Saadet Partisi, TBMM’ye sokak hayvanları sorununun çözümüne yönelik düzenlemeler içeren kanun teklifi verdi. Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan, “Bu sorun, hem insanlarımızın can güvenliği hem de sokak hayvanlarının refahını olumsuz etkileyen bir boyuta ulaşmıştır. Sorunu ortaya çıkaran aslında sahipsiz sokak köpekleri değil uygulamalar ve yetkili mercilerin yaklaşımlarıdır” dedi.
Saadet Partisi, TBMM’yi sokak hayvanları sorununun çözümüne yönelik düzenlemeler içeren 12 maddelik kanun teklifi verdi. Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan, düzenlediği basın toplantısında kanun teklifine ilişkin açıklamalarda bulundu. Doğan şunları söyledi:
“Hepinizin yakından takip ettiği üzere sahipsiz sokak köpekleri sorunu son zamanlarda gündemimizi sık sık meşgul eden bir konu haline gelmiştir. Bu konu, üzerinde en çok konuşulan meselelerden biri olmasına rağmen somut hiçbir adımın atılmadığı ve aynı zamanda suiistimal edilen bir konu olarak karşımızda durmaktadır. Bu sorun, hem insanlarımızın can güvenliği hem de sokak hayvanlarının refahını olumsuz etkileyen bir boyuta ulaşmıştır. Sorunu ortaya çıkaran aslında sahipsiz sokak köpekleri değil uygulamalar ve yetkili mercilerin yaklaşımlarıdır. Kısacası sorunu büyüten temel sebepler; yerel yönetimlerin ve hükümetin sorunu çözmekteki isteksizliği ve kanunların hem eksik hem de uygulanmamış olmasıdır.
20 yıl önce yapılmış fakat birtakım sebeplerle uygulanmamış kanunlar ve düzenlemeler için kurumları suçlamak, sorunun kontrolden çıktığı bir aşamada kimseye fayda getirmeyecektir. Bu nedenle yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu açıktır. Bilinmelidir ki sokak köpekleri sorunu, sadece toplumu ilgilendiren bir güvenlik, sağlık ve çevre koruma sorunu değil aynı zamanda sahipsiz hayvanların da mağdur olmasına sebep olan bir olgudur. Bu konu üzerine çalıştığımız süre boyunca toplumun kimi kesimleri arasında ciddi bir kutuplaşma meydana geldiğini üzülerek gördük.”
“EN BÜYÜK EKSİKLİK, HAYVANLARIN ORTAMA BIRAKILMASI”
Saadet Partisi’nin verdiği kanun teklifinde yer alan maddeler şöyle:
“- Mevcut kanundaki sokak hayvanlarının kısırlaştırıldıktan sonra alındıkları alana bırakılması uygulaması değiştirilecek. Sokak köpekleri kısırlaştırıldıktan sonra tekrar sokağa bırakılamayacak.
-Barınak ve bakımevlerinin yanı sıra yaşam alanları kurulacak. Barınak ve bakımevlerinin şartları iyileştirilecek. Tüm mekanlar 7/24 canlı izlenebilecek.
-Bağış toplayan hayvansever kuruluşlar barınak ve bakımevi kurmakla yükümlü olacak.
-Barınak, bakımevi ve yaşam alanlarında çalışan personellere eğitim zorunluluğu getirilecek. Gönüllülerin barınak ve bakımevlerini ziyaret etmesi ve aktif görev almaları kolaylaştırılacak.
-Evcil hayvan satışı kontrol altında olacak. Hayvan sahiplendirme esas alınacak. Kedi ve köpeklerin izinsiz satışı engellenecek. Bu hayvanlar üzerinden maddi gelir elde etmek isteyenlere caydırıcı cezalar uygulanacak.
-Tüm evcil hayvanlar mikroçip ile kayıt altına alınacak. Hayvanların sokağa bırakılması, kaybolması, hastalık bulaştırması gibi olumsuzlukların önüne geçilecek.
-Tehlikeli yasak ırklara izin verilmeyecek. Bu hayvanlar için verilen cezalar artırılacak. Tehlikeli yasak ırkların saldırılarından sahipleri sorumlu olacak.
-Cezalar daha caydırıcı olacak. Hayvanlara şiddet ve işkence uygulayanlara, eziyet edenlere ve kötü muamelede bulunanlara, hayvanları sokağa terk edenlere daha caydırıcı cezalar uygulanacak.”
]]>
İSHAK KARA
CHP Van Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Şükrü Şahar, seçim bürosunun açılışında; “Otogar, stat, Van Gölü sorunumuz var. Yıllardır Van’da tapusu verilmeyen binlerce konutlarımız var. Utanarak söylüyorum ama yeni yüzyılda içme suyu sorunumuz var. Çözüm için geliyoruz. Van’ı kayyumlar değil halkımızla yönetmeye geliyoruz” dedi. İpekyolu Belediye Başkan Adayı Ömer Doğan ise “Bir yıl içerisinde 120 gencimiz işsizlikten dolayı inşaatlardan düşüp hayatlarını kaybetmişlerdir. Bugüne kadar bu kenti yönetenler bu sorunu üzerine almamıştır. Biz bu sorunları bilerek aday olduk” diye konuştu.
CHP Van İl Başkanlığı, 31 Mart yerel seçimleri kapsamında seçim bürosunun açılışını yaptı. Açılışa Van İl Başkanı Seracettin Bedirhanoğlu, CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Şükrü Şahar, İpekyolu Belediye Başkan Adayı Ömer Doğan, Edremit Belediye Başkan Adayı Rıza Uçar, Tuşba Belediye Başkan Adayı Adil sahinoğlu ve çok sayıda partili katıldı.
“KAPI KAPI GEZERE BAŞARABİLİRİZ”
CHP Van İl Başkanı Seracettin Bedirhanoğlu şunları söyledi:
“Van’da uzun yıllardan sonra Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 10 bandına yaklaştı. Buna emin olun biz bu kentte daha fazlasını alabiliriz. Ciddi bir çalışma ve emekle hep beraber kazanma şansımız olabilir. Bu kentte CHP’nin üçüncü yol olduğunu anlatmamız lazım. Bizler bunu hep beraber sahada emek göstererek, ev ev kapı kapı gezerek yapabiliriz. Bizim çok geniş imkanlarımız yok ama bizim sizin gibi dostlarımız var. Bu kentte üçüncü aktörleri üretmek zordur ama bir birinden değerli büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarımız ile birlikte bu yola hep beraber başarıyı getirecek şekilde emek vererek çalışacağız hepimize hayırlı olsun.”
“KENTİN SORUNLARINI BİLİYORUZ ÇÖZÜM İÇİN GELİYORUZ”
CHP Van Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Şükrü Şahar, şunları söyledi:
“Yola çıktık, yerelden genele doğru yürüyeceğiz. Neden aday oldunuz sorusuna; biz 3-5 yıldır siyasetin içindeyiz, sürekli sokaktayız. Kentin tüm sorunlarını biliyoruz. Van’ın çok büyük sorunları var. Van’ın halka olarak boynuna geçirdiği 18. madde sorunu var. İmar sorununu çözmeye çalışacağız. Allah’ın izniyle iktidara geldiğimizde otogar, stat, Van Gölü sorunumuz var. Yıllardır Van’da tapusu verilmeyen binlerce konutlarımız var. Utanarak söylüyorum ama yeni yüzyılda içme suyu sorunumuz var. Çözüm için geliyoruz.”
“BİR YILDA GENÇ İNŞAATLARDA HAYATINI KAYBETTİ”
İpekyolu Belediye Başkan Adayı Ömer Doğan ise şöyle konuştu:
“Bu kentin çok ciddi sorunları var: Birinci sorunu imar planıdır. Bir kentin imarı o kentin anayasasıdır. Eğer siz kentin imar sorunu çözemezseniz o kentte işsizlik, yoksulluk olur, ticaret biter her şey biter. Bizim için en önemli konu bu kentin imar sorununu çözmektir. Van Gölü sahilinden Erek Dağı’na kadar hepimizi birbirimize müşterek etmişler. Biz bugün bir sorun yaşamıyoruz ama inanın ki ileride çoluk çocuğumuzun başına büyük bela olacaktır. Bir yıl içerisinde 120 gencimiz işsizlikten dolayı inşaatlardan düşüp hayatlarını kaybetmişlerdir. Bugüne kadar bu kenti yönetenler bu sorunu üzerine almamıştır. Gençlerimiz batıda ölüyor. Dün bile iki cenaze geldi. 120 genci biz trafik kazalarında bile kaybetmedik. Biz bu sorunları bilerek aday olduk.”
]]>
“135 KEZ DENETLEMİŞİZ VE BU İLETMEYİ DE KAPATMIŞIZ”
Murat Kurum, Neler Oluyor Hayatta programında açıklamalarda bulundu. İliç’teki maden faciası sonrası kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt veren Kurum, şunları söyledi; “İliç’teki kaza sonrasında dönemin çevre bakanı ÇED raporu verdi, bundan oldu diyorlar. Çevre bakanlığı çevre faaliyetini, çevreye olan etkisi var mı yok mu buna bakar. Her şey kuralına göre olur bozan varsa da gereği yapılır. Bakanlık bu işletmenin sorunu var mı yok mu buna bakar. Faaliyet izni veremez. 135 kez denetlemişiz, ve bu iletmeyi de kapatmışız 3 ay.
“HALKALI’DA SEL BASTI, SEN ÖLDÜRDÜN MÜ DİYECEĞİZ?”
2008’den beri ÇED’i var buranın. Birim artırmak istiyorum demiş, sorun olup olmadığının bildirilmesini istemiş. 21 kuruldan görüş aldık ve şu tedbirleri alırsanız çevresel açıdan sorunu yoktur demişiz. İlgili bakanlıktan da faaliyet izni almış. Şimdi oraya siz ÇED verdiğiniz için burası kaydı diyorlar ÇED raporu ile toprak kaymasının ne ilgisi var? Metrobüsler bozuluyor, otobüsler yanıyor neden görevinizi yapmıyorsunuz diye sormak lazım o zaman. Halkalı’da sel bastı, Başakşehir’de sel oldu. Sen öldürdün mü diyeceğiz, böyle bir şey olabilir mi?”
“TAKSİ SORUNUNDA BİR İRADE ORTAYA KONULMUŞ DEĞİL”
İstanbul’daki taksi sorunu ile ilgili de konuşan Kurum, “Bir irade ortaya konulmuş değil” dedi. Göreve gelmesi durumunda bazı düzenlemeler hayata geçireceklerini söyleyen Kurum, şu ifadeleri kullandı; “Taksi sorununda da bir irade ortaya konulmuş değil. Merkezi taksi sistemini hayata geçirelim istiyoruz. Durakların bile uygulaması var. Tek çatı altında toplamalıyız. Hangi taksiyi istediğimiz, arabanın durumuna kadar dijitalden bunu çağırabileceksiniz. İstanbul taksisi marka haline gelecek. Yurt dışına gittiğinizde şehrin turizm elçileridir taksiler. Önce merkezi taksi uygulamasında hepsini birleştireceğiz. Bilimsel verilerle nerede nasıl ihtiyaç var taksi plakası ihalesine çıkacağız. Plaka sayısını artıracağız. Vatandaşın beklentisi hizmet. Taksicinin de güvenliği söz konusu.
“MEVCUT YÖNETİM KENDİSİ TAKSİCİLİK YAPMAK İSTİYOR”
İnsanları karşı karşıya getirmeye gerek yok. Sonuçta masanın etrafında doğruyu ortaya koyacağız. Mevcut yönetim kendisi taksicilik yapmak istiyor. Kanun diyor ki yönetim taksicilik yapamaz diyor. 8+1’ler de rahatsız şimdi. Tek bir doğruyu uygulayacak süreci işleteceğiz. Önüne gelen de taksici olamayacak. Taksi durakları İstanbul ruhuna uygun yenilenecek. Havalimanına 18 milyon turist geliyor, bu kişiler taksiye biniyor. Taksici ile iletişim kursa, 1 gün daha fazla kalsa şehrin istihdamı ve ekonomisi hareketlenir. Denetim ve ödül yöntemi getireceğiz. Yanlış bir şey olduğunda hemen yazacak vatandaş. Trafikten mene kadar ceza olacak. Taksicilerimizin can güvenliği için taleplerine yönelik adımları atacağız.”
“650 BİN KONUTUN DÖNÜŞÜMÜNÜ HEDEFLİYORUZ”
Kurum, ayrıca 10 başlıkta projeler hazırladıklarını söyledi. Olası İstanbul depremi ile ilgili de konuşan Kurum, 650 bin konutun dönüşümünü hedeflediklerini söyledi.
]]>Acıbadem Kent Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Tutku Damla Topaloğlu, 2023/2024 Eğitim-Öğretim yılı ikinci dönemi başlarken, “okula yeniden uyum” konusuna anne babaların dikkatini çekti. Topaloğlu, “Birinci dönem boyunca yoğun bir tempoyla çalışıp ilk döneme ait sınav ve sorumluluklarını tamamlayan öğrenciler, yarıyıl tatili gelmesiyle kısa bir mola verip soluklanıp dinlendiler. Öğrenciler bu tatil sürecini geride bırakırken, tekrardan okula adapte olmakla ilgili birtakım zorlanmalar yaşayabilirler. Bu durumun son derece normal olduğu unutulmamalıdır” diye konuştu.
“Öfke nöbetleri yaşadıkları da görülebilmekte”
Çocukların tatilde, en azından daha geç yatıp daha geç kalkmış olabileceklerini; kahvaltı, yemek saatlerinin bile değişmiş olabileceğini belirten Topaloğlu, şöyle konuştu:
“Çocukların tatille birlikte değişen rutinlerin tekrar eski düzenine dönmesi zaman alabilir. Yani tatil rutininden okul rutinine dönmeleri, okula, derslere, öğretmenlerine ve arkadaşlarına alışmaları yeniden bir uyum süreci gerektirebilir. Bunun yanında ikinci dönemin başlamasıyla birlikte öğrencilerin tekrar yoğun bir tempoya gireceklerini bilmeleri; sınavlara, derslere ve başarılı olmaya dair birtakım kaygıları da beraberinde getirebilmektedir. Okula geri dönüşte zorlanan çocuklar bu geçiş sürecinde kendilerini zaman zaman üzgün, endişeli ya da kızgın hissedebilmekte; hırçınlık, ağlama nöbetleri ve öfke nöbetleri yaşadıkları da görülebilmektedir. Çoğunlukla okula dönüş döneminde çocuklar ebeveynleriyle daha yakın temas ihtiyacı hissedebilmekte ya da daha içe kapanma ve sessizleşme hali gösterebilmektedir. Bunun yanında; okula gitmek istememe, bedensel birtakım ağrılardan bahsetme, okula gitmemek için pazarlık yapma gibi ailelerin nasıl davranacağı konusunda zorlanabileceği durumlar da yaşanabilmektedir.”
Topaloğlu’ndan ebeveynlere öneriler
Öte yandan Psikolog Topaloğlu, çocukları okula geri dönmekte zorlanan ya da uyum problemi yaşayabilecek anne babalara bu sorunu aşmalarında yardımcı olabilmek için şu önerilerde bulundu:
“Sorunun kaynağını belirleyin: Öncelikle çocuğun hangi konuda zorluk yaşadığını anlayarak bu duruma dair konuşmak için onu teşvik etmek ve hislerini anlamaya dair çaba göstermek oldukça önemlidir.
Sorunun çözümüne odaklanın: Çoğu zaman okula dönüşle ilgili kaygı yaşayan çocuklar bu kaygıyla nasıl baş edebilecekleriyle ilgili fikir sahibi olmayabilir ya da bu sorunun üstesinden gelebileceklerine dair inançları olmayabilir. Duygularını anladığınızı; süreci yönetemediği noktada sizden destek alabileceği, sorunun üstesinden gelebilecek güçlü yanlarını olduğunu hatırlatmak çocukların çözüme odaklanabilmeleri için destekleyici olacaktır.
Okula dair olumlu yanlarından konuşun: Okula gitmekle ilgili heyecanlanabileceği neler olduğunu sormak, arkadaşlarıyla beraber olmanın keyifli olabileceğine değinmek ve okulda yapabileceği ve ilgisini çekebilecek aktivitelerden bahsetmek de olumsuz duyguların yerini olumlu duygularla çeşitlendirmek de katkı sağlayabilmektedir.
Kendi davranışlarınızda tutarlı olun: Çocukların olaylara yönelik bakışını belirleyen önemli bir faktörün de ebeveynlerin tutum ve davranışları olduğunu bilinmeli. Öncelikle ebeveynin sürece dair duygu, düşünce ve davranışlarını rahatlatıp kontrol edebildiğinde çocukların daha güvende hissederek sürece daha sakin ve özgüvenli bir şekilde adapte olabildiklerini kendinize hatırlatmanız oldukça önemlidir.
Fiziki ve ruhsal ihtiyaçlarına dikkat edin: Çocuğun yeterli uykuyu alabilmesi, yeterli beslenebilmesi, öz bakımının yeterli bir şekilde sağlanması gibi fizyolojik ihtiyaçlarının karşılanmasına ek olarak; duygu ve düşüncelerinin, koşulsuz kabul/sevgi ve temas ihtiyacının karşılanması gibi psikolojik ihtiyaçlarının da karşılanmasına özen göstermenin çocuğun okula dönüşe dair kaygı ve adaptasyon problemleri üzerinde olumlu yönde bir etki sağlayacaktır.” – İZMİR
]]>