“KÜRT DÜŞMANI ARIYORSANIZ PKK’YA BAKIN”
Partisi adına söz alan AK PartiHatayMilletvekiliHüseyin Yayman ise kürsüden DEM Parti sıralarına dönerek, “Eğer bir Kürt düşmanı arıyorsanız, PKK terör örgütüne bakacaksınız” dedi.
“BU DİLİ ASLA KABUL ETMİYORUZ”
Yayman, şu ifadeleri kullandı: “AK Parti kurulduğundan beri, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bir Kürt sorunu varsa bu benim sorunum demiştir. Sizin grubunuz her defasında bu Meclis’i Kürt düşmanı olmakla suçluyor. Bu dili kınıyoruz, asla kabul etmiyoruz.
“EN AZINDAN BAHÇELİ’NİN BAŞLATTIĞI SÜRECE HÜRMETKAR TAVRINIZ OLSUN”
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne asla bunu söyleyemezsiniz. Cumhur İttifakı olarak söylüyoruz, bu ülkede dün olduğu gibi bugün de bu ülkede yaşayan herkes eşittir. Birinci sınıf vatandaştır. Bu konu istismara kapalıdır. En azından Sayın Devlet Bahçeli’nin başlattığı sürece bir hürmetkar tavrınız olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de, FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle hakkında kesinleşmiş 7 yıl 6 ay hapis cezası bulunan R.Ç. (51), polis tarafından yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle hakkında kesinleşmiş 7 yıl 6 ay hapis cezası bulunan R.Ç.’nin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Bu kapsamda hükümlü, adresine düzenlenen operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan R.Ç., emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine konuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve TEM Şube Müdürlüğü görevlilerince PKK/KCK terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilerek engellenmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında; sosyal paylaşım platformları üzerinden “terör örgütü propagandası yapmak” suçunu işledikleri tespit edilen C.A. ve Y.İ.K isimli şahıslara yönelik operasyon gerçekleştirildi. Adli makamlardan alınan talimatlar doğrultusunda 26.11.2024 tarihinde yapılan operasyonel çalışmalar neticesinde 2 şahıs yakalanarak gözaltına alındı.
Şahıslar emniyetteki işlemlerinin tamamlanması akabinde adli mercilere sevk edildi. C.A. isimli şahıs mahkemece tutuklandı, Y.İ.K. ise adli kontrol ve yurt dışı yasağı kararı ile serbest bırakıldı. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile DEM Parti’nin görüşmesine yönelik açıklamasına ilişkin olarak, “Devlet Bey her hafta pozisyonunu yenilemek, tahkim etmek, daha iyi anlatmak ve bu konuda yeni yeni şeyler söylemek suretiyle gündemi elde tutmaya çalışıyorlar. Cumhurbaşkanı’nın Anayasa ile ilgili meselesiyle Abdullah Öcalan’ın terör bitsin çağrısını aynı paragrafta anmak bir siyasi hesap olduğunu gösteriyor. CHP’nin milleti de memnun edecek, devletin de çıkarlarını koruyacak bir planı var. O da Meclis üzerinden yürümektir. AK Parti ve MHP’nin planının parçası olmayız” ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün akşam aralarında Anka Haber Ajansı muhabirinin de olduğu bir grup gazeteciyle bir araya gelerek, gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Özel “Sizce, Bahçeli gerçekten Orta Doğu’da Türkiye’yi dışarıdan tehdit eden bir terör sorunu mu görüyor, yoksa Cumhur İttifakı bunu kullanıyor mu” sorusuna şu yanıtı verdi:
“B seçeneği. Tayyip Bey, ‘Seçimi kazananın söylediği her şey doğrudur. Her şeye o karar verir’ dedi ve 31 Mart’ta unvan maçını kaybetti. Psikolojik üstünlüğü kaybetti, gündem belirleme yetisini yerel seçim sürecinde de kaybetmişti ve devam ediyor. Böyle olunca gündemi ele almak için birkaç makro hamle yaptılar. Bunlardan bir tanesi Meclis Başkanı’nın da öncülük anayasa süreciydi. Arada teğmenler meselesi, başka mevzular sürekli CHP’nin tahrik edilmeye çalışıldığı birtakım gündemler yaşandı. İkinci büyük gündemi ele alma çabası olarak ‘İsrail’in bir sonraki hedefi Türkiye’dir’ sözünü önemli gördüm. Üçüncü olarak da şimdi bu büyük yeni ve gündeme bomba etkisiyle düşen süreç yürütülüyor. Ben işin bir tarafında Kürt sorununun demokratik yollarla da çözülüp sorun olmaktan çıkıp terörün de gerekçesini ortadan kalkacağı ve bir yanda şehit cenazelerinin gelmeyeceği, annelerin ağlamayacağı bir süreç noktasında bunun karşısında duran bir pozisyonda olmayacağımızı söyledik. Ama Meclis’i odak yapan, samimi, şeffaf toplumsal mutabakat pozisyonumuzu çizdik.
“Cumhurbaşkanı’nın Anayasa ile ilgili meselesiyle Öcalan çağrısını aynı paragrafta anmak siyasi hesap”
Devlet Bey her hafta pozisyonunu yenilemek, tahkim etmek, daha iyi anlatmak ve bu konuda yeni yeni şeyler söylemek suretiyle gündemi elde tutmaya çalışıyorlar. Temel yaklaşımım, geçen hafta Devlet Bey’in aynı paragrafta, ‘Ne var yani Abdullah Öcalan gelse, çağrıda bulunsa, terör bitse Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmesi için de anayasa değişse bunun kime zararı var?’ Cumhurbaşkanı’nın Anayasa ile ilgili meselesiyle Abdullah Öcalan’ın terör bitsin çağrısını aynı paragrafta anmak bir siyasi hesap olduğunu gösteriyor. O yüzden sorunuza B şıkkı dedim. Ben burada Cumhur İttifakı’nın şu ana kadarki tutum ve tavırlarını samimi bulmuyorum. Çıkar hesabı içinde olduklarını düşünüyorum. Ben 24 yaşından beri meslek örgütünde, sivil toplumda, sonra siyasi partide yöneticilik yapıyorum, ömrümün yarısından fazlası bununla geçti ve benim bildiğim bir şey var: Başkasının planının parçası olmayacaksın. Kendine ait bir planın olacak. CHP’nin milleti de memnun edecek, devletin de çıkarlarını koruyacak bir planı var. O da Meclis üzerinden yürümektir. Başkasının planının parçası olmayız. AK Parti ve MHP’nin planının parçası olmayız.”
Özel, “Peki sizce PKK, Öcalan’ın çağrısıyla silah bırakır mı” sorusu üzerine, “Bunlar bir siyasi parti liderinin cevaplayacağı değil; siyasi analiz yapan gazetecilerin, yorumcuların, Kürt meselesini takip eden akademisyenlerin yorumu. Benim burada bir yorumda bulunmam çok farklı yorumlara sebebiyet verebilir. Bir siyasi partinin genel başkanı olarak ben buna girmem. Bu tartışmaları bu konuda çalışan akademisyenlerle, yorumculara ve gazetecilere bırakıyorum” ifadesini kullandı.
“Devlet projesinden çok, Cumhur İttifakı projesi”
Özel, “25 Eylül’de DEM Partili üç milletvekili umut hakkı teklifi veriyorlar. Onlara sorduğumuzda, ‘Biz hep yapıyoruz’ diyorlar. Ama bu yasama yılında ilk defa verdiler. Ardından 1 Ekim’de Bahçeli el uzattı ve sonrasında her grup toplantısında el artırarak devam etti. Bunun arkasında görüşme trafiği olmadığına inanmak biraz saflık gibi geliyor. Sizce bu bir devlet projesi mi” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Bu kadar veriyle bu soruya cevap vermek kolay değil. Çünkü henüz hiçbir şey netleşmiş değil. Erdoğan bugün, ‘Bahçeli ile mutabıkız’ dedi. Geçtiğimiz hafta da Bahçeli’yi övüyordu. Bugün, ‘Bahçeli çok cesur bir çıkış yaptı’ gibi şeyler söyledi. Bunun ben bir devlet projesinden çok, Cumhur İttifakı projesi olduğunu düşünüyorum. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de terör sorununu bitirmek ve Türkiye’nin artık kaynaklarının buraya harcanmasına engel olmak noktasında devletin çıkarına ve milleti rahatsız etmeyecek bir çözüme sıcak bakacağını düşünüyorum. Devlet binalardan, kurallardan, kurumlardan oluşan bir yapı ama onu siyaset gelip yönetiyor iktidar partisi. Burada zorluk iktidar partisinin uzun süredir partiyle devlet ayrımını, devletin menfaatiyle partinin menfaatlerini birbirine karıştırmış olması veya iç içe sokmuş olması. AK Parti iktidardan düşerse devlete bir şey olmaz Türkiye’ye de bir şey olmaz. Hatta çok sağlıklı bir şey olur. Türkiye’de iktidarın değişebildiği meselesi Türkiye’deki demokrasinin varlığını dünyaya göstereceği için dünyanın Türkiye’ye bakışını, özellikle ekonomik olarak Türkiye’nin kredi notlarından tutun da doğrudan yabancı yatırıma kadar Türkiye’yi çok olumlu etki eder. Zaten iktidarların değişebildiği ülkeler gelişiyor, iktidarların değişemediği ülkeler gitgide fakirleşiyor dünyada. O yüzden iktidarın değişme meselesi Türkiye’nin felaketi olmaz.
“Tayyip Bey’in gidişini hazmedememek, bunun için her yolu denemek aslında milliyetçilik değil”
Devlet Bey çok milliyetçi ve ülkenin menfaatlerini düşündüğünü iddia ediyor. İktidarı değişebilen bir ülke zenginleşiyor, refaha kavuşuyor, huzura kavuşuyor. O yüzden Tayyip Bey’in gidişini hazmedememek, bunun için her yolu denemek aslında milliyetçilik değil. Gerçek milliyetçilik serbest ve adil seçimlerle iktidarın değişebilmesini temin etmektir. Bugün biri gider, öbürü gelir ama orada CHP gibi milletin itiraz etmediği ve devletin zarar görmeyeceği bir çözümü önermek bence doğru bir şey. Sırf Erdoğan iktidarda kalsın diye, Anayasa pazarlıklarına girişmek ve bunu bir terör örgütü liderini, özgürlüğü üzerinden pazarlık konusu yapmak doğru bir şey değil. Yoksa çatışmalı süreçlerin çözümlenmesi noktasında, müzakerelerin vardığı noktada taraflar karşılıklı adımlar atarlar. Bu olağan bir süreçtir. Ama bunu bir kişinin siyasi geleceğine, bir partinin iktidarda kalmasına endekslemek milliyetçilik değil.”
“Aday belirleme yükünü 1 buçuk milyon kişiyle bölüşeceğim”
Özel, “CHP’nin en büyük sorunu en doğru adayı belirleme noktasında parti içindeki olası adaylar içerisinde bir çekişme var algısı. Parti içindeki ayrışmanın bu olası adaylardan kaynaklı olduğu da konuşuluyor. Bunu yönetmekte zorluk yaşıyor musunuz ve son noktada buna nasıl karar vereceksiniz” sorusu üzerine, “Tasvir edildiği gibi ya da sorunuzdaki kadar sorunlu bir alan yönetmiyoruz. Ama sonuçta 22 yıllık bir iktidarı değiştireceğiz ve o seçime giderken iç ve dış şartların çok kolay olacağını da iddia etmek samimi bir cevap olmaz. Ama zaten genel başkanlar, liderler böyle günler için var. Ben şunu söyleyeyim: Bu kararı tek başıma vermeyeceğim. Bu karara çok katılımcı bir şekilde ve partimin en azından bütün üyeleri, hatta daha da genişleyebilir miyiz çünkü tüzüğümüzde halk yoklaması da var, onu da koruduk. Ben adayı en katılımcı şekilde belirlemeyi düşünüyorum veya örgütümüze çeşitli sorular sormayı, adayı adayları sormayı ve onun eğilimlerini almayı da düşünüyoruz. Tek başıma vereceğim bir karar olmadığı için bir kişi yanlış yapar, ben bu yükü en az 1 buçuk milyon kişiyle bölüşeceğim. Öyle görülüyor. O yüzden de en doğrusunu hep beraber yapacağımıza inanıyorum” ifadesini kullandı. Özel, şunları kaydetti:
“Yönetmek isteyen herkese uygun bir makam ve mevki bulunur”
“Ayrıca, önce bir cumhurbaşkanı adayı belirlenecek ve iktidar değişecek. Sonra bir geçiş dönemi olacak. Daha sonra herkese makam, herkese mevki var. Fazlası var, eksiği yok yani. Şu anda o yüzden biz bu işin içinden büyük bir mutabakat, büyük bir iş birliği ve güç birliğiyle çıkarız. ve sonra Türkiye’yi güçlü bir parlamentoyla ve güçlü bir yürütmeyle yönetmeye başladığımızda, gönlünden yönetmek isteyen herkese uygun bir makam ve mevki bulunur. Orada hiçbir sıkıntı yok.”
“Mansur Bey’in, bütün CHP’nin içinde olduğu bir karar alma sürecinin sonuçlarına tüm yönleriyle saygılı olacağına inanıyorum”
Özel, ” Mansur Yavaş’ın CHP aday göstermese dahi aday olacağına dair tartışmalar var. Bu noktada ne söylersiniz” sorusu üzerine, “Birincisi Mansur Bey bu sınavı iki kere atlattı. 2019 seçimlerinde İYİ Parti Mansur Bey’i aday yapmak, daha doğrusu Ankara’nın kendilerine verilmesini ve adaylarının Mansur Yavaş olduğunu söyledi. Mansur Yavaş, ‘Ben CHP’nin adayı olmalıyım’ diye söyledi. Bence doğru bir okumaydı ve seçim başarısını getiren bir okumaydı. Daha sonra 2023 seçimlerinde de hem Mansur Bey’e hem Ekrem Bey’e partilerinin kararının dışında davranmalarıyla ilgili bir çağrı yapıldı. Orada da net bir tutum takındı her iki başkanımız da. Mansur Bey bu sınavlardan geçti. Mansur Bey Türkiye’nin daha iyi yönetilmesine ilişkin bir iddiası, bir talebi var. ve bu talep noktasında kendisinin de bir iddiası var. Bundan da daha doğal bir şey olamaz. Ama ben Mansur Bey’in, bütün CHP’nin içinde olduğu bir karar alma sürecinin sonuçlarına tüm yönleriyle saygılı olacağına inanıyorum, görüyorum. Bu konuda kendi beyanları da var zaten. Yani Mansur Bey, parti disiplini konusunda bugüne kadar bizi sukutuhayale uğratmış bir tutumu olmadı. Ben meseleye buradan bakıyorum. Mesele memleket meselesi. Mesele normal bir rejimin içinde olursunuz, iktidarda kimin gittiğinin önemi olmaz kimin geldiğinin bir önemi olur. Oysa bugün Türkiye’de toplumun tüm kesimleri için artık sürdürülemez bir iktidarın sonundayız. Burada kişisel davranamayız hiçbirimiz. O yüzden ben süreci sağlıklı yürüteceğimize ve hep birlikte kazanacağımıza yürekten inanıyorum. Her geçen gün de buna olan inancım artıyor” diye konuştu.
“Her kim iddia koymak isterse biz kimsenin önünü kesmeyiz”
Özel, “Günü geldiğinde Ekrem Bey ve Mansur Bey’in dışında başka isimler çıkabilir mi” yönündeki soruya da, “Bazen bazı arkadaşlarımızın sitemlerini duyuyorum, ‘Biz de varız, biz de varız’ diye. Her kim burada iddia koymak ve katkı koymak isterse biz kimsenin önünü kesmeyiz. Ama sonuçta nihai kararı, partinin en doğru adayı belirlemesi için bir yöntem belirleyeceğiz. O karara da hepimiz saygı duyacağız. Ben kamuoyunda iki adayın ismi öne çıktığı için bunu yapıyorum. Bir de kimsenin önünü kesmek zaten CHP’nin geleneğinde yok, kültüründe yok, olmaması lazım yani. Ama bana bugüne kadar hep iki aday soruldu. Üçüncü sorulduğunda üçüncüye de başarılar dileriz. Bize bu seçimleri kazanacak ve Türkiye’yi demokrasiye kavuşturacak bu sürece katkı sağlayacak yol arkadaşları lazım. O nokta çok net” yanıtını verdi. Özel, şunları kaydetti:
“Ekrem Bey ile yol arkadaşlığımı kimseden gizliyor değilim”
“Bir de biz Ekrem Bey ile 2019’da ikinci seçimi kazandığında Ekrem Bey ile haberi yan yana aldık ve ilk birbirine sarılan iki kişi bizdik. O günden beri yol yürüyoruz. 2023’te seçimi kaybettik, ertesi sabah aynı duyguyla uyandık ve bu duygu ortaklığımız devam ediyor. Biz sorumluluk almak, fedakarlıkta bulunmak ama bu tarihin akışını değiştirmek ve bu iktidarı değiştirmek üzere yola çıktık Ekrem Bey ile beraber. Ben bu yol arkadaşlığımı da kimseden gizliyor da değilim Ekrem Bey de gizlemiyor. O yüzden iktidarı değiştirme meselesi kişisel taleplerin çok ötesinde bir mesele. Kimimize sorumluluk düşüyor, kimimize fedakarlık düşüyor. Ama herkesin bu Cumhuriyet’i yeniden demokrasiye kavuşturma, Türkiye’yi güçlü bir parlamentoya kavuşturmak, dünyadaki güçlü parlamentoyla yönetilen ülkelerin başardığı işleri başarma, AB’ye girme, milli geliri bugünkünün beş katına çıkarma, paranın satın alma gücünü 10 katına çıkarma gibi hayallerde hepimiz ortaklaştıktan sonra sorumluluk alan, sorumluluk alır, fedakarlık yapan fedakarlık yapar. Biz bu sınavlardan son birkaç yıl içinde başarıyla geçtik diye düşünüyorum.”
“31 Aralık’a kadar emekli olanlar, olmayanlardan yüzde 30 faz maaş alacak. Bu konuda bir düzenlemeye ihtiyaç var”
Özel, emeklilik dilekçesini 31 Aralık 2024 tarihine kadar verenlerin, 1 Ocak 2025’ten sonra verenlere göre yaklaşık yüzde 30 daha yüksek emekli aylığı almasına ilişkin olarak, “31 Aralık’a kadar emekli olanlar, olmayanlardan yüzde 30 faz maaş alacak. Bu konuda bir düzenlemeye ihtiyaç var. Yani bu düzenlemenin yapılmaması, yapılmasından vazgeçilmesi ciddi mağduriyetlere sebebiyet verecek. Bu sadece emekli olmayanların mağduriyeti değil; kurumlarda, devlette faydalı olabilen, liyakatlı, birikiminin doruğunda, tecrübesinin doruğunda birçok kişi emekli maaşı yüzde 30 düşmesin diye bu aralıkta emekliliğini verecek. Burada opsiyonlar tanıyabilmek lazım. İsteyen emekli olsun, hakkını alsın ama olmayanı korumak lazım. Bu sadece kamuda bir sorun değil, özel sektörde de önemli bir sorun. Bankaların yöneticileri, örneğin gelecekte bankalarda çok üst düzeyde görev alabilecek kişiler, sırf bu yüzden kariyerlerini terk edip emekliliği tercih edebiliyorlar. Özel şirketler, teknoloji şirketleri boşu boşuna herkes eleman kaydediyor. Hatta bazı kayıt dışına kaymalar, yani emekliliği alıp açıktan çalışma meseleleri var. Devlet veya Meclis bunlara tedbir almak için var. Plan Bütçe bitecek, ‘Tatile gidelim. 7 Ocak’ta gelelim.’ Bu da tamam ama ne olacak? Belki insanlara şey söylenebilir: Biz 7 Ocak’ta bir düzenlemeyle bu mağduriyeti ortadan kaldıracağız. ‘Emekli olmak istemeyenler olmasın’ denebilir. Bunda partiler arası bir uzlaşı da sağlanabilir. ya da Meclis bir gün çalışır, bu işi halledebilir. Hem vatandaşın mağduriyeti söz konusu hem kamunun ve özel sektörün” ifadelerini kullandı.
(SON)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Bilgilendirme ve Önleme Faaliyetleri Büro Amirliği tarafından, terör örgütlerinin eleman temin edilmesinin engellenmesi, terör konusunda farkındalık oluşturulması, şiddete varan aşırılıkların önlenmesi, gençlerin milli ve manevi duygularının pekiştirilmesi, devletimize ve milletimize olan bağlılıklarının artırılması, milli birlik ve beraberlik duygularının pekiştirilmesi amacıyla “Gençlik ve Güvenli Gelecek” projesi ile ilgili olarak Ziya GökalpAnadolu Lisesi ve Nevzat Karabağ Anadolu Lisesi öğrencilerine yönelik terör örgütleri ile ilgili bilgilendirme sunumu yaptı. Çalışma kapsamında Toplam 340 öğrenciye ulaşıldı ve öğrencilere broşür dağıtımı yapıldı ve çeşitli ikramlarda bulunuldu. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamada, Lice İlçe Jandarma Komutanlığınca bölücü terör örgütü ile yasadışı uyuşturucu üretimi ve ticareti yapanlar arasında var olan bağı somut deliller ile ortaya koymak, operasyon bölgesi içerisinde saklanan uyuşturucu maddeleri ve bunları gizleyenleri bularak adalete teslim etmek maksadıyla; Lice ilçesi Yolçatı Mahallesi kırsalında operasyon icra edildiği belirtildi.
Açıklamada, operasyonda; kayalık alanda jelikan bidon ve çuval içerisine saklanan 16 adet farklı marka ve model ruhsatsız tabanca, 15 adet boş tabanca şarjörü, 26 kilogram toz esrar ve 5 kilogram kubar esrar ele geçirildiği, ele geçirilen tabancalar ve uyuşturucu maddelerin muhafaza altına alındığı kaydedildi. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), güvenlik güçlerine teslim olan çocuk yaştaki PKK/ YPG’li teröristlerin ifadelerini paylaştı.
Bakanlığın sosyal medya hesabında yer alan paylaşımda, “İzleyeceğiniz görüntüler; terör örgütü PKK/YPG tarafından yalan, tehdit, şantaj ve işkence gibi ahlak dışı yollarla kaçırılan ve zorla örgüt faaliyetlerinde kullanılan çocuk yaştaki teröristlerin ifadelerinden oluşuyor. BM İnsan Hakları Komisyonu’nun 2022’de yayımladığı raporlarda binlerce çocuğun terör örgütü tarafından zorla kaçırıldığını, terörist faaliyetler için alıkonulduğunu ve hatta örgütün lider kadrosu tarafından istismar edildiğini ortaya koyuyor. Teslim olan çocuk yaştaki teröristlerin açıklamaları; terör örgütü PKK/YPG’nin dünyanın en aşağılık terör örgütlerinden biri olduğunu, kendileri gibi birçok teröristin de kaçarak Türkiye Cumhuriyeti devletine sığınmak istediğini gözler önüne seriyor. Bölgemizdeki çocukların terör örgütleri tarafından kaçırılmadığı günlere ulaşıncaya kadar PKK/PYD/YPG/SDG başta olmak üzere terör örgütleriyle mücadelemiz azim ve kararlılıkla devam edecek. Bu nedenle; yalanlarla terör örgütlerinin eline düşmüş olanlara ‘Teslim olun’ diyerek tek kurtuluşlarının adalete sığınmak olduğunu hatırlatıyoruz” denildi.
Haber: ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAĞLIK Bakanlığı, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’ye (TUSAŞ) yönelik terör saldırısında yaralanan 22 kişiden 16’sının taburcu edildiğini duyurdu.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) AnkaraKahramankazan tesislerine yönelik gerçekleştirilen terör saldırısında yaralanan 22 vatandaşımızdan 16’sı taburcu edildi. 6 yaralımızın durumu stabil olup tedavileri hastanelerimizde devam etmektedir” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) –Sağlık Bakanlığı, TUSAŞ’taki terör saldırısında yaralanan 22 vatandaştan 16’sının taburcu edildiğini, 6 yaralının tedavisinin devam ettiğini bildirdi.
Sağlık Bakanlığı, TUSAŞ’tak saldırıya ilişkin X hesabından açıklama yaptı. Bakanlığın açıklaması şöyle:
“Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) AnkaraKahramankazan tesislerine yönelik gerçekleştirilen terör saldırısında yaralanan 22 vatandaşımızdan 16’sı taburcu edildi. 6 yaralımızın durumu stabil olup tedavileri hastanelerimizde devam etmektedir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Genel Kurulu’nda, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısına ilişkin Meclis Başkanlığı tezkeresi kabul edildi. TBMM’de kabul edilen tezkerede, “Arkasında emperyalist güçlerin ve karanlık odakların olduğu terör saldırıları ülkemizin huzur ve istikrar ortamına zarar veremeyecektir” denildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan Başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, siyasi partilerin grup başkanvekillerinin açıklamalarda bulunduğu bölümde söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, TUSAŞ’a gerçekleştirilen saldırının Türkiye’yi yasa boğduğunu belirterek, “Çokça boyutları var, bu boyutları üzerine ilgili kurumlar muhakkak suretle çalışıyorlar. Zaten bu saldırıyı düzenleyenlerden birinin kimliği tespit edildi, diğeri de tespit edilecek ama önemli olan, bundan da daha önemlisi hem yapılma şekli hem TUSAŞ’ın seçilmiş olması ve devamında da bu konuya ilişkin olarak yapılan tüm açıklamalar. Bunlardan yola çıkarak neyin, niçin hedeflendiğine dair çok detaylı bir analizle birlikte, buradan çıkan sonuçlara göre Türkiye’nin bundan sonra terörle alakalı yapacağı çalışmalarda muhakkak ki bunun da bir öncülük etmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
‘SALDIRI GÖRÜNTÜLERİNİ PAYLAŞANLARLA İLGİLİ YAPTIRIMLAR OLACAK’
Zengin, terör saldırısına ilişkin birçok ülkenin başsağlığı mesajı ilettiğini belirterek, “Bu saldırılarla ilgili olarak hem hukuki düzenleme adına daha ağır yaptırımlar var hem de içten gelen bir şey var, bir mekanizma var. Yani burada bu olaylar olduktan sonra bu terör örgütlerinin zaten asli amaçları buraya gelirken varlığını göstermek, kendi propagandasını yapmak. Bununla ilgili olarak, kendi içimizden kaynaklanan, başta gazeteciler olmak üzere, bir fren mekanizmasının muhakkak suretle olması gerekiyor. Biz de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu konuyla alakalı olarak muhakkak bir çalışma yapmamız lazım. Bu görüntülerin paylaşılmasının yarattığı muazzam bir tahribat var. Bu tahribata, terör örgütlerinin propaganda yapmasına, bu şekilde propaganda yapmasına müsaade etmemek lazım. Şu andan itibaren de biliyorum ki İçişleri Bakanlığımız bu konuyla ilgili olarak da bu görüntülerin ortaya çıkma süreci ve bunların nasıl çoğaldığı, ilk paylaşanlar, bunların çoğaltılmasıyla ilgili, sosyal medya üzerinden çoğaltanlarla ilgili olarak da bir yaptırım süreci olacak, hukuki bir süreç olacak” diye konuştu.
‘TEZKEREYİ DESTEKLEDİĞİMİZİ İFADE ETMEK İSTİYORUM’
Grup başkanvekillerinin açıklamalarının ardından TBMM Başkanlığına sunulan ‘TSK unsurlarının Orta Afrika’daki görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasına’ ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi görüşmeleri başladı. Saadet Partisi İstanbulMilletvekiliMustafa Kaya, “Şimdi, Afrika; böyle uzak kalabileceğimiz, işte, ‘Biz buradan uzak kalalım, burada herhangi bir şey olmaz’ diyebileceğimiz bir coğrafya değil. Türkiye’nin oradaki çabalarının, Türkiye’nin orada yapmaya çalıştıklarının mutlaka artırılması, desteklenmesi ve diğer ülkelerin yaptığı şekliyle orayı sömüren değil, oraya olabildiği ölçüde insani açıdan, diğer açılardan bir çaba içerisinde, barış çabası içerisinde gitmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda, bu Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki Birleşmiş Milletler Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu’nun (MINUSCA), askeri olarak bu tezkerenin de bu anlamda önemli olduğu kanaatindeyiz. Bu tezkereyi bu açıdan önemli buluyor, desteklediğimizi ifade etmek istiyorum. 623 bin kilometrekare, neredeyse Türkiye’nin coğrafi büyüklüğüne sahip bir ülke konumunda ama milli gelir çok düşük, çok çok düşük. 2017 verilerine göre, yaklaşık 387- 400 dolar civarında bir milli gelirleri var” dedi.
İYİ PARTİLİ ERGUN: ÇEKİNCELERİMİZ GİDERİLİRSE TEZKEREYE DESTEK VERMEKTEN GERİ DURMAYIZ
İYİ Parti Grubu adına tezkere üzerine söz alan Muğla Milletvekili Metin Ergun, “Bu tezkere doğrultusunda Afrika Cumhuriyeti’nde bulundurduğumuz personelimiz sadece birkaç polisimizden ibarettir. Yanlış isek lütfen düzeltin bizi, yürütmeden ilgili bakan gelip Parlamentoyu bilgilendirsin ve düzeltsin. Ayrıca sadece polisimizi yurt dışında görevlendirmek için de böyle bir tezkereye ihtiyaç yoktur. Yani bu tezkereyle açıkça bizden istediğiniz şudur: İçinde Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının olmadığı bir misyon için, ancak Türk Silahlı Kuvvetleri için çıkarılması gereken bir tezkereyi yani bir görev yetkisini uzatmamızı istiyorsunuz. Üstelik bu yetki konusunda şümul ve mahiyetini Sayın Cumhurbaşkanının keyfiyetine bırakarak, bizden açıkça ifade etmemiz gerekir ise açık çek imzalamamızı arzu ediyorsunuz ve istiyorsunuz. Yani belirtildiği gibi hududu, şümulü, miktarı ve zamanı Cumhurbaşkanınca belirlenecek şekilde izin istiyorsunuz. Burada şunu belirtmek isteriz ki bu, partili cumhurbaşkanlığı sistemine bağlı olarak yaşadığımız yeni bir garabet türüdür. Bu konuda iktidar hem bizleri hem de kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapmadığı sürece İYİ Parti olarak bizim bu tezkereye, ‘Evet’ vermemiz mümkün değildir. Eğer görüşülmekte olan bu tezkere konusundaki çekincelerimiz giderilir ise ve ihtiyaç hasıl olur ise destek vermekten de geri durmayız” değerlendirmesinde bulundu.
MHP’Lİ ÖZDEMİR: TÜRKİYE KITADA İSTİKRAR, BARIŞ VE GÜVENLİĞİ ELE ALMANIN YOLLARINI ARIYOR
Türkiye ile Afrika arasında ticaret, diplomasi, eğitim, savunma ve kültürel alanlarda stratejik iş birliğinin derinleştiğini aktaran MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, “Bakınız, Afrika’da sadece tek yönlü, doğrudan bire bir ilişki geliştirmiyor Türkiye Cumhuriyeti Devleti; kıtayı genel ve bölgesel olarak ele alırken burada istikrarı, barışı, huzuru, güvenliği ele almanın da yollarını arıyor ki bu kıtanın kalkınmasına yönelik de hassas bir süreci yönetiyor. Her ne kadar yapmış olduğumuz bazı savunma ve ikili iş birliği anlaşmamız bazı çevreler tarafından eleştirilse de örneğin, Etiyopya’ya verdiğimiz yine bu ülkenin kendi istikrar, güvenlik ve barışını tesis etmeye yönelik destekle beraber, yine, Etiyopya’nın komşusu olan Somali’ye verdiğimiz istikrar, barış, huzur ve kalkınmasını sağlayacak desteklerimiz bugün baktığınızda iki ülkenin kendi arasındaki yaşamış olduğu anlaşmazlıklara Türkiye’nin ara buluculuğunda bir çözüm getirilmesi çabasını da beraberinde doğuruyor. Saygıdeğer milletvekilleri, dolayısıyla bütün bunlar memnuniyet verici gelişmelerdir. MHP de Türkiye’nin dünyanın genelinde olduğu gibi, bilhassa tarihi ve kültürel bağlarımızın bulunduğu ve 21’inci yüzyılın yükselen değerleri arasında yer alan Afrika Kıtası’yla da münasebetlerini geliştirmesi bizim tarafımızda da memnuniyetle karşılanmaktadır. Bu gerekçe ve saiklerle, MHP olarak bizler ilgili tezkereye olumlu yönde oy vereceğiz” ifadelerini kullandı.
‘GÖZLERİMİZİ ORTA DOĞU’YA ÇEVİRMEMİZ GEREKTİĞİNİ BELİRTİYORUM’
DEM Parti Grubu adına söz alan Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, TUSAŞ’a gerçekleştirilen saldırıyı kınadı ve olaydan ders çıkarılması gerektiğini belirterek, ” Lübnan, sadece Lübnan değil, Suriye, Irak ve hatta İran büyük bir istikrarsızlık durumuyla, ihtimaliyle yüz yüze bulunuyor. Suriye, Irak ve İran’da tıpkı Türkiye’de olduğu gibi nüfusun bir bölümü Kürt ve Kürtlerin, dünyadaki Kürtlerin en büyük bölümü, yarısından fazlası ülkemizde, Türkiye’de yaşıyor, bizim halkımızın bir parçası. Türkiye’de toplumsal barış, iç cephenin güçlendirilmesi demek Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesi demek ve böyle bir durum ister istemez tüm bölgeye de etkisini olumlu ölçüde yayacaktır. Böyle bir gelişme Suriye’deki ve Irak’taki Kürtleri de Türkiye’nin bekasına potansiyel bir tehdit gibi algılanmaktan çıkaracaktır. İç barışımız ve güçlü demokrasimiz Kürtleri, ister Amerika olsun ister İsrail olsun ister İran olsun kim olursa olsun bunların etkisi altında görülmekten çıkaracaktır; bizim halkımızın bölgedeki devamı, uzantısı olarak görülmelerini sağlayacaktır. Öyle bir bakış açısının siyasete intikali demek ise dün gece olduğu gibi Irak ve Suriye’de sivil hedeflerin, Kürt halkının sivil hedeflerinin bombalanmasını da anlamsız hale getirecektir. Dolayısıyla Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki Birleşmiş Milletler gücü içindeki MINUSCA’da Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin bulundurulmasından ziyade, çok öncelikli olarak gözlerimizi Orta Doğu’ya çevirmemiz gerektiğini belirtiyorum” diye konuştu.
‘TEZKERE’NİN UZATILMASI AFRİKA CUMHURİYETİ’NİN REFAHI İÇİN ÖNEM TAŞIMAKTADIR’
AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin MINUSCA’nın icra ettiği harekat ve misyonlar kapsamında yurt dışına gönderilmesi ve Sayın Cumhurbaşkanınca verilecek izin ve belirlenecek esaslar çerçevesinde bu kuvvetlerin kullanılması için verilen izin süresinin Anayasa’mızın 92’nci maddesi uyarınca 1 yıl uzatılması, gerek Afrika Ortaklık Politikamız gerekse dost Afrika Cumhuriyeti halkının huzur ve refahı için önem taşımaktadır. Afrika Kıtası dinamik genç nüfusu, zengin kültürel birikimi ve muazzam potansiyeliyle 21’inci yüzyılın yükselen değeri olarak öne çıkmaktadır. Yüzyıllara dayanan tarihi, kültürel ve insani bağlarımızdan aldığımız güç ve ilhamla Afrika’yla birlik ve dayanışmamız devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonla, Afrika açılımıyla sağladığımız başarı ve edindiğimiz birikim temelinde 2013 yılında Afrika ortaklık politikasına geçiş yapmış bulunuyoruz, ilişkilerimiz ortak hedeflerimiz doğrultusunda derinleşmektedir” dedi.
‘BÖYLE DIŞ POLİTİKA OLMAZ’
CHP Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, “Türkiye’nin BRICKS’e başvuru yaptığını Ruslardan, reddedildiği Almanlardan öğrendik, böyle dış politika olmaz. Orta Afrika’yı konuşuyoruz, Orta Afrika’yı konuşmamız gereken zamanda BRICS gibi önemli bir meselede ortadayız. Türkiye Avrupa Birliğine girme çabası içinde olan bir ülke. AK Parti bunu ne kadar önemsiyor belli değil. Söyleme bakarsanız önemsiyor ama öbür taraftan Meclis’te etki ajanlığını gündeme getiriyorsunuz. Bu, aslında, ‘Bizi Avrupa Birliğine almayın, biz istesek de almayın, biz ne açıklama yaparsak almayın’ demek; açıkçası bu. Sonra, Türkiye NATO’nun bir parçası ama deniliyor ki: ‘Değerler konusunda ortak olduğumuz BRICS üyeleriyle biz aynı birlik içinde bulunmayı uygun görüyoruz’, BRICS üyelerinden bazılarını sayayım ben size: Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan. Yakın zamana kadar birine, ‘Katil’ dedik, birine, ‘Darbeci’ dedik, birine de ‘Milleti enayi yerine koyan bir ülke’ dedik. Bu 3 ülkeyle ilgili doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin en başındaki kişiden, AK Parti’nin Genel Başkanından duyulmuş olan sözler. Şimdi, bütün bunlar varken, bütün bunlar söyleniyorken bizim nasıl bir ortak değerler birliğimiz var bu ülkelerle; birisinin bunu izah etmesi lazım. Taktik sonucunda bir iş yapılıyorsa bunun izah edilmesi lazım” değerlendirmesinde bulundu.
ORTA AFRİKA TEZKERESİ KABUL EDİLDİ
Meclis Başkanvekili Celal Adan, ‘Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarının Orta Afrika’daki görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasına’ ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresini oylamaya sundu ve tezkere kabul edildi.
‘TBMM OLARAK TERÖRE KARŞI MÜCADELE ETME KARARLILIĞIMIZ TEYİT EDİYORUZ’
Orta Afrika tezkeresinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısına ilişkin Meclis Başkanlığı tezkeresini okuttu. Tezkerede, “23 Ekim 2024 tarihinde Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi tesislerine yönelik terör saldırısı, ülkemizin barışına ve huzuruna kasteden alçakça bir girişimdir. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar dileriz. Milletimizin başı sağ olsun. Hiçbir güç ülkemizin ve milletimizin birlik ve beraberliğini bozamayacaktır. Arkasında emperyalist güçlerin ve karanlık odakların olduğu terör saldırıları Ülkemizin huzur ve istikrar ortamına zarar veremeyecektir. Bu saldırının esas amacı milli savunma sanayimiz ve tam bağımsız Türkiye istikametindeki kararlı yürüyüşümüzdür. Saldırı sonrasında milletimizin gösterdiği metanet ve birlik duygusu, tarihten gelen millet olma bilincimizin simgelediği çelikten irade her türlü terörist girişimi boşa çıkaracak güçtedir. Burada milli iradenin tecelligahı, demokrasimizin merkezi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olarak terör örgütlerine ve tüm destekçilerine karşı mücadele etme kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Ortak duruşumuzu ilan eden bu tezkerenin kabulünü ve bu kararın Resmi Gazete’de yayımlanması hususunu Genel Kurulun tasviplerine arz ederim” denildi.
TUSAŞ İLE İLGİLİ TEZKERE KABUL EDİLDİ
Tezkerenin Genel Kurul’da okunmasının ardından oylamaya geçildi. Tezkere; AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin ‘evet’ oyuyla kabul edilirken, DEM Parti oylamada çekimser kaldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yeni çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Şimdi iş sözü edilen koşulların oluşturulmasında”
Cengiz Çandar konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Yepyeni bir dönemin başlangıcındayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dış politikaya taalluk eden bir konuda konuşma yapmak için söz aldığım şu gün, daha doğru bir deyimle, şu günler ülkemizde toplumsal barış için, iç cephenin güçlendirilmesi için, ulusal birliğimizin tahkimi için yepyeni bir dönemin başlangıç noktasına işaret ediyor. Devlet Bahçeli’nin Milliyetçi Hareket Partisi Grubunda yaptığı son derece önemli konuşmayla çok önemli bir aşamaya tırmandı. Uzatılan bir elden söz ediliyordu, o elin uzatıldığı en önemli şahsiyet İmralıCezaevi’nde kendisinden 44 aydır hiçbir haber alınmamış olan Abdullah Öcalan’dı. Dün DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan kendisiyle görüştü ve Abdullah Öcalan’ın uzatıldığı söylenen eli geri çevirmediği, bilakis, tam tersine, onun da ülkenin birliğine, toplumsal barışa, ilk cephenin güçlenmesine hizmet edecek şekilde kendi elini uzattığını memnuniyetle işitmiş bulunuyoruz. Şöyle demiş kendisiyle görüşen milletvekiline; “koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim” dedi. Yani, “ben varım” diyor, yani “ben, ülkenin toplumsal barışına, iç cephenin güçlendirilmesine varım, buna katkıda bulunmaya niyetim de var, buna gücümde var” demiş oluyor. Şimdi iş sözü edilen koşulların oluşturulmasında. Bu, kolay bir iş değil; sabır, dikkat, titizlik, esneklik, özveri ve en önemlisi irade gerektiriyor. Dünkü terör saldırısı iç barışı, toplumsal barışı, iç cepheyi güçlendirmenin çok da kolay olmadığını, durumun bir çok toplumsal provokasyona açık olduğunu gösterdi. Bu vesileyle bir kez daha bu terör saldırısında hayatını kaybetmiş olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum.
“Öcalan, bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse arkasında olacağız”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün, “siyasete yön vermeye çalışıyorlar, buna teslim olmayacağız, tutumumuzu değiştirmeyeceğiz” diyerek önümüzdeki dönemde olumlu bir şekilde yürümesi arzu edilen gelişmelere karşı Cumhuriyet Halk Partisinin de ana muhalefet partisi olarak kendi deyimiyle, 31 Mart’tan itibaren ülkenin bir numaralı partisi olduğunu söylediği partisinin bu durumda ısrar edeceğinin altını çizmiş oldu. Bu arada şunu söyleyeyim; Özgür Özel’in gerek Edirne’de Selahattin Demirtaş’ı ziyareti gerek bölgeye yaptığı ziyaretin de fevkalade değerli olduğunu ve bunca zamanları ilk kez Cumhuriyet Halk Partisinin bu tür süreçlere dahil olma iradesini ortaya koyduğunu da memnuniyetle teslim edelim ve gelecek için umutlanalım. Sorunlarımızı konuşarak, diyalogla, siyaset yoluyla çözülmesi arayışlarını kanla kesmeye çalışan anlayış bilmeli ki eğer Öcalan, bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse tüm gücümüzle arkasında olacağız. Demokratik siyaset ve barış arayışlarını itibarsızlaştırmaya, iradesiz kılmaya yönelik hiçbir yaklaşımı kabul etmeyeceğiz. Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır, barış isteyenlerin sesinin kimden gelirse gelsin bu defa bastırılmasına asla izin vermeyeceğiz.
“Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesinin bölgedeki etkisi olumlu olacaktır”
Orta Doğu’nun önünde muazzam bir belirsizlik, tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir belirsizlik dönemi yatıyor. Bu geçen yılın 7 Ekiminden itibaren İsrail’in başlattığı saldırı furyasının bölgeyi getirdiği durumla yakından ilgili. Gazze 1955 yılına geri dönmüş durumda ve bu Gazze’de yaşayan 2 milyon 200 bin kişinin, Gazze halkının, Filistin halkının 2 milyonu bugün bundan bir yıl önce yaşadıkları evde yaşamıyor. 50 bine yakın Filistinli bir yıl içinde hayatını kaybetmiş durumda. Bunun anlamı oransal olarak Türkiye’yle hesapladığınız zaman bir yıl içinde 2 milyon insanın hayatını kaybetmesi demek, muazzam bir insanlık trajedisi İsrail saldırganlığının sonu olarak yaşanıyor. Lübnan, sadece Lübnan değil, Suriye, Irak ve hatta İran büyük bir istikrarsızlık durumuyla, ihtimaliyle yüz yüze bulunuyor. Suriye, Irak ve İran’da tıpkı Türkiye’de olduğu gibi nüfusun bir bölümü Kürt. Kürtlerin, dünyadaki Kürtlerin en büyük bölümü, yarısından fazlası ülkemizde, Türkiye’de yaşıyor; bizim halkımızın bir parçası. Türkiye’de toplumsal barış, iç cephenin güçlendirilmesi demek Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesi demek ve böyle bir durum ister istemez tüm bölgeye de etkisini olumlu ölçüde yayacaktır. Böyle bir gelişme Suriye’deki ve Irak’taki Kürtleri de Türkiye’nin bekasına potansiyel bir tehdit gibi algılanmaktan çıkaracaktır. İç barışımız ve güçlü demokrasimiz -eğer bu sağlanırsa- Kürtleri, ister Amerika olsun ister İsrail olsun ister İran olsun, kim olursa olsun, bunların etkisi altında görülmekten çıkaracaktır; bizim halkımızın bölgedeki devamı, uzantısı olarak görülmelerini sağlayacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Askerin hızla olaya müdahale ettiği sırada bölgede büyük çaplı duman gözlemlendi. Ardından ikinci patlama sesi duyuldu.
Olay yerine çok sayıda Özel harekat, Sivil Polis ve itfaiye sevk edildi. TUSAŞ çevresinde geniş çaplı güvenlik önlemi alındı. Bölgeye sivil araçların girişine izin verilmedi.
TUSAŞ çevresinde çatışmaların devam ettiği sırada 3 helikopter de havadan hem güvenliği sağladı hem de çatışmaları an be an takip ederek olay yerine sevkiyatlar gerçekleştirdi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DERVİŞOĞLU’NUN FIRLATTIĞI İPİ BAHÇELİ İSTEDİ
Dervişoğlu’nun ardından Bahçeli’den de sürpriz bir hamle geldi. Dervişoğlu’nun konuşmasını dinleyen Bahçeli, ipi odasına asmak için İyi Parti‘den istedi.

MHP lideri Bahçeli’nin kendisine fırlatılan idam ipini istemesine de jet bir yanıt veren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu “Odasına urganı değil, konuşmamı assın. Biz milliyetçilikten çok cumhuriyet değerlerini savunuyoruz. Urgan şu an nerede bilinmiyor, arkadaşlardan biri almış olabilir. Bulunduğu takdirde, Devlet Bey isterse veririm” ifadelerini kullandı.
İDAM İPİNİ PARTİ POŞETİ İÇİNDE GÖNDERDİ
Dervişoğlu açıklamasının ardından ise Bahçeli’nin istediği idam ipini MHP Genel Merkezi’ne yolladı. İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, parti poşeti içinde gönderdiği ip içinse bir şart koşarak 17-25 Aralık saatinin üzerinde durmasını istedi.
BAHÇELİ İPİ MAKAM ODASINA ASTI
MHP lideri Bahçeli, Dervişoğlu’nun gönderdiği ipi teslim aldı. İpi makam odasına asan Bahçeli poz da verdi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

Demirtaş “Ankara’daki saldırıyı kınıyoruz, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Yaralılara da geçmiş olsun dileklerimizle birlikte acil şifalar temenni ediyoruz. Sorunlarımızın konuşarak, diyalogla, siyaset yoluyla çözülmesi arayışlarını kanla kesmeye çalışan anlayış bilmeli ki eğer Öcalan bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse tüm gücümüzle arkasında olacağız. Demokratik siyaseti ve barış arayışlarını itibarsızlaştırmaya, iradesiz kılmaya yönelik hiçbir yaklaşımı kabul etmeyeceğiz. Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır. Barış isteyenlerin sesinin, kimden gelirse gelsin bu defa bastırılmasına asla izin vermeyeceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Seçim meydanlarında Türk Milleti’ne verilen sözlerin tutulması gerektiği inancını taşıdıklarını ifade eden Göçmen açıklamasında; “Türk Milleti’nin karşısında duran ve dış güçlerin maşası olan zihniyetlerin içeride de var olduğu açıkça görülmektedir. Seçim meydanlarında sözler verip, seçim sonrası meclis çatısı altında koltuklarını koruma derdine düşen siyasi liderler, aslında millete değil kendi çıkarlarına hizmet etmektedir” dedi. Göçmen açıklamasını şöyle sürdürdü; “Türk milleti; Kürdü, Alevisi, Çerkezi, Lazı ve Türkü ile bir bütündür. 40 yıldır verilen zarar, asla unutulmayacak ve bir gün hatırlatılacaktır. Dış güçlerin, özellikle Amerika ve İsrail’in maşası haline gelen Abdullah Öcalan ve teröristleri, yıllardır ülkemize saldırmakta, kız çocuklarımıza tecavüz etmekte, askerimize ve polisimize kurşun sıkmaktadır. Ancak, bu tasmalı teröristlerin başarılı olamayacağı aşikardır. Türk milliyetçileri ve ülkücüler olarak bu oyunlara hiçbir zaman ortak olmayacak, milletimizin birliğine ve dirliğine kasteden her türlü fitneye karşı duruşumuzu sürdüreceğiz. Türk milleti, bütün kimlikleriyle tek bir millettir ve bu gerçeği kimse değiştiremeyecektir.” – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dawn gazetesindeki habere göre, akşam saatlerinde Karaçi’deki Cinnah Uluslararası Havalimanı yakınında büyük bir patlama meydana geldi.
İlk belirlemelere göre patlamada 1 kişi yaşamını yitirdi, 7 kişi yaralandı.
Patlamanın etkisiyle çevredeki çok sayıda araç alev alırken, patlama sesi şehrin birçok noktasından duyuldu.
Yetkililer, Cinnah Uluslararası Havalimanı’na giriş ve çıkışların kapatıldığını açıklarken, uçuş operasyonlarının devam edeceğini kaydetti.
Polis yetkilileri, havalimanı dışında bir tankerin patladığını belirtti.
Sind Eyaletiİçişleri Bakanı Ziyaül Hasan Lanjar ise el yapımı patlayıcıyla yabancıların hedef alındığını açıkladı.
Söz konusu yabancıların kim ya da kimler olduğuna yönelik bilgi paylaşılmadı.
“Çin vatandaşları hedef alındı”
Öte yandan, Sind İçişleri Bakanlığından adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, yaptığı açıklamada, olayın Çin vatandaşlarına yönelik bir saldırı olduğunu söyledi.
Pakistan’da Pekin yönetiminin Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında başlatılan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru projelerinde çalışan binlerce Çinli işçi bulunuyor. Ülkedeki Çin vatandaşlarına yönelik zaman zaman saldırılar düzenleniyor.
Hayber-Pahtunhva eyaletinde 26 Mart’ta Çinli şirketlerce yürütülen Dasu Hidroelektrik Santrali’nin inşaatında çalışan mühendisleri ve işçileri taşıyan araç konvoyuna düzenlenen saldırıda 5’i Çinli, biri Pakistanlı 6 kişi hayatını kaybetmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, Mardin’in Nusaybin ilçesi kırsalında jandarma tarafından düzenlenen ‘Gürz-11’ operasyonunda, 2 teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Mardin İl Jandarma Komutanlığınca yapılan istihbarat çalışmaları sonucu jandarma Silahlı İnsansız Hava Aracı (J-SİHA) ile yapılan arazi taramasında 2 terör örgütü mensubunun tespit edildiğini belirtti. Bunun üzerine teröristlere yönelik ‘Gürz-11’ operasyonu başlatıldığını kaydeden Yerlikaya, “J-SİHA, Jandarma Atak Taarruz Helikopterleri ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı desteğiyle JOPER ve Jandarma Komando timleriyle gerçekleştirilen operasyonda Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) mensubu teröristler silahlarıyla birlikte etkisiz hale getirildi. Operasyonu gerçekleştiren kahraman jandarmamızı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığımızı tebrik ediyorum. Hainlerin nefesini keseceğiz. Aziz milletimizin bilmesini isterim ki son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemiz kararlılıkla devam edecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Yerlikaya: Mardin ili Nusaybin ilçesi kırsalında Jandarma tarafından Bölücü Terör Örgütüne (BTÖ) yönelik gerçekleştirilen ‘GÜRZ-11’ operasyonunda; 2 terörist etkisiz hale getirildi. 2 teröristin kimlik ve katıldıkları eylemleri tespit çalışmaları devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB), Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde 15 PKK’lı terörist ile Suriye’nin kuzeyindeki Münbiç’te 2 PKK/ YPG’li olmak üzere toplam 17 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Irak’ın kuzeyindeki Gara, Metina ve Pençe-Kilit Operasyonu bölgelerinde tespit ettiği 15 PKK’lı terörist ile Suriye’nin kuzeyindeki Münbiç bölgesinde belirlediği 2 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hale getirdi. Her nerede olursa olsunlar, Mehmetçiğin nefesi teröristlerin ensesinde olmaya devam edecek” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de bomba yapımı ve saldırı eğitimi alan bir şüphelinin yasa dışı yollarla İstanbul’a geldiğini belirleyen ekipler, zanlı C.A.Y’yi teknik ve fiziki takiple 24 saat izlemeye aldı.
Şüphelinin eylem hazırlığında olduğunu tespit eden ekipler, Bağcılar’da belirledikleri adrese operasyon düzenledi.
Gözaltına alınan şüpheli, emniyet müdürlüğündeki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Su, Valilikte düzenlenen basın toplantısında, beraberinde İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya ve İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım ile 1 Ocak 2023 ile 29 Şubat 2024 tarihleri arasında kentte terör, asayiş, güvenlik, uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve siber suçlara yönelik gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili bilgi paylaştı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve bakanların koordinesinde kamu ve özel sektör olmak üzere ilde her sektörde çok önemli yatırım, çalışma ve hizmetlerin gerçekleştirildiğini belirten Su, ilin huzur ve güvenliği için de önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Su, vatandaşların huzur ve güvenliği için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini ifade ederek, ilin huzuru ve güvenliği için bir taraftan önleyici kolluk hizmetleri yürüttüklerini, diğer taraftan da suçluların yakalanması ve olayların aydınlatılmasına yönelik savcıların talimatları doğrultusunda güvenlik kuvvetlerinin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
19 terör eylemi engellendi
İlde terör örgütlerine yönelik çok önemli çalışmalar yapıldığını belirten Su, şunları söyledi:
“Önleyici kolluk hizmetleri önemli. Bu konuda da yoğun bir çaba gerçekleştirdik. 19 terör eylemi yapılmadan engellenmiştir. Terör örgütlerine yönelik kırsalda 13 bin 349, merkezlerde 512 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda, 44 terörist etkisiz hale getirildi, 1937 şahıs gözaltına alındı, bunlardan 222’si tutuklandı, 372’si hakkında da adli kontrol kararı verildi. Güvenlik kuvvetleri terörizmin finansmanına yönelik de 2 önemli operasyon gerçekleştirdi ve 34 şüpheli gözaltına alındı. Bu şüphelilerden 9’u tutuklandı.”
Vali Su, organize suç örgütlerine yönelik de ciddi çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getirerek, bu kapsamda düzenlenen 111 operasyonda 313 şüphelinin gözaltına alındığını, bu şüphelilerden 102’sinin tutuklandığını, 86’sı hakkında da adli kontrol kararı verildiğini aktardı.
Uyuşturucuyla mücadele
Diyarbakır’da uyuşturucuyla ilgili hem önleyici tedbirler hem de bu işle iştigal edenlerin yakalanmasına yönelik emniyet ve jandarmanın çok önemli çalışmalar yaptığını aktaran Su, şunları kaydetti:
“İlimizde uyuşturucu madde imal edenlere, ticaretini yapanlara, kullananlara, bunlara yardım edenlere yönelik 7 bin 689 operasyon gerçekleştirdik. Şüpheli 8 bin 451 şahsı yakaladık, bunlardan 1271’i tutuklandı, 253’ü hakkında da adli kontrol kararı verildi. 58 ton 748 kilo 562 gram esrar, 103 milyon 19 bin 31 kök skunk ve kenevir bitkisi ele geçirdik. 5 kilo 412 gram eroin, 3 kilo 865 gram kokain, 90 kilo 299 gram metafetamin, 141 bin 308 ecstasy sentetik ecza gibi maddeleri ele geçirdik. Bunların imhasını gerçekleştirdik.”
Kentte asayiş olayları ve mala karşı işlenen suçlar azaldı
Su, 2023’ün ilk iki ayı ile 2024’ün ilk iki ayını karşılaştırdıklarında kişilere karşı işlenen asayiş suçlarında yüzde 1,5’luk, mal varlığına karşı işlenen suçlarda da yüzde 30 azalma olduğunu tespit ettiklerini belirtti.
Göçmen kaçakçılığıyla ilgili yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Su, organizatör ve düzensiz göçmenlere yönelik 27 operasyonun yapıldığını söyledi.
Operasyonlarda 78 şüphelinin gözaltına alındığını, bunlardan 45’nin tutuklandığını, 16’sı hakkında da adli kontrol kararı verildiğini ifade eden Su, 1714 düzensiz göçmenin yakalandığını, bunların geri gönderme merkezlerine sevki ve sınır dışı edilme işlemlerinin yapıldığını belirtti.
Siber suçlara yönelik mücadeleye de değinen Su, “Siber suçlarla ilgili 51 operasyon gerçekleştirdik. Şüpheli 239 kişi gözaltına alındı, bunlardan 155’i tutuklandı, 37’si hakkında da adli kontrol kararı verildi.” dedi.
Vali Su, vatandaşların huzuru ve güvenliği için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
]]>Bakan Tunç, Burdur’un Bucak ilçesinde, AK Parti Bucak Belediye Başkan adayı Emrullah Ünal ile esnaf ziyaretinde bulundu.
AK Parti Bucak Seçim Bürosunda partililerle bir araya gelen Tunç, burada yaptığı konuşmada, Burdur ve Bucak’ın her zaman Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Cumhur İttifakı’na en büyük desteği veren yerlerden olduğunu söyledi.
Bakan Tunç, Türkiye’de gerçek belediyeciliği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde başlattığını, CHP yönetiminde suları akmayan, çöpleri toplanmayan, yolları çukur olan İstanbul’u 5 yılda yaşanabilir hale getirdiğini hatırlattı.
Tunç, İstanbul’daki gerçek belediyecilik başarısının AK Parti’nin kurulmasını ve Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkenin başına geçmesini sağladığını vurgulayarak, “Gerçek belediyecilik, AK Parti’nin iktidara gelmesiyle beraber, Türkiye genelinde, bütün Anadolu’nun il ve ilçelerinde, beldelerinde eser ve hizmet siyasetine dönüştü. 22 yıldan bu yana da milletimize, hem yerelde hem genelde hizmet etmenin şerefini Cenabıallah bahşetti. Biz de milletimizin güvenine layık olabilmek için gecemizi gündüzümüze katmaya devam ediyoruz.” dedi.
“Özgürlüklerin önünü alabildiğince açtık”
Tunç, 22 yıldan bu yana toplum olarak “güçlü olalım” diye çalıştıklarını, istikrarlı kalkınma hamleleriyle bütün vilayetleri eserlerle donattıklarını vurguladı.
Enerjide bağımsız, savunma sanayinde daha güçlü olmak, terörle daha güçlü mücadele etmek ve dışa karşı daha güçlü olmak için çalıştıklarını vurgulayan Tunç, şöyle konuştu:
“Enerjide bağımsız olmak için doğal gazıyla petrolüyle ve diğer enerji kaynaklarıyla yoğun bir çaba gösterdik. Yine göstermeye devam ediyoruz. Dünya projeleriyle ülkemizi tanıştırdık. AK Parti’den önce temel hak ve özgürlükler kısıtlanıyordu. Üniversitelerde çocuklarımızın kılık kıyafeti sorun ediliyordu. Derslerden, sınavlardan atılıyordu. Okul birincileri, kürsülerden indiriliyordu. Öyle günleri yaşadık. Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı o günlerden bugünlere geldik. ve özgürlüklerin önünü alabildiğince açtık. Demokrasimizin standardını yükselttik. Hep ne yaptık? Milletimizle beraber o milli iradenin düşmanlarına, vesayetçi ve darbeci anlayışa karşı hep mücadele ederek bugünlere geldik. 22 yıldan bu yana ülkemizi geliştirmek için kalkındırmak, büyütmek için çalışırken her türlü engellerle de karşılaştık.”
“Terörün her türlüsünün kökünü kazıyıncaya kadar bu mücadelemiz devam edecek”
Tunç, Gezi olayları, 17-25 Aralık emniyet, yargı darbesi ve 15 Temmuz darbe girişimiyle ülkenin seçilmiş hükümetini devirip, demokrasiye darbe vurulmaya çalışıldığını anımsatarak, milletin şanlı direnişi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü duruşuyla tüm bu zorlukları aşmayı başararak bugünlere geldiklerini söyledi.
Bundan sonra da yine milletle yürümeye devam edeceklerini belirten Tunç, milletin refahını, alım gücünü arttırmak için çalışacaklarını vurguladı.
Türkiye’nin güneyinde bir terör devleti kurulması çabalarına karşı yaptıkları mücadelede şehitler de verdiklerini aktaran Tunç, “Terörün her türlüsünün kökünü kazıyıncaya kadar bu mücadelemiz devam edecek. Çocuklarımızın ve gençlerimizin huzurlu bir geleceğe kavuşması için çalışacağız.” dedi.
Bakan Tunç, Anayasa’nın tamamen demokratik sivil bir hale kavuşması için yeni bir mücadele verdiklerini dile getirerek, bu dönemde parlamentoda uzlaşma sağlanırsa, millete yakışır, demokratik, şirin, katılımcı bir anayasaya kavuşulacağını kaydetti.
]]>Vali Kızılkaya başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi. Terörle mücadele, asayiş operasyonları ve gümrük kaçağıyla mücadele konularında yapılan çalışmalar paylaşıldı. Vali Kızılkaya, valiliğin resmi sosyal medya hesabından canlı yayınlanan toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Vali Kızılkaya, halkın huzurunu kaçıran başta terör örgütleri olmak üzere, suç örgütlerine, zehir tacirlerine nefes aldırmayacaklarını belirterek, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek mahalli idareler genel seçimlerinde vatandaşların huzur ve güven içinde hiçbir baskı ve yönlendirmeye maruz kalmadan kendi özgür iradesiyle oy kullanmalarının tesisi için her türlü güvenlik tedbirini aldıklarını aktardı.
Seçimlerin kente yakışır bir olgunlukta, huzur ve güven ikliminde geçmesini dileyen Kızılkaya, “Şubat ayı içerisinde terörle mücadele şube müdürlüğü ekiplerince 13 operasyon gerçekleştirilmiş, el yapımı patlayıcı düzeneği, antitank roket mühimmatına tuzaklanmış şekilde bulunarak imha edilmiştir. Sosyal medyada terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen 5 kişi yakalanmış, yurt dışında bulunduğu tespit edilen 1 şahıs hakkında aranıyor kaydı çıkarılmıştır. PKK/KCK ve FETÖ terör örgütlerine üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından aranan 4 kişi yakalanmış, 1 kişi tutuklanmış, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Narkotik suçlarla mücadele şube müdürlüklerince yapılan çalışmalarda 7 kilo 417 gram esrar ile bir miktar metamfetamin, kenevir tohumu, 22 uyuşturucu nitelikte hap ve 17 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi, 35 şüpheli hakkında işlem yapıldı” dedi.
Asayiş operasyonlarına ilişkin çalışmalara da değinen Kızılkaya, 33 kişi hakkında adli işlem yapıldığını belirtti. Vali Kızılkaya, “Gümrük kaçağı 8 bin 975 paket sigara, 14 bin dolu makaron, 34 cep telefonu, kopya düzeneği olarak kullanılan ses ve görüntü kayıt cihazı, 5 ruhsatsız tabanca ve şarjörü, Kalaşnikof tüfek, 130 Kalaşnikof fişeği, 50 tabanca fişeği, 2 dedektör, 6 kazı malzemesi ele geçirilmiştir. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyonlarda yıl içerisinde yakalanan 217 şüphelinin 69’u tutuklandı. Geçmiş yıllarda meydana gelen faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yılın ilk 2 ayında yapılan çalışmalarda 16 faili meçhul olay aydınlatılmıştır. Siber suçlarla mücadele şube müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda da terör örgütü propagandası yapan 111 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Yasa dışı 367 sitenin kapatılma işlemi yapıldı. Meydana gelen 42 siber olayından 31’i aydınlatıldı. Ülkeye yasa dışı yollarla giren 1 organizatör 21 göçmen yakalandı” ifadelerini kullandı.
İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 1-29 Şubat’ta il merkezi ve ilçelerde gerçekleşen 239 olayın 168’inin aydınlatıldığını aktaran Kızılkaya, 5 hırsızlık olayına ilişkin 7 şüphelinin yakalandığını bildirdi.
Aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 142 kişinin yakalandığını, 54 kişinin tutuklandığını aktaran Vali Kızılkaya, 33 bin 360 aracın denetlendiğini, 12 sürücü belgesinin geri alındığını, 57 aracın trafikten men edildiğini, trafik kurallarını ihlal eden bin 408 sürücüye ceza uygulandığını belirtti.
Toplantıya, 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Gaffar Gören, Siirt Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Vali Yardımcısı Abdulhamit Mutlu, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük, kaymakamlar ve güvenlik birimlerinin yetkilileri katıldı. – SİİRT
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Kemal Kızılkaya başkanlığında Siirt Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi’nde güvenlik ve asayiş toplantısı gerçekleştirildi.
Kızılkaya, Valiliğin resmi sosyal medya hesabından canlı yayınlanan toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Kızılkaya, halkın huzurunu kaçıran başta terör örgütleri olmak üzere, suç örgütlerine, zehir tacirlerine nefes aldırmayacaklarını belirterek, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde vatandaşların huzur ve güven içinde hiçbir baskı ve yönlendirmeye maruz kalmadan kendi özgür iradesiyle oy kullanmalarının tesisi için her türlü güvenlik tedbirini aldıklarını aktardı.
Seçimlerin kente yakışır bir olgunlukta, huzur ve güven ikliminde geçmesini dileyen Kızılkaya, şunları kaydetti:
“Şubat ayı içerisinde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 13 operasyon gerçekleştirilmiş, el yapımı patlayıcı düzeneği, antitank roket mühimmatına tuzaklanmış şekilde bulunarak imha edilmiştir. Sosyal medyada terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen 5 kişi yakalanmış, yurt dışında bulunduğu tespit edilen 1 şahıs hakkında aranıyor kaydı çıkarılmıştır. PKK/KCK ve FETÖ terör örgütlerine üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından aranan 4 kişi yakalanmış, 1 kişi tutuklanmış, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalarda 7 kilo 417 gram esrar ile bir miktar metamfetamin, kenevir tohumu, 22 uyuşturucu nitelikte hap ve 17 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi, 35 şüpheli hakkında işlem yapıldı.”
Asayiş operasyonlarına ilişkin çalışmalara da değinen Kızılkaya, 33 kişi hakkında adli işlem yapıldığını belirtti.
Kızılkaya, “Gümrük kaçağı 8 bin 975 paket sigara, 14 bin dolu makaron, 34 cep telefonu, kopya düzeneği olarak kullanılan ses ve görüntü kayıt cihazı, 5 ruhsatsız tabanca ve şarjörü, kaleşnikof tüfek, 130 kaleşnikof fişeği, 50 tabanca fişeği, 2 dedektör, 6 kazı malzemesi ele geçirilmiştir. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyonlarda yıl içerisinde yakalanan 217 şüphelinin 69’u tutuklandı. Geçmiş yıllarda meydana gelen faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yılın ilk 2 ayında yapılan çalışmalarda 16 faili meçhul olay aydınlatılmıştır. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda da terör örgütü propagandası yapan 111 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Yasa dışı 367 sitenin kapatılma işlemi yapıldı. Meydana gelen 42 siber olayından 31’i aydınlatıldı. Ülkeye yasa dışı yollarla giren 1 organizatör 21 göçmen yakalandı.” ifadelerini kullandı.
İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 1-29 Şubat’ta il merkezi ve ilçelerde gerçekleşen 239 olayın 168’inin aydınlatıldığını aktaran Kızılkaya, 5 hırsızlık olayına ilişkin 7 şüphelinin yakalandığını bildirdi.
Kızılkaya, aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 142 kişinin yakalandığını, 54 kişinin tutuklandığını aktaran Kızılkaya, 33 bin 360 aracın denetlendiğini, 12 sürücü belgesinin geri alındığını, 57 aracın trafikten men edildiğini, trafik kurallarını ihlal eden 1408 sürücüye ceza uygulandığını belirtti.
Toplantıya, 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Gaffar Gören, Siirt Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Vali Yardımcısı Abdulhamit Mutlu, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük, kaymakamlar ve güvenlik birimlerinin yetkilileri katıldı.
]]>İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma özel harekat ve jandarma komando timleri, ilçeye 24 kilometre uzaklıktaki Belbuka Üs Bölgesi’nde zorlu arazi ve ağır kış şartlarına rağmen terörle mücadelesini sürdürüyor.
Derin vadiler, sarp dağlar ve karla kaplı arazilerde daha önce PKK’lı teröristlerin kış üslenme alanı olarak kullandığı bölgeyi terörden arındıran jandarma komandolar, insansız hava araçları, ASELSAN tarafından üretilen termal kameralar gibi teknolojik imkanları da kullanarak sorumluluk sahasını kontrol altında tutuyor.
Kar kalınlığının yer yer üç metreyi bulduğu ve hava sıcaklığının sıfırın altında 25 dereceye kadar düştüğü bölgede kar motorları ve paletli araçlarla devriye atan jandarma timleri, bugüne kadar yaptığı operasyonlarla, teröristlerin sözde karargah, depo, barınak ve sığınak olarak kullandığı Karataş Çukurları’ndaki yaşam alanlarını imha etti, çok sayıda silah ve yaşam malzemesi ele geçirdi.
“Hain terör örgütüne ağır darbe vuruluyor”
İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürü Jandarma Yarbay Ümit Tuaç, AA muhabirine, bölgede tüm hava şartlarında terörle mücadelenin “ara, bul, yok et” stratejisiyle devam ettiğini söyledi.
Bölgede icra edilen operasyonlarda geçen yıl 6 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirten Tuaç, teröristlere ait çok sayıda silah, mühimmat, yaşam malzemesi ve örgütsel dokümanın ele geçirildiğini ifade etti.
Jandarma komando timlerinin teknolojiden azami ölçüde faydalandığını, milli silahları etkin şekilde kullandığını dile getiren Tuaç, “Operasyonlarla kullanılan milli üretim silah, malzeme ve araçlarla sınır ötesinde olduğu gibi sınır içinde de hain terör örgütüne ağır darbe vuruluyor. Terör sorununu yüce Türk milletinin gündeminden çıkarmak maksadıyla jandarma özel harekat ve komando birliklerimizle terörü kaynağında yok etmek için operasyonlara inançlı ve kararlı bir şekilde devam edilecek. Üs bölgesi, kahraman jandarma komando timleri ile teknolojiden azami ölçüde faydalanarak ASELSAN tarafından üretilen silah sistemleri, radar, termal kameralar gibi cihazlar kullanılarak yaz, kış kontrol altında tutulmakta.” diye konuştu.
Üs bölgesine 6 kilometre mesafede yer alan ve başarılı operasyonlarla terörden temizlenen Karataş Çukurları bölgesinde geçici üs bölgesinin kurulduğunu hatırlatan Tuaç, şunları kaydetti:
“Üs bölgeleri marifetiyle bölgede tam anlamıyla alan hakimiyeti sağlanarak hem terörist faaliyetleri engelleniyor hem de bölgede petrol arama ve işletme faaliyetlerini sürdüren şirketin etkin ve güvenli bir şekilde çalışması sağlanarak Gabar Dağı örneğinde olduğu gibi ülke ekonomisine katkı sunulması hedefleniyor. 2023’te 3 büyük, 14 orta çaplı ve 3 bin 190 küçük olmak üzere 6 bin 979 timin katılımıyla 3 bin 207 operasyon başarıyla icra edildi. Van’da 2023’te icra edilen operasyonlarda 26 piyade tüfeği, 4 keskin nişancı tüfeği, 1 makineli tüfek, 2 tabanca, 42 el bombası, 11 telsiz, 13 dürbün, 571 tüp, 33 roketatar mühimmatı, 6 anti personel mayını ve 4 anti tank mayını ele geçirildi. Van İl Jandarma Komutanlığı, terörle mücadele öncelikli olarak üzere emniyet, asayiş ve kamu düzeninin devamlılığını sağlama konusunda istihbarata dayalı ve teknolojik cihazlardan azami düzeyde istifade ederek ilgili makamlarla koordineli şekilde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarılı olma azim ve kararlılığındadır.”
]]>Destici, Sivas’ta Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde proje tanıtım programında yaptığı konuşmada, partisinin Sivas belediye başkan adayı Adem Uzun’a destek istedi.
BBP’nin kurucu genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanında 14 yaşından beri yer aldığını aktaran Destici, Sivas’ın BBP için önemli bir il olduğunu söyledi.
Destici, Cumhur İttifakı’nın ruhuna uygun olarak bazı bölgelerde seçime tek başlarına girdiklerini ifade etti.
“Kalbinde zerre kadar iman olanın Filistin ve Gazze davası olur”
Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, İsrail’in Gazze’de insanlık suçu işlediğini belirtti.
İsrail’in Gazze’de 30 bin masum insanı öldürdüğünü vurgulayan Destici, ” Türkiye’de bir siyasi parti genel başkanı İsrail ile ilgili tek kelime etmiyor. Siyonist katillerle ilgili soykırımcılarla ilgili tek kelime etmiyor ama diyor ki ‘Hamas terör örgütüdür.’ İsrail’e şirin gözükmeye çalışıyor. Hamas, Filistin’in Gazze bölgesinin siyasi partisi, oranın yönetimini elinde bulunduran parti.” şeklinde konuştu.
“Başıboş saldırgan köpek bırakmayacağız”
Yerel seçimlerde kazandıkları tüm il, ilçe ve beldelerde önceliklerinin sahipsiz köpek sorununu çözmek olduğunu aktaran Destici, şunları kaydetti:
“Türkiye genelinde baktığınız zaman son yıllarda milletin en önemli dertlerinden biri sokak köpekleri oldu. Köpek saldırıları sonucu çocuk, kadın ve yaşlı insanların ölümleri oluyor. Bize yetki verilen her ilde, her ilçe ve beldede seçimi kazandıktan 1 ay sonra sokaklarda başıboş saldırgan köpek bırakmayacağız. Bunları imkan varsa hayvan barınaklarına alacağız, kısırlaştıracağız ama imkan olmadığı yerde de elbette uyutacağız. Önceliğimiz insan olacak.” ifadelerini kullandı.
“Kayyum uygulaması devam etmelidir”
Her partinin diğer partililerle görüşebileceğine dikkati çeken Destici, şöyle devam etti:
“İstisnamız ve kırmızı çizgimiz, terör örgütlerinin siyasi partileriyle iş yapılamaz. Eğer yapılırsa millete, devlete, vatana ve şehitlerimize ihanet olur. ‘Kent uzlaşısı’ adı altında seçim işbirliği yapıyorlar. DEM Parti, bir önceki adı HDP, ondan önceki adı BDP, ondan önceki adı HADEP, ondan önceki adı DEHAP böyle gidiyor. Bukalemun gibi sürekli isim değiştiriyorlar. İstanbul’da bir ilçeyi onların istediği yani terör örgütünün ve onun siyasi temsilcisinin istediği partinin adayını gösteriyorsunuz. Kazandığı zaman oraya geçecek. İstanbul’da metropolde düşünün, PKK’nın partisinin büyük bir ilçe belediyesi olacak. Elbette devlet gereğini yapacak. Şimdi birileri diyor ya ‘kayyum uygulamasına son verilecek.’ Niye son verilsin kardeşim. Eğer seçilen belediye başkanı terörle arasına mesafe koymazsa, teröristleri belediyeye doldurursa, belediyenin imkanlarını terör örgütü ve uzantıları için kullanırsa elbette kayyum atanır ve kayyum uygulaması devam etmelidir.
Yine son günlerde yeni çözüm sürecinden bahsediliyor. Şehit liderimizin Muhsin Başkanımızın terörle mücadeleyle ilgili sözlerinden cevap vermek istiyorum. Şehit liderimizin dediği gibi terörü ve teröristi yok etmek istiyorsanız onun tüm unsurlarına karşı topyekün mücadele edeceksiniz. Sadece dağda, ovada, sınır içinde, sınır dışında teröristlere karşı askerin, polisin yaptığı mücadele yetmez. Şehirde de biz mücadele edeceğiz, arkasında sermaye olanlarla da mücadele edeceğiz. Mecliste olanlarla da mücadele edeceğiz. Mecliste terör örgütünün partisi ve sözde milletvekillerinin olmasına da müsaade etmeyeceğiz.
Devlete baş kaldıranın başını koparırsınız. Şimdi Atatürkçü olduğunu, Atatürk’ün partisinin genel başkanı olduğunu söyleyenler şimdi bunlarla işbirliği yapıyorlar. İsyancılarla, devlete baş kaldırmış olanlarla işbirliği yapıyorlar. Atatürk olsaydı, 40 yıldır devlete savaş açmış terör örgütü siyasi partiyle iş yapar mıydı? Onlarla seçim işbirliği, ortaklık yapar mıydı? Atatürk devlete baş kaldırana ne yapmış, sen ne yapıyorsun? Terörle, teröristle arana mesafe koy, işbirliğini bitir.”
]]>Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü Adalet ve Hukukun Üstünlüğü Uluslararası Enstitüsü İcra Sekreteri Steven Hill’in yaptığı panele, Somali Devlet Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Ali Ömer Muhammed, Irak Ulusal Güvenlik Müsteşarı Kasım Araci ile Güvenlik ve Araştırma Genel Müdürü Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan konuşmacı olarak katıldı.
Muhammed, ülkesinin terörizmden ciddi anlamda yara aldığını ve terörle mücadele etmeye devam ettiklerini söyledi.
Somali’de 1990’da hükümetin düştüğünü ve 16 yıl boyunca yerel yönetimlerin söz sahibi olduğunu hatırlatan Muhammed, 11 Eylül 2001 sonrası terörle mücadele yöntemlerinin uygun olmayan bir adımla yapıldığını aktardı.
Muhammed, terör örgütleriyle mücadelede için diplomasinin gerekli olduğunu vurgulayarak, “Somali’de biz diplomasiyi farklı şekilde uygulamaya başladık. Öncelikle partnerlerimize ulaştık ve farklı platformlarda yakın müttefiklerimizi bir araya getirdik. Kaynakları ve siyasi imkanları bir araya getirdik. Örneğin; 5 üyesi olan bir kurulumuz var; Türkiye, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere ve ABD. Bunların arasında bizlere siyasi destek sağlıyorlar aynı zamanda da güvenlik desteği sağlıyorlar. İkinci olarak komşularımıza ulaştık.” diye konuştu.
“Kapsamlı şekilde terörle nasıl mücadele edebiliriz?” sorusuna yönelik konuşan Muhammed, diplomasiden faydalanmak gerektiğini, terör örgütlerinin bir inancı, bir ideolojiyi kendilerine bir sebep olarak görebildiklerini anlattı.
“Bu kesinlikle çok önemliydi çünkü güvenlik gücümüzü artırdı”
Muhammed, ekonomik fırsatlar yaratmak için de diplomasiye ihtiyaç olduğuna işaret ederek, diplomasinin çok boyutlu ve katmanlı olduğuna dikkati çekti.
Bakan Vekili Muhammed, Türkiye ile Somali arasında son olarak imzalanan “Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması”na ilişkin soruya yönelik, şunları kaydetti:
“Bu kesinlikle çok önemliydi çünkü güvenlik gücümüzü artırdı. Savunma kuvvetlerimizin eğitilmesi vesairesi konusunda zaten Türkiye’den uzun yıllardır savunma alanında destek alıyorduk. Ama bu çok daha iyi, bizim elimizi çok da güçlendiren bir gelişme oldu.
Deniz güvenliğimizi 1970-80’lerde test etmeye çalıştık ama 1990’lardaki hükümet sorunları sebebiyle denizlerimizin güvenliğini kaybettik.
Arkasından yaşanan sorunlarla yani korsanlığa kadar her türlü yasa dışı aktivite yaşandı. Bu anlaşma özellikle Somali’nin deniz güvenliğini tesis etmeye yönelik. Somali’nin ekonomik kalkınma potansiyeli aslında denizlerinde, petrol olsun, balıkçılık su ürünleri olsun, burada ciddi bir potansiyel var ve anlaşma her şeyden önce deniz güvenliğini sağlamaya yönelik.”
Terörle mücadelede bilgi paylaşımı gerçekten çok çok önemli”
Irak Ulusal Güvenlik Müsteşarı Araci, ülkesinin terörle etkin şekilde mücadele ettiğini vurgulayarak, terör sonrası toplumu rehabilite etme aşamasına geçtiklerini, Irak topraklarını terörden kurtardıktan sonra ailelerin normal hayata geçmesi için entegrasyon ve rehabilitasyon süreci yürüttüklerini anlattı.
Kayıplara tazminat verildiğini, işsiz ailelere iş sağlanmaya başladıklarını ve ortaya çıkan zararların hukuki anlamda giderilmesi bağlamında davalar yürütüldüğünü aktaran Araci, terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye’de işgal ettiği bölgede bulunan vatandaşlarına yönelik ise şunları kaydetti:
“1924 Iraklı ailenin yeniden kazanımını sağlamıştır ve 5 binden fazla vatandaş (Suriye’deki) bu kamplardan kurtarılarak tekrardan Irak’a getirilmiştir ve orada rehabilite edilerek topluma kazandırılmaya çalışılmıştır. Hol Kampı içerisinde halen belli sayıda insanlar var ancak güvenlikleri de temin edildikten sonra bu insanların gönüllü şekilde dönüşünü sağlamaya çalışıyoruz. Önümüzdeki süre içerisinde entegrasyon programını da daha aktif şekilde hayata geçireceğiz.”
Araci, diplomasiyi bölgesel anlamda kullandıklarını dile getirerek, bölgede sıkıntıların büyük bir bölümünün giderildiğini aktardı.
Terörle mücadele sürecinde önemli deneyimler elde ettiklerini belirten Araci, teröre karşı çok net stratejinin olması gerektiğini söyledi.
Terörle mücadelede, ülkeler ve uluslararası arenada diplomatik işbirliklerine ihtiyaç olduğunu aktaran Araci, “Terörle mücadelede sınır aşan terörizm konusunda güvenlik ve istihbarat bağlamında bilgi paylaşımı gerçekten çok çok önemli.” dedi.
“Tehdidin kendisi de çok hızlı ve çok örgütlü bir şekilde ortaya çıkıyor”
Güvenlik ve Araştırma Genel Müdürü Büyükelçi Yazgan da “Diplomasi, ne söylemediğimiz ile de ilgilidir.” diyerek, diplomasi ve güvenlik konularının kesişiminde samimi olmakla sessiz olmak arasında ince bir çizgi olduğunu belirtti.
Yazgan, “Tehdidin kendisi de çok hızlı ve çok örgütlü bir şekilde ortaya çıkıyor. Bugün yetmişli yıllarda da olduğu gibi terörizm hala gayrimeşru ve gayriyasal bir uluslararası ilişkiler aracı olarak kalmaya devam ediyor. O yüzden zarar görüyoruz, yara alıyoruz. Devletin vatandaşlarını koruma yükümlülüğü var ve kendi yargı bölgesindeki herkesi koruma görevi var. Bu bizim egemenlik hakkımızın da bir gereksinimi.” değerlendirmesinde bulundu.
Yazgan, terörizmin büyük güçlerin siyaseti tarafından suistimal edilmesinin neticesi olduğuna vurgu yaptı.
“Terörizm yalnızca bir yan ürün değil aynı zamanda da yanlış politikaların doğrudan sonucu.” diyen Yazgan, bunun uluslararası anlamda yanlış yönetilen politikaların sonucu olduğunu ifade etti.
]]>Milli Savunma Bakanlığı tarafından basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bakanlıkta gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, “Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 25 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar 193’ü Irak’ın, 290’ı Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere etkisiz hale getirilen terörist sayısı 483 olmuştur” ifadelerini kullandı.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terörle mücadelesine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edeceğine vurgu yapan Tuğamiral Aktürk, diğer yandan Milli Savunma Bakanlığı’nın FETÖ ile mücadelesinin de yeni bilgi, belge ve veriler ışığında kararlılıkla sürdüğünü hatırlattı.
“Bahar Kalkanı Harekatı’nın 4’üncü yıl dönümünde aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz”
Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi ve Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Tuğamiral Aktürk, “Hudutlarımızın güvenliğini sağlayan, yeni bir göçü önleyerek büyük bir insanlık dramının yaşanmasını engelleyen Bahar Kalkanı Harekatı’nın 4’üncü yıl dönümünde aziz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet; kahraman gazilerimize sağlıklı ve mutlu ömürler diliyoruz” diye konuştu.
“Hudutlarımızda son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 101 şahıs yakalanmıştır”
Tuğamiral Aktürk, konuşmasına şöyle devam etti:
“Hudutlarımızda son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 101 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 4’ü terör örgütü mensubudur. 2 bin 384 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 448’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 30 bin 15 olmuştur.”
Dost ve kardeş ülkelerle olan tarihi ve kültürel bağlara dikkati çeken Tuğamiral Aktürk, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, terörle mücadele ve hudut güvenliği ile mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi korumanın yanı sıra milli meselemiz olan Kıbrıs, ‘iki devlet, tek millet’ anlayışı ile bir ve beraber olduğumuz Azerbaycan, tarihi ve kültürel bağlarımız olan Balkanlar, dostluk ve kardeşlik ilişkilerimiz bulunan Libya ve Somali başta olmak üzere birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmayı sürdürmektedir” şeklinde konuştu.
KFOR Birliği 1 Mart’ta göreve başlayacak
Aktürk, ayrıca NATO Kosova Gücü (KFOR) ihtiyat birliği rotasyon planlaması çerçevesinde bir komando taburunun 28 Şubat’ta Kosova’ya intikal ettiğini belirterek, “İtalya’dan görevi devralacak birliğimiz, 1 Mart-1 Haziran tarihleri arasında görev yapacaktır” açıklamasında bulunu.
“ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır”
40 adet yeni F-16 Blok-70 alımı ve 79 adet F-16’nın modernizasyonuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Tuğamiral Aktürk, “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır” şeklinde konuştu. – ANKARA
]]>F-16 ALIM SÜRECİ
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, ABD’den F-16 Blok-70 Viper savaş uçağı tedarik sürecine ilişkin şunları söyledi:
“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda, 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.”
1 OCAK’TAN İTİBAREN 483 TERÖRİST ETKİSİZ
Aktürk, terör örgütlerine karşı yürütülen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 25 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının ise 193’ü Irak’ın kuzeyi, 290’ı Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 483’e ulaştığını söyledi.
Halihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarda zorlu iklim ve arazi şartlarında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edeceğini vurgulayan Aktürk, FETÖ ile mücadelenin de yeni bilgi, belge ve veriler ışığında kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
Aktürk ayrıca Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşleri ve normalleşmenin sağlanmasına yönelik çalışmalara da devam edildiğini bildirdi.
30 BİN KİŞİNİN YASA DIŞI GEÇMESİ ENGELLENDİ
Tuğamiral Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4’ü terör örgütü mensubu 101 kişinin yakalandığını, 2 bin 384 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini bildirdi.
Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1448’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 30 bin 15 olmuştur.” dedi.
Tuğamiral Aktürk ayrıca, milli mesele olan Kıbrıs, “iki devlet, tek millet” anlayışı ile beraber olunan Azerbaycan, tarihi ve kültürel bağlar olan Balkanlar ile dostluk ve kardeşlik ilişkileri bulunan Libya ve Somali başta olmak üzere birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmaya devam edildiğini de söyledi.
İsrail saldırılarını sürdürdüğü müddetçe, bölgesel ve küresel barışa yönelik tehditlerin de arttığına vurgu yapan Aktürk, hem bölgesel hem de uluslararası istikrar için, Gazze’de koşulsuz ve kalıcı ateşkes ilan edilmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
MALAMAN DENİZ MAYINI ENVANTERE GİRİYOR
Aktürk, TÜBİTAK kaynaklı başlatılan ve Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri A.Ş. ana yükleniciliğinde devam eden MALAMAN mayınının tam ölçekli patlatma provasının geçen hafta içerisinde başarıyla gerçekleştirildiğini, “MALAMAN Deniz Mayını”nın Deniz Kuvvetleri envanterine girmesiyle bu konudaki dışa bağımlılığın da sona ereceğini söyledi.
Bakanlığa bağlı ASFAT ana yükleniciliğinde yürütülen Açık Deniz Karakol Gemileri Projesi’nin ilk gemisi “TCG AKHİSAR”ın denize inişi sonrası, önemli bir aşama olan havuzlama sürecinin 23 Şubat’ta tamamlandığını da aktaran Aktürk, Strong Bosses tarafından düzenlenen “İnovasyon ve Başarı Ödülleri” yarışmasında ödüle layık görülen İstanbul Tersanesi Komutanlığını ve personelini kutladı.
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Gaziosmanpaşa’da Bartınlılar Derneği’nin yeni binasının açılışına katıldı. Açılışta konuşan Bakan Tunç, “Derneğimizin yeni yerinin hayırlı uğurlu olmasını Cenabı-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Önümüzde bir seçim var, sandığa gideceğiz. Gaziosmanpaşa için İstanbul için Türkiye için en doğru kararı vereceğiz inşallah. Hemşehrilerimiz özellikle 94’de temelleri atılan gerçek belediyeciliğin İstanbul’da yeniden başlaması için bir karar verecekler. Ülkemizin gelişmesi, kalkınması için 22 yıldan bu yana cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir mücadele veriyoruz. 94’te Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşanılamaz hale getirdiği İstanbul’un nasıl 4-5 yıl içerisinde yaşanabilir hale getirildiğini o dönemde İstanbul’da yaşayanlar olarak sizler ve ben de o dönemde İstanbul’daydım, çok iyi hatırlıyoruz. Suları akmayan bir İstanbul vardı. Havası solunamayan bir İstanbul vardı. Çöpleri toplanamayan bir İstanbul vardı. Cumhurbaşkanımız o dönem yaşanılamaz denilen İstanbul’u 4-5 yılda yaşanabilir hale getirdi” diye konuştu.
Bakan Tunç, “22 yıldan bu yana hep önce insan dedik. İnsanımızı güçlendirmemiz lazım dedik. Çocuğuyla, kadınıyla, ailesiyle insan güçlü olacak ki aile güçlü olsun, toplum güçlü olsun dedik. Eğitime önem verdik. En fazla payı çocuklarımızın eğitimi için bütçede onlara ayırdık. Sağlığa önem verdik. Pandemi sürecinde İtalya’daki, Yunanistan’daki, Avrupa ülkelerindeki o sıkıntıları hep beraber gördük. Türkiye sağlam sağlık alt yapısıyla o süreçleri başarıyla geçirdi. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre, adalete varıncaya kadar her alanda insanı güçlendirmek için çalıştık. Hep adalet dedik, hukukun üstünlüğü dedik. Bundan sonra da böyle demeye devam edeceğiz inşallah. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle memleketimizi geliştirmenin gayreti içerisinde olduk. Dünya projelerini hayata geçirdik. Savunma sanayiinde yüzde 80 yerlilik oranını yakaladığımız için terörle mücadelede başarılı olduk. Güneyimizde terör devleti kurdurmak isteyen küresel güçlere müsaade etmedik, kuramazsınız dedik, kurdurtmayız dedik. Savunma sanayiindeki yüzde 80 yerlilik oranını yakalayamasaydık bu başarıyı sağlayabilir miydik? Sağlayamazdık” ifadelerini kullandı.
“Gerçek belediyecilik, üretken belediyecilik”
“Terörün her türlüsünden ülkemizi kurtararak çocuklarımızın daha huzurlu bir geleceğe kavuşmasının mücadelesini veriyoruz” diyen Bakan Tunç, “Libya ile mutabakat yaparken, askerimizi oraya gönderirken muhalefet ne dedi? ‘Ne işimiz var Libya’da’ dedi. Biz Libya’ya boşuna mı gittik. Doğu Akdeniz’deki petrol yatakları, doğalgaz kaynakları gelecekte keşfedildiğinde çocuklarımızın kaynağı onlar. O mavi vatanımızdan bir damla suyu peşkeş çektirtmeyiz dedik ve çektirtmedik. Rusya- Ukrayna savaşı çıktığında muhalefet bir tarafı tutalım dedi. Olmaz dedik, hakkaniyetli ve dengeli politikamızı yürüteceğiz ve millet olarak bundan zarar görmememiz lazım dedik. Terörün her türlüsünden ülkemizi kurtararak çocuklarımızın daha huzurlu bir geleceğe kavuşmasının mücadelesini veriyoruz. 31 Mart’ta milletimizin vereceği karar doğrultusunda inşallah hükümetle uyumlu belediye başkanlarımız yerelde gerçek belediyeciliği uygulayarak inşallah herkese eşit, adil hizmeti götürmeye devam edecekler. Gerçek belediyecilik, üretken belediyecilik. Gerçek belediyecilik katılımcı, ulaşılabilir belediyecilik. İstanbul için yeniden İstanbul, sadece İstanbul dediğimiz bir belediyecilik” dedi.
Yerel yönetimlerde istikrarın şart olduğuna vurgu yapan Bakan Tunç, “5 yıllık dönem maalesef İstanbul’da bir algı belediyeciliğinden öte geçemedi. Geçmişte devam eden projeleri sanki kendi projesiymiş gibi sosyal medyada paylaşarak zaman geçirdi. İstanbul’da kar yağdı yollar tıkandı. Kendisi balıkçıda büyükelçi ile keyif çattı. Sonrasında Elazığ’da deprem oldu, Erzurum’daki kayak keyfini yarıda bırakmadı. İstanbul’da sel oldu, Bodrum’da tatilini bir saatliğine kesebildi, sonra tekrar koşarak gitti. Sonuna kadar beklesen ne olur. Ben tatili çok seviyorum diyebildi. Muhalefetin durumunu görüyorsunuz. Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkardıkları kişiyi sonrasında kendi partilerine genel başkan olmaya bile layık görmediler. 8-9 tane yardımcı vardı. Ne oldu bu yardımcılar? Şimdi hepsi birbirine düştü. Demek ki bunlar bir iktidara gelmiş olsalardı, iktidarda bunların hali ne olacaktı. Paylaşabilecekler miydi acaba. Muhalefeti paylaşamadı bunlar. O nedenle yerel yönetimlerde de istikrar şart, uyum şart. Her belediyeye hükümetten nüfusa göre pay verilir, bütçe verilir ama o bütçeyi doğru kullanmak önemlidir. Gaziosmanpaşa’da doğru kullanmaya devam edeceğiz” dedi. – İSTANBUL
]]>Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 51. maddesinden kaynaklanan meşru müdafaa hakkı uyarınca, güvenliğini tehdit eden terör örgütü DEAŞ başta olmak üzere Suriye’nin kuzeyinde mevcut teröristleri etkisiz hale getirmek ve sınır güvenliğini sağlamak için başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Bab ilçe merkezinin terörden temizlenmesinin üzerinden 7 yıl geçti.
24 Ağustos 2016’da başlayan harekatın 6. ayında DEAŞ’tan kurtarılan Bab ilçe merkezinde, Türkiye’nin desteğiyle terörün izleri silindi.
Harekatın tamamlanmasının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Suriye Milli Ordusu (SMO) birlikleri, bölgenin güvenliğini sağlamaya ve terör nedeniyle yerinden edilen sivillerin geri dönmesi için gerekli koşulları oluşturmaya odaklandı.
Eğitim, sağlık, altyapı ve hizmet alanlarında yürütülen projeler sayesinde ilçe merkezi ve çevresindeki yerleşimlerde nüfus yaklaşık 400 bini buldu.
DEAŞ’tan kurtarılarak güvenli hale getirilen bölgelerde yaşayanların eğitim hakkından faydalanmalarına büyük önem veren Türkiye, ilçe merkezinde onarılan ve yeniden inşa edilen toplam 154 okulun eğitime kazandırılmasında büyük rol oynadı.
Halihazırda ilçe merkezi ile kırsalda 150 bin aşkın öğrenci eğitim görüyor.
Sağlık hizmetlerine öncelik verildi
Teröristlerden arındırılan bölgelerde hayatın normalleştirilmesi, insani ve teknik yardım kapsamında ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin sunulması ve Suriye’den Türkiye’ye hasta sevkini asgariye indirmek amacıyla Türkiye Sağlık Bakanlığı faaliyetler yürütüyor.
Bu kapsamda çok sayıda sağlık kuruluşu bölge halkının hizmetine kazandırıldı.
Sağlık Bakanlığının katkılarıyla ilçe merkezinde kurulan Bab Hastanesi, Suriye’nin kuzeyindeki en önemli sağlık üslerinden biri haline geldi.
Türkiye Diyanet Vakfı da hayırseverlerin desteğiyle ilçede çok sayıda camiyi restore etti.
Yerel meclisin destekleriyle ilçede elektrik şebeklerindeki hasarların giderilmesiyle evlere ve iş yerlerine ücretli elektrik verilmeye başlandı.
Bölge halkı, Tel Rıfat ve Münbiç ilçelerinde işgalini sürdüren PKK/YPG’li teröristlerin, kurtarılmış bölgelerdeki huzur ve güven ortamını bozmaya yönelik saldırılarının son bulmasını istiyor.
“Bab’a geri dönmek bir hayaldi”
Bablı Ammar Nasır, AA muhabirine, 2014’te DEAŞ’ın Bab ilçesini ele geçirmesiyle doğduğu şehri terk etmek zorunda kaldığını söyledi.
DEAŞ’lı teröristler yüzünden İdlib’e geçtiğini ifade eden Nasır, “DEAŞ kardeşimi alıkoydu, daha sonra ondan haber alamadık. O vakit ailemi çıkarmak zorunda kalmıştım. Bab’a geri dönmek bir hayaldi.” diye konuştu.
Nasır, SMO ile TSK’nın Fırat Kalkanı Harekatı sayesinde Bab’a geri döndüğündü ifade ederek “Bab’a girdiğimizde bir hayalet şehri andırıyordu. İlçenin tekrar ayağa kalkacağını hiç ümit edemezdik. Şükürler olsun Bablılar ve bütün Suriyelilerin çalışmaları sayesinde tekrar ayağa kalktı.” diye konuştu.
Bab ilçesinin Suriye’nin kuzeyindeki en iyi şehirlerden biri olduğunu belirten Nasır, tarım sektörüne yatırım yapılması halinde ilçenin bu alanda örnek olacağını söyledi.
“El ele ilçenin görünümü değişti”
Esed rejiminin saldırılarından kaçarak 7 yıl önce Bab ilçesine yerleştiğini anlatan Humuslu Celal Tellavi, ilçenin DEAŞ’tan temizlenmesinin 10. gününde Bab’a geldiklerini söyledi.
Tellavi, “Yerel meclise bağlı müdürlükler inşa edildi. İlçenin yüzde 70-80’i onarıldı. El ele ilçenin görünümü değişti. Humuslular yerel halkla hızlı entegre oldu.” ifadelerini kullandı.
Humuslu Tellavi, “Bab 7 yıl içinde yavaş yavaş şu anki görünümüne kavuştu. İlçenin çok şeye ihtiyacı var. Daha iyi bir yarın için hayallerimiz var ve bunun için çalışmaya devam ediyoruz.” dedi.
“Vatandaşa ucuz maliyetle kaliteli hizmet sunmaya çalışıyoruz”
Bab Yerel Meclis Başkanı Heysem Şihabi, ilçede yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Şihabi, yerel meclisin halka temel hizmetler sunuma konusunda önemli rol oynadığının altını çizerek, şöyle devam etti:
“Yerel meclisin sunduğu hizmet ve projeler sayesinde kentte hayat normalde döndü. Enkaz kaldırıldı. Sokaklar temizlendi. İlçemize elektrik ulaştı. Kamu binalarını ve yolları onardık. Zorlu şartlarda altyapıyı yeniledik. Sağlık alanında da önemli yatırımlar oldu. Kentimize büyük hastane açıldı. Zarar görmüş okulların tadilatının yanı sıra yenileri açıldı. Su sıkıntısını imkanlar dahlinde çözmeye çalışıyoruz.”
Nüfus kayıtları konusunda da bilgi veren Şihabi, şimdiye kadar yaklaşık 200 bin kişinin yerel kimlik kartı sahibi olduğunu aktardı.
Yerel Meclise bağlı sosyal hizmetler müdürlüğünün tespit ettiği ihtiyaç sahibi ailelere yardım sağlandığını söyleyen Şihabi, “Merkezde 19 bin 800, kırsalda 1800 ve çadır kamplar bölgesinde 3 bin 200 olmak üzere toplam 24 bin 800 aileye maddi ve lojistik yardımı yaptık.” şeklinde konuştu.
Şihabi, “Mikro ticari faaliyetleri destekleyerek kendi kendimize yetinme hedefine ulaşmaya çalışıyoruz. Vatandaşa ucuz maliyetle kaliteli hizmet sunmak için çaba harcıyoruz.” ifadesini kullandı.
Bab ilçesinin kurtarılmasıyla taçlanan Fırat Kalkanı Harekatı
Operasyonun ilk gününde, Gaziantep’in Karkamış ilçesinin karşısındaki Suriye topraklarında yer alan Cerablus ilçe merkezi, 23 Şubat 2017’de ise Bab ilçe merkezi DEAŞ’tan kurtarıldı.
Harekatla 2 bin 55 kilometrekareye yayılmış yerleşimler 217 günde terörden arındırıldı. Kahraman Mehmetçik ve Suriye Milli Ordusu (SMO) askerleri, Fırat Kalkanı Harekatı ile 7 ay gibi bir sürede 3 binden fazla DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdi.
Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, 29 Mart 2017’de harekatın bittiğini duyurmuş, 2 gün sonra Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada da harekatın başarıyla tamamlandığı ifade edilmişti.
]]>Türkiye, terör sorununu tarihe gömmekte kararlı…
Sınır ötesinde ve Suriye topraklarındaki operasyon bölgelerinde PKK’lı teröristlere ağır darbeler indiriliyor.
Bu süreçte uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanan Türkiye, bölgede ayrıca diplomasi trafiği yürütüyor.
Özellikle PKK’lı teröristlerin yuvalandığı Irak’ın kuzeyi için sık sık girişimlerde bulunarak terörle ortak mücadelenin zemini genişletiliyor.
Kahramanmaraş’ta temaslarda bulundu
Şehit aileleriyle iftarda buluşmak üzere Kahramanmaraş’a gelen Yaşar Güler, ilk olarak Vali Mükerrem Ünlüer’i ziyaret etti.
Güler, daha sonra Vali Ünlüer, milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör ile birlikte uzun çarşı esnafını ziyaret etti.
“Bu örgütü de bu sene halledeceğiz”
Güler, daha sonra çarşıdaki AK Parti Gençlik Kolları’nın bulunduğu yere geçip, burada gençlerle sohbet etti.
Onların sorularını da yanıtlayan Güler, TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde açmış olduğu tesisi hatırlattı.
Güler, bir gencin, “Terör bitecek mi?” sorusu üzerine de şunları söyledi:
Bu terör bir bela başımızda ama dünyadaki en pahalı arazide yaşıyoruz. Bunun bir bedeli olacak. İşte böyle bir bedel ödüyoruz. Bir taraftan en güzel işte 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşıyoruz, aynı anda 4 mevsimi yaşayabiliyorsun. Anlatabiliyor muyum? Her şeyi vermiş Allah, her türlü maden var ve böyle sizler gibi insan kaynağımız var. Tabii ki bu herkesi rahatsız ediyor. Artı, işte ülkemizin son yıllardaki, özellikle son 20 yıldaki hızlı gelişimi, hızlı büyümemiz, bunlar herkesi rahatsız ediyor çevremizde. İnşallah bu örgütü de bu sene halledeceğiz.
“Enerji, tarım, hayvancılıkla ilgili birer komisyon kurulacak”
Güler, 14 Mart’ta Irak Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Bağdat’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın katılımıyla gerçekleştirilen güvenlik zirvesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Güler, zirvenin çok olumlu geçtiğini belirterek şöyle konuştu:
Bu PKK terör örgütüyle 40 yıldır mücadele ediyoruz. Fakat 40 yıldır bu Irak yönetimi maalesef bu heriflere ne bir terör örgütü diyebildiler ne işte bunu yasaklayabildiler. Kendi ülkelerinde böyle bir örgüt yaşıyor ve hiç rahatsızlık duymuyorlar. Ama bundan önce aralık ayında bir görüşme yapmıştık Ankara’da. O görüşmede de tabii bu konunun üzerinde çok aşırı şekilde duruldu ve bu Irak’a son antep escort Bağdat gezisine gittiğimizde de Irak yönetimi terör olduğunu ilk defa kabul etti ve bunu da deklare etti. Tabii bu bizim için sevindirici bir şey. İnşallah bundan sonra onlarla ortak çalışmalarımız olacak, ortak bir harekat merkezi kuracağız. Erbil yönetiminin buna bakışı çok olumlu. Ama asıl bu çalışmalar, sadece terör örgütünün yasaklanması değildi. Orada 5-6 tane daha enerji, tarım, hayvancılık, su işleri dahil bunlarla ilgili her birinde yeni birer komisyon kurulacak ve bu karşılıklı çalışmalarla bu konuların hepsinde gelişmeler elde etmek için çalışmaları sürdüreceğiz. Bunların tabii Basra Körfezi’nden başlayıp Türkiye üzerinden geçip Avrupa’ya gidecek olan ‘Kalkınma yolu’ diye bir proje var. Duydunuz tabii hepiniz, mutlaka bilin bunu. Çünkü Türkiye’mizin gelecekteki en önemli işi bu.
Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
]]>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Şebinkarahisar Yardımlaşma Derneği 50. Olağan Genel Kurul toplantısına katıldı. Eyüpsultan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Bakan Kacır, hemşehirlileriyle bir araya geldi. Toplantıya, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız ve Şebinkarahisar derneği üyeleri katıldı. Olağan kurul toplantısında konuşan Bakan Kacır, sınır ötesinde kullanılan savunma teknolojilerinden bahsederek, Türkiye’nin bugün kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen bir ülke haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin ilk astronotunun, ilk uzay bilim misyonunu tamamladığını belirten Kacır, Türk çocuklarının başka milletin çocuklarına ait olduğu gerekçesiyle vazgeçecekleri hiçbir hayalinin kalmadığını ifade etti.
“Sınırları bin kilometreye yaklaşan Tayfun füzesini bu milletin yetiştirdiği evlatlar üretiyor”
Türkiye’nin yüksek teknolojik sistemlerini dünyaya rekabetçi bir şekilde ihraç edebilen bir ülke olduğunu belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir teknoloji hamlesi yolculuğundayız. Türkiye bugün kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve böylelikle başta güvenlik güçleri olmak üzere devletinin ihtiyaçlarını yerli ve milli sistemlerle karşılayabilen bir ülke olmuştur. Türkiye bugün yüksek teknolojik sistemlerini dünyaya rekabetçi bir şekilde ihraç edebilen bir ülke olmuştur. Hava araçlarından, insansız hava araçlarından Türkiye bugün dünyada 1 numara. BAYRAKTAR’ı, AKINCI’yı, KIZILELMA’yı, ANKA’yı, ANKA 1’i, ANKA 2’yi, ANKA 3’ü bu milletin evlatları yaptı, gökyüzünde buluşturdu. Sadece bunları mı? Helikopter platformlarını, ATAK’ı, ATAK 2’yi, GÖKBEY’İ, bu milletin mühendisleri, bu milletin teknisyenleri üretti. HÜRKUŞ’u, HÜRJET’i bu milletin yetiştirdiği evlatları, mühendisleri göklere yükseltti. Allah’a hamdolsun az önce değerli vekilim bahsetti. Şimdi artık sınırları bin kilometreye yaklaşan Tayfun füzesini bu milletin yetiştirdiği evlatlar üretiyor. Bu milletimiz için büyük bir kazanımdır. Allah’ın izniyle gidecek daha çok yolumuz var” dedi.
“Güvendikleri ağababaları kim olursa olsun sınırlarımızda bir ‘Teröristan’a izin vermeyeceğiz”
Bugün gelinen nokta itibariyle terörün topraklardan kazındığını ifade eden Bakan Kacır, “Biz bu yola bir mecburiyetle çıktık. Zira gördük ki, 40 yıla yakındır süren terör ile mücadelemizde parasını ödesek dahi dost bildiklerimiz ihtiyaç duyduğumuz savunma sistemlerini bizimle paylaşmıyorlardı. Evlatlarımızı kendi topraklarımızda şehit veriyorduk. Arkasında birileri olan bir terör örgütünün saldırıları yüzünden. Ama nihayetinde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir yola çıktık. Bu ülkenin, bu milletin, bu devletin neye ihtiyacı varsa kendi evlatlarımızın alın teriyle, emeğiyle, gayretiyle yerli ve milli olarak geliştireceğiz ve silahlı kuvvetlerimize ve güvenlik güçlerimize teslim edeceğiz. İşte bugün geldiğimiz nokta itibariyle kendi topraklarımızdan terörü kazıdık attık. Sildik attık. Onlarca yıl kendi topraklarımızda şehit veriyorduk değil mi? Güneydoğu’da, Doğu Anadolu’da hatta Karadeniz’de. Hatırlayın Eren Bülbül komşumuz Trabzon’un evladı değil mi? Hatta Şebinkarahisar’ın tepelerinde teröristler gezmeye cesaret edecek noktaya gelmişlerdi. Allah’a hamdolsun bunların hepsini kazıdık attık, def ettik ülkemizden. Ama mücadele bitmedi biz her alanda olduğu gibi bu işte de sadece bugünü değil yarınını düşünmek zorundayız. Evlatlarımızın geleceğini bu zor coğrafyada, Türk milletinin başı dik, alnı açık şekilde yaşamına devam etmesini temin etmek, sağlamak zorundayız. İşte bunun için şimdi harekatı sınır ötesine taşıdık. Sınırlarımızın ötesinde kurulmaya çalışılan ‘Teröristan’ haritalarını yırtıp atıyoruz. O teröristlerin arkalarında kimler olursa olsun güvendikleri ağababaları kim olursa olsun sınırlarımızda bir ‘Teröristan’a izin vermeyeceğiz. İnşallah kahraman silahlı kuvvetlerimiz şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da bu mücadelede Allah’ın izniyle başarılı olacak” diye konuştu.
“Biz milletimizin evlatlarının hayalleri, ufkun üzerine gökyüzüne uzansın istiyoruz”
Türkiye’nin ilk astronotunun, ilk uzay bilim misyonunu tamamlayıp dünyaya dönüş yaptığını aktaran Bakan Kacır, “Az önce değerli vekilim ifade etti. Hamdolsun geçtiğimiz hafta Türkiye’nin ilk astronotu, ilk uzay bilim misyonumuzu tamamladı, uluslararası uzay istasyonundan dünyaya dönüş yaptı. Bu milletin çocuklarının başka milletin çocuklarına ait olduğu gerekçesiyle vazgeçecekleri hiçbir hayal kalmamıştır. Biz milletimizin evlatlarının hayalleri, ufkun üzerine gökyüzüne uzansın istiyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Rize’de 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinge katıldı. Erdoğan, özetle şöyle konuştu:
“ATA YURDUM, ANA OCAĞIM RİZE’DEN 31 MART’TA REKOR BEKLİYORUM”
“Tam 22 yıldır Rizeli kardeşlerimizle birlikte yol yürüdük, omuz omuza mücadele ettik. Vesayetçilerden terör örgütlerine, emperyalist güçlerden Türkiye ile ilgili hesabı olan tüm şer odaklarının karşısında birlikte durduk. Cumhuriyet mitingleriyle milletin iradesini gasp etmek istediler, Gezi hadisesiyle sokaklarımızı terörize etmeye kalktılar. 17-25 Aralık girişimiyle hükümetimizi alaşağı etmeye çalıştılar. Çukur olaylarıyla ülkemizin bir parçasını bizden koparmayı denediler. 15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüyle doğrudan istiklalimize kastettiler. Teröristlere binlerce tır dolusu silah sağlayarak hemen güneyimizde bir teröristan kurmaya çalıştılar. Ekonomimizi mahvetme, bu tür tehditlerle Türkiye’ye diz çöktürmeye çalıştılar. Bunların hepsini biz sizlerle beraber boşa çıkardık. Türkiye’yi ne ekonomik ne siyasi ne diplomatik ne de sosyal olarak esir almalarına müsaade etmedik. Sizinle beraber.
Rize’nin güçlü duruşunu 31 Mart seçimlerinde yine çok net biçimde ortaya koyacağına inanıyorum. Ata yurdum, ana ocağım Rize’den 31 Mart’ta yine rekor bekliyorum.
Şu hemen sol tarafımdaki kentsel dönüşümü nasıl buldunuz, güzel mi? Rize merkez değişmiş mi? Hala değişiyor mu?
“HER KESİMDEN İNSANIMIZIN ARASINDA NİFAK DUVARLARI ÖRDÜLER”
Bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı, ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti. Toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi, dönüşümü, yenilikleri, teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık. Her alanda şampiyonlar liginde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkum ettiler.
Bu fasit daireyi kırmaya çalışan, devlet ve siyaset adamlarını ise ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes, ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı ve arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birleri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük, bunları Cudi’ye gömdük, bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz.
“ARTIK AHMETLER, MEHMETLER, AYŞELER, FATMALAR UZAYA GİDECEKLER”
İlk insanlı uzay misyonumuzu geçen hafta başarıyla tamamladık. İnşallah yakın bir tarihte ikinci astronotumuzu da uzaya göndereceğiz. Artık Ahmetler, Mehmetler, Ayşeler, Fatmalar uzaya gidecekler, uzaya. Bu millete bu yakışır mı? Yapar mıyız? Yaptık mı? Mesele bu.
Hayat pahalılığı ve enflasyon başta olmak üzere şu an canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz. Son 21 yılda pek çok başarıya imza atmış bir hükümet olarak bugünkü sorunları da çözecek olan yine biziz.
“CHP’DE HER GELEN BİR ÖNCEKİNİ MUMLA ARATMIŞTIR”
Kendi içlerinde nasıl birbirlerine düştüklerini görüyorsunuz değil mi? Üzülerek de olsa şu gerçeği ifade etmek durumundayım. Türkiye’nin en büyük talihsizliği vizyonsuz, beceriksiz, tembel ve değişime ayak direyen tutucu muhalefete sahip olmasıdır. Dünyada böyle bir muhalefet yok. Ülkemizde son 21 yılda pek çok şey değişti, dönüştü, kendini yeniledi ama CHP’nin başını çektiği muhalefette hiçbir köklü değişim yaşanmadı. Pek istemeseler de genel başkanlık koltuğunda oturanları değiştirdiler. Bunda da her seferinde standardı düşürdüler. Çıtayı iyice aşağı çektiler. Daha önce de söyledim, CHP’de her gelen mutlaka bir öncekini mumla aratmıştır. Gelen gideni aratıyor. Son genel başkan değişikliğinde de bu gelenek bozulmadı.
“HER BİRİNİN ANKARA’DA BİRER OFİSİ VAR, GÜLE GÜLE KULLANIN”
Bay Kemal güya 13’üncü Cumhurbaşkanı olacaktı, hatırlıyorsunuz değil mi? Bir anda kendini CHP’nin istenmeyen adamı olarak buldu. Aynı vefasızlığı masada beraber oldukları diğer ortaklarına da sergilediler. Altılı masadan şu anda parlamentodan kimse kaldı mı? Hepsi gitti, hepsi dağıldı. Ne oldu? Nerede bu altılı masa? Ben ne demiştim, altılı masada kimseyi bulamayacaksınız demiştim. Bak parlamentoda şimdi kimse yok. Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara bugün demediklerini bırakmıyorlar. Ankara’da bir ofis tutmuşlar. Her birinin Ankara’da birer ofisi var, güle güle kullanın. Ama elhamdülillah biz çıktığımız yolda aynen yürüyoruz. Tabi burada asıl hayal kırıklığını CHP’li vatandaşlarımız yaşadı. CHP’li kardeşlerimizin partilerine ve siyaset kurumuna dair beklentilerini giderek kaybettiklerini görüyoruz. Gazi’nin emaneti diyerek halen CHP’ye oy veren vatandaşlarımız maalesef bir umutsuzluk sarmalına sürüklenmektedir. Her ne suretle olursa olsun siyaset kurumundan umut kesilmesi, demokrasimiz adına büyük bir tehdittir.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış, ötelenmiş, yok sayılmış hissetmesine rıza gösteremeyiz. 85 milyonun tamamının mesuliyetini taşıyan bir kadro olarak her kesimden vatandaşımıza ulaşmak, onlara da kulak vermek boynumuzun borcudur.
“MUHALEFETE BAKIP ASLA YEİSE KAPILMAYIN, ASLA ALTERNATİFSİZ DEĞİLSİNİZ”
Tüm vatandaşlarıma sesleniyorum: Muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın, asla alternatifsiz değilsiniz. Hele hele, CHP’nin iş bilmez, beceriksiz sadece kendi kariyerini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet, siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız.
Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara, sizin kaygılarınızı istismar edenlere, size ‘Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere, ‘Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz’ sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere, kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantılarıyla demlenenlere, anladınız değil mi, bizim çayın demlenmesi değil ha, DEM diye bir parti var ya onlarla demlenenler var; hasılı, size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız?
Son 21 yılda Rize’ye güncel rakamlarla toplam 150 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık.”
Erdoğan’ın tanıttığı ilçe belediye başkan adayları ise şöyle:
Ardeşen: Said Yaşayan
Çamlıhemşin: Ömer Altun
Çayeli: İshak Karahan
Derepazarı: Şaban Kalça
Fındıklı: Gürhan Kutluata
Güneysu: Rıfat Özer
Hemşin: Halim Kazım Bekar
İkizdere: Abdi Ekşi
İyidere: Saffet Mete
Kalkandere: Mehmet Yılmaz
Pazar: Ekrem Kılıç
]]>Erdoğan, partisinin Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Konuşmasına Rizelileri selamlayarak başlayan Erdoğan, ana yurdu, baba ocağı Rize’de olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.
Karşısında Karadeniz misali kabına sığmayan, bendini yıkmaya hazır bir Rize gördüğünü söyleyen Erdoğan, “Dereler dize gelir, dökülür bize gelir. Gönlümün bahçesinde birinci Rize gelir. Derelerin derdini balıktan sor balıktan. Rize’ye tutulmayan ne anlar sevdalıktan.” dizelerini okudu.
Birilerinin Rize ile birlikte 81 şehrin tamamına olan sevdalarını anlayamadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bizim ezelden ebede uzanan kardeşliğimizi bir türlü idrak edemiyorlar. Tam 22 yıldır Rizeli kardeşlerimizle birlikte yol yürüdük, omuz omuza mücadele ettik. Vesayetçilerden terör örgütlerine, emperyalist güçlerden Türkiye ile ilgili hesabı olan tüm şer odaklarının karşısında birlikte durduk. Cumhuriyet mitingleriyle milletin iradesini gasbetmek istediler. Gezi hadisesiyle sokaklarımızı terörize etmeye kalktılar. 17-25 Aralık girişimiyle hükümetimizi alaşağı etmeye çalıştılar. Çukur olaylarıyla ülkemizin bir parçasını bizden koparmayı denediler.
15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüyle doğrudan istiklalimize kastettiler. Teröristlere binlerce tır dolusu silah sağlayarak hemen güneyimizde bir teröristan kurmaya çalıştılar. Ekonomimizi mahvetme, bu tür tehditlerle Türkiye’ye diz çöktürmeye çalıştılar. Bunların hepsini biz, sizlerle beraber boşa çıkardık. Türkiye’yi ne ekonomik ne siyasi ne diplomatik ne de sosyal olarak esir almalarına müsaade etmedik. Sizinle beraber.”
“Türkiye için samimiyetle çalıştık”
Türkiye’nin son 21 yılda yazdığı başarı hikayesinin kahramanı Rize ile birlikte 81 vilayetin tamamı, 85 milyonun her bir ferdi olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Siz bu kardeşinize sahip çıktınız, bize destek oldunuz. Biz de sizin için Türkiye için samimiyetle çalıştık. Siz bize güvendiniz, inandınız, teveccüh gösterdiniz. Biz de size olan minnet borcumuzu hep daha fazla hizmet ve eser üreterek, hamdolsun, yerine getirdik. Durmadık, usanmadık, Allah ömür, milletimiz de destek verdikçe yolumuza bu çizgide devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Rize’nin güçlü duruşunu 31 Mart seçimlerinde yine çok net biçimde ortaya koyacağına inandığını belirten Erdoğan, “Ata yurdum, ana ocağım Rize’den 31 Mart’ta yine rekor bekliyorum.” dedi.
Alandakilere, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşıyor muyuz? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonuna sahip çıkıyor muyuz?” diye seslenen Erdoğan, “Evet” yanıtı üzerine “Ben size inanıyorum, siz de bu kardeşinize inanıyor musunuz? Mesele yok. Allah, yol arkadaşlığımızı muvaffak eylesin. 31 Mart seçimleri zaferimiz şimdiden ülkemiz ve Rize’miz için hayırlı olsun.” diye konuştu.
Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı yanındaki kentsel dönüşüm alanını göstererek, vatandaşlara nasıl bulduklarını soran Erdoğan, “Güzel mi, Rize merkez değişmiş mi, hala değişiyor mu? Yaparsa AK Parti yapar. Daha neler yapacağız neler.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“85 milyon olarak hepimiz biriz, beraberiz, kardeşiz. Bakınız, bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı, ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti, toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi, dönüşümü, yenilikleri, teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık. Her alanda şampiyonlar liginde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkum ettiler. Bu fasit daireyi kırmaya çalışan, devlet ve siyaset adamlarını ise ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes, ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı ve arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birileri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük, bunları Cudi’ye gömdük, bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz.”
(Sürecek)
]]>MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıktaki basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
Aktürk, başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı icra edilen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 39 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının, 151’i Irak’ın kuzeyi, 247’si Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 398’e ulaştığını söyledi.
Halihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarda zorlu iklim ve arazi şartlarında kahramanlık ve fedakarlıkla görev yapıldığını belirten Aktürk, “Geçtiğimiz hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist, Habur’daki hudut karakolumuza teslim olmuştur. Teröristler için tek çıkış yol, Türk adaletine teslim olmaktır.” ifadesini kullandı.
24 bin 537 kişinin sınırdan yasa dışı geçmesi önlendi
Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 8’i terör örgütü mensubu 253 kişinin yakalandığını, 3 bin 448 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini bildirdi.
Tuğamiral Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1146’ya yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 24 bin 537 olmuştur.” dedi.
Erzincan İliç’te meydana gelen toprak kayması dolayısıyla geçmiş olsun dileklerini ileten Aktürk, “Haber alınamayan işçilerimizi kurtarma çalışmaları kapsamında, 3’üncü Ordu İstihkam Savaş Taburumuz, devletimizin ilgili kurum ve kuruluşları ile koordinasyon halinde çalışmalarını sürdürmektedir.” ifadesini kullandı.
Tuğamiral Aktürk, İsrail’in Refah kentine yönelik saldırılarından endişe duyduklarını belirterek, saldırıların devamı halinde Gazze’deki trajedinin vahim boyutlara taşınacağına dikkati çekti. Aktürk, “Filistin meselesi adil bir sonuca kavuşturulmadan bölgemizde kalıcı bir barış mümkün olmayacaktır.” dedi.
Türkiye’nin Gazze’ye yönelik insani yardımlarına da değinen Aktürk, şunları kaydetti:
“14 Şubat’ta bir A400M uçağımız ile 1,2 ton tıbbi malzeme ve 12 sağlık personeli bölgeye ulaştırılmış, 49 hasta ve 106 refakatçiden oluşan toplam 155 Gazzeli kardeşimiz daha ülkemize getirilmiştir. Gazze için bugüne kadar Hava Kuvvetlerimize ait 18 uçakla 240 tondan fazla insani yardım malzemesi bölgeye sevk edilmiş, ülkemize getirilen Gazzeli kardeşlerimizin sayısı ise 876 olmuştur.”
NATO Savunma Bakanları Toplantısı
Türkiye’nin NATO üyeliğinin, 18 Şubat’ta 72’nci yılına ulaşacağını hatırlatan Aktürk, “Türkiye, hem müttefikler arasındaki savunma konularında hem de Avrupa-Atlantik coğrafyasında güvenlikle ilgili tüm meselelerde en önemli platform olmayı sürdüren ve kuruluşunun 75’inci yılına giren NATO’ya geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de önemli ve belirleyici katkılarda bulunmaya devam edecektir.” ifadelerini kullandı.
Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, NATO Savunma Bakanları Toplantısı kapsamında Belçika’nın başkenti Brüksel’de bulunan NATO Karargahı’na gittiğini hatırlattı.
Toplantılarda, İttifak’ın savunma ve caydırıcılığının güçlenmesi kapsamında, NATO’nun komuta ve kuvvet yapısına sağlanan destek ile toplantı gündemindeki konularda görüş, beklenti ve temennilerin vurgulanacağını belirten Aktürk, Bakan Güler’in mevkidaşları ile görüşmeler yapmasının da planlandığını söyledi.
Savunma sanayisi
Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerinin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliği ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığını ifade etti.
Tuğamiral Aktürk, 9 Şubat’ta “Tanklara İlave Yetenek Kazandırılması Projesi” kapsamında milli sistemlerle yetenek kazandırılan ilk M60T tankının, Ankara Şereflikoçhisar’da düzenlenen törenle Kara Kuvvetleri envanterine dahil edildiğini bildirdi.
Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarlarda, “DROPS-Tekerlekli Konteyner Taşıyıcı Aracı, NEFER Kuleli Zırhlı Muharebe Aracı ve Temel Eğitim Helikopterinin” muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını da aktardı.
Sorular
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Bakanlık kaynakları, Tuzla Piyade Okulu’nda yürütülen soruşturma ile ilgili son duruma ilişkin soruya, şu cevabı verdi:
“Cumhuriyet’imizin kurucusu ve ebedi başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 85’inci yıl dönümünde vuku bulan hadiseye ilişkin, disipline aykırı her olay ve durumda olduğu gibi adli soruşturmaya ilave olarak derhal idari soruşturma başlatılmış ve bu kapsamda olaya karışan ve Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilen personel hakkında Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulu tarafından ‘Silahlı Kuvvetlerden Ayırma’ kararı verilmiştir.
Hadiseye ilişkin adli süreçten elde edilecek belge ve bilgilere göre diğer süreçler işletilecektir. Binlerce yıllık köklü bir geçmişe ve geleneğe sahip kahraman ordumuzun ve askerliğin temeli disiplin üzerine kurulmuştur. TSK, müesses disiplini muhafaza etmek maksadıyla, olayları hukuk çerçevesinde, tarafsız ve tavizsiz bir şekilde değerlendirerek, temel değerlerini sarsacak, askeri disipline aykırı ve askeri hiyerarşiyi bozan, bozabilecek hiçbir kişi, olay ve duruma müsamaha göstermemektedir. Bundan en ufak bir şüphe duyulmamalıdır.”
F16 tedarik ve modernizasyon süreci
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, F16 tedarik ve modernizasyon kitleri ile F35 programına yönelik sorular üzerine, 40 adet F16 Blok-70 tedariki ve 79 adet F16 uçağının Viper modernizasyonu ile muhtelif diğer malzemelerin teminine yönelik resmi kongre bildiriminin ABD yönetimince 26 Ocak’ta gerçekleştirildiğini, taleplere ilişkin kongre onay sürecinin ise 11 Şubat’ta tamamlandığını aktardı.
Şubat ayı sonuna kadar taslak teklif ve kabul mektuplarının iletilmesinin beklendiğini belirten kaynaklar, şunları kaydetti:
“Teklif ve kabul mektuplarının tarafımızdan incelenmesi ve ABD yetkilileri ile birlikte projeye son halinin verilmesini müteakip 2024 Haziran-Temmuz aylarında takvimin yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Modernizasyon faaliyetlerinin ve tedarik edilecek uçakların üretim işlemlerinin ülkemizde gerçekleştirilmesi yönünde görüşmelerimiz devam etmektedir. Temin ve modernize edilecek F16’ların kullanımına yönelik iddiaların aksine daha önce de vurguladığımız gibi herhangi bir şart söz konusu değildir. F35 konusunda ise her iki ülkenin de duruşunda herhangi bir değişiklik yoktur.”
Bakan Güler’in Irak ziyareti
“Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Irak ziyaretine ilişkin detay verebilir misiniz?” sorusu üzerine kaynaklar, Bakan Güler’in, 6-7 Şubat tarihlerinde Irak’ta çeşitli ikili görüşmeler yaptığını hatırlattı.
Yapılan görüşmelerde, ilişkilerin derinleştirilmesi ve üst düzey ziyaretlerin sıklaştırılması gibi konuların yer aldığını belirten kaynaklar, şunları kaydetti:
“Hudut güvenliğinin sağlanması ve istihbarat paylaşımı ile son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, terörle ortak mücadele, askeri işbirliği ve Iraklı Türkmenlerin bölgedeki hak ve menfaatleri konularına yönelik Merkezi Irak Yönetimi, IKBY ve Irak Türkmen Cephesi makamları ile çeşitli ikili görüşmeler yapılmıştır. Bir kez daha hatırlatmak gerekir ki bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Bizim tek derdimiz, Irak topraklarının teröristlerce ülkemize yönelik saldırılarda üs olarak kullanılmaması ve kullandırılmaması, ülkemizin, milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasıdır. Terörle mücadelede ortak hareket edilmesidir.”
]]>ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NE TERÖR SALDIRISI
Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nın C kapısında bulunan polis kontrol noktasına 6 Şubat tarihinde silahlı terör saldırısı düzenlenmiş, polislerin karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada DHKP-C’li teröristler Emrah Yayla ve Pınar Birkoç öldürülerek etkisiz hale getirilmişti. Olayda 3’ü polis memuru 6 kişi yaralanırken, Dilfıraz Karataş isimli bir vatandaşın ise hayatını kaybettiği belirtilmişti. Olaya ilişkin yakalanarak gözaltına alınan 96 şüpheliden 48’i tutuklanırken, 48’i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

4 ŞÜPHELİYE YAKALAMA KARARI
Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Soruşturma çerçevesinde, saldırı eyleminin talimatını verdikleri ve DHKP/C silahlı terör örgütünün merkez komite üyesi oldukları öne sürülen firari şüpheliler Fehriye Erdal, Zerrin Sarı, Seher Demir ve Musa Aşoğlu hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
BİR KISIM GÖREVLİLERİ REHİN ALARAK MANİFESTO OKUYACAKLARDI
Öte yandan hakimlik sevk yazısında, örgütün yönetici kadrosu tarafından verilen talimat doğrultusunda Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un adliyeye silahlı bir şekilde girerek yanlarında getirdikleri malzemelerle daha önce duruşma bahanesiyle içeri giren ve eylem için hazır bekleyen Elif Ersoy, Diyar Ersoy, Necla Birkoç ve Ercan Güneş’in yardımıyla bir kısım görevlileri rehin almak amacında oldukları, yakalamamaları için sahte bomba görünümü verilmiş düzeneklerle içeriğinde bir takım hukuksuz talepler içeren manifestoyu okuyacakları da öğrenildi. Ayrıca sevk yazısında, taleplerinin kabul görmemesi durumunda rehin aldıkları kamu görevlilerine sözde cezalandırma eylemi yapacakları da belirtildi.

FAHRİYE ERDAL, SABANCI SUİKASTI DAVASININ FİRARİ SANIĞI OLARAK YER ALMIŞ
Öte yandan, Fehriye Erdal’ın, Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, Toyotasa Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefi’nin 1996’da öldürülmesine ilişkin kamuoyunda ‘Sabancı suikastı davası’ olarak bilinen davada ‘firari sanık’ olarak yer aldığı, 17 Mayıs 2017’de ise dosyasının ayrıldığı öğrenildi.
Öldürülen terörist Pınar Birkoç NE OLMUŞTU?
İstanbul Adliyesi önündeki polis kontrol noktasına 6 Şubat’ta silahla ateş açan 2 terörist ölü ele geçirilmiş, Dilfiraz Karataş hayatını kaybetmiş, 3’ü polis 6 kişi yaralanmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 96 şüpheliden 14’ü “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” ve “nitelikli kasten öldürme”, 33’ü “silahlı terör örgütüne üye olma”, 1 şüpheli ise “örgüte yardım etme” suçundan tutuklanmıştı. 48 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Öldürülen terörist Emrah YaylaSaldırgan Pınar Birkoç’un, olay günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde duruşmada yargılanan kardeşi Necmiye Birkoç hakkında da eylemle irtibatlı olduğu değerlendirilerek “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan tutuklama kararı verilmişti.
Saldırı sonrasında sosyal medya hesaplarından provokatif paylaşımlar yaptığı tespit edilenlerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüpheliden 5’i tutuklanmıştı.
]]>Eskişehir Birlik Vakfı’nda düzenlenen “Türkiye’nin Güvenlik Politikası” konulu konferansta konuşan Akar, bir ülkede en önemli konulardan birinin kültürel değerler sistemi olduğunu belirterek, Eskişehir Birlik Vakfı’nın bu anlamda çok özel yere sahip olduğunu söyledi.
Gazze konusunda kimsenin susmaması gerektiğini belirten Akar, “Gazze konusu başta olmak üzere ‘Nasıl olsa herkes biliyor’ dememeli. Anneler, evladım, kardeşim doğru bildiğiniz ne varsa onu söylemek lazım. Bir çekingenlik var. Siz dirayetli bir şekilde bilgilendirin ve bilinçlendirin. Eğer toplum bilgili ve bilinçli olursa herkesin işi kolaylaşıyor, bunu bilelim.” diye konuştu.
Akar, 85 milyonun belirli konularda bir tutum içinde olması gerektiğine dikkati çekerek, “Duygu ve düşüncelerin bir ve beraber olması lazım. Millet olması lazım. Nasıl ki evlerimiz depreme daha dayanıklı hale gelsin diye tahkim ediyoruz, tedbir alıyoruz. Bizim de önümüzdeki risklere, tehditlere ve tehlikelere karşı milli birlik ve beraberliğimizi tahkim etmemiz lazım. Burada herhangi bir boşluk bırakmamamız lazım. Herhangi bir fitnenin, fesadın girebileceği duruma müsaade etmemeliyiz.” ifadelerini kullandı.
Bir toplumun millet olabilmesi için din, dil, tarih ve hayat tarzının gerekli olduğunu ifade eden Akar, eğitim sisteminin buna göre kurgulanarak gençlere yol gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin coğrafi konum itibariyle adeta bir ateş çemberinin içinde olduğunu ve dünyadaki sıkıntıların kaynağında gıda ve enerjinin bulunduğuna değinen Akar, “Peki bunun için ne yapalım? Korkalım mı? Hayır, geleceğimizi tanzim etmek bakımından yürüyerek değil koşarak çalışalım.” dedi.
“Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var”
Bütün devletlerin beka ve refah olmak üzere iki temel görevi olduğunu dile getiren Akar, şöyle devam etti:
“Biz büyük ve güçlü Türkiye derken buna çalışıyoruz. Bir taraftan bu terör vesaire onlarla hesaplaşıp işi bitirmek. Diğer taraftan da Sayın Bakanımızın gece gündüz aradığı petrolü, doğal gazı bularak refahımıza katkı sağlamak. Çok şükür başaracağız. Bunlarla ilgili çalışmalarımızı aralıksız sürdürmemiz lazım. Bunlarla ilgili durmak veya duraklamak yok. Bu gelişmelere bağlı olarak bizim etki alanımız 3 kıta oldu. Avrupa, Asya ve Afrika. Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var. Fiili durumlarımız var. Askeri etkimiz var. Bu önemli bir şey. Bunun güçlenmesi lazım. Bütün dünya artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgi alanı.”
“Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek”
Terörü bitirmekte kararlı olduklarını vurgulayan Akar, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Öyle veya böyle inşallah en son teröristi de etkisiz hale getirmek suretiyle 40 yıldan beri milletimizin başına musallat olan bu beladan, asil milletimizi kurtarmakta kararlıyız. 85 milyonun sevgisi, güveni ve duasından aldığımız ilhamla, inşallah milli ve manevi değerlerimizi kullanmak suretiyle bunların en sonuncusunu etkisiz hale getirerek ülkemizin bekasını, güvenliğini, rahatlığını ve huzurunu tam ve mutlak imkanla sağlayacağız. Bu konuda çalışmalar sürüyor. Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek. Biz başta Irak ve Suriye olmak üzere hiç kimsenin toprak bütünlüğüne karşı değiliz. Onların toprağında asla bir gözümüz yok. Bizim tek derdimiz, sınırlarımızın ve milletimizin güvenliği.
Bu memleket bizim. Bu tarih acısıyla, tatlısıyla bizim. İbret ve ilham alacağız. Bu bayrak bizim. Bu anlayışla 85 milyon tek yumruk, tek yürek olacağız. Çalışmalarımızı buna göre yapacağız. Sultan Alparslan’dan Atatürk’e kadar ve bugüne kadar bu topraklar, insanlar, nüfus, ülke, beka, refah için katkı sağlayan kim varsa herkesi saygıyla şükranla anıyoruz.”
Akar’a konuşmasının ardından hediyelerin takdim edildiği konferansa, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu ve diğer ilgililerle vatandaşlar katıldı.
]]>Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) üst düzey bir yetkili, 10 Kasım 2023 tarihinde Tuzla Piyade Okul Komutanlığı’nda bir teğmenin Atatürk fotoğrafını yakasına takmaması ve sonrasında gelişen olaylara ilişkin yürütülen soruşturma hakkında, “Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu çalışmasını yapmış ve kararını Bakanlığımıza göndermiştir. Hukukçularımız bu kararı detaylı şekilde inceleyecek ve Sayın Bakanımızın onayına sunulacaktır. ve sayın Bakanımızın onayını müteakip karar resmileşecek daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır” bilgisini verdi.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık değerlendirme toplantısı yaptı. Aktürk, özetle şunları kaydetti:
“6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN YIL DÖNÜMÜNDE HAYATINI KAYBEDEN VATANDAŞLARIMIZ İLE SİLAH VE MESAİ ARKADAŞLARIMIZA ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUZ”
“6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşlarımız ile silah ve mesai arkadaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz. Milli Savunma Bakanlığımız, asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerin ilk anından itibaren, devletimizin ilgili kurum ve kuruluşlarıyla birlikte tüm imkanları ile seferber olmuştur. Kahraman Mehmetçik; arama-kurtarma, yardımların bölgeye ulaştırılması, güvenliğin tesis edilmesi ve yaşam destek faaliyetlerinin hayata geçirilebilmesi için büyük bir özveri ile mücadele etmiştir.
Ayrıca, 6 Şubat’ta Çağlayan Adliyesi’nde gerçekleştirilen menfur terör saldırısını bir kez daha şiddetle lanetliyor; saldırıda hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yaralı polislerimize ve vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz.
“SON BİR HAFTADA 44 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ”
Başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı kesintisiz bir şekilde ve başarıyla icra edilen operasyonlarla Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 44 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 144’ü Irak’ın, 215’i Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 359’a ulaşmıştır. Gereken yer ve zamanda terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılığımız; artan bir etki ve yoğun bir baskıyla sürecek, eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar amasız ve amansız bir şekilde devam edecektir. Bu vesileyle Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde, 3 Şubat’ta bölücü terör örgütünün taciz ateşi ile şehit olan kahraman silah arkadaşımız Piyade Uzman Çavuş Kadir Dingil’e bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz.
“HUDUTLARIMIZDA SON BİR HAFTADA YASA DIŞI YOLLARLA GEÇMEYE ÇALIŞAN 207 ŞAHIS YAKALANDI”
Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 207 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 1’i PKK/KCK terör örgütü mensubudur. 2 bin 495 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 893’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 21 bin 89 olmuştur.
İsrail-Filistin meselesiyle ilgili olarak krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi ve yayılmasının önlenmesi gerektiğini savunuyoruz.
Sayın Bakanımız tarafından 6 ve 7 Şubat’ta Genelkurmay Başkanımız ile birlikte Irak’a bir ziyaret gerçekleştirilerek terörle mücadele ve hudut güvenliği başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüşmelerde bulunulmuştur. Sayın Bakanımız bugün de, resmi davetlisi olarak Ankara’ya gelen Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularının ele alınacağı bir görüşme gerçekleştirmektedir. Görüşme kapsamında; iki ülke arasında ‘Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın imzalanması da planlanmaktadır.
Sayın Bakanımız, 2 Şubat’ta Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Bakan Yardımcısı ile Ankara’da düzenlenen Kara Füze Sistemleri Sözleşme İmza Töreni’ne katılmıştır. Ayrıca, Bakanlığımıza bağlı ASFAT’ın koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir ve Miilux OY şirketlerinin milli olarak ortaklaşa ürettiği denizaltı çelikleri Gölcük Tersanesi Komutanlığımıza teslim edilmiştir.
Personel ve askeri öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir. 15 Ocak’ta başlayan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na Sözleşmeli Er Temini başvuruları 11 Şubat’a kadar devam edecektir.”
MSB KAYNAKLARI: YÜKSEK DİSİPLİN KURULU ÇALIŞMASINI YAPMIŞ VE KARARINI BAKANLIĞIMIZA GÖNDERMİŞTİR
Üst düzey bir Bakanlık yetkilisi, Tuzla Piyade Okulu’nda yürütülen soruşturma ile ilgili son duruma ilişkin şu bilgileri verdi:
“Türk Silahlı Kuvvetleri bütün faaliyetlerini anayasa, kanunlar ve hukuk çerçevesinde, şeffaf şekilde sürdürüyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu çalışmasını yapmış ve kararını Bakanlığımıza göndermiştir. Hukukçularımız bu kararı detaylı şekilde inceleyecek ve Sayın Bakanımızın onayına sunulacaktır. ve sayın Bakanımızın onayını müteakip karar resmileşecek daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır.”
“KONGRE’DEKİ SESSİZLİK SÜRECİ DEVAM ETMEKTDİR. HERHANGİ BİR OLUMSUZLUK BEKLENMEMEKTEDİR”
ABD Kongresi’ne sunulan ve Türkiye’ye F-16 satışını engellemeyi amaçlayan öneri ile ilgili Bakanlık yetkilisi, “Kongre’deki sessizlik süreci devam etmektedir. Bu süreçte herhangi bir olumsuzluk beklenmemektedir” dedi.
“BİZİM TEK DERDİMİZ ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASIDIR”
Milli Savunma Bakanı Güler’in Irak ziyaretine ilişkin yetkili şu detayları paylaştı:
“Ülkemiz tarafından bölgemizde barış ve istikrarın sağlanması için yoğun bir diplomatik çaba sarf edilmektedir. Bu çalışmanın bir kanadı olan Askeri Diplomasi faaliyetleri de Sn. Bakanımız ve Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Söz konusu ziyarette; son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, terörle ortak mücadele, askeri işbirliği ve Iraklı Türkmenlerin bölgedeki hak/menfaatleri konuları görüşülmüştür. Bir kez daha hatırlatmak gerekir ki, bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Bizim tek derdimiz ülkemizin, milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasıdır. Terörle mücadelede ortak hareket edilmesidir.”
Yetkili, ASFAT ve OYAK tarafından üretilen çelik hakkında ise şu bilgileri paylaştı:
“ASFAT koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir Miilux OY şirketlerinin ortaklaşa ürettiği milli denizaltı çelikleri Gölcük Tersanesi Komutanlığına teslim edilmiştir. Böylece 2 yıl gibi bir süre içerisinde denizaltılar için önceki senelerde ithal edilen çelikler artık millileştirilmiş oldu. Dünyada bu çeliği üretebilen sayılı ülke var. Tedarik edilen Denizaltı Çeliklerinin ASFAT tarafından Türk Loyd’una sertifikalandırılarak test blokları inşasında kullanılması planlanmaktadır.”
]]>MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıktaki basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
Aktürk, başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı icra edilen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil, son bir haftada 44 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının, 144’ü Irak’ın kuzeyi, 215’i Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 359’a ulaştığını söyledi.
Gereken yer ve zamanda terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılığının, artan bir etki ve yoğun bir baskıyla süreceğini belirten Aktürk, “Eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar amasız ve amansız bir şekilde devam edecektir.” ifadesini kullandı.
21 bin 89 kişinin sınırdan yasa dışı geçmesi önlendi
Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan biri PKK/KCK terör örgütü mensubu 207 kişinin yakalandığını, 2 bin 495 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini bildirdi.
Tuğamiral Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 893’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 21 bin 89 olmuştur.” dedi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin, başta KKTC olmak üzere Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna Hersek, Katar, Somali ve daha birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığına dikkati çeken Aktürk, kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına desteğin sürdürüldüğünü aktardı.
Aktürk, İsrail-Filistin meselesiyle ilgili olarak krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi ve yayılmasının önlenmesi gerektiğini savunduklarını kaydetti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ile Irak’a resmi ziyarette bulunduğunu hatırlatan Tuğamiral Aktürk, bu kapsamda terörle mücadele ve hudut güvenliği başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüşmeler yapıldığını söyledi.
Savunma sanayisi
Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerinin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliği ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığını ifade etti.
Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanlığına bağlı ASFAT’ın koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir ve Miilux OY şirketlerinin milli olarak ortaklaşa ürettiği denizaltı çeliklerinin Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na teslim edildiğini aktardı.
Personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiğine dikkati çeken Aktürk,15 Ocak’ta başlayan Kara Kuvvetleri Komutanlığına sözleşmeli er temini başvurularının 11 Şubat’a kadar devam edeceğini bildirdi.
Sorular
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Kaynaklar, Tuzla Piyade Okulu’nda yürütülen soruşturmayla ilgili son duruma ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Türk Silahlı Kuvvetleri bütün faaliyetlerini Anayasa, kanunlar ve hukuk çerçevesinde, şeffaf şekilde sürdürüyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu çalışmasını yapmış ve kararını bakanlığımıza göndermiştir. Hukukçularımız bu kararı detaylı şekilde inceleyecek ve Sayın Bakanımızın onayına sunulacaktır. Sayın Bakanımızın onayını müteakip karar resmileşecek daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır.”
Bakanlık kaynakları, ABD Kongresi’ne sunulan ve Türkiye’ye F-16 satışını engellemeyi amaçladığı iddia edilen öneriyle ilgili, “Kongre’deki sessizlik süreci devam etmektedir. Bu süreçte herhangi bir olumsuzluk beklenmemektedir.” dedi.
Bakan Güler’in Irak ziyareti
Bakanlık kaynakları, “Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Irak ziyaretine ilişkin detay verebilir misiniz?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Ülkemiz tarafından bölgemizde barış ve istikrarın sağlanması için yoğun bir diplomatik çaba sarf edilmektedir. Bu çalışmanın bir kanadı olan askeri diplomasi faaliyetleri de Sayın Bakanımız ve bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Söz konusu ziyarette son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, terörle ortak mücadele, askeri işbirliği ve Iraklı Türkmenlerin bölgedeki hak ve menfaatleri konuları görüşülmüştür. Bir kez daha hatırlatmak gerekir ki bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Bizim tek derdimiz ülkemizin, milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasıdır. Terörle mücadelede ortak hareket edilmesidir.”
ASFAT ve OYAK tarafından zırh çeliği üretilmesi
MSB kaynakları, ASFAT ve OYAK tarafından yerli ve milli olarak üretilen zırh çeliği hakkında, “İki yıl gibi bir süre içerisinde denizaltılar için önceki senelerde ithal edilen çelikler artık millileştirilmiş oldu. Dünyada bu çeliği üretebilen sayılı ülke var. Tedarik edilen denizaltı çeliklerinin ASFAT tarafından Türk Loydu’na sertifikalandırılarak test blokları inşasında kullanılması planlanmaktadır.” bilgisini verdi.
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 33 ilde DEAŞ’a karşı düzenlenen ‘Kahramanlar-49’ operasyonuna ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Yerlikaya’nın açıklaması şöyle:
“33 İlde DEAŞ Terör Örgütüne yönelik eş zamanlı olarak gerçekleştirilen ‘Kahramanlar-49’ operasyonlarında 147 şüpheli yakalandı.
Aziz Milletimizin huzuru, birlik ve beraberliği için teröristlerin hiçbirine göz açtırmayacağız. Güvenlik güçlerimizin üstün gayretleriyle mücadelemize aralıksız devam edeceğiz.
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüklerimizce Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Bingöl, Bitlis, Bolu, Bursa, Çorum, Diyarbakır, Düzce, Eskişehir, İstanbul, Gaziantep, İzmir, Karabük, Kayseri, Kırıkkale, Elazığ, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa ve Yalova’da düzenlenen operasyonlar kapsamında;
Adana’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şüpheli yakalandı.
Adıyaman’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şüpheli yakalandı.
Afyonkarahisar’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Ankara’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 8 şüpheli yakalandı.
Antalya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şüpheli yakalandı.
Bingöl’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Bitlis’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Bolu’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şüpheli yakalandı.
Bursa’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı.
Çorum’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şüpheli yakalandı.
Diyarbakır’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 7 şüpheli yakalandı.
Düzce’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Eskişehir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Elazığ’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı.
Gaziantep’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şüpheli yakalandı.
İstanbul’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı.
İzmir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 11 şüpheli yakalandı.
Karabük’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Kayseri’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şüpheli yakalandı.
Kırıkkale’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Kırşehir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şüpheli yakalandı.
Kilis’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şüpheli yakalandı.
Kocaeli’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şüpheli yakalandı.
Konya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şüpheli yakalandı.
Kütahya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şüpheli yakalandı.
Manisa’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 9 şüpheli yakalandı. Mardin’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şüpheli yakalandı.
Mersin’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şüpheli yakalandı.
Muğla’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı. Sakarya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 8 şüpheli yakalandı.
Samsun’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı. Şanlıurfa’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 11 şüpheli yakalandı.
Yalova’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şüpheli yakalandı.
Operasyonları gerçekleştiren kahraman polislerimizi tebrik ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Yılın 365 günü, 4 mevsim, 12 ay, gece gündüz demeden operasyonlar düzenliyoruz. Terörle mücadelemiz son terörist etkisiz hale getirilince kadar kararlılıkla devam edecek.”
]]>İstanbul’da DHKP/C’li teröristlerin adliye önündeki polis kontrol noktasına saldırarak bir vatandaşın şehit edilmesi, 3 polis ve 3 vatandaşın yaralanmasına ilişkin soruşturma sürüyor.
AA muhabirleri, terör örgütü DHKP/C üyesi Pınar Birkoç ve Emrah Yayla tarafından adliyeye yönelik gerçekleştirilmek istenen ancak devriye görevi yapan polisin hareketlerinden şüphelenerek kimlik sorması üzerine iki saldırganın polislerle vatandaşlara ateş açmasıyla son bulan eylemi derledi.
Teröristler 5 dakikada etkisiz hale getirildi
Buna göre adliye binasının karşısındaki metrobüs üst geçidinin önünde 11.35’te polis ekiplerinin dikkati çeken 2 terörist, şüpheli görülmeleri üzerine durdurularak GBT sorguları yapılmak istendi.
Bu sırada panikleyerek polislere biber gazı sıkıp kaçan 2 saldırgan, adliye binasının ana giriş kapısının karşısındaki meydana doğru ateş ederek koşmaya başladı.
Terörist Emrah Yayla, meydana ulaştığında burada bulunan polis kontrol noktasına silahla ateş etmeye devam etti.
Polisle çatışmaya giren ve hedef gözetmeksizin ateş eden Yayla, 11.39’da başından vurularak etkisiz hale getirildi.
Peşinden meydana koşarak gelen diğer terörist Pınar Birkoç da elindeki çantayı yere atarak polislere ateş etmeye başladı.
Polis ekiplerince açılan ateş soncu Birkoç da 11.40’ta başından vurarak etkisiz hale getirildi.
Bu sırada meydanda bulunan 4 vatandaş ile 3 polis memuru, isabet eden kurşunlar nedeniyle yaralandı. Akrabasının mevlidine gitmek için sabah evinden çıkan ve saldırıda yaralanan Dilfiraz Karataş kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Silahlı saldırı anında adliye önündekiler, bina içerisine kaçarken, adliye içindekiler de yere yattı.
Terör saldırısının ardından olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Çantada plastik kelepçeler ele geçirildi
Adliyenin meydan yakınında bulunan C kapısı kapatılırken, polis ekiplerince binanın çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. Ayrıca, polis helikopteri de önlemlere havadan destek verdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ile Başsavcı vekili Mehmet Yılmaz 11.47’de saldırının gerçekleştiği alanda inceleme yaptı.
Kadın teröristin meydana bıraktığı şüpheli çantada, bomba imha uzmanları tarafından yapılan incelemede içeriği henüz belirlenemeyen bir düzenek, plastik kelepçeler, 48 mermi ve örgütsel doküman bulundu.
Saldırı sırasında adliyede teröristin ablasının örgüt davası görülüyordu
Saldırının ardından çalışma başlatan polis, olayda öldürülen Pınar Birkoç’un ablasının İstanbul Adliyesi’nde “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan duruşmasının olduğunu belirledi.
Bunun üzerine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne giden ekipler, tutuklu sanık Necmiye Birkoç ile duruşmaya izleyici olarak katılan diğer kardeşi ve bazı kişileri 12.05’te gözaltına aldı.
Olay yeri inceleme ekipleri 12.12’de adliye çevresinde çalışma başlatıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca terör saldırısıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, terör örgütü DHKP/C üyelerinin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti veya duruşma savcısını hedef alınıp almadığına yönelik çalışma sürüyor.
Çatışmanın izleri demir korkuluklarda
Öte yandan, saldırganlarla polis arasındaki çıkan çatışmanın şiddeti, demir korkuluklara isabet eden kurşun izleriyle gün yüzüne çıktı.
Olay yeri inceleme ekiplerinin tebeşirle daire içine aldıkları kovan yerlerinin, adliye binasına çok yakın mesafede olduğu görüldü.
Çok sayıda polisin devriye attığı alanda, güvenlik üst seviyede tutulmaya devam ediyor.
Saldırganlar hakkında çeşitli davalar açılmıştı
Saldırıda öldürülen teröristlerden Emrah Yayla, 23 Kasım 2021’de “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava kapsamında 21 Haziran 2023’te 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Hakkında ikametine en yakın karakola imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı yönünde adli kontrol tedbirleri uygulanan Yayla’nın dosyası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildi.
Adana’da 2007 yılında yakalanan Yayla, sırt çantası ve arabasında bomba yapımında kullanılan düzenekler ve patlayıcı maddeler ele geçirilmesi üzerine hakkında açılan dava kapsamında 14 yıl cezaevinde kaldıktan sonra salıverildi.
Ardahan’da 1998 yılında doğan diğer terörist Pınar Birkoç ise terör örgütü DHKP/C üyesi olmak ve patlayıcı madde bulundurmak suçlarından İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılandığı davada yaklaşık 6 yıl tutuklu kaldıktan sonra Şubat 2022’de tahliye edildi.
]]>Cumhur İttifakı Erzurum’da 31 Mart 2024 yerel seçimleri için belirlenen Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının tanıtımını gerçekleştirdi. Kazım Karabekir Spor Salonu’ndaki aday tanıtım törenine AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, MHP Genel Başkan Yardımcısı Kamil Aydın, eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, milletvekilleri, belediye başkan adayları ve partililer katıldı.
AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı ve yeni dönem adayı Mehmet Sekmen, AK Parti Milletvekili Selami Altınok’un konuşmasından sonra kürsüye gelen MHP Genel Başkan Yardımcısı Kamil Aydın, 14-28 Mayıs’ta birinci raundunu aldıkları seçimlerin 31 Mart’ta taçlandırılacağını söyledi. Konuşmasında muhalefeti eleştiren Aydın, Bu garip kardeşiniz sadece TBMM’de değil, burada arkadaşlarımız da var. Biz aynı TBMM gibi üç farklı uluslararası mecliste de Türkiye’yi temsil ediyoruz. Aynı meclis mantığıyla çalışıyoruz. Selami Altınok Bey bir tanesinin Türk delegasyon başkanı. Geçmişte gene kardeşlerimiz vardı. Böyle bir hizmet ağı içinde olduk. Dünyanın hangi meclisindeki hangi toplantıya katıldıysam gördüğümüz bir şey var. Söz konusu Türkiye’nin aleyhine bir karar olduğu zaman İngiliz, Fransız, Belçikalı, Yunan, Romanyalı bir araya geliyor, Türkiye’nin aleyhine parmak kaldırıyorlar. Türkiye’nin lehine bir şey söz konusu olduğunda hepsi ipe un seriyor. Kırk dereden su getiriyorlar. Çünkü biliyorlar ki tarih tekerrür edecek, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi Türkiye Yüzyılı kalktı yürüyor. 21’inci yüzyıl yeni bir sahibi ile vuslatına erecektir. Dönüyoruz kendi içimize. Kendi meclisimize bakıyoruz, inanın her kafadan bir ses geliyor söz konusu terörle mücadele, savunma sanayinde bağımsızlık, Amerika ile F-400, F-16 muhabbeti olunca, söz konusu İMF ve Dünya Bankası’na rest çekme olunca çıt yok. Sadece Cumhur İttifak tek başına el kaldırıyor diye konuştu.
‘SİZE ŞİKAYET EDİYORUM’
Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürüldüğü toplantıda yaşananları hatırlatan Aydın, şunları söyledi
Size şikayet ediyorum. Yanınızda, yörenizdekilere anlatın. ‘Meclis’te terörist istemiyoruz’ diyorlar ama terör uzantılarına af isteyenlerle beraber yürüyorlar. Meclisi zabturabt altına alıyorlar. Bir milletvekilinin mahkeme kararını uygulamak için oylama yapıyoruz, sokakta demokrasi anlatıyorlar ama gittikleri yerde Türkiye’ye efendilerine şikayet ediyorlar. Bir teröristin milletvekili olamayacağını söyleyen mahkeme kararına oy vermeye geldiğinde elleri susuyor, ağızları konuşmaya başlıyor. Hatta öyle cüretkar davranıyorlar ki Meclis kürsüsünü istilaya kalkışıyorlar. Anayasa fırlatıyorlar. Peki kim için yapıyorlar Gezi olaylarıyla başlayan ve bugün hala bu provokasyonlar devam edecek. Genel başkanımız son konuşmasında uyardı. 31 Mart’a kadar şiddeti artırılmış sokak provokasyonları olacak. Sakın ha bunlara düşmeyeceğiz. Allah’ın izniyle Erzurum bir çimentodur. Erzurum’un bin yıllık harcını kimse bozamaz inşallah.
UÇURUMUN KENARINDAN ALINDI TÜRKİYE BUNU SİZ BAŞARDINIZ
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Şu anda ne altı kaldı ne üstü kaldı. 6’lı masa darmadağın. Siz dağıttınız. 6’lı masanın altından öyle bir protokoller çıktı ki sonra. O 6’lı masanın etrafına oturmuş olanlardan, oy veren vatandaşlarımızdan bir kısmı da şunu dedi ‘Türkiye bir facianın eşiğinden dönmüş.’ Adamlar şunu dediler, 6’lı masayı kuranlar onların tabiri bu, ‘iyi ki biz kazanamamışız’ Böyle bir uçurumun kenarından alındı Türkiye. Bunu siz başardınız. Onlar protokollerle uğraşırken, birbirlerini hançerlemekle suçlayarak suçlu ararken biz ne yaptık, siz ne yaptınız mayıs seçimleriyle gittiniz sandığa Cumhurbaşkanımızı, Cumhur İttifakı’nın adayı olarak seçtiniz yola devam dediniz. Ertesi gün kabineyi kurduk hizmete devam, yola devam dedik. Altındaki imza sizin. Kutluyorum sizleri dedi.
İSTER IRAK İSTER SURİYE OLSUN
Terörle mücadele için tezkerelere 6’lı masanın etrafındakilerin hayır dediğini ifade eden Ala, Tezkere geliyor. Eskiden Türkiye’nin sınırlarının içinde saldırıyordu teröristler. Biz bunu değiştirdik, dedik sınırların dışına gideceğiz. Elebaşları yönetim merkezleri neredeyse orada mücadele edeceğiz. İster Irak ister Suriye olsun. Bunun için Meclis’ten yetki istiyor Cumhurbaşkanımız cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle. Buna o 6’lı masanın etrafındakiler hayır diyor ama Cumhur İttifakı evet diyor ve biz oradayız. Biz ülkenin dışında terörle mücadele ediyoruz. Daha önce Türkiye’nin içerisinde çekiç güç vardı. Başka ülkelerin askerleri Türkiye’nin içinde konuşlanmıştı. Şimdi ne yapıyoruz Bizim askerlerimiz 20’ye yakın ülkede barışa huzura hizmet ediyor diye konuştu.
Kazım Karabekir Spor Salonu’ndaki törende konuşmalardan sonra 20 ilçenin adayları tek tek kürsüye davet edilerek partililere tanıtıldı. (DHA)
]]>KUZEY Atlantik Antlaşması’na (NATO) İsveç’in Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, ‘Kuzey Atlantik Antlaşması’na (NATO) İsveç’in Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Teklif görüşmeleri dahilinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Koray Aydın, iktidarın, siyasi parti gruplarını ve Türk milletini İsveç hakkında doğru bilgilendirmeden ve ikna etmeden bu protokolü Genel Kurul’a getirmesinin doğru olmadığını kaydederek, “Bugün yapılması gereken, bu teklifin geri çekilmesi, Genel Kurul’a Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan davet edilerek bizleri bilgilendirmesi ve taleplerimizin yerine gelip gelmediğini anlatmasıdır. Bu gerçekleşmediği sürece İsveç’e verilecek onayın vebaline İYİ Parti asla ortak olmayacaktır. Türk milletinin yüksek çıkarları doğrultusunda ifade ettiğimiz bu talepler tam olarak gerçekleşinceye kadar İYİ Parti olarak biz, İsveç’in NATO üyeliğinin karşısında duracağız” diye konuştu.
‘PROTOKOLÜN ONAYLANMASINA KATKI SAĞLAYACAĞIZ’
MHP grubu adına söz alan Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, İsveç’in NATO üyeliği konusunda yürütülen görüşmelerde, Türkiye’nin endişe, beklenti ve taleplerini ilettiğini belirtti. Türkiye’nin beklentileri ve taleplerinin karşılık bulduğunu ve bulmaya da devam ettiğini ifade eden Aydın, “Diğer bir ifadeyle, terörle mücadele ve kutsal değerlerimize yönelik hakaretlerle ilgili kanuni ve anayasal değişiklikler yapılmıştır, yapılmaya devam etmektedir. Savunma sanayisi ürün taleplerimize yönelik uygulanan ambargoların kaldırılması ve dahası, savunma sanayisi ürün ticaretini kolaylaştırıcı önlemlerin alınması da etkinleştirilmiştir. Öte yandan, yetkili irtibat savcılığı sistemi kurularak karşılıklı ziyaretlerin yapılıp hassasiyetlerin, beklentilerin, meselelerin yerinde görüşülüp sonuca bağlanması süreci de 16 Kasım’dan itibaren devreye sokulmuş ve anlaşma onayı sonrası da bu ilişki ve iş birliğinin devam edeceği kayıt altına alınmıştır. Dolayısıyla, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak komisyondaki tavrımızın süreceğini belirtir, ilgili protokolün onaylanmasına katkı sağlayacağımızı ifade eder, yüce heyetinizi en kalbi duygularımla, saygıyla selamlarım” dedi.
‘SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Cumhuriyet Halk Partisi adına söz alan İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı ise NATO’nun yeni üyelerin katılımıyla genişleme politikasını desteklediklerini ve bu nedenle partisinin İsveç’in NATO’ya katılımına ilişkin teklife ‘evet’ diyeceğini aktardı. Salıcı, Türkiye’nin İsveç’ten meşru talepleri olduğunu belirterek, “İsveç’in terörle mücadelede bize yeterince destek verememesi bizi derinden üzmüştür. Bu konuda müttefiklerinden kanunlar çerçevesinde adımlar beklemek de Türkiye sonuna kadar haklıdır. Bu meselenin hukuki birtakım düzenlemelerle aşılmasından dolayı mutluyuz, İsveç’teki yasa değişikliklerinin kağıt üstünde kalmaması için sürecin de takipçisi olacağız. İsveç, NATO üyesi olduğunda NATO’nun terörle mücadele kapsamındaki yükümlülüklerine de dahil edilecektir. NATO’nun 2’nci büyük ülkesi olan ülkemiz NATO’da etkin bir diplomasi ilerlettiği ölçüde İsveç üzerindeki etkisini artırabilecektir. Bu nedenle İsveç’in NATO üyeliği çıkarlarımızla örtüşmektedir. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin uygulamış olduğu siyaset her ne kadar yanlış olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarları ile İsveç’in NATO’ya üyeliği örtüşmektedir” ifadesini kullandı.
‘İSVEÇ’İN ÖZEL GÖREVLİ SAVCI ATADIĞINI TESPİT ETTİK’
AK Parti adına söz alan Ankara Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ise İsveç’in NATO’ya katılımı konusunun Meclis komisyonunda görüşüldüğünü ve İsveç’in üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi konusunda çalışmaların yapıldığını söyledi. İsveç’in süreç içerisinde olumlu adımlar attığını dile getiren Oktay, şunları söyledi:
“Bu çerçevede İsveç’in anayasasında terör örgütlerine destek sağlanmasında yaptırımlar getiren bir değişiklik yaptığını, terörizmle mücadele yasasında yapılan değişiklikle terör örgütüne katılımın ilk kez İsveç’te suç haline getirildiğini, PKK’nın İsveç’teki ana finansman kaynaklarından sözde ‘Kürt Kızılayı’nın banka hesabının kapatıldığını ve söz konusu oluşumun İsveç’teki faaliyetlerine son vermek zorunda kaldığını, bir PKK terör örgütü mensubunun terörizmin finansmanı ve kara para aklama suçlarından hapse mahkum edildiğini, bunun İsveç bakımından bir ilki teşkil ettiğini, ülkemizde silahlı terör örgütüne üyelikten cezasının infazı amacıyla hakkında arama kaydı olan PKK’lı bir şahsın ülkemize iade edildiğini, İsveç’in PKK’yla iltisaklı olduğu anlaşılan kişilerin ülkeye girişlerini engellediğini, bazı kişilerin de İsveç’i terk etmelerinin sağlandığını, PKK iltisaklı çevrelerin artık İsveç’te eskiden olduğu şekilde rahat bir hareket alanı ve temas imkanı bulamadıklarını, savunma sanayisi alanında ülkemize yönelik kısıtlamaların tamamının kaldırıldığını, İsveç’in ülkemizin AB üyelik sürecine açık destek verdiğini, kutsal değerlerimize yönelik saldırıların engellenmesini sağlamak üzere İsveç yasalarında gerekli değişikliklerin hızla yapılması için bir çalışma başlatıldığını, İsveç Hükumeti ve İsveç halkının çoğunluğunun da bu saldırıları tasvip etmediğini, İsveç’in bizim makamlarımızla, Türkiye’nin makamlarıyla yakın iş birliği sağlamak için özel görevli bir savcı atadığını tespit ettik.”
‘OLUMLU OY KULLANACAĞIMIZI BELİRTİYORUZ’
İsveç’in NATO üyeliği sürecindeki kararlı yaklaşımları sayesinde NATO içerisinde terörle mücadele konusundaki farkındalığın da arttığını kaydeden Oktay, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg tarafından NATO Terörizmle Mücadele Özel Koordinatörü atandığının açıklanmasının da bu çerçevede olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti. Tüm NATO müttefiklerine de terörle mücadelede işbirliği konusunda çağrıda bulunan Oktay, “Terörle mücadele bahanesiyle ülkemizi hedef alan terör yapılanmalarıyla iş birliği yapılmasını, ülkemize yönelik olarak uygulanan kapalı veya açık ambargoları ifade özgürlüğü çerçevesinde en kutsal değerlerimize karşı yapılan saldırılar karşısında sessiz kalınmasını, ülkemizle ilişkilerin birbirinden farklı konularla irtibatlandırılmaya çalışılmasını asla kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi buradan bir kez daha kuvvetle vurgulamak istiyorum. Bu çerçevede, Finlandiya ve İsveç tarafından bu konularda atılan adımların diğer dost ve müttefiklerimize de örnek teşkil etmesini bekliyoruz. Biz AK Parti Grubu olarak söz konusu kanun teklifi çerçevesinde olumlu oy kullanacağımızı belirtiyoruz” dedi.
KANUN TEKLİFİ ONAYLANDI
Yapılan konuşmaların ardından kanun teklifine ilişkin elektronik oylamaya geçildi. 346 milletvekilinin katıldığı oylamada, 287 kabul oyu, 55 ret oyu ve 4 çekimser oy kullanıldı. Oylama sonucunda Kuzey Atlantik Antlaşması’na (NATO) İsveç’in Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
]]>AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da; 17’si büyükşehir olmak üzere 48 il belediye başkan adayını açıkladı. AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Keçiören Belediye Başkanı Adayı Turgut Altınok oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı ise eski AKP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ oldu. Erdoğan aday tanıtım toplantısında, “Partimizin adayları için nasıl gayret gösteriyorsak MHP adaylarını destekleyeceğimiz Manisa, Mersin, Bartın, Erzincan, Kars, Kırklareli, Osmaniye’de de aynı azim, şevk ve samimiyetle çalışacağız. Cumhur İttifakı’nda ayrım asla olmayacak” diye konuştu.
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara ATO Congresium’da düzenlenen aday tanıtım toplantısında aralarında Ankara ve İzmir’in bulunduğu 17 büyükşehir ile 48 ilin belediye başkan adaylarını açıkladı. Erdoğan, aday tanıtım toplantısında özetle şöyle konuştu:
“30 OCAK’TA SEÇİM BEYANNAMEMİZİ MİLLETİMİZİN TAKDİRİNE SUNACAĞIZ”
“Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP adaylarını destekleyeceğimiz 7 vilayetimiz dışındaki tüm büyükşehirlerimiz ve il belediye başkan adaylarımızı ilan etmiş oluyoruz. Önümüzdeki cumartesi gününden itibaren İstanbul’dan başlayarak ilçe adaylarımızın tanıtımını da yapacağız.
Hedefimiz Ak Parti ve Cumhur İttifakı’nda olan belediyeleri tekrar ezici oranlarla kazanma yanında, muhalefetin elindeki şehirlerimizi gerçek belediyecilikle tanıştırmaktır. Bunun için milletimizin her adımında, her anında hep yanında olacak tüm gönlü ve zihniyle kendini şehirlerine adayacak belediye başkanlarıyla seçimlere hazırlanıyoruz. İnşallah 30 Ocak’ta da seçim beyannamemizi milletimizin takdirine sunacağız. Bilindiği gibi, seçim takvimine göre aday listelerinin en geç 20 Şubat’ta seçim kurullarına verilmesi gerekiyor. Niyetimiz 20 Şubat’a kalmadan adaylar konusundaki tüm çalışmaları bitirerek tüm vaktimizi ve enerjimizi seçim kampanyamıza teşrif etmektir.
Sandıkta bize verilen her oyun vebalini, yaptığımız görevlerin her anında üzerinizde hissederek aşkla, azimle kararlılıkla çalışacak, üretecek, farkımızı ortaya koyacağız. Biz asla şehirlerine ve oralarda yaşayan insanlara hiçbir şey vermedikleri halde çeşitli kavramların, değerlerin, sembollerin, ideolojik körlüklerin arkasına saklanarak koltuklarını koruma derdine düşenlerden olmadık, olmayacağız.
Belediye başkanlığı vasıtasıyla şehrinin hadimliğine soyunmak yerine hakimliğine talip olanlar varsa Ak Parti onun için doğru adres değildir. Şehrinin dertleriyle dertlenmeden, ülkesinin hedefleriyle bütünleşmeden, milletinin değerleriyle donanmadan sandığa gözünü diken varsa AK Parti onun için isabetli bir mecra hiç değildir.
“31 MART’TA TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İLK MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE BELEDİYELERİ YÖNETME SORUMLULUĞUNU ÜSTLENECEĞİZ”
Geçtiğimiz Mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimlerini Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımızla birlikte bu şekilde kazandık. İnşallah 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı’nın ilk mahalli idareler seçiminde belediyeleri yönetme sorumluluğunu yine bu şekilde üstleneceğiz.
Bir yanda 10 yılı aşkın süredir kaos çıkartarak, terörü azdırarak, darbe teşebbüsünde bulunarak ekonomik tuzaklar kurarak, ülkemize diz çöktürmek isteyenlerin saldırıları kesintisiz sürüyor. Gezi olaylarıyla sokakları karıştırarak hükümeti devirmek istediler. Kararlı duruşumuz karşısında başaramayınca, ülkemize bedel ödetmeye çalıştılar. FETÖ’nün 17-25 Aralık kumpası ve 15 Temmuz darbe girişimi ile ülkeyi teslim almak istediler. Milletimizin sinesine çarpıp hüsrana uğrayınca ülkemize bedel ödetmeye çalıştılar. PKK’yı kullanarak hendeklerle etrafını kazdıkları mahalleleri işgal etmek istediler. Güvenlik güçlerimiz onları açtıkları çukurlara gömünce ülkemize bedel ödetmeye çalıştılar.
Geçtiğimiz günlerde sınır ötesindeki birliklerimize yapılan alçak saldırılar dahil başımıza gelen hiçbir hadise bu tablodan bağımsız değildir. Biz ülkemizin çıkarlarından, milletimizin hedeflerinden taviz vermeyeceğimizi gösterdikçe siyasi, diplomatik, ekonomik, askeri her alanda ayağımıza takılan yeni çelmelerle karşılaşıyoruz. Böyle yaparak bizi korkutacaklarını, sindireceklerini, yıldıracaklarını, emperyalist emellerine razı edeceklerini sanıyorlar. Tabii bunlar ne Türk milletini ne de onun bir evladı olarak bizi tanıyor. Bize asla geri adım attıramayacaklardır. Bizi yolumuzdan kesinlikle döndüremeyeceklerdir. Bizi ve ülkemizi hiçbir şartta teslim alamayacaklardır.
Samimi bir üzüntüyle ifade etmek isterim ki, ülkemizin ikinci büyük partisi hüviyetini taşıyan CHP, mevcut yönetim altında maalesef emperyalistlerin koç başlığına soyunmuş durumdadır. CHP’nin bölücü terör örgütünün güdümünden çıkamadığı için meşruiyet krizi yaşayan DEM’lilerle yaptığı iş birliği bu kirli oyunun en son sahnesidir. Gerçi bunların seçimlerde Meclis’te ve Belediyelerde yaptıkları iş birliği uzunca bir süredir gizli saklı devam ediyordu. Sütre gerisinden sürdükleri birlikteliklerini artık iyice afişe ettiler.
“GAZİ MUSTAFA KEMAL’İN KURDUĞU PARTİNİN TABUTUNA EN SON ÇİVİYİ KURULTAY KÜRSÜSÜNDEN TERÖRİSTLERE SELAM GÖNDEREREK BİZZAT ÖZGÜR EFENDİ ÇAKTI”
Birkaç ay öncesine kadar uğruna gözyaşı döktüğü Bay Kemal’e mayıs seçimlerindeki hezimetin tüm faturasını yükleyen Özgür Efendi daha bismillah demeden iradesini ve ipini terör örgütlerinin temsilcilerine teslim etti. Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partinin tabutuna en son çiviyi kurultay kürsüsünden teröristlere selam göndererek, bölücülerle iş birliği yaparak bizzat Özgür Efendi çaktı. Dikkat ederseniz bu iki parti ülkenin ve milletin aleyhine ne varsa birlikte hareket ediyor, lehine ne varsa da birlikte karşı çıkıyor. Daha doğrusu, bölücü örgütün muhitlerinden izin ve icazet almadan CHP yönetimi adım atamıyor, teröre ‘terör’, teröriste ‘terörist’ dahi diyemiyor. Bütün hayatları yalanla ve dalavereyle geçenler siyasette ve Meclis’te çevirdikleri küçük numaralarla tabanlarını ve milleti aldatabileceklerini düşünüyorlar. Halbuki istiklalimizi ve istikbalimizi tehdit eden terör örgütlerini nasıl emperyalistler yönlendiriyorsa da CHP de artık bölücü örgütün güdümündeki partinin kontrolündedir, DEM tarafından rehin alınmıştır, esir alınmıştır.
“31 MART’TA ÖZGÜR EFENDİYİ DE VESAYETTEN KURTARIP ÖZGÜRLEŞTİRECEĞİZ”
31 Mart’ta sadece şehirlerimizi gerçek belediyecilikle buluşturmakla kalmayacağız aynı zamanda Özgür Efendiyi de vesayetten kurtarıp özgürleştireceğiz. Terör örgütünün DEM’ini de hak ettiği yalnızlığa iteceğiz. Türkiye Yüzyılı’nın adımlarını da sıklaştıracağız.
“AK PARTİ’NİN HİÇBİR FERDİ BAYRAĞIMIZA ‘KAĞIT PARÇASI’ DEMEZ”
Tek bayrak diyerek bağımsızlığımıza sıkı sıkıya sarılacak, hilali mahsun ve yıldızı sönük bırakmak isteyenleri hüsrana uğratacağız. Şimdi Parlamento’da çıkmış birisi ne idiğü belirsiz, benim Grup Başkanvekilim Leyla Hanım’a bayrağımıza saldırdığına dair edepsizce ifadeler kullanıyor. Şunu bir defa iyi bil: Ak Parti’nin hiçbir ferdi bayrağımıza ‘kağıt parçası’ demez, hiçbir ferdi bayrağımızla ilgili ‘paçavra’ demez. O sizin cibilliyetinizde var ve ortağı olduğunuz partinin cibilliyetinde var.
Meclis’in kürsüsündeki o dokunulmazlığa sığınarak bu tür cibilliyet noktasındaki eksiklerle AK Parti’ye saldıramazlar. Tek vatan diyoruz, her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu mübarek topraklar üzerinde kimsenin ameliyat yapmasına müsaade etmeyeceğiz. Tek devlet diyerek, binlerce yıllık geleneğin son temsilcisi Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalmasını sağlayacağız.
18’nci kez milletimizin huzuruna çıkmanın hazırlığı ve heyecanı içindeyiz. Önümüzdeki 31 Mart seçimlerine AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak yine bu hassasiyetle hazırlanıyoruz. Adaylarımızdan seçim beyannamemize kadar her işimizi milletimizle istişare içinde milletimizin görüşlerini alarak yürütüyoruz. Milletimiz neyi uygun gördüyse, bizden beklentileri neyse onu yapmanın, onu hayata geçirmenin derdindeyiz.
Şehirlerimize döndüğümüz andan itibaren önümüzdeki 73 gün boyunca durmadan, dinlenmeden koşturacaksınız. Kimseyi ayırmayacak, kimseyi dışlamayacaksınız. CHP zihniyetinin yaptığı gibi değil, vatandaşın oyunu çantada keklik görmeyeceksiniz. Açık söylüyorum, hiç kimse şahsımız dahil hiç kimseye tıpış tıpış oy vermek zorunda değildir. Bilakis biz hiçbir ayrım yapmadan her bir insanımızı velinimet görerek kapısını çalmak zorundayız. Daha önce bize oy versin veya vermesin her vatandaşımıza ulaşmak, zihnini ve kalbini yeniden kazanmak mecburiyetindeyiz.
“MANİSA, MERSİN, BARTIN, ERZİNCAN, KARS, KIRKLARELİ, OSMANİYE’DE DE AYNI AZİM VE SAMİMİYETLE ÇALIŞACAĞIZ”
Partimizin adayları için nasıl gayret gösteriyorsak MHP adaylarını destekleyeceğimiz Manisa, Mersin, Bartın, Erzincan, Kars, Kırklareli, Osmaniye’de de aynı azim, şevk ve samimiyetle çalışacağız. Cumhur İttifakı’nda ayrım asla olmayacak.
Mahalli idarelerde asıl yük belediye başkan adayımızın omzundadır. Adaylarımız herkesten daha fazla çalışmak, daha fazla koşturmak, daha fazla yorulmak, ter dökmek, emek vermekle mesul ve mükelleftir. Hep beraber bunu başardığımızda Allah’ın izniyle muhalefetin kale olarak gördüğü yerler dahil tüm belediyelerde zafer bizim olacaktır.”
Erdoğan ardından aralarında 17 büyükşehir ile 48 il belediye başkan adayını açıkladı. Adaylar şöyle:
Adana: Fatih Mehmet Kocaispir
Adıyaman: Ziya Polat
Afyonkarahisar: Hüseyin Ceylan Uluçay
Ağrı: Mehmet Salih Aydın
Aksaray: Evren Dinçer
Amasya: Mehmet Uyanık
Antalya: Hakan Tütüncü
Ardahan: Yunus Baydar
Batman: Adil Sebati Ceylan
Bayburt: Mete Memiş
Bilecik: Mustafa Yaman
Bolu: Muhammed Emin Demirkol
Burdur: Mehmet Şimşek
Çorum: Halil İbrahim Aşgın
Diyarbakır: Mehmet Halis Bilden
Gaziantep: Fatma Şahin
Gümüşhane: Ercan Çimen
Hakkari: İsmet Ölmez
Hatay: Mehmet Öntürk
Iğdır: Ülkü Öcal
Kahramanmaraş: Fırat Görgel
Karabük: Özkan Çetinkaya
Karaman: Mevlüt Akgün
Kayseri: Memduh Büyükkılıç
Kırıkkale: Mehmet Saygılı
Kırşehir: Osman Arslan
Kilis: Reşit Polat
Konya: Uğur İbrahim Altay
Kütahya: Kamil Saraçoğlu
Malatya: Sami Er
Mardin: Abdullah Erin
Muş: Feyat Asya
Nevşehir: Mehmet Savran
Niğde: Emrah Özdemir
Sakarya: Yusuf Alemdar
Siirt: Ekrem Olğaç
Sivas: Hilmi Bilgin
Şanlıurfa: Zeynel Abidin Beyazgül
Şırnak: Mehmet Yarka
Tekirdağ: Cüneyt Yüksel
Trabzon: Ahmet Metin Genç
Tunceli: Erkan Eroğlu
Uşak: Mehmet Çakın
Van: Abdulahat Arvas
Yozgat: Celal Köse
Zonguldak: Ömer Selim Alan
İzmir: Hamza Dağ
Ankara: Turgut Altınok
]]>
Yerlikaya, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen Valiler Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada, dilek ve beklentilerinin, mesaisinin çoğunu sahada, halkın yanında geçiren yöneticilerin sayısının artması olduğunu söyledi.
Valilere kibir değil tevazu, enaniyet değil samimiyet, sertlik değil şefkatin yaraştığını vurgulayan Yerlikaya, devletin sıcak yüzünü, adaletini ve vicdanını valilerin temsil ettiğine dikkati çekti.
“Tuttuğunuz bir el devletle temas etmiş oluyor
Yerlikaya, milletiyle gönül bağı kuran her valinin devlet ve millet arasında kurulan bağın mimarı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Devlet, insanla daim ve kaimdir. Binlerce yıllık devlet geleneğimiz milletiyle olan güçlü bağı sayesinde bu günlere erişmiştir. Tarihe baktığımızda büyük devletlerin tamamının milletiyle bütünleşmiş ve kenetlenmiş devletler olduğunu görürüz. Unutmayınız, ziyaret ettiğiniz bir eve sadece siz değil devletimiz gitmiş oluyor. Dokunduğunuz bir omuz, tuttuğunuz bir el devletle temas etmiş oluyor.
Bulunduğu şehrin kahvesinde, parkında, bahçesinde vatandaşıyla birlikte bir bardak çay içemeyen, vatandaşının sevinciyle, hüznüyle bir kere bile hemhal olmayan, bir kapıyı çalıp da vatandaşının sofrasına diz kırmayan, garipleri kollayıp gözetmeyen, gece gündüz demeden milletinin yanında olmayan bir vali, asla başarılı olamaz.”
“Devlet ile millet arasına örülen duvarları kaldırma mücadelesi”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 22 yıldır verilen mücadeleyi tek bir cümleyle özetlemek gerekirse o sözün “Millete hizmet” olacağını dile getiren Yerlikaya, “Bu mücadele, devlet ile millet arasına örülen duvarları kaldırma mücadelesidir, güçlü millet, güçlü devlet olma mücadelesidir.” dedi.
Yerlikaya, valilerin huzurun, refahın ve güvenin teminatı olduğunu, bu kapsamda da illerini sokak sokak, cadde cadde tanıması gerektiğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bir asrını tamamladığını anımsatan Yerlikaya, bu süre zarfında vatanın bekasına, bağımsızlığına ve güvenliğine yönelen tehditler olduğunu, bu tehditlerin tamamının yok edildiğini ve yok edilmeye de devam edildiğini belirtti.
Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’yi her alanda yüksek hedeflere ulaştıracak Türkiye Yüzyılı’nı inşa ettiklerine, Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda “huzurun yüzyılı” olduğuna işaret etti.
Bunun için İçişleri Bakanlığının 600 bin personeliyle gece gündüz demeden büyük bir inanç ve azimle çalıştığını dile getiren Yerlikaya, “Terörle, o hainlerin işbirlikçileriyle, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle, göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle mücadelemiz azim ve kararlılıkla devam edecek. Bunu öylece sadece bir laf olarak söylemiyorum. Bu mücadelede nice yiğitlerin alın teri, emeği, kanı var.” diye konuştu.
“Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar”
Yerlikaya, 40 yılı aşkındır milletin kardeşliğine pusu kuran bölücü terör örgütünün artık kaybettiğini, kaybetmeye de mahkum olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
“Terörün istismar alanları artık ülkemizde söz konusu dahi değildir. Devletimiz milletiyle bir bütün olmuştur. Peki duyacak mıyız? Asla. Artık terörün kapımıza dayanmasını beklemiyor, terör tehdidi nereden geliyorsa, nerede bir terörist varsa kaynağında etkisiz hale getiriyoruz. Nihai hedefimiz, son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemize devam etmektir. Sadece bölücü terör örgütü mü? FETÖ’sünden DEAŞ’ına, sol terör örgütlerinden diğer tüm terör örgütlerine kadar, aziz milletimizin canını yakmaya çalışan kim varsa nefeslerini kesiyoruz, kesmeye de devam edeceğiz.”
]]>Sivas’ta yılbaşı nedeniyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ni ziyaret eden Güler, burada görev yapan personelin yeni yılını tebrik etti.
Güler, gazetecilere yaptığı açıklamada, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin vatandaşların acil taleplerini karşılayan önemli bir merkez olduğunu vurguladı.
Merkezde görev yapan personele kolaylıklar dileyen Güler, “Rabbim yardımcıları olsun, güç kuvvet versin. Vatandaşlarımızın acil taleplerine sevkleri noktasında onları başarılı kılsın.” dedi.
2023 yılının geride kaldığını belirten Güler, “İnşallah 2024 yılı hem insanlık hem ülkemiz hem de aziz milletimiz açısından sağlık, barış, huzur, hoşgörü ve bereket nasip etsin diye temenni ediyoruz.” diye konuştu.
Güler, 2023 yılının ilk günlerinde ülkeyi derinden yasa ve acıya boğan 6 Şubat depremlerinin yaşandığını hatırlatarak, “11 ilimizi etkileyen, yaklaşık 110 bin kilometrekarelik bir alanda 50 binin üzerinde acı kaybımız var. Bu depremde vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun. Geride kalan aile bireylerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Biz deprem bölgesindeki bu acıları derinden hissetmeye devam ediyoruz. Rabbim her türlü felaketten ve musibetten ülkemizi uzak eylesin. İnşallah böyle bir felaketi tekrar yaşamayız.” ifadelerini kullandı.
“Kararlı duruşumuzu hiçbir zaman değiştirmeyeceğiz”
Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 12 askerin şehit düştüğünü anımsatan Güler, bütün şehitlere Allah’tan rahmet diledi.
Terörle mücadele kararlılığı ve azminin bundan sonra da devam edeceğine dikkati çeken Güler, “Ülkemizin milli birliğine, güvenliğine karşı bu tür terör saldırılarını her zaman kınadık, lanetledik ve bundan sonra da her zaman kınayıp lanetleyeceğiz. Kararlı duruşumuzu da hiçbir zaman değiştirmeyeceğiz. Asla bir santimetre dahi olsa geri adım atmayacağız.” şeklinde konuştu.
“İnlerinden, mağaralarından kafalarını çıkartamıyorlar”
Güler, son terörist kalıncaya kadar mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Terörden medet uman uluslararası manada küresel güç odakları var. Onlara maşalık yapan, onların payandalığını yapan, onların maalesef vekalet savaşlarında işbirliğini yapan, çıkarcı, katil PKK var, YPG, PYD var. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönemlerde de ülkemizin milli birliğine ve ulusal güvenliğine saldıran bu yapıları da biz kararlı duruşumuzla, mücadelemizle bertaraf edeceğiz. Son terörist kalıncaya kadar da bu mücadelemizi hiçbir zaman eksiltmeyeceğiz ve geri durmayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Allah’ın izniyle yurt içinde bir tane terörist kalmayana kadar mücadele edeceğiz. Şuanda 50-60’lara indi, artık inlerinden, mağaralarından kafalarını çıkartamıyorlar. Askerimizin, Mehmetçiğimizin her türlü silah sistemlerini sağlamış durumdayız. Bundan sonra ülke topraklarında kimsenin cesaret edemeyeceği bir mücadeleyi ortaya koyacağız. Özellikle terörü kaynağında kurutma, ara bul, yok et mantığıyla beraber girişimlerimiz, mücadelemiz devam edecek. Bundan sonra da ülkemizin ulusal güvenliğine, milli birlik ve beraberliğine saldıracak güçlerin hem Suriye’nin kuzeyinde hem de Irak’ın kuzeyindeki yapılanmalarını da yok etme noktasında kararlılığımızı ifade etmek istiyorum.”
2023 yılında birçok başarıya da imza attıklarını dile getiren Güler, özellikle SİHA ve İHA teknolojisinde gelinen aşamayı gösterme adına ANKA-3’ün semayla buluştuğunu söyledi.
Güler, ülkenin savunma sanayisinde yüksek teknoloji gerektiren bütün sistemleri askeri birliklerde kullanmaya devam edeceklerini ifade etti.
“11 trilyon 89 milyar liralık bir bütçeyi hep birlikte kabul etmiş olduk”
Türkiye’nin 100. yılının kutlandığını aktaran Güler, TBMM’de 200. yılın başlangıcındaki ilk bütçeyi yaptıklarını aktardı.
Bütçe hakkında bilgiler veren Güler, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Toplamda 11 trilyon 89 milyar liralık bir bütçeyi hep birlikte kabul etmiş olduk. Bütçenin en önemli özelliklerinden birisi Milli Eğitime ve yatırımlara ayırdığımız pay. Yaklaşık 1’er buçuk trilyon liralık hem Milli Eğitime hem de ülkemizin ihtiyaç duyduğu altyapı ve üstyapı yapacağımız yatırımlara ayırdığımız pay. Yine en önemli yatırımlardan biri de deprem bölgesine 1 trilyon liralık payı da bütçemizden ayırmış olduk. Çünkü 11 ilimizde yaşamın biran önce normalleşmesi, orada ihtiyaç duyulan altyapı ve üstyapıların biran önce tamamlanması için elimizden gelen tüm gayreti ve çabayı gösteriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları noktasında bu sene ayırdığımız 765 milyar liranın yanında 2024 yılı bütçesinde 1 trilyon lirayı deprem bölgemize inşallah harcamış olacağız. Biran önce orada hayat normalleşir ve artık orada da deprem felaketinden kaynaklı sıkıntıları da inşallah ortadan kaldırmış oluruz.”
]]>3 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ
Yerlikaya’nın açıklamaları şu şekilde: “Aziz Milletimizin bilmesini isterim ki son Terörist Etkisiz Hale Getirilinceye Kadar Mücadelemize Sizlerin Duası ve Desteğiyle Kararlılıkla Devam Edeceğiz! Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; Mardin İl Jandarma Komutanlığınca yapılan istihbarat çalışmaları sonucunda Nusaybin’in sözde Bagok Kırsalında, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve J-SİHA’ların desteğiyle JÖH, Jandarma Komando ve Güvenlik Korucusu Timlerinin katılımıyla “Kahramanlar-39” operasyonu düzenlendi.
Etkisiz hale getirilen teröristlerin İçişleri Bakanlığı Terörden Arananlar Listesinde;

BİRÇOK KANLI SALDIRIDA PARMAKLARI VARMIŞ
Hain Teröristlerin;
ŞÜKÜRLER OLSUN Kİ ŞEHİTLERİMİZİN KANI YERDE KALMADI. Operasyonu gerçekleştiren Kahraman Jandarmamızı tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. TERÖR VE ONLARIN İŞ BİRLİKÇİLERİNE YÖNELİK OPERASYONLARIMIZ ARALIKSIZ DEVAM EDECEK!”
]]>“TERÖRİSTLERİN HİÇBİRİNE GÖZ AÇTIRMAYACAĞIZ”
İçişleri Bakanı Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 37 İlde DEAŞ Terör Örgütüne yönelik eş zamanlı olarak düzenlenen “Kahramanlar-38” operasyonlarında 189 şahsın yakalandığını belirterek şu bilgileri verdi: “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; Ülkemizin huzuru, birlik ve beraberliği için teröristlerin hiçbirine göz açtırmayacağız. Milletimizin duası, güvenlik güçlerimizin üstün gayretleriyle mücadelemize aralıksız devam edeceğiz.
37 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ve İstihbarat Başkanlığı Koordinesinde; 37 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen “KAHRAMANLAR-38” operasyonları kapsamında; Adıyaman’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Afyonkarahisar’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 11 şahıs yakalandı. Ankara’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 27 şahıs yakalandı. Antalya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şahıs yakalandı. Bingöl’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Batman’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı.
BURSA’DA 10 DİYARBAKIR’DA 9 ŞAHIS YAKALANDI
Bolu’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Bursa’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 10 şahıs yakalandı. Çorum’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şahıs yakalandı. Diyarbakır’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 9 şahıs yakalandı. Düzce’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şahıs yakalandı. Erzurum’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Eskişehir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Gaziantep’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şahıs yakalandı. Hatay’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şahıs yakalandı.
Isparta’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. İstanbul’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 22 şahıs yakalandı. İzmir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 7 şahıs yakalandı. Karabük’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şahıs yakalandı. Kastamonu’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Kayseri’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şahıs yakalandı. Kırıkkale’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Kırşehir’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Kocaeli’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 10 şahıs yakalandı. Konya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 3 şahıs yakalandı.
“YILIN 365 GÜNÜ, 4 MEVSİM, 12 AY, GECE GÜNDÜZ DEMEDEN OPERASYON DÜZENLİYORUZ”
Kütahya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şahıs yakalandı. Mardin’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şahıs yakalandı. Osmaniye’de DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şahıs yakalandı. Sakarya’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şahıs yakalandı. Samsun’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Siirt’te DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Şanlıurfa’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 5 şahıs yakalandı. Tokat’ta DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 1 şahıs yakalandı. Trabzon’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 6 şahıs yakalandı. Van’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 4 şahıs yakalandı. Yozgat’ta DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs yakalandı. Yalova’da DEAŞ terör örgütü içerisinde faaliyet yürüten 2 şahıs olmak üzere toplam 189 şahıs yakalandı. Operasyonları gerçekleştiren Kahraman Polislerimizi tebrik ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Yılın 365 günü, 4 mevsim, 12 ay, gece gündüz demeden operasyonlar düzenliyoruz. Terörle mücadelemiz son terörist etkisiz hale getirilince kadar kararlılıkla devam edecek.”
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, akşam saatlerinde geldiği kentte ilk olarak Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörlüğü’nü ziyaret etti. Ziyarette Rektör Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı tarafından üniversitedeki çalışmalar hakkında Bakan Tunç’a bilgi verildi. Bakan Tunç, daha sonra Prof. Dr. Osman Turan Kongre Merkezi’nde katıldığı ‘Gençlik Buluşması’ programında öğrencilerle bir araya geldi.
Burada konuşan Bakan Tunç, terörle mücadeleden taviz vermeyeceklerini belirterek, Hain PKK, kalleş terör saldırısında 12 vatan evladımız şehit oldu. Ben buradan bir kez daha şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabır diliyorum. Milletimize baş sağlığı diliyorum. Terörle mücadelemizden hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz. Bu kararlılığımız hep sürdüreceğiz. Ülkemizi, milletimizi huzursuz eden şer şebekeleriyle hep mücadeleye devam edeceğiz. Milletçe birlik beraberlik içerisinde inşallah terörün kökünü kazıyıncaya kadar bu mücadele devam edecek. Sadece terör örgütleriyle değil, onları destekleyenlere de onların maşalarını tutanlarla da mücadelemiz hep devam edecek. Türkiye’yi 40 yıldan bu yana huzursuz eden gelişmesinin, kalkınmasının önünde engel olarak hep önümüze konulan bu terör belasından terörün her şekliyle mücadele ederek inşallah ülkemizi bu şer şebekelerinden temizleyerek yolumuza devam edeceğiz dedi.
‘ANAYASANIN DEĞİŞMESİ KONUSUNDA HERKES MUTABIK’
Anayasanın değişmesi konusunda herkesin mutabık olduğunu kaydeden Bakan Tunç, Türkiye, 12 Eylül darbesi sonrası darbeciler tarafından yazdırılan bir anaysa ile yönetiliyor. Bu anayasanın değişmesi konusunda herkes mutabık. Siyasi düşüncesi ne olursa olsun ‘bu anayasa değişmesi gerekir’ diyor. Bütün partiler ‘yeni anayasaya ihtiyaç var’ diyor. Tabi uzlaşma bugüne kadar olmadı; birkaç girişim oldu. Mecliste bazı dönemlerde bir uzlaşma komisyonları kuruldu ama başarılı olunamadı. Bazı kritik maddelere sıra geldiğinde uzlaşma sağlanamadı, masalar dağıldı. 12 Eylül anayasasında geçtiğimiz süreç içerisinde özellikle son 21 yılda reform sayılacak sessiz devrim sayılacak anayasanın vesayetçi ruhunu azaltacak önemli reformlara imza attık. Bunlar küçümsenmeyecek reformlar. Vesayetçi ruhu ortadan kaldırmak için çok çalıştık diye konuştu.
‘YENİ DEMOKRATİK BİR ANAYASAYI İNŞALLAH TÜRKİYE YÜZYILI’NIN BAŞINDA GERÇEKLEŞTİRİRİZ’
Yeni bir anayasaya ihtiyacının var olduğunu vurgulayan Bakan Tunç, Cumhuriyeti güçlendiren daha demokratik bir sisteme geçtik. Anayasamızdaki en büyük reformlardan birisi de bu idi. Çok sayıdaki değişiklik elbette anayasamızdaki vesayetçi ruhu azalttı ama ‘tamamen ortadan kaldırdı’ diyemeyiz. Çünkü maddeler arasındaki yeknesaklığın da önemli olduğunu belirtmekte yarar var. Çünkü darbeciler tarafından belli bir sistematik içerisinde yazdırılan bir anayasa. Sonraki değişiklik anayasa mahkememizin yapısı. Sonradan ilave edilen bireysel başvuru. Tüm bunlar tabi mevcut yapıyla uyum göstermeyen bir takım maddeler. Maddeler arasındaki yeknesaklığın bozulmuş olması bir takım tartışmalara neden olabildi ve oluyordu. Türkiye’nin artık 2’nci asrında yeni demokratik, sivil, kuşatıcı, temel hak ve özgürlükleri öne alan yeni bir anayasaya ihtiyacı var; bunu hepimiz istiyoruz. İnşallah 28’inci dönem parlamentosu başarır. Millete olan borcumuzu da yerine getirmiş oluruz. Anayasanın darbeciler tarafından yazdırılmış olması bile başlı başına değişmesi için yeterli sebeptir. İnsan onurunu öne alan, insan haklarını öne alan ve devletin görevlerini vatandaş karşısında somut bir şekilde belirleyen yeni demokratik bir anayasaya inşallah Türkiye Yüzyılı’nın başında gerçekleştiririz ifadelerini kullandı. (DHA)
]]>
