İlçenin Melikşah Mahallesi’nde şifa ve sağlık merkezi olarak kullanıldığı bilinen Roma dönemi eserlerinden Melikşah Hamamı’nda, Anadolu Medeniyetleri Müzesi başkanlığında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesince yürütülen kazıların birinci etabı tamamlandı.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Albayrak, alanda incelemelerde bulunan Çubuk Belediye Başkanı Baki Demirbaş, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Orçan, akademisyenler ve Melikşah Mahallesi Muhtarı Ahmet Saydam’a çalışmaların son durumuna ilişkin bilgi aktardı.
Albayrak, personel ve lojistiğin yanı sıra maddi destek sağlayan Çubuk Belediyesi’nin de katkılarıyla arkeolojik kazının birinci etabını tamamladıklarını söyledi.
Kazının ikinci etabının ilkbaharda başlayacağını belirten Albayrak, şu bilgileri paylaştı:
“Hamamımız mimari özelliğine göre ilk olarak Roma döneminde yapılmış ve 1974 yılına kadar aralıksız bir şekilde korunmuş ve kullanılmıştır. Aşağıda açılan bir sondaj nedeniyle su buradan çekildikten sonra burası kendi kaderine bırakılmış. Nisanda yaklaşık 20 günlük çalışma yaptık bu alanda. Temizlik, ön çalışma oldu. Daha sonra kasım ve aralık aylarında tekrar çalışmaya başladık. Bu çalışmamızda da havuzun içerisine yukarıdan, çatının yıkılarak düştüğüne inandığımız blokları dikkatli bir şekilde kaldırdık ve hamamın havuz kısmını tamamen ortaya çıkardık.”
Albayrak, bu yılki çalışmaları sonlandırdıklarına işaret ederek, “2025 Nisan çalışmalarımızda da hamamın çevresini ve su akıtma kanallarını da temizleyerek, restorasyon projeleri hazırlayarak çıkartmış olduğumuz blokları yerine koyarak hamamı ilk yapıldığı günkü konumuna getirmeye çalışacağız.” dedi.
Kazıda görevli uzmanlardan Damla Zehra Demirer ise “Havuz alanında ciddi çalışmalar yaptık. Burada bulduğumuz bir hat bizi heyecanlandırdı. Bu hamam Roma döneminde kullanılmış. Daha sonrasında birçok dönemde restorasyonu yapılmış. İnşallah bu dönemde de tekrar restorasyonu yapılarak ziyarete açılacak.” diye konuştu.
Ekibi çalışmaları dolayısıyla tebrik eden Belediye Başkanı Baki Demirbaş da ortaya çıkarılacak eserlerin ilçenin turizmine büyük katkısını olacağına inandığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Turizm Sektöründe Sürdürülebilirlik ve İstihdam Zirvesi” İstanbul’da düzenlendi. Ekonomik ve Sosyal Alanda Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Marmara İşletme Kulübü Danışmanı Prof. Dr. Fatma Ayanoğlu programın açılış konuşmasında, üniversite ve sanayi işbirliği çerçevesinde sektör profesyonelleri ile daha fazla işbirliği yapılmasının önemini vurguladı. Ayanoğlu, ülke ekonomisi açısından kritik öneme sahip turizm sektöründe sürdürülebilirlik gibi mühim bir konu ile ilgili çalışmaların devam edeceğini belirtti.
Zirvede, alanında uzman isimler turizm sektörünün sürdürülebilirlik ve istihdam konularındaki deneyim ve önerilerini paylaştı. Yoğun ilginin olduğu, yeni stratejilerin üzerinde derinlemesine bilgi aktarımının gerçekleştirildiği zirve, katılımcılara teşekkür belgelerinin takdimiyle tamamlandı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şems-i Tebrizi Türbesi ziyaretiyle başlayan ‘Hz. Mevlana’nın 751’inci Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri’ne; Konya Valisi İbrahim Akın, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alparslan, protokol üyeleri ve çok sayıda kişi katıldı. Türbe ziyareti sonrası valilik binası önünden başlayan yürüyüş, yaklaşık 500 metre uzaklıktaki Mevlana Müzesi önüne kadar, Kültür ve Turizm Bakanı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu öncülüğünde yapıldı.
SEMA TÖRENİ İLGİYLE İZLENDİ
Mevlana Müzesi’nde, Mevlana’nın sandukası başında, bir Mevlevi geleneği olan Gülbang duası (Hep bir ağızdan ve makamla yapılan dua) okundu. Daha sonra müze önündeki meydanda ‘Nevbe’ merasimi (Tekkelerde belirli ritim sazlarının ve seslerin iştirakiyle yapılan özel tören) gerçekleştirildi. Ardından Mevlana Kültür Merkezi’nde Kültür Turizm Bakanlığı Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun icra ettiği sema töreni ilgiyle izlendi. ‘Düğün gecesi’ anlamına gelen Mevlana’nın öldüğü gün, 17 Aralık’ta Şeb-i Arus töreni ile son bulacak. Anma törenleri kapsamında sema gösterileri, söyleşiler, resim sergileri gibi çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Yardımcısı Mumcu’yu, Vali Birol Ekici ve Vali Yardımcısı Emine Dilce, Valilik girişinde karşıladı.
Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Mumcu ve beraberindekiler, Ekici ile makamında görüştü.
Ziyarette, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk ve Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Volkan Ersoy da yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Hikmet Şimşek Çoksesli Koro Eseri Beste Yarışması’nda ödül sahiplerinin açıklandığını duyurdu.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; 4 Aralık 2024 tarihinde tamamlanan değerlendirmeler sonucunda ‘Hikmet Şimşek Çoksesli Koro Eseri Beste Yarışması’nda; 1’incilik ödülüne Onur Arınç Duran, 2’ncilik ödülüne Orhan Veli Özbayrak ve 3’üncülük ödülüne Melda Camuşcu layık görüldü. Ayrıca yarışmada mansiyon ödüllerine Serhat Günay, Volkan Akkoç, Mesruh Savaş, Su Uğurlu ve Orhan Öner Özcan değer bulundu. Yarışmanın Jüri Başkanlığını Güzel Sanatlar Genel Müdürü ve Solist Sanatçı Ömer Faruk Belviranlı üstlenirken; Devlet Çoksesli Korosu Şefi Burak Onur Erdem, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Cemi’i Can Deliorman, Hacettepe ÜniversitesiAnkara Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü öğretim üyesi Turgay Erdener ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesiİstanbul Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi Özkan Manav, yarışmanın değerlendirmesinde görev aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’in Çamlıyayla ilçesinde 8 asırlık Sinap Kalesi, tarihe meydan okuyor. Definecilerin hedefi haline gelen kalenin iç kısımlarında tahribat oluşurken, Mersin Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Durukan, 8 asırdır ayakta duran yapıya zarar vermek, ülkemize zarar vermekle eş anlamlıdır dedi.
Kuruluşu 12-14’üncü yüzyıla dayanan Mersin’in Çamlıyayla ilçesinde bulunan Sinap Kalesi, tarihe meydan okuyor. Orta Çağ şatosu görünümü ile dikkat çeken kalenin bazı kısımlarında tahribat oluştu. Kale, yayla turizmi kapsamında ziyaretçilerin ilgisini çekerken, define avcılarının da hedefi oldu. Mersin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Durukan, kalenin günümüzde en iyi korunan örneklerden biri olduğunu söyledi.
‘EN İYİ KONDİSYON SAHİP OLAN SİNAP’
Yapının şato olarak da ifade edilebileceğini kaydeden Prof. Dr. Durukan, Orta Çağ’dan kalma yapıların güzel örneklerinden biridir. Sadece Çamlıyayla’da değil, benzer örneklerine başka yerlerde de rastlayabiliyoruz. Planları aynı, birbirine benzer 4-5 tane örneğini biliyoruz. Bunlardan 3 tanesi, çok iyi ayakta duruyor. En iyi kondisyona sahip olansa Çamlıyayla’daki Sinap Kalesi’dir dedi.
‘ÜLKEMİZE ZARAR VERMEKLE EŞ ANLAMLI’
Prof. Dr. Durukan, Yapının hem içinde hem dışında maalesef tahribatlar meydana gelmiş. Birçok yerde karşılaştığımız gibi defineciler, altın arayanlar bu tip yapıları çok sık ziyaret ediyor. Bunların içerisinde bir şey bulamayacaklarını söyleyelim. Yapıya zarar veriyorlar. Bu kadar zamandır, 8 asırdır ayakta duran yapıya zarar vermek, ülkemize zarar vermekle eş anlamlıdır diye konuştu.
Haber-Kamera Okan ÇALIŞKAN ÇAMLIYAYLA (Mersin), DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Karadağ Göçmenleri Derneği Başkanı Adil Özuzun’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda, Karadağ’dan Milletvekilleri Nadja Lakovi ve Gordan Stojovi, İstanbul Konsolosu ve birçok davetli hazır bulundu. Etkinlikte, iş insanı Azka Group Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Kaya, Bodrum-Karadağ arasında gerçekleştirdiği fahri turizm elçiliği görevinden dolayı dernek tarafından plaket ile onurlandırıldı.
Bülent Kaya, plaketini Dernek Başkanı Adil Özuzun’un elinden alırken yaptığı konuşmada, iki ülke arasında turizm ve kültür bağlarını güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğini belirtti. Kaya, “Karadağ ile Bodrum arasında bir gönül köprüsü kurmaktan büyük onur duyuyorum. Bu plaket benim için çok değerli ve daha büyük projelere ilham olacak,” dedi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gordion Vakfı (GORVAK) Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Albay Kadim Koç ve Yüzüncü Yıl Tarih Kültür Sanat ve Fotoğraf Derneği Başkanı Yaşar Saygılı, belediyeyi ziyaret ederek kültürel iş birliği konularını ele aldı.
Ziyarette, özellikle Kültür Yolu Projesi kapsamında yeni müzelerin kurulması ve bu alanda yapılması gereken çalışmalar masaya yatırıldı. Projenin, Kütahya’nın tarihi ve kültürel zenginliklerini daha geniş kitlelere tanıtarak şehir turizmini canlandırması hedefleniyor.
Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, görüşmenin oldukça verimli geçtiğini ve bu iş birliğinin şehrin kültür ve turizm potansiyelini artıracak önemli bir adım olduğunu vurguladı. Kahveci, nazik ziyaretleri ve değerli paylaşımlarından dolayı misafirlere teşekkür ederek, projeye desteklerinin artarak devam edeceğini ifade etti. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>75 MİLYON DOLARA DEVREDİLDİ
Galatasaray eski başkanı Ünal Aysal’ın sahibi olduğu otel bankalara olan borcunu ödemekte zorlanıyordu. Otel tüm borçları ile birlikte Beşiktaş eski Başkanı Serdar Bilgili‘nin yönetimindeki grup tarafından 75 milyon dolara devralındı.

Ünal Aysal’ın Unit Group bünyesindeki Les Ottomans Hotel’in tüm borçları, Serdar Bilgili yönetimindeki BLG Capital tarafından 75 milyon dolara devralındı.
Kuruçeşme’de, Boğaz’ın gözde noktalarından birinde bulunan 4 bin 527 metrekarelik Les Ottomans Hotel, 55 milyon dolarlık restorasyon sonrası 2006 yılında otel olarak hizmete açılmıştı.

9 YALIDAN BİRİ
Les Ottomans Hotel olarak faaliyet yürütülen yer esasında bir yalı. 18. Yüzyılın ilk yarısında Sadrazam Muhsinzade Mehmed Paşa tarafından yaptırılan yalı Muhsinzade Yalısı olarak da biliniyor. Anılan yalı, Kuruçeşme Beşiktaş sahilde bulunan 9 Boğaziçi yalısından biri konumunda.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GÖRMENİN BEDELİ DUDAK UÇUKLATTI
Tema parkına girmenin ve minyatür Galata Kulesi’ni görmenin bedeli ise 109 Suudi Arabistan riyali. Türk lirasına çevrildiğinde bu fiyat yaklaşık 1.000 TL’yi buluyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terme’deki “Miliç Lagünü”, denize paralel uzanan yapısı ve çevresinde oluşturduğu güzelliklerle görenleri kendine hayran bırakıyor.
Yaklaşık 10 kilometre uzunluğundaki lagün, göçmen kuşlar ve su samuru gibi pek çok canlıya ev sahipliği yapıyor.
Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Miliç Lagünü’nün Türkiye’de çok nadir görülen doğal oluşumlardan biri olduğunu söyledi.
Almaz, Karadeniz Sahil Yolu’nun hemen yanında yalnızca 100 metre yürüyerek bu eşsiz güzelliğin görülebileceğini ifade etti.
Denize paralel uzanan akarsu yatağının deniz ile bağlantısının olmaması dolayısıyla oluşan lagünün yaban hayatı için önemini vurgulayan Almaz, zengin bir habitat barındıran lagünün korunması ve tanıtılması gerektiğini dile getirdi.
Almaz, “Tüm vatandaşlarımızı bu doğal zenginliği keşfetmeye davet ediyoruz.” dedi.
“Turizm potansiyeli çok büyük”
Terme Belediye Başkanı Şenol Kul ise “Miliç Lagünü”nün henüz yeterince tanınmadığını dile getirerek, “Burası Terme’nin gizli kalmış güzelliklerinden biri. Karadeniz ile Samsun-Ordu karayolu arasında kalan lagün, denizle doğrudan bağlantısı olmayan nadir yerlerden biri. Doğal yaşam burada son derece zengin. Su samuru, yaban ördekleri, su tavukları ve birçok balık türü bu bölgede yaşıyor.” diye konuştu.
Lagünün ekolojik dengesini korumanın önemine değinen Kul, şunları kaydetti:
“Burada dört tane köprü var ve bunlar eski yöntemlerle yapılmış. Devlet Su İşleri ile işbirliği yaparak bu köprüleri 30 metre uzunluğunda inşa etmeyi planlıyoruz. Böylece hem suyun doğal akışı sağlanacak hem de ekolojik denge korunacak. Bu düzenlemelerin ardından kano gezileri, tekne turları gibi turistik aktiviteler düzenlemeyi planlıyoruz.”
“Terme, Samsun turizmi için stratejik bir nokta”
Şenol Kul, Karadeniz turlarının güzergahında bulunan Terme’nin turizmde büyük bir potansiyele sahip olduğunu, turlara katılan kişilerin sadece yüzde 5’inin bile ilçede durup gezmesinin Terme ekonomisine büyük katkı sağlayacağını belirterek, “Terme, Samsun’un turizmde yükselen yıldızı olabilir.” ifadelerini kullandı.
Bölgede yapılması planlanan çalışmalarla lagünün doğallığını bozmadan, çevre düzenlemeleri ve altyapı iyileştirmeleri yapılacağını belirten Kul, güneş enerjisiyle çalışan motorlar ve kano turları gibi doğa dostu turistik aktivitelerle lagünü turizme kazandırmayı istediklerini söyledi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Başkanlığınca, kentin güneyinde yeni turizm rotalarının oluşturulması için çalışma yapıldı.
“2025 Turizm Başkenti” ilan edilen kentin, Karayazı, Tekman, Hınıs, Karaçoban, Köprüköy ve Pasinler ilçelerindeki tarihi tabya, türbe, köprü, kilise, cami, mağara ve kaleler ile kanyon, vadi gibi doğal güzelliklerin bulunduğu alanlar, turizm rotalarına eklendi.
Büyükşehir Belediyesi, belirlenen rotaların turizm potansiyelini tanıtmak amacıyla, akademisyenler ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla tur düzenledi.
2025’e hazırlanan şehrin kültürel zenginlikleri tanıtılacak
Bölgenin yöresel lezzetlerini tadıp tarihi ve doğal güzelliklerini gezen katılımcılar, şehrin güneyindeki yeni turizm rotasına hayran kaldı.
Yeni turizm rotalarıyla 2025’teki organizasyonlara hazırlanan şehrin, kültürel zenginliklerinin dünyaya tanıtılması hedefleniyor.
Büyükşehir Belediyesi Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek, AA muhabirine, kentin Ekonomik İşbirliği Teşkilatınca “2025 Turizm Başkenti” seçilmesiyle belediye olarak ilk kez profesyonel anlamda güney ilçelere gezi programı gerçekleştirdiklerini söyledi.
Gezinin ilk durağının Tekman olduğunu ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:
“Tekman’ın Akpınar köyünü ziyaret ettik ve orada 41 çeşit gastronomi öğesini gördük. Daha sonra Hınıs ilçesine geldik ve turistlerle tarihi Ulu Cami ile Hınıs Kanyonları’nı gezdik. Turistler, burada ovaları, meyve bahçelerini, kilise, cami ve her döneme ait tarihi, doğal güzellikleri görebilecek. Yeter ki turistler bu bölgelere gelsin. 27 kişilik bir kafileyle geldik. Öğrencisinden akademisyenine kadar misafirlerimiz var. Misafirlerimiz buraları çok beğendi.”
“Buralara sahip çıkılmalı”
Geziye katılan Zeynep Soytürk ise ilk kez bölgeye geldiğini ve çok beğendiğini anlattı.
Arkadaşlarını ve çocuklarını artık bölgeye getireceğini belirten Soytürk, “Buraya aşık oldum. Tekman, Hınıs kanyonları ve Karayazı’da bulunan mağaralar adeta birer saklı cennet. Çok güzel yerler. Eskiden insanlar hep bu mağaralarda yerleşik bir şekilde yaşamış. Bu bölgeler herkes tarafından keşfedilmeli ve buralara sahip çıkılmalıdır.” dedi.
Selçuk Yeşilyurt da Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile kentin tanınmayan, görünmeyen yerlerini gezdiklerini ifade etti.
Gezi kapsamında gördüğü yerlere hayran kaldığını söyleyen Yeşilyurt, “Tekman’da yöresel ürünleri tattık, Hınıs’ta ise tarihi ve doğal yerleri gezdik. Çok faydalı bir gezi oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında ATO Congresium’da düzenlenen ‘FreshAnkara 3’üncü Çağdaş Sanat Sergisi’, ‘Yüzü Yüze Çocuk Atölyeleri’ ve ‘Asya’dan Anadolu’ya Türk El Halısı’ sergilerini ziyaret etti.
Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ile Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü ve Türkiye Kültür Yolu Festivali Direktörü Selim Terzi, Bakan Ersoy’a eşlik etti.
SERGİLERİ ZİYARET ETTİ
Ersoy, ‘FreshAnkara 3’üncü Çağdaş Sanat Sergisi’nde, güzel sanatlar eğitimi alan 17-27 yaş arasındaki gençlerin eserlerini inceleyerek bilgi aldı.
Sergide, 65 ilden gelen 779 başvuru arasından, seçici kurul tarafından belirlenen 100 genç sanatçının 300 eseri yer aldı.
Çocukların yaratıcılıklarını geliştirmeyi, potansiyellerini gerçekleştirmeyi ve yaşam becerilerini geliştirmeyi amaçlayan ‘Yüz Yüze Çocuk Atölyeleri’nde gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi alan Ersoy, çocuklarla sohbet etti.

EN ESKİSİ 17’NCİ YÜZYIL…
Geleneksel Türk El Sanatları Vakfı (GESAV) tarafından, Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında hazırlanan ‘Asya’dan Anadolu’ya Türk El Halısı Sergisi’ni ziyaret eden Ersoy, GESAV Başkanı Kerim Sefer’in koleksiyonuna ait, en eskisi 17’nci yüzyıl olan ve 60 halıdan oluşan Anadolu el dokuma halılarını inceledi.
Sergide ayrıca, Altaylar’ın Pazırık bölgesinde keşfedilen ve dünyanın bilinen en eski halısı Pazırık halısına ilişkin görsel yer aldı.






Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Can Badak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Oturma izni almak için sahte evrak basan şüpheliler operasyonla yakalandı
BURSA – Bursa’da turizm acentesi altında yurt dışında yaşayan yabancı uyrukları kişilerin kimlik, ehliyet ve ikamet izin kartlarının kopyasını bastırıp, ders kitaplarının arasında kargo olarak Fransa’ya gönderen şüphelilere operasyon düzenlendi. Oturma izni almak için sahte evrak düzenleyen 3 şüpheli tutuklanarak ceza evine gönderildi.
Bursa Emniyet MüdürlüğüGöçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince, göçmen kaçakçılığı suçunun deşifre edilmesi, suç failleri ve organizatörlerinin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı. Ekipler danışmanlık ve turizm acentesi altında faaliyet gösteren iş yerlerini yakından takibe aldı. Turizm acentesi adı altında yurt dışında yaşayan yabancı uyruklu şahıslara, yaşadıkları ülkelerin; kimlik kartlarını, ikamet izin kartlarını, sürücü kartlarını asıllarına benzer şekilde bastırarak bahse konu acenteler tarafından bir kargo ile yurt dışına gönderildiğini tespit edildi. Kargoların gönderildiği kargo şubesi ile irtibata geçen ekipler, şüpheli şahıslar tarafından kargoya verilmek üzere 27 adet kargonun bulunduğu görülmüş yapılan incelemede; ders notlarının arasına zarf içine konularak gizlemek suretiyle; çeşitli ülkelere ait kimlik kartı, sürücü kartı, ikamet izin kartı olmak üzere toplam 41 adet sahte kartın Fransa’ ya gönderilmek üzere yakalandı.
Belirtilen kargo paketlerini kargo firmasına getiren şüpheli şahıslara ait 3 işyeri ve ikametlerine yapılan operasyonda; A.K., A.K.E.A isimli 2 şahıs yakalanarak gözaltına alınırken, işyerlerinde ve ikametlerinde yapılan aramalarda; 4 adet diz üstü bilgisayar, 10 adet gönderime hazır çeşitli ülkere ait sahte kimlik belgesi, 3 adet bilgisayar kasası, Bir adet hard disk, 4 adet cep telefonu, Muhtelif kargo ambalaj malzemeleri, 10 adet Arapça yazılı mühür ıstampa baskı metaryeli, bir adet tablet, bir adet para sayma manikası, çok sayıda Arapça yazılı döküman ve 14.524 Amerikan Doları, 400 Euro, 5.154 TL para ele geçirildi.
Yapılan operasyonlar sonucunda yakalanarak gözaltına alınan A.K., A.K.E.A. ve olaya aracı olan S.J. isimli toplam 3 şahıs, haklarında düzenlenen tahkikat evrakları ile birlikte çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy:
“35-40 yıl sonra bu tarihi eserin peşine düşerek ülkemize iade edilmesini sağladık”
“Bu iade ile birlikte 2024 yılında Türkiye’ye getirilen eser sayısı 36 oldu”
“Türk milleti aradan kaç yıl geçerse geçsin, Anadolu coğrafyasından kaçırılan eserin peşine düşer, o eseri bulur ve iadesini gerçekleştirir”
ÇANKIRI – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 1980’li yıllardan yurtdışına kaçırılan 2 bin 500 yıllık eserin Türkiye’ye iade edilmesini sağladıklarını açıklayarak, “Türünün nadide örneklerinden birisi. 1980’li yılların başında Manisa bölgesindeki bir mezardan kaçak kazı ile kaçırıldığı ortaya çıkartılan bir eser. Ama ne yaptık, 35-40 yıl sonra bu tarihi eserin peşine düşerek ülkemize iade edilmesini sağladık” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bir dizi programa katılmak üzere Çankırı’yı ziyaret etti. Bakan Ersoy’un Çankırı’daki ilk durağı Çankırı Valiliği oldu. Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar’ı ziyaret eden Bakan Ersoy, daha sonra AK Parti tarafından düzenlenen Türkiye Buluşmaları programına katıldı. Programda konuşan Bakan Ersoy, 1980’li yıllarda Türkiye’den kaçırılan 2 bin 500 yıllık bronz sedirin iadesinin sağlandığını açıkladı. Bakan Ersoy iadesi sağlanan eser ile birlikte 2024 yılında Türkiye’ye getirilen eser sayısının 36 olduğunu belirtti.
“20 yılda ülkemize gelen turist sayısı 12 milyondan 60 milyona ulaşmış durumda”
Turizm alanında yapılan çalışmalarla ilgili de açıklamalarda bulunan Ersoy, “Türkiye’de turist sayısının geliştirilmesi için yapılan çalışmalarla ilgili de bilgi veren Bakan Ersoy, Bakın, 2002 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısı 12 milyondu. Bugün, 2024 yılı itibariyle bizim ülkemize beklediğimiz turist sayısı 60 milyon. AK Parti iktidarımızla geçen 20 yılda ülkemize gelen turist sayısı 12 milyondan 60 milyona ulaşmış durumda. 2002’de turizmden gelirimiz ne kadardı; 13 milyar dolar. Bugünkü hedefimiz ise 60 milyar dolar. Bu rekorları kırmamız elbette tesadüfle açıklanamaz. Bu başarıları elde etmek için gece gündüz demeden çalıştık, doğru politikalar geliştirdik ve bu politikaları etkin bir şekilde uyguladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’de turizm alanında büyük dönüşümler gerçekleştirdik. Turizmin niteliğini arttırmaya dönük projeleri hayata geçirdik. Ülkemizin, şehirlerimizin tanıtımına ayrı bir önem verdik. 200’den fazla ülkede, dünyanın en çok takip edilen medya kanallarında ülkemizi ve turizm bölgelerimizi tanıttık. En önemlisi Türkiye’de turizmi 12 aya yayma hedefiyle çalışmalar gerçekleştirdik. Bu çerçevede sadece sahil turizmini değil bunun yanında tarih, inanç, kültür, doğa, sağlık, gastronomi gibi alanlarda da önemli çalışmaları hayata geçirdik. Biliyoruz ki turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle doğrudan bir ilişkisi söz konusu. Bu çerçevede uzun yıllar ihmal edilen kültürel mirası ayağa kaldıracak çalışmaları hayata geçirdik. Birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu topraklarının dört bir yanında saklı olan, fakat geçmiş dönemlerde ihmal edilen kültürel mirası gün yüzüne çıkardık. Ülkemizin dört bir yanında kazı çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Kazı alanında şu anda dünyada bir numarayız” dedi.
“Bu iade ile birlikte 2024 yılında Türkiye’ye getirilen eser sayısı 36 oldu”
Türkiye’ye iadesi sağlanan eslerle ilgili de detaylara yer veren Bakan Ersoy, “Kültürel mirasa sahip çıkma konusu sadece kazı çalışmalarımızla da sınır değil. Kültürümüze, tarihimize ait tüm eserlerin izini sürerek, o eserleri bulup ülkemize getiriyoruz. Bununla ilgili olarak bakanlık bünyesinde bir başkanlık kurduk. Bu çerçevede bize ait olan, ama bir şekilde yurt dışına kaçırılan tüm eserleri tespit ediyoruz, o eserin peşine düşerek, alıp ülkemizin kültürel mirasına geri kazandırıyoruz. Bunun son örneğini bugün Çankırı’da açıklamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Yaklaşık 2 bin 500 yıllık bronz bir sedir, Paul Getty müzesinden iade alındı. Türünün nadide örneklerinden birisi. 1980’li yılların başında Manisa bölgesindeki bir mezardan kaçak kazı ile kaçırıldığı ortaya çıkartılan bir eser. Ama ne yaptık, 35-40 yıl sonra bu tarihi eserin peşine düşerek ülkemize iade edilmesini sağladık. Elbette bu iade operasyonunda bizlerle ortak çalışma yürüten Getty Müzesi’ne de teşekkür ediyorum. Bu iade ile birlikte 2024 yılında Türkiye’ye getirilen eser sayısı 36 oldu. Değerli arkadaşlar 2018 yılından bu yana, yani sadece son 6 yılda bu şekilde 7 bin 840 eserin ülkemize iadesini sağlamış durumdayız. 2002 yılından bu yana getirilen eser sayısı ise 12 bin 155. Bugün artık dünyada herkes şunu biliyor, Türk milleti aradan kaç yıl geçerse geçsin, Anadolu coğrafyasından kaçırılan eserin peşine düşer, o eseri bulur ve iadesini gerçekleştirir” diye konuştu.
“Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin yıldızını parlatmaya devam edeceğiz”
Son olarak partililere seslenen Bakan Ersoy, ” Türkiye Yüzyılı’nda önümüze çıkan engelleri bir bir aşarak, inşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin yıldızını parlatmaya devam edeceğiz. Bu konuda sizlerin desteğine, gayretine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Sizlerin desteğini aldıktan sonra, konuşmamı başında da söylediğim bir cümlenin altını çok kalın şekilde çizmek istiyorum. Yaparsa Ak Parti yapar, yaparsa Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yapar” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sakarya Büyükşehir Belediyesi, şehrin güzelliklerini keşfetme fırsatı sunan turizm ve tanıtım gezilerine ara vermeden devam ediyor. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Turizm Tanıtım Şube Müdürlüğü, Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirlere şehrin en güzel köşelerini keşfetme, tanıma imkanı sunuyor. Büyükşehir’in son misafirleri ise Bilim ve Sanat Merkezi’nde (BİLSEM) görev yapan eğitimciler oldu. Akademisyenler ve öğretmenlerden oluşan 40 kişilik grup, Sapanca ve Taraklı’da keyifli bir geziye çıktı.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen eğitimciler ilk olarak İl Ormanı ve Tabiat Parkı’nın eşsiz tabiatıyla buluştu. Burada yeşilin her tonunu keşfeden ve keyifli bir orman gezisi yapan eğitimciler daha sonra Osmanlı mirası Taraklı’ya hareket etti. Tarihi II. Bayezid Köprüsü, Kuva-i Milliye Müzesi ve Sakin Şehir Taraklı’nın asırlık sokaklarını gezen heyet, tarihte yolculuğa çıktı. Büyükşehir’in rehberliğinde adım attıkları her bölgeyle ilgili bilgi sahibi olan misafirler, günü çekildikleri fotoğraflarla ölümsüzleştirdi. Misafir eğitimciler, Büyükşehir Belediyesi’ne misafirperverliği ve gezi hizmeti sebebiyle teşekkür etti. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALATYA – Malatya’nın tek ‘sakin şehir’ unvanına sahip kentin en önemli çekim merkezlerinden biri olan Arapgir ocak-eylül döneminde 500 bin yerli yabancı turisti ağırladı.
Malatya’nın tek ‘sakin şehir’ unvanına sahip kentin en önemli çekim merkezlerinden biri olan Arapgir ilçesi zengin tarihi birikimi, doğası, kültürel çeşitliği ve eşsiz doğal güzellikleriyle binlerce yerli ve yabancı ziyaretçinin akınına uğruyor.
Kültürel ve doğal güzellikleriyle popüler bir tatil noktası olan Arapgir ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatırken, doğal güzelliklerinin en etkileyici olanı Kozluk Çayı- Kayaarası Kanyonu Malatya ve çevre ilçelerin yanı sıra komşu illerden de gelen binlerce yerli ve yabancı turistle buluşuyor.
“Bir milyon hedefine yaklaşacağız”
Sadece Kurban bayramı arefesinde 100 bin kişiyi ilçede misafir ettiklerini aktaran Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu,” Şuana kadar çeşitli organizasyonlarla bölgeyi ziyaret eden insanların toplamdaki sayısı 500 binin üzerine çıktı diye tahmin ediyoruz. Hareketlilik devam ediyor. İşletmelerimiz otellerimiz dolu durumda. Sürekli haftalık ve günü birlik turlar geliyor. Arapgir buna hazırlığını 15 yıldır yaptı. Hedefimiz bir milyon turisti ağırlamaktı bu rakama ulaşamayacağız gibi görünüyor ama yaklaşacağız. On beş gün içerisinde bir 100 bin kişinin daha bölgeyi ziyaret etmesini bekliyoruz. Buradan herkese Arapgir’i görmeye deneyimlemeye davet ediyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleri ve ilginç coğrafyası ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken turizm bölgesi Kapadokya’da, sıcak hava balonları sepetlerine asılan Türk bayraklarıyla uçtu.
Turistlerin, peribacaları ve doğal kaya oluşumlarıyla kaplı vadileri gökyüzünden izlemelerine olanak sunan sıcak hava balonları gündoğumunda uçuş için hazırlandı.
Nevşehir’in Göreme beldesindeki balona kalkış alanındaki hazırlıkların ardından görevlilerce sepetlere Türk bayrakları asıldı.
Tura katılacak turistlerin binmesinin ardından peş peşe gökyüzüne yükselen sıcak hava balonları, yaklaşık 1 saat bölge semalarında süzüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOKYO – Japonya’da Haziran ve Temmuz aylarında yabancı turist rekoru kırılırken, başkent Tokyo’nun turistik bölgelerinden Harajuku ve Shibuya’daki caddelerde yabancı ziyaretçilerin yoğunluğu Ağustos ayında da devam ediyor.
Uzak Doğu ülkesi Japonya turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Haziran ve Temmuz aylarında ardı ardına rekor sayıda turistin ziyaret ettiği Japonya’ya yabancıların ilgisi bu ay da sürdü. Tokyo’nun en gözde turistik bölgelerinden olan Harajuku ve Shibuya’da hafta sonu yabancı ziyaretçi yoğunluğu yaşandı. Caddeler turistlerle dolarken, kimi ziyaretçiler fotoğraf çekerek anılarını ölümsüzleştirdi, kimileri ise alışverişin tadını çıkardı.
Shibuya’nın en işlek caddelerinden birinde bulunan dönercide çalışan Burhan Keleş, son aylarda değer kaybeden Japon Yeni’nin de etkisiyle yabancı turist artışı yaşandığını söyledi. “Bu tabii ki bizim işlerimize de olumlu şekilde yansıdı” diyen Keleş, “Şu an ölü sezonda olmamıza rağmen, işlerimiz normal sezondan bile iyi. Normalde Japon müşteriler ağırlıktayken, aşırı derecede yabancı ziyaretçi gelmesi nedeniyle bu sene yabancı müşteriler daha çok” şeklinde konuştu.
“Yabancı ziyaretçi akınının nedeni sosyal medya”
Avustralya’nın Melbourne kentinden geldiğini söyleyen Leo Brown ise, ülkesinde kış olması nedeniyle yaz mevsimini yaşayan bir ülkeyi tercih ettiğini söyledi. Japonya’da yaşanan turist yoğunluğunu sosyal medyanın etkisine bağlayan Brown, “Sosyal medya, özellikle de TikTok Japonya ile ilgili içeriklerle ve turistik atraksiyonlarla dolu. Bunun en önemli faktör olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Japonya’da yaşayan ABD vatandaşı Michael Sean da ülkedeki turist patlamasının farklı nedenleri olduğunu söyledi. Covid-19 pandemisinin sona ermesinin önemli bir faktör olduğuna dikkat çeken Sean, “İnsanlar yeniden seyahat etme fırsatı elde edince, özellikle Avrupa ve ABD gibi bölgelerden birçok kişi Japonya’ya gelmeye başladı. Geçtiğimiz yıllarda uçak biletleri de çok pahalıydı” dedi. Sosyal medya kullanımı ve Japon kültürüne yönelik ilginin de yabancı ziyaretçi sayısını artırdığını kaydeden Sean, “Hal böyle olunca her zamankinden fazla sayıda ziyaretçi ülkeye geldi ve turist patlaması yaşandı” diye konuştu.
Japon vatandaşı Nana Ozawa ise, yabancıların ülkesine olan ilgisini “Öncelikle Japonya çok güvenli. Japon yemekleri çok lezzetli ve görülecek harika yerler var” sözleriyle değerlendirdi.
Ziyaretçi rekoru kırıldı
Japonya Ulusal Turizm Örgütü’nün verilerine göre, ülkeye gelen yabancı ziyaretçi sayısı Haziran’da 3,14 milyonla rekor kırarken, Temmuz ayında 3,29 milyon ziyaretçi ile rekor tazelendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür Turizm Bakanlığı tarafından çıkartılan Turizm İşletme Belgesi yönetmeliği sonrasında Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde kapatılması beklenen 63 pansiyon işletmecisi Kültür Turizm İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Pankartlar ile Kültür Turizm İl Müdürlüğü önüne gelen işletmeciler, çıkartılan yönetmelikle mağdur olduklarını, belgeyi alamadıklarını ve mağduriyetlerinin giderilmesini talep etti.
Konuyla ilgili açıklama yapan İşletme sahibi Gökhan Taşkıran, “Bizler Tekirdağ’da konaklama faaliyeti gerçekleştiren işletme sahipleriyiz. Bizler bu işletmeler bizim ailelerimize ait apartmanlarda ya da kiraladığımız yerlerde konaklama faaliyeti gerçekleştiren işletmeleriz. Bu alan da çalışırken bizler, belediyeden iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatlarını almış bulunmaktayız, bağlı bulunduğumuz vergi dairelerinden vergi levhamızı almış durumundayız, aynı zamanda çalıştırdığımız arkadaşlarımızın SGK gibi yükümlülüklerini yapmış bulunuyoruz. Aynı zamanda konaklama faaliyetli işletmelere getirilen Konaklama vergilerini ödüyoruz. Turizm katkı payı vergisini ödüyoruz. Fakat bakanlığımızın son dönemlerde çıkartmış olduğu Turizm İşletme Belgesini maalesef ki alamıyoruz. Bunun için de ilçe belediyesi, il turizm müdürlüğü arasında maalesef git gel yapılmak suretiyle oyalanıyoruz. Bizler vergisel anlamda tüm yükümlülüklerimizi yerine getirmemize rağmen maalesef ki bu turizm işletmesi belgesini alamıyoruz ve yıllardır çalıştırdığımız, alın teri döktüğümüz işletmelerimizin kapanması gibi bir durumla karşı karşıyayız. Biz buradan mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz” dedi.
Taşkıran, “Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un televizyonlara çıkıp bizleri durumda bırakacak bu yönetmeliği anlatırken kullandığı kelimeleri size söylemek istiyorum. Diyor ki ‘Siz bir konutta yaşıyorsunuz, düşünsenize yan dairenize hiç tanımadığınız kişiler girip çıkıyor. Bunların kayıt altına alınması gerekiyor’ deniliyor. Burada ki işletme sahiplerinin hepsi kayıt altında, kolluk denetimi altında biz bu faaliyetleri yürütüyoruz. Sonrasında konuşmasında şunu söylüyor, “Giren çıkan kişinin kimlik bildirimi yapılmıyor’ deniliyor. Ama bizim işletmelerimizin hepsinde Online kimlik bildirim sistemine sahibiz. İşletmelerimizde konaklayan tüm misafirlerin kimlik bildirimleri anlık yapılıyor. Kayıt dışılıktan ve vergi kaybından bahsediyor bakanımız haklıdır ama yine burada ki işletmelerin tamamı vergi mükellefidir. Dolayısıyla Sayın Bakanımız bunu aslında 100 daireli, 200 daireli büyük rezidanslarda günlük kiralama yapılan yerleri kayıt altına alınması maksadıyla yapılırken bu yönetmelik, bizim gibi ufak konaklama faaliyetli işletmeleri de kapsayarak mağdur etmektedir. Biz sayın bakanımızın niyetini derdini çok iyi anlayabiliyoruz ama bizim gibi ufak yerlerin de bu yönetmeliğe sokulmasıyla bizleri mağdur ediyor. Biz bu mağduriyetimizin giderilmesi hususunda gereğini rica ediyoruz” diye konuştu.
Pansiyon İşletmecisi Cüneyt Demir ise, “Bizim ruhsatlarımızda günü birlik konaklama evi yazıyor. Hal bu ki diğer ilçelerde olduğu gibi pansiyon ruhsatı verilmiş olsaydı zamanında. Burada ki insanların hiç birisinin bir mağduriyeti olmayacaktı. O zaman biz basit konaklama belgelerimizi alacaktık, basit bir şekilde çözecektik. Ama bugün ne Süleymanpaşa Belediyesi bu konuda adım atıyor, ne de bakanlık bu konuda çözüm üretiyor. Biz de ortada kurbanlık koyun gibi bekliyoruz. Ne zaman gelip işletmelerimizi kapatacaklar, mühürleyecekler diye. Şöyle bir durum var, yaz geliyor, bir dünya insan geliyor bunların konaklaması var bu anlamda da sıkıntı var. Bizi mağdur ediyorlar ama her hangi bir alt yapı hazırlıkta yok. Nerede konaklayacak insanlar” ifadelerini kullandı.
Yönetmeliğin çıkması sonrası mağdur olan işletme sahipleri, basın açıklamasının ardından sessiz bir şekilde dağıldılar. – TEKİRDAĞ
]]>Bodrum’un her sektörde değerlendirilmesi gereken çok zengin, nitelikli bir insan kaynağına sahip olduğunu söyleyen Mehmet Tosun, “Sizler Bodrum mutfağının patronları, şeflerisiniz. Turizm sektörünün can damarısınız. Fakat biz hala nitelikli insan kaynağımızı Bodrum’da tutamıyoruz. Bugün bir turizm personelinin Bodrum’da ailesiyle birlikte yaşayabilmesi bu ekonomik şartlarda ne yazık ki çok zor. Biz işte bu sorunlara çözümle geliyoruz” dedi.
Hedef önce 5 ay, sonra 8 ay turizm!
Bodrum’un turizm sektörünü yavaşlatan ve aşağı çeken kronik alt ve üst yapı sorunlarını ivedilikle çözdükten sonra, başta turizm olmak üzere kamu ve özel sektörde çalışan dar ve orta gelirli personelin barınma ihtiyacını karşılayacaklarını anlatan Tosun, “Bunun için insiyatif aldık, göreve talip olduk. Bodrum’a hizmet etmek için 31 Mart tarihini iple çekiyoruz. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak Bodrum’da. Önce belediyeyi kurumsallaştıracağız. Yerel kaynakları kullanabilen, hizmete dönüştüren bir belediye yapılanması öngörüyoruz. Ardından da turizm için projelerimizi derhal hayata geçireceğiz. Her 1 Nisan’da altyapı problemleri ortadan kalkmış, sokakları, peyzajı, aydınlatması ile tertemiz bir şehri turizmcilerimize teslim edeceğiz. Bununla eş güdümlü olarak Bodrum’un turizm çeşitliliğini artıracağız. Sadece gastronomi değil, spor turizmi başta olmak üzere doğa sporları gibi, adım adım turizmi 8 aya çıkaracağız. Biz bunu yaparsak ancak para kazanabiliriz. Sürdürülebilir bir turizmden söz edebiliriz. Üç ay çalışıp bir yıl o parayla idare eden başka bir sektör yok! Dünyada da bunun bir örneği yok” ifadelerini kullandı.
Belediye Meclis Üyesi adayları arasında TÜRSAB Bölge Yürütme Kurulu Başkanı Yüksel Aslan gibi çok değerli turizmcilerin yer aldığını hatırlatan Tosun, göreve geldikleri takdirde TÜRSAB’ın hazırladığı “Gastronomi Merkezi” projesini de hayata geçireceklerini kaydetti. Tosun, “Yöresel yemeklerimizin tadıldığı, aşçılarımızın yetiştiği, Belediye ile iş birliği içinde istihdama yönelik çalışma yapılan bir merkez olacak burası. Sizler çok kıymetlisiniz. Yeteneklerinizin, bilginizin Bodrum turizmi ile buluşturulmasını sağlayacağız” dedi.
Sosyal konut projesi ile turizm çalışanlarına ev sözü
Turizm sektöründe çalışanların barınma ve konut sorunu yaşadığını da hatırlatan Mehmet Tosun, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim projemiz hazır, Sosyal konut projemizi, şehrin dışında Milas Bodrum arasındaki bir lokasyonda başlatacağız. İster otelde, ister teknede çalışın, Bodrum’da bir müddet sonra barınma sorunu başlıyor. Aile kurduğunuzda, aldığınız maaş kiraya yetmiyor, konut satın alamıyorsunuz. Sizlere, hem kiralık, hem de satın alınabilir konut seçeneği sunacağız. Aynı şekilde kamu personeli ve evi olmayan Belediye personeli de bu imkandan faydalanacak”
Aşçılar ve Pastacılar Derneği Başkanı Şef Taner Kökten de mesleki anlamda yaşadıkları sıkıntıları, Bodrum’un turizm sektöründe çalışan personelin başta barınma olmak üzere yaşam şartlarını yakından ilgilendiren problemleri ve yerel yönetimlerden beklentilerini dile getirdi.
Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun seçim gezileri kapsamında aynı gün Bodrum Sivaslılar Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Tali Bayrakçı ve yönetim kurulu üyeleriyle de bir araya gelerek, projelerini anlattı.
Dernek Başkanı Ahmet Tali Bayrakçı da, Bodrum İttifakı olarak 31 Mart seçim yarışına giren ekibin hazırladığı projeler konusunda görüşlerini dile getirdi. Bayrakçı, özellikle içme suyu temini ve yeni su kaynaklarının oluşturulması ile Bodrum’un artan trafik yükünü azaltacak Çevre Yolu gibi projelerin hayata geçmesini sabırsızlıkla beklediklerini anlatarak, Mehmet Tosun ve ekibine başarılar diledi. Tosun’a saha gezisinde Meclis Üyesi Adayları Rıza Karakaya, Nevzat Kanber, Yüksel Aslan, Zeynel Kılıç, Ayşen Kılıç Bozan, Özcan Altay ve Seha Ergene de eşlik etti. – MUĞLA
]]>Antalya’da partisince üçüncü dönem için Muratpaşa Belediye Başkan Adayı gösterilen Ümit Uysal, 10 yıl içinde gerçekleştirdiği projeleri, devam eden çalışmaları ve ‘geleceğin Muratpaşa’sını kuracak yeni projelerini açıkladı. Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya Başkan Uysal eşi Ümran Uysal’la katıldı. Toplantıda CHP İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Muhittin Böcek, CHP Antalya Milletvekilleri Cavit Arı, Aliye Coşar, Muratpaşa İlçe Başkan Vekili Can Okan Kıran, eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kumbul da yer aldı. Kültür Merkezini partililer, vatandaşlar hınca hınç doldurdu.
“Yerel yönetim modeli ortaya koyduk”
Başkan Uysal, Muratpaşa’da bir yerel yönetim modeli ortaya koyduklarını söyledi. Uysal, “Bu yerel yönetim modelinde toplumun birlik beraberliği var. Kamu kaynaklarının tabana yayılması ve eşit paylaşımı var. Şehirde bir hizmet standardı, hayat standardı üreten projeler var” dedi.
Başkan Uysal, bu standart içinde Türkiye’ye yönetişim alanında yeni bir anlayışı yerleştiren Turunç Masa’nın yıllık 20 milyon lira maliyeti olan büyük bir operasyon olduğunu dile getirdi. Kreşlerle başlayan destek eğitim merkezleri, etüt merkezleri ve gençlik merkezleriyle devam eden eğitim faaliyetlerinin ise yıllık 94 milyon liraya mal olduğunu anlatan Başkan Uysal, “Yaşlılara verilen evde bakım hizmetinin ise yıllık maliyetinin 9 milyon lira. Bu bir insani nosyon planlaması, toplam bir kalite planlaması, toplam bir kent kimliğini yükseltme planlaması” dedi.
“Ekonomik zorluklar rağmen”
Tüm ekonomik zorluklara rağmen bu hizmet standardının yeni dönemde gelişerek devam edeceğini dile getiren Başkan Uysal, “Bu ekonomik krizi de gelişmişlik düzeyimizi arttırarak atlatacağız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu zor yıllarda temel belediyecilik hizmetlerini, bu yüksek standartları aksatmamak, onları yeni gelişim projeleriyle desteklemek bizler için çok önemli olacak” diye konuştu.
“Muratpaşa turizm ürünü”
Muratpaşa’nın yeni dönemi için 10 başlıkta toplanan 35 projenin açıklandığını toplantıda Başkan Uysal, dünya turizmin sayısı destinasyonları arasında yer alan Antalya’nın en önemli değeri Kaleiçi’ne sahip ilçenin artık bir bütün olarak turizm ürünü haline geleceğini söyledi. ‘Link Muratpasa’ (Muratpaşa’ya bağlan) isimli bu projeyi Başkan Uysal, şöyle anlattı:
“Muratpaşa için kendi ülkesinde, kendi kentinde bir haftalık tatil için otel, ulaşım, alışveriş standartlarını seçerek parasını ödeyecek. Gelecek bizim güvenlik şemsiyemiz altına girecek. Hem ticari güvenlik hem asayiş güvenliği. O şemsiye altında Muratpaşa’mızda bir hafta tatil yapacak, sokaklarımızda gezecek, harcamaya yapacak. Artık bundan sonra kontrat fuarlarına gitmiyoruz. Sadece tüketicilerle buluşacağımız alanlara gideceğiz ve Muratpaşa’mızda son derece dinamik bir turizm hareketini akıllı sistemler kullanarak, yapay zeka yardımıyla hedef kitleyi arayan, bulan, süzen sistemler kullanarak Muratpaşa’yı mutlaka 12 ay turizm yapar hale getirmek istiyoruz.”
“Muratpaşa’yı Türkiye’nin Davos’u yapacağız”
Başkan Uysal, geleceğin Muratpaşa’sını sadece turizm, akıllı kent yönetim sistemleri üzerinden değil fikri anlamda da inşa edeceklerini söyledi. ‘Forum Muratpaşa: Büyük Uzlaşı’ projesinin bunun örneği olacağını dile getiren Başkan Uysal, “Muratpaşa’yı Türkiye’mizin Davos’u yapacağız” dedi. Bu projenin Türkiye’nin 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal önderliğinde oluşan birlik ruhuna yeniden ihtiyacı olduğu gerçeğinden çıktığını dile getirirken Başkan Uysal, sözlerine şöyle devam etti:
“Buluştuğumuz, kesiştiğiniz noktalardan yürümek için, beraber olduğumuz yerlerden yürümek, anlaşamadığımız bir yer varsa onu en sona bırakarak insanlarımızı bir arada düşünüyoruz. Tıpkı 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de bir tarafında rahmetli İnönü bir tarafında rahmetlik Kazım Karabekir olduğu gibi, tıpkı CHP’nin başlangıçta Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin birleşmesinden teşekkül ettiği gibi bugün de aynı ruha çok ihtiyacımız var.”
“Antalya’ya sahip çıkacağız”
Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek ise, “Kardeşim” diye seslendiği Uysal’ın proje tanıtım toplantısında olmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi ve “Antalya’mıza sahip çıkmaya hep birlikte devam edeceğiz” dedi. CHP İl Başkanı Nail Kamacı ise, “Bu karanlık dönemi bitirmenin yolu Muhittin Böcek’in tekrar Büyükşehir’e, Ümit Uysal’ı da tekrar Muratpaşa’da kürsüye taşımaktır. Bunun dışında bizi hiçbir şey kesmez, kesmemeli” diye konuştu. CHP Muratpaşa İlçe Başkan Vekili Can Okan Kıran da Muratpaşa’da yerel seçimleri rekor bir oy alacaklarına inandığını dile getirirken, “Antalya’nın lokomotifi olacağız. Hep birlikte kazanacağız” dedi.
Türkan Şoray Kültür Merkezi’ndeki toplantı, konuşmaların ardından verilen kokteylle sona erdi. – ANTALYA
]]>Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen ITB Berlin Uluslararası Turizm Fuarı, bir kez daha kapılarını dünya turizmine açtı. “Seyahat ve Turizmde Dönüşüme Birlikte Öncülük Edin” temasıyla düzenlenen fuara, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı.
Dünyanın önde gelen turizm fuarından olan ITB, 150 bin metrekarelik fuar alanında, 170 farklı ülkeden 5 bin 500’ü aşkın katılımcı 3 gün boyunca bütün paydaşlarıyla birlikte seyahat sektörünü ele alacak. Fuar çerçevesinde, farklı alanlarda düzenlenecek oturumlarla ve konferanslarla sürdürülebilirlik, turizmde yapay zekanın etkisi, sektörü bekleyen zorluklar, seyahat endüstrisinin geleceği, pazarlama, satış, konaklama, yeni eğilimler gibi sektörel temalar küresel olarak uzman konukların katılımıyla münazara edilecek.
Berlin Turizm Fuarı’nın bu seneki konuk ülkesi ise Umman Sultanlığı. Umman, “Güzelliğin Bir Adresi Vardır” sloganıyla 5 bin yıllık tarihini ve ülkenin kültürel zenginliklerini fuarda sergiliyor.
Türkiye, fuarda yine geniş bir katılımla yerini aldı
Türkiye, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Turizm Geliştirme ve Tanıtma Ajansı (TGA) organizasyonunda toplam 700 metrekarelik stant alanında temsil edildi. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Türkiye’den gelen katılımcıları ziyaret ederek, açıklamalarda bulundu.
Hedef 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar gelir
Türkiye’nin 2023 yılında sıkıntılı geçen bir sürece rağmen rekor sayılarla turizm sezonunu kapattığını hatırlatan Ersoy, “2023’te bir dizi sıkıntılı süreçle karşılaşmamıza rağmen, deprem felaketi, savaşlar, seçim stresi gibi sıkıntılarla karşılaşmış olsak da, aslında rekor sayıda turist, ziyaretçi ve turizm gelirleriyle kapattık sezonu. 2024’de hedefimiz çok daha iddialı, 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. İnşallah bu hedefi de aşacağız. Erken rezervasyonun yoğun olduğu ülkelerden ilk veriler gelmeye başladı. Bunlardan en önemlisi Almanya pazarı. Geçen sene rekor seviyede 6,2 milyon ziyaretçiyle kapatmıştık. Rusya’dan 6,3 milyon, Almanya’dan 6,2 milyon ziyaretçi gelmişti. İnşallah hedefimiz bu yıl çok iyi, ilk veriler de çok çok iyi. Erken rezervasyonlarda yüzde 20’nin üzerinde artış gözlemleniyor. Bazı operatörlerde bu sayının çok daha fazla olduğunu görüyoruz. Bu yıl Almanya pazarında 7 milyon ziyaretçiyi geçmeyi umuyoruz ” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Avrupa pazarında pasta payını artırmak istediklerini dile getiren Bakan Ersoy, Almanya dışında İngiltere ve Uzakdoğu pazarları gibi yeni destinasyonları da portföye koyulduğunu aktardı.
“Destinasyon sayısını sürekli artırıyoruz”
Avrupa pazarında özellikle nitelikli turisti artırabilmek için 2018 sonu itibarıyla yeni stratejilere geçildiğinin altını çizen Bakan Ersoy, “Biliyorsunuz 2017 sonu gecelik harcama açısından 65 dolarla kapatılmıştı. Geçen seneyi 99 dolar rakamına kadar taşıdık. Önümüzdeki senede hedefimiz 106 dolar. 2028 yılına kadar da 130 dolarları geçmeyi planlıyoruz Türkiye olarak. Bu düşünceyle farklı ürün çeşitleriyle pazara girmeyi hedefliyoruz. Eskiden olduğu gibi sadece deniz, kum, güneş değil, turizm geliştirme ajansının yoğun tanıtım gücüyle birlikte hem ürün çeşitliliği yakalamak istiyoruz, hem de yolcu destinasyon sayısını artırmayı planlıyoruz. Son 4 yıldır dünyanın birçok noktasında, 200’den fazla ülkede yoğun turizm tanıtımı yapıyoruz ve bütün bu ülkelerden de yolcu trafiği başlattık” dedi.
“Arkeoloji turizmine ve gece müzeciliğine yatırım yapıyoruz”
Tanıtımla birlikte deniz, kum güneşin yanına eskiden de çok kuvvetli olduğumuz arkeolojiyi ön plana çıkaran projeler hazırladıklarını söyleyen Bakan Ersoy, arkeoloji turizmine paralel olarak gece müzeciliğinin de geliştirileceğini vurguladı. Bakan Ersoy, “Bunu, geleceğe miras projesi olarak tanıyorsunuz. Özellikle arkeolojik kazı noktalarındaki hem kazı, hem restorasyon, hem de yeniden ihya bütçelerini 15 ila 20 kat oranlarda artırdık. Şu anda 144 ayrı noktada Türk kazı başkanlarıyla birlikte çok yoğun kazı çalışmaları başladı. Bununla birlikte şehir merkezlerinde ya da şehir merkezlerine çok yakın olan arkeolojik bölgelerde gece müzeciliğini de başlattık. Gece 12.00’ye kadar belli başlı müzelerimizi açık tutma kararı aldık. Aşamalı bir şekilde talep gören bütün müzelerimize ve ören yerlerimize bu sistemi kaydıracağız. Bu sene en çok ziyaretçi alan 15 noktada bu sistemi kaydıracağız” dedi.
Ürün çeşitliliğini artırma adına bisiklet turizmine de önem vereceklerine değinen Ersoy, “Ürün çeşitliliğimizi artırıyoruz. Örneğin Almanya’da bisiklet turlarıyla ilgili çalışmalarımızı da artırdık. Özellikle buradaki bisiklet federasyonuyla son bir kaç yıldır çalışma içerisindeyiz ve buradaki, Avrupa’daki bisiklet destinasyonlarına Türkiye rotalarını da eklemeye başladık. Oradan da yoğun bir şekilde talep alıyoruz” ifadelerini kullandı.
Gastronomi turizmine de önem vermek istediklerini açıklayan Ersoy, Türkiye’nin gastronomi değerlerinin çok fazla olduğunu fakat bugüne kadar doğru tanıtılmadığını belirtti. Gastronomi alanında da Türkiye’yi marka bir ülke haline getirmek istediklerinin altını çizen Ersoy, “Türkiye son bir kaç yıldır Michelin yıldız rehberine dahil edildi. Aşamalı bir şekilde önce İstanbul’da başladık, geçen sene itibarıyla da İzmir’i, Çeşme’yi, Urla’yı ve Bodrum’u bu rehbere dahil ettik. Gastronomi alanında da artık Türkiye’yi marka bir ülke haline getirmeyi ve gastro stillerimizi ön plana çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.
Bakan Ersoy, doğa turizmi olsun, inanç turizmi olsun, spor turizmi olsun, yeni ürünleri sisteme dahil ederek, tanıtarak hem sezonu 12 aya yaymak istediklerini hem de pazar destinasyonlarının sayısını artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. – BERLİN
]]>Bakan Ersoy, Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen 55. Uluslararası Turizm Borsası (ITB) Fuarı’na katıldı.
Geçen yılın verilerine ve Türkiye’nin turizm hedeflerine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Ersoy, Türkiye’nin geçen yılı, deprem felaketi, savaşlar ve seçim süreci gibi sıkıntılarla karşılaşmış olsa da rekor sayıda ziyaretçi ve turizm geliriyle kapattığını anlattı.
Bakan Ersoy, turizm konusunda 2024 hedefinin çok daha iddialı olduğunu dile getirerek, “Bu sene inşallah 60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. İnşallah bu hedefi aşacağız. Erken rezervasyon ülkelerden ilk veriler gelmeye başladı. Bunlardan önemlisi Almanya pazarı. 2023’ü çok iddialı bir rekor sayıyla kapatmıştık. Almanya’dan 6,2 milyon ziyaretçiyle 2023’ü kapattık. İlk veriler de çok çok iyi. Erken rezervasyonlarda yüzde 20’nin üzerinde artış gözlemleniyor. Bazı operatörlerde bu sayının çok fazla olduğunu gözlemliyoruz. 2024’te Almanya bazında 7 milyon sayısını geçmeyi umuyoruz.” şeklinde konuştu.
“Türkiye olarak 2028’e kadar kişi başı harcamada 130 dolarları geçmeyi planlıyoruz”
Türkiye’nin özellikle Avrupa pazarında pasta payını arttırmayı hedeflediğini ifade eden Ersoy, şunları kaydetti:
“Bunun yanında da Uzak Doğu pazarlarında yeni destinasyonları hedef pazar olarak portföyümüze koymuş durumdayız. Avrupa pazarında özellikle nitelikli turisti arttırabilmek için 2018 sonu itibarıyla yeni stratejilere geçmiştik. 2017’yi kişi başı harcama olarak 65 dolarla kapatmıştık. Geçen sene de kişi başı harcamayı 99 dolar rakamına kadar taşıdık. Önümüzdeki sene 106 dolar hedefliyoruz. Türkiye olarak 2028’e kadar kişi başı harcamada 130 dolarları geçmeyi planlıyoruz. Bu bağlamda da farklı ürün çeşitleriyle pazara girmeyi hedefliyoruz.
Eskiden olduğu gibi sadece deniz, kum, güneş değil. Turizm Geliştirme Ajansı’nın yoğun tanıtım gücüyle hem ürün çeşitliliği yakalamak istiyoruz hem de hedeflenen destinasyon, yani bize yolcu, turist sağlayan hedef destinasyon sayısını artırmayı planlıyoruz. Başarılı da sonuçlar almaya başladık. Son dört yıldır 200’den fazla ülkede şu anda ülkemiz yoğun turizm tanıtımı yapıyor. Bütün bu ülkelerden yolcu trafiği başlattık.”
Ersoy, özellikle Türk Hava Yolları’nın 330’dan fazla şehre direkt uçuyor olmasının bu noktadaki önemine değindi.
Türkiye’nin tanıtımı amacıyla arkeolojiyi de ön plana çıkaran “Geleceğe Miras Sonsuz Efes” projesini hazırladıklarına işaret eden Ersoy, özellikle arkeolojik kazı noktalarındaki hem kazı hem restorasyon hem de yeniden ihya bütçelerini 15-20 kata varan oranlarda, bölgesine göre değişen noktalarda artırdıklarını söyledi.
Ersoy, şu anda 144 ayrı noktada çok yoğun kazı programları başladığını anlatarak, aşamalı olarak da şehir merkezlerinde olan veya bu noktalara yakın konumdaki arkeolojik bölgelerde gece müzeciliğini başlattıklarını ifade etti.
Gündüz hava sıcaklığının yüksek olduğu bölgelerde gece müzeciğiyle turistlerin rahat gezebileceği bir ortam oluşturulduğunu, o nedenle saat 00.00’a kadar belli başlı müzeleri açık tutma kararı aldıklarını belirten Ersoy, “Aşamalı bir şekilde talep gören bütün müzelerimize bu sistemi kaydıracağız. Bu sene, en çok ziyaretçi alan 15 noktada inşallah yetiştirebilirsek başlıyoruz. Sonra aşamalı olarak bu sayıyı da arttırmayı planlıyoruz.” diye konuştu.
Ersoy, arkeolojinin ürün çeşitliliği olarak yeterli olmadığını vurgulayarak, “Almanya’da bisiklet turlarıyla ilgili çalışmalarımızı da hazırladık. Özellikle buradaki bisiklet federasyonuyla son birkaç yıldır yoğun çalışma içindeyiz ve buradaki Avrupa bisiklet destinasyonlarına Türkiye rotalarını eklemeye başladık. Oradan da yoğun bir şekilde talep alıyoruz. Bugün de aslında burada Alman milli takımından bir sporcunun bir etkinliği olacak.” ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy, bunların yanında Türkiye’nin gastronomi değerlerinin çok fazla olduğunu ve bunu tanıtmaya çalıştıklarını kaydetti.
Türkiye’nin 3 yıldır Michelin Rehberi’ne dahil edildiğini, aşamalı bir şekilde önce İstanbul’da başladıklarını, geçen sene itibarıyla İzmir, Çeşme, Urla ve Bodrum’u bu rehbere dahil ettiklerini dile getiren Ersoy, gastronomi konusunda da artık Türkiye’yi marka bir ülke haline getirmeyi ve gastro stillerini ön plana çıkarmayı hedeflediklerini, bu çalışmanın da başarıyla devam ettiğini söyledi.
“2028’e kadar (turizm) geliri 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bundan sonra inanç, doğa, spor turizmi gibi yeni ürünleri sisteme dahil ederek hem sezonu 12 aya yaymak istediklerini hem de hedeflenen pazar sayısını arttırmayı hedeflediklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bunu da her yıl birbirini izleyen rekorlarla taçlandırmayı umuyoruz. Bu sene inşallah 60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. 2028’e kadar (turizm) gelirini 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Şu andaki ilk göstergeler 2024 için çok çok iyi. Daha açıklanmadı ama havalimanlarından bana şubat verileri geliyor. Geçen seneyle kıyaslandığında şubat ayında çok ciddi bir sıçrama var. Zaten nisan sonunda üç aylık veriler açıklandığında göreceğiz. Mart verileri şubattan da iyi gidiyor. İnşallah bu şekilde giderse 60 milyar dolar gelir hedefimizi aşacağımız bir yıl olur diye düşünüyorum.”
Türkiye’nin Almanya’da yaz tatil paketleri için erken rezervasyonlarda İspanya’yı geçerek birinci sıraya yerleştiğini aktarması üzerine Ersoy, şunları kaydetti:
“Tabii biz çok yoğun tanıtım yapıyoruz. Türkiye bu yoğun tanıtımın karşılığını alıyor. Türkiye ürün çeşitliliğine gitti ve artık tek ürünle çıkmıyor. Herkesin zevkine, keyfine uygun ürünleri de piyasaya sürmüş durumdayız. Aslında bunlar eskiden de vardı ama bu kadar yoğun ve detaylı şekilde tanıtılmıyordu. Bu bütün bunlar sağlandığı için Türkiye özellikle Almanya pazarında parlayan yıldız. Almanya pazarında daha çok potansiyelimiz var alabileceğimiz. Özellikle Almanya ve İngiltere pazarlarında bu güçlü büyüme ivmesini göreceğiz. Ama biz sadece Avrupa’yla sınırlı kalsın da istemiyoruz. Özellikle Amerika kıtasına çok yoğunlaştık. Kültür turlarında da Uzak Asya pazarlarına yoğunlaştık. İnşallah bu çeşitliliği Anadolu’nun her yerinde göreceğiz.”
Mehmet Nuri Ersoy, sürdürülebilirlik konusunda Türkiye’nin sahip olduğu sertifikalarla Avrupa’da en iyi durumda olduğunu belirterek, bunu daha ileriye taşımak için yoğun çalışmalar yaptıklarını sözlerine ekledi.
Bakan Ersoy daha sonra Türk şirketlerinin stantlarını ziyaret ederek bilgi aldı.
Berlin Uluslararası Turizm Borsası Fuarı
Kovid-19 sonrası hızlı değişim sürecinde olan seyahat endüstrisi, dünyanın en büyük ve önemli turizm fuarlarından olan Berlin Uluslararası Turizm Borsası Fuarı’nda (ITB Berlin) bir araya geliyor.
Her yıl mart ayında Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirilen ITB Berlin, bu yıl “Seyahat ve Turizmde Dönüşüme Birlikte Öncülük Edin” temasıyla kapılarını açtı.
Alanında dünyanın en büyüğü olarak kabul edilen fuarda, bu yıl 165 ülkeden yaklaşık 5 bin 500’den fazla firmanın yer alması bekleniyor. Fuar 7 Mart’a kadar devam edecek.
Pazarlama, satış, teknoloji, konaklama ve destinasyon yönetimi alanlarındaki güncel eğilimlerin yer alacağı fuarda, teknolojik ve ekolojik zorluklar, düzenlenecek etkinliklerle masaya yatırılacak.
Fuarda 17 farklı alanda düzenlenecek oturumlarla sürdürülebilirlik, iklimin korunması ve sosyal adalet için küresel turizmin neler yapabileceği değerlendirilecek, iklim değişikliği, yapay zekanın etkisi, kalifiye eleman sıkıntısının devam etmesi ve Kovid-19 sağlık krizinin turizme etkileri gibi zorluklar tartışılacak.
Popüler seyahat destinasyonları ve turizmdeki en son yeniliklere ek olarak fuarda, dünyada turizmi etkileyen ve etkileyecek krizlerle nasıl başa çıkılacağı da masaya yatırılacak.
Türk turizmciler fuarda
Fuarın bu yılki konuk ülkesi Arap Yarımadası’ndaki Umman olacak. Türkiye 2010’da ITB’de konuk ülke olmuştu.
Ummanlı sanatçılar, ülkelerinin kültür çeşitliliğini ulusal kıyafetlerle fuara gelen izleyicilere sunacak. Umman Kraliyet Senfoni Orkestrası da fuar kapsamında konser verecek.
Fuarı, geçen yıl 186 ülkeden yaklaşık 170 bin kişi ziyaret etmişti. Bu yıl ziyaretçi sayısının daha da artması bekleniyor.
Türk turizm sektöründen temsilciler de yenilikleri ve trendleri sergilemek için fuarda yerini alacak. Turizmciler, Türkiye’nin en önemli pazarlarından olan Alman turizm pazarına ve diğer ülkelerden gelecek konuklara ülkeyi anlatacak.
Gelecek yıl ise ITB Berlin’in konuk ülkesi Arnavutluk olacak.
]]>Mersin Turizm İşletmecileri Derneği (MERTİD) ile bir araya gelen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, kentin turizm potansiyelini açığa çıkarmak için Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak önemli projeler ürettiklerini ve hayata geçirdiklerini söyledi. Bu konuda dernek ve turizmcilerle de iş birliği yaptıklarını hatırlatan Başkan Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak hayata geçirdikleri proje ve tesisleri katılımcılarla paylaşarak, “Örneğin Darısekisi Örnek Yörük Köyü, orası bir yerli turist çekme aracıdır. Bunu tanıtmak, anlatmak ve organize etmek turizmcinin işidir. Silifke Gazi Çiftliği’miz var. On binlerce insanı orada misafir ettik. Orası Gazi Mustafa Kemal’in birinci sırada üye olduğu Türkiye’nin ilk Tarım Kredi Kooperatifi’dir. Böyle bir manevi değeri var. Orada da çok güzel çalışmalar yaptık” dedi.
“Visit Mersin Projesi ile ziyaretçilerin seyahatlerini planlayabileceği bir platform hazırlıyoruz”
Kenti tanıtmak için bir ‘Turizm Haritası’ çalışması gerçekleştirdiklerini aktaran Seçer, bu çalışmanın da turizm işletmecileriyle fikir alışverişi yapılarak ortaya konduğunu belirtti. Gelecek dönem MESKİ Su Müzesi’ni hayata geçireceklerini söyleyen Seçer, “Özellikle çocuklarımıza su bilincini kazandırması yönünde çevre illerden oldukça ilgi çekecek. ‘Antik Mersin’ projemiz var. Toplam 33 kilometre uzunluğuna sahip 5 ayrı kültür rotası oluşturuldu. Yine Antik Mersin Tanıtım Ofisi’ni sahilde açıyoruz. Kısa sürede hizmete açacağız. Orada artırılmış sanal gerçeklik teknolojisi kullanılacak. VR Mersin’den farklı, daha geliştirilmiş bir çalışma olacak. Yine yeni dönemde bir projemiz ‘Visit Mersin Projesi’ ile ziyaretçilerin seyahatlerini planlayabileceği bir platform hazırlıyoruz” şeklinde konuştu.
‘Kilikya Yolu’ projesiyle Mersin kültür ve spor turizminde cazibe merkezi olacak
Mersin’in ören yerlerinin yer aldığı noktalarda bisiklet ve koşu parkurları oluşturarak Mersin’in kültür ve spor turizminde cazibe merkezi konumuna gelmesini amaçlayan ‘Kilikya Yolu’ projesinin detaylarını da paylaşan Seçer, “500 kilometrelik bir rota. Otuza yakın da parkur içeriyor. Belediyemiz yapıyor bu çalışmayı ve doğa derneklerinin katkısıyla hayata geçirdi” diye konuştu. ‘Mersin Tarihi Kent Merkezi Koruma ve Canlandırma’ projesi kapsamında da Kasaplar Çarşısı’nı kamulaştırdıklarını ve yerine bir kent meydanı yapacaklarını belirten Seçer, “Tarihi kent meydanı önemlidir. Yani tekrar bina çıkmayacağız. Kenti canlandıralım, insanlar gelsin orada alışveriş yapsın, kafede veya restoranda otursun diye güzel bir meydan yapacağız” dedi.
“Taş Bina Mersinimize yakışır bir kent müzesi olacak”
Taş Bina’nın çok kısa sürede boşaltılacağını ve restorasyon sürecinin başlayacağını dile getiren Seçer, “İçinde farklı birimlerin olduğu, gayet güzel, Mersinimize yakışır bir kent müzesi olacak. Bunun da önemli bir çalışma olduğunu düşünüyorum” ifadelerine yer verdi. Seçer bir diğer proje Karboğazı Kayak Merkezi projesi için ise, “Turizm Bakanlığıyla yürüttüğümüz bir çalışma var. Daha önce başlatılmış, akamete uğramış. Biz tekrar gündeme aldık. Onun da çalışmaları devam ediyor. Turizm Bakanlığı ve Orman Bakanlığı olmak üzere her iki bakanlıkla da görüşmelerimiz iyi gidiyor. Özellikle Turizm Bakanlığı da bu konuda sıcak davranıyor. Ormandan da tahsis konularımız var, orası çok geniş bir alan. Oranın hem günübirlik ziyaret alanı hem de kayak merkezi olması için çalışmalarımız sürüyor” diye konuştu.
“Kent dinamikleri iş birliği içinde olmalı”
Tarsus Şelalesi’nde de önemli bir çalışmayı hayata geçireceklerini vurgulayan Seçer, “Orada bir sosyal merkez, etkinlik merkezi yapacağız. Şelalenin tamamının düzenlemesini yapmak istiyoruz. Narlıkuyu’yu da bir gençlik kampı çalışmasıyla bölgenin ilgi alanı haline getireceğiz. Onun da çalışmaları çok kısa bir süre sonra başlar, projesini hazır ettik” dedi. Kentin önemli turizm potansiyeli olduğunun altını çizen Seçer, bu potansiyeli ortaya çıkarmak için kent dinamiklerinin iş birliği içinde olması gerektiğine dikkat çekti. Seçer, “Belediye, sivil toplum, bürokrasi, Ankara ilişkilerini ortaklaşa götürmemiz lazım” ifadelerini kullandı.
Hayata geçirdikleri festivallerden de söz eden Seçer, Uluslararası Tarsus Festivali, Gençlik Festivali, Edebiyat Festivali gibi birçok organizasyonla Mersin’in tanıtımına katkı sağladıklarını söyledi. – MERSİN
]]>Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Kepez ilçesinde düzenlenen mitingde, 22 yılda eğitimden sağlığa, kültürden ulaşıma, turizmden tarıma Antalya’nın adeta yeniden inşa edildiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Antalya’ya ayrı bir ilgi gösterdiğini söyleyen Ersoy, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan Antalya’nın uzun yıllar yok sayılan, görmezden gelinen sorunlarının çözümü için hükümetin her türlü imkanı sağladığını kaydetti.
Ersoy, hükümetin sorunların çözümü için sağladığı destekler sayesinde Antalya’nın sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri haline geldiğini vurgulayarak, 2023 yılında Antalya’nın transfer yolcular dahil 16 milyonu aşkın ziyaretçiyle rekor kırarak, tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştığı bilgisini verdi.
Türkiye’yi turizmde dünyanın süper ligine yükseltmek ve oradaki yerini kalıcı hale getirmek istediklerini aktaran Ersoy, “Hedefimiz Antalya’yı geleceğe hazırlamaktır. Bunun için kaybedecek bir dakikamız dahi bulunmuyor. Antalya’nın ideolojik takıntılarla zaman kaybetmeye vakti yok. Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı yok. Biz Antalya’yı birilerinin siyaset malzemesi haline getirmesine rıza gösteremeyiz.” dedi.
Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle 2019 yılında kurulan Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla dünyanın dört bir yanında Antalya’nın tanıtımını gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, “200’den fazla ülkede Antalya’yı, Alanya’yı, Kemer’i tanıtıyor, Amerika’da, Rusya’da, Almanya’da Manavgat’ın, Kaş’ın güzelliklerini gösteriyoruz. Her yıl dünyanın en tanınan isimlerini şehrimizin reklamını yapması için Antalya’ya getiriyoruz. Yeni yatırımları şehrimize çekiyoruz. Turizmi sadece 4-5 ayla sınırlandırmıyor, 12 aya yaymak için çalışmalar yapıyoruz.” diye konuştu.
“Bu başarısızlık Antalya’nın kaderi olamaz”
Bakan Ersoy, Antalya’nın kültürel mirasını gün yüzüne çıkaracak tarihin en önemli projelerini hayata geçirdiklerini, arkeolojik hazineleri kazıp çıkartmakla kalmadıklarını, restorasyon yaparak yeniden ihya ettiklerinin altını çizdi.
Tüm desteklere rağmen Antalya’yı yönetenler son yıllarda temel altyapı problemlerini çözme konusunda dahi yeterli başarıyı gösteremediklerine işaret eden Ersoy, şöyle konuştu:
“Bu başarısızlık Antalya’nın kaderi olamaz. Bunu değiştirmek, Antalya’nın dünya turizm merkezleriyle olan rekabetinde öne geçmesini sağlayacak güce kavuşması bizim elimizde. Antalya’mızın biriken birçok sorunu var, ancak çözemeyeceğimiz hiçbir sorunu yok. Yeter ki şehrimizin yönetimi ehil ellere verelim. Bunu birlikte başaracağız. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde Antalya’da üniversitemizle, belediye başkanlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımız, muhtarlarımız, sektör temsilcilerimiz ve siz değerli Antalyalı hemşerilerimizle el ele vererek bu hedeflerimize ulaşacağız.”
Mehmet Nuri Ersoy, Antalya olarak bu hedeflere bir adım daha yaklaşmak adına 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü’nün seçileceğine inandığını kaydetti.
Ersoy, Antalyalıların “Türkiye Yüzyılı” mücadelesinde her zaman olduğu gibi yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Tütüncü: “31 Mart’tan itibaren Antalya’da yeni bir dönem başlayacak”
Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü de kentin AK Parti’nin iktidarda olduğu dönemlerde daima hizmet aldığını, en güzel yıllarını yaşadığını söyledi.
Son 5 yılın Antalya için kayıp olduğunu belirten Tütüncü, “Antalya’nın kaybedilen geçmiş yıllarını, zamanını hep birlikte iade edeceğiz. 31 Mart’tan itibaren Antalya’da yeni bir dönem başlayacak. İmar, ulaşım, altyapı gibi sorunların hepsini çözeceğiz. Eserlerimizle, projelerimizle Antalya’nın ve bütün ilçelerinin altın çağını başlatmaya hazırız.” diye konuştu.
Antalya’nın AK Partili bir belediye tarafından yönetilmeyi hakkettiğini ifade eden Tütüncü, büyükşehrin yanı sıra tüm ilçelerinde Cumhur İttifakı adaylarının seçimi kazanacağına inandığını vurguladı.
AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin de mitingdeki coşkunun Antalya’nın seçime hazır ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Cumhur İttifakı ile Antalya’nın yeniden şahlanacağını ve tüm ilçelerde altın çağı başlatacaklarını belirten Çetin, AK Parti’nin eserleriyle, hizmetleriyle vatandaşın gönlünde taht kurduğunu kaydetti.
]]>Birlikten yapılan açıklamaya göre, gastronomi turizminin gelişmesine katkı vermenin yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olan öğrencilere iş imkanı sağlamak amacıyla hayata geçirilen “Sektör Yetenek Avında” projesi yeniden başlatıldı.
Proje kapsamında düzenlenen “Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması”nın dördüncüsü, verilen 3 yıl aranın ardından Gastronometro’da gerçekleştirildi. Yarışma, 2021 ve 2022’de Kovid-19 salgını nedeniyle 2023’te de 6 Şubat’ta meydana gelen depremler nedeniyle yapılamamıştı.
TÜROB Başkanı Müberra Eresin, törende yaptığı konuşmada, son yıllarda Türkiye’nin gastronomi turizmi için tercih edilen öncelikli bir ülke haline geldiğini belirtti.
Eresin, “Dünya ülkelerinde turizm gelirinin önemli bir kısmını oluşturan gastronomi turizmi Türkiye’de de hala gelişime açık bir alandır. Gastronomi de fazlasıyla nitelikli iş gücüne ve deneyime dayanıyor. Dolayısıyla gençler bu konuda en önemli avantajımız ve güvencemiz. Hedefimiz bu yarışmayı büyütmek, Türkiye geneline farklı kategorilerle genişletmek. Bu amaca yönelik adımlarımızı hızlıca atmak üzere TUGEV ile işbirliğimizi de başlattık.” ifadesini kullandı.
Gastronomi açısından birçok ülkeden daha yüksek potansiyele sahip olan Türkiye bu özelliğini turizme yansıtmayı tamamen başardığında turizm gelirinde önemli artış olacağını belirten Eresin, bu yolda Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması’nın sektör-okul işbirliğinin en güzel ve en anlamlı örneklerinden biri olduğunu vurguladı.
Eresin, sadece dereceye girenlere değil, yarışmaya katılanların tamamına staj ve istihdam imkanı sunulduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:
“Türkiye’de orta ve uzun vadede gastronomi turizminin gelişmesine katkı sağlamasının yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olanlara istihdamın yolunu açan projeyle, turizm otelcilik sektörünün nitelikli çalışan ihtiyacının karşılanması ve meslek lisesi mezunlarının eğitim aldıkları alanda istihdam edilme imkanlarının artırılmasını ana hedef olarak belirlemiştik. Öğrencilerimizin eğitimlerinin bir parçası olarak motivasyonlarını artırmak ve sektörümüzün de okullara dikkatlerini çekmek üzere düzenlediğimiz bu yarışmada aslında kazanan tüm okullar. Hepsini yürekten tebrik ediyorum.”
Eresin, sektörün önde gelen şeflerinden oluşturdukları jürinin, genç şeflerin hazırladığı birbirinden başarılı tabaklar arasından seçim yapmakta ilk defa çok zorlandığını ifade etti.
“Mutfağımızın geleceğine bugünün genç şefleri yön verecek”
Metro Türkiye’nin Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Müdürü Aslı Duran da yaklaşık 35 yıldır Türk mutfak kültürünü ve değerlerini korumak, gelecek nesillere aktarmak ve şefleriyle birlikte bu mutfağın dünyada hak ettiği yere gelmesini sağlamak için çalıştıklarını vurguladı.
Duran, “Metro Türkiye olarak, mutfağımızın geleceğine bugünün genç şeflerinin yön vereceğine olan inancımızla onların eğitimleri ve gelişimleri için pek çok proje geliştiriyor, işbirlikleri yapıyoruz. Türk mutfağının sürdürülebilirliği için yaptığımız her çalışmada ülkemizin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro, hem bir eğitim ve AR-GE merkezi hem de gastronomi dünyasını bir araya getiren bir buluşma noktası olarak önemli bir rol üstleniyor. Yeme içme sektörünün en büyük iş ortağı olarak genç şeflerimize tavsiyemiz, Türk mutfağının tekniklerini, geleneklerini en iyi şekilde öğrenmeleri, yerel ürünlere ve coğrafi işaretli ürünlerimize sahip çıkarak değer kazanmasına destek vermeleri. Metro Türkiye olarak biz, tüm bu konularda onların yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.
İstanbul’dan 12 meslek lisesinin öğrencilerinin kıyasıya yarıştığı, jüri başkanlığını şef Vedat Başaran’ın yaptığı yarışmanın ödül törenine, İstanbul Valisi Davut Gül ile eğitim, turizm, gastronomi ve medya alanından temsilciler katıldı.
Yarışmanın birincisi, Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. İkincilik ödülü Selimpaşa Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine ve üçüncülük ödülü TÜROB 50. Yıl Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine verildi.
ECOLAB Hijyen Ödülü de Kumburgaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin oldu. Katılımcı tüm okullara Gastronometro tarafından hediyeler takdim edildi.
]]>İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca uygulanan Rekabetçi Sektörler Operasyonel Programı (CISOP) kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunması ve tanıtım videosunun gösterimiyle başladı.
Vali ve Belediye Başkan Vekili Ziya Polat, STK ve Kafkas Üniversitesinin turizm çalışmalarına destek vermesi gerektiğini ve şehre bir bilim müzesi yapmak istediklerini söyledi.
Polat, Kars’ta turizmin her geçen gün iyiye gittiğini belirterek, “Sarıkamış otelleri yüzde 70-80 dolu, merkezdeki otellerimiz de öyle. Buralardaki otellere gelen ziyaretçilerimizin yüzündeki gülümsemeyi görmek bizi mutlu ediyor. Turizmde en iyi tanıtım insan tanıtımıdır. Buradan mutlu ayrılan insanların anlatımıdır. Bunun için insan odaklı çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.
Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani Ören Yeri’nin önemine dikkati çeken Polat, “Buralar, atalarımızın ilk fethettiği topraklar, Sultan Alparslan’ın ilk cuma namazını kılışı, ilk Türk camisi, ilk Türk mezarlığı, ilk Türk çarşısı, hepsi burada. Bu destinasyonlarla ilgili özel çalışmalar yapmamız gerekiyor, Ani Ören Yeri’nde müze çok güzel bir fikir, en kısa zamanda gerçekleşmesini diliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Kars peyniri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne neden girmesin?”
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öcal Oğuz da UNESCO olarak 75. yılı kutladıklarını ve Ankara dışındaki ilk etkinliği Kars’ta yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Kars peyniri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne neden girmesin? Bunlar için çalışmak lazım. Önemli olan yereldeki faaliyetler. Yerelde çalışmazsanız ulusalda ya da uluslararası platformda ‘Bu listeye girin’ diye kapınızı çalmazlar. Bu nedenle küsmek ya da kenara çekilmek değil kapıları sonuna kadar zorlamak lazım.” diye konuştu.
SERHAT Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Nurullah Karaca da 5,5 milyon avroluk “Tarihi Kimliği ile Kars Kenti Projesi”nin yüzde 85’inin Avrupa Birliği, yüzde 15’inin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklendiğini söyledi.
Karaca, şöyle konuştu:
“Proje, inşaat ve turizm olmak üzere iki bileşenden oluşuyor. Temmuz 2023’te tamamlanan inşaat bileşeni kapsamında Kars Merkez Haydar Aliyev Caddesi’nde 23 tescilli, 9 tescilsiz binanın cephe iyileştirmesi, kaldırım ve yol yenilemesi, aydınlatma ve çevre düzenleme işlemleri ile işaret ve sokak levhalarının montajı yapıldı. Ani Ören Yeri’nin koruma çitleriyle kapatılması, işaret ve levhaların konumlandırılmasıyla tanıtım işlemleri gerçekleştirildi.”
Açılış konuşmaları sonrası düzenlenen panellerde “Yöresel Gastronominin Turizme Etkisi”, “İklim Değişikliğinin Dağ ve Kış Turizmi ile Kayak Merkezlerine Etkileri ve Bu Yönde Avrupa’da Alınan Önlemler ile En İyi Örnekler” ve “Zaman ve Tarihe Yolculuk: Kars’ın Kültürel Miras ve Tarih Alanlarındaki Zenginliği” konuları ele alındı.
Programda UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Oğuz, Kars Valisi Polat ve SERHAT Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Karaca’ya UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Ankara Arslanhane Camisi’nin konu alındığı kitabı hediye etti. ???????
]]>ESRA NUR PERVAN
Trabzon’un Çaykara ilçesinde vatandaşlar, önemli turizm merkezlerinden Uzungöl’de Danıştay’ın iptal kararına karşın HES projesinin yeniden başlatılmasını protesto etti. Uzungöl Turizimciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş, “Bizim tek derdimiz, toprağımıza olan minnet borcumuzun gereği olarak, derelerimize sahip çıkmaktır. Biz hiçbir siyasi oluşumun maşası değiliz. Biz halkın ta kendisiyiz. Biz bu dağların öz evlatlarıyız” dedi.
Trabzon’un önemli turizm merkezlerinden Uzungöl’de yapılması planlanan HES projesine karşı bölge halkı, basın açıklaması yaptı. Uzungöl Turizimciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş, şunları söyledi:
“UZUNGÖL HES PROJESİ İLE CEZALANDIRILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR”
“Uzungöl’e ve Solaklı Vadisi’ne sahip çıkmak için bizimle beraber olan kıymetli vatandaşlarımız; bugün buraya toplanmamızın nedeni; ülkemizin ve bölgemizin en önemli turizm merkezlerinden olan Uzungöl’e yapılması planlanan HES projesidir. Daha önce Trabzonspor’un adıyla ruhsatı alınan Uzungöl HES 2012 yılında ÇED raporu almıştır. Turizme ve çevreye vereceği zararını öngören bölge insanlarımız çok güçlü şekilde projeye karşı çıkmış ve hukuki yola başvurmuştur. Uzungöl’de, toplumun her kesiminden insanların olduğu büyük çaplı protesto gösterileri düzenlenmiştir. Danıştay’ın iptal kararına rağmen ne olduysa, proje yeniden yürürlüğe girmiştir. Trabzonspor bu projeyi uygulamaktan vazgeçmemiş ve projenin çok büyük kısmını özel bir firmaya satmıştır. Bu projede Trabzonspor’un sadece adı kalmıştır. Trabzonspor’un bu projeden beklediği gelir yıllık ortalama olarak 1 milyon dolar civarındadır fakat Uzungöl’ümüz turizm potansiyeli ile ülke ekonomisine katkısı yıllık ortalama 1.5 milyar dolardı. Bu da HES’ten beklenen gelirin 1500 katıdır. Bu yıl Uzungöl turizminin 50. yılını kutlamayı planlarken, üzülerek ifade etmek isteriz ki, Uzungöl HES projesi ile cezalandırılmaya çalışılmaktadır. Kanunlardaki ilgili maddelere göre projenin onaylanan ÇED raporu, veriliş tarihinden başlamak üzere, 7 yıl içinde inşaata başlama zorunluluğu vardır. Gelinen bu noktada sürenin dolmasına rağmen hiçbir şekilde inşaata başlanmamıştır. Bu yıl itibarıyla ÇED raporunun üzerinden tam olarak 11 yıl geçmiştir. Biz Uzungöl halkı olarak yeniden bu projeyi mahkemeye verdik ve sonucunu büyük bir dikkatle beklemekteyiz.
“İNSANLARA DERENİN KURUDUĞUNU NASIL AÇIKLAYACAKSINIZ”
Şimdi bu projeye olumlu bakan zihniyetlere soruyoruz; 40 yıldan beri çıkarılamayan imar planları yüzünden ideal yapılaşmasını sağlayamayan Uzungöl insanına, bu projeyi resmiyete döktüğünüzü nasıl açıklayacaksınız? Uzungöl’de pencere ölçülerine, çatı yüksekliklerine, ormandan kuru ağaç toplamaya karışan koruma anlayışına soruyoruz; gölden 600 metre mesafede, sit alanının içindeki bu projeye nasıl izin verdiğinizi açıklayabilecek misiniz? Bu proje ile insanların seyrede seyrede Uzungöl’e çıktığı Solaklı Deresi 10 kilometre boyunca yok olacakken, bu manzaraya alışmış insanlara derenin kuruduğunu nasıl açıklayacaksınız? Zaten çözüme kavuşturulamayan trafik problemi, HES inşaatının getirdiği çamur, betonlama ve kazı çalışmasıyla en az iki katına çıkacağını düşündünüz mü? Uzungöl’de kış vakti çeşitli bahaneler sunularak evlerini başlarına yıktığınız insanların gözlerine baka baka bu katliama nasıl müsaade edeceksiniz? Fırtına Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilip, Solaklı Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilmemesinin bir açıklaması var mıdır? Turizm potansiyeli olarak, Karadeniz bölgesinde, Solaklı Vadisi’nin üzerinde başka bir vadi var mıdır? Uzun yıllardan beri bölgedeki alabalık neslini devam ettirmek için yoğun çabalar ve büyük paralar harcayan kurumlarımızın, alabalığın başına geleceklerden hiç mi haberi yoktur? Yerleşim bölgelerinin altından geçecek olan HES tünellerinin potansiyel tehlike oluşturmasından dolayı, facialara yol açmayacağını kim ve kimler garanti edebilir?
“BİZİM TEK DERDİMİZ DERELERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR”
Şimdi buradan en başta devlet yetkililerine sesleniyoruz; bir an önce bu projenin yeniden incelenmesini ve bu tarihi yanılgıdan bir an önce dönülmesini talep ediyoruz. Bizim tek derdimiz, toprağımıza olan minnet borcumuzun gereği olarak, derelerimize sahip çıkmaktır. Biz hiçbir siyasi oluşumun maşası değiliz. Biz halkın ta kendisiyiz. Biz bu dağların öz evlatlarıyız. Bütün memleket sevdalılarını, atalarının emanetlerine sahip çıkan herkesi ve gerçek Uzungöl dostlarını yanımızda görmek istiyoruz.”
]]>
Londra’daki Kraliçe 2. Elizabeth Konferans Merkezi’nde düzenlenen zirve kapsamında yapılan oturuma, Erbay’ın yanı sıra Bhutan Kraliyet Hükümeti Turizm Departmanı Genel Müdürü Dorji Dhradhul ile Brand Afrika Genel Müdürü Thebe Ikalafeng konuşmacı olarak katıldı.
Erbay, konuşmasında, turizmin Türkiye’nin yumuşak gücünün “aydınlık yüzü” olduğuna işaret ederek, “Dünyanın en çok ziyaret edilen 4’üncü ülkesiyiz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin 2023’te 50 milyonun üzerinde turist ağırladığının altını çizen Erbay, “yumuşak güç” ifadesinin Türkiye için anlamına değinerek, Türkiye’nin kolektif barışı ilerletmek ve yapıcı diplomasi yaklaşımından söz etti.
Erbay, Türkiye’nin ağırladığı Suriyelilerden küresel ve bölgesel barışa verdiği katkılara kadar birçok alanda atılan adımlardan örnek vererek, “Dünyada barışı sağlamak ve krizleri çözmek Türkiye için tek seferlik ya da spontane gelişen bir eylem değildir.” dedi.
Türkiye’nin Kovid-19 pandemisi döneminde 160 ülkeye tıbbi yardım malzemesi gönderdiğini hatırlatan Erbay, “Yardım eli uzatmak, bir hükümet projesi ya da uluslararası bir yasal yükümlülük değil, kalpten gelen bir durumdur. Eğer yumuşak güç kalpleri kazanmaksa biz sadece kalbimizden gelen fedakarlıkla kalpleri kazanıyoruz.” diye konuştu.
Erbay, Türkiye’nin diplomatik girişimleriyle milyonlarca ton tahılın Karadeniz’den çıkmasının sağlandığına da işaret ederek işbirliğinin önemine de vurgu yaptı.
“Birçok turist artık sürekli olarak Türkiye’de yaşamak istiyor”
“Turizmde yenilenme” kavramıyla ilgili halkta güven oluşturulması gerektiğini söyleyen Erbay, Kapadokya örneğini vererek, “Yerel halkta güven inşa ederseniz, onlar da yatırımlarını kendilerine ve eğitimin yanı sıra yenilenme hedeflerine ulaşmak için temel gerekliliklere yaparlar.” ifadelerini kullandı.
Bu konuda ve beklenmedik sınamalar karşısında uyumlu çalışmanın önemine vurgu yapan Erbay, Türkiye’de geçen sene yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ülkenin gastronomi turizmi merkezlerinin de bulunduğu 11 ili etkilediğini hatırlattı.
Erbay, yenileme ve hayatı yeniden canlandırma çabaları sürerken bu kentlerde turizmin afet öncesi seviyelerine çıktığını belirtti.
Konuşmasında sürdürülebilirlik konusuna da yer veren Erbay, “Sürdürülebilir turist yeni bir kavramken biz bunun ötesine geçtik. Birçok turist artık sürekli olarak Türkiye’de yaşamak istiyor. Çünkü Kovid-19, insanları Türk sağlık sisteminden faydalanmak isteyecek hale getirdi.” dedi.
Türk sağlık sisteminin yalnızca vatandaşlarına değil tüm dünyaya hizmet verdiğinin altını çizen Erbay, Türkiye’nin turizm dışında da birçok şey vadettiğine dikkati çekti.
Erbay, Türkiye’nin enerji alanında attığı sürdürülebilir yatırımlara da konuşmasında yer verdi.
“Tüm kıtaların bir geçmişi var ama Afrika’nın geleceği var”
Bhutan Kraliyet Hükümeti Turizm Departmanı Genel Müdürü Dhradhul da konuşmasında Bhutan’ın mutlu turistler kadar “önemseyen” turistlere de önem verdiğini söyledi.
Ülkelerinin doğası, yerel yaşamı ve kültürünü korumayı öncelediklerini kaydeden Dhradhul, Bhutan’ın güneyindeki Gelephu bölgesinde yeni bir şehir kuracaklarını ve burada doğaya, yaşama ve kültüre önem verenlerin yaşayabileceği huzurlu kent oluşturacaklarını ifade etti.
Dhradhul, Gelephu’nun dünyanın her yerinden turiste ve yerleşmek isteyene de açık olacağını söyledi.
Brand Afrika Genel Müdürü Ikalafeng ise konuşmasında Afrikalı gençlerin ülkelerine turizm, kültür ve sanat alanında katkılarından söz etti.
Dünyanın birçok ülkesinden Afrika kökenlilerin ülkesine döndüğünü, diasporaların ise Afrika ülkelerine kalkınma konusunda önemli destekler verdiğini anlatan Ikalafeng, “Tüm kıtaların bir geçmişi var ama Afrika’nın geleceği var.” sözleriyle kıtanın geleceğinin aydınlık olduğuna vurgu yaptı.
Türkiye, yumuşak gücünü artırmak için bilinçli çaba gösteriyor
Brand Finance’ın düzenlediği “Küresel Yumuşak Güç Zirvesi 2024″ün sona ermesinin ardından “Küresel Yumuşak Güç Endeksi 2024” başlıklı temel bulguların yer aldığı rapor açıklandı.
Raporda, ABD ve İngiltere’nin daha hızlı “yumuşak güç” büyümesi gösterdiğine işaret edilerek, bu iki ülkenin “üst üste üçüncü kez 1. ve 2. sırayı koruduğu” belirtildi.
Raporda, Türkiye’ye atıfta bulunularak, Türkiye’nin daha güçlü “Benzerlik ve Kültür ve Miras” bağlamında aralarında BAE, Suudi Arabistan, ve Katar’ın olduğu Orta Doğu ülkelerinden biraz daha farklı bir profile sahip olduğu kaydedildi ancak Türkiye’nin de aralarında olduğu bu ülkelerin tamamını karakterize eden şeyin, ulus markalaşma projeleri, diplomatik girişimler ve önemli etkinliklere ev sahipliği yaparak yumuşak güçlerini artırmak için bilinçli çaba gösterdiklerine vurgu yapıldı.
Raporda, Türkiye’ye atıfta bulunulan bir diğer bölümde ise yumuşak güç potansiyellerini gerçekleştirmekte zorlanan Hindistan, Güney Afrika ve Brezilya’nın, Türkiye örneğinde olduğu gibi “Uluslararası İlişkiler ve Kültür ve Miras” gibi alanlara daha odaklı yatırım yaparak yumuşak güçte olumlu etki elde edebilecekleri bildirildi.
İsrail, Gazze’yi işgal ederek uluslararası algısı büyük darbe aldı
Raporda, sert gücün yumuşak gücü zayıflattığına işaret edilerek, silahlı çatışmaya giren ülkelerde yumuşak güçte düşüşler görüldüğüne dikkati çekildi.
Bu bağlamda, İsrail’in, Gazze’yi işgalinin ardından yumuşak güç indeksinde 5 basamak gerileyerek tüm zamanların en düşük 32. seviyesine indiğinin altı çizildi.
Raporda, “İsrail’in, Hamas’ın saldırılarının hemen ardından yaygın uluslararası destek aldığı” ancak İsrail’in misilleme olarak Gazze’yi işgal etmesiyle “uluslararası algısının büyük darbe aldığı” ortaya kondu.
Raporda, “(İsrail’in) İtibarı -0,3 düşerek, 18 sıra gerilemiş ve 79. sıraya düşmüştür. 35 özellikten 34’ünde kaydedilen puan düşüşleri ile ulus markasının geneli üzerinde de olumsuz zincirleme etki söz konusudur.” ifadesine yer verildi.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, Ankara’daki sivil tolum kuruluşları ve üyeleriyle buluşmaya devam ediyor.
Yavaş, son olarak Ankaralılar Derneği (AHİD) yönetimi ve üyeleriyle bir araya geldi. AHİD Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya, milletvekilleri Adnan Beker ve Yüksel Arslan da katıldı.
“NE ÖNEMİ VAR KİMİN NE OY VERDİĞİNİN”
Ankara’ya yıllar sonra Ankaralı bir belediye başkanı geldiği için kentin her yerinde beklentinin çok olduğunu dile getirerek konuşmasına başlayan Mansur Yavaş, seçildikten sonra tüm ilçelerin belediye başkanlarına çağrıda bulunduğunu ama birçok ilçe belediye başkanından dönüş alamadığını söyledi.
Kentte hayata geçirilen projeleri yaparken nereden oy aldıklarına bakmadıklarını vurgulayan Yavaş, “Ankara halkı bana yetki vermiş. Ne kadar eksik giderebilir, problem çözülebilirse o kadar iyidir. Göreve geldik, 232 tane köyde kanalizasyon açıktan akıyor. Çoğunu hallettik, devam ediyoruz. Bir köyde kanalizasyon açıktan akıyorsa, onun etrafında çocuklar oyun oynuyorsa ne önemi var kimin ne oy verdiğinin?” dedi.
“AMACIMIZ; ANKARA’NIN HER TARAFINI YAŞANIR HALE GETİRMEK”
Yeni dönemde, projeleri ortak akıl çerçevesinde birlikte çalışabilecekleri ilçe belediye başkanlarını seçilmesini umut ettiğini belirten Yavaş, “İnşallah bundan sonra elimizden tutacak belediye başkanları olur ya da başka partiler seçilirse de değişen ortamı gördükten sonra inşallah bundan vazgeçerler. Amacımız; Ankara’nın her tarafını yaşanabilir, ilçelerimizin birçoğunu Beypazarı’nda olduğu gibi turizmde kalkınır ve oradan ekmek kazanır hale getirmek. Aynı zamanda hepsinin kültürünü de korumuş oluyoruz. İnşallah bundan sonraki seçimde arzumuz budur” diye konuştu.
“ANKARA’YA İNANACAK YÖNETİCİLERE İHTİYAÇ VAR”
Ankara’nın Başkent olması sebebiyle bütün belediye başkanlarının yıllardır turizmle ilgili bir beklentisi olduğunu dile getiren Yavaş, Ankara’nın turizminin canlandırılmasıyla ilgili ise “Ankara’da aslında çok şey var sadece buna inanacak yöneticilere ihtiyaç var”dedi.
Yenilenen Ulus Meydanı’nın turizm açısından önemine de değinen Yavaş, şöyle devam etti:
“Ulus’ta hemen hemen restorasyon çalışmalarını bitirdik. Kale’de yapılacak tek etap kaldı, onun da ihalesi yapıldı. Hıdırlıtepe’ye projemiz var, ağaçlandırmasına da başlıyoruz. Oraya bir Cumhuriyet kulesi ve Cumhuriyet müzesi kuracağız. Roma Tiyatrosu ve Arkeopark yapıldı. Dolayısıyla o alan tamamen turistik hale gelecek. Anafartalar’ın tümü restore edildi. Ulus Çarşısı restore edildi. Hali yeniledik. Ulus’taki çarşıyı yıktık ve o alan yakında meydan olarak açılacak. Ankara’ya gelen herkesin Gençlik Parkı’ndan başlayıp Ulus Meydanı oradan da Hıdırlıktepe’ye kadar uzanan bir aks oluşturuyoruz. Anafartalar Caddesi’nde de kentsel yenileme çalışması yapıyoruz. Arka tarafta bir Ankaragücü Meydanı oluşturup Hacı Bayram’ı, Hıdırlıktepe’yi, Kale’yi Hamamönü’ne bağlamak istiyoruz. Bu alanın tamamını düşündüğümüz zaman bütün dünyadaki eski tarihi kent merkezlerinin tamamı ortaya çıkmış oluyor ve inşallah turistik bir yere dönüşecek.”
YAMAN: “ANKARALILARIN ÖNÜNÜ AÇTI”
AHİD Başkanı Hilmi Yaman ise Mansur Yavaş’a ziyaretleri için teşekkür ederek, “Bugün Ankara siyasetinde gerçekten Mansur Başkan’a çok teşekkür ediyorum. Ankaralıların kıymetini değerini artırdı. Ankaralıların önünü açtı. Bunun için de kendisine ayrıca teşekkür ediyorum. Bugün Ankara siyasetinde Ankaralılar konuşuyorsa, konuşuluyorsa, Mansur Yavaş’a gerçekten müteşekkiriz. Çok teşekkür ediyoruz. Çıkmış olduğu yolda kendisine başarılar diliyoruz. Rabbim muvaffak eylesin. Başarıları daim olsun” diye konuştu.
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan “2024 Yılında Turizm Sektöründe Uygulanacak İstisnalar” düzenlemesiyle, yurt içinden yapılacak başvurularda iki yabancıya kadar çalışma izni başvurularının istihdam kriteri uygulanmaksızın değerlendirilebilmesine ilişkin düzenleme yayınlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli seyahat acenteleri ile sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren ve Sağlık Bakanlığından yetkilendirilmiş aracı kuruluşları kapsayan düzenleme 31 Aralık 2024 tarihine kadar geçerli olacak. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, “Biz ATSO ailesi olarak tüm komitelerimizle, 60 bini aşkın üyemizle bütün sorunların üstesinden birlikte gelebilecek kuvvetteyiz. İstihdam kriteri uygulanmaksızın yabancı çalışanlara ilişkin çabalarımız sonuç verdi. Bu gelişmeyi önemsiyoruz ve takipçisi olduk, olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Yaşanan gelişmeden memnunuz”
Sektör temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda başlattıkları çalışmaların ve istişarelerin olumlu sonuca ulaştığını kaydeden Başkan Ali Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geçtiğimiz yıl Nisan ayında meclis toplantımızda turizmde faaliyet gösteren, reklam ve eğlence sektörüne mensup üyelerimizin yabancı istihdamında yaşadıkları sorunları dile getirmiş, bu konunun takipçisi olacağımı dile getirmiştim. Kültür ve Turizm Bakanımızı ziyaretimizde sunduğumuz dosyada da bu konudan kendisine bahsetmiştik, akabinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Antalya Valiliği ve ATSO iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz toplantımızda da bu konuyu irdeledik ve sektör temsilcilerimizle bakanlık temsilcilerimizi bir araya getirdik. Bakanlığımızdan edindiğimiz bilgiye göre yaptığımız toplantıların bir sonucu, çıktısı olarak yaşanan bu gelişmeden çok memnunuz.”
Sektörle gerçekleştirdikleri istişare toplantılarının olumlu neticeleri olduğunu belirten Başkan Bahar, “Uluslararası İşgücü Genel Müdürü Ali Aybey beni arayarak, bizi yakından takip ettiklerini ve yabancı uyruklu personel çalıştırmakla ilgili ülkemizde mevcut sorunlar Antalya’da yaptığımız toplantı ile gündeme alındı ve sonuç açısından çok iyi bir noktaya getirildiğini söyledi. Ayrıca altını çizerek ifade etmek istiyorum; yabancılarda istihdam kriteriyle ilgili yaşanan sorunun çözümü noktasında önünü açan ATSO dedi. Sektörümüzün bir sorununa çözüm bulma noktasında odamız harekete geçmiş, ihtiyacını gidermiştir. İşte ATSO para almaktan başka ne iş yapar sorusunun bir cevabını daha paylaşmak istiyorum. Bundan sonra açıkladıklarımıza çok dikkat etmenizi, sizden gelen talepleri nasıl değerlendirdiğimizi, kanun yapıcıya, devletimize asist yaptığımızı bilmenizi rica ediyorum” dedi.
“Beklentimiz yeni düzenlemeler yapılması”
“Turizm kenti Antalya’mızın yabancı istihdamı konusunda yaşadığı problemin çözümüne katkı koymaktan memnunuz” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Ali Bahar, “Sektörümüzün kanayan yarası haline gelmiş, kalifiye yabancı iş gücü bulunamaması ile başlayan ve işletmelerimizi doğrudan etkileyen bu sorunun olumsuz sonuçlara neden olduğunu her yerde dile getirdik. Şehrimiz için en acil beklentimiz bu konuda yeni düzenlemeler yapılması, çalışma izinleri konusunda kolaylıklar sunulması oldu. Bu konuda daha fazla adım atılması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sezonda yaşanan rahatlama, sektör mensuplarımızı da mutlu edecek bir gelişme oldu” diye konuştu.
Kalifiye yabancı iş gücüne yönelik çalışmalarının sürdüğünü vurgulayan Başkan Bahar, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile daha önce yaptığımız görüşmeler neticesinde sektörümüzde yaşanan sorunları bire bir ifade etme fırsatı bulmuştuk. Gerekli dosyaları Bakan Yardımcımıza ileterek, talep ve önerilerimizi de iletmiştik. Asıl talebimiz ATSO bünyesinde bakanlığa bağlı bir birim kurulması ve hatta Antalya’da gerçekleştirilecek bakanlık denetimlerinde oluşturulacak ekipte odamızın da yer almasını istiyoruz” dedi. – ANTALYA
]]>Marmaris ilçesindeki bir otelde düzenlenen “Marmaris Turizm Sektörü ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması” programında konuşan Ersoy, son zamanlarda dünyanın çok büyük küresel ve bölgesel sorunlarla karşı karşıya kaldığını, son 6 yıldır bilinçli attıkları adımlarla devlet ve sektör el ele verip sektörü krizlerden en az etkilenen, kriz sonrası da en hızlı geriye dönen ve büyümeye devam eden bir konuma getirdiklerini söyledi.
Ersoy, 2023 yılının her şeye rağmen rekorlarla dolu bir yıl olduğunu, 2024’ün de turizm açısından yeni rekorları kucaklayacakları bir yıl olacağını kaydetti.
Türkiye’nin 2028 vizyonu çerçevesinde çizdiği hedeflere adım adım ilerlerken her sene bir önceki seneden daha iyi rakamları, hedefleri tutturarak yoluna devam ettiğini anlatan Ersoy, Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile en yoğun ve en etkili tanıtım yapan ülke olduklarını ifade etti.
Ersoy, gereken altyapı ve üstyapıları tanıtım ve diğer stratejileri oluşturarak sektör, devlet ve bakanlık el ele verip kentin istenilen noktaya ulaşmasını sağlamak olduğunu dile getirdi.
Yıllardır Marmaris’e geldiğini, ilçenin sorunlarını gördüğünü belirten Ersoy, “Özellikle turizm ilçelerimizin çok büyük sorunları var. Çok büyük sorunlarımız var ama çözülemeyecek hiçbir sorunumuz yok. Yeter ki ehil ellerde doğru programlarla yol haritamızı oluşturalım, emin adımlarla işimize sahip çıkalım. Adım adım ilerleyerek sorularınızın hepsini çözeriz. Marmaris’in çözülemeyecek hiçbir sorun yok.” diye konuştu.
Bakanlık olarak turizmin gelişiminden sorumlu olduklarını anlatan Ersoy, turizmin sadece bakanlığın desteğiyle, koordinasyonuyla gerçekleşecek bir sektörel faaliyet olmadığını kaydetti.
Turizmin merkezi yönetimle yerel yönetimin koordineli bir şekilde işbirliği yaparak yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Ersoy, şöyle konuştu:
“Bölge koordinasyonunu yerel yönetimler sağlıyor. Bakanlık olarak bütün büyükşehir belediyelerinden turizm master planlarını talep ediyoruz. Uzun vadeli bir turizm gelişimi planlıyorsak, öncelikle yapılması gereken turizm mastır planı. Turizm planları Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılmaz. Turizm master planları Büyükşehir Belediyeleri, valilikler, ilgili kurumların destek vermesi gereken çalışmalardır. Bölgenin yerel potansiyelini yerel yönetimler bilir. Sınırsız potansiyelimiz var, sınırlı kaynağımız var. Belli plan çerçevesinde bunları hayata geçirmemiz lazım. Bakanlık, belediye, bütün devlet kurumları ne yapması gerektiğini bu planda mutabık olarak bilecekler ve üzerlerine düşenleri gerçekleştirecekler.”
31 Mart’ın çok önemli olduğunu belirten Ersoy, 31 Mart’ta verilecek kararla 5 yıl boyunca bu sorumlulukların hangi ehil ellere teslim edeceğinin belirleneceğini vurguladı.
5 yıl boyunca 10 yıllık işi nasıl yapacaklarına karar vereceklerini belirten Ersoy, “Kaybettiğimiz zamanı nasıl kazanacağız, nasıl ileri gideceğimize hep birlikte karar vereceğiz. Sabah Aydın Ayaydın ile, şimdi de Serkan Yazıcı ile bir toplantıya katıldım. Gözlerindeki ışıltıyı, hırsı, azmi gördüm. Beni de motive ediyorlar, eksik olmasınlar. Detaylara çok hakim olmuşlar, kimden ne isteyeceklerini biliyorlar. Bizi nasıl zorlayacaklarını da biliyorlar. Biz zorlanmaya hazırız. Marmaris ne kadar iyi olursa o kadar arkadan gelecek turizm kentlerine örnek olur.” dedi.
“60 yıllık işi gelecek 4 yıla sığdıracağız”
Sektör açısından nitelikli turizme geçiş yapacakları bir program hazırladıklarını ifade eden Ersoy, şöyle devam etti:
“Nitelikli turistin önemli unsurlarından biri de nitelikli personel. Nitelikli personel sadece eğitimle olmuyor. Milli Eğitim Bakanlığımızla çok çalışmalar yaptık ama esas personeli yetiştirdikten sonra korumanız gerekiyor. Korumak içinde mümkünse 12 ay istihdam etmeniz gerekiyor. O yüzden sektörün 12 aya yayılması lazım. En azından sezonluktan çıkıp biraz daha genişlemesi lazım.”
“Gece müzeciliği projesini başlattık”
Bakan Ersoy, gece müzeciliği projesini başlattıklarına işaret ederek, şehir merkezlerinde, şehir merkezine yakın olan bölgelerdeki müzeleri aydınlatma sistemleri ile donattıklarını söyledi.
Özellikle bu konuda turizm bölgelerindeki alanlara sıcak baktıklarını anlatan Ersoy, böylelikle turistlerin müzeleri gece de ziyaret edebilmelerine imkan sağlayacaklarını dile getirdi.
TGA’nın kültür turlarının tanıtımına başladığını belirten Ersoy, “Kültür varlıklarımızı ön plana çıkaran yeni film hazırlıyoruz. Amacımız klasik pazarların dışında Amerika ve Asya kıtasından, kültür turu turistini ülkemize getirmek. Son bir iki yıldır buradaki artış alanları gözlemliyoruz. Çalışmalarımız hızlı bir şekilde karşılık veriyor ve her yıl ortalama yüzde 50 ile yüzde 100 arasında bu noktalardan gelen ziyaretçiler artıyor.” dedi.
12 aylık turizm açısından hava trafiğinin önemli olduğunu vurgulayan Ersoy, Antalya’nın başardığı gibi Muğla’da da golf noktaları tespit ettiklerini, bu noktaların da önümüzdeki yıllarda hızlı bir şekilde hayata geçeceğini söyledi.
12 aylık hava trafiğinde kesin sonuç veren durumun golf noktaları olduğuna işaret eden Ersoy, “Golf noktalarını hayata geçirdiğiniz zaman hava trafiğini de otomatikman başlatmış oluyorsunuz. Hem 12 personelin aylık istihdamını sağlıyorsunuz hem de otellerin kış boyunca belli bir kısmının en azından belli bir doluluk oranıyla ayakta kalmasını sağlıyorsunuz. Hava trafiği açık olduğu zaman zaten 12 ay boyunca devam ettiği için bunu kültürel faaliyetlerle desteklediğinizde belli bir potansiyel kendinden oluşmuş oluyor. Antalya’da her gün ortalama 15 bin civarı yabancı turist iniyor. Zaman içinde az da olsa Dalaman Havalimanı’nda aynı yolcuları görebiliriz. Doğru adımları doğru zamanda atmamız lazım. Doğru adımları atanlar yol aldı. Dünyanın her yerinde bu böyle.” diye konuştu.
“100 milyar dolar hedefimize varmak için adımlarımızı doğru bir şekilde atıyoruz”
Son 5-6 yılda çok büyük krizlerle karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Ersoy, sektör temsilcileri ile el ele omuz omuza verip her türlü olumsuz propagandaya rağmen, tünelin ucundaki ışığa inanarak gayretle çalıştıklarını ve sonunda çok mutlu olduklarını ifade etti.
Dünyada en hızlı yükselen turizm ülkelerinden birinin Türkiye olduğunu belirten Ersoy, “İnşallah bundan sonra da 100 milyar dolar hedefimize varmak için adımlarımızı doğru bir şekilde atıyoruz. Bu ekibin içinde Marmaris’te olacak inşallah. Bunların hepsine 31 Mart günü karar vereceğiz. Hep beraber ulaşacağız hedefimize. Bugüne kadar vermiş olduğunuz destekten dolayı hepinize teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Programda, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, Cumhur İttifakı Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın, Cumhur İttifakı Marmaris Belediye Başkan adayı Serkan Yazıcı da birer konuşma yaptı.
Toplantıya, Muğla Valisi İdris Akbıyık, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, AK Parti İl Başkanı Gültekin Akça, MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat, turizm sektörü ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri de katıldı.
]]>ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, Euromonitor araştırmasına göre 2023’te dünyanın en fazla yabancı ziyaretçi çeken şehirleri arasında İstanbul’un ilk sırada yer aldığını, Londra ve Dubai’den sonra Antalya’nın 4’üncü sırada geldiğini belirtti. 2023 yılında Antalya turizminin 16 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını hatırlatan Başkan Bahar, “Tesislerimiz, doğal güzelliklerimiz, ören yerlerimiz ile küresel standartların üzerinde bir destinasyon olmamızın yanında, sürekli gelişim gösteren insan kaynağımız ile bu gücümüzü destekliyoruz” dedi.
“Nitelik önemli”
Euromonitor International Araştırma Şirketi’nin dünyada, sektörler, ülkeler ve tüketiciler ile ilgili global stratejik istihbarat sağlayan, önde gelen bağımsız kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, “Euromonitor’ün son olarak yaptığı araştırmada Antalya’nın, İstanbul, Londra ve Dubai’den sonra yabancılar tarafından ilgi gören şehir olduğu ortaya çıktı. Antalya sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gözbebeği. Turizm, Antalya ekonomisinin omurgasını oluşturuyor. Son yıllarda resort turizmi yanında spor ve sağlık turizmi alanında atılım içindeyiz. 2023 yılı turizm verilerine baktığımızda, nicelik kadar niteliğin de önemli olduğunu görüyoruz. 2024 hedeflerimizi belirlerken, sadece turist sayısı değil, gelen turistlerin kişi başı gecelik harcamasını artırmamız gerekiyor. Spor turizmi ve sağlık turizmi de bu hedefe ulaşmada bize katkı sağlayacak alanlardır” diye konuştu.
Spor ve sanatın önemi
Antalya’da gerçekleştirilen spor organizasyonları başta olmak üzere kültür ve sanat etkinliklerinin kentin dışa açılan penceresi olduğunu hatırlatan ATSO Başkanı Ali Bahar, “Son bir ay içinde üç büyük uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yaptık. Odamız tarafından desteklenen, Tour of Antalya uluslararası bisiklet yarışı, bu ayın başında 16 ülkeden 25 takım ve 175 sporcunun katılımıyla beşinci kez Antalya’da gerçekleştirildi. Aynı şekilde Dünyanın en büyük bisiklet yarış serisi Cycling Races In Türkiye 2024 Winter Series Antalya’da düzenlendi ve başarıyla tamamlandı. Mart başında bu defa Türkiye’nin en büyük özel girişimli spor organizasyonu olan Uluslararası Runtalya Maratonu koşulacak. Antalya’mızın kültürel ve sportif alanda güçlenmesi iş dünyası olarak bizleri oldukça memnun ediyor” dedi.
Sağlık turizmi
Antalya’ya olan yabancı ilgisinin önemli nedenlerinden birinin de sağlık turizmi olduğunu belirten Başkan Ali Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sağlık turizmi için ‘marka olma’ yolunda adımlar attık. Antalya’nın dünya ölçeğinde tanınan prestijli sağlık turizmi destinasyonlarından biri olmasına yönelik olarak yürüttüğümüz ‘Vizyon-Strateji-Eylem’ projesi çalışmaları kapsamında geçtiğimi günlerde yurt dışından aracılar getirerek üyelerimizle buluşturduk. Bu alanda gidecek daha çok fazla yolumuz olduğuna inanıyorum. Sağlık turizmi bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için potansiyeli oldukça yüksek bir konudur ve biz bunun farkındayız. Antalya iş dünyası olarak katma değeri yüksek alanlarda genişlemeyi sürdürüyoruz ve şu ana kadar bu alanda iyi bir yol kat ettik.”
“Türkiye’nin en hızlı büyüyen ili”
Antalya’nın 2021 ve 2022’de Türkiye’nin en hızlı büyüme gösteren ili olduğunu sözlerine ekleyen Bahar, “2024 turizm açısından daha iyi bir yıl olacak. Yabancı ziyaretçi sayısının 2 milyona yakın artışla 18 milyon kişiye ulaşmasını bekliyoruz. 2023’te dünyada en çok ziyaret edilen dördüncü şehir olduk ama mevcut büyümemizi sürdürebilirsek önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda yer alacağız” diye konuştu.
“Katma değere dönüştürülmeli”
“Turizmdeki gelişimimizi ülkemiz adına daha fazla katma değere dönüştürmek için Antalya’nın birtakım alanlarda desteklenmesi gerekiyor” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Bahar, “Ancak giderek artan yerleşik nüfus, çevre kirliliği, artan trafik sıkıntısı, yolların ve toplu taşımanın yetersizliği gibi sorunları beraberinde getiriyor. Antalyalılar olarak kendi çalışmalarımızı yapıyoruz. Merkezi yönetime yönelik öneri ve beklentilerimizi ilgili Bakanlarımıza iletiyoruz. Antalya’nın gelişimi ve sorunları sadece Antalya’yı değil, bütün Türkiye’yi ilgilendiriyor” şeklinde konuştu. – ANTALYA
]]>Bodrum ilçesindeki bir otelde düzenlenen “Bodrum Turizm Sektörü ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması” programında konuşan Ersoy, 2023 yılının her şeye rağmen rekorlarla dolu bir yıl olduğunu, 2024’ün de turizm açısından yeni rekorları kucaklayacakları bir yıl olacağını söyledi.
Arkeolojik değerlerin önemine işaret eden Ersoy, “5 yıllık dönemde arkeoloji konusunda 12 aylık kazı programları başlattık. ‘Yeni dönemde, çok daha hızlı gitmemiz gerekiyor’ dedik ve geleceğe miras projesini başlattık. Çok da iddialı hedefler koyduk. ‘Son 60 yılda arkeoloji dünyasında ne kadar iş yaptıysak gelecek 4 yılda aynı oranda işi gerçekleştireceğiz’ dedik.” ifadesini kullandı.
Türkiye’de turizm rakamlarına ve dağılımlarına değinen Ersoy, şöyle konuştu:
“Pastanın yüzde 40’ı Marmara, yüzde 40’ı Akdeniz, yüzde 10’u Ege ve kalan yüzde 10’u da Karadeniz ve Anadolu’nun diğer bölgelerine dağılmış durumda. Özellikle Ege’ye baktığımız zaman olması gereken pasta payının çok altında olduğunu görüyoruz. Ben bugün Stratonikeia, Lagina ve Labranda bölgelerindeki arkeolojik geleceğe miras projesinin başlangıcını yapmak için uğrayacağım. Oradan da Marmaris’e gideceğim. Bu tarz yatırımları hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz gerekiyor. Bodrum dünyanın en gelişmiş yani en zengin turist gruplarını ağırlayan bölgesi. Bodrum çok büyük bir hazine Ama onlara hizmet edecek ne altyapımız, ne üstyapımız var. İşte o yüzden turizm sadece Kültür ve Turizm Bakanlığıyla olabilecek bir sektör değil. Turizm bütün bölgenin sahip çıkması gereken yerel yönetimlerin de merkezi yönetimle birlikte ortak projeleri hayata geçirmesi ve işbirliği yapması gerektiği bir sektör.”
“Biz bir turizm şehri isek yerel yönetim seçimlerinden mutlaka adaylardan turizm master planlarını istememiz gerekir.” diyen Ersoy, “Turizm master planları büyükşehir belediyesinin konusudur. Büyükşehir belediyesi planlardan sorumludur, hem altyapılardan hem üstyapılardan sorumludur. Biz Bakanlık olarak master plan uygulanırken mutlaka desteği veririz. Bu planlar ortalama 50 yıllık planlar şeklinde hazırlanıyor.” ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy, öncelikle sezonun 12 aya yayılması gerektiğinin altını çizerek, master planın bu anlamda katkısının önemli olacağını vurguladı.
Ersoy, konuşmasına şöyle devam etti:
“Krizler bize pazar çeşitliliğini öğretti. Pazar çeşitliliği olmayan ülkeler krizlerden çok olumsuz etkileniyor. Biz çok büyük krizleri, sektörümüzü bağışıklı hale getirmeye başladıktan sonra aşmaya başladık. İstanbul Havalimanı dünyanın en büyük havalimanı. Türk Hava Yolları da dünyanın sayılı hava yollarından birisi. 300’den fazla şehre direkt uçuş yapıyor. Dünyada hiçbir hava yolu bu kadar şehre direkt uçuş yapmıyor. Bunun sonucu ne oldu? Dünyanın her yerinden turist almaya başladık. Başta İstanbul olmak üzere aktarmalı bir şekilde Bodrum’a da Marmaris’e de Antalya’ya da geliyor. Biz hava trafiğini ne kadar çeşitlendirirsek hava yollarımızı ne kadar kuvvetli hale getirirsek krizlere o kadar bağışıklı hale geliriz. Hava trafiğinin oluşması için arz talep dengesinin sağlanması lazım. Bizim turizm master planlarıyla 12 ay farklı mevsimlerde gelecek turizm potansiyelini planlayıp hayata geçirmemiz gerekiyor. Her zaman söylüyorum, burada da söyleyeceğim. Bu seçimler çok çok önemli. Büyükşehir belediye başkanlarımızı seçerken, ilçe başkanlarımızı seçerken, bilin ki geleceğimizi de seçiyoruz. Tek başına ideolojik kararlar vererek, şehrimize bir faydamız olmaz. Lütfen kimin projelerine inanıyorsanız, sektörümüzle ilgili projeler gerçekleştiriyorsa bunları sorgulayın, kim sizi tatmin ediyorsa oyunuzu ona göre kullanın.”
Bodrum’u sadece Bodrum olarak görmediklerini dile getiren Ersoy, “Türkiye’nin marka yüzü olarak görüyoruz. Bir tanıtım yüzü olarak görüyoruz. Bodrum nitelikli turist açısından Türkiye’nin bir cazibe noktası ve biz bu durumu çok iyi değerlendirmek istiyoruz. Sizden tek isteğim bize destek olmanız, yardımcı olmanız. Atacağınız adımlarda birçok proje geliştiriyoruz ama birçok projemizde dinlenmeden veya siyasi gerekçelerle direkt rant projesi, denilip reddediliyor. Bir şekilde projeler kilitleniyor.” ifadesini kullandı.
Ersoy’a programın ardından otel çıkışında Bodrumspor atkısı ve forması ile seramik tablo hediye edildi.
Programda, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, Cumhur İttifakı Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın, Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan adayı Mehmet Tosun da birer konuşma yaptı.
]]>Bodrum Turizm Sektörü ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşmaları, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Programın açılış konuşmasını yapan Cumhur İttifakı AK Parti Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, bir Bodrum İttifakı oluşturduklarını dile getirerek, “Bodrum’umuz bir dünya markası ve büyüyor. Sorunlarımız da büyüyor. Gittikçe kronikleşen ve sorunları biriktiren bir Bodrum manzarası ile karşı karşıyayız. Önemli bir turizm merkeziyiz ama altyapıdan üstyapıya, yoldan çevre düzenlemesine, deniz ve doğanın kirlenmesine ve gittikçe turizmin üç aya sıkıştığı bir turizm ile karşı karşıyayız. Dünyanın hiçbir yerinde üç ay turizm yapıp 12 ay geçinen bir sektör yok. Bodrum’un birikmiş sorunlarını merkezi hükümetin desteğiyle çözün diyerek bir görev tevdi etti. Kimseyi ötekileştirmeden, birlikte çalışacağız. Bodrum’da sizlerle birlikte Cumhur İttifakımızın sınırlarını genişlettik ve Bodrum ittifakına dönüştürdük. Bunun içinde sizler varsınız, bizi seven gönül dostlarımız var. Seçilmemiz durumunda Bodrum’da biriktirmiş olduğumuz ne sorun varsa hepsini çözeceğiz arkadaşlar. 1 Nisan’dan itibaren seçimin hemen ertesi günü sezonu başlatıyoruz. Biz hazır mıyız, değiliz. Önümüzdeki süreçte kışın çalışıp 1 Nisan’dan itibaren şehri turizmciye, denizcilere teslim eden, yazın da bu çalışmaların planlamasını yapan bir belediyecilik serüvenine sizden sadece belediye başkanlığı için yetki istemiyoruz arkadaşlar. Bakanımızla da adını koyduk. Bodrum Belediye başkanının ötesinde merkezi hükümetin kurumlarıyla, Ayaydın’ın seçilmesiyle büyükşehir belediyesiyle sizler arasında köprü oluşturacağız. Koordinasyon görevini yerine getirecek bir göreve talibiz. Gerçek bir Bodrum fotoğrafını oluşturduk ve sandıkta sizlere güçlü bir seçenek olarak sunuyoruz. İnşallah 31 Mart seçimleri itibarıyla yeni bir dönem başlayacak. Altyapı, su sorunu, yollar, sıkışmış sezonun uzatılması, kültürel ve tarihi değerlerimize sahip çıkacağız” dedi.
Bodrum’da yeni bir belediyecilik serüvenine, yeni bir heyecana ve motivasyona ihtiyaç olduğuna değinen Tosun, “Denizcilerimizin sorunları var. Bodrum Limanı sıkışmış durumda. Tesislerimiz 5-7 yıldızı hak ediyor. Sokaklarımız tek yıldızı bile hak etmiyor. Bununla yüzleşeceğiz. Sizlerin desteğiyle, yereldeki kaynakları da kullanarak çözmek için 5 yıllığına sizden inisiyatif istiyorum. Beş yıl sonunda yapamazsak bizi gönderin. Bizi bir deneyin. Bunu istiyorum. Turizmcilerimiz, STK’larla hep beraber yöneteceğiz bu şehri. İnsan odaklı, katılımcı bir anlayışla, devletimizin kurumlarıyla iyi ilişkiler içinde olmak suretiyle, sizleri de merkeze koymak suretiyle inisiyatif aldık. Ben sizlerden biriyim. Bodrumluyum ve Bodrum’un sorunlarını çözmeye talibim. Bahanemiz yok, işimiz çok. Bizim bunları çözecek motivasyonumuz da enerjimiz de var” diye konuştu.
Cumhur İttifakı AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın ise Bodrum’un sorunlarını çözmek için aday olduğunu dile getirerek, “Bodrum’daki turizmciler bizim olmazsa olmazımız. Hangi gün ne sorun varsa, 24 saat boyunca kapısı, telefonları size açık bir büyükşehir belediyesi göreceksiniz. Eğer seçildiğimde koltuğumda oturursam, sizin aranıza gelmezsem, sizin çektiğiniz çileyi görmezsem, onları nasıl çözeceğiz” diye konuştu.
Ailesinin 1975 yılından bu yana Bodrum’da yaşadığını dile getiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, “Bu sıcak karşılama için Bodrumlulara teşekkür ederim” diyerek konuşmasına başladı. Bodrum’un birçok sorununa ve ihtiyaçlarına hakim olan biri olduğunu belirten Bakan Ersoy, “Yoğun ve sıcak karşılamadan duyduğum memnuniyeti dile getirmek isterim. 2023 her şeye rağmen rekorlarla dolu bir yıl oldu. 2024 de inşallah yeni rekorları kucaklayacağımız bir yıl olacak. Bunu söylemek kolay da gerçekleşmesine bakarken ne kadar zor olduğunu biz turizmciler biliyoruz. Sadece son 5 yıldır nelerle karşılaştık. 2018’de Thomas Cook krizi ile başlamıştık. Hemen peşinden covid krizi, arada orman yangınları. Tam toparladık derken Rusya-Ukrayna savaşı. Hemen peşinden seçimlerden önce asrın depremi 6 Şubat’ta, seçimler sırasında söylemler ve bunun negatif gelişmeleri, İsrail-Filistin savaşı. Geçmişte de günümüzde de gelecekte de karşılaşacağımız birçok sorunu mega seviyede yaşadık. Artık tüm dünyanın sorunlarından etkilenen bir pozisyondayız. 2018’de bir strateji değişikliğine gitmiştik. Biz bu coğrafyada yaşayacaksak gerçekleri bileceğiz ve krizlere bağlı şekilde sektörü geliştireceğiz. Tanıtımda yüz yıl sonra da olsa turizm geliştirme ajansını kazandırdık sektöre. Devlet sektör el ele vererek turizm ülkeleri içinde en etkili yoğun tanıtım yapan ülke olduk. Arkeolojik değerleri, deniz, kum, güneşin, kültürel değerlerin ne kadar zengin olduğunu biliyoruz. Bunların gün yüzüne çıkarılması konusunda birçok projeyi yaptık, yapıyoruz” dedi.
Arkeoloji konusunda 12 aylık kazı programları başlattıklarını kaydeden Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yeni dönemde, çok daha hızlı gitmemiz gerekiyor dedik ve geleceğe miras projesini başlattık. 60 yılda yaptığımız işi gelecek 4 yılda yapacağız. Hızlı değil, yoğun yapacağız. Ege’ye baktığımızda turizmde olması gereken pasta payının çok altında olduğunu görüyoruz. Doğru politika, planlamalarla Ege’yi, yüzde 10 olan payını yüzde 20’lere getirmek. Bu zenginliğe sahipken hak ettiği payı alamaması düşündürücü. Muğla da geleceğe miras projelerinin başlangıcını yapacak. Bodrum, Türkiye’nin en nitelikli turizm gruplarını ağırlayan bölgesi. Büyük bir hazine Bodrum. Ama onlara hizmet edecek ne altyapı ne üstyapı var. Turizm sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı ile olabilecek bir sektör değil. Bütün bölgenin sahip çıkması gereken, yerel yönetimlerin merkezi yönetim ile birlikte ortak projeleri hayata geçirmesi gereken bir sektör. Büyükşehir belediyelerine yazı yazmaya başladık. Master planlarınızı gönderin diye. 4-5 şehirde kalacağız diye düşünüyorum. Eğer bir turizm şehriysek, gelirlerimizin büyük kısmı turizme endeksliyse o zaman yerel yönetim seçimlerinde mutlaka adaylarınızdan turizm master planlarını isteyin. Turizm master planları büyükşehir belediyelerinin konusudur. Çünkü potansiyeli en iyi sizler bilirsiniz. Hem planlardan, hem altyapı ve üstyapıdan sorumludur. Biz plan hazırlanırken her türlü desteği veririz. Uluslararası konumlanmasını, nasıl yapılacağını çalışırız. Bunlar 50 yıllık planlar şeklinde hazırlanır. Bizim görev süremiz dolacak. Yeni gelen arkadaşlar o görevi hızlı şekilde devralıp devam edebilirler. Sınırsız potansiyel var sınırlı kaynak var. Planda, öncelikler sıralanıyor bir takvime yayılıyor. O kapsamda her kurum üzerine düşen görevi bilir, her yıl bütçede pay ayırır. Hızlı şekilde sorunlar, ilgili kurumlar tarafından gerçekleştirilir. En büyük sıkıntımız sektörün kısa süreli olması. İlk çözmemiz gereken şeylerin başında sezonun uzatılması geliyor. Master plan hazırlarsanız, işimiz çok daha kolay olur. Hava trafiğini de organize ederiz. Krizler bize ne öğretti? Pazar çeşitliliği olmayan ülkeler krizlerden çok olumsuz etkileniyor. Sektörü bağışık hale getirdiğimizde aşmaya başlarız krizleri. THY 300’den fazla şehre uçuş alıyor. Hava trafiğini çeşitlendirir, hava yollarımızı ne kadar kuvvetli hale getirirsek krizlere o denli bağışıklık kazanırız. Bodrum’la ilgili bana bir proje geldiğinde canıgönülden yapmaya hazırım. Bodrum’u sadece Bodrum olarak görmüyoruz. Türkiye’nin marka yüzü, tanıtım yüzü olarak görüyoruz. Bodrum nitelikli turizm açısından Türkiye’nin bir cazibe noktası. Biz bunu çok iyi değerlendirmek istiyoruz. Sizlerden tek isteğimiz bize yardımcı olmanız. Birçok proje geliştiriyoruz. Birçoğu da dinlenmeden, siyasi gerekçelerle, rant projesi denip reddediliyor. Projeleri inceleyin. İki tarafı da dinleyin. Zaten siz şehriniz adına en doğrusuna karar vereceksiniz. Bize anlatma fırsatı verirseniz, bizler de proje detaylarını seve seve paylaşırız.”
Toplantıda konuşmaların ardından başlayan soru cevap kısmı, basına kapalı yapıldı. – MUĞLA
]]>Gaziantep’in yaşanan süreçler sonrası turizm gelişmesi için yapılacak yatırımlar, sektörde yeni trendler, şehir ve bölgesel anlamda yürütülmesi gereken çalışmalar, kentin turizm potansiyeli ile güçlü olduğu alanlara yönelik turist rehberleri ve akademisyenlerin görüşlerinin belirlenen konularda ele alınacağı çalıştay, özel bir otelde yapılan açılış programıyla başladı. Konunun taraflarını bir araya getiren çalıştayda Müzeler Özelinde Turizm Mekanları, Şehir Gastronomisi, Yeni Nesil Turizm Uygulamaları, Şehir Markalaşması ve Şehrin Hafıza Mekanları başlıkları ele alınacak.
Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İpekyolu Kalkınma Ajansı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Turizm Derneği, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Güneydoğu Anadolu Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (GATOD), Turist Rehberleri Odaları Birliği üye şehirleri ve üniversitelerin katılımıyla yapılan çalıştay bir gün sürecek.
“Olumsuz süreçlerden en çok etkilenen sektörlerden biri turizm oldu”
Açılış programında konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Erdem Güzelbey, Gazi şehrin bölgenin vizyoner şehri olarak markalaşma adına projeler üreterek süreçleri ilerlettiğini belirterek, “Zor bir coğrafyadayız. Suriye’de yaşanan iç savaş, pandemi ve deprem süreçlerinden hepimiz etkilendik ama sektör olarak en fazla etkilenenlerden birisi turizm oldu. Bölgenin tekrardan hareketlenmesi, farkındalığın ortaya konulması anlamında bu çalıştayda güzel çıktılar olacağını düşünüyoruz. Planlamalar yapılırken deprem büyük etki etti. Deprem bize hazırlıklı olmayı, risk analizini yapmayı, afetin sonuçlarını azaltmaya yönelik çalışmalar yapmayı öğretti” dedi.
“Yeni nesillerin anlayışların nasıl olacağını ön görerek çalışmalar yürütüyoruz”
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak 2019 yılında Turizm Master Planı yaptıklarını ve Fırat Havzası ile ilgili çalışma yürüttüklerini belirten Başkan Vekili Güzelbey, “Master planlarıyla biz bölgenin ve şehir olarak analizlerin yapılarak dünyada yeni nesillerin anlayışların nasıl olacağını ön görerek çalışmalar yürütüyoruz. Artık dirençli güvenli şehir değilse bir şehir ziyaret edilmiyor. Bu farkındalıkla adımlar atmaya çalıştık. Yerel yönetimlerin bu konuda bakanlıktan daha önemli olduğu kanaatindeyim. Bunun yanında farkındalık oluşturduk. Turizmin kültürle, bölgenin güvenliği ve rehberlerimizin bizleri anlayarak gösterecekleri yollarla ileri gideceğimizin farkındayız. Programı bundan çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Fatma Şahin ve ekibinin turizme gönül vermiş olması müthiş bir sinerji oluşturdu”
Gaziantep Bölgesel Rehberler Odası Başkanı Mehmet Severoğlu ise projenin hayata geçmesinde Başkan Fatma Şahin’in büyük destekler verdiğini aktararak, “Bu çalışmayı bizlerle başlatmak istedi. Nasıl katkı sağlanacak, eksiklikler nelerdir gibi konularda özel akademik kadroları belirledik. Bu kapsamda çalıştayın masalarını kurarken akademik kadrolardan yararlandık. Başkan Fatma Şahin ve ekibinin turizme gönül vermiş olması müthiş bir sinerji oluşturdu. İşler bir saat işler gibi tıkır tıkır çalışıyor. Bu ekipler kolay yetişmiyor kurulmuyor” diye konuştu.
Açılışta ayrıca Büyükşehir Belediyesi KUDEB Daire Başkanı Serdar Murat Gürsel yaptığı “Şehrin Hafıza Mekanları” başlıklı sunumda kentte bulunan tarihi yapıları irdeledi. Kültür ve Turizm Daire Başkanı Turizm Tanıtım Şube Müdürü Ayşe Ertürk ise sunumunda Büyükşehir Belediyesi’nin turizme kazandırdığı ve yeni projeler hakkında bilgiler verdi. – GAZİANTEP
]]>Ersoy, Manavgat ilçesindeki bir otelde yapılan Turizm ve Otel İşletmecileriyle Sektör Değerlendirme Toplantısı’nda, Türkiye’nin geçen sene 56,7 milyon ziyaretçi ile rekor sayıya ulaştığını söyledi.
Antalya’nın da 16 milyon ziyaretçiyle bu sayıda en fazla paya sahip şehirlerin başında geldiğini ifade eden Ersoy, “İnşallah 2024 yılı da 17 milyondan fazla ziyaretçiyle tekrar yeni bir rekor kıracağımız yıl olacak. İlk verileri biz görebiliyoruz. Ocak verileri açıklandı zaten. Şubat verileri de oldukça iyi gidiyor. İnşallah hedefimizin daha üstünde bir sayıyla 2024’ü de gerçekleştireceğiz, kapatacağız gibi gözüküyor.” dedi.
Side ve Manavgat’ın kendisi için ayrı bir önemi olduğunu dile getiren Ersoy, turizm otel işletmeciliğine ilk başladığı yerin Sorgun bölgesi olduğu anlattı.
Bölgenin dinamiklerinin 2000’li yıllardan itibaren geliştiğini, son 20-25 yıllık gelişimini de yakinen takip ettiğini vurgulayan Ersoy, Antalya’da turizmin çok eski tarihlerden beri başladığı yerin Side olduğunu belirtti.
Ersoy, birçok otelci ve yönetici ile çok sayıda yatırımcının mesleği bu bölgede öğrendiğini, daha sonra başka bölgelere geçiş yaptığını aktararak şöyle devam etti:
“Side’yi yeni bir projeyle taçlandırmaya karar verdik. Yeni bir markalaşma, destinasyon markalaşması gerçekleştirmek istedik. Burada da birkaç tane amacımız vardı. Amacımız sadece yoğun turist almak değil, sezonu 12 aya yaymak. Eğer siz nitelikli turist istiyorsanız, nitelikli personele ihtiyacınız oluyor. Nitelikli personel için de mümkünse 12 ay turizm gerçekleştirmek gerekiyor. Bu açıdan turizmin en önemli hazinesi arkeolojik değerleri ve doğası. Arkeolojik değerlerle ilgili de Side şehir merkezi öncelikli noktalardan biri. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak 2014 yılında koruma imar planını Side bölgesinde gerçekleştirerek aslında ilk örnek projelerden biridir. Burada koruma kullanma dengesi sağlayarak bir çalışma başlattık. Bakanlık olarak, o bölgede yatırımları olan vatandaşlarımızın desteği ile hem kazı programlarımızı yürüttük hem de koruma kullanma dengesi çerçevesinde bölgenin gelişmesine çok büyük katkı sağlamış olduk. Geçen sene de bir deneme yaptık. 12 aylık kazı programını yoğun bir şekilde bu bölgede uyguladık.
‘Geleceğe Miras’ projesinin de ilk adımını attık. Neydi bu ‘Geleceğe Miras’ projesi? Geçmişle kıyaslandığında çok yoğun kazı programları oluşturuyoruz. Kazı başkanlıklarına çok geniş bütçeler, ekip ve ekipman desteği sağlıyoruz. Belli bir program dahilinde, bu tarz şehir merkezlerinde veya şehir merkezlerine çok yakın olan noktaları gece müzeciliğiyle buluşturuyoruz. Çok da başarılı geçti. Burada geçen sene 79 milyon liralık bir bütçe ile çok yoğun kazı programı gerçekleştirildi. Aynı zamanda da aydınlatma projeleri hızlandırıldı. Bu sene bütçesini çok daha fazla arttırdık. Müze programını da içine dahil ettik. ve inşallah ikisi birden gerçekleştiği zaman bu sene de yaklaşık 400 milyon liralık bir başlangıç bütçe ayırdık. İnşallah sezon sonuna kadar da müzeyi de hayata geçirerek burada gece 12.00’ye kadar aktif bir şekilde turistlerin gezeceği bir ortamı yaratmış olacağız.”
Antalya bölgesinde yaz aylarında gündüz saatlerinde hava sıcaklığının çok yüksek olduğuna dikkati çeken Ersoy, turistlerin de 40-45 derece sıcaklıkta havuz başında veya deniz kenarında olmak istediğini söyledi.
Bu projeyle güneş battıktan sonra, gece boyunca gezebilecekleri bir ortamı yaratmış olacaklarına işaret eden Ersoy, “Turistler otellerinden ayrılarak şehir merkezinde gezecek. Bunu niye yapıyoruz? Hem turistin cazibe noktalarına erişmesini ve gelecek potansiyel turistlere bu potansiyeli aktarmalarını, tanıtmalarını hem de şehirdeki diğer paydaşların, sektör paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmalarını sağlamak için. Yani esnafın, taksicinin, bu tarz kişilerin sektörden, sektörün diğer paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmasını sağlamak için.” diye konuştu.
Ersoy, “Geleceğe Miras” projesinin bu başarısının ardından projeyi tüm Anadolu’ya yayma kararı aldıklarını belirterek, özellikle bu sene Olympos, Patara ve Ege Bölgesi’ndeki Efes’te hem kazı programlarının bütçelerini çok ciddi oranda arttırdıklarını hem de gece aydınlatmaları ile gün battıktan sonra gezilebilecek noktalar haline getirmeye başladıklarını kaydetti.
Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı devam etti.
Toplantıya AK Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, AK Parti MKYK Üyesi Menderes Türel, AK Parti Manavgat Belediye Başkan adayı Süleyman Okudan ve turizm sektörü temsilcileri katıldı.
]]>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Toplantısı’na katıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya milletvekilleri, ATSO Başkanı Ali Bahar ve oda üyelerinin katılım sağladığı toplantıda konuşan Bakan Ersoy, turizmle ilgili açıklamalarda bulundu. Turizmde rekorlar yılının geride kaldığını hatırlatan Bakan Ersoy, 2022 yılında 51,3 milyon olan ziyaretçi sayısının 2023 yılında yüzde 10 artışla 56,7’ye yükseldiğine, turizm gelirinde de yüzde 17 artış yaşanıp 46,5 milyar dolardan 54,3 milyar dolara yükseldiğine dikkat çekti. Turizmi geliştirmek adına dijital medyada tanıtıma ayrı önem verdiklerini kaydeden Ersoy, “GoTürkiye Instagram hesabımız, 3 milyonu aşkın takipçisiyle dünyada ülke hesapları arasında ikinci sırada yer alıyor. Resmi Youtube hesabımız ise dünyada birinci sırada. Ayrıca Çin ve Rusya’nın özel sosyal medya hesaplarında da iletişimimiz devam ediyor” diye konuştu.
“Arkeolojik çalışma sayısını 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz”
Turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle güçlü bir ilişkisi olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, Türkiye’nin kültürel miras bakımından eşsiz bir coğrafyada yer aldığını ve bu mirası gün yüzüne çıkarıp en iyi şekilde korumak, aynı zamanda kültür turizmine kazandırmak adına bakanlık olarak çok önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Ersoy, “Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı – Geleceğe Miras Projemiz kapsamında, arkeolojik çalışma sayısını, 720’ye yükselttik. Bu sayıyı 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz. Arkeolojik zenginliklerimizi keşfedip korurken, onları tüm dünyanın ziyaret edebileceği bir şekilde müze haline getirmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz, son 60 yılda Türkiye’de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, önümüzdeki 4 yılda tamamlamak. Hızlı kazı yapmıyoruz, yoğuz kazı yapıyoruz. Eskiden 45 ila 60 gün kazı başkanlığı kazı yapardı, şimdi sistemi değiştirdik. Artık 12 ay boyunca kazı yaptırıyoruz. Eskiden sadece bir noktada kazı yaparlardı, şimdi 10-15 noktaya kadar aynı anda kazı yapmalarını sağlıyoruz” dedi.
“Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına başladık”
Kültürel mirasla ilgili bir müjde paylaşan Bakan Ersoy, “Çokça gündeme getirilen Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yenilenmesiyle ilgili. Dünyanın en önemli koleksiyonlarından birine sahip olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına geçen haftadan itibaren başladık. Mimari proje ekibimiz şu anda çalışmalarını yürütüyor. İnşallah projelerin tamamlanmasıyla birlikte Antalya Arkeoloji Müzesi’ni en kısa sürede tamamlamayı arzuluyoruz. Bununla birlikte Kemer’e de bir Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracağız” diye konuştu.
“Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız 800’ü geçmiş durumda”
Ticaret ve sanayi sektörünün çok önem verdiği sürdürülebilirlikle ilgili kültür ve turizm sektörünün adaptasyonu açısından önemli bir çalışma yürüttüklerini kaydeden Ersoy, şunları söyledi:
“Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’yle hükümet nezdinde anlaşma imzalayan ilk ülke olarak Sürdürülebilir Turizm Sertifika Programı’nı hayata geçirdik. İlk etapta konaklama tesislerimize yönelik uyguladığımız program kapsamında, uluslararası akreditasyona uygun, 3 aşamadan oluşan kriterler belirledik. 2030 sonu itibarıyla tüm konaklama tesislerimiz, 3 aşamadaki kriterlerin tümünü karşılayarak sertifika almış ve programı tamamlamış olacak. Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız, 800’ü geçmiş durumda. Bunların 300’den fazlasını, Antalya’daki tesislerimiz oluşturuyor.”
“Mavi bayrağı kaybedersek turizmi, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz”
Bakan Ersoy, kıyılardaki mavi bayrakların korunmasının öncelik hedefleri olduğuna vurgu yaparak, “Antalya geneline baktığımız zaman ağırlıklı deniz, kum ve güneş üzerinden turist alan bir şehir. Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek, turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak biz üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Antalya Havalimanı 2025 yılı yaz sezonunda yolcu hizmet kapasitesi iki katına çıkacak”
Nitelikli turizmde en önemli unsurlardan birinin sorunsuz ulaşım olduğunu ve 2 yıl önce ihalesi yapılan Antalya Havalimanı’ndaki kapasite genişletme çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirten Bakan Ersoy, “Havacılık sistemlerindeki altyapıların yenilenmesini de içeren, 750 milyon avroluk, çok büyük bir yatırım. Bu yıl ilk ilave artış kapasiteleri devreye alınacak ve 2025 yaz sezonuyla birlikte yolcu hizmet kapasitesi, iki katına çıkarılmış olacak” şeklinde konuştu.
“Hollywood ve Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler”
Yeni Sinema Kanunu’yla hayata geçirilen yabancı film yapım desteği ve doğru iletişim ile tanıtım stratejisinin de etkisiyle Türkiye’de çekilen yapımların sayısında büyük artış olduğuna da işaret eden Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu yapımlardan ikisi de dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie’nin filmleriydi ve çekimlerinin büyük bölümü, Antalya’da gerçekleştirildi. Çok büyük bütçelerle çekilen, yıldız oyuncuların rol aldığı, gişesi yüksek filmler, ülkemize ekonomik getirisi ve dünya çapındaki tanıtım etkisi de büyük oluyor. Biz Bakanlık olarak bu tür büyük bütçeli yapımların destinasyonlarımızda çekilmesi için gerekli girişimlerimizi yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler.”
“Sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı”
Bakan Ersoy, 16 milyonun üzerinde turistin geldiği Antalya’nın temel altyapı problemlerini çözme konusunda yeterli olamadığını, tüm desteklerine rağmen sosyal ve kültürel yatırımlar konusunda şehrin hak ettiği projeler hayata geçirilemediğini kaydetti. “Dile getirmekten çok mutlu olmasam da özellikle sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı” diyen Ersoy, “Bu çerçevede şehrin ticaret erbabının, ideolojinin yerine şehrin geleceğini ve hizmet siyasetini dikkate alacağına inanıyorum. Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı yok. Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak; akıllı kent ve turizm uygulamalarına, doğru şehir planlamasına, kent müzelerine, kütüphanelere, uluslararası kültür ve sanat camiasıyla entegre olmuş bir yönetim anlayışına ihtiyacı var” dedi.
Bakan Ersoy, Kepez Belediye Başkanlığı döneminde Hakan Tütüncü’den örnek vererek hem ilçesinde hem de Ankara’da uyumlu çalışarak çok önemli yatırımları ilçesine çektiğini söyledi. – ANTALYA
]]>Ersoy, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, turizmde rekorlarla dolu bir yılı geride bıraktıklarını, 2022’de 51,3 milyon olan ziyaretçi sayısını 2023’te yüzde 10 artışla 56,7 milyona ulaştığını söyledi.
Turizm gelirinin yüzde 17 artışla 46,5 milyar dolardan 54,3 milyar dolara, kişi başı gecelik harcamanın ise 89 dolardan, 99 dolara yükseldiğine işaret eden Ersoy, Antalya’da transfer yolcular dahil 16 milyonu aşkın ziyaretçiyle rekor kırarak, tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştıklarını vurguladı.
Türkiye’yi turizmde dünyanın süper ligine yükselterek, oradaki yerini, daima yükselen bir grafikle kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Ersoy, “Bunu başarabilmenin yolunun krizlere karşı bağışıklık kazanmış bir turizm sektör yapısına kavuşmaktan, pazar çeşitliliğini olabildiğince artırmaktan, 12 aya yayılmış nitelikli turizmden, etkili iletişim, pazarlama ve tanıtım stratejilerinden geçiyordu.” diye konuştu.
İngiltere ve Almanya başta olmak üzere Avrupa ve İskandinav pazar ülkelerindeki ziyaretçi sayılarında yüksek oranlarda artış kaydettiklerine değinen Ersoy, 2023’te ise asrın felaketini yaşadıklarını, seçim süreci ve Orta Doğu’da yaşananların da etkisiyle bir parça gevşeme yaşandığını ancak yıl sonunu 56,7 milyon ziyaretçi ve 54,3 milyar dolar turizm geliriyle kapatmayı başardıklarını vurguladı.
200’den fazla ülkede tanıtım çalışması
BBC, Bloomberg, Euronews, CNN, Al Jazeera gibi kanallarda ve 200’den fazla ülkenin geleneksel ve dijital medyasında Türkiye turizminin tanıtım filmlerinin yayımlandığını aktaran Ersoy, “Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı-Geleceğe Miras projemiz kapsamında arkeolojik çalışma sayısını 720’ye yükselttik. Bu dünyada rekordur. Bu sayıyı 2024’te 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz.” diye konuştu.
Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına geçen hafta başladıklarının müjdesini veren Ersoy, Kemer’e de Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracaklarını aktardı.
Kültür Yolu Festivalleri’nin önemine işaret eden Ersoy, Sürdürülebilir Turizm Sertifika Programı kapsamında üç aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayının 800’ü geçtiğini bildirdi.
Arıtma altyapıları yatırımları
Bakan Ersoy, son 20 yılda turizm amaçlı çevre düzenlemesiyle altyapının geliştirilmesi, ücretsiz halk plajı yapımı ve sürdürülebilir turizm kapsamındaki faaliyetler için yaklaşık 3,6 milyar lire kaynak kullanıldığını anlatarak, “Bu yatırımların güncel değeri 22,5 milyar liradır. Bu kaynağın yaklaşık 2 milyar lirası, 2018-2023 yılları arasındaki çalışmalarda kullanılmıştır ki bunun da güncel değeri 4,3 milyar liradır. Bu kapsamda Belek bölgesinin atık su sorununu 50-60 yıla kadar çözecek Belek-Serik 2 Atık Su Arıtma Tesisi ve bağlantılı altyapı tesislerinin yapımını 2021 sonunda tamamlayarak hizmete aldık.” dedi.
Kemer Çamyuva’daki tesisi de martta açmayı planladıklarını vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti:
“Özellikle belirtmek istiyorum. Aslında arıtma altyapıları yapmak Kültür ve Turizm Bakanlığının konusu değil. Biz de zaten arıtma altyapısı yapmaya çok meraklı değiliz. Ancak mavi bayraklarımızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalındığı zaman Bakanlık olarak bizim devreye girmemiz gerekiyordu, girdik. Yap-işlet-devret formülüyle ki her ne kadar yap-işlet-devret gözükse de yapsanız da devredene kadar bunların geri alımı imkansız. 25 yıllık bir protokolle yapıyorsunuz ancak 50 yıl da işletseniz bu yatırımı finansman dahi geri alma şansınız yok. Zaten Bakanlık olarak öyle hesabımız yok. Bizim öncelikli hedefimiz kıyılarımızın mavi bayraklarının korunması. Antalya genelinde deniz, kum ve güneş üzerinden turist alan bir şehir. Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık. Bundan sonra yapmaya devam edeceğiz.”
Ersoy, Manavgat, Kemer, Muratpaşa, Konyaaltı ve Serik’te hizmete açtıkları mavi bayraklı plajlara bu yıl Manavgat Ilıca ve Kemer Tekirova’da yapımını planladıkları iki halk plajını daha ekleyeceklerini bildirdi.
Yabancı yapımcılar Türkiye’ye gelecek
Türkiye’de çekilen yapımların sayısında büyük artış olduğunu vurgulayan Ersoy, gelecek dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkeye gelmeye devam edeceğini bildirdi.
Ersoy, 2024 yılı hedefini 60 milyon turist ve 60 milyar dolar gelir olarak belirlediklerini, kişi başı gecelik harcamanın ise 106 dolara çıkmasını beklediklerini ifade etti.
Antalya’nın temel altyapı problemlerini çözme konusunda yeterli olamadığını ifade eder Ersoy, şu değerlendirmede bulundu:
“Tüm desteğimize rağmen sosyal ve kültürel yatırımlar konusunda, şehrin hak ettiği projeler hayata geçirilemiyor. Özellikle sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası şehir için çok zayıf kaldı. Bu çerçevede şehrin ticaret erbabının, şehrin kaderini etkileyecek tercihinde ideolojinin yerine şehrin geleceğini ve hizmet siyasetini dikkate alacağına inanıyorum.”
Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı olmadığını vurgulayan Ersoy, “Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak, akıllı kent ve turizm uygulamalarına, doğru şehir planlamasına, kent müzelerine, kütüphanelere, uluslararası kültür ve sanat camiasıyla entegre olmuş yönetim anlayışına ihtiyacı var. Değil mi Hakan Başkan? (Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı) Hakan Başkan Kepez Belediye Başkanlığı döneminde hem ilçesinde hem de Ankara’da uyumlu çalışarak çok önemli yatırımları ilçesine çekti.” dedi.
]]>Midyat ilçesinde 4 yıl önce tarihi sokak ve evlerde başlatılan çalışma kapsamında bulunan ve temizlik yapılan mağaranın tek olmadığının, dehlizlerle farklı mekanlara geçiş sağlandığının belirlenmesi üzerine yer altı şehrini ortaya çıkarmak amacıyla yürütülen kazı çalışmasının 4. sezonu başladı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Mardin Müzesi ve Midyat Belediyesi işbirliğiyle 4 yıldır Estel bölgesinde bulunan Ulu Cami Mahallesi’ndeki 2 noktada çalışmalar titizlikle yürütülüyor.
Çok geniş bir alana yayıldığı tespit edilen ve buluntulara göre yaklaşık 5 bin yıllık olduğu belirlenen yer altı şehrinin, 1. ve 2. etap temizlik ve kazı çalışmalarında 8 bin 223 metrekarelik alan ve bu alanlarla bağlantılı yaklaşık 120 metrelik tünel ortaya çıkarıldı.
İbadethane, silo, su kuyuları, barınma, şırahane, işlik, sarnıç ve mezar alanları, tünel ve dehlizlerin bulunduğu yer altı şehrinde, farklı dönemlere tarihlendirilen, kandiller, ağırşaklar, el değirmeni, taş ve cam boncuklar, taş eserler, bronz sikke ve takılar, pişmiş topraktan araç gereçlerin yanı sıra insan ve farklı hayvanlara ait kemikler bulundu.
Çalışmaların bitme noktasına geldiği 1. ve 2. etapların turizme kazandırılması için hazırlanan restorasyon ile Ziyaretçi Karşılama Merkezi projeleri, Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylandı.
Mezopotamya’nın en gözde destinasyon merkezi haline getirilmesi hedeflenen yer altı şehrinin iki etabının bu yıl turizme kazandırılması hedefleniyor.
“Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız”
Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin, AA muhabirine, çok kültürlü bir yapıya sahip Midyat’ta yüzyıllardır Türk, Kürt, Arap, Müslüman, Süryani ve Yezidilerin bir arada yaşadığını söyledi.
Tarihi ilçede yer altı şehrini ortaya çıkarmak için başlattıkları kazıların sürdüğünü kaydeden Şahin, bu yıl Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü koordinesinde tespit edilen yeni etaplarda çalışma yapılacağını bildirdi.
İlk iki etap için restorasyon ve Ziyaretçi Karşılama Merkezi projelerinin onaylandığını, projeleri çok kısa sürede bitirip 2 etabı turizme açmayı planladıklarını kaydeden Şahin, şöyle konuştu:
“Bu yıl içinde 1. ve 2. etabı turizme açmayı düşünüyoruz. Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız. 6-7 ay içinde yer altı şehri turizme açılacak. Midyat’taki yer altı şehrinin tamamını turizme açtığımız zaman dünyanın en büyük yer altı şehirlerinden biri olacak. Sene sonuna doğru 1. ve 2. etabı tamamıyla misafirlerimizin hizmetine açacağız. Gelen turistler hizmete açılmadığı halde merak edip, bizlere müracaat ediyorlar. Güvenlik nedeniyle şu anda ziyaretçi kabul edemiyoruz.”
Yılda ortalama 1 milyon turisti ağırladıklarını, bu yıl da 1,5 milyon turist beklediklerini aktaran Şahin, turizm konusunda ilçenin potansiyelinin çok yüksek olduğunu dile getirdi.
Turizme açamadıkları destinasyon noktalarının bulunduğunu anlatan Şahin, hedeflerinin 2 milyon turiste yaklaşmak olduğunu sözlerine ekledi.
“5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek”
Kazı başkanı Gani Tarkan da 2020 yılında başlayan kazı çalışmalarında 4. sezona başladıklarını söyledi.
Yamaç yerleşiminin güney kısımlarında çalışmaların devam ettiğini kaydeden Tarkan, şöyle devam etti:
“Bu sezon çalışmalarda bir işlik ve bir mağara alanı tespit edildi. Mağaradan taş alınma suretiyle genişlediğini görüyoruz. Alınan taşlarda mağaranın hemen üzerinde 20. yüzyılın başlarında tarihlenen ev inşa edilmiş. Kazı alanında şu anda üst tabakadayız. Alınmamış dolgu toprağı var. Dolgu toprağının altında da diğer mekanlara bağlantıyı geçişi sağlayacak mekanların da bulunacağını tahmin ediyoruz.”
Yer altı şehrinin yaklaşık 40 hektarlık bir alandan oluştuğunu, şimdiye kadar yüzde 6-7’lik bir kısmının ortaya çıkarıldığını aktaran Tarkan, kazıların yıllarca süreceğini vurguladı.
Şimdiye kadar çok sayıda yapı ve buluntulara ulaştıklarına dikkati çeken Tarkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Milattan önce 3. binde yerleşim başlıyor Matiate yer altı şehrinde. Tunç Çağı’nda başlıyor ve kesintisiz şekilde devam ediyor. Roma dönemine ait de çok sayıda buluntu var. Sikkeler, kandiller, su mataraları, cam bilezikler ve günlük kullanım eşyaları gibi yoğun seramik buluntuları bulundu. Bunun yanında çok sayıda daha çok Orta Çağ seramiği bulduk. Tunç dönemine tarihlenen seramiklere de ulaştık, bunlar lokal bölgede. Ancak kazı alanı genelinde Orta Çağ ve Roma dönemine ait buluntularla karşılaşıyoruz. 5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek. Hedefimiz yer altı şehrinin tamamını açığa çıkarmak ve etap etap burayı gelen turistlerin ziyaretine açmak.”
“Matiate diğer yer altı şehirlerinin öncüsü”
Midyat Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları sorumlusu ve sanat tarihçisi Mervan Yavuz da arkeolog, sanat tarihçisi ve 10 işçi ile çalışmaları titizlikle yürüttüklerini söyledi.
Çalışmaların 1. ve 2. etabında bitme aşamasına gelindiğini kaydeden Yavuz, şimdiye kadar açığa çıkardıkları alanda önemli buluntulara ulaştıklarını, buluntulara göre yer altı şehri tarihinin Tunç dönemine kadar gittiğini gördüklerini bildirdi.
Dünyanın birçok yerinde yer altı şehirlerinin bulunduğunu, ilçedeki yer altı şehrinin benzerinin Kapadokya bölgesinde olduğunu kaydeden Yavuz, şöyle dedi:
“Matiate yer altı şehrinin önemi, bereketli hilalin tam ortasında bulunmasından kaynaklı. Yayılım buradan gerçekleştiği için Matiate yer altı şehrinin diğer yer altı şehirlerinin öncüsü olduğunu görüyoruz. Diğer yer altı şehirlerinden farkı ise sivil mimarinin yer altı şehrinin üzerinde bulunması. Bu da bize yer altı şehrinden günümüze nasıl ulaşıldığını gösteriyor. Yer altı şehrinden kent yaşamına aşamalar halinde geçişini gözlemleyebiliyoruz. Aynı zamanda Kapadokya gibi bazı yer altı şehirleri, dikey olarak aşağı inmekte. Buradaki ise teras şeklinde yatay seyrediyor ve çok geniş bir alana yayılıyor.”
]]>İzmir’in Bergama ilçesinde Bergama Belediyesi Güzellik Ilıcası Sosyal Tesislerinde turizm sektörü temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Ersoy, bugün açıkladıkları Geleceğe Miras Bergama Projesi ile ilçenin ziyaretçi sayısını artıracaklarını belirtti.
Türkiye’nin de bulunduğu coğrafyada son 5 yılda birçok talihsizliğin yaşandığını kaydeden Ersoy, dünyanın en büyük tur operatörlerinden Thomas Cook’un iflası, Kovid 19 salgını, orman yangınları, Rusya-Ukrayna Savaşı, deprem felaketleri ve İsrail’in Gazze saldırılarına rağmen Türkiye’nin 2023’ü turizm geliri, ziyaretçi sayısı, kişi başı gecelik gelir açısından rekorlarla kapattığını ifade etti.
Bakan Ersoy, turizmi 81 ile yaymak istediklerinin altını çizerek, şöyle konuştu:
“12 ay ülkemizde farklı ürün çeşitlemeleriyle turizm olsun istiyoruz. Turizm pastası nasıl dağılıyor diye baktığımızda ağırlıklı olarak Akdeniz ve Marmara Bölgesi, yüzde 80’ini alıyor. Ege Bölgesi yüzde 10’luk bir kısmını alıyor aşağı yukarı. Karadeniz ve Anadolu’nun diğer bölgeleri de kalan yüzde 10’luk kısmını paylaşıyor. Öncelikli hedeflerimizden bir tanesi de hem turist sayısını, geliri artırmak ama turistin 81 vilayete ve diğer bölgelere de yayılmasını sağlamak. Burada en hassas olduğumuz noktalardan biri Ege Bölgesi. Çünkü Ege Bölgesi’nin sahip olduğu potansiyeli, kültürel varlıkları, kıyıları, doğal kaynakları ile aslında turizmde hak ettiği yerde olmadığını düşünüyoruz. Turizmde hak ettiği yere getirmek için proje ve çalışmalarımıza devam ediyoruz.”
Geleceğe Miras programına Bergama bölgesini de dahil ettiklerini aktaran Ersoy, bu kapsamda sadece kazı ve restorasyon yapmadıklarını, önemli olanın maksimum seviyede ilçenin, çevre şehirlerin bundan fayda elde etmesi olduğunu, bütün şehir paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmasını sağlayacak bir ortam yaratmaya çalıştıklarını kaydetti.
Gece müzeciliği konsepti
Bakan Ersoy, gece müzeciliği konseptini Bergama’da da uygulayacaklarını ifade ederek 2024 itibarıyla başta Ege ve Antalya’daki noktalar olmak üzere yoğun ziyaretçi alan ve şehir merkezinde yer alan bütün ören yerlerinde bu konsepti uygulayacaklarını dile getirdi.
Ersoy, Bergama’da Geleceğe Miras Projesi’nin uygulamaya geçmesiyle yıllık 200 binlerden geçen yıl 480 binlere çıkan ziyaretçi sayısının 4 yıllık süreçte yıllık 1,5 milyona ulaşabileceğini de söyledi.
“Adayların seçim beyannamelerini dikkatlice okuyun”
Bakan Ersoy turizmin sadece bakanlığın yaptığı çalışmalarla hedefe ulaşabilecek bir konu olmadığını, yerel yönetimlerin çok önemli olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
“31 Mart seçiminin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Lütfen adayların seçim beyannamelerini dikkatlice okuyun. Sorular sorun, turizmle ilgili neler yapıyorlar? Maalesef bazı büyük şehirlerde biz arıtma altyapılarını bile yapar duruma geldik. Dünyada kültür ve turizm bakanlıkları arıtma altyapısı yapmaz. Eğer turizmde doğru, hızlı, verimli bir çıkış elde etmek istiyorsanız, başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere bütün şehirlerde turizm master planının hazırlanması lazım. ve turizm master planlarını hazırlamak Kültür ve Turizm Bakanlığı görevi değildir. Yerel yönetimlerin, büyükşehir belediyelerinin görevidir.”
Bakan Ersoy, turizm tesislerinin sürdürülebilirlik sertifikasyonlarıyla ilgili yoğun bir çalışma yaptıklarını, üç aşamalı programın geçen yıl başlayan ilk aşamasında Türkiye’deki yaklaşık 21 bin otelden 16 binden fazlasının sertifikalandırıldığını aktardı.
Kalan 5-6 bin otelin de şu anda kapalı oldukları için sertifika sürecini tamamlayamadığını bildiren Ersoy, “Açılmadan önce sertifikasyon programlarını tamamlayıp süreci başarıyla yürüteceğiz. Dünyada sonradan gelmemize rağmen şu anda örnek gösterilen ülke olduk Türkiye olarak. Konaklama tesisleri sürdürülebilirlik politikaları ve sertifikasyon programı kapsamında tüm dünyada örnek gösterilen ülke olduk. Şimdi biz bunları diğer mekanlarımıza da aşamalı bir şekilde yayarak devam edeceğiz.” diye konuştu.
Programa AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu, AK Parti Bergama Belediye Başkan adayı Sadık Doğruer de katıldı.
]]>Ersoy, Alanya Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleşen Turizm ve Otel İşletmecileriyle Sektör Değerlendirme Toplantısı’nda, geçen ay turizmde 56,7 milyon ziyaretçi ve 54,3 milyon dolarla Türkiye tarihinin en iyi rakamlarını sektör olarak elde ettiklerini açıkladı. Burada Antalya ve Alanya’nın pastadaki payının büyük olduğunu ifade eden Ersoy, Antalya’nın geçen yıl 16 milyon turisti ağırlayarak en yüksek geliri elde ettiğini belirtti.
Ersoy 2024 yılına umutla baktıklarını anlatarak, “60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar hedefimiz var. Antalya’nın da 17,5 milyon sayısına ulaşacağını bekliyoruz. El birliğiyle çalışarak sektör olarak bu hedeflere ulaşacağız.” dedi.
Bu hedeflere ulaşmak için birçok etkinliği paralel götürmek, birçok hamleyi önceden görüp atmak gerektiğinin altını çizen Ersoy, dünyada turizm sektöründe lider konumda olmak için orta ve uzun vadeli projeleri hazırlamak ve bunları harfiyen uygulamak gerektiğini belirtti.
“2022 yılında pandemiyi iyi yönettiğimiz için dünyada en çok turistle dördüncü sıraya kadar geldik”
Bakan Ersoy, 2018’de belirledikleri orta ve uzun vadeli yol haritasında belirlenen hedeflere tek tek yaklaştıklarını anlatarak, “Eksiklerimizin başındaki tanıtımdı. Bunu Turizm Geliştirme Ajansıyla 2019 yılında yoluna soktuk. Şu anda dünyada en iyi, en yoğun şekilde tanıtım yapan turizm ülkesi Türkiye. Bunun sonuçlarını da aldık. Çok hızlı bir şekilde basamaklarda yukarı çıktık. 2022 yılında pandemiyi iyi yönettiğimiz için dünyada en çok turistle dördüncü sıraya kadar geldik. Şimdi bu sene inşallah beşinci sıramızı korumuş olacağız. Hedefimiz burada kalmak değil. 2028’e kadar üçüncülüğe gelmek. Gelir hedefimiz de çok büyük. 2028’de 100 milyar dolar hedefimiz var. Bunu da aşama aşama bütün planları zamanda ve adımları yerinde atarak gerçekleştireceğiz diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Ersoy hedefleri koymanın kolay, sonuçları görmenin de güzel olduğunu ifade ederek, bunun kendi kendine olmadığını sistemli ve programlı çalışarak gerçekleştirildiğini kaydetti.
Bakanlık olarak, arıtma tesisleri ve halk plajları projelerini de hayata geçirdiklerini dile getiren Ersoy, Antalya’da son beş yıl içerisinde iki arıtma tesisi ve 15 halk plajı açtıklarını vurguladı.
Turizmde en önemli konunun gelen turistten şehrin bütün paydaşlarının yaralanması olduğunun altını çizen Ersoy, şöyle konuştu:
“Geçen dönem gelen turistin otele hapsolmaması, esnafla buluşmasını sağlamakla ilgili bir çalışma hazırladık. Arkeolojik çalışmaları 12 aya çıkardık. Eskiden 45-60 günlük kısa vadeli çalışmalar vardı ve yıllar sürüyordu. Şu anda 172 kazı noktasında ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında 12 ay kazı programı ve kazı noktalarımızı hazırlıyoruz. Bu anlamda da çok iddialı bir hedef koyduk. Son 60 yılda gerçekleştirdiğimiz kazı sayısını gelecek dört yılda gerçekleştireceğiz. Ortalama 15 kat daha yoğun çalışacağız demektir. Eskiden bir noktada kazı varken şimdi 15 noktada kazı çalışması yapıyoruz. Otomatikman 15 yılda yaptığınız işi 1 yıla sığdırabiliyorsunuz. Bu kolay olmuyor. Kazı ekibini ciddi şekilde desteklemeniz gerekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak inanılmaz derecede bütçeleri artırdık. Basit bir rakam verecek olursam 2019 yılında 36,7 milyon lira olan kazı bütçemizi geçen sene 1,1 milyara çıkarttık. Bu seneki rakamı da 6 milyar lira olarak belirledik.”
Ersoy, bu konuda bir adım daha atarak gece müzeciliği uygulamasına başlayacaklarını anlatarak, sahil bölgelerindeki yüksek sıcaklık nedeniyle gündüz plajları tercih eden tatilcileri akşam saatlerinde otellerinden çıkararak müzelere yönlendirmek istediklerini vurguladı.
Gece müzeciliğini şehir merkezi ve yakın bölgelerdeki müzeler başta olmak üzere yavaş yavaş yoğunluğuna göre yayacaklarını anlatan Ersoy, “Bu çalışmaları bu yıl tamamlayıp aşamalı şekilde gece müzeciliğini başlatacağız. Amaç turist dışarı çıksın, esnafla buluşsun.” dedi.
Toplantı basına kapalı gerçekleştirilen soru cevap kısmıyla sona erdi.
]]>Aydın’a gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kuşadası’nın ardından Didim’de de turizm sektör toplantısına katıldı. Düzenlediği toplantıda Bakan Ersoy’a Aydın Valisi Yakup Canbolat, Aydın BŞB Başkan adayı Mustafa Savaş, AK Parti Aydın İl Başkanı Gökhan Ökten eşlik etti. Bakan Ersoy’u Didim Kaymakamı Can Kazım Kuruca, ilçe protokolü ve siyasiler karşıladı.
Didim’deki turizmciler, seyahat acenteleri temsilcileri ile otel sahipleri ve yetkililerinin katıldığı toplantıda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalara geçildi. Toplantıda konuşan AK Parti Didim Belediye Başkan adayı Kadri Kabak Didim’in çok önemli bir turizm destinasyonu olduğunu ifade ederek, “402 kilometrekarelik alanı, 93.7 kilometrelik sahil şeridi ile Didim, 2006 yılında turizm kenti ilan edilmesinden bu yana siz çok değerli turizmcilerin yatırımlarıyla katkılarıyla belirli bir mesafeyi kat etti. Ancak bunlar yeterli mi? Tabii ki yeterli değil. Turizm sektörünün önemli meseleleri var. Önemli sorunları var, önemli sıkıntıları var ve aslında yapılabilecek birçok husus söz konusu. Sahil şeritlerimiz içerisinde yeni bir turizm destinasyonu oluşturulabilecek nadir belki de tek ilçelerden biriyiz. Tabii ki bu süreç bakanlığımızın radarına girmiş durumdadır. Bakanlığımızın katkıları, destekleri bugün görüldüğü gibi sayın bakanımızın onurlandırmasıyla birlikte Didim çok daha güçlüdür. Kendileri de buna sunacak katkı sağlayacaktır” dedi.
“Ortak akılla Aydın’ı yöneteceğiz”
AK Parti Aydın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Savaş, “Tarihle medeniyetiyle, kültürüyle, dillere destan bir şehrimiz var. Şehrimize ne yapsak az? Evet, merkezi hükümet olarak çok önemli hizmetler yapıyoruz, yapmaya da devam ediyoruz ama yerel yönetimle merkezi hükümetin birleşmesi halinde çok daha güzel işlere imza atacağımıza inancımız tam. Büyükşehir’e belediyelere muazzam kaynaklar geliyor, gelmeye de devam ediyor. Diğer belediyelere gittiği gibi Aydın Büyükşehir’i de kaynak geliyor. Ama bu kaynakların etkin ve verimli bir şekilde yönetilmemesi gibi bir problem var işte. Biz bu kaynaklara etkin ve verimli bir şekilde kullanacağımız bir dönemi vadediyoruz” dedi.
“Didim’in potansiyeli var”
Didim’in de Ege’nin turizm merkezlerinden biri olduğunu sadece Aydın’ın değil Muğla’ya komşu olduğunu kaydeden Bakan Ersoy, “Didim’in potansiyeli var mı? Fazlasıyla var ama bu potansiyeli doğru kullanamazsak doğru planlayamazsak bu şansımızı yavaş yavaş kayboluyor. Bunu niye söylüyorum? Demin başkanımız da söylediği gibi bu tarz turizm merkezlerinde sadece kültür ve Turizm Bakanlığı çalışmalarıyla bir yere gelmek mümkün değil. Özellikle büyükşehir olan yerlerde biz Büyükşehir Belediye başkanlığımıza da söylüyoruz. Turizm master planının büyük şehir tarafından hazırlanması lazım. Master planları büyükşehir belediyeleri tarafından hazırlanır, kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenir veya bu şekilde birçoğu üniversitelerin de içinde olduğum yerel temsilcilerinin içinde olduğu bir çalışmadır. Aydın bölgesinde gücünü de kapsayan bir turizm master planı gerçekleşirse o zaman sınırlı sayıda kaynaklı sınırsız talebin gerçekleştirilmesi sağlanıyor” diye konuştu.
“Ege turizm merkezleri projesi”
Ege Turizm merkezleri projesine de değinen Bakan Ersoy “Doğru planlamalarla doğru teşhislerle doğru tedavi yöntemleriyle çok rahat bir şekilde geliri ikiye katlayacak durumdasınız. İşte biz de bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Ege turizm merkezleri projeleri de geliştirdik ama maalesef süreçlere siyasi yaklaşıldığı zaman yavaşlatılabiliyor, engellenebiliyor. Ben halbuki her zaman söylüyorum, Ege söz konusu olduğu zaman İzmir söz konusu olduğu zaman Aydın söz konusu olduğu zaman siyasi yaklaşmamak gerekiyor. Doğrusu neyse tartışırız. Doğrusu yapılması gerekiyor. Bugün süreçlerle yavaşlatılıyor. 4 yıldır 5 yıldır süreçler gidiyor maalesef” ifadelerine yer verdi.
“Arkeolojide altın çağ dönemi başlatıldı”
Bakanlık olarak arkeolojinin altın çağını başlattıklarını ve kazı başkanlıklarının da bütçelerini arttırdıklarını belirten Bakan Ersoy “Arkeoloji de altın çağı başlatıyoruz. Bu da nasıl olacak, geleceğimize miras projesiyle olacak? Arkeolojik kazı noktasında 144 noktada Türk kazı başkanlıkları var. Türkiye genelinde 32 noktada yabancı kazı başkanlıklarımız var. Bu yeni aldığımız karar. Artık yabancı başkanlıkları da Türk kazı başkanı yani 160 yıl önce başlayan bir süreçte, 160 yıl sonra o noktalara da Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, şehirlerde Türk kazı başkanları süreci yönetecek. Şimdi artık bütün kazı başkanlıkları 12 ay çalışıyor. Hem kazı başkanlarımızı atarken yoğun ekip, ekipman ve bütçede atıyoruz. Yani çok ciddi bütçeler görüyoruz. Ekip kullanma yetkileri veriyoruz ve bütçeleri de ciddi oranda arttırıyoruz” şeklinde konuştu.
Bakan Ersoy’un konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak sürdürüldü. – AYDIN
]]>Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AA muhabirine, kentte Mart 2023’te etkili olan sel felaketinde can kaybı yaşandığını, kentin önemli kültürel varlıklarından arkeoloji ile mozaik müzelerinde de hasar oluştuğunu anımsattı.
Şanlıurfa Müze Kompleksi içerisinde yer alan Arkeoloji ve Haleplibahçe Mozaik müzelerinin bodrum ve zemin katlarındaki donanımlarının selde zarar gördüğünü belirten Şıldak, yürütülen bakım, onarım ve tadilat çalışmaları sebebiyle müzelerin ziyarete kapalı olduğunu söyledi.
Şıldak, çalışmaların bir an önce tamamlanması için yüklenici firma ve ilgili bakanlıkla sürekli irtibat kurduklarını ifade ederek, “Esasen yüklenicinin daha süresi olmasına rağmen, yani iş biraz daha devam edecek olmasına rağmen, işin devamını da etkilemeyecek şekilde teknik olarak gerekli tedbirler alınıp buraların ziyarete açılması konusunda şubat ayı içerisinde inşallah adım atmış olacağız.” dedi.
Eserlerde bir zarar oluşmadığına işaret eden Şıldak, “Bir kısmı, tabii alt katta bulunanlar etkilenmiş olsa da çok hızlı bir müdahaleyle bunlar kurtarıldı. Temizlikleri yapıldı ve şu an sergilenmeye, teşhire hazır vaziyette tutuluyor.” bilgisini paylaştı.
“Şu an açılış noktasına gelmiş bulunuyoruz”
Şanlıurfa Müze Müdürü Celal Uludağ ise müzelerin deprem koşullarına uygun yapılmasından dolayı 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden çok etkilenmediğini kaydetti.
Müzelerin, 15 Mart 2023’te yaşanan sel felaketinden olumsuz etkilendiğini vurgulayan Uludağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Özellikle müzemizin eksi birinci katında bulunan elektrik, mekanik sistemleri olumsuz etkilendi ve müzemizin ziyarete kapatılması söz konusu oldu. Ancak mayıs ayında başlatılan onarım çalışmalarında çok hızlı yol alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından özellikle bölge illerden müzenin eserlerinin yeniden hazırlanmasına, tasnifinin yapılmasına, temizlenmesine yönelik büyük destek sağlandı. Bölge illerden, Ankara’dan, İstanbul’dan alanında uzman restoratör arkadaşlarımız Şanlıurfa Müzesi’ne geldiler ve burada selden etkilenen eserlerin temizlenmesine, tasnifine yönelik çalışmalara başladılar. Biz kısa süre içerisinde aslında eserlerimizin hepsini toparlayarak güvenli yere aldık. Bu alanlarda gerekli temizleme, tasnif, sayım işlemlerini tamamladık ve güvenli bir yerde eserlerimizi muhafaza etmeye devam ediyoruz.”
Uludağ, müzelerin onarımı için yapılan ihalenin bitiş tarihinin Kasım 2024 olduğunu, ancak bölge turizmine büyük katkı sağlayan Şanlıurfa Müzesi’nin bir an önce ziyarete açılmasına yönelik büyük emek harcandığını belirtti.
“Özellikle Şanlıurfa’nın ülke turizminde, dünya turizminde çok önemli bir yerde bulunması ve turizmcilerin buraya çok büyük ilgi göstermesi ve şu an içerisinde bulunduğumuz Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nin dünyanın en nitelikli ve özel müzelerinden biri olması sebebiyle müzemizi açma noktasında çalışmaları çok hızlandırdık ve şu an açılış noktasına gelmiş bulunuyoruz. Müzemizi şubat ayı içerisinde inşallah açmış olacağız” diyen Uludağ, bundan sonraki süreçte çalışmaların yine devam edeceğini aktardı.
Celal Uludağ, ziyaretçilerin eserleri rahat şekilde görmesi ve incelemesi için gerekli hazırlıkların tamamlandığını dile getirdi.
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı bazı eserlerde kısa sürede restorasyon çalışması başlattı
ADIYAMAN – Nemrut Dağı başta olmak üzere 300’ün üzerinde ören yeri ile adeta ‘açık hava müzesi’ olan Adıyaman’da 26 eser, 6 Şubat depremlerinde hasar gördü.
UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Nemrut Dağı başta olmak üzere Perre Antik Kenti, Eski Kahta Kalesi, Cendere Köprüsü, Karakuş Tümülüsü gibi 300’ün üzerinde ören yeri ile ülkemizin önemli turizm kentlerinden birisi olan Adıyaman’da tarihi ve kültürel varlıklarda depremden nasibini aldı.
Binlerce yapının yıkıldığı Adıyaman’da, Karakuş Tümülüsü’nde bulunan 2 bin yıllık ‘tokalaşma sütünü’ devrildi. 2 bin yıllık Eski Kahta Kalesi ağır hasar gördü. 18. Yüzyıl’da yapılan Tut Vijne Köprüsü yıkıldı. 16. Yüzyıl’da yapılan Adıyaman Ulu Cami yıkıldı. 1701 yılında yapılan Süryani Kadim Mor Petrus Mor Pavlus Kilisesi ağır hasar aldı. Adıyaman’da toplam 26 eser yıkık, ağır, orta ve az hasar aldı.
Bakanlık, tarihi ve kültürel varlıklara hızla müdahale etti
Hasar gören tarihi ve kültürel varlıkları korumak için Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, öncelikle çevre güvenliği ve can güvenliği önlemlerini alarak çalışmalara başladı.
Karakuş Tümülüs’ündeki ‘tokalaşma sütunu’ iki hafta gibi kısa sürede restore edilerek ziyarete açıldı. Eski Kahta Kalesi’nde restorasyon çalışmalarında sona gelinirken, 2024 turizm sezonunda ziyaretçilerini kabul edecek. Yıkılan Ulu Cami’nin taş ayrımı yapılırken yeniden yapılması için projelendirme çalışmaları sürüyor. Mor Petrus Mor Pavlus Kilisesi’nde ise restorasyon çalışmaları sürüyor.
Depremin birinci yıl dönümüne sayılı günler kala hasar gören tarihi ve kültürel varlıkların son durumu ile ilgili bilgi veren Kültür ve Turizm Müdürü Abuzer Gelse, “6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman genelinde zarar gören tarihi ve kültürel varlıklarımıza ilişkin gerekli çalışmalar ivedilikle ve hassasiyetle gerçekleştirildi. Bunun sonucunda Adıyaman il genelinde 26 adet tarihi ve kültürel varlığımızın hasar aldığını gördük. Bu tarihi ve kültürel varlıklardan yıkık, ağır, orta ve az hasarlı diye tasnif edildi. Bakanlığımız uhdesinde gerekli çalışmalar hızla başlatıldı.
Öncelikle Karakuş Tümülüs’ünde bulunan sütunlardan bir tanesi yıkılmıştı. Rekor bir sürede o sütunumuzu yeniden ayağa kaldırdık. Yine Eski Kahta Kalesi’nde meydana gelen bir takım hasarlar vardı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüzün girişimleriyle burada da yine gerekli çalışmalar başlatıldı. Bu çalışmalar bitmek üzere ve inşallah 2024 turizm sezonunda Eski Kahta Kalesi eski ihtişamıyla ve heybetiyle ziyaretçilerini karşılamaya devam edecek. Yine şehir merkezinde ve il genelinde zarar gören, Vakıflar Bölge Müdürlüğü uhdesinde bulunan bir takım cami, türbe, kilise gibi dini merkezlerimiz bulunmaktaydı. Bunlardan da hasar görenlerle ilgili gerekli işlemler başlatıldı.
Kommagene Uygarlığının 5 büyük eyaletinden birisi olan Perre Antik Kenti, depremde herhangi bir zarar görmedi. Yine Adıyaman’da turizmin odak noktasını oluşturan Nemrut Dağın’daki dev heykellerinin bulunduğu anıt mezarın çevresinde de herhangi bir zarar meydana gelmedi” diye konuştu.
]]>TÜRKİYE’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya bölgesinde, 2023 yılında 4 milyon 826 bin 622 yerli ve yabancı turist ile ziyaretçi rekoru kırıldı. Nevşehir Valisi Ali Fidan, “Kapadokya ören yerlerini ziyaretçi sayısı açısından değerlendirdiğimizde 2023 yılı boyunca, 2022’yılına oranda yaklaşık yüzde 21’lik artışla 4 milyon 826 bin 662’ye ulaştığını görmekteyiz. Bu rakam tüm zamanların en yüksek rakamıdır, bir rekordur. İlimiz ve bölgemiz cazibe merkezleri olmaya devam etmektedir” dedi.
Kapadokya bölgesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olarak ziyarete açık tutulan Nevşehir, Ürgüp ve Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Karanlık, El Nazar ve Gülşehir, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak, Tatlarin ve Mazı yer altı şehirleri, Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve Ören Yerleri, Gülşehir Açık Saray Harabeleri, Hacıbektaş Veli Müzesi ve Hacıbektaş Atatürk Evi’ni 2023 yılında 4 milyon 826 bin 622 yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Kapadokya’da bugüne kadar görülen en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşıldı. Nevşehir Valisi Ali Fidan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kapadokya ören yerlerini ziyaretçi sayısı açısından değerlendirdiğimizde 2023 yılı boyunca, 2022 yılına oranla yaklaşık yüzde 21’lik artışla 4 milyon 826 bin 662’ye ulaştığını görmekteyiz. Bu rakam tüm zamanların en yüksek rakamıdır, bir rekordur. İlimiz ve bölgemiz cazibe merkezleri olmaya devam etmektedir. Doğal, kültürel ve tarihsel değerleriyle, istihdam imkanları ile refah payının arttığı önemli olan Kapadokya bölgesindeki tüm zamanların ziyaretçi rekorunun kırılması oldukça sevindirici. 2024 yılında da ziyaretçi grafiğinin daha da üst noktalara çıkarak 5 milyonu aşan bir oranda gerçekleşmesi en büyük beklentimiz. Bu oranın elde edilmesine katkı sunan başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere, turizm işletmelerinin yöneticilerine, turizm çalışanlarına, turizmdeki STK’larımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Kapadokya Turistik İşletmeciler Derneği (KAPTİD) Başkanı Teyfik Ölmez’de 2023 yılında yüzyılın depreminin yaşanmasına rağmen Kapadokya bölgesindeki turizm hareketinin beklenilen düzeyde olmasa da kötü geçmediğini belirterek, “2023 turizmde kötü geçmedi ama biz beklentimizi çok yukarıda tuttuğumuz için bazı işletmelerde hayal kırıklığı olmuş olabilir. Sonuç itibariyle Kapadokya bölgesi 2023 yılını kötü atlatmadı. Maalesef yaşanmış bazı sıkıntılar vardı. Mesela çok büyük bir deprem atlattık. Depremin yaşandığı şubat ayı içinde normalde insanlar turlarını planlayıp tatillerini satın alırlardı. Ama tam tatillerini satın alacakları döneme denk geldiği için biz sezonun ilk yarısını kaybettik. Sezonun ikinci yarısı itibariyle ağustosta biraz kıpırdama oldu” dedi.
‘HAFTADA 21 UÇAĞA ULAŞTIK’
2023 yılında dünyanın birçok ülkesinden azımsanmayacak oranda bir turist hareketliliğine tesislerin sahne olduğunu söyleyen Ölmez, sözlerine şöyle devam etti:
“Kapadokya olarak Latin Amerika, Meksika, Brezilya, Güney Amerika ve Kolombiya pazarından çok fazla talep aldık. Asya pazarından Güney Koreliler geçen yıl çoktu. Bunun yanında Malezya ve Endonezya var. Japonya pazarından bu yıl istediğimizi tam alamadık ama 2024 için çok umutluyuz. Geçen yıl Çin pazarı bir ara açıldı, sonradan yeniden açıldı ancak şu günlerde Çinlilerden yoğun bir talep var. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Çinliler de olabilir ama Çin yılbaşısı ile birlikte 2024 yılının ocak ayının sonu itibariyle yoğunluk kazanacağını bekliyoruz. Haftada 21 uçağa ulaştık. Bunlara ilave olarak Çin devletinin de 4 uçağı ile birlikte haftada 25 uçağa çıkacağına inanıyoruz. 2024’te rezervasyonlar fena gitmiyor. İnşallah bir sıkıntı olmaz.”
]]>