
Olay, dün saat 23.30 sıralarında Karaağaç Mahallesi 1832 Sokak’ta meydana geldi.

Nevzat Karaboğa yakınları tarafından evde hareketsiz yatarken bulundu. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi.

Evde yoğun gaz kokusu hisseden ekipler, Karaboğa’nın hayatını kaybettiğini belirledi.
REKLAM
Karaboğa’nın eşi Aynur ile çocukları Tuana ve Rabia ise ilk müdahale sonrası ambulansla Isparta Şehir Hastanesi’ne götürülerek tedaviye alındı.

Nevzat Karaboğa’nın cenazesi otopsi yapılmak üzere morga konuldu.
Evde doğal gaz şirketi ekipleri inceleme yaparken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
DOĞALGAZ ŞİRKETİNDEN AÇIKLAMA
Isparta’da doğalgazdan etkilenen Nevzat Karaboğa’nın hayatını kaybettiği, eşi ile 2 çocuğunun hastanede tedaviye alındığı olayla ilgili doğalgaz dağıtım şirketinden açıklama yapıldı. Vatandaşların doğalgaz ve kombi sistemleri konusunda uyarıldığı açıklamada, özetle şu ifadelere yer verildi:
“Doğalgaz arzı sağlanan bir abonemizin, kombiye yapılan yanlış müdahale sonucu meydana gelen karbonmonoksit sızıntısı nedeniyle hayatını kaybettiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Olayda, kombi bacasına açılan delikler nedeniyle mahale atık gaz birikmiş, bu durum trajik bir şekilde bir vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, aynı aileden üç kişinin ise zehirlenerek hastaneye kaldırılmasına neden olmuştur.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in görevden alınarak yerine kayyum atanmasının ardından parti içinden Özel’e “normalleşme” üzerinden eleştiriler yöneltildi. Ancak CHP Genel Başkanı sürecin devam edeceğini açıkladı.
“NORMALLEŞME” SÜRECİ 2025 YILINDA DEVAM EDECEK
İstanbul ve Ankara dahil 5 Büyükşehir ve Şişli Belediyesine SGK prim borçları dolayısıyla haciz başlatılması sonrasında da “normalleşme”nin sürüp sürmeyeceği merak ediliyordu. Edinilen bilgiye göre “normalleşme” süreci 2025 yılında da devam edecek.
REKLAM
CHP Lideri Özel’in bayram cenaze ya da özel tarihlerde siyasi polemikleri/husumetleri kenara bıraktığını ve insani ilişkileri günlük siyasetten ayrı tuttuğunu belirten CHP’li kaynaklar muhalefet etmekten de geri kalmadıklarını söyledi.
ÖZEL, ERDOĞAN VE BAHÇELİ’Yİ ARAYACAK MI?
CHP’li kaynaklar yeni yılda da muhalefet etmekte herhangi bir eksiklik olmayacağını vurguladı. Yılbaşında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi arayarak yeni yıllarını tebrik etmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REKLAMOLAY SAATİNDE AMCA SALİM İLE GÖRÜŞTÜ MÜ?
Yapılan haberlerde anne Yüksel Güran’ın olay günü amca Salim Güran ile 15.20 sıralarında üç kez telefon görüşmesi yaptığı iddiaları yer aldı. Ancak ortaya çıkan telefon kayıtlarında, anne Yüksel Güran’ın amca Salim Güran’la hiçbir telefon görüşmesi yapmadığı ortaya çıktı. Anne Güran’ın geçmişte Salim Güran ile sadece 30 Temmuz 2024 günü bir telefon görüşme kaydı. bulunuyor.
NARİN KAYBOLMADAN ÖNCEKİ GÖRÜŞMELER
Mahkeme dosyasına giren kayıtlara göre 21 Ağustos günü Yüksel Güran’i 09.15.18.’de Saliha Kaya arayarak 514 saniye görüşme yapıldı. Bu görüşmenin ardından saat 09.25.29’da kız kardeşi Yaser Gül ile 438 saniye konuştu. Ardından 09.39.44’de Hediye Güran’ın kullandığı telefon numarasını arayarak 31 saniye görüştü. Anne Güran saat 12.30’da Saliha Kaya’yı aradı ve 18 saniye konuştu. Saat 13.39 46 da kız kardeşi Sangül Çabaş’ı aradı ve 622 saniyelik bir görüşme yaptı.
OLAY SAATİNDE TELEFON GÖRÜŞMESİ YOK
Öldürülen Narin, en son 15.11.’de eve çıkarken okulun güvenlik kamerasına takılıyor. Cinayet olayı da bu saatlerden sonra gerçekleşti. Ve Narin’in cansız bedeni saat 16.00 sıralarında Nevzat Bahtiyar tarafından dereye götürüldü. Olayın gerçekleştiği saatlerde ve sonrasında annenin herhangi bir görüşmesi yok. Olaydan önce en son 13.55.14’de Nazlı Arife Kaya ile 17 saniye konuşan annenin telefonu olaydan sonra saat 17.40.11’de Hacı Kaya ile görüştüğü görülüyor. Daha sonra saat 17.42.18’de Arif Güran ile 28 saniye bir görüşme yapılıyor. Anne Güran verdiği ifadesinde Arif Güran ile bu saatte yapılan telefon görüşmesini hatırlamadığını çocukların babalarını aramış olabileceğini söyledi.
REKLAMBABA NARİN İLK NE ZAMAN SORDU
Saat 18.17.36’da Hacı Kaya üzerine kayıtlı telefonla 102 saniye görüşüldü. Anne Güren bu kaydın oğlu Muhammed’in Hacı Kaya’nın oğlu Akın ile yaptığı bir görüşme olduğunu söyledi. Arif Güran ile saat 19.25.48’de 39 saniye konuşan anneyi 3 dakika sonra baba Arif Güran yeniden arayarak 132 saniye konuştu. Anne Güran, ilk aramada çocukların babasını yemeği sormak için aradıkları ikinci görüşmede ise babanın Narin”in kayıp olduğunu duyduğunu ve nerede olduğunu sorduğunu söyledi.
OLAY SONRASI YOĞUN TELEFON TRAFİĞİ
Bu görüşmeden sonra anne Yüksel Güran 19.31.10’da Hediye Güran4ı arayarak 33 saniye konuştu. Ardından Saliha Kaya’yı aradı 9 saniye konuştu. Yüksel Güran verdiği ifadesinde bu dakikadan sonra çocuklarının kendisinden telefonu aldığını ve tüm görüşmeleri çocuklarının yaptığını söyledi. Narin’in kaybolduğunun anlaşılması üzerine Yüksel Güran’ın telefon görüşme trafiği yoğunlaşırken, en çok kendisinin arandığı görülüyor. İşte olay sonrası o telefon kayıtları…
Saat 19.35 17 de Barış Güran’ı aradı 14 saniye konuştu.
Saat 19.47 25’de Erhan Güran’ı aradı 22 saniye konuştu
Saat 19.48.29’da Arif Güran’ı aradı 21 saniye konuştu
Saat 19.49.04’de Arif Güran aradı 39 saniye görüştü
REKLAM
Saat 19.50 31 de Hamdiye Tunç aradı 84 saniye konuştu.
Saat 19.53.35’te Arif Güran aradı 21 saniye konuştu.
Saat 19.54 15’de Kurtuluş Güran aradı 56 saniye konuştu
Saat 19.55.46”da İbrahim Halil Güran aradı 36 saniye konuştu.
Saat 20.00.00’de Rekbettin kaya aradı 38 saniye konuştu
Saat 20.01.19’da Arif Güran aradı 45 saniye konuştu.
Saat 20.02.59’da Esra Subatan aradı 27 saniye konuştu.
Saat 20.03.48 Barış Güran aradı 21 saniye konuştu
Saat 20.04.48’de Erhan Güran aradı 33 saniye konuştu,
Saat 20.05b30’da Arif Güran ile üç kez üst üste telefon görüşmesi yaptı.
Saat 20.08.35 te Hacı Kaya aradı 29 saniye görüştü.
Saat 20.09,17 de Esra Subatan aradı 38 saniye konuştu
Saat 20.11.28”de Leyla Güran aradı 39 saniye konuştu.
Saat 20.12 36’da Arif Güran ile 3 kez telefon görüşmesi yapıldı. ?Bu görüşmeler 35, 15 ve 43 saniye sürdü.
REKLAM
Saat 20.23.27”de Erhan Güran aradı 28 saniye konuştu,
Saat 20.27.26’de Leyla Güran aradı 23 saniye konuştu.
Saat 20.28.14’de Arif Güran aradı 114 saniye konuştu.
Saat 2032.49’da Mehmet Şerif Kaya aradı 6 saniye konuştu
Saat 20.37.38’de Arif Güran aradı 149 saniye konuştu
Saat 21.45.43’de Remziye Çabaş’ı aradı 287 saniye görüştü.
Saat 21.56,38’de Yaser Gül aradı 43 saniye görüştü
Saat 21.59.51”de Nazlı Arife Kaya aradı 78 saniye konuştu
Saat 22.17.51’de Ümit Çabaş aradı 58 saniye konuştu
Saat 22.21.46’da Remiye Çabaş aradı 470 saniye konuştu.Daha sonra Remziye Çabaş ile iki kez daha görüştü.
Saat 23.06.08’de Arif Güran ile önce 45 saniye ardından ikinci kez yaptığı görüşmede 22 saniye konuştu.
01.02.38’de Nazlı Arife Kaya aradı 79 saniye konuştu. Ardından bir kez daha Arife Kaya ile 254 saniye görüştü.
Saat 01.28.25”de Arif Güran’ın telefonunu çaldırdı.
Bu çağrıdan hemen sonra Arif Güran saat 01.28.34(de Yüksel Güran’ı arayarak 34 saniye konuştu.
Saat 02.24.48’de Remziye Çabaş ile 1140 saniye konuştu.
Saat 06.34.38’de Arif Güran’ı arayarak 43 saniye görüştü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Merkezindeki toplantı, saat 11.00’de başladı.
Özel, dün, 2025 yılı asgari ücretiyle ilgili izlenecek yol haritasını belirlemek üzere MYK’yi olağanüstü toplantıya çağırmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye halkının bir dönüm noktasında olduğuna işaret eden Yıldız, Suriye’de 8 Aralık’ın ardından yeni bir döneme geçildiğini ve yıllardır çekilen acıların barış, istikrar ve refahın sağlandığı bir geleceğe dönüştürülme imkanı doğduğunu dile getirdi.
AA’nın haberine göre; Büyükelçi Yıldız, Suriye halkının 14 yıldır çektiği korkunç acıların ardından artık özgür ve kapsayıcı bir Suriye oluşturmaya hiç olmadıkları kadar yakın olduklarını kaydetti.
“SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ HER KOŞULDA KORUNMALIDIR”
Diğer taraftan geleceğe ilişkin bazı zorlukların da aşılması gerektiğine işaret eden Yıldız, birlik içinde, kapsayıcı ve istikrarlı bir Suriye’nin tüm bölgeye katkı sağlayabileceğini söyledi.
REKLAM
Yıldız, “Güvenilir ve meşru bir geçiş süreci, Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde olmalı, bu da ulusal birlik doğrultusunda cesur, kapsayıcı ve kararlı adımlar atılmasını gerektiriyor.” diye konuştu.
“Suriye’nin toprak bütünlüğü her koşulda korunmalıdır.” diyen Yıldız, Suriye’nin parçalanmasının yalnızca ülkenin geleceğini tehlikeye atmakla kalmayacağını, aynı zamanda halihazırda kırılgan olan bölgeyi daha da istikrarsızlaştıracağını kaydetti.
Yıldız, Suriye’nin geleceğinde “kapsayıcılığın” kilit rol oynaması gerektiğine işaret ederek, yeni Suriye hükümetinin toplumun tüm kesimlerini temsil etmesinin stratejik bir gereklilik olduğunu dile getirdi.
“SURİYE’DE İSTİKRAR, TERÖR TEHDİDİ BERTARAF ETMEDEN SAĞLANAMAZ”
Türkiye’nin on yıldan uzun süredir Suriye halkının yanında durduğunu, Suriye içinde kalan ve dışına göç etmek zorunda kalan insanlara tereddütsüz destek sunduğunu vurgulayan Yıldız, uluslararası toplumun da artık üstüne düşeni yapması gerektiğini söyledi.
Yıldız, Suriye’de yıllarca süren ihtilafın yarattığı yıkımın üstesinden halkın tek başına gelemeyeceğini ifade etti.
REKLAM
Suriye’de istikrarın terör tehdidini bertaraf etmeden sağlanamayacağını belirten Yıldız, Suriye’deki geçiş sürecinin terör grupları tarafından suistimal edilmesine izin verilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Yıldız, özellikle PKK/YPG/sözde “SDG” ve bağlantılarının, sadece Suriye’nin bütünlüğüne değil aynı zamanda Türkiye’nin ulusal güvenliğine ve bölgeye yönelik ciddi tehdit teşkil etmeye devam ettiğinin altını çizdi.
Terör örgütünün Arapların yoğun olduğu bölgelere yönelik saldırılarının bu grubun tüm Suriye halkının güvenliği için yok edilmesinin aciliyetini gösterdiğini aktaran Yıldız, Suriyeliler tarafından yönetilen geçiş sürecine bu ülkenin toprak bütünlüğü ve istikrarına zarar veren PKK/YPG/ sözde “SDG” gibi örgütlerin dahil edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Yıldız, “Türkiye, sınırlarını korumak ve bu grupların sahadaki durumu istismar etmelerini önlemek için gerekli tedbirleri almaya devam edecektir.” dedi.
“SURİYE REJİMİNİN İŞLEDİĞİ VAHŞETE GÖZ YUMULMAMALI”
İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarına da değinen Yıldız, söz konusu saldırıların Suriye’de istikrar inşa etme çabalarını baltaladığını söyledi.
Yıldız, Suriye’nin yasa dışı faaliyetlerinin ve saldırılarının kabul edilemez olduğuna ve meşru güvenlik gerekçeleriyle açıklanamayacağına dikkati çekerek, “BMGK bu duruma uygun tepkiyi vermeli.” dedi.
Aynı zamanda uluslararası toplumun Sednaya Hapishanesi ve Şam bölgesinden gelen korkunç görüntülerle somutlaşan ve Suriye rejimi tarafından işlenen vahşetlere göz yummaması gerektiğinin altını çizen Yıldız, “Bu kritik dönemeçte, Suriye halkının özgür, kapsayıcı ve birlik içinde bir Suriye hedefine olan bağlılığımızı yeniden teyit edelim. Bu, tüm bölgenin istikrarı için bir dayanak noktası olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Büyükelçi Yıldız, Türkiye’nin, Suriye’nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve refahına olan bağlılığını güçlü şekilde sürdüreceğini belirtti.
*Haberin fotoğrafı AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kirby, bir basın mensubunun, “Seçilmiş Başkan (Donald) Trump’ın, Suriye’nin anahtarının Türkiye’nin elinde olduğu yönündeki” ifadelerini hatırlatarak, yönetimin bu konudaki yaklaşımının ne olduğu sorusuna cevap verdi.
ABD’li danışman, “Son 14 yıldır olduğu gibi, Suriye’de sonuç ne olursa olsun Türklerin burada önemli bir oyuncu olduğuna şüphe yok.” dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın tam da bu sebeple Türkiye’ye gittiğini ve burada Suriye ile ilgili tüm konuları ele aldığını belirten Kirby, Suriye’deki PKK/YPG tehdidine ilişkin, “Geçmişte de söylediğim gibi, (Türkiye’nin) teröristlerle ilgili meşru endişeleri var. Suriye sınırında bir terör tehdidi var ve Türk vatandaşları oradaki terörist faaliyetlerin kurbanı oldular, bu tehditten endişe duydukları için Türkleri suçlayamazsınız.” değerlendirmesini yaptı.
REKLAM
ABD’nin de Suriye’de DEAŞ’ın yeniden canlanmaması konusunda önceliği olduğunu ve bu konuda SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG ile ilişkilerinin bulunduğunu anlatan Kirby, hem kendilerinin hem de SDG’nin odağının DEAŞ olarak kalması gerektiğini ve bu konudaki anlaşmazlık noktaları konusunda da Türkiye ile görüşmeye devam ettiklerini kaydetti.
ABD DIŞİŞLERİ: PKK/YPG’YE İLİŞKİN TÜRKİYE İLE GÖRÜŞÜYORUZ
ABD Dışişleri Bakanlığı da Türkiye ile görüşmelerindeki en büyük başlıklardan birinin, “oldukça zor ve hassas” bir konu olan Suriye’de terör örgütü PKK/YPG meselesi olduğunu belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, günlük basın brifinginde, Anadolu Ajansı’nın terör örgütü PKK/YPG konusundaki sorularını yanıtladı.
Miller, ABD’nin Suriye’de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG’ye olan desteğinin iki ülke arasındaki temel anlaşmazlık noktalarından biri olduğu ve bu konudaki sürecin nasıl ilerlediği sorusuna, Suriye’deki hassas geçiş sürecine atıfta bulunarak cevap verdi.
ABD’li sözcü, Suriye’deki PKK/YPG varlığına ilişkin, “Bu konu, Türk muhataplarımızla üzerinde çalışmaya devam ettiğimiz son derece hassas ve oldukça zor bir konu. Bu başlık, (Dışişleri) Bakan (Antony) Blinken ile Türk muhatapları arasındaki görüşmelerin büyük bir bölümünü oluşturdu.” dedi.
REKLAM
Miller, Türkiye’nin PKK ile mücadelesinin Suriye’deki PKK/YPG’yi de kapsadığı yönündeki soruya yanıt verirken “Türkiye’nin, ABD’nin de terör örgütü olarak tanımladığı bir terör örgütüne, yani PKK’ya, karşı meşru harekete geçme hakkını tanıyoruz.” ifadesini kullandı ancak PKK/YPG konusunda daha fazla yorum yapmadı.
Terör örgütü PKK/YPG’nin durumunun Suriye’deki bu hassas süreçte nasıl konumlandırılacağına ilişkin detaylara girmeyen Miller, “Bu konuda NATO müttefikimizle görüşmeler yapıyoruz ve en iyi yolun ne olacağına karar vermeye çalışıyoruz.” diye konuştu.
“TÜM TARAFLARA, İSRAİL HÜKÜMETİ DE DAHİL, DURUMU DAHA DA KÖTÜLEŞTİRECEK EYLEMLER GÖRMEK İSTEMEDİĞİMİZİ BELİRTTİK”
Suriye’de etnik veya mezhepsel çatışmalara girmeden sağlıklı geçiş sürecinin yürütülmesini arzu ettiklerini belirten Miller, bölgede infial yaratacak ve tansiyonu artıracak her türlü eylemden tüm aktörlerin kaçınması gerektiğini vurguladı.
Miller, “Bu değerlendirmeniz İsrail’i de kapsıyor mu?” şeklindeki soruya, “Tüm taraflara, İsrail hükümeti de dahil, istikrarı artıracak eylemler görmek istediğimizi, durumu daha da kötüleştirecek eylemler görmek istemediğimizi açıkça belirttik.” yanıtını verdi.
ABD’li Sözcü, İsrail’in Suriye’de tampon bölgeyi işgal etmesine yönelik ise İsrail’in bu adımının “geçici” olduğunu ve oluşan güç boşluğunda olası terör tehlikesini bertaraf etmek amacıyla atıldığını savundu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir yandan ilçe kongrelerine devam eden AK Parti, diğer yandan ilçe kongreleri tamamlanan 65 ilde, il kongre sürecine hazırlanıyor.
Bu süreci geçen hafta Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Kahramanmaraş’tan başlatan parti, bu hafta sonu Gaziantep, Ağrı, Bingöl, Erzincan ve Hakkari’de il kongrelerini yapacak.
AK Parti, il kongreleri ile il başkanı, il yönetimi ve il disiplin kurulu asıl ve yedek üyeleri ile büyük kongre asıl ve yedek delegelerini ve il parti içi demokrasi hakem kurulu üyelerini seçecek.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN GAZİANTEP’TE OLACAK
AK Parti Gaziantep İl Kongresine Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer 4 ildeki kongrelere ise bakan ve genel başkan yardımcıları katılacak.
8. Büyük Olağan Kongre çalışmaları kapsamında 878 ilçede kongresini gerçekleştiren AK Parti, bu süreci aralık ayı sonu itibarıyla tamamlamayı planlıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre Gaziantep’te 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde CHP’den Karkamış Belediye Başkanı seçilen Mustafa Güzel, partisinden istifa edip AK Parti’ye katıldığını açıkladı.
Konuya ilişkin sosyal medyadan açıklama yapan Güzel, şu ifadeleri kullandı:
“31 Mart seçimlerinde ilçemize hizmet etmek adına sizlerin teveccühü ile Karkamış Belediye Başkanlığı görevine seçildim. Gazi Şehrimizin tarihi ilçesi Karkamış’a hizmet edebilmek için; gereken desteği Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nden ve yine Cumhuriyet Halk Partili diğer belediyelerden maalesef göremedik. Siz değerli hemşehrilerimize layıkıyla hizmet edebilmek adına, tarihi değeri ve coğrafi konumu itibari ile eşsiz öneme sahip güzel ilçemiz Karkamış’a kalıcı eserler kazandırılmasına vesile olabilmek için bundan sonraki siyasi hayatıma; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın emrinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nde devam etmeye karar vermiş bulunmaktayım. Bu kararın kişisel bir tercih olmadığını, tamamen ilçemizin menfaatlerini gözeterek ve sizlerin beklentilerini karşılamak amacıyla aldığımı özellikle belirtmek isterim. Aldığım tüm kararlarda dua ve desteklerini esirgemeyen; ailem gibi gördüğüm siz kıymetli hemşehrilerime ayrı ayrı teşekkür ederim.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre valilik ziyaretinin ardından Bakan Tekin, Güneysu ilçesine geçerek, AK Parti Güneysu İlçe Başkanlığı’nın 8’inci Olağan Kongresi’ne katıldı.
Burada konuşan Bakan Tekin, “AK Parti iktidarı döneminde yapılan okulların tamamı birinci sınıf inşaat malzemeleri, birinci sınıf inşaat kalitesi ve projelendirmesi de öyle. Sadece bu değil okullarımız deprem konusunda, coğrafi koşullar konusunda standartların gerçekten üstünde okullar yaptık. Türkiye genelinde bir derslik başına öğrenci sayısını 20 kişilere düşürdük. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısını OECD ortalamalarına getirdik. Teknoloji konusunda Birleşmiş Milletler’in raporunda, ‘Tüm dersliklerinde akıllı tahta olan tek ülke Türkiye’ diyor. Şimdi ben bunları anlatıyorum, Cumhuriyet Halk Partisi bütçe görüşmeleri esnasında beni bu söylediklerimden dolayı eleştiriyor. Diyorum ki; eğitim teknolojileri ve eğitimin maddi altyapısı anlamında AK Parti öncesi ve AK Parti sonrası, milattan önce ve milattan sonra gibi duruyor. Sadece fiziki altyapı olarak değil aynı zamanda temel hak ve hürriyetler anlamında da AK Parti çok zor koşullarda devasa adımlar attı. Ben diyorum ki onlara o zaman, sizin hizmetten anladığınız şeyle temel hak ve hürriyetlerden anladığınız şeyler benimkiyle farklı” diye konuştu.
REKLAM
CHP’den Bakan Tekin’e suç duyurusu”ESKİ 1940’LI YILLARI HATIRLAMIYORLAR, HATIRLAMAK İSTEMİYORLAR”
Dün Batman’daki programda yaptığı konuşmayı anımsatarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni eleştiren Bakan Yusuf Tekin, “Dün Batman’da bazı açıklamalar yaptım. Özellikle dini, inanç ve ibadet hürriyeti bağlamında Adalet ve Kalkınma Partisi uygulamalarının evrensel laiklik uygulamasıyla bağdaştığını, örtüştüğünü ama bunu eleştiren Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin, laiklik algısının Türkiye’ye özgü kendine has, özgürlükçü olmayan bir laiklik anlayışı olduğunu iddia ettim. Bunu da örnekleriyle söyledim. Şimdi o günden beri sosyal medyada CHP sözcülerinin tamamı çıkmış açıklama yapıyorlar. Bu açıklamalardan şunu anlıyorum; CHP’nin mevcut yönetimi kendi tarihleri ile ilgili hiçbir şey bilmiyorlar ya da inkar ediyorlar. Eski 1940’lı yılları hatırlamıyorlar, hatırlamak istemiyorlar. Oraları hatırlattığım için çok rahatsız oluyorlar. Huzurları bozuluyor adeta” ifadelerini kullandı.
“CHP’NİN LAİKLİK ANLAYIŞIYLA BENİMKİNİN ÖRTÜŞMESİ MÜMKÜN MÜ”
CHP’nin 2008’de Anayasa Mahkemesi’ne başörtüsü ile ilgili iptal başvurusunun gerekçelerine değinen Bakan Tekin, “2008’de Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasa Mahkemesi’ne başörtüsü ile ilgili iptal başvurusunun gerekçelerine bir bakalım. Başörtüsüne özgürlük düzenlemenin anayasaya aykırı olduğunu niye iddia etmişler. 3 tane ana gerekçeleri var. Anayasanın ilk 3 maddesindeki kavramsallaştırmalara başvuruyorlar. ‘Başörtüsüne özgürlük getirmek toplumun huzurunu bozar’ diyorlar. İkinci olarak diyorlar ki ‘Başörtüsüne özgürlük getirmek anayasanın başlangıç kısmında ifade edilen genel ruha aykırıdır.’ Üçüncüsünde de diyorlar ki, ‘Anayasada tanımlanan, anayasada ilk 3 maddede yer verilen laiklik ilkesine aykırıdır.’ Şimdi merak ediyorum. 2008 yılında başörtüsünün anayasanın laiklik ilkesine aykırı olduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisi’nin laiklik anlayışıyla benimkinin örtüşmesi mümkün mü? Ya da Anadolu insanın laiklik anlayışıyla örtüşmesi mümkün mü? Ben şimdi Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu söylemimizi eleştiren, AK Parti’nin bu anlamda yaptığı özgürleştirici hamleleri eleştiren kişilere bir soru sormak istiyorum o zaman. İnsanlarının çocuklarının kızlarının başlarını örterek üniversitede okuması anayasanın ilk 3 maddesine aykırı, peki üniter devleti tartışmaya açan bir siyasi parti ile koalisyon yapmak, anayasanın ilk 3 maddesine aykırı mıdır, değil midir?” dedi.
“TÜRK İNSANLARININ TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİNİ, ÖLÜMÜNE SAVUNACAĞIM”
Eleştirilere cevap veren Bakan Tekin, “Onlara kendi adıma Anayasanın başlangıç kısmını son cümlesiyle cevap vermek istiyorum. Anayasanın başlangıç kısmının sonu ‘Bu anayasayı demokrasi aşığı Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ediyorum’ diyor; ben işte oyum arkadaşlarım. Demokrasi aşığı vatan ve millet sevdalısı bir Türk evladıyım. O yüzden de Türk vatandaşlarının, Türk insanlarının temel hak ve hürriyetlerini, ölümüne savunacağım. ‘Sizin değerlerinizi, sizin geleneklerinizi, benim içinden çıktığım toplumun geleneksel yapısını, geleneklerini çocuklarımıza, gelecek kuşaklarımıza öğretebilmek için milli birlik ve beraberliğimizi gelecek kuşak çocuklarımızın savunmasını sağlamak için, örfümüze, adetlerimize sahip çıkan bir toplum yetiştirebilmek için ve üniter devlet yapımıza, bağımsızlığa, demokrasimize, Cumhuriyetimize sahip çıkabilecek bir kuşak yetiştirsin’ diye bu mücadeleyi yürütmeye devam edeceğim” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KEMAL KILIÇDAROĞLU: SAFLARI SIKLAŞTIRALIM
Kılıçdaroğlu, ceza davası nedeniyle hakim karşısına çıkacağını söyledi.
REKLAM
Safları sıklaştırın… pic.twitter.com/gsGuMzte73
— Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) November 18, 2024YAVAŞ: KILIÇDAROĞLU’NUN YANINDA OLACAĞIZ
Yavaş “Adalet tecelli edene kadar Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında olacağız” dedi.
7. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu hakkında hapis ve siyasi yasak istemiyle açılan haksız, hukuksuz davanın 22 Kasım’daki duruşmasına ben de katılacağım. Bu dava, sadece Sn. Kılıçdaroğlu’nun davası değil, hepimizin davasıdır. Adalet tecelli edene kadar Sn. Kemal… https://t.co/IxMydFTwiW
— Mansur Yavaş (@mansuryavas06) November 18, 2024İMAMOĞLU: BİZİM SAFIMIZ BELLİ
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun paylaşımından sonra pazar yerini ziyarete ilişkin videosunda “Bizim safımız belli, bu milletin tam yanı” mesajıyla paylaştı.
Bizim safımız belli, bu milletin tam yanı. pic.twitter.com/OkRH3FnpFK
— Ekrem İmamoğlu (@ekrem_imamoglu) November 18, 2024ÖZEL’İN DURUŞMAYA KATILMASI BEKLENİYOR
Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de Kılıçdaroğlu’nun 22 Kasım’da hakim karşısına çıkacağı duruşmaya katılması bekleniyor
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HEPİMİZ İNSANLIĞIMIZDAN UTANDIK”
“Kıymetli grubum, Türkiye’nin dört bir yanından bugün bizimle olan belediye başkanlarımız, ekranlardan bizi takip edenler, radyolarından bizi dinleyenler; hepinizi CHP adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Geçen hafta insanlık adına utandığımız haberler aldık. Para adına bebeklerimizi, annesine kavuşmadan kuvöze alan daha sonra da cansız bedenlerini ailelerini teslim eden, insanlığı tamamen kaybetmiş olanların yaptıkları hepimizi insanlığımızdan utandırdı.
Bu çete bir travma yarattı, üzgünüz ve kolay da atlatamayacağız. Pandemi döneminde özveriyle görev yapan doktorlarımızı zan altında bıraktılar. Olayın ilk anından beri arkadaşlarımız orada oldular. İddianameyi okudular, konuyla ilgili ihbarlar yağıyor. Maalesef yine haklı çıktık. Bu iktidara sağlığı piyasalaştırmayın, özel hastanelere bu kadar çok alan açmayın, bu alanı sermayeye açmayın derken ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı.
REKLAM“BEBEKLER ÖLÜYOR BUNLAR TAKİP EDİYOR”
3 sağlık bakanının, 2’sinin özel hastanesi var. Bir tanesi de o zaman İl Sağlık Müdürü, şimdiki bakan. İhbardan 6 ay sonra teknik takip başlıyor. Bebekler ölüyor bunlar takip ediyor. Mayısta gözaltılar başlıyor ama hastaneler açık bulunuyor. İnfial başladıktan sonra şimdi hastaneleri kapatıyorlar. Bebekler nisana kadar ölmeye devam ediyor. O yüzden mesele çuvala sığacak gibi değil.
İlk yapılması gereken şu anki sağlık bakanının soruşturmamayı gölgelememek için görevi bırakmasıdır. Kendisini kişisel sebeplerle değil, ilkesel sebeplerle istifaya davet ediyorum. Kanun önünde, her şeyin ortaya dökülmesi gerekirken bakanlıkta olması gerçekten olmaz. Eğer aklanırsa tekrar gelsin bakan olsun. Şu an işgal ettiği konum gerçekten sorunlu bir durumdur.
Hem bundan önceki hem de hastanesi kapatılan bakanla ilgili suç duyurusunda bulunacağız. Özel hastane sayısı yüzde 111 artmış durumda. Görünen o ki; bu iddianame görünen buz dağının deniz üzerindeki bölümüdür. Özel hastanelere yapılan denetlemelerde, denetmenlerin baskı altına alındığı bildiriliyor.
Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun tıbbi malzeme üzerine çalışan firmasıyla ilgili SGK’nın kurum zararı 15 milyar TL ve hasır altı edildi. Türkiye’deki emeklilere verilen zammın miktarı ise 33 milyar TL. Yani şunu görmemiz gerekiyor ki hem Sağlık Bakanlığı’nın hem SGK’nın yeniden revize edilmesi ve liyakata göre donatılması gerekiyor.
REKLAM“İBRETİ ALEM OLSUN 19 HASTANE KAMULAŞTIRILMALI”
Algı çalışması, çetenin içinde CHP var. O dakika attık partiden. Bu soruşturmada önceki bakanınızın hastanesi var, 19’da 18 hastanede yandaşlarınız var. Ortaya bir isim atıp karartma yapmaya çalışıyorlar. Hangi görüşten olursa olsun cani canidir; bebeğin sağlığına mâl olanların yeri de cezaevidir. Devlet, FETÖ’nün mallarını OHAL ile nasıl kamulaştırdıysa, şu an OHAL’e gerek yok biz buradayız. Bu 19 hastanenin ibret olması için bila bedel kamulaştırmalıdır.
“BU ÜLKEYE ÇOK BÜYÜK KÖTÜLÜK ETTİ”
Dün Fethullahçı Terör Örgütü’nün elebaşı öldü. Bu ülkeye çok büyük kötülük etti. Soruları çaldırdı, başarısız ettiği gençler, mülakatta elettiği memurlar, kurumlarda mobbing yaparak işinden ettikleri, bu dünyada adalet önünde hesap veremeden, sözde müttefik ABD’nin onun hamiliğine soyunması ve onu oradan alamamak da ne kadar beceriksizlik olduğunu hele hele ‘ver papazı al papazı’ deyip Rahip Brunson’u gönderip papazı alamayanlar şimdi konuşuyorlar.
Fethullah Gülen öldü gitti ama günah kapısı açıktır arkadaşlar. Yazılmaya devam edecektir. Ama ona ne kadar yazılıyorsa, ona ne istediyse verenlerin de günah defterine de bunlar işleniyor.
Bütçe görüşmeleri başlıyor. Bütün kamuya bütçeden yüzde 39.5 ayrılmıştı geçen yıl, şimdi bu oran yüzde 25. Ama Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin harcamasına yüzde 38 artış öngörüyorlar. Bunu milletimizin bilmesini istiyorum.
2002’da asgari ücretle 7 çeyrek altın alınıyordu, bugün 3 çeyrek alınabiliyor. Bugün 7 çeyrek altın alabilmek için 35 bin TL gerekiyor. Bugün asgari ücretin 35 bin TL olması gerekiyor. CHP olarak 30 bin TL’nin altında asgari ücreti kabul eden sendikalarla gönül bağı kurmayacağız.
“ESAD İLE ANLAŞMANIN TAM ZAMANI”
Suriye’de genel af ilan edildi. Esad ile anlaşmanın tam zamanı. Erdoğan, Türkiye’deki Suriyelileri göndermenin yolunu aramıyor. Bıçak kemiğe dayanmıştır. Evlatlarımız işsizlikten kırılmaktadır. 5 çocuktan 3’ü okula aç gidiyor. Yapılması gereken Avrupa’dan Euro almak değil, Türkiye’nin sığınmacı sorununu çözmektir.
Kadınlar vahşice katlediliyor. Narin’in katili hala belli değil. Her gün çocuklar, gençler kayboluyor ve cansız bedenlerine ulaşılıyor. Vatandaşlarımız bu konuda bir şeyler yapmak istiyorlar. Türkiye’de yaşananlardan rahatsız olanlar, uyuşturucunun pençesine düşenlerin yaşam hakkını savunmak üzere 27 Ekim Pazar günü, 14.30’da İstanbul’da Beşiktaş’ta sizleri ‘Yaşam Hakkı’ buluşmasına davet ediyoruz.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ZİYARET SONRASI AÇIKLAMA
Özel ziyaret sonrası açıklamalarda bulunarak şunları söyledi: “Diyarbakır’da şehrin anahtarı Selçuk Mızraklı’ya verildi. Kendisini önce görevden aldılar ve kaçmasın diye tutukladılar. Böyle bir görüşme yapmak bizler açısından çok üzücü ve utanç verici. Sayın Demirtaş, bana son kitabını hediye etti ve bir çağrı metni iletti. Bu çağrı metni çok şey söylüyor. Eğer toplumsal barıştan söz edecek olacaksak önce erkekler olarak kendimizden başlamalıyız diyor. Kadınların ve çocukların güvende olmadığı bir ülkede ilk düğmeyi bizim bağlamamızı söylüyor. İçimizdeki erkeğe seslenmeliyiz diyor. Bugünkü ziyaret gecikmiş bir ziyarettir. Siyasi anlamı olan bir ziyarettir. Doğu ve Güneydoğu’ya yapacağım 6 günde 6 ziyaretin ilki bu ziyarettir. Demokratikleşmeye önem verilecekse tüm aktörler kıymetlidir. Kim sorunları çözecekse tüm aktörler kıymetlidir. Ancak Selahattin Demirtaş gibi bir aktörün önemi kalın bir şekilde çizilmelidir. Elbette adalet konuştuk. Memleketin tüm sorunlarını konuştuk. En mutabık olduğumuz konulardan bir tanesi de TBMM’nin önemiydi. TBMM’nin odakta olmadığı hiçbir şey sonuç almadı. Sayın Demirtaş ve Sayın Mızraklı ile bundan sonra iletişim halinde olmaya yüz yüze görüşmeye dair bir mutabakatımız da var. Sayın Demirtaş’ın öneminin altının bir kez daha çiziyorum. Esas olarak bizim görmek istediğimiz mesele hep beraber bir adım atılmasıdır.”
REKLAMFETÖ ELEBAŞI GÜLEN’İN ÖLÜMÜ
“Bu dünyadan öbür dünyaya en çok veballe giden kişi ondan başkası değildir. Gittiği yerde hesabını verir. Sadece kurucusu öldü ama örgüt duruyor. Bu sinsi örgüte karşı herkes tetikte olmalıdır. “
DEMİRTAŞ’IN AÇIKLAMASI
Ziyaretin ardından Demirtaş’ın x hesabından da bir paylaşım yapıldı. Demirtaş, “Türkiye’deki sorunların çözüm yolu siyaset, çözüm kurumu da TBMM’dir. Sayın Özel’in ziyareti vesilesiyle bu konularda görüş alışverişinde bulunma fırsatını yakalamış olduk. Gelir adaletsizliğinden demokrasiye, dış politikadan Kürt sorununa, doğa haklarından emeklilerin, gençlerin, çocukların ve özellikle kadınların sorunlarına kadar birçok konuda verimli bir tartışma yürüttük, son günlerde açığa çıkan bebek katliamını ve sağlık sistemini ele aldık. Ayrıca Türkiye’nin temel sorunlarının çözümünde siyasetin rol üstlenmesinin, diyaloğun ve iş birliğinin öneminin altını çizerek el sıkışma seremonisinin devamının gelmesi için siyasete şans tanınması gerektiğini ifade ettim. Bu aşamada, seçim hesaplarına girmeden, ittifak yarışlarıyla tartışmanın önünü kesmeden, barış için herkesin katkısının önemine değindim” ifadelerini kullandı.
CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL’DEN, DEMİRTAŞ’A HEDİYE
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Edirne F Tipi Cezaevi’nde ziyaret ettiği önceki Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a İtalyan yazar Dino Buzzati’nin “Tatar Çölü” romanını, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un “Kafamda Bir Tuhaflık” romanını hediye etti. Özel, Demirtaş’a ayrıca bir de tesbih hediye etti.
DEMİRTAŞ’TAN GÖRÜŞME SONRASI AÇIKLAMA
Ziyaretin ardından Selahattin Demirtaş, X hesabından açıklama yayınladı.
Özel’e ziyareti nedeniyle teşekkür eden Demirtaş, açıklamasında, “Toplumsal birliğe, güçlü beraberliğe, adalete ve barışa susamış, ekonomik krizin yol açtığı yoksullukla boğuşan halkımızın yararına olduğuna inandığımız tüm konuları samimiyetle tartışma fırsatımız oldu. Türkiye’deki sorunların çözüm yolu siyaset, çözüm kurumu da TBMM’dir. Sayın Özel’in ziyareti vesilesiyle bu konularda görüş alışverişinde bulunma fırsatını yakalamış olduk. Gelir adaletsizliğinden demokrasiye, dış politikadan Kürt sorununa, doğa haklarından emeklilerin, gençlerin, çocukların ve özellikle kadınların sorunlarına kadar birçok konuda verimli bir tartışma yürüttük, son günlerde açığa çıkan bebek katliamını ve sağlık sistemini ele aldık.” ifadelerine yer verdi.
Her şart ve koşulda demokratik siyasette ısrarcı olacaklarının altını çizen Demirtaş, açıklamasında “Demokrasinin, toplumsal barışımızın sağlanması için üzerimize düşen sorumluluğun gereklerini yerine getireceğiz.” sözlerine yer verdi.
Demirtaş’ın X’ten paylaştığı açıklamasını Özgür Özel’de RT yaptı.
Bugün, CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ile görüştük. Sayın Özel’e, ziyareti nedeniyle teşekkürlerimi sunuyorum. Toplumsal birliğe, güçlü beraberliğe, adalete ve barışa susamış, ekonomik krizin yol açtığı yoksullukla boğuşan halkımızın yararına olduğuna inandığımız tüm konuları…
— Selahattin Demirtaş (@hdpdemirtas) October 21, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dervişoğlu, bazı partililerle Danıştay önünde yaptığı açıklamada, Türk milli kimliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin varoluşsal bir tehditle karşı karşıya olduğunu öne sürerek, İYİ Parti’nin, Türk milletinin menfaatlerini esas alarak hukuki zeminde harekete geçtiğini söyledi.
Son 7 yılda yabancılara 309 bin konut satışı gerçekleştiğini belirten Dervişoğlu, istatistiklerin, bu konut satışlarının en az yarısının vatandaşlık karşılığında olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti.
REKLAM
Dervişoğlu, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12. maddesinde hangi şartlarda istisnai vatandaşlık verilebileceğinin açık olduğuna işaret ederek, sınırlı sayı ilkesi gereğince, bu şartların içerisinde döviz karşılığında vatandaşlık vermenin söz konusu olmadığını aktardı.
Cumhurbaşkanlığı kararı ile yürürlüğe konulan Türk Vatandaşlığı Kanunu Yönetmeliğinin 20. maddesiyle belirli miktardaki yabancıya para ile taşınmaz alımı karşılığında Türk vatandaşlığının verilmesinin mümkün hale getirildiğini anlatan Dervişoğlu, Anayasa’nın vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin şartların kanunla düzenlenmesini emrettiğini ifade etti.
“DÖVİZ VE GAYRİMENKUL ALIMI KARŞILIĞINDA VERİLMİŞ VATANDAŞLIKLARIN TAMAMI KANUNA AYKIRI”
Dervişoğlu, hiçbir yönetmeliğin kanunun üzerinde olamayacağını ifade ederek, şöyle devam etti:
“Dolayısıyla Cumhurbaşkanı tarafından istisnai yollarla dağıtılmış vatandaşlıkların istisnasız tamamı hem Anayasa’ya aykırı hem de kanuni dayanaktan yoksundur. Döviz ve gayrimenkul alımı karşılığında verilmiş vatandaşlıkların tamamı kanuna aykırıdır. İşte bu sebeple, Türk milletinin hukukunu, Türk vatandaşlığının şerefini ve itibarını korumak maksadıyla İYİ Parti olarak para karşılığında dağıtılmış tüm vatandaşlıkların iptali için Danıştay’a dava açmış bulunuyoruz.”
REKLAM
Açtıkları diğer davanın ise İçişleri Bakanlığının Suriye uyruklu sığınmacılara verdiği vatandaşlık üzerine olduğunu anlatan Dervişoğlu, “İçişleri Bakanlığının açıklamalarına göre hükümet, bugüne kadar 238 bin Suriyeli sığınmacıya Türk vatandaşlığı vermiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin, 238 bin Suriyeliye vermiş olduğu Türk vatandaşlıklarının tamamı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kanunlarına aykırıdır. Suriye uyruklu yabancılar taşınmaz mal edinimi yoluyla asla vatandaşlık kazanamaz.” diye konuştu.
“SURİYELİ SIĞINMACILAR, İKAMET SÜRELERİNDEN DOLAYI TÜRK VATANDAŞLIĞINA BAŞVURAMAZ”
Dervişoğlu, 1927’de 1062 şerhi olarak çıkan ve halen yürürlükte olan kanunun, Türkiye ve Suriye arasındaki tarihsel sorunlar ile Hatay meselesi sebebiyle, Suriye uyruklu yabancılara mülk edinmek suretiyle vatandaşlık verilmesini imkansız hale getirdiğini söyledi.
Müsavat Dervişoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ayrıca, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 22 Ekim 2014 tarihli geçici koruma yönetmeliğinin 25. maddesi, ‘Geçici koruma süresi ikamet izni toplamında sayılmaz ve sahibine Türk vatandaşlığına başvuru hakkını sağlamaz’ diyor. Yani Türkiye’de kaç yıl kalırsa kalsınlar, geçici koruma statüsünde bulunan Suriyeli sığınmacılar buradaki ikamet sürelerinden dolayı Türk vatandaşlığına başvuramazlar.
İYİ Parti olarak, Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından kanunlara aykırı olarak Suriyeli sığınmacılara dağıtılmış 238 bin vatandaşlığın tamamının iptali için hukuki süreç başlatmış bulunuyoruz. Açmış olduğumuz davalar hukuki temelleri itibariyle son derece haklı ve somut delillere dayanmaktadır. İYİ Parti’nin açmış olduğu bu dava neticesinde, hukukun tecelli etmesiyle, 100 binlerce sığınmacı ve yabancıya hükümet tarafından dağıtılmış vatandaşlıkların tamamı iptal edilecektir.”
Suriye uyruklu yabancılara vatandaşlık verilmesine dair her bir idari işlemin ve vatandaşlıkların iptali için hem Ankara İdare Mahkemesi Başkanlığına hem de Danıştay 10. Dairesine iptal davası açtıklarının bilgisini veren Dervişoğlu, Türkiye Barolar Birliğince, “Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin” iptali için Danıştay 10. Dairesine açılan davaya feri müdahale talebinde bulunduklarını belirtti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM’de yeni yasama yılının başlaması nedeniyle ilk tören Atatürk Anıtı’nda düzenlendi. Törene, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis Başkan Vekilleri Celal Adan ile Bekir Bozdağ, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, grup başkan vekilleri ve milletvekilleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kurtulmuş, anıta çelenk bıraktı.

Yeni yasama yılı nedeniyle Kurtulmuş başkanlığında TBMM Genel Kurulu toplanacak. Kurtulmuş, birleşimi açacak ve sunuş konuşması gerçekleştiriyor. Genel Kuruldaki birleşim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hitabıyla devam edecek. Birleşimin kapanmasının ardından Kurtulmuş’un ev sahipliğinde resepsiyon düzenlenecek.
KURTULMUŞ’TAN AÇIKLAMALAR
Meclis Başkanı Kurtulmuş yeni yasama yılının ilk oturumunda yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İsrail’in sınır tanımız tutumları bölgeyi tehdit ediyor. Artık çivisi çıkmış bir dünya sisteminin yeni çatışma ortamlarına gebe olduğu ortadadır. İsrail’in hedefindeki ülkelerden biri de Türkiye’dir. Gazze meselesinin başından bu yana devlet ve millet olarak barış ortamının tesis edilmesi için elimizden gelen her gayreti gösterdik. Gazze’de barış için çalışıyoruz. Filistin davası bütün bölge halklarının ortak davasıdır. Yeni dünyada Türkiye’nin önemi her an artıyor. “
REKLAMÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU TEKLİFİ GÖRÜŞÜLECEK
TBMM Genel Kurulu, yeni yasama yılının ilk mesaisini 2 Ekim Çarşamba günü yapacak. Meclis Genel Kurulu’nda ilk olarak Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi’nin görüşmeleri yapılacak. Geçtiğimiz yasama yılında ilk bölümü tamamlanan yasa teklifinin, ikinci bölümü üzerinde görüşmeler gerçekleştirilecek. Diğer taraftan Genel Kurul, komisyon görüşmeleri tamamlanan tüketicilerin korunmasına yönelik kanun teklifi ile 9’uncu Yargı Paketi üzerinde görüşmelere başlayacak.
MERKEZ BANKASI BAŞKANI SUNUM YAPACAK
Yeni yasama yılında; Orta Vadeli Program (OVP) ile 2025 yılı bütçesinin gündeme gelmesi beklenirken Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın 3 Ekim’de, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerine sunum yapması bekleniyor. Karahan, sunumu ardından milletvekillerinin ekonomi üzerindeki görüşlerini dinleyecek ve sorularını yanıtlayacak.
Genel Kurul ve komisyon çalışmalarının yanı sıra, salı ve çarşamba günleri Meclis’te grubu bulanan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak. Partilerin grup başkan vekilleri gündemdeki konulara ilişkin basın toplantıları düzenleyecek.
CHP’DEN PARTİ GRUBUNA MESAJ
Öte yandan CHP’den parti grubuna gönderilen mesajda da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Genel Kurul’a girişinde ayağa kalkılacağı ancak alkışlanmayacağı belirtildi. Bu mesaja ise bazı CHP’li vekillerin itiraz ettikleri öğrenildi. İtiraz eden kimi vekillerin Meclis’in açılışına katılmayacağını parti yönetimine aktardıkları da belirtiliyor.
TİP’TEN CAN ATALAY PROTESTOSU
Türkiye İşçi Partisi’nin de Meclis’in açılışına katılmayacağı açıklandı. TİP’in Can Atalay nedeniyle yeni yasama yılının ilk oturumunu protesto ettiği öğrenildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İkinci el inançların ve yakıcı düşüncelerin sonu yoktur. İnsani değerler insanlık onuru ayaklar altındadır. Kardeşçe yaşamak erdemli bir hayatın izinden yürümek varken birbirimizi hırpalayıp şeytanlaştırmak, savaş boyaları sürmek bedeli çok ağır olacak bir gaflettir. Başka Türkiye yoktur. Milletimiz güçlü bir ailedir. Türk halkı birbirine sarılmakla mükelleftir. Güncel tehlikelere direniş göstermeliyiz.
“ZULÜM TAARRUZA GEÇMİŞTİR”
Olmaz denilen ne varsa olmaya başlamıştır. Zulüm taarruza geçmiştir. Korku imparatorluğu seri cinayetlerinde el ve çıta yükseltmiştir. İnsani krizler tıpkı bir volkan ağzı gibi patlamaktadır. Beşeriyet temiz bir vizyona aç ve muhtaçtır. Tavır almamız bir ihtiyaçtır. Dağıtılmak istenen birliğimiz ve dirliğimizdir. Buna göz yumamayız. Sahte ve sanal gündemlere kaptıracak yakamız yok.
REKLAM“İSRAİL KONTROLDEN ÇIKMIŞTIR”
Gazze 360 gündür vurulmaktadır. İmdat çağrılarını Türkiye ve birkaç ülke dışında kimse duymamıştır. Ortadoğu’da insanlık can çekişmektedir. Uluslararası sistem tıkanmıştır. Savaş çıkacağı kadar çıkmış İsrail kontrolden çıkmıştır. İsrail haydut devlet ürününün son sürümüdür. Şurası örtülemez bir gerçek ki ABD destekli İsrail terör devleti, suikast ve saldırılarını otomatiğe bağlamıştır. Sürek avı neredeyse vatanımızın sınırlarına dayanacak. BM’nin devreye girmeye niyetinin olmadığı da anlaşılmaktadır. Savaşın yayılması Ortadoğu ile sınırlı kalmaz. BMGK yapısı reforme edilmeli.
“TÜRKİYE VE SURİYE BULUŞMALI”
İslam ülkeleri de Allah için sesini yükseltmelidir. İsminin başında emir, sultan, kral unvanı taşıyanlar bunun hesabını nasıl verecekler. İslam ülkeleri nereye sinmiş nereye gizlenmişlerdir. Ayıp değil midir günah değil midir? İslam beldeleri yakılıp yıkılırken rahat uyumak günah değil de nedir? Türkiye ve Suriye buluşmalı. Uyanık halde durmak milli güvenlik için önemlidir. “
SİNAN ATEŞ CİNAYETİ DAVASI
Ne kadar Türkiye karşıtı kim varsa hepsi bir olmuş görülen bir cinayet davası münasebetiyle Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve dava arkadaşlarımızı şerefsizce suçlamaya kalkışmıştır. Utanmadan sıkılmadan gerçekleri çarptıranlar önce aynaya bakmalı. Çok söze gerek yoktur. Ne Ülkü Ocakları’nı ne de MHP’yi çiğnetmem. Özgür Özel sana diyorum iddiaların yaş tahta kadar çürüktür. Herkes haddini bilsin hudut ihlalinden kaçınsın. Kapımızın önünde baykuş öttürmeyiz. Halk TV ve Cumhuriyet Halk Partisi ayağınızı denk alın. 4 soytarı muhabirle Milliyetçi Hareket Partisi’ni sorgulayamazsınız.”
https://t.co/mxZPF6WtkT
— MHP (@MHP_Bilgi) October 1, 2024
Milliyetçi Hareket Partisi lideri Bahçeli’nin konuşması, MHP’nin sosyal medya hesabından da paylaşıldı
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tahran’daki Filistin Meydanı’nda yoğun yağmur altında toplanan binlerce kişi, İsrail’in Lübnan’da Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ve İranlı general Tuğgeneral Abbas Nilfuruşan’ın da hayatını kaybettiği saldırılarını protesto etti.
Gösterilerde Lübnan ve Filistin bayrakları, Hizbullah flamaları ile Nasrallah’ın posterlerini taşıyan göstericiler, İsrail ve ABD aleyhine sloganlar attı.
İran’da, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın İsrail saldırısında ölümü dolayısıyla, 5 gün ulusal yas ilan edildi.
İran lideri Ali Hamaney, Nasrallah’ın öldürülmesi nedeniyle dün yaptığı yazılı açıklamada, “direniş cephesi” ve Hizbullah’ın önemli bir ismi ve liderini kaybettiğini belirtti, “Nasrallah’ın Lübnan’da kurduğu yapının onun ölümüyle daha da güçleneceğini” savundu.
“Direniş cephesinin çökmekte olan Siyonist varlığın gövdesine indirdiği darbeler daha da ezici olacak.” ifadelerini kullanan Hamaney, Nasrallah’ın “kanının yerde kalmayacağını” vurguladı.
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Gazze’deki bu barbarca savaşı Batı Şeria, Lübnan ve ötesine yayılmadan önce durdurmak için aklıselim galip gelebilirdi” diyen Fidan, bazı uluslararası aktörlerin kasıtlı olarak hareketsiz kalmaya karar vermeleri ve sonuç alıcı adımlar atmak için hiçbir refleks göstermemelerinin “çok şaşırtıcı” olduğunu vurguladı.
REKLAM“ACİL VE KALICI BİR ATEŞKES SAĞLANMALI”
Fidan, “Yapmamız gereken şey çok açık. BM Güvenlik Konseyi’nin itiraz esaslarını belirleyen bir kararı var. Acil ve kalıcı bir ateşkes sağlanmalı. Rehine ve mahkum takası gerçekleşmeli. İsrail, Gazze’den çekilmelidir. Hayatta kalmak için ciddi ihtiyaç içinde olan Filistinlilere insani yardım engelsiz bir şekilde ulaştırılmalı” diye konuştu.
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun böyle bir anlaşmanın gerçekleşmesini sürekli olarak engellediğinin farkında olduklarını belirten Fidan, “(Netanyahu) Kendisine tanınan cezasızlıktan da cesaret alarak, başta Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası toplum İsrail’e durması için gerçek bir baskı uygulayana kadar soykırım eylemlerine devam edecek” dedi.
Fidan, Güvenlik Konseyi’nin uluslararası barış ve güvenliğin korunmasındaki birincil sorumluluğunun altını çizerek, “Ne yazık ki Konsey şu ana kadar aldığı kararları İsrail’in uygulamasını sağlamakta başarısız olmuştur. Silah ambargosu yok, zorlayıcı tedbirler yok.” ifadelerini kullandı.
“İsrail’in sınır tanımayan saldırganlığı ve Lübnan’ın hedefte olması” nedeniyle şu anda tehlikeli bir yöne doğru gittiklerini aktaran Fidan, uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun tüm önlemlerinin bir kenara itildiğini, gözlerinin bağlandığını belirtti.
“GELİN HEP BİRLİKTE ADİL VE KALICI BİR BARIŞ İÇİN ÇALIŞALIM”
Fidan, yoğun bombardımanın, sivil ve askeri hedef ayrımı yapılmaksızın hız kesmeden devam ettiğini belirterek Güvenlik Konseyi’ni, asli görevini yerine getirmeye, herkesi bu savaşı ve İsrail saldırganlığını durdurmaya çağırdı.
İsrail’in güvenliğini yalnızca barışın sağlayabileceğini ve barışın da ancak iki devletli çözümle geleceğini vurgulayan Fidan, “Netanyahu ve onun köktendinci ortaklarının siyasi veya bireysel çıkarları bölgesel istikrarı ve uluslararası düzeni tehlikeye atmamalıdır.” dedi.
Bakan Fidan, başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarına dayalı bağımsız ve egemen bir Filistin devletiyle iki devletli çözümün önünü açma çağrısı yaparak, konuşmasını “Gelin hep birlikte adil ve kalıcı bir barış için çalışalım. Güvenlik Konseyi’ne çağrımız budur.” ifadeleriyle sonlandırdı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CİNAYETİ İTİRAF ETTİ
DHA’nın haberine göre şüphelilerden G.S.’nin Eskidemirci’yi bıçaklayarak öldürdüğünü itiraf ettiği belirtildi.

Konya’da yaşayan 2 çocuk annesi Çiğdem Eskidemirci, 17 Mayıs günü “Çarşıya gidiyorum” diyerek evden ayrıldı. Geri dönmeyen Eskidemirci’ye ulaşamayan yakınları polise kayıp başvurusunda bulundu. Çiğdem Eskidemirci’nin cinayete kurban gitmiş olabileceği ihtimali üzerine dosyayı Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri devraldı.
REKLAMAFGAN UYRUKLU ŞÜPHELİLER TESPİT EDİLDİ
Ekipler, Eskidemirci’nin son görüldüğü bölgelerden geriye dönük güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye aldı. Çiğdem Eskidemirci’nin en son Afganistan uyruklu 4 kişiyle birlikte görüldüğü tespit edildi. Polis, kaçırılmış ya da öldürülmüş olabileceği şüphesiyle G.S., B.H., A.J ve J.T.’yi gözaltına aldı.
CANSIZ BEDENİ BAHÇEDE GÖMÜLÜ BULUNDU
Şüphelileri sorguya alan ekipler Eskidemirci’nin bıçaklanarak öldürülüp, Karatay ilçesi Nakipoğlu Mahallesi Hacı Hasanbaşı Caddesi’nde, müstakil bir evin bahçesine gömüldüğü saptandı. Bahçede dün yapılan kazıda Çiğdem Eskidemirci’nin cesedi bulundu. Eskidemirci’nin cenazesi, otopsi için Konya Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Otopsi işlemleri tamamlanan Eskidemirci’nin bugün toprağa verilecek.
ÖLDÜRDÜĞÜNÜ İTİRAF ETTİ
Cinayet Büro Amirliği’nde sorgulanan şüphelilerden G.S.’nin Eskidemirci’yi kendisinin öldürdüğünü itiraf ettiği, diğer şüphelilerin ise öldürme olayına karışmadıklarını söyledikleri öğrenildi. G.S.’nin ifadesinde Çiğdem Eskidemirci ile para karşılığı cinsel ilişkiye girmek istediğini, ücret nedeniyle anlaşmazlık yaşandığını, çıkan kavgada bıçaklayarak öldürdüğünü öne sürdü. Diğer şüpheliler ise öldürme olayına karışmadıklarını iddia etti. Sorguları tamamlanan 4 zanlı çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Konya Valiliği’nden olaya ilişkin yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “18 Mayıs 2024 tarihinde Konya ilimiz Gödene Polis Merkezi Amirliğine müracaatta bulunan R.K. isimli şahıs, 35 yaşındaki Ç.E. adlı kızının, 17 Mayıs 2024 tarihinde “Çarşıya gidiyorum” diyerek evinden ayrıldığını ancak geri gelmediğini ve kızına ulaşamadıklarını beyan etmiştir. Kayıp şahıstan uzun süredir haber alınamaması, yaşadığına dair herhangi bir bilginin olmaması üzerine dosya Cinayet Büro Amirliği tarafından devralınmıştır. Yapılan çalışmalarda Ç.E.’nin 11 ayrı suç kaydının olduğu ve uyuşturucu kullandığı tespit edilmiştir. 2 ay süren teknik ve istihbari çalışmalar neticesinde şüpheli şahısların kimlikleri tespit edilmiş ve 10 Eylül 2024 Salı günü Karapınar, Sarayönü ve Konya merkezde yapılan operasyonla yabancı uyruklu G.S., B.H., A.J ve J.T. isimli şahıslar yakalanarak gözaltına alınmışlardır. Yapılan sorguda G.S. adlı şahıs kayıp Ç.E.’yi öldürdüğünü itiraf etmiştir. Diğer 3 şüphelinin ise öldürme olayına iştirak etmediklerini beyan etmişlerdir. Şahısların gösterdikleri yerde yapılan kazıda maktule ait ceset bulunmuştur. Şahısların işlemleri mevcutlu olarak devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYBOLDUKTAN KISA SÜRE SONRA SÖYLEDİĞİ ŞOKE EDEN SÖZ!
Anne Yüksel’in kızının kaybolmasından birkaç gün sonra verdiği röportajda itiraf gibi sözlere imza attığı ortaya çıktı. “Kızımın mezarı bile yok!” sözlerini kullanması Didem Arslan Yılmaz’dan kaçmadı.
O AHIRDAN CANLI YAYIN!
Nevzat Bahtiyar’ın ifadesinde bahsettiği ve Narin’in amcasını ve annesini gördüğü ahırdan Didem Arslan Yılmaz’la Vazgeçme canlı yayın yaptı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl genelinde bulunan 2 bin 497 okulun yönetimleriyle irtibatlı 1094 güvenli eğitim koordinasyon görevlisinin buraları ziyaret etmeleri planlandı.
Toplam 1290 okulun giriş çıkış saatlerinde 564 resmi ve sivil ekiple bütün eğitim ve öğretim dönemi boyunca tedbirler alınacak.
532 NOKTADA SERVİS ARAÇLARINA YÖNELİK UYGULAMA
Trafik tedbirleri kapsamında 338 ekiple 532 noktada servis araçlarına yönelik uygulama yapılacak.
Kentte 39 ilçede faaliyete geçirilen Mobil Okul Timleri (M.O.T.) yeni eğitim öğretim döneminde de görevlerine devam edecek.
REKLAM
Okul yöneticileriyle iletişim halinde okul ve çevrelerinde etkin bir denetim mekanizması oluşturacak ekiplerin, şok uygulamalarla okul çevrelerinin güven ve huzurunu sağlaması amaçlanıyor.
Okulların açılmasıyla birlikte il genelinde Çocuk-Asayiş-Trafik-Önleyici-Narkotik Şube ve İlçe Emniyet Müdürlükleri personeli ile M.O.T’lar başta olmak üzere ilgili tüm ekiplerinin katılımıyla okul çevrelerinde şüphelilere, umuma açık yerlere, okul servis araçlarına, park ve bahçelere yönelik kapsamlı uygulamalar yapılacak.
Uygulamalarla okul çevresinde muhtemel olaylar ve olumsuzlukların önüne geçilmesi hedefleniyor.
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli İstihbarat Teşkilatı, Binali Camgöz’ün Türkiye’ye getirilmesi için uzun süren yoğun bir istihbarat diplomasisi yürüttü. Başta Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlarla gerekli koordinasyonlar kuruldu, hazırlıklar tamamlandı.
Gerçekleştirilen temaslar sonucu Binali Camgöz, Karadağ’dan Türkiye’ye getirtildi. Uçaktan iner inmez Camgöz’ü Karadağ ekibinden MİT teslim alarak emniyet güçlerine teslim etti.
Binali Camgöz’ün MİT’in yürüttüğü başarılı bir operasyon ile Türkiye getirilmesi ve emniyet güçlerine teslim edilmesi ile aktif olarak faaliyet gösteren suç örgütü Camgöz Grubu’na da büyük bir darbe vurulmuş oldu.
CAMGÖZ GRUBU’NUN LİDERİNİ MİT GETİRDİ
“Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Kasten Öldürme, Tasarlayarak Öldürme, Kasten Yaralama, Nitelikli Yağma, Hakaret, Tehdit, Suçlunun Kaçmasına İmkan Sağlama, Azmettirme, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama, Resmi Belgede Sahtecilik” gibi suçlardan 41 adet suç kaydı, 25 ayrı suçtan da ulusal düzeyde arama kaydı bulunan Binali Camgöz, 2018 yılında Türkiye’de işlediği suçlardan ceza almamak için Gürcistan’a kaçtı.
2020 yılının başında sahte pasaport ile Belarus’a geçen Binali Camgöz, daha sonra Karadağ’a gitti.
Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol-Europol Daire Başkanlığı’nın çalışmaları sonucunda, Mehmet Ali Bayhan adına düzenlenmiş sahte kimlik belgeleri ile Temmuz 2022’de Karadağ’da yakalanan Binali Camgöz, tutuklandı.
ADETA SUÇ MAKİNESİYDİ
Binali Camgöz, birçok suça bulaşmış bir suç makinesi gibiydi. Türkiye’den kaçtıktan sonra da suç örgütünü yurtdışından yönetmeyi sürdürdü.
Son olarak, 04 Haziran 2022 ve 06 Haziran 2022 tarihlerinde İzmir’de iki şahsın öldürülmesi olayını azmettirdi.
Ayrıca Binali Camgöz’ün adı, 08 Eylül 2022’de İstanbul/Şişli’de suikasta uğrayan Sırp çete lideri Jovan Vukotıc dosyasında da geçiyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de bomba yapımı ve saldırı eğitimi alan bir şüphelinin yasa dışı yollarla İstanbul’a geldiğini belirleyen ekipler, zanlı C.A.Y’yi teknik ve fiziki takiple 24 saat izlemeye aldı.
Şüphelinin eylem hazırlığında olduğunu tespit eden ekipler, Bağcılar’da belirledikleri adrese operasyon düzenledi.
Gözaltına alınan şüpheli, emniyet müdürlüğündeki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya X hesabından operasyonun detaylarını paylaştı.
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüklerince Ankara, Adana, Afyonkarahisar, Antalya, Bolu, Bitlis, Bursa, Elazığ, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Kütahya, Mardin, Niğde, Ordu, Sakarya, Samsun ve Sivas’ta DEAŞ terör örgütüne yönelik “GÜRZ-10” operasyonları düzenlendi.
23 ilde 119 şüpheli yakalandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu’nun, Tarsus Batı Gişeler çıkışında R.T idaresindeki çikolata yüklü plakası öğrenilemeyen TIR, sürücüsünün ismi ve plakası henüz öğrenilemeyen diğer TIR ile çarpıştı.
ÇARPIŞAN 2 TIR ALEV ALDI
Çarpışmanın etkisiyle araçlar alev aldı. AA’nın haberine göre; itfaiye ekiplerince araçlardaki yangın söndürülürken, ismi öğrenilemeyen sürücünün hayatını kaybettiği belirlendi.
YOL BİR SÜRE TRAFİĞE KAPATILDI
Kazada yaralanan diğer TIR’ın sürücüsü R.T. ambulansla Tarsus Devlet Hastanesine kaldırıldı. Ekipler, kaza yerinde güvenlik önlemi alarak yolu bir süre trafiğe kapattı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Silahtan çıkan mermiler A. Ç. ve Ali Şen’e isabet etti. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan yaralılar ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Ali Şen hayatını kaybetti. Polis, kaçan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.
*Haberin görselleri İHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sağlık ekiplerine teslim edilen Murat Aktaş, Erkan Aktaş ve Adem Aktaş kurtarılan A.A., Nazilli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Burada tedaviye alınan Erkan Aktaş ve Murat Aktaş doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirirken, Adem Aktaş ve A.A.’nın ise tedavisinin sürdüğü bildirildi. Erkan ve Murat Aktaş’ın cenazesi, savcının incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu’nun morguna gönderildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çevredekilerin saldırmaya çalıştığı Karabıyık, aynı bıçakla kendine de zarar verdi. Vatandaşların ihbarıyla olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Özkan Karabıyık ve eşi Esin Karabıyık ile Ebru Duvar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralılardan Özkan Karabıyık ve Ebru Duvar, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

Durumu ağır olan Esin Karabıyık’ın tedavisi devam ederken, olayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplantı sonrasında CHP YDK Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında, “Merkez Yönetim Kurulumuzun 19 Temmuz 2024 tarihli sevk kararı Yüksek Disiplin Kurulumuzun 28 Ağustos 2024 günlü olağan toplantısında görüşülmüştür. Yüksek Disiplin Kurulumuz, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın 11Temmuz 2024 Perşembe günü saat 17:58’de sosyal medyada yapmış olduğu paylaşım nedeniyle Tüzüğümüzün 68/3-c maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına oy birliği ile karar vermiştir” denildi.

Özcan, ‘kınama cezası’ nedeniyle 1 yıl süreyle parti organlarına yönelik seçimlere katılamayacak.
*Haberin görseli DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP’nin genel başkanı olarak düşünce karanlığına ışık tutacağına, Hacı Bektaş Veli’nin ektiği tohuma yoldaş olacağına, ortak mücadeleden geri durmayacağına söz verdiğini dile getiren Özel, şunları kaydetti:
“Bu topraklarda çok acı dönemler yaşandı. Yüzyıllardır kan, gözyaşı ve zulüm bir durduysa üç yürüdü. Kerbela’da akan kan Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta akmaya devam etti. Kerbela’nın direnci sokak ortasında katledilen gazetecilerin, sendikacıların, bilim insanlarının, Berkin Elvan’ların cenaze törenlerinde vardı. Kerbela’nın yası, kimi zaman Berkin’in kimi zaman Ali İsmail’in, Abdullah Cömert’in mezarının başına bir sis gibi kondu. Hünkarın yolundan gidenler, nefis karanlığını marifet ışığıyla, gönül karanlığını aşk işiyle aydınlatmaya devam ettiler. Ellerine bir gün silah almadan, şiddete hiç başvurmadan, cahiliye döneminin araçlarına başvurmadan mücadelelerine devam ettiler. Mazlumlar, zalimin kötülüğüne ne boyun eğdi, ne ortak oldu.”
REKLAM
Madımak’ın bir utanç müzesi olana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Özel, barış, adalet, bilim ve umuda giden yolculuğu temsil ettiklerini ifade etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenlediği “Hacı Bektaş Veli’nin Hakk’a Yürüyüşünün 753. Yıl Dönümü Anma Etkinlikleri”ni eleştiren Özel, şöyle konuştu:
“Burada yıllardır süren geleneği yok sayarak, canların meşru siyasi temsilcilerini akıllarınca dışlayarak, 15 Ağustos akşamı apar topar alternatif bir tören tertip etmelerini en başta Hacı Bektaş Veli’nin mirasına yapılmış saygısızlık olarak görüyor ve kınıyorum. Alevilerin çözüm bekleyen sorunları var. Türkiye, vicdanları yaralayan, bir türlü açıkça ifade edilmeyen bir ayrımcılıkla Alevilere eşit vatandaşlık haklarını vermemiştir. Yürürlükte olan Anayasa’daki tüm ifadelere rağmen kanun yaparken ve uygularken Alevi vatandaşlara eşit vatandaşlık hakkı verilmeyip ötekileştirilmektedir. Haklı talepleri duymazdan gelinmektedir. Cemevleri, Aleviler için ibadethanedir, bizler için de ibadethane olacaktır. Bu anayasal hak kabul edilene kadar sizin mücadeleniz benim mücadelemdir. Camilerin ibadethane görülüp cemevlerinin ibadethane sayılmadığı, ÇEDES programı adı altında laik eğitimin örselenip katledildiği, Kültür Bakanlığına bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adıyla Alevilerin kabul etmediği bir kurum ve işleyişin oluşturulduğu ve maalesef vaktiyle ‘Cemevi cümbüş evi’ diyen bir anlayışın yönettiği ülkede, cümbüş yerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğu kabulüyle bir inancı bakanlığa bağlayarak bu hakareti, hor görmeyi kurumsallaştıran anlayışa itiraz ediyoruz.”
REKLAM
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>