Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Erdoğan’ı görmek için buraya gelen bir vatandaş da ilginç anlara sahne oldu. Erdoğan’ın yanına gelen vatandaş, Tiktok videosu çekip, değişik hareketler yaparak şiir okudu. Vatandaşın şiirine karşılık Erdoğan hem şaşırdı hem gülümsedi.
Vatandaşın okuduğu şiir ise şu şekilde;
“Siyah saçlarına, olmadı. Beyaz saçlarına kurban olduğum.
Tatlı sözlerine, hayran olduğum.
Kalem kaşlarına yar vurulduğum.
Bittim tükendim, Gaziantep ben de yoruldum.
Mutlu olmak istiyorsan sayın Cumhurbaşkanım, sevmeyi bileceksiniz.
Türkiye’ye, dünyaya ömrünü vereceksin.
Sevgi dolu gönlümde bir kuş gibi kanatlı, dünyam Recep Tayyip Erdoğan.
Seninle güzel seninle…”
Erdem AksoyHaberler.com – PolitikaRecep Tayyip ErdoğanSosyal MedyaGaziantepTeknolojiPolitika3-sayfa
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EMİNE ERDOĞAN’DAN 10 KASIM PAYLAŞIMI: SAYGI VE RAHMETLE ANIYORUM
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından paylaştığı 10 Kasım mesajında, “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 86. yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, BRICS Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’dan İstanbul’a dönerek güvenlik toplantısı düzenledi.
Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’ndeki toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma BakanıYaşar Güler, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik katıldı.
Toplantıda, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketinin (TUSAŞ) Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesine yönelik terör saldırısı ve terörle mücadele konularının ele alındığı bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Erdoğan, İstanbul ile 81 vilayetteki muhtarların tamamına samimi hizmetleri için teşekkür ettiğini, selam ve sevgilerini gönderdiğini belirterek, ebediyete intikal eden muhtarları rahmetle yad ettiğini söyledi.
31 Mart Yerel Seçimleri’nde belediyelerle muhtarlıklarda da değişimler yaşandığını anımsatan Erdoğan, “Muhtarlarımızın bazısı tekrar güven tazelerken, bir kısmı da bayrağı yeni kardeşlerimize devretti. Türk demokrasisinin gücünü, olgunluğunu ve kapsayıcılığını son seçimlerde bir kez daha görmüş olduk. Görevi devreden muhtar kardeşlerime ülkem ve milletim adına teşekkür ediyor, yeni seçilen kardeşlerime de Mevla’dan üstün başarılar diliyorum.” ifadesini kullandı.
“CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ MUHTARLARIMIZIN EVİ HALİNE DÖNÜŞTÜ”
Erdoğan, mahalle ve köylerine hizmet mücadelelerinde muhtarların yanında olmayı sürdüreceklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Aziz milletimizin teveccühüyle 10 yıl önce cumhurbaşkanı olarak seçildiğimizde Türk demokrasisini tanıştırdığımız yeniliklerden biri muhtarlar toplantısıydı. 2015 yılında ilkini gerçekleştirdiğimiz muhtarlar toplantımızda devletin zirvesiyle yerel demokrasinin sembolü olan muhtarlarımızı 53 defa bir araya getirdik. Milletin evi olarak tarif ettiğimiz Cumhurbaşkanlığı Külliyesi aynı zamanda muhtarlarımızın da evi haline dönüştü. Türkiye’nin dört bir yanından 40 binden fazla muhtarımızla bir araya geldik. İstişare ettik, ülkenin ve milletin meselelerine ortak akılla çözüm yolları aradık. Muhtar kardeşlerimle sadece aramızdaki gönül köprülerini değil, milletimizin birlik ve beraberliğini de sağlamlaştırdık.”
Son toplantıda Cumhuriyetin 100. yaşını temsilen 81 ilden 2023 muhtarla bir araya geldiklerini hatırlatan Erdoğan, bugün İstanbul’da 39 ilçeden 950 muhtarla bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşadıklarını belirtti.
Erdoğan, toplantıya gelen her muhtara şükranlarını sunduğunu, bu toplantıya vesile olan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve ekibini tebrik ettiğini kaydetti.

“KAMU KURUMLARININ KAPILARI SİZLERE TÜM TÜRKİYE’DE AÇILDI”
Muhtarlarla yaptığı toplantıların, ülkenin en köklü kurumlarından olan muhtarlık kurumuna yönelik bakış açısını değiştirdiğini, özellikle bürokrasi, siyaset ve yerel yönetimlerde farklı bir hava estirdiğini çok iyi bildiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz devletin zirvesinin kapılarını muhtarlarımıza açtıkça bu hava dalga dalga illere, ilçelere, beldelere kadar yayıldı. Kamu kurumlarının kapıları sizlere tüm Türkiye’de açıldı. Sizinle yakın muhabbetimizin elbette başka sonuçları da oldu. Daha önce ‘muhtar’ deyince burun kıvıranlar, toplantılarımız sayesinde geç de olsa, mecburiyetten ve mahcubiyetten dolayı da olsa yaptığınız işlerin gerçek değerini anlamaya başladı. İşin samimiyeti bir tarafa bizim için aslolan sonuçtur. Elitist zihniyetin muhtarlarımızda vücut bulan halk iradesi karşısında diz çökmesi hiç kuşkusuz önemli bir kazanımdır. Çünkü muhtar demek millet demektir, sandık yani demokrasi demektir. Muhtarlar aynı zamanda demokrasi binamızın temel yapı taşlarındandır.”
Erdoğan, muhtarların yerel düzeyde vatandaşın gündelik hayatına dokunan mesaileriyle, toplumda huzurun, barışın, sosyal dayanışmanın, milli birlik ve bütünlüğün teminatı olduklarını vurguladı.
Başkan Erdoğan, “Burada şunu da söylemek istiyorum; ülkemizde birileri halen anlamasa da milletin teveccühüne mazhar olmak, dünyada ulaşılabilecek en şerefli payelerden biridir. İster muhtar, ister meclis üyesi, ister belediye başkanı, ister milletvekili, isterse Türkiye Cumhurbaşkanı olsun bu durum değişmez. Demokrasinin halka dönük yüzü muhtarla başlar, devletin başı olan reisicumhurla sona erer.” diye konuştu.

“KİMSE BENİM MUHTAR KARDEŞLERİMİ EZEMEZ, HOR VE HAKİR GÖREMEZ”
Muhtarların bu yönleriyle demokrasinin de nüvesini teşkil ettiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Vatandaşın tercihiyle göreve gelenler ne kadar hürmete layıksa, halkın oyuyla seçilmiş olan siz muhtarlarımız da aynı saygıyı hak ediyorsunuz. Bizim sizinle yakın diyaloğumuzu eleştirenlerin anlayamadığı işte budur. Onlar seçilmenin, halktan oy almanın, milletin emanetini taşımanın ve bu aziz millete hizmet etmenin ne manaya geldiğini idrak edemiyor. Biz ise bunun önemini, zorluğunu ve değerini çok çok iyi biliyoruz. Bunun için de muhtarlarımızın ve muhtarlık kurumunun üzerine titriyoruz. Şu hususun da altını çizmek durumundayım; bulunduğu yere atamayla gelen tüm kamu görevlileri, devletin imkanlarını millet için, millete hizmet için kullanmakla mesul ve mükelleftir. Dolayısıyla hangi konumda olursa olsun makamının gücünü kullanarak hiç kimse benim muhtar kardeşlerimi ezemez, hor ve hakir göremez.”
“ESKİ TÜRKİYE’NİN TEKRAR HORTLATILMASINA İZİN VEREMEYİZ”
Başkan Erdoğan, “Köyünün ve mahallesinin sorunlarına çözüm arayışında yerel yönetimler de dahil bütün kurumların kapısı muhtarlara açıktır ve öyle olmalıdır. Ne dediler benim için? ‘Muhtar bile olamaz.’ Bu manşetleri attılar. E ne oldu? Eski Türkiye’nin tekrar hortlatılmasına izin veremeyiz. Bakınız bu fakir, eski Türkiye’yi iliklerine kadar yaşamış, adaletsizliği, hukuksuzluğu, ayrımcılığı bizzat tecrübe etmiş bir kardeşinizdir.” ifadelerini kullandı.
Yarım asrı geçen siyaset yolculuğunda pek çok zorluklarla karşılaştığının altını çizen Erdoğan, halkın seçtiklerine tepeden bakan bürokratik oligarşiyi gördüğünü söyledi.
Elitist, seçkinci, halka rağmen halkçılık yapan jakoben zihniyeti de gördüğüne dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
“Millete hizmetkarlık yerine efendilik taslayanların ülkemize nasıl büyük zararlar verdiğini gördüm. İdareimaslahatçılığın, nemelazımcılığın, aman konforum bozulmasın, aman başım ağrımasın, bu yaklaşımların kalkınma ve refah hamlelerimizi nasıl tökezlettiğini gördüm. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, milletvekili, başbakan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin halk oyuyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olarak, siyasi hayatım boyunca Türkiye’yi ve Türk demokrasisini paçasından aşağı çeken bütün bu marazlarla mücadele ettim. Şairin ifadesiyle söyleyecek olursak, ‘Nar-ı beyza ateş, çekiç, su ile döve döve pusat etti dert bizi. Kıvılcımdan güller açtı bu çile namert bilmez, bilir gardaş mert bizi.’ Evet biz de önümüze çıkan engellere aldırmadan, baskılar ve yasaklar karşısında geri adım atmadan çalıştık, ter döktük.”


“MUHTARLARIMIZIN GÜÇLENDİRİLMESİ ADINA SAYISIZ ADIM ATTIK”
“Aşkınan koşan yorulmaz.” diyerek, tüm Türkiye’ye hizmet etmenin peşinden koştuğunu dile getiren Erdoğan, “Bundan sonra da mücadelemizi sizlerle birlikte kararlılıkla devam ettireceğiz. Savrulmadan ve sarsılmadan Türkiye’yi bugüne kadar olduğu gibi yine demokrasiyle, kardeşlikle, adaletle ve özgürlükler temelinde büyüteceğiz. İnanıyorum ki bunu da siz muhtar kardeşlerimin desteğiyle yapacağız.” dedi.
Başkan Erdoğan, ülkenin kalkınma hamlelerinden diğer tüm kesimler gibi muhtarların da hak ettikleri payı aldıklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Son 22 yılda muhtarlarımızın güçlendirilmesi adına sayısız adım attık. İçişleri Bakanlığımız bünyesinde bir Muhtarlar Daire Başkanlığı kurduk. Büyükşehir belediyelerinde Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlıkları, diğer belediyelerde de Muhtarlık İşleri Müdürlükleri ihdas ettik. 19 Ekim’i tüm Türkiye’de ‘Muhtarlar Günü’ olarak biz ilan ettik. Muhtarlarımızın maaşlarını, sigorta primlerini ve diğer özlük haklarını yaptıkları görevin seviyesine uygun hale getirdik. 2002 yılında muhtar aylığı neydi, 97 liraydı. Bugün ne oldu, 20 bin 285 lira oldu. Nereden nereye?”

“100 MUHTAR HİZMET BİNASININ YAPIMINI TAMAMLADIK”
Muhtarların ödemekle yükümlü oldukları 8 bin 233 liralık Sosyal Güvenlik Kurumu primlerini şimdi devletin karşıladığını aktaran Erdoğan, “En az bir dönem muhtarlık yapan kardeşlerimizi bugün 55 bin lirayı bulan silah ruhsatı harcından muaf tutuyoruz. 30 büyük şehirde yöreye özgü 100 muhtar hizmet binasının yapımını tamamladık. 51 ilimizde 2024 yılı için planladığımız 179 hizmet binasından 98’i hizmete girdi. Kalan 81 tanesinin inşaatı ise hızla devam ediyor. 2 sene önce hizmete açtığımız Ankara Muhtar Evi ile Ankara’yı ziyaretlerinde muhtarlarımızın üzerinden büyük bir yükü aldık.” diye konuştu.
Kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepleri doğrultusunda karşıladıklarına vurgu yapan Erdoğan, “Başlattığımız Muhtar Bilgi Sistemi sayesinde ihtiyaçlarınızı daha hızlı bir şekilde karşılama yanında, merkezdeki birimlerimizle bağınızı güçlendirdik. Adrese Dayalı Kayıt Sistemi’ni muhtarlarımızın kullanımına açtık. Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunun kamu yararına çalışan derneklerden sayılmasını sağladık.” şeklinde konuştu.
Erdoğan, İçişleri Bakanlığı ile YÖK arasında imzalanan protokol doğrultusunda Muhtar Akademisi projesini devreye aldıklarını anımsatarak, akademide eğitim gören 813 muhtarı temsilen sertifika alan 41 muhtarı da tebrik etti.
Başkan Erdoğan, tüm bu imkanların yanı sıra turizmden kültüre ve enerjiye kadar geniş bir yelpazede muhtarların yanında olduklarını söyledi.
Erdoğan, muhtarlara yeni haklar tanıdıkları ifade ederek, gelecek dönemde Türkiye ekonomisi büyüdükçe ve ülkenin imkanları genişledikçe bu hizmetleri çok daha ileri taşıyacaklarını söyledi.
Muhtarların da bölgedeki gelişmeleri kendileriyle birlikte yakından takip ettiklerini ifade eden Erdoğan, Suriye’de 13 yıl önce başlayan ve 1 milyon insanın hayatına mal olan ihtilafa henüz çözüm bulunmadığını, Ukrayna-Rusya arasındaki kanlı savaşın şubat ayında 4. yılına ulaşacağını aktardı.
Erdoğan, bir diğer komşu Irak’ın halen terör belasıyla mücadele ettiğine, birçok Avrupa ülkesinde Müslüman ve yabancı düşmanı ırkçı partilerin ya tek başlarına iktidara yürüdüğüne ya da iktidar ortağı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Son bir yıldır Gazze’de süren, geçen ay Lübnan’a sıçrayan katliamları anlatmakla artık kelimeler çaresiz kalıyor. Çoğu çocuk ve kadın 50 bin masum insan tüm dünyanın gözleri önünde katledildi. 100 bini aşkın yaralı var. Gazze’de yaklaşık 2 milyon, Lübnan’da 1 milyondan fazla insan evini, barkını, yıllardır yaşadığı toprakları terk etmek zorunda bırakıldı. Netanyahu denilen gözü dönmüş bir caninin elinde Amerika’sı, Avrupa’sı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi adeta oyuncak olmuş durumda. 20 bin çocuk öldü. Bir tanesi çıkıp ‘bu alçaklıktır’ diyemedi. On binlerce kadın öldü, kadın hakları kuruluşlarının gıkı dahi çıkmadı. 175 gazeteci öldü, uluslararası medyanın umurunda dahi olmadı. Gezi olaylarında bir ay boyunca Taksim’de kamp kuranların hiçbirini Filistin’de ve Lübnan’da göremedik, göremiyoruz. Sustular, sindiler, korktular. İsrail’i desteklemek uğruna savunageldikleri tüm değerleri ayaklarının altında ezdiler. İsrail’in sırtını sıvazlamak, işlediği kalleşçe siyasi cinayetler sonrasında İsrail hükümetini alkışlamak dışında hiçbir şey yapmadılar. Şunu akıl ve vicdan sahibi herkes görüyor.”
“50 bin masumun katlinin sorumlusu, elbette İsrail’in hukuk tanımaz işgal güçleridir. Ama son bir İsrail hükümetine koşulsuz destek verenler, silah ve mühimmat gönderenler de bu katliama alenen ortaktırlar.” diyen Erdoğan, Gazzeli, Batı Şerialı ve Lübnanlı çocukların ahının Siyonistler kadar onlara kol kanat gerenlerin de peşini bırakmayacağını söyledi.

“ZULMÜ ALKIŞLAMADIK, ZALİME ASLA BOYUN EĞMEDİK”
Erdoğan, bu gerçeği tüm dünyada korkusuzca haykıran tek ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayarak, “Merhum Mehmet Akif’in mısralarında anlamını bulan o yüce ruha sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Bu asil milletin şerefli bir evladı ve Türkiye Cumhurbaşkanı olarak şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: Zulmü alkışlamadık, zalime asla boyun eğmedik. Birilerinin keyfi için kardeşlerimize sırtımızı dönmedik. Hakkı tutup kaldırmak için İslam aleminde ve tüm dünyada öne atılan daima biz olduk. Filistin halkına, Gazzeli çocuklara canları pahasına topraklarını savunan Filistinlilere insanlık ve kardeşlik vazifemizi hakkıyla yerine getirmeye çalıştık.” diye konuştu.
Türkiye olarak “zalimin hasmı, mazlumun da hamisi” olduklarını herkesin bilmesini isteyen Erdoğan, soykırım şebekesine karşı yürüttükleri haysiyet ve özgürlük mücadelesinde Filistin halkının tüm imkanlarıyla yanında olduklarını kaydetti.
Sadece örnek mücadeleleriyle değil şehadetleriyle de destanlaşan Filistin direnişinin tüm önderlerini, tüm mensuplarını, Gazze topraklarını mübarek kanlarıyla sulayan tüm kahramanları bugün bir kez daha tazimle selamladığını ifade eden Erdoğan, “Filistin’in seçilmiş, son başbakanı İsmail Heniyye kardeşimden sonra geçtiğimiz günlerde şehit düşen Hamas Lideri Yahya Sinvar’a da Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbimizin şu müjdesine tüm kalbimizle inanıyoruz: ‘Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler. Rableri katında Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırırlar.’ Allah katında mertebelerin en yükseğine erişmiş Filistin’in tüm şehitlerini, tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum.” ifadelerine yer verdi.

“BİZİM TEMEL POLİTİKAMIZ ÜLKEMİZİN BEKASINI KORUMAK”
Başkan Erdoğan, bölgenin günden güne yangın yerine döndüğü, jeopolitiğin kendilerini dört bir yandan sıkıştırdığı bu kırılma anında, Türkiye’yi tarihin doğru tarafında tutmanın gayretinde olduklarını dile getirerek, şunları belirtti:
“Bir defa şunu çok net söylemek istiyorum: Bizim temel politikamız ülkemizin bekasını korumak, 85 milyonun huzur, esenlik ve güvenliğini en üst düzeyde temin etmektir. Vatanımıza kasteden kim olursa olsun gözünün yaşına bakmayız. Ne 782 bin kilometrekare vatan toprakları üzerinde ne de Misak-ı Milli coğrafyası üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade etmeyiz. Bakınız, biz İsrail yayılmacılığına dikkati çektikçe önlerine konulan onca delile rağmen ana muhalefetin başını çektiği kimi çevreler bizi olayları abartmakla itham ediyor. Siyonizm tehlikesini her dile getirdiğimizde İsrailli yöneticilerin gösterdiği haritalara bakmak yerine bunun iç politikayla ilgili olduğunu söylemekten utanmıyorlar. İsrail’den daha fazla İsrailcilik yapan, İsrailli yetkililer susarken onlar adına konuşan, onlar adına canhıraş bir şekilde İsrail’i savunan tabiri caizse mankurtlaşmış bir zihniyetle karşı karşıyayız. Oysa bizim siyaset tarzımızda mesele Türkiye olunca, mesele Türkiye’nin menfaatleri olunca iç politika, dış politika diye bir ayrım söz konusu değildir. Muhalefetin gevşekliği, rahatlığı, umursamazlığı bizi alakadar etmez. Onlar affınıza sığınarak söylüyorum rakı masalarında geyik muhabbeti çevirirken, biz bölgemizdeki ateşi söndürmenin mücadelesini veriyoruz. Onlar belediyeleri arpalığa dönüştürmenin kavgasına tutuşmuşken biz bölgemizdeki tehlikelerden ülkemizi nasıl uzakta tutarız, bunun hesabını yapıyoruz.”
Başkan Erdoğan, “Bekamızı sağlamak için yalnız savunma sanayimizi değil, milletimiz ve millet bağımızı daha da güçlendirmenin çabasındayız. 22 yıl boyunca ortaya koyduğumuz irade gayet açıktır. Biz hiçbir zaman farklı etnik kimlikleri, inançları, siyasi görüşleri, kültürel aidiyetleri çatışma veya ayrılık unsuru olarak görmedik.” değerlendirmesini yaptı.
85 milyonun tamamını Türk milletinin ayrılmaz parçası olarak gördüklerinin vurgulayan Erdoğan, her fırsatta tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet dediklerini söyledi.
Erdoğan, bu topraklarda bir arada, barış içinde, kardeşçe yaşama iradelerinin ve milli mutabakatın timsali olan İstiklal Marşı’nın etrafında 85 milyonu buluşturmak, milletin tüm fertlerini aynı ortak idealler etrafında kenetlendirmek için 22 yıldır mücadele halinde olduklarını kaydetti.

“MESELE TÜRKİYE’NİN AYDINLIK GELECEĞİ İÇİN BİR FENER OLABİLMEKTİR”
Bugün de ayrılıkları değil, müşterekleri büyütmek istediklerini söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tüm siyasi partilerimizi kutuplaştırmayı körüklemek yerine, kardeşlik seferberliğimize katkı sunmaya davet ediyoruz. Hep söylüyorum. Mesele karanlığa yumruk sallamak değil, Türkiye’nin aydınlık geleceği için bir fener olabilmektir. Ülkemizin sorunları, sıkıntıları ve bunlara dair çözüm önerileri noktasında hepimiz aynı düşünmek zorunda değiliz ama meseleleri konuşmak için aynı zeminde buluşmak durumundayız. Sadece istemezük diyerek, sadece eleştirerek bir yere varılamayacağını herkesin görmesi gerektiğine inanıyoruz. Kuru hamaset yapmanın da öfke diline sarılmanın da doğmamış çocuğa don biçmenin de muhalefet dahil kimseye bir faydası dokunmaz. İç cephemizin güçlendirilmesine dönük attığımız adımlarda muhalefet de bizim kadar, Cumhur İttifakı kadar istekli olmalı, takoz koymak yerine bu çabalara samimiyetle sahip çıkmalı ve yapıcı katkıda bulunmalıdır.”
Muhtarlardan “Türkiye Yüzyılı”nın inşası için yürüttükleri mücadeleye güçlü destek vermelerini beklediğini dile getiren Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü’nün hayırlı olmasını diledi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RESEN SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Kılıçdaroğlu’nun paylaşımındaki ifadelerinin “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçunu oluşturabileceğini değerlendiren savcılık, Kılıçdaroğlu hakkında resen soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti cumartesi günü Başkan Erdoğan’ın katılımıyla Teşkilat Başkanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye Buluşmalarının finaline katıldı. 12 Ekim’de başlayacak kongrenin zemini tamamlandı. Merakla beklenen büyük kongrenin Nisan 2025’te yapılması öngörülüyor.

DEĞİŞİMİN MANİFESTOSU
Kongreler kardeşlik havasında geçecek. Kongrelerin her aşamasında millete danışılacak, milletin tavsiyeleri alınacak, milletin söylediği şeyler masaya yatırılacak ve süreç milletle beraber yönetilecek.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

AK Parti’de değişimin manifestosu şu şekilde olacak: “Parti, kırmadan, dökmeden, yeni kopuşlara, yeni kırgınlıklara asla sebebiyet vermeden herkesi kucaklayan ama ihtiyaç olan değişimi de kararlı bir şekilde hayata geçirecek. Partinin bekası her türlü kişisel hesabın üstünde tutulacak.

Bayrak değişiminde nefsi davranma, şahsi kaygılarla hareket etme lüksü olmayacak İlçe başkanı seviyesinden başlayarak partiden güç devşirecek değil, partiye güç katacak isimlere görev verilecek.”

588 BAYRAK DEĞİŞİMİ
AK Parti, genel ve yerel seçimlerin ardından milletin verdiği mesajı alarak değişimin adımını attı. İl ve ilçe başkanlıklarında 588 başkanda bayrak değişimine gidildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bugün 7 Ekim… Tam 365 gün önce hayatta olan, çoğu çocuk ve kadın 50 bin kardeşimiz vahşice katledildi. Gazze’deki hastaneler, farklı inançlara ait ibadethaneler, okullar artık ayakta değil. Pek çok gazeteci, sivil toplum kuruluşu temsilcisi, barış elçisi artık aramızda değil.

Gazze’de, Filistin’de, bugünlerde Lübnan’da ölen sadece kadınlar, çocuklar, bebekler, masum siviller değil; aynı zamanda insanlıktır, insanlığa hizmet etmesi beklenen kurumlardır, uluslararası sistemdir…
Tam 1 yıldır dünyanın gözü önünde, canlı yayında katledilen aslında tüm insanlıktır, insanlığın geleceğe dair tüm umutlarıdır.
Katil İsrail hükûmetinin 7 Ekim’den bu yana katlettiği on binlerce insanı bugün hüzünle yâd ediyor; eşlerini, çocuklarını, ailelerini kaybeden yüreği yaralı Gazzeli, Filistinli, Lübnanlı kardeşlerime en kalbî taziyelerimi iletiyorum.
İsrail’in uzun yıllardır süren soykırım, işgal ve istila politikası artık bir son bulmalıdır.

Unutulmamalıdır ki İsrail 1 yıldır uyguladığı, hâlen de devam etmekte olduğu bu soykırımın bedelini er ya da geç ödeyecektir.
Hitler nasıl insanlığın ortak ittifakıyla durdurulduysa Netanyahu ve cinayet şebekesi de aynı şekilde durdurulacaktır.
Gazze soykırımının hesabının sorulmadığı bir dünya huzura kavuşamayacaktır.
Türkiye olarak bedeli her ne olursa olsun İsrail hükûmetinin karşısında durmaya, dünyayı da bu onurlu duruşa çağırmaya devam edeceğiz.
Bugün 7 Ekim… Tam 365 gün önce hayatta olan, çoğu çocuk ve kadın 50 bin kardeşimiz vahşice katledildi. Gazze’deki hastaneler, farklı inançlara ait ibadethaneler, okullar artık ayakta değil. Pek çok gazeteci, sivil toplum kuruluşu temsilcisi, barış elçisi artık aramızda değil.… pic.twitter.com/qX6uwlCFkA
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) October 7, 2024
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOSNA-HERSEK’IN YARALARINI SARIYORUZ
BAŞKAN Erdoğan, Türkiye’nin, sel felaketinden etkilenen Bosna-Hersek’e yardımlarına ilişkin şu açıklamayı yaptı: “AFAD’ımız, Kızılay’ımız ve TİKA’mızla ülkemizin merhamet ve şefkat elini Bosna-Hersekli kardeşlerimize uzatıyoruz. 18 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı, 40 kişiyi arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiği Jablanica ve Konjic kenti ile Fojnica başta olmak üzere acil barınma ve beslenme ihtiyaçlarını içeren yardımlarımızı bölgeye ulaştırıyoruz. İlk etapta 96 jeneratör, 60 konteyner, 168 yatak, 84 mutfak seti, 1050 battaniye, 1130 gıda kolisi ve kumanya, 2 ton un, 10 su tahliye pompası, 2 su paleti, hijyen seti, klima, buzdolabı ve içme suyu tedarikiyle bu zor günlerinde kardeşlerimizin yaralarını sarmaya çalışıyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı ve Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, Türk siyasetinin mümtaz şahsiyetlerinden biri olan Sayın Recai Kutan Beyefendi’nin vefatını derin bir teessürle öğrendim. Merhum Recai Kutan’a Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, sevenlerine, Saadet Partisi’ne ve Millî Görüş camiamıza başsağlığı diliyorum. Sayın Recai Kutan siyasi mücadelesi ve ülkemize vermiş olduğu değerli hizmetlerle inşallah her daim hayırla yâd edilecektir. Mekânı cennet olsun.
Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı ve Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, Türk siyasetinin mümtaz şahsiyetlerinden biri olan Sayın Recai Kutan Beyefendi’nin vefatını derin bir teessürle öğrendim.
Merhum Recai Kutan’a Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, sevenlerine,…
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) October 7, 2024
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde basına kapalı gerçekleşen kabulde, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da hazır bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı ve büyümeyi önceleyen; tarımı, sanayiyi, yüksek teknolojiyi, turizmi ve birçok farklı sektörü güçlendirecek olan Orta Vadeli Program’a (OVP) güvenimiz ve desteğimiz tamdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bugün açıkladığımız ve Türkiye ekonomisi için büyük önem arz eden 2025-2027 Orta Vadeli Program’ın (OVP) ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bir yandan enflasyonla kararlı bir şekilde mücadele ederken, diğer yandan yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı ve büyümeyi önceleyen; tarımı, sanayiyi, yüksek teknolojiyi, turizmi ve birçok farklı sektörü güçlendirecek olan OVP’ye güvenimiz ve desteğimiz tamdır. Hükümet olarak OVP kapsamında belirlediğimiz hedeflere ulaşmak, vatandaşımızın refahını artırırken sağlam temellere dayalı ekonomimizin gelecek nesillerimiz için de sürdürülebilirliğini temin etmek amacıyla durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YENİ DÖNEMDE YENİ İSİMLER
AK Parti’deki değişim süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Biz dinamik bir partiyiz. Yeni dönemde yeni arkadaşlarla, partimize ve davamıza katkı sağlayacak yenilenme ile beraber kongremizi yapacağız. Dünyanın krize sürüklendiği bu dönemde ülke içinde bizi bir arada tutacak konulara odaklanalım. Lüzumsuz, gereksiz ve bizi yoracak tartışmalardan uzak duracak şekilde geleceğe dair bir koordinasyon içinde olmamız gerekiyor” dedi.
KONGRE TAKVİMİ BAŞLADI
Edinilen bilgiye göre; dün itibarıyla başlayan kongre takvimi, 12 Ekim’de nüfusu 5 binin üzerindeki beldeler ve ilçelerin kongreleriyle devam edecek. Ocak ve mart ayları arasında da il kongrelerinin tamamlanması planlanıyor.
BİRÇOK İLDE BAŞTAN AŞAĞI YENİLENME
Partinin yeni e-teşkilât modelinin de anlatıldığı sunumda, özellikle fiili olarak parti çalışmalara katılamayan gençlerin dijital ağlar üzerinden parti politikalarına destek olabileceği aktarıldı. Toplantıda bazı MKYK üyelerinin ise böyle bir yapılanmanın tüzükte yeri olmadığını, bunun bir “paralel yapılanma” teşkil edebileceğini iddia ettiği dile getirildi. Toplantıda, yeni dönemde Ankara ve İstanbul dahil birçok il başkanının daha değişebileceği, partinin kongre sürecine teşkilâtın birçok ilde baştan aşağı yenilenerek gidebileceği değerlendirildi. Bu kapsamda, partiye yeni isimlerin kazandırılması konusunda bir çalışma yapılması kararlaştırıldı. Buna göre, iş dünyası, sivil toplum, spor, teknoloji, kültür-sanat, akademi ve sosyal medyada kendi alanlarında başarılı olan isimlerin partiye kazandırılması, bundan sonraki süreçte ana öncelik olacak.

“NE OLDUĞUNU BU HAFTA KONUŞACAĞIM”
TSK tarihinde ilk kez Kara, Hava ve Deniz Harp Okulları’ndan üç kadın teğmenin birinci çıkması ve mezuniyet törenindeki kutlamanın ardından yaşanan gelişmeler de MKYK’da tartışma konusu oldu. Bazı MKYK üyelerinin bu kutlamanın “askeri vesayet ve Türkiye’nin darbe geçmişi”ni hatırlattığını ve konunun soruşturulması gerektiğini söylemesi üzerine Erdoğan’ın, “Ben alandan ayrıldıktan sonra olan bir hadise. Milli Savunma Bakanım ve Kara Kuvvetleri Komutanı’mla bu konuyu değerlendireceğim. Orada ne olduğunu bu hafta konuşacağım” dediği öğrenildi.

“BU KIZLAR ANADOLU’YU YANSITIYOR”
Kara, Hava ve Deniz Harp okullarını kız öğrenciler birincilikle bitirmesine de değinen Erdoğan, “Üç kız öğrenci birinci oldu, bu ilk kez oluyor. Aslında bu, ‘AK Parti zamanında kadınlar eve kapatıldı’ diyenlere iyi bir cevap. Bu kızlar Anadolu’yu yansıtıyor. Sohbet de ettim, hatta birinin adı İkra…” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, toplantıda, MSB Bakan Yardımcısı Şuay Alpay’ın, “20 kişiyle başlayan bir grup… Dahil olanlarla birlikte 200 civarı olduğunu tespit ettik. Bir tepkisellikle mi yapıldı yoksa başka bir niyetle mi yapıldı, takip edip arz edeceğiz” dediği kaydedildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayserilioğlu, Şakran Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Kayserilioğlu 18 gün sonra tahliye edildi. Kayserilioğlu tahliye olduktan sonra İzmir Enternasyonel Fuarı açılış törenine katıldı. Dilruba Kayserilioğlu, geçtiğimiz günlerde açılışı gerçekleşen İzmir Enternasyonel Fuarı’nda Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın onur konuğu olarak yer almıştı. Kayserilioğlu’nun onur konuğu olmasına AK Parti’den çok sert tepki gelmişti.

SORUŞTURMA TAMAMLANDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılğıı, Kayserilioğlu hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Savcılık Kayserilioğlu hakkında “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla 4.5 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı.

7.5 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ
Yurt dışı çıkış yasağı getiren Kayserilioğlu, bugün hakim karşısına çıktı. Kayserilioğlu’na ‘halkın bir bölümünü aşağılamak’ suçundan 7.5 ay hapis cezası verildi. Mahkeme daha önce bir sabıka kaydı bulunmadığı için verilen ceza ile ilgili hükmün açıklanması geri bırakılmasına kararını verdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AHLAT’TAKİ KABİNE TOPLANTISININ ARDINDAN AÇIKLAMA YAPTI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yılı kutlamaları için geldiği Ahlat ilçesinde ilk kez Kabine toplantısı düzenledi. Kabine toplantısı sonrası Erdoğan, “Bugünkü tarihi Kabine toplantımızda Ahlat’a ve Malazgirt’e verdiğimiz ehemmiyeti göstermiş olduk. 2024 yılı ikinci toplantısında ülkemizin savunma kapasitesini güçlendirecek kritik kararlar aldık. Yerli ve milli imkanlarla geliştirmekte olduğumuz Çelik Kubbe projemizin detaylarını görüştük. ‘Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye’ hedefimize ulaşmak için durmadan, dinlenmeden ve engellere takılmadan koşturuyoruz. Dün Aksaz Tersane Komutanlığında hizmete aldığımız projelerimiz bizi hedefimize bir adım daha yaklaştırmıştır. Donanmamızın caydırıcılığı daha da artmıştır. Yeni tip denizaltı projemizdeki diğer denizaltılarımız da tamamlandıktan sonra Türkiye çok önemli bir güç çarpanına sahip olacak. Denizaltımızın tersanemizin ve diğer deniz platformlarımızın tekrar hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Cumhurbaşkanlığı makamındaki onuncu hizmet yılını muhteşem bir eserin açılışıyla idrak ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana ve Mersin’in yanı sıra tüm bölgeye hizmet edecek Çukurova Uluslararası Havalimanımız yıllık 9 milyon yolcu kapasitesi ile gerçekten gurur verici bir eser oldu. Kamu özel ortaklığıyla hayata geçirdiğimiz bu önemli yatırımın, turizmden ticarete olumlu etkilerini zamanla çok daha net göreceğiz. Yapılan her işe mutlaka bir kulp takan her işe takoz koyan ülke ve millet menfaatine atılan her adımı engellemeyi maharet zanneden muhalefetin tezviratları bugüne kadar olduğu gibi yine fos çıkacaktır. Çukurova Uluslararası havalimanımızın da hayırlı olmasını diliyor emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyoruz.” diye konuştu
‘ZAFER ER YA DA GEÇ FİLİSTİN’İN OLACAK’
Erdoğan, Filistin davasına olan sarsılmaz desteklerini bir kez daha gösterdiklerini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ülkemizi ziyaret eden Katar Emiri Şeyh Temim ile ikili ilişkilerimiz yanında özelikle Gazze’deki katliamları ve ateşkes çabalarını konuştuk. BaşakşehirFutbol Akademisi ve kupa meydanının açılışında geleceğin yıldız futbolcularıyla bir araya geldik. AK partimizin 23. kuruluş yıl dönümünde bu senede yine büyük bir coşku ile kutladık. Filistin devlet başkanı Sayın Mahmut Abbas’ı ülkemizde ağırlayarak, Filistin davasına olan sarsılmaz desteğimizi bir kez daha gösterdik. Sayın Abbas’ın Gazi Meclisimizde verdiği mesajlar tüm dünya tarafından dikkatle takip edilmiştir. İsrail tüm vahşetine, tüm barbarlığına Gazze’de 10 aydır estirdiği teröre rağmen Filistin halkının direniş azmini kıramamıştır. Topraklarını kahramanca savunan Filistin halkını bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Zaferin er veya geç ama mutlaka Filistinli kardeşlerimizin olacağına yürekten inanıyoruz. Rabbim Filistinli kardeşlerimizin yardımcısı olsun diyorum. Mezuniyet sevinçlerini paylaştığımız Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisindeki subay ve astsubaylarımıza tekrar başarılar diliyorum. 15 Temmuz ihaneti sonrasında attığımız adımlarla güvenlik birimlerimizi eskisinden çok daha güçlü hale getirdik. Bir devletin tarihinde karılaşabileceği en büyük badireyi olabilecek en az kayıpla atlatmayı başardık. Bunu sahadaki sonuçlarına başta terörle mücadele olmak üzere birçok alanda yakinen şahitlik ediyoruz. güvenlik kuvvetlerimizi personel, teçhizat, araç gereç ve imkanlar bakımından güçlendirmeye devam edeceğiz.”
‘ORMAN YANGINLARI İLE MÜCADELEDE İHA KULLANAN İKİ ÜLKEDEN BİRİYİZ’
Küresel ısınma ve iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden biri olduklarına dikkat çeken Erdoğan, “Bunun en yakıcı etkilerini maalesef ormanlarımız da görüyoruz. Küçük bir kıvılcımla başlayan yangınlar, zümrüt yeşili ormanlarımızın alev kırmızısına bürünmesine neden oluyor. Rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehdidin vehametini ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yılla kıyaslandığında orman ve orman dışı yangın sayısı yüzde 53 artarak 5 bin 540’a çıktı. Artan orman yangınlarıyla mücadele etmek için gereken her türlü adımı attık. Hali hazırda filomuzda bulunan 27 uçak, 105 helikopter, 5 binden fazla kara aracıyla tarihimizin en güçlü yeşil vatan ordusuna sahibiz. Hava araçlarımızın suya kolay ulaşması için havuz ve gölet sayımızı 4 bin 744’e yükselttik. Vatan savunmasında destanlar yazan İHA’larımızı orman yangınlarının tespitinde de kullanmaya başladık. 14 İHA’mız, 184’ü akıllı 776 kulemizle ormanlarımızı yedi gün 24 saat an be an gözetiyoruz. Sadece geçen yıl 2 bin 76 orman yangınını İHA’larımız aracılığıyla tespit ettik. Dünyada orman yangınları ile mücadelede İHA kullanan iki ülkeden biriyiz. Bu kapasitemiz de yangına ilk müdahale süresini 40 dakikalardan 11 dakikaya indirdik. Ayrıca 25 bin orman görevlimiz ve 130 bine yaklaşan gönüllümüzle yeşil vatan ordumuzu güçlendirdik. 2002’de hava araçlarımızın su atma kapasitesi 73 ton iken, dört kattan fazla artışla bugün 426 tona ulaştı. Orman yangınlarıyla etkin mücadele noktasında yapılması gereken ne varsa hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Ancak bu konuda özellikle muhalefetin çarpıtmalarına, yalanlarına kendi ihmallerini kapatmak için yürüttüğü iftira kampanyalarına maruz kalıyoruz.” dedi.
15-19 AĞUSTOS ARASINDA 306 ORMAN YANGINI
Erdoğan, ülke genelinde çıkan orman yangınlarıyla mücadele ettiklerini belirterek, “Düşük nem ve yüksek seyreden sıcaklık, aşırı rüzgar hızı sebebiyle 15-19 Ağustos tarihleri arasında tam 306 orman yangını çıktı. Bu yangınlara hem havadan hem karadan etkin bir şekilde müdahale edildi. Tarım ve Orman Bakanım başta olmak üzere ilgili bakanlarımız sürekli sahadalar. Ben de kendilerinden gidişatla ilgili düzenli olarak bilgi aldım. Yürütülen çalışmalarla ilgili fikir vermesi için burada bazı rakamları kısaca paylaşmak arzusundayım. Sadece 15-19 Ağustos arasında hava araçlarımız bin 640 saat mesai yaptı. Kara araçlarımızın toplam kat ettiği mesafe 3 milyon kilometreye yaklaştı. Yangınlara sadece havadan 25 bin 472 ton su atıldı. Tüm birimlerimizle tüm ekiplerimizle tam bir seferberlik ruhuyla yangınları söndürmek için çalıştık ter döktük. Bilhassa orman personelimiz canlarını tehlikeye atma pahasına büyük bir özveriyle günlerce mücadele ettiler. Mevla’m hepsinden razı olsun diyoruz. “
‘FİTNE ATEŞİ İLE DE MÜCADELE EDİYORUZ’
Muhalefeti de eleştiren Erdoğan, “Tabii burada bir üzüntümüzü de ifade etmek istiyorum. Devletimiz her yangın çıktığında sadece alevlerle değil, aynı zamanda muhalefetin körüklediği fitne ateşi ile de mücadele etmekteyiz. Bunu daha önce Marmaris yangınında yaşadık. Geçen sene Mardin ve Diyarbakır anız yangınında aynısını yaşadık Aynı iftira yalan ve çarpıtma furyasına geçen hafta da şahit olduk. Gözlerinin önünde uçan uçak ve helikoptere rağmen uçak yok dediler. Yangın başladıktan yalnızca 5 dakika sonra ilk müdahale yapıldığı halde yangına müdahale edilmiyor dediler. Yeşil vatanın korunmasında kritik rol üstlenen insansız hava araçlarıyla ilgili ahlaka sığmayan bir sürü iftira attılar. Daha bunun gibi pek çok dezenformasyonu ekranlardan sosyal medya mecralarından ve gazete köşelerinden ortalığa boca ettiler. Aslında biz bunları konuşmak bunları gündeme taşımak istemiyoruz, ancak muhalefetin giderek artan pervasızlıkları karşısında insanlarımızı doğru bilgilendirmeyi de bir görev biliyoruz. Şunun altını çizerek tekrar belirtmek isterim. 81 vilayetimizin neresinde yangın çıkarsa çıksın devletimiz süratle organize olmakta ve çok etkin biçimde yangına müdahale etmektedir. Geçen hafta farklı illerimizde çıkan yangınlarda da aynısını yaptık nasıl bir mücadele yürüttüğümüzü az önce rakamlarıyla ortaya koyduk. Burada asıl sorgulanması eleştirilmesi millete hesap vermesi gerekenler yerel yönetimlerdir. Kendi sorumluluk alanlarındaki orman yangınlarına bile müdahale etmekte çok geç kaldılar. Muhalefet belediyeleri iş yapmak yerine yangın gibi bir meselede dahi siyaset yapma peşinde koşmaktadır. Bunun kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Bu tablo milletimizin de vicdanını yaralıyor. ” dedi.
Ormanların 85 milyonun ortak değeri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yangının depremin doğal afetin şu partisi veya bu partisi olmaz. Ormanlar hepimizindir. 85 milyonun ortak değeridir. Hayat kaynağıdır. Muhalefetin her konuyu siyasallaştıran bu çarpık bakış açısını bir an önce terk etmesini bekliyoruz. Yangınların kontrol altına alınmasından sonra bölgedeki vatandaşlarımızla telefon görüşmesi yaptım. Orada da yangınzede kardeşlerimize de özellikle ifade ettim. Daha önceki afetlerde olduğu gibi devletimiz vatandaşının yanındadır. Yangından etkilenen İzmir, Bolu, Çanakkale, Manisa, Uşak, Aydın ve Muğla’daki vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Tam bir koordinasyon içinde çalışan orman genel müdürlüğümüz başta olmak üzere ilgili bakanlıklara kamu kurumlarımıza ve gönüllülerimize de teşekkür ediyorum.” dedi.
ALİYEV VE PUTİN’E TEŞEKKÜR ETTİ
Aliyev ve Putin’e teşekkür eden Erdoğan, “Tek millet iki devlet şiarıyla hareket ettiğimiz can Azerbaycan’ın cumhurbaşkanı kıymetli kardeşim İlham Aliyev’e buradan en kalbi şükranlarımı sunuyorum. İlham kardeşim sadece aramakta kalmadı aynı zamanda eğer Briev 200 tipi amfibi yangın söndürme uçağını ülkemize göndererek yangınla mücadelemize güçlü destek verdi. Zor günlerimizde her zaman yanımızda bulduğumuz sıkıntılı günlerinde her daim yanlarında olduğumuz Azerbaycanlı kardeşlerimiz de her alanda güç birliği yapmaya devam edeceğiz. Aynı şekilde Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Putin’e de yine aynı şekilde bir amfibi uçağı bize o dönemde göndermek suretiyle bu iki uçakla biz yangın söndürme işlemini çok daha rahat bir şekilde yapmamızı hamdolsun bitirdik” diye konuştu.
’15 EYLÜL’E KADAR ÇOK DİKKATLİ OLMAYA DEVAM EDİN’
Vatandaşlara çağrıda bulunan Erdoğan, “Bu vesileyle vatandaşlarımıza bir kez daha çağrıda bulunmak istiyorum. Sıcak havanın etkisini sürdüreceği 15 Eylül’e kadar çok dikkatli olmaya devam edelim. Yüzde 90’ı insan kaynaklı olan orman yangınları konusunda azami hassasiyet gösterelim. Yangına yol açacak anız yakma, piknik ateşi, sigara izmariti atma gibi hususlardan lütfen kaçınalım” dedi.
Bugünkü tarihi kabine toplantısının en önemli gündemlerinin Bitlis başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde ki projeler olduğunu anlatan Erdoğan, “Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz hükümetlerimiz döneminde bölgenin kat ettiği ilerlemeyi örnekleri ile detaylıca bizlere anlattı. Son 22 yılda bu topraklara yaptığımız yatırımları bölgedeki kardeşlerimiz zaten çok iyi biliyor, hayatında tecrübe ediyor. Havalimanlarından yollar köprüler ve tünellere sağlık tesislerinden okullar üniversiteler spor ve gençlik merkezlerine barajlardan sulama kanallarını enerji yatırımlarını bölgemizin turizm imkanlarını geliştirmeye yönelik projelere kadar her alanda şehirlerimizin çevresini değiştirdik. Örneğin 548 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuz 6 bin 757 kilometreye çıktı. Derslik sayımızı 96 binin üzerine taşıdık. Üniversite sayımızı dokuzdan alıp 28’e ulaştırdık. Organize sanayi bölge sayımız 26’dan 49’a yükseldi. İstihdamı artıracak işsizlik sorununa çözüm olacak 40 yeni organize sanayi bölgemizin yapımı sürüyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine, sabit fiyatlarla toplam 2 trilyon TL’ye yakın kamu yatırımı yaptık. Şimdi bu tesislerimizi şu anda çatısı altında bulunduğumuz gerek üst bölgede olan tesislerimizde durmadan usanmadan üniversite gençliğimizi orta öğretim gençliğimizi buralarda başarılı öğrencileri eğitime alacağız. Buralarda kendilerini eğitime almak suretiyle inşallah yaz kış onlara en güzel şekilde bu eğitimi vereceğiz” dedi.
Gülay KUYUCU/ BİTLİS,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Bir milletvekilinin ömrünü ülkesine ve milletine adayan Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında terbiye sınırlarını aşan ifadeler kullanması, o zatın içindeki çirkinlikleri gün yüzüne çıkarmaktadır. Cumhurbaşkanımıza hakaret edenlerin ortak yönlerini Aziz Milletimiz çok iyi bilmektedir. Birileri iftira peşinde koşadursun. Biz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Büyük ve Güçlü Türkiye’yi inşa etmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Ahlak dışı ve haddini aşan sözlerin sahibi milletvekilini şiddetle kınıyorum.”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, ” Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil eden Cumhurbaşkanımıza, milletimizin hiçbir ferdi tarafından kabul edilemeyecek ifadelerle hakaret eden CHP’li milletvekili müptezeli en güçlü şekilde kınıyorum. Bulunduğun pislik çukurunda haddini de hududunu da aştın. Senin ağababaların liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın kılına zarar veremedi. Sen mi zarar vereceksin? Yanına kar kalmayacak alçak. Sokakları doldurduğunuz çöp, çamur ve çukur ne yazık ki dillerinize de bulaştı. Ömrünü ülkesine ve milletine vakfetmiş Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret etmeyi siyaset sanan bu zihniyet milletimizin vicdanında dün olduğu gibi bugün de lanetlenmeye mahkumdur. Siyasetin dilini kirleten bu edepsiz alçaklara inat Sn. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimiz için eserler üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Bakan Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
“CHP’li bir vekilin, sosyal mecralarda Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsına hakaret dolu ifadeler kullanmasını kınıyorum. Siyaset salt kurum olarak değil, aynı zamanda siyasetçilerin davranış ve sözleriyle demokrasi ve hukuk devletinin de kurumsallaşmasına hizmet etmelidir. Sanırım CHP’nin normalleşmeden kastettiği şey, tek parti dönemindeki gibi antidemokratik tavırların ve ötekileştiren hakaret dilinin yeniden inşası. Bu dili kullananların Türkiye’ye, demokrasiye ve hukuk devletine vereceği zararları iyi hesap etmeleri gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki Sayın Cumhurbaşkanımız, aziz milletimizin teveccühü ile seçilerek milletten aldığı güçle 85 milyonun Cumhurbaşkanıdır.”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Vedat Işıkhan, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Geçmişi karanlık izlerle dolu, katliamcı İsrail’in sözde Bakanı ile aynı çirkin dili paylaşan adını bile anmak istemediğimiz bir CHP milletvekilinin Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik ahlak ve haysiyetten yoksun sözlerini şiddetle kınıyorum. Kimin kiminle aynı safta olduğu gün gibi açık ortada. Bir tarafta ülkesi için durmaksızın mücadele eden milletin adamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, diğer tarafta Türkiye’nin güçlenmesine ve bu ülkenin faydasına olan her şeye karşı olan zihniyetin kırıntısı.”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
“Milletin vekaletini taşımanın getirmesi gereken seviye, edep ve ahlaktan yoksun bir milletvekili Sayın Cumhurbaşkanımıza hakaret etmiş. Bu ahlaksızlık, Cumhurbaşkanımızın, Devletimizin, Milletimizin itibarını elbette zedeleyemez. Ancak bu edepsizliği yapanın seviyesizliğini gösterir. Bu edepsiz ve benzerlerini çıldırtan hakikat şudur: Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin doğrudan halk oyuyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanıdır. ve Milletin Adamı Recep Tayyip Erdoğan, girdiği her seçimi kazanmıştır. 2014’ten bu yana Türkiye Cumhuriyeti Devletinin cumhurbaşkanıdır. Türk Ordusunun Başkomutanıdır. Kurduğu AK Parti 2002’den bu yana 22 yıldır kesintisiz iktidardadır. Bu ülkede söz de, karar da milletindir.”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Recep Tayyip Erdoğan gibi milletin oylarıyla seçilmiş ve her seçimde bu teveccühü yinelemiş bir lidere söylenen, siyasi ahlaktan yoksun çirkinlikteki ifadeler, milletin vekili olmakla asla bağdaşmaz. Bu seviyesiz iftiralar, hem hukuk önünde hem de milletimizin nezdinde gereken cevabı mutlaka alacaktır.”
Ticaret BakanıÖmer Bolat, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
“Bir CHP milletvekilinin sosyal medya üzerinden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hakaret ve iftiralar içeren açıklamaları, bu güruhun sadece siyasi nezaketten değil, ahlaki değerlerden de ne denli uzaklaştığının apaçık bir göstergesidir. Bu tür çirkin ve haysiyetsiz saldırılar, sadece Cumhurbaşkanımızı hedef almakla kalmayıp, aynı zamanda milletimizin iradesine ve devletimizin en yüksek makamına karşı duyulan saygısızlığı da gözler önüne sermektedir. Bu ithamların hesabı hukuk önünde mutlaka sorulacaktır.”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanımıza, bu ülkenin liderine, liderimize, siyasi ahlaktan ve devlet terbiyesinden yoksun bir şekilde dil uzatan düzeysiz şahısların bu mesnetsiz ifadeleri ayaklarımızın altındadır. Parti içi kısır çekişmelerini siyasi alana tahvil edip güya Cumhurbaşkanımızı hedef almaya çalışan bu kirli siyaset anlayışını telin ediyorum.”
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Zihin kirliliği diline sirayet etmiş bir siyasetçi “bozuntusu”nun seviyesiz ve terbiyesiz söylemini aynen iade ediyorum. Ülkemizin seçilmiş Cumhurbaşkanına, davamızın lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a dil uzatmak kimsenin haddine değildir.”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın, Cumhurbaşkanın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Altun, sosyal medya hesabındaki paylaşımında, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik çirkin ifadeler kullanan, cunta zihniyetli, vesayet kırıntısı Tuncay Özkan adlı şahıs ve onun gibiler şunu çok iyi bilsin! Recep Tayyip Erdoğan asla yalnız değildir. Sayın Cumhurbaşkanımıza hem devletimizin başı hem davamızın lideri olarak her daim sahip çıkmak, onun hukukunu gözetmek boynumuzun borcudur! Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik her türden hakaretin ve kötülüğün bedeli gerek hukuk önünde gerekse de siyaseten elbette ödetilir. Bu ahlaksızca yaklaşımı kınıyor, söz konusu vesayet artığı şahsın çirkin ifadelerini kendisine aynen iade ediyoruz.” – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malazgirt ilçesine bağlı Danişment Gazi Mahallesi’ndeki “Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı”nda, “şanlı zafer’in coşkuyla kutlanması için hummalı çalışma yürütülüyor.
Han Otağı ve tematik çadırların bakımının ve peyzaj düzenlemelerinin yapıldığı alandaki etkinlikler, 24 Ağustos’ta başlayacak.
Mehter konserleri, fener alayı, halk oyunları gösterileri, cayrokopter saygı geçişi gibi etkinliklerin yapılacağı alanda, atölye çalışmaları ve yarışmalar organize edilecek, çocuklar geleneksel oyunları oynama imkanı bulacak.
Bitlis’in Ahlat ilçesinde de Çarho bölgesinde, içinde Sultan Alparslan Otağı’nın da kurulduğu Recep Tayyip Erdoğan Ahlat Millet Bahçesi, yurdun dört bir yanından gelen misafirleri ağırlayacak.
Üzerinde ve iç kısmında Selçuklu motifleri yer alan keçeden yapılmış Han Otağı ile tematik çadırların kurulumunun tamamlandığı alanda, kutlamalar 23 Ağustos’ta başlayacak.
Malazgirt ruhunun yeniden yaşatılması için atlı okçuluk, atlı cirit, güreş, el sanatları çarşısı, ok ve yay atölyesi, yöresel ürün stantları, kökbörü, atlı savaş sanatları, atlı akrobasi, at binme, güreş ve çocuk oyun alanları hazır hale getirildi.
“Tüm vatandaşlarımızı etkinliklere davet ediyorum”
Malazgirt’teki alanda incelemelerde bulunan Muş Valisi Avni Çakır, AA muhabirine, 26 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümünü kutlayacaklarını söyledi.
Hazırlıkların devam ettiğini belirten Çakır, “Malazgirt ve Muş olarak Sayın Cumhurbaşkanımızı karşılamaya şimdiden hazırız. 24-25 Ağustos’ta Okçular Vakfı’nın düzenlediği etkinliklerle şenliklerimiz başlayacak. At yarışlarımız, ata sporlarımız, yöresel çadırlarımızın yanı sıra yerel sanatçılarımızın konserler vereceği dolu dolu 2 günlük yoğun programımız var. 26 Ağustos’ta da Sayın Cumhurbaşkanımızı burada karşılayacağız. Tüm vatandaşlarımızı etkinliklere davet ediyorum.” diye konuştu.
Etkinliğin düzenleneceği Milli Park’ın, 238 hektarlık bir alan olduğunu anlatan Çakır, şunları kaydetti:
“Alanda atlı sporların icra edildiği hipodromumuz var. Büyük otağımız ve 16 tematik oba çadırımız var. Çadırda sivil toplum kuruluşu temsilcileri, gelen vatandaşlarımıza yaptıkları çalışmaları sunacaklar. Büyük bir yeşil alana sahibiz. At yarışları yapılacak. Okçulukla ilgili faaliyetler yürütülecek. Yaklaşık 15 bin metrekarelik miting alanımız var. 26 Ağustos Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümünü görkemli bir kutlamayla icra edebilmek için tüm hazırlıklarımız sahada devam ediyor. 26 Ağustos’ta çok güzel bir etkinlikle tüm vatandaşlarımızı ve Sayın Cumhurbaşkanımızı bu alanda ağırlayacağız.”
“Çok zengin ve geniş bir program hazırladık”
Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu ise Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümünü büyük bir gururla kutlamaya hazırlandıklarını söyledi.
Ahlat ilçesindeki şenlikleri 23-25 Ağustos tarihlerinde icra edeceklerini aktaran Karaömeroğlu, şöyle konuştu:
“Çok zengin ve geniş bir program hazırladık. Tüm misafirlerimizi Ahlat’ımıza bekliyoruz. Orada Han Otağı ve 50 çadırımız kuruldu, il dışından gelenler için stantlarımız oluşturuldu. Etkinliklere, Türk Yıldızları’nın gösterisiyle başlayacağız. Atlı birlikler gösteri sunacak. Çok sayıda sürpriz gösterilerimiz olacak. Geçen yıllardan daha zengin bir programla insanlarımızın karşısına çıkacağız. Anadolu’nun giriş kapısı ve Anadolu’nun tapu senedi Kubbet-ül İslam şehirlerinden biri olan Ahlat’ımıza bütün vatandaşlarımızı bekliyoruz. 25 Ağustos’ta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ilimizi teşrifleriyle o günkü etkinliklerimizi yapacağız.”
Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez de misafirleri en iyi şekilde ağırlamak için hazırlandıklarını söyledi.
Gülmez, “Mehter takımı, at yarışları ve kökbörü gösterileri ile yine Ahlat’ımızın uzun yıllardır kültür programlarında yer alan buzağı, yemek ve taş işçiliği gibi birçok yarışmayı düzenleyeceğiz. Ahlatlılar olarak 25 Ağustos’ta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere devletin zirvesini, ülkemizin dört bir yanından ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelecek misafirleri ağırlayacağımız günü heyecanla bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HİÇ Mİ ELEŞTİRMEYELİM, NE İSTENİYOR”
Beşiktaş maçını izlerken kapının sertçe çalındığını ve gözaltına alındığını belirten Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Dün gece. Saat: 21.45… Beşiktaş-Antalya maçını izlemek üzere tezgâhımı kurmuşum. Hakem düdüğünü ağzına götürmüştü ki… Kapı sertçe çaldı. Yakalama tutanağıyla geldiler. Haklarını teslim etmeliyim, polisler çok nazikti. Evet, adım Nevzat Çelik’ti. Emniyete davet edildim. Çağırsaydınız gelirdim, dedim… İhtimal onlar da gecenin bir vakti göreve çağrılmış… Gerekçe: 16 Ağustos’ta X’te yaptığım, ‘Canım #izmiryanıyor. Gâvur İzmir değil, #TürkiyeYanıyor!’ paylaşımım. İfadem alındı. Hiç mi görmeyelim, duymayalım, konuşmayalım? Hiç mi eleştirmeyelim? Ne isteniyor? Mahalle yanarken hep saçımızı mı tarayalım? Peki, nasıl insan kalalım? Güzel günleri de görmek umuduyla” ifadelerine yer verdi.
ERDOĞAN’I AĞLATAN ŞİİRİ YAZMIŞTI
Nevzat Çelik, Ahmet Kaya’nın seslendirdiği ‘Şafak Türküsü’ şiirinin yazarı… CumhurbaşkanıErdoğan, 12 Eylül darbesi döneminde asılan Necdet Adalı için yaptığı konuşmada “Şair Nevzat Çelik’in Necdet Adalı için yazdığı o ünlü şiir bu zamansız ölümü en güzel şekilde resmediyor. Gerçekten çok duygusal. Beni burada arama anne kapıda adımı sorma, saçlarını yıldız düşmüş koparma anne, ölümü özledim anne….” demiş ve devamında gözyaşlarına hakim olamamıştı.
PEKİ O TÜRKÜ NECDET ADALI İÇİN Mİ YAZILDI?
Bu sorunun yöneltildiği Nevzat Çelik, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadelere yer vermişti: “Necdet Adali’ya atfen yazılmış bir şiir değil. İnternetteki bir yanlış bilginin maalesef Başbakan’ın elinde de çoğaltılmış hali. Şiir idam olgusunu işleyen, anneye seslenen 12 Eylül’de çocukları içerde olan annelerin evlerinden, mutfaklarından, tarlalarından çıkıp mücadeleci bir kimlik kazanan annelere aynı zamanda ithaf edilmiş bir şiirdir. Kişiye özel olarak yazılmış bir şiir değildir. Biliyorsunuz maalesef artık bilgiler internet üzerinden alınıyor işin kolayına kaçıyorlar dolayısıyla oradaki bilgilerin doğru olup olmadığını teyit etmiyorlar. Ellerine bir kitap almış olsalardı açıp baksalardı orada Necdet Adalı’ya diye bir atıf olmadığını görürlerdi. Buna birçok yerden bakılabilir sonuç itibari ile şiir şairinden çıkar mı bunu herkes istediği gibi okuyabilir. Fakat bu sonuçta amaca yönelik bir okuma olduğu için şiirin ne kadar amaçsallaştığını görüyoruz.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bak, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde, Bakanlık olarak Rize’nin ilçelerine spor salonları, gençlik merkezleri, yüzme havuzları ve yurtlar yapmaya devam ettiklerini anlattı.
Rize’den herkese mesaj vereceklerini ifade eden Bak, “İstanbul’a da Ankara’ya da tüm dünyaya şunu söyleyeceğiz, Recep Tayyip Erdoğan seninle beraberiz, Rize seninle beraber, seninle yol yürümeye devam edecek.” diye konuştu.
Bak, Rize Belediye Başkan adayı Rahmi Metin’e destek isteyerek, “Hazır mıyız Rize? Kararlı mıyız Rize? İşte AK Parti’nin kalesi, Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi, yağmurun şehri, çayın başkenti Rize’den herkese şunu söylüyoruz, biz Recep Tayyip Erdoğan ile beraber yol yürümeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Gazze’de çocuklar katledilirken sesini yükselten tek liderin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu vurgulayan Bak, şöyle devam etti:
“Tüm dünya sessiz kalsa da mazlumların, kimsesizlerin kimsesi, bu toprakların çocuğu Recep Tayyip Erdoğan ile beraber yol yürümeye devam edeceğiz. İşte böyle bir liderin hemşehrisi olmak, onunla beraber yol yürümek hepimiz için gurur verici. 14 Mayıs’ta, 28 Mayıs’ta tüm dünyaya şunu söyledik, ne kadar oyun yaparsanız yapın, ne kadar tuzak kurarsanız kurun bütün tuzakları parçalayarak gelir Recep Tayyip Erdoğan. Arkasında Rize var, Türkiye var, İstanbul var, tüm mazlum coğrafyalar var. İşte bu nedenle onunla beraber yol yürümeye devam edeceğiz.”
Bakan Bak, vatandaşlara “Rize’de 18’de 18 yapmaya hazır mıyız?” sorusunu yönelterek, sözlerini şöyle tamamladı:
“İşte bu topraklardan yetişen Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında Kaçkar Dağları gibi dik duracağız. Yağmur da yağıyor, burada ne mitingler yaptık, yağmurun altında hep coştuk. Hep şunu söyledik, Karadeniz’in dalgaları gibi Rize coştu mu meydanlar taşar, Karadeniz taşar, her taraf ‘Recep Tayyip Erdoğan’ diye haykırır. İşte birazdan Recep Tayyip Erdoğan burada olacak. Ben şunu söyleyeyim, tasalanma yiğidim zaman bizden yanadır, dünya sana düşman olsa da Rize senden yanadır, Türkiye senden yanadır. Yolun sonuna kadar Recep Tayyip Erdoğan.”
“Bu sadece lojistik merkezi değil, büyük bir liman olacak”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da Rize’de birçok hizmete imza attıklarını söyledi.
Türkiye’nin en uzun tüneli olan Ovit Tüneli’ni yaptıklarını anımsatan Uraloğlu, “Ovit Tüneli ile kapanan Ovit geçişi gündemimizden çıktı. Bir taraftan giriyoruz, öbür taraftan çıkıyoruz. Devamında Kırık Tüneli var, 7 kilometrelik. Orada da çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Arkasında Dallıkavak Tünelimiz var, 3 kilometre. Bu sene bitirip orayı açacağız. Karadeniz sahilinden Erzurum’a en yakın olan güzergahı bu tünelle beraber biraz daha kısaltacağız. Kırık Tüneli’ni de bitirdik mi, buradan girdik mi en kısa sürede Erzurum’dan çıkmış olacağız. Aynı zamanda Doğu ve Güneydoğu’ya giden önemli güzergahlarımızdan bir tanesi.” diye konuştu.
Uraloğlu, geçen sene Salarha Tüneli’ni hizmete açtıklarına dikkati çekerek şöyle devam etti:
“Rizelilerden Salarha Tüneli’nden geçmeyen var mı? Nasıl oldu? Cumhurbaşkanı’mızdan Allah razı olsun, o bize talimat verdi, güç verdi, destek verdi, biz de onları yaptık. Rize çevre yolumuz nasıl oldu? Ora da gayet güzel oldu. Karadeniz Sahil Yolu, Cumhurbaşkanı’mız olmasa biter miydi? Bitmezdi. Bakın bir havaalanı yaptık, sadece geçen sene 1 milyondan fazla yolcu indi havaalanımıza. Kaç uçak indi havaalanımıza biliyor musunuz? Geçen sene tam 7 bin 600 tane uçak indi. Bazıları, ‘Rize-Artvin Havaalanı çalışmaz’ diyordu. Buyurun rakam burada. Rizeli hemşehrilerimiz dedi ki ‘Buradan İzmir’e uçmak istiyoruz.’ Bu talepleri de karşıladık. Haftada iki gün Rize’ye uçuş var. Memnun muyuz? Rizeli isteyecek, biz yapacağız. Şimdi diyorlar ki ‘Antalya’ya da istiyoruz.’ Bunu da konuşacağız, inşallah onu da halledeceğiz.”
Rize’de lojistik merkezin yapımının devam ettiğini anlatan Uraloğlu, “Bu sadece lojistik merkezi değil, büyük bir liman olacak. Bunu da önümüzdeki senenin sonunda açacağız. Karadeniz’deki en büyük liman, lojistik merkezi haline gelmiş olacak. Buradan aldığımız yükleri Ovit üzerinden İç Anadolu’ya, Doğu Anadolu’ya da getirmiş olacağız.” dedi.
Uraloğlu, Şehir Hastanesi yapımının da devam ettiğini dile getirerek şu değerlendirmede bulundu:
“Buranın altyapı çalışmalarını da bizler yaptık. Rize’nin en turistik yeri olan Ayder yoluna Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla başladık. Çamlıhemşin’deki tüneli kazmaya başladık. Orayı da kısa zamanda bitireceğiz. Güneysu yolunu bitirdik. Isırlık yolu sizin mesire alanınız. Oranın yolunu da birkaç ay içinde bitirmiş olacağız. Rize’ye ne lazımsa, Rize’nin ihtiyaçları noktasında yapmaya gayret ediyoruz. Burada gidilmedik yer, yapılmamış yer bırakmayacağız. Çamlıhemşin yolunu yapıyoruz. Bir sıkıntı yok. Bütün ilçelerdeki yolu yapıyoruz. İkizdere ile Ovit arasındaki yolu da planladık. İhalesini yaparak inşallah oraya da başlamış olacağız.”
Seçimlerde Rize Belediye Başkan adayı Metin’e destek isteyen Uraloğlu, “Biz belediyelerin ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Merkezi hükümet olarak daha iyi hizmet edebilmemiz için belediyeler bizde olacak ki size güç birliğiyle, fikir birliğiyle, ekip ruhuyla daha iyi hizmet edebilelim.” ifadesini kullandı.
]]>
