EVLENEN ÇİFTLERİN SAYISINDA AZALMA VAR
Bakan Göktaş, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde AK Parti Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel ve ilçe belediye başkan adayları ile ‘Basınla buluşma’ etkinliğine katıldı. Yüksel’in projelerini tanıtmasının ardından konuşan Göktaş da bakanlığın kente yaptığı yatırımları anlattı. TÜİK tarafından açıklanan evlenme ve boşanma verilerini değerlendiren Göktaş, “Buna göre, geçen yıl evlenen ve boşanan çiftlerin sayısı, 2022 yılına göre biraz düşmüş durumda. Bu veriler, bizim için çok önemli. Bu veriler ışığında sosyal politikalarımızı sürekli güncelliyoruz, yeniliyoruz. Ülkemizde evlenme ve boşanma ile ilgili son istatistikler, tüm dünyadakine benzer bir seyir izliyor. Bu nüfusun yaşlanması ve nüfus artış hızının düşmesiyle ilgili son verilerle beraber değerlendirilmesi gereken bir durum. Pek çok ülkede bu konuyla ilgili çalışmalarda artış olduğunu görüyoruz. Aile ilgili politikalarımızın stratejik önemde olduğu bilinciyle hareket ediyoruz” dedi.
DESTEK FONUNA 2 BİN 914 ÇİFT BAŞVURDU
Depremin vurduğu illerimizde evlilik fonu için başvuruların başladığı ifade eden Balan Göktaş, “TÜİK’in güncel verileri, aileyi korumaya ve güçlendirmeye yönelik sosyal politikalarımızın ne kadar önemli ve kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. 15 Şubat’ta başvuruları başlayan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizi evlilik yolunda destekliyoruz. 15 Şubat itibarıyla ilk etapta Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’daki gençlerimizin başvurularını almaya başladık. Şu ana kadar gençlerimizin yoğun bir ilgisi söz konusu. Bu sabah itibarıyla 2914 çift başvurmuş durumda. İlerleyen süreçte ise programı tüm gençlerimizi kapsayacak şekilde bütün Türkiye’de yaygınlaştıracağız” ifadelerini kullandı.
“ZORLA EVLİLİKLERLE MÜCADELE EDİLECEK”
Özellikle erken yaşta ve zorla evliliklerde yapılan çalışmalarda önemli mesafeler kaydedildiğini belirten Göktaş, “Diğer yandan erken yaşta ve zorla evliliklerle ilgili son 22 yılda yaptığımız çalışmalarla çok önemli mesafe kaydettik. Erken yaşta evlilikle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Hem hukuki alt yapısı hem meselenin sosyal boyutuna dair önemli çalışmalar yapıyoruz. Sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm paydaşlarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Türkiye’de erken yaşta ve zorla evliliklerin yoğun olarak görüldüğü 28 ilde eylem planlarını uygulamaya koyduk. 8 Mart’ta Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle açıklayacağımız Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda da erken yaşta zorla evliliklerle mücadeleye yönelik kız çocuklarının eğitim alanında güçlendirilmesine ayrıca yer alacak. Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele, bizim en önemli çalışma alanlarımızdan biri. Burada oldukça proaktif, hızlı ve yerel dinamikleri göz önünde bulunduran çözümler üretmeyi önemsiyoruz” diye konuştu.
]]>ABD’de açıklanan makroekonomik veriler piyasaların yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
Buna göre, ABD’de JOLTS açık iş sayısı, 2023 Aralık’ta 9 milyon 26 bine çıkarak öngörülerin üzerinde gerçekleşirken, Conference Board tarafından açıklanan Tüketici Güven Endeksi de ocakta aylık 6,8 puan artarak 114,8’le Aralık 2021’den sonraki en yüksek seviyesine çıktı.
Analistler, ABD’de ülke ekonomisinin atılan şahin adımlara karşın beklendiği şekilde yavaşlamadığını kaydederek, bu durumun para piyasalarındaki fiyatlamalarda faiz indirimlerinin hangi ayda başlayacağına ilişkin tahminleri ötelediğini bildirdi.
Yıl başında yüzde 85 ihtimalle ilk faiz indiriminin martta yapılacağının öngörüldüğünü hatırlatan analistler, buna karşın açıklanan makroekonomik veriler ve Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleriyle birlikte bu fiyatlamaların yüzde 88 ihtimalle mayısa taşındığını ifade etti.
Analistler, bugün Fed’in politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıldığını kaydederek, para politikası metni ve Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarından alınacak sinyallerin varlık fiyatlarında oynaklığı artırabileceğini aktardı.
Bugün ülkede açıklanacak ADP özel sektör istihdam verilerinin de önemine dikkati çeken analistler, beklenti dışı gerçekleşmelerin fiyatlamaları etkileyebileceğini dile getirdi.
Piyasalarda yoğun bilanço dönemi de yakından takip edilirken, dün piyasalar kapandıktan sonra şirket finansal sonuçlarını açıklayan Microsoft ve Google’ın ana kuruluşu Alphabet’in gelirleri geçen yılın son çeyreğinde artış kaydetti. Bugün ise Boeing’in şirket finansal sonuçlarını açıklaması bekleniyor.
Fed’in para politikası kararları öncesinde tahvil piyasalarında alış ağırlıklı seyir devam ederken, düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,01 seviyesinde dengelendi.
Altının ons fiyatı şu sıralarda yüzde 0,1 azalışla 2.033 dolardan, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,3 düşüşle 82,2 dolardan işlem görüyor.
Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,76 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,06 gerilerken, Dow Jones endeksi yüzde 0,35 artışla rekor kırdı. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne karışık seyirle başladı.
Avrupa borsalarında alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, bugün Almanya’da açıklanacak enflasyon verileri yatırımcıların odağına yerleşti.
Analistler, bölge genelinde enflasyon baskılarının devam ettiğine dikkati çekerek, bugün Almanya’da açıklanacak verilerin Avrupa Merkez Bankasının (ECB) gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin fiyatlamaları etkileyebileceğini bildirdi.
Dün açıklanan veriler göre, Avro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış Gayri Safi Yurt içi Hasıla (GSYH), 2023’ün dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre sabit kalırken, Almanya’da geçen yılın son çeyreğinde GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 daraldı.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,44, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,18, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,29 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,48 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne karışık seyirle başladı.
Asya’da piyasalar Japonya hariç satış ağırlıklı bir seyir izlerken, Japonya Merkez Bankası (BoJ) bugün açıkladığı toplantı tutanaklarında ilk kez faiz artırımlarına yakında başlanabileceği sinyalini verdi.
Çin’de açıklanan makroekonomik verilerin ülkede imalat sanayisinin hala daralmaya devam ettiğini göstermesi risk iştahını törpülerken, finansal sonuçlarını açıklayan Samsung Electronics’in üst üste dördüncü çeyrekte de karı azalmaya devam etti.
Bugün Japonya’da açıklanan verilere göre perakende satışlar aralıkta yüzde 2,1 artarak beklentilerin oldukça gerisinde kalırken, sanayi üretimi de yıllık yüzde 0,7 azalarak öngörüleri karşılayamadı.
Çin’de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 49,2’ye, hizmet sektörü PMI ise 50,7’ye çıktı.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4 yükselirken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 geriledi.
Yurt içinde dün alış ağırlıklı seyrini üst üste beşinci işlem gününe taşıyan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,03 değer kazancıyla 8.474,30 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün yatay seyirle 30,3504’ten günü tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,3640 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde dış ticaret dengesi, yurt dışında ise Fed’in faiz kararı ve Powell’ın açıklamaları ile Almanya’da enflasyon ve ABD’de ADP özel sektör istihdamı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.530 ve 8.570 seviyelerinin direnç, 8.400 ve 8.250 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, aralık ayı dış ticaret açığı
10.00 İngiltere, ocak ayı konut fiyat endeksi
10.00 Almanya, aralık ayı perakende satışlar
11.55 Almanya, ocak ayı işsizlik oranı
16.00 Almanya, ocak ayı TÜFE
16.15 ABD, ocak ayı ADP özel sektör istihdamı
22.00 ABD, Fed’in faiz kararı
22.30 Fed Başkanı Powell’ın konuşması
]]>Fed’in faiz indirimlerine öngörülenden daha geç başlayabileceğine dair beklentiler sıcaklığını korurken, perşembe günü ABD’de açıklanacak enflasyon verilerinin bankanın gelecek dönemlerdeki faiz kararlarını şekillendirmeye yardımcı olması bekleniyor.
Analistler, ülkede açıklanan son verilere göre, iş gücü piyasasındaki güçlü duruşun devam ettiğini ve bu durumun da Fed’in faiz indirim döngüsüne daha geç başlayabileceği endişelerini desteklediğini anımsatarak, bu hafta açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini vurguladı.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in ocak toplantısında politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, mart toplantısında ise yüzde 60 ihtimalle ilk faiz indirimini gerçekleştireceği öngörülüyor. Söz konusu ihtimal yılbaşında yüzde 85’te bulunuyordu.
Dün, Fed yetkililerinin açıklamaları takip edilirken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, enflasyonun zamanla yüzde 2’ye yaklaşmaya devam etmesi durumunda, politikanın aşırı kısıtlayıcı hale gelmesini önlemek için politika faiz oranını düşürme sürecini başlatmanın uygun olacağını bildirdi.
Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic de enflasyonun beklediğinden daha çok yavaşladığına işaret ederek, yıl sonuna kadar çeyrek puanlık iki faiz indirimini uygun gördüğüne dikkati çekti.
Politikanın yıl sonunda hala kısıtlayıcı olması gerekeceğini ancak enflasyondaki ilerlemenin daha düşük oranları garanti edeceğini belirten Bostic, ilk faiz indirimini üçüncü çeyrekte öngördüğünü kaydetti.
Öte yandan, dün New York Fed’in yayımladığı Tüketici Beklentileri Anketinin sonuçlarına göre, Amerikalı tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi aralıkta yüzde 3 ile Ocak 2021’den bu yana en düşük seviyesine indi.
Gelecek 3 yıllık süreci kapsayan medyan enflasyon beklentisi aynı dönemde yüzde 2,6’ya ve 5 yıllık süreci kapsayan medyan enflasyon beklentisi yüzde 2,5’e geriledi.
Ülkede tüketici kredileri ise kasım ayında 23,7 milyar dolarla beklentilerin üzerinde artış gösterdi.
Söz konusu gelişmelerin ardından ABD 10 yıllık hazine tahvil faizi 4 baz puan azalışla dün yüzde 4,01 seviyesinden günü tamamalarken, yeni güne de yatay seyirle başladı.
Dolar endeksi yüzde 0,1 azalışla 102,1 seviyesinde bulunurken, altının ons fiyatı yüzde 0,3 artışla 2 bin 34 dolardan işlem görüyor.
Suudi Arabistan milli petrol şirketi Saudi Aramco’nun, Asya’ya yönelik amiral gemisi Arab Light da dahil olmak üzere tüm bölgelerde şubat ayı resmi satış fiyatlarını varil başına 2 ila 1,50 dolar arasında düşürmesinin ardından dün yüzde 3,1 gerileyerek 76,3 dolardan günü kapatan Brent petrolün varil fiyatı, şu sıralarda da düşüş eğiliminde hareket ederek önceki kapanışının yüzde 0,2 altında, 76,2 dolarda bulunuyor.
Uzmanlar, söz konusu fiyat indiriminin son 13 ayın en büyük indirimi olduğunu, bu kararın rafinericilerin daha rekabetçi fiyatlar talep etmesinin ardından geldiğini ifade ediyor.
Pay piyasaları tarafında, teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan yükseliş dikkat çekerken, dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar için güçlendirilmiş yapay zeka performansı sunacak yeni çiplerini duyuran ABD’li çip üreticisi Nvidia’nın hisseleri yüzde 6’dan fazla değer kazandı. Diğer çip üreticilerinden AMD’nin hisseleri yüzde 5,5 ve Intel’in hisseleri yüzde 3,3 arttı.
Geçen yıl haziranda tanıttığı “Vision Pro” başlığının 2 Şubat’tan itibaren ABD’deki mağazalarında satışa sunulacağını bildiren Apple’ın hisseleri de yaklaşık yüzde 2,5 yükseldi. Amazon’un hisseleri yüzde 3’e yakın, Alphabet’in hisseleri de yüzde 2’nin üzerinde artış gösterdi.
Öte yandan, ABD Federal Havacılık İdaresinin (FAA), bir yolcu uçağının havadayken gövdesinden bir parçanın kopması nedeniyle acil iniş yapması sonrası bazı “Boeing 737 MAX 9” tipi uçakların uçuşlarının geçici olarak durdurulmasına karar vermesinin ardından Boeing hisseleri yüzde 8 değer kaybetti.
Kripto para piyasasında da bazı şirketlerin ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna (SEC), spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonları (ETF) için ücret bilgilerini içeren güncellenmiş başvurularını sunmaları, birkaç gün içinde SEC’in spot Bitcoin ETF’ye yönelik kararının çıkabileceği şeklinde yorumlandı. Söz konusu gelişmeler sonrasında Bitcoin’in fiyatı yüzde 6 artışla 47 bin doları aşarken, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 altında, 46 bin 740 dolardan alıcılı buluyor.
Dün, New York borsasında negatif bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 1,41, Nasdaq endeksi yüzde 2,20 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,58 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de alıcılı bir seyirle başladı.
Avrupa borsalarında da dün pozitif seyir öne çıktı. Bölgede açıklanan veriler karışık sinyaller vermeye devam ederken, bugün gözler Almanya’da sanayi üretimi verilerine çevrildi.
Almanya’da dün açıklanan verilere göre, kasımda dış ticaret fazlası 20,4 milyar avro ile beklentileri aşarken, aynı dönemde fabrika siparişleri yüzde 0,3 yükselişle tahminlerin altında kaldı.
Piyasalara ilişkin araştırmalar yapan ve merkezi Frankfurt’ta bulunan Sentix’in, ocak ayına ilişkin Avro Bölgesi Yatırımcı Güven Endeksi eksi 15,8 ile beklentilerin altında kalırken, bölgenin kasımda yıllık perakende satışları yüzde 1,1 azalışla öngörülerin üzerinde gerçekleşti.
Analistler, bugün Almanya’da kasım ayına ilişkin sanayi üretimi verilerinin yatırımcıların odağında bulunduğunu belirterek, aylık bazda yüzde 0,2’lik artış beklendiğini ifade etti. Avro Bölgesi’nde işsizlik oranının ise kasımda yüzde 6,5 ile sabit kalması öngörülüyor.
Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings dün açıkladığı “Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Sektörler Arası Görünüm 2024” raporunda, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da, finansal sektörlerin görünümünün çoğunlukla “nötr” olduğunu bildirdi.
Fitch’ten rapora ilişkin yapılan açıklamada, yüksek net faiz gelirinin artan fonlama maliyetleriyle giderek daha fazla dengelendiği belirtilerek, net faiz marjlarının bazı Avrupa ülkelerinde halihazırda zirveye ulaştığı ve diğerlerinde de 2024’te zirveye ulaşacağı bildirildi.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,06, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,40 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,74 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,42 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif seyirle başladı.
Asya’da tarafında da pozitif seyir hakim oldu.
ABD’de artan risk iştahı Asya’ya da taşınırken, Çin Merkez Bankası (PBoC) yetkililerinden birinin, bankanın rezervlerini kullanarak yeni bir parasal gevşeme ihtimalini ima etmesi risk iştahını destekledi.
Öte yandan, Japonya’da açıklanan verilere göre, kasımda yüzde 2,7 olan yıllık Tokyo enflasyonu, aralıkta yüzde 2,4’e yavaşladı. Ülkede hane halkı harcamaları da kasımda aylık yüzde 1 ve yıllık yüzde 2,9 azalış kaydetti.
Söz konusu gelişmelerin ardından düşüş eğilimini sürdüren dolar/yen paritesi, yüzde 0,4 azalışla 143,6 seviyesinde bulunuyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 artış kaydederken, Güney Kore’de Kospi endeksi yatay bir seyir izliyor.
Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,49 değer kazancıyla 7.818,89 puandan tamamlarken, söz konusu seyirde Bank of America’nın (BofA), yatırımcılar için Türk bankalarının yeniden radarda olduğunu duyurması etkili oldu.
Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 29,8771’den günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,9360 seviyesinden işlem görüyor.
Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), 11 Ocak Perşembe günü New York’ta başlayacak olan “Yatırımcı Günleri” toplantısında, TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan, büyüklüğü 50 trilyon doları bulan, dünyanın en büyük yatırım fonlarından 200’ü aşkın üst düzey temsilci ile bir araya gelecek.
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Almanya’da sanayi üretimi, Avro Bölgesinde işsizlik oranı ve ABD’de dış ticaret açığı verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.900 ve 8.000 seviyelerinin direnç, 7.800 ve 7.700 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Almanya, kasım ayı sanayi üretimi
13.00 Avro Bölgesi, kasım ayı işsizlik oranı
16.30 ABD, kasım ayı dış ticaret açığı
]]>Ticaret Bakanlığı’ndan Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir, 2023 yılına ilişkin ekonomi ve ticaret değerlendirmelerini içeren yazılı açıklama yaptı. Demir’in bugün yaptığı “Ekonomi ve Ticarette 2024 Yılına Nasıl Girdik” başlıklı açıklaması şöyle:
“2023 YILINI, ÜLKEMİZ EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ İÇİN İÇ KARARTICI BİR YIL OLARAK ARKAMIZDA BIRAKIYORUZ”
“2023 yılını, ülkemiz ekonomik görünümü için iç karartıcı bir yıl olarak arkamızda bırakıyoruz. 2000’li yıllardan itibaren en yüksek enflasyon, cari açık ve Türk lirasından kaçış gibi gerçeklerin 2023 yılında yaşanmış olması gibi gerçeklerden ötürü, 2023 yılını ülkemiz ekonomik görünümü için iç karartıcı bir yıl olarak arkamızda bırakıyoruz. Enflasyonun tarihi rekorlar kırdığı 2023 yılında, halkımızın alım gücünün belirgin bir şekilde aşındığına şahitlik ettik. Çarşıya pazara çıktığımızda gördüğümüz fiyatlar, maalesef halkımızın ağır bir geçim yükünü taşımak zorunda kaldığını göstermektedir. Aralık ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 64,77 olması, gıda enflasyonunun yüzde 67’ler üzerinde gerçekleşmesi, halkımızın yaşadığı sorunların sayısal ifadesi olarak değerlendirilmelidir. TÜİK’in açıkladığı gerçek hayattan kopuk bu veriler bile geçim sorunlarını örtbas edememektedir. Farklı araştırma gruplarının yayınladıkları istatistikler, gıda enflasyonunun yüzde 100’ün üzerinde olduğuna işaret etmektedir. TÜİK verileri baz alındığında dahi OECD ülkeleri arasında en yüksek enflasyonun ve gıda enflasyonunun ülkemizde bulunuyor olması, ülkemiz için hayal kırıklığıdır.
“GIDA ENFLASYONUNDA YAŞANAN MÜTHİŞ BAŞARISIZLIĞIN BİR SONUCU OLARAK ÜLKEMİZDE AÇLIK SINIRI YÜKSELMİŞTİR”
Özellikle gıda enflasyonunda yaşanan bu müthiş başarısızlığın bir sonucu olarak ülkemizde açlık sınırı yükselmiştir. Açlık sınırı, iki çocuk ve ebeveynlerden oluşan dört kişilik çekirdek bir ailenin hayatlarını idame ettirebilmeleri için tüketmeleri gereken minimum gıda ürünleri baz alınarak yapılan bir hesaplamadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) belirlediği kriterler uyarınca kalori cinsinden yapılan bu hesaplama, temel gıda maddelerini (süt ve süt ürünleri, et, tavuk, baklagiller, pirinç, sebze ve meyve gibi) içeren bir sepetin kalori cinsinden fiyatını belirlemeye elverişli olduğu için global olarak kabul görmüştür. Bu kaloriyi tüketebilmenin fiyatı, Türk-İş Kasım 2023 araştırmasına göre, 14 bin 25,85 TL’dir. Öte yandan, açlık sınırı kalemlerinin kira, yakıt, elektrik ve ulaşım gibi temel harcamalarının hesaba katılmadığının altı çizilmelidir. Bu harcamalar hesaba katılarak elde edilen yoksulluk sınırı, Türk-İş Kasım 2023 araştırmasına göre, 45 bin 686,81 TL’dir. Mevcut görünüm, vatandaşlarımızın büyük bir kesiminin maalesef yoksulluk sınırının altında hayatlarını idame ettiklerini göstermektedir.
“ÜLKEMİZ GELİR ADALETSİZLİĞİNİN EN YÜKSEK YAŞANDIĞI ÜLKELERDEN BİRİ OLARAK PARMAKLA GÖSTERİLMEKTEDİR”
Bunlara ek olarak yüksek enflasyon, gelir dağılımında da bozulmalara sebebiyet vermiştir. Gelir dağılımı adaletsizliğini gösteren Gini Katsayısı, ülkemizde 2014 yılında 0,391 iken 2022 yılında 0,415 olarak kaydedilmiştir. 2023 yılına ilişkin bir veri henüz açıklanmadığı için kesin bir şey söyleyemiyoruz, ancak bu yüksek enflasyonun Gini Katsayısı’nı artırması muhtemeldir. Ülkemizin en yüksek Gini Katsayılı OECD ülkeleri arasında olduğunun belirtilmesinde fayda görülmektedir. Diğer bir deyişle ülkemiz maalesef gelir adaletsizliğinin en yüksek yaşandığı ülkelerden biri olarak parmakla gösterilmektedir.
“VERİLER, SON 12 AYLIK DÖNEMDE HİÇ CARİ FAZLA VEREMEDİĞİMİZ GERÇEĞİNİ ORTAYA KOYMAKTADIR”
Cari açık açısından da 2023 yılı kötü bir yıl olarak arkamızda kalmaktadır. Açıklanan son veri olan ekim ayına ilişkin değerler, son 12 aylık dönemde hiç cari fazla veremediğimiz gerçeğini ortaya koymaktadır. Yıllık cari açıktaysa son 5 yılın rekoru kırılarak 2018’den beri yaşanan en yüksek cari açık değeri olan 43,5 milyar ABD dolarına ulaşılmıştır. Burada yüksek teknolojik ürünlerin dış ticaretimizdeki paylarının vurgulanmasında fayda görülmektedir. Bu ürünlerin ihracatımız içindeki payı yüzde 3’lerde ve ithalatımız içindeki payının yüzde 12’lerde olduğundan hareketle, ihracatın niteliğinin sorgulanması gerekliliği bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, cari dengenin temel unsuru, sanayi ürünleri ticaretidir. Açıklanan veriler, burada da iç karartıcı bir resim ortaya koymaktadır. Sanayi sektörünün istihdamı 3’üncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 225 bin kişiden fazla azalarak son 12 çeyreğin en düşük seviyesine inmiştir. İstihdama negatif katkı veren sanayi sektörünün cari dengeye de beklenen katkıyı veremeyecek olması muhtemeldir.
“AVM’DE YAŞANAN İNTİHAR VAKASINDA, VEFAT EDEN VATANDAŞIMIZIN SÖYLEDİĞİ ‘İKİ ÇOCUĞUM AÇ’ İFADESİ, 2023 YILINI MÜHÜRLEYEN SÖZ OLACAKTIR”
Bu ağır geçim yükü ve düşük ücretler, vatandaşlarımızı maalesef derinden sarsmıştır. Bir AVM’de yaşanan intihar vakasında, vefat eden vatandaşımızın söylediği ‘İki çocuğum aç’ ifadesi, uzun süreler boyunca hafızalardan silinmeyecek ve 2023 yılını mühürleyen bir söz olacaktır. Aynı vatandaşımızın söylediği ’15 bin TL borcum var’ ifadesi de hanelerde yaşanan sorunları ayyuka çıkarmıştır. Zira enflasyon karşısında ezilen vatandaşlarımız hayatlarını idame ettirebilmek için çareyi borçlanmakta bulmaktadır. Bir nevi cüzdandaki borç enstrümanı olarak nitelendirilebilecek kredi kartları kullanımları bu çıkarımı hemen teyit etmektedir. Bir önceki yılın kasım ayıyla kıyaslandığında bu kasımda kredi kartı sayısı yüzde 18 artış göstermiş ve kredi kartlarıyla yapılan işlem hacmi yüzde 124’lük bir sıçrama göstermiştir. Bu sayılar yorumlanıyorken kredi kartlarının kullanım yerlerinin değerlendirilmesi olmazsa olmazdır. Kredi kartlarının geleneksel kullanımı olan taksit amacının yanı sıra, vatandaşlarımızın günlük ihtiyaçlarını dahi bu finansman yöntemiyle karşılayabilmektedir.
“KOBİ’LERİN TOPLAM İHRACATTAKİ PAYLARININ 10 SENE İÇİNDE YARIYA DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ”
KOBİ’ler tarafında da işlerin pek iyiye gitmediğini söylemek mümkündür. Son 10 yıllık veriler, hiç de iç açıcı olmayan bir resim çizmektedir. KOBİ’lerin toplam ihracattaki paylarının son 10 sene içinde yaklaşık olarak yarıya düştüğünü görüyoruz. Toplam ihracatımız içindeki KOBİ payı 2013 yılında yüzde 59,2 iken yüzde 31,6’ya düşmüştür. Buna ek olarak, KOBİ’lerin toplam cirodaki paylarının son 10 sene içinde yaklaşık olarak üçte bir düştüğünü görüyoruz. Toplam ciro içindeki KOBİ payı 2013 yılında yüzde 63,8 iken 2022 yılında yüzde 42 buçuk olarak gerçekleşmiş. Bütün bunlar, küçük olarak değerlendirilebilecek kesimlerin ekonomideki paylarının azaldığını göstermekte, istihdamın halihazırda yüzde 70’ini sağlayan KOBİ’lerde çalışan kesimin kazançlarının reel olarak azaldığına işaret etmekte ve gelir adaletsizliğindeki uçurumun keskinleştiğine işaret etmektedir.
“DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞİNDEKİ AZALIŞ TRENDİ, ÜLKEMİZE DUYULAN DIŞ GÜVENİN NE KADAR AZ OLDUĞUNUN BİR GÖSTERGESİ”
Şirket sayıları perspektifinden de benzer bir tabloyla karşılaşılmaktadır. 2023’ün ilk 11 ayında kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 azalmışken kapanan şirket sayısı yüzde 7,2 kadar artmıştır. Gerçek kişi işletmeleri açısından değerlendirildiğindeyse durum daha kritik bir hal almaktadır. 2023’ün ilk 11 ayında kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,9 azalmışken kapanan şirket sayısı yüzde 44,7 kadar artmıştır. Bu istatistikler, ülkemiz ticari hayatının gerçekleridir ve ticaret ikliminin ne kadar bozulduğunun göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Uluslararası doğrudan yabancı yatırım verileri, 2021 ve 2022 yılları boyunca gayrimenkul hariç uluslararası doğrudan yatırım girişinin sırasıyla 7,6 ve 7,1 milyar ABD doları tutarında olduğunu göstermektedir. Bu azalış trendi, 2023 yılında da devam etmiş ve 2023’ün ilk 8 ayı itibarıyla gerçekleşen giriş miktarı yüzde 16,1’lik bir azalışla 3,65 milyar ABD doları olarak kaydedilmiştir. Bu azalış trendi, ülkemize duyulan dış güvenin ne kadar az olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.”
]]>Fed’in bu yıl faiz indirimlerine başlaması beklense de zamanlamasına ilişkin belirsizlik sürerken, artan jeopolitik risklerinde etkisiyle pay piyasalarında risk iştahının düşmesi dikkati çekiyor.
Dün açıklanan Fed Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) geçen yılın son toplantısına ait tutanaklarında, banka yetkililerinin politika faizinin zirvede veya zirveye yakın olduğunu ve 2024’te faiz indirimlerine başlanılacağını düşündüğünü ancak enflasyon açıkça düşene kadar para politikasının bir süre daha kısıtlayıcı kalmasının uygun olacağı görüşünde olduğunu ortaya koydu.
Tutanaklarda, enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin azaldığı ancak enflasyonun hala hedefin oldukça üzerinde olduğu ve fiyat istikrarına yönelik ilerlemenin durma riskinin de devam ettiği belirtildi.
Bazı yetkililerin kısıtlayıcı para politikası duruşunun ne kadar süre devam etmesi gerektiğine ilişkin belirsizliğe ve aşırı kısıtlayıcı duruşun ekonomiye yönelik aşağı yönlü risklerine dikkati çektiği aktarılan tutanaklarda, yetkililerin görünüme ilişkin alışılmadık derecedeki yüksek belirsizliğe ve ekonominin faiz oranlarının daha da artırılmasına neden olabilecek şekilde gelişmesinin mümkün olduğuna işaret ettiği aktarıldı.
Tutanakların yanı sıra Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleri de takip edilirken Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin, enflasyonda ilerleme kaydedildiğini ancak daha fazla sıkılaşma olasılığının da devam ettiğini yineledi. Barkin, ABD ekonomisinde “yumuşak inişin” daha olası göründüğünü ancak kesin olmadığını kaydetti.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in mart toplantısında faiz indirimlerine başlama ihtimali hafta başında yüzde 85 seviyesinde bulunurken, bu ihtimal tutanakların ardından yüzde 70’e geriledi.
Öte yandan, dün ABD’de açıklanan verilere göre, ülkede JOLTS açık iş sayısı, geçen yıl kasımda 8 milyon 790 bine inerek Mart 2021’den bu yana en düşük seviyesini kaydetti. İşinden ayrılanların sayısı ile iş alınan kişi sayısının düştüğünü gösteren veriler, iş gücü piyasasındaki soğumaya işaret etti.
Analistler, söz konusu verinin iş gücü piyasasındaki soğumaya işaret ettiğini belirterek, bugün açıklanacak ADP özel sektör istihdamı ve yarın yayımlanacak istihdam raporu verilerinden alınacak sinyallerin de Fed’in gelecek döneme ilişkin izleyeceği politikalara ilişkin ipucu verebileceğini söyledi.
Ülkede Tedarik Yönetim Enstitüsünün (ISM) imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ise geçen yıl aralıkta 47,4 ile beklentileri aştı. Söz konusu dönemde yaşanan yükselişe rağmen endeks, imalat sektöründeki daralmanın sürdüğünü gösterdi.
Kripto para piyasasında ise Bitcoin Spot Borsa Yatırım Fonları (ETF) ile ilgili bekleyiş sürerken, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC), Nasdaq, Chicago Opsiyon Borsası (CBOE) ve New York Menkul Kıymetler Borsası (NYSE) olmak üzere büyük borsalarla Bitcoin spot ETF’ler hakkında görüşmelerde bulunduğu bildirildi.
İlgili görüşmeye ilişkin haber Bitcoin spot ETF’nin onayının yakın olabileceğine dair olumlu bir işaret olarak görülmesine rağmen Bitcoin’in fiyatı düşüş eğilimini sürdürerek yüzde 5’e yakın değer kaybetti.
Söz konusu gelişmelerle dün yüzde 4,01’le aralık başından bu yana en yüksek seviyeye çıkan ABD 10 yıllık tahvil faizi günü yaklaşık 3 baz puan azalışla yüzde 3,91’le tamamlarken, şu sıralarda yüzde 3,94 seviyesinde bulunuyor.
Yükseliş eğilimini dün üst üste dördüncü işlem gününe taşıyarak yüzde 0,3 artışla günü 102,5 seviyesinden tamamlayan dolar endeksi, şu sıralarda yatay bir seyir izliyor.
Tutanaklardan alınan, Fed’in faizleri beklenenden daha uzun süre yüksek tutabileceği sinyalinin ardından dün düşüş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe çıkartarak günü yüzde 0,8 gerilemeyle 2 bin 41 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, bugün önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 2 bin 44 dolardan işlem görüyor.
Öte yandan, dün İran’ın, ülkede meydana gelen iki patlamanın da İsrail’e karşı takındığı tavrı cezalandırmak için yapıldığını duyurmasıyla bölge genelin artan gerilim petrol fiyatlarını yukarı yönlü destekledi. Üst üste dört günlük düşüş serisini dün yüzde 3,4 artışla sonlandırarak günü 78,5 dolardan kapatan Brent petrolün varil fiyatı, şu dakikalarda da önceki kapanışına göre yüzde 0,1 yükselişle 78,6 dolarda bulunuyor.
İsrail Ordusu Sözcüsü Daniel Hagari, düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin İsrail’in İran’da meydana gelen saldırılarla alakasının bulunup bulmadığına ilişkin sorusuna, “Bu konuda yorum yapmayacağım.” şeklinde cevap verdi.
Bu gelişmelerle, New York borsasında negatif bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 0,80, Nasdaq endeksi yüzde 1,18 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,76 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif seyirle başladı.
Avrupa borsalarında da negatif seyir hakim oldu.
Enflasyon ve resesyon ikileminin en fazla hissedilen bölge olarak öne çıkan Avrupa’da, Orta Doğu’daki artan jeopolitik riskler ve Kızıldeniz’de yükselen gerilimin de etkisiyle pay piyasalarında risk algısı arttı.
Daimarkalı denizcilik devi Maersk’ten yapılan açıklamada, şirketin “Maersk Hangzhou” adlı gemisinin 30 Aralık’ta uğradığı saldırının ardından bir sonraki duyuruya kadar Kızıldeniz ve Aden Körfezi üzerinden tüm geçişleri durdurma kararı aldığını açıkladı.
Kızıldeniz’deki gelişmelerin enerji arzında problem çıkarabileceği endişeleriyle şubat vadeli doğal gaz kontratları dün yüzde 7’den fazla değer kazanırken, bu durumun enflasyonla mücadeleye sekte vurmasından endişe ediliyor.
Öte yandan, dün Almanya’da açıklanan verilere göre, işsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 5,9’da kalırken, bugün gözler ülkede açıklanacak enflasyon verilerine çevrildi.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,51, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,58, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,38 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,39 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif seyirle başladı.
New York borsasındaki negatif seyir yeni günde Asya’ya da taşındı.
Tatil sonrası yeni yılda ilk kez işlem gerçekleşen Japonya’da Nikkei 225 endeksi, negatif açılış yaparken, ülkede yaşanan depremlerin etkisiyle Japonya Merkez Bankasının (BoJ) ultra gevşek para politikasını sonlandırma ihtimalinin ötelendiği beklentilerinin artmasıyla dolar/yen paritesi yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyarak 143,6 seviyesine çıktı.
Öte yandan, bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya’da imalat sanayi PMI 47,9 ve Çin’de hizmet sektörü PMI 52,9 ile beklentileri aştı.
Kapanışa yakın Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,6, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,9 ve Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,7 değer kaybetti.
Yurt içinde dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,78 değer kaybıyla 7.412,04 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 29,7706’dan günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,7940 seviyesinden işlem görüyor.
Yurt içinde dün açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Aralık 2023’te aylık bazda yüzde 2,93, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 1,14 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 64,77, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 44,22 olarak gerçekleşti.
Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kuru ile haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise Almanya’da enflasyon, ABD’de ADP özel sektör istihdamının yanı sıra haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve hizmet sektörü ve bileşik PMI verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.300 ve 7.200 puanın destek, 7.500 ve 7.600 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
11.55 Almanya, aralık ayı hizmet sektörü ve bileşik PMI
14.30 Türkiye, aralık ayı reel efektif döviz kuru ile haftalık para ve banka istatistikleri
16.00 Almanya, aralık ayı TÜFE
16.30 ABD, aralık ayı ADP özel sektör istihdamı ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları
17.45 ABD, aralık ayı hizmet sektörü ve bileşik PMI
]]>