Yaş – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Tue, 30 Jul 2024 21:24:44 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye nüfusunun yüzde 49,9’u kadınlarda oluşuyor https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-nufusunun-yuzde-499u-kadinlarda-olusuyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-nufusunun-yuzde-499u-kadinlarda-olusuyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:24:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11347 Toplam nüfusun yüzde 49,9’unu kadınlar, yüzde 50,1’ini ise erkekler oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 yılına ait istatistiklerle kadın verisini açıkladı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 42 milyon 638 bin 306 kişi, erkek nüfus 42 milyon 734 bin 71 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,9’unu kadınlar, yüzde 50,1’ini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 52,1 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 70,2 oldu.

Kadınların erkeklerden 5,5 yıl daha uzun yaşadığı görüldü

Hayat Tabloları sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi 2020-2022 döneminde Türkiye geneli için 77,5 yıl iken kadınlarda 80,3 yıl, erkeklerde 74,8 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,5 yıl olduğu görüldü.

Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 57,0 yıl oldu

Hayat Tabloları sonuçlarına göre, belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2020-2022 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 58,4 yıl iken kadınlarda 57,0 yıl, erkeklerde 59,7 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,7 yıl daha uzun olduğu görüldü.

Kadınlarda obezite oranı yüzde 23,6 oldu

Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre boy ve kilo değerleri kullanılarak hesaplanan vücut kitle indeksi incelendiğinde, 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerin yüzde 20,2’sinin obez, yüzde 35,6’sının ise obez öncesi durumda olduğu görüldü. Obez bireylerin oranı cinsiyete göre incelendiğinde, kadınların yüzde 23,6’sının obez ve yüzde 30,9’unun obez öncesi durumda, erkeklerin yüzde 16,8’inin obez ve yüzde 40,4’ünün obez öncesi durumda olduğu görüldü.

Ortalama eğitim süresi kadınlarda 8,5 yıl oldu

Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2022 yılında Türkiye genelinde 9,2 yıl, kadınlarda 8,5 yıl, erkeklerde 10,0 yıl oldu.

En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 86,7 oldu

Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2022 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2022 yılında yüzde 91,3 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı yüzde 82,8 iken, bu oran 2022 yılında kadınlarda yüzde 86,7, erkeklerde ise yüzde 96,1 oldu.

Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 21,6 oldu

Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2022 yılında yüzde 23,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2022 yılında kadınlarda yüzde 21,6, erkeklerde ise yüzde 25,5 oldu.

Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,8 oldu

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 53,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 35,1, erkeklerde ise yüzde 71,4 oldu.

İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 13,9, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,1, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 36,1, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 43,0 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,8 oldu.

Kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğu görüldü

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 47,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 30,4, erkeklerde ise yüzde 65,0 oldu.

En yüksek istihdam oranı yüzde 54,1 ile Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 33,8 ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt bölgesinde gerçekleşti. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 37,4 ile Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 18,2 ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt bölgesinde gerçekleşti. En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 72,8 ile Tekirdağ, Edirne, Kırklareli bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 50,8 ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt bölgesinde gerçekleşti.

Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 16,1 oldu

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2022 yılında yüzde 9,8 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 16,1, erkeklerde ise yüzde 6,7 oldu.

Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 28,0 oldu

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2022 yılında yüzde 60,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2022 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 28,0, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,5 olduğu görüldü.

Cinsiyetler arası ücret veya kazanç farkı tüm eğitim düzeylerinde erkek lehine gerçekleşti

Cinsiyetler arası ücret veya kazanç farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret veya kazanç farkının erkek ücret veya kazancına yüzdesel oranı olarak tanımlanmaktadır. Kazanç Yapısı İstatistiklerine göre, yıllık ortalama brüt ücret-maaş ile hesaplanan gösterge için en yüksek fark yüzde 17,1 ile yükseköğretim mezunlarında, en düşük fark yüzde 12,4 ile yine ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti. Yıllık ortalama brüt kazanç ile hesaplanan gösterge için ise, en yüksek fark yüzde 19,6 ile lise mezunlarında, en düşük fark ise yüzde 14,5 ile ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti.

Kadın büyükelçi oranı yüzde 27,3 oldu

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2023 yılında yüzde 27,3 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2023 yılında yüzde 72,7 oldu.

Kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 oldu

Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2023 yıl sonu itibarıyla 599 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 119, erkek milletvekili sayısının ise 480 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında yüzde 9,1 iken, 2023 yılında yüzde 19,9 oldu.

Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı yüzde 33,9 oldu

Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2022-2023 öğretim yılında yüzde 33,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2022-2023 öğretim yılında yüzde 40,8 oldu.

Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı yüzde 19,6 oldu

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre şirketlerde üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2022 yılında yüzde 19,6 oldu.

Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı yüzde 34,1 oldu

Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır.

Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2022 yılında 93 bin 41 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,1’ini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,5, kar amacı olmayan kuruluşların da dahil edildiği genel devlette yüzde 31,0, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 27,3 oldu.

Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 25,7 oldu

Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2023 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,7 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,3 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,0 yaş, erkeklerde 32,7 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 22,9 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,2 yaş ile Şanlıurfa oldu.

Kadınların yüzde 16,2’sinin eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü

ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2022 yılında kadınların yüzde 38,9’unun kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 16,2, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise yüzde 42,8 olduğu görüldü.

Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,9 oldu

Boşanma İstatistiklerine göre 2023 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,9 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,1 oldu.

İnternet kullanan kadınların oranı yüzde 83,3 oldu

Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre 2023 yılında 16-74 yaş grubundaki bireylerin İnternet kullanım oranı yüzde 87,1 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 83,3 iken erkeklerde yüzde 90,9 oldu.

Kadınların yüzde 27,4’ü yaşadığı çevrede gece yalnız yürürken kendini güvensiz hissetti

Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2023 yılında, yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı yüzde 18,9 iken bu oran kadınlarda yüzde 27,4, erkeklerde yüzde 10,2 oldu. Kadınların yüzde 56,3’ü, erkeklerin ise yüzde 75,8’i yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetti.

Evde yalnız olduklarında kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı 2023 yılında yüzde 4,6 iken bu oran kadınlarda yüzde 6,3, erkeklerde yüzde 2,7 oldu. Kadınların yüzde 83,4’ü, erkeklerin ise yüzde 90,8’i evde yalnız olduklarında kendilerini güvende hissetti. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-nufusunun-yuzde-499u-kadinlarda-olusuyor/feed/ 0
Türkiye’de Kadın Milletvekillerinin Oranı Artarken, Kadın Büyükelçilerin Oranı da Yükseldi https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyede-kadin-milletvekillerinin-orani-artarken-kadin-buyukelcilerin-orani-da-yukseldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyede-kadin-milletvekillerinin-orani-artarken-kadin-buyukelcilerin-orani-da-yukseldi/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:03:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11326 Türkiye’de parlamentoda görev yapan kadın milletvekillerinin oranı 2023 yılı itibarıyla yüzde 19,9 olarak kaydedilirken, ülkeyi dünyanın dört bir yanında temsil eden kadın büyükelçilerin oranı yüzde 27,3’e ulaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “İstatistiklerle Kadın, 2023” çalışmasının sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008’de yüzde 9,1 iken 2022’de yüzde 23,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008’de yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2022’de kadınlarda yüzde 21,6, erkeklerde ise yüzde 25,5 seviyesine yükseldi.

Yükseköğretim mezunu kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 68,8 oldu. 2022’de 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun iş gücüne katılma oranının yüzde 53,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 35,1, erkeklerde ise yüzde 71,4 olarak kayıtlara geçti.

İş gücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe iş gücüne daha fazla katıldıkları görüldü.

Okuryazar olmayan kadınların iş gücüne katılma oranı yüzde 13,9, lise altı eğitimli kadınların iş gücüne katılma oranı yüzde 27,1, lise mezunu kadınların iş gücüne katılma oranı yüzde 36,1, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların iş gücüne katılma oranı yüzde 43 iken, yükseköğretim mezunu kadınların iş gücüne katılma oranı yüzde 68,8 oldu.

Kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğu görüldü. 2022’de 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 47,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 30,4, erkeklerde ise yüzde 65 olarak kayıtlara geçti.

En yüksek istihdam oranı yüzde 54,1 ile Tekirdağ, Edirne, Kırklareli bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 33,8 ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt bölgesinde gerçekleşti.

En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 37,4 ile Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 18,2 ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt bölgesinde görüldü. En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 72,8 ile Tekirdağ, Edirne, Kırklareli bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 50,8 Mardin, Batman, Şırnak, Siirt bölgesinde gözlendi.

Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 16,1 olarak belirlendi. Yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2022’de yüzde 9,8 olduğu belirlendi. Bu oran kadınlarda yüzde 16,1, erkeklerde ise yüzde 6,7 olarak kayıtlara geçti.

Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı 2014’te yüzde 59,8 iken 2022’de yüzde 60,5’e çıktı. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2022’de hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 28, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,5 olduğu tespit edildi.

Cinsiyetler arası ücret veya kazanç farkı tüm eğitim düzeylerinde erkek lehine gerçekleşti. Cinsiyetler arası ücret veya kazanç farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret veya kazanç farkının erkek ücret veya kazancına yüzdesel oranı olarak tanımlanıyor.

Kazanç Yapısı İstatistiklerine göre, yıllık ortalama brüt ücret-maaş ile hesaplanan gösterge için en yüksek fark yüzde 17,1 ile yükseköğretim mezunlarında, en düşük fark yüzde 12,4 ile yine ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti. Yıllık ortalama brüt kazanç ile hesaplanan gösterge için ise en yüksek fark yüzde 19,6 ile lise mezunlarında, en düşük fark ise yüzde 14,5 ile ilkokul ve altı mezunlarda görüldü.

Kadın büyükelçi oranı yüzde 27,3 oldu

Kadın büyükelçi oranı 2011’de yüzde 11,9 iken 2023’te yüzde 27,3’e yükseldi. Erkek büyükelçi oranı ise 2011’de yüzde 88,1 iken 2023’te yüzde 72,7 oldu.

Kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 olarak belirlendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2023 sonu itibarıyla 599 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 119, erkek milletvekili sayısının ise 480 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007’de yüzde 9,1 iken, 2023’te yüzde 19,9’a yükseldi.

Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı yüzde 33,9 olarak belirlendi. Yükseköğretim İstatistikleri’ne göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2022-2023 öğretim yılında yüzde 33,9 olarak belirlendi.

Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2022-2023 öğretim yılında yüzde 40,8 olarak kayıtlara geçti.

Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012’de yüzde 14,4 iken 2022’de yüzde 19,6’a çıktı.

Tam Zaman Eşdeğeri (TZE) cinsinden kadın AR-GE personel sayısı, 2022’de 93 bin 41 kişi ile toplam AR-GE personel sayısının yüzde 34,1’ini oluşturdu.

Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın AR-GE personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,5, kar amacı olmayan kuruluşların da dahil edildiği genel devlette yüzde 31, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 27,3 oldu.

Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 25,7 olarak belirlendi

Evlenme İstatistiklerine göre, resmi olarak ilk evliliğini 2023’te yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,7 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,3 olarak tespit edildi.

Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29 yaş, erkeklerde 32,7 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 22,9 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,2 yaş ile Şanlıurfa olarak kayıtlara geçti.

Resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2022 yılında kadınların yüzde 38,9’unun kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 16,2, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranını ise yüzde 42,8 olarak kayıtlara geçti.

Boşanma İstatistikleri’ne göre, 2023’te kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,9 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,1 oldu.

İnternet kullanan kadınların oranı yüzde 83,3

2023’te 16-74 yaş grubundaki bireylerin internet kullanım oranı yüzde 87,1 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 83,3 iken erkeklerde yüzde 90,9 olarak kayıtlara geçti.

Geçen yıl yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı yüzde 18,9 iken bu oran kadınlarda yüzde 27,4, erkeklerde yüzde 10,2 olarak kayıtlara geçti. Kadınların yüzde 56,3’ü, erkeklerin ise yüzde 75,8’i yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetti.

Evde yalnız olduklarında kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı 2023’te yüzde 4,6 iken bu oran kadınlarda yüzde 6,3, erkeklerde yüzde 2,7 olarak belirlendi. Kadınların yüzde 83,4’ü, erkeklerin ise yüzde 90,8’i evde yalnız olduklarında kendilerini güvende hissetti.

(Bitti)

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyede-kadin-milletvekillerinin-orani-artarken-kadin-buyukelcilerin-orani-da-yukseldi/feed/ 0
Batı Akdeniz İhracatı Şubat Ayında Geriledi https://www.igdirhaber.com.tr/bati-akdeniz-ihracati-subat-ayinda-geriledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bati-akdeniz-ihracati-subat-ayinda-geriledi/#respond Tue, 23 Jul 2024 09:10:04 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10796 Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Antalya, Burdur ve Isparta illerinden şubat ayında, geçen yılın şubat ayına kıyasla yüzde 3,91 oranında gerileme ile 204 milyon 967 bin 707 dolar ihracat gerçekleştiğini belirterek, “Batı Akdeniz’den 2 ayda gerçekleşen ihracat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1 oranında gerileme ile 422 milyon 733 bin 182 dolar oldu” dedi.

İhracat verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan BAİB Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, şubat ayında yaş meyve sebze sektörünün ihracatında kayıp yaşanırken, diğer sektörlerin ihracatını artırma başarısını gösterdiğini kaydetti.

Özellikle iklimlendirme sektörü ihracatını 3,7 milyon dolardan 8 milyon dolara çıkartarak, yüzde yüzün üzerinde bir artış kaydettiğini dile getiren Çavuşoğlu, “Ağaç mamulleri ve orman ürünleri ile kimyevi maddeler ve mamulleri yüzde 10’un üzerinde ihracat artışı gerçekleştirdi. İlk beş sektörün dışında yer alan diğer sektörlerimizin toplam ihracatı da artış gösterdi.

Şubat ayında bölgemiz açısından büyük önem taşıyan Rusya ve Almanya pazarımızda kayıplar yaşandı. Bölgemiz açısından büyük önem taşıyan bir diğer pazarımız olan Çin pazarı bu defa listeye giremedi. Şubat ayında Antalya, Burdur ve Isparta illerinden bin 111 firmamız 127 ülke ve bölgeye ürünlerimizi gönderdi” ifadelerine yer verdi.

İklimlendirme sektöründeki yükseliş

Yılın iki ayında gerçekleşen toplam ihracata bakıldığında yaş meyve sebze sektörünün gerilediğinin görüldüğüne değinen Çavuşoğlu, “Öte yandan doğal taş ağırlıklı maden ve metaller, ağaç ve orman ürünleri sektörlerimizin ihracatlarındaki artış ise yüzde 20’ye yaklaştı. Listede yer almayan iklimlendirme sektörü ihracatını yüzde 50’ye yaklaşan artışla 8,7 milyon dolardan 13 milyon dolara yükseltti. Su ürünleri sektörümüz ise 2,7 milyon dolardan 6,8 milyon dolara yükselterek, yüzde 154’lük bir artışa imza attı. Bölgemizden en fazla ihracat gerçekleştirilen ilk 5 ülke listesinde rakamlar burukluk oluştursa da listenin geri kalanındaki ülkelerde yaşanan gelişmeler gelecek adına umut verdi. Özellikle 6. sırada yer alan ABD’ye gerçekleşen ihracat yüzde 52,2 oranında artışla 13 milyon dolardan 19,9 milyon dolara yükseldi. 8. sırada bulunan Bulgaristan’da ise ihracat yüzde 31 oranında artışla 12,4 milyon dolardan 16,3 milyon dolara, 13.sırada bulunan İran’da ise ihracat yüzde 234,2 oranında artışla 2,6 milyon dolardan 8,7 milyon dolara, 10. sıradaki Türkmenistan’da ise ihracatımız yüzde yüz 192,5 oranında artışla 2,5 milyon dolardan 7,5 milyon dolara yükseldi” diye konuştu.

Uygun fiyat etkisi

İhracatın bu ay gerileme yaşadığı Almanya ve Rusya pazarına bakıldığında, yapısal sorunların karşılarına çıktığını aktaran Çavuşoğlu, ” İspanya’da üretilen ürünlerin bizden daha uygun fiyatlı olması, Fas, Mısır, Tunus gibi ülkelerinin bize karşı fiyat avantajının olması, Almanya ve Avrupa özelinde bu dönemde sorun yaşamamıza neden oldu. Rusya’da yaşanan gerilemenin ise tahsilat sorununun yanı sıra yaş sebze meyve ürünlerinde İran’ın da üretim yapması ve maliyetlerin bizden düşük olması, İran, Azerbaycan ve Özbekistan’da üretimin artması ve bu ülkelerden Rusya’ya nakliye bize göre avantajlı hale geldi. Öte yandan Bulgaristan sınır kapılarında uzun süredir yaşanan sorunlar kontrat iptallerine neden oldu ve Batı Akdeniz’in Avrupa’ya olan ihracatını olumsuz etkiledi. BAİB olarak bölge ihracatını artırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz ve yıl sonu hedeflerimizi yakalayacağız” açıklamalarında bulundu. – ANTALYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bati-akdeniz-ihracati-subat-ayinda-geriledi/feed/ 0
TÜİK Araştırmasına Göre Fertlerin Kişisel İlişkileri ve Sosyal Aktiviteleri https://www.igdirhaber.com.tr/tuik-arastirmasina-gore-fertlerin-kisisel-iliskileri-ve-sosyal-aktiviteleri/ https://www.igdirhaber.com.tr/tuik-arastirmasina-gore-fertlerin-kisisel-iliskileri-ve-sosyal-aktiviteleri/#respond Thu, 18 Jul 2024 09:06:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10466 TÜİK yaptığı araştırmada, fertler en çok tanıdığı insanlarla olan kişisel ilişkilerinden memnun olduğunu, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olmayan fertlerin yüzde 50,1’i sinemaya ilgisiz olduğunu ve Arkadaş veya akrabalarla gerek yüz yüze gerekse uzaktan hiç görüşmeyenlerin ekseriyeti yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oluşturduğunu açıkladı.

Fertlerin yaşadığı hanehalkının mevcut finansal durumundan; zaman geçirdikleri aile, arkadaş, komşu, iş arkadaşı gibi tanıdığı insanlarla olan kişisel ilişkilerinden; hobileri, boş zaman uğraşları, iş dışındaki aktiviteleri gibi yapmaktan hoşlandığı faaliyetler için ayırabildiği zamandan memnuniyet yüzdesi belirlenirken hiç memnun olmayanlar için ‘0’, çok memnun olanlar için ‘100’ alınarak ortalama bir değer hesaplandı.

Fertler için hanehalkının finansal durumundan memnuniyet ortalaması yüzde 46,9 iken yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerde bu değer yüzde 36,9 oldu. Kişisel ilişkilerdeki ortalama memnuniyet yüzdesi tüm fertlerde yüzde 65,2, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski olanlarda yüzde 60,2 olarak hesaplandı. Bütün fertler için boş zaman faaliyetlerine ayrılan zamandan ortalama memnuniyet yüzde 47,4, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerde ise yüzde 42,0 oldu.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olmayan fertlerin yüzde 50,1’i sinemaya ilgisiz

Son 12 ay içerisinde 15 yaş ve üzeri fertlerin yüzde 85,3’ü sinemaya, yüzde 93,7’si canlı gösteriye, yüzde 92,0’ı kültürel alanlara ve yüzde 94,9’u canlı spor etkinliğine gitmedi. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olmayan fertlerin yüzde 50,1’i ilgilerinin olmamasını sinemaya gitmeme nedeni olarak seçti.

Sinemaya gitmeyen bütün fertlerin yüzde 11,0’ı, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların ise yüzde 23,5’i maddi yetersizlik nedeni ile gitmediğini belirtti. Canlı gösteriye gitmeyenlerden maddi yetersizliği seçenlerin oranı yüzde 10,4 iken yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlardan maddi yetersizliği nedenli gidemeyenlerin oranı yüzde 21,9 oldu. Kültürel alanları ziyaret edemeyenlerin yüzde 10,3’ü maddi yetersizlik nedenini seçerken bu oran yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlarda yüzde 21,3 hesaplandı.

Canlı spor etkinliklerine katılmayanların yüzde 7,9’u maddi yetersizliği katılmama nedeni olarak belirtirken yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların yüzde 17,0’ı için canlı spor etkinliğine katılmama nedeni maddi yetersizlik oldu. Bütün sosyal ve kültürel etkinliklere katılmama nedeni olarak gelir durumundan bağımsız olarak en çok ‘İlginin olmaması” nedeni seçildi.

Son 12 ay içerisinde 15 yaş ve üzeri fertlerin yüzde 69,0’ının hiç kitap okumadığı, yüzde 31,0’ının ise en az bir kitap okuduğu görüldü. Yaş gruplarına göre kitap okuma oranlarına bakıldığında son 12 ay içerisinde okul kitapları dışında en çok kitap okuyan yaş grubu yüzde 50,9 ile 15-24 yaş aralığı oldu. En az kitap okuma oranı ise yüzde 14,1 ile 65 yaş ve üstü fertlerde hesaplandı.

Arkadaş veya akrabalarla hiç görüşmeyenlerin ekseriyeti yoksulluk riski altında

Arkadaş veya akrabalarla gerek yüz yüze gerekse uzaktan hiç görüşmeyenlerin ekseriyetini yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlar oluşturdu.

Fertlerin yakınları ile evde veya başka bir yerde arkadaşlarıyla vakit geçirme, karşılıklı konuşma veya aktivite yapma (bir araya gelme) sıklığı incelendiğinde yüzde 28,7’sinin akrabalarla, yüzde 37,3’ünün de arkadaşlarla her hafta görüştüğü belirlendi. Fertlerin akrabaları ile telefon, SMS, internet aracılığıyla (yüz yüze olmayan) görüşme sıklığı en çok olan seçenek yüzde 40,9 ile her hafta olurken arkadaşlarla ise yine her hafta yüzde 44,3 ile en yüksek görüşme sıklığı oranı oldu. – ERZİNCAN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tuik-arastirmasina-gore-fertlerin-kisisel-iliskileri-ve-sosyal-aktiviteleri/feed/ 0
İşitme kaybı yaşayan insanlar evde oturmayı tercih ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/isitme-kaybi-yasayan-insanlar-evde-oturmayi-tercih-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/isitme-kaybi-yasayan-insanlar-evde-oturmayi-tercih-ediyor/#respond Sat, 13 Jul 2024 21:48:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10174 Uzmanlar, işitme kaybı yaşayan insanların sohbet ederken söylenenleri anlamadıkları için farklı şekilde yargılanma riskine düşmemek adına evde oturmayı tercih ettiklerini, bu yalnızlığın da demans ve Alzheimer sürecini hızlandırdığını belirtiyor.

“3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü” kapsamında Harbiye Askeri Müzesi’nde 4. İşitme Teknolojileri Sempozyumu düzenlendi.

Sempozyumda AA muhabirine açıklamada bulunan Koç Üniversitesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Ana Bilim Dalı Odyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ahmet Ataş, Türkiye’de yetişkinlerde meydana gelen işitme kaybının en büyük etmeninin gürültü olduğunu, yaşa bağlı işitme kaybının da 60’lı yaşlarda meydana geldiğini söyledi.

Ataş, yapılan bilimsel çalışmalarda 65 yaş üstü nüfusun yüzde 50’sinde işitme kaybı olduğunu ve işitme kaybıyla demans ve Alzheimer arasında yakın bir ilişki bulunduğunu dile getirdi.

İşitme kaybıyla birlikte zaman içerisinde konuşmayı anlamakta problemler başladığını söyleyen Ataş,” Gürültülü bir ortama, bir arkadaş çevresinde aynı anda birkaç kişinin konuştuğu ortama girdiğinde söylenenleri yanlış anlamaya başlıyor. Birkaç defa tekrar ettiğinde diğer insanların tepkisine maruz kalıyor. Konuyla alakasız bir soruyla karşılaşıldığında insanlar, ‘Ne diyor bu?’ diye yaklaşım sergiliyorlar.” dedi.

Ataş, işitme kaybı yaşayan insanların bu yaklaşım nedeniyle diğer insanlara sorular sormamaya karar verdiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Bir sonraki toplantıda konuşmalara, sohbete katılmama eğilimi başlıyor, zaman içerisinde bu eğilim evde oturmaya dönüyor. Bu da maalesef insanı olağanüstü bir yalnızlaşmaya itiyor. İnsanlar sohbet ederken söylenenleri anlamadığı için farklı şekilde yargılanma riskine düşmemek adına evde oturmayı tercih etmeye başlıyor. Bu yalnızlık da maalesef demans ve Alzheimer sürecini olağanüstü şekilde hızlandıran bir süreç.”

“Hafif derecede kayba da işitme cihazı kullandırmaya çalışıyoruz”

İşitme kaybının demans ve Alzheimer üzerindeki etkilerinin bu kadar güçlü olduğunun son 10 yıldır bilindiğini dile getiren Ataş, “20 yıl önce, ‘Gündelik yaşamınızı etkilemeye başladığı zaman gelin, cihaza başlayalım’. derdik. Fakat son 10 yıldır işitme kaybını çok hafif derecede olsa görür görmez işitme cihazı kullandırmaya çalışıyoruz. Çünkü işitme kaybı hafif derecede bile olsa üzerinden zaman geçtikçe konuşmayı anlama becerisini olumsuz etkiliyor.” diye konuştu.

Ataş, yeni doğan çocuklarda da ülkede yaklaşık 15-16 yıldır işitme testi yapıldığını, bu konuda Sağlık Bakanlığının olağanüstü güzel bir çalışma yürüttüğünü, dünyadaki gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşıldığını, Türkiye’de her yıl doğan yaklaşık 2-3 bin çocuğun tanılamasının bu testlerle mümkün olduğunu aktardı.

Tedavi için kritik yaş: 2

Ataş, amaçlarının, çocukları ilkokula başladığında normal işiten, kendilerini ifade edebilen, konuşabilen insanlar haline getirmek olduğunu vurgulayarak, çocuklarda erken teşhisin önemini şu sözlerle anlattı:

“Doğuştan işitme kayıplarında maksimum 2 yaş mümkün olduğu kadar. Hedefimiz, 1 yaşına kadar bunu yakalamak, taramanın mantığı buna dayanıyor. Ama 2 yaşına kadar yakaladığımızda çocuğu, işitme cihazına ihtiyacı varsa uyguluyoruz, implant gerekiyorsa o uygulanıyor. Amacımız, bir an önce henüz beyninde miyelinizasyon dediğimiz sinirlerin gelişimi tam oluşmadan erken dönemde yakalayıp o gelişime ulaşabilmek.”

“Koklear implant ile yüzde 99’un üzerinde bir başarı elde ediyoruz”

İleri düzey işitme kayıplarında implantın başarı oranına da dikkat çeken Ataş, “Bunun için radyolojik, odyolojik değerlendirmeler yapıyoruz. İç kulak yapısı, sinir yapısı koklear implant uygulamaya uygunsa çocuğun zihinsel performansı gibi diğer etmenleri de, nörolojik etkilenmesi var mı yok mu bunları da göz önünde bulunduruyoruz. Koklear implant yapılmasında herhangi bir sakınca olmaz ve uygularsak genelde yüzde 99’un üzerinde bir başarı elde ediyoruz.” dedi.

İşitme Cihazı İthalatçıları Derneği (İŞİTDER) Başkanı Ersin Oray da işitme sorunlarına farkındalık oluşturmak için belirlenen önemli günde sempozyumu düzenlemekten mutluluk duyduklarını söyledi.

Oray, amaçlarının, işitme sağlığının önemini tüm vatandaşlara duyurabilmek olduğunu, işitme bozukluklarının dünyada 1,5 milyardan fazla insanı etkilediğini, ülkede de yaklaşık 15 milyon kişinin bu sorunları yaşadığını düşündüklerini ifade etti.

İşitme kaybı yaşayan insanlara bir an önce ulaşmaları gerektiğini vurgulayan Oray, “Çünkü işitmenin kaybedilmesi, özellikle ileriki yaşlarda demans ve Alzheimer gibi birtakım sonuçlar doğurabiliyor. Bunların giderilmesi açısından bir an önce işitme sağlığımızı ölçtürmemiz gerekiyor. Gerekli önlemleri alıp işitme aletlerini, işitme implantlarını kullanmamız gerekiyor. Bu anlamda Türkiye’de işitme cihazı ve işitme implantı kullanan insanların sayısının şu anda olması gerektiğinden çok daha az olduğunu düşünüyoruz. Halkımızı bu konuda bilinçlendirmek için bu önemli günde böyle bir sempozyum düzenledik.” ifadelerini kullandı.

Oray, yetişkinlerde işitme kaybının, doğal yaşlanmanın dışında, gürültülü ortamlarda fazla kalma, yüksek sesle müzik dinleme gibi durumlardan kaynaklandığını söyledi.

“İşitme kaybının düşük seviyelerde olması bile demans ve Alzheimer’i tetikleyebilir”

Zamanında tedavinin önemine vurgu yapan Oray, “Eğer tedavi edilmezse, demans, Alzheimer gibi hastalıklara yol açma, diğer nedenlere göre çok daha yüksek bir oranda seyrediyor maalesef. İşitme kaybının düşük seviyelerde olması bile demans ve Alzheimer’i tetikleyebilir. Bununla ilgili pek çok bilimsel araştırma var. O yüzden işitme sağlığımızın önemini her ortamda vurgulamalıyız. Mümkünse 6 ayda bir işitme taramamızı yaptırmalıyız, özellikle belli bir yaştan sonra, 65 yaşından sonra.” diye konuştu.

Oray, işitme kayıplarının tedavisinde KBB hekimleri ve odyologların karar vermesi gerektiğini, karara göre işitme cihazı veya koklear implant tedavisinin uygulandığını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/isitme-kaybi-yasayan-insanlar-evde-oturmayi-tercih-ediyor/feed/ 0
Gençler şehirleri tercih ediyor, tarlada yaşlılar çalışıyor https://www.igdirhaber.com.tr/gencler-sehirleri-tercih-ediyor-tarlada-yaslilar-calisiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/gencler-sehirleri-tercih-ediyor-tarlada-yaslilar-calisiyor/#respond Sat, 13 Jul 2024 21:09:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10141 Gençler şehirleri tercih ediyor, tarlada yaşlılar çalışıyor

Dededen babadan miras kalan tarlalarda çalışanların büyük çoğunluğunu 40 yaş üstündeki kadınlar oluşturuyor

Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan:

“Herkes şehirde yaşamak istiyor dolayısıyla tarımsal alanlar olumsuz etkileniyor; Önerimiz, uzman eleman tedarik firmaları kurulsun”

TRABZON – Son yıllarda şehirlerde yaşamayı tercih eden yeni nesil dededen babadan kalan tarla işleri ile ilgilenmezken, tarlalarda çalışanların büyük çoğunluğunu 40 yaş üstündeki kadınlar oluşturuyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde havaların sıcak gitmesi ile birlikte tarlalarda mesai bu yıl erken başladı. Yöre halkı güzel havayı da fırsat bilerek köyüne bahçesine giderken, tarla ve bahçelerde ise çalışanların büyük çoğunluğunu 40 yaşın üstündeki kadınlar oluşturuyor.

“Bizden sonra bu bahçelere kimsenin geleceğini zannetmiyorum”

Evinin sebze, meyve, mısır ve patates ihtiyacı için tarla yaptığını belirten Trabzonlu Fatma Sofuoğlu, kendilerinden sonra gençlerin bahçe ve tarlaları sahipsiz bırakacağını ve girmeyeceğini söyledi. Sofuoğlu “Gençler okuyor, okuduktan sonra iş sahibi olunca da artık köylere gelmiyorlar. Eskiden birlik beraberlik vardı, büyüklerimiz ile 8-10 kişi tarlalarda çalışıyorduk. Şimdi ise çocuklar şehirlerden köylere gelmek istemiyorlar. Biz de atalarımızın yadigarını sürdürmek için burada çalışıyoruz. Bizden sonra bu bahçelere kimsenin geleceğini zannetmiyorum, bu topraklar öylece kalacak” ifadelerini kullandı.

Yaza hazırlık yaptıklarını belirten Emine Sofuoğlu ise “Çocuklar tarla ayakkabılarını giyip bahçeye girmeye tiksiniyorlar. Onları eve alıştırdık, şehre alıştırdık. Bu yüzden gelmiyorlar. Bir de çocuklar köy koşullarına alışkın değil” şeklinde konuştu.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, yeni neslin bahçeye inmemesinin sadece Karadeniz Bölgesi’nin değil ülkemizin her yerinde önemli bir sorun oluşturduğuna dikkat çekerek “Herkes şehirde yaşamak istiyor dolayısıyla tarımsal alanlar olumsuz etkileniyor” dedi.

Son yıllarda yeni neslin bahçeye inmemesine çözüm olarak uzman eleman tedarik firmaları kurulmasını öneren Pehlevan, “Bu büyük bir sorun. Sadece kendi bölgemiz için değil, Türkiye’nin diğer bölgeleri için çok büyük bir sorun. Bu soruna zaman geçirmeden çözüm bulunması gerekiyor. Bizim önerimiz, uzman eleman tedarik firmaları kurulsun. Budama, ayıklama, toplamada maliyetler çok yüksek. Alanlarımız çok küçük şehirdeki bir kişi köyüne gidip fındığını ilaçlayıp, toplayıp, geri döndüğünde maliyet yükseliyor. Tedarik firmalarıyla birlikte bu işi çözebiliriz” dedi.

“Ülkemizin 350 milyon nüfusu besleyecek kapasitesi var”

Herkesin şehirde yaşama tercini tarımsal alanları olumsuz etkilediğine dikkat çeken Pehlevan, “Herkes şehirde yaşamak istiyor dolayısıyla tarımsal alanlar olumsuz etkileniyor. Hayatımızda hava gıda ve su olmazsa olmazımızdır. Bizim bunun bir şekilde çözümünü ortaya koymamız gerekiyor. Ülkemiz şu an dört mevsimi bir anda yaşayan o kadar zengin bir ülke ki, biz bir şekilde bunu harekete geçirmemiz gerekiyor. Türkiye toprakları şu anda 350 milyonu besleyecek kapasitesi var. Ama baktığınız zaman ekonomik kaygılardan kaynaklı üretim alanları terk ediliyor. ya da lüks yaşamak için ya da şehirde yaşamak için müthiş bir göç var. Bunu bir şekilde durdurmamız gerekiyor. Köyde yaşayanları devlet teşvik etmeli teşviklerini artırmalı ve teşvik yöntemimizi değiştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/gencler-sehirleri-tercih-ediyor-tarlada-yaslilar-calisiyor/feed/ 0
Karaoğlan’ın Çizeri Suat Yalaz’ın Vefatının Üzerinden 4 Yıl Geçti https://www.igdirhaber.com.tr/karaoglanin-cizeri-suat-yalazin-vefatinin-uzerinden-4-yil-gecti/ https://www.igdirhaber.com.tr/karaoglanin-cizeri-suat-yalazin-vefatinin-uzerinden-4-yil-gecti/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:25:09 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9230 Türk çizgi roman tarihinin en uzun soluklu çalışmalarından biri olan ve defalarca beyazperdeye aktarılan “Karaoğlan”ın çizeri Suat Yalaz’ın vefatının üzerinden 4 yıl geçti.

Yönetmen, senarist ve çizer Yalaz, Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde 1932’de dünyaya geldi.

Devlet memuru olan ailesinin işi nedeniyle farklı şehirlerde ilk ve orta eğitimini tamamlayan Yalaz’ın ilk karikatürü, 16 yaşındayken Erciyes Postası’nda yayınlandı.

Yalaz, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünde okurken Bedri Koraman ve Çetin Özkırım ile tanıştı.

Akşam gazetesinde Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun yazdığı senaryolara uygun çizimler yapması için işe alınan Yalaz, bir süre sonra senaryolara da katkıda bulundu.

Usta çizer, Kozanoğlu’nun gazeteden ayrılması üzerine, 1960’ta “Karaoğlan” serisini çizmeye başladı, 1963’te ise haftalık tarihi çizgi roman dergisinde seriyi okurla buluşturdu.

“Salıncak” ve “Korku” adlı dergilerle yayıncılık dünyasına da adım atan Yalaz, günlük gazetelerle haftalık dergilere Türk tarihiyle ilgili çizgi diziler hazırladı.

“Karaoğlan”ın maceralarını sinemaya aktardı

Cemal Nadir sonrası yeni dalga genç karikatürcülerden gösterilen çizer, 30 yaşında kurduğu yayınevine 2 yıl sonra film şirketini de ekledi.

Yalaz, “Karaoğlan”ın maceralarını yapımcı, senaryo yazarı ve yönetmen olarak sinemaya aktardı. Bu filmlerle Türk sinemasında macera filmleri dönemini de başlatan isim oldu.

Sinemaya 1965’te aktarılan, Kartal Tibet’in başrolünde oynadığı “Altay’dan Gelen Yiğit” hikayesi büyük ilgi gördü. Ardından beyazperdeye uyarlanan Karaoğlan serisindeki filmler gişe rekorları kırdı.

Suat Yalaz’ın Karaoğlan filmlerinin yanı sıra televizyon dizisi olarak yayınlanan ve sinemada gösterilen “Son Osmanlı: Yandım Ali” eseri de beğeni kazandı.

Sanat yaşamını Avrupa’da sürdürmek amacıyla 1970’te gittiği Paris’te uzun süre kalarak çalışmalarını sürdüren Yalaz, Fransa ve Almanya’da büyük yayınevleriyle de çalıştı.

Usta çizer, yaptığı bir açıklamada Paris’e gitme sebebini şu sözlerle aktarmıştı:

“Karaoğlan üzerinde çok emek vermiştim. 100 macerası yayınlandı, yedi sinema filmi çekildi. Sonra yoruldum herhalde ve Paris’e yerleşerek Karaoğlan’ı çizmeyi bıraktım. Orada yaptığım yatırımların sonunda Karaoğlan, Kebir adıyla Fransızca olarak yayınlandı ve gene büyük başarı kazandı. Bunun bana faydası büyüktü. Bir kere kendimi buldum. Bir Türk futbolcusu için buradaki şampiyonluk iyidir ama o kendini Avrupa’da, diyelim ki Milan takımında oynayarak da kanıtlamak isteyebilir. Ben bunu yaptım, çizgi romanın bir sanat dalı olarak kabul edildiği bir ülkede çizgilerim ve hikayelerimle başarı kazandım.”

Devlet tarafından onurlandırılan üçüncü çizgi roman sanatçısı oldu

PTT Genel Müdürlüğü 2006’da “Karaoğlan” adına 4 dizilik pul koleksiyonu çıkardı. Böylece Suat Yalaz, Cumhuriyet tarihinde sanatçı Cemal Nadir Güler’in “Amcabey”i ve Turhan Selçuk’un “Abdülcanbaz”ından sonra oluşturduğu çizgi kahramanı ile pul üstüne taşınarak devlet tarafından onurlandırılan üçüncü çizgi roman sanatçısı unvanını aldı.

“Teke Tek Özel” programına 2010’da konuk olan Yalaz, “Karaoğlan”ın çıkış hikayesini ise şu sözlerle anlatmıştı:

“Bir Türk kahramanı yaratmak istiyordum. Çünkü çocukluğumdan beri Nihat Atsız, Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun eserlerini okuyordum. Türklere karşı zaafım vardı. Hoşuma gidiyordu. O zamanlar Teksas, Tommiks, kovboylar var. Onun tam karşıtı bizim Orta Asya Türkleri. Yaş 14-15. Devamlı Orta Asyalı Türk falan olmak istiyorum. Sonra delikanlı olduk, sinemaya gidiyoruz ‘Üç Silahşörler’i izliyorsun. Alkışlıyorsun adamı. Adamın sırtında, göğsünde haç. Yaş ilerledikçe bu beni rahatsız etmeye başladı. Sonra ‘Niye bizim bir Türk kahramanımız olmuyor?’ falan dedim.”

İki oğlu olan usta çizer, İstanbul’da 2 Mart 2020’de 88 yaşındayken vefat etti. Yalaz’ın cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Suat Yalaz’ın yönetmen veya yapımcılığını yaptığı, senaryosuna imza attığı filmler arasında “Son Osmanlı Yandım Ali” ile “Altay’dan Gelen Yiğit/Karaoğlan”, “Camoka’nın İntikamı”, “Baybora’nın Oğlu”, “Bizanslı Zorba”, “Karaoğlan Yeşil Ejder”, “Şeytan Kafesi”, “Camoka’nın Dönüşü”, “Karaoğlan-Şeyh’in Kızı”, “Cengiz Han’ın Hazineleri”, “Şeytan Kafesi” ve “Karaoğlan’ın Kardeşi Sargan” yer alıyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/karaoglanin-cizeri-suat-yalazin-vefatinin-uzerinden-4-yil-gecti/feed/ 0
Mansur Yavaş: Destek alan ailelerin çocukları eşit şekilde hayata başlasın diye çaba harcıyoruz https://www.igdirhaber.com.tr/mansur-yavas-destek-alan-ailelerin-cocuklari-esit-sekilde-hayata-baslasin-diye-caba-harciyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/mansur-yavas-destek-alan-ailelerin-cocuklari-esit-sekilde-hayata-baslasin-diye-caba-harciyoruz/#respond Fri, 21 Jun 2024 09:12:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8996 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: DURSUN ALKAYA

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, destek alan ailelerin çocukları, diğer çocuklar ile eşit şekilde hayata başlasın diye çaba harcadıklarını, 50-60 bin kadar ortaokul ve lise öğrencisine 50’şer binişlik kart verdiklerini, servis tutamayan ailelerin çocukları için servis yardımı yaptıklarını belirtti, desteklerin artarak sürdürüleceğini söyledi. Yavaş, “İddia ediyorum, bir belediye başkanı kendisine oy versin vermesin hiç kimseyi ayıramaz. Bir kentin annesidir, babasıdır, kardeşidir her şeyidir belediye başkanı. ve kentte yaşayan herkesin her türlü derdine derman olmak zorundadır. Bu şekilde devam edeceğiz” dedi.

ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, ANFA Fuar Alanı’nda Servisçiler Odası Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Yavaş şunları söyledi:

“ŞÖYLE BİR DÖNÜP BAKIYORUM, BAKMADIĞIMIZ, EL ATMADIĞIMIZ HİÇBİR ESNAF GRUBU YOK”

“inSeçimden önce sizlere söz vermiştik bir esnaf çocuğu olarak esnafın daima yanında olacağımızdan dolayı. ve beklenmedik bir şekilde yaşanan pandemi nedeniyle bugün Ankara’da faaliyet gösteren konusu ne olursa olsun tüm esnafımızla yan yana geldik. Hepsine destek olduk. Sadece destek olmak değil aynı zamanda Ankara’da belki de Türkiye’nin en büyük dayanışmasını gerçekleştirdik. Maskeleri terzilerimize diktirdik. Servisçilerimizden yararlandık. Taksicilerimizin de filyasyon ekibinde ücretli şekilde vatandaşlarımıza hizmet etmesini sağladık. Şöyle bir dönüp bakıyorum bakmadığımız, el atmadığımız hiçbir esnaf grubu yok. 65 yaş üstü dediler sokağa çıkması yasak onlara kuryeleri çağırarak onlara para ödeyerek 65 yaş üstü evinden çıkamayanlara destek olduk. Bir cuma akşamı birden bire akşam 22’de gece 23’te sokağa çıkma yasağı oldu. Halbuki pazarcı esnafımızın hepsi pazar sabahı için hazırlanmış ve kara kara düşünmeye başlamışlardı. Ama onların kara kara düşünmelerine fırsat kalmadan yarım saat içersinde organize olarak tüm malzemelerini alıp belediyenin kendi tesisinde kullanmak suretiyle onların zarar etmemesi için çalıştık. Ulaşım sektöründe zaman zaman halk otobüslerinin, taksilerle  dolmuşların bir sürü problemi oluyor. Hep söylediğim şu oldu; birbirinizin ekmeğine el uzatmadığınız taktirde herkes Cenabı Allah’ın verdiği rızkı yiyecek. Birbirinizi bunaltmadığınız müddetce her türlü talebiniz yerine getirilecek diye konuştuk ve bugüne kadar da bu şekilde devam ettik. Halk otobüslerine destek olduk. Vatandaşı da aynı zamanda ucuz taşımak için. Ama belli ki zamlar geldikçe gelecek. Şimdi dolmuş esnafımıza da desteğe başlıyoruz. Sizler için de yapabileceğimiz ne olursa elbette sizler için de destekte her zaman hazırız.

“KORSANLARLA İLGİLİ BİR YAZILIM YAPALIM. BU KORSANLARI DİREKT ZABITAYA İHBAR EDECEĞİNİZ BİR SİSTEM GETİRELİM”

Bizler sizlere danışmadan hiçbir şey yapmayız. Çünkü biliyorum ki esnaf çocuk okutuyor, ailesini geçindiriyor. Kapatılan her iş yeri, çalışmayan her minibüs her servis bizim kapımıza özgeçmiş olarak iş talebi olarak geliyor. Halbuki sizler çalışıyorsunuz, kimseye yük olmuyorsunuz üstelikte vergi veriyorsunuz. Onun için tüm esnafın Ankara’da ayakta kalması lazım. Bizler de Allah ömür verdikçe görevde kaldığımız müddetçe her konuda yanınızda olmaya devam edeceğiz.

Bir diğer konu korsanla ilgili. Eğer yapabilirsek korsanlarla ilgili bir yazılım yapalım. Bu korsanları trafikte gördüğünüz an direkt zabıtaya ihbar edeceğiniz bir sistem getirelim. Bize ihbar ederseniz zabıtamız da gereğini yapacaktır. Bir diğer konu kameraların uzatılması işi. Hazirana kadar süre varmış, zaten normalde uzatılırsa eyvallah ama uzatılmazsa da ona da inşallah UKOME’ye getirip bir karar almaya çalışırız.

“İDDİA EDİYORUM BİR BELEDİYE BAŞKANI KENDİSİNE OY VERSİN VERMESİN HİÇ KİMSEYİ AYIRAMAZ”

Destek alan ailelerin çocukları eşit şekilde hayata başlasın diye her türlü desteği veriyoruz. 50-60 bin kadar öğrencimiz, ortaokul ve lise talebesine 50’şer binişlik kart verdik. ve sayısını tam bilmiyorum ama üç yıldır devam eden okuması gereken ancak servis tutamayan ailelerin de biraz önce başkanımız söylediği gibi servis ücretlerini ödüyoruz. ve inşallah daha bu konuda talep geldikçe bizler de o konuda hem sizden destek istiyoruz hem de biz de o ailelere destek olacağız. Böylelikle iddia ediyorum bir belediye başkanı kendisine oy versin vermesin hiç kimseyi ayıramaz. Bir kentin annesidir, babasıdır, kardeşidir her şeyidir belediye başkanı. ve kentte yaşayan herkesin her türlü derdine derman olmak zorundadır. Bu şekilde devam edeceğiz.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mansur-yavas-destek-alan-ailelerin-cocuklari-esit-sekilde-hayata-baslasin-diye-caba-harciyoruz/feed/ 0
Kuşadası Belediyesi Çocuklara Destek Sunuyor https://www.igdirhaber.com.tr/kusadasi-belediyesi-cocuklara-destek-sunuyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/kusadasi-belediyesi-cocuklara-destek-sunuyor/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:21:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8868 Çocuklara süt, beslenme çantası, eğitim ve kırtasiye yardımı gibi çeşitli başlıklar altında destek sunan Kuşadası Belediyesi, kente kazandırdığı park, yeşil alan ve sosyal mekanlarla da, çocukların fiziksel, sosyal ve psikolojik açıdan sağlıklı bireyler olarak gelişimlerine katkı sağlıyor.

Sosyal yardım ve destek projeleri ile tüm kent sakinlerini kucaklayan Kuşadası Belediyesi, yaşama geçirilen çalışmalarla küçük ilçelilerin de yüzünü güldürüyor.

SÜT DESTEĞİ SÜRÜYOR

Kuşadası Belediyesi tarafından geçen mart ayında ihtiyaç sahibi ailelerin 2-5 yaş aralığındaki çocukları için başlatılan süt desteği projesi sürüyor. Çocukların kemik gelişimlerine ve sağlıklı büyümelerine katkıda bulunmak amacıyla uygulanan proje kapsamında her çocuk için haftada 2, ayda 8 litre süt ailelere ulaştırılıyor. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından Süt Dağıtım Araçları ile ihtiyaç sahibi ailelerin adreslerine teslim edilen sütler, Tire Süt Kooperatifi’nden temin ediliyor. Ayda 1626 çocuğun yararlandığı süt desteği projesi kapsamında 11 ayda 85 bin litre süt evlere ulaştırıldı.

BESLENME ÇANTALARINI KUŞADASI BELEDİYESİ DOLDURUYOR

Kuşadası Belediyesi, süt desteğinin yanı sıra geçen eğitim-öğretim yılında yaşama geçirdiği beslenme çantası desteğine bu yıl da devam ediyor. İhtiyaç sahibi ailelerin çocukları için hazırlanan ve çiğ kuruyemiş, mevsim meyveleri, meyve suyu, su, süt ve sandviç ekmeğinin yer aldığı beslenme çantaları, her hafta düzenli olarak ailelere teslm ediliyor. Veliler, belirlenen noktalara gelerek beslenme çantalarını Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü görevlilerinden alıyor. Proje kapsamında her ay 3082 öğrenciye 193 bin 500 beslenme paketi sağlanıyor.

İLK EĞİTİMLERİNİ ANNE BABA ÇOCUK MERKEZİ’NDE ALIYORLAR

Kuşadası Belediyesi tarafından İkiçeşmelik Mahallesi’nde bulunan Cafer Kotan Yaşam Parkı’ndaki Güler Aydın Süzgeç Sosyal Tesisi bünyesinde kente kazandırılan Anne Baba Çocuk Merkezi, ebeveynler kadar çocukların da çok yönlü gelişimine katkı sunuyor. Ebeveynlerin çocuk gelişimi konusunda bilgi edinmeleri amacıyla çeşitli eğitim ve etkinliklere ev sahipliği yapan Kuşadası Belediyesi Anne Baba Çocuk Merkezi, 3-6 yaş arası çocuklar için düzenlediği okul öncesi eğitim, etkinlik ve atölye çalışmaları ile de çocukların gelişimine katkı sunuyor.

KUŞADALI ÇOCUKLAR BİLGİYE RAHATÇA ULAŞIYOR

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel tarafından çocuklar için yaşama geçirilen bir diğer proje olan ve Güler Aydın Süzgeç Sosyal Tesisleri bünyesinde bulunan Kütüphane ve Kitap Kafe ise küçük ziyaretçilerine ders çalışıp kitap okumak için ortam sunuyor. 1 yılda üye sayısını 1120’ye, sahip olduğu kitap sayısını da bağışlarla birlikte 5 bin 47’ye yükselten Kuşadası Belediyesi Kütüphane ve Kitap Kafe, 8 adet internet erişimli bilgisayarı ve yazıcıları ile öğrencilerin ödev ve araştırmalarını rahatlıkla yapabilmelerini sağlıyor. İhtiyaç sahibi öğrenciler için askıda kitap uygulamasıyla dayanışma kültürüne de katkıda bulunan Kütüphane ve Kitap Kafe’nin sunduğu hizmetlerden bugüne kadar 1931’i yetişkin, 8 bin 518’i çocuk olmak üzere toplam 10 bin 449 kişi yararlandı.

SEYAKMER İLE BİNLERCE KİTAP “BİR TIK” UZAKLIKTA

Kuşadası Belediyesi ile Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı (KEGEV) iş birliğinde 2020 yılının Ağustos ayında açılan Sevil-Yaşar Altaş Eğitim ve Kültür Merkezi (SEYAKMER) Dijital ve Materyal Çocuk Kütüphanesi, çocuklar için düzenlediği eğitici ve eğlenceli etkinliklerle ön plana çıkarken ziyaretçi, üye ve kitap sayısını da her geçen gün artırıyor. 3 yıl boyunca binlerce çocuğu ağırlayan ve çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapan SEYAKMER Dijital ve Materyal Çocuk Kütüphanesi, sunduğu sessiz ve konforlu ortamla ders çalışmak isteyen öğrencilerin de uğrak noktası olmayı sürdürüyor. SEYAKMER 10 binin üzerinde basılı, 25 binin üzerinde dijital kitaba ulaşma olanağı sunuyor.

İSTASYON KUŞADASI ÇOCUKLARIN UFKUNU AÇIYOR

Kuşadası Belediyesi tarafından Habitat Derneği ve META iş birliğinde ileri teknoloji ve girişimcilik eğitimleri vermek amacıyla açılan İstasyon Kuşadası Topluluk Merkezi’nde düzenlenen eğitim ve atölye çalışmaları, çocukların dijital gelişimlerine önemli bir katkı sunuyor.  Kent sakinlerinin internet dünyası ve buna bağlı olarak ortaya çıkan mesleklere kolay uyum sağlayabilmesi amacıyla halka açık ve ücretsiz sunulan ileri teknoloji eğitimleri ve atölyeleri çocukların ufkunu açıyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kusadasi-belediyesi-cocuklara-destek-sunuyor/feed/ 0
Mersin Şehir Hastanesinde 80 yaş üstü hastalar fidan dikti https://www.igdirhaber.com.tr/mersin-sehir-hastanesinde-80-yas-ustu-hastalar-fidan-dikti/ https://www.igdirhaber.com.tr/mersin-sehir-hastanesinde-80-yas-ustu-hastalar-fidan-dikti/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:51:51 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8740 Mersin Şehir Hastanesinde tedavisi süren 80 yaş üstü hastalar, harnup ve turunçtan oluşan fidanları hastane bahçesinde toprakla buluşturdu.

Mersin Şehir Hastanesinin Sağlıklı Yaş Alma Merkezi tarafından hastaların sosyal aktivitelere katılması, bazı alışkanlıklar kazanması ve sosyal ilişkilerini geliştirmeleri amacıyla ‘çınarlarımızdan geleceğe bir fidan’ sloganıyla etkinlik düzenlendi. Hastane bahçesinde bir araya gelen yaşlılar, görevlilerin de yardımıyla getirilen fidanları kazılan çukurlara dikerek suladı. Renkli görüntülerin oluştuğu etkinlikte yaşlılar, yanlarında getirdikleri yiyecekleri de birbirlerine ikram etti.

Sağlıklı Yaş Alma Merkezinde görevli İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Ercüment Öztürk, merkezde 80 yaş üstü hastalara hizmet verdiklerini söyledi. Özellikle belli yaştan sonra yaşlanmayla beraber çıkan bazı sağlık problemleri ve sağlık durumlarıyla özel ilgilenmek gerektiğini ifade eden Öztürk, “Bizim branşımız da bu alanla ilgileniyor. Hastalarımızın sadece sağlıklarıyla değil, onların sosyal ilişkileriyle de sosyal aktiviteleriyle, alışkanlıklar kazanması yönüyle de ilgileniyoruz” dedi.

Etkinliği 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlediklerini dile getiren Öztürk, şöyle devam etti:

“Hastalarımızın yaşam merkezleriyle olan, hastaneyle olan, bizlerle olan bağlarını, aidiyetlerini kuvvetlendirmek için bir ağaç dikme etkinliği düzenledik. Böylece her hastamızın bir ağaca sahip olmasını istedik. İsimlerini künye olarak bu ağaçlara vereceğiz. Böylece hastaneyle, doktorlarıyla, hekimleriyle ve kendileriyle ilgilenen sağlık çalışanlarıyla bağlarını daha da güçlendirecek, kendilerini daha da yakın hissedecekler.”

“Yaşlılar için fiziksel bir aktivite oldu”

Başhekim Yardımcısı İbrahim Yimsek de etkinlikle insanlara dokunduklarını söyledi. Etkinlikle onları daha sosyal varlık yapmayı amaçladıklarına işaret eden Yimsek, “Hastalarımıza değişik etkinlikler düzenleyerek onların sosyal bir varlık olduğunu tekrar hatırlatmak, onları ruh bütünlüğü haline sokmak için de bir çabamız var. An itibariyle hastalarımızda bu enerjiyi görmeye başladık. İlk buraya geldiklerinde biraz bezginlerdi ama bugün ağaçlar dikilirken onların ne kadar enerjik olduklarını, ne kadar yaşama sarıldıklarını görmek bizi mutlu etti” diye konuştu.

“Burayı onlar için hobi bahçesi haline getirmeyi hedefliyoruz”

Gerentolog Ali Tanık, etkinlikle hem temiz hava aldıklarını, hem de bağlarını güçlendirdiklerini dile getirerek, “Merkeze gelen büyüklerimizle aile olmayı başardık. Bizler için değerliler. Burayı ileride hobi bahçesi haline getirmeyi, onların istedikleri zaman vakit geçirecekleri alan oluşturmayı hedefledik” şeklinde konuştu.

Gerentolog Meltem Sungur da, ‘Çınarlarımızdan Geleceğe Fidan’ etkinliğiyle hem doğaya hem de gelecek nesillere bir fayda olmayı amaçladıklarını ifade etti. Etkinliğin aynı zamanda yaşlılar için fiziksel bir aktivite de olduğunu vurgulayan Sungur, “Onlar sosyalleşerek geleceğe güzel bir miras bırakmış oldular. Bunun mutluluğunu yaşadılar, onların mutluluğun görmek bizleri de mutlu ediyor” dedi.

“İnşallah güzel bir ağaç olur, herkes meyvelerinden yer, dua eder”

Etkinliğe katılan hastalardan 81 yaşındaki Ayben Özek, etkinlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Aile doktorunun tavsiyesi üzerine merkeze başvurduğunu aktaran Özek, “Doktorum bana 80 yaş üzerini muayene ettiklerini, çok güzel baktıklarını söyledi bana. Ben de buraya geldim. Hepsini çok sevdim, hepsini çok beğendim ve beni muayene ettiler. Şimdi yine muayeneye geldim, ‘hem de ağaç dikelim’ denildi. Onlara yardıma geldim. Bir ağaç diktim. İnşallah güzel bir ağaç olur, herkes meyvelerinden yer, dua eder” ifadelerini kullandı.

Elif Bozkurt da merkez ile 3 ay önce tanıştığını belirterek, “Biz onlardan çok memnun kaldık. Onlar bize bugün ağaç dikmeyi layık gördüler. Biz de onlara katıldık. Hocalarımızla beraber kendi adımıza bu ağaçları diktiğimiz için çok sevindik. İnşallah güzel yaşamlarımız olur, uzun ömürler olur, sağlığımız yerinde olur” şeklinde konuştu. – MERSİN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mersin-sehir-hastanesinde-80-yas-ustu-hastalar-fidan-dikti/feed/ 0
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey projelerini tanıttı https://www.igdirhaber.com.tr/bursa-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mustafa-bozbey-projelerini-tanitti/ https://www.igdirhaber.com.tr/bursa-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mustafa-bozbey-projelerini-tanitti/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:24:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8714 CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, projelerini anlattı. Bozbey, ulaşımdan kentsel dönüşüme, spor tesislerinden sağlık yatırımlarına kadar birçok projeyi 31 Mart’tan sonra hayata geçireceklerini, Bursa’nın kaybettiklerini yerine koyacaklarının altını çizdi. Ayrıca Bozbey, “Benim mega projem umutlu, mutlu çocuklar için kenti yeniden inşa etmektir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) toplantı salonunda kenti yönetecek projeleri ve çözüm önerini anlattı. Halk dansları gösterisiyle başlayan çözüm toplantısında kürsüye geçen Mustafa Bozbey, 20 yıllık Nilüfer Belediye Başkanlığını en büyük referansı olarak gösterdi. Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde Nilüfer’deki hizmetlerini tüm kente yayacağının altını çizerken, akıllı, planlı ve uygulanabilir projelerini 17 ilçede de hayata geçireceğinden bahseden Bozbey, heyecanı ve enerjisiyle projelerini sıraladı.

Mega projesinin sağlıklı, umutlu ve mutlu çocukların kentini inşa etmek olduğunu söyleyen Bozbey, Bursa’nın sıralamasının 2017 verilerine göre yıllar içerisinde gelişmişlikte 5’ten 6.sıraya, eğitimde 11’den 14.sıraya düştüğünü ve sağlıkta da 10 basamak geriye gidip 26. sıraya gerilediğini ifade etti. “Hedefimiz; sosyo-ekonomik düzeyi 5.sıraya, eğitimde 11. sıraya, sağlıkta 16. sıraya geri getirip Bursa’nın kaybettiğini yerine koyacağız” diyerek sözlerini sürdüren Bozbey, “İlçelerde durum daha kötü. Nilüfer ilçeler genelinde Türkiye 8’inci sırada Büyükorhan 815’inci sırada. Bizim hedefimiz güzel Bursa’nın her ilçesini, mahallesini ileriye taşımak olacak. Tıpkı Nilüfer’de yaptığımız gibi” diye konuştu.

“Bebeklerimizi bile koruyamıyoruz”

Son yıllarda bebek ölümlerindeki ciddi rakama dikkat çeken Mustafa Bozbey, bebek ölümlerindeki sıralamayı belirterek “Bebeklerimizin yaşam hakkını alıyor bu kent. Bebek ölümlerinde ne yazık ki 10. sıradayız ve 5 yaş altı yavrularımızda ise 12. sıradayız. Ama daha da çarpıcı bir veri var. 81 ile sahip ülkemizde doğumda beklenen yaşam süresinde ise ne acı ki 46. sıradayız. Megalarla değil insanla, minicik yavrularımızla bizim işimiz. Vatandaşımız için en iyisi biziz, buna şüphe yok, ama onlara dokunamazsak, güvenlerini kazanamazsak Bursa elden gidiyor, bebeklerimiz bile” ifadelerini kullandı.

“5G Bağ sistemi kuracağız”

Bozbey, hedef politikaları dahilinde oluşturdukları 5G sisteminin açılımını ‘Gelişen, Güçlenen, Güvenli, Geçinen ve Gülümseyen Bursa’ olarak yaptı. 5G teknolojisi nasıl mobil ağlar ile dijital bağlar kuruyorsa biz de kentimizde herkese ulaşabilecek ağları, hiç kimseyi dışlamayacak bağları kuracağız” diyen Başkan Adayı Bozbey, Bursa için projelerini sıraladı.

CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bozbey’in, animasyon video gösterimleri ve grafikler eşliğinde görsel bir sunumla aktardığı projelerde; 2050 vizyonu, kentsel dönüşüm, yeniden yeşil Bursa, fuar-kongre-gümrük-e-ticaret-depolama ve Ar-Ge Merkezi, meydan projeleri, ulaşım, yeraltı açık-kapalı otopark sistemleri, tarım ve kırsal destekler, spor merkezleri, afet-koordinasyon ve afet müdahale planı, gençlere ve esnafa yönelik projeler, eğitim ve engelli hizmetleri alanları yer aldı.

Kentsel dönüşüm sorunu

Bozbey sözlerini şöyle sürdürdü: “Dağımız, denizimiz, tarım alanlarımız, tarihi turistik değerlerimiz ve nitelikli insan gücümüz var. Bursa’mızın geleceğini şansa bırakmayıp adil katılımcı ve dirençli bir şehir olması için stratejik plan oluşturacağız. Bu çerçevede ivedilikle bir Planlama Ajansı kuracağız ve içinde akademik oda temsilcileri ve üniversitelerimizin de olacağı Bursa akademik kurulunu hayata geçireceğiz. Bu sayede; ulaşım, sanayi, kültür ve turizm, demografik yapı, sektörel, kırsal alan, yeşil alan stratejilerine yönelik master planları yapacağız. Katılımcı bir süreçle öneriler oluşturularak 1/100.000 ölçekli planın hazırlanması ve onaylanması ile Bursa’nın 2050 vizyonunu yani anayasasını hazırlayacağız. Kentsel dönüşüm planlarımızı mikro bölgelemeler ve analiz çalışmalarına göre katılımcı süreçlerle hazırlayacağız. İnşaat proje ve sözleşmelerinden başlayıp hak sahiplerine teslim edilmesine kadar olan süreçte, Belediye olarak vatandaşımızın yanında yer alacağız. Kentsel dönüşüm süresince kullanılmak üzere öncesinde yapacağımız konutlarda, inşaatların yapım süresi boyunca hak sahibi vatandaşlarımız kalabilecek. Kentsel dönüşüm 2 katlı evleri yıkıp yerine 10 katlı binalar yapmak kentsel dönüşüm değildir. Olsa olsa rantsal dönüşümdür. Her şeyi düşünmeli, planlı, adil ve şeffaf olmalısınız” şeklinde konuştu.

Yeniden Yeşil Bursa’yı oluşturmak için yapacağımız çalışmalarla Türkiye’ye örnek olacaklarını ve 1 milyon ağaç dikeceklerini dile getiren Bozbey, “Bursa’mızı hak ettiği yeşiline kavuşturacağız” dedi.

“Fuar, kongre ve Ar-Ge merkezi oluşturacağız”

Yenişehir Havaalanı ve inşallah biterse Yüksek Hızlı Tren istasyonu yakınında yaklaşık 400 hektar büyüklüğündeki alanda Fuar, kongre ve AR-GE merkezi oluşturacaklarını belirten Bozbey, “Ayrıca bu alanda gümrük, E-Ticaret ve Depolama Merkezi yapmak için girişimde bulunacağız. Böylelikle o bölgenin tarım ürünlerinin ihracatını da teşvik edeceğiz” dedi.

Yapılacak raylı sistemler anlatıldı

Bursa’nın en büyük sorunlarının başında ulaşım geldiğini anlatan Bozbey, “Hedefimiz, Bursa’da herkesin yürüme mesafesinde toplu taşımaya ulaşabilmesi olacak. Hafif raylı sistemden sonra nihayet Bursa’mız bizim dönemimizde metro ile tanışacak. 18 kilometrelik M1 hattıyla Hamitler’den Paşaçiftliği’ne, 14 Kilometrelik M2 hattıyla Paşaçiftliği’nden Otosansit’e, 5 kilometrelik M3 hattıyla Şehir Hastanesi’nden Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’ne, 10 kilometrelik M4 hattıyla Uludağ Üniversite’sinden Kayapa Sanayi Bölgesi’ne, Metro çalışmalarımızı başlatacağız. Tramvay Hatlarımızı da çoğaltacağız. 10 kilometrelik T5 hattıyla Sırameşeler’den Arabayatağı Depo’ya, 15 kilometrelik T6 hattıyla, Çalı’dan Yunuseli’ne, 2 kilometrelik T7 hattıyla Veysel Karani’den SGK’ya (T1 bağlantı), 1,3 kilometrelik T8 hattıyla da Yunus Emre’den 152 Evler’e kadar ulaşım sağlayacağız. Ayrıca; 3 kilometrelik T9 hattıyla Güzelyalı’dan Burgaz’a, 4,5 kilometrelik T10 hattıyla Terminal’den (T2 Bağlantı) Demirtaş’a, 4,5 kilometrelik T11 hattıyla İnegöl’den Alanyurt’a, 7 kilometrelik T12 hattıyla Mustafakemalpaşa Otogarından Tatkavaklı’ya kadar raylı sistem önerilerimizle tüm Bursa’mızı demir ağlarla öreceğiz. Arabayatağı-Mimarsinan, Altıparmak-Millet Hastanesi, Arapşükrü-Tophane, ve Emirsultan-Teleferik arasında 4 adet Füniküler hattı planlıyoruz. İhtiyacı olan yerlere de otoparklar yapacağız” dedi.

Metrobüs ve deniz ulaşımı sözü

Geçit’ten başlayarak Mudanya’da son bulacak olan Metrobüs hattıyla ise Bursalıların denize kavuşmasını kolaylaştıracaklarının altını çizen Bozbey, “Ayrıca; 30 kilometrelik Yeni Kuzey Bulvarı ile 21 kilometrelik Güney Bulvarı çalışmalarını başlatacağız. Mudanya-Armutlu arasında ve Mudanya-Karacabey-Kurşunlu arasında körfez içi deniz ulaşımını başlatacağız” ifadelerine yer verdi.

“Spora destek vereceğiz, yeni tesisler yapacağız”

Spor kulüplerine destekler vereceklerini ve yeni tesisler yapacaklarını sözlerine ekleyen Bozbey, “İlçelerimizde yapacağımız spor kulüpleri yerleşkeleri ile tüm spor kulüplerinin farklı ofislerde ama tek çatı altında bir araya gelmesini sağlayacağız. Öğrencilerimize spor kültürünü aşılamak için Milli Eğitim ile eşgüdüm halinde ihtiyacı olan ve alanları uygun olan okullara spor salonu yapacağız. Mudanya ve Gemlik’te açacağımız su sporları merkezleriyle vatandaşlarımızı sadece salon veya saha sporları ile değil, su sporlarıyla, denizle buluşturacağız. Bursa’mızın doğal güzelliklerini, sportif etkinlikler ile buluşturarak toplumun her kesiminin yararlanabileceği doğa sporları merkezleri oluşturacağız. Kentimize gelen sporcuların otel konforunda konaklama yapabilecekleri, kamp esnasında sportif çalışmalarını da gerçekleştirebilecekleri merkezlerle Bursa’mızın spor alanındaki tüm eksikliklerini gidererek sporun kenti olmasını sağlayacağız” dedi.

Afet koordinasyon merkezi ve afet lojistik deposu

Bozbey sözlerine şöyle devam etti: “Sadece büyük afetler için değil, kente dair tüm orta ve büyük çaplı acil durum ve afetleri, belediye bazında koordine etmeyi ve yönetmeyi kolaylaştıracak bir acil durum ve afet koordinasyon merkezi oluşturacağız. Bursa’nın her bir mahallesine, afeti izleyen ilk dakikalarda eğitilmiş mahalle afet gönüllüleri tarafından müdahaleyi sağlayacak, içerisince öncelikli ihtiyaç duyulan jeneratör, kazma, kürek, delici-kesici aletler, ilkyardım dolabı, sedye, aydınlatma gibi malzemeler bulunduracak istasyonlar yapacağız. AFAD tarafından koordine edilen Türkiye Afet Müdahale Planı ve İl Risk Azaltma Planı dışında, Bursa’mıza özel, kentin kendi iç dinamiklerini, tehlikelerini, risklerini ve kapasitesini kapsayan geniş bir Afet Müdahale Planı hazırlayacağız. Geçtiğimiz şubat depreminde bir kez daha gördük ki Türkiye’mizde yardımsever iyi insan çok ama Yönetim ve organizasyon yok”

“Genç park projesini hayata geçireceğiz”

CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey projelerine şöyle devam etti: Gençlere, kız ve erkek çocuklarına duyarlı ve onları kapsayan kamusal alanlar tasarlanmasını içeren Genç Park Projemizi hayata geçireceğiz. Özellikle 12-18 yaş grubu için sosyal uyum ve diyaloğu odağa alarak, gençlerin ve çocukların buluşabileceği, tasarımını da birlikte yapabilecekleri kamusal alanlar oluşturacağız. Çocukları yaşadıkları kentte sadece “kendilerine özel” bazı ihtiyaçları olan bir grup olarak değerlendirmiyoruz. Bir bütün olarak yaşadıkları kentin gelişimine ve iyileştirilmesine yönelik, düşünceleri, kavrayışları ve enerjileri olan bir grup olarak görüyoruz. Bu nedenle kent için çözümlerimizi üretirken çocukların bakış açısından da faydalanacağız”

Genç Bursalı Ağır

“Genç Bursalı Ağı projesiyle Çocuk ve Gençlik Meclislerinin tüm kente yayılımını sağlayacağız. Hem katılımcı profilinin çeşitlenmesini hem de etkinlik düzeyini arttıracağız” diyerek projelerini anlatmayı sürdüren Bozbey, Gençlerin kente dair ürettikleri fikirlerin diğer önceliklerin arkasında kalıp gözden kaçmasını önlemek gerekir. Bu sebeple gençler tarafından önerilen, tasarlanan, geliştirilen projelere özel bir bütçe ayıracağız. Çocuk ve gençlere yönelik yaşadıkları çevre farkındalığı, kentlilik hakkı, kent kültürü eğitim ve katılım programlarını yaygınlaştıracağız. Söz Sende projemizle, hayatın yarısını oluşturan; üretimde, sosyal hayatta, ev içi emekte payı büyük olan kadınların kentin yönetim paydaşlarından biri haline getirilmesini ve karar alma mekanizmalarında yer almalarını sağlayacağız. Dijital Bursalı uygulamamız ile vatandaşlarımızdan, kente dair geri bildirim ve fikirlerinin teknolojiden yararlanarak, çevrimiçi platformlar aracılığıyla alınmasını sağlayacağız” şeklinde konuştu.

Engelliler için yapılacaklar anlatıldı

Bursa’mızda engelli bireylere yönelik belediye bünyesindeki tüm hizmetlerin engelli bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanması ve yeniden yapılandırılması için Engelli Hizmetleri Katılım Komisyonu oluşturacaklarını dile getiren Bozbey, “Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Belediyeleri arasında iş birliğinin sağlanarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması için Engelli Hizmetleri Koordinasyon Kurulu oluşturacağız. Ülkemizde oluşan barınma ve konut krizine destek olmak amacıyla; kentsel dönüşüm projeleri nedeniyle ev problemi yaşayan vatandaşlarımıza, yoksulluk yaşayanlara, engelli bireylere ve bekar annelerimize. 1 yıl boyunca düşük kira ile belediyeye ait geçici konutlarda konaklama sağlayacağız. Oluşturacağımız Engelsiz Fabrikada iş dünyasına kazandırılmaları güç olan engel gruplarındaki bireylere istihdam sağlayacağız. Engelsiz Fabrikada üretilen ürünler üniversite öğrencilerimize, anne adaylarımıza ve askerlerimize verilecek olan ücretsiz destek paketlerinde yer alacak. Fabrika’nın içinde oluşturulacak atölyelerden çıkan ürünleri vatandaşlarımızla buluşturarak. Hem istihdam alanı oluşturacağız hem de kamu kaynaklarından tasarruf sağlayacağız. Engelli vatandaşlarımız için oluşturacağımız köy ile engelsiz evler ve alanlar oluşturup engelli vatandaşlarımızın ve ailelerinin biraz da olsa nefes alabilmelerini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

‘Halkkart’ ve ‘Kantin Kart’ tanıtıldı

Küçükbaş hayvan besicisine nakdi destek, yem desteği ve hayvanlar için aşı desteği sağlayacaklarını söyleyen Başkan Adayı Mustafa Bozbey, “Dağ bölgesindeki nüfusumuzun kalıcı olması, mutlu olması, üretmesi ve ürettiğinin karşılığını alması için organik tarımı, hayvancılığı, kırsal ve kaplıca turizmini destekleyeceğiz. Ucuz ve sağlıklı gıdaya erişebilmek için tarım ve hayvancılığı destekleyerek çiftçimize; mazot, tohum ve gübre desteği vereceğiz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza içine 2000 TL yüklenmiş Halkkartları vereceğiz ve istedikleri esnaftan alışveriş yapmalarına imkan sağlayacağız. Ayrıca yine zorluk yaşayan ailelerin ilkokula giden çocuklarına ‘Kantin Kart’ ile destek olacağız” dedi.

Başkan Adayı Mustafa Bozbey sözlerini şöyle devam etti: “Bursa’mızın önemli bir dayanak noktası da esnafımız. Halkımıza ulaşmak için yaptığımız her türlü yardımı esnafımız aracılığıyla yapacağız. Çünkü onlar sadece ticaretin bir parçası değil. Bizim değerlerimizin, geleneklerimizin, hayatımızın da önemli bir parçası. Siz hiç üç harfli marketlere çocuğunu emanet eden kimse gördünüz mü? Ama mahallelerde çocuğu bakkala, anahtarı fırıncıya emanet ederler. Çünkü onlar sadece ticarethane değil, onlar bizim komşularımız, baş tacımız. Olgun gençlerimizin sosyalleşmesini ve sağlıklı bir şekilde yaş almasını sağlayacak İkinci Bahar Yaşam Köyü’nü oluşturacağız ve yaşlılarımızın keyifli bir yaşam sürmelerini sağlayacağız. Güzel Bursa’mız Türkiye’nin 4. büyük kenti olmasına rağmen Bursa Devlet Opera ve Balesi’nin kurulması için girişim başlatıp tüm Türkiye’ye örnek olacak bir opera binası inşa edeceğiz”

Unesco Dünya Miras Listesinde yer alan Evliyalar Şehri Bursa’mızın doğu ucundan batı ucuna uzanan Külliyeler ve Hanlar Bölgesi arasında kesintisiz, yeşil, tarih kokan ‘Bursa Kültür Yolu’ yapacaklarını belirten Bozbey, “Bu rotanın yerli ve yabancı turistler için cazibe merkezi olmasını sağlayacağız. Bursa’mızın kaplıcalarını ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmak zorundayız. Özellikle Çekirge ve Kükürtlü bölgelerinde gerçekleştireceğimiz yeni bir planlamayla ulusal ve uluslararası sağlık kongrelerine ev sahipliği yaparak sağlık turizmimizi geliştireceğiz. İlçelerimizde her türlü açık etkinlik, gösteri, festival, konser, miting yapılabilecek. Kentlinin buluşma noktası olacak meydanlar yapacağız” diye konuştu. – BURSA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bursa-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mustafa-bozbey-projelerini-tanitti/feed/ 0
28 Şubat mağduru öğrenciler yaşadıklarını anlattı https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-magduru-ogrenciler-yasadiklarini-anlatti/ https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-magduru-ogrenciler-yasadiklarini-anlatti/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:57:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8264 28 Şubat mağduru öğrenciler İHA’ya konuştu

Mine İpek Yeter:

“Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandım, idamla yargılandım”

Emine İlyas:

“Mezun olabilsek de birçok mağduriyet devam etti”

ANKARA – Türkiye’de tarihe “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat’ın 27’nci yıl dönümünde mağdur öğrenciler, yaşadıklarını İHA’ya anlattı.

Memur-Sen ve birçok sivil toplum kuruluşunun işbirliğinde gerçekleştirilen ’27. Yılında 28 Şubat Mağdurlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayı’nın sonuç raporu, Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı. 28 Şubat’ta mağduriyet yaşayan öğrenciler, toplantı sonrasında İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu. Öğrenciler, darbe sebebiyle mezuniyetlerinin geç olmasından dolayı birçok mağduriyet yaşadıklarını söylediler.

“Devlet Güvenlik Mahkemesinde idamla yargılandım”

27 yıl önce Malatya’daki İnönü Üniversitesinde öğrenim gören Mine İpek Yeter, Malatya’nın 28 Şubat’ta pilot il seçildiğini belirterek, “Türkiye’deki tüm üniversitelerde yasaklar uygulandı ama İnönü Üniversitesinde biraz daha farklı oldu, çünkü rektörümüz bir paşaydı. Dolayısıyla oradaki güvenliği de jandarma sağlıyordu. Bizler orada fiziki, psikolojik birçok şiddete rastladık. Ben Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandım, idamla yargılandım. Birçok kez gözaltına alındım. Gözaltına alıp bizi askeriyeye götürüyorlardı. Gözaltına alınma sebebimiz başörtülü bir şekilde derslerimize alınmadığımız için arkadaşlarımızla beraber kampüs bahçesinde oturma eylemlerimiz olurdu. Oturma eylemlerimizden rahatsızlık duydukları için, herhangi bir tepki göstermemiz gerektiği için orada gözaltına alınıp ya kışlaya götürülüyorduk. Ciddi fişlemeler yaptılar. Buralara numara koyarak fotoğrafımızı tek tek çektiler. Gözaltında olduğumuz süre zarfında kamera görüntümüzü aldılar. Aynı zamanda birçok evrağa parmak izimizi aldılar. Orada bir polis dedi ki, ‘Bundan sonra sizin çocuklarınız asla ne polis olabilecek ne subay.’ Nasıl bir fişlemede bulundularsa bunu bize ifade etti” dedi.

“Birçok arkadaşımız, Cumhurbaşkanımızın yasakları kaldırması sonucu eğitimlerine başörtülü bir şekilde devam ettiler”

Yaşanan olayların ardından üniversite ile iletişimlerinin kesildiğini belirten Yeter, “Hiçbir şekilde giremedik. Yıllar sonra hükümetimizin çıkarmış olduğu aflarla üniversitelerimize dönüp eğitimlerimizi tamamladık. Birçok arkadaşımız, Cumhurbaşkanımızın yasakları kaldırması sonucu eğitimlerine başörtülü bir şekilde devam ettiler. Bir insana zorla başını örttürmek ile açtırmak aynı ideolojinin ürünleri. Birbirinden çok da farklı değil. Bugün ülkemizde isteyen istediği kıyafetle eğitimini alabiliyor. Aldığı eğitim doğrultusunda çalışabiliyor. Bu noktada ülkemizde yasakların kaldırılmasında tüm arkadaşlarımız ve bizler iyi ki o mücadeleyi yaptık, ülke tarihinde bir şeyler değişti” dedi.

“Mezun olduktan sonra tabii ki birçok şart değişmişti”

Üniversiteden 12-13 yıl aradan sonra mezun olabildiklerini aktaran Yeter, “Mezun olduktan sonra tabii ki birçok şart değişmişti. Memurluğa girme yaşı, sınavlar, sınavların isimleri, kapatılan bölümler gibi. En önemlisi arkadaşlarımızın yaşları ilerlemişti. Hükümetimiz ile gerçekleştirdiğimiz birçok çalışma oldu. Onların desteğiyle öğretmenlikteki 40 yaş sorunu kaldırıldı. Aslında arkadaşlarımız için bu da yeterli olmuyor. O dönem mezun olsalardı daha basit sınavlarla öğretmen olabileceklerdi. Hala da üniversiteden atılan, sonra af ile bitiren kardeşlerimizin mağduriyetleri devam etmekte. Bu anlamda mağduriyetlerin çözüleceğinden umutluyuz. Onlar da çözülürse çok daha güzel olacak. Bu mücadele tarihe sorunsuz bir şekilde geçmiş olacak” diye konuştu.

“Bütün Türk halkı mağdur edilmiştir”

O dönemde Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi’nde eğitim gören Emine İlyas ise, öğrenciyken çeşitli cezalar alarak mahkeme kararlarıyla eğitim haklarının engellendiğini söyledi. İlyas, şu ifadelere yer verdi:

“Başörtüsü yasağının kalkması 10-13 yılımızı aldı. 2010 yılından sonra üniversitelerimize geri döndük. 2014-2015 yıllarında diplomalarımızı almaya başladık. Aradan bu kadar yıl geçtikten sonra mezun olabilsek de birçok mağduriyet devam etti. 28 Şubat darbesi görünürde muhafazakar, dindar kesime yaşatılmış darbe gibi görünse de aslında bütün Türk halkı mağdur edilmiştir. Burada sadece dindar kesime uygulandığı algısı oluşturuluyor kaygısı da var bende. Şu anda Türk halkının, hepimizin bütün darbelere karşı daha hassas olmamız lazım. Bu darbeler, ekonomik olarak, eğitim hayatında ve sosyal hayatta geride bırakan bir olay olarak karşıma çıkıyor.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-magduru-ogrenciler-yasadiklarini-anlatti/feed/ 0
28 Şubat Mağdurları İHA’ya Konuştu https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-magdurlari-ihaya-konustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-magdurlari-ihaya-konustu/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:15:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8199 Türkiye’de tarihe “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat’ın 27’nci yıl dönümünde mağdur öğrenciler, yaşadıklarını İHA’ya anlattı.

Memur-Sen ve birçok sivil toplum kuruluşunun işbirliğinde gerçekleştirilen ’27. Yılında 28 Şubat Mağdurlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayı’nın sonuç raporu, Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı. 28 Şubat’ta mağduriyet yaşayan öğrenciler, toplantı sonrasında İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Öğrenciler, darbe sebebiyle mezuniyetlerinin geç olmasından dolayı birçok mağduriyet yaşadıklarını söylediler.

“Devlet Güvenlik Mahkemesinde idamla yargılandım”

27 yıl önce Malatya’daki İnönü Üniversitesinde öğrenim gören Mine İpek Yeter, Malatya’nın 28 Şubat’ta pilot il seçildiğini belirterek, “Türkiye’deki tüm üniversitelerde yasaklar uygulandı ama İnönü Üniversitesinde biraz daha farklı oldu, çünkü rektörümüz bir paşaydı. Dolayısıyla oradaki güvenliği de jandarma sağlıyordu. Bizler orada fiziki, psikolojik birçok şiddete rastladık. Ben Devlet Güvenlik Mahkemesinde (DGM) yargılandım, idamla yargılandım. Birçok kez gözaltına alındım. Gözaltına alıp bizi askeriyeye götürüyorlardı. Gözaltına alınma sebebimiz başörtülü bir şekilde derslerimize alınmadığımız için arkadaşlarımızla beraber kampüs bahçesinde oturma eylemlerimiz olurdu. Oturma eylemlerimizden rahatsızlık duydukları için, herhangi bir tepki göstermemiz gerektiği için orada gözaltına alınıp ya kışlaya götürülüyorduk. Ciddi fişlemeler yaptılar. Buralara numara koyarak fotoğrafımızı tek tek çektiler. Gözaltında olduğumuz süre zarfında kamera görüntümüzü aldılar. Aynı zamanda birçok evrağa parmak izimizi aldılar. Orada bir polis dedi ki, ‘Bundan sonra sizin çocuklarınız asla ne polis olabilecek ne subay.’ Nasıl bir fişlemede bulundularsa bunu bize ifade etti” dedi.

“Birçok arkadaşımız, Cumhurbaşkanımızın yasakları kaldırması sonucu eğitimlerine başörtülü bir şekilde devam ettiler”

Yaşanan olayların ardından üniversite ile iletişimlerinin kesildiğini belirten Yeter, “Hiçbir şekilde giremedik. Yıllar sonra hükümetimizin çıkarmış olduğu aflarla üniversitelerimize dönüp eğitimlerimizi tamamladık. Birçok arkadaşımız, Cumhurbaşkanımızın yasakları kaldırması sonucu eğitimlerine başörtülü bir şekilde devam ettiler. Bir insana zorla başını örttürmek ile açtırmak aynı ideolojinin ürünleri. Birbirinden çok da farklı değil. Bugün ülkemizde isteyen istediği kıyafetle eğitimini alabiliyor. Aldığı eğitim doğrultusunda çalışabiliyor. Bu noktada ülkemizde yasakların kaldırılmasında tüm arkadaşlarımız ve bizler iyi ki o mücadeleyi yaptık, ülke tarihinde bir şeyler değişti” dedi.

“Mezun olduktan sonra tabii ki birçok şart değişmişti”

Üniversiteden 12-13 yıl aradan sonra mezun olabildiklerini aktaran Yeter, “Mezun olduktan sonra tabii ki birçok şart değişmişti. Memurluğa girme yaşı, sınavlar, sınavların isimleri, kapatılan bölümler gibi. En önemlisi arkadaşlarımızın yaşları ilerlemişti. Hükümetimiz ile gerçekleştirdiğimiz birçok çalışma oldu. Onların desteğiyle öğretmenlikteki 40 yaş sorunu kaldırıldı. Aslında arkadaşlarımız için bu da yeterli olmuyor. O dönem mezun olsalardı daha basit sınavlarla öğretmen olabileceklerdi. Hala da üniversiteden atılan, sonra af ile bitiren kardeşlerimizin mağduriyetleri devam etmekte. Bu anlamda mağduriyetlerin çözüleceğinden umutluyuz. Onlar da çözülürse çok daha güzel olacak. Bu mücadele tarihe sorunsuz bir şekilde geçmiş olacak” diye konuştu.

“Bütün Türk halkı mağdur edilmiştir”

O dönemde Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi’nde eğitim gören Emine İlyas ise, öğrenciyken çeşitli cezalar alarak mahkeme kararlarıyla eğitim haklarının engellendiğini söyledi. İlyas, şu ifadelere yer verdi:

“Başörtüsü yasağının kalkması 10-13 yılımızı aldı. 2010 yılından sonra üniversitelerimize geri döndük. 2014-2015 yıllarında diplomalarımızı almaya başladık. Aradan bu kadar yıl geçtikten sonra mezun olabilsek de birçok mağduriyet devam etti. 28 Şubat darbesi görünürde muhafazakar, dindar kesime yaşatılmış darbe gibi görünse de aslında bütün Türk halkı mağdur edilmiştir. Burada sadece dindar kesime uygulandığı algısı oluşturuluyor kaygısı da var bende. Şu anda Türk halkının, hepimizin bütün darbelere karşı daha hassas olmamız lazım. Bu darbeler, ekonomik olarak, eğitim hayatında ve sosyal hayatta geride bırakan bir olay olarak karşıma çıkıyor.” – ANKARA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-magdurlari-ihaya-konustu/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 500’ün üzerinde şehit yakını, gazi ve gazi yakını ataması yapılacağını müjdeledi https://www.igdirhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-500un-uzerinde-sehit-yakini-gazi-ve-gazi-yakini-atamasi-yapilacagini-mujdeledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-500un-uzerinde-sehit-yakini-gazi-ve-gazi-yakini-atamasi-yapilacagini-mujdeledi/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:01:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8186 Eskişehir’deki ziyaretini sürdüren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Bu müjdeyi burada vermek istiyorum. İnşallah yakın zamanda 500’ün üzerinde şehit yakını, gazi ve gazi yakını atamamız olacak” dedi.

Bir dizi program ve ziyaretler için Eskişehir’e gelen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy’u ziyaret etti. Ziyarette Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’a, AK Parti Eskişehir Milletvekilli Prof. Dr. Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir Milletvekili ve Cumhur İttifakı AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu, eşlik etti.

“Eskişehir için 605 milyon lira bir kaynak ayırdık”

Valilikteki görüşmelerinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İhlas Haber Ajansı muhabirinin, “Eskişehir’de engelli ve yaşlılara yönelik yatırım var mı?” sorusuna Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “Tabii Eskişehir için 605 milyon lira bir kaynak ayırdık. Bununla beraber iki huzurevi, bir engelsiz yaşam merkeziyle ilgili çalışmalarımız sürüyor. İnşallah en yakın zamanda Eskişehirli böyle bir vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Diğer yandan Eskişehir biz evde bakım yardımını da çok önemsiyoruz. Evde bakımdan faydalanan 4 bin 39 Eskişehirli vatandaşımız var. İnsanlarımızın, yaşlılarımızın, engellilerimizin, ailelerinin ve sevdiklerinin yanında bakımını da oldukça önemsiyoruz. Bu yönde politikalarımız da var” yanıtını verdi.

“500’ün üzerinde beş yüz gibi bir rakamla şu aşamada şehit yakını, gazi ve gazi yakını atamamız olacak”

Şehit yakınları, gazi ve gazi yakınlarına dair atamalarına dair sorulan soruyu da yanıtlayan Bakan Özdemir Göktaş şöyle konuştu;

“Evet bu müjdeyi burada vermek istiyorum. İnşallah yakın zamanda 500’ün üzerinde 500 gibi bir rakamla şu aşamada şehit yakını, gazi ve gazi yakını atamamız olacak. Bununla beraber bugüne kadar yaptığımız şehit, yakını gazi ve gazi yakını atamamız da 50 bini aşacak. Tabii bizler için çok kıymetli bir atama bu, sosyal bir atama. Biz her türlü şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkıyoruz. Çıkmaya da devam edeceğiz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yapıyoruz. Bizler için tabii bu vatanı bize vatan kalan şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkıyoruz. İnşallah bu vesileyle Güzel bir atama da olacak mart ayı itibariyle. Bakanlık olarak onlara her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.”

“65 yaş ve üstü vatandaşımızın oranı şu anda yüzde 10.2”

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı veriler ışığında sorulan soruyu yanıtlayan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusu yaşlanıyor. 2013 yılının verilerine göre, geçenlerde verirlerde Türkiye nüfusu 10.2 yaşlı nüfusu, 65 yaş ve üstü vatandaşımızın oranı şu anda yüzde 10.2 . Bu da yaşlandığımızı gösteriyor. Aslında tüm dünyada trend aynı. Ülke olarak da aynı dünya trendinde devam ediyoruz. Diğer yandan tabii doğurganlık oranımız da hızla azalıyor. Bizler bu yönde bazı çalışmalar yaptık. Türkiye yaşlılık profili araştırması yaptık. İnşallah mart ayında bunun sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacağız. Çok çarpıcı veriler var. ve bu yönde bu veriler aslında bu çalışmalar bizler için kıymetli. Çünkü oluşturduğumuz ve oluşturacağımız politikaları da yön verecek çalışmalar bununla. Bu vesileyle tabii ki bu kamuoyuna paylaşacağımız verileri Mart ayında inşallah paylaşacağız. Hepinize teşekkür etmek istiyorum. Eskişehir’de bizlerle berabersiniz. İnşallah bu seçim döneminin de herkese hayırlı uğurlar getirmesini diliyorum” dedi. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-500un-uzerinde-sehit-yakini-gazi-ve-gazi-yakini-atamasi-yapilacagini-mujdeledi/feed/ 0
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İzmir trafiğini rahatlatacak formüllerden birini Buca’da paylaştı https://www.igdirhaber.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmir-trafigini-rahatlatacak-formullerden-birini-bucada-paylasti/ https://www.igdirhaber.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmir-trafigini-rahatlatacak-formullerden-birini-bucada-paylasti/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:01:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8039 CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İzmir trafiğini rahatlatacak formüllerden birini Buca’daKİ seçim çalışmaları sırasında paylaştı. Deniz taksi uygulamasını hayata geçireceklerini açıklayan Cemil Tugay, bunun için de iskeleler kuracaklarını söyledi. Tugay, İzmir Körfezi’nin temizliğine yönelik de “Denizi temizlemek kesinlikle mümkün. Bunu başaracağız” dedi.

CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay, Buca Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Merkezi’ni ziyaret etti. Gençler tarafından büyük ilgiyle karşılanan Tugay, atılan sloganlar üzerine, “Değerli arkadaşlarım, ben böyle tezahüratlara alışık değilim. Beni şımartmayın” dedi. Gençlerin dilek, istek ve beklentilerini paylaştığı tahtaya “Gençler bizimdir” yazan Tugay, Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman’la da playstation oynayarak maç yaptı. Renkli anların yaşandığı Gençlik Merkezi’nde resmini gören Tugay, esprili bir şekilde “Resmi kim yaptı? Olduğumdan yaşlı göstermişsiniz. Ayıp oluyor biraz. Yaşlıyız ama bu kadar da yüzümüze çarpmayın” sözleriyle herkesi güldürdü. Tugay, 56 yaşında olduğunu fakat kendini düşünce ve duygu olarak genç hissettiğini söyledi.

“DÜNYAYI KİRLETİYORUZ”

Gençlerle buluşmasında yaşanılır bir dünyanın önemine dikkati çeken Cemil Tugay, “Dünyada işler iyiye gitmiyor. Dünyayı tüm canlılar için yaşaması zor bir yer haline çeviriyoruz. Bunu bizler, insanlar yapıyoruz. Bolca çöp üretiyor, onları sağa sola atıyoruz. Onları belediye işçileri topluyor, alıyorlar kamyonlarla bir yerlere götürüyorlar. Sonuçta dünyayı plastiklerle, ağır metallerle, kimyasal atıklarla, ilaçlarla kirletmeye devam ediyoruz” dedi.

TUGAY’DAN GENÇLERE VE KADINLARA ÇAĞRI

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in cesur kararlar aldığına değinen Tugay, “Bazıları bunu anladı, bazıları ise kendi kafalarındaki o farklı adamlar olmadı diye bu işe çamur attı. Ama Sayın Özel, ısrarla kadınlara daha fazla sorumluluk vermek istedi. Gençleri ön plana çıkarmak istedi. O yüzden uzun yıllar sonra yaş ortalaması çok daha genç belediye başkan adayları çıkardı. 9 kadın belediye başkan adayı çıkardı. İzmir’in tarihinde toplam kadın belediye başkanı sayısı 6. Ben İzmir’in kadınlarının yerinde olsam, sadece bu karar için bile CHP’ye oy verirdim. Kadınlarımızın ve gençlerimizin devrim yapmasına ihtiyaç var. O yüzden ayağa kalkın, daha fazla mücadeleci olun, daha fazla çalışın. Bu alanlarda daha fazla olun. Kendinizi asla korkak alıştırmayın. Kimsenin baskısına boyun eğmeyin. Baskı kurmaya çalışanlara hem bu seçimde hem de daha sonraki seçimlerde gereken cevabı siz verin. Bunun onurunu bize yaşatın” ifadelerini kullandı.

“DEMOKRASİYE SONUNA KADAR SAHİP ÇIKALIM”

İzmir’de halka sormadan hiçbir iş yapmayacaklarını vurgulayan CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay, “Demokrasi ekmek, su, aldığımız nefes kadar değerli bir şey. İnsan olmanın onuru için herkesin hakkı hukuku için gerekiyor. Kimsenin haksızlığa uğramaması için gerekiyor. Kimsenin herhangi bir baskı altında yaşamaması için gerekiyor. Sizden ricam demokrasiye sonuna kadar sahip çıkmanız ve en temel demokratik hakkınız olan seçimlerde oy kullanmanız. Ama bununla kalmamalı, sizler de bir gün o oy pusulalarında yer almalısınız. Onun için siyaseti kötü bir şey olarak görmemelisiniz. Tam tersine siyasete gençler olarak siz sahip çıkmalısınız” diye konuştu.

“UMUDU YENİDEN ÖRGÜTLEMELİYİZ”

Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman da ülkede yaşanan sorunlardan dolayı herkesin umutsuz olduğunu, kendilerinin umudu yeniden örgütlemek için yola çıktığını söyledi. Duman, “Başka memleket yok, ülkemizden gidemeyiz. Kaçmayacak, korkmayacak, vazgeçmeyeceğiz. Ülkemize, ilçemize kentimize inadına sahip çıkacağız. 31 Mart yerel seçimlerinde geçmişe bir ders geleceğe bir umut vermeliyiz” dedi.

Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya ise Gençlik Ofisi ile gençlere yuva olacak bir kapı oluşturduklarını ifade etti. Kaya, “Çünkü gençler maalesef AKP iktidarında barınma, yeme, içme, güvenlik ve eğitim sorunu yaşıyor. Bütün gençleri burada örgütlenmeye davet ediyoruz” diye konuştu.

Buca Gençlik Kolları Başkanı İrem Gökmen de heyecanlarına ortak olan herkese teşekkür ederek, “1 Nisan’da Buca’da gençliğin iktidarını karşılayacağımız güneşli günlerde görüşmek üzere. Başlıyoruz” ifadelerini kullandı.

“BUCA CEZAEVİ BUCALILARINDIR”

Cemil Tugay’ın sabah saatlerinde Buca’dan başlattığı seçim çalışması, tüm gün sürdü. Buca Cem Evi’ni de ziyaret eden Tugay, Cem Evi Dedesi Hüseyin Gökçe ve Yönetim Kurulu tarafından karşılandı. İnsanların düşünce ve inançlarına sonuna kadar saygı gösteren bir siyasi anlayışa sahip olduklarının altını çizen Tugay, şunları söyledi:

“CHP bu ülkede demokrasi, özgürlük ve hakların savunma alanıdır. Her zaman sizlere yakın olduk, bundan sonra da yakın olacağız. İzmir’in insanlarının inanç ve düşünce özgürlüklerine saygılı bir kent olduğunu biliyoruz.”

Buca Cezaevi alanına ilişkin de konuşan Cemil Tugay, “Buca Cezaevi Bucalılarındır. Bir anda alanı sahiplendiler. Buraya bina yapıp yandaşlara dağıtalım kafasındalar. Buna izin veremeyiz. Biz bu şehrin belediye başkanlarıyla insanlarımızın hakkını savunacağız. Oraya bina yapılmasını içimizde doğru bulan kimse yok. Ben diyorum ki bu konuşulmalı ve öncelikle Buca halkına sorulmalı. Siz ne isterseniz o olsun” dedi.

Cem Evi Dedesi Hüseyin Gökçe de Tugay’ın ziyaretinden dolayı mutlu olduklarını söyledi.

“DENİZ TAKSİ İÇİN İSKELELER YAPACAĞIZ”

cemil Tugay, Kızılçullular Kültür ve Dayanışma Derneği’ni de ziyaret etti. Kızılçullular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İsmail Öznur, dernek yöneticileri ve üyeleri ile görüşen Tugay, seçildikten sonra yapacağı çalışmaları anlattı. İzmir trafiğini rahatlatacak formülleri paylaşan Tugay, deniz taksi projesini gündeme getirdi. Deniz taksi uygulaması başlatacağını vurgulayan Cemil Tugay, “Bu projeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz. Küçük küçük bir sürü iskele olacak. Sizi istediğiniz yere bırakacak. Dolmuş, minibüs gibi düşünün. Bunu kullanabiliriz diye düşünüyorum” dedi.

“KÖRFEZİ TEMİZLEMEK KESİNLİKLE MÜMKÜN”

Dernek üyeleri İzmir Körfezi’nin daha etkin şekilde temizlenmesini istedi. Cemil Tugay da “Benim öncelik verdiğim konuların başında körfez temizliği ile gecekondu görünümlü mahalleler. Bunlar düzelmeden kimse ‘İzmir iyi oldu’ diyemeyecek. O yüzden bu ikisini çözmemiz lazım. Benim görev sürem bitmeden denizde yüzülebilecek. Arkadaşlarım da ‘Öyle söyleme’ diyorlar. Daha önce söylediler, inanmayacaklar. O yüzden ben diyorum ki  söylemeyecegim, yapalım, siz görün. Denizi temizlemek kesinlikle mümkün. Bunun yolu var. Öncelikle denizin kirlenmemesi lazım. Sonra da yeni sirkülasyon kanallarıyla denizin kendini temizlemesi lazım. Bunların hepsi yapılacak” diye konuştu.

“İZMİR’E TOZ KONDURMAM”

Uzun yıllardır Buca Katlı Pazar Yeri’nin yenilenmesi ve modern hale dönüştürülmesine yönelik taleplerin bulunduğunu anımsatan Tugay, şunları söyledi:

“Bizim hayalimizde İzmir’in en güzel pazar yerini yapmak var. Bize müsaade edin. Ben İzmir’e toz kondurmam. Biri kötü bir şey deyince çok üzülüyorum. Bırakın bize biz yapalım. Size öyle gösterelim. İzmir’in tarihinden gelen bir kalitesi estetiği ve kültürü var. Siz onu yaşatmak için geldiniz. Biz bugüne kadar olanlardan çok daha değerli eserleri birlikte yapacağız.”

Kızılçullular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İsmail Öznur ise memleketin iyi bir siyasete, İzmir’in de iyi bir hizmete ve hizmetin devamına ihtiyacı olduğunu söyledi.

“İZMİR’İ EGE BÖLGESİ’NİN LİDER KENTİ YAPACAĞIM”

Cemil Tugay, Buca programını Buca Seçim Koordinasyon Merkezi açılışı ile tamamladı. Burada da yapacağı çalışmaları anlatan Tugay, “İzmir’i Ege Bölgesi’nin lider kenti yapacağım. İzmir halkının nasıl kalkındığını göstereceğiz. Kentin nasıl zenginleştiğini, işsizliğin nasıl azaldığını, ihracatın nasıl arttığını ve daha fazla markanın nasıl çıktığını, yeni iş yerlerinin nasıl açıldığını herkes görecek” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmir-trafigini-rahatlatacak-formullerden-birini-bucada-paylasti/feed/ 0
Kerem Aktürkoğlu, Galatasaray’da kariyerinin en iyi sezonunu yaşıyor https://www.igdirhaber.com.tr/kerem-akturkoglu-galatasarayda-kariyerinin-en-iyi-sezonunu-yasiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/kerem-akturkoglu-galatasarayda-kariyerinin-en-iyi-sezonunu-yasiyor/#respond Thu, 30 May 2024 21:13:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7889 Galatasaray’ın milli yıldızı Kerem Aktürkoğlu, kariyerinin en iyi sezonunu geçiriyor.

Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında RAMS Park’ta yapılan Bitexen Antalyaspor maçında biri penaltıdan olmak üzere 2 gol atan Kerem, 2-1’lik galibiyetin mimarı oldu.

Kerem, Antalyaspor ağlarını 2 kez sarsarak bu sezon Süper Lig’deki gol sayısını 11’e çıkardı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de 3 kez fileleri havalandıran Kerem, toplamda 14 gole ulaştı.

Sarı-kırmızılılara TFF 3. Lig takımlarından Anagold 24Erzincanspor’dan 2020-2021 sezonu başında gelen Kerem, toplamda 160 resmi maça çıktı. 25 yaşındaki kanat oyuncusu, söz konusu müsabakalarda 43 kez fileleri havalandırarak takımının en önemli hücum ayaklarından oldu.

Dördüncü sezonunu geçirdiği Galatasaray’da 14 kez ağları sarsan Kerem Aktürkoğlu, kendi rekorunu geliştirerek en golcü sezonunu yaşıyor.

Bu sezon 4 kez “double” yaptı

Kerem Aktürkoğlu, bu sezon Trendyol Süper Lig’de 4 kez “double” yaptı.

25 yaşındaki futbolcu, bu sezon 5. haftadaki Yılport Samsunspor, 21. haftadaki Trabzonspor, 22. haftadaki İstanbulspor ve 27. haftadaki Bitexen Antalyaspor mücadelelerinde ikişer gol atma başarısı gösterdi.

Kerem’in Galatasaray performansı

Kerem Aktürkoğlu’nun sezonlara göre Galatasaray kariyerindeki maç ve gol sayıları şöyle:

Sezon Lig maç/gol Kupa maç/gol Avrupa maç/gol Toplam maç/gol
2020-2021 27/ 6 2/ – 29/ 6
2021-2022 37/ 10 1/ – 14/ 3 52/ 13
2022-2023 34/ 9 4/ 1 38/ 10
2023-2024 26/ 11 1/ – 14/ 3 41/ 14
Toplam 124/ 36 8/ 1 28/ 6 160/ 43

Depremde enkazdan kurtarıldı

Türk futbolunun son 4 sezondaki parlayan yıldızı olan Kerem Aktürkoğlu, hayat hikayesiyle de dikkati çekiyor.

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 21 Ekim 1998 dünyaya gelen Kerem, henüz 10 aylıkken 1999 depremini yaşadı. Ailesiyle enkaz altından akrabalarının yardımıyla çıkarılan Kerem Aktürkoğlu, zorluklarla başladığı hayatında Türk futbolunun zirvesine çıktı.

TFF 3. Lig’den “Devler Ligi”ne uzanan kariyer

Kerem Aktürkoğlu, futbola Gölcükspor altyapısında başladı.

Kerem, 2013’te 15 yaşındayken doğduğu mahallenin takımı olan Hisayernspor’un altyapısına geçti. Burada dikkati çeken genç yıldız adayı, 2015’te İstanbul Başakşehir’in altyapısına transfer oldu.

Kiralık olarak Bodrumspor ve Karacabey Belediyespor’da top koşturan Kerem, Başakşehir’de yaşadığı sorunlar nedeniyle ayrılık kararı aldı. Kariyerinde birkaç adım geri atmak zorunda kalan Kerem, TFF 3. Lig temsilcisi 24Erzincanspor’a gitti.

2019-2020 sezonunda Erzincan temsilcisinin Türkiye Kupası’nda Beşiktaş ile yaptığı maçlarda dikkati çeken Kerem, 2020’nin eylül ayında Galatasaray’a transfer oldu. Kerem, sarı-kırmızılı takımla 1 kez Süper Lig şampiyonluğu yaşadı.

UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi’nde sahne alan Kerem, bu sezon Manchester United ağlarına gönderdiği topla, haftanın golü ödülünü kazandı.

Milli takımın değişmezleri arasına girdi

Kerem Aktürkoğlu, Galatasaray’daki performansıyla A Milli Futbol Takımı’nın da değişmezlerinden oldu.

Sarı-kırmızılı takıma gelmeden 2015-2017 arasında alt yaş milli takımlarda 4 maça çıkan Kerem, sarı-kırmızılılardaki performansıyla A Milli Takım’a yükseldi.

Kerem Aktürkoğlu, 4 sezonda ay-yıldızlı takımda 26 maça çıktı ve 5 kez fileleri havalandırdı.

Filistin’e destek mesajları

Kerem Aktürkoğlu, İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırılar ve sivillerin katledilmesi karşısında sessiz kalmadı.

Milli futbolcu, Gazze’de yaşanan dramla ilgili sık sık sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Bir paylaşımında, “Gazze’deki masumlar vahşice bombalamalardan sonra şimdi de açlıktan ölümle yüz yüzeler. Tek bir çocuk daha ölmesin. İnsanlık ölmesin!” ifadelerini kullanan Kerem, kamuoyu oluşmasına destek verdi.

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/kerem-akturkoglu-galatasarayda-kariyerinin-en-iyi-sezonunu-yasiyor/feed/ 0 Trabzonspor’un genç forveti Enis Destan, hedeflerini açıkladı https://www.igdirhaber.com.tr/trabzonsporun-genc-forveti-enis-destan-hedeflerini-acikladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/trabzonsporun-genc-forveti-enis-destan-hedeflerini-acikladi/#respond Mon, 27 May 2024 21:37:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7801 Trabzonspor’un 21 yaşındaki forvet oyuncusu Enis Destan, Trabzonspor’la yeni kupalar kaldırmak, hedeflediği gol ve asist barajını tutturmak, Trabzonspor’da iz bırakıp sonrasında da Alman futbol ligi Bundesliga’da oynamak istediğini söyledi.

Trabzonspor’un genç forveti Enis Destan, bordo-mavili kulübün dergisine röportaj verdi. Trabzonspor’a transfer süreci ile ilgili konuşan Destan, “Altınordu’da iyi sezon geçiriyordum. O süreçte herkes gibi Avrupa’da oynama hayallerim vardı ve teklifler de gelmeye başlamıştı. Gelişmeleri ailemle, başkanımla ve hocalarımla sürekli konuşuyorduk. Tam o süreçte Trabzonspor’dan teklif geldi. Çok büyük bir kulüpten davet alırsanız ister istemez yönünüzü oraya çevirirsiniz. O sezon da Trabzonspor şampiyonluğa oynuyordu. Teklif geldikten sonra çok kısa sürede karar verdim. Geriye dönüp baktığımda doğru karar vermişim çünkü en doğru yerdeyim” dedi.

“İhtiyaç olduğunda çok kez stoper ve 6 numara da oynadım”

Küçük yaş gruplarında forvet oynadığını, Altınordu’ya da forvet olarak gittiğini belirten ancak oradaki ihtiyaçtan dolayı stoper pozisyonunda da oynadığını hatırlatan Destan, “Oradaki ihtiyaçtan dolayı stoper oynatmaya başladı beni hocam. Başarılı da oldum sanırım ki birkaç sezon öyle devam etti. Ama hocam ve başkanımla bunu hep tartıştım, forvette daha iyi olacağımı söylüyordum. Sezon başlamadan forvet oynuyor ama maçlar başlayınca ihtiyaçtan yine stopere geçiyor ve öyle devam ediyordum. En son U17’deyken sezon başında birkaç maçta yine forvet oynadım. Bu kez çok iyi performans gösterince nihayet istediğim mevkide kaldım. Ama A takıma yükseldikten sonra da, maçlarda öne geçtiğimizde ve yine ihtiyaç olduğunda çok kez stoper ve 6 numarada görev aldım. O mevkilere alışığım yani. Şimdi de ihtiyaç olunca savunmada elimden geleni yaparım. Ama en verimli olduğum yer tabii ki forvet” diye konuştu.

“Warta Poznan’da geçirdiğim süreç bana çok şey kattı”

Kiralık olarak gittiği Polonya’nın Warta Poznan takımında geçirdiği süreçle ilgili yaşadıklarıyla alakalı ise genç forvet, “İlk başta çok zorlandım ama sonrası mükemmeldi bence. Genç yaşımda bana çok şey öğretti. Psikolojik olarak adeta çöktüm. 2-3 ay çok kötüydü benim adıma ve her şeyi bırakacaktım neredeyse. Ama kulübün bakış açısı, ailem ve arkadaşlarımın yardımıyla bu süreci aştım ve sonrasında daha da güçlendim. O yaşta büyük bir tecrübe oldu o direnç ve artık hiçbir şekilde, hiçbir konuda pes etmem. Saha içi ve dışı fark etmez: Mücadele benim işim. Polonya’da yaşadıklarım hem fiziksel hem de mental açıdan bana çok şey kattı. Profesyonelliği daha iyi öğrendim. İstatistiksel olarak fazla bir şey yapamadım belki ama bence birçok açıdan büyük gelişim kaydederek geri döndüm” ifadelerini kullandı.

“Bundesliga’da oynamak istiyorum”

Enis Destan, gelecek ile ilgili hedeflerine de değinerek, “Kısa vadede çok hedeflerim var, onları başardıkça daha çok motive oluyorum ve bu beni yukarıya çekiyor. İlk etapta Trabzonspor’la yeni kupalar kaldırmak, hedeflediğim gol ve asist barajını tutturmak, bunları teker teker başarmak istiyorum. Trabzonspor’u, bu kulübü, bu camiayı çok seviyorum. Onun dışında Altınordu ve Bayern Münih’in maçlarını da merakla takip ediyorum. Burada iz bırakıp sonrasında da çok sevdiğim Bundesliga’da oynamak istiyorum” şeklinde konuştu.

“Hava toplarındaki kafa vuruşlarıma güveniyorum”

Mücadeleci bir oyuncu olduğunu anlatan ve hava toplarına ve kafa vuruşlarıma güvendiğini vurgulayan Destan, “Ama daha da gelişmem gerekiyor. Ekstra antrenmanlar önemli benim için. Sürat ve çabukluk çalışmalarına ağırlık veriyorum. Gol vuruşlarının yanı sıra bir forvet olarak duvar olmak, pasör olmak çok önemli. Antrenmanlar sonunda hocalarımla bunun analizini yapıyoruz. Ekranda izleyip neler yapıp neler yapmamam gerektiğini belirleyip ona göre çalıyorum” cümlelerine yer verdi.

“Topun oyunda kaldığı süreye değer verirdim”

Maç esnasında öne geçen veya puana ihtiyacı olan takımlardan bazılarının oyunu soğutmak ve zaman geçirmek için çok durduğunu bu yüzden de topun oyunda kaldığı sürenin kısaldığını dile getiren genç oyuncu, “Topun oyunda kaldığı süreye değer verirdim. Öne geçen veya puana ihtiyacı olan takımların bazıları oyunu soğutmak ve zaman geçirmek için çok duruyor, böylece topun oyunda kaldığı süre kısalıyor ve bu nedenle heyecan azalıyor. Nasıl bir uygulama olur bilmiyorum ama basketboldaki gibi süreleri durdurmak dahil buna bir çözüm bulunmasının futbol keyfini artıracağına inanıyorum” açıklamasında bulundu. – TRABZON

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/trabzonsporun-genc-forveti-enis-destan-hedeflerini-acikladi/feed/ 0
Çanakkaleli genç karateci Beyza Akkaya, Avrupa şampiyonluğunu Dünya Şampiyonası’nda taçlandırmak istiyor https://www.igdirhaber.com.tr/canakkaleli-genc-karateci-beyza-akkaya-avrupa-sampiyonlugunu-dunya-sampiyonasinda-taclandirmak-istiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/canakkaleli-genc-karateci-beyza-akkaya-avrupa-sampiyonlugunu-dunya-sampiyonasinda-taclandirmak-istiyor/#respond Mon, 13 May 2024 21:00:51 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7263 Türkiye’de karate branşında yetişen genç yeteneklerden 15 yaşındaki Çanakkaleli milli sporcu Beyza Akkaya, yurt içinde elde ettiği başarıların ardından kazandığı ümitler Avrupa şampiyonluğunu, ekim ayında yapılacak Dünya Şampiyonası’nda taçlandırmak istiyor.

Ali Haydar Önder Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi olan Çanakkale Geçilmez Gençlik ve Spor Kulübü sporcusu Akkaya, 7 yaşında başladığı karatede önemli başarılara imza attı.

Akkaya, 2019 yılında Türkiye Minikler ve Yıldızlar Türkiye Şampiyonası ile Bosna Hersek’teki 24. Balkan Çocuklar Karate Şampiyonası’nda ikinci oldu. 2021’deki Türkiye Yıldızlar Şampiyonası’nda 42 kilo kadınlar kumitede birincilik kürsüsüne çıkan Akkaya, sonraki yıllarda Dünya Gençlik Ligi’nin Hırvatistan ayağında altın, Meksika ile Birleşik Arap Emirlikleri ayaklarında üçüncülük, Balıkesir’deki Türkiye Şampiyonası ile Okullararası Türkiye Şampiyonası’nda birincilik kazandı.

Son olarak Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 9-11 Şubat’ta yapılan 51. Avrupa Ümit, Genç ve 21 Yaş Altı Karate Şampiyonası’nda 47 kilo kumitede birinci olan Akkaya, İtalya’nın Venedik kentinde 9-13 Ekim’de düzenlenecek Dünya Ümit, Genç ve 21 Yaş Altı Karate Şampiyonası’nda yer alabilmek için milli takım seçmelerine haftanın 5 günü ikişer saat antrenman yaparak hazırlanıyor.

Akkaya: “Karate benim için bir hayat biçimi oldu”

Beyza Akkaya, AA muhabirine, 8 yıldır mücadele ettiği karatede kendisini günden güne geliştirip daha büyük başarılara imza atmayı hedeflediğini söyledi.

Karateye ilkokul 3. sınıfta başladığını belirten Akkaya, “Arkadaşlarım da karateye gidiyordu. Bundan sonra karate benim için bir hayat biçimi oldu. Aradan geçen süreçte önemli başarılara imza attığımı düşünüyorum. Üç kardeşim var, onlar da milli sporcu. Birçok maça birlikte hazırlanıyoruz. Ailem ve antrenörlerimin yanı sıra antrenmanlara çıktığım arkadaşlarım beni çok destekliyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeye çalıştığını anlatan Akkaya, Gürcistan’da kazandığı altın madalya ile gururlandığını dile getirdi.

Dünya şampiyonası için 5 ay sonra milli takım seçmelerine katılacağı bilgisini veren Akkaya, “Oradan da çıkıp ülkemi, Çanakkale’mi temsil etmek istiyorum. İki ay boyunca kamp yaptık. Birinci kamp İstanbul’da bir ay sürdü. Alışma dönemini burada atlattık. İkinci kampımız Erzurum’da oldu, çok güzel geçti. Kafama en son diş yedim. Kafam kanadı, bunlar hatıra oldu bizlere.” ifadelerini kullandı.

Akkaya, maçlara çıkmadan önce heyecanlanmadığını, aksine daha çok hırslandığını vurguladı.

Sadece kazanmaya odaklandığını aktaran Akkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önceden gençlik liglerine katıldığım için o havaya, salona aşinayım. Yani sıkıntı çekmiyorum. En son şampiyon olduğum maçta da aynı duyguları yaşadım. Çok şükür rahat geçti. Üç maç yaptım, dördüncü maçım da finaldi. Final maçım çok güzel geçti, şampiyonluğu elde ettim. Arkamda oturan hocalarım ve kardeşlerim sayesinde rahattım. Oraya kadar geldiler, beni desteklediler. Final maçım 7-2 bitti. Hedefim dünya şampiyonluğu ve Avrupa’da da tekrar şampiyon olmak. Karate branşı olimpiyatlara dahil edilirse, orada da yarışmak istiyorum. Umarım olur.”

Karateye yeni başlayanlara hedeflerinden asla vazgeçmemeleri ve pes etmemelerini tavsiye eden Akkaya, istedikten sonra her şeyi başarabileceklerini sözlerine ekledi.

Erbasan: “Oldukça başarılı sonuçlar alıyoruz”

Milli sporcunun antrenörü Berhat Erbasan, başkanlığını oğlu Melih Erbasan’ın yaptığı spor kulübünde her gün antrenman yaptıklarını belirtti.

Sporcuları yaş gruplarına, seviyelerine, spora başlama ve kuşak seviyelerine göre ayırdıklarını anlatan Erbasan, şunları kaydetti:

“Beyza Akkaya 3 kardeşiyle milli sporcu. Ailece karate ile uğraşıyorlar. Oldukça başarılı sonuçlar alıyoruz. Spor kariyerimdeki ana hedefim başarılı sporcular yetiştirmek. Sanıyorum bunu başarabildim. En güzel örneğini Beyza ile yaşıyoruz. Çocuklarımız spor yapsınlar, güzel bir etkinliğin içinde olsunlar, öz güvenleri gelişsin, hayatın her aşamasında dik durmayı öğrensinler. Yenildikleri zaman o yenilginin altında ezilip perişan olmasınlar. Yendikleri zaman da şımarıp, o galibiyetin havasına kapılıp ahlaki durumlarını bozmasınlar.”

Erbasan, kulüplerinde 5 yaşında da sporcu bulunduğunu aktararak, ailelere çocuklarını spora başlamaları için yaş kriteri koymamaları çağrısında bulundu.

Kulüp başkanı Melih Erbasan ise yoğun çalışma programı sayesinde sporcuların girdikleri müsabakalardan başarılı sonuçlarla ayrıldıklarını anlattı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/canakkaleli-genc-karateci-beyza-akkaya-avrupa-sampiyonlugunu-dunya-sampiyonasinda-taclandirmak-istiyor/feed/ 0
Sivas Halk Eğitim Merkezinde Okuma Yazma Eğitimi Alan Kadınlar Azimleriyle Dikkat Çekiyor https://www.igdirhaber.com.tr/sivas-halk-egitim-merkezinde-okuma-yazma-egitimi-alan-kadinlar-azimleriyle-dikkat-cekiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/sivas-halk-egitim-merkezinde-okuma-yazma-egitimi-alan-kadinlar-azimleriyle-dikkat-cekiyor/#respond Tue, 07 May 2024 21:45:28 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7077 Sivas Halk Eğitim Merkezin de ilerleyen yaşlarına rağmen okuma yazma eğitim alan kadınlar azimleri ile dikkat çekiyor.

Sivas Halk eğitim merkezinde düzenlenen okuma yazma kurslarında eğitim alan kadınlar hem temel okuma hem de yazma becerilerini kazanmayı hedefliyor. Kadınlar, ilk defa kalem tutmanın heyecanını yaşarken yeni bir beceri edinmenin gururunu yaşıyor. İlerleyen yaşlarında okuma ve yazmayı öğrenen kadınlardan birinin hikayesi ile diğerlerinden çok farklı. 2 yıl önce Fas’tan Türkiye’ye gelin gelen 61 yaşında ki Aıcha Nacsauı, eşi ve ailesiyle daha sağlıklı iletişim kurabilmek için okuma yazma eğitimi alıyor. İlerleyen yaşına rağmen Türkçeyi öğrenmek için azim eden Nacsauı, yeni bir dil öğrenmenin keyifli olduğunu belirtti.

“14-99 yaş arası kursiyerleri kabul ediyoruz”

İlkokul eğitiminin 5 ayda verildiğini belirten sınıf öğretmeni Köksal Yılmaz, “Halk eğitim merkezimizde birince ve ikinci kademe okuma yazma eğitimleri veriyoruz. Birinci kademe eğitimde bir ve ikinci sınıf düzeyinde ikinci kademe eğitimde ise üç ve dördüncü sınıf düzeyinde eğitim veriyoruz. Buraya gelen vatandaşları da ilkokul belgesiyle mezun ediyoruz. Şuanda sabah saatlerinde gelen kursiyerlerimiz 6 öğleden sonra gelen kursiyerlerimizde 6 kişi geliyor ve eğitimlerine devam ediyorlar. Sabah kursumuz ikinci akdeme eğitim alanlar yaklaşık 3 ay sürüyor, öğleden sonra gelen vatandaşlar birinci kademede eğitim alıyor ve 2 ay kadar eğitim alıyorlar. Burada ikinci kademeyi bitirenler ortaokul eğitimi almak isterlerse devam ediyorlar. Halk eğitimde bulunan açıktan öğretim alanına yönlendiriyoruz orada da eğitimini bitirenler açık lisede okumaya devam ediyorlar. 14 yaşın üstünden 99 yaşına kadar vatandaşları kabul ediyoruz, burada birçok kursiyerimiz eğitim görüyor. Kurslarımıza okuma yazma bilmeyen herkesi davet ediyorum” dedi.

Eş ve ailesi ile konuşabilmek için Türkçe öğreniyor

Fas’tan Türkiye’ye gelin gelen Aıcha Nacsauı (61) Türkçeyi eşi ve ailesi için öğrendiğini belirterek, “Fas’ın Kasablanka şehrinden 2 yıl önce Türkiye’ye geldim. Bir Türk ile evlendiğim için buradayım. Eşim ve ailesi ile rahat konuşabilmek için bu kursa kaydoldum. Türkçe zor bir dil değil ancak öğrenmek zaman istiyor. Öğretmenimize teşekkür etmek istiyorum, bize okuma yazmayı öğretmek için çok çaba gösteriyor. ” şeklinde konuştu.

“Zor geliyor ama öğrenmek istiyorum”

İleri yaşlarda öğrenmenin zor olduğunu belirten Erdem Taçyıldız, “Her hangi bir yere gittiğimde çok zorluk çekiyordum, bu durumda benim çok zoruma gidiyordu. Bende okuma yazma öğrenmek istedim ve hocamız sağ olsun bize okuma ve yazmayı öğretiyor. Ben 62 yaşındayım zor geliyor ama öğrenmek istiyorum. En çok okumayı ve yazmayı çok seviyorum” ifadelerini kullandı.

“Çocuklarımın derslerine yardım ederken kendimi geliştirdim”

Çocuklarının derslerine daha çok yardımcı olmak için okuma yazma eğitimi aldığını belirten Güzel Vural, “Çok az da olsa okumayı biliyordum, çocuklarımın derslerine yardım ederken kendimi geliştirdim. Buraya başladım ve şuan daha güzel okuyorum. Buraya gelmeden önce biliyordum ancak kendimi ifade edemiyordum. Bende tam olarak öğrenmek için buraya başvurdum. Öğrenirken zorluk yaşamıyorum okuma ve yazmayı seviyorum, her şey şuan güzel gidiyor” dedi. – SİVAS

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sivas-halk-egitim-merkezinde-okuma-yazma-egitimi-alan-kadinlar-azimleriyle-dikkat-cekiyor/feed/ 0
Başkan Mustafa Kavuş, hizmet ve eserle geçen beş yılını değerlendirdi https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-mustafa-kavus-hizmet-ve-eserle-gecen-bes-yilini-degerlendirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-mustafa-kavus-hizmet-ve-eserle-gecen-bes-yilini-degerlendirdi/#respond Wed, 01 May 2024 21:00:59 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6859 Konya’nın merkez Meram İlçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, beş yıllık süreçte ilçenin dönüşümden kamulaştırmaya, ulaşımdan sağlığa, kamu yatırımlarından eğitime her alanda en parlak dönemlerinden birini yaşadığını söyledi.

Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, beş yıllık belediye başkanlığı görevi süresince Meram’da hayata geçen projeleri, yatırımları ile sosyal ve kültürel alanda ortaya konulan çalışmaları Tantavi Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı. Şeffaf ve katılımcı yönetim anlayışlarının bir sonucu olan bu bilgilendirme toplantılarını görev süresi boyunca sürekli gerçekleştirdiklerini ifade eden Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, böylelikle hem kamuoyunu bilgilendirdiklerini hem de kendi muhasebelerini yapma imkanı yakaladıklarını söyledi. Bu toplantının diğerlerinden farkının yıllık değil beş yıllık bir değerlendirme olduğunun altını çizen Başkan Kavuş, yüreği bu şehre ve bu şehrin insanına hizmet aşkıyla dolu insanlarından biri olduğuna dikkat çekerek, “Sadece belediye başkanlığı görevimde değil, tüm hayatım boyunca Meram’da hayatın merkezinde yer aldım, Meramlı’yı hayatının merkezinden yakalamaya çalıştım. Özellikle başkanlık görevimle beraber Meram ve Meramlı hemşehrilerim, benim hayatımın tamamı oldu ve tam da merkezinde yer aldı” dedi.

“Yaptıklarımızla tüm Meramlıların duasını aldık”

Çerçevesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği eser ve hizmet siyaseti anlayışı ile tevazu, samimiyet, gayret, çaba ve emekle geçen beş yılı geride bıraktığını belirten Başkan Mustafa Kavuş, “Bir işte ne kadar zaman geçirdiğiniz değil, o zamanı nelerle ve nasıl doldurduğunuz önemlidir elbette. Kıymetli olan geçen beş yıl değil o beş yılda neler yaptığınızdır. Şükürler olsun ki biz, çok şey sığdırdık bu beş yıla. Yeni yatırımlar, atılımlar, yeni ufuklar, yeni stratejiler, açılışlar, temeller ve yeni başlangıçlar gerçekleştirdik. İnsan öncelikli ve hizmet odaklı çalışmalarımızla ilçemize pek çok yenilik kazandırdık. İmardan ulaşıma, kentsel dönüşümden sosyal hayata kadar her alanda büyük ve önemli adımlar attık. Bu zamanı en güzel şekilde değerlendirerek ilçemize pek çok yeni güzellik kattık. Nihayetinde, yüreğine ve ihtiyaçlarına dokunduğumuz, yüzlerini güldürdüğümüz, elini sıkıp duasını aldığımız 350 bin kalp biriktirdik. İşte tüm bunlar Meram ve hemşehrilerimle dopdolu geçen beş yılın en kısa ve en net özetidir” ifadelerini kullandı.

Yapılan faaliyetler ve icraatlar hakkında bilgiler veren Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, ilçenin dönüşümden kamulaştırmaya, ulaşımdan sağlığa, kamu yatırımlarından eğitime her alanda yaşadığı değişimi anlattı.

“Değişim, dönüşüm ve imar çalışmalarında yeni bir çığır açtık”

Meram Belediyesinin imar çalışmalarında yakaladığı başarıyı anlatan Başkan Kavuş, maliyeti ve mahiyeti bakımından şehrin en büyük projelerinden biri olan Şükran Kentsel Dönüşüm çalışmalarında artık son viraja girildiğinin altını çizdi. Projenin bugünkü değeriyle 3 milyar TL’yi aştığını belirten Başkan Kavuş, 7 ayrı etap halinde yürütülen bu dev projenin hızla yükseldiğini ve yakın zamanda hizmete başlayacağını belirtti. Son beş yıl içinde 7,5 milyon m²’lik bir alanda imar planlamasının yapıldığını da söyleyen Başkan Kavuş, yaklaşık 22 milyon m²’de de çalışmaların son sürat devam ettiğini kaydetti.

“Dev bütçe ayırdığımız kamulaştırma ile Meram yeni bir çehreye kavuşuyor”

Son beş yıl içinde ilçede güncel değeri ile 2 milyar 72 milyon TL’yi kamulaştırma yapıldığına dikkat çeken Başkan Kavuş, açıklamalarını şöyle sürdürdü; “Larende Caddesi, Sahibata Mahallesi Rezerv Alanı, Küçük Aymanas Caddesi, Taşcami Uzunharmanlar Caddesi ve daha nice kamulaştırmalarla şehir hem çehre değiştirecek, hem de ulaşımda büyük rahatlığa kavuşacak. Yeni açılan İsmail Ketenci, Kazakistan ve Karabağ, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş Caddeleriyle ve yenilenen caddelerle Meram’da ulaşım artık çok daha hızlı ve çok daha konforlu hale geldi. Ulaşımda konforu artıran bir diğer etken de asfalt ve altyapı çalışmaları. Bu çerçevede 5 yılda yaklaşık 5 milyon metrekare yol asfaltla buluştu. Parke ve bordür için harcanan bedel ise yine güncel bedelle 800 milyon 575 bin TL oldu.”

“Meram, tesisleşmede parlak bir dönemini yaşadı”

Meram’ın tesisleşmede de parlak bir dönem yaşadığına işaret eden Başkan Kavuş, bünyesinde Gençlik Merkezi, yüzme havuzu, emekliler lokali, spor tesisi, ticari alanlar bulunan Konevi Sosyal Tesisinin açılışa hazırlandığının müjdesini verdi. Kavuş, hizmet vermeye başlayan Lalebahçe Spor Tesisi, Harmancık Kapalı Pazar Alanı, Gazze Sosyal Tesisi, Berlika Spor tesisi, Dere Sosyal Tesisi, Nazmiye Muslu Spor Tesisi, Meram İlçe Halk Kütüphanesi ve 14 Emekli Lokalleriyle ilçede sosyal hayata renk kattıklarını ifade etti. Kafe Meram’ın 8 ayrı şubesiyle sosyal hayata renk katan bir diğer yatırım olduğuna vurgu yapan Başkan Kavuş, “Sosyal belediyecilik alanında da örnek hizmetler verdik, vermeye devam ediyoruz. Tenzile Ana Hasta Konuk Evi, Mobil Taziye Araçlarımız, İyi ki Doğdun Bebek Projemiz, Engelli Nakil Aracımız, Akülü Araç Şarj İstasyonlarımızla hemşehrilerimizin yanındayız” şeklinde konuştu.

“MEGA’da her yaş grubu için ayrı bir proje yürütüyoruz”

Meram Belediyesinin hayata geçirdiği yeni nesil eğitim projesi Meram Gelişim Akademisi’nin (MEGA) her yıl 75 bin öğrencinin hayatına dokunduğunu belirten Başkan Kavuş, gençlik projeleri hakkında da şu açıklamaları yaptı: “Ahlaki karakter eğitimini merkeze alarak yeni nesli, yeni nesil eğitim yöntemleriyle tanıştıran ve bilim, sanat, yaşam, doğa, sağlık ve spor eğitimleriyle yeni bir çığır açan MEGA ortaya koyduğu projelerle son beş yılın yıldızı oldu. Hayata geçirdiğimiz E-Spor Merkezi ile ulusal ve uluslararası sportif rekabette oyuncu gelişimini hedefledik. Yazılım Akademimiz yeni yazılımcılar yetiştirmek üzere eğitimlerine başladı. Youtube Akademi ile 16 yaşından büyük gençler ve video üretimi konusunda kendini yetiştirmek isteyen yetişkinlere destek vermek, video içeriği oluşturmak, video çekim teknikleri ve sosyal medya kullanımını içeren eğitimler veriyoruz. Dijital Oyun Tasarım Akademisi’nde ise dijital oyun tasarımı için matematik ve fizik, dijital oyunlar için kod yazımı, sanat tarihi ve görsel algı psikolojisi, dijital oyun mekaniği ve tasarımı, oyun karakter tasarımı eğitimleri almalarını sağladık. Her yaş grubu için ayrı bir proje yürüttüklerini söyleyen Başkan Kavuş, “1. ve 2. sınıflar için Değerler Eğitimi, 3. sınıflar için KOP Doğa Okulu, 4. sınıflar için Trafik Eğitimi, 5. 6. 7. sınıflar için Bilim Kurdu ve 4. sınıftan 8. Sınıfa kadar akademik başarıyı artırma çalışmaları yürütüyoruz.”

Başkan Kavuş, ilçeye gelen kamu yatırımlarının son beş yılda Meram’a adeta sağanak şeklinde yağdığını ifade eden Başkan Kavuş, başta Çevre, Şehircilik İklim Bakanlığı ve Büyükşehir Belediyesi olmak üzere pek çok bakanlığın ilçemize pek çok yatırım gerçekleştirdiğini belirterek, Meram’ı dertlenen ve tüm bunlar için emek veren herkese teşekkür etti.

“Yeni turizm destinasyonu çok beğenildi”

Meram’ın bu dönemde kazandığı en değerli yatırımlardan biri olan ve 9 noktadan oluşan Yeni Turizm Destinasyonu hakkında da bilgi veren Başkan Kavuş, “Anadolu’nun en eşsiz güzellikteki bu gezi-turizm ve tarih aksı Meram Bağları ile başlıyor. Yeni Meram Caddesi ve Yaka Caddesi’nin kesişiminde yer alan 18 bin metrekarelik arazide yapılan çalışma ile tarihi Meram Bağlarını yeniden canlandırdık. Meram Bağı’nın hemen batısında bulunan Dere Mahallesi’nde 20 bin metrekarelik araziye Meram Belediyesi tarafından kurulan Lavanta Bahçesi, misafirlerine doyumsuz güzellikte anlar yaşatıyor. Konya’da güzelliği ve efsaneleriyle yüzyıllardır cazibe merkezi olan Kızlar Kayası’nı turizme kazandırdık. Aydın Çavuş Seyir Tepesi’ni yeniden projelendirip şehir hayatına kazandırdık. Hemen eteğinde bulunan Tavusbaba Türbesi ve Camii, çevre düzenlemesi ile muhteşem bir güzelliğe kavuştu. Hem mimarisi hem estetik görüntüsü hem de doğal güzelliği ile ender alanlardan biri olan Tarihi Meram Köprüsü, yakında açılışını gerçekleştireceğimiz Şehir ve Yaşam Kültürü Müzesi, üç farklı konsepti bünyesinde bulundurmasıyla Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan 80 Binde Devr-i Alem Parkı, ateşli ateşsiz piknik alanlarından çocuk oyun gruplarına kadar bir çok alanda hizmet vermenin yanı sıra sosyal ve kültürel faaliyetlere de ev sahipliği yapan Meram Dutlu Millet Bahçesi bu destinasyonun parçaları oldu” şeklinde konuştu.

“Tüm bunları yaparken mali disiplinden taviz vermedik”

Tarih boyunca yeşil ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Meram’ın yeşil dokusunu artırmak adına önemli çalışmaların altına imza attıklarını kaydeden Başkan Kavuş, bu kapsamda son beş yılda ilçeye bir milyon 200 bin m²’den daha fazla yeşil alan kazandırdıklarını ifade etti. Bu dönemde 1 milyon 42 bin bin fidan ve bitki türünü toprakla buluşturduklarını belirten Başkan Kavuş, bunların yanı sıra ilçeye kazandırılan park ve mahalle koruluklarıyla ilçenin yeşil dokusuna önemli katkı sunduklarını belirtti. Yaptıklarının bunlarla sınırlı olmadığını belirten Başkan Kavuş, konuşmasında ayrıca şu görüşlere yer verdi: “İlçemize en iyi hizmeti verebilmek adına teknolojinin tüm imkanlarını kullanıyoruz. Bizim Meram Buluşmaları ile hemşehrilerimizle bir araya geliyoruz. Tüm kurum ve kuruluşlarla uyum içinde çalışıyoruz. Bizim Meram Masası hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyor. Başta Konya Fide olmak üzere her açıdan çiftçilerimizin yanında olmaya gayret gösteriyoruz. Sosyal Yardımlarımızla ihtiyaç duyan ailelerimizin yanındayız. Temizlik ve sıfır atık noktasında Türkiye’ye örnek çalışmalar sergiliyoruz. Tarih ve kültür etkinliklerine ve yatırımlarına ayrı bir önem veriyor, Meram’ı kültür ve sanatın merkezi yapma adına pek çok etkinlik gerçekleştiriyoruz. Tüm bunları yaparken mali disiplinden asla taviz vermiyoruz. Şu an günü geçmiş hiçbir borcumuz yoktur.”

Programda konuşmasına beş yıllık çalışmalarında yakaladığı başarıdan dolayı Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş ve ekibine teşekkür ederek başlayan AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı ise yakalanan uyum ve işbirliğinin nasıl büyük çalışmalara temel oluşturduğunun en güzel örneğinin Konya’da verildiğinin altını çizdi.

“Uyumumuz ‘Konya modeli belediyecilik’ anlayışını inşa etti”

Her seçim döneminin bir muhasebe ve vizyon çizme dönemi olduğunun altını çizen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, Başkan Kavuş’un sunumunda sadece önemli olanlara yer verdiğini bu hizmetlerin arka planında bunlardan çok daha fazlasının olduğunu yakinen bildiğini söyledi. Sahada birlikte çalıştıklarını hatırlatan Başkan Altay, “Meram’da, başkanımızın anlattıklarının iki katı daha icraat var. Bizleri diğerlerinden farklı kılan şey ‘hizmet siyaseti’ yapıyor olmamızdır. Çünkü Cumhurbaşkanımızdan bunu öğrendik. Milletimiz için çalışmak ve ortaya iş koymak mecburiyetimiz var. Konya’yı diğer şehirlerden farklı kılan şey birlik ve beraberliğimizdir. Büyükşehir belediyemiz, ilçe belediyelerimiz, bakanlıklarımız, teşkilatlarımız birlikte çalışma kültürünü adeta yeniden inşa etti. Buna da ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışı adını koyduk. Bu modelde şehre herkesin katkısı var” dedi.

“Konya ve Meram büyük mesafe katetti”

Başkan Mustafa Kavuş’un sunumunu samimi ve heyecan dolu olarak nitelendiren Konya Valisi Vahdettin Özkan, hem Konya Valisi hem de Meram’da oturan birisi olarak yapılanlardan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Vali Özkan, “Başkan Kavuş’un çalışkanlığına ve fedakarlıklarına bizler şahidiz. Vatandaşlarımızın, insanlarımızın ihtiyaçlarını esas alarak onların yaşam kalitesini artıran teveccühüne mazhar olmuş pek çok işi başarıyla ortaya koydu. Bizler de bu işin odağında olduk. Konya belediyelerinin yaptığı hizmetler pek çok yerde örnek olarak gösteriliyor. Bu şehrin valisi olarak bende bundan mutlu oluyor, gurur duyuyorum” diye konuştu.

Başkan Kavuş’un beş yıl değerlendirme toplantısı hatıra fotoğrafı çekilmesi ile sona erdi. Toplantıya, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Milletvekilleri Selman Özboyacı, Mehmet Baykan, Meryem Göka ve Mustafa Hakan Özer, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, AK Parti Meram İlçe Başkanı Mustafa Dolular, MHP Meram İlçe Başkanı Mahmut Yaman, muhtar dernekleri başkanları, belediye meclis üyeleri, basın mensupları katıldı. – KONYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-mustafa-kavus-hizmet-ve-eserle-gecen-bes-yilini-degerlendirdi/feed/ 0
Antalya’da Güney Kariyer Fuarı Başladı https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-guney-kariyer-fuari-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-guney-kariyer-fuari-basladi/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:06:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6801 Antalya’da, Akdeniz Üniversitesinin ev sahipliğinde, 12 üniversitenin desteğiyle düzenlenen “Güney Kariyer Fuarı (GÜNKAF)” başladı.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisinin desteğiyle Mimar Sinan Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenen fuarın açılışında, kurdele kesiminin ardından katılımcı üniversitelerin rektörlerine ve sponsorlara plaket verildi.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, dünyada bu alandaki en başarılı organizasyonlardan birini gerçekleştirdiklerini, katılan firmaların çok seçkin, etkinliklerin de son derece dolu olduğunu söyledi.

Doç. Dr. Atay, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisinin kuruluşundan bu yana önemli bir paradigma değişimine gittiğini, artık insanı kaynak olarak değil, yetenek olarak gördüklerini belirtti.

Devlet olarak bu yetenekleri keşfetmeye yönelik araçlar, enstrümanlar geliştirdiklerini ifade eden Atay, “Gençler bu kariyer fuarları ve kariyer planlama dersi gibi pek çok ayrı aracı kullanarak kendilerini keşfediyorlar. Henüz okuldayken ne iş yaparlarsa daha iyi, ne iş yaparlarsa daha başarılı olurlar, bunun farkına varıyorlar. Bu konuda geliştirdiğimiz ekonometrik modele göre de 20-24 yaş grubu gençlerin istihdamında Türkiye’de 10 puanlık bir artış oldu. Son 5 yılda bu 10 puanlık artışla 6,1 oranında etki ürettiğimizi görebiliyoruz.” dedi.

“Dünyada en çok istihdam sorunu yaşanan yaş grubu 20-24 yaş”

Atay, “Mezun olayım ve bana birisi iş versin” kültürünün cari bir yaklaşım olmadığını, iş bulmanın ölçüsünün daha çok yere başvurmak, kendini daha çok geliştirmek, daha çok kendini ifade etmek olduğunu söyledi.

“‘Ben şu üniversiteden mezun oldum. Bana birinin iş vermesi gerekiyor’ anlayışını bu gençlerde kaldırdık.” diyen Atay, şöyle devam etti:

“Türkiye’de arkadaşlar, bir yandan birileri ‘İşte gençler işsiz’ falan diyor ama biz biliyoruz ki çok ciddi oranda gencimiz dördüncü sınıftayken işini bulmuş oluyor. Hem zaten dördüncü sınıfta ders yoğunluğu da azalıyor. Kurumsal şirketler, yetenekli çocukları keşfediyorlar ve sözleşmeli olarak çalıştırıyorlar. Proje bazlı çalıştırıyorlar. Bakın 20-24 yaş grubu istihdamda İtalya’yı, İspanya’yı geçmiş durumdayız. Dünyada en çok istihdam sorunu yaşanan yaş grubu 20-24 yaş, yani üniversitelilerin istihdamı. Biz şu anda ‘Dünyanın en iyisi falanız’ demiyoruz ama bizden daha gelişmiş olduğunu düşündüğümüz, bildiğimiz ülkelerden daha iyi bir duruma geldik. Sırf bu araçları doğru ve etkin kullandığımız için. Bunlardan sonuç aldığımızı görüyoruz.”

“Bizim gençlerimizin aslında kötü bir ajandası yok”

Türk gençlerinin çok özverili, çok iyi niyetli ve kreatif olduğunu dile getiren Atay, yapılan kurumsal ve uluslararası çalışmalarda, Türk gençlerinin daha çok gelişmiş olduğu düşünülen uluslardaki gençlere kıyasla daha yaratıcı, sonuç almaya odaklı olduğu ve en önemlisi de inisiyatif kullandığının ortaya çıktığını ifade etti.

Atay, dünyanın ekonomik olarak en büyük ülkelerinin en büyük şirketlerinde muhakkak Türklere yer verilmeye başlandığını belirterek, “Önce bir Türk oraya giriyor. Arkasından üç, beş, on tane birden alıyorlar. İstihdam ediyorlar. Çünkü bizim gençlerimiz inisiyatif kullanıyor. Çünkü bizim gençlerimizin aslında kötü bir ajandası yok. Millet olarak, başka toplumlarla geçinmeyi en iyi bilen milletlerden birisiyiz. Dolayısıyla bizim gençlerimiz nerede olurlar, hangi ülkede olurlar, hangi şirkette olurlarsa olsunlar çok rahat iletişim kuruyorlar ve sorunlara çözüm üretebiliyorlar. Bunu nasıl üretiyorlar? İnisiyatif alarak. İnisiyatif alma önemli bir tutumdur. Yani sonradan çok kolay geliştirilebilen bir şey değildir.” dedi.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da kariyer fuarlarının, hem katılımcılar hem de işverenler için benzersiz fırsatlar sunduğunu belirterek, fuarda 200’den fazla firmanın bir araya geldiğini söyledi.

AA standına gençlerden yoğun ilgi

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay ile Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Anadolu Ajansının (AA) açtığı standı ziyaret etti.

AA standına yoğun ilgi gösteren gençler, görevlilerden kariyer fırsatlarına ilişkin bilgi aldı.

Fuarı ziyaret eden gençler, firma temsilcileriyle bir araya gelerek, iş, staj, eğitim, konferans, mülakat gibi deneyimler elde edebilecek.

GÜNKAF’a kayıt olanlar arasından yapılacak çekilişle 5 öğrenci, Türk Hava Yollarından Avrupa ülkelerine gidiş-dönüş uçak bileti kazanacak.

Öğrencilere çekilişlerde Antalya spor’un Süper Lig maçları için bilet, spor merkezine aylık üyelik ve dalış eğitimi gibi farklı hediyeler de verilecek.

Fuar, yarın sona erecek.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-guney-kariyer-fuari-basladi/feed/ 0
Nilüfer Belediyesi Amatör Spor Kulüplerine Destek Sağladı https://www.igdirhaber.com.tr/nilufer-belediyesi-amator-spor-kuluplerine-destek-sagladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/nilufer-belediyesi-amator-spor-kuluplerine-destek-sagladi/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:57:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6726 Nilüfer Belediyesi, Amatör Spor Kulüpleri Ayni ve Nakdi Yardım Destek Projesi ile spora ve sporculara desteğini sürdürdü. Proje ile Nilüfer’deki 32 amatör spor kulübüne 1 milyon 850 bin TL değerinde ayni ve nakdi destek dağıtıldı.

Sporu toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaştırmayı ve bu konudaki bilincini artırmayı hedefleyen Nilüfer Belediyesi, faaliyetlerini sürdürmek konusunda zorluklar yaşayan amatör kulüplere desteğini sürdürüyor. Bu çerçevede Nilüfer Belediyesi Amatör Spor Kulüpleri Ayni ve Nakdi Yardım Destek Projesi gerçekleştirildi. 100. Yıl Spor Salonu’ndaki programa Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, CHP Nilüfer Belediye Başkan Adayı Şadi Özdemir, Nilüfer Amatör Spor Kulüpleri Derneği (NASK) Başkanı Osman Uçar ve çok sayıda amatör sporcu, antrenör katıldı.

Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Nilüfer’in sağlıklı geleceğini oluşturmak için uzun yıllardır çaba gösterdiklerini hatırlatarak, Spor Şenlikleri’nde her yıl binlerce çocuğu sporla buluşturduklarını söyledi. Amatör spor kulüplerinin de bu alanda gerçekleştirdikleri çaba, emek ve özverinin farkında olduklarını belirten Erdem, katkı sağlayanlara teşekkür etti. Nilüfer’in spor kenti olmasıyla övündüklerini anlatan Erdem, “Her yaş grubundan sporcuların kazandıkları madalyalarla göğsümüz kabardı, gururlandık. Bu emeği görmezden gelemezdik. Zorlu günler yaşadığımız o pandemi sürecinden sonra, Amatör Spor Kulüplerine Ayni ve Nakdi Yardım Destek Projesini hayata geçirdik. Son 3 yılda yaklaşık 100 bin sporsevere kulüplerimiz aracılığıyla ulaştık. 2022 yılında 400 bin, 2023 yılında 1 milyon ve bu yıl da 1 milyon 850 bin liralık ayni ve nakdi yardımı 32 amatör spor kulübüne desteği sağlıyoruz. Amacımız Nilüferliler’e, genç kuşaklara yaşam boyu spor yapma bilincinin kazandırılması, sportif etkinliklerde buluşmaları, özellikle de Nilüfer’de sporu bir yaşam biçimi haline getirmek, yaşam boyu spor kültürünü yaygınlaştırmak ve etkin kılmak” dedi.

CHP Nilüfer Belediye Başkan Adayı Şadi Özdemir de Nilüfer’in sporda öne çıkmasında bugüne kadar başkanlık yapanların payının büyük olduğunu söyledi. Bu örneği önümüzdeki dönemde de sürdürmek istediklerini dile getiren Özdemir, seçimi kazanıp belediye başkanı olduğunda bu durumu büyütüp, kuvvetlendirmek istediklerini kaydetti.

Nilüfer Amatör Spor Kulüpleri Derneği (NASK) Başkanı Osman Uçar da desteklerin sağlanmasında Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’e teşekkür ederek, amatör sporun yaşatmak için emeği geçenleri tebrik etti.

Başkan Erdem ve Özdemir spor malzemelerinin yer aldığı paketleri birlikte dağıtırken, malzemelerini alan gençlerin mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Tören sırasında Fethiye İdman Yurdu Sporcuları, Başkan Erdem’e fincan takımı hediye ederken, Özlüce Spor Kulüp Başkanı Tayfun Sertkaya da desteklerinden dolayı Erdem’e teşekkür plaketi verdi.

Destek kolisinde 30 adet federasyon onaylı resmi maç topu, 1 takım slalom seti, 10 adet antrenman hunisi, 25 adet antrenman çanağı, 20 adet antrenman yeleği, 1 takım engel seti (5’li), 2 çift kaleci eldiveni, 1 adet antrenman merdiveni, 1 adet koordinasyon çemberi (12’li), 5 adet atlama ipi, 2 adet fox 40 düdük, 7 çift futbol tekmelik, 1 adet kronometre gibi spor ürünleri yer aldı. – BURSA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/nilufer-belediyesi-amator-spor-kuluplerine-destek-sagladi/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, 4-6 yaş Kur’an Kursu açılışında konuştu https://www.igdirhaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-erbas-4-6-yas-kuran-kursu-acilisinda-konustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-erbas-4-6-yas-kuran-kursu-acilisinda-konustu/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:00:45 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6482 Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Hangi anne ve baba çocuğunun kötülüklerle meşgul olmasını ister ki”

– “Peygamber Efendimiz buyuruyor ki, ‘Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenenleriniz ve öğretenlerinizdir'”

– Yaşamkent Hz. Aişe 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nun açılışı gerçekleştirildi

(Fotoğraflı)

Kaan Taşkın – İbrahim Çakmak

ANKARA – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan ‘Yaşamkent Hz. Aişe 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nun açılışında yaptığı konuşmada, “Hangi anne ve baba çocuğunun kötülüklerle meşgul olmasını ister ki? İşte biz burada 4-6 yaş kurslarımız da burada olsun. Edirne’de, Van’da, Ordu’da, Aydın’da, Şırnak’ta, ülkemizin 81 ilinde neredeyse 922 ilçesinde artık 4-6 yaş Kur’an kurslarımız var” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan ‘Yaşamkent Hz. Aişe 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nun açılışını gerçekleştirdi. Açılışa Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Ankara Valisi Vasip Şahin ve vatandaşlar katıldı.

“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenenleriniz ve öğretenlerinizdir”

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş açılışta yaptığı konuşmada, “Efendimiz buyuruyor ki, ‘Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenenleriniz ve öğretenlerinizdir.’ İşte burada 4-5-6 yaşındaki çocukların Kur’an’ı tanımaları sağlanacak. Elif, b, t nedir? Bununla da yetinmeden yine medeniyetimizin en önemli değerleri ile donanımlı genç nasıl olur onun temelleri atılacak. Sevgi, saygı, sadakat nedir, dürüstlük, yalanın çirkinliği, dürüstlüğün güzelliği nedir” dedi.

“Hangi anne ve baba çocuğunun kötülüklerle meşgul olmasını ister ki”

Toplumun söz konusu değerlerle donatılmış bir gence sahip olmayı arzu ettiğini belirten Erbaş, “Hangi anne ve baba çocuğunun kötülüklerle meşgul olmasını ister ki? İşte biz burada 4-6 yaş kurslarımız da burada olsun. Edirne’de, Van’da, Ordu’da, Aydın’da, Şırnak’ta olsun her yerde. Ülkemizin 81 ilinde neredeyse 922 ilçesinde artık 4-6 yaş Kur’an kurslarımız var. Biraz önce genel müdürümüzden aldığım rakam 211 bini aşmış. Elhamdülillah daha da çoğalacak” ifadelerini kullandı.

“Medeniyetimizin değerlerini öğretin”

Şimdiye kadar bir buçuk milyona yakın 4-6 yaş çocuğun Kur’an kurslarında hizmet gördüğünü dile getiren Erbaş, şunları kaydetti:

“Efendimizin tavsiyesini yerine getiriyoruz. Biz onun ümmeti olarak en güzel tavsiyelerinden birisi olan çocuklar yedi yaşına gelince onlara Din-i İslam’ı öğretmeye başlayın, temel dini bilgileri, abdest nasıl alınır, namaz nasıl kılınır? Sevgi nedir, saygı nedir? Küçükleri sevmek nedir, büyüklere saygı göstermek nedir? Bunları öğretin, medeniyetimizin değerlerini öğretin. Efendimizin tavsiyesini yerine getiriyoruz.”

“Fatih’ler Süleyman’lar yetiştirelim”

Bilim insanlarının araştırmalarına göre insanların karakterlerinin yarısının 7 yaşına kadar geçirdiği sürede oluştuğunu aktaran Erbaş, “Hazreti Aişe’ler, Fatıma’lar, Ali’ler Hüseyin’ler, Fatih’ler, Süleyman’lar yetiştirelim. Onlar gibi geçmişimizdeki o değerlerimizi çocuklarımıza öğretelim. Bunun için çırpınıyoruz. Vatanını seven, bayrağını seven, ezanını seven, Rabbini, peygamberini seven gençler yetiştirelim istiyoruz. Bunlardan bu millete faydadan başka bir şey gelmez. Her annenin babanın umudu budur” diye konuştu.

Vatanını, milletini ve devletini seven gençler yetiştirdiklerine dikkati çeken Erbaş, “Milletine, devletine hainlik yapanlara karşı içinde ve yüreğinde bir nefret besleyen gençler olsun. Öyle değil mi? Biz bir kötülük gördüğümüz zaman onu elimizle düzeltmek lazım. Elimizle düzeltemiyorsak dilimizle düzeltmemiz lazım. Dilimizle de düzeltemiyorsak kalbimizle o kötülükten nefret etmemiz lazım. Peygamber Efendimizin verdiği ölçü bu” açıklamalarında bulundu.

“Milletin sahip olduğu değerleri yeni nesille aktaracaksınız”

Vali Şahin ise yaptığı konuşmada, şu ifadelere yer verdi:

“Bütün medeniyetlerin gelişimine baktığımızda aslında çift taraflı bir gelişme mutlaka şart olarak görülüyor ve temelinde de o olduğu görülüyor. Bir taraftan maddi kalkınmayı yaparken ama öbür taraftan da kendi üzerinde yükseldiği değerlere sahip çıkarak o değerleri yücelterek ve o değerlerle tesis ederek nesillerini ancak öyle sağlayabiliyor. Yani siz bir kalkınma yapacaksanız, insanınızın kalitesini yükseltecekseniz. Mutlaka o coğrafyanın, o milletin sahip olduğu değerleri de aynı zamanda yeni nesille aktaracaksınız.”

Konuşmaların tamamlanmasının ardından Kur’an kursunun açılışı kurdele kesilerek gerçekleştirildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/diyanet-isleri-baskani-erbas-4-6-yas-kuran-kursu-acilisinda-konustu/feed/ 0
Son 10 Yılda 671 Çocuk İşçi Hayatını Kaybetti https://www.igdirhaber.com.tr/son-10-yilda-671-cocuk-isci-hayatini-kaybetti/ https://www.igdirhaber.com.tr/son-10-yilda-671-cocuk-isci-hayatini-kaybetti/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:30:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6466 HABER: HAKAN KAYA

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2013-2023 yılları arasını kapsayan ‘Çocuk İş Cinayetleri’ raporunu yayımladı. Son 10 yılda 14 yaş ve altı 234, 15-17 yaş arası ise 437 çocuk olmak üzere toplamda 671 çocuk işçinin hayatını kaybettiği belirtilen raporda en çok ölümün yüzde 28’lik oran ile trafik servis kazalarında yaşandığı belirtildi. Ocak 2024 iş cinayetleri raporuna göre ise ocak ayında en az 158 işçinin hayatını kaybettiği açıklandı.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2013-2023 yılları arasını kapsayan ‘Çocuk İş Cinayetleri’ raporu ve Ocak 2024 iş cinayetleri raporu olmak üzere iki rapor yayımladı.

SON 10 YILDA 671 ÇOCUK İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ

‘Çocuk İş Cinayetleri’ raporuna göre son10 yılda 14 yaş ve altı 234, 15-17 yaş arası ise 437 çocuk olmak üzere toplamda 671 çocuk işçi hayatını kaybetti.

ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİNİN EN ÇOK YAŞANDIĞI İŞ KOLU, TARIM-ORMAN

İş kollarına göre ölümler en çok yüzde 57’lik oranla Tarım, orman iş kolunda yaşanırken, çocuk işçi ölümlerinin işkollarına göre dağılımı şu şekilde açıklandı:

Tarım, Orman işkolunda 380 çocuk (250 işçi ve 130 çiftçi); İnşaat, Yol işkolunda 71 çocuk; Metal işkolunda 46 çocuk; Konaklama, Eğlence işkolunda 45 çocuk; Gıda işkolunda 23 çocuk; Ticaret işkolunda 21 çocuk; Genel İşler işkolunda 20 çocuk; Tekstil, Deri işkolunda 17 çocuk; Taşımacılık işkolunda 14 çocuk; Ağaç, Kağıt işkolunda 11 çocuk; Kimya, Lastik işkolunda 7 çocuk; Enerji işkolunda 4 çocuk; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 çocuk; Madencilik işkolunda 1 çocuk; İletişim işkolunda 1 çocuk; Sağlık işkolunda 1 çocuk; eldeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirlenemeyen 6 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.

TRAFİK, SERVİS KAZALARINDA 186 ÇOCUK İŞÇİ ÖLDÜ

Rapora göre 2013-2023 yıllarında çocuk işçi ölümlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:

Trafik, Servis Kazası nedeniyle 186 çocuk; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 112 çocuk; Ezilme, Göçük nedeniyle 92 çocuk; Yüksekten Düşme nedeniyle 61 çocuk; Şiddet nedeniyle 56 çocuk; Elektrik Çarpması nedeniyle 44 çocuk; Yıldırım Düşmesi nedeniyle 41 çocuk; Patlama, Yanma nedeniyle 25 çocuk; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 14 çocuk; Kesilme, Kopma nedeniyle 13 çocuk; İntihar nedeniyle 9 çocuk; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 8 çocuk; Diğer nedenlerden dolayı 10 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.

EN ÇOK ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMÜ ŞANLIURFA’DA YAŞANDI

Son 10 yılda Türkiye’nin 77 şehrinde çocuk işçi ölümlerinin gerçekleştiğinin belirtildiği raporda en çok ölüm yaşanan ilk 5 şehir ise şu şekilde: Şanlıurfa 49 ölüm, Gaziantep 40 ölüm, Adana ve İstanbul’da 33’er ölüm, Konya’da ise 25 ölüm.

OCAK AYINDA 158 İŞÇİ İŞ KAZALARINDA HAYATINI KAYBETTİ

Ocak 2024 İş cinayetleri raporuna göre ise ocak ayında en az 158 işçinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Rapora göre ölümlerin yüzde 18’i ezilme ve göçük, yüzde 17’si trafik servis kazaları, yüzde 16’sı yüksekten düşme olduğu belirtildi.

İş kollarına göre ölümlerin, yüzde 28’i inşaat/yol, yüzde 14’ü taşımacılık, yüzde 10’u tarım/orman, yüzde 7’si ticaret/büro, yüzde 6’sı metal iş kollarında gerçekleşti.

Raporda iş cinayetlerinde ölen 158 kişiden 5’inin kadın, 153’ünün ise erkek olduğu belirtildi.

EN ÇOK ÖLÜM İSTANBUL’DA

Ocak ayında en çok ölümlerin yaşandığı 6 şehir ise şöyle:

İstanbul 24 kişi, İzmir 17 kişi, Şanlıurfa 11 kişi, Gaziantep 10 kişi, Konya 8 kişi, Mersin 7 kişi

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/son-10-yilda-671-cocuk-isci-hayatini-kaybetti/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Türk deniz ticaret filosundaki yaşlı gemilerin can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturduğunu belirtti https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-turk-deniz-ticaret-filosundaki-yasli-gemilerin-can-ve-mal-guvenligi-acisindan-tehlike-olusturdugunu-belirtti/ https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-turk-deniz-ticaret-filosundaki-yasli-gemilerin-can-ve-mal-guvenligi-acisindan-tehlike-olusturdugunu-belirtti/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:43:12 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6372

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, “Yaşlı gemilerin hizmette tutulması, denizde can ve mal güvenliği açısından çok ciddi sonuçlar doğuruyor…Yani filomuz yaşlı. Kullanım ömrünü tamamlamış ve filodaki bu gemilerin sefer izni alabilmesi, sadece kar odaklı bir yaklaşımla açıklanabilir. Başka bir açıklaması yok. Bu konuda bakanlığın acil adım atması gerekiyor. Bu konuda denetimlerin artırılması da son derece önem taşıyor. Her ne kadar bakanlık denetimlerin yapıldığını ifade etse de son 8 yılda meydana gelen 3 bin 223 gemi faciası ve 677 kişinin hayatını kaybetmesi, 390 kişinin kaybolması durumun vehametini ortaya koyuyor” dedi.

Marmara Denizi açıklarında 15 Şubat’ta batan 53 yaşındaki Batuhan A isimli ticari geminin 6 mürettabatın tamamı hala bulunamadı. Geçen yıl 19 Kasım’da Karadeniz’de Ereğli Limanı’ndan çıkarken askeri bölgedeki mendireğe çarparak batan Kafkametler gemisindeki 7 gemici hala bulunamadı. DEMA M isimli gemide kaybolan 4. Mühendis Yiğit Acar’dan 533 gündür haber alınamıyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, denizlerde batan ve akıbetleri belli olmayan gemiler ile çalışanları hakkında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abudlkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi vermişti.

Uraloğlu, Karasu’nun sorularına özetle şu yanıtı vcrdi:

“2023 yılı itibarıyla Türk deniz Ticaret Filosunda bulunan Gemi Siciline ve TUGS’a kayıtlı 150 GT ve üzeri 2.149 adet demi/deniz taşıtı bulunmaktadır. Bu gemi/deniz taşıtı bulunmaktadır. Bu gemi/taşıtlarının toplam ağırlığı 7.517.332 DWT olup, 268’İ 0-5 yaş, 307’si 6-10 yaş, 572’si 11-20 yaş, 409’u 21-30 yaş, 593’ü 31 ve üzeri yaş aralığındadır.

Yapılan denetimler sonucunda ulusal ve uluslararası gerekleri sağlayan gemiler belgelendirilerek seyirlerine izin verilmektedir. Söz konusu gemiler ayrıca belirli aralıklarla ulusal ve uluslararası kurallara uygunluklarının devam edip etmediklerinin tespiti için Bakanlığımızın Gemi Denetim Uzmanları tarafından Ön Sörvey adı verilen denetimlere tabi tutulmaktadır…Ülkemizde gemiadamı statüsünde bulunan; 5.038 adet Uzakyol Kaptanı ve Kaptan, 2.011 Uzakyol Başmühendisi, Başmakinist, 2.002 Makine Zabiti, 17.820 Makine Tayfa (Yağcı, Usta Makine Tayfası ve Makine Lostromusu), 63.849 Güverte Tayfa (Gemici, Usta Gemici ve Güverte Lostromusu) çalışmaktadır. Diğer taraftan; KEFKAMETLER adlı gemi 28.08.2023 tarihinde TORC (IMO NO: 9544683) adlı gemi is 08.11.2022 tarihindeki yürürlükteki mevzuat kapsamında denetime tabi denetime tutulmuş ve herhangi bir eksiklik, uygunsuzluk tespit edilmemiştir.”

Ulaş Karasu, Bakan Uraoğlu’nun yanıtını şu sözlerle değerlendirdi:

“Yaşlı gemilerin hizmette tutulması, denizde can ve mal güvenliği açısından çok ciddi sonuçlar doğuruyor. Avrupa’da 12 yaş üzerindeki gemilerin ‘yaşlı’ sayıldığı ve bu yaşlı gemilerin ülkemize satıldığı belirtiliyor. Önergeme verilen yanıttan da görüyoruz ki ülkemizde 150 GT ve üzerinde toplam 2 bin 149 adet gemi/deniz aracı bulunuyor. Bunların sadece 268’i 0-5 yaş, 307′ si ise 6-10 yaş aralığında bulunuyor. Geri kalan 1.574’i 11-31 ve üzeri yaş aralığında bulunuyor. Yani filomuz yaşlı. Kullanım ömrünü tamamlamış ve filodaki bu gemilerin sefer izni alabilmesi, sadece kar odaklı bir yaklaşımla açıklanabilir. Başka bir açıklaması yok. Bu konuda bakanlığın acil adım atması gerekiyor. Bu konuda denetimlerin artırılması da son derece önem taşıyor. Her ne kadar bakanlık denetimlerin yapıldığını ifade etse de son 8 yılda meydana gelen 3 bin 223 gemi faciası ve 677 kişinin hayatını kaybetmesi, 390 kişinin kaybolması durumun vehametini ortaya koyuyor.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-turk-deniz-ticaret-filosundaki-yasli-gemilerin-can-ve-mal-guvenligi-acisindan-tehlike-olusturdugunu-belirtti/feed/ 0
Erzurum’da Mobil Tırlarla Kanser Taraması Yapılıyor https://www.igdirhaber.com.tr/erzurumda-mobil-tirlarla-kanser-taramasi-yapiliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/erzurumda-mobil-tirlarla-kanser-taramasi-yapiliyor/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:03:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6318 Erzurum’da kırsal bölgeler ve nüfusu kalabalık aile sağlığı merkezlerine mobil tırla giden sağlıkçılar, kanser taraması yapıp, erken teşhis ve tedavi için vatandaşları bilgilendiriyor.

İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir koordinesinde “Erken teşhis hayat kurtarır” sloganıyla çalışan Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) ekipleri, yıl başından bu yana kanserde erken teşhisle hayat kurtarmak için mahalle mahalle dolaşıyor.

Sağlıkçılar, ilçe ve kırsal bölgelerin yanı sıra kent merkezinde nüfusun kalabalık olduğu aile sağlığı merkezleri önüne konuşlandırılan mobil tırda, vatandaşlara ücretsiz meme kanseri, rahim ağzı ve kolon kanseri taramaları yapıyor.

Tarama sonucu riskli görülen vatandaşları sağlık kuruluşlarına yönlendirip takiplerini de yapan ekipler, gittikleri yerlerde yaptıkları salon toplantılarında vatandaşlara kanserde erken tanı ve tedavi için bilgilendirici faaliyette de bulunuyor.

“Hastanelerin yükünü azaltmak ve halkı bilinçlendirmek için sahaya indik”

Yakutiye İlçe Sağlık Müdürü Dr. Cüneyt Aygün, AA muhabirine, yoğun ve kabalık nüfusa sahip aile sağlığı merkezlerinde kanser taraması yapmaya başladıklarını söyledi.

İlçe merkezinde 1 haftada 300’den fazla kişiye kanser taraması gerçekleştirdiklerini ifade eden Aygün, şöyle konuştu:

“Kanser tedavisi zor olan hastalık, erken tanı da hayat kurtaran bir durum olduğu için erken dönemde hem 3. basamak hastanelerin yükünü azaltmak hem de halkımızı bu konuda bilinçlendirmek için sahaya indik. Taramalar sonucu kansere erken dönemde tanı koyulması ve tedavi mümkün. Aynı zamanda kanser tedavileri maliyetli hizmet, erken dönemde tanı ve tedavi ile yakaladığımızda hayat kurtarıyoruz, önemli hizmet veriyoruz.

Aygün, şüpheli durumlarda vatandaşları onkoloji ve genel cerrahi gibi birimlere yönlendirdiklerini ve kırsal mahallelerin yanı sıra bölgedeki Kur’an kursları, okullar ve diğer kamu kurumlarındaki vatandaşları da servis araçlarıyla mobil tırın bulunduğu alanlara getirip tarama yaptıklarını dile getirerek, “Ocak ve şubat itibarıyla 2 binin üzerinde vatandaşımıza ulaştık. İlçe sınırlarımızda yaklaşık 191 bin kişinin yaşamı söz konusu, ekiplerimizle sürekli sahada olacağız.” diye konuştu.

“Kanserden değil geç kalmaktan korkmalıyız”

İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir de dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alan ve önemli halk sağlığı sorunu olan kansere karşı kent genelinde kapsamlı tarama gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Kentte 2022 yılından itibaren günümüze kadar 53 bin 758 kişiye kanser taraması yapıldığını söyleyen Bedir, “17 bin 882 meme kanseri, 13 bin 414 rahim ağzı kanseri ile 22 bin 462 kalın bağırsak kanseri taraması yapıldı. Sonucu pozitif veya şüpheli olan 2 bin 458 kişi uzman hekimlere randevu alınarak yönlendirildi. Toplamda 37 kanser tanısı alan hasta oldu. Kanserden değil geç kalmaktan korkmalıyız, taramaların amacı hastalığın önüne geçmek ve hastalığın meydana gelmesini engellemek.” ifadelerini kullandı.

Bedir, kanser riskini ortadan kaldırmak ve vatandaşları bu konuda bilgilendirmek için sağlık çalışanlarının büyük gayret gösterdiğini vurguladı.

Kansere bağlı ölümleri azaltmak istediklerini aktaran Bedir, “Kanser nedenli ölümlerin üçte birini sigara ve alkol kullanımı ile sağlıksız yaşam ve hareketsizlik oluşturuyor. KETEM, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir meme kanseri taraması, 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir rahim ağzı kanseri taraması 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir kalın bağırsak kanseri taramaları ücretsiz yapılıyor. Tüm vatandaşlarımızın taramalara katılmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Kanser taraması yaptıran 50 yaşındaki Ayşe Taşması ise hizmetlerden memnun olduğunu anlatarak, “Devletimiz her zaman yanımızda. Eşim de kanserdi, Allah razı olsun devletimizden, her şey özel gibi oldu. Herkese kanser taramalarını yaptırmasını tavsiye ederim.” dedi.

Mobil tırda eşi ile tarama yaptıran Selçuk Akkaya, devletin vatandaşlara sağlık alanında çok önemli destek ve imkan sağladığını belirterek, “Sağlık ekipleri çok ilgili. Hizmetlerden memnunuz, devlet ayağımıza kadar her şeyi getiriyor ve her türlü imkanı sağlıyorlar. Bundan daha iyi bir şey olamaz.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/erzurumda-mobil-tirlarla-kanser-taramasi-yapiliyor/feed/ 0
Depremin ardından TCG Bayraktar’da doğan bebeklerini unutmayan askerlere ailelerden teşekkür https://www.igdirhaber.com.tr/depremin-ardindan-tcg-bayraktarda-dogan-bebeklerini-unutmayan-askerlere-ailelerden-tesekkur/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremin-ardindan-tcg-bayraktarda-dogan-bebeklerini-unutmayan-askerlere-ailelerden-tesekkur/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:46:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6310 Murat-Merve Açıkbaş ile Murat-Fatma Aytekin çiftleri, 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından Dörtyol Limanı’nda demirleyen TCG Bayraktar’da kucaklarına aldıkları bebeklerini ilk doğum günlerinde unutmayan askerlere teşekkür etti.

Açıkbaş ve Aytekin aileleri, depremlerde yüzer hastaneye dönüştürülerek Dörtyol ilçesi MMK Metalurji Limanı’na demirleyen ve 119 gün bölgede görev alan Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) çıkarma gemisi TCG Bayraktar’da dünyaya gelen bebekleri için düzenlenen sürpriz doğum gününde bir araya geldi.

İskenderun Deniz Üs Komutanlığı Şehit Er Remzi İlboğa Kışlası Şehit Er İsmail Kartal Salonu’nda düzenlenen kutlamada aileler, TCG Bayraktar’dan yapılan uzaktan bağlantıyla dönemin gemi komutanı 1’inci Amfibi Gemiler Filotillası Komodoru Deniz Albay Lütfü Sezgin, şu anki gemi komutanı Deniz Albay Uygar Günen ve geminin 2’nci komutanı Deniz Binbaşı Batur Hızlı ile görüştü.

Gemide geçen yıl 14 Şubat’ta dünyaya gelen Hatice Deniz Açıkbaş’ın ailesi ile 21 Şubat’ta doğan Nur Aytekin’in aileleri, depremlerin ardından kendilerini unutmayan ve bebeklerinin ilk doğum günü için etkinlik gerçekleştiren MSB’ye teşekkür etti.

“Türk Deniz Kuvvetleri” yazısı ve ambleminin bulunduğu doğum günü pastasının üzerindeki mumu bebeklerle birlikte aileleri, komutanlar ve personel üfledi. TCG Bayraktar gemisinden uzaktan bağlantıyla programa katılanlar da alkışlarla bebeklerin doğum gününü kutladı.

Bebeklerden birinin göbek adı “Bayraktar Gül” oldu

Hatice Deniz’in babası Murat Açıkbaş, AA muhabirine, doğum günü etkinliğiyle herkesi yeniden bir arada görmenin kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Kızının ilk yaş gününü kutladıklarını belirten Açıkbaş, “Sayelerinde deprem bölgesinde sadece ölümün değil, yaşamın da olduğunu gördük. Gerek ilk gelen ve yaralılarımızı Mersin Limanı’na taşıyan TCG İskenderun gerek TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar’ın burada olması bizim için çok büyük umuttu. Kızımın göbek adı da ‘Bayraktar Gül’, bebeğimiz çok sağlıklı.” dedi.

Nur bebeğin annesi Fatma Aytekin de bebeklerinin doğum gününde de kendilerini yalnız bırakmayan TCG Bayraktar ailesine ve tüm doktorlara teşekkür etti.

“Hayatları boyunca mutlu bir yaşam diliyoruz”

1’inci Amfibi Gemiler Filotillası Komodoru Deniz Albay Lütfü Sezgin, TCG Bayraktar’da doğan kız bebeklerin ilk doğum günlerini kutlamaktan mutlu olduklarını ifade etti.

Binlerce insanın yaşamını yitirdiği, büyük acıların yaşandığı deprem felaketinde Hatice Deniz ve Nur bebeklerin dünyaya gelmesinin kendileri için birer umut olduğunu anlatan Sezgin, şöyle konuştu:

“Acı haberi alır almaz harekete geçen TCG Bayraktar, deprem bölgesinde yalnızca sağlık hizmeti vermekle kalmamış, yaşanan bu felaketin içinde herkese umut aşılayacak iki sevimli bebeğin dünyaya gelmesine de tanıklık etmiştir. Bugün sevgili Açıkbaş ve Aytekin ailesine o kederli günlerde yaşanan zorlu anlardan bir çıkış, umut noktası olarak doğduğuna inandığımız, bu iki minik mucize adına TCG Bayraktar ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ailesi olarak en derin sevgilerimizi sunuyoruz. Bu özel günde birbirimize destek olmanın, sevgi ve umudu paylaşmanın önemini hatırlayarak birlik ve beraberlik içinde geleceğe umutla bakmanın önemini de bir kez daha anlıyoruz. Umuyoruz ki bu iki melek hayatları boyunca sevgi dolu, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürerler. Sevgili kızlarımıza hayatları boyunca sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyoruz.”

Onlar artık Deniz Kuvvetleri Komutanlığının birer mensubu

Kutlamaya katılan İskenderun Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Fatih Sezal da 6 Şubat 2023 depremlerinde TCG Bayraktar ile TCG Sancaktar’ın da iş makinelerini, kara araçlarını ve sağlık malzemelerini alarak İzmir’den deprem bölgesine intikal ettiğini hatırlattı. Sağlık Bakanlığı ile koordineli şekilde gemide 120 kişilik bir sahra hastanesi kurulduğunu aktaran Sezal, bu süreçte 2 de doğumun gerçekleştirildiğini ifade etti.

Gemide dünyaya gelen bebekleri bir yıl sonra tekrar görmenin kendilerine hem umut ışığı hem bir mutluluk kaynağı olduğunu aktaran Sezal, “Bundan sonraki süreçte de bu çocuklar Deniz Kuvvetlerinin çok değerli birer mensupları olarak aramızda olacaklar.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremin-ardindan-tcg-bayraktarda-dogan-bebeklerini-unutmayan-askerlere-ailelerden-tesekkur/feed/ 0
Kuşadası Belediyesi Ekonomik Krizde İhtiyaç Sahiplerine Yardım Ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/kusadasi-belediyesi-ekonomik-krizde-ihtiyac-sahiplerine-yardim-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/kusadasi-belediyesi-ekonomik-krizde-ihtiyac-sahiplerine-yardim-ediyor/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:30:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6155 Kuşadası Belediyesi, Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz nedeniyle alım gücü giderek düşen kent sakinleri için geliştirdiği sosyal yardım projelerine hız verdi.

Ayni ve nakdi sosyal yardımlarını Güvercin Masa ile Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’ne yapılan başvurular ve muhtarlıklardan elde edilen bilgiler doğrultusunda yapan Kuşadası Belediyesi, kadın, çocuk, yaşlı, hasta ve engelliler başta olmak üzere ihtiyaç sahibi hiç bir hemşehrisini yalnız bırakmıyor. Bu kapsamda son 5 yılda 4685 kişiye 4 milyon 528 bin TL nakdi yardımda bulunan Kuşadası Belediyesi, gıda, yakacak, soba yardımı gibi çeşitli başlıklar altında ayni yardımlarını da sürdürüyor.

YAKACAK VE GIDA DESTEĞİ

Son 5 yıl boyunca her kış ortalama 2500 aileye yakacak desteğinde bulunan Kuşadası Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri, 5 yıl boyunca toplam 9765 kişiye 2 bin tonun üzerinde kömür desteğinde bulundu. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri ise kent genelinde budanan ağaçlardan elde edilen atık dalları kışlık odun haline getirerek kömür yardımıyla koordineli olarak vatandaşlara ulaştırdı. Öte yandan, 5 yılda 20259 gıda kolisini ihtiyaç sahibi ailelere ulaştıran Kuşadası Belediyesi, ihtiyaç sahibi ailelerin elektrik ve su faturalarını ödemeleri için de destek sağlıyor.

ÇOCUK VE GENÇLERE BASLENME DESTEĞİ

Kuşadası Belediyesi tarafından ihtiyaç sahibi ailelerin 2-5 yaş aralığındaki çocukları için başlatılan süt desteği projesi kapsamında 11 ayda 85 bin litre süt evlere ulaştırıldı. Süt desteğinin yanı sıra Kuşadası Belediyesi tarafından geçen yıl başlatılan ve her ay 3082 öğrencinin yararlandığı beslenme çantası desteği projesi kapsamında da toplam 193 bin 500 beslenme paketi ailelere teslim edildi. Kuşadası Belediyesi’ne ait Arya A.Ş’ye bağlı Gazibeğendi Tesislerinde üniversite öğrencileri için sürdürülen ücretsiz akşam yemek uygulaması ise 3 yıldır sürüyor. Ücretsiz akşam yemeği uygulamasından günde ortalama 300 üniversite öğrencisi faydalanıyor.

EĞİTİME KATKI

Kuşadası Belediyesi tarafından kentte öğrenim gören ilk, orta, lise ve üniversite öğrencileri için verilen destek kapsamında 5 yılda ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen 3265 öğrenciye toplam 2 trilyon 343 bin TL nakdi eğitim desteği sunuldu. Öte yandan 5 yılda 1707 öğrenciye 749 bin 91 TL tutarında kırtasiye yardımı yapıldı.

EVDE BAKIM BİRİMİ

Kuşadası Belediyesi tarafından yaşlı, engelli veya hasta olmaları nedeniyle ev işlerini ve kişisel bakımlarını yapmakta güçlük çeken kent sakinleri için sunulan evde bakım hizmeti sürüyor. 5 yılda 3267 kişiye düzenli olarak evde bakım hizmeti sunan Kuşadası Belediyesi Evde Bakım Birimi, 16180’i kadın, 7606’sı erkek olmak üzere 23 bin 786 kişiye banyo, 429 kişiye ise kuaförlük ve berberlik hizmeti verdi.

KADIN DANIŞMA MERKEZİ

Kuşadası Belediyesi Kadın Danışma Merkezi aracılığıyla başta aile içi şiddet olmak üzere kadın, çocuk ve gençlerin yaşadığı sorunlar ile ilgili  psikolojik ve sosyal danışmanlık hizmeti sunuluyor. Merkez bünyesinde istihdam edilen uzman psikologlar ve psikolojik danışmanlar aracılığıyla yaşama geçirilen çalışma kapsamında 5 yılda 4946 kişiye ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmeti verildi. Aile danışmanlığı hizmeti de sunan Kuşadası Belediyesi Kadın Danışma Merkezi, kısa süre içerisinde Türkmen Mahallesi’nde yapımı sürmekte olan yeni binasında hizmet vermeye başlayacak.

HOŞ GELDİN BEBEK

Kuşadası Belediyesi tarafından yeni çocuk sahibi olan ailelerin sevincine ortak olmak amacıyla yaşama geçirilen Hoş Geldin Bebek ziyaretleri, yıl boyunca kesintisiz sürüyor. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan ziyaretlerde, çiçeği burnunda ebeveynlere yenidoğan bebek çantaları hediye ediliyor. 5 yılda 1264 bebeğe ‘hoş geldin’ diyen Kuşadası Belediyesi, ziyaretlerini yıl boyunca sürdürüyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kusadasi-belediyesi-ekonomik-krizde-ihtiyac-sahiplerine-yardim-ediyor/feed/ 0
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, yerel seçimlerden sonra gerçekleştirmeyi planladıkları projeleri tanıttı https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-yerel-secimlerden-sonra-gerceklestirmeyi-planladiklari-projeleri-tanitti/ https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-yerel-secimlerden-sonra-gerceklestirmeyi-planladiklari-projeleri-tanitti/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:39:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6121 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, yerel seçimlerden sonra gerçekleştirmeyi planladıkları öğrenci, kadın ve gelir düzeyi düşük kentlilere yönelik projeleri tanıttı.

İstanbul Planlama Ajansı’nda (İPA) gerçekleştirilen Adil İstanbul Proje tanıtım toplantısında konuşan İmamoğlu, 31 Mart’taki yerel seçimlerin ardından hayata geçirmeyi planladıkları projelerini 10 başlık altında sundu.

Özellikle kız çocuklarının eğitimi için “Kızlar Okusun Diye” projesini hayata geçireceklerini kaydeden İmamoğlu, dezavantajlı bölgelerde yaşayan ve ihtiyaç sahibi olduğu belirlenen ailelerin, birinci sınıfa başlayan 30 bin kız çocuğu annesine, eğitime başlangıç desteği olarak 3’er bin lira vereceklerini söyledi.

300 bin öğrenciye 35 milyon litre Halk Süt

Devam edecekleri “Sen Oku Diye” projesi doğrultusunda da 100 bin engelli, şehit çocuğu veya ebeveyn kaybı yaşamış, yoksulluk durumu bulunan ilkokul, ortaokul, lise ve iyileştirme merkezlerinde eğitim gören öğrenciye 3’er bin lira destek vereceklerini aktaran İmamoğlu, 2024-2025 yıllarında ilk ve ortaokula giden çocuklara 2 milyon “Okul Beslenme Destek” paketi dağıtacakları duyurusunu yaptı.

İmamoğlu, sürdürecekleri “Halk Süt” projesi kapsamında 300 bin çocuğa bu dönem 35 milyon litre süt vereceklerini dile getirdi.

Kadınların ve çocukların sosyalleşmesine katkıda bulunmak amacıyla “Yuvamız İstanbullarda Kısa Mola Merkezleri”ni hayata geçireceklerini, 100 yeni merkez açarak toplamda 200 merkezde ebeveynlere ve çocuklarımıza hizmet vereceklerini anlatan İmamoğlu, 10 yeni İBB Kadın merkezi açacakları, bu merkezlerde hamile kadınlara doğuma hazırlık eğitimleri ve gebelik danışmanlığı hizmeti sunacakları bilgisini paylaştı.

Ayrıca 40 yaş ve üzeri kadınlar için yılda bir kez ücretsiz mamografi çekimi, 18 yaş ve üzeri kadınlar için ise yılda bir kez ücretsiz ultrason çekimi hizmeti vereceklerini belirten İmamoğlu, “İstanbul Bebek Projesi” kapsamında yoksulluk sınırı altında yaşayan 0-2 yaş bebek sahibi 10 bin kişiye ayda bir paket bebek bezi ve bir kutu bebek maması desteği sağlayacaklarını dile getirdi.

Kent Lokantası sayısı artacak

“Hamile Beslenme Paketi” kapsamında bu yıl 100 bin anne adayına gıda destek paketi dağıtacaklarını, tek maaşla geçinen emeklilere hane başına yıllık 10’ar bin lira pazar desteği sunacaklarını ve Halk Ekmek büfelerinden günde bir ücretsiz ekmek alma hakkı getireceklerini de kaydeden İmamoğlu, Kent Lokantası sayısını 5 yıl içerisinde 39’a çıkaracaklarını, burada kadınlar ile gelir düzeyi düşük ve yaş almış kişileri istihdam edeceklerini anlattı.

İmamoğlu, yeni evlenecek 100 bin çifte 5 yıl içinde, tek seferlik 30’ar bin lira destek sağlayacaklarını, tek asgari ücret ile geçinen hanelere ulaşım nakdi desteği ve hanedeki bir kişiye yıl boyunca toplam 10 bin lira ulaşım desteği vereceklerini de vurgulayarak, tek asgari ücretle geçinen hanelere yıllık 10’ar bin lira pazar desteği, şehit ve gazi yakınlarına da 5’er bin lira nakit desteğinde bulunacaklarını aktardı.

Yeni eğitim-öğretim yılında 100 bin üniversiteliye yılda bir kez olmak üzere kişi başına 15’er bin lira, bu burstan yararlanamayan 100 bin öğrenciye ise ücretsiz ulaşım desteği vereceklerine dikkati çeken İmamoğlu, ihtiyaç sahibi lise ve üniversite öğrencilerine yılda iki defa kıyafet kuponu desteği sağlayacaklarını ifade etti.

Ayda 10 bin öğrenciye hizmet verecek sınav hazırlık merkezi ve 10 bölgede sosyal yaşam merkezi kuracaklarını anlatan İmamoğlu, 4 yeni huzur ve bakımevi açacaklarını, engelli çocuklar için özelleştirilen ağız-diş sağlığı merkezlerinde tedavi hizmetine başlayacaklarını, engelli çocuk sahibi 50 bin kadına 5’er bin lira tutarında destek sağlayacaklarını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-yerel-secimlerden-sonra-gerceklestirmeyi-planladiklari-projeleri-tanitti/feed/ 0
Antalya’da Kurulan Şirket Sayısı Azalırken Kapanan Şirket Sayısı Arttı https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-kurulan-sirket-sayisi-azalirken-kapanan-sirket-sayisi-artti/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-kurulan-sirket-sayisi-azalirken-kapanan-sirket-sayisi-artti/#respond Mon, 08 Apr 2024 09:03:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6051 2023 yılında kurulan şirket sayısının Antalya’da ülke geneline göre daha fazla azaldığını, kapanan şirket sayısının daha fazla arttığına dikkat çeken ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, “2023 yılı toplamında kurulan şirket sayısı ülkede yüzde 8 azalırken, kentimizde bunun iki katı azaldı. Kapanan şirket ise ülkemizdeki yüzde 12’lik artışa karşılık bizde yüzde 27 arttı” dedi.

Antalya Ticaret Borsası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Meclis Salonu’nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve kente ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçen hafta Antalya’da yaşanan sel felaketinde bir kişinin yaşamını yitirdiğini, felakette hem şehrin hem tarım alanlarının büyük zarar gördüğünü belirten Çandır, “Hepimizin bildiği bir gerçek de bu tür iklim olaylarının giderek artan şiddette devam edeceğidir. O halde şimdiye kadar geç kalmış olsak da bugünden yapmamız gereken, gelecek aşırı yağışlar ve iklim değişikliği için etkili tedbirler almaktır” dedi.

Ekonomik değerlendirme

Başkan Çandır konuşmasında ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Yaşanan ekonomik zorluklara dikkat çeken Başkan Çandır, “Sadece ücret ve maaşla geçinenler değil üretim ve ticaret yapanlar da bu zorlukları iliklerine kadar yaşamaktadırlar. Aslında bu iki olay sadece bir yıldır değil, uzun yıllardır başımıza gelmektedir. Hayati derecede öneme sahip bu sorunlar gündemimizin ilk sıralarında yer almalıdır” diye konuştu. 2023 için yüzde 4 civarında milli gelir büyümesi ve yüzde sıfır civarında tarımsal mili gelir büyümesi tahmin edildiğini belirten Başkan Çandır, “Yani son 10 yıllık ortalama büyüme rakamlarının altında kaldığımız bir yılı geride bıraktık diye değerlendirmekteyiz. Kentimiz için durum ise ülkemiz ortalamasının üzerinde bir performans gösterdiğimiz yönündedir. Çünkü yıllık ihracatta, tarımda, ticarette ve diğer hizmetlerde ülkemiz ortalamasından daha iyi bir performans gösterdik. Buna rağmen potansiyelimizin altında bir büyüme gösterdiğimizin de farkındayız” dedi.

Antalya’da kurulan şirket azaldı, kapanan şirket arttı

2023 yılında kurulan şirket sayısının Antalya’da ülke geneline göre daha fazla azaldığını, kapanan şirket sayısının daha fazla arttığına dikkat çeken Başkan Ali Çandır, “2023 yılı toplamında kurulan şirket sayısı ülkede yüzde 8 azalırken, kentimizde bunun iki katı azalmıştır. Kapanan şirket ise ülkemizdeki yüzde 12’lik artışa karşılık bizde yüzde 27 artmıştır” dedi.

Karşılıksız çekte artış

Çekle işlem hacminde, ülke genelindeki yüzde 71’lik artışa karşılık Antalya’da yüzde 84’lük artış olduğunu belirten Çandır, “Karşılıksız çek tutarında nadir bir olay gerçekleşmiş ve ülkemizdeki yüzde 177’lik artışa karşılık kentimizde yüzde 281’lik artış yaşandı. Protestolu senet tutarlarında ise ülkemizdeki yüzde 59’luk artışa karşılık kentimizde yüzde 4 azalma oldu” dedi.

Tarım kentinde Antalya’da tarımsal kredi azaldı

2023 yılında toplam kredi büyümesi ülkede yüzde 57 olurken, Antalya’da yüzde 53 civarında kaldığını söyleyen Çandır, şunları söyledi:

“Bu büyümeler cari olduğu için yıllık resmi yüzde 65’lik enflasyonu dikkate alırsak aslında reel olarak kredi büyümesi negatif olmuştur. Sektörel kredi büyümesinde ise durum genel olarak sektörümüz aleyhine gerçekleşti. Örneğin ticari krediler ülkemizde yüzde 43 artmışken, Antalya’da yüzde 52 artmış, inşaat kredisi ülke genelinde yüzde 40 artmışken, Antalya’da yüzde 49 artmış ve turizmde ülke genelindeki yüzde 48’lik artışa yakın artış yaşandı. Tarım kredilerinde ise ülkemiz genelinde 2023 yılında yüzde 80’lik artış yaşanmışken kentimiz tarım kredilerinde yüzde 58’lik artış yaşanabildi. Yani reel olarak tarım kredileri ülke genelinde artmışken kentimizde yarı yarıya azalmıştır diyebiliriz.”

2024’e iyi başlamadık

2024 yılı Ocak ayı ekonomik rakamları da değerlendiren Çandır, “2024 Ocak ayında bazı öncü göstergeler Antalya’nın iyi bir başlangıç yapamadığını göstermektedir. Çekle işlem hacmi Ocak ayında ülkemiz ortalamasında artmışken karşılıksız çek tutarında ülkemiz genelindeki yüzde 257’lik artışa karşılık kentimizde yüzde 537’lik artış oldu. Yaş meyve sebze ihracatı ülkemizde yüzde 13’ten fazla artmışken kentimizde yüzde 11’den az artabildi. Benzer durum diğer tarım ürünleri ihracatında da yaşandı. Ancak toplam ihracatımız Ocak ayında yüzde 16’dan fazla artarak yüzde 2’lik ülke ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleşti” diye konuştu.

Hale giren ürün miktarı azaldı

Antalya hallerindeki aylık işlem miktarı ve fiyatı olmak üzere meyve, sebze ve domates endekslerini Antalya Büyükşehir Belediyesi ile yapılan protokol kapsamında her ay düzenli olarak ilan ettiklerini belirten Çandır, paylaştıkları verilerin Antalya’daki meyve, sebze ve domates üretimi olmadığını, hallere getirilen miktarlar ve oluşan fiyatlarla ilgili olduğunu vurguladı. 2010 yılı öncesinde tüm meyve sebzelerin toptan ticaretinin hal sisteminden geçmek zorunda olduğunu, 2010 yılında çıkarılan 5957 Sayılı Hal Yasası gereğince hal içinde ve dışında yaş meyve sebze toptan ticaretinin mümkün hale getirildiğini anlatan Başkan Çandır, şunları söyledi:

“2015 yılından itibaren Antalya hallerindeki işlem miktarları her yıl giderek düşmüştür. Örneğin, yıllık işlem miktarı sebzede 2016 yılında 1.6 milyon tondan 2023 yılında 873 bin tona ve meyvede ise 320 bin tondan 210 bin tona geriledi. Yani sebzede yüzde 50’ye yakın meyvede ise yüzde 40’a yakın işlem miktarı azalması oldu. Buna karşılık aynı dönemde Antalya’mızın sebze üretimi yüzde 30’dan fazla ve meyve üretimi ise yüzde 60’dan fazla artmıştır. Yani hal sistemi dışında işlem görme miktarı çok ciddi arttı. Ancak bunların tamamının kayıt dışı olduğunu düşünmek doğru değil. Hal dışında işlem görme durumu da 5957 sayılı kanunla yasaldır. Mevzuata saygılı tüccarlarımız ve ihracatçılarımız kayıtlı ticaret yapmakta.”

Adaylara aynı yakınlıktayız

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerin barış ve kardeşlik içerisinde geçmesini dileyen Başkan Çandır, “Seçimler demokrasinin son kalesidir ve nihai tercih anlarıdır. Milletimiz ve devletimiz için en hayırlı tercihlerin yapılacağına olan inancım tam. Bizler tabii ki farklı oy tercihlerinde bulunmaktayız. Ama amaçlarımız ortak. Esas olan da bu ortak amaçlarımız. Dolayısıyla temsil ettiğimiz üyelerimize ve kurumlarımıza olan sorumluluklarımız, bireysel tercihlerimizden her zaman daha önemli ve öncelikli oldu. Bu anlayışımız gereği her seçimde olduğu gibi bu seçimde de tüm adaylara aynı yakınlıktayız” diye konuştu.

Antalya Tarım Konseyi’nin tarım sektörünün muhtarlıklar, ilçe ve büyükşehir belediye başkanlıkları ile belediye meclis üyelerinden tarım sektörünün ve kent için beklentilerinin belirlemek üzere yaptığı toplantıyı hatırlatan Başkan Çandır, “Bu toplantıdan çıkan sonuçları 2 ana başlık ve 32 alt başlıkta derledik ve toplantıya katılanlarla paylaştık. Böylece hem seçim döneminde iletişimde bulunduğumuz adaylara deklarasyonumuzu iletmeyi hem de seçimden sonra seçilenlerin icraatlarını somut göstergelerle değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Yerel seçimlerin milletimiz ve devletimiz için hayırlı sonuçlar doğurmasını diliyorum” dedi.

Meclis üyelerimiz bilgilendirildi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve iştiraklerinin kurumsal yapılarını ve hizmetlerini tanımak, Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak, meclis üyelerine çeşitli yönetim becerileri kazandırmak amacıyla düzenlenen meclis üyeleri bilgilendirme seminerine katıldıklarını hatırlatan Çandır. “Seminerde, TOBB’un ticareti kolaylaştırmaktan eğitime yaptığı yatırımlara, lisanslı depoculuğun geliştirilmesinden yeşil dönüşüme hazırlığa ve uluslararası arenada iş dünyamızın temsilinden kurumsal kapasitesine kadar birçok faaliyeti hakkında bilgi aldık ve mensubu olmaktan gurur duyduk. Seminer kapsamında TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ile bir araya geldik. Başkanımıza üyelerimizin bilgilendirilmesi ve tavsiyeleri için teşekkür ediyorum” dedi.

Mecliste, üyeler sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. – ANTALYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-kurulan-sirket-sayisi-azalirken-kapanan-sirket-sayisi-artti/feed/ 0
Başkan Kılıç seçim beyannamesini duyurdu https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu-2/ https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu-2/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:49:07 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5899 Başkan Kılıç seçim beyannamesini duyurdu

Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, projelerini anlattı

GAZİANTEP – Oğuzeli Belediye Başkanlığına yeniden aday gösterilen Mehmet Sait Kılıç, düzenlediği toplantı ile seçim beyannamesini duyurdu.

Üretken belediyecilik anlayışı ile 10 yıl boyunca Oğuzeli Belediyesi’ne değer katan projelere imza atan Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri öncesi hayata geçireceği projeleri Oğuzeli Belediyesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıyla tanıttı. Düzenlenen vizyon tanıtım toplantısına “Ayırmadan Ayrışmadan Oğuzeli için canla başla” sloganıyla kentsel dönüşüm çalışmaları, sıfır atık, ulaşım, çevre, ticaret merkezleri, sosyal, kültürel, tarım, spor ve tesis projelerini tanıtan Kılıç; Oğuzeli için aralıksız hizmet anlayışıyla, tüm yöneticilerle birlikte yürümeye devam edeceğini belirtti.

“Cumhur İttifakı olarak yanlarındayız”

Açılış konuşmalarını gerçekleştiren Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep İl Başkanı Mustafa Bozgeyik Cumhur İttifakının önemine değinerek, tüm Gaziantep’te ve 9 ilçede ve Büyükşehir belediyesi başkanı aday seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak yanlarında olduklarını ifade etti. Bozgeyik, “Cumhurbaşkanımız ve genel başkanımızın iradesiyle kurulan Cumhur İttifakı, kurulduğu günden bu yana birlik ve beraberlik içerisinde her türlü fitne ve fesada mahal vermeden, iki saygı değer liderin Türkiye Cumhuriyeti devleti Türk dünyası ve Alemi İslam için oluşturmuş olduğu mücadele azmidir. Bu nedenle hem cumhurbaşkanımızın hem genel başkanımızın her türlü pazarlıkla münezzeh her türlü siyasi ikbalden, şahsi ve nefsi ikbalden uzak bir şekilde önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben anlayışıyla bu günlere geldi. Bugün de buradayız. Büyükşehir belediye başkanımız 2014 yılından beri burada. Biz Büyükşehir belediye başkanımızdan da memnunuz ve razıyız. Bizler Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatları olarak, tüm Gaziantep’te ve 9 ilçede ve Büyükşehir belediyesi başkanı aday seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak yanlarındayız” dedi.

“Bugün itibariyle sıfır borcu olan bir belediyeyiz”

2014 yılında devraldıkları belediyenin tüm borçların tamamını bitirdiklerini söyleyen Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, yollarıyla, caddeleriyle, sosyal tesis ve tüm sosyal donatılarıyla vatandaşların hayatını kolaylaştıracak çalışmalara yeni dönemde de devam edeceklerini söyledi.

Oğuzeli Belediye Başkanı M. Sait Kılıç, “2014 yılında yeni bir umutla, yeni bir ümitle, yeni bir nefesle, Oğuzeli’mize ve ilçemizde yaşayan insanlarımıza ilçe belde ve gerekse kırsalda yaşayan insanlarımızın hayatını kolaylaştırmak için elimizden gelen bütün gayreti gösterdik. Gece gündüz demeden çalıştık. Başta Fatma Şahin başkanımız olmak üzere tüm müdürlüklerimiz yol gösterdi. Size bir müjdemiz var. Biz Oğuzeli Belediyemizi devraldığımızda belediyemiz bütçesinin kat kat üzerinde borcu vardı. Bugün itibariyle sıfır borcu olan bir belediyeyiz. Yollarıyla, caddeleriyle, sosyal tesis ve tüm sosyal donatılarıyla sizin hayatınızı kolaylaştırmak adına ne varsa onu yaptık. Bundan sonra da aynı şekilde sizlerle birlikte bu memlekete, bu topraklara hizmet etmek bizim için şereftir. 2014 yılında göreve başladığımızda bir analiz yaptık. Oğuzeli’nin güçlü ve zayıf yanlarını belirledik. Güçlü yanlarımızı daha yukarıya çıkarmak için ön plana çıkardık. Zayıf olan yanlarımızı da güçlendirmeye çalıştık. Oğuzeli Sacır deresinin arıtılması gerekiyordu, bu yöredeki insanlar tarımla geçimini sağlıyor. Belediye Başkanı Fatma Şahin’e çok teşekkür ediyoruz. Şuanda milyarlarca liralık tesis faaliyete geçti. 2 baraj gölünü besleyen bu tesis 200 bin dönüm araziyi besliyor. Bu yöredeki nar, nar ekşisi, kurutmalık gibi ürünlerin değerlenmesi için patentini aldık. Bu ürünlerin katma değerini arttırmak adına her yıl festivaller düzenliyoruz. Destekleriniz olduğu sürece bu kutlu yürüyüşte hep birlikte, büyükşehir belediye başkanımızla ve tüm yöneticilerimizle birlikte yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Millet ne diyorsa o olacak

31 Mart 2024 seçimlerine ve Cumhur İttifakı’nın önemine değinen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Şehrin kapısı Oğuzeli’dir. Şehre Oğuzeli ile giriyorsunuz. Oğuzeli’nin adına yakışır olması gerekiyordu. 2014 yılında bize verdiğiniz destekle şehri emin olduk. Canınız, malınız, inancınız, aileniz bize emanet. Hepimiz insanız hatalarımız olabilir ama önce vatan. Bu Cumhur İttifakı niye kuruldu, bu 15 Temmuz bir daha olmasın diye kuruldu. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse millet ne diyorsa o olacak” diye konuştu.

Yoğurtçu tepesi uydu kent projesi

Şehir planlarını, afetleri ve şehrin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak Oğuzeli’mizin geleneksel yapısına uygun ‘Yoğurtçu Tepesi Uydu Kent’ projesi hayata geçirilerek deprem ve doğal afetlere karşı ilçe merkezine yakın ve korunaklı alanlarında yeni ‘Vizyon Şehir Oğuzeli’ yapılacak.

Dirençli akıllı şehirler; Yeni Yeşil Oğuzeli

Bilgi ve iletişim altyapısının geliştirilmesi yoluyla kurumun verimli hizmet kapasitesinin artırılması ve nesnelerin interneti teknolojilerinden yararlanarak, Gaziantep’teki doğal afetlerin daha öngörülebilir olunmasının sağlanması, iklim değişikliğine yönelik meteorolojik verilerin toplanarak analiz edilmesi ve bu öngörü ile kentsel sorunlara alternatif ve efektif yeni çözümler üretilmesine katkıda bulunulacak.

Kentsel dönüşüm ve sokak sağlıklaştırma

Oğuzeli millet bahçesi, Deliklitepe’de hayata Geçirilecek ‘Tabiat Parkı ve Mesire Alanı’ projesi ile günübirlik mesire alanları, kamp alanları, yürüyüş rotaları ve çeşitli aktivite merkezleri oluşturarak Oğuzeli’nin turizm potansiyeli Geliştirilecek. Diğer yandan yeni turizm trendlerini hayata geçirerek vatandaşın doğa ile iç içe tatil yapabilmeleri için hayata geçirilecek ‘Bungalov Ev’ projesi Oğuzeli’ni turizm Şehri Haline Getirecek. Sosyal belediyecilik anlayışının önemli bir yapı taşı olan aile ve çocuklar için önemli bir proje olan ‘Macera Parkı’ projesi Deliklitepe’de Hayata Geçirilecek. Macera Parkında zipline, tırmanma duvarı survivor parkı paint ball, atv sürüş alanı, raylı kızak benzeri parkurlar yer alacak.

GES Projesi ile enerjiden gelir elde edilecek

Hayata geçirilecek olan GES Projesi ile birlikte tesislerin ihtiyacı olan elektrikler üretilecek. İhtiyaç fazlası enerjiler ise satılarak belediyeye gelir sağlanacak.

Kütüphane projesi

Oğuzeli’nde eğitim gören tüm öğrencilerin eğitim ve spor hayatı için gereken kütüphane ve futbol sahası projesi ile destek verilmeye devam edilecek.

Sağlık ve ulaşımda vatandaş ile yan yana

Deprem sonrası yıkılan Oğuzeli Hastanesi yerine 16 bin metrekare alanda çelik konstrüksiyonlu 72 yataklı hastane yapılacak. Diğer yandan Gaziantep-Oğuzeli yolu refüj düzenlemesi ile ulaşımdaki aksaklıklar giderilecek ve çevre düzenlemesi yapılacak.

Sosyal tesis projeleri ve hobi bahçeleri

Kırsal mahallelerin önemli ihtiyaçlarından olan sosyal tesis sorunu her mahalleye sosyal tesis projesi ve hobi bahçeleri projesi ile vatandaşlara hizmet vermeye devam edilecek.

Eğitim platosu projesi ve kreş projesi

4-11 Yaş Arası Çocukların hem eğleneceği hem de yeni şeyler öğrenecekleri bir eğitim platosu kurulacak. Çocukların hem motor becerilerini hem de fiziksel ve sosyal becerilerini geliştirecek olan bu proje ile çocuklar, meslekleri deneyimleyerek ve oynayarak öğrenecekler. Bu merkez ile çocukların sağlıklı bir şekilde gelişimine katkı sunulacak. Diğer yandan çalışan ebeveynlerin en büyük ihtiyaçlarından biri olan kreş projesi ile ailelerin gönül rahatlığıyla çocuklarını bırakabileceği merkezler oluşturulacak.

Bağımlılıkla mücadele merkezi projesi

Oğuzeli ilçesinde her türlü bağımlılıkla mücadele eden dezavantajlı grupların tespit, tedavi ve rehabilite edilmeleri, sosyalleşmeleri, meslek ve iş sahibi yapılmaları için çalışacak olan merkez gençleri yeniden topluma kazandırırken, ilçedeki huzur ve güvenliğe de büyük katkı sağlayacak. Yeşilay basta olmak üzere konuyla ilgili tüm taraflarla etkin iş birliği geliştirmeyi hedefleyen bağımlılıkla mücadele merkezi, ilçede tüm gücüyle çalışacak.

Salça ve kuru biber çekme tesisi projesi ve sıfır atık projesi

Oğuzeli Belediyesi bünyesinde kurulacak ‘Salça ve Kuru Biber Çekme Tesisi’ projesi ile vatandaşın Gaziantep’e gitmesine gerek kalmayacak ve daha uygun ücretlerle çekimlerinin yapılması sağlanacak. kadınların salçalık dönemindeki çilesine son verilecek. Sıfır atık vizyonu kapsamında nar atıklarının ürüne dönüşmesi projesi GAP kalkınma idaresi başkanlığı tarafından 2024 yatırım programına girdi. Nar’ın kabuğu, posası ve çekirdeğinden de faydalanılacak proje ile nar üreticilerinin ürünlerine değer katılacak. Diğer yandan Hayata Geçirilecek ‘Soğuk Hava Deposu’ projesi ile üreticilerin emeği değer kazanacak. Kurulan tesis ile çiftçilerin ürettikleri taze ürünlerin kullanım ömrünü uzatacak olup, üretilen ürünlerin mevsimi dışında daha iyi kazanç elde ederek satılması sağlanacak.

Maharetli eller çarşısı projesi ve yaşlı ve emekli yaşam evi projesi

Oğuzeli ilçesine kazandırılacak tesis ile ilçede yaşayan ev hanımları bir yandan kendi evlerinde el emeği göz nuru ürettikleri ürünleri satma imkanı bulurken diğer yandan sosyalleşip ev ekonomisine katkı sağlayabilecek. Diğer yandan ‘yaşlı/emekli yaşam evi’ projesi ile ilçede yaşayan emekli ve yaşlı vatandaşların sabah saatlerinden akşam 5’e kadar faydalanabilecekleri tesis oluşturulacak. Tesisin içinde bulunan hobi odasında açılan kurslar ile yaşlı vatandaşlar resim, dikiş, patik, tesbih vb. ürünler tasarlayarak satışını yapabilecek. Satıştan elde edilen gelir çocuklara ‘yaşlı bursu’ olarak geri dönecek.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu-2/feed/ 0
Başkan Kılıç seçim beyannamesini duyurdu https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu/ https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:51:47 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5833 Oğuzeli Belediye Başkanlığına yeniden aday gösterilen Mehmet Sait Kılıç, düzenlediği toplantı ile seçim beyannamesini duyurdu.

Üretken belediyecilik anlayışı ile 10 yıl boyunca Oğuzeli Belediyesi’ne değer katan projelere imza atan Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri öncesi hayata geçireceği projeleri Oğuzeli Belediyesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıyla tanıttı. Düzenlenen vizyon tanıtım toplantısına “Ayırmadan Ayrışmadan Oğuzeli için canla başla” sloganıyla kentsel dönüşüm çalışmaları, sıfır atık, ulaşım, çevre, ticaret merkezleri, sosyal, kültürel, tarım, spor ve tesis projelerini tanıtan Kılıç; Oğuzeli için aralıksız hizmet anlayışıyla, tüm yöneticilerle birlikte yürümeye devam edeceğini belirtti.

“Cumhur İttifakı olarak yanlarındayız”

Açılış konuşmalarını gerçekleştiren Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep İl Başkanı Mustafa Bozgeyik Cumhur İttifakının önemine değinerek, tüm Gaziantep’te ve 9 ilçede ve Büyükşehir belediyesi başkanı aday seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak yanlarında olduklarını ifade etti. Bozgeyik, “Cumhurbaşkanımız ve genel başkanımızın iradesiyle kurulan Cumhur İttifakı, kurulduğu günden bu yana birlik ve beraberlik içerisinde her türlü fitne ve fesada mahal vermeden, iki saygı değer liderin Türkiye Cumhuriyeti devleti Türk dünyası ve Alemi İslam için oluşturmuş olduğu mücadele azmidir. Bu nedenle hem cumhurbaşkanımızın hem genel başkanımızın her türlü pazarlıkla münezzeh her türlü siyasi ikbalden, şahsi ve nefsi ikbalden uzak bir şekilde önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben anlayışıyla bu günlere geldi. Bugün de buradayız. Büyükşehir belediye başkanımız 2014 yılından beri burada. Biz Büyükşehir belediye başkanımızdan da memnunuz ve razıyız. Bizler Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatları olarak, tüm Gaziantep’te ve 9 ilçede ve Büyükşehir belediyesi başkanı aday seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak yanlarındayız” dedi.

“Bugün itibariyle sıfır borcu olan bir belediyeyiz”

2014 yılında devraldıkları belediyenin tüm borçların tamamını bitirdiklerini söyleyen Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, yollarıyla, caddeleriyle, sosyal tesis ve tüm sosyal donatılarıyla vatandaşların hayatını kolaylaştıracak çalışmalara yeni dönemde de devam edeceklerini söyledi.

Oğuzeli Belediye Başkanı M. Sait Kılıç, “2014 yılında yeni bir umutla, yeni bir ümitle, yeni bir nefesle, Oğuzeli’mize ve ilçemizde yaşayan insanlarımıza ilçe belde ve gerekse kırsalda yaşayan insanlarımızın hayatını kolaylaştırmak için elimizden gelen bütün gayreti gösterdik. Gece gündüz demeden çalıştık. Başta Fatma Şahin başkanımız olmak üzere tüm müdürlüklerimiz yol gösterdi. Size bir müjdemiz var. Biz Oğuzeli Belediyemizi devraldığımızda belediyemiz bütçesinin kat kat üzerinde borcu vardı. Bugün itibariyle sıfır borcu olan bir belediyeyiz. Yollarıyla, caddeleriyle, sosyal tesis ve tüm sosyal donatılarıyla sizin hayatınızı kolaylaştırmak adına ne varsa onu yaptık. Bundan sonra da aynı şekilde sizlerle birlikte bu memlekete, bu topraklara hizmet etmek bizim için şereftir. 2014 yılında göreve başladığımızda bir analiz yaptık. Oğuzeli’nin güçlü ve zayıf yanlarını belirledik. Güçlü yanlarımızı daha yukarıya çıkarmak için ön plana çıkardık. Zayıf olan yanlarımızı da güçlendirmeye çalıştık. Oğuzeli Sacır deresinin arıtılması gerekiyordu, bu yöredeki insanlar tarımla geçimini sağlıyor. Belediye Başkanı Fatma Şahin’e çok teşekkür ediyoruz. Şuanda milyarlarca liralık tesis faaliyete geçti. 2 baraj gölünü besleyen bu tesis 200 bin dönüm araziyi besliyor. Bu yöredeki nar, nar ekşisi, kurutmalık gibi ürünlerin değerlenmesi için patentini aldık. Bu ürünlerin katma değerini arttırmak adına her yıl festivaller düzenliyoruz. Destekleriniz olduğu sürece bu kutlu yürüyüşte hep birlikte, büyükşehir belediye başkanımızla ve tüm yöneticilerimizle birlikte yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Millet ne diyorsa o olacak

31 Mart 2024 seçimlerine ve Cumhur İttifakı’nın önemine değinen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Şehrin kapısı Oğuzeli’dir. Şehre Oğuzeli ile giriyorsunuz. Oğuzeli’nin adına yakışır olması gerekiyordu. 2014 yılında bize verdiğiniz destekle şehri emin olduk. Canınız, malınız, inancınız, aileniz bize emanet. Hepimiz insanız hatalarımız olabilir ama önce vatan. Bu Cumhur İttifakı niye kuruldu, bu 15 Temmuz bir daha olmasın diye kuruldu. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse millet ne diyorsa o olacak” diye konuştu.

Yoğurtçu tepesi uydu kent projesi

Şehir planlarını, afetleri ve şehrin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak Oğuzeli’mizin geleneksel yapısına uygun ‘Yoğurtçu Tepesi Uydu Kent’ projesi hayata geçirilerek deprem ve doğal afetlere karşı ilçe merkezine yakın ve korunaklı alanlarında yeni ‘Vizyon Şehir Oğuzeli’ yapılacak.

Dirençli akıllı şehirler; Yeni Yeşil Oğuzeli

Bilgi ve iletişim altyapısının geliştirilmesi yoluyla kurumun verimli hizmet kapasitesinin artırılması ve nesnelerin interneti teknolojilerinden yararlanarak, Gaziantep’teki doğal afetlerin daha öngörülebilir olunmasının sağlanması, iklim değişikliğine yönelik meteorolojik verilerin toplanarak analiz edilmesi ve bu öngörü ile kentsel sorunlara alternatif ve efektif yeni çözümler üretilmesine katkıda bulunulacak.

Kentsel dönüşüm ve sokak sağlıklaştırma

Oğuzeli millet bahçesi, Deliklitepe’de hayata Geçirilecek ‘Tabiat Parkı ve Mesire Alanı’ projesi ile günübirlik mesire alanları, kamp alanları, yürüyüş rotaları ve çeşitli aktivite merkezleri oluşturarak Oğuzeli’nin turizm potansiyeli Geliştirilecek. Diğer yandan yeni turizm trendlerini hayata geçirerek vatandaşın doğa ile iç içe tatil yapabilmeleri için hayata geçirilecek ‘Bungalov Ev’ projesi Oğuzeli’ni turizm Şehri Haline Getirecek. Sosyal belediyecilik anlayışının önemli bir yapı taşı olan aile ve çocuklar için önemli bir proje olan ‘Macera Parkı’ projesi Deliklitepe’de Hayata Geçirilecek. Macera Parkında zipline, tırmanma duvarı survivor parkı paint ball, atv sürüş alanı, raylı kızak benzeri parkurlar yer alacak.

GES Projesi ile enerjiden gelir elde edilecek

Hayata geçirilecek olan GES Projesi ile birlikte tesislerin ihtiyacı olan elektrikler üretilecek. İhtiyaç fazlası enerjiler ise satılarak belediyeye gelir sağlanacak.

Kütüphane projesi

Oğuzeli’nde eğitim gören tüm öğrencilerin eğitim ve spor hayatı için gereken kütüphane ve futbol sahası projesi ile destek verilmeye devam edilecek.

Sağlık ve ulaşımda vatandaş ile yan yana

Deprem sonrası yıkılan Oğuzeli Hastanesi yerine 16 bin metrekare alanda çelik konstrüksiyonlu 72 yataklı hastane yapılacak. Diğer yandan Gaziantep-Oğuzeli yolu refüj düzenlemesi ile ulaşımdaki aksaklıklar giderilecek ve çevre düzenlemesi yapılacak.

Sosyal tesis projeleri ve hobi bahçeleri

Kırsal mahallelerin önemli ihtiyaçlarından olan sosyal tesis sorunu her mahalleye sosyal tesis projesi ve hobi bahçeleri projesi ile vatandaşlara hizmet vermeye devam edilecek.

Eğitim platosu projesi ve kreş projesi

4-11 Yaş Arası Çocukların hem eğleneceği hem de yeni şeyler öğrenecekleri bir eğitim platosu kurulacak. Çocukların hem motor becerilerini hem de fiziksel ve sosyal becerilerini geliştirecek olan bu proje ile çocuklar, meslekleri deneyimleyerek ve oynayarak öğrenecekler. Bu merkez ile çocukların sağlıklı bir şekilde gelişimine katkı sunulacak. Diğer yandan çalışan ebeveynlerin en büyük ihtiyaçlarından biri olan kreş projesi ile ailelerin gönül rahatlığıyla çocuklarını bırakabileceği merkezler oluşturulacak.

Bağımlılıkla mücadele merkezi projesi

Oğuzeli ilçesinde her türlü bağımlılıkla mücadele eden dezavantajlı grupların tespit, tedavi ve rehabilite edilmeleri, sosyalleşmeleri, meslek ve iş sahibi yapılmaları için çalışacak olan merkez gençleri yeniden topluma kazandırırken, ilçedeki huzur ve güvenliğe de büyük katkı sağlayacak. Yeşilay basta olmak üzere konuyla ilgili tüm taraflarla etkin iş birliği geliştirmeyi hedefleyen bağımlılıkla mücadele merkezi, ilçede tüm gücüyle çalışacak.

Salça ve kuru biber çekme tesisi projesi ve sıfır atık projesi

Oğuzeli Belediyesi bünyesinde kurulacak ‘Salça ve Kuru Biber Çekme Tesisi’ projesi ile vatandaşın Gaziantep’e gitmesine gerek kalmayacak ve daha uygun ücretlerle çekimlerinin yapılması sağlanacak. kadınların salçalık dönemindeki çilesine son verilecek. Sıfır atık vizyonu kapsamında nar atıklarının ürüne dönüşmesi projesi GAP kalkınma idaresi başkanlığı tarafından 2024 yatırım programına girdi. Nar’ın kabuğu, posası ve çekirdeğinden de faydalanılacak proje ile nar üreticilerinin ürünlerine değer katılacak. Diğer yandan Hayata Geçirilecek ‘Soğuk Hava Deposu’ projesi ile üreticilerin emeği değer kazanacak. Kurulan tesis ile çiftçilerin ürettikleri taze ürünlerin kullanım ömrünü uzatacak olup, üretilen ürünlerin mevsimi dışında daha iyi kazanç elde ederek satılması sağlanacak.

Maharetli eller çarşısı projesi ve yaşlı ve emekli yaşam evi projesi

Oğuzeli ilçesine kazandırılacak tesis ile ilçede yaşayan ev hanımları bir yandan kendi evlerinde el emeği göz nuru ürettikleri ürünleri satma imkanı bulurken diğer yandan sosyalleşip ev ekonomisine katkı sağlayabilecek. Diğer yandan ‘yaşlı/emekli yaşam evi’ projesi ile ilçede yaşayan emekli ve yaşlı vatandaşların sabah saatlerinden akşam 5’e kadar faydalanabilecekleri tesis oluşturulacak. Tesisin içinde bulunan hobi odasında açılan kurslar ile yaşlı vatandaşlar resim, dikiş, patik, tesbih vb. ürünler tasarlayarak satışını yapabilecek. Satıştan elde edilen gelir çocuklara ‘yaşlı bursu’ olarak geri dönecek. – GAZİANTEP

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-kilic-secim-beyannamesini-duyurdu/feed/ 0
Mersin Büyükşehir Belediyesi, Emekli Evleri Üyelerini Bilgilendirdi https://www.igdirhaber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-emekli-evleri-uyelerini-bilgilendirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-emekli-evleri-uyelerini-bilgilendirdi/#respond Wed, 27 Mar 2024 09:00:51 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5570

Mersin Büyükşehir Belediyesi, Toroslar ilçesine bağlı Halkkent Emekli Evi ve Mezitli Emekli Evi üyelerini; yaşlılık, aktif yaşlılık ve yaşlılık evreleri hakkında bilgilendirdi. Etkinliğe katılan vatandaşlar, yaşlılık hakkında merak ettikleri sorulara yanıt buldu.

Mersin Büyükşehir Belediyesi, yaş almış vatandaşların daha aktif bir yaşlılık süreci geçirmesi ve sosyal hayata daha çok katılmasını sağlamak amacıyla etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen son etkinlikte, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Yaşlı Destek Birimi de olduğunu hatırlatan Gerontolog Cihan Tanrıverdi Tanrıverdi, aynı zamanda Büyükşehir’in yaş almış vatandaşlara evde sağlık ve bakım, temizlik gibi hizmetleri olduğunu da anlattı.

Yaş almış vatandaşların sağlıklı ve kaliteli bir yaşlılık süreci geçirmesi için yapılması gerekenlerin anlatıldığı Mezitli Emekli Evi’nde düzenlenen etkinlikte Mersinden Kadın Kooperatifi Meral Seçer de yer aldı. Emekli Evi’nde yaş almış vatandaşlarla bir araya gelen Seçer, Emekli Evi üyeleri ile tek tek sohbet etti.

Seçer, “Değerli büyüklerimiz hayatlarını bizlerin huzuru ve mutluluğunu sağlamak için uğraştı.Yaş almış büyüklerimiz, burada oturan ve hiçbir şey yapmayan kişiler değiller. Bizler, iş birliği yapalım. Bu iş birliği içerisinde siz, büyüklerimiz nasıl katkı sunabilirsiniz ve neler yapabilirsiniz tespit edelim. Bu sayede sizler de sosyal hayat içerisinde daha aktif hale gelebilirsiniz diye düşünüyorum” dedi.

Tanrıverdi ise şöyle konuştu:

” Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Emekli Evlerinde başlatmış olduğumuz 2 aylık eğitim programında yaş almış vatandaşlarımızı; yaşlılık, sağlık, hastalık, yaş alma, aktif ve başarılı yaş alma konularında bir sunum yaptık. Katılımcıların da destekleri ile interaktif bir sunum oldu. Hem biz hem katılımcılar çok keyif aldı.”

Halkkent Emekli Evi Sorumlusu Çağdaş Yeter, “Yaş almışlarımızın keyifli vakit geçirmesi için etkinliklerimiz devam edecek. Yaş almış vatandaşlarımıza yaşlılık ve yaşlanma sürecine ilişkin Gerontolog Cihan Tanrıverdi tarafından önemli bilgiler verildi. Yaş almış vatandaşlarımız, Büyükşehir Belediyesi’nin sunmuş olduğu evde sağlık ve bakım hizmetleri ile ilgili de bilgilendirildi” diye konuştu.

Emekli Evi üyelerinin keyifli vakit geçirmesi için ilerleyen günlerde sinema etkinliği de yapacaklarını aktaran Yeter, etkinliklerin artarak devam edeceği bilgisini verdi.

Etkinliğe katılan vatandaşlardan bazıları da düşüncelerini, şöyle dile getirdi:

– Hüseyin Güler: “Devamlı buraya gelip gidiyorum. Burayı çok seviyorum. Ben burada hayat gördüm. Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’in sağladığı hizmetlerden birçok fayda gördük. Evime kadar yemeğim geliyor. Eşim için Evde Sağlık ve Temizlik ekibi geliyor. Ben 78 yaşındayım, bugüne kadar böyle bir Belediye Başkanına rastlamadım. Burası kurulduğundan beri çok güzel bir hayat yaşıyoruz. Tanımadığımız komşularımızla tanışıp, sohbet muhabbet ediyoruz. Çevremiz genişledi. Kitabımızı, gazetemizi okuyoruz, çayımızı içiyoruz.”

-Ökkeş Yetim: “Evde televizyon izlemekten bıktık. Burada her türlü sosyal, değişik siyasi gruplardan arkadaşlarımız var. Aramızda hiçbir ayrım yok. Hepimiz tek yumruk gibi sohbet ediyoruz ve neşeli bir şekilde de evimize gidiyoruz. Başkanımıza çok teşekkür ederim.”

Selma Dinçer: “Başkanımız Mersin’de herkesi destekliyor, çok çalışıyor. Çok memnunuz.”

-Resul Gül: “Aslında birçoğumuz hastalanınca hangi doktora gideceğimizi bile bilmiyoruz. Bunun önerisinde bulundukları için çok güzel oldu. Burada sosyal faaliyetler de bulunuyoruz ve bir sorunumuz olsa birbirimize anlatıyoruz. Bu insanları bir araya getirmek için güzel bir olanak.”

– Mustafa Dönmez: “Burada bulunan vatandaşların ihtiyacı her neyse ona tek tek değinildi. Sosyal belediyeciliğin gereğini gerçekten yapıyorlar. Emekli Evi’nde çok güzel zaman geçiriyoruz ve arkadaşlarımla bilgi paylaşıyoruz.”

-Semiha Kurt: “Sunumu yapan hocamız çok güler yüzlüydü. Her sorumuza cevap verdi. Çok memnunuz. Burada her meslekten arkadaşımız var, onlarla tanışıp, selamlaşıyoruz. Evde oturmaktansa burada çayımızı içip, birbirimizi tanıyoruz.”

– Fatma Esin Önür: “Buranın açılmasından dolayı çok müteşekkirim. Benim sosyal hayatım hiç yoktu. Bana yaşama sevinci verdi ve bir gayem oldu. 7/24 aynı işi yapmaktansa buraya gelip, zaman geçiriyorum. Daha iyi oldum. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’e ve tüm emeği geçenlere teşekkür ederim.”

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-emekli-evleri-uyelerini-bilgilendirdi/feed/ 0 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Esenler’de vatandaşlarla buluştu https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-esenlerde-vatandaslarla-bulustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-esenlerde-vatandaslarla-bulustu/#respond Tue, 26 Mar 2024 09:00:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5518 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Esenler Kazım Karabekir Mahallesi’nde semt pazarı ziyareti yaptı, vatandaşlarla ve esnafla buluştu. Adıyamanlı ve depremzede olduğunu belirten bir vatandaş İmamoğlu’na, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, tehdit dilini şikayet etti. İmamoğlu, “Bizi tehdit ediyorlar. ‘Oy olmazsa, hizmet yok’ diyorlar. Depremzedelere öyle denilir mi” diyen vatandaşa, “Kimse tehdit edemez. Ama onlara ders vereceğiz. Öyle denilir mi? Ben, Adıyaman’a üç defa gittim. Milletin acısı var. Allah yardımcımız olsun. Ama kurtulacağız” karşılığını verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Esenler Kazım Karabekir Mahallesi’nde kurulan semt pazarında, vatandaşlarla ve esnafla buluştu. Pazar girişinden itibaren yoğun bir ilgiyle karşılanan İmamoğlu, vatandaşların fotoğraf çektirme isteklerini yerine getirdi. Bu sırada kalabalığın arasından sıyrılan yaşlı bir kadın da, ağlayarak İmamoğlu’na sarıldı. Vatandaşın ilk sözleri, “İlk kazandığınızda göremedim. ‘Sizi kucaklamazsam, gözüm arkada gider’ dedim” olunca, İmamoğlu, “Allah korusun” şeklinde yanıt verdi. Diyalogun bundan sonrası şu şekilde devam etti:

VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “YÜZÜNÜZDEN NUR AKIYOR, KALBİNİZ DE TEMİZ”

Vatandaş: Ben 72 yaşındayım.

İmamoğlu: Oy kurban olurum sana. Sağ ol anneciğim, sağ ol.

Vatandaş: Ben sana kurban olayım. Yüzünüzden nur akıyor. Kalbiniz de temiz. ya inşallah… Şeker hastasıyım.

İmamoğlu: Allah korusun seni.

Vatandaş: Kucakladım ya… Canım benim.

İmamoğlu: Kurban olurum sana. Duanı et.

Vatandaş: Ben her zaman ediyorum.

GENÇ VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “YEMİN EDERİM, DÜN RÜYAMDA GÖRDÜM; KAZANIYORDUK”

Yaşlı bir kadın  İmamoğlu’na desteğini, “Sen pazara geldin, ben senin ayağına Kartal’a gittim. Dörtyol’a çıktım, senin mitinglerine gittim” sözleriyle gösterdi. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Oy kurban olurum sana” oldu. İmamoğlu, genç bir vatandaşın, “Yemin ederim, dün rüyamda gördüm; kazanıyorduk. Yemin ediyorum size. Vallahi, billahi, tillahi diyorum” sözlerine ise, “İnşallah. Ne mutlu bana” karşılığını verdi. Bir başka vatandaş da yaşadığı tesadüfü, sosyal medya hesabı üzerinden kanıtladı. İmamoğlu, başka bir vatandaşın, “Bak; 2019’da da senle beraberdim, bugün hatırlattılar, yine benlesin” sözlerine, gülümseyerek, “Eyvallah” yanıtını verdi.

ADIYAMANLI VE MALATYALI DEPREMZEDELER İMAMOĞLU’NA DERT YANDI

Adıyamanlı ve depremzede olduğunu belirten bir vatandaş da İmamoğlu’na, Erdoğan’ın, “tehdit dili”ni şikayet etti. İmamoğlu, “Bizi tehdit ediyorlar. ‘Oy olmazsa, hizmet yok’ diyorlar. Depremzedelere öyle denilir mi” diyen acılı vatandaşa, “Kimse edemez tehdit. Ama onlara ders vereceğiz. Öyle denilir mi? Milletin acısı var orada. Ben, Adıyaman’a üç defa gittim. Milletin acısı var. Allah yardımcımız olsun. Ama kurtulacağız” karşılığını verdi. Malatya Darendeli olduğunu söyleyen bir başka depremzede vatandaş da yaşadığı zorlukları, “Bak ben Malatya’dan geldim. Evim yıkıldı orada. Daha enkazı kaldırmadılar. Burada orada, burada kalıyorum, yani günü geçireyim de yazın köye gideceğim” sözleriyle İmamoğlu’yla paylaştı. İmamoğlu, yardımcılarından, vatandaşın CHP Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Veli Ağbaba ile görüştürülmesine aracılık etmelerini istedi.

KİRACI VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “BİZ KİRACILARIN HALİ NE OLACAK?”

Kürtçe konuşan bir kadın ise İmamoğlu’na, hasta olduğunu, tedavi olmak istediğini ve onu çok sevdiğini söyledi. İmamoğlu, vatandaşa yardımcı olmaları için yanında bulunan ekibini görevlendirdi. Yaş almış bir vatandaş da elindeki poşeti göstererek, “Maaşı aldık. Ekmekle bu, 500 lira. Yandık Başkanım. Kurban olayım size ya” diyerek hayat pahalılığından yakındı. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Allah yardımcımız olsun” oldu. Kiraların durumundan şikayet eden bir kadın vatandaş ise, yaşadıkları sorunu, “Biz kiracıların hali ne olacak? Ev sahiplerine kimse dur demiyor. 8 binken, 15 bin istiyorlar. 3 binken, 15 bin… Tek bir kişi çalışıyor. Sigortasız. Günlük böyle çalışanların sigortaları var mı? Hiçbirinin de yok. Ne olacağız peki hocam” sözleriyle dile getirdi. İmamoğlu vatandaşa, “Zor bir ekonomi şu anda. Ekonomi yönetilemedi. Şu anda bizim vatandaşımıza sunduğumuz destek, görevi aldığımızla bugünün arasında 5-6 kat fark var. Niye? İnsanlarımız daha çok yoksul” yanıtını verdi. Vatandaşa, “Anne Kart’ımızdan aldın mı” sorusunu yönelten İmamoğlu, olumlu yanıt aldı.

VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “HIZIR YOLDAŞIN OLSUN”

Genç bir kadın vatandaş da İmamoğlu’na, “Yeni açtığınız, Alibeyköy metrosunu kullandım. Mükemmel bir metro. Emeğinize sağlık” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Bir kadın vatandaş da “Kurban olurum ben sana. 12 İmamlar uğrunda olsun. Hızır yoldaşın olsun” diyerek İmamoğlu’na dua etti. Vatandaşa teşekkür eden İmamoğlu, “Duanı hep et” temennisinde bulundu. Bir başka vatandaş da duygularını, “Bu şehri haramilere bırakmayacaksın” diyerek, İmamoğlu ile paylaştı. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Biz bu şehri koruyacağız, hep beraber” oldu. İmamoğlu, kendisine sarılıp, ağlayarak, “Kazanacak mıyız” sorunu yönelten genç kıza ise, “Kazanacağız. Beraber kazanacağız. Hiç üzülme güzel kızım. Başarılar. Hiç canını sıkma” yanıtını verdi.

ENGELLİ GENÇ ANNEDEN İMAMOĞLU’NA: “SİZİN İÇİN 2 KİLOMETRE YOLDAN GELDİM”

Pazar ziyaretinin son metrelerinde İmamoğlu’nu yakalayan engelli genç anne ile İBB Başkanı arasında şu duygusal konuşmalar geçti:

Genç anne: Sizin için 2 kilometre yoldan geldim. Yürüdüm. Yemin ederim.

İmamoğlu: Kurban olurum sana.

Genç anne: Hiçbir başkan bu kadar sevilmez. Kurban olurum ben size.

İmamoğlu: Nerede oturuyorsun?

Genç anne: Ben, Esenler Güney Hastanesi’nin oradayım. Dörtyol’a kadar gittim. Oradan buraya kadar yürüyerek geldim.

İmamoğlu: Ne yapıyorsun?

Genç anne: Ben ev hanımıyım. Engelliyim.

İmamoğlu: Çocuk?

Genç anne: Kiradayım. Çocuk, Allah razı olsun, sütlerinizi alıyor.

İmamoğlu: Kaç yaşında?

Genç anne: Alışverişimizi yapıyoruz. Kartım var.

İmamoğlu: Tamam onları söyleme.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-esenlerde-vatandaslarla-bulustu/feed/ 0
Ankara’nın Merkezinde Yeni Konut Projesi: Adres Ankara Evleri https://www.igdirhaber.com.tr/ankaranin-merkezinde-yeni-konut-projesi-adres-ankara-evleri/ https://www.igdirhaber.com.tr/ankaranin-merkezinde-yeni-konut-projesi-adres-ankara-evleri/#respond Mon, 25 Mar 2024 21:51:55 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5513 Ankara’nın en merkezi konumlarından birinde hayata geçirilen “Adres Ankara Evleri”, Etlik Şehir Hastanesi ve İvedik Metro’ya 1 dakikalık yürüme, yeni yapılacak olan Adalet Sarayı’na ise 1 kilometrelik mesafede yer alıyor. “Adres Ankara Evleri”, “yüzde 1,99 kredi oranı 72 ay vade” ile yatırımcılarına kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. Daha uzun vade taleplerini de değerlendiren Bayraktar İnşaat,%2,2 Kredi Oranı ile 120 aya kadar uzayan vade seçenekleriyle de yatırımcılarına ev sahibi olmanın kapısını aralıyor.

Prestijli ve kaliteli aile konutları konseptli “Adres Ankara Evleri” toplamda 3 etapta, 3.000 konut ve Açık Çarşı konseptli AVM’den oluşmaktadır… C40-45 dayanım gücüne sahip beton yapısı ve zeminde fore kazık uygulaması ile depreme dayanıklı bir proje olan “Adres Ankara Evleri”, doğa dostu peyzaj alanları, Açık AVM, tematik oyun parkurları, hastaneye ve metroya olan yakınlığı ile başkente yepyeni bir soluk getirecek.

ANKARA’NIN EN ÖZEL PROJELERİNDEN BİRİ

Ankara’nın en değerli yerleşim bölgelerinden biri olan Yenimahalle’de 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri” 2+1, 3+1 ve 4+1 daire seçeneklerinden oluşuyor. Konut ve ticari alanlar arasında geçişin bulunmadığı proje, bu özelliği ile konut alanlarının güvenliğini arttırırken aynı zamanda kullanıcılarına sosyal yaşamın avantajlarını sunuyor. Geniş yol ve caddeleri, düzenli peyzaj alanları, cadde üstü mağaza ve ticari alanları ile yalnızca değerli bir konut projesi değil, aynı zamanda geleceğiniz için iyi bir yatırım imkânı sunuyor.

SAĞLIK, METRO, EĞİTİM VE ALIŞVERİŞ HEMEN YANI BAŞINIZDA

Adres Ankara Evleri; Etlik Şehir Hastanesi, Antares AVM ve İvedik Metroya 1 dakika, İlköğretim, lise ve üniversiteye ise 5 dakikalık yürüme mesafesiyle ihtiyaç duyduğunuz her şeyin yanı başında yer alıyor.

Adres Ankara Evleri, yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük adalet sarayına 1 kilometrelik yakınlığı ile başkentte yepyeni bir merkezle soluk getirecek.

ANKARA’NIN YENİ CAZİBE VE BULUŞMA MERKEZİ “ADRES ÇARŞI”

Proje içerisinde planlanan “Adres Çarşı” ise bölgenin yeni cazibe ve buluşma merkezi olmaya aday.Son zamanların en yeni trendlerinden olan Açık AVM konseptiyle tasarlanan ticari alanlar birçok önemli markaya hizmet verebilecek şekilde tasarlandı. Her ihtiyacınızı karşılayacak, her zevke hitap edecek olan “Adres Çarşı”, şehrin yeni cazibe merkezlerinden biri olarak Ankara’ya yepyeni bir sosyal yaşam alanı sunuyor.

ADRES ANKARA EVLERİ İLE AYIRICALIKLARI YAŞAYIN

Proje, “Adres Ankara Kulüp” ile sakinlerine ayrıcalıklı bir kulüp atmosferi yaşatmaya hazırlanıyor. Çevreye duyarlı, yeşil dostu olan ve 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri”, toplam 74 bin metrekarelik peyzaj alanı sunuyor. İçerisinde yüzme havuzu, spor salonu, kafe, sauna ve hamamın olacağı, ayrıca basketbol, voleybol, futbol ve tenis kortu olarak kullanılabilen açık sahaların yanı sıra farklı yaş gruplarına göre tasarlanmış çocuk oyun alanları, iki kilometrelik yürüyüş parkuru, aile oturma mekanları ve süs havuzları ile “Adres Ankara Evleri” sakinlerine her türlü aktiviteyi yapabilme imkânı sunuyor.

Projeyle ilgili detaylı bilgiye www.adresankara.com adresinden ulaşabilirsiniz.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ankaranin-merkezinde-yeni-konut-projesi-adres-ankara-evleri/feed/ 0
Yaşam Memnuniyeti Araştırması: Mutluluk Oranı Arttı https://www.igdirhaber.com.tr/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-mutluluk-orani-artti/ https://www.igdirhaber.com.tr/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-mutluluk-orani-artti/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:36:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5467 Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022 yılında yüzde 49,7 iken 2023 yılında 3 puan artarak yüzde 52,7 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Buna göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022 yılında yüzde 49,7 iken 2023 yılında 3 puan artarak yüzde 52,7 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2022 yılında yüzde 15,9 iken 2023 yılında 2,2 puan azalarak yüzde 13,7 olarak gerçekleşti.

Kadınlar daha mutlu

Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022 yılında yüzde 46,5 iken 2023 yılında yüzde 50,3 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2022 yılında yüzde 52,7 iken 2023 yılında yüzde 55,1 oldu.

Evliler evli olmayanlardan daha mutlu

Evli bireylerin, evli olmayan bireylere göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 45,8 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu gözlendi.

Mutluluk oranında en yüksek artış 18-24 yaş grubunda oldu

Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı, 2022 yılında yüzde 47,9 iken 2023 yılında 6,1 puan artarak yüzde 54,0 oldu.

Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranı 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak yüzde 49,7 olarak tahmin edildi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2022 yılında yüzde 57,7 iken 2023 yılında 1,7 puan azalarak yüzde 56,0 oldu.

Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,9 olurken bunu sırasıyla; yüzde 15,0 ile çocukları, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.

Bireyleri en çok sağlıklı olmak mutlu etti

Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,5 olurken bunu sırasıyla; yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş takip etti.

Her 100 kişiden 67’si geleceğinden umutlu

Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı yüzde 67,2 iken kadınlarda bu oran yüzde 67,1 oldu.

Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 5,7 oldu

Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için “0”, çok memnun olanlar için “10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022 yılında 5,5 hesaplanırken 2023 yılında 0,2 puan artış ile 5,7 oldu. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2023 yılında 5,6, kadınlarda ise 5,8 oldu.

En yüksek memnuniyet oranı yüzde 74,6 ile asayiş hizmetlerinde

Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2023 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 olurken bunu sırasıyla yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61,0 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.

Ülkenin en önemli sorunu hayat pahalılığı oldu

Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2020 yılında birinci sırada yüzde 18,5 ile işsizlik, ikinci sırada yüzde 17,3 ile hayat pahalılığı, üçüncü sırada yüzde 17,2 ile eğitim yer aldı. 2023 yılında hayat pahalılığı yüzde 33,8 ile ilk sırada yer alırken, yüzde 16,5 ile eğitim ikinci sırada ve yoksulluk yüzde 13,4 ile üçüncü sırada yer aldı. – ERZİNCAN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-mutluluk-orani-artti/feed/ 0
Kayseri Ticaret Odası’nda Taşımacılık Sektörü Sorunları İstişare Edildi https://www.igdirhaber.com.tr/kayseri-ticaret-odasinda-tasimacilik-sektoru-sorunlari-istisare-edildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kayseri-ticaret-odasinda-tasimacilik-sektoru-sorunlari-istisare-edildi/#respond Mon, 18 Mar 2024 21:03:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5195 Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) düzenlenen genişletilmiş istişare toplantısında yük ve yolcu taşımacılığı sektörünün yetkilileri sorun ve taleplerini AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu’na iletti. Toplantıda sektör temsilcilerini tek tek dinleyen Çopuroğlu, iletilen sorunları Bakanları arayarak anında iletti.

KTO, genişletilmiş meslek komitesi toplantılarını Milletvekillerinin katılımlarıyla sürüyor. KTO 39. Yük ve Yolcu Taşımacılığı Meslek Komitesi istişare toplantısı; AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, KTO Başkanı Ömer Gülsoy, AK Parti İl Teşkilatı yetkilileri, komite üyeleri ve lojistik firmaları yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, “Şehrimizin ihracatı açısından Lojistik sektörümüz bizim için çok önemli. Ulaşım olmadan ticaret, ihracat, yardımda olmayacağını biliyoruz. Bu sebeple sektör temsilcilerimizi ve komite üyelerimizi AK Parti Kayseri Milletvekilimiz Şaban Çopuroğlu ile buluşturduk. Sektörlerinde yaşadıkları sıkıntıları ve taleplerini dile getirme fırsatı buldular. Vekillerimize toplantıya katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

Toplantıda komite üyeleri ve sektör temsilcileri yaşadıkları sorunları ve taleplerini ise şu şekilde sıraladı:

“Kayseri’de yük taşımacılığı sektörü için Lojistik Merkez ve Otoban olmamasından kaynaklı sorunlar, ticari amaçlı yük ve yolcu taşımacılığı yapan, mesleki yeterlilik belgesi sahibi sürücüler için, SRC yaş sınırının 65’ten 69’a çıkarılarak 1 yıl uzatılması konusunun kalıcı hale getirilmesi, yük ve yolcu taşımacılığında, asgari ehliyet alma yaşından kaynaklı yetkin ve yeteri kadar eleman bulmakta zorlanıldığı belirtilerek asgari ehliyet alabilme yaşının 24’ten 20 ya da 22 yaşa indirilmesi talebi, diğer sektörlerde olduğu gibi yük ve yolcu taşımacılığı sektöründe de çalışanların SGK girişlerinin anlık yapılabilmesinin sağlanması talebi, Ağır vasıta sürücülerinin ceza puanlarına (alkollü araç kullananlar ile ölümlü kazaya karışanlar hariç) bir seferlik af getirilmesi halinde şoför probleminin bir nebze olsun azalacağı belirtilerek bu konuda bir çalışma yapılması talebi, sektör olarak, KDV kayıplarının önüne geçilebilmesi adına tevkifatlı KDV’ye geçilmesi gerekliliği, buna bağlı olarak enflasyon muhasebesine de geçilmesi için çalışma başlatılması. Şehirlerarası yolculuk yapan mülteciler konusunda sıkıntılar yaşanmasından dolayı online bilet satışlarının denetlenmesi, lojistik firmaları, uluslararası taşımacılık yaparken 1975 tarihli tır Sözleşmesine tabi olduğu belirterek, lojistik firmasının taşıdığı malın tır şoförü tarafından kap/kilo/ambalaj cinsinden uygun olmasına rağmen gönderici ya da alıcının kusurundan kaynaklı problemlerden dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmaması gerektiği ve bu konuda gümrük kapılarında sorunlar yaşandığı dile getirilerek konu hakkında çözümü için girişimlerde bulunulması talebi, bakanlık tarafından Acil Durum Afet Eylem Planı için lojistik sektörünün detaylı olarak bilgilendirilmemesi sorunu, Yaşanabilecek afetler için acil durum eylem planı konusunda sektörün bilgilendirilmesi için çalışma yapılması talebi, kıdem tazminatlarının geriye dönük hesaplanma süresinin beş yıldan üç ay veya bir yıla indirilmesi talebi, sektör için Kayseri İhtisas Gümrüğü kurulması talebi, sektöründe çok fazla şoför açığı bulunması sebebiyle işbaşı eğitim programları ile devlet destekli şoför yetiştirilmesi, mesleki eğitimin yük ve yolcu taşımacılığı için şoför yetiştirilmesini de kapsayacak şekilde genişletilmesi. Gürbulak sınır kapısında devam eden tır parkı inşaatının trafiği ve maliyetleri olumsuz etkilemesi sebebiyle inşaatın hızlandırılması konusunda girişimlerde bulunulması talebi, Azerbaycan gümrüklerindeki 3.ülke yükleme dozvolası ve sigorta sıkıntıları, Türkmenistan gümrüklerinde yaşanan vize ile sigorta konularında yaşanan sorunların giderilmesi için girişimlerde bulunulması talebi, öğrenci ve personel taşımacılığı yapan firmalar, tahsisli plaka (P Plaka) ile ilgili yaşanan sorunların çözülmesi. Şehirlerarası Otobüs Terminalinde zabıta noktası bulunmamasından dolayı yaşanan sıkıntılardan dolayı otogara zabıta noktası kurulması talebi, yabancı plakalı ihracat yapan (ihracat beyannamesi olan) uluslararası nakliye firmalarının araçları, Türkiye’deyken aldığı akaryakıtta faydalandığı ayrıcalıklara kısıtlama getirilmesini veya kaldırılmasını talebi, yük ve yolcu taşımacılığı sektörünün şoför sıkıntısının giderilebilmesini adına ehliyetler için alınan harçların düşülmesi konusunda çalışma yapılması talebi. 19. binek araçlara EDS hız limitlerinde uygulanan yüzde 10’luk insiyatifin ticari araçlara da uygulanması için çalışma başlatılmasını talep etmişlerdir.

Toplantıda sektör temsilcilerini de tek tek dinleyen AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, cep telefonu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nu arayarak istişare toplantısında Taşımacılık sektörünün sorun ve taleplerini ileterek çözüm aşamasında destek istedi. Çözüm önerileriyle birlikte dosya sunacağını iletti. – KAYSERİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kayseri-ticaret-odasinda-tasimacilik-sektoru-sorunlari-istisare-edildi/feed/ 0
Milli atlet Elif Naz Köseoğlu, Los Angeles 2028 Olimpiyatları’nda madalya hedefliyle çalışmalarına devam ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/milli-atlet-elif-naz-koseoglu-los-angeles-2028-olimpiyatlarinda-madalya-hedefliyle-calismalarina-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/milli-atlet-elif-naz-koseoglu-los-angeles-2028-olimpiyatlarinda-madalya-hedefliyle-calismalarina-devam-ediyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:42:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5131 Milli atlet Elif Naz Köseoğlu, Los Angeles 2028 Olimpiyatları’nda madalya hedefliyle çalışmalarına devam ediyor.

Türkiye Atletizm Federasyonunun olimpik kadrosunda yer alan 12. sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Elif Naz Köseoğlu, 2 bin metre engelli koşu branşında Türkiye’de elde ettiği madalyalarla dikkati çekti.

Mersin’de 2 bin metre engellide 6 dakika 48 saniyelik dereceyle birinci olup milli takıma seçilen Köseoğlu, ilk yurt dışı şampiyonası olan 2023 EYOF’ta 15’inciliği elde etti. Yıldızlar Balkan Şampiyonası’nda da ikinci olan Köseoğlu, şimdilerde 18 Yaş Altı Balkan, Avrupa ve dünya şampiyonalarına hazırlanıyor.

Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşup, madalya almayı hedefleyen Köseoğlu, antrenörü Bülent Uzun’la her gün toplam üçer saat süren antrenman yapıyor.

ENKA Kulübü sporcusu Elif Naz Köseoğlu, AA muhabirine, Cemalettin Sarar Ortaokulu’ndayken beden eğitim öğretmen Evrem Özel’in yönlendirmesiyle 6 yıl önce atletizme başladığını söyledi.

Türkiye’de 1500 metrede çok sayıda şampiyonluklarının olduğunu ifade eden Köseoğlu, şöyle konuştu:

“Mersin’de 26 Mayıs’ta 2 bin metre engelli koşusunda 6 dakika 48 saniyelik dereceyle birinci oldum. Slovenya’nın Maribor kentinden 23-29 Temmuz’da düzenlenen 2023 EYOF’ta 2 bin metre engelli branşında 15’inci oldum. Yurt dışında katıldığım ilk şampiyonada bu dereceyi elde ettim. 2 Eylül’de Sivas’ta düzenlenen Yıldızlar Balkan Şampiyonası’nda 2 bin metre engellide ikinci olup, olimpik kadroya seçildim. 11 Şubat’ta Isparta’da düzenlenen Okullararası Türkiye Şampiyonası’nda Genç kızlar 3 bin metre branşında Türkiye ikincisi oldum. Elde ettiğimi bu dereceyle 12-15 Mayıs’ta Kenya’nın Nairobi kentinden yapılacak Okullararası Dünya Kros Şampiyonası’na katılmaya hak kazandım. Dünya Kros Şampiyonası hazırlıklarını başladım.”

Köseoğlu, 6 Temmuz’da Slovenya’nın Maribor kentinde 18 Yaş Altı Balkan Şampiyonası ve 18-21 Temmuz’da Slovakya’da Avrupa 18 Yaş Altı Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edeceğini dile getirdi.

Peru’da 26-31 Ağustos düzenlenecek Dünya 20 Yaş Altı Şampiyonası’nda milli formayı taşıyacağına değinen Köseoğlu, “Milli takıma seçilmek için uzun zamandır uğraşıyordum. İlk kez seçildiğimde çok mutlu oldum. Kendimle gurur duyuyorum. Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşup, madalya almayı hedefliyorum.” diye konuştu.

Antrenör Bülent Uzun: “Final koşma şansı çok yüksek”

Milli takım antrenörü Bülent Uzun da ortaokuldaki beden eğitimi öğretmeninin keşfettiği Elif ile 6 yıldır çalıştığını bildirdi.

Elif’in 16 yaşından itibaren milli takımla yarışmalara katıldığını anlatan Uzun, şöyle devam etti:

“Bu yılki hedeflerimiz öncelikle Slovakya’da yapılacak U18 şampiyonası. Güçlü rakipleri var. İstatistiklere baktığımda 6 güçlü rakiple mücadele edecek. Nasip olursa orada 2 bin metre engellide ilk üçü zorlayacağız. Yıldızlar bittikten sonra zaten normalde olimpik branş olarak 2 bin engelli koşu yok. 3 bin engelli branşında yarışmaya başlayacağız. Ağustos ayında Peru’da yapılacak olan U20 Dünya Şampiyonasında gençlerde 3 bin engelli koşacak. Olimpik branşlarda 3 bin engelliden devam edecek. Elif Naz, Türkiye’nin gelecek vadeden yıldız sporcularından biri. Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşma şansı çok yüksek. İnşallah madalya da alacaktır. Hedefler doğrultusunda hazırlayacağız. Çok yetenekli ve bir sporcu. İnşallah başarılı oluruz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/milli-atlet-elif-naz-koseoglu-los-angeles-2028-olimpiyatlarinda-madalya-hedefliyle-calismalarina-devam-ediyor/feed/ 0
İnan Güney: Beyoğlu’nda kentsel dönüşüm seferberliği başlatacağız https://www.igdirhaber.com.tr/inan-guney-beyoglunda-kentsel-donusum-seferberligi-baslatacagiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/inan-guney-beyoglunda-kentsel-donusum-seferberligi-baslatacagiz/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:12:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4965 HABER: HAKAN KAYA

CHP’nin Beyoğlu Belediye Başkan Adayı İnan Güney, 31 Mart Yerel Seçim öncesi, projelerini anlattı. Kentsel dönüşüme vurgu yapan Güney, “Önümüzdeki 5 yılı kentsel dönüşüm seferberlik dönemi ilan ediyoruz. Siyaset üstü bakacağız. Herkesin ortak konusu, ortak gündemi kentsel dönüşüm. Yerinde, adil ve hakça bir dönüşümün güvencesi biz olacağız” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Beyoğlu İlçesi Belediye Başkan Adayı İnan Güney, Beyoğlu’nda bulunan Ses Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen etkinlikle projelerini kamuoyuyla paylaştı.

“YERİNDE, ADİL VE HAKÇA BİR DÖNÜŞÜMÜN GÜVENCESİ BİZ OLACAĞIZ”

Kentsel dönüşüme vurgu yapan Güney, “Okmeydanı bölgesinin 29 adasında projeler hazırladık. Alanında uzman mimar ve şehir plancılarının hazırladığı ve 1 Nisan’dan sonra başlatacağımız bu örnek ada projesinde 694 daire bulunuyor. Burası dönüşüm bütçesini kendi lokasyon değeri ile yaratan ve üzerine belediyeye 250 tane rezerve daire kazandıran bir ada. Yani bu adada vatandaşın dairesine daire veriyoruz, vatandaş herhangi bir ödeme yapmıyor, proje kendi maliyetini finanse ediyor. Üstüne üstlük diğer yapı adalarındaki dönüşümde kullanmak üzere Beyoğlu Belediyesi’ne 250 rezerv daire kalıyor. Rant odaklı olmayıp, halkın menfaati öncelenirse, bu planlar müteahhit gruplarıyla değil sokaklarda yapılırsa Beyoğlu Okmeydanı bölgesi kendi içerisinde dönüşüm bütçesini taşımaktadır. Önümüzdeki 5 yılı kentsel dönüşüm seferberlik yılı ilan ediyoruz. Konuya siyaset üstü bakacağız. Dönüşümü Beyoğlu Belediyesi’nin iştirak şirketi Dönüşüm AŞ., İBB’nin en güvenilir kurumlarından biri olan KİPTAŞ ve kamu, özel işbirliği ile yapacağız.  Bakanlığımızın kapısını açacağız ve bu meseleye siyaset üstü bakmalarını talep edeceğiz.Yerinde, adil ve hakça bir dönüşümün güvencesi biz olacağız.” dedi.

“HALKÇI BELEDİYECİLİĞİN EN GÜZEL UYGULAMASINI BEYOĞLU’NDA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

İmar rantına izin vermeyeceklerini vurgulayan Güney, “Hiçbir zaman İnan Güney şuradaki yeşil alanı imara açtı diye duymayacaksınız 5 yıl boyunca. Hiçbir zaman bir tane kamusal alanı kapattı, rant verdi diye duymayacaksınız. Halkçı belediyeciliğin en güzel uygulamasını Beyoğlu’nda el ele verip gerçekleştireceğiz” dedi.

Güney’in projelerinden önce çıkanları şöyle:

GENÇ İSTİHDAMIPROJESİ İLE BEYOĞLU’NUN İKİ YAKASINI BİR ARAYA GETİRECEĞİZ

*’Beyoğlu İşimiz’ projesiyle Beyoğlu’nun iki yakasını bir araya getireceğiz.  Beyoğlu’nun ekonomik gerçeklerine uygun meslek edindirme kursları açacağız.

*Beyoğlu HünerliEller Projesi ile ustaların yeteneklerini, birikimlerini gençlere aktarabilecekleri programlar tasarlayacağız. Ustalara çırak, çıraklara da usta bulacağız, el sanatlarını, zanaatları yaşatacağız.

*Açacağımız Kadın istihdam Merkezi ile kadınların iş hayatında daha güçlü ve üretken olmalarını sağlayacağız. İngilizce kursları, mesleki eğitim atölyeleri, dijital okur-yazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri gibi fırsatlarla kadınların istihdama katılmasını sağlayacağız. Kadınların iş kurmaları ve geliştirmelerine destek olacağız.

*’İlk İşim Beyoğlu’ projesi ile 18-29 yaş arasındaki ihtiyaç sahibi ve girişimci gençlerimizin ilk işlerini kurmalarına destek amacıyla ücretsiz danışmanlık hizmeti ve 50 bin TL maddi destek sağlayacağız.

*Esnaf destekleme programı ile Beyoğlu’nda esnafımıza harç ve vergilerde ödeme kolaylığı sağlayacağız. Belediye esnafın kapısını çaldığında açığını arayan değil, esnafa nasıl yardımcı olabiliriz anlayışında olacağız. Beyoğlu’ndaki en büyük sorunlardan birisi ‘geçici ruhsat’. Bu bir zulme dönüştü ve adeta sürekli ruhsatın muadili olmuş durumda. Biz geldiğimizde ruhsat zulmünü sonlandıracağız.

ALAN EL VEREN ELİ GÖRMEYECEK, OKULLARDA BESLENME PAKETİ DAĞITACAĞIZ

*Örnektepe, Sururi, Hacıahmet ve Küçükpiyale mahallelerinde kuracağımız Aile Yaşam Merkezlerinde sosyolog, psikolog, sosyal hizmet ve hukuki destek uzmanları ile danışmanlık ve sosyal destek hizmetleri vereceğiz.

*İhtiyacı olan her mahallede 3-6 yaş grubu çocuklar için tam süreli hizmet edebilecek kreşler açacağız.

*Okul beslenme paketi ve süt projesi ile öncelikli olarak ihtiyaç sahibi mahallelerdeki okullarda ilköğretim çocuklarına beslenme paketi ve süt desteği sağlayacağız. Alan el veren eli görmeyecek şekilde, çocukları rencide etmeden, yemekleri akşamdan eve teslim ederek sessiz bir şekilde dağıtım yapacağız.

EMEKLİ EVLERİ AÇILACAK

*Beyoğlu’da en az 3 mahallede emekli evi açacağız.Emekli evlerinde emeklilerimizin vakit geçirebileceği, sosyalleşebileceği aktiviteler ve etkinlikler sunacağız. Yılın belirli dönemlerinde inanç ve kültür gezileri düzenleyeceğiz.

*Cihangir’de açılacak Beyoğlu Yaş Alma, Demans ve Alzheimer Merkezi’nde ileri yaşlı Beyoğlu sakinleri için sosyalleşme imkanı sunmanın yanı sıra gün içerisinde evde tek kalan ve bakıma muhtaç alzheimer ve demans hastaları için geriatri bakım hizmeti vereceğiz.

*Emeklilere pazar desteği.Yılda 3 kez 5 bin TL olmak üzere pazar desteğini İBB’den alabilecekler.

*Beyoğlu Gençlik Merkezleri. Bir teknoloji merkezi olarak faaliyet gösterecek inovatif merkezin içinde ortak çalışma alanları ve kütüphaneler yer alacak. Genç girişimler için yapay zeka, kodlama gibi alanlarda sertifika eğitim programları sunacağız.

*Beyoğlu Tıp Merkezi ile tüm Beyoğlululara koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri vereceğiz.

*Can Dostum 7/24 Projesi. Sokak hayvanlarını Beyoğlu’nun barınaklarına gönül rahatlığı ile bırakabileceksiniz. Diğer ilçelerin hizmet alanlarına gitmenize gerek kalmayacak. Can dostlarımız için aşı, yaygın kısırlaştırma ve 7/24 veterinerlik hizmetleri vereceğiz. Acil durumlarda, veteriner ambulanslarımızı zor durumda olan sahipsiz hayvanlarımıza ulaştıracağız.Veteriner hizmetlerimizi Mobilvetambulanslar aracılığıyla sokağınıza kadar ulaştıracağız.

*İnanç merkezlerine bakım, onarım ve yapım desteği vereceğiz. Yakınları vefat eden komşularımız için taziye evi, dini görevli, ulaşım ve gıda desteği sağlayacağız.

BEYOĞLU’NU DENİZLE BULUŞTURACAĞIZ

*Beyoğlu Karaköy Meydanı düzenlemesi ile kamusal kullanım alanı etkin ve kullanışlı hale getiriliyor.

*Beyoğlu denize kıyısı olan bir ilçe. Mesela Kasımpaşa’da 1,5 km’lik sahil kesimi var ama ancak 100 metreden denize ulaşılabiliyor. Haliç kıyı alanlarında yapacağımız kıyı alan düzenleme projeleri ile Beyoğlu’nu deniz ile buluşturacağız.

*İBB’nin öncülüğünde Hasköy kıyı alanı düzenlemesi yapılacak ve itfaiye merkezi açılacak.

*Taksim Okmeydanı güzergahında yeni metro hattı açılacak.

*Etibank da bir prestij caddesi olacak, esnafın ve yaşayanların yüzü gülecek.

*Beyoğlu’nun en önemli eksikliklerinden bir tanesi katlı otoparklar ve kapalı pazar yerleri. Dolapdere, Piri Paşa, Sütlüce ve Kulaksız bölgeleri başta olmak üzere Beyoğlu’nda otopark sorununu kapalı pazaryeri, kapalı otopark ve zemin üstü yeşil alan olarak düzenleyeceğiz.

*Kent Tamir Beyoğlu Projesi. Beyoğlu’nun SİT alanında kalan tarihi yapılarımızın rolöve ve restorasyon süreçlerini belediyemizin oluşturacağıkent tamir programı, İBB Kültür Mirası Koruma Müdürlüğü ve komşularımızın işbirliğiyle gerçekleştireceğiz.

*Beyoğlu Han ve Pasajlarını Yaşatma Projesi. İBB işbirliğiyle İstanbul’un ticaret ve sosyal hayatına uygun olarak Beyoğlu’nun han ve pasajlarını yeniden İstanbul’un kullanımına açacağız.

*Beyoğlu Metrohan.Tünelde bulunan 122 yaşındaki Metrohan, İBB Miras tarafından restore edilerek İstanbul’un en önemli kültür sanat merkezlerinden biri olacak.

*Haliç Tershanesi İkinci Etap İstanbul Sanat Müzesi. Osmanlı denizciliğinin üstü Haliç’te, Fatih Sultan Mehmet’in mirası Tersane-i Amire’ye sahip çıkıyoruz.Bir bölümü İstanbul Sanat Müzesi haline gelen Haliç Tershanesi’nde İBB Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü ile birlikte Performans Sanatları Merkezi ve Deniz Kültürü Müzesi açacağız.

*Beyoğlu’nda tüm yıla yayılan kültür, sanat ve müzik festivalleri ile park ve meydanlarımızda çocuklar ve gençlerle buluşacağız.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/inan-guney-beyoglunda-kentsel-donusum-seferberligi-baslatacagiz/feed/ 0
TÜİK, 2023 Yaşam Memnuniyet Araştırması Sonuçlarını Açıkladı https://www.igdirhaber.com.tr/tuik-2023-yasam-memnuniyet-arastirmasi-sonuclarini-acikladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/tuik-2023-yasam-memnuniyet-arastirmasi-sonuclarini-acikladi/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:27:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4411 TÜİK “Yaşam Memnuniyet Araştırması, 2023” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022 yılında yüzde 49,7 iken 2023 yılında 3,0 puan artarak yüzde 52,7 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2022 yılında yüzde 15,9 iken 2023 yılında 2,2 puan azalarak yüzde 13,7 olarak gerçekleşti. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 45,8 olarak belirlendi. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu gözlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu, (TÜİK) “Yaşam Memnuniyet Araştırması, 2023” başlıklı araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

Farklı parametrelere göre değerlendirilen yaşam memnuniyeti oranları şöyle:

KADINLAR DAHA MUTLU

Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022 yılında yüzde 46,5 iken 2023 yılında yüzde 50,3 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2022 yılında yüzde 52,7 iken 2023 yılında yüzde 55,1 oldu.

EVLİLER EVLİ OLMAYANLARDAN DAHA MUTLU

Evli bireylerin, evli olmayan bireylere göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 45,8 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu gözlendi.

MUTLULUK ORANINDA EN YÜKSEK ARTIŞ 18-24 YAŞ GRUBUNDA OLDU

Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı, 2022 yılında yüzde 47,9 iken 2023 yılında 6,1 puan artarak yüzde 54,0 oldu.

Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranı 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak yüzde 49,7 olarak tahmin edildi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2022 yılında yüzde 57,7 iken 2023 yılında 1,7 puan azalarak yüzde 56,0 oldu.

BİREYLERİN MUTLULUK KAYNAĞI ÇOĞUNLUKLA AİLELERİ

Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,9 olurken bunu sırasıyla; yüzde 15,0 ile çocukları, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.

BİREYLERİ EN ÇOK SAĞLIKLI OLMAK MUTLU ETTİ

Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,5 olurken bunu sırasıyla; yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş takip etti.

HER 100 KİŞİDEN 67’Sİ GELECEĞİNDEN UMUTLU

Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı yüzde 67,2 iken kadınlarda bu oran yüzde 67,1 oldu.

BİREYLERİN ORTALAMA YAŞAM MEMNUNİYET DÜZEYİ 5,7 OLDU

Bireylerin  hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için “0”, çok memnun olanlar için “10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022 yılında 5,5 hesaplanırken 2023 yılında 0,2 puan artış ile 5,7 oldu. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2023 yılında 5,6, kadınlarda ise 5,8 oldu.

EN YÜKSEK MEMNUNİYET ORANI YÜZDE 74,6 İLE ASAYİŞ HİZMETLERİNDE

Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2023 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 olurken bunu sırasıyla yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61,0 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.

ÜLKENİN EN ÖNEMLİ SORUNU HAYAT PAHALILIĞI OLDU

Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2020 yılında birinci sırada yüzde 18,5 ile işsizlik, ikinci sırada yüzde 17,3 ile hayat pahalılığı, üçüncü sırada yüzde 17,2 ile eğitim yer aldı. 2023 yılında hayat pahalılığı yüzde 33,8 ile ilk sırada yer alırken, yüzde 16,5 ile eğitim ikinci sırada ve yoksulluk yüzde 13,4 ile üçüncü sırada yer aldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tuik-2023-yasam-memnuniyet-arastirmasi-sonuclarini-acikladi/feed/ 0
İşte TÜİK anketinde Türkiye’nin en büyük sorunu https://www.igdirhaber.com.tr/iste-tuik-anketinde-turkiyenin-en-buyuk-sorunu/ https://www.igdirhaber.com.tr/iste-tuik-anketinde-turkiyenin-en-buyuk-sorunu/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:01:13 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4333 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 yılını kapsayan “Yaşam Memnuniyeti Araştırması” sonuçlarını açıkladı. Araştırma sonucunda mutluların oranı yüzde 49,7’den yüzde 52,7’ye çıkarken en çok evlilerin mutlu olduğu görüldü. Ülkede görülen en büyük sorun ise hayat pahalılığı oldu.

EVLİLER DAHA MUTLU

Mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022’de yüzde 49,7 iken 2023’te 3 puan artarak yüzde 52,7’ye yükseldi. Mutsuz olduğunu beyan edenlerin oranı ise 2022’ye göre 2,2 puan azalarak yüzde 15,9’dan yüzde 13,7’ye geriledi.

Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022’de yüzde 46,5 iken geçen yıl yüzde 50,3’e çıktı. Kadınlarda ise bu oranın söz konusu dönemde yüzde 52,7’den yüzde 55,1 yükseldiği belirlendi.

Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu tespit edildi. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, geçen yıl yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran yüzde 45,8 olarak gerçekleşti.

Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde, evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu hesaplandı.

Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde, 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı 2022’de yüzde 47,9 iken 2023’te 6,1 puan artarak yüzde 54 oldu. Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranının 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak 2023’te yüzde 49,7 olduğu belirlendi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise oran 2022’de yüzde 57,7 iken geçen yıl 1,7 puan azalışla yüzde 56’ya düştü.

MUTLULUK KAYNAĞI AİLE

Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde, kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı geçen yıl 69,9 olurken bunu yüzde 15 ile çocuklar, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.

Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde, kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023’te yüzde 69,5 ile ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş izledi.

ÇOĞUNLUK GELECEKTEN UMUTLU

Geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı 2023’te yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranının yüzde 67,2 olduğu hesaplanırken kadınlarda bu oranın yüzde 67,1 olduğu görüldü.

Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile “hiç memnun olmayanlar için sıfır”, “çok memnun olanlar için 10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022’de 5,5 olurken 2023’te 0,2 puanlık artış ile 5,7’ye çıktı. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyinin geçen yıl 5,6, kadınlarda ise 5,8 olduğu belirlendi.

EN BÜYÜK SORUN HAYAT PAHALILIĞI

Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde, 2023’te asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 ile ilk sırada yer alırken bunu yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli hizmetler ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.

Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde ise geçen yıl hayat pahalılığının yüzde 33,8 ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Bunu yüzde 16,5 ile eğitim, yüzde 13,4 ile yoksulluk izledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iste-tuik-anketinde-turkiyenin-en-buyuk-sorunu/feed/ 0
Beyin kanaması geçiren 112 yaşındaki hasta riskli operasyon sonrası sağlığına kavuştu https://www.igdirhaber.com.tr/beyin-kanamasi-geciren-112-yasindaki-hasta-riskli-operasyon-sonrasi-sagligina-kavustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/beyin-kanamasi-geciren-112-yasindaki-hasta-riskli-operasyon-sonrasi-sagligina-kavustu/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:15:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4201 Beyin kanaması geçiren 112 yaşındaki hasta riskli operasyon sonrası sağlığına kavuştu

GÜMÜŞHANE – Gümüşhane’de 112 yaşındaki Gülhanım Nas isimli hasta, ilerlemiş yaşına rağmen Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde geçirdiği başarılı beyin ameliyatıyla sağlığına tekrar kavuştu.

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde yaşayan Gülhanım Nas (112), geçen hafta Cuma günü yakınları tarafından vücudunun sağ tarafında kuvvet kaybı ve bilinç bulanıklığı şikayetiyle Kelkit Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak yoğun bakıma alındı. Beyninde kanama olduğu tespit edilen 112 yaşındaki Nas daha sonra Gümüşhane Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Burada Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Beyin Cerrahı Op. Dr. Bedrettin Özsoy tarafından muayene edilen yaşlı kadının beyin zarının altında yaklaşık 3 santimetre kalınlığında büyük bir kanama tespit edildi.

Ameliyat gerektiren ve 112 yaşındaki bir hasta için çok riskli olabilecek operasyon için hasta yakınlarını bilgilendiren Op. Dr. Özsoy, anestezi ekibinin çalışmasıyla hastayı tamamen uyutmadan sadece kafa derisinin uyuşturulmasıyla ameliyata aldı.

Yaklaşık 1 saat süren başarılı operasyonun ardından yoğun bakım servisine alınan Gülhanım Nas, hızlı bir iyileşme süreci geçirerek 1 gün sonra servise alındı. Vücudunun sağ tarafındaki kuvvet kaybı ve bilinç bulanıklığı şikayeti gerileyen hastanın yakınları da başarılı ameliyat nedeniyle doktor ve sağlık ekibine teşekkürlerini iletirken, yaşlı kadının hafta sonu taburcu edileceği öğrenildi.

“112 yaşındaki bir hasta için oldukça riskli bir ameliyattı”

Ameliyatın ardından 112 yaşındaki hastanın şikayetlerinin gerilediğini ifade eden Op. Dr. Bedrettin Özsoy, “Teyzemiz geçen hafta Cuma günü sağ tarafında kuvvet kaybı, bilinç bulanıklığı şikayetleriyle Kelkit Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ve yoğun bakıma alındı. Daha sonra Salı sabahı hastanemize geldiler. Beyin zarının altında yaklaşık 3 santimetre kalınlığında büyük bir kanaması vardı. Hastamız 112 yaşında. Bu yaş bu ameliyatlar için özellikle anestezi alması için çok ileri bir yaş. Bu ameliyat daha genç yaşlarda daha az riskli bir ameliyat ama 112 yaşındaki bir hasta için oldukça riskli bir ameliyattı. Hasta yakınlarını bu konuda bilgilendirdikten sonra ameliyatın yapılmasını istediler. Salı günü ameliyatını gerçekleştirdik, hastanemizde deneyimli bir anestezi ekibimiz var onlar hastayı entübe etmeden sadece kafa derisi uyuşturularak yapılan bir anestezi tekniğiyle yaptık. Bu şekilde hayatını daha az riske sokacak bir ameliyat yapmaya çalıştık. Sonrasında yoğun bakıma aldık orada da Murat hocamız vardı çok ilgilendi hastayla, ertesi gün hastamız toparlayınca servise aldık. Hastamızla ilgileniyoruz bu süreçte hem yakınları hem de biz, ameliyattan sonra konuşmasında açılma oldu, güç kaybı da geriledi. Zor bir ameliyattı ama şu an ameliyatı kaldırdı ve daha iyi oldu. Önümüzdeki günlerde de taburcu edeceğiz” dedi.

“İlerleyen yaşına rağmen hocamız ve sağlık çalışanları sayesinde ameliyat başarılı geçti”

Başarılı operasyondan dolayı doktor ve sağlık ekiplerine teşekkürlerini ileten Gülhanım Nas’ın torunu Barış Nas, “Yoğun bakıma kaldırıldığında beyin kanaması geçirdiğini söylediler. Biz de akrabalarımızın yurtdışında olması sebebiyle onları bekledik daha sonra hocamızla konuşarak Gümüşhane Devlet Hastanesi’ne getirdik. Daha sonra ameliyat olmasına karar verdik. Çok şükür ameliyattan başarıyla çıktı, gözlerini açtı. Eğer ameliyat olmasaydı ölüme terk edebileceğimizi söyledi biz de riskleri göze alarak ameliyat olmasına karar verdik. Hocamıza ve ekibine teşekkür ederiz. Şu anda gayet iyi konuşabiliyor, kendini ifade edebiliyor ve hareket edebiliyor. İlerleyen yaşına rağmen hocamız ve sağlık çalışanlarının emekleriyle birlikte ameliyatı başarıyla atlattık. Teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/beyin-kanamasi-geciren-112-yasindaki-hasta-riskli-operasyon-sonrasi-sagligina-kavustu/feed/ 0
MESEM Projesi İçin Derhal Vazgeçilmeli https://www.igdirhaber.com.tr/mesem-projesi-icin-derhal-vazgecilmeli/ https://www.igdirhaber.com.tr/mesem-projesi-icin-derhal-vazgecilmeli/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:42:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4172 Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencisi oğlu Arda’yı iş cinayetinde yitiren Raşit Tonbul’la birlikte yaptığı açıklamada, “MESEM projesinden derhal vazgeçilmelidir. Kamu kaynakları sermayenin çıkarı doğrultusunda çocuk işçiliğine yasal kılıf sağlayan MESEM’ler için değil, gerçek ve nitelikli bir mesleki eğitim için meslek liselerinin güçlendirilmesi amacıyla kullanılmalıdır” dedi.

MESEM uygulamasıyla çocuk yaştaki öğrencilerin çalıştıkları iş yerlerinden peş peşe ölüm haberleri geliyor. İstanbul Hadımköy’deki Özkanlar Metal Fabrikası’nda çalışan 14 yaşındaki MESEM öğrencisi Arda Tonbul da sac büküm makinesine başının sıkışması sonucu 15 Ocak’ta hayatını kaybetti.

Konuya ilişkin Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası, Arda Tonbul’un babası Raşit Tonbul’un da katılımıyla Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Makina Mühendisleri Odası’nın İstanbul Şubesi’nde bugün basın toplantısı düzenledi. Burada konuşan sendika Genel Başkanı Özkan Atar, Arda’nın iş cinayetinde ölen ne ilk ne de son MESEM öğrencisi olduğuna dikkat çekti. Arda’nın ölümünün üzerinden henüz bir ay bile geçmemişken iki MESEM öğrencisinin daha yaşamını yitirdiğini dile getiren Atar, “mesleki eğitim” adı altında öğrencilerin ucuz iş gücü olarak kullanılmasının 2016 ve 2021 yıllarında yapılan iki yasa değişikliğiyle ciddi biçimde arttığını vurguladı.

“STAJ YAPACAK ÖĞRENCİLER İÇİN YAŞ SINIRLAMASI GETİRİLMELİ”

“Bu yasal düzenlemelerle mesleki eğitimin en önemli sacayağını oluşturan meslek liselerindeki öğrencilerin fiilen okuldan ayrılmasının ve çocuk işçi olarak çalışmasının önünün açıldığını” diyen Atar, şu talepleri sıraladı:

“MESEM projesinden derhal vazgeçilmelidir. Kamu kaynakları sermayenin çıkarı doğrultusunda çocuk işçiliğine yasal kılıf sağlayan MESEM’ler için değil, gerçek ve nitelikli bir mesleki eğitim için meslek liselerinin güçlendirilmesi amacıyla kullanılmalıdır.

Staj yapacak öğrenciler için yaş sınırı getirilmelidir. Staj alanları çocukların fiziksel, ruhsal ve akademik gelişimleri için uygun olmalı, sistematik olarak denetimi ve takibi yapılmalıdır. Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çocuğun üstün yararı gözetilerek ek önlemler alınmalı, koruyucu düzenlemeler yapılmalıdır.

Meslek liseleri bünyesindeki okul atölyelerine, işliklere yatırım yapılmalı; çocuklar ilk pratik eğitimlerini bu atölye ve işliklerde yapmalıdır. Öğrenciler temel mesleki dersleriyle altyapıları oluştuktan sonra son sınıfta, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı, denetim ve takibin sağlandığı koşullarda sınırlı sürelerle fabrika ortamına sokulmalıdır.

Öğrencilerin staj yapacağı iş yerlerinin seçimi için kriterler net şekilde belirlenmeli, bu kriterleri yerine getirmeyen iş yerlerine öğrenci gönderilmemelidir. İşletmelere kurallara uymamaları ve yasa dışı işlem yapmaları durumunda etkin yaptırımlar uygulanmalıdır. Stajyer öğrencilere uygun kişisel koruyucu donanım sağlanmalıdır.

“ÇOCUK İŞÇİLİĞİ YOKSULLUĞUN SONUCUDUR”

Usta öğreticilik belgesi alma koşulları zorlaştırılmalı, usta öğreticiler yüz yüze ve uygulamalı pedagojik eğitimden geçirilmelidir.

12 yıllık kesintisiz zorunlu eğitimin yerine getirilen ve 2012 yılında yasalaşan 4+4+4 eğitim sistemi, çocuk işçiliğini besleyen bir sistemdir. Bu nedenle kademeli eğitimden vazgeçilmeli, yeniden 12 yıllık zorunlu temel eğitime dönülmelidir.

Çocuk işçiliği yoksulluğun bir sonucudur. Yoksullukla mücadele kapsamında gerekli sosyal politikalar hayata geçirilmelidir. Çocuk işçiliğine ve çocukların örgün eğitimden koparılma riskine karşı meslek lisesi öğrencilere ve ailelerine ekonomik destek sağlanmalıdır.”

“BAŞKA ARDALAR ÖLMESİN”

Arda Tonbul’un babası Raşit Tonbul da şunları söyledi:

“Acımız çok büyük, hala acımızı dindiremedik. Ailece yıkıldık; annesi, kardeşleri, hepsi üzüntü içerisinde. 14 yaşında bir çocuğun normal şartlarda ağır işlerde çalıştırılmaması gerekiyor. Maalesef tedbirler yok, donanım yok, denetim yok ve ihmaller çok fazla. Zaten benim çocuğum da ihmal sonucu yaşamını yitirdi. Belki orada bir yetkili olsa çocuğum ölmeyecekti, 16 dakika çok uzun bir süre. Başka Ardalar ölmesin, bu iş yerlerinde gerekli önlemler alınsın. Devlet yetkililerinden tek isteğim bu. Çocukların bu işyerlerinde olgunluk yaşlarına gelmeden çalıştırılmamasını talep ediyorum.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mesem-projesi-icin-derhal-vazgecilmeli/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de belediye başkan adaylarını açıkladı https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-izmirde-belediye-baskan-adaylarini-acikladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-izmirde-belediye-baskan-adaylarini-acikladi/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:09:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4152 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için İzmir’de partisinin belediye başkan adaylarını tanıttı. Özel, “Anketleri yaptık. Adayların sahada yaptıkları heyecan bugün hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz, hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil. İzmir’de 30’da 30 yapacağız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karşıyaka Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen programda, yerel seçimler için partisinin İzmir büyükşehir ve 30 ilçenin belediye başkan adaylarını açıkladı.

“CHP’nin sancak gemisindeyiz”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün CHP’nin sancak gemisindeyiz. Bugün Milli Mücadele’de ilk kurşunun atıldığı yerdeyiz. Bugün kadınlar, gençler için bir padişahın kulu olmaktan çıkıp da bir Cumhuriyet’in onurlu vatandaşları olma erdemine kavuşan en önemli mücadelenin olduğu yerdeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın emanet edildiği yerdeyiz. Bugün ‘2 bin eserim var birisi Cumhuriyet ise diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir’ diyen, kiminin ayrılıp gittiği, kiminin bacasını tüttürdüğü evdeyiz. O evin tapusunun kayıtlı olduğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evindeyiz. Şurada doğdum, ilkokul son sınıfta öğretmenim 2 sınava gireceksin dedi. Sınav için formumu doldurdu. Sınavı kazandım ve 10 yaşında Bornova Anadolu Lisesi’ne geldim. Ortaokul, lise, üniversite ve Ege Eczacılıktan sonra askerliğimi de burada yaptım. Boğazımda 7 yıl devlet ekmeğinin geçtiği, hayat arkadaşım ile tanıştığım ve aşık olduğum bu güzel kente bugün genel başkan olarak geldim, bu güzel kentle kucaklaşmanın onurunu, mutluluğunu yaşıyorum” dedi.

“CHP’nin yapacağı devrim İzmir’i devleştirecek, Türkiye’yi de şaha kaldıracak”

İzmir’de geçmiş dönem belediye başkanlarına çok şey borçlu olduklarını aktaran Özel, “İl Başkanımız çok güzel bir konuşma yaptı. Biz burada namuslu çalışan ve engellemelere rağmen görev yapan kadın ve gençlik devrimini İzmir ile tanıştıracağız. Bu kenti 1999’dan beri sosyal demokratlar yönetiyor. Bu kente büyük katkılar vermiş İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kredi notları ve büyük projeleriyle sevgili Aziz Kocaoğlu’na, ondan bayrağı devralıp bugüne kadar getirmiş sevgili Tunç Soyer’e çok şey borçluyuz. Önümüzdeki süreçte kampanyadan, AKP tarafından elbette birçok iftira, hakaret sıralanıyor ve devam edecek. Fakat CHP olarak göğsümüz dik, alnımız açık. İzmir bizi biz İzmir’i biliyoruz. Hiç heveslenmesinler. Bugün buraya 30 belediye başkan adayı ve onlarla birlikte bir takım kaptanı çıkacak. Bugün 9 Cumhuriyet kadınıyla karşınızdayız. İzmir belediyelerinde 30 belediye başkan adaylarımızdan tam 12 tanesi 40 yaşının altında İzmir’e emanet olsunlar, İzmir onlara emanet. 32 yaşında gencecik belediye başkan adayını gösteriyorsunuz, karşınıza bir akıl ‘bu yaşta belediye mi yönetir’ diye çıkıyor. 35 yaşında Deniz Baykal Türkiye hazinesini yönettiyse, Cumhuriyet Halk Partisi’nin birbirinden genç, dinamik, yabancı dil bilen, kültürleri ve vizyonlarıyla bu gençlerin yapacağı devrim İzmir’i devleştirecek, Türkiye’yi de şaha kaldıracak” cümlelerine yer verdi.

“Türkiye İzmir’deki iktidarı CHP’nin ikinci yüzyılındaki iktidarıyla ödüllendirecek”

“CHP Cumhuriyet’in ilk yüzyılında büyük bir siyasal, ekonomik devrimi hayata geçirmiş partidir” diye sözlerini sürdüren Özgür Özel, “Cumhuriyet’in 100’üncü yılındaki seçimleri çok hak etmesine rağmen kazanamamış, sizlerin o büyük 100. Yıl umutlarını hayata geçirememiş ancak Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde iktidar yapmaya ant içmiş kadrolarla yönetiliyor. Hepiniz şunu bilmelisiniz. Bugün İzmir’de ortaya koyduğumuz iyi eğitimli belediye başkanlarına bir bütün olarak baktığınızda benden 4 yaş genç, her birisiyi derecede yabancı dil bilen, kentin yüzünü güldürecek, kentin dokusunu bilip, yarınlarını planlayabilecek, İzmir’e yakışan ve İzmir’i ranttan korur gibi koruyabilecek kadroluya emanet etmek için yola çıktık. Türkiye bu kadroları görecek. Gün gelecek Türkiye İzmir’deki iktidarı CHP’nin ikinci yüzyılındaki iktidarıyla ödüllendirecek” şeklinde konuştu.

“Dengeyi sağlamak için büyük ittifaka ihtiyaç vardı”

“Biz bugün CHP’lilerden oy istemiyoruz. 2019 seçimleri 2018’deki moral bozukluğunun üzerine milletin iradesiyle 11 büyükşehire ulaşan başarıyla bitmişti” şeklinde cümlelerini aktaran Özel, “Dengeyi sağlamak için büyük ittifaka ihtiyaç vardı. Bunun için göreve geldiğimden beri hepinizin gözü önünde üzerime düşen ne varsa yaptım. Fakat bizlerden sonra bunu başaramadık. Çok istedik ama geçen seçimden sonra çeşitli ve elbette asla sorgulayamayacağımız gerekçelerle ittifakların dışında kalmayı tercih ettiler. Ankara’da bir ittifak kuramadık. Fakat bir şeye inanıyoruz. O da ‘2019’da 11 büyükşehri kazanan seçmen 11 büyükşehri adaylar kazanmadı, Cumhuriyet’in kıymetini bilen seçmen kazandı’. O seçmenin itirazı saray rejimiydi, Erdoğan’dı. O seçmenin korkusu İstanbul’da, Ankara’da parsel parsel satılan arsaların İzmir’de peşkeş çekilmesinden korkuyordu. İzmir’in demokratları, milliyetçi, muhafazakar demokratlardır. İzmir’e geleceğimize hep beraber sahip çıkacaklar” dedi.

“İzmir yüzde 93’le değişimin başkenti oldu”

İzmir, İstanbul ve Türkiye İttifakı’na güvendiğini belirten Özel, sözlerine şunları da ekledi:

“Gözlerini diktikleri İzmir’de bir kum tanesi bile çıkarılmasın diye Türkiye ittifakı 31 Mart’ı bir zafere çevirecek. Adayları gösterdik 4 gün sonra sahaya indik. Anketleri yaptık. Adayların sahada yaptıkları heyecan bugün hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil. Kiminde çok açık öndeyiz. Örneğin Karşıyaka’da. Kiminde açık farkla, pek çoğunda garanti farkla öndeyiz. Fakat 4-5 ilçede birkaç puan ya önde ya gerideyiz. CHP şimdiden 24 ve 25’i gördü. İzmir’de 30’da 30 yapacağız, buna inanın. 14 ve 28 Mayıs’tan sonra herkesin bahsettiği moral bozuklu, duygusal çöküntü ve Erdoğan bu moral bozukluğuyla bizi yakalarsa dedik ki ‘biz bir yola çıkıyoruz’. İzmir yüzde 93’le değişimin başkenti oldu.”

Cemil Tugay’ın ayağı takıldı

CHP’den İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gösterilen Cemil Tugay, konuşma yapmak üzere kürsüye çıkarken ayağı takılarak düşmekten son anda kurtuldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, “Ben Atatürk’ün parti CHP’nin mensubu olmaktan büyük gurur duyuyorum. Bize bırakılan en değerli miras; çağdaş bir Cumhuriyet olmaktır. 9 Eylül 1922’den beri özgürlüğün adıdır İzmir. İzmir Cumhuriyet tarihi boyunca cumhuriyetçi ve sosyal demokrat belediye başkanlarıyla kalkınmıştır. Geçmiş belediye başkanlarımızın yaptıklarının üzerine bir şeyler katarken, bu kentin değerlerinin korunacağına sizlerin huzurunda söz veriyorum. Biz İzmir’in tarihsel kimliğine her zaman sahip çıktık. Bunun üzerine yeni roller koyup devam edeceğiz. İzmir’in gücünü ortaya çıkartacağız. 2010 yılında CHP Üyesi oldum. Partimizde pek çok görev üstlendim. Tıp doktoru iken ‘neden siyasete girdiğim’ soruldu. Ülkemiz sıkıntılar yaşarken elimden geleni yapmalıydım. Yaşadıklarım bana siyasete iyi ki girmişim dedirtti. Yaşamımla ait olduğum, sokaklarında büyüdüğüm bu mükemmel şehir için çalışacak olmamın kıvancını yaşıyorum. İzmir’e hizmet etmek için birbirinden pırıl pırıl 30 arkadaşımızla yola çıkıyoruz. Kentimizin parlak geleceğini yazmak için hazırız. Daha mutlu İzmir’i hep birlikte kuralım” diye konuştu.

Tunç Soyer toplantıya katılmadı

Öte yandan, CHP’den tekrar İzmir’de aday gösterilmeyen Tunç Soyer ise aday tanıtım toplantısında yer almadı. CHP Genel Başkanı Özel’in tek tek sahneye çağırdığı ilçe belediye başkan adayları ise şu şekilde:

“Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay Güç, Balçova Belediye Başkan Adayı Onur Yiğit, Bayındır Belediye Başkan Adayı Davut Sakarsu, Bayraklı Belediye Başkan Adayı İrfan Önal, Bergama Belediye Başkan Adayı Tanju Çelik, Beydağ Belediye Başkan Adayı Şakir Başaran, Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, Buca Belediye Başkan Adayı Görkem Duman, Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, Çiğli Belediye Başkan Adayı Onur Emrah Yıldız, Dikili Belediye Başkan Adayı Adil Kırgöz, Foça Belediye Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı, Gaziemir Belediye Başkan Adayı Ünal Işık, Güzelbahçe Belediye Başkan Adayı Mustafa Günay, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Emine Helil İnay Kınay, Karaburun Belediye Başkan Adayı İlkay Girgin Erdoğan, Karşıyaka Belediye Başkan Adayı Behice Yıldız İşçimenler Ünsal, Kemalpaşa Belediye Başkan Adayı Mehmet Türkmen, Kınık Belediye Başkan Adayı Sema Bodur, Kiraz Belediye Başkan Adayı Nasuh Coşkun, Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek, Menemen Belediye Başkan Adayı Deniz Karakurt, Narlıdere Belediye Başkan Adayı Erman Uzun, Ödemiş Belediye Başkan Adayı Mustafa Turan, Seferihisar Belediye Başkan Adayı İsmail Yetişkin, Selçuk Belediye Başkan Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel, Tire Belediye Başkan Adayı Hayati Okuroğlu, Torbalı Belediye Başkan Adayı Övünç Demir, Urla Belediye Başkan Adayı Selçuk Balkan.” – İZMİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-izmirde-belediye-baskan-adaylarini-acikladi/feed/ 0
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Alzheimer Merkezi’ni Hayata Geçiriyor https://www.igdirhaber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-alzheimer-merkezini-hayata-geciriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-alzheimer-merkezini-hayata-geciriyor/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:06:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4060 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, çok anlamlı ve özel bir proje olan Alzheimer Merkezi’ni hayata geçireceklerini belirterek, “Yapacağımız önemli ve anlamlı proje ile alzheimer konusunda gerekli çalışmalarımızı hayata geçireceğiz” dedi.

Bir doktor başkan olarak Kayseri’de sağlık alanında yapılan hizmetleri önceleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bu alanda yeni projelere imza atmaya hazırlanıyor.

Başkan Büyükkılıç, sağlık projeleri ile dua alıyor

Bu anlamda Başkan Büyükkılıç, sağlık alanında Hasta ve Hasta Yakınları Misafirhaneleri, Engelsiz Yaşam Merkezi, Hospis Projesi gibi birbirinden önemli ve anlamlı projeleri hayata geçirerek, hem vatandaşların hayatını kolaylaştırıp hem de dua alırken, bunlara bir yenisini daha ekleyecek.

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bir hekimim, nöroloji uzmanıyım. Şehrim için insanlık için önemli bir alan, yakınları alzheimer olanlar bunun ne anlama geldiğini çok iyi bilir” dedi.

Alzheimer Merkezi projesinden bahseden Başkan Büyükkılıç, şunları söyledi:

“Yaşlı sayısının arttığı toplumumuzda, yapılan araştırmalar alzheimer hasta sayısının 650 bini aştığı ve hastalığın gün geçtikçe hızla yaygınlaştığını göstermektedir. Özellikle evlerinde yaşayan hastaların ve ailelerin desteklenmesi hayati bir ihtiyaçtır. Alzheimer hastalığının bakımı özeldir. Alzheimer hastaları ile iletişim kurmak, anlaşabilmek ayrı bir bilgi ve eğitim gerektirmektedir. Yapacağımız önemli ve anlamlı proje ile alzheimer konusunda gerekli çalışmalarımızı hayata geçireceğiz. Hem sosyal yönünde, hem bu hastalığa yakalanan hemşehrilerimizin hayat kalitesini iyileştirme yönünde çalışma yapacağız.”

“Sabah evlerinden alıp, akşam evlerine teslim edeceğiz”

Büyükkılıç, özellikle bakım desteği almak isteyen hastalara sosyal projeler bağlamında fırsat vereceklerini vurgulayarak, “Sabah evlerinden alıp, akşam yine evlerine teslim ederek bu canlarımıza hizmet vereceğiz. Bu vakaların 50 yaş altına indiğini hatırlatırım. Gençler başta olmak üzere dijital bağımlılığa saplanmayın, dijitalizasyonun esiri olmayın, siz onu esir alın, ihtiyacınız kadar ile muhatap olun. Buna bulaşmamanın yolu, zihinsel egzersiz, Kur’an öğrenmek, bulmaca çözmek olacak” ifadelerini kullandı.

Alzheimer Merkezi’nde neler olacak?

Unutkanlıkla başlayan bu hastalığın her evresinde pek çok sorun oluştuğunu ve bu sorunların çözümlerinin de kişiye göre farklılıklar gösterdiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Alzheimer hastalarında depresyon, kaygı, uyku bozukluğu, huysuzluk, hayaller, ajitasyon, kafa karışıklığı, kişileri tanıyamama ve yolunu kaybetme gibi yoğun birçok sorunlar görülmektedir. Ayrıca bu sorunlarla baş etmeye çalışan hasta yakınlarının da maddi ve manevi olarak tükenmelerine yol açmaktadır. Özellikle bakım desteği almak hem hastalar hem de hasta yakınları için çok önemlidir. Sosyal sorun olarak karşımıza çıkan, bu tablo ile yaşayan insan, yaşamanın farkında olmadığı gibi o hastaya hizmet eden için de sosyal yönüyle hayatı zindan olur, bunun farkındayız” diye konuştu.

Başkan Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek Alzheimer Merkezi’nin amacını şöyle açıkladı:

“Gündüz bakım hizmeti vererek yapılacak etkinliklerle alzheimer hastalığı bulunan bireylerin kaliteli zaman geçirmelerini sağlamak, zihinsel rehabilitasyon çalışmaları ile onları yaşama bağlamak ve yaşam kalitelerini arttırarak hastalığın evre atlamasını geciktirmektir. Aynı zamanda alzheimer hastalarına bakım veren bireylere ve yakınlarına bir nebze olsun nefes aldırmak ve omuzlarındaki ağır yüklerini biraz olsun hafifletmektir. Merkezde, zihinsel aktiviteler, psiko-motor aktiviteleri, müzik aktiviteleri, sanat aktiviteleri, sosyo-duygusal aktiviteler, özel gün kutlamaları, gezi programları, bedensel egzersizler gibi faaliyetler yapılacaktır.” – KAYSERİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-alzheimer-merkezini-hayata-geciriyor/feed/ 0
Çocukluk Çağı Kanserlerinde Erken Teşhis Önemli https://www.igdirhaber.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-erken-teshis-onemli/ https://www.igdirhaber.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-erken-teshis-onemli/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:00:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3956 Dünyada her yıl 300 bin, Türkiye’de ise yaklaşık 3 bin 500-4 bin çocuğa kanser tanısı konulduğu, hastalığın görülme sıklığı açısından löseminin birinci, beyin tümörlerinin ikinci, lenfomanın ise üçüncü sırada yer aldığı belirtildi.

Ankara Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Şule Yeşil, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü dolayısıyla, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hücrelerin anormal şekilde kontrolsüz çoğalmasının kanser olarak isimlendirildiğini söyledi.

Kanserlerin, erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda görüldüğünü belirten Yeşil, dünyada her yıl 300 bin, Türkiye’de ise yaklaşık 3 bin 500 ila 4 bin çocuğa kanser tanısı konulduğunu bildirdi.

Yeşil, “Dünyada ve Türkiye’de çocuklarda en sık görülen kanserler arasında birinci sırada lösemi görülürken, beyin tümörleri ikinci ve lenfoma üçüncü sıradadır. Lösemi, çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor.” bilgisini verdi.

Son yıllarda tanı ve tedavide kaydedilen gelişmeler sayesinde çocuklarda kanserin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu belirten Yeşil, özellikle gelişmiş ülkelerde tedavide başarı oranının yüzde 80’in üzerinde gerçekleştiğini söyledi.

Türkiye’de ise tedavi başarı oranının yüzde 70’leri bulduğunu aktaran Yeşil, “Tedavide başarıyı etkileyen en önemli etkenlerden biri erken teşhistir. Erken teşhis edilerek tedavisi başlanan hastalarda tedavi başarı oranları daha da artmaktadır.” diye konuştu.

Kolay morarma, karın şişliği, kansızlık gibi belirtilere dikkat

Doç. Dr. Şule Yeşil, erken teşhis için bazı belirtiler açısından ebeveynlerin dikkatli olmaları ve doktora başvurmaları gerektiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çocukluk çağı kanserlerinde bu belirtiler, açıklanamayan kilo kaybı, kemik ağrısı, yürümeye başlamış olan çocuğun yürümeyi reddetmesi, halsizlik, yorgunluk, kansızlık, son dönemde sık enfeksiyon ve iyileşmeyen enfeksiyonun görülmesi, kolay morarma, karın şişliği, vücudun herhangi bir yerinde ele gelen şişlik şeklinde olabilir. Bu belirtilere karşı duyarlı olunmalıdır.

Bunun yanı sıra boyunda, koltuk altında, kasık bölgesinde ele gelen bezeler, özellikle sabahları olan şiddetli baş ağrısı ve eşlik eden fışkırır tarzda kusma, son dönemde olan kişilik değişiklikleri ve okul başarısında düşme, yürüme bozukluğu, denge problemleri, göz bebeğinde parlaklık, gözde kayma ve çift görme de çocukluk çağı kanserlerinin belirtileri arasındadır.”

Bilimsel çalışmaların, çocukluk çağı kanserlerinin görülme sıklığının erkeklerde kızlara oranla bir miktar daha fazla olduğunu ortaya koyduğunu anlatan Yeşil, farklı yaş gruplarında ise farklı kanser türlerinin görüldüğünü dile getirdi.

Yeşil, “İlk 5 yaşta embriyonel tümörlerle (karın içi ve beyin tümörleri sık karşılaşılıyor. Özellikle ilk bir yaşta karında şişlik halinde dikkatli olunmalı ve hastaneye başvurulmalı. Bunun dışında 1-4 yaş arasında lösemiler öne çıkıyor. Bu durumda çocuklarda aşırı yorgunluk, kemik ve bacaklarda ağrı olduğunda hekime başvurulmalı. Yine 0-20 yaş arasında lösemiler ve lenfoma görülme sıklığı artıyor. Bu yaş grubunda lenfoma bulguları açısından lenf bezindeki büyümeler de hekim tarafından takip edilmeli.” dedi.

Bu hastalıkların tedavilerinde ise kemoterapi, radyoterapi, cerrahi, kök hücre nakilleri veya bunların kombinasyonunun kullanıldığını belirten Yeşil, son yıllarda birçok kanser tedavisinde kullanılmaya başlanan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi esasına dayanan immünoterapinin de tedavi seçenekleri arasında yer aldığını kaydetti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-erken-teshis-onemli/feed/ 0
Epilepsi, her yaşta ortaya çıkabilen bir hastalıktır https://www.igdirhaber.com.tr/epilepsi-her-yasta-ortaya-cikabilen-bir-hastaliktir/ https://www.igdirhaber.com.tr/epilepsi-her-yasta-ortaya-cikabilen-bir-hastaliktir/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:48:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3402 Medicana Sağlık Grubu Medicana Çamlıca Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Aydın, erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülen ve her yaşta ortaya çıkabilen epilepsinin, sıklıkla 18 yaş altı ve 65 yaş üstü kişileri etkisi altına aldığını bildirdi.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Aydın, Uluslararası Epilepsi Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu.

Aydın, epilepsi hastasının nöbetinde çeşitli bulgular olduğunu, yere düşme, tüm bedenin titremesi, kasılması, bilinç kaybı gibi durumların görülebildiğini ifade etti.

Prof. Dr. Aydın, “Erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülen ve her yaşta ortaya çıkabilen epilepsi, sıklıkla 18 yaş altı ve 65 yaş üstü kişileri etkisi altına alıyor. Kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlı olan ve beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılması sonucu ortaya çıkan epilepsi, epileptik nöbetlerle kendi göstermektedir.” bilgisini verdi.

Dışarıdan anlaşılması zor olan bu duruma, beyindeki sinir hücrelerinde geçici olarak meydana gelen anormal aktivitenin neden olduğunu aktaran Aydın, şunları kaydetti:

“Epilepsi nöbetlerinin çok değişik çeşitleri mevcuttur. Kırkın üzerinde nöbet tipi tanımlanmıştır. Basitçe nöbetler parsiyel (beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler) ve jeneralize (beyinde yaygın olarak başlayanlar) olarak iki çeşitte sınıflandırılmaktadır. Yaygın başlayan nöbetler, daha kötü ve şiddetli bir nöbet anlamına gelmez. Buradaki gruplama sadece nöbeti oluşturan nedenin farklılığıyla bağlantılıdır ve tıbbi nedenlerle bu isimler verilmiştir. Nöbet anında yaşananlar beyin aktivitesindeki değişikliğin nereden başladığına ve ne kadar hızla yayıldığına bağlıdır.”

“İlaçların düzenli kullanımı tedavinin seyrinde önem taşıyor”

Prof. Dr. Zeynep Aydın, epilepsi tedavisinde en önemli noktanın nöbetleri durdurmaya yönelik olarak seçilen ilaçların düzenli ve planlı kullanımı olduğunu aktardı.

Her beş hastadan dördünde uygun ilaçlar seçildiğinde ve yeterli dozda alındığında nöbetler durduğunu vurgulayan Aydın, şu değerlendirmede bulundu:

“Hekimler genellikle tek bir epilepsi ilacı ile tedaviye başlamayı tercih etmektedir. Eğer bu ilaçla nöbetler yeterince kontrol altına alamıyorsa, o zaman ilaç değişimi yapılabilir veya ikinci bir ilaç eklenebilir. Epilepsi hastaları ilaçlarını doktorunun söylediği şekilde düzenli olarak almalıdır. İlaçların düzensiz alınması veya almaya ara verilmesi bu ilaçların nöbetler üzerinde sağladığı olumlu etkiyi ortadan kaldıracaktır.”

“Epilepsi meslek sahibi olmaya engel değil”

Halk arasında epilepsi hastalığına dair merak edilen ve zaman zaman yanlış bilinen konuların başında hastaların meslek sahibi olup olamayacağının geldiğini anlatan Prof. Dr. Aydın, epilepsi hastalarının sorumluluk alabileceklerine, eğitimlerine devam edebileceklerine ve meslek sahibi olabileceklerine işaret etti.

Aydın, nöbet geçiren bir epilepsi hastasıyla karşı karşıya kalınan durumlar için şu önerilerde bulundu:

“Öncelikle sakin olunmalıdır. Hastanın yanından ayrılmamak gerekir, yardıma gerek varsa bir başkasından destek istenmelidir. Hastanın hareketleri durdurulmaya ve/veya engellenmeye çalışılmamalıdır. Hastayı güvenli bir yere yatırılmalı, yaralanmasına sebep olacak ucu sivri veya sert eşyalara yönelik korumaya alınmalıdır. Sıkı giysileri varsa giysileri gevşetilir. Sabit ve rahat olacak şekilde hastayı bir tarafa doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı akması sağlanmalıdır. Asla hastanın ağzına bir şey sokmaya veya koymaya çalışılmamalıdır, çenesi açılmaya zorlanmamalıdır. Hasta nöbet geçirdiği sırada ilaç vermeye çalışılmamalıdır. Soğan, kolonya ve benzeri şeyler koklatılmamalı, başına su dökülmemelidir. Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğunu gösteren ve/veya öyle ise sizin neler yapmanız gerektiğini açıklayan bir kart veya sağlık karnesi olup olmadığına bakılmalıdır. Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğuna dair hiçbir bilgi yoksa veya hastanın bu nöbetinin bir epilepsi hastalığı nedeniyle geçirilip geçirilmediği bilinmiyorsa, hızlıca ambulans çağırılmalıdır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/epilepsi-her-yasta-ortaya-cikabilen-bir-hastaliktir/feed/ 0
60 yaş üstü öğrenciler karnelerini aldı https://www.igdirhaber.com.tr/60-yas-ustu-ogrenciler-karnelerini-aldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/60-yas-ustu-ogrenciler-karnelerini-aldi/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:30:23 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3326 60 yaş üstü öğrenciler karnelerini aldı

3YÜ öğrencilerinin karne heyecanı

Veli Recep Bayrak: “Öğretmenlere annem ve babamın derslerini sordum”

İZMİR – İzmir Karabağlar Fevzi Özakat Anadolu Lisesi bünyesinde sadece 60 yaş üzeri bireylerin kabul edildiği 3. Yaş Üniversitesinde eğitim gören 36 öğrenci, güz dönemini bitirerek karnelerini aldı.

Karabağlar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Ege Geriatri Derneği iş birliği ile yürütülen, 2023 yılı Mart ayında Yaşlılar Haftası’nda başlayan ve 12 haftalık eğitimin ardından şubat ayında güz dönemi eğitimlerini tamamlayan 3. Yaş Üniversitesi öğrencilerine karneleri dağıtıldı. Karabağlar 3YÜ Koordinatörü ve Fevzi Özakat Anadolu Lisesi Müdürü Gülşen Salgar, Kahkaha Yogası eğitmeni Sümeyye İnanç ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri 60 yaş üstü öğrencilere karnelerini verdi. Güz dönemini başarıyla bitiren ve karne almaya hak kazanan 36 öğrenci burada; sanat tarihi, sağlıklı yaşlanma, kahkaha yogası, İngilizce gibi dersler görerek dönemi tamamladı. Üniversite’deki eğitimler; gönüllü akademisyen ve eğitmenler tarafından verilirken, 60 yaş üstü öğrenciler bazı derslere lise öğrencileri öncülüğünde giriyor.

Projeye dair bilgiler aktaran Karabağlar 3YÜ Koordinatörü ve Fevzi Özakat Anadolu Lisesi Müdürü Gülşen Salgar, “3. Yaş Üniversitesi, Türkiye’de ilk olarak gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesidir. 3. Yaş Üniversiteleri aslında Türkiye’de tek değil. Fakat 60 yaş üstü öğrencilerle 14-18 yaş arası öğrencileri buluşturan öğretim programıyla yürütülmesi bakımından Türkiye’de bir ilk. Bu projenin gururunu yaşıyoruz. İkinci dönemimiz sonra erdi. İnşallah 3’üncü dönemin sonunda da karneler değil mezuniyet belgeleri dağıtılacak. Öğrenciler hem teorik hem uygulamalı dersler görüyor. Sosyal ve kamusal alanda gündelik hayat dersleri gördüler. Onun dışında sanat tarihi, sağlıklı yaşlanma, kahkaha yogası, İngilizce dersleri gördüler. Etkileşimli kitap okuma, zeka oyunları derslerinde de lise öğrencilerimiz eğitmenlik yaptı” cümlelerini kullandı.

“Öğretmenlere annem ve babamın derslerini sordum”

Karne törenine veli olarak katılan Yüksel ve Abdurrahman Bayrak çiftinin oğulları Recep Bilgehan Bayrak ise “Burada olmaktan çok mutluyuz. Annem ve babam çok sosyalleştiler. Kendileriyle gurur duyuyoruz. Bu sefer tam tersi oldu. Ben geldim ve öğretmenlerine annem ve babamın derslerini sordum. Onlar da bana ‘çok çalıştıklarını’ söyledi” şeklinde konuştu.

“Biz yıllarca oğlumuza velilik yaptık, şimdi o bize velilik yapıyor”

60 yaş üstü öğrencilerden Abdurrahman Bayrak, “Biz yıllarca oğlumuza velilik yaptık. ‘Karnelerin nasıl?’ diye hep biz ona sorduk. Şimdi o bizden acısını çıkartıyor. Bize güvenmedi ve karnelerimizin durumuna bakmak için yanımızda geldi” ifadelerini kullandı.

Derslerin kendilerine yönelik oluşturulduğunu aktaran 63 yaşındaki öğrenci Yüksel Bayrak, “Daha rahat ve daha kaliteli bir yaş almada ne tür bilgiler varsa onları verdiler. Gerçekten bilgi birikimimizi geliştirdik. Eşimle katılmam da ayrıca bir gurur meselesi” dedi.

“Öğrenmenin yaşı olmadığını öğrendik”

Yeni bilgiler öğrendiğini söyleyen bir diğer öğrenci Kıymet Özçakar, “Öğrenmenin yaşı olmadığını öğrendik. Öğrendiğimiz yeni bilgi unuttuğumuz bilgilere değdi. Harika bir dönem geçirdik. Çok verimliydi. Çeşitli dersler gördük. Müdürümüz çok güzel bir program dizayn etmiş” sözlerine yer verdi.

“60 yaşından sonra yaşımıza değer verildi”

3. Yaş Üniversitesinde güz dönemini başarıyla tamamlayarak eğitime devam eden Cemile Kocabaş, “Sivil toplum örgütleri içerisinde olmama rağmen eğitimin tamamen farklı bir şey olduğunu öğrendim. 60 yaşından sonra yaşımıza değer verildiğini öğrendim. Bir aile tablosu gibi birlikte mutluluğu yaşadık” diye konuştu.

60 yaş üstü öğrenciler için 2024-2025 eğitim-öğretim yılının bahar dönemi eğitimi ise mart ayında ‘yaşlılar haftasında’ başlayacak.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/60-yas-ustu-ogrenciler-karnelerini-aldi/feed/ 0
Heimlich Manevrası Hayat Kurtarır https://www.igdirhaber.com.tr/heimlich-manevrasi-hayat-kurtarir/ https://www.igdirhaber.com.tr/heimlich-manevrasi-hayat-kurtarir/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:36:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3255 Heimlich manevrası doğru yapılırsa hayat kurtarır

Hayat kurtaran manevrayı yaparken bunlara dikkat

ESKİŞEHİR – Eskişehir Özel Ümit Batıkent Hastanesi Acil Servis Uzmanı Dr. Ünal Tetik, son zamanlarda sıkça gündeme gelen ve hayat kurtaran Heimlich manevrasının hakkında bilgi verdi.

Son zamanlarda gündeme sıkça gelen basit Heimlich manevrası ile kişilerin hayatı kurtulabiliyor. Kişinin bilincinin açık ancak soluk borusuna kaçan cisim sonrası, boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı durumlarda uygulanan Heimlich manevrasının doğru yapılmasının yaşamsal öneme sahip. Manevranın saniyeler içinde ve soğukkanlılıkla yapılması önem arz ediyor. Konula ilgili konuşan Özel Ümit Batıkent Hastanesi Acil Servis Uzmanı Dr. Ünal Tetik, uygulamanın doğru ve yerinde yapılması için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

“5 yaş altı ve üstünde yapılışı farklı”

Manevranın 5 yaş altı ve üstü kişilerde farklı uygulandığını aktaran Acil Servis Uzmanı Tetik, “Özellikle solunum yollarına bir cisim tıkanması sonucunda nefes darlığı, hatta ölüme kadar gidebilen bir süreç bu. Bu durumlarda basit bir manevrayla aslında hayat kurtarılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç husus var. Bunlar tabii yaş gruplarına farklı davranışlar sergiliyoruz. 5 yaş ve üstü için, öncelikle kişinin arkasına geçilir ve kollar karnın etrafına dolanır. Daha sonra Göğüs kafesiyle göbek deliğinin arasına (iman tahtasının bittiği yerden karın boşluğunun olduğu yere) yatay yumruk yapın ve baskı uygulayarak 5 kez içeri ve yukarı ittirme işlemi yaparak, nefes yolundan o tıkayan cismi çıkartmaya çalışırız. Bu işlemi yaparken kişinin bilincinin açık olmasına dikkat edilmelidir. 5 yaş altındaki küçük çocuklarda ayakta değil de çökerek yani onun hizasına gelerek aynı şekilde manevra yapmaya devam edilir. Ancak bebeklerde durum farklıdır; bebeklerin yapıları farklı olduğu için zarar verebiliriz. Bu nedenle onları ters çevirerek, baş aşağı ters tutup sırtına yine 5 kere çok hızlı olamamak kaydıyla vurarak yaparız.”

“Nefes alabiliyorsa önce öksürme”

Kişinin nefes alamadığı bu tür durumlarda paniğe kapılmamanın çok önemli olduğunu belirten Dr. Ünal Tetik, şöyle devam etti;

“Nefes alamayan kişiye soğukkanlı bir şekilde müdahale etmek gerekir. Bir cisim tıkanması söz konusuysa kişi hemen Heimlich manevrası ile değil öncelikle öksürmeye teşvik etmek gerekir. Eğer hasta öksürüyor, nefes alabiliyorsa heimlich manevrasına gerek yoktur. O şekilde hastanın bir acil servise getirilmesi sağlanabilir. Ama hastanın eğer solunum yolu tamamen tıkandıysa, öksüremiyorsa, nefes alamıyorsa Heimlich manevrası yapılması gerekir. Heimlich manevrası yapılmaya başlandıktan sonra hastanın nefes yolu açılana kadar devam edilir.”

“Eğitimlerle öğrenmek mümkün”

Hayat kurtaran Heimlich manevrasını vatandaşların çok kolayca öğrenebileceğine değinen Acil Servis Uzmanı Dr. Ünal Tetik, “Bunu güvenilir internet sitelerinde doktorların anlattığı videolardan öğrenilebileceği gibi birçok kurumda da bu konuda eğitimler verilebilmekte. Özellikle bazı kurumlarda, fabrikalarda bunlar eğitimleri zaten ilkyardım içerisinde yer alıyor” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/heimlich-manevrasi-hayat-kurtarir/feed/ 0
İstanbul’da Otizmli Çocuk 13 Mıknatıs Yuttu, Ameliyatla Çıkarıldı https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-otizmli-cocuk-13-miknatis-yuttu-ameliyatla-cikarildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-otizmli-cocuk-13-miknatis-yuttu-ameliyatla-cikarildi/#respond Fri, 09 Feb 2024 09:45:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3187

İstanbul’da 9 yaşındaki otizmli Harun Duman, ailesi fark etmeden 13 küçük mıknatıs yuttu. Kusma şikayeti üzerine ailenin hastaneye götürdüğü çocuk, ameliyata alındı. Gerçekleştirilen başarılı ameliyat sonrası Harun’un bağırsaklarından birbirine yapışmış halde 13 mıknatıs çıkarıldı.  Ameliyatı gerçekleştiren Opr. Dr. Mehmet Çakmak  “Çoklu mıknatıs yutulduğu zaman bağırsakta mıknatıs birbirine çekiyor ve yapışıklık meydana geliyor. Böylelikle bağırsaklar birbirine yapışmış oluyor. Saatler ilerledikçe arada kalan bağırsak duvarı deliniyor. Bağırsağın delinmesi sonrası, içerisindeki dışkılar, atıklar kana yayılıyor. Bu da hayati tehlikeye varan durumlara sebep oluyor. Bu yüzden böyle durumlar çok gecikmeden cerrahi müdahale gerektiriyor” dedi.

İstanbul’da yaşayan 9 yaşındaki otizmli Harun Duman, 13 boncuk şeklindeki mıknatısı yuttu. Çocuğun kusma şikayeti günlerce geçmeyince aile Harun’u hastaneye götürdü. Cuma akşamı iğne yapılarak ve ilaç yazılarak eve gönderilen Harun’un kusma şikayeti devam etti. Cumartesi gecesi saat 01.00 sıralarında Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edilen çocuğa çekilen röntgen sonrası teşhis koyan doktorlar, Harun’u acilen ameliyata aldı. Yaklaşık 3 saat süren ve kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyat sonrası 9 yaşındaki Harun’un bağırsaklarından birbirine yapışmış halde 13 mıknatıs çıkarıldı. Ameliyatı gerçekleştiren Op. Dr. Mehmet Çakmak, “Mıknatıslar Harun’un bağırsağında iki noktada delinmeye sebep olmuştu. Birincisi 12 parmak bağırsağından itibaren bir 30 santimetrede bir mıknatıs, diğeri de kalın bağırsağın çıkan kısmında olan birbirine yapışmış 12 tane mıknatıs vardı. Bunlar her iki bağırsakta da delinmeye sebep olmuştu. Biz bu mıknatısları çıkardıktan sonra bağırsakları tekrar dikerek onarmak durumunda kaldık” dedi.

“MIKNATISLAR KALIN BAĞIRSAĞA KADAR İLERLEMİŞTİ”

Yabancı cisim yutma vakalarında acil müdahalenin önemini vurgulayan Op. Dr. Mehmet Çakmak, “Yabancı cisim yutma çocuklarda daha çok ilk iki yaş içerisinde görülüyor. Genellikle arama, yutma refleksi, bulduğu şeyleri ağza götürme refleksi daha çok ilk iki yaş civarında oluyor. Çocuklar evde buldukları her şeyi genelde ağızlarına atıyorlar. Bunlar içerisinde en tehlikeli olanlar disk pil ve çoklu mıknatıs yutma vakaları oluyor. Onun dışında çocuklar diğer plastik maddeleri yuttukları zaman biz onu dışkı yoluyla atmasını bekliyoruz. Öyle durumlarda bir müdahale yapmıyoruz fakat disk pil, mıknatıs yutma vakalarında cerrahi müdahale acildir. Maddenin mutlaka çıkarılması gerekiyor en kısa zamanda. Yutma durumlarını aile fark ettiği zaman hemen hastaneye gelmeleri lazım. Bu maddeleri önce endoskopik olarak çıkarıyoruz. Fakat bu maddeler mideyi geçmiş ve bağırsağı ilerlemişse bunların cerrahi operasyon ile çıkarılması gerekiyor. Çoklu mıknatıs yutulduğu zaman bağırsakta mıknatıs birbirine çekiyor ve yapışıklık meydana geliyor. Böylelikle bağırsaklar birbirine yapışmış oluyor. Saatler ilerledikçe arada kalan bağırsak duvarı deliniyor. Bağırsağın delinmesi sonrası, içerisindeki dışkılar, atıklar kana yayılıyor. Bu da hayati tehlikeye varan durumlara sebep oluyor. Bu yüzden böyle durumlar çok gecikmeden cerrahi müdahale gerektiriyor” dedi.

“BAĞIRSAKTA İKİ NOKTADA DELİNME MEYDANA GELMİŞTİ”

Op. Dr. Mehmet Çakmak, “Harun dokuz yaşında bir hastamız. Normalde bu yaşlarda çok fazla yabancı cisim yutmaya rastlamıyoruz. Fakat Harun özel bir çocuk. Evde bulduğu mıknatıslar küçük ve renkli olunca, onları muhtemelen şeker zannetti ve yuttu. Geldiği zaman röntgeninden birden fazla mıknatıs yuttuğunu fark ettik. Cumartesi günü gece saat 01.00 gibi başvurdular. Biz hemen yatışını yapıp ameliyata aldık. O sırada bağırsağında bir yapışıklık meydana gelmişti. Muhtemelen mıknatısları saatler öncesinden yutmuştu zaten. Mıknatısların sayısı röntgende tam belli olmuyordu, biz dokuz tane saymıştık. Harun’u acil ameliyata aldık. Ameliyatını kapalı yöntemle yaptık ve bağırsaklarından 13 tane mıknatıs çıkardık. Çıkardığımız mıknatıslar renkli boncuk gibilerdi. Çocukların dikkatini çeken cinsten mıknatıslardı. Ailenin öyküsüne göre Harun’un cuma günü kusma şikayeti varmış. Bu mıknatısları cuma günü yutmuş olabilir. Tam olarak emin olamıyoruz ama 6- 8 saatin geçmiş olması lazım, çünkü mıknatıslar kalın bağırsağa kadar ilerlemişti. Ameliyatımız ortalama 2 buçuk 3 saat kadar sürdü. Mıknatıslar Harun’un bağırsağında iki noktada delinmeye sebep olmuştu. Birincisi 12 parmak bağırsağından itibaren bir 30 santimetrede bir mıknatıs, diğeri de kalın bağırsağın çıkan kısmında olan birbirine yapışmış 12 tane mıknatıs vardı. Bunlar her iki bağırsakta da delinmeye sebep olmuştu. Biz bu mıknatısları çıkardıktan sonra bağırsakları tekrar dikerek onarmak durumunda kaldık. Ameliyatımız da başarılı geçti. Harun’un kontrolleri de oldukça iyi geçiyor. Bir sıkıntı yaşamazsak iki gün sonra Harun’u taburcu edeceğiz. Buradan aileleri uyarıyorum, bu mıknatısları eve sokmamak lazım. Çocuklar için farklı oyuncaklar tercih etmeliyiz. Mıknatısları çocukların eline kesinlikle vermeyelim. Aileleri bu konularda hassas davranmaları konusunda tekrar uyarmış olalım” diye konuştu.

“OĞLUMUN SÜREKLİ OLARAK YUTMA OLAYLARI OLUYOR”

Baba Ali Duman ise, “Oğlumun cuma ve cumartesi günü kusma şikayeti vardı. Acile götürdük, orada bir iğne yapıp ve ilaç vererek bizi geri gönderdiler. Cumartesi günü kusması devam etti. Gece tekrar acile götürdük. Saat gece 01.00’da bizi buraya gönderdiler. Bir saat sonra bizi acilen ameliyata aldılar. Bu çocuk otizmli bir çocuk. Özel bir çocuk olduğu için eline ne geçerse, ağzına atıyor. Maalesef böyle bir durumumuz var. Ne kadar gözetlemeye çalışsak da böyle şeyler yaşanabiliyor. Buraya geldiğimizde doktorlar bize oğlumun bir cisim yuttuğunu ve acilen ameliyat olması gerektiğini söylediler. Biz de şok olduk o esnada. Ardından oğlumu hemen ameliyata aldılar. Ameliyat sonrasında oğlumun bağırsağında 13 adet mıknatıs çıktı. Biz de çok korktuk. Ameliyattan çıktığından beri durumu düzeliyor. Şu an iyi. Daha önce de böyle yutma olayları olmuştu. Yattığı battaniyeyi ısırıp yuttuğu oldu. Evde nevresimleri kopartıp yutmaya çalışıyor. Tülleri astığımız aparatları koparıp yutmaya çalışıyor. Böyle yutma huyları var. Daha önce hiç ameliyat olmamıştı. Kusma şikayeti devam edince, biz de ilk defa böyle bir şey yaşadık. Biz böyle bir şey çıkmasını hiç beklemiyorduk. İnsanın başına her türlü dert geliyor. Otizm tanısı Harun’a iki yaşında konuldu. Tanı konduktan sonra böyle davranışları olmaya başladı. Biz ne kadar korumaya çalışsak da oğlumuzu bazen koruyamıyoruz. Doktorumuz sağ olsun, gerçekten bizi çok rahatlattı. Onun uyarılarını da dikkate alacağız. Bundan sonra daha dikkatli olacağız” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-otizmli-cocuk-13-miknatis-yuttu-ameliyatla-cikarildi/feed/ 0
Depremzede Tütün İşçisi: Ankara’da Tedavi Olacak, Param Yok ki Göndereyim https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-tutun-iscisi-ankarada-tedavi-olacak-param-yok-ki-gondereyim/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-tutun-iscisi-ankarada-tedavi-olacak-param-yok-ki-gondereyim/#respond Sat, 03 Feb 2024 21:12:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2830 Haber: MAHİR BAĞIŞ – Kamera: MEHMET MEHMETLİOĞLU

6 Şubat depremlerinin 1. yılında ANKA Haber Ajansı, Adıyaman’da… Depremzede tütün işçisi Suna Polat, çocuğunun tedavisi için para bulamadığını belirterek, “Ankara’da tedavi olacak, param yok ki göndereyim. Akşam beni arıyor, diyor ki; ‘para gönder ilaç alayım.’ Param yok ki göndereyim” dedi. Polat, seçim dönemi siyasi partilerin oy için yaptıklarını anlatarak, “Bir oy için bizi evden kaldırırlar demezler ki bu engellidir bu hastadır bizi götürürler ama oğlum için belki bin defa devletin kapısına gittim bir işe katmadılar. Devletten hiçbir şey beklemiyorum, biz de deprem bölgesinde ölelim devlet de sevinsin. Biz bu rezilliğin içindeyiz. Sahipsiziz” diye konuşuyor. Kent merkezindeki mezarlıkta, tahta mezar taşlarına hırkaların, montların, ceketlerin sarıldığı görülüyor.

Türkiye’de, 6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Ardından saat 13.24’te merkez üssü Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi olan 7,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha meydana geldi. Depremler, 11 ilde yıkıma neden oldu. Yaklaşık 13 milyon yurttaşın etkilendiği depremlerde Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerinde resmi açıklamalara göre; 53 bin 537 kişi yaşamını yitirdi, depremlerden 11 ilde 14 milyon kişi etkilendi.

ANKA Haber Ajansı, depremin 1. yılında deprem bölgesini gözlemledi, depremzedelerle görüştü, 1 yıl önce olduğu gibi onların sorunlarını dinledi.

Adıyaman’da tütün işçiliğiyle yaşamlarını idame ettirmek zorunda kalan kadınlar sorunlarını aktardı. 50 yaşındaki tütün işçisi Suna Polat, tütünü “Kilo ile yapıyoruz, 8 liraya” diyerek günde ancak 20 kilo yapabildiğini belirtti.

Polat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Bize 1 yıl müsaade verin” sözlerine ise “Toplamadılar” yanıtı verdi. “Biz devletten öyle bir şey bekliyoruz ama yok hiçbir desteği olmuyor sadece bir engelli maaşım var. Bin 800 lira. Şimdi 2 bin 500’e çıkardı sanki ne yapmış” diye serzenişte bulunan Polat, oğlunun hasta olduğunu ve parası olmadığı için tedavi ettiremediği belirterek şunları söylüyor:

ANKARA’DA TEDAVİ OLACAK, PARAM YOK Kİ GÖNDEREYİM”

“Ankara’da tedavi olacak, param yok ki göndereyim. Akşam beni arıyor diyor ki para gönder ilaç alayım, param yok ki göndereyim. 26 yaşında daha işi yok…Devletten bekliyorum benim oğluma sahip çıksınlar. Çalmadığım kapı yok hiçbiri yardım etmiyor…Müdürün (Adıyaman İŞKUR) yanına gittim dedim oğlumu bir işe katın ne olursun Allah rızası için yine yapmadılar. ‘Tamam yenge sen eve git yaparız.’ Böyle devletten hiçbir şey beklemiyorum.”

BİR OY İÇİN BİZİ EVDEN KALDIRIRLAR DEMEZLER Kİ BU ENGELLİDİR BU HASTADIR BİZİ GÖTÜRÜRLER… DEPREM BÖLGESİNDE ÖLELİM DEVLETTE SEVİNSİN”

Polat, seçim dönemleri siyasi partilerin kendilerinden oy istedikleri için her şeyi yaptıklarını ancak kendilerinin ihtiyaçları olduğunda kimseyi bulamadıklarını belirterek, “Bir oy için bizi evden kaldırırlar demezler ki bu engellidir bu hastadır bizi götürürler ama oğlum için belki bin defa devletin kapısına gittim bir işe katmadılar. Devletten hiçbir şey beklemiyorum, biz de deprem bölgesinde ölelim devlette sevinsin. Biz bu rezilliğin içindeyiz. Sahipsiziz” dedi.

HASTAYIM AKŞAMA KADAR BURADA ÇALIŞIYORUM BU SOĞUKTA, KIŞTA KOLAY DEĞİL. BİR OĞLUM OKULA GİDİYOR DOĞRU DÜRÜST PARA YOK Kİ BEN CEBİNE KOYAYIM”

63 yaşındaki ikinci tütün işçisi Saadet Yılmaz, hasta olduğunu ancak çalışmaya mecbur olduğunu ifade ederek, “Tütün yapıyorum kilosu 8 lira. Kazanamıyoruz. Durumlar kötü, üzüntü vardı evde bir şey yoktu. Oğlum da kaza yaptı Allah yardım etsin, geldi bizimle oturdu iş güç yok. İki aileyiz zorla geçinebiliyoruz. Her şey pahalandı geçim zor. Hastayım akşama kadar burada çalışıyorum bu soğukta, kışta kolay değil. Bir oğlum okula gidiyor doğru dürüst para yok ki ben cebine koyayım” diye konuştu.

HEPSİ GİTTİLER, DEPREMDEN BAHSETMEYİN”

68 yaşındaki Hatice Sadık; depremde oğlunu, gelinin, torununu ve gelinin kardeşini kaybettiğini anlatırken göz yaşlarına hakim olamayıp, “Hepsi gittiler, depremden bahsetmeyin” dedi.

HER GÜN HER GÜN AYNI O DAKİKAYI YAŞIYORUM. O DEPREMİ YAŞIYORUM”

“65 yaş aylığı” aldığını belirten Sadık, “2 bin lira ne eder?” diye sordu. Depremin yarattığı etkiyi unutamadığını vurgulayan Sadık, “Her gün her gün aynı o dakikayı yaşıyorum. O depremi yaşıyorum. Çocuğumu hatırlıyorum. Başımı yastığa koyamıyorum” dedi.

Tütün işçiliği yaparken gözlerinin mikrop kaptığını söyleyen depremzede, “Bıraktım. 7 liradan 8 liradan kilosu, pisliği çoktur, ilaçlıydı ben de hastalandım” dedi.

MEZARLIKLARA SARILMIŞ MONTLAR, HIRKALAR…

Adıyaman’daki deprem gerçeğini gösteren bir başka yer ise kent merkezindeki mezarlık. Depremzedeler, yaşamını yitiren yakınlarının defnedildiği mezarlığı, günün farklı saatlerinde ziyaret ediyor. Ailelerin, yakınlarının tahtadan yapılmış mezar taşlarına mont, hırka, ceket veya kazak sardıkları görülüyor. Bazı mezar yerlerine ise Türk bayrağı asılmış. Adıyamanlı birçok depremzede bunun artık bir ritüele dönüştüğünü ver günün her saatinde mezarlıkta ziyaretçi bulunduğunu söylüyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-tutun-iscisi-ankarada-tedavi-olacak-param-yok-ki-gondereyim/feed/ 0
Diz Önündeki Ağrılar İçin Diz İçi Enjeksiyonlar Öneriliyor https://www.igdirhaber.com.tr/diz-onundeki-agrilar-icin-diz-ici-enjeksiyonlar-oneriliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/diz-onundeki-agrilar-icin-diz-ici-enjeksiyonlar-oneriliyor/#respond Wed, 31 Jan 2024 09:09:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2703

Gündelik yaşam içinde merdiven inip çıkarken ya da çömeldikten sonra diz önünde ağrı yaşanması çoğu kişinin başına gelebilen yaygın bir durum. Ancak ağrı hastanın hayatını ciddi şekilde etkilemediği için genelde hekime başvurmak için geç kalınabildiğini söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Budak Akman, “Dizin önündeki ağrı birkaç günde düzelmezse, dizi hareket ettirmede zorluk yaşanırsa zaman kaybetmeden hekime başvurulmalı” dedi. Prof. Dr. Akman, özellikle son yıllarda çok daha yaygın olarak kullanılan diz içi enjeksiyonlar ile bu ağrıların kontrol altına alınabileceğine işaret etti.

Her yaştaki kişiyi etkilemekle birlikte daha çok orta yaşlı kişilerde daha sık karşılaşılan diz önü ağrısı çok fazla ciddiye alınmasa da hastanın hayat kalitesini düşüren bir sorun. Hastanın bu ağrıyı tam olarak tarif edemediğini söyleyen Prof. Dr. Akman, “Özellikle merdiven inip çıkma, yere çömelmek veya yokuş yukarı yokuş aşağıya yürümek gibi dizimizin kıvrılmaya başladığı durumlarda ağrı yaşanıyor ve bu ağrı 2-3 gün içinde kendiliğinden geçmiyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır” dedi.

“ZAMAN GEÇTİKÇE AĞRI DAHA KALICI VE BASKIN HALE GELİR”

Herhangi bir travma yaşanmadan ortaya çıkan diz önü ağrısının müphem şekilde başladığını anlatan Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Budak Akman, “Bu durumda hasta ağrıyı hisseder ama hayatını çok etkilemediği için doktora başvurmaz. Zaman geçtikçe ağrı biraz daha kalıcı ve baskın hale gelir. Dolayısıyla hasta hekime ulaştığında ağrı yoğunlaşmış ve aradan zaman geçmiş olur” ifadelerini kullandı.

Bu durumu ortaya çıkaran farklı nedenlerin olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Akman, şu uyarılarda bulundu:

“Basit zorlamayla oluşan ağrıların 2-3 günde geçmesi gerekir. Bu sürenin üzerindeki ağrılarda çözümü hastanın kendi aramaması ve mutlaka bir hekime başvurması önemlidir. Gecikme ağrının kalıcı ve baskın hale gelmesine neden olabileceği unutulmamalı.”

“YAŞ İLERLEDİKÇE KİREÇLENME DE BAŞLIYOR”

Yaş ilerledikçe eklemlerdeki dejenerasyonun arttığını ve 30 yaşındaki bir insanın eklem yapısıyla 60 yaşındaki bir insanın eklem yapısının aynı olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Akman, “Yaşımız ilerledikçe eklemlerdeki kıkırdak, menisküs ve bağ yapılarında bir dejenerasyon başlıyor. 30 yaşındaki bir insanın diz önü problemiyle 60 yaşındaki bir insanın diz önü problemi arasında fark var. Yaş ilerledikçe kireçlenme de başlıyor. Sorun farklı bir boyut kazanıyor. Hareketle oluşan ağrı yani çömelip kalkmak, ibadet yapmak, merdiven inip çıkmak veya mesleği gereği uzun süreli ayakta kalmak gibi durumlar her seferinde eklemde ağrı hissettiriyorsa ve kişinin aklı oraya takılıyorsa beklenmemeli” şeklinde konuştu.

“DİZ İÇİ ENJEKSİYONLAR HASTANIN SEMPTOMLARINI GİDERMEYE YARDIM EDİYOR”

Diz önü ağrısında kıkırdak kökenli dokuyla ilgili ağrıları daha sık gördüğünü söyleyen Prof. Dr. Akman, “Diz önü ağrısında hastalar en çok menisküs yırtığı veya bağda kopmanın olup olmadığını merak eder. Ancak diz önü ağrısı menisküs yırtığı demek değildir” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Akman, hastaların bu ağrılarla yaşayarak hayat kalitelerini düşürmemelerini bu noktada tedavide birçok alternatifin olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:

“Bazen sadece dinlenmek yeterli olabilirken, çeşitli nonsteroid ilaçlar, ağrı kesiciler, buz uygulamaları ve fizik tedavi hastalarımızın büyük bir kısmını rahatlatabilir. Bunların yanı sıra son zamanlarda sık başvurduğumuz diz içi enjeksiyonları var. Hastanın semptomlarını gidermede oldukça başarılı sonuçlar alındığı için diz içi enjeksiyonlar, sık başvurulan yöntemler arasında yer alır.”

“HASTANIN DURUMUNA GÖRE FARKLI DİZ İÇİ ENJEKSİYONLAR KULLANILIYOR”

Diz içi enjeksiyonlarında hastanın durumuna, soruna yönelik farklı alternatiflerin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Akman, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:

“Bunlardan bir tanesi kortizon enjeksiyonları. Kortizon enjeksiyonlarının tedavi edici özelliği olmasa da hastanın semptomlarını giderici ve ağrısını dindirici bir özelliği var. Diğer bir enjeksiyon çeşidi ise hyalüronik asittir. Bu diz eklem sıvısının bir benzeridir. Bir diğeri ise halk arasında da çok duyulan ve merak edilen PRP ve kök hücreler. Bu hastanın kendi kanından elde ettiğimiz kan ürünleridir. PRP ve kök hücrelerin rejeneratif yani bozuk dokuyu iyileştirici özelliklerinden faydalanıyoruz. Son zamanlarda ortaya çıkan bir enjeksiyon çeşidi daha var. Bu hidrojel tedavisidir. Ameliyatlık durumu olan ancak çeşitli nedenlerle ameliyat olamayan, anestezi almaya uygun olmayan hastalarda hidrojel tedavisi uygun bir seçenek olabilir. Pratikte daha sık kullandığımız hyalüronik asit ve PRP benzeri kan ürünleridir. Bu tedavilerle hastalarımızda genellikle başarılı şekilde ağrıyı dindirebiliyoruz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/diz-onundeki-agrilar-icin-diz-ici-enjeksiyonlar-oneriliyor/feed/ 0
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde solunum yolu enfeksiyonu vakaları arttı https://www.igdirhaber.com.tr/akdeniz-universitesi-hastanesinde-solunum-yolu-enfeksiyonu-vakalari-artti/ https://www.igdirhaber.com.tr/akdeniz-universitesi-hastanesinde-solunum-yolu-enfeksiyonu-vakalari-artti/#respond Tue, 23 Jan 2024 09:18:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2352

AKDENİZ Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi’ne solunum yolu enfeksiyonu şikayetiyle başvuran günlük ortalama hasta sayısı, son 1 ayda yüzde 80 arttı. Yoğun bakım ünitesindeki yoğunluğun kış aylarında arttığını söyleyen Prof. Dr. Melike Cengiz, “Covid farklı varyantlarla halen devam ediyor. Hangi virüsle enfekte olursa olsun burada genel zatürre tedavisi yapıyoruz” dedi.

Türkiye’de kış aylarının gelmesiyle birlikte solunum yolları enfeksiyonlarında artış yaşanıyor. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi’nde erişkin bölümüne son 1 ayda solunum yolu enfeksiyonu şikayetiyle gelen günlük ortalama hasta sayısı yüzde 70-80 oranında arttı. Çocuk Acil Servisi’ne üst solunum yolu enfeksiyonu şikayetiyle gelen hasta sayısındaki artış yüzde 50’ye, alt solunum yolu enfeksiyonu şikayeti ise yüzde 30’a dayandı. Acil servise başvuran günlük yaklaşık 140 hastanın, örnek alınan yüzde 7-8’inin Covid test sonucu pozitif çıktı. Üst solunum yolu enfeksiyonu ilerleyen hastaların alt solunum yolu hastalıklarına çevrilmesiyle birlikte yoğun bakım ünitelerinde yoğunluk yaşanmaya başladı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’ne giren DHA ekibi, buradaki hasta yoğunluğunu kayıt altına aldı.

YOĞUN BAKIMDA 65 YAŞ ÜZERİ KRONİK HASTALAR

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melike Cengiz, yılın 12 ayı boyunca yoğun bakım ünitelerinin dolu olduğunu belirterek, kış aylarında yoğunluğun arttığını anlattı. Yoğun bakım ünitesine genellikle solunum yetmezliği şikayeti ilerleyen hastaları aldıklarını söyleyen Prof. Dr. Melike Cengiz, “İnfluenza, Covid veya Rinovirüs gibi tipi ne olursa olsun çok sık bulunan virüsler şu an izole ediliyor. Bunlar genellikle basit enfeksiyon olarak atlatılabiliyor. Hastalar tedavilerle evlerine gönderiliyor ama özellikle bağışıklık sistemiyle ilgili sorunu olanlarda, diyabet ve kanser hastalarında, 1 yaşının altındaki çocuklarda, 65 yaş üzeri bireylerde ya da bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçları kullanan kişilerde gribal enfeksiyonlar hafif atlatılamayabiliyor. Bu kişilerde alt solunum yollarını virüsün etkilemesi nedeniyle solunum yetmezliği ya da halk arasında bilinen zatürre meydana gelebiliyor. Eğer kandaki oksijen basıncı çok düşecek olursa, bu hastalara ek oksijen tedavileri ve daha da olmazsa solunum cihazında kullanılan tedavileri uygulamamız gerekiyor. Bunları da yoğun bakımlarda yapıyoruz. Nadiren gençlerde de görülüyor fakat genellikle 65 yaş üzeri bireylerde ya da sahip oldukları hastalıklar veya kullandıkları ilaçlara bağlı risk grubunu oluşturan kişilerde yoğun bakım ihtiyacı daha fazla” dedi.

MASKE KULLANIMI VE HİJYENE DİKKAT

Bu dönemde maske takmanın çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Melike Cengiz, “Özellikle zatürreler için şu dönemde maske takmak çok önemli. Hem kendimizi korumak için hem de gripsek etrafımızdaki insanları koruyabilmek için çok önemli. Kapalı alanlarda çok fazla durmamaya özen göstermeliyiz. Kapalı alanda duruyorsak, bu alanların sık sık havalandırılması önemli. Tabii ki el hijyeni yine önemli. Grip olma ihtimali olan kişilerde mesafeyi korumamız gerekiyor. Bunun dışında genel vücut izi hijyeni de önem taşıyor” diye konuştu.

‘GENEL ZATÜRRE TEDAVİSİ YAPIYORUZ’

Yoğun bakımda sadece Covid hastalarının olmadığını belirten Prof. Dr. Melike Cengiz, “Covid dışında farklı virüsler de izole edilebiliyor. Sonuçta Covid farklı varyantlarla halen devam ediyor. Rutin olarak her hastaya virüs tipiyle enfekte olduğuyla ilgili eskisi gibi test yapılamıyor. Dolayısıyla bize yatan hastalara bir test yapıldıysa bununla ilgili olup olmadığını öğrenebiliyoruz. Yapılmadıysa da zaten tedavisinde çok büyük değişiklik yok. Hangi virüsle enfekte olursa olsun burada genel zatürre tedavisi yapıyoruz. Solunum yetmezliğinin ağırlığına göre de hastalığı tedavi ediyoruz” dedi.

‘HASTA YAKINLARININ RİSKLİ GRUBA YAKLAŞMAMALARI GEREKİYOR’

Risk grubunda olanların muhakkak kendisini korumaya çalışması gerektiğini belirten Prof. Dr. Cengiz, “Yaşlılarımıza dikkat etmemiz lazım. Diyabet hastaları, kanser hastalarının mümkün olduğunca toplu alanlara çıkmaması ya da bu kişilerin hasta olan yakınlarının bu riskli grupların yanına hasta oldukları süre içerisinde yaklaşmamaları lazım. Çünkü sonuçta hayatı tehdit eden bir hale gelebiliyor ve hastaları kaybedebiliyoruz. Özellikle bu kış dönemi geçene kadar bu konuda dikkatli olunmasını rica ediyoruz. Riskli grubun evinden sürekli maskeyle çıkmasını tavsiye ediyoruz. Riskli gruba sahip olan yakınları olan kişilerin de yakınlarının yanına maskeyle girmesini tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/akdeniz-universitesi-hastanesinde-solunum-yolu-enfeksiyonu-vakalari-artti/feed/ 0
Hatay’da Alpagut Sporcusu Kızlar Dünya Şampiyonu Oldu https://www.igdirhaber.com.tr/hatayda-alpagut-sporcusu-kizlar-dunya-sampiyonu-oldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/hatayda-alpagut-sporcusu-kizlar-dunya-sampiyonu-oldu/#respond Sun, 21 Jan 2024 09:09:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2250 HATAY (İHA) – Hatay’da yaşayan Alpagut sporcusu 17 yaşındaki Nisanur ve Şevval, ‘kızlar yapamaz’ diyenlerin sözlerine hiçe sayarak elde ettikleri Dünya Şampiyonluğuyla ilçedeki arkadaşlarına örnek oldular.

Reyhanlı ilçesinde yaşayan genç sporcular 17 yaşındaki Nisanur Tümay ve 17 yaşındaki Şevval Sert, geçtiğimiz yıllarda Alpagut sporuyla tanıştı. Dövüş sporuna merakı olan genç kızlar, birlikte antrenman yaparak Antrenör İbrahim Tümay’dan sıkı eğitim aldılar. Çevrelerinden kızların dövüş sporunda başarılı olamayacağı yönün eleştiri alan genç kızlar, bu düşünceleri hiçe sayarak emek vermeye devam ettiler. Bursa’da yapılan Dünya Alpagut Şampiyonası’nda ilçelerini temsil eden 2 sporcuda kendi kilolarında birincilik elde ettiler. Kendileri için yapamazsınız diyenleri hiçe sayan genç sporcuların başarısı ilçedeki diğer kızlara da örnek oldu.

“İlk başta kız olduğum için yapamazsın diyenler oldu”

Küçük yaşlardan itibaren dövüş sporlarıyla uğraştığını ifade eden Nisanur Tümay, “5 yaşından itibaren dövüş sporlarıyla uğraşıyorum. 3 yıldır ise Alpagutla uğraşıyorum. En son yapılan Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil ettim. Caymaz ve Ayça branşlarında çıktım. Ayça branşında birinci, Caymaz branşında ikinciliği aldım. Bundan sonraki hedefim, olimpiyatlara çıkmak. Bu sporu ilk duyanlar şaşırıyor. İsmini ilk defa duyanlarda var. Alpagut bir Türk sporudur. Azerbaycandan gelme, içinde farklı branşlar bulunan bir spor dalı. Kılıç, bıçak, dövüş, güreş gibi birçok branş var. Kızlı, erkekli olarak, tüm yaş grupları mevcut. Benim gibi yaşıtlarım ve yaşımdan küçük olan tüm kızlara önerdiğim bir spor dalı. İlk başta kız olduğum için yapamazsın diyenler oldu. Kızlar için sadece evde oturmak gerekiyor gibi, yaşadığım bölgeden de dolayı çok eleştiri aldım. Ama onlara inat diyelim. Bu spora devam ettim. tanıdığım, tanımadığım birçok kıza seslenerek onlarında dövüş sporlarına etkileşim haline geçmesini istiyorum” dedi.

“Kızları küçük görenler oldu, bizde burada kızların sesi olmak istiyoruz”

Kız çocuklarını dövüş sporları yapmaya davet eden Şevval Sert, “Bu sporu yapma amacım kendimi geliştirmek ve ilerki meslek seçimim de daha çok puan toplamak. Bu sporu ben 3 yıldır yapıyorum. Herkesi bu sporu yapmaya davet ediyorum. Özellikle de kız çocuklarını kendilerini geliştirmeleri için çok iyi bir fırsat. Haftada 3 gün 2 saat antrenmanlarımız oluyor. Çok fazla garipseyenler oluyor. İlk defa ismini duyanlar oluyor. Hatta hiç bilmeyenler de oluyor. Ben Alpağut’ta, Alpağut Dünya Şampiyonasına katılarak, Caymaz branşında Dünya birincisi oldum. Kızları küçük görenler oldu, bizde burada kızların sesi olmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Antrenör İbrahim Tümay, yetiştirdiği sporcuların başarıyla ülkemizi temsil edeceğine inandığını ifade ederek “Alpagut nedir sorusuna cevap alırsak Turan dövüş sanatı olarak biliniyor. Alp savaşçı, gut kutsal anlamındadır. Toparlasak kutsal savaşçı anlamındadır. Ülkemizi temsilen çıkmış olduğumuz bu branşta ülkemizi en iyi şekilde temsil ettiğimize inanıyoruz. Hedeflerimiz ne derseniz. Alpagut’u Hatay’da tanıtmak istiyoruz. 2 yıldan beri antrenmanlarımız mevcut olup haftanın 3 günü ve 2 saat antrenman yapmaktayız. Özellikle kız çocuklarını bu branşa davet ediyoruz. Kız çocuklarının bu branşa gelmelerini istiyoruz” şeklinde konuştu. – HATAY

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hatayda-alpagut-sporcusu-kizlar-dunya-sampiyonu-oldu/feed/ 0
Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı’nda kritik uyarı: Erkek çocukların aşılanması şart https://www.igdirhaber.com.tr/rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayinda-kritik-uyari-erkek-cocuklarin-asilanmasi-sart/ https://www.igdirhaber.com.tr/rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayinda-kritik-uyari-erkek-cocuklarin-asilanmasi-sart/#respond Mon, 15 Jan 2024 21:09:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2053 Rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunu ve HPV aşısının devlet politikası haline getirilerek aşılama programına girmesi gerektiğini söyleyen Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Ünal, HPV aşısının hem erkek hem de kız çocuklarına erken yaşta yapılmasının önemine işaret etti. Prof. Dr. Ünal, ‘Esasında erkeklerin aşılanması gerekiyor. Bu virüsü erkekler taşıyor ve bulaştırıyor. Dolayısıyla 9 ila 15 yaş arasındaki erkek çocuklarının aşılanması şarttır’ dedi.

Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Orhan Ünal, Türkiye’de HPV virüsüyle karşılaşma oranının kadınlarda yaklaşık yüzde 85, erkeklerde ise bu oranının yüzde 91’lere çıktığını söyledi. HPV ve buna bağlı kanserlere karşı farkındalık oluşturulmasının önemine de değinen Prof. Dr. Orhan Ünal, ‘Farkındalık, bilinçlendirmek suretiyle olmalıdır. Aşılamanın ve rahim ağzı kanserinin önemini televizyonlarda kamu spotları aracılığıyla vurgulamak gerekiyor. Aşı karşıtları kanser oranının çok düşük olduğunu söylüyor ve abartıldığını düşünüyor. Ama ben kanser üzerine çalışan ve kadın doğum hekimi olarak şunu söylüyorum; bu kanser karşımıza önlenebilir bir dönemde çıkmadığında ve yayıldığında oldukça ıstıraplı bir yol izliyor. Kanserin kemiğe ve diğer organlara sıçraması durumunda tedavisi mümkün olmuyor. Bir insanın organlarını kaybetmesini, ağrı çekmesini ve ıstırabını görmek gerekiyor. Dolayısıyla bu farkındalığı yaratmak lazım. İnsanları bilgilendirerek cinselliği tabu olmaktan çıkarmak lazım’ ifadelerini kullandı.

‘AŞILAMA DEVLET POLİTİKASI HALİNE GELMELİ’

Türkiye’de HPV aşısına ulaşma noktasında bir sıkıntı yaşanmadığını söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Ünal, ‘Eczanelerden aşıya ulaşılabiliyor. Eskiden ikili aşı dediğimiz ve HPV’nin en çok kanser yapan tipi 16 ve 18’e etkili aşı vardı. Sonrasında erken yaşlarda sıklıkla karşılaşılan, HPV 6 ve 11 tipleriyle bulaş sonucu oluşan siğillerden de korunmak adına dörtlü aşı dediğimiz kombinasyon kullanıldı. Son olarak da HPV’nin 9 tipine karşı etkili dokuzlu aşı Türkiye’ye de yakın zamanda geldi ve kullanılmaya başlandı. Korunma için 9-15 yaş arasında 6 ay arayla iki doz yeterli olmaktadır. 15 yaşını doldurduktan sonra ise 26 yaşına kadar 3 doz aşı öneriliyor. Avustralya’da, İngiltere’de, Amerika’da olduğu gibi bu aşılama devlet politikası haline gelirse daha çok kişi aşıya ulaşabilecektir’ diye konuştu.

‘CİNSEL YAŞAM NE KADAR AKTİF OLURSA RİSK O KADAR ARTIYOR’

Türkiye’de rahim ağzı kanserine yakalanma oranının yüz binde 4 buçuk olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ünal, ‘Türkiye’de yılda bin 500 kişi bu nedenle hayatını kaybediyor. Gelişmiş ülkelerle aramızda büyük bir fark yok. Bu anlamda bizim bulunduğumuz nokta olumlu bir yerdedir. Bunun sebeplerinden biri ülkemizde cinsel yaşamın Amerika ve Avrupa’ya göre daha geç yaşlarda başlamasıdır. Cinsel ilişki ne kadar erken yaşta olursa ve partner sayısı ne kadar fazla olursa HPV’ye yakalanma oranı da o kadar yüksek oluyor’ dedi.

‘TÜRKİYE’NİN AŞILAMA PROGRAMINA DAHİL OLMASI GEREKİYOR’

Rahim ağzı kanserinin en önemli etkeninin ‘human papilloma’ virüsü olarak adlandırılan HPV etkeniyle olduğunu sözlerine ekleyen Ünal, şöyle devam etti:

‘Türkiye’de HPV virüsüyle karşılaşma oranı kadınlarda yaklaşık yüzde 85’ken erkeklerde ise bu oran yüzde 91’lere çıkıyor. Ortalamaya baktığımızda Türkiye’de yüzde 85 oranında HPV enfeksiyonuyla karşılaşma olasılığı var. Dolayısıyla bu kadar yüksek bir oran söz konusu olduğu için bu konuda bir önlem almamız gerekiyor. Cinsel yaşam ne kadar aktif olursa bu olasılık o kadar artıyor. Bu nedenle önlem olarak da Türkiye’nin aşılama programına dahil olması gerekiyor.’

‘HPV AŞISI FELÇ YAPIYOR’ İDDİASINA YANIT: VARSAYIMLAR ÜZERİNDEN TOPLUM SAĞLIĞIYLA OYNANMAMALI

HPV aşısı ‘felç yapıyor’ iddialarına da cevap veren Prof. Dr. Orhan Ünal, birtakım varsayımlar üzerinden toplum sağlığıyla oynanmaması gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:

‘Her aşıda olduğu gibi HPV koruma aşısında da birtakım yan etkiler olabilir. Lokal ağrılar ve kızarıklıklar olabilir. Düşük tansiyonla karşılaşılabilir. Sinir sistemiyle alakalı otoimmun bir hastalık olan Guillain-Barre dediğimiz bir rahatsızlık iddia ediliyor ama bu konuda yapılan araştırmalar bunu tam olarak doğrulamadı. Aşının yan etkilerinin bildirildiği, toplandığı ve incelendiği bir organizasyon var. Bu incelemeler sonucunda Dünya Sağlık Örgütü ve aşı güvenliği organizasyonları ‘aşının şu yan etkisi var’ diyebileceği bir veri ortaya koymadı. 20 senelik bir aşının şu an böyle bir yan etkisinden söz edemiyoruz, ilerleyen süreçte daha fazla vakanın verilerini görmek ve değerlendirmek gerekiyor. Felç olma veya birtakım ağır komplikasyonlar olmadığını görüyoruz. Amerika’da, İngiltere’de, Avustralya’da milyonlarca insan HPV aşısı oldu. Bu insanlar felç olduğunu hiç mi bildirmiyor? Böyle bir durumda buralardan bildirimler çıkması gerekirdi.

İnsan sağlığı çok önemli. Birtakım varsayımlarla ve kötü olayları örnek göstererek bir toplumun sağlığıyla oynanmaması gerektiği kanaatindeyim. Onların bu yönde bildireceği vakalar varsa ortaya koysunlar ve öyle tartışalım. Aşılama, insan sağlığı için çok önemli bir konu. Onun için birtakım varsayımlarla hareket edilmemeli. Kadınların bu kanserle karşılaştığında başlarına gelen o kadar kötü şeyler var ki; bunlar dururken, bu olayı yaşamamış insanların ‘bu şöyle tehlikelidir, böyle felç yapıyor’ diye konuşmaları, insanları şüpheye düşürür ve aşı olmaktan vazgeçmelerine neden olur. O nedenle konuşmalarına dikkat etmeleri kanaatindeyim.?

‘HPV AŞISININ ÖMÜR BOYU KORUYUCULUĞU VAR’

Havuz, tuvalet ve hamamlar gibi ortak kullanım alanlarından HPV bulaş riskinin oldukça düşük olduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, ‘Bu alanlardan bulaş riski yüzde 0,1’den daha az. Yani neredeyse buralardan enfeksiyon bulaşmaz, yok denecek kadar azdır. Yüzde 99 oranında seksüel yolla bulaşıyor. HPV virüsü 37 derece sıcaklığa ihtiyaç duyduğu için cinsel temas tek bulaşma yolu diyebiliriz. Prezervatifin virüsten koruma oranı ise yüzde 60’tır. Onun için korunma bakımından en etkili yol aşıdır. Bu noktada Dünya Sağlık Örgütü de aşılamanın son derece etkili olduğunu belirlemiştir ve önermektedir. HPV aşısının yıllar içinde antikor seviyesi azalsa (10-15 yılda) da ömür boyu koruyuculuğu vardır. Aşı sonrası HPV ile karşılaşan bireylerde koruma belleği aktive olduğu için antikor miktarı da tekrar yükseliyor ve koruma sağlanıyor. Tekrarlama durumu söz konusu değildir’ ifadelerini kullandı.

‘ERKEK ÇOCUKLARININ DA AŞILANMASI ŞART’

HPV aşısının erken yaşlarda önerilmesinin sebepleri hakkında da bilgi veren Ünal, ‘Çünkü 9-11 yaşlarında daha yüksek bir antikor cevabı alıyoruz. Bu yaşlarda cinsel yaşam da başlamadığı için antikor seviyesi daha güçlü oluyor. Ama tabi 45 yaşına kadar aşı yapılabilir diyoruz. Bu, erken yaşlardaki aşı kadar antikor seviyesini yükseltmiyor. O bakımdan hem erkek hem de kız çocuklarına erken yaşta aşı yapılmasını öneriyoruz. Esasında erkeklerin aşılanması gerekiyor. Bu virüsü erkekler taşıyor ve bulaştırıyor. Dolayısıyla 9 ila 15 yaş arasındaki erkek çocuklarının aşılanması şarttır. Olaya hep rahim ağzı kanseri olarak bakıyoruz. Aslında baş-boyun kanserleri, anal kanserler HPV nedeniyle oluyor. Dolayısıyla erkek çocuklarının aşılanmasını öneriyoruz’ dedi.

KORUNMANIN 3 YOLU: AŞI, PAP SMEAR TESTİ VE FARKINDALIK

HPV enfeksiyonuna çok yönlü bakılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ünal, gençlerin bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını söyledi ve şöyle devam etti:

‘Bu durum sadece kanserden de ibaret değil. Bazı genital akıntılar, enfeksiyonlar ve cinsel yolla bulaşan diğer birçok hastalıkların da tedavi edilmesi gerekiyor. Bu hastalıklar yardımcı faktör olarak etki ediyor ve rahim ağzı kanserinin ortaya çıkmasına ve yayılmasına neden oluyor. Sigara kullanımı da bağışıklık sistemini doğrudan etkilediği için HPV enfeksiyonunun kansere ulaşmasına sebebiyet veriyor. Yüzden fazla tipi olan HPV tiplerinin yüzde 90’ı kanser yapmıyor ancak kansere yol açan orta ve yüksek tipleri 30 civarında ve hepsi de yüksek risk taşımıyor. Ayrıca yüksek riskteki tip de olsalar, yıllar içinde kansere yol açıyor bu yüzden de erken teşhisle önlenebiliyor. Yani vajinal smear taraması ile kanser öncesi lezyonlar erken teşhisle önlenebiliyor. Erken tedaviyle; sadece rahim ağzının kazınmasıyla yine gebe kalınabiliyor ve kadınlar hayatına devam edebiliyor. Birinci koruma; aşı, ikinci koruma smear testiyle takip, üçüncüsü ise halkın bilinçlendirilmesiyle farkındalık oluşturulması.’

‘AŞI YAPTIRMAK HER ŞEYİ BİTİRMİYOR’AŞIDAN SONRA TARAMA DEVAM ETMELİ’

Erken teşhisin ve düzenli taramanın hayat kurtardığını ifade eden Prof. Dr. Orhan Ünal, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:

‘Bir kadının kanser olabilmesi için kadın doğum uzmanına hayatında hiç gitmemiş olması gerekiyor. Çünkü HPV virüsü alındıktan sonra hemen kanser yapmıyor. 5 yıl, 10 yıl hatta bazen 20 yıllık bir süreç de olabiliyor. Bu, bağışıklık sistemine göre değişkenlik gösterebiliyor. Dolayısıyla bir kez olsun bile bir uzmana gitmek ve pap smear testi yaptırmak erken teşhis açısından önem arz ediyor. Dünya Sağlık Örgütü 21 yaşından 30 yaşına kadar üç yılda bir smear aldırmayı öneriyor. 30 yaşından sonra HPV baktırmaya başlıyoruz. Bu yaştan sonra hem smear hem de HPV’ye bakılıyor ve yüksek riskli bir durum yoksa zaman aralığı 5 yılda 1’e çıkıyor. 30 yaşına kadar, virüs yüzde 90 oranında temizlenebiliyor. HPV aşısını yaptırmak bu enfeksiyonla tekrar karşılaşılmayacağı anlamına gelmiyor. Çünkü 100’den fazla tipi var. Bizim en çok kanser yapan 9 tipine karşı aşımız var. Bu nedenle aşı yapmak her şeyi bitirmek anlamına gelmiyor. Aşıdan sonra tarama devam etmelidir. 65 yaşına kadar bu taramayı yapıyoruz.?

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayinda-kritik-uyari-erkek-cocuklarin-asilanmasi-sart/feed/ 0
Çocuk Hakları Sözleşmesi İçin Yeniden Düzenleme İhtiyacı https://www.igdirhaber.com.tr/cocuk-haklari-sozlesmesi-icin-yeniden-duzenleme-ihtiyaci/ https://www.igdirhaber.com.tr/cocuk-haklari-sozlesmesi-icin-yeniden-duzenleme-ihtiyaci/#respond Mon, 08 Jan 2024 09:09:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1812 İsrail’in Filistin’i işgali ile devam eden süreçte çocukların korumasız kalarak hedef haline geldiğini hatırlatan Öğr. Gör. Zeynep Deniz Seven, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin tekrar düzenlenmeye ihtiyacı olduğunu söyledi. Seven, “Bu düzenleme her türlü siyasetin üstünde adil bir biçimde dünya üzerindeki bütün çocukları kapsayacak şekilde olmalıdır” dedi.

Birleşmiş Milletler, 18 yaş altı her bireyi çocuk olarak tanımlar. Hukukta ise çocuk kavramı, özel korunmaya alınan kendisine özel haklar ve ayrıcalıklar tanınan yetişkin olmayan insan olarak tanımlanır. Yani çocuk hukuku, çocukların hayatlarının en kırılgan oldukları dönemde onlara hak ettikleri gibi yaşamalarını sağlamayı hedefler. Bu çerçevede çocuk hakları, kanunen ve ahlaken, dil, din, ırk, mezhep gibi hiçbir ayrımcılık gözetilmeden dünya üzerindeki bütün çocukların doğuştan; yaşama, eğitim, sağlık, barınma, fiziksel, psikolojik ve cinsel sömürüye karşı korunmasını hedefleyen evrensel bir kavramdır.

Çocukların yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının korunmasını sağlamak için ortaya çıkan Çocuk Hakları Sözleşmesi ile ilgili İstanbul Esenyurt Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Zeynep Deniz Seven, özellikle savaş bölgesindeki çocuklar için mevcut sözleşmenin koruyucu olmadığını ve dünya üzerindeki bütün çocukların haklarını korumak adına tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

“Savaşlarda çocukların korumasız kalarak hedef haline geldiği açık bir şekilde ortadadır”

Sözleşme ile dünya üzerindeki bütün çocukların her türlü ihmal, istismar ve kötü muamelelere karşı korunmasının hedeflendiğini Öğr. Gör. Zeynep Deniz Seven, “Bu amaçla ülkelerin sorumluluklarını belirleyerek bütün dünyayı kapsayacak standartlar belirlenmiştir” dedi. Şu anda ise savaş bölgesindeki çocuk sayılarına bakıldığında ciddi ve acil bir durum ile karşı karşıya kalındığına dikkat çeken Zeynep Deniz Seven, “Günümüz 21. yüzyıl dünyasında savaşların durumuna baktığımız zaman, modern dönemde gerçekleşen bu savaşların şekli değişerek “belli coğrafyalarda” ve “vekalet savaşları” şeklinde olduğu görülmektedir. Bu durum savaşta belli bir cephe olmamasını ve milyonlarca sivilin çatışmalarının ortasında kalarak hedef alınmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla sivillerle birlikte çocuklar da en ağır şekilde yaşanan çatışma ortamında kalmaktadır. Save the Childiren 2021 raporuna göre tüm çatışma bölgelerinde 450 milyon çocuk yaşamaktadır. Bunların 230 milyonu ise en ölümcül çatışma alanlarında kalmaktadır. Avrupa’da yaşayan tahmini çocuk sayısının 120 ile 150 milyon olduğunu düşünecek olursak durumun ciddiyeti hakkında daha net fikir sahibi olabiliriz. İsrail’in Filistin’i işgali ile devam eden süreçte 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren sadece 85 günde 10 binin üzerinde çocuk ölümü, bir o kadarının sakat ve yetim kalması ve 1 milyona yakınının ise temel barınma, beslenme haklarının ellerinden alınmasına, şiddet ve istismara uğramasına sebep olmuştur. Sayısal verilere bakıldığında, savaşlarda çocukların korumasız kalarak hedef haline geldiği açık bir şekilde ortadadır. Bu durum Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin uygulanabilirliğini bir kez daha tartışmaya açmıştır. Ne yazık ki BM tarafından azınlıkta kalan bazı ülkelere veto etme hakkı tanınması sonucu sözleşmenin dünya üzerinde en çok üye ülke tarafından onaylanmış olmasına rağmen uygulanamaması sonucunu ortaya çıkarmıştır” dedi.

Seven sözleşmenin daha önce de düzenlendiğini hatırlatarak, “Çocuk hakları ihlalleri daha önce dünya üzerinde 3 kez düzenleme ihtiyacı doğurmuştu. Bugün yukarıda bahsedilen sebeplerden dolayı acilen 4. bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu düzenleme her türlü siyasetin üstünde adil bir biçimde dünya üzerindeki bütün çocukları kapsayacak şekilde olmalıdır. Bu düzenleme hepimiz adına geleceğimizin teminatı olacaktır. Zira bu günkü şartlarda insanların geleceğe karşı umutsuz bakışı artarak devam emektedir” şeklinde konuştu.

Bütün dünya ülkelerinin ortak sorunudur

Seven sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Daha sürdürülebilir bir dünya ancak bugünün çocuklarının öncelikli olarak yaşama ve gelişme haklarının en iyi şekilde korunması için daha gerçekçi çözüme gidilmesi ile gerçekleşebilir. Geleceğimiz olan çocuklarımızın korunması için acil çözüm yollarına gidilmesi bütün dünya ülkelerinin ortak sorunudur ve bu sorumluluk ancak daha kapsayıcı ve eşitlikçi çözüm ile gerçekleşecektir.” – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cocuk-haklari-sozlesmesi-icin-yeniden-duzenleme-ihtiyaci/feed/ 0
Mersin Büyükşehir Belediyesi, yaş almış vatandaşları ‘2024’e Merhaba Partisi’nde buluşturdu https://www.igdirhaber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-yas-almis-vatandaslari-2024e-merhaba-partisinde-bulusturdu/ https://www.igdirhaber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-yas-almis-vatandaslari-2024e-merhaba-partisinde-bulusturdu/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:12:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1746 Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Yaşlı Destek Birimi ekipleri, yaş almış vatandaşları evlerinden alarak ‘2024’e Merhaba Partisi’nde buluşturdu. Etkinlikte yaş almış vatandaşlara yeni yıl hediyeleri de verildi.

Mersin’de 65 yaş üzeri vatandaşlar için hizmetlerini sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal etkinliklerden sağlık hizmetlerine, ulaşımdan barınma ve gıdaya kadar pek çok alanda yaş almış vatandaşlar için çalışmalarına devam ediyor. Çalışmalar bünyesinde yalnız yaşayan vatandaşlara yönelik ‘2024’e Merhaba Partisi’ düzenlendi.

“Biz de mutluyuz onlar da mutlu”

Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Yaşlı Destek Biriminden Nilhan Tanır, “65 yaş üstü ve evde tek yaşayan vatandaşlarımız için parti düzenlendik. ‘2024’e Merhaba’ partisi ile evde yalnız yaşayan, dışarı çıkamayan vatandaşların sosyalleşmeleri ve onları mutlu etmek için onlara bir gün hazırladık. Yemek, pasta ve eğlence var” dedi. Evde yalnız yaşayan vatandaşlarla her gün iletişim kurduklarından da söz eden Tanır, “İyiler mi, değiller mi, ihtiyaçları var mı, yok mu, hastalar mı diye günlük rutin olarak sohbet ediyoruz. Onlara her gün manevi evlat oluyoruz” diye konuştu.

Etkinliklerin öncesinde vatandaşları arayarak bilgi verdiklerinden kaydeden Tanır, “Vatandaşlarımızı evden alıp etkinlik alanına getiriyoruz. Dönüşte de evlerine geri bırakıyoruz. Vatandaşlar daha sık ve daha fazla etkinlik yapmamızı, onlarla daha çok zaman geçirmemizi istiyorlar. Ayrıca onlar birbirleri ile de zaman geçirmek istiyor. Artık bizim manevi ailemiz gibi oldular. Her gün onlarla görüşüyoruz, sohbet ediyoruz. Yaşamlarını artık az çok biz de biliyoruz, onlar da bizsiz yapamıyorlar” ifadelerine yer verdi.

“Vatandaşlarımızın hem ailesi, hem komşusu, hem de arkadaşıyız”

Vatandaşların da verilen hizmetler dolayısıyla Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e teşekkürlerini ilettiğini aktaran Tanır, “Onları kesinlikle yalnız bırakmamalıyız. Her birinin çocuğu uzakta olabiliyor, komşusu olmayabiliyor. Biz o eksikliği gidererek, onlara arkadaşlık ediyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak, 65 yaş ve üzeri yalnız yaşayan ve yaş almış vatandaşlarımızın hem ailesi, hem komşusu, hem de arkadaşıyız. Biz de mutluyuz onlar da mutlu” dedi.

“Bizi gençleştiriyorsunuz”

Partiden çok keyif aldığını söyleyen Latife Seyrek, “Arkadaşlarımla birlikte geldik. Her etkinliğe de geliyoruz. Çok tatlı, ilgili ve alakadarlar. Bizim gibi yaşlılarla ilgileniyorlar ya onu çok seviyorum” dedi. Tek başına yola çıkamadığını ancak Mersin Büyükşehir Belediyesinin kendisini evinden alıp evine kadar bıraktıklarını kaydeden Seyrek, “Mezitli’den burayı bilemediğim için sık sık gelemiyorum. İsterim ki sık sık buraya geleyim. Mezitli’de de emekli evi açılacak yakın zamanda. Benim evime de yakın. Çok mutlu oldum, umarım orada oyunlar oynama şansımız olur. Bir de müzik söyleyelim, çay içelim, bundan daha güzel bir şey olamaz. Belediyemiz harika, daha ne olsun, bizi gençleştiriyorsunuz” şeklinde konuştu.

“Vahap Seçer geldi geleli bu hizmetleri görüyoruz”

Yaşlı Destek Biriminde çalışanların kendisinin evladı gibi olduğunu söyleyen Hüseyin Güler ise “Bizi gelip evimizden alıyorlar, getiriyorlar, yediriyorlar, içiriyorlar. Ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Çok iyi hizmetler veriyorlar. Ben 77 yaşındayım, böyle bir şey görmedim. Vahap Seçer geldi geleli bu hizmetleri görüyoruz ve kendisinden çok memnunuz” diye konuştu. Katılmak isteyen diğer vatandaşlara da seslenen Güler, “İnsanların arasında hem kaynaşıyoruz hem tanışıyoruz hem anlaşıyoruz. Yani bu büyük bir yardımlaşma, devamlı tercih ederim. Evin önünde emekli evi var, oraya da gidiyoruz. Çok güzel bir hizmet, çayımızı içiyoruz, kahvemizi içiyoruz, konu komşuyla tanışıyoruz. Başkanımızdan çok çok memnunuz” ifadelerini kullandı. – MERSİN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-yas-almis-vatandaslari-2024e-merhaba-partisinde-bulusturdu/feed/ 0
Depremde 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Oteli’ne ilişkin davanın görülmesine bugün devam edilecek https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-72-kisinin-hayatini-kaybettigi-isias-oteline-iliskin-davanin-gorulmesine-bugun-devam-edilecek/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-72-kisinin-hayatini-kaybettigi-isias-oteline-iliskin-davanin-gorulmesine-bugun-devam-edilecek/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:48:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1681 Adıyaman’da, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde yıkılan, 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Oteli’ne ilişkin 5’i tutuklu 11 sanığın yargılanmasına devam edildi.

3. Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin zemin katındaki çok amaçlı konferans salonunda evvelsi gün görülmeye başlanan davanın, dün de devam eden duruşmasına sanıklar, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi ile bağlandı.

Duruşmada dinlenen müştekilerden KKTC’de beden eğitim öğretmeni olan ve depremde 2 çocuğunu kaybeden Osman Akın, voleybol finallerine gelmeyi planladıklarını ve otel araştırmasında “İsias Oteli’nin temiz, nezih ve özellikle de güvenli olduğunu” öğrendikleri için bu otele kayıt yaptırdıklarını belirtti.

Akın, şunları söyledi:

“Çocuklarımızı odalarına yerleştirdik. İsias’ta 39 kişiydik, ben 16 kişiyle Kahramanmaraş’taki başka otele yerleştim. 5 Şubat sabahı Kahramanmaraş’a hareket ettik, yerleşimler tamamlandı, çocukların maçı başlayacaktı. Ben Kahramanmaraş’a canımı kurtarmaya mı gittim yoksa başka bir şeye mi gittim bilmiyorum. Eğer aynı otelde kalsaydım burada olmayacaktım. Kahramanmaraş’ta öğretmenevinde kaldım. Büyük bir deprem ama yıkılmadı. İnsan hayatına önem verilen bir binada kaldım. Kimsenin burnu bile kanamadan çıktık. Adıyaman yıkıldı, benim dünyam yıkıldı. Kaos bir ortam vardı, çocukları güvenli bölgeye getirmek için 1 kilometre yürüdük. Sonra Adıyaman’a hareket ettim. Depremden sonra salı günü gelebildim. Gördüğüm manzara sadece bir kum yığınıydı. Otelden 72 can gitmiş. ‘Öldü’ lafını kullanamıyorum, duymak da istemiyorum. 11-14 yaş arasındaki çocuklarımız kum yığınının içine gömüldüler ve hep bir umut çocuklarımıza ulaşmak için çabaladık. Umutlar tükendiğinde bütün halde ulaşmak istedik. Düşünün bunun için dua ediyorsunuz. Beton sağlam bir malzemedir değil mi? Aileler çocuklarına ulaşmak için elleriyle beton kazdılar. Biz adalete güveniyoruz, onun için buradayız, sizlerin en iyi kararı vereceğine inanıyoruz. Dün duruşmada bahsedildi, maddi gerçek yarım kalan hayatlardır. Biz acımızı yaşamadan adalet diye haykırmaya başladık. Türk yargısına güveniyoruz. Bizim can parçalarımızı ahlaksızca alan zihniyet en yüksek cezayı alana kadar buradayız.”

“İsias bir kum yığınıydı”

Osman Akın’ın eşi Ayşe Akın, eşini ve 2 oğlunu mutlu bir şekilde Adıyaman’a gönderdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Hiç böyle bir şeyle karşılaşacağımızı düşünmedim. Kıbrıs’ta da depremi hissettik sadece. Evlatlarımızın bunları yaşayacağı aklımızın ucundan dahi geçmedi. Televizyonu açtığımızda Adıyaman’dan hiç bahsedilmiyordu. Maalesef haber alınmamasının sebebi bu felaketmiş. Ben de 1999 Depremi’ni İstanbul’da yaşamış bir öğretmenim, depremlerde nelerle karşılaşabileceğimi seminerlerde gördüm, çocuklarıma anlattım. Depremle ilgili sayfalara fotoğrafların bulunduğu projeler yaptılar. O fotoğrafların hiçbiri İsias’a benzemiyordu. İsias bir kum yığınıydı. Otele vardığımda aynı görüntüyle karşılaşacağımı umut ediyordum ama ne zamanki otobüsten indik gerçekle karşı karşıyaydık. Ben inancı güçlü bir anneyim, öyle bir görüntü karşısında dilim dönmedi dua edemedim. Kovalar bulduk ve aileler çatıların üzerine dizildik, tek tek taşları kovalara atıp aşağıya indirdik evlatlarımıza ulaşabilmek için. Elimdeki taş kum yığına dönüyordu, hiçbiri de ağır değildi. Adalete güvenimiz sonsuzdur. Biz aileler olarak yaşadıklarımızın sadece çok küçük bir kısmını anlatabiliyoruz.”

Çocuklarından birinin çantasını gördüğünü, saatlerce enkazın başında evladının bedenine zarar gelmesin diye uğraştığını anlatan Akın, “Çocuklarımız yataklarından kalkamamış canlarla karşılaştık. Birinci depremde 10 saniye içinde kum yığına dönmüş İsias’tan bahsediyorum. Anlatmak çok zor ama biz bunları yaşadık. Ben hiç evlatlarımdan ayrılmazdım ama uçakta onlar aşağıda Türk bayrağına sarılı ben üstte döndüm.” ifadesini kullandı.

Çocuğunu kaybeden Sefer Aydoğdu da sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Hayatını kaybeden sporcu İmran Aydoğdu’nun kardeşi İrem Aydoğdu ise “Kardeşim kum yığınında boğulmuştu, biz artık yaşamıyoruz. Bu çocuklar Kıbrıs’ın aydınlık yüzleri, ülkelerinin gururuydu. Sadece biz değil, tüm Kıbrıs etkilendi.” dedi.

Tüm sorumlulardan şikayetçi olduklarını belirten Aydoğdu’nun “Ölenlerin kim olduklarını, isimlerini biliyor mu?” sorusu üzerine, yıkılan otelin sahibi tutuklu sanık Ahmet Bozkurt, “Aynı acıyı ben de yaşıyorum, yakınların sorularına cevap vermek istemiyorum.” diye cevap verdi.

Müştekilerden bazıları, duruşmada gözyaşlarını tutamadı.

Öğleden sonraki kısım

Duruşmanın öğleden sonraki kısmında da müştekilerin beyanları alındı.

Yaşamını yitiren Hasan Bilge’nin babası Mehmet Akif Bilge, “Çocuklarımızın ağzı, burnu, kulakları kum dolmuştu, hiçbir yaşam üçgeni yoktu, zaten savcılık raporunda da var, havasızlıktan ölmüşler. Yüce adalete güveniyoruz, bir son verilmesi lazım, tüm ilgililerden şikayetçiyiz.” sözlerini sarf etti.

Hayatını kaybeden Aykut Bulut’un babası Mehmet Bulut, “Bu bir kader değil bir cinayettir.” ifadesini kullandı.

Bulut, “Kıbrıs arama kurtarma ekibi geldi, kaldırdığımız her taş kum gibi avcumuzda dağıldı. Bütün umudumuzu kaybettik, biz de o çocuklarımız gibi o enkazda kaldık. Ahmet Bozkurt enkazın başına geldi, derdi altındaki kişiler değil, kasasıydı.” diye konuştu.

“İsias Otel bir suç aletidir”

Yaşamını yitiren Önder Cırık’ın kız kardeşi Özlem Arslan, sanıklardan ve tüm sorumlulardan şikayetçi olduğunu belirterek, şunları paylaştı:

“Bir insanın hayatı boyunca yaşayabileceği tüm duyguları yaşadık; korkuyu, umudu, açlığı, cehennemi yaşadık. Biz dün çok yalan dinledik, sanıklar doğruyu anlatmadı. Her yatak çıktığında korkuyorduk acaba kimin yakını çıkacak diye çünkü her yatak çıktığında biliyorduk bir cenaze çıkacağını. 72 cana mal olan bir suç aleti yapılmış. İsias Otel bir suç aletidir.”

Hayatını kaybeden Aras Aktuğralı’nın enkazdan yaralı çıkan babası Murat Aktuğralı, “Duruşmaya sanıkların yüzüne katil olduklarını söylemek için geldim ancak mümkün olmadı, umarım davanın devamında bu imkan yaratılır, sanıkların yüzüne bakarak soru sorabiliriz.” dedi.

Bazıları ilk kez kar heyecanı yaşamıştı

Çocukların spor aşkıyla dolu olduğunu, onların mutluluğuna ortak olmak için Adıyaman’a geldiklerini anlatan Aktuğralı, 5 Şubat Pazar günü kar yağdığını, çocukların bazılarının ilk kez kar heyecanı yaşadığını ve çok mutlu olduklarını dile getirdi.

Oğlunu en son akşam yemeği sırasında gördüğünü ve “baba” demesini hatırladığını aktaran Aktuğralı, deprem sırasında telefonunu alıp çocuklara gitmek istediğini, ancak afetin şiddetinden adım atacak durumda olmadığını vurguladı.

Olduğu yere çöktüğünü ve duvara dayanarak yalvardığını, büyük gürültüyle odanın üzerine yıkıldığını kaydeden Aktuğralı, şunları anlattı:

“Telefonun ışığını açtım, sadece toz, duman görüyordum. Hayatımın son anlarını geçirdiğimi düşündüm. 310 numaralı odada kalmıştım. Üzerimdeki yüklerden sürünerek kurtuldum ve eğilir pozisyonda oluşan boşlukta ne olduğunu anlamaya çalıştım. Birkaç adım attıktan sonra gökyüzünü gördüm. Ben 3. kattayken yapının en üzerindeydim, bina benim üzerimden kopmuştu. Enkazdan çıkan Recep’i (Recep Kılıç) gördüm önce toz içinde olduğu için tanıyamadım. Çok üşüyordu, enkazdan bir şeyler alıp üzerine verdim. Alttaki birini de yukarı çekerek çıkardık. Hiç durmadan çocuklarımıza seslendik. Aşağıdan gelen birinin yardımıyla inecek bir alan bulduk. Yıkıntının ne kadar kötü olduğunu hissediyorduk. Bastığımız yerde sağlam parça olmadığını gördüm, tuzla buzdu her şey darmadağındı, büyük parçalar yoktu. Çocuklardan hiç ses yoktu. Kıbrıs’tan gelen ekipten sadece 3 kişiydik. Sadece birkaç kişinin enkazda olduğunu duyuyorduk, sıkışmış vaziyette olduğunu gördük ama üzerindekileri kaldırma şansımız yoktu. Titriyorduk, inanılmaz soğuktu, kanımız donmuştu ve tek aklımızda olan çocukları kurtarabilmekti ama karanlıkta olduğumuza rağmen enkazın ne kadar kötü olduğunu gördük.”

Aktuğralı, 8 Şubat Çarşamba günü ilk cenazeye ulaşıldığını, 10 Şubat Cuma günü oğlunun cenazesinin bulunduğunu ifade ederek, “Teşhis için çadıra gittim, oğlum da uyur pozisyondaydı. Teşhis ettim, yıpranma vardı ama kanama yoktu, sıkıştığını anlıyorum. Bir tahribat yoktu, onun beyaz yüzünü gördüm. Gözleri maviydi, gözlerini görünce Aras’tır dedim. Biz her gün 6 Şubat’a uyanıyoruz, gözümüzü açtığımızda gözyaşı var. Benim umudumdu Aras, memleketin de umudu olabilecekti. Hepsi öyleydi çok akıllılardı.” dedi.

“Çocuklarımızın ayağına toz kondurmazken tonlarca toprağın altından çıkardık”

Otelin enkazının yakınına gelen herkesin buranın betonundan zeminine kadar hiçbir şeyin doğru yapılmadığını söylediğini belirten Aktuğralı, şöyle devam etti:

“Çocuklarımızın ayağına toz kondurmazken tonlarca toprağın altından çıkardık. 2 gün önce buraya geldiğimde binaların çoğunlukla yıkıldığını göreceğimi sandım ama ayakta kalan binalar gördüm. Bu kişiler işlerini biraz doğru yapsalardı çocuklarımız sağ kurtulabilirdi. Bilime uygun yapılan binaların ayakta olduğunu herkes gördü. Ben sanıkların buradakilerin yüzlerine bakmalarını istiyorum. Hepsi katil, her yerden çaldılar. Deprem öldürmedi bizi sanıklar öldürdü.”

Müştekilerden Mehmet Çetiner, 11 Şubat’ta çocuğunun cansız bedenine ulaştığını vurgulayarak, “Yalan konuşulmasın, bina kum yığınıydı. Bir insanın, bir anne babanın görmemesi gereken şeyi gördüm, cehennemi gördüm. Her gün aynı acıyı yaşıyoruz. Adalet yerini bulsun, bizim yaşadıklarımızı başkaları yaşamasın ders alınsın.” ifadesine yer verdi.

Anne Deniz Çetiner, tüm sorumlulardan şikayetçi olduğunu dile getirerek, “Benim çocuğum donarak ölmedi, raporda yazıyor karın baskısı ve iç kanamadan öldü, yatağında öldü. Keşke sanıkların başına yıkılsaydı.” diye konuştu.

Ölen Osman Çetintaş’ın babası Nebi Çetintaş, çocuğunun depremden çok korktuğunu, sanıkların ifadelerinin doğru olmadığını belirterek, “Soğuktan ölmedi, hepsi hikaye, çocuklarımızın hepsi kum yığının içindeydi.” ifadesini kullandı.

Nehir Çevik’in babası Yoksuli Çevik, inşaat ustası olduğunu anlatarak, “Otele geldiğimde resmen kum yığını gibiydi, sağlam değildi. Canımızdan can aldılar, çocuklarımızı tabuta koydular, üzerlerine kum koydular. Mezarlarını kendileri yaptı, oradan çıkarıp toprağa koyduk. Canlı çıkarma umudumuz kalmamıştı, sadece sağlam çıkarmaya çalıştık.” dedi.

Anne Safiye Çevik de 30 sene önce tutuklu sanık Ahmet Bozkurt’un un fabrikasında amcasını kaybettiğini hatırlatarak, “Bu sene de sanığın otelinde kızımı kaybettim. Çocuklarına güzel bir gelecek bırakmak için bizim yarınlarımızı aldı. Sorumlu olan insanlar katildir.” sözlerini dile getirdi.

Eşini ve 2 kızını kaybeden Ozan Dağlı, “sanıkların idam edilmesini istediğini” söyledi.

Tahsin Can Efe’nin babası Erkan Efe, tek evladını kaybettiğini, her gün mezarı ziyaret ettiklerini, eşiyle birlikte kendilerine de bir mezar yeri açtırdıklarını ve ölümü beklediklerini belirterek, “Kedimiz sürekli mezarlıkta” dedi. Efe, sanıkların cezalandırılmasını talep etti.

“Kızım lotus çiçeği dövmesiyle teşhis edildi”

Müzeyyen Gökçen’in babası İsmail Gökçen, 6 Şubat’ta kendilerinin de öldüğünü ifade ederek “Dün sanıklar arasında bir tiyatro oynandı; ‘benim haberim yok’; adam bir mimar, başka bir şey oluyor; aba altından sopa gösterir gibi ‘buranın tanınan ailesiyim’ diyor. Bizim hayatımızı mahvettiler, yarınlarımız gitti, ben her sabah işe giderken ‘niye çalışıyorum’ diyorum. Kızım lotus çiçeği dövmesiyle teşhis edildi, mezar taşına fotoğrafını ve lotus çiçeğini yaptırdık.” diye konuştu.

Anne Özlem Gökçen, kızına kavuşmak için her gün ölmeyi dilediğini belirterek, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.

Oğlunu kaybeden Meriç İçme, “Enkazın üstünde binlerce kez oğluma bağırdık. Nasıl ‘sesler duyuyorduk, soğuktan öldü’ diyebiliyorlar. Çocuklarımızı nasıl soktular oraya, çocuk katillerisiniz.” ifadesini kullandı.

Bakanlar dinlendi

Bir saat ara verilen duruşmanın ardından KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, KKTC Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ve Milli Eğitim Bakanlığı Genel Ortaöğretim Daire Müdürü Cengiz Topel Uzun tanık olarak dinlendi.

KKTC İçişleri Bakanı Oğuz, 6 Şubat’taki depremlerde alarma geçtiklerini, bölgeye arama kurtarma ekibi, doktorlar ve yardım malzemelerinin gönderildiğini anlattı.

Türkiye’de ve ABD’de arama kurtarma konusunda eğitim aldığını, salonda bir siyasetçi olarak değil bir sivil savunmacı olarak bulunduğunu aktaran Oğuz, “Binaya ulaştığımızda bina değil bir moloz, kum yığını vardı. Depremde arama kurtarmacılar hep umutlu olur, ilk 72 saat çok önemlidir ancak bu enkazda öyle bir durum yoktu. Yanındaki binalarda parçalı kırık vardı, yaşam alanı yapılacak yerler vardı ama otel binası kum yığınıydı. Dün mal sahibinin yaptığı ‘bütün Adıyaman yıkıldı da otel öyle yıkıldı’ sözü doğru değildir.” dedi.

Kolonların dayanıklılığıyla ilgili bir görüntü olmadığını vurgulayan Oğuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son cenazemizi çıkarana kadar enkazın başından gitmedik. Yaşam boşluğu yoktu, bir kişi çıktı o da mucizeydi. Fotoğraflara bakıldığında durum anlaşılacaktır. Koordinatör Bakan Adil beye ulaştık, 2 günde 4 ekip çalışmaya başladık. Bütün iş makinalarının, kepçelerin başında ehil insanlar görevliydi. Çünkü inancımız ve ailelerin hassasiyeti gereğiyle vücut bütünlüğünü korumak istedik. Enkazın savunulacak hiçbir yönü yok, bina otel olarak yapılmamış, binanın hiçbir direnç dayanımı yoktu. Enkazda farklı demirler olduğunu gördük, demirleri tutacak beton kalitesi yoktu, demirler inceydi insan saçı gibi. O binada çalışılmaz da. Bu açıkça katliamdı ve suçtur. Çünkü insanlar güven duydukları için oraya gittiler. Sanıkların ‘olası kast’tan yargılanmalarını talep ediyoruz, yüce Türk adaletine güveniyoruz, gerçekler ortada, kimse saptıramaz. Sanıkların söylediklerinin hepsi yalan, dikili bir tane kolon göstersinler. Enkazın fotoğraflarını seçtik, binanın dayanıksız bir bina olduğunu biliyoruz.”

KKTC Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, depremin olduğu saatte uyanık olduğunu ve depremi hissettiğini aktararak, “Çocuklarımızı kültürel anlamda gelişmesi için Türkiye’ye gönderiyoruz, göndermeye de devam ediyoruz. Sosyal medyadan çocuklarla ilgili bir şey olup olmadığını takip etmeye çalıştım. Sabah Cumhurbaşkanımızla toplantı yaptık, Türkiye’ye gelip çocuklarımızı alıp geri dönmeye karar verdik. Biz yıkım olduğunu hiç düşünmedik, belki yaralı olan varsa da alıp geliriz dedik. Bir depremde en son yıkılacak olan yerlerin hastane, otel ve devletin binaları olduğunu düşünüyoruz. Saat 4 buçuk civarı Adıyaman’a geldik. Sivil savunmanın araçlarıyla 100 kişi geldik ve 300 kişiye çıktı bu sayı. Ailelerin çocukları alıp gittiğini düşünürken bir anda şok olduk. Bir bina yığınıyla karşılaştık.” ifadesini kullandı.

“Kolonların dağıldığını gördük inanamadık”

Çavuşoğlu, otel sahibinin enkazın başında olduğunu söylemesinin “tam bir yalan” olduğunu, tutuklu sanığın kardeşinin Kıbrıs’ta otelinin olduğunu ve birbirlerine çok benzediklerini, enkaz alanına gelseydi tanıyacağını vurguladı.

KKTC Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, şunları aktardı:

“Arama kurtarma için çok büyük bir çırpınışa girdik. O dönemdeki bakanla da irtibat kurduk araçlar gelmeye başladı. Gün aydınlanınca daha da vahim bir durumda olduğunu gördük. Gerek hayırseverler gerekse devletin desteği gerekse Kıbrıslı hayırseverlerin desteğiyle 7 ekskavatör getirdik. Bir tane de büyük bir ekskavatör getirdik. Kolonları kırmak için kırıcı kullanmadık, ekskavatör üstüne bastırmasıyla kolonların dağıldığını gördük inanamadık. Vinçle kaldırdığımız betonlar demirden ayrılıyordu. Bu nedenle doğal afet dememiz mümkün değil, insan hatası ve hırsı tavan yapmıştı. Enkazda yaşam boşluğu yoktu, diğer enkazları gördüğümüzde plakalar duruyordu ve aralarında can alanları da vardır mutlaka ama yaşam boşluğu vardı. Burada kimse yatağından kalkamamış veya yatağının yanına düşmüş. Ailelerden özür dileyerek söylüyorum resmen boğularak ölmüşler. Çocuklarda herhangi bir taştan ya da betondan dolayı kırıklık yoktu, kum yığını üstlerine dökülmüştü. Sanıkların suçlarını kabul edip en büyük cezayı almalarını istemeleri gerekiyor. Ailelerin yaralarının sarmayacaktır ama yüreklerine bir nebze su serpmiş olacaktır.”

“Kıbrıs’ta ağıl yapılırken daha kalın demir kullanılır”

Otel enkazındaki 72’nci cesedi çıkarmak binanın yan tarafından girdiklerini anlatan Çavuşoğlu, “Komutana yandaki perde duvar kepçeyle kırılmaz dedim ama komutan ‘bir deneyelim’ dedi. Kepçeyle dokundu inanınki mukavvaya girer gibi girdi. Duygusal konuşmuyorum, sadece gördüklerimi söylüyorum. Bir yalan daha söyleniyor, 3 gün ses duyduğunu söylüyor. Oraya ilk gelen ekibin lideriydim ve son ceset çıkana kadar ayrılmadım. Eğer otel sahibi gelmiş olsaydı kesinlikle görürdüm, otel müdürü geldi konuştuk; hatta sordum sahipleri nerede, ‘ortada yok kayıp’ dedi. Oradaki ailelere hiç destek olmadılar, cezaevine bağlanıp profesyonelce verdikleri ifadeler aileleri daha da yaralamıştır. Gerçekten orada insanlık kaybı vardı. O kadar yüksek binayı bu kadar malzemeden çalarak nasıl yaptılar? Kıbrıs’ta ağıl yaparken daha kalın demir kullanılır, eminim buradaki evleri de daha kalın demirlerle yapıyorlar ama otel sahibi bu ülkeye yazık etmiş. Bunlar can almışlardır ve katillerdir.” görüşünü paylaştı.

Tutuklu sanık Halil Bağcı’nın avukatı, bu aşamada tanıkların dinlenmesinin usule aykırı olduğunu savunarak itirazda bulundu.

Mahkeme başkanı, taraf avukatları arasında başlayan konuşmayı sonlandırdı ve duruşmaya devam edildi.

Milli Eğitim Bakanlığı Genel Ortaöğretim Daire Müdürü Cengiz Topel Uzun’un tanık olarak dinlendiği sırada sanık avukatlarının salondan ayrıldığı görüldü.

Mahkeme başkanı, duruşma düzeni sağlandıktan sonra tanık Uzun’un beyanda bulunduğu sırada sanık müdafilerinin tümünün salonu terk ettiklerini ve bir kısım müştekilerin sanık müdafilerine tepki gösterdiğinin görüldüğünü zapta geçirerek, duruşmaya 15 dakika ara verdi.

Aranın ardından devam eden duruşmada, eşini ve eşinin abisini kaybeden Zarife İsrafiloğlu, sanıkların iki çocuğunu yetim bıraktığını belirterek, cezalandırılmalarını istedi.

Çocuğunu kaybeden Enver Karakaya, 1974 yılından beri KKTC’nin ilk sporcu şehitlerinin çocukları olduğunu anımsatarak, sanıkların cezalandırılmasını talep etti.

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Karakaya, “mezar” olarak inşa edilen yerde çocuklarını kaybettiklerini vurgulayarak, “Hepsi çok zeki, geleceği parlaktı. Öğretmenlerimiz çok başarılıydı, ailelerimiz çok çalışkandı. Kıbrıs’ta bir nesil yok oldu. Bozkurt ailesi bunun hesabını verecek. Biz çocuklarımızı deprem yüzünden kaybetmedik, 10 saniye içinde yıkılan bir bina. Çocuklarımız uyku pozisyonunda kumların altında nefes alamadan can verdi. 11 sanığın en ağır suçtan cezalandırılmasını istiyoruz.” ifadesini kullandı.

Aynı gün doğup aynı gün can verdiler

Karakaya, çocuğunun en yakın arkadaşıyla aynı odada kaldığını, aynı gün aynı hastanede doğduklarını, aynı gün can verdiklerini belirterek, “Bozkurt ailesi katil bina yarattınız bunun cezasını ödeyeceksiniz. Rahat uyumayın biz nefes alamıyoruz siz de nefes alamayacaksınız.” dedi.

Çocuğunu kaybeden Recep Kılıç, enkaza ilk gidenler arasında yer aldığını hatırlatarak, otel sahibinin bahsettiği üst kattaki pervoleyi kaldırmak için çok uğraştıklarını anlattı. Kılıç, talebi üzerine duruşmaya görüntülü olarak bağlanan Ahmet Bozkurt’un görüntüsünün yakınlaşmasının ardından pervole tenteyi nasıl yaptırdığını sordu.

Sanık Ahmet Bozkurt, tüm ailenin acısını yaşadığını ve cevabının bu kadar olduğunu dile getirdi.

Turist rehberi oğlunu kaybeden Mehpare Koç, uzun uğraşlar sonucu oğlunun cenazesine ulaştığını, bu davanın emsal olacağını kaydetti.

Eşini ve oğlunu kaybeden Şenay Atakan Konutlu, 8 Şubat’ta eşini tırnaklarından, 10 Şubat’ta da çocuğunu teşhis ettiğini dile getirerek, şunları söyledi:

“Biz enkazda çalışırken yanımıza gelenler, Bozkurt ailesinin arkasının güçlü olduğunu, bunlara bir şey olamayacağını söylediler. Ahmet Bozkurt’un ses tonunda bunu duydum. Arkadaşlarımızın çoğu ağladı, zannetmeyin ki güçsüzüz. Biz güçlüyüz, siz huzur bulmayacaksınız. Ceza alana kadar peşini bırakmayacağız. Bize anlattığınız hikayelere inanmıyoruz ki gerçek er yada geç ortaya çıkacaktır. Ben oğluma gelene kadar 50 kişiyi teşhis ettim. Kanımızı dondurdunuz. Biz çocuklarımızı gönderirken İsias’a güvendik, lütfen adalet yerini bulsun.”

Oğlunu kaybeden İhsan Nurluöz, sanıkların emsal bir kararla cezalandırılmalarını istedi.

Çocuğunu kaybeden Tayyip Özberman, enkaza ilk ulaşanlardan olduğunu anlatarak, “Elimde tuttuğum beton parçalarının ufalandığını gördüm. Yumruk büyüklüğünde betonların içinde dere taşı gördüm. Yıkılan kum yığını üzerindeki yıkılmayan tek şey Ahmet Bozkurt’un kaçak inşa ettiği kattı.” sözlerini sarf etti.

Oğlunu kaybeden Mehmet Tabarlı, 30 yıldır inşaat yaptığını belirterek, şunları paylaştı:

“Ahmert Bozkurt, ‘inşaat yapılırken en iyisini dostlarıma sordum’ diyor. Akrabayla dostla inşaat yapılır mı? ‘Tabana halı serdim, ofis yaptım’ diyor, yalan. Ben de ofis yaptım altına parke fayans yaptım. Çocuk mu kandırıyorlar, cahil yok burada. ‘Her şeyi güzel yaptım’ sözü de yalandır. Ustaların fark istediği de yalandır. Türkiye Cumhuriyeti’nde böyle bir şey yok. Kim uygun yaparsa ona verirsin. Demiri de betonu da gördüm. Buraya vardığımda otel tuz buz olmuş. Benim oğlumun üstüne kapı düşmüş. Kapının üzerinde kiriş yoktu. ‘Ben kaba inşaatı yaptım 8 sene durdu sonra ince işçiliğini yaptım’ gibi bir şey de olamaz. Bir elbise bile durduğu yerde eskir. Tüm sanıklardan şikayetçiyim.”

Oğlunu kaybeden Mehmet Topukçuoğlu, “Yaşadığımız acının tarifi yok. Bütün sanıkların en ağır şekilde ceza alması temennimizdir. Biz 11 aydır çocuklarımızdan ayrıyız, Ahmet beyi çocuklarının yanında görmek istemiyorum, mümkünse onların ayrı cezaevi alınmasını talep ediyoruz. Aileler olarak onların bir arada olması istemiyoruz. Biz nasıl koparıldıysak onların da koparılmasının doğru olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

Eşini ve kızını kaybeden Can Ahmet Yeniçeri, “Dışımız sağlam gibi görünse de içimiz çürüdü. Gördüğüm manzara karşısında hayal kırıklığına uğradım. Sanıklara uzaktan bakıyoruz, asrın davası olacak bir davanın bu şekilde hazırlanması çok üzücü. Otel olduğu iddia edilen mezardan eşimi ve kızımı çıkardık toprağa gömdük. Ceza olası kast’tan görülmeli. O bile yetersizdir. Emsal teşkil edecekse, bir devrim olacaksa bu şekilde olacak. Türkiye’de artık depremle ilgili özel cezalar konmalı. Soruşturmayı yapan da sanıklar da bilmeli hangi cezanın uygulanacağını.” diye konuştu.

Müşteki beyanlarının tamamlandığı duruşmanın görülmesine, bugün tanıkların dinlenmesiyle devam edilecek.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-72-kisinin-hayatini-kaybettigi-isias-oteline-iliskin-davanin-gorulmesine-bugun-devam-edilecek/feed/ 0
Rahim Ağzı Kanseri Erken Teşhis Edildiğinde Tedavi Edilebiliyor https://www.igdirhaber.com.tr/rahim-agzi-kanseri-erken-teshis-edildiginde-tedavi-edilebiliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/rahim-agzi-kanseri-erken-teshis-edildiginde-tedavi-edilebiliyor/#respond Wed, 03 Jan 2024 21:06:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1603

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Türkan Gülpınar, rahim ağzı kanserinin yavaş ilerlediğini ve bu nedenle önlenebilen bir hastalık olduğunu belirterek “Rahim ağzı kanseri erken teşhis edildiğinde yüzde 100 tedavi edilebilmektedir. Düzenli jinekoloji muayeneler teşhisi erken koymak, bu hastalığın getirdiği olumsuz etkileri en az düzeye indirip, neredeyse atlatılmasına yardımcı olmaktadır” dedi.

Liv Hospital Ankara Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Türkan Gülpınar, 1-31 Ocak Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri farkındalık ayına ilişkin açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Gülpınar, rahim ağzı kanserinin tanımı ile ilgili, “Rahim ağzı, vajina ve uterusun birleştiği bölgedir. Bu bölgede gelişen kanserlere rahim ağzı (serviks) kanseri denir. Dünyada kadınlarda meme kanseri ve kalın bağırsak kanserinden sonra dördüncü sıklıkta görülürken, ülkemizde dokuzuncu sıradadır. Rahim ağzı kanserinin yavaş ilerlemektedir ve bu nedenle önlenebilen bir hastalıktır. Erken teşhis edildiğinde yüzde 100 tedavi edilebilmektedir. Rahim ağzında görülen kanser öncesi değişikliklerin teşhisini alan kadınların ortalama yaşı 20-30 iken, rahim ağzı kanseri teşhisi alan kadınların ortalama yaşı 50-60 civarındadır. Aradaki bu yaş farkı bize hastalığın yavaş ilerlediğini, gerekli takip ve tedavi alan hastalarda önlenebileceğini gözler önüne sermektedir. Erken teşhis sadece rahim ağzı kanserinde değil, bütün hastalıklarda hayati bir öneme sahiptir. Düzenli jinekoloji muayeneleri rahim ağzı kanserinde teşhisi erken koymak, bu hastalığın getirdiği olumsuz etkileri en az düzeye indirip, neredeyse atlatılmasına yardımcı olmaktadır” diye konuştu.

‘HPV ENFEKSİYONU NEDEN OLABİLİR’

Rahim ağzı kanserinde en önemli risk faktörünün HPV enfeksiyonu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gülpınar, “Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu göz ardı edilmemelidir. Cinsel yolla bulaşan başka enfeksiyonların da varlığı, erken yaşta ilk cinsel ilişki, birden fazla cinsel partner varlığı, sigara kullanımı, beslenme alışkanlıkları, birden fazla doğum yapmış olmak, düşük sosyoekonomik düzey, 5 yıldan daha uzun süreli doğum kontrol hapı kullanmak ve bağışıklık sisteminin baskılanması gibi nedenler serviks kanserinde başlıca risk faktörleri arasında yer almaktadır” dedi.

‘ORTALAMA 35-55 YAŞLARI ARASINDA GÖRÜLÜR’

Prof. Dr. Gülpınar, rahim ağzı kanserinin en fazla görüldüğü yaş ile ilgili, “Serviks kanseri ortalama 35-55 yaşları arasında görülmesine rağmen, 65 yaş üstünde de kanser gelişme riski bulunmaktadır. Cinsel açıdan aktif olan veya 21 yaşın üstünde olan tüm kadınların 65 yaşına kadar tarama yaptırması gerekmektedir. Bu tarama yöntemlerinin başında pap smear testi gelmektedir. Bu test, jinekolojik muayene sırasında alınan sürüntü örneğinin değerlendirilmesi esasına dayanır. 30-65 yaş grubundaki kadınların her 5 yılda bir HPV testi yaptırması önerilir. Bu test sonucunun pozitif çıkması durumunda ise HPV DNA testi ve kolposkopi önerilir. HPV DNA testi ile kansere neden olan HPV tipi belirlenirken kolposkopi ile kesin tanı konulur” dedi.

‘DSÖ, 9 YAŞINDAN SONRA HPV AŞISININ YAPTIRILMASINI ÖNERİYOR’

Prof. Dr. Gülpınar, rahim ağzı kanserinin erken dönemde belirti vermese de ilerleyen evrelerde adet düzensizlikleri, cinsel ilişki sonrası kanama, cinsel ilişki sırasında ağrı, yorgunluk, kilo kaybı, kabızlık, kötü kokulu vajinal akıntı ve idrar yaparken ağrı şikayetleri ile karşımıza çıkabileceğinin altını çizdi. Rahim ağzı kanserinden korunmanın etkili ve basit yolun başında bu hastalığa neden olan HPV’ye karşı korunmanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Gülpınar, “HPV’ye karşı korunma aşılanma ile olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), rahim ağzı kanserine karşı 9 yaşından büyük kız çocuklarına aşı yaptırılmasını önermektedir. Diğer korunma yolları ise sigara kullanmamak, cinsel ilişki sırasında kondom kullanmak, sağlıklı beslenmek ve en önemlisi de 21 yaşından itibaren düzenli tarama testi yaptırmaktır” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/rahim-agzi-kanseri-erken-teshis-edildiginde-tedavi-edilebiliyor/feed/ 0