Siyasi – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Fri, 12 Jul 2024 09:04:01 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına tepki gösterdi https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/#respond Fri, 12 Jul 2024 09:04:01 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10038

CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Şırnak Valisi, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü ve İdil Kaymakamı’nın AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına katılmasına tepki gösterdi. Bakan, “İçişleri Bakanı seçim çalışmasında. Onun devlet memuru olan bürokratları da kendi illerinde seçim çalışması yapıyor. Bundan utanmıyorlar, sıkılmıyorlar, bunda bir beis görmüyorlar. Tam tersine mesleklerinde yükselmek, terfi etmek, daha iyi bir yere atama görebilmek için bu çalışmalara katılıyorlar. Biz şu an parti devletle mücadele ediyoruz” dedi.

CHP İçişleri Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel’in AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına katılmasıyla ilgili açıklama yaptı. Bakan, şunları kaydetti:

PARTİ DEVLETİYLE MÜCADELE EDİYORUZ”

“Basına bir fotoğraf düştü. Fotoğrafta Şırnak’ta İdil İlçesi’nde AKP Belediye Başkan Adayının seçim çalışmasına Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü, İdil Kaymakamı katılıyor, birlikte seçim çalışması yapıyorlar. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ne diyor? Hepsi devlet memuru. 7. maddesine göre; ‘Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar.’ Bulundular mı? Bulundular. ‘Görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar’ diyor. Eylemde bulundurlar mı? Bulundular. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soruyorum senin bürokratların, senin Valin, –ki o Şırnak Valisi o ilde devletin temsilcisidir, her devlet kurumunun her bakanlığın temsilcisidir, en üst düzeyde devlet görevlileri olarak bir partinin seçim çalışmasına katılıyorlar– İl Emniyet Müdürün, İl Jandarma Komutanın, Kaymakamın bu çalışmalara katılırken sen ne yapıyordun? Onun da ne yaptığını söyleyelim. Balık baştan kokar. Ali Yerlikaya da aynı anlarda Eyüpsultan’da AKP belediye başkan adayının seçim çalışmasında propagandasına katılıyor. Ali Yerlikaya’nın 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevi nedir? Görevi; iç güvenlik kuruluşlarını idare etmektir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü,  yurdun iç güvenliğini, asayişi, kamu düzenini, ahlakı vs. savunmaktır. Bu yaptığının bununla ilgili var mı? Devletin terör örgütleriyle mücadele etmesi gerekirken, bunlarla ilgili çalışma yapması gerekirken, kamu düzenini sağlaması gerekirken, İçişleri Bakanı seçim çalışmasında. Onun devlet memuru olan bürokratları da kendi illerinde seçim çalışması yapıyor. Bundan utanmıyorlar, sıkılmıyorlar, bunda bir beis görmüyorlar. Haklarında bir soruşturma açılacağına ve bununla ilgili bir disiplin cezası alabileceklerine dair bir kanaatleri yok. Tam tersine mesleklerinde yükselmek, terfi etmek, daha iyi bir yere atama görebilmek için bu çalışmalara katılıyorlar. Biz şu an parti devletle mücadele ediyoruz. Devlet tamamen liyakat sistemini bırakmış, bir siyasi partiye mensubiyet veya aidiyet üzerinden organize olmuş durumda. Ali Yerlikaya’ya soruyorum; sen devletin, bu ülkenin İçişleri Bakanı mısın? AKP’nin İçişleri Bakanı mısın?

Burada bir kişiye dikkat çekmek gerekiyor. Murat Bulut. Murat Bulut kimdir? Murat Bulut; Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkan Yardımcısı ve Başkanıyken Menzil cemaatinin Jandarma Genel Komutanlığı’nda örgütlenmesine öncülü ettiği söylenen, iddia edilen şahıstır. Menzilcileri ve diğer tarikat ve cemaat bağlantısı olan kişilerin mülakatta kayırılarak Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’ne girmesini sağlayan kişidir. Bunun iddia edildiği kişidir. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’ne imamı protokole alarak camiye namaza gitmeyen öğrencileri fişlediği iddia edilen kişidir. Adana Bölge Komutanıyken Murat Bulut, korumalarını bırakıp, makam aracıyla ve şoförüyle beraber Adana’dan Adıyaman Menzil’e gittiği iddia edilen kişidir. Tüm bunları düşündüğünüzde; üniformayı giymiş, ülkesi için mücadele etmesi gereken, siyasi parti, ideoloji, felsefi düşünce, inanç ayırmadan hizmet etmesi gereken bir Jandarma Komutanından bahsediyorum. Bunun terfisi, yükselişi de aynı mensubiyet üzerinden devam ediyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soruyorum; senden önce cemaatler, tarikatlar aynı şekilde örgütleniyordu kamu bürokrasisinde. Şimdi örgütlenmekle kalmıyorlar açık açık ayan beyan seçim çalışmalarına katılıyorlar. Sen geldin ne değişti?”

“BAKANLIĞINIZIN BİR TALİMATI MI VAR?”

Konuyu ayrıca TBMM gündemine de taşıyan CHP’li Bakan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bakan, Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

1- Devlet bürokrasisinin en üst kademelerinde görevli olan Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel’in, devlet temsilini ve gücünü kullanarak, bir siyasi partinin adayının propaganda çalışmasına katılmasını nasıl açıklıyorsunuz?

2- İl valileri, jandarma komutanları ve emniyet müdürleri ile kaymakamlar hangi görev, talimat veya emirle siyasi faaliyetlerde bulunmaktadırlar? Kanuna aykırı olarak siyasi faaliyette bulunan kamu görevlilerinin AKP’nin seçim çalışmalarına destek olmaları kapsamında görevlendirildiklerine dair Bakanlığınızın bir talimatı mı vardır?

3- Eğer böyle bir talimat yoksa, bir siyasi partinin adayının propaganda çalışmasına katılan Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı davranmaktan idari soruşturma başlatılacak mıdır?

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/feed/ 0 AK Parti Sözcüsü Çelik: “Sınırlarımızın yakınlarında teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz” https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/#respond Fri, 24 May 2024 21:51:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7708 AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı gibi hareketler çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen bir takım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında bir takım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz” dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, seçim işleri başkanlığının seçim sürecinin başlamasından itibaren yaptığı çalışmaları, bundan sonraki takvimi değerlendiren kapsamlı bir sunum yaptığını söyledi. Çelik, yapılan çalışmalarının takvime uygun olarak sürecin değerlendirilmesi ve süreç çerçevesinde seçimlerle ilgili çalışmaları seçim işleri başkanlığı olmak üzere diğer kurullar tarafından titizle takip edileceğini ifade etti. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü AK Parti’nin bütün yetkili kurulları adına kutladı. Çelik, Antalya’daki sel felaketi ve Erzincan İliç’te yaşanan olaylarda kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Seçim sürecinde çalışmaların devam ettiğini ve Türkiye’nin güvenliğinin korunması bakımında terörle mücadele kararlıkla sürdürdüğünü vurgulayan Çelik, “Bizim terör örgütlerine karşı bu mücadelemiz sürerken esas amacımız tabii ki ülkemizin iç ve dış güvenliğini korumak aynı zamanda da birtakım siyasi projelerin neticesi olarak sınırlarımızın etrafında birtakım teröristan adacıkları kurmak isteyenlere müsaade etmemektir. Şimdiye kadarki kararlılığımız sınırlarımızın yakınında teröristten diyenlere, hiçbir şart altında müsaade etmeyeceğimizi göstermiştir. Eğer bu Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı gibi hareketler çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen bir takım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında bir takım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz. Aynı zamanda bu bizim milli güvenliğimizi sağladığı gibi komşularımızın da güvenliğinin sağlanması bakımından son derece önemlidir. Eğer komşularımız bu terör örgütlerini bertaraf etme konusunda yeterli, yerinde ve zamanında kapasite ortaya koyabiliyorlarsa zaten sorun olmayacaktır. Ama bu kapasite ortaya koyulmadığı zaman ortaya çıkan tablo çerçevesinde Türkiye Birleşmiş Milletler şartının kendisine verdiği yetki ve meşruiyet çerçevesinde bu hakkını kullanacaktır” diye konuştu.

“Terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular”

Irak’a üst üste ziyaret gerçekleştirildiğinin altını çizen Çelik, “Burada hem bu terör örgütlerinin ortak mücadele bakımından hem de Irak’ta hayata geçirmeyi planladığımız kalkınma yolu projesinin sağlığı ve geleceği açısından bu terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular. Dolayısıyla güney sınır özellikle hiçbir şekilde bu terör yapılanmalarına müsaade etmeyeceğimizi, bu terör örgütlerinin faaliyetlerini takip ettiğimiz gibi bunları kullanan birtakım odakların ortaya koymaya çalıştığı siyasi projeleri de net bir şekilde gördüğümüzü hepsiyle topyekun mücadele ettiğimizi ifade etmek isterim. Aynı şekilde FETÖ gibi DEAŞ gibi örgütler aynı şekilde organize suç örgütleri milletimizi ve demokrasimizi tehdit eden her türlü unsurla demokrasimizi koruma çerçevesinde milletimizin medeni yaşam hakkını koruma çerçevesinde gerekli mücadele kararlılıkla sürdürülecek” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın depremin 1. yıl dönümünde deprem bölgesini ziyaret ettiğini hatırlatan Çelik, “Bu bizim her gündem içerisinde, her şart altında deprem bölgesindeki vatandaşlarımızla beraber olduğumuzu kaybettiğimiz canları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu ve yaraların sarılması konusundaki çalışmaların kesintisiz bir kararlılıkla sürdüreceğimizi ifadesidir. Cumhurbaşkanımızın hak ettiği 5 ilde hak sahiplerine 31 bini aşkın konut ve köy evi teslim edildi. Bundan sonrasında da aynı takvim çerçevesinde vatandaşlarımızın tüm yaralarına sarıldığı, evlerini kaybedenlere evlerinin bu çalışmalar çerçevesinde teslim edildiği süreçleri hep beraber göreceğiz. Bir kere daha deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza sevgilerimizi, saygılarımızı sunuyoruz” açıklamalarında bulundu.

“Enflasyonla ilgili olarak ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz”

“Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle yürüyen ekonomik program Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesi ve güçlü desteğiyle Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen program meyvelerini vermeye devam ediyor” ifadelerini kullanan Çelik, “Tabii ki enflasyonda düşüş, cari açığın azalması, aynı şekilde kadın istihdam oranının artması, genç işsizlik oran azalması gibi pek çok alanda güçlü neticeler görülmeye başlandı. Bunların 2023 yılı son çeyreğinde ve bu yılın ilk çeyreğine ilişkin makro ekonomik ve finansal göstergelere bunlar net bir şekilde yansımaya başladı tüm bu alanlarda. Enflasyonla ilgili olarak ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz. Tabii bununla paralel olarak ülkemize giren yatırım miktarı ülkemize giren yabancı para miktarı da bu çerçevede artmaktadır. Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu yükseltmektedir. Bu bütün bu göstergelere baktığımızda Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen bu programın olumlu etkilerinin görüldüğünü bundan sonra vatandaşlarımızın bu olumlu etkileri daha çok göreceğini ve vatandaşımızın refahına katkıda bulunma konusunda bu programın daha güçlü neticeler vereceğini değerlendiriyoruz” diye konuştu.

“Maalesef açlıkla mücadele konusunda yepyeni bir imtihanla karşı karşıya kaldılar Gazze’deki kardeşlerimiz”

Gazze’de Netanyahu hükümetinin soykırım faaliyetleri maalesef devam ettiğini vurgulayan Çelik, “Burada Doğu Kudüs başta olmak üzere Batı Şeria’da gerçekleştirdikleri saldırılarda hayatına kaybeden Filistinlilerin sayısı giderek artıyor. Hiçbir çağrı hiçbir girişim Netanyahu hükümetini bu soykırım faaliyetinden geriye döndürmedi. Maalesef açlıkla mücadele konusunda yepyeni bir imtihanla karşı karşıya kaldılar Gazze’deki kardeşlerimiz. ve açık kaynakların söylediği maalesef öylesine büyük bir gıda problemi var ki insanlar hayvan yemi yemek durumunda kalıyorlar. ve yine Birleşmiş Milletler Çocukların Yardım Fonu’nun raporlarına göre 6 çocuktan bir tanesi Gazze’de şiddetli bir kıtlık karşı karşıya. Burada güvenlik çerçevesinde İsrail’in güvenliği çerçevesinde faaliyet yürüttüğünü söyleyen İsrail Güvenlik Güçleri’nin aslında İsrail’in güvenliği çerçevesinde değil tamamen Gazze’deki insanları öldürmek, yok etmek gibi bir soykırım amacıyla sistematik bir katliam çerçevesinde hareket ettiği defalarca görüldü” ifadelerini kullandı.

“İsrail’i durduracak her türlü girişimin veto edilmesi ABD açısından utanç verici kara leke olarak tarihine geçecek”

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin 1948 soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılmasına ilişkin soykırım sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerini ihlal ettiği için İsrail’e karşı uluslara adalet divanına başvurması önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Çelik, “Burada Güney Afrika’yı bu eylemlerinden dolayı eleştirenlerin aslında bu soykırım suçuna ortak oldukları ve bu soykırım faaliyetlerini desteklediklerini ifade etmek isterim. Yani Güney Afrika’yı bu girişiminden dolayı eleştiriyorsa bunun açık anlamı onların aslında bu soykırım faaliyetlerini destekledikleri ve bu çerçevede bu soykırım suçuna ortak oldukları anlamına gelir. Tabii burada divan İsrail’in divanın hükümleri yani ihlalleri divanı tespit etti. Biz de bu gelinen noktada son derece bunun doğru olduğunu ifade ettik. Ama netice itibariyle bir ateşkes çağrısının olmaması ve bu ateşkes hayata geçirecek bir mekanizmanın olmaması bu büyük eksikliği maalesef devam ettirmektedir. İşte divanın hükümleri çerçevesinde bir ay içerisinde bir rapor verecek ama İsrail bu safhalardan defalarca geçmiştir. ve her seferinde de uluslararası hukukun kurallarını ihlal ederek uluslararası hukukun kurallarını yok sayarak bu faaliyetlere devam etmiştir. Şimdi Gazze’de ortaya çıkan tabloysa topyekun uluslararası sistemin etkisizleşmesi, işlevsizleşmesi, işe yaramaz hale gelmesi gibi bir neticeye gelmiş, dayanmıştır. Eğer uluslararası sistem, uluslararası hukuk ve uluslararası kurumlar bunu durduramıyorlarsa o zaman hiçbir işe yaramıyorlar demektir. O zaman bu kurumlara ve bu ilkelere ihtiyaç yok demektir. Böylesine bir çifte standart her aşamada görülüyor ama Gazze’de resmen soykırıma destek veren bir noktaya ve konuma gelmiştir. O sebeple burada soykırımı yapan hükümetinin ahlaken ve siyaseten iflasının bir nefret eyleminin sembolü haline gelmesinin ötesinde uluslararası kuralların uluslararası mekanizmaların tamamen etkisizleşmesi gibi bir tabloyla karşı karşıyadır” dedi.

Çelik, “Her türlü İsrail’i durduracak girişimin ABD tarafından veto edilmesi ise ABD açısından utanç verici kara leke olarak tarihine geçecek adımdır. Öncelikli olan ateşkesin sağlanmasıdır” dedi.

“İspanya ve Belçika’nın ortaya koyduğu tutum doğru olan tutumdur”

Gazze konusunda İspanya ve Belçika’nın ortaya koyduğu tutumun doğru olduğunu belirten Çelik, “Bunun AB açısından da kabul görmesi lazımdır. Avrupa halklarının isyanı, soylu eylem yapmalarının neticesinde daha çok ses çıkmaya başladı. Esas problem Filistin devletinin kurulması için ateşkesin ortaya çıkması ve sürecin başlaması lazım. Başkenti Doğu Kudüs olan coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devletinden bahsediyoruz. İsrail’in Gazze ile ilgili planları coğrafi bütünlüğü tamamen yok edecek, her türlü devlet niteliğinden yoksun kağıt üstünde devlet durumuna Filistin’i getirecek bir noktaya doğru olmaya gidiyor. Coğrafi bütünlüğüne sahip Filistin devletinin ortaya çıkmasının uzaklaştığı her durum, bu bölgede güvenlik risklerinin artmasına ve İsrail’in katliamı daha da şiddetlendirmesine yol açacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi atağının, Gazze için yapılan en güçlü diplomatik girişim olduğunu ifade ettiğini, bundan sonra da Gazze’nin gündemde olmaya devam edeceğini söyledi.

“Karabağ savaşı sonrası ortaya çıkan tabloyu hassasiyetle takip ediyoruz”

Karabağ savaşı sonrası ortaya çıkan tabloyu hassasiyetle takip ettiklerini aktaran Çelik, “Bu süreci sabote etmeye çalışan yeni girişimleri görüyoruz. Ermenistan’da bu saldırganlıklardan vazgeçme, refahı çerçevesinde normalleşmeyi yürütme konusunda irade çıktığını görüyoruz. Bunu bazı Batılı ülkelerin ve diasporanın sabote etmek istediğini net bir şekilde görüyoruz. Buradaki barışçıl diplomasiyi güçlü bir şekilde desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“Türkiye teknoloji alanındaki ilerlemesini aynen devam ettirmektedir”

Türkiye teknoloji alanındaki ilerlemesini aynen devam ettiğini belirten Çelik, “Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde milli savunma hamlesi güçlü bir şekilde devam ediyor. Türkiye yeni astronotları da uzaya gönderecektir. Türk mühendisi ve işçisinin emeğiyle bu ürünlerin çeşitli ülkelerde güvenliği sağlayan İHA ve SİHA’larımız gibi tüm dünyaya barış mesajı vermeye devam edeceğini ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.

“CHP’de neredeyse siyasi aklın rafa kaldırıldığı, onun yerine yapay zeka ile karar verilmeye çalışıldığı, hizip savaşların devam ettiği bir tablo var”

6’lı 7’li destek veren genel başkanların vatandaşlara özür borcunun olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

“Şimdi gördük ki gizli protokoller çıktı ortaya. Her birinin bugün yerel seçim için oy istemeden önce o süreçte ortaya koydukları tutumla ilgili olarak milletten özür dilemesi gerekir. Bütün bunlar olmamış gibisinden ‘Ben iyiydim onlar kötüydü’ diyerek oy istemek siyaset açısından geçer not almaz. CHP’de neredeyse siyasi aklın rafa kaldırıldığı, onun yerine yapay zeka ile karar verilmeye çalışıldığı, hizip savaşların devam ettiği bir tablo var. Bütün bunlar siyasetsizliğin neticesidir. En son sığındıkları şey, bütün bu saçmalığı izah etmek için bir yapay zeka hikayesi oldu. Gelinen nokta şudur; 6’lı 7’li masada bulunanların vatandaşa özür beyanında bulunmasıdır.”

CHP’nin Mamak ilçesi belediye başkan adayının Irak Türkmen çocuklarına söyledikleri hakkında Çelik, “Seçim sürecinde son derece üzücü bir olaya Ankara Mamak’ta şahit olduk. CHP başkan adayı Iraklı Türkmen çocuklarının gözünün içine bakarak nefret söyleminde bulundu. ‘Bunlar Türkiye için sorun olur’ dedi. Bu aslında milletimizin faydasına olmaz, milletimizin değerleriyle uyumlu olmaz. Bunların hangi provokasyonlar gözetilerek yapıldığını net bir şekilde görmeliyiz. Bir topluluğun içerisinde böylesine faşizan bir üslupla konuşulmasını şiddetle lanetlediğimizi ve kınadığımızı ifade etmek isterim. Göç konusunda göçmen konusunda farklı bir siyasetiniz olabilir ama bu nefret söylemine, suçuna dönüşüyorsa, demokrasiyi zehirleyecek şekilde faşist bir üslupla ifade ediliyorsa bunun karşısında olacağımızı ifade etmek isterim. Siyasi partilerin üstüne düşen sandık güvenliğini sağlamak milletin iradesinin tecelli etmesine yardımcı olmaktır. Devlet kurumlarının aldığı tedbirler var bunun yanı sıra siyasi parti temsilcilerinin olayı takip etmekle ilgili vazifeleri var. Herkes sahada özgürce siyaset yapabilsin. Nefret siyasetine savrulmadan, meşruiyet çerçevesinde siyasi faaliyet yapabilsin. Siyasetçinin notunu verecek olan yegane merci vatandaşımızın iradesidir. Seçim güvenliği güvenlik güçlerimiz tarafından zaten yerine getirilmektedir. YSK gerektiği zaman gerekli açıklamayı yapmaktadır. Sandığa gidildi ve oy kullanıldı. O sandıktan vatandaşımızın iradesinin net çıkması önemlidir. Sandık başlarında nöbet tutan bütün siyasi partilere mensup vatandaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. AK Parti olarak çok deneyimliyiz. Bugün de Cumhurbaşkanımızın katıldığı seçim işleri başkanlarımızın olduğu toplantı gerçekleştirdik. En küçük beldeye kadar temsilci arkadaşlarımız var. Onun görevi sandığın net bir şekilde ortaya çıkmasıyla ilgilidir. Sabah 05.00’te arkadaşlarımızın sandık başında hazır olurlar. Bütün vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Türk demokrasisinin korunması, geliştirilmesi bakımından büyük fedakarlıkla çalışan teşkilatlarımıza ve Cumhur İttifakı teşkilatlarına teşekkür ediyorum.

Bir gazetecinin seçim güvenliği hakkındaki sorusu üzerine Çelik, “Türkiye güvenli şekilde seçim yapan güvenli ülkedir. İçişleri, Milli Savunma Bakanlığımız bütün gücüyle sandıkların güvenliği sağlayacak şekilde yüksek konsantrasyonla çalışmaktadır. Geçen seçimde sayın Kılıçdaroğlu, ‘Şu saatten sonra sokağa çıkmayın provokasyon olur’ demişti. Ben de karşılık olarak ‘vatandaşlarımız tabii ki sokaklara çıkacak demokrasi şölenini kutlayacaktır’ dedim. Türkiye bunu defalarca yaptı. Bütün dünyanın gözünü kamaştıran demokratik olgunlukla bunu yaptı. Vatandaşlarımızın dini değerlerini incitecek şekilde birtakım açıklamalar olduğunda AK Parti olarak karşısında dururuz. Bunlara karşı duruşumuzu, siyasi mücadelemizi net şekilde ortaya koyarız. Vatandaşlarımızın sahip olduğu değerleri incitmeye hukuken de ahlaken de kimsenin hakkı yoktur. Benzer şekilde devletimizin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili her türlü kötü, çirkin sözün karşısında oluruz. Tarihçiler tartışır, konuşur, demokrasilerde haktır. Ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e karşı kötü sözün meşrulaştırılmasını asla kabul etmeyiz” dedi.

“F-16’larla ilgili bu noktaya gelinmesinden memnuniyet duyuyoruz”

ABD ile F-16’larla gelinen durumla ilgili soru üzerine Çelik, “F-16’larla ilgili bu noktaya gelinmesinden memnuniyet duyuyoruz. Türkiye kendi güvenliğini, egemenlik haklarını koruyacak ülkedir. NATO müttefiki ülkelerden parası karşılığında silah sistemi almaya kalktığında kısıtlamanın çıkarılması siyasi akılla bağdaşmaz. Çünkü bu ortak NATO güvenliğine katkı yapacaktır. Siyasi anlaşmazlıkların müttefik ülkeler arasındaki güvenlik pazarlığına dönüşmemesi gerekmektedir. Türkiye’nin güvenlik konusu hiçbir zaman pazarlık konusu değildir. Hiç kimse bize gelip de ‘Şunların karşısında Suriye’de operasyon yapmayın, terörle mücadele etmeyin’ diyemez. Türkiye her aşamada aldığı kararları uygular. F-35’lerde Türkiye bir güvenlik aracı elde etmişse, güvenlik kapasitesinden belli bir şekilde vazgeçerek başka bir şekilde kavuşmasını istemek doğru olmaz. NATO üyesi olmasa da batılı ülkelerin çok yakın ilişki geliştirdiği Hindistan’da var. Burada bakılması gereken şey kazan kazan anlayışıyla bakılmasıdır. Böyle olduğunda Türkiye her zaman pozitif ilişkisi içerisinde olacaktır” diye cevap verdi.

Öte yandan AK Parti MYK toplantısı 1 saat 20 dakika sürdü. – ANKARA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Siyasi hayatımda birçok sıkıntıyla karşılaştım https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-siyasi-hayatimda-bircok-sikintiyla-karsilastim/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-siyasi-hayatimda-bircok-sikintiyla-karsilastim/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:30:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5043 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatı boyunca çok sayıda sıkıntıyla karşılaştığını belirterek, “Vesayetin oyunlarıyla terör örgütlerinin saldırıyla darbe girişimleri ile siyasi ve sosyal kaos çıkarma denemeleriyle ekonomik tuzaklarla boğuşurken yüreğimizin kanadığı anlar oldu. Ama asla şartlara teslim olmadık. Yılgınlığa kapılmadık, geri adım atmayı düşünmedik” dedi.

31 Mart yerel seçimleri öncesinde dün Ordu ve Giresun’da partililere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün de Rize’nin ardından Trabzon’a geldi. Meydan Parkı’nda Trabzonlulara seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatı boyunca Trabzon’un daima kendisine yoldaş olduğunu belirterek Trabzon’u ve Trabzonluları “Ahiretliğim, gönüldaşım” diye tanımladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ata toprağı Karadeniz’in lokomotif şehri Trabzon siyasi hayatımız boyunca bizim daima yoldaşımız oldu. Bizde buradan aldığımız güçle ülkemiz ve milletimiz için ter döktük, çabaladık. Nice eserlere, nice hizmetlere imza attık. Siyaset yapma tarzımızı da Karadeniz’in mertliğinden, ataklığından, çalışkanlığından, özgünlüğünden ilhamla şekillendirdik. Bize göre siyaset gölgede yürüme sadece belirli değerlerin istismarlığıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir. Karadeniz’den ilhamla yüreğimize nakış ettiğimiz siyaset davamız için hayal kurma ülkemiz ve milletimiz için vizyon geliştirme bu uğurda gerektiğinde canı pahasına mücadele etme işidir. Biz 40 yılı aşkın süredir işte böyle bir siyasi mücadelenin içerisindeyiz. Heyecanımızı, azmimizi, kararlığımızı hatta yeri geldiğinde öfkemizi daima diri tuttuk. Birileri karamsarlığa sürüklese de biz daima umudun tarafında yer aldık. Birileri başını yere eğse de, biz diklenmeden dik duruşumuzdan taviz vermedik. Hayalleri gerçeğe, programlara icraata dönüştürmek için çalışırken ülkemiz adına elde ettiğimiz her kazanımda sevindik” şeklinde konuştu.

“Hep yeni bir yol bulmaya yeni bir yol açmaya gayret ettik”

“Hiç şüphesiz bu uzun yolda sıkıntılarla da karşılaştık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayetin oyunlarıyla terör örgütlerinin saldırıyla darbe girişimleri ile siyasi ve sosyal kaos çıkarma denemeleriyle ekonomik tuzaklarla boğuşurken yüreğimizin kanadığı anlar oldu. Ama asla şartlara teslim olmadık. Yılgınlığa kapılmadık, geri adım atmayı düşünmedik hep daha çok çalıştık. Hep daha ileriye doğru gittik. Hep yeni bir yol bulmaya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Hamd olsun bugün geriye dönüp baktığımızda yüzümüzü kızartacak, başımıza yere eğdirecek hiçbir işimizin ve sözümüzün olmadığını görüyoruz. Şayet bir eksiğimiz hatta bir yanlışımız varsa bunu kimsenin yüzümüze vurmasını beklemedik. Kendi özeleştirimizi kendimiz yaptık. Gerektiğinde eksiklerimizi tamamlama ve hatalarımızı düzeltme erdemiyle milletimizin nezdindeki hasbi ve harbi yerimize helal getirmedik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’a 21 yılda güncel rakamlarla 191 milyar lira kamu yatırım yaptıklarını hatırlatırken, yük ve yolcu taşımacılığının birlikte yapılabileceği 235 km uzunluğundaki Erzincan-Trabzon hızlı demiryolu hattı ile ilgili etüt ve proje çalışmalarının sürdüğünü, Trabzon Havalimanı’nın kapasitesini arttıracak 20 milyarlık bir yatırımı yaparak hizmete sunacaklarını söyledi.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon’da Cumhur İttifakı’nın belediye başkan adaylarını tek tek tanıttı. – TRABZON

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-siyasi-hayatimda-bircok-sikintiyla-karsilastim/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Arnavutköy’de STK temsilcileriyle bir araya geldi Açıklaması https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-arnavutkoyde-stk-temsilcileriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-arnavutkoyde-stk-temsilcileriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:57:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4139 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Altyapı bakımından İstanbul’un 5 yılı kaybedildi. Bu 5 yıl nispeten idare edildi çünkü geçmişte büyük yatırımlar yapıldı. Bir sermaye vardı, o sermaye kullanılmış. İstanbul’un ciddi yatırımlara ihtiyacı var. Şovlarla, algılarla, laflarla olabilecek bir şey değil bu.” dedi.

Yılmaz, Arnavutköy Belediyesi Düğün Salonu’nda düzenlenen “Arnavutköy Sivil Toplum Kuruluşları Buluşmaları”na katıldı.

Buradaki konuşmasında, Erzincan’da meydana gelen toprak kaymasında şu ana kadar ulaşılamayan 9 kişinin yakınlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Yılmaz, Antalya’daki sel felaketinde hayatını kaybedenlerin yakınlarına da başsağlığı diledi.

Yılmaz, olayın ilk anından itibaren devlet ve hükümet olarak bütün imkanlarıyla sahada olduklarını belirtti. Temel önceliğin göçük altında kalanlara ulaşmak olduğunu aktaran Yılmaz, arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişilerin olduğunu kaydeden Yılmaz, bütün sorumluluğun devlet anlayışı ve adalet mekanizması içinde ele alınacağını dile getirdi.

“Afeti siyasi ranta dönüştürmeye çalışmak en büyük siyasi afettir”

Maden ocağında yaşanan toprak kaymasıyla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına ilişkin TBMM kararının bugün Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlatan Yılmaz, “Bu araştırma elbette geleceğe dönük hepimiz için yol gösterici, ışık tutucu bir çalışma olacaktır.” dedi.

Cevdet Yılmaz, bu tür afetleri siyasi ranta dönüştürmeye çalışanlar olduğunu ifade ederek, “Afeti siyasi ranta dönüştürmeye çalışmak en büyük siyasi afettir. Bunu yapmaya çalışanları hiçbir şekilde tasvip etmediğimizi ifade etmek istiyorum. Bizim şu an önceliğimiz canlara ulaşmak, oradaki çalışmaları en iyi şekilde yerine getirmek, elbette bütün hukuki süreçleri, bütün teknik süreçleri işletmek.” diye konuştu.

“Türkiye büyümeye, gelişmeye devam ediyor”

“Arnavutköy Sivil Toplum Kuruluşları Buluşmaları” programında iş dünyasından temsilcilerle bir araya geldiklerini kaydeden Yılmaz, yatırımdan ve istihdamdan yana olduklarını söyledi.

Güçlü bir ekonomi ekibine sahip olduklarının altını çizen Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde etkin bir koordinasyonla, para politikası, maliye politikası, yapısal reformlar olmak üzere bütün tedbirlerle yollarına devam ettiklerini kaydetti.

Yılmaz, hazırladıkları orta vadeli programı da adım adım hayata geçirdiklerini aktardı.

Ekonomik istikrarın siyasi istikrara bağlı olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bir ülkede siyasi istikrar ve güven ortamı varsa, ekonomide her türlü zorluklar içinden çıkılabiliyor. Ama siyasi istikrarın olmadığı, güvenin olmadığı, kargaşanın olduğu ülkelerde de hep görüyoruz. Ekonomi maalesef gelişemiyor, güçlenemiyor. Türkiye son 20 yılda bu kadar atılım yaptıysa, ekonomisi belli bir yere geldiyse işte bu siyasi istikrar ve güven sayesinde oldu.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, geçen yılı da bu anlamda olumlu bir şekilde kapattıklarını, büyümenin geçen yıl yine dünya ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu söyledi.

Milli gelirin de ilk defa 1 trilyon dolar mertebelerine ulaştığını aktaran Yılmaz, bu büyüklükle birlikte Türkiye’nin, nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisi olduğunu kaydetti.

Yılmaz, son 20 yılda yaşanan birçok hadiseye rağmen, istikrar içinde güçlü bir yönetime sahip oldukları için bugünlere gelindiğini vurgulayarak, “Bütün bu olumsuzluklar içinde Türkiye bir istikrar adası gibi yoluna devam ediyor. Büyümeye, gelişmeye devam ediyor.” dedi.

“2026 hedefi tekrardan tek haneler”

Bu yılın ortalarından itibaren Haziran, Temmuz gibi bu sonuçların çok daha net bir şekilde görüleceğini belirten Yılmaz, enflasyonu 2025’te yüzde 15 civarına düşürmeyi öngördüklerini, 2026 yılında ise tekrardan tek haneli rakamları hedeflediklerini vurguladı.

Yılmaz, istihdamın da iyi gittiğini belirterek, son açıklanan rakamlara göre işsizliğin geçen yıl itibarıyla tek haneli rakamlara düştüğünü, genç işsizliğinde yaşanan yüzde 4 puanlık düşüşün de son derece olumlu olduğunu kaydetti.

İhracatın 256 milyar dolara ulaştığını, turizm gelirinin de 54 milyar doları aştığını kaydeden Yılmaz, “Bütün bu rakamlarla yolumuza devam ediyoruz.” dedi.

Arnavutköy’de Türkiye’nin en büyük mega projelerinden biri olan İstanbul Havalimanı’nı kamu-özel işbirliği modeliyle yaptıklarını hatırlatan Yılmaz, “Bütçemizden tek bir kuruş çıkmadı. Özel sektöre bu işi yaptırdık. Tam aksine bütçeye buradan her yıl belli bir kira ödeniyor. Bunlar işte AK Parti’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ın farkı. Sadece bütçeyle yatırım yapalım deseydik ne bu havalimanını ne şehir hastanelerini ne de birçok otobanı, köprüyü yapabilirdik.” ifadelerini kullandı.

“Bu eserler yapıldıysa gerçek belediyecilik sayesinde oldu”

Cevdet Yılmaz, belediyelerin yapacaklarının kanunlarla belirlendiğine dikkati çekerek, “Bir belediye başkanı, çalışanları belediyenin kuruluş amacına uygun bir şekilde hizmet için çalıştırıyorsa, ihtiyaçların karşılanması için belediyenin bütçesini kullanıyorsa işte gerçek belediyecilik yapıyor demektir.” diye konuştu.

Arnavutköy Belediyesi’nde yapılan hizmetlere işaret eden Yılmaz, “Bu eserler yapıldıysa gerçek belediyecilik sayesinde oldu. Buralardaki bütün hizmetler, projeler bu anlayışın sonucunda gerçekleşti. Ama bunu yapmayan bir belediye başkanı şu veya bu gerekçeye sığınarak, bahaneler üreterek başarısızlığını başkalarına fatura etmeye çalışıyorsa, burada gerçek belediyecilik yok demektir.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın belediye başkanlığı dönemine değinerek, “O tarihlerde İstanbul’un dev gibi problemleri vardı. Çöp dağları vardı, içme suyu bile istasyonlarda satılıyordu. O gün merkezi idarede de farklı bir hükümet vardı. Cumhurbaşkanımız bahane üretmedi. Topu başkalarına da atmadı. Kaynaklarını iyi kullandı. Belediye çalışanlarını, yönetimini iyi oluşturdu. Projeler üretti ve o dağ gibi sorunları çok kısa bir sürede çözdü.” şeklinde konuştu.

İstanbul’a da çok ciddi kaynaklar gönderildiğinin altını çizen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanımız, o belediyecilikten gelen tecrübelerinin de etkisiyle Belediye kanunlarını hemen iktidarımızın ilk yıllarında değiştirdi. Hem yetkilerini arttırdı belediyelerin hem kaynak tahsisi sistemini çok daha objektif eşit bir zemine kavuşturdu. Dolayısıyla şu anda hangi partide olursa olsun merkezi idareden belediyelerin ne kadar para alacağı belli. Gerisi artık o belediye başkanının ve ekibinin kabiliyetine bağlı. Kafanızda başka şeyler varsa, belediyeyi bir kariyer basamağı olarak görüyorsanız, kaynakları çarçur ederseniz, vatandaşa hizmet için harcamazsanız, kendi reklamınız için harcarsınız, başarılı olamazsınız.”

Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı’nın da bu konuda ilçeye önemli hizmetler sunduğunu belirterek teşekkür eden Yılmaz, AK Parti’nin Arnavutköy yeni Belediye Başkan adayı Mustafa Candaroğlu’na da başarılar diledi.

Yılmaz, belediye başkanlarının aldıkları oyun çok önemli olduğunu kaydederek, “Ne kadar oy alırsa kendisini o kadar güçlü hisseder ve hizmetleri de çok daha güçlü bir şekilde sahiplenir. Biz de merkezi idare olarak her zaman belediyelerimizin yanındayız. Onlarla uyum içinde, onlarla işbirliği içinde halka hizmet etmeye hazırız.” dedi.

“Murat kardeşimiz ilçe belediyelerimizle birlikte İstanbul’u farklı bir yere taşıyacak”

AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’un da çok iyi yetişmiş, genç ve enerjik bir kişi olduğunu aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kentsel dönüşümünden millet bahçelerine, kent meydanından altyapı projelerine, belediyelerimize araç takviyesine varıncaya kadar çok sayıda konuda destek oldu. Kendisine teşekkür ediyoruz, şükranlarımızı sunuyoruz. Bakan olarak nerede bir afet varsa, hadise varsa çizmelerini giydi sahada oldu. Elazığ depreminden, Karadeniz’deki sel, heyelan afetlerine varıncaya kadar her türlü konuda koşturdu. Murat kardeşimiz ilçe belediyelerimizle birlikte İstanbul’u farklı bir yere taşıyacak. İstanbullunun gerçek sorunlarıyla uğraşacak.”

Yılmaz, Murat Kurum’un “Sadece İstanbul” sloganıyla polemiklere, gereksiz tartışmalara girmeden, İstanbul’un meseleleri neyse ona odaklandığını belirtti.

Kurum’un, afetlere karşı dirençli bir şehir, kentsel dönüşüm ve trafik sorununa ilişkin önemli projelerinin olduğunu belirten Yılmaz, gençlere, yaşlılara ve kadınlara dönük çok çeşitli projeler açıkladığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları söyledi:

“Altyapı bakımından İstanbul’un 5 yılı kaybedildi. Bu 5 yıl nispeten idare edildi çünkü geçmişte büyük yatırımlar yapıldı. Bir sermaye vardı, o sermaye kullanılmış. Ama bir 5 yıl daha yatırımsızlığa bu ilin, bu şehrin, bu dünya şehrinin tahammülü yok. İstanbul’un ciddi yatırımlara ihtiyacı var. Şovlarla algılarla, laflarla olabilecek bir şey değil bu. Çok ciddi kaynak ve enerji tahsis ederek İstanbul’un altyapı problemlerini, ulaşım problemlerini, yerleşim problemlerini çözmek gerekiyor ve inşallah Murat Kurum ve ilçelerde değerli başkanlarımız bu yükü omuzlayacaklar. Biz de her zaman bu konularda belediyelerimizin yanındayız.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-arnavutkoyde-stk-temsilcileriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/feed/ 0