Birkaç günlük ziyaret ve programlara katılmak için memleketi Samsun’a gelen AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, partisinin il başkanlığında basın toplantısı düzenledi. Burada gündeme dair açıklamalarda bulunan Yılmaz, gazetecilerin sorularına da cevap verdi. Yakın zamanda gerçekleştirilen Samsun mitinginde değinen Yusuf Ziya Yılmaz, “İşlerimiz çok güzel gidiyor. Cumhurbaşkanımızın miting ve il programlarına katılmaya çalıştık. Tüm şehirlerimizdeki heyecanı, katkıyı, motivasyonu görmüş olmanın mutluluğu içerisindeyim. Samsun mitingimiz de çok güzel oldu. Miting öncesi teşkilatımızın stres yaşadığını, gerildiğini biliyorum. ‘Havada yağmur yağacak, olumuz hava şartlarında acaba arzu ettiğimiz oranda heyecan ve temaşayı yakalayamayabilir miyiz’ diye bir kaygıyı hep birlikte yaşadık. Allah da müsaade etti, yağmur da olmadı, o gün Samsun’da Cumhurbaşkanımızı güzel ağırladık ve uğurladık” ifadelerini kullandı.
“Kırgınlıkları kullanarak bizim arkadaşlarımızı karşımıza aday göstermeleri hoş değil”
Aday gösterilmeyen partililerin başka partiden AK Partili başkan adaylarına rakip gösterilmesini değerlendiren Yusuf Ziya Yılmaz, “AK Parti 22 yıldır ülkemize hizmet ediyor. 14 milyon üyesi var. Bu dev kadro içerisinde zamanla arzu ettiği yerde olamamış, olmuş ya da daha sonrası kırılmış arkadaşların duygularına saygılı olmak lazım. Asıl saygılı olamayacağım ve hoş göremeyeceğim konu başka siyasi hareketler bu incinmişliklerini kullanarak onları marke edip, bu arkadaşları alıp kendi kadrolarına koyup, kendi kadrolarında bizim karşımıza getirmeleri hoş değil. Siyasi rekabetin gereği bu olmamalı. Onlar da kendi kadrolarını yetiştirmeli. Bunlardan bazıları nefsine mağlup olup, gidip başka siyasi hareketlerin, akıllarını çelen siyasi hareketlere gidip dahil oldular. Onları marke edenlerin davranışları da hoş değil, bizim arkadaşımızın da davamıza inanmışsa bunu yapmaması lazımdı. Bunlar hayatın içinde var ve ilk defa olmuyor. Dava hareketi olarak kabul etmekte zorlandığımız, hoş görmediğimiz durumlar bunlar” diye konuştu.
“İncinmişlik, burukluk aşamaları geride kaldı”
Aday adaylığı süreçlerinin tamamladığını ve artık kırgınlıkların geride kaldığını dile getiren Yılmaz, “İttifak süreci 3 ay sürdü ve son derece hoşgörü ile devlet adamlığı ciddiyeti içinde geçti. Onun ardından aday belirleme süreci başladı. Türkiye’de bin 397 belediye var. Her biri saha, sosyolojik araştırmalar, anket çalışmaları ile belirlendi. AK Parti, insanımızın istekleri doğrultusunda aday belirleme sürecinde uğraşlarımız oldu. Sonrasında meclis üyeleri listesi için de MHP ve BBP ile birlikte çalıştık. İncitmeden ve incinmeden bu süreci geçirdik. Aday belirleme süreci rekabet dolu oldu. Bir işe bir kişi aday oluyor. 1 kişinin belirlenmesi süreci içerisinde nefsi şeyler oluyor ve bunlar gayet doğal. Buna siyasetin rekabet süreci diyoruz. Bu sürecin incinmişlik, burukluk aşamaları geride kaldı. Bizim partimiz dünyanın en büyük siyasi hareketlerinden bir tanesi. Bu hadiseyi en hasarsız atlatma kabiliyeti olan bir siyasi hareketiz. Rekabet süreci geride kaldı. Şimdi içtenlikle, samimiyetle bu rekabetin oluşturduğu incinmişlikleri telafi etme süreci var. Şimdi de nezaket süreci işliyor şu anda. Arkadaşlarımız, birbirlerine olan nezaketi eksiksiz bir şekilde uyguluyorlar. Ondan sonraki süreç 1 Nisan sabahı seçimi kazanmanın coşkusunu hep birlikte paylaşmak. Sonrasındaki süreçte 2029’a hazırlık başlıyor. İçinde incinmişlik olanlara bir ağabey olarak bunları geride bırakmamızı tavsiye ediyorum. Bırakmadığımız takdirde bir yere varamayız. Bunları geride bırakmazsak hem kendimize hem davamıza zarar veririz. Bizim davamız insana hizmet. Biz bir hizmet hareketiyiz. Bu olunca gerisi teferruat oluyor. 1 Nisan günüden itibaren işini bilen bir insanın psikolojisiyle şehirlerimize hizmete başlayacağız” şeklinde konuştu.
“Rakiplerimiz kendine makam derdindeler”
Muhalefetin halka hizmet yerine kendilerine makam bulma derdinde olduğunu vurgulayan Yusuf Ziya Yılmaz, şunları söyledi:
“Rakiplerimizin de Allah işlerini rast getirsin. Onların ne yaptığı bizleri şaşırtıyor. Kimi ‘seçimden sonra büyük kongre yapacağız’ diyor. Genel başkanlarını değiştirmenin programlarını yapıyorlar. Kimi halk gezisi, esnaf gezisi yaparken karşısına çıkan bir insanı azarlıyor. Bunların hepsi öncelikli görevin insana hizmet olduğunun unutmuşluğun belirtileri. Seçime 1 ay kalmış. Ana muhalefet partisi seçimden sonra kongre yapıp genel başkanlarını değiştireceklerse eğer kimi onun yerine getireceklerinin hesabını yapıyor, onlarla uğraşıyorlar. İnsanların hizmetine amade olmak duygusunu bir kenara bırakmışlar. Kendi dertlerindeler, makam derdindeler.”
Toplantıda Cumhur İttifakı AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan ve il teşkilatı hazır bulundu. – SAMSUN
]]>Hesna ve Hikmet Dönmez çiftinin 18 yaşındaki Gülsüm’den sonraki ikinci çocukları Emir Eymen’e, Şubat 2023’te öksürük ve burun kanaması şikayetiyle başvurdukları Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesinde lösemi teşhisi konuldu.
Hastanenin Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Servisine yatırılan, kemoterapi görmeye başlayan Emir Eymen’in doktorları, tedaviden olumlu sonuç alınamaması nedeniyle kök hücre nakli yapılmasına karar verdi.
Geçen yıl haziranda baba Hikmet Dönmez’den alınan kök hücrenin vücuduna uyum sağlamasıyla kontrol aşamasına giren, tedavisine evinde devam edilen Emir Eymen, gözetim sürecinde evden sadece hastaneye gitmek için ayrılıyor.
Orhangazi İmam Hatip Ortaokulunun 5’inci sınıfına kayıtlı Emir Eymen, gözetim sürecinin haziranda tamamlanmasının ardından okuluna ve arkadaşlarına yeniden kavuşacağı, yaşıtlarıyla özgürce oynayacağı günleri sabırsızlıkla bekliyor.
Emir Eymen Dönmez, AA muhabirine, bir yıl önce başlanan tedavisinin ilk döneminde hareket güçlüğü çektiğini söyledi.
Yürümekte bile zorlandığını belirten Dönmez, şöyle konuştu:
“İlk ameliyat olacağım zaman bayağı korkuyordum ama ilerleyen zamanlarda hiçbir şey kalmıyor. En çok saçım döküldüğünde üzülmüştüm. Mesela hasta olduğunuzda spor yapamıyorsunuz ama iyileştikten sonra yapabiliyorsunuz. Koşamıyorsunuz ama ilerleyen zamanlarda daha çok koşabiliyorsunuz. Sabahları kahvaltı ettikten sonra ilaçlarımı içiyorum. İyileştikçe ilaçlar azalıyor. Arkadaşlarımla en çok saklambaç ve ebelemece oynamayı özledim.”
Dönmez, lösemi hastası çocukların güçlü olmaları halinde bu hastalığı yenebileceklerini dile getirdi.
“Hiçbir anne bu durumu yaşamasın”
Anne Hesna Dönmez de daha önce kırtasiye dükkanı işlettiğini ancak tedavi sürecinde oğluyla ilgilenebilmek için çalışmaya ara verdiğini anlattı.
Dükkanı, iş makinesi operatörlüğünü bırakan eşinin işlettiğini kaydeden Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Oğlumun rahatsızlığı yoğun burun kanamasıyla başladı. Kanaması 30-40 dakika sürüyordu. 20 gün kadar teşhis konulması sürecini geçirdik. Zaten en kötü dönem bu. Kabullenme süreci bunun bir tık daha ağırı oluyor. İster istemez ‘Neden’ diyorsunuz. Bir anne, baba en çok evladına kıyamıyor. ‘Ne yapabilirim’ aşamasına geçtiğinizde biraz daha rahatlamaya başlıyorsunuz. Çocuktan kemik iliği alınıyor. Orada diğer annelerle çok güzel bir dayanışma var. Bu süreçte onlardan Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfını (LÖSEV) öğrendim. O dönemde beyaz ve kırmızı kana çok ihtiyaç oluyor. LÖSEV’i ilk bunun için aramıştım.”
Dönmez, başta panik halinde olduklarını ancak eşinden alınan kök hücrenin kendilerine umut olduğunu vurguladı.
Nakilden sonra zaman zaman hastanede kaldıklarını aktaran Dönmez, “Şimdi 15 günde bir kontrole gidiyoruz. Bir senenin tamamlanmasının ardından yasaklar kalkacak. Gerçekten çok mutluyum. Geriye dönüp baktığımızda ‘Ne kadar çok şey yaşamışız’ diyorum. İnşallah oradaki herkes bu aşamaya gelir. Hiçbir anne bu durumu yaşamasın.” ifadesini kullandı.
Dönmez, oğlunun tedavisinde LÖSEV’in her alanda yanlarında olduğunu ifade ederek, desteklerinden dolayı vakıf yetkililerine teşekkür etti.
]]>