İnegöl ilçesi merkezine 25 kilometre uzaklıkta olan kaplıca alanı geçtiğimiz yıl yapılan çalışma ile görsel güzelliğe de kavuştu. Alanın kulaktan kulağa yayılmasıyla farklı illerden gelen vatandaşların uğrak yeri haline geldi. Kaplıca alanının çevresinde piknik yapan vatandaşlar hem de suya girerek şifa arıyorlar. Hafta sonraları alanda yoğunluk yaşanıyor.
Kurşunlu Mahallesi Muhtarı İbrahim Kılıç, 15 yıl önce yapılan maden suyu kazısında çıkan kaynak suyunun bazı hastalıklara iyi geldiğini belirterek, “Burada bir firma tarafından maden suyu kazısı yapıldı. Kazı yapılırken bir anda topraktan kaynak suyu fışkırdı. Sıcaklık derecesi 55. Çıkan sıcak suyun şifaları var. Mantara, egzama, cilt hastalıkları ve bir çok hastalığın şifası bu suda. 15 yıldır bu su durmadan akıyor. Halk merak edip geliyor. Sıcak suyu gören içine giriyor. Buraya bir kaplıca merkezi kazandırmak istiyoruz. Yetkililerimizin bu konuda destek vermelerini istiyoruz.” dedi.
Şifa bulanlar var
Kurşunlu mahallesinde ikamet eden Muhammed Can Kuzgun, “İnegöl Kurşunlu mahallesinde oturuyoruz. Yıllardır buralardayız. Çocukluğumuz buralarda geçti. Bu sıcak suyumuz bizim fabrikanın maden suyu çalışmalarında buluyorlar burayı. Yıllardır da böyle sonradan ilk başlarda 20-30 metre kadar ilk çıktığı yerden havaya çıkıp iniyordu. Sonradan bu şekle getirdiler burayı. Güzel de oldu insanlar açısından. İnsanlar eğleniyor, çocuklar eğleniyor. Hem şifalı. Sivilceye, her şeye iyi geliyor. Buyursunlar, gelsinler Bekleriz. Bizde gelmeye çalışıyoruz. Bizim yaz aylarında burada çilek meşhur. Hem işçilerimizi getiriyoruz, mevsimlik işçiler geliyor. Geliyoruz, eğleniyoruz. Az önce sordum Gebze’den geldim dedi, İstanbul, her yerden gelen yani, şifa bulanlar var” dedi.
Bursa’dan gelen Yaşa Bakan, “Gerçekten süper yani. Gelinmesi, görülmesi gereken bir yer yani. Süper. Ben tarif edemiyorum şu an gerçekten süper yani. Su fışkırıyor yani yer altından kaynak su bu. Yer altından gelen bir su yani. Şifa bulunur tabi. Burayı ben arkadaş çevresinden duydum. Benim rkadaşım gelmiş, o da arkadaşından duymuş. Zaten böylelikle bulunuyor böyle yerler. Arkadaşım gördü durumda, İstanbul’da. O da gelecek buraya misafirliğe. Şehir dışından, yurt dışından gelen bile vardır yani” dedi.
Yorgunluğumu alıyor
Bursa Yıldırım ilçesinden gelen Murat Eroy, “Su öncelikle çok güzel. Ücretsiz bir yer olarak çok memnunuz. Allah bunu yapanlardan razı olsun. Benim ikinci gelişim, gerçekten de işe yarıyor. Yorgunlukları alıyor. Bursa Yıldırım’dan geliyorum. Amcamın oğlundan duyup geldim” dedi.
Azerbaycan dan gelen Şamil Kafurov da, “Çok güzelmiş, şifalıymış öyle diyelim. Buraya gelene kadar nereden baksan kişi başı 700-800 dolar gitti Azerbaycan’dan buraya. Orada öyle bir yer yok. Yakın akraba ziyarete geldik. Arkadaşımız getirdi, Bursa’da oturan bir arkadaşımız. Dedi sizi böyle böyle bir yere götüreyim, olur dedim.” dedi. – BURSA
]]>Geçtiğimiz yıl deprem nedeniyle yapılamayan Manisa Şifalı Otlar Festivali’nin ikincisi yapıldı. Şehzadeler Belediyesinin öncülüğünde, Manisa Pazarcılar Odası, Manisa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğinin katkılarıyla ilçedeki tarihi Kurşunluhan’da yapılan festivale eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şube Başkanı ve Festival Komitesi Başkanı Muzaffer Yurttaş, Manisa Pazarcılar Odası Başkanı Destan Bulgay, ot satıcıları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Manisa Pazarcılar Odası Başkanı Destan Bulgay ve Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk’ün selamlama konuşmasının ardından festivalin komite başkanı olan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şube Başkanı Muzaffer Yurttaş, Türkiye’nin endemik bitki bakımından zengin bir ülke olduğunu ve Manisa’nın da şifalı otlarıyla ünlü bir şehir olduğunu belirtti.
Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik ise festivalin ortaya çıkmasının fikrinin Dr. Muzaffer Yurttaş’a ait olduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Başkan Çelik şunları söyledi:
“Bu sene festivalimizin ikincisini düzenliyoruz. Burası bir şifa şehri, bir tarih şehri. Biz başlattık. Nasıl ki bir bahar bir çiçeğin açmasıyla başlıyorsa bunun ikincisini düzenlediğimiz bu festivali başlatmış olduk. İnanıyorum ki 1 Nisan’dan sonra Yavuz Kurt başkanımızla birlikte bu festival giderek büyüyecektir. Belki 6 ayda bir, belki haftada bir yapılacak ve çok daha fazla katılımlarla yapılacak hale gelecektir” dedi.
“Hastane yerine şifahane”
Açılışta son konuşmayı yapan eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ise babasının Yunusemre’nin Büyüksümbüller köyünden, annesinin de Alanyalı ve Girit’ten geldiğini belirterek, Giritlilerin ot yemeklerine olan düşkünlüğünden bahsetti. Arınç, “Şimdi ota dönüş var. Yani sağlıklı beslenme, doğal beslenme, şifalı beslenme bütün dünyada gündemde. Biz bunu farkında değiliz. Hepimiz ilaç kullanıyoruz. Bu ilaçların hemen hemen hepsi sentetik. Bu ilaçlar bir şeyi tamir ederken başka yerleri bozan ilaçlardır. Yan etkileri çok fazladır. Bir doktorun karşısında bunu söylemek cesaret işi ama ilaç kullanmamayı, mümkünse doğal yollarla tedavi olmayı tavsiye ederler. Ben bu yaşıma geldim bunu öğrendim ama çok geç öğrenmişim. Fakat mecburen antibiyotiği de kullanabilirsiniz onu da dengeleyecek başka bir şeye ihtiyaç olabilir. Şimdi doğal hayat klinikleri çok fazlalaştı. Doğal hayatı zaten Dr. Muzaffer Yurttaş yapıyor ama bunun babası rahmetli Suat Arusan’dır. 3 sene önce rahmetli oldu. O derdi ki; ‘Bizim bu doğal şifa olarak yaptıklarımızın yan etkisi yoktur, dorudan etkisi vardır’ bu çok önemlidir. Mide koruyucu ilaç kullanıyorsunuz, onun bir şeye faydası var ama 10 şeye de zararı var. Kullandığım için bunları söylüyorum, aynen tespitlerimdir. Bu şifalı bitkileri de ölçülü kullanmak lazım yoksa o da karaciğere zarar veriyor. Demek ki işi uzmanına soracaksınız. Suat Beyin itiraz ettiği bir konu vardı. ‘Bundan sonra hastane kelimesi kullanılmamalı şifahane denilmeli’ diyordu. Ne kadar güzel. Oraya hasta giren şifa bulmalı, şifahen taburcu olmalı. İnşallah Fahrettin Koca ile Sayın Bakanımızla bir konuşursak hastanenin adını şifahane yapacağız” diye konuştu.
Arınç, konuşmasının ardından sahnede görev alan minik çocuklara hediyeler takdim ettikten sonra Kurşunluhan içinde kurulan stantları gezerek katılımcılardan bilgi aldı. – MANİSA
]]>