Tbmm Genel Kurulu – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Thu, 24 Oct 2024 19:25:43 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 TBMM’den TUSAŞ’a Terör Saldırısına Tepki https://www.igdirhaber.com.tr/tbmmden-tusasa-teror-saldirisina-tepki/ https://www.igdirhaber.com.tr/tbmmden-tusasa-teror-saldirisina-tepki/#respond Thu, 24 Oct 2024 19:25:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/tbmmden-tusasa-teror-saldirisina-tepki/

TBMM Genel Kurulu’nda, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısına ilişkin Meclis Başkanlığı tezkeresi kabul edildi. TBMM’de kabul edilen tezkerede, “Arkasında emperyalist güçlerin ve karanlık odakların olduğu terör saldırıları ülkemizin huzur ve istikrar ortamına zarar veremeyecektir” denildi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan Başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, siyasi partilerin grup başkanvekillerinin açıklamalarda bulunduğu bölümde söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, TUSAŞ’a gerçekleştirilen saldırının Türkiye’yi yasa boğduğunu belirterek, “Çokça boyutları var, bu boyutları üzerine ilgili kurumlar muhakkak suretle çalışıyorlar. Zaten bu saldırıyı düzenleyenlerden birinin kimliği tespit edildi, diğeri de tespit edilecek ama önemli olan, bundan da daha önemlisi hem yapılma şekli hem TUSAŞ’ın seçilmiş olması ve devamında da bu konuya ilişkin olarak yapılan tüm açıklamalar. Bunlardan yola çıkarak neyin, niçin hedeflendiğine dair çok detaylı bir analizle birlikte, buradan çıkan sonuçlara göre Türkiye’nin bundan sonra terörle alakalı yapacağı çalışmalarda muhakkak ki bunun da bir öncülük etmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

‘SALDIRI GÖRÜNTÜLERİNİ PAYLAŞANLARLA İLGİLİ YAPTIRIMLAR OLACAK’

Zengin, terör saldırısına ilişkin birçok ülkenin başsağlığı mesajı ilettiğini belirterek, “Bu saldırılarla ilgili olarak hem hukuki düzenleme adına daha ağır yaptırımlar var hem de içten gelen bir şey var, bir mekanizma var. Yani burada bu olaylar olduktan sonra bu terör örgütlerinin zaten asli amaçları buraya gelirken varlığını göstermek, kendi propagandasını yapmak. Bununla ilgili olarak, kendi içimizden kaynaklanan, başta gazeteciler olmak üzere, bir fren mekanizmasının muhakkak suretle olması gerekiyor. Biz de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu konuyla alakalı olarak muhakkak bir çalışma yapmamız lazım. Bu görüntülerin paylaşılmasının yarattığı muazzam bir tahribat var. Bu tahribata, terör örgütlerinin propaganda yapmasına, bu şekilde propaganda yapmasına müsaade etmemek lazım. Şu andan itibaren de biliyorum ki İçişleri Bakanlığımız bu konuyla ilgili olarak da bu görüntülerin ortaya çıkma süreci ve bunların nasıl çoğaldığı, ilk paylaşanlar, bunların çoğaltılmasıyla ilgili, sosyal medya üzerinden çoğaltanlarla ilgili olarak da bir yaptırım süreci olacak, hukuki bir süreç olacak” diye konuştu.

‘TEZKEREYİ DESTEKLEDİĞİMİZİ İFADE ETMEK İSTİYORUM’

Grup başkanvekillerinin açıklamalarının ardından TBMM Başkanlığına sunulan ‘TSK unsurlarının Orta Afrika’daki görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasına’ ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi görüşmeleri başladı. Saadet Partisi İstanbulMilletvekiliMustafa Kaya, “Şimdi, Afrika; böyle uzak kalabileceğimiz, işte, ‘Biz buradan uzak kalalım, burada herhangi bir şey olmaz’ diyebileceğimiz bir coğrafya değil. Türkiye’nin oradaki çabalarının, Türkiye’nin orada yapmaya çalıştıklarının mutlaka artırılması, desteklenmesi ve diğer ülkelerin yaptığı şekliyle orayı sömüren değil, oraya olabildiği ölçüde insani açıdan, diğer açılardan bir çaba içerisinde, barış çabası içerisinde gitmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda, bu Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki Birleşmiş Milletler Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu’nun (MINUSCA), askeri olarak bu tezkerenin de bu anlamda önemli olduğu kanaatindeyiz. Bu tezkereyi bu açıdan önemli buluyor, desteklediğimizi ifade etmek istiyorum. 623 bin kilometrekare, neredeyse Türkiye’nin coğrafi büyüklüğüne sahip bir ülke konumunda ama milli gelir çok düşük, çok çok düşük. 2017 verilerine göre, yaklaşık 387- 400 dolar civarında bir milli gelirleri var” dedi.

İYİ PARTİLİ ERGUN: ÇEKİNCELERİMİZ GİDERİLİRSE TEZKEREYE DESTEK VERMEKTEN GERİ DURMAYIZ

İYİ Parti Grubu adına tezkere üzerine söz alan Muğla Milletvekili Metin Ergun, “Bu tezkere doğrultusunda Afrika Cumhuriyeti’nde bulundurduğumuz personelimiz sadece birkaç polisimizden ibarettir. Yanlış isek lütfen düzeltin bizi, yürütmeden ilgili bakan gelip Parlamentoyu bilgilendirsin ve düzeltsin. Ayrıca sadece polisimizi yurt dışında görevlendirmek için de böyle bir tezkereye ihtiyaç yoktur. Yani bu tezkereyle açıkça bizden istediğiniz şudur: İçinde Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının olmadığı bir misyon için, ancak Türk Silahlı Kuvvetleri için çıkarılması gereken bir tezkereyi yani bir görev yetkisini uzatmamızı istiyorsunuz. Üstelik bu yetki konusunda şümul ve mahiyetini Sayın Cumhurbaşkanının keyfiyetine bırakarak, bizden açıkça ifade etmemiz gerekir ise açık çek imzalamamızı arzu ediyorsunuz ve istiyorsunuz. Yani belirtildiği gibi hududu, şümulü, miktarı ve zamanı Cumhurbaşkanınca belirlenecek şekilde izin istiyorsunuz. Burada şunu belirtmek isteriz ki bu, partili cumhurbaşkanlığı sistemine bağlı olarak yaşadığımız yeni bir garabet türüdür. Bu konuda iktidar hem bizleri hem de kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapmadığı sürece İYİ Parti olarak bizim bu tezkereye, ‘Evet’ vermemiz mümkün değildir. Eğer görüşülmekte olan bu tezkere konusundaki çekincelerimiz giderilir ise ve ihtiyaç hasıl olur ise destek vermekten de geri durmayız” değerlendirmesinde bulundu.

MHP’Lİ ÖZDEMİR: TÜRKİYE KITADA İSTİKRAR, BARIŞ VE GÜVENLİĞİ ELE ALMANIN YOLLARINI ARIYOR

Türkiye ile Afrika arasında ticaret, diplomasi, eğitim, savunma ve kültürel alanlarda stratejik iş birliğinin derinleştiğini aktaran MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, “Bakınız, Afrika’da sadece tek yönlü, doğrudan bire bir ilişki geliştirmiyor Türkiye Cumhuriyeti Devleti; kıtayı genel ve bölgesel olarak ele alırken burada istikrarı, barışı, huzuru, güvenliği ele almanın da yollarını arıyor ki bu kıtanın kalkınmasına yönelik de hassas bir süreci yönetiyor. Her ne kadar yapmış olduğumuz bazı savunma ve ikili iş birliği anlaşmamız bazı çevreler tarafından eleştirilse de örneğin, Etiyopya’ya verdiğimiz yine bu ülkenin kendi istikrar, güvenlik ve barışını tesis etmeye yönelik destekle beraber, yine, Etiyopya’nın komşusu olan Somali’ye verdiğimiz istikrar, barış, huzur ve kalkınmasını sağlayacak desteklerimiz bugün baktığınızda iki ülkenin kendi arasındaki yaşamış olduğu anlaşmazlıklara Türkiye’nin ara buluculuğunda bir çözüm getirilmesi çabasını da beraberinde doğuruyor. Saygıdeğer milletvekilleri, dolayısıyla bütün bunlar memnuniyet verici gelişmelerdir. MHP de Türkiye’nin dünyanın genelinde olduğu gibi, bilhassa tarihi ve kültürel bağlarımızın bulunduğu ve 21’inci yüzyılın yükselen değerleri arasında yer alan Afrika Kıtası’yla da münasebetlerini geliştirmesi bizim tarafımızda da memnuniyetle karşılanmaktadır. Bu gerekçe ve saiklerle, MHP olarak bizler ilgili tezkereye olumlu yönde oy vereceğiz” ifadelerini kullandı.

‘GÖZLERİMİZİ ORTA DOĞU’YA ÇEVİRMEMİZ GEREKTİĞİNİ BELİRTİYORUM’

DEM Parti Grubu adına söz alan Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, TUSAŞ’a gerçekleştirilen saldırıyı kınadı ve olaydan ders çıkarılması gerektiğini belirterek, ” Lübnan, sadece Lübnan değil, Suriye, Irak ve hatta İran büyük bir istikrarsızlık durumuyla, ihtimaliyle yüz yüze bulunuyor. Suriye, Irak ve İran’da tıpkı Türkiye’de olduğu gibi nüfusun bir bölümü Kürt ve Kürtlerin, dünyadaki Kürtlerin en büyük bölümü, yarısından fazlası ülkemizde, Türkiye’de yaşıyor, bizim halkımızın bir parçası. Türkiye’de toplumsal barış, iç cephenin güçlendirilmesi demek Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesi demek ve böyle bir durum ister istemez tüm bölgeye de etkisini olumlu ölçüde yayacaktır. Böyle bir gelişme Suriye’deki ve Irak’taki Kürtleri de Türkiye’nin bekasına potansiyel bir tehdit gibi algılanmaktan çıkaracaktır. İç barışımız ve güçlü demokrasimiz Kürtleri, ister Amerika olsun ister İsrail olsun ister İran olsun kim olursa olsun bunların etkisi altında görülmekten çıkaracaktır; bizim halkımızın bölgedeki devamı, uzantısı olarak görülmelerini sağlayacaktır. Öyle bir bakış açısının siyasete intikali demek ise dün gece olduğu gibi Irak ve Suriye’de sivil hedeflerin, Kürt halkının sivil hedeflerinin bombalanmasını da anlamsız hale getirecektir. Dolayısıyla Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki Birleşmiş Milletler gücü içindeki MINUSCA’da Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin bulundurulmasından ziyade, çok öncelikli olarak gözlerimizi Orta Doğu’ya çevirmemiz gerektiğini belirtiyorum” diye konuştu.

‘TEZKERE’NİN UZATILMASI AFRİKA CUMHURİYETİ’NİN REFAHI İÇİN ÖNEM TAŞIMAKTADIR’

AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin MINUSCA’nın icra ettiği harekat ve misyonlar kapsamında yurt dışına gönderilmesi ve Sayın Cumhurbaşkanınca verilecek izin ve belirlenecek esaslar çerçevesinde bu kuvvetlerin kullanılması için verilen izin süresinin Anayasa’mızın 92’nci maddesi uyarınca 1 yıl uzatılması, gerek Afrika Ortaklık Politikamız gerekse dost Afrika Cumhuriyeti halkının huzur ve refahı için önem taşımaktadır. Afrika Kıtası dinamik genç nüfusu, zengin kültürel birikimi ve muazzam potansiyeliyle 21’inci yüzyılın yükselen değeri olarak öne çıkmaktadır. Yüzyıllara dayanan tarihi, kültürel ve insani bağlarımızdan aldığımız güç ve ilhamla Afrika’yla birlik ve dayanışmamız devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonla, Afrika açılımıyla sağladığımız başarı ve edindiğimiz birikim temelinde 2013 yılında Afrika ortaklık politikasına geçiş yapmış bulunuyoruz, ilişkilerimiz ortak hedeflerimiz doğrultusunda derinleşmektedir” dedi.

‘BÖYLE DIŞ POLİTİKA OLMAZ’

CHP Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, “Türkiye’nin BRICKS’e başvuru yaptığını Ruslardan, reddedildiği Almanlardan öğrendik, böyle dış politika olmaz. Orta Afrika’yı konuşuyoruz, Orta Afrika’yı konuşmamız gereken zamanda BRICS gibi önemli bir meselede ortadayız. Türkiye Avrupa Birliğine girme çabası içinde olan bir ülke. AK Parti bunu ne kadar önemsiyor belli değil. Söyleme bakarsanız önemsiyor ama öbür taraftan Meclis’te etki ajanlığını gündeme getiriyorsunuz. Bu, aslında, ‘Bizi Avrupa Birliğine almayın, biz istesek de almayın, biz ne açıklama yaparsak almayın’ demek; açıkçası bu. Sonra, Türkiye NATO’nun bir parçası ama deniliyor ki: ‘Değerler konusunda ortak olduğumuz BRICS üyeleriyle biz aynı birlik içinde bulunmayı uygun görüyoruz’, BRICS üyelerinden bazılarını sayayım ben size: Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan. Yakın zamana kadar birine, ‘Katil’ dedik, birine, ‘Darbeci’ dedik, birine de ‘Milleti enayi yerine koyan bir ülke’ dedik. Bu 3 ülkeyle ilgili doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin en başındaki kişiden, AK Parti’nin Genel Başkanından duyulmuş olan sözler. Şimdi, bütün bunlar varken, bütün bunlar söyleniyorken bizim nasıl bir ortak değerler birliğimiz var bu ülkelerle; birisinin bunu izah etmesi lazım. Taktik sonucunda bir iş yapılıyorsa bunun izah edilmesi lazım” değerlendirmesinde bulundu.

ORTA AFRİKA TEZKERESİ KABUL EDİLDİ

Meclis Başkanvekili Celal Adan, ‘Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarının Orta Afrika’daki görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasına’ ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresini oylamaya sundu ve tezkere kabul edildi.

‘TBMM OLARAK TERÖRE KARŞI MÜCADELE ETME KARARLILIĞIMIZ TEYİT EDİYORUZ’

Orta Afrika tezkeresinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısına ilişkin Meclis Başkanlığı tezkeresini okuttu. Tezkerede, “23 Ekim 2024 tarihinde Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi tesislerine yönelik terör saldırısı, ülkemizin barışına ve huzuruna kasteden alçakça bir girişimdir. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar dileriz. Milletimizin başı sağ olsun. Hiçbir güç ülkemizin ve milletimizin birlik ve beraberliğini bozamayacaktır. Arkasında emperyalist güçlerin ve karanlık odakların olduğu terör saldırıları Ülkemizin huzur ve istikrar ortamına zarar veremeyecektir. Bu saldırının esas amacı milli savunma sanayimiz ve tam bağımsız Türkiye istikametindeki kararlı yürüyüşümüzdür. Saldırı sonrasında milletimizin gösterdiği metanet ve birlik duygusu, tarihten gelen millet olma bilincimizin simgelediği çelikten irade her türlü terörist girişimi boşa çıkaracak güçtedir. Burada milli iradenin tecelligahı, demokrasimizin merkezi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olarak terör örgütlerine ve tüm destekçilerine karşı mücadele etme kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Ortak duruşumuzu ilan eden bu tezkerenin kabulünü ve bu kararın Resmi Gazete’de yayımlanması hususunu Genel Kurulun tasviplerine arz ederim” denildi.

TUSAŞ İLE İLGİLİ TEZKERE KABUL EDİLDİ

Tezkerenin Genel Kurul’da okunmasının ardından oylamaya geçildi. Tezkere; AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin ‘evet’ oyuyla kabul edilirken, DEM Parti oylamada çekimser kaldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tbmmden-tusasa-teror-saldirisina-tepki/feed/ 0
Öcalan’dan Barış Mesajı https://www.igdirhaber.com.tr/ocalandan-baris-mesaji/ https://www.igdirhaber.com.tr/ocalandan-baris-mesaji/#respond Thu, 24 Oct 2024 19:25:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/ocalandan-baris-mesaji/ (TBMM) – DEM PartiDiyarbakırMilletvekiliCengiz Çandar, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada; terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim” sözlerini hatırlatarak, ” Yani, ‘ben varım’ diyor. Şimdi iş sözü edilen koşulların oluşturulmasında. Bu, kolay bir iş değil; sabır, dikkat, titizlik, esneklik, özveri ve en önemlisi irade gerektiriyor. Dünkü terör saldırısı iç barışı, toplumsal barışı, iç cepheyi güçlendirmenin çok da kolay olmadığını, durumun bir çok toplumsal provokasyona açık olduğunu gösterdi” dedi.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yeni çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Şimdi iş sözü edilen koşulların oluşturulmasında”

Cengiz Çandar konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Yepyeni bir dönemin başlangıcındayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dış politikaya taalluk eden bir konuda konuşma yapmak için söz aldığım şu gün, daha doğru bir deyimle, şu günler ülkemizde toplumsal barış için, iç cephenin güçlendirilmesi için, ulusal birliğimizin tahkimi için yepyeni bir dönemin başlangıç noktasına işaret ediyor. Devlet Bahçeli’nin Milliyetçi Hareket Partisi Grubunda yaptığı son derece önemli konuşmayla çok önemli bir aşamaya tırmandı. Uzatılan bir elden söz ediliyordu, o elin uzatıldığı en önemli şahsiyet İmralıCezaevi’nde kendisinden 44 aydır hiçbir haber alınmamış olan Abdullah Öcalan’dı. Dün DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan kendisiyle görüştü ve Abdullah Öcalan’ın uzatıldığı söylenen eli geri çevirmediği, bilakis, tam tersine, onun da ülkenin birliğine, toplumsal barışa, ilk cephenin güçlenmesine hizmet edecek şekilde kendi elini uzattığını memnuniyetle işitmiş bulunuyoruz. Şöyle demiş kendisiyle görüşen milletvekiline; “koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim” dedi. Yani, “ben varım” diyor, yani “ben, ülkenin toplumsal barışına, iç cephenin güçlendirilmesine varım, buna katkıda bulunmaya niyetim de var, buna gücümde var” demiş oluyor. Şimdi iş sözü edilen koşulların oluşturulmasında. Bu, kolay bir iş değil; sabır, dikkat, titizlik, esneklik, özveri ve en önemlisi irade gerektiriyor. Dünkü terör saldırısı iç barışı, toplumsal barışı, iç cepheyi güçlendirmenin çok da kolay olmadığını, durumun bir çok toplumsal provokasyona açık olduğunu gösterdi. Bu vesileyle bir kez daha bu terör saldırısında hayatını kaybetmiş olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum.

“Öcalan, bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse arkasında olacağız”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün, “siyasete yön vermeye çalışıyorlar, buna teslim olmayacağız, tutumumuzu değiştirmeyeceğiz” diyerek önümüzdeki dönemde olumlu bir şekilde yürümesi arzu edilen gelişmelere karşı Cumhuriyet Halk Partisinin de ana muhalefet partisi olarak kendi deyimiyle, 31 Mart’tan itibaren ülkenin bir numaralı partisi olduğunu söylediği partisinin bu durumda ısrar edeceğinin altını çizmiş oldu. Bu arada şunu söyleyeyim; Özgür Özel’in gerek Edirne’de Selahattin Demirtaş’ı ziyareti gerek bölgeye yaptığı ziyaretin de fevkalade değerli olduğunu ve bunca zamanları ilk kez Cumhuriyet Halk Partisinin bu tür süreçlere dahil olma iradesini ortaya koyduğunu da memnuniyetle teslim edelim ve gelecek için umutlanalım. Sorunlarımızı konuşarak, diyalogla, siyaset yoluyla çözülmesi arayışlarını kanla kesmeye çalışan anlayış bilmeli ki eğer Öcalan, bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse tüm gücümüzle arkasında olacağız. Demokratik siyaset ve barış arayışlarını itibarsızlaştırmaya, iradesiz kılmaya yönelik hiçbir yaklaşımı kabul etmeyeceğiz. Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır, barış isteyenlerin sesinin kimden gelirse gelsin bu defa bastırılmasına asla izin vermeyeceğiz.

“Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesinin bölgedeki etkisi olumlu olacaktır”

Orta Doğu’nun önünde muazzam bir belirsizlik, tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir belirsizlik dönemi yatıyor. Bu geçen yılın 7 Ekiminden itibaren İsrail’in başlattığı saldırı furyasının bölgeyi getirdiği durumla yakından ilgili. Gazze 1955 yılına geri dönmüş durumda ve bu Gazze’de yaşayan 2 milyon 200 bin kişinin, Gazze halkının, Filistin halkının 2 milyonu bugün bundan bir yıl önce yaşadıkları evde yaşamıyor. 50 bine yakın Filistinli bir yıl içinde hayatını kaybetmiş durumda. Bunun anlamı oransal olarak Türkiye’yle hesapladığınız zaman bir yıl içinde 2 milyon insanın hayatını kaybetmesi demek, muazzam bir insanlık trajedisi İsrail saldırganlığının sonu olarak yaşanıyor. Lübnan, sadece Lübnan değil, Suriye, Irak ve hatta İran büyük bir istikrarsızlık durumuyla, ihtimaliyle yüz yüze bulunuyor. Suriye, Irak ve İran’da tıpkı Türkiye’de olduğu gibi nüfusun bir bölümü Kürt. Kürtlerin, dünyadaki Kürtlerin en büyük bölümü, yarısından fazlası ülkemizde, Türkiye’de yaşıyor; bizim halkımızın bir parçası. Türkiye’de toplumsal barış, iç cephenin güçlendirilmesi demek Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesi demek ve böyle bir durum ister istemez tüm bölgeye de etkisini olumlu ölçüde yayacaktır. Böyle bir gelişme Suriye’deki ve Irak’taki Kürtleri de Türkiye’nin bekasına potansiyel bir tehdit gibi algılanmaktan çıkaracaktır. İç barışımız ve güçlü demokrasimiz -eğer bu sağlanırsa- Kürtleri, ister Amerika olsun ister İsrail olsun ister İran olsun, kim olursa olsun, bunların etkisi altında görülmekten çıkaracaktır; bizim halkımızın bölgedeki devamı, uzantısı olarak görülmelerini sağlayacaktır.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ocalandan-baris-mesaji/feed/ 0
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler: TBMM Genel Kurulu ikinci bir olağanüstü toplantı talebini normal karşılamaz https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-grup-baskani-abdullah-guler-tbmm-genel-kurulu-ikinci-bir-olaganustu-toplanti-talebini-normal-karsilamaz/ https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-grup-baskani-abdullah-guler-tbmm-genel-kurulu-ikinci-bir-olaganustu-toplanti-talebini-normal-karsilamaz/#respond Sun, 01 Sep 2024 10:27:04 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-grup-baskani-abdullah-guler-tbmm-genel-kurulu-ikinci-bir-olaganustu-toplanti-talebini-normal-karsilamaz/

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, CHP’nin Can Atalay için TBMM’yi yeniden olağanüstü toplantıya çağıracağını açıklamasına ilişkin, “TBMM Genel Kurulu gündemine hakimdir. Bir husus görüşülmüş, müzakere edilmiş, karara bağlandıktan sonra aynı hususta, ‘Yeniden görüşelim, tekrar karara bağlayalım’ diye bir husus olmaz. TBMM gündemine hakim olduğu için ve daha önce de karar verdiği için ikinci bir olağanüstü toplantı talebini normal görmez, normal karşılamaz” dedi.

AK Parti’li Abdullah Güler, TBMM’nin yeni yasama yılı ve yeni anayasa çalışmaları ile siyaset gündemindeki konulara ilişkin DHA’ya açıklamalarda bulundu. Güler, 28’inci yasama döneminde; 21 kanun, 52 uluslararası sözleşme ve 6 asker gönderme tezkeresinin kabul edildiğini ifade ederek, toplumun beklentileri doğrultusunda hareket ettiklerini söyledi. TBMM’nin, 1 Ekim’de açılacağını ve Genel Kurulun Öğretmenlik Mesleği Kanun Teklifi ile görüşmelere başlayacağını belirten Güler, yeni dönemde ayrıca Adalet Komisyonu’ndan geçen 9’uncu Yargı Paketi’nin gündeme alınacağını, tüketici hakları ve aldatıcı reklam uygulamaları ile ilgili kanun teklifinin de gündeme geleceğini aktardı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın düzenlemeleriyle ilgili kanun teklifinin hazırlıklarının da eylül ayı sonunda tamamlanacağını aktaran Güler, “Yapısal reformlar ve 1 yıldır yürürlükte olan Orta Vadeli Program’ı (OVP) destekleyici mahiyette kanun düzenlemelerimizi inşallah ekim ayının ilk haftalarıyla beraber Meclis Başkanlığımıza sunacağız” ifadelerini kullandı.

‘ÇEVRELERİNDE HUKUKÇU DANIŞMAN KALMAMIŞ’

Güler, CHP’nin, Can Atalay hakkındaki Anayasa Mahkemesi (AYM) kararının TBMM’de okunması amacıyla Genel Kurulu yeniden olağanüstü toplantıya çağıracağını duyurmasına ilişkin de “CHP Genel Başkanı veya diğer CHP’li yetkililer, olağanüstü toplantıyla ilgili olarak çok tuhaf ve garip açıklamalar yapıyorlar, ‘AYM’nin kararının okunması’ diye bir beyanda bulunuyorlar. Demek ki çevrelerinde hukukçu danışman kalmamış, bazı genel başkanlar hukukçu da değil zaten. Bir kez daha söylemek istiyorum; AYM’nin 1 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanan kararı, hukuk zemininde okunacak bir karar değildir. Bunu en yetkili, uzman bildikleri kim varsa, anayasacı, cezacı kim varsa hukuk zemininde çok net tartışmak da gerekir” diye konuştu.

‘TEMİZ DİL SÖZÜ VERMESİNE RAĞMEN HAKARET ETTİ’

16 Ağustos’ta olağanüstü toplanan Genel Kurulda, muhalefetin toplantının açılışından itibaren agresif ve iyi niyetli olmayan bir yaklaşımla hareket ettiğini söyleyen Güler, “TİP İstanbulMilletvekili Ahmet Şık, kürsüye geldiği andan itibaren normalde AYM kararını, genel görüşmedeki o süreci kendi bakış açısıyla anlatması gerekirken çok kirli, çirkin, hadsiz, edepsiz, saygısızca hakaretlere başladı. Tabii o arada bizler de itirazlarımızı yaptık ve ara verildi. Aradan sonra Meclis Başkanvekili ile beraber arka kısımda; bu çirkin, hadsiz, hakaret içeren sözleri hiçbir grup başkanvekili kabul etmediğini ifade etti. Burada CHP ve DEM Partili grup başkanvekilleri, Ahmet Şık ile görüştüklerini, konuşmasının geri kalan süresini hakaret etmeden tamamlayacağını, böyle bir dil kullanmayacağı doğrultusunda söz aldıklarını söyleyip, ‘Genel Kurul görüşmelerine devam edelim’ dediler. Burada CHP’li grup başkanvekili ve DEM Partili grup başkanvekillerine ilgili milletvekili, ‘Çirkin, kaba, yaralayıcı, hakaret içeren sözler söylemeyeceğim’ diye söz verdi. Peki, ne yaşadık? Genel Kurula gittik, aynı milletvekili maalesef yine edepsizce, hadsizce, saygısızca, hakaret eden sözlerine devam etti. Tabii o arada hiç istemediğimiz diğer görüntüler de ortaya çıktı” değerlendirmesinde bulundu.

‘ÇOK KOMİK BİR TALEP OLACAK’

Güler, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın, AK Parti’lilere saldırırken dirseğinin DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yüzüne geldiğini ve kaşının açılmasına neden olduğunu belirterek, muhalefetin yaşanan kavga ile ilgili gerçekleri topluma açıklamadığını ifade etti. Genel Kuruldaki görüntülerin Meclis’e yakışmadığını vurgulayan Güler, şöyle devam etti:

“CHP ve diğer milletvekilleri Meclis’i aynı konuda olağanüstü toplantıya tekrar davet edeceklerini ifade ediyorlar. Tabii içeriğini ben görmedim, bilmiyorum. Yani hangi çerçevede nasıl bir olağanüstü davet yapacaklar bilmiyorum. İçtüzük 7’nci madde kapsamı içerisinde siyasi partiler 120 milletvekili sayısına ulaştıkları takdirde beyanda bulunabilirler. Tabii Meclis Başkanlığımız bu talebi değerlendireceklerdir. Ancak şunu söyleyeyim; TBMM Genel Kurulu gündemine hakimdir. Bir husus görüşülmüş, müzakere edilmiş, karara bağlandıktan sonra, ‘Yeniden görüşelim, tekrar karara bağlayalım’ diye bir husus olmaz. TBMM gündemine hakim olduğu için ve daha önce de karar verdiği için ikinci bir olağanüstü toplantı talebini normal görmez, normal karşılamaz. Tabii dilekçeyi görmek lazım, arkadaşlarımızın beyanını görmek lazım. Yalnız şöyle bir ifade duydum, tabii çok yakışıksızdı, çok doğru bulmadığımı da öncelikle söylemek isterim. CHP Genel Başkanının, ‘Artık görüşmeye gerek yok, müzakereye gerek yok’. Meclis Başkanına adeta görev verir gibi, talimat verir gibi; AYM’nin boş olan, hukuk zemininde hiçbir geçerliliği olmayan, ‘Kararı oku. İlgili milletvekilinin tahliye edilmesi hususunda milletvekili olduğunu kabul et. Tutanaklara böyle geçir’ gibi çok nezaketsiz, üslup açısından da doğru bulmadığım bir açıklamasını gördüm. Yani böyle bir talepleri olacaksa, çok komik bir talep olacağını şimdiden söylemek isterim.”

‘ANAYASANIN GÜNCELLİĞİ KALMADI’

Yasama döneminde yeni anayasa çalışmalarının gündemde olması gerektiğini vurgulayan Güler, Türkiye’nin sivil, çoğulcu bir anayasaya ihtiyacı olduğunu kaydetti. Güler, “Anayasa o günün iktisadi koşulları, ekonomi koşulları, toplum yapısı açısından yapılmış ve kabul edilmiş. Ancak üzerinden 40 yıl geçmiş anayasanın şu anda güncelliği kalmamış. Bakın çok daha yeni kavramlarımız var değil mi? Nedir mesela? Daha yakın zamanda kripto varlıklarla ilgili, ‘gayri maddi varlık’ tanımlaması, böyle bir kanun düzenlemesi yaptık. Önümüzdeki günlerde yine siber uzay güvenliği, dijital sistemler, dijital yazılım, yapay zeka uygulamaları gibi birçok konu gelecek önümüze. Peki, anayasamızın hangi maddesinde bunlar var ki? Günümüzün hangi güncel konusunu bünyesinde taşıyabiliyor? Maalesef taşıyamıyor” dedi.

‘İLK 4 MADDE İLE İLGİLİ TARTIŞMA YOK’

Güler, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin toplum tarafından kabul edilen bir sistem olduğunu belirterek, “Tabi sistemin aksayan yönleri olabilir. Değişecek yönleri olabilir. Günümüzün koşullarına uygun hale gelip daha işlevsel, daha verimli çalışacak ortamlar her zaman mümkündür. Sistemsel manada sizin aksayan yönleri her zaman yeni bir değişim ve dönüşümle beraber farklı uygulamalarla her zaman hayata geçirebiliriz. Bu ayrı bir konu ama anayasamız içerisinde bizim elbette ortak noktada buluştuğumuz ilk 4 maddemizle ilgili bir tartışma yok. Yani bu konularda biz farklı bir bakış açısına sahip değiliz. Ama diğer maddelerimizin mutlaka güncel hale getirilmesi, toplumun ihtiyaçlarını karşılaması ve günümüzün koşullarına cevap verilmesi gerekiyor. Toplumumuzun her kesiminin anayasa ile ilgili katkı vermesi gerekiyor. İnşallah biz bunda başarılı olabiliriz” ifadelerini kullandı.

Güler, 2025 yılının başında AK Parti Olağan Kongresi’nin tamamlanacağını ve her kongre döneminde partide yüzde 50-60 aralığında bir değişim yaşandığını belirterek, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle değişimlerin yaşanabileceğini vurguladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-grup-baskani-abdullah-guler-tbmm-genel-kurulu-ikinci-bir-olaganustu-toplanti-talebini-normal-karsilamaz/feed/ 0