Ukrayna – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Thu, 19 Dec 2024 11:15:01 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ukraynalı Anne: Barış İstiyoruz https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynali-anne-baris-istiyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynali-anne-baris-istiyoruz/#respond Thu, 19 Dec 2024 11:15:01 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynali-anne-baris-istiyoruz/ Ülkesindeki savaş nedeni ile Türkiye’ye yerleşen Ukraynalı Olivia Melnikova, 15 yaşındaki çocuğunun 3 yıl boyunca savaştığını ve artık barış istediklerini söyledi.

Konya’dan güzellik eğitimi için Elazığ’a gelen Ukraynalı Olivia Melnikova (35), ülkesinin Rusya ile girdiği savaşın hayatını değiştirdiğini söyledi. 15 yaşındaki oğlunun 3 yıl boyunca savaşmak zorunda kaldığını belirten Melnikova, “Tüm Ukrayna savaştı, ben de Türkiye’ye geldim. Oğlumu ancak şimdi yanıma alabildim. Önce sadece yaz ve kış tatillerinde geliyordu ya da ben Ukrayna’ya gidiyordum ama savaş başlayınca, mecburen Türkiye’ye geldik. Savaş tüm hayatımı değiştirdi. Sevdiklerimi kaybettim. Babam şeker hastası oldu, hastanede kaldı, birçok ameliyat geçirdi ama iki ay sonra kaybettim. Annemi de kalp krizinden kaybettim. Eski hayatımız, memleket, aile bir aradayken, şimdi herkes farklı ülkelere, farklı şehirlere gitmek zorunda kaldı. Bu çok zor bir şey” diye konuştu.

“Tek istediğimiz herkesin barış içerisinde yaşaması”

Savaşın sadece politik bir mesele olduğuna inandığını aktaran Olivia Menlikova, “Ruslar ve Ukraynalılar kardeştir. İnsanlar arasında bir sorun yok. Birbirimizi sevmediğimiz bir sürü haberler gösteriyorlar ama ben kesinlikle Ruslara kötü bir şey olsun istemiyorum. Çünkü uzak akrabam, arkadaşım var. Burada Kapadokya’ya gittiğimde, Ruslar, Ukraynalılar, Kazaklar, herkes vardı. Tanıştık, çok iyi insanlardı. Kesinlikle savaş istemiyorlar. Üzülüyorum, çünkü barış istiyoruz. İnşallah bu savaş bitecek. Tek istediğimiz şey herkesin barış içinde yaşaması” şeklinde konuştu. – ELAZIĞ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynali-anne-baris-istiyoruz/feed/ 0
2024 VW Beach Pro Tour Futures Balıkesir Etabı Sona Erdi https://www.igdirhaber.com.tr/2024-vw-beach-pro-tour-futures-balikesir-etabi-sona-erdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/2024-vw-beach-pro-tour-futures-balikesir-etabi-sona-erdi/#respond Mon, 23 Sep 2024 07:50:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/2024-vw-beach-pro-tour-futures-balikesir-etabi-sona-erdi/ Plaj voleybolunda 2024 VW Beach Pro Tour Futures Balıkesir Etabı sona erdi. 4 gün süren dünya şampiyonasında; kadınlarda Ukrayna, erkeklerde ise İtalya şampiyon oldu.

TürkiyeVoleybol Federasyonu(TVF), Balıkesir Büyükşehir Belediyesi işbirliği, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Balıkesir Valiliği ile Ayvalık Belediyesi’nin de katkılarıyla organize edilen plaj voleybolu şampiyonası 4 gün süresince Ayvalık’ın Küçükköy Mahallesi sınırları içerisinde dünyaca ünlü Sarımsaklı Plajları’nda yapılan karşılaşmalarla tamamlandı.

35 ülkeden 49 takım ve 122 sporcunun mücadele ettiği 2024 VW Beach Pro Tour Futures Balıkesir Etabı’nda; Avusturya, Çekya, Estonya, Danimarka, Finlandiya, Almanya, Yunanistan, İtalya, Letonya, Japonya, Slovakya, Kazakistan, Macaristan, Hollanda, İsviçre, Ukrayna, Fransa ve ABD gibi ülkelerden gelen takımlar mücadele etti.

Erkeklerde Yusuf Özdemir-Batuhan Kuru, Hasan Hüseyin Mermer-Sacit Kurt, Ahmet Can Tür-Tuna İmdat ve Nevzat Kaan Erol-Barış Güldalı ikilileri, kadınlarda ise Su Şimdim-Ceylin Sayar, Melis Durası-Müge Ocakçı ve Ayşe Dil-Selin Toy ikililerinin temsil ettiği şampiyonada Türkiye dereceye giremedi.

62 kadın, 62 erkek olmak üzere 124 karşılaşmaya sahne olan şampiyonanın son gününde; kadınlar grubunda gerçekleşen final karşılaşmasında Ukrayna rakibi Estonya’yı; 26-24, 21-16 ve 28-26 setlerle 2-1 mağlup ederek şampiyon oldu.

Erkekler etabında ise; İtalya’nın kırmızı ve mavi takımları final oynadı. İtalyalı mavi takım, 21-19 ve 21-17 setlerle 2-0 kazandığı karşılaşmadan şampiyon ayrıldı.

4 gün süren şampiyonaya sporseverler yoğun ilgi gösterirken; şampiyon olan ve dereceye giren takımlara madalya ve kupalarını; Türkiye Voleybol Federasyonu yöneticileri Alper Sedat Altındaş ile Metin Mengüç, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Genel Hizmetler Daire Başkanı Uğur Baysal, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanı Aytekin Durmaz ve Balıkesir Spor Kulüp Başkanı Burç Özoğuz takdim etti. – BALIKESİR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/2024-vw-beach-pro-tour-futures-balikesir-etabi-sona-erdi/feed/ 0
Ukrayna’nın Yeni Askeri Eğitimi: Yaşlı Askerlerin Cepheye Yetişme Mücadelesi https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynanin-yeni-askeri-egitimi-yasli-askerlerin-cepheye-yetisme-mucadelesi/ https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynanin-yeni-askeri-egitimi-yasli-askerlerin-cepheye-yetisme-mucadelesi/#respond Tue, 03 Sep 2024 03:35:01 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynanin-yeni-askeri-egitimi-yasli-askerlerin-cepheye-yetisme-mucadelesi/ Önceki 72 saati, kafamızın üzerinde uçan Rus kamikaze drone’larının vızıltısını dinleyerek geçirmiştik.

Bugünse benzer bir ses, Ukrayna ordusunun eğitim amaçlı havalandırılan insansız hava aracından geliyor.

Chernihiv’de, Moskova’nın ilerleyişini durdurmak için üniforma altına yeni alınan Ukraynalıların eğitildiği gizli bir eğitim alanındayız.

Komutanların emirlerinin ve makineli tüfek ateşinin yankılandığı eğitim sahasındaki en çarpıcı görüntü, askere alınanların yaşı.

Çoğu 40’lı ve 50’li yaşlarında görünüyor.

Saçları ağarmış Rostyslav’un, Odesa’daki evinde yolunu gözleyen iki çocuğu ve eşi var.

Bir ay öncesine kadar burada şoförlük yapıyordu.

Önümüzdeki ay ise kendini, Ukrayna’nın başlattığı Kursk operasyonunda cephe hattında bulabilir.

Rostyslav, Kursk saldırısı için “Bence bu doğru bir şeydi” diyor:

“Ne kadar zamandır topraklarımızda olduklarına bakın. Uzun zamandır acı çekiyoruz, bir şeyler yapmalıyız. Topraklarınız ele geçirilirken öylece bakıp oturamazsınız. Ne yapalım? Onların kölesi mi olalım?”

Şahit olduğumuz hızlandırılmış eğitim programı, Ukrayna’nın karşı karşıya kaldığı asker takviyesi baskını gösteriyor.

İngiltere Savunma Bakanlığı, yalnızca Mayıs ve Haziran aylarında gerçekleşen Rus asker kaybını 70 bin olarak tahmin ediyor.

Eğitim alanını kavuran güneşin altında, üniforma altına alınan Ukraynalılar, Amerikan yapımı zırhlı savaş araçlarına girip çıkıyor ve belirlenen hedefleri ateş altına alıyor.

Bu eğitim alanının yerinin gizliliğinden endişe eden ordu yetkilileri, BBC’de yayınlanmadan önce görüntüleri incelemek istedi. Ancak haber kayıtları üzerinde editoryal bir kontrole sahip değillerdi.

Savaşta iki buçuk yılı geride kaldı ve Ukrayna daha fazla askere ihtiyaç duyuyor.

Erkeklerin askere alınma yaşını 27’den 25’e düşüren yeni bir yasa yürürlüğe girdi. Kadınlar için askerlik hizmeti zorunlu değil.

Eğitim alanındaki askerlerin tamamı buraya gelmeden 30 günlük temel eğitim almıştı.

Burada, savaş alanında karşılacakları yaralanmalara karşı ilk yardım gibi eğitimlerden geçiyorlar.

Ladin ağaçlarının gölgesinde canlandırılan ilk yardım senaryolarının, önümüzdeki haftalarda ve aylarda savaş alanının acımasız gerçekliğinde karşılarına çıkması olası.

Alanda bize eşlik eden bir asker, acemi erlerin, yeterli savaş eğitimi almadan cepheye gönderilmeyeceklerini söylüyor.

Sert bir şekilde “Onları ölüme göndermeyeceğiz” diyor.

Buna karşın, özellikle profesyonel askerlerden, acemi askerlerin yeterli eğitim almadan cephe hattına gönderildikleri yönünde şikayetler duyduk.

Ukrayna, özellikle Donbas’ta stratejik açıdan önemli Pokrovsk şehrini çevreleyen cephe hattında sorunlar yaşıyor.

Ancak geçen ay Rusya topraklarına başlatılan karşı saldırı moralleri yükseltti ve savaşa yeni bir boyut kattı.

Bu morale karşı Kursk, Kiev için bir cephe daha demek ve bu aynı zamanda Zelenskiy için de büyük bir kişisel kumar anlamına geliyor.

Ordu yönetiminin, yeni askerleri nereye gönderecekleri konusunda zor stratejik kararlar almaları gerekiyor.

Mesleği inşaatçılık olan 30 yaşındaki Maxim, grubun en genci gibi görünüyor.

“Eğitim, eğitim ve tekrar eğitim almamız gerekiyor. Burada ne kadar çok eğitim alırsak o kadar çok şey öğreneceğiz. Bu bize cephede yardımcı olacak.” diyor.

Ona “Nerede yardımcı olacak?” diye soruyorum.

“Toprağımızı Donetsk’te veya Kursk’ta savunmaya hazırız,” diyor gururla karışık gergin bir kahkahayla.

Ukrayna, Kursk harekatı için Rusya içine 10 bin kişilik elit askerlerin gönderildiğini kaydediyor.

Rusya Savunma Bakanlığı, Kiev’in bu saldırıda binlerce kayıp verdiğini iddia ediyor.

Ukrayna ordusunun başı General Oleksandr Syrskyi ise Rusların Kursk’u savunmak için 30 bin asker gönderdiğini duyurdu.

Tüm bu rakamları bağımsız kaynaklardan doğrulamak zor.

Ukrayna asker kayıplarını açıklamıyor.

Eğitim alanında tanıştığımız “Yapımcı” lakaplı bir askerin Rusya harekatına katılan hasarlı ve tahrip olmuş araçlarla ilgilendiği açık.

Yorgun bir şekilde, “Bu savaşın sona ermesini istiyorum” diyor:

“Çünkü bu savaşın hiçbir nedeni yok. Vladimir Putin adında bir adam ülkemize saldırdı. Peki ne yapacaktık? Evimizi savunmalıyız. Savunmalıyız, savunmalıyız, savunmalıyız. Ancak Ukrayna küçük bir ülke.”

Moskova ile Kiev arasındaki güç farkı, Zelenskiy’nin Batı’ya yönelik askeri yardım çağrılarının temelini oluşturuyor.

Zelenskiy, savaşı Rusya’ya taşıyarak halkını motive etti.

Ancak Vladimir Putin’in tepkisinden ve daha geniş bir çatışma ihtimalinden korkan bazı müttefiklerini de endişelendirdi.

Putin şu ana kadar, en azından kamuoyu önünde, savaşın ülkesine verdiği zararı görmezden geldi.

Rusya’nın aksine, Ukrayna cepheye göndermek için sınırsız sayıda asker rezervine sahip olmadığını kabul ediyor.

Zelenskiy, hava savunması için daha fazla Amerika ve Avrupa yardımının hayati olduğunu tekrarlıyor. Uzun menzilli füzelerin Rusya’ya saldırı için kullanılmasına daha fazla izin verilmesi gerektiğini savunuyor.

Eğitim alanında konuştuğumuz Rostyslav, Zelenskiy’nin kesinlikle haklı olduğuna inanıyor.

“Ruslar uzun menzilli silahlarla topraklarımızı hedef alabiliyor. Ancak bizim onların topraklarını vuracak böyle silahımız yok. Buna daha fazla dayanamayız” diyor.

Rostyslav devam ediyor:

“Bu kirli savaşı bitirmek için Moskova’yı vurmak istiyoruz. Çocuklar ve siviller acı çekiyor, herkes acı çekiyor.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynanin-yeni-askeri-egitimi-yasli-askerlerin-cepheye-yetisme-mucadelesi/feed/ 0
Ukrayna’nın yeniden inşası için 500 milyar dolara ihtiyaç var https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynanin-yeniden-insasi-icin-500-milyar-dolara-ihtiyac-var/ https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynanin-yeniden-insasi-icin-500-milyar-dolara-ihtiyac-var/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:27:33 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11494 Rusya’nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna topraklarına başlattığı saldırılar devam ederken Ukrayna’daki ekonomik ve sosyal hasarın boyutları artmaya devam ederken ülkenin yeniden inşası için 500 milyar dolara yakın bir bütçe gerekiyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçtiğimiz günlerde Ukrayna’ya asker gönderilmesine ilişkin açıklaması Ukrayna- Rusya Savaşı’nın yeni bir boyuta taşınması ihtimalini gözler önüne getirmişti. Macron’un açıklamalarının ardından hem NATO hem de pek çok NATO ülkesi böyle bir niyetlerinin olmadığını ifade etmişti. Macron’un açıklamaları büyük yankı uyandırırken Ukrayna’ya asker göndermeyen Batı, Rusya’nın Ukrayna işgalinin üzerinden 2 yıl geçse de Ukrayna’ya yönelik ekonomik yardımlarını arttırarak devam ettiriyor.

Savaştan sonra ülke yerle bir oldu

Rusya’nın Ukrayna’ya 24 Şubat 2022 tarihinde başlattığı saldırılar ülkede büyük bir yıkıma neden oldu. İç savaşta büyük hasar alan Donbass Bölgesi, Rusya’nın doğrudan saldırılarıyla da enkaza döndü. Dünya Bankası, Rusya’nın saldırıları başlattığı ilk günden 31 Aralık 2023 tarihine kadar ülkedeki toplam zararın sonuçlarını açıkladı. Birleşmiş Milletler (BM), şu anda Ukrayna’da yeniden inşa ve iyileştirmenin toplam maliyetinin 31 Aralık 2023 itibarıyla önümüzdeki 10 yıl içinde 486 milyar dolar olacağını tahmin ediyor. Ukrayna’daki doğrudan hasarın konut, ulaşım ve ticaretle birlikte toplamda 152 milyar dolara ulaştığı tahmin edilirken hasarın en çok görüldüğü bölgelerin Donetsk, Harkov, Luhansk, Zaporijya, Herson ve Kiev bölgeleri olduğu ifade edildi. Ukrayna yaşanan ekonomik yıkıma karşı da ABD, İngiltere, AB ülkeleri, IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlardan hibe ve mali destek almaya devam ederek ayakta kalmaya çalışıyor.

Ülke altyapısı da büyük hasar gördü

Ukrayna’da savaş sonrasında 2 milyon civarında konut yani ülkedeki konut sayısının yüzde 10’u yıkıldı veya büyük hasar gördü. Kakhovka Barajı ve hidroelektrik santraline geçtiğimiz Haziran ayında yapılan saldırıdan sonra barajın yıkılması da bölgede büyük barınma, su, gıda ve tarımsal üretim sorunlarını da beraberinde getirdi. Ayrıca bölgede altyapı neredeyse tamamen yok oldu. Çatışma bölgelerinde konut ve ticaretin yanı sıra ulaşım, sanayi, tarım ve enerji altyapıları da büyük zarar gördü. Ukrayna hükümeti ise Dünya Bankası’nın açıkladığı rapora ilave yaparak savaş bölgelerindeki acil konut ihtiyacı ve enerji için sadece bu yıl içerisinde 15 milyar dolar bir desteğe ihtiyaç duyduklarını açıkladı.

Ukrayna dışında yaklaşık 6 milyon kişi yaşıyor

Savaşta en çok siviller zarar gördü. Ülkedeki seferberlik yasasına göre Ukrayna’daki erkekler ülkeden çıkamazken kadınlar, yaşlılar ve çocuklar ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Dünya Bankası’nın son raporuna göre 43.79 milyon nüfusu bulunan Ukrayna’da, Rus işgalinden bu yana 10 binden fazla sivil hayatını kaybetti, binlerce sivil yaralandı. Ayrıca, milyonlarda sivilin evsiz kaldığı ülkede 5.9 milyon Ukraynalı şuan kendi ülkesi dışında bulunuyor. Geçtiğimiz yılın başında bu sayı 8.1 milyon olarak açıklandı.

BM Mülteci Örgütü ise Ukraynalılara dair başka bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçlarına göre Ukrayna dışında bulunan kişilerin yüzde 65’i ülkesine geri dönmek istiyor. Kendi ülkeleri dışında yaşayan Ukraynalılar en çok komşu ülkeler olan Polonya, Slovakya, Slovenya, Estonya gibi ülkelerde yaşarken Almanya, Fransa, Türkiye, Macaristan, Moldova ve Romanya gibi ülkelerde de savaştan kaçan Ukraynalıların sayısı oldukça fazla. – KİEV

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynanin-yeniden-insasi-icin-500-milyar-dolara-ihtiyac-var/feed/ 0
ICC, Rus komutanlar hakkında uluslararası yakalama emri çıkardı https://www.igdirhaber.com.tr/icc-rus-komutanlar-hakkinda-uluslararasi-yakalama-emri-cikardi/ https://www.igdirhaber.com.tr/icc-rus-komutanlar-hakkinda-uluslararasi-yakalama-emri-cikardi/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:54:34 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11219 Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), Ukrayna’da savaş suçu işledikleri gerekçesiyle Rusya Hava Kuvvetleri Uzun Menzilli Havacılık Komutanı Korgeneral Sergei İvanoviç Kobylash ve eski Karadeniz Filosu Komutanı Amiral Viktor Nikolayevich Sokolov hakkında uluslararası yakalama emri çıkardı.

Rus komutanlar, Ukrayna’daki savaşta sivil hedeflere yönelik roket saldırılarından sorumlu tutuluyor.

Uluslararası mahkeme, daha önce de Ukraynalı çocukların yasa dışı bir şekilde Rusya’ya götürülmesi nedeniyle Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanlığı Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova – Belova hakkında uluslararası yakalama kararı çıkarmıştı.

Yakalama emri çıkarılan Rus komutanlar kim ve neyle suçlanıyorlar?

Hollanda’nın Lahey kentinde savaş suçlarını araştırmak amacıyla oluşturulan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin, Salı günü yakalanmaları için haklarında uluslararası arama emri çıkarıldığını açıkladığı iki Rus komutan şunlar:

Kobylash ve Sokolov; 10 Ekim 2022 ile en az 9 Mart 2023 tarihleri arasında Ukrayna’da sivil hedeflere yönelik saldırılar nedeniye savaş ve insanlığa karşı suç işlemekle itham ediliyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi 2. Ön Yargılama Dairesi, Ukrayna’nın çeşitli bölgelerinde çok sayıda elektrik santrali ve trafo merkezine yönelik saldırılardan, iki Rus komutanı sorumlu tuttu.

Mahkemeye göre Kobylash ve Sokolov’un emriyle gerçekleştirilen saldırılar, sivil halka önemli ölçüde zarar verdi.

İki Rus komutanın, uluslarası savaş suçlarını düzenleyen Roma Tüzüğü’nü ihlal ettiğini belirten mahkemeye göre, Rus devlet politikası uyarınca sivil nüfusa karşı birden fazla saldırı gerçekleştirildi.

Mahkemeden yapılan açıklamada, iki Rus komutanın, “kasıtlı olarak büyük acıya; bedensel, zihinsel veya fiziksel sağlığa ciddi zarar verilmesine neden olan diğer insanlık dışı eylemlerden ve insanlığa karşı suçtan da sorumlu olduklarına inanmak için makul gerekçeler bulunduğu” belirtildi.

Rusya’ya yönelik soruşturma nasıl gündeme geldi?

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Devlet Başkanı Vlodomir Zelenskiy, ülkesindeki savaş suçlarının yargılanması amacıyla eski Yugoslavya ve Ruanda benzeri bir özel mahkeme kurulmasını önerdi.

Ancak Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi daimi üyesi Rusya’nın veto olasılığı nedeniyle bu öneri kabul görmedi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, mahkeme yerine Ukrayna’daki savaş suçlarının araştırılması için, geçen yıl Hollanda’nın Lahey kentinde “Uluslararası Ukrayna Soruşturma Merkezi”ni açtı.

AB makamlarının yanı sıra Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi ile de  işbirliği içinde çalışan merkez, Rusya’nın sivil hedeflere yönelik saldırılarına ilişkin kanıt toplamaya başladı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi de geçen Eylül ayında savaş suçlarının araştırılması için Kiev’de araştırma ofisi kurdu.

Rusya ve Ukrayna, Roma Statüsü’ne taraf devletler değil.

Ancak Ukrayna, Roma Statüsü uyarınca, kendi topraklarında meydana gelen savaş suçlarının araştırılması için Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yargı yetkisini kabul ettiğini iki kez açıkladı.

Kiev yönetimi, 21 Kasım 2013 ile 22 Şubat 2014 arası ve 20 Şubat 2014 sonrası Ukrayna topraklarında işlenen suçlara ilişkin uluslararası mahkemenin soruşturma yapmasını istedi.

Putin ve Lvova-Belova hakkında hangi kararlar verildi?

Uluslararası Ceza Mahkemesi, Ukrayna’nın yargı yetkisini tanıma kararının ardından, 17 Mart 2023’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanlığı Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova – Belova hakkında uluslararası yakalama kararı çıkardı.

Uluslararası mahkeme, Putin ve Maria Alekseyevna Lvova-Belova hakkındaki yakalama kararına gerekçe olarak, Ukraynalı çocukların yasalara aykırı biçimde Rusya’ya kaçırılmasını gösterdi.

Mahkemeye göre, Ukraynalı çocukların kanuna aykırı nakledilmesi nedeniyle savaş suçu işledikleri konusunda makul gerekçeler bulunuyor.

Ukrayna, ICC’nin kararını nasıl değerlendirdi?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, iki Rus komutan hakkında verilen tutuklama emrini memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Zelenskiy, “Ukraynalı sivillere ve kritik altyapıya yönelik saldırı emrini veren her Rus komutan, adaletin yerini bulacağını bilmelidir. Bu tür suçların faillerinin her birinin hesap vereceklerini bilmesi gerekiyor” dedi.

Ukrayna Başsavcısı Andriy Kostin de, kararı bir “dönüm noktası” olarak değerlendirdi.

Kostin, uluslararası mahkemeye binlerce kanıt ve bilgi sağlayan savcıların, Ukrayna müfettişlerinin ve farklı Ukrayna kurumlarının aylarca süren özverili çalışmalar yaptığını belirtti.

Rusya suçlamalara ne tepki veriyor?

Rusya Federasyonu, Ukrayna’daki sivil altyapıya kasten saldırdığını reddediyor. Moskova, askeri faaliyetlerinin tamamının Kiev’in savaşma kabiliyetini azaltmayı amaçladığını, sivil nüfusu hedef almadığını öne sürüyor.

Moskova yönetimi, uluslararası mahkemenin savaş suçu ithamını, “Batı’nın Rusya’yı itibarsızlaştırmaya yönelik taraflı kampanyasının bir parçası” olarak değerlendiriyor.

Rusya, uluslararası mahkemenin Putin hakkındaki tutuklama emrine misilleme olarak ICC Başsavcısı Karim Khan ve diğer mahkeme yetkilileri hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.

Sanıklar Lahey’e getirilebilecek mi?

Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından haklarında tutuklama emri çıkarılan Putin ve diğer üç Rus yetkilinin Lahey’e getirilmesi şimdilik pek mümkün görünmüyor.

Çünkü uluslararası mahkemenin tutuklama emrini uygulayacak kendi kolluk kuvveti bulunmuyor.

Bu nedenle, Putin ve diğer üç zanlının Roma Tüzüğü’ne taraf olan, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 123 üye ülkeden birine seyahat etmesi durumunda, haklarındaki yakalama emrinin uygulanması istenecek.

Seyahat sırasında taraf devletin yargı organlarının tutuklama kararı alması durumunda, Putin veya diğer isimlerin Lahey’e iadesi gündeme gelebilecek.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/icc-rus-komutanlar-hakkinda-uluslararasi-yakalama-emri-cikardi/feed/ 0
Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi: Türkiye ile ilişkiler harika https://www.igdirhaber.com.tr/moldova-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-mihai-popsoi-turkiye-ile-iliskiler-harika/ https://www.igdirhaber.com.tr/moldova-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-mihai-popsoi-turkiye-ile-iliskiler-harika/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:42:54 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10841 Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi, Türkiye ile Moldova arasındaki ilişkilerin harika olduğunu belirterek, “Türkiye’nin daha görünür olmasını istiyoruz. Türkiye’yi, vizyonunu ve bölgede istikrar ve etkileşimi artıran barış aktörü olarak rolünü takdir ediyoruz.” dedi.

Popşoi, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Zorlu zamanlarda ADF gibi platformlara bölgenin ve dünyanın ihtiyaç duyduğunu belirten Popşoi, “Birçok ülkeden liderleri ve bakanlarını bir araya getirerek tartışmasını, çözüm bulmasını ve umut ediyorum ki halklarına ve bölgeye fayda sağlayacak bu çözümleri uygulamasını sağlıyor.” diye konuştu.

Popşoi, Gazze’de yaşanan acının kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Uluslararası hukuka güçlü bir bağlılığımız var. Bölgemizde barış ve istikrar görmek istiyoruz. Uluslararası hukuka saygı duyulmalı. Bu acıya son verilmeli, tüm mağdurlar artık acı çekmemeli. Aynı zamanda tüm kaçırılanlar serbest bırakılmalı. Tüm bunların hepsi uluslararası hukuka göre olmalı.”

“Türkiye’yle harika ilişkilerimiz var”

Türkiye ile Moldova arasındaki ilişkilere dair Popşoi, “Türkiye’yle harika ikili ilişkilerimiz var. En üst düzeyde mükemmel temaslarımız var.” ifadelerini kullandı.

Popşoi ayrıca Moldova Başbakanı Dorin Recean’ın da ülkesi adına ADF’ye katıldığını anımsattı.

Kendisinin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştüğünü aktaran Popşoi, çok güçlü temele dayanan ikili bir gündem oluşturduklarını anlattı.

Popşoi, iki ülke arasında siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında ilişkileri geliştirdiklerini ve bunun çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’nin daha görünür olmasını istiyoruz. Türkiye’yi, vizyonunu ve bölgede istikrar ve etkileşimi artıran barış aktörü olarak katılımını takdir ediyoruz. Türkiye’yle daha fazla işbirliği yapmak için sabırsızlanıyoruz.” dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan’ı Moldova’ya davet ettiğini kaydeden Popşoi, böylece Moldova ve Türkiye halklarının yararına olacak şekilde ilişkileri daha güçlü ilerletmeye devam edebileceklerini söyledi.

“Ukrayna sayesinde güvendeyiz”

Popşoi, Ukrayna-Rusya Savaşı konusunda, bölgede hala stresin devam ettiğine işaret ederek, “Şükürler olsun ki Ukrayna halkının ve ordusunun cesareti, fedakarlığı ve kararlılığı sayesinde güvendeyiz. Ukrayna kuvvetli olduğu ve Ukrayna için dayanışma güçlü kaldığı sürece, Ukrayna halkının cesareti ve fedakarlığı sayesinde güvendeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Ukrayna’yı, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini yapabilecekleri en iyi şekilde desteklemeyi sürdüreceklerini vurgulayan Popşoi, ADF’de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Moldova’ya karşı “temelsiz saldırıları” olduğunu söyledi.

Popşoi, Lavrov’un söylemlerine ilişkin şu görüşlerini paylaştı:

“Demokrasi hakkında bize ders vermesi ironik çünkü Rusya gibi bir ülke kesinlikle Moldova dahil, hiç kimseye demokrasi hakkında ders veremez. Moldova’da siyasi tutuklular yok, vatandaşlarımız tüm demokratik haklarına, demokratik seçimlere sahipler ve maalesef Rusya’da her gün kendi hükümetlerinden memnuniyetsizliğini dile getiremeyen vatandaşların acısını görüyoruz ve bu kişilerin sonu ya hapis ya da hapiste öldürülme oluyor.”

Bu tür “sözlü saldırıların” yardımcı olmadığını kaydeden Popşoi, “Bu, önemli uluslararası aktörlerin sorumluluk sahibi bir davranışı değil. Bu tür saldırının devam etmemesini şiddetli tavsiye ediyoruz. Kremlin’in iç politikamıza müdahale etme girişimleri de durmalı. Bu bizim güçlü duruşumuz.” diye konuştu.

Moldova AB üyeliği müzakereleri için hazırlanıyor

Popşoi, Moldova’nın Avrupa Birliği (AB) üyeliği sürecine dair, ülkesinin hızla aşama katettiğini belirterek, ülkesinde demokratik standartları güçlendirecek reformlar yaptıklarını ve kurumlar inşa ettiklerini anlattı.

Müzakerelere başlamadan önce değerlendirme sürecinde olduklarını aktaran Popşoi, yapılan düzenlemelerin süreçte etkili olmasını ve sonraki aşamaya geçebilmeyi umduklarını dile getirdi.

Popşoi, bu yıl ayrıca referandum yapılacağını hatırlatarak, çoğunluğun Moldova’nın barışçıl ve demokratik Avrupa geleceğini desteklediğinden emin olmak için çok çalışacaklarının altını çizdi.

“Transdinyester ve Gagavuz’da durum istikrarlı”

Moldova’daki ayrılıkçı Transdinyester bölgesi ve Moldova’ya bağlı Gagavuz Özerk Yeri’nde şu anda çok istikrarlı bir durumun olduğunu belirten Popşoi, uluslararası medyada çıkan farklı haberlerin bazen kontrol edilmeden ve yetkililerden bilgi alınmadan yayıldığını söyledi.

Popşoi, “asılsız meseleler” nedeniyle biraz gerginliğin olduğunu kaydederek, “Moldova’nın Transdinyester bölgesinde olan olaylar endişeleri boşa çıkardı ve her şey gerginlik olmadan barışçıl şekilde çözüldü. İstikrar korunmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Gagavuz Özerk Yeri’nin Moldova’nın özerk bölgesi olduğunu anımsatan Popşoi, orada da durumun istikrarlı olduğuna ve bir endişe bulunmadığına işaret etti.

Popşoi, “Rusya, Moldova’daki belli bölgeleri, grupları ve siyasi partileri durumu istikrarsızlaştırmak için kullanarak durumu meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak vatandaşlarıma ve kurumlarımıza, Moldova demokrasisini dış müdahaleye karşı güçlü bir şekilde savunma konusunda güveniyoruz.” dedi.

Uluslararası ortaklara da barış ve istikrar aktörü olmaları konusunda güvendiklerini aktaran Popşoi, “Türkiye dahil uluslararası ortaklarımız, söylediğim gibi, bölgedeki güvenliğe katkı verenlerden. Antalya Diplomasi Forumu’nda konuştuklarımız çok önemli ve değerli. Ortaklarımıza, Moldova’da istikrarın sürdürülmesi için bize yardım sağlayacaklarına güveniyoruz.” diye konuştu.

Ayrıca AA’nın ADF’de bulunan standını ziyaret eden Popşoi, ajansın “Kanıt” kitabını da inceleyerek bilgi aldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/moldova-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-mihai-popsoi-turkiye-ile-iliskiler-harika/feed/ 0
Erzurum’da düzenlenen 20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nda ilk madalyalar verildi https://www.igdirhaber.com.tr/erzurumda-duzenlenen-20-isitme-engelliler-kis-olimpiyat-oyunlarinda-ilk-madalyalar-verildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/erzurumda-duzenlenen-20-isitme-engelliler-kis-olimpiyat-oyunlarinda-ilk-madalyalar-verildi/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:51:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10451 Erzurum’da düzenlenen 20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nda (Deaflympics) ilk madalyalar verildi.

Alp disiplini, kros kaya ve satrançta ilk müsabakalar yapıldı ve bu branşlarda madalyalar sahiplerini buldu. Futsal ve curlingte ise grup müsabakaları devam etti.

Alp disiplini Super Giant kategorisinde erkeklerde altın madalyayı Fransız sporcu Niccolas Sarremejane, 53.30’luk derecesiyle aldı. Gümüş madalya Polonya’da 53.36’yla Bruno Lukaszyk’e, bronz madalya ise Fransa’dan 53.38’le Thomas Luxcey’e gitti.

Bu kategoride piste çıkan Türk sporculardan İdris Şişmek 1.00.52’yle 16’ıncı, Hamdi Yağcı 1.01.01’le 17’nci, Ali Çat ise 1.08.44’le 18’inci olarak yarışı tamamladı.

Kadınlar Super Giant’ta ise altın madalyayı Avusturyalı sporcu Melissa Koeck 55.18’le, gümüş madalyayı Japonya’dan Yuki Tanae 56.85’le, bronz madalyayı ise Almanya’dan Nele Schutzbach 57.55’lik derecesiyle aldı.

Alp disiplini Super Giant kategorisinde madalyalar:

Erkekler:

1- Niccolas Sarremejane (Fransa) 53.30

2- Bruno Lukaszyk (Polonya) 53.36

3- Thomas Luxcey (Fransa) 53.38

Kadınlar:

1- Melissa Koeck (Avusturya) 55.18

2- Yuki Tanae (Japonya) 56.85

3- Nele Schutzbach (Almanya) 57.55

Kros kayak

Kros kayakta erkeklerde 10 km, kadınlarda ise 5 km bireysel yarışlarda madalyalar verildi.

Kadınlar 5 kilometrede madalya alan sporcular şöyle:

1- (Yelizaveta Noprienko (Ukrayna) 14.40.7

2- Weiqin Zhang (Çin) 15.19.9

3- Xiangxxiang Mao (Çin) 15.36.8

Erkekler 10 kilometre madalya alanlar:

1-Ruslan Denysenko (Ukrayna) 26.09.1

2-Andriy Andriyishyn (Ukrayna) 27.44.4

3-Dmytro Mazhaiev (Ukrayna) 28.14.4

Futsal kadınlarda ikinci maçlar oynandı

Futsalda kadınlarda ikinci karşılaşmalar yapıldı.

Türkiye, organizasyona gelmeyen Kenya’nın sahaya çıkmamasıyla rakibini hükmen 5-0 yenerek ilk galibiyetini elde etti.

Futsalda günün sonuçları şöyle:

A Grubu:

Kenya-Türkiye: 0-5 (Hükmen)

Almanya-Polonya: 6-3

B Grubu:

İtalya- Brezilya: 0-5

Japonya-İrlanda: 3-0

Curling karışık takımlarda grup maçlarına devam edildi

Türkiye, organizasyona katılmayan Kenya’yı hükmen 2-0 yenerek ilk galibiyetini aldı. Günün ikinci maçında ise milli takımımız Ukrayna’ya 14-1 yenildi.

Curlingte günün sonuçları:

Polonya-Ukrayna 3-9

Kenya-Türkiye: 0-2 (Hükmen)

Macaristan- İsviçre: 7-3

Japonya-Çin 6-8

İsviçre-Kenya: 2-0 (Hükmen)

Japonya- Güney Kore: 1-9

Ukrayna-Türkiye: 14-1

Polonya-Macaristan: 6-7

Satrançta bltiz kategorisinde şampiyonlar belli oldu

Satrançta blitz (Yıldırım) kategorisinde madalyalar sahiplerini buldu.

Erkeklerde 61 sporcunun katıldığı müsabakalarda Türk sporculardan Ahmet Taha İnal 29’uncu, Oktay Kılıç. 53’üncü, Ahmet Oğuz Coşar 55’inci, Onur Üzülgü 56’ncı, Mahfuz Ateş 57’nci, Alpasla Coşar 59’uncu oldu.

Kadınlarda ise 33 sporcu arasından Türk sporculardan Fatma Çapaklı 26’ncı, Ayşe Uyanık 27’nci, Gülçin Sungul 28’inci, Nazlı Malkoç Tandıverdi 30’uncu oldu.

Madalya kazanan sporcular şöyle:

Erkekler:

1-Pawel Piekielny (Polonya)

2- Bogdan Bozinovic(Hırvatistan)

3- Dragan Zivil (Sırbistan)

Kadınlar:

1- Anastasija Parhomenko (Letonya)

2- Zuzazanna Lukasik (Polonya)

3- Viktoria Cseke (Macaristan)

Madalya sıralaması:

Madalya sıralamasında Ukrayna 2 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalyayla zirvede yer aldı. Sıralama şöyle:

Takım Altın Gümüş Bronz Toplam

1- Ukrayna 2 1 1 4

2- Polonya 1 2 – 3

3- Fransa 1 – 1 2

4- Letonya 1 – – 1

4- Avusturya 1 – – 1

6- Çin – 1 1 2

7- Japonya – 1 – 1

7- Hırvatistan – 1 – 1

9 -Almanya – – 1 1

9- Sırbistan – – 1 1

9- Macaristan – – 1 1 – ERZURUM

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/erzurumda-duzenlenen-20-isitme-engelliler-kis-olimpiyat-oyunlarinda-ilk-madalyalar-verildi/feed/ 0
Rusya, Alman askeri yetkililerin Ukrayna’ya Taurus füzeleri verilmesini ele aldığı toplantı kaydını yayınladı https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-alman-askeri-yetkililerin-ukraynaya-taurus-fuzeleri-verilmesini-ele-aldigi-toplanti-kaydini-yayinladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-alman-askeri-yetkililerin-ukraynaya-taurus-fuzeleri-verilmesini-ele-aldigi-toplanti-kaydini-yayinladi/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:51:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10256 Alman askeri yetkililerin, Taurus füzelerinin Ukrayna’ya verilmesini ele aldıkları toplantının ses kaydının Ruslar tarafından basına sızdırılmasının yankıları sürüyor.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, “son derece ciddi bir mesele” olarak nitelendirdiği dinleme skandalının “büyük bir dikkatle, derinlemesine ve hızlı bir şekilde soruşturulacağını” duyurdu.

Peki Rusya’nın sızdırdığı kayıt gerçek mi? İddia edildiği gibi gerçekten de Alman yetkililer Kırım köprüsüne saldırı planlarını mı konuştular? Kremlin’in hamlesinin gerisinde ne yatıyor olabilir? Gelişmeler Alman siyasetinde ve basınında nasıl yankılandı?

Merak edilen soruların yanıtlarını derledik.

Toplantı kaydı nasıl sızdı?

Alman Hava Kuvvetleri Komutanı Ingo Gerhartz ile üst düzey üç askerin videokonferans görüşmelerinin ses kaydı, ilk olarak 1 Mart’ta Russia Today Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan tarafından sosyal medyada paylaşıldı.

Alman medyasına göre, basına 38 dakikalık bölümü sızdırılan bu görüşme 19 Şubat’ta yapıldı. Almanya Savunma Bakanlığı, böyle bir videokonferansın yapıldığını doğruladı, kaydın bir dinleme faaliyeti sonucunda elde edildiğini tahmin ettiklerini kaydetti.

“Değerlendirmemize göre hava kuvvetleri mensuplarının yaptığı bir görüşme dinlendi” açıklamasını yapan bakanlık bununla birlikte sosyal medyada dolaşan kayıt ve deşifre edilmiş versiyonunun içeriği ve doğruluğu konusunda yorum yapmadı.

Toplantıda neler konuşuluyor?

Videokonferans, Ukrayna’nın talep ettiği Taurus adlı uzun menzilli füzeler konusunda Alman Savunma Bakanı Pistorious’a verilecek brifing öncesinde düzenleniyor. Hava Kuvvetleri Komutanı Ingo Gerhartz ve üç üst düzey hava kuvvetleri mensubu, Pistorious’a yapılacak sunumu gözden geçiriyor.

Alman hükümetinin, Taurus’ları gönderme yönünde siyasi bir karar alması durumunda Alman askerlerinin bir görev üstlenmek zorunda kalıp kalmayacağı, Almanya’nın savaşa müdahil bir ülke konumuna gelmeden bu desteği sağlayıp sağlayamayacağı teorik olarak tartışılıyor.

Görüşmede, “Taurus’lar tabii ki tek başına savaşın seyrini değiştirmeyecek” görüşünü dile getiren Gerhartz, İngiliz ve Fransızların Ukrayna’ya verdiği SCALP ve Storm-Shadow füzelerinin bitmek üzere olduğu, bu nedenle Almanya’dan artık Taurus’ları göndermesini istemelerinin olası olduğunu kaydediyor. Siyasi karar alınması halinde ilk aşamada 50 adet bir sonraki aşamada bir 50 adet daha uzun menzilli füze verilebileceğini söylüyor.

Bir diğer üst düzey asker, sivil kayıplara yol açmamak için Ukraynalı askerlere Taurus’lar konusunda verilmesi gerekecek eğitimin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Bu eğitimin ne kadar süreceğini, Ukrayna’ya Taurus füzelerinin ne zaman sevk edilebileceğini ele alıyorlar.

Ukrayna ordusunun Almanya’nın teknik desteği olmadan bu füzeleri kullanıp kullanamayacağı, misyon planlama ve hedef belirleme aşamalarının Alman ordusunun uydu görüntüleri, veri paylaşımı olmaksızın gerçekleşip gerçekleşemeyeceği farklı senaryolar üzerinden tartışılıyor. Almanya’nın doğrudan müdahil olmaması için nasıl bir yol izlenebileceği, İngiltere ya da Amerikalıların bu teknik desteği üstlenip üstlenmeyeceği konuşuluyor.

Kırım Köprüsü’ne saldırı mı planlanıyordu?

Videokonferans kaydı, Rusların gündeme taşıdıkları, “Alman askerler Kırım Köprüsü’ne saldırı planlıyor” iddiasını doğrulamıyor.

Hava kuvvetleri mensupları, Almanya’nın Taurus füzelerini Ukrayna’ya vermesi durumunda, bunların hangi amaçla kullanılabileceğini konuşuyor. Ancak bu görüşme, doğrudan saldırı planlarının yapıldığı bir toplantı değil, olası senaryoların, alternatiflerin genel olarak tartışıldığı bir görüşme.

Ukrayna’nın Taurus seyir füzelerini, Rusya’nın mühimmat depoları ile Kırım Köprüsü’nü hedef almak için kullanmak isteyebileceği değerlendirmesini aktaran Alman komutanlar, bu füzelerin teknik olarak köprüyü imha edip edemeyeceğini tartışıyor.

Askerler, Ukrayna ordusunun Kırım Köprüsü’nü vurabilmek için uydu görüntüsüne, istihbarat, teknik desteğe, bazı verilere ihtiyacı olabileceğine, hedef sapması olmaması için bunun önem taşıdığına dikkat çekiyorlar.

Ukrayna’nın bu verileri ne şekilde tedarik edebileceğini konuşan askerler, yine teorik olarak üç farklı senaryodan söz ediyor.

Almanya’nın vurulacak hedeflere dair gerekli uydu görüntülerini Büchel’deki askeri üsten “güvenli hatlar” oluşturarak doğrudan Ukrayna’ya iletebileceği, bunun uygun görülmemesi halinde kara yoluyla Polonya’ya götürülecek verilerin buradan Ukrayna’ya gönderilebileceği konuşuluyor.

Ancak Alman hükümetinin, ülkeyi savaşa taraf hale getirebilecek adımlar atmaması konusundaki hassasiyetine işaret eden komutanlar, bir başka alternatifin, Ukrayna’nın uydu görüntüler konusunda, ABD ve İngiltere gibi diğer müttefiklerden destek alması olabileceğini dile getiriyorlar.

Yayınlanan kayıt müttefikleri kızdırabilir mi?

Dinleme kaydının skandala yol açan bir diğer yönü de Alman ordusunun üst düzey mensuplarının müttefikleri açısından hassas bazı bilgileri konuşuyor olmaları.

Örneğin Alman komutanlar İngiltere’nin Ukrayna’ya verdiği füzelerin kullanımına teknik destek için, bu ülkede askeri personel bulundurduğu ve İngilizlerin Taurus’un kullanımı için de Ukrayna ordusuna gerekli teknik desteği vermeyi Almanlara teklif ettiklerinden söz ediyorlar.

Ayrıca Alman askerleri, Taurus misyonlarının belirlenmesinde ve hedeflerin vurulmasında uydu görüntülerinin önem taşıdığını konuştukları esnada, Ukrayna’da “sivil kıyafetle gezen Amerikalı aksanlı kişiler bulunduğuna” işaret ederek, onların da uydu görüntülerine sahip olduklarından yola çıktıklarını kaydediyorlar.

Alman siyasetinde nasıl yankılandı?

Skandal, Rusların aslında Alman ordusu Bundeswehr’de çok daha fazla görüşmeyi dinlemiş olabileceği şüphelerine yol açtı. Milletvekilleri, bunun münferit bir olay mı, yoksa ciddi güvenlik zaafiyeti mi olduğu konusunda kapsamlı soruşturma istiyor. Hatta Federal Meclis’te bir soruşturma komisyonu kurulması talep ediliyor.

Ana muhalefetteki Hristiyan Demokratların (CDU) savunma ve dış politika uzmanı Roderich Kiesewetter, Rusya’nın Almanya’ya karşı yürüttüğü “hibrit saldırı sonucu elde ettiği” ses kaydının Rusya Devlet Başkanı Putin’in elini güçlendirdiği görüşünde.

Kiesewetter sosyal medya paylaşımında, Rusya’nın bu ses kaydını sızdırarak, müttefik ülkelerin Almanya’ya güvenini zayıflatmayı, Avrupa’yı parçalamayı amaçladığını, Alman kamuoyunu manipüle ettiğini söyledi.

“Buna izin vermemeliyiz” diyen CDU’lu siyasetçi, Scholz’un artık Taurus’ların Ukrayna’ya verilmesine yeşil ışık yakması gerektiğini savundu.

İktidar ortaklarından Hür Demokrat Partisi’nin (FDP) milletvekili Marie-Agnes Strack-Zimmermann ise yaptığı açıklamada “Casuslukla ilgili saflığımıza artık son vermek zorundayız” dedi.

Yeşiller Partili Agnieszka Brugger Spiegel dergisine yaptığı açıklamada Rusya’nın dezenformasyon yoluyla Alman toplumuna nüfuz etmeye çalıştığını, önümüzdeki aylarda sabotaj girişimlerinin olabileceği uyarısında bulunarak, “Siyasette, medyada ve toplumda buna çok daha iyi hazırlanmamız gerekiyor. Toplum olarak daha dirençli, daha sağlam ve daha dayanıklı olmamız gerekiyor” diye konuştu.

Başbakan Scholz Taurus füzelerinin gönderilmesine neden karşı?

Ukrayna hükümeti, Rusya’nın saldırılarına karşı koyabilmek ve askeri etkinliğini artırabilmek amacıyla Taurus füzelerine ivedilikle ihtiyacı olduğunu vurguluyor. Bu füzelerin, cephenin ilerisindeki Rus mühimmat depolarını, kritik yapıları vurabilecek olması, savaşın gidişatını etkileyebilecek bir adım olarak görülüyor.

Bu konuda aylardır girişimlerde bulunan Ukrayna hükümeti, bugüne kadar Almanya Başbakanı Olaf Scholz’dan olumlu bir yanıt alabilmiş değil. Scholz, muhalefetten ve kendi koalisyon ortaklarından gelen eleştirilere rağmen bu konuda geri adım atmıyor.

Başbakan Scholz geçen hafta yaptığı açıklamada, Taurus’ların Ukrayna’ya verilmesi durumunda, Almanya’nın da savaşa dahil olabileceği konusunda endişesini dile getirerek, “Alman askerlerinin herhangi aşamada ve herhangi bir yerde, bu sistemin ulaşabileceği hedeflerle hiçbir ilişkisi olmamalıdır” demişti.

Scholz bu kararını, şu sözlerle açıklamıştı: “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın Rusya ile NATO arasında bir savaşa dönüşmesini engellememiz gerek. Ukrayna topraklarında hiçbir Alman askerinin bulunmayacağı çok açıktır. Benim savunduğum da budur: Ülkemizin ve ülkemizin askeri unsurlarının bu savaşa katılması söz konusu olmayacaktır. Bu, hükümetin ve Şansölye olarak benim vatandaşlara karşı bir sorumluluğumuzdur.”

Alman basını: ‘Müttefikler Almanya’dan şüphe duyacaklar’

Rusya tarafından sızdırılan dinleme kaydı Alman basınında “Dinleme skandalı” ve “Hükümet için büyük utanç” gibi başlıklarla yer aldı. Haberler konusunda, herhangi bir erişim kısıtlaması söz konusu olmazken, basın organlarının görüşmenin içeriğini ayrıntılı olarak okurlarına aktarmaları da dikkat çekti.

Die Zeit gazetesi “Almanya için yüz kızartıcı, hava kuvvetleri için bir felaket” başlıklı haber-yorumunda yaşanan dinleme skandalını “tam bir fiyasko” olarak nitelendiriyor.

Bunun Almanya için NATO’da olumsuz sonuçlar doğurabileceği, müttefik ülkelerin bundan sonra Almanya ile bilgi paylaşırken Rusların dinlemediğinden emin olmak isteyebileceklerine dikkat çekiliyor.

Der Tagesspiegel gazetesi ise “Hava Kuvvetleri Komutanı Gerhartz’ın görevde kalmaya devam edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor” bilgisini veriyor.

Frankfurter Allgemeinen Zeitung gazetesindeki yazıda, “Moskova, Scholz’un Ukrayna’ya Taurus vermeme kararına sadık kalmasını sağlıyor. Müttefikler bir kez daha Almanya’dan şüphe duyacaklardır” ifadeleri yer alıyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-alman-askeri-yetkililerin-ukraynaya-taurus-fuzeleri-verilmesini-ele-aldigi-toplanti-kaydini-yayinladi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:01:02 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10049 Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) düzenlenen “Karadeniz: Bölgesel Sahiplenme Versiyon 2.0?” başlıklı panelde özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından Karadeniz bölgesinde güvenliğin nasıl sürdürülebileceği ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde devam eden forum kapsamında moderatörlüğünü gazeteci Maria Ramos’un üstlendiği panele Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Romanya Dışişleri Bakanı Luminita Odobescu, Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikola Toçitskiy ile Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Genel Sekreteri Büyükelçi Lazar Comanescu katıldı.

Panelde konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Bozay, Karadeniz bölgesinin güvenliğinin önemine işaret ederek, “Karadeniz, tarihten beri İpek Yolu’nun parçasıydı biliyorsunuz.” dedi.

Bozay, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlaması nedeniyle Afrika ülkelerinde ekmek üretiminde ciddi sorunların yaşandığını belirterek, “Savaş başladıktan sonra 7 dolarlık bir ürün (tahıl), 12 dolara kadar çıktı ve Mısır’da, Afrika’da ekmek üretiminde ciddi sorunlar ortaya çıktı.” ifadesini kullandı.

Karadeniz’in, dünya genelindeki tahıl ürünleri taşımacılığı alanında büyük öneme sahip olduğuna dikkati çeken Bozay, bölgenin güvenliği açısından Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin öneminin altını çizdi.

Bozay, Karadeniz bölgesinde güvenliğin sağlanması ve güçlendirilmesi yönünde Türkiye olarak adil diplomasi yürüttüklerine dikkati çekti.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne önem verdiklerini vurgulayan Bozay, zamanında Kırım’ın ilhak edilmesine de en büyük tepki veren ülkelerden birisinin Türkiye olduğunu, Ukrayna’daki savaşın sona ermesi için çözüm yollarının bulunması gerektiğini kaydetti.

Bozay, Karadeniz’de iklim değişikliği ve gıda güvenliği gibi diğer sorunların çözümünün de ele alınması gerektiğini dile getirerek, “Bütün bu (Karadeniz’deki) sorunların ortasında Türkiye oluyor yani Karadeniz’de olan her şeyin doğrudan bize (Türkiye) etkisi oluyor. Bizler, en iyisini yapmaya çalışıyoruz.” dedi.

Ukrayna’da devam eden savaşın Karadeniz’deki ticaret akışını engellediğine dikkati çeken Bozay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticaret çok önemlidir. Elbette savaş (Rusya-Ukrayna Savaşı) ticaretin yapılması önünde bir engel ama bu bölgede daha çok iyi bir işbirliğine sahip olunması gerekiyor. Bölge, elbette tarihten bu yana birtakım sorunlarla karşı karşıya kaldı ama iyi bir operasyon yürüterek bunu daha iyi hale getirebiliriz. Tüm bakış açımızı yenilememiz gerekiyor. Bu savaşı bitirmek adına birçok şey yapmamız ve emin olmamız gerekiyor. Türkiye’nin pozisyonu zaten belli, güvenliğin ne pahasına olursa olsun sağlanması gerekir.”

Bozay, Karadeniz’deki sorunların çözülmesi için gerekli çalışmaları yapmaya devam ettiklerinin altını çizdi.

Karadeniz’in güvenliği ön plana çıktı

Romanya Dışişleri Bakanı Luminita Odobescu, Karadeniz bölgesinin güvenliğinin, Ukrayna’daki savaşın başlamasından sonra özelikle ön plana çıktığını belirterek, “Çünkü Karadeniz, korozyon mekanı olmaya başladı.” dedi.

Karadeniz bölgesinin güvenliğini güçlendirmek için bölge ülkelerini ortak çaba sarf etmeye çağıran Odobescu, “Bölgedeki tüm ülkelerin işbirliği içinde olmaları ve net projelerin üzerinde çalışmaları gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Odobescu, Rusya’nın 2008’de Gürcistan, 2014 ve 2022’de Ukrayna’ya düzenlediği saldırıların ardından bölge güvenliğinin artırılmasının daha büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, NATO ülkeleri Türkiye, Romanya ve Bulgaristan olarak bu yönde Gürcistan, Moldova ve Ukrayna ile ortak çalışılması gerektiğini vurguladı.

Rusya-Ukrayna Savaşı başladıktan sonra Karadeniz’deki mayın tehlikesinin bugüne kadar devam ettiğini, bu yönde Türkiye ve diğer ortaklarla çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Odobescu, “Öncelikle bu mayınları tespit etmemiz, sonra da Karadeniz’i mayınlardan temizlememiz gerekiyor.” dedi.

Odobescu, Rusya’yı bölgedeki ülkelere saldırı politikası uygulamakla suçlayarak, “Çok açık olmamız lazım, dürüst olalım. Biz, Rusya’nın davranışını caydırıcı kılmak konusunda başarısız kaldık.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye ile her zaman işbirliğimiz oldu”

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikola Toçitskiy, forumda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Antalya Diplomasi Forumu 2024’ün gerçekleştirilmesinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini iletti.

Toçitskiy, yıllar öncesine kadar Karadeniz’in Ukrayna için serbest dolaşımın ve ticaretin yapıldığı bir yer olduğunu belirterek, artık bunların hepsinin imkansız hale geldiğini söyledi.

Rusya’nın 2014’te yasa dışı olarak Kırım’ı ilhak etmesinden ötürü bölgede krizin ortaya çıktığına dikkati çeken Toçitskiy, “Kırım meselesi (Karadeniz’de), böyle bir krizin başlangıcı oldu. Eskiden bu bölgede barış içinde yaşayan insanlar aniden siyasi, silahlı, nükleer tehditlerin olduğu bir döneme girdi.” dedi.

Toçitskiy, Rusya’yı geçen yıl Ukrayna’daki Kahovka Barajı’na saldırı düzenlemekle suçlayarak, barajın yıkılmasının Karadeniz için ekolojik sorunlara yol açtığını dile getirdi.

Karadeniz’de hem güvenliğin güçlendirilmesi hem de ekolojik sorunların önlenmesi yönünde bölgedeki ülkelerin işbirliği içinde olması gerektiğinin altını çizen Toçitskiy, “Son 10 yıldır müzakereler veya başka konular olsun, Türkiye ile her zaman işbirliğimiz oldu. Özelikle de Türkiye, Karadeniz’de (Ukrayna için) en önemli ihracat ülkesidir.” diye konuştu.

Toçitskiy, Ukrayna’da savaşın devam ettiğini, ülkesinin ordusunun demokrasi, küresel güvenlik ve toprak bütünlüğü için mücadele verdiğini kaydetti ve “Savaş devam ediyor. Emin olun ki hiçbir ülke, Ukrayna kadar barış isteyemez.” dedi.

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Toçitskiy, ülkesine gönderilen insani yardımlar, Karadeniz’in mayınlardan temizlemesi gibi desteklerden dolayı başta Türkiye olmak üzere bölgedeki ülkelere teşekkürlerini iletti.

“Savaş, sadece Ukrayna’yı ilgilendiren bir husus değil”

ABD’nin silah yardımı konusundaki soru üzerine Toçitskiy, bu ülkede düzenlenecek başkanlık seçimlerinden çıkan herhangi bir sonuca rağmen Ukrayna’ya desteğin ortadan kalkmasını beklemediklerini ve seçim sonuçlarını destekleyeceklerini belirterek, “Çünkü bu savaş, sadece Ukrayna’yı ilgilendiren bir husus değil. Bu konu (savaş) demokrasinin geleceğini belirleyecektir.” dedi.

Toçitskiy, Rusya’nın Ukrayna topraklarından tüm askeri birliklerini geri çekmesi ve Ukrayna genelinde savaş nedeniyle meydana gelen yıkımın maddi olarak karşılanması gerektiğini söyledi.

“Bizim için en önemli konulardan biri, Karadeniz bölgesi için güvenliktir”

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Genel Sekreteri Büyükelçi Lazar Comanescu, forumun önemine işaret ederek, “Elbette birçok foruma katıldım ama 3. Antalya Diplomasi Forumu’nun, katılım ve içerik açısından birçok foruma göre daha geniş kapsamlı olduğunu biliyorum.” ifadesini kullandı.

Ukrayna’da devam eden savaşın, Karadeniz bölgesinin önemini daha net şekilde ortaya çıkardığını savunan Comanescu, “Bizim için en önemli konulardan biri, tabii ki Karadeniz bölgesi için güvenliktir. Burada ciddi bir güvenlikten bahsetmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Comanescu, savaş nedeniyle bölgedeki krizden çıkış yolu bulunmasının şart olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu savaşın (Rusya-Ukrayna Savaşı) sona erdirilmesi, bu krizin sona erdirilmesi için tam bir uyumluluk içerisinde bulunulması gerekiyor. Bunun uluslararası kurallar çerçevesinde yapılması gerekiyor. Bu güvenlik orta ve uzun vadeli olmalıdır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/feed/ 0
Bölgesel Mekanizmaların Rolü: Dijital Dünyada İşbirliği ve Sahiplenme https://www.igdirhaber.com.tr/bolgesel-mekanizmalarin-rolu-dijital-dunyada-isbirligi-ve-sahiplenme/ https://www.igdirhaber.com.tr/bolgesel-mekanizmalarin-rolu-dijital-dunyada-isbirligi-ve-sahiplenme/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:48:34 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9957 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Bölgesel mekanizmaların rolü ne olmalı?” başlıklı panelde, dijital olarak bağlı ancak bir o kadar da ayrışmış bir dünyada bölgesel sahiplenme ve işbirliği ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024 ikinci gününde devam ediyor.

Forum kapsamında moderatörlüğünü TRT World muhabiri Melinda Nucifora’nın üstlendiği “Bölgesel mekanizmaların rolü ne olmalı?” başlıklı panele, Asya İşbirliği Diyaloğu (ACD) Genel Sekreteri Dr. Pornchai Danvivathana, Güvenlik İşbirliği Merkezi (RACVIAC) Direktörü Constantin-Mihail Grigorie, Büyük Göller Bölgesi Uluslararası Konferansı (ICGLR) Genel Sekreteri Joao Samuel Caholo ve Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Bjorn Berge katıldı.

Caholo, kritik doğal kaynaklara sahip 12 Afrika ülkesini bünyesinde bir araya getiren ICGLR’nin bölgenin barış ve istikrara ulaşması için politik ve ekonomik araçlar kullandığını söyledi.

Birleşmiş Milletlerin (BM), “biz ve onlar” anlayışını yıkmak için 1945’te kurulduğunu belirten Caholo, kuruluşun yaklaşık 70 yıl boyunca misyonunu büyük ölçekte gerçekleştirmesiyle “bir başka dünya savaşı yaşanmadığını” savundu.

Caholo, büyük ülkelerin BM Güvenlik Konseyinde veto hakkını suistimal ederek, küçük ülkeleri işgal etmesini izlediğine işaret etti.

Ruanda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) arasındaki anlaşmazlığın, ABD’nin müdahalesiyle çözüldüğünü hatırlatan Caholo, küresel güçler ve bölgesel mekanizmaların birlikte işlemesi halinde sınırdaki silahlı grupların diyalog kurabileceği bir alan yaratılabileceği ve bu durumun bölgesel kalkınma için büyük bir adım olabileceğini ifade etti.

ICGLR Genel Sekreteri Caholo, savaş ve çatışmaların önlenmesinde en önemli adımın, bölgesel mekanizmalarda oy birliğiyle alınan kararların üye devletler tarafından uygulanması olduğunu söyleyerek, “İnsanlık asla Gazze ve Ukrayna’da gördüklerimizin yaşanmasına izin vermemeli.” dedi.

Bölgesel kalkınma

ACD Genel Sekreteri Dr. Danvivathana, ACD’nin Asya ve Avrupa’dan 35 üyeleri arasında anlaşmazlıklar olduğunu ancak Birliğin, anlaşmazlık konularından ziyade mutabık kalınan hususlar üzerine inşa edilerek çözüm ürettiğini kaydetti.

Uluslararası aktörlerin birbirine bağımlı olduğunu ve özellikle sınır ötesi meselelerde hiç kimsenin tek başına hareket edemeyeceğini belirten Danvivathana, bölgesel mekanizmanın uluslararası işleyişe de katkı sunacağının altını çizdi.

Danvivathana, devletlerin, küresel rekabete giremeyecekleri alanlar yerine ulusal çaptaki ekonomik avantajlarına odaklanarak atılım yapmasının bölgesel kalkınmayı ileri taşıyabileceğini söyledi.

“Barış istiyorsan barışa hazırlan”

RACVIAC Direktörü Grigorie, RACVIAC üyesi 9 Güneydoğu Avrupa ülkesinin geçmişteki anlaşmazlıklar ve güncel çekişmelere rağmen, bölgesel bir kuruluş çatısı altında buluşarak güvenlik diyalogu kurduğunu aktardı.

Kuruluşa üye bazı devletlerin Kosova’yı halen tanımadığına dikkati çeken Grigorie, askeri konuların ele alındığı buluşmalar haricinde RACVIAC üyelerinin oy birliğiyle Kosova’nın da toplantılara davet edilmesine karar vermesini bu duruma örnek gösterdi.

Ukrayna- Rusya Savaşı gibi uluslararası çatışmalarda diplomasinin önemine dikkati çeken Grigorie, “Romalıların ‘Barış istiyorsan savaşa hazırlan’ diye bir sözü vardır. Bugün dünyada bunu görebiliyoruz, belki takılıp kaldık. Bu durumda yapmamız gereken, ‘Barış istiyorsak barışa hazırlanmak’ olacaktır.” ifadesini kullandı.

“Küresel çatışmaların ele alınacağı etkili oluşuma ihtiyaç var”

Avrupa Konseyinin İsrail- Filistin sorunu yerine kıtadaki çatışmalara odaklandığını belirten Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Berge, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda insan hakları ihlallerinin kayıt altına alınması için Ukrayna, Avrupa Birliği ve G7 ülkelerinin işbirliğiyle işlevsel bir kayıt mekanizması oluşturduğunu ve mekanizmanın merkezinin Hollanda’nın Lahey kentinde olacağını bildirdi.

Berge, ABD’nin bazı çatışmaların çözümünde yapıcı rol oynayabileceğini kaydederek, Rusya ile savaşının bitmesi için Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin ortaya koyduğu barış planının uygulanması gerektiğini ifade etti.

BM Güvenlik Konseyinin 2. Dünya Savaşı sonrasında küresel barışı korumak için kurulduğunu fakat “tekrar tekrar başarısız olduğunu” belirten Berge, küresel çapta savaş ve çatışmaların ele alınacağı daha etkili bir oluşuma ihtiyaç duyulduğunu savundu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bolgesel-mekanizmalarin-rolu-dijital-dunyada-isbirligi-ve-sahiplenme/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Gıda Güvenliği Paneli Düzenlendi https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-gida-guvenligi-paneli-duzenlendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-gida-guvenligi-paneli-duzenlendi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:27:30 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9870 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Gıda Güvenliği: Büyüyen Bir Sınama” başlıklı panelde, gıda güvenliğinin sağlanabilmesi çerçevesinde bölgesel ve küresel çatışmalar ile iklim krizine vurgu yapıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TRT World Sunucusu Elif Bereketli’nin üstlendiği “Gıda Güvenliği: Büyüyen Bir Sınama” paneline Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi, Malavi Dışişleri Bakanı Nancy Tembo, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) Komisyonu Başkanı Omar Alieu Touray, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Başkanı Kate Forbes ve Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü Yardımcısı Carl Skau katıldı.

“Çok daha kuvvetli önlemlere ihtiyacımız var”

Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Popşoi, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ikinci yılının dolduğunu hatırlatarak ülkesinde 2014’ten bu yana çok sayıda göçmenin bulunduğunu ve uluslararası toplumun desteğiyle onlara ev sahipliği yapmayı sürdüreceklerini söyledi.

Moldova’nın Ukrayna’dan gelen gıda için çok önemli bir ülke olduğuna dikkati çeken Popşoi, “Türkiye’ye de burada teşekkür etmek istiyorum. Türkiye, Ukrayna tahılının güvenli bir şekilde dünyaya açılması için mükemmel bir koridor oluşturdu.” dedi.

Popşoi, Rusya’nın tahıl koridoru anlaşmasını askıya almasının ardından alternatif arayışlarına yöneldiklerini, bu çerçevede bazı koridorlar oluşturduklarını ve bu çerçevede Moldova’dan Ukrayna’ya ve Ukrayna’dan Moldova’ya 2 milyon tonluk gıda akışı sağlandığını kaydetti.

Ukrayna’nın ihtiyacı olan altyapıyı sağlamaya devam ettiklerini aktaran Popşoi, göçmenler konusunun yanı sıra gıda güvenliğinin de öncelikli meselelerden biri olduğunu ifade etti.

Popşoi, “Aslında şoke edici bir durum ortaya çıktı. Aslında bu devasa kriz ile karşı karşıya kalmamız bizi de şaşırttı. Fakat uluslararası toplum ile Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası kurumların bize yardımcı olması ve vatandaşların harekete geçmesiyle büyük bir iş çıkardık. Ukrayna’ya komşu olan ülkeler bir araya gelerek kaynakları bir araya getirdiler.” ifadelerini kullandı.

Gıda güvenliğinin sağlanması açısından Ukrayna’dan gelen tahıl konusunun önemli olduğunu vurgulayan Popşoi şunları söyledi:

“Uluslararası toplumun desteğini sürdürmesi gerekiyor. Gıda güvenliğinden bahsedip bundan bahsetmezsek olmaz. Temel güvenliğin sağlanması lazım, bunun için belirli yatırımlara ihtiyaç var. Aynı zamanda da yine bu çatışmaların etkisini azaltabilmek için çok daha sağlam, çok daha kuvvetli önlemlere ihtiyacımız var. Evet hukukun üstünlüğünden bahsediyoruz, ancak hukukun üstünlüğüne dayalı olarak biz bunları yaparsak istikrar sağlanabilir ve değer zincirlerinin kırılmadığından emin olabiliriz. Aksi takdirde özellikle de ihtiyacı olan ülkelerin gıdaya olan erişimi maalesef sekteye uğrayacak.”

“(İklim değişikliği) sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de etkileyecektir”

Malavi Dışişleri Bakanı Tembo, Malavi için tarım ürünlerine bağımlı bir ülke olarak iklim değişikliği konusunun en önemli zorluklardan biri haline geldiğini söyledi.

Malavi’nin ekonomik faaliyetlerinin yüzde 80’ini tarımın oluşturduğunu kaydeden Tembo, “2015’ten bu yana olağanüstü bazı koşullarla karşı karşıya kaldık. Örnek olarak da kasımda normalde yağmur yağar, o dönemde ekim yapılır. Fakat öyle durumlar ortaya çıktı ki ocak ayına kadar yağmur yağmadı.” ifadelerini kullandı.

Madagaskar, Malavi ve Zimbabve’nin bazı kesimlerinde 2015’ten itibaren büyük kasırgaların yaşandığını belirten Tembo, özellikle geçen seneki kasırgada, yüzlerce insanın hayatını kaybettiğini, binlerce hanenin yıkıldığını ve tarım ürünlerinin büyük zarar gördüğünü aktardı.

Tembo, gıda güvenliğinin ülkelerinin kalkınması açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.

İklim değişikliği konusunun doğru ele alınması gerektiğine dikkati çeken Tembo şunları kaydetti:

“Bu, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de etkileyecektir. Bu kasırgalar bütün altyapıyı etkiledi, hastane ve eğitim altyapısını etkiledi, bu kasırgalardan dolayı okullar mahvoldu. Birçok insan artık eğitim erişimine sahip değil.”

Tembo, Malavi’nin kendi kendine yetmek konusunda sorun yaşayan bir ülke olduğunu ve kasırgalar sebebiyle uluslararası kurumlardan yardım aldıklarını, çiftçileri tekrar ekim yapmaları için teşvik ettiklerini ve tarım konusunda da bilgiye ihtiyaçları olduğunu ifade etti.

Gübrenin büyük kısmının Rusya ve Ukrayna’dan geldiğini belirten Tembo, “Avrupa Birliği’nden çok uzağız ama savaş gerçekten bizi de etkiledi, özellikle de tarım ürünlerinin üretimi konusunda. Çünkü birçok çiftçinin maliyet artışından dolayı gübreye erişimi yok. Aslında bu, tüm sistemin nasıl birbiriyle bağlantılı olduğunun da mükemmel bir örneği.” diye konuştu.

Tembo, az gelişmiş ülkelerin finansmana erişimi konusunda yeni adımlar atılması gerektiğini aktardı.

“Batı Afrika’da 40 milyondan fazla insan gıda güvensizliği ile karşı karşıya”

ECOWAS Komisyonu Başkanı Touray, gıda güvenliğinin insanların sağlıklı bir hayat yaşayabilmesi için çok önemli bir konu olduğunu ifade etti.

Batı Afrika’da 413 milyonluk bir nüfusun bulunduğunu kaydeden Touray, “Bu nüfusun yüzde 10’u yani Batı Afrika’da 40 milyondan fazla insan gıda güvensizliği ile karşı karşıya.” dedi.

Touray, Nijer’de 3,2 milyon, Nijerya’da 36 milyon, Burkina Faso ve Mali’de 3 milyon insanın gıda güvensizliği ile karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Batı Afrika’da gıda güvensizliğine sebep olan 4 unsurun varlığına dikkati çeken Touray, bunların güvensizlik, yapısal sorunlar, jeopolitik sorunlar ve iklim değişikliği olduğunu söyledi.

Touray, ECOWAS olarak bölgedeki unsurlar arasında koordinasyon sağlamak istediklerini, barış ve istikrar için gerekli finansman sağlanmazsa kötü sonuçların devam edeceğini belirtti.

Göç konusuna da değinen Touray şunları kaydetti:

“Göç de aslında bu güvensizliğin bir sonucu ve şunu da unutmamak gerekiyor, göç aslında genelde Afrika içerisinde gerçekleşiyor. Yani Afrikalı göçmenlerin yüzde 90’ı genelde Afrika içerisinde yer değiştiriyor ve genelde yoksul topluluklar içerisinde gerçekleşiyor.”

“Kısa vadeli ve uzun vadeli çözümlere odaklanmamız lazım”

IFRC Başkanı Forbes, milyonları ilgilendiren bir sorunun konuşulduğunu ve bu sorunun, içerisinde birçok unsuru barındırdığını söyledi.

Gıda güvenliği konusunda siyasi çözümlere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Forbes, “Artık çiftçilerin işlerini yapamıyor olmasına da bir çözüm bulmak lazım. Yani biz yemek bıraktık gıda emanet ettik ve gittik gibi tek seferlik çözümler bizim için uygun değil. Hem siyasi olarak hem de kuruluşlarımız içerisinde kısa vadeli ve uzun vadeli çözümlere odaklanmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

Forbes, iklim değişikliği gibi sorunların artık içerisinde olunduğunu ve bu sebeple ayak uydurulması gerektiği, çözüm bulunmazsa şiddet ve ihtilaflarla karşı karşıya kalınacağı ve bunun için de uzun bir süreye sahip olunmadığı değerlendirmesinde bulundu.

“Karşımızda daha önce hiç görülmemiş bir ihtiyaç düzeyi var”

WFP İcra Direktörü Yardımcısı Skau, halihazırda çok büyük bir gıda krizinin içerisinde olunduğunu, bu sebeple de fonları ve finansmanı artıracak çalışmaları yapmanın öncelik arz ettiğini söyledi.

Kaynakların yetersizliğinden bahseden Skau, “Karşımızda daha önce hiç görülmemiş bir ihtiyaç düzeyi var ve bu, 3 yıl içinde dramatik bir yükseliş gösterdi. Dolayısıyla eşi benzeri görülmemiş, kapatılması gereken bir boşluk var.” ifadelerini kullandı.

Skau, istikrarsızlığın belirsizliğin yolunu açtığını dolayısıyla bilgi akışının sağlanmasının, çözüm odaklı hareket etmenin ve doğrudan gıda sağlamak yerine gıda sistemlerine yatırım yapmanın önemine dikkati çekti.

Gıdaya erişimin sağlanması için alınan inisiyatiflerin teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden Skau, “Karadeniz inisiyatifini düşünün, burada Türkiye’den ve birkaç başka yerden gelen diplomatik adımlar sayesinde bir kazan kazan senaryosu ve fırsatı oluşturuldu.” dedi.

Skau, Gazze’de ve Sudan’da yaşananlara bakıldığında durumun sürdürülebilir olmadığını, finansman sıkıntısının değil finansmanın ulaştırılması sıkıntısının bulunduğunu ve diplomatik çözümlere ihtiyacın olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-gida-guvenligi-paneli-duzenlendi/feed/ 0
Arnavutluk ve Ukrayna, Güneydoğu Avrupa Zirvesi’nde Ukrayna’ya Desteklerini Yineledi https://www.igdirhaber.com.tr/arnavutluk-ve-ukrayna-guneydogu-avrupa-zirvesinde-ukraynaya-desteklerini-yineledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/arnavutluk-ve-ukrayna-guneydogu-avrupa-zirvesinde-ukraynaya-desteklerini-yineledi/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:18:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8407 Arnavutluk’ta, Güneydoğu Avrupa ve Batı Balkan ülkelerinin liderlerinin katılımıyla düzenlenen Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi sona erdi.

Zirvenin sonunda Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ortak basın toplantısı düzenledi.

Rama, burada yaptığı açıklamada, sadece Arnavutluk olarak değil Güneydoğu Avrupa’da aynı tutumu sergileyen ülkeler topluluğu olarak Ukrayna’nın yanında olduklarını ifade etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Tüm Arnavutluk halkının Ukrayna’nın yanında olduğunu vurgulayan Rama, “İhtiyaç olduğu süre boyunca ve kalıcı barış sağlanıncaya kadar Ukrayna’nın yanında olmaya ve desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

Ukrayna’nın direnmek ve adil bir barış için gerekli tüm araçlarla desteklenmeyi ve yardım edilmeyi hak ettiğini ifade eden Rama, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu iki şeyi birlikte çok etkileyici bir şekilde yapan Başkan Zelenskiy’e ve Ukrayna halkına hayranlıktan başka bir şeyim yok. Bir yandan acımasız bir saldırgana karşı savaşıyorlar, diğer yandan ise reform için, Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecinde ilerlemek için çalışıyorlar.”

Ukrayna’daki Rus saldırganlığı nedeniyle Batı Balkanlar’da net ve gerçek bir tehlike bulunduğuna işaret eden Rama, Ukrayna’da meydana gelenlerin farklı şekillerde tekrarlanabilme gerçeğinin herkes tarafından görülmesi gerektiğini belirtti.

Ortak açıklama yayımlandı

Öte yandan, zirvenin sonunda katılımcı ülkelerce ortak açıklama yayımlandı.

Arnavutluk Başbakanlığının yayımladığı ortak açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’ya sebepsiz gerçekleştirdiği askeri saldırganlığının Avrupa’nın güvenliğine ve uluslararası barışa yönelik en büyük tehdit olmaya devam ettiği kaydedildi.

Açıklamada, “Bu saldırganlık eylemi kabul edilemez. Bu, BM (Birleşmiş Milletler) Antlaşması da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalidir ve Ukrayna halkına yönelik işlenen bir suçtur.” denildi.

Ukrayna’ya yönelik dayanışma ve desteğin yeniden teyit edildiği, zirveye katılımcı ülkelerin savaştan sonra Ukrayna’nın yeniden ayağa kaldırılması ve inşasında yer alma kararlılıklarının vurgulandığı ortak açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Ukrayna’nın 1991 yılından bu yana uluslararası tanınmış sınırları kapsamındaki bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğimizi yineledik. BM Antlaşması ve Ukrayna Barış Formülü uyarınca kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa ulaşmada Rusya’nın saldırganlığının üstesinden gelmek için her ne kadar süre gerekirse Ukrayna’ya ihtiyaç duyduğu desteği sağlama kararlılığımızı sürdüreceğiz.”

Açıklamada, Ukrayna’ya özgürlük, bağımsızlık ve toprak bütünlüğü için verdiği mücadelede, tüm uluslararası topluma desteğini güçlü bir şekilde artırması çağrısında bulunuldu.

Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’nın geçici olarak işgal edilen topraklarında başkanlık seçimleri düzenleme niyetinin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu ve güçlü bir şekilde kınandığı vurgulanan açıklamada, Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol şehri ile Ukrayna’nın Rus işgali altındaki Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerinde yapılacak seçimlerin yasa dışı nitelikte olduğu kaydedildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in BM Antlaşması hedef ve ilkeleriyle uyumlu olan Ukrayna Barış Formülü uygulamasına katılımları konusundaki isteklerine yer verilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“NATO müttefikleri ve aday ülkeler, Ukrayna’nın gelecekteki NATO üyeliğine yönelik atılan adımları takdir ediyor ve Ukrayna’nın güvenlik koşulları izin verdiği anda İttifak’a üye olmasını destekliyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığının neden olduğu saldırganlık suçu, insanlığa karşı suçlar ve diğer korkunç suçlardan sorumlu olan şahısların adalet önüne çıkarılması yönündeki kesin kararlılığımızın altını çizdik.”

Batı Balkanlar, Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliği yönünde daha fazla ilerleme ve karşılıklı desteğin sağlanmasına yönelik ortak çabaların yoğunlaştırılması yönündeki kararlılığın teyit edildiği açıklamada, “İnsanların güvenli bir şekilde geri dönüşüne ve ekonomik ile tarımsal faaliyetlerin yeniden başlamasına yönelik önemli bir ilk adım olarak, Ukrayna’nın toparlanmasının daha geniş bağlamında mayın temizlemenin öneminin altını çiziyoruz. Biz, Ukrayna’nın dostları, Avrupa kıtasında barışı, istikrarı ve adil refahı ancak bir araya gelerek yeniden tesis edebileceğimize dair güçlü inancımızı teyit ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Arnavutluk Başbakanlığına göre ortak açıklamada, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatovic, Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic, Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Borjana Kristo, Romanya Başbakanı Marcel Ciolacu ve Bulgaristan Başbakanı Nikolay Denkov’un imzası yer aldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/arnavutluk-ve-ukrayna-guneydogu-avrupa-zirvesinde-ukraynaya-desteklerini-yineledi/feed/ 0
Zelenskiy: Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz https://www.igdirhaber.com.tr/zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/#respond Tue, 11 Jun 2024 21:30:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8375 – Zelenskiy: “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz”

TİRAN – Arnavutluk’taki Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi’nin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi sona erdi. Zirvenin ardından tüm katılımcıların yer aldığı aile fotoğrafı çekilirken, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Rama yaptığı açıklamada, Zelenskiy’nin sadece bir ülkenin devlet başkanı değil, aynı zamanda bir direnişin lideri olduğunu vurgulayarak, bu zirvenin “neo-emperyalist güce karşı bir araya gelme” amacı taşıdığını ifade etti. Arnavutluk olarak Ukrayna’yı kararlılıkla desteklediğini ifade eden Rama, kalıcı bir barış sağlanana dek bu desteğin devam edeceğini açıkladı.

“Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne şahit oluyoruz”

Ukrayna’nın sahip olduğu ihtiyaçların farkında olmasına rağmen kapasitelerinin yeterli olmaması sebebiyle gerekli yardımları sağlayamadıklarını dile getiren Rama, Ukrayna’da Rus saldırganlığının iki yıla aşkın bir süredir devam ettiğini hatırlattı. Rama, Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne, bu desteğin bazen duraksadığına veya bürokratik gecikmelerin yaşandığına şahit olduklarını üzülerek ifade etti. Rama, dolayısıyla vakit kaybetmeden Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü sağlamak için gerekenlerin yapılması gerektiğini vurguladı.

“Bu savaşı, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durduramayız”

Son zamanlarda bazı ülkelerde farklı kesimlerin Ukrayna’ya yönelik yardımların kesilmesi yönündeki çağrılarına değinen Rama, “bu savaşın, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durdurmanın mümkün olmadığını” vurguladı.

“Ukrayna barışı ancak Zelenskiy’in 10 maddelik barış planına göre hareket edildiği takdirde sağlanabilir”

Rama, Putin’in Ukrayna’yı işgal etme planında başarısız olduğunu ifade ederek, Ukrayna ve Ukraynalılar bu işgal girişimine karşı güçlü bir direniş sergilediğini belirtti. “Zelenskiy ve Ukraynalılara karşı ancak hayranlık duyarım” ifadelerini kullanan Rama, Ukrayna’da barışın tesis edilmesi için her türlü işbirliğine açık olduklarını vurgulayarak, bu barışın ancak Zelenskiy’nin Barış Formülü’yle tesis edilebileceğini açıkladı.

“Ukrayna’ya mühimmat teminatını devam ettirmek için elimizden geleni yapmalıyız”

Zelenskiy ise, işbirliği ve ülkesine karşı sağladığı yardımlardan ötürü Başbakan Rama’ya teşekkür ederek, Ukrayna’ya mühimmat göndermeye devam etmek için her şeyin yapılması gerektiğini, Kiev’in de Batı Balkanlarda yer alan tüm ülkelerin AB’ye entegrasyonunu desteklediğini, bunun karşılığında Batı Balkan ülkelerin de Ukrayna’nın AB’ye entegrasyonunu desteklemesi gerektiğini söyledi.

“Bir araya gelip silah üretelim”

Zelenskiy, “Bir araya gelip silah üretmeliyiz. Bu hususta gecikmelerin yaşanmaması için elimizden geleni yapmalıyız” ifadelerini kullanarak, Ukrayna’nın Avrupa’ya ve ortak değerlerine sunabileceği istikrarına güvenilmesi gerektiğini vurguladı. Zelenskiy, “Ukrayna ve Güneydoğu Avrupa olarak işbirliği halinde olmalı ve hep birlikte İsviçre’de düzenlenecek küresel barış zirvesine katılmalıyız” dedi.

Batı Balkan ülke liderlerinden kendisinin geliştirdiği Barış Formülü’ne destek vermelerini talep eden Zeleneskiy, “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/feed/ 0
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: ‘Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz’ https://www.igdirhaber.com.tr/ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/#respond Tue, 11 Jun 2024 21:18:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8367 Arnavutluk’taki Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi’nin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi sona erdi. Zirvenin ardından tüm katılımcıların yer aldığı aile fotoğrafı çekilirken, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Rama yaptığı açıklamada, Zelenskiy’nin sadece bir ülkenin devlet başkanı değil, aynı zamanda bir direnişin lideri olduğunu vurgulayarak, bu zirvenin “neo-emperyalist güce karşı bir araya gelme” amacı taşıdığını ifade etti. Arnavutluk olarak Ukrayna’yı kararlılıkla desteklediğini ifade eden Rama, kalıcı bir barış sağlanana dek bu desteğin devam edeceğini açıkladı.

“Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne şahit oluyoruz”

Ukrayna’nın sahip olduğu ihtiyaçların farkında olmasına rağmen kapasitelerinin yeterli olmaması sebebiyle gerekli yardımları sağlayamadıklarını dile getiren Rama, Ukrayna’da Rus saldırganlığının iki yıla aşkın bir süredir devam ettiğini hatırlattı. Rama, Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne, bu desteğin bazen duraksadığına veya bürokratik gecikmelerin yaşandığına şahit olduklarını üzülerek ifade etti. Rama, dolayısıyla vakit kaybetmeden Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü sağlamak için gerekenlerin yapılması gerektiğini vurguladı.

“Bu savaşı, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durduramayız”

Son zamanlarda bazı ülkelerde farklı kesimlerin Ukrayna’ya yönelik yardımların kesilmesi yönündeki çağrılarına değinen Rama, “bu savaşın, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durdurmanın mümkün olmadığını” vurguladı.

“Ukrayna barışı ancak Zelenskiy’in 10 maddelik barış planına göre hareket edildiği takdirde sağlanabilir”

Rama, Putin’in Ukrayna’yı işgal etme planında başarısız olduğunu ifade ederek, Ukrayna ve Ukraynalılar bu işgal girişimine karşı güçlü bir direniş sergilediğini belirtti. “Zelenskiy ve Ukraynalılara karşı ancak hayranlık duyarım” ifadelerini kullanan Rama, Ukrayna’da barışın tesis edilmesi için her türlü işbirliğine açık olduklarını vurgulayarak, bu barışın ancak Zelenskiy’nin Barış Formülü’yle tesis edilebileceğini açıkladı.

“Ukrayna’ya mühimmat teminatını devam ettirmek için elimizden geleni yapmalıyız”

Zelenskiy ise, işbirliği ve ülkesine karşı sağladığı yardımlardan ötürü Başbakan Rama’ya teşekkür ederek, Ukrayna’ya mühimmat göndermeye devam etmek için her şeyin yapılması gerektiğini, Kiev’in de Batı Balkanlarda yer alan tüm ülkelerin AB’ye entegrasyonunu desteklediğini, bunun karşılığında Batı Balkan ülkelerin de Ukrayna’nın AB’ye entegrasyonunu desteklemesi gerektiğini söyledi.

“Bir araya gelip silah üretelim”

Zelenskiy, “Bir araya gelip silah üretmeliyiz. Bu hususta gecikmelerin yaşanmaması için elimizden geleni yapmalıyız” ifadelerini kullanarak, Ukrayna’nın Avrupa’ya ve ortak değerlerine sunabileceği istikrarına güvenilmesi gerektiğini vurguladı. Zelenskiy, “Ukrayna ve Güneydoğu Avrupa olarak işbirliği halinde olmalı ve hep birlikte İsviçre’de düzenlenecek küresel barış zirvesine katılmalıyız” dedi.

Batı Balkan ülke liderlerinden kendisinin geliştirdiği Barış Formülü’ne destek vermelerini talep eden Zeleneskiy, “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi. – TİRAN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/feed/ 0
Tiran’da Ukrayna Zirvesi gerçekleştirildi https://www.igdirhaber.com.tr/tiranda-ukrayna-zirvesi-gerceklestirildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/tiranda-ukrayna-zirvesi-gerceklestirildi/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:57:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8353 Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Tiran ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ukrayna Zirvesi’ne katılmak üzere Arnavutluk’a geldi. Zirvede, Ukrayna’ya destek arayışını sürdüren Zelenskiy’in Arnavutluk’a ilk ziyareti yabancı basında da geniş yer buldu.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Tiran’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ukrayna Zirvesi’ne katılmak üzere dün akşam saatlerinde Tiran’a geldi. Arnavutluk Dışişleri Bakanı İgli Hasani, Meclisle İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Elisa Spiropali ve Ukrayna’nın Arnavutluk Büyükelçisi Vladimir Shkurov tarafından karşılanan Zelenskiy’e, Rinas Havalimanı’ndan Tiran merkezine 35 araçlık bir konvoy eşlik etti. İlk kez Arnavutluk’a gelen Zelenskiy, sabah saatlerinde ise Başbakan Rama tarafından Başbakanlık’ta kabul edildi. Zelenskiy’i kendi ofisinde ağırlayan Rama, resim çalışmalarının yer aldığı kitabını baş harflerinin yazıldığı ahşap bir kutu içinde Zelenskiy’e hediye etti. Daha sonra iki lider ikili görüşmeye geçti. Rama ve Zelenskiy’nin yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından nişan takdim merasimine geçilirken, iki ülke arasında Dostluk ve İşbirliği Antlaşması imzalandı.

Devlet Başkanı Zelenskiy, Başbakan Rama’ya “Devletlerarası iş birliğinin güçlendirilmesine, Ukrayna’nın devlet egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün desteklenmesine, Ukrayna devletinin dünyada popülerleşmesine önemli kişisel katkıda bulunması” ve “olağanüstü kişisel katkıları” nedeniyle Ukrayna’nın en yüksek devlet nişanı olarak kabul edilen Bilge Yaroslav Nişanı’nı takdim etti.

“Bu, ne Ukrayna’nın ne de uluslararası topluluğunun seçtiği bir savaş”

İki ülke arasındaki Dostluk ve İşbirliği Antlaşması’nı imzalayan Rama ve Zelenskiy, daha sonra Ukrayna Zirvesi’nin düzenleneceği Kongreler Sarayı’na geçti. Zirveye, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksander Vuçiç, Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatoviç, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Andrej Plenkoviç ve Bosna-Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Kristo katıldı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Başbakan Rama, “Özellikle onur konuğumuz ve kıymetli dostum Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e özel olarak Tiran’a hoş geldiniz diyorum. Demokratik dünyamıza acımasızca meydan okuyan savaşa karşı direnişte yalnızca kendi ulusunuza ve halkınıza değil tüm demokratik dünyaya liderlik etmenin olağanüstü sorumluluğunun ortasında Tiran’da düzenlediğiniz bu ziyaretinizden dolayı büyük onur duyuyoruz. Bu, ne Ukrayna’nın ne de uluslararası topluluğunun seçtiği bir savaş. Bu, imparatorluk geçmişine dair eski bir rüyanın rehberliğinde tek bir adamın verdiği kararın neden olduğu bir felakettir. Sizin buradaki varlığınız, kendisinin başarılı olamadığının ve neo-emperyalist Rusya’nın askeri gücüne ve zehirli propagandasına rağmen Ukrayna halkının bağımsız ve demokratik bir vatanda yaşama iradesini ve hakikatleri bastırmayı başaramadığının bir göstergesidir. Vladimir Putin, Ukrayna’yı birkaç gün içinde haritadan silmek istiyordu ama bugün Ukrayna, Avrupa’da her zamankinden daha aktif ve kendi geleceğine her zamankinden daha fazla inanıyor. Bu masaya bakıyorum, uzun savaşlar, çatışmalar, donmuş ilişkiler geçmişinden sonra tanıdık yüzler, dost yüzler görüyorum. Batı Balkanlar’da hepimiz karşılaştığımız zorluklar hakkında konuşmak ve geleceğimizi planlamak için en az 10 yıldır bir araya geliyoruz. Hala hangi konuda anlaşamıyor olursak olalım, kanlı ayrılıkların acımasız tarihine bakmak yerine ileriye bakmak gerekiyor. Arnavutluk’ta gördüğümüz gelecek; komşularımızla barış içinde yaşadığımız, ortaklarımızla iş birliği içinde çalıştığımız ve dünyayla dost kaldığımız ortak bir gelecektir” ifadelerini kullandı.

“Yıllardır bizi bir araya getiren aynı umut, şimdi de bizi Ukrayna halkıyla birleştiriyor”

Zelenskiy’in Tiran’da bulunmasının önemini dile getiren Edi Rama, “Yıllardır bizi bir araya getiren aynı umut, şimdi de bizi Ukrayna halkıyla birleştiriyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının 2. yıl dönümünü daha yeni geride bıraktık. Ukrayna ve halkına, Ukrayna’da bugün acı çeken herkese yönelik dayanışma ve desteğimizi yenilemek için buradayız. Biz de Rusya’ya bu savaşı durdurma çağrımızı yinelemek istiyoruz. BM Uluslararası Hukuk Sözleşmesi ve BM Genel Kurulu kararıyla desteklenen barışa olan bağlılığımızı da yinelemek istiyoruz. Ukrayna’ya ve haklarına saygı duyan bir barıştır bu. Tepkimizde birlik içinde kaldığımızı, Avrupa’nın güvenliğine ve küresel düzene yönelik çok gerçek bir tehdit karşısında Ukrayna’ya bağlı kaldığımızı bir kez daha teyit etmek için burada toplanmış bulunuyoruz. Ama bir yandan sınırlarımızın da farkındayız. Ukrayna’nın kendisini ve halkını gerektiği gibi koruyabilmesi için ihtiyaç duyduğu mali ve askeri destek modellerini sağlama kapasitemiz yok. Ukrayna’nın özgür, bağımsız ve demokratik bir devlet ve bir bütün olarak Avrupa’nın özgürlüğünün kalesi olarak hayatta kalması, her şeyden önce sundukları mali ve askeri desteğe bağlıdır. Bu destek, dar görüşlü iç politikaların veya bürokratik gecikmelerin esiri olmamalıdır” açıklamasını yaptı.

“Rusya’nın kazanmasına ve Ukrayna’nın kaybetmesine izin veremeyiz ve vermemeliyiz”

“Ukrayna sadece kendisi için değil inandığımız, savunduğumuz ve uğruna çalıştığımız her şey için mücadele ediyor” diyen Rama, konuşmasını şu şekilde tamamladı:

“İşgalci orduya karşı Ukrayna’ya yardım etmenin barış davasına engel olduğuna inanan bazı alaycı fırsatçılar var. Bu yüzden bugün onlara savaşı bitirmenin yolunun savaş mağdurlarını silahsızlandırmak değil, saldırganlığı durdurmak olduğunu söylemek istiyorum. Egemen bir ülkenin topraklarını ilhak eden bir saldırganı, mağduru silahsızlandırarak ödüllendirmek barış getirmez, tam tersi daha fazla savaşın önünü açar. Vladimir Putin’i durdurmak yerine Ukrayna’yı durdurmak, saldırganlığın ödüllendirilmesiyle desteklenen barışı, daha fazla saldırganlığın meşrulaştırılmasına ve dünyamızı haklarla değil, güçle yönetilen bir dünyaya dönüştürür. Bölgemizin ve kıtamızın savaşlara ve onların yıkıcı sonuçlarına yabancı olmadığını çok iyi biliyoruz. Ortak Avrupa’mızın son diktatörlüğü olan eski Yugoslavya’nın şiddet yoluyla dağılmasının bıraktığı derin yaralar, çeyrek asırdan fazla bir sürenin ardından bölgemizde hala kapanmayı ve iyileşmeyi bekliyor. Ancak, barış inşasının her şeyden önce AB’nin kurulmasına ve gelişmesine yol açan benzersiz bilgelik ve cesaret vizyonuna ve büyük çalışmaya yansıdığını da gördük. AB’nin oluşmasına yol açan vizyon, bugün Batı Balkanlar’da gelecek nesiller adına ancak barış içinde birlikte kalarak, birlikte çalışarak, farklılıklarımızı barışçıl, yapıcı bir şekilde çözerek elde edebileceğimiz bir geleceğe olan yolculuğumuzda bize rehberlik ediyor. Ne yazık ki, tüm bunlar artık risk altında. Çünkü güç ilişkileri güç mücadelesine dönüştüğü için kurallara dayalı uluslararası düzene meydan okunuyor. Çünkü eski hakimiyet iştahları daha da açılıyor. Bütün bunlar korku ve keskin bir istikrarsızlık hissine neden oluyor. Bu duruma düşemeyiz ve düşmemeliyiz. Elimizdeki tek seçenek, emek vererek inşa ettiğimiz şeyleri yok etmeye çalışan güçlere karşı direnmektir. Saf ve dikkatsiz olup geleceğimizi dizginsiz arzuların esiri olarak bırakamayız. Batı Balkanlar’da hepimiz birlik duruş sergilemeye devam etmeli, tüm kapasitemizi ve kaynaklarımızı seferber etmeli, bağlarımızı güçlendirmeliyiz. Bizi bir araya getiren kurumlarımız, demokrasimizi güçlendiren örgütlerimiz, saldırganlığın ödüllendirilmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Rusya’nın kazanmasına ve Ukrayna’nın kaybetmesine izin veremeyiz ve vermemeliyiz. Böyle bir sonuç kabul edilemez. AB’nin varlığı da dahil tüm Avrupa risk altında olacaktır. Barışla, refahla dolu bir geleceğe dair ortak hayalimiz, çok karanlık, hayal edilmesi çok acı veren bir geleceğin eşiğine getirilir. Bu nedenle Ukrayna’nın özgürlüğü ve onuru için verilen mücadeleyi desteklemeliyiz. Bu savaş aynı zamanda özgürlüğümüz ve onurumuz için verilen bir savaştır ve barışı, Ukrayna ve halkı için adil bir barışı savunmaya devam etmeliyiz. Arnavutluk elinden geleni yaptı ve yapmaya devam edecek. Avrupa-Atlantik entegrasyonunu desteklemek amacıyla bugün imzaladığımız ortak deklarasyon, ilişkilerimizi ve Ukrayna’ya yakın durma kararlılığımızı daha da güçlendirecektir. Son olarak, Rusya’nın emperyalist iştahına yem olmak istemeyen bizim gibi birçok küçük ulus için Ukrayna konusunda mutlak netliğe, Ukrayna ile sarsılmaz bir dayanışmaya ve Ukrayna’yı desteklemek için ortak kararlılığa ihtiyacımız var. Slava Ukraina!”

“Putin’in başarısızlığı bizim güvenliğimiz anlamına geliyor”

Konuşmasına teşekkür ederek başlayan Zelenskiy ise, “Bu zirveyi düzenleyip bizleri ağırladığınız için teşekkür ediyorum. Bu formatta ikinci kez buluşuyoruz, ilki Atina’da düzenlenmişti ve şimdi de Tiran’da bir araya geldik. Burada hep birlikte Avrupa’yı nasıl güçlendirebileceğimizi tartışma fırsatını buluyoruz ve bunu takdir ediyorum. Avrupa’nın her devletin, her ulusun kendi geleceğini belirlediği bir alan olmasını istiyoruz. Biz de geçmişte ulusların geleceğini belirlemeye çabalayan insanların var olduğunu gördük. Bu durum Balkan’da, Doğu Avrupa’da ve Avrupa’nın diğer tüm ülkelerinde yaşandı. Şimdi Putin’in yapmak istediği tam da budur” dedi.

“Putin rejiminin kaybetmesi ve mağlup olması tüm özgür devletlerimiz ve uluslarımız için önemli” diyen Zelenskiy, “Putin’in başarısızlığı bizim güvenliğimiz anlamına geliyor. Sevgili mevkidaşlarım, bizim Avrupa ve yaşama dair vizyonumuz eşit onur ilkesine dayanıyor. Bazılarının daha fazla güvenlik ve barış hak ettiği ve diğer yandan barış için acı çeken ulusların bulunduğu farklı onurların olduğu bir Avrupa olmamalı. Her millete saygının ve güvenlik hakkının evrensel ilkeler olması gerektiğine inanıyoruz. Bütün bunlar bizim işbirliğimiz sayesinde gerçekleşebilir. Avrupa topluluğu ilkelerini koruyan ve topluluklara üye olmak isteyen AB’deki her ülkenin tam üyeliği hak ettiğine inanıyoruz. Ukrayna, Avrupa entegrasyonuna yönelik çabalarınızı destekliyor ve Avrupa entegrasyonuna yönelik bize verdiğiniz destek için hepinize minnettarız. AB ve NATO Avrupa’ya en uzun ve güçlü güvenlik, barış ve ekonomik kalkınma sürecini sundu ve biz hepimiz, eşit bir şekilde Avrupa ve Avrupa-Atlantik topluluklarının bir parçası olmayı hak ediyoruz. İkincisi bizim Barış Formülü’ne önem veren ve bunu dile getirmek için küresel çabalara katılan tüm uluslara karşı minnettarlığımızı ifade etmek istiyorum. Bu formül tam ve kapsayıcı bir formüldür. Bu da demek ki Rus savaşının her yönü bu formülde belirlenen maddelere göre çözülebilir. Her lider, her devlet bu barış sürecinde kendini gösterebilir. Yani bu sadece ‘büyük güçler’ olarak bilinen devletlere veya Avrupa diplomasisinde aktif olan devletlere mahsus değildir. Yani nasıl ki hepimiz barışı hak ediyorsak barışın tesisi için de hepimiz katkıda bulunabiliriz. Bu yüzden hepinizi İsviçre’de düzenlenecek ilk küresel barış zirvesine katılmaya davet ediyorum. Tüm bu savaş sırasında dünyanın en güçlü düşmanlarından biri gibi görünen bir düşmanla yüzleşmenin ve ona karşı kazanmanın mümkün olduğunu kanıtlamış olduk. Yani her ulus farklı ülkeler arasında işbirliği sağlandığı takdirde zafer elde edebilir. Tam da bu çabalarımızın güçlenmesini öneriyoruz. Ukrayna’da 500’e yakın savunma şirketinin faaliyet göstermesinden gurur duyuyoruz ancak bu Putin’e karşı kazanmak için yeterli değil. Mühimmat tedarikinde sıkıntılar yaşıyoruz, bu nedenle mühimmatın ortak üretilmesiyle ilgileniyoruz. Ukrayna ile Balkanlar arasında savunma sanayisine yönelik Kiev’de veya sizin şehirlerinizden herhangi birinde özel bir forum düzenlenmesini öneriyoruz. Gıda güvenliğine gelince bizim iyi komşuluk ilişkileri geliştirmeye devam etmemiz gerekiyor. Bu ilişkiler lojistik, altyapı, ticaret, enerji, siyaset, Rusya’dan gelen dezenformasyona karşı direnişimiz ve Rusya’nın bölgelerimizi istikrarsızlaştırmaya yönelik çabalarına karşı geliştirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy’in ilk Arnavutluk ziyareti yabancı basında

Zelenskiy’in ilk Arnavutluk ziyareti yabancı basında geniş yer aldı. İngiliz haber ajansı Reuters, ziyareti “Ukrayna’nın Devlet Başkanı Zelenskiy, Arnavutluk’a ulaştı” başlığıyla paylaştı. Haberde, Arnavutluk’un NATO üyesi olarak Rusya’ya karşı uygulanan Batı yaptırımlarına katılmasıyla verdiği destek vurgulandı. Diğer yandan Associated Press, haberi “Zelenskiy’in Rusya’yı mağlup etmesi için daha fazla destek sağlamak amacıyla Arnavutluk’a vardığı” ifadeleriyle yayınladı. Haberde “Son 2 yıldır BM Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan üyesi Arnavutluk, Rus işgaline karşı karar alma süreçlerinde ABD’ye katıldı” ifadelerine yer verildi. Daily Mail ise konuyla ilgili paylaştığı haberde, “Bu, Rusya’nın 2 yıldan fazla bir süre önce Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana Zelenskiy’nin Balkan ülkesine yaptığı ilk ziyaret” ifadelerini kullandı. The Guardian ise, “Rusya’nın işgali 3.yılına girerken ve Ukrayna birlikleri Rus saldırılarına karşı topraklarını güvence altına almak için çabalarken; Kiev, Zelenskiy’in barış planı için uluslararası destek arıyor” sözleriyle paylaştı. – TİRAN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tiranda-ukrayna-zirvesi-gerceklestirildi/feed/ 0
NATO Ülkeleri Ukrayna’ya Asker Göndermeyi Düşünmüyor https://www.igdirhaber.com.tr/nato-ulkeleri-ukraynaya-asker-gondermeyi-dusunmuyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/nato-ulkeleri-ukraynaya-asker-gondermeyi-dusunmuyor/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:15:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8046 ABD, Almanya ve İngiltere’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda NATO ülkesi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “hiçbir şeyin dışlanmaması gerektiğini” söylemesinin ardından, Ukrayna’ya asker göndermeyi düşünmediklerini açıkladı.

Paris’te Avrupalı liderleri ağırlayan Macron görüşmelerin ardından, Batı’da askerlerin Ukrayna’ya gönderilmesi konusunda “fikir birliği” olmadığını söylemişti.

Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, NATO birliklerinin Ukrayna’ya konuşlanması halinde Rusya ile doğrudan çatışma yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Rus kuvvetleri son dönemde Ukrayna’da yeni kazanımlar elde etti. Kiev Batı’dan acilen daha fazla silah ve mühimmat talebinde bulunuyor.

Macron Pazartesi akşamı düzenlediği basın toplantısında şöyle konuşmuştu:

“Bazı unsurların konuşlandırılmasını haklı çıkaracak bir güvenlik ihtiyacının olabileceğini göz ardı etmemeliyiz.”

Fransa lideri hafta başında Ukrayna’ya yapılacak yardımları görüşmek amacıyla Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD ve Kanada’dan da temsilcilerin katıldığı sürpriz bir toplantı düzenledi.

Rusya’nın Ukrayna işgali bu hafta üçüncü yılına girdi ve Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük savaşın yakın bir tarihte sona ereceğine dair bir işaret görünmüyor.

NATO ülkeleri öneriye hangi yanıtı verdi?

Macron’un yorumları Rusya’nın yanı sıra bazı Avrupa ve NATO üyesi ülkelerden de tepki aldı.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden’ın “zafere giden yolun” askeri yardım sağlamaktan geçtiğine inandığı, “böylece Ukraynalı askerlerin kendilerini savunmak için ihtiyaç duydukları silah ve mühimmata kavuşabilecekleri” belirtildi.

Açıklamada, “Başkan Biden, ABD’nin Ukrayna’ya asker göndermeyeceğini açıkça ifade etti” denildi.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, hiçbir Avrupa ülkesinin veya NATO üyesi devletin Ukrayna’ya asker göndermeyeceği yönünde varılan mutabakatta bir değişiklik olmadığını söyledi.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın sözcüsü, Ukrayna güçlerini eğiten az sayıdaki personelin dışında, ülkenin Ukrayna’ya büyük ölçekli asker konuşlandırma planının olmadığını belirtti.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin ofisi, İtalya’nın “desteğinin, Ukrayna topraklarında Avrupa veya NATO ülkelerinden birliklerin varlığını içermediğini” kaydetti.

Kremlin adına Peskov, Macron’un önerisini “önemli” ve “yeni” olarak nitelendirdi ve bunun kesinlikle NATO üyelerinin çıkarına olmadığını belirtti.

Peskov, “Bu durumda, olasılık hakkında değil, (doğrudan çatışmanın) kaçınılmazlığı hakkında konuşmamız gerekir” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg daha önce Ukrayna’ya asker gönderilmesi fikrini gözden geçirdiği iddiasını reddetmiş, ancak ittifakın NATO üyesi olmayan Ukrayna’yı desteklemeye devam edeceğini vurgulamıştı.

Aralarında Polonya, İspanya ve Çek Cumhuriyeti’nin de bulunduğu bir dizi NATO üyesi ülke de aynı tutumu benimsediklerini dile getirdi.

Rusya, Batılı müttefiklerin sağladığı modern silahlara önemli derecede bağımlı olan Ukrayna’dan çok daha büyük bir askeri güce sahip.

Batı’nın Ukrayna’ya yardımları hangi boyutta?

Almanya merkezli Kiel Enstitüsü verilerine göre ABD, Ukrayna’ya en fazla askeri yardımda bulunan ülke ve 15 Ocak itibarıyla 42,2 milyar euroluk (45 milyar dolar) taahhütte bulundu.

Almanya aynı dönemde 17,7 milyar euroluk taahhütle ikinci sırada yer alırken, onu 9,1 milyar euro askeri yardım sağlayan İngiltere takip ediyor.

Salı günü Biden, Beyaz Saray’da yapılan bir toplantı sırasında ABD Kongresi liderlerini Ukrayna için 60 milyar doları içeren 95 milyar dolarlık ABD yardım paketini onaylamaya çağırdı.

Paket, ABD Temsilciler Meclisi’ne takılmış durumda.

Avrupa Birliği de Mart ayına kadar Ukrayna’ya 1 milyon top mermisi gönderme hedefine ulaşamıyor.

Paris’teki toplantıda, üçüncü ülkelerden yüz binlerce mühimmatın satın alınmasına yönelik girişimde ilerleme kaydedildiği bildirildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/nato-ulkeleri-ukraynaya-asker-gondermeyi-dusunmuyor/feed/ 0
Rusya Savunma Bakanı: ABD Avrupa’da Nükleer Potansiyelini Artırıyor https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-savunma-bakani-abd-avrupada-nukleer-potansiyelini-artiriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-savunma-bakani-abd-avrupada-nukleer-potansiyelini-artiriyor/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:29:48 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7971 Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin, “Rusya ile savaşta 31 bin askerimiz hayatını kaybetti.” açıklamasını yalanlayarak, “Düşman, yılın başından beri her gün 800’ü aşkın asker ve yabancı üretimli silahlar dahil 120 çeşitli silah kaybediyor. Özel askeri operasyonun başlamasından bu yana Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, 444 binden fazla asker kaybetti.” dedi.

RUSYA, ZELENSKİ’NİN AÇIKLADIĞI RAKAMI YALANLADI

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, başkent Moskova’da askeri yetkililerle yaptığı toplantıda, Rus ordusunun faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Şoygu, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin, “Rusya iki senedir devam eden savaşta 31 bin askerimizi kaybettik açıklamasını yalanladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski

“UKRAYNA ORDUSU 444 BİNDEN FAZLA ASKER KAYBETTİ”

Şoygu, “Ukrayna ordusunun çatışma potansiyelinin düştüğünü ileri sürerek, “Düşman, yılın başından beri her gün 800’ü aşkın asker ve yabancı üretimli silahlar dahil 120 çeşitli silah kaybediyor. Özel askeri operasyonun başlamasından bu yana Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, 444 binden fazla asker kaybetti.” ifadelerini kullandı.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu

“RUS ORDUSU DONETSK’TE 3 YERLEŞİM YERİNİ DAHA ELE GEÇİRDİ”

Şoygu, Rus ordusunun Donetsk ve Kupyansk yönündeki pozisyonlarını güçlendirmeyi sürdürdüğüne ve Donetsk bölgesinde son hafta içinde Pobeda, Lastoçkino ve Severnoye yerleşim birimlerinin Rus ordusunca ele geçirildiğine dikkati çekti.

“DEAŞ’LI SAYISI GEÇEN YIL YÜZDE 15 ARTTI”

Orta Asya’daki duruma da değinen Şoygu, “Bölgedeki durum zor. En büyük tehdit, halen Afganistan’dan çıkıyor. DEAŞ militan sayısı, geçen yıl yüzde 15 arttı. Onların amacı KGAÖ’nün (Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü) güneydeki sınırlarında radikal ideoloji ve yıkıcı faaliyetleri yaymaktır.” diye konuştu. Bölgede 100’den fazla Batı yanlısı sivil toplum kuruluşunun Rusya’ya karşı faaliyet gösterdiğini aktaran Şoygu, bununla ilgili gerekli önlemleri aldıklarını dile getirdi.

Merkez Askeri Bölgesi’ne bağlı birliklerin, bölgede krizlerin çözülmesi yönünde adımlar atacağını, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan topraklarında düzenlenecek 7 askeri tatbikata katılacağını kaydeden Şoygu, “Bu bölgenin birlikleri, ‘İskender-M’ füze sistemleri ve ‘Tornado-G’ çok namlulu roketatarlar dahil modern silahla donatılıyor. 18 askeri birlik yeniden oluşturulacak. Birliklere 360’tan fazla modern askeri teçhizat sevk edilecek.” dedi.

“ABD, KORE VE TAYVAN’DAKİ GERİLİMİ KULLANIYOR”

Şoygu, Kore Yarımadası ve Tayvan bölgesindeki durumu değerlendirerek, ” Washington, Pasifik Okyanusu’nun batı kısmında askeri varlığını genişletmek için Kore Yarımadası ve Tayvan Adası açıklarında artan gerilimi kullanmaya devam ediyor. Bu yıl, ABD ve müttefiklerinin, NATO üyesi ülkelerin askeri potansiyeli kullanılarak ortak askeri tatbikat sayısını artırması bekleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Joe Biden

“WASHINGTON, AVRUPA ÜLKELERİNDE NÜKLEER POTANSİYELİNİ ARTIRIYOR”

Rusya’nın doğu sınırlarındaki güvenliğin artırılması hedefiyle Doğu Askeri Bölgesi’nin savaş imkanlarını güçlendirme yönünde önlemler aldıklarını dile getiren Şoygu, Rusya, Moğolistan, Hindistan, Laos ve Vietnam’dan askeri birliklerin yer alacağı 4 uluslararası askeri tatbikat düzenleneceğini bildirdi. Şoygu, “Radyasyon, kimyasal ve biyolojik tehditler, ABD’nin kışkırtıcı eylemleri nedeniyle artıyor. Washington, Avrupa ülkelerinde nükleer potansiyelini artırıyor ve nükleer silah başlıklarını sevk etme araçlarıyla ordusunu donatıyor.” açıklamasında bulundu.

Rusya Silahlı Kuvvetlerine bağlı Radyasyon, Kimyasal ve Biyolojik Savunma Kuvvetlerinin rolünün önemine işaret eden Şoygu, bu birliklerin modern silahlarla donatıldığını kaydetti.

ZELENSKİ NE DEMİŞTİ?

Rusya’nın Ukrayna’ya 24 Şubat 2022’de başlattığı savaşta 2 yıl geride kalırken, Ukrayna Devlet Başkanı Valdimir Zelenskiy, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de basın toplantısı düzenleyerek devam eden savaşa dair açıklamalarda bulunmuştu. Zelenskiy, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda bugüne kadar en az 31 bin Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini açıklayarak, “Bu savaşta 31 bin Ukraynalı asker öldürüldü. Ne 300 bin ne de 150 bin. Ama yine de bu bizim için büyük bir kayıp” demişti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-savunma-bakani-abd-avrupada-nukleer-potansiyelini-artiriyor/feed/ 0
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi: Kırım Tatarları ve Ukrayna birbirlerine kuvvet veriyor https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynanin-ankara-buyukelcisi-kirim-tatarlari-ve-ukrayna-birbirlerine-kuvvet-veriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynanin-ankara-buyukelcisi-kirim-tatarlari-ve-ukrayna-birbirlerine-kuvvet-veriyor/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:25:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7969 Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Kırım Tatarlarının ve Ukrayna’nın dayanışma içinde birbirlerine kuvvet verdiğini söyledi.

Ukrayna Derneği ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneğince düzenlenen “Ukrayna-Kırım’ın işgalinin 10. Yılında geçmiş ve geleceğin analizi” başlıklı panelin açılış konuşmalarını, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Bodnar ve Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin yaptı.

Gazeteci Gönül Şamilkızı’nın moderatörlüğünü yaptığı panelde, Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kırımlı, Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai Özçelik ve Ukrayna Derneği Başkanı ve Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yuliya Biletksa konuşmacı olarak yer aldı.

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Bodnar, bugün bir araya gelerek savaşın yıl dönümünü anma fırsatı bulmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, “Tam 10 yıl önce gerçek bir savaş başladı. Vatanını savunmaya ilk yeltenen halk da Kırım Tatarları oldu, kendi evleri ve vatanları için.” dedi.

Bodnar, 10 yıl önce Kırım Tatarlarının kendi evlerinde “işgal altında yaşadıklarını” kaydederek, “Ancak hiçbir baskı politikası, hiçbir baskı rejimi Kırım Tatarlarının özgürlüğe yönelik iradesini etkilemiyor. Buradaki hem Kırım Tatarları hem de Ukraynalılar dayanışmaya kuvvet veriyor ve Ukrayna’nın da dayanmasını sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Kırım Tatarlarını, kimliğini ve Kırım Yarımadası’nı “yeniden özgür kılma” fikrini destekleyenlere teşekkür eden Bodnar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türk hükümetine Rusya’nın 2014’te Kırım’ı yasa dışı ilhakını tanımama konusundaki net politikasından dolayı da teşekkürlerini dile getirdi.

Bodnar, Ukrayna devletinin adımlarıyla Kırım Tatarlarının yerli halk statüsüne kavuştuğunu anlatarak, Kırım Tatar dilinin de ayrı bir dil olarak değerlendirilip gelişimine yönelik büyük adımlar atıldığını söyledi.

“Kırım ya da Ukrayna meselesi değil, dünya güvenliği”

Kırım Derneği Genel Başkanı Şahin ise Rusya’nın 2014’te Kırım’ı yasa dışı ilhakına ilişkin, “Bu işgal yalanla başladı.” dedi.

Şahin, bütün dünyanın da bunu seyrettiğini anımsatarak, bunun yalnızca Kırım ya da Ukrayna meselesi olmadığını belirtti.

Meselenin dünya güvenliğini ilgilendirdiğini aktaran Şahin, “Eğer Kırım’da Rusya’nın dedikleri kabul edilirse siz Pasifik’te kimseyi durduramazsanız, dünyanın başka sorunlu bölgelerinde de kimseyi durduramazsınız.” ifadelerini kullandı.

Şahin, Ukrayna halkının yüzyıllardır bağımsızlıkları ve o topraklarda hür yaşamak için mücadele verdiğini dile getirerek, Ukraynalıların savaşma iradesi ve bir organizasyon becerisi gösterdiklerini belirtti.

Şahin, Doğu Avrupa’da ve Karadeniz’de güvenlik, barış ve demokrasi açısından Türkiye ve Ukrayna ittifakını stratejik bir mesele olarak gördüğünü ifade etti.

Prof. Dr. Kırımlı da Rusya’nın “tahrik veya meşru gerekçe olmaksızın Ukrayna’ya saldırdığını” aktararak, savaşın insani, kültürel ve ekonomik tahribatla korkunç araçlarla sürdürüldüğünü ifade etti.

Kırımlı, savaşın başlangıcından bu yana propagandanın kullanıldığını kaydederek, ekonomi ve enerjinin de Rusya tarafından kullanıldığını savundu.

Kırım Tatarlarının durumuna ilişkin de Kırımlı, “Kırım tatarlarının kaderi bu savaşın sonucuna bağlıdır.” dedi.

“Savaş 2014’te başladı”

Prof. Dr. Özçelik ise Rusya’nın hibrit savaş yürüttüğünü kaydederek, “Savaş, 2014’te başladı, 2022’de farklı bir hale geldi ve 2024’te hala devam ediyor.” dedi.

Özçelik, Batı’nın 2014’te olanlara sessiz kaldığını aktararak, Ukrayna’nın bu savaştan galip çıkacağına inandığını ve Kırım’ın bağımsızlığının da önemli olduğunu ifade etti.

Dr. Biletska da Kırımlı olduğunu ve “ana vatanını kaybettiğini” belirterek, “Kırım’ın işgalinden sonra onların (Rusların) ana amacı, hem Ukrayna hem de Kırım Tatarlarının kimliğini yok etmektir.” dedi.

Biletska, kullanılan yöntemlerin farklı boyutlarının olduğunu ve ilkinin demografik alanda yapıldığını söyledi.

Kırım’daki duruma ilişkin Biletska, “Rusya’ya karşı çıkan insanları fiziksel yok etmeye ya da dışlamaya çalışıyorlar. Bu politika yüzünden birçok kişi Kırım’dan kaçmak zorunda kaldı.” ifadesini kullandı.

Biletska, birçok kişinin Kırım’ı terk etmek zorunda kaldığını kaydederek, birçok insan hakları ihlali olduğunu ve siyasi temelli davalar da açıldığını söyledi.

Kırım’da “demografik yapının değiştirildiğini” ve zorunlu seferberlik listelerinde de Kırım Tatarlarının isimlerinin yoğunlukta olduğunu aktaran Biletska, zorunlu vatandaşlık aldırıldığını ve bölgede eğitimin de Rusya’nın kontrolünde olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynanin-ankara-buyukelcisi-kirim-tatarlari-ve-ukrayna-birbirlerine-kuvvet-veriyor/feed/ 0
Vişegrad Grubu Zirvesi’nde Ukrayna konusunda görüş ayrılıkları https://www.igdirhaber.com.tr/visegrad-grubu-zirvesinde-ukrayna-konusunda-gorus-ayriliklari/ https://www.igdirhaber.com.tr/visegrad-grubu-zirvesinde-ukrayna-konusunda-gorus-ayriliklari/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:12:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7960 Çekya, Macaristan, Slovakya ve Polonya başbakanları, enerji güvenliği, Avrupa Birliği (AB) stratejik gündemi ve düzensiz göç gündemiyle Çekya’nın başkenti Prag’da düzenlenen Vişegrad Grubu Zirvesi’nde bir araya geldi. Vişegrad Grubu (V4) başbakanlarının zirve sonrasında gerçekleştirdiği basın toplantısına Ukrayna konusundaki görüş ayrılıkları damga vurdu.

Çekya’nın başkenti Prag’da, Çekya, Macaristan, Slovakya ve Polonya’nın oluşturduğu Vişegrad Grubu Zirvesi düzenlendi. Zirveye, Çekya Başbakanı Petr Fiala, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Slovakya Başbakanı Robert Fico ve Polonya Başbakanı Donald Tusk katıldı.

Fiala ve Tusk’tan Ukrayna’ya destek mesajı

Fiala, Orban ve Fico ile görüşme öncesinde Polonya Başbakanı Tusk ile ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenleyen iki lider, Çekya ve Polonya’nın Ukrayna konusunda aynı görüşleri paylaştıklarını vurguladı. Basın toplantısında Fiala, “Saldırganın da kurbanın da kim olduğunu biliyoruz. Net olarak, Ukrayna’yı güçlü bir şekilde desteklemeye hazırız ve desteğimizi artırmanın mümkün olan her yolunun arayışı içerisindeyiz” dedi.

Vişegrad Grubu Ukrayna konusunda hem fikir değil

Vişegrad Grubu (V4) başbakanlarının zirve sonrasında gerçekleştirdiği basın toplantısına ise Ukrayna konusundaki görüş ayrılıkları damga vurdu. Çekya Başbakanı Fiala, basın toplantısında V4 ülkelerinin Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının uluslararası hukukun ağır bir ihlali olduğu ve Ukrayna’ya yardım edilmesi gerektiği konusunda hemfikir olduklarını söyledi. Fiala, diğer yandan V4 ülkeleri hükümet başkanlarının Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırının nedeni ve Ukrayna’ya yardımın şekli konularında görüş ayrılıklarına sahip olduklarını ifade ederek, “Macaristan ve Slovakya, askeri yardım sağlanmasına karşı fakat insani yardım ve finansal yardım gibi diğer şekillerde desteğe açıklar” dedi.

Polonya Başbakanı Tusk, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i bir savaş suçlusu şeklinde nitelendirdi. Tusk, “Rusya ne kadar güçlü bir ülke olursa olsun, bugün Ukrayna’da olup bitenlere ilişkin siyasi, ahlaki ve tarihi değerlendirmenin net olması gerekiyor” dedi.

“Ben savaşa her zaman Macaristan penceresinden bakacağım”

Macaristan Başbakanı Orban ise ülkesinin bir kez daha Rusya ile sınır komşusu olmak istemediğini söyledi. Bunun tarihte olduğunu ve buna ilişkin hatıralarının iyi olmadığını söyleyen Orban, yine de savaşa sadece Ukrayna’nın penceresinden bakılmaması gerektiğini vurguladı. Orban, “Ben savaşa her zaman Macaristan penceresinden bakacağım” ifadelerini kullandı. Savaşın ancak müzakerelerle sona erdirilebileceğini savunan Orban, barış görüşmelerinin bir an önce başlatılması gerektiğini söyledi.

“Ukrayna, dünyanın tüm silahlarını da edinse, bu savaşı kazanamaz”

Slovakya Başbakanı Fico, Batı’nın Ukrayna’daki savaşa yaklaşımının tam bir başarısızlık olduğunu ileri sürerek AB’nin bir barış planı olması gerektiğini söyledi. Savaşın iki yıl daha sürmesi halinde yine bugünkü durumda olunacağını savunan Fico, “Ukrayna, dünyanın tüm silahlarını da edinse, bu savaşı kazanamaz” diye konuştu.

Fico ve Orban protestolarla karşılandı

Slovak lider Fico ve Macar lider Orban, Prag’da Ukrayna yanlısı göstericiler tarafından gerçekleştirilen protestolarla karşılandı.

Vişegrad Grubu zirvesinin gerçekleştiği Liechtenstein Sarayı önünde toplanan bir grup protestocu, Rusya yanlısı olmakla suçladıkları Fico ve Orban’ı protesto etti. Avrupa Birliği ve Ukrayna bayrakları taşıyan protestocuların, “Fico, evin Rusya’ya dön” ve “Fico ve Orban: Putin’in korkak destekçileri” gibi pankartlar açtıkları görüldü. Fico ve Orban, binaya girişleri sırasında kalabalık tarafından ıslıklandı.

Vişegrad Grubu en son geçen sene toplanmıştı

Vişegrad Grubu başbakanları, daha önce 2023 yılı haziran ayında Slovakya’nın başkenti Bratislava’da bir araya gelmişti. Grubun dönem başkanlığını üstlenen Çekya Başbakanı Fiala, başbakanların bir araya gelmesi için Slovakya ve Polonya’da hükümetlerin kurulmasını beklediğini açıklamıştı. – PRAG

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/visegrad-grubu-zirvesinde-ukrayna-konusunda-gorus-ayriliklari/feed/ 0
Macron: Ukrayna’ya asker gönderme konusunda fikir birliği yok https://www.igdirhaber.com.tr/macron-ukraynaya-asker-gonderme-konusunda-fikir-birligi-yok/ https://www.igdirhaber.com.tr/macron-ukraynaya-asker-gonderme-konusunda-fikir-birligi-yok/#respond Sat, 25 May 2024 21:57:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7750 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna’ya daha fazla askeri yardım konusunu görüşmek için bir araya topladığı Avrupalı liderlerle Ukrayna’ya asker gönderilmesi konusunda fikir birliğine varılamadığını ancak bu seçeneğin yok sayılamayacağını söyledi.

Macron, Ukrayna’nın müttefiki 20 kadar ülkeye ev sahipliği yaptıktan sonra yaptığı açıklamada, “Bu aşamada asker gönderme konusunda bir fikir birliği yok” dedi.

“Hiçbir şey göz ardı edilmemeli. Rusya’nın kazanmaması için yapmamız gereken her şeyi yapacağız.”

20 kadar Avrupalı lider Pazartesi günü Ukrayna’nın yanında oldukları mesajını vermek için Paris’te toplandı.

Bir Beyaz Saray yetkilisi Reuters’a, ABD’nin ya da NATO’nun Ukrayna’ya asker gönderme planının olmadığını söyledi.

Macron, Ukrayna’ya mühimmat tedarikini hızlandırma konusunu görüşmek üzere ani bir kararla Avrupalı mevkidaşlarını Elysee Sarayı’na davet etti.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın danışmanlarına göre, Rusya son haftalarda Ukrayna’daki askeri faaliyetlerini yeniden artırmaya başladı.

Rus ordusunu geri püskürtmedeki ilk başta başarı elde etse de Kiev, son haftalarda ülkenin doğusunda toprak kaybetti.

Ukraynalı liderler ve generaller, silah ve asker sıkıntısından şikayetçi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Pazar günü Rusya’nın Ukrayna işgalinin ikinci yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, savaşın başından beri 31.000 Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini söyledi.

Zelenskiy’nin açıklamasından önce, Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, Batı’nın Ukrayna’ya yaptığı yardımların yarısını ertelediğini, bunun da can ve toprak kaybına mâl olduğunu söyledi.

Geçen hafta Ukrayna, birliklerinin kilit doğu kasabası Avdiivka’dan çekildiğini açıkladı. Bu, Moskova’nın son aylardaki en büyük galibiyeti.

Zelenskiy, Batı’dan gelecek mühimmatın gecikmesinin kısmen bunda payı olduğunu söyledi.

Ukrayna’ya askeri yardım yapılmasına karşı çıkan Slovakya Başbakanı Robert Fico, çok sayıda NATO ve AB üyesinin Ukrayna’ya ikili anlaşma kapsamında asker göndermeyi düşündüğünü söyledi.

Ülkesine geri dönmeden önce yaptığı açıklamada Robert Fico, liderler arasında üç farklı anlayış olduğunu belirtti:

“Ukrayna’ya askeri birliklerini göndermeye hazır olan ülkeler olduğunu doğrulayabilirim. Asla göndermeyeceklerini söyleyen ülkeler var, Slovakya da bunların arasında. Bu teklifin düşünülmesini isteyen ülkeler de var.”

NATO’nun bir sonraki genel sekreteri olma yolunda olan Hollanda Başbakanı Mark Rutte ise Pazartesi günkü görüşmelerin odak noktasının asker gönderme olmadığını söyledi.

?Macron “Bugün ‘Asla, asla’ diyen pek çok kişi, iki yıl önce ‘Asla tank, asla uçak, asla uzun menzilli füze’ diyenlerle aynı kişiler” dedi.

“Sık sık altı ila on iki ay arasında geciktiğimizi kabullenecek kadar alçakgönüllü olalım. Bu akşamki tartışmanın amacı buydu: Hedefimize ulaşmamıza yarayacak her şey ihtimal dahilinde.”

Macron, Avrupa’nın Ukrayna’da savaşmak için ABD’ye bağlı olmaması gerektiğini de belirtti.

Üçüncü ülkelerden mühimmat tedariğinde anlaşıldı

Çekya liderliğindeki, üçüncü ülkelerden yüz binlerce mühimmatın satın alınmasına yönelik girişimde ilerleme kaydedildi.

Fransa, Avrupa’nın kendi sanayisini geliştirmeye öncelik vermesini istediği için bu girişime ihtiyatlı yaklaşıyor.

Mühimmat tedariki Kiev’in savaşta kazananım elde etmesi için kritik.

Avrupa Birliği ise Mart ayına kadar Ukrayna’ya bir milyon top mermisi gönderme hedefine ulaşamıyor.

Çekya Başbakanı Petr Fiala yaklaşık 15 ülkenin girişime katkı sunmayı kabul ettiğini söyledi.

Macron, Paris’in de girişime katılacağını belirtti ve uzun menzilli füze teslimatını hızlandırma konusunda anlaşmaya varıldığını kaydetti.

Fiala gazetecilere, “Nispeten kısa sürede tedarik etmemiz gereken ve tedarik edebileceğimiz yüz binlerce parça mühimmattan bahsediyoruz” dedi.

Portekiz Başbakanı Antonio Costa, savunma bakanlarına gelecek 10 gün içinde bir plan hazırlama görevi verildiğini açıkladı.

Rutte, yurt dışından mühimmat satın alımı için Hollanda’nın 100 milyon euro katkı sağlayacağını söyledi.

Ayrıca mühimmat sağlayacak ülkelerin gizli kalma talebinde bulunduklarını kaydetti.

Almanya Başbaşkanı Olaf Scholz, İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron’un yanı sıra İskandinav ve Baltık ülkelerinden liderler de toplantıya katılanlar arasındaydı.

Ukrayna’ya son askeri yardım paketi Kongre’de takılı kalan ABD’yi, Avrupa ve Avrasya’dan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Jim O’Brien temsil etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/macron-ukraynaya-asker-gonderme-konusunda-fikir-birligi-yok/feed/ 0
İsveç, Macaristan Parlamentosu’nun onayıyla NATO’ya katılmaya hazırlanıyor https://www.igdirhaber.com.tr/isvec-macaristan-parlamentosunun-onayiyla-natoya-katilmaya-hazirlaniyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/isvec-macaristan-parlamentosunun-onayiyla-natoya-katilmaya-hazirlaniyor/#respond Fri, 24 May 2024 21:57:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7713 İsveç, üyelik başvurusuna Macaristan Parlamentosu’nun da onay vermesiyle Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) katılmanın eşiğine geldi.

Rusya’nın iki yıl önce Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana NATO yeni üyeler kabul ediyor ve savunmasını güçlendiriyor.

Peki NATO nedir, hangi ülkeler üye, bundan sonraki adımları ne olabilir?

NATO nedir ve ne zaman kuruldu?

NATO, 1949 yılında aralarında ABD, İngiltere, Kanada ve Fransa’nın da bulunduğu 12 ülke tarafından kuruldu.

Hedefi Sovyetler Birliği’ne karşı bir blok oluşturmaktı.

NATO, üye ülkelerden birinin saldırıya uğraması halinde diğerlerinin ona savunması için yardım etmesi ilkesine dayanıyordu.

NATO’nun kendine ait bir ordusu bulunmuyor, ancak üye ülkeler krizlere yanıt olarak toplu askeri eylemler gerçekleştirebiliyor.

Üye ülkeler aynı zamanda askeri planlar koordine ediyor ve ortak askeri tatbikatlar düzenliyor.

NATO, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin, “müttefiklerin güvenliğine yönelik en kayda değer ve doğrudan tehdit” olduğunu söyledi.

Hangi ülkeler NATO üyesi?

NATO’nun Avrupa ve Kuzey Amerika’da 31 üyesi bulunuyor. İsveç’in de resmen katılmasıyla bu sayı 32’ye çıkacak.

Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasından sonra Doğu Avrupa’da Arnavutluk, Bulgaristan, Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Romanya, Litvanya, Letonya ve Estonya da ittifaka katıldı.

Alfabetik sıraya göre NATO üyesi ülkeler:

ABD, Almanya, Arnavutluk, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İspanya, İtalya, İzlanda, Kanada, Karadağ, Kuzey Makedonya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Yunanistan.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Mayıs 2022’de katılmak için başvuruda bulundu.

İki ülke bundan önce tarafsızlık politikası uyguluyordu.

Rusya ile 1340 kilometrelik kara sınırı olan Finlandiya, NATO’ya Nisan 2023’te katıldı.

İsveç’in üyeliği, Türkiye ve Macaristan’ın karşı çıkması nedeniyle ertelenmişti.

Türkiye, İsveç’in PKK ile mücadelede yeterli adım atmadığı gerekçesiyle başvurusunu onaylamamıştı. Ancak bir süre devam eden müzakerelerin ardından Ocak 2024’te başvuruyu kabul etti.

Macaristan da İsveç’in kendisine yönelik hukuk devleti eksikliklerini gerekçe göstererek gündeme getirdiği eleştirileriyle içişlerine müdahale ettiği gerekçesiyle üyeliğine onayı uzun süre geciktirdikten sonra desteklediğini açıkladı.

Şimdi İsveç’in NATO üyesi olması için resmi adımlar atılacak.

İsveç ve Finlandiya’nın katılımıyla NATO, 1990’lı yıllardan bu yana en büyük genişlemesini yaşıyor.

NATO’nun saflarına yaklaşık 300 bin aktif ve yedek asker eklenecek.

Ukrayna, Bosna Hersek ve Gürcistan da NATO’ya katılma talebinde bulundu.

Ukrayna katılacak mı?

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ukrayna’nın üye olmasının “kaçınılmaz” olduğunu, ancak bunun savaş sona erene kadar gerçekleşmeyeceğini söyledi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna’nın mümkün olan en kısa sürede kabul edilmesini istedi.

Temmuz 2023’ten bu yana NATO-Ukrayna Konseyi, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı kendini savunmasına yardımcı olacak çabaları koordine ediyor.

Rusya, ittifak güçlerini kendi topraklarına çok yaklaştıracağı endişesiyle Ukrayna’nın NATO’ya katılması fikrine karşı çıkıyor.

NATO üyeleri savunma için ne kadar harcama yapıyor?

NATO, üye ülkelerden milli gelirlerinin en az yüzde 2’sini savunmaya harcamalarını talep ediyor.

ABD yaklaşık yüzde 3,5 oranında harcama yaparken, Polonya ve Baltık ülkeleri gibi Rusya’ya sınırı olan ülkeler ordularına yüzde 2’den fazla harcama yapıyor.

Ancak Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkeler 2023 yılında asgari seviyenin altında harcama yaptı.

Türkiye’nin 2023 yılında savunmaya yönelik harcaması gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yüzde 1,31 oranındaydı.

ABD’de bu yıl yapılacak başkanlık seçimlerinde yeniden aday olmak için kampanya yürüten eski başkan Donald Trump’ın, Rusya’yı GSYH’sinin yüzde 2’den fazlasını savunmaya ayırmayan NATO ülkelerine saldırmaya teşvik edeceğini söylemesi tartışma yarattı.

NATO yönetimi, 2023 yılında birçok üyenin savunma harcamalarında “benzeri görülmemiş bir artış” olduğunu ve 18 ülkenin 2024 yılında yüzde 2’lik seviyeyi karşılamasının ya da aşmasının beklendiğini söyledi.

NATO üyeleri Ukrayna’ya ne tür silahlar veriyor?

NATO ittifak örgütü olarak Ukrayna’ya silah göndermedi, ancak bazı üye ülkeler bireysel olarak bunu yaptı.

ABD, İngiltere, Almanya ve Türkiye Ukrayna’ya tanksavar silahlar, füze savunma sistemleri, topçu silahlar, tanklar ve askeri insansız hava araçları (SİHA) gönderdi.

ABD ve İngiltere ayrıca uzun menzilli füzeler de tedarik etti.

ABD, NATO ülkelerinin F-16 gibi savaş uçaklarını Ukrayna’ya vermesine ve pilotları eğitmesine izin verdi.

Hollanda yakında 18 adet F-16 jeti gönderebileceğini duyurdu.

Ancak NATO ülkeleri, Rusya ile doğrudan bir çatışmaya neden olabileceği için Ukrayna’ya asker göndermiyor ya da bölge üzerinde uçuşa yasak bölge uygulamak için hava kuvvetlerini kullanmıyor.

NATO, Rusya’ya karşı savunmasını nasıl artırıyor?

NATO komutanları 2023 yılında Kuzey Kutbu ve Kuzey Atlantik’te, Orta Avrupa’da ya da Akdeniz bölgesinde olası Rus saldırılarına karşı ayrıntılı planlar üzerinde anlaştı.

NATO ayrıca Avrupa’da yüksek alarmda bulunan birliklerinin sayısını 40 binden 300 binin üzerine çıkarmayı planladığını duyurdu.

Buna ek olarak, Rusya sınırındaki doğu kanadındaki savunmasını sekiz muharebe grubuyla güçlendirdi.

Mayıs ayı sonuna kadar NATO, 31 ülkenin yanı sıra İsveç’ten 90 bin personelin katılımıyla bugüne kadarki en büyük askeri tatbikatlarından biri olan Steadfast Defender’ı düzenliyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/isvec-macaristan-parlamentosunun-onayiyla-natoya-katilmaya-hazirlaniyor/feed/ 0
İtalya Başbakanı: Rusya Ukrayna’yı işgal etmeseydi Hamas İsrail’e saldırmazdı https://www.igdirhaber.com.tr/italya-basbakani-rusya-ukraynayi-isgal-etmeseydi-hamas-israile-saldirmazdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/italya-basbakani-rusya-ukraynayi-isgal-etmeseydi-hamas-israile-saldirmazdi/#respond Tue, 14 May 2024 21:45:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7308 Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yıldönümü için dün Kiev’e giden İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, “Rusya Ukrayna’yı işgal etmeseydi Hamas İsrail’e saldırmazdı” dedi.

Meloni, İtalya’nın dönem başkanlığını yaptığı G7’nin ilk liderler zirvesine Ukrayna’dan katıldı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin 2. yıldönümünde Meloni ile birlikte Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Kiev’de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya geldi.

Meloni, işgalin 2. yıldönümü ve bu ziyaret vesilesiyle İtalya’da yayımlanan Il Giornale gazetesine bir söyleşi verdi. Burada, “Rus işgalinin, Putin’in uzun yıllardan beri çeşitli cephelerde kendini gösteren neo-emperyalist vizyonunun doğal ve öngörülebilir bir sonucu” olduğunu söyledi.

Gazetenin “ Papa Francesco, parçalar halinde bir Üçüncü Dünya Savaşı yaşandığını söylüyor.

Ukrayna ve Orta Doğu’dan sonra üçüncü “parça” Uzak Doğu’da patlayabilir. Böyle bir senaryodan korkuyor musunuz?” sorusuna Meloni şöyle yanıt verdi:

“Bence Rusya Ukrayna’yı işgal etmeseydi, Hamas büyük olasılıkla (7 Ekim’de) İsrail’e böyle bir saldırı düzenlemezdi. Hukuka dayalı uluslararası sistemin, üstelik BM Güvenlik Konseyi’nin daimi bir üyesi tarafından bu kadar ciddi bir şekilde çiğnenmesinin, Orta Doğu’dan Balkanlar’a ve Afrika’ya kadar dünyanın diğer bölge ve coğrafyalarında da peş peşe sonuçlar doğurması kaçınılmazdı… Eğer Ukrayna’da uluslararası hukuk yeniden tesis edilmezse, çatışmalar artarak patlak vermeye devam edecek.”

İtalya Başbakanı, “Hamas’ın vahşi saldırısının İsrail’i çok sert bir tepki vermeye ittiğini”, ancak bu tepkinin boyutları nedeniyle bugün İsrail’in hem Ortadoğu’da hem de Batı’da kamuoyu nezdinde “izole edildiğini” söyledi.

Meloni, “iki halk-iki devlet” hedefinin gerçekleştirilebilmesi için uzun süreli bir ateşkes ve rehineler için çözüm bulunması gerektiğini belirtti.

Polis göstericileri copladı

Başbakan Meloni’nin sözünü ettiği kamuoyu görüşü İtalya’da son günlerde düzenlenen çok sayıda gösteriyle yansıtılıyor. Kamu yayıncısı Rai’nin İsrail tezlerine yakın yayın yaptığı iddiasıyla çok sayıda protesto eylemi düzenleniyor.

Geçen Cuma günü de Floransa ve Pisa kentlerinde Filistin’e destek amacıyla gösteriler düzenlendi. Öğrencilerin, sendika temsilcilerinin ve Filistin toplumu üyelerinin de aralarında yer aldığı göstericilere sert müdahalede bulunulması ise ülkede infial yarattı.

Polisin aralarında reşit olmayan öğrencilerin de yer aldığı ve barışçıl şekilde protesto eylemi yaptıkları görülen göstericilere coplarla saldırması hükümete yönelik tepkilere yol açtı.

Muhalefet, sağcı hükümeti karşıt görüşleri susturmaya çalışmakla suçladı. Merkez soldaki Demokratik Parti’nin lideri Elly Schlein, ara sokaklarda mahsur kalan öğrencilerin polis tarafından dövülmesinin kabul edilemeyeceğini, hükümetin bir “baskı ortamı” yarattığını söyledi.

Hükümet kanadından ise polisi savunan ve göstericilerin hassas bölgelere girişinin önlenmesi amacıyla müdahale edildiğini belirten açıklamalar geldi. İktidar partisi İtalya’nın Kardeşleri, sol muhalefeti ‘şiddete destek vermekle’ suçladı. Muhalefete yönelik bu sözler de demokratik diyaloğa aykırı olduğu gerekçesiyle eleştiri aldı.

Cumhurbaşkanı ‘polisi azarladı’

Tartışmalara, genel olarak ihtiyatlı duruşu ve sert çıkışlardan uzak durmasıyla bilinen Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella da müdahil oldu.

Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella dün yayımladığı mesajında, İçişleri Bakanı’yla görüştüğünü, “güvenlik güçlerinin otoritesinin coplarla sağlanamayacağını” bildirdiğini açıkladı. Mattarella, insanların görüşlerini açıklama özgürlüğünün korunması gerektiğini vurguladı ve “Gençlerin coplanması iflasın göstergesidir” dedi.

Cumhurbaşkanının açıklaması sıra dışı biçimde sert bulundu ve bugünkü ulusal gazetelerin hemen hepsinin baş sayfalarında yer aldı.

Corriere della Sera Cumhurbaşkanı Mattarella’nın “Gençlerin coplanması iflastır” sözlerini manşetine taşıdı. La Repubblica, “Mattarella’nın öfkesi” manşetiyle çıktı. Il Giornale “Mattarella polisi azarladı” derken, Il Manifesto ise Cumhurbaşkanının fotoğrafı üzerine “Ellerinizi indirin” manşetini attı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/italya-basbakani-rusya-ukraynayi-isgal-etmeseydi-hamas-israile-saldirmazdi/feed/ 0
Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Tiran’da Rusya protesto edildi https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-tiranda-rusya-protesto-edildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-tiranda-rusya-protesto-edildi/#respond Fri, 10 May 2024 21:18:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7164 Rusya- Ukrayna Savaşı’nda üçüncü yıla girilirken Rusya’nın Tiran Büyükelçiliği binasının önünde Rusya protesto edildi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nda üçüncü yıla girilirken Arnavutluk’un başkenti Tiran’da Rusya protesto edildi. Rusya’nın Tiran Büyükelçiliği binasının önünde başlayıp Tiran Belediyesi’nin önündeki meydanda devam eden ve Ukrayna halkına dayanışma göstermek amacıyla gerçekleştirilen Rusya karşı protestoda Tiran Belediye Başkanı Erion Veliaj başta olmak üzere çok sayıda ülkenin büyükelçileri ve diplomatları hazır bulundu. Başbakan Edi Rama, Tiran Belediyesi önünde düzenlenen protestoya dair görüntüleri “Ukrayna için, Barış için, Özgürlük için” başlığıyla sosyal medya hesabından yayınladı.

Protesto gösterisine katılan Ukrayna’nın Arnavutluk Büyükelçisi Volodymyr Shkurov, AB’nin Arnavutluk Büyükelçisi Silvio Gonzato, ABD’nin Arnavutluk Büyükelçiliği Müsteşarı David Wisner, Arnavutluk Meclis ile İlişkiler Bakanı Elisa Spiropali ve Tiran Belediye Başkanı Erion Veliaj konuşma gerçekleştirdi. Ukrayna Büyükelçisi Shkurov, Arnavutluk’un Rus saldırganlığını kınama noktasında gösterdiği destek ve dayanışma için teşekkür ederek 2 yıl önce başlayan savaşın sabah saatlerini hiçbir zaman unutamayacaklarını, bu 2 yıllık süreç içerisinde ise kimlerin dost ve kimlerin düşman olduklarını anladıklarını ifade etti. Günümüzde Ukrayna topraklarının yüzde 20’sinin işgal altında olduğunu belirten Shkurov, ülkelerinden kaçmak zorunda kalan Ukraynalılara kapılarını açan Arnavut hükümetine minnettarlığını dile getirdi. Büyükelçi Shkurov, “Biz burada Ukrayna’ya karşı devam eden Rus saldırganlığını kınamak üzere bir arada bulunuyoruz. Ukrayna halkıyla dayanışma gösteren Cumhurbaşkanı Bajram Begaj, Başbakan Edi Rama ve Meclis Başkanı Lindita Nikolla’ya teşekkürlerimi sunuyorum. Sürekli devam eden yardımları için Tiran Belediyesi’ne ve burada bulunan tüm Arnavut siyasetçilerine ve büyükelçilik temsilcilerine teşekkürlerimi ve selamlarımı sunuyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Büyükelçi Gonzato yaptığı konuşmada Ukrayna’nın daha önce provoke edilmeyen işgalinden bu yana tam 2 yılın geçtiğini, savaşın başladığı ilk günden itibaren Arnavutluk ve AB’nin Rus saldırganlığına karşı konuşma yaparak ve Ukrayna’nın kendini müdafaa etmesine imkan sağlayarak yan yana durduklarını kaydetti. Gonzato, son 2 yılda AB’nin Ukrayna devletini ve halkını desteklemek amacıyla 88 milyar euro değerinde destek sağladığını, AB’ye üye ülkelerin yanı sıra Arnavutluk’un da hem siyasi, hem maddi olarak ve daha önce görülmemiş şekilde destek sağladığını ifade etti. Gonzato, Arnavutluk’un BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak uluslararası arenayı Ukrayna’ya karşı dayanışma göstermek amacıyla harekete geçirdiğini ve bu süreçte AB ile yan yana hareket ettiğini belirtti.

ABD’nin Arnavutluk Büyükelçiliği Müsteşarı Wisner, Arnavutluk’un BM Güvenlik Konseyi’nde savaştan dolayı Rusya’yı sorumlu tutarak bu 2 yıllık süreçte olağanüstü bir destek sağladığını diyerek Arnavutluk’un ABD’nin ortağı olmaya devam ettiğini ve her ikisi de Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunması için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirdi.

Bakan Spiropali bugün dünyanın daha önce eşi benzeri görülmemiş bir savaşla tanıştığını diyerek Arnavutluk’un Rus saldırganlığına karşı yaptırım uygulamasına katılan ilk ülkeler arasında yer aldığını kaydetti. Rusya’nın Ukrayna’da yeni, adil olmayan ve zalim bir savaş yürüttüğünü belirten Spiropali, Batı’ya dönük ve geçmişine sırt dönerek yaşamayı tercih ettikleri için Ukrayna halkının bu savaşa maruz kaldığını ifade etti. Spiropali, “Biz Ukrayna’nın bu fedakarlığını yakinen tanırız, onun karşısında saygıyla eğiliriz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Tiran Belediye Başkanı Veliaj yaptığı konuşmada protestoya katılan Tirana halkına teşekkür ederek, bu protestonun aslında her bir Avrupa vatandaşı için ahlaki bir yükümlülük olduğunu, Arnavutluk’un da bir zamanlar benzer durumlardan geçtiğini hatırlayan, komünizm dönemini ve Kosova Savaşını unutmayan herkes için bir ahlaki yükümlülük olduğunu ifade etti. Veliaj, Tiran’da “Özgür Ukrayna” adlı caddenin yanı sıra Ukrayna’ya yönelik destek ve dayanışmanın devam edeceğini söyledi. Önümüzdeki hafta 28 Şubat’ta düzenlenecek Ukrayna Zirvesi’ne Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin de katılacağını hatırlatan Veliaj, zirve vesilesiyle tüm Tiran’ın kendini “Özgür Ukrayna” hissetmesini umut ettiğini dile getirdi. – TİRAN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-tiranda-rusya-protesto-edildi/feed/ 0
Batılı Liderler Ukrayna’ya Dayanışma İçin Kiev’e Geldi https://www.igdirhaber.com.tr/batili-liderler-ukraynaya-dayanisma-icin-kieve-geldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/batili-liderler-ukraynaya-dayanisma-icin-kieve-geldi/#respond Thu, 09 May 2024 21:54:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7152 Belçika Başbakanı Alexander de Croo, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya- Ukrayna Savaşı’nın ikinci yılı geride kalırken Ukrayna’ya dayanışma için Kiev’e gelerek Gostomel Havalimanı’nda Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile basın toplantısı düzenledi. Ukrayna’ya destek açıklaması yapan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltengberg ise, “Ukrayna NATO’ya katılacaktır” dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ikinci yılı geride kalırken batılı liderler dayanışma göstermek amacıyla Ukrayna’nın başkenti Kiev’e geldi. Belçika Başbakanı Alexander de Croo, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Polonya’dan gece treniyle Ukrayna’yı ziyaret etti. Ukrayna’ya destek gösteren liderler, İtalya’nın dönem başkanlığındaki G7 Devlet ve Hükümet Başkanları toplantısı öncesinde Gostomel Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile basın toplantısında konuşan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, bulundukları havalimanının Moskova’nın başarısızlığının ve Ukrayna’ın gururunun bir sembolü olduğunu ifade ederek, “Birkaç kişinin kahramanlığı tarihin akışını değiştirdi. Bunlardan biri de 2 yıl önce 24 Şubat’ta burada gerçekleşti” dedi.

“Ülkenizi kurtardınız, tüm Avrupa’yı kurtardınız”

Kanada Başbakanı Justin Trudeau da “Putin bu havaalanı gibi stratejik hedefleri kolayca ele geçirebileceğinden emindi. Rus kuvvetleri Gostomel Havaalanı’nı hızlıca ele geçirmeye çalıştı. Bugün buradaki barlığımız yanıldığını görebilirsiniz. Ukraynalılar ortak geleceğimiz için savaşıyor” dedi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise saldırıların başladığı günden itibaren Ukrayna’yı savunan birlikleri överek “”Kiev güçlü durdu. Cesaretiniz Putin’in durdurdu. Kaçmadınız ya da ürkmediniz. Ukraynalı kahramanlardan oluşan küçük bir birlik, son nefesinize kadar savaşarak işgalcileri geri püskürttü. Rusya’nın Ukrayna’nın kalbine yönelik saldırısını durdurmayı başardınız. Ülkenizi kurtardınız, tüm Avrupa’yı kurtardınız” ifadelerini kullandı.

Belçika Başbakanı Alexander de Croo, son 2 yılın yıkım, can kaybı ve travma ve acıyı kabul ederek, “Ukrayna’nın müttefikleri Ukrayna hükümetiyle omuz omuza” dedi.

“İlk ve esaslı yenilgisini de burada yaşadı”

Holtomel’de sembolik bir alanda olduklarını dile getiren Zelenskiy ise, “Putin burada savaşı kazanmak istiyordu. İlk ve esaslı yenilgisini de burada yaşadı. Askerlerimiz Rus katillerin inişini yok ettiğinde dünya da en önemli noktayı gördü. Her kötülüğün yenilebileceğini ve Rus saldırganlığının bir istisna olmadığını gördü. Dünya henüz Ukrayna’ya inanmazken, Ukraynalılar savaşabileceklerini, direnebileceklerini devam edeceklerini kanıtladılar” ifadelerini kullandı. Zelenskiy, Ukrayna’yı destekleyen tüm arkadaşlarına teşekkür ederek, “Tüm zorluklara ve şüphelere rağmen dünyanın dikkati hala Ukrayna’da. Geleceğimiz kendi ellerimizde” dedi.

“Ukrayna NATO’ya katılacaktır”

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltengberg, “Rus tanklarının Ukrayna’ya girmesinin üzerinden 2 yıl geçti. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da yaşanan en büyük savaşın başlangıcı” dedi. Savaşta ölen Ukraynalı askerleri nana Stoltenberg, “Savaş alanındaki durum son derece ciddi olmaya devam ediyor. Putin’in Ukrayna’ya hakim olma hedefi değişmedi ve barışa hazırlandığına dair hiçbir belirti yok. Çoğunun korktuğu gibi Ukrayna haftalar içinde çökmedi. Rusya tarafından ele geçirilen toprakların yarısını geri aldınız, Rusya’yı Karadeniz’in büyük bölümünden geri püskürttünüz ve Rus kuvvetlerine ağır kayıplar verdirdiniz” ifadelerini kullandı. NATO müttefiklerinin Ukrayna’ya maddi ve manevi desteğinden bahseden Stoltenberg, “Bu savaşı Putin başlattı çünkü NATO’nun kapısını kapatmak ve Ukrayna’nın kendi yolunu seçme hakkını elinden almak istiyordu. Ancak tam tersini başardı, Ukrayna artık NATO’ya her zamankinden daha yakın” dedi.

Stoltenberg, konuşmasını “Ukrayna NATO’ya katılacaktır. Bu bir ‘eğer’ sorusu değil, ‘ne zaman’ sorusudur. Sizi o güne hazırlarken, NATO Ukrayna’nın yanında olmaya devam edecek” diyerek tamamladı. – GOSTOMEL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/batili-liderler-ukraynaya-dayanisma-icin-kieve-geldi/feed/ 0
Rusya-Ukrayna Savaşı’nda 2 yıl geride kaldı https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-2-yil-geride-kaldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-2-yil-geride-kaldi/#respond Mon, 06 May 2024 21:54:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7047 Rusya’nın, Batı ile NATO’nun kendi sınırlarına yaklaşacağı ve Rusça konuşanları koruma gerekçesiyle başlattığı Ukrayna’daki savaşın ikinci yılı tamamlandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, 2 yıl önce 24 Şubat’ın sabahında duyurduğu “özel operasyon”nun başlamasıyla Rus ordusu, Ukrayna topraklarına girdi.

Rus askeri birlikleri, Ukrayna’nın Donetsk ve Luhansk bölgelerinden Kiev yönetiminin kontrolündeki yerlere, aynı anda Rusya sınırından Harkiv, Sumi ve Çernigiv ile Belarus üzerinden Çernobil bölgesine giriş yaptı.

Kırım üzerinden de Herson ve Melitopol bölgelerine doğru asker çıkaran Rus ordusu, hava ve karadan asker sevk ettiği Kiev’i kuşattı.

Rus ordusu, Kiev çevresinde beklerken iki taraf İstanbul’da müzakere masasına oturdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın arabuluculuk girişimlerinin neticesi olarak İstanbul’da 29 Mart 2022’de yapılan müzakereler sonucunda Ukrayna tarafı, Rus tarafına gelecekteki olası yazılı anlaşmanın ilkelerini teslim etti, anlaşmaya çok yaklaşıldı.

Kiev yönetimi birkaç gün sonra Rus silahlı güçlerinin boşalttığı Buça ve İrpin şehirlerinde toplu mezarlar açtı, Rusya’yı katliam yapmakla suçladı. Ukrayna, İstanbul’daki anlaşmadan çekildiğini bildirdi.

İki tarafın İstanbul’daki görüşmelerde ön şatlarda anlaştığı ileri sürülürken, Ukrayna heyetinin Kiev’e döndükten sonra anlaşmadan vazgeçmesinin nedeni aylar sonra ortaya çıktı.

Bazı Ukraynalı yetkililer, dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un Kiev yönetimine baskı yaptığını, anlaşmayı bozduğunu söyledi. Bunu Putin de dile getirdi.

Rus ordusu, Kiev’den çekildikten sonra tahkimatını Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson hattında güçlendirdi. Böylece Rusya, Kiev’in Azak Denizi ile bağlantısını kesti, ayrıca 2014’te yasa dışı ilhak ettiği Kırım ile kara yolu bağlantısı kurmuş oldu.

Rusya, liman şehirleri Odessa ve Mıkolayiv bölgelerini de hedef alarak Karadeniz’de stratejik konuma sahip Yılan Adası’nı ele geçirdi. Aynı yılın haziran sonunda Rusya, adadan çekildiğini açıkladı.

Ukrayna’nın kuzeyindeki Sumi ve çevresi, haziranda yeniden Kiev yönetiminin kontrolüne girdi.

Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson’da eylül sonunda Rusya’ya katılım için sözde referandumlar yapıldı. Yasa dışı referandumlara katılanların çoğunluğu ilhak kararına “evet” dedi. Böylece Rusya, Kırım’dan sonra Ukrayna topraklarının yüzde 15’ini daha yasa dışı ilhak etmiş oldu.

Ukrayna, 29 Ağustos 2022’de Herson’u kurtarmak için karşı saldırı başlattığını duyurdu.

Yasa dışı ilhak ettiği Herson’daki vatandaşların büyük çoğunluğunu başka bölgelere tahliye eden Rusya, 9 Kasım’da bu şehirdeki savunma hattının Dnipro Nehri’nin sol yakasına çekileceği kararını açıkladı. Böylece Rus askerleri, Herson şehir merkezinden çıkmış oldu.

Savaş devam ederken Rusya ve Ukrayna heyetleri, ateşkes sağlanması için 3’ü Belarus, 1’i Türkiye’de olmak üzere 4 kez yüz yüze müzakere yaptı. Bu görüşmelerde iki taraf, sadece çatışma bölgelerinden sivillerin tahliyesi için insani yardım koridorları açılması konusunda anlaşabildi.

Tarafların aynı metne imza attığı bir diğer anlaşma ise tahıl anlaşması oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimleriyle 22 Temmuz 2022’de Türkiye, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında, dünyadaki olası gıda krizini önleyecek “Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi” imzalandı. Bu anlaşma da Rusların bazı taleplerinin yerine getirilmemesi gerekçesiyle 1 yıl sürdürülebildi.

Savaşın ikinci yılında haritayı değiştirmek kolay olmadı

Savaşın ikinci yılında özellikle Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Rus güçleri, Ukrayna’nın başkenti Kiev dahil büyük şehirlerini İskender, S-300 gibi füzelerle vururken Ukrayna ordusu, Rusya’nın sınır şehirlerindeki stratejik hedeflerine saldırılara yoğunluk verdi.

Ukrayna’nın geçen yıl haziranda Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde karşı taarruz başlatması 2023’e damga vurdu.

Ukrayna ordusu, yaklaşık 6 ay süren taarruz sırasında Donetsk bölgesindeki Staromayorske, Urojayne, Andriyivka, Klişiyivka, Blagodatne köylerini kurtardığını duyurdu.

Ukrayna makamlarına göre, savaşın başlamasından bu yana ülke topraklarının yaklaşık yüzde 74’ü kurtarıldı, yüzde 26’sı hala Rusya’nın kontrolünde bulunuyor.

Rusya, Bahmut’u ve Avdiyivka’yı ele geçirdi

Donetsk bölgesinin Bahmut ve Avdiyivka istikametlerinde savaşın en yoğun çatışmaları yaşandı. Her iki taraf önemli kayıplar verirken Rusya, 21 Mayıs 2023’te Bahmut şehrini ele geçirdiklerini duyurdu.

Rus ordusu, daha sonra Avdiyivka istkametinde saldırılarını yoğunlaştırdı. Ukraynalı yetkililere göre, bu saldırılar, 2014’ten beri yapılan en büyük saldırılardı.

Ukrayna, yaklaşık 5 ay süren şiddetli çatışmaların ardından 17 Şubat’ta, daha fazla kayıp vermemek için askerlerini Avdiyivka’dan çektiğini açıkladı. Bu, Rusların yaklaşık 9 ay aradan sonra ilk ilerleyişiydi.

Ukrayna Devlet Başkanı Vlodimir Zelenskiy, geri çekilmelerini ortaklarından yeterince destek alamadıklarına bağladı.

Savaşın ikinci yılına, Ukrayna ordusunun ABD ve Avrupa Birliği’nden (AB) yeterince destek alıp alamayacağı tartışmaları damgasını vurdu.

Ukrayna’ya savaş döneminde sağlanan destek 170 milyar avroya ulaştı

Ukrayna 2 yıldır savunmasını tamamen İngiltere, ABD ve AB’nin destekleriyle sağladı. Ancak Ukrayna’ya vadedilen insani, askeri ve finansal desteklerin sağlanması konusu, ABD Kongresi’ndeki Demokratlar ile Cumhuriyetçileri, AB ile bazı üyelerini karşı karşıya getirdi.

Ukrayna Geçici İşgal Altındaki Toprakların Yeniden Entegrasyonu Bakanlığına göre, savaşın başlamasından bu yana ülkeye yapılan uluslararası yardım 170 milyar avroya ulaştı.

Ukrayna’ya ortaklarının destek vaadinin toplamı, verilen katkının yaklaşık 2 katını oluşturuyor. Ukrayna, ortaklarından bir yandan yaptırım paketlerini genişletmelerini diğer yandan savaş uçağı ve daha fazla cephane istiyor.

ABD’li bir üst düzey yetkili, geçen günlerde, savaşın Rusya’ya maliyetinin 211 milyar dolar olduğunu öne sürdü.

Aynı zamanda Rusya’nın, silah satış anlaşmalarının iptal edilmesi ya da ertelenmesi nedeniyle 10 milyar dolardan fazla zarara uğradığı iddia ediliyor. Savaşın ikinci yılının sonlarında, Batı ülkelerinde dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna için kullanılması da tartışılmaya başlandı.

Batı, Rusya’ya her alanı kapsayan yaptırımlar uyguladı

Savaşın siyasi ve sosyal etkileriyle birlikte ekonomik alanda alınan Rusya’ya yönelik yaptırım kararları, tüm dünyada doğrudan veya dolaylı olarak etkisini gösterdi.

AB üyesi ülkeler, ABD ve diğer Batılı ülkeler, Ukrayna’ya askeri müdahalede bulunan Rusya’ya karşı finans, enerji, ulaşım, ihracatın kontrolü ve finansmanı ile vize politikası gibi çeşitli alanlarda onlarca yaptırım paketi belirledi.

Rusya’ya karşı 2022’den bu yana 12 yaptırım paketi yürürlüğe koyan AB, 13. yaptırım paketini savaşın ikinci yılı tamamlandığında açıkladı. AB, yeni yaptırım listesine 200’e yakın kişi ve kuruluş eklerken, ABD son yaptırım listesine 500 isim kattı.

AB’nin Ukrayna dolayısıyla Rusya’ya uyguladığı yaptırım listesindeki kişi ve kuruluş sayısı 2 bini buldu. Yaptırım paketlerinde Rusya’nın askeri üretim malzemelerine ulaşması da zorlaştırıldı.

AB, siyasi anlamda da Ukrayna’ya destek verdi

Rusya’nın savaşı başlatma nedenlerinden biri de Ukrayna’nın AB ve NATO’ya yakınlaşma isteğiydi. Savaşa rağmen AB’ye üyelik sürecinden vazgeçmeyen Ukrayna, bu yönde ilerleme kaydetti. AB üyesi ülkelerin liderleri, 14 Aralık 2023’te Ukrayna ve Moldova ile AB üyelik müzakerelerini başlatma kararı aldı.

Ukrayna’nın başka bir hedefi de NATO üyesi olmak ancak bu konuda ittifak liderleri henüz fikir birliğine sahip değil.

Zelenskiy, Ukrayna’nın “NATO üyeliğini hak ettiği ve ülkesini ittifaka yakınlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını” belirtiyor.

Savaştaki can kayıpları tam bilinmiyor

Ukrayna, savaş boyunca ölen Rus asker sayısının 407 binden fazla olduğunu ileri sürüyor. Rusya da savaşta hayatını kaybeden toplam Ukraynalı asker sayısını açıklamazken, günde ortalama 400-500 Ukrayna askerinin öldürüldüğünü iddia ediyor.

Ancak her iki taraf da kendi kayıplarına ilişkin net ve yeni açıklama yapmadı. Savaştaki sivil kayıplara ilişkin her iki taraf da net rakam veremiyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana 10 bin 65 sivil hayatını kaybetti, 18 bin 679 sivil yaralandı.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, 6 milyon 479 bin 700 Ukraynalı, savaş nedeniyle hala yurt dışında bulunuyor.

Avrupa İstatistik Ofisi, Ekim 2023 sonu itibarıyla AB ülkelerinde 4 milyon 24 bin Ukraynalıya geçici koruma statüsü verildiğini bildirdi.

Rusya’nın tam 2 yıl önce “özel operasyon” adıyla başlattığı savaşta, bugün gelinen noktada ne Moskova’nın hedefleri ne de Kiev’in toprak bütünlüğünü sağlama isteği değişti.

Savaşın ne zaman biteceği ise belirsizliğini koruyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-2-yil-geride-kaldi/feed/ 0
İsrail’in Gazze’deki saldırılarında kadın ve çocuk ölümleri Rusya-Ukrayna Savaşı’ndakinin 6 katı https://www.igdirhaber.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/ https://www.igdirhaber.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:46:12 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6690 Uluslararası Adalet Divanında soykırımla yargılanan İsrail’in 7 Ekim 2023’ten beri saldırı düzenlediği Gazze Şeridi’nde kadın ve çocuk ölümlerinin, 2 yıldır süren Rusya-Ukrayna Savaşı’ndakinin 6 katından fazla olması, burada yaşanan vahşeti gözler önüne seriyor.

AA muhabiri, 24 Şubat 2022’den beri süren Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda ölen sivillerin sayısını derledi.

İsrail, yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’ni havadan, karadan ve denizden aralıksız bombalıyor.

Filistinli kaynaklara göre, İsrail, bu saldırılarında 66 bin tondan fazla patlayıcı kullandı. Bu da Gazze’de kilometrekareye 183 ton patlayıcının atıldığı anlamına geliyor.

Saldırılar nedeniyle Gazze harabeye dönerken, bölgede 1,9 milyon Filistinli yerinden oldu.

İsrail’in saldırılarında, 29 bin 410 Filistinli öldürüldü, 69 bin 465 kişi yaralandı. Saldırılarda öldürülenlerin en az 12 bin 660’ını çocuklar, 8 bin 570’ini kadınlar oluşturuyor.

Yaralıların, yüzde 70’inden fazlası da kadın ve çocuklardan oluşuyor. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

Bir yandan İsrail’in saldırılarından kaçarak hayatta kalma mücadelesi veren Filistinliler, Tel Aviv yönetiminin bölgeye yardım girişlerine çıkardığı engellemeler nedeniyle de açlıkla mücadele ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in yoğun saldırısı altındaki Gazze Şeridi’nde 2,2 milyon kişinin kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

BM’ye göre, Gazze’de 378 bin kişi Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) ölçeğine göre “felaket” olarak adlandırılan 5. seviye, 939 bin kişi de “acil durum” olarak bilinen 4. seviye açlıkla karşı karşıya bulunuyor.

Gazze Şeridi’ndeki akut gıda güvensizliği Dünya Sağlık Örgütünün “kritik” olarak nitelediği yüzde 15 çıtasını aşarak yüzde 16,2’ye ulaştı.

BM Dünya Gıda Programı (WFP), İsrail’in saldırılarına işaret ederek, emniyetli dağıtıma izin veren koşullar oluşana dek Gazze’nin kuzeyine hayat kurtaran gıda yardımı dağıtımını durdurma kararı aldı.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) da İsrail’in zorla aç ve susuz bırakarak insanlık felaketine yol açtığı Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Filistinlilerin kıtlığın eşiğinde olduğunu duyurdu.

Özellikle Gazze’nin kuzeyinde yaşayan Filistinlilerin un bulamadıkları için hayvan yemlerini öğüterek tüketmek zorunda kaldığı bildiriliyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki sivil ölümleri

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının üzerinden 2 sene geçerken, Ukrayna’daki BM İnsan Hakları İzleme Misyonunun (HRMMU) 7 Şubat’ta yayımladığı verilere göre, savaşın başından beri ülkede 579’u çocuk, 2 bin 992’si kadın olmak üzere 10 bin 378 sivil öldürüldü, 19 bin 632 sivil yaralandı.

Ölümlerin 8 bin 95’i Ukrayna topraklarında, 2 bin 283’ü Rusya’nın yasa dışı ilhak ettiği topraklarda gerçekleşti.

Raporda, sayıların daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de öldürdüğü kadın ve çocukların sayısı, 2 yılda Rusya-Ukrayna Savaşı’nda hayatını kaybeden kadın ve çocukların sayısının 6 katından fazlasına tekabül ediyor.

Gazzelilerin sığınabileceği güvenli bir yer yok

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla kadın ve çocuklardan oluşan milyonlarca Ukraynalı, saldırılar nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalmış ve komşu ülkelere sığınmıştı.

Savaşın başından bu yana Ukrayna’ya destek veren Avrupa ülkeleri, Ukraynalı kadın ve çocukların oluşturduğu sivillere kucak açmıştı.

Öte yandan, 2007’den beri İsrail’in karadan, havadan ve denizden ablukası altında bulunan Gazze’deki 2,3 milyon Filistinli, yaklaşık 360 kilometrekarelik bölgede sıkışmış vaziyette.

İsrail saldırıları nedeniyle Filistinlilerin Gazze’de sığınabilecekleri güvenli bir yer bulunmuyor.

Gazze’nin kuzeyi, orta kesimleri ve güneyde yer alan Han Yunus bölgesine düzenlenen saldırılar nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon Filistinli, 64 kilometrekarelik alana sahip Refah kentine sığındı.

BM verilerine göre, 7 Ekim’den önce 280 bin olan Refah’ın nüfusu, yerinden edilmiş Filistinlilerin göçüyle 5 kattan fazla arttı. Bu da Gazze’deki nüfusun yarısından fazlasının bu daracık kara parçasına sığındığı gözler önüne seriyor.

Yeteri kadar konut olmaması nedeniyle, Refah’a sığınan Filistinlilerin büyük bir bölümü, derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda hayat mücadelesi veriyor.

İsrail yönetimi, son günlerde Filistinlilerin sığındığı Refah’a kara saldırısı başlatma yönünde sinyaller veriyor.

Refah’a saldırılması halinde, buraya sığınan Filistinlileri daha da zor günler beklediği belirtiliyor.

İsrail’in çıkardığı zorluklar nedeniyle bölgeye yeteri kadar yardım da ulaştırılamıyor.

AA, Gazze ve Ukrayna’daki sivillerin durumunu görüntülüyor

Anadolu Ajansı (AA), savaşın ilk günlerinden beri hem Gazze hem Ukrayna’da sivillerin durumunu fotoğraflıyor.

Ukrayna’daki savaşın boyutlarını anlatan ve hafızalarda yer eden fotoğraf karelerinin benzerlerine, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında da rastlanıyor.

Ukrayna’nın Harkiv kentinde Rusya’nın düzenlediği hava saldırısı sonrası yaralanan Olena Kurilo ile İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’de yaralanan kadının objektife umutsuzca ve dehşet içindeki bakışları birbirini anımsatıyor.

İnsanların gönlünde kutsal yere sahip olan ibadethaneler, Gazze’de ve Ukrayna’daki savaşta hasar görüyor. Rusya’nın Zaporijya kentindeki Şevçenko Mahallesi’ne düzenlendiği saldırı sonucunda harabeye dönüşen kilise ile Gazzeli siviller için sığınak görevi gören ve hasar alan Rum Ortodoks Aziz Porphyrius Kilisesi’nin benzer durumları AA tarafından fotoğraflandı.

Ukrayna’nın Kiev kentinde Rusya’nın saldırıları sırasında doğum hastanesinin bodrum katında kucakta tutulan bebek ile Gazze’deki Şifa Hastanesine yaralı halde götürülen bebeğin fotoğrafı, sivillerin durumunu gözler önüne seriyor.

Ukrayna’nın Posad-Pokrovske köyünde, kullanılamaz hale gelen evinin önünde oturan yaşlı kadın ile Gazze’nin Refah kentinde yıkılan evlerin önünde duran kadının fotoğrafları, yaşanan vahşeti hafızalara kazıyor.

Savaş nedeniyle ülkeden ayrıldıktan sonra Polonya’ya giden Ukraynalı sivillerin Medyka bölgesindeki sınır kapısından geçişinin ve İsrail’in yoğun bombardımanı nedeniyle Gazze’nin orta ve güney kesimlerine göç etmek zorunda kalan sivillerin fotoğrafı, savaşların “değişmeyen kareleri” olarak adlandırılabilir.

Ukrayna’da ve Gazze’de enkaz altında kalan eşyalarını kurtarmaya çalışan sivillerin benzer durumlarda olduğu, AA’nın karelerine bakıldığında net şekilde görülüyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/feed/ 0
Beş soruda Ukrayna savaşının ikinci yılı https://www.igdirhaber.com.tr/bes-soruda-ukrayna-savasinin-ikinci-yili/ https://www.igdirhaber.com.tr/bes-soruda-ukrayna-savasinin-ikinci-yili/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:39:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5937 Rusya’nın işgaliyle başlayan Ukrayna’daki savaşın üzerinden iki yıl geçti. Bugün, savaşın yakın zamanda biteceğini söylemek bir hayli güç.

Ne Ukrayna ne Rusya, ne de her iki tarafın da önemli müttefikleri için barış anlaşması zemini oluşmuş görünmüyor.

Kiev yönetimi, uluslararası alanda tanınan sınırlarının yeniden tesis edilmesi ve Rus birliklerinin ülkeden çıkarılması konusunda kararlı bir tutum sergiliyor. Moskova yönetimi ise Ukrayna’nın gerçek bir ülke olmadığını ve Rus güçlerinin amaçlarına ulaşana kadar savaşa devam edeceğini savunuyor.

Şu ana kadar neler olduğuna, çatışmaların gelecekte nereye doğru gidebileceğine baktık.

Kim kazanıyor?

Kış boyunca devam eden şiddetli çatışmalar nedeniyle her iki tarafta da çok sayıda can kaybı yaşandı.

Bin kilometre boyunca uzanan cephe hattının şekli 2022 sonbaharından bu yana çok az değişti.

İki yıl önceki geniş çaplı işgalden sonraki birkaç ay içinde Ukrayna, Rus güçlerini kuzeyden ve başkent Kiev çevresinden geri püskürttü. Aynı yılın sonlarında doğu ve güneydeki geniş toprak parçalarını da geri aldı.

Ancak şimdi Rus güçleri güçlü tahkimatlarla bölgeye yerleşmiş durumda. Ukraynalılar ise cephanelerinin azaldığını söylüyor.

Kısa süre önce ve Kremlin yanlısı bazı Rus askeri blog yazarları da dahil olmak üzere pek çok kişi askeri bir çıkmazdan söz ediyor.

Ukrayna birlikleri Şubat ortasında uzun süredir mücadele verdikleri ülkenin doğusundaki Avdiivka kasabasından çekildi.

Rus güçleri, potansiyel olarak daha derin bir işgalin önünü açabileceğinden dolayı bunu büyük bir zafer olarak gördü. Çünkü Avdiivka stratejik bir konuma sahip.

Kiev, geri çekilmenin askerlerinin hayatını korumayı amaçladığını, kuvvetlerinin sayıca ve silahça üstün olduğunu söyledi.

Bu, Rusya’nın geçtiğimiz Mayıs ayında Bahmut’u ele geçirmesinden bu yana elde ettiği en büyük kazanım olarak kayıtlara geçti. Ancak Avdiivka, 2014’ten beri Rus işgali altında olan Ukrayna şehri Donetsk’in sadece 20 km kuzeybatısında yer alıyor.

Bu denli küçük bir ilerleme, işgalin başında devlet propagandası olarak da yinelenen, askeri blog yazarlarının dile getirdiği başkent Kiev’i “üç gün içinde alma” hedefinden oldukça uzak.

Şu anda, Mart 2014’te ilhak edilen Kırım ve Rusya’nın kısa süre sonra ele geçirdiği doğudaki Donetsk ve Luhansk bölgelerinin büyük bir kısmı da dahil olmak üzere Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 18’i Rus işgali altında bulunuyor.

Ukrayna’ya destek azalıyor mu?

Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü’ne göre son iki yılda, Ukrayna’ya Avrupa Birliği kurumlarından yaklaşık 92 milyar dolar ve ABD’den Ocak 2024’e kadar 73 milyar dolar olmak üzere Ukrayna’ya büyük miktarlarda askeri, finansal ve insani yardım gönderildi.

Batı tarafından tedarik edilen tanklar, hava savunma sistemleri ve uzun menzilli toplar Ukrayna’ya önemli ölçüde yardımcı oldu.

Ancak müttefiklerin Ukrayna’yı ne kadar süreyle gerçekçi olarak destekleyebileceği tartışma konusuydu. Bu süre zarfında da yardım akışı azaldı.

ABD Kongresi’nde Ukrayna’ya yönelik 60 milyar dolarlık yeni bir yardım paketi iç siyasi çekişmelere takıldı.

Ukrayna destekçileri, Donald Trump’ın Kasım ayındaki başkanlık seçimlerinde Beyaz Saray’a geri dönmesi halinde ABD’nin desteğinin kesilmesinden endişe ediyor.

AB’de ise Putin müttefiki Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Ukrayna’yı desteklemeye açıkça karşı çıkıyor. Orban ile yapılan uzun tartışma ve pazarlıkların ardından AB, Şubat ayında .

Öte yandan AB, Mart 2024 sonuna kadar Kiev’e vermeyi hedeflediği bir milyon top mermisinin sadece yarısını teslim edebilecek gibi duruyor.

Rusya’yı destekleyenler arasında Ukrayna’nın komşusu Belarus da var. Minsk yönetimi Rus birliklerinin Ukrayna’ya erişmesi için topraklarını ve hava sahasını kullanmasına izin veriyor.

ABD ve AB, İran’ın Rusya’ya “Şahit” İnsansız hava araçları (İHA) tedarik ettiğini söylüyor. Tahran ise Rusya’ya savaştan önce az sayıda İHA tedarik ettiğini kabul ediyor.

İHA’ların Ukrayna’daki hedefleri vurmada etkili olduğu kanıtlandı. Savaşta, hava savunma sistemlerinden kaçma yetenekleri nedeniyle İHA’lar, her iki taraftan da talep görüyor.

Yaptırımlar Batılı ülkelerin umduğu kadar işe yaramadı ve Rusya hala hem petrolünü satmayı hem de askeri sanayisi için parça ve bileşen tedarik etmeyi başarıyor.

Çin’in her iki tarafa da silah sağladığı düşünülmüyor. Pekin, bu savaşta genel olarak dikkatli bir diplomatik çizgi izledi, Rus işgalini kınamadı ama Moskova’yı askeri olarak da desteklemedi. Ancak Pekin ve Hindistan, Rus petrolünü satın almaya devam etti.

Hem Rusya hem de Ukrayna, Afrika ve Latin Amerika’ya yaptıkları çok sayıda diplomatik ziyaretle gelişmekte olan ülkelere iyi ilişkiler geliştirmek için de büyük çaba sarf etti.

Rusya’nın hedefleri değişti mi?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in hala Ukrayna’nın tamamını istediğine dair yaygın bir inanış söz konusu.

Rusya Devlet Başkanı, ABD’li talk şov sunucusu Tucker Carlson’a verdiği son , tarih ve çatışma hakkındaki görüşlerini bir kez daha dile getirdi.

Putin, uzun zamandır, güçlü kanıtlar sunmadan, Ukrayna’daki sivillerin (özellikle de doğu Donbas bölgesindeki) Rusya’nın korumasına ihtiyaç duyduğunu savunuyor.

Rus lider, savaştan önce Ukrayna’nın egemen bir devlet olarak varlığını reddeden uzun bir makale yazdı ve Ruslar ile Ukraynalıların “tek bir halk” olduğunu söyledi.

Putin, Aralık 2023’te Rusya’nın “özel askeri operasyon” olarak adlandırdığı operasyona ilişkin hedeflerinin değişmediğini söyledi. Rusya Devlet Başkanı, bu hedefler arasında aşırı sağın etkisini işaret eden ve asılsız iddialara dayanan “denazifikasyon” fikrinin ya da başka bir deyimle “Nazilerden arındırmanın” da dahil olduğunu ifade etti.

Putin ayrıca “askerden arındırılmış tarafsız” bir Ukrayna istediğini söylüyor, NATO’nun nüfuz alanını doğuya doğru genişletmesine karşı çıkmaya devam ediyor.

Bağımsız bir devlet olarak Ukrayna hiçbir zaman herhangi bir askeri ittifaka dahil olmadı. Avrupa Birliği’ne katılmak siyasi hedefleri arasındaydı ve NATO ile daha yakın bir ittifak kurmak için görüşmeler yapıyordu. Kiev’in bu iki hedefi de şimdi, savaşın başlangıcına oranla daha yakın ihtimaller gibi görünüyor.

Kiev yönetiminin bu hedefleri ülkenin devlet yapısını güçlendirme ve Sovyetler Birliği’ni bir şekilde yeniden kurmaya yönelik jeopolitik projelerin içine çekilmesini engelleme amaçları taşıyordu.

Savaş nasıl sona erebilir?

Siyasi ve askeri analistler, iki tarafın da teslim olmaya niyetli görünmediği ve Putin’in iktidarda kalmayı sürdüreceği göz önüne alındığında, savaşın uzun süre devam edeceğini tahmin ediyor.

Küresel güvenlik düşünce kuruluşu Globsec, farklı sonuçların olasılığını değerlendirmek için çok sayıda uzmanın görüşlerini bir araya getirdiği bir çalışmaya imza attı.

Bu çalışmada ortaya çıkan en olası senaryo, 2025 sonrasına uzanan bir yıpratma savaşında, her iki tarafın da ağır kayıplar vereceği ve Ukrayna’nın müttefiklerinin silah tedarikine bağımlı kalmaya devam edeceği yönünde.

İkinci en olası senaryo ise Orta Doğu, Çin- Tayvan ve Balkanlar gibi dünyanın diğer bölgelerinde çatışmaların yaşanmasıyla birlikte Rusya’nın gerilimi tırmandırmak istemesi oldu.

Her ikisi de eşit derecede olası görülen diğer iki senaryo ise ya Ukrayna’nın bazı askeri ilerlemeler kaydetmesi ancak savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varılamaması; ya da Ukrayna’nın müttefiklerinin Kiev’e verdiği desteği azaltarak ve müzakere edilmiş bir çözüme ulaşması için baskı yapmaları yönünde oldu.

Ancak hem ABD başkanlık seçimlerinin potansiyel etkisi hem de İsrail-Hamas çatışması başta olmak üzere diğer savaşların Ukrayna ve Rusya’nın destekçilerinin önceliklerini ve bağlılıklarını nasıl etkileyeceği konusunda belirsizlik devam ediyor.

Çatışma daha da yayılabilir mi?

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Şubat ortasında yaptığı konuşmada “yapay” olarak tanımladığı ülkesinin silah açığının Putin’e yaradığını öne sürdü.

Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Zelenskiy, Batı’nın Putin’e karşı durmaması halinde Moskova yönetiminin önümüzdeki birkaç yılı daha pek çok ülke için “felaket” haline getireceğini savundu.

İngiltere’nin savunma konularında önde gelen düşünce kuruluşu Royal United Services Institute (RUSI), Rusya’nın ekonomisini ve savunma sanayisini başarılı bir şekilde askeri üretime geçirdiğini ve uzun bir savaşa hazırlandığını söylüyor. RUSI, Avrupa’nın ise buna ayak uyduramadığı görüşünde. Polonya Dışişleri Bakanı da aynı endişeyi dile getirdi.

Avrupa ülkeleri (Almanya Dışişleri Bakanı ve Estonya İstihbarat Servisi’nin uyarıları da dahil) son zamanlarda Rusya’nın önümüzdeki on yıl içinde bir NATO ülkesine saldırabileceğine dair korkularını dile getirdi.

Bu durum NATO ve AB’yi hem askeri kabiliyetler hem de toplumların çok farklı bir dünyada yaşamaya hazır olmaları açısından gelecek planlamalarını hızlandırmaya itti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bes-soruda-ukrayna-savasinin-ikinci-yili/feed/ 0
Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu: Montrö Sözleşmesi’nin yerine getirilmesi önemli https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-federasyonu-istanbul-baskonsolosu-montro-sozlesmesinin-yerine-getirilmesi-onemli/ https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-federasyonu-istanbul-baskonsolosu-montro-sozlesmesinin-yerine-getirilmesi-onemli/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:21:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5454 Rusya Federasyonu’nun İstanbul Başkonsolosu Andrey Buravov, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin hükümlerinin yerine getirilmesinin bölgede sükunetin sağlanması açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Buravov, Rusya ile Ukrayna arasında 24 Şubat 2022’de başlayan savaşın 2’nci ve 2013-2014 yıllarında yaşanan Maidan olaylarının 10’ncu yılı vesilesiyle basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Rusya’nın Beyoğlu’ndaki İstanbul Başkonsolosluğu’nda yapılan basın açıklaması öncesi, Ukrayna’da 2013 ve 2014’te yaşanan olayların anlatıldığı “Maidan” isimli belgesel gösterildi.

Buravov, “?ubat 2014’te yaşanan ve sadece kan dökülmesiyle kalmayan, aynı zamanda bu ülkede kanlı bir iç savaşın da başlamasına sebep olan devlet darbesinden bahsediyoruz. Bunun sonuçlarını hala görüyoruz, 2 yıl önce yine şubatta Rusya’nın Ukrayna’da başladığı özel harekatı kastediyorum.” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği’nin o zaman konuya “Ya bizimlesiniz ya da Ruslarla” şeklinde yaklaştığını kaydeden Buravov, “Ukrayna ile ülkemiz arasındaki yakın ekonomik ve diğer bağlar çerçevesinde Ukraynalı yetkililer, bu sürecin tüm artılarını ve eksilerini tartmaya karar verdiler ancak daha sonra hükümet karşıtı ayaklanmaya dönüşen bu protestolar, Batı’nın aktif teşvikiyle milliyetçi ve Rus karşıtı çevrelerin hükümete baskı aracı haline geldi.” dedi.

Buravov, 16 Mart 2014’te Kırım halkının “demokratik bir referandum” ile Rusya’ya katıldığını ve eski Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in görevi devretmesinden sonra yeni Kiev yönetiminin kendi halkına karşı kanlı bir savaş başlattığını öne sürdü.

Yaşananların sebebi olarak Batı ülkelerinin politikalarına işaret eden Buravov, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu, Batı’nın farklı ülke ve halkları birbirine düşüren, devletler arası çatışmaları kışkırtan ‘böl ve yönet’ politikasının bir başka sonucudur. Bağımsızlığını kazandığı andan itibaren Ukrayna, Batı tarafından, Kiev yetkililerinin Nazi ve Rus düşmanı ideolojisini ve uygulamalarını teşvik eden Rusya karşıtı bir sıçrama tahtası olarak görüldü.”

Buravov, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı zorunlu bir “harekat” başlattığını, “harekat”ın Rusya’nın güvenliği sağlanmadan, Rus ve Rusça konuşan nüfusun meşru çıkarları güvence altına alınmadan sona ermeyeceğini belirtti.

Ukrayna’ya silah sevkiyatı devam ettiği sürece çatışmaların süreceğini kaydeden Buravov, Rusya’nın amacının “Ukrayna’yı askersizleştirmek” olduğunu ve Rusya’nın NATO ülkelerinden birine saldırı gerçekleştirebileceği yönündeki iddiaları reddettiklerini kaydetti.

“(Batı ülkelerinin savaş gemilerinin Karadeniz’e girmesi) Çok ciddi sonuçlarının olacağını düşünüyorum”

Buravov, Montrö Sözleşmesi’nin 1936’de imzalanmasına karşın bugün de sükunetin sağlanması açısından güncelliğini ve önemini aynen koruduğunu dile getirdi.

Türkiye ile Rusya’nın bu konuda aynı fikirde olduklarına dikkati çeken Buravov, “Montrö Sözleşmesi’nin hükümlerinin yerine getirilmesi çok önemli ve bunun devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.

Buravov, “Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin askeri güçlerinin, mayın arama faaliyeti kisvesi altında Karadeniz’e girmeye çalışmasını güçlü şekilde reddediyoruz. Bunun çok ciddi sonuçlarının olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“Sorunun çözümü bağımsız Filistin devletinin kurulmasında yatıyor”

Gazze konusunda Rusya’nın tutumunun bilindiğini dile getiren Buravov, sorunun temelinde Filistin devleti konusundaki çözümsüzlüğün yattığını söyledi.

Buravov, Rusya’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde çözüm konusunda birçok kez adım attığını ve ABD’nin tutumu sebebiyle ülkesinin başta yardımların Gazze’ye ulaştırılması olmak üzere çözüm tekliflerinin hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Gazze’de sivillerin hayatını kaybettiğinin altını çizen Buravov, “Bu sorunun çözümü bağımsız Filistin devletinin kurulmasında yatıyor. Bunu gerçekleştirmek için Rusya, çeşitli seviyelerde girişimlerde bulunuyor, elinden geleni yapmaya çalışıyor.” dedi.

Buravov, Türkiye’nin “garantörlük” teklifine ilişkin, çeşitli fikirlerin ortaya çıktığını ve Rusya’nın da bu konuda girişimlerde bulunmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/rusya-federasyonu-istanbul-baskonsolosu-montro-sozlesmesinin-yerine-getirilmesi-onemli/feed/ 0
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Ukrayna’ya yardımların arttırılması çağrısında bulundu https://www.igdirhaber.com.tr/almanya-basbakani-olaf-scholz-ukraynaya-yardimlarin-arttirilmasi-cagrisinda-bulundu/ https://www.igdirhaber.com.tr/almanya-basbakani-olaf-scholz-ukraynaya-yardimlarin-arttirilmasi-cagrisinda-bulundu/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:18:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5003 Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Münih kentinde devam eden 60. Münih Güvenlik Konferansında yaptığı konuşmada, Rusya’nın savaşta zafer ilan etmesi durumunda gelecekte ağır bedeller ödeyeceklerini vurgulayarak Ukrayna’ya yardımların arttırılması çağrısında bulundu.

Almanya’da düzenlenen 60. Münih Güvenlik Konferansı devam ediyor. Ev sahibi Almanya Başbakanı Olaf Scholz, konferansta yaptığı konuşmanın tamamını Ukrayna’daki savaşa ayırdı. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki en büyük savaşın iki yıldır devam ettiğini belirten Scholz, “Rusya’nın saldırganlığı her gün masum hayatlara mal oluyor. Ukrayna’da insanlar her gün ağlıyor, yas tutuyor ve ölüyor. İşte bu yüzden bugünkü konuşmamı yanı başımızdaki bu savaşa ayırmak istiyorum. Rusya Silahlı Kuvvetlerinin önemli bir kısmı sağlam durumda. Rusya, uzun yıllardır ordusunu bu savaşa hazırlıyor ve her düzeyde yeni tehlikeli silah sistemleri geliştirdi. Rusya ekonomisi uzun süredir savaş modunda. Özgürlük ve demokrasiyi savunan herkes hayatından korkmalıdır. Alexei Navalny’nin Rusya’da cezaevinde öldüğüne ilişkin şok edici haber bunun ne anlama geldiğini bize gösteriyor. Son olarak Putin, cepheye giderek daha fazla asker gönderiyor. Savaşın başlamasından 2 yıl sonra hepimiz kendimize şu soruyu sormalıyız, Putin’e ‘uzun vadede varız’ sinyalini verecek kadar çabalıyor muyuz? Rusya’nın Ukrayna’daki zaferinin ne anlama geleceğini tam olarak bildiğimiz halde yeterince çabalıyor muyuz? O zaman ödemek zorunda kalacağımız siyasi ve mali bedel, bugün ve gelecekte Ukrayna’ya verdiğimiz desteğin tüm maliyetlerinden kat kat daha yüksek olacaktır” diye konuştu.

“Dünyanın en güçlü askeri ittifakı olarak ittifak topraklarımızın her metrekaresini savunabilecek kapasiteye sahibiz”

Scholz, “Rusya’dan gelen tehdit gerçek. Bu nedenle caydırıcılık ve savunma kabiliyetimiz inandırıcı olmalı ve inandırıcı kalmalıdır. Biz Rusya ile NATO arasında bir çatışma istemiyoruz. Bu nedenle savaşın başından beri Ukrayna’nın tüm destekçileri hemfikirdi, Ukrayna’ya kendi askerlerimizi göndermeyeceğiz. Aynı zamanda Putin ve Rus ordusunun da şunu anlaması gerekiyor. Biz dünyanın en güçlü askeri ittifakı olarak, ittifak topraklarımızın her metrekaresini savunabilecek kapasiteye sahibiz. Bunu başarmak için caydırıcılık alanı da dahil olmak üzere NATO’nun Avrupa ayağını güçlendirmeye devam etmemiz önemli” ifadelerini kullandı. Almanya’nın bu yıl ve önümüzdeki yıllarda gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 2’sini savunmaya ayırdığını hatırlatan Scholz, “Caydırıcılığımızın modern ihtiyaçları karşıladığından her zamankinden daha fazla emin olmalıyız” dedi.

“NATO’nun yardım garantisinin göreceli hale getirilmesi sadece Putin gibi bizi zayıflatmak isteyenlerin işine yarar”

Scholz, “Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Atlantik’in her iki yakasında yaklaşan seçimlerin sonucu ne olursa olsun, şu nettir, biz Avrupalılar, şimdi ve gelecekte kendi güvenliğimize çok daha fazla dikkat etmeliyiz. Bunu yapmak için çok istekliyiz” dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden başkan olması durumunda “yeterince harcama yapmayan NATO ülkelerine yönelik Rusya’nın herhangi bir saldırısını engellemeyeceği” şeklindeki tepki çeken ifadelerini işaret eden Scholz, “NATO’nun yardım garantisinin göreceli hale getirilmesi sadece Putin gibi bizi zayıflatmak isteyenlerin işine yarar” şeklinde konuştu.

“Güvenlik olmadan geriye kalan her şey, bir hiçtir”

Güvenlik için yapılacak harcamaların farklı yerlere yapılacak yatırımları geciktirebileceğine değinen Başbakan Scholz, “Aynı zamanda güvenlik olmadan geriye kalan her şey, bir hiçtir. Ancak hepimiz dayanışma içinde ve uzun vadeli olarak gerekli fonları sağlarsak savunma sanayimiz güvenilir bir şekilde üretimini arttıracak ve böylece güvenliğimize de katkıda bulunacaktır. Sonuçta kıtamızdaki en büyük güvenlik tehdidinden, Avrupa’daki bir savaştan bahsediyoruz. Ancak burada inandırıcı olursak Putin de şunu anlayacaktır, Moskova’nın dikte ettiği bir barış olmayacak, çünkü buna izin vermeyeceğiz” dedi.

Scholz, “Rusya savaş hedeflerinin hiçbirine ulaşamadı. Putin, Kiev’i iki hafta içinde almak istiyordu. İki yıl sonra Ukrayna, Rus işgali altındaki toprakların yarısından fazlasını kurtardı. Rusya, Karadeniz’in batısında kontrolünü kaybetti. Tüm bunlar her şeyden önce Ukrayna Silahlı Kuvvetleri sayesinde oldu. Cesaretlerine ve zorlukla kazandıkları başarılarına büyük saygı duyuyorum. Ancak hepimizin desteği de buna katkıda bulunmuştur. Bu, şimdi vazgeçmememiz ve bu yolda kararlılıkla devam etmemiz için bir teşvik olmalıdır. Almanya tam da bu konuda kararlı ve aynı zamanda üzerine düşeni yapmaya kararlı” ifadelerini kullanarak konuşmasını tamamladı. – MÜNİH

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/almanya-basbakani-olaf-scholz-ukraynaya-yardimlarin-arttirilmasi-cagrisinda-bulundu/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’den Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki çağrısı https://www.igdirhaber.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/ https://www.igdirhaber.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:48:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4629 – NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’den Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki çağrısı

MÜNİH – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, kalıcı bir barışa ulaşılabilmesi için NATO müttefiklerini Ukrayna’ya daha fazla silah tedarik etmeye çağırdı. Stoltenberg, Avrupa Konseyi’nin Ukrayna’ya 50 milyar euroluk yeni yardım paketini onaylamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, “ABD’nin de aynını yapmasını bekliyorum” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Bavyera Başbakanı Markus Söder, Münih Güvenlik Konferansı’nda ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın 2’nci yılını dolduracağını kaydeden Stoltenberg, Avrupa Konseyi’nin Ukrayna’ya 50 milyar euroluk yeni yardım paketini onaylamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, “ABD’nin de aynını yapmasını bekliyorum. Bu hayati bir mesele” diye konuştu. Stoltenberg, Putin’in istediklerini savaş alanında elde edemeyeceğini anlaması gerektiğini ve kalıcı bir barış sağlanması için Ukrayna’ya silah tedarikine devam etmeleri gerektiğini söyledi.

Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki ve NATO ülkelerinin silah stoklarını artırması çağrısında bulunan Stoltenberg, “Bu Ukrayna’ya yardım edecek, NATO’yu daha güçlü kılacak ve aynı zamanda yüksek kalifiye üretimde istihdamı artıracaktır. Buna Patriot füzelerinin yeni bir tesiste üretileceği Bavyera da dahildir. Bu, Avrupalı ve Kuzey Amerikalı savunma firmalarının ortak güvenliğimiz için işbirliğinin örneklerinden biridir” ifadelerini kullandı.

NATO üyelerinin hiçbiri aleyhinde yakın bir tehdit bulunmadığını ifade eden Stoltenberg, “NATO, daha fazla askeri güç, daha yüksek düzey askeri hazırlık ve artırılan savunma harcamaları ile Moskova’da bizim tüm müttefiklerimizi korumaya hazır olduğumuz konusunda herhangi bir yanlış hesaba alan bırakmamaya devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın savunma harcamaları, eşi görülmemiş bir artışla yüzde 11’e yükseldi. Bu sene 18 müttefikin gayri safi milli hasılanın yüzde 2’sini savunmaya harcamasını bekliyorum” diye konuştu.

Von der Leyen: “Ukrayna’daki savaş, sadece Ukrayna ile sınırlı değil”

Von der Leyen ise, Ukrayna’daki savaşın yanı sıra Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve Çin’in artan etkinliğinin sonuçlarını Avrupa’da hissettiklerini söyledi. Ukrayna’daki savaşın sadece Ukrayna ile sınırlı olmadığını vurgulayan Von der Leyen, “Rusya, sadece Ukrayna’yı yok etmeyi değil aynı zamanda artık demokrasinin de olmadığından emin olmaya çalışıyor. Burada Rusya’nın doğalgazı bir tehdit aracı olarak kullanmasını, göçmenleri enstrüman olarak kullanabilmek için her şeyi yaptığını ve bu şekilde Polonya’da Avrupa Birliği sınırlarını güvensiz hale getirmeye çalıştığını, sürekli gerçekleştirilen siber saldırıları ve dört bir yandaki dezenformasyonu hatırlatmak isterim. Bunların tamamı Avrupa’da bizi olduğu gibi Amerikalı dostlarımızı da etkiliyor” dedi.

Bu nedenlerle ABD ve Avrupa’nın Ukrayna’ya destek sağlanmasında transatlantik ortak menfaatler olduğunu vurgulayan Von der Leyen, Avrupa’nın Ukrayna’ya 50 milyar Euro yeni yardım paketini onaylamış olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Yaşananları göz önüne alarak savunmaya daha fazla yatırım yapmak istediklerini ve Avrupa’nın savunma sanayisini güçlendirmek istediklerini vurgulayan Von der Leyen, bu nedenle önümüzdeki ay Avrupa savunma sanayisi için bir strateji sunacaklarını duyurdu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Türkiye Montrö Anlaşması’na saygı göstermeye devam etmeli https://www.igdirhaber.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turkiye-montro-anlasmasina-saygi-gostermeye-devam-etmeli/ https://www.igdirhaber.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turkiye-montro-anlasmasina-saygi-gostermeye-devam-etmeli/#respond Mon, 26 Feb 2024 09:03:13 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4242 NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye’nin bazı müttefikler tarafından Ukrayna’ya hibe edilen gemilerin Karadeniz’e girmesine izin vermediğine dair gelen soruya cevap vererek, “Montrö Anlaşmasına saygı göstermeye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Belçika’nın başkenti Brüksel’deki NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Stoltenberg, NATO savunma bakanlarının temmuz ayındaki Washington Zirvesi’ne hazırlanmak üzere bugün bir araya geldiğini ifade ederek, “Yeni savunma planlarımıza kaynak sağlama ve transatlantik savunma sanayi tabanımızı güçlendirme çalışmalarına hız verdik” dedi.

Bu yıl 18 NATO üyesinin GSYİH’lerinin yüzde 2’sini savunmaya harcamasını beklediğini ifade eden Stoltenberg, “2024 yılında Avrupa’daki NATO müttefikleri savunmaya toplam 380 milyar dolar yatırım yapacaklar” dedi.

Toplantıda mühimmat üretiminin arttırılması konusunu ele aldıklarını belirten Stoltenberg, “Stoklarımızı doldurmak ve Ukrayna’yı desteklemeye devam etmek için barış zamanının yavaş temposundan çatışmanın gerektirdiği yüksek tempolu üretime geçmemiz gerekiyor” dedi.

Kötüleşen güvenlik ortamını da ele aldıklarını ifade eden Stoltenberg, “İttifak’a karşı yakın bir askeri tehdit görmüyoruz” dedi.

Bugün ayrıca NATO-Ukrayna Konseyi’nde Ukrayna ile bir araya geldiklerini aktaran Stoltenberg, “Savunma Bakanı Umerov sahadaki son gelişmeler hakkında müttefiklere bilgi verdi” dedi.

Polonya’nın Bydgoszcz kentinde yeni bir NATO-Ukrayna Ortak Analiz, Eğitim ve Öğretim Merkezi kurmaya karar verdiklerini aktaran Stoltenberg, “Bu merkez Ukrayna’nın Rusya ile olan savaşında çıkardığı derslerin paylaşılmasına imkan tanıyacak. Ayrıca Ukrayna kuvvetlerinin müttefiklerle birlikte öğrenip eğitim alabilecekleri bir yapı oluşturacak. Ukrayna’nın ve bizim güvenliğimiz için Ukrayna’nın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.,

“İttifak var olduğu sürece NATO Müttefikleri arasında da NATO hakkında farklı görüşler ve tartışmalar olmuştur”

ABD tarafından NATO’ya yapılan eleştiriler hakkında bir soruya cevap veren Stoltenberg, “İttifak var olduğu sürece NATO Müttefikleri arasında da NATO hakkında farklı görüşler ve tartışmalar olmuştur. Kamuoyu yoklamalarına baktığımızda, hem Kuzey Amerika’da, ABD’de, Kanada’da hem de Avrupa’da NATO’ya rekor düzeyde destek olduğunu görüyoruz. NATO’nun tarihteki en güçlü ve en başarılı İttifak olmaya devam edeceğinden eminim. En az üç nedenden ötürü ABD’nin sadık bir müttefik olmaya devam etmesini bekliyorum. Birincisi, güçlü bir NATO’ya sahip olmak ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarına uygundur. İkincisi, ABD’de NATO’ya iki partiden de geniş bir destek var. Üçüncüsü, ABD’deki eleştiriler öncelikle NATO’ya karşı değildir. NATO müttefiklerinin NATO için yeterince para harcamamasına karşıdır” dedi.

“Montrö Anlaşmasına saygı göstermeye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum”

Türkiye’nin bazı müttefikler tarafından Ukrayna’ya hibe edilen gemilerin Karadeniz’e girmesine izin vermediğine dair gelen soruya cevap veren Stoltenberg, “Montrö Anlaşması, Karadeniz’e açılan boğazların artık donanma gemilerine kapalı olduğu anlamına geliyor. Bu aynı zamanda Rusya’nın Karadeniz’e daha fazla donanma gemisi sokamayacağı anlamına geliyor. Ukrayna aslında Romanya, Bulgaristan ve Türkiye ile birlikte bir rota, bir deniz yolu açmayı başardı. Bu sayede Karadeniz üzerinden önemli miktarda tahıl ve diğer ürünleri ihraç edebildiler. Dolayısıyla NATO Müttefikleri arasındaki yakın işbirliğini sürdürmemiz, Ukrayna’nın Rus Karadeniz Filosunu geri püskürtme çabalarını desteklemeye ve Montrö Anlaşmasına saygı göstermeye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi. – BRÜKSEL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turkiye-montro-anlasmasina-saygi-gostermeye-devam-etmeli/feed/ 0
NATO Savunma Bakanları Toplantısı Brüksel’de başladı https://www.igdirhaber.com.tr/nato-savunma-bakanlari-toplantisi-brukselde-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/nato-savunma-bakanlari-toplantisi-brukselde-basladi/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:48:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4040 – NATO Savunma Bakanları Toplantısı Brüksel’de başladı

Stoltenberg: “NATO Savunma Bakanları, savunmamızı nasıl daha da güçlendirebileceğimizi ele almak üzere bir araya gelecek”

BRÜKSEL – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel’de bugün başlayan NATO Savunma Bakanları toplantısı öncesi yaptığı kapı önü açıklamasında, “NATO Savunma Bakanları, Ukrayna’ya verdiğimiz desteği ve caydırıcılığımız ile savunmamızı nasıl daha da güçlendirebileceğimizi ele almak üzere bir araya gelecek” dedi.

NATO Savunma Bakanları bugün Belçika’da bir araya geliyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg başkent Brüksel’deki NATO karargahında gerçekleştirilen toplantı öncesi kapı önünde basına açıklamalarda bulundu. Stoltenberg, “NATO Savunma Bakanları Ukrayna’ya verdiğimiz desteği ve caydırıcılığımız ile savunmamızı nasıl daha da güçlendirebileceğimizi ele almak üzere bir araya geldi” dedi.

“Müttefikler savunmaya 280 milyar ABD dolar harcamakta”

Savunma planlarını gerçekleştirebilmek için daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Stoltenberg, “Doğru yoldayız. Çünkü savunma yatırımları söz konusu olduğunda artık tarihi rakamlara sahibiz. Geçen yıl Avrupa ve Kanada genelinde savunma harcamalarında yüzde 11’lik reel bir artış gördük. Bu yıl 18 müttefikin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’sı yüzde 2’sini savunmaya harcama hedefine ulaşmasını bekliyoruz. Avrupalı müttefikler birlikte savunmaya 280 milyar ABD doları harcamakta. Bu da toplam GSYİH’lerin yüzde 2’sine tekabül ediyor” ifadelerini kullandı.

Hala kat etmeleri gereken bir yolun olduğunu söyleyen Stoltenberg, “Geçen yıl Vilnius’taki zirvemizde tüm müttefikler GSYİH’nin yüzde 2’sini savunmaya harcama sözü verdiler ve yüzde 2 asgari orandır” şeklinde konuştu.

NATO Ukrayna Konseyi toplantısına başkanlık edeceğini ifade eden Stoltenberg, “Ukrayna’ya verdiğimiz desteği nasıl sürdürebileceğimizi ele alacağız. Desteğimizin savaş alanına her geçen gün fark getirdiğini görüyoruz. Daha dün Ukraynalılar bir Rus donanma gemisini vurmayı başardılar ve bu da Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Rus hatlarının gerisinde derin saldırılar gerçekleştirme konusundaki beceri ve yetkinliğini ortaya koyuyor” dedi.

“AB’nin Ukrayna’ya 50 milyar euro tahsis etme kararını memnuniyetle karşılıyorum”

Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu silah, malzeme ve mühimmatı almasını sağlamak için üretimi arttırmaları gerektiğini vurgulayan Stoltenberg, “NATO Müttefikleri savunma yatırım planını kabul etmemizden bu yana geçen ay içinde transatlantik savunma sanayinin farklı bölümlerinden daha fazla sipariş için 10 milyar euroluk sözleşmeler üzerinde anlaştılar ve imzaladılar” diye konuştu.

NATO Müttefiklerinin daha fazla destek, daha fazla hava savunması ve daha fazla mühimmat sağlamasını memnuniyetle karşıladığını aktaran Stoltenberg, “Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya 50 milyar euro tahsis etme kararını memnuniyetle karşılıyorum. ABD Kongresi’nin Ukrayna’ya desteğin devamını öngören bir paketi kabul etmesini bekliyorum. Çünkü Ukrayna’yı desteklemek hayırseverlik değildir. Ukrayna’yı desteklemek kendi güvenliğimize yaptığımız bir yatırımdır” ifadelerini kullandı.

“Geçtiğimiz yıl savunma harcamalarında eşi benzeri görülmemiş bir artış gördük”

Basına yaptığı açıklamaların ardından toplantıya geçen NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg açılış konuşmasında, “Bugün, yeni planlar, iyileştirilmiş komuta ve kontrol, modernize edilmiş lojistik ve güçlendirilmiş hava ve füze savunması ile caydırıcılığımızı ve savunmamızı daha da güçlendirmek üzere geçtiğimiz Temmuz ayında Vilnius Zirvesi’nde alınan kararları ileriye taşıyacağız” dedi.

Savunma sanayi kapasitesini de ele alacaklarını söyleyen Stoltenberg, “Ukrayna’nın ve bizim güvenliğimiz için ihtiyaç duyulan silah ve mühimmat üretimini arttırıyoruz. Tüm bunlar daha fazla yatırım yapmamızı gerektirdi ve iyi bir ilerleme kaydediyoruz. Geçtiğimiz yıl Avrupalı müttefiklerde ve Kanada’da savunma harcamalarında eşi benzeri görülmemiş bir artış gördük. Bu yıl ise rekor sayıda müttefikimiz savunmaya yüzde 2 veya daha fazla harcama yapıyor” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/nato-savunma-bakanlari-toplantisi-brukselde-basladi/feed/ 0
Rusya’nın Ekonomik Direnci: Dondurulan Malvarlığı Kullanılabilir mi? https://www.igdirhaber.com.tr/rusyanin-ekonomik-direnci-dondurulan-malvarligi-kullanilabilir-mi/ https://www.igdirhaber.com.tr/rusyanin-ekonomik-direnci-dondurulan-malvarligi-kullanilabilir-mi/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:15:31 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3469 2022 yılının Mart ayında Rus rublesi çöktü. Gazprom ve Sberbank gibi dev şirketlerin Londra’daki değeri yüzde 97 düştü. Moskova’daki bankamatiklerde kuyruklar oluşmaya başladı. Oligarkların yatlarına, futbol takımlarına, malikanelerine ve hatta kredi kartlarına el konuldu.

Rusya büyük bir resesyona girdi.

Bu, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Batı’nın bu ülkeyi mali olarak kontrol altına alma girişiminin sonucuydu.

Bu girişiminin merkezinde Rus devletinin resmi döviz varlıklarına el konulması ve özellikle de merkez bankasının 300 milyar dolarlık rezervinin dondurulması vardı.

Batılı hükümetler “ekonomik savaş” gibi ifadeler kullanmaktan özenle kaçındılar, ancak Kremlin’le finansal bir savaş ortamı olduğu görünüyordu. Bu, nükleer silahlara sahip devletler arasında doğrudan çatışma alternatifinden daha iyiydi.

Aradan yaklaşık iki yıl geçti ve bu ekonomik arka planda büyük bir değişiklik var.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçen hafta verdiği röportajda Rusya’nın Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olduğunu sevinçle dile getirdi.

Geçtiğimiz hafta Uluslararası Para Fonu (IMF) 2024 büyüme tahminini %1,1’den %2,6’ya yükselterek Rus ekonomisinin dayanıklılığının altını çizdi.

IMF rakamlarına göre Rus ekonomisi geçen yıl G7 ülkelerinin hepsinden daha hızlı büyüdü ve 2024’te de böyle devam edecek.

Bu sadece rakamlardan ibaret de değil. Geçen yıl Ukrayna savaşındaki üstünlük kuramama hali bu yıl boyunca da devam edecek görünüyor.

Rusya, ekonomisini, ordu için üretime, özellikle de Ukrayna’nın doğu ve güneyindeki savunma hatlarının inşasına yöneltiyor.

Batılı liderler bu modelin orta vadede sürdürülemez olduğunu savunuyor. Ancak asıl soru şu: Bu model ne kadar süre devam edebilir?

Rusya, ekonomisini mobilize bir savaş ekonomisine dönüştürdü. Devlet, Sovyet sonrası dönemde rekor düzeyde harcama yapıyor.

Bütçenin %40’ına varan askeri ve güvenlik harcamaları, Sovyetler Birliği’nin son dönemindeki seviyelere karşılık geliyor.

Tank, füze sistemleri ve Ukrayna’da işgal edilen bölgelerin savunması için yapılan harcamaları finanse edebilmek için kamu hizmetleri daraltıldı.

Ayrıca Batı’nın Rus petrol ve doğalgazına getirdiği kısıtlamalara rağmen, hidrokarbon gelirleri devlet kasasına girmeye devam etti.

Tankerler artık Hindistan ve Çin’e gidiyor ve ödemelerin çoğu ABD Doları yerine Çin Yuanı ile yapılıyor.

Rusya’nın petrol üretimi günde 9,5 milyon varil ile neredeyse savaş öncesi düzeye yakın seyrediyor.

Rus devleti, yüzlerce tankerden oluşan bir “gölge filo” satın alıp konuşlandırarak yaptırımlardan kaçındı.

Geçtiğimiz hafta maliye bakanlığı Ocak ayında hidrokarbon vergilerinin Ocak 2022 seviyesini aştığını bildirdi.

Rus petrol, gaz ve elmasları ile devam eden döviz akışı da rublenin değeri üzerindeki baskının hafiflemesine yardımcı oldu.

Batılı liderler bu durumun uzun sürmeyeceği kanısında ancak etkisinin de farkındalar.

Bir dünya lideri yakın zamanda özel bir konuşmada şunları söyledi: “2024 Putin için düşündüğümüzden çok daha olumlu olacak. Kendi endüstrisini düşündüğümüzden daha verimli bir şekilde yeniden organize etmeyi başardı.”

Rusya’nın dondurulan malvarlığı kullanılabilir mi?

Ancak bu ekonomik büyüme biçimi Moskova’nın petrol gelirlerine, Çin’e ve üretken olmayan savaş harcamalarına olan bağımlılığını büyük ölçüde arttırdı.

Petrol ve doğalgaza olan talep zirve yaparken, önümüzdeki yıl Körfez’deki rakip üretimin devreye girmesi Rusya’yı açığa düşürebilir.

Ukrayna’nın doğusundaki Donbas’ta havaya uçurulan tank ve mermilerin üretiminden elde edilen gayrisafi yurtiçi hasıladaki (GSYH) istatistiki artışlar da üretkenlikten uzak.

Bu arada Rusya’dan önemli bir beyin göçü de var.

Batı’nın stratejisi, Rusya’nın teknolojiye erişimini kısıtlamak, maliyetlerini yükseltmek, gelirlerini sınırlamak ve çatışmayı uzun vadede sürdürülemez hale getirmeye odaklı bir kedi-fare oyunu olarak tanımlanabilir.

ABD’li bir yetkili, “Rusya’nın parasını tank yerine tanker (petrol tankeri) almak için kullanmasını tercih ederiz” dedi.

Petrol piyasasındaki politikanın amacı, örneğin Hindistan’ın Rus petrolü almasını engellemeye çalışmak değil, bu ticaretten elde edilen kârın Kremlin’in savaş makinesine geri dönmesini sınırlamak.

Ancak bu direnç ve çıkmaz en azından bu yılın geri kalanında sürebilir. Bu durum Kremlin’in ABD’de olası bir başkan değişikliğini ve Ukrayna’nın savunmasına yönelik Batı fonlarının azalmasını bekleme stratejisini besliyor.

İşte bu nedenle dikkatler yeniden Rusya’nın dondurulan yüz milyarlarca dolarlık mali varlığının oynadığı merkezi role çevrilmiş durumda.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy geçen ay şunları söyledi: “Eğer dünyanın 300 milyar doları varsa neden kullanmayalım? Bu dondurulmuş fonların tamamı Ukrayna’nın yeniden inşa çabalarını finanse etmek için kullanılmalı.”

İngiltere Maliye Bakanı Jeremy Hunt ve Dışişleri Bakanı David Cameron bu öneriyi destekliyor.

Cameron, “Bu varlıkları dondurduk. Asıl soru bunları kullanacak mıyız?” diye soruyor ve şöyle devam ediyor:

“Bu paranın bir kısmını şimdi kullanmak, Rusya’nın Ukrayna’yı yasa dışı işgali nedeniyle ödemesi gereken tazminatların avans ödemesi gibi bir şey. Ukrayna’ya yardım etmek ve aynı zamanda Batılı vergi mükelleflerinin parasını kurtarmak için kullanılabilir.”

G7, üye ülkelerin merkez bankalarından teknik ve hukuki bir analiz yapmalarını istedi.

Merkez bankası temsilcileri tedirgin görünüyor.

Üst düzey bir finansçı “doları silah olarak kullanmak” adını verdiği yöntemin riskleri olacağını söylüyor. Geleneksel olarak merkez bankaları bu tür eylemlere karşı bağımsız ve dokunulmazlığa sahip.

Ukrayna için on milyarlarca dolar toplamak üzere fonları ya da yatırımlardan elde edilen kârları kullanacak bir plan da geliştiriliyor.

Ancak burada denge önemli. Eğer Rus varlıklarına bu şekilde el konulursa, bu durum Körfez, Orta Asya ya da Afrika’daki diğer ülkelere Batılı merkez bankalarındaki rezervlerinin güvenliği konusunda nasıl bir mesaj veriyor?

Bu ilişkiler küresel finansın ana arterlerinden bazıları ve enerji için kullanılan yüz milyarlarca doların dünya çapında geri dönüşümünü sağlıyor. Putin Çin’in artık Batı için olmasa da gelişmekte olan ekonomiler için bir alternatif olduğu mesajını vermek istedi.

Rusya ayrıca herhangi bir el koyma işlemi için mahkemeye başvuracağını ve karşılığında Rus bankalarında dondurulan Batılı şirketlerin benzer varlıklarına el koyacağını belirtti.

Yani, Rusya ekonomisi üzerindeki gölge savaş, bu çatışmanın ve dünya ekonomisinin nereye gittiğini anlamak için çok önemli.

Rusya’nın savaş ekonomisi uzun vadede sürdürülemez, ama ülkeye biraz daha zaman kazandırdı.

Rusya’nın bu beklenmedik direncini göstermesinin ardından Batı çıtayı yükseltmek üzere.

Finansal tedbirlerdeki bu tırmanışın nihai biçimi, Rusya ve Ukrayna’nın çok ötesinde sonuçlar doğuracaktır.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/rusyanin-ekonomik-direnci-dondurulan-malvarligi-kullanilabilir-mi/feed/ 0
Putin: “Ukrayna heyeti İstanbul’da barış belgesi imzalamaya hazırdı, ancak Johnson onları caydırdı” https://www.igdirhaber.com.tr/putin-ukrayna-heyeti-istanbulda-baris-belgesi-imzalamaya-hazirdi-ancak-johnson-onlari-caydirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/putin-ukrayna-heyeti-istanbulda-baris-belgesi-imzalamaya-hazirdi-ancak-johnson-onlari-caydirdi/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:27:30 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3220 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’li gazeteci Tucker Carlson’a verdiği röportajda, “Ukrayna ile İstanbul’da görüştük, anlaştık. Üstelik Ukrayna müzakere heyetini başkanı Sayın Arakhamia ön belgeye (barış belgesi) imzasını bile attı. Ama sonra tüm dünyaya açıkça şunu söyledi, ‘Biz bu belgeyi imzalamaya hazırdık ama dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson geldi ve Rusya’yla savaşmanın daha iyi olduğunu söyleyerek bizi bunu yapmaktan caydırdı’. Bakın açıklaması yayımlandı. Bunu kamuoyu önünde söyledi” ifadelerini kullanarak Rusya’nın savaşın sona ermesi için hala müzakereye açık olduğunu vurguladı.

ABD’li gazeteci Tucker Carlson, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Moskova’da gerçekleştirdiği 2 saatlik röportajını internet sitesi üzerinden yayınladı. Putin, Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşta haklı olduğuna dair gerekçelerini Ukrayna’nın tarihinden başlayarak uzun bir şekilde anlattı. Konuşmasında Batılı ülkelere mesaj veren Putin, “Batı, güçlü Rusya’dan çok, güçlü Çin’den korkuyor. Çünkü, Rusya’da 150 milyon insan, Çin’de ise 1,5 milyar nüfus var ve ekonomisi büyük bir hızla büyüyor. Yılda yüzde 5’ten fazla. Eskiden daha da fazlaydı. Ama bu Çin için yeterli. Potansiyeller çok önemlidir. Çin’in potansiyeli muazzam, satın alma gücü paritesi ve ekonominin büyüklüğü açısından bugün dünyanın en büyük ekonomisi. Çok uzun zaman önce ABD’yi çoktan geride bırakmış durumda ve hızla büyüyor” dedi.

“İstesek NATO’ya girip giremeyeceğimizi sordum”

Putin, “Kremlin’de eski ABD Başkanı Bill Clinton ile burada, yan odada yapılan bir toplantıda ona şunu sordum. Bill, sence Rusya NATO’ya katılmak isteseydi bu gerçekleşir miydi? O da, ‘Biliyor musun, ilginç bir soru, bence olur’ cevabını verdi. Ancak daha sonra onunla akşam yemeğinde buluştuğumuzda bana ‘Biliyor musun, ekibimle konuştum, hayır, şu an itibariyle böyle bir şey mümkün değil’ dedi. Ona sorabilirsin, sanırım röportajımızı izleyecek, onaylayacaktır. Eğer öyle olmasaydı böyle bir şey söylemezdim. Artık bu imkansız” ifadelerini kullandı. Putin, Tucker Carlson’ın, “Samimi miydiniz? NATO’ya katılır mıydınız?” sorusunu, “Bakın, ‘Mümkün mü, değil mi’ diye sordum ve aldığım cevap ‘hayır’ oldu. Eğer ‘evet’ deseydi yakınlaşma süreci başlayacaktı ve ortaklarımızın samimi bir temennisini görseydik sonunda bu (Rusya’nın NATO’ya katılması) gerçekleşebilirdi. Ama olmadı. Hayır, hayır anlamına gelir” şeklinde cevapladı.

“NATO, Doğu’ya genişlemeyeceği sözünü verdi, ancak 5 kez ihlal etti”

Putin, NATO’nun Doğu’ya doğru genişleme çabalarından rahatsızlık duyduğunu dile getirdi. Putin, “Bize Doğu’da NATO olmayacağına, Doğu’da bir santimetre bile olmayacağına dair söz verildi. Sonra ne oldu? ‘Kağıt üzerinde yer almıyor, bu yüzden genişleyeceğiz’ dediler. Yani 5 kez gerçekleşti; Baltık Devletleri, tüm Doğu Avrupa gibi. Şimdi asıl meseleye geliyorum. Nihayetinde Ukrayna’ya geldiler. 2008 yılında Bükreş’teki zirvede Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya katılım kapılarının açık olduğunu ilan ettiler” ifadelerini kullandı. Putin, “Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra sınırlarımızın eski birlik cumhuriyetlerinin sınırları boyunca olması gerektiği konusunda hemfikirdik. Biz de bunu kabul ettik. Ancak biz hiçbir zaman NATO’nun genişlemesini kabul etmedik, dahası Ukrayna’nın NATO’ya üye olmasını da asla kabul etmedik. Biz, orada bizimle görüşmeden NATO üslerinin kurulması konusunda da anlaşmaya varmadık” dedi. Tucker Carlson’ın, “ABD Başkanını, Dışişleri Bakanını arayıp Ukrayna’yı NATO güçleriyle askerileştirmeye devam ederseniz harekete geçeceğimizi söylediniz mi?” sorusunu cevaplayan Putin, “Bunu her zaman konuştuk. ABD ve Avrupa ülkelerinin liderlerine bu gelişmelerin derhal durdurulması, Minsk Anlaşmalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulunduk. Açıkçası bunu nasıl yapacağımızı bilmiyordum ama uygulamaya hazırdım” şeklinde konuştu.

“Savaşı biz başlatmadık”

Putin, 2014’te Ukrayna’nın doğusundaki Donbass’ta başlayan çatışmaya değinerek, “Herkes meselenin sadece askeri güçle çözülmesini istiyordu. Ama bunun olmasına izin veremezdik ve durum öyle bir noktaya geldi ki Ukrayna tarafı ‘Hayır, hiçbir şey yapmayacağız’ dedi. Ayrıca askeri harekat için hazırlıklara başladılar. 2014 yılında savaşı başlatanlar onlardı. Amacımız bu savaşı durdurmak ve bu savaşı 2022 yılında biz başlatmadık. Bu, savaşı durdurmaya yönelik bir girişimdir” dedi.

Tucker Carlson’ın, “Şimdi bunu durdurduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Yani hedeflerinize ulaştınız mı?” sorusunu cevaplayan Putin, “Hayır, henüz hedeflerimize ulaşmadık, çünkü hedeflerimizden biri de (Ukrayna’yı) Nazilerden arındırma. Bu, geçtiğimiz yılın başlarında İstanbul’da sona eren müzakere sürecinde tartıştığımız sorunlardan biriydi” dedi.

“Savaşı durdurmak istiyorsanız silah tedarikini bırakmalısınız”

Ukrayna ile barış görüşmeleri olup olmayacağına yönelik soruya cevap veren Putin, “Biz Kiev’den askerlerimizi çektikten sonra karşı taraf (Ukrayna), tüm anlaşmaları bir kenara attı ve Batılı ülkelerin, Avrupa ülkelerinin, ABD’nin Rusya’yla sonuna kadar savaşma yönündeki talimatlarına uydu. Üstelik Ukrayna Devlet Başkanı (Vladimir Zelenskiy), Rusya ile müzakere yapılmasını kararname ile yasakladı. Herkesin Rusya ile müzakere yapmasını yasaklayan bir kararname imzaladı. Kendisine ve herkese bunu yapmayı yasaklamışsa nasıl pazarlık yapacağız? Ancak bir konuda anlaşmak için diyalog kurmamız gerekiyor. Doğru değil mi?” ifadelerini kullandı. Putin, “Ukrayna lideri ile konuşmadıysanız ABD Başkanı ile konuşabilirsiniz. Joe Biden’la en son ne zaman konuştunuz?” sorusunu ise, “Onunla ne zaman konuştuğumu hatırlamıyorum” şeklinde cevapladı. Putin ABD yönetimine, “Gerçekten savaşı durdurmak istiyorsanız silah tedarikini bırakmalısınız. Bu, birkaç hafta içinde biter. Bu kadar” şeklinde mesaj vererek Biden ile konuşacak hiçbir şeyi olmadığını söyledi.

Ukrayna’daki paralı askerlere değindi

Putin, “ABD askerlerinin neden Ukrayna’da savaşması gerektiğini anlamıyorum. Ukrayna’da ABD’den paralı askerler var. En fazla sayıda paralı asker Polonya’dan geliyor, ABD’den paralı askerler ikinci sırada, Gürcistan’dan paralı askerler ise üçüncü sırada yer alıyor. Birisinin düzenli birlikler gönderme arzusu varsa bu kesinlikle insanlığı çok ciddi, küresel bir çatışmanın eşiğine getirir. Bu net. ABD’nin buna ihtiyacı var mı? Ne için? Topraklarınızdan binlerce kilometre uzakta. Yapacak daha iyi bir işin yok mu?. Sınırla ilgili sorunlarınız var, göçle ilgili sorunlarınız var, 33 trilyon dolardan fazla borçla ilgili sorunlarınız var. Yapacak daha iyi bir işin yok, o halde Ukrayna’da mı savaşmalısın? Rusya ile müzakere etmek daha iyi olmaz mıydı? Bugün gelişen durumu anlayarak Rusya’nın çıkarları için sonuna kadar savaşacağının farkına vararak bir anlaşma yapın. Bunun farkına vararak aslında sağduyuya dönün, ülkemize ve çıkarlarına saygı duymaya başlayın ve belirli çözümler arayın. Bana öyle geliyor ki bu çok daha akıllıca” ifadelerini kullandı.

“Ukrayna’daki sorunlara barışçıl yollarla çözüm aranmasını defalarca önerdik”

Putin, “NATO’nun Doğu’ya doğru genişlemesinin 1990’larda verilen sözlerin ihlali olduğunu açıkça söylediniz. Bu ülkeniz için bir tehdittir. Siz Ukrayna’ya asker göndermeden hemen önce ABD Başkan Yardımcısı Güvenlik Konferansı’nda konuştu ve Ukrayna Devlet Başkanı’nı NATO’ya katılmaya teşvik etti. Bunun sizi askeri harekata kışkırtmaya yönelik bir çaba olduğunu mu düşünüyorsunuz?” sorunu cevaplayarak, “Tekrar ediyorum, 2014 darbesinden sonra Ukrayna’da ortaya çıkan sorunlara barışçıl yollarla çözüm aranmasını defalarca önerdik. Ama kimse bizi dinlemedi. Üstelik tamamen ABD kontrolünde olan Ukraynalı liderler birdenbire Minsk anlaşmalarına uymayacaklarını, bundan hoşlanmadıklarını ilan ettiler ve o bölgede askeri faaliyete devam ettiler. Buna paralel olarak bu bölge, çeşitli personel eğitim ve yeniden eğitim merkezleri kisvesi altında NATO tarafından istismar ediliyordu. Esasen orada üsler kurmaya başladılar. Bu kadar. Bütün bunlar bir araya gelince 2014 yılında Neo-Nazilerin Ukrayna’da başlattığı savaşın sona erdirilmesi kararı alındı” dedi.

Tucker Carlson’ın “Sizce Zelenskiy’nin bu çatışmanın çözümünü müzakere etme özgürlüğü var mı?” sorusunu Putin şu şekilde cevapladı:

“Neden olmasın? Ukrayna halkının Ukrayna’yı barışa götüreceğine dair beklentileri üzerine iktidara geldi. Bundan bahsetti, bunun sayesinde ezici bir çoğunlukla seçimi kazandı. Ama sonra, iktidara geldiğinde bence iki şeyin farkına vardı. Birincisi, Neo-Naziler ve milliyetçilerle çatışmamak daha iyi, çünkü onlar saldırgan ve çok aktifler, onlardan her şeyi bekleyebilirsiniz. İkincisi ABD önderliğindeki Batı onları destekliyor ve her zaman Rusya’ya düşman olanlara destek verecek, bu yararlı ve güvenli. Böylece halkına Ukrayna’daki savaşı sona erdirme sözü vermesine rağmen ilgili pozisyonu aldı. Seçmenlerini aldattı. Ukrayna ile İstanbul’da görüştük, anlaştık. Üstelik Ukrayna müzakere heyetinin başkanı Sayın Arakhamia bahsettiğim ön belgeye imzasını bile attı. Ama sonra tüm dünyaya açıkça şunu söyledi, ‘Biz bu belgeyi imzalamaya hazırdık ama dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson geldi ve Rusya’yla savaşmanın daha iyi olduğunu söyleyerek bizi bunu yapmaktan caydırdı’. Bakın açıklaması yayımlandı. Bunu kamuoyu önünde söyledi. Buna dönebilirler mi, dönemezler mi? Soru şu, istiyorlar mı istemiyorlar mı? Daha sonra Ukrayna Devlet Başkanı bizimle müzakere yapılmasını yasaklayan bir kararname yayınladı. O kararnameyi iptal etsin, hepsi bu. Aslında biz müzakereleri hiçbir zaman reddetmedik. Her zaman şunu duyuyoruz, ‘Rusya hazır mı?’, evet, reddetmedik. Açıkça reddedenler onlardı. Peki, kararını iptal etsin ve müzakerelere girsin. Biz hiçbir zaman reddetmedik. Ukrayna’nın Johnson’ın talebine veya iknasına boyun eğmesi bana hem gülünç hem de çok üzücü geliyor. Çünkü Sayın Arakhamia’nın ifadesiyle, ‘Bu düşmanlıkları, bu savaşı 1.5 yıl önce durdurabilirdik. Ama İngilizler bizi ikna etti, biz de bunu reddettik ve bu şansı kaçırdık’ Johnson şu anda nerede? Savaş devam ediyor. Nedense herkes Rusya’nın savaş alanında mağlup edilebileceği yanılsamasına kapılmıştı.”

“Polonya ile işimiz yok”

Putin, “NATO ülkeleri hayali bir Rus tehdidiyle kendi halklarını korkutmaya çalışıyor. Bu apaçık bir gerçektir. Akıllı insanlar, bunun gerçek olmadığını çok iyi anlıyorlar. Rusya tehdidini körüklemeye çalışıyorlar” dedi. Carlson’ın, “Bahsettiğiniz tehdidin Rusya’nın Polonya ve Letonya’yı işgal etmesi, yayılmacı davranışı olduğunu düşünüyorum. Rus birliklerini Polonya’ya göndermeyi düşünüyor musunuz?” sorunu yanıtlayan Putin, “Yalnızca tek bir durumda, Polonya Rusya’ya saldırırsa. Neden? Çünkü bizim Polonya’yla, Letonya’yla ya da başka herhangi bir yerle işimiz yok. Bunu neden yapalım ki? Bizim hiçbir çıkarımız yok. Bu sadece tehdit tacirliği” dedi.

Kuzey Akım

Tucker Carlson’ın “Nord Stream’i kim havaya uçurdu?” sorusunu yönelik Putin, “Kesinlikle siz” diyerek güldü. Carlson, “O gün meşguldüm. Nord Stream’i ben havaya uçurmadım” dedi. Putin ise, “Kişisel olarak sizin bir mazeretiniz olabilir ama CIA’in böyle bir mazereti yok” şeklinde cevap verdi. “Bunu NATO’nun ya da CIA’in yaptığına dair kanıtınız var mı?” sorusunu cevaplayan Putin, “Ayrıntılara girmeyeceğim ama insanlar bu tür durumlarda hep şunu söylüyor, ‘Bununla ilgilenen birini arayın’. Ancak bu durumda sadece ilgilenen birini değil, aynı zamanda yetenekleri olan birini de aramalıyız. Çünkü ilgilenen çok kişi olabilir ama hepsi Baltık Denizi’nin dibine inip bu patlamayı gerçekleştirebilecek kapasitede değil. Bu ikisinin birbiriyle bağlantılı olmalıdır: Kim ilgileniyor ve bunu kim yapabilir?” dedi.

“Kim gelirse gelsin Rusya’ya yönelik tutum değişmez”

“Joe Biden’dan sonra yeni bir yönetim gelse ABD hükümetiyle yeniden iletişim kurabileceğinizi düşünüyor musunuz, yoksa başkanın kim olduğu önemli değil mi?” soruna yönelik Putin, “Bu liderle ilgili değil, kişiliğiyle ilgili değil. Mesela Bush’la çok iyi bir ilişkim vardı. Rusya konusunda da pek çok hata yaptığını düşünüyorum. Ancak genel olarak kişisel, insani düzeyde onunla çok iyi bir ilişkim vardı. Diğer politikacılardan daha kötü değildi. Oda diğerleri gibi ne yaptığını anlıyordu. Trump’la böyle kişisel ilişkilerim vardı” şeklinde cevap verdi. Putin, ABD başkanlık seçimlerinde yeni bir başkanın seçilmesinin de “elitlerin Rusya’ya karşı tutumunu değiştirmeyeceğini” işaret etti.

“Elon Musk’ı durdurmak mümkün değil”

Yapay zeka ile ilgili soruyu cevaplayan Putin, “İnsanlık şu anda birçok tehditle karşı karşıyadır. Genetik araştırmalar sayesinde artık insanüstü, uzmanlaşmış bir insan, genetiği değiştirilmiş bir atlet, bilim insanı, asker oluşturmak mümkün. Elon Musk’un halihazırda ABD’de insan beynine çip yerleştirdiğine dair haberler var. Bence Elon Musk’ı durdurmak mümkün değil, kendisi uygun gördüğü şeyi yapacak. Yine de onunla ortak bir zemin bulmanız, onu ikna etmenin yollarını aramanız gerekiyor. Onun akıllı bir insan olduğunu düşünüyorum, öyle olduğuna gerçekten inanıyorum. Yani onunla bir anlaşmaya varmanız gerekiyor çünkü bu sürecin belirli kurallara tabi olması gerekiyor” dedi.

“Evan Gershkovich’in ABD’ye dönebileceği ihtimalini gözardı etmiyorum”

Putin yaklaşık 1 yıldır Rusya’da casusluk suçlamasıyla cezaevinde olan Wall Street Journal muhabiri Evan Gershkovich’in serbest kalıp kalamayacağı yönündeki soruyu ise, “O kadar çok iyi niyet jesti yaptık ki artık bunların tükendiğini düşünüyorum. Kimsenin bize bu şekilde karşılık verdiğini görmedik. Ancak teorik olarak ortaklarımızın karşılıklı adımlar atması durumunda bunu yapabileceğimizi göz ardı etmediğimizi söyleyebiliriz. Ortaklar derken öncelikle özel hizmetlerden bahsediyorum. Özel servisler birbirleriyle temas halinde, o konuyu konuşuyorlar. Biz bunu çözmeye hazırız ama özel servis kanallarında tartışılan bazı şartlar var. Bir anlaşmaya varılabileceğine inanıyorum. O sadece bir gazeteci değil, gizli bilgileri gizlice elde eden bir gazetecidir. Gershkovich’in anavatanına dönebileceğini göz ardı etmiyorum” şeklinde cevapladı.

“Rusya’nın yenilmeyeceğini anlamaya başladılar, diyaloğa hazırız”

Ukrayna ile müzakerelere dair tekrar sorulan soruyu yanıtlayan Putin, “Şu ana kadar Rusya’nın savaş alanında stratejik bir yenilgiye uğratılacağına dair görüş vardı.. Artık görünüşe göre bunu başarmanın zor olduğunu, fark etmeye başlıyorlar. Bana göre bu, imkansızdır, hiçbir zaman da olmayacaktır. Bana öyle geliyor ki artık Batı’da iktidarda olanlar da bunun farkına varmaya başladı. Eğer öyleyse, eğer farkına varıldıysa, bundan sonra ne yapacaklarını düşünmeleri gerekir. Biz bu diyaloğa hazırız” ifadelerini kullandı. – MOSKOVA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/putin-ukrayna-heyeti-istanbulda-baris-belgesi-imzalamaya-hazirdi-ancak-johnson-onlari-caydirdi/feed/ 0
Putin’in Türkiye ziyareti uluslararası gündemin odağı haline geldi https://www.igdirhaber.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:12:26 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2989 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 12 Şubat’ta gerçekleştirmesi beklenen Türkiye ziyareti daha şimdiden uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi.

Türkiye’nin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişiminin başladığı Şubat 2022’den bu yana Putin’in gideceği ilk Batı ve NATO ülkesi olması bu ziyaretin önemini daha da artırıyor.

Başta ABD, Ukrayna ve Batı ülkeleri, ziyarete eleştirel baksalar da tahıl koridorunun yeniden canlanması ve müzakere masasına dönülmesi açısından olası sonuçlara odaklanıyorlar.

Putin’in Türkiye ziyaretinin 12 Şubat’ta gerçekleşmesi öngörülüyor.

Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Putin’in ziyaretinin aslında daha öncesi için planlandığını ancak bölgesel gelişmelerden dolayı geciktiğini kaydetti.

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov da Putin’in ziyaretinin hem ikili hem de bölgesel konuların görüşülmesi açısından önemli olacağını belirtti.

Ukrayna’yı işgal girişimini başlattıktan sonra geçen iki senede pek yurt dışı ziyareti geçekleştirmeyen Putin, savaşın başladığı 24 Şubat 2022’den sonra ilk kez Türkiye’ye gelecek.

Savaşın ikinci yıldönümünden günler önce NATO’nun önde gelen ülkelerinden birini ziyaret edecek olması Putin’in Erdoğan ile görüşmesini daha da dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri.

Batı yakından takip edecek

Henüz resmen ilan edilmemiş olmasına karşın Putin’in ziyaretine ilişkin hem Birleşmiş Milletler (BM) hem de ABD’den değerlendirme yapılmış olması Batı’nın ilgisini somutlayan bir durum.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric, hafta başında düzenlediği basın toplantısında bir soru üzerine, Putin’in Türkiye ziyaretini yakından takip edeceklerini kaydetti.

Dujarric, tahıl koridorunun yeniden canlandırılmasına ilişkin bir soru üzerine ise BM’nin Türkiye-Rusya görüşmelerine dahil olmadığını anımsattı.

2022 Temmuz’unda oluşturulan Karadeniz Tahıl Girişimi, Türkiye ve BM’nin Rusya ve Ukrayna ile ayrı ayrı imzaladığı mutabakat muhtıraları ile yaşama geçmişti.

Rusya, kendi tahıl ürünleri ve gübresini satamadığı gerekçesiyle Temmuz 2023’te girişimi askıya aldığını açıklamıştı.

Dışişleri Bakanı Fidan da, 4 Şubat’ta verdiği bir demeçte, Putin’in ziyareti sırasında konunun mutlaka gündeme geleceğini, inisiyatifin yeni bir formülle canlandırılması için Türkiye’nin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetmişti.

Ukrayna’nın tahıl taşıyan bazı gemilerini hâlâ Karadeniz’den geçirebildiğini ancak güvenliğin büyük sorun olmaya devam ettiğini, Rusya’nın ise sattığı tahılın parasını alamadığı için sıkıntıları olduğunu anımsatan Fidan, “Her iki tarafı da tatmin edecek bir çözüm için çalışıyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri Bakanı, bir formülün bulunması durumunda bunu kamuoyuyla paylaşacaklarını da açıklamıştı.

Diplomatik kaynaklar ise mevcut durumda tahıl koridorunun yeniden canlandırılmasının güçlüğüne işaret ediyorlar.

Rusya’nın Ukrayna limanlarını kuşatmayı sürdürdüğü, uluslararası toplumun da bankacılık, sigorta gibi alanlarda Rusya’nın beklentilerine yanıt vermediği bir ortamda tahıl koridoru girişiminin canlanmasının zor olacağı yapılan değerlendirmeler arasında.

ABD’den ‘anlamlı rol’ vurgusu

Putin’in ziyaretini yakından izleyecek bir başka başkent ise Washington olacak. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, 5 Şubat’ta düzenlediği basın toplantısında, Putin’in Türkiye ziyareti ile ilgili bir soruya da yanıt verdi.

“Eğer herhangi bir ülke Rusya’nın bazı kötü niyetli davranışlarından vazgeçme konusunda anlamlı bir rol oynayabilecekse bunu kesinlikle memnuniyetle karşılarız,” değerlendirmesini yapan Patel, Karadeniz tahıl koridoru girişimini anımsattı.

Sözcü Yardımcısı, “Ukrayna tahılının gitmesi gereken yere ulaşmasının ve bu alanda güvenilir bir ilerleme kaydedilmesinin kritik önemini hissetmeye devam ediyoruz. Bu kesinlikle hoş karşılanacak bir şey” dedi.

Diplomatik kaynaklara göre, ABD’nin Putin’in ziyaretine bakışı tahıl koridoru ile sınırlı değil.

Rus Devlet Başkanı’nın NATO ülkesi Türkiye’yi ziyaretini ittifak içinde yeni kırılmalar yaratmak amacıyla kullanmasından kaygı duyan Washington, ziyaret sırasında Türk yetkililerin verecekleri mesajların önemine dikkat çekiyorlar.

Kaynaklara göre, ABD’nin bu yöndeki çekinceleri geçen hafta Ankara’da temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakan Vekili Victoria Nuland tarafından Türk yetkililere aktarıldı.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğü vurgusu

Ankara, ABD ve Batı’nın bu yöndeki söyleminin savaşın başladığı günden bu yana sürdüğü ancak Türkiye’nin izlediği politikanın temel ilkelerinin değişmediği yanıtı veriyor.

Ukrayna’nın siyasi ve toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduğunu kaydeden Ankara, taraflar arasında olası bir barış anlaşmasının sağlanması için her iki tarafla da konuşabilen aktörlerin olması gerektiğini, Türkiye’nin tam da bu rolü oynadığını kaydediyor.

Türkiye, savaşın başladığı Şubat 2022’den sadece haftalar sonra Rus ve Ukraynalı dışişleri bakanlarını Antalya’da bir araya getirmiş ancak anlaşma sağlanamamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’e barış görüşmeleri için Türkiye’nin ev sahipliği yapabileceği önerisini dile getirmişti.

Dışişleri Bakanı Fidan, bu unsurların yanı sıra Türkiye ile Rusya’nın birçok çatışma noktasında varlık gösterdiklerini, başta Suriye, Kafkaslar ve Orta Doğu’da şiddetin daha da yayılmaması için Ankara- Moskova arasında kurulan diyaloğun önemli olduğunun altını çiziyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/feed/ 0
Ukrayna Büyükelçisi: Türkiye ile güçlü ve stratejik bir ortaklık geliştiriyoruz https://www.igdirhaber.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-turkiye-ile-guclu-ve-stratejik-bir-ortaklik-gelistiriyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-turkiye-ile-guclu-ve-stratejik-bir-ortaklik-gelistiriyoruz/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:27:11 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2533 Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilere ilişkin, “Çok önemli olayların eşiğinde bulunduğumuz bu dönemde, özü itibarıyla çok güçlü ve çok önemli bir stratejik ortaklık geliştiriyoruz.” dedi.

Bodnar, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliğinde AA muhabirine, Türkiye-Ukrayna ilişkileri ve Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile Ukrayna’nın 3 Şubat 1992’de diplomatik ilişkilerini tesis ettiğini ve bu süreçte birçok başarı sağlandığını aktaran Bodnar, ikili ilişkilerin 25 Ocak 2011’de Stratejik Ortaklık Seviyesi’ne yükseltildiğini hatırlattı.

Bodnar, mevcut siyasi duruma işaret ederek, “Çok önemli olayların eşiğinde bulunduğumuz bu dönemde, özü itibarıyla çok güçlü ve çok önemli bir stratejik ortaklık geliştiriyoruz.” diye konuştu.

“Çok güçlü bağlarımız var”

Türkiye ile Ukrayna arasında “özel bir ortaklık” olduğunu anlatan Bodnar, karşılıklı olarak pasaportsuz seyahat imkanı ve vatandaşların üç ay boyunca vizesiz Türkiye veya Ukrayna’da kalabilmesini bu ortaklıklara örnek gösterdi.

Bodnar, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan önce Türkiye ile Ukrayna arasında Serbest Ticaret Anlaşması (SAT) imzalandığını, bu anlaşmanın 2024 yılında uygulanmaya koyulmasını umduklarını söyledi.

İki ülkenin turizm alanındaki işbirliğine de değinen Büyükelçi Bodnar, savaştan önceki dönemde çok sayıda Ukraynalının Türkiye’yi ziyaret ettiğini ve bunun turizm alanında en önemli başarılardan biri olduğunu aktardı.

Bodnar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin “güçlü bir ilişkiye sahip” olduğu değerlendirmesini yaparak, “korkunç savaş” döneminde Türkiye’nin çok güçlü desteğini hissettiklerinin altını çizdi.

Savaştan sonra Türkiye’de yaşayan çok sayıda Ukraynalının arasında birçok yetim çocuğun bulunduğunu anlatan Bodnar, “Dolayısıyla çok güçlü bağlarımız, çok önemli işbirliklerimiz ve çok verimli bir geleceğimiz var, çünkü aynı zamanda gelecek için, yeniden yapılanma için, birlikte çalışmak için, uluslarımızın yararı için birlikte çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bodnar, iki ülke arasında gelenek, kültür, mutfak gibi çok fazla konuda benzerlik olduğunun, Ukrayna’da çok sayıda Türk vatandaşının yaşadığının altını çizerek, iki ülkenin aynı zamanda Karadeniz kültür mirasını da paylaştığını, Osmanlı mirasından gelen pek çok ortak noktaları bulunduğunu belirtti.

Türk iş dünyasının Ukrayna’daki etkisi

Büyükelçi Bodnar, Türk şirketlerinin Ukrayna’daki etkisine atıfta bulunarak, “Türk iş dünyası çok cesur, savaşa rağmen Türk işletmeleri Ukrayna’da büyümeye devam ediyor.” diye konuştu.

Türk şirketlerinin Ukrayna’da “çok iyi iş” yaptığını vurgulayan Bodnar, Türk firmalarının çeşitli alanlardaki varlığına işaret etti ve diğer firmaları da Ukrayna’ya davet etti.

Bodnar, Türkiye ve Ukrayna’dan üst düzey katılımlarla ülkesinin yeniden yapılanması konusunda gelecek hafta İstanbul’da bir forum düzenlenmesinin planlandığını, bu toplantının şirketleri Ukrayna’ya çekmek için önemli olduğunu kaydetti.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın iş dünyası için risk oluşturduğuna ve yeniden inşa sürecinin önemine işaret eden Bodnar, “Savaştan sonra pazarın istekli tüm şirketler için tamamen açık olacağına inanıyoruz. Projeleri hayata geçirmek ve Ukrayna’nın yeniden inşasına yatırım yapmak isteyenler için gerekli koşulları yaratacağız.” diye konuştu.

Bodnar, savaşın başlamasının ardından Türk yetkililerin, Ukrayna’ya destek verdiğini ve barış için çalışmalarda bulunduğunu söyleyerek, Türkiye’nin, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy tarafından ortaya konan “Barış Formülü”nün toplantılarına katılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

“Karadeniz Tahıl Girişimi için minnettarız”

Türkiye’nin çabalarıyla Birleşmiş Milletler (BM) arabuluculuğunda hayata geçirilen Karadeniz Tahıl Girişimi’nin gıda güvenliği konusundaki önemine ve Türkiye’nin buradaki konumuna da değinen Bodnar, “Karadeniz Tahıl Girişimi, Türk diplomasisinin başarılarından biriydi ve bunun için gerçekten minnettarız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bodnar, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin önemli getirilerine vurgu yaparak, “Çoğunlukla Ruslar tarafından yayılan, tahılın ihtiyacı olan ülkelere gitmediğine dair pek çok ses duyduk ama bu doğru değil.” dedi.

Tahılın belirli bir miktarının Türkiye’ye teslim edildiğini ve burada işlendiğini kaydeden Bodnar, bunların Afrika ve Asya ülkelerine yollandığını da aktardı.

Büyükelçi Bodnar, “Ukrayna’dan Tahıl” isimli girişimlerinin de olduğunu belirterek, ortaklarıyla birlikte ihtiyaç sahibi ülkeler için çalıştıklarının altını çizdi.

Karadeniz Tahıl Girişimi’nin “işlevselliğine” dikkati çeken Bodnar, Rusya’yı bu girişimin dışına çıkmak ve yaptırımları devre dışı bırakmakla suçladı. Ukrayna Büyükelçisi, “Şimdi Ukrayna gıdasının uluslararası pazarlara ulaştırılması için daha elverişli koşulların yaratılmasına yönelik olası fırsatlar üzerinde çalışalım.” diye konuştu.

Bodnar, Ukrayna limanlarından, Türk boğazları üzerinden uluslararası pazarlara güvenli rotalar oluşturulduğunu kaydederek, Türkiye’ye Karadeniz’deki mayın temizleme çalışmaları için teşekkür etti.

Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki güncel duruma değindi

Savaştaki güncel duruma da değinen Bodnar, “Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı söz konusu. Biz toprağımızı, vatanımızı ve halkımızı savunuyoruz.” diye konuştu.

Bodnar, Ukrayna’nın savaştaki durumunu “Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’ndaki bağımsızlık mücadelesine” benzeterek, Ukrayna’ya yardım yapan ülkelere teşekkür etti ve Türkiye’nin de savaşın başından itibaren ülkesine yardımda bulunduğunu kaydetti.

Rusya’nın askeri ekipman açısından üstün olduğunu dile getiren Büyükelçi Bodnar, “Eğer müttefiklerimiz tarafından teslim edilen 100 tank ile Ruslar tarafından cepheye teslim edilen 2 bin tankı karşılaştırırsanız, bu yetersiz bir karşılaştırma olur.” ifadelerini kullandı.

Bodnar, Ukrayna’ya yardımların devam edeceğine inandıklarını vurgulayarak, “Ancak her ülkenin kendi çıkarları olduğunu, kendi sorunları olduğunu ve şu anda ABD’de gördüğümüz gibi kendi sıkıntıları olduğunu anlıyoruz. Avrupa Birliği (AB) içindeki tartışmaları da görüyoruz.” dedi.

Bu durumun Ukrayna’yı etkilediğine işaret eden Bodnar, “Bunun Ukrayna’daki durum üzerinde etkisi var, ancak yine de Ukraynalı askerlerin morali üzerinde etkisi yok ve bizde herhangi bir tavize yol açmıyor. Dolayısıyla, Ukrayna’ya dayatılacak olan Batı’nın ya da Doğu’nun iradesi değildir. Bu sadece Ukrayna halkının topraklarımızı savunma iradesidir ve geleceği onlar belirleyecektir.” diye konuştu.

Bodnar, Ukrayna’nın, barış görüşmelerine başlamak için “Rusya’nın güçlerini geri çekmesini” istediğini vurgulayarak, çekilme olmadan yapılacak bir anlaşma halinden savaşın devam edebileceğini ya da birkaç yıl içinde yeniden çıkabileceğini savundu.

Ukrayna’nın savaşta başarılı olması durumunda bunun Türkiye’nin de çıkarına olacağını, Karadeniz’in daha istikrarlı, daha güvenli ve ekonomik işbirliği için daha uygun hale geleceğini söyleyen Bodnar, ülkesini “Türkiye’nin dostu” olarak tanımladı.

Bodnar, Türkiye ile Ukrayna’nın teknoloji ve savunma sanayisinin de dahil olduğu çeşitli alanlarda işbirliği içinde olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-turkiye-ile-guclu-ve-stratejik-bir-ortaklik-gelistiriyoruz/feed/ 0
Ukrayna ve İngiltere Güvenlik İşbirliği Anlaşması İmzaladı https://www.igdirhaber.com.tr/ukrayna-ve-ingiltere-guvenlik-isbirligi-anlasmasi-imzaladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/ukrayna-ve-ingiltere-guvenlik-isbirligi-anlasmasi-imzaladi/#respond Fri, 12 Jan 2024 21:42:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1990 Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, iki ülke arasında güvenlik alanında işbirliği anlaşmasına imza attı.

Zelenskiy, temaslarda bulunmak üzere Ukrayna’nın başkenti Kiev’e gelen Başbakan Sunak ile görüştü. Görüşmenin ardından taraflar ortak basın toplantısı düzenledi.

Devlet Başkanı Zelenskiy, bugün Ukrayna ile İngiltere arasında benzeri görülmemiş bir güvenlik anlaşması imzaladıklarını belirterek, “Bu sadece bir deklarasyon değil. Bu, işbirliğimiz ve özellikle büyük bir küresel güç olan Birleşik Krallık’ın güvenlik garantileri sayesinde gerçekleşecek bir gerçekliktir. Ukrayna’ya yıllık destek sağlamayı, savunma ve güvenlik kuvvetlerimizin, savunma sanayimizin, devlet kurumlarımızın ve sosyal sistemlerimizin yeterli kapasiteye sahip olmasını sağlamak için kapsamlı bir işbirliği yapmayı kabul ettik.” dedi.

Zelenskiy, ayrıca Kızıldeniz’deki durumun Ukrayna vatandaşlarının güvenliğini etkilediğine dikkati çekerek, “Şu anda 4 denizcimiz Husiler tarafından esir tutuluyor. Onların geri dönmesi için çalışacağız.” diye konuştu.

İngiltere, Ukrayna’ya 2,5 milyar sterlin değerinde yeni askeri yardım paketi sağlayacak

Sunak da özellikle askeri yardım konusunda Ukrayna’nın önemli destekçilerinden biri olduklarının altını çizerek, “Bugün burada bulunmaktan ve sağladığımız yardımın arttığını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum.” şeklinde konuştu.

Ukrayna’ya 2,5 milyar sterlin değerinde yeni askeri yardım paketi sağlayacaklarını duyuran Sunak, bunun önceki yıllarda sağladıkları yardım miktarından fazla olduğunu vurguladı.

Sunak, askeri yardımın artırılmasının durumun ciddiyetini ve İngiltere’nin Ukrayna’yı destekleme kararlılığını gösterdiğini kaydederek, “Bu yüzden ilk yurt dışı ziyaretimde buradayım, bu yıl Ukrayna’yı ziyaret eden ilk yabancı liderim.” ifadesini kullandı.

Başbakan Sunak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da “Ukrayna’da basit bir mesaj vermek için bulunuyorum. Desteğimiz azalamaz ve azalmayacak. Ne kadar sürerse sürsün İngiltere tüm Ukraynalıların yanında olacak.” ifadesine yer verdi.

Ukrayna ve İngiltere güvenlik alanında işbirliği anlaşması imzaladı

Zelenskiy ve Sunak, görüşme çerçevesinde Ukrayna ile İngiltere arasında güvenlik işbirliği anlaşmasına imza attı.

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi internet sitesinde yayımlanan anlaşma metninde, bu anlaşmanın İngiltere ve diğer G7 üyeleri tarafından 12 Temmuz 2023 tarihinde Vilnius’ta kabul edilen ve daha sonra 24 devletin daha katıldığı Ortak Deklarasyonun devamı niteliğinde olduğu belirtildi.

Anlaşmada, İngiltere tarafından Ukrayna’ya verilen güvenlik taahhütlerinin ana bileşenlerinin, Ukrayna’ya uluslararası tanınmış sınırları dahilinde toprak bütünlüğünü korumak ve yeniden tesis etmek, ekonomisini yeniden inşa etmek ve vatandaşlarını korumak için kapsamlı yardım sağlanması, Rusya’nın herhangi bir askeri tırmanışını veya yeni saldırganlığını önlemek ve aktif bir şekilde caydırmak ve karşı koymak, Ukrayna’nın reform planlarını ve NATO uyumluluğunu desteklemek suretiyle Ukrayna’nın gelecekte Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşmesini desteklemek olduğu aktarıldı.

İngiltere’nin Ukrayna Savunma Bakanlığını güçlendirmek için savunma yönetimi ve politikası konusunda uzun vadeli tavsiye ve destek sağlayacağı aktarılan anlaşmada, “Birleşik Krallık, diğer uluslararası ortaklarla birlikte çalışarak Ukrayna’nın NATO ile daha fazla birlikte çalışabilen ve NATO’nun büyüyen gücüne katkıda bulunan modern bir silahlı kuvvetler geliştirerek dış saldırganlara karşı caydırıcılığını güçlendirmesine yardımcı olacak. Bu, Ukrayna’da modern bir savunma sektörünün geliştirilmesini ve NATO’da bir geleceğe giden yolun açılmasını da içeriyor.” ifadesi kullanıldı.

Anlaşmada, 2022’de İngiltere’nin Ukrayna’ya 2,3 milyar sterlin değerinde askeri yardım sağladığı hatırlatılarak, 2023 yılında 2,3 milyar sterlin daha askeri yardım sağladığı, 2024 yılında 2,5 milyar sterlin daha destek sağlayacağı aktarıldı.

Anlaşmada ayrıca, İngiltere’nin Deniz Güvenliği Kabiliyet Koalisyonu’na eş liderlik ve Ukrayna’nın deniz filosunun gelişimine önemli bir katkıda bulunacağı, bu anlaşmanın yürürlükte olduğu 10 yıl boyunca Ukrayna’ya destek sağlamaya devam edeceği belirtildi.

Söz konusu anlaşma, Ukrayna ile İngiltere arasında siber güvenlik, enformasyon güvenliği, bilgi propagandası ile mücadele, organize suçlarla mücadele, siyasi ve diğer alanlarda işbirliğinin yapılmasını öngörüyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ukrayna-ve-ingiltere-guvenlik-isbirligi-anlasmasi-imzaladi/feed/ 0
İsveç’te savaşa hazır olun uyarıları endişe yaratıyor https://www.igdirhaber.com.tr/isvecte-savasa-hazir-olun-uyarilari-endise-yaratiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/isvecte-savasa-hazir-olun-uyarilari-endise-yaratiyor/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:12:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1936 İsveç’te önce Sivil Savunma Bakanı, ardından Genelkurmay Başkanı’nın yaptığı “savaşa hazır olun” uyarıları endişeye ve “panik yaratma” eleştirilerine neden oldu.

İsveç Sivil Savunma Bakanı Carl-Oskar Bohlin, Pazar günü katıldığı bir konferansta “İsveç’te savaş olabilir” ifadesini kullanmıştı.

Ardından Genelkurmay Başkanı Micael Byden de tüm İsveçlileri zihinsel olarak savaşa hazır olmaya çağırdı.

Üst düzey yetkililerden art arda yapılan bu açıklamaların tonuysa, İsveç muhalefetinin tepkisini çekti.

Eski başbakan Magdalena Andersson İsveç televizyonuna yaptığı açıklamada, güvenlik durumunun ciddi olduğunu kabul etse de, “savaş hemen yanıbaşımızda da değil” dedi.

Çocuk hakları derneği Bris de normalde çağrı merkezlerine savaş ihtimaliyle ilgili çok az arama aldıklarını, ancak bu haftaki haberlerden ve TikTok’ta yapılan paylaşımlardan sonra birçok “endişeli” gencin kendilerini aradığını belirtti.

Bris sözcüsü Maja Dahl “Belli ki bu iyi planlanmış bir uyarıydı, ağızdan kaçırılmış gibi değildi” diyerek, yetişkinler için bu tarz açıklamalar yapılırken çocuklara durumun nasıl anlatılacağının da düşünülmüş olması gerektiğine dikkat çekti.

Sivil Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı’nın açıklamaları çok net olsa da, bu sözler ülkede “uyarı” düzeyinde algılanıyor.

200 yıldır savaş görmeyen ülke

Yaklaşık ikiyüz yıldır savaş görmeyen İsveç, NATO üyeliği için Türkiye ve Macaristan’ın onayını bekliyor.

İsveç’in NATO hamlesine neden olan Rusya- Ukrayna savaşı, 24 Şubat’ta ikinci yılını dolduracak.

Genelkurmay Başkanı Byden açıklamalarında “yeni bir şey olmadığını” söylüyor.

Byden bir ay önce Ukrayna’nın doğu cephesini ziyaret etmişti. Ayrıca İsveç, Ukraynalı pilotları eğiten ülkeler arasında. Stockholm Ukrayna’ya gelişmiş Gripen savaş uçakları göndermeyi de düşünüyor.

Aftonbladet gazetesine konuşan Byden, “Amacım insanları endişelendirmek değil, sadece daha çok kişinin içinde bulundukları durumu ve sorumluluklarını düşünmelerini sağlamak” dedi.

Sivil Savunma Bakanı Bohlin de insanların uykusunu kaçırmak istemediğini ancak olabileceklere dair farkındalıklarını artırmayı hedeflediğini belirtti. Bakan ayrıca yerel idareler ve acil durum ekiplerine hazırlık yapmaları çağrısında da bulundu.

Bohlin “Geceleri uykumu kaçıran bir şey varsa o da hazırlıkların çok yavaş ilerlemesi” dedi.

Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından Finlandiya da NATO’ya katıldı ve Rus yetkililer NATO ile tansiyonun yükselmesi halinde “bunun ceremesini çekecek ilk ülkenin” Finlandiya olacağı tehditlerinde bulundu.

Türkiye’nin şartlarını yerine getirene kadar İsveç’in NATO üyeliğine onay vermeyeceğini duyuran Ankara, geçen yıl Temmuz ayındaki NATO zirvesi öncesi İsveç’in üyeliğine yeşil ışık yakmıştı.

İsveç’in NATO’ya üyeliğine ilişkin katılım protokolü, Aralık ayında TBMM Dış İlişkiler Komisyonu’nda kabul edildi. Protokolün Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüp oylanması bekleniyor, ne zaman görüşüleceğiyse henüz bilinmiyor.

Askeri harcamaları artıyor

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, 2024 yılında NATO’nun üyeleri için koyduğu askeri harcama hedefi olan gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 2’si oranında harcamaya ulaşacaklarını açıkladı. Bu İsveç’in 2020’deki askeri harcamalarının iki katına denk geliyor.

İsveç Savunma Üniversitesi’nden savunma uzmanı Oscar Jonsson ise üst düzey yetkililerin açıklamalarının tonunun “bir bardak suda fırtına koparmaya” benzediğini, söylenenlerin yüzde 90’ının sivil ve askeri savunma alanındaki hazırlıkların yavaş olmasının yarattığı rahatsızlıktan kaynaklandığını düşünüyor.

“Zaman kısıtlı ve açıklamalarla yetkililer, sorumlu departmanlar ve bireyler ‘uyandırılmak’ istendi” diyen Jonsson; “İsveç ordusu çok muktedir ama ölçeği çok küçük. En son savunma yasa tasarısında 3,5 tugay kurmamız gerektiği belirtiliyor. Savaş başlandığında Ukrayna’nınsa 25 tugayı vardı”.

Jonsson savaş ihtimali olsa da, bunun için birkaç faktörün bir araya gelmesi gerektiğini ekliyor: Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının sona ermesi, ordusunun yeniden yapılanma ve silahlanma için zamanının olması, ve Avrupa’nın da ABD’nin askeri desteğini kaybetmesi.

Ancak Jonsson’a göre bu üç durumun bir araya gelmesi “ihtimal dahilinde”.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/isvecte-savasa-hazir-olun-uyarilari-endise-yaratiyor/feed/ 0
Ukrayna’daki savaşın geleceği: 2024’te neler olabilir? https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynadaki-savasin-gelecegi-2024te-neler-olabilir/ https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynadaki-savasin-gelecegi-2024te-neler-olabilir/#respond Mon, 01 Jan 2024 21:03:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1519 Ukrayna’daki savaş üçüncü yılına giriyor. Son birkaç ayda cephe hattı pek değişmedi. Peki, 2024’te savaşın gidişatı değişebilir mi?

Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy, ülkesinin bahar aylarındaki taarruzunun umduğu kadar başarılı olmadığını kabul etti. Rusya hâlâ Ukrayna topraklarının % 18’ini kontrol ediyor.

Üç askeri uzmana, gelecek 12 ay içinde neler olabileceğini sorduk.

Savaş devam edecek ama sonsuza kadar değil

Barbara Zanchetta, Savaş Çalışmaları Enstitüsü, King’s College Londra

Ukrayna’daki savaşın sona erme ihtimali pek iç açıcı görünmüyor. Geçen yılın bu dönemine kıyasla Vladimir Putin siyasi ve askeri anlamda daha güçlü.

Cephedeki durum hâlâ belirsiz. Son dönemde Ukrayna’nın kış taarruzu durmuş gibi görünüyor. Ancak Rusların da ilerlemesi yok. Her zamankinden daha çok, savaşın sonucu çatışmadan binlerce kilometre uzaklıkta, Brüksel’de ve Washington’da alınan kararlara bağlı olacak.

Batı’nın 2022’de ortaya koyduğu ve 2023’te de sürdürdüğü etkileyici birlik gösterisi yalpalamaya başlıyor.

ABD’nin savunma yardım paketi, Başkan Joe Biden’ın doğru bir şekilde işaret ettiği gibi Washington’daki “ucuz siyaset” tarafından rehin tutuluyor. AB’nin ekonomik yardımının geleceği de, Macaristan’ın uyumsuz tutumuna bağlı görünüyor.

Batı başkentlerindeki tereddüt, Putin’i cesaretlendirdi. Kamuoyu önündeki son davranışları ve cüretkar açıklamaları, Putin’in bu savaşa uzun vadeli baktığını gösteriyor.

Peki, Batı’nın Putin’e ve temsil ettiği her şeye karşı çıkmaya devam edecek gücü var mı?

AB’nin Ukrayna ve Moldova’yla üyelik müzakerelerini başlatma kararı sembolik olmaktan öte. Bu, dolaylı olarak Kiev’e desteğin süreceği anlamını da taşıyor. Çünkü Rusya’nın tam bir zaferiyle Ukrayna’nın AB’de bir geleceği olmasının imkanı yok.

Washington’da ise Ukrayna politikasının tam tersine çevrilmesi çok olası değil.

Kamuoyu yoklamalarında eski Başkan Trump’a desteğin artmasıyla, ABD yardımıyla ilgili kıyamet senaryoları yazmak çekici olabilir. Ancak Trump, tüm o teatral gösterilerine karşın, 2016’da NATO’dan çıkmadı. Ayrıca, Amerika’nın 75 yıllık transatlantik ortaklığını tek başına değiştiremez.

Bu tabii ki, Batı cephesindeki çatlakların anlamsız olduğu anlamına gelmiyor. Bu yüzden, Batı ve dolayısıyla Ukrayna için 2024 daha zor olacak.

Demokrasiler için, bir savaşa destek vermekteki uzun vadeli uzlaşma, hesap verme zorunluluğu olmayan otokrat yönetimlere kıyasla hep daha zorlu olmuştur.

Büyük olasılıkla, savaş 2024 boyunca devam edecek ama sonsuza kadar sürüp gidemez.

Batı’nın isteksizliği Rusya’yı cesaretlendirirken, bir darbe ya da sağlık sorunu Putin’in düşüşünü beraberinde getirmezse, tek öngörülebilir sonuç müzakereler yoluyla varılacak bir uzlaşma. Şimdilik iki taraf da bunu reddetmeye devam ediyor.

Bir yıllık konsolidasyon dönemi

Michael Clarke, Eski Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü Genel Direktörü

Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesiyle, büyük bir savaş Avrupa kıtasına geri geldi. 2023’te savaşta yaşanan gelişmeler de sanayi çağına özgü savaşın da geri döndüğünü gösteriyor.

Sanayi çağındaki savaşlar, ekonomileri kısmen ya da bazı durumlarda tamamen, savaş malzemelerinin üretimine yönlendiriyor. Rusya’nın savunma bütçesi 2021’den bu yana üç katına çıktı ve gelecek yıl kamu harcamalarının % 30’unu oluşturacak.

Bu durum da, Ukrayna’daki savaşı Avrupa’da geçen yüzyılın ortasından bu yana görülen en uzun ve travmatik gelişme haline getiriyor.

Gelecek yıl, Rusya ile Kuzey Kore ya da İran’daki tedarikçileriyle, Ukrayna ile Batılı destekçilerinin, sanayi çağındaki bir savaşın bitmek bilmez gerekliliklerini karşılamaya muktedir ve hazır olup olmadıklarını gösterecek.

Rus güçleri tüm cephe hattında yeniden bastırmaya çalışabilir. En azından Donbas bölgesinin tamamını ele geçirmek için. Ukrayna da büyük ihtimalle Karadeniz’in batısı ve Boğazlara açılan hayati önemdeki ticaret koridorunda kontrolü ele geçirmiş olmasından faydalanacak.

Kiev ayrıca, bazı bölgelerde Rus işgalcilerin dengesini bozmak için daha fazla askeri sürpriz yapmaya çalışacak.

Ancak asıl olarak, 2024 hem Kiev hem de Moskova için konsolidasyon yılı olacak gibi görünüyor.

Rusya’nın stratejik bir taarruz düzenleyebilmesi için gereken eğitimli personel ve malzemesi en azından 2025 baharına dek yok.

Bu arada, Ukrayna’nın da savaşı sürdürebilmek için Batı’nın mali ve askeri desteğine ihtiyacı var. Gelecekte bir dizi taarruz düzenleyebilecek koşulları yaratabilmesi için yapısal güçlerini toplamak zorundalar.

Sanayi çağı savaşları, toplumlar arasındaki bir mücadele. Cephede neler olduğu, bu mücadelenin sadece bir göstergesi.

2024’te savaşın yönü, Avdiivka, Tokmak, Kramatorsk ya da cephe hattındaki yıkıma uğramış yerlerden çok, Moskova, Kiev, Washington, Pekin, Tahran ve Pyongyang’ta belirlenecek.

Ukrayna, Kırım civarında Rusya’ya bastıracak

Ben Hodges, ABD Ordusu’ndan emekli general

Rusya, Ukrayna’yı tamamen ele geçirebilecek kabiliyetten yoksun ve şu anda elinde olan bölgelere tutunmak için elinden geleni yapacak. Zamanı da, bir yandan Batı’nın Ukrayna’ya yardım etme iradesini kaybedeceğini umarken, bir yandan savunma hatlarını güçlendirmekte kullanacak.

Ancak Ukrayna durmayacak. Bu bir ölüm kalım savaşı ve dururlarsa, Rusya’nın ne yapacağını biliyorlar. ABD’nin kararlılığındaki azalma konusundaki kaygılar ışığında, daha çok Avrupa ülkesi yardımları artırmaktan bahsediyor.

Ancak ben gelecek yılın başlarında ABD’nin stratejik omurgasını yeniden bulmasını ve geciktirilen yardım paketinin Kongre’den geçmesini bekliyorum.

Bu nedenle, Ukrayna’nın insiyatifi yeniden ele geçirmek için şunları yapacağını öngörüyorum;

Yaz başında Ukrayna ilk kez, Rus uçaklarıyla mücadelesini geliştireceğini ve kendi hava savunma sistemlerini güçlendirmesini umduğu ABD yapımı F-16 savaş uçaklarını kullanabilecek.

Ukrayna’nın Rus işgali altındaki stratejik önemi en büyük toprağı Kırım. Biz buna “belirleyici alan” diyoruz.

Ukrayna, Sivastopol’daki Rus donanmasının, hava üslerinin ve Dizankoy’daki lojistik üssünün buralarda barınmasına engel olmak adına baskıyı artırmak için elinden geleni yapacak.

Bu konseptin işe yaradığını zaten kanıtladılar. İngiltere’nin verdiği sadece üç Storm Shadow güdümlü füzesiyle, Karadeniz Filosu’nun komutanını filonun üçte birini Sivastopol’dan çekmeye zorladılar.

Tabii ki Ukraynalıların sınırsız kaynakları yok. Özellikle de top mermileri ve uzun menzilli silahlarda.

Ancak Rus askerleri daha kötü durumda. Savaş bir irade ve lojistik sınavı. Rus lojistik sistemi kırılgan ve Ukrayna’nın sürekli baskısı altında.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ukraynadaki-savasin-gelecegi-2024te-neler-olabilir/feed/ 0