Vergi – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Sat, 03 Aug 2024 21:21:47 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tekirdağ’da 63 pansiyon işletmesi kapatılma kararıyla karşı karşıya https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-63-pansiyon-isletmesi-kapatilma-karariyla-karsi-karsiya/ https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-63-pansiyon-isletmesi-kapatilma-karariyla-karsi-karsiya/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:21:47 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11598 Kültür Turizm Bakanlığı tarafından çıkartılan karar sonrasında Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde kapatılma kararı ile karşı karşıya kalan 63 pansiyon işletmesi basın açıklaması yaptı.

Kültür Turizm Bakanlığı tarafından çıkartılan Turizm İşletme Belgesi yönetmeliği sonrasında Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde kapatılması beklenen 63 pansiyon işletmecisi Kültür Turizm İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Pankartlar ile Kültür Turizm İl Müdürlüğü önüne gelen işletmeciler, çıkartılan yönetmelikle mağdur olduklarını, belgeyi alamadıklarını ve mağduriyetlerinin giderilmesini talep etti.

Konuyla ilgili açıklama yapan İşletme sahibi Gökhan Taşkıran, “Bizler Tekirdağ’da konaklama faaliyeti gerçekleştiren işletme sahipleriyiz. Bizler bu işletmeler bizim ailelerimize ait apartmanlarda ya da kiraladığımız yerlerde konaklama faaliyeti gerçekleştiren işletmeleriz. Bu alan da çalışırken bizler, belediyeden iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatlarını almış bulunmaktayız, bağlı bulunduğumuz vergi dairelerinden vergi levhamızı almış durumundayız, aynı zamanda çalıştırdığımız arkadaşlarımızın SGK gibi yükümlülüklerini yapmış bulunuyoruz. Aynı zamanda konaklama faaliyetli işletmelere getirilen Konaklama vergilerini ödüyoruz. Turizm katkı payı vergisini ödüyoruz. Fakat bakanlığımızın son dönemlerde çıkartmış olduğu Turizm İşletme Belgesini maalesef ki alamıyoruz. Bunun için de ilçe belediyesi, il turizm müdürlüğü arasında maalesef git gel yapılmak suretiyle oyalanıyoruz. Bizler vergisel anlamda tüm yükümlülüklerimizi yerine getirmemize rağmen maalesef ki bu turizm işletmesi belgesini alamıyoruz ve yıllardır çalıştırdığımız, alın teri döktüğümüz işletmelerimizin kapanması gibi bir durumla karşı karşıyayız. Biz buradan mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz” dedi.

Taşkıran, “Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un televizyonlara çıkıp bizleri durumda bırakacak bu yönetmeliği anlatırken kullandığı kelimeleri size söylemek istiyorum. Diyor ki ‘Siz bir konutta yaşıyorsunuz, düşünsenize yan dairenize hiç tanımadığınız kişiler girip çıkıyor. Bunların kayıt altına alınması gerekiyor’ deniliyor. Burada ki işletme sahiplerinin hepsi kayıt altında, kolluk denetimi altında biz bu faaliyetleri yürütüyoruz. Sonrasında konuşmasında şunu söylüyor, “Giren çıkan kişinin kimlik bildirimi yapılmıyor’ deniliyor. Ama bizim işletmelerimizin hepsinde Online kimlik bildirim sistemine sahibiz. İşletmelerimizde konaklayan tüm misafirlerin kimlik bildirimleri anlık yapılıyor. Kayıt dışılıktan ve vergi kaybından bahsediyor bakanımız haklıdır ama yine burada ki işletmelerin tamamı vergi mükellefidir. Dolayısıyla Sayın Bakanımız bunu aslında 100 daireli, 200 daireli büyük rezidanslarda günlük kiralama yapılan yerleri kayıt altına alınması maksadıyla yapılırken bu yönetmelik, bizim gibi ufak konaklama faaliyetli işletmeleri de kapsayarak mağdur etmektedir. Biz sayın bakanımızın niyetini derdini çok iyi anlayabiliyoruz ama bizim gibi ufak yerlerin de bu yönetmeliğe sokulmasıyla bizleri mağdur ediyor. Biz bu mağduriyetimizin giderilmesi hususunda gereğini rica ediyoruz” diye konuştu.

Pansiyon İşletmecisi Cüneyt Demir ise, “Bizim ruhsatlarımızda günü birlik konaklama evi yazıyor. Hal bu ki diğer ilçelerde olduğu gibi pansiyon ruhsatı verilmiş olsaydı zamanında. Burada ki insanların hiç birisinin bir mağduriyeti olmayacaktı. O zaman biz basit konaklama belgelerimizi alacaktık, basit bir şekilde çözecektik. Ama bugün ne Süleymanpaşa Belediyesi bu konuda adım atıyor, ne de bakanlık bu konuda çözüm üretiyor. Biz de ortada kurbanlık koyun gibi bekliyoruz. Ne zaman gelip işletmelerimizi kapatacaklar, mühürleyecekler diye. Şöyle bir durum var, yaz geliyor, bir dünya insan geliyor bunların konaklaması var bu anlamda da sıkıntı var. Bizi mağdur ediyorlar ama her hangi bir alt yapı hazırlıkta yok. Nerede konaklayacak insanlar” ifadelerini kullandı.

Yönetmeliğin çıkması sonrası mağdur olan işletme sahipleri, basın açıklamasının ardından sessiz bir şekilde dağıldılar. – TEKİRDAĞ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-63-pansiyon-isletmesi-kapatilma-karariyla-karsi-karsiya/feed/ 0
10 soru, 10 cevap! İşte kira beyannamesi hakkında tüm merak edilenler https://www.igdirhaber.com.tr/10-soru-10-cevap-iste-kira-beyannamesi-hakkinda-tum-merak-edilenler/ https://www.igdirhaber.com.tr/10-soru-10-cevap-iste-kira-beyannamesi-hakkinda-tum-merak-edilenler/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:21:28 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9227 Gayrimenkul sahiplerini oldukça yakından ilgilendiren kira beyanname verme süreci bugün itibarıyla başladı. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) bu sene kiracıları da sürece dahil etti. Bu sayede vergi kaybı ve kaçağının önlenmesi hedefleniyor. Kira geliri elde eden mülk sahipleri 1 Mart-1 Nisan (31 Mart’ın hafta sonuna rastlaması nedeniyle) tarihleri arasında beyannamelerini verilebilecekler.

AA muhabirinin Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) bilgilerinden yaptığı derlemeye göre, milyonlarca gayrimenkul sahibini yakından ilgilendiren kira beyanname verme süreci bugün başladı. Bu yıl GİB, “kira bildirim formu” ile kiracıları da sürece dahil etti. Kiracılar, eğer Dijital Vergi Dairesi’ne abonelerse kullanıcı bilgileri ve şifreleriyle sisteme giriş yaparak forma ulaşabiliyorlar, e-Devlet şifresi ile de gerekli bilgilere erişim sağlayabiliyorlar. Bu yöntemle mülk sahiplerinin beyan ettiği kira gelirleriyle kiracıların beyanlarını karşılaştırılması amaçlanıyor.

UYGULAMA NE İŞE YARAYACAK?

Uygulamayla düşük kira bedeli gösterenler, yanlış beyanda bulunanlar veya hiç beyanda bulunmayanlar ortaya çıkarılıyor. Ayrıca vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi planlanıyor

Kira beyannamesine ilişkin merak edilen 10 soruya 10 cevap şöyle:

Soru 1 : Kimlerin beyanname doldurma zorunluluğu bulunuyor?

2023’te konuttan yıllık 21 bin lira, iş yerinden 150 bin liranın üzerinde kira geliri elde eden gayrimenkul sahipleri gelir vergisi ödeyecek.

Soru 2 : Kira geliri elde eden mülk sahipleri ne zaman beyanname verebilecekler?

Beyannameler, 1 Mart-1 Nisan (31 Mart’ın hafta sonuna rastlaması nedeniyle) tarihleri arasında verilebilecek.

Soru 3 : Kira beyannamesi nasıl doldurulacak?

Mülk sahipleri, Gelir İdaresi Başkanlığının “gib.gov.tr” internet adresi üzerinden “hazır beyanname sistemini” doldurabilecekler, Dijital Vergi Dairesi’nden hazır beyana ulaşılabilecekler.

Soru 4 : Konut kira gelirlerinde istisna bedeli ne kadar oldu?

2023 yılı içerisinde yıllık 21 bin lira ve altında mesken kira geliri elde edenler gelir vergisi ödemeyecek. 2024 yılı için ise gelir vergisi istisnası 33 bin lira olarak açıkladı.

Soru 5 : İstisnadan kimler yararlanamayacak?

Ticari, zirai veya mesleki kazancını beyan etmek zorunda olanlar, yıllık 21 bin liranın üzerinde konut kira geliri elde edenler, ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı 2023 için belirlenen 550 bin lirayı aşanlar, kira gelirini süresinde beyan etmeyen veya eksik beyan edenler istisnadan yararlanamayacaklar.

Soru 6 : Gurbetçilerin, Türkiye’de kiraya verdiği mülkler için beyanname vermeleri zorunlu mu?

Yurt dışında yaşayan vatandaşlar Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları bakımından dar mükellef kapsamında vergilendiriliyor.

Soru 7 : Birden fazla kişinin meskene ortak olması durumunda beyanname nasıl verilecek?

Şahıslardan her birinin kendi hissesine karşılık gelen kira gelirini beyan etmesi gerekiyor.

Soru 8 : Beyanname verilmez ya da eksik beyan edilirse cezai işlem uygulanacak mı?

Elektronik ortamda verilmesi zorunlu olan beyannamelerin süresinde verilmemesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilecek. Ayrıca verginin süresinde tahakkuk edilmemesi durumunda verginin bir katı vergi ziyaı cezası uygulanacak.

Soru 9 : Kira beyanıyla tahakkuk edilecek gelir vergisi nasıl ödenecek?

Dijital Vergi Dairesi’nden (dijital.gib.gov.tr) veya mobil uygulamadan 02.00-23.45 saatlerinde anlaşmalı bankaların banka kartı/kredi kartı, banka hesabından havale yoluyla, yabancı ülkede faaliyet gösteren bankalara ait kartlar ile vergi tahsiline yetkili bankalar ile vergi dairesi vezneleri aracılığıyla ve PTT şubelerinden ödenebiliyor.

Soru 10 : Ödemeler taksitlendirilebilecek mi?

Tahakkuk eden vergilerin birinci taksiti damga vergisiyle 1 Nisan’a, ikinci taksiti ise 31 Temmuz’a kadar ödenebilecek.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/10-soru-10-cevap-iste-kira-beyannamesi-hakkinda-tum-merak-edilenler/feed/ 0
BES Trabzon Şubesi, vergi adaletsizliği ve taleplerine ilişkin basın açıklaması yaptı https://www.igdirhaber.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/ https://www.igdirhaber.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:36:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8808

ESRA NUR PERVAN

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Trabzon Şubesi, Hızırbey Vergi Dairesi önünde vergi adaletsizliği ve taleplerine ilişkin basın açıklaması yaptı. Şube adına konuşan Ayhan Kanber, “Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir” dedi.

Büro Emekçileri Sendikası üyeleri Trabzon Hızırbey Vergi Dairesi önünde toplanarak vergi eşitsizliği hakkında basın açıklaması yaptı. Topluluk adına konuşan BES Trabzon Şube Başkanı Ayhan Kanber, “Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sizden sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir” diye konuştu.

“İKTİDAR YARATTIĞI EKONOMİK KRİZLE MAĞDUR ETMİŞTİR”

Ayhan Kanber şunları söyledi:

“Her bütçe döneminde olduğu gibi, 2024 bütçesinin tartışıldığı dönemde de, bütçe hakkının kullanılması ve ön görülen bütçe kaynaklarının toplumun refahını artıracak üretim alanlarına yatırımların yapılması ve yoksulluk sınırının altında, ağırlıkla asgari ücrete yakın, komşu haline getirilen ücret politikasından vazgeçilerek, başta kamu emekçileri ve emeklileri olmak üzere, ekonomik krizin mağduru haline getirilen yoksul kesimlere daha fazla kaynak ayrılması için eylem ve etkinlikler yaptık. Ancak iktidar önceki yıllarda olduğu gibi 2024 bütçesinin tartışıldığı süreçte taleplerimizi yine görmezden gelerek, biz kamu emekçilerini ve emeklilerini bilerek isteyerek yaratmış olduğu ekonomik krizle mağdur ettiği toplum kesimlerini yok saymıştır. Diğer taraftan harcamalar üzerinden alınan, yoksulu zenginle eşitleyen ve vergi adaletsizliğini katmerli hale getiren KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerin toplanması, öngörülen vergilerin en büyük dilimini oluşturmaktadır. Her tartışmada örnek gösterilen OECD ülkelerinin ortalaması yüzde 34-35 iken, bizim ülkede yüzde 70’den fazladır. Uzun yıllarıdır dolaylı vergi gelirlerinin bizim ülkede bu kadar yüksek olması biz emekçileri ve toplunun dar gelir gruplarını daha da yoksullaştırmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde her yıl şubat ayının son haftasında ‘vergi geleceğimizdir, vergi önemlidir’ vb. başlıklarla kutlanan vergi haftasında; üretimden uzak, emekçileri, emeklileri ve toplumun geniş yoksul kesimlerini mağdur eden, daha çok vergi gelirlerini faize, ranta, kamu, özel işliğiyle yapılan adrese teslim projelere, savaşa politikalarına yönelik harcanması tartışılmamaktadır.

“VERGİ AFLARININ YARATTIĞI HAKSIZLIKLAR TARTIŞILMAMAKTADIR”

Artık rutin hale gelen vergi aflarının yarattığı haksızlıklar tartışılmamaktadır. Ücretler üzerinden alınan gelir vergisinin düşürülmesi tartışılmamaktadır. OECD ülke ortalamalarının çok üzerinde alınan dolaylı vergilerin yarattığı haksızlık tartışılmamaktadır. Büyük iddialar eşliğinde yapılan yasal değişiklikle Maliye Bakanlığına bağlı özerk kuruluş haline getirilen Gelir İdaresi Başkanlığı merkez birimleri ile başkanlık bünyesinde oluşturulan vergi dairesi başkanlıklarında kariyer/liyakat ilişkisi alt üst olmuş, kurum tarafından yapılan görevde yükselme ve unvan sınavlarında uygulanan mülakat haksızlığının yarattığı sorunlar kurumda kariyer/liyakat ilişkisine tamiri zor tahribatlar yaratmıştır. Diğer taraftan özellikle servis yönetimlerinin neredeyse tamamına yakınının görevlendirmelerle yürütülmesi başta olmak üzere orta kademe yönetimlerde görevlendirmelerin yoğun bir şekilde yapılması, kurum çalışanları arasındaki iş barışını bozmakta ve çalışanların kuruma aidiyet bağını zayıflatmaktadır. Diğer taraftan görevlendirmeleri bu kadar yoğun yapılması, yandaş sendikaların çalışanlar üzerinde yoğun bir mobbing uygulamasına dönüşmüş durumdadır.

“MALİYE EMEKÇİLERİ ARTIK SORUNLARA KALICI ÇÖZÜM BEKLEMEKTEDİR”

Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sizden sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir. Hane halkının kullandığı temel tüketimi olan mal ve hizmetlerde dolaylı vergi oranı sıfıra indirilmelidir. Kamu emekçilerinin almış oldukları bütün ek ödemeler temel ücrete yansıtılmalıdır. 3600 ek gösterge ayrımsız bütün kamu emekçilerine verilmelidir. Kurumada ilk işe başlamalar dahil olmak üzere yapılacak bütün unvan değişikliği ve görevde yükselme sınavlarında mülakat haksızlığına son verilmelidir. Daha fazla vakit kaybetmeden Hazine ve Maliye Bakanlığı çalışanlarının sorunları birlikte ele alınmalı, gelir/gider, merkez/taşra ayrımına son verilmeli, Hazine ve Maliye Bakanlığı emekçileri Mali Hizmetler Sınıfı altında ayrı bir iş kolu olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Başta servis yönetimleri olmak üzere, orta kademe yöneticiliğinde uygulanan ve artık açık bir kayırmaya dönüşen görevlendirmeler son bulmalı, kurumda kariyer/liyakat esasını temel allan bir yönetim ilişkisine kavuşturulmalıdır. Kurumda yaşanan personel eksikliği hızla tamamlanmalıdır. Emekçilere nitelikli ücretsiz öğlen yemeği, işe geliş gidişlerde servis hizmeti verilmeli, servis imkanının olmadığı yerlerde yol ücreti verilmelidir.”

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/feed/ 0 BTSO Akademi, Vergi Usul Kanununa Göre Enflasyon Muhasebesi Uygulaması Eğitimi Düzenledi https://www.igdirhaber.com.tr/btso-akademi-vergi-usul-kanununa-gore-enflasyon-muhasebesi-uygulamasi-egitimi-duzenledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/btso-akademi-vergi-usul-kanununa-gore-enflasyon-muhasebesi-uygulamasi-egitimi-duzenledi/#respond Mon, 20 May 2024 21:54:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7558 Bursa iş dünyasının eğitim ve gelişim platformu BTSO Akademi projesi çerçevesinde, Bursa Yeminli Mali Müşavirler (YMM) Odası iş birliğinde ‘Vergi Usul Kanununa Göre Enflasyon Muhasebesi Uygulaması’ eğitimi düzenlendi. Yeminli Mali Müşavir Abdullah Kiraz’ın sunumuyla gerçekleştirilen eğitime iş dünyası temsilcileri büyük ilgi gösterdi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), iş dünyasına dönük eğitim programlarına ara vermeden devam ediyor. Enflasyon düzeltmesine ilişkin mefhuma dair çerçeve ve uygulama prensiplerine yönelik farkındalık oluşturmayı hedefleyen ‘Vergi Usul Kanununa Göre Enflasyon Muhasebesi Uygulaması Eğitimi’, BTSO Hizmet Binası’nda düzenlendi. BTSO Akademi ve Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası iş birliğinde gerçekleştirilen programa BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Bursa Vergi Dairesi Başkanı Hüseyin Erol, Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı İhsan Akar ile çok sayıda iş dünyası temsilcisi katıldı.

BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye ekonomisinin ve üretim şartlarının tüm dünya ile birlikte çetin sınavlardan geçtiği bir dönemde olduklarını kaydetti. Mevcut durumda iş dünyası için en önemli stres kaynağının enflasyon olduğuna dikkati çeken Batmaz, “Ülke olarak enflasyonla mücadeleyi mutlaka kazanmamız gerekiyor. Ekonomi yönetimimiz yüksek enflasyonla mücadeleyi önceleyen bir politika belirlemiş durumda. Enflasyonu kalıcı olarak tek haneye çekme hedefine ilerlerken, ekonomik aktivitenin de devam etmesi büyük önem taşıyor” dedi.

“BTSO Akademi eğitimleri farkındalığı artırıyor”

Enflasyonun finansal verilerde de bozulmalara yol açtığını kaydeden Batmaz, bunun giderilmesi hedefiyle enflasyon düzeltmesi uygulamasının yeniden gündeme geldiğini ifade etti. İş dünyasının beklentileri doğrultusunda enflasyon muhasebesine geçiş için hazırlıkların sürdüğünü kaydeden Batmaz, “Uygulamaya yönelik gerek iş dünyamızın gerekse de meslek mensuplarımızın merak ettiği birçok husus var. BTSO Akademi projesi kapsamında, TÜRMOB Genel Başkan Danışmanı Yeminli Mali Müşavir Abdullah Kiraz’ın katılımıyla düzenlediğimiz eğitimin bu anlamda bilgilerimizin tazelenmesi açısından faydalı olacağına inanıyorum” diye konuştu.

“Finansal tablolar faaliyet sonuçlarını gerçeğe uygun yansıtmıyor”

Bursa YMM Odası Başkanı İhsan Akar, yüksek enflasyonlu ekonomilerde tarihi maliyet esasına dayalı muhasebe sistemlerinden elde edilen finansal tablolardaki bilgilerin işletmelerin finansal durumunu ve faaliyet sonuçlarını doğru ve gerçeğe uygun olarak yansıtmadığını ifade etti. Akar, “Enflasyon dönemlerinde, alınan vergiler gerçek kar veya kazanç yerine sermaye üzerinden alınan vergiye dönüşerek işletmelerin öz sermayelerinin azalmasına neden olmaktadır. Bu durumu önlemek için Vergi Usul Kanununun 298. maddesinde finansal tabloların fiyat hareketlerine göre enflasyon düzeltmesine yönelik bir düzenleme yapıldı. Bu seminerde meslek mensupları ve uygulayıcılara enflasyon düzeltmesinin detayları hakkında bilgi vermeyi amaçladık” dedi.

Uygulamaya ilişkin merak edilenler yanıtlandı

TÜRMOB Genel Başkan danışmanı YMM Abdullah Kiraz ise eğitimde Vergi Usul Kanunu uyarınca enflasyon muhasebesine hangi mükelleflerin dahil olduğu, enflasyon muhasebesinin işletmelerin bilançoları üzerine etkileri, enflasyon düzeltmesinin bilanço kalemlerine nasıl uygulanması gerektiği, 2024 yılında kurumlar vergisi matrahına etkisi, uygulamada tereddüt edilen konulara ilişkin bilgilendirmede bulundu. – BURSA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/btso-akademi-vergi-usul-kanununa-gore-enflasyon-muhasebesi-uygulamasi-egitimi-duzenledi/feed/ 0
Aile Sağlığı Merkezlerinde Çalışan Emekçilerin Ödediği Vergiler Artıyor https://www.igdirhaber.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:57:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6821

MELTEM KARAKAŞ

Aile Sağlığı Merkezlerinin ödediği vergilere dikkati çeken SES Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Birtürk Özkavak, “Mart- Nisan ayından itibaren çalışanlar yüzde 35’in üzerinde vergi vermeye başlıyorlar. Zaten çok düşük olan ücretlerinin üzerinde aldıkları gelirlerin yüzde 35’ini vergi olarak ödemek durumunda kalıyorlar. Yani devlet, yani yöneticiler bir taraftan çok yakından da gördüğümüz gibi siyanürle halkı zehirleyen altın madencilerinin vergilerini affederken emekçilerden kat ve kat vergi almaya devam ediyor. Onların vergilerini affederken, patronların vergilerini silerken emekçilerin vergilerini habire artırıyor” dedi.

Sağlık ve Sosyal hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eskişehir Şubesi tarafından geçtiğimiz yıllarda depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan ve hala inşaatına başlanmayan Aile Sağlığı Merkezi önünde basın açıklaması yapıldı. SES Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve aile sağlığı merkezinde görev yapan doktor Birtürk Özkavak, nitelikli ve ücretsiz sağlık hizmeti vurgusu yaptı.

Özkavak, şöyle konuştu:

“Son yıllarda görülmemiş ölçüde ekonomik sorunlar yaşıyoruz. Emekçiler yoksullaşıyor, hayat pahalılaşıyor ve iğneden ipliğe bütün emekçiler daha çok çalışmak, daha çok emek harcamak zorunda kalıyorlar ailelerini geçindirmek için. Bunlardan birisi de aile sağlığı merkezinde çalışanlar yani orada çalışan hekimler, hemşireler, tıbbi sekreterler, laborantlar ve orada çalışan hizmetli arkadaşlarımız. Bütün emekçilerin çok büyük sorunları var ama bugün özellikle konumuz aile sağlığı merkezinde çalışan emekçilerin ödediği ek vergiler çünkü bununla ilgili Türkiye’de bütün aile sağlığı merkezlerinde çalışan emekçiler olarak eylemlilik başlattık. Bundan böyle her çarşamba günü bir aile sağlığı merkezinde özellikle vergi dilimleriyle ilgili olan sorunlarımızı dile getireceğiz.

“EMEKÇİLERİN VERGİLERİNİ HABİRE ARTIRIYOR”

Mart- Nisan ayından itibaren çalışanlar yüzde 35’in üzerinde vergi vermeye başlıyorlar. Zaten çok düşük olan ücretlerinin üzerinde aldıkları gelirlerin yüzde 35’ini vergi olarak ödemek durumunda kalıyorlar. Yani devlet, yani yöneticiler bir taraftan çok yakından da gördüğümüz gibi siyanürle halkı zehirleyen altın madencilerinin vergilerini affederken emekçilerden kat ve kat vergi almaya devam ediyor. Onların vergilerini affederken, patronların vergilerini silerken emekçilerin vergilerini habire artırıyor. Aile hekimliğiyle ilgili, aile hekimleri birinci basamak çalışanlarıyla ilgili yaptığımız açıklamaları özellikle bu meydanda seçiyoruz çünkü arkamızdaki alan Eskişehir’in tarihi binalarından biriydi ve depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıkıldı. Tam da yerel seçimler arifesinde biz Eskişehir’in sağlık emekçileri olarak bu alana da dikkat çekmek istiyoruz. Yıllardır boş kalan bu alanı yerel seçimler arifesinde bir kez daha hatırlatıyoruz ve buranın halkın sağlık ihtiyaçlarını gözetmek üzere değerlendirilmesi gerektiğini ifade diyoruz.

“EKONOMİK SORUNLAR DERİNLEŞTİKÇE İLAÇ FİYATLARI ARTMAYA BAŞLAYACAK”

Bu ekonomik sorunlar derinleştikçe yoksulluk artacak, yoksulluk derinleşecek, ilaç fiyatları olağanüstü artmaya başlayacak ve birçok ilaç eksilecek. Yurttaşlarımız hastanelerde istedikleri sağlık hizmetlerine zaten ulaşamıyorlar. Giderek daha fazla ulaşamayacakları günler gelecek. Biz istiyoruz ki bu sorunlar giderilsin, biz istiyoruz ki bu ülkenin onurlu emekçileri olarak insanca yaşayalım. Bütün halkımız insanca yaşasın, derdimiz tasamız budur. SES olarak bundan böyle her Çarşamba farklı bir aile sağlığı merkezinde sorunları dile getirmeye devam edeceğiz. Yurttaşlarımızın desteğini bekliyoruz çünkü derdimiz iyi bir sağlık hizmeti, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti. Kolaylıkla, daha düşük ücretlerle, hatta ücretsiz ilaçlara ulaşmak, nitelikli sağlık hizmeti alması için yurttaşlarımızın çaba harcıyoruz. Bütün yurttaşlarımızdan destek bekliyoruz.”

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/feed/ 0 TBMM Genel Kurulu https://www.igdirhaber.com.tr/tbmm-genel-kurulu/ https://www.igdirhaber.com.tr/tbmm-genel-kurulu/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:03:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5851 AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, İsrail’in cezasızlığına son vermenin hukuki bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, “Lahey’de başlayan dava bu anlamda tarihi bir dönüm noktası olacak ve İsrail, cezasızlık nedeniyle hukuk, vicdan ve kural tanımaz tavrını dizginleyecektir.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, eski milletvekili Şevki Yılmaz’ın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sözlerine dair, “Eski bir milletvekilinin, Cumhuriyet’imizin kurucu iradesini de kastederek ‘Selanik dönmeleri’ gibi bir ifade kullanması son derece yakışıksız bir ifadedir; bunu özellikle kınadığımızı ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.

Avukat Feyza Altun’un şeriat ile ilgili açıklamalarına da işaret eden Şahin, “‘Şeriat’ dediğimiz kavram dindir, İslam’ın kendisidir, böylesine önemli bir değerimizi lütfen kimse farklı mecralara çekip, farklı tartışmalar yaratıp toplumsal barışımızı bozmasın.” yorumunu yaptı.

“Atatürk’ün ve Türklüğün aziz hatırasına asla zarar veremeyecek”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, Ege Üniversitesi’nde 9 yıl önce öldürülen üniversite öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun şehadetinin yıl dönümü olduğunu belirterek, kendisine Allah’tan rahmet diledi.

Erzincan’ın İliç ilçesindeki toprak kaymasının üzerinden bir hafta geçmesine rağmen göçük altındaki işçilere ulaşılamadığını söyleyen Dervişoğlu, “Hükümeti buradan uyarıyorum: Daha fazla ölüm yaşanmadan, benzer facialar tekrarlanmadan siyanürlü altın madenlerini denetleyin ve ivedilikle gerekli tedbirleri alın.” dedi.

Şevki Yılmaz’ın açıklamalarına da değinen Dervişoğlu, “Bilinmelidir ki Türklüğe dair her değere savaş açmış olanların içinde bulunduğu acziyet Atatürk’ün ve Türklüğün aziz hatırasına asla zarar veremeyecektir. Karanlık zihniyetlerine mübarek dinimizi alet eden bu ahlaksızlar, Atatürk’ün gölgesinden bile rahatsız olan bu korkaklar sürüsü, güya devlet görevlisi de olan bu kendini bilmezler şimdiye kadar her kalıba girdiler de bir türlü Türk ve insan olmayı beceremediler.” değerlendirmesinde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu şehadetinin seneidevriyesinde rahmetle andıklarını belirterek, “Şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu andığımız bu günde bir Çakıroğlu’nu daha dar-ı bekaya göndermenin hüznünü yaşamaktayız. Hayatını kaybettiğini teessürle öğrendiğimiz Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyemiz, değerli ağabeyimiz, hasbi dava adamı, vatan ve millet nöbetçisi Ferhat Yılmaz Çakıroğlu’nu rahmetle anmak istiyorum.” dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, bugün grup toplantılarını çok dilli olarak gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Kürt halkının kimliğini, dilini, sanatını, kültürünü tanımayacaksınız, ana dilinde kamusal hizmet vermeyeceksiniz ama seçim dönemlerinde puşi takıp, iki kelime Kürtçe konuşup halay çekeceksiniz, orada da kalmayacaksınız, milliyetçilere dönüp bir de bozkurt işareti yapacaksınız. Artık, bu ikiyüzlü siyasetiniz çökmüştür; artık, Kürt halkının karşısına çıkacak yüzünüz de kalmamıştır.”

“Kim bu Kanadalı şirket?”

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Erzincan’ın İliç ilçesindeki toprak kaymasına ilişkin, “Dünyanın neresinde bu rezalet yaşanırsa yaşansın iktidar, bakan çıkar hesap verir.” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un ÇED raporunu verdiğini dile getiren Başarır, “Eğer bir parça demokrasi, vicdan, hukuk olan bir iktidarda, bir ülkede o bakanın bırakın dünyanın en büyük şehirlerinden birine belediye başkan adayı olmasını sokağa çıkacak yüzü olmaz. Yargılanır ama maalesef ki bakan ya da iktidar hesap vermekten daha çok hesap soruyor.” ifadelerini kullandı.

“Kim bu Kanadalı şirket?” diye soran Başarır, “Kanada’ya gidelim, bir karış toprağı kirletelim, bir ağacın yarım metre dalını keselim; hemen gelir o insanlar, gerekli cezayı keser ve ‘Bunu yapamazsın’ der. Ama bu ülkenin şirketi geliyor, benim topraklarımda, İliç’te ÇED raporlarına gerek görülmeksizin siyanürle, bir sürü kimyasal atıkla hukuksuz olarak maden arıyor.” diye konuştu.

Bunun nedenini soran Başarır, “Bu şirket, her şirket gibi yüzde 25 vergi ödeyecekken yüzde 6,38 vergi ödeyecek. Vergi ödemeyeceksin, vergi borcun silinecek; bu karın yüzde 90’ını alıp Kanada’ya götüreceksin, benim işçilerim orada, şu anda toprak altında kalacak ve bunun hesabını verecek bir iktidar yok.” dedi.

Şevki Yılmaz’ın ifadelerine ilişkin ise Başarır, “Neymiş? Osmanlı’yı süren soysuzları lanetle anıyormuş. Soysuz görecekse aynaya bakacak Şevki Yılmaz. Utanmaz adam, bu topraklarda, bu Mecliste, bu ülkede milletvekilliği yapabiliyorsan, egemenlik kayıtsız şartsız milletinse bunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, şehitlere ve gazilere borçlusun.” ifadelerini kullandı.

Savcıları göreve çağıran Başarır, “Şevki Yılmaz ve onun gibileri yargılamayan, hala soruşturma açmayan savcıları kınıyorum.” diye konuştu.

“Altın üretimi yapan işletme, devlet hakkına ilave olarak yaklaşık 3-4 katı daha vergi ve kamu ödemesi yapıyor”

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde meydana gelen felaketten dolayı üzgün olduklarını belirterek, toprak altında kalan 9 işçiyi arama faaliyetlerine yeni bir heyelan riski nedeniyle ara verildiğini, riskin ortadan kalkması halinde çalışmalara ivedilikle başlanacağını söyledi.

Usta, şöyle konuştu:

“2023 sonu itibarıyla yabancı sermayeli 130 farklı tüzel kişinin sahip olduğu toplam 593 adet ruhsat mevcuttur ancak ülkemizdeki toplam ruhsat sayısına baktığımızda ise 14 bin 763 ruhsat sahibi bulunmaktadır. Kişi bazında bakıldığında, yabancı sermayeli tüzel kişi sayısı, ruhsat sahibi gerçek ve tüzel kişi sayısının sadece yüzde 2,1’ine tekabül etmektedir. Ruhsat sayısı bazında bakıldığında ise yabancı sermayeli şirketlerin sahip olduğu ruhsat sayısı, ülkemiz toplam ruhsat sayısının yüzde 4’ü kadardır. Toplam işletme izni alanlar, bizim kendi Türkiye yüz ölçümü oranımıza baktığımızda ise yüzde 3,3’lük kısmına tekabül etmektedir.

‘Bu madenciler, bu yabancı şirketler geliyorlar, karının yüzde 90’ını alıp giderek ülkeye sadece zarar bırakıyorlar’ şeklindeki açıklamaları için de şunları söylemek istiyorum: Altınla ilgili, özellikle madenlerle ilgili verdikleri vergi oranları 2022 yılının sonu itibarıyla yüzde 25 daha artırılmış ve yüzde 13,75’e çıkarılmıştır, daha öncesinde yüzde 11’di. Ayrıca, orman izin bedeli olarak ek yüzde 3,86 vergi, maden ruhsat bedeli için 0,17, kurumlar vergisi için 3,83, stopaj yüzde 8,49, damga vergisi yüzde 0,1, gelir vergisi 14,46, KDV 16,2, diğer vergiler 17,12, SGK primlerinden yüzde 12,78 olmak üzere, altın üretimi yapan bir işletme devlet hakkına ilave olarak yaklaşık 3-4 katı daha vergi ve kamu ödemesi de yapmaktadır. 2022 yılında yapılan verilere göre 31 ton altın üretilmiş olup 9 milyar dolarlık altın ihracatına karşılık 20 milyar dolarlık altın ithalatı gerçekleştirilmiştir yani 2022 yılında 11 milyar dolarlık altın dış ticaret açığı da oluşmuştur.”

Murat Kurum üzerinden de siyasi bir kampanya yürütülmeye çalışıldığını söyleyen Usta, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sadece ÇED raporlarıyla ilgili olarak etkileri incelediğini ve bu bilgiyi paylaştığını, daha sonrasında Bakanlığın bir alan genişleme yetkisine sahip olmadığını ve alan genişlemeyle veya kapasite artırımıyla ilgili bir onayının olmadığını söyledi.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının devam ettiği bir ramazan ayına acıyla yaklaştıklarını kaydeden Usta, “Ne yazık ki İsrail’in savaş bakanı, Refah’a başlatacakları büyük saldırı için ramazan ayının ilk gününü yani 10 Mart’ı işaret etmektedir. Lahey’de gündeme gelen bu davayla birlikte soykırımın cezasız kalmayacağını ümit ediyoruz. İsrail’in cezasızlığına son vermek hukuki bir zorunluluktur. Lahey’de başlayan dava bu anlamda tarihi bir dönüm noktası olacak ve İsrail cezasızlık nedeniyle hukuk, vicdan ve kural tanımaz tavrını dizginleyecektir.” yorumunu yaptı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tbmm-genel-kurulu/feed/ 0
CHP Milletvekili Şeref Arpacı: 2024 Bütçe Açığı 150 Milyar Lirayı Bulacak https://www.igdirhaber.com.tr/chp-milletvekili-seref-arpaci-2024-butce-acigi-150-milyar-lirayi-bulacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/chp-milletvekili-seref-arpaci-2024-butce-acigi-150-milyar-lirayi-bulacak/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:01:13 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5617 CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, 2024 yılının Ocak ayında bütçe açığının 150 milyar lirayı bulduğuna dikkat çekerek, “Bu bütçe açığı, AKP iktidarının yandaş müteahhitlere, para babalarına ve yandaşlarına milletin cebinden alarak verdiği paralardan kaynaklanmaktadır. Milletin parasını har vurup harman savuruyorlar. Yarın, bu bütçe açığının ceremesini vatandaşımıza artan vergilerle ödetecekler” dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Şeref Arpacı yaptığı yazılı açıklamayla 2024 yılı ocak ayı bütçesindeki rekor açığa dikkati çekti. Arpacı şunları söyledi:

“YARIN BU BÜTÇE AÇIĞININ CEREMESİNİ VATANDAŞLARIMIZA ARTAN VERGİLERLE ÖDETECEKLER”

“Bu bütçe açığı, AKP iktidarının yandaş müteahhitlere, para babalarına ve yandaşlarına milletin cebinden alarak verdiği paralardan kaynaklanmaktadır. Milletin parasını har vurup harman savuruyorlar. Yarın, bu bütçe açığının ceremesini vatandaşımıza artan vergilerle ödetecekler. Mali disiplin yok oldu. Türkiye’de merkezi yönetim bütçesi ocak ayında 150 milyar lira açık verdi. Bu 2020, 2021 ve 2023 yılları hariç önceki yıllarda verilen yıllık açıktan bile fazla. Bu bütçe açığı, AKP iktidarının yandaş müteahhitlere, para babalarına ve yandaşlarına milletin cebinden alarak verdiği paralardan kaynaklanmaktadır. Milletin parasını har vurup harman savuruyorlar. Yarın, bu bütçe açığının ceremesini vatandaşımıza artan vergilerle ödetecekler.

“NAKİT AÇIĞI BÜTÇE AÇIĞINDAN DA BÜYÜK”

Ocakta bütçe harcamaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 139 oranında artarak 768 milyar liraya çıkarken, bütçe gelirleri ise yüzde 113,5 oranında artarak 617 milyar lirada kaldı. Ekonomideki reel büyümenin yüzde 3-4 civarında kaldığı bir dönemde, bütçe harcama ve gelirlerinin bu ölçüde artması, yüzde 65 civarında hesaplanan enflasyonun inandırıcılıktan ne kadar uzak olduğunu açıkça gösteriyor. Bu arada Hazinenin nakit açığı ise 2023 yılında gider yazılan ancak fiilen ödemesi yapılmayıp 2024 yılına ertelenen harcamalar yüzünden çok daha yüksek seyrediyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı ocak ayı nakit açığının 206 milyar lira olarak gerçekleştiğini açıklamıştı.

“FAİZ YÜKÜ BEŞ KAT ARTTI”

Ocak ayı bütçesindeki 150 milyar liralık açık şokunun arkasında geçen yılın aynı ayına göre beş kat artan faiz ödemeleri bulunuyor. Ocak 2023’te 21,4 milyar lira olan faiz ödemesi bu yıl 121,1 milyar liraya kadar tırmandı. ‘Faiz sebep enflasyon sonuç’ anlayışının bütçede yarattığı bu faiz şoku sadece 2024 yılında değil ilerleyen yıllarda da artarak devam edecek. Ocakta toplanan her 100 liralık verginin 23,4 lirası faiz olarak ödendi. Faizin bütçe harcamaları içerisindeki payı ise yüzde 15,7’ye çıktı. Geçen yıl ocakta bu oran yüzde 6,6 idi.

“DOLAYLI VERGİNİN PAYI YÜZDE 73,5”

Ocakta vergi gelirleri yüzde 104,6 oranında artarak 517,2 milyar liraya yükseldi. Bu tutarın 380,4 milyar liralık büyük kısmını önceki yıla göre yüzde 110,5 oranında artan KDV, ÖTV gibi dolaylı vergiler oluşturdu. Dolaysız vergilerde yaşanan artış ise yüzde 89,7’de kaldı. Dolaylı vergilerin vergi gelirleri içerisindeki payı yüzde 73,5’e kadar çıktı. Dolaylı vergilerin yüksekliği vergi yükünün tüketiciye ve dar gelirliye yüklenmesi anlamı taşımaktadır. Kısacası AKP iktidarı bütçe açığının getirdiği yükü ücretli çalışanların, işçilerin, emekçilerin ve emeklilerin üzerine yüklemektedir.

“DİYANET OCAK AYI HARCAMASINDA İCRACI BAKANLIKLARI GERİDE BIRAKTI”

Öte yandan Diyanet İşleri Başkanlığı, ocak ayında 9 milyar 726 milyon 132 bin TL’lik harcamaya imza attı. Diyanet’in bu harcaması birçok kamu kurumunu geride bırakırken bunların arasında icracı bakanlıklar da yer aldı. Başkanlığın ocak ayı harcaması ile geride bıraktığı kamu kurumları arasında 3,2 milyar TL harcayan Kültür ve Turizm Bakanlığı, 4,6 milyar TL harcayan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2,9 milyar TL harcayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 1,9 milyar TL harcayan Dışişleri Bakanlığı ve 5,1 milyar TL harcayan İçişleri Bakanlığı da yer aldı.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/chp-milletvekili-seref-arpaci-2024-butce-acigi-150-milyar-lirayi-bulacak/feed/ 0
Değerli Konut Vergisi Beyanı İçin Son Gün 20 Şubat https://www.igdirhaber.com.tr/degerli-konut-vergisi-beyani-icin-son-gun-20-subat/ https://www.igdirhaber.com.tr/degerli-konut-vergisi-beyani-icin-son-gun-20-subat/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:01:07 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4525 Değerli konut vergisi için hatırlatmada bulunan Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, ” 2024 yılına ilişkin değerli konut vergisinin beyanı için son gün 20 Şubat Salı günü iken, ilk taksit ödemelerinin de 29 Şubat’ta yapılması gerekiyor” dedi.

Değerli konut vergisinde son tarih yaklaşıyor. Değerli konut vergisi hakkında bilgiler veren Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri 12 milyon 880 bin Türk lirasının (2023 yılında 9 milyon 967 bin TL) üzerinde olanlar değerli konut vergisine tabidir. Bu konutlar için 20 Şubat 2024 Salı günü sonuna kadar beyanda bulunulmalı ve tahakkuk eden vergi için ilk taksit 29 Şubat’a, ikinci taksit ise 2 Eylül’e kadar eşit taksitte ödenmelidir” dedi.

Değerli konut vergisi nasıl, nereye ve kim tarafından beyan edilir?

Özelmacıklı, “Mükellefler, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yer belediyesinden alacakları bina vergi değerini gösteren belgeyi beyannamelerine eklemek suretiyle, bu ayın 20’nci günü sonuna kadar vergi dairesine beyannamelerini verebilir. Beyannamenin verileceği vergi dairesi, taşınmazın bulunduğu yerdeki vergi dairesidir. Değerli konut vergisini mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmaza malik gibi tasarruf edenler öder. Her bir bağımsız bölüm vergilendirme açısından ayrı ayrı değerlendirilir. Bir mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler” dedi.

Değerli konut vergisi matrahı

2023 ve 2024 yıllarında uygulanacak değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazın matrahları hakkında da bilgi veren Özelmacıklı, “Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri 9 milyon 967 bin TL ile 14 milyon 951 bin TL arasında olanlar, 9 milyon 967 bin TL’yi aşan kısmı için binde 3, 19 milyon 936 bin TL’ye kadar olanlar, 14 milyon 951 bin TL’si için 14 bin 952 TL, fazlası için binde 6 ve 19 milyon 936 bin TL’den fazla olanlar bu tutar için 44 bin 862 TL, fazlası için binde 10 oranında vergilendiriliyor. Gelecek 2024 yılı için ise bu oranlar 12 milyon 880 bin TL ile 19 milyon 321 bin TL arasında olanlarda, 12 milyon 880 bin TL’yi aşan kısmı için binde 3, 25 milyon 763 bin TL’ye kadar olanlarda, 19 milyon 321 bin TL’si için 19 bin 323 TL, fazlası için binde 6 ve 25 milyon 763 bin TL’den fazla olanlarda bu tutar için 57 bin 975 TL, fazlası için binde 10 oranında uygulanacak” şeklinde konuştu.

Muafiyet kapsamında olanlar

Vergiden muaf olanlar hakkında da bilgi veren Özelmacıklı, “Tapuda mesken olarak gözüken lakin fiilen işyeri olarak kullanılan taşınmazlar başta olmak üzere, esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar, Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olanlar vergiden muaf. Ayrıca birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunanların değerli konut vergisinin konusuna giren en düşük değerli mesken nitelikli tek taşınmazı için de değerli konut vergisi muafiyeti uygulanıyor” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/degerli-konut-vergisi-beyani-icin-son-gun-20-subat/feed/ 0
Altınbaş Üniversitesi Ekonomi Söyleşileri: Mali Politikalar, Bütçe Uygulamalarının Önemi https://www.igdirhaber.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/ https://www.igdirhaber.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:12:31 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3384 Altınbaş Üniversitesinin Ekonomi Söyleşilerinde her ay bir araya gelerek gündemi değerlendiren Prof. Dr. Işın Çelebi ve Dr. Mahfi Eğilmez, bu kez son gelişmeler ışığında “Mali Politikalar, Bütçe Uygulamalarının Önemi” konusunu ele aldılar. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere taziyelerini yineleyerek, deprem sorunlarının çözümü için önerilerde bulundular.

Prof. Dr. Işın Çelebi, 11 ildeki sessiz insan çığlıklarından çok etkilendiğini dile getirerek depremin oluşturduğu mali yükün 110 milyar dolar olduğunu hatırlattı. Çelebi, Hatay’da yıkılan konutların yüzde 15’inin bugün teslim edilebildiğini kaydederek deprem bölgelerinin yeniden kalkınabilmesi için 3.4 trilyonluk maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu öngördü. Çelebi, acil eylem planıyla birlikte deprem bölgelerinden sorumlu olacak, bakan yetkisiyle donatılmış, bir Olağanüstü Hal Bölge Valiliği kurulmasını önerdi. Bunun geçmişte uygulandığını hatırlatarak, Maliye Bakanlığı ile görüşülerek yeni deprem vergisi planlaması yapılabileceğini belirtti.

Enflasyonla mücadelede nasıl başarılı olunur

Işın Çelebi, dünyada enflasyonla mücadele başarılı olma kriterinin tek haneli rakamlara inmesi olduğuna değinerek, yüzde 140’dan 50’ye düşürüldüğünde başarı kabul edilmediğini belirtti. Türkiye’de ise 2023 yılı ocak ayı enflasyonu yüzde 64,3, 2024 yılı Ocak ayında ilan edilen ise oran ise yüzde 64,7. Ücretlilerin kemerinin fazlaca sıkıldığı halde sonucun değişmediğini dile getiren Çelebi, “Çözüm üretim ve verimliliği arttırmaktan, teknolojiyi yükseltmekten geçiyor. Türkiye uluslararası alanda rekabetini arttıracak şekilde yatırımlarını geliştirmeli. Bütçe politikasında en önemli giderlerden biri yatırım harcamalarıdır. Bu yatırım harcamaları planlanırken, projelerin tek tek fizibilitesinin, tek tek karlılık ve fayda maliyet analizi yapılır. Ona göre ödenek tahsis edilir” tespitlerini yaptı. Çelebi ayrıca “Enflasyon ile gerçekten mücadele edilecekse ağır tasarruf tedbirleri de almak lazım. Ama bütçe uygulamalarına baktığınızda bu tedbirlerin yeterince etkili olmadığını görüyoruz” uyarılarını yaptı.

“Gelir dağılımı bozukluğuna dikkat”

Türkiye’de bir vergi reformuna da ihtiyaç olduğunu vurgulayan Işın Çelebi, dolaylı vergilerden elden edilen gelirin yüzde 90 iken, kurumlar vergisi tahsilatının yüzde 50’de kaldığını söyledi. Gelir dağılımındaki bozulmaya da dikkat çeken Çelebi, “En tepeyle en dibin farkı 26.6 kata çıktığını belirterek, tarihi zirve olarak değerlendirdi. “Toplam gelirin en üst gelir seviyesi olan yüzde 20’lik grubun toplam gelirin yüzde 50’sini aldığını buna mukabil en alt gelir grubu olan yüzde 20’sinin de gelirin yüzde 5,9’unu aldığını söyleyerek “Diğer bir tanımla en üst gelir grubu toplam gelirin yani GSMH’nin yüzde 50’sini alırken, nüfusun yüzde 80’i de geri kalan gelirin yüzde 50’sini paylaşıyor” dedi.

Dr. Mahfi Eğilmez de depremin getirdiği yükün de etkisiyle bütçede yükün 100’ün üstünde sapma yaşandığını ifade ederek, 2024 bütçesinin de yüzde 9.3’ünün depreme ayrıldığı bilgisini verdi. Ayrıca bugüne kadar dış finansman olarak 2.08 milyar dolar geldiğini ancak bunların yeterli olmadığını kaydetti. Mahfi Eğilmez, 3 yıllık bütçe açığı rakamlarını da paylaştığı konuşmasında, bütçe açıklarının enflasyonla mücadeleyi nasıl zorlaştırdığını anlattı: “2022 bütçesi 143 milyar açık vermiş. 2023’de bütçe açığı 1.4 trilyona çıkmış. 2024 bütçesi ise daha başlangıç aşamasında 2.7 trilyon açık veriyor” dedi. 2023’te hazinenin bütçe nakit açığı ile bütçe açığı arasında da büyük fark olduğunu söyleyen Eğilmez, nakit dengesinin 625 milyar açık vermesine karşılık bütçenin 1,4 trilyon açık verdiğini, arada bu kadar büyük bir farkın olmaması gerektiğini kaydetti. “Bütçede gelirler tahsil edildiğinde bütçeye yazılır. Giderler ise harcama yap veya yapma tahakkuk ettirdiğin anda gider yazılır. Nakit çıkar veya çıkmaz. Burada 800 milyarlık bir tahakkuk yazılmış. Bunu da eklediğiniz de bütçe açığı 3,5 trilyona çıkıyor” tespitinde bulundu.

“Tasarruf tedbirleri en yukardan başlamalı”

Kamudaki tasarruf tedbirlerinin bu nedenle hayati önem taşındığını yineleyen Altınbaş Üniversitesinden Mahfi Eğilmez, “Geçmişte biz tasarruf tedbirleri yaşadık. ‘Bu lüks arabalar satılacak, lüks konutlar kiralanmayacak. Daha mütevazı olanlar kullanılacak” denildi. Öyle de yapıldı. İnsanlar rol model olarak yöneticilerine bakarlar, onlar lüksten vazgeçmiyorsa ben neden yapayım diye düşünürler.” diyerek yöneticilere önemli görev düştüğünü dile getirdi.

“Nisan- Mayıs aylarında ağır vergiler gelebilir”

Dr. Mahfi Eğilmez ve Prof. Dr. Işın Çelebi, son olarak seçim sonrası para politikası ve maliye politikalarını değerlendirdiler. Mahfi Eğilmez, maliye politikasında vergilerden başlayarak ciddi bir sıklaştırma beklediğini dile getirirken, Işın Çelebi de nisan ve mayıs aylarında sıkılaştırma olacağını teyit etti ve ağır vergilerin gelmesi durumuna karşı toplumun hazırlıklı olması gerektiği dile getirdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/feed/ 0
Vergi Müfettişi: Dolaylı vergilerin payı artmalı, vergi adaleti sağlanmalı https://www.igdirhaber.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/ https://www.igdirhaber.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:00:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2268 Vergi Müfettişi Fatih Mustafa Olcay, vergide adaletin tesis edilmesi için dolaylı vergilerin gayri safi milli hasıla içindeki payının dolaysız vergilerde de sağlanması gerektiğini belirterek, “Harcamaların üzerinden alınan vergilerden ziyade servet vergileri ve gelir vergileri üzerinden alınan tutarların artan oranda bir şekilde yapılması ile özellikle çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir” dedi.

Vergi Müfettişi Fatih Mustafa Olcay, kayıt dışılık, FATF (Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu), kara para aklama ve terörün finansmanı konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının attığı adımları, vergi gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunda önerilerini, enflasyon hedefi doğrultusunda AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Türkiye’nin atması gereken adımları ve dijital ekonomi kapsamında kripto varlıkların vergilendirilmesi konusunda son durumu İHA muhabirine değerlendirdi.

“Yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor”

Vergi Müfettişi Olcay, kayıt dışılık, FATF, kara para aklama ve terörün finansmanını konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının büyük olduğunu söylediği çalışmalar ortaya koyduğunu belirterek, “Bakanımız Mehmet Şimşek de ifadelerinde bu konulara sıklıkla değiniyor. Özellikle terörün finansmanı, kara para aklama ile alakalı, Türkiye’nin gri listeden çıkması, yatırımların Türkiye’ye çok daha fazla gelmesi açısından çok büyük mücadele gösterilmekte. FATF’ın gri listesinde şu anda iki tavsiyede uyumsuzluk göstermekteyiz. Bunu aşmak için bakanlığımız çalışmalarda bulunmakta. Bakanlığımız 2022 yılı raporunu FATF’a sundu. Bu noktada yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor. Vergi denetim kurulunda çalışan vergi müfettişleri olarak terörün finansmanı, kara para aklamanın engellenmesi açısından üzerine düşen vergi incelemelerini ve denetimlerini gerçekleştiriyoruz. Özellikle asıl kullanıcıların tespit edilmesi ve terörün finansmanından kaynaklanan bu paranın aklanmasının engellenmesi konuları ile ilgili olarak hem raporlamalar hem de değerlendirmelerle bakanlığımızın bu çalışmasına katkılar sunmaktayız” diye konuştu.

“Çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir”

Vergiye gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunu ele alan Olcay, şunları söyledi:

“Vergilendirmede adaletin tesis edilmesi ve vergiye gönüllü uyumun sağlanması için Türkiye’de özellikle vergi bilincinin sağlanması gerekmektedir. Vergide adaletin tesis edilmesi için dolaylı vergilerin gayri safi milli hasıla içindeki payının dolaysız vergilerde de sağlanması gerekmektedir. Özellikle harcamaların üzerinden alınan vergilerden ziyade servet vergileri ve gelir vergileri üzerinden alınan tutarların artan oranda bir şekilde yapılması ile özellikle çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir. Bu anlamda eksik olduğumuz hususları tamamlıyoruz, tamamlamaya gayret gösteriyoruz. Bakanlığımız da bu konuda çalışma göstermektedir.”

“2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’den ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz”

Vergi Müfettişi Olcay, enflasyonun tek haneli seviyelere inmesi için Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikasına binaen Hazine ve Maliye Bakanlığının eş güdümlü olarak sıkı maliye politikası ve vergi politikası uygulamayı tercih ettiğini hatırlatarak, “Bu doğrultuda adımlar atıyor. Bu anlamda biz, sıkı para politikası ile maliyetlerin de ihracatın da çok önemli olduğunu düşünmekteyiz. İhracat kalemlerindeki maliyet artışlarının azaltılması ve ihracat kalemlerimizin artarak devam etmesi de ülkemiz açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle 2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’ye ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz. Ancak ilerleyen süreçte bunlar yapmadığımızda şunlarla karşılaşabiliriz: Maliyetlerimizdeki artışlardan dolayı AB ülkelerine ihracat yapmak için pazar payımızda daralmalar görülebilir. Bu anlamda 2026 yaklaşmadan Hazine ve Maliye Bakanlığımız bu konularda çalışmalar gösteriyor. SKDM için bir an önce yerel emisyon sistemimizi uygulamaya sokmamız gerekmekte. Pazar payımızın daralmaması, ihracat hedeflerimizin gerçekleşmesi için adım atmalıyız. Bu iki durum, enflasyonun tek hanelere inmesine katkı sunacaktır” ifadelerine yer verdi.

“Önce tanımı yapılarak, kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte”

Olcay, dijital ekonominin vergilendirilmesi ve kayıt altına alınması açısından çözüm bekleyen en önemli olduğunu söylediği konulardan birinin de kripto varlıklar olduğunu aktararak, “Kripto varlıklar, merkeziyetsiz bir şekilde saklanabilen, paylaşılabilen, alım-satım yapılabilen varlıklar. Kripto varlıkların vergilendirilebilmesi için öncelikle tanımın yapılması gerekiyor. Yani, emtia mı, gayri maddi hak mı, menkul kıymet mi yoksa para mı? Bu açıdan ülkemizde çalışmalar yürütülmekte. Daha sonra kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte. Türkiye de buna ilişkin çalışmalar gösteriyor. Yakın zamanda Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in açıklamaları var: ‘Ülkeler bu anlamda kendi düzenlemelerini yapıyorlar. Biz de kendi düzenlemelerimizi yapmalıyız’ diye. Özellikle Türkiye’nin dijitalleşme alanında vergi ağını kurabilmesi, bu alanların boşluğunu doldurabilmesi açısından da kripto varlıkların vergi altına alınması ve bu uygulamanın geliştirilmesi çok büyük önem arz etmektedir” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/feed/ 0
Büyükannesinden miras kalan 25 milyon euroluk kısmı nasıl bağışlayacak? https://www.igdirhaber.com.tr/buyukannesinden-miras-kalan-25-milyon-euroluk-kismi-nasil-bagislayacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/buyukannesinden-miras-kalan-25-milyon-euroluk-kismi-nasil-bagislayacak/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:15:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1939 Marlene Engelhorn, büyükannesinden kendisine kalan mirasın 25 milyon euroluk kısmını nasıl bağışlayabileceğine karar vermeleri için, sıradan vatandaşlardan oluşan bir ekip kuruyor.

Viyana’da yaşayan 31 yaşındaki Engelhorn, 50 Avusturyalıdan oluşacak ekibin, bu paranın nasıl dağıtılacağını kararlaştırmasını istiyor.

“Bana çok büyük bir servet, yani güç miras kaldı ve bunun için hiçbir şey yapmam gerekmedi” diyen Engelhorn ekliyor: “Üstüne üstlük devlet bundan vergi de istemiyor”.

2008 yılında miras vergisini kaldıran Avusturya, mirastan ve ölüm işlemlerinden vergi almayan az sayıda Avrupa ülkesinden biri.

Engelhorn’sa bunun adil olmadığını savunuyor.

Marlene Engelforn, Alman kimya ve ilaç şirketi BASF’ın kurucusu Friedrich Engelhorn’un soyundan geliyor ve büyükannesi Eylül 2022’de öldüğünde ailesinin serveti Marlene’e kaldı.

Amerikan Forbes dergisi, büyükanne Traudl Engelhorn-Vechiatto’nun servetinin yaklaşık 3,8 milyar euro olduğunu hesaplamıştı.

Marlene Engelforn’sa henüz mirası devralmadan önce, kendisine kalacak paranın yüzde 90’ını bağışlamayı planladığını açıklamıştı. Engelhorn’a ne kadar miras kaldığı ve 25 milyon euronun mirasın yüzde kaçına denk geldiğiyse bilinmiyor.

Kendisini “doğuştan piyango kazanmış” biri olarak tanımlayan Engelforn açıklamasında “Siyasiler işlerini yapmıyor ve zenginliği yeniden dağıtmıyorsa, ben de kendi servetimi kendim dağıtmak zorunda kalırım” dedi:

“Birçok insan tam zamanlı işlerde çalışmalarına rağmen ay sonunu zor getiriyor, çalışarak kazandıkları her bir euro için vergi ödüyorlar. Bu durumu siyasetin bir başarısızlığı olarak görüyorum. Eğer siyasiler başarısızsa, o zaman vatandaşlar kendileri çözüm bulmalı”.

“Yeniden dağıtım” ekibi nasıl seçilecek?

Miras dağıtım ekibine katılmak üzere gönderilen davet mektupları, Çarşamba günü Avusturya genelinde rastgele seçilmiş 10 bin adrese ulaşacak.

Ekibe katılmak isteyenler internet ya da telefon yoluyla kayıt yaptırabilecek.

Bu kişiler arasından 50 kişi ve 15 yedek seçilecek. Bu 50 kişi içinde 16 yaş üstü olması koşuluyla her yaş grubundan, sosyal statüden ve farklı geçmişlerden gelen insanlar olacak.

Ekip üyelerinden “toplumun geneline faydalı olabilecek çözümlere katkıda bulunmaları” istenecek.

Ekip Mart’tan Haziran’a kadar Salzburg’da akademisyenler ve sivil toplum örgütleriyle bir dizi görüşme yapacak. Ekip üyelerinin seyahat masrafları karşılanacak ve toplantılara katıldıkları her hafta sonu için kendilerine 1200’er euro ödeme de yapılacak.

Marlene Engelhorn yapılacak bu toplantıların “demokrasi için bir hizmet” olduğunu ve bu nedenle katılımcıların bu hizmetleri karşılığında ödeme alması gerektiğini savunuyor; “Veto yetkim olmayacak. Varlığımı bu 50 kişinin hizmetine sunacağım ve onlara güveneceğim”.

Peki ekipten geniş çapta desteklenen bir karar çıkmazsa ne olacak? O zaman para Engelhorn’a geri dönecek.

Avusturya’nın miras vergisini kaldırmasının üzerinden 16 yıl geçmiş olsa da bu hala tartışmalı konu.

Sosyal Demokratlar verginin geri getirilmesini istiyor, hatta bunu bu yıl yapılacak seçimler sonrası kurulacak olası bir koalisyon hükümetine katılım şartı olarak sunuyor.

Şu an iktidar koalisyonunda bulunan Muhafazakar Parti ve Yeşil Parti’yse, miras vergisinin geri getirilmesine karşı çıkıyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/buyukannesinden-miras-kalan-25-milyon-euroluk-kismi-nasil-bagislayacak/feed/ 0
TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı: 2024’te Vergide Adaletin Sağlanması Gündemde Olacak https://www.igdirhaber.com.tr/turk-is-genel-baskan-yardimcisi-2024te-vergide-adaletin-saglanmasi-gundemde-olacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/turk-is-genel-baskan-yardimcisi-2024te-vergide-adaletin-saglanmasi-gundemde-olacak/#respond Mon, 01 Jan 2024 21:36:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1543 TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alemdar, milyonlarca çalışanın ücretleri üzerinden yüksek oranda gelir vergisi kesintisi yapıldığını belirterek, 2024’te birinci gündem maddelerinin vergide adaletinin sağlanması olacağını kaydetti.

Alemdar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda yaşanan yüksek enflasyonun çalışanların ücretlerini erittiğini ve alım gücünü düşürdüğünü söyledi.

TÜRK-İŞ olarak sendikalı, sendikasız ayrımı yapmadan tüm çalışanların haklarını korumak ve ileriye taşımak için çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Alemdar, bu kapsamda 2023’te geçici işçilerin çalışma sürelerinin uzatılması, kamu işçilerinin toplu iş sözleşmesinin imzalanması ve asgari ücrete ara zam yapılmasının da aralarında olduğu önemli çalışmalar yürüttüklerini anımsattı.

“Kadro bekleyen işçiler için mücadelemiz sürüyor”

Çalışma hayatındaki birçok kazanımın altında TÜRK-İŞ’in imzasının bulunduğunu ifade eden Alemdar, şöyle konuştu:

“Kamudaki taşeron işçilik önemli bir sorundu. Bu sorunun çözümü için sendikalar olarak büyük mücadele yürüttük. Bu sayede kamuda 700 binden fazla taşeron işçi kadroya alındı. Kadroya geçen işçilere yönelik yoğun bir emeklilik baskısı söz konusuydu, girişimlerimizle zorunlu emeklilik uygulamasının kaldırılmasını sağladık. Bununla birlikte, büyük bölümü Milli Eğitim Bakanlığında olmak üzere kamuda bir yılda 10 ay çalıştırılıp 2 ay boşta kalan geçici statüde 50 bine yakın işçi vardı. Yoğun ve yorucu uğraşlarımız sonucu, bu işçilerimizin çalışma süresi 11 ay 29 güne çıkarıldı.”

“Adaletsiz vergi düzeni kazanımları alıp götürüyor”

TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Eyüp Alemdar, tüm çalışma ve kazanımlara rağmen çalışma hayatının çözüm bekleyen önemli sorunlarının olduğunu, kendilerini 2024’te yoğun bir gündemin beklediğini dile getirdi.

Yeni yılda çözüme kavuşturulması gereken öncelikli sorunun çalışanların maruz kaldığı yüksek gelir vergisi kesintileri olduğuna dikkati çeken Alemdar, şöyle devam etti:

“Milyonlarca çalışan büyük bir gelir vergisi adaletsizliğinin mağduru. Biz toplu iş sözleşmelerinde ne kadar yüksek oranda artış sağlarsak sağlayalım, adaletsiz vergi düzeni kazanımlarımızı alıp götürüyor. 2003’te vergi matrahı asgari ücretin 16,34 katıyken, bugün bu oran 4,95’e düşmüş durumda. Bu durum, çalışanların ağır bir vergi yükü altında ezilmesine neden oluyor. TÜRK-İŞ olarak, 2024 yılında birinci gündem maddemiz vergide adaletin sağlanması olacak. İşçiler, kıdem tazminatı konusunda bir bütün olarak nasıl kararlı duruş sergileyerek sonuç aldıysa, vergi adaleti konusunda da aynı kararlı duruşu sergilemeli ve mutlaka adil bir sonuca ulaşmalıdır.”

“2024’te ek protokol için girişimlerimiz olacak”

Eyüp Alemdar, yeni yılda önemli diğer bir gündemlerinin kamuda kadro bekleyen taşeron işçiler olduğunu, 2018’de 700 bin kişinin kadroya alınmasına rağmen kamuda taşeron işçilik sorununun sürdüğünü aktardı.

Kamuda kadro düzenlemesinin dışında kalan farklı kurum ve kuruluşlarda 90 bine yakın taşeron işçi bulunduğuna işaret eden Alemdar, çalışanların da kadroya kavuşması için mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.

Alemdar, 700 bin kamu işçisini kapsayan Kamu Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Anlaşma Protokolü gereği imzalanan ancak yürürlük tarihleri farklı olan toplu iş sözleşmelerindeki enflasyon farkından doğan ücret dengesizliklerinin giderilmesi için 2024’te ek protokol yapılması için girişimlerinin olacağını da bildirdi.

“AVM’lerdeki örgütlenme atılımı devam edecek”

Eyüp Alemdar, sendika olarak günün şartlarına uygun olarak değişim ve dönüşümü sağlayıp örgütlenme çalışmalarına hız verdiklerinin altını çizerek şunları kaydetti:

“İş kolunda birçok ilkin altında imzası olan Koop-İş Sendikamız, yeni dönemde de başarılarını sürdürecek. Sendikamızın geçtiğimiz yıllarda AVM’lerde başlattığı örgütlenme atılımı yeni yılda da devam edecek. IKEA, H&M, Metro Gross, Adidas, Nike, Puma gibi dünya devi şirketlerin yanı sıra Yalı Spor ve Expedia’da çalışanları sendika güvencesine kavuşturup başarılı sözleşmelere imza atan sendikamız, 2024’te yeni hedeflerle büyümesini sürdürecek.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turk-is-genel-baskan-yardimcisi-2024te-vergide-adaletin-saglanmasi-gundemde-olacak/feed/ 0