ekipman ve çözüm odaklı teknolojilerin temin edilmesini sağlayarak, dijital sağlık platformları aracılığıyla hastaların takibi ve yönetiminin kolaylaştırılmasında destek sağlayacaklarını aktardı.

Kuzey Afrika’daki sağlık hizmetlerine erişimi artırmak için yerel sağlık kuruluşlarıyla işbirliği yapılması yönündeki faaliyetlere ağırlık vereceklerine işaret eden Ünal, “Bölgelerin ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştireceğiz. Orta Doğu’da kronik hastalıkların yönetimi için yenilikçi çözümler sağlarken, Kuzey Amerika’da ise yaşlanan nüfusa yönelik sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi noktasında aktif rol alacağız.” diye konuştu.

Ünal, en büyük hedeflerinin uzaktan sağlık hizmeti yazılımları globalde bu sisteme entegre olan ve kullanan milyonlarca üyeye ulaşacak bir sistemi geliştirmek ve tüm bu süreçleri karma gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik teknolojileri ile yönetilmesini sağlamak olduğunu dile getirdi.

“Türkiye genelinde Elektrikli Araç Şarj Ağ Operatörleri arasında ilk 5’e girmeyi hedefliyoruz”

Ünal, 2024 yılı için teknoloji ve inovasyon başta olmak üzere ajandalarında çeşitli stratejik gündem konularına yer ayırdıklarını belirterek, gündem konuları arasında işlerinin gelecekteki büyümesini ve sürdürülebilirliğini desteklemek amacıyla, yapay zeka ve makine öğrenimi, dijital dönüşüm, IoT ve akıllı cihazlar, siber güvenlik ve veri koruma, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik, veri analitiği ve tahmin modelleri, eğitim ve yetenek geliştirmenin yer aldığını kaydetti.

Bu yıl yüzde 90 oranında DC istasyon ağına sahip olmayı ve Türkiye genelinde Elektrikli Araç Şarj Ağ Operatörleri arasında ilk 5’e girmeyi hedeflediklerini aktaran Ünal, “Bu hedefe ulaşmak için gerekli altyapı çalışmalarımızı sürdürerek, daha fazla şarj istasyonunu faaliyete geçirmeyi planlıyoruz.” dedi.

Ünal, 2024 yılında paylaşımlı araçlarını da şarj ağı sistemlerine entegre ederek sıfır karbon salınımı ile kesintisiz sürdürülebilir bir ulaşım ağı sağlamayı amaçladıklarına dikkati çekerek, “Bu şekilde, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir ulaşım sağlayarak insanlar için güvenli ve konforlu bir seyahat imkanı yaratacağız. Bu amaca yönelik ise kısa vadeli planlarımız arasında 2024 yılının son çeyreğine doğru, şarj istasyonlarının elektriğini karşılamak adına güneş enerji santrali kurma projemiz yer alıyor.” yorumunu yaptı.

“Enerji tarafında da yatırımlarımız olacak”

Enerji tarafında da yatırımlarının olacağına dikkati çeken Ünal, Çin’in en büyük beşinci firmasıyla şu anda masada olduklarını ve yatırım yapmak istediklerini belirterek, “Şimdi böyle firmaların radarına girebilmek bizim için çok büyük bir gurur. Bunlar çok büyük firmalar. Yatırım yapmak istiyorlar ve bizi yatırım yapılabilir görüyorlar. Bu bizim için çok önemli.” ifadelerini kullandı.Ünal, “Yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren Enerjey firmamız ile başta Türkiye’de GES (Güneş enerji santrali) ve enerji depolama alanında yaptığımız başvuru süreçleri ile de bu alanda büyük yatırımlar hayata geçirerek sürdürülebilir ekosisteme katkı sunmayı hedefliyoruz” yorumunu yaptı.

Dul ve çocuklu kadınlar ve çocuklarının sosyal hayat içerisinde yer edinmeleri, çocuklarının eğitimlerinin ve temel ihtiyaçlarının sağlanması ile bu kadınlara karşı toplumsal baskıların ortadan kaldırılmasına destek olmak amacı ile MİA Yardım Kültür ve Eğitim Vakfı kurduklarını söyleyen Ünal sözlerini şöyle tamamladı:

“Vakfımızı yardıma ihtiyacı olan ve doğal felaketlerden etkilenen kişilere yardımda bulunmak, bu yardımların kurumsal hale gelmesini sağlamak ve bununla birlikte hem bakımevi, huzurevi ve rehabilitasyon merkezi kurmak hem de halihazırda kurulu olanları desteklemek amacıyla kurduk. Hedefimiz; eğitim, adalet, sağlık, verimlilik, inovasyon, teknoloji, sanatsal faaliyetler, denizcilik ve su spor faaliyetleri ile tüm spor dallarında ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınmasına faydalı olacak konularda destekleyici faaliyetlerde bulunmak ve sokak hayvanlarının barınma, sağlık ve yiyecek ihtiyaçlarının karşılanması ile hayvan hakları bilincinin yerleşmesini sağlamak.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mia-teknoloji-saglik-alanindaki-yazilimlarin-lisans-haklarini-devretti/feed/ 0
Türkiye-ABD Yeşil Teknoloji heyetleri TOBB’da bir araya geldi https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:58:13 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6692 Türkiye-ABD Yeşil Teknoloji heyetleri TOBB’da bir araya geldi

ANKARA – Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte bir araya geldi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ev sahipliği yaptığı Greentech Tech Heyeti Çalışma Yemeği etkinliğiyle bir araya geldi. Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin ele alındığı toplantıda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2023 yılında rekor kırarak 33 milyar Dolara ulaştığı belirtildi. Yükselişin devam ettiği kaydedilirken, ikili ticaret hedefinin gelecek yıllarda 100 milyar Dolar seviyesine ulaşması olduğu ifade edildi. Öte yandan Yeşil Teknoloji misyonunun bu hedefe ulaşmada önemli bir katkı sunacağı toplantıda vurgulandı.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye’nin ABD ile iyi ilişkiler içerisinde olduğunu dile getirerek, yeşil teknoloji odaklı bir misyonun ilişkilerin ilerletilmesi için bir dönüm noktası olacağını dikkati çekti. Tuzcu, “Biz ABD ile ekonomik ilişkileri daha fazla geliştirmek, ilerletmek istiyoruz. Daha fazla zaman kaybetmek istemiyoruz” açıklamasında bulundu.

“ABD şirketlerinin ekonomiye katkısı 60 milyar dolardan fazla”

İki ülke arasında rakamların yeteri kadar iyi olmadığını da söyleyen Tuzcu, “ABD dünyadaki en büyük ithalatçılardan, mal ve hizmet ihracatında da en büyüklerden birisi. Bizim karşılıklı ticaretimiz düşük. Bir ilerleme kaydettik fakat, aramızdaki ilişkinin potansiyelini yansıtacak kadar bir ilerleme kaydedemedik. Bu ilişkileri daha da artırmalıyız. Hem ülkelerimize hem de 3’üncü ülkelere de yatırım yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de 2 bini aşkın ABD şirket mevcut. Son 20 yılda 14 milyar dolarlık yatırıma tekabül ediyor. Ekonomiye olan katkıları ise 60 milyar dolardan fazla. 100 binden fazla kişiyi Türkiye’de istihdam ediyorlar. Türkiye’den ABD’ye yatırım yapmış şirketler de var. Onlarda ABD’deki yatırımlarını bilhassa yeşil teknoloji alanındaki yatırımlarını artırıyorlar. ABD’deki yeni yönetmelik ışığında o pazara yatırım yapmay çok daha istekliler. Çünkü o piyasada büyük bir potansiyel görüyorlar” ifadelerine yer verdi.

Tuzcu, ABD’de Türkiye’den gelen çeliğe karşı uygulanan vergilerin kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, çelik konusunda Türkiye’nin ABD’nin sorununun bir parçası olmak istemediğini aktardı.

“İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz”

TOBB Başkanı Mustafa Rifat Hisarcıklıoğlu ise, ABD Ticaret Odası ve Yeşil Teknoloji heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyleyerek, TOBB ve ABD Ticaret Odası’nın uzun bir süredir iki ülke arasındaki iş ilişkilerinin gelişimini desteklediğini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, “Üyelerimizin karşılıklı yararı için ortaklığımızı genişletmeyi ve derinleştirmeyi başardık. Türk iş dünyasının çatı kuruluşu olarak Türkiye – ABD ilişkilerine her zaman öncelik veriyoruz. Türkiye-ABD ilişkilerinin üç boyutu olduğunu düşünüyoruz: Askeri-politik ve ekonomik. İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz. Ekonomik ilişkiler, Türk-ABD askeri ve siyasi ortaklığına da ciddi destek verecektir. Ticari ilişkilerimizi arttırmaya ve daha iyi bir yatırım ve iş ortamı sağlamaya odaklandık. Yatırımlar hali hazırda ekonomik ilişkilerimizin önemli bir boyutu haline gelmiştir” dedi.

“Türk şirketleri ABD’de 9.7 milyar Dolar yatırım yapmıştır”

ABD’li yatırımcıların Türkiye’ye daha fazla yatırım yapmasını beklediklerini dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “Hali hazırda Türkiye’de faaliyet gösteren 2000 civarında Amerikan şirketi bulunmaktadır. ABD şirketlerinin toplam yatırımı 15 milyar dolara yakındır. Öte yandan ABD, yurt dışındaki Türk yatırımları için bir numaralı destinasyondur. Türk şirketleri ABD’de 9.7 milyar Dolar yatırım yapmıştır. Dolayısıyla burada bir kez daha karşılıklı yatırım potansiyelinin altını çizmek istiyorum. TOBB olarak Chicago’da ikili yatırım ve ticarete yardımcı olacak bir Ticaret Merkezi açtık. Sizleri de bu Ticaret Merkezi’nin hizmetlerinden yararlanmaya davet ediyorum. İkili ticaret hacmi 2023 yılında 33 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Türk ekonomisinin üretim kapasitesi ve Türkiye’nin yatırım ortamı bu hedefe ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Ticaret ve yatırım açısından birçok fırsatımız var. Türkiye olarak İtalya ve Çin arasında en büyük sanayi üretim hacmine sahip ülkeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz”

Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve ABD’nin ticaret ortaklığına yeni ürünler ve sektörler ekleyebileceklerini kaydetti. Yeşil teknoloji misyonunun da bu yönde önemli bir katkı vereceğini, yeşil ve dijital dönüşümün, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin motoru olacağını belirten Hisarcıklıoğlu, “AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz. Turizmde dünyada en çok ziyaret edilen ilk 5 ülke arasındayız. Küresel müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen 250 firmasının 42’si Türk firması. Bu açıdan da Çin’in ardından dünyada ikinci sırada yer alıyoruz. Tarımsal gıda endüstrileri alanında da Avrupa’nın en büyük üreticisiyiz. Ayrıca son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin devam edeceğini umuyoruz ve iki müttefikin olması gereken yere geri döneceğiz. Ülkelerimiz arasındaki ticaretin daha liberal olması gerektiğine inanıyoruz. Serbest ticaret anlaşması ya da tercihli ticaret anlaşması karşılıklı ticaretin önünü açacaktır. Türkiye farklı nedenlerle ABD’nin GSP sisteminin dışında bırakıldı. Türkiye’yi sisteme yeniden entegre etmenin yollarını aramalıyız” diye konuştu.

“Sektöre özel misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum”

Bu tedbirler nedeniyle 2017-2022 yılları arasında Türkiye’nin ABD çelik ithalatındaki payının önemli ölçüde düştüğü bilgisini veren Hisarcıklıoğlu, “ABD yönetimini Türkiye’yi Bölüm 232 tedbirlerinin dışında tutmaya ikna etmek için desteğinize ihtiyacımız var. Bir diğer konu da Türkiye’nin ürünlerine yönelik ‘yaptırımlar’. Bu sorunların üstesinden gelmeli ve daha fazla ticaret ve yatırıma odaklanmalıyız. Yeşil Teknoloji misyonu, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile gümrük birliğini modernleştirme sürecine de yardımcı olacaktır. Dolayısıyla sektöre özel bu misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Toplantıya Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Başkanlık İklim Özel Temsilciliği Kıdemli Danışmanı Büyükelçi David Thorne ve ABD Ticaret Odası Kıdemli Başkan Yardımcısı Marty Durbin de katılım sağladı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/feed/ 0
Türkiye ve ABD Yeşil Teknoloji Heyetleri TOBB Etkinliğinde Buluştu https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:30:45 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6650 Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte bir araya geldi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliği yaptığı Greentech Tech Heyeti Çalışma Yemeği etkinliğiyle bir araya geldi. Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin ele alındığı toplantıda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2023 yılında rekor kırarak 33 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Yükselişin devam ettiği kaydedilirken, ikili ticaret hedefinin gelecek yıllarda 100 milyar Dolar seviyesine ulaşması olduğu ifade edildi. Öte yandan Yeşil Teknoloji misyonunun bu hedefe ulaşmada önemli bir katkı sunacağı toplantıda vurgulandı.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye’nin ABD ile iyi ilişkiler içerisinde olduğunu dile getirerek, yeşil teknoloji odaklı bir misyonun ilişkilerin ilerletilmesi için bir dönüm noktası olacağını dikkati çekti. Tuzcu, “Biz ABD ile ekonomik ilişkileri daha fazla geliştirmek, ilerletmek istiyoruz. Daha fazla zaman kaybetmek istemiyoruz” açıklamasında bulundu.

“ABD şirketlerinin ekonomiye katkısı 60 milyar dolardan fazla”

İki ülke arasında rakamların yeteri kadar iyi olmadığını da söyleyen Tuzcu, “ABD dünyadaki en büyük ithalatçılardan, mal ve hizmet ihracatında da en büyüklerden birisi. Bizim karşılıklı ticaretimiz düşük. Bir ilerleme kaydettik fakat, aramızdaki ilişkinin potansiyelini yansıtacak kadar bir ilerleme kaydedemedik. Bu ilişkileri daha da artırmalıyız. Hem ülkelerimize hem de 3’üncü ülkelere de yatırım yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de 2 bini aşkın ABD şirket mevcut. Son 20 yılda 14 milyar dolarlık yatırıma tekabül ediyor. Ekonomiye olan katkıları ise 60 milyar dolardan fazla. 100 binden fazla kişiyi Türkiye’de istihdam ediyorlar. Türkiye’den ABD’ye yatırım yapmış şirketler de var. Onlarda ABD’deki yatırımlarını bilhassa yeşil teknoloji alanındaki yatırımlarını artırıyorlar. ABD’deki yeni yönetmelik ışığında o pazara yatırım yapmaya çok daha istekliler. Çünkü o piyasada büyük bir potansiyel görüyorlar” ifadelerine yer verdi.

Tuzcu, ABD’de Türkiye’den gelen çeliğe karşı uygulanan vergilerin kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, çelik konusunda Türkiye’nin ABD’nin sorununun bir parçası olmak istemediğini aktardı.

“İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz”

TOBB Başkanı Mustafa Rifat Hisarcıklıoğlu ise, ABD Ticaret Odası ve Yeşil Teknoloji heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyleyerek, TOBB ve ABD Ticaret Odası’nın uzun bir süredir iki ülke arasındaki iş ilişkilerinin gelişimini desteklediğini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, “Üyelerimizin karşılıklı yararı için ortaklığımızı genişletmeyi ve derinleştirmeyi başardık. Türk iş dünyasının çatı kuruluşu olarak Türkiye-ABD ilişkilerine her zaman öncelik veriyoruz. Türkiye-ABD ilişkilerinin üç boyutu olduğunu düşünüyoruz: Askeri-politik ve ekonomik. İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz. Ekonomik ilişkiler, Türk-ABD askeri ve siyasi ortaklığına da ciddi destek verecektir. Ticari ilişkilerimizi arttırmaya ve daha iyi bir yatırım ve iş ortamı sağlamaya odaklandık. Yatırımlar hali hazırda ekonomik ilişkilerimizin önemli bir boyutu haline gelmiştir” dedi.

“Türk şirketleri ABD’de 9,7 milyar dolar yatırım yapmıştır”

ABD’li yatırımcıların Türkiye’ye daha fazla yatırım yapmasını beklediklerini dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “Halihazırda Türkiye’de faaliyet gösteren 2 bin civarında Amerikan şirketi bulunmaktadır. ABD şirketlerinin toplam yatırımı 15 milyar dolara yakındır. Öte yandan ABD, yurt dışındaki Türk yatırımları için bir numaralı destinasyondur. Türk şirketleri ABD’de 9,7 milyar dolar yatırım yapmıştır. Dolayısıyla burada bir kez daha karşılıklı yatırım potansiyelinin altını çizmek istiyorum. TOBB olarak Chicago’da ikili yatırım ve ticarete yardımcı olacak bir Ticaret Merkezi açtık. Sizleri de bu Ticaret Merkezi’nin hizmetlerinden yararlanmaya davet ediyorum. İkili ticaret hacmi 2023 yılında 33 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Türk ekonomisinin üretim kapasitesi ve Türkiye’nin yatırım ortamı bu hedefe ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Ticaret ve yatırım açısından birçok fırsatımız var. Türkiye olarak İtalya ve Çin arasında en büyük sanayi üretim hacmine sahip ülkeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz”

Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve ABD’nin ticaret ortaklığına yeni ürünler ve sektörler ekleyebileceklerini kaydetti. Yeşil teknoloji misyonunun da bu yönde önemli bir katkı vereceğini, yeşil ve dijital dönüşümün, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin motoru olacağını belirten Hisarcıklıoğlu, “AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz. Turizmde dünyada en çok ziyaret edilen ilk 5 ülke arasındayız. Küresel müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen 250 firmasının 42’si Türk firması. Bu açıdan da Çin’in ardından dünyada ikinci sırada yer alıyoruz. Tarımsal gıda endüstrileri alanında da Avrupa’nın en büyük üreticisiyiz. Ayrıca son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin devam edeceğini umuyoruz ve iki müttefikin olması gereken yere geri döneceğiz. Ülkelerimiz arasındaki ticaretin daha liberal olması gerektiğine inanıyoruz. Serbest ticaret anlaşması ya da tercihli ticaret anlaşması karşılıklı ticaretin önünü açacaktır. Türkiye farklı nedenlerle ABD’nin GSP sisteminin dışında bırakıldı. Türkiye’yi sisteme yeniden entegre etmenin yollarını aramalıyız” diye konuştu.

“Sektöre özel misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum”

Bu tedbirler nedeniyle 2017-2022 yılları arasında Türkiye’nin ABD çelik ithalatındaki payının önemli ölçüde düştüğü bilgisini veren Hisarcıklıoğlu, “ABD yönetimini Türkiye’yi Bölüm 232 tedbirlerinin dışında tutmaya ikna etmek için desteğinize ihtiyacımız var. Bir diğer konu da Türkiye’nin ürünlerine yönelik ‘yaptırımlar’. Bu sorunların üstesinden gelmeli ve daha fazla ticaret ve yatırıma odaklanmalıyız. Yeşil Teknoloji misyonu, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile gümrük birliğini modernleştirme sürecine de yardımcı olacaktır. Dolayısıyla sektöre özel bu misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Toplantıya; Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Başkanlık İklim Özel Temsilciliği Kıdemli Danışmanı Büyükelçi David Thorne ve ABD Ticaret Odası Kıdemli Başkan Yardımcısı Marty Durbin de katılım sağladı. – ANKARA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/feed/ 0
Oba Makarnacılık halka arzında talep toplama başladı https://www.igdirhaber.com.tr/oba-makarnacilik-halka-arzinda-talep-toplama-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/oba-makarnacilik-halka-arzinda-talep-toplama-basladi/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:37:07 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6304 Oba Makarnacılık Sanayi ve Ticaret AŞ’nin halka arzında talep toplama başladı.

Oba Makarnacılık’ın halka arzı OBAMS kodu ile Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, Ünlü Menkul Değerler, Ziraat Yatırım Menkul Değerler ve QNB Finans Yatırım Menkul Değerler liderliklerinde oluşturulan konsorsiyum tarafından gerçekleştirilecek.

Halka arz fiyatı pay başına 39,24 lira olarak belirlenen şirketin 72 milyon 252 bin 259 lira sermaye artırımı, 24 milyon 84 bin 86 lira ortak satışı olmak üzere nominal değeri 96 milyon 336 bin 345 lira olan payları satışa çıkacak. Böylece şirketin yüzde 20,1’i halka açılmış olacak. Şirket, 22-23 Şubat’ta talep toplayacak.

Halka arz edilecek hisselerin yüzde 49’u yurt içi bireysel yatırımcıya, yüzde 45’i yurt içi kurumsal yatırımcıya, yüzde 5’i yurt dışı kurumsal yatırımcıya ve yüzde 1’i de Oba Makarnacılık çalışanlarına ayrıldı.

“Günlük 3 bin ton buğday kırma, 2 bin ton makarna üretimi gerçekleştiriyoruz”

Oba Makarnacılık Yönetim Kurulu Üyesi İpek Cıncıkcı, AA muhabirine, 2005’te tesisi aldıklarında 80 ton kapasiteli bir üretim tesisi olduğunu ve 2010’da yaptıkları yeni yatırımlarla Türkiye’nin en büyük makarna üretim tesisini hayata geçirdiklerini söyledi.

Cıncıkcı, “2010’da Gaziantep 4. organize sanayi bölgesinde yeni fabrikamızın inşaatına başladık ve o zamanın en yüksek üretim kapasitelerinden birine ulaştık. Ardından 2017’de stratejik bir kararla Sakarya Hendek’te üretim tesisi aldık. Bu tesisi satın aldığımızda üç hat vardı ve yeni yaptığımız yatırımlarla birlikte Hendek fabrikamızın kapasitesini neredeyse Gaziantep fabrikamıza ulaştırdık. İki fabrika toplamında günlük 3 bin ton buğday kırma, 2 bin ton makarna üretimi gerçekleşmekte.” şeklinde konuştu.

Cıncıkcı, 2019’da Sakarya fabrikasında tek hatla üretime başladıkları noodle ürününde 2020 sonunda kapasitenin yeterli gelmemeye başladığını ve yeni bir yatırım ihtiyacı doğduğunu belirterek, bu yatırımla noodle hattı sayısını 1’den 4’e çıkarttıklarını ve 90 milyon porsiyondan 985 milyon porsiyon kapasiteye ulaştırdıklarını ifade etti.

“Türkiye küresel makarna pazarında kritik bir oyuncu”

Küresel makarna pazarının yaklaşık 66 milyar dolar tutarında olduğunu bildiren Cıncıkcı, “Türkiye küresel makarna pazarında kritik bir oyuncu, hem üretim anlamında hem ihracat anlamında. Üretimde Türkiye, Amerika ve İtalya’dan sonra üçüncü. Türkiye’de yapılan makarna üretiminin yüzde 25’i Oba Makarnacılık tesislerinde gerçekleşiyor. Türkiye ihracatta da oldukça kilit bir aktör. İtalya’nın ardından 2. sırada yer almakta. Biz de Türkiye’nin ihracatından yaklaşık yüzde 30 pay almaktayız.” bilgisini paylaştı.

Cıncıkcı, halka arzdaki en büyük motivasyonlarının şirketlerinin, global ölçekte gıda liderleri arasındaki sıralamasını sağlamlaştırmak ve uzun vadede bu sıralamayı daha üst sıralara taşımak olduğunu söyledi.

Halka arzın şirkete kurumsallaşma anlamında önemli katkılar sağladığını belirten Cıncıkcı, “İkinci nesil kuşak olarak bizden sonraki nesillere de şirketimizi daha sürdürülebilir kılmak amacıyla bu yola baş koyduk. İnanıyorum ki Oba Makarnacılık, yatırımcı ve şirket ilişkisini en güzel şekilde yönetecektir. Halka arz öncesi de büyük yatırımlar yaptık. Halka arz gelirlerimizin yaklaşık yüzde 50’sini ürün çeşitlendirme, kapasite yatırımları ve enerji yatırımlarında değerlendiriyor olacağız.” diye konuştu.

Cıncıkcı, yabancı para pozisyonunda net artıda olduklarının bilgisini vererek, “30 Eylül 2023 itibarıyla ciromuz 12 milyar lira oldu. Ciromuzun yüzde 70’i ihracattan geliyor. Yeni dönemde de nakit akışımızı artırırken düşük borç düzeyi ile kendimizi karşımıza çıkabilecek fırsatlara karşı daima hazır hissetmek istiyoruz. Aynı zamanda risklere karşı da korunaklı bir hale geleceğiz.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/oba-makarnacilik-halka-arzinda-talep-toplama-basladi/feed/ 0
KKTC’li Bakanlar Ertuğruloğlu ve Amcaoğlu, Kocaeli’de sanayicilerle buluştu https://www.igdirhaber.com.tr/kktcli-bakanlar-ertugruloglu-ve-amcaoglu-kocaelide-sanayicilerle-bulustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/kktcli-bakanlar-ertugruloglu-ve-amcaoglu-kocaelide-sanayicilerle-bulustu/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:03:51 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6102 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı’na katıldı.

KSO’daki toplantıda konuşan Ertuğruloğlu, yıllardır ambargolar altında ezdirilen, izolasyon politikalarıyla haksızlığa uğrayan Kıbrıs Türk halkının, bölgesel güç ve aktör olan, bunun da sınırlarını aşarak global aktör, güç olma yolunda ilerleyen ana vatan Türkiye’den öğrenmesi gereken çok dersin bulunduğunu belirtti.

Sadece sanayi konusunda değil her konuda ana vatanda dinamizm gördüklerine değinen Ertuğruloğlu, Türkiye’de yaratıcılık ve rekabet edebilirlik anlayışının ön plana çıktığını ifade etti.

Ertuğruloğlu, KKTC’de bu konularda mesafe kat etmeye ihtiyaçlarının olduğuna değinerek, “Çünkü yıllardır ambargo ve izolasyonlarla uluslararası ilişkilerimizin ciddi şekilde darbelendiği, önümüzün kesildiği koşullarda, içe kapanık ortamda yaşamak durumunda kaldık. Kendi dünyamızda yarattığımız realitelerin, uluslararası realiteler olduğunu düşünme hatasına da vardık. Artık kabuğumuzu kırıp, ana vatanımızdan dersler çıkararak, ana vatanımızla el ele adım adım beraber hareket etmenin tek izleyebileceğimiz yol olduğuna inanıyoruz.” dedi.

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı, çözümün esasıdır”

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı, çözümün esasıdır.” diyen Ertuğruloğlu, KKTC’nin hiçbir zaman çözümün önündeki engel olmadığının altını çizdi.

Ertuğruloğlu, çözümün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kabulünden geçtiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bu nedenle Kıbrıs sorununun tarifini de yapmak mecburiyetindeyiz. Herkes ‘Kıbrıs sorunu çözülsün.’ diyor. Güzel, çözülsün. Sorun nedir? Bir anketle ‘Kıbrıs sorununun tarifini yapın.’ desek, neler neler çıkacak ortaya. Kıbrıs sorununun tek bir basit cevabı vardır. Kıbrıs sorunu, Rum tarafının ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye tanınıyor olmasıdır. Sorun budur. Çözümü de o nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve kabul edilmesidir. Bunun anlamı nedir? Rum’un, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye tanınıyor olmasına son vermektir.”

Bakan Ertuğruloğlu, ana vatanın güvenlik açısından stratejik nokta ve dinamizmin ile yaratıcılığın da merkezi olduğuna işaret ederek, “Bizim buralardan güç almamız lazım. Bizler, sizlerle, sizin gücünüzü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yansıtarak, Kıbrıs Türkü’yle hareket ederek, Kıbrıs konusunun, sadece Kıbrıs Türkü’nün Kıbrıs Rumu’yla meselesi değil, Türk ulusunun da meselesi olduğunu dünyaya vurgulayarak hareket etmek durumundayız. Kıbrıs Türkü, yüce Türk ulusunun kopmaz parçasıdır.” diye konuştu.

“Yatırımların kolaylaştırılması ve korunmasıyla ilgili mevzuatlar yasallaştı”

Bakan Olgun Amcaoğlu da pandemide mikro anlamdaki ihtiyaçlarını, dünyadaki örneklerinde olduğu gibi üretemediklerini gördüklerini, bunun üzerine de sanayileşmeye önem verme kararı aldıklarını kaydetti.

Ülkenin ihtiyacı “Organize Sanayi Bölgeler Yasası”nı 2022’de oy birliğiyle Meclisten geçirdiklerini anımsatan Amcaoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’nden yatırımcı kardeşlerimizle yeni yatırım sahaları açma noktasındaki bütün mevzuatları geçen haftalarda Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır’la imzaladık.” şeklinde konuştu.

Bakan Amcaoğlu, protokoller sayesinde Türkiye Cumhuriyeti yatırımcılarının artık rahatlıkla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yatırım yapabileceği ve yaptığı yatırımın sahibi olabileceği mevzuatların yürürlüğe girdiğini aktardı.

Yatırımların kolaylaştırılması ve korunmasıyla alakalı bütün mevzuatların yasallaştığını belirten Amcaoğlu, “Güvercinlik Sanayi Bölgesi”ndeki bütün projelerin tamamlandığını, şu an Ankara’nın gündeminde bulunan ihale sürecinin çok kısa sürede bitirileceğini kaydetti.

“Yatırımlar, KKTC’nin dünyaya açılmasını sağlayacak”

Bakan Amcaoğlu, yeni düzenlemelerle, sanayi bölgesindeki yatırım projelendirmelerinin 2 bin metrekare üzerinden yapılan daha öncekilerden farklı olacağına işaret ederek, “İhracat açığını kapatabilecek, alternatif üretim modellerini ortaya koyabilecek ve yatırımları taçlandırabilecek sanayi arsalarının, 5 bin metrekareden başlayıp 20 bin metrekarelere kadar alana sahip olabileceği, istenildiğinde bu alanların büyültülebileceği proje 1 yıl sonra hayata geçecek.” diye konuştu.

Projelerin, KKTC’nin mikro ihtiyaçlarını karşılayacağını, devamında da ihracattaki devrimleri yakalayabilecek üretim modelleriyle dünyaya açılabilmesini sağlayacağını dile getiren Amcaoğlu, Türkiye ile yapılan kıyı ticareti anlaşmalarıyla Avrupa’ya açılan pazarların büyüyeceğini, kısa sürede bu alandaki Türk yatırımcılarla anlaşmalar imzalanmasını temenni etti.

Bakan Amcaoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen yatırımcılara gönül kapılarının her zaman açık olduğunu, yeni mevzuat ve protokollerle KKTC’de yapılacak gerekli yatırımların önünün açılmasını temenni ettiklerini, Türkiye Cumhuriyeti’yle yürümekten büyük onur ve şeref duyduklarını sözlerine ekledi.

Vali Seddar Yavuz da dünyada barış ve huzurun tesis edilmesinin Türk devleti ve milletinin güçlü olmasından geçtiğine değinerek, Kıbrıs Türkü’nün bağımsız ve hür yaşamasının, tanınmasının, sosyal, ekonomik ve kültürel olarak kalkınmasının en önemli amaçları olduğunu söyledi.

KSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da KKTC’nin milli davaları olduğunu belirterek, iş dünyası olarak KKTC’ye her türlü desteği vermeye hazır olduklarını dile getirdi.

Konuşmanın ardından Bakanlar Ertuğruloğlu ve Amcaoğlu, sanayicilerin sorularını yanıtladı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kktcli-bakanlar-ertugruloglu-ve-amcaoglu-kocaelide-sanayicilerle-bulustu/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin enerji bağımlılığını azaltma çabalarını vurguladı https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiyenin-enerji-bagimliligini-azaltma-cabalarini-vurguladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiyenin-enerji-bagimliligini-azaltma-cabalarini-vurguladi/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:48:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6087 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Bir taraftan kendi doğal gazımızı, petrolümüzü arttırırken, nükleer enerjiye yatırım yaparken diğer taraftan yenilenebilir enerji kaynaklarımızı harekete geçirerek ve enerji verimliliğini arttırarak, enerjide dışa bağımlılığımızı en alt düzeylere çekme gayreti içindeyiz.” dedi.

Yılmaz, Türk ve Çinli şirketler arasındaki Giga Enerji Depolama Tesisi Anlaşması İmza Töreni’ne katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, Harbin Electric (HEI) ve Kontrolmatik firmaları tarafından hayata geçirilen işbirliğini, büyük bir mutlulukla karşıladıklarını belirterek, projenin hayırlı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde, Türkiye’nin, küresel piyasalarda rekabet gücünü artırdığını ve kritik teknolojilerin üretimi noktasında gelişme kaydettiğini ifade eden Yılmaz, “Bağımsız enerji, güçlü Türkiye” diyerek yerli kaynaklara dayalı bir enerji ekosistemi oluşturduklarını söyledi.

“Temiz enerji dönüşümünün öncü ülkelerinden biri haline gelmiş durumdayız”

Yılmaz, 2002 yılında 32 bin megavat seviyelerinde olan elektrik kurulu gücünü, 107 bin megavatın üzerine çıkardıklarını aktararak, halihazırda kurulu gücün yerlilik oranının yüzde 66, yenilenebilir enerjinin payının ise yüzde 55 seviyelerinde olduğunu kaydetti.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu gücün içindeki payının 2010’da yüzde 3 iken, 2022 yılında yüzde 22’ye kadar yükseldiğini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

“Yenilenebilir enerji kaynak destek mekanizması ve yenilenebilir kaynak alanlarıyla, ülkemizin toplam enerji kurulu gücünü ve üretimini hızla arttırırken temiz enerji dönüşümünün öncü ülkelerinden biri haline gelmiş durumdayız. Bu kapsamda ülkemiz Avrupa’da jeotermal enerji kurulu gücünde birinci, hidroelektrik kurulu gücünde ikinci, rüzgarda yedinci, güneş enerjisi kurulu gücünde ise sekizinci sıradadır. Önümüzdeki dönemde yıllık ortalama 3 bin 500 megavat güneş, 1500 megavat da rüzgar enerjisi santralinin devreye alınması planlanıyor. Toplam 5 bin megavat deniz üstü rüzgar enerjisi kurulu gücünü enerji portföyümüze katmayı da planlıyoruz. Yerli ve yenilenebilir enerjiyi güçlendirerek cari açığa katkı sağlama konusunda da çalışıyoruz.”

Yılmaz, Türkiye’nin temel problemlerinden biri olan cari açıkta enerji ithalatının önemli bir rolü olduğuna işaret ederek, “Bir taraftan kendi doğal gazımızı, petrolümüzü arttırırken, nükleer enerjiye yatırım yaparken diğer taraftan yenilenebilir enerji kaynaklarımızı harekete geçirerek ve enerji verimliliğini arttırarak, enerjide dışa bağımlılığımızı en alt düzeylere çekme gayreti içindeyiz.” diye konuştu.

Aynı zamanda bölgesel ve küresel enerji güvenliğine katkıda bulunmayı ve enerjide bölgesel bir ticaret merkezi olmayı hedeflediklerini anlatan Yılmaz, jeopolitik gelişmelerin, özellikle Avrupa’nın enerji arz güvenliğinde Türkiye’nin rolünü bir kez daha ortaya koyduğuna dikkati çekti.

Yılmaz, Türkiye’nin sadece kendi enerji ihtiyacını karşılamanın ötesinde bir bölgesel hub ve ticaret merkezi olarak geniş bir coğrafyanın enerji arz güvenliği konusunda önemli bir rol oynayacak konumda olduğunu söyledi.

“Daha fazla Çin’den doğrudan yatırımı Türkiye’de görmek istiyoruz”

2003’ten bu yana 261,3 milyar dolarlık uluslararası yatırımı Türkiye’ye çektiklerini ifade eden Yılmaz, ilerleyen dönemde bu alanda güçlü politikalarla yollarına devam edeceklerini, bir yandan da 2053’te karbon nötr ekonomiye ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti.

Yılmaz, Türkiye’nin bu anlamda çok önemli yatırımların yapılacağı bir ülke konumunda olduğuna işaret ederek, Çin ile 50 milyar doları aşan bir ticaret hacmine ulaştıklarını ancak burada sürdürebilir olmayan dengesiz bir yapının bulunduğunu anlattı.

Türkiye’den Çin’e değişik sektörlerde ihracatın artması ve bu konuda işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ticaretteki dengesizlikleri telafi edici bir anlayış içinde, turizm ve doğrudan yatırımların desteklenmesi gerekiyor. Daha fazla Çinli turisti Türkiye’de görmek istiyoruz, daha fazla Çin’den doğrudan yatırımı Türkiye’de görmek istiyoruz. Bunları yaptığımız zaman ticarette dengeleyici bir rol oynayacaktır diye inanıyorum. Bu konularda Çin Halk Cumhuriyeti’yle Türkiye Cumhuriyeti olarak daha fazla işbirliği yapmamız lazım. O anlamda bu proje güzel bir işaret fişeği diye düşünüyorum. Olumlu bir gelişme ama yetmez, daha fazla Çinli doğrudan yatırımcıyı Türkiye’ye bekliyoruz. Türkiye çok önemli bir lokasyona sahip, çok geniş bir pazara erişme imkanı olan bir ülke, genç dinamik bir nüfusu var, girişimci kültürü var. Çinli yatırımcıların Türkiye’ye yatırım yapmasıyla hem kendileri kazanacaktır hem de Türkiye kazanacaktır.”

Yılmaz, 2002-2022 döneminde, Çin’in diğer ülkelere yıllık 100 milyar dolar civarında doğrudan yatırımlar gerçekleştirdiğini, Türkiye’nin buradan aldığı payın ise binde 2’nin altında olduğunu aktararak, bu payın hedef olarak ilk aşamada mutlaka yüzde 1’in üstüne çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.

“Avrupa’nın en büyük enerji depolama tesisi bu vesileyle hayata geçmiş olacak”

Bugün imzası atılan projenin, Türkiye’nin en büyük şebeke ölçekli enerji depolama projesi olduğunu, 1 gigawatt/saat depolama kapasitesine sahip olacağını anlatan Yılmaz, bunun çok önemli bir kapasite olduğunu ve bu depolama tesisiyle yıllık 875 milyon kilowatt/saat elektrik üretimine sahip rüzgar santralinin de hayata geçirilmiş olacağını kaydetti.

Yılmaz, toplam 600 milyon dolarlık bir yatırımın söz konusu olduğunu, bunun 375 milyon dolarının ilk faz olarak sözleşmesinin imzalanabilir aşamaya geldiğini anlattı. Buna göre Harbin Electric’in 300 milyon dolar tutarında finans sağlayacağını belirten Yılmaz, Progresiva şirketinin de öz sermayesiyle bu yatırımın gerçekleştirileceğini bildirdi.

“Bu projeyle milli imkanlarımız geliştirilecek, batarya teknolojilerinde Türkiye yeni bir safhaya geçmiş olacak ve Avrupa’nın en büyük enerji depolama tesisi bu vesileyle hayata geçmiş olacak.” diyen Yılmaz, bu projeye emek harcayan iki firmanın yetkililerine teşekkür etti, buna benzer yeni işbirliklerini görme temennisinde bulundu.

Konuşmaların ardından, Kontrolmatik Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan ve HEI Baş Temilcisi Pan Sheng, Progresiva Enerji Yatırımları Ticaret AŞ ile Harbin Electric arasındaki 1000 MWh Elektrik Depolama ve 250 MW Rüzgar Santrali Projesi’ne imza attı.

Programa Çin’in Ankara Büyükelçisi Liu Şaobin de katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiyenin-enerji-bagimliligini-azaltma-cabalarini-vurguladi/feed/ 0
‘Sigortalı Sohbetler’de enerji ve sigorta konuları konuşuldu https://www.igdirhaber.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/#respond Sat, 30 Mar 2024 09:03:34 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5705 Sürdürülebilir dünya için alternatif enerji üretimi önemli bir yer tutuyor. Fosil yakıt karşıtı şirketlere her gün bir yenisi eklenirken yeşil ve çevre dostu şirketler alternatif enerji arayışına giriyor. Şirketlerin bu alanda aldığı küresel aksiyonlar, sigorta korumasını da beraberinde getirirken sigorta şirketleri de bu alanda sunduğu çözümleri yenilemeye ve geliştirmeye devam ediyor. Yenilebilir enerji alanında ortaya çıkan bu ihtiyacı, ilkini gerçekleştirdiği ‘Sigortalı Sohbetler’de masaya yatıran Türkiye’de İş Dünyası dergisi, Corpus Sigorta iş birliğiyle düzenlediği buluşmada iki sektörün ihtiyaç haritasını da belirlemiş oldu.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda yeşil enerji ve yenilenebilir enerji kavramları sıklıkla kullanılıyor. Bu alanda çalışmalar yapan üreticiler, teknolojinin de devreye girmesiyle birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının maksimum seviyede kullanılması gerektiğinin altını çiziyor. Hiç kuşkusuz yenilenebilir enerji, yatırım sağlaması açısından da ekonomiye önemli katkılarda bulunuyor. Öyle ki, bu alanda yapılan yatırımların ilerleyen yıllarda daha da artması planlanıyor. Globalleşme açısından önemli bir yere sahip olan yenilenebilir enerji, dışarıya açılma yönüyle birlikte birçok yeniliğe uyum sağlanmasının önünü açıyor.

Türkiye’de İş Dünyası dergisi ve Corpus Sigorta iş birliğiyle düzenlenen ‘Sigortalı Sohbetler’ toplantısında yenilenebilir enerji ve sigorta sektörü arasındaki ilişki konuşuldu. Toplantıya Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, OR-GE Solar Enerji Genel Müdürü Tahir Özsoy, Teksan Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Ata Tuncer, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkan Yardımcısı/ Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, Corpus Sigorta Genel Müdürü Murat Şişli ve Corpus Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ozan Hantal katıldı.

“Asıl problem yeşil dönüşümün sigortalanması”

Deprem, sel gibi afetlerin yeşil dönüşümün sigortalanması noktasında birtakım sorunlara yol açtığını ifade eden Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, son dönemde sektörlerin sigortaya erişimde zorlandıklarına ilişkin bir söylem yayıldığını belirterek şu açıklamada bulundu; “Son aylarda sektörlerin sigortaya ulaşımda problem yaşadıklarına dair bir algı var. Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra dünyada zaten daralmakta olan reasürans kapasitelerinde ülkemize özel bir zorluk söz konusu oldu. Bunun dışında bir de beklenen ve yaşanması muhtemel olan Marmara depremi var. Fakat bu depremlerin ve dünya finans piyasalarının yansımalarıyla reasürans piyasasındaki daralma sigorta şirketlerinin de bu konuya odaklanmasını ve tedbirler almasını beraberinde getirirken sektörlerde sigortaya erişimde problem varmış gibi bir algı oldu. Halbuki sigorta sektörümüz hem Türkiye Sigorta Birliği vasıtasıyla hem Sigorta Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun da katkılarıyla gerçekten iyi bir reasürans anlaşmaları dönemi geçirdi ve hedeflenen kapasitelere ulaştılar. Ama bu kapasitelerine ulaşırken de kapasitelerin maliyetleri önceki yıllara oranla döviz bazında 3-4 kat arttı. Dolayısıyla bu aratan reasürans maliyetleri doğal olarak sigortalama maliyetlerine de yansır hale geldi. Ülkemizde hem enflasyonun hem de döviz kurunun etkisiyle varlık değerlerinde önemli artışlar söz konusu oldu. Dolayısıyla; iş insanlarımızın, sanayicilerimizin, endüstri tesislerinin sahiplerinin, ticari işletmelerin sahiplerinin varlıkları da arttı. Şimdi hem fabrika, bina değerleri artarken hem de stokları, emtiaları ve makine teçhizatları adetsel olarak artmasa bile varlık değeri olarak arttı.” Bunun yanında Kahramanmaraş depremlerinin ortaya çıkardığı eksik sigortalama ve eksik teminat alma sebebiyle yaşanan mağduriyetlerin artırdığı farkındalıkla poliçelerde bedel ve ek teminat olarak ciddi artışlar yaşandığını ifade eden Yaşar, sigortacıların fiyat artırımına gitmese dahi varlık değerlerinin artmasıyla sigorta primlerinde yükseliş olduğunu aktardı. Bununla birlikte artan reasürans, işgücü, döviz kuru ve enflasyon kaynaklı hasar maliyetleri, mevzuat düzenlemeleri vb sigorta şirketlerinin de maliyetlerini artırdığı için fiyata zam yapılması da zorunlu oldu.

Hem varlık değerindeki artışların primlerdeki artışı hem artan maliyetlerin fiyatlardaki artışa yansıması dolayısıyla bunların hepsinin birleşince bir çarpan etkisi oluşturduğunu söyleyen Ahmet Yaşar, “İş insanlarımız aslında sigortaya erişmekten bahsederken maliyetlerinin arttığından söz ediyorlar. Bir de bunun dışında tabi risk algısı artık arttı. Dolayısıyla risk yönetiminin önemi son derece arttı. Hiçbir sigorta şirketi ‘varlığı teminat altına almıyorum’ demiyor, ‘siz fabrikalarınızda tedbirlerinizi alın ancak ortaya çıkan risklere göre biz de bu durumu değerlendirelim’ anlayışı ortaya çıkıyor. Sektör bazlı kararlar vermiyoruz, spesifik değerlendirmeler sonucunda birtakım tavsiyeler veriyoruz, alınması gereken risk önlemlerinden bahsediyoruz. Bunları sigortalılarımıza, iş insanlarımıza iletiyoruz. Bu raporlamalar sonucunda gerekli tedbirleri alan işletmeler sigortaya erişimde en ufak bir problem yaşamıyorlar. Enerji sektörüne baktığınız zaman da aslında yenilenebilir enerji, yeşil enerji gibi durumlar dünyanın ve bizim sektörümüzün de gündeminde olan konular. Bu konularla ilgili teminat noktasında en ufak bir sıkıntı bulunmuyor. Ancak artık yeşil dönüşüm kapsamında birtakım termik santrallerde, kömürde, odunda vs. gibi sektörlerde bırakın sigortayı, bunların kredilendirilmesi noktasında da ciddi problemler yaşanmakta. İş insanlarımızın da buna göre tedbir almaları gerekiyor” dedi.

“Türkiye panel üretiminde beşinci sırada”

Türkiye’nin son yıllarda yenilenebilir enerji alanında büyük atılımlar gerçekleştirdiğini ifade eden OR-GE Yenilenebilir Enerji Başkanı Mehmet Tahir Özsoy; “Türkiye yenilenebilir enerji konusunda çok büyük bir atak yaptı. Panel üretimi noktasında, kapasite bakımından dünyada beşinci sırada yer alıyoruz. Bu aynı zamanda Avrupa’nın en büyük üretim kapasitesi. Türkiye’de güneş enerji santrali kurulumu yıllık iki gigawatt civarında. Ancak, bu çalışmaların yeterli olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’de Enerji Bakanlığı’nın öngörüleri ve planlamaları doğrultusunda, 2035 yılına kadar 60 gigawatt civarında yenilenebilir enerji yatırımı yapılması öngörülüyor. Bu büyük bir kapasiteye tekabül etmesinin yanında, bazı engelleri aşmamız gerektiğini düşünüyorum. Şu an söyleyebilirim ki, finansman ya da yeşil finansmana ulaşmak en büyük engellerden biri. Bahsettiğimiz durum, ucuz ve uzun vadeli yatırım finansmanına ulaşmak. Burada atılması gereken en önemli adım, ‘teşvik kredisi’ diyebiliriz. Bir diğer konu ise trafo kapasiteleri. İki hafta kadar önce Enerji Bakanlığı tarafından 7500 megawatt yeni bir kapasite ilanı için açıklama yapıldı. Ancak, bu ilanın ne kadar sürede ve hangi bölgelerde planlandığı oldukça önemli” diyerek enerjideki üretim planlanmasına dair önemli noktalara değindi.

“Yeni alanlara girme konusunda cesuruz”

Yeni alanlara uyum sağlama konusunda girişimci bir yön sergilediklerini ifade eden Corpus Sigorta Genel Müdürü Murat Şişli; “Dünya’da her geçen gün büyüyen enerji ihtiyacının da etkisiyle yenilenebilir enerjiye karşı talep giderek arttı. Bunda hükümetlerin politikalarını sıfır karbon olarak değiştirmelerinin büyük etkisi var.

Enerji sektöründe sigortaya talebin yüksek olduğunu belirten Şişli, bunun sebebini şu şekilde açıkladı; “Enerji sektöründeki firmaların büyük bir çoğunluğu yatırımlarını korumak ve risklerini doğru yönetmek isteyen profesyonel firmalar, elbette sigorta da vazgeçilmez bir risk yönetim ve risk transfer aracı olarak talep görüyor. Güneş ve rüzgar enerjisi zaten enerjilerini doğadan alan ve doğanın enerjisini bizlerin kullanımına sokan teknolojiler, bu sebeple de doğal afetler başta olmak üzere dış risklere çok açıklar. Buraya yatırım yapan sigortalılar oldukça bilinçli yatırımcılardan oluşuyor. Dolayısıyla yatırım sermayesinin korunması için sigortayı talep ediyorlar.”

Son dönemde sigorta sektörüne ilişkin bazı gelişmeler yaşandı. Bazı sektör temsilcileri sigorta şirketlerinin kendilerine sigorta yapmadığını kamuoyu ile paylaşarak gündeme getirdi. Bu konuya ilişkin görüşlerini paylaşan Murat Şişli; “Yüksek enflasyon, kur değişimleri, dünya ekonomisindeki gelişmeler, jeopolitik riskler ve yurt dışında faizlerin çok daha yüksek olması reasürans piyasalarının yeterli sermayeyi çekememesine sebep oldu. Yeterli sermayenin olmaması sigorta şirketlerine fiyat artışı olarak yansıdı. Bunun yanında riskini iyi yöneten, yaptığı işi çok iyi bilen, yaptığı işe yatırım yapan hiçbir sigortalı açıkta kalmadı. Sigorta teminatını verirken hem yatırımcılarımıza hem de halkımıza karşı sorumluyuz. Bizim vermiş olduğumuz tazminatlar, ödemiş olduğumuz hasarlar aslında bizim devletimizin, halkımızın öz kaynaklarından karşılanan tutarlar. Yatırım yapan, riskini iyi yöneten hiçbir sigortalının da açıkta kaldığını düşünmüyorum” açıklamalarında bulundu.

“Doğal makineler enerji ithalatını düşürüyor”

Türkiye’de rüzgar, güneş gibi enerji kaynaklarının değerlendirilmesinin enerji ithalatını azalttığını ifade eden Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkan Yardımcısı Ali Aydın, şu ifadeleri kullandı; “Türkiye’de şu an 12 gigawatt seviyesinde rüzgar santralleri var. Bu enerjilerin kullanılmasıyla enerji ithalatını azaltmaya, cari açığı düşürmeye karşı canla başla çalışıyor. Yerli ve milli kaynaklarımızı etkin kullanmamız bu santrallere hizmet veren nitelikli insanların yetişmesini sağlayacak. Bu durum haliyle yurt dışına olan bağımlılığımızı azaltacak, ihracatı artıracak ve gelişmelerden haberdar olmamızı sağlayacak. Bu konudaki çalışmaları, insan bazlı ve teknoloji bazlı olmak üzere iki kategoriye ayırıyoruz. Çünkü bu alanda kullanılan rüzgar tribünleri devasa yapılar, boyu 120, kanatlarıysa ortalama 60-70 metreler civarında”

“Rüzgar enerjisi kullanımında sanayileştik”

Türkiye’nin rüzgar enerjisini kullanma noktasında adeta sanayileştiğini ifadelerine ekleyen Aydın, Türkiye’de rüzgar enerjisi sanayisinin çok ciddi bir konuma geldiğinin altını çizdi.

Sanayileşmede İzmir-Ege bölgesinin hat bölgeler haline geldiğine dikkat çeken Ali Aydın; “Ege bölgesindeki kanat üretim fabrikaları, kule üretim tesisleri ihracat yapabilir seviyede. Üretilen ürünlerin yüzde 80’i ihracat kalemine hizmet ediyor. Bununla birlikte, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarını yerli ve milli iş gücü potansiyelini artırıyor” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/feed/ 0
Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında Troy kart kararı https://www.igdirhaber.com.tr/ekonomi-koordinasyon-kurulu-toplantisinda-troy-kart-karari/ https://www.igdirhaber.com.tr/ekonomi-koordinasyon-kurulu-toplantisinda-troy-kart-karari/#respond Sun, 24 Mar 2024 09:06:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5441 Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısı sonrası yapılan açıklamada enflasyon vurgusu yer alırken İsrail’e boykot eylemleri sırasında VISA’dan kaçan kullanıcıların TROY kartı kullanımının yaygınlaşmasıyla ilgili “Tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın öncülüğünde kullanımı yaygınlaştırılacaktır.” denildi.

EKONOMİDE DEPREMİN ETKİSİNE İŞARET EDİLDİ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan toplantı sonrasında yapılan yazılı açıklamada, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen; 11 ili ve yaklaşık 14 milyon vatandaşı doğrudan etkileyen ve ‘asrın felaketi’ olarak nitelendirilen depremlerin etkilerine ve küresel ekonomideki zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin istikrarlı ve güçlü yapısını korumakta olduğu vurgulandı.

Açıklamada, “Bu süreçte yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı dengeli ve sürdürülebilir büyüme hedefimiz doğrultusunda enflasyonu düşürmeye, kamu maliyesini güçlendirmeye, ithalata bağımlılığı azaltmaya ve cari açıkta kalıcı düşüş sağlamaya yönelik politikaları uygulamaya devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

“YAPISAL REFORM HIZLA DEVAM EDİYOR”

Enflasyonla mücadeleye yönelik para ve maliye politikası etkin bir şekilde uygulanırken yapısal reform çalışmalarının da hızla devam ettiği açıklamada EKK toplantısında görüşülen konular ise şu şekilde sıralandı: “2024-2026 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) takvimlendirilmiş yapısal reform alanlarında gelinen son durum ele alınmıştır. Bu kapsamda; afetlerle mücadeleden yeşil ve dijital dönüşüme, fiyat istikrarından kamu maliyesine, iş ve yatırım ortamından yüksek katma değerli üretim ve ihracata, enerjiden ulaştırmaya, işgücü piyasalarından sosyal güvenlik sistemine kadar tüm öncelikli alanlarda atılan somut adımlar belirtilen takvim çerçevesinde ilerlemektedir.

Reform niteliğinde düzenlemeleri içeren ve hayata geçirildiğinde ekonomik ve sosyal alanlarda yapısal iyileşmeleri sağlayarak kalkınma hızımızın artmasına önemli katkı sağlayacak tedbirlerden yılın ilk çeyreği itibarıyla tamamlanması planlanan tüm adımlarda önemli bir mesafe kaydedilmiş olup, ilgili tüm kurumların etkin koordinasyon içinde atacakları adımlarla çeyrek sonunda tamamının hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.” denildi.

“TROY KART KULLANIMI YAYGINLAŞTIRILACAK”

Sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmalar Kurul üyeleriyle paylaşıldığı belirtilen açıklamada, çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılması amaçlandığı aktarıldı.

Katma değeri yüksek ihracat potansiyelimizi artırıcı ve cari işlemler dengesinde sürdürülebilir iyileşmeyi sağlayıcı yatırımlara yönelik Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri’ne (YTAK) ilişkin mevcut durum değerlendirildiği ifade edilen açıklamada, “Büyük ilgi gören YTAK programı, önümüzdeki dönemde güçlendirilerek sürdürülecektir. Tasarrufların toplumun yararına olan ihracat, yatırım ve girişimcilik gibi öncelikli üretken alanlarda kullanılmasını sağlamak için bankalara verilmesi planlanan ‘Toplumsal Yatırım Notu’ çalışmalarında gelinen son durum üzerinde durulmuştur.

Finansal altyapımızı güçlendirmek üzere teknolojisi Türkiye’de geliştirilen ve kartlı ödeme sistemleri alanında ülkemizin markası olan Türkiye’nin Ödeme Yöntemi’ne (TROY) ilişkin son dönem gelişmeler Kurul üyeleriyle paylaşılmıştır. TROY’un kullanımında düzenli bir artış gözlenmekte olup, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın öncülüğünde TROY kullanımı yaygınlaştırılacaktır” ifadeleri kullanıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ekonomi-koordinasyon-kurulu-toplantisinda-troy-kart-karari/feed/ 0
ve DAMAC, Türkiye’de 100 milyon dolarlık veri merkezi yatırımı yapacak https://www.igdirhaber.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:10:12 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5413 Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Engin Aksoy, DAMAC ile ülkeye yeni bir veri merkezi kazandırmak üzere güçlerini birleştirdiklerini belirterek, “Bu kapsamda İzmir’de kuracağımız ortak veri merkezi projemizin toplam yatırım tutarının 100 milyon dolara ulaşmasını öngörüyoruz. Bu yatırımda ortaklığımız yüzde 50-50.” dedi.

Vodafone Türkiye’nin uluslararası dijital altyapı sağlayıcılarından Edgnex Data Centres by DAMAC ile gerçekleştirdiği işbirliğinin detayları, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Edgnex Data Centres by DAMAC Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Aqil Ali’nin katılımıyla düzenlenen toplantıda paylaşıldı.

Toplantıda verilen bilgiye göre, işbirliği kapsamında İzmir’de yeni bir veri merkezi açılacak. Yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırım yapılması öngörülen veri merkezinin 2025’in ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi hedefleniyor.

Faaliyetlerine veri taşıma ve barındırma hizmetleriyle başlayacak olan merkez, uzun vadede 6 megawatt kapasiteye kadar ulaşarak Vodafone’un Ege Bölgesi’ndeki en büyük kapasiteli veri merkezlerinden biri olacak.

Toplam 12 megawatt kapasiteye kadar büyümeye elverişli bir yapı olarak tasarlanacak yeni veri merkezi ile Vodafone’un Türkiye’nin büyükşehirlerinde bulunan veri merkezlerinin sayısı 6’ya, beyaz alan büyüklüğü ise 13 bin 500 metrekareye kadar ulaşacak. Kurulacak veri merkezinin 2025’te faaliyete geçmesi hedefleniyor.

“Vodafone olarak, ülkemizin yatırım ikliminde önemli bir rolümüz var”

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, toplantıdaki konuşmasında, Türkiye’de yeni bir yatırım haberini paylaşmaktan duydukları memnuniyete işaret ederek, DAMAC ile İzmir’de hayata geçirecekleri yeni veri merkezi projesinin detaylarını paylaştı.

Dijital dönüşümün ülke ekonomilerinin ve toplumların dayanıklılığı için kritik öneme sahip olduğunu belirten Aksoy, Türkiye’nin “Dijital Türkiye” vizyonuna ulaşması ve dijitalleşmenin ekonomik kalkınma için bir kaldıraç haline getirilmesinde sektörün öncü rol üstlendiğini dile getirdi.

Aksoy, sektör olarak, yeni nesil teknolojilerle donatılmış genişbant altyapısının yaygınlaştırılması ve dijital araçlara erişimin sağlanması yoluyla ekonomik ve toplumsal gelişime önemli katkı sağladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Elbette arzumuz, hem şirketimiz hem de sektör genelinde yatırımlarımızın ve ekonomiye katkımızın artarak devam etmesi. Yeni kuracağımız veri merkezi de bu arzumuzun önemli bir yansıması niteliğinde. Vodafone olarak, ülkemizin yatırım ikliminde önemli bir rolümüz var. Türkiye ekonomisine katkı sağlayan oyunculardan biriyiz. Son 17 yılda yaptığımız yatırımın reel değeri 157,6 milyar TL’yi aştı. Vodafone ekosistemi olarak sadece 2022-23 mali yılında Türkiye GSYH’sine 68 milyar TL’lik katkı sağladık. Gelecek hedeflerimizden biri de veri merkezi, bulut çözümleri, siber güvenlik, özelleştirilmiş mobil ağ ve IoT alanlarında yapacağımız yatırımlarla önümüzdeki 5 yıl boyunca katlanarak artan bir hızda büyümek. Küresel bulut bilişim pazar büyüklüğünün 2026 yılına kadar 947,3 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Bu yükselen ekonomide Türkiye’nin yer almaması düşünülemez. Bulut bilişim için güvenilir ve yüksek kapasiteli veri merkezlerine yatırım yapılması bir zorunluluk olmaya devam ediyor.

Bu anlayışla DAMAC ile ülkemize yeni bir veri merkezi kazandırmak üzere güçlerimizi birleştirdik ve bir ortak girişim şirketi kurduk. Bu stratejik ortaklıkla amacımız, Türkiye’de ve diğer global pazarlarda veri merkezi tesisleri geliştirmek. Bu kapsamda İzmir’de kuracağımız ortak veri merkezi projemizin toplam yatırım tutarının 100 milyon dolara ulaşmasını öngörüyoruz. Yeni veri merkezimiz tamamlandığında, teknoloji alanındaki yatırımlarımızın en güçlü halkalarından birini oluşturacak. Vodafone olarak, global deneyimimiz ve yerel yeteneklerimiz ile ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

“Bu yatırım bizim için de önemli bir dönüm noktası olacak”

Edgnex Data Centres by DAMAC Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Aqil Ali de işbirliğinin kendileri için önemine dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Şirket olarak dünyada 1 milyar dolarlık bir ‘Data Center’ yatırımı planlıyoruz, 100 milyon dolarlık yatırım da bunun içinde. Bu merkez verimli modüler büyümeye izin veren bir veri merkezi olacak ve iki ülke için de katma değerli bir yatırım olacak. Bu yatırım iki ülkenin de ilişkilerinin gelişmesinde önemli rol oynayacak, Türkiye’nin büyümesine de katkıda bulunacak. Bu yatırım bizim için de önemli bir dönüm noktası olacak. Türkiye’nin en geniş ve en eski şehirlerinden biri olan İzmir, konumu itibarıyla da Doğu Akdeniz Bölgesi’nin veri merkezi talebini karşılamak adına son derece elverişli. Biz yerel dijital ekonomiler üzerinde maksimum etki alanına sahip olabileceğimiz küresel stratejik ortaklıklar kurmaya önem veriyoruz. Bu nedenle Vodafone ile olan çalışmamız hızla gelişen piyasada dünya standartlarında bir tesis sunacak.”

“Ortaklık yapısı yüzde 50-50 olacak”

Toplantı sonunda iki şirketin yetkilileri basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

Engin Aksoy, yatırımda ortaklığın yüzde 50-50 olacağının bilgisini vererek, yeni merkezde yeni istihdam yaratacaklarını, 2025’de hayata geçmesi planlanan merkezle ekonomiye katkı sunmaya devam edeceklerini anlattı.

Yapay zekanın sektördeki yeri ve önemine dikkati çeken Aksoy, yeni merkezde de yapay zekanın önemli bir yeri olacağını dile getirdi.

Aksoy, “Bu yatırımı başlangıç olarak görüyoruz. Burası modüler bir yapı olarak inşa ediliyor zaten kapasite ihtiyacına göre değerlendirebiliriz.” dedi.

Edgnex Data Centres by DAMAC Yatırımlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Danish Nayar da veri merkezi açısından İstanbul, Ankara başta olmak üzere diğer şehirlerde de potansiyel gördüklerini, yatırım için Orta Doğu ülkelerine odaklandıklarını, Türkiye’nin de kendileri için önemli bir ülke olduğunu söyledi.

Tier 3 standartlarına göre tasarlanacak

Toplantıda paylaşılan bilgiye göre, son teknolojiye sahip olacak yeni veri merkezi, Tier 3 standartlarına göre tasarlanacak. Veri merkezi sektöründe, sıfır hataya yakın çalışma koşulları ile yüzde 99,982 kullanılabilirlik, tam yedekli, yüksek teknoloji özelliklerine sahip veri merkezleri Tier 3 seviyesine erişmiş sayılıyor.

Depreme dayanıklılık standartları esas alınarak inşa edilecek olan yeni veri merkezi, soğutma sistemi dahil yedekli altyapı kapasitesi, yedekli bilgi işlem sistemleri ve çalışır durumdayken bile bakımı yapılabilen güvenilir teknoloji merkezi ile Tier 3 seviyesi için gerekli tüm kriterleri karşılayacak. Yeni veri merkezi yeşil enerji bileşenlerine sahip olacak ve merkezde yenilenebilir enerji kullanılacak.

İzmir, Avrupa, Afrika ve Asya’ya erişim sağlayan birçok deniz altı kablo geçiş istasyonuna yakın bir konumda bulunuyor. Stratejik konumu nedeniyle bölgede devam eden deniz altı kablo geliştirme çalışmaları, internet değişim noktaları ve içerik dağıtım ağı (CDN) sağlayıcıları açısından cazip hale geliyor. Türkiye ve Yunanistan’ı birbirine bağlayacak olan deniz altı kablo sistemi, İzmir’i Atina ve Girit’e bağlayacak. Bu sayede, veri merkezi müşterilerine yedekli bağlantı güzergahları sayesinde düşük gecikme süresiyle erişim hizmeti imkanı sağlanacak.

Yeni merkez, hyperscaler segmenti için de çok önemli bir merkez olacak

Vodafone’u bölgede “tek durak noktası” haline getirecek olan merkez, özellikle bölgedeki içerik üreticileri, toptan seviyede hizmet veren firmalar ve felaket durum merkezi (DRC) hizmetlerine ihtiyaç duyan kurumsal firmalar için Avrupa yönüne hem karasal hem de deniz altı kabloları ile bağlı olacak.

Bu da merkezin müşteriler tarafından tercih edilmesinde önemli rol oynayacak. Yeni veri merkezi, “internet üzerinden medya servisi sunanlar (OTT)” ve “hiper ölçekli hizmet sağlayıcılar (hyperscaler)” segmenti için de çok önemli bir merkez olacak. Bu segmentin coğrafi olarak alternatif bir rotada veri merkezi hizmeti almasını sağlayacak.

Vodafone, tüm veri merkezlerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanıyor

Vodafone, halihazırda İstanbul’da 2, İzmir, Ankara ve Adana’da birer tane olmak üzere toplam 5 veri merkeziyle hizmet veriyor. Bu merkezler üzerinden yedekli altyapıyla sağlanan hizmetler sayesinde işletmelerin kritik uygulamaları kesintisiz, güvenli ve verimli şekilde yönetiliyor.

Şirket, “Bağlantı”, “Bulut Teknolojileri”, “Nesnelerin İnterneti”, “Siber Güvenlik”, “Yönetilen Hizmetler” gibi uçtan uca çözümlerle işletmelerin kendi işlerine odaklanmalarına destek oluyor.

Yönetilen Hizmetler tarafındaki yaklaşık 250 kişilik uzman kadrosuyla şirket, sunucuların izlenmesi ve yönetimi, veritabanı yönetimi ve yedeklenmesi gibi alanlarda 7/24 hizmet sunuyor. Veri merkezi hizmetlerini özel araçlar üzerinden 180’i aşkın metrikle izleyen Vodafone, tüm veri merkezlerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanıyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/feed/ 0
Antalya’da Serbest Bölgeler Çalıştayı Gerçekleştirildi https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-serbest-bolgeler-calistayi-gerceklestirildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-serbest-bolgeler-calistayi-gerceklestirildi/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:58:06 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5189 Antalya’da Ticaret Bakanlığı ve Türkiye’deki 19 serbest bölgenin üyeliğiyle kurulan Serbest Bölgeler Kurucu ve İşleticileri Derneği (SEBKİDER) ortaklığında, “Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında Serbest Bölgeler Çalıştayı” gerçekleştirildi.

Kentte bir otelde düzenlenen çalıştaya, Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ve Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu, SEBKİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, bürokratlar ve 19 serbest bölgenin yöneticileri katıldı.

Tuzcu, konuşmasında, serbest bölgelerin, fikrin oluştuğu 1985 yılından bugüne değerini hep koruduğunu, Serbest Bölgeler Kanunu’nun çıkarıldığı zamanki amaçlarından çok daha güçlü bir şekilde var olduğunu söyledi.

Gerek 12. Kalkınma Planı gerekse de Orta Vadeli Program’da yer alan ülke hedeflerinin Serbest Bölgeler Kanunu’nda belirtilen hedefler gibi üretim, istihdam ve ihracat odaklı olduğunu vurgulayan Tuzcu, “Serbest bölgeler istihdamı artırmayı amaçlayan, üretimi önceliklendiren bir anlayışla büyümeye devam ediyor. Ülke olarak önemli hedeflere ilerlememizde, 2023 yılında 100 bine varan istihdam sağlayan ve 12 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirilen serbest bölgelerin büyük katkıları olacaktır.” dedi.

Serbest bölgeler 2 bin 108 firmaya ev sahipliği yapıyor

Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu ise 7,5 milyar dolarlık yatırım miktarına erişen serbest bölgelerin artan taleple, 545’i yabancı yatırımcı olmak üzere 2 bin 108 firmaya ev sahipliği yaptığını bildirdi.

Küresel ekonomik konjonktürün uluslararası yatırım ortamı açısından taşıdığı belirsizlikler göz önünde bulundurulduğunda, serbest bölgelerde firma ve yabancı firma sayısında devamlı ve anlamlı artışlar kaydedilmesinin öneminin daha iyi anlaşıldığını kaydeden Emirlioğlu, şöyle devam etti:

“Yatırımcıların artan taleplerinin karşılanması amacıyla yakın dönemde kurulan ve arazisi genişletilen birçok serbest bölgemiz var. İzmir’in Bergama ilçesinde yer alan 2,3 milyon metrekare büyüklüğündeki arazi üzerine kurulan Batı Anadolu Serbest Bölgesi, 2023 yılında faaliyete geçerek yatırımcı kabulüne başladı. 2022 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde 1,5 milyon metrekare, 2023 yılında Ordu’nun Ünye ilçesinde 147 bin 442 metrekare, Samsun’un Tekkeköy’de 644 bin 125 metrekare büyüklüğünde yeni serbest bölgeler ilan edildi. Ege Serbest Bölgesi’nin 2016 ve 2023 yıllarında iki kez, Antalya ve Bursa serbest bölgelerinin 2018 yılında, Kocaeli Serbest Bölgesi’nin 2022 yılında sınırları genişletilerek yatırımcıların kullanımına yeni araziler tahsis edildi.”

13 milyar dolara yaklaşan ihracat

SEBKİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, 2023’te yaklaşık 31 milyar dolarlık toplam ticaret hacmi ve 13 milyar dolara yaklaşan ihracatı ile serbest bölgelerin Türkiye’nin üretim, istihdam ve katma değeri yüksek ihracat üsleri haline geldiğini ifade etti.

Bu çalıştayın amacının serbest bölgelerin tüm hizmetlerini çok daha ileri seviyelere taşıyacak stratejileri, vizyonu, projeleri ve kendilerine rehber olacak yol haritasını belirlemek olduğunu vurgulayan Kılınç, “Çalıştayda serbest bölgelerin güçlü ve iyileştirmeye açık yönleri, fırsatlar ve tehditlerin yer aldığı SWOT analiz raporunu ortaya çıkaracağız. Bu rapor oluştuktan sonra Ticaret Bakanlığı ve SEBKİDER arasında kurulacak çalışma grupları ile önceliklendirilmiş konular ele alınacak ve hızlı aksiyon planları oluşturulacaktır.” dedi.

Oluşturulacak ortak çalışma gruplarının serbest bölgelerdeki mevcut durumu değerlendirerek ihtiyaçları belirleyeceğini ve stratejik politika önerileri geliştireceğini aktaran Kılınç, bu grupların, serbest bölgelerin altyapısının geliştirilmesi, iş yapma ortamının iyileştirilmesi, yatırım teşviklerinin artırılması, dış ticaretin kolaylaştırılması ve insan kaynaklarının geliştirilmesi gibi konularda daha verimli politikaların geliştirilmesi için çözüm odaklı yaklaşımlar sunacağını belirtti.

Alman sanayicilerin daha uygun üretim yerleri arıyor

Avrupa Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve SEBKİDER Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Kemal Şahin de Alman sanayicilerin daha uygun üretim yerleri aradığını, sanayinin önemli bir kısmına yönelik Almanya dışına yatırım yapmayı düşündüklerini ve bunun Türkiye için büyük bir fırsat olduğunu belirtti.

SEBKİDER Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Ali Avcı, dünyada serbest bölgelerde önemli gelişmeler olduğuna, Türkiye’nin bu gelişmelerin dışında kalamayacağına, ülkenin ekonomik ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine ulaşmasında uluslararası ve ulusal ortaklarla işbirliği yaparak deneyim ve kaynak paylaşımını artırması gerektiğine işaret etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-serbest-bolgeler-calistayi-gerceklestirildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: İhracatı artıracağımıza inanıyoruz https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ihracati-artiracagimiza-inaniyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ihracati-artiracagimiza-inaniyoruz/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:51:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5091 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “İhracatın artışında asıl belirleyici olan dış pazarlardaki talep. Dış pazarlardaki talep geliştikçe, yeni pazarlara biz eriştikçe, ihracatçılarımızı farklı desteklerle takviye ettikçe, kurdaki gelişmeler ne olursa olsun ihracatımızı artıracağımıza inanıyoruz.” dedi.

Yılmaz, Mersin programı kapsamında Valiliği ziyaret etti. Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan tarafından karşılanan, tören mangasını selamlayan ve şeref defterini imzalayan Yılmaz, daha sonra bir otelde iş insanlarıyla bir araya geldi.

Buradaki konuşmasında Türkiye’nin ekonomik büyüme konusunda oldukça iyi bir performans ortaya koyduğunu vurgulayan Yılmaz, Kovid-19 pandemisinin etkilerinin yoğun yaşandığı 2020-2022 döneminde dünya ekonomisi yüzde 7 büyürken, Türkiye ekonomisinin kümülatif olarak yüzde 20 büyüdüğüne dikkati çekti.

Yılmaz, bu dönemde Türkiye’nin ihracat ve istihdamının arttığını, geçen yılın ilk üç çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 4,7, son 20 yılda ise yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüdüğünü kaydetti.

İhracatta tarihi bir seviyenin yakalandığını, geçen yıl itibarıyla 256 milyar dolar ihracat rakamına ulaşıldığını anımsatan Yılmaz, ihracatta bu yıl ocak ayına iyi başlandığını, ihracatın aylık bazda yüzde 3,6 artış gösterdiğini ve ithalatın ise yüzde 22 oranında azaldığını ifade etti.

“Seçici ve hedefli kredi kullanımı politikalarını hayata geçiriyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “yatırım, istihdam, üretim, ihracat” sözüne işaret ederek, bu perspektifi hiçbir zaman kaybetmeden bütün politikalarını organize ettiklerini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Bir yandan yeni para politikalarımızla birlikte finans maliyetlerinin arttığını görüyoruz. Diğer taraftan özellikle yatırımcılar, nitelikli yatırım yapanlar ve ihracatçılar için finansal şartları iyileştirici birtakım adımlar da atıyoruz. Neler yaptık bu kapsamda? Bir defa ihracatçıyı desteklemeye yönelik seçici kredi kullanımı ve hedefli kredi kullanımı politikalarını hayata geçiriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankamız, reeskont kredilerinde günlük limiti 10 kat arttırdı ve uygulanan faiz oranı politika faizinin oldukça altında. Bu, ihracatçılarımızı desteklemek için uyguladığımız bir politika. Bu politikaları uygularken KOBİ’lerimizi önceliklendiriyoruz ve yine ihracat performansını dikkate alarak bunları hayata geçiriyoruz.”

İhracatçıları gözetme noktasında geçen yıl kurumlar vergisi sisteminde bir değişiklik yapıldığını, genel oranın yüzde 25 olarak belirlendiğini aktaran Yılmaz, “Bankacılık ve finans kesimi için bunu yüzde 30 olarak tayin ettik. İhracatçı firmalarımız için de yüzde 20 dedik. Bu yine ihracatı destekleme politikalarımızın bir yansıması, daha az vergi yüküyle ihracatçılarımız çalışsın diye bunu yaptık.” ifadesini kullandı.

Yılmaz, son dönemde Meclis’te yapılan düzenlemeyle, dış ticaret şirketleri kanalıyla ihracat yapan KOBİ’lerin de bundan istifade edebilmesinin önünün açıldığını, doğrudan veya dolaylı ihracat yapan firmaların hepsinin bu vergi avantajından faydalanması için gerekli mevzuat düzenlemesinin hayata geçirildiğini kaydetti.

“Toplumsal Yatırım Notu” uygulaması hayata geçirilecek

Cari açığın, katma değerin yükseltilmesi ve ihracatın arttırılmasıyla azaltılabileceğine işaret eden Yılmaz, nitelikli yatırımları desteklemek için Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi’ni (YTAK) hayata geçirdiklerini anımsattı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Toplumsal Yatırım Notu’na ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Bu not bankalara verilecek bir not. Şahıslara veya firmalara değil. Merkez Bankamız, Bankalar Birliğiyle bu konuyu çalışıyor. Bankalar yatırımcıya, ihracatçıya, nitelikli alanlara krediyi arttırdıkça bankaların notu yükselecek ve bu not artışına göre de Merkez Bankamız onlara teşvik edici bir takım uygulamalar yapacak. Böylece bankalarımızı sistematik olarak yatırımcıya, ihracatçıya daha fazla kredi vermeye sevk etmiş olacağız. Böyle bir uygulamayı da önümüzdeki dönemde hayata geçireceğiz”

“6 saat 23 dakikalık seyahat süresi, 2 saat 15 dakikaya düşecek”

Mersin’in ihracatta ciddi bir ivme yakalandığını, 2023’te ihracatının 7,7 milyar dolara yükseldiğini, toplam ihracattan aldığı payın da yüzde 1,6’dan yüzde 3’e çıktığını anlatan Yılmaz, Mersin’in ihracatın öncü ve sürükleyici illerinden biri olduğunu rakamlarla ortaya koyduğunu dile getirdi.

Mersin, Adana ekseninde bakıldığında bölgenin lojistik anlamda da çok ciddi avantajlara, yüksek rekabet potansiyeline sahip olduğunu belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

“Bu bölgeyi bu anlamda önümüzdeki dönemde daha fazla değerlendireceğiz. Lojistik imkanlarını daha da ileriye taşımak için bir gayret içinde olacağız. Bunun da ülkemizin ihracat performansını daha üst noktalara taşıyacağına inanıyoruz. Bu kapsamda yıllardır heyecanla yapımı beklenen Çeşmeli, Erdemli, Silifke, Taşucu otoyolu projesini hayata geçirmek üzere çalışmalara başladık. Bu otoyol önemli bir farklılık oluşturacak bölgemiz için.

Demir yolunda, ulaşımda farklı projelerimiz var. Yine en öne çıkan projelerden biri Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren projesi. Bunun hayata geçmesiyle 6 saat 23 dakika olan seyahat süresi 2 saat 15 dakikaya düşecek. İşte bu projeler bölgemizin çehresini değiştirecek. Yine Doğu Akdeniz bölgesi en stratejik bölgelerden biri. Buranın Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerine çıkış kapısı olması ve ihracat imkanlarının gelişmesi için yeni liman inşası konusu üzerinde de çalışmalar yapıyoruz. Bir yandan kalkınma yolu dediğimiz Basra Körfezi’ne kadar inen, Irak’ı boydan boya geçen çok stratejik bir proje üzerinde çalışıyoruz. Bunun da tabii limanlarımıza entegrasyonu bu bölgemiz için de yeni açılımlar, yeni fırsatlar oluşturacaktır diye inanıyoruz.”

Merkezi idare olarak son 20 yılda Mersin’e toplam 98 milyar liralık yatırım gerçekleştirdiklerini aktaran Yılmaz, Çukurova Bölgesel Uluslararası Havalimanı’nın açılışı için gün sayıldığını, havalimanının devreye girmesiyle hava yolu anlamında da bölgenin farklı bir üstünlük kazanmış olacağını ifade etti.

“Kurdaki gelişmeler ne olursa olsun ihracatımızı artıracağımıza inanıyoruz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “İhracatın artışında asıl belirleyici olan dış pazarlardaki talep. Dış pazarlardaki talep geliştikçe, yeni pazarlara biz eriştikçe, ihracatçılarımızı farklı desteklerle takviye ettikçe, kurdaki gelişmeler ne olursa olsun ihracatımızı artıracağımıza inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu konuya yönelik politikaları dikkatli bir şekilde değerlendireceklerinin de altını çizen Yılmaz, konuşmasının ardından düzenlenen toplantıda, iş insanların taleplerini dinledi, sorularına yanıt verdi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ihracati-artiracagimiza-inaniyoruz/feed/ 0
Türkiye ile Suudi Arabistan Arasındaki Ticaret Hacmi Geçen Yıl Arttı https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:45:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4810 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, “Ama daha önemlisi, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının yüzde 100’ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu.” dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun, iki ülkeden 4 bakanın katılımıyla, onların inisiyatifleriyle aslında iş dünyasına bir çağrı yapılarak hayata geçirildiğini söyledi.

Dağlıoğlu, forumun, Suudi Arabistan tarafından Yatırım Bakanı ve Turizm Bakanının, Türkiye’den ise Hazine ve Maliye Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanı ev sahipliğinde geniş kapsamlı bir toplantı olarak gerçekleştirildiğini dile getirdi.

“Bu toplantı, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması”

Burak Dağlıoğlu, toplantının icrası için de Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve DEİK olarak işbirliği yaptıklarını ifade etti.

Dağlıoğlu, “Kapsamlı başlıklarda hem paneller vardı hem de atölye çalışmaları vardı. Özellikle altyapı projelerinde, inşaat sektöründe, gıda güvenliği alanında, enerji projelerinde ve yeşil dönüşümde nasıl işbirliği yapabiliriz bunları konuşmuş olduk. Teknoloji, konuşulan ayrı konulardan biriydi farklı atölye çalışmalarında. Geniş kapsamlı bir değerlendirme imkanı oldu.” diye konuştu.

Bu toplantının aslında iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu çok geniş kapsamlı bir vizyonun, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, şöyle devam etti:

“Biz bu vizyona yatırımlar perspektifiyle iş dünyasındaki karşılıklı ilişkileri geliştirmek adına katkı sağlamak amacıyla buradaydık. Burada yaklaşık 24 imza atıldı. Bunların bir kısmı kamu kurumları arasında oldu ama çok daha büyük sayıda iş insanları arasındaki, şirketler arasındaki imzalar oldu. Hatırlatmak isteriz ki benzeri bir etkinliği yine 22 Aralık 2022’de yine DEİK ile beraber Türkiye tarafında da Hazine ve Maliye Bakanlığı ve yine Suudi Arabistan tarafında Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı ile organize etmiştik. 13-14 ay sonrasında daha kapsamlı, daha geniş, somut adımların atıldığı bir toplantının yapıldığını görüyor olmak aslında doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”

“Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmi geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdi”

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, “Ama daha önemlisi, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının yüzde 100’ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu. Ticaret her zaman önden gidiyor. Sonrasında yatırımlar geliyor. Biz önümüzdeki çeyreklerde çok daha somut, büyük ölçekli yatırım haberlerini inşallah alıyor oluruz diyelim.” ifadesini kullandı.

Dağlıoğlu, burada iki bakanın, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanının başkanlığında, şirketlerin karşılıklı olarak kendi gündemlerini anlattıklarını ve hangi alanlarda işbirliği yapılabileceğini ifade ettiklerini söyledi.

“Turizm, iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan”

Forumda turizmin çok özel bir başlık olduğunu dile getiren Dağlıoğlu, şöyle konuştu:

“Orada tamamen ayrı atölye çalışmaları ya da şirketler arası gündemlerle, birebir görüşmelerle devam eden bir süreç de var. Turizm iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan. İçeride konuşulanlardan böyle alıntıyla söylüyoruz. Özellikle sezonların birbiriyle çakışmaması, Türkiye’de yaz aylarında turizm faaliyeti yüksekken Türkiye’nin kış aylarına girdiği dönemde Suudi Arabistan’da turizm sezonunun açılıyor olması gibi ciddi bir avantaj var ve bu ortak promosyonu, iki ülkenin turizm tanıtımında işbirliği yapabileceğini bahsetti bakanlar.”

Dağlıoğlu, programda, iki ülkenin turizm sezonlarının çakışmıyor oluşunun avantaja çevrilerek bu alandaki iş gücünün iki ülkede karşılıklı çalıştırılabileceğinin, ortak eğitim programlarının ve diğer alanlarda işbirliği imkanlarının konuşulduğunu aktardı. Dağlıoğlu, “Yine çok sıklıkla konuşulan, Türkiye turizm konusunda çok güçlü bir ülke. Dünyada en çok turist çeken 4’üncü ülke. Tabii bunu aslında özel sektörümüze de borçluyuz büyük oranda. Bu şirketlerin know-hub’ının, tecrübesinin oraya taşınmasıyla ilgili de geniş bir başlık vardı.” dedi.

“Suudi Arabistan, mega projelerinde Türk şirketlerini görmek istiyor”

Burak Dağlıoğlu, forumun özellikle yeşil dönüşüm alanları ve enerji başta olmak üzere birçok başlığı kapsadığını söyledi.

Bunlarla ilgili özel oturumlar düzenlendiğini belirten Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

“Geniş tartışmalar oldu. Hangi alanlarda işbirliği yapılabilir? Yeşil dönüşüm adına bu önemli başlıktı. Gıda güvenliği, bir diğer önemli başlık. Gıda şirketleri arasında da bazı işbirlikleri konuşuluyor. Burada bir karşılıklı yatırımları içeriyor. Her iki ülkenin de birbirine katabileceği bazı faydalar var bu alanda. Altyapı ve inşaat projeleri en önemli başlıklardan birisi. Suudi Arabistan burada kendilerini özellikle 2030 vizyonu kapsamında bazı mega projeleri var. Buralarda Türk müteahhitlerini mutlaka görmek istediklerini, Türk mühendislik şirketlerini görmek istediklerini söylediler. Bunlar böyle kabaca öne çıkan başlıklar diye söyleyebiliriz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/feed/ 0
Türkiye ve Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul’da gerçekleştiriliyor https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:12:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4400 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamladığını belirterek, “Türkiye’yi göz önünde bulundururken lütfen Türkiye dışındaki kapasitelerimizi de göz önünde bulundurun. Türkiye’nin iç pazarı büyük ancak Türkiye aynı zamanda daha geniş bir bölgeye açılan bir kapı.” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul’da gerçekleştiriliyor.

Forum, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih, Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak ve iki ülkeden çok sayıda ismin katılımıyla yapılıyor.

“Türkiye ve Suudi Arabistan farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamlıyor”

Burak Dağlıoğlu, konuşmasında, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamladığını belirterek, özellikle gıda güvenliği, yeşil dönüşümde bu tamamlayıcılığı tartışmak için bir ortam oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.

Bu açıdan, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu kapsamındaki panellerin ve konuşmaların faydalı olacağını aktaran Dağlıoğlu, “Bu etkinliğin ismi yatırım ve iş forumu. İş dünyasının son dönemdeki çabalarıyla birlikte ikili ilişkiler büyüyor. Geçen yıl Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı yüzde 100’ün üzerinde arttı. Hedefimiz Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye yatırım yapması.” diye konuştu.

Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu sonrasında somut çıktılar beklediklerini belirterek, “Suudi kardeşlerimize kilit bir hatırlatma yapmak istiyorum. Türkiye’yi göz önünde bulundururken lütfen Türkiye dışındaki kapasitelerimizi de göz önünde bulundurun. Türkiye’nin iç pazarı büyük ancak Türkiye aynı zamanda daha geniş bir bölgeye açılan bir kapı.” değerlendirmesinde bulundu.

“İvme kazanan ilişkilerimizin daha odaklanmış bir şekilde nasıl sürdürebiliriz onu konuşuyoruz”

Nail Olpak, bir yıl önce bu salonda benzer bir toplantı gerçekleştirdiklerini anımsatarak, o günden bugüne kadar toplantılara, görüşmelere aralıksız devam ettiklerini dile getirdi.

Olpak, “Geçtiğimiz süreçte ivme kazanan ilişkilerimizin daha odaklanmış bir şekilde nasıl sürdürebiliriz onu konuşuyoruz. Ben bu toplantıya girmeden önce her iki bakanımızın başkanlığında, her iki ülkenin iş konseyi üyeleriyle bir toplantı yaptık. Oranın çıktılarından birisi ortak komitelerin kurulmasıydı. Bence somut, odaklanarak atılacak adımlar açısından önemli bir dönüm noktasıydı.” şeklinde konuştu.

İki ülke arasındaki ticareti farklı ortamlarda konuştuklarını ve gelişiminden mutlu olduklarını kaydeden Olpak, bugün turizmi ve yatırımları konuşmak için bir arada olduklarını vurguladı.

Olpak, geçen dönemde iki ülke arasındaki kayıpların nasıl daha hızlı toplanabileceğini, bunun görüşülmesi gerektiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Müteahhitlik anlamında Suudi Arabistan’da çok önemli fırsatların olduğunu biliyoruz. Müteahhitliği aynı zamanda yatırımla nasıl destekleyebiliriz? Tabii yatırım deyince her iki ülke kendisine yatırım çekmek isteyecek. Onları nasıl yapabiliriz. Bunları daha ciddi bir şekilde konuşmak istiyoruz. Turizm alanında fazla bir söz söylemek istemiyorum ama kendi açımdan baktığımda turizmi sadece o ülkeyi ziyaret eden kişilerin oraya bıraktıkları döviz olarak değerlendirmediğimi söylemek istiyorum. Çünkü turizm kanalıyla birbirimizi daha iyi tanıyoruz. Daha iyi tanıdığımız ölçüde de daha fazla işbirliğini geliştirebildiğimiz kanaati içerisindeyim. Turizmi de bu çerçeve içerisinde daha fazla mercek altına almamız gerektiğini düşünüyorum.”

“Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonunda gerçekten inanılmaz bir potansiyel var”

DEİK Başkanı Olpak, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonuna değinerek, bu vizyonu sık sık konuştuklarını ve Suudi yetkili ve bakanların değişik ortamlarda bir araya geldiklerinde kendilerine devamlı bir şekilde bu vizyonu ifade ettiklerini belirtti.

Olpak, “Gerçekten inanılmaz bir potansiyel var ve sadece 2030 ile de sınırı değil o vizyon. Ondan sonrası da var. Bütün dünyanın gözü orada. Ama onlar Türk firmalarının hızından, kalitesinden, rekabetçiliğinden bugüne kadar şikayet almadıkları için bizim daha fazla iş yapabilmemiz adına kapılarını sonuna kadar açtıklarını ifade ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

Olpak, üçüncü ülkelerde ortak iş yapmanın kendilerinin çok konuştuğu ama çok fazla hayata geçiremedikleri alanlardan biri olduğunun altını çizerek, bunu da özellikle bir gündem maddesi olarak bir sonraki toplantıda görüşebileceklerini belirtti. DEİK Başkanı Olpak, bir sonraki toplantının Riyad’da olabileceğini de sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/feed/ 0
Fatsa OSB’den 90 Ülkeye İhracat https://www.igdirhaber.com.tr/fatsa-osbden-90-ulkeye-ihracat/ https://www.igdirhaber.com.tr/fatsa-osbden-90-ulkeye-ihracat/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:12:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4342 Ordu’nun Fatsa ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) gıdadan tekstil ürünlerine kadar geniş yelpazede üretim yapan firmalar, Hong Kong’dan İngiltere’ye, Avusturya’dan Vietnam’a kadar 90 ülkeye ihracat gerçekleştiriliyor.

Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Karataş, AA muhabirine, adeta domino etkisi yaratarak yatırımcıları ilçeye getirdiklerini söyledi.

Karataş, 2009’da sadece 2 fabrikası olan Fatsa OSB’de bugün 50 fabrikaya ulaşıldığını belirterek, “O günlerde 300 kişilik istihdam varken, bugün bu sayı 9 bin seviyelerine kadar çıktı. 500 dönümde hizmet veren OSB, bugün bin dönümü aşan noktaya geldi. Bu, gerçek manada bir başarı hikayesidir. Gelinen noktada Fatsa OSB kabuğuna sığmıyor.” dedi.

İhracatı olmayan OSB’den 90 ülkeye ihracat yapılır vaziyete gelindiğini vurgulayan Karataş, “Sadece dünyada bilinen pazarlar Almanya’ya İngiltere’ye ihracat yapmıyoruz. Japonya, Hong Kong, Avusturya ve Tayland gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Dünyanın birçok noktasında ‘Made in Türkiye’, ‘Made in Fatsa’ logosuyla pazarlarda kendimize yer buluyoruz.” diye konuştu.

Karataş, ilçe nüfusunun yaklaşık 126 bin olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:

“Fatsa gibi küçük bir ilçeden 90 ülkeye ihracat yapmak gerçekten sıra dışı bir durum. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı’mıza ve hükümetimize teşekkür ederiz. Cumhurbaşkanı’mız bize bir vizyon açtı, sağladığı teşviklerle de rekabetçi noktaya geldik. Yatırımcılarımız da bu argümanları kullanarak dünya pazarında kendilerine yer buldular.”

Fatsa OSB’nin, Türkiye’deki 350 OSB içerisinde istihdam açısından üçüncü sırada bulunduğuna işaret eden Karataş, “Bir ilçede bu denli yükseliş gerçekten başarı hikayesidir. Bu başarıdaki en büyük pay yatırımcılarındır. Onların burada yatırım yapmaları bizim için büyük kıvançtır.” ifadesini kullandı.

Karataş, Fatsa OSB’nin gelişmeye devam ettiğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Hedefimiz, şu anda 9 bin olan istihdam sayımızı yeni kurulan fabrikalarla 15 bine çıkarmak. Diğer hedeflerimizin başında ise bin dönüm çalışma alanımızı 1500 dönüme çıkarmak geliyor. Kamulaştırma çalışmalarımız bu anlamda sürüyor. Ayrıca 90 ülkeye ihracatımızı, 130 ülkeye kadar çıkarmak istiyoruz. Her yıl artan bir ivmemiz var. İnanıyorum ki bu rakamları kısa sürede yakalayacağız. Fatsa OSB sayesinde ilçemiz ve şehrimiz de kalkınıyor. Şu anda Fatsa göç veren değil, göç alan bir ilçe konumuna geldi.”

Yatırımcıların hedefi istihdam ve üretim kapasitesini artırmak

Fatsa OSB’de faaliyet gösteren firmanın genel müdürü Burak Felek, 70’den fazla ülkeye bentonit madeninden ürettikleri ürünleri ihraç ettiklerini söyledi.

Felek, 215 kişiye istihdam sağladıklarını anlatarak, “Hedefimiz daha modern tesisler kurarak istihdam sayımızı artırmak.” dedi.

Ahşap ürünleri işleyen fabrikanın sahibi Abdülkerim Aydın ise hedeflerinin istihdamı bir yılda 450’den bine çıkarmak olduğunu vurguladı.

Ürünlerini 35 ülkeye ihraç eden tekstil fabrikasının sahibi Bilal Uygur da “650 kişiye istihdam sağlıyoruz. Günlük ürettiğimiz bin takım elbiseyi dünyanın farklı ülkelerine ihraç ediyoruz. Hedeflerimiz daha büyük. Hem işçi sayımızı hem de ihracat yaptığımız ülke sayısını artırmak istiyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/fatsa-osbden-90-ulkeye-ihracat/feed/ 0
Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu: Ticaret hacmi hedefi 10 milyar dolar https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-ticaret-hacmi-hedefi-10-milyar-dolar/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-ticaret-hacmi-hedefi-10-milyar-dolar/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:24:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4265 Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu toplantısında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Suudi Arabistan ile 2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı. Burada 2 yılda yüzde 50’ye yakın ticaret hacminde artış gerçekleşti. Ticaret hacmimizi, dengeli ve hızlı bir şekilde artırarak kısa vadede 10 milyar doların üzerine çıkarmanın gerçekçi bir hedef olduğu kanaatindeyiz. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstererek 830 bini bulmuştur. Bu rakamı 1 milyona hatta daha da yukarı çıkartmamız gerekiyor” dedi.

DEİK Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda Türkiye ve Suudi Arabistan ikili ilişkilerine değinen Yılmaz, “2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı. Burada 2 yılda yüzde 50’ye yakın ticaret hacminde artış söz konusu. Ticaret hacmimizi, dengeli ve hızlı bir şekilde artırarak kısa vadede 10 milyar doların üzerine çıkarmanın gerçekçi bir hedef olduğu kanaatindeyiz. Orta vadedeki hedefimiz ise ikili ticaretimizdeki sektörel çeşitlendirerek 30 milyar dolara ulaşmak ve bunun ötesine geçmektir. Suudi firmaları bugüne kadar Türkiye’ye 2 milyar dolar yatırım yaptı” dedi.

Programa, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid bin Abdulaziz Al Falih, Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ve iş dünyasının önemli isimleri katıldı.

“Suudi Arabistan ile 2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı”

Türkiye Suudi Arabistan ile olan ilişkilerimizin yeni döneminde, ticari ilişkilerimizi iki ülkenin potansiyeline yakışır noktalara getirme gayretinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Liderlerimizin sergilediği güçlü siyasi irade sayesinde ikili ticari ilişkilerimizi geliştirme yönünde önemli adımlar attık. Suudi Kamu Yatırım Fonu ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin başlattığı yakın temas ve işbirliğinin ülkelerimiz için büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Uluslararası doğrudan yatırımlar önemli”

Türkiye’nin ekonomik gelişimine katkı sağlayan en temel unsurlardan birinin uluslararası doğrudan yatırımlar olduğunu ifade eden Yılmaz, “Uluslararası yatırımlar, ülkemiz ekonomisinin büyümesine, teknolojik dönüşümüne, nitelikli istihdamın oluşumuna, ve ihracatımızın artmasına doğrudan etki etmiştir. Özellikle salgın sonrası süreçte Türkiye, uluslararası araştırmaların sonuçlarına göre hem tedarik hem de yatırım yeri olarak ön plana çıkmaktadır. Uluslararası yatırımlar kapsamında; teknoloji, savunma, yenilenebilir enerji, petro-kimya, finans, turizm ve konut gibi çeşitli sektörler, yatırımcılar için fırsatlar sunmaktadır” dedi.

Yılmaz, “Suudi Arabistan’dan yatırımcılara hitap eden sektörler arasında özellikle, kimyasallar, makineler, gıda ve içecek işleme, otomotiv, havacılık, ilaç ve biyoteknoloji, tıbbi cihazlar ve malzemeler, askeri üretim, yenilenebilir enerji, inşaat malzemeleri ve madencilik alt sektörleri öne çıkmaktadır. Her alanda Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) yatırım vizyonuyla örtüşen Türk şirketlerinin fizibilitelerini değerlendirmek üzere işbirliğine açığız” dedi.

“Suudi 2030 Vizyonu’nun bölgeye büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum”

Suudi Arabistan’ın 2030 yılı vizyonu hakkında konuşan Yılmaz, “Suudi Arabistan, bizlerin de yakından takip ettiği 2030 Vizyonu ile ekonomisini çeşitlendirmeyi, petrole olan bağımlılığını azaltmayı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi amaçlıyor. Türkiye Yüzyılı ve 2053 vizyonlarımız ile Suudi 2030 Vizyonu’nun bölgeye büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum. 3,3 trilyon dolarlık bir yatırımı içeren Suudi 2030 Vizyonu kapsamında Neom, Diriyah Gate, Qiddiya ve Kızıldeniz Projesi gibi mega projelerinizde firmalarımızın aktif rol almasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Suudi Arabistan, ülkemizin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ıncı ülke konumundadır”

Suudi Arabistan’ın müteahhitlik sektörü için dünyadaki en önemli ülkelerden biri olduğuna vurgu yapan Yılmaz, “Türk müteahhitleri Suudi Arabistan’da bugüne kadar 27,6 milyar dolar tutarında 402 proje üstlendi. Bu rakamlarla Suudi Arabistan, ülkemizin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ıncı ülke konumundadır. Bu minvalde, özellikle Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu vasıtasıyla finanse edilen dev projelerde, Türk müteahhitlerinin beceri ve kalitelerinden istifade edilmesinde yarar görüyoruz. Türk müteahhitlik firmalarının “Yeşil Mutabakat” alanındaki ilerlemelerinin de Suudi 2030 Vizyonu kapsamındaki hedeflerinizle son derece uyumlu olduğunu belirtmek isterim. Bizler de iş modellerini daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yeniden yapılandırıyoruz” diye konuştu.

“Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstermiştir”

Kültür ve Turizm alanında işbirliğinin gelişmesine önem verdiklerini belirten Yılmaz, “Suudi makamlarının Türk vatandaşlarının elektronik vize uygulamasına imkan tanıyan yeni düzenlemeleri hayata geçirmesinden büyük memnuniyet duyduk. Bu durum, iş insanlarımızın vize sorunlarının çözülmesine büyük katkı sağlayacaktır. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstererek 830 bini bulmuştur. Bu rakamı 1 milyona hatta daha da yukarı çıkartmamız gerekiyor. Suudi Arabistan’da gerçekleşecek olan World Expo 2030’a çok sayıda saygın Türk firmasının katılacak ve Türkiye’yi prestijli pavilyonumuzla temsil edeceğiz. Ülkelerimiz arasında mega projeler alanındaki işbirliğimizi artırmak istiyoruz” diyerek sözlerini tamamaldı. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-ticaret-hacmi-hedefi-10-milyar-dolar/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun galasında konuştu Açıklaması https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumunun-galasinda-konustu-aciklamasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumunun-galasinda-konustu-aciklamasi/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:12:34 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4257 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Suudi Arabistan ile 2023’te ikili ticaret hacminin 6,8 milyar dolara ulaştığını belirterek, “Ticaret hacmimizi, dengeli ve hızlı bir şekilde artırarak kısa vadede 10 milyar doların üzerine çıkarmanın gerçekçi bir hedef olduğunu düşünüyoruz. Orta vadedeki hedefimiz ise ikili ticaretimizdeki sektörel çeşitliliği artırarak 30 milyar dolara ulaşmak ve bunun ötesine geçmektir.” dedi.

Yılmaz, Beşiktaş’taki bir otelde düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun galasında yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan heyetini İstanbul’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, geniş kapsamlı bir perspektifle karşılıklı yatırımlar ve turizm işbirliklerini artırmak için organize edilen forumun hayırlara vesile olmasını diledi.

Türkiye ve Suudi Arabistan ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı nitelikte olmasının ticari ilişkilerin gelişmesinde itici bir rol oynadığını belirten Yılmaz, Suudi Arabistan ile ilişkilerinin yeni döneminde, ticari ilişkileri iki ülkenin potansiyeline yakışır noktalara getirme gayretinde olduklarını ifade etti.

Yılmaz, iki ülke liderlerinin sergilediği güçlü siyasi irade sayesinde ikili ticari ilişkileri geliştirme yönünde önemli adımlar attıklarına işaret ederek, “2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı. Burada ticaret hacminde iki yılda yüzde 50’ye yakın bir artış söz konusu. Ticaret hacmimizi, dengeli ve hızlı bir şekilde artırarak kısa vadede 10 milyar doların üzerine çıkarmanın gerçekçi bir hedef olduğunu düşünüyoruz. Orta vadedeki hedefimiz ise ikili ticaretimizdeki sektörel çeşitliliği artırarak 30 milyar dolara ulaşmak ve bunun ötesine geçmektir.” diye konuştu.

Suudi firmalarının bugüne kadar Türkiye’ye 2 milyar dolar yatırım yaptığını aktaran Yılmaz, özellikle ülkelerin iş çevrelerini bir araya getirebilecek etkinliklerin sıklaştırılmasıyla karşılıklı yatırımların kolaylıkla arttırılabileceğine inandıklarını dile getirdi.

Yılmaz, Suudi Kamu Yatırım Fonu ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin başlattığı yakın temas ve işbirliğinin ülkeler için büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inandığını ifade etti.

“Yatırım ortamını reformlarla iyileştirmeye devam ediyoruz”

Türkiye’nin geride kalan 21 yıllık dönemde ekonomik gelişimine katkı sağlayan en temel unsurlardan birinin uluslararası doğrudan yatırımlar olduğuna değinen Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Uluslararası yatırımlar, ülkemiz ekonomisinin büyümesine, teknolojik dönüşümüne, nitelikli istihdamın oluşumuna, kaynaklarımızın etkin kullanılmasına ve ihracatımızın artmasına etki etmiştir. Bu süreçte, uluslararası yatırımların ülkemize çekilmesi amacıyla birçok reform gerçekleştirilmiş, Türkiye’nin iş ve yatırım ortamının cazibesi ve rekabetçiliği artırılmıştır. Nitekim, 2002 yılından bugüne 260 milyar doların üzerinde bir doğrudan yatırım Türkiye’ye gelmiştir. Özellikle salgın sonrası süreçte Türkiye, uluslararası araştırmaların sonuçlarına göre hem tedarik hem de yatırım yeri olarak ön plana çıkmaktadır. Uluslararası yatırımcıların farklı ihtiyaç ve beklentilerini karşılayan kapsamlı bir ekosistem sunarken, yatırım ortamını reformlarla iyileştirmeye devam ediyoruz.”

Başkanlığını yaptığı Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulunun son dönemlerde yoğun mesai sarf ettiğini, yeni bir eylem planı hazırladıklarını dile getiren Yılmaz, gelecek dönemde bu eylem planının da hayata geçmesiyle yatırım ortamının daha da iyileşeceğini düşündüklerini söyledi.

Yılmaz, uluslararası yatırımlar kapsamında teknoloji, savunma, yenilenebilir enerji, petro-kimya, finans, turizm ve konut gibi çeşitli sektörlerin yatırımcılar için fırsatlar sunduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan’dan yatırımcılara hitap eden sektörler arasında özellikle kimyasallar, makineler, gıda ve içecek işleme, otomotiv, havacılık, ilaç ve biyoteknoloji, tıbbi cihazlar ve malzemeler, askeri üretim, yenilenebilir enerji, inşaat malzemeleri ve madencilik alt sektörlerinin öne çıktığına dikkati çeken Yılmaz, “Her alanda Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) yatırım vizyonuyla örtüşen Türk şirketlerinin fizibilitelerini değerlendirmek üzere işbirliğine açığız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ile ekonomisini çeşitlendirmeyi, petrole olan bağımlılığını azaltmayı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi amaçladığını aktararak, “Türkiye Yüzyılı ve 2053 vizyonlarımız ile Suudi 2030 Vizyonu’nun sadece iki ülkeye değil, tüm bölgeye önemli büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyoruz. 3,3 trilyon dolarlık bir yatırımı içeren Suudi 2030 Vizyonu kapsamında Neom, Diriyah Gate, Qiddiya ve Kızıldeniz projesi gibi mega projelerde firmalarımızın aktif rol almasını arzu ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Irak Kalkınma Yolu Projesi’nde de yakın bir işbirliği yürütebileceğimize inanıyoruz”

Suudi Arabistan’ın, müteahhitlik sektörü için dünyadaki en önemli ülkelerden biri olduğunu belirten Yılmaz, Türk müteahhitlerinin Suudi Arabistan’da bugüne kadar 27,6 milyar dolar tutarında 402 proje üstlendiğini, bu rakamlarla Suudi Arabistan’ın, Türkiye’nin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ncı ülke konumunda olduğunu söyledi.

Yılmaz, bu minvalde, özellikle Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu vasıtasıyla finanse edilen dev projelerde, Türk müteahhitlerinin beceri ve kabiliyetlerinden istifade edilmesinde fayda gördüklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Türk müteahhitlik firmalarının Yeşil Mutabakat alanındaki ilerlemelerinin de Suudi 2030 Vizyonu kapsamındaki hedeflerinizle son derece uyumlu olduğunu belirtmek isterim. Bizler de iş modellerini daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yeniden yapılandırıyoruz. Gerek Suudi Arabistan’ın fosil yakıtların giderek payının düşeceği bir dünyaya gerçekçi bir şekilde hazırlandığı yeni vizyonu gerekse bizim 2053 Karbon Nötr Ekonomi Vizyonumuz birbiriyle örtüşen vizyonlardır. Bu konuda da çok önemli işbirliği alanlarının olduğunu ifade etmek isterim. Bildiğiniz üzere Türkiye olarak Paris Anlaşması’nı onayladık ve 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefini belirledik. Bu bağlamda yeşil ve dijital dönüşümü, bütün planlarımızda, programlarımızda önemli bir eksen olarak tarif etmiş durumdayız.”

İş çevrelerinin üçüncü ülkelerde de işbirliği yapabileceğine inandıklarını, Suudi Arabistan’ın başta Afrika ve diğer gelişmekte olan ülkeler olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yatırım yapmak istediğini gördüklerini belirten Yılmaz, “Türkiye olarak Afrika ve diğer gelişmekte olan ülke pazarlarına erişim konusunda önemli fırsatlara sahibiz. Ayrıca, Ukrayna’nın yeniden inşası sürecinin yanı sıra bölgemizin refahına katkıda bulunacak olan Irak Kalkınma Yolu Projesi gibi yeni projelerde de işbirliği imkanlarının olduğunu düşünüyoruz. Körfez İşbirliği Konseyi ve ülkemiz arasında imzalanacak bir serbest ticaret anlaşması, ülkelerimiz arasındaki büyüyen ekonomik ortaklığı daha ileriye taşıyacaktır. Bu konuda da özellikle önümüzdeki dönem özellikle Suudi yetkililerin desteğini beklediğimizi ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.

“Önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstermiştir”

Kültür ve turizm alanında işbirliğinin geliştirilmesinin önemine dikkati çeken Yılmaz, Suudi makamlarının Türk vatandaşlarının elektronik vize uygulamasına imkan tanıyan yeni düzenlemeleri hayata geçirmesinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.

Yılmaz, bu durumun, iş insanlarının vize sorunlarının çözülmesine büyük katkı sağlayacağını, ikili ticari ve ekonomik ilişkilerde önemli bir ilerleme kaydedilmesini getireceğini söyledi.

Türkiye’nin son 20 yılda turizm alanında büyük bir aşama kaydettiğini, geçen yıl itibarıyla 50 milyon turisti ve 54 milyar dolar geliri aşan bir performansın söz konusu olduğunu aktaran Yılmaz, 2024 yılında ise 60 milyon turist ve 60 milyar dolar turizm geliri hedeflediklerini dile getirdi.

İki ülke arasındaki turizm verilerine değinen Yılmaz, şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstererek 830 bini buldu. Kısa vadede 1 milyonu geçmemiz ve uzun vadede çok daha yüksek rakamlara çıkmamız gerekiyor. Türkiye’den de Suudi Arabistan’a sadece hac ve umre için değil, Suudi Arabistan’ın yaptığı yeni yatırımlarla oluşturduğu fırsatları düşündüğümüzde farklı amaçlarla Türkiye’den Suudi Arabistan’a turizmin de yakın gelecekte çok farklı noktalara geleceğine inanıyorum.”

Yılmaz, forum kapsamında turizm alanında işbirliği anlaşması imzalayacak firmaların yeni işbirliklerine örnek olacağına ve turizmde yeni kapılar açacağına inandığını ifade ederek, “Dünya çapında bir etkinlik olan World Expo 2030’a ev sahipliği yapmak üzere seçilmesinden dolayı Suudi Arabistan’ı kutluyoruz. Bu başarı sadece Suudi Arabistan’ın uluslararası imajını güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgesel katkılar da sağlayacaktır. Çok sayıda saygın Türk firmasının katılacağı World Expo 2030’da inşallah Türkiye’yi prestijli pavilyonumuzla temsil edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan’ın turizm sektöründe mega projelere yönelik vizyonunu takdirle takip ettiklerini aktaran Yılmaz, Türkiye’nin bu projelerde işbirliğini artırmak istediklerini ve mega projeler alanında önemli turizm ortaklıkları kurabileceklerine inandıklarını dile getirdi.

Ülkelerinin potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme içinde işbirliğini artırmak ve iş çevrelerini küresel rekabetin zirvesine taşımak için birlikte çalışmaya kararlı olduklarının altını çizen Yılmaz, forumda imzalanacak işbirliği anlaşmalarının pek çok başarı hikayesine vesile olacağına inandığını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumunun-galasinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Samsun’a son 21 yılda 181 milyar TL kamu yatırımı yapıldı https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-samsuna-son-21-yilda-181-milyar-tl-kamu-yatirimi-yapildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-samsuna-son-21-yilda-181-milyar-tl-kamu-yatirimi-yapildi/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:51:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4133 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Samsun’a son 21 yılda 181 milyar TL tutarında kamu yatırımı yaptık” dedi.

31 Mart yerel seçim çalışmaları kapsamında Samsun’a gelen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zonguldak ve Tekirdağ’ın ardından 3. mitingini Samsun Cumhuriyet Meydanı’ndan yaptı. Samsunlular Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı meydanda asılı bulunan “Türkiye Yüzyılı’nın gerçek lideri”, “Sen düşünme bizi Samsunlu bilir işini”, “Vatan, millet, mazlumlar sana, Senin emeklerin sandıkta bize emanet Reis”, “Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik”, “Hazırız, kararlıyız” yazılı pankartlarla karşıladı. Buradan vatandaşlara seslenen Erdoğan, müjdeler verirken, 21 yılda Samsun’da yapılan yatırımları ve devam eden yatırımları hatırlattı.

“Samsun’a son 21 yılda 181 milyar TL kamu yatırımı yaptık”

Son 21 yılda yapılan yatırımlardan bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Samsun’a son 21 yılda 181 milyar TL tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğimde 5 bin 164 yeni derslik inşa ettik. İkinci üniversite olarak Samsun Üniversitesini kazandırdık. Sağlıkta toplamda 2 bin 943 yataklı 24 hastanenin de aralarında olduğu 25 sağlık tesis yaptık. İlave olarak 900 yataklı Samsun Şehir Hastanemizle birlikte 5 sağlık tesisimizin inşaatı sürüyor. Şehir Hastanemizi bu yaz tamamlayıp hizmete sunacağız” diye konuştu.

Samsun-Ankara hızlı tren projesi

Hızlı tren projesindeki aşama hakkında bilgi veren Recep Tayyip Erdoğan, “Samsun’da demiryolu hatlarının tamamını yeniledik. Samsun-Sivas arasında 431 km’lik demiryolu hattını tüm altyapı ve üstyapısıyla birlikte yeniledik. Samsun, Amasya, Çorum, Kırıkkale hızlı tren hattının ilk etabını oluşturan Kırıkkale-Çorum projesini hazırladık, ihale çalışmaları devam ediyor. Toplamda 19 bin dekar araziyi sulayacak barajların yapımına devam ediyoruz. Samsunlu çiftçilerimize yaklaşık 4 milyar TL tutarında destek verdik. Enerjide 306 bin abonesi olan Samsun ve 16 ilçesini doğalgaza kavuşturduk. Ayvacık ilçemizi de en kısa sürede doğalgazla buluşturacağız” şeklinde konuştu.

“Proje bedeli 8,5 milyar TL olan Samsun Batı Çevre Yolu’nu 2024 yılı yatırım programına aldık”

Devam eden ve yatırım programına alınan diğer yatırımları da aktaran Erdoğan, “Samsun’da toplam 102 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, Samsunlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 9 milyar TL kaynakla destek olduk. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle Samsun’da 11 bin 265 konutu tamamlayıp, hak sahiplerine teslim ettik. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 5 bin 308 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde şehrimizde 3 adet atık su arıtma tesisi varken, bugün 26 adet atık su tesisi ile belediye nüfusunu tamamına hizmet veriyoruz. Samsun’daki 6 millet bahçesi projesinden 3’ünü hizmete aldık. Diğerleri ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada 120 km’den devraldığımız bölünmüş yok uzunluğunu 313 km’ye çıkarttık. Proje bedeli 8,5 milyar TL olan Samsun Batı Çevre Yolu’nu 2024 yılı yatırım programına aldık. Gelemen Lojistik Merkezi’ni tamamlayıp işletmeye başladık” ifadelerini kullandı.

Programda Erdoğan’ın konuşmasının ardından Cumhur İttifakı’nın Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan’ın yanı sıra 19 Mayıs Belediye Başkan Adayı Osman Topaloğlu, Alaçam Belediye Başkan Adayı Ramazan Özdemir (MHP), Asarcık Belediye Başkan Adayı Şerif Kılağuz (MHP), Atakum Belediye Başkan Adayı Özlem Maraş, Ayvacık Belediye Başkan Adayı Hüseyin Keskin, Bafra Belediye Başkan Adayı Hamit Kılıç, Canik Belediye Başkan Adayı İbrahim Sandıkçı, Çarşamba Belediye Başkan Adayı Ender Gür, Havza Belediye Başkan Adayı Murat İkiz, İlkadım Belediye Başkan Adayı İhsan Kurnaz, Kavak Belediye Başkan Adayı İbrahim Sarıcaoğlu, Ladik Belediye Başkan Adayı Gürkan Özel, Salıpazarı Belediye Başkan Adayı Osman Yüksel (MHP), Tekkeköy Belediye Başkan Adayı Mustafa Candal, Terme Belediye Başkan Adayı Şenol Kul, Vezirköprü Belediye Başkan Adayı Murat Gül ve Yakakent Belediye Başkan Adayı Hüseyin Kıyma sahneye çağrılarak tanıtıldı.

Mitinge, ayrıca Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Samsun Milletvekilleri Mehmet Muş, Çiğdem Karaaslan, Yusuf Ziya Yılmaz, Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, MHP Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir de katılarak destek verdi.

Recep Tayyip Erdoğan, Samsun’daki mitingin ardından İstanbul’a gitmek üzere alandan ayrıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti

Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen miting programına katılmak üzere kente gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Samsunlularla selamlaşmasının ardından makama geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir karşıladı. Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti ve MHP Samsun milletvekillerinin yanı sıra protokol üyelerinin de hazır bulunduğu belediye ziyaretinde Başkan Demir, kentte yapılan çalışmalar ile ilgili bilgi verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı çalışmalarından dolayı Başkan Demir’i tebrik etti. Ardından burada şeref defterine ziyaret anısına duygu ve düşüncelerini yazdı. – SAMSUN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-samsuna-son-21-yilda-181-milyar-tl-kamu-yatirimi-yapildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Medeniyet Teknopark’a destek veriyor https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-medeniyet-teknoparka-destek-veriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-medeniyet-teknoparka-destek-veriyor/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:09:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4112 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Medeniyet Teknopark’ın Türkiye’nin ilk 10 ekonomi arasında yer alacak ülke olmasına katkı sağlayacağını belirterek, “Teknoloji olmadan ekonomik büyümeyi sağlamak mümkün değil. Bu bağlamda bu projenin ayrı bir kıymeti olduğuna, gelecek nesiller için önemli bir altyapı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin katkıları ve fintek şirketi Colendi’nin işbirliğiyle hayata geçirilen Medeniyet Teknopark’ın yatırım imza töreni İstanbul Medeniyet Üniversitesinde gerçekleştirildi. İmza törenine; Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik, Medeniyet Teknopark Genel Müdürü Ali Ramazan Tak ile Colendi Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Bülent Tekmen katıldı.

Törende konuşan Burak Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak özellikle doğrudan yatırımlar ve teknoloji girişimciliği alanında aktif rol oynayarak girişimcilerin sermayeye erişebilmesi; sermayedarların da Türkiye’deki girişim ekosistemini tanıması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Türkiye’de 100’e yakın teknoparkın olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, “Teknoparklarımızda 10 binin üzerinde şirket faaliyet gösteriyor. 1300’e yakın şirket kendi AR-GE merkezi bünyesinde AR-GE faaliyetleri yürütüyor.” diye konuştu.

?”Teknoparklar girişimcilik ekosistemi adına önemli paydaşlardan biri”

Dağlıoğlu, uluslararası doğrudan yatırım odaklı çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“700 kadar uluslararası şirketin de Türkiye’de AR-GE ve tasarım hizmetleri yürüttüğünü biliyoruz. Bu bizim için önemli göstergelerden, kendimize belirlediğimiz performans alanlarından biri. 2 yıl önce yaklaşık 450 kadar uluslararası şirket AR-GE faaliyeti yürütürken 2 yılda bu 700’e çıkmış. Kısa sürede bunu 1000’e ve üstüne taşıyacağız.

Teknoparklar girişimcilik ekosistemi adına bizim için önemli paydaşlardan biri. Hem uluslararası tanıtım turlarımızda hem de yurt içerisindeki etkinliklerimizde Türkiye’deki birçok teknoparkla işbirliği yapıyoruz. İstanbul Medeniyet Üniversitesi bünyesindeki İMÜ Karınca önümüzdeki dönemde markalaşacaktır. Bizim için önemli paydaşlardan biri haline geliyor. 7 ay sonrasına bir açılış hedefi koyduk. Bu proje (Medeniyet Teknopark) Türkiye’nin ilk 10 ekonomi arasında yer alacak ülke olmasına katkı sağlayacak bir proje. Çünkü bunun teknolojiyle olabileceğini biliyoruz.”

Teknoloji olmadan ekonomik büyümeyi sağlamanın mümkün olmadığını aktaran Dağlıoğlu, “Bu bağlamda bu projenin ayrı bir kıymeti olduğuna, gelecek nesiller için önemli bir altyapı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.

“Teknoloji ileri ve yüksek kalkınmanın asli gündem maddesi”

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü ve Medeniyet Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülfettin Çelik, teknolojinin ileri ve yüksek kalkınmanın asli gündem maddesi olduğunu söyledi.

Dünyanın bir yarış içinde olduğuna işaret eden Çelik, “Türkiye bu yarışın inşallah öncü ülkelerinden birisi olacak. Ayrıca dünya 5’ten büyüktür diye bir iddiamız var. Biz İstanbul Medeniyet Üniversitesi olarak bu iddiada bilginin sahibi, araştırmada öncülük eden, aynı zamanda bunları toplumsallaştıran, reel hayata aktaran bir üniversite olarak öncü üniversitelerden birisi olarak yerimizi almak istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Çelik, bugünkü beraberlikle yol alacakları Colendi şirketiyle olan niyetlerinin çok anlamlı olduğunu belirterek, “İnşallah nasip olursa sonbaharda bu mekanda değil de sahada binaların içinde açılış programında buluşmak üzere diyorum.” diye konuştu.

Colendi Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Bülent Tekmen ise Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılda 1 trilyon dolar yatırım çekebilecek bir ekosistem yaratacağından endişeleri olmadığını belirtti.

Dünyada 6 trilyon dolar yıllık kar elde edebilen bir finans teknolojisi sektörü olduğuna dikkati çeken Tekmen, “Biz bunun merkezinin Türkiye olması gerektiğine inanıyoruz. Bu alanda yapılabilecek her şey için geliştirmemiz gereken önce insan kaynağı, altyapı, teknoloji ve regülasyonlar. Bölgenin belki de global anlamda dünyanın en önemli ekosistemlerinden birini Türkiye’de oluşturmaya çalışıyoruz.” dedi.

Tekmen, bu hedef doğrultusunda 7-24 çalışan insanlar olduğuna vurgu yaparak, bundan sonra da bu dünyayı çok daha farklı yere taşıyabilmek adına büyük veri teknolojileri için veri merkezinin de hayata geçeceğini anlattı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-medeniyet-teknoparka-destek-veriyor/feed/ 0
TUSAŞ, Kahramanmaraş’ta Uçak ve Helikopter Parçası Üretim Tesisi Kuruyor https://www.igdirhaber.com.tr/tusas-kahramanmarasta-ucak-ve-helikopter-parcasi-uretim-tesisi-kuruyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/tusas-kahramanmarasta-ucak-ve-helikopter-parcasi-uretim-tesisi-kuruyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:54:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4002 Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından 6 Şubat depremlerinin izlerini silmek amacıyla Kahramanmaraş’ta kurulan uçak ve helikopter parçası üretim tesisinin, istihdam ve ihracata büyük katkı sağlaması bekleniyor.

TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’a yapacağı yatırımların ilk etabı olarak Türkoğlu Organize Sanayi Bölgesi’nde 3 yıllığına kiralanan binada, altyapı, makina ve ekipman kurulumunda son aşamaya gelindi.

Uçak ve helikopter parçası üretimi yapılacak tesiste ilk aşamada TUSAŞ tarafından eğitimden geçirilen 100 kişi istihdam edilecek.

Açılış 22 Şubat’ta

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu, AA muhabirine, Savunma Sanayii Başkanlığınca şehirde yatırım yapılması kararı alınmasının ardından TUSAŞ’a yer tahsis edildiğini söyledi.

Depremlerin ardından savunma sanayisi şirketlerinin bölgede yatırım yaptığını belirten Buluntu, “Kahramanmaraş’taki adımlar kapsamında TUSAŞ bu yatırımı üstlendi. Geçtiğimiz nisan ayı gibi Türkoğlu OSB’deki bir binada işe koyuldular ve şu anda deneme üretimleri başladı. 22 Şubat’ta da bu tesisin açılışını yapacağız.” dedi.

Buluntu, Kahramanmaraş’ın, Türkiye’nin pamuk ipliğinin yüzde 55’ini, dokuma, örme ve denim kumaşlarda yaklaşık yüzde 20’sini ürettiğini, çelik mutfak eşya sektöründe de ülke üretiminin yüzde 70’ini yaptığını dile getirerek, yeni dönemde katma değeri yüksek ürünlerle ihracatta lig değiştireceklerine inandığını ifade etti.

Kahramanmaraş’ın ihracatının yüzde 80’inin tekstil ve çelik mutfak eşyalarından oluştuğunu belirten Buluntu, şöyle konuştu:

“İki alanda kümelenme söz konusuydu. Biz istiyorduk ki Kahramanmaraş biraz daha değişik sektörlerde yatırım yapsın, ekonomik bakımdan çeşitlilik sahibi olsun. TUSAŞ yatırımıyla beraber biz savunma sanayisinde de iddialı hale geleceğiz. Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan, TUSAŞ Başkanı ve Savunma Sanayii Başkanı’mız, Kahramanmaraş’a pozitif ayrımcılık yaptı. Bizim de gayretli ve istekli olduğumuz görülünce işin daha ileri taşınacağını düşünüyoruz. 22 Şubat’ta önemli isimlerle beraber bu tesisin açılışını yapacağız. Kahramanmaraş, 100 yılın felaketini yaşadı ama tekrar küllerinden doğacak ve 100 yılın yatırımını da alacağız.”

İlk üretimi Boeing’e yapmak istiyorlar

Tesisin TUSAŞ’ın ortaklığında Kahramanmaraş iş dünyasının girişimleriyle faaliyet göstereceğini ve Kahramanmaraş Uzay ve Havacılık Sanayi AŞ adlı şirket üzerinden çalışmalarını yürüteceğini anlatan Buluntu, “Bu şirket, ilk etapta üretimlerini TUSAŞ’a yapacak. Türkiye, Boeing firmasından uçak almıştı. Bunun yüzde 20’sinin Türkiye’de üretilme şartı var. İnşallah biz bu tesisi hızlı bir şekilde faaliyete geçirebilirsek belki ilk üretimlerimizi Boeing’e yaparız. Bu anlamda çok istekliyiz.” dedi.

Savunma sanayisi yatırımıyla kentin büyük bir sıçrama yaşayacağını vurgulayan Buluntu, şunları kaydetti:

“Savunma sanayisiyle beraber yüzlerce yeni iş kolları, yeni sektörler oluşacak. Özellikle nitelikli iş gücü dediğimiz alanda gelişmeler olacak. Gençlerimizin de bu alana çok ilgi duyduğunu gözlemliyoruz. Savunma sanayisiyle Kahramanmaraş ihracat çıtasını yükseltecek ve devler liginde olacak.”

Kahramanmaraş Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Narlı da kentin böyle bir yatırıma kavuşmasının önemine işaret ederek, “Yeni bir müjde var; TUSAŞ… İnşallah Sayın Cumhurbaşkanı’mız bize müjdeyi verecek. Bir TUSAŞ şirketi kuruyoruz Kahramanmaraş’ta halkla beraber, sanayiciyle beraber. Devletimiz bizim yanımızda oldu. Biz de inşallah onun altından kalkacağız. Bir de borcumuzu ödemiş olacağız devletimize.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tusas-kahramanmarasta-ucak-ve-helikopter-parcasi-uretim-tesisi-kuruyor/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediyesi, altyapıya 10 milyar 525 milyon TL yatırım gerçekleştirdi https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-altyapiya-10-milyar-525-milyon-tl-yatirim-gerceklestirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-altyapiya-10-milyar-525-milyon-tl-yatirim-gerceklestirdi/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:33:30 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2116 Planlı, kurallı, kimlikli bir kent hedefiyle çalışmalarını sürdüren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, kentin altyapısını da ihmal etmedi. Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT), geçmiş yıllardan bu yana altyapıda yaşanan eksikleri gidermek için Nisan 2019’dan bugüne güncel bedeliyle 10 milyar 525 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdi.

Göreve geldiği günden bu yana çevre ve doğa dostu çalışmalarıyla dikkat çeken ve bu başarısını yerel, ulusal ve uluslararası alanda aldığı 19 çevre ödülüyle taçlandıran Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya’nın doğası ve çevresi için altyapıya büyük yatırım yaptı. Vatandaşın temiz ve sağlıklı suya kavuşabilmesi için önemli çalışmalara imza atan Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, kent merkezi ve 14 ilçede kanalizasyon ve yağmur suyu ile arıtma yatırımları gerçekleştirdi. Altyapıya Nisan 2019’dan bugüne güncel yatırım tutarı ile 10 milyar 525 milyon TL’lik yatırım yapıldı.

“İçme suyu hasreti sona erdi”

Eskiyen ve sürekli arıza çıkaran, 50 yıllık içme suyu hatlarının yenilenmesine öncelik veren ASAT, güncel yatırım tutarı 4 milyar 412 milyon 693 bin 548 TL olan 3 bin 99 kilometre içme suyu yatırımı gerçekleştirdi. Yenileme çalışmalarında, eski borular dünya standartlarında 110’luk polietilen borularla değiştirildi. Bu sayede içme suyu hattı hem daha dayanıklı hale geldi, hem de su kayıpları minimuma indirildi. Gazipaşa’dan Kaş’a birçok yayla ve yerleşim yeri ASAT’ın çalışmalarıyla ilk kez içme suyuna kavuştu. Mahallelerin yıllardır süren su sorununu çözen ASAT, vatandaşın su hasretine de son verdi.

“19 ilçede içme suyu çalışması”

ASAT Genel Müdürlüğü tarafından kent merkezindeki Kepez ilçesinde 54, Muratpaşa ilçesinde 47 mahallede kapsamlı bir içme suyu çalışması yapıldı. Her iki ilçenin de 50 yıllık ihtiyacını karşılayacak şekilde planlanan proje kapsamında asbestli borular değiştirilerek yerlerine daha sağlıklı içme suyu boruları döşeniyor. Antalya’da bu kapsamlı çalışma sayesinde kayıp ve kaçakları önlemeye yönelik altyapının uzaktan takip sistemi de iyileştiriliyor. 500 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen SCADA Sistemi kapsamında parsel girişlerine su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine yönelik olarak ana sayaçlar takılarak ASAT’ın “akıllı içme suyu yönetimi” SCADA sistemine dahil ediliyor. ASAT tüm bu çalışmaların yanı sıra Serik, Belek, Kemer ve Elmalı içme suyu üretim tesislerinin yenilemesini gerçekleştirdi. Yine 550 milyon TL’lik bir yatırımla Alanya ve Manavgat içme suyu üretim tesislerinin ise revizyonu başladı.

“Çözülmeyen sorunlara neşter”

Nisan 2019’dan bu yana kanalizasyon ve yağmursuyu yatırımlarına da yoğun şekilde devam eden ASAT Genel Müdürlüğü, güncel yatırım tutarı 2 milyar 277 milyon 472 bin TL olan yatırımla 475 kilometre kanalizasyon, 62 kilometre yağmur suyu çalışması gerçekleştirdi. İlçelerin kangren haline gelen sorunlarına neşter vuran ASAT, Finike’de 7 mahalleyi kapsayan 25,6 kilometre uzunluğundaki kanalizasyon çalışması ile ilçenin kanayan yarasına çare oldu. Pandemi döneminde Aksu’nun tarihi kanalizasyon sorunu çözüldü. Kepez ilçesinde de kanalizasyon sorunu büyük oranda çözülürken Döşemealtı ilçesinin farklı noktalarında da 31 kilometre uzunluğunda kanalizasyon hattı inşaatı yapıldı. 300 milyon TL’lik yatırımla Döşemealtı’na kazandırılacak 90 kilometrelik kanalizasyon hattı çalışmaları ise sürüyor. Gazipaşa, Serik, Demre, Korkuteli ve Elmalı’da da kanalizasyon çalışmaları devam ediyor.

“Foseptrik sorun olmayacak”

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, 40 kilometrelik ve yaklaşık 100 milyon TL yatırım bedelli kanalizasyon projesi ile Alanya Demirtaş’ın yıllardır kangren haline gelen foseptik sorunu ortadan kaldırıyor. ASAT tarafından ihalesi yapılan “Kemer İlçesi Muhtelif Mahalleleri İçme Suyu ve Kanalizasyon Yapım İşi” çerçevesinde Kemer’de yaklaşık 20 kilometre kanalizasyon imalatı gerçekleştirildi. Yapı ve nüfus yoğunluğundaki artışa paralel olarak artan ihtiyaçları da belirleyerek çalışmalarına yön veren ASAT, Antalya’nın imara yeni açılan bölgelerinden Aksu ilçesi Altıntaş bölgesine 120 kilometrelik kanalizasyon hattı kazandırmak için de çalışma başlattı.

Antalya’nın geleceği için arıtma yatırımlarını da ihmal etmeyen Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü arıtmalar için güncel yatırım tutarı 2 milyar 18 milyon 840 bin TL’lik çalışma gerçekleştirdi. Arıtma tesislerinin tamamını revize eden ASAT Genel Müdürlüğü Antalya’nın denizine ve doğasına sahip çıktı.

“59 milyon 850 bin avroluk anlaşma”

Bununla da yetinmeyen ASAT, kentin geleceği için hayati öneme sahip “Hurma Arıtma Çamuru Yakma ve Enerji Geri Kazanım Tesisi” için de düğmeye bastı. Antalya’nın 2070 yılı projeksiyonlarına göre şekillendirilen proje ile ASAT Genel Müdürlüğü’ne ait 29 arıtma tesisinden çıkan çamurlar yakılarak enerjiye dönüştürülecek. Söz konusu proje için ASAT ile Fransız Kalkınma Ajansı arasında 59 milyon 850 bin euro bütçeli, hazine garantisiz kredi tesisi anlaşması gerçekleştirildi.

“Kentin denizi ve çevresi temiz olacak”

Nisan 2019’da göreve geldiklerinde bir tarım ve turizm kenti olan Antalya’da içme suyu ve kanalizasyon başta olmak üzere altyapı ile ilgili ciddi eksikler olduğuna dikkat çeken Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, görev süresi boyunca bu eksiklerin giderilmesi noktasında ASAT Genel Müdürlüğü’nün ciddi bir çalışma gerçekleştirdiğini söyledi. Antalya’nın geleceği için arıtma tesislerine büyük önem verdiklerini ifade eden Başkan Böcek, “Hurma Atık Su Arıtma Tesisi’ne kazandıracağımız çamur yakma ve enerji geri kazanma tesisi ile Antalya’da oluşan yılda 180 bin ton arıtma çamuru yakılarak bertaraf edilecek. Tesisin devreye alınması sonucunda modern bir emisyon sistemiyle birlikte termal enerji ve elektrik enerjisi elde edilecek. Fransız Kalkınma Ajansı’ndan aldığımız krediyle Lara Atık Su Arıtma Tesisi’nin kapasitesinin artırılması da amaçlanıyor. Projelerin tamamlanmasıyla birlikte ülkemizin ve Avrupa Birliği’nin çevre kanun ve mevzuatlarına uygun olarak tesislere sahip olacağız. Kredinin konusu olan projeler Sıfır Atık, enerji verimliliği, iklim değişikliği, küresel ısınma ve Paris Antlaşması hususuna uygundur. Bu sayede Antalya’mızın denizinin, çevresinin ve doğasının temiz kalmasını sağlayacağız” diye konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-altyapiya-10-milyar-525-milyon-tl-yatirim-gerceklestirdi/feed/ 0
Big Bang Startup Challenge’da 1,28 milyar TL destek sağlandı https://www.igdirhaber.com.tr/big-bang-startup-challengeda-128-milyar-tl-destek-saglandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/big-bang-startup-challengeda-128-milyar-tl-destek-saglandi/#respond Wed, 27 Dec 2023 21:45:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1280 Big Bang Startup Challenge, Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği olarak biliniyor. İTÜ ARI Teknokent’in girişimcilere destek vermek amacıyla oluşturduğu bu platform, her yıl İTÜ Çekirdek tarafından seçilen en iyi girişimleri öne çıkaran bir yarışma. Bu yıl 12. kez düzenlenen etkinlik, 13-14 Aralık tarihlerinde Uniq İstanbul’da gerçekleşti.

1,28 milyar TL’yi hangi girişimler aldı?

Etkinlikte, 8 farklı sektörel dikeyde sunum yapan 50 girişim, ödül, nakit ve yatırım fırsatları için yarıştı. Toplamda 1,28 milyar TL’lik destek sağlanan etkinlik, Cumhuriyetin 100. yılına yaraşır bir şekilde yeni bir rekor kırdı.

Big Bang Startup Challenge, girişimcilerin iş dünyasıyla ve yatırımcılarla buluşmasını sağlayan bir köprü görevi görüyor. Etkinlikte, arabanın kapısını cep telefonuyla açan dijital anahtardan, kendi kendine yetebilen akıllı elektrik direğine kadar pek çok ilginç teknoloji görücüye çıktı. Başarılı olan girişimciler, şirketlerini kurduktan sonra 1 yıl boyunca “Kuluçka” imkanlarından yararlanarak girişimcilik becerilerini ve olanaklarını geliştirme fırsatı elde ettiler.

Big Bang Startup Challenge, aynı zamanda girişimcilere eğitim ve mentorluk desteği de sunuyor. İTÜ Ayazağa’daki ARI 3 binasında yer alan Ön Kuluçka alanında girişimciler, projelerini geliştirme imkanı buluyorlar. Programlar arasında Hızlandırıcı adı verilen özel bir dönem var ki burada girişimciler geniş kapsamlı eğitim alıp kendi projelerini geliştiriyorlar. Bu süreçte, girişimciler iş modeli, pazarlama, finans, hukuk, patent, sunum teknikleri gibi konularda uzmanlardan bilgi ve geri bildirim alıyorlar.

Big Bang Startup Challenge’ın arkasındaki güçlü kurum ise İTÜ ARI Teknokent. İTÜ ARI Teknokent, Türkiye’nin en büyük teknoloji geliştirme bölgesi olarak, üniversite-sanayi işbirliğini teşvik ediyor ve teknoloji tabanlı girişimleri destekliyor. İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, etkinlikle ilgili açıklamalarda bulundu.

“Hayal et, Cesaret et, Yap” mottosuyla 12. kez yatırımcı ve girişimcileri 13-14 Aralık’ta Uniq İstanbul’da buluşturan Big Bang Startup Challenge, bu yıl TOP 50 girişimi ile yine fark yarattı. 8 farklı sektörel dikeyde sunumların gerçekleştirildiği etkinlikte Cumhuriyetin 100. yılına yaraşır bir şekilde yeni bir rekor kırıldı. 2022 yılında 341 milyon TL’lik ödül, nakit ve yatırım duyurulurken bu yıl rakam 3,5 kat artarak 1,28 milyar TL’ye çıktı. İTÜ Çekirdek tarafından gerçekleştirilen Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge’ta ilk beşte yer almaya hak kazanan girişimler sırasıyla; Captanomy, RumiTech, Wyseye, Newky ve Powea oldu.

İTÜ ARI Teknokent, girişimlere sunduğu desteklerin yanı sıra etkinlikte yatırımcı kimliğiyle de yer aldı. Big Bang sahnesinde sunum yapan 50 girişim arasından Newky’e 20 bin dolar, Soundbank’e 20 bin dolar ve Wyseye’a 25 bin dolar değerinde yatırım yaptı. Bunun yanı sıra İTÜ Çekirdek girişimlerinden Crowia, Kozalak, Optimimax, Porima, Teklifim Gelsin ve The Clico girişimlerinin yatırımları da ilk kez Big Bang 2023 sahnesinde duyuruldu. Etkinlikte ayrıca 2023 yılı içerisinde yatırım almış 83 İTÜ Çekirdek girişiminin yatırımları kutlandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/big-bang-startup-challengeda-128-milyar-tl-destek-saglandi/feed/ 0