Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, TÜVTÜRK Araç Muayene İstasyonları ve Fundación MAPFRE işbirliğinde, “Trafikte Sorumluluk Hareketi” kapsamında “Şehrin Akıllı Çocukları” projesi yürütülüyor.
2021’den beri sürdürülen projeyle bugüne kadar 600 okulda 91 bini aşkın öğrenci ve 12 bini aşkın öğretmene ulaşıldı.
Proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı Ar-Ge ve Projeler Dairesi Başkanı Sedat Abdulhakimoğulları, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü temsilcisi Şube Müdürü Mehmet Erdem Atılgan, TÜVTÜRK yetkilileri ile MAPFRE Sigorta Kurumsal İletişim Müdürü Belma Şahin Alçıcı Çankaya Arjantin İlkokulunu ziyaret etti.???????
Çocuklarla bir araya gelerek eğitime katılan ve eğitimcilerle bilgi alışverişinde bulunan Alçıcı, proje hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Alçıcı, projenin esas amacının, öğrencilere trafikte güvenli davranış eğitimlerini aktarmak ve gelecek için akıllı şehir modellerindeki trafik düzenini oluşturabilecek yeni nesillere katkıda bulunmak olduğunu söyledi.
Projenin hedef kitlesinin 4’üncü sınıf öğrencileri olduğunu belirten Alçıcı, “Bu projeyle bizim oluşturduğumuz mekanizmayla ve uyguladığımız eğitim materyalleriyle şimdiye kadar binlerce öğretmenimizi projeye dahil ederek onların sayesinde de hem velilerimize hem de öğrencilerimize ulaşarak aslında bir ekosistem oluşturuyoruz.” diye konuştu.
Alçıcı, projenin en kilit noktasının, bir trafik bilinci oluşturarak, özgün eğitim materyalleri ve farklı etkinliklerle bunun içselleştirilmesini sağlamak olduğunu belirtti.
Projeyi uzun yıllar sürdürmeyi hedeflediklerine dikkati çeken Alçıcı, “Şimdilik 10 ilde gerçekleştiriyoruz. 2025 itibarıyla projenin bazı etaplarında farklı içerikler ve etkinlikler eklemeyi düşünüyoruz. Ama burada amaç öğretmenlerimizin desteğiyle ulaştığımız öğrenci sayısını ve ulaştığımız kitleyi biraz daha genişletmek.” diye konuştu.
“Trafik işaret ve levhalarının özel bir anlamı olduğunu bilmiyordum”
Arjantin İlkokulu 4’üncü sınıf öğrencisi Erva Karagöz, proje sayesinde trafik kurallarına ilişkin bilgi sahibi olduğunu belirterek, “Ben trafik işaret levhalarının şekillerinin ve renklerinin farklı olmasının özel bir anlamı olduğunu bilmiyordum. Hatta üzerinde çarpı işareti olmadığı için, ‘bisiklet giremez’ levhasının tam tersi olduğunu zannediyordum. Meğerse daire şeklinde olan işaretler yasaklama anlamına geliyormuş.” diye konuştu.
İnsanların gelecekte trafik güvenliği konusunda daha da bilinçleneceğini belirten Karagöz, “Teknoloji her geçen gün değişiyor ve gelişiyor. Teknoloji ve bilinçli insanlar sayesinde artık araçlar ve yollar da daha güvenli olacak, kazalar azalacak ve hepimiz daha mutlu olacağız.” dedi.
4’üncü sınıf öğrencisi Salih Kaan Dalda ise trafik güvenliğine ilişkin etkinliklerin de yer aldığı derslerin içerikleri hakkında, “Tematik kartların hepsinde oyun, bulmaca ve yarışma gibi bizlerin çok hoşuna gidecek etkinlikler var. Etkinliklerin hepsi çok eğlenceli, bu sebeple trafik güvenliği derslerimiz çok keyifli hale geldi.” değerlendirmesinde bulundu.
Proje 10 ilde 200 okulda sürüyor
Gelecek kuşaklarda trafik kuralları konusunda bilinç oluşturmayı hedefleyen proje kapsamında, her yıl 10 ilde 4. sınıf öğrencilerine eğitimler veriliyor.
Proje kapsamında gerçekleştirilen “Geleceğin Akıllı Şehirlerini Akıllı Çocuklar Kuracak” etkinlikleri çerçevesinde “Akıllı Şehir Maketi” uygulaması da çocukların yaratıcılıkları ve trafik bilincini pekiştirmeyi amaçlıyor.
Öğrencilerin aldıkları eğitimle hayal ettikleri akıllı şehirleri geliştirmelerini sağlayan maket sergisi, bugüne dek 126 okulda açıldı ve 4 bin 286 maket bu sergilerde yer aldı.
Projeyle bu yıl Ankara, Antalya, Bursa, İzmir, İstanbul, Konya, Malatya, Mersin, Samsun ve Siirt olmak üzere 10 ilde, 200 okulda, 30 bin öğrenciye ulaşılması hedefleniyor.
]]>Spor İstanbul’un paralimpik sporcu yetiştirmede altyapı sağlamayı amaçlayan ‘Sport4All – Herkes için spor’ isimli projesi Avrupa komisyonu tarafından desteklenmeye hak kazandı. Natator PK (Hırvatistan-Zagreb), Inspire-The Foundation for Inclusion (Malta), Sport Union for People with Disabilities (Sırbistan-Belgrad) proje ortaklarıyla hedef ve faaliyetlerin paylaşıldığı toplantı, İBB Haliç Su Sporları Merkezi’nde yapıldı. Toplantıya Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur, proje ortakları Ferdinand Major, Ana Srsen, Elaine Fenech, Ceylan Tarhan, Jelena Radivojevic, Nemanja Radovic, Şükriye Tümay Erdil, Zeynep Naz Demirtaş, Mehmet Özsarı, Kerem Arda, paralimpik komitesi yetkilileri, sporcular ve basın mensupları katıldı.
Proje kapsamında engelli çocuk ve gençlerin takım oyunlarına katılma, arkadaş edinme ve fiziksel aktivitelere katılımda yaşadıkları zorlukların azaltılmasına destek olmak amaçlanıyor.
Programda ilk olarak konuşan Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur, İstanbul’da fiziksel aktiviteyi arttırmak için çalışmalar yaptıklarını, bunu da tesisler ve İstanbul içinde yaptıkları etkinliklerle sağlandığını ifade etti. Şehirde mevcut olan 72 tesisi 875 bin kişi kullandığını belirten Onur, “Yıl içinde 35’e yakın spor etkinliği düzenliyoruz. Hareket seven kişi sayısını da arttırmaya çalışıyoruz. 2020 yılından beri İstanbul’un spor aktivitesini ölçüyoruz. Yüzde 30 ne anlama geliyor derseniz, Londra’da bu oran yüzde 60. Yavaş yavaş doğru yolda gidiyoruz. Sporun tabana yayılması için çok önemli” diyerek projede emeği geçenlere çok teşekkür etti.
Daha sonra proje ortaklarından Ana Srsen, Ceylan Tarhan, Jelena Radivojevic sahneye çıkarak sunum eşliğinde katılımcılara bilgiler aktardı. Toplam 200 bin Euro bütçesi bulunan ‘Sport4All’ projesinin amaçları, hedefleri, hedef grupları, proje kapsamında yapılacak faaliyetler tek tek anlatılan toplantıda ayrıca yüzme ve golbol etkinliğine ev sahipliği yapılacağı aktarıldı.
Renay Onur: “Engelli çocukların spor sayesinde toplumla olan ilişkilerin artması amaçlanıyor”
Programın sonunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur, “Bizim için heyecanlı bir an. Çünkü Avrupa Birliği’nin Erasmus projesi dahilinde kar amacı gütmeyen spor projelerine verdiği programlarda, yurt dışındaki ortaklarımızla beraber Türkiye’de bunu alan kurum olduk. Bu projenin önemi şu; engelli çocukların yüzde 53’ünün yakın arkadaşı yok. Bu çok büyük bir eksiklik. Arkadaşlar bizi topluma bağlıyor. Sosyal ilişkilerimizin artmasına fayda oluyor. Projenin önemi de engelli çocukların spor sayesinde toplumla olan ilişkilerin artması, sosyal ilişkilerin kuvvetlenmesi ve bununla beraber paralimpik sporcu yetiştiriyor olmak. Türkiye, özellikle paralimpik başarılar konusunda neredeyse olimpik alanı aşan tempoyla gidiyor. Burada amaç, örnek bir program oluşturmak. Sırbistan, Hırvatistan ve Malta’daki ortaklarımızla beraber buradan çıkan çıktılarla beraber Türkiye’de ve diğer ülkelerde kullanılarak engelli çocukların dahiliyeti açısından örnek program olarak anlatılıyor olması” ifadelerini kullandı.
“Paralimpik komitesi ile çalışıyoruz”
Proje kapsamında Milli Paralimpik Komitesi ile birlikte çalıştıklarını belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hem bu proje dahilinde hem de bunun dışında sürekli irtibattayız. Önümüzdeki sene mart ayında golbol ve yüzme alanında müsabakalar yapıyor olacağız. Bunların hepsinde baştan sona paralimpik komitesi ile çalışıyoruz. Bugün burada başkan ve yardımcıları da programda bizimle beraberdi.” – İSTANBUL
]]>KOÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Feyzi Gürer’in yürütücülüğünü yaptığı, “Düzce ve Çevresindeki Diri Fayların Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi” projesi, TÜBİTAK KAMAG 1007 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) paydaşlığında çalışmalarına başlanan projeyle Hendek, Çilimli, Yığılca ve Devrek faylarının geçmişte ürettiği depremler kayıt altına alınıyor.
Yaklaşık 6 ay önce uygulamaya alınan ve 2 yıl içinde tamamlanması planlanan projede çalışmalar KOÜ, Kütahya Dumlupınar ile Niğde Ömer Halisdemir üniversitelerinden 7 kişilik ekiple yürütülüyor.
“Faylar üzerinde paleosismolojik amaçlı hendekler açacağız”
Prof. Dr. Gürer, AA muhabirine, Türkiye’de 500’e yakın aktif fayın bulunduğunu, bunların yarıya yakınının paleosismolojik çalışmalarını MTA’nın gerçekleştirdiğini söyledi.
“Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi” kapsamında geriye kalan diri fayların, kurumlar, üniversiteler tarafından çalışılacağını aktaran Gürer, Hendek, Çilimli, Yığılca ve Devrek faylarında inceleme yaparak projeye katkı sunacaklarını kaydetti.
Gürer, daha önce Düzce bölgesinde yerel yönetimler ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kontrolündeki projeler çerçevesinde paleosismolojik (depremleri oluşturan fayların önceki deprem izlerinin araştırılması) çalışması yaptıklarını belirterek, bölgeyi bildiklerini dile getirdi.
Bu faylar üzerinde paleosismolojik amaçlı hendekler açacaklarını dile getiren Gürer, şöyle devam etti:
“Hendeklerde daha önce yeri tespit edilmiş, MTA tarafından künyesi verilmiş bu faylar üzerinde hangi tarihlerde depremler olmuş, ne kadar bir atım meydana gelmiş, bu depremlerde fayın uzunluğu, genişliği nedir bunlar saptanacak. Ayrıca faylardan tarihlendirme amaçlı örnekler alınacak. Bu örnekler başta TÜBİTAK MAM olmak üzere farklı kurumlarda tarihlendirme amaçlı çalışılacak. Daha önce belirlenen aktif fayların; deprem tehlikesi, deprem tehlike senaryoları araştırılacak. Ayrıca bu faylar üzerinde ya da yakınında bulunan yapılar için tampon bölge oluşturulması, bunun dışında özellikle yerel yönetimlerde şehirleşme planlarının yapılması düşünülmektedir. Böylece deprem anında toplumun en az zarar görmesi sağlanacak.”
Gürer, proje başladığından bu yana literatür taraması ve uzaktan algılama çalışmalarını yürüttüklerine değinerek, bu ay dronla fayların kesin yerlerinin tespiti için sahada çalışmaya başlayacaklarını kaydetti.
Fayların yerlerinin haritalarda gösterildiğini ancak bunlarda çok ufak değişikliklerin yaşanabildiğine işaret eden Gürer, bu fayların tam olarak yerini saptadıktan sonra Coğrafi Bilgi Sistemi’ne aktaracaklarını ifade etti.
Gürer, Harita Genel Müdürlüğü ile TÜBİTAK arasında sözleşme imzalandığını aktararak, “Bu bölgelerin ayrıntılı fotoğrafları da tarafımıza iletilecek. Kazı çalışmasına başlamadan önce bu fayların yerlerini kesin olarak bilmemiz gerekiyor. Açacağımız hendekler ortalama 50 metre uzunluğunda, 4-5 metre genişliğinde olacak. Her bir hendeğin çalışması yaklaşık 10 gün sürecek. Her fay üzerinde 2 hendek açacağız, toplam 8 hendek açmayı planlıyoruz. Tabii gelişmelere göre bu sayı artabilir. ” diye konuştu.
“Deprem tekrarlanma aralıklarını anlamaya çalışacağız”
Faylanmış birimlerden örneklerin alınacağını ve ayrıntılı görüntüleneceğini belirten Gürer, “Deprem tekrarlanma aralıklarını anlamaya çalışacağız. Fayın davranışını öğrenmeye çalışacağız. Böylelikle risk teşkil ediyorsa o fay ve çevresi için tampon bölge oluşturma çalışmaları sürdüreceğiz. Diri fay terimini son 11 bin yılda hareket etmiş, üzerinde hareket olan faylar için kullanıyoruz. Türkiye’de son 100 yılda 200’den fazla 6’dan büyük deprem oldu. Bunun yaklaşık üçte biri yıkıcı özellikteydi. Verileri MTA’nın kullandığı sisteme işleyeceğiz. Elde ettiğimiz bilgiler, daha sonra diri fay haritalarına aktarılacak.” ifadelerini kullandı.
Gürer, çalışmaların deprem riskini en aza indirilmesi, yerleşim yerlerinin planlanması açısından önemli olduğuna dikkati çekerek, toplumun özellikle 1999 Marmara Depremi öncesine göre daha çok bilinçlendiğini sözlerini ekledi.
]]>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadele konusunda altyapının yenilenmesinden mevcut kaynakların korunmasına, ağaçlandırmadan yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı gibi projeler devam ederken, Çınarcık Barajı suyunun şehre getirilmesi için çalışmalar devam ediyor. İçme suyunu şehre ulaştıracak hattın imalatının başlangıcı için tören düzenlendi.
Açıklamada törende yaptığı konuşmaya yer verilen TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, suyun ve yolun medeniyet olduğunu, Bursa’nın geleceğine etki edecek bir yatırımın başlangıcını yaptıklarını ifade etti.
Projenin, Bursa’ya 2060’a kadar sağlıklı bir şekilde su getireceğini ve gelecek nesillerin su sıkıntısı çekmeyeceği bir yatırım yaptıklarını vurgulayan Varank, şunları kaydetti:
“Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, bu şehrin 2060’larını planlamak için gayret gösteriyor. Bu şehre karşı sorumlulukla hareket ediyor ve hizmet ediyor. Bir insan sadece göz boyamıyorsa sadece yerin üstüne yatırım yapmıyorsa bu şehrin ihtiyacı olan vatandaşın da hiç görmeyeceği bir yatırımı yerin altına da yapıyorsa o insan doğru insandır. Bu yatırımla bundan sonra Bursa hiç suyu konuşmayacak. Yeni projelerle suyu daha rahat biçimde getirseniz, emeklilere suda yüzde 25 indirim yapabilirsiniz. Bizler bu şehre hizmet etmeye devam edeceğiz. Proje hayırlı uğurlu olsun.”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise 1 milyon 500 binin üzerinde aboneye sağlıklı içme suyunu ulaştıran BUSKİ’nin altyapı yatırımları sayesinde, merkez ilçelerde içme suyundaki kayıp kaçak oranını yüzde 20 seviyesinin altına indirdiğini aktardı.
“2025’in ikinci yarısında bitireceğiz”
Şehrin su ihtiyacını karşılama noktasında “Can suyu” olacak Çınarcık İçme Suyu Projesi’nin tamamlandığında Bursa’nın 2060 yılına kadar su sıkıntısı olmayacağını belirten Aktaş, Çınarcık Barajı’ndan BUSKİ’ye yıllık 75 milyon metreküpü içme suyu, 70 milyon metreküpü de kullanma suyu olmak üzere yıllık toplam 145 milyon metreküp su tahsisi yapıldığını anlattı.
Projelerinin DSİ tarafından yapıldığını, yatırımların gerçekleştirilmesi amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Fransız Kalkınma Ajansı ile kredi anlaşması imzaladıklarını aktaran Aktaş, “Projeyi de 130 milyon avroya ihale ettik. Proje kapsamında 68 kilometre isale hattı, 3 adet su deposu ve günlük 300 bin metreküp kapasiteli içme suyu arıtma tesisi inşa edeceğiz. 2025’in ikinci yarısında bitireceğiz inşallah. İmalatlara zaten başladık.” ifadesini kullandı.
Konuşmaların ardından protokol tarafından Çınarcık Barajı’ndan şehre içme suyunu ulaştıracak olan hattaki çelik borulara kaynak yapıldı.
İçme suyunu şehre ulaştıracak hattın imalatı için düzenlenen törene, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, DSİ Bölge Müdürü İnan Gündüz, İller Bankası Bursa Bölge Müdürü Derya İnal, BUSKİ Genel Müdürü Güngör Gülenç, AK Parti Nilüfer Belediye Başkan adayı Celil Çolak ve BUSKİ bürokratları katıldı.
]]>Hatipoğlu, Eskişehir Ticaret Odası Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde “Dünya şehri olmak Eskişehir’e çok yakışacak” sloganıyla düzenlenen proje tanıtım toplantısında, 97 mahallede 45 binin üzerinde kapıyı çalarak vatandaşlara ulaştıklarını söyledi.
Tarımda, sanayide, teknolojide, turizmde, eğitimde, sanatta, kültürde her bakımdan Türkiye’nin dinamosu olabilecek Eskişehir’in layığının da potansiyelinin de çok uzağında olduğunu belirten Hatipoğlu, “Her karesinde Eskişehir olan bir hikayem, şehrim için bir hayalim, bir gayem var. Ben ve arkadaşlarım diyoruz ki daha hızlısını, daha doğrusunu biz yaparız. Gençliğin enerjisiyle, başka bir anlayışla hazırız.” ifadesini kullandı.
Eskişehir’in öncelikli üç konusunun ulaşım altyapısı, kentsel dönüşüm, ucuz ve temiz su olduğunu dile getiren Hatipoğlu, bu alanlarda hızla adımlar atıp kapsamlı bir kalkınma hamlesine zemin açacaklarını vurguladı.
Toplu taşımada tüm Eskişehirlilere tek biletle 45 dakika boyunca sayısız aktarma, öğrencilere ise kendilerine özel abonmanla yalnızca 50 liraya ay boyu sınırsız ulaşım sağlayacaklarını, 15 adet katlı kavşak ve yeni katlı otoparklarla ulaşım altyapısını iyileştireceklerini aktaran Hatipoğlu, Kuzey-Güney Otoyolu’na işbaşına gelir gelmez başlayacaklarını anlattı.
Hatipoğlu, su konusunda 4 milyar liralık dev yatırımlarla faturaları tek kalemde yüzde 40 iyileştireceklerinin, kontörlü yükleme sistemini kaldıracaklarının, iki yıl içinde çeşmelerdeki suyun içilebilecek temizliğe erişeceğinin sözünü verdi.
Deprem tehdidine ve kentsel dönüşümdeki gecikmeye dikkati çeken Hatipoğlu, 5 yılda 25 bin konutun dönüşümünü hiçbir ücret talep etmeksizin gerçekleştireceklerini duyurdu.
Hatipoğlu ayrıca Küçük Sanayi Sitesi, Merkez Riskli Alanı, Kurtuluş Pazar Yeri gibi noktalarda hayata geçirecekleri projeleri üç boyutlu modelleriyle kamuoyuyla paylaştı.
“İmza projeler: Frigya Vadisi ve Eskişehir Medyakent”
Sadece şehrin ihtiyaçlarını gidermekle kalmayıp insanına ve ülkesine katma değer projelere de öncülük etmek gerektiğini ifade eden Hatipoğlu, iki imza projesini de kamuoyuna açıkladı.
Frigya Vadisi Turizm Sahası’nı “Dünya artık peribacalarını görmek için Eskişehir’e gelecek” sözleriyle tanıtan Hatipoğlu, Türkiye’nin medya ihtisas OSB’si olacak Medyakent Projesi’yle hem Türkiye’nin bu sektördeki gelişimine hem de yeni yatırımlar ve istihdam olanaklarıyla kent ekonomisine katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.
“Gençlerin enerjisini, kadınların gücünü çok önemsiyoruz.” diyen Hatipoğlu, Eskişehir’in burs vermeyen, yurt yapmayan az sayıda büyükşehir arasında olduğuna dikkati çekerek, gençler için 5 yeni yurt, 5 bin lira burs ve kültür sanat harcamalarına destek olmak üzere Türkiye’de bir ilk olarak her ay 500 liralık “KültürKart” desteği sunacaklarını belirtti.
Mevcut yönetimin kadınlara yönelik sorumluluklarını yerine getirmediğinin Sayıştay raporlarına dahi yansıdığını kaydeden Hatipoğlu, Kadın Danışma Merkezi ve Sığınma Evini bir an önce faaliyete alacaklarını aynı zamanda kadın girişimciler için Türkiye’nin en kapsamlı desteklerini sunacaklarını aktardı. Hatipoğlu, 20 yeni kreş ve 20 Aile Yaşam Merkezi kuracaklarını, Kadın Çiftçi Eğitim Merkezlerini de il genelinde yaygınlaştıracaklarını söyledi.
Tarıma desteği üç katına çıkaracaklarını bildiren Hatipoğlu, sosyal yardımları da belediye bünyesinde başlatacakları “DestekKart” bünyesinde toplayacaklarını ve bu kapsamda kış aylarında doğal gaz yardımı, emeklilere ve dar gelirlilere gıda alışverişi, öğrencilere de kitap ve kırtasiye desteği sunacaklarını ifade etti.
Hatipoğlu, Türkiye’nin ilk yerel turizm kalite girişimi Parlayan Yıldız Eskişehir, 7/24 açık Uyanık Kütüphane, eğitimle sporu aynı bünyede birleştirerek geleceğin yıldız sporcularını yetiştirecek Eskişehirspor Koleji, şehir genelindeki ihtiyacı karşılamak üzere 12 saat çalışacak 20 yeni kreş, ücretsiz spor dersleri ve diyetisyen hizmeti de sunulacak 20 yeni aile yaşam merkezi, tüm köylere asfalt yol gibi projelerinin de olduğunu sözlerine ekledi..
Proje Lansman Toplantısı’na, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez ve Ayşen Gürcan, AK Parti MKYK Üyesi Ali Demirel, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, MHP İl Başkanı İsmail Candemir, BBP İl Başkanı Taha Baksan, AK Parti il ve ilçe belediye başkan adayları, Cumhur İttifakı’na mensup partilerin il ve ilçe yönetimleri ve sivil toplum kuruluşlarının başkanları, muhtarlar ve partililer katıldı.
]]>TÜBİTAK’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda deprem çalışmalarına devam ediyor.
Bu alandaki projelerini TÜBİTAK BİLGEM Afet Yönetimi Programı çatısında toplayan TÜBİTAK, programla deprem, yangın, su baskını gibi afetlerin öncesi ve sonrasında afetzede ile arama-kurtarma ekiplerine yardım amacıyla geliştirilebilecek teknolojilere yönelik çalışma yapıyor.
Programdaki “Akustik Sismik Sensör Tabanlı Enkaz Altında Canlı Tespit Sistemi”yle akustik ve sismik sensörlerle enkaz altında canlı insan olup olmadığını tespit etmekte kullanılabilecek prototip bir ürün ortaya çıkarıldı. Türkiye’de ilk kez geliştirilen bu sistemin yurt dışında ise sadece iki muadili bulunuyor.
“Enkaz Altı Canlı Tespiti Doppler Radarı” da enkaz altında canlı varlığının tespitini yapabilen bir prototip radar sistemi geliştirildi. Bu radar prototipinin çalışma performansı, enkaz ortamlarında yapılan test çalışmalarıyla da doğrulandı. Geliştirilen prototip radar sistemi, enkaz içinde bulunan canlının nefes alıp verme gibi minör hareketleri ile uzuv hareketlerini tespit edilebiliyor. Aynı zamanda canlının konumu hakkında da bilgi ediniliyor.
“Akıllı Telefon Enkaz Arama Sistemi” de enkaz altında kalan afetzedelerin akıllı telefonundaki mobil uygulamayla iletişime geçerek, afetzedelerin durumu ve konumunun belirlenmesini amaçlıyor. Sistem, GSM şebekesi çalışmasa da tespitte bulunmayı öngörüyor.
“Afet Risk İzleme ve Tahmin Sistemi” de deprem, sel, heyelan gibi afetlere ilişkin çeşitli veri kaynaklarının gerçek zamanlı işlenmesini ve yapay zeka teknikleri yardımıyla afet risklerinin tahmin edilmesini sağlıyor.
Sismik tehlike ve hasar dağılım tahmini haritaları
TÜBİTAK, sismik tehlike ve zemin sınıflaması konusunda Yalova, Kocaeli, Bursa, İstanbul ve Balıkesir belediyeleri ile hem deprem hem de heyelan tehlikesi konusunda projeler yürüttü. Gaziantep Sismik Tehlike Değerlendirme Projesi’nde ise senaryo depremlere göre sismik tehlike ve hasar dağılım tahmini haritaları oluşturuluyor.
Büyük Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları (DEPAR) Projesi kapsamında da büyük depremlerin hemen ardından bölgeye gidilerek depremin merkez üssünü çevreleyen geçici sismolojik gözlem ağlarıyla artçı depremler kayıt altına alınıyor.
136 sismoloji istasyonu kuruldu
TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM), University of Missouri ve Georgia Tech işbirliğiyle hayata geçirdiği çalışmayla Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Kayseri, Osmaniye, Adana ve Hatay’da 136 sismoloji istasyonu kurdu. Sismolojik ağ ile toplanan veriler, yapay zeka algoritmaları kullanılarak analiz ediliyor ve depremler yüksek hassasiyetle saptanabiliyor. Yapılan çalışmalar, fay mekanizma çözümleri, gerilme dağılımları, sismik boşlukların ve enerji transferlerinin dağılımı gibi önemli bilgilerin ortaya konmasına olanak sağlıyor.
TÜBİTAK MAM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü işbirliğiyle havalimanı sahalarında deprem tehlikesinin belirlenmesi ve zemine yönelik parametrelerin izlenmesine yönelik çalışmalar da yapılıyor.
Muğla’da Ula-Akyaka’daki diri fayların tanımlanması ve sismik tehlikenin belirlenmesine yönelik de çalışmalar sürüyor.
Arkeolojik örneklerin Karbon-14 yaş tayinini yapabilen ülkenin ilk ve tek Hızlandırılmış Kütle Spektroskopisi (AMS) Laboratuvarı da tarihsel depremlere ışık tutuyor.
Marmara Bölgesi Deprem Gözlem Ağı kapsamında 25 yıldır sismik hareketlilik izleniyor. Marmara Denizi’ndeki deprem tehlikesine yönelik sismik hareketlerin oluşum mekanizmaları ve diri fayların sismik etkinliğine yönelik bilgiler toplanıyor.
Deprem çalışmaları destekleniyor
Öte yandan, “1001-Deprem Araştırmaları” başlıklı özel bir çağrıya çıkılırken, 2021 yılından bu yana 80 proje desteklendi.
Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı’yla da 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ildeki araştırmacıların AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlandı. Çağrıya 1499 proje başvurusu yapıldı, 245’ine destek verildi.
Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi’yle de diri fayların bulunduğu bölgelerde yerleşim alanlarını etkileyebilecek deprem senaryoları ortaya konacak.
Ulusal Deprem Araştırmaları Programı Ortak Çağrısı’nda da çağrı süreci devam ediyor.
Depremlerden etkilenen lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile doktora sonrası araştırmacıların TÜBİTAK tarafından yürütülen veya desteklenen araştırma projelerinde yer almalarını sağlamak için de Birlikte Çalışıp Birlikte Başaracağız Programı çağrısı açıldı. Bu kapsamda 1317 lisans, 648 yüksek lisans ve 419 doktora öğrencisi ile 99 doktora sonrası araştırmacısı desteklendi.
]]>Bir otelde iş adamlarıyla bir araya gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, tek mücadeleleri olduğunu, o da milletin refahını yükseltmek ve küresel bir aktör olan Türkiye’nin gücüne güç katmak olduğunu söyledi.
Bu çerçevede cumhurbaşkanı liderliğinde ülkeye yatırım, istihdam, üretim ve ihracat yoluyla büyüme ilkelerine bağlı kalarak, yeni başarılara imza attıklarını belirten Bakan Uraloğlu, Türkiye Yüzyılının ilk yılında, yaklaşık 256 milyar dolarlık ihracatla cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldığını hatırlattı.
“100 yıllık işler 22 yıla sığdı”
Birçok sektörde Diyarbakır’ın, Güneydoğu Anadolu’nun en büyük ihracat merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Bildiğiniz üzere cumhurbaşkanımız, 12’nci Kalkınma Planı dönemimizin hedeflerini ortaya koydu. Yıllık ortalama yüzde 5 oranında istikrarlı ve dengeli bir büyüme hedefliyoruz. 2028 yılında 1 trilyon 589 milyar dolar milli gelire, 17 bin 554 dolar kişi başına gelire ulaşmayı amaçlıyoruz. Cumhurbaşkanımız AK Parti ile ülkemizin siyaset hayatına, birlik dirlik getirdi. Türkiye’yi küresel bir güç, dünyada sözü dinlenen bir ülkeye dönüştürdü. 100 yıllık işler 22 yıla sığdı. Baktık ki, Türkiye’nin çok hizmete ihtiyacı var, yürümek yetmeyecek, koşmaya başladık.”
“22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik”
Yapılan her yeni yolun geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmakta olduğunu aktaran Bakan Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak hem ihracatı artırmak hem de alternatif pazarlar oluşturmak için uluslararası projeleri gündemimize alıyoruz. Örneğin; Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak Kalkınma Yolu Projesi hepimiz için çok önemli bir projedir. Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanına gelecek yüklerin, 1200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demiryolu inşa ederek Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz. Irak’tan başlayıp Ovaköy’den Türkiye’ye gelen bu yeni uluslararası koridor sayesinde Güney Asya ve Orta Doğu’yu; Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Kuzey-güney koridorunda bölgemiz için hayati bir bağlantı da tesis etmiş olacağız” dedi.
Yine, Orta Koridor’da bulunan Türkiye’nin konumunu daha da güçlendirmek için Bakü-Tiflis-Kars Hattı’na ek olarak Zengezur Koridoru’nun açılmasının da kritik bir öneme sahip olduğunu bildiklerine değinen Bakan Uraloğlu, “Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı ile birlikte, Zengezur Koridoru orta koridorun gelişimini daha da destekleyecektir. 224 kilometre uzunluğundaki Kars – Aralık – Dilucu kesiminin ihalesini geçtiğimiz günlerde gerçekleştirmiştik. Geçtiğimiz yıl hizmete aldığımız Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı, daha sonrasında ise planlanan Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars demiryolu projeleriyle birlikte Dilucu ile Ankara arasındaki demiryolu bağlantısı sağlanmış olacaktır” diye konuştu.
Türkiye’nin siyaset tarihinde Diyarbakır’ın her zaman etkin konumda olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, “Diyarbakır, bugün de siyaset sahnesinde aynı etkinliğini ve ağırlığını muhafaza ediyor. Diyarbakır’ın artık ideoloji siyaseti yerine hizmete ihtiyacı var, yatırıma ihtiyacı var. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de ne varsa, Diyarbakır’da da o var ve olmaya da devam edecek. Diyarbakır’ı bölgesinde lider, refahın her alanda hissedildiği bir dünya kenti, marka şehir olana kadar çalışacak, eser siyasetimizle Diyarbakırlı kardeşlerimize hizmet etmeye devam edeceğiz. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarına talibiz” şeklinde konuştu.
Bakan Uraloğlu, AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden kardeşimizle birlikte planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceklerini vurguladı.
Programa, Vali Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, Mehmet Sait Yaz, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden ve çok sayıda iş adamı katıldı. – DİYARBAKIR
]]>AK Parti’nin Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. Çankırı, bir otelde düzenlenen lansman toplantısında projelerini 5 ana başlıkta topladı. Konak’a dair video gösteriminin ardından sahneye çıkan Ceyda Bölünmez Çankırı, “Yerinde yenilenme bizim için çok önemli. 30 Ekim İzmir depreminde 117, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde ise binlerce canımızı kaybettik. İzmir’de ve Konak’ta da bu acıların tekrar yaşanmaması için ‘yerinde yenilenmenin tam zamanı’ dedik. Can suyunu Yeşildere ile başlatıyoruz. EXPO’yu buradan kaldırıyoruz; çünkü burası İzmir’in ve Konak’ın en verimsiz noktası” dedi.
Yeşildere bölgesinde ilk etapta bin 500 konut inşa edileceğini anlatan Ceyda Bölünmez Çankırı, “Bir bölümünü hak sahiplerine geri kalanlarını ise can suyu dediğimiz transfer aşamasında kullanılacağımız olan yapılar olacak. Böylece hedefimiz; 5 yılda, 5 bölgede yerinde 5 bin konut yapacağız. Herkes bilsin ki bu süreci kimseyi mağdur etmeden yürüteceğiz. Kadifekale’ye gittiğimde Alsancak’a, Alsancak’a gittiğimizde ise Gültepe’ye hizmet edildiğine dair söylemlerini duyduk. Aslında her iki tarafa da eşit derecede hizmet edilmediğini görmüş oluyoruz. Örnek olarak Hatay bölgesindeki Taktakoğlu Apartmanı; mevcutta 54 dükkan, 56 dairesi var. Şuan ki plana göre 10 daire ve 20 dükkan eksik yapılmak zorunda. Mevcut bina stoku eski ve riskli. Mevcut planla yenilenme, hak kaybından dolayı gerçekleştirilemez. Yeni imar planıyla yerinde yenilenmenin önü açılacak” diye konuştu.
“İzmir’e yakışmayan cephelere estetik bir görünüm kazandıracağız”
Sabıka kaydı bulunan dezavantajlı gruplara katkı sağlanacağının altını çizen Çankırı, “Gün içerisinde herkesin sıklıkla kullandığı güzergahlardan; Kemeraltı, Anafartalar, Kıbrıs Şehitleri, Fevzipaşa Bulvarı, Gazi Bulvarı, Kordon, Asansör önü, Güzelyalı Parkı ve Betonyol’da İzmir’e yakışmayan, gözleri rahatsız eden cephelere estetik bir görünüm kazandıracağız. Belediye bünyesinde açacağımız atölyelerle, 5 yıl içerisinde dokuya uygun tabela, tente ve aydınlatmaya varana kadar göze hitap eden bir değişimi başlatacağız. Burada hem dezavantajlı gruplara (sabıka kaydı bulunan) katkı sağlayacağız hem de sokakta sağlıklaştırmayı sağlayacağız” ifadelerine yer verdi.
“Kemeraltı’ndaki yüzlerce tarihi yapıyı ayağa kaldıracağız”
Trafik sorunu, otopark problemleri ve zamana uygun mekanların olmaması nedeniyle ticaretin merkezi olan Konak’ın merkez olmaktan her geçen gün uzaklaştığını söyleyen Çankırı, “1 Nisan itibariyle Konak’ta ticaretin tam zamanı diyoruz. 270 hektar alanda 7 bin yıllık tarihi bir çarşı. Butik otelleri, restoranları ve mağazaları ile 7/24 canlı yaşayan, turistlerin cazibe merkezi. Alışverişin kalbi olan bir Kemeraltı’nda ‘Bir Usta Bin Usta’ projesiyle unutulmaya yüz tutmuş meslekler yeniden hayat bulacak. Alt yapı sorunu olmayan Kemeraltı projesi desteklenerek ticaret hacmini arttıracağız. İçinde bulunan; havraları, çeşmeleri, hanları, sinagogları, camileri ve restorasyon bekleyen yüzlerce tarihi yapıyı ayağa kaldıracağız” şeklinde konuştu.
Alsancak, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı gibi kritik noktalarda battı-çıktılar yaparak trafiği rahatlatacaklarını vaat eden Çankırı, “Böylelikle ticarete ivme kazandırmış olacağız” diye konuştu.
“Şatoyu kampüs haline getireceğiz”
Varyant’ta bulunan tarihi konuta değinerek, “Şato, gençlerin ve kadınların eğitim alacağı bir kampüs haline getirilecek” diyen Çankırı, “Bölgede bulunan 11 tarihi binanın restorasyonunu tamamlıyor, Hamza başkanımızın da ‘oturmayacağım’ dediği şatoyu, gençlerin ve kadınların buluşacağı, gastronomi eğitimleri alacağı bir kampüs haline getireceğiz” ifadelerine yer verdi.
Konak’ta 40 bini aşkın iş yerinin faaliyet gösterdiğini aktaran Çankırı, belediyenin branş kursları sayesinde, 5 yıl içinde ikametgahı Konak’ta olan 10 bin gence istihdam sağlayacaklarını söyledi.
“Düşler sahnesi yapmayı arzu ediyorum”
“İçerisinde Winter Wonderland benzeri tema parkları, açık ve kapalı tiyatrosu, özel eğitmenler ile yapılan spor alanları, gençler için yapılan kaykay alanları, can dostlarımızın ve evlatlarımızın oynayabileceği bir parkın olacağı düşler sahnesi yapmayı arzu ediyorum” diyen Ceyda Bölünmez Çankırı, sözlerine şunları da ekledi:
“Ayrıca burada herkesin bir defa da olsa mutlaka gittiği Göl Gazinosu’nu yeniden hayata geçirerek, hem Michelin Restoranı hem de belediyenin sosyal tesislerinin bulunduğu her bütçeye uygun adresleri kazandıracağız.”
STK kampüsü projesi
38 federasyon ve konfederasyon, bin 327 derneğin kullanacağı bir STK kampüsünü hayata geçirileceğini vurgulayan Çankırı, “2 bin kişilik bir alanda, altında otoparkı olan, hemşehri derneklerimizin programlarını belediye imkanları ile gerçekleştirebileceği bir alana kavuşturuyoruz. Kent ve gençlik meclisleriyle bu kenti burada yaşayanlarla yöneteceğiz. Üretici kadın atölyeleri ile de kadınlar, el emeği ürünlerini pazarlayacakları alanlarda tüketici ile buluşturmalarını sağlayacak; ayrıca e-ticaret yapmalarına ön ayak olacağız” diye konuştu.
Çankırı, Konak’ı 111 mahallesi ile 7 bölgeye ayırdıklarında; otopark, sosyal tesis, pazar yerleri ve üstü sentetik halı sahanın olduğu prototiplerle herkese fayda sağlayacak yapılar kazandıracaklarını söyledi. Cemevi, aşevi, sosyal marketler, mola evleri, gençlik merkezleri, üretici kadın atölyeleri ve apartman görevlileri lokali projelerine de değinen belirten Çankırı, şöyle konuştu:
“Örneğin; Türkiye’de ilk kez hayata geçireceğimiz Apartman Görevlileri Lokali projesi, İzmir’i su bastıktan sonra evlerini kanalizasyon basan o apartman görevlileri ile toplanmak için bir yerlerinin olmadığını gördüğümüzde, projelerimize eklemiş olduk. Sizlere sunmuş olduğum her proje, aslında saha gözlemlerimizden ortaya çıkmış, sorun çözüm denklemi çerçevesinde ürettiğimiz fikir ve değerlendirmelerin bir bütünüdür.”
Proje lansmanına ayrıca; AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir milletvekilleri, AK Parti İzmir il yönetimi, AK Parti ilçe başkanları ve çok sayıda partili katılım sağladı. – İZMİR
]]>Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) koordinatörlüğünde Milli Eğitim Müdürlüğü, MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ortak olduğu ve hibe almaya hak kazanan 7 projeden biri olan “İki Kere Özel Öğrenciler, Öğrenme Dezavantajı Olan Özel Yeteneklileri Fark Edelim” projesinin açılışı OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı.
Yirmi dört ay sürecek ve 250 bin avro bütçeye sahip proje, en az bir alanda yetersizlik gösteren ancak üstün zekalı olan öğrencilerin özel eğitime ihtiyaçları olduğuyla ilgili farkındalık oluşturulmasını hedefliyor.
Türkiye, Polonya, Bulgaristan, İtalya ve Çekya’nın ortak olduğu proje kapsamında iki kere özel farkındalık eğitimi programıyla, sosyo-duygusal eğitim programı hazırlanması, dijital içerik geliştirilmesi ve e-öğrenme platformu kurulması planlanıyor.
OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, açılış konuşmasında, toplumda bir alanda yeterli ama bir alanda yetersiz olan bireylerin topluma kazandırılması amacıyla önemli bir proje olduğunu söyledi.
Ünal, “Özel yetenekli çocuklar aileleri tarafından da anlaşılamadığında arada kalıyorlar. Yaşadığımız dünyada toplu bir hareket gerçekleştirilecekse toplumun bütün bireylerini ayırt etmeksizin herkesi aynı derecede ilgilendirmesi gerekiyor. Bu projenin de özel yetenekli çocuklarımız ve öğrenme zorluğu çeken çocuklarımızın anlaşılabilmesi ve topluma yararlı birer birey olmaları yolunda farkındalığı arttıracağını düşünüyorum.” dedi.
Proje Danışmanı Doç. Dr. Şener Şentürk ise proje ile öğretmenler ve aileler için farkındalık eğitim programları hazırlanacağını dile getirdi.
Çocukların küçük yaşlardan itibaren mobbinge maruz kaldıklarını söyleyen Şentürk, “Bazı çocuklar akranları tarafından anlaşılamıyorlar ve bu çocuklar da akranlarını anlamıyor. Yani bir okumayı nasıl yapamadığını çocuklar ifade edemiyor. İki artı ikiyi yani basit bir matematik sorusunu bazı öğrenciler yapamazken bunların ileri düzeyde matematik çözmelerini aileler ve eğitimciler bazen anlayamıyor. Bizim özellikle çocukların gelişimine ilişkin üzerinde durduğumuz nokta sosyo-duygusal gelişimler için çalışmalar yapmaktı. Bununla birlikte çocukları ilişkilendirdiğimiz, muhatap ettiğimiz öğretmenlerimizin ve ailelerimizin özellikle farkındalığının olması gerekiyordu. Çocuklarla ilgili genel itibariyle ailelere ‘çocuğunuzun özel yetenekli, üstün zekalı olduğunu duyduğunuzda ne hissettiniz’ diye sorulduğunda, aileler kaygıdan çok büyük bir gurur hissediyor. Ama özel yetenekli öğrencilerin de özel bir eğitim almaları gerektiği bilgisine sahip aileler çok azınlıkta. Bu proje ile aile ve öğretmenlere özel yetenekli çocukların nasıl yetiştirileceği ve çocukların eğitimlerinin nasıl süreceği ile ilgili eğitimler verilecek.” dedi.
Projede, Prof. Dr. M. Serdar Köksal, “Türkiye’de Özel Yetenek ve İki Kere Özellerin Eğitimi”, Doç. Dr. Sema Tan, “Özel Yeteneklilerin Eğitiminde Güncel Yaklaşımlar”, İdil Kefeli, “Yaşama Farklı Bir Bakış: İki Kere Özel Olmak” ve Doç. Dr. Mustafa Otrar, “MEB’in Özel Yetenekliler Projeksiyonu” konulu sunumlar gerçekleştirdi.
Programa, MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selim Eren, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. İdris Varıcı, Atakum İlçe Milli Eğitim Müdürü İrfan Yetik, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. ?
]]>Soydan, katıldığı bir radyo programında açıklamalarda bulundu. Kentteki ulaşım sorununa, içme suyu fiyatlarına ve gerçekleştirmeyi planladıkları projelere dair konuşan Soydan, “Mersin’in artık hak ettiği şekilde yönetilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Mersin’in her anlamda önünün açılması için gayret gösterdiklerini ifade eden Soydan, “Biz Cumhur İttifakı olarak Büyükşehir Meclisinde Mersin’in hayrına olan hiçbir şeye ret oyu vermedik. Borçlanma talebi ya da yatırım için kredi talebi oldu biz bunlara siyaseten bakamayız dedik ve evet oyu verdik. Biz hiçbir zaman şehrimizin önünü tıkamadık. Aksine kentin önünü açmak adına ne gerekiyorsa onu yaptık. Bu şehrin onaylanan bir metro projesi vardı. Maaliyetler gerekçe gösterilerek bu proje kısaltıldı. Yeni proje çizildi. Tüm evrak ve izinler sıfırdan alınıyor. En çok yoğunluğun yaşandığı serbest bölgenin oradaki istasyon çıkarıldı. Biz bu konularda siyaseti bir kenara bırakmalıyız diyoruz. Biz eleştirirken muhalif olmak için eleştirmiyoruz. Bu şehirde ulaşım master planının ivedilikle uygulanması gerektiğini söylüyoruz” diye konuştu.
“5 yıl daha kaybedilmemeli”
Kentte yapılan kavşaklara ilişkin de görüşlerini aktaran Soydan, şöyle devam etti: “Kavşakların mantığı şudur; birincisi kaza oranını minimize etmektir. İkincisi de zamanı tasarruflu kullanmak, bekleme süresini düşürmektir. Süreyi düşürünce yakıt sarfiyatında düşüş olur. Yakıt sarfiyatı düşünce egzoz emisyon salınımı az olur. ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla değil, şehri bilen STK’lar, üniversitedeki bilim insanları hep birlikte tartışalım, doğru proje neyse şehrimize onu uygulayalım. Fizibilite çalışmaları yapılarak kentimizdeki en verimli projeyi değerlendirip bu şekilde karar vermek gerekiyor. Bahane üretilmemeli ve 5 yıl daha kaybedilmemelidir. Mersin’in artık birliğin gücü ve uyumuyla, Cumhur İttifakı’nın kadrolarıyla yönetilip vatandaşlarımızın ve kent dinamiklerinin de dahil olduğu şekilde yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”
Kent merkezindeki ulaşım sıkıntısına da değinen Soydan, İstiklal Caddesi’nde gerçekleştirilen uygulamayı da eleştirdi.
“Su faturalarını makul seviyeye çekeceğiz”
Mersin’deki içme suyu fiyatlarına dair de konuşan Soydan, “Mersin’de içme suyumuz Yalınayak’taki depoya borularla geliyor. Bu su gelirken belli bir elektrik sarfiyatı oluyor. Mersin’deki 50 metrelik irtifada motopomplar su basıyor. Örneğin Gaziantep’te 3 tane depo var. 3’ünün ortalamasını aldığımız zaman ortalama 250 metre irtifa var. Yani Mersin’in 5 katı. Bu da daha fazla irtifa, daha fazla elektrik kaybı demek. Mersin’de birçok binanın da kendi hidroforu vardır. Bunun parasını da kendimiz öderiz. Buna rağmen Mersin’deki su faturaları daha fazladır. 31 Mart’tan sonra ilk işimiz su faturalarını makul seviyeye çekmek olacak” dedi.
“Bitki sağlığı merkezini hayata geçireceğiz”
Çiftçilerin girdi maliyetlerini minimum seviyeye çekmek için çalışmaları sürdüreceklerini ifade eden Soydan, “Tarım AŞ’yi kuracağız. Bitki Sağlığı Merkezi’ni hayata geçireceğiz. Burada ziraat mühendislerimizle çiftçilerimize destek olacağız. Gübre, fide, tohum, zirai ilaç, sulama konusunda katkı sunacağız. Sektör temsilcileri ile çıkan ürünlerin pazarlama noktasında yardımcı olacağız. Uzmanlardan oluşan bir departman kuracağız. Soğuk hava deposu, meyve suyu fabrikası kuracağız. Hem istihdam sağlayacağız hem de çiftçimize destek olacağız” şeklinde konuştu.
“Projeler bizim işimiz”
Tarsus’u fuar ve kongrelerin merkezi haline getireceklerini vurgulayan Soydan, “Dünyanın belli noktalarında gerçekleşen fuar ve kongreleri Mersin’de de gerçekleştireceğiz. Adnan Menderes Bulvarı’nı turistik tramvay hattına kavuşturacağız. Projeler bizim işimiz. Hiçbir zaman bahane üretmeyeceğiz. Vatandaşlarımız gözle görülür değişikliği kısa sürede fark edecekler. Biz kavga gürültüden uzak barışık bir şekilde Mersin adına ne yapabiliyoruz ona bakıyoruz. Maalesef kentimiz istediğimiz noktada değil. Elimizden gelenin fazlasını yapıp çok çalışmamız gerekiyor. Çünkü Mersin her şeyin en iyisini hak ediyor” ifadelerini kullandı. – MERSİN
]]>Dündar, bir otelde düzenlediği proje tanıtım toplantısında, Bursa’yı en iyi şekilde geleceğe taşımanın kent yöneticilerinin asli vazifesi olduğunu söyledi.
AK Parti’nin hizmet belediyeciliğiyle yoluna devam ettiğini belirten Dündar, 15 yıllık tecrübe ve ilk günkü aşkla Osmangazi’de yeni bir sayfa açmaya hazırlandıklarını kaydetti.
Dündar, geçmiş dönemde yaptığı projeleri örneklerle anlatarak, şöyle devam etti:
“Soğanlı Kentsel Dönüşümü ile sağlıklı şehirleşmede, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi ile de tarihi mirasa sahip çıkma konusunda Türkiye’ye örnek olduk. Osmangazi Meydanı Kentsel Tasarım Projesi ile kentin kalbindeki çöküntü bölgesini adeta bir cazibe merkezi haline getirdik. Her karışı derin bir tarihi birikimle yoğrulmuş Bursa’mızda bugüne kadar yaptığımız 567 restorasyonla ecdada vefa borcumuzu ödedik. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait kalıntılara ev sahipliği yapan Hisar Bölgesi’ni arkeopark olarak bir açık hava müzesine dönüştürüyoruz. Tarihi sur ve kapılar, medrese, türbe ve konakları özgün kimliklerine kavuşturduk. Yaşayan Tarih Hisar İçi Projeleri kapsamında bütüncül bir planlama ile hem Tarihi İpek Yolu aksını hem de 1326’nın Bursa’sını gün yüzüne çıkarıyoruz.”
Yeşil alana önem verdiklerini dile getiren Dündar, belediyenin yürüttüğü sosyal hizmetlerle ihtiyaç sahiplerinin her zaman yanlarında olduklarını bildirdi.
Halkın karşısına boş vaatlerle değil kalıcı eserlerle çıktıklarını vurgulayan Dündar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yeni dönemde de ‘Yerinde yeni ve güvenli yaşam’ ilkesiyle 11 ayrı lokasyon belirledik. Vatandaş talepleri öncelikli olarak bu bölgelerde dönüşümü hızla başlatıyoruz. Yer altı otoparkı, belediye hizmet birimleri, oditoryum, konferans salonları ve cami ile Osmangazi Meydanı, Bursa’nın yeni buluşma noktası olacak. Ulaşımda, yeni yollar açarak, mevcut yolları daha sağlıklı hale getirerek ve çıkmaz sokakları açarak, trafiğe nefes aldırmaya devam edeceğiz. Yeni dönemde, Hamitler-Dereçavuş imar yolu ve Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı-Bağlarbaşı Okul Cadde imar yolunu yaparak, her iki bölgeye de önemli alternatif güzergahları kazandırmış olacağız. Bir taraftan kentimizi afetlere dirençli hale getirirken, diğer taraftan da olası afet sonrası için de hazırlıklarımızı yapıyoruz. Hisar Bölgesi’ni kentimizin yeni bir turizm rotası haline getirme hedefiyle bölgedeki sokak sağlıklaştırma çalışmalarına yeni dönemde de devam edeceğiz. Yeni döneme damga vuracak bir diğer projemiz de Romangal İpek Fabrikası restorasyonu olacak.”
Dündar, yeni döneme ilişkin Kayhan Bölgesi, yeni yeşil alanlar, oyun ve spor parkları, sıfır atık, anne çocuk merkezleri, bilgi evleri, engelsiz iş atölyeleri, aşevi, kültür sanat, kapalı pazar yerleri, sahipsiz hayvanlar doğal yaşam merkezi ve kültür merkezi gibi birçok projeyi katılımcılarla paylaştı.
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank da Dündar’ın projelerini dinlerken heyecanlandığını belirtti.
Varank, ülkede taş üstüne taş koyma derdinde olduklarını dile getirerek, “İnsanlar hizmete aç. İnsanlar belediyecilik görmek istiyor. Cumhuriyet Halk Partisinin yönettiği ilçeler kasabaya dönmüş durumda. Neden biliyor musunuz? Çünkü onların hizmet etmek gibi bir derdi yok. Milletin refahını düşünmek gibi bir derdi yok ama biz diyoruz ki Bursa’da 17’de 17 yapalım. Alinur Başkanımızla büyükşehri taçlandıralım. Farklı bir Bursa’yı hep beraber inşa edelim. Bunu yapabileceğimize inanıyoruz.” ifadesini kullandı.
Lansman toplantısına, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti milletvekilleri, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ile çok sayıda partili katıldı.
]]>Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Bismil ilçesinde, Diyarbakır-Bismil-Batman kara yolu açılışında yaptığı konuşmada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yatırımların yegane hedefinin 85 milyon vatandaşa daha konforlu ve daha güvenli bir yaşam sunabilmek olduğunu söyledi. Bu çalışmaların bir başka hedefinin de özellikle Diyarbakır gibi bölgesinde bir merkez olan şehirlerin cazibesini artırmak olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı liderliğinde 81 ili birbirinden ayırt etmeksizin hayata geçirdikleri projelerle, Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerin ulaşım altyapısını daha da güçlendirmeye devam ettiklerini kaydetti.
“Diyarbakır-Bismil-Batman Yolumuzun açılışıyla ‘durmak yok, yola devam’ diyoruz” diyen Bakan Uarloğlu, şöyle konuştu:
“Güneydoğu Anadolu Projesi’nin faaliyete geçmesiyle Diyarbakır’ın “Bereketli Hilal” olarak anılan verimli toprakları, tarımın ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesine öncülük etmektedir. Diyarbakır, coğrafi konumuyla da ticaret merkezlerine kolay ulaşılabilmesi, dinamik ve genç nüfusu ve eşsiz tarihsel dokusunun sağladığı turizm potansiyeli ile gelişimini sürdürmektedir. Bu nedenle Diyarbakır’ın ulaşım ağının güçlendirilmesi ülkemiz için çok önemli. 2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Diyarbakır’ın ulaşım ve iletişim altyapısı için 57 milyar 652 milyon lira yatırım gerçekleştirdik.”
“9 bin 852 metre uzunluğunda 97 adet köprü inşa ettik”
44 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 456 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 2 kilometreden 285 kilometreye çıkardıklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Diyarbakır-Mardin Yolu, Diyarbakır-Şanlıurfa Yolu, Diyarbakır-Silvan Yolu, Kuzey Batı ve Güneybatı Çevre Yolları, Havaalanı Bağlantı Yolu, Diyarbakır-Ergani Yolu Köprü ve Köprülü Kavşakları, Diyarbakır Şehir Geçişindeki Köprülü Kavşaklar gibi önemli karayolu projelerini bitirdik. 9 bin 852 metre uzunluğunda 97 adet köprü inşa ettik. Malabadi, Eğil, Eğil Sancak, Dicle Ongözlü, Çüngüş, Dörtulular ve Dilaver gibi tarihi köprülerinin restorasyonunu da gerçekleştirdik. Şu anda da toplam proje tutarı 15 milyar 618 milyon lira olan 12 ayrı karayolu projesine devam ediyoruz. Bunlarından en önemlilerinden biri de açılışı için bir araya geldiğimiz Diyarbakır-Bismil-Batman yolumuzdur” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’ı Batman’a bağlayan 66 kilometre uzunluğundaki Bismil-Batman güzergahı Bismil Ovası’ndan geçmekte olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Günlük ortalama 11 bin aracın kullandığı yolumuzda özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu dönemlerde taşıt trafiği önemli ölçüde artmaktadır. Hizmete sunulan bu yolda 3 adet modern dönel kavşak, 3 adet sığınma cepli kavşak, 7 adet hemzemin kavşak, 7 adet altgeçit ve 1800 metre uzunluğunda 60 adet menfez inşa ettik. Yolumuzu bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirerek; Diyarbakır-Bismil-Batman güzergahındaki trafik güvenliğini ve konforu arttırdık. GAP Bölgesi’nde üretilen tarım ürünlerinin daha hızlı, daha ekonomik taşınmasını tesis ettik. Bölgedeki lojistik operasyonların gelişmesine katkı sağladık.”
“Deprem Konutları’nın bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmalarımız sürmektedir”
Yol ile zamandan 33 milyon lira, akaryakıttan 24 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf edileceğini aktaran Bakan Uraloğlu, “Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Yolumuzun kalan 12,4 kilometre uzunluğundaki sathi kaplamalı kesiminin BSK ihalesini de en kısa zamanda yapmayı planlıyoruz. Bağlar ilçesinde yapımı devam eden Deprem Konutları’nın Bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmalarımız sürmektedir. Bu çerçevede 25,9 kilometre uzunluğunda Diyarbakır-Şanlıurfa yoluna bağlantıyı sağlayacak Farklı Seviyeli Kavşak imal ediyoruz. Toplamda 9 bin 500 metre yağmur suyu hattı ve 7 bin metre atıksu imalatı ile 1800 metre içme suyu hattı tamamlanmıştır. Mart ayı sonuna kadar 7,3 kilometrelik kesimi bitirmeyi hedefliyoruz. Geri kalan kısmı da bu yıl içerisinde bitirerek vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız” diye konuştu.
“Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarımız devam etmektedir”
Diyarbakır’ın havayolu ve demiryolu gibi diğer ulaşım modlarında da gelişmesi için çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine değinen Bakan Uraloğu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Diyarbakır-Kurtalan arası 100 kilometre, Diyarbakır-Batman arası 40 kilometre, Malatya – Diyarbakır 30 kilometre ve Yolçatı-Diyarbakır hattı Gezin-Sallar arası 22 kilometre olmak üzere Diyarbakır’ın tüm demiryolu ağını yeniledik. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesini iltisak hattı yaparak demiryolu ağına dahil ettik. Diyarbakır’ı saatte 200 kilometre hızla Elazığ’a bağlayacak Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarımız devam etmektedir. Bu bölgeden, biraz güneyimizden geçecek olan Irak’ın Faw Limanı’ndan başlayıp Ovaköy Sınır Kapısı’ndan girecek olan 1200 kilometrelik demiryolu ve otoyol, ülkemizi baştan başa kat ederek Kapıkule’den Avrupa’ya çıkartacak hattımızda da çalışmalarımızı çok yakından takip ediyoruz. İnşallah Irak tarafında bu sene içerisinde çalışmalara fiili olarak da başlayabilirsek bir ilki gerçekleştirmiş olacağız. Dolayısıyla bu bölgenin gelişimine çok ciddi bir destek verecektir. Gelecek projeksiyonunda bu hat Elazığ üzerinden Malatya -Çetinkaya-Sivas hattına bağlantısı sağlanarak ülkemizin doğu – batı kesimindeki demiryolu ağına entegrasyonu sağlanacaktır. Böylece Diyarbakır’ın Ankara ve İstanbul hızlı tren bağlantısı yapılmış olacaktır.”
“Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu”
70 kilometre uzunluğa sahip olan Ergani-Leylek-Diyarbakır-Bozdemir kesiminde de mevcut durumda tek hat olan demiryolu hattının çift hatta çıkarılmasına yönelik projelendirme çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Bakan Uarloğlu, Ergani’deki mevcut istasyona bağlantısı bulunan bu projeyle birlikte Bozdemir-Diyarbakır-Ergani arasındaki konvansiyonel hat kapasitesini büyük oranda artıracağız. Tüm Türkiye’de yaşanan havayolu taşımacılığındaki gelişme elbette Diyarbakır’da da etkisini gösterdi. Diyarbakır Havalimanı’nı da yeniledik ve yılda 5 milyon yolcuyu ağırlayacak kapasiteye çıkardık. Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu. Yeni ve modern bir terminal binasıyla da Diyarbakır’a yakışan, Diyarbakır’a yaraşan bir havalimanına kavuştuk. Bu yatırımlar ile 2002 yılında 211 bin olan yolcu trafiğini, 2023 yılında 2 milyonun üzerine çıkardık” ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır’ın cumhurbaşkanı liderlinde geçen son 22 yılda çok geliştiğini ve bambaşka bir şehir olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, “Güneydoğu Anadolu’nun parlayan yıldızı haline geldi. Bu gelişimde Diyarbakır’a yapılan ulaşım ve iletişim yatırımlarının payı çok büyük. Yapılan her yol ulaştığı yere yatırım çekiyor, bölgenin ticari hareketliliğini hızlandırıyor, ekonomisini güçlendiriyor. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarına talibiz. AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Mehmet Halis Bilden kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hep birlikte hayata geçireceğiz” dedi.
Törene Vali Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, İl Jandarma Komutanı Tümgenaral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kaymakamlar, kamu kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – DİYARBAKIR
]]>CHP Konyaaltı Belediye Başkan Adayı Cem Kotan, Konyaaltı ilçesinde bir otelde düzenlenen kahvaltıda basın mensupları ve partililer ile bir araya geldi. Çok sayıda kişinin katıldığı toplantıda Cem Kotan’ın seçim çalışmaları anlatılırken, yeni dönemde hayata geçireceği projelerin tanıtımı yapıldı. Parti Meclisi tarafından isminin açıklanmasının ardından 2 aylık surecin geride kaldığını belirten Kotan, “Her kesimle bir araya gelerek kendimizi anlattık. Konyaaltı’nı hep birlikte yöneteceğiz sloganı ile hareket ettik. 100 proje ile yola çıktık. Şu anda 41 tane projemiz Konyaaltı halkının talep ettiği projeler. Çılgın bir projemiz yok, hepsi hayatın içerisine dokunan projelerdir. Biz katılımcı ve demokratik bir yönetim anlayışı ile yola çıktık. Projelerimizi de halkımız belirleyecek. Konyaaltı belediye başkanı ile vatandaşın iletişimi güçlendi. Belediye başkanının kendilerinin yanında olmasını istediler” dedi.
“Bir eve baktığımız zaman belediyemizin görünmesini istiyoruz”
Vatandaşa şu sözü verdiklerini belirten Kotan, “Devamlı vatandaşımız ile birlikte olacağımızın sözünü verdik. Şu anda çalışmalarımız muazzam bir şekilde ittifaka yakın bir oy oranımız var. Konyaaltı halkımıza çok teşekkür ederim. Göreve geldiğimiz zaman belediye halkın içerisinde olduğu gibi ailelerin de içerisinde olacak. Bir eve baktığımız zaman belediyemizin görünmesini istiyoruz. Kreşlerimizin sayısını 2 katına çıkaracağız. Engelli vatandaşlarımıza ait işletmelerde gerekli şartlar yok, bununla ilgili de çalışmamız olacak. Emeklilerin çok yoğun yaşadığı bir ilçede bulunuyoruz. Birtakım merkezlerimizin açılması yönünde çalışmalarımız olacak. Kadınlar ile ilgili olarak hobi atölyelerin açılması, parkların ışıklandırılması ile daha konforlu bir kentte yaşamaları için elimizden geleni yapacağız. Her zaman bir hayaliniz olacak, bizim bu kentte siyaset yaparken bu ilçeye yönelik bir hayalimiz vardı. Hayalimiz olarak aday olduk. Ben her zaman siyasette hayali olan insanlar ile koşmak istedim” ifadelerine yer verdi.
“Muhtar belediye başkanına ulaşamıyorsa o mahallenin sorunlarının çözümü gecikir”
En büyük hayalinin Konyaaltı’nı, halkla beraber yönetmek olduğunu belirten Kotan, “Muhtarlar ile bir ekip oluşturmak istiyoruz. Muhtarlar ile belediye başkanı arasında bir bürokrasi vardır. Muhtar belediye başkanına ulaşamıyorsa o mahallenin sorunlarının çözümü gecikir. Biz muhtarlarımız ile her 3 ayda bir araya gelerek bir değerlendirme yapmak istiyoruz. Orada sorunlar ve talepler iletilecek. Biz neler yaptığımızı anlatarak onlara hesap vereceğiz. Bir bakıma denetleneceğiz. Bir bakıma yetkimizi paylaşmış olacağız. Daha sonra katılımcı demokrasi ile mahalle toplantıları yapmak istiyoruz. Muhtarımızı yanımıza alarak direk halkımıza giderek onların sorunlarını dinleyeceğiz. Bir hizmet rotası çizeceğiz. 3 ay sonra yine giderek yapılıp yapılmadığını denetleyeceğiz. Konyaaltı halkı ile bütünleşmek istiyoruz. Biz katılımcı demokrasinin daha da gelişmesinden yanayız. 10 yıldır belediyecilik alanında çalışıyorum. Onlarla birlikte hem yöneteceğiz hem de yönetileceğiz. Bütün kararlarda halkımıza gideceğiz” sözlerine yer verdi.
“Güzel bir yolculuğa çıkacağız”
5 yıl boyunca çok güzel bir hikaye yazmak istediklerini belirten Kotan, “Güzel bir yolculuğa çıkacağız. Güzel başarı hikayeleri yazacağız. Çok başarılı genç bir ekibimiz var. Hepsi hayatın içerisinde olan projelerdir. Biz geçmişimize bağlıyız, önceki başkanlarımızın yaptığı projeleri geliştireceğiz. Hizmetleri daha iyi noktaya getireceğiz. Belediye başkanı makam odası ile makam aracının arasına sıkışmayacak” dedi.
CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, “Bu zamana kadar ilçemize hizmet eden başkanlarımıza teşekkür ederim. Cem Kotan arkadaşımıza başarılar diliyorum. Kendisi partimizin emekçisidir. İlçemize değer katacak projeleri ile en iyi hizmeti yapacaktır” ifadelerini kullandı.
“23 yıldır sosyal demokrat belediyeciliği ile yönetiliyor” diyen CHP İl Başkanı Nail Kamacı, “Bu dönem bir nöbet değişimi oldu. Parti meclisi kararları bizim için kutsaldır. Bizim adayımız Cem Kotan’dır ve arkasındayız. Cem Kotan 2004-2005 yılında partimizde görevlerde bulundu. O dönemlerde partimizde çalıştı. Parti geçmişi olan bir arkadaşımızdır, kendisine başarılar diliyorum” sözlerine yer verdi.
CHP Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, “Örgüt olarak bilfiil durmadan gece gündüz demeden çalışmaya başladık. Amacımız sıkılmadık el bırakmamaktı. Sadece bir seçim kazanmak için değil rekorunu kırmak için harekete geçtik. Sadece ilçede değil büyükşehir anlamında da bunun peşindeyiz. Çalışmaya devam edeceğiz” dedi. – ANTALYA
]]>Mersin Turizm İşletmecileri Derneği (MERTİD) ile bir araya gelen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, kentin turizm potansiyelini açığa çıkarmak için Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak önemli projeler ürettiklerini ve hayata geçirdiklerini söyledi. Bu konuda dernek ve turizmcilerle de iş birliği yaptıklarını hatırlatan Başkan Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak hayata geçirdikleri proje ve tesisleri katılımcılarla paylaşarak, “Örneğin Darısekisi Örnek Yörük Köyü, orası bir yerli turist çekme aracıdır. Bunu tanıtmak, anlatmak ve organize etmek turizmcinin işidir. Silifke Gazi Çiftliği’miz var. On binlerce insanı orada misafir ettik. Orası Gazi Mustafa Kemal’in birinci sırada üye olduğu Türkiye’nin ilk Tarım Kredi Kooperatifi’dir. Böyle bir manevi değeri var. Orada da çok güzel çalışmalar yaptık” dedi.
“Visit Mersin Projesi ile ziyaretçilerin seyahatlerini planlayabileceği bir platform hazırlıyoruz”
Kenti tanıtmak için bir ‘Turizm Haritası’ çalışması gerçekleştirdiklerini aktaran Seçer, bu çalışmanın da turizm işletmecileriyle fikir alışverişi yapılarak ortaya konduğunu belirtti. Gelecek dönem MESKİ Su Müzesi’ni hayata geçireceklerini söyleyen Seçer, “Özellikle çocuklarımıza su bilincini kazandırması yönünde çevre illerden oldukça ilgi çekecek. ‘Antik Mersin’ projemiz var. Toplam 33 kilometre uzunluğuna sahip 5 ayrı kültür rotası oluşturuldu. Yine Antik Mersin Tanıtım Ofisi’ni sahilde açıyoruz. Kısa sürede hizmete açacağız. Orada artırılmış sanal gerçeklik teknolojisi kullanılacak. VR Mersin’den farklı, daha geliştirilmiş bir çalışma olacak. Yine yeni dönemde bir projemiz ‘Visit Mersin Projesi’ ile ziyaretçilerin seyahatlerini planlayabileceği bir platform hazırlıyoruz” şeklinde konuştu.
‘Kilikya Yolu’ projesiyle Mersin kültür ve spor turizminde cazibe merkezi olacak
Mersin’in ören yerlerinin yer aldığı noktalarda bisiklet ve koşu parkurları oluşturarak Mersin’in kültür ve spor turizminde cazibe merkezi konumuna gelmesini amaçlayan ‘Kilikya Yolu’ projesinin detaylarını da paylaşan Seçer, “500 kilometrelik bir rota. Otuza yakın da parkur içeriyor. Belediyemiz yapıyor bu çalışmayı ve doğa derneklerinin katkısıyla hayata geçirdi” diye konuştu. ‘Mersin Tarihi Kent Merkezi Koruma ve Canlandırma’ projesi kapsamında da Kasaplar Çarşısı’nı kamulaştırdıklarını ve yerine bir kent meydanı yapacaklarını belirten Seçer, “Tarihi kent meydanı önemlidir. Yani tekrar bina çıkmayacağız. Kenti canlandıralım, insanlar gelsin orada alışveriş yapsın, kafede veya restoranda otursun diye güzel bir meydan yapacağız” dedi.
“Taş Bina Mersinimize yakışır bir kent müzesi olacak”
Taş Bina’nın çok kısa sürede boşaltılacağını ve restorasyon sürecinin başlayacağını dile getiren Seçer, “İçinde farklı birimlerin olduğu, gayet güzel, Mersinimize yakışır bir kent müzesi olacak. Bunun da önemli bir çalışma olduğunu düşünüyorum” ifadelerine yer verdi. Seçer bir diğer proje Karboğazı Kayak Merkezi projesi için ise, “Turizm Bakanlığıyla yürüttüğümüz bir çalışma var. Daha önce başlatılmış, akamete uğramış. Biz tekrar gündeme aldık. Onun da çalışmaları devam ediyor. Turizm Bakanlığı ve Orman Bakanlığı olmak üzere her iki bakanlıkla da görüşmelerimiz iyi gidiyor. Özellikle Turizm Bakanlığı da bu konuda sıcak davranıyor. Ormandan da tahsis konularımız var, orası çok geniş bir alan. Oranın hem günübirlik ziyaret alanı hem de kayak merkezi olması için çalışmalarımız sürüyor” diye konuştu.
“Kent dinamikleri iş birliği içinde olmalı”
Tarsus Şelalesi’nde de önemli bir çalışmayı hayata geçireceklerini vurgulayan Seçer, “Orada bir sosyal merkez, etkinlik merkezi yapacağız. Şelalenin tamamının düzenlemesini yapmak istiyoruz. Narlıkuyu’yu da bir gençlik kampı çalışmasıyla bölgenin ilgi alanı haline getireceğiz. Onun da çalışmaları çok kısa bir süre sonra başlar, projesini hazır ettik” dedi. Kentin önemli turizm potansiyeli olduğunun altını çizen Seçer, bu potansiyeli ortaya çıkarmak için kent dinamiklerinin iş birliği içinde olması gerektiğine dikkat çekti. Seçer, “Belediye, sivil toplum, bürokrasi, Ankara ilişkilerini ortaklaşa götürmemiz lazım” ifadelerini kullandı.
Hayata geçirdikleri festivallerden de söz eden Seçer, Uluslararası Tarsus Festivali, Gençlik Festivali, Edebiyat Festivali gibi birçok organizasyonla Mersin’in tanıtımına katkı sağladıklarını söyledi. – MERSİN
]]>Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar’ın ev sahipliğinde özel bir otelin konferans salonunda gerçekleştirilen Proje Tanıtım Programına; AK Parti Kayseri Milletvekilleri Bayar Özsoy ve Şaban Çopuroğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, AK Parti Kocasinan İlçe Başkanı Selçuk Melekoğlu, MHP Kocasinan İlçe Başkanı Hacı Ali Doğan, AK Parti Melikgazi İlçe Başkanı Tayyar Şahin, AK Parti Kocasinan Kadın Kolları Başkanı Gülhan Dulda İmamoğlu, AK Parti ve MHP yönetimi, meclis üyeleri, muhtarlar, iş adamları, oda başkanları, sivil toplum kuruluşların temsilcileri ve basın mensupları ile vatandaşlar katıldı.
Başkan Çolakbayrakdar, yeni dönemde şehre çağ atlatacak, vizyon projelerini, ‘Çevre Belediyeciliği, Hizmet ve İcraat Belediyeciliği, Sosyal Belediyecilik, Kültür, Sanat ve Spor Belediyeciliği, Güvenli ve Dirençli Şehirler, Vizyoner Belediyecilik ve Katılımcı Belediyecilik’ adlı 7 ana konu başlıklarıyla slayt gösterisi eşliğinde anlattı. Başkan Çolakbayrakdar, ilk olarak ‘Çevre Belediyeciliği’ konu başlığıyla yapılan ve yapılacak çalışmaları aktardı.
“Projelerimizi, ‘çözüm, proje ve sosyal odaklı’ anlayışıyla hayata geçiriyoruz”
Kayseri’nin kalbine dokunacak projelerle Kocasinan’a özgü ve Kocasinan’ı farklılaştıracak bir şehir inşa edeceklerinin altını çizen Başkan Çolakbayrakdar, “2015 yıldan bu yana 9 yıllık bir süreçte Kocasinan ve Kayseri için çalışıyor ve üretiyoruz. İlk göreve başladığımızda ‘Yeni Kayseri Kocasinan’da kurulacak, Kocasinan, Kayseri’nin Yeni yüzü Olacak ‘diye iddialı bir sözle başlamıştık. Bu söze, inanarak ve güvenerek söyledik. İnancımız bu bereketli toprakların neler yapabileceğiydi ve güvencimizde milletimizdi. Bu noktada Kocasinan’ın her bir köşesinin birbirinden farklı ortaya koyabileceğimiz, yapabileceğimiz değerleriydi. Bu değerleri gün yüzüne çıkartabilmek için 3 başlıkta kendimize çalışma prensibini seçtik. ‘Çözüm, Proje ve İnsan Odaklı’ çalışmaları ilke edindik ve Şükür Allah’a bu 3 ana prensip doğrultusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz” diye konuştu.
“Şehre, 5 milyon metrekare yeşil alan kazandıracağız”
Birinci başlıkta yer alan ‘Çevre Belediyeciliği’ konu başlığı altında yüzlerce projeyi hayata geçireceklerini belirten Başkan Çolakbayrakdar, “Günümüzde en çok konuşulan ve en çok gündem olması beklenen işlerin başında çevre geliyor. İklim değişiklikleri, kuraklık, atıklar ve canlılar olmak üzere bunların hepsi bir bütün olarak çevreyi kapsıyor. Bu noktada 5 yıl içerisinde 1,5 milyon metrekare alanı kapsayan ve yaklaşık 200 noktada park yapmayı hedefliyoruz. Sadece park yapmakla yetinmeyeceğiz. Şehrin merkezinde ve merkeze yakın yerlerde ağaçlandırma çalışmaları ile 3,5 milyon metrekare orman alanını Kayseri’mize kazandıracağız. Toplamda 5 milyon metrekare yeşil alan kazandırmış olacağız. İklim değişikliği ve kuraklıkla ilgili dünyada bu konulara çözüm aranıyor. Bu noktada yeşillendirme çalışmaları buna en büyük etken olduğu için çalışmalarımız bunun için önemli ve değerlidir. Bu noktada 120 bin metrekare alanda kurulacak olan yeni bir kent parkı inşa edeceğiz. Hedefimiz, gelişim odaklı değer üreten bir Kocasinan’dır. Bu değerin tabi ki bölgeyi ciddi manada güzelleştirecektir. Bu ayrıca bölgeye değer odaklı bir noktaya getirmektir. 7’den 70’e herkese bir değer üretecek parklar zinciri kazandıracağız. Çevre Belediyeciliği içinde yüzlerce projeyi hayata geçireceğiz. Mithatpaşa’nın ardından 70 bin metrekare alanda bir parkı daha Zümrüt’e kazandırıyoruz. Ayrıca çocuklar için trafik eğitim parkı ile çocuklara trafik eğitimleri verilecek. Orman alanların içerisinde mevcut orman alanların kurtarılması ve eklenmesiyle olacak. Taşhan Fındıklı Mesire Alanında kamp ve trekking gibi alanlar olacak. Yeni Doğan Vefa Ormanı ile Kocasinan’da her bir gözünü açan bebeklerin adına, rahmetli olan kişilerin adına ve evlenen çiftler adına bir orman oluşturacağız. Hacı Mustafa Tarman Biyolojik Gölet çalışması da hayata geçmiş olacak. Binlerce insanın yürüdüğü ve çevrenin daha nitelikli olması için Düvenönü, İstasyon, Ahievran ve Hastane Caddesi’ne estetik ve işlevsel dokunuşlarla yeni düzenlemeler yapacağız. Şehrimizin, imar planlama noktasında bir kimliği var. İnşallah bu dokunuşlarla birlikte daha kimlikli şehir haline getirmeyi hedefliyoruz. Kocasinan’ımızda her canlı değerlidir. Bu noktada 22 bin metrekare alan üzerinde kuracağımız ve sokak hayvanlarına hizmet verecek olan Sen’Patı Park projesini şehrimize kazandıracağız” ifadelerini kullandı.
“Şehri, dört bir koldan inşa ediyoruz”
‘Hizmet ve İcraat Belediyeciliği’ için gece-gündüz demeden çalıştıklarını vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar, “Kocasinan’da bugüne kadar bin 322 km yol yaptık ve bin km daha yol yaparak, toplam 2 bin 347 km yol yapmayı hedefliyoruz. 40 yıllık geleneği, yol aksını değiştirdik ve akıllı kavşaklarla trafiksiz ulaşım aksı kazandırdık. Şehrin bütün ulaşım akslarını sırtlayacak ulaşım yolları yaptık. Bekir Yıldız Bulvarı, Ali İhsan Alçı Bulvarı, Ziyagökalp Akıllı Kavşak, Yenidoğan Akıllı Kavşak, Beyazşehir Taşkın koruma Kanalı, Yenidoğan Taşkın Koruma Kanalı, Asfalt Plenti, Agrega Tesisi ve 138 büyük iş makinası aracı kazandırdık. Güneş Enerjisi Santrali 100 bin metrekare alana kurulu 6 MW kapasiteli yeni bir tesis daha yapacağız. Generalemir 4,5 km, Ertuğrulgazi 4,8 km, Mithatpaşa Mahallesi 12,8 km, Bekir Yıldız Bulvarı 1 km, Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi 2,4 km, Yunusemre Mahallesi 1 km ve Seyrani Mahallesi 1,75 km gibi yollar yapacağız. Yeni bir tesis daha Erkilet’ de Kafe Sinan Arabidin’i kazandıracağız. Çiftçiden direk vatandaşa ulaşacak olan Organik Pazar Projesini hayata geçireceğiz. Hanım kardeşlerimizin üretimin içerisinde olmasını önemsiyoruz ve bunu için Hanımeli Kadın Kooperatifi ile üretim yapıyoruz. İhtiyaç olan yerlerde kapalı semt pazar yerlerini de birer birer hayata geçireceğiz” şeklinde konuştu.
“Başın sıkışırsa dara, Ahmet Çolakbayrakdar’ı ara”
‘Sosyal Belediyecilik’ ile ilgili Türkiye ve Kayseri’de ilklere ve örnek hizmetlere imza attıklarına dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, “Öncelikle hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. Dost Eli ve Dost Mağaza, Çölyak Paketi ve Glütensiz Kafe Sinan’ın yanı sıra Gönül Kazanı ile 65 yaş üstü büyüklerimize ve engelli kardeşlerimize her gün sıcak yemek ulaştırıyoruz. Bugün itibariyle 456 kişinin gönlüne dokunuyoruz. Yatağa bağımlı Evde Sağlık Hizmetleri, Dost Kapısı ve Gençlik Aile ve Danışmanlığı gibi çalışmalarımızla vatandaşlarımıza daha kapsamlı hizmet vereceğiz. Maddi olarak her şeyi yapıyoruz ve manevi olarak da her alanda ihtiyaç sahiplerinin yanında oluyoruz. O kadar farklı dramlar var ki, bu dramlara sahip olmamız lazım. Bunun içinde en ulaşılacak kapı, belediyedir. Bunun için ulaşılacak en önemli nokta belediye başkanıdır ve şöyle bir sloganı ortaya koydum. ‘Başın sıkışırsa dara, Ahmet Çolakbayrakdar’ı ara’. İşin bir diğer tarafında engelli kardeşlerimiz var. Ahievran Mahallesi Eğitim Kampüsü, Özel Çocuklar için Mola Evi ve Engelsiz Nakil Aracı hizmetimizle her zaman olduğu gibi engelli kardeşlerimizin yanında olacağız. Kreş ve Gündüz Bakım Evi de yeni projelerimizin arasındadır” ifadelerine yer verdi.
“Uluslararası müsabakaların yapılabileceği tesisler kazandıracağız”
‘Kültür, Sanat ve Spor Belediyeciliği’ ile de vatandaşların hayatlarına dokunduklarını söyleyen Başkan Çolakbayrakdar, şunları kaydetti:
“İnsana ulaşacak ne hizmet varsa biz oradayız. Bu doğrultuda yavrularımız için Kocasinan Spor Kulübü (tekvando, boks, futbol, masa tenisi vb. gibi), Kocasinan Spor Kulübü Tesisi, Masa Tenisi Spor Kompleksi, Kocasinan Akademi Zümrüt, Beyazşehir ve Ziyagökalp Çocuk Kulübü, Sinan Kütüphane gibi çalışmalarımızı hizmete sunacağız. Özellikle Kayseri’mize uluslararası müsabakaların yapılabileceği masa tenisi tesisini kazandıracağız.”
“Türkiye’de büyük ölçekte kendi imkanlarıyla dönüşüm yapan tek belediyeyiz”
‘Güvenli ve Dirençli Şehirler’ ile ilçe belediyeler ölçeğinde Türkiye’deki en büyük kentsel dönüşüm projeleri yapan belediye olduklarına değinen Başkan Çolakbayrakdar, “Kocasinan Belediyesi olarak 10 farklı bölgede kentsel dönüşüm yapıyoruz ve bu kentsel dönüşümü bu şekilde büyük alanda kendi personel ile kendi kaynaklarınla yapan sayılı belediyeyiz. Yunusemre, Ahievran, Uğurevler, Yenidoğan, Ziyagökalp ve Seyranı gibi yerlerde dönüşüm tüm hızıyla devam ediyor. Bu zamana kadar 3 bin 59 aileye sıcak yuvasını kazandırdık. Şehrin her bir köşesinde olması gereken ne varsa, hepsini çok iyi biliyoruz. Çözümünü de problemini de biliyoruz. Özellikle nasıl çözünür kaygısını güdüyoruz. Argıncık ise karış karış her bir noktayı gezdik ama itiraf ediyoruz orada hedeflediğimiz noktaya ulaşamadık. Biz, bütün şartlarımızı zorladık. Geldiğimiz noktada asla pes etmeyeceğiz dedik. Allah nasip ederse yeni bir metot. Bir rezerv alanda yeni konutlar. Argıncık içerisinde mülkiyeti olan ve hakkına razı olan çünkü orada çözümsüzlük noktası, hak konusunda rıza göstermemedir. Hakkına razı olana rezerv alandan evini vereceğiz ve oradaki vatandaşın sorununu çözeceğiz. Kentsel dönüşüm eşittir sosyal dönüşümdür” diye konuştu.
“Bir belediye, vizyonunu dünya ötesine taşıyor”
‘Vizyoner Belediyecilik’ ile şehrin kimliğine bağlı kalarak, tarihi ve kültürel değerlerine değer kattıklarını vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar, “Tarihi yapı olan Hızır İlyas Köşkü’nü restore ederek, gök gözlem evine dönüştürdük. Bir vizyon daha ortaya koyuyoruz. İlk Türk Astronot Alper Gezeravcı’ların yetişebilmeleri için bir altyapıya ihtiyaç var. Bir belediye uzay diye bir vizyon ortaya koyuyor. Bununla yetinmiyoruz ve Astronomi Müzesi’ni hayata geçireceğiz. Bu bölgede Millet Bahçesi Kamp ve Etkinlik Alanı ile Seyir Terası Projesi’nin çoğunu hayata geçirdik. Şehrin en güzel seyredileceği noktada hem Erciyes hem de şehri en iyi şekilde temaşa edeceksiniz. Gençlere ve çocuklara astronomi ve uzay ile ilgili Astropark kazandırıyoruz. KOCAFEST gibi teknoloji festivali yapan bir belediyeye bu yakışır. Teknoloji festivali yapan 3 belediyeden birisiyiz. Anlattığım projelerin projeleri yapılmış, hazır projeleri anlatıyorum. Bunlar yetmedi başarılı ve belli kriterde olan öğrencilerimizi Teknoloji ve Bilim Turları Cern Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi İsviçre ile Teknoloji ve Bilim Turları Leonardo da Vinci Bilim ve Teknoloji Müzesi İtalya’ya götüreceğiz. Çocuk Köyü, Hoca Hasan Medresesi ve Köyümde Hayat Var projelerini de hayata geçireceğiz. Kocasinan’ın 48 köyü var. Ülkelerin gelecekleriyle ilgili enerji, savunma ve sanayi ne kadar önemli ve stratejik ürün ise tarımda bir o kadar önemli ve stratejiktir. O yüzden genç çiftçiler için proje hazırladık. Kentten kırsala göç sağlayan gençlerimizin eğitiminden üretimine kadar her alanda destek vereceğiz. Üretimsel kalkınma hamlesini başlatacağız” ifadelerini kullandı.
“Kocasinan’da yaşamak ayrıcalıklıdır’ dedirtene kadar çalışacağız”
‘Katılımcı Belediyecilik’ ile Türkiye’ye model olan Kayseri Belediyeciliğini ileri bir noktaya taşımak için ‘Ortak aklı’ daha fazla harekete geçirerek, daha modern bir şehir inşa edeceklerini ifade eden Başkan Çolakbayrakdar, ” Ben değil, Kentim Bilir. Herkesi içine kattığımız ‘Ortak aklı’ harekete geçirdiğimiz ve benim bu şehirle ilgili destek olacağım bir konu var diyen kim var ise onlarla bir araya geleceğimiz yeni bir yönetim ve iletişim modelidir. Bu şehri, birlikte yönetelim. Bu şehri birlikte her alanda kalkındıralım. Huzur içerisinde yaşanacak bir şehir inşa etmenin kaygısı içerisindeyiz. Şehirde yaşayan bütün canlılara, şefkatle yaklaşmanın kaygısı içerisindeyiz. Ama en önemlisi mutlu insanların yaşadığı bir şehri, inşa etmenin kaygısı içerisindeyiz. İyi ki Kocasinan da yaşıyorum. ‘Kocasinan’da yaşamak ayrıcalıklıdır’ dedirtene kadar durmadan çalışacağız” şeklinde konuştu. – KAYSERİ
]]>Gebze Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Gebze Belediye Başkan Adayı Zinnur Büyükgöz, Osman Hamdi Bey Kültür Merkezinde seçim beyannamesini açıkladı. 31 Mart seçim beyannamesinde yer alan eser ve projelere ilişkin hazırlanan slayt gösterimi eşliğinde sunum yapan Büyükgöz, “Yaklaşık olarak 5 yılı geride bıraktık. Bu 5 yılda Gebze’mize yeni planlar, yeni projeler, yeni hizmetler sunduk. Yollarımızı yeniledik. Gebze’mize yeni yollar kazandırdık. Hizmet merkezleri yaptık. Spor tesisleri açtık. Sosyal tesisler kurduk. Doğalgaz, su, kanal altyapımızı güçlendirdik. Eğitim, kültür sanat, spor faaliyetleri düzenledik. Mahalli müşterek ihtiyaçları karşıladık. İhtiyaçların ötesine geçtik, Gebze’nin gelecek 50 yılını planladık. Her konuda sağlam işler yaparak Gebze’nin şehircilik altyapısını sağlamlaştırdık” dedi.
“Gebze’de mülkiyet problemi artık yok düzeyindedir”
Projelerle hayatın daha da kolaylaşacağını ve Gebze’nin güzelleşeceğine dikkat çeken Büyükgöz, “Gebze Belediye Başkanıyım ama aynı zamanda bir şehir plancısıyım. ‘Geçtiğimiz dönemde yaptığın en önemli iş nedir?’ diye sorulacak olursa, ‘Vatandaşlarımızın ihtiyaç duydukları yapılar için, ihtiyaç duydukları hizmetler için sağlam altyapı geliştirmektir’ derim. Her konuda altyapımızı geliştirdik. Şehrin omurgasını oluşturan yapılaşma hak ve standartlarını belirledik. Gebze’de mülkiyet problemi artık yok düzeyindedir. Vatandaşlarımız tapularını almaya hak kazanmış, tapuların çoğu sahiplerine teslim edilmiştir” diye konuştu.
“50 yılda yapabileceğimiz hizmetleri 5 yılda Gebze’mize kazandırdık”
Gebze’nin geleceğini sağlama aldıklarını vurgulayan Başkan Büyükgöz, sözlerini şöyle sürdürdü:
” Gebze Belediyesi’nin bütçesiyle ancak 50 yılda yapabileceğimiz hizmetleri 5 yılda Gebze’mize kazandırdık. Önümüzdeki dönem de rotamız kurumlar arası uyumdur. Büyükşehir Belediyemizle, bakanlıklarımız ve şehrimizin paydaşlarıyla uyum içinde çalışmaktır. Çağ açıp çağ kapatan, son otağını Gebze’de kuran Fatih Sultan Mehmet Han, fetihler yolunda tereddüt gösteren askerlerine şöyle diyordu: ‘Hey gaziler. Yürümek gerek. Niçin duralım?’ Millet olarak hepimiz Fatih’in yolundayız. Biz de öyleyiz. Şimdi Türkiye Yüzyılı’ndayız. Yürümek değil, koşmamız gerek. Kentsel yenilenme için tam zamanıdır. Uyumun bereketini artırmanın tam zamanıdır. Kültür sanatı çoğaltmanın tam zamanıdır. Spor ve eğitimle Gebze’yi geliştirmenin tam zamanıdır. Yeni yollar açmanın tam zamanıdır. Gebze için, Kocaeli için, Türkiye için Koşmanın tam zamanıdır. Büyük bir heyecanla, tam zamanı olduğunu düşündüğümüz, bütün şehircilik hizmetleri için Türkiye Yüzyılı şehirleri içinde ışığı parlayan bir Gebze için yüzlerce proje hazırladık”
“Yeni dönem kentsel dönüşüm dönemi olacak”
Projelerini açıklayan Büyükgöz, “Gebze ilçe sınırlarında mülkiyete dair, imara dair hiçbir problem kalmayacak. Yeni dönem gelmekte olan deprem hakikatine karşı, kentsel dönüşüm dönemi olacak. Kirazpınar’da 350 dairelik tolu konut yapılacak. 18 kırsal mahallelerde yeni imar yolları açılacak. Yeni Gebze TEM’in kuzeyinde doğacak. 400 dönümlük arazine üzerine Balçık Küçük Sanayi Sitesi kurulacak. Galericiler Sitesi Gebzeliler ile buluşturulacak. Akıllı Ulaşım ile modern şehir hayatının akıcılığı gerçekleşecek” dedi.
“Gebze’de merkezde soluk alınacak meydanlar olacak”
Büyükgöz, yeni dönemde ilçeye 30 yeni park kazandıracaklarını ifade ederek, “Mesir alanları açacağız. Belediye önü otopark ve çevre düzenlemesi yapılacak. Alaettin Kurt Stadyumu otopark ve çevre düzenlemesiyle güçlendirilecek. Sultan Orhan Cami çevre düzenlemesi ile Osmanlı hatırası canlandırılmak üzere uygun bir imalat süresi başlayacak. İlyasbey meydan ve otoparkı., İstasyon Meydanı ve yeraltı otoparkı düzenlenecek. Mustafa Paşa Meydanı düzenlenecek. Gebze’de merkezde soluk alınacak meydanlar olacak ve bu trafiği de rahatlatacak. Çoban Mustafa Paşa Cami’de de çevre düzenlemesi yaparak alt ve üstyapıyı düzenleyeceğiz” diye konuştu.
Yeni kompleksler yapılacağını da kaydeden Büyükgöz, gençler için birçok proje hayata geçireceklerini söyledi. Büyükgöz, 7/24 kreş sayısını artıracaklarını belirterek, 65 yaş üstü vatandaşlar içinde Belediyenin Güzide Sosyal Tesislerinde yüzde 20 indirim uygulanacağını açıkladı. – KOCAELİ
]]>Dağ, Gaziemir’de bir kahve fabrikasında gençlere yönelik projelerinin tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, hedefinin İzmir’i gençler için kolay yaşanabilir bir şehir kimliğine kavuşturmak olduğunu belirterek, “Artık bir genç, üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulmak için başka şehirlere gitmek zorunda kalmayacak.” dedi.
Dağ, gençlere yönelik projeleri “Gençlerimiz İçin Eğitim ve İstihdam Altyapısı”,”Kampüs”, “Gençlerimiz İçin Sosyal Altyapı”, “Gençler İçin Sosyal İmkanlar” olarak 4 başlık altında hazırladıklarını ifade etti.
Meydan Alsancak Projesi içerisinde oluşturacakları bilişim vadisi ile İzmir’i inovasyonun merkezi haline getireceklerini belirten Dağ, şunları kaydetti:
“Bilişim vadisinde hizmete sunacağımız yazılım geliştirme, iş geliştirme, kuluçka, oyun ve animasyon geliştirme merkezleriyle çeşitli alanlarda girişimcilik faaliyeti yürüten yeni firmalara destek olacağız. Vadi içerisinde oluşturacağımız ve yapılacak Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılmak üzere laboratuvar ve makine ekipman parklarıyla girişimcilerin çalışmalarını kolaylaştıracağız. İzmir’imizi bir girişimcilik merkezi haline getirmek için İzmir Girişim Sermaye Fonu’nu kuracağız. Genç girişimcilerimiz fikirlerini gerçeğe dönüştürebilsin diye 150 bin lira geri ödemesiz finansal destek sağlayacağız.”
Dağ, Genç İzmirim Kart sahiplerinin aylık 200 lira ödeyerek sınırsız toplu ulaşımdan faydalanabileceklerini anlattı.
Öğrenci İzmirim Kart kullanan lise son sınıf öğrencilerine özel 5 bin lira teşvik ödülü verileceğini, yılda 4 kez tiyatro ve sinema biletini ücretsiz temin edeceklerini anlatan Dağ, şunları kaydetti:
“İzmir dışında okumaya giden üniversite öğrencilerimize yılda 1 kez İzmir’e gidiş dönüş otobüs biletini İzmir Büyükşehir Belediyesi sağlayacak. Öğrenci evlerindeki 25 metreküpe kadar doğalgaz ücretsiz olacak. İhtiyaç sahibi öğrencilerimize kırtasiye desteği sağlayacağız. Belediyemize ait sosyal tesisler Öğrenci Genç Kart sahiplerine yüzde 20 indirimli olacak. Şehrimizde üniversite kazanan her gencimize 10 bin lira destek vereceğiz. Buna ek olarak, şimdi yeni bir müjdeyi duyurmak istiyorum. Üniversite sınavında ilk 1000’e giren öğrencilerimize 50 bin lira başarı ödülü vereceğiz.”
Dağ, yeni evlenecek sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı çiftlere çeyiz desteği vereceklerini kaydetti.
İzmir’i gençlerle yönetmek istediğini vurgulayan Dağ, “Bizim amacımız popülist söylemler, geçici çözümler değildir. Gayemiz, gençlerimizin potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Beklentimiz, yapacağınız çalışmalar, üreteceğiniz proje ve fikirler ile kendinize, İzmir’imizin, ülkemizin bugününe, geleceğine katkı sağlamanızdır.” ifadelerini kullandı.
Toplantı sonunda bir gencin “AK Parti’ye İzmir’den oy çıkmaz. CHP’yi sevmesek de istemesek de yine CHP’ye oy vereceğiz gibi bir algı var. O algıyı nasıl kırmayı planlıyorsunuz sorusuna Dağ, şöyle cevap verdi:
“Çalışıyoruz kardeşiz. Yani ben kendimi anlatıyorum. Projemi size anlatıyorum. Biz de hizmet etmek istiyoruz. Sonuç olarak İzmir’in de hizmete ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Asıl 1 Nisan’dan sonra çalışacağız. Daha çok çalışacağız. Ben şunu bilirim. Sadece algıyla seçim kazanılmaz olgu da önemlidir. ‘Sırf algı yapalım buradan netice alalım’ diye bir şey olmaz. Asıl olguyu temele koyarsanız, algı onun üstünde bir anlam ifade eder. Ben gördüğünüz gibi somut projelerle derdimi anlatıyorum. İzmir’de yapacak projeleri anlatıyoruz. Bizim derdimiz bu vakte kadar İzmir’e 12 yıl boyunca milletvekili olarak hizmet ettik. Şimdi de Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmet etmek istiyoruz. Bu derdimizi anlatacağız. Hayatta ben şunu bilirim. Halkın terazisi şaşmaz. Halkın terazisi Allah’ın izniyle doğru çekecek. 31 Mart’ta da doğru çekecek. Demokrasi gereği biz kendimizi anlatıyoruz. İnşallah da İzmir’de hemşehrilerimiz de teveccüh gösterecektir.”
]]>Adıyaman Türkiye Petrolleri Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘Yeni yüzyılda Adıyaman Vizyonu’ proje tanıtım toplantısına AK Parti Adıyaman milletvekilleri Mustafa Alkayış, İshak Şan, Resul Kurt, AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Bulucu, Belediye Başkan Adayı Ziya Polat, partinin yönetim kurulu üyeleri, partililer, meclis adayları ve çok sayıda kişi katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti sonrası saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Bulucu, “Bizim siyasetimiz eser siyaseti, bizler siyaseti mevki makam için değil halk için yaparız. Bunun en güzel göstergesi Ziya Polat başkan. 5. sıra milletvekili adayıyken emin olun ki birinci sıra milletvekili adayı gibi çalıştı ve gayret gösterdi. Şimdi bu memleket için çalışıp gayret gösterecek. İnşallah bu depremin izlerini en hızlı şekilde sileceğine eminiz. Allah’ın izniyle Belediye Başkan Adayımız Ziya Polat’ın açıklayacağı vizyonel projelerle bu değişim ve dönüşümün öncüsü olarak Türkiye yüzyılı belediyeciliğinin Adıyaman’ın yeniden inşasında ve ihyasında büyük katkı sağlayacağına, tüm projelerle bütün değişimi 1 Nisan’dan sonra sahaya yansıtacağına eminiz” dedi.
AK Parti Milletvekili Mustafa Alkayış ise, “6 Şubat’ta yıkılan, büyük yara alan, 8 bin 561 kardeşimizi toprağa verdiğimiz, yaklaşık 17 bin kardeşimizin de yaralandığı ve birçoğunun hala tedavi gördüğü, bağımsız bölümlerin, yani konutların yüzde 28’inin yıkıldığı, yüzde 30’unun darbe aldığı bir şehri inşallah omuzlayacak olan, ayağa kaldıracak olan, gözü yaşlı kardeşlerimize derman olacak olan bu programımızın Adıyaman’ımıza, davamıza, milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bugün sıradan bir toplantı yapmıyoruz. 31 Mart’ta seçim var. Halk bir karar verecek. Sandığın başına gidip Adıyaman’ın geleceğini oylayacak. Bu nedenle de 31 Mart seçimleri yaşadığımız mahallenin, yaşadığımız köyün ve yaşadığımız ülkenin geleceği açısından, gidişat açısından gerçekten bir karar anı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs’ta ve 28 Mayıs’ta birçok kumpası, tuzağı ile beklentiyi, içeride ve dışarıda yapılan kirli pazarlıkları boşa çıkarttı. Çünkü milletimiz ona inandı. Milletimiz samimiyeti gördü ve bu samimiyet özellikle deprem bölgesinden verildi. Milletimizin desteğiyle, dualarıyla o oyunları boşa çıkarttı. Bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız, biz dönen dolapları biliyoruz. Onların heveslerinin kursağında kaldığını ama onların da boş durmadığını biliyoruz. Bizler nasıl gayret edip çabalıyorsak, bir araya gelip mücadele ediyorsak, bilin ki birçoğu dışarıdan beslenenler, dışarıdan burada bir şeyler yapmak isteyenler de çalışıyor. Bunu parlamentoda çok net görüyoruz. Bu memlekete, bu millete, bu topraklara ve bu halk için ne faydalıysa mutlaka onların oyu hayırdır. Bütün aldıkları Amerika’dandır, İsrail’dendir. Bütün ödevleri ellerine tutuşturulmuş olan raporlardır. Ama burada sizin hakkınızı ve hukukunuzu, sizin inanıcınızı ve sizin geleceğinizi korumak, kollamak için gece gündüz demeden çalışan bir lider var, bir parti var, bir dava var. 31 Mart sabahı inşallah bayrağımız daha da yukarıya çıksın diye onun yol arkadaşı olan sizler varsınız. O yüzden bugünkü toplantımızı ben çok büyük bir şevkle takip edeceğim” şeklinde konuştu.
AK Parti Adıyaman Milletvekili İshak Şan da konuşmasında, “Ziya Polat, Adıyaman’ın bir evladıdır. Kendisinin şehrimizin sorunlarını yakından bilen, Adıyaman’ın daha yaşanabilir, daha modern ve daha kalkınmış bir şehir haline getirebileceğine inancımız tamdır. Bizler AK Parti ailesi olarak şehrimizi modernliğe taşıyacak, projeleri adayımızın da öncülüğünde inşallah harekete geçireceğiz” dedi.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Resul Kurt, “İnşallah Ziya Polat başkanla birlikte Adıyaman’ımızın sarılmaya başlanan yaralarını hızlıca toparlayacağız. 6 Şubat’ta asrın felaketini değil bin yılın felaketini yaşadık. Bu yaraları sarmak kolay değil ama bunların hepsi yapılacak ve onarılacak. Birlik ve beraberlik içerisinde olursak inşallah her şey daha da güzel olacak. Evler, iş yerleri, fabrikalar yapılıyor ve onarılıyor. Cumhurbaşkanımız geldiğinde 2 bin 800 konutu ailelere teslim etmiştik. Bu ay sonuna kadar konut teslimini 5 bin adet olarak hedefliyoruz. Yıl sonuna kadar da inşallah hep birlikte 35 bin Adıyamanlı hemşehrimiz evlerinde aileleriyle birlikte huzur içerisinde oturmayı hedefliyoruz. Hep birlikte Adıyaman’ı yeniden ihya edeceğiz. Ben katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
104 projesini tek tek anlatan AK Parti Adıyaman Belediye Başkan Adayı Ziya Polat, “Adıyaman’dan Adıyamanlılardan gurur duyuyorum, Adıyaman’a hizmetkar olmaya geliyoruz. Hep birlikte bu şehri yeniden ayağa kaldırmaya geliyoruz. Adıyaman’dan başka ne işimiz var ne sevdamız var ne de beklentimiz var. İnşallah bu heyecanımız ve enerjimiz 31 Mart’ta rekor kıracak” diyerek projelerini tek tek anlattı.
Polat, metrobüs, sosyal konut projesi, ulaşım projesi, alt yapı sisteminin yenilenmesi, imar düzenlemeleri, Atatürk Bulvarı yol ve kavşak iyileştirmeleri, 6 Şubat Bulvar projesi, kentsel ve yerinde dönüşüm faaliyetleri, beton santrali ve kalite kontrol laboratuvarlarının kurulması, kuzey çevre yolu, Deprem Anıtı ve Müzesi, Adıyaman kurtarma ekibinin kurulması, muhtar evleri- afet deposu, temiz Adıyaman projesi, 6 Şubat hatıra ormanı, konaklamalı baraj sahil projesi, uluslararası kültür ve sanat festivali, su paketleme tesisi, halk ekmek, hastane konukevi ve büyük hastane otoparkı, aşevi, sosyal market, üniversite ve hastane önlerinde belediye çorba dağıtım noktaları, kimsesiz evler projesi, yeni evlenen çiftlere destek, emeklilere doğalgaz yardımı, fizik tedavi merkezi, yazlık sinema, eğitim destekleri, kaykay merkezi gibi projeleri anlattı. Projelerin anlatılması sonrası il genel meclisi ve belediye meclis adaylarının tanıtımı yapıldı. – ADIYAMAN
]]>CHP’nin Ataşehir Belediye Başkan Adayı Onursal Adıgüzel, İstanbul’da Proje Tanıtım Toplantısı düzenledi. Toplantıya, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve Ataşehir İlçe Başkanı Celal Yalçın da katıldı.
“ONURSAL ADIGÜZEL, TÜRKİYE’DE GENÇLİKLE DENEYİMİN BİRLEŞTİĞİ NADİR ÖRNEKLERDENDİR”
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, şunları söyledi:
“Onursal Adıgüzel, Türkiye’de gençlikle deneyimin birleştiği nadir örneklerdendir. Siyasette hep gençlerin varlığı konuşulur ancak deneyim de önemlidir. Partimizin gençlik kollarında çok önemli bir mücadele verdi. 25, 26 ve 27’nci dönemde TBMM’de İstanbul’a ve ülkemize önemli hizmetler sundu. Partimizin genel başkan yardımcılığını yaptı. Genç yaşına rağmen çok büyük sorumluluklar aldı. 2019 yılında sandık güvenliği konusunda hep birlikte büyük bir mücadele verdik. Onursal Adıgüzel, 2019 yılında kurduğu sistemle seçimlerin manipüle edilmesinin önüne geçti. 2019 tarihi zaferimizin kahramanlarından oldu. Gençliğiyle, deneyimiyle Ataşehir’e 31 Mart’tan sonra hizmet edecek. Bu ilçede adil, yeşil, yaratıcı bir belediyecilik yapacak. Ataşehir’in çocuklarına, gençlerine, kadınlarına, emeklilerine, emekçilerine çok önemli hizmetler sunacak. Kendisine inanıyoruz, güveniyoruz.
“İSTANBUL’UN ÇOCUKLARIYLA, GENÇLERİYLE, KADINLARIYLA, EMEKLİLERİYLE, EMEKÇİLERİYLE BİR İSTANBUL İTTİFAKI KURMUŞ DURUMDAYIZ”
2019’da ittifaklarla bir seçime gidiyorduk. 2024’te yine güçlü bir ittifakımız var. İstanbul’un çocuklarıyla, gençleriyle, kadınlarıyla, emeklileriyle, emekçileriyle bir İstanbul ittifakı kurmuş durumdayız. Çünkü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun 2019’da yaptığı hizmetlerle çok güçlü bir hikayesi var. İstanbul halkçı belediyecilikle rantçı belediyecilik arasındaki farkı gerçekten çok iyi biliyor. Biz bugün burada konuşurken Tuzla’da TOKİ mağdurları bir protesto yürüyüşü gerçekleştiriyor. Bugün rakibimiz olan siyasi partinin adayı, ‘İstanbul’a 650 bin konut yapacağız’ diyor. Ancak Tuzla’da, ‘650 konutu 2 yılda yapacağız’ diye sözünü verdiler, aradan 4 yıl geçti, hala 650 konutu teslim edebilmiş değiller. Halkçı belediyecilik bana oy verir mi, vermez mi kaygısı taşımadan İstanbul’un 39 ilçesine eşit hizmet götürmektir. Dün siyasi rakibimiz, İstanbul’un adayı ’31 Mart’ta biz kazanırsak Gazze’ye yardım göndereceğiz’ diyor. İktidarın bütün olanaklarını kullanıyorsunuz, elinizden tutan mı var da Gazze’ye yardım göndermiyorsunuz? Bizler 31 Mart’ta tarihi bir zafer elde ederek yeniden Türkiye’nin demokrasi mücadelesini sizlerle birlikte vereceğiz. İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir iddia koyacağız. Meclis çoğunluğunu kazanacağız. Bütün engellemeleri ortadan kaldıracağız ve yeniden bu topraklarda umudu yeşerteceğiz.”
“DİJİTAL ORTAMDA ERİŞİLEBİLİR BİR BELEDİYEYİ TÜM TÜRKİYE’YE GÖSTERECEĞİZ”
Ataşehir Belediye Başkan Adayı Onursal Adıgüzel, plan ve projelerini şöyle anlattı:
“Bu kentin bir vatandaşı olarak eksikleri, ihtiyaçlarımızı biliyorum. 20 yıldır bu kentin sokaklarındayım. Size söz veriyorum, hep birlikte Ataşehir’de daha güzel günler yaşayacağız. Ben Ataşehir’in potansiyelini biliyorum. Nasıl projelerimizi birlikte hazırladıysak 1 Nisan’dan sonra da bu potansiyeli ortaya çıkararak Ataşehir’i hep birlikte yöneteceğiz. Önce kağıt üzerinde Ataşehir’in 17 mahallesini inceledik, sonra anketler yaptık. Ama en önemlisi sokağa çıktık. Ben kendi adıma birlikte çalıştığım arkadaşlarımızla yirmi üç site toplantısı yaptım. 49 dernek ve sivil toplumumuzu ziyaret ettim. 17 mahallemizde toplamda 140 esnaf ve pazar ziyareti yaptım. 39 ev ziyaretini kendim gerçekleştirdim. Tabii CHP’nin Ataşehir örgütü durmadı. Tam 40 bin haneyi ziyaret ettiler. Ataşehir örgütü karar vermiş. Diyor ki ’31 Mart’a kadar sıkmadık el bırakmayacağız.’ Bu ziyaretler sonucu aldığımız geri bildirimlerle altyapıdan çevreye, ulaşımdan sosyal ve kültürel donatılara, sosyal destek çalışmalarına kadar birçok projemizi hayata geçirmek için planlama fırsatını bulduk. Pandemiden sonra belediye başkanlarımız halkla buluşamıyor. Biz halk buluşmalarımızı tekrar hayata geçireceğiz. Benim de uzmanlık alanlarımdan biri dijital ortamda erişilebilir bir belediyeyi tüm Türkiye’ye göstereceğiz.
“YAPACAĞIMIZ PROJELER TAM 1 MİLYON 474 BİN 718 METREKARE YER TUTUYOR”
Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun desteğiyle ve kendi gücümüzle yapacağımız projeler tam 1 milyon 474 bin 718 metrekare yer tutuyor. İnanılmaz projeler ürettik. Bu süreçte İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ataşehir’de çok önemli işler yaptı. 1 Nisan’dan sonra da bizim en büyük çözüm ortağımız İBB, Başkanımız Ekrem İmamoğlu olacak. Ataşehir’de yaşayan bütün dostlar, ‘İyi ki Ataşehirliyim’ diyecek. Diğer ilçelerden Ataşehir’e gelmek isteyenler olacak. Gördük ki Ataşehir’in majör sorunları var. Bunlardan biri trafik ve ulaşım, diğer biri yeşil alan eksikliği. Kentimizin ulaşım planlaması sadece taşıt odaklı. İlk projemizde Ataşehir’i nasıl yayalaştrıacağımızı, nasıl size bisiklet yolları kazandıracağımızı, Ataşehir’in nasıl daha yeşil yapacağımızı gösteriyor olacağız. Ataşehirimizin doğusuyla batısını birleştiriyoruz. 17 mahalleye eşit hizmet diyoruz. Yeşil Ataşehir projemizi sizinle paylaşmak isterim. Bu bizim vizyon projemiz. Bizim en önemli motivasyonumuz adalet. Biz adaletli olmak zorundayız. Bu doğrultuda fiziksel koşullara da göz önünde bulundurarak İBB’nin destekleriyle bir yaya ve bisiklet hattı oluşturduk.
“PROJEMİZİN BİRİNCİ ETABI TAMAMLANDIĞINDA EN UZAK MAHALLEDEN 15 DAKİKADA BİSİKLETLE BURAYA ERİŞEBİLECEKSİNİZ”
Biliyoruz ki Ataşehir’in mahalleleri arasında çeşitli eşitsizlikler var. Biz bu eşitsizlikleri hep birlikte ortadan kaldıracağız. 11 kilometrelik kesintisiz bir aks tasarladık. Kimse korkmasın, bu yollar zaten var. Sadece bu yolları güzelleştirip yeşilleştireceğiz. Kimsenin bir metre arazisine dokunmadan Ataşehirimizi çok güzel bir yeşil alana kavuşturacağız. Projemizin birinci etabı tamamlandığında en uzak mahalleden 15 dakikada bisikletle buraya erişebileceksiniz. Ama tüm etapları bitirdiğimizde 1 dakikada bütün Ataşehir’den bu aksa ulaşabiliyor olacaklar. Aynı zamanda bir köprü tasarımımız var. TEM’i de bisikletlilerin ve yayaların kullandığı bir köprüyle geziyoruz. Sizi olabildiğince motor sesinden, egzoz dumanından uzak tutacak yaşanabilir bir alanı hayata geçirmek istiyoruz. Buna ek olarak yaşam vadilerimiz, bölge parklarımız, mahalle parklarımız var. İlçemizde toplam 814 bin 739 metrekare yeni yeşil alan kazandıracağız. Böylece ilçemizin yeşil alan oranı yüzde 160 arttıracağız. Kişi başına düşen yeşil alan miktarını 3 katına çıkaracağız. 9’a yakın bölge parkını da planlarımız arasına almış bulunmaktayız. Ben hem İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na hem ilçe Belediye Başkanımız Sayın Battal İlgezdi’ye hem de Ataşehir meclis üyelerimize çok teşekkür ediyorum. Onların sayesinde artık Ataşehir’de imar sorunu kalmamıştır.
“100 BİN KİŞİLİK DEPREM TOPLANMA ALANI KAPASİTESİNİ 280 BİNE ÇIKARTMAYI HEDEFLİYORUZ”
Dayanıklı kent Ataşehir, vizyon projemizi de sizlerle paylaşmak isteriz. Biz 17 mahalleyi risk haritalarıyla inceledik. Sonrasında da deprem master planımız için çalışmaya başladık. Mevcutta 100 bin kişilik bir toplanma alanımız var. Bizim hedefimiz bu toplanma alanlarının miktarını 100 bin kişiden tam 280 bin kişinin kullandığı rakama çıkarmak. Bu alanlarda internet yapısını hazır hale getireceğiz. 6 Şubat’tan aldığımız dersle bütün odağımı buraya çevirdim. Türk bir girişimcinin yaptığı, Hatay’da depremde kullanılan ve hayata geçen şu konteyneri buldum. Bu konteyner kendi elektriğini üretebiliyor. Aynı zamanda çadırları ısıtabilecek enerji ortaya çıkıyor. Çocukların, bebeklerin, yaşlıların içinde olabileceği bir alan sunuyor. Biz Ataşehir’i bilinçlendireceğiz. Önce Ataşehir Belediyesi çalışanları bu konuda yetkinleşecek. Sonra gönüllüler bu konuda yetkinleşecek. Deprem master planımızın en önemli başlıklarından biri de arama-kurtarma ve ilk yardım çalışmaları. Depreme karşı duramayız. Ama depreme hazırlıklı olabiliriz. Hazırlıklı olmanın birinci yolu da acil kentsel dönüşümden geçiyor. Kentsel dönüşüm şirketimizi, Ataşehir Belediyesi olarak kuracağız. Ataşehirimizin genelinde bir kentsel dönüşüm beklentisi var. Hedefimiz 2 milyon 866 bin metrekarelik alandaki kentsel dönüşümü gerçekleştirmek.
“2 BİN 140 ARAÇLIK OTOPARKI ATAŞEHİRLİLERE SUNUYOR OLACAĞIZ”
Bizim hedefimiz, Ataşehir’e bir ulaşım master planı yapmak. Bu plan doğrultusunda da haritada gördüğünüz şekilde Ataşehir’in birçok noktasında yeni çözümler üretmek. Yayla odaklı vizyonumuzun yanına bisiklet otobanı projemizi koymak istiyoruz. 15 kilometre uzunluğunda, 32 farklı giriş-çıkışı olan, bugün planlanmış, İBB tarafından size duyurulmuş bir proje. 2 bin 140 araçlık otoparkı Ataşehirlilere sunuyor olacağız. Büyükşehrimizle 12 adet yol, kavşak geçit projeleri hayata geçireceğiz. Ataşehir ulaşımına mühendis eli değecek, hepinizi rahatlatacağız. İstiyoruz ki spor, her Ataşehirlinin gündelik hayatında yer bulsun. Bu doğrultuda, 3 tane çok fonksiyonlu spor tesisimizi sizlerle buluşturmak istiyoruz. Küçükbakkalköy’ümüzü olimpik bir yüzme havuzu ve spor tesisine kavuşturuyoruz. Ataşehir’de her çocuğumuz, havuzla buluşabilecek. Parklarımızda açık hava egzersizleri gerçekleştiriyor olacağız. Yıl içerisinde en az 3 dönemde farklı sporlara ilgi duyan gerçekleri, o sporun başarılı sporcularıyla buluşturacağız. Ne demişti, Mustafa Kemal Atatürk Ulu Önderimiz Başkomutan, ‘Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.’ Ataşehir’in zeki, çevik, ahlaklı sporcuları olsun diye çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
“ATAŞEHİR KARTIMIZLA, MOBİL UYGULAMAMIZLA ATAŞEHİRLİLER İNDİRİM ALACAK”
Kültür ve sanat alanında neler yapacağımızı sizlerle paylaşmak isterim. Bu proje, önümüzdeki dönem Küçükbakkalköy mahallesinde gerçekleştireceğimiz, yeri hazır olan aynı zamanda nikah salonu olarak da kullanılacak proje. Konserler, festivaller, gençlere, çocuklara yapacağımız eğitimler… Özellikle akşam sanat okullarını planlamak istiyoruz. Aynı zamanda gelecek dönemde Ataşehirimizin bir orkestrası olsun istiyoruz. Bu proje roman dostlarıma yaptığım ziyaretten ortaya çıktı. Biliyorsunuz ekonomik krizin yakıcı bir etkisi var. Ataşehir Belediyesi’nin sosyal tesislerinde kaliteli hizmeti, uygun fiyata alacağınız, eşinizle, çocuklarınızla kahvaltı yapacağınız, gençlerin sosyalleşeceği sosyal tesisler bu proje, belli olan bir yere çizilmiş durumda. Ataşehir Kartımızla, mobil uygulamamızla Ataşehirliler indirim alacak. Atakart ile öğrencimiz, emeklimiz, basın mensuplarımız, muhtarlarımız Ataşehir’in hizmetlerinden daha uygun fiyata yararlanacak.
“HER İNANÇTAN ATAŞEHİRLİLERE EŞİT HİZMET VERMEK BİZİM GÖREVİMİZ”
Pazar yeri konusu bize çok geliyor. Ama benim gönlüm el vermiyor; bir yeri sadece pazar yeri yapalım, haftada bir gün kullanalım, benim vizyonuma uygun değil. Ben size çok amaçlı pazar yerleri vadediyorum. Pazar kurulmadığı gün spor yapılacak. Kadın emeğinin değerlendirileceği hatta asma katlarında çeşitli eğitimlerin verileceği çok amaçlı pazar yerlerini de Ataşehirlilerle buluşturuyor olacağız. Bunun ilkini İçerenköy mahallemize, ikincisini de Yenişehir mahallemize hediye ediyor olacağız. Dini tesislerimiz çok önemli bizim için ve çevrelerinin yenilenmesini sağlamak. Her inançtan Ataşehirlilere eşit hizmet vermek de bizim görevimiz. Bir yandan da ekip olarak Ateşehir’i nasıl eşitleriz diye düşündük. Eğitim, çocuklar, gençlerimiz çok kritik bizim için. Sağlık çok önemli. Özellikle huzurevleri, engelliler, aile, kadın ve sokak hayvanları. İBB’nin Ataşehir’de 2 kreşi vardı. Haftaya bir tane daha açılıyor, 3 oluyor. Ataşehir Belediyemizin de 4 kreşi var. Toplam 7 kreş. Bizim hedefimiz 4 yeni kreş açmak. 5 yıl sonunda, 17 mahallemizi de kreşle buluşturmak istiyoruz. Çocuğu olanlar bilir. Bugün çocuğunu kreşe göndersen 10 bin liraya gönderemezsin. Ataşehir Belediyesi, İBB bunun dörtte biri fiyatına vatandaşlarımızın yanında oluyor.
“BİR GENÇ EĞİTİM NOKTASINDA ÇARESİZSE KENDİNİ ÇARESİZ HİSSETMESİN, ONURSAL ADIGÜZEL VAR”
Eğitim projelerimiz kreşlerle sınırlı değil. Yeni nesil kütüphanelerimizden bahsettim. Bununla birlikte e-dershanemiz, öğrenci yurdumuz. E-dershane projemizle eğitime ulaşamayan, imkansızlıklardan dolayı dershaneye gidemeyen gençlerimize ücretsiz test kitaplarına ulaşma fırsatı vereceğiz. Eğer bir aile, bir çocuk, bir genç eğitim noktasında çaresizse kendini çaresiz hissetmesin, Onursal Adıgüzel var. Gelsin, Ataşehir Belediyesi olarak ne gerekiyorsa yapalım. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk ne demiş, ‘En büyük savaş, cehalete karşı yapılandır.’ Cehalete karşı yapılan bu savaşta Onursal Adıgüzel, en önde durur. Bir de şöyle bir projemiz var: Eğer bir evde 3 öğrenci kalıyorsa, ekonomik durumları kötüyse biz belediye olarak o 3 öğrenci kardeşimizin de yanında olacağız. 18-25 yaş arası genç kardeşlerim, mobil uygulamamızı indirecekler. Ataşehir’de bir sürü özel sinema var, konser spor faaliyetleri düzenleniyor. Boş kalan koltukları size sunacağız.
“ATA MUTFAK’IMIZ OLACAK, ATAŞEHİRLİLER BESLEYİCİ YEMEKLERİ, UYGUN FİYATA YİYECEK”
Bizim bütün vizyonumuz katılımcılık üzerine. Bu doğrultuda gençlik danışma kurulumuzu oluşturacağız. ve her ay toplantı yapıp gençlerle Ataşehir’in sorunlarını konuşacağız. Barbaros mahallemizde Ataşehir’in ilk engelsiz yaşam merkezini de sizlere sunuyoruz. Aynı zamanda engelsiz taksimizin kapasitesini artırıyor olacağız, tam bir rehabilitasyon merkezi olacak. Görme engelli arkadaşlarımıza sesli kütüphane hizmetimizi de hayata geçirmiş olacağız. Aşevimizin desteğiyle bir Ata Mutfak’ımız olacak, Ataşehirliler besleyici yemekleri, uygun fiyata yiyecek. Her yıl ihtiyacı olan öğrencilere bir seferlik kırtasiye desteği veriyor olacağız. Artık eğitim de sağlık da paraya dökülmüş durumda. Türkan Saylan Tıp Merkezimiz, Kayışdağı ve Atatürk mahallesi sınırında 8 bin metrekarelik 28 polikliniği olan bir alana taşınıyor ve merkez üssümüz oluyor. İçerenköyümüzde çok uygun bir alan var, oraya da bir kadın ve aile sağlığı merkezini planladık. Hasta nakil ambulanslarımızın sayısını artıracağız.
“38 BİN METREKARE ALANDA, MODERN BİR HAYVAN REHABİLİTASYON MERKEZİNİ HAYATA GEÇİRİYORUZ”
Ataşehir’in 17 mahallesinde sokak canlılarından kaynaklı bir ihtiyaç var. Vatandaşlarımız, ‘Biz sokak canlılarına iyi bakılmasını istiyoruz. Aynı zamanda çocuklarımız korkmasınlar istiyoruz’ diyorlar. Onun için 38 bin metrekare alanda Ferhatpaşa’ya çok yakın bir bölgede, modern bir hayvan rehabilitasyon merkezini hayata geçiriyoruz. İkinci bahar gezileri yaparak Geleceğe Sağlıklı Adımlar programıyla, AŞ evimizin evde sıcak yemeğiyle ileri yaştaki büyüklerimizi yalnız bırakmayacağız. Alzheimer merkezlerimiz ve dijital okur yazarlık eğitimlerimiz de sürüyor olacak. Çocuklarımız için de Ataşehir Yenidoğan ve Aile Desteği Merkezi, okul sokaklarının kullanışlı hale getirilmesi, anne ve çocuk kulüpleri, gezici oyun alanları, gezici tiyatro oyunları ve sinema gösterimleri ve çocuk meclisimizle Ataşehirli çocukları etkinliklerle buluşturuyor olacağız. Ataşehir’de bütçemizi cinsiyete duyarlı yapacağız. Kadın arkadaşlarımızın bütün yönetim kademelerine katılmasını sağlayacağız. Şiddet ve istismara uğrayan kadınlara psikososyal destek verecek olan kadına şiddet hattımızı da hayata geçirmiş olacağız.
“YENİ ALIŞVERİŞ MERKEZİNİN ÖNÜNDE 40 BİN METREKARELİK BİR YEŞİL ALANI SİZLERLE BULUŞTURUYORUZ”
Okul zabıtası projemizle okullarda güvenliği sağlamak istiyoruz. Parklarda kamera sistemleri ve yardım butonları da hazır olacak. Ataşehir’de bir çocuğumuz bile uyuşturucuya bulaştırılıyorsa bunun sebebi de Ataşehir’de bir parkın karanlık, bir yolun güvensiz olmasıysa karşılarında Onursal Adıgüzel’i bulurlar. Inovata Girişimcilik ve Kuluçka Merkezimiz var, bunu bir fin-tech merkezine dönüştüreceğiz. Çünkü Ataşehir bir finans açısından bir çekim merkezi oluyor. Ata-WiFi ile birlikte de İBB’nin yetiştiremediği WiFi çalışmalarına biz destek veriyor olacağız. Ataşehir’in istihdam ofisini kuruyoruz. Hedef koyduk, istihdam ofislerimizde 5 bin Ataşehirli gence iş bulacağız. Halin hemen yanında, yeni alışveriş merkezinin önünde 40 bin metrekarelik bir yeşil alanı sizlerle buluşturuyoruz.”
Adıgüzel’in sunumunun ardından CHP Belediye Meclis Üyeleri tanıtıldı.
]]>Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Kırşehir’e gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Ahilik Müzesi’ni ziyaret etti. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, 22 yılda ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Türkiye’nin ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret gösterdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, “Çok tarihi bir alandayız. Ahi Evran-ı Veli’nin, Ahilik teşkilatının geçmişine ışık tutan Kırşehir Ahilik Müzemizdeyiz. Ahilik; insanlar arasındaki ticaret ve toplumsal ilişkilerde dürüstlük, güvenilirlik, iş ve meslek ahlakına saygı, hak ve hukuka riayet etme gibi ilkeleri esas almış bir yaşam tarzıdır. Bizler de bu ilkelere göre yaşıyor ve ülkemizdeki ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret ediyoruz. Çünkü dünya sahnesinde ekonomik yönden güçlü olmadan siyasi yönden güçlü olmak mümkün değildir. Ticaret ise ekonominin can damarıdır. Hiç şüphesiz ekonomik başarılarda da ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımların büyük rolü vardır. Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil şartıdır. Güvenli, hızlı ve kolay ulaşım; ticaretin, üretimin ve ihracatın en önemli bileşenidir. Yapılan her yeni yol geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır. Bu gerçekle hareket ederek, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.
“6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık”
2002 yılında mevcut olan 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolu 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, “2002 yılında; 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Bin 714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi Köprüleri, Avrasya Tüneli ve Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir, Ankara-Niğde Otoyolları gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik.10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. Asya ve Avrupa kıtalarını İstanbul Boğazı altından birbirine bağlayan Marmaray ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattıyla birlikte Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağladık. Bu projelerimiz Modern İpek Demiryolu’nun en önemli parçasını oluşturdu. 2002’den bu yana aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye çıkardık. 2002’de 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken, bugün 6 kıtada, 130 ülkede 346 noktaya uçuyoruz. İstanbul Havalimanımız Avrupa’da 1., dünyada 7. sırada, Antalya Havalimanımız Avrupa’da 10., dünyada 41. sırada, Sabiha Gökçen Havalimanımız ise Avrupa’da 11., dünyada 43. sırada yer aldı” ifadelerini kullandı.
“TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz”
TÜRKSAT 6A uydusunu Haziran-Temmuz ayı gibi yörüngesine göndermeyi hedeflediklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Denizcilik alanında da 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a çıkardık. İletişim altyapısında da büyük hamleler yaptık. Afrika seviyelerinde bulunan iletişim altyapımıza adeta çağ atlattık. Bugün 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abonemiz var. Fiber ağ uzunluğumuzu yaklaşık 550 bin kilometre ve fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye ulaştırdık, 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Uzaydaki aktif haberleşme uydu sayımızı 5’e çıkardık. Şimdi ilk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu Haziran-Temmuz gibi yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz” dedi.
“Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik”
İnsanların sevdikleriyle güvenli ve konforlu seyahat etmeleri için bölünmüş yollar inşa ettiklerini aktaran Uraloğlu, “Yurdumuzun dört bir yanında ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmeye devam ederken, elbette Kırşehir’de de çok büyük yatırımlar yapıyoruz. Son 22 yılda Kırşehir’in ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 14,5 milyar TL yatırım gerçekleştirdik. Bozkırın Tezenesi merhum Neşet Ertaş’ın da; ‘Ne söyleyeyim şu dünyanın haline dağlar ayrı ayrı, çöl ayrı ayrı, şu insanlar bölüşmüşler dünyayı hudut ayrı ayrı, yol ayrı ayrı’ dizelerinde dile getirdiği gibi Kırşehir’in yolları artık ayrı ayrı. Biz insanımız sevdiklerine güvenle, konforla kavuşsun diye bölünmüş yollar inşa ettik. Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik. 2002 yılında 20 kilometre olan Kırşehir’in bölünmüş yol uzunluğunu 193 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 9 kilometreden 141 kilometreye çıkardık. Ankara-Niğde Otoyolu’nu bitirdik. Bağlantı yolu ile birlikte Kırşehir’imizi Ankara’ya ve Akdeniz’e otoyol konforuyla bağladık. Ankara-Kırşehir Otoyolu, Kaman Çevre Yolu, Hirfanlı Köprüsü gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Kırşehir-Kırıkkale-Ankara Yolu’nu, Kırşehir-Kayseri Yolu’nu, Kırşehir-Kaman-Ankara Yolu’nu duble yol olarak bitirdik. Bazı kesimlerde bitümlü sıcak karışım çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu’ndan Kırşehir’e 2 müjde
Kırşehirlilere 2 müjde veren Bakan Uraloğlu, “Sizlere iki müjde daha vermek istiyorum. İlki; yatırım programımıza alarak projesini onayladığımız 20 kilometre uzunluğundaki Kırşehir Çevre Yolu çalışmalarımızı başlatıyoruz. Projemizde öncelikli talep edilen otoyol ayrımı kavşağı-terminal kavşağı arasındaki 10,5 kilometrelik kesimi 18 Mart’ta ihale edeceğiz. Proje bünyesinde 7 adet farklı seviyeli kavşak bulunuyor ve bunun 5’i ihale edeceğimiz kesim kapsamında inşa edilecek. İkinci müjdemiz ise Kırşehir’in Nevşehir’deki Kapadokya Havaalanına ulaşımını sağlayacak 38 kilometre uzunluğundaki Tuzköy Kesikköprü Yolu Projesi. Projeyi bakanlığımız gündemine aldık. En kısa zamanda yatırım programına alacağımız projemiz için yaklaşık 1.3 milyar liralık bir yatırım bedeli öngörüyoruz. Her iki projenin de şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Mucur-Karahasanlı Yolu yatırım programında, önümüzdeki süreçte bu yolu da yapacağız. Zaman zaman şehrimizin gündemine gelen hızlı tren projemizden de bahsetmemek istiyorum. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak hızlı tren aksında Kırıkkale-Kırşehir arasının projesini bitirdik. Kırşehir-Nevşehir arası proje çalışmamız da devam ediyor” şeklinde konuştu.
Yerel seçimlere de değinen Bakan Uraloğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Biz milletimizin efendi, bizlerin ise hizmetçi olduğunu hiç aklımızdan çıkarmadık. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturunu bir an olsun unutmadık. Biliyorsunuz şimdi önümüzde 31 Mart yerel seçimleri var. 27 gün sonra bir kez daha sandık başına gideceğiz. Desteklerinizle 31 Mart seçimlerinden sonra AK Parti Kırşehir Belediye Başkan Adayımız Dr. Osman Arslan kardeşimizle birlikte Kırşehir’in gelişimi ve Kırşehirlilerin kalkınması için gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz.” – KIRŞEHİR
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu:
“TÜRKSAT 6A uydumuzu Haziran-Temmuz gibi yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz”
Bakan Uraloğlu, Kırşehir’de Ahilik Müzesi’ni ziyaret etti
KIRŞEHİR – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kırşehir’de Ahilik Müzesi’ne yaptığı ziyarette, “Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil şartıdır. Yapılan her yeni yol geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır” dedi.
Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Kırşehir’e gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Ahilik Müzesi’ni ziyaret etti. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, 22 yılda ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Türkiye’nin ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret gösterdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, “Çok tarihi bir alandayız. Ahi Evran-ı Veli’nin, Ahilik teşkilatının geçmişine ışık tutan Kırşehir Ahilik Müzemizdeyiz. Ahilik; insanlar arasındaki ticaret ve toplumsal ilişkilerde dürüstlük, güvenilirlik, iş ve meslek ahlakına saygı, hak ve hukuka riayet etme gibi ilkeleri esas almış bir yaşam tarzıdır. Bizler de bu ilkelere göre yaşıyor ve ülkemizdeki ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret ediyoruz. Çünkü dünya sahnesinde ekonomik yönden güçlü olmadan siyasi yönden güçlü olmak mümkün değildir. Ticaret ise ekonominin can damarıdır. Hiç şüphesiz ekonomik başarılarda da ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımların büyük rolü vardır. Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil şartıdır. Güvenli, hızlı ve kolay ulaşım; ticaretin, üretimin ve ihracatın en önemli bileşenidir. Yapılan her yeni yol geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır. Bu gerçekle hareket ederek, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.
“6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık”
2002 yılında mevcut olan 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolu 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, “2002 yılında; 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Bin 714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi Köprüleri, Avrasya Tüneli ve Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir, Ankara-Niğde Otoyolları gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik.10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. Asya ve Avrupa kıtalarını İstanbul Boğazı altından birbirine bağlayan Marmaray ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattıyla birlikte Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağladık. Bu projelerimiz Modern İpek Demiryolu’nun en önemli parçasını oluşturdu. 2002’den bu yana aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye çıkardık. 2002’de 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken, bugün 6 kıtada, 130 ülkede 346 noktaya uçuyoruz. İstanbul Havalimanımız Avrupa’da 1., dünyada 7. sırada, Antalya Havalimanımız Avrupa’da 10., dünyada 41. sırada, Sabiha Gökçen Havalimanımız ise Avrupa’da 11., dünyada 43. sırada yer aldı” ifadelerini kullandı.
“TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz”
TÜRKSAT 6A uydusunu Haziran-Temmuz ayı gibi yörüngesine göndermeyi hedeflediklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Denizcilik alanında da 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a çıkardık. İletişim altyapısında da büyük hamleler yaptık. Afrika seviyelerinde bulunan iletişim altyapımıza adeta çağ atlattık. Bugün 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abonemiz var. Fiber ağ uzunluğumuzu yaklaşık 550 bin kilometre ve fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye ulaştırdık, 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Uzaydaki aktif haberleşme uydu sayımızı 5’e çıkardık. Şimdi ilk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu Haziran-Temmuz gibi yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz” dedi.
“Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik”
İnsanların sevdikleriyle güvenli ve konforlu seyahat etmeleri için bölünmüş yollar inşa ettiklerini aktaran Uraloğlu, “Yurdumuzun dört bir yanında ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmeye devam ederken, elbette Kırşehir’de de çok büyük yatırımlar yapıyoruz. Son 22 yılda Kırşehir’in ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 14,5 milyar TL yatırım gerçekleştirdik. Bozkırın Tezenesi merhum Neşet Ertaş’ın da; ‘Ne söyleyeyim şu dünyanın haline dağlar ayrı ayrı, çöl ayrı ayrı, şu insanlar bölüşmüşler dünyayı hudut ayrı ayrı, yol ayrı ayrı’ dizelerinde dile getirdiği gibi Kırşehir’in yolları artık ayrı ayrı. Biz insanımız sevdiklerine güvenle, konforla kavuşsun diye bölünmüş yollar inşa ettik. Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik. 2002 yılında 20 kilometre olan Kırşehir’in bölünmüş yol uzunluğunu 193 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 9 kilometreden 141 kilometreye çıkardık. Ankara-Niğde Otoyolu’nu bitirdik. Bağlantı yolu ile birlikte Kırşehir’imizi Ankara’ya ve Akdeniz’e otoyol konforuyla bağladık. Ankara-Kırşehir Otoyolu, Kaman Çevre Yolu, Hirfanlı Köprüsü gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Kırşehir-Kırıkkale-Ankara Yolu’nu, Kırşehir-Kayseri Yolu’nu, Kırşehir-Kaman-Ankara Yolu’nu duble yol olarak bitirdik. Bazı kesimlerde bitümlü sıcak karışım çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu’ndan Kırşehir’e 2 müjde
Kırşehirlilere 2 müjde veren Bakan Uraloğlu, “Sizlere iki müjde daha vermek istiyorum. İlki; yatırım programımıza alarak projesini onayladığımız 20 kilometre uzunluğundaki Kırşehir Çevre Yolu çalışmalarımızı başlatıyoruz. Projemizde öncelikli talep edilen otoyol ayrımı kavşağı-terminal kavşağı arasındaki 10,5 kilometrelik kesimi 18 Mart’ta ihale edeceğiz. Proje bünyesinde 7 adet farklı seviyeli kavşak bulunuyor ve bunun 5’i ihale edeceğimiz kesim kapsamında inşa edilecek. İkinci müjdemiz ise Kırşehir’in Nevşehir’deki Kapadokya Havaalanına ulaşımını sağlayacak 38 kilometre uzunluğundaki Tuzköy Kesikköprü Yolu Projesi. Projeyi bakanlığımız gündemine aldık. En kısa zamanda yatırım programına alacağımız projemiz için yaklaşık 1.3 milyar liralık bir yatırım bedeli öngörüyoruz. Her iki projenin de şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Mucur-Karahasanlı Yolu yatırım programında, önümüzdeki süreçte bu yolu da yapacağız. Zaman zaman şehrimizin gündemine gelen hızlı tren projemizden de bahsetmemek istiyorum. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak hızlı tren aksında Kırıkkale-Kırşehir arasının projesini bitirdik. Kırşehir-Nevşehir arası proje çalışmamız da devam ediyor” şeklinde konuştu.
Yerel seçimlere de değinen Bakan Uraloğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Biz milletimizin efendi, bizlerin ise hizmetçi olduğunu hiç aklımızdan çıkarmadık. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturunu bir an olsun unutmadık. Biliyorsunuz şimdi önümüzde 31 Mart yerel seçimleri var. 27 gün sonra bir kez daha sandık başına gideceğiz. Desteklerinizle 31 Mart seçimlerinden sonra AK Parti Kırşehir Belediye Başkan Adayımız Dr. Osman Arslan kardeşimizle birlikte Kırşehir’in gelişimi ve Kırşehirlilerin kalkınması için gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz.”
(MK-TB-SO-Y)
]]>Kırşehir Valisi Hüdayar Mete Buhara’yı ziyaret eden Bakan Uraloğlu’na, kilim ve Neşet Ertaş’ın plağı hediye edildi. Uraloğlu, daha sonra esnaf ziyaretinde bulundu.
Bakan Uraloğlu, Kırşehir Ahilik Müzesi ziyareti öncesi gazetecilere, Türkiye’nin ticari faaliyetlerinin büyümesi için gayret ettiklerini söyledi.
Dünya sahnesinde ekonomik yönden güçlü olmadan siyasi yönden güçlü olmanın mümkün olmadığını vurgulayan Uraloğlu, ticaretin, ekonominin can damarı olduğunu ifade etti.
Ekonomik başarılarda ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımların büyük rolü olduğunu aktaran Uraloğlu, “Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil koşuludur. Güvenli, hızlı ve kolay ulaşım, ticaretin, üretimin ve ihracatın en önemli bileşenidir. Yapılan her yeni yol, geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır.” dedi.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen son 22 yılda ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirildiğine dikkati çekti.
2002 yılında, 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını anlatan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. 1714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi köprüleri, Avrasya Tüneli ve Kuzey Marmara, İstanbul- İzmir, Ankara- Niğde otoyolları gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik. 10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. Asya ve Avrupa kıtalarını İstanbul Boğazı altından birbirine bağlayan Marmaray ve Bakü-Tiflis- Kars demiryolu hattıyla birlikte Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağladık. Bu projelerimiz modern İpek Yolu’nun en önemli parçasını oluşturdu.”
Bakan Uraloğlu, 2002’den bu yana aktif havalimanı sayısını 26’dan 57’ye çıkardıklarını anımsatarak, denizcilik alanında da 152 olan uluslararası liman sayısını ise 190’a çıkardıklarını dile getirdi.
İletişim altyapısında da büyük yatırımlar yaptıklarının altını çizen Uraloğlu, “Afrika seviyelerinde bulunan iletişim altyapımıza adeta çağ atlattık. Bugün 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abonemiz var. Fiber ağ uzunluğumuzu yaklaşık 550 bin kilometre ve fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye ulaştırdık. 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Uzaydaki aktif haberleşme uydu sayımızı 5’e çıkardık. Şimdi ilk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu haziran ayında yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.
Bakanlığın Kırşehir’e yatırımları
Kırşehir’deki yatırımlara da değinen Uraloğlu, son 22 yılda Kırşehir’in ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 14,5 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini dile getirdi.
Uraloğlu, Kırşehir’e 2 müjde vereceğini belirterek, şöyle devam etti:
“İlki yatırım programımıza alarak projesini onayladığımız 20 kilometre uzunluğundaki Kırşehir çevre yolu çalışmalarımızı başlatıyoruz. Projemizde öncelikli talep edilen otoyol ayrımı ve terminal kavşağı arasındaki 10,5 kilometrelik kesimi. 18 Mart’ta ihale edeceğiz. Proje bünyesinde 7 farklı seviyeli kavşak bulunuyor ve bunun 5’i ihale edeceğimiz kesim kapsamında inşa edilecek. İkinci müjdemiz ise Kırşehir’in Nevşehir’deki Kapadokya Havaalanı’na ulaşımını sağlayacak 38 kilometre uzunluğundaki Tuzköy- Kesikköprü yolu projesi. Projeyi bakanlığımız gündemine aldık. En kısa zamanda yatırım programına alacağımız projemiz için yaklaşık 1,3 milyar liralık bir yatırım bedeli öngörüyoruz.”
Projelerin hayırlı olmasını dileyen Bakan Uraloğlu, “Mucur- Karahasanlı yolu da yatırım programında, önümüzdeki süreçte bu yolu da yapacağız. Zaman zaman şehrimizin gündemine gelen hızlı tren projemizden de bahsetmemek istiyorum. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak hızlı tren aksında Kırıkkale-Kırşehir arasının projesini bitirdik. Kırşehir-Nevşehir arası proje çalışmamız da devam ediyor.” ifadesini kullandı.
Bakan Uraloğluna, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan ve AK Parti İl Başkanı Seher Ünsal da eşlik etti.
]]>Proje İmam Hatip Lisesi Salonundaki programda, Akdeniz Belediyesinin spora ve sporcuya gösterdiği önemi yansıtan, Akdeniz Belediye Spor Kulübü’nü, ilçeye kazandırılan yeni ve yenilenen futbol, basketbol ve tenis oynanabilen spor tesislerini tanıtan, spor okullarını ve amatör sporculara desteği anlatan kısa bir filmin gösterimi sunuldu. Ardından söz alan Kültür Sosyal İşler Müdürü ve Akdeniz Belediye Spor Kulübü Başkanı Ali Uçar, “Yönetimi devraldıktan sonra hızlı bir atılım göstererek kulüp adına tek branşta faaliyet gösterirken, 4 sene gibi kısa sürede 5 alanda faaliyet göstermeye başladık. Takımlarımızın hepsi de müsabık takımlar olup, kendi kategorilerinde il, ulusal ve uluslararası düzeyde başarılar elde ederek bizlere gurur yaşattılar. Sadece sportif başarılara odaklanmadan, sporcunun ahlaklı ve bir duruşu olması gerektiğinden hareketle, hocalarımızla birlikte sadece sportif hocalık yapmadık onlara birer öğretmen de olduk” dedi.
“Barışı ve huzuru getirdik, hiç kimseyi dışlamadık”
Salonu dolduran Akdeniz Belediye Spor Kulübü sporcuları ve velilerine hitap eden Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak ise kentte huzur, barış ve kardeşlik iklimini hakim kıldıklarının altını çizdi, spordan eğitime, kültür ve sanattan gezilere, hayatın her anına ve alanına dokunan hizmetlere dek birçok örnek projeyi Akdeniz halkına kazandırdıklarını ifade etti. Gültak; göreve geldiği 2019 yılında bu yana herkesin ve her kesimin belediye başkanı olmayı 5 yılda başardığını belirterek, “Akdeniz’de artık kimse kavga etmiyor, kimse ötelenmiyor. Gece 12’de bile olsa Akdeniz’de canlılık var. Biz ilk başta huzuru, kardeşliği ve barışı getirdik. Herkesin belediye başkanı olmayı başardık. Ne bir Kürt kardeşim, ne bir Zaza kardeşim, ne bir Arap Alevisi kardeşim, ne bir Yörük kardeşim kendini bizden dolayı, yaptıklarımızdan dolayı ötelenmiş hissetmedi” diye konuştu.
“Sporda Türkiye, Avrupa ve dünya şampiyonları yetiştirdik”
Akdeniz’e onlarca spor tesisi kazandırdıklarını kaydeden Başkan Gültak, hem spor kulübü bünyesinde hem de yaz, bahar ve kış dönemlerinde açtıkları okulda binlerce çocuğu spora kazandırdıklarını anlattı. Başkan Gültak, sundukları destekler sayesinde özellikle savunma sporlarında Türkiye, Avrupa ve dünya şampiyonları yetiştirdiklerini vurguladığı konuşmasını şöyle sürdürdü; “Birçok gencimizin, sporcumuzun farklı başarı öyküleri var. Peki, daha önce Akdeniz’de bunlar niye olmuyordu? Düşünmüyorlardı, yapmak istemiyorlardı. Biz göreve geldiğimizde Akdeniz’in sadece BİLSEM’li 2 öğrencisi vardı. Ne demek BİLSEM öğrencisi? Üstün zekalı, üstün yetenekli öğrenciler. Akdeniz’de ‘sadece BİLSEM’li 2 öğrenci olması mümkün değil’ dedim. Geçen sene BİLSEM Merkezi açtırdım buraya. Sayı şu an 54. BİLSEM’li çocuklarımızın sayısı 2’den 54’e çıktı. Demek ki Akdeniz’de de zeki ve üstün yetenekli onlarca çocuğumuz varmış ama birileri onları keşfetmemiş, takip etmemiş, umursamamış.”
“Eğitimde de şampiyonlar yetiştirdik”
Göreve gelmeden önce Akdeniz Belediyesinin tek bir etüt merkezi olmadığını vurguladığı konuşmasında Başkan Gültak, “Peki bu çocuklar Mezitli, Yenişehir ile nasıl yarışacak? Yarışamıyorlardı. Etüt Merkezini açtık. Geçen senenin sayısal Türkiye 496’ncısı Akdeniz’den çıktı. Bu senenin LGS bölge birincisi; tek yanlış yapmasa Türkiye birincisi, Akdeniz’den çıktı. Demek ki olabiliyormuş. Bir yandan Akdeniz’de sporda şampiyonlar yetiştirirken, bir yandan eğitimde şampiyonlar Akdeniz’den çıkabiliyormuş. Tabi tüm bunlar uğraşınca, mücadele edince oluyor” şeklinde konuştu.
“Çay Mahallesi’ndeki evler değerlendi”
Çay Mahallesi’nde tamamlanan ve Barış Mahallesi’nde devam eden yerinde kentsel dönüşüm projelerine de değinen Başkan Gültak; “Oradaki insanlarımıza Yenişehir ilçemizin konforunu getirdik. Çay Mahallesi’nde insanlarımız artık lüks evlerinde huzur ve güven içinde yaşıyor. Sadece ve sadece mahallede oturan hak sahibi insanlara bu evleri verdik. Dışarıdan hiç kimse bu evleri alamadı. Çay Mahallesi’ndeki evlere de hak sahipleri 200 bin lira para verdi, fark olarak. Şimdi o evler çok daha fazla değerlendi. Barış Mahallemizde de 500 konutluk proje bitmek üzere. Yani eğitim, spor, kültürel faaliyetler, geziler, sanatsal etkinliklerle şehrimizin tamamında barışı ve huzuru sağladık” diye konuştu.
“Yaptıklarım, yapacaklarımın teminatıdır”
Başkan Gültak, Karaduvar Balık Festivali, Esenli Üzüm Şenliği, Akdenizli kadınlar için hizmete açılan kültür ve sanat evleri, geziler, hoş geldin bebek projesi, onkoloji hastalarına ücretsiz servis hizmeti, evde bakım ve temizlik hizmeti gibi proje ve çalışmaları hatırlattığı konuşmasını şöyle sürdürdü; “Beş yılda huzuru, barışı, kardeşliği getirdiğimiz gibi eğitim, spor, kültür, sanat, kadınlar ve gençlerle ilgili birçok projeyi de hayata geçirdik. 31 Mart’ta seçime gidiyoruz. Takdir sizlerindir, kıymetli halkımızındır. ya spordaki bu devasa yatırımlara devam ederiz. Kadınlar ve gençler yararına yaptığımız projeleri daha da büyüterek yaparız. Eğitimde çok daha fazla yerler açıp başarılar elde ederiz. Kentsel dönüşüme devam ederiz. Festivallere devam ederiz. En önemlisi de huzuru, barışı ve kardeşliği devam ettiririz. Takdir sizlerindir. Özellikle annelere söylüyorum, aman huzurunuzu kaçırmayın. Bunu yapmak isteyenlere de fırsat vermeyin. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Ben size ‘cek, cak’ demiyorum. Yaptıklarımı anlattım. Yaptıklarım, yapacaklarımın teminatıdır. O yüzden destek olun, ben de sizin içinizden biri olarak Ankara ile köprü olayım.”
Akdeniz Belediye Spor Kulübü bünyesinde mücadele eden yüzlerce sporcuyu, velileri ve antrenörlerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, plaket ve hediye sunumunun ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. – MERSİN
]]>Bak, amatör sporcu ve kulüp temsilcileriyle bir restoranda düzenlenen toplantıda bir araya geldi.
Edirne’nin çok sevdiği bir şehir olduğunu belirten Bak, Kırkpınar ve bazı spor aktiviteleri için birçok kez kentte bulunduğunu hatırlattı.
Sporun her kademesinde yer aldığını, amatör spor kulüplerinin içinden geldiği için de spor kulüplerinin yaptıkları fedakarlıkları çok iyi bildiğini anlatan Bak, çocukların kötü alışkanlıklardan kurtulmasında amatör spor kulüplerinin büyük rol oynadığı vurguladı.
Bakan Bak, spora verdikleri katkılardan dolayı amatör spor kulübü yöneticilerine teşekkür ederek kulüplere her türlü desteği vereceklerini söyledi.
“Türkiye spor devrimi yaşıyor”
Türkiye’nin dört bir yanında spora ve tesis yatırımına devam ettiklerini ifade eden Bak, şöyle devam etti:
“Türkiye spor devrimi yaşıyor. Spor devrimi yaşarken de Türkiye’nin dört bir yanında başta stadyumlar, spor salonları, basketbol sahaları gibi binlerce tesis yaptık.Spor tabana yayılıyor ve artarak devam edecek. İnşallah hep beraber bu sporcularımızla bu genç nüfusun oluşturduğu dinamik yapıyla yeni şampiyonlar, yeni sporcular çıkaracağız ve yolumuza devam edeceğiz. A Milli Takımız Avrupa Futbol Şampiyonası’na gidiyor Almanya’ya. Almanya bizim evimiz zaten. İnşallah bu genç takım orada da çok güzel işler yapacak. Bunu hep beraber izleyeceğiz.
Bunun dışında Grekoromen Güreş Milli Takımı ve Serbest Güreş Milli Takımı Avrupa şampiyonu oldu. Bayan Güreş Milli Takımımız Avrupa ikincisi oldu. Altın madalyalar geliyor. Final bile yapamadığınız müsabakalarda, branşlarda, okçulukta dünya şampiyonu, olimpiyat şampiyonu çıkardık. Jimnastikte dünya şampiyonu çıkardık. Avrupa şampiyonu çıkardık. İnşallah olimpiyatlara beş sporcuyla gidiyoruz.”
Yetenek taraması kapsamında 4 milyon çocuğu spora yönlendirdiklerini aktaran Bak, “Yüzme bilmeyen kalmasın” Projesi kapsamında ise 10 milyon çocuğa yüzme öğrettiklerini vurguladı.
“Kırkpınar’ın projesi hazır”
Bakan Bak, Edirne’ye önemli spor yatırımlarının yapıldığını belirterek yeni yatırımlar konusunda müjdeler verdi.
Edirne’nin güreşin başşehri olduğunu, dünya çapında efsane olan Kırkpınar’ı daha da zenginleştirmek istediklerini ifade eden Bak, şunları kaydetti:
“Edirne’yi büyütmek, Edirne’nin turizmine, sporuna, hareket sağlamak için çaba harcıyoruz. Kırkpınar’ın projesi hazır. İnşallah çok kısa zamanda bu projeyi de hayata geçireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı budur. Kırkpınar bir efsane, bu efsaneyi daha da zenginleştirmek için modern bir tesise kavuşturmak için hep beraber proje hazırladık. En kısa zamanda bunun çalışmalarına başlayacağız.
Kentteki spor tesislerine yenilerini eklemeye devam edeceğiz. Edirne’de biliyorsunuz olimpik havuz var. Burada Avrupa şampiyonaları ve önemli müsabakalar yapılıyor. Bundan sonrada yapılmaya devam edecek. Amatör spor kulüpleri içinde bir yapılanma içerisine gideceğiz. spor kulüplerimize hizmet edecek bir spor kompleksi yapacağız. Bu tesislerde çalışmalarınızı yapacaksınız.”
Bakan Bak, Cumhur İttifakı Adayı Belgin İba’ya seçimlerde başarı dileyerek kente bir kadın elinin değmesinin büyük avantajları olacağını sözlerine ekledi.
]]>Seçer, tanıtım toplantısında önümüzdeki döneme ilişkin projeleri anlattı. Belediyecilikte bir model olduklarını söyleyen Seçer, “Memnuniyetle çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Sözümüzdür, Mersin Metrosu tamamlanacak”
İkinci 5 yılda uygulamaya koyacakları projeleri sıralayan Seçer, metro projesi ile başladı. Metro projesinin süreci ile ilgili yaşananları anlatan Seçer, projenin Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programına alınmasını sağladıklarını söyledi. Metro için, “Sözümüzdür, Mersin Metrosu tamamlanacak, Mersinlilerin hizmetine girecek” diyen Seçer, finansman arayışında olumlu gelişmeler olduğunu söyleyerek, çalışmaların hızla devam edeceğini vurguladı.
“Mersin Büyükşehir Belediyesi sosyal belediyeciliğin ta kendisidir”
Mersin’in artan nüfusuna dikkat çeken Seçer, geliri düşük vatandaşlar için hayata geçirecekleri ‘Sosyal Konut Projesi’nin Türkiye’ye model olabilecek bir proje olduğunu belirterek, “Kiralar aldı başını gitti. Binlerce orta-alt gelir grubuna uygun sosyal konut yapacağız. Birinci amacımız bu konutları vatandaşlarımıza kiraya vermek. İkinci amacımız gelişmelere göre ucuz konutlar yapıp, uygun fiyatlar ve şartlarda vermek. Bu; ikinci 5 yıllık dönemde bizatihi üzerinde duracağım ve Türkiye’ye model olacağını düşündüğüm çok değerli bir proje. İşte sosyal belediyecilik budur. Mersin Büyükşehir Belediyesi sosyal belediyeciliğin adıdır, ta kendisidir” şeklinde konuştu.
“Afet Yönetimi ve Lojistik Kampüsü kuracağız”
Mersin’in deprem bölgesinde olmadığını ancak dolaylı da olsa depremden etkilenen bir kent olduğunu ifade eden Seçer, 11 kentte meydana gelen deprem sonrasında vatandaşların Mersin’e sığındığını hatırlattı. Mersin’in tsunami, orman yangını ve kuvvetli yağışlarda da sel yaşanma riski olan bir kent olduğundan bahseden Seçer, “Depremden sonra Afet İşleri Dairesi Başkanlığını kurduk. Daha önce de İklim ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığını kurmuştuk. Deprem bizim için, tüm Türkiye için olduğu gibi önemli bir ders niteliğindeydi. Bu 2 daire ve diğer dairelerin katkılarıyla bu süreci başlattık” dedi. Büyükşehir olarak ‘Afet Yönetimi ve Lojistik Kampüsü’ kuracaklarını duyuran Seçer, “İkinci 5 yıllık dönemde de ciddiyetle üzerinde duracağımız çalışmalardan bir tanesi bu olacak.
Mersin’i depreme ve afetlere dayanıklılığı konusunda hazır hale getireceğiz” diye konuştu.
Tarımsal İnovasyon Merkezi kuracaklarını müjdeledi
Konuşmasında, ‘Tarımsal İnovasyon Merkezi’ kuracaklarını da müjdeleyen Seçer, “Tarım önemli. Özellikle elektrik faturaları tarımda sulama kooperatiflerinin baş belasıdır. Kooperatiflerin tarımsal Güneş Enerjisi Santrali (GES) projelerine destek vereceğiz. Nasıl fide-fidanda, sulama borusunda, alet ekipmanda ve hayvancılıkta destek veriyorsak burada da destek vereceğiz” ifadelerini kullandı.
“Mersin katılımcı demokrasi ile yönetiliyor”
Sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile katılımcı demokrasi anlayışı çerçevesinde sık sık bir araya geldiğinin de altını çizen Seçer, şöyle devam etti; “Hemşehri derneklerinden sendikalara, bütün sivil toplum örgütlerine kadar tüm odalarımızı, derneklerimizi dinliyoruz. Mersin katılımcı demokrasi ile yönetiliyor. Demokrasi lafta değil, uygulamalarla oluyor.”
Mersin’de yeni bir ekmek fabrikası açacaklarını da söyleyen Seçer, Mersin’de yaşayan herkese hitap edecek ekmek çeşitlerinin çıkacağını kaydederek aşevini de büyüteceklerini duyurdu. Binlerce insanın 3 çeşit sıcak yemeği 10 TL’ye aldığını hatırlatan Seçer, “Afiyet olsun, helal, hoş olsun. Yesinler, kendi paralarını yiyorlar. Kapasiteyi artıracağız. Silifke’ye de o bölgeye hitap etsin diye bir aşevi açacağız” şeklinde konuştu.
İkinci 5 yılında 13 ilçede yapılması planlanan projelerden söz eden Seçer, şu ifadeleri kullandı; “Mersin büyüyor, gelişiyor. Şehirler canlı organizmalar gibidir; büyürler, gelişirler ihtiyaçları bitmez. Bizlerin görevi de yeni ihtiyaçlara, yeni taleplere cevap vermektir. Bıkmadan, usanmadan bunu yapmaya devam edeceğiz. 5 yıllık süre boyunca ayrımcılık yapmadık. Kimseyi siyasi görüşünden, bulunduğu etnik yapısından, inanç grubundan dolayı kategorize etmedik.” – MERSİN
]]>Tepebaşı Belediyesi Metin Özöğüt Yaşam Merkezi’nin açılış töreni, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Özöğüt ailesi ve çok sayıda vatandaşın katılımı ile gerçekleşti. Etkinlik, Tepebaşı Belediyesi temizlik emekçilerinden oluşan Eko-Şov Ritim Grubu ve Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinlerinin bir araya geldiği Deneyimliler THM Korosu’nun dinletileri ile başladı. Daha sonra konuşmalara geçilen programda Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinleri Ayhan Tunçer, Turgut Atabay ve Abdullah Aköz söz alarak duygularını paylaştı.
“Burada kendi evimizden daha rahatız”
Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakini Ayhan Tunçer, “Ben, evimizin en yaşlısıyım ve 95 yaşındayım. Bize bu güzel evde yaşamayı hediye eden, yaşam evimizi bize bağışlayan Metin Özöğüt’ün ruhu şad olsun, tüm ailesi sağlıkla yaşasın. Kendilerine teşekkürler ediyoruz. Evimiz bizi her şeyden koruyan bir yer. Burada kendi evimizden daha rahatız. Artık kendime yetemeyince buraya gelmeye karar verdim, 8 aydır buradayım. Bu ev beni eski hayatıma döndürdü. Müzik, spor, resim, gezi etkinliklerimiz var. Ben evden çıkamayan bir insandım, gençlik hayatıma döndüm burada” dedi.
“Kanser hastasıydım, hastalığımı burada yendim”
Abdullah Aköz ise merkezden duyduğu memnuniyeti belirtirken, “Sayın Belediye Başkanımız Ahmet Ataç Bey ve Özöğüt ailesine saygılarımı sunuyorum. İlk geldiğimde tedirgindim. Kanser hastasıydım, hastalığımı burada yendim. Buna vesile olan doktorlarımıza ve sağlık ekibimize minnettarım. Çok teşekkür ediyorum, Allah razı olsun” diye konuştu.
“Büyüklerimizle yakından ilgileniyoruz”
Daha sonra konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da “Büyüklerimizin konuşmalarından sonra söylenecek çok da şey yok. Burası demek ki hayat uzatıyor, insanlarımıza hayat veriyor. Bir hekim olarak o kadar mutluyum ki anlatamam. Metin Özöğüt Ağabey’i çok iyi tanırdım, dostluğumuz vardı. Kendisini kaybettikten sonra oğlu Mustafa Kemal bir gün beni ziyaret ederek, babasıyla ilgili böyle bir yardım yapmak istediklerini söyledi. Bu bambaşka bir proje oldu, Yaşam Köyü’ndeki Alzheimer Konuk Evi ve Sağlıklı Yaşlılar Konuk Evimizden edindiğimiz tecrübe ile projeyi bugünlere getirdik. Özöğüt ailesine burada kalan güzel insanlar ve kendi şahsım adına teşekkür ediyorum. Burada sadece istirahat değil, büyüklerimize yeni bir yaşam verilmesi çok önemli. Sağlık, sosyalleşme, müzik, sanat faaliyetleri gibi bir organizasyonumuz var. Ayrıca sağlık ekibimiz var, değerli büyüklerimizle çok yakından ilgileniyoruz. Buranın da parmakla gösterilmesini istiyorum. Bakın, burası pandemi esnasında yapıldı. Tepebaşı Belediyesi covid döneminde boş durmadı ve böyle bir tesisi Eskişehir’e kazandırdı” dedi.
“Gerçek belediyecilik budur”
Başkan Ataç daha sonra belediyecilikte sosyal projelerin önemine vurgu yaparak, “Belediyecilik, sadece yol yapmak, çöp toplamak değildir. İnsanların ihtiyaçları artık çok farklı noktalara geldi. Bazıları yapılan işleri anlamak istemiyorlar ama gerçek belediyecilik budur. Her yaştan insanımıza, bebeklikten deneyimli döneme kadar, değer vermek, daha iyi şartlarda yaşatabilmek, şehri bu şekilde yönetebilmek çok önemli. Bugün Eskişehir parmakla gösteriliyorsa, altında yatan bu projelerdir. Belediye başkanları insana dokunmayı çok sever, doğrudur. Ama insana dokunan proje olursa o çok daha başkadır. İşte bu proje, insana dokunan bir proje. İyi ki bu projeyi yapmışız. İyi ki Özöğüt ailesi gibi güzel dostlarımız var. Burası çok örnek oldu, bugün hala insanlarımız gelip Tepebaşı’na bu şekilde bağış yapmak istiyor, bu da bizleri yüceltiyor” sözlerini kullandı.
Daha sonra Özöğüt ailesi mensupları da söz alarak Tepebaşı Belediyesi’ne ve Başkan Ataç’a hayata geçirilen merkezden dolayı teşekkürlerini iletti. Başkan Ataç da Özöğüt ailesi tarafından inşaat giderleri karşılanan merkeze katkılarından dolayı aile fertlerine plaket takdim etti. Konuşmaların ardından Metin Özöğüt Yaşam Merkezi açılış kurdelesi, katılımcılar tarafından kesildi. – ESKİŞEHİR
]]>Tepebaşı Belediyesi Metin Özöğüt Yaşam Merkezi’nin açılış töreni, Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, İl Başkanı Talat Yalaz, Özöğüt ailesi ve çok sayıda vatandaşın katılımı ile gerçekleşti.
Etkinlik, Tepebaşı Belediyesi temizlik emekçilerinden oluşan Eko-Şov Ritim Grubu ve Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinlerinin bir araya geldiği Deneyimliler THM Korosu’nun dinletileri ile başladı. Daha sonra konuşmalara geçilen programda Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinleri Ayhan Tunçer, Turgut Atabay ve Abdullah Aköz söz alarak duygu ve düşüncelerini paylaştı.
Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakini Ayhan Tunçer, şunları söyledi:
“Ben, evimizin en yaşlısıyım ve 95 yaşındayım. Bize bu güzel evde yaşamayı hediye eden, yaşam evimizi bize bağışlayan Metin Özöğüt’ün ruhu şad olsun, tüm ailesi sağlıkla yaşasın. Kendilerine teşekkürler ediyoruz. Evimiz bizi her şeyden koruyan bir yer. Burada kendi evimizden daha rahatız. Artık kendime yetemeyince buraya gelmeye karar verdim, 8 aydır buradayım. Bu ev beni eski hayatıma döndürdü. Müzik, spor, resim, gezi etkinliklerimiz var. Ben evden çıkamayan bir insandım, gençlik hayatıma döndüm burada.”
Abdullah Aköz de merkezden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:
“Sayın Belediye Başkanı’mız Ahmet Ataç Bey ve Özöğüt ailesine saygılarımı sunuyorum. İlk geldiğimde tedirgindim. Kanser hastasıydım, hastalığımı burada yendim. Buna vesile olan doktorlarımıza ve sağlık ekibimize minnettarım. Çok teşekkür ediyorum, Allah razı olsun.”
Daha sonra söz alan Başkan Ataç da şunları kaydetti:
“TEPEBAŞI BELEDİYESİ COVID DÖNEMİNDE BÖYLE BİR TESİSİ ESKİŞEHİR’E KAZANDIRDI”
“Büyüklerimizin konuşmalarından sonra söylenecek çok da şey yok. Burası demek ki hayat uzatıyor, insanlarımıza hayat veriyor. Bir hekim olarak o kadar mutluyum ki anlatamam. Metin Özöğüt Ağabey’i çok iyi tanırdım, dostluğumuz vardı. Kendisini kaybettikten sonra oğlu Mustafa Kemal bir gün beni ziyaret ederek, babasıyla ilgili böyle bir yardım yapmak istediklerini söyledi. Bu bambaşka bir proje oldu, Yaşam Köyü’ndeki Alzheimer Konuk Evi ve Sağlıklı Yaşlılar Konuk Evi’mizden edindiğimiz tecrübe ile projeyi bugünlere getirdik. Özöğüt ailesine burada kalan güzel insanlar ve kendi şahsım adına teşekkür ediyorum. Burada sadece istirahat değil, büyüklerimize yeni bir yaşam verilmesi çok önemli. Sağlık, sosyalleşme, müzik, sanat faaliyetleri gibi bir organizasyonumuz var. Ayrıca sağlık ekibimiz var, değerli büyüklerimizle çok yakından ilgileniyoruz. Buranın da parmakla gösterilmesini istiyorum. Bakın, burası pandemi esnasında yapıldı. Tepebaşı Belediyesi covid döneminde boş durmadı ve böyle bir tesisi Eskişehir’e kazandırdı.
“BELEDİYECİLİK SADECE YOL YAPMAK DEĞİL, İNSANIMIZI DAHA İYİ ŞARTLARDA YAŞATABİLMEKTİR”
Belediyecilik sadece yol yapmak, çöp toplamak değildir. İnsanların ihtiyaçları artık çok farklı noktalara geldi. Bazıları yapılan işleri anlamak istemiyor ama gerçek belediyecilik budur. Her yaştan insanımıza, bebeklikten deneyimli döneme kadar, değer vermek, daha iyi şartlarda yaşatabilmek, şehri bu şekilde yönetebilmek çok önemli. Bugün Eskişehir parmakla gösteriliyorsa, altında yatan bu projelerdir. Belediye başkanları insana dokunmayı çok sever, doğrudur. Ama insana dokunan proje olursa o çok daha başkadır. İşte bu proje, insana dokunan bir proje. İyi ki bu projeyi yapmışız. İyi ki Özöğüt ailesi gibi güzel dostlarımız var. Burası çok örnek oldu, bugün hala insanlarımız gelip Tepebaşı’na bu şekilde bağış yapmak istiyor, bu da bizleri yüceltiyor.”
Ataç’ın ardından Özöğüt ailesi mensupları da söz alarak Tepebaşı Belediyesi’ne ve Başkan Ataç’a hayata geçirilen merkezden dolayı teşekkürlerini iletti. Ataç da Özöğüt ailesi tarafından inşaat giderleri karşılanan merkeze katkılarından dolayı aile fertlerine plaket takdim etti.
Konuşmaların ardından Metin Özöğüt Yaşam Merkezi açılış kurdelesi, katılımcılar tarafından kesildi.
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’nın proje tanıtım toplantısına katıldı. Kabinede yer aldığını ve bir köprü görevi görmeye söz veren Bakan Tunç, “Bölgenin bir evladı olarak sizlerin hemşerisi olarak kabinede hükümetimizde sayın Cumhurbaşkanımız da bir köprü vazifesi görmeye bir kere buradan söz veriyoruz. Milletvekillerimize el ele vererek inşallah Özkan kardeşimizi il belediyeleri arasında en genç başkan olarak inşallah başarılı olmasını sizler seçtikten sonra Karabüklü hemşerilerimizin takdiriyle inşallah bu projeleri hayata geçireceğiz. Bu güzel projeleri ne kadar süre içerisinde hayata geçirebilirsiniz dedim. İlk 5 yıl dedi yani ilk 5 yılda eğer bu projeler hayata geçerse gerçekten Karabük bambaşka bir Karabük olur” dedi.
“Karabük’te yeni bir dönem başladığını hep beraber görüyoruz”
AK Parti’nin adayı Özkan Çetintaya’nın adaylığı ile birlikte Karabük’te yeni bir dönem başladığını ifade eden Tunç, “Bu heyecan Özkan kardeşimizde var. Artık Karabük’te yeni bir dönem başladığını hep beraber görüyoruz Karabük’müze bugüne kadar çok önemli hizmetleri geçen değerli milletvekillerimiz oldu. Onlara buradan çok teşekkür ediyoruz, bir kısmı aramızda. Mehmet Ali Şahin başkanımız da aramızda. Diğer aramızda bulunan milletvekillerimize varıncaya kadar hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Hükümet yatırımları konusunda çok önemli mesafeler aldı. Hayatını kaybeden milletvekillerimiz Burhanettin hocamız, Ali Öğüten milletvekilimiz Allah’tan rahmet diliyoruz. Yine bugüne kadar bu teşkilata emek veren teşkilat mensuplarımızla hayatını kaybedenlere de Cenabı Allah’tan rahmet diliyoruz. Kastamonu’da büyük bir heyecan var oradan Kastamonu Taşköprü ye geçtik. Seçim irtibat bürosunu açmak için gittik. Ama bir mitinge dönüştü, büyük bir heyecan olduğunu gördük. Oradan Sinop’a gittik Sinop’ta da adayımızın projelerinin tanıtım toplantısına katıldık. Adayımızın Sinop’a değer katacak o güzel Karadeniz’in incisine yükseltecek projeleri dinledik. Bugün de biraz gecikmeli olarak bu toplantıya katıldık. Karabükümüzün önünün açık olduğunu ve inşallah Karabüklülerin bu fırsatı vererek Karabük’te gerçek belediyeciliğe başlatacaklarını yürekten inanıyorum” diye konuştu.
“Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projenin takipçisiyiz”
Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projesini hayata geçirmek için önümüzdeki süreçte yoğun çaba sarf edeceklerini belirten Tunç, “Karabük demir çeliğin başkenti. Karabük, Zonguldak, Bartın daha önce tek bir vilayetti. Sonrasında ayrı ayrı yollarımıza devam ettik ama gönüller bir oldu. Ortak projelerimiz var bu ortak projelerin hayata geçmesi için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. En başta Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projemiz. Yatırım programımızda inşallah Karabük, Safranbolu-Bartın duble yolunun yapılmasıyla ilgili olarak hem Özkan kardeşimiz Belediye Başkanı olduğunda daha çok bastıracak inşallah. Hem de milletvekillerimizle beraber biz o projenin takipçisiyiz. Çünkü Karabükümüzü sahile ulaştıracak Amasra ile Karabük’ü ve Safranbolu’yu bütünleştirecek önemli bir yol projesi. İnşallah onu hayata geçirmek için de önümüzdeki dönemde yoğun bir gayret göstereceğiz. Yine Karabük’te Garpark çok güzel bir proje. O zaten tek başına o hayata geçse Karabük’te Karabük bambaşka bir güzelliğe kavuşacak. ve o gar parkın hemen yanında da Adalet Bakanlığı’na tahsis edilen 21 bin metrekare alan var ve orada bir proje çalışmalarını başlattık. İnşallah önümüzdeki günlerde proje tekliflerini alacağız ve Karabük’e yakışır ve o gar parkla bütünleşecek o meydanla bütünleşecek mimaride adaletin de vatanına yakışır bir adalet sarayına inşallah kazandıracağız” dedi.
“Cumhurbaşkanımız İstanbul’u yaşanılır hale getirdi, o başarı dalga dalga yayıldı”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndaki başarısının Anadolu’da dalga dalga yayıldığını milletin de “AK Parti’yi kurt, sorunları sen çözersin” dediğini anlatan Tunç, şöyle devam etti:
“1994’te Cumhurbaşkanımızın Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimindeki o yaşanılmaz hale getirilen İstanbul’u devralarak 4,5- 5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde yaşanılır hale getirmiş olması işte orada gerçek belediyeciliğinin temellerinin atıldığı dönemdir. Havası soluna olmayan çöpleri toplanamayan sıla ve akmayan Haliç’in kenarından kokudan geçilmeyen İstanbul’u devraldı Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminden 94 te sayın Cumhurbaşkanımız ve tek bir dönemde kısa bir süre içerisinde İstanbul’u yaşanılır hale getirdi ve o başarı Anadolu’da dalga dalga yayıldı AK Parti’nin kurulmasını sağladı adeta milletimiz o başarıyı gördü İstanbul’u bu kısa süre içerisinde o çözülemeyen sorunlarını çözdü ve İstanbul’da yaşanır hale getirdin dedi bütün milletimiz Anadolu’da. ‘Sen bir parti kur, seni Başbakan yapalım. Türkiye’nin de çözülemeyen sorunlarına sen çözersin’ dedi ve adeta onun bir parti kurmasını zorladı, Yani AK Parti’nin kuruluş sebebi gerçek belediyecilikten gelir. Gerçek belediyecilik o dönemde uygulanan ve AK Parti’nin kurulmasıyla beraber de bütün ülke genelinde eser ve hizmet siyasetine dönüşen ekolün adıdır.”
“17 seçimde milletimiz tercihini yaptı. Şimdi 18. Sandık geliyor”
AK Parti’nin 22 yıldan bu yana iktidarda olduğunu 17 seçimde milletin tercihini AK Parti ve Cumhur İttifakı’ndan yaptığını belirten Tunç, “Şimdi Karabük inşallah yeni bir dönemi 1 Nisan’dan itibaren o ruhu burada başlatacak inşallah. Bundan hiç şüphemiz yok. O başarı AK Parti’nin kurulmasını sağladı ve 14 ay gibi kısa bir süre içerisinde milletimiz söz verdiği gibi tek başına iktidara getirdi. 22 yıldan bu yana da iktidardayız. 17 seçim geldi geçti, 17 seçimde de milletimiz tercihini AK Parti’den Recep Tayyip Erdoğan’dan Cumhur İttifakı’ndan yana kullandı. Şimdi 18 sandık geliyor. Muhalefetin içinde bulunduğu durumu görüyorsunuz. 10 ay önce yapılan seçimlerde bir ittifakları vardı, şimdi dağıldılar altılı masa dediler. Masanın orta hakları vardı. Cumhurbaşkanı adaylarını şimdi kendi partilerine genel başkanlığına bile layık görmediler. Sonrasında o Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak kişiler de şimdi hepsi birbirine düştü. Demek ki Allah korusun bunlar bir iktidara gelmiş olsalardı; iktidarı nasıl paylaşacaklarını nasıl paylaşamayacaklarını işte şimdi içinde bulundukları duruma baktığımız zaman görüyoruz. Nasıl bir tehlikeden geçmişiz ama milletimiz gerçekten kadirşinas ve izan sahibi. En doğru kararı verdi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde kabinemizin ikinci dönemini başlattı. Şimdi 31 Mart’ta vereceğimiz kararla da yerel seçimleri yapacağız. Yerel seçimler önemli. Şehirlerimizi yönetecek olan belediye başkanları önemli. Gerçek belediyecilik önemli. Gerçek belediyecilik dediğimiz zaman kalkınmacı belediyeciliktir. Şehrini geliştiren büyüten üretken belediyeciliktir. Yeni projeler üretir, vaat ettiği projelerin de ötesine geçen uygulayan sürekli hükümetten isteyen, proje üretip bakanından milletvekilinden o projelere destek isteyen belediyeciliktir. Gerçek belediyecilik şefkatli belediyeciliktir. Biraz önce örneklerini gördüğümüz. Fakir fukaranın yardımına koşan hastayı evinde hasta bakımını yapan, yaşlının ayağına giden, belediyecilik hizmetlerinde özellikle kimi kimsesi olmayanları gözeten belediyeciliktir. Gerçek belediyecilik ulaşılabilir belediyeciliktir. Erişilebilir belediyeciliktir. Bir problem için telefonu açtığınızda belediyeye orada karşınızda muhatap bulabilmektir. Gerçek belediyecilik hem fiziken ulaşılabilen hem de dijital yolla da ulaşılabilen işte biraz önce Özkan Bey’in projeleri tüm bu ilkelere ihtiva eden çok güzel hazırlanmış düşünülmüş, taşınmış ve uygulanabilir belediyeciliktir. Adil belediyeciliktir. Herkese eşit hizmet götürür, her mahalleye eşit hizmet götürür. Ayrım yapmaz mahalle ayrımı yapmaz, dolayısıyla adaletlidir, güvenilirdir. İnşallah tüm bu ilkelere uygun işte biraz önceki gördüğümüz projeler de hayata geçtiğinde Karabüklü hemşerilerimiz yaşamaktan gurur duyduğu onur duyduğu ve çocuklarımızın da Karabük’te yaşamaktan mutlu olduğu bir şehri inşallah imar edecek ve gönülleri de ihya ederek yoluna devam edecek” dedi.
“Ülkemizi istikrarlı kalkınma hamleleriyle ileriye taşıdık”
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyerek eğitimden sağlığa sosyal politikalardan kültüre her alanda insanı güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Tunç, “22 yıldan bu yana hep önce insan dedik insanı yaşat ki devlet yaşasın dedi. Bunu derken biz sadece bunu parti programımıza yazmakla ya da bir slogan olarak kullanmadık bunu uygulamamızla, icraatımızla gösterdik. Eğitimden, sağlığa, sosyal politikalardan kültüre her alanda insanımızı güçlendirmek için çalıştık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde insanı güçlendiren insanı önemseyen politikalara ağırlık verdik. Bu nedenle zaten 22 yıldan bu yana iktidarda kalabildik. İnsanı önemsemeye öncelemeye devam edeceğiz. Hep önce insan demeye devam edeceğiz. Kadınıyla genciyle yaşlısıyla işçisiyle memuruyla emeklisi ile çocuğuyla hep insan diyeceğiz. Önce insan diyeceğiz, insan güçlü olacak ki aile güçlü olsun. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun, millet olarak güçlü olalım. İstikrarlı kalkınma hamlelerini kesintisiz sürdürdük. Bugüne kadar 81 vilayetimizin eserlerle donattık. Hiçbir ayrım yapmadan bunu gerçekleştirdik. 81 vilayetimizde gerçekleştirdiğimiz o icaratlarla ülkemizi o istikrarlı kalkınma hamleleriyle ileriye taşıdık. Enerjide bağımsız savunma, sanayinde bağımsız, yabancıya muhtaç olmayan bir Türkiye olsun diye hem çalıştık ve çalışmaya da devam ediyoruz. Temel hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri birer birer kaldırdık. Özgürlük alanını genişlettik. Üniversitelere alınmayan kız çocuklarımızı hatırlayalım. O birinci olan kürsülerden yaka paça aşağıya indirilen kızlarımızı hatırlayalım. İşte 28 Şubat’ın yıl dönümünü daha yeni geride bıraktık. O karanlık günlerden bugünlere geldik. Temel hak ve özgürlüklerin önüne engel koymak isteyen vesayetçi darbeci anlayışla mücadele ede ede bugünlere geldik demokrasimizi güçlendirdik. Ülkemizde yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşabilmesi için mücadelesine milletimizle beraber yaptık. Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmak için çocuklarımızın gençlerimizin daha huzurlu bir geleceğe kavuşması için terörün her türlüsüyle mücadele ettik ve kökünü kazıyıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz inşallah. Karabüklü hemşerilerimiz bu mücadelede hep yanımızda oldu. Genel seçimlerde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, referandumlarda rekor oranda destek verdiniz. O nedenle biz Karabüklü hemşerilerimize borcumuz var ve inşallah belediyeyi de kazandıktan sonra şu projeleri çok hızlı bir şekilde hayata geçirerek hem yerelde hem genelde bu borcumuzu biz Karabüklü hemşerilerimize ödemek istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz, Karabüklü hemşerilerimiz bu fırsatı verecek” şeklinde konuştu.
“Vesayetçi anlayış bir daha devreye giremesin diye önemli yapısal reformları hayata geçirdik”
Türkiye’nin demokrasisini güçlendirmek için çalıştıklarını, bunları yapmaya çalışırken de her türlü engellemelerle karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Tunç, Anayasa’daki vesayetçi anlayışın bir daha devreye girememesi için önemli yapısal reformları hayata geçirdiklerini kaydetti. 15 Temmuz hain darbe girişimine de değinen Tunç şöyle devam etti:
“Türkiye’nin demokrasisini güçlendirmek için çalıştık. Bakınız 22 yıldan bu yana ülkemiz ekonomide 3-4 kat büyürken dünya projelerine adım atarken milletimizin refahını artırmaya yönelik icraatları yapmaya çalışırken, her türlü türlü engellemelerle karşı karşıya kaldık. 367 krizleri, e muhtıralar, parti kapatma davaları, gezi olayları ki Türkiye’nin enflasyonun yüzde 5’e düştüğü faizlerin yüzde 5’e düştüğü dünya projelerini konuştuğumuz, dünyanın en büyük hava alanlarını konuştuğumuz köprülerini konuştuğumuz nükleer santralini konuştuğumuz enerjide bağımsızlığımızı ilan ettiğimiz savunma sanayinde yüzde 80’lere varan yerlilik oranını yakalamaya çalıştığımız ve İMF defterini kapatarak bize artık dünyaya ekonomide de kimseye muhtaç değiliz diye ilan ettiğimiz bir dönemde o gezi olaylarını başlattılar. Sokakları ateşe vererek adeta bir sokak darbesiyle hükümeti değiştirmeye çalıştılar. Başaramadılar sonrasında 17-25 Aralık emniyet-yargı darbesiyle başarabileceklerini zannettiler. Orada da başaramadılar. Terörü azdırmaya çalıştılar. Hendekler kazdılar başarılı olamadılar. Son darbeyi 15 Temmuz karanlık gecesinde vurabileceklerini ve Türkiye’nin yönetimini birilerine küresel güçlere devredebileceklerini düşündüler ama milletimizin şanlı direnişiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşuyla karşı karşıya kaldılar. O darbecileri o karanlık geceyi darbecilere darbe yaparak aydınlığa çevirmeyi milletimizle başardı. Şimdi tabii ondan sonraki süreçte bir yönetim reformu yaptık. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek Cumhuriyetimizi güçlendiren demokrasimizi güçlendiren halkın yürütmeyi doğrudan belirlediği istikrar sistemine adım attık. O istikrarsız yönetim koalisyonlar devri olan parlamenter sistemi bırakarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtik. Anayasamızda önemli bir yönetim reformuydu. Bunun dışında anayasamızda temel hak ve özgürlükleri genişleten, hak arama yollarını artıran kadın hakları çocuk hakları dezavantajlı kesimlerde dediğimiz engellilerimiz şehit, gazilerimiz tüm bunlara pozitif ayrımcılık getiren düzenlemeleri hayata geçirdik. Anayasamızda vesayetçi ve darbeci ruhu taşıyan maddeleri ortadan kaldırmaya ve anayasamızı vesayetçi ruhtan arındırmaya çalıştık. Milletimizin desteğiyle bunları yaptık. Anayasamızda bir daha bu ülkede darbe olmasın vesayetçi anlayış bir daha devreye giremesin diye önemli yapısal reformları hayata geçirdik.”
“İnşallah parlamentomuz da bu uzlaşma sağlanır”
YAŞ, MGK, HSK, Anayasa Mahkemesi’nin yapısına varıncaya kadar demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdiklerini belirten Yılmaz Tunç, “Yüksek Askeri şuranın yapısından, Milli Güvenlik Kurulunun yapısına varıncaya kadar, hakimler savcılar kurulunun yapısından Anayasa Mahkemesi’nin yapısına varıncaya kadar tüm bunları demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdik. Devlet Güvenlik Mahkemelerini kaldırdık. Özel yetkili mahkemeleri kaldırdık. Askeri mahkemeleri kaldırdık. Askeri, Yargıtay’dan. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne varıncaya kadar, tüm bunlar anayasamızda temizlendi. Darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı anayasamızda kaldırdık. Sıkıyönetim gerektiğinde ilan edilebilir diye bir madde vardı anayasamızda kaldırdık. Anayasamızın vesayetçi ruhunu azalttık ama tabii tüm bu değişiklikler önceki dönemlerde yapılan değişikliklerde anayasadaki vesayetçi ruhun azalmasını sağladı. Tamamen ortadan kalkmasını o maddelere sinen ruh bakımından tam diyemeyiz. O zaman şimdi önümüzdeki hedefimiz Türkiye vizyonunun başında, ülkemizi milletimizi demokratik, sivil, katılımcı, temel hak ve özgürlükleri öne alan yeni bir anayasaya kavuşturmak inşallah parlamentomuz da bu uzlaşma sağlanır ve özellikle temel hak ve özgürlükleri insan haklarını güvenceye alan bir anayasayla yolumuza inşallah Türkiye vizyonunda devam ederiz” diye sözlerini tamamladı. – KARABÜK
]]>Yılmaz, Antalya’nın Kemer ilçesindeki bir otelde düzenlenen “İş Dünyası ve Kanaat Önderleri Buluşması” programına katıldı.
Burada konuşan Yılmaz, Türkiye’ye geçen yıl 57 milyondan fazla yabancı turist geldiğini ve bunun 16 milyondan fazlasının Antalya’da misafir edildiğini belirterek, böylece Antalya’daki en yüksek rakama ulaşıldığını söyledi.
Turizmin çok kıymetli bir sektör, Antalya’nın da turizmin başkenti olduğunu ifade eden Yılmaz, Antalya’nın özellikle örtü altı denilen tarımda, seracılıkta öncü illerden biri olduğunu ve çok önemli bir katma değer ürettiğini kaydetti.
Yılmaz, yeni organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleriyle Antalya’nın sanayide de adından söz ettirir hale geldiğini dile getirerek, ayrıca araştırma, geliştirme, teknolojik bazı yatırımlar noktasında Antalya’nın iyi bir yolda olduğunu ifade etti.
“Merkezi idare olarak Antalya’ya bugüne kadar her türlü desteği vermeye çalıştık, yatırımlarda hiçbir şekilde Antalya’yı ihmal etmedik. Tam aksine bütün gücümüzle destek olduk. Cumhurbaşkanı’mızın Antalya’ya olan ilgisini, sevgisini herhalde buradaki herkes görüyordur, takdir ediyordur” diyen Yılmaz, Antalya’da ulaştırma sektöründen hastanelere, üniversitelere, barajlardan göletlere yatırımlar yaptıklarını, Expo gibi uluslararası fuarların da bu vesileyle gerçekleşen yatırımlar olduğunu söyledi.
Projeleri anlattı
Yılmaz, gelecek dönemde de Antalya’ya ilişkin çok önemli projelerinin bulunduğunu anlatarak, şöyle devam etti:
“Kara yollarında Alanya-Gazipaşa 5. Bölge Hududu projesine bu sene 800 milyon lira ödenek ayırdık. Devam eden bir projemiz, yaklaşık tutarı 6,6 milyar, 74 kilometre uzunluğunda. Diğer taraftan yine Korkuteli-Çavdır Ayrımı-Fethiye-Kalkan Ayrımı projesine 700 milyon lira ayırdık. Antalya-Burdur Ayrımı-Kızılkaya-Korkuteli-Elmalı-Finike projesi için 540 milyon lira ödenek ayırdık. Kalkan-Fethiye 2. Bölge Hududu projesine 390 milyon lira ayırdık. Alanya Ayrımı-Hadim projesi için 320 milyon lira ayırdık. Manavgat-Alanya Ayrımı-Akseki 3. Bölge Hududu için 300 milyon, Taşkent-Alanya Ayrımı-Sarıveliler projesine 173 milyon lira ayırdık. Bunlar sadece 2024 yılı için ayırdığımız ödenekler ve yürüttüğümüz çok önemli kara yolu projeleri.”
Kara yolunda en önemli projelerinin Alanya-Antalya otoyolu olduğunu bildiren Yılmaz, bu projeyi kamu özel işbirliği olan yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştireceklerini, ihalesinin yapıldığını aktararak, otoyolun toplam uzunluğunun 119 kilometre, 84 kilometresinin 3 gidiş 3 geliş şeklinde olacağını söyledi.
Yılmaz, Antalya Havalimanı dış hatlar terminaline yeni ilaveler yaptıklarını, bu projenin 750 milyon avro değerinde olduğunu anlatarak, bunun bitirilmesiyle 35 milyon yolcu-yıl kapasitesine sahip olan havalimanının 80 milyon yolcuyu ağırlayacak hale geleceğini, bunun da turizm açısından önemli olduğu ifade etti.
Antalya’nın aynı zamanda Türkiye’nin çok önemli bir tarımsal üretim merkezi olduğunu hatırlatan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Geçen yıl sadece Antalya ilinde toplam 402 milyon lira destekleme ödemesi yapmışız çiftçilerimize. Bunun dışında da yaptığımız birçok projeler var. Antalya içme suyu ikinci merhale projesi 3,7 milyarla yatırım programımızda yer alıyor. Toplam proje bedeli 7,9 milyar olan yaklaşık 8 milyar bedele sahip 9 adet müstakil sulama projesini gerçekleştiriyoruz. Bunlar da programımızda yer alan yatırımlar. Ayrıca yaklaşık 2,2 milyar bedelinde 7 adet gölet çalışması yapıyoruz. Bunlar da Antalya’nın bereketine bereket katacak inşallah. Ayrıca bahsettim sanayide de iyi gidiyor Antalya. Manavgat OSB’nin altyapı çalışmalarını sürdürüyoruz, devam ettiriyoruz. Başka birtakım organize sanayi bölgelerine sanayi bakanlığımız birtakım izinler veriyor, projeler yapıyor ve çalışmalar yürütüyor.”
Akdeniz Üniversitesinin bir marka üniversite olduğunu ifade eden Yılmaz, üniversitenin özellikle sağlık alanında, dünyada ses getiren birtakım projelere imza attığını, kurdukları Akdeniz Üniversitesi İleri Sağlık Araştırmaları Merkezi ile de sağlık altyapısının güçlenmiş olacağını söyledi.
Yılmaz, Sağlık Bakanlığı tarafından Antalya’da yürütülen toplam yatak kapasitesi 1130 olan 8 adet ikinci basamak yatırımın olduğunu, yatırım programı kapsamında 2 ağız diş sağlığı tesisi, 2 AMATEM, 34 birinci basamak sağlık projesinin yer aldığını belirtti.
Antalya Şehir Hastanesi’nin ilin uzun zamandır özlemini çektiği bir proje olduğunu, projenin devreye girmesiyle Antalya’nın sağlıkta çok farklı bir yere geleceğini ve bu projelerle sağlık turizmine de aynı zamanda bir altyapı oluşturulduğunu vurgulayan Yılmaz, bu projenin bedelinin ise 9,7 milyar Türk lirası olduğunu ifade etti.
Özellikle antik kentlerin ihyasına dönük çalışmalara hız verdiklerini, Side Antik Kenti Bakım Onarım ve Çevre Düzenlemesi Projesi’nin 340 milyon lirayla yatırım programında yer aldığını dile getiren Yılmaz, Perge Antik Kenti ve Alanya Atatürk Evi Restorasyonu çalışmasına ciddi bir kaynak tahsis ettiklerini kaydetti.
Akseki Kentsel Tasarım ve Tarihi Kent Dokusunun Sağlıklaştırılması Projesi ve Antalya İbradı İlçe Halk Kütüphanesi yapım işinin kültür turizmi programlarında bulunduğunu aktaran Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Halk plajlarına da önem veriyoruz. Buradaki otel sahipleri takdir ederler ki halkımızın da plajlardan faydalanması lazım. Bu projemize de halkın çok büyük ilgisi oldu doğrusu, çok büyük memnuniyeti oldu. Dolayısıyla bu projeyi de sürdürüyoruz. Şu anda 45 milyon bedelle Manavgat Ilıca Mahallesi Halk Plajı, 25 milyon proje bedeliyle Kemer Tekirova Mahallesi Halk Plajı, 50 milyon proje bedeliyle Manavgat Sorgun Mahallesi Halk Plajı, 15 milyon bedelli Belek Halk Plajı Çevre Düzenleme ve diğer projelerimiz devam ediyor. Halk plajları kapsamında yöresel ürün satışı, çocuk parkları, bisiklet ve yürüyüş yolları da yer alıyor. Dolayısıyla halkımız için gerçekten Antalya’da yaşayan insanlar için turistlerin faydalandığı imkanlardan, halkımızın da daha fazla faydalanması adına çok önemli bir proje olduğunu ifade etmek isterim. Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni de programımıza almış durumdayız.”
(Sürecek)
]]>Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Birol Aydın, önce Saadet Partisi Ümraniye Belediye Başkan Adayı Yakup Kasımay ve İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Sadıkoğlu ile birlikte Ümraniye’de düzenlenen aday tanıtım programına katıldı. Aydın, ardından Saadet Partisi Kadıköy Belediye Başkan Adayı Recep Yılmaz ve İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Sadıkoğlu eşliğinde, Kadıköy’de düzenlenen aday tanıtım programına katıldı. Aydın şunları söyledi:
“İSTANBUL’UN EN TEMEL MESELESİ GEÇİM MESELESİDİR”
Tarihi bir seçimin arifesindeyiz. Millet olarak sandığa gideceğiz. 5 yıl süreyle Kadıköy’ümüzü ve İstanbul’umuzu, Ataşehir’imizi yönetecek yerel yöneticilerimizi seçeceğiz. Yerel yöneticiler, bildiğiniz merkezi yönetimdeki yöneticilerden farklı olarak doğrudan halkla iç içe olan yöneticilerdir. Dolayısıyla seçtiğimiz yöneticiler, yaşadığımız şehrin, yaşanabilir olup olmayacağını, vizyonuyla, anlayışıyla yaslandığı değerlerle belirleyecek olanlardır. 20 gündür İstanbul’da insanımızla esnafımızla, derneklerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, bir kısım akademi çevreleriyle temaslarımız oluyor. Gördüğümüz üç şey var. Birincisi insanımız yorgun. İnsanımız karamsar, insanımız endişeli. İnsanımız küskün. Bir kasvet çökmüş. Umutsuz demeyelim ama karamsarlık sinmiş topluma. İkincisi gördüğünüz şu İstanbul’un en temel meselesi geçim meselesidir. Hayat pahalılığıdır. Ekonomik tablonun her bir kesimi derinden sarsmasıdır. Üçüncüsü ise insanımız hem durumdan memnun değildir hem de kurumdan ümitli değildir. Bu üç tablonun neticesinde yine gördüğüm, müşahede ettiğim, hissettiğim demiyorum, dokunduğum ve anladığım toplumun her bir kesiminde Saadet Partisi’ne karşı çok güçlü bir saygı ve değer yükleme var. İşte böyle bir atmosferde bir Kadıköy’ümüzde, Ataşehir’imizde, İstanbul’un 39 ilçesinde, büyük şehrimizde seçime gideceğiz. İnsanımıza doğru dokunmaya, gönlüne dokunmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. İstanbul’umuzda bir şeyi çoğaltmaya, yaygınlaştırmaya, kökleştirmeye ihtiyacımız var. Bu doğrudur, doğruluktur, adalettir, ahlaktır. Bu kavramlar ve bu değerler etrafında kümelenmezsek işimizi, sözümüzü, ticaretimizi, siyasetimizi, belediye yönetimimizi, kurumlarımızı, bu kavramlar etrafında eti kemiğe büründür hale getirmezsek, bu kasvet hali, yorgunluk hali ve İstanbul’un bugünkü keşmekeşliği devam edecek. Onun için biz Saadet Partililer olarak tanıdığımız, bildiğimiz, temas kurabildiğimiz kim varsa? Her birine gideceğiz, her birinin gönlüne dokunacağız. Zihnine dokunacağız. Şu ya da bu parti. Şu ya da bu aday üzerinden bir polemik, bir tartışma içerisine girmeksizin; gelin kardeşim, gelin bacım, gelin dayım, gel teyzeciğim, gel ağabeyciğim diyeceğiz. Gelin şu kavramlara sahip çıkalım. Bu kavramlara sokağımızda yönetimimizde, soframızda, münasebetlerimizde ve ticaretimizde yaygınlaştıralım. Bunları konuşmayalım, bunları yaşayalım. Çünkü Türkiye’de kabul edelim ki son zamanlarda bu kavramlar çokça istismar edildi. Adalet çok konuşuldu ama adalet uygulanmadı. Doğruluk çok koşuldu ama dürüst olunamadı. Vicdan çok dile geldi ama vicdanın yansımaları olmadı Helal ve haram kavramları çok konuşuldu ama o sınırlara riayet edilmedi. Ahlak dilimize pelesenk oldu ama ahlak ete kemiğe bürünerek sokağımızda olmadı. Onun için bu kavramları konuşmaya değil, dillendirmeye değil, bu kavramları sahiplenmeye, yaşamaya ihtiyacımız var. Geliniz bu kavramlara sahip çıkalım. Kadıköy’ümüz için, İstanbul için bu kavramlara sahip çıkmaktan daha büyük, daha kıymetli bir iş yapmayız. Bir yöneticiyi seçerken bu kavramlar etrafında, penceresinde ve zaviyesinde meselelere yaklaşalım. Diyelim, gelin doğruya, doğruluğa, vicdana, ahlaka ve adalete sahip çıkalım öyle sahip çıkalım ki bu sahip çıkmak İstanbul’un altında yatanlara sahip çıkmak olsun. Bu sahip çıkmak İstanbul’un üstünde yaşayanlara da sahip çıkmak olsun. Bu sahip çıkmak İstanbul’un geleceğine sahip çıkmak olsun, bu sahip çıkmak çoluğumuzun, çocuğumuzun, torunlarımızın geleceğine sahip çıkmak olsun. Biz çocuklarımıza biz arkadaşlarımıza bundan daha kıymetli bir duruşun bir sözü söyleyemeyiz.
“DOĞRU İŞLERİ DOSDOĞRU YAPMAK LAZIM”
‘Ben doğru ve doğruluğun yanında oldum. Ahlakın ve vicdanın yanında oldum. Adaletin yanında oldum’ demekten daha değerli bir şey bırakamayız; kendimize, çocuklarımıza ve geleceğimize. Bu kavramlar üzerinden bir Kadıköy, bir İstanbul tasavvurumuzun olması gerekiyor. Bugün sizler televizyon ekranlarında çok gördüğünüz proje tartışmaları var, adaylar konuşuyor. Projeler, mega projeler konuşuluyor. Ama sormak lazım değil mi kardeşim? Tamam, sizin bir İstanbul tasavvurunuz var mı? Nasıl bir İstanbul tasavvuru ediyorsunuz ki bu projeleri, bu mega projeleri millete takdim ediyorsunuz, sunuyorsunuz. Nasıl bir İstanbul tasavvur ediyorsunuz? Gelecek on yıllarda nasıl bir Kadıköy, nasıl bir İstanbul olacak? Bunu ortaya koymadan bunun sınırlarını çizmeden sizin söyleyeceğiniz her bir söz, günü kurtarma sözüdür. Bakınız biz bugün İstanbul’da en çok konuştuğumuz işlerden birisi kentsel dönüşüm. ve adayların en mega projeleri bunlar üzerinden yürüyor. Peki kentsel dönüşüme tabi tuttuğunuz binaları ne zaman inşa etmişiz? Bugün yıkmayı düşündüğümüz binalar, 40-50 yıllık binalarımız. Çünkü 40-50 yıl önce de bir vizyon bir tasavvur olmamıştı. Bu tasavvur, bir İstanbul tasavvuru olmayınca böyle bir tablo ortaya çıktı. Aradan 40-50 yıl geçti. Bugün bütün siyasi partiler bir deprem afetinin karşısında dayanaklı, güvenli kurumları inşa etmek için kentsel dönüşüm vaatlerinde bulunuyor. İyi de bir tasavvurumuz olmazsa sadece bugünü kurtarmak adına, oy almak adına ortaya koyacağımız projeler 50 yıl sonra bugün yıkmak istediğimiz binalar gibi yıkılmayı bekleyen binalar olacak. Bugün dikeceğimiz binalar bugün var olan büyük plazalar, yüksek katlı binalar ne olacak? 50 yıl sonra belediye başkanı adaylarının, ‘En verimli, en hasarsız şekilde nasıl yıkacağız? Molozları nereye istifleyeceğiz?’ projeleri olarak takdim edilecek. Bizim bir İstanbul tasavvurumuz var. Merkezinde insanın, ailenin ve mahallenin olduğu bir İstanbul. Bizim bir İstanbul tasavvurumuz var. Kalite denince akla İstanbul gelecek. Taksisiyle, taksicisiyle, berberiyle, ayakkabıcısıyla, aşçısıyla, kaliteli bir İstanbul. İstanbul taksicisi, İstanbul müezzini, İstanbul ezanı, İstanbul sokağı, İstanbul caddesi, İstanbul binası, İstanbul mahallesi, İstanbul esnafı. Böyle bir tasavvuru gerçekleştirmek için de doğru işleri dosdoğru yapmamız gerekiyor. Yanlış işleri, doğru yapmak değil. Doğru işleri, dosdoğru yapmak lazım. Doğru işlerin yanlış yapıldığına örnek. İşte yanı başımızda Fikirtepe. O bölgenin bir kentsel dönüşüm ihtiyacı var mıydı? Vardı. Doğruydu. Ama bugün ortaya çıkan tablo. Gelecek 5 yıl, 10 yıl sonra onun bölgemize maliyetini hesap edebiliyor muyuz? Ayrıca oradaki insanların bir kısım müteahhitler zengin edilirken nasıl mağdur edildikleri ortada mı? Bakınız doğru iş, yanlış yapıldı. Yine İstanbul’umuzda dünden bugüne birçok yanlış proje, doğru yapıldı. En uzun köprü, en yüksek bina, devasa adliye sarayları… Bunlar İstanbul’un ihtiyaçlarını çözecek işler değildi. Yanlış işlerdi ama mühendislik açısından doğruydu.
“OKULLARIMIZDA BİR TEK YAVRUMUZ GÜNÜ AÇ GEÇİRMEYECEK”
Bir başka konu son 5-6 yıldan beri uygulanan yanlış ekonomi politikalarının bir bütün olarak toplumun tamamına sirayet etmesidir. Çalışanlarımıza, çocuklarımıza, yavrularımıza, talebelerimize, annelere, emeklilerimize sirayet etmesidir. Bir büyükşehir belediyesi olarak yapacağımız kıymetli iş ne olabilir? Devlet okullarının birçoğunda on binlerce yavrumuz aç. İşte Ahmet 4. sınıfta. Arkadaşlarından uzak bir yerde simit alamadığı için bu vakti geçirir. Onun karnını doyurmak için kantin kart projemizi devreye sokacağız. Okullarımızda bir tek yavrumuz günü aç geçirmeyecek. Birçok insanımızın doğal gaz maliyetleri çok yüksek. Biz bebeklerimizin özellikle 0-2 yaş arasındaki bebek sahibi olan ailelerimizin doğal gaz ihtiyacını ilk 125 metreküp zaten ortalama tüketim o kadardır büyükşehir belediyesi olarak biz karşılayacağız. Hızlı dokunuşlar bunlar. ve bugün devlet okullarımızın birçoğuyla özel okullar arasındaki makas çok açılmış. Fiyatlar açısından söylemiyorum. Fiziki şartlar açısından devlet okullarıyla, özel okulların arasında büyük farklar oluşmuş. Özellikle bu hijyen meselesi temizlik meselesi maalesef kanayan yaradır. Birçoğunuz birçok yerde buna şahit olmuşsunuzdur. Tuvaletler maalesef birçok devlet okulunda çok berbat. Mikrop saçıyor. Bu meseleye el atacağız. Hijyen timlerimizi devreye soracağız. Milli Eğitim Bakanlığımızla bir protokol yaparak devlet okullarındaki bu tuvalet temizliğine el atacağız. Temizlik malzemelerini de personel ihtiyacını da biz gidereceğiz. Yine trafiğin en yoğun olduğu ya da toplu taşımanın en yoğun olduğu saatlerde lebalep bir yolculuk yapılıyor. Kadın, erkek, yaşlı, ihtiyaç sahibi herkesin belli saatlerde metrodan, tramvaydan balık istifi olduğu zamanlar. Kalıcı çözümü bulana kadar. Herkes için en uygun ulaşım imkanını toplu taşımada sağlayana kadar, hürmete en layık olan 3 kesimimize alternatif bir ulaşım imkanı sağlayacağız. Kadınlarımıza, 65 üstündeki büyüklerimize ve engellilerimize pembe metrobüsü devreye sokacağız. İsteyen pembe metrobüsü kullanacak, isteyen bildiği şekilde de mevcut ulaşım imkanını kullanacak. En yoksul semtlerde olabildiğince büyükşehir belediyesi olarak marketler oluşturacağız. Ucuz gıdaya, sebzeye ulaşma imkanı sağlayacağız. Bunu da kendi ürettiklerimizle özellikle çevremizdeki illerde tarım merkezleri oluşturarak ihtiyacımızı gidereceğiz. Taksi ihtiyacımız İstanbul’umuzun en acil meselelerinden biridir. Yıllardır konuşulur. Hatta siyasallaşmıştır. Bu konu bir türlü çözüme kavuşturulamamıştır. Ama biz geleceğiz İstanbul’umuzu bu taksi sıkıntısından kurtaracağız. 35 bin taksiyi İstanbul’a kazandıracağız. Efendim bu sizin işiniz değil şimdiye kadar yapmak istediler ama yapamadılar falan diyecekler. İşte biz de diyeceğiz? Biz onlar değiliz. Biz Saadet Partisi’yiz. Çoban hiç kurttan şikayet eder mi? Kaptan hiç denizin yüksek dalgalarını bahane ederek gemisini yanlış yerlere sürükler mi? İstanbullunun iradesinin önünde hiçbir güç duramaz. Biz buna öncülük yapacağız ve İstanbul’a bu imkanı sağlayacağız. Bu küçük dokunuşlar büyük neticeler doğuracak.
“DOĞRU KAPI SAADET PARTİSİ’DİR”
Ancak tabii ki kalıcı, İstanbul’u İstanbul yapacak olan çözümümüz de var. En son olarak onu söyleyeyim. Dosdoğru çözüm. Kalıcı çözüm. O da İstanbul’un nüfusunu azaltmaktır. İstanbul, Türkiye’nin yüz ölçümünün yüz kırk dörtte biri. Bakın Bayburt’a Erzincan’a Tokat’a, Elazığ’a yüz ölçümüne ne kadar? İstanbul, şu kadar coğrafya, bu kadar nüfus. Yüz kişilik otobüse üç bin kişi bindiriyoruz. Bir artı bir daireye on aileyi sığdırıyoruz. Olmaz. En hakiki çözüm İstanbul’un 7-10 milyon nüfus aralığına çekilmesidir. Bu nasıl olacak? İstanbul’dan bu insanları böylece uzaklaştıracak mıyız? Yok, cezbedici, teşvik edici projelerimizi devreye sokacağız. Bunlardan birkaç tanesi işte KİPTAŞ, Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde ev inşa edecek. İstanbul’un Kadıköy’ünde Ataşehir’inde bulunan emeklimiz buradaki yeriyle, oradaki yerini değiştirecek. Değerler örtüşecek tabii ki. Buradaki boşluğu biz kentsel dönüşümde, sosyal donatılama olarak kullanacağız. Başka ne yapacağız? İstanbul’dan Anadolu’ya iş merkezleri kuracağız. Bir kısım emeklilerimiz, bir kısım işi uzaktan çalışmaya elverişli olan insanlarımız için Anadolu’nun çeşitli yerlerinde iş merkezleri kuracağız. Gençlerimiz için daha cazip projeler devreye soktuk. Hem Anadolu’nun güçlenmesine vesile olacağız hem İstanbul’un nüfusunun kademeli olarak düşmesini sağlayacağız. ve yapı stoğumuzu daha sağlıklı bir şekilde yenileceğiz. Yenilerken de hak sahipleri üzerine ekstra bir yük yüklememenin kararlılığı içerisindeyiz. Böyle bir İstanbul tasavvur ediyoruz. Ailenin, insanın ve mahallenin merkez alındığı, İstanbul’da başka bir yaşamın mümkün olduğu ve başka bir İstanbul’un mümkün olduğu, İstanbul hesabımız var. İstanbul’da daha iyi bir yaşam mümkün. Yolu nereden geçiyor? Yolu yanlış anahtarı çoğaltmamaktan geçiyor. Çünkü biliyorsunuz yıllardır İstanbul yanlış anahtarı çoğaltıyor. Yanlış anahtar açılması gereken kapıyı açmıyor. Bizim ihtiyacımız doğru anahtarı çoğaltmak, açılması gereken kapıyı da açmaktır. Doğru kapı da Saadet Partisi’dir.”
]]>Bazı programlar için kente gelen Özhaseki, Kale Bölgesi Yenileme ve Koruma Projesi kapsamında alanı gezdi, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir’den çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Özhaseki, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, kale bölgesinde binlerce yıllık tarih yattığını söyledi.
Bölgede Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemine ait eserler bulunduğunu belirten Özhaseki, alanın Niğde’nin en önemli yeri olduğunu anlattı.
Özhaseki, bölgenin turizm destinasyon merkezi olacağını, çalışmaları her zaman takip ettiğini ve projede iyi bir noktaya gelindiği dile getirerek, şunları kaydetti:
“Alanın tamamı 125 dönüm. Arkadaşlarımız birinci etabının uygulama projesini önümüzdeki günlerde bitecek şekilde hazırlamışlar ve TOKİ’miz de ihaleye çıkmış. Burada büyük bir ihale gerçekleştirmiş. Bir taraftan istimlak bedelleri, bir taraftan ilk ihale bedeli milyar lirayı geçiyor. Devamındaki işlerin ise ne kadar tutacağı çok bilmemekle birlikte tahmin edebiliyoruz ancak işe başlanılması çok önemli. Şimdilik 38 dönümde işe başlıyoruz. İnşallah kısa sürede bunları tamamlarız.
Ancak şunu herkesin bilmesi lazım böyle bir alanda çalışmak, iğneyle adeta kuyu kazmak gibidir. Yani siz rastgele gelip beton döküp, kalıpları atıp, ‘ikinci kata, üçüncü kata geldik, hızla fayansçılar da buradan girsin, duvarcılar da şuradan girsin’ diyemezsiniz. Her bir aşamasında Kurul’a gidersiniz, proje götürürsünüz, onları ikna edersiniz, ondan sonra işleme başlayabilirsiniz. Bu bazen aylar alır. Biraz sabır isteyen bir iş. Ama işe başlamak tabii ki bitirmenin en önemli adımı. Burada da işe başlandı. Şu ana kadar çok da büyük bir para harcandı. İlk yaptığımız ihalelerle birlikte toplamda 1 milyar lirayı geçiyor elimizdeki proje. Biz bunu takip edeceğiz ve yapacağız.”
Şehirler arasındaki kıyasıya rekabette eğer zamanın ruhunu okuyarak işe devam edilirse şehrin öne çıkacağına işaret eden Özhaseki, bu yapılmaz ve günübirlik, basit işlerle vakit geçirilirse şehre yazık edileceğini vurguladı.
“Burada Niğde’nin tarihi var”
Özhaseki, Bakanlık olarak Niğde’de altyapıya çok büyük destek verdiklerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Üst yapıda da güzel işleri değerli başkanım yapıyor, zaten her işi beraber yapıyoruz. Şimdi de Niğde’yi geleceğe taşıyacak, turizmden istifade etmesini sağlayacak en önemli projenin başındayız. Burada Niğde’nin tarihi var. İnsanlar sadece bu bölgeyi görmek için gelirler. Sonra burada yiyip içerler. Çarşısına gidip biraz alışveriş ederler ve turizmden de Niğde istifade eder. Bu konuda sabırla işe devam edeceğiz, rastgele yapmayacağız, çünkü bir kez yapılıyor. O bir kez yapılan da inşallah onlarca, yüzlerce sene Niğde’nin gururu olarak yaşayacak. Herkes bu bölgeye gelip, burayı görmek isteyecek.”
Açıklamasının ardından Özhaseki, Niğde Belediyesi Sanat Galerisi’nde gençlerle buluştu, Tabal Gastronomi Evi’ni ziyaret etti, Aleaddin Camisi’nde öğle namazını kıldı.
Özhaseki, daha sonra Yeni Çarşı’da esnafı ziyaret ederek vatandaşlarla görüştü, bir otelde basına kapalı gerçekleşen AK Parti Teşkilatı ve Sektör Temsilcileri Toplantısı’na katıldı.
]]>Başkan Şerifoğulları:
“Şimdi Elazığ için yeni bir hikaye yazma zamanı”
“2019 yılında 11 ana başlıkta 100 proje için söz vermiştik. Şükürler olsun ki bugün 5 yılda toplam 116 projeyi hayata geçirmiş olmanın huzuruyla karşınızdayız”
ELAZIĞ – Elazığ Belediye Başkanı ve AK Parti Elazığ Belediye Başkan Adayı Şahin Şerifoğulları, “Hizmet, Eser ve Gönül Belediyeciliği” başlığı altında ‘Yeni Yüzyılda Elazığ Vizyonu’ projelerini kamuoyu ile paylaştı. Göreve başladıklarında 100 proje için söz verdiklerini hatırlatan Başkan Şerifoğulları, “2019 yılında 11 ana başlıkta 100 proje için söz vermiştik. Şükürler olsun ki bugün 5 yılda toplam 116 projeyi hayata geçirmiş olmanın huzuruyla karşınızdayız. Şimdi Elazığ için yeni bir hikaye yazma zamanı” dedi.
Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, “Yeni Yüzyılda Elazığ Vizyonu” başlıklı projelerini, 2024-2029 dönemi proje tanıtım toplantısında açıkladı. Bir otelde düzenlenen proje tanıtım toplantısına, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, ilçe ve belde belediye başkanları ile başkan adayları, AK Parti merkez ilçe ve belde teşkilatları, partililer, oda ve sendika temsilcileri ile davetliler katıldı. 2019 yılında 11 ana başlıkta 100 proje için söz verdiklerini ve 5 yılda toplam 116 projeyi hayata geçirmiş olmanın huzuru içerisinde olduklarını ifade eden Belediye Başkanı ve yeni dönem Belediye Başkan adayı Şerifoğulları, “Bugün ise geçtiğimiz 5 yılda sorunlarını ve ihtiyaçlarını büyük ölçüde çözmüş olduğumuz Elazığ’ımızın daha güçlü yarınlarını ve yeni yüzyıl rotasını konuşacağız. Yarınlarımıza kazandıracağımız yeni değerleri konuşacağız. Şimdi artık hemşehrilerimizin desteğiyle Elazığ’ımız için yeni bir hikaye yazma zamanı” diye konuştu.
100 proje için söz verdi, 116 projeyi hayata geçirdi
Başkanlık döneminde meydana gelen depremler ve yaşanan pandemiye rağmen belediyecilikte en iyi hizmeti vermeyi sürdürdüklerini dile getiren Başkan Şerifoğulları, “Hepimizin malumu olduğu üzere bu 5 yıllık süreçte depremler ve pandemi gibi oldukça zorlu badireler atlattık. Ama hiçbir zaman bahanelerin arkasına sığınmadık. Belediyecilik hizmetlerini en iyi şekilde sürdürmeye, yatırımlarımıza hız kesmeden devam etmeye, hemşehrilerimize en iyi hizmeti verebilmek için tüm gücümüzle gece gündüz demeden çalışmaya gayret ettik. 2019 yılında yine bu mekanda hemşehrilerimize 11 ana başlıkta 100 proje için söz vermiştik. Şükürler olsun ki bu gün 5 yılda toplam 116 projeyi hayata geçirmiş olmanın huzuruyla karşınızdayız. Bu başarı Elazığ’ın başarısıdır. Bu başarı hemşehrilerimizin üzerimizden hiç eksik etmedikleri duaların tecellisidir. Bugün ise geçtiğimiz 5 yılda sorunlarını ve ihtiyaçlarını büyük ölçüde çözmüş olduğumuz Elazığ’ımızın daha güçlü yarınlarını ve yeni yüzyıl rotasını konuşacağız. Yarınlarımıza kazandıracağımız yeni değerleri konuşacağız. Şimdi artık hemşehrilerimizin desteğiyle Elazığ’ımız için yeni bir hikaye yazma zamanı. Şimdi artık bölgemizde yıldız bir şehir olmak için hamle zamanı. Şimdi artık insanımızın yaşam kalitesini, refahını Türkiye Yüzyılı Şehirleri vizyonuna taşıma zamanı. Şimdi zaman yine yeniden Elazığ deme zamanı” şeklinde konuştu.
“Yapı stokumuz önemli ölçüde yenilendi”
Hayata geçirecekleri projeler hakkında bilgi veren Şerifoğulları, “Dirençli şehirlerde Elazığ vizyonu diyoruz, şehrimizin önceliği kentsel ve yerinde dönüşümdür. Hep ifade ettiğimiz gibi önceliğimiz insanımızdır. Ailelerimizin güven ve huzur içinde yaşadığı bir şehir inşa etmektir. Bu şehir önce 24 Ocak, ardından 6 Şubat depremleriyle sarsıldı. Şehrimizde devletimizin güçlü desteğiyle eski yapı stokumuzun yenilenmesi noktasında çok güçlü adımlar atıldı ve mevcut yapı stokumuz önemli ölçüde yenilendi. Deprem kuşağında yer alan şehrimizde bu gerçeği asla göz ardı etmeden yatay mimariyi önceleyerek, depreme dayanıklı, sağlıklı ve güvenilir bir şehir inşa etme yolunda yürüttüğümüz çalışmaları kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. İnşallah hemşehrilerimizin teveccühleriyle başlayacağımız yeni dönemde şehrimiz adına önceliklerimizin ilk sırasında kentsel dönüşüm çalışmalarımız olacak. Depreme dayanıklı dirençli bir şehir olma yolunda atacağımız ikinci adım ise yerinde dönüşüm çalışmalarımız. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın depremlerden etkilenen 11 ilde başlattığı orta ve ağır hasarlı binaların yerinde dönüştürülmesi hamlesinde, vatandaşlarımızın talebi ve belediyemizle uzlaşılması durumunda, binaların yapımını Elazığ Belediyesi olarak biz üstleneceğiz” ifadelerini kullandı.
Başkan Şerifoğulları ‘Dirençli Şehirlerde Elazığ Vizyonu’ ve ‘Yerinde Dönüşüm Çalışmaları’ projelerinin yanı sıra yatay mimari esaslı yeni imar planları, afet risk yönetim sistemi projesi, afet eğitim ve bilinçlendirme parkı, istihdam ve kalkınmada Elazığ vizyonu, Yeni Sanayi Sitesi projesi, Tekstilkent projesi, lisanslı depoculuk projesi, yöresel ürün festivalleri projesi, Fırat hayvan ürünleri tedarik ve ticaret merkezi, Elazığ Belediyesi mikrokredi merkezi projesi ve Ulaşımda Elazığ vizyonu gibi seçim projeleri hayata geçireceğini bildirdi.
]]>12’nci sınıf öğrencisi Çakaroğlu, 2022’de TÜBİTAK’ın düzenlediği Lise Öğrencileri Arası Kutup Araştırma Projeleri Yarışması’nda arkadaşlarıyla geliştirdiği “Kutup Gözlemleri ve İklim Değişikliği Analizi için Yerli Mikro Uydu Geliştirilmesi” projesi ile Türkiye üçüncülüğü elde etti.
Aynı proje ile TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Enstitüsüne davet edilen Çakaroğlu, yaklaşık bir yıldır İstanbul Teknik Üniversitesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Oğuz Selbesoğlu’nun araştırma asistanı olarak çalışıyor.
Liseli genç bu sürede Güney Okyanusu, Antarktika ve okyanus tabanlarının topoğrafik ölçümlemesi (batimetri) üzerine geliştirdiği projelerle, iklim ve deniz bilimlerindeki deneyimini artırdı.
Yaman Çakaroğlu, yürüttüğü çalışmalar sayesinde Japonya’daki Okyanus Politikası Araştırma Enstitüsü (OPRI) tarafından düzenlenen Uluslararası Okyanus Bilinci Geliştirme Projesi’ne davet edildi.
8-24 Mart’ta gerçekleştirilecek proje kapsamında Çakaroğlu, dünya genelinde lise ve üniversite düzeyinden seçilen 25 kişilik ekiple Batı Pasifik Okyanusu’nda yaklaşık 20 günlük bilim seferine katılacak.
Yaman Çakaroğlu, AA muhabirine, Tokyo’da başlayarak Palau Adaları’nda son bulacak sefere katılma şansını elde ettiği için heyecanlı olduğunu söyledi.
Projenin iklim değişikliğinin okyanuslar üzerindeki etkilerini araştırmak ve anlamak amacıyla gerçekleştirileceğini anlatan Çakaroğlu, teknolojiye ilgisinin TEKNOFEST ile başladığını dile getirdi.
Çakaroğlu, söz konusu bilim seferi projesine ise TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü’nde çalışan Sinan Yirmibeşoğlu’nun paylaşımını görerek ve gerekli belgeleri yükleyerek başvurduğunu anlattı.
Projeleri Antarktika’da da uygulanıyor
Ocak ayında projeye kabul edildiğini aktaran Çakaroğlu, şunları kaydetti:
“Yaklaşık 25 kişilik bir ekip olarak gideceğiz oraya. Sefer kapsamında 3 farklı proje yapacağız. Doç. Dr. Mahmut Oğuz Selbesoğlu ile geliştirdiğimiz ‘troposferik su buharı kestirimi’ ismini verdiğimiz bir projemiz var. Aslında şu an bu proje Antarktika’daki seferde uygulanıyor. Projede geliştirdiğimiz düşük maliyetli GNSS modülü ile havaya karışan su buharı ve dolaylı olarak bundan dolayı su seviyeleri, iklim değişikliğine dair verileri elde etmiş olacağız.
Diğer projemizse meteorolojik verilerin ölçümü. Seferde bulundurduğumuz iki farklı sensörle barometrik basınç, bağıl nem ve sıcaklık gibi değerleri 20 günlük dönemde ölçeceğiz. Son projemiz ise iklim bilinci projesi. Sefer boyunca her gün 30-45 dakika olmak üzere ufak ufak vloglar çekerek aslında genç arkadaşlarımızı etkilemeyi amaçlıyoruz. Benim için çok gurur verici. Çünkü Türkiye’den daha önce katılan bir aday olmadı ve bu yaşta bizi aslında bir araştırmacı gibi görüp kabul etmeleri gerçekten gurur verici. Lisans ya da yüksek lisans seviyesinde elde edebileceğim tecrübeleri, araştırma deneyimini çok daha erken yaşta elde edebileceğim.”
Sefer sonrasında konuyla ilgili makale yazacağını vurgulayan Yaman Çakaroğlu, hep araştırmacı olmayı hedeflediğini, elektrik elektronik ve yan dal olarak jeoloji veya geometrik mühendisliği okumak istediğini ifade etti.
Çakaroğlu, bu kapıyı kendisine TEKNOFEST’in açtığına işaret ederek, “Öğrencilerin de bu yarışmaları katılması gerekiyor. Çünkü sadece bir ödül, bir derece getirmiyor bu yarışmalar. Çok daha büyük network imkanı getiriyor aslında. Orada standınızda sunum yaparken rastgele gelen biri TÜBİTAK’ta hoca olabilir.” dedi.???????
Yaman Çakaroğlu, desteklerinden dolayı TÜBİTAK MAM Başkanı ve Kutup Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, enstitü ekibindeki Sinan Yirmibeşoğlu, projenin danışmanı Doç. Dr. Mahmut Oğuz Selbesoğlu ve sponsoru ROKETSAN ile okul idarecilerine teşekkür etti.
Selbesoğlu’ndan Yaman’a övgü
Doç. Dr. Mahmut Oğuz Selbesoğlu da Yaman’ın küçük yaşına rağmen bir üniversite öğrencisi seviyesinde çalıştığını ve bu sayede dikkatleri çektiğini söyledi.
Söz konusu projenin çok değerli olduğunu ve Yaman’a çok güvendiğini belirten Selbesoğlu, “Biz kutuplarda çalışan araştırmacılar olarak Pasifik’te de araştırmaların çok kıymetli ve değerli olacağını düşündük. Şimdi kendisi gidecek ve bu çalışmaları sefer boyunca gemi üzerinden gerçekleştirecek, verileri toplayacak. Daha sonra da bunları değerlendireceğiz. Sonra da bunları rapor olarak sunacağız elbette. Hem rapor olarak hem de bir yayın olarak sunacağız.” ifadelerini kullandı.
]]>CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, tanıtım toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Denizli, “Biz yola birlikte Çeşme diyerek çıktık. Şimdi birlikte Çeşme diyeceğiz, birlikte Türkiye diyeceğiz. İlk günden son güne kadar işimiz gücümüz Çeşme olacak. Bu beş yıllık süre içerisinde işimiz gücümüz Türkiye diyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara taşıyacak vizyonu hep birlikte ortaya koyacağız” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli’nin Proje Tanıtım Toplantısı’na, CHP Parti Meclisi Üyesi Baran Bozoğlu, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İl Gençlik Kolları, il ve ilçe başkanları ve partililerin yanı sıra Lal Denizli’nin annesi Çiğdem Kayalı ve babası Mustafa Denizli katıldı.
“BİRLİKTE ÇEŞME DİYECEĞİZ, BİRLİKTE TÜRKİYE DİYECEĞİZ”
Toplantıda konuşan Lal Denizli, şunları söyledi:
“Geleceğe yürüdüğümüz bu yolda size projelerimle sadece beş yıllık bir süreç değil, yirmi yıllık bir vizyon vadediyorum. Köklerimi, İzmir’in topraklarına, yaşam enerjisine tarihine dayandırarak Çeşme için çağdaş bir gelecek inşa etme sözü veriyorum. Çeşme tarih boyunca binlerce yıllık bir mirasa sahip olan Ege’nin incisi, Türkiye’nin göz bebeği bir ilçesidir. Bu mirası koruyarak ve gelecek nesillere aktararak Çeşme’nin değerini ve önemini daha da yücelteceğiz. Çevreyi ve doğayı korumaya ve bu konuda kararlı adımlar atmaya, Çeşme’nin benzersiz doğa güzelliklerini koruyacak ve sürdürülebilir bir çevre politikası izleyeceğiz. Çevre dostu projelerle, gelecek kuşağa temiz ve yaşanılabilir bir Çeşme bırakacağız. Çeşme’nin turizm potansiyelini maksimum düzeye çıkartmak amacıyla ilçemizin uluslararası alanda tanınırlığını artıracağız. İstihdamı destekleyecek projelerle Çeşme’nin ekonomik potansiyelini harekete geçirerek tarım sanayi projeleriyle Çeşme’nin ekonomik potansiyelini harekete geçireceğiz. Çeşme’nin altyapı ve üstyapı sorunlarını alanında uzman teknik ekibimizle ve doğru projelerle yöneteceğiz. Projelerimizin sorunsuz hayata geçmesi için gerekli zeminin oluşmasını sağlayacağız. Çeşme’nin geleceğini birlikte şekillendireceğimize inancım tam. Kazanan daima halk kazanan daima Çeşme olacak. Hep birlikte güçlü bir gelecek için doğru adımlar atacağız. Çeşme hep birlikte daha ileriye taşıyacağız. Çeşme’de çocuklar, Çeşme’de gençler, Çeşme’de kadınlar, Çeşme’de erkekler, Çeşme’de yaş almışlar. Çeşme’de can dostlarımız, hayvan dostlarımız kazanacak. Çeşme’de doğa, Çeşme’de spor, Çeşme’de ulaşım, Çeşme’de en çok ihtiyacımız olan şey sağlık kazanacak. El ele verdiğimiz sürece Çeşme kazanacak. Biz yola birlikte Çeşme diyerek çıktık. Şimdi birlikte Çeşme diyeceğiz, birlikte Türkiye diyeceğiz. İlk günden son gün kadar işimiz gücümüz Çeşme olacak. ve bu beş yıllık süre içerisinde işimiz gücümüz Türkiye diyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisini iktidara taşıyacak vizyonu hep birlikte ortaya koyacağız.”
“DEĞİŞİMİN EN GÜÇLÜ VİZYONUNU VE EN GÜÇLÜ MESAJINI İZMİR’DEN TÜM TÜRKİYE’YE VERECEĞİZ”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’e selam göndererek sözlerine devam eden Denizli, “Biz İzmir’de dokuz kadın aday, genç adaylar, genç erkek adaylar, geçmiş dönemden tecrübeli insanlarımızla çok güçlü bir kadroyla, İzmir olarak değişimin en güçlü, vizyonunu ve değişimin en güçlü mesajını İzmir’den doğru tüm Türkiye’ye vereceğiz. İşte bizim Türkiye’de görmek istediğimiz kadrolar tam olarak Genel Başkanımızın İzmir vizyonunda gizli. O yüzden bu selamı kendisine ve bütün parti yöneticilerimize göndermek istedim” diye konuştu.
“KİMSEDEN TORPİLİM YOK”
Lal Denizli, Mustafa Denizli’nin kızı olduğu için Çeşme Belediye Başkanlığı’na aday olduğu yönündeki iddialara da yanıt vererek, “Bana ‘Mustafa Denizli’nin kızı olmak dışında başka ne vasfı var’ dendi. Bu konuya da burada nokta koyayım. Hayatım boyunca hem annem hem babamın çocukları olmaktan büyük gurur duydum. Fakat ben 14 senedir Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında yani tam 18 yaşında kapısından içeri girdiğim en büyük okulum dediğim Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında gençlik kollarından başlayarak ana kademe ilçe yöneticiliğine kadar komisyon başkanlıklarına, seçim koordinasyon başkanlığına kadar 7 seçim boyunca İstanbul’da saha koordinatörlüğü ve buna ek olarak son Cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye geneli Türkiye Saha Koordinatörü olarak seçim, saha koordinatörü ve Cumhurbaşkanlığı kampanyası koordinatörü olarak ben parti liyakatimi sonuna kadar hak ettiğimi düşünüyorum. Bu ve daha da ilgincini de söylemiş olayım buradan. Torpil var mı? Hayır yok. Çünkü ailem sizlerin ve belki bazılarının düşündüğünün aksine hayatları boyunca bu 14 seneki yolculuğum boyunca benim siyasetten uzak kalmamı istediler. ve siyaseten aslında bir mücadelenin içinde olmamı değil mesleki olarak kendimi geliştirmemi istediler. Ben aksine onların desteğiyle değil; onlara rağmen burada duruyorum” diye konuştu.
“AMACIMIZ ÇEŞME’NİN HER KESİMİNİN İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAK VE KENTİ DAHA YAŞANABİLİR KILMAK”
Çeşme’nin potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek için hazırladıkları projelerin, çok boyutlu olduğunu vurgulayan Denizli, “Projelerimiz, bilim insanlarından muhtarlara kadar geniş bir proje ekibi tarafından titizlikle hazırlandı. Amacımız, Çeşme’nin her kesiminin ihtiyaçlarını karşılamak ve kenti daha yaşanabilir kılmak” dedi.
Denizli’nin açıkladığı projeler arasında sosyal amaçlı, çevre dostu uygulamalar, kültürel etkinliklerin artırılması, altyapı çalışmaları ve esnafın desteklenmesine yönelik çalışmalar bulunuyor. Denizli, “Bizim için önemli olan, Çeşme’nin her alanda gelişmesine katkı sağlamak ve sıkıntılarla mücadele eden esnafımızın yanında olmak. Sezonun açılmasıyla birlikte, hizmetlerimizi hayata geçirerek Çeşme’yi hak ettiği noktaya taşıyacağız” diye konuştu.
Projelerini aktaran Denizli’nin notlarından öne çıkan satır başları ise şöyle:
“ÇOCUKLAR VE GENÇLER KAZANACAK”
“Çeşme’de çocukların ve gençlerin kazanacağını” söyleyen Lal Denizli, ilçede çocuklar için yeni kreşlerin açılacağını; gençler için ise Gençlik Merkezi kurulacağını ifade etti. Denizli ayrıca, öğrencilere burs ve beslenme desteği verileceğini de müjdeledi.
“KADIN KOOPERATİFLERİ VE KADINI KALKINDIRMA OFİSİ AÇILACAK”
Kadınlarla daima dayanışma içinde olacaklarının altını çizen Denizli, “Kadın İstihdamını Artırma Programı kapsamında Kadın Kooperatifleri ve Kadını Kalkındırma Ofisi açılacak. Kadınlarımıza Çocuk Bakım Desteği verilecek. Doğum yapmış kadınlar için kısa süreli bakım desteği sunulacak” dedi.
“YAŞ ALMIŞLAR KULÜBÜ KURULACAK”
Lal Denizli, Büyükler için Evde Sağlık Hizmeti, Alışveriş Ünitesi, Psikolojik Destek, Küçük Onarım ve Temizlik Hizmeti, Yaş Almışlar Kulübü, ve Alzheimer Merkezi gibi projeleri hayata geçireceğini söyledi; bu projeler sayesinde, Çeşme’deki yaşlı nüfusun hayat kalitesini artırmak için kapsamlı bir yaklaşım sunduğunu gösterdi.
Çeşme’nin daha yaşanabilir, hayvan dostu ve kültürel açıdan zengin bir ilçe olacağını vurgulayan Denizli, bu alandaki proje çalışmalarını da katılımcılara duyurdu.
“TURİZM KAZANACAK”
Turizm Master Planı hazırlayacaklarını söyleyen Denizli, gecelik konaklama sayısını artıracak yeni turistik çekim noktalarının (Ildır-Germiyan-Karaköy Kültür Rotası) geliştirilmesinin sağlanacağını belirtti. Denizli, sezon süresini uzatmak için Çeşme’de yeni turizm kollarının gelişmesine çalışılacağına vurgu yaptı. (Termal turizm, kongre turizmi, gastronomi turizmi, Cruise emileri vb.) Merkezdeki turist yoğunluğunun komşu köylere dağılması amacıyla köylerin gelişiminin destekleneceğini belirten Lal Denizli, yarımada geneli için bir turizm rotası oluşturacaklarını ve girişimcileri destekleyeceklerini söyledi.
“FOSEPTİKLERE ELVEDA”
Çeşme’de kördüğüm halini almış fosseptik sorununa son verileceğini ve kanalizasyon sistemine geçileceğini ifade eden Denizli, Çeşmelilerin bu konuda artık problem yaşamayacağını söyledi. Lal Denizli, Çeşme’de altyapı çalışmaları konusunda da çığır açacaklarını kaydederek, bu konuda Çeşmelilere çözüm sunan adımlar atacaklarını vurguladı.
Toplantıda öne çıkan diğer başlıklar ise “Sosyal Konut Projesi” ve “Katı Atık Ayrıştırma ve Kompost Üretim Merkezi” oldu.
CHP Çeşme Belediye Başkan adayı Lal Denizli’nin ardından konuşan, Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi (PM) Üyesi Baran Bozoğlu, “Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusu Çeşmeliler. Hepinizi gençlerin, kadınların, liyakatin umudu, Özgür Özel adına saygıyla selamlıyorum ve çok değerli yol arkadaşım çok değerli başkanım, arkadaşıma, Lal başkanıma Ankara’nın Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin sevgisini, selamını ve gücünü iletiyorum. Değerli yol arkadaşımızı, biz yoksullara yaptığı destekten, yardımseverliğinden, çocuk çalışmalarından, örgütsel çalışmalarından çok iyi tanıyoruz. Kendisini çok iyi biliyoruz. ve bugün çok net bir şekilde gördük ki; Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi’nde başkan adayımıza oy verirken ne kadar doğru bir şey yaptığımızı ne kadar hazırlıklı olduğunu ne kadar umut dolu, inanç dolu olduğunu bugün çok net bir şekilde gördük. İşte bu çalışma işte bu çalışma birilerinin torpili ile olacak bir şey değil, yanlış anlamasın Mustafa hocam, anneyle babayla da tek başına olacak bir şey değil; bu çok değerli bir hazırlık. Bu çok değerli bir ışık. Bu, Türkiye’ye umut olan bir kadın başkanın umudu, heyecanı ve geleceğe dair sosyal demokrat belediyeciliği nasıl hayata geçireceğimizin çok soluklu göstergesi. Biz hepimiz çok iyi biliyoruz ki 31 Mart günü Türkiye’nin geleceğini, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılın geleceğini oylayacağız. Belki her seçimde çok kritik olduğunu söyledik ama bu sefer çok daha fazla kritik. Bakın Cumhuriyet Halk Partili adaylarımız nasılsa kazanacağım deyip de yerlerinde durmuyorlar. Balkonlarından dışarıyı seyretmiyorlar. Nasılsa oyum var nasılsa partim burada kazanacak demiyorlar. Proje üretip her vatandaşımızdan, her kardeşimizden her diğer partiliden Türkiye ittifakı için oy almak için canla başla, örgütlerimizle beraber, il başkanlıklarımızla, il başkanlıklarımıza, il yöneticilerimizle, ilçe yönetimle beraber çalışıyorlar. O yüzden 31 Mart Türkiye’nin Cumhuriyet’in geleceğimizin oldukça önemli bir seçimidir. Laikliğin, demokrasinin, Atatürk’ün değerlerinin savunulması için vazgeçilmezdir. Sandığa gitmemeyi teşvik eden sosyal medya çalışmalarına veya çeşitli gazetecilerin partimizi yıpratma çalışmalarına dur dememiz gerekiyor. Çünkü Nazım’ın da söylediği gibi ustalaştık, taşı kırmakta, dostu düşmandan ayırmakta, diyecek, dinleyecek çok, fakat vakit yok. Yürüyelim” dedi.
]]>Milletvekili Ölmeztoprak, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve AFAD’da yaptığı ziyaretlerde Malatya’da devam eden çalışmaları, yeni proje ve yatırımları görüştü, vatandaşların taleplerini iletti. 6 Şubat depreminin yaralarını sarmak, depremden etkilenen vatandaşların taleplerini yerine getirebilmek için Malatya ve Ankara arasında mekik dokuyan AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, bakanlıklarda görüşmeler gerçekleştirerek Malatya’nın öncelikli beklentilerini ve vatandaşların taleplerini anlattı.
Esnafın taleplerini iletti
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur’u ziyaret eden Milletvekili Ölmeztoprak, Malatya esnafının taleplerini iletti, devam eden çalışmaların hızlanması için ek kaynak istedi. Yaptığı görüşme ile ilgili bilgi veren Milletvekili Ölmeztoprak, “Bakan yardımcımızla gerçekleştirdiğimiz görüşmemizde, esnafımızın sorunları başta olmak üzere deprem bölgesi illerinin mücbir sebep durumunun uzatılmasını, esnafımıza verilen kredilerin faiz oranlarını ve şartların daha iyi hale getirilmesini, uzun süreli yapılandırma imkanlarını, TOKİ ve Emlak Konut eliyle yürüyen tüm imar ve inşa faaliyetlerinin finansmanlarını ve Fırat Kalkınma Ajansımızın yürüttüğü projelerle ilgili spesifik mali destek ihtiyaçlarını istişare ederek taleplerimizi aktardık” dedi.
AK Parti Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçurmak ile gerçekleştirdiği görüşmede ise esnafın ve girişimcilerin sorunlarını konuştu. Asrın felaketinde iş yerlerine kaybeden esnafın ticari hayatına devam edebilmesi için kurulan ticari konteynerlerin ihtiyaçlarını Bakan Yardımcısı Uçurmak’a aktaran Milletvekili Ölmeztoprak, “Malatya’mızda üretim ve yatırım faaliyetleri yapan esnaflarımızı destekleme noktasındaki taleplerini bakan yardımcımıza aktardım” diye konuştu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Enver İskurt ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir araya gelen Milletvekili Ölmeztoprak, Malatya’da yapımı devam eden Karayolları Projelerini görüştü. Ölmeztoprak “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülen Malatya Kuzey Çevre Yolu Projesi, Malatya-Darende-Gölbaşı-5. BL. HD Yolu 1. Kısım BSK Yapımı, Pütürge Ayrımı-Doğanyol İl Yolu Yapım İşi Projesi ve Malatya Havalimanı Yeni Terminal Binası Yapımı projeleri devam ediyor. Takipçisi olduğumuz tüm bu projeleri en kısa süre Malatya’mıza kazandıracağız” dedi.
Konteyner kentleri görüştü
AFAD’a yaptığı ziyarette AFAD Başkan Yardımcısı Önder Bozkurt’dan, AFAD’ın Malatya’da yaptığı çalışmalar hakkında bilgi alan Ölmeztoprak şunları söyledi:
“Konteynerlerin genel durumlarını, gidişatlarını, tefrişatlarını ve mevsimsel geçişlerde konteynerlarda yaşayan hemşerilerimizin karşılaşabilecek olası zorluklarda alınabilecek önlemler hakkında bilgi aldık. Konteyner Kentlerimizde yaşayan hemşerilerimizin taleplerinin başında olan tadilat ve tamirat hususunu aktarmamız neticesinde AFAD’ın beş mobil ekibi ile birlikte 7 gün 24 saat çalışmaya başladıklarının bilgisini almamız, bizleri mutlu etti.”
Malatya’nın daha hızlı ayağa kalkması için çalışmalara devam edeceğini vurgulayan Ölmeztoprak, “Malatya’mıza gösterdikleri ilgi ve alakalarından dolayı bakan yardımcılarımıza teşekkür ediyorum” dedi. – MALATYA
]]>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından, kamu kurum ve kuruluşları destekleri hakkında bilgilendirme yapmak amacıyla bu yıl yedincisini düzenlenen “Antalya Devlet Destekleri Zirvesi” yoğun bir katılımla tamamlandı. Geçtiğimiz yıllardan farklı olarak “Sınai Mülkiyet Hakları Etkinliği” ve ATSO- AOSB iş birliğinde “Proje Pazarı” etkinliklerinin gerçekleştiği zirvede, TÜBİTAK TEYDEB Başkan Yardımcısı Hasan Selçuk Selek, Antalya Belek Üniversitesi Rektörü Mehmet Yazıcı, ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Boğaçhan Göksu, Yönetim Kurulu Üyeleri Hatice Öz, Mustafa Yayla ve Hüseyin Sarı, Genel Sekreter Av. Aslı Şahin Tekin, Antalya OSB Bölge Müdürü İlhan Metin, kamu kurum kuruluşları ile STK temsilcileri katıldı. Birlikte çalışma kültürünü vurgulayarak çift kanatlı melek vurgusu yapan ATSO Başkanı Ali Bahar, “Antalya OSB’de proje pazarı etkinliğimizi daha önce düzenlemeye başlamıştık, en son 183 proje yarıştı. Çok güzel projeler yarışıyordu fakat bunu tanıtmakta ve iş insanlarını oraya getirmekte zorlanıyorduk. Ben her bir katılımcımızı elçi olarak düşünmek istiyorum ve ilgili kişileri buraya getirmenizi istiyorum. Çünkü bu birliktelik kültürünü buraya yerleştirmemiz demek sadece işletmelerimizin meselesi değil, ülkemizin meselesi, bunun bilincindeyiz. Antalya OSB’den sonra ATSO’ya da geleceğiz dedik, neden diyorlardı. Çift kanatlı olacağız diyorduk. Çift kanatlı olmamızın getirdiği artılardan bir tanesini bugün burada ATSO ve OSB olarak yaptığımız programda görebiliyoruz” dedi.
Girişimcilik alanında faaliyet gösteren tüm paydaşları bir araya getirdikleri büyük bir etkinliğe imza attıklarını kaydeden Başkan Bahar, “Girişimcilerimizi, yatırımcılarımızı, üyelerimizin ticaret geliştirme faaliyetlerini hızlandırıcı hibe ve destekleri doğrudan sunan kurumlarımızı ve en önemlisi iş dünyamızı bir araya getirerek dev bir zirve organize ettik. Asıl amacımız ilimizde üyelerimizin büyümeleri için her türlü desteği ve uygulamayı ayrıca teknolojik çözümleri de sağlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
“ATSO’ya destek bürosu”
TÜBİTAK TEYDEB ile görüşmeleri neticesinde Antalya’da iş dünyasına hizmet verecek bir destek ofisi açmaya yönelik girişimlere başladıklarını belirten Başkan Ali Bahar, “ATSO binamızda yer alan bir yeri destek ofisi olarak kullanmaya karar verdik. Belirli bir rekoltedeki insana ulaşmak suretiyle şehrimize hizmet verecek, iş insanlarımıza destekleri anlatacak bir ofis kurmak üzere aksiyon alıyoruz. İş dünyamızın faydasına olacak bu gelişme hepimize hayırlı olsun” dedi. Birlikte çalışma kültürüne vurgu yapan Bahar, “Atletik ve hızlı olmak bizim için çok önemli, çünkü zaman en büyük problemimiz. Kurumlarımızı birlik ve beraberlik içerisinde çalıştırmak çok önemli. Bunları sözlü olarak ifade ediyoruz ama bu iradeyi koymak gerçekten çok güç. İstişare kültürüne inanıyor olmanız lazım” diye konuştu.
“Yatırımcı ile iş birliği”
Üyelere doğrudan ihtiyaç duydukları teknolojileri ve uygulamaları sunmak, uluslararası pazarda da rekabet avantajını kaybetmemek için inovasyon ve girişimcilik alanında geliştirilen çalışmaları üyeleri ile buluşturduklarını kaydeden Başkan Bahar, “Üyelerimizin üretim ve ticaret faaliyetleri sırasında yaşadığı teknik problemlerin doğrudan çözümünü sağlayan projelerin özellikle seçildiği etkinliğimizde iklim krizine karşı mücadelede yenilikçi uygulama ve teknolojiler de damgasını vurdu diyebiliriz. Avrupa Yeşil Mutabakatı Planı kapsamında ülkemizin hızla adapte olması ve geliştirmesi gereken teknolojilerin proje sergi alanında bulunması üyelerimiz tarafından yoğun ilgi ile karşılandı” diye konuştu. Yatırıma dönük çalışmaların iş insanları tarafından büyük ilgi gördüğünü kaydeden Başkan Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü; “Yenilenebilir enerji, enerji depolama sistemleri ve yapay zeka alanında akıllı şarj uygulaması ile ilgili çalışma yapan 4 girişimcimiz yerel firmalarımızdan ANKUTSAN ile yatırım ve iş birliği geliştirilmesi için çalışmalara başladı. İleri teknoloji ürünü olan taşınabilir enerji istasyonu projesi ilimizde faaliyet yürüten tarım firmalarının yoğun ilgisi ile karşılandı ve toplam 16 adet ürünün de satışı üyelerimize yapıldı. Rüzgar Türbini projesi, Bursa ilinde faaliyet yürüten enerji firmasının ihtiyaç duyduğu çözümü sağladığı için TÜBİTAK TEYDEB Başkan Yardımcısı Hasan Selçuk Selek tarafından yatırım alması için ilgili bir firma ile ön görüşme aşamasına geldi. Firmaların mentör ve jüri olarak bulunduğu proje pazarı etkinliğimizde sanayi üretiminde kullanabilecek projeleri, Antalya OSB firmalarımız ile de bir araya getirmek üzere bir takvim belirledik.”
Devlet destekleri anlatıldı
Tarım, orman, kültür ve turizm, teknoloji geliştirme bölgeleri, ticaret bakanlığı hizmet ihracatçıları, istihdam, KOSGEB, ARGE ve inovasyon, banka destekleri, Antalya markaları gibi birçok panelin gerçekleştirildiği 7. Antalya Devlet Destekleri Zirvesi’nde, eş zamanlı olarak mini fuar düzenlendi. Fuarda, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Hizmet İhracatçıları Birliği, KOSGEB, BAKA, TÜBİTAK, İŞKUR, SGK Antalya İl Müdürlüğü, TPE, KGF, Ziraat Bankası, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım, Halkbank’ın yanısıra Antalya Teknokent, Antalya OSB Teknopark, Bilim Üniversitesi TTO, Teknopark İstanbul, Fonbulucu, katılımcılarla birebir görüşerek çalışmaları ve destekler hakkında görüşme fırsatı buldu. Katılımcılar, ilgilendikleri destek paketleri konusunda, uzmanlardan detaylı bilgi aldı.
“Bu yıl ilki gerçekleştirilen proje pazarında ödüller sahiplerini buldu”
ATSO ve Antalya OSB iş birliğinde, Fraport TAV Antalya, TÜBİTAK ve Antalya Belek Üniversitesi’nin katkıları ile gerçekleştirdiğimiz ATSO – Antalya OSB Proje Pazarı’nda ödüller sahihlerini buldu. Ülkenin her yerinde üretilen teknolojiler ve inovasyona dönük her türlü uygulamanın ilimizde ilk kez sergilendiği ATSO-AOSB Proje Pazarı etkinliğinde, İstanbul, Ankara, Samsun, Niğde, İzmit, Isparta başta olmak üzere 100’e yakın proje başvurusu alınarak, 30 girişimcinin seçildiği etkinlikte, ticarileşme potansiyeli yüksek, üyelerin doğrudan ihtiyacı olan teknolojik uygulamalar prototipleriyle birlikte melek yatırımcılar ve ATSO üyesi iş insanlarıyla buluştu. “Fikrini ATSO’ya Taşı, Dünya’ya Açıl” temasıyla ulusal çapta iklim krizine karşı geliştirilmesi gereken teknolojilerin doğrudan çağrı kapsamında olduğu ve bu özelliğiyle ilk kez düzenlenen ATSO – Antalya OSB Proje Pazarı ödül töreninde, girişimcilere ödülleri verildi. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar’ın kapanış konuşmasını gerçekleştirdiği törende, girişimcilere başarılar dileyen Başkan Bahar, “Teknoloji alanında yüksek katma değerli çalışmaların ve uygulamaların geliştirilmesi büyük bir önem arz ediyor. ATSO olarak ilkimizde yüksek katma değerli ürün, uygulama ve teknolojilerin geliştirilmesi için Türkiye’nin her bölgesinden girişimcileri odamızda ağırlamaktan mutlu olduk. Ulusal çapta gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizde, sürdürülebilir üretim ve ihracat vizyonu ile hareket ediyoruz” dedi.
Katkı ve destek verenlere teşekkür
Başkan Bahar, ATSO-AOSB Proje Pazarı’na verdikleri katkı ve destekleri için, TÜBİTAK TEYDEB Başkan Yardımcısı Hasan Selçuk Selek, Antalya Belek Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, Antalya OSB Bölge Müdürü İlhan Metin, Fraport TAV Antalya Terminal A.Ş. Genel Müdürleri Gudrun Teloeken ve Deniz Varol’a teşekkür plaketlerini takdim etti. Proje Pazarı Jürileri, Mentörler ve Ön Değerlendirme Kurulu Üyelerine plaketlerini ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Boğaçhan Göksu, Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öz, Genel Sekreter Av. Aslı Şahin Tekin tarafından takdim etti.
Proje pazarında toplam 300 bin TL ödül
Törende, “Sürdürülebilir Akıllı Şehirler ve İklim Değişikliğine Dirençli Kentler”, “Havacılık ve Yer Hizmetleri Teknolojileri”, “Bilişim ve Yazılım Teknolojileri” kategorilerinde dereceye giren girişimcilere ödülleri verildi. “Sürdürülebilir Akıllı Şehirler ve İklim Değişikliğine Dirençli Kentler” kategorisinde, Çevreci ve Uzun Ömürlü Lityum İyon Pil Üretim Projesi ile Tayfun Koçak, Zor Hava Şartlarına Dayanıklı 500 Watt İnovatif Rüzgar Türbini Projesi ile Hüseyin Bakışlı ve Powea Akıllı Şarj Çözümleri Projesi ile Ali Kaya’ya ödülleri ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Boğaçhan Göksu tarafından takdim edildi. Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öz ve Fraport TAV Antalya Terminal A.Ş. Genel Müdürü Deniz Varol, “Havacılık ve Yer Hizmetleri Teknolojileri” kategorisinde Apron Vision Projesinde Bora Özdemir’e, Oriana Loglama Yazılımı projesine Özen Özer ve Havalimanı Terminallerinin İç Mekan Hava Kalitesi Ölçüm ve Kontrol Otomasyonu Projesi ile Ahmet Gürol Kalaycı’ya ödüllerini takdim ettiler. “Bilişim ve Yazılım Teknolojileri” kategorisinde ödüle layık görülen Akustik Dedektör Projesi Burak Şükrü Çetinkaya, Crocode Oyun Temelli Elektronik Deney Seti Projesi Çağdaş Taşpınar ve Dijital Kartvizit Projesi Botan Emre Ünlü’ye ödülleri Başkan yardımcısı Göksu ve Yönetim Kurulu Üyesi öz tarafından verildi. – ANTALYA
]]>Gaziantep’te toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın örnek olarak yaşatıldığı Ramazan ayında Gaziantep Valiliği, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile Gaziantep Bakkallar Odası tarafından örnek bir protokol imzalandı. Hayata geçirilecek proje ile İl Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile hayırsever birçok vatandaşın maddi destekleriyle, Şahinbey ve Şehitkamil ilçesinde yaşayan 50 bin ihtiyaç sahibi vatandaşa içerisinde 500 TL’lik bakiye bulunan bakkalkart alışveriş çekleri verilecek. Bu kartlarla vatandaşlar mahallelerinde bulunan bakkallardan temel ihtiyaç alışverişi yapabilecek ve var olma mücadelesi veren mahalle bakkalları da desteklenmiş olacak.
“İhtiyaç sahibi 50 bin vatandaşa 500 TL’lik bakkalkart verilecek”
Düzenlenen projenin amacına değinen ve ihtiyaç sahibi 50 bin vatandaşa bakkalkart vereceklerini belirten Gaziantep Valisi Kemal Çeber, “Gaziantep hayırsever insanların bolca bulunduğu bir kent ve biz devlet olarak, hayırsever vatandaşlarla birlikte güzel bir proje yapmaya devam ediyoruz. ‘Bakkalkart Alışveriş Çeki Projesi’ de bunlardan birisi. Gaziantep Valiliği olarak bize çok cazip gelen bir proje oldu. Oda başkanlarımızla bu konuyu değerlendirerek ve daha da geliştirerek devam ettirme kararı aldık. Bu sene bunu uygulayacağız. Ramazan ayının özelliklerine uygun duyguları, ihtiyaç sahibi insanlara ulaşmak istiyoruz. Mahalle ve aile kültürümüzü yansıtan köklü meslek grubumuz olan bakkallarımıza yardımcı olmak istiyoruz. İlimizde yaşanan depremden ve değişik ekonomik sorunlardan etkilendikleri için bakkallarımızın yanında olacağız. Hayata geçireceğimiz proje ile yanlarında olacağız. Şahinbey ve Şehitkamil ilçesinde yaşayan 50 bin ihtiyaç sahibi vatandaşa içerisinde 500 TL bakiye bulunan kartlar dağıtılacak. Vakıflarımız tespit ettikleri ailelere bu kartlardan verecek. Bazı durumu daha kötü olan vatandaşlara bu karttan birkaç adet olacak şekilde verilecek ve odalarımız ve Gaziantep Valiliği tarafından kriteri belirlenen, bu çalışmada yer almak isteyen bakkallar da düzenlediğimiz afişler asılarak bu kartlar kullanılacak” dedi.
“Kartların sahtesi üretilemeyecek şekilde kurgulandı”
Kartların özel tasarlandığını ve sahtesinin üretilemeyeceğini aktaran Vali Çeber, “Özel olarak hologramlı hazırlanan kartların, esnaf odası ve bakkallar odası tarafından kontrolü sağlanabilecek. Sahtesi üretilemeyecek şekilde kurgulanmıştır. Ramazan’ın iklimi gereği başta organize eden bizler, bakkallarımız ve esnaf kardeşlerimizin yanı sıra ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız da aldıkları ürünlerin içerisinde hayır parası olduğu bilinci içerisinde hareket edeceklerine eminiz” şeklinde konuştu.
“Alışveriş kartını hem alan seviniyor hem veren seviniyor”
Gaziantep Bakkallar Odası Başkanı Vakkas Katırlı ise projeye katkılarından dolayı Gaziantep Valiliği’ne teşekkür ederek, “Bakkalkart alışveriş çeki çok güzel bir proje. Hem alan seviniyor hem veren seviniyor. Birebir verdikleri bu paralar yerini buluyor. Maddi durumu olmayan alıyor, bakkalda harcıyor. Her iki taraf içinde güzel bir proje. Destek verdikleri için Gaziantep Valiliği’ne teşekkür ediyorum” diye konuştu. – GAZİANTEP
]]>Şile Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen proje ve meclis adayları tanıtım toplantısında Genel Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeleri Atakan Yılmaz, Ensar Topçu, Tolga Ağar, Barış Özerol, AK Parti İstanbul İl Koordinatörü Ali Yazlı ve İl Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Aksu, Cenk Şener, Cumhur İttifakı siyasi parti ilçe başkanları, STK başkanları ve yöneticileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Şile İçin Durmadan, Yorulmadan Çok Daha Fazlası İçin Çalışılacak
Proje ve aday tanıtım toplantısı, şehitler için 1 dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Kum sanatı sanatçısı Dr. Ramazan Yumrutepe’nin Şile temalı gösterisi ile devam eden gecede Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı’nın 5 yılda gerçekleştirdiği projeleri anlatan video gösterimi gerçekleştirildi.
Başkan Ocaklı’nın kendi sesiyle seslendirdiği Memleket isterim Şiiri video gösterimi sonrada 2024-2029 Şile Belediyesi Projeleri tanıtıldı. Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı’nın çalışmalarını ve hedeflerini anlattığı lansman Cumhur İttifakı Şile Belediye Meclis Üyesi adayları tanıtımı ile son buldu.

“Bizler De Şile’nin Yüzyılını İnşa Ediyoruz”
Şile Belediye Başkanı ve Başkan Adayı İlhan Ocaklı, toplantıda yaptığı konuşmasında, “Biz Şile için yola çıkarken birlikte çalışma sözü verdik. Birlikte üreterek, birlikte kazanacağız dedik. 5 yılda zor şartlara göğüs gerdik. Bütün bu zorluklara rağmen ekonomimizi ve bütçemizi büyüttük, 2024 yılında 1 Milyar 254 Milyon liralık bütçenin alına imza attık. Küçülmedik, bütçemizi 20 kat büyüttük. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan; “Türkiye Yüzyılını inşa ediyoruz.” dedi bizler de Şile’nin Yüzyılını inşa ediyoruz. Bu 5 yıl içerisinde Şile’ye Belediye Hizmet Binasını inşa ettik ve çok kısa bir süre sonra açılışını gerçekleştireceğiz. Kamusal anlamda idari binalarında inşası yapılıyor ve çok kısa zaman içerisinde onların da açılışı yapılacak. Gençlik Merkezi ve kütüphane projelerimizde kısa süre içerisinde gençlerimizin hizmetine açılacak.” dedi.
“Üzerimize Düşen Ne Varsa Yerinde Getirdik.”
Şile Belediyesi’nin gerek dünyada gerekse de Türkiye’de deprem, yangın, sel ya da pandemi ve benzeri her ne olumsuzluk afetleri yaşanırsa yaşansın hizmet bayrağını en iyi şekilde dalgalandırdığı aktaran Şile Belediye Başkanı Ocaklı, sözlerine şöyle devam etti:
“İçinde olduğumuz bu zor zamanlarda, bu zor coğrafyada çok şükür Şile Belediyesi olarak Şile’de olsun Türkiye genelinde bize ihtiyaç duyulan deprem bölgeleri olsun üzerimize düşen ne varsa yerinde getirdik. Başımızı öne eğmedik, “Ne yapalım bu koşullarda anca ufak tefek işleri yaptık.” demedik, dimdik mücadele verdik. Her türlü zorluğa rağmen güçlü bir Şile Belediyesi inşa ettik. Sahada birbirinden büyük işlerin altına imzamızı attık. 5 yıl önce 2019 yılında göreve geldiğimizde 62 milyon lira olan Şile Belediye’mizin bütçesini 2024 yılında 1.245 Milyon liraya taşıdık. Tüm zorluklara rağmen büyümeyi başardık ve büyümeye de devam edeceğiz.”

“Şile’nin Sayısız Doğal, Yöresel ve Turistik Değerleri Var.”
Şile’nin İstanbul’un Mavi Bayraklı sahillere sahip tek ilçesi olduğunu söyleyen Başkan Ocaklı, “Sahillerimizde kumullarımız çok özel. Kumullarımız tedavi edici özelliğe sahip. Bunu turizm açısından önemli bir değer olarak sunuyoruz. Şile palamudu önemli bir değer. İstanbul’un coğrafi işaretli ilk ve tek ürünü Şile Bezi’ydi. Şile Kestane Balı için de coğrafi işaret aldık. Şile palamuduna coğrafi işaret almak için de müracaat ettik. Şile’nin sayısız doğal, yöresel ve turistik değerleri var. Atalarımızdan kalan emanetler var. Bunları önümüzdeki süreçte festival ve etkinliklerle vatandaşlarımız ile buluşturmak istiyoruz. Şile Bezi fabrikasını açacağız, kadın istihdamı olacak. Dünyaca ünlü bu değeri bizden sonraki nesillere aktarmaya çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın destekleriyle birlikte, Şile’nin 100 yılına imza attık. Köylerimizde yaşlı nüfusumuz çok. Onlarla ilgili huzurevi projemiz var. Evlatlarımız için de kolojik kreş düşünüyoruz. Evlatlarımız domates fidesini bilmiyor, tavuğu bilmiyor. Sadece resimlerde görüyorlar. Bu evlatlarımızı yetiştireceğiz. Teknoloji merkezini hayata geçirmek istiyoruz. Kongre merkezi için bir alan oluşturmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.

“Biz, Yaparız Diyorsak Yaparız Asla Boş Vaatlerde Bulunmadık.”
Sağlık, eğitim, gençlik ve spor, ulaşım, sosyal belediyecilik, çevre ve şehircilik alanında birbirinden değerli onlarca projenin tanıtıldığı toplantıda Şile Belediye Başkanı ve Başkan adayı İlhan Ocaklı, “Biz, yaparız diyorsak yaparız asla boş vaatlerde bulunmadık ve ne dediysek yaptık, daha da yapacağız. Elbette eksiklerimiz var, yapamadıklarımız var. Tüm bunları yerine getirmek için tüm mesai arkadaşlarımızla gece gündüz demeden çalışıyoruz, vatandaş için, Şile için ve tüm Türkiye için çalışıyoruz.” diye konuştu.
]]>Depremlerde ağır hasar alan ve restorasyonu devam eden tarihi meclis binasının çalışma alanında incelemelerde bulunan Masatlı, AA muhabirine, Hatay’ın depremlerin yıkıcı etkisinin en fazla hissedildiği şehir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle depremin ilk dakikalarından bu yana her alanda olduğu gibi, tarihi eserlerin de yeniden ihyası ve inşası kapsamında çalışmalara aralıksız devam edildiğini belirten Masatlı, şöyle devam etti:
“Çalışmalarımız 4 farklı alanda devam etmektedir. Bunlardan birincisi İl Kültür ve Turizm Bakanlığımız koordinesinde yürüttüğümüz çalışmalardır. Bu kapsamda, Hatay Şehir Müzesi, Hatay Edebiyat Müze Kütüphanesi, St. Pierre Anıt Müzesi, Kırıkhan Nuriye Civelek Çocuk Kütüphanesi onarım ve restorasyon çalışmaları için proje ihaleleri yapılarak çalışmalara başlanmış, St. Pierre Anıt Müzesi restorasyonu tamamlanarak hizmete açılmıştır. Hatay Şehir Müzesi restorasyonu devam etmektedir, diğer yapıların ise proje çalışmaları sürüyor.”
Depremden zarar gören tescilli taşınmazlara yönelik, bugüne kadar 4 defa hibe programı dönemi açıldığını ve 409 başvurunun alındığını ifade eden Masatlı, 167 mülk sahibiyle proje, 3 mülk sahibiyle de uygulama sözleşmesi yapıldığını, tescilli taşınmazlara yönelik 239 projenin de değerlendirilmesinin devam ettiğini anlattı.
Vali Masatlı, kültür molozlarının Kültür Enkazı Döküm Sahası ve Ayrıştırma Merkezi’ne taşındığını, enkaz ayrıştırmadan çıkan 550 eserin de koruma altına alındığını söyledi. Bugüne kadar 257 tescilli yapının enkazının da kaldırıldığını aktaran Masatlı, Vakıflar Bölge Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen yeniden ihya ve inşa çalışmalarının da sürdüğünü dile getirdi.
Valilik bünyesindeki Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca yürütülen çalışmalara da değinen Masatlı, Valilik binası ve konutu ile Reyhanlı Müderris Konağı, Tabiat Şifahanesi-Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi gibi tarihi yerlerde de ihya ve inşa faaliyetlerinin devam ettiğini belirtti.
Tarihi meclis binası ve bitişindeki konaktaki çalışmalar
Masatlı, protokoller çerçevesinde gerçekleşen ve bu kapsamda Doğuş Grubu tarafından finanse edilen Hatay Meclis Binası ve Adalı Konağı’ndaki çalışmaları anlatarak, “Hatay meclis binamızda, ayrıştırma işlemleri tamamlanmıştır. Rölöve, rekonstrüksiyon (yeniden yapım) projeleri koruma kurulu tarafından onaylanmıştır. Şu an itibarıyla tüm alanda yaklaşık 197 fore kazık işlemi yapılacak. Bunlardan şu an itibarıyla 65’i tamamlanmış durumdadır.” dedi.
Adalı Konağı’nda da ayrıştırma işlemlerinin bittiğini, zemin iyileştirme çalışmalarının devam ettiğini dile getiren Masatlı, her iki tarihi yapının da 2025’in sonlarına doğru tamamlanmasını öngördüklerini söyledi.
Uzun Çarşı ve Kurtuluş Caddesi’ndeki çalışmalar
Tarihi Uzun Çarşı ve dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olarak bilinen Kurtuluş Caddesi’nde de çalışmalar yapıldığını vurgulayan Masatlı, şöyle devam etti:
“Tarihi Uzun Çarşı’mızda, şu an için 654 dükkanın yeniden, eskisinden daha güçlü ve modern yapımı için çalışmalarımıza başladık. 6 etap şeklinde inşa edilecek, çarşımızın yenilenmesi projemizdeki çalışmalarda yapılan her şey çok kıymetlidir. İlaveten Kemal Paşa Caddesi tarafında yer alan dükkanlarımızın da yeniden yapım çalışmalarına başlandı. İkinci olarak tarihin aydınlatılan ilk caddesi olması sebebiyle ülkemizin ve dünyanın önemli yapılarından Kurtuluş Caddemizde de çalışmalarımız devam etmektedir. Kurtuluş Cadde’mizde yer alan 56 tescilli yapının aslına sadık kalınarak yeniden ihya ve inşa edilmesi yönünde proje çalışmalarına başlanılmıştır. 6 yapımızın da koruma kurul onayı çıkmıştır.”
Masatlı, Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden Hatay’ı gelecek nesillere eskisinden daha güçlü şekilde miras bırakmak için sahada çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini kaydetti.
]]>Bozüyük Belediyesi Düğün Salonu’nda yapılan toplantıya Başkan Bakkalcıoğlu’nun yanı sıra BOZSAN Bozüyük Sanayi Sitesi Kooperatifi Başkanı Burak Demir ve kooperatifin yönetim kurulu üyeleri, Yeni Sanayi Sitesi Yönetimi Başkanı Salih Karabektaş, belediye meclis adayları yeni ve eski sanayi esnafları katıldı. Başkan Bakkalcıoğlu toplantıda yaptığı konuşmada “Küçük esnaf, küçük sanayi, esnafların tümü Bozüyük’ün bel kemiği. Bozüyük bir esnaf kenti olarak doğmuştu, sonra Sanayi kenti oldu. Sanayi kenti olduktan sonra da esnafımız Bozüyük’teki tüm varlığını gücünü daima korudu” diyerek mevcut küçük sanayinin Bozüyük’ün içerisinde nasıl bir yerde olduğunu video eşliğinde anlattı. Küçük ve orta sanayinin Bozüyük’ün içerisinde bir şerit halinde kaldığını belirten Başkan Bakkalcıoğlu Ben hep şunu düşündüm; dedim ki ‘bu küçük sanayiyi nasıl yaparız da kaldırırız ya da nasıl durduracağız’ bunu bu mevcut yapılaşmanın yıkımıyla çözmek mümkün değil. Ama eski küçük sanayimiz başta olmak üzere o bölümü kaldıralım istiyorum. Eski Küçük sanayiyi kaldırırken Bozüyük’te öyle bir şey yapalım ki Bozüyük’ün dışında bir bölgede yepyeni bir sanayi Merkezi yapalım, Küçük Sanayi Merkezi yapalım. Arkadaşlar bunun tüm araştırmalarını yaptık. Tabii yer bulmak kolay değil. Şimdi benim düşüncem bu yönde iken, Küçük Sanayi kooperatifi kuran birkaç arkadaşımız beni ziyaret etti. Bu çok önemliydi, demek ki esnafımızda da bir istek var 2 kere buluştuk. Düşüncelerimiz çakışıyordu. Bana 400’e kadar ulaşan bir başvuru olduğunu söylediler, bu talebin büyük olduğunu gösteriyor arkadaşlar. Ben mesleki olarak yaptığım araştırmalarda Bozüyük içerisinde üç yerde kurulabilecek yeni bir sanayi sitesinin olabilirliğini görüyorum. Ama bu yerlerin nereleri olduğunu sizlere de söyleyemeyeceğim arkadaşlar. Sebebi şu; daha önceki dönemde bir yer belirlenmiş, Sanayiyi taşıyalım diye, bunu da duyurmuşlar o alandaki arazileri tarlaları rant hesabı yapan birileri kapatmış” dedi.
Daha sonra kanunlar ve mevzuatları da inceleyerek bir yol haritası yaptığını belirten Başkan Bakkalcıoğlu “Hazır kurulmuş kooperatifimiz var. Allah nasip ederse göreve gelirsek buradaki yerlerden sanayiyi kuracağımız yeri seçeceğiz. Belediyenin kamulaştırma yetkisini kullanarak orayı kamulaştıracağız, planlayacağız ve kooperatifle belediye birlikte bu dükkanları yapacağız. Ben büyük projeleri yapmayı hedef edinmiş bir insanım. Ben kentime bir park yapmak, bir küçük yol açmak veyahut da bir altyapı yapmayı proje olarak görmüyorum, onlar görevimiz ama proje işte böyle bir şeydir. Kentin dışında bir sanayi, Küçük Sanayi kenti oluşturabilirsek proje budur” diye konuştu Yeni dönem için 3 dev projesi olduğunu belirten Başkan Bakkalcıoğlu, benim 3 tane dev projem var, bir tanesi bu yeni küçük sanayi merkezi yapmak, bir tanesi demiryoluna üst geçit yapmak, bir tanesi de yapımı engellenen BOZPARK var diyerek bu iki projesi hakkında da bilgi verdi. Toplantının sonunda Başkan Bakkalcıoğlu sanayi esnafının sorularını yanıtladı. – BİLECİK
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, Başkan seçilmesi halinde hayata geçireceği projelerini anlattı. Tugay, tanıtım töreninde yaptığı konuşmada; “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olursam ilk yapacağım şey yeni nesil belediye yönetimi anlayışı çerçevesinde belediyenin yeniden organize edilmesi, yönetim şemasının ona göre düzenlenmesi. Kararlarımızı alırken planlamalarımızı yaparken, çalışmalarımızı yaparken bizim beynimiz olacak, bize yol gösterecek. Bütün o veriyi toplayacak, onun hafızasını alacak, ihtiyacımız olduğunda bize o bilgileri doğru analiz ederek sunacak. Şehrin sürekli gözü kulağı olacak.” dedi
Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen proje tanıtım toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü deniz Yücel, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir milletvekilleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.
Toplantıda konuşan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay projelerini anlatacağı sunum öncesinde şöyle konuştu:
“Belediyeyi aldık, kurumsal reorganizasyon yaptık, yönetim anlayışımızı tarif ettik ve çalışmaya başladık. İlk 6 ay bizim için acil müdahaleler yapacağımız, hızlı çözülmesi gereken konulara temas edeceğimiz bir dönem olacak. Su fiyatından çokça şikayet ediliyor, sosyo-ekonomik durumu sıkıntılı olan yurttaşlarımız için indirimli su fiyatı tarifeleri belirleyeceğiz. Daha sonra genel için de indirimli su fiyatları belirleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuda özverili olacak. Aynı şeyi ulaşım hizmetlerinde de gözeteceğiz. Yollarla ilgili çok şikayet var, ana arterlerden başlayarak sorunları saptayacağız. Çok hızlı hareket edeceğiz. Çok önemli gibi görünmeyen ama yüz binlerce insana sıkıntı veren alt-üst geçitler, yürüyen merdivenler, asansörler, bunları sürekli gözleyen, takip eden, anında müdahale eden ekipler oluşturarak onların bakımını daha hızlı yapacağız. İlaçlama hiçbir zaman aksatılmaması gereken bir şey; ilaçlamanın eksik olmasından kaynaklı çok şikayet oluyor. İlk ayda ilaçlama çalışması düzenini oturtacağız. Yapay Zeka Daire Başkanlığı kuracağız. Kurulamıyorsa eş değer bir birim kuracağız. Bunu kendi altyapımızla, kendi insanlarımızla yapacağız. Türkiye’de ve dünyada bu konuda en öncü olan belediyelerden biri olacağız.
“BİR DAHA BU ŞEHİRDE HİÇBİR YERE SU BASMASINI İSTEMİYORUM”
Bir daha bu şehirde hiçbir yere su basmasını istemiyorum. Yeşil dokunun geliştirilmesi, sosyal amaçla yapılacak uygulamalarda satın almalar yapacağız. Tüketim kooperatifi kuracağız. Belediyeler bugüne kadar kendi şirketlerini buna ortak yapmadılar. Bizim dönemimizde belediyeler ve iştirakleri kooperatiflere ortak olacak ve destekleyecek. Kentsel dönüşüm daire başkanlığını ve planlama dairesini kuracağız. Dezavantajlı okulların kantinlerini talep edeceğiz verilirse biz işleteceğiz ki çocuklarımız okullarda aç kalmasın. İleri yaş yurttaşlarımızı yalnız bırakmayacağım. Karşıyaka’da bu konuya çok dikkat ettik. İleri Yaş Eylem Planı’nı dahil edeceğiz. Gençlerimize ulaşımda aylık abonman kartı vereceğiz. İç körfezde taksi uygulamasını hayata geçirecek ve ‘Deniz taksi’ uygulamasını başlatacağız. Otobanda seferler düzenleyecek, durakların temizliğine daha çok dikkat edeceğiz. Bütçe disiplini ile ilgili her türlü sorunu doğru yöneterek dirençli bir belediye sağlayacağız. Enerji tüketimi konusunda adımlar atacak, belediyeye ait tesislerde enerji verimliliği çalışması yapacağız. Ana arterlerde çalışma yapacak, ara yollarda en geç 20 günde kazılan yerleri kapatacağız. Kazı yapan bütün şirketler için de bu durum geçerli olacak. Yapılan işin kalitesi ve zamanında tüketilmesi gözetilerek UKOME’nin kararları buna uygun yürütülecek. İzmir’de kentsel dönüşümden dolayı çok kazı var, bu sorunun halledilmesi lazım. Bu anlattıklarım ilk 180 gün içinde yapacağım işler.
İzmir’in en önemli sorunu deprem riski… Fay hatlarının yoğun olduğu bir bölgede yaşıyoruz. Depremin bizim için ne kadar risk olduğunu, deprem halinde neler yaşayabileceğimizi, yaşadığımızda kendimizi o ortamdan nasıl kurtarabileceğimizi önden hesaplamış olmamız, hazırlığını yapmamız gerekiyor. Deprem master planı, şehrimizin ihtiyacı olan planlama… Şu an sahip olduğumuz pek çok bilgi var. Genel anlamda bir deprem master planımız yok. Olmak zorunda… Bunu yapacağız. Riskli olduğunu tespit ettiğimiz tüm binalarda kentsel dönüşümü gerçekleştirmek durumundayız. ‘Dua edelim, bir şey olmasın’ şeklinde bir yerel yönetim anlayışı olmaz. Riskli binaların hepsi dönüşmek zorunda… Bunun için yapmamız gereken ne ise yapacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bina yıkımlarını kendi üstleniyor, İzmir de bunu yapar. Dönüşüm boyunca insanlara kira desteği sağlıyor, İzmir bunu da yapar. Hükümetin temsilcilerinin bu konudaki iddialı sözlerini gerçekçi bulmuyorum. Konut ihtiyacı olan bölgelerde yapmaları gerekenler var. Cumhurbaşkanı, talihsiz bir şekilde Karabağlar’ı kötü örnek olarak gösterdi ama muhtemelen doğru bilgilendirilmemiş. Bölge riskli alan ilan edilmiş, yetki bakanlıkta, bakanlığın elini kolunu tutan, engel olan yok. Karabağlar Belediyesi de Büyükşehir Belediyesi de en ufak olumsuz bir tavır göstermemiş, buna rağmen 1 çivi çakılmamış. Bize hikaye anlatıyorlar. Ne çalışma yapılması gereken yerde ne de İzmir’de başarılı bir işleri yok, amaçları rant sağlamak… Ben hiçbir vatandaşımızın enkaz altında kalmasını istemiyorum, en kısa zamanda riski binalar hepsi dönüştürülecek. Bu benim taahhüdümdür. Ege Şehir Planlama Şirketi’ni ada bazında dönüşüm için tekrar yetkili hale getireceğiz, İZBETON sadece yol çalışmaları yapacak.
İzmir’in kentsel ve kamusal alanlarında kamusal tesislerin tasarımı ile ilgili yeni bir sayfa açacağız. Pazaryeri deyince gözünüzün önüne beton atılmış, düzensiz bir zemin, uzay bir çatı geliyor. Çoğu ışık almaz, hava almaz, tuvaletleri her zaman problemlidir. Ancak buna mahkum değiliz. Pazaryerlerinde spor ve kültür tesislerinde daha çağdaş, bize daha fazla keyif verecek, kullanımında fonksiyonel olan tesisler yapabiliriz. Bunun için tasarım rehberlerine ihtiyacımız var. “İzmir’de nasıl pazaryerleri yapabiliriz, tasarım örnekleri çıkarır mısınız?” diyerek yapacağımız çalıştaylarla ortak akıl projeleri çıkacaktır. Bizi güneşten, yağmurdan koruyacak, ekolojik yanları düşünülmüş; enerji açısından kendine yeten tesisler yapabiliriz. İzmir’in kamusal alanları ile ilgili olarak konsept tasarım örnekleri olacak. Bizim rahatsız olduğumuz, konuşmak istemediğimiz diğer konu belediyenin hizmet binasına ihtiyaç olduğu. Görüş ayrılıkları var, İzmir’de bir değerlendirme talep edeceğim. İzmirlilerin istediği olacak. Benim kendi görüşüm Konak Meydanı’nda eski yerinde, eski büyüklüğünde bir bina yapılsın diyorum. Gurur duyacağımız bir binayı burada inşa edebiliriz diye kişisel bir düşüncem var. Bunu da kamuoyunun takdirine sunacağım eğer onaylarsanız eski yerinde herkese keyif verecek bir belediye binamız olacak ve bugün fuarda çalışan tüm arkadaşlarımı oraya davet edeceğim.
“AKILLI KAVŞAKLARLA TRAFİK YÜZDE 10 DAHA RAHATLAYACAK”
Akıllı kavşaklarla trafik yüzde 10 daha rahatlayacak. Trafiğin sıkıştığı noktalarda neden sıkıştığı belli, yapacağımız şey her şeyin önüne koyarak bunu yapmamız. Şirin Payzın Kavşağı’nda, Halkapınar hilal ve Ege Mahallesi’nde yapacağımız çalışmalarla trafik rahatlayacak. Kavşak ve bağlantı noktalarında şerit sayısını artıracağız. Bayraklı Belediyesi’nin altındaki alanda trafiği yer altına alarak o kalan alana da meydan projesi yapacağız. Bayraklı’yı deniz ile bu şekilde buluşturacağız. Mürselpaşa’da bir altgeçit var, yapılması zor değil. En kısa zamanda yapılacak işlerden biri de bu. Alsancak Garı’nın orada trafiğin yer altına alınması zor ama bizim gözümüzü korkutmuyor, en kısa zamanda bunu yapacağız. Yaşayanlar Üst Geçidi, Karabağlar’da yaşanan bir sorun. Üst geçit projesi yapılmış, hazır ve ilk yapacağımız projelerden biri bu. Ben burada kesin ve erken yapılacak projelerden bahsediyorum. Kentimizin master planının güncellenmeye, belki de yeni baştan yapılmaya ihtiyacı var. Mümkün olan en kısa zamanda İzmir’in geneli için bir ulaşım master planı yapılacak. Anadolu Caddesi ve İZBAN hattı üzerinden geçen Mavişehir’i Cumhuriyet Mahallesi’ne bağlayan deniz kenarına inebileceğiniz bir bağlantı yapılacak. Karşıyaka Belediye Başkanlığımda içimde kalmıştı, en kısa sürede yapılacak şeylerden birisi…”
“METROBÜS İZMİR’E GELECEK”
Ulaşım alanında yapacağı projelerden bahsetmeyi sürdüren Tugay, şu ifadeleri kullandı: “Metrobüs uygulamasını İzmir’e bir şekilde getireceğiz. İstersek her şeyi yaparız. Bunu da nasıl yapabildiğimizi göreceksiniz. Karabağlar-Gaziemir Metrosu bakanlıkta onay bekliyor, onaylandığında çalışması başlayacak. Örnekköy tramvay onayı alınmış projelendirmiş bir çalışma, başlanacak ve bitirilecek. İZBAN seferleri sıklaşacak. Şehir Hastanesi için teleferik için proje var, yapılabilir, monoray da düşünüyoruz. Bisiklet köprüleri yapacağız. Deniz taksi çok kolaylıkla devreye sokulacak bir uygulama, ilk 6 ayda başlatacağız. Halkapınar’da aktarma istasyonunda yaşananları görmek gerek, 2050 yılında kaç kişi bu istasyonu kullanacak? Tam 1 milyon kişi… Bu aktarma istasyonlarını düzenleyeceğiz, yaşam alanlarına çevireceğiz dediğimiz zaman yurtdışındaki örnekler göz önüne geliyor. Türkiye’de de İzmir’de de bu konuda eksiğimiz var. Aktarma istasyonlarının hepsinde düzenlemeler yapacağız. İnsanların ihtiyaçlarımızı karşılayan merkezler olacak. Otogar için Büyükşehir Belediyemizin yarışma ile belirlediği projeyi sahipleniyoruz. Otogar bu şekilde olacak. Bunu çözeceğim. Modern, çağdaş bir görünümde olacak. Semt garajı ihtiyacı var, sırasıyla hepsini yapacağız. Otopark projeleri var, uygulanmayı bekleyen… Bunları yapacağız. Kemalpaşa’da, Selçuk’ta, Aliağa’da yapacağız. Karavan otoparkı acilen lazım, bunları en hızlı şekilde yapacağız.
KARŞIYAKA’NIN ONURUYLA DAHA FAZLA OYNAMAYIN
Süreci başından sonuna takip etmiş birisi olarak Karşıyaka Stadı için elinden geleni yapmış ama utanmadan konuşanlara “Karşıyaka’nın onuru ile daha fazla oynamayın ya o stadı yapın ya da bize verin biz yapalım” diyorum”
]]>Bozbey: “Benim mega projem umutlu, mutlu çocuklar için kenti yeniden inşa etmektir”
BURSA – CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, projelerini anlattı. Bozbey, ulaşımdan kentsel dönüşüme, spor tesislerinden sağlık yatırımlarına kadar birçok projeyi 31 Mart’tan sonra hayata geçireceklerini, Bursa’nın kaybettiklerini yerine koyacaklarının altını çizdi. Ayrıca Bozbey, “Benim mega projem umutlu, mutlu çocuklar için kenti yeniden inşa etmektir” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla Bursa Akademik Odalar Birliği toplantı salonunda kenti yönetecek projeleri ve çözüm önerini anlattı. Halk dansları gösterisiyle başlayan çözüm toplantısında kürsüye geçen Mustafa Bozbey, 20 yıllık Nilüfer Belediye Başkanlığını en büyük referansı olarak gösterdi. Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde Nilüfer’deki hizmetlerini tüm kente yayacağının altını çizerken, akıllı, planlı ve uygulanabilir projelerini 17 ilçede de hayata geçireceğinden bahseden Bozbey, heyecanı ve enerjisiyle projelerini sıraladı.
Mega projesinin sağlıklı, umutlu ve mutlu çocukların kentini inşa etmek olduğunu söyleyen Bozbey, Bursa’nın sıralamasının 2017 verilerine göre yıllar içerisinde gelişmişlikte 5’ten 6.sıraya, eğitimde 11’den 14.sıraya düştüğünü ve sağlıkta da 10 basamak geriye gidip 26. sıraya gerilediğini ifade etti. “Hedefimiz; sosyo-ekonomik düzeyi 5.sıraya, eğitimde 11. sıraya, sağlıkta 16. sıraya geri getirip Bursa’nın kaybettiğini yerine koyacağız” diyerek sözlerini sürdüren Bozbey, “İlçelerde durum daha kötü. Nilüfer ilçeler genelinde Türkiye 8’inci sırada Büyükorhan 815’inci sırada. Bizim hedefimiz güzel Bursa’nın her ilçesini, mahallesini ileriye taşımak olacak. Tıpkı Nilüfer’de yaptığımız gibi” diye konuştu.
“Bebeklerimizi bile koruyamıyoruz”
Son yıllarda bebek ölümlerindeki ciddi rakama dikkat çeken Mustafa Bozbey, bebek ölümlerindeki sıralamayı belirterek “Bebeklerimizin yaşam hakkını alıyor bu kent. Bebek ölümlerinde ne yazık ki 10. sıradayız ve 5 yaş altı yavrularımızda ise 12. sıradayız. Ama daha da çarpıcı bir veri var. 81 ile sahip ülkemizde doğumda beklenen yaşam süresinde ise ne acı ki 46. sıradayız. Megalarla değil insanla, minicik yavrularımızla bizim işimiz. Vatandaşımız için en iyisi biziz, buna şüphe yok, ama onlara dokunamazsak, güvenlerini kazanamazsak Bursa elden gidiyor, bebeklerimiz bile” ifadelerini kullandı.
“5G Bağ sistemi kuracağız”
Bozbey, hedef politikaları dahilinde oluşturdukları 5G sisteminin açılımını ‘Gelişen, Güçlenen, Güvenli, Geçinen ve Gülümseyen Bursa’ olarak yaptı. 5G teknolojisi nasıl mobil ağlar ile dijital bağlar kuruyorsa biz de kentimizde herkese ulaşabilecek ağları, hiç kimseyi dışlamayacak bağları kuracağız” diyen Başkan Adayı Bozbey, Bursa için projelerini sıraladı.
CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bozbey’in, animasyon video gösterimleri ve grafikler eşliğinde görsel bir sunumla aktardığı projelerde; 2050 vizyonu, kentsel dönüşüm, yeniden yeşil Bursa, fuar-kongre-gümrük-e-ticaret-depolama ve Ar-Ge Merkezi, meydan projeleri, ulaşım, yeraltı açık-kapalı otopark sistemleri, tarım ve kırsal destekler, spor merkezleri, afet-koordinasyon ve afet müdahale planı, gençlere ve esnafa yönelik projeler, eğitim ve engelli hizmetleri alanları yer aldı.
Kentsel dönüşüm sorunu
Bozbey sözlerini şöyle sürdürdü: “Dağımız, denizimiz, tarım alanlarımız, tarihi turistik değerlerimiz ve nitelikli insan gücümüz var. Bursa’mızın geleceğini şansa bırakmayıp adil katılımcı ve dirençli bir şehir olması için stratejik plan oluşturacağız. Bu çerçevede ivedilikle bir Planlama Ajansı kuracağız ve içinde akademik oda temsilcileri ve üniversitelerimizin de olacağı Bursa akademik kurulunu hayata geçireceğiz. Bu sayede; ulaşım, sanayi, kültür ve turizm, demografik yapı, sektörel, kırsal alan, yeşil alan stratejilerine yönelik master planları yapacağız. Katılımcı bir süreçle öneriler oluşturularak 1/100.000 ölçekli planın hazırlanması ve onaylanması ile Bursa’nın 2050 vizyonunu yani anayasasını hazırlayacağız. Kentsel dönüşüm planlarımızı mikro bölgelemeler ve analiz çalışmalarına göre katılımcı süreçlerle hazırlayacağız. İnşaat proje ve sözleşmelerinden başlayıp hak sahiplerine teslim edilmesine kadar olan süreçte, Belediye olarak vatandaşımızın yanında yer alacağız. Kentsel dönüşüm süresince kullanılmak üzere öncesinde yapacağımız konutlarda, inşaatların yapım süresi boyunca hak sahibi vatandaşlarımız kalabilecek. Kentsel dönüşüm 2 katlı evleri yıkıp yerine 10 katlı binalar yapmak kentsel dönüşüm değildir. Olsa olsa rantsal dönüşümdür. Her şeyi düşünmeli, planlı, adil ve şeffaf olmalısınız” şeklinde konuştu.
Yeniden Yeşil Bursa’yı oluşturmak için yapacağımız çalışmalarla Türkiye’ye örnek olacaklarını ve 1 milyon ağaç dikeceklerini dile getiren Bozbey, “Bursa’mızı hak ettiği yeşiline kavuşturacağız” dedi.
“Fuar, kongre ve Ar-Ge merkezi oluşturacağız”
Yenişehir Havaalanı ve inşallah biterse Yüksek Hızlı Tren istasyonu yakınında yaklaşık 400 hektar büyüklüğündeki alanda Fuar, kongre ve AR-GE merkezi oluşturacaklarını belirten Bozbey, “Ayrıca bu alanda gümrük, E-Ticaret ve Depolama Merkezi yapmak için girişimde bulunacağız. Böylelikle o bölgenin tarım ürünlerinin ihracatını da teşvik edeceğiz” dedi.
Yapılacak raylı sistemler anlatıldı
Bursa’nın en büyük sorunlarının başında ulaşım geldiğini anlatan Bozbey, “Hedefimiz, Bursa’da herkesin yürüme mesafesinde toplu taşımaya ulaşabilmesi olacak. Hafif raylı sistemden sonra nihayet Bursa’mız bizim dönemimizde metro ile tanışacak. 18 kilometrelik M1 hattıyla Hamitler’den Paşaçiftliği’ne, 14 Kilometrelik M2 hattıyla Paşaçiftliği’nden Otosansit’e, 5 kilometrelik M3 hattıyla Şehir Hastanesi’nden Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’ne, 10 kilometrelik M4 hattıyla Uludağ Üniversite’sinden Kayapa Sanayi Bölgesi’ne, Metro çalışmalarımızı başlatacağız. Tramvay Hatlarımızı da çoğaltacağız. 10 kilometrelik T5 hattıyla Sırameşeler’den Arabayatağı Depo’ya, 15 kilometrelik T6 hattıyla, Çalı’dan Yunuseli’ne, 2 kilometrelik T7 hattıyla Veysel Karani’den SGK’ya (T1 bağlantı), 1,3 kilometrelik T8 hattıyla da Yunus Emre’den 152 Evler’e kadar ulaşım sağlayacağız. Ayrıca; 3 kilometrelik T9 hattıyla Güzelyalı’dan Burgaz’a, 4,5 kilometrelik T10 hattıyla Terminal’den (T2 Bağlantı) Demirtaş’a, 4,5 kilometrelik T11 hattıyla İnegöl’den Alanyurt’a, 7 kilometrelik T12 hattıyla Mustafakemalpaşa Otogarından Tatkavaklı’ya kadar raylı sistem önerilerimizle tüm Bursa’mızı demir ağlarla öreceğiz. Arabayatağı-Mimarsinan, Altıparmak-Millet Hastanesi, Arapşükrü-Tophane, ve Emirsultan-Teleferik arasında 4 adet Füniküler hattı planlıyoruz. İhtiyacı olan yerlere de otoparklar yapacağız” dedi.
Metrobüs ve deniz ulaşımı sözü
Geçit’ten başlayarak Mudanya’da son bulacak olan Metrobüs hattıyla ise Bursalıların denize kavuşmasını kolaylaştıracaklarının altını çizen Bozbey, “Ayrıca; 30 kilometrelik Yeni Kuzey Bulvarı ile 21 kilometrelik Güney Bulvarı çalışmalarını başlatacağız. Mudanya-Armutlu arasında ve Mudanya-Karacabey-Kurşunlu arasında körfez içi deniz ulaşımını başlatacağız” ifadelerine yer verdi.
“Spora destek vereceğiz, yeni tesisler yapacağız”
Spor kulüplerine destekler vereceklerini ve yeni tesisler yapacaklarını sözlerine ekleyen Bozbey, “İlçelerimizde yapacağımız spor kulüpleri yerleşkeleri ile tüm spor kulüplerinin farklı ofislerde ama tek çatı altında bir araya gelmesini sağlayacağız. Öğrencilerimize spor kültürünü aşılamak için Milli Eğitim ile eşgüdüm halinde ihtiyacı olan ve alanları uygun olan okullara spor salonu yapacağız. Mudanya ve Gemlik’te açacağımız su sporları merkezleriyle vatandaşlarımızı sadece salon veya saha sporları ile değil, su sporlarıyla, denizle buluşturacağız. Bursa’mızın doğal güzelliklerini, sportif etkinlikler ile buluşturarak toplumun her kesiminin yararlanabileceği doğa sporları merkezleri oluşturacağız. Kentimize gelen sporcuların otel konforunda konaklama yapabilecekleri, kamp esnasında sportif çalışmalarını da gerçekleştirebilecekleri merkezlerle Bursa’mızın spor alanındaki tüm eksikliklerini gidererek sporun kenti olmasını sağlayacağız” dedi.
Afet koordinasyon merkezi ve afet lojistik deposu
Bozbey sözlerine şöyle devam etti: “Sadece büyük afetler için değil, kente dair tüm orta ve büyük çaplı acil durum ve afetleri, belediye bazında koordine etmeyi ve yönetmeyi kolaylaştıracak bir acil durum ve afet koordinasyon merkezi oluşturacağız. Bursa’nın her bir mahallesine, afeti izleyen ilk dakikalarda eğitilmiş mahalle afet gönüllüleri tarafından müdahaleyi sağlayacak, içerisince öncelikli ihtiyaç duyulan jeneratör, kazma, kürek, delici-kesici aletler, ilkyardım dolabı, sedye, aydınlatma gibi malzemeler bulunduracak istasyonlar yapacağız. AFAD tarafından koordine edilen Türkiye Afet Müdahale Planı ve İl Risk Azaltma Planı dışında, Bursa’mıza özel, kentin kendi iç dinamiklerini, tehlikelerini, risklerini ve kapasitesini kapsayan geniş bir Afet Müdahale Planı hazırlayacağız. Geçtiğimiz şubat depreminde bir kez daha gördük ki Türkiye’mizde yardımsever iyi insan çok ama Yönetim ve organizasyon yok”
“Genç park projesini hayata geçireceğiz”
CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey projelerine şöyle devam etti: Gençlere, kız ve erkek çocuklarına duyarlı ve onları kapsayan kamusal alanlar tasarlanmasını içeren Genç Park Projemizi hayata geçireceğiz. Özellikle 12-18 yaş grubu için sosyal uyum ve diyaloğu odağa alarak, gençlerin ve çocukların buluşabileceği, tasarımını da birlikte yapabilecekleri kamusal alanlar oluşturacağız. Çocukları yaşadıkları kentte sadece “kendilerine özel” bazı ihtiyaçları olan bir grup olarak değerlendirmiyoruz. Bir bütün olarak yaşadıkları kentin gelişimine ve iyileştirilmesine yönelik, düşünceleri, kavrayışları ve enerjileri olan bir grup olarak görüyoruz. Bu nedenle kent için çözümlerimizi üretirken çocukların bakış açısından da faydalanacağız”
Genç Bursalı Ağır
“Genç Bursalı Ağı projesiyle Çocuk ve Gençlik Meclislerinin tüm kente yayılımını sağlayacağız. Hem katılımcı profilinin çeşitlenmesini hem de etkinlik düzeyini arttıracağız” diyerek projelerini anlatmayı sürdüren Bozbey, Gençlerin kente dair ürettikleri fikirlerin diğer önceliklerin arkasında kalıp gözden kaçmasını önlemek gerekir. Bu sebeple gençler tarafından önerilen, tasarlanan, geliştirilen projelere özel bir bütçe ayıracağız. Çocuk ve gençlere yönelik yaşadıkları çevre farkındalığı, kentlilik hakkı, kent kültürü eğitim ve katılım programlarını yaygınlaştıracağız. Söz Sende projemizle, hayatın yarısını oluşturan; üretimde, sosyal hayatta, ev içi emekte payı büyük olan kadınların kentin yönetim paydaşlarından biri haline getirilmesini ve karar alma mekanizmalarında yer almalarını sağlayacağız. Dijital Bursalı uygulamamız ile vatandaşlarımızdan, kente dair geri bildirim ve fikirlerinin teknolojiden yararlanarak, çevrimiçi platformlar aracılığıyla alınmasını sağlayacağız” şeklinde konuştu.
Engelliler için yapılacaklar anlatıldı
Bursa’mızda engelli bireylere yönelik belediye bünyesindeki tüm hizmetlerin engelli bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanması ve yeniden yapılandırılması için Engelli Hizmetleri Katılım Komisyonu oluşturacaklarını dile getiren Bozbey, “Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Belediyeleri arasında iş birliğinin sağlanarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması için Engelli Hizmetleri Koordinasyon Kurulu oluşturacağız. Ülkemizde oluşan barınma ve konut krizine destek olmak amacıyla; kentsel dönüşüm projeleri nedeniyle ev problemi yaşayan vatandaşlarımıza, yoksulluk yaşayanlara, engelli bireylere ve bekar annelerimize. 1 yıl boyunca düşük kira ile belediyeye ait geçici konutlarda konaklama sağlayacağız. Oluşturacağımız Engelsiz Fabrikada iş dünyasına kazandırılmaları güç olan engel gruplarındaki bireylere istihdam sağlayacağız. Engelsiz Fabrikada üretilen ürünler üniversite öğrencilerimize, anne adaylarımıza ve askerlerimize verilecek olan ücretsiz destek paketlerinde yer alacak. Fabrika’nın içinde oluşturulacak atölyelerden çıkan ürünleri vatandaşlarımızla buluşturarak. Hem istihdam alanı oluşturacağız hem de kamu kaynaklarından tasarruf sağlayacağız. Engelli vatandaşlarımız için oluşturacağımız köy ile engelsiz evler ve alanlar oluşturup engelli vatandaşlarımızın ve ailelerinin biraz da olsa nefes alabilmelerini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
‘Halkkart’ ve ‘Kantin Kart’ tanıtıldı
Küçükbaş hayvan besicisine nakdi destek, yem desteği ve hayvanlar için aşı desteği sağlayacaklarını söyleyen Başkan Adayı Mustafa Bozbey, “Dağ bölgesindeki nüfusumuzun kalıcı olması, mutlu olması, üretmesi ve ürettiğinin karşılığını alması için organik tarımı, hayvancılığı, kırsal ve kaplıca turizmini destekleyeceğiz. Ucuz ve sağlıklı gıdaya erişebilmek için tarım ve hayvancılığı destekleyerek çiftçimize; mazot, tohum ve gübre desteği vereceğiz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza içine 2000 TL yüklenmiş Halkkartları vereceğiz ve istedikleri esnaftan alışveriş yapmalarına imkan sağlayacağız. Ayrıca yine zorluk yaşayan ailelerin ilkokula giden çocuklarına ‘Kantin Kart’ ile destek olacağız” dedi.
Başkan Adayı Mustafa Bozbey sözlerini şöyle devam etti: “Bursa’mızın önemli bir dayanak noktası da esnafımız. Halkımıza ulaşmak için yaptığımız her türlü yardımı esnafımız aracılığıyla yapacağız. Çünkü onlar sadece ticaretin bir parçası değil. Bizim değerlerimizin, geleneklerimizin, hayatımızın da önemli bir parçası. Siz hiç üç harfli marketlere çocuğunu emanet eden kimse gördünüz mü? Ama mahallelerde çocuğu bakkala, anahtarı fırıncıya emanet ederler. Çünkü onlar sadece ticarethane değil, onlar bizim komşularımız, baş tacımız. Olgun gençlerimizin sosyalleşmesini ve sağlıklı bir şekilde yaş almasını sağlayacak İkinci Bahar Yaşam Köyü’nü oluşturacağız ve yaşlılarımızın keyifli bir yaşam sürmelerini sağlayacağız. Güzel Bursa’mız Türkiye’nin 4. büyük kenti olmasına rağmen Bursa Devlet Opera ve Balesi’nin kurulması için girişim başlatıp tüm Türkiye’ye örnek olacak bir opera binası inşa edeceğiz”
Unesco Dünya Miras Listesinde yer alan Evliyalar Şehri Bursa’mızın doğu ucundan batı ucuna uzanan Külliyeler ve Hanlar Bölgesi arasında kesintisiz, yeşil, tarih kokan ‘Bursa Kültür Yolu’ yapacaklarını belirten Bozbey, “Bu rotanın yerli ve yabancı turistler için cazibe merkezi olmasını sağlayacağız. Bursa’mızın kaplıcalarını ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmak zorundayız. Özellikle Çekirge ve Kükürtlü bölgelerinde gerçekleştireceğimiz yeni bir planlamayla ulusal ve uluslararası sağlık kongrelerine ev sahipliği yaparak sağlık turizmimizi geliştireceğiz. İlçelerimizde her türlü açık etkinlik, gösteri, festival, konser, miting yapılabilecek. Kentlinin buluşma noktası olacak meydanlar yapacağız” diye konuştu.
]]>Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü’nün Proje Lansman Toplantısı Lara Turizm Merkezi’ndeki Nirvana Cosmopolitan Otel’de gerçekleştirildi. Tütüncü, önümüzdeki 5 yıllık süreçte; ulaşım, ekonomik kalkınma, temel belediyecilik, çevreci belediyecilik, sosyal belediyecilik, kültür, sanat, bilim-teknoloji-eğitim, sağlık-spor, imar-şehircilik, turizm, altyapı olmak üzere 11 konu başlığı altındaki projeleri hakkında bilgiler verdi.
Alkışlar eşliğinde sahneye gelen Hakan Tütüncü, uzun süre kalabalığı selamladı, vatandaşların coşkusuna ortak oldu.
“Antalya’nın Altın Çağı olmalı” diye yola çıktıklarını dile getiren Tütüncü, 1 Nisan 2024 itibariyle Antalya’da gösterime gireceğini ve 5 yıllık filmin sonunda Kepez’in yaşadığı noktayla siyah ve beyazla farklı bir görüntüye erileceğini kaydetti.
15 yılda Kepez’de yazdığı hikayeyi Antalya’da da yazacaklarını ve kenti dünyanın en güzel şehri haline getireceklerini kaydeden Tütüncü, “Kampanya süresince ilçelerde ilçe bazlı toplantılar yapacağız. Antalya’nın Altın Çağı’nın ne demek olduğunu projeler bazında inceleyeceğiz. Antalya’nın temel sorunlarını yaklaşım ve çözüm önerilerini, projelerin kurgusal arka planını felsefesini konuşacağız. Vizyon, bakış açısı, yaklaşımı Hakan Tütüncü’nün değil veya yakın çevresindeki arkadaşlarının da değil uzunca süre bilimsel bilgi ve rasyonel bilgi ışığında kent dinamikleriyle konuşulmuş, istişare edilmiş, tartışılmış, müzakerelerin sonunda ortak aklın yol göstericiliğinde ön plana çıkmış kitaplaşmış bir vizyonu anlatacağım. Bundan sonraki 5 yıl süresince yaptığımız her şeyde bilimsel bilgi ve rasyonel düşünmenim ışığında yürüyeceğiz. O yol Antalya’nın aydınlık yarınlarına çıkacak. Sevgi ve saygını diliyle düşüncelerimizi açık yüreklilikle onlarla istişare edeceğiz. Biz Antalya’nın hep birlikte yönetimine talip olalım, bu vizyonları hep birlikte gerçekleştirelim” dedi.
15 yeni koridor
Antalya’nın önceliklerinden yola çıkarak eseri ve hizmetleri önceleyen projeleri sunan Tütüncü, “Belediyelerin birinci görevi ulaşımı düzenlemektir. Ulaşım, altyapı ve nazım imardır. 3 görev büyükşehir olmanın temel gereğidir. Bir belediye hüküm sürdüğü şehirde bu üç alanda ciddi düzenlemeler yapmalıdır. Geçmişte başlatılan bu hamleler devam ettirilemediği için nazlı şehrimiz biraz küsmüş. Yeni dönemde Antalya’nın Altın Çağı’nda 5. yılın sonunda ulaşım sorunlarını ortadan kaldırdığımız bir Antalya’yı, bu kente armağan edeceğiz. Ulaşım ana planı, yeni yolar, katlı köprülü kavşak, kavşak düzenlemesi raylı sistem ağı genişleyecek, toplu ulaşım genişleteceğiz. 15 yeni yıl koridor yol güzergah açacağız kentin merkezine. Araç ve nüfus sayısı artıyorsa, toplu ulaşım yükü ve araç hareketi de artacaktır. Kent merkezini 15 yolla batı, doğu, kuzey-güney yönünde bağladığımızı düşünün, ulaşım ne kadar rahatlayacak. Antalya’nın ulaşım sorunu çok ama bizimde heybemizde projemiz çok” açıklamasını yaptı.
Tütüncü, Antalya-Alanya otoyol ihalesi yapıldı, çalışmaların başlayacağını, o yolun bağlantılarını da büyükşehir belediyesinin yapacağını bildirdi.
5 yeni hat
Antalya’ya yeni bir tematik turizm yolu kazandıracaklarının altını çizen Tütüncü, “Toplu ulaşım hatlarını rehabilite edeceğiz, rahatlatacağız. Şehir Hastanesi’nden OSB’ye uzanan ekspres hatlar ve tramvayla destekleyeceğiz. Şehir Hastanesi tam faaliyete başladığında günlük 100 bin kişi o hastaneye girip çıkacak. Otobüs ve sefer sayılarında düzenleme, gerekirse yeni hatlar açacağız, ucuz ve konforlu olursa vatandaşlarımız toplu ulaşımı tercih edecek. Metroculuğun ilk adımları atılıyor. Konyaaltı Sarısu, Antalya Stadyum- Kepez Belediyesi hatlarını yer altı raylı sistem hattına dönüştüreceğiz. Zerdalilik-Şara hattında metro projesini hafif raylı sistemle başlatacağız. Zerdalilik, Toptancı Hali, Altınova yeni raylı sistem projesini başlatıyoruz. Lara-Kırcami, Gazi Bulvatı, Konyaaltı toplama hattında yeni raylı sistem hattı başlıyor. Lara ve Kundu’da da raylı sistem hayırlı olsun. 5 yeni raylı sistem hattı ilave ediyoruz. Mevcut otobüslerin hepsini elektrikliye çevireceğiz, çalışmalarımız çoktan başladı. Toplu ulaşımı hem özendirip hem kolaylaştıracağız. İlçeler bazında ulaşım ana planlarını hazırlıyoruz. Bilimsel bilgi ve rasyonel veriler ışığında yeni yatırımları planlıyoruz. İlçe merkezini köy ve yaylalara bağlanan yol var, bu yollarında hepsinin yapıldığı dönem olacak” diye konuştu.
Sele ve taşkına önlem
Altyapıyla ilgili her ilçedeki problemleri bildiklerini ifade eden Hakan Tütüncü, “Atıksu ve su yönetimi ana planlarını yapacağız, yağmur suyu ana planlamasını yapacağız. Taşkın ve sele dayalı sıkıntıları ortadan kaldıracağız. Kanalizasyonların SOS verdiği yere el atmazsak mavi bayraklı yerlerimize zarar gelebilir. Biz buna asla müsaade edemeyiz. SOS veren turizm bölgelerindeki kanalizasyon konusunu gündeme alacağız” dedi.
“Aksu Altıntaş’ın yollarını açacağız”
İmar ve nazım imar planlamalarına değinen Tütüncü, “80 bin tapu vermiş bir başkanım. Kepez’in mülkiyet sorununu bitirdik. Ciddi bir tecrübeniz var. Bunu şimdi nazım imarlar alanlarına yansıtacağız. Dirençli şehirler için birincisi depreme dayanıksız binaları dönüştürmek için kentsel dönüşüm ana planını hazırlayacağız. Aksu Altıntaş’ın ruhsatları verildi, iş merkezi konutlar yapılıyor ve bir şehir yükseliyor. Bu konutların ruhsat verilmiş olmasına rağmen yolu yok, kanalizasyon, su, elektrik sağlıklı gelmiyor. Aksu Altıntaş’ın, bütün yollarını açmak Antalya Büyükşehir Belediye’sinin namus sözü olacaktır” ifadelerine yer verdi.
“Tematik parklar”
Yeşil şehir Antalya projesini başlatacaklarına değinen Tütüncü, “Tematik bulvar ve caddeler yapacağız. İlçelere bugüne kadar en büyük parkı çocuklara kazandıracağız ve ücretsiz olacak. Her ilçeye sosyal tesis yapılacak. 5 ayrı konseptle belediye plajları yapacağız. Falez
kavşağını Atatürk parkı ile birleştireceğiz. Kepez Düden Şelalesi ve denize döküldüğü yere kadar yepyeni bir vaha haline gelecek ve yeşil alan olacak” diye konuştu.
“Kaleiçi’nin önemi”
Antalya’yı yeni dönemde ‘turizmin başkenti’ vizyonunun daha da geliştireceğine değinen Tütüncü, “Kaleiçi yaşayan bir müze. UNESCO listesine Kaleiçi dahil edilecek. Turizm merkezlerini çarşı ile bağlayan turist hatları olacak. Turist dilediği saatte çarşıya gelebilecek ve geri dönebilecek. EXPO 2016 alanının botanik bahçe ve tarımda inovasyon çalışmalarıyla yaşayan bir alan olacak. Antalyalı çiftçiler en ucuz mazotu kullanacak. Altınova’ya çiçek merkezi kuracağız. Deniz ürünleri halini kente armağan edeceğiz, bütün mezbahaneleri yenileceğiz” dedi
“Festivalleri fuarları şehre mal edeceğiz”
TEKNOFEST’i Antalya’ya getireceklerini duyuran Tütüncü, ilçelerde de bilimfest uygulamalarının başlayacağını bildirdi.
Antalya’ya bir bilişim vadisi kazandıracaklarını dile getiren Tütüncü, “Kitap fuarını Antalya Uluslararası Kitap Fuarı haline getiriyoruz. EXPO Center’e alıp, uluslararası fuar yapmak bizim işimizdir. 2 ay antik tiyatrolarda sürecek olan Akdeniz Ülkeleri Müzik Festivali şehre kazandırmak istiyoruz. Festivalleri, fuarları şehre mal edeceğiz. Hakan Tütüncü, kendinin değil, kentin reklamını yapacak. Devlet Opera Bale binasını yapacağız” diye konuştu.
Genç ve emeklilere müjdeler
Yeni evlenecek çiftlere Antalya Büyükşehir Belediyesi imkanlarıyla bir yıl boyunca aylık 5 bin lira kira desteği vereceklerini müjdeleyen Tütüncü, “İlk kez ehliyet alacaklara bin 500 TL kurs ve sınav destek paketi vereceğiz. Üniversiteye kayıt yaptıran öğrencilere ilk 1 yıl ulaşım ücretsiz olacak. Emeklilerimize de 10.00 ila 16.00 saatleri arasında ulaşım bedava olacak. Ulaşım ücretlerini biz karşılayacağız” dedi.
Tütüncü Alanyaspor Tesisleri’ni tamamlayacaklarını, Antalyaspor’a dünya çapında bir müze kazandıracaklarını ifade etti.
Antalya’nın doğusuna bir de batısına gençlere drag drift ve off-road pisti yapacaklarının müjdesini verdi.
“Uçuk kaçık projeler değil”
“Bu güzel Antalya hepimizin bu projeler benim değil bir kentin projesidir” diyen Tütüncü, “Projelerimizi uçuk kaçık projelerle renklendirme yönünü seçmedik. Ayaklarını yere basan kentin ihtiyaçları doğrultusunda tespit eden, bilimsel, rasyonel düşünceyle ilerleyen bir anlayışa sahibiz. Yerel kalkınmada refah önemli. Biz şehrin devamında da bu projelerin kurumsal yapıya kavuşmasını istiyoruz. Biz kalpleri gönülleri birleştirelim” açıklamalarında bulundu.
Lansmanın sonunda eşi Ayşe Tütüncü ve kızı Zeynep Hatice Tütüncü ile salonu selamlayan Hakan Tütüncü, protokolle birlikte birlik beraberlik pozu verdi.
Lansmana; Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, ilçe belediye başkan adayları, ilçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı.
Bakandan destek
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya için çok önemli bir gün olduğunun altını çizerek, “Yerel seçime hangi projelerle hazırlandığımızın, seçimlerden sonra kenti neler beklediğin ön habercisiydi. Hakan Tütüncü, projelerini hemşehrilerimizle paylaştı. Geçmişte bakıldığında, Antalya’nın şu ana bakıldığında Antalya’nın birçok sorunu var. Ama çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Gerçekçi projelerle adım adım gerekli yol haritasının belirlenmesi ve sonuca varılması gerekiyor. Hakan Tütüncü’nün Kepez’de gerçekleştirdiklerini biliyorum. Tütüncü, çalışkanlığını, başarılı yönetimini, birleştirici tarzını kentin geneline yayarak Antalya içinde gerçekleştirecektir. Önemli olan burada uyumlu iş birliğiyle, belediye olarak, hükümet, bakanlık olarak omuz omuza vererek hedefe ilerlemektir. Atom karınca gecesini gündüzüne katarak, Antalya’yı hedeflediğimiz altın çağına ulaştıracak” değerlendirmesini yaptı. – ANTALYA
]]>Manisa Büyükşehir Belediyesinin Spilkent Toplu Konut Projesi’nin tanıtımı, Kültür Merkezi Lale Salonu’nda yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, projenin tanıtımını içeren video gösterimi yapıldı.
“Manisa hızla büyüyor”
Video gösteriminin ardından kürsüye davet edilen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, “Yaptığımız imar planları, yeni konut alanlarının açılmasına, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlanmasına, alt ve üstyapı projelerinin hayata geçmesine imkan sağladı. Şehrimizin konut ihtiyacına çözüm olması amacıyla Büyükşehir Belediyesi olarak sosyal konut üretimi yapıp, bu alanda da öncülük etmeyi amaçladık. İşte bu düşünceyle Manisa’mızda toplu konut hamlemizi Spilkent projemizle hayırlısıyla başlatıyoruz. 177 Hektarlık bir alanda planladığımız Şehzadeler ilçemiz sınırları içindeki Spilkent projemizle Manisa’mızda 15 bin konutluk yaşam alanı oluşturacağız. İlk etap olarak Turgut Özal Mahallemizde vatandaşlarımızla anlaşma yaptığımız alanda kentsel dönüşüm projemizin ilerlemesi adına Büyükşehir olarak elimizi taşın altına koyduk. Proje alanında DSİ ve Şehzadeler Belediyesine ait yerler vardı. Bunların da gerek alımlarını gerek kamulaştırmalarını yaparak, alanı büyüttük ve projemizi cazibeli hale getirerek, yapım ihalesini gerçekleştirdik” dedi.
Yeni ve modern
Turgut Özal Mahallesi’nde, Oduncular, Kömürcüler, Galericiler, İnşaatçılar, Tüpçüler ve Mermerciler kooperatiflerinin olduğu bölgede süreci hızlandırdıklarını ve bölgenin tamamının kentsel dönüşüm alanı ilan edildiğini ifade eden Başkan Ergün, “İşte bu bölgeye yepyeni bir yaşam alanı inşa ediyoruz. Başta da belirttiğim gibi, biz belediye olarak bu dönüşüme öncülük etmek amacıyla çalışmayı hayata geçirdik. Gördüğünüz gibi bu bölgede konut alanlarının yanı sıra okullar, ibadethaneler, spor alanları, çocuk oyun parkları, fitness alanları, kültür ve gençlik merkezleri, alışveriş caddeleri, bisiklet yolları, açık ve kapalı pazaryerleri, yeşil alanlar ve sosyal donatı alanları olacak. Bu projemizle altyapısı çözülmüş, yeni ve modern bir yaşam alanını şehrimize kazandırıyoruz” diye konuştu.
“Öncü ve garantör, Manisa Büyükşehir Belediyesi”
Projenin ne şekilde yürütüleceği konusunda da bilgiler veren Başkan Ergün, “Spilkent Toplu Konut Projemizin sosyal alanları ve altyapıları belediyemiz tarafından yapılacak olup, konut ve ticaret alanlarının yapımı Manisa Büyükşehir Belediyemiz öncülüğünde ve garantörlüğünde Belediye ve özel sektörle yürütülecek bir iş birliği modelidir. Büyükşehir Belediyesi olarak sermayesinin tamamı belediyemize ait Manisa Toplu Konut ve Yatırım A.Ş. firmamızı toplu konut ve sosyal konut üretmek için kurduk ve faaliyete geçirdik. Spilkent toplu konut alanında yapılacak olan projelerin bir kısmını Belediye şirketimiz sürdürecektir. Bir kısım projelerde de toprak sahiplerimizin talep etmesi durumunda özel sektör ve Belediye şirketimiz ortaklığındaki bir modelle toplu konutlarımızı üreteceğiz. Spilkent toplu konut alanında sürdürülecek olan bütün projelerde, Manisa Toplu Konut ve Yatırım A.Ş. firmamız konut edinecek hemşerilerimize karşı sorumlu olacaktır” diye konuştu.
Çevreci ve depreme dayanıklı konutlar
Spilkent Toplu Konut alanının 1442 konutu kapsayan ilk bölümünün proje ve yapım ihalesinin İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı tarafından tamamlandığını belirten Başkan Ergün, “Defne, Ardıç ve Ladin adını verdiğimiz etaplar hakkında sizlere bilgiler vermek istiyorum. Defne Konutları 412 daireden, Ardıç Konutları 412 daireden ve Ladin Konutları 618 daireden oluşacaktır. İsmini Spil Dağında yetişen ağaçlardan alan projemizin ilk bölümü 14 blok halinde inşa edilecektir. 55 bin metrekare alanda yapılacak bu çalışmamızın içerisinde yüzme havuzları, tenis, basketbol, voleybol sahaları, çocuk oyun parkları, yürüyüş yolları, parklar ve sosyal tesisler gibi tüm detayların planlaması yapılmıştır. Konutlarımızı depreme dayanıklı şekilde inşa edeceğiz. Ayrıca güneş enerjisi panelleri ve yağmur suyu depolama alanlarımızda biriken suların geri dönüşümünü de sağlayacak çevreci özelliklere sahip olarak projemizi tamamladık” dedi.
En az 1 yıl ikamet eden ve hiç evi olmayanlar öncelikli
Defne ve Ardıç etaplarının talep toplamasına 1 Mart itibariyle başlanacağını duyuran Başkan Ergün, “Bu etaplarımız sosyal konut hamlemizin ilk ürünüdür. Bu nedenle projemizden öncelikle hiç evi olmayan hemşerilerimiz faydalanacaktır. Projemize 31.12.2022 tarihinden önce şehrimizde ikamet eden hemşerilerimiz başvurabilecektir. Dolayısıyla ön şartımız Manisa’da en az bir yıldır ikamet ediyor olmaktır. Yarından itibaren müracaatları başlatacağımızı ifade etmiştim. 1 Mart Cuma günü sabah 09.30 itibariyle Şehzadeler ilçemiz Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Fatih Sergi Salonu’nda başvuru ofisimizi açıyoruz. Hemşerilerimiz buradan hem bilgi alabilecek hem de başvurularını yapabileceklerdir. Ayrıca Manisa Toplu Konut ve Yatırım A.Ş.’nin internet sayfası üzerinden de projeler görülebilir ve müracaat edilebilir. Müracaatlar 22 Mart mesai bitimine kadar yapılacaktır. Başvurular tamamlandıktan sonra bütün müracaatlar değerlendirilip 22-28 Nisan tarihleri arasında noter huzurunda kura çekimi yapılacak ve hak sahipleri belirlenecektir” diye konuştu.
14 Mart’ta temeli atılacak
Defne ve Ardıç etaplarını, 36 ay sonunda hak sahiplerine teslim etmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Ergün, “Allah’ın izniyle 37. ayda hemşerilerimiz konutlarına yerleşmiş olacaklardır. Defne ve Ardıç etaplarımızın temel atma tarihini de buradan ilan ediyorum ve 14 Mart’ta hepinizi temel atma törenimize bekliyorum. Şimdi önemli kısma geliyorum. Konutlarımızı nasıl bir fiyatlandırma sistemiyle hemşerilerimizle buluşturacağız? 1+1, 2+1 ve 3+1 dairelerden oluşan projemizde 60 ay vadeli olacak şekilde uygun ödeme planları oluşturduk. Dairelerimizi 36 ayda bitireceğimizi ve hak sahibi olan vatandaşlarımızın 37’nci ay itibariyle evlerine kavuşmuş olacağını ifade etmiştim. Yani hemşerilerimiz evlerine 3 yıl sonunda kavuşmuş olacak ve son 2 yıl taksitlerini evlerinde otururken ödemeye devam edeceklerdir” dedi.
Vade ve ödeme seçeneklerini anlattı
Spilkent Toplu Konut Projesinin vade ve ödeme seçeneklerini de ayrıntılarıyla aktaran Başkan Ergün, şunları söyledi: “Dairelerimizin taksitlerine gelince; projemizde iki tip (1+1), üç tip (2+1) ve bir tip (3+1) daire seçenekleri bulunmaktadır. (1+1) dairelerimizin; Genel brütü 85,60 metrekare, daire brütü 61 metrekare olan tipini 350 bin TL peşinat, ilk sene aylık 20 bin TL taksitle; genel brütü 97,84 metrekare, daire brütü 69 metrekare olan tipini 400 bin TL peşinat ilk sene 20 bin TL taksitle sunuyoruz. (2+1) dairelerimizin; Genel brütü 124,84 metrekare, daire brütü 90 metrekare olan tipini 600 bin TL peşinat, ilk sene aylık 25 bin TL taksitle; genel brütü 140,10 metrekare, daire brütü 101 metrekare olan tipini 700 bin TL peşinat, ilk sene aylık 30 bin TL taksitle; genel brütü 150,48 metrekare, daire brütü 109 metrekare olan tiplerini de 750 bin TL peşinat ilk sene 32 bin 500 TL taksitle sunuyoruz. (3+1) dairemizin; Genel brütü 168,70 metrekare, daire brütü ise 119 metrekare olup 850 bin TL peşinat, ilk sene aylık 35 bin TL taksitle sunuyoruz. Birinci yılın sonundan itibaren geriye kalan 4 yıllık taksitler ile yıl sonunda ödenecek olan ara ödemeler Türkiye İstatistik Kurumunun her yıl açıklayacağı enflasyon oranında artış gösterecektir. Sosyal konut projemiz tüm hemşerilerimize hayırlı olsun.”
Kooperatiflerin yeni alanlara taşınmasına büyükşehir öncülük edecek
Spilkent Toplu Konut alanı olarak planlanan dönüşüm bölgesinde faaliyet gösteren kooperatiflerin de yeni alanlarına taşınması ve üretimlerine uygun yeni sitelerin yapılmasının da Büyükşehir öncülüğünde gerçekleştirileceğini ifade eden Başkan Ergün, “Spilkent toplu konut alanımıza komşu olan Turgut Özal Mahallemizin yerleşik alanının dönüşüm içeren yeni imar planlarını ilçe belediyemizden ve Büyükşehir Belediyemizden onayladık. Bu kapsamda; muhtarımıza ve mahalle sakinlerimize teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde yeni, güvenli ve konforlu yapılarının yapılması sürecini de mahalle sakinlerimizin talepleri doğrultusunda, iş birliği içerisinde gerçekleştireceğiz. Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerimizde geçmişte ıslah planlarıyla gelişen tüm mahallelerimizin yeni imar planlarını da tamamladık, büyük bölümünün onay süreçleri de tamamlandı. Belediye Meclisimizde onay aşamasında olan mahallerimizin de imar planlarının onaylarını Allah nasip ederse seçimden sonra hızlıca tamamlayacağız” dedi.
Başkan Ergün’ün konuşmasının ardından protokol üyelerinin katılımı ile günün anısına toplu fotoğraf çekimi yapıldı. Proje tanıtımına katılan vatandaşlar, Spilkent Projesi için Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e teşekkür etti. – MANİSA
]]>Her piyasada olduğu gibi kriptoda da yapay zekanın popülerliği etkili oldu ve son dönemde yapay zeka coinlerde bir artış yaşandı. Gelin beraber kripto piyasasındaki “Yapay zeka coinleri nelerdir?” sorusuna cevap verelim…
Yapay zeka (AI) coinleri değerlenecek mi?
En çok merak edilenlerden biri de yapay zeka coinlerinin gelecekte daha da değerlenip değerlenmeyeceğidir. Tabii ki para piyasalarında buna kesin bir cevap verilemezken yapay zeka tarafında yaşanan gelişmelerin ve yeni teknolojilerin, özellikle NVIDIA’nın yaptığı yeniliklerin, bu piyasa üzerinde etkili olacağı düşünülmektedir. Son aylarda bazı AI coinlerinde yaşanan hacimli yükselişler de bu yeniliklerin etkisi olarak yorumlanıyor.

En popüler Yapay Zeka Coinleri nelerdir?
Biraz araştırma yaptığımızda onlarca hatta yüzlerce yapay zeka coini olduğunu görebiliyoruz. Tabii ki her biri ayrı projelerde farklı görevler için kullanılabilir. Ancak bazıları son dönemde çok popüler oldu ve hacimli yükselişler yaşadılar. İşte en yüksek piyasa değerine sahip 5 yapay zeka coini:
KVKK’den kripto para sahiplerini ilgilendiren karar!
Bittensor (TAO) nedir?
Bittensor (TAO), yapay zeka ve blokchain teknolojilerini birleştiren merkeziyetsiz açık kaynaklı bir protokol olarak öne çıkmaktadır. Bu proje, yapay zeka geliştiricilerine daha verimli ve güvenli bir ortam sunarak yapay zeka modellerinin eğitilmesini ve dağıtılmasını amaçlar. Şu anda $3.758.598.497 piyasa değerine sahip olan TAO, son dört ay içerisinde %1400’lük bir yükseliş gerçekleştirmiştir.
Render (RNDR) nedir?
Özellikle NVIDIA’nın açıkladığı son gelişmelerle birlikte Render (RNDR) coinde yüksek bir artış yaşandı. Bu proje genellikle bilgisayar grafikleri ve görüntü işleme alanında kullanılsa da yapay zeka tarafında da etkili bir proje olarak öne çıkmaktadır. Şu anda $2.650.107.144 piyasa değerine sahip olan RNDR’nin gelecekte daha pahalı olması öngörülüyor.

Fetch.ai (FET) nedir?
FET de son yükselişlerle birlikte öne çıkan bir proje olmuştur. Fetch.ai (FET) yapay zeka ve makine öğrenimi destekli bir coin olup, nesnelerin cihazlar arasında veri ve değer alışverişini ekonomik ve otomatik olarak gerçekleştirmesini amaçlamaktadır. Piyasa değeri $1.047.872.549 olan AI coini, son dört ayda %400’lük yükseliş gerçekleştirmiştir.
Akash Network (AKT) nedir?
Akash Network (AKT), cloud hizmetlerini merkezi olmayan bir şekilde sağlamayı hedefleyen blockchain tabanlı bir platformdur. Bu yapay zeka destekli proje, $893.575.036 piyasa değerine sahip olup, son dört ayda %360’lık bir yükseliş göstermiştir.

SingularityNET (AGIX) nedir?
AI coinleri denildiğinde ilk akla gelenlerden biri de SingularityNET (AGIX) olmuştur. Bu platform yapay zeka ve blockchain teknolojilerini merkeziyetsiz olarak birleştirir ve kullanıcılara yapay zeka hizmetleri sunar. $869.536.643 piyasa değerine sahip olan AGIX, son iki ayda %265 yükselmiştir.
Peki ya sizin al-sat yaptığınız veya uzun vadeli olarak tuttuğunuz yapay zeka coinleri var mı? Yorumlarda bizlerle görüşlerinizi paylaşmayı unutmayın.
Not: Bu yazıdaki hiçbir bilgi yatırım tavsiyesi değildir.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) toplantı salonunda kenti yönetecek projeleri ve çözüm önerini anlattı. Halk dansları gösterisiyle başlayan çözüm toplantısında kürsüye geçen Mustafa Bozbey, 20 yıllık Nilüfer Belediye Başkanlığını en büyük referansı olarak gösterdi. Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde Nilüfer’deki hizmetlerini tüm kente yayacağının altını çizerken, akıllı, planlı ve uygulanabilir projelerini 17 ilçede de hayata geçireceğinden bahseden Bozbey, heyecanı ve enerjisiyle projelerini sıraladı.
Mega projesinin sağlıklı, umutlu ve mutlu çocukların kentini inşa etmek olduğunu söyleyen Bozbey, Bursa’nın sıralamasının 2017 verilerine göre yıllar içerisinde gelişmişlikte 5’ten 6.sıraya, eğitimde 11’den 14.sıraya düştüğünü ve sağlıkta da 10 basamak geriye gidip 26. sıraya gerilediğini ifade etti. “Hedefimiz; sosyo-ekonomik düzeyi 5.sıraya, eğitimde 11. sıraya, sağlıkta 16. sıraya geri getirip Bursa’nın kaybettiğini yerine koyacağız” diyerek sözlerini sürdüren Bozbey, “İlçelerde durum daha kötü. Nilüfer ilçeler genelinde Türkiye 8’inci sırada Büyükorhan 815’inci sırada. Bizim hedefimiz güzel Bursa’nın her ilçesini, mahallesini ileriye taşımak olacak. Tıpkı Nilüfer’de yaptığımız gibi” diye konuştu.
“Bebeklerimizi bile koruyamıyoruz”
Son yıllarda bebek ölümlerindeki ciddi rakama dikkat çeken Mustafa Bozbey, bebek ölümlerindeki sıralamayı belirterek “Bebeklerimizin yaşam hakkını alıyor bu kent. Bebek ölümlerinde ne yazık ki 10. sıradayız ve 5 yaş altı yavrularımızda ise 12. sıradayız. Ama daha da çarpıcı bir veri var. 81 ile sahip ülkemizde doğumda beklenen yaşam süresinde ise ne acı ki 46. sıradayız. Megalarla değil insanla, minicik yavrularımızla bizim işimiz. Vatandaşımız için en iyisi biziz, buna şüphe yok, ama onlara dokunamazsak, güvenlerini kazanamazsak Bursa elden gidiyor, bebeklerimiz bile” ifadelerini kullandı.
“5G Bağ sistemi kuracağız”
Bozbey, hedef politikaları dahilinde oluşturdukları 5G sisteminin açılımını ‘Gelişen, Güçlenen, Güvenli, Geçinen ve Gülümseyen Bursa’ olarak yaptı. 5G teknolojisi nasıl mobil ağlar ile dijital bağlar kuruyorsa biz de kentimizde herkese ulaşabilecek ağları, hiç kimseyi dışlamayacak bağları kuracağız” diyen Başkan Adayı Bozbey, Bursa için projelerini sıraladı.
CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bozbey’in, animasyon video gösterimleri ve grafikler eşliğinde görsel bir sunumla aktardığı projelerde; 2050 vizyonu, kentsel dönüşüm, yeniden yeşil Bursa, fuar-kongre-gümrük-e-ticaret-depolama ve Ar-Ge Merkezi, meydan projeleri, ulaşım, yeraltı açık-kapalı otopark sistemleri, tarım ve kırsal destekler, spor merkezleri, afet-koordinasyon ve afet müdahale planı, gençlere ve esnafa yönelik projeler, eğitim ve engelli hizmetleri alanları yer aldı.
Kentsel dönüşüm sorunu
Bozbey sözlerini şöyle sürdürdü: “Dağımız, denizimiz, tarım alanlarımız, tarihi turistik değerlerimiz ve nitelikli insan gücümüz var. Bursa’mızın geleceğini şansa bırakmayıp adil katılımcı ve dirençli bir şehir olması için stratejik plan oluşturacağız. Bu çerçevede ivedilikle bir Planlama Ajansı kuracağız ve içinde akademik oda temsilcileri ve üniversitelerimizin de olacağı Bursa akademik kurulunu hayata geçireceğiz. Bu sayede; ulaşım, sanayi, kültür ve turizm, demografik yapı, sektörel, kırsal alan, yeşil alan stratejilerine yönelik master planları yapacağız. Katılımcı bir süreçle öneriler oluşturularak 1/100.000 ölçekli planın hazırlanması ve onaylanması ile Bursa’nın 2050 vizyonunu yani anayasasını hazırlayacağız. Kentsel dönüşüm planlarımızı mikro bölgelemeler ve analiz çalışmalarına göre katılımcı süreçlerle hazırlayacağız. İnşaat proje ve sözleşmelerinden başlayıp hak sahiplerine teslim edilmesine kadar olan süreçte, Belediye olarak vatandaşımızın yanında yer alacağız. Kentsel dönüşüm süresince kullanılmak üzere öncesinde yapacağımız konutlarda, inşaatların yapım süresi boyunca hak sahibi vatandaşlarımız kalabilecek. Kentsel dönüşüm 2 katlı evleri yıkıp yerine 10 katlı binalar yapmak kentsel dönüşüm değildir. Olsa olsa rantsal dönüşümdür. Her şeyi düşünmeli, planlı, adil ve şeffaf olmalısınız” şeklinde konuştu.
Yeniden Yeşil Bursa’yı oluşturmak için yapacağımız çalışmalarla Türkiye’ye örnek olacaklarını ve 1 milyon ağaç dikeceklerini dile getiren Bozbey, “Bursa’mızı hak ettiği yeşiline kavuşturacağız” dedi.
“Fuar, kongre ve Ar-Ge merkezi oluşturacağız”
Yenişehir Havaalanı ve inşallah biterse Yüksek Hızlı Tren istasyonu yakınında yaklaşık 400 hektar büyüklüğündeki alanda Fuar, kongre ve AR-GE merkezi oluşturacaklarını belirten Bozbey, “Ayrıca bu alanda gümrük, E-Ticaret ve Depolama Merkezi yapmak için girişimde bulunacağız. Böylelikle o bölgenin tarım ürünlerinin ihracatını da teşvik edeceğiz” dedi.
Yapılacak raylı sistemler anlatıldı
Bursa’nın en büyük sorunlarının başında ulaşım geldiğini anlatan Bozbey, “Hedefimiz, Bursa’da herkesin yürüme mesafesinde toplu taşımaya ulaşabilmesi olacak. Hafif raylı sistemden sonra nihayet Bursa’mız bizim dönemimizde metro ile tanışacak. 18 kilometrelik M1 hattıyla Hamitler’den Paşaçiftliği’ne, 14 Kilometrelik M2 hattıyla Paşaçiftliği’nden Otosansit’e, 5 kilometrelik M3 hattıyla Şehir Hastanesi’nden Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’ne, 10 kilometrelik M4 hattıyla Uludağ Üniversite’sinden Kayapa Sanayi Bölgesi’ne, Metro çalışmalarımızı başlatacağız. Tramvay Hatlarımızı da çoğaltacağız. 10 kilometrelik T5 hattıyla Sırameşeler’den Arabayatağı Depo’ya, 15 kilometrelik T6 hattıyla, Çalı’dan Yunuseli’ne, 2 kilometrelik T7 hattıyla Veysel Karani’den SGK’ya (T1 bağlantı), 1,3 kilometrelik T8 hattıyla da Yunus Emre’den 152 Evler’e kadar ulaşım sağlayacağız. Ayrıca; 3 kilometrelik T9 hattıyla Güzelyalı’dan Burgaz’a, 4,5 kilometrelik T10 hattıyla Terminal’den (T2 Bağlantı) Demirtaş’a, 4,5 kilometrelik T11 hattıyla İnegöl’den Alanyurt’a, 7 kilometrelik T12 hattıyla Mustafakemalpaşa Otogarından Tatkavaklı’ya kadar raylı sistem önerilerimizle tüm Bursa’mızı demir ağlarla öreceğiz. Arabayatağı-Mimarsinan, Altıparmak-Millet Hastanesi, Arapşükrü-Tophane, ve Emirsultan-Teleferik arasında 4 adet Füniküler hattı planlıyoruz. İhtiyacı olan yerlere de otoparklar yapacağız” dedi.
Metrobüs ve deniz ulaşımı sözü
Geçit’ten başlayarak Mudanya’da son bulacak olan Metrobüs hattıyla ise Bursalıların denize kavuşmasını kolaylaştıracaklarının altını çizen Bozbey, “Ayrıca; 30 kilometrelik Yeni Kuzey Bulvarı ile 21 kilometrelik Güney Bulvarı çalışmalarını başlatacağız. Mudanya-Armutlu arasında ve Mudanya-Karacabey-Kurşunlu arasında körfez içi deniz ulaşımını başlatacağız” ifadelerine yer verdi.
“Spora destek vereceğiz, yeni tesisler yapacağız”
Spor kulüplerine destekler vereceklerini ve yeni tesisler yapacaklarını sözlerine ekleyen Bozbey, “İlçelerimizde yapacağımız spor kulüpleri yerleşkeleri ile tüm spor kulüplerinin farklı ofislerde ama tek çatı altında bir araya gelmesini sağlayacağız. Öğrencilerimize spor kültürünü aşılamak için Milli Eğitim ile eşgüdüm halinde ihtiyacı olan ve alanları uygun olan okullara spor salonu yapacağız. Mudanya ve Gemlik’te açacağımız su sporları merkezleriyle vatandaşlarımızı sadece salon veya saha sporları ile değil, su sporlarıyla, denizle buluşturacağız. Bursa’mızın doğal güzelliklerini, sportif etkinlikler ile buluşturarak toplumun her kesiminin yararlanabileceği doğa sporları merkezleri oluşturacağız. Kentimize gelen sporcuların otel konforunda konaklama yapabilecekleri, kamp esnasında sportif çalışmalarını da gerçekleştirebilecekleri merkezlerle Bursa’mızın spor alanındaki tüm eksikliklerini gidererek sporun kenti olmasını sağlayacağız” dedi.
Afet koordinasyon merkezi ve afet lojistik deposu
Bozbey sözlerine şöyle devam etti: “Sadece büyük afetler için değil, kente dair tüm orta ve büyük çaplı acil durum ve afetleri, belediye bazında koordine etmeyi ve yönetmeyi kolaylaştıracak bir acil durum ve afet koordinasyon merkezi oluşturacağız. Bursa’nın her bir mahallesine, afeti izleyen ilk dakikalarda eğitilmiş mahalle afet gönüllüleri tarafından müdahaleyi sağlayacak, içerisince öncelikli ihtiyaç duyulan jeneratör, kazma, kürek, delici-kesici aletler, ilkyardım dolabı, sedye, aydınlatma gibi malzemeler bulunduracak istasyonlar yapacağız. AFAD tarafından koordine edilen Türkiye Afet Müdahale Planı ve İl Risk Azaltma Planı dışında, Bursa’mıza özel, kentin kendi iç dinamiklerini, tehlikelerini, risklerini ve kapasitesini kapsayan geniş bir Afet Müdahale Planı hazırlayacağız. Geçtiğimiz şubat depreminde bir kez daha gördük ki Türkiye’mizde yardımsever iyi insan çok ama Yönetim ve organizasyon yok”
“Genç park projesini hayata geçireceğiz”
CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey projelerine şöyle devam etti: Gençlere, kız ve erkek çocuklarına duyarlı ve onları kapsayan kamusal alanlar tasarlanmasını içeren Genç Park Projemizi hayata geçireceğiz. Özellikle 12-18 yaş grubu için sosyal uyum ve diyaloğu odağa alarak, gençlerin ve çocukların buluşabileceği, tasarımını da birlikte yapabilecekleri kamusal alanlar oluşturacağız. Çocukları yaşadıkları kentte sadece “kendilerine özel” bazı ihtiyaçları olan bir grup olarak değerlendirmiyoruz. Bir bütün olarak yaşadıkları kentin gelişimine ve iyileştirilmesine yönelik, düşünceleri, kavrayışları ve enerjileri olan bir grup olarak görüyoruz. Bu nedenle kent için çözümlerimizi üretirken çocukların bakış açısından da faydalanacağız”
Genç Bursalı Ağır
“Genç Bursalı Ağı projesiyle Çocuk ve Gençlik Meclislerinin tüm kente yayılımını sağlayacağız. Hem katılımcı profilinin çeşitlenmesini hem de etkinlik düzeyini arttıracağız” diyerek projelerini anlatmayı sürdüren Bozbey, Gençlerin kente dair ürettikleri fikirlerin diğer önceliklerin arkasında kalıp gözden kaçmasını önlemek gerekir. Bu sebeple gençler tarafından önerilen, tasarlanan, geliştirilen projelere özel bir bütçe ayıracağız. Çocuk ve gençlere yönelik yaşadıkları çevre farkındalığı, kentlilik hakkı, kent kültürü eğitim ve katılım programlarını yaygınlaştıracağız. Söz Sende projemizle, hayatın yarısını oluşturan; üretimde, sosyal hayatta, ev içi emekte payı büyük olan kadınların kentin yönetim paydaşlarından biri haline getirilmesini ve karar alma mekanizmalarında yer almalarını sağlayacağız. Dijital Bursalı uygulamamız ile vatandaşlarımızdan, kente dair geri bildirim ve fikirlerinin teknolojiden yararlanarak, çevrimiçi platformlar aracılığıyla alınmasını sağlayacağız” şeklinde konuştu.
Engelliler için yapılacaklar anlatıldı
Bursa’mızda engelli bireylere yönelik belediye bünyesindeki tüm hizmetlerin engelli bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanması ve yeniden yapılandırılması için Engelli Hizmetleri Katılım Komisyonu oluşturacaklarını dile getiren Bozbey, “Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Belediyeleri arasında iş birliğinin sağlanarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması için Engelli Hizmetleri Koordinasyon Kurulu oluşturacağız. Ülkemizde oluşan barınma ve konut krizine destek olmak amacıyla; kentsel dönüşüm projeleri nedeniyle ev problemi yaşayan vatandaşlarımıza, yoksulluk yaşayanlara, engelli bireylere ve bekar annelerimize. 1 yıl boyunca düşük kira ile belediyeye ait geçici konutlarda konaklama sağlayacağız. Oluşturacağımız Engelsiz Fabrikada iş dünyasına kazandırılmaları güç olan engel gruplarındaki bireylere istihdam sağlayacağız. Engelsiz Fabrikada üretilen ürünler üniversite öğrencilerimize, anne adaylarımıza ve askerlerimize verilecek olan ücretsiz destek paketlerinde yer alacak. Fabrika’nın içinde oluşturulacak atölyelerden çıkan ürünleri vatandaşlarımızla buluşturarak. Hem istihdam alanı oluşturacağız hem de kamu kaynaklarından tasarruf sağlayacağız. Engelli vatandaşlarımız için oluşturacağımız köy ile engelsiz evler ve alanlar oluşturup engelli vatandaşlarımızın ve ailelerinin biraz da olsa nefes alabilmelerini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
‘Halkkart’ ve ‘Kantin Kart’ tanıtıldı
Küçükbaş hayvan besicisine nakdi destek, yem desteği ve hayvanlar için aşı desteği sağlayacaklarını söyleyen Başkan Adayı Mustafa Bozbey, “Dağ bölgesindeki nüfusumuzun kalıcı olması, mutlu olması, üretmesi ve ürettiğinin karşılığını alması için organik tarımı, hayvancılığı, kırsal ve kaplıca turizmini destekleyeceğiz. Ucuz ve sağlıklı gıdaya erişebilmek için tarım ve hayvancılığı destekleyerek çiftçimize; mazot, tohum ve gübre desteği vereceğiz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza içine 2000 TL yüklenmiş Halkkartları vereceğiz ve istedikleri esnaftan alışveriş yapmalarına imkan sağlayacağız. Ayrıca yine zorluk yaşayan ailelerin ilkokula giden çocuklarına ‘Kantin Kart’ ile destek olacağız” dedi.
Başkan Adayı Mustafa Bozbey sözlerini şöyle devam etti: “Bursa’mızın önemli bir dayanak noktası da esnafımız. Halkımıza ulaşmak için yaptığımız her türlü yardımı esnafımız aracılığıyla yapacağız. Çünkü onlar sadece ticaretin bir parçası değil. Bizim değerlerimizin, geleneklerimizin, hayatımızın da önemli bir parçası. Siz hiç üç harfli marketlere çocuğunu emanet eden kimse gördünüz mü? Ama mahallelerde çocuğu bakkala, anahtarı fırıncıya emanet ederler. Çünkü onlar sadece ticarethane değil, onlar bizim komşularımız, baş tacımız. Olgun gençlerimizin sosyalleşmesini ve sağlıklı bir şekilde yaş almasını sağlayacak İkinci Bahar Yaşam Köyü’nü oluşturacağız ve yaşlılarımızın keyifli bir yaşam sürmelerini sağlayacağız. Güzel Bursa’mız Türkiye’nin 4. büyük kenti olmasına rağmen Bursa Devlet Opera ve Balesi’nin kurulması için girişim başlatıp tüm Türkiye’ye örnek olacak bir opera binası inşa edeceğiz”
Unesco Dünya Miras Listesinde yer alan Evliyalar Şehri Bursa’mızın doğu ucundan batı ucuna uzanan Külliyeler ve Hanlar Bölgesi arasında kesintisiz, yeşil, tarih kokan ‘Bursa Kültür Yolu’ yapacaklarını belirten Bozbey, “Bu rotanın yerli ve yabancı turistler için cazibe merkezi olmasını sağlayacağız. Bursa’mızın kaplıcalarını ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmak zorundayız. Özellikle Çekirge ve Kükürtlü bölgelerinde gerçekleştireceğimiz yeni bir planlamayla ulusal ve uluslararası sağlık kongrelerine ev sahipliği yaparak sağlık turizmimizi geliştireceğiz. İlçelerimizde her türlü açık etkinlik, gösteri, festival, konser, miting yapılabilecek. Kentlinin buluşma noktası olacak meydanlar yapacağız” diye konuştu. – BURSA
]]>***
Takvim yaprakları 2015 Ocak ayını gösterdiğinde Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) toplantısında tarihi bir karar alındı. İlgili karar ile Türkiye’nin Milli Muharip Uçağı (MMU) Geliştirme Projesi’nin ön tasarım fazının başlatılmasına hükmedildi. Hemen ertesi ayda TUSAŞ, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Hava Kuvvetleri Komutanlığından oluşan MMU Program Yönetim Ofisinin kurulması çalışmaları başlatıldı. 2016 Ağustos’unda TUSAŞ ve SSB arasında “Ön Tasarım Fazı” sözleşmesi imzalanırken; Eylül 2018 itibarıyla MMU Geliştirilmesi Projesi’ne bilfiil start verildi. Aynı tarihlerde eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, gerek ABD Kongresi’nde gerekse diğer NATO müttefikleriyle Ankara’yı nasıl, ne kadar süreliğine ve hangi düzeyde cezalandırılacaklarına dair yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyordu. Zira Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 25 Temmuz 2017’de “S-400” tedarik etmek için bir anlaşma imzaladı. Böylece Türkiye, soğuk savaştan sonra envanterine Rus sistemleri katan ilk NATO ülkesi olacaktı. Tabii ne ABD ne de NATO müttefikleri Ankara’nın bu kararı almasının arkasındaki hata payını kendilerinde aramadılar. Mevzunun nasıl bu noktaya evrildiğini sorgulamadan direkt caydırıcılık politikasından cezalandırma stratejisine yöneldiler. Oysa NATO ülkeleri, etrafı füze envanteriyle çevrili olan ve Suriye’den gelen hava tehdidinin ziyadesiyle arttığı bir dönemde yapay bahanelerle Türkiye’den Patriot sistemlerini çekme kararı alarak yine Ankara’nın 2010’da duyurduğu ve sürüncemede kalan T-LORAMIDS ihalesindeki istekleri karşılamaktan hep uzak durdular.
Devler ligine çıkma projesi: KAAN
Neticede Türkiye, on yıllardır süregiden tek kaynak bağımlılığının yarattığı “güvenlik boşluğundan” kurtulmak için bazı kararlar vermek zorundaydı. Bunlardan birincisi, S-400’ün yanı sıra kendisine ait katmanlı bir hava ve füze savunma sistemi geliştirmekti ki, bu sayede HİSAR-A, HİSAR-O ve SİPER doğdu. Diğer taraftan Ankara, savunma kadar caydırıcılığın da önemli olduğu bilinciyle helikopter ve İHA projelerinden sonra havacılıkta bir üst segmente geçme kararı aldı. Böylece HÜRKUŞ, HÜRJET ve MMU projelerinin hayata geçirilme sürecine tanıklık edilirken TUSAŞ’ın proje yelpazesi, dış politikadaki gelişmelere ve Türk Silahlı Kuvetlerinin (TSK) ihtiyaçlarına binaen hem çeşitlendi hem de büyük bir ivme yakaladı. Türkiye, savunma sanayinde stratejik özerkliği (en azından asli unsurlarda) kazanma çabası sarf edip tüm hızıyla yerli ve milli projelere odaklanırken Washington’dan pek şaşırtmayan bir karar çıktı. Beyaz Saray, 2020 Aralık’ında tarihsel bir kopuşun altına imza atarak, ilk defa bir NATO müttefikini CAATSA yaptırımlarına dahil etti. Ertesi yıl, 2’nci bir tarihi karar uygulamaya konuldu ve Türkiye’nin F-35 projesinden resmi olarak çıkartıldığı duyuruldu.
Söz konusu olaylar silsilesi içerisinde TUSAŞ, mühendislik odağının büyük bir bölümünü MMU’ya aktardı. Zira MMU, şu ana kadar Türk savunma sanayinin sadece en büyük bütçeli yatırımı değil; aynı zamanda mühendislikte devler ligine çıkma projesiydi. Bu bağlamda idarecisi, mühendisi ve teknisyeni ile dev bir kadro gece gündüz demeden MMU projesine adanmış bir serüvene dahil oldular. Kimilerine göre bu serüven gereksiz kimilerine göre ise imkansız bir hayalden ibaretti. Hatta TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, ilk test uçuşu için tarihi 2 kez öne çekerek “2024’e hazır olacağız” dediğinde, birçoğunun yüzünde alaycı bir tebessüm belirmişti. Oysa MMU Proje Ofisi ekibi hedeflerine odaklanarak süreci emin adımlarla ilerletiyorlardı. 2021 yılı Mayıs ve Temmuz aylarında “Ön Tasarım Gözden Geçirme” ve “Kritik Tasarım Gözden Geçirme Toplantısı” akabinde kasım ayında “İlk Metal Kesimi” gerçekleşerek büyük bir heyecan yaşandı. 2022 yılında ise “Üretim Hattının tamamlanması”, “Nihai Montaj Hattı Başlangıcı” ve “Uçağın İniş Takımları üzerine alınması” safhaları hayata geçirildi. 2023 yılında tüm gözler MMU projesindeydi; zira herkes 2024’te MMU’nun gökyüzüyle buluşup buluşmayacağını merak ediyordu. 2023 yılı yoğun fakat verimli bir yıl oldu. Ocak, şubat ve mart aylarında peşi sıra “Test Hazırlık Gözden Geçirme”, “Hangardan Çıkış ve İlk Motor Çalıştırma” ve “İlk Taksi Faaliyeti” safhaları başarıyla tamamlandı ve eylülde “Yer Testlerinin Başlaması” gerçekleştirildi.
Müstakil oyuncu: Türkiye
21 Şubat 2024 ise sadece MMU Projesi’nde değil Türk dış, güvenlik ve savunma politikaları açısından da büyük bir kırılma yarattı. KAAN’ın geliştirme test uçağı ilk uçuşu başarıyla tamamlanırken Türkiye, imkansız gibi görülenlerin imkansız olmadığını bir kez daha bütün dünyaya gösterdi. Birincisi, 2000’li yıllarda siyasi istikrar ve motivasyon sayesinde başlatılan Milli Teknoloji Hamlesi ile teknik insan kaynağındaki yetkinliğin ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu anlamda TUSAŞ, 1980’li yıllardan bugüne uzanan süre zarfında havacılık sanayinde biriktirdiği bilgi ve tecrübeyi bir kez daha somut çıktısıyla ortaya koydu ve KAAN doğdu. Her bir üründe kazanılan deneyim, diğer ürüne referans ve altyapı teşkil etti. Örneğin HÜRKUŞ ve HÜRJET projeleri olmasaydı, MMU olabilir miydi? 2000’li yılların başında 2 bin civarı olan TUSAŞ insan kaynağı, bugün 17 bine yükseldi. MMU projesinde başta 27 kişi çalışırken mevcut durumda projede tam zamanlı olarak çalışan kişi sayısı 2 bine ulaştı. Böylece Türkiye, savunma sanayinde daha zengin bir insan sermayesine, Kotil’in tabiriyle “stratejik varlığına” kavuştu. Bu sermaye sayesinde TSK’nın ihtiyaçlarını yerli imkanlarla karşılama oranı yüzde 70’leri geçerken savunma sanayindeki millilik, operasyonel esneklik açısından temel kazanç oldu. Türkiye operasyonel bağımsızlığa doğru ilerledikçe, Ankara’nın askeri ve savunma diplomasisindeki tutumu ve buna bağlı olarak dış politikadaki pozisyonu değişti.
İkincisi, Türkiye zamanla TSK’nın ihtiyaçlarını karşılama odaklı bir savunma sanayi politikasının sınırlılıklarından kurtuldu. Savunma sanayi, salt gider değil, aynı zamanda bir gelir kalemine dönüştü. Türkiye, küresel savunma pazarına bir “alt yüklenici” ya da “proje ortağı” statüsünde değil; “müstakil bir oyuncu” olarak dahil oldu. Öyle ki Türkiye’nin savunma pazarına girişi, sadece kendi güvenlik ortamını değil; aynı zamanda diğer devletler arasında cereyan eden çatışma ve savaşların seyrini de değiştirdi. Bu anlamda Karabağ ve Ukrayna, Türk savunma sanayinin rüşdünü ispat ettiği muharebe alanları olarak dünyanın dikkatini çekti. Her bir müşteri, bir diğer müşteriye referans teşkil ederken TUSAŞ’ın müşteri yelpazesi farklı kıtalara yayıldı. Ancak yurt dışına sadece TUSAŞ açılmadı; TUSAŞ’ın projelerinde görev alan alt yükleniciler ve yardımcı sanayi firmaları da yurt içi ve yurt dışı satışlardan ziyadesiyle beslendi ve beslendikçe büyüdü. Sadece KAAN projesinde alt sistem tedariki ve hizmet alımında 20 uçak üretiminde 100’ün üzerinde Türk yardımcı sanayi firması görevlendirildi. Böylece özelde TUSAŞ genelde Türk savunma sanayi, potansiyeli yüksek bir ihracat kalemi ve aynı zamanda önemli bir diplomasi enstrümanına dönüştüler.
Üçüncüsü, 2000’li yılları müteakip Türk savunma sanayinin gelişim serüveninde multidisipliner bir yaklaşıma şahitlik edildi. Bu bağlamda, savunma sanayi Türkiye’nin defansif gereksinimleri kadar ofansif gücünü ortaya koyan bir caydırıcılık unsuru haline evirildi. Keza Türk savunma sanayi, gerek savaş gerekse barış zamanında finanse edilmesi icap eden önemli bir teknoloji yatırımı olarak kıymetlendirildi. Bu nedenledir ki, Suriye iç savaşı gibi cari tehditlerin olmadığı bir ortamda dahi savunma sanayi ekosisteminin kendi çarkını döndürebileceği bir yapıya kavuşturulması öncelendi. Diğer bir izahla Ankara, gerek askeri gerekse sivil kullanım maksatlarına yönelik Milli Teknoloji Hamlesi’ni başlattı ve bunu tabanda tüm sektörlere yayacak bir mekanizmanın inşasını teşvik etti. Sonuç itibarıyla TUSAŞ’ın KAAN’ı ülkenin sadece askeri caydırıcılığı ve muharip yetenekleri açısından bir “sert güç” enstrümanı olarak atfedilmemelidir. Aksine TUSAŞ’ın havacılık sanayindeki ürün yelpazesinin tümü Türkiye’nin “akıllı güç” envanterinin teşekkülleridir. Geliştirilen tüm platformlar; kuvvet hazırlama seviyesi, operasyonel esneklik, dış politikada bağımsız karar alma ve icra seviyesi, geleneksel ve geleneksel olmayan diplomasi ögeleri, savunma ekonomisi, teknoloji yatırımı, ihracat kalemleri, eğitim politikası, zengin ve nitelikli insan gücü, sosyokültürel değişim gibi birçok hususta dönüştürücü etkilere haizdirler.
[Doç. Dr. Merve Seren, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesidir.]
Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Bağcılar Mahmutbey Selanikliler Derneği’nde gençlerle buluştu. Murat Kurum,”Aslında uygun bir şekilde proje de hazırlamıştık. Gençlerimiz gördü mü bilmiyorum, bu projeyi yapmak üzere bayağı da güzel bir çalışma ortaya koyduk. Buradaki kültürü, dostluğu kardeşliği, o kardeşlik hukukunu devam ettirecek, başkalarının da ifade ettiği gibi buraya geldiğinizde gerçekten evinize gelmiş gibi hissedeceğiniz çalışma. Annelerimizin kızlarını gelin ettiği, annelerimizin oğlunu askere gönderdiği tüm hatıraların devam ettiği Mahmutbey mahallemizin, yine aslına uygun bir şekilde dönüşümünü istiyoruz. Sevgili gençler burayı özel bir mahalle olarak düşünüyoruz. Buradaki kültürün yaşatılması, burada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayal ettiği o muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak adımların atılması, bizim için çok kıymetli çok değerli” diyerek sözlerini sürdürdü.
“İlk işini kuracak gençlerimize 100 bin TL sermaye vereceğiz”
Gençler için hazırladıkları projelerini anlatan Kurum,”Gençlere biz diyoruz ki; aslında geleceğimizin teminatı ama ben biraz daha farklı bakıyorum bu konuya. Gençler geleceğin teminatı olmakla birlikte aslında bugünün de karar vericileri. Sizlerle birlikte karar vereceğiz, sizlerle birlikte uygulayacağız. Bir Meclis Üyesi adayımızı Bağcılar’dan gösterdik. Aslında buradaki amaç Mahmutbey mahallemizin taleplerini, ihtiyaçlarını kıymetli başkanımızın da söylediği gibi birebir takip edebilmek. İhtiyaçları gidermek adına da Bağcılar’da Abdullah Başkan’a İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz de desteklerimizi vereceğiz” dedi.
İş kurmak isteyen gençlere destek vereceklerini söyleyen Kurum, “Bağcılar’da Mahmutbey mahallemizi şöyle istiyoruz, içinde kültür merkezlerinin olduğu, kütüphanesinin olduğu Büyükşehir Belediyemizle yapacağımız sosyal tesislerle birlikte buradaki pırıl pırıl gençlerimiz çok daha güzel bir şekilde yaşasınlar istiyoruz. Amacımız bu, hedefimiz bu. Teknolojiye ilişkin yazılım kurslarından tutun da, her türlü kursları alabileceğiniz, kendinizi her alanda eğitebileceğiniz yerler olsun istiyoruz. Gençlerimize ilişkin projelerimizi açıkladık. İlk işini kuracak gençlerimize 100 bin TL sermaye vereceğiz. Niye veriyoruz, ben Pendik’te bir Teknopark’a gittim. Gencimizin biri bir tane yazılım yapmış, o yazılımla birlikte 15 milyon TL sermaye desteği almış. Böyle onlarca gencimiz var, istiyoruz ki bu dene yap atölyeleriyle buradaki StartUp’lar ile birlikte gençlerimize biz de sermaye desteği verelim kendi işini kurabilsin. İnşaat mühendislerinin bazıları statik proje gibi işler yapar. Hesaplarını yapar, proje kısmıyla alakalı projesi deriz biz onlara. Ben de arkadaşımla birlikte böyle bir ofis kurmak istedim. Babama gittim dedim ki; ‘baba ben iş kuracağım. Arkadaşımla Salihli Kula’da. Bize para lazım. Bize bilgisayar alacak, bir de ofis açacak bir kaynak lazım. Yarısını ben karşılayacağım, yarısını arkadaşım karşılayacak.’ Babam da dedi ki; ‘Ben para veremem. Sen çalış kazan.’ Belki o gün ben projeci olarak başlasaydım, bugün belki farklı bir alandaydım bilemiyorum. Ama sağ olsun babamız her zaman bizim yanımızda oldu. İstiyorum ki gençler kendi işlerini kurabilsinler, ilk ofislerini açabilsinler. O yüzden de mesela paylaşımlı ofisler açacağız. Bağcılar’da da olacak. Bu ofislerde kendi ofisinizi işyerinizi açacaksınız. Biz de size sermaye desteği vereceğiz. Eğitim desteği vereceğiz. Bu manada sizleri her alanda yetiştirecek destekler vereceğiz ki, sizler çok daha farklı alanda kendinizi yetiştirin. Ülkemizin geleceği adına, bütün dünya ülkeleriyle yarışacağız. Her alanda ülkemize yeteneğiniz çok önemli, değerli” şeklinde konuştu.
Kuracakları Gençlik Meclisi hakkında da bilgi veren Murat Kurum, “Her alanda kendine yeten şehir olmak o kadar önemli ki, İstanbul’u biz ülkemizin lokomotif şehri görüyoruz ve İstanbul ülkemizin en önemli değeri.
Kültürel değerinin dışında bir de ekonomik değeri var. Burada teknolojinin merkezi olsun istiyoruz. İstihdamın merkezi olsun, buradaki gençler geleceğe umutla baksınlar, okumak bir külfet olmasın. Kuracağımız Gençlik Meclisi’nde Bağcılar’dan temsilci arkadaşlarla birlikte Gençlik Meclisi ile karar alacağız ve o kararı beraber uygulayacağız. Öncelikle Başkanım da anlattı, İstanbul bir deprem şehri. Bu deprem şehrinde önceliğin deprem olması lazım. Deprem dönüşümü olması lazım. Bağcılar’da bugün 3 tane dönüşüm projesini yapan bir ağabeyiniz, kardeşinizim. Belediye başkanıyla birlikte o dönüşüm projelerini gerçekleştirdik. Kütüphanesi, kıraathanesi, yürüyüş yolları, bisiklet yolları, huzurla vakit geçiriyor. Bağcılar’da bir metrekare yeşil alan yok. Baktığınızda sizin vakit geçireceğiniz bu yeşil alanlar çok daha fazla olsun istiyoruz. Hafta sonları arkadaşlarınızla gidin, vakit geçirin, spor yapın kütüphanelere gidin, orada eğlenin istiyoruz ki yürüme mesafesinde tüm Bağcılar’ın ulaşabileceği bir alana bu millet bahçesini kazandırıyoruz. İstanbul’un her yerinde de bu hizmetleri yapmak bizim hedefimiz. Bunu da gençlerimizle birlikte yapalım istiyoruz. Bu bir gençlik hareketi, bir kadın hareketi olsun istedik” diyerek konuşmasına devam etti.
“Liyakatli ekiplerle kadrolarla çalışırsanız, kaynak bulunur”
Daha önce afet bölgelerinde verdiği sözlerin de ‘kaynağı nasıl bulacaksınız?’ denilerek eleştirildiğini hatırlatan Murat Kurum, verdiği sözleri her zaman tuttuğunu ve yerine getirdiğini söyledi.
Liyakatli kadrolarla ve doğru harcama ile kaynak sorunu olmayacağını vurgulayan Kurum, “Sandığa gideceksiniz. Sandığa giderken de sizlerden şuna bakmanızı istiyorum; bu yerel seçim hizmet seçimi. Hizmet ve eserlerin yapılacağı seçim. Bizim hamdolsun geçmiş 5 yılımızda bakanlık yaptığımız görev boyunca verdiğimiz sözleri tutmaya çalıştık. Afetler oldu, afetlerde biz hep oradaydık. Milletimize söz verdik, o sözleri hep tuttuk. Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’de böyle oldu. Kastamonu’da, Rize’de ve Bartın’daki sellerde böyle oldu. Antalya’da Muğla’da çıkan orman yangınlarında böyle oldu. O zaman bize dediler ki; ‘kaynağı nereden bulacaksın.’ Biz kaynağı bulduk. Kaynağı doğru yönetirseniz, çalışırsanız, liyakatli ekiplerle kadrolarla çalışırsanız, kaynak bulunur. İstanbul gerçekten kendi kendine yeten, hatta kendisinin dışında 81 ilde de izi olan bir şehrimiz. O yüzden biz kaynaklarımızı doğru kullanmaya çalışacağız. Doğru insanlarla, liyakatli kadrolarla çalışarak bu hizmetleri yapmak istiyoruz. Tabii bunu yaparken de sizlerin desteğiyle yapacağız.” dedi.
“Türkiye Yüzyılı’nın parlayan şehrinin İstanbul olmasını istiyoruz.”
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, 31 Mart’ta yapılacak seçimin önemine dikkat çekerek, “Biz Mahmutbey mahallemiz için de ihtiyaçlar neyse o ihtiyacı gideren tarafta olacağız. Mahmutbey’in gençliği için buradaki kadınlarımız buradaki yavrularımız için buradaki büyüklerimiz için buradaki değerleri koruyarak medeniyetimizi, kültürümüzü ve inancımızı içinde barındıran İstanbul böyle bir şehir. Biz de bu şehrin bu değerleriyle birlikte Türkiye Yüzyılı’nın parlayan şehri İstanbul olmasını istiyoruz. Bağcılar’ın parlayan mahallesi Mahmutbey olsun istiyoruz. Bu projeleri de sizlerin desteğiyle yapacağız. Ben hep söz verdiğim işleri yapmaya çalıştım. Hamdolsun geçmişimizde bu çerçevede verdiğimiz sözleri tutmakla geçti. Biz göreve geldiğimizde, Mahmutbey mahallesini bu hale getirecek ve sizin burada huzur içerisinde güven içerisinde yaşayacağınız projeyi yapmak istiyoruz. Bu seçim sizin geleceğiniz adına vereceğiniz kararı oylayacağımız seçim. Bu seçim Bağcılar’da Mahmutbey’deki kentsel dönüşümle alakalı gençlerimizin geleceğiyle alakalı o StartUp’ların, dene yap atölyelerinin, kütüphanelerin gençlik merkezinin yapılacağı seçim olacak. Bunların kararının verileceği seçim olacak” konuşmasını sürdürdü.
“Ben hiçbir zaman reklamların peşinde koşmadım”
Hiçbir zaman bahane üretmeden, sadece işini yaptığını ve reklam siyaseti peşinde olmadığını ifade eden Kurum,”El birliği içerisinde bizim tek hedefimiz İstanbul’a İstanbul’un gençliğine hizmet etmek. İstanbul’un 39 ilçesinde hizmet etmekten başka bir amacımız yok. Geçmişte de ben hiçbir zaman reklamların peşinde koşmadım, algı üretmedim, bahane üretmedim. İşim neyse o işimi yapmaya çalıştım. Sizlerden ricam, yaptığımız işlere şöyle bir bakın. Tabii ki siyaset size belki uzak, tabii ki bazen kendi penceremizden bakıyoruz biz de bazen diyoruz ki çocuklarımıza ‘oğlum, kızım babam bir tane basketbol topu almıştı o kadar sevinmiştim ki günlerce onunla uyudum.’ Bizim çocukluğumuz öyleydi. Bir tane spor ayakkabı o zaman pahalıydı. Spor ayakkabı aldı, eskimesin diye günlerce giymedim ayakkabıyı. Sonuçta sizin pencerenizden de bakabilmemiz lazım. O gün öyleydi, bugün daha farklı. Gençlerimiz ayakkabısını da giyiyor, daha güzel şartlarda eğitim de alıyor, daha güzel okullarda de okuyorsunuz. Biz istiyoruz ki bunlar çok daha yukarılara çekilsin. Gençlik Meclisi çok önemli. Sözle değil icraatla bunları gerçekleştireceğiz ve sizlerle birlikte gerçekleştirmek istiyoruz” ifadeleriyle sözlerine devam etti. – İSTANBUL
]]>Adıyaman Üniversitesi ve Çelikhan Kaymakamlığının ortak girişimiyle yüzen adaların korunması ve yeniden canlandırılması için Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğüne sunulan “Ekosistemin Onarılması ve Yenilenmesi Projesi” kabul edildi.
Proje kapsamında ilk olarak denemelerin yapılacağı 300 metrekarelik alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri ve bilim insanlarının da aralarında bulunduğu heyet inceleme yaptı.
Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kelleş, AA muhabirine, adaların doğa harikası olduğunu ancak zamanla küresel ısınmaya bağlı su seviyesindeki azalmayla eski görkemini kaybettiğini söyledi.
Yüzen adaları tamamen kaybetmemek için çalıştıklarını anlatan Kelleş, proje kapsamında oluşturulan heyetin bölgede inceleme yaptığını ve projenin başladığını belirtti.
Bakanlık yetkililerinin de Çelikhan’a gelerek incelemelerde bulunduğunu ve projeyi desteklediklerini kaydeden Kelleş, şöyle konuştu:
“Yaklaşık 30 yıl önce 100 dönüm büyüklüğü olan yüzlerce adamız her geçen gün daha çok yok olma tehdidi altında. Şu anda 2-3 dönüm adamız mevcut. Bunları 1 ile 2 yıl içinde kurtarmazsak tamamen kaybetmek durumunda kalacağız. Burası sadece ülkemizin değil dünya için de doğa harikası bir hazine.”
Projenin detayları
Kelleş, proje kapsamında 2 adanın çelik halatlarla baraja doğru çekildikten sonra doğaya zarar vermeyen ve “çapa” olarak adlandırılan beton bloklarla sabitleneceğini, böylelikle bu adaların zincir uzunluğu kadar hareket edebileceğini ve karaya vurmasının engelleneceğini belirterek, daha sonraki aşamada ise adaların yeniden eski bitki örtüsüne kavuşmasının sağlanacağını söyledi.
Bitki örtüsünün oluşmasıyla adaların yeniden göçmen kuşları ağırlamaya başlayabileceğini anlatan Kelleş, adaların gölün ortasında kalmasıyla baraj suyunun filtre edilerek temiz kalmasının sağlanabileceğini sözlerine ekledi.
Adalar 210 ton karbondioksiti tutuyor
Adıyaman Üniversitesinde toprak üzerine araştırmalar yapan, Avrupa Birliği Ortak Araştırma Merkezi Avrupa Toprak Bürosu Ulusal Teknik Uzmanı Prof. Dr. Erhan Akça da adaların gelecek nesillere aktarılabilmesi için projenin son derece kritik olduğunu vurguladı.
Adaların estetik görüntünün yanında doğaya da önemli katkılarının olduğuna dikkati çeken Akça, şunları kaydetti:
“Projenin doğaya katacağı estetik değer dışında işlevselliği de önemli. İklim değişikliği ve çölleşme günümüzde çok büyük bir sorun. Bu sorunların önüne geçmek için atmosferdeki karbondioksiti tutmamız lazım. Bu anlamda adalar, karbondioksiti organik karbon olarak en yüksek derecede tutan sistemlerdir. Öyle ki bu alan, buradaki 210 ton karbondioksiti tutmaktadır.”
Turizme de katkı sağlayacak
Çelikhan Kaymakamı Ali Cemal Altınöz de yüzen adaların korunmasını ve bölgeye önemli bir doğal zenginlik sağlayan canlı yaşamını sürdürmek istediklerini söyledi.
Yıllardır bölgenin korunmasına yönelik çalışmalar yapıldığını, artık somut adımlar atma aşamasına geçileceğini belirten Altınöz, “Buradaki amacımız, yıllardır var olan adaların korunması ve canlanması. Yapılacak çalışmada karaya vuran adaları kurtardığımız zaman yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekecektir.” diye konuştu.
]]>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu Belediye Başkan Adayı Tahsin Babaş’ın proje tanıtım programına katıldı. Programda AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, Belediye Başkan Adayı, Babaş, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Cumhurbaşkanımızın 1994 yılından itibaren bu ülkeye öğrettiği şeydir gönül belediyeciliği hizmet ve eser siyasetidir”
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 31 Mart itibariyle Türkiye’deki belediyeler, iller ve ilçeler Allah nasip ederse AK Parti’nin gerçek belediyecilik kavramıyla tanışmış olacak. Halihazırda olanlar bunun devamı için mührü basmış olacaklar. Şimdiden bu yeni demokrasi imtihanında ben yarışacak olan bütün kardeşlerime, bütün adaylarımıza hayırlı uğurlu olsun diliyorum ve inşallah bu imtihandan da çıkacağız. Buna inanıyorum. Gönül belediyeciliği lafını söylerken boşuna söylemiyorum. Çünkü Cumhurbaşkanımızın 1994 yılından itibaren bu ülkeye öğrettiği şeydir gönül belediyeciliği hizmet ve eser siyaseti. Değerli başkanım 156 proje diye söyledi. Sadece buraya çıkıp o 156 tane projenin hepsini anlatamadı ama çok büyük bir kısmını söylerken bile onların ne kadar içten söylendiğini hepimiz hissetmiş olduk. Ama olay buraya çıkıp onu söylemek değil, olay onların hepsini yapabilmek. Sadece sözle, sadece vaatle nelerin olduğunu ya da nelerin olmadığını çok iyi biliyoruz. Tahsin Başkan başka bir şey yapmış, bunları kitapçık haline getirmiş, altına imzasını atmış. İnşallah sadece bu 156 proje değil, Kastamonu’nun gelişmesi için, Türkiye’deki her bir vatandaşın ‘benim mutlaka Kastamonu’ya gitmeliyim’ demesi için gece gündüz çalışmak gerekiyor. Evet, Tahsin başkan da bu anlayış var” şeklinde konuştu.
“Türkiye yüzyılı iki kelimelik bir laf değildir”
Türkiye yüzyılında yerel yönetimlere büyük görevler düştüğünü kaydeden Yumaklı, “Biz AK Parti olarak hizmet ve eser siyaseti diyoruz. Mutlak surette hizmet aşkımız hem belediyelerde hem yerel yönetimlerde eşit mesafededir. İnşallah Kastamonu da 30 küsur gün sonra bunu görmüş olacak, 31 Mart’ta gerçek belediyecilikle yüzleşmiş olacak. Türkiye yüzyılının inşası diye bir kavram kullanıyor. Burada aday tanıtımımızdan başlayarak sahaya çıkan her arkadaşımız ister bakan olsun, ister bir beldenin adayı olsun, hiç fark etmeden, Türkiye Yüzyılının inşasının öneminden bahsediyor. Bu sadece iki kelimelik bir laf değildir. Bizim geleceğimizin teminatıdır, çocuklarımızın teminatıdır. İnşallah Türkiye Yüzyılının inşası hem bizlerin hem bu memleketin hem de bu memleketin evlatlarının dünyada hak ettiği yeri bulmasıyla alakalı bir tahayyüldür. Bunu inşa etmekte kararlıyız. Ama mutlaka bunun en önemli ayaklarından bir tanesi de yerel yönetimlerdir. Benim sizlerden istirhamım Türkiye Yüzyılını inşa etme konusunu lütfen beraber düşünelim. Bizler Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi olması gereken yere ulaştırmak için gece gündüz çalışanlarız. Başkanlarımız, başkan adaylarımız da yerel yönetimlerde aynı şekilde şehirleri işte o içinde ulaştırmak için çalışacaklar. Bugün Kastamonu’da olduğumuz için söylüyorum, hem Türkiye’den hem de dünyadan ile bakılacak bir Kastamonu’nun inşasını gerçekleştirecekler” ifadelerini kullandı.
“Kastamonu’yu kıyaslanamayacak ölçüye getirerek yıldız illerden biri yapmaya söz veriyoruz”
Programda konuşan AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekçi, “Hayalimiz Kastamonu’yu Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Türkiye’nin en parlak illerinden bir tanesi yapmak. Kastamonu’yu kıyaslanamayacak ölçüye getirerek yıldız illerden biri yapmaya söz veriyoruz. 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın gücünü ülkemizin yönetiminde olduğu gibi yerel iktidarla de 20 ilçemizle eksiksiz gerçekleştireceğimizle ilgili inancımız tam” dedi.
“Aldığımız cevaplar neticesinde projelerimizi oluşturduk”
156 proje vaadini açıklayan AK Parti Kastamonu Belediye Başkan Adayı Tahsin Babaş, proje vaadlerini açıklayarak, “Her bir projemiz, mimarlarımız, mühendislerimiz ve sosyologlarımız tarafından özenle, Kastamonu’nun ihtiyaçlarına göre hazırlandı. Her şeyden evvel bunlar siz değerli hemşehrilerimizin eserleridir. Yaptığımız anketlerde hemşehrilerimize ‘sizce Kastamonu’nun en önemli sorunu nedir’ diye sorduk. Aldığımız cevaplar neticesinde projelerimizi oluşturduk. Herbir projemizde hemşehrilerimizin yaşamını kolaylaştırmayı amaçladık” diye konuştu. – KASTAMONU
]]>2019 yılında İskilip’e dair hayallerini gerçekleştirmek için göreve talip olduklarını dile getiren Belediye Başkanı Ali Sülük, halkın teveccühü bu göreve seçildiğini hatırlattı.
Göreve başladığında belediyenin mali tablosunun iyi olmadığını belirten Başkan Sülük, “9 milyon dolar civarında bir borç vardı. İller Bankası ödeneği dışında hiçbir geliri olmayan bir belediye ile karşılaştık. Bu bizim için mazeret olamazdı. Gelir kaynaklarını bir anda artıramayacağımız için tasarrufla ilgili çalışmalar yürüttük. İlk olarak temizlik özelleştirme ihalesini bitiminden sonra yenilemedik. Belediyemiz bu sayede bugünkü kur ile baktığımızda aylık yaklaşık 2 milyon 700 bin civarında tasarrufta bulundu. Belediyemizin bütün araç özelleştirmelerinin hepsini feshederek kendi araç filomuzu oluşturduk. Belediyenin araç filosunu yeniden kurarak kendi öz malımız haline getirdik. Böylece belediyenin araç kiralama gibi harcamalarını sonlandırmış olduk” diye konuştu.
‘Gelir getirici projeleri hayata geçirdik’
Zaman içerisinde gelir getiren projeleri hayata geçirdiklerini anlatan Başkan Ali Sülük, “Düğün salonu projesini hayata geçirdik ve İskilipli gençlerimize istihdam sağladık. Buradan belediyemize de gelir sağlandı. Aşevi kurduk. Aşevinden günlük 250 vatandaşımızın evlerine sıcak yemek gönderiyoruz. Hayırseverlerimize de katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Yaşlılarımızın kendi ve evlerinin temizliğini yapıyoruz. Yine gelir getirici çalışmalar çerçevesinde beton-parke tesisi kurduk. Özellikle geçen yıl kullandığımız beton ve parkeleri kendi tesislerimizde ürettik. Asfalt planeti aldık ve kurduk. Havaların ısınmasıyla birlikte asfalt çalışmalarına başlayacağız. Yine turizme yönelik çalışmalar çerçevesinde ilçede konaklama ile ilgili tesis sorununu gidermek amacıyla Yazmalı Konak adlı butik otelimizi faaliyete geçirdik. Şu anda da aktif şekilde çalışıyor. Çatalkara konağımızı, İskilip’e özel yöresel yemeklerin yer aldığı bir mekana dönüştürerek turizmin hizmetine sunduk. Görev başladığımız ilk zamanlarda önceki görevimden dolayı eksikliğini bildiğim bir mezbaha sorunu vardı. İskilip’te etler ruhsatsız mezbahalarda dolayısıyla kaçak olarak kesilip halkımıza sunuluyordu. İlk işlerimizden birisi bu mezbahayı ruhsatlandırmak ve modernize etmek oldu. Şu anda İskilip’te mezbahaneye gelen etler veteriner hekimler kontrolünden geçerek hijyenik şartlarda kesimleri yapılıyor ve akabinde kurduğumuz Halk Et biriminde de insanlarımıza hem ucuz hem hijyenik şekilde sunuluyor. Halk Et ile birlikte et piyasasının da anormal yükselişini engellemiş olduk” şeklinde konuştu.
‘Pandemi ve depremi yaşadık’
Görev süresi boyunca bazı olumsuzlukları yaşadıklarını kaydeden Ali Sülük, “Başta pandemi olmak üzere İller Bankası payları düştü. Ekonomik olarak büyük bir dar boğaza girdik. Aynı zamanda pandemi ile de mücadele etmemiz gerekiyordu. Türkiye’de ve dünyada maske krizi yaşanırken İskilip’te kendi maskemizi kendimiz ürettik. Hiçbir zaman maske sıkıntısı yaşatmadık. Okullarda, camilerde hijyen ve dezenfekte çalışmaları, kontrol noktalarının oluşturulması ile bu süreç başarıyla atlatıldı. Peşinden de gelen deprem felaketiyle önemli miktarda ekonomik sorunlarla boğuştuk. Geçmişten gelen borçları ödedik. Sürekli gündeme getirdiğim insanları kaplıcaya götürmek için çekilen kredinin parasını 2023 yılı Mayıs ayında taksitlerini ödedik. Bu krediler daha gelir getirici projelerde değerlendirilebilirdi. Maalesef yapılmamış” ifadelerini kullandı.
“Tüm olumsuzluklara rağmen belediyenin mevcut şartlarıyla elimizden geldiği kadar en iyi belediyeciliği yaptık”
Bu süreçte önemli hukuk mücadeleleri de verdiklerini söyleyen Başkan Ali Sülük, “İskilip halkının bildiği meclisimizle ilgili bazı sorunlar yaşandı. Bizimle ilgili bazı dosyalar hazırlandı. Hem resmi hesaplardan hem sahte hesaplardan şikayetler yapıldı. Bununla ilgili incelemeler geçirdik. Şikayetler sonucunda incelemeye gelen müfettişler benim ifademi bile almaya gerek duymadan, soruşturma açılmadan bizim suçsuz ve masum olduğumuza karar verdi. Bu şekilde bir rapor hazırlandı. Hala daha bugün itibariyle bazı hesaplardan bu konu gündeme getirilmeye çalışılıyor. Her zaman söylüyorum. Bütün işlerimiz belgelidir. Kim isterse müfettiş raporlarını sunabilirim. Dönemin Valisi tarafından bu konu yargıya taşındı. Kendi görüşlerini de ekledi. Bu Danıştay tarafından reddedildi. Bu karara dönemin Valisi itiraz etti onun itirazı da reddedildi. Meclis üyelerimiz MHP tarafından ihraç edildi. Mecliste iki arkadaşımızla meclisi yürütmeye çalıştık. İskilip’in geleceğini değiştirebilecek başta Güneş Enerjisi Santrali ve Katı Atık projesi olmak üzere bir çok proje bu meclis tarafından sadece önümüzü kesebilmek adına reddedildi. Bu projeler gerçekleşmiş olsaydı İskilip’te belki 100 kişiye daha istihdam sağlamış olacaktık. Tüm olumsuzluklara rağmen belediyenin mevcut şartlarıyla elimizden geldiği kadar en iyi belediyeciliği yaptık. Önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz tekstil atölyesi de bunlardan birisi. Orada 20’den fazla kadın kardeşimizi istihdam sağlamayı düşünüyoruz. Önümüzdeki günlerde ilçemizin ücra mahallelerinde fırıncılarımızla ortak bir proje geliştirerek daha ucuz ekmek satışını gerçekleştireceğiz. Oturduğumuz makamda son güne kadar ilçemize hizmet etmenin derdindeyiz. Allah neyi nasip eder bilemiyoruz. Aldığımız her kuruşu helal ettirme derdindeyiz. Ömrümüzün her anı böyle geçti” dedi.
‘Son güne kadar hizmet edeceğim’
Yaptıkları çalışmaların yapacaklarının teminatı olduğunu anlatan Sülük, “14 yaşında devlet beni aldı okuttu. 18 yaşında devlet memuru yaptı. Bugüne kadar hiç kimseye boynumu eğdirmedi. 18 yaşından beri devletimizin verdiği maaşla ailemin rızkını sağladım. Bütün derdim devletim ve milletimdir. Hayatım boyunca bu ilçede çalıştım. İlçe Tarım Müdürlüğü ve belediye başkanlığım döneminde önemli projelere imza attığımı düşünüyorum. İskilip’e hizmet etmek için bu makam bir araç. Önümüzdeki 5 yıl içinde ilçemize hizmet etmek adına yeniden aday oldum. Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhur ittifakının ortağı. Doğup büyüdüğüm günden beri gönül verdiğim içerisinde olmaktan onur duyduğum bir parti. Adaylık sürecindeki sıkıntımız partimizin genel başkanı ve genel merkezi ile olmamıştır. Asla da olmayacaktır. Genel merkezin böyle bir takdiri olduğunu bilseydim kesinlikle başka bir partiden aday olmazdım. İskilip’teki adaylığımız ile ilgili süreç tamamen kişisel bazı hesapların sonucu oldu. Bizde yine Cumhur ittifakının paydaşı olan Büyük Birlik Partisi’nden şehir lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun partisi ile bir görüşme yaptık ve İskilip’te BBP çatısı altında başarı sağlayabileceğimizi düşündüğümüz için BBP’den aday olduk. İlçe teşkilatımızla birlikte yeni bir oluşum ve heyecan içerisindeyiz. Seçim sürecinin ülkemize hayırlar vesile getirmesini diliyorum. Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” şeklinde konuştu. – ÇORUM
]]>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi programa katılmak üzere Kastamonu’ya geldi. Ziyaretleri çerçevesinde Devrekani ilçesine gelen Bakan Yumaklı, AK Parti’nen seçim ofisi açılış törenine katıldı. Bakan Yumaklı’nın desteği ile ilçeye çok önemli bir proje kazandırdıklarını söyleyen Devrekani Belediye Başkanı ve AK Parti Devrekani Belediye Başkan Adayı Engin Altıkulaç, “Bizim için çok önemli bir projeydi. Türkiye’de sadece 19 tane vardı, bir tanesi de ilçemize yapılıyor. Projemizi takip ederken kıymetli bakanımız her zaman yanımızda oldu. Türkiye’de 19 tane projeden birinin ilçemizde, ilimizde olması bakanımız sayesinde oldu. 1 milyon 498 bin dolar finans büyüklüğünde pazar yeri yapıyorduk, çalışmaları devam ediyor. O projenin de ilçemize kazandırılması bakanımız sayesinde oldu. Orman İşletme Şefliğimizin Orman İşletme Müdürlüğüne çevrilmesinde de bakanımız hiçbir zaman yardımlarını eksik etmedi. Bunun için de ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.
“Tek hedefimiz, ikinci yüzyılında artık kademe atlamış bir Türkiye olması”
Daha sonra konuşan Bakan Yumaklı, “Devrekani başta olmak üzere Kastamonu’nun bütün ilçeleri kendi içerisinde çok ciddi bir potansiyel barındırıyor. Bizim görevimiz bu potansiyeli açığa çıkarmak. Biz Türkiye yüzyılını inşa edecek olan Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki AK kadroların birer mensubuyuz. Tek hedefimiz, Türkiye’nin ikinci yüzyılında artık kademe atlamış, daha ileriye gitmek üzere bütün yüklerinden kurtulmaya başlamış bir Türkiye olması. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yolculukta şerefli görevi verdiği bu memleketin evladıyım. Elbette bütün Türkiye’nin bakanıyım ama bu toprakların evladı olmaktan kaynaklı, buraların potansiyelini bilmekten kaynaklı tabii ki bir pozitif ayrımcılığı oluyor benim gönlümde. Bu memleketin, şehit vermiş, şehitler diyarı Kastamonu’nun Türkiye’nin ikinci yüzyılına vereceği çok büyük katkılar var. İnşallah bunları hep beraber yapacağız” diye konuştu.
“Söylenen, yapılması gereken ne varsa bunların tamamını yaptık”
İlçenin hayvanlık sektöründe önemli bir merkez olacağını belirten Bakan Yumaklı, “Bu organize tarım bölgesine, harita üzerinden baktığımızda bir söz vermiştim. Bunun temeli şu tarihte atılacak demiştim ve atıldı. Kastamonu’nun bütün ilçeleri de dahil olmak üzere söylenen, yapılması gereken ne varsa bunların tamamını yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz. Neden? Çünkü biz AK Parti’yiz, Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız ve Sayın Cumhurbaşkanımız eğer bir konuda söz vermişse onun yapılmama gibi bir ihtimali yok. Bunu hepimiz çok yakından biliyoruz. Değerli kardeşlerim bugün bu besi organize tarım bölgesinin önemi çok büyük. Yaklaşık 270 milyon liralık bir yatırım. Yaklaşık 81 besi işletmesi olacak ve 20 bine yakın da hayvan olacak. Dolayısıyla buradaki ticaretin gelişmesi için son derece önemli. Ama sadece bu konuda bir gelişme olmayacak, ticaretin artmasıyla beraber başta Devrekani olmak üzere bu civardaki bütün ilçelerin bundan faydalanması söz konusu olacaktır” şeklinde konuştu.
MHP’nin ilçe seçim ofisini ziyaret etti
Bakan Yumaklı, açılış programının ardından ilçe esnafını ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi. Bakan Yumaklı, MHP’nin seçim ofisini de ziyaret ederek, partililerle sohbet etti. – KASTAMONU
]]>ANKARA – Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Spora İlk Adım” projesiyle ilkokul öğrencileri sporla buluşturuluyor. 81 ilde uygulanan proje çerçevesinde 479 bin öğrencinin 26 branşta spor yapması sağlandı.
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü “Spora İlk Adım” projesiyle 81 ildeki ilkokul öğrencilerinin sporla tanışması sağlanıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında 2022 yılında imzalanan “İlkokullarda Spor Dalı Eğitimi Protokolü” çerçevesinde “Spora İlk Adım” projesi hayata geçirildi.
Proje ile ilkokul öğrencilerine düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının kazandırılması, öğrencilerin spor aktivitelerine erişimlerinin sağlanması, spor branşlarıyla tanışması, spor aracılığıyla sosyal hayata katılımlarının artırılması, sporun tabana yayılması ve spor kültürünün oluşturulması amaçlandı. Spora İlk Adım projesi, 2021-2022 eğitim öğretim yılında, 8 ilde pilot uygulama olarak başlatıldı.
İlk etapta 84 antrenörün katılımıyla ilkokul öğrencilerine atletizm, badminton, basketbol, güreş, hentbol, judo, karate, masa tenisi, okçuluk, tekvando, voleybol, yüzme ve tenis branşlarında eğitimler verildi.
2022 – 2023 eğitim öğretim yılında 81 ilde uygulamaya geçilen projede, spor branş sayısı 26’ya çıkarıldı. 3 bin 303 okulda 3 bin 899 antrenörün katılımıyla, 347 bin 257 öğrenci sporla buluşturuldu.
2023-2024 eğitim öğretim yılında atletizm, badminton, basketbol, boks, bocce, cimnastik, dart, eskrim, futbol, futsal, floor curling, güreş, halk oyunları, hentbol, judo, karate, kick boks, masa tenisi, muay thai, okçuluk, satranç, tekvando, tenis, voleybol, yüzme ve wushu branşlarında 3 bin 834 okulda, 4 bin 344 antrenörün katılımıyla 479 bin 466 öğrenciye ulaşıldı.
“Türkiye Yüzyılı’na yakışan proje, Spora İlk Adım”
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sporu tabana yayma hedefi doğrultusunda çalıştıklarını belirterek, “Çocuklarımız günün büyük bölümünü okulda geçiriyor. Dolayısıyla onları sporla tanıştırmanın en iyi yolu okullardaki eğitimlere sporu entegre etmekten geçiyor. Bilimsel, teorik eğitimleri sporla desteklediğinizde akademik hayatı da pozitif olarak desteklemiş oluyorsunuz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir şekilde hayata geçirdiğimiz ‘Spora İlk Adım’ projemizi 2022 yılında 8 pilot ilimizde başlattık. 2 yıldır 81 ilde uyguluyoruz. Bu projeyle, hem evlatlarımızın sporla tanışmasını sağlıyoruz hem de onların zararlı alışkanlıklar edinmesinin önüne geçiyoruz” dedi.
“Sporda kazanılan başarıları istikrarlı hale getirmemiz gerekiyor”
Sporda istikrarlı başarının önemine vurgu yapan Bakan Bak, “Farklı branşlarda dönem dönem altın jenerasyona ulaşıyoruz ve uluslararası organizasyonlarda milletimizi gururlandıran zaferler yaşıyoruz. Son yıllarda farklı branşlarda kazanılan tarihi başarıları istikrarlı hale getirmemiz gerekiyor. ‘Spora İlk Adım’ projesi ile çekirdekten yetişen sporcularımız olacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın hem spora hem gençlere olan özel ilgisi de bizler için büyük avantaj. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak daha çok spor yapan, daha hareketli bir Türk gençliği yetiştirmek istiyoruz. Katıldığı her uluslararası organizasyondan madalya ile dönen, İstiklal Marşımızı dünyaya dinleten, ay-yıldızlı bayrağımızı gururla dalgalandıran sporcularımızın olmasını hedefliyoruz” diye konuştu.
]]>Bakan Abdulkadir Uraloğlu, sabah saatlerinde geldiği kentte önce Samsun-Çarşamba Havalimanında ilk olarak yeni terminal binası sunumuna katıldı. Uraloğlu, daha sonra ise Samsun Valiliğini ziyaret etti. Ziyaret öncesi Valilik Anı Defterini imzalayan Uraloğlu, beraberindeki heyet ile birlikte valilik makam odasına geçti, yetkililerden bilgi aldı.
Uraloğlu’na kentteki programında Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Cumhur İttifakı AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse ile MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur eşlik etti.
“Çarşamba Havalimanında daha büyük değişiklikler yapacağız”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Samsun-Çarşamba Havalimanı yeni terminal binası, Samsun Şehir Hastanesi bağlantı yolları ve Yeşilkent Kavşağı inşaatları konularında Karayolları 7. Bölge Müdürlüğünde basın açıklamasında bulundu. Uraloğlu, “Ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine projelendirdiğimiz altyapı yatırımlarında bakanlığımızın tek bir hedefi var; o da şehirlerimizin güvenli ve konforlu ulaşım ağını güçlendirerek insanımızın hayat standardını yükseltmektir. İşte bu kapsamda bölgenin en önemli projelerinden biri, Çarşamba Havalimanının yeni terminal binası yapım işidir. Samsun’a gelir gelmez, Çarşamba Havalimanı’nda brifing aldık. İki yıl önce havalimanımızın mevcut terminal binasında bir revizyon yapmıştık. Mevcut iç hatlar giden yolcu salonunun kullanım alanını genişlettik. Ayrıca 25 yıllık mekanik, elektrik ve elektronik sistemlerin tamamını yeniledik. Sürekli büyüyen ekonomisi ile Samsun’un havayolu taşımacılığında ticari ve uluslararası alanda ihtiyaçlarının arttığını çok iyi biliyoruz. 22 yıl önce havayolunu kullanan yolcu sayısı 175 bindi. Bugün yaklaşık 9 kat artışla 1 milyon 400 binin üstüne çıktı. Samsunumuz kabına sığmıyor maşallah. Çarşamba Havalimanında daha büyük değişiklikler yapacağız. Yeni projemiz kapsamında; yeni iç hatlar terminal binasını 23 bin 463 metrekare alanda inşa edeceğiz ve mevcut terminal binasını dış hatlar terminal binası olarak düzenleyeceğiz. 17 bin 184 metrekare ilave ile apron sahasını genişleteceğiz. Proje kapsamında 4 bin 658 metrekare alanda yeni güç merkezi binası, 847 araç kapasiteli otopark inşa edeceğiz. Bağlantı yollarıyla birlikte yaklaşık 2 milyar liralık yapım maliyeti olan bu projenin ihalesini bir an önce yapacağız” diye konuştu.
Samsun’daki ulaşım yatırımları
Samsun’da yapılan ulaşım yatırımlarına değinen Uraloğlu, “Karadeniz Sahil Yolu’nun bölünmüş yol olarak hizmete alınmasıyla birlikte hızla gelişmeye başlayan Samsun, gerek şehir içinde gerekse transit ulaşımda trafik yoğunluğu her geçen gün artan bir cazibe merkezi oldu. Bu nedenle Samsun’un büyüme hızına ve artan trafik yoğunluğuna bağlı olarak yeni projeler üretiyor, dev yatırımlar hayata geçiriyoruz. 2002 yılından bu yana Samsun’un ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 73 milyar 391 milyon lira yatırım yaptık. 120 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 313 kilometreye, 119 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 375 kilometreye çıkardık. 3 bin 752 metre uzunluğunda 55 köprüsü vardı, bunu 17 bin 200 metre uzunluğunda 123 köprüye yükselttik. Bu yıl sonuna kadar 421 metre uzunluğunda 4 köprü daha inşa etmeyi planlıyoruz. Samsun’un 553 metre uzunluğunda tek bir tüneli vardı, ona 2 bin 325 metre uzunluğunda 2 tünel daha ekledik. Samsun Şehir Hastanesi bağlantı yolları ve Yeşilkent Kavşağı yapımı sürerken, Samsun-Bafra ve Samsun Çevre Yolu BSK Onarımı, Havza-Vezirköprü Yolu, Çarşamba-Ayvacık Yolu, Ladik-Taşova Yolu gibi 10 ayrı karayolu projemizin çalışmaları da devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“Bin 103 yataklı Samsun Şehir Hastanesi’nin yapımı ile bağlantı yollarının yapımını da aynı anda yürütüyoruz”
Bakan Uraloğlu konuşmasına şöyle devam etti:
“Bildiğiniz üzere Yeşilkent Kavşağı, Samsun’u Ankara-İstanbul yoluna, oradan da Samsun Çevre Yolu’na bağlamaktadır. Bu kavşak, Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin Ankara-İstanbul bağlantısında bulunuyor ve Samsun’un merkez ilçeleri olan Atakum ve İlkadım arasında geçiş noktasında olması sebebiyle burada yoğun trafik yaşanıyor. Kavşak kollarındaki trafik yükünü de hafifletmek için kolları sıvadık. Proje kapsamında, 2 adet 172 metre uzunluğunda altgeçit köprüsü, 2 adet 318 metre uzunluğunda ilave köprü ve 1 adet 29 metre uzunluğunda üstgeçit köprüsü bulunuyor. Ayrıca 9 km uzunluğundaki kavşak kollarının onarım ve yapım işlerini de gerçekleştiriyoruz. Samsun başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin sağlık alanındaki ihtiyaç duyduğu bin 103 yataklı Samsun Şehir Hastanesi’nin yapımı ile bağlantı yollarının yapımını da aynı anda yürütüyoruz. Yolumuzu Samsun Çevre Yolu’na iki noktadan bağlanacak şekilde projelendirdik. 5,3 km uzunluğundaki yolumuzu 2 x 3 şeritli, bitümlü sıcak karışım standardında bölünmüş yol olarak inşa ediyoruz. Proje bünyesinde; 1 adet farklı seviyeli kavşak ve kavşak içerisinde 204 metre uzunluğunda 1 adet köprü de bulunuyor. Bu yıl yolumuzun 2,2 kilometrelik kısmını tamamlamayı hedefliyoruz.”
Samsun-Ankara hızlı tren projesi
Samsun-Ankara hızlı tren projesi hakkında açıklamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bildiğiniz üzere yüksek hızlı tren ağını tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getiriyoruz. Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Eskişehir-İstanbul ve Konya-Karaman hatlarının ardından en son Ankara-Sivas Hızlı Tren hattımızı açmıştık. Şimdi Hızlı Tren ağımızı artık Karadeniz’e ulaştıracağız. Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile önce Kırıkkale’den Çorum’a sonra da Samsun’a hızlı tren getireceğiz. Projenin tamamlanmasıyla Ankara-Samsun arası karayoluyla 7 saat süren seyahat süresi 2 saat 45 dakika olacak. 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demiryolu projesi de gündemimizde. İnşallah bu yıl içerisinde onun da proje çalışmalarını başlatacağız. Samsunlu kardeşlerimiz bizden bir şey daha bekliyor. Samsun Batı Çevre Yolu’nu yatırım programına aldık. Hedefimiz 2024 yılı içerisinde ihalesini yapmak” açıklamasında bulundu.
“Samsun için daha yapacak çok işimiz var”
Uraloğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Gördüğünüz gibi Samsun’un turizm faaliyetlerini, tarımını, sanayisini geliştirecek yatırımların önünü açacak ulaşım projelerini bir bir hayata geçirdik, yenilerine de devam ediyoruz. Bizim Samsun için daha yapacak çok işimiz var. Biz hizmet için siyaset yapıyoruz ki, şehirlerimiz gelişsin, ülkemiz gelişsin, vatandaşlarımız geleceğe güvenle bakabilsin. Genel Başkan Yardımcımız Sayın Yusuf Ziya Yılmaz eski karayolcu. Samsun’a güzel hizmetler yaptı. Şimdi önümüzde 31 Mart yerel seçimleri var. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Demir ile Samsun’a yakışan büyük projeler hayata geçirdik. Kendisine Samsun’a kazandırdığı eserler için çok teşekkür ediyoruz. İnşallah şimdi Büyükşehir Belediye Başkanı adayımız Çarşamba Belediye Başkanımız Halit Doğan kardeşimizle de çok güzel bir seçim dönemi geçireceğimize inanıyoruz. 31 Mart yerel seçimlerinde de Samsun Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakına kazandıracağız. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” – SAMSUN
]]>Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü “Spora İlk Adım” projesiyle 81 ildeki ilkokul öğrencilerinin sporla tanışması sağlanıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında 2022 yılında imzalanan “İlkokullarda Spor Dalı Eğitimi Protokolü” çerçevesinde “Spora İlk Adım” projesi hayata geçirildi.
Proje ile ilkokul öğrencilerine düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının kazandırılması, öğrencilerin spor aktivitelerine erişimlerinin sağlanması, spor branşlarıyla tanışması, spor aracılığıyla sosyal hayata katılımlarının artırılması, sporun tabana yayılması ve spor kültürünün oluşturulması amaçlandı. Spora İlk Adım projesi, 2021-2022 eğitim öğretim yılında, 8 ilde pilot uygulama olarak başlatıldı.
İlk etapta 84 antrenörün katılımıyla ilkokul öğrencilerine atletizm, badminton, basketbol, güreş, hentbol, judo, karate, masa tenisi, okçuluk, tekvando, voleybol, yüzme ve tenis branşlarında eğitimler verildi.
2022 – 2023 eğitim öğretim yılında 81 ilde uygulamaya geçilen projede, spor branş sayısı 26’ya çıkarıldı. 3 bin 303 okulda 3 bin 899 antrenörün katılımıyla, 347 bin 257 öğrenci sporla buluşturuldu.
2023-2024 eğitim öğretim yılında atletizm, badminton, basketbol, boks, bocce, cimnastik, dart, eskrim, futbol, futsal, floor curling, güreş, halk oyunları, hentbol, judo, karate, kick boks, masa tenisi, muay thai, okçuluk, satranç, tekvando, tenis, voleybol, yüzme ve wushu branşlarında 3 bin 834 okulda, 4 bin 344 antrenörün katılımıyla 479 bin 466 öğrenciye ulaşıldı.
“Türkiye Yüzyılı’na yakışan proje, Spora İlk Adım”
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sporu tabana yayma hedefi doğrultusunda çalıştıklarını belirterek, “Çocuklarımız günün büyük bölümünü okulda geçiriyor. Dolayısıyla onları sporla tanıştırmanın en iyi yolu okullardaki eğitimlere sporu entegre etmekten geçiyor. Bilimsel, teorik eğitimleri sporla desteklediğinizde akademik hayatı da pozitif olarak desteklemiş oluyorsunuz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir şekilde hayata geçirdiğimiz ‘Spora İlk Adım’ projemizi 2022 yılında 8 pilot ilimizde başlattık. 2 yıldır 81 ilde uyguluyoruz. Bu projeyle, hem evlatlarımızın sporla tanışmasını sağlıyoruz hem de onların zararlı alışkanlıklar edinmesinin önüne geçiyoruz” dedi.
“Sporda kazanılan başarıları istikrarlı hale getirmemiz gerekiyor”
Sporda istikrarlı başarının önemine vurgu yapan Bakan Bak, “Farklı branşlarda dönem dönem altın jenerasyona ulaşıyoruz ve uluslararası organizasyonlarda milletimizi gururlandıran zaferler yaşıyoruz. Son yıllarda farklı branşlarda kazanılan tarihi başarıları istikrarlı hale getirmemiz gerekiyor. ‘Spora İlk Adım’ projesi ile çekirdekten yetişen sporcularımız olacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın hem spora hem gençlere olan özel ilgisi de bizler için büyük avantaj. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak daha çok spor yapan, daha hareketli bir Türk gençliği yetiştirmek istiyoruz. Katıldığı her uluslararası organizasyondan madalya ile dönen, İstiklal Marşımızı dünyaya dinleten, ay-yıldızlı bayrağımızı gururla dalgalandıran sporcularımızın olmasını hedefliyoruz” diye konuştu. – ANKARA
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konya’da Raylı Sistem Proje Tanıtım ve Sedirler Köprülü Kavşağı açılış törenine katıldı. Selçuklu Kongre Merkezinde düzenlenen programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Büyükşehir Belediyemiz tarafından inşa edilen Sedirler Köprülü Kavşağı açılışı ve Konya Raylı Sistem Projeleri Tanıtım Programı vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Öğleden önce Beyşehir-Seydişehir yolumuzun açılışını gerçekleştirdik. Hamdolsun hem Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hem de Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığımız, Konya’nın ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla çok önemli yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Sedirler Köprülü Kavşağı da Konya’da trafik akışını düzenleyerek hem şehrimizin çehresini değiştirecek hem de vatandaşlarımıza konforlu bir ulaşım sunuyor. Hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyor, projeyi hayata geçiren Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay ve ekibini tebrik ediyorum” dedi.
“Konya Büyükşehir Belediyemiz ile yeni projeler geliştiriyoruz”
Projeleri tamamlanan ve yapımına başlanan raylı sistemler hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, “KONYARAY Projesini de başlattık. Toplamda 45,9 km uzunluğundaki projemiz ile Konya Tren Garı, Kent Merkezi, OSB’ler ve Sanayi alanları, Havaalanı, Lojistik Merkez ve Pınarbaşı arasında hem hızlı ve ekonomik toplu taşıma hizmeti vereceğiz hem de yük taşımacılığını geliştireceğiz. Projeyi 3 ayrı etap halinde inşa edeceğiz. Geçen yıl 28 Nisan’da yer teslimini yaptığımız projemizin 1. etabı olan 19,7 km’lik Konya Gar -Kayacık Lojistik Merkezi arasına yeni bir hat daha ilave ederek toplam hat sayısını dörde çıkaracağız. 2 Hatta YHT, 2 hatta da Konyaray banliyö ve konvansiyonel tren işletmeciliği yapacağız. Yeni inşa edilmekte olan istasyonları, modern, hızlı ve konforlu işletim sistemi ile bu hat yüzey metro özelliğiyle Konyalıların hizmetinde olacak. 13 istasyonun bulunduğu bu sistem sanayi bölgesine de hizmet edecek. Böylece; mesai giriş-çıkış saatlerinde yaşanılan trafik yoğunluğunu azaltacağız. Havaalanından şehir merkezine ve yüksek hızlı tren garına bağlantı sağlayacağız. Ayrıca zamanla sanayi bölgelerine kılçık hatlar planlayarak sanayi yüklerini lojistik merkezine daha rahat taşıyabileceğiz. İlk etabın ardından; Konya 2. – 3. Sanayi Bölgesi içerisine girecek 2. etaptaki hattımızı çift hat olarak inşa edeceğiz. Kaşınhanı – Konya Gar, Kayacık Lojistik – Pınarbaşı arasındaki 3. Etaba ise 4 Hattın yapılmasını planlıyoruz. 1992 yılında hizmete açılan 21,7 km uzunluğundaki Alaaddin-Kampüs raylı sistem hattı ve 2016 yılında hizmete giren 6 km uzunluğundaki 7 istasyondan oluşan Adliye Hattı Konya’da yıllardır hizmete devam ediyor. Konya; kent içi raylı sistem hatları çalışmalarının yürütülmesinde bakanlığımızca destek verdiğimiz en önemli şehirlerden bir tanesidir. Konya’nın kent içi trafik yoğunluğuna nefes aldıracak metro ve tramvay hatlarından oluşan yeni kent içi raylı sistem projeleri için de hem bakanlığımız hem de Konya Büyükşehir Belediyemiz yeni projeler geliştiriyoruz” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, “Bu hatlar; 20 kilometrelik Selçuk Üniversitesi- Alaaddin Hafif Raylı Sistem Hattı, İlk etabı Büyükşehir Belediyemizce ihale edilen Şehir Hastanesi-Stadyum Tramvay Hattı’nın 10 kilometre uzunluğundaki 2. etap 10 kilometrelik Necmettin Erbakan Üniversitesi-Alaaddin Raylı Sistem Hattı ve 15,6 kilometre uzunluğunda Fetih Caddesi-Ahmet Özcan Tramvay Hattı’dır. Özetle bakanlığımız Konya’ya 55,6 kilometre raylı sistem hattı kazandıracaktır. Kısaca Bakanlığımızın hayata geçireceği projelere dair bazı detay bilgileri paylaşmak istiyorum. Selçuk Üniversitesi-Alaaddin Hattı ile yüksek yoğunluğa sahip koridorda hız ve konforu arttıracak metro hattımız hizmet verecek. Proje çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak yürütüyoruz. Konya şehir merkezini ring şeklinde saran Fetih Caddesi tramvay hattı ile mevcut ve planlanan tüm raylı sistem hatlarıyla entegrasyon sağlayarak Konya raylı sistem ağının en efektif biçimde hizmet vermesini sağlayacağız. Hattın projelendirme çalışmaları Bakanlığımız koordinasyonunda Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülmektedir. Selçuk Üniversitesi- Alaaddin Raylı Sistem Hattı’nı bitirdiğimiz Konya Büyükşehir Belediyemizin yapımına devam ettiği Barış Caddesi Tramvayı ile Şehir Hastanesi-Stadyum Tramvay Hattı, Fetih Caddesi- Ahmet Özcan Tramvay Hattı ve Alaaddin-Adliye Tramvay Hatları arasında entegrasyon sağlanmış olacak. Böylece Konyalı hemşehrilerimizin ulaşım modlarına erişimi artacak ve hayatları daha da kolaylaşacak. Şehir Hastanesi-Stadyum Tramvay Hattımızın 2.Etabının ihale hazırlıklarını sürdürdüğümüzü de sizlerle paylaşmak istiyorum” dedi.
“Raylı sistem hatlarımızın şimdiden hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum”
Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyulan hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Konyalılar her zaman hakkı savundu, hakkın ve haklının yanında oldu. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde neredeyse yüzde 73 oy oranı ile Cumhurbaşkanımızın ve cumhur ittifakının yanında yer aldı. Canı gönülden inanıyorum ki 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakına kazandıracağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle birlikte planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceğiz. Bu düşüncelerle Konya’ya kazandıracağımız raylı sistem hatlarımızın şimdiden hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Şehrimizin adına sizlere teşekkür ediyoruz”
Konya Valisi Vahdettin Özkan ise, “Bugün ilimiz açısından kamu hizmetlerinden yararlanmasında önemli, anlamlı bir gün. Konya Raylı Sistem Projesinin hem tanıtılması hem de önemli bir kavşağın açılması yönünde hep beraber burada toplanmış bulunuyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Milli düzeyde belirlemiş olduğunuz stratejiler doğrultusunda Konya’mızda hem mahalli idareler, Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere bütün birimler arasında tam bir koordinasyon ve iletişim halinde sonuç odaklı olarak çalışmalarımız hızla devam ediyor. Bakanımızın özellikle ulaşım altyapısının, iletişim altyapısının, bilgi teknolojilerinin etkin bir şekilde Anadolu’nun dört bir yanında olduğu gibi ilimizde uyguluyor olmasından hem müteşekkiriz hem de çok kısa zamanda Konya’mıza özel bir hassasiyet göstererek buralara teşrif etmesi bütün genel müdürleriyle beraber ayrıca ilimiz açısından anlamlı, önemlidir” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin raylı sistem uzunluğu en yüksek şehirlerinden birisi olacak”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, tanıtımı yapılan hattın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bugüne kadar Konya’mıza 1986 yılından itibaren toplam 27 kilometre raylı sistem hattı yapılmıştı. Şimdi banliyö, Konya Hattımızın ihale edilen kısmı 17.5 kilometre. Barış Caddesi tramvay hattımız, bunun müşavirlik ihalesini gerçekleştirdik. İnşallah temelini bu yıl atmayı planlıyoruz. Ayrıca adliye, şehir hastanesi, yeni sanayi sitesi hattının da ihalesini yaptık. Bunun toplam uzunluğu 27 kilometre. Yani Konya Büyükşehir Belediyesi olarak sadece bu yıl temelini atacağımız mevcut raylı sistem hattı kadar yeni bir raylı sistemi şehrimize kazandırmış olacağız. Konya Ray da ilave edersek neredeyse bu yıl başlanmış ya da ihalesi yapılmış işlerimizin toplamı raylı sistemimizin iki katı büyüklüğünde olacak. Ayrıca bakanlığımızın yapacağı bu hatları da birleştirdiğinizde gördüğünüz gibi Konya 50 yıllık vizyonunda tüm ulaşım altyapısını tamamlamış bir şehir olacak. Bunlar tamamlandığında Konya, Anadolu’nun göbeğinde Selçuklu’nun payitahtında Türkiye’nin raylı sistem uzunluğu en yüksek şehirlerinden birisi olacak” dedi.
Konuşmaların ardından protokol mensupları tarafından kurdele kesilerek Sedirler Köprülü Kavşağının da açılışı gerçekleştirildi. – KONYA
]]>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin adayı Böcek, basın mensuplarıyla buluştu. Geniş bir katılımın olduğu toplantıda Başkan Böcek’in 5 yılda kente kazandırdığı hizmetler anlatılırken, yeni dönemde hayata geçireceği 132 projenin de tanıtımı yapıldı.
Beş yıllık görev süresinde birçok olumsuzluk ile karşı karşıya kalmasına rağmen Antalya’ya hizmetin hiç aksamadığını söyleyen Böcek, şöyle konuştu:
“Dünyanın göz bebeği Antalya’mız için borç lügatı yapmadan çalışmalara başladık. Antalya’ya hizmet eden herkese teşekkür ettik. Yarım kalan projeleri tamamladık. Göreve geldiğim de hiç unutmam ‘ASAT’ın elektrikleri kesilecek’ dediler. 2018 Ağustos ayından 2019 Mart ayına kadar 78 milyon liralık elektrik borcu ödenmemiş. Aylık 5 milyon 130 bin TL faiz ödüyorduk. Gerekli tasarrufları yaptık. Hiçbir çalışma arkadaşımızı siyasi görüşü nedeniyle cezalandırmadık. Sadece 28 arkadaşımız siyaset yaptığı için disiplin kurulu kararı ile işten çıkarıldı, 38 arkadaşımızın görev yeri değişti. Sosyal belediyecilik ilkesiyle kimseyi kırmadan Antalya’mızın aydınlık geleceği için çalıştık.
“EXPO ALANINI CANLI TUTACAĞIZ”
Antalya’da 2 olan festival sayısını 8’e çıkardık. Ülkede ortaya çıkan ekonomik krize rağmen hizmetlerimiz hiç aksamadı. Hatırlarsınız hükümet ‘EXPO alanına tramvay yapıyoruz’ diye lansman yaptı. Seçimden sonra EXPO’nun tramvay parasını, 379 milyon TL’yi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldılar. Bugünün parasıyla 2 milyar TL’dir. EXPO için Antalya’daki bütün belediyelerin gerçekleşen bütçelerinin binde 2’sini aldılar. Şu an EXPO’da sünnet düğünü yapılıyor. EXPO hevesimiz 6 ay sürdü, sonrasında atıl bir şekilde bırakıldı. Antalyalı vatandaşlarımızın parasını oraya yatırdık. Şimdi düğün yapılıyor. Yeni dönemde Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak EXPO alanında gastronomi festivali gibi birçok etkinlik yaparak EXPO alanını canlı tutacağız. EXPO alanına yönelik tarım ve turizm alanına yönelik önemli projelerimiz olacak.
“TÜRKİYE’NİN EN UCUZ SUYUNU SUNAN BELEDİYEYİZ”
Yerelden kalkınma projesiyle bugüne kadar yapılmayan birçok proje hayata geçirdik. Çiftçimize, üreticimize makine teçhizat yönünden gerekli bütün destekleri, teknolojik yenilikleri sunduk. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımıza yönelik 50 ton suyu 50 TL yaptık. Türkiye’nin en ucuz suyunu halkımıza sunan belediyeyiz. 5 ton suyu 5 TL yaptık. Şu an beş ton su bir ekmekten daha ucuz. Bunları hep tasarrufla yaptık. Sosyal yardım alan vatandaşlarımıza 10 tona kadar suyu ücretsiz yaptık. Engelli bireylerimize yönelik yüzde 10 olan su indirimi yüzde 40’a çıkarttık. Üniversite öğrencilerimize 5 ton suyu ücretsiz yaptık. Şimdi 10 tona çıkartıyoruz.
“77 PROJE İLE YOLA ÇIKTIK, 182 PROJE TAMAMLADIK”
3 bin 311 kilometre içme suyu hattı yaptık. Türkiye’de 30 Büyükşehir arasında bu bir ilktir. 514 kilometre kanalizasyon yaptık. Aksu’ya gidin orda köfteciler vardır yanında kokudan durulmazdı. Kepez ilçesine 162 km kanalizasyon yaptık. Finike’nin denizin kenarındaki 8 mahallede kanalizasyon yoktu. Bunları dahi tamamladık. Beş yıllık süreçte 77 projeyle yola çıktık, 182 proje tamamladık. Antalya’mız konserlerin iptal edilmediği siyaset üstü bir şehirdir. Antalya’mızda ne Ata’mızdan ne de Cumhuriyeti’mizden öden vermedik, vermeyeceğiz. Biz önce bize seven seçen insanlara Allah’ımıza hesap veriyoruz. Sonra halkımıza hesap veriyoruz. Ben Antalya’da 2002 yılından itibaren muhalefette çalışan bir belediye başkanıyım. Antalya’nın en büyük fuar ve kongre merkezini yaptık. Doğal gazı bitmiş bir Konyaaltı inşa ettik.
“BİZ İNSANLARA DOKUNUYORUZ”
Geleceğimizin teminatı çocuklarımıza yatırım yapıyoruz. 11 kreş yaptık. Bizim anlayışımızda belediyecilik insanların yaşamlarını kolaylaştırmaktır. Kovid dönemini hatırlayın. Yeri geldi hesaplarımıza bloke kondu. Biz oradaki insanlara yardım ettik. Askıda fatura uygulaması yaptık. Birçok vatandaşımıza destek olduk. Belediye mülklerimizde kiralarımızı öteledik. Esnafa yönelik 23 TL olan su ücretini 11 TL’ye düşürdük. Sosyal belediyecilik anlayışı ile öğrencilerimize 8 bin TL burs desteği veriyoruz. Antalya’da İmar Yönetmeliği’ni güncelledik. Bütün belediye başkanı arkadaşlarımızı davet ederek yaptık. Ben bilirim anlayışı ile yapmadık. 2022 yılında Deprem Master Planı çalışmalarına başladık. 19 ilçenin yapı stokunu envanterini çıkartıyoruz. Bütün belediyelerimize 7 defa yazı yazdık. Serik ve Kepez Belediyesi yapı stoku envanterini göndermedi. İnsanların deprem olmadan can güvenliği önemli bizler için. Biz insanlara dokunuyoruz.
“KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI’NA SESLENİYORUM: BU KADAR UCUZ SİYASET NEDEN YAPILIR”
26 milyon vatandaşa hizmet ediyoruz. Burası Antalya; böyle denizi, kumu, antik kenti olan başka bir şehir yok. Özellikle Kültür ve Turizm Bakanı’mıza sesleniyorum. Halka hizmet hakka hizmettir. Biz Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Turizm Bakanlığı iş birliği ile Belek Arıtma’yı yaptık. 20 yıl Antalyalının atıksu gelirini verdik. Sayın Bakan geçtiğimiz günlerde Kemer’de arıtmayı ziyaret etmiş. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Kemer Arıtma’yı yakında bitiriyoruz demişler. 14-28 Mayıs’ta Sayın Cumhurbaşkanı Antalya’ya geldi. Ona da yalan söylediler. ‘CHP’li belediyeler arıtma yapmıyor biz yapıyoruz’ diye. Kimse babasının malını bağışlamıyor. Kimse kusura bakmasın burası Antalya. Antalya Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle, Muhittin Böcek ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy imzası ile 27 yıl Kemer’de atıksu gelirimizi verdik. Müteahhitlik anlaşması gibidir. Ne var bunda? Bu projeyi Antalya Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle ile yapıyoruz deyin. Bu kadar ucuz siyaset neden yapılır?”
Geçen beş yıllık süreçte ek bütçeler yapmak zorunda kaldıklarını aktaran Böcek, şöyle devam etti:
“Yaptığımız 1.8 milyar TL’lik bütçe mazot ve enerji parasıdır. 2022 yılında Ekim ayında ASAT’a 34 milyon elektrik parası geldi. 2023 yılı Ekim ayında ise 184 milyon elektrik parası geldi. Sadece bir aylık elektrik bedeli bu. Türkiye’de 30 Büyükşehir Belediye arasında sudaki KDV indirimini ilk uygulayan belediyeyiz.
“ATATÜRK’ÜN YOLUNDA YÜRÜYEN HERKESİN OYUNA TALİBİM”
Biz kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Bizim sevdamız Antalya’dır. Gazipaşa’dan Kaş’a kadar. Bir mahallede kaç oy aldık diye bakmadım. Benim hayatımın geçtiği şehir Antalya. Hayatımın ikinci yaşamını verdiği bu şehirde gençlere, kadınlara, çocuklara, büyüklerimize özgürce yaşayabileceği, aydınlık bir şehre azimle gururla devam edeceğiz. Türkiye’nin ittifakı kurulmuştur. Antalya’da Antalya’nın İttifakı kurulmuştur. Ben kendisini Türkiye Cumhuriyeti kabul eden ezana, al bayrağı sahip çıkan, Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda yürüyen AK Partili, ülkücü vatandaşımın da oyuna talibim. Tüm ittifakın belediye başkanıyım. Bütün vatandaşların memnuniyeti sonucunda ‘Herkesin Başkanı’ olmaya devam edeceğim.”
“ALTIN PORTAKAL’I SEÇİME KURBAN ETTİLER”
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Başkan Muhittin Böcek, Altın Portakal Film Festivali’nin 60’ıncı yılında hükümetin baskısıyla iptal edildiğini söyledi. Devletin dört tane bakanının açıklama yaptığını hatırlatan Başkan Böcek, “Herkesin özgürce yaşadığı bu şehirde sadece seçime kurban ettiler kimse kusura bakmasın. Türkiye İttifakı’nın desteğiyle yeniden göreve geleceğiz ve Altın Portakal’ın altmışıncısını Muhittin Böcek olarak yapacağım” dedi.
Yeni dönem için hazırladıkları vizyon projelerin tüm vatandaşlara dokunacağını aktaran Başkan Böcek, Fransız Kalkınma Ajansı’ndan buldukları 59 milyon 850 bin Euro’luk krediye hazine garantisi verilmediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fransız Kalkınma Ajansı bize güvendi krediyi çıkardı. Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde bu krediye Ak Parti’li arkadaşlar ret verdi. Antalya’da seçim siyaset bu kadar böyle ucuz mu olur? Böyle küçük işlerle uğraşılır mı? Şimdi bu krediyle yılda 500 milyon lira harcadığımız atık çamuru bertarafı için yakma tesisi kuracağız. Hızla gelişen Altıntaş bölgesinin nüfusa yönelik Lara Arıtması’nın kapasitesini iki katına çıkaracağız. Ayrıca Altıntaş bölgesinin altyapısını, pazar yeriyle, spor sahalarıyla kısa sürede tamamlayacağım.”
Türkiye’nin turizmden 45 milyar dolar olan gelirinin 20 milyar dolarının Antalya’dan sağlandığının altını çizen Başkan Böcek, 26 milyona ev sahipliği yaptıklarını ancak 2 milyon 696 bin nüfusa göre devletten pay aldıklarını kaydetti. Kundu Turizm Yolu’yla ilgili proje için turizmcilerle birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’u ziyaret ettiklerini anlatan Böcek, şu bilgileri verdi:
“ANTALYA’DAN KAZANIP ANTALYA’YA YATIRIM YAPILMIYOR”
“Bakanımız ‘Paramız yok’ dedi. Antalya’dan kazanıp Antalya’ya yatırım yapılmıyor. En azından burada yarısını siz verin dedik onu da vermediler. Şimdi toplantılar yapıyor Sayın Bakanımız muhtarlarımıza falan, belediye başkanı adaylarıyla çalışıyorlar. Arkadaşlar Antalya’da tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.”
EMEKLİLER İÇİN YAŞAM KÖYÜ PROJESİ
Antalya’da 490 bin emekli yaşadığı bilgisini veren Başkan Böcek, şunları dile getirdi:
“O emekli asgari ücret bile alamıyor şu anda. Yazık değil midir? Eğer bir ülke emeklisine sahip çıkamıyorsa ondan bir şey olmaz denir. Bizim yaşlılarımızın konaklayabileceği Yaşam Köyü, Yaşlı Bakım Evleri projelerimiz var. Ayrıca şehit yakınlarına, dul ve yetimlerine yönelik bir çalışma içerisindeyiz. İnsanların yanında olacağım.”
Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan önce 20 yıl Konyaaltı Belediye Başkanlığı yaptığını hatırlatan Böcek, şunları kaydetti:
“107 MECLİSİN 71’İNE KATILMAYANLAR BÜYÜKŞEHİR’E TALİP OLMAYA ÇALIŞIYOR”
“20 yılda toplam 10 ya da 15 kez büyükşehir belediye meclisi toplantısına katılamadım. Şimdi Büyükşehir’e talip olan arkadaşlar son beş yıllık süreç içerisinde 107 meclis toplantısının 71’ine katılmamış. Hani rakibiniz diyorsunuz ya, rakibim yok benim rakibim kendim. Eğer bir yere talip olduysanız kent adına, ilçenizin A’dan Z’ye her şeyiyle ilgileneceksiniz. Şov yapma yeri değildir meclisler. 107 meclisin 71’ine katılmayan arkadaş Büyükşehir’e talip olmaya çalışıyor. Kimse kusura bakmasın. Siyaset insanların gözünü boyamak insanlara yanlış şey söylemek değildir. Ben kendimi Antalya’ya adadım derken, 20 yılda 10 veya 15 defa meclise katılmamışım. Sen 5 yılda 107 meclisin 71’ine katılma, oradan Bakanlığın yapacağı işleri konuş, doğru olmayabilir. Biz Antalya’da hemşerilerimizi kandırmadık. Hiç olmayacak şeyleri konuşmadık. Hizmetin hasedi olmaz. Antalya’mız için çivi çakan iktidarıyla muhalefetiyle belediye başkanlarına kurum kuruluşlarımıza her ortamda teşekkür etmeden çekinmedik.”
Ulaşımla ilgili sorulara da cevap veren Başkan Böcek, son 5 yılda Antalya nüfusunun 184 bin 549 kişi arttığını, 387 bin 696 yeni aracın trafiğe çıktığını kaydederek, sözlerine şöyle son verdi:
“Bunun içinde servisler yok. Depremden sonra 11 ilden gelen vatandaşlarımız yok. Rus-Ukrayna Savaşı’ndan sonra gelen yabancı plakalar yok. Göreve geldikten sonra ne bir cadde kapattım, ne bir yanlış bir işlem yaptım. 125 hem uzaktan erişim hem akıllı kavşak yaptık. Cırnık köprüsünü genişlettim, 4-5 şeride çıkardım. Trafik denetleme merkezi kurduk, Gazipaşa’ya kadar tüm trafik ışıkları kontrolümüzdedir. 102 yeni otobüs aldım. İktidar oldun mu yapman gerekenler çok açıktır, bellidir. Çevre yolları yapılmalı. Hızlı tren ihalesi yapıldı şimdi. Her seçim dönemi bir ihale yapılıyor bu yollarla ilgili. Antalya da bunlara artık yani yeter diyecek diye düşünüyorum.”
]]>Uraloğlu, Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen Konya Raylı Sistem Projeleri Tanıtım Programı ve Sedirler Köprülü Kavşağı Açılış Töreni’nde, bugün Beyşehir- Seydişehir kara yolunun açılışını gerçekleştirdiklerini anımsattı.
Bakanlık ve Büyükşehir Belediyesinin Konya’nın ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Uraloğlu, “Sedirler Köprülü Kavşağı da Konya’da trafik akışını düzenleyerek hem şehrimizin çehresini değiştirecek hem de konforlu bir ulaşım sunacak. Mühendislik eseri, Konya’mıza hayırlı olsun.” diye konuştu.
Uraloğlu, Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128,5 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, kentte bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden 1282 kilometreye çıkardıklarını, 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptıklarını vurguladı.
Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkenin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, bu projeyle Akdeniz ile İç Anadolu’yu birbirine bağlayarak, Toroslar’a mühür vurduklarını dile getirdi.
Uraloğlu, Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşehir- Yunak yolu gibi 8 ayrı projede çalışmaların sürdüğüne dikkati çekerek, projelerin bedelinin yaklaşık 26,5 milyar liraya ulaştığını aktardı.
Konya’nın demir yolu ağının güçlenmesi için de çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlatan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Konyaray, yeni inşa edilmekte olan istasyonları, modern, hızlı ve konforlu işletim sistemi ile yüzey metro özelliğiyle Konyalıların hizmetinde olacak. 13 istasyonun bulunduğu bu sistem sanayi bölgesine de hizmet edecek. Böylece mesai giriş-çıkış saatlerinde yaşanılan trafik yoğunluğunu azaltacağız. Havaalanından şehir merkezine ve yüksek hızlı tren garına bağlantı sağlayacağız. Ayrıca zamanla sanayi bölgelerine kılçık hatlar planlayarak sanayi yüklerini lojistik merkezine daha rahat taşıyabileceğiz.”???????
Uraloğlu, Konya’nın kent içi raylı sistemlere yönelik yeni projeler geliştirdiklerinin altını çizerek, “Selçuk Üniversitesi-Alaaddin hattı ile yüksek yoğunluğa sahip koridorda, hız ve konforu arttıracak metro hattımızla hizmet vereceğiz. Proje çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak yürütüyoruz. Şehir merkezini ring şeklinde saran Fetih Caddesi tramvay hattı ile mevcut ve planlanan tüm raylı sistem hatlarıyla entegrasyon sağlayarak Konya raylı sistem ağının en efektif biçimde hizmet vermesini sağlayacağız.” diye konuştu.
Uraloğlu, Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceklerini vurguladı.
Konyalıların her zaman hakkı savunduğunu ve haklının yanında olduğunu belirten Uraloğlu, “İnanıyorum ki; 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakı olarak kazanacağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hayata geçireceğiz.” dedi.
Konuşmaların ardından Sedirler Köprülü Kavşağı’nın açılışı gerçekleştirildi.
Programa, Vali Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaaslan, merkez ilçe belediye başkanları ve davetliler katıldı.
]]>Asrın felaketinde ağır hasar alan Hatay’da yaraların sarılması için çalışmalar aralıksız sürüyor. Depremin ilk gününden itibaren afetzede vatandaşların yanında olan Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin Hollanda’da yürüttüğü çalışmalar sonucunu verdi. Hatay’da afete dayanıklı 450 konut ve 84 iş yerinden oluşan modüler mahalle inşa etmek üzere çalışmalar yürüten HBB ve Hollanda Konsorsiyum heyeti Hatay’da bir araya geldi. Hatay Planlama Merkezinde yapılan toplantıda HBB heyetine Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Nihat Tazearslan başkanlık etti. İki gün süren toplantılara Hollanda’nın Türkiye Büyükelçiliği Ticari Ataşeliği, Hollanda İşverenler Birliği (NL WORKS), Amsterdam Belediyesi Yetkilileri ve alanında uzman inşaat şirketlerinin temsilcileri katıldı.
Konutlarla ilgili master plan, projenin teknik, işlevsel, hukuki yönleri ve finans ve tasarım konuları üzerinde yoğun şekilde çalışmalar yapılan toplantılar sonrası heyet, HBB Başkanı Lütfü Savaş’ı ziyaret ederek alınan kararlarla ilgili bilgiler verdi. Başkan Savaş, projenin Hataylılar için büyük önem taşıdığını belirterek, aylardır çalışmalar yürüten Hollandalı yetkililere ve Hatay Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teşekkür etti.
“Bizim amacımız dezavantajlı vatandaşlara ulaşmak ve onları ev sahibi yapmak”
Başkan Savaş, Hatay merkezde yapacakları konutların öncelikle dezavantajlı birey ve ailelere tahsis edileceğini söyledi. Savaş, “Anayasamıza göre devletin evi olan insanlarımıza bir ev verme mecburiyeti var. Hükümet, devletin imkanlarıyla zaten hak sahiplerine ev yapmak zorunda. Ama kiracılar için böyle bir mecburiyeti yok. Şu anda en fazla, kiracılar ve yeni evlenecek gençler konut sıkıntısı yaşıyor. Bizim amacımız onlara ulaşmak ve dezavantajlı grupları ev sahibi yapmak. Uygun taksit ve ödeme koşullarıyla uzun vadede insanlarımızı ev sahibi yapacağız. Proje kapsamında önümüzdeki ay içinde de temel atmak istiyoruz” dedi.
Depreme dayanıklı, sürdürülebilir bir kompleks mahalle ile Hataylıların yaralarını sarmaya katkı sağlamayı hedeflediklerini anlatan Savaş, Hollanda ile uzun zamandır projeye çalıştıklarını kısa zamanda mahallenin temelini atacaklarını bildirdi.
Heyet adına konuşan proje ortaklarından Frank Eyssen, “Çok donanımlı bir çalışma ekibi kurduk. Projenin zor noktalarının çözümü için çalışmalara devam ediyoruz. Projenin sağlıklı ilerlemesi için birlikte olmamız çok iyi. Bizim için en önemlisi bu projeyi komple bitirmek. Bu projenin tamamlanmasını ve Hatay’a yararlı olmasını diliyoruz, bunun için de çok fazla zaman harcıyoruz. Projeyi yürütenler olarak çok açık ve net bir şekilde sorumlulukları yerine getiriyor ve projeyi şeffaf şekilde yürütüyoruz” dedi.
Türkiye’de ilk defa bir belediyede tarafından hayata geçirilecek olan bu büyük projenin 11 Mart 2024 tarihinde master planın tanıtımı yapılacak. Deprem Yönetmeliği’ne uygun bir şekilde yapılacak olan konutların inşasında akıllı malzemelerin yanı sıra doğa ve teknolojiden de üst düzeyde faydalanılacak. Birinci etapta 450 konut, 84 ticari alan ve 250 araçlık otoparkı bulunan mahallenin tasarım ve inşası dünyaca ünlü alanında uzman şirketler tarafından üstleniliyor. – HATAY
]]>Yaklaşan yerel seçimler öncesi, katıldığı bir televizyon programında metrodan, trafik sorununa, içme suyundan, projelere dair açıklamalarda bulunan Cumhur İttifakı Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Serdar Soydan, “Seçim sürecine başlarken mottomuzu ‘Mersin’i Hisset, Mersin’i Yaşa’ olarak belirledik. Burada gayemiz, Mersin’i yaşanılabilir şehirler sıralamasında ilk 5 içerisinde yer almasını sağlamaktır. Mersin hoşgörü şehirdir. Biz burada yıllardır kardeşçe yaşıyoruz. Her birimiz farklı görüşlerde olsak da ortak paydamız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyetimiz ve Mersinimizdir. Farklılıklar bizim zenginliğimizdir. Bizim bakış açımız bu şekildedir. Ana çatımız büyük Türk milletidir. 3 tema 9 ilke ile projelerimizin çerçevesini çizdik. 9 Mart’ta da gerçekleştireceğimiz proje lansman toplantımızda da tüm kent ile bunları paylaşacağız” diye konuştu.
“Akıllı kavşaklarla yolumuza devam edeceğiz”
Mersin’de kamuoyu yoklaması yaptıklarını dile getiren Serdar Soydan, “Hemşerilerimizin birinci önceliğinin trafik ve ulaşım sıkıntısı olduğu ortaya çıktı. Mersin’de herkes proje yapabilir ama bu işlerin hepsi bilim, ortak akıl ve kent dinamikleri ile yapmak gerekmektedir. Biz bunu savunuyoruz ve bu şekilde ilerleyeceğiz. İvedilikle ulaşım master planının revize edilmesi gerekiyor. Mersin’de uygulanan sistem, kanalize kavşak sistemidir. Kavşakların yapılmasının birinci önceliği trafik kazalarını minimize etmek, önlemektir. İkinci önceliğimiz vatandaşın trafikte bekleme süresini en düşük seviyede tutmaktır. Bekleme süresini minimize ederseniz, yakıt sarfiyatından tasarrufunuz olur. Yakıttan tasarruf ederseniz, egzoz gazlarının çevreye salınımı noktasında azalma sağlarsınız. Tüm dünyada geçerli olan sistem, akıllı kavşak sistemidir. Akıllı kameralarla yol izlenir, araç trafik yoğunluğuna göre dönüş önceliği verip süre hesaplar. Trafiği organize eder. Bizim şehrimizde yapılan 7 kanalize kavşak, tüm dönüşleri ikiye böldüğü için 2 katı zaman demektir. Akıllı Şehir Mersin ilkemizi göz önünde bulundurup her şeyin akıllısını, teknolojiye uygun olanını yapacağız. Biz akıllı kavşaklar ile yola devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Metroyu da biz yapacağız”
Soydan, “Ulaşım master planında metro, battı çıktılar, kavşak ve yeni bulvarların açılması ile birlikte kombin bir şekilde bu işi düzgünce yürüttüğünüz noktada sonuca ulaşırsınız. Bizim şehrimizin onaylanmış bir metro projesi vardı. Eğer mevcut yönetim göreve gelir gelmez kazma vursaydı belki şu anda yol almıştık. Projeyi sil baştan yaptılar. 19 km uzunluğundaki metro projesi 5 kilometre kısaltıldı. Bazı duraklar çıkarıldı. Çıkarılan duraklardan biri de işçilerimizin sıkıntı çektiği, yoğunluk olan Serbest Bölge’deki durak. Metroyu da biz yapacağız, battı çıktıları da biz tamamlayacağız, akıllı kavşaklar ile yeni yol, bulvar düzenlemeleri ile Mersin’in ulaşım sorununa da biz çözüm bulacağız” ifadelerini kullandı.
“Su faturalarımız Gaziantep’ten yüzde 20 daha fazla”
Türkiye’nin en pahalı içme suyunu kullanan ikinci şehrin Mersin’in olduğuna vurgu yapan Soydan, “Mersin’de içme suyumuz Yalınayak’taki depoya borularla geliyor. Bu su gelirken belli bir elektrik sarfiyatı oluyor. Biz iki tane su faturasını elimize aldık. Birisi Gaziantep’teki diğeri Mersin’deki hemşerilerimizin su faturalarıdır. İkisi de 10 tonluk bareme giriyor. Mersin’deki 50 metrelik irtifada motopomplar su basıyor. Gaziantep’te 3 depo var. Düzbağ 123 metre, Kartalkaya 360 metre, Mizmiz de 550 metre. Gaziantep’in ortalamasında 250 metre irtifa var gibi düşünürsek motopomplar ona göre su basıyor. Yani Mersin’in 5 katı daha fazla elektrik sarfiyatı var. Hemşerilerimiz bilir, Mersin’de her binanın hidroforu vardır. Bu hidrofor elektrik ücretini de bireysel olarak biz öderiz. Buna rağmen su faturamız Gaziantep’ten yüzde 20 daha fazladır”diye kaydetti.
“İçme suyu problemini kökten çözeceğiz”
Soydan konuşmasının devamında, “Bizim sulama borularımız eski teknoloji ile döşenmiş borulardır. Burada kayıplarımız var. Bu kayıpları önlememiz adına öncelikle isale hattını yeni teknoloji çelik borularla değiştirmemiz gerekiyor. Eğer bu yatırımı yaparsak kayıp kaçak sorunu ortadan kalkar. Bu da otomatik olarak su faturalarında düşüş anlamına gelir. İkinci olarak da Pamukluk Barajı devreye girdiği zaman ivedilikle MESKİ ve Büyükşehir arıtma tesisini ve depoyu tamamladığı noktada zaten su fiyatlarında ve miktarında rahatlama olacak. Göreve geldiğimizde her şeyden önce içme suyunda indirim yapacağız. Cumhur İttifakı’nın üretken belediyecilik vizyonu ile tesislerimizi yenileyip Mersin’in içme suyu problemini kökten çözeceğiz. Bunlar maliyetli büyük projeler. Bir şehrin alt yapısı çok önemli. Günü kurtarmak adına hareket edilmemesi gerekiyor. 5 yıllık siyasi planlarla değil, bizim hedefimiz Mersin’imizin 50 yılını planlamaktır” dedi.
Diğer büyükşehirlerin bu zamana kadar almış olduğu hizmetlere göre Mersin’in daha fazla hizmet alması gerektiğini ifade eden Soydan, “Biz bu şehre aşığız. Taş üstüne taş koymak adına Cumhur İttifakı’nın gücü ile Türkiye’nin 100. yılında 100 proje ile 9 Mart’ta Mersin’in huzuruna çıkacağız. Bir defa yenilenebilir enerji noktasında dünyaya ayak uydurmak zorundayız. Tarımsal sulamada, elektrik sarfiyatını minimize etmek adına tesislerimizde enerji tüketimi noktasında faydalanacağız. Hem çevreye duyarlı olup hem teknolojiden faydalanacağız hem de maliyetleri düşürmüş olacağız” şeklinde konuştu.
“Tarım AŞ’yi kurcağız”
Soydan, “Mersin’de tarımla uğraşan çiftçilerimizin girdi maliyetlerini taban seviyeye çekmek adına Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde Tarım AŞ.’yi kuracağız. Tarım AŞ. çatısı altında BİTSAM adını verdiğimiz Bitki Sağlık Merkezi’ni oluşturacağız. Biz burada ziraat mühendislerimizden oluşan uzmanlarla çiftçilerimize bilimsel anlamda destek vereceğiz. Gübre, sulama borusu, tohum, fide, zirai ilaç desteği vereceğiz. Bununla da kalmayacağız. Sonuçta bu üretilen ürünlerin bir de pazarlama boyutu var. Kimisini oluşturacağımız tesisler ile işleyeceğiz; kimisini de dünya pazarına sunacağız. Mersin her şeyin en iyisine layık. Dünyada parmakla gösterilir bir kent olması adına ne gerekiyorsa yapacağız. Her şeyden önemlisi iradededir”diye konuştu.
“Engelliler Daire Başkanlığı’nı yeniden kuracağız”
“Sosyal belediyecilik bizim dönemimizde artarak devam edecek” diyen Serdar Soydan sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz göreve gelir gelmez ilk işlerimizden biri Engelliler Daire Başkanlığı’nı yeniden kuracağız. Özel bireylerimizin çok daha rahat edebileceği tesisler kuracağız. Dijital dershaneler projelerimiz arasındadır. Gençlerimiz için her ilçede yeteneklerini keşfedebilecekleri, sanatsal faaliyetlerini yürütebilecekleri alanlar inşa edip müzik alanında da profesyonel kayıt stüdyolarını oluşturacağız. Kadınların kendilerini mesleki anlamda ya da sosyal hayatta geliştirebilecekleri alanlar kuracağız. Kadın Üretici Pazar sayılarımızı artırma noktasında çalışmalarımız olacak. Girişimci kadınlara melek yatırımcı olacağız. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin himayesinde projelerindeki maliyetlerin belli kısmını üstlenerek ürettikleri ürünleri pazarlama noktasında yanlarında olacağız.”
“Herkesi kucaklayacağız”
Belediyeciliğin gönül işi olduğuna da dikkat çeken Soydan, “Belediyecilik yaşadığınız şehri sevme işidir. Mersin’de önce huzuru bulacağız. Huzur kendi içinizden başlar. Belediye çalışanlarımıza işçilerimize özlük haklarını vererek, siyasi görüşüne bakılmaksızın kimseyi başka bir işe zorlamadan, herkesi kucaklayarak kendi kurumumuz içerisinde huzur ve mutluluğu sağlayacağız. Samimiyetle, tevazuyla ve gayretle kibirden, egodan uzak güler yüzle, kimseye bağırmadan, kimseyi ayrıştırmadan çalışacağız ve yeni bir döneme başlayacağız”diyerek sözlerini tamamladı. – MERSİN
]]>Bodrum ilçesindeki bir otelde düzenlenen “Bodrum Turizm Sektörü ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması” programında konuşan Ersoy, 2023 yılının her şeye rağmen rekorlarla dolu bir yıl olduğunu, 2024’ün de turizm açısından yeni rekorları kucaklayacakları bir yıl olacağını söyledi.
Arkeolojik değerlerin önemine işaret eden Ersoy, “5 yıllık dönemde arkeoloji konusunda 12 aylık kazı programları başlattık. ‘Yeni dönemde, çok daha hızlı gitmemiz gerekiyor’ dedik ve geleceğe miras projesini başlattık. Çok da iddialı hedefler koyduk. ‘Son 60 yılda arkeoloji dünyasında ne kadar iş yaptıysak gelecek 4 yılda aynı oranda işi gerçekleştireceğiz’ dedik.” ifadesini kullandı.
Türkiye’de turizm rakamlarına ve dağılımlarına değinen Ersoy, şöyle konuştu:
“Pastanın yüzde 40’ı Marmara, yüzde 40’ı Akdeniz, yüzde 10’u Ege ve kalan yüzde 10’u da Karadeniz ve Anadolu’nun diğer bölgelerine dağılmış durumda. Özellikle Ege’ye baktığımız zaman olması gereken pasta payının çok altında olduğunu görüyoruz. Ben bugün Stratonikeia, Lagina ve Labranda bölgelerindeki arkeolojik geleceğe miras projesinin başlangıcını yapmak için uğrayacağım. Oradan da Marmaris’e gideceğim. Bu tarz yatırımları hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz gerekiyor. Bodrum dünyanın en gelişmiş yani en zengin turist gruplarını ağırlayan bölgesi. Bodrum çok büyük bir hazine Ama onlara hizmet edecek ne altyapımız, ne üstyapımız var. İşte o yüzden turizm sadece Kültür ve Turizm Bakanlığıyla olabilecek bir sektör değil. Turizm bütün bölgenin sahip çıkması gereken yerel yönetimlerin de merkezi yönetimle birlikte ortak projeleri hayata geçirmesi ve işbirliği yapması gerektiği bir sektör.”
“Biz bir turizm şehri isek yerel yönetim seçimlerinden mutlaka adaylardan turizm master planlarını istememiz gerekir.” diyen Ersoy, “Turizm master planları büyükşehir belediyesinin konusudur. Büyükşehir belediyesi planlardan sorumludur, hem altyapılardan hem üstyapılardan sorumludur. Biz Bakanlık olarak master plan uygulanırken mutlaka desteği veririz. Bu planlar ortalama 50 yıllık planlar şeklinde hazırlanıyor.” ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy, öncelikle sezonun 12 aya yayılması gerektiğinin altını çizerek, master planın bu anlamda katkısının önemli olacağını vurguladı.
Ersoy, konuşmasına şöyle devam etti:
“Krizler bize pazar çeşitliliğini öğretti. Pazar çeşitliliği olmayan ülkeler krizlerden çok olumsuz etkileniyor. Biz çok büyük krizleri, sektörümüzü bağışıklı hale getirmeye başladıktan sonra aşmaya başladık. İstanbul Havalimanı dünyanın en büyük havalimanı. Türk Hava Yolları da dünyanın sayılı hava yollarından birisi. 300’den fazla şehre direkt uçuş yapıyor. Dünyada hiçbir hava yolu bu kadar şehre direkt uçuş yapmıyor. Bunun sonucu ne oldu? Dünyanın her yerinden turist almaya başladık. Başta İstanbul olmak üzere aktarmalı bir şekilde Bodrum’a da Marmaris’e de Antalya’ya da geliyor. Biz hava trafiğini ne kadar çeşitlendirirsek hava yollarımızı ne kadar kuvvetli hale getirirsek krizlere o kadar bağışıklı hale geliriz. Hava trafiğinin oluşması için arz talep dengesinin sağlanması lazım. Bizim turizm master planlarıyla 12 ay farklı mevsimlerde gelecek turizm potansiyelini planlayıp hayata geçirmemiz gerekiyor. Her zaman söylüyorum, burada da söyleyeceğim. Bu seçimler çok çok önemli. Büyükşehir belediye başkanlarımızı seçerken, ilçe başkanlarımızı seçerken, bilin ki geleceğimizi de seçiyoruz. Tek başına ideolojik kararlar vererek, şehrimize bir faydamız olmaz. Lütfen kimin projelerine inanıyorsanız, sektörümüzle ilgili projeler gerçekleştiriyorsa bunları sorgulayın, kim sizi tatmin ediyorsa oyunuzu ona göre kullanın.”
Bodrum’u sadece Bodrum olarak görmediklerini dile getiren Ersoy, “Türkiye’nin marka yüzü olarak görüyoruz. Bir tanıtım yüzü olarak görüyoruz. Bodrum nitelikli turist açısından Türkiye’nin bir cazibe noktası ve biz bu durumu çok iyi değerlendirmek istiyoruz. Sizden tek isteğim bize destek olmanız, yardımcı olmanız. Atacağınız adımlarda birçok proje geliştiriyoruz ama birçok projemizde dinlenmeden veya siyasi gerekçelerle direkt rant projesi, denilip reddediliyor. Bir şekilde projeler kilitleniyor.” ifadesini kullandı.
Ersoy’a programın ardından otel çıkışında Bodrumspor atkısı ve forması ile seramik tablo hediye edildi.
Programda, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, Cumhur İttifakı Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın, Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan adayı Mehmet Tosun da birer konuşma yaptı.
]]>Bodrum Turizm Sektörü ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşmaları, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Programın açılış konuşmasını yapan Cumhur İttifakı AK Parti Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, bir Bodrum İttifakı oluşturduklarını dile getirerek, “Bodrum’umuz bir dünya markası ve büyüyor. Sorunlarımız da büyüyor. Gittikçe kronikleşen ve sorunları biriktiren bir Bodrum manzarası ile karşı karşıyayız. Önemli bir turizm merkeziyiz ama altyapıdan üstyapıya, yoldan çevre düzenlemesine, deniz ve doğanın kirlenmesine ve gittikçe turizmin üç aya sıkıştığı bir turizm ile karşı karşıyayız. Dünyanın hiçbir yerinde üç ay turizm yapıp 12 ay geçinen bir sektör yok. Bodrum’un birikmiş sorunlarını merkezi hükümetin desteğiyle çözün diyerek bir görev tevdi etti. Kimseyi ötekileştirmeden, birlikte çalışacağız. Bodrum’da sizlerle birlikte Cumhur İttifakımızın sınırlarını genişlettik ve Bodrum ittifakına dönüştürdük. Bunun içinde sizler varsınız, bizi seven gönül dostlarımız var. Seçilmemiz durumunda Bodrum’da biriktirmiş olduğumuz ne sorun varsa hepsini çözeceğiz arkadaşlar. 1 Nisan’dan itibaren seçimin hemen ertesi günü sezonu başlatıyoruz. Biz hazır mıyız, değiliz. Önümüzdeki süreçte kışın çalışıp 1 Nisan’dan itibaren şehri turizmciye, denizcilere teslim eden, yazın da bu çalışmaların planlamasını yapan bir belediyecilik serüvenine sizden sadece belediye başkanlığı için yetki istemiyoruz arkadaşlar. Bakanımızla da adını koyduk. Bodrum Belediye başkanının ötesinde merkezi hükümetin kurumlarıyla, Ayaydın’ın seçilmesiyle büyükşehir belediyesiyle sizler arasında köprü oluşturacağız. Koordinasyon görevini yerine getirecek bir göreve talibiz. Gerçek bir Bodrum fotoğrafını oluşturduk ve sandıkta sizlere güçlü bir seçenek olarak sunuyoruz. İnşallah 31 Mart seçimleri itibarıyla yeni bir dönem başlayacak. Altyapı, su sorunu, yollar, sıkışmış sezonun uzatılması, kültürel ve tarihi değerlerimize sahip çıkacağız” dedi.
Bodrum’da yeni bir belediyecilik serüvenine, yeni bir heyecana ve motivasyona ihtiyaç olduğuna değinen Tosun, “Denizcilerimizin sorunları var. Bodrum Limanı sıkışmış durumda. Tesislerimiz 5-7 yıldızı hak ediyor. Sokaklarımız tek yıldızı bile hak etmiyor. Bununla yüzleşeceğiz. Sizlerin desteğiyle, yereldeki kaynakları da kullanarak çözmek için 5 yıllığına sizden inisiyatif istiyorum. Beş yıl sonunda yapamazsak bizi gönderin. Bizi bir deneyin. Bunu istiyorum. Turizmcilerimiz, STK’larla hep beraber yöneteceğiz bu şehri. İnsan odaklı, katılımcı bir anlayışla, devletimizin kurumlarıyla iyi ilişkiler içinde olmak suretiyle, sizleri de merkeze koymak suretiyle inisiyatif aldık. Ben sizlerden biriyim. Bodrumluyum ve Bodrum’un sorunlarını çözmeye talibim. Bahanemiz yok, işimiz çok. Bizim bunları çözecek motivasyonumuz da enerjimiz de var” diye konuştu.
Cumhur İttifakı AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın ise Bodrum’un sorunlarını çözmek için aday olduğunu dile getirerek, “Bodrum’daki turizmciler bizim olmazsa olmazımız. Hangi gün ne sorun varsa, 24 saat boyunca kapısı, telefonları size açık bir büyükşehir belediyesi göreceksiniz. Eğer seçildiğimde koltuğumda oturursam, sizin aranıza gelmezsem, sizin çektiğiniz çileyi görmezsem, onları nasıl çözeceğiz” diye konuştu.
Ailesinin 1975 yılından bu yana Bodrum’da yaşadığını dile getiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, “Bu sıcak karşılama için Bodrumlulara teşekkür ederim” diyerek konuşmasına başladı. Bodrum’un birçok sorununa ve ihtiyaçlarına hakim olan biri olduğunu belirten Bakan Ersoy, “Yoğun ve sıcak karşılamadan duyduğum memnuniyeti dile getirmek isterim. 2023 her şeye rağmen rekorlarla dolu bir yıl oldu. 2024 de inşallah yeni rekorları kucaklayacağımız bir yıl olacak. Bunu söylemek kolay da gerçekleşmesine bakarken ne kadar zor olduğunu biz turizmciler biliyoruz. Sadece son 5 yıldır nelerle karşılaştık. 2018’de Thomas Cook krizi ile başlamıştık. Hemen peşinden covid krizi, arada orman yangınları. Tam toparladık derken Rusya-Ukrayna savaşı. Hemen peşinden seçimlerden önce asrın depremi 6 Şubat’ta, seçimler sırasında söylemler ve bunun negatif gelişmeleri, İsrail-Filistin savaşı. Geçmişte de günümüzde de gelecekte de karşılaşacağımız birçok sorunu mega seviyede yaşadık. Artık tüm dünyanın sorunlarından etkilenen bir pozisyondayız. 2018’de bir strateji değişikliğine gitmiştik. Biz bu coğrafyada yaşayacaksak gerçekleri bileceğiz ve krizlere bağlı şekilde sektörü geliştireceğiz. Tanıtımda yüz yıl sonra da olsa turizm geliştirme ajansını kazandırdık sektöre. Devlet sektör el ele vererek turizm ülkeleri içinde en etkili yoğun tanıtım yapan ülke olduk. Arkeolojik değerleri, deniz, kum, güneşin, kültürel değerlerin ne kadar zengin olduğunu biliyoruz. Bunların gün yüzüne çıkarılması konusunda birçok projeyi yaptık, yapıyoruz” dedi.
Arkeoloji konusunda 12 aylık kazı programları başlattıklarını kaydeden Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yeni dönemde, çok daha hızlı gitmemiz gerekiyor dedik ve geleceğe miras projesini başlattık. 60 yılda yaptığımız işi gelecek 4 yılda yapacağız. Hızlı değil, yoğun yapacağız. Ege’ye baktığımızda turizmde olması gereken pasta payının çok altında olduğunu görüyoruz. Doğru politika, planlamalarla Ege’yi, yüzde 10 olan payını yüzde 20’lere getirmek. Bu zenginliğe sahipken hak ettiği payı alamaması düşündürücü. Muğla da geleceğe miras projelerinin başlangıcını yapacak. Bodrum, Türkiye’nin en nitelikli turizm gruplarını ağırlayan bölgesi. Büyük bir hazine Bodrum. Ama onlara hizmet edecek ne altyapı ne üstyapı var. Turizm sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı ile olabilecek bir sektör değil. Bütün bölgenin sahip çıkması gereken, yerel yönetimlerin merkezi yönetim ile birlikte ortak projeleri hayata geçirmesi gereken bir sektör. Büyükşehir belediyelerine yazı yazmaya başladık. Master planlarınızı gönderin diye. 4-5 şehirde kalacağız diye düşünüyorum. Eğer bir turizm şehriysek, gelirlerimizin büyük kısmı turizme endeksliyse o zaman yerel yönetim seçimlerinde mutlaka adaylarınızdan turizm master planlarını isteyin. Turizm master planları büyükşehir belediyelerinin konusudur. Çünkü potansiyeli en iyi sizler bilirsiniz. Hem planlardan, hem altyapı ve üstyapıdan sorumludur. Biz plan hazırlanırken her türlü desteği veririz. Uluslararası konumlanmasını, nasıl yapılacağını çalışırız. Bunlar 50 yıllık planlar şeklinde hazırlanır. Bizim görev süremiz dolacak. Yeni gelen arkadaşlar o görevi hızlı şekilde devralıp devam edebilirler. Sınırsız potansiyel var sınırlı kaynak var. Planda, öncelikler sıralanıyor bir takvime yayılıyor. O kapsamda her kurum üzerine düşen görevi bilir, her yıl bütçede pay ayırır. Hızlı şekilde sorunlar, ilgili kurumlar tarafından gerçekleştirilir. En büyük sıkıntımız sektörün kısa süreli olması. İlk çözmemiz gereken şeylerin başında sezonun uzatılması geliyor. Master plan hazırlarsanız, işimiz çok daha kolay olur. Hava trafiğini de organize ederiz. Krizler bize ne öğretti? Pazar çeşitliliği olmayan ülkeler krizlerden çok olumsuz etkileniyor. Sektörü bağışık hale getirdiğimizde aşmaya başlarız krizleri. THY 300’den fazla şehre uçuş alıyor. Hava trafiğini çeşitlendirir, hava yollarımızı ne kadar kuvvetli hale getirirsek krizlere o denli bağışıklık kazanırız. Bodrum’la ilgili bana bir proje geldiğinde canıgönülden yapmaya hazırım. Bodrum’u sadece Bodrum olarak görmüyoruz. Türkiye’nin marka yüzü, tanıtım yüzü olarak görüyoruz. Bodrum nitelikli turizm açısından Türkiye’nin bir cazibe noktası. Biz bunu çok iyi değerlendirmek istiyoruz. Sizlerden tek isteğimiz bize yardımcı olmanız. Birçok proje geliştiriyoruz. Birçoğu da dinlenmeden, siyasi gerekçelerle, rant projesi denip reddediliyor. Projeleri inceleyin. İki tarafı da dinleyin. Zaten siz şehriniz adına en doğrusuna karar vereceksiniz. Bize anlatma fırsatı verirseniz, bizler de proje detaylarını seve seve paylaşırız.”
Toplantıda konuşmaların ardından başlayan soru cevap kısmı, basına kapalı yapıldı. – MUĞLA
]]>İYİ Parti Kdz. Ereğli Belediye Başkan Adayı Murat Sesli, İYİ Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Yasemin Erdoğan, İYİ Parti Kdz. Ereğli Belediyesi 1. Sıra Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu Kdz. Ereğli’de faaliyet gösteren yöresel derneklerin başkan ve yöneticileri ile bir araya gelerek önümüzdeki dönemde hayata geçireceği projelerin sunumunu yaptı.
Kdz. Ereğli Belediyesi önceki dönem başkanlarından Murat Sesli gecede yaptığı konuşmada yöresel derneklerin sorunlarını bildiklerini belirterek göreve gelir gelmez yöresel dernek evlerinin tadilatını yaparak modern bir hale getireceklerini söyledi. Kdz. Ereğli ilçesinde festivallerin en güzel şekilde yapılmaya devam edeceğine vurgu yapan Sesli, ilave olarak gençler için rap ve rock festivalleri yapacaklarını dile getirdi. Sesli konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Şu an dernek evlerinde sıkıntılarınız olduğunu biliyorum. Oraların tadilata ihtiyacı var. Göreve geldiğimizde buraları yeniden elden geçirip modern bir hale getireceğiz. Kdz. Ereğli festivallerle anılan bir şehir. Göreve geldiğimizde Kdz. Ereğli yine festivaller şehri olacak. Hatta gençlerimiz için rap ve rock festivali yapmayı planlıyoruz. Ayrıca yöresel derneklerimizin yapacağı etkinliklerin senede bir defa tüm maliyeti bizim tarafımızdan karşılanacak. Konaklamasından, yemeğine, sanatçısına kadar masrafları biz üstleneceğiz. Yöresel derneklerimizin yapacakları etkinliklerle yaz ayını dolu dolu yaşarız. Yöresel dernekler bizim için çok önemli. O yüzden de her türlü desteği vereceğiz. 2007-2009 yılları arasında 20 aylık bir dönemde Kdz. Ereğli’ye çok büyük hizmetler yaptık. Kdz. Ereğli’nin her mahallesine 120 bin ton asfalt, taş duvarlar ve alt yapısını yaptık. O dönemde 700 öğrenciye Türkiye’de ilk defa burs verdik. Bizden sonra da öğrencilerimize burs verilmedi. ‘Cumhuriyet’imizin 100. Yılında 100 proje ile geliyoruz’ sloganımızın içerisinde 10 mega proje, 90 tanede çoğunluğu sosyal proje olmak üzere belediyemize gelir getirici bir çok proje var. Kdz. Ereğli’den dışarıya okumaya giden maddi durumu iyi olmayan öğrencilerimize her ay 5000 TL burs vereceğiz. Belediye market kuracağız. Burada 2 bin aileye belediye kart vererek bununla ihtiyaçlarını karşılayabilecekler. Vereceğimiz kart ile vatandaşlarımız marketten et ve tavuk ürünleri hariç her türlü ihtiyacını karşılayabilecek. Türkiye’de en büyük gezi organizasyonunu 3 bin 500 kadınımızı 67 otobüsle Çanakkale’ye götürerek biz yaptık. Mayıs ayından itibaren kadınlarımıza buradan sesleniyorum; gezilere hazır olun. Mayıs ayından itibaren Çanakkale, Anıtkabir, Kapadokya, Mevlana, Eyüp Sultan, Ayasofya, Safranbolu, Abant, Burdur Salda Gölü ve Isparta Gülbahçelerine gezilere gideceğiz. Kadınlarımıza önem veriyoruz dedik ve meclis listemizde 11 kadınımıza yer verdik. Bütün belediye meclis üyesi adayları listesine bakabilirsiniz. Şöyle bir şey akıllara gelebilir; bu kadar proje yapıyorsun, 5 bin TL burs, 5 bin TL alışveriş; bunların parası nerden karşılanacak? Kdz. Ereğli Belediyesi’nin şu anki bütçesi 1.4 milyar TL. Eski parayla 1 triyon 400 milyon TL. Ben ticaret yapıyorum. Paranın nasıl yönetileceğini iyi bilirim. Parayı doğru yöneteceğiz ve çalmayacağız, çaldırmayacağız. Ayrıca projelerimiz içerisinde mevcut bütçeyi daha da yukarılara çekecek gelir getirici bir çok projemiz var. Bunları hayata geçireceğiz. Vaat ettiğimiz tüm projelerimizi hayata geçirebiliriz. Kdz. Ereğli’de 30 senedir bir çok şey yapılmamış. İnsanlar inanamıyor. Daha önce nasıl hizmet ettiysek bu projelerimizin hepsini de hayata geçireceğiz. Şu ana kadar projelerini açıklayan hiç kimse yok. Biz projelerimiz üzerinde uzun süredir çalışıyoruz. Tüm projelerimiz hazır ve bunları sosyal medyamızda ve toplantılarımızda açıklıyoruz. Bunun yanında Kdz. Ereğli sahilimizi en güzel şekilde yapacağız. Festivallerin en iyisini yapacağız. Bunları yaparken ‘Her noktaya eşit hizmet’ anlayışı ile tüm mahallelerimize de hizmet edeceğiz.”
Sesli’nin konuşmasının ardından Kent Meydanı, Camii, Belediye Binası, Kepez ve Cevizler kavşağı battı çıktı, Kepez-Devrek Yolayrımı, Potbaşı, Elmatepe, Echomar Hastanesi ve Açık Çarşı bölgelerine yapılacak alt geçitler, Göztepe Köprüsü yenileme ve otopark, Beyçayırı Stadı altı otopark, Endüstri Meslek Lisesi alanına yapılacak yeni yaşam alanı ile Cezaevi’nin bulunduğu alana yapılacak spor kompleksinin tanıtımları sinevizyon eşliğinde yöresel derneklerin başkanlarına izlettirildi. Yöresel derneklerin başkan ve yöneticileri projeleri ayakta alkışlarken, Sesli’ye güvendiklerini söyledi. – ZONGULDAK
]]>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, yeni projelerini kent merkezinde düzenlenen toplantıda tanıttı. Toplantı öncesinde ilk 5 yılda Antalya’da yapılan ve yapımı devam eden projelerin da tanıtım gösterimi yapıldı. Toplantıya çok sayıda basın mensubu katıldı. Toplantıda Başkan Muhittin Böcek’in kendi sesiyle anlattığı hayat hikayesinin yer aldığı kısa filmi de gösterime sunuldu.
“ASAT’ın 3 ay sonra elektrikleri kesilecekti, 78 milyon TL faturası yatırılmamış”
Konuşmasına siyasi hayatını anlatarak başlayan Başkan Böcek, “2014 yılında rekor kırarak Konyaaltı’nda belediye başkanı seçildim. 25 yıllık başarı hikayemiz bizi büyükşehre aday yaptı. Gece gündüz demeden koştuk, oy veren vermeyen herkesin emrinde olacağımızı söyledik. Antalya’mızda kimseyi ötekileştirmeyeceğimizi söyledik. Antalya’mıza bizden önce çivi çakan herkese teşekkür ettik. Biz öncelikle hedeflerimizi belirledik, borçlu bir belediyemiz vardı. ASAT’ın 3 ay sonra elektrikleri kesilecekti, 78 milyon TL faturası yatırılmamış. Hiçbir arkadaşımızı siyasi görüşünden dolayı cezalandırmadık. Bu düşünceyle 28 arkadaşımız disiplin kurulu ile görevden ayrıldı. Onun dışında bütün çalışma arkadaşlarımızla görevimize devam ettik” dedi.
“Sağ elimizin verdiğini sol elimiz görmesini istemedik”
Görevi süresince doğal afetlerin yaşandığına dikkat çeken Başkan Böcek, “Sel ve deprem felaketleri yaşadık. 11 ilinizi sarsan ve resmi kayıtlara göre 50 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği depremle sarsıldık. Gönüllü 8 bin 8 kişi ile birlikte deprem bölgesi için gece gündüz çalıştık. Herkes elinden geleni yapmaya çalıştı, biz de işimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Sağ elimizin verdiğini sol elimiz görmesini istemedik. Orada yapılanlar vatandaşlarımızın parası ile yapıldı. Deprem bölgesinde bize görev verilen yerlerde çalıştık. 5 yıl içerisinde birçok olumsuzluk yaşarken güzel şeyler de yaşadık. Festival sayısını 8’e çıkardık” dedi.
“2. Etap raylı sistem için 379 milyon TL para ödedik”
2. Etap raylı sistem için 379 milyon TL para ödediklerini belirten Başkan Böcek, “Bu paralar vatandaşımızın parası. EXPO şimdi sünnet ve düğün törenleri için kullanılıyor. Yeni dönemde orada birçok etkinlik yapmak istiyoruz. Sosyal belediyecilik ile ilgili bütün vatandaşlarımıza dokunmaya çalıştık. Yerelde kalkınma projesi ile bugüne kadar yapılmayanları elimizden geldiğince yaptık. 50 ton suyu 50 TL yaptık. Türkiye’de en ucuz suyu veriyoruz, 5 ton su bir ekmek parası dedik. Sosyal yardım alan vatandaşlarımızın 10 tona kadar suyunu ücretsiz yaptık. Üniversite öğrencilerimize 5 ton suyu bedava yaptık, şimdi 10 tona çıkaracağız” dedi.
“77 proje ile yola çıktık 182 projeyle tamamladık”
3 bin 311 kilometre yer altına yerleştirilen su borusu ile 30 büyükşehir belediyesi arasında birinci sırada yer aldıklarını belirten Başkan Böcek, “514 kilometre kanalizasyon döşedik. 5 yıllık sure içerisinde 77 proje ile yola çıktık 182 projeyle tamamladık. Belediyecilik insanların yaşamını kolaylaştırmaktır. Öğrencilerimize 8 bin TL burs veriyoruz. Antalya’da imar yönetmeliği çıkardık, bütün arkadaşlarımızla belediye farkı gözetmeden çalışmamızı yaptık. 22 Mayıs’ta deprem mastır planını başlattım. Halka hizmet hakka hizmettir. Biz ASAT ile ilgili ek bütçeler yapmak zorunda kaldık. 2022 yılı ekim ayında 35 milyon elektrik faturası gelirken 2023 yılı ekim ayında 184 milyona çıktı. Su satışımız 30 büyükşehir belediyesinde KDV indirimini hemen uygulayan belediye olduk. Biz kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Bizim bütün sevdamız Antalya’dır. 913 mahallemizde bir mahallede kaç oy aldık diye bakmadık. Ömrümü bu kente verdim. Antalya için liyakatli arkadaşlarımla azimle gururla 5 yıl daha çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ittifakı, Antalya’da Antalya’nın ittifakı kurulmuştur. Kendisini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kabul eden, ülkemizin değerlerine inanan parti gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızın oyuna talibim. Bütün ittifakın belediye başkanıyım. Herkesin başkanı olmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
“Yeniden göreve gelince Altın Portakalın 60’ıncısını biz yapacağız”
Toplantının ikinci bölümünde ise önümüzdeki 5 yıl içerisinde yapılacaklar yer aldı. Projelerin tanıtımının ardından Başkan Böcek, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Altın Portakal Festivali hakkında sorulan bir soruya cevap veren Başkan Böcek, “Ben göreve başladığımızda şehirde bir Altın Portakal bir de Piyano Festivalimiz vardı. Biz bunların yanında 8 tane daha festival yaptık. Altın Portakal’ı özüne döndüreceğimizi söyledik, bin kişi ile değil 10 bin kişi ile yapacağımızı söylemiştik. Altın Portakal 4 yıl dolu dolu geçti, 5’inci yılda iptal edildi. 10 bin kişilik salonumuz iptal edildi. Herkesin özgürce yaşadığı bu şehirde Altın Portakal’ı seçime kurban ettiler. Yeniden göreve gelince 60’ıncısını biz yapacağız. Ben bana oy verenleri mahcup etmedim. Antalya’da neyin nerede nasıl yapıldığını hepiniz biliyorsunuz. Biz kendimizi Antalya’mıza ve gençlere adadık” dedi.
“EXPO alanını 31 Mart seçimlerinden sonra ben isteyeceğim”
Yıllık 500 milyon TL çamur yakmaya para ayırdıklarını belirten Başkan Böcek, “2016 yılında EXPO açıldı, 49 ülke geldi. EXPO’ya çok üzülüyorum, orası uluslararası hem tarımda hem turizmde özel bir yerdir. Nasip olursa 31 Mart seçimlerinden sonra ben isteyeceğim. Antalya’da gelen turist sayısı ile birlikte 26 milyon kişiye hizmet ediyoruz. Antalya’da biz belki reklam yapamadık ama görülmeyen şeyleri yapmaya çalıştık” ifadelerine yer verdi.
“Ulaşımla ilgili yapılması gereken ne varsa yapıyoruz”
Kentte yaşanan trafik sorununa da değinen Başkan Böcek, “2019 yılında Antalya bizi seçti, o günden bugüne TÜİK açıklamasına göre nüfus 184 bin 549, motorlu taşıt sayısı 387 bin 696 artmış. İki kişiye bir araç düşüyor. Bunun içerisinde otellerdeki servisler yok, deprem bölgesinden gelenler yok. Rus ve Ukrayna’dan gelen yok. 125 akıllı kavşak yaptık, cırnık köprüsünü elinizden alan mı vardı neden yapmadınız? 58 fore kazık çaktık, elimizden geldiğimizde hizmet ettik. Trafik denetleme merkezini yaptık. Şehir içerisinde çalışan otobüs 250 otobüse kadar duştu. Şuanda 569 otobüs çalışıyor. Taşınan sayısı 50 bine kadar duştu. 100 tane otobüs yeniledik. Faytonları ilk kaldıran biz olduk. Ulaşımla ilgili 38 kilometre olan çevreyolunun 18 kilometresi açılmadı. İller bankası kavşağından Uncalı kavşağına kadar karayolları sorumluluğunda olduğuna dair tabela koyduk, kesildi. Ulaşımla ilgili yapılması gereken ne varsa yapıyoruz. Antalya’da belediye olarak taksicilerin 6 bin 300 TL tutarındaki kamerasını biz takacağız” sözlerine yer verdi.
“Benim hiçbir şekilde anket çalışmam olmadı”
Yaklaşan seçimlere yönelik bir anket çalışması olup olmadığı yönünde soruya da cevap veren Başkan Böcek, “Benim hiçbir şekilde anket çalışmam olmadı, ben halkıma güveniyorum. Benim halkım ne yapacağını bilir. Diğer siyasi partiler ile ilgili bir eleştirim de olmaz. Ben bu millete hiç yanlış yapmadım, tabanda biz ittifakı sağladık. Ülkemizin değerlerine inanan herkesin oyuna talibim” açıklamasında bulundu.
“Antalya’da 490 bin emeklimiz var”
Antalya’da 490 bin emekli olduğuna dikkat çeken Başkan Böcek, “Şehit yakınları, dul ve yetimler ve gazilerimiz ile ilgili bir çalışmamız var. Emekli kahvelerin sayılarını hızla arttırıyoruz. 19 ilçeye yaygınlaştırmaya çalışıyoruz” dedi. Muhittin Böcek’in insanların gönlünde olduğunu belirten Böcek, afişlerine zarar verenler olduğunu belirterek zarar verenleri de kınadığını belirtti.
Güneş mahallesinde 1 yılda 545 daireyi tamamladıklarını belirten Başkan Böcek, “Altıntaş bölgesi çok hızlı gelişen bir bölgedir. Yeni dönemde altyapı çalışmalarını en kısa surede tamamlayacağız” dedi. – ANTALYA
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kardeş kenti Almanya’nın Oberhausen Belediyesi iş birliğinde ‘İklim Eğitimi ve İklim Diyaloğu Güçlendirme Projesi’nin açılış toplantısı Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Toplantıda, özellikle son yıllarda artış gösteren iklim krizinin getirmiş olduğu problemler ve yaşanan iklim değişikliklerinin önüne geçilmesi için yapılması gereken konular ele alındı. İklim ve çevre konusunda hem yerel, hem de uluslararası yönetimlere çok sorumluluk düştüğünün ve bu paydaşların iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğinin vurgulandığı toplantıda; Oberhausen’dan gelen temsilciler ile Büyükşehir Belediyesi’nin iklim ve çevre ile ilgili gerçekleştirmiş olduğu proje ve çalışmalardan bahsedilerek bilgi alışverişinde bulunuldu.
Almanya’nın Oberhausen kentinden Oberhausen Belediyesi’ni temsilen 6 kişilik bir ekiple toplantı yaptıklarını kaydeden İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi ile Afet İşleri Dairesi Başkanı Dr. Kemal Zorlu, etkinliğin 3 gün süreceğini dile getirdi. Projenin Oberhausen Belediyesi ile ortak bir şekilde yürütüldüğünü aktaran Zorlu, şunları söyledi:
“Projenin amacı; hem Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde, hem de Oberhausen’da iklimin korunması, iklim değişiklikleri ile ilgili uyum ve azaltım çalışmaları hakkında birbirimize bilgi aktarmaktan oluşuyor. Bizler burada yapmış olduğumuz çalışmaları, onlar da kendi yaptığı çalışmaları bize aktaracaklar. Aynı zamanda iklim konusundaki eğitimlerin nasıl yapılacağına dair de bilgi paylaşacağız.”
İklim ve çevre ile ilgili çalışmaları, Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi ile birlikte bir adım daha ileri taşıdıklarını da aktaran Zorlu, merkezin açıldığı günden bu yana çoğunluğu 6-14 yaş arası çocuklardan oluşan 45 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini de sözlerine ekledi.
Oberhausen’dan gelen ekibin Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’ni de incelediğini dile getiren Zorlu, şöyle devam etti:
“Onlar burayı gezmekten çok memnun oldular. Almanya’da böyle bir merkezin bulunmadığını ve burayı gıpta ile gezdiklerini ifade ettiler. Böyle bir şeye öncülük etmek de, bizler için oldukça mutluluk verici bir duygu. Daha önce de bir proje kapsamında merkezimizi Almanya’dan ziyaret eden bir ekip oldu. Yakın zamanda biz de bir ekip olarak Oberhausen’ı ziyaret ederek, onların yürüttüğü çalışmaları yerinde inceleyeceğiz. Böylece uluslararası ilişkilerimizi daha iyi noktaya taşımış olacağız. Bu yürütülen çalışmaların bir amacı da, burada vermek istediğimiz eğitimleri vermek ve iyi uygulama örneklerini diğer alanlara taşımak. Böylelikle karşılıklı olarak bilgi aktarma ve diyalog sağlamış olacağız.”
Etkinliğin sonunda, Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Oberhausen Belediyesi’nin kardeş şehir olmasının 20. yıl dönümü kutlandı. 20. yıla özel pasta kesilen etkinlikte, Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı İbrahim Evrim de yer alarak, Oberhausen’dan gelen temsilcilere hediyelerini takdim etti.
]]>18 Ocak’ta Ankara’da düzenlenen aday tanıtım toplantısında yeniden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday gösterilen Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, yeni projelerini tanıtmak üzere basın toplantısı düzenledi. Düzenlenen toplantıya Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Murat Cahid Cıngı ve Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Hayri Danacı, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, MHP Kayseri İl Başkanı Seyit Demirezen, ilçe belediye başkanları, bürokratlar, daire başkanları, genel müdürler ve gazeteciler katıldı.
Başkan Büyükkılıç, Yeni 5 Yıl Projeleri Sunum Toplantısı’nda kentte görev yapan yaygın ve yerel basın mensuplarıyla bir araya gelerek, Kayseri için hazırladıkları projelerini kamuoyu ile paylaştı. Başkan Büyükkılıç, merkez ve ilçeler için yapılacak olan çalışmaların hayırlı olmasını dileyerek, “Huzur şehri Kayseri’mizi daha iyi noktaya taşıma adına hep beraber merkezini imar ve ihya ederek, taşrasını da ihmal etmeyerek yol alma yönünde irade göstermemiz gerektiğinin bilincindeyiz. O açıdan insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle yol alacağız” dedi.
Yapılacak seçimlerin de hayırlı, uğurlu olmasını huzur içinde sonuçlanmasını temenni eden Büyükkılıç, “Bugüne kadar gerek şahsımda gerekse diğer belediye başkanı kardeşlerime bizleri sevip, seçip, güvenen, oyları ile sahiplenen hemşehrilerimize minnet duyuyor, teşekkür ediyorum. Yine aynı şekilde Kayseri’mize bugüne kadar belediyecilik anlamında ve diğer hizmetlerle ilgili emeği geçen, katkısı olan tüm kardeşlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.
Başkan Büyükkılıç, Kayseri’yi sevdiklerini ve şehrin herkes tarafından gururla paylaşıldığını dile getirerek, “Şehrimize bir çivi çakanın başımızın tacı olduğunu buradan paylaşmak istiyorum. İnsanların hayırlısı hizmetkar olandır. Biz de bu bağlamda inşallah hizmetkar olmaya, dua almaya, şehrimizi en güzel şekliyle paylaşmaya özen göstereceğimizi ifade etmek istiyorum. Biz şehrimizi seviyoruz, şehrimizin Allah’a şükürler olsun, herkes tarafından gururla paylaşıldığının farkındayız. Büyükşehirlerin imkanları, fırsatları Kayseri’mizde mevcut, büyükşehirlerin konforu mevcut, büyükşehirlerin sıkıntısı çok şükür yok denilecek kadar da azdır” ifadelerini kullandı.
Büyükkılıç liderliğinde Büyükşehir’in yönetişim anlayışı
Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi yönetişim anlayışından bahsederek, “Yönetişim anlayışımız var. İnsan odaklı, hizmet ve eser siyasetini önemseyen, yerel kalkınmayı asla göz ardı etmeyen, verdiği sözü yerine getiren, katılımcı, kapsayıcı, hesap verebilir anlayışta olan. Kayseri’mizin bugüne kadar geldiği noktayı göz ardı edecek değiliz ama hedefimizdeki Kayseri ne olmalı diye üzerinde durmamız gerektiğini paylaşmak isterim. Dijital çağdayız. Biz de bu anlayış içerisinde her alanda şehrimizi akıllı ve dijital Kayseri mantığıyla çevreye duyarlı Kayseri anlayışıyla, sıfır atıkla uyumlu Kayseri’mizi sürdürmeye devam etme kararıyla, dirençli şehir Kayseri anlayışıyla, üretken ve rekabetçi Kayseri” şeklinde konuştu.
2019 yılından bu yana Kayseri Büyükşehir Belediye olarak hayata geçirdikleri proje ve hizmetleri de anlatan Başkan Büyükkılıç, “Gerek Kayseri Büyükşehir Belediyesi gerekse ilçelerimiz, biz birlikte bir anlam ifade ederiz, 16 ilçe belediye başkanımızı da bağrıma basıyorum. Yaptıklarımız var, yapacaklarımızı da paylaşacağız. Yaptıklarımızdan sırf Büyükşehir’in 430 civarında yapmış olduğu büyük projeler var. Sırf bu sene 153 büyük projeyi hayata geçirdiğimizin farkındayım. Bir demet sunacağız, adeta çiçek gibi şehrimizi bir çiçek demeti gibi bazı projelerimizi paylaşarak devam edeceğiz” diye konuştu.
Millet Bahçesi dolup taşıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür eden Büyükkılıç, hükümet ve belediyelerin iş birliğiyle şehre yapılan hizmetlerin yakışan cinsten olduğunu nitelendirerek, yaklaşık 5 yıllık süreçte Kayseri’ye kazandırılan marka projeleri anlattı. Başkan Büyükkılıç, Cumhuriyet’in yüzüncü yılında hizmete açılan ve vatandaşlardan yoğun ilgi gören 1 milyon 260 bin metrekare alanda 1 milyon metrekarelik yeşil alanıyla dikkat çeken Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi projesinin detaylarından söz ederek açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleştireceğini söyledi.
Havaalanı terminal binamız Kayseri’ye yakıştı
Başkan Büyükkılıç, geçtiğimiz günlerde hayata geçirilen Kayseri Havaalanı Yeni Terminal Binası’nın da hizmete açıldığını hatırlatarak, “Havaalanı terminal binamız Kayseri’ye yakıştı. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum” sözleriyle, video gösterimi eşliğinde projenin detaylarını aktardı.
Kente kazandırılan İldem-Şehir Hastanesi ve Talas Anayurt-Cumhuriyet Meydanı raylı sistem hatları ile ilgili de bilgiler paylaşan Büyükkılıç, Sahabiye, Oruşreis, Cemikebir kentsel dönüşüm projelerinden de söz etti. Başkan Büyükkılıç, kente kazandırılan diğer ulaşım projelerine dikkat çekerek, 7 adet katlı kavşak, 11 adet köprü yapıldığını, 35 adet yeni bulvar ve cadde açıldığını, 971 kilometre uzunluğunda yolda 1 milyon 851 bin 500 ton sıcak asfalt serildiğini kaydetti.
Kayserililerin hizmetine sunulan eğitim tesisleri ve sosyal tesisler hakkında da bilgiler veren Büyükkılıç, 3 adet sosyal yaşam merkezi, 4 adet sosyal hizmet tesisi, 6 adet sosyal tesis, 6 adet sosyal destek projesi, 7 adet eğitim tesisi ile kent merkezi ve taşrasının zenginleştirildiğini dile getirdi.
Başkan Büyükkılıç, kültür projelerine de bir parantez açarak, kütüphaneler, sosyal tesisler, kültürel tesisler ile çalışmaları sürdüklerini ifade etti. Büyükkılıç, tarih ve turizm projeleri kapsamında da 6 adet müze, 18 adet restorasyon, 7 adet kazı desteği, 8 alanda turizm faaliyetiyle Kayseri’yi en güzel şekilde tanıtmaya özen gösterdiklerini ve göstermeye devam ettiklerinin altını çizdi.
“Gençlerimiz bizim geleceğimiz”
“Öğrencilerimiz, gençlerimiz bizim geleceğimiz” diyen Büyükkılıç, ulaşım desteklerinden eğitim desteklerine, nakdi yardımlardan su faturası ve gıda yardımlarına, Spor A.Ş. ve sosyal tesis indirimlerinden şehri tanıtma projelerine, çamaşır yıkama merkezinden gençlik meclisine kadar öğrenci ve gençlere yönelik gerçekleştirilmiş olan projeleri sıraladı.
Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin 2024 Avrupa Spor Şehri unvanı aldığını hatırlatarak, kente kazandırılan 13 adet spor tesisinin yanı sıra Kayseri Uluslararası Yarı Maratonu, Spor A.Ş. ve Erciyes A.Ş.’nin spor faaliyetleri, Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi, geleneksel spor etkinlikler, KAYMEK A.Ş. etkinlikleri gibi spor faaliyetlerinden bahsetti. Büyükkılıç, etkinlikler ve festivaller çerçevesinde ise rekorlar kıran Kayseri Kitap Fuarı, bisiklet yarışmaları gibi etkinlik ve projelere de değindi.
Çevreci projeler kapsamında GES, RES, biyogaz gibi önemli projeler de dahil toplam 17 proje ile çevreyi korumaya özen gösterdiklerini ifade eden Büyükkılıç, kalkınan Kayseri vizyonu ile TOMTAŞ, Erciyes Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili gayretlerinden de söz etti. Başkan Büyükkılıç, 6 Şubat depremleri sürecinde yaşananları da paylaşarak afetlerle mücadele konusunda merkez ve taşrada üzerlerine düşeni yapacaklarını vurgulayarak, akıllı şehircilik projeleri, 16 ilçede hayata geçirilen projeler, rekor altyapı yatırımlar, ödüller kazanan projelerden bahsetti.
Yeni hizmet döneminde Kayseri’yi ileriye taşıyacak projeleri kamuoyuna duyuran Başkan Büyükkılıç, ilk olarak olmazsa olmaz olarak nitelendirdiği ulaşım projelerini anlattı. Büyükkılıç, “Biz bu alanda bilimsel çalışmaları çok önemsiyor, vatandaşlarımızın da görüşlerini alarak yol alıyoruz” dedi.
Kartal Kavşağı projesi
Büyükkılıç, Kartal Kavşağı’nın gündemde olduğunu ifade ederek, “Bu konuda gereğini yapma mantığı içerisinde çalışacağız. Burada 5 kavşakla ilgili çalışma yapacağız. 2 tanesi Erciyes Üniversitesi’nin önünde 2 tanesi Kartal bölgesinde, 1 tane de Tacettin Bulvarı’na ayrılan. 5’i birden gerdanlık gibi ışığı hiç görmeden, bekleme olmadan herkesin yol alacağı bir proje olarak karşımıza çıkacak. Projelendirdik, her türlü zemin etüdü hazır, kaynak hazır. Sayın Mehmet Özhaseki Bakanımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Başkan Büyükkılıç, yeni hizmet döneminde hızla hayata geçirilecek olan Kartal Kavşağı Projesi’nin detaylarını ise video gösterimi ile paylaşarak, “En kısa zamanda da bitirme yönünde irade göstereceğimizi ifade etmek istiyorum, Allah mahcup etmesin diyorum” ifadelerini kullandı.
Erkilet Tramvay Hattı
Yeni hizmet dönemi projeleri içerisinde dikkat çeken Erkilet Tramvay Hattı Projesi’ni kente kazandıracaklarını belirten Büyükkılıç, Ulaştırma Bakanlığı’na sunulan proje ile Erkilet Bulvarı, Kayseri Havalimanı noktalarından 4,5 kilometrelik yer altı tüneli ile Seyyid Burhaneddin Hazretleri Türbesi’ne oradan da uzanacak Hulusi Akar Bulvarı üzerinden Talas Mevlana Raylı Sistem Hattına kavuşacağını anlattı. Başkan Büyükkılıç, projenin KUMSmall bölgesinden Erkilet Bulvarı’na kadar olan 2 kilometrelik kısmı için seçimlerin hemen ardından çalışmalara başlayacaklarını duyurdu.
Büyükkılıç, Erenköy Bulvarı’nı hizmete açtıklarını hatırlatarak Mehmet Özhaseki Bulvarı ile Erenköy Bulvarı kesişim noktasında Erenköy Bulvarı Altgeçidi projesini hizmete sunacaklarını belirtti. Mustafa Şimşek Bulvarı devamına katlı kavşak inşa edeceklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, Mustafa Şimşek Bulvarı Nalçik Bulvarı Katlı Kavşağı’nı hayata geçireceklerini dile getirerek, “Burada Nalçik Bulvarı ya da Malatya yoluna diyelim çıkan güzergahta yol tek yönlü çalışıyor, biz bunu rahatlatacak aynı zamanda her yöne gidecek, Sivas tarafına da Malatya tarafına da şehir merkezine de diğer mahallelere de gidecek şekilde hayata geçireceğiz” dedi.
DSİ Katlı Kavşağı’nı da önemli bir proje olarak nitelendiren Büyükkılıç, trafik yoğunluğunu azaltacak olan projenin de şehre kazandırılacağını sözlerine ekledi. Sunumundaki ulaşım yatırım ve projeleri hakkında hızlı trene de değinen Başkan Büyükkılıç, son çalışma fotoğrafları ile hızlı tren çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Büyükkılıç, hızlı tren çalışmalarının hızla devam ettiğini ve hiç bir sıkıntı yaşanmadığını belirterek, “Şehrimize şimdiden hayırlı olsun” dedi.
Büyükkılıç, Organize Sanayi Bölgesi trafiğini rahatlatma çalışmaları bağlamındaki çalışmalarından olacak 15 Temmuz Bulvarı’nın devamı niteliğindeki 30 metre genişliğe sahip 4 kilometrelik, Organize Sanayi-Erenköy Bulvarı Yeni Yol Bağlantısı ile yeni bir önemli ana arteri hayata geçireceklerini bildirdi.
Danişmentgazi Mahallesi’nden Mehmet Özhaseki Bulvarı yol bağlantılarının da inşa edileceğini belirten Büyükkılıç, bu kapsamda Prof. Dr. İhsan Ketin Caddesi 1 kilometrelik 25 metre genişliğindeki yol planından, yine aynı caddedeki 1 kilometrelik 50 metre genişliğindeki kanal yolundan ve Mehmet Özhaseki Bulvarı’na 1 kilometrelik 25 metre genişliğindeki bağlantı yolunun yapılacağından bahsetti.
Büyükkılıç, Şehir Hastanesi civarındaki Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı’nın devamı olacak ve Erkilet Bulvarı’na bağlanacak 3,1 kilometrelik 30 metre genişliğindeki ana arteri de şehre kazandıracaklarını paylaştı. İldem’de İldem-D imar yolu olarak 2,5 kilometrelik 30 metre genişliğinde yol ile 0,5 kilometre 30 metre genişliğinde yol yapacaklarını da kaydeden Büyükkılıç, burasının da gelişme bölgesi şeklinde devam edeceğini sözlerine ekledi.
Büyükkılıç’tan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a vefa
Gökkent Mahallesi’nde de onlarca metre genişliğinde ve kilometrelerce yol yapacaklarını aktaran Büyükkılıç, havalimanına bağlanacak olan 1,35 kilometrelik 30 metre genişliğindeki Prof. Dr. Aykut Özdarendeli Caddesi devamının tamamlanacağını, yeni yapılan yolun isminin Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı olacağı müjdesini verdi.
Büyükkılıç, inşa edecekleri 1,5 kilometrelik 30 metre genişliğindeki Havalimanı-Erkilet Bulvarı bağlantısı ile Erkilet’teki vatandaşların havalimanına direkt ulaşım sağlayacağını anlattı.
Sivas Bulvarı ile Kocasinan Bulvarı arasında Uğurevler Mahallesi’nde 30 metre genişliğinde 1,5 kilometrelik yol, Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde 30 metre genişliğinde 2,1 kilometrelik yeni yol planı yaptıklarını böylelikle Sivas Caddesi ile Hulusi akar Bulvarı arasında bir kestirme yolun şehre kazandırılacağını kaydetti.
Anadou Harikalar Diyarı’nda 25 metre genişliğinde 1,3 kilometre ve 1,2 kilometrelik 15 metre genişliğinde Cırgalan’ı Kuzey Çevre Yolu’na ve Gesi’ye bağlayacak yollar yapacaklarını ifade etti. Büyükkılıç, yaptıkları ve yapmayı planladıkları yolları anlatan kısa videoyu da kamuoyuna sundu.
Şehrin sadece taşıt trafiği, konforu ve güvenliği değil, yayalara yönelik de yeni dönemde yapmayı planladıklarını dile getiren Büyükkılıç, yeni yaya üstgeçitlerini anlattı. 7 adet yaya üst geçidi yapacaklarını belirten Büyükkılıç, terminal, Yakut, Yıldızevler, Seyyid Burhaneddin, Kartal ve Talas Bulvarı gibi noktalara talepler ve ihtiyaçlar doğrultusunda yaya üstgeçitleri yapacaklarını, ilerleyen süreçlerde yeni ihtiyaç olan yerleri de gündemlerine alacaklarını söyledi. Bisiklet yolları konusunda 31 kilometre ilave yaptıklarını, yeni dönemde ise yeni yollar yapacaklarını, mevcut yolları da iyileştireceklerini belirterek, “Bisiklet yollarımız olmazsa olmazımız” dedi.
Kayseri’de gece seferleri
Tren yaya geçitleri konusunda da 2 yeni yaya geçidi yapacaklarını söyleyen Büyükkılıç, gece seferleri noktasında Kayseri’de yoğun anahat üzerlerinde 24 saat ulaşım hizmetlerini sürdüreceklerini vurguladı.
‘Gittiğin Kadar Öde’ projesi hayata geçiyor
Büyükkılıç ayrıca akıllı şehircilik bağlamında tramvay hatlarında yeni bir uygulamayı hayata geçireceklerini vurgulayarak, akıllı kartlar ile ‘gittiğin kadar öde’ projesini gerçekleştireceklerini de söyledi. Park et-Devam et uygulamasını da gerçekleştireceklerini söyleyen Büyükkılıç, Kayseri’de kolay, konforlu, güvenli ve akıcı bir trafik hizmeti sağlayacaklarını belirtti.
Açıklamalarında yeni dönemdeki kentsel dönüşüm çalışmalarından da söz eden Büyükkılıç, İncesu Semerkent Mahallesi Toplu Konut Projesi’nden, her birisinin biner konutu içeren İncesu Saraycık Mahallesi Yeni Konutları’ndan, Argıncık Kentsel Dönüşüm Projesi’nden söz ederken, Sahabiye Kentsel Dönüşüm’ün 3 etabını ise Emlak Konut ile gerçekleştireceklerini vurguladı.
Alzheimer Merkezi Projesi
Sosyal Hizmet Projeleri’ni de kamuoyuna duyuran Büyükkılıç, yeni dönemde, bir doktor olarak Alzheimer Merkezi Projesi’ni çok önemsediğini ifade ederek, Alzheimer hasta olan vatandaşların ve yakınlarının hayatını kolaylaştırmaya çalışacaklarını paylaştı.
Çocuklara beslenme desteği
Çocukları da önemsediklerini belirten Büyükkılıç, yeni dönemde çocuklar için okullarına beslenme desteği sunacakları da ifade ederek, diğer sosyal hizmetlerini sıraladı.
Engelli vatandaşlara su ücretlerinde yüzde 50 indirim
Sıcak Yuvam Projesi sayesinde ihtiyaç sahibi vatandaşlara barınma desteği sunacaklarını ayrıca engelli vatandaşlara destek noktasında da onların temiz, sağlıklı ve bakımlı hanelerde yaşamalarını sağlama adına temizlik ve basit tamirat hizmetlerinin gerçekleştirileceğini ve ayrıca yine yüzde 40 ve üzeri oranda engeli bulunan engelli vatandaşlara su ücretlerinde yüzde 50 indirim uygulayacaklarını anlattı. Büyükkılıç, engellilerin toplu taşımaya erişimi konusunda da araçların tam erişimli olmasını sağlayacaklarını söyledi.
2024’ten itibaren 23 Nisan tarihlerinde çocuk kitapları fuarı ve şenliği düzenleyeceklerini müjdeleyen Büyükkılıç, tüm ilçelere ekmek, gıda, kömür, süt, kırtasiye, ulaşım, aile desteği, çorba, sıcak yemek ve nakdi yardımlar gibi sosyal yardımların gerçekleştirileceğini de sözlerine ekledi.
Büyükşehir, ‘Emekli Evi’ kuruyor
Emeklilerin yaşam kalitesini arttırmak, sosyal kültürel etkinliklerle emeklileri buluşturmak amacıyla Emekli Evi kuracaklarını ifade eden Büyükkılıç, Uluçınarlar Yaşam ve Dayanışma Merkezlerini yaygınlaştıracaklarını ve Emekliler Kafeteryası’nın da sayısını arttıracaklarını belirtti.
Mobil Göz Tarama ve Gezici Bilim Otobüsü
Toplum sağlığını önemsediklerini bunun için, daha önce gezici diş tarama hizmeti sunduklarını ifade eden Büyükkılıç, mobil göz tarama aracını hizmete koyacaklarını da ifade eden Büyükkılıç, Bilim Merkezi Kapınızda sloganı ile ‘Gezici Bilim Otobüsü’ hizmeti vereceklerini dile getirdi.
Müzeler ve Kütüphaneler Şehri’ne Yeni Projeler
Sunumunda “Bizim olmazsa olmazımız” diye nitelediği kültür sanat projelerinde değinen Büyükkılıç, Külte Kaniş-Karum’da 3 bin 500 metrekare büyüklüğünde kayadan oyma Türkiye’nin en büyük müzesinin hayata geçirilme sürecinde olduğunu belirterek, Develi Belediyesi’nin de destekleri ile Develi Askerlik Şubesi’nin kütüphaneye dönüşmesi noktasında destek sağladıklarını belirtti.
Kayseri’yi kütüphaneler ve müzeler şehri yapmaya devam edeceklerini ifade eden Büyükkılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fosil Müzesi projemiz devam ediyor. Mamutlar, gergedanlar, fillerin atası 7,5 milyon yıl önce yaşamış, Kızılırmak kenarından çıkıyor, gelen giden hayran kalıyor. Bu konuda üzerimize düşeni yapacağız” dedi. Koramaz Vadimizde bir müzemiz hazır, Ticaret Müzesi Jandarma Konağı diye bilinen yerde hazır, İlçe Halk Kütüphanelerimiz devam ediyor. 7/24 kütüphaneyi gençlerimizin insanına sunacağız. Kitap Kafeleri arttıracağız, İldem Çocuk Kütüphanesi, Keykubat Semt Kütüphanesi, Yakut mahallemizde kütüphanemizi hayata geçiriyoruz.”
Çocuk kreşlerini hayata geçiriyoruz. Şehir Hastanemizin hemen yanı başında başlıyoruz, Beyazşehir’de benzer bir projemiz var. Amacımız, insanların hayatını kolaylaştırıp, onlara destek vermektir” ifadelerini kullanan Büyükkılıç, “Restorasyon projeleri de bizim için önemli” diyerek Tavukçu Mahallesi 3’üncü etap, Aziz George Kilisesi, Kızıl Köşk, Alaybeyli Camii restorasyon projeleri ile tarihe sahip çıkacaklarını anlattı.
Turizm projelerinden değişik vadilerle ilgili ıslah projeleri, turizm faktörü olarak Sarımsaklı ve Erciyes’te Karavan Park projesi ve Sağlık Turizmi Kongresi gibi çalışmalar yapacaklarını söyledi.
Büyükkılıç, Akıllı Şehircilik Projesi’ne özel parantez açarak, şunları söyledi:
“Akıllı Şehircilik artık olmazsa olmazımızdır. Zaten altyapımız hazır, şehrin tamamını kucaklayacak ve kuşatacak çalışmaya imza atacağız. Mart ayındaki meclisimizden Akıllı Şehircilik Daire Başkanlığımızı geçiriyoruz. Akıllı şehircilikte vatandaşın yaşam kalitesini arttıracağız. Genç Kayseri Kart ile gençlere yönelik olarak rahatlıkla kullanacağı hem indirimli hem bilgilendirme projemiz olacak. Çiftçi Bilgi Sistemi, Felaket Kurtarma Merkezi, Engelsiz Ulaşım Mobil Uygulaması, Alzheimer hastalarına ücretsiz Aklım Sende saati, açık veri platformu, İlaçlama Bilgi Sistemi, Kültür Rehberi, Muhtar Bilgi Sistemi, Mesire Alanı Bilgi Sistemi, Sportif Kayseri Projesi, Dijital Şehir Laboratuvarı olacak.”
“2026’da Kayseri’mizi Teknofest ile Buluşturacağız”
Bilime yeni dönemde de önem vermeye devam edeceklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, “2026’da Kayseri’mizi Teknofest ile buluşturacağız. Yakında Sanayi Bakanımız teşrif edecek. Aynı zamanda uzaya çıkan ilk Türk astronotumuz da Kayseri’mize gelecek. Büyük bilim şenlikleri yapmaya devam edeceğiz. Bilişim Akademisi bizim için önemli bir proje. Çocuklarımızı burada iki yıl süreyle burada eğiteceğiz. Teknoloji Hangarı da önemli bir projemizdir” dedi.
Programda, Bilgisayar Mühendisi Prof. Dr. Celal Öztürk, Endüstri Mühendisi Doç. Dr. Feyza Gürbüz, Bilgisayar Mühendisi Dr. Rifat Kurban, Çevre Mühendisi Doç. Dr. Şükrü Taner Azgın, Elektrik-Elektronik Mühendisi Prof. Dr. Mustafa Türkmen, Bilgisayar Mühendisi Dr. Murat Taşyürek’in Bilişim Akademisi’nde yer alacağını duyurduğu hazırlanan video da izletildi.
Büyükkılıç, Sosyal Tesis ve Hizmet Tesisi Projeleri kapsamında şehir için önemli olan, ekonominin can damarları nakliye başta olmak üzere bu alana hizmet edecek olan Lojistik Merkezi, Ziya Gökalp Yaşam Merkezi, Millet Bahçesi’nin içerisinde prestijli bir Nikah Salonu ve yaz dönemlerinde Matematik Köyü gibi projeleri de anlattı.
Yeni Otogar Projesi’ni hayata geçireceklerini de anımsatan Büyükkılıç, “Kumsmall AVM ve Mobilyacılar Sitesi Bölgesi’nde yeni otogarımızı, daha butik, daha günün koşullarına uyarlanmış, tramvay hattı yanı başında olacak, çevre yol kenarında olacak güzel bir projeyi hayata geçireceğiz. Seracılık Mükemmeliyet Merkezi diye bir projemiz var, seracılığı mükemmel nasıl yapılır diyerek öncü olacağız” dedi.
Konuşmasında ‘Dirençli Şehir Kayseri olmazsa olmazımız’ ifadelerini kullanan Büyükkılıç, “bu yönde yaptıklarımız çok fazla, yapmamız gerekenleri de çok önemsiyoruz. Deprem Master Planı oluşturulacak, kentsel dönüşüm ile master planımız mevcut, Afet Eğitim Merkezi’ni kuruyoruz. Deprem Bilgi Sistemi’ni hayata geçiriyoruz. Çok önemli mikrobölgeleme, şehrimizin 200 milyon metrekarelik alanında gerekli taramayı yaptıracağız, en önemli hazırlığı tamamlamış olacağız. Jeoloji Bilgi Sistemi, Bölge Faylarının Tektonizmasının İncelenmesi, Engelli Bireylere Afet Bilinci Eğitimi vereceğiz” diye konuştu.
Avrupa Spor şehrine yakışacak projelerini de kamuoyuna aktaran Başkan Büyükkılıç, konuşmasında “Spor Köyü diye projemiz var, şehrin doğusunda ulaşım sorunu olmayan bölgede olacak. Sümer Kapalı Tenis Kortu’nu hayata geçiriyoruz. Atletizm Pisti’ni Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde hayata geçireceğiz, ayrıca 4 tane daha saha ekliyoruz. Erciyes Yeni Tenis kortlarının yanı sıra gençlik oyunları ve spor, kültür festivalleri düzenleyeceğiz” ifadelerine yer verdi.
Büyükkılıç, Keykubat Millet Bahçesi, Özel Hobi Evleri, Sarımsaklı Mesire Alanı, Şahruh Köprüsü Rekreasyon Alanı, Belsin Yılanlı Dağı Mesire Alanı, Deliçay Mesire Alanı, Erkilet Mesire Alanı, Yeni Parklar, Ağaçlandırma Projeleri, Ali Dağı Ağaçlandırma Projesi, Erciyes Dağı Ağaçlandırma Projesi, Entegre Katı Atık Bertaraf Tesisi, Yeni Katı Atık Transfer İstasyonları, Gürültü Eylem Planı, Yağmur Suyu Hasadı ve Kombi Desteği gibi çevreci projelerden de bahsetti.
Başkan Büyükkılıç, 16 ilçeye yapılacak projeleri de şöyle sıraladı:
“İlçelere sosyal tesisler, tarım ve hayvancılığa kayıtsız şartsız destek sürecek, 200 ton nohutu 300 tona çıkardık. Taşramızda asfalt yollarımıza, sanat yapılarına, kilitli parke, onarım bakım desteğine, spor sahaları yapımı devam ediyoruz.”
Altyapı projelerinin devam edeceğini hatırlatan Büyükkılıç, “İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi projemiz, hibesi hazır. Planlanan kolektör hatları hazır. Doğu bölgesine su temini projemiz hazır, enerji üretim tesisleri projeleri de hazır. Çok önemli proje Arıtma, Kurutma ve Yakma projemizi de hayata geçireceğiz. Yağmur Suyu Hasadı projemizde de üzerimize düşeni yapacağız” şeklinde konuştu.
Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuklarını söyleyen Başkan Büyükkılıç, “Sizlere layık olmaya çalışan anlayışımız var. 16 ilçe belediye, 1 Büyükşehir sizlerle, el ele, gönül gönüle sizlere layık kılsın Mevla’m diyoruz” diyerek, sözlerini sonlandırdı.
Düzenlenen toplantı, fotoğraf çekilmesinin ardından son buldu. – KAYSERİ
]]>Bozüyük CHP İlçe Başkanlığı tarafından Belediye Düğün Salonu’nda belediye meclis üyesi adayları ve il genel meclis üyesi adaylarının tanıtım toplantısı yapıldı. Toplantıda, Cumhuriyet’in 100. yılında partiye yeni katılan 100 üyeye parti rozeti takıldı.
Toplantıda ilk olarak CHP Bozüyük İlçe Başkanı İsmail Akçasoy, tüm misafirlerine ‘hoş geldiniz’ diyerek kısa bir konuşma yaptı. İlçe Başkanı Akçasoy, şunları kaydetti:
“Cumhuriyetimizin 100. yılında 2024 yerel seçimlerin Bozüyük ilçemizde startını vermek istiyoruz. İl ve belediye genel meclisi listelerini hazırlarken yönetimle birlikte çok titiz çalışmalar gerçekleştirdik. Belediye meclisinde de Belediye Başkanımız Mehmet Talat Bakkalcıoğlu ile birlikte çok titiz, çok güzel karşılıklı istişarelerle liste hazırladık. Emin olun ki göreceğiniz listede değerli adaylarımızı buraya çağıracağız. Sanki şampiyonlar ligi. Nereden baksanız mükemmel bir liste hazırlandığına inanıyoruz ve güveniyoruz. ve diyoruz ki iyi ki varız, iyi ki Cumhuriyet Halk Partiliyiz.”
Başkan Bakkalcıoğlu da 2019 yılındaki seçimlerde kullanılan seçim müziğini hatırlatarak, şunları söyledi:
“2019’da göreve geldik, sokaklarda her yerde bu şarkıyı çalarak kadınlarımız gençlerimiz dolaştı ve seçildik. 5 yıl hizmet ettik Bozüyük’e. Bu 5 yılda yaptıklarımızı size biraz önce dağıttığımız bu kitapçıkta özetlemeye çalıştık. Sevgili yol arkadaşlarım biz kalıcı, geleceğe, gelecek kuşaklara kalacak şeylere proje diyerek çalıştık. Bir düzine 12 tane, 12 dev projemiz vardı. Bu kitapta hepsi var. Park yapmak, yol yapmak, altyapı yapmak, temizlik. Bunlar belediyenin asli görevleridir. Bunlara proje demek yanlıştır. Proje dediğin kalıcı olacak, sürdürülebilir olacak, kente dokunduğunu hissettirecek şeylerdir. Bu kitapları okumanızı, dağıtmanızı istiyorum. Kadınlarımız, gençlerimiz bizim en kıymetli varlıklarımız. Tabii çocuklarımız, gençlerimiz. ve kadınların bu çalışmalar sırasında binlerce basılı bu kitapçığı her yere dağıtmasını istiyorum. Biz belki birileri gibi şov yaparak bunları anlatamadık, anlatamıyoruz ama bunlardan yararlanan hemşehrilerimizin karşılığını verdiğini ve bunların değerini bildiğini hissediyorum.
Geçen dönem yapma vaadi verdiğimiz bazı projelerimizi de ne yazık ki yapamadık, sebebi yaptırılmadığı için. Bir tanesini biliyorsunuz yayınladım. Bozüyük’e dev bir akciğer yapalım dedik, BOZPARK yapalım dedik, yola çıktık. Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan kamu yararı kararı aldık, Tarım Bakanlığı burası tarım arazisi, o paylaştığım videoda yerini de görüyorsunuz. Bozüyük içinde, eğer oraya biz park yapmazsak gelecek dönemlerde birileri orayı binalarla doldurabilir. İşte bunu bu süreci yaşarken bu kamulaştırılması gereken alanda kamulaştırmaya zaman kalmadı. Tekrar seçilirsek Allah yardımcımız olur Bozüyük halkı bizi seçerse bu BOZPARK’ı yapacağız arkadaşlar. Şimdi diyecekler ki nasıl? Hem yapamadın, gene yaptırmazlar. Öyle değil arkadaşlar, onun yolunu da biz biliyoruz. Gelir gelmez başlayacağız, görevimizin 3 veya 4 yılında BOZPARK’ı kullanmaya başlayacağız.
İkincisi üst geçit sorunu var Bozüyük’ün, üst geçit sorununu da çözelim istedik. Gelir gelmez devlet kurumlarıyla görüştük. Yeşilkent girişine bir köprü yapmışlar, şehrin doğu girişine, batıda mezbahanın oraya da bir tane yapıp Bozüyük’ün içini komple kapatmayı planlıyorlardı. Dedik ‘Bu böyle olmaz, şehir içindeki trafiğe katkı verecek bir yere yapalım’ neresi? yaya alt geçidinin olduğu yer, üstten kentten girdiğinizde otogara inebileceğiniz. Anlaştık, projelerini yaptık, biz yapamayız dediler, biz yaptırdık belediye olarak, her şeyi tamamladık. 2021 yılı bahar aylarında projeyi sunduk, çok engeller oldu ama sunduk. Beklemeye geçtik, Eylül ayında 2021’in yani bunu bütün kurumlara dağıttık işte DSİ, karayollarına inceleniyor dediler. İyi, Kasım ayı aralık ayı arasıydı bir yazı geldi, ‘Yapmıyoruz’ dediler arkadaşlar. 2022 yılı dayanmış, yatırım büyük bir yatırım, O da o şekilde kaldı. Tekrar uğraştık ama olmadı, işte tekrar göreve gelirsek belediye bütçesiyle onlara sormadan yapacağız arkadaşlar.
Bugün burada bir üçüncü dev projemizi açıklayacağım. Daha devamında yapacaklarımızı hep paylaşacağım birlikte. Kentin içerisinde kaldı Küçük Sanayi çarşılarımız, Yeni Sanayi Çarşısı da öyle onu değiştirmek mümkün değil. Eski Küçük Sanayi çarşımızı ilaveler de yaparak en az 200 iş yerinin olduğu, kente bir küçük sanayi ve ticaret merkezi yapacağız arkadaşlar. Şimdi bu hafta içinde kooperatif kuruldu, Sanayici, küçük sanayici arkadaşlarımızla onlarla burada bir toplantı yapacağız. Daha kurucular var, üyeleri yazmadılar not alıyorlar. 400 kadar başvuru varmış. Tabii hepsi gelecekse daha da büyüyebiliriz, burada toplanacağız, ben üç bölgede yer belirledim, bunu bir ben biliyorum, en yakınlarımda bilmiyor. Bu konuları söyleyince rantçılar gidip oraları kapatmaya çalışıyorlar, onun için anlatmıyorum, onlara da söyleyeceğim. Göreve gelince en büyük üçüncü projemiz o olacak kentin içinden bu küçük sanayiyi çıkaracağız.
Biraz sonra Belediye Meclis Üyelerimiz ve İl Genel Meclis Üyelerimizle tanışacağız, çok güzel alt kuşaktan gençten orta kuşağa kadar yüzün üzerinde sayıyı tam bilemiyorum yeni üyemiz var, gönüllü olarak geldi hepsi, buraya çıkacaklar, onlara rozetlerini takacağız. Buraya çıkacak bu üyelerimiz Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne gönderilerek üye kayıtları yapıldı arkadaşlar, yapılacak değil yani yapıldı bunu belirtmek isterim. Güzel bir dönemimiz olsun istiyorum, Allah yolumuzu açık etsin, Allah yardımcımız olsun. Seçmenimize her yerden birlikte ulaşacağız, kadınlarımızın, gençlerimizin bu çalışmadaki desteği bizim için çok önemli. Tabii bütün insanlarımızın ki önemli, birlikte hep birlikte başaracağız. Arkadaşlar ben şöyle söyleyeyim böyle sloganlarımız da olacak göreceksiniz ‘Onlar konuşur konuşur yine biz yaparız’ arkadaşlar, hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.”
Bakkalcıoğlu’nun konuşmasının ardından Belediye Meclis Üyeleri adayları ve İl Genel Meclis Üyesi adayları tanıtılarak partiye yeni katılan üyelere rozetleri takıldı.
]]>Yılmaz, ATO Congresium’da düzenlenen, AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Proje Tanıtım Toplantısı’na katıldı.
Programın ardından basına değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkan adayı Turgut Altınok’un çok iyi bir hazırlık yaptığını ve projelerinde bütüncül bir yaklaşım sergilediğini belirterek, “Altyapıdan sosyal desteklere, ekonomik belediyecilikten kültür sanata çok geniş bir yelpazede son derece iyi yapılmış bir hazırlığa şahitlik yaptık.” diye konuştu.
Siyasetin aynı zamanda bir hesap verme mekanizması olduğunu ifade eden Yılmaz, demokratik siyasetin hesap vermeyi gerektirdiğini, bir seçime girilirken ne söylediği ve ardından nelerin yapıldığının çok önemli olduğunu kaydetti.
Yılmaz, siyasete güvenin temelinin de bu olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yapamayacağınız şeyi söylemeyeceksiniz. Söylediğiniz şeyi de sonuna kadar takip edip, yapmaya çalışacaksınız. Özellikle Ankara’nın son 5 yılda söylenen, vadedilen birçok projeye kavuşmadığını, bunların gerçekleşmediğini çok somut verilerle Turgut Bey ortaya koymuş oldu. Bunun hesabını vermesi gerekenler, Ankara halkına bu hesabı vermeli diye inanıyorum. Demokrasinin gereği de siyasete olan güvenin gereği de budur.”
“Şehirlerimizin çeperlerinde, kırsalında, gıdayı, tarımı geliştirmemiz lazım”
Yılmaz, Altınok’un altyapıya ilişkin projelerinin çok önemli olduğunu, Ankara’nın uzun bir süre daha altyapıya yatırım yapmadan devam etme imkanının bulunmadığını dile getirerek, “Özellikle havaalanı metrosu gibi altyapı projeleri, ulaşıma yapılacak altyapı yatırımları, şehirleşme, kavşaklar çok çeşitli projeleriyle Turgut Başkanımız yeniden Ankara’nın sermayesine sermaye ekleyecek. Sermayeden yiyen bir anlayışla değil, sermayeyi tüketen bir anlayışla değil, üstüne yeni projeler, eserler, hizmetler sağlayan bir anlayışla hazırlıklarını yapmış durumda.” ifadelerini kullandı.
Altınok’un, Ankara’nın uzun yıllardır beklediği fuar alanı konusunda da çok somut bir takvim ortaya koyduğunu ve bir yılda bitirmeyi vadettiğini aktaran Yılmaz, diğer yandan sosyal belediyecilik anlamında da çok geniş yelpazede projelerin bulunduğunu söyledi.
Yılmaz, tanıtım toplantısında, sosyal kültürel faaliyetlerden ulaşım desteklerine, barınmadan beslenmeye her alanda, özellikle gençlerle birlikte olacak bir belediye vizyonunun Altınok tarafından ortaya konulduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ekonomik belediyecilik anlamında da şehir ekonomileri anlamında da gerçekten örnek olabilecek nitelikte bir çerçeveyi yine hep birlikte dinledik. Turgut Başkanımız tarıma çok büyük vurgu yaptı. Kent tarımı, şehir tarımı diyoruz. Artık bizim şehirlerimizin çeperlerinde, kırsalında, gıdayı, tarımı geliştirmemiz lazım. Bu makro olarak da bizim hükümet olarak da hep desteklediğimiz bir yaklaşım. İnşallah genç çiftçiler başta olmak üzere, çiftçilerimize tarıma yapılacak bu destekle hem tarımsal üretimi arttırmış olacağız hem daha güvenli, daha ucuza Ankara halkının beslenmesi de temin edilmiş olacak. Tarım sektörü stratejik bir sektördür. Bir ülkenin, şehrin tarımda kendine yeterliliği son derece kıymetlidir. Turgut Başkanımız da ata tohumundan çiftçi desteklerine çok çeşitli alanlarda tarıma ne yapacağını ortaya koydu. Tarımı şehirle entegre bir yaklaşım içinde ele aldı.”
“Büyük hizmetlere, büyük projelere hep birlikte imza atacağız”
Ankara’nın başkent olmasının yanı sıra bir üretim ve ekonomi merkezi olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nın ekonomisini inşa ederken Ankara’nın öncü rol oynayacağını söyledi. Yılmaz, “Değerli başkanımız da az önce yeni organize sanayi bölgeleriyle araştırma altyapısına, teknolojiye vereceği desteklerle benim ekonomik belediyecilik dediğim belediyeciliğin çok güzel bir modelini ortaya koydu. Huzurunuzda kendisini, ekibini bunun için ayrıca tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Yılmaz, toplantıda, turizm alanında da Altınok’un, Ankara’nın tarihi dokusunu ayağa kaldıran ve sağlık turizmine yönelik projeleriyle Ankara’ya çok güzel bir perspektif sunduğunu söyledi.
Merkezi yönetim olarak Ankara’yla ilgili her türlü olumlu düşünce ve projenin her zaman yanında olduklarını vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:
“Bir uyum, gönül ve vizyon birliği içinde Ankara’ya, Ankaralılara hizmet edeceğiz. Bu şehrimizi Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir noktaya hep birlikte taşıyacağız. Bunu da Ankaralılarla, Ankara’nın tüm kesimleriyle birlikte yapacağız. Benim bir önerim var ekonomik belediyecilikle ilgili. Bence bu şehrin belediye başkanı en az üç ayda bir, tüm iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelmeli, istişareler yapmalı. Yol haritasını, detaylarını ona göre şekillendirmeli. Bizim Ankara’da çok işe ihtiyacımız var ama çok iş göremedik son 5 yılda maalesef. Keşke görebilseydik. Önümüzdeki dönem inşallah lafla değil eserlerle, icraatlarla çok işi görmüş olacağız. Büyük hizmetlere, büyük projelere hep birlikte imza atacağız.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nın, Ankara’nın, üretimin, sanatın, kültürün yüzyılı olacağını vurgulayarak, Ankaralıların desteğine ve duasına talip olduklarını söyledi ve Altınok’a başarılar diledi.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yarın açılacak ‘Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’nde incelemelerde bulunduktan sonra Yedikule İstasyonu’nda düzenlenen bir basın toplantısında konuştu.
Türkiye’de de özellikle büyük şehirlerde artan nüfusa ve araç sayısına paralel olarak yaşanan trafik sorununu ortadan kaldırmanın en önemli yolunun raylı sistemleri yaygınlaştırmaktan geçtiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Bu noktada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, ülkemiz genelinde 12 ilimizde işletme altında olan 868,3 kilometre şehir içi raylı sistem hattının 398,8 kilometresini biz inşa ettik. Yeni projelere de devam ediyoruz. Şu anda da Bakanlık olarak Kocaeli, Konya, Bursa ve İstanbul’da olmak üzere yapımı devam eden 8 projede toplam 98 kilometre uzunluğunda raylı sistem hattı inşaatına devam ediyoruz. Bu 8 projeden yarın açılışını yapacağımız Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem Hattı ile birlikte 4’ü İstanbul’da bulunuyor. Yarın hizmete açacağımız Kazlıçeşme-Sirkeci projesinin yanında İstanbul’da yapım çalışmaları devam eden diğer hatlarımız; Bakırköy (İDO)-Bahçelievler-Kirazlı, Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı ve Altunizade – Çamlıca Camii – Bosna Bulvarı Metro Hatlarıdır. Bu 4 projenin toplam uzunluğu da 52,2 kilometredir. Özetle; İstanbul’un kent içi ulaşım ağını güçlendiren dünyanın en özgün ve saygın kent içi raylı sistem projelerini bir bir hizmete alıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Sirkeci-Kazlıçeşme arasındaki 8,3 kilometrelik hattımızı modernize edilmiş olarak hizmete sunacağız”
Ekim 2022’de Pendik-Sabiha Gökçen Metro Hattı’nı, geçen yıl da 22 Ocak’ta İstanbul Havalimanı-Kağıthane Metro Hattı’nı, 8 Nisan’da da Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi-Kayaşehir Metro Hattı’nı açtıklarını hatırlatan Bakan Uraloğlu, “Yaklaşık bir ay önce de Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın son halkası Kağıthane-Gayrettepe kesiminin açılışını yapmıştık. Yarın ise 140 yıldan fazla bir süre İstanbul ulaşımının omurgalarından biri olarak hizmet veren ama Asrın Projesi Marmaray ile hizmetini tamamlayıp atıl duruma düşen Sirkeci-Kazlıçeşme arasındaki 8,3 kilometrelik hattımızı modernize edilmiş olarak hizmete sunacağız. Atıl kalan bu hattı gerekli iyileştirme ve değişimleri yaparak bambaşka bir yapıda hem 8 istasyonlu demiryolu hem de yaya odaklı çevreci bir proje olarak yeniden İstanbul’a kazandırdık. Projemiz kapsamında ayrıca; 7,3 kilometre yaya ve bisiklet yolu 122 bin 550 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan, 22 adet karayolu ve yaya alt geçidi inşa ederek İstanbul halkına ayrıca katkı sunduk. 215 bin metrekarelik çalışma alanının 92 bin 450 metrekaresini demiryolu ulaşımı için kullandık. Geri kalan 122 bin 550 metrekarelik kesimi ise yaya yürüme alanı, bisiklet, scooter parkuru, dinlenme gezinti, spor ve rekreasyon alanları olarak düzenlendik. Böylece İstanbul’umuza yeni nesil ulaşım projesi kazandırdık. Bu kısmı İstanbullu vatandaşlarımızın yaya olarak kullanımına açarak şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan imkanı sunduk” dedi.
“İstanbul’a 131 kilometre raylı sistem hattı kazandırdık”
Proje ile sadece demiryolu inşası yapmayıp, hat boyunca çevrede yaşayanların hayat konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Projemiz kapsamında ecdat yadigarı Yedikule, Kocamustafapaşa, Yenikapı ve Kumkapı tescilli duraklarımızı da; sanat tarihçileri, mimarlar, restoratörler ve arkeologlar ile birlikte çalışarak kurul kararları doğrultusunda restore ettik. Yine, proje kapsamında sahil yolu ile Samatya ve Cerrahpaşa hastanelerini bağlayan kavşağı da modernize ederek alt geçit gabarisini yükseltip ambulans ulaşımına da uygun hale getirdik. Cerrahpaşa ve Samatya Hastanelerine erişimi kolaylaştıracak yeni bir durak ilave ettik. Projemiz sayesinde 2024-2053 yılları arasında karayolu işletme ve bakım, trafik kazalarında azalma ve zamandan yapacağımız tasarruflarla toplam ekonomik kazanç yaklaşık 800 milyon euro olacaktır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak; Gebze-Halkalı Banliyö Hattı yani Marmaray, Levent-Hisarüstü, Tavşantepe-Sabiha Gökçen Havalimanı, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve Başakşehir Çam Sakura Şehir Hastanesi-Kayaşehir Metro Hatlarıyla İstanbul’a 131 kilometre raylı sistem hattı kazandırdık. Yarın, Sirkeci-Kazlıçeşme hattımızı da açtığımızda bu uzunluk 139,3 kilometreye yükselecek. Bu yılın ilk çeyreği içerisinde; 7 istasyonu ile 8,4 kilometre uzunluğundaki Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı Hattı’nı ve Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın Arnavutköy-İstanbul Havalimanı arasındaki 14 kilometrelik kesimini tamamlayarak açılışlarını gerçekleştirmeyi planlıyoruz” dedi.
“Yaptığımız araştırmalar İstanbul’un 1004 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu gösteriyor”
Yapılan araştırmaların, İstanbul’un 1004 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu gösterdiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, “İstanbul’un ulaşım sorununu artık yüzeyden çözmek mümkün değil. Yeraltına, yani metrolara inmeniz lazım. Bakanlığımızın yapımı devam eden projeleri bittiğinde İstanbul’un raylı sistem uzunluğunun 394,2 kilometreye çıkacağı düşünüldüğünde demek ki daha 600 kilometrenin üzerinde bir metro hattı daha yapılması gerekiyor. ve bize göre şehir içi ulaşımda öncelik de bu yönde olmalı. İstanbul, temel atmama törenleri değil, ihtiyaçları giderecek proje üstüne projeyi yani gerçek hizmeti bekliyor. İstanbul, hemşehrilerimizin dertleriyle dertlenen, tek gayesi sadece İstanbul olan bir belediye başkanını hak ediyor. AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Murat Kurum ile de İstanbul’un duraklama dönemine son vererek; seçimden hemen sonra mevcut yönetimin bir arpa boyu yol gidemediği belediye sorumluluğundaki raylı sistem uzunluğu ilk 5 yılda iki katına, 2034 yılında ise 1004 kilometreye çıkaracağız” diye konuştu.
“Derdimiz İstanbul’a hizmet olmalı”
Bakan Uraloğlu bir basın mensubunun İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açılış daveti ile ilgili açıklamaları hakkındaki sorusunu ise, “Bu dün ve bugün İstanbul’un ve Türkiye’nin gündemine oturdu. Bizim gündemimize oturacak bir konu değil. Biz İstanbul’a nasıl hizmet ederiz onun derdindeyiz. Kim hangi törene nasıl katılacak, kim hangi sırada oturacak, hangi sırada konuşacak derdimiz o değil. Burada güzel bir hizmeti yarın açacağız. Derdimiz İstanbul’a hizmet olmalı” diye yanıtladı.
Bakan Uraloğlu, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattında test sürüşü yaptı
Bakan Uraloğlu açıklamaları sonrası Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattında test sürüşü yaptı. Proje ile nostaljik ve keyifli bir yolculuk yapılacağını belirten Uraloğlu, sonrasında Sirkeci Garı’nda bekleyen vatandaşlarla bir araya geldi. Çay eşliğinde vatandaşlarla sohbet eden Uraloğlu, İstanbulluların projeyi beğendiklerini ve teşekkür ettiklerini ifade etti. – İSTANBUL
]]>Bakan Uraloğlu, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nın Yedikule istasyonunda incelemelerde bulundu.
Uraloğlu, burada yaptığı açıklamada, yarın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle İstanbul’un kent içi raylı sistem ağını güçlendirecek, şehre farklı bir vizyon kazandıracak en önemli projelerden birini daha başarıyla tamamlamayarak hizmete açmanın gururunu yaşayacaklarını dile getirdi.
Dünyanın metropol düzeyindeki birçok şehrinde ulaşımın en kolay ve hızlı sağlandığı yollardan birinin hiç şüphesiz metro ve tramvay gibi raylı sistem hatları olduğunu belirten Uraloğlu, özellikle büyük şehirlerde artan nüfusa ve araç sayısına paralel olarak yaşanan trafik sorununu ortadan kaldırmanın en önemli yolunun da raylı sistemleri yaygınlaştırmaktan geçtiğini vurguladı.
Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, ülke genelinde 12 ilde işletme altında olan 868,3 kilometre şehir içi raylı sistem hattının 398,8 kilometresini kendilerinin inşa ettiğini aktararak, yeni projelere de devam ettiklerini söyledi.
Şu anda da Bakanlık olarak Kocaeli, Konya, Bursa ve İstanbul’da olmak üzere yapımı süren 8 projede toplam 98 kilometre uzunluğunda raylı sistem hattı inşaatına devam ettiklerini bildiren Uraloğlu, bu 8 projeden yarın açılışını yapacakları Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem Hattı ile birlikte 4’ünün İstanbul’da bulunduğunu aktardı.
İstanbul’da yapım çalışmaları devam eden diğer hatlar hakkında bilgi veren Uraloğlu, şehrin kent içi ulaşım ağını güçlendiren dünyanın en özgün ve saygın kent içi raylı sistem projelerini bir bir hizmete aldıklarını kaydetti.
“Şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan imkanı sunduk
Abdulkadir Uraloğlu, yaklaşık bir ay önce de Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın son halkası olan Kağıthane-Gayrettepe kesiminin açılışını yaptıklarını hatırlatarak, “Yarın ise 140 yıldan fazla bir süre İstanbul ulaşımının omurgalarından biri olarak hizmet veren Sirkeci-Kazlıçeşme arasındaki 8,3 kilometrelik hattımızı modernize edilmiş olarak hizmete sunacağız.” dedi.
Atıl kalan bu hattı gerekli iyileştirme ve değişimleri yaparak bambaşka bir yapıda hem 8 istasyonlu demir yolu hem de yaya odaklı çevreci bir proje olarak yeniden İstanbul’a kazandırdıklarını ifade eden Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Yepyeni bir konsept ile yaya odaklı bir raylı sistem projesini İstanbul’a sunmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Projemiz kapsamında ayrıca; 7,3 kilometre yaya ve bisiklet yolu, 122 bin 550 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeşil alan, 22 adet kara yolu ve yaya alt geçidi inşa ederek İstanbul halkına ayrıca katkı sunduk. 215 bin metrekarelik çalışma alanının 92 bin 450 metrekaresini demir yolu ulaşımı için kullandık. Geri kalan 122 bin 550 metrekarelik kesimi ise yaya yürüme alanı, bisiklet, scooter parkuru, dinlenme, gezinti, spor ve rekreasyon alanları olarak düzenlendik. Böylece İstanbul’umuza yeni nesil ulaşım projesi kazandırdık. Bu kısmı İstanbullu vatandaşlarımızın yaya olarak kullanımına açarak şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan imkanı sunduk.”
Uraloğlu, proje kapsamında raylı sistem, yaya ve mikro mobilite araçları, sosyal aktivite alanları oluştururken, yıllardır kronikleşmiş trafik ve güvenlik sorunlarına neden olan yaya ve kara yolu alt geçitlerini rehabilite ettiklerini anlattı.
Proje ile sadece demir yolu inşası yapmayıp, hat boyunca çevrede yaşayan insanların yaşam konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Uraloğlu, “Projemiz sayesinde 2024-2053 yılları arasında kara yolu işletme ve bakım, trafik kazalarında azalma ve zamandan yapacağımız tasarruflarla toplam ekonomik kazanç yaklaşık 800 milyon avro olacaktır.” ifadesini kullandı.
“İstanbul’a hizmet aşkımız asla bitmeyecek”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, İstanbul’a 131 kilometre raylı sistem hattı kazandırdıklarını vurgulayarak, “Yarın, Sirkeci-Kazlıçeşme hattımızı da açtığımızda bu uzunluk 139,3 kilometreye yükselecek. Kimse şüphe duymasın ki Bakanlığımız milletimizin ulaşım ihtiyaçlarına en üst seviyede cevap verecek yatırımlar yaparken, şehrin en değerli alanlarını da vatandaşlarımızın kullanımına kazandırarak sosyal hayata önemli katkılar sunmaya devam edecektir.” dedi.
İstanbul’un ulaşım sorununu artık yüzeyden çözmenin mümkün olmadığına, yer altına yani metrolara inilmesi gerektiğine işaret eden Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Bakanlığımızın yapımı devam eden projeleri bittiğinde İstanbul’un raylı sistem uzunluğunun 394 kilometreye çıkacağı düşünüldüğünde demek ki daha 600 kilometrenin üzerinde bir metro hattı daha yapılması gerekiyor. Bize göre şehir içi ulaşımda öncelik de bu yönde olmalı. İstanbul, temel atmama törenleri değil, ihtiyaçları giderecek proje üstüne projeyi, yani gerçek hizmeti bekliyor. İstanbul, hemşerilerimizin dertleriyle dertlenen, tek gayesi sadece İstanbul olan bir belediye başkanını hak ediyor.”
AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum ile de İstanbul’un “duraklama dönemine” son vereceklerini belirten Uraloğlu, “Seçimden hemen sonra mevcut yönetimin bir arpa boyu yol gidemediği belediye sorumluluğundaki raylı sistem uzunluğunu ilk 5 yılda iki katına, 2034 yılına kadar ise 1004 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. İstanbul’a hizmet aşkımız asla bitmeyecek ve İstanbul için planladığımız ulaşım projelerini bir bir hayata geçireceğiz.” diye konuştu.
Uraloğlu, hattın test sürüşüne katıldı
Bakan Uraloğlu, açıklamasının ardından Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nda gerçekleştirilen test sürüşüne katıldı. Test sürüşü, Yedikule ile Sirkeci istasyonu arasında gerçekleştirildi.
Sirkeci istasyonunda basın mensuplarıyla sohbet eden Uraloğlu, raylı sistem hattında çalışan işçi ve mühendislerle de fotoğraf çektirdi.
İncelemenin ardından Kocamustafapaşa durağında araçtan inen Bakan Uraloğlu, beraberindekilerle proje kapsamında düzenlemesi yapılan yoldan Yedikule’ye doğru yürüdü. Daha sonra Bakan Uraloğlu ile Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan yolun bir kısmında bisiklet sürdü.
]]>Kayseri Büyükşehir Belediye’sinin desteklerini alan ve üretimini arttıran Kayseri çiftçisi sayesinde şehrin, 30 büyükşehir arasında işlenen tarım alanları miktarında 4’üncü sırada yer almasına aracı olan Başkan Büyükkılıç, bu kez de İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiği tarımsal üretime yönelik destek projeleri ile Kayseri’deki tarımsal üretimde, Türkiye çapında ilk ondaki aralarında son dönemde ilgi gören aspirin de yer aldığı en çok üretimi gerçekleştirilen zirai ürün sayısını 14’e çıkardı. Kadim kent Kayseri’yi turizm, spor, müzeler, eğitim, kütüphaneler ve tarım kenti yapma hedeflerine yönelik projeler üreterek, yatırım ve çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bu istikamette İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile iş birliği ve ziraat odaları ile çiftçi vatandaşların dayanışması sayesinde Kayseri’yi tarım kenti haline getirdi. Kayseri’nin 30 büyükşehir arasında işlenen tarım alanları miktarında 4’üncü sırada yer almasını sağlayan Büyükkılıç, bu kez de Kayseri’nin tarımsal üretimde, Türkiye çapında üretimi yapılan ilk ondaki zirai ürün sayısını 14’e çıkarmaya imkan tanırken, tarım ve hayvancılık için yüz milyonlarca liralık yatırımlarının da meyvesini alarak Kayseri’yi tarım şehri yapma hedefini tutturuyor.
Büyükşehir 1 Yılda 412 ton tohum dağıttı
Kentte Valilik ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği halinde hayata geçirdiği projelerle üreticinin daima yanında yer alan Büyükşehir Belediyesi, Başkan Büyükkılıç’ın talimatları doğrultusunda ‘üretim sizden, destek bizden’ projesi kapsamında tarımsal üretime etkin ve güçlü şekilde destek verdi. Bu kapsamda, Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında 16 ilçede üreticilere 412 ton tohum ve 5 bin adet fidan dağıtımı gerçekleştirerek 11 milyon 600 bin TL’lik tohum desteklemeleri yatırımına imza attı. Bu anlamda, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre Kayseri, Türkiye’deki tarımsal ürün yetiştirilmesi noktasındaki 14 ürün içerisinde bulunan aspir üretiminde, Türkiye 1’incisi oldu. Aspir üretiminde 8 bin 234 ton ile Türkiye’de 1’inci sırada yer alan Kayseri, çavdar üretiminde 33 bin 437 ton ile Türkiye’de 2’nci sırada yer aldı. Kayseri, çerezlik kabak üretiminde 16 bin 511 ton ile Türkiye 2’ncisi olurken, çerezlik ayçiçeği üretiminde 31 bin 901 ton ile Türkiye’de 3’üncü oldu. Şeker pancarı üretiminde 1 milyon 66 bin 371 ton ile Türkiye’de 3’üncü sırada yer alan Kayseri, kimyon üretiminde 248 ton ile Türkiye’de 4’üncü sırada yer buldu. Patates üretiminde 490 bin 72 ton ile Türkiye’de 4’üncü sırada olan Kayseri, kuru fasulye üretiminde 8 bin 410 ton ile Türkiye’de 6’ncı sırada yer aldı. Kayseri, elma üretiminde 236 bin 324 ton ile Türkiye’de 7’nci sırada yer alırken, arpa üretiminde 240 bin 804 ton ile Türkiye 9’uncusu oldu. Nohut üretiminde 16 bin 210 ton ile Türkiye’de 9’uncu sırada olan Kayseri, yonca üretiminde 489 bin 635 ton ile 9’uncu sırada yer buldu. Kayısı üretiminde 15 bin 764 ton ile Türkiye’de 9’uncu sırada yer alan Kayseri, çemen otu üretiminde 3 ton ile Türkiye’de 10’uncu sırada yer aldı. Kayseri’de göreve geldiği günden bu zamana kadar yaklaşık 5 yıllık süreçte, çiftçi ve besicilerin her zaman yanlarında olmaya gayret gösteren Başkan Büyükkılıç, ürettiği projeler, yaptığı yatırımlar ile zirai üreticinin en büyük destekçisi oldu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yaklaşık 5 yıllık sürede kentteki tarım ve hayvancılığa, yaklaşık 500 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirildi.
Türkiye’de ilk ortaklaşa uygulanan proje olan, Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleşen Mera Islah Projesi sayesinde tohumları Büyükşehir Belediyesi tarafından temin edilen toplam 600 dekar araziye tekrar mera vasfı kazandırıldı. Tohumların ekimi, Ziraat Odası Başkanlığı tarafından, daha önce Büyükşehir Belediyesi’nin hibe ettiği traktörler ile çiftçiler tarafından gerçekleştirilen proje ile tarımsal üretime büyük bir katkı sağlanmış oldu. – KAYSERİ
]]>Beşiktaş Belediyesi muhtemel İstanbul depremine karşı ilçe sakinlerini bilgilendirmek amaçlı ‘Dirençli yapılar güvenli Beşiktaş’ paneli düzenledi. Panele Panele İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, Beşiktaş Kaymakamı Oğuzhan Bingöl ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat katıldı.
Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, ” Dirençli yapılar güvenli Beşiktaş buluşması için buradayız. Beşiktaş ilçemiz İstanbul’daki en eski yerleşim yerlerinden birisi. Dünyanın her yerinden gelen insanların uğradığı bir yer burası. Biz Beşiktaş Belediyesi’nde göreve geldiğimiz andan itibaren deprem konusunda çok önemli adımlar gerçekleştirdik. Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünü ve İmar A.Ş’yi kurduk. Bunu kurmamızdaki amaç göreve geldiğimizde gördük ki Beşiktaş ilçemiz kent rantının en yüksek olduğu yerlerden. Müteahhitler buraya gelip tutamayacağı sözler vermiş dolayısıyla bir güven problemi çıkmış. Bunu kaldırmak için kamunun garantör olması gerekiyordu. Bu nedenle İmar A.Ş’yi kurduk. Kentsel dönüşümde Beşiktaş İmar A.Ş bu yapıları vatandaşlarla müteahhit arasında bir köprü olarak onları denetliyor. Şu ana kadar 50’ye yakın Beşiktaş’ta irili ufaklı sitenin muvafakatnamesini almış durumdayız” dedi.
“Beşiktaş Meydan projesinde de çok büyük zaman kaybettik”
Beşiktaş’ın hazırda bekleyen projeleri hakkında konuşan Akpolat, “Beşiktaş’ın en büyük sorunu biz burada yetki paylaşıyoruz. Bir karar alırken bir planı oluştururken Beşiktaş Belediyesi kendi meclisinin aldığı kararla imar planı yenileyemiyor. Hem İBB meclisinden hem koruma kurulundan hem de ilgili bakanlıktan onay gerekiyor. Yaşadığımız sıkıntıların en önemlilerinden birisi de bu yetki paylaşımı. Ortaköy ve Dolmabahçe planlarımız kurulda bekliyor. Beşiktaş Meydan projesinde de çok büyük zaman kaybettik 3.5 sene proje gitti geldi. Bu yetki kaybı binaların yenilenmesi anlamında işimizi geciktiriyor. Beşiktaş’ta 175 bin kişi yaşıyor ama günlük 2-3 milyon insan geliyor Beşiktaş’a. Biz de merkezi yönetimden 175 bin kişilik hizmet için bütçe alıyoruz, normalde bunun için bizim 1200-1300 kişi çalıştırmamız gerekiyor ama Beşiktaş’ın 6-7 mahallesi 24 saat yaşayan yerler. Biz de ona göre personel çalıştırıyoruz 2 bin 500 kişi ile biz bu ilçeye ancak yetişebiliyoruz. Dolayısıyla merkezi yönetimin bu belediyelerin aldığı payı gözden geçirmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Beşiktaş’ın 4-5 senedir çözülmeyen bu sorunlarının en büyük sebebi İBB İmar Komisyonu’nda olan planları engelleyen arkadaşlardır”
Beşiktaş’ın imar sorunlarıyla ilgili konuşan Akpolat, “Kaybedecek zamanımız yok ve bir deprem gerçeği var. Biz göreve geldiğimiz andan itibaren bunun için çalışıyoruz. Sokakta vatandaşlarımızın da en büyük endişesi deprem konusu. Beşiktaş’ın 4-5 senedir çözülmeyen bu sorunlarının en büyük sebebi İBB İmar Komisyonu’nda olan planları engelleyen arkadaşlardır. Bunları her yerde anlatmaya devam edeceğiz. Bizim kurduğumuz Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nün ve Beşiktaş İmar A.Ş’nin çok önemli adımlar attığını ve çok başarılı olacağına inanıyorum” dedi.
“Bizim bir takım siyasi düşüncelerden arınıp bu meseleleri çözmemiz gerekiyor”
Üç oturum şeklinde gerçekleşen panelde ilk oturumda vatandaşlara Prof. Dr. Mustafa Erdik ve Prof. Dr. Alper İlki, İstanbul’da deprem riskinin nasıl azaltılabileceği hakkında bilgi verdi.
Oturumun ikinci kısmında ise Prof. Dr. Erdem Canbay, Doç. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, Ali Faruk Göksu ve Beşiktaş İmar A.Ş, depremlerin felakete dönüşme sebepleri ve Beşiktaş’taki kentsel dönüşümün mevzuatı hakkında konuşma gerçekleştirdi.
Son kısımda da uzman isimler Sinan Türkkan, Tahir Gökçe Şengün ve Rüştü Gökhan Günal, kentsel dönüşümde güçlendirme çalışmaları ve zemin ile yapının statik dizaynından bahsetti. Panele katılan tüm konuşmacılar adına Beşiktaş Belediyesi tarafından Tema Vakfı’na bağışlanan fidan plaketleri takdim edildi. – İSTANBUL
]]>Bakan Uraloğlu, Kızılcahamam’da bir otelde düzenlenen Mühendislik Meslek Kanunu ve Teknik Hizmetler Sınıfı Çalıştayı’na katıldı.
Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının bir an önce sonlanması ve Filistin’in özgürleşmesi temennisinde bulundu.
Çalıştayda birçok konunun değerlendirileceğini ifade eden Uraloğlu, kamuda çalışan meslek gruplarının ücretlerindeki farklılığın arz-talep dengesiyle alakalı olduğunu söyledi.
Uraloğlu, hiçbir meslek grubunu ötekileştirmeden, bir bütünün parçaları şeklinde, doğru planlamayla, önce hangi meslek grubuna ihtiyaç varsa onun yetiştirilmesi gerektiğini bildirdi.
Liyakat sahibi çalışanlara sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, “Biz, bütün elemanlarımızı, teknik personelimizi, mühendislerimizi iyi yetiştireceğiz. Onların haklarını aramada da sendikalar gerçekten kıymetli, güzel hizmetler yapıyor. Çünkü tek taraflı bakarak her şeyi göremezsiniz. Birilerinin size farklı bakış açılarını da göstermesi gerekir.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerek başbakanlığı gerekse cumhurbaşkanlığı döneminde çalışanların birçok hakkının teslim edildiğini dile getiren Uraloğlu, “Sizin taleplerinizi, bizim taleplerimizi karşıladı. Bundan sonra da karşılayacak lider ve irade Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.” değerlendirmesinde bulundu.
Haberleşmede hedef birinci etapta 5G’ye geçmek, ikincisi 6G
Uraloğlu, Türkiye’de 660 bin civarında çalışan mühendis olduğu bilgisini verdi. Bakanlık olarak yük, yolcu ve data taşıdıklarına dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:
“AK Parti hükümetleri döneminde 22 yılda yaklaşık 273 milyar dolarlık ulaştırma ve altyapı yatırımı yaptık. Bundan sonra da 2053’e kadar yaklaşık 200 milyar dolarlık daha yatırım yapacağız, bunu planladık. Kara yolunda 2028’e kadar 2 bin kilometreye yakın otoyol yapacağız. Demir yollarındaki 14 bin kilometre olan uzunluğumuzu yaklaşık 18 bin kilometreye çıkaracağız. Hava yolundaki 57 havalimanımızı 61’e çıkaracağız. Deniz ticaretini geliştirerek ‘mavi vatan’daki etkinliğimizi artıracağız ve haberleşmede birinci etapta 5G’ye geçmeyi, ikinci etapta da 6G’nin hazırlıklarını yapmayı planlıyoruz. Buradaki çalıştayda gündem olan kanun ve hakların savunulması için biz de gerekli mevzuat düzenlemelerini ulaştırma alanında yapmak istiyoruz. Adil erişimi, verimliliği artırmak istiyoruz. Güveni artırmak toplumun refahını yükseltmek ve ulaşım alanında dünya sıralamasındaki yerimizi yükseltmek hedeflerimiz arasında.”
Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın önemine değinen Uraloğlu, “Tarihin hangi dönemine bakarsanız bakın bu coğrafya kıymetli olmuş. Sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye gidebiliyoruz. Yaklaşık 1,5 milyarlık nüfus ve 40 dolarlık bir gayrisafi milli hasıla var ve yaklaşık 8,5 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahibiz.” dedi.
Türkiye üzerinden geçecek koridorlara yönelik çalışmaları anlatan Uraloğlu, Kalkınma Yolu koridorunun, tamamlandığında sadece bir ulaşım hattı olmayacağını, aynı zamanda bir güvenlik koridoru olacağını dile getirdi.
“Çukurova Havalimanı’nı önümüzdeki ay hizmete açmış olacağız”
Uraloğlu, kara yollarında birçok iş yaptıklarını ve çok fazla yük taşındığını belirterek, buradaki yükün demir yolları tarafına aktarılması gerektiğini söyledi.
Akıllı şehirler, yollar ve elektrikli araçlara yönelik projeler yapacaklarını aktaran Uraloğlu, bölünmüş yol ağında, teknolojik köprülere, viyadüklerden tünellere, demir yolundan havalimanlarına kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini bildirdi.
Uraloğlu, hizmetleri herkese yönelik yaptıklarına işaret ederek, şöyle konuştu:
“Bunun örneği İstanbul’dur, Ankara’dır, İzmir’dir, bütün Türkiye’dir. Siyasi tercihinden dolayı asla cezalandırmadık, hizmetimize devam ettik. Daha güzel hizmetler yapabilmek için büyükşehirlerle, mahalli belediyelerle işbirliği halinde gitmemizde fayda var. Onun için şu önümüzdeki 31 Mart’taki mahalli seçimler hepimiz için kıymetli. Pazartesi günü inşallah Kazlıçeşme ile Sirkeci arasındaki çevreci bir projeyi hizmete açacağız. Turgut Altınok Başkanımız ile de konuştuk, Ankara’yı Esenboğa’ya bağlamak için bir proje revizyonu yapıyoruz, Cumhurbaşkanı’mıza da bunu arz ettik. Onu da önümüzdeki süreçte hayata geçirmeyi planlıyoruz. Antalya Havalimanı’nı ciddi şekilde genişletiyoruz. Devam eden projelerden Trabzon’a yeni bir havalimanı planlıyoruz, yeterli değil. Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane devam ediyor, onları önümüzdeki süreçte bitireceğiz. Çukurova’yı da önümüzdeki ay bitirerek hizmete açmış olacağız.”
Uraloğlu, denizciliğin de kendileri için kıymetli olduğuna işaret ederek, liman sayısını 217’den 255’e çıkaracaklarını ve yeşil liman uygulamalarını başlatacaklarını sözlerine ekledi.
]]>Tepebaşı Belediyesi kültür ve sanat alanında da çalışmalar yapılmaya devam ediyor. Bu çerçevede Tepebaşı Belediyesi tarafından ‘Geri Dönüşüm Oluşum’ isimli sergisinin açılışı Tepebaşı Belediyesi hizmet binası içerisinde yer alan sergi salonunda gerçekleştirildi. Sergi açılışına Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, meclis üyeleri, eserleri sergide yer alan sanatçılar ve sanatseverler katıldı.
“Sanat projelerimiz seçkinlerin değil halkın içinde olduğu projeler oluyor”
Sergi açılışında konuşan Başkan Ataç, “Necati Seydi Ferahoğlu, Pişmiş Toprak Sempozyumu’na da sanatçı olarak katıldı. Bizim Geri Dönüşüm Atölyesini o kağıtları görüp sanat adına nasıl değerlendiririz diye bir teklifi oldu. Tabi sanatçı bakmaz görür diye bir tabir vardır ya gerçekten de öyle. Neticede bu proje oldu ve dedi ki işte 50 kişi olsun. Şimdi Necati’yi dinlerken acaba bunu da geleneksel hale getirsek mi diye düşündüm. Yani bu yapılan şeyler kentte çok şey kazandırıyor. Biraz önce yine anlattım. Bizim yaptığımız sanat projeleri sadece seçkinlerin değil halkın da içinde olduğu projeler oluyor. İnsanlar gidip temas edebiliyor veya fırsat bulup bir çizgi çizebiliyor. Çocuklar o çamurla oynuyorlar. Hakikaten sanat çok önemli bir şey. Kentleri kent yapan sanatla kültürdür. ve çok şükür 20 yılda Tepebaşı’nda kültürü de kazandırdık, sanatı da kazandırdık. ve diğer illere, diğer belediyelere örnek olacak şeyler. İyi ki iyi ki yapmışım diyorum” ifadelerini kullandı.
“Çöldeki bir vaha gibi”
Sergi Küratörü Necati Seydi Ferahoğlu, “İki yıl önce biz Eskişehir’e geldiğimiz zaman Geri Dönüşüm Atölyesini gezmiştik. Orası beni çok etkilemişti. Sanki çöldeki bir vaha gibiydi. Yani herkesin gözden çıkardığı, o gün bir kenara attığı gazeteleri ve atık kağıtları dönüştürerek tekrar insanların ne kadar güzel şeyler yapabildiğini görmüştüm. Akılımıza böyle bir şey geldi. Başkanım da yapalım dedi. ve bu sonuç ortaya çıktı. Ben öncelikle başkanıma, Tepebaşı Belediyesinin bütün çalışanlarına ve kıymetli hocalarına çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Emeği geçenlere teşekkür ediyorum”
Sanatçılar adına konuşan Hayati Misman, “Ben önce Necati’ye böyle bir projeyi hayata geçirmek için Sayın Başkan’la konuşup bu noktaya getirdikleri için önce Necati’ye çok teşekkür ediyorum. Sonra bunu kabul eden ve bu hayata geçirmesi için destek veren Sayın Başkanıma çok teşekkür ediyorum. ve tüm sanatçı arkadaşlara, emeğe geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. Geri Dönüşüm Atölyesi’nde atık kağıtların geri dönüşüm yöntemini öğrenen Defne Gökmenler de “Şu an çok mutluyum. Ben geri dönüşüm atölyesinde kağıtların geri dönüştürme yöntemini öğrendim ve evde kendim yaptım. Arkadaşlarımla da geldik. Biz çok mutlu olduk” dedi.
22 Mart’a kadar gezilebilecek ayrıca sergi salonunda Efgan Beyaz tarafından atık kağıda resim çizilirken Geri Dönüşüm Atölyesi ekipleri tarafından atölye düzenlendi. 50 sanatçının eserlerinin yer aldığı sergide, Tepebaşı Belediyesi Geri Dönüşüm Atölyesi’nde dönüştürülen kağıtlara yapılan resimler yer aldı. Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binası içerisinde yer alan sergi salonunda sanatseverlerin beğenisine sunulan sergi 22 Mart’a kadar gezilebilecek. Sergide, Süleyman Saim Tekcan, Atilla Atar, Yalçın Gökçebağ, Hayati Misman, Ataç Elalmış, Fevzi Karakoç, Hanefi yeter, Basri Erdem, Şükrü Ertürk, Gülay Yüksel, Reyhan Abacıoğlu, Ahmet Yeşil, Güler Akalan, Necip Erol Olcay, Sema Barlas, Cengiz Savaş, Mahir Güven, Akdoğan Topaçlıoğlu, Ahmet Umur Deniz, Efgan Beyaz, Serdar Leblebici, Aynur Mahmudova Kaplan, Hüseyin Elmaz, Peruze Hamurcu, Meliha Yılmaz, Mehmet Ali Doğan, Bülent Yavuz Yılmaz, Hakan Eraslan, Ilgın Erdem, Mustafa Albayrak, Mümin Candaş, Orhan Zafer, Raif Kalyoncu, Özgür Eryılmaz, Erol Murat Yıldız, Hakan Esmer, Ercan Ayçiçek, Adem Başpınar, Musa Güney, Nurgül Ferahoğlu, Tolga Akalın, Necati Sevdi Ferahoğlu, Ekin Deveci, Neslihan Kıyar, Seydi Murat Koç, Seyit Mehmet Buçukoğlu, Murat Aslan ve Mustafa Sönmez, Devrim Erbil ve Barış Sarıbaş gibi isimlerin eserleri yer aldı. – ESKİŞEHİR
]]>Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde kurulması planlanan jeotermal elektrik santraline Alamut Köylüleri karşı çıkıyor. Tarım arazileri ile incir bahçelerinin yanı başında inşa edilmesi hedeflenen santrale karşı köylüler mücadele etme kararı aldı.
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde tarım arazileri yakınına Zorlu Holding tarafından jeotermal elektrik santrali kurulması (JES) planlanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Zorlu Holding bünyesinde yer alan Zorlu Jeotermal Enerji Elektrik Üretimi Şirketi’nin Nazilli Diracık (50 MWm/50 MWe) JES Projesi ile ilgili ‘çevresel etki değerlendirme’ süreci başlattığını duyurdu.?Proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre; şirket 948 milyonluk yatırımla yılda 160 milyon kWh elektrik üretmeyi planlıyor. Proje kapsamında Bozdoğan’ın Alamut Köyü sınırlarındaki 148 Ada 14- 15-16 nolu parseller ve 149 Ada 4-5 nolu parsellerde, 10 adeti üretim, 9 adet reenjeksiyon kuyusu ve 1 adet alternatif olmak üzere 20 adet kuyu açılması planlanıyor.
Zeytinlikler, incir bahçeleri ve tarımsal üretime zarar verdiği gerekçesiyle Alamut Köylüleri kurulması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı çıkıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED süreci başlatılan proje için endişelenen köylüler projeye karşı mücadele başlatıyor.?
“MENDERES OVASININ RİSKE ATILMASINI DOĞRU BULMUYORUZ”
jeotermal Enerji Santralinin çevreye ve topraklarına zarar vereceğini ifade eden Aydın Yenipazar Belediye Başkanı Mehmet Yüsran Erden,
“Türkiye’nin enerji tüketiminde yüzde bir payı olmayan bir enerji yatırımı için bu koca büyük menderes ovasın riske atılmasını doğru bulmuyoruz. Dağımızın üstü dağın altından daha değerli diyoruz. Onun için bu mücadeleyi başından beri omuz veriyorum, destek veriyorum. Sonuna kadar da bu konuda mücadele etmeye gayret edeceğiz. Yani biz aynı zamanda yerel yöneticiler, hane halkı gelirlerinin artmasına ve zenginleşmeye de sebep olmak zorundayız. Dolayısıyla belediye yasaları aynı zamanda bize bulunduğumuz bölgede ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi için görevler de yüklemiş. Ama eğer ekilebilir arazideki bitkilerimiz, ekinlerimiz, ağaçlarımız yok olacak olursa, zarar görecek olursa zenginleşme değil, fakirleşme olgusu öne çıkacak. O yüzden bu jeotermal yatırımlarının fakirleşmeye sebep olacağını ve topraklarımızı kirleteceğini ifade ediyorum” dedi.
KÖYLÜLERDEN JES’E TEPKİ
Çevre köylerle birlik olup mücadeleyi yükselttiklerini belirten Alamut Köyü sakini Birtan Kulakoğlu “Burada yaşamak istiyoruz ama yaşamamıza müsaade edecekler mi? Edecekler, ettireceğiz biz buna kararlıyız. Geçmiş tecrübelerden yola çıkarsak bunlar çok güzel, çok şaşalı böyle projeler hazırlıyorlar. Bizimki de bunlardan birisi. Sanki çevreye bu kadar duyarlı, bu kadar önem veren bir proje gibi çalışıyorlar. Biz bunların daha önceki projelerinden, Akbelen’den, Kaz Dağları’ndan, Kastamonu’dan, Giresun’dan, Cerattepe’den ve en son da Erzincan İliç’ten çevreye ne kadar zarar verdiğini gördük, biliyoruz. Bunun için bizim buradaki jeotermale müsaade etmeyeceğiz. Çevre köylerimizle beraber birlik olduk. Mücadeleyi yükseltiyoruz” dedi.
Bozdoğan’a yapılacak Jeotermal Elektrik Santralinin insan yaşamına zarar vereceğine dikkat çeken Alamut Köylüsü “Bizim ölmemizi mi istiyorlar? Köy dediğimiz zaman bizim aklımıza doğal yaşamak gelirdi. Nedir bu JES? Nedir bu kıyım? Nedir bu insanlara yapılan zulüm. İşkencedir bu. Yavaş yavaş ölümdür bu. Biz buna karşıyız istemiyoruz değil mi? Evet JES’e hayır diyoruz” dedi.
Jeotermal Elektrik Santralinin Alamut Köyü’ne zarar vereceğini söyleyen Ayşe Türkmen, “Köyümüzde yaşamak istiyoruz. Köyümüzü vermek istemiyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz var, torunlarımız var. Kimseyi köyümüze sokmak istemiyoruz. Köyümüze zarar verecek şeyi istemiyoruz” şeklinde konuştu.
“ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”
“Çocuklarımıza ileride güzel bir yeşil alan bırakmak için mücadele edeceğiz” ifadelerini kullanan Alamut Köyü sakini Derman Süslüoğlu, “Doğayı, canlıları, insanlarımızı, çocuklarımızı her şeyi seven köy. Bizim köyümüz, çocuklarımızın sağlığı, geleceği için mücadele edecek. Bunun için sonuna kadar mücadele edeceğiz. JES’e hayır diyoruz. Bizim köyümüz çiftçilikle, zeytinlerle, darıyla, buğdayla, ekmeğini kazanan köydür” dedi.
66 Yaşındaki Meryem Er ise “Torunlarımız var. Köyümüzün temiz havasından memnunuz biz. Biz bu jeotermali istemiyoruz. Zehirlenmek istemiyoruz. Biz incirimiz, zeytinimizi, yoncamızı, mısırımızı temiz, zehirsiz istiyoruz. Hayvanlarımız, yoncamızı yiyor, mısırı yiyor. Buğdayımız, arpamız temiz olsun istiyoruz. Biz jeotermale karşıyız” ifadelerini kullandı.
“BU OVAYA BUNU YAPMAK VATANA İHANETTİR”
Zorlu Holding’in Bozdoğan Jeotermal Elektrik Santrali projesinin yalnızca Alamut Köyünü etkilemeyeceğini dile getiren 23 yaşındaki Mehmet Melih Pehlivan “Türkiye’nin en verimli topraklarından birinde yaşıyoruz. Yani jeotermal demek buranın bitmesi demek, tarımın bitmesi demek. Bütün Türkiye’yi besleyecek bir ovamız var, Menderes Ovası olarak. Bu ovaya bunu yapmak vatana ihanettir. Bu ovanın dağlarından yağ, ovalarından bal akıyor. Yani sadece bizim köyü etkileyen bir şey değil bu. Tüm tarımı bitirecek. Asit yağmurları olarak bütün çevremize zarar verecek” diye konuştu.
“BEN BURADA YAŞAMI GÖRDÜM”
Azerbaycan’dan gelen Aydın’da yaşamını sürdüren Gönül yürek “Ben Azerbaycan’dan geldim, dağları aşıp geldim. Ben böyle bir ne toprak, ne temiz hava, ne yaşam görmedim. Ben burada yaşam gördüm. Temiz havayı gördüm ben buraya zehir bırakmamalarını, zeytinliğimize, ağaçlarımıza, tabiatımıza, ormanımıza, sağlığımıza, sahibiz hala evimizde elimizden almalarını istemiyoruz. Ben çocuklarımın zehir yutmasını istemiyorum” dedi.
Geçimini tarlalarından sürdürdüklerini ifade eden iki çocuk annesi Aysel Uyar “Bizim bir tek tarlamız var. O da elimizden giderse biz ne yiyeceğiz? Biz bu jeotermali istemiyoruz. Bizim köyümüz kendi arazisiyle, karnını doyurmaya uğraşıyor. Herkes çabalıyor. Bizim köye değmesinler, bizim köy hiçbir şey istemiyor kimseden. Biz burada hep birlikte mutlu geçiniyoruz. Herkesin üçer beşer tarlası var. Onunla geçim kaynağı yapıyoruz. Biz onlarla doyuyoruz. Bizim bu elimizden giderse benim iki tane çocuğum var. Ben bu bir tarlam da elimden giderse ben çocuklara neyi emanet vereceğim” diye konuştu.
]]>Erzurum Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Fatih Tosunoğlu’nun yürütücülüğünü yaptığı, “İklim Değişikliği Altında Tek ve Çok Değişkenli Durağan Olmayan Taşkın Frekans Analizi: Dağılım Parametreleri İçin Genelleştirilmiş Eklemeli Modeller (GAMLSS) ve Kopula Fonksiyonları” başlıklı proje, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Meltem Gör Bölen’in yürütücülüğünü yaptığı “Giyilebilir Teknolojiler için 2B Ca2Nb3xTaxO10 Perovskit UV Dedektör Üretilmesi” isimli proje ve Fen Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Güven Turgut’un yürütücülüğünü yaptığı “Polar Tmdc Malzemelerin Nh3 ve No2 Gaz Algılama Karakteristiklerinin Deneysel Olarak İlk Kez İncelenmesi” isimli proje TÜBİTAK 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.
Doç. Dr. Tosunoğlu: Su Yapılarının Optimum Tasarımında Yol Gösterici Olacağız
Geliştirilen Proje ile Türkiye’de iklim değişikliği etkileriyle artan ekstrem taşkın olaylarının analizlerinin detaylı bir şekilde yapılacağını ve su yapılarının boyutlandırılmasında kullanılan tasarım debilerinin hesaplanmasında yenilikçi yöntemler kullanmayı hedeflediklerini belirten Doç. Dr. Tosunoğlu: “Durağan olmayan taşkın frekans analizine yönelik çalışmalara ilgi son yıllarda giderek artmaktadır. Bu nedenle geliştirdiğimiz proje ülkemizin su yapılarının planlanmasında tasarımında ve yönetiminde önemli katkılar sağlayacaktır. Ayrıca projenin ilgili paydaşlara taşkın analizi ve hesaplamaları konusunda yol gösterici özellik taşıyacağı ve bu konuda ileride yapılacak akademik çalışmalara katkı sağlayacağını düşünüyoruz” diye konuştu.
Dr. Öğr. Üyesi Gör Bölen: Ultraviyole Işığı Algılayan Fotodedektör Üreteceğiz
Projeye ilişkin detayları paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Gör Bölen, proje kapsamında insan sağlığı için oldukça önem arz eden ultraviyole ışığı algılayan bir fotodedektör üretileceğini ve üretilen dedektörün giyilebilir bir cihaz haline dönüştürüleceğini söyleyerek: “Üretilecek giyilebilir cihaz ile dedektörün, algıladığı Ultraviyole ışık seviyesinin bilgisi kullanıcının cep telefonuna aktarılacak ve kullanıcı ne kadar sürede ne kadar ultraviyole ışığa maruz kaldığını öğrenebilecek” dedi.
Fen Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Güven ise geliştirilen proje ile 2 boyutlu malzemelerle düşük konsantrasyonda ve yüksek hassasiyette gaz algılamasının yapılacağını ifade etti.
Rektör Çakmak: Ar-Ge Faaliyetlerine Büyük Önem Veriyoruz
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, TÜBİTAK’a sunulan ve desteklenen proje sayısının her geçen dönem artmasından memnuniyet duyduklarını dile getirerek “Göreve geldiğimiz günden itibaren Ar-Ge faaliyetlerine büyük önem veriyoruz. Üniversitemiz bu anlamda oldukça gelişmiş imkanlara sahip. Hepimizin ortak gayesi bu imkanlardan en iyi şekilde istifade ederek, ülkemize ve bilim dünyasına faydalı işler ortaya koymak. Hocalarımızın geliştirdiği projeleri bu farkındalığın bir sonucu olarak görüyorum. Bu vesileyle kendilerini tebrik ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum” diye konuştu. – ERZURUM
]]>
Toplantıda bir konuşma yapan Başkan Asya, 10 yıllık görev süreci içinde birçok projeye imza attıklarını kaydederek; “Şiirlere ve şairlere ilham olmuş geçmişi ve geleceği ile bu kadim memleketin hizmetkarı olmanın haklı bahtiyarlığını yaşıyorum. Bizler bir yola çıktık. Bu yola çıktığımız zaman kendimize bir yol haritası çizdik. Siyasete girmeden siyasetçileri eleştirmek çok kolaydı bizler için. Allah bir gün bize de nasip etti. Hedefimiz çok eski bir tarihe dayalıdır. O günden bugüne bu şehre hizmetkar olma hedefimiz vardı. Biz göreve gelir gelmez, Peygamber efendimizin ‘Bizi aldatan bizden değildir’ hadisini aklımızdan çıkarmadık. Vatandaşlara çokça taahhütler vererek bu yola çıktık. Bu şehrin eksik ve aksaklıklarını fazlasını yağacağımızı beyan ettik. Bizler yola çıktığımız zaman kısa, orta ve uzun vadeli projelerimizi hazırladık. Hiçbir şekilde kaynak bulma endişemiz olmadı” dedi.

BAŞKAN ASYA: ŞEHRİN İHYA VE İNŞASINI TAMAMLAMAK ÜZERE 35 TANE PROJE YAPTIK
Yeni dönem için 35 yeni proje hazırladıklarını belirten Başkan Asya; “2014 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın yanına gittiğim zaman yapılması gereken bütün projelerimizi dosyalayıp kendisine takdim ettim. İlimizin durumunu Sayın Cumhurbaşkanımıza anlattım. Sultan Alparslan’ın yadigarı olan bu şehrin yeniden inşası ve ihyası için desteklerine ihtiyacım olduğunu belirttim. O günden sonra hangi proje ile bakanlıklara gittim ise fazlası ile destek almanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Bugüne kadar yaptıklarımızı hep beraber gördük. Bizim hizmette asla kanaat olmaz inancımız var. Arkadaşlarımızla tekrardan bir araya gelerek yeni projelerimizi hazırladık. Şehrimizin daha yaşanılabilir bir yer olması için hizmetten kaçınmayacağız. Uzun bir süredir arkadaşlarımızla üzerine çalıştığımız projelerimizle bu şehrin eksik ve aksaklıklarını ihya ve inşasını tamamlamak üzere 35 tane proje yaptık. bunların yanı sıra süreç içinde tespit edilen eksiklikleri de tamamlamak üzere bu işe talip olduk” şeklinde konuştu.

MHP İL BAŞKANI YÜCE: DENEYİM VE TECRÜBESİNİ HALKIMIZA SUNMASI İÇİN GEREKLİ DESTEĞİ VERECEĞİZ
MHP İl Başkanı Osman Yüce, Cumhur İttifakı olarak destekleri ile Başkan Asya’nın yanında olduklarını ifade ederek; “Feyat Başkanın kazanabilmesi için elimizden gelen her türlü gayreti ve tüm samimiyetimizle yanında olacağımızı belirtmek isterim. Amansız fakatsız Feyat Başkanı 31 Mart’ta 3’üncü dönem belediye başkanı olarak seçip memleketimize hizmet yapmasına öncülük edeceğiz. Gecemizi gündüzümüze katarak dik duruşumuz ve fedakarlığımızla Feyat Başkanımızın yapmış olduğu hizmetleri bundan sonraki süreçte de deneyim ve tecrübesini halkımıza sunması için gerekli desteği vereceğiz. Çıkmış oldukları bu yolda muzaffer olmalarını Cenabı Allah’tan diliyorum.”

AK PARTİ İL BAŞKANI EMRE: FEYAT BAŞKAN 10 YIL İÇİNDE İRİLİ UFAKLI YAKLAŞIK 200 PROJE TAMAMLADI
AK Parti İl Başkanı Melik Emre ise, 10 yıllık süre için yaklaşık 200 projenin hayata geçirildiğini belirterek; “Değerli arkadaşlar Muş’umuz Türkiye’nin en zor yeri olarak biliniyor. Aslında en kolay yeridir. Birbirimizi çok kolay tanıyoruz. Hepimiz birbirimizi ve ailelerimizi biliyoruz. Bu gibi süreçlerde olur da bazen küçük burukluklar yapabiliyoruz. Bu gönül kırılganlıkları bizim motivasyonumuzu bozabiliyor. Bu süreci atlattıktan sonra da ülkenin en kadim şehri olmayı başarıyoruz. Çünkü en ufak bir temasta hatır ve kıymet vardır. Bu tür dokunuşlarda kendimizi ve projelerimizi ifade ettiğimiz zaman o kırgın olan dostlarımız yine bizlere büyüklük ediyorlar. Şuanda tam da o süreçten geçiyoruz. Programdan önce Feyat Başkana bugüne kadar hayata geçirilen proje sayısını sordum. Ben kafamda 20-30 tane diye tahmin ediyordum. Feyat Başkan 10 yıl içinde irili ufaklı yaklaşık 200 projenin tamamlandığını söyledi. Başkanım sana helal olsun yolun bahtın açık olsun inşallah” ifadelerini kullandı.

Muş Belediye Başkanı Feyat Asya, 2024-2029 döneminde hayata geçirmeyi planladığı projeleri şöyle sıraladı;
Karaaslan, AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı Halit Doğan’ın Şehit Ömer Halisdemir Konrefans Salonu’nda düzenlediği “Samsun’a Fikrinle Yön Ver” programında, şehrin sadece bugününün değil, gelecek sorunlarını çözmek için bir araya geldiklerini söyledi.
Şehri gelecek süreçteki beklentilerine göre şekillendirmek istediklerine işaret eden Karaaslan, şunları kaydetti:
“Biz Samsun’un 30 yıl, 40 yıl, 50 yıl sonra nerede olması gerektiğinin hayalini kurarak, onu hedef belirleyerek üzerimize neler düştüğünü sizlerle değerlendirmek istiyoruz. Bizim 2019 yılında ‘Şehrim 2023’ diyerek yola çıktığımız Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliği ve vizyonuyla Türkiye’nin büyük şehirlerini mercek altına aldık. Onların röntgenini çektiğimiz, fotoğrafını çektiğimiz, şehrin beklentilerini o şehirde yaşayanlardan aldığımız ve dolayısıyla gelecek vizyonuna onların katkısıyla yön verdiğimiz bir süreçte, bugün 2024 yılında özellikle yerel yönetimlerin, yerel seçimlerin bu kadar konuşulduğu bir dönemde yine aynı bakış açısıyla toplantımızı gerçekleştirdik.”
Proje kapsamında gençlerin kapı kapı gezeceğini dile getiren Karaaslan, şöyle devam etti:
“Proje içinde görevli yüzlerce gencimiz var, onlar kapı kapı dolaşacaklar bu süreçte ve sadece broşür dağıtmayacaklar. Sadece başkanımızın selamını iletmeyecekler. Başkanımız için çok önemli olan başka bir şey isteyecekler. O da vatandaşlarımızın görüşleri, önerileri, hayalleri… Çünkü bu şehirde doğup, bu şehirde büyümüş ve bu şehirde hayatını hatta kendi çocuklarının hayatını yaşaması noktasında yüreğinde heyecan duyan herkesin bu sürece paydaş olmasını bekliyoruz. Bugün biz şehirlerimizi konuşuyoruz. Cumhur İttifakı olarak sahadayız. Ama bu gerçekleştirdiğimiz ‘Samsun’a Fikrinle Yön Ver’ konseptiyle başlayan bu toplantılar serisi şöyle bir farklılık içeriyor. Tüm vatandaşlarımızın şehri ile ilgili fikirlerini alacağız ve bunları değerlendireceğiz. Güzel sonuçlar çıkaracağız. Burada biz akademik bilginin önemine inanıyoruz ve en temel zemine de onu alıyoruz. Akademik bilginin üzerine vatandaşlarımızın, gençlerin, çocukların, engellilerimizin, yaşların, esnafımızın, ticaretle uğraşanların, sanayicimizin, akademisyenimizin her birinin görüşlerini bu noktada çok önemsiyoruz.”
Karaaslan, bu verilerin önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Bütün yapılan çalışmalarla güçlü yerel kalkınmayı çok önemsiyoruz. Ben bunun adına aslında ‘yeni yerel’ demeyi uygun buluyorum. Çünkü yerelde yapılan işler sadece o şehri ilgilendiren işler değil. Adını Türkiye Yüzyılı koyduğumuz vizyonumuzun gereklilikleri yerine getirmek istiyorsak, tarımda, sanayide, turizmde, eğitimde, adalette Türkiye bambaşka bir noktaya taşımak gibi bir ortak hayalimiz varsa işte onu Samsun, Antalya, Isparta, İzmir, Muş, 81 kentimizde, şehirlerin kendi hedeflerini ortaya koyup kendi hedeflerini gerçekleştirmeden ulusal hedefe ulaşmak mümkün değil.”
AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı Halit Doğan ise her meslek grubunun “Samsun’a Fikrinle Yön Ver” programına katıldığını dile getirerek, “Toplantımız burada kalmayacak, arkadaşlarımız 1 hafta süreyle tüm Samsun’u gezecek. İnsanlarımızı dinleyecekler ve şehrimizin yeni projelerini birlikte oluşturmaya gayret edeceğiz. İnşallah 7 Mart’ta projelerimizin lansmanını yapacağız. Ama insanların bu proje lasmanı içinde kendisinden bir şeyler bulacaklar. Dolayısıyla şehrini sahiplendiği, kendini şehrine ait hissettiği yüksek bir bilinçle herkes tarafından kabul edilen bir Samsun’u birlikte oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.
]]>Bakan Işıkhan Manisa’da “İş-Pozitif” Kadın İstihdamı Projesi toplantısına katıldı
MANİSA – Manisa’da düzenlenen “İş-Pozitif” Kadın İstihdamı Projesi Bölge Toplantısına katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Önümüzdeki ay açıklanacak 2023 yılı verilerinde, hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım ve istihdam oranları beklenmektedir. Aynı şekilde tüm diğer göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını işaret etmektedir” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadın istihdamının artırılması için başlatılan İş Pozitif Fuarının Manisa’daki toplantısına katıldı. Manisa’daki bir otelde düzenlenen programda kadınlar salonu doldurdu. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, belediye olarak kadın istihdamına yönelik çalışmalarını anlattı. Kadınların iş hayatında ve üretimde var olmaları için çaba harcadıklarını kaydeden Ergün, açtıkları kurslar ve destekleriyle kadınlara verdikleri değeri gösterdiklerini söyledi. Manisa Valisi Enver Ünlü de, kentte kadın kooperatif sayısının 15’e ulaştığını, kadınların üretim ve istihdamda kendilerine yer edinebilmeleri için çalıştıklarını açıkladı.
Kadınlara seslenen Bakan Işıkhan, Türkiye’nin kadınları adına önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Bakan Işıkhan, “Bugün itibariyle ülke çapında bir seferberliğe dönüşmesini arzu ettiğimiz yeni projemizi tüm bölgelerimize ve 81 ilimize duyurmak üzere Türkiye turuna çıktık. Allah nasip ederse her hafta bir bölgemizde olacak şekilde 7 bölgemizin tamamında bu toplantılarımızı gerçekleştireceğiz. Manisa, gerek sanayisiyle, gerek ticaretiyle, gerek tarımıyla Türkiye’nin en parlak şehirlerinden biri. Bunun yanında; bir şehrin kalkınmasının en önemli faktörlerinden olan gerçek belediyecilik anlayışına sahip, Manisa’ya vizyon katmış bir belediye başkanı var. Önümüzdeki süreçte, hayata geçireceğimiz yeni proje ve uygulamalarla, özellikle 31 Mart seçimleri sonrasında Cumhur İttifakından çıkan; büyükşehir ve ilçe belediyelerimizle Manisa’da çok güzel işlere imza atacağımıza inanıyorum” diye konuştu.
Kadın istihdamına büyük önem verdiklerini dile getiren Bakan Işıkhan, “Türkiye olarak bizim 21 yıldır üzerinde hassasiyetle durduğumuz, gelecek hedef ve vizyonumuzun temel argümanları arasında yer alan bir konudur. Geleceğin güçlü Türkiye’sine giden yol, kadın erkek her bir insanımızın sosyal ve ekonomik kalkınma sürecinde imkanı ölçüsünde yer aldığı ve katıldığı topyekun bir seferberlik şuurundan geçmektedir. Bu sebeple, geçmişten günümüze binlerce yıldır olduğu gibi önümüzdeki yüzyılda da kadınlarımızın gücüne, desteğine ihtiyacımız var. Biz kadını baş tacı yapan bir inancın ve kültürün mirasçılarıyız. Binlerce yıllık tarihimizde ve ülkemizin kuruluş yıllarında olduğu gibi son 21 yılda da ülkemizin gerçekleştirdiği kalkınma ve ilerleme hamlesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği yol ile birlikte kadınlarımız; emek ve çabaları ile aktif rol oynamıştır. Türkiye, kadınlarının, annelerinin büyük fedakarlıkları sayesinde bugünlere gelmiştir. Nüfusumuzun yaklaşık yarısını oluşturan kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir. Bu sebeple; kadınlarımızın toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz. Kadınların yenilikçi bakış açısına, çözüm odaklı fikirlerine ihtiyacımız var. Bu alanda somut, kalıcı çözüm mekanizmaları üretiyor, fırsatlardan eşit ve adil bir şekilde yararlanmalarına yönelik politikalar yürütüyoruz. Sağlıktan eğitime, sanattan spora, bürokrasiden siyasete her zaman yanlarında olduğumuz gibi; çalışmak, üretmek, ülkemize ve milletimize değer katmak isteyen bütün kadınlarımızı destekliyoruz. Bakanlık olarak istihdam, nitelikli işgücü ve sosyal güvenlik hizmetlerimizde kadınlar; her zaman, özel olarak politika geliştirdiğimiz gruplar arasında yer alıyor. Gerek projelerle gerekse mevcut programlarımızla kadın istihdamını önceliyoruz” dedi.
“4 milyondan fazla kadın işe yerleşti”
Bakan Işıkhan, son 21 yılda İş-Kur aracılığıyla işe yerleştirilen 13 milyon kişiden yüzde 32’sinin kadın olduğunu açıkladı. 4 milyondan fazla kadını iş sahibi yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını kaydeden Bakan Işıkhan, “Yine son 21 yılda, kurumumuz İş-Kur’un Aktif İşgücü Programlarından yararlanan yaklaşık 5 milyon insanımızın yüzde 52,6’sını, yani 2 buçuk milyonunu kadınların oluşturduğunu görüyoruz. İş-Kur aracılığıyla sadece 2023 yılı içerisinde 464 bini aşkın kadının işe yerleştirilmesini sağlamış durumdayız. Eğitimli ve nitelikli iş gücü hedefiyle, geçtiğimiz yıl içerisinde 27 binin üzerinde kadınımızı kurs ve programlardan yararlandırmış durumdayız. 2023 yılı boyunca 877 bine yakın kadına danışmanlık hizmeti vermiş durumdayız. Sadece danışmanlık hizmeti alan kadınlarımızın sayısına baktığımızda bile çalışma isteklerini ve azimlerini görebiliyoruz” diye konuştu.
İş Pozitif projesinin kadınlar için önemine dikkat çeken Bakan Işıkhan, “Proje kapsamında, 10 Bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş-Pozitif adı altında bir bilgi sistemi kurduk. İş Pozitif; istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörler çevrimiçi olarak bir araya gelebileceği bir iş birliği sistemidir. Çünkü biz biliyoruz ki kadına sağlanan pozitif ayrımcılık, ülkemizin ve milletimizin geleceğine sağlanan pozitif ayrımcılıktır. Bu anlayışla; mesleki danışmanlıktan, sosyal güvenliğe varıncaya kadar çalışma hayatının her adımında kadınların yanındayız” diye konuştu.
“Kayıt dışı istihdam da önlenecek”
Kayıt dışı istihdamın özellikle kadınların iş yaşamını olumsuz etkilediğini ifade eden Bakan Işıkhan, kayıt dışı istihdamla mücadeleyi sürdürdüklerini söyledi. Bakan Işıkhan, “Kayıt dışılık özellikle kadınların sosyal güvenliğini ve geleceğini tehdit etmekte. Bu projeyle inşallah, bu tür problemlerin de önüne geçmiş olacağız. Böylece, kadınlarımızın kayıtlı çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla girişimciliğin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli bir katkı sağlamış olacağız. Projeden kamu kurum ve kuruluşları, 81 ilde yaşayan kadınlar, İş-Kur’da kayıtlı olan kadın işsizler, sanayi ve ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör kuruluşları ve kadın kooperatifleri yararlanabilecek. Kadınların işgücüne katılımı hem işgücü piyasasının genişlemesine ve üretkenliğin artmasına yardımcı olacak hem de sosyal güvenlik sistemimizin daha da gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kadın istihdamı aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonominin tesis edilmesinin yanı sıra sosyal uyum ve katılımı da beraberinde getirecektir” diye konuştu.
“En yüksek istihdam oranlarını bekliyoruz”
Bakan Vedat Işıkhan konuşmasında istihdam ve işgücünde en yüksek verilere ulaştıklarını ve rekor kırdıklarını ifade etti. Bakan Işıkhan, “Önümüzdeki ay açıklanacak 2023 yılı verilerinde hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım oranları ve istihdam oranları beklenmektedir. Aynı şekilde tüm diğer göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını işaret etmektedir” dedi.
“15 bin 262 kadını iş sahibi yaptık”
İş Pozitif’in başlatıldığı 2 haftalık süreçte 15 bin 262 kadını iş sahibi yaptıklarını müjdeleyen Bakan Işıkhan, “Bu rakamlar, hem İş Pozitif programımızın, hem de diğer istihdam politikalarımızın ne derece etkili olduğunu göstermektedir. Bu fuarla ve diğer illerde gerçekleştireceğimiz programlarla, İş Pozitif’i daha da tanıtacağız ve bu bilinci daha da yayacağız. Bu sayede, işe yerleştirdiğimiz kadın sayısını, her geçen gün katlanarak artıracağız. Bundan sonra da aynı şekilde çalışma hayatında daha fazla fırsat ve katılım için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Özellikle kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımına destek olacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Bakan Işıkhan konuşmaların ardından kadın istihdamına katkı sunan şirketlere plaket takdim etti. Bakan Işıkhan ve beraberindekiler daha sonra İş-Pozitif projesi kapsamında açılan fuarı gezerek ilgililerden bilgi aldı.
Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanı sıra Manisa Valisi Enver Ünlü, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, AK Parti MKYK Üyesi Ayşe Nevin Sert, MCBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar ve çok sayıda kadın katıldı.
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadın istihdamının artırılması için başlatılan İş Pozitif Fuarının Manisa’daki toplantısına katıldı. Manisa’daki bir otelde düzenlenen programda kadınlar salonu doldurdu. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, belediye olarak kadın istihdamına yönelik çalışmalarını anlattı. Kadınların iş hayatında ve üretimde var olmaları için çaba harcadıklarını kaydeden Ergün, açtıkları kurslar ve destekleriyle kadınlara verdikleri değeri gösterdiklerini söyledi. Manisa Valisi Enver Ünlü de, kentte kadın kooperatif sayısının 15’e ulaştığını, kadınların üretim ve istihdamda kendilerine yer edinebilmeleri için çalıştıklarını açıkladı.
Kadınlara seslenen Bakan Işıkhan, Türkiye’nin kadınları adına önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Bakan Işıkhan, “Bugün itibariyle ülke çapında bir seferberliğe dönüşmesini arzu ettiğimiz yeni projemizi tüm bölgelerimize ve 81 ilimize duyurmak üzere Türkiye turuna çıktık. Allah nasip ederse her hafta bir bölgemizde olacak şekilde 7 bölgemizin tamamında bu toplantılarımızı gerçekleştireceğiz. Manisa, gerek sanayisiyle, gerek ticaretiyle, gerek tarımıyla Türkiye’nin en parlak şehirlerinden biri. Bunun yanında; bir şehrin kalkınmasının en önemli faktörlerinden olan gerçek belediyecilik anlayışına sahip, Manisa’ya vizyon katmış bir belediye başkanı var.Önümüzdeki süreçte, hayata geçireceğimiz yeni proje ve uygulamalarla, özellikle 31 Mart seçimleri sonrasında Cumhur İttifakından çıkan; büyükşehir ve ilçe belediyelerimizle Manisa’da çok güzel işlere imza atacağımıza inanıyorum” diye konuştu.
Kadın istihdamına büyük önem verdiklerini dile getiren Bakan Işıkhan, “Türkiye olarak bizim 21 yıldır üzerinde hassasiyetle durduğumuz, gelecek hedef ve vizyonumuzun temel argümanları arasında yer alan bir konudur. Geleceğin güçlü Türkiye’sine giden yol, kadın erkek her bir insanımızın sosyal ve ekonomik kalkınma sürecinde imkanı ölçüsünde yer aldığı ve katıldığı topyekun bir seferberlik şuurundan geçmektedir. Bu sebeple, geçmişten günümüze binlerce yıldır olduğu gibi önümüzdeki yüzyılda da kadınlarımızın gücüne, desteğine ihtiyacımız var. Biz kadını baş tacı yapan bir inancın ve kültürün mirasçılarıyız. Binlerce yıllık tarihimizde ve ülkemizin kuruluş yıllarında olduğu gibi son 21 yılda da ülkemizin gerçekleştirdiği kalkınma ve ilerleme hamlesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği yol ile birlikte kadınlarımız; emek ve çabaları ile aktif rol oynamıştır. Türkiye, kadınlarının, annelerinin büyük fedakarlıkları sayesinde bugünlere gelmiştir. Nüfusumuzun yaklaşık yarısını oluşturan kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir.Bu sebeple; kadınlarımızın toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz. Kadınların yenilikçi bakış açısına, çözüm odaklı fikirlerine ihtiyacımız var.Bu alanda somut, kalıcı çözüm mekanizmaları üretiyor, fırsatlardan eşit ve adil bir şekilde yararlanmalarına yönelik politikalar yürütüyoruz. Sağlıktan eğitime, sanattan spora, bürokrasiden siyasete her zaman yanlarında olduğumuz gibi; çalışmak, üretmek, ülkemize ve milletimize değer katmak isteyen bütün kadınlarımızı destekliyoruz. Bakanlık olarak istihdam, nitelikli işgücü ve sosyal güvenlik hizmetlerimizde kadınlar; her zaman, özel olarak politika geliştirdiğimiz gruplar arasında yer alıyor. Gerek projelerle gerekse mevcut programlarımızla kadın istihdamını önceliyoruz” dedi.
“4 milyondan fazla kadın işe yerleşti”
Bakan Işıkhan, son 21 yılda İş-Kur aracılığıyla işe yerleştirilen 13 milyon kişiden yüzde 32’sinin kadın olduğunu açıkladı. 4 milyondan fazla kadını iş sahibi yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını kaydeden Bakan Işıkhan, “Yine son 21 yılda, kurumumuz İş-Kur’un Aktif İşgücü Programlarından yararlanan yaklaşık 5 milyon insanımızın yüzde 52,6’sını, yani 2 buçuk milyonunu kadınların oluşturduğunu görüyoruz. İş-Kur aracılığıyla sadece 2023 yılı içerisinde 464 bini aşkın kadının işe yerleştirilmesini sağlamış durumdayız. Eğitimli ve nitelikli iş gücü hedefiyle, geçtiğimiz yıl içerisinde 27 binin üzerinde kadınımızı kurs ve programlardan yararlandırmış durumdayız. 2023 yılı boyunca 877 bine yakın kadına danışmanlık hizmeti vermiş durumdayız. Sadece danışmanlık hizmeti alan kadınlarımızın sayısına baktığımızda bile çalışma isteklerini ve azimlerini görebiliyoruz” diye konuştu.
İş Pozitif projesinin kadınlar için önemine dikkat çeken Bakan Işıkhan, “Proje kapsamında, 10 Bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş-Pozitif adı altında bir bilgi sistemi kurduk. İş Pozitif; istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörler çevrimiçi olarak bir araya gelebileceği bir iş birliği sistemidir. Çünkü biz biliyoruz ki kadına sağlanan pozitif ayrımcılık, ülkemizin ve milletimizin geleceğine sağlanan pozitif ayrımcılıktır. Bu anlayışla; mesleki danışmanlıktan, sosyal güvenliğe varıncaya kadar çalışma hayatının her adımında kadınların yanındayız” diye konuştu.
“Kayıt dışı istihdam da önlenecek”
Kayıt dışı istihdamın özellikle kadınların iş yaşamını olumsuz etkilediğini ifade eden Bakan Işıkhan, kayıt dışı istihdamla mücadeleyi sürdürdüklerini söyledi. Bakan Işıkhan, “Kayıt dışılık özellikle kadınların sosyal güvenliğini ve geleceğini tehdit etmekte. Bu projeyle inşallah, bu tür problemlerin de önüne geçmiş olacağız. Böylece, kadınlarımızın kayıtlı çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla girişimciliğin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli bir katkı sağlamış olacağız. Projeden kamu kurum ve kuruluşları, 81 ilde yaşayan kadınlar, İş-Kur’da kayıtlı olan kadın işsizler, sanayi ve ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör kuruluşları ve kadın kooperatifleri yararlanabilecek. Kadınların işgücüne katılımı hem işgücü piyasasının genişlemesine ve üretkenliğin artmasına yardımcı olacak hem de sosyal güvenlik sistemimizin daha da gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kadın istihdamı aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonominin tesis edilmesinin yanı sıra sosyal uyum ve katılımı da beraberinde getirecektir” diye konuştu.
“En yüksek istihdam oranlarını bekliyoruz”
Bakan Vedat Işıkhan konuşmasında istihdam ve işgücünde en yüksek verilere ulaştıklarını ve rekor kırdıklarını ifade etti. Bakan Işıkhan, “Önümüzdeki ay açıklanacak 2023 yılı verilerinde hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım oranları ve istihdam oranları beklenmektedir. Aynı şekilde tüm diğer göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını işaret etmektedir” dedi.
“15 bin 262 kadını iş sahibi yaptık”
İş Pozitif’in başlatıldığı 2 haftalık süreçte 15 bin 262 kadını iş sahibi yaptıklarını müjdeleyen Bakan Işıkhan, “Bu rakamlar, hem İş Pozitif programımızın, hem de diğer istihdam politikalarımızın ne derece etkili olduğunu göstermektedir. Bu fuarla ve diğer illerde gerçekleştireceğimiz programlarla, İş Pozitif’i daha da tanıtacağız ve bu bilinci daha da yayacağız. Bu sayede, işe yerleştirdiğimiz kadın sayısını, her geçen gün katlanarak artıracağız. Bundan sonra da aynı şekilde çalışma hayatında daha fazla fırsat ve katılım için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Özellikle kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımına destek olacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Bakan Işıkhan konuşmaların ardından kadın istihdamına katkı sunan şirketlere plaket takdim etti. Bakan Işıkhan ve beraberindekiler daha sonra İş-Pozitif projesi kapsamında açılan fuarı gezerek ilgililerden bilgi aldı.
Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanı sıra Manisa Valisi Enver Ünlü, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, AK Parti MKYK Üyesi Ayşe Nevin Sert, MCBÜ Rektörü Prof.Dr. Rana Kibar ve çok sayıda kadın katıldı. – MANİSA
]]>Toros Dağları’nın eteklerindeki ilçeye bağlı kırsal Bozdoğan Mahallesi’nin muhtarı İbrahim Pelit’in, 2019’da Dünya Çiftçiler Günü kapsamında görüştüğü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla bölgede gölet yapımı projesi başlatıldı.
Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından inşa edilen gölet, temelden 33,75 metre yüksekliğe ve 450 bin ton su tutma kapasitesine sahip olacak. Göletin gelecek sene yaz aylarında çiftçinin kullanımına sunulması hedefleniyor.
Zeytin başta olmak üzere üzüm, badem, kayısı, erik, incir, lahana, pırasa, domates ve biber gibi çok sayıda ürünün yetiştirildiği mahallede, gölet sayesinde 800 dekarlık alan sulanacak.
Yöre halkı, projenin tamamlanmasıyla kıraç topraklarda verimli üretim yapabilme fırsatına kavuşacak.
“Bu bir umut projesi”
Mahalle muhtarı İbrahim Pelit, AA muhabirine, 2019’da Dünya Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşme fırsatı bulduğunu söyledi.
Yöredeki su sıkıntısını Erdoğan’la paylaştığını anlatan Pelit, “Sayın Cumhurbaşkanı’mıza yöremizin su sıkıntısını anlatınca sağ olsun ilgi gösterdi. Talimatlarını verince ihalesi yapılıp projeye başlandı. Daha sonra araya pandemi ve deprem girince bir süreliğine beklemeye alındı. Şu an çalışmalarımız hızlı bir şekilde yeniden başladı.” diye konuştu.
Pelit, projenin bölge için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bu bir umut projesi. Ürün çeşitliliğini geliştirecek, verimi artıracak, insanların hayallerini süsleyen bir proje. 40 yıldır dillendirilen ve bugün hayata geçmesini sabırsızlıkla beklediğimiz bir proje. En önemlisi, sosyolojik bir değişime vesile olacak. Köyden şehre göç edenlerin, tekrar geri dönüp kendisine yeni hayat kuracağı bir alan sunacak.”
Göletten civar mahallelerdeki tarım alanlarının da yararlanabileceğini aktaran Pelit, şöyle konuştu:
“Yaklaşık 800 dekarlık bir alan sulanacak fakat biz zeytinde daha fazlasını sulayacağız. Zeytin o kadar su yoğunluğu gerektiren bir tür değil. Bu nedenle belki de binlerce dönüm arazi sulanacak. Proje bölgedeki tarımsal üretim için can suyu olacak. Buralar kıraç topraklar. Köyümüzün kendi su kaynağını da kışın burada depolayacağız. Kar sularının ve yağmurun Akdeniz’e akmasının da önüne geçmiş olacağız. Dolayısıyla burası bir cennet olacak.”
Bölge çiftçisi sulama imkanına kavuşmayı sabırsızlıkla bekliyor
Geçimini çiftçilikle sağlayan mahalle sakinlerinden Veysel Kanar, üreticilerin projenin tamamlanması için gün saydığını belirtti.
Göletin bölge için önemine değinen Kanar, şunları kaydetti:
“Yapılmakta olan gölet tamamlandığı zaman köyümüzün kaderini değiştirecek. Burada zeytin, kayısı, üzüm gibi çeşitler bol miktarda yetişiyor ama suyumuz olmadığı için çok sıkıntı çekiyoruz. Gölet yapıldığı zaman Allah’ın izniyle sıkıntıların hepsi bitecek. Bir çığır açılmış, devrim yapılmış olacak. Başta Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere emeği geçen herkesten Allah razı olsun.”
Ejder Severoğlu da sulama imkanına kavuşmayı sabırsızlıkla beklediklerini belirterek, “Bu gölet köyümüz için 40 yıllık bir hayaldi. Tamamlandığı takdirde köyümüzün ürün çeşitleri artacak. Verimi katlayacak.” ifadelerini kullandı.
]]>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TÜBİTAK’ın “KUTUP-1001” isimli çağrısı kapsamında desteklemeye karar verdiği projeler arasında “Horseshoe Adası’ndan İzole Edilen Yeni Bakteri Türlerinden Soğuk-Aktif Lipaz Enzimi Üretimi, Karakterizasyonu ve Heterolog Ekspresyonu” çalışması da yer alıyor.
YTÜ yürütücülüğündeki projede Bursa Uludağ Üniversitesinden araştırmacılar da yer alıyor. Mikrobiyolojik analizler, genomik, gen klonlama, kromatografik saflaştırma konularında çok sayıda çalışmaları olan proje ekibi, disiplinler arası özellik taşıyan projede mikrobiyoloji, moleküler biyoloji ve kimya uzmanlarının işbirliğiyle genomik ve rekombinant DNA teknolojisi gibi yöntemler kullanacak.
Projede, ekip tarafından Antarktika’dan ilk kez izole edilmiş olan yeni bakteri türleri, soğuk-aktif lipaz üretimi için çalışılacak. Elde edilmesi planlanan soğuk-aktif lipazın patent ve/veya ticari bir ürüne dönüşme potansiyelinin yüksek olduğu değerlendiriliyor.
Proje sonunda elde edilecek soğuk-aktif lipazın ticari bir ürüne dönüştürülmesine yönelik sanayi işbirlikli TÜBİTAK TEYDEB projesi hazırlanması planlanıyor.
Sonuç olarak, projeyle elde edilmesi hedeflenen “soğuk-aktif lipaz” enziminin uzun vadede Türkiye ekonomisi için katma değeri yüksek biyoteknolojik bir ürüne dönüşebileceği öngörülüyor.
Enerji tasarrufu sağlayacak
YTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hilal Ay, “psikrofil” ve “psikrotolerant” mikroorganizmalar tarafından üretilen soğuk-aktif enzimlerin endüstriyel ve biyoteknolojik uygulamalar için büyük önem taşıdığını söyledi.
Bu tür enzimlerin düşük sıcaklıklarda daha yüksek aktiviteye sahip olmaları nedeniyle endüstriyel süreçlerde çok iyi performans gösterdiğini belirten Ay, şöyle devam etti:
“Söz konusu enzimler deterjan, gıda, tarım, ilaç ve çevre gibi çeşitli sektörler için büyük bir ticari potansiyele sahip. Soğuk-aktif enzimlerle gıda işleme, kimyasal sentezi, biyoyakıt üretimi ve deterjan üretimine yüksek katkı sağlanabilecek. Bu sayede mesela deterjan kullanırken sıcak su elde etmeye gerek kalmayacak. Bunu Türkiye geneline vurduğumuzda ise başta hem temiz enerji olması hem de tasarruf sağlaması nedeniyle dünya, ekonomik anlamda da ülkemiz kazançlı çıkacak.”
Ay, dünya enzim piyasasının 3’te 1’ini oluşturan lipazların büyük ölçekli üretimi için kullanılabilecek en uygun kaynakların, mikroorganizmalar olduğunun altını çizdi.
Bu projede ilgili lipazı kodlayan genin heterolog, yani başka bir mikroorganizma üzerinden daha kolay elde edilmesinin amaçlandığını da dile getiren Ay, “Bu projeyle Horseshoe Adası’ndan izole ettiğimiz ve birçoğu aktinobakteri olan yeni bakterilerin biyoteknolojik bir ürün olarak soğuk-aktif lipaz üretebilmeleri araştırılacak. Projemizin genelinde öncelikle bu lipazları saflaştıracağız. Daha sonra heterolog ekspresyon dediğimiz çalışmayı gerçekleştireceğiz. Daha sonra gerekli pH ve sıcaklık koşullarında organik çözücülerin ve deterjanların, saflaştırdığımız soğuk-aktif lipazın aktivitesine etkilerini test edeceğiz.” diye konuştu.
Patenti alınabilir
Ay, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan Ulusal Kutup Bilimleri Programı’nda, Türk bilim insanlarının kutuplarla ilgili özgün bilimsel çalışmalar yaparak dünyada bu konuda öncü olan ülkeler arasında yer alması gerektiğinin vurgulandığını belirtti.
Bu bağlamda kutup bilimleriyle ilgili öncelikli tematik çalışma alanlarının belirlendiğini söyleyen Ay, şunları kaydetti:
“Canlı bilimleri alanında özellikle kutup biyoçeşitliliği, biyokimya ve biyojeokimyasal döngüler, biyoteknoloji, ekoloji ve kirlilik alanlarında çalışmalar yapılmalı. Literatürde soğuk-aktif lipaz enzimleriyle ilgili bazı çalışmalar bulunmasına rağmen bu alanda yapılan çalışmalar hala oldukça sınırlı. Ayrıca, soğuk-aktif lipaz enzimi üretimi için kullanılacak olan izolatların ilk kez ekibimiz tarafından izole edilen yeni bakteri türlerinden oluşması, bu proje sonuçlarının patent ve/veya yeni ticari ürün geliştirilmesine konu olabilecek düzeyde özgünlük taşıdığını gösteriyor.”
]]>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ortağı olduğu, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından desteklenen “İklim Değişikliği ile Mücadele için Kentsel Su Temin Sistemlerinde Verimliliğin ve Güvenilirliğin Geliştirilmesi” başlıklı proje, Aralık 2023 tarihinde kabul edildi. Proje kapsamında içme suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolü için Antalya’da üç pilot sahada çalışmalar yapılacak. Projenin koordinatörlüğünü Akdeniz Üniversitesi üstlenirken, Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT), Malta Su ve Enerji Ajansı ve Malta Su Hizmetleri Kuruluşu projenin ortakları olarak yer alıyor. 18 ay sürecek olan proje için ASAT yetkilileri, Malta Heyeti ve Akdeniz Üniversitesi’nden gelen akademisyenler proje kapsamında çalışmalara başladı.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELE İÇİN ORTAK ÇALIŞMA
ASAT, proje için Malta’dan gelen heyeti ağırladı. Heyetle proje toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz, Prof. Dr. Habib Muhammetoğlu, Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, ASAT Genel Müdür Yardımcısı Ümit Daban ve Malta Enerji ve Su Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Manuel Sapiano katıldı. Büyükşehir Başkan Başdanışmanı Cem Oğuz, “Bu proje kentimiz için çok önemli bir girişim. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak altyapımızı oluşturduk. Tüm birimlerimizle iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ortak çalışmalar yapıyoruz. Bu projenin kentimize çok faydalı olacağını düşünüyorum. Hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
SU KAYIPLARININ ÖNLENMESİ HEDEFLENİYOR
ASAT SCADA Şube Müdürü Dr. Tuğba Akdeniz, projenin konusunun kuraklık ve iklim olduğunu, projenin bu konuda yapılacak mücadele için çok değerli olduğunu söyledi. Akdeniz, “Proje kapsamında içme suyu şebekelerinde oluşan su kayıplarının doğru şekilde yönlendirilmesi ve karbon emisyonun azaltılması amaçlanıyor. Antalya içme suyu şebekesinde 3 tane alt bölge oluşturuyoruz ve bu alt bölgelerde SCADA sistemine bağlı olarak veri topluyoruz. Aynı zamanda projeyi, Malta Heyeti ve Akdeniz Üniversite’ndeki ekiple birlikte yönetiyoruz” diye konuştu.
MALTALI BAKAN İŞ BİRLİĞİNDEN MEMNUN
Malta Enerji ve Su Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Manuel Sapiano ise şunları söyledi:
“Su kaynakları özellikle son 20 yıldır hızla tükeniyor. Bunun önüne geçmek istiyoruz. Projenin genel teması içme suyu sistemlerindeki kaybın azaltılması. Şebeke verimliliğinde ortaya çıkabilecek yeni yaklaşımları, metotları izleme ve değerlendirmeye alıp, performans indikatörleriyle de şebeke performansını ölçüp geliştirmek istiyoruz. Proje kapsamında teknik işbirliği ile daha iyi uygulamalar ortaya koymak ve tecrübelerimizi paylaşmak istiyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içerisinde olduğumuz için çok memnunum.”
3 ÇALIŞTAY DÜZENLENECEK
Proje kapsamında içme suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolü için Antalya’da üç pilot sahada çalışmalar yapılacak. Su kuruluşlarının ve belediyelerin çalışanları için eğitim ve tecrübe paylaşımı amacıyla üç çalıştay düzenlenecek. Ayrıca projeyi anlatan el kitabı ve broşür gibi materyaller hazırlanması planlanıyor.
]]>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ortağı olduğu, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından desteklenen “İklim Değişikliği ile Mücadele için Kentsel Su Temin Sistemlerinde Verimliliğin ve Güvenilirliğin Geliştirilmesi” başlıklı proje Aralık 2023 tarihinde kabul edildi. Proje bünyesinde içme suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolü için Antalya’da üç pilot sahada çalışmalar yapılacak. Projenin koordinatörlüğünü Akdeniz Üniversitesi üstlenirken, Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT), Malta Su ve Enerji Ajansı ve Malta Su Hizmetleri Kuruluşu projenin ortakları olarak yer alıyor. 18 ay sürecek olan proje için ASAT yetkilileri, Malta Heyeti ve Akdeniz Üniversitesi’nden gelen akademisyenler proje bünyesinde çalışmalara başladı.
“Ortak çalışma”
ASAT, proje için Malta’dan gelen heyeti ağırladı. Heyetle proje toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz, Prof. Dr. Habib Muhammetoğlu, Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, ASAT Genel Müdür Yardımcısı Ümit Daban ve Malta Enerji ve Su Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Manuel Sapiano katıldı. Büyükşehir Başkan Başdanışmanı Cem Oğuz, “Bu proje kentimiz için çok önemli bir girişim. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak altyapımızı oluşturduk. Tüm birimlerimizle iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ortak çalışmalar yapıyoruz. Bu projenin kentimize çok faydalı olacağını düşünüyorum” dedi.
“Su kayıplarının önlenmesi hedefleniyor”
ASAT SCADA Şube Müdürü Dr. Tuğba Akdeniz, projenin konusunun kuraklık ve iklim olduğunu, projenin bu konuda yapılacak mücadele için çok değerli olduğunu söyledi. Akdeniz, “Proje kapsamında içme suyu şebekelerinde oluşan su kayıplarının doğru şekilde yönlendirilmesi ve karbon emisyonun azaltılması amaçlanıyor. Antalya içme suyu şebekesinde 3 tane alt bölge oluşturuyoruz ve bu alt bölgelerde SCADA sistemine bağlı olarak veri topluyoruz. Aynı zamanda projeyi, Malta Heyeti ve Akdeniz Üniversite’ndeki ekiple birlikte yönetiyoruz” diye konuştu.
“İşbirliğinden memnun”
Malta Enerji ve Su Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Manuel Sapiano ise şunları söyledi: “Su kaynakları özellikle son 20 yıldır hızla tükeniyor. Bunun önüne geçmek istiyoruz. Projenin genel teması içme suyu sistemlerindeki kaybın azaltılması. Şebeke verimliliğinde ortaya çıkabilecek yeni yaklaşımları, metotları izleme ve değerlendirmeye alıp, performans indikatörleriyle de şebeke performansını ölçüp geliştirmek istiyoruz. Proje kapsamında teknik işbirliği ile daha iyi uygulamalar ortaya koymak ve tecrübelerimizi paylaşmak istiyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içerisinde olduğumuz için çok memnunum.”
“3 çalıştay düzenlenecek”
Proje kapsamında içme suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolü için Antalya’da üç pilot sahada çalışmalar yapılacak. Su kuruluşlarının ve belediyelerin çalışanları için eğitim ve tecrübe paylaşımı amacıyla üç çalıştay düzenlenecek. Ayrıca projeyi anlatan el kitabı ve broşür gibi materyaller hazırlanması planlanıyor. – ANTALYA
]]>Şanlıurfa’da tarımdan bilime, eğitimden kültür ve turizm alanına kadar birçok projeye imza atan AK Parti Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, “Türkiye Yüzyılı Şanlıurfa vizyonu” ile proje tanıtım programı düzenledi. Mehmet Akif İnan Konferans salonunda gerçekleşen programa, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili ve TBMM İdari Amiri İbrahim Eyyüpoğlu, Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli, Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş, AK Parti gençlik kolları, kadın kolları, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Beyazgül, yeni dönemde yapılacak olan projeleri tek tek vatandaşlara anlattı. Beyazgül, “Göreve geldiğimiz günden bu yana bizim için her zaman halkımızın talebi bizim için bir görev, bizim için bir proje, gerçekleştireceğimiz bir amaç olmuştur. Buraya projelerimizi getirdik ama projelerimiz bu kadar değil. Buradaki projelerimizin sayısı çok fazla ama yine halkımızın talepleri bizim projelerimiz olmaya devam edecektir. Belediyemizin büyün refah ve kaynakları vatandaşlarımıza, halkımıza dönecektir. Şanlıurfa’da güçlü bir belediyemiz var büyükşehir belediyesi olarak asfaltımızı kendimiz üretiyoruz. İlaçlama, sulamayı, fidan üretimini, çiçek üretimini, organik gübreyi kendimiz üretiyoruz. Yedek parçayı kendimiz üretiyoruz. Yapmadık bir iş bırakmadık nedeni ise tasarruf yaparak buradan elde edilecek gelirin vatandaşlarımıza hizmet olarak geri dönmesi içindir. Şanlıurfa’da bütün ilçe belediye başkanlarımızla el birliği gönül birliği içerisinde olduk. Kol kola girerek göreve geldiğimiz zaman hizmetten başka hiçbir şey konuşmadık. Hangi ilçemizin ne eksiği varsa el birliği ile destek verdik. Her ilçemizin de birbirinden güzel proje ve hizmetleri var. Yeni dönemde de birlikte devam edeceğiz. Çok güzel işlere hep birlikte imza atacağız” dedi.
Beyazgül’den raylı sistem müjdesi
Konuşmalarının ardından yeni dönemde Gerçek Belediyecilik vizyonu ve Türkiye Yüzyılı Vizyonu ile Şanlıurfa’ya kazandırılacak projelerin tanıtım sunumunu yapan Beyazgül Şanlıurfa’ya raylı sistemi kazandıracaklarını kaydetti. Bunun için gerekli fizibilite çalışmalarının tamamlandığını kaydeden Beyazgül, ulaşım master planı olmadığı için ilk olarak ulaşım master planını yaptıklarını ve yeni dönemde Şanlıurfalı vatandaşların raylı sistemle tanışacaklarını sözlerine ekledi.
“Tugay’ın yeni yerine taşınmasını sağlayacağız”
Şanlıurfa’nın merkezinde bulunan Ali Saip Ursavaş Kışlası’nın (Tugay) taşınması konusunda da projelerinin hazır olduğunu kaydeden Beyazgül, “Tugayın taşınmasına yönelik çalışmalar tamamlandı. Mutabakat sağladık. Özel mülk olan bazı alanların da alınmasıyla birlikte gerekli çalışmaları yaparak Tugayın yeni yerine taşınmasını sağlayacağız. Burada vatandaşlarımıza yemyeşil bir alan ve sosyal donatı alanları kazandıracağız” ifadelerini kullandı.
“GES ve rüzgar enerjisi yatırımlarını artırıyoruz”
Güneşlenme gün sayısı oldukça fazla olan Şanlıurfa’da yeni GES yatırımları gerçekleştireceklerinin altını çizen Beyazgül, “Şanlıurfa’da güneşten maksimum oranda faydalanmak adına belirlenen alanlarda yeni GES yatırımları yaparak buradan elde edeceğimiz gelirleri belediyemiz giderlerinde kullanacağız ve buradan elde edilecek tasarruf sayesinde de vatandaşlarımıza daha hızlı hizmet ulaştıracağız. Aynı zamanda şehrimizin rüzgar kapasitesini de değerlendirmek adına rüzgar tribünleri kurulumunu kısa sürede başlatarak buradan da enerji elde edeceğiz” şeklinde konuştu.
Yeni üniversite ve belediyenin tek çatı altında birleşmesi
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi adına yeni bir alanda yapılacak olan belediye hizmet binası için belediye bünyesindeki birimlerin tek çatı altında toplayacak olan kampüs projesini de yakın zamanda hayata geçireceklerini kaydeden Beyazgül, yeni üniversitenin kurulması için de gereken desteğin ve alanın verileceğini aktardı.
Kültür ve kongre merkezi, yeni otogar
Şanlıurfa’ya yeni bir kültür ve kongre merkezi kazandıracaklarının da müjdesini veren Beyazgül, otogarın da yeni yerine taşınarak orada hizmet vermeye başlayacağını, şehre yeni otogar kazandıracaklarını kaydetti.
Meslek gruplarına 7 bin dönümlük alan tahsisi
Kente yapılacak projelerde her zaman olduğu gibi meslek guruplarını da unutmayan Beyazgül, “Meslek gruplarına 7000 dönümlük alan tahsisi gerçekleştireceğiz,. Buradaki çalışmaları da bakanımızın ve milletvekillerimizin de destekleriyle meslek guruplarımızın hizmetine sunacağız” diye konuştu.
Beyazgül ile Şanlıurfa’da yeni dönem projelerle geçecek
Kente kazandırılacak projeleri lansman toplantısıyla sunum eşliğinde kamuoyuna aktaran Başkan Beyazgül, “Şanlıurfa’ya millet kütüphanesi yapılacak. Karakoyun Mahallesi 1. Etap 374 konutun temeli atılacak. Şehitlik, Hızmalı ve Atatürk Mahallesi kentsel dönüşüm alanı 2. ve 3. etabına başlanacak. Kuzey Şehir Konut Projesi 1. Etap devam ediyor. 2. Etap 2200 konutun yapımına başlanacak. Fuar alanı katlı kavşağı projesi hayata geçirilecek. Yeni üst geçitler yapılacak. 200 adet yeni otobüs alımıyla ulaşımda konfor artacak. Şehir hastanesi bölgesinde katlı kavşaklar hayata geçirilecek. Şehir hastanesi önü 50 metrelik yol ulaşıma açılacak. Aşık – Öğütçü otoban köprülü kavşağı şehre kazandırılacak. Azerbaycan Bulvarı – Kuzeyşehir 50 metrelik bağlantı yolu yapılacak. Azerbaycan Bulvarı – Bozova Çevre yolu bağlantısı yapılacak. Germuş – Ulubağ Mardin Yolu kavşağı birleştirilecek. Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı genişletilecek. Kırsalda kalıcı ve sürdürülebilir sıcak asfalt uygulamalarına hız kesmeden devam edeceğiz. Karakoyun Deresi Güney Yolunu 25 Metre Bandına Çıkartacağız. Akabe Gençlik Parkı, Yaylak Mesire Alanı, Ceylanpınar Mevlana Parkı, Çatak Mesire Alanı, Karaköprü Güllübağ Parkı, Karaköprü Seyrantepe Parkı, Yaslıca orman parkı, Yenice Vadi Parkı, Halil’ür Rahman Kent Ormanı, Büyükşehir Millet Bahçesi, Karaköprü Bölge Parkı, Viranşehir Sulutepe Mesire Alanı, Halfeti Argıl Mesire Alanı, Ay Yapı Bölge Parkı, Hobi bahçesi 2. Etap Esentepe Seyir Parkı projesini hayata geçireceğiz. Büyükşehir Millet Bahçesi Projesini şehrimize kazandıracağız. Halil’ür Rahman Kent Ormanı Projesini şehrimize kazandıracağız. Çevikkuvvet Millet Bahçesi Projesini hayata geçireceğiz. Bisiklet yollarını çoğaltacağız, ilk etapta 5 bin bisiklet gençlerimize hediye edeceğiz. Hobi bahçesi 2. Etap projesini hayata geçireceğiz. Her ilçemize kent meydanı kazandıracağız. Çatak bungalov tesisleri 2. Etap şehrimize kazandıracağız. Yeşildirek Kentsel Dönüşüm Projesi Tamamlanacak. Eski sanayi 2. etap 1. bölüm inşaat çalışmalarını başlatacağız. Alibaba Kentsel dönüşümünü gerçekleştireceğiz. Paşabağı kentsel dönüşüm alanı 57 bin dönümlük alanın inşasına başlayacağız. Tarım alanlarının korunması için alternatif yeni yerleşim alanı inşa edeceğiz. Birecik yeni sebze ve meyve hali yapacağız. Üretim paketleme ve markalaşma için fabrika kuracağız. Dezavantajlı vatandaşlarımıza geçici misafirhane desteği vereceğiz. Tarihi Şanlıurfa surlarını gün yüzüne çıkaracağız. 11 Nisan ve tarih panorama müzesi kuracağız. İslam alimleri panorama bilgilendirme merkezimizi hayata geçireceğiz. Yıldız Meydanı Haşimiye Meydanı arasını turizm adasına dönüştüreceğiz. Kalkan – Balıklıgöl Platosu arasında kalan 137 tarihi mağarayı kültür vadisi haline getireceğiz. Yöresel ara sıcak yemeklerimiz için yeni üretim tesisleri kuracağız. Harran’da astronomi şenlikleri düzenleyeceğiz. Bozova bungalov evlerde gençlik kampı projesini başlatacağız. Çarmelik kırsal yaşam tarım müzesinde çiftçi eğitimine başlayacağız. Şanlıurfa’mıza yeni sanat sokakları kazandıracağız. Haleplibahçe -Yakubiye Turizm Gelişme Alanı Olarak Şehrimize Kazandıracağız. Karacadağ kayak merkezine bungalov evler kazandıracağız. Halfeti ve Bozova ilçelerimizde kentsel tasarım projesini etaplar halinde Şanlıurfa’mıza kazandıracağız. Yem bitkileri üretimi ve desteğini arttırarak devam ettireceğiz. İhtiyaç sahibi çiftçilerimize buğday, mısır, pamuk, arpa ve tohum desteği vereceğiz. Yılda 3 milyon fide üretimi yapıp halkımıza hibe edeceğiz. ŞATEM Şanlıurfa akıllı tarım eğitim merkezinde uygulama sahası yapacağız. Uzay tarımı ve yeni nesil tarım alanları kuracağız. Birecik’te Şabut Balığı üretim tesisi kuracağız. Ata tohumların gelecek nesillere aktarılması için tohum bankası kuracağız. Sıfır atık koordinasyon merkezi kuracağız. Lunaparkımızı Şanlıurfa’mıza kazandıracağız. Gençlerimiz için kitap kafe merkezleri yapacağız ve ücretsiz çorba ikram edeceğiz. Gençlerimize kamp ve gençlik merkezi yapacağız. Gençlerimize GO-KART pisti yapacağız. Çocuk kütüphaneleri yapacağız, çocuk köyü kuracağız. Şanlıurfa merkezde tam donanımlı futbol tesisi yapımına başlayacağız. İlçelerimizde gençlik merkezlerimizi yaygınlaştıracağız. Şanlıurfa merkezde kapalı yarı olimpik yüzme havuzlarını arttıracağız. Büyük parklarımıza satranç evleri kazandıracağız. Kütüphanemizin olmadığı ilçemiz kalmayacak, Şanlıurfa merkezde okçuluk sporunu destekleyeceğiz, ilçelerimizde sentetik futbol sahası sayılarını arttıracağız, çocuklarımız için kreş sınıfı projelerimizi hayata geçireceğiz gece çalışan ailelerimizin çocukları için gece kreşleri açacağız, akademik destek merkezlerimizin sayılarını arttıracağız, ‘kadınız biz’ adlı web sitesi kurulumu yapılıp kadınlarımıza her konuda destek sağlayacağız, çocuk meclisi oluşturacağız, atletizm stadı yapacağız, sporcu fabrikası kuracağız, ilçelerimize 6 adet spor antrenman salonları kazandırmaya devam edeceğiz, Viranşehir Ceylanpınar entegre katı atık tesisini şehrimize kazandıracağız, merkezde yeni entegre atık tesisi yapacağız, tıbbi atık sterilizasyon tesisini modernize edeceğiz, iklim değişikliği eylem planını hayata geçireceğiz, bitkisel atıklardan pelet üretim tesisi yapacağız, atık suların (gri su) peyzaj alanlarında kullanılması projesini şehrimize kazandıracağız, şehrimizde kömür kullanılan mahallelerde doğal gaz dönüşümünü destekleyerek şehrin hava kalitesini iyileştireceğiz, Bozova guergh (kurtboğan) yetiştirme merkezi projesi hazırlandı yapımına başlayacağız, Viranşehir ilçesi kanalizasyon şebekesi atık su arıtma tesisi yatırımlarımıza devam edeceğiz, 25.560 m3/gün kapasiteli Birecik atıksu arıtma tesisi projesi şehrimize kazandıracağız, 37.183 m3/gün kapasiteli Suruç atıksu arıtma tesisi projesi ilçemize kazandıracağız, 65.679 m3 kapasiteli Viranşehir atıksu arıtma tesisi projesi ilçemize kazandıracağız, 31 km uzunluğundaki Halfeti kanalizasyon şebeke hattımızı yenileyeceğiz, 43 km uzunluğunda Bozova kanalizasyon şebeke hattımızı yenileyeceğiz, 54 km uzunluğunda Halfeti içmesuyu şebeke hattımızı yenileyeceğiz, 5,5 km isale hattı 3 tane depo 4 adet kuzeyşehir bölgemize içmesuyu merkezleri ve depolar yapacağız, 45 km uzunluğunda bozova içmesuyu şebeke hattımızı yenilyeceğiz, viranşehir’de atık aktarma istasyonu yapacağız, haşimiye meydanı projesini hayata geçireceğiz, atlılar evi restorasyonunu tamamlayıp şehrimize sosyal tesis olarak kazandıracağız” ifadelerine yer verdi.
Yeni dönemde projelerin sayısını artırarak daha güçlü bir şekilde yola devam edeceklerini vurgulayan Beyazgül, bir vatandaşımız çıkacak bu uygulama yapılmalı diyecek o düşünce bizim projemiz olacak ve hayata geçecek ifadelerine yer verdi.
Proje lansman toplantısı toplu fotoğraf çekimi ile son buldu. – ŞANLIURFA
]]>“Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek, turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz”
“Önümüzdeki dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler”
ANTALYA – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kıyılardaki mavi bayrakların korunmasının öncelik hedefleri olduğuna vurgu yaparak, “Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek, turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak biz üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın Meclis Toplantısı’na katıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya Milletvekilleri, ATSO Başkanı Ali Bahar ve oda üyelerinin katılım sağladığı toplantıda konuşan Bakan Ersoy, turizmle ilgili açıklamalarda bulundu.
Turizmde rekorlar yılının geride kaldığını hatırlatan Bakan Ersoy, 2022 yılında 51,3 milyon olan ziyaretçi sayısının, 2023 yılında yüzde 10 artışla 56,7’ye yükseldiğine, turizm gelirinde de yüzde 17 artış yaşanıp 46,5 milyar dolardan 54,3 milyar dolara yükseldiğine dikkat çekti.
Turizmi geliştirmek adına dijital medyada tanıtıma ayrı önem verdiklerini kaydeden Ersoy, “GoTürkiye instagra hesabımız, 3 milyonu aşkın takipçisiyle dünyada ülke hesapları arasında ikinci sırada yer alıyor. Resmi Youtube hesabımız ise dünyada birinci sırada. Ayrıca Çin ve Rusya’nın özel sosyal medya hesaplarında da iletişimimiz devam ediyor” diye konuştu.
“Arkeolojik çalışma sayısını 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz”
Turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle güçlü bir ilişkisi olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, Türkiye’nin kültürel miras bakımından eşsiz bir coğrafyada yer aldığını ve bu mirası gün yüzüne çıkarıp en iyi şekilde korumak, aynı zamanda kültür turizmine kazandırmak adına bakanlık olarak çok önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Ersoy, “Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı – Geleceğe Miras Projemiz kapsamında, arkeolojik çalışma sayısını, 720’ye yükselttik. Bu sayıyı 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz. Arkeolojik zenginliklerimizi keşfedip korurken, onları tüm dünyanın ziyaret edebileceği bir şekilde müze haline getirmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz, son 60 yılda Türkiye’de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, önümüzdeki 4 yılda tamamlamak. Hızlı kazı yapmıyoruz, yoğuz kazı yapıyoruz. Eskiden 45 ila 60 gün kazı başkanlığı kazı yapardı, şimdi sistemi değiştirdik. Artık 12 ay boyunca kazı yaptırıyoruz. Eskiden sadece bir noktada kazı yaparlardı, şimdi 10-15 noktaya kadar aynı anda kazı yapmalarını sağlıyoruz” dedi.
“Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına başladık”
Kültürel mirasla ilgili bir müjde paylaşan Bakan Ersoy, “Çokça gündeme getirilen Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yenilenmesiyle ilgili. Dünyanın en önemli koleksiyonlarından birine sahip olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına geçen haftadan itibaren başladık. Mimari proje ekibimiz şu anda çalışmalarını yürütüyor. İnşallah projelerin tamamlanmasıyla birlikte Antalya Arkeoloji Müzesi’ni en kısa sürede tamamlamayı arzuluyoruz. Bununla birlikte Kemer’e de bir Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracağız” diye konuştu.
“Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız, 800’ü geçmiş durumda”
Ticaret ve sanayi sektörünün çok önem verdiği sürdürülebilirlikle ilgili, kültür ve turizm sektörünün adaptasyonu açısından önemli bir çalışma yürüttüklerini kaydeden Ersoy, şunları söyledi:
“Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’yle hükümet nezdinde anlaşma imzalayan ilk ülke olarak Sürdürülebilir Turizm Sertifika Programı’nı hayata geçirdik. İlk etapta konaklama tesislerimize yönelik uyguladığımız program kapsamında, uluslararası akreditasyona uygun, 3 aşamadan oluşan kriterler belirledik. 2030 sonu itibarıyla tüm konaklama tesislerimiz, 3 aşamadaki kriterlerin tümünü karşılayarak sertifika almış ve programı tamamlamış olacak. Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız, 800’ü geçmiş durumda. Bunların 300’den fazlasını, Antalya’daki tesislerimiz oluşturuyor.”
“Mavi bayrağı kaybedersek turizmi, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz”
Bakan Ersoy, kıyılardaki mavi bayrakların korunmasının öncelik hedefleri olduğuna vurgu yaparak, “Antalya geneline baktığımız zaman ağırlıklı deniz, kum ve güneş üzerinden turist alan bir şehir. Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek, turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak biz üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Antalya Havalimanı 2025 yılı yaz sezonunda yolcu hizmet kapasitesi iki katına çıkacak”
Nitelikli turizmde en önemli unsurlardan birinin sorunsuz ulaşım olduğunu ve 2 yıl önce ihalesi yapılan Antalya Havalimanı’ndaki kapasite genişletme çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirten Bakan Ersoy, “Havacılık sistemlerindeki altyapıların yenilenmesini de içeren, 750 milyon avroluk, çok büyük bir yatırım. Bu yıl ilk ilave artış kapasiteleri devreye alınacak ve 2025 yaz sezonuyla birlikte yolcu hizmet kapasitesi, iki katına çıkarılmış olacak” şeklinde konuştu.
“Hollywood ve Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler”
Yeni Sinema Kanunuyla hayata geçirilen yabancı film yapım desteği ve doğru iletişim ile tanıtım stratejisinin de etkisiyle, Türkiye’de çekilen yapımların sayısında büyük artış olduğuna da işaret eden Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu yapımlardan ikisi de dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie’nin filmleriydi ve çekimlerinin büyük bölümü, Antalya’da gerçekleştirildi. Çok büyük bütçelerle çekilen, yıldız oyuncuların rol aldığı, gişesi yüksek filmler, ülkemize ekonomik getirisi ve dünya çapındaki tanıtım etkisi de büyük oluyor. Biz Bakanlık olarak bu tür büyük bütçeli yapımların destinasyonlarımızda çekilmesi için gerekli girişimlerimizi yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler.”
“Sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı”
Bakan Ersoy, 16 milyonun üzerinde turistin geldiği Antalya’nın temel altyapı problemlerini çözme konusunda yeterli olamadığını, tüm desteklerine rağmen sosyal ve kültürel yatırımlar konusunda, şehrin hak ettiği projeler hayata geçirilemediğini kaydetti. “Dile getirmekten çok mutlu olmasam da özellikle sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı” diyen Ersoy, “Bu çerçevede, şehrin ticaret erbabının, ideolojinin yerine şehrin geleceğini ve hizmet siyasetini dikkate alacağına inanıyorum. Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı yok. Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak; akıllı kent ve turizm uygulamalarına, doğru şehir planlamasına, kent müzelerine, kütüphanelere, uluslararası kültür ve sanat camiasıyla entegre olmuş bir yönetim anlayışına ihtiyacı var” dedi.
Bakan Ersoy, Kepez Belediye Başkanlığı döneminde Hakan Tütüncü’den örnek vererek hem ilçesinde hem de Ankara’da uyumlu çalışarak çok önemli yatırımları ilçesine çektiğini söyledi.
]]>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Toplantısı’na katıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya milletvekilleri, ATSO Başkanı Ali Bahar ve oda üyelerinin katılım sağladığı toplantıda konuşan Bakan Ersoy, turizmle ilgili açıklamalarda bulundu. Turizmde rekorlar yılının geride kaldığını hatırlatan Bakan Ersoy, 2022 yılında 51,3 milyon olan ziyaretçi sayısının 2023 yılında yüzde 10 artışla 56,7’ye yükseldiğine, turizm gelirinde de yüzde 17 artış yaşanıp 46,5 milyar dolardan 54,3 milyar dolara yükseldiğine dikkat çekti. Turizmi geliştirmek adına dijital medyada tanıtıma ayrı önem verdiklerini kaydeden Ersoy, “GoTürkiye Instagram hesabımız, 3 milyonu aşkın takipçisiyle dünyada ülke hesapları arasında ikinci sırada yer alıyor. Resmi Youtube hesabımız ise dünyada birinci sırada. Ayrıca Çin ve Rusya’nın özel sosyal medya hesaplarında da iletişimimiz devam ediyor” diye konuştu.
“Arkeolojik çalışma sayısını 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz”
Turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle güçlü bir ilişkisi olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, Türkiye’nin kültürel miras bakımından eşsiz bir coğrafyada yer aldığını ve bu mirası gün yüzüne çıkarıp en iyi şekilde korumak, aynı zamanda kültür turizmine kazandırmak adına bakanlık olarak çok önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Ersoy, “Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı – Geleceğe Miras Projemiz kapsamında, arkeolojik çalışma sayısını, 720’ye yükselttik. Bu sayıyı 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz. Arkeolojik zenginliklerimizi keşfedip korurken, onları tüm dünyanın ziyaret edebileceği bir şekilde müze haline getirmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz, son 60 yılda Türkiye’de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, önümüzdeki 4 yılda tamamlamak. Hızlı kazı yapmıyoruz, yoğuz kazı yapıyoruz. Eskiden 45 ila 60 gün kazı başkanlığı kazı yapardı, şimdi sistemi değiştirdik. Artık 12 ay boyunca kazı yaptırıyoruz. Eskiden sadece bir noktada kazı yaparlardı, şimdi 10-15 noktaya kadar aynı anda kazı yapmalarını sağlıyoruz” dedi.
“Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına başladık”
Kültürel mirasla ilgili bir müjde paylaşan Bakan Ersoy, “Çokça gündeme getirilen Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yenilenmesiyle ilgili. Dünyanın en önemli koleksiyonlarından birine sahip olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına geçen haftadan itibaren başladık. Mimari proje ekibimiz şu anda çalışmalarını yürütüyor. İnşallah projelerin tamamlanmasıyla birlikte Antalya Arkeoloji Müzesi’ni en kısa sürede tamamlamayı arzuluyoruz. Bununla birlikte Kemer’e de bir Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracağız” diye konuştu.
“Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız 800’ü geçmiş durumda”
Ticaret ve sanayi sektörünün çok önem verdiği sürdürülebilirlikle ilgili kültür ve turizm sektörünün adaptasyonu açısından önemli bir çalışma yürüttüklerini kaydeden Ersoy, şunları söyledi:
“Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’yle hükümet nezdinde anlaşma imzalayan ilk ülke olarak Sürdürülebilir Turizm Sertifika Programı’nı hayata geçirdik. İlk etapta konaklama tesislerimize yönelik uyguladığımız program kapsamında, uluslararası akreditasyona uygun, 3 aşamadan oluşan kriterler belirledik. 2030 sonu itibarıyla tüm konaklama tesislerimiz, 3 aşamadaki kriterlerin tümünü karşılayarak sertifika almış ve programı tamamlamış olacak. Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız, 800’ü geçmiş durumda. Bunların 300’den fazlasını, Antalya’daki tesislerimiz oluşturuyor.”
“Mavi bayrağı kaybedersek turizmi, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz”
Bakan Ersoy, kıyılardaki mavi bayrakların korunmasının öncelik hedefleri olduğuna vurgu yaparak, “Antalya geneline baktığımız zaman ağırlıklı deniz, kum ve güneş üzerinden turist alan bir şehir. Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek, turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak biz üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Antalya Havalimanı 2025 yılı yaz sezonunda yolcu hizmet kapasitesi iki katına çıkacak”
Nitelikli turizmde en önemli unsurlardan birinin sorunsuz ulaşım olduğunu ve 2 yıl önce ihalesi yapılan Antalya Havalimanı’ndaki kapasite genişletme çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirten Bakan Ersoy, “Havacılık sistemlerindeki altyapıların yenilenmesini de içeren, 750 milyon avroluk, çok büyük bir yatırım. Bu yıl ilk ilave artış kapasiteleri devreye alınacak ve 2025 yaz sezonuyla birlikte yolcu hizmet kapasitesi, iki katına çıkarılmış olacak” şeklinde konuştu.
“Hollywood ve Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler”
Yeni Sinema Kanunu’yla hayata geçirilen yabancı film yapım desteği ve doğru iletişim ile tanıtım stratejisinin de etkisiyle Türkiye’de çekilen yapımların sayısında büyük artış olduğuna da işaret eden Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu yapımlardan ikisi de dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie’nin filmleriydi ve çekimlerinin büyük bölümü, Antalya’da gerçekleştirildi. Çok büyük bütçelerle çekilen, yıldız oyuncuların rol aldığı, gişesi yüksek filmler, ülkemize ekonomik getirisi ve dünya çapındaki tanıtım etkisi de büyük oluyor. Biz Bakanlık olarak bu tür büyük bütçeli yapımların destinasyonlarımızda çekilmesi için gerekli girişimlerimizi yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler.”
“Sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı”
Bakan Ersoy, 16 milyonun üzerinde turistin geldiği Antalya’nın temel altyapı problemlerini çözme konusunda yeterli olamadığını, tüm desteklerine rağmen sosyal ve kültürel yatırımlar konusunda şehrin hak ettiği projeler hayata geçirilemediğini kaydetti. “Dile getirmekten çok mutlu olmasam da özellikle sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı” diyen Ersoy, “Bu çerçevede şehrin ticaret erbabının, ideolojinin yerine şehrin geleceğini ve hizmet siyasetini dikkate alacağına inanıyorum. Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı yok. Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak; akıllı kent ve turizm uygulamalarına, doğru şehir planlamasına, kent müzelerine, kütüphanelere, uluslararası kültür ve sanat camiasıyla entegre olmuş bir yönetim anlayışına ihtiyacı var” dedi.
Bakan Ersoy, Kepez Belediye Başkanlığı döneminde Hakan Tütüncü’den örnek vererek hem ilçesinde hem de Ankara’da uyumlu çalışarak çok önemli yatırımları ilçesine çektiğini söyledi. – ANTALYA
]]>Fatih’in kültürel mirasını gün yüzüne çıkarmak için 2021’de başlatılan “Sözlü Tarih” projesinin sonuçlarını değerlendirmek üzere gerçekleştirilen sempozyumda, sözlü tarihin önemi ve etkisi tartışıldı.
Proje kapsamında 2022-2024 arasında çalışma yürütülürken, detaylı literatür taramaları, saha araştırmaları, stüdyo hazırlıkları, çekimler ve proje tanıtımı gibi bir dizi faaliyet yapıldı.
Sempozyumun açılışında konuşan Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan, sözlü kültürün hayata dair deneyim pratiklerinin şifahi olarak toplum belleğine aktarılması olduğunu söyledi.
Turan, sözlü tarihin araştırma metodu olarak son yıllarda rağbet gördüğünü belirterek, “Sözlü tarih metodunun, özellikle şehircilik ve sosyal tarih çalışmalarında tercih edildiği, sevildiği bilinmektedir. Fatih Belediyesi olarak biz de ilçemizin somut ve somut olmayan kültürel mirasına sahip çıkmak, şehrimizin derin hafızasını, insanlar ve mekanlar üzerinden belgelemek için Sözlü Tarih projesi başlattık. Zeyrek Akademi bünyesinde yürüttüğümüz sözlü tarih çalışmalarıyla ilçemizdeki toplumsal ve kültürel değişimin kaydını tutarak geleceğe aktarmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.
Farklı sosyokültürel ve ekonomik özelliklere sahip 80 vatandaşın yaşamını kayıt altına aldıklarını aktaran Turan, şunları kaydetti:
“Burada Fatih’imizin tarihinden uzun uzun bahsetmemize imkan yok. Elbette bu köklü tarihin, gün yüzüne çıkmamış, kaydedilmemiş dalları, uzantıları da mevcut. Biz bu projeyle geçmişi neredeyse medeniyet tarihi kadar eski olan şehrimizin insan ve hafıza birikimini değerlendiriyoruz. Proje kapsamında akademisyenlerimiz, sanatkarlarımız, esnafımız, ev hanımlarımız yani toplumumuzun bütün kesimleri hakkında fikir verebilecek geniş bir profilde hemşehrilerimizin yaşamını, hatıralarını kayıt altına aldık.”
İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, “Başkan’ımız aslında bir ilçe belediyesinin faaliyetlerini değil, bizim kadim medeniyet merkezimizin tarihini, kültürünü ve medeniyetini ortaya koymaya, geçmişin birikimini günümüze ve geleceğe taşıyarak geleceğin de temellerini attı. Bir tarihçi olarak gördüğüm budur.” değerlendirmesini yaptı.
“Sözlü tarih şu anda tarihçilikte ve diğer disiplinlerde oldukça kullanılan bir yöntem”
Programda proje danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Arzu Güldöşüren, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdülhamit Avşar, Doç. Dr. Yunus Uğur, Doç. Dr. M. Emir İlhan, Doç. Dr. Emine Çakır, Doç. Dr. Samet Çevik ve arkeolog Aslı Avcı gibi alanında uzman hocalar, “Mekan, Bellek, Gündelik Hayat ve Mekansal Dönüşümü Sözlü Tarihle Okumak”, “Kültürel Miras, Müzecilik, Belgesel Sinema ve Sözlü Tarih İlişkisi” oturum başlıklarının altında sözlü tarih ile ilgili sunumlar gerçekleştirdi.
Sözlü Tarih projesinin 2021 yılında başladığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Arzu Güldöşüren, şu bilgileri verdi:
“Biz Fatih’teki kültürel miras mekanlarının gündelik hayattaki yeri ve dönüşümü adlı projeye 2021’de başladık. Bugüne kadar 80 kişiyle sözlü tarih görüşmeleri gerçekleştirdik. Birincisi, bunun çıktılarını araştırmacılarla ve akademisyenlerle bir taraftan da aslında Fatihlilerle paylaşmak, ikincisi de sözlü tarih şu anda tarihçilikte ve diğer disiplinlerde oldukça kullanılan bir yöntem. Sözlü tarihin teorisine ve pratiğine dair bu alanın uzmanlarının yapacağı sunumlarla bire bir sempozyum düzenlemek istedik.”
]]>Kayseri Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda sektör temsilcileriyle bir araya gelen Yumaklı, salgın hastalıklar, doğal afetler, ülkeler arasındaki savaşlar, iklim değişikliği gibi hususların gıdanın neden stratejik bir sektör olduğunu öğrettiğini söyledi.
Ülkeler için gıda arz güvenliğinin milli güvenlik meselesi olduğunu dile getiren Yumaklı, bir yandan üretmeye devam ederken bir yandan da bütün dünyayı baskısı altına alan enflasyonla, üretimi baskılayan girdi maliyetleri gibi süreçlerle karşı karşıya kaldıklarını, bu baskıyı azaltacak tedbirleri almak için de gece gündüz çalıştıklarını belirtti.
Bakan Yumaklı, son 21 yılda Bakanlığın Kayseri’ye yaptığı bütün yatırımların, desteklerin toplam tutarının yaklaşık 60 milyar lira olduğu bilgisini vererek şöyle devam etti:
“Kayseri’de 110 milyon tohum ve fidan toprakla buluşturuldu. Kayseri’de 28 ürün var, markalaşmış ve coğrafi işaret alınmış. Kayseri pastırmamızla alakalı Avrupa Birliği’nde tescil başvurusu var. Bu süreçleri titizlikle takip ediyoruz. İnşallah çok kısa zamanda Kayseri pastırmasına Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili kazandırmış oluruz. Burada bir itiraz süreci var, çok da önemli olduğunu düşünmüyoruz açıkçası. O sürecin tamamlanmasını da yakından takip ediyoruz. Her ne kadar Memduh (Büyükkılıç) başkanımla Kastamonu pastırması mı Kayseri pastırması mı tartışması yapıyor olsak da… Biz her halükarda bu tatlı tartışmayı başkanımızla devam ettireceğiz. Ama şuna karar verdik, her ikisi de ayrı kategoriler, birbirleriyle yarıştırmayalım. Her ikisini de ayrı kulvarlarda takip etmiş olalım.”
“Sözleşmeli üretimi yaygınlaştırmaya çalışıyoruz”
İşlenmeyen arazilerin üretime kazandırılmasıyla ilgili düzenlemeler yaptıklarını anımsatan Yumaklı, “Son dönemde yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindeki düzenlemelerdir. Tarımsal üretim alanlarının tamamının kayıt altına alınmasıyla alakalı düzenlemeler yaptık. Suya göre tarım yapılması olgusunu getirdik, suya göre tarım yapmamız gerekir çünkü su kaynaklarımız sonsuz ve sınırsız değil. Sözleşmeli üretim konusunu özellikle yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.
Yumaklı, sözleşmeli tarım konusunda bazı sektörlerin, sözleşmenin koruyucu ya da süreklilik unsurunu bir kenara bırakarak bunu bir bağlayıcılık olarak gördüklerini dile getirdi.
Planlı üretime geçişle alakalı çalışmaların hızla devam ettiğini vurgulayan Yumaklı, “Ülkemizde hangi üründen ne kadar üreteceğiz, ne kadar fazlamız var, ne kadar eksiğimiz var, hangi ili nereye yönlendireceğiz konusunu da çalışmak istiyoruz. Bu basit bir yasal düzenleme değildir, sizlerle beraber bizim Bakanlığımızın, tüm arkadaşlarımızın el ele, omuz omuza vererek ortaya koyması gereken bir husustur. Başladığı andan itibaren 3 yıllık bir planlamayı gerektirecek, yani sadece 1 yıla ait bir şey değil. Dolayısıyla üretim yapacak olanlar da önündeki 3 yılı görmüş olacaklar.” ifadesini kullandı.
Planlı ve suya göre tarıma örnek veren Yumaklı, Kayseri’de sulama amaçlı kullanılan Sarıoğlan Barajı’nın yağışların yetersiz olmasından dolayı yeterli doluluk oranına ulaşamadığını, bölgede şeker pancarı üreten üreticilerin endişelendiklerini, il müdürlüğü ve büyükşehir belediyesinin bir proje başlattığını ve üreticiye yüzde 100 hibe nohut tohumu dağıtılarak 10 bin dekarda ekim yapılmasının sağlandığını anlattı.
Bakan Yumaklı, tarımsal arazilerin boş kalmamasıyla ilgili TAKE projesi olduğunu dile getirerek, “Bununla ilgili de çiftçilerimize yine yüzde 50 hibeli, suyu az tüketen nohut, aspir ve yeşil mercimek tohumlarını Bakanlık olarak dağıtacağız.” dedi.
TAKE projesine ilişkin bilgi veren Yumaklı, şunları kaydetti:
“Resmi Gazete’de dün gece yayımlanan hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. TAKE projesiyle 3 yılda yaklaşık 950 milyon lira tutarında 1241 projeye destek sağlamıştık. Bu yıl için de Türkiye’ye 520 milyon liralık bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz TAKE projelerimiz yaklaşık 1,7 milyon dekarlık arazide uygulanacak. Bir diğer gelişme de hayvancılıkla uğraşan üreticilerimiz bilir. Onlar, uygulanan aşı ve küpe bedellerini elden, tasvip edilmeyen bir uygulamayla yapıyorlardı. Bunlarla alakalı artık böyle para alışverişi olmayacak. Kendilerine olan desteklerimiz içinden bunlar tahsil edilmiş olacak.”
Toplantı, sektör temsilcilerinin sorularının cevaplanmasıyla basına kapalı devam etti.
]]>Uraloğlu, Vize ve Demirköy çevre yollarının açılışı için Vize ilçesinde düzenlenen törende, Karayolları ekiplerini kastederek, turuncu rengi gördüğünde neşesinin arttığını belirterek konuşmasına başladı.
Kökleri binlerce yıl öncesine dayanan kadim tarihi, kültürel dokusu ve eşsiz doğal güzelliklere sahip Kırklareli’nde bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirilen projelerle, Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerin birbirine yaklaşarak, ulaşım altyapısının güçlendiğini kaydetti.
Trakya’nın güçlü kara yolu altyapısı, limanları, demir yolu ve hava yolu bağlantıları ile Avrupa’yı Asya’ya bağlayan köprü konumunda olduğunu vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmek, modernize etmek ve vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle önemli adımlar atıyoruz. Kırklareli’nden özellikle Dereköy Sınır Kapısı üzerinden Bulgaristan’a ulaşım sağlanması, Edirne’den İstanbul’a kadar Trakya’yı kat eden otoyol ve devlet yoluna yakınlığı ile de lojistik açıdan büyük önem arz ediyor.
Ayrıca Kırklareli, tarihi yapıları ve kültürel değerlerinin yanı sıra, tarım ve tarıma dayalı sanayi kollarıyla, üretim alanları, pazarlara yakınlığı ve iş gücü kaynakları ile bölgenin yatırıma açık merkezleri arasında yer almaktadır.”
Kırklareli’nin her geçen gün büyüyerek geliştiğine dikkat çeken Uraloğlu, artan trafik yoğunluğuna bağlı olarak yeni projeler ürettiklerini anlattı.
İstanbul’dan Kırklareli’ne ulaşım sağlayan güzergahta hayata geçirilen kara yolu projeleri ile şehrin ulaşım altyapısını geliştirdiklerini dile getiren Uraloğlu, “Bu kapsamda yürüttüğümüz önemli çalışmalar arasında yer alan Saray-Kırklareli yolunun uzunluğu 71 kilometre. Bu yolumuz bünyesinde tamamlayarak açılışını gerçekleştirdiğimiz Vize çevre yolumuzu 6,3 kilometre uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında inşa ettik. Projemiz ile bölgede bulunan organize sanayi bölgeleri ile yurt içi ve yurt dışına sevkiyat yapan, kapasitesi yüksek kireç ve çimento fabrikalarından kaynaklanan ağır taşıt trafiği kentin dışına aldık. Transit trafiğin kesintisiz akışını tesis ederek ilçe merkezindeki trafik yoğunluğu rahatlattık, hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım sağladık.”diye konuştu.
“Vize şehir geçişini 12 dakikadan 3 dakikaya indirdik”
Bakan Uraloğlu, yapılan yatırım ile “Vize şehir geçişini 12 dakikadan 3 dakikaya indirdik.” dedi.
Bu sayede zamandan 72 milyon lira, akaryakıttan ise 10 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 82 milyon lira tasarruf sağlandığını anlatan Uraloğlu, çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 1193 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlanacağının altını çizdi.
Pınarhisar-Demirköy-İğneada kara yolu hakkında da bilgi veren Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Trakya’nın Karadeniz sahiline açılan en önemli turizm beldesi olan İğneada’ya ulaşımın sağlanması adına büyük önem taşımaktadır. Pınarhisar-Demirköy aksının Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve İstanbul illerinin İğneada’ya ulaşan tek aksıdır. Karadeniz kıyısındaki eşsiz longoz ormanları ve orman endüstrisine dayanan ekonomik faaliyetleriyle de öne çıkmaktadır. Demirköy-İğneada yolumuzu 27,7 kilometre uzunluğunda, bitümlü sıcak karışım kaplamalı tek yol standardında projelendirdik. Yolumuzun Demirköy geçişinde, de 5,5 kilometrelik Demirköy Çevre Yolunu tamamladık ve iş kapsamındaki 75 metrelik Bulanık Deresi Köprüsü’nü inşa ettik. Yolun kalan kesimlerinde de çalışmalara hızla devam ediyoruz.”
Uraloğlu, “Demirköy Çevre Yolu ile Savunma Sanayii Başkanlığımızın ülkemizin güvenliği için önem arz eden İğneada bölgesindeki askeri faaliyetleri kapsamında sevk edilen ağır tonajlı askeri araçları geçişine uygun, hızlı ve güvenli ulaşım imkanı da sağlamış olduk.” dedi.
Demirköy Çevre Yolu kapsamında ortalama 30 kilometre hızla 10 dakikada kat edilen Demirköy geçişinin ortalama hızının 90 kilometreye yükseltilerek 3 dakikaya indirildiğini anlatan Uraloğlu, zamandan 18 milyon lira akaryakıttan ise 2 milyon olmak üzere 20 milyon lira tasarruf sağlandığına değindi.
Bakan Uraloğlu, konuşmasını Kırklareli’nde son 22 yılda yapılan yatırımlar hakkında bilgi vererek sürdürdü.
Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi
Kırklareli’nin demir yolu altyapısına da önemli yatırımlar yapıldığını belirten Uraloğlu, şehir içinde kalan tüm demir yolu alt yapısının modernize edildiğini kaydetti.
Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi hakkında bilgi veren Uraloğlu,”62 kilometresi Kırklareli’nden geçen 229 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi ile Kırklareli’ni, İpek Demiryolu güzergahının önemli merkezlerinden biri haline de getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Proje kapsamında Kırklareli’nde Babaeski, Lüleburgaz, Büyükkarıştıran istasyonlarının olacağına işaret eden Uraloğlu, projenin tamamlanmasıyla, mevcut hat kapasitesini 4 kat artıracaklarını bildirdi.
Hattın hizmete alınmasıyla ticari hareketliliğin artacağını, hattın bölge insanı ve Türkiye’nin ekonomik süreçlerine, kalkınmasına ve gelişmesine katkı sağlayacağını belirten Uraloğlu, “Halkalı-Kapıkule arası yolcu seyahat süresini 4 saatten 1,5 saate, yük taşıma süresini ise 6,5 saatten 2,5 saate düşüreceğiz.” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde Cumhur İttifakı Kırklareli Belediye Başkan Adayı Derya Bulut’a destek istedi.
Programda Kırklareli Valisi Birol Ekici, AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam ile Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen’de konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından Bakan Uraloğlu ile protokol üyeleri çevre yollarının açılış kurdelesini kesti. Uraloğlu, kurdeleyi kestiği makası koleksiyonuna dahil edeceğini belirtti.
Uraloğlu, ardından Karayolları işçilerini hatıra fotoğrafı çektirmek için sahneye davet etti.
Bakan açılışın ardından Pınarhisar Belediyesini ziyaret etti.
]]>Başkan Büyükkılıç, Kadir Has Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Doğru Tercih Kampüs’te programında gençlerle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Giriş konuşmasını yapan AK Parti Kayseri İl Gençlik Kolları Başkanı Hayri Danacı; “Sizin olduğunuz yerde bolluk, bereket var. Her zaman olduğu gibi sizin tecrübelerinizden faydalanmak isteriz. Çok güzel bir vakit geçirmiş olacağız” dedi. Bir gencin gitar ile söylediği ‘Gesi Bağları’ türküsü ile başlayan programda gençlere hitap eden Başkan Büyükkılıç, “Sevgili gençler, buradaki amacımız sizleri yüreklendirmek ve sizlere sahip çıkmak, sizlerle birlikte olmak. Az konuşup, sizi dinleyen olmak. Taleplerinizi, beklentilerinizi, isteklerinizi önemsemek” dedi. Büyükkılıç, Kayseri’nin üniversiteler şehri olduğunu vurgulayarak, “Kayseri’mizin 5 tane üniversitesi var. Bu üniversiteler arasında Erciyes Üniversitesi araştırma üniversitesi, bunların arasında yine Abdullah Gül Üniversitesi kendi alanında iddialı bir araştırma üniversitesi. Kayseri Üniversitesi, meslek yüksekokullarını bağrında barındıran önemli bir üniversite. Nuh Naci Yazgan Üniversitesi daha çok mühendislik ve diş hekimliği alanında öğrenci yetiştiren önemli bir vakıf üniversitesi. Bir de Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi var. Bunları zenginlik olarak görüp, yöneticiler olarak keyif alıyoruz. Siz gençlere imkan, fırsat verme olarak görüyoruz” diye konuştu. Kayseri’nin Orta Anadolu’da önemli bir merkez olduğuna işaret eden Başkan Büyükkılıç; “Yaklaşık 1 buçuk milyona yakın nüfusu var. 325 bin ortaöğrenim öğrencisi, 75 binden fazla üniversite öğrencisi söz konusu. Sizlere yönelik olarak, sizlerin hem şehrinizi sahiplenme, o şehre ait olma duygusuyla sağlamak adına önemsiyoruz. İmkanlar hazırlıyoruz. Bu konuda da gayret ediyoruz” şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere yönelik hizmetlerinden de bahseden Büyükkılıç, “Çamaşır yıkama konusu da çok önemli. Gençlerimize fırsat veriyoruz. Onların çamaşırlarını yıkıyoruz. Hem vakitten kazanıyorlar, hem de gurbet ellerde biz onlara fırsat veriyoruz. 75 bine yakın öğrencisi olan genç nüfustan bahsediyoruz. Sizlere sahip çıkmak, yüreklendirmek boynumuzun borcu. Kirada olan öğrencilerimizin su faturasını Büyükşehir Belediyesi ödüyor. Bunu biliyor muydunuz? Bunların her biri bir hizmet. Ulaşım desteği. Su parası desteği. Kütüphanelerimizde ücretsiz çay ve çorba hizmeti” dedi. Programda söz alan Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Canbulut da KAYBİS ile ilgili yeni düzenlemeler yapacaklarını belirterek; “Başkanım günlük iki sefer yarım saat ücretsiz olarak belirleyelim dedik” derken, Başkan Büyükkılıç da “Onu hazırlayalım, gençlere müjdesini verelim. Ayrıca inşallah Genç Kart çıkarıyoruz, proje müthiş. Millet Bahçesi’ne BMX parkuru da yapılıyor, uluslararası yarışmalar olacak. Gecesi ayrı bir güzel, gündüzü ayrı bir güzel” dedi. 8, 9 ve 10 Mart’ta Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nın Türkiye’de ilk kez Erciyes’te düzenleneceğini söyleyen Başkan Büyükkılıç, iki önemli sanatçının da konser vereceğini, yine Erciyes’te yerli ve milli otomobil TOGG’un kış sürüşlerinin gerçekleştirildiğini hatırlattı. Gençlere sinema bileti ile ücretsiz internet kartı hediye eden Büyükkılıç, gençlerle birlikte Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ne de bir gezi programı düzenleyeceklerini ifade etti. Kayseri’yi önümüzdeki günlerde akıllı şehir projeleri ile buluşturacaklarını, bilişimin merkezi yapmak için gayret edeceklerini söyleyen Başkan Büyükkılıç, gençlere bu projelere katkı sağlayacak çalışmalar yapmaları tavsiyelerinde bulundu.
ERÜ Rektörü Altun’dan Sürpriz Projeler
Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ile telefon görüşmesi de gerçekleştirirken; “Onlar bizim evladımız, onlara çok güzel sürpriz projeler hazırlıyoruz. Sizin burada çok güzel bize destekleriniz var. Sizin desteklerinizi her zaman hissediyoruz” diye konuştu. Altun, öğrencilere yemekhanelerdeki ücret konusunda da senato ile yeniden toplantı yapacaklarını, yapılacak değerlendirme sonrası açıklama yapacaklarını ifade etti. Ramazan ayında da öğrencilere ücretsiz her gün iftar yemeği verileceğini duyuran Prof. Dr. Altun, “Gençlere çok selamlar, böyle bir başkanları olduğu için gurur duymaları lazım. Onu da söyleyelim” dedi. Talas Gençlik Merkezi’nin bir öğrencisi de; “Güzel bir proje için teşekkür etmek istiyorum. Yöneticiliğini yaptığınız Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Talas Gençlik Merkezi projesi öğrencisiyim. Bu projenizden dolayı size çok teşekkür ediyorum. Belediyeciliğe yeni bir vizyon getiren projedir. Türkiye’nin ilklerindendir, çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Çekilişle gençlere sürpriz hediyeler veren Büyükkılıç, öğrencilerin taleplerini ve sorularını da samimiyetle cevapladı.
AK Parti Kayseri İl Gençlik Kolları Başkanı Danacı gençler adına çok güzel etkinlikler ve hizmetler yaptığı için Başkan Büyükkılıç’a teşekkür etti. – KAYSERİ
]]>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TÜBİTAK’ın “KUTUP-1001” isimli çağrısı kapsamında desteklemeye karar verdiği projeler arasında “Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin Danışman Ülke Olması İçin Uluslararası Kutup Mevzuatı Çerçevesinde Gereken Hukuki Altyapının Araştırılması” adlı çalışma da yer alıyor.
DEHUKAM tarafından hazırlanan projeyle Türkiye’nin Antarktika’da “danışman ülke” statüsünü elde etmesi için adım atılacak. Proje kapsamında ulusal ve uluslararası kutup mevzuatının incelenerek uygun hukuki hazırlığın yapılması planlanıyor. Ayrıca, Türk bilim insanlarının kutup araştırmalarına yönlendirilmesi, lisansüstü programların yaygınlaştırılması ve uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
“Danışman devletler bilimsel çalışmalarda söz sahibi oluyor”
DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, AA muhabirine çalışma hakkında bilgi verdi.
Demir, DEHUKAM’ın amacının, Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının oluşturulmasına katkı sağlamak olduğunu belirterek, “Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının güçlendirilmesi için deniz hukukçularına ihtiyacı bulunuyor. Bu çerçevede merkez, deniz hukukuna ilişkin çok sayıda bilimsel faaliyete imza attı ve birçok proje gerçekleştirdi.” dedi.
“KUTUP-1001” çağrısı kapsamında desteklenen söz konusu projenin de bunlardan biri olduğunu söyleyen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Projemizin amacı, Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin ‘danışman ülke’ sıfatına sahip olması. Danışman devletler, Antarktika’nın geleceği üzerinde, yürütülecek bilimsel çalışmalarda ve bilgi paylaşımında söz sahibi oluyor. Türkiye, danışman devlet statüsüne sahip olduğunda sadece Antarktika değil, kutuplar üzerinde de çalışmalarını yoğunlaştıracaktır. Antarktika Antlaşmalar Sistemi, Antarktika’nın korunmasını, bilimsel faaliyetlerinin yürütülmesini, Antarktika’nın insanlığın ortak değeri olarak kullanılmasını öngörüyor. Türkiye, aktif şekilde bu çalışmalara katılma arzusunda ve kararındadır. Bu çerçevede hukuku altyapı araştırılacak, özellikle mevzuat bağlamında yapılması gereken düzenlemelerin oluşturulması sağlanacak.”
Eğitim ve çalıştaylar düzenlenecek
DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara da söz konusu projenin, yaklaşık 1 yıllık çalışmayla oluşturulduğunu ve 24 aylık uygulama periyoduna başladıklarını bildirdi.
Başkara, çalışmanın ilgili çağrı kapsamında, Ankara’dan kabul edilen tek sosyal bilimler projesi olduğunu da aktararak, “Daha nitelikli insan kaynağı kapasitemizle bu alanda çalışmalarımızı güçlendirebileceğiz.” ifadelerini kullandı.
Proje yürütücüsünün Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nil Kula olduğunu dile getiren Başkara, çalışmanın uygulanma aşamasına ilişkin ise şu bilgileri verdi:
“Dünyadaki uygulama örnekleri, halihazırda danışman ülke statüsünü kazanmış ülkelerin mevzuatlarının araştırılması, ülke mevzuatımızı bu çerçevede şekillendirilmesi ve daha nitelikli hale getirilmesi noktasında araştırmalar yapılacak. Öte yandan ülkemizde kutup çalışmaları ve hukuki altyapının oluşturulmasına yönelik ilgili kurum, kuruluş ve özel sektör temsilcilerinin katılacağı meslek içi eğitim programı düzenlenecek. İlgili kurum ve kuruluşların hukuki altyapılarını kutup mevzuatı ile uyumlaştırılmasının tartışılabileceği bir çalıştay programı da gerçekleştirilecek.”
Başkara, Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı himayelerinde farklı bilim programları ile yeni alanlara yelken açtığına işaret ederek, “Bunlardan birine, haklı gururunu yaşadığımız Milli Uzay Programı ile şahitlik ettik. Kutuplarla ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ‘Ulusal Kutup Bilim Programı’ yürütülüyor. Programın bir parçası olarak, her yıl Antarktika Bilim Seferleri organize ediliyor. Programın bileşeni olarak Antarktika’nın korunmasında Türkiye’nin etkin rol alması ve aktif söz sahibi olması hedeflendi. Bu anlamda söz konusu projeyle ülkemiz, altyapısı ve bileşenlerini tamamlayarak Antarktika’da daha çok söz sahibi olacak.” dedi.
İzlenecek yöntemlerle yol haritası hazırlanacak
Proje Araştırmacısı Hasan Burak Yıldız da danışman ülke statüsüne geçebilmek için gerekli olan şartlara dikkat çekerek, “Danışman ülke olmak isteyen taraf ülkenin, bölgede bilimsel araştırmalar yapması, bilimsel ilgisini kanıtlaması, danışman ülkeler toplantısında alınan kararların tamamını onaylayacağına dair bir niyet beyanında bulunması ve tüm faaliyetlerde uluslararası kutup mevzuatına uygun şekilde hareket edeceğini beyan etmesi gerekiyor.” diye konuştu.
Projede izlenecek yöntem hakkında da bilgi veren Yıldız, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin bilimsel seferleri doğrultusunda, ulusal mevzuatını ve yurt içindeki akademik kaynakları araştırıp mevcut pozisyonunu değerlendireceğiz. Sonrasında ülke mevzuatlarını ve 1961 yılından günümüze kadar yapılan danışman ülkeler toplantısında alınan kararları inceleyeceğiz. Bu verilerle Türkiye’nin mevzuatında neler yapılması gerektiğine dair yol haritası hazırlayacağız.”
]]>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, “Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi”ni tamamladıklarını belirtti.
Ulaşım ihtiyacının yanı sıra sosyokültürel, turizm, ekolojik, rekreasyon, spor, gezinti ve bisiklet gibi imkanları İstanbullularla buluşturacak projenin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla 26 Şubat’ta hizmete açılacağını bildiren Uraloğlu, tarihi, çevreyi, teknolojiyi ve sosyal yaşamı buluşturan önemli bir projeyi bitirmenin gururunu yaşadıklarını ifade etti.
Uraloğlu, İstanbul’u, Avrupa’nın ve dünyanın en gelişmiş ulaşım altyapısına sahip şehirleri arasında zirveye taşımak için dünyanın en özgün ve saygın kent içi raylı sistem projelerini bir bir hayata geçirdiklerini belirtti.
İstanbul’u bir baştan diğer başa modern raylı sistem ağlarıyla donattıklarını vurgulayan Uraloğlu, “Bu projemiz sadece bir raylı sistem işi değil, aynı zamanda yaya odaklı yeni nesil ulaşım projesidir. İstanbul’da kentsel hareketliliği teşvik edecek, insanımızı aktif hareketliliğe, toplu taşıma ve diğer temiz, akıllı ulaşım çözümlerine yönlendirecek çalışmalara büyük önem veriyoruz.” ifadesini kullandı.
Bakanlık olarak öncülük edilen tüm proje ve yatırımların çevre hassasiyetiyle yapıldığına dikkati çeken Uraloğlu, “Bütünsel kalkınma esaslı vizyonumuz, Avrupa Yeşil Mutabakatı, Paris İklim Anlaşması ve Avrupa İklim Yasası gibi AB’nin temel yaklaşımlarıyla da birçok ortak paydaya sahip. Kent içi raylı sistemlerin yaygınlaştırılmasının yanı sıra karbon emisyonunu azaltıcı politikalar çerçevesinde yeni nesil yöntemlerle karbon emisyonunu azaltmayı hedefliyoruz. Bu konuda etkin, verimli ve çözüm odaklı bir mikro hareketlilik sistemi oluşturuyoruz.” bilgisini verdi.
“İstanbul’a şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan kazandırdık”
Bakan Uraloğlu, şehirlerde toplu taşımanın ve bisiklet kullanımının yaygınlaştırılması ve yayalaştırma projelerinin gelişmesine verdikleri öneme işaret ederek, Kazlıçeşme-Sirkeci Kentsel Ulaşım ve Rekreasyon Odaklı Dönüşüm Projesi’nin de bunun en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti.
Sirkeci ile Kazlıçeşme arasında atıl vaziyette duran 8,3 kilometrelik hattın gerekli iyileştirme ve değişimler yapılarak 8 istasyonla tekrardan kullanıma hazır hale getirildiğini bildiren Uraloğlu, şunları kaydetti:
“İstanbul’a şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan kazandırdık. Bu proje, bir raylı sistem projesi olmasıyla birlikte kapsamında yer alan 7 bin 300 metre bisiklet yolu, 7 bin 300 metre yaya yolu, 10 bin 120 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan, 3 yaya üst geçidi, 22 kara yolu ve yaya alt geçidi, Yedikule, Kocamustafapaşa, Yenikapı, Kumkapı olmak üzere 4 tescilli istasyonu, Sirkeci ve Cankurtaran olmak üzere 2 yenilenecek istasyonu ve Kazlıçeşme ile Cerrahpaşa’daki 2 istasyonu ile İstanbul halkına ulaşım ihtiyacının yanı sıra sosyokültürel, turizm, ekolojik, rekreasyon, spor, gezinti, bisiklet, scooter gibi imkanlarla da hibrit karakterde yeni nesil ulaşım projesi oldu. Ayrıca, Samatya ve Cerrahpaşa’da, sahil yolunu Samatya ve Cerrahpaşa hastanelerini bağlayan kavşak modernize edilerek alt geçit gabarisini de yükseltip yeniden inşa ettik.”
“215 bin metrekarelik alanın 122 bin 550 metrekaresi yaya kullanımı için planlandı”
Bakan Uraloğlu, 215 bin metrekarelik Sirkeci-Kazlıçeşme hattının çalışma alanının 92 bin 450 metrekaresini (yüzde 43) demir yolu ulaşımına, 122 bin 550 metrekaresini ise yaya yürüme alanı, bisiklet, scooter parkuru, dinlenme, rekreasyon alanları olarak düzenlendikleri bilgisini vererek, “122 bin 550 metrekare alanı vatandaşlarımızın yaya olarak kullanımına açılmak suretiyle şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan kazandırmış olduk.” ifadesini kullandı.
Projeyle sadece demir yolu inşası yapmayıp, hat boyunca çevrede yaşayan insanların yaşam konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdiklerini vurgulayan Uraloğlu, proje kapsamında raylı sistem, yaya ve mikro mobilite araçları, sosyal aktivite alanları oluşturarak, yıllardır kronikleşmiş trafik ve güvenlik sorunlarına neden olan yaya ve kara yolu alt geçitlerini de rehabilite ettiklerini bildirdi.
“Sirkeci-Kazlıçeşme Hattı’nda tek yönlü sefer süresi 20 dakika olacak”
İstanbulluların hayatına kalıcı olarak dokunan büyük bir eseri daha tamamladıklarını belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Sirkeci liman bölgesindeki yeni demir yolu hattı sayesinde Sirkeci ve Haydarpaşa limanları arasında ulaşım ve koordinasyon sağlanacak. Projede tüm altyapı imalatlarını tamamladık. Tescilli istasyonlarda restorasyon işlerini bitirdik. Yeni yapılan Cerrahpaşa ve Kazlıçeşme istasyonlarında imalatları tamamladık. Yenilenen Sirkeci, Cankurtaran istasyonları da tamamlandı. Yine toplamda 26 sanat yapısındaki çalışmalar bitirildi. Sinyalizasyon ve elektrifikasyon imalatları ve bisiklet-yürüme yolu imalatı ve peyzaj işleri tamamlandı. Sirkeci-Kazlıçeşme Hattı tek yönlü sefer süresi 20 dakika olacak.”
Uraloğlu, projeyle 2053 yılına kadar ekonomik kazancın 785 milyon avro olacağını, Türkiye’nin dört bir köşesinde olduğu gibi dünyanın en önemli metropollerinden olan İstanbul’da da hizmet ve eser fırtınası estirmeye devam edeceklerini vurguladı.
]]>Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesinin Desteklenmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Karar 1 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.
Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Yumaklı, karar kapsamında 81 ilde tarım arazilerinin etkin kullanımı amacıyla bitkisel üretimin geliştirilmesine yönelik proje uygulanacağını bildirdi.
2021’den bu yana 81 ilde öncelikle işlenmeyen ve nadasa bırakılan araziler ile işlemeli tarıma uygun olmayan alanlardaki bitkisel üretimin artırılması amacıyla TAKE Projesi’ni yürüttüklerini ve bu kapsamda üreticilere azami yüzde 75 hibeli olmak üzere tohum, fide ve fidan temin ettiklerini vurgulayan Yumaklı, şunları kaydetti:
“TAKE Projesi ile öncelikle işlenmeyen, nadasa bırakılan veya işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin, uygun münavebe planı ve ekim yöntemleri uygulayarak stratejik ürünlerin üretiminde kullanılmasını, iklim değişikliğini dikkate alarak uygun çeşitlerle hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin geliştirilmesini sağlıyoruz. Bunun yanında, çeltik üretiminin yoğun olarak yapıldığı Edirne, Balıkesir, Çanakkale, Karabük ve Samsun illerimizde iklim değişikliğini dikkate alarak su tüketiminin azaltılmasına yönelik de 2 bin 513 dekar alanda çeltik üretiminde damla sulama sistemlerini devreye aldık. Ayrıca Kastamonu, Diyarbakır, Çankırı, Kırıkkale ve Düzce illerinde de 18 bin 500 dekar alanda çeltik üretimine yönelik projelere kaynak tahsis ettik.”
Yumaklı, TAKE Projesi ile doğal ekolojilerde bulunan bitki türleri üzerinde aşılama ve çeşit değişimi gibi teknik uygulamalar gerçekleştirerek birim alandan elde edilen verimin artırılmasını sağladıklarını belirtti.
2023’te 4 bin 500 dekar alanda menengiç (Antep fıstığı), delice (zeytin) ve ahlat (armut) aşılaması yaptıklarını aktaran Yumaklı, doğal ekolojideki yabani ağaçları aşılayarak tarımsal üretime kazandırdıklarını ifade etti.
2023’te 390 projeye destek verildi
Yumaklı, bakanlığa bağlı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce yürütülen proje ile ayrıca, tarla bitkileri ekim alanlarında artış olduğunu, nadas alanlarının azaldığını ve işlenmeyen alanların etkin kullanıldığını vurgulayarak şöyle devam etti:
“TAKE Projesi ile 2021-2022 yıllarında 500 milyon lira bütçe ile yaklaşık 3,4 milyon dekar alanda ekim, dikim ve aşılama çalışmaları gerçekleştirip beklenen hedefimize ulaştık. 2023’te ise Bakanlığımızın 450 milyon lira katkısı ile toplam 390 projeye destek verdik. Bu projelerden 110 bin çiftçimiz faydalandı. 2 milyon dekar alanda tarla bitkileri, 12 bin dekar alanda meyve ve 29 bin dekar alanda da sebze ekim ve dikimi yapıldı. Başta 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerimiz olmak üzere, yaklaşık 23 bin ton sertifikalı tohum ile 42 milyon adet fideyi üreticilerimize temin ettik. Proje kapsamında ayrılan kaynağımızın 127 milyon lirasını deprem, 323 milyon lirasını da diğer illerimize tahsis ettik.”
Yumaklı, TAKE projeleri ile Kent Tarımı’nı da desteklediklerinin belirterek, “2023 yılında destek verdiğimiz 390 projenin 76’sını Kent Tarımı projeleri oluşturuyor. Bakanlığımız bu projeler kapsamında, 20 bin 875 çiftçimize toplam 58 milyon 298 bin 353 lira tutarında ayni destek sağladı. Böylece 29 bin 488 dekar alanda toprakla buluşturulan 42 milyon 785 bin fide ve 30 ton tohum, bitkisel üretimimize güç kattı.” ifadesini kullandı.
Ödeneğin 200 milyon lirası depremden etkilenen illere
Çalışmalar neticesinde TAKE projeleri kapsamında, 3 yılda 1241 projeye toplam 950 milyon lira tutarında ayni destek sağlandığını bildiren Yumaklı, “Ekim yapılmayan araziler, nadas alanları ve işlemeli tarıma uygun olmayan alanlar önceliklendirildi ve böylelikle 5,4 milyon dekar alanda bitkisel üretim gerçekleştirildi.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Yumaklı, bu yılda TAKE projelerini desteklemeyi sürdüreceklerini vurgulayarak, “2024 yılı için 520 milyon lira ödenek tahsis edilen, Cumhurbaşkanı kararında belirtilen başlıklardaki TAKE projeleri ile ülkemiz genelinde 1,73 milyon dekar arazide bitkisel üretim yapılmasını hedefliyoruz. Aynı zamanda 2024 yılı için il müdürlüklerimizden gelen 456 proje değerlendirmeye alınmış olup 120 bine yakın çiftçimizin yararlanmasını öngörüyoruz. Bu yılki ödeneğimizin 200 milyon lirası 6 Şubat depreminden etkilenen illerimize, 320 milyon lirası da diğer illerimize ayrıldı. Çiftçilerimize sağladığımız hibe ve desteklerimizi artırmaya, bitkisel üretimimize güç katmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun Ocak 2024’te açılacağı sözü verdiği fakat hala inşaat halinde olan Çukurova Havalimanı’na ilişkin “8 Bakan eskiten 3 temel atma töreni gerçekleştirilen Çukurova Havalimanı’nın bitirilememesinin üzerinden geçen süre tam tamına 13 yıl. Dile kolay. 21 yıldır iktidarda olan bir hükümet için bu, tek kelimeyle bir utanç projesidir” diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Ocak 2024’te hizmete açılacağı söylenmesine karşın söylenen ama 13 yıldır bitirilemeyen Çukurova Havalimanı projesine ilişkin bugün TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Kış, hala inşaat halinde olan Çukurova Havalimanı’ndan çekilmiş videoları göstererek, şunları söyledi:
“ÇUKUROVA HAVALİMANI, EN ÇOK SEÇİM GÖRME REKORU KIRARAK, AKP’NİN SEÇİM YATIRIMI OLARAK TARİHE GEÇMİŞTİR”
“AKP hükümetinin 21 yıldır, en çok övündüğü konular; köprü, otoyol, tüneller, mega projeler ve havalimanları oldu. ‘Her ile havalimanı açıyoruz’ diye övünürken, sadece seçim dönemlerinde göz boyayıp, bitirilemeyen projelerin temel atma törenlerini gerçekleştirmek de en büyük gelenekleri olmuştur. İşte buna çok güzel bir örnek vermek istiyorum sizlere. Tam bir yılan hikayesi. 3 kez temel atma töreni yapılan, 8 Ulaştırma Bakanı değiştiren bir proje. Çukurova Havalimanı Projesi. İhaleye çıkarıldığı 2011 yılından beri Mersin’in gündeminde olan Çukurova Havalimanı, en çok seçim görme rekoru kırarak, AKP’nin seçim yatırımı olarak tarihe geçmiştir.”
2014 yılında yerel seçimlerden hemen önce havaalanının temel atma törenine dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Kültür Bakanı Ömer Çelik’in katıldığını hatırlatan Kış, sözlerine şöyle devam etti:
“Hedefleri de havalimanını 2013’teki Akdeniz oyunlarına yetiştirmekti. Ancak yetiştiremediler. Sonra, Mart 2016’da tamamlanacağı açıklanmıştı. Ancak yine vaatten öteye geçemedi. Geliyoruz Mart 2017 yılına. İkinci kez temel atma töreni gerçekleştirildi. Bu açılışta, 2018 Genel Seçimleri öncesi. 26 Mart 2017 yılına ait temel atma töreninde, 29 Ekim 2018’de hizmete gireceği sözü bizzat oraya katılan Bakanlar tarafından verildi. İkinci temel atma törenine dönemin Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, Kalkınma Bakanı Lütfü Elvan ve Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan katıldı. Temel atma töreninde konuşan dönemin Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, ‘Çukurova Havalimanı için ‘Bizim 2019’a kadar bekleme lüksümüz ve sabrımız yok’ demiştir. Ancak Havalimanını söz verilen tarihte yine yetiştiremediler.
“BAKAN, 2024 OCAK AYI İÇİNDE HİZMETE AÇILACAĞI SÖZÜNÜ KOMİSYONUNUN HUZURUNDA HERKESE VERDİ”
AKP için seçim yatırımı haline gelen ve hala hizmete giremeyen Çukurova Havalimanı için son olarak göreve gelen Ulaştırma Bakanı Uraloğlu da Haziran 2023 yılında Tarsus ilçesindeki Çukurova Havalimanı inşaat sahasındaki incelemelerinin ardından yıl sonuna kadar Çukurova Havalimanı’nı açacağını söyledi. Tabii ki bu da olmadı. Yine söylemde kaldı. Son olarak da TBMM’de Plan Bütçe görüşmeleri yapılırken komisyonda biz sayın Uraloğlu’ndan net bir tarih duymak için kendisine soru sorduk. Bakan, sorduğumuz soruya yazılı cevap verdi. Gördüğünüz gibi yazılı cevapta da Bakan, 2024 Ocak ayı içinde hizmete açılacağı sözünü komisyonunun huzurunda herkese verdi.
“8 BAKAN ESKİTEN 3 TEMEL ATMA TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLEN ÇUKUROVA HAVALİMANI’NIN BİTİRİLEMEMESİNİN ÜZERİNDEN GEÇEN SÜRE TAM TAMINA 13 YIL. HÜKÜMET İÇİN BU, TEK KELİMEYLE BİR UTANÇ PROJESİDİR”
Mersin Valisi geçtiğimiz günlerde ‘Projemiz bitti açılış için Cumhurbaşkanından tarih bekliyoruz’ demişti. Çukurova Havalimanı’nın videolarını gördünüz ne havalimanı bitmiştir ne Cumhurbaşkanımız tarafından bir tarih verilmiştir. Tarih verilmemesinin gerekçesi de bitmeyen bir proje olduğu içindir. Mersin Valisi ‘Bitti açılış için tarih bekliyoruz’ diyor ancak Tarsus Kaymakamı ise, daha 2 gün önce, ‘Havalimanı inşaat sahasında incelemelerde bulunduk’ diye internet sitesinde haber yayınlıyor. Yani, Vali ‘Bitti’ diyor, kaymakam ise ‘İnşaat çalışması devam ediyor’ diyor. Buradan Sayın Bakan’a, Mersin Vali’sine, Tarsus Kaymakamı’na soruyorum: Hanginiz doğru söylüyor? Hanginiz yalan beyanda bulunuyor? 8 Bakan eskiten 3 temel atma töreni gerçekleştirilen Çukurova Havalimanı’nın bitirilememesinin üzerinden geçen süre tam tamına 13 yıl. Dile kolay. 21 yıldır iktidarda olan bir hükümet için bu, tek kelimeyle bir utanç projesidir.
“MERSİN HALKINDAN ÇALINAN BU 13 YILIN HESABINI VERMELİSİNİZ”
Önümüzde bir yerel seçim var. Ama artık Mersin halkının bu masallara karnı tok. Siz çıkıp her fırsatta köprülerinizle, otoyollarınızla, havaalanlarınızla övüneceksiniz ama bu kadar yıl içerisinde Mersinlilere söz verdiğiniz bu projeyi bitiremeyeceksiniz. Kusura bakmayın ama Mersin halkından çalınan, turizmde, ticarette, sanayide, geri kalmasına zarara uğramasına sebep olunan bu 13 yılın hesabını vermelisiniz. Hesap verecek gibi görünmüyorsunuz. Mersin halkının en kısa zamanda hesap sormasını bilen bir halk olduğunu da buradan söylemek istiyorum. Seçim çalışmaları devam ederken bundan sonra hiçbiriniz çıkıp; Çukurova Havalimanı ile ilgili tek bir vaatte bulunmasın. Mersinliler bu yerel seçimde ne yapacağını çok iyi biliyor. Cezalandırıldığı, her türlü hizmetten ve yatırımdan mahrum bırakılmaya çalışıldığı siyasi bir anlayışa değil, hiçbir ayrımın yapılmadığı, sosyal belediyecilik anlayışı ile her bir vatandaşın kucaklandığı, verdiği sözleri tutan Mersin için alkışlanacak projelerin mimarı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’na yeniden evet diyerek yoluna devam edecektir.”
]]>31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne sayılı günler kalırken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin proje ve aday tanıtım toplantısı için İzmir’e geldi. Toplantıda İYİ Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. İktisat Kongresi Binası’nda gerçekleştirilen aday tanıtım ve proje lansmanında konuşan Genel Başkan Akşener, “Ne o tarafta ne bu tarafta olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. İzmir’in Ümit’i var” dedi.
“Milletimiz, arkadaşlarımız adına istiyorum”
Milleti iki yumruk arasından kurtaracakları iddiası ile yola çıktıklarını aktaran Akşener, “Ben, pek çok çirkinliği zaman zaman asabileşsem de hazmetmeye gayet etmişimdir. Şahsi olarak bir şey istemiyorum. Milletimiz adına, arkadaşlarımız adına isteyenim ama kendi adıma isteyen değilim. Dolayısıyla hazmetmişimdir, yutmuşumdur. Zaman zaman ağzımı bozdum, küfür ettim. Fakat Atatürk’ümüze söylenen hiçbir sözü yutamadım ben. Bu yumruk arasındaki sistemden herkes memnun. İzmir Atatürk’ün, Zübeyde Hanım’ın şehridir. Atatürk’e iftira atanlar var ve bunu seyreden yöneticiler var. Ben seyredemem kardeşim. Bugün İzmir’de bir karar vereceksiniz. Bu karar ‘İzmir benimdir kardeşim, ceketimi assam kazanırım’ diyen bir anlayışa evet diyeceksiniz ya da Atatürk’ün bugünkü torunu sayabileceğimiz, onun adına ne gerekiyorsa yapacağından emin olduğunuz İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale’ye evet diyeceksiniz. Ne o tarafta ne bu tarafta olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. Bu aynı zamanda Türkiye’de oluşacak mecburiyetleri ortadan kaldıracak” diye konuştu.
“İnşallah kendimi, partimin ne istediğini doğru anlatabilirim” diyen Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün burası İktisat Kongresi’nin yapıldığı yer. O günden bugüne İzmir’in Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen kişilere kötü davrandığını gördünüz mü? Göremezsiniz. Fransızlar burada, onlar burada diyerek el sıkışılsaydı ne olurdu? Atatürk’ümüz manda ya da sığınmacılık içerisinde yer alsaydı ne olurdu? O zaman şartlar mandayı kabul etmekti. Fakat ne yaptı? Herkesin gözünde meçhule gitti. Havza’daki çiftçiden Sivas’taki, Erzurum’daki kadınlara. Dolayısıyla o meçhulde başarılı çıkacağına inanıyordu. Çünkü size güvendi. Milletine güvendi. Çok kolay bir el sıkışma. Herkes de bunu yapalım diyordu. Fakat Atatürk reddetti. Milletine güvendi. İYİ Parti’nin misyonu ‘mandayı’ kabul etmemektir. İYİ Parti’nin misyonu sen aday çıkarırsan o kazanır cümlesine uymamaktır.”
Zorluğu bilen adayın seçilmesi gerektiğinin altını çizen Akşener, “Alt tarafı belediye, alt tarafı bir seçim. Birine göre gavur, birine göre mecbur İzmir’sin. Hadi oradan. Ümit Özlale seçildi. CHP’nin belediye başkanlarıyla, AK Parti’nin diğer illerde belediye başkanlığı yönetiminden ne farkı var? Ümit Özlale kazandığında laik hassasiyetleri yüksek, Atatürk’ü seven, hukukun üstünlüğüne inanan, adalete inanan İzmirlinin dediğinin dışında ne yapar ki? Bu istediklerimizin tümünü yapar. Ben mübadil bir ailenin kızıyım. Zorluğu da bilmelisiniz, zorluğu bilen kişiyi de seçmelisiniz. İzmir’in Ümit’i var” şeklinde konuştu.
Projelerini aktardı
Seçildiği taktirde yapacakları projeleri aktaran İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, “Yılık 1 milyar gelir elde edeceğiz. Kadınlarımız gençlerimiz sokaklarda rahat bir şekilde yürüyecek. Türkiye’nin en büyük hayvan bakım evini Yamanlar’da inşa edecek. Su faturalarını yüzde 35 düşüreceğiz. Toplu ulaşımı 7/24 yapacağız. Dünya kadar taksi parası vermeyeceksiniz. Mavi Körfez projesiyle; Körfeziyle barışık, körfezini kullanan İzmir’i ilk 300 günde hayata geçireceğiz. İZBAN’ı sıklaştıracağız. Artık sizler ulaşımı sorun olmak halinden çıkaracaksınız. Belediye Hastaneleri kuracağız. Artık sizler Bayraklı Şehir Hastanesi’ne mecbur kalmayacaksınız. Vatandaşlarımız belediye hastanelerinde tedavi olabilecek. İzmir’e yakışmayan otogar var. Bunu yenileyeceğiz” diye konuştu.
Vergi levhası olmayan tüm işletmeleri kapatacaklarını belirten Özlale, “Bu işletmelere Suriyelilerden başlayacağız. Artık denizler taşmayacak. Bostanlı sahildeki arabalar pert olmayacak. Hiçbir evi su basmayacak. Yaşlı vatandaşlarımız ömürlerinin ikinci baharını temiz yeşil alanlarda geçirecek. Trafiği azaltmak için ağır vasıtalara şehir içinde sınırlama getireceğiz. Kıyı ilçelerde yüzen otopark kuracağız. Kamu binalarının altına yeraltı otoparkları inşa edeceğiz” cümlelerini aktardı.
“İzmir sorunlar şehri değil, fırsatlar şehri olacak”
“İYİ Parti’ye yakışanı yapacağız” diyerek projeleri nasıl başaracaklarını anlatan Özlale, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kendi gelirimizi oluşturarak bunları başaracağız. 5 yıl içerisinde Merkezi Hükümetten almadığımız bütçenin yüzde 20’sine ikinci 5 yılda bütçenin yüzde 40’ına ulaşacağız. Turizm sezonunu yıla yayacağız. Dış fonlardan bütçenin yüzde 10’u kadar hibe desteği sağlayacağız. Açık hava reklam gelirini de yıllık 1 milyar TL üzerine çıkaracağız. İzmir’imiz şarjlı araçlarla daha sık tanışacak. Kentsel dönüşüme hız vereceğiz. İYİ Parti İzmir’i aldığında 20 yıl içerisinde buradan yüzde 6’sı gecekondu olan şehir göreceksiniz. Belediyeyi rüşvetin merkezi haline getirmeyeceğiz. İzmir sorunlar şehri değil, fırsatlar şehri olacak.”
Öne çıkan proje başlıkları şöyle:
“Alsancak Limanı’nın arkasına inovasyon ve tasarım başkenti projesi, Basmane Çukuru’na girişimcilik ve inovasyon merkezi projesi, İnciraltı botanik parkı ve kongre merkezi, toplu taşıma ve trafik, altyapı, çevre, afet ve kentsel dönüşüm, hayvan hakları, sosyal belediyecilik, engelsiz İzmir, gençlere maddi destek, akıllı belediyecilik, tek masa projesi.”
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener’in tek tek sahneye çağırdığı büyükşehir ve ilçe belediye başkan adayları ise şu şekilde:
“İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, Aliağa Belediye Başkan Adayı Bahadır Gültekin, Balçova Belediye Başkan Adayı Hicran Helezür, Bayındır Belediye Başkan Adayı Kenan Gökçen, Bayraklı Belediye Başkan Adayı Mehmet Erdinç Çobanoğlu, Bergama Belediye Başkan Adayı Nezih Özuyar, Beydağ Belediye Başkan Adayı Yasin Kırmızı, Bornova Belediye Başkan Adayı Uğur Uray, Buca Belediye Başkan Adayı Suat Nezir, Çeşme Belediye Başkan Adayı Havva Evci, Çiğli Belediye Başkan Adayı Özgür Doğan, Dikili Belediye Başkan Adayı Önder Akşengün, Foça Belediye Başkan Adayı Derya Kale Erdemli, Gaziemir Belediye Başkan Adayı Sedat Dağ, Güzelbahçe Belediye Başkan Adayı Gizem Albaş, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Gökhan Uzun, Karaburun Belediye Başkan Adayı Zafer Sevinç, Karşıyaka Belediye Başkan Adayı Yetkin Hafızoğlu, Kemalpaşa Belediye Başkan Adayı Nizamettin Yılmaz, Kınık Belediye Başkan Adayı Olcay Oral, Kiraz Halil Çokgüler, Konak Belediye Başkan Adayı Huriye Serter, Menderes Belediye Başkan Adayı Ergun Özgün, Menemen Belediye Başkan Adayı Tanzer Sucu, Narlıdere Belediye Başkan Adayı Feza Genişoğlu, Ödemiş Belediye Başkan Adayı Güven Kılıç, Seferihisar Belediye Başkan Adayı Erman Çıkar, Selçuk Belediye Başkan Adayı Aslan Sezgin, Tire Belediye Başkan Adayı Salih Atakan Duran, Torbalı Belediye Başkan Adayı Melih Terzioğlu, Urla Belediye Başkan Adayı Ertunç Tezcan.” – İZMİR
]]>Bakan Uraloğlu, kentteki temasları kapsamında Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü şantiyesine geçerek deprem konutlarının bağlantı yollarını, rezerv alanların imal yollarını ve altyapı işlerini yerinde inceledi, süreçle ilgili bilgi aldı.
Daha sonra gazetecilere açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, “maaşlar bankaya yatacak mı” endişesi taşıyan Türkiye’den bugün 2053 ve 2071’leri planlayan bir Türkiye’ye gelindiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde daha güzel işler yapmaya devam edeceklerinin altını çizen Bakan Uraloğlu, Şanlıurfa’daki Şehir Hastanesi Kavşak Projelendirme Alanı’yla, Ballıkaya Kavşağı Proje Alanı’nda incelemede bulunduklarını ifade etti.
Bakan Uraloğlu, Urfa Ray projesinde de Büyükşehir Belediyesinin kesin projesini bitirmesinin ardından onun yapımına ilişkin programı gerçekleştireceklerini belirtti.
Türkiye’nin doğu ile batı arasında çok stratejik bir noktada olduğunu aktaran Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Artık dünya ticareti sadece doğu-batı koridorunda değil, doğu-batı koridorunu destekleyen kuzey-güney koridorlarının da çok ciddi bir şekilde ilerlediğini, gündem olduğunu biliyoruz. Bütün Uzak Doğu’dan gelecek, bütün ticaret yüklerinin ülkemiz üzerinden Avrupa’ya gitmesiyle ilgili FAV Limanı’ndan başlayıp Ovaköy’e, oradan Şanlıurfa’ya, oradan Kapıkule Sınır Kapısı’na kadar Ege Denizi’ne, Karadeniz’e ve Akdeniz’e açılacak olan çok önemli bir koridoru hayata geçireceğiz. Bu tabii Şanlıurfa’nın bütün ticaretini, bütün istihdamını her şeyini etkileyecek, geliştirecektir. Burada sadece bir ulaşım projesi de konuşmuyoruz. Hem otoyol, hem demir yolu birinci derecede demir yolu olmak üzere bunun altını çiziyorum. Enerji nakil hatları ve iletişim hatları da beraberinde olacak. Bununla ilgili Irak tarafının projeleri bitmek üzere. Bizim tarafın projelerinin bir kısmı bitti, bir kısmı devam ediyor. Bu sene içerisinde özellikle Irak tarafında birazcık daha ön alıp, başlamayla ilgili gayretlerimiz devam ediyor. Türkiye’de de onun eş zamanlı olarak başlayarak biz bu projeleri yürütmüş olacağız. Dediğim gibi bölgenin gelişimine, kalkınmasına çok önemli bir katkı sağlayacaktır.”
Depremden etkilenen Şanlıurfa’da kalıcı konutların bağlantı yollarının yapımı işinin Cumhurbaşkanının talimatıyla Karayolları Genel Müdürlüğüne verildiğini anımsatan Uraloğlu, “Burada da inşallah kalıcı konutların bitmesiyle beraber eş zamanlı olarak yolları da bitirme gayreti içerisindeyiz. Bütün şantiyeler kuruldu, personel makine parkı burada. Hava şartlarının imkan verdiği bütün imalatları da yapıyoruz. Bu şekilde Şanlıurfa’daki deprem yaralarını da inşallah ortadan kaldırmış olacağız.” dedi.
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ise Bakan Uraloğlu ile Şanlıurfa’da yapılan çalışmaların değerlendirildiğini ve bazı çalışmaların ise yerinde görüldüğünü söyledi.
Şanlıurfa’nın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının adeta seferberlik anlayışıyla çalıştığı illerden biri olduğunu aktaran Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunun için değerli Bakanımıza, şahsım ve Şanlıurfalı hemşehrilerim adına şükranlarımızı sunuyoruz. Tabii bugün değerli Bakanımız Şanlıurfa’mız için son derece kıymet atfettiğimiz önemli müjdeler de verdi. Bir yandan Urfa Ray projesini Büyükşehir Belediyemizle dayanışma içerisinde yeni dönemde hayata geçirecekleri müjdesini verirken öte yandan yüksek hızlı tren projesinin Şanlıurfa-Gaziantep kısmı ve Şanlıurfa-Mardin kısmıyla ilgili de bizleri sevindiren önemli açıklamalarda bulundu. ve bu proje bitti ama yapım sürecinin yakın bir zamanda başlayacağının müjdesini de kendinden almış olduk. Tabii belki en önemlisi burada dikkatleri çekmek isterim. Irak’ın FAV Limanı’ndan, Ovaköy üzerinden Türkiye’ye gelecek bir hat. Esasında orta koridoru Türkiye’ye bir de Körfez üzerinden bağlayacak bir ticaret yolu veyahut da büyük bir refah yolu diyelim.”
Bakan Uraloğlu, beraberindeki TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca gençlere yönelik düzenlenen “Devlet Teşvikleri Tanıtım Günleri”nin yapıldığı Şanlıurfa Fuar Merkezi’ne geçti.
Bakan Uraloğlu, Anadolu Ajansının standını ziyaret ederek, buradaki AA personelleriyle görüştü ve hatıra fotoğrafı çektirdi. Bakan Uraloğlu, fuar alanı içerisindeki gençlerle de sohbet etti.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Şanlıurfa’da bir dizi programa katılarak incelemelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, katıldığı program sırasında tarihi, stratejik ve jeopolitik öneme sahip olan Şanlıurfa’nın tarımının, turizminin, ticaretinin gelişmesi için ulaşım ağının güçlü olması gerektiğini söyledi.
“Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik”
Bu çerçevede Şanlıurfa’da hayata geçirdikleri ulaşım yatırımlarını sıralayan Bakan Uraloğlu, “2002 yılından bu yana Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 28 kilometreden 619 kilometreye çıkardık. Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Adıyaman-Kahta-Siverek yolunda Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa Doğu ve Güneybatı Çevre Yolları, Şanlıurfa-Viranşehir Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Diyarbakır Devlet Yolu, Kuzeybatı Çevre Yolu ve Doğu Çevre yollarının kesiştiği noktada bulunan Çevik Kuvvet Köprülü Kavşağı’nı açarak Şanlıurfa’nın şehir içi trafiğine nefes aldırdık. Günlük yaklaşık 20-25 bin aracın geçtiği bu noktada dur kalk beklemelerinin ortadan kalkmasıyla kavşaktaki geçiş süresini 5 kat azalttık. Şanlıurfa’yı Mardin’e, Gaziantep’e ve Diyarbakır’a bölünmüş yollar ile bağladık. Şu anda da 13 milyar 876 milyon lira proje bedeliyle 13 karayolu projesine devam ediyoruz” dedi.
“Demiryolu ulaşım ağını güçlendiren çalışmalar da yapıyoruz”
Demiryolu ağına da değinen Bakan Uraloğlu, “Şanlıurfa’nın demiryolu ulaşım ağını güçlendiren çalışmalar da yapıyoruz. Karkamış-Nusaybin hattı Karkamış-Zenginova arasındaki 120 kilometre demiryolu hattını yeniledik. Şanlıurfa’yı hızlı trenle tanıştıracak Gaziantep-Şanlıurfa ve Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hatları projelerini de hayata geçireceğiz. Gaziantep-Şanlıurfa hattının etüt projelerini tamamladık. Yatırım programına alır almaz ihalelerine de çıkacağız inşallah. Şanlıurfa-Mardin hattının proje çalışmalarını da bu yıl içerisinde bitireceğiz. Şanlıurfalı kardeşlerimizi göklere de taşıdık. Yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanını 2007 yılında hizmete açtık. 2002 yılında 23 bin olan yolcu trafiği, 2023 yılında 883 bine yükseldi” ifadelerini kullandı.
“Şanlıurfa’nın iletişim ağını da güçlendirdik”
Üst yapının yanı sıra internet alt yapısında da önemli çalışmalar yapıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Şanlıurfa’nın iletişim ağını da güçlendirdik. Fiber optik kablo uzunluğunu 854 kilometreden 6 bin 722 kilometreye çıkardık. Daha önce ilde hızlı internet abonesi yok iken bugün 1 milyon 682 binin üstünde abone hızlı internet kullanmaya başladı” dedi.
Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edilecek
Şanlıurfa’ya yeni bir müjde de veren Bakan Uraloğlu, “Sizlerle bir müjde paylaşmak istiyorum. Kalkınma yolu projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceğiz. Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanı’na gelecek yüklerin, bin 200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demiryolu inşa ederek Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz. Irak’tan başlayıp Ovaköy’den Türkiye’ye gelen bu yeni uluslararası koridor sayesinde Güney Asya ve Orta Doğu’yu, Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Kuzey-güney koridorunda bölgemiz için hayati bir bağlantı da tesis etmiş olacağız. Bugün, Ümit Burnu’ndan 45 gün ve Kızıldeniz’den 35 günde yapılan nakliyelerin ‘Kalkınma Yolu Projesi’ni bitirdiğimizde sadece 25 günlük bir süre içerisinde yapılabileceğini biliyoruz. Çok önemli bir proje ve hayata geçmesi için işleri çok sıkı tutuyoruz. Bu yeni otoyolumuz ve Kalkınma Yolu Projesi faaliyete geçtiğinde bölgedeki tarım, sanayi ve ticaret faaliyetlerini arttırarak Şanlıurfa ekonomisinin büyümesine ve istihdamın artmasına önemli bir katkı sağlayacak, vatandaşımıza iş ve AŞ olacaktır” şeklinde konuştu.
“Beyazgül güzel işler yapıyor”
Konuşmasında yerel seçime de değinen Uraloğlu, “31 Mart seçimlerinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediye başkanlığı için AK Parti’den tekrar aday gösterdiğimiz başkanımız Zeynel Abidin Beyazgül, özellikle sosyal projeleri ile çok faal ve başarılı bir belediye başkanıdır. Şanlıurfa onunla birlikte her alanda değişim ve dönüşümü yaşadı. Eğitim, kültür, sağlık, spor alanında da önemli projeler üretti. ‘Daha Yeşil Bir Şanlıurfa’ hedefiyle kent merkezi ve ilçelerde parklar, meydanlar ve yeşil alanlar inşa edildi. Yaptığı kamulaştırma çalışmalarıyla ecdat yadigarı eserleri tarihi dokusuna uygun bir şekilde restore ederek Cumhurbaşkanımızın takdirini kazandı. Kale Arkası, Kültür ve Turizm Yolu, Asya ve Osmanlı Mahalleleri, Kızılay, Kızılkoyun’da betonarme yapıları şehrin göbeğinden kaldırarak bu alanları yeşile kavuşturup vatandaşlarımızın hizmetine sundu. Sizler muhalefet partilerindeki belediyelerin vatandaşına, halkına yaptığı bir hizmetle gündeme geldiğini hiç gördünüz mü? Sonuçta bu hizmeti yapanlar da bütçelerini devletten alıyorlar. Devletimiz bunlara da bütçeler aktarıyor. Ama maalesef üzülerek görüyoruz ve izliyoruz muhalefet belediyelerinde hizmet yok. Laf çok ama bir arpa boyu iş yok” diye konuştu. – ŞANLIURFA
]]>Bakan Uraloğlu, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak’ı ziyaret etti, Şeref Defteri’ni imzaladı.
Daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ü ziyaret eden Bakan Uraloğlu, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, “peygamberler şehri” Şanlıurfa’da bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirtti.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hayatında kaybedenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı dileyen Bakan Uraloğlu, kentteki temasları kapsamında Bakanlığına bağlı kavşak ve yol yapım yatırımlarını yerinde inceleyeceklerini söyledi.
Bakan Uraloğlu, Şanlıurfa’nın geçmişte olduğu gibi bugün de çok önemli bir konuma sahip olduğunu ifade ederek, kentin, dünyanın ve Türkiye’nin en önemli bölgesel kalkınma projesi olan GAP’ın merkezi olduğunu belirtti.
GAP ile Türkiye’nin en verimli ovalarından biri haline gelen Harran Ovası’nın Türkiye’nin ve hatta dünyanın da gözbebeği haline geldiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, “İşte böylesine tarihi, stratejik ve jeopolitik öneme sahip olan Şanlıurfa’nın, tarımının, turizminin, ticaretinin gelişmesi için ne gerekiyor? Elbette, ulaşım ağının güçlü olması gerekiyor. 2002 yılından bu yana Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 28 kilometreden 619 kilometreye çıkardık. Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Adıyaman-Kahta-Siverek Yolu’nda Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Diyarbakır Yolu, Şanlıurfa Doğu ve Güneybatı Çevre Yolları, Şanlıurfa-Viranşehir Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Diyarbakır Devlet Yolu, Kuzeybatı Çevre Yolu ve Doğu Çevre yollarının kesiştiği noktada bulunan Çevik Kuvvet Köprülü Kavşağı’nı açarak Şanlıurfa’nın şehir içi trafiğine nefes aldırdık. Günlük yaklaşık 25 bin aracın geçtiği bu noktada dur-kalk beklemelerinin ortadan kalkmasıyla kavşaktaki geçiş süresini 5 kat azalttık. Şanlıurfa’yı Mardin’e, Gaziantep’e ve Diyarbakır’a bölünmüş yollar ile bağladık. Şu anda da 13 milyar 876 milyon lira proje bedeliyle 13 kara yolu projesine devam ediyoruz.” dedi.
Hızlı tren projesi
Bakan Uraloğulu, Şanlıurfa’nın demir yolu ulaşım ağını güçlendiren çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, Karkamış-Nusaybin hattı ile Karkamış-Zenginova arasındaki 120 kilometre demir yolu hattını yenilediklerini söyledi.
Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında hızlı teren projesinden bahsederek, şunları kaydetti:
“Şanlıurfa’yı hızlı trenle tanıştıracak Gaziantep-Şanlıurfa ve Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hatları projelerini de hayata geçireceğiz. Gaziantep-Şanlıurfa hattının etüt projelerini tamamladık. Yatırım programına alır almaz ihale çalışmalarına da başlayacağız. Şanlıurfa-Mardin hattının proje çalışmalarını da bu yıl içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz. Tabi önemli bir ulaşım projesi olan Urfa raydan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Burada Urfa Ray’la ilgili Büyükşehir Belediyemiz gerekli ön proje çalışmalarını yaptı ve Bakanlığımız tarafından da bu proje onaylandı ve şimdi Büyükşehir Belediyemiz burada kesin proje çalışmalarını yürütüyor. Hedefimiz 2025’in başında bu projeyi Büyükşehirimizin bitirmesi, Bakanlığımızın onayına sunması ve bu onaydan sonra da muhtemelen Büyükşehir Belediyesiyle Bakanlığımızın işbirliğinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla bu projeyi de inşallah belediyemizle 2028 süreci içerisinde hayata geçirmeyi planlıyoruz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun demek istiyorum. Şanlıurfalı kardeşlerimizi göklere de taşıdık. Sadece kara yoluyla taşımıyoruz. 2 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanını 2007 yılında hizmete açtık. 2002 yılında 23 bin olan yolcu trafiği, 2023 yılında 883 bine yükseldi. Buradan bir müjdeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Sayın Bakanımızın, belediye başkanımızın ve milletvekillerimizin, hasılı Şanlıurfalıların İzmir uçuş talebi vardı. Onu da bugün konuştuk. İnşallah mart ayının ilk yarısında İzmir uçuşları da başlamış olacak, bu da hayırlı uğurlu olsun. Şanlıurfa’nın iletişim ağını da güçlendirdik. Fiber optik kablo uzunluğunu 854 kilometreden 6 bin 722 kilometreye çıkardık. Daha önce ilde hızlı internet abonesi yok iken, bugün 1 milyon 682 binin üstünde abone, hızlı internet kullanmaya başladı.”
320 kilometrelik yeni bir otoyol inşa edilecek
Şanlıurfa’ya sevda ile hizmet ettiklerini, bunu sürdüreceklerini aktaran Bakan Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceğiz. Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanı’na gelecek yüklerin, 1200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demir yolu inşa ederek, Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz. Irak’tan başlayıp Ovaköy’den Türkiye’ye gelen bu yeni uluslararası koridor sayesinde Güney Asya ve Orta Doğu’yu, Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden de bağlayacağız. Kuzey-güney koridorunda bölgemiz için hayati bir bağlantı da tesis etmiş olacak bu sayede. Bugün, Ümit Burnu’ndan 45 gün ve Kızıldeniz’den 35 günde yapılan nakliyenin, Kalkınma Yolu Projesi’ni bitirdiğimizde sadece 25 günlük bir süre içerisinde yapılabileceğini biz hesapladık ve çalışmalarımızı buna göre yürütüyoruz. Çok önemli bir proje ve hayata geçmesi için işleri çok sıkı bir şekilde sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla takip ediyoruz. Bu yeni otoyolumuz ve Kalkınma Yolu Projesi faaliyete geçtiğinde, bölgedeki tarım, sanayi ve ticaret faaliyetlerini arttırarak, Şanlıurfa ekonomisinin büyümesine ve istihdamın artmasına önemli bir katkı sağlayacak, vatandaşımıza iş ve AŞ imkanı olacaktır inşallah.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ideoloji siyaseti değil, hizmet siyaseti yaptıklarını, “İnsani yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla hareket ettiklerini dile getiren Uraloğlu, yeniden aday gösterdikleri Zeynel Abidin Beyazgül ile kentin her alanda değişim, dönüşüm yaşadığını kaydetti.
Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Sizler muhalefet partilerindeki belediyelerin, vatandaşına, halkına yaptığı bir hizmetle gündeme geldiğini hatırlıyor musunuz. Sonuçta bu hizmeti yapanlar da bütçelerini devletten alıyorlar. Devletimiz bunlara da bütçeler aktarıyor. Ama maalesef üzülerek görüyoruz ve izliyoruz, muhalefet belediyelerinde hizmet yok. Laf çok ama bir arpa boyu iş yapılmıyor. Unutmayın ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da belediyecilikten gelen, bu işi çok iyi bilen ve belediyeciliğe çok önem veren dünya lideri. AK Parti’nin hizmet siyaseti anlayışıyla hiç kimse ama hiç kimse yarışamaz. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde de yüzde 62 oy oranı ile Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dedi, Şanlıurfalılar. İnşallah şimdi de Şanlıurfa’da büyükşehir belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını da kazanacağız. Zeynel Abidin Başkanımızla planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceğiz. İlmek ilmek işlediğimiz projelerimizle Şanlıurfa’yı geliştirmeye, güçlendirmeye, refah seviyesini arttırmaya devam edeceğiz.”
Bakan Uraloğlu, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın milletvekilliği ve bakanlığı döneminde Türkiye’ye önemli hizmetleri bulunduğunun altını çizerek, kendisinin de bunlara yakından şahitlik ettiğini söyledi.
Daha sonra Şanlıurfa Şehir Hastanesi Kavşak Projelendirme Alanı’yla, Ballıkaya Kavşağı Proje Alanı’nda incelemede bulunan Bakan Uraloğlu’na TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz ve diğer ilgililer eşlik etti.
]]>Kacır, birtakım programlara katılmak için geldiği kentte önce Konya Valiliğini ziyaret etti.
Burada Valilik şeref defterini imzalayan Kacır, ardından Vali Vahdettin Özkan ve il protokolüyle toplantı yaptı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı da ziyaret eden Kacır, Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı Mali Destekleri Protokol İmza Töreni’ne katıldı.
“Tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefine emin adımlarla ilerliyoruz”
Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, Konya’da 2024’te, toplam bütçesi 128 milyon lira olan 22 projeyi hayata geçireceklerini aktardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 22 yıldır büyük ve güçlü Türkiye’ye doğru emin adımlarla yürürken, araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı sanayi alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla ülkeyi küresel üretim ve inovasyon üssü haline getirdiklerini ifade eden Kacır, “Hayalden gerçeğe dönüşen sayısız projeye, sayısız esere hep birlikte imza attık ve şimdi Türkiye Yüzyılı’nı milli teknoloji hamlesiyle taçlandırarak, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefine emin adımlarla ilerliyoruz.” dedi.
Kacır, yatırım, istihdam, üretim, ihracat yoluyla büyüme üzerine kurulu ekonomi yaklaşımından taviz vermeden milletin refahını yükseltme ve devleti güçlendirme mücadelesini sürdüreceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Organize sanayi bölgelerinde çalışan sayımızı 415 binden 2 milyon 600 bine, ihracatımızı 36 milyar dolardan 255,8 milyar dolara, Ar-Ge harcamalarımızı 1,2 milyar dolardan 12 milyar dolara, Ar-Ge personeli sayımızı 29 binden 272 bine çıkardık. Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, demir-çelik, çimento üretiminde Avrupa’da lider Türkiye’yi inşa ettik. Silahlı kuvvetlerinin kullandığı piyade tüfeğini dahi üretemeyen, savunma envanteri neredeyse tümüyle dışa bağımlı Türkiye’yi, 22 yılda kendi insansız hava araçlarını, artık evet dünkü uçuştan sonra gururla söylüyoruz ki; savaş uçağını, uçak gemisini, uydularını yerli ve milli imkanlarla üretebilen ve geliştirebilen bir ülke konumuna taşıdık. 60 yıllık hayalimiz, yerli ve milli otomobilimiz Togg’u ürettik ve aziz milletimizin hizmetine sunduk. İnsanlı ilk uzay bilim misyonumuzu gerçekleştirdik.”
“81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz”
5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgar türbinlerine, biyoteknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, hızlı trenlere kadar birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştirme hedefiyle yollarına devam ettiklerini aktaran Kacır, “272 bin kişilik Ar-Ge ordumuzla, milyonlarca gencimizin akın ettiği Teknofest’lerde doğan, teknoparklarda büyüyen binlerce teknoloji girişimiyle, rekabet gücü yüksek sanayimizle ‘Vakit Türkiye vaktidir’ diyoruz. 81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.
Bakan Kacır, büyüme ve kalkınma yolculuğunda Konya’nın kendileri için müstesna bir yere sahip olduğuna değinerek, kente değer katan yatırımları anlattı.
Son 22 yılda 263 milyar lira tutarında 5 bin 28 yatırım için teşvik belgesi düzenlediklerini, 83 bin 469 nitelikli istihdamın önünü açtıklarını vurgulayan Kacır, kalkınmanın sac ayaklarından biri sayılan KOBİ’lere can suyu olmaya devam ettiklerini dile getirdi.
Kacır, 22 yıl önce 200’den az KOBİ KOSGEB desteklerinden faydalanırken, bu sayıyı 4,9 milyar liranın üzerinde bir destekle 38 bin 500’e çıkardıklarını belirtti.
Konya’da yürütülen projeler
Planlı sanayileşme hamlesiyle Konya’yı sanayide öncü bir şehir haline getirdiklerini aktaran Kacır, TÜBİTAK özel sektör, Ar-Ge ve bilim insanı destek programlarıyla 1279 proje ve 2007 bilim insanına 3,8 milyar lira destek sağladıklarını söyledi.
Kacır, Mevlana Kalkınma Ajansı ve Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi tarafından desteklenen projelerle Konya’nın tarihi ve doğal güzelliklerini korumanın yanında zengin kültürel mirasını ekonomik değere dönüştürdüklerini ifade etti.
Konya’nın toprağının daha verimli kullanılmasına yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün imza atacağımız 22 proje kapsamında kuracağımız modern sulama sistemleri ve seralar, sağlayacağımız makine ve ekipman destekleri, eğitim ve yayım faaliyetleriyle şehrimizde tarım ve hayvancılıkta kalite ve verimliliğin artırılmasına katkı vereceğiz. Çiftçinin ambarı artık sabanın ucunda değil. Medeniyet harcını erenlerin kardığı, hoşgörü diyarı, Anadolu’nun kadim hafızası Konya’ya eser kazandırmaya, hizmet üretmeye devam edeceğiz. İnşallah Konya, Anadolu’daki varlığımızın, birliğimizin, dirliğimizin sembolü olduğu gibi Türkiye Yüzyılı’nın da teminatı olacaktır.”
Vali Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Altay ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Murat Karakoyunlu da konuşma yaparak, protokolün bölge ve ülke için hayırlı olmasını diledi.
]]>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir dizi açılış ve ziyaretler için Konya’ya geldi. Konya Valisi Vahdettin Özkan’ı makamında ziyaret eden Bakan Kacır, daha sonra Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Taş Binasına gelerek KOP Bölge Kalkınma İdaresi Protokol İmza Törenine katıldı.
“Ülkemizi küresel üretim ve inovasyon üssü haline getirdik”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Konya’da bu yıl toplam bütçesi 128 milyon lira olan 22 projeyi hayata geçireceklerini ifade ederek, “Tarım şehri, tarımın başkenti Konya’da bugün, modern sulama tesislerinden hayvancılığa, seracılığa kadar Konyamızı ihya edecek projelerin altına imzamızı atacağız. Cumhurbaşkanımız liderliğinde 22 yıldır büyük ve güçlü Türkiye’ye doğru emin adımlarla yürürken araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı sanayi alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla ülkemizi küresel üretim ve inovasyon üssü haline getirdik. Hayalden gerçeğe dönüşen sayısız projeye, sayısız esere hep birlikte imza attık ve şimdi Türkiye Yüzyılı’nı ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ ile taçlandırarak ‘tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’ hedefine emin adımlarla ilerliyoruz” dedi.
“81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz”
Yatırım, istihdam, üretim, ihracat yoluyla büyüme üzerine kurulu ekonomi yaklaşımımızdan taviz vermediklerini hatırlatan Bakan Kacır, “Eser ve hizmet odaklı kalkınma hamlemizle ülkemizi taşıdığımız noktayı ifade etmek adına bazı rakamları burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) çalışan sayımızı 415 binden 2,6 milyona, İhracatımızı 36 milyar dolardan 255,8 milyar dolara, Ar-Ge harcamalarımızı 1,2 milyar dolardan 12 milyar dolara, Ar-Ge personeli sayımızı 29 binden 272 bine çıkardık. Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, demir-çelik, çimento üretiminde Avrupa’da lider Türkiye’yi inşa ettik. Silahlı kuvvetlerinin kullandığı piyade tüfeğini dahi üretemeyen, savunma envanteri neredeyse tümüyle dışa bağımlı Türkiye’yi 22 yılda kendi insansız hava araçlarını, savaş uçağını, uçak gemisini, uydularını yerli ve milli imkanlarla üretebilen ve geliştirebilen bir ülke konumuna taşıdık. 60 yıllık hayalimiz, yerli ve milli otomobilimiz TOGG’u ürettik ve aziz milletimizin hizmetine sunduk. İnsanlı ilk uzay bilim misyonumuzu gerçekleştirdik. Şimdi 5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgar türbinlerine, biyoteknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, hızlı trenlere kadar birçok alanda büyük hamleler gerçekleştirme hedefiyle yolumuza devam ediyoruz. 272 bin kişilik Ar-Ge ordumuzla, milyonlarca gencimizin akın ettiği TEKNOFEST’lerde doğan, teknoparklarda büyüyen binlerce teknoloji girişimiyle, rekabet gücü yüksek sanayimizle ‘vakit Türkiye vaktidir’ diyoruz. 81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz. Tabi Cumhurbaşkanımız liderliğinde yürüttüğümüz büyüme ve kalkınma yolculuğunda Konya, bizler için müstesna bir yere sahip. Vefanın en güzel örneğini her zaman Konya’da gördük. Bizler de her zaman ilim, irfan şehri Konya’ya gece gündüz demeden aşkla hizmet etmekten geri durmadık” şeklinde konuştu.
“Yarınlar için soluklanmadan çalışmaya devam ederken”
Bakan Kacır, Konya’nın tarihi ve doğal güzelliklerini korumanın yanında zengin kültürel mirasını ekonomik değere dönüştürdüklerini söyleyerek, “Ülkemizin gıda üretim merkezlerinden Konyamızın her karış toprağını daha verimli kullanmamızı sağlayacak projeleri hayata geçiriyoruz. Mevlana Kalkınma Ajansımız ile şehrimizde bugüne kadar bin 210 projeye 2,2 milyar lira destek sağladık. Bin 750’den fazla vatandaşımızın istihdamına öncü olduk. KOP Bölge Kalkınma İdaremiz ile de sulama, bitkisel üretim, hayvancılık, kültür, turizm, enerji ve imalat sektörlerinde hazırlanan 832 projeye 6,2 milyar lira destek sağladık. Geniş tarım arazilerine sahip Konya Kapalı Havzası, maalesef ülkemizin en az yağış alan bölgesi. Konya Ovası Projesi’nin kazanımlarına çarpan etkisini oluşturacak yeni teknolojileri çiftçilerle buluşturmak şehrimizde tarım altyapımız için hayati öneme sahip. Bu nedenle ilimizde su kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılması gerekiyor. Bugün imza atacağımız 22 proje kapsamında kuracağımız modern sulama sistemleri ve seralar, sağlayacağımız makine ve ekipman destekleri, eğitim ve yayım faaliyetleriyle şehrimizde tarım ve hayvancılıkta kalite ve verimliliğin arttırılmasına katkı vereceğiz. Çiftçinin ambarı artık sabanın ucunda değil. Medeniyet harcını erenlerin kardığı, hoşgörü diyarı, Anadolu’nun kadim hafızası Konya’ya eser kazandırmaya, hizmet üretmeye devam edeceğiz. İnşallah Konya, Anadolu’daki varlığımızın, birliğimizin, dirliğimizin sembolü olduğu gibi Türkiye Yüzyılı’nın da teminatı olacaktır. Biz ülkemizi Türkiye Yüzyılı’nda kalkındırmaya, daha müreffeh yarınlar için soluklanmadan çalışmaya devam ederken, 80 ilimizde olduğu gibi Konya için de aşkla, şevkle üretmeye devam edeceğiz” dedi.
Vali Özkan’dan işbirliği vurgusu
Konya Valisi Vahdettin Özkan, KOP İdaresi’nin ve kalkınma ajanslarındaki nitelikli insan kaynaklarına vurgu yaparak, “Kırsalda yaşam kalitesinin arttırılması ve sürdürülebilir bir hayat için bütün kurumların iş hedeflerinin olması, işbirliğinin olması ve o sinerjinin oluşturması önemli. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız nitelikli insan kaynakları kalkınma ajansları başta olmak üzere ona çok iyi bir rehberlik yapmaktadır. Bakanımız hassaten bugün ilimizde bu faaliyetlere hem yerinde müşahede etmek hem de etkinleştirmek için teşrif ettiler. Kendilerine teşekkür ederiz. KOP gibi kalkınma ajansları gibi birimlerin çok güzel hizmetler yaptığını, bu hizmetlerin artarak devam edeceğini, bunun sürdürülebilir olması için de hiyerarşik taşra kamu kuruluşu değil bir hizmet üretme ofisleri olarak devam etmesini arz ve talep ediyorum” diye konuştu.
“KOP ile yapmış olduğumuz projelerin hayırlı olmasını temenni ediyorum”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, kentte birçok açılış gerçekleştireceklerini belirterek, “Büyükşehir Yasasından sonra büyükşehirler için kırsal kalkınma önemli bir hale geldi. Bu konuda da en dikkat çeken şey her zaman Konya oldu. Çünkü coğrafi büyüklüğü olarak Konya 42 bin kilometrekare alan, 28 merkez dışındaki ilçe ve 900 bine yakın dışarıda yaşayan nüfusuyla büyükşehir yasasının en zor uygulanacağını düşünülen yerlerden birisiydi. Ama bugün gelinen noktada aradan geçen 10 Büyükşehir Belediye olarak koymuş olduğumuz hedeflere ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu konuda en önemli önceliğimiz de kırsal kalkınma, kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın gelirini arttırmak bizim için en önemli konulardan birisi. Çünkü insanlar eğer bulundukları yerde belli bir gelir seviyesine ulaşamazlarsa çeşitli sosyal haklara eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşamazlarsa merkeze doğru bir göç oluşuyor. Bu hem kırsalda bir boşalma hem de merkezde problemlerin artmasına ama aynı zamanda Konya gibi üretimin çok yoğun olduğu bir şehirde ülkenin gıda güvenliği adına önemli sorunlar oluşturan bir problem haline dönüşüyor. Onun için kırsaldaki vatandaşlarımızın sosyal hayatlarının geliştirilmesi, altyapı eksiklerinin tamamlanması ve kalkınma modelleri oluşturarak, gelirlerini arttırması konusu bizim en önemli önceliğimiz. Bu konuda en önemli paydaşımız da KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı bugüne kadar ilçelerimizin eksiği olan hayvan pazarından mezbahaneye kadar altyapı eksiklerinden tarımsal desteklere kadar birçok konuda işbirliği yaptık. Bugün de imzalayacağımız protokol ve özellikle kapalı sistem sulama sistemleri ve kırsalda vatandaşlarımızın hizmetlerine dokunacak projeleri birlikte gerçekleştiriyoruz. Böyle bir imkanı oluşturduğu için bakanımızın şahsında tüm ekibine teşekkür ediyoruz. KOP Bölge İdaresinde yapmış olduğunuz projelerin hayırlı olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
“KOP geniş bir coğrafyada kalkınmanın yerel unsurlarını desteklemek üzere faaliyet göstermektedir”
KOP İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu, KOP Bölge Kalkınma İdaresinin gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgi vererek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı olan KOP Bölge Kalkınma İdaresi 8 il ve 89 ilçeyi içerisine alan geniş bir coğrafyada kalkınmanın yerel unsurlarını desteklemek üzere faaliyet göstermektedir. Büyümeyi tabana yaymak ve daha geniş ilkelerin yararlanmasını sağlamak adına Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın maddi nitelikleri projeleriyle paralel bir biçimde adına kırsal kalkınma modeli dediğimiz bir program yürütmektedir. Tarımdan sanayiye, beşeri, sosyal, kurumsal kapasitenin geliştirilmesinden enerji ve turizm altyapılarının iyileştirilmesine kadar pek çok alanda faaliyet gösteren KOP idaresi bugüne kadar destek verdiği plan ve projeler var. Tarımsal sulama alanlarının genişletilmesinden, üretim faaliyetlerinin arttırılmasına, dezavantajlı alanların iyileştirilmesi ve bölge potansiyelinin ortaya çıkarılmasını sağlayacak pek çok hizmet vermektedir. Bu kapsamda bölgenin en geniş coğrafyasına sahip olan Konya’da valiliğimiz ve büyükşehir belediye başkanlığımız başta olmak üzere bölgedeki kamu kuruluşları ve yerel paydaşlarla koordineli olarak çalışmakta ve bölgemizin milli gelirden daha fazla pay alması sağlayacak projeler gerçekleştirmektedir. Söz konusu bu projelerin oluşturulmasına destek veren kamu kurumlarımıza bu süreç içerisinde katkılarını esirgemeyen Konya Valimiz Vahdettin Özkan’a yoğun bir işbirliği gerçekleştirdiğimiz, Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’a ve bölgesel kalkınmaya büyük önem veren her bir projenin şekillenmesine, bizzat katkılar sunarak, himayelerini esirgemeyen, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’a teşekkür ediyor, projelerimizin projemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Konuşmaların ardından KOP İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Valisi Vahdettin Özkan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından imzalandı. – KONYA
]]>Lise öğrencileri, 31 Ocak 2023’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan “Su Verimliliği Seferberliği” kapsamında, öğretmenlerinin yönlendirmesiyle geçen yıl eylülde projeyi hayata geçirdi.
Projede yer alan gönüllü 55 öğrenci, okulları ziyaret ederek, suyun verimli kullanımı, kuraklık ve iklim değişikliğinin etkileri konusunda akranlarına yönelik bilinçlendirme çalışması yürütüyor. Kentte şimdiye kadar 12 okulu ziyaret eden öğrenciler, 1200 akranına ulaştı. Ardından bu okullar da projeye ilişkin çalışma yürütmeye başladı.
Proje koordinatörü ve tarih öğretmeni Ferda Salık, AA muhabirine, Türkiye’nin su stresi altındaki bölgeler arasında yer aldığını, dünyada küresel ısınma çağının sona erdiğini, “küresel yanma” çağıyla karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Suyun önemine dikkati çekmek ve su kaynaklarının korunması amacıyla öğrencilerle “Su Gönüllüsü Gençler Sahada Projesi”ni hayata geçirdiklerini bildiren Salık, bunun için çeşitli sunumlar hazırladıklarını kaydetti.
Projeye önce kendi okullarında başladıklarını anlatan Salık, sonra Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün de desteğiyle projeyi diğer okullarda da hayata geçirdiklerini dile getirdi.
12 il ve 3 ülkeden 495 gönüllü öğrenci de projede yer alıyor
Salık, “Gelecek için bir damla da sen ol” sloganıyla çalışmanın kısa sürede büyüdüğünü bildirdi.
Projeyi sosyal medyadan gören Denizli, Afyonkarahisar, Konya, Kayseri, Zonguldak, Samsun, İzmir, Bitlis, Van, Ankara, Şanlıurfa ve Manisa’daki bazı okulların kendilerine ulaştığını ve çalışmaya dahil olduğunu belirten Salık, Almatı Eğitim Ateşeliğinin desteğiyle Kazakistan’daki öğretmen ile öğrencilerin de projede yer almaya başladığını söyledi.
Yunanistan ve Litvanya’daki okullara ise e-twinning aracılığıyla ulaştıklarını anlatan Salık, projeye dahil olan okullarla internet ortamında görüştüklerini, bu sayede 12 il ve 3 ülkeden 495 gönüllü öğrencinin de çalışmada yer aldığını kaydetti.
Salık, “Onlar da kendi okullarında farkındalık oluşturmaya başladı. Özgün çalışmalar yapmaya başladılar. Onlar da sıfır atık ve su verimliliğiyle alakalı çalışmalar yapıyor.” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerin gücüne inandıklarını, onları gelecekte kuraklıkla baş başa bırakmak istemediklerini dile getiren Salık, şöyle devam etti:
“Akran eğitimini kullandığımız zaman daha çok etkili olduğunu, öğrencilerin birbirinden çok etkilendiğini görüyoruz. Eğitim verilen öğrenciler de başka okullarda yapmaya başladı. Bir eğitim seferberliği başladı diyebilirim. Ayrıca Vali Yardımcısı Murat Yıldız’ın koordinatörlüğünde düzenlenen Kurumlar Arası Su Verimliliği Yarışması ile de su kaynaklarının korunması ve su verimliliğiyle ilgili öğrenciler arasında bilinç oluşturulması hedefleniyor.”
Rehber öğretmen Şehla Bulut da projeyle öğrenciler arasında işbirliğinin güçlendiğini, empati duygusunun geliştiğini vurguladı.
Bu tür sosyal sorumluluk projelerinde rekabet değil işbirliğinin ön planda olduğuna dikkati çeken Bulut, projede yer almanın gurur verici olduğunu söyledi.
Suyun verimli kullanımı için okulda da çalışma yapıldı
Okul Müdürü Yıldız Özateş ise öğretmen ve öğrencileriyle “Su Verimliliği Seferberliği”ni desteklediklerini belirtti.
Bu çalışma kapsamında okullarında da çeşitli önlemler aldıklarını bildiren Özateş, “Su musluklarının başlıklarına perlatörler taktık. Vanaları biraz kıstık. Öğretmen ve öğrencilerimiz su verimliliği için sahada. Okulları geziyorlar. Bilgilendirme seminerleri yapıyorlar. Su kaynaklarının korunması, gelecek nesillere aktarılması ve Diyarbakır’da suda sıfır kayıp hedefi için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Bence artık söz, geleceğini korumak isteyen gençlerde”
Su gönüllüsü 9. sınıf öğrencisi Nurşin Duman, gittikleri okullarda suyun nasıl ve neden verimli kullanılması gerektiğini anlattıklarını, sıfır atık gibi konularda bilgi verdiklerini dile getirdi.
İklim değişikliği ve su verimliliği konusunda farkındalık oluşturduklarını ifade eden Duman, “Başka şehirlerdeki akranlarımızla da zoom uygulaması üzerinden bir araya geliyoruz. Onlar da çok güzel çalışmalar yapıyor. Bence artık söz, biz geleceğini korumak isteyen gençlerde. Herkesi de bu seferberliği desteklemeye davet ediyorum.” diye konuştu.
9. sınıf öğrencisi Ecrin Irmak Koca da araştırmalarının sonucunda böyle bir projede yer aldığını, önlem alınabilmesi adına çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Koca, “İklim krizi bizi çok endişelendiriyor. Ferda öğretmenimizle de araştırmalar yaptık. Kuraklığın sınırında olduğumuzu öğrendik. Şu anda da okulları geziyoruz ve farkındalığı artırmaya çalışıyoruz.” dedi.
]]>Bursa’da çeşitli sendika ve STK’lar bir araya gelerek ÇEDES’e Karşı Güç Birliği Platformu (ÇEKAG) oluşturdu. Gürsu Hükümet Konağı önünde açıklama yapan platform üyeleri, “Cumhuriyet devrimimizin bize miras bıraktığı, aydınlanmacı, ilerici, çağdaş-uygar değerlerin etrafında, laikliği insanlığın en kıymetli birikimlerimden kabul eden, cinsiyet eşitliğini toplumsal yaşamın vazgeçilmezi olarak gören ve ÇEDES’e karşı kentimizde en geniş cepheyi oluşturarak, sokak sokak, mahalle mahalle,okul okul, birleşik ve onurlu bir mücadele verecek olan bizler, buradan tüm kamuoyuna haykırıyoruz: Bursa’da ÇEDES’e izin vermeyeceğiz.” dedi.
Bursa’nın Gürsu ilçesinde bir araya gelen çeşitli eğitim sendikaları, dernekler, siyasi partiler, demokratik kitle örgütlerinden oluşan 31 kurum ÇEDES’e Karşı Güç Birliği Platformu’nu (ÇEKAG) oluşturdu.
ÇEDES’e karşı mücadeleyi Gürsu ilçesinden başlatan platform üyeleri, “Okulda dersi öğretmen verir” yazılı pankart açarak Gürsu Hükümet Konağı önünde açıklama yaptı.
“OKULLARIMIZ MEDRESEYE DÖNÜŞTÜRÜLECEK”
Veli-Der Bursa Şube Başkanı Barış Dinga yaptığı açıklamada yetersiz okul ve yurt sorunlarından dolayı öğrencilerin tarikat ve cemaatlerin okul ve yurtlarına mahkum edildiğini belirterek, “Türkiye’nin çeşitli illerinden çalışmaların başlandığına dair haberlerini aldığımız; uygulanması için kentimizde de son hazırlıkları yapılan ÇEDES isimli proje. Milli Eğitim Bakanlığı Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet arasında yapılan bu işbirliği protokolünün çalışma esaslarına göre, iktidar daha önceden gerici tarikat-cemaatlere bırakıp yaptırdığı işleri, artık tüm ülke çapındaki bir devlet organizasyonuyla doğrudan kendisi yapacak, milyonlarca insandan oluşan, kendine biat etmiş devasa tarikatını yaratmaya çalışacak. Ayrıca öğretmenlerimizin yerini, o nitelikleri bile tartışmalı, imam, vaiz, müezzin gibi din adamları alacak, okullarımız da birer medreseye dönüştürülecek.” dedi.
“BU KARANLIK PROJE İLE EVLATLARIMIZA REVA GÖRDÜĞÜNÜZ BU CEHENNEMİ BAŞKA BİR AŞAMAYA GEÇECEĞİNİ BİLİYORUZ”
İktidar, MEB ve Diyanet’e seslenen Dinga açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bizler ne Aladağ’da tarikat yurdunda yanarak hayatını kaybeden kız çocuklarımızı ne Ensar Vakfında çocuklarımıza yaşattığınız toplu tecavüz iğrençliğini ne Antalya’da cemaat yurdunda boğazı kesilen Mehmet Sami Tuğrul’u, ne de Elazığ’da intihara sürüklediğiniz tıp öğrencisi Enes Kara’yı unuttuk. Bugün de binlerce çocuk ve gencimize aynı şeylerin yaşatıldığını; ÇEDES ismini verdiğiniz bu karanlık proje ile de evlatlarımıza reva gördüğünüz bu cehennemin başka bir aşamaya geçeceğini biliyoruz.
“KURMAK İSTEDİĞİNİZ GERİCİ KUŞATMAYA GÜRSU İLÇEMİZDEN BAŞLADIĞINIZI GÖRÜYORUZ”
Ayrıca kendi siyasi ve toplumsal amaçlarınız için, rant, yağma, talan ve sömürü üzerine kurduğunuz düzenin devamı ve bekası adına da tüm bunları sorgulamayacak, eleştirmeyecek, itiraz etmeyecek, tevekkül içerisinde boyun eğecek nesillere ihtiyaç duyduğunuzu da biliyoruz. ve kurmak istediğiniz gerici kuşatmaya kentimizde Gürsu İlçemizden başladığınızı görüyoruz. Emekçi sınıfların yoğun olarak yaşadığı bu kadim ilçemizi karanlık projenizin başlangıç noktası olarak seçtiğiniz anlaşılıyor. Gürsu’da pek çok okuldan seçtiğiniz öğrencileri aldırarak ‘manevi danışman’ dediğiniz eğitimci niteliği taşımayan bir takım insanları da yanlarına vererek, cami gezisi kisvesi altında, çocuklarımızın pırıl pırıl, saf ve tertemiz zihinlerine kendi amaçlarına hizmet etmelerini sağlayacak o karanlık düşünceleri boca etmeye başlamışlar.
“AYDINLIK MÜCADELEMİZİ GÜRSU’DAN BAŞLIYORUZ”
Bu yüzden ÇEDES isimli bu gerici projeye karşı çocuklarımızın umutlarına güç verip, geleceklerine sahip çıkmak için olduğu kadar, aynı zamanda onların onurlarına ve yaşamlarına sahip çıkmak için kentimizdeki eğitim sendikalarından veli derneklerine, siyasi partilerden demokratik kitle örgütlerine kadar 31 tane kurum birlikte “ÇEDES’e Karşı Güç Birliği” adında bir oluşum kuran bizler de aydınlık mücadelemize Gürsu’dan başlıyoruz.
“AMACIMIZ ÇOCUKLARIMIZIN ÖZGÜR YARINLARINI, AYDINLIK GELECEKLERİNİ KAZANMAKTIR”
Amacımız gerici bir kuşatma yaratarak, okullarımızı medreseye çevirecek olan ÇEDES’in uygulanmasının önüne geçmek, halkımızı bu sinsi proje hakkında bilinçlendirmek, toplumsal muhalefetin en geniş kesimlerini harekete geçirerek ona karşı olan itirazı örgütlemek ve çocuklarımızın özgür yarınlarını, aydınlık geleceklerini kazanmaktır.
“BURSA’DA ÇEDES’E İZİN VERMEYECEĞİZ”
Cumhuriyet devrimimizin bize miras bıraktığı, aydınlanmacı, ilerici, çağdaş-uygar değerlerin etrafında, laikliği insanlığın en kıymetli birikimlerimden kabul eden, cinsiyet eşitliğini toplumsal yaşamın vazgeçilmezi olarak gören ve ÇEDES’e karşı kentimizde en geniş cepheyi oluşturarak, sokak sokak, mahalle mahalle,okul okul, birleşik ve onurlu bir mücadele verecek olan bizler, buradan tüm kamuoyuna haykırıyoruz: Bursa’da ÇEDES’e izin vermeyeceğiz…”
]]>
Kastamonu Valisi Meftun Dallı:
“Uyuşturucu kadar sosyal medyada çocuklarımız için tehlikeli”
KASTAMONU – Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen “Hayata Renk Verelim” ile “Bilinçli Gençlik Sağlıklı Toplum” projeleri çerçevesinde 29 bin öğrenciye ulaşıldı. Projelerin kapanışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, uyuşturucu kadar internet ve sosyal medyanın da çocuklar için tehlike oluşturduğunu söyledi.
Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü tarafından Kronospan Orman Ürünlerinin destekleriyle Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı çerçevesinde başlatılan “Hayata Renk Verelim” ve “Bilinçli Gençlik Sağlıklı Toplum” projeleri sona erdi.
Polis-halk ilinkilerini güçlendirme çalışmalarını genişleterek sürdürmek, genel asayiş ve kamu düzeninin sağlanması için bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarını sürdüren Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri, aynı zamanda çocukları ve vatandaşları suç ye suçludan uzaklaştırmak amacıyla hazırlanan proje faaliyetlerini de bir yandan devam ettiriyor.
Bu çerçevede Kronospan Orman Ürünlerinin destekleriyle “Hayata Renk Verelim 2023” ve “Bilinçli Gençlik Sağlıklı Toplum 2023” projelerinde yıl boyunca öğrencilere, gezi, kırtasiye yardımı, bilgilendirme, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle özel bireylere yönelik faaliyetler düzenlendi ve fotoğrafçılık eğitimi verildi. Milli Eğitim Müdürlüğü ile Kastamonu Üniversitesi’nin de proje paydaşı olduğu projelerde “Hayata Renk Verelim 2023” sosyal sorumluluk projesinde 18 bin 530, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün koordinesinde düzenlenen “Bilinçli Gençlik Sağlıklı Toplum 2023” projesinde de 10 bin 267 öğrenci olmak üzere toplam 28 bin 797 öğrenciye ulaşıldı.
Projelerin sona ermesi sebebiyle Kastamonu Şerife Bacı Öğretmenevi Doğa Kültür köyünde kapanış programı düzenlendi.
“Onlardan biri olduğumuzu göstermeyi amaçladık”
Projeye destek veren herkese teşekkür eden Kastamonu İl Emniyet Müdür Kayhan Ay, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü olarak suç ve suçluyla mücadelenin yanında sosyal sorumluluk projeleriyle de çocukların ve gençlerin yanında olduklarını belirtti.
Kastamonu il merkezi ile 19 ilçesini kapsayacak şekilde geçtiğimiz yıl boyunca projelerin devam ettiğini söyleyen Ay, “Anasınıfından başlamak üzere, ilkokul, ortaokul ve liselerimizde eğitim-öğretim gören öğrencilerimize yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılırken; resim, kompozisyon ve şiir yarışmaları düzenledik. Gençlerimizi Temel Güvenlik Kuralları, Güvenli İnternet Kullanımı, Sosyal Medya Bağımlılığı, Siber Suç-Siber zorbalık konularında bilgilendirdik. Bisiklet, masa tenisi, satranç, voleybol ve atletizm dallarında sporcular yetiştirdik, sinema faaliyetlerinde bir araya geldik. Milli şuurun çocuklarımızda karşılık bulması adına Ankara gezisi ve Çanakkale ziyareti düzenledik. Düzenlenen uçurtma şenliği ile çocuklarımızın eğlenmesini sağladık, hediyeler verdik. Aslında bu tür faaliyetlerle çocuklarımıza polisten korkulmaması gerektiğini, onlardan biri olduğumuzu göstermeyi amaçladık” dedi.
“Halkımızın huzur için her alanda çalışmalarımızı arttırmayı planlıyoruz”
Halkın huzur içinde her alanda çalışmalarını arttırmayı planladıklarını belirten Emniyet Müdürü Kayhan Ay, “Bilinçli Gençlik Sağlıklı Toplum projesi çerçevesinde Kastamonu Üniversitesi’nde eğitim gören gençlerimize madde bağımlılığının zararları ve korunma yolları konusunda bilgilendirmelerde bulunduk. Masa tenisi ve satranç turnuvaları düzenledik, dereceye giren gençlerimizi ödüllendirdik. Madde bağımlılığını önlemeye yönelik olarak üniversite öğrencilerimizin katıldığı afiş yarışması düzenledik. 2024 yılında da bu tür çalışmalarımıza devam edeceğiz. Çocuk ve gençlerimizin korunması konusunda denetimlerimize devam ederken bilgilendirme ve sosyal etkinliklerle bir araya geleceğiz. Mesai arkadaşlarımla birlikte Kastamonu’da halkımızın huzur ve güvenliği için her alanda çalışmalarımızı arttırmayı planlıyoruz” diye konuştu.
“Sizler bir adım önde olacaksınız ki, toplum bir adım öne çıkmış olsun”
Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu ise, “Hayata renk vermenin değişik değişik yolları var. Hayata kimisi müzikle renk vermeye çalışır, kimisi müzikle sporla vermeye çalışır, kimisinin resme ilgisi vardır, kimisinin başka bir alana merakı vardır, elbette bunlar hep bir araya geldiğinde toplumunda değişik değişik renklere kavuştuğunu görüyoruz. Zaten ilerlemekte böyle olur. Sizler bir adım önde olacaksınız ki, toplum bir adım öne çıkmış olsun” şeklinde konuştu.
“Gençlerimizin, çocuklarımızın gönüllerinden yakalamış oldunuz”
Uyuşturucu kadar internet ve sosyal medyanın da zararlı olduğunu vurgulayan Kastamonu Valisi Meftun Dallı da, şöyle konuştu: “Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Merhum Nuri Pakdil; ‘İnsanı gönlünden yakalayacaksın, insanı gönlünden yakalayamazsan, bir süre sonra elinden nasıl kayıp gittiğini görürsün’ diyor. Gerçekleştirdiğiniz projelerle gençlerimizin, çocuklarımızın gönüllerinden yakalamış oldunuz. Çok güzel işler yapılmış. İçinde yaşadığımız dönem tarih boyunca en hızlı değişimin ve dönüşümün yaşandığı bir dönem. Değişimin ve dönüşümün getirdiği, geleneksel olarak bildiğimiz insan yetiştirme prosedürlerin çok dışında riskleri, problemleri de beraberinde getiriyor. Bunlardan en büyük sorunu uyuşturucu, internet ve sosyal medya. Sosyal medya alanında çok ciddi problemler var, bu konuda dikkatli olmak lazım. Her kesimin bu konuda ellerinden geleni yapması lazım”
]]>Karabük programı kapsamında Kemal Güneş Caddesi’nde esnafla görüşen Uraloğlu, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinde, Karabük Milletvekili Durmuş Ali Keskinkılıç, İl Başkanı Ferhat Salt ve Karabük Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya eşliğinde basın toplantısı düzenledi.
KARDEMİR’in artık sadece Türkiye’ye değil dünyaya ürün sattığını belirten Uraloğlu, gerek ray gerek tekerlek gerekse ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili çalışmaları bulunan fabrikanın, sadece klasik ürünlerle değil yan sanayisiyle de Türkiye’ye katkı sağlamaya çalıştığını söyledi.
Filyos Limanı’nın hizmete açıldığını anımsatan Uraloğlu, “Allah orada gaz bulmayı nasip etti. Liman da sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. Orada lojistik görevi gördü, görmeye de devam ediyor. Bu civardaki illerde esas beklenti buranın ticarete ve deniz taşımacılığına da açılması noktasında.” diye konuştu.
“Karabük’e 18,5 milyar liralık yatırım yaptık”
Uraloğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile yerinde tespitler yaptıklarına değinerek, “Bazı deniz taramalarının yapılması gerekiyor. 2 yıllık periyot içerisinde inşallah orayı deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun şekilde kullanacağı hale getireceğiz. Hakeza demir yolu hattımızla ilgili ihale sürecini başlattık. Onu da liman içerisine kadar ulaştırmış olacağız.” dedi.
KARDEMİR’in esas büyüme döneminin AK Parti hükümetleri iktidarında olduğunun altını çizen Uraloğlu, Bakanlık olarak kente yaklaşık 18,5 milyar liralık yatırım yaptıklarını, bölünmüş yol uzunluğunu 7 kilometreden 116 kilometreye çıkardıklarını ve şehre hiç bulunmayan 170 kilometre sıcak karışım kaplamalı yolu kazandırdıklarını bildirdi.
Uraloğlu, kentte gerek kara gerek demir yoluyla ilgili taleplere ilişkin bazı çalışmaların yapıldığını, bazılarının ise proje aşamasında olduğunu anlatarak, bunların planlanarak belli süreç içerisinde hayata geçirileceğinden kimsenin şüphesinin bulunmaması gerektiğini dile getirdi.
Karabük’ün daha yaşanılabilir hale getirilmesi kapsamında daha önce inşa edilen gar alanının değerlendirilmesi ve kente kazandırılması için yapılan değerlendirmelerde kentteki bütün yöneticilerle mutabık kaldıklarına değinen Uraloğlu, kısa zamanda bu bölgenin altı otopark, üstü yaşam alanı, park, gerektiği kadar donatı ve daha çok yeşil alanla vatandaşların hizmetine sunulacağını söyledi.
Bakan Uraloğlu, belediye seçimlerinin tüm taraflar için önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Mutlaka demokratik süreç içerisinde yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de Türkiye’mize de yakışan budur. İnşallah Özkan (Çetinkaya) kardeşimizle, sizlerin destekleriyle, yoğun çalışmasıyla, diğer ilçe ve belde belediyeleriyle gayret edeceğiz. Görevimiz belli. Biz sefere çıkacağız, zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte emeklerini esirgememelerini rica ediyorum. Yolumuz açık olsun.”
Uraloğlu, kentteki yatırımlara ilişkin soruları yanıtladı
Uraloğlu, bir gazetecinin, “Kentin girişiyle ilgili proje var mı?” sorusu üzerine, ildeki köprülü, alt ve üst geçişli kavşakların nereye yapılacağına doğru karar verilmesi gerektiğini dile getirdi.
Bazı projelerin hem şehircilik hem de ulaşım anlamında bekleneni vermesinden ziyade olumsuzluklara yol açtığına dikkati çeken Uraloğlu, “Burada benzer çalışma vardı. Karayolları olarak geldik, çok uzun çalışmalar sonucunda şehrin bütün dinamikleriyle temas ederek proje ortaya koyduk, simülasyonlarını yaptık ve bunun doğru olduğuna inandık. Hafta sonu karayollarından arkadaşlarımı buraya gönderdim. Dronlarla gerek oradaki bütün sirkülasyonu izlediler, gerekse de sürücü davranışlarına baktılar. Orada ufak tefek bazı düzenlemeler yapmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Bilecik-Bursa-Karaman-Mersin arasındaki hızlı tren çalışmalarının ne zaman tamamlanacağı sorusuna Uraloğlu, “2025’in sonunda belli bir kısmını, 2026’da da inşallah tamamını.” cevabını verdi.
Uraloğlu, kent merkezinde yapılması planlanan gar projesinin ne zaman hayata geçirileceğine ilişkin soru üzerine, kararı aldıklarını ve garın taşınacağı yerin ön projesini yapıp imzaladıklarını, TCDD’nin detay projesini yaptığını belirterek, “Belediyemiz de nihai projesini yapacak. Öncelikle yatırım programına alarak bu seneye yetiştirebilirsek bu sene, olmadı 2025’in yatırım programına alarak garı taşıyacağız.” dedi.
Trafik kazalarının yaşandığı Karabük-Yenice kara yolunda çalışma yapılıp yapılmayacağına ilişkin Uraloğlu, coğrafyanın zorluğu olduğunu ancak bölgede tırmanma şeritli yol yapılabilmeyle ilgili hemen çalışma başlatacaklarını kaydetti.
Uraloğlu, Safranbolu’da seçim koordinasyon merkezini ziyaret etti
Toplantının ardından Safranbolu ilçesinde geçen Uraloğlu, AK Parti Safranbolu Belediye Başkan adayı Ali Büyüközdemir’in seçim koordinasyon merkezine ziyarette bulundu.
Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, bu merkezlerin kendileri için önemli olduğunu, planlamaların, vatandaş için neler yapılacağının buralarda anlatıldığını ifade etti.
Daha iyi hizmet için il ve bütün ilçe belediyelerine talip olduklarını dile getiren Uraloğlu, “Ekip ruhuyla inşallah hizmet edeceğiz. Karabük’te Özkan kardeşimizle yolumuza devam edelim istiyoruz. Ali Büyüközdemir kardeşimizle inşallah Safranbolu’ya hizmet edeceğiz. Seçime az kaldı. Hep beraber gayret edeceğiz. Biz hazırız, kararlıyız. Allah hayırlı mübarek etsin.” diye konuştu.
]]>Doğu Karadeniz Bölgesi’nin potansiyelini harekete geçirerek bölge iktisadi coğrafyasının sunduğu kabiliyetleri ekonomik değere dönüşmek için çalıştıklarını ifade eden DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar, “Sektörel ve tematik alanlarda Sonuç Odaklı Programlar vasıtasıyla belli bir odaklanma üzerinden faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bu programların hayata geçirilmesi noktasında Ajansın kaynaklarıyla olduğu kadar hususiyetle uluslararası fon ve kaynakların belirlediğimiz temalar üzerinden bölgemize kazandırılmasına yoğun gayret gösteriyoruz” dedi.
Özellikle sürdürülebilir kalkınma prensiplerine uygun olarak paydaşlarla birlikte geliştirdikleri projelerin AB Interreg NEXT programı kapsamında desteklenmeye hak kazanmasından son derece memnun olduğunu dile getiren Akpınar, “Önümüzdeki süreçte de bölgesel kalkınmaya ivme kazandıracak projelere yönelik AB fonları başta olmak üzere diğer uluslararası fon ve kaynakları bölgemize kazandırmak önemli gündem maddelerimizden birisi olacaktır. Projelerimizin bölgemizin kalkınmasına azami katkı sağlaması temennisi ve arzusuyla hayırlı olmasını diliyorum. Orta vadeli ve çok yıllık kalkınma planlamaları kapsamında önemli büyüme potansiyeli arz eden alanlarda Sonuç Odaklı Programlama çalışmaları yürüten DOKA, 2024-2027 dönemi için “Sürdürülebilir Turizm”, “Mavi Ekonomi” ve “Katma Değerli Üretim ve Ticarileşme” Sonuç Odaklı Programlarını hazırladı. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın belirlenen bu alanlarda ulusal ve yerel kaynaklara ek olarak başta Avrupa Birliği fonları olmak üzere uluslararası fon ve kredi kaynaklarının da bölgemize kazandırılması konusunda yürüttüğü çalışmalar sonuçlarını vermeye başladı. Bu çerçevede 2024-2028 Doğu Karadeniz Bölge Planı ve Sonuç Odaklı Programlarını desteklemek üzere DOKA tarafından AB Interreg NEXT programı öncelikleriyle örtüşen alanlarda hazırlanan ‘Biyoçeşitlilik İçin Tohum Koruyucuları’, ‘Blue Gates’ ve ‘Soluduğun Havayı Tanı’ projeleri Avrupa Birliği tarafından desteklenmeye hak kazandı. INTERREG NEXT Black Sea Basın programı kapsamında imza süreçleri başlayan Blue Gates, Biyoçeşitlilik için Tohum Koruyucuları (Seed Guard) ve Soluduğun Havayı Tanı (AIRQUEST) projeleri kapsamında yaklaşık 35 Milyon TL’lik AB fonu Doğu Karadeniz Bölgesi için kullanılacak. Interreg NEXT Karadeniz Havzası Programı kapsamında finanse edilecek bu projelerde TR90 Doğu Karadeniz Bölgesi paydaşları, Romanya, Bulgaristan, Gürcistan ve Ukrayna’dan ilgili alanlarda proje ortakları ile çeşitli proje aktivitelerinde çalışma fırsatı bulacak. Otuz ay sürmesi öngörülen Mavi Kapılar (Blue Gates) projesinde mavi ekonomi sektörlerinde yüksek ve yeni teknolojiler ile yenilikçi yöntemler, uluslararası eğilim ve standartlar ile ortak araştırma imkanlarına odaklanılacak, su ürünleri, kıyı turizmi ve denizcilik alanlarında havza bazlı işbirlikleri ile kümelenme çalışmaları yürütülecek. Seed Guard Projesi ile kentsel alanlar dahil olmak üzere doğanın ve biyoçeşitliliğin korunması, ata tohumu kullanımı ve gelecek nesillere aktarımı ile yerelde bitkisel üretim üzerine Bulgar, Gürcü ve Romen proje ortakları ile çalışmalar yapılacak. Proje süresi 24 ay olarak belirlenen AIRQUEST Projesi ile Karadeniz Havzası için hava kirliliği verilerini içeren çevrimiçi bir hava kalitesi izleme sistemi oluşturulması ve bölgedeki farklı toplulukların hava kalitesi konusundaki farkındalığının artırılması projenin odak noktasını oluşturacak” diye konuştu. – TRABZON
]]>AA muhabirinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2024 yılı performans programından derlediği bilgilere göre, bölgesel gelişme çalışmalarına yeni ve bütüncül bir perspektif kazandırılacak, ulusal ve yerel düzeyde bölgesel kalkınma uygulamalarının etkinliği artırılacak. Bu amaçla 2024-2028 dönemi merkezi düzeyde Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, yerel düzeyde ise bölge planları uygulanacak.
Bakanlık bütçesinden ve yerel paydaşlar tarafından kalkınma ajanslarına aktarılan kaynakların ajanslar tarafından kullanılması suretiyle yürütülen mali ve yenilikçi destek programları, güdümlü projeler ve bölge planlarında belirlenen öncelikler hayata geçirilecek.
Bu kapsamda yürütülecek 7 programla şehirlerin üretmesi, cazibe merkezlerinin oluşturulması, bölgesel kalkınma amaçlı fonların güçlendirilmesi ve sosyal gelişmenin hızlandırılmasına ağırlık verilecek. Burada en büyük pay kalkınma ajanslarına ayrılırken, sosyal içerikli projeler ve cazibe merkezlerine destekler geçen yıla kıyasla katlandı.
“Bölgesel Kalkınmanın Koordinasyonu ve Desteklenmesi Alt Programı” hedeflerine ulaşılması amacıyla bütçeden 2024 için toplamda 2 milyar 980 milyon liralık yatırım yapılacak. 2025’te bu miktar 3 milyar 654 milyon liraya ve 2026’da 4 milyar 135 milyon liraya ulaşacak.
Kalkınma ajanslarına 84 bin 625 proje başvurdu
Kalkınma ajanslarına bu zamana kadar 84 bin 625 proje başvurusunda bulunulurken 25 bin 789 projeyle destek sözleşmesi imzalandı. Bunlara ajanslar 75,5 milyar lira mali destek sağladı, yararlanıcıların eş finansmanı dahil toplam 126,6 milyar liralık kaynak verildi.
Merkezi bütçeden kalkınma ajanslarına 2023 sonuna kadar 6,65 milyar lira kaynak aktarıldı. 2024 için tahsis edilen merkezi bütçe payı ise 1,8 milyar lira oldu. Böylece bütçeden ayrılan pay geçen yıla göre 2 kat arttı. Buraya 2025’te 2,2 milyar lira ve 2026’da 2,5 milyar lira ayrılacak.
İl özel İdareleri, belediyeler ile sanayi ve ticaret odaları ise yerel katkı payı olarak 2023 sonu itibarıyla kalkınma ajanslarına yaklaşık 5,1 milyar lira kaynak aktardı.
Üreten şehirlere 55 milyon lira destek
Cazibe Merkezleri Destekleme Programı kapsamında 2010’dan itibaren 107 proje tamamlanırken 4 projenin uygulama süreci devam ediyor. Bu kapsamda projelere 2024 için 450 milyon lira, 2025 için 553,5 milyon lira ve 2026 için 620 milyon lira ayrıldı.
Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı çerçevesinde ise 2019-2023 döneminde 686 projenin desteklenmesi uygun bulundu. Projelere 2024’te 513 milyon lira, 2025’te 631,5 milyon lira ve 2026’da 716 milyon lira harcanacak.
Üreten Şehirler Programı ile sanayinin ülke genelinde dengeli gelişiminin sağlanması ve metropoller dışındaki önemli sanayi, hizmet ve turizm merkezi niteliğindeki Adana, Antalya, Balıkesir, Denizli, Eskişehir, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya, Manisa, Mersin, Sakarya ve Tekirdağ’ın uluslararası alanda rekabetçi bir üretim yapısına kavuşması amaçlandı.
Bunun için işletmelerin küresel üretim sistemlerine entegrasyonunun güçlendirilmesi, şehirlerin uluslararası erişilebilirliğinin ve kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesi, sanayi, teknoloji ve yenilik altyapıları ile beşeri sermaye ve kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi hedeflendi. Program kapsamında projelere bu yıl 55 milyon lira, gelecek yıl 67,7 milyon lira ve 2026’da 75,8 milyon liraya destek verilecek.
Kalkınma idarelerinin kapasiteleri artırılacak
Kurumsal Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Programı kapsamında 2021’den bu yana 10 projeye 134,8 milyon lira destek verildi.
Bölgesel Kalkınma Fonu ile ülke cari açığının azaltılması için katma değeri yüksek mal ve hizmetleri üreten işletmelerden finansman ihtiyacı olan ve büyüme potansiyeli taşıyan girişimlerin rekabet güçlerinin artırılması amaçlandı. Bugüne kadar 250’nin üzerinde şirketle görüşüldü ve 1 şirkete yatırım yapıldı.
Bölge Kalkınma İdareleri Yatırım İzleme Sistemi Kurulumu Projesi çalışmaları kapsamda sistemin yazılım sürecinde nihai aşamaya gelindi.
Son olarak bölge kalkınma idarelerinin kurumsal kapasitelerinin artırılmasına dönük çalışmalar da 2024’te yürütülecek. Bu kapsamda ana odak izleme süreçlerindeki yetkinliğin artırılması ve ortak izleme altyapısının geliştirilmesi olacak.
]]>Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’nde bulunan bir otelde, konaklama, yiyecek-içecek ve ulaşım sektöründeki işletmelere yönelik hijyen eğitimlerini kapsayan “İşimiz Temiz Projesi”ne ilişkin Türkiye geneli yaygınlaştırma ve proje bilgilendirme toplantısı yapıldı.
Toplantıda konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 2021 yılında 3 pilot ilde başlayan projenin çok kısa sürede büyük bir ivme kazandığını söyledi.
Projenin ülke geneline yayılması için gerekli adımların atıldığını belirten Hisarcıklıoğlu, “İşimiz Temiz Projesi ile hizmet sektöründeki yeme içme, konaklama ve ulaşım alanında faaliyet gösteren mikro işletmelerin, gelişmiş hijyen anlayışı ile öne çıkmalarına, tüketicilerin ve özellikle turistlerin buraları tercih etmesine destek veriliyor. Bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığımız, eğitimlerin tasarlanması ve kadın girişimcilerimize bu eğitimlerin verilmesinde çok başarılı işler çıkardı. Bir diğer proje ortağımız olan OPET de gerek yerelde gerek ulusalda projenin ölçeklenmesi ve sahada uygulanması için büyük katkı sağladı.” diye konuştu.
Hisarcıklıoğlu, projenin ortaklarına ve bu sürece gelmesine katkıda bulunan tüm paydaşlara teşekkür etti.
Öte yandan Türkiye’deki kadın girişimcilik potansiyelinin geliştirilmesi ve donanımlı hale getirilmesinin önemine değinen Hisarcıklıoğlu, girişimcilik kültürünün kadınlar arasında gelişmesine öncülük edilmesinin ana hedefleri olduğunu dile getirdi.
Bu kapsamda kadın girişimcilere yol gösteren birçok çalışmaya imza attıklarını aktaran Hisarcıklıoğlu, “Hedefimiz kadın girişimci oranını yüzde 10’un üzerine çıkarmak olmalıdır. Buna destek vermek üzere, kamu ihalelerinde kadın imalatçının ürünlerinin yüzde 15 kota ile alınarak, kadın girişimcilerin teşvik edilmesini her fırsatta dile getiriyoruz. Hep vurguluyorum. Aklın, başarının cinsiyeti olmaz. Kadın güçlü olursa, aile, toplum ve ülke de güçlü olur.” ifadelerini kullandı.
“Eğitimlerimiz diğer sektörler tarafından da talep edildi”
TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk ise projeyi 81 ile yaygınlaştırmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Projenin 2021’de pilot uygulamalarla başladığını anımsatan Öztürk, “Başlangıçta 3 ilde başlamıştık. Sonra 20 ile çıkardık ve 150 bin kişiye ulaştık. Projenin 81 ile yaygınlaşması artık ölçeğinin çok daha büyümesi demek. Amacımız özellikle mikro işletmelerde hizmet ve hijyen standartlarını artırarak daha iyi hizmet vermelerini sağlamak. Sağlıklı, bilinçli bir toplum yaratılmasına katkı sağlamak. Başlangıçta ulaşım, konaklama ve yeme içme sektöründe başladığımız eğitimlerimiz diğer sektörler tarafından da talep edildi. Bugün 81 il başkanımız ve milli eğitim camiamızın temsilcileri bir araya gelecekler. Bütün şirketlerde, kurumlarda bu projeyi nasıl yaygınlaştırabiliriz. Kısacası seferberliğe çıkacaklar.” şeklinde konuştu.
MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete de toplum sağlığının korunması, yaşam kalitesinin yükseltilmesi, temizlik ve hijyen konusunda eğitim almış nesillerin yetişmesinden hareketle yola çıkılarak oluşturulan projede 150 bin kişinin eğitimlerden faydalandığını belirtti.
Antalya Milli Eğitim Müdürü Salih Kaygusuz ise pilot iller arasında yer alan Antalya’da projenin en üst seviyede yürütüldüğünü dile getirdi.
Konuşmaların ardından toplantı, işletmelerin tecrübelerini paylaştığı “Hijyen ve Mikro İşletmelerde Sürdürülebilir Yönetim Paneli” ile devam etti.
Toplantı programı, “Proje Dönemi Yarışması”nda ödüllerin verilmesinin ardından sona erecek.
]]>Başkan Büyükkılıç, Kayseri Sanayi Odası’nın Şubat Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak sanayici ve iş insanları ile bir araya geldi. Kayseri Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleşen toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları Hamdi Elcuman ve Mustafa Türkmen, daire başkanları, genel müdürler, KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci ve meclis üyeleri ile sanayici iş insanları katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan KAYSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda katılımcılara onur konuğu olarak hitap eden Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, 16 ilçe belediye başkanı ile bir ağabey anlayışı içerisinde hizmet ederken, başta Valilik olmak üzere kurum, kuruluşlar ve odalarla dayanışmayı çok önemsediklerini ifade etti.
“Kayseri’miz belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anılıyor”
Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden herkesi kucaklayıcı şekilde çalışmalar yaptıklarını ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Kayseri’miz belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anılıyor, takdir topluyor. Bu bize daha fazla sorumluluk yüklüyor. Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, 1,5 milyon insanı kucaklayacak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımlar bağlamında hiçbir zaman mazeretlere sığınmadan yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuk” dedi.
Büyükkılıç, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri özetledi
Büyükkılıç, ‘Bizim anlatacak çok hikayemiz var, anlatacak çok projemiz var. Dualarınızı bekliyoruz’ diyerek, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri özetledi.
1 milyon 260 bin metrekare alan da Türkiye’nin en büyük millet bahçesi olan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nin bir oksijen deposu olarak takdir gördüğünü belirten Başkan Büyükkılıç, 8 milyon yolcu kapasiteli havalimanı yeni terminal binasının şehir için çok önemli ve anlamlı bir proje olduğunu söyledi. Yeni raylı sistem hatlarının hizmet verdiğini hatırlatan Büyükkılıç, Erkilet Tramvay Hattı projesini de yeni dönemde en kısa zamanda hayata geçireceklerini anlattı. Başkan Büyükkılıç, kentsel dönüşümde gerek ilçelerde gerek merkezde çalışmaların sürdüğünü, dirençli şehir bağlamında projelerin süreceğini paylaştı. Ulaşım projelerinin sürdüğünü, 7 katlı kavşak, 11 köprü, 35 yeni bulvar ve cadde, 971 kilometreyi bulan yol ağı, 1 milyon 851 bin 500 ton sıcak asfalt çalışmaları yaptıklarını anımsatan Büyükkılıç, sosyal belediyecilik ve gönül belediyeciliği projelerini de ifade etti.
Başkan Büyükkılıç, Türkiye’de alanında en büyük olan Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi, TBMM’de örnek gösterilen Hasta ve Hasta Yakınları Misafirhanesi, birincilik ödülü alan kanser hastalarına destek olacak HOSPİS projesi ile eğitim ve sosyal yaşam merkezlerini anlattı.
Millet Bahçesi içerisinde Mutfak Sanat Merkezleri ile İl Halk Kütüphanesi’nin yüzde 90’larda bitme aşamasında olduğunu söyleyen Büyükkılıç, tarihi ve turizm odaklı önemli projelerden bahsederek, 6 müze, 18 restorasyon, 7 kazı desteği, 8 alanda da turizm faaliyetlerini sürdürdüklerinden bahsetti.
Gençlere yönelik projelerin yanı sıra spor odaklı çalışmaların devam edeceği vurgusu yapan Başkan Büyükkılıç, GES ve RES gibi çevreci projelerin olduğunu, afetle mücadelenin yanı sıra akıllı şehircilik çalışmalarının zenginleştirilerek süreceğini belirtti.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 35 alanda ödüller aldıklarını, hizmetten hizmete koşan bir 5 yılı geride bıraktıklarını belirterek, yeni dönemde Kayseri için yapacakları onlarca projeden bir kısmını da sanayicilerle paylaştı.
Büyükkılıç’tan Ulaşım Master Planı projeleri
Ulaşım ile ilgili projeleri çok önemsediklerini, Ulaşım Master Planı ile ilgili çalışmaların başladığını anlatan Başkan Büyükkılıç, Kartal Kavşağı Projesi ile 5 kavşağı ilgilendirdiğini, hiç ışık görmeden planlanan projenin hazır olduğunu ifade etti.
Büyükkılıç, Erkilet Tramvay Hattı’nın yanı sıra OSB- Erenköy yeni yol bağlantısı, Mustafa Şimşek Bulvarı devamında katlı kavşak projesi ile Devlet Su İşleri Katlı Kavşağı’nın projesinin hazır olduğunu, Yavuzlar Mahallesi alt geçidinin önemine vurgu yaptı. 15 Temmuz Bulvarı’nı Mehmet Özhaseki Bulvarı’na bağlayan yolu ve Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı’nın devamında Erkilet Bulvarı’na çıkacak yolu da tamamlayacaklarını anlatan Başkan Büyükkılıç, İldem, Gökkent Mahallesi’nde yeni yolların olacağını, ayrıca Havalimanı, Erkilet Bulvarı yol bağlantısının da çok önemli ve anlamlı olduğunu, bu dönemde hayata geçireceklerini ifade etti. Büyükkılıç, Uğurevler Mahallesi’nde Kocasinan ve Sivas Bulvarı’nı genişletecek yol ile Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde, Anadolu Harikalar Diyarı’nda yeni yollar yapacaklarından, havalimanı terminal binası arkasında yeni bir yol açtıklarından bahsetti.
Başkan Büyükkılıç, yeni projelerden bazılarını paylaştı
Başkan Büyükkılıç, yeni yaya üst geçitleri ve yeni bisiklet yollarını, tren yolu yaya alt geçitlerini hayata geçireceklerini, ulaşıma çok önem verdiklerini ifade etti. İncesu’da toplu konut projelerinin olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, öte yandan seracılık mükemmeliyet projesi, akıllı şehir daire başkanlığı, gençlik projeleri, afet eğitim merkezi, lojistik merkezi, arıtma, kurutma ve yakma tesisi, yağmur suyu hasadı projesi, Alzheimer merkezi, karavan parkı, spor köyü ve bilişim akademisi gibi yeni projelerden örnekleri paylaşarak, “Şehir sizin, şehir hepimizin” dedi.
Akar’dan Kayseri belediyeciliğine övgü
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar da telefonla bağlanarak, toplantıya katıldı. Akar, “Kayseri’nin birliği, beraberliği, çok çalışması bizleri mutlu ediyor, sizleri kutluyorum, tebrik ediyorum. Kayseri’de gerçekten İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da konuşulan gelecek belediyeciliğin gerçeği yapılıyor. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.
Başkan Büyükkılıç da her aşamada destek veren TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar’a teşekkürlerini iletti.
AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy ise sanayi ve ticaretin merkezi Kayseri’nin turizm, tarım ve hayvancılık şehri olması için de yapılması gereken ne varsa yapmaya devam edeceklerini söyledi.
“Sayın başkanım Kayseri’mize sayısız hizmetleriniz oldu”
KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci de sanayicinin her zaman yanında olup, güç veren Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ederek, “Sayın başkanım Kayseri’mize sayısız hizmetleriniz oldu, güzide şehrimize birçok proje kazandırdınız. Her daim sanayicimizin sorunları ile ilgilendiniz, her zaman onlara güç, destek verdiniz. Sanayi Odası olarak yürüttüğümüz tüm projelerde özellikle şehrimizin dördüncü OSB’si olan Erciyes OSB’nin kuruluş aşamasında verdiğiniz destekten dolayı bütün sanayicilerimiz adına teşekkür ediyorum” dedi. – KAYSERİ
]]>Çöpler köyündeki maden ocağında toprak kaymasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan 6 zanlı ile adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 3 şüpheliden 2’sinin İliç Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadelerine ulaşıldı.
Tutuklu zanlılardan oksit bölümü başmühendisi M.B, maden ocağında 2023 yılından itibaren liç bölgesinde görev yaptığını söyledi.
M.B, 2020 yılından itibaren bir şirketle danışmanlık konusunda anlaşıldığını ve nereye ne dökeceklerini bu şirketin çizdiğini anlatarak, “Proje birimi bu şirketle birlikte yığın liç işinde bizi yönlendiriyordu. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda nereye ne kadar dökeceğimizi dizayna uygun belirliyorduk.” dedi.
“O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı”
Liç bölgesinde mebran işini ve inşaat işlerini iki farklı firmanın yaptığını belirten M.B, kamyonla malzeme taşınması, delme, patlatma işlerini bir firmanın yaptığını dile getirerek, “O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı.” ifadesini kullandı.
Başka bir firmanın da inşaat ve kaba hafriyat işlerini liç bölgesinde yaptığını anlatan M.B, “Ancak projeye uygun yönlendirmeyi Anagold şirketi proje birimi yapmaktadır. Her basamak 8 metreden oluşturulmakta, projeye göre 36. basamağa kadar çıkma yetkimiz vardı. Biz 33. basamaktayken bu olay meydana geldi.” şeklinde ifade verdi.
M.B, olayın meydana geldiği sabah saat 08.30’da iş güvenliğiyle ilgili rutin toplantı yaptıklarını anlatarak, şöyle devam etti:
“Yığın için kıdemli süpervizörümüz K.Ö. bize çatlaklar olduğunu söyledi, toplantıyı bırakarak sahaya çıktım. Çıkmadan önce de A.C’ye konu hakkında bilgi verdim. Alanda önce çatlakların olduğu yeri gezdik, çatlaklar çizgi hat boyu şeklindeydi. Güneybatıdan kuzeydoğuya doğru süreklilik arz ediyordu. Jeoteknik B.M. ile görüşme yaptık, kendisi 70 milim kayma olduğunu söyledi. Bu kayma miktarı tehlikeli bir miktardır, bütün çalışanların alanı terk etmesi için süratli bir şekilde bağırarak uyarıda bulundum. Ellerinde ne malzeme varsa bırakıp çıkmalarını söyledim. Onlar alanı terk edene kadar ben alanı terk etmedim. Biz alanı tamamen boşalttık, saat 10.00’da toplantıya katılmak için oradan ayrıldım. Daha sonra 10.30’da liç bölgesine gittik, yolların hepsini kapattırdım. J.R.G, B,A. ve C.S.H. ile liç bölgesine gittik, biz gidene kadar solüsyon devam ediyordu. Gider gitmez tüm yolları kapattık, çalışmayı bitirdik ve alanı tamamen boşalttık.”
“Hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu, olaya sebep olabileceğini düşünüyorum”
Şirket bünyesinde çalışan üst düzey yönetici olduğunu düşündüğü 3 yabancı şahsın liç alanını görmek isteğini söyleyen M.B, şunları anlattı:
“Bizim dubalarla yolu kapattığımızı görünce S. bey engel olmaya çalışıyor, K.M.A’yı arıyor. Müsaade verince 3 arabayla liç bölgesine giriyorlar. Kesinlikle bu kişilerin alana girmesinde bilgim olmamıştır. Üç yabancı şahıs ve E. hanım ile K.M.A. liç bölgesinin üst kısmına çıkıyorlar ancak Adnan Keklik alt orta kısımdan geri dönüyor, 14.28’de tam dönerken olay meydana geliyor. Kenan Öz ve Ramazan Çimen de ayrı arabayla yine onlarla bölgeye girmişler, benim bunlardan haberim yoktu. Bu alanın yıkılmasına sebep olarak ilk aklıma gelen sebep, dizaynında bir sorun olmuş olabilir. Projelendirmede sıkıntı olduğunu düşünüyorum ayrıca patlatmanın da bu olayı tetiklemiş olabileceğini düşünüyorum çünkü hiblic alanının genişletilmesi için de hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu. Bunun da olaya sebep olabileceğini düşünüyorum.”
Tutuklu zanlılardan şirketin oksitproses müdürü H.Ü ise liç bölgesindeki projelendirmenin yurt dışı kaynaklı bir firmaya ait olduğunu ifade etti.
Bu şirketin projelendirmeyi yaptığı bilgisini veren H.Ü, “Şirket bünyesindeki projeye göre 36 kata kadar yükleme yapılmasında bir sıkıntı yoktu, biz daha 33. kattaydık. Liç bölgesinde kırılmış malzemenin serilmesi ve sulama işlemlerini yapıyorum.” diye konuştu.
“Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti”
Olayın meydana geldiği liçin 2010 yılından itibaren yapıldığını belirten H.Ü, savunmasına şöyle devam etti:
“Bu bölgedeki ana yönlendirmeyi Anagold’un mühendisleri yapmaktadır ancak bölgede çalışanlar taşeron firmanın işçileri olabilmektedir. Radar işletme kısmı her pazartesi raporlarını bizle paylaşırdı. Liç projesine gerek kaplanılan alan gerekse de yükseklik olarak uyulmuştur ve fazla yükleme yapılmamıştır. Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti. Bunun için açık işletme birimi bütçesinden yer ayrıldı ancak olay olduğu tarihte bu bölgede henüz cihazlar alınmamıştı. Serme işleminde serilen toprak içerisine çimento ve kireç eklenmektedir. Bunun azaltılması yahut çoğaltılması analize gönderdiğimiz şirket içerisindeki teknik birim ve dışarıda analizi yapan firmaya aitti. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda miktara azaltma veya çoğaltma yapabiliyorduk. Kendi bünyemizde bunun kararını veren kişi değildik.”
Liç zeminin altında yer alan kısımdaki su miktarının sürekli takip edildiğini kaydeden H.Ü, şunları anlattı:
“Toprağa verilen solüsyon da aynı şekilde takip edilmektedir, bu işlemlerle bizim birimimiz ilgilenmektedir. Solüsyon verdiğimiz kısımlarda göllenme olduğunda biz burayı zaten kesebiliyoruz ve denetliyoruz. Liç bölgesinde 3 gün önce olan kaymayla ilgili bana herhangi bir raporlama yapılmamıştı. Göreve başladığım ilk dönemde liç bölgesinde bir açılma olmuştu ancak bu radarla tespit edilemeyecek kadar az bir alandı. Burayı çakılla jeoteknik biriminin verdiği bilgi doğrultusunda kapattık, herhangi bir sıkıntı olmadı. Zaten 20 ve 50 milimetre arasındaki açıklarda sıkıntılı bir durum olabileceği değerlendirilerek jeoteknik birimden destek aldık ve buraya müdahale edildi. Jeoteknik birim aynı zamanda radarla liç bölgesini denetleyen birimdir. Olay günü izindeydim, bir hatam olmadığını söylemek istiyorum.”
“Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm”
Adli kontrol şartıyla serbest kalan kıdemli jeoteknik mühendisi A.R.K. ise liç bölgesindeki radar sistemini kontrol edip kritik seviyeye ulaştığında uyarıları veren kişi olduğunu belirtti.
A.R.K. 10 yıldır aynı birimde görev yaptığına işaret ederek, “1-12 Şubat’ta izinliydim, 13 Şubat’ta saat 10.30’da işbaşı yaptım ve sahaya gittim. Birimimizdeki personel B.M. 09.30 gibi beni aradı, bilgi verdi. Zaten 09.30’da bütün birimlere mail gönderilmişti.” dedi.
Ofise gittikten sonra sahaya geri döndüğünü, döndüğünde dubalarla kapatma işlemi yapıldığını aktaran A.R.K, ifadesine şöyle devam etti:
“2018’de liç bölgesinde faz 4 kısmında bir heyelan meydana gelmişti, böyle bir olay doğrudur. Sahaya gittiğimde çatlak olan kısımları görmek için kontrol yaptım. Güney duvarındaki çalışmalar henüz tamamlanmadığı, arada boşluk olduğu için kuzeye doğru bir hareket gördüm. Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm. Artık boşluğunun doldurularak çatlakların giderilemeyeceğini ve bölgede çalışma yapmanın tehlikeli olduğunu belirledim. Sonrasında bir mail yazdım, hareketin kritik seviyede olduğunu, bölgede çalışma yapılmaması gerektiğini ve siyanürün kesilmesi gerektiğini söyledim. M.B ile J.R.G’nin odasına gittim ve tespitlerimi aktardım. Tespitlerim onaylandı ve gerekenler yapıldı. Yemek yedik ve saat 13.30 gibi tekrar sahaya gittik, sahada son kez tansiyon çatlaklarını kontrol etmek istedim. Gözle görülür açılma var mı diye bakmak istedim. Araçla gittiğimiz burun kısmında 50 santimlik çökme fark ettim. Alanın çok tehlikeli olduğunu anladım, alanın tahliye edilmesi gerektiğini söyleyerek ofise geri döndüm ve bu sırada olay oldu. Ben ve altımdaki personelle birlikte olay anından 15 dakika önce olay yerinden ayrıldık.”
Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan maden mühendisi M.T. de 12 Şubat’ta göreve başladığını kaydetti.
M.T, “Olayın olduğu tarihte henüz oryantasyon eğitimim tamamlanmamıştı, maillerim açılmamıştı. Açık işletme maden müdürü olarak görev yapacaktım. Ertesi gün bu olay oldu. Başlamış olsaydım asıl görevim maden çukurundan alınan cevherin kırıcıya götürülmesine kadardır. Liç bölgesi ile ilgili herhangi bir görevim ve bilgim yoktur.” ifadesinde bulundu.
(Sürecek)
]]>Yıldırım, Ümraniye’de bir otelde düzenlediği basın toplantısında, 2019’dan bugüne ilçeye kazandırdığı 271 kalıcı eser ile yeni dönemde yapmayı planladığı 400 projeyi anlattı.
Görev süresince ilçeye kazandırılan yeni kavşaklar, bağlantı yolları, otoparklar, millet bahçeleri, ilçe meydanları, eğitim tesisleri, kütüphaneler, aile sağlığı merkezleri, sosyal tesisler, çok amaçlı sahalar, yarı olimpik yüzme havuzları vb. gibi projeleri vatandaşların hizmetine sunduklarını belirten Yıldırım, bir zamanlar hep olumsuzluklarla anılan Ümraniye’nin, İstanbul’un yeni merkezi olmaya aday olduğunu söyledi.
İhmale, ilgisizliğe, bakımsızlığa ve çaresizliğe mahkum edilen İstanbul’daki değişimin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994’te belediye başkanı olmasıyla başladığını belirterek, şöyle konuştu:
“1994’te bir şey oldu. Kasımpaşalı, aslen Rizeli, Ahmet amcanın oğlu Recep Tayyip Erdoğan meydana çıktı ve İstanbul Belediye Başkanı olarak ‘Yapılamaz.’ denilen ne varsa hepsini gerçekleştirdi. Yerel yönetimlerde bir zihniyet devrimi yaşandı o zaman. İnsanımız ‘Demek ki oluyormuş’ duygusunu kuşandı. Yönetemeyen, sorun çözemeyen, dertlere çare olamayan siyaset, yerlerde sürünmekten kurtuldu ve yeniden umut haline geldi. Yürüyüşümüz işte o günlerde yani 1994 yılında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte başladı.”
İstanbul’daki bu değişimin son 5 yılda durarak ilin zarar gördüğünü söyleyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Nereden nereye gelindiğini herkes biliyor. Sadece son 5 yılda İstanbul’un gördüğü zarar bile kıyas yapmak için yeterli. Tüm olumsuzlukları gündelik hayatımızda bizzat yaşıyoruz. Bunları anlatmaya gerek bile yok. Kimlerin neleri yapmadığı ile değil, kendi yaptıklarımız ve yapacaklarımız ile ilgiliyiz. Bütün duamız budur, ‘Murat Kurum ile yeniden İstanbul’ diyoruz. Kaybolan yılları hızlıca telafi edeceğimiz günleri iple çekiyoruz. Milletimizin sağduyusuna, ferasetine güveniyoruz. Olumsuzluklarla vakit kaybetmeyeceğiz. Gücümüzü, enerjimizi İstanbul’a, Ümraniye’mize hizmet etmek için kullanmayı tercih ediyoruz.”
Yıldırım, şöyle devam etti:
“Seçilen Büyükşehir Belediye Başkanı hala bahaneler üretiyor: ‘Paramı kestiler, imzaları atmadılar.’ Hepsi yalan, hepsi algı. Sakın inanmayın. İnanmayın arkadaşlar, inanmayın ki biz işin içindeyiz. Burada büyüklerimiz var, hepsi biliyor. Bizim zamanımızda, 94’ten beri yapılan hizmetlerde CHP bir defa dahi metrolarla alakalı Büyükşehir’de borçlanmalara imza atmadı, elini kaldırmadı. Biz 2019’dan sonra her gelen metro harcamalarındaki borçlanmalara ve diğerlerine, hepsine ‘evet’ dedik. Aradaki fark bu. Metroya el kaldırılmaz mı, metroya ‘evet ‘denmez mi? Bunlar demediler.”
Yıldırım, 5 yılda 271 eseri vatandaşların hizmetine sunduklarını hatırlatarak, “Ne yaptıysak onu söyledik. Ne söylediysek de çok şükür fazlasını yaptık. Söz verip de tamamlayamadığımız işler yok mu? Elbette var, olmaz mı? Uzayan hukuki süreçler, uzlaşma meselelerindeki aksamalar gibi teknik aksamalarla geciken sözlerimizin de hep arkasında olacağız.” dedi.
Seçimlerde “Depreme karşı dirençli şehirler” ve “Risksiz İstanbul” olmak üzere iki temel sloganları olduğuna vurgu yapan Yıldırım, Ümraniye’nin bu kapsamda zemininin sağlam, yapı stokunun yüzde 70’inin ise yenilenmiş olduğunu bildirdi.
Yıldırım, ihtiyaç duyulan kentsel dönüşüm projelerine değinerek, “Geriye kalan yüzde 30’a da sadece ‘Binayı yık, aynısını yeniden yap’ mantığıyla yaklaşmıyoruz. Diyoruz ki kaliteli bir kentsel dönüşüm yaklaşımı ancak ve ancak gelişim perspektifi ile mümkündür. Sadece bina yapmakla şehir olmaz, yaptığımız dönüşümde yol, otopark, yeşil alan, sosyal donatı gibi eksiklerimizi de gidermelidir. Bu aslında çok büyük bir fırsat demektir.” ifadelerini kullandı.
İstanbul’da kentsel dönüşüm için uygulamaya alınan projeleri hatırlatan Yıldırım, mülk sahiplerinin kendi aralarında uzlaşı sağlamaları çağrısında bulundu.
“Ümraniye’nin yarınları için yepyeni projeler”
Yıldırım, konuşmalarının ardından “Ümraniye’nin yarınları için yepyeni projeler” sloganıyla hazırlanan sunumunda, kentsel dönüşümden ulaşım ve altyapı yatırımlarına, meydan projelerinden eğitim yatırımlarına, kültür merkezlerinden çevre ve sıfır atık projelerine kadar 400 vaadini başlıklar altında açıkladı.
“Meydanlar” başlığı altındaki vaatlerine değinen Yıldırım, “Ümraniye’nin güzelliği meydana çıkacak” sloganıyla Santral, Şile Yolu Üst Kapama, TRT Lojmanları olmak üzere 3 noktada meydan düzenleme çalışmaları planlandığını söyledi.
Yıldırım, “Millet bahçeleri, mahalle bahçeleri ve parklar” başlığı altında 30 bin metrekarelik alanda kurulacak Çamlık Şehir Parkı başta olmak üzere ilçede mahalle bahçeleri, tematik parklar, sağlık parkurları ve bisiklet yolları, çok amaçlı spor sahaları kurulacağını kaydetti.
“Spor tesisleri” vaatlerinin detaylarını paylaşan Yıldırım, kurulacak Hekimbaşı Spor Köyü ve Hekimbaşı Çocuk Köyü’nde 3 bin 800 kişilik tribün kapasitesine sahip uluslararası müsabakalara ev sahipliği yapabilecek kapalı basketbol salonu ve spor lisesi, olimpik atletizm sahası, spor okulu ve yurtlar, olimpik kapalı-açık spor tesisleri, şehir stadyumu, futbol altyapı tesislerinin yer alacağını açıkladı.
Yıldırım ayrıca 14 bin 900 metrekarelik alanda birçok spor branşının da yapılabileceği Çakmak Tam Olimpik Yüzme Havuzu, 70 bin metrekarelik açık alana sahip binicilik tesisi ve diğer kazandırılacak spor tesislerini anlattı.
“Sosyal hizmet binaları ve kültür merkezleri” başlığında yer alan “Kongre Merkezi ve Yamanevler Şehir Parkı”nın vizyon projeleri olacağını belirten Yıldırım, “Anadolu Yakası’nda 3-4 bin kişinin kullandığı bir Haliç Kongre Merkezimiz yok. Kongre Merkezi ve Yamanevler Şehir Parkı projemiz hazır. İnşallah Murat Kurum geldiğinde ikimiz beraber, bana da söz verdi Ümraniye’ye bunu kazandırmış olacağız. Önemli bir proje, toplam 58 bin metrekare, kongre merkezimiz 25 bin metrekare ve önünde de gerisi 32 bin metrekarelik şehir parkı olacak.” dedi.
Yıldırım, “Sosyal hizmet binaları ve kültür merkezleri” ile “Eğitim yatırımları”, “Ulaşım ve altyapı yatırımları”, “Kapalı otoparklar ve kapalı pazarlar”, “Çevre ve sıfır atık projeleri”, “Kültür sanat” başlıkları altındaki Oyuncak Müzesi, Hayvan Rehabilitasyon Merkezi, Çocuk Sanat Akademisi, Geleneksel Sanatlar Akademisi, Afet Lojistik Merkezi, Bilim Merkezi, Taziye Evleri, Dijital Kütüphane ve Moda Okulu gibi pek çok projeyle tek tek bilgi verdi.
“Kentsel dönüşüm” vaatleriyle ilgili konuşan Yıldırım, ilçedeki proje noktalara işaret ederek, “Ben sizlerden rica ediyorum lütfen anlaşalım, depremi düşünelim. Ada bazlı projelere, TOKİ’mizle, Emlak Konut Genel Müdürlüğümüzle ve 31 Mart’tan sonra da KİPTAŞ’ımızla, belediyemizin şirketiyle birlikte bir seferberlik sağlayalım. Ben inanıyorum insanlarımız buna ‘Tamam’ desin, 5 senede Ümraniye’nin kentsel dönüşümü biter, yeter ki evet deyin.” diye konuştu.
Yıldırım konuşmalarının ardından ilçe sakinleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.
]]>Prestijli ve kaliteli aile konutları konseptli “Adres Ankara Evleri” toplamda 3 etapta, 3.000 konut ve Açık Çarşı konseptli AVM’den oluşmaktadır… C40-45 dayanım gücüne sahip beton yapısı ve zeminde fore kazık uygulaması ile depreme dayanıklı bir proje olan “Adres Ankara Evleri”, doğa dostu peyzaj alanları, Açık AVM, tematik oyun parkurları, hastaneye ve metroya olan yakınlığı ile başkente yepyeni bir soluk getirecek.
ANKARA’NIN EN ÖZEL PROJELERİNDEN BİRİ
Ankara’nın en değerli yerleşim bölgelerinden biri olan Yenimahalle’de 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri” 2+1, 3+1 ve 4+1 daire seçeneklerinden oluşuyor. Konut ve ticari alanlar arasında geçişin bulunmadığı proje, bu özelliği ile konut alanlarının güvenliğini arttırırken aynı zamanda kullanıcılarına sosyal yaşamın avantajlarını sunuyor. Geniş yol ve caddeleri, düzenli peyzaj alanları, cadde üstü mağaza ve ticari alanları ile yalnızca değerli bir konut projesi değil, aynı zamanda geleceğiniz için iyi bir yatırım imkânı sunuyor.
SAĞLIK, METRO, EĞİTİM VE ALIŞVERİŞ HEMEN YANI BAŞINIZDA
Adres Ankara Evleri; Etlik Şehir Hastanesi, Antares AVM ve İvedik Metroya 1 dakika, İlköğretim, lise ve üniversiteye ise 5 dakikalık yürüme mesafesiyle ihtiyaç duyduğunuz her şeyin yanı başında yer alıyor.
Adres Ankara Evleri, yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük adalet sarayına 1 kilometrelik yakınlığı ile başkentte yepyeni bir merkezle soluk getirecek.
ANKARA’NIN YENİ CAZİBE VE BULUŞMA MERKEZİ “ADRES ÇARŞI”
Proje içerisinde planlanan “Adres Çarşı” ise bölgenin yeni cazibe ve buluşma merkezi olmaya aday.Son zamanların en yeni trendlerinden olan Açık AVM konseptiyle tasarlanan ticari alanlar birçok önemli markaya hizmet verebilecek şekilde tasarlandı. Her ihtiyacınızı karşılayacak, her zevke hitap edecek olan “Adres Çarşı”, şehrin yeni cazibe merkezlerinden biri olarak Ankara’ya yepyeni bir sosyal yaşam alanı sunuyor.
ADRES ANKARA EVLERİ İLE AYIRICALIKLARI YAŞAYIN
Proje, “Adres Ankara Kulüp” ile sakinlerine ayrıcalıklı bir kulüp atmosferi yaşatmaya hazırlanıyor. Çevreye duyarlı, yeşil dostu olan ve 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri”, toplam 74 bin metrekarelik peyzaj alanı sunuyor. İçerisinde yüzme havuzu, spor salonu, kafe, sauna ve hamamın olacağı, ayrıca basketbol, voleybol, futbol ve tenis kortu olarak kullanılabilen açık sahaların yanı sıra farklı yaş gruplarına göre tasarlanmış çocuk oyun alanları, iki kilometrelik yürüyüş parkuru, aile oturma mekanları ve süs havuzları ile “Adres Ankara Evleri” sakinlerine her türlü aktiviteyi yapabilme imkânı sunuyor.
Projeyle ilgili detaylı bilgiye www.adresankara.com adresinden ulaşabilirsiniz.
]]>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından “Çalışan ve Üreten Gençler Programı” kapsamında finanse edilen ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı desteğiyle Ortahisar Belediyesince yürütülen proje kapsamında, Geçit Mahallesi’ndeki 11 bin 500 metrekarelik alana “En Mutlu Köy” kuruldu.
Özel gereksinimli bireylerin hem doğanın içinde köy hayatını deneyimleyebilmesi hem de günlerini keyifli uğraşılarla geçirmesi hedeflenen proje çerçevesinde seralar, üretim atölyeleri, kümes ve kafe yaptırılan “En Mutlu Köy”, 26 Ekim 2023’te faaliyete geçti.
Proje kapsamında istihdam edilen 20 özel gereksinimli birey, seralarda sebze, fide ve süs bitkisi yetiştiriciliğini, kümeste yumurta tavukçuluğunu, atölyelerde dokuma, pasta yapımı, tekstil ile ahşap işlemeciliğini öğreniyor.
Ortahisar Belediyesine ait servislerle geldikleri köyde el becerilerine göre branşlara ayrılan özel bireyler, mesai bitimine kadar ziraat mühendisleri ve usta öğreticiler eşliğinde çalışıyor.
Ortahisar Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Sıddık Yılmaz, AA muhabirine, ilk olarak çeri domates ürettikleri köydeki 4 serada şu anda marul çeşitleri yetiştirdiklerini söyledi.
Süs bitkisi, sebze fidesi ve istiridye mantarı da yetiştirmeyi planladıklarını belirten Yılmaz, “Tavuk kümesimiz ve üretim atölyelerimiz var. Burası çok fonksiyonlu ama ilerleyen aşamalarda daha da çeşitlendirmeyi planlıyoruz. Özel gereksinimli bireylerin burada engelsiz bireyler gibi çalışabileceğini göstermek açısından önemli bir proje.” dedi.
“Projede doğa ve üretim faktörü öne çıkıyor”
Yılmaz, proje kapsamında istihdam sağladıkları özel gereksinimli bireylere sosyal ve psikolojik anlamda destek de verdiklerine dikkati çekerek, “Projede doğa ve üretim faktörü öne çıkıyor. Çalışanlarımız hem doğal ortamda çalışıyor hem de para kazanıyor. Domates ve marul üretim ve hasat dönemleri onların rehabilitasyonuna katkı sağlıyor. Çalışanlarımız gerçekten mutlu, onların iyi olmalarına ne oranda katkı sunduğumuz çok önemli.” diye konuştu.
Projenin akademik çalışmalara da örnek olabileceğine işaret eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“En mutlu insanların En Mutlu Köy’de daha da mutlu olmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Ziraat mühendisleri, sera görevlimiz, usta öğreticilerimiz, özel eğitim hocalarımız, güvenliğimiz olmak üzere toplamda 35 personelin 20’si, otizmli, zihinsel, görme ve işitme engelli özel gereksinimli bireylerden oluşuyor. Özel gereksinimli bireyler saat 08.00’de belediye önünde toplanıp 09.00’da işbaşı yapıyor. Görev tanımı yaptıklarımızın bir kısmı tarımsal üretimle ilgileniyor, kümeste günlük kontroller, yemleme, yumurta toplama gibi işlemler yapılıyor.”
Sıddık Yılmaz, üretim atölyelerinde ise günlük eğitim gördüklerini kaydederek, ilerleyen zamanlarda oluşturulacak satış reyonlarında ürünlerin alıcıyla buluşturulacağını sözlerine ekledi.
Çalışmaktan mutlular
Yöresel dokuma tezgahında çalışan 20 yaşındaki Rafet Kalfa, çalışmayı çok sevdiğini söyledi.
Sera ve kümeste çalışan 27 yaşındaki Yusuf Yavuz ise kıvırcık, düz ve yağlı marul yetiştirerek bakımlarını yaptığını, çalışmaktan mutlu olduğunu dile getirdi.
Ahşap atölyesinde görevli 29 yaşındaki Alperen Ergin de “Bizim arkadaş grubuyla çalışıyoruz. 4 öğrenci, 1 öğretmen var. Güzel vakit geçiriyoruz, çalışmak güzel ve zevkli bir şey, hepimiz mutluyuz.” dedi.
]]>Göreve geldiği 2019 yılından bu yana, pandemi süreci ve asrın felaketi 6 Şubat depremleri gibi dünyayı ve Türkiye’yi derinden etkileyen olayların yaşandığı yaklaşık 5 yıllık dönemde adeta koltuğunda oturmadan Kayserililere hizmet etmeye gayret gösteren Büyükkılıç, 5 yıllık sürece ve yeni dönemde yapılması planlanan projelere dair açıklamalarda bulundu.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Yapamayacağımız şeyleri vadetmeyen ama vadettiklerimizi de hayata geçirmeye çalışan bir yaklaşım içerisinde süreci yönetmeye çalışıyoruz” diyerek halka hizmet için gayretli çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.
İnsanlara hizmet etmek için çaba gösterdiklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Her şeyden önce bize güvenen, bizi seven, seçen uzun soluklu, hem siyasette hem de yerelde hizmet etmemize vesile olan hemşehrilerime minnetlerimi ve teşekkürlerimi iletmek istiyorum” dedi.
Büyükkılıç açıklamalarında önemli olanın sonuca ulaştıracak altyapının oluşturulması ve gayretin gösterilmesi olduğunu ifade ederek, “Gayret bizden, çalışma bizden, insanları kucaklamak bizden, bağrımıza basmak bizden. Bu güne kadar yaptıklarımızı anlatıp bundan sonraki süreçte inovatif olarak tabi ki teknolojiyi göz ardı etmeden gençlerimizi, büyüklerimizi, çocuklarımızı hizmetlerimizle buluşturarak hemşehrilerimize layık olma yönünde irade gösteriyoruz” şeklinde konuştu.
“Kimseyi ayrıştırmadım, ötekileştirmedim, insan odaklı, bir hekim anlayışıyla, üzerine titreyerek, gayretlerimle, iyi niyetimle, dostluklarımla, samimiyetimle çalıştım” diyen Başkan Büyükkılıç, deneyimi, birikimi, kapasitesi ve ekibiyle hizmette olduğunu ve olmaya gayret göstereceğini ifade etti.
6 Şubat Kahramanmaraş depremleri hakkında da konuşan Büyükkılıç, deprem afetinin acı ve zorlu bir süreci yaşattığını ancak diğer taraftan da birlik, beraberlik ile dayanışmanın bir bakıma vesilesi olduğunu sözlerine ekledi. Başkan Büyükkılıç, bu noktada dirençli şehir olma yolunda geçmişten bugüne başlattıkları kentsel dönüşüm çalışmaları ve diğer çalışmalar sayesinde yol aldıklarını ve şehrin doğusundan batısına belediyeler ve özel sektör eliyle 100 bine yakın konutun dönüştüğünü paylaştı. Büyükkılıç, ilçelerde de kentsel dönüşüm çalışmaları yaptıklarını söyleyerek, etap etap kentsel dönüşüm projelerini yürüttüklerini ve ilerleyen dönemde de yapacakları çalışmalar olduğunu anlattı. Büyükkılıç, hiç kimseyi mağdur etmeden kentsel dönüşüm çalışmalarını gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.
Başkan Büyükkılıç, kentin zemin etüdü ve yapılarıyla ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile proje yapacaklarını dile getirerek, “Dirençli şehirler mantığı içerisinde hareket ederken ayrıca hem kentsel dönüşüm birimimiz var hem de Afet İşleri Daire Başkanlığı’mızı oluşturduk. Şehrimizin bu alandaki eksikliklerini gidermek için kurum ve kuruluşlarımızdan yararlanıyoruz. Melikgazi Belediye Başkanlığı’mız döneminde Erciyes Üniversitemize depremle ilgili laboratuvar yaptırdım. Depremle ilgili onlara çalışma yapıldı. Biz geleceğe hazırlığı yapmış bir şehir olarak anılabiliriz. Daha fazlasını da yapmaya önümüzdeki dönemde dayanışma içerisinde devam edeceğiz” diye konuştu.
12 Ay Sporun Merkezi Erciyes
Erciyes Kayak Merkezi’nden de söz eden Büyükkılıç, şunları söyledi:
“Erciyes Kayak Merkezi’mizde yeterince kar var. Yurt dışından misafirlerimiz var. Yine değişik illerden gelen vatandaşlarımız var. Kayak merkezimiz cıvıl cıvıl doluyor, taşıyor. Hafta sonları yüz binlerce insana ulaşıyor. 19 mekanik tesisimiz, 41 pistimiz, 112 kilometre pist uzunluğu var. Ulusal ve uluslararası standartlarda değişik ödüller almış olan bir Erciyes Kayak Merkezi’nden söz ediyoruz. Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’ni hayata geçirdik. Hem futbol takımları hem oradaki olimpik yüzme havuzumuz, yine standartlara uygun spor salonumuz ile bisikletle, motorla, jimnastikle, yüzmeyle ilgili, basket takımları, voleybol takımları kamplara geliyor. Kayseri artık 4 ay kayak merkeziyle anılan bir Erciyes Dağı’ndan öte 12 aya yayılmış durumda. Kazan kazan politikasıyla adeta şehrimiz turizm alanında, gastronomi alanında, kültür turizmi düşüncesinde kendisinden söz ettiren bir şehir olmaya devam ediyor. Yıl boyunca 100 milyon Euro bize kazanım sağlıyor. Kayseri’mize kazandırdığımız Havaalanı Terminal binamız yeni bitti hizmete sunuldu. İnsanlar artık keyifli bir şekilde hem uçuşunu sağlıyor hem de oradan da Erciyes Kayak Merkezi’ne ulaşmada sorun yaşamıyor. Fiyatların da uygunluğuyla tercih edilen bir kayak merkezinden ve Erciyes Dağı’ndan söz ediyoruz.”
“30 Büyükşehir İçinde En Çok Yatırıma Pay Ayıran Büyükşehir”
Başkan Büyükkılıç, Kayseri Havalimanı Yeni Terminal Binası resmi açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti ve birliğin, beraberliğin, dayanışmanın bereketini yaşadıklarını söyledi. Büyükkılıç, “Kayseri, büyükşehirlerin konforunu yaşatan, büyükşehirlerin sıkıntısını yaşatmayan yegane büyükşehir. Yatırımdan yatırıma koşan, hiçbir zaman mazerete sığınmayan hem pandemi dönemi, hem deprem dönemini yaşamamıza rağmen yatırımda 30 büyükşehir içinde en çok yatırıma pay ayıran büyükşehir. Anlatılmaz Kayseri yaşanır” dedi.
İçme Suyuna Yüzde 20 İndirim
İçme suyu fiyatlarında yapılan indirimle alakalı değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin her bölgesinde, ilçeler de dahil şebeke suyu içildiğini dile getirerek, “Altyapımız yenilendi. Kanal boyutu, yağmur suyu boyutu, elbette ki günün şartlarına da uygun boyutu, içilen ve kullanılan bir sudan söz ediyoruz. İnsanımızı önemsiyoruz, onların sağlığını önemsiyoruz. Su konusunda 30 büyükşehir içerisinde 15’inci sıradaydık fiyatlar düşüncesinde. Bunun içerisinde atık su bedeli var, KDV var, çevre temizlik vergisi de var, sadece su değil yani. Bütün bunlara rağmen dedik ki suyun fiyatlarını sabitleyelim. Enflasyonla mücadeleye katkı sağlayalım, ekonomiye can suyu olsun dedik, onu sağladık. Biz halk ile iç içeyiz, halkın beklentilerini göz ardı edemeyiz. Su fiyatlarıyla ilgili beklenti biraz daha var. Dedik ki yüzde 20 indirim yapıyoruz. Şuanda bizim su fiyatlarıyla ilgili 30 büyükşehir içerisinde 22’nci sıradayız” şeklinde konuştu.
Büyükkılıç, yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuklarını ifade ederek, “Büyükşehir olarak yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşuyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyoruz ve insanların gönlüne sinecek anlayış içerisinde su fiyatlarını düzenliyoruz ve bu konuda da büyük bir memnuniyet var. 2024 yılı itibariyle sabit. Halk ile birlikte karar veririz, paydaşlarımız halktır. Onları mağdur etmeyecek çalışmalarımızı yaparız” dedi.
Kayseri’nin birlik, beraberlik ve dayanışmasının takdir gördüğüne işaret eden Başkan Büyükkılıç, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Bizim en çok takdir edilen boyutumuz belediye başkanlarıyla dayanışan bir yaklaşım sergilemek. Büyükşehir Belediye Başkanı önder olur, ağabey olur, diğerlerini de bağrına basar, yoluna devam eder. Biz birlikte büyürüz, birlikte kamuoyunda kabul görürüz. O açıdan Haseki Bakanımın hem deneyimi hem en önemli bakanlığı elinde bulunuyor olması, Allah gücünü arttırsın, depremle ilgili yapacağı çalışmalar sıradan çalışmalar değil. Biz kendisine bu alada her türlü desteğimizi esirgemedik, esirgemeyiz. Kahramanmaraş dahil deprem döneminde Allah’a şükür Kayseri’mizin insanlarının her biri adeta rahmet unsuru olarak yağdı. Sayın Cumhurbaşkanımız, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ediyorum dedi ama bu teşekkür şehrimeydi. Bu teşekkür Kayseri’mizin fedakar hayırsever insanlarınaydı. Bizim şehrimize sevdamızdan, hizmetten başka bir kaygımız yok.”
Kayseri’ye Yeni Atık Su Arıtma Tesisi
Kayseri’ye bir atık su arıtma tesisi daha kazandıracaklarını duyuran Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye desteklerinden dolayı teşekkür ederek, “Arıtma konusunda mevcut bir arıtma tesisimiz var. İlave arıtma tesisimizi yapacağız. Onunla ilgili de bize bir miktar hibe sağladı. Krediler konusunda da yasal çerçevede yine desteklerini esirgemedi. Bakanımız Özhaseki, Kayseri denilince dayanamaz, Kayseri sevdalısı, Kayseri aşığı. Hizmetleriyle her noktasında emeği var” ifadelerini kullandı.
Sağlık Alanında İnsan Odaklı Yatırımlar
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kente kazandırdığı sağlık ve insan odaklı projeleri de anlatan Başkan Büyükkılıç, “Hiçbir konuda bu bizim işimiz değil mantığında yaklaşmayız. Her işin altına elimizi koymaya özen gösteririz. Bir hekim anlayışıyla da sağlık turizmi düşüncesinde yaptığımız USHAŞ ile yaptığımız protokol var. Ayrıca gözle, dişle, kanserle ilgili yapılacak çalışmalarda sağlık müdürlüğümüzle, fakültelerimizle yaptığımız çalışmalarımız var. Her semtte aile sağlığı merkezlerimizi hayata geçirerek insanlarımıza hizmet etme manasında çalışmalar üretiriz. KANKA diye kan kanseri hastalarıyla ilgili bir hastane yapıldı, orada yine hayırseverlerimiz ve belediyelerimizin iş birliği. Bununla ilgili büyük oranda destek verdiğimiz çalışma var. Şuanda tıp fakültesiyle yaptığımız çalışmalar var. Yeşilay ile yaptığımız, uyuşturucuyla ilgili mücadele konusunda vermiş olduğumuz destekler var. En önemlisi sosyal içerikli, HOSPİS diye kamuoyunda bilinen ve ödül aldığımız projemiz var. Kanserle ilgili ağırlıklı olarak tedavi süreci tamamlanmış denildiğinde insanların bakmakta zorlanacağı vakalar var” ifadelerini kullandı.
Gönüllere Dokunan Hasta Yakınları Misafirhaneleri
Büyükkılıç, gönüllere dokunan Hasta ve Hasta Yakınları Misafirhanelerine de bir parantez açarak, “Ayrıca gerek üniversitemize gerek şehir hastanemize, orada yaptığımız çalışma var. Hasta Yakınları Misafirhanesi adı altında, burada çevre iller dahil hastaları tedavi görürken yakınları da araçların içinde, otoparklarda ya da dışarılarda vakit geçirmeye çalışırken dedik ki insanı yaşat ki devlet yaşasın. Misafirhaneler yapalım, sabah kahvaltısını yapsın, akşam yemeğini yesin, duşunu alsın, pijaması, diş fırçasına kadar sağlayalım dedik. Yakını olmayan imkanı olmayanlara da destek verir bu çalışmaları yapmaya devam ederiz” diye konuştu.
Yeni Dönemde Hayata Geçecek Alzheimer Merkezi Projesi
Başkan Büyükkılıç, yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan Alzheimer Merkezi projesi hakkında da bilgiler vererek, “Alzheimer ile ilgili yeni bir projemiz var. Dijitalizasyondan sonra da Alzheimer vakalarının arttığını ve aynı zamanda da yaş grubu olarak öne çekildiğini gözlemliyoruz. Bu hastalara günü birlik bakma açısından yeni bir projemiz ile onları sabah alacağız akşam evlerine bırakacağız ama onların hobi, tedavi ya da destek uygulamalarımız ile onlara meşguliyet sağlama projelerimizle hizmet vereceğiz” dedi.
Kayseri’nin hayırseverliğine dikkat çeken Büyükkılıç, “Kayseri hayırseverleriyle insanlara hizmet etmeyi sever. Biz bunları projelendiririz, iş birliği halinde gerekli hizmetleri veririz. En önemlilerinden biri Engelsiz Yaşam Merkezi, 3 gün önce orada havuzumuzu açtık. 400 kardeşimize hizmet ediyoruz. Herkes tarafından takdir ediliyor, tercih ediliyor. Bu manada da dualar alıyoruz” şeklinde konuştu.
Başkan Büyükkılıç, gençlere yönelik önemli hizmetler gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “Kayseri, 5 üniversitesi olan, gençlerle bezenmiş olan bir şehir. 75 bin öğrenci var, ayrıca 325 bin ortaöğrenim öğrencisi var. Gençlere diyoruz ki ihtiyacı olan ailelerin bursları bizden, ulaşım desteği bizden, çayınız çorbanız sabahın erken saatinde bizden, çamaşırlarınızı yıkamak bizden. Gençler, internetiniz ücretsiz bizden, kütüphanelerimiz emrinizde. Gençler, siz yeter ki çalışın, üretin, yeter ki geleceğe kendinizi hazırlayın su paralarınızın yarısı bizden, kira yardımı bizden. Kayseri’de aç ve açıkta hiçbir gencimiz kalmaz, onlarla ilgili gerekli çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Emeklilere yönelik gerekli hizmetleri de sunduklarına değinen Büyükkılıç, “Emeklilerimizle ilgili gerekli destekleri sağlıyoruz. İhtiyaç sahibi olanlara yardımcı oluyoruz. Ayrıca semtlerimizde emeklilerimize hizmet verme düşüncesinde emekli kafeteryaları oluşturduk. Onlara imkanlar sağlıyoruz. Sosyal tesislerimizde imkanlar sağlıyoruz. Onlar bizim için emanet, onların gönlünde yer edip dua alma düşüncesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
1 Milyon 260 Bin Metrekare Alana Sahip Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi
Başkan Büyükkılıç, Türkiye’nin en büyük millet bahçelerinden Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nin Kayserililerden büyük ilgi gördüğünü paylaşarak şunları kaydetti:
“29 Ekim’de Gastronomi Günleri yaptık, millet bahçemiz hazırdı, halkımız ile buluşturduk. 1 milyon 260 bin metrekare büyüklüğünde adeta şehrin nazar boncuğu oldu Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi. 40 bin metrekare büyüklüğünde biyolojik gölet, yeme içme mekanlarıyla, yürüyüş yollarıyla, bisiklet yollarıyla, BMX parkuruyla, sportif alanlarıyla, mescitleriyle 1 milyon metrekaresi yeşil alan. 60 bin metrekare büyüklüğünde etkinlik alanı var. 20 bin metrekare bir başka etkinlik alanı var. Ayrıca millet kütüphanesi mantığında 6 bin metrekare büyüklüğünde, Kent ve Mimar Sinan Müzesi 6 bin metrekare büyüklüğünde, yine 6 bin metrekare büyüklüğünde Mutfak Sanatları Merkezi yapıyoruz. Artık Kayseri millet bahçesi uğrak yeri oldu. Ayrıca kişi başına yaklaşık 1 metrekare yeşil alan sunan dünya standartlarının üzerinde bir yeşil alan oldu. Değişik etkinliklerle kendinden söz ettiriyor, herkesin takdirini topluyor. Hafta sonları doluyor taşıyor. Kayseri’miz cıvıl cıvıl geleceğe ümitle bakıyor.”
Öte yandan, Kayseri’nin açık hava müzesi konumunda olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, “Kayseri açık hava müzesi, kültürel ve turizm düşüncesinde. Kültepe Kaniş-Karum ticaretin merkezi. Yeni yaptığımı Kayadan Oyma Müze var. Kültepe’yi orada insanlarla buluşturacağız. 4 organize sanayisi, 1 serbest bölgesi var Kayseri böyle bir potansiyel. 4 milyar dolar ihracatı olan bir şehirden söz ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın gözbebeği olan, Cumhur İttifakı’nın da kalesi olan bir Kayseri’den söz ediyoruz” şeklinde konuştu. – KAYSERİ
]]>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tarımsal kalkınma için verdiği sözleri yerine getirerek, çiftçilerin ve üreticilerin her zaman yanında olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Toplam maliyeti 20 Milyon TL’yi bulan Beğiş Susuzu Kapalı Sistem Sulama Tesisi Projesi, bölgedeki tarımsal potansiyeli harekete geçirerek, ekonomik ve sosyal anlamda önemli katkılar sağlayacak. Yürütülen proje kapsamında, Antalya Korkuteli Atıksu Arıtma Tesisine “Çıkış Suyu Filtrasyon Dezenfeksiyon Ünitesi” yapılarak, arıtılmış atık su sulama suyu kriterlerine uygun hale getirildi. Korkuteli Atıksu Arıtma Tesisi’nde arıtılan su, depolanarak yaklaşık 16 kilometrelik boru hattıyla Beğiş Susuzu Ovası’na ulaştırıldı. Her 100 metrede bir su almacı ile dağıtımı gerçekleştirilen su, 2000 dekarlık araziyi ilk kez modern sulama sistemleriyle buluşturacak. Tarımsal Hizmetler Dairesi’nin görevli mühendisleri tarafından yapılan son kontrollerin ardından, projenin deneme aşamasına geçilerek sulama sezonunda hizmete sunulması planlanıyor.
“Son kontoller yapılıyor”
Beğiş Susuzu Sulama Suyu Projesinde son kontrollerin gerçekleştiğini ve arazide son incelemenin yapıldığını ifade eden Tarımsal Dairesi Başkanlığı’nda görevli Ziraat Yüksek Mühendisi Atilla Ünal proje hakkında bilgi verdi. Ünal, “Korkuteli Beğiş Susuzu Kapalı Sistem Sulama Tesisi Projesi, 50 hane ve 250 çiftçimizin faydalanabileceği bir proje. Proje yaklaşık olarak 20 Milyon TL’ye mal olacak. Bu tesisle bu güne kadar sulanamayan yaklaşık 2000 dekar arazi modern sulama sistemine kavuşmuş olacak. ASAT’ın Korkuteli Atıksu Arıtma tesisinden tekrar arıtılarak elde ettiğimiz 85 litre/saniye su depolanarak, buradan da çelik ve polietilen borulardan oluşan bir isale hattı ile Beğiş Susuzu ovasına iletilerek, 105 adet su almacı ile arazilere verilecektir. Tesisin son aşaması olan kontrolleri gerçekleştiriyoruz. Yakında denemeleri yapılacak, sulama sezonunda da çiftçimizin kullanımına sunacağız “dedi
“Beğiş Susuzu’nu suya kavuşturdu”
Beğiş Susuzu Mahallesi Muhtarı Hüseyin Yalçın, muhtarlar toplantısında köyün su sorunlarını Başkan Muhittin Böcek’e ilettiklerini ve çözümü noktasında hemen çalışmaların başladığını söyledi. Yalçın, “Başkanımıza Beğiş Susuzunun yer üstü ve yer altı olmak üzere hiçbir su kaynağının olmadığını ifade ettim. O da sağ olsun hemen çalışmaların başlaması için talimat verdi. Yapılan projeyle Korkuteli Atıksu Arıtma Tesisinde arıtılan suyu borular vasıtasıyla arazilerimize kadar ulaştırdılar. Şu anda son kontroller yapılıyor. Muhittin Böcek başkanıma çok teşekkür ediyorum. Yılların Beğiş Susuzu’nu suya kavuşturdu” diye konuştu.
“İçme suyunu kuyulardan alırdık”
82 yaşındaki Durmuş Yıldırım, Beğiş Susuzu köyünde eskiden içme suyunu bile arazide yer alan su kuyularından temin ettiklerini ve susuzluk yüzünden başka köylere göç ettiklerini söyledi.
Burada kalan arazilerde de yıllardır kuru tarım yaptıklarını ifade eden Yıldırım, “Eskiden yağmur yağdığı zaman mahsulümüz iyi olurdu. Tabi eski yağmurlar yok. Suyu getirenlerden Allah razı olsun ” diye konuştu. – ANTALYA
]]>82 yıllık tarihi Ankara 19 Mayıs Stadyumu, çürük raporunun açıklanmasının ardından yerine yeni bir stadyum yapılması için 4 Ağustos 2018’de yıkılmıştı. Yıkımın ardından 45 bin kişilik olması planlanan Ankara stadyumunun yapım çalışmaları son hız devam ediyor. 2025-2026 sezonuna yetişmesi planlanan stadyum depreme karşı dayanıklı şekilde inşa ediliyor. UEFA kriterlerine uygun yapılan stadyumun çevresinde bulunan ulaşım imkanları nedeniyle taraftarın gelişini kolaylaştırıyor. Planlamalara göre stadyumda ticari alanlar, mağazalar, restoranlar, müze, konferans salonu yer alacak. Ayrıca stadyumda farklı branşlarda okçuluk, tekvando, boks, eskrim, dans, atıcılık, karate, judo, masa tenisi, kick boks, muay thai gibi sporlarda yer alıyor. Stadyuma 695 adet açık otopark ve 460 adet aracın olacağı şekilde otopark bulunacak. Stadyumda yer alan teknolojik özellikler ise zeminin kötüleşmemesini sağlayacak.
Yapımı devam eden stadyum, Türkiye ile İtalya’nın ortaklaşa düzenleyeceği 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2032) için İstanbul, Ankara, Bursa, Eskişehir, Konya, Antalya, Gaziantep ve Trabzon’dan statlar yer alıyor. Yapımı devam eden stadyumla ilgili proje müdürü Cem Saraçlar İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundu.
Projenin 45 bin kişilik kapasiteye sahip bir stadyum olduğunu belirten Saraçlar, “Aslında sadece stadyum olarak bakmak doğru değil. Burada spor kompleksi var. Bu yapının içinde 160 bin metrekarede birçok spor disiplini bulunmakta. Örnek olarak boks, tekvando, güreş gibi branşlar bu bina içinde bulunacak. Yaşayan bir bina olacak. Binanın kriterleri, UEFA kriterlerine uygun bir şekilde yapılıyor” diye konuştu.
“Şu anda emniyetli bir zemin üzerinde yapıyı yükseltiyoruz”
Stadyumun depreme dayanıklı olduğunu vurgulayan Cem Saraçlar, “Bu binanın temelinde yaklaşık 30 metre derinliğinde zemin iyileştirme çalışması yapıldı. 5 bin 500 adet kazık uygulaması yapıldı. Bu projemizin en önemli safhalarından biridir. Bizim için çok ciddi bir zaman aldı. Şu anda emniyetli bir zemin üzerinde yapıyı yükseltiyoruz” ifadelerini kullandı.
Saraçlar, inşaat işlerinin hızlı bir şekilde devam ettiğini hedeflerinin 2025-2026 sezonuna projeyi yetiştirmek olduğunu bildirdi. Proje takvimine uygun gittiğini belirten Saraçlar, “Kaba inşaat aşamasındayız. Diğer inşaat çalışmalarımız da devam ediyor. Onlar da kısa süre içinde sahada imalatlara başlayacaklar” dedi.
Stadyumun zeminiyle ilgili de konuşan Cem Saraçlar, “Projeyi genel olarak incelediğimizde üst düzey teknoloji kullanılmış. Özellikle çim sahanın korunması ve geliştirilmesi adına gerek UV cihazları olsun gerekse fan cihazları başlangıçta düşünülmüş bir proje” diye konuştu.
“Projemizin en büyük avantajı birçok ulaşım ağının tam merkezinde”
Stadyumun UEFA kriterlerine uygun olarak yapılmış bir yapı olduğunu ifade eden Saraçlar, “Bütün uluslararası ve ulusal normlara uygun bir bina. Özelikle çim saha ile öngörülen bütün üst düzey teknolojikler projede yer alıyor, kullanılacaktır. Projemizin en büyük avantajı ise birçok ulaşım ağının tam merkezinde. Metro istasyonları, hızlı trenler, banliyö trenleri yürüme mesafesinde bulunuyor. Bu da projemizi daha aktif ve canlı tutulabilecek bir yapı haline dönüştürüyor. Özellikle bu gibi spor alanlarına toplu taşıma araçları ile ulaşmanın şehircilik anlamında daha doğru olduğu görüşü vardır. O açıdan bakıldığında stadın konumu çevresindeki imkanlar çok uygun gözüküyor” diyerek sözlerini tamamladı. – ANKARA
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kdz. Ereğli Öğretmenevi’nde sivil toplum kuruluşu temsilcileri, basın mensupları ve teşkilat üyeleri ile bir araya geldi. Türkiye’nin yakın tarihte yaşadığı süreçleri hatırlatan Bakan Yılmaz Tunç, 31 Mart günü yapılacak olan yerel seçimleri için de yerel yönetimlerin Ankara ile uyumunun önemli olduğunu söyledi. Parti ayrımı yapmadıklarını da söyleyen Bakan Tunç, “Ele olmak, kol kola olmak, aynı masanın etrafında toplanabilmek ve birlikte proje üretip o projeyi halkın faydasına, hayata geçirebilmek için de bu uyumun önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Kdz. Ereğli’de 31 Mart günü yapılacak olan yerel seçimler öncesi heyecan yaşandığını ve ilçe halkının AK Parti’ye oy vererek gerçek belediyeciliği başlatacağını söyleyen Bakan Tunç, “Ereğli’de bir heyecan var. Ereğli’yi otuz bir Mart heyecanı sarmış. İnşallah otuz bir Mart Ereğlili hemşehrilerimiz en doğru kararı verecekler. En doğru adaya oy vererek Ereğli’mizde de gerçek belediyeciliği AK Parti belediyeciliğini, AK belediyeciliği başlatacaklar inşallah. Şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Gerçek belediyecilik, hizmet belediyeciliği, icraat belediyeciliği, gerçek belediyecilik herkese, her mahalleye eşit hizmet götüren, adaletli hizmet getiren belediyecilik, gerçek belediyecilik ayrım yapmayan belediyecilik, gerçek belediyecilik şehrini alt yapısıyla, üst yapısıyla, o şehirde yaşayanların huzurlu bir şekilde geleceğe baktığı bir belediyecilik. Ereğlimiz bunu hak ediyor. Fazlasıyla hak ediyor. Tabii Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminde belediyecilik noktasında, yerel yönetimler noktasında Ereğli zaman kaybediyor. Bu zaman kaybedişinin artık son günü de 31 Mart olacak. ve 31 Mart’tan sonra milletimizin Ereğlili hemşehrilerimizin kararıyla Ereğli’de inşallah İbrahim Sezer’le beraber yeni bir dönem başlayacak” dedi.
“O başarı Cumhurbaşkanımızı parti kurmaya zorladı”
“Gerçek belediyecilik AK Parti’dir. Çünkü AK Parti’nin doğuş sebebi belediyecilikteki Cumhurbaşkanımızın 1994’teki başarısıdır” diyen Bakan Yılmaz Tunç, “1994’te İstanbul Cumhuriyet Halk Partisi’nin elinden kurtarıldı Havası solunamayan, çöpleri toplanmayan, çöp, çukur, çamur diye anılan bir İstanbul devralındı ve o İstanbul 4 buçuk yıl gibi kısa bir süre içerisinde yeniden imar edildi, yaşanılır hale getirildi. Suları akmayan İstanbul’a barajlar yapıldı. Sular akıtıldı. Haliç temizlendi. O Haliç’in kenarından geçemeyen insanlar artık oralarda sahilde yerleri oluştu. Yollar, kavşaklar İstanbul’un dünya projeleriyle tanışması var metro inşaatları, Marmara inşaatları işte değerli hemşehrilerim, Cumhuriyet Halk Partisi’nin elinden alınarak yeni bir dönem İstanbul’da başladı ve o başarı Cumhurbaşkanımızı yeni bir parti kurmaya zorladı. Anadolu halkı Türkiye 81 vilayet İstanbul’a baktı. ve İstanbul’daki o kronikleşmiş sorunları çözen kişi Türkiye’nin de doksanlı yıllar boyunca çektiği o sıkıntılardan o kronikleşmiş sorunlardan Türkiye’yi de Recep Tayyip Erdoğan bir parti kurarsa o çözer dediler ve Anadolu tüm illeriyle, ilçeleriyle beraber adeta AK Parti’nin kurulmasını sağladı. Yani AK Parti bir millet hareketi. AK Parti’nin doğuşu gerçek belediyecilik. O nedenle milletimiz İstanbul’daki bu başarının bütün Türkiye’ye yayılmasını istedi. ve adeta AK Parti’nin kurulmasını sağladı.”
“AK Parti siyaset mühendisliğinin neticesi kurulmuş bir parti değil”
Altılı masanın bir yıl olmadan dağıldığını hatırlatan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin ise siyasi mühendislik neticesi kurulan bir parti olmadığını ve millet hareketi olduğuna dikkat çekti. Bakan Tunç sözlerini şöyle sürdürdü:
“AK Parti bir masa başında üç beş kişinin bir araya gelip bu altılı masa falan konuşuluyordu ya bir sene, bir sene olmadı daha. Şimdi dağıldı gerçi o masalar. Üç beş kişinin bir araya gelip, hadi bir parti kuralım da millete gidelim, oy isteyelim şeklinde bir siyaset mühendisliğinin neticesi kurulmuş bir parti değil. AK Parti bir millet hareketi. Milletin Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyecilikteki başarısı nedeniyle hadi artık parti kur. Bütün Türkiye’yi yönet. Şu doksanlı yılların parlamenter sistemin çektirdiği sıkıntılardan da bu ülkeyi sen kurtarırsın dediler. Adeta milletimiz o belediyecilik başarısı sayesinde AK Parti’nin kurulmasını zorladı ve kurulduktan itibaren de 14 ay gibi kısa bir süre içerisinde tek başına iktidara getirdi. Kurulduğundan beri, yerel seçimler, genel seçimler, referandumlar, cumhurbaşkanlığı seçimleri. Hepsinde de milletimiz tercihini AK Parti’den yana, Recep Tayyip Erdoğan’dan yana, Cumhur ittifakından yana kullandı. İktidara hemen ilk dört buçuk yılında acil eylem planlarıyla işe koyulduk ve 2007 yılına geldiğimizde Cumhurbaşkanlığı seçimleri gelip çattığında o vesayetçi anlayış tekrar devreye girdi. Cumhurbaşkanı’nı meclise seçtirmeyiz dediler. Ne olacaktı? Bugüne kadar seçim usulü aynıydı. Ama maalesef öyle bir kural da yaptılar ki 367 krizini çıkardılar. ve mecliste Cumhurbaşkanını seçtirmediler. Anayasa Mahkemesi’ne gittiler seçimi iptal et dediler. Mecliste yapılan seçimi ve o zaman dedik ki o zaman Cumhurbaşkanını halk seçsin. Referanduma gidiyoruz dedik. Referanduma gittiğiniz zaman o mecliste meclise seçtirmeyenler bu sefer halka gittiler, halka siz Cumhurbaşkanı seçemezsiniz dediler Yanlış oluyor dediler. Referandumda hayır oyu kullanın dediler. İşte böyle bir siyaset anlayışı. Vesayetçi anlayışın siyasette de uzantıları o dönemde hep devreye girmişlerdi. Sonrasında 2008’de bir kapatma davasıyla karşı karşıya kaldık. MİT krizi, 2013’te faizlerin yüzde beşlerin altına düştüğü, enflasyonun yüzde 5’in altına düştüğü, IMF defterini kapattığımız, ekonomide bağımsızlığımızı dünyaya ilan ettiğimiz bir dönemde enerji bağımsızlığımızı ilan ediyoruz. Nükleer santralin ihalesini yapıyoruz. İşte dünya projelerine adım atıyoruz. Marmaray’ın Osmangazi’nin ve Yavuz Sultan Selim köprülerinin ve dünyanın en büyük havaalanının İstanbul’da artık konuşulduğu projelerinin hayata geçirilmeye başladığı o parlak bir dönemde gezi olaylarını başlattılar. ve Türkiye’nin bu kutlu yürüyüş bu ilerlemesini durdurmak istediler. Taksim’de başlattıkları gösterileri bütün Türkiye’ye yayabileceklerini, bütün Türkiye’yi ateşe verebileceklerini düşündüler. Ama başaramadılar. Sokakta başaramadıklarını bu sefer masa başında acaba emniyet, yargı darbesi girişimiyle yapabilir miyiz diye düşündüler. Onu da başaramadılar. Sonrasında terörü azdırmaya çalıştılar. Hendekler kazdırdılar. ve Türkiye’nin değişik yerlerinde terör eylemleri, patlamalar meydana geldi. Can kayıpları oldu. Şehitler verdik. ve bir savaş ortamına ülkeyi sürüklemeye çalıştılar. ve on beş Temmuz’a giden taşları böyle bir bir döşediler ve 15 Temmuz hain darbe girişiminde FETÖ teröristleri o gece Türkiye’nin yönetimini devralıp küresel güçlere teslim edip Türkiye’nin güneyinde bir terör devleti kurdurmanın gayreti içerisinde oldular. Ama Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletimizin şanlı direnişiyle karşıya kaldılar. ve o karanlık geceyi milletimizle beraber aydınlığa çevirdik. İşte bu vesayetçi anlayışın, darbeci anlayışın hep direnişiyle karşı karşıya kalırken ülkemizi de ekonomide dört kat büyüttük.”
“Türkiye’nin her yerine icraatlar donattık”
Engellemelere rağmen Türkiye’nin savunma sanayisinin yüzde 80 yerlilik orana kavuştuğunu söyleyen Bakan Tunç, “Barajlar, üniversiteler, otobanlar, hızlı trenler ve her yerde bir kalkınma hamlesi. Tüm bu engellemelere rağmen savunma sanayimizde yüzde seksen yerlilik oranına kavuşabildik. İşte hemen karşımızda doğal gaz keşfi. Dört tane yerli sismik arama gemisiyle işte hemen karşımızda. Zonguldak yine taş kömürüyle beraber doğalgaz birlikte enerji üssü olmaya devam ediyor. Enerjide bağımsız, savunma sanayinde bağımsız, IMF’ye muhtaç olmayan bir Türkiye’yi inşallah daha ileriye taşımanın gayreti içerisindeyiz. Hep politikalarımızın merkezine insanı koyduk. Önce insan dedik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalarından adalete varıncaya kadar her konuda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk. İnsan güçlü olacak ki dedik aile güçlü olsun. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun. ve millet olarak güçlü olalım. İnsanımızı güçlendirecek politikalara, hizmetlere, icraatlara ağırlık verdik. Tabii geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk döneminde bir pandemi ile karşı karşıya kaldı dünya. Ondan ekonomik anlamda çok etkilendik. Yine altı Şubat meydana gelen depremler nedeniyle ekonomimiz sarsıldı. Bu anlamda halkımızın alım gücünün azalan alım gücünü arttırma noktasındaki çabalarımızı da şimdi hızlandırdık. İşte bu noktada alım gücünü arttırmaya yönelik politikalarımızı da peyderpey devreye sokmanın gayreti içerisindeyiz” dedi.
“Yeni dönemde birinci önceliğimiz yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmak”
6 Şubat’ta meydana gelen depremler sonrası yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldıracaklarını ifade eden Bakan Yılmaz Tunç şunları kaydetti:
“Tabii ki yeni dönemde birinci önceliğimiz depremde yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak. ve bundan sonra afetlere dirençli şehirleri oluşturmak. Afetlere dirençli şehirlerimiz elbette ki belediyelerimiz de el ele kol kola vererek belediye başkanlarımızın şehirlerine sahip çıkarak kentsel dönüşüm, altyapı, üst yapı, imar planları tüm bunlar koordineli çalışmayla olacak hususlar. O nedenle belediye başkanlarımızın, özellikle 1 Nisan’dan itibaren göreve başlayacak olan belediye başkanlarımız bu anlamda kentlerini afetlere dayanıklı şehir yapma noktasındaki projelerini öne çıkaracaklar. Çünkü hükümetimizin politikası da bu. Bunu da inşallah el birliğiyle bütün Türkiye genelinde gerçekleştireceğiz. Yine önce insan demeye devam edeceğiz inşallah. Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik. Sessiz devrim sayılan reformlara imza attık. Her alanda özellikle doksanlı yıllar boyunca temel hak ve özgürlükler noktasındaki o kayıp yılları telafi etmenin gayreti içerisinde olduk. Türkiye’yi yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk ve olmaya devam edeceğiz. Temel hak ve özgürlüklerin önünde engel koymak isteyenlerin karşısında yine biz olacağız. Yine hukukun üstünlüğünü ve adaleti savunmaya hep devam edeceğiz inşallah. Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmamızı sürdüreceğiz. Terörden arınmış, kadına şiddetin olmadığı, çocukların her türlü kötülükten, istismardan korunduğu huzurlu bir gelecek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Dünyada hakkaniyeti, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Hukuku insan haklarını savunmaya, mazlumun hakkını savunmaya devam edeceğiz. Hakkaniyetli ve dengeli dış politikamızla Türkiye eksenini oluşturmaya devam edeceğiz. ve önümüzde 43 gün gibi kısa bir süre kaldı. Yerel seçimlere az bir zaman kaldı muhalefet partileri darmadağınık. Cumhurbaşkanımız geçen hafta Zonguldak’taydı. Hep beraber gördük. Zonguldak’ta o madenci meydanı, madenci anıtı sığmadı. Zonguldaklı hemşehrilerimiz. Cumhurbaşkanımızı bağırlarına bastılar ve yine 31 Mart’ta verecekleri kararı ona göstermiş oldular. ve inşallah hem Zonguldak’ımız, hem tüm ilçelerimiz, Karadeniz, Ereğlimiz, Alaplımız, Gökçebeyimiz, Çaycuma’mız, Devreğimiz, Kozlu’muz, Kilimlimiz hepsi beldeleriyle beraber burada Ormanlı belediye başkanımız var, Kandilli’miz ve Gülüç Belediyemiz de inşallah AK belediyecilik vatandaşlarımızın hakkı olan belediyecilik anlayışıyla doğru adaylarla inşallah yolumuza devam edeceğiz.”
“Cumhurbaşkanımız günde iki, üç toplantı yapıyor. Nerede Türkiye’nin ana muhalefeti?”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her gün iki veya üç toplantı yaptığını söyleyen Bakan Tunç, “Cumhurbaşkanımız dün iki miting yaptı değil mi? Giresun, Ordu, bugün Trabzon Rize, geçen hafta Tekirdağ, Zonguldak kaç oldu, neredeyse yirmiye çıkacak. Bunun dışında aday tanıtım toplantıları, günde iki, üç tane toplantı, nerede Türkiye’nin ana muhalefeti? Hiç gören var mı bazen aday tanıtım toplantıları yapılıyor. Yanlış adayın adı anons ediliyor. Başka bir isim el kaldırılıyor falan. Böyle bir karışıklık. Şimdi tabii bir altılı masa vardı değil mi? Nerede altılı masa? Hani bunlar Türkiye’nin yönetimine taliplerdi. Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdikleri kişiyi kendi partilerine genel başkan olmaya bile layık görmediler. Şimdi aleyhinde konuşup duruyorlar. ve sonrasında hani siz birbirilerinizin yardımcısı olacaktınız. Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak bir sürü kaç 9 tane miydi? 10 tane miydi? Yardımcı olacaklardı. Yani bunlar muhalefette birliktelik sağlayamayanlar iktidarda bunları eğer öyle bir ihtimal yoktu. Olsaydı ne olurdu Türkiye’nin hali? Nasıl bir kaosa sürüklenirdi? Daha 8-9 ay önce yapılan seçim ortada. Ereğli’de de yüzde 50’nin üzerinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a destek verildi. Bu ne demek? Ereğli, Karadeniz, Ereğli, Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyor. Recep Tayyip Erdoğan da Ereğli’de gerçek belediyecilik istiyor. İşte onu da İbrahim Sezer’le gerçekleştireceğiz inşallah. Tabii nüfusa göre belediyelere gelir gönderiliyor değil mi? Toplanan ve vergiler ve nüfusa göre her belediyemizin eşit bir şekilde ne kadar nüfusu varsa merkezi hükümetten para gönderiliyor. O parayla o ilçelere yatırım yapılsın deniliyor. Bazı belediye başkanları bunu verimli kullanıyor. Şehre hizmet olarak aktarıyor. Bazıları da maalesef çarçur edebiliyor. Milletin parası, milletin hazinesinden çıkan o para burada Ereğli halkına hizmet olarak gitmesi gerekirken maalesef çarçur edilebiliyor, israf edilebiliyor. Şimdi tabii bunun dışında öyle belediye başkanları oluyor ki, proje üretiyor. ve o projeyi ilinin milletvekilleriyle el ele veriyor, kol kola veriyor. Bakanlarına gidiyor. Hangi bakanlığı ilgilendiriyorsa o bakanlıksa o projenin hayata geçmesi için canla başla çalışıyor. O nedenle belediye başkanının Ankara’yla uyumu önemli. Bir parti ayrımı yapmıyoruz. Bu kesinlikle başka tarafa çekilmesin. Ama el ele olmak, kol kola olmak, aynı masanın etrafında toplanabilmek ve birlikte proje üretip o projeyi halkın faydasına, hayata geçirebilmek için de bu uyumun önemli olduğunu düşünüyoruz. 43 gün çok az bir zaman ve bu süre içerisinde inşallah tüm mahallelerimizde esnafımızla ve evlerde ev sohbetleriyle, özellikle kadın kol gençlik kollarımız zamanımızı çok iyi değerlendirerek inşallah bu başarıyı Ereğli’de rekor bir oyla inşallah gerçekleştireceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Tunç, düzenlenen etkinliğe katılanlar ile hatıra fotoğrafı çektirdi. – ZONGULDAK
]]>Düzenlenen açılış törenine İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, İYİ Parti Melikgazi Belediye Başkan Adayı Sedat Kılınç, parti yönetimi ve parti üyeleri katıldı. Yaptıkları araştırmalarda Sedat Kılınç’ın çok önde çıktığını gördüklerini söyleyen İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, “Bugün burada bir Seçim Koordinasyon Merkezi açıyoruz Sedat kardeşim adına. Bu Seçim Koordinasyon Merkezi’nin Sedat beye, şehrimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Maalesef öyle bir duruma geldik ki hiç kimsenin sesi çıkmıyor. Seçimden seçime insanlar başını kaldırmaya çalışıyor, onları da bir şekilde bir yerden tehdit ederek oturtturuyorlar. 30 senenin sonunda Kayseri’de geldiğimiz nokta ortada. 30 senedir bu insanlar neyi yapamadı ki şimdi yetki verildiğinde onu yapacaklar. Biz Kayseri’yi de Türkiye’yi de ayağa kaldıracak kadrolarla yürümeye çalışıyoruz. Bunu da bu seçimde açık bir şekilde göstereceğiz. Sedat kardeşime gelince, bu milletin Kayseri’deki her insanın ortak vicdanı haline gelmiş bir kişidir. Söylediği haksızlığa karşı bir cümle yüzünden başına gelmedik şeyler kalmadı. Bunu hepiniz biliyorsunuz ama Sedat kardeşimi sindiremediler. O mutlu, mesut, kendine yeten, çocuklarına da güzel bir gelecek sunabilecek durumda iken “Ben de varım” dedi. Bu millet için, Kayseri için ne koyabilirim, ne katkı sunabilirim dedi. Çocuklarımızın geleceği için bizlerin arasına katılarak 1 yıldır yol yürüyor. Biz kendinden memnunuz. Yaptığımız araştırmalarda da Sedat beyin çok önde çıktığını görüyoruz ve insanların ortak vicdanı haline gelmiş. Bu memlekete 12 bin konut üretmiş, iş yeri üretmiş ve bir tanesi bile kötü bir cümle kurmadı. Bunun için işinde başarılı olan böyle vicdanlı bir insanı ben eminim ki Melikgazi halkı seçecektir ve bu başarıyı belediyede de göstermesine vesile olacaktır. Ben tekrar herkese saygılar sunuyorum” dedi.
“Bizi halkımızın gönlünden koparamazlar”
İYİ Parti Melikgazi Belediye Başkan Adayı Sedat Kılınç da kimsenin kendilerini halkın gönlünden koparamayacağını söyleyerek, “Hazreti Ali’nin dediği gibi, “Devletin dini adalettir”. Adalet yoksa o devlet dinsizdir. Bizim yola çıkma sebeplerimizden biri ülkedeki hukuksuzluk sistemi. Hukuk bozulduğu zaman alta doğru bütün meseleler de bütün kurumlar da buna bağlı bozuluyor. Ben şöyle özetleyeceğim; bugün ülkenin ekonomisindeki bozulmanın sebebi de adaletsizlik, bugün eğitim sistemindeki bozulmanın sebebi de adaletsizlik, sağlıktaki bozulmanın sebebi de adaletsizlik. Bugün aslında ülkemizin bütün konularının temelinde adalet var. Bugün şunu istiyorum aslında; haksızlığa hukuksuzluğa hep beraber tepki göstermemiz lazım. Sedat Kılınç kendi helal parasıyla afişler astı, 26 tane köprüye branda astım. Aynı gece indirdiler. Sadece şu yazıyordu; “Artık yeter”. Buna tahammülleri yok. Daha sonra yine aynı gece maalesef kamunun araçlarıyla, personelleriyle indirdiler hala da indirmeye devam ediyorlar. Afişlerimizi indirebilirler ama bizi halkımızın gönlünden koparamazlar, koparamayacaklar. Kayseri için çalışacağım ve onların iktidarını burada düşüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“Projelerle refah düzeyini arttıracağız”
Yapılacak olan projeleri ile halkın refah düzeyini arttıracaklarını söyleyen Kılınç, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Projelerimle çıktım ortaya ve aslında belediyecilik anlayışında bugüne kadar olmayan ki bana diyorlar ki “Siz üretimden bahsediyorsunuz, üreten belediyecilikten bahsediyorsunuz. Belediyenin görevi mi bu?” tabi ki belediyenin de görevi. Belediyenin görevlerinden biri halkın refahını arttırmak. Çarşıya pazara gidiyorum ve her yerde duyduğum şey geçinemiyoruz, yaşayamıyoruz. 10 bin TL alan emekli vatandaşımız nasıl yaşasın? Biz bu milleti bu hale nasıl getirdik, siyasi iktidara sormamız lazım. Bu ülkenin o kadar kaynağı var, bunları ne yaptınız? Bu yüzden çok çalışmam gerektiğini düşündüm ve projelerimle ortaya çıktım. Üreten belediyecilik dedik. Endüstriyel kenevir diye bir ürün var. Türkiye’de 19 ile bu ürünün üretim izni verildi. Bunlardan biri de Kayseri. Kayseri’de şeker pancarı üretiliyor şeker fabrikası var. Fabrika olmasa hiçbir çiftçi pancar üretmez. Endüstriyel kenevir ondan 4 kat daha fazla çiftçiye para kazandıracak bir ürün ama fabrika olmadığı için çiftçi üretmiyor. Melikgazi Belediyesi’nin yıllık geliri 50 milyon dolar bile değil. Biz bu fabrikayı kuracağız ve endüstriyel kenevirden kağıt üreteceğiz. 2,5 milyar dolar ithalatımız var. Cari açığı azaltacağız. Kuracağımız fabrikada yıllık 200 milyon dolar para kazanacağız. Kim kazanacak? Belediye, çiftçi ve sanayici. Bu gelir Kayseri’ye, Melikgazi’ye, çiftçimize, sanayicimize ve vatandaşımıza gidecek. Sadece bu proje ile Melikgazi’nin gelirini 4 kat arttıracağız. Diğer sorunumuz da işsizlik. 6 bin kişiye sadece bu projemizle istihdam sağlayacağız ve vereceğimiz maaş yoksulluk sınırının altında olmayacak. Şu an yoksulluk sınırı 49 bin TL ve biz 49 bin TL’nin üzerinde maaş vereceğiz. Bu projenin haricinde farklı projelerimiz var. Biz bunları yapacağız. Halkın refahını arttıracağız, gelirini arttıracağız, üreteceğiz. Artık frene basmamız lazım. Hep beraber “dur” diyeceğiz.”
Konuşmaların ardından dua edilerek açılış kurdelesi kesilmesinden sonra Sedat Kılınç Seçim Koordinasyon Merkezi açıldı. – KAYSERİ
]]>CHP’nin Beyoğlu Belediye Başkan Adayı İnan Güney, 31 Mart Yerel Seçim öncesi, projelerini anlattı. Kentsel dönüşüme vurgu yapan Güney, “Önümüzdeki 5 yılı kentsel dönüşüm seferberlik dönemi ilan ediyoruz. Siyaset üstü bakacağız. Herkesin ortak konusu, ortak gündemi kentsel dönüşüm. Yerinde, adil ve hakça bir dönüşümün güvencesi biz olacağız” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Beyoğlu İlçesi Belediye Başkan Adayı İnan Güney, Beyoğlu’nda bulunan Ses Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen etkinlikle projelerini kamuoyuyla paylaştı.
“YERİNDE, ADİL VE HAKÇA BİR DÖNÜŞÜMÜN GÜVENCESİ BİZ OLACAĞIZ”
Kentsel dönüşüme vurgu yapan Güney, “Okmeydanı bölgesinin 29 adasında projeler hazırladık. Alanında uzman mimar ve şehir plancılarının hazırladığı ve 1 Nisan’dan sonra başlatacağımız bu örnek ada projesinde 694 daire bulunuyor. Burası dönüşüm bütçesini kendi lokasyon değeri ile yaratan ve üzerine belediyeye 250 tane rezerve daire kazandıran bir ada. Yani bu adada vatandaşın dairesine daire veriyoruz, vatandaş herhangi bir ödeme yapmıyor, proje kendi maliyetini finanse ediyor. Üstüne üstlük diğer yapı adalarındaki dönüşümde kullanmak üzere Beyoğlu Belediyesi’ne 250 rezerv daire kalıyor. Rant odaklı olmayıp, halkın menfaati öncelenirse, bu planlar müteahhit gruplarıyla değil sokaklarda yapılırsa Beyoğlu Okmeydanı bölgesi kendi içerisinde dönüşüm bütçesini taşımaktadır. Önümüzdeki 5 yılı kentsel dönüşüm seferberlik yılı ilan ediyoruz. Konuya siyaset üstü bakacağız. Dönüşümü Beyoğlu Belediyesi’nin iştirak şirketi Dönüşüm AŞ., İBB’nin en güvenilir kurumlarından biri olan KİPTAŞ ve kamu, özel işbirliği ile yapacağız. Bakanlığımızın kapısını açacağız ve bu meseleye siyaset üstü bakmalarını talep edeceğiz.Yerinde, adil ve hakça bir dönüşümün güvencesi biz olacağız.” dedi.
“HALKÇI BELEDİYECİLİĞİN EN GÜZEL UYGULAMASINI BEYOĞLU’NDA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”
İmar rantına izin vermeyeceklerini vurgulayan Güney, “Hiçbir zaman İnan Güney şuradaki yeşil alanı imara açtı diye duymayacaksınız 5 yıl boyunca. Hiçbir zaman bir tane kamusal alanı kapattı, rant verdi diye duymayacaksınız. Halkçı belediyeciliğin en güzel uygulamasını Beyoğlu’nda el ele verip gerçekleştireceğiz” dedi.
Güney’in projelerinden önce çıkanları şöyle:
GENÇ İSTİHDAMIPROJESİ İLE BEYOĞLU’NUN İKİ YAKASINI BİR ARAYA GETİRECEĞİZ
*’Beyoğlu İşimiz’ projesiyle Beyoğlu’nun iki yakasını bir araya getireceğiz. Beyoğlu’nun ekonomik gerçeklerine uygun meslek edindirme kursları açacağız.
*Beyoğlu HünerliEller Projesi ile ustaların yeteneklerini, birikimlerini gençlere aktarabilecekleri programlar tasarlayacağız. Ustalara çırak, çıraklara da usta bulacağız, el sanatlarını, zanaatları yaşatacağız.
*Açacağımız Kadın istihdam Merkezi ile kadınların iş hayatında daha güçlü ve üretken olmalarını sağlayacağız. İngilizce kursları, mesleki eğitim atölyeleri, dijital okur-yazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri gibi fırsatlarla kadınların istihdama katılmasını sağlayacağız. Kadınların iş kurmaları ve geliştirmelerine destek olacağız.
*’İlk İşim Beyoğlu’ projesi ile 18-29 yaş arasındaki ihtiyaç sahibi ve girişimci gençlerimizin ilk işlerini kurmalarına destek amacıyla ücretsiz danışmanlık hizmeti ve 50 bin TL maddi destek sağlayacağız.
*Esnaf destekleme programı ile Beyoğlu’nda esnafımıza harç ve vergilerde ödeme kolaylığı sağlayacağız. Belediye esnafın kapısını çaldığında açığını arayan değil, esnafa nasıl yardımcı olabiliriz anlayışında olacağız. Beyoğlu’ndaki en büyük sorunlardan birisi ‘geçici ruhsat’. Bu bir zulme dönüştü ve adeta sürekli ruhsatın muadili olmuş durumda. Biz geldiğimizde ruhsat zulmünü sonlandıracağız.
ALAN EL VEREN ELİ GÖRMEYECEK, OKULLARDA BESLENME PAKETİ DAĞITACAĞIZ
*Örnektepe, Sururi, Hacıahmet ve Küçükpiyale mahallelerinde kuracağımız Aile Yaşam Merkezlerinde sosyolog, psikolog, sosyal hizmet ve hukuki destek uzmanları ile danışmanlık ve sosyal destek hizmetleri vereceğiz.
*İhtiyacı olan her mahallede 3-6 yaş grubu çocuklar için tam süreli hizmet edebilecek kreşler açacağız.
*Okul beslenme paketi ve süt projesi ile öncelikli olarak ihtiyaç sahibi mahallelerdeki okullarda ilköğretim çocuklarına beslenme paketi ve süt desteği sağlayacağız. Alan el veren eli görmeyecek şekilde, çocukları rencide etmeden, yemekleri akşamdan eve teslim ederek sessiz bir şekilde dağıtım yapacağız.
EMEKLİ EVLERİ AÇILACAK
*Beyoğlu’da en az 3 mahallede emekli evi açacağız.Emekli evlerinde emeklilerimizin vakit geçirebileceği, sosyalleşebileceği aktiviteler ve etkinlikler sunacağız. Yılın belirli dönemlerinde inanç ve kültür gezileri düzenleyeceğiz.
*Cihangir’de açılacak Beyoğlu Yaş Alma, Demans ve Alzheimer Merkezi’nde ileri yaşlı Beyoğlu sakinleri için sosyalleşme imkanı sunmanın yanı sıra gün içerisinde evde tek kalan ve bakıma muhtaç alzheimer ve demans hastaları için geriatri bakım hizmeti vereceğiz.
*Emeklilere pazar desteği.Yılda 3 kez 5 bin TL olmak üzere pazar desteğini İBB’den alabilecekler.
*Beyoğlu Gençlik Merkezleri. Bir teknoloji merkezi olarak faaliyet gösterecek inovatif merkezin içinde ortak çalışma alanları ve kütüphaneler yer alacak. Genç girişimler için yapay zeka, kodlama gibi alanlarda sertifika eğitim programları sunacağız.
*Beyoğlu Tıp Merkezi ile tüm Beyoğlululara koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri vereceğiz.
*Can Dostum 7/24 Projesi. Sokak hayvanlarını Beyoğlu’nun barınaklarına gönül rahatlığı ile bırakabileceksiniz. Diğer ilçelerin hizmet alanlarına gitmenize gerek kalmayacak. Can dostlarımız için aşı, yaygın kısırlaştırma ve 7/24 veterinerlik hizmetleri vereceğiz. Acil durumlarda, veteriner ambulanslarımızı zor durumda olan sahipsiz hayvanlarımıza ulaştıracağız.Veteriner hizmetlerimizi Mobilvetambulanslar aracılığıyla sokağınıza kadar ulaştıracağız.
*İnanç merkezlerine bakım, onarım ve yapım desteği vereceğiz. Yakınları vefat eden komşularımız için taziye evi, dini görevli, ulaşım ve gıda desteği sağlayacağız.
BEYOĞLU’NU DENİZLE BULUŞTURACAĞIZ
*Beyoğlu Karaköy Meydanı düzenlemesi ile kamusal kullanım alanı etkin ve kullanışlı hale getiriliyor.
*Beyoğlu denize kıyısı olan bir ilçe. Mesela Kasımpaşa’da 1,5 km’lik sahil kesimi var ama ancak 100 metreden denize ulaşılabiliyor. Haliç kıyı alanlarında yapacağımız kıyı alan düzenleme projeleri ile Beyoğlu’nu deniz ile buluşturacağız.
*İBB’nin öncülüğünde Hasköy kıyı alanı düzenlemesi yapılacak ve itfaiye merkezi açılacak.
*Taksim Okmeydanı güzergahında yeni metro hattı açılacak.
*Etibank da bir prestij caddesi olacak, esnafın ve yaşayanların yüzü gülecek.
*Beyoğlu’nun en önemli eksikliklerinden bir tanesi katlı otoparklar ve kapalı pazar yerleri. Dolapdere, Piri Paşa, Sütlüce ve Kulaksız bölgeleri başta olmak üzere Beyoğlu’nda otopark sorununu kapalı pazaryeri, kapalı otopark ve zemin üstü yeşil alan olarak düzenleyeceğiz.
*Kent Tamir Beyoğlu Projesi. Beyoğlu’nun SİT alanında kalan tarihi yapılarımızın rolöve ve restorasyon süreçlerini belediyemizin oluşturacağıkent tamir programı, İBB Kültür Mirası Koruma Müdürlüğü ve komşularımızın işbirliğiyle gerçekleştireceğiz.
*Beyoğlu Han ve Pasajlarını Yaşatma Projesi. İBB işbirliğiyle İstanbul’un ticaret ve sosyal hayatına uygun olarak Beyoğlu’nun han ve pasajlarını yeniden İstanbul’un kullanımına açacağız.
*Beyoğlu Metrohan.Tünelde bulunan 122 yaşındaki Metrohan, İBB Miras tarafından restore edilerek İstanbul’un en önemli kültür sanat merkezlerinden biri olacak.
*Haliç Tershanesi İkinci Etap İstanbul Sanat Müzesi. Osmanlı denizciliğinin üstü Haliç’te, Fatih Sultan Mehmet’in mirası Tersane-i Amire’ye sahip çıkıyoruz.Bir bölümü İstanbul Sanat Müzesi haline gelen Haliç Tershanesi’nde İBB Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü ile birlikte Performans Sanatları Merkezi ve Deniz Kültürü Müzesi açacağız.
*Beyoğlu’nda tüm yıla yayılan kültür, sanat ve müzik festivalleri ile park ve meydanlarımızda çocuklar ve gençlerle buluşacağız.
]]>İSTANBUL – Cumhuriyet Halk Partisi’nin Beyoğlu Belediye Başkan Adayı İnan Güney, seçim öncesi vizyonunu açıklayarak önemli projelerini tanıttı. Güney, kentsel dönüşümün önemine vurgu yaptı.
CHP’nin Beyoğlu İlçesi Belediye Başkan Adayı İnan Güney, projelerini kamuoyuyla paylaştı. Beyoğlu’nda bulunan Ses Tiyatrosu’nda geçekleşen etkinliğe yoğun bir katılım oldu.
Güney, Beyoğlu’nun çeşitli alanlarında yaşayan vatandaşların beklentilerini karşılamayı hedefleyen bir dizi proje sundu. Projeler arasında, altyapı çalışmaları, çevre düzenlemeleri, kültür etkinliklerinin desteklenmesi, yerel ekonominin güçlendirilmesi ve sosyal yardımların artırılması gibi konular yer aldı. Ayrıca, toplumsal dayanışmayı destekleyen projelerle ilçe genelinde birlik ve beraberliği güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı.
“Öncelikli projemiz kentsel dönüşüm”
Kentsel dönüşümün öncelikli projeleri arasında yer aldığını söyleyen Güney, “30 yıldır bu ilçeyi yöneten yerel siyasetçiler kentsel dönüşümü yapacağız diyor. Biz, burada 29 adada çalıştık, 1 tane adayı burada kamuoyuyla paylaştık. Bu bir ada 694 tane hak sahibinin olduğu bir alan. Dönüşümden sonra bin 400 daireye ulaşılıyor. Bu alanda, 300-350 daireyle dönüşüm maliyeti karşılanıyor, geri kalan ise rezerv alan olarak belediyeye kalıyor. Okmeydanı kendi dönüşüm bütçesini kendi içinde barındıran bir bölge. Biz vatandaşların metre karesini azaltmadan, vatandaşlardan ek bütçe istemeden dönüşüm yapma arzusundayız. Okmeydanı’nda kentsel dönüşümünün seferberlik halinde 5 yılda başlatılması önceliğimiz olacak. Biz bu konuya siyaset üstü bakıyoruz” dedi.
Kentsel dönüşüm projeleriyle ilgili bilgi paylaşan Güney, “Kentsel dönüşüm yapmadan önce 30 yıldır çözülemeyen imar tapu ve plan sorunlarını çözeceğiz. Dar gelirli vatandaşlarımızın inşaat maliyetinin yüzde 60’ını, emekli vatandaşlarımız içinse yüzde 65’ini karşılayacağız. Tüm riskli yapılara 2 yıl vadeli, faizsiz ödeme desteği ve sabit taksitli ödeme imkanı sunacağız. Riskli yapılarda yaşayan komşularımıza 7 bin TL, emeklilerimize 9 bin TL kira desteği sunacağız” ifadelerini kullandı.
“Emekli evleri açılacak”
Emekli evi projesi ile emeklilere destek sağlayacaklarını dile getiren Güney, “Emekli şuan pazardan alışveriş yapamıyor. Emekli şu an siyasetin vaatlerinde terk edilmiş, yoksulluğa terkedilmiş. Biz, emekli evi projesi ile emeklilerimizin sıkıntılarını da çözeceğiz. Beyoğlu’nda en az 3 mahallede emekli evi açacağız. Emekli evlerinde emeklilerimizin vakit geçirebileceği, sosyalleşebileceği aktiviteler ve etkinlikler sunulacak. Yılın belirli dönemlerinde inanç ve kültür gezileri düzenleyeceğiz. Ayrıca emeklilere İBB’nin desteği ile yılda 3 kez 5 bin TL olmak üzere pazar desteği verilecek” diye konuştu.
İlkokullarda beslenme paketi ve süt desteği
Başkan Adayı Güney ilkokullarda beslenme ve süt paketi desteği sağlayacaklarını da dile getirirken, “Örnektepe, Sururi, Hacıahmet ve Küçükpiyale mahallelerinde kuracağımız Aile Yaşam Merkezlerinde sosyolog, psikolog, sosyal hizmet ve hukuki destek uzmanları ile danışmanlık ve sosyal destek hizmetleri vereceğiz. İhtiyacı olan her mahallede 3-6 yaş grubu çocuklar için tam süreli hizmet edebilecek kreşler açacağız. Okul beslenme paketi ve süt projesi ile öncelikli olarak ihtiyaç sahibi mahallelerdeki okullarda ilköğretim çocuklarına beslenme paketi ve süt desteği sağlayacağız. Alan el veren eli görmeyecek şekilde, çocukları rencide etmeden, yemekleri akşamdan eve teslim ederek sessiz bir şekilde dağıtım yapacağız” ifadelerini kullandı.
“5 yıl sonunda kentsel dönüşüm, işsizlik, otopark sorunlarını çözmüş belediyeciliği inşa edeceğiz”
Güney, “Beyoğlu’nun sahil ile buluşma projesi bizim için çok önemli. Sahillerin sosyal donatı alanlarının olduğu, yeni nesil çocuk parklarının, kafeteryaların olduğu alanlar olarak kullanıma açacağız. Biz vatandaşa kulak verdik, yönetimimiz boyunca belediyeyi Şişhane’den koltuktan yönetmeyeceğiz. Şişhane’de koltukta oturduğunuzda yoksul mahalleleri göremezsiniz. Değişim arzusu siyaset üstü noktada, üzerimizde sorumluluk var. Biz projelerimizle 5 yılın sonunda otopark sorununu, işsizlik sorununu, kentsel dönüşüm sorununu çözmüş belediyeciliği inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.
]]>CHP’nin Beyoğlu İlçesi Belediye Başkan Adayı İnan Güney, projelerini kamuoyuyla paylaştı. Beyoğlu’nda bulunan Ses Tiyatrosu’nda geçekleşen etkinliğe yoğun bir katılım oldu.
Güney, Beyoğlu’nun çeşitli alanlarında yaşayan vatandaşların beklentilerini karşılamayı hedefleyen bir dizi proje sundu. Projeler arasında, altyapı çalışmaları, çevre düzenlemeleri, kültür etkinliklerinin desteklenmesi, yerel ekonominin güçlendirilmesi ve sosyal yardımların artırılması gibi konular yer aldı. Ayrıca, toplumsal dayanışmayı destekleyen projelerle ilçe genelinde birlik ve beraberliği güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı.
“Öncelikli projemiz kentsel dönüşüm”
Kentsel dönüşümün öncelikli projeleri arasında yer aldığını söyleyen Güney, “30 yıldır bu ilçeyi yöneten yerel siyasetçiler kentsel dönüşümü yapacağız diyor. Biz, burada 29 adada çalıştık, 1 tane adayı burada kamuoyuyla paylaştık. Bu bir ada 694 tane hak sahibinin olduğu bir alan. Dönüşümden sonra bin 400 daireye ulaşılıyor. Bu alanda, 300-350 daireyle dönüşüm maliyeti karşılanıyor, geri kalan ise rezerv alan olarak belediyeye kalıyor. Okmeydanı kendi dönüşüm bütçesini kendi içinde barındıran bir bölge. Biz vatandaşların metre karesini azaltmadan, vatandaşlardan ek bütçe istemeden dönüşüm yapma arzusundayız. Okmeydanı’nda kentsel dönüşümünün seferberlik halinde 5 yılda başlatılması önceliğimiz olacak. Biz bu konuya siyaset üstü bakıyoruz” dedi.
Kentsel dönüşüm projeleriyle ilgili bilgi paylaşan Güney, “Kentsel dönüşüm yapmadan önce 30 yıldır çözülemeyen imar tapu ve plan sorunlarını çözeceğiz. Dar gelirli vatandaşlarımızın inşaat maliyetinin yüzde 60’ını, emekli vatandaşlarımız içinse yüzde 65’ini karşılayacağız. Tüm riskli yapılara 2 yıl vadeli, faizsiz ödeme desteği ve sabit taksitli ödeme imkanı sunacağız. Riskli yapılarda yaşayan komşularımıza 7 bin TL, emeklilerimize 9 bin TL kira desteği sunacağız” ifadelerini kullandı.
“Emekli evleri açılacak”
Emekli evi projesi ile emeklilere destek sağlayacaklarını dile getiren Güney, “Emekli şuan pazardan alışveriş yapamıyor. Emekli şu an siyasetin vaatlerinde terk edilmiş, yoksulluğa terkedilmiş. Biz, emekli evi projesi ile emeklilerimizin sıkıntılarını da çözeceğiz. Beyoğlu’nda en az 3 mahallede emekli evi açacağız. Emekli evlerinde emeklilerimizin vakit geçirebileceği, sosyalleşebileceği aktiviteler ve etkinlikler sunulacak. Yılın belirli dönemlerinde inanç ve kültür gezileri düzenleyeceğiz. Ayrıca emeklilere İBB’nin desteği ile yılda 3 kez 5 bin TL olmak üzere pazar desteği verilecek” diye konuştu.
İlkokullarda beslenme paketi ve süt desteği
Başkan Adayı Güney ilkokullarda beslenme ve süt paketi desteği sağlayacaklarını da dile getirirken, “Örnektepe, Sururi, Hacıahmet ve Küçükpiyale mahallelerinde kuracağımız Aile Yaşam Merkezlerinde sosyolog, psikolog, sosyal hizmet ve hukuki destek uzmanları ile danışmanlık ve sosyal destek hizmetleri vereceğiz. İhtiyacı olan her mahallede 3-6 yaş grubu çocuklar için tam süreli hizmet edebilecek kreşler açacağız. Okul beslenme paketi ve süt projesi ile öncelikli olarak ihtiyaç sahibi mahallelerdeki okullarda ilköğretim çocuklarına beslenme paketi ve süt desteği sağlayacağız. Alan el veren eli görmeyecek şekilde, çocukları rencide etmeden, yemekleri akşamdan eve teslim ederek sessiz bir şekilde dağıtım yapacağız” ifadelerini kullandı.
“5 yıl sonunda kentsel dönüşüm, işsizlik, otopark sorunlarını çözmüş belediyeciliği inşa edeceğiz”
Güney, “Beyoğlu’nun sahil ile buluşma projesi bizim için çok önemli. Sahillerin sosyal donatı alanlarının olduğu, yeni nesil çocuk parklarının, kafeteryaların olduğu alanlar olarak kullanıma açacağız. Biz vatandaşa kulak verdik, yönetimimiz boyunca belediyeyi Şişhane’den koltuktan yönetmeyeceğiz. Şişhane’de koltukta oturduğunuzda yoksul mahalleleri göremezsiniz. Değişim arzusu siyaset üstü noktada, üzerimizde sorumluluk var. Biz projelerimizle 5 yılın sonunda otopark sorununu, işsizlik sorununu, kentsel dönüşüm sorununu çözmüş belediyeciliği inşa edeceğiz” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Uzun yıllar ABD’de nötrino deneyleri üzerine çalışan ERÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Tıraş’ın kurduğu Erciyes Nötrino Araştırma Grubu, ERÜ Araştırma Dekanlığı- ARGEPARK binasındaki laboratuvarında atom altı parçacıkların algılanmasına ve radyasyon dedektörleri geliştirilmesine yönelik Ar-Ge çalışmaları yapıyor.
AA muhabirine konuşan Tıraş, üç yıldır 10’dan fazla büyük çaplı proje hazırladıklarını, bunlardan bazılarının TÜBİTAK, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü (BAP) birimince, bazılarının da ABD Enerji Bakanlığı gibi dış kaynaklı destekle yürütüldüğünü belirtti.
Şu an sürdürdükleri TÜBİTAK destekli “Gadolinyum Katkılı Su Çerenkov Dedektörü ile Nötron Etkileşim Modelinin Geliştirilmesi Projesi” çerçevesinde Ar-Ge laboratuvarına 2,5 tonluk Su Çerenkov Dedektörü’nün kurulmak üzere olduğunu belirten Tıraş, yüklü atom altı parçacıkların bir etkileşim ortamında ışığın o ortamdaki hızından daha hızlı hareket ettiklerinde parçacıkların hareket yönüne paralel konik şekilde bir ışık (foton) patlaması olayının gerçekleştiğini ve bu olaya Çerenkov radyasyonu veya ışıması denildiğini, bunun savaş uçaklarının ses hızını geçtiklerinde oluşturdukları ses (sonik) patlaması olayına benzediğini anlattı.
Kuracakları dedektörle simetrik nötron modeli üzerine çalışacaklarını aktaran Tıraş, “İçinde büyük, 8 inç yani 20 santimetrelik foto çoğaltıcı tüplerimiz var. 2,5 ton ağırlığında, 1,5 metre çapında yaklaşık bir metre yüksekliğinde gadolinyum karışımlı saf su dedektörü olan bir sistem bu. İçine de ameresyum berilyum dediğimiz nötron kaynağını indirip nötronların simetrik modelini yani dedektörün farklı noktalarındaki nötron yayılmasının ve yakalanmasının simetrik modelini çalışıyoruz.” dedi.
Tıraş, atom altı parçacıkların maddeyle etkileşmesi ve ortaya yeni çıkardıkları parçacıklarla ilgilendiklerini, burada da dedektörün önemli rol oynayacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Maddeyle etkileşen parçacığın kinematikleri dediğimiz enerjisini, momentumunu, hareketini anlayabilmek için maddeyle etkileştikten sonra ortaya çıkan parçacıkları da anlamanız gerekiyor. Özellikle nötronlar ya da protonlar nötrino çalışmaları için çok önemli. Çünkü nötrinolar gelip maddeyle etkileştikten sonra ortaya nötron ve proton dediğimiz atom altı parçacıklar çıkıyor. Bu atom altı parçacıkların nasıl hareket ettiği ve dedektör sistemi içinde nasıl algılanacakları bizim için çok kritik. Nötronlar yüksüz parçacıklar olduğu için algılanması çok zor, simetrik modeli üzerine çok kısıtlı sayıda çalışma var dünyada. Biz de aslında dünyadaki bilime de katkı olması açısından böyle bir çalışma tasarladık.”
Radyasyon dedektörleri geliştiriliyor
Yüksek bütçeli dedektörün Ar-Ge projelerini de yürüttüklerini anlatan Tıraş, şunları kaydetti:
“Hem radyasyon dedektörleri yani düşük voltajda çalışan silikon tabanlı radyasyon dedektörleri üzerine çalışıyoruz hem de yüksek radyasyona dayanıklı yüksek voltajla çalışan farklı dedektör sistemlerinin elektronik kartlarının üretimi, aynı zamanda onların radyoaktif elementlerle burada testlerinin gerçekleştirilmesi üzerine dedektör Ar-Ge projelerimiz var. Sintilatör dediğimiz kalorimetre algıçlar, parçacık algıçları içerisinde kullandığımız malzemelere farklı yüzey kaplamalarıyla daha yüksek verimlilikte dedektörler, yani atom altı parçacıkları algılayacak dedektör sistemleri üzerine birkaç projemiz var.”
]]>İSTANBUL – Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Proje ve Aday Tanıtım Toplantısı’nda Üsküdar’da 10 yılda yaptıklarından ve planladıkları projelerden bahsetti. Başkan Türkmen konuşmasında, “31 Mart akşamı Üsküdar, İstanbul ve Türkiye el ele, gönül gönüle aziz milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Mevcut İBB yönetimi Üsküdar’a bir çivi dahi çakmadı. Milletimizin sosyal medyada o süslü cümlelere karnı tok ” dedi.
Üsküdar Belediyesi tarafından Çavuşdere Spor Sarayı’nda Proje ve Aday Tanıtım Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in yanı sıra, Ulaştırma ve Altyapı Bakan yardımcısı Osman Boyraz, Gençlik ve Spor Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Enes Eminoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu İstanbul AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Erdem Demir, MHP Üsküdar ilçe Başkanı Naim Özcetekin, YouTuber Abdurrahman Uzun da katıldı. Halk oyunları ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantı Kur’an -ı Kerim tilaveti ve Başkan Hilmi Türkmen’in bugüne kadar Üsküdar’da yaptıkları projeler ve yeni projelerinin tanıtım videosuyla devam etti. “Hazırız Kararlıyız” başlığı ile tanıtılan eserler ulaşım, kültür, eğitim, yeşil alan, sağlık gibi birçok konuda projelerden oluşuyor.
“Milletimizin huzuruna alnımız AK, yüzümüz pak olarak çıkıyoruz”
Proje tanıtım toplantısında konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Üsküdar aslında yeni bir belediye, 1984 yılında belediye olmuş. 40 yılı geride kalmış bir belediyecilik tarzı, tavrı ve alışkanlığı var. Bu 40 yıl içerisinde AK belediyeler olarak şükürler olsun ki, milletimizin huzuruna alnımız ak, yüzümüz pak olarak çıkıyoruz. Geçtiğimiz 10 yıl, geçtiğimiz 20 yıl Üsküdar’a eğitimden, kültüre, spordan sağlığa, alt yapıdan üst yapıya devrim niteliğinde alt yapı çalışmalarla aziz milletimizin karşısındayız. Hükümetimiz, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, 31 Mart’tan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Murat Kurum ile birlikte Üsküdar, Büyükşehir ve Bakanlık el ele vererek bu dönemde yaptığımız işlerin çok daha iyisini hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız” dedi.
“Bir numaralı gündemimiz kentsel dönüşüm”
Konuşmasına devam eden Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Bizde proje bitmez, bizde çalışma bitmez, hizmet aşkı asla bitmez, Çünkü, biz aziz milletimize yürekten ve kalpten sevdalıyız. Sözümüz sadece lafta kalmıyor, eylemlerimizle, icraatlerimizle ve eserlerimizle bunu ortaya koyuyoruz. Bir numaralı gündemimiz, kesinlikle ve tartışmasız, kentsel dönüşüm olacak. Bu yorgun yapılarla geleceğe güvenle bakamayız. Üsküdar, İstanbul ve Türkiye ne yazık ki deprem kuşağındayız. Depremi ertelemek imkanımız yok. Ama depreme hazırlıklı olma imkanımız var” dedi.
Başkan Türkmen, ” Üsküdar’a mevcut İBB yönetimi bir çivi dahi çakmadı. Hiçbir yeni projesi yok. Kim ne derse desin, o sosyal medyadaki süslü cümlelere milletimizin karnı tok. Üsküdar belediye başkanı olarak söylüyorum. Üsküdar’da İBB’nin bir çivisi bile yok. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Üsküdar Belediyesi ve bakanlığımız el ele vermek durumundayız. Aynı hedefe kilitlenmek durumdayız. Hem Üsküdar’da yine yeniden AK Parti, hem de İstanbul’da da yeniden AK Parti diyoruz. 31 Mart seçimlerinin sonuçlarına dair zerre kadar bir endişemizin olmadığını söylemek isterim. İnşallah 31 Mart akşamı Üsküdar, İstanbul ve Türkiye el ele, gönül gönüle aziz milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
]]>Kocaeli Büyükşehir Belediyesince hazırlanıp AB Yeşil Teknolojiler İçin Brüksel Araştırma ve Yenilik Merkezince desteklenen projeyle vapurun, elektrikli bataryayla hizmet vermesiyle hem yüzde 70’lik enerji tasarrufu sağlanacak hem de doğaya karbondioksit salınımının önüne geçilecek.
Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı Ali Bilgi, AA muhabirine, Kocaeli’nin hem kara ve hem de deniz ulaşımında çok önemli bir geçiş noktası olduğunu söyledi.
Bilgi, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın öncülüğünde, dünyadaki gelişmeleri takip ederek kentte ulaşımın daha modern hale getirilmesi için çalışmalar yaptıklarını belirterek, paydaşı oldukları Yeşil Teknolojiler İçin Brüksel Araştırma ve Yenilik Merkezi çatısı altında karbon emisyonunun azaltmasına yönelik çevreci projelere katkı sunduklarını anlattı.
Deniz ulaşımı alanında İzmit Körfezi’nde 36 yıldır hizmet veren Atatürk Yolcu Vapuru’nun eski olduğunu ve fosil yakıtla çalıştığını, bu nedenle geminin yaşatılması için bir dönüşüm projesi başlattıklarını anlatan Bilgi, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’yi muasır devletler seviyesine çıkarmakla ilgili hedefleri doğrultusunda kendilerinin de dünyada gelişen teknolojileri kentte devam ettirmek için özellikle bu vapuru tercih ettiklerini kaydetti.
Bilgi, çevre hassasiyeti anlamında farkındalık oluşturmak ve ulaşımda konforu artırmaya yönelik önemli bir proje hayata geçirdiklerine işaret ederek, şöyle devam etti:
“Vapurumuz için elektrikli batarya tahrik sistemiyle çalışan bir proje yapmaya karar verdik. Bunu AB’deki heyete sunduk, projemiz kabul gördü ve çok da beğenildi. Avrupa’da ilk dönüşüm projelerinden biri. 3 megavat kapasitesiyle elektrik tahrik sistemiyle çalışacak. Aynı zamanda hibrit sistemle de desteklenen, karbon emisyonunun azaltıldığı bir proje olarak Kocaeli’ye kazandırılacak. Dönüşüm olarak Türkiye’de ilk proje, Avrupa Birliğinin de ilk projelerinden biri. Bizden sonra Norveç Üniversitesi bir geminin dönüşümüyle ilgili proje sundu. Kocaeli olarak Türkiye’den dünyaya rol model olacak proje kazandırmış oluyoruz.”
“2027 yılının başında yolculuğumuza başlayacağız”
Bilgi, kentte yıllık yaklaşık 1 milyon yolcunun deniz ulaşımını kullandığını, bu projelerin geliştirilmesinin, yaygınlaştırılmasının, daha ekonomik hala getirilmesinin, dünya çapında bir farkındalık oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı.
Vapurun elektrikli tahkik sistemiyle çalışmaya geçmesiyle yüzde 70’lik enerji tasarrufu sağlanacağını aktaran Bilgi, “Yüzde 70’lik enerji tasarrufunun yanında farkındalık oluşturması, çevre hassasiyetine ilişkin projelerin geliştirilmesi, yolcuların konforlu yolculuk yapması anlamında da önem arz ediyor.” dedi.
Bilgi, 1 yıl önce kabul edilen projenin 2026 yılının sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini dile getirdi.
Araştırma, projelendirme ve fizibilite çalışmaları sürecinin devam ettiğini aktaran Bilgi, “2027 yılının başında elektrikli batarya tahrik sistemiyle çalışan gemimizle yolculuğumuza başlamış olacağız. Sadece elektrikli batarya sisteminin makine dairesinin dizaynıyla ilgili bir bütçeleme yapıldı. Batarya dolum istasyonları şu anda 2 tane olarak öngörülüyor. Sonrasında da elektrikli batarya sistemini destekleyen jeneratör ve diğer motor hibrit sistemlerinin de projelendirilmesiyle beraber 8 milyon avroluk proje.” ifadelerini kullandı.
Bilgi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile birlikte çalıştıklarını belirterek, “Oradan ilave makine dairelerinin güçlendirilmesi, desteklenmesiyle ilgili de proje desteği almaya yönelik olumlu bir süreç devam ediyor. Böyle büyük bir projeyi belediyenin bütçesel kaynaklarını kullanmadan, AB desteğiyle Kocaeli’mize kazandıracağız.” şeklinde konuştu.
]]>Üsküdar Belediyesi tarafından Çavuşdere Spor Sarayı’nda Proje ve Aday Tanıtım Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in yanı sıra, Ulaştırma ve Altyapı Bakan yardımcısı Osman Boyraz, Gençlik ve Spor Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Enes Eminoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu İstanbul AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Erdem Demir, MHP Üsküdar ilçe Başkanı Naim Özcetekin, YouTuber Abdurrahman Uzun da katıldı. Halk oyunları ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantı Kur’an -ı Kerim tilaveti ve Başkan Hilmi Türkmen’in bugüne kadar Üsküdar’da yaptıkları projeler ve yeni projelerinin tanıtım videosuyla devam etti. “Hazırız Kararlıyız” başlığı ile tanıtılan eserler ulaşım, kültür, eğitim, yeşil alan, sağlık gibi birçok konuda projelerden oluşuyor.
“Milletimizin huzuruna alnımız AK, yüzümüz pak olarak çıkıyoruz”
Proje tanıtım toplantısında konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Üsküdar aslında yeni bir belediye, 1984 yılında belediye olmuş. 40 yılı geride kalmış bir belediyecilik tarzı, tavrı ve alışkanlığı var. Bu 40 yıl içerisinde AK belediyeler olarak şükürler olsun ki, milletimizin huzuruna alnımız ak, yüzümüz pak olarak çıkıyoruz. Geçtiğimiz 10 yıl, geçtiğimiz 20 yıl Üsküdar’a eğitimden, kültüre, spordan sağlığa, alt yapıdan üst yapıya devrim niteliğinde alt yapı çalışmalarla aziz milletimizin karşısındayız. Hükümetimiz, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, 31 Mart’tan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Murat Kurum ile birlikte Üsküdar, Büyükşehir ve Bakanlık el ele vererek bu dönemde yaptığımız işlerin çok daha iyisini hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız” dedi.
“Bir numaralı gündemimiz kentsel dönüşüm”
Konuşmasına devam eden Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Bizde proje bitmez, bizde çalışma bitmez, hizmet aşkı asla bitmez, Çünkü, biz aziz milletimize yürekten ve kalpten sevdalıyız. Sözümüz sadece lafta kalmıyor, eylemlerimizle, icraatlerimizle ve eserlerimizle bunu ortaya koyuyoruz. Bir numaralı gündemimiz, kesinlikle ve tartışmasız, kentsel dönüşüm olacak. Bu yorgun yapılarla geleceğe güvenle bakamayız. Üsküdar, İstanbul ve Türkiye ne yazık ki deprem kuşağındayız. Depremi ertelemek imkanımız yok. Ama depreme hazırlıklı olma imkanımız var” dedi.
Başkan Türkmen, “Üsküdar’a mevcut İBB yönetimi bir çivi dahi çakmadı. Hiçbir yeni projesi yok. Kim ne derse desin, o sosyal medyadaki süslü cümlelere milletimizin karnı tok. Üsküdar belediye başkanı olarak söylüyorum. Üsküdar’da İBB’nin bir çivisi bile yok. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Üsküdar Belediyesi ve bakanlığımız el ele vermek durumundayız. Aynı hedefe kilitlenmek durumdayız. Hem Üsküdar’da yine yeniden AK Parti, hem de İstanbul’da da yeniden AK Parti diyoruz. 31 Mart seçimlerinin sonuçlarına dair zerre kadar bir endişemizin olmadığını söylemek isterim. İnşallah 31 Mart akşamı Üsküdar, İstanbul ve Türkiye el ele, gönül gönüle aziz milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>GAZİANTEP – Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Fatma Şahin, ustalık dönemi olarak nitelendirdiği 3’üncü döneminde kente kazandırmayı planladığı projeleri, 2024-2029 Vizyon Toplantısı’nda açıkladı.
İnsanı merkeze alan belediyecilik anlayışını 10 yıllık görev süreci boyunca sergileyen Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 3’üncü döneminde altyapı, içme suyu, ulaşım, çevre, ticaret merkezleri, sosyal, kültürel, tarım, spor ve tesis başlıklarını içeren projelerini Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde tanıttı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin burada yaptığı konuşmada, daha güzel bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceklerini belirterek, bugün bütün şehrin burada olduğunu ve heyecanlı olduklarını söyledi.
Şahin, “Kadınıyla erkeği ile buradayız. Aşkımız var, sevdamız var. Geldiğimiz noktada artık biliyoruz ki, şehir insanın, insan şehrin aynasıdır. Gönlünde taş olanın gönlü taş olur. Gönlünde aşk olanın şehri gülistan olur. Gaziantep’i gülistan etmek için buradayız. Yeni Mirmar Sinanlar, yeni İbni Sinalar, yeni İbni Haldunlar yetiştirmek için buradayız. Önümüz çok açık, seçimle ilgili bir derdimiz yok. Rekor üzerine rekor kırmak için buradayız. Bu bir Fatma Şahin meselesi değil, Ankara’da elimiz çok güçlü. Bunun yanı sıra şehirdeki Gaziantep Modeli ile 1 Nisan itibariyle çalışmalara başlıyoruz” dedi.
“Düzbağ barajının tamamlanmasıyla büyükşehirlerde en ucuz su Gaziantep’te olacak”
Programın açılış konuşması sonrası Başkan Fatma Şahin, 3’üncü dönemini kapsayacak 2024-2029 yılları arasında hedeflediği projeleri sunum eşliğinde anlattı.
Bu kapsamda Gaziantep’in su ihtiyacını 2050 yılına kadar giderecek Düzbağ projesinin İçme Suyu İsale Hattı’nın devamı olacak ve Gaziantep Büyükşehir eliyle inşa edilecek en büyük içme suyu barajı Düzbağ’ın yapımının tamamlanmasıyla Gazi şehirlilerin, büyükşehirler arasında en ucuz suya erişeceğini belirtti.
“Metro projesi ile yolcular ulaşımda zaman tasarrufu sağlayacak”
Cumhurbaşkanlığı tarafından 2024 yatırım programına alınan ve Gaziantep’te toplu taşımada yeni bir dönemi başlatacak Metro Projesi’ni de sunumunda katılımcılara anlatan Başkan Şahin, 15 milyar TL’lik dev yatırım, Gar – Düztepe – Hastane Sürücüsüz Metro Hattı Projesi’nin toplu taşımada güvenliğin, konforun ve memnuniyetin artmasını sağlayacağını, yeşil şehrin ulaşım standartlarını koruyacağını dile getirdi.
“6 milyar TL’lik dülük tüneli projesi ile hem yeşil alanlar korunacak hem de kesintisiz ulaşım sağlanacak”
Seçim beyannamesinin en büyük mega projelerini bir bir açıklayan Başkan Şahin, yakıt ve zaman tasarrufu sağlayacak ve Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ne kesintisiz ulaşım sağlayacak 6 milyar TL’lik Dülük Tüneli projesini ele aldı.
Bu hedefte Şahin, 5 bin 800 metre uzunluğundaki Dülük Tüneli’yle OSB – kent merkezi hattı için çevre yolu ile alternatif bağlantı imkanı sunacak projedeki çalışmayla Dülük Ormanı kısmından geçen 2 bin 900 metrelik 2 tünelden oluşacak proje sayesinde ormanın doğal ve tarihi yapısının korunacağını ifade etti.
“126 kilometrelik çevre yolu projesi kentin ulaşımına nefes aldıracak”
Gaziantep’in ulaşımdaki gücüne güç katacak çevre yolu projesinin detaylarını da katılımcılarla paylaşan Şahin, 126 kilometre uzunluğunda, 50 metre genişliğindeki yeni çevre yolunun doğuda Tem Otoyolu ve D-400 karayolu bağlantısı ile başlayarak, güneyde Güneyşehir yerleşimini ve Oğuzeli ilçesinin kuzeybatı ucunu çevreleyeceğini, Gaziantep’in projenin kuzeybatı ucundan ise D-400 Karayolu ile Tem Otoyolu bağlantısını sağlayacağını ve son olarak kuzeyde Kuzeyşehir yerleşimini kapsayıp Tem Otoyolu ve D-400 karayolu ile yeniden bağlanacağının bilgisini verdi.
“Yerli ve milli hidrojenli otobüslerle hava kirliliğinin önüne geçilecek”
Sunumun devamında çevreci yatırımlarıyla ön plana çıkan Gaziantep Büyükşehir’in yerli ve milli, sıfır emisyonlu hidrojenle çalışan otobüslerini de kentteki toplu ulaşıma kazandırdıklarını anlatan Şahin, bir depo yakıtla 500 kilometre yol kat edildiğini ve yüksek yolcu kapasitesi ve konforuyla ön plana çıktığını anlattı.
Sunumda Şahin, 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketi sonrası Gaziantep’te, Nurdağı’nda 10 bin metrekare alanda hayatını kaybedenleri anmak, yıkımı göstererek gelecek nesilleri bilinçlendirecek, deprem anında yapılması gerekenleri anlatacak, aynı zamanda mimarlık ve inşaat mühendisliği eğitimi alan öğrencilerin eğitim amaçlı ziyaret edebileceği Deprem Anma ve Eğitim Merkezi yapılacağını duyurdu.
Bunun yanı sıra Şahin, yerel yönetimlere örnek niteliği taşıyacak; yeni BÜSEMLER, Huzurlu Yaylası’ndaki yayla turizmi projesi, yeni yaşlı bakım evi, sebze hali, yeşil koridor, yeni müzeler ve Valiliğin kütüphaneye dönüştürülmesi gibi birçok projenin detaylarını da katılımcılarla paylaştı.
AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Gazianteplilerin bu sıcak coşkulu ve kalpten gelen sevgileri için şükranlarını sunarak, “Hepinizi bu değerli toplantıya katılımlarınızdan dolayı mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim. İyi ki varsınız. Değer üretmek çok zor bir iştir. Önce projelendireceksiniz sonra bütçesini hazırlayacaksınız. Fatma Başkanımın hayaliyle başladı bu eserler. Bunlar çok zor işlerdir. Belediyecilik adına 10 yıllık serüvende yapılanları biraz önce gördük. Yapılan hizmetlerden dolayı Fatma Şahin’e canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.
]]>Beşiktaş’ta belediyenin depreme karşı daha güvenli bir ilçe hedefi doğrultusunda başlattığı kentsel dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Beşiktaş Belediyesi iştiraki Beşiktaş İmar A.Ş tarafından dönüşümü başlatılan projelerden Akat Mahallesi’ndeki Manolya ve Yakar apartmanları için temel atma töreni düzenlendi. Törene Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve hak sahipleri de katıldı.
Rıza Akpolat: Amacımız Beşiktaş’ın Tamamında Bu Süreçleri Yönetmek ve Kentimizi Depreme Dirençli Hale Getirmek
Temel atma töreninde konuşan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, “Beşiktaş ilçemiz diğer ilçelere göre daha dirençli, dayanıklı ve zemini daha sağlam olmasına rağmen yapı stoku oldukça yaşlı. 1960 ve 1980 arası yapılmış binalardan oluşuyor. Toplam bina sayısının yüzde 78’i bu durumda. Dolayısıyla zemin ne kadar sağlam olursa olsun binalarımız yorgun. Bir 99 Marmara Depremini yaşadık. Dolayısıyla burada dirençli bir kent oluşturmaya çalışıyoruz. Bu hiç kolay bir iş değil Beşiktaş ilçesi İstanbul’un diğer ilçeleri gibi değil. Beşiktaş ilçesi bir kararı alırken yetki paylaşıyor. Sadece kendi meclisinden çıkan bir kararla imar planı yenileyemiyor. İlçemizin önemli bir bölümünde imar planları yapmak ve onaylatmak için, kentsel dönüşümü hayata geçirebilmek için önce ilçe belediyemizin, sonra İBB’nin ve ilgili kurulların onayı gerekli. Beşiktaş’ın bugün kronik sorunu haline dönüşmüş imar planları, otopark sorunu günlük sorunlardan kaynaklı diğer sorunlar bu iş birliğinden geçiyor. Bu iş birliğinin de olabilmesi için siyasetin olmaması gerekiyor. Bütün bunları yapabilmemiz için eski yapıları dönüştürmemiz ve daha kapsamlı imar planını hayata geçirmemiz gerekiyor ve daha doğru bir kentsel dönüşümü hayata geçirmemiz gerekiyor. Bugün beş senedir bizim planlarımızı İBB meclisinde bekletenler bizim bir mahallemize gidip burada neden yüzme havuzu yok diyor ya da burada neden park yok diyor. Birisi de çıkıp bu beş senedir geçmeyen planları konuşmuyor. Bunları engelleyen hangi siyasi parti ve ittifaktır diye sormuyor. Bir de Beşiktaşlıyı verdiği oyla itham ediyorlar. Beşiktaş gibi bir yerde kent rantının çok olduğu bir yerde insanları bir araya getirip uzlaşı sağlamak çok zor. Bizim iştirakımız Beşiktaş İmar A.Ş bunları yapıyor. Vatandaşlar ve yüklenici firma arasında bir uzlaşı sağlıyor. Yıkımdan ruhsatına kadar da bu süreçleri İmar A.Ş denetliyor. Dolayısıyla vatandaş en doğru bilgiye ulaşıyor. Her şey şeffaf bir şekilde kamuoyunun önünde paylaşılıyor. Amacımız Beşiktaş’ın sorunları olan yerlerinin tamamında bu yöntemle bu süreçleri yönetmek ve kentimizi dirençli hale getirmek. Burada bir proje var ve bu görseller paylaşılıyor. İtinayla hazırlanmış ve yasaya aykırı hiçbir durumun olmadığı, tamamıyla kamu tarafından denetlenen projeler. Bu proje güzel ve örnek bir proje olacak. Biz bu örneği çeşitlendirerek diğer komşularımızla paylaşacağız. Daha çok insanın güvenini bu sayede elde etmiş olacağız. Bundan sonra da Beşiktaş’ı depreme dayanıklı bir ilçe haline getirmek için çalışacağız” dedi. – İSTANBUL
]]>Çanakkale Belediyesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi ile Kaleseramik Çanakkale Kalebodur Seramik Sanayi AŞ işbirliğinde Çanakkale Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim Binası açık alan kimliklendirme çalışması kapsamında “Seramik Mozaik Yüzey Kaplama” projesi başlatıldı.
Projede, ÇOMÜ’nün yanı sıra Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Muğla Sıtkı Koçman, Bilecik Şeyh Edebali, Hacettepe, Anadolu, Bolu Abant İzzet Baysal, Kastamonu ve Dokuz Eylül üniversitelerinin seramik bölümlerinden 96 öğrenci ve akademisyen yer alıyor.
ÇOMÜ’den yüksek lisans öğrencisi Sedef Aslan’ın tasarımını üstlendiği mozaik eserin yapımı, Çan ilçesindeki Kaleseramik firmasına ait Atölye Kale ve ÜR-GE departmanlarında sürüyor.
Boyu 90, eni 1,25 metre olan 112,5 metrekare ebadındaki mozaik eserin bir bölümü, daha önceki 2 çalıştayda hazırlandı. Sonraki 2 çalıştayda ise kalanı tamamlanarak, eserin geçen yıl nisan ayında hizmete giren Çanakkale Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim Binası’nın kent meydanına bakan duvarlarına haziranda monte edilmesi planlanıyor.
Mozaik deseni 21 tasarım arasından seçildi
ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Yeşim Zümrüt, AA muhabirine, belediye yetkililerinin, Yeşil Yerel Yönetim Binası inşaat aşamasındayken üniversiteden kimliklendirme çalışmaları kapsamında projeler istediğini söyledi.
İnşaat alanında yaptıkları incelemelerde mekanın hangi alanlarının değerlendirilebileceğini ele aldıklarını, iç ya da dış mekanda ne tür projeler gerçekleştirilebileceğiyle ilgili etütlerin ardından 3 ana projeye karar verdiklerini belirten Zümrüt, “Bunlardan biri de Seramik Yüzey Kaplama Projesi oldu. Diğer iki proje iç mekan projesiydi, onlar tamamlandı ve açılışı yapıldı. Üçüncü projemiz olan bu çalışma kapsamında yüksek lisans ve lisans öğrencilerimiz 21 tasarım hazırladı. Paydaşlar aracılığıyla birinde karar kıldık.” diye konuştu.
Prof. Dr. Zümrüt, kentin üniversitesi, yerel yönetimi ve sanayi kuruluşunun aynı potada buluşmasından dolayı projenin çok değerli olduğunu vurguladı.
Mozaik eserin yapımında kullandıkları malzemenin yüzde 80’inin fabrikadan çıkan yer ve duvar karosu atıkları olduğu bilgisini veren Zümrüt, şöyle devam etti:
“Atıkları renk skalasına göre ayırdık. Bunları kullanarak tasarımımızı yürüttük. O yüzden de bunu geri dönüşüm projesi olarak adlandırabiliriz. Atık malzemeyi alıyoruz, bunları sanat eserine, yıllarca kentle temas kuracak bir projeye dönüştürüyoruz. Zeytin teması bu kent için çok kıymetli bir temadır. Paydaşlar olarak belirlediğimiz tema bu oldu. Projemiz, zeytin temasının biçiminden, geometrisinden, renk skalasından çıkışlı bir tasarım üzerinde şekillendi. Atıklar ileri dönüşüm projesi olarak misyonunu yerine getirmiş olacak. Bizler eğitimcileriz. Bizim buradaki en büyük motivasyon kaynağımız da bu projede 4 ayrı çalıştayımız var. 4 çalıştayda 9 üniversite ve 96 tasarımcı çalışmış olacak. Çalışmanın montajı haziran ayında yapılacak.”
]]>Kökleri Haliç kıyılarına uzanan, Türk Sanayisinin kalkınma macerası İstanbul Madeni Eşya Sanatkarları (İMES) Sanayi Sitesinin 50 yılı aşkın süren başarılı yolculuğunu konu alan projenin tanıtım toplantısı, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.
İMES Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akar, etkinlik öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, projeyi hayata geçirme düşüncesinin uzun zamandır gündemlerinde olduğunu söyledi.
Hikayenin, Perşembe Pazarı’nda 1970’li yıllarda başladığını dile getiren Akar, “Zaman zaman bize gelen misafirlerimize, büyüklerimize, hediyeler, plaketler verirdik. Bir büyüğümüz ‘Buranın kitabını yapın, bu hayat hikayesini okuyalım.’ dedi. Biz de o duygu ve düşüncelerle başlayarak projeyi hayata geçirdik.” ifadelerini kullandı.
Marmara Üniversitesi ile birlikte çeşitli çalışmalar yaptıklarına işaret eden Akar, Prof. Dr. Fatma Ayanoğlu’nun da katkısıyla güzel bir kitap meydana getirdiklerini, eserin sanayici dostlara faydası olmasını ümit ettiklerini kaydetti.
Akar, kitap ve belgeselin hazırlanma sürecine de değinerek “Perşembe Pazarı’ndan Haliç kıyılarına ve Ayvansaray’a kadar 1970’li yılların başından bugüne gelen belgeleri toplamak ve büyüklerimizden bilgileri almak, epey bir zamanımızı aldı. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
“Zamanında neler yaşandığını genç nesillerin bilmesi lazım”
Perşembe Pazarı’ndan başlayarak Dudullu, Tuzla ve Dilovası’na uzanan hikayeye ilişkin bilgiler veren Akar, 350 fabrikada 17 bin çalışanın bulunduğu Dilovası İMES OSB’nin de bugün yeterli olmadığını ve burayı büyütmeye çalıştıklarını anlattı.
Yalova, Bandırma ve Sakarya’da organize sanayi bölgeleri kurmak için çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Akar, “Sanayinin gelişmesine çok katkısı oluyor. Zamanında neler yaşandığını genç nesillerin bilmesi lazım. Perşembe Pazarı’nda 20-30 metrekare dükkanlardan geldik. Ben küçüktüm 15-16 yaşlarında oraya gittiğimizde sokaklarda dökümler dökülüyordu. Şimdi elhamdülillah çok iyi yerlerde fabrikalar kurmaya başladık. Bu da bizi gururlandırıyor ve mutlu ediyor. İMES şu anda bir okul gibi. Büyüyen firmalar daha büyük yerlere, daha iyi orta ölçekli işletmeler olma yolunda ilerliyorlar. Çok daha büyüyenler de var. Türkiye’nin her yerinde varız.” şeklinde konuştu.
İMES’ten başka bölgelere giden işletmelerin Türkiye’nin her yerindeki organize sanayi bölgelerinde yer aldığını belirten Akar, gençlere bir rehber niteliği taşıyan projenin devamının da gelmesini arzu ettiklerini kaydetti.
“Geçmişten günümüze İMES’in başarı ve tecrübelerini aktaran bir eser”
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Ayanoğlu, hem belgesel hem de kitabın hazırlanmasında başından sonuna kadar organize eden kişi olduğunu ifade etti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Danışmanı, kitabın editörü ve kitap yönetmeni de olan Ayanoğlu, “Dünden bugüne İMES ülkemizin en önemli organize sanayi bölgelerinden biri; Perşembe Pazarı’ndan şu anda dünyanın birçok yerine ihracat yapan, alanında ilk fabrikaları barındıran bir organize sanayi bölgesi. Dolayısıyla geçmişten günümüze başarıları, tecrübeleri aktaran bir eser, aynı zamanda yaşayan bir eser. Sadece tecrübe aktarımından ziyade gelecek kuşaklara gelecek nesillere ve diğer organize sanayi bölgelerine örnek olan bir eser. Hem kalıcılığı olan hem de yaşayan bir eser olması hasebiyle de aslında alanında bir ilk olan eser.” şeklinde konuştu.
Çok mutlu ve gururlu olduklarının altını çizen Ayanoğlu, “Çünkü İMES çok büyük bir aile. İçindeki fabrikalarla, fabrikalardaki iş adamlarımızla, orada çalışan insanlarla çok büyük bir aile ve şu anda güven, sürdürülebilirlik, tecrübe aktarımı, hepsini bir şekilde aktaran bir kitap oldu.” dedi.
Hem bir akademisyen hem de kitabın yazarı olarak gelecek kuşaklara aktarabilecek çok önemli bir eseri hep birlikte ortaya koyma şansını yakaladıklarını dile getiren Ayanoğlu, “Ben kitabın editörü, yazarı, kitap yönetmeni olarak karşınızdayım ama bu çalışmayı yaparken çok büyük bir ekiple çalıştık. Hem İMES tarafında hem akademi tarafında emek veren çok kişi oldu. Gerçekten de Türkiye’de bir ilk eseri ortaya koyduk. Hem qr kodla okuyucuların okumak istedikleri yerleri canlı olarak izleyebilecekleri, iş adamlarımızın torunlarına aktarabilecekleri, hem akademi camiasının hem de iş dünyasının faydalanacağı örnek bir eser çıktığı için manevi olarak yaşadığımız mutluluk ve gurur gerçekten çok büyük.” görüşünü paylaştı.
“Resimleri görünce kendi gençliğime çocukluğuma gittim”
Etkinliğe katılan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise projenin tanıtım programına ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.
Haliç kıyılarının geçmişteki resimlerini görünce kendi gençliğine, çocukluğuna gittiğini ifade eden Bahçıvan, “Ne mutlu ki Osmanlı’nın üretim ve ticaret kültürünün, birlikte çalışmanın, sosyolojik ve kültürel buluşmaların belli bir döneminin içinde yaşamış birisi olarak Haliç’in o bereketli topraklarının, Unkapanı, Ayvansaray, Eminönü, Yağ İskelesi ve Balat’ın o dokusunu da resimlerden, anılardan yad edebilmek insana ayrı bir duygu veriyor.” değerlendirmesini yaptı.
Kitabın aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik tarihinin de hikayesini anlattığını dile getiren Bahçıvan, zorluklarla edinilen üretim kültürüyle ekonomik gelişmeye katkı sunan, küçük hayalleri büyük projelere dönüştüren bir ekip tarafından hayata geçirilen İMES’in yönetim kuruluna ve çalışmada yer alanlara teşekkür etti.
Etkinlikte, proje kapsamında İMES’in tarihine tanıklık etmiş sanayicilerle yapılan röportajların yanı sıra tarihi belge ve fotoğraflara da yer verilerek hazırlanan “Yuva” belgeselinden bir bölümün gösterimi de yapıldı.
İSO ve İMES yönetiminin yanı sıra sanayiciler, iş adamları ve davetlilerin de katıldığı etkinlikte, projede emeği geçenlere hediye ve plaket takdim edilirken, tüm katılımcılara “Dünden Bugüne İMES” kitabı hediye edildi.
]]>Bir doktor başkan olarak Kayseri’de sağlık alanında yapılan hizmetleri önceleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bu alanda yeni projelere imza atmaya hazırlanıyor.
Başkan Büyükkılıç, sağlık projeleri ile dua alıyor
Bu anlamda Başkan Büyükkılıç, sağlık alanında Hasta ve Hasta Yakınları Misafirhaneleri, Engelsiz Yaşam Merkezi, Hospis Projesi gibi birbirinden önemli ve anlamlı projeleri hayata geçirerek, hem vatandaşların hayatını kolaylaştırıp hem de dua alırken, bunlara bir yenisini daha ekleyecek.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bir hekimim, nöroloji uzmanıyım. Şehrim için insanlık için önemli bir alan, yakınları alzheimer olanlar bunun ne anlama geldiğini çok iyi bilir” dedi.
Alzheimer Merkezi projesinden bahseden Başkan Büyükkılıç, şunları söyledi:
“Yaşlı sayısının arttığı toplumumuzda, yapılan araştırmalar alzheimer hasta sayısının 650 bini aştığı ve hastalığın gün geçtikçe hızla yaygınlaştığını göstermektedir. Özellikle evlerinde yaşayan hastaların ve ailelerin desteklenmesi hayati bir ihtiyaçtır. Alzheimer hastalığının bakımı özeldir. Alzheimer hastaları ile iletişim kurmak, anlaşabilmek ayrı bir bilgi ve eğitim gerektirmektedir. Yapacağımız önemli ve anlamlı proje ile alzheimer konusunda gerekli çalışmalarımızı hayata geçireceğiz. Hem sosyal yönünde, hem bu hastalığa yakalanan hemşehrilerimizin hayat kalitesini iyileştirme yönünde çalışma yapacağız.”
“Sabah evlerinden alıp, akşam evlerine teslim edeceğiz”
Büyükkılıç, özellikle bakım desteği almak isteyen hastalara sosyal projeler bağlamında fırsat vereceklerini vurgulayarak, “Sabah evlerinden alıp, akşam yine evlerine teslim ederek bu canlarımıza hizmet vereceğiz. Bu vakaların 50 yaş altına indiğini hatırlatırım. Gençler başta olmak üzere dijital bağımlılığa saplanmayın, dijitalizasyonun esiri olmayın, siz onu esir alın, ihtiyacınız kadar ile muhatap olun. Buna bulaşmamanın yolu, zihinsel egzersiz, Kur’an öğrenmek, bulmaca çözmek olacak” ifadelerini kullandı.
Alzheimer Merkezi’nde neler olacak?
Unutkanlıkla başlayan bu hastalığın her evresinde pek çok sorun oluştuğunu ve bu sorunların çözümlerinin de kişiye göre farklılıklar gösterdiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Alzheimer hastalarında depresyon, kaygı, uyku bozukluğu, huysuzluk, hayaller, ajitasyon, kafa karışıklığı, kişileri tanıyamama ve yolunu kaybetme gibi yoğun birçok sorunlar görülmektedir. Ayrıca bu sorunlarla baş etmeye çalışan hasta yakınlarının da maddi ve manevi olarak tükenmelerine yol açmaktadır. Özellikle bakım desteği almak hem hastalar hem de hasta yakınları için çok önemlidir. Sosyal sorun olarak karşımıza çıkan, bu tablo ile yaşayan insan, yaşamanın farkında olmadığı gibi o hastaya hizmet eden için de sosyal yönüyle hayatı zindan olur, bunun farkındayız” diye konuştu.
Başkan Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek Alzheimer Merkezi’nin amacını şöyle açıkladı:
“Gündüz bakım hizmeti vererek yapılacak etkinliklerle alzheimer hastalığı bulunan bireylerin kaliteli zaman geçirmelerini sağlamak, zihinsel rehabilitasyon çalışmaları ile onları yaşama bağlamak ve yaşam kalitelerini arttırarak hastalığın evre atlamasını geciktirmektir. Aynı zamanda alzheimer hastalarına bakım veren bireylere ve yakınlarına bir nebze olsun nefes aldırmak ve omuzlarındaki ağır yüklerini biraz olsun hafifletmektir. Merkezde, zihinsel aktiviteler, psiko-motor aktiviteleri, müzik aktiviteleri, sanat aktiviteleri, sosyo-duygusal aktiviteler, özel gün kutlamaları, gezi programları, bedensel egzersizler gibi faaliyetler yapılacaktır.” – KAYSERİ
]]>Uygulamaya başladıkları projeler ile yerel yönetimlere model olmaya devam ettiklerini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, “Avrupa Birliği Erasmus + Yetişkin Eğitimi Programı kapsamında finans desteği alan projede Melikgazi Belediyesi ile Litvanya Druskininkai Belediyesi ortak çalışmalar gerçekleştirecek. Projede belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik dijital hizmetlerinin artırılması ve bu hizmetlerin toplum tarafından aktif olarak kullanılmasının sağlanmasına yönelik eğitim modüllerinin geliştirilmesi hedeflendi. Her geçen gün etkilerini daha fazla hissettiğimiz iklim değişikliği, sera etkisinin artmasına ve buna bağlı olarak çevre ve iklim odaklı sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Sera etkisini oluşturan kirletici gazlar, özellikle fosil yakıt kullanan araçlardan atmosfere salınmaktadır. Araç kullanımlarının azaltılması, bisiklet ve toplu taşıma araçlarının daha fazla tercih edilmesi dünya atmosferinin kirletici gazlardan kurtulmasında önemli rol oynamaktadır. Ulaşım için doğa dostu yöntemlerin seçilmesi ile her yıl tüm dünyadan atmosfere salınan 5 milyar ton miktarındaki kirletici gazın önemli bir kısmının önüne geçilebilmektedir” dedi.
İklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlayacak projenin, dijital belediye hizmetlerinin sayı ve niteliğinin arttırılması ve bu hizmetlerin kullanım oranının yükseltilmesi ile insan hareketliliğinin ve buna bağlı araç kullanımının azaltılmasını sağlayacağını söyleyen Başkan Palancıoğlu, “Projenin hedeflerine ulaşması adına Melikgazi Belediyesi ve Druskininkai Belediyesi ortaklığında her iki belediye için dijital hizmetlerinin arttırılmasına yönelik çalıştaylar planlandı. İlk Çalıştay, 5-11 Şubat tarihlerinde Litvanya Druskininkai Belediyesi’nde gerçekleştirildi. Melikgazi Belediyesi’nden Çalıştay’a katılan heyet ile Druskininkai Belediyesi heyeti 5 farklı başlıkta sorun analizi ve çözümlere yönelik çalışmalar gerçekleştirdi. Çalıştay’da belediyelerin hangi hizmetlerinin online olabileceği, bu hizmetlerin insanlara nasıl duyurulabileceği ve özellikle online hizmetlerin kullanımının nasıl yapılacağı münazara edilerek çözüm yolları ortaya kondu. Projenin 2. Çalıştayı ise Melikgazi ilçemizde 3-9 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Litvanya Druskininkai Belediyesi’nden ilçemize gelecek heyet ile birlikte ortak çalışmalar yapılacak. Ayrıca belediyemizden giden heyetimiz Litvanya Büyükelçisi Sayın Görkem Barış Tantekin’i de ziyaret ederek çalışma hakkında da kendilerine bilgiler verdi” diye konuştu.
İklim değişikliği için belediyeler olarak gereken her türlü önlemi almak ve yapılabilecek her türlü çalışmayı başlatmak zorunda olduklarını da ifade eden Başkan Palancıoğlu sözlerine şu şekilde devam etti:
“Belediye olarak hali hazırda birçok belediyecilik hizmetini vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bu hizmetlerle vatandaşlarımız evlerinden çıkmadan telefon, bilgisayar gibi araçlarla belediyeye ait işlemlerini uzaktan gerçekleştirebiliyor. Gerçekleştirdiğimiz proje ile daha fazla belediye hizmetini dijital ortama aktararak insan hareketliliğini azaltmayı ve doğaya salınan egzoz gazlarını azaltmayı hedefliyoruz. İklim değişikliği ile mücadele kapsamında hazırladığımız projenin ilçemize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” – KAYSERİ
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ve Etimesgut Belediye Başkan adayı Erdal Beşikçioğlu ile birlikte Etimesgut SKM açılışı programına katıldı.
Programda konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“SİZLERİN PARASINI KENDİ PARAMIZ GİBİ HARCIYORUZ. KENDİ PARAMIZI HARCAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR YERE SİZİN PARANIZI HARCAMIYORUZ”
Aşağı yukarı beş yıldır birlikteyiz. Beş yıl boyunca Ankara’nın sokaklarında benim hiçbir fotoğrafımı görmediniz. Çakar konvoylu makam araçlarımızı görmediniz. Daima sizin içinizde sade bir şekilde yaşadık. Belediyede rant için dolaşanları görmediniz. Sadece Ankara halkının gerçek ihtiyaçları için çalıştık. Ortak akılla çalıştık. Üniversiteler, meslek odalarıyla birlikte çalıştık. ‘Ben yaptım oldu’ dönemi bitti. Dört binden fazla ihalemizi canlı yayınladık. Bunların hepsini herkes gördü. Yetmedi. Tüm harcamalarımızı belediyemizin Web sayfasında kuruşana kadar görüyorsunuz. Hesap veriyoruz. Bütçe hazırlarken vatandaşa soruyoruz. Sayıştay raporlarını açıklıyoruz. Hiçbir şeyden çekinmiyoruz. Bugünler hesap verme zamanı. Başkaları gibi ‘Ben hesabımı öbür dünyada veririm’ demiyoruz. Çünkü bu dünyada hesabını veremeyen asla öbür dünyada da hesabını veremeyecek demektir. Sizlerin parasını kendi paramız gibi harcıyoruz. Kendi paramızı harcamayacağımız hiçbir yere sizin paranızı harcamıyoruz.
“‘ÇALIYOR AMA ÇALIŞIYOR’ FELSEFESİNİ ANKARA’NIN KALDIRIMLARININ DİBİNE KADAR GÖMDÜK”
Alın terinizi belediyeye verdiğiniz paralar gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor ve her mekanda hesabını veriyoruz. Yaptığımız işleri parklara, kavşaklara ne hizmet yapıyorsak kaç paraya mal olduğunu açık açık vatandaşa duyuruyoruz. Artık meşhur muhafazakar kesme bile kabul ettirilen kul hakkını adeta göz ardı ettiren, ‘çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın kaldırımlarının dibine kadar gömdük. İsraf edecek paramız yok. Bu paraları kolay kazanılmıyor. Halkın temiz alın terinden gelen paralar bunlar. Dolayısıyla nerede ihtiyaç var oraya harcıyoruz. Değerli Etimesgutlular bu caddeyi biliyorsunuz. 25-30 yıldır üç tane başbakan, bir cumhurbaşkanı, belediye başkanlığı bakanlar, İstasyon Caddesi’ni her seçimden önce geldiler. ‘Burayı çözeceğiz’ dediler. Çözmek bize nasip oldu. Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un çilesini bitirmek oldu.135 milyon liraya İstasyon Caddesi’ne alternatifini yaptık ama 250-300 milyon lira da yine buranın altyapısına harcadık. Türk Kızılayı’na iki adet köprülü kavşak, Şaşmaz’a iki adet kavşak, Koru-Bağlıca’nın metro bağlantısının projesi bu ay içerisinde bitiriyor. İnşallah temelini atmak da nasip olsun.
“ORTAOKUL VE LİSE ÖĞRENCİLERİ EĞER OTOBÜSLE OKULUNA GİDİYORSA YETER Kİ OKUSUN DİYE ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE TARAFINDAN ÜCRETSİZ TAŞINIYOR”
Doğumundan ölümüne kadar vatandaşın her türlü ihtiyaçlarıyla ilgilenen kurumdur belediye. Dolayısıyla bir çocuk doğdu. Okula gidecek. Okula giderken sosyal destek alan aileyse öbür yaşıtları gibi aynı avantajlarla gidebiliyor mu? Gidemiyorsa onu çözmek bizim görevimiz. Birçoğu kreşe giderken okuluna giderken serviste gidiyor. Gidemeyen mi var? Ankara Büyükşehir bunu karşılar. Ortaokul ve lise öğrencileri eğer otobüsle okuluna gidiyorsa yeter ki okusun diye Ankara Büyükşehir Belediye’si tarafından ücretsiz taşınıyor. ve bütün derdimiz onların okuması. Okusun ki onlar da desteğe ihtiyaç olmasın. Hem ailesine hem ülkemize faydası olsun. Bu destekleri yaparken artık eskisi gibi kapı kapı paket dağıtma işi ortadan bitti. Üç yıldır Başkent Kart’a para yüklemek suretiyle onların ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Bir esnaftan alınıyordu. Şimdi Ankara’daki bütün esnaflar o esnafa verilen parayı paylaşıyor. Esnaf mutlu o ailenin ihtiyacını en iyi anneler bilir. Onlar gidiyor, ihtiyacına göre alışveriş yapıyor. Onlar bu mutlu. Kırtasiye yardımı yapılıyor, sırtında bilmem ne belediyesi, içinde defter dolu çantalar dağıtılıyor. Kırtasiye yardımını kartlara yatırıyoruz. Ama AVM’lerde geçmiyor. Sadece kırtasiyeci esnafından alıyorlar. Kırtasiyeciler kazanıyor.
“BİZ PROTEİN YARDIMI YAPIYORUZ. O BUT VERİYORMUŞ. TAVUK BUDU OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI, O DA 15 KİŞİYE. KENDİ BELEDİYESİNDE 50 BİN DESTEK ALAN AİLE VAR KEÇİÖREN’DE. SADECE YARDIM 2 BİN 500 KİŞİYE YAPILMIŞ”
İki yüz bin aileye protein yardımı yapıyoruz. Kasaplar kazanıyor ve Türkiye’de ilk defa üç yıldır Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden başka yok. Belediyeyle kıyaslamayın. Hükümet de yapmıyor. Üç yıldır doğalgaz yatırıyoruz 200 bin aileye. Üşütmüyoruz. Aç bırakmıyoruz. Bize ‘Projeleri yok’ derken İstanbul’daki çorba dağıtmaya başladılar. Ben çorba dağıtırken dalga geçiyorlardı. Emeklileri benden başka destek olan yok. ‘Projesi yok’ diyorlar. İstanbul’daki aday iki bin lira Ankara’daki beş bin lira verecekmiş. Biz protein yardımı yapıyoruz. O but veriyormuş, tavuk budu olduğu ortaya çıktı. O da 15 kişiye. Kendi belediyesinde 50 bin destek alan aile var Keçiören’de. Sadece yardım 2 bin 500 kişiye yapılmış. Dolayısıyla şimdi bizim yaptıklarımız yeni bir proje gibi ortaya koyup ‘Biz daha çok vereceğiz’ diye taklit etmeye başladılar. Eğer gerçekten taklit etmek istiyorlarsa, proje arıyorlarsa, mansuryavasneyaptı veya MY 2024 mobil uygulamamız var. Oraya girsinler. Oradaki projeleri okusunlar. Ankara’nın köylerine kadar Mansur Yavaş ne yapmış bir görsünler. ‘Aynılarını yapacağız’ diye de iddia etsinler. Tohum dağıtacakmış kırsal kalkınma da biz geçecekmiş. Şimdi bazı ilçe belediyeleri verdi. Haksızlık etmeyeyim AK Parti ilçe belediyeleri. Ama şu anda Keçiören Belediyesi’nde bir kişiye bir kilo tohum verildiğini de duymadık.
“BELEDİYE MECLİSİNDE ÇOĞUNLUK İSTİYORUZ”
Vatandaşın kimine dokunduk, özellikle pandemi döneminde. Fakat biz vatandaşa dokunduk derken onları elle bir dokunmayı sanıyorlar. Öyle bir şey yok. Vatandaş nerede darda, Ankara Büyükşehir huzur gibi yanında oldu, herkesin. Şimdi inşallah bu anlayışı şeffaf hesap verebilir. Katılımcı anlayışı Etimesgut’ta da sürdüreceğiz. Aynı şekilde el ele verip inşallah Etimesgut’un bütün sorunlarını birlikte çözeceğiz.
Ben Erdal Başkanım’ı size emanet ediyorum. Kendimi de size emanet ediyorum. Ama bir sıkıntımız var. Geçen dönem yüzde 51 oy aldık ama mecliste 148’de 40 kişiydik. Olmuyor. Görüyorsunuz. Orada yaşananları görüyorsunuz. Orada yapılan iğrenç sözler ve bunları söyleyenler siyasetin çöplüğüne gömüldü gitti. Öyle mi? Ben de diyorum ki; artık yeter. Biz de bir rahat edelim şöyle. Hizmetler yaparken engel olunmadan işlediğimizi yapalım. Rahat rahat yapalım Elbette kafamıza göre yapmayacağız. Acil projeleri yapacağız inşallah. Bu nedenle belediye meclisinde çoğunluk istiyoruz. Belediye meclisinde çoğunluk alması için ilçe belediyelerimizin de hepsini almamız gerekiyor.
]]>‘HUKUKİ SÜREÇLER PROJELERİ YAVAŞLATIYOR’
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın programının devamında Didim ilçesinde geçti. Bakan Ersoy, Didim Ticaret Odası’nda kentteki turizm temsilcileriyle bir araya geldi. Yüksek turizm potansiyeline sahip ilçeye bakanlık olarak önemli yatırımlar ve destekler sunduklarını belirten Ersoy, Ege Bölgesi’nin mevcudun iki katı kadar yabancı turisti çekebilecek potansiyelinin olduğunu dile getirdi. Bu kapsamda, Ege Turizm Merkezleri projelerini geliştirdiklerini kaydeden Ersoy, hukuki süreçlerin projeleri yavaşlattığını, 4-5 yıllık duraksamalar olabildiğini aktardı. Doğru projelerle turizm yatırımları için kaynak oluşturulabildiğini dile getiren Ersoy, ören yeri girişlerinden elde edilen gelirin yüzde 100’e yakın arttığını dile getirdi.
‘APHRODİSİAS MİRASINI TÜM DÜNYAYA TANITACAĞIZ’
Bakan Ersoy, daha sonra Karacasu ilçesinde Afrodisias Antik Kent basın lansmanına katıldı. Geleceğe Miras Aphrodisias tanıtım videosunun izlenmesinin ardından konuşan Ersoy, Aphrodisias’ın Anadolu’nun kültürel birikimi ile Roma dönemi heykeltıraşlık yeteneğini tanıtan bir medeniyet mirası olduğunu dile getirdi. İlk ikisi Efes ve Hierapolis’te gerçekleştirilen toplantıların üçüncüsünü ‘Geleceğe Miras Aphrodisias’ projesi ile Aydın’da yaptıklarını anlatan Bakan Ersoy, “Bu toplantının konusu Aphrodisias Antik Kenti. M.Ö. 4500’lerden beri iskan gören Aphrodisias Antik Kenti, ünlü fotoğrafçımız Ara Güler’in fotoğrafları ile ölümsüzleşmiştir. Kentte görülen kalıntıların büyük bölümü Roma dönemine aittir. Kent tiyatrosu, Odeion’u, muazzam tetrapylon’u ile büyüleyici bir görünüm taşımaktadır. Aphrodisiaslılar kendilerini heykeltıraşlık sanatındaki ustalıklarıyla Roma dünyasına tanıttılar, biz de onların mirasını yapacağımız koruma çalışmaları ile tüm dünyaya tanıtacağız” dedi.
’12 AYLIK KAZI SÜREÇLERİMİZİ BAŞLATIYORUZ’
Arkeolojik alanlardaki yapıları çok kısa sürelerde ayağa kaldırarak antik kentlere ve bulundukları bölgenin kültür ve turizm potansiyeline katma değer kazandıracaklarını dile getiren Bakan Ersoy şöyle devam etti:
“Aphrodisias ile birlikte Efes, Hierapolis, Bergama, Sardis, Sagalassos, Labranda, Milet, Limyra başta olmak üzere yabancı heyetler tarafından yürütülmekte olan tüm kazılarda 12 aylık kazı süreçlerimizi başlatıyoruz. Bunlardan biri olan Aphrodisias kazı ve restorasyon çalışmalarını yıl boyunca sürdürmek üzere Bakanlığımız adına görev yapacak değerli bilim insanımız ise aynı zamanda Tripolis Antik Kenti Kazısı Başkanı olan Prof. Dr. Bahadır Duman’dır. Aphrodisias’ta ilk keşif ve araştırmaları 18’inci ve 19’uncu yüzyıllarda seyyahlar tarafından gerçekleştirilmiştir. 1904 yılında ise ilk kazı çalışmaları başlamıştır. Aralıklarla devam eden bu kazı çalışmalarının ardından ilk sistemli kazılar ise 1961 yılında rahmetli hocamız Prof. Dr. Kenan Erim tarafından sürdürülmüştür. 1991 yılından bu yana da ABD’den Prof. Dr. Ronald Smith başkanlığında yürütülmektedir. 120 yıllık süreç içerisinde Aphrodisias’ta yapılan kazılar sonucunda antik kentin yüzde 12’si kazılmıştır. Heykeltıraşlık ekolü ile tarihte iz bırakan Aphrodisias Antik Kenti; 9 Temmuz 2017 tarihinden bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır.”
‘KAZILARA DEVAM EDİLECEK’
Aphrodisias’ın, anıtsal mimarisiyle ve müzede sergilenen sayısız heykeltıraşlık eserleri ile en göz alıcı antik kentlerden biri olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, “Aphrodisias’ta kent parkı ve havuzun yanı sıra hemen yanımızda bulunan ve Aphrodisias’ın en ihtişamlı yapılarından biri olan Tetrastoon’da ise kazı ve restorasyon çalışmalarını başlatıyoruz. Antik dönemde Aphrodisias’taki Bazilika kentin en büyük kapalı binasıydı. Binanın ön cephesine odaklanan yeni bir proje ile devasa giriş sütunlarını ayağa kaldırma çalışmalarını 2023 yılında tamamlamış ve binanın cephesinde Diokletianus’un Tavan Fiyat Fermanı’nı sergilemiştik. Şimdi ise hazırladığımız yeni projeyle binanın kalan kısmında kazı yapacak, mozaiklerin konservasyonunu tamamlayacak ve sütunları ayağa kaldırarak yapının ziyaretçiler tarafından algılanmasını kolaylaştıracağız” ifadelerini kullandı.
‘ADINA YAKIŞIR BİR GÖRÜNÜME KAVUŞTURACAĞIZ’
Yaklaşık 120 yıl önce kazılan ve aradan geçen zamanda tekrar toprak altında kalan Gymnasium’u kazarak yapıyı yeniden ortaya çıkaracak ve ziyaretçi güzergahına alternatif oluşturacaklarını anlatan Bakan Ersoy, “Tiyatro Hamamı önündeki sütunlu salon, eksiksiz sütunlarıyla alanın en çekici mekanlarından biridir. Yeni bir proje ile arkadaki hamam odalarının da ziyaretçiye açılmasını sağlayacağız. 1994 yılında Agora’da yapılan araştırmalarda sütun sıralarının konumu ve doğrultusu keşfedilmiş ancak bu alanda şimdiye kadar herhangi bir kazı çalışması yapılmamıştır. Bu alanda yapılacak kazı çalışmalarıyla Aphrodisias’ta yeni bir yapı daha ortaya çıkaracağız. Uzunluğu 3,5 kilometreye ulaşan ve yüksekliği yer yer 10 metreyi bulan Aphrodisias surlarının neredeyse tamamı yabani bitki örtüsünün altında görünmez halde. Burası için hazırladığımız projeyle sur duvarlarını tekrar görünür hale getirecek; restorasyon ve konservasyon çalışmalarıyla anıtsal görünümünü yeniden kazandıracağız. Gece aydınlatması ile birlikte de adına yakışır bir görünüme kavuşturacağız” açıklamalarında bulundu.
1 MİLYAR 750 MİLYON TL’LİK BÜTÇE
Aphrodisias’ta Osmanlı Dönemi Hamam ve Geyre evlerine yönelik belgeleme- konservasyon ve restorasyon çalışmalarını da bu proje kapsamında gerçekleştireceklerini anlatan Bakan Ersoy, “Aphrodisias, çok sayıda yazıta ve olağanüstü çeşitlilikte ve kalitede kabartmalı mermer lahite sahiptir. Bu eserler için kentte iki yeni teşhir alanı planladık. Bütüncül bir çevre düzenleme çalışması ile ziyaretçi karşılama merkezi, yürüyüş yolları, açıklayıcı ve yönlendirici bilgi panoları, toplanma ve bilgilendirme alanları ile etkinlik ve dinlenme alanları oluşturacağız. Anıtsal yapılar ile gezi güzergahlarını aydınlatarak antik kenti gece müzeciliği kapsamında da ziyarete açacağız. Öte yandan Aphrodisias müzemizde güçlendirme çalışmaları, teşhir- tanzim ve onarım uygulamalarını da gerçekleştireceğiz. Aphrodisias için hazırlanan bütün bu projeler, başlayan uygulamalar ve yoğun bir mesai ile kentin daha çok kişiye ulaşmasını sağlayacağız ve süreç için 1 milyar 750 milyon TL bütçe ayıracağız” diye konuştu.
Konuşmasının ardından alanda incelemelerde bulunan Bakan Ersoy, daha sonra kentten ayrıldı.
Nevra UÇKAÇ/ AYDIN,
]]>Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (ADSYB), Türkiye’nin önemli sorunlarından biri olan kaliteli damızlık sığır ihtiyacının çözüme kavuşturulması için harekete geçti. ADSYB’nin projesi ile Aydın, damızlık sığır yetiştiriciliğinde önemli bir dönemece tanıklık edecek. Ülke genelinde damızlık sığır ihtiyacının karşılanması zorlu bir süreç olarak bilinirken, Aydın’da bu sorunu çözmek adına önemli bir adım atıldı. ADSYB’nin önderliğinde, Bozdoğan ilçesinde başlatılan projenin başarısı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ek bütçe desteğiyle daha da genişleyerek 6 ilçede aktif olarak sürdürülüyor. Proje kapsamında, damızlık sığır yetiştiriciliğinde kaliteli dişi buzağı elde etmek için dişi spermanın kullanımı ön plana çıkarken, ilk etapta 34 işletmenin dahil olduğu proje, 86 işletmeye genişleyerek büyük bir ivme kazanmış durumda.
Saf ırkların devamlılığının sağlanması hedefiyle yürütülen projenin, uygulanmasında titizlikle hareket edilirken, ADSYB yetkilileri tarafından yapılan sperma uygulamaları ve ultrason muayeneleri, işletmelerin verimliliğini artırmak adına büyük önem taşıyor. Ayrıca, Kızgınlık Takip Sistemi’nin kullanımıyla da işletmelerdeki verimlilik sürekli olarak takip ediliyor ve iyileştirme adımları atılıyor.
Projenin başarısının, sadece damızlık sığır yetiştiriciliği açısından değil, aynı zamanda hayvancılık politikalarının şekillenmesinde de önemli bir rol oynaması hedeflenirken, elde edilen veriler, gelecekteki projelerin tasarımında da rehberlik ederek sektörün daha da gelişmesine katkı sağlayacak. Ayrıca Aydın’ın öncülüğünde hayata geçirilen önemli projenin, ülke genelinde bir model oluşturarak hayvancılığın gelişimine büyük katkı sağlayacağı da öngörülüyor.
“Proje, gelecek projelere ışık tutacak”
Proje ile ilgili Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nden yapılan açıklamada “Ülkemiz hayvancılık işletmelerinin en büyük sorunu, kaliteli damızlık sığır ihtiyacıdır. Bu sorunun temel sebebi ise damızlık sığır üretim problemidir. Yetiştiriciler olarak gerek Aydın’da gerekse ülke genelinde pek çok birlik tarafından yıllardır yapılan özverili çalışmalar sonucu elde edilen saf ırkların kaybolma tehlikesi karşısında Birliğimiz, bu hususta proje geliştirmiştir. Aydın’ın hayvancılık bakımından da oldukça avantajlı bir il ve Birlik olarak bu avantajın verimli kullanılması için çalışılmaktadır. Bu hedef doğrultusunda, Birliğimiz tarafından ilk olarak üye işletmelerimizde deneme çalışmaları başlatılmıştır. 2022 yılı Nisan ayında ilk olarak Birliğimiz üyesi 22 işletmeye 64 dişi sperma verilmiştir. Bu spermalar şimdiye kadar kızgınlık gösteren 28 sığırda uygulanmıştır. Bu spermaların uygulandığı hayvanlardan 25 tanesi gebedir ve 9 adet buzağı doğmuştur. Birliğimiz tarafından başlatılan bu deneme çalışmasının olumlu sonuçları sonrasında, Bozdoğan Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ile projenin daha kapsamlı olarak devam edebilmesi için görüşmeler yapılmıştır. 2022 yılı Ağustos ayında Bozdoğan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yürütücülüğünde, Aydın Valiliği YİKOB desteği ile Bozdoğan Kaymakamlığı, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ortaklığında ‘Dişi Sperma Kullanımı ile Damızlık Sığır İşletmelerinin Sürdürülebilirliklerinin Sağlanması’ projesi uygulanmaya başlanmıştır. Projeye ilk etapta, Bozdoğan ilçesi sınırlarındaki 21’i Hastalıktan Ari İşletme ile olmak üzere toplam 34 adet işletme dahil edilmiştir. Projenin bu başarısı neticesinde, Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından ek bir bütçe sağlanmıştır ve 2022 yılının Aralık ayında projeye Çine, Efeler, Koçarlı, Yenipazar ve Nazilli ilçeleri eklenmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da desteği ile proje şu anda 6 ilçede aktif olarak uygulanmaya devam etmektedir ve proje kapsamındaki işletme sayısı 86’ya çıkmıştır. Önemli bir model oluşturup, ülke geneline yayarak hayvancılığın gelişimine katkı sağlaması beklentiler arasındadır. Proje sonucunda, elde edecek verilerin gelecek projelere ışık tutarak yeni hayvancılık politikalarının şekillenmesine katkı sağlayacaktır” ifadeleri yer aldı. – AYDIN
]]>Yeşilay Isparta Şubesi tarafından Isparta Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde ‘Kalpten Kalbe Bağımlılıkla Mücadele’ sloganı ile 3’üncü kez ‘Beni Dinler Misiniz? projesi düzenlenecek. İl genelinde 4. sınıf öğrencilerine yönelik uygulanacak olan proje 156 okul ve 5 bine yakın öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilecek. Proje çerçevesinde öğrenciler ebeveynlerine bağımlılıklarla ilgili mektup yazacaklar ve bu mektupları ailelerine iletecek.
2019 yılından bu yana ‘Beni Dinler Misiniz?’ projesini Başdeğirmen’in desteğiyle gerçekleştirdiklerine değinen Fatih Meydan, “2019 yılında belediye başkanı olmadan önce projemize destek oldunuz. O dönemde il merkezinde 3 bin öğrenciyle bu projeyi yapmıştık. Belediye başkanı olduktan sonra da 5 bin 200 öğrenciyle gerçekleştirdik. 2024 yılında projemizi 12 ilçe ve il merkezimizde gerçekleştirmek istiyoruz. İlkokul 4’üncü sınıf öğrencilerimizle bu projeyi yapıyoruz. Çocuklarımızın ailelerindeki tütün ve teknoloji bağımlılığıyla alakalı yaşadıkları problemlerde bu farkındalığın artırılabilmesi, bağımlılıklardan kurtulabilmesi, aile içi iletişimin kuvvetlenmesi adına bir kıvılcım yakmak istedik. Bu proje 81 ilde Yeşilay tarafından takdirle karşılandıktan sonra tüm Türkiye’de uygulanmaya başlandı. Rutin belediyecilik anlayışınızın dışında sosyal belediyecilik anlayışınız bizler için çok önemli. Projelerimize destek vermenizle binlerce aileye sizlerin sayesinde ulaşmış oluyoruz” görüşlerinde bulundu.
Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, çocukları kötü alışkanlıklardan korumak için birlik ve beraberlik içerisinde hareket edilmesi gerektiğini, bu anlamda Yeşilay’ın ekibiyle güzel hizmetler verdiğini, göreve geldikleri günden bu yana da Yeşilay’la birlikte işbirliği halinde hareket ettiklerini söyledi. Göreve geldikten sonra Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nin yerini tahsis ettiklerine değinen Başdeğirmen, bağımlılık konusunda uyarılarda bulundu.
Teknoloji bağımlılığının da günümüzün en büyük sorunlarından bir tanesi olduğunu ifade eden Başdeğirmen, “Eğer bir genç bağımlılığa yöneldiyse boşluk bulmuştur. Onu takip edebilir ve anlatabilirsek konuyu çözmek mümkün. Tütün bağımlılığı veya diğer bağımlılıkları bırakabilmek için öncelikle ailelere konunun önemini anlatabilmemiz lazım. Yeşilay bu konuda bilgilendirmeler yapıyor. Biz de Yeşilay’ın yanındayız” dedi.
“Örnek proje”
‘Beni Dinler Misiniz’ projesinin Türkiye’ye örnek bir proje olduğunu kaydeden Başdeğirmen, “Çocuklarımızın yazdığı mektuplardan sonra ailelerin verdiği tepkilerin video çekimlerini izlemiştim. Orada çok duygulandık. Çocuklarımız çok bilinçli ve geleceğe iyi bakarak yetişiyor. Bugünün çocukları her şeyi iyi bilerek bazı şeyleri görüyor. Bilemeyenler de çok kötüye gidiyor. Daha çok çalışmamız lazım. Daha çok konularda birbirimize destek olmamız, birbirimize olumsuzlukları anlatabilmemiz lazım. Çocuğu madde bağımlısı olan bir baba çocuğunun problemini kimseyle paylaşamıyor. Onu tedavi edebilecek birimler var ama gidip de benim çocuğum madde bağımlısı diyemiyor. Böyle durumda sizin gibi bu işte gönüllü arkadaşlarımızın yanına gelip dertlerini anlatabilmesi lazım ki çare bulunsun” görüşlerinde bulundu.
“Gençleri daha çok kültürel etkinliklerle buluşturacağız”
Isparta Belediyesi olarak çocukları ve gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için spor alanlarını artırdıklarını belirten Başdeğirmen, “Göreve geldikten sonra gece aydınlatmalı 22 semt sahası kazandırdık. IBKM’de bir kütüphane açtık. Isparta’ya 3 tane daha kütüphane açacağız. Bir tanesi Vatan Mahallesi’ndeki gençlik merkezinde olacak, bir tanesini Davraz Mahallesi’ne hazırladık, diğerini de Akkent Mahallesi’nde açıyoruz. Şuandaki otogarı kaldıracağız ve onu yeni otogara taşıyacağız. Oraya bin 500 öğrencimizin aynı anda ders çalışabileceği, bir bölümü de 7 gün 24 saat kullanılabilecek, modern yapıda bir kütüphane yapacağız. Amacımız gençlerimizi daha çok dersle, güzel etkinliklerle buluşturabilmek. Yapmış olduğumuz protokolle çocuklarımızın aileleriyle etkileşimlerini arttıracağız. İl Milli Eğitim, belediyemiz ve Yeşilay olarak bir olumsuzluğu bile önleyebilirsek bu bizim için önemli. Bu amaçla sizlerle beraberiz, bundan sonraki her türlü çalışmalarınızda yanınızdayız” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Yeşilay Isparta Şubesi Başkanı Fatih Meydan ve İl Milli Eğitim Müdür Vekili Dr. Özgür Uygur tarafından ‘Beni Dinler Misiniz?’ projesinin işbirliği protokolü imzalandı. – ISPARTA
]]>SAKARYA’da yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçları teslim törenine katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolar yatırım yaptıklarını belirterek, “2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye çıkardık. Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldık ve ön proje çalışmalarını tamamladık. Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan Özbir Vagon tarafından üretilen yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçlarının teslim törenine katıldı. Törene Bakan Uraloğlu’nun yanı sıra Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ile firma yetkilileri ile işçiler yer aldı.
Törende konuşan Bakan Uraloğlu, 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Projelerimizle sadece doğu-batı hattında değil, kuzey-güney kıyılarımız arasında da demir yolu ulaşımını ekonomiye katkı sağlar hale getirmeyi planladık. Bu kapsamda son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolar yatırım yaptık. Demir yollarımızın tamamını elden geçirdik ve yeniledik. Tarihi İpek Yolu’nun canlandırılmasını amaçlayan ‘Tek Yol Tek Kuşak’ girişiminin en önemli halkasını oluşturan Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattını inşa ettik. Bu proje ile birlikte Asya ile Avrupa kıtaları arasında kesintisiz demir yolu ulaşımını mümkün hale getiren Marmaray ile Londra’dan Pekin’e kadar en güvenli, kısa ve ekonomik uluslararası demir yolu koridorunu oluşturduk. 2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye çıkardık. Ankara-Eskişehir, Eskişehir-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Karaman ve Ankara-Sivas hızlı tren hatlarını hizmete sunduk. Şimdi de Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldık ve ön proje çalışmalarını tamamladık. Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak. Saatte 350 kilometre hıza ulaşacak trenlerimizle seyahat süresini 80 dakikaya indirmeyi planlıyoruz. Ayrıca Gebze’den Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçerek İstanbul Havalimanı’na ve son olarak Çatalca’ya ulaşacak Kuzey Marmara Hızlı Tren hattı projesini de planlarımız arasına aldık. 2053 Ulaştırma ve Lojistik ana planı ve yol haritamızla, hızlı tren hizmeti alan il sayımızı Ankara-İzmir, Mersin-Adana-Gaziantep, Halkalı-Kapıkule gibi tüm hızlı tren projelerimizi tamamladığımızda 52’ye çıkartacağız. Demir yolu hat uzunluğumuzu da 28 bin 590 kilometreye yükselteceğiz.”
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uluslararası alandaki en önemli projelerinden birinin de Kalkınma Yolu Projesi olduğuna dikkat çekerek, “Projeyle, Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanına gelecek yüklerin, bin 200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demir yolu inşa edilerek Türkiye’ye ulaştırılmasını planlıyoruz. Buradan da ulusal ağımıza bağlayarak limanlarımıza ve diğer ülkelerle sınır geçişlerimize ulaştıracağız. Böylece Güney Asya ve Orta Doğu’yu; Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Bu projenin hayata geçirilmesiyle, kuzey-güney yönünde bölgemiz için hayati bir bağlantı tesis etmiş olacağız. Bu koridorun ülkemizden Avrupa’ya demir yolu geçişi 2 bin 88 kilometre olacaktır. Önemli bölümü halen işletmede olan güzergahın 130 kilometresini de yeni inşa edeceğiz” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, konuşmasının ardından yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçlarını inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
]]>ANKARA – Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın modernizasyon ihtiyacını karşılamak amacıyla başlatılan “TİYK-M60T İlk Tank Teslim Töreni” Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri ve sektör temsilcilerinin katılımları ile Şereflikoçhisar’da gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın modernizasyon ihtiyacını karşılamak amacıyla başlatılan “TİYK – M60T İlk Tank Teslim Töreni” gerçekleştirildi. SSB Başkanı Görgün, modernize edilen ilk parti tankların Teslimat Töreni kapsamında gerçekleştirdiği konuşmasında şunları kaydetti:
“Geçmiş dönemde yabancı firmalar eliyle yürütülen iyileştirmeler ile konfigürasyonları güncellenen M60 Tanklarının, bakım ve idamesinde yaşanılan güçlükler ve ürün, hizmet sağlayan ülkelerin karşımıza çıkardığı sorunlar bizi araştıran geliştiren üreten ve özgün olarak çözüm hazırlayan ülke olmaya itmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gerçekleşen İcra Komitemiz, envanterde bulunan tanklarımızın, iyileştirilmesine yönelik Tanklara İlave Yetenek Kazandırılması Projesi’ni başlatmış, bu proje kapsamında, zikredildiği üzere atış kontrol sistemi başta olmak üzere tankın temel unsurlarının yerli tasarım ürünlerle şekillendirilmesi cihetine gidilmiştir. Neticesinde pek çok sahada olduğu gibi, kötü komşu ülkemiz savunma sanayiini ev sahibi yapmıştır. M60T Tankları, sahip olduğu güçlü itki sistemleri, etkili ateş gücü ve dayanıklılığı ile bilinir. Ülkemiz, bu tankları modernizasyon çalışmalarıyla güncelleyerek günümüz teknolojisine uyumlu hale getirmiştir. Atış kontrol sistemlerimizin, yurt dışı ihraç kalemi olarak satılmasıyla bu alandaki teknolojik üstünlüğümüz dünya ülkeleri tarafından da kabul edilmiştir. Tasarım ve üretim süreçlerinin yerli ve milli olarak yapılması, dünyada farklı konfigürasyonda yer alan tanklara bu sistemin uyumlandırılmasının önünü açmaktadır. Aselsan başta olmak üzere projede emeği geçen tüm alt yüklenici firmalarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.”
M60T Projesi hakkında
Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından proje ile ilgili yapılan açıklamada, “Kara Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacı doğrultusunda, tanklarda yer alan yurtdışı menşeli Atış Kontrol Sistemi yerine Milli Atış Kontrol Sistemi VOLKAN-M sisteminin geliştirilmesi Fırat M60T Projesi kapsamında başlamış olup seri olarak entegre edilmesi kapsamında yeni bir proje olan TİYK-M60T Projesi Sözleşmesi 04 Temmuz 2022 tarihinde Savunma Sanayii Başkanlığı ile Aselsan arasında imzalanmıştır. Proje kapsamında aşağıdaki alt sistemler ilk etapta belirlenen sayıda tanka M60T Tankına entegre edilecektir:
‘VOLKAN-M Atış Kontrol Sistemi, Tank Komuta Kontrol Muhabere Bilgi Sistemi, İlave Zırh Koruması, Mürettebat Koltukları.’
Tank entegrasyonları dışında Canlı Kule Eğitim Maketi, Masaüstü VOLKAN-M Atış Kontrol Sistemi ve Fabrika Seviyesi Bakım/Tamir gerçekleştirilmesi de proje kapsamındadır. TİYK – M60T Projesi kapsamında M60T tanklarına entegrasyonu gerçekleştirilecek olan sistemlerin tanklara entegrasyonları ve tankların FASBAT faaliyetleri Kayseri 2’nci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde yürütülmektedir. Proje kapsamında Roketsan’dan İlave Zırh Korumaları ve T-Kalıp firmasından mürettebat koltukları tedarik edilmekte olup, projede gelinen aşamada iki adet modernize edilmiş M60T tank Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine kazandırılmıştır. Projenin ilerleyen dönemlerinde, modernizasyon faaliyetlerinin Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan diğer M60T tanklarına da yaygınlaştırılması öngörülmektedir” ifadeleri yer aldı.
]]>GEÇMİŞTE İsrail’in modernize edip, çeşitli sorunlarla gündeme gelen M60T tanklarının ilk partisi, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından başlatılan proje kapsamında modernize edilerek Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi. Proje ile M60T tanklarının beyni olarak tanımlanan ‘atış kontrol sistemi’ yerlileştirilirken, bütün elektronik sistemler milli imkanlar ile üretilebilir hale getirilerek, güç grubu dışında dışa bağımlılık ortadan kaldırıldı.
Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın modernizasyon ihtiyacını karşılamak amacıyla başlatılan ‘Tanklara İlave Yetenek Kazandırılması (TİYK) – M60T Projesi’ kapsamında modernize edilen 2 M60T tankının teslimi törenle yapıldı. Törene Milli Savunma Bakan Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri ve sektör temsilcileri katıldı.
‘KÖTÜ KOMŞU EV SAHİBİ YAPTI’
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, törendeki konuşmasında isim vermeden geçmişte İsrailli firmaya verilen M60T modernizasyonu ihalesinde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Görgün, “Geçmiş dönemde yabancı firmalar eliyle yürütülen iyileştirmeler ile konfigürasyonları güncellenen M60 tanklarının, bakım ve idamesinde yaşanılan güçlükler ve ürün, hizmet sağlayan ülkelerin karşımıza çıkardığı sorunlar bizi araştıran, geliştiren üreten ve özgün olarak çözüm hazırlayan ülke olmaya itmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gerçekleşen icra komitemiz, envanterde bulunan tanklarımızın, iyileştirilmesine yönelik ‘Tanklara İlave Yetenek Kazandırılması Projesi’ni başlatmış, bu proje kapsamında, atış kontrol sistemi başta olmak üzere tankın temel unsurlarının yerli tasarım ürünlerle şekillendirilmesi cihetine gidilmiştir. Neticesinde pek çok sahada olduğu gibi, kötü komşu ülkemiz savunma sanayiini ev sahibi yapmıştır” dedi.
‘TANKLAR GÜNÜMÜZ TEKNOLOJİSİNE UYUMLU HALE GELDİ’
Görgün, M60T tanklarının, sahip olduğu güçlü itki sistemleri, etkili ateş gücü ve dayanıklılığı ile bilindiğine dikkat çekerek, “Ülkemiz, bu tankları modernizasyon çalışmalarıyla güncelleyerek günümüz teknolojisine uyumlu hale getirmiştir. Atış kontrol sistemlerimizin, yurt dışı ihraç kalemi olarak satılmasıyla bu alandaki teknolojik üstünlüğümüz dünya ülkeleri tarafından da kabul edilmiştir. Tasarım ve üretim süreçlerinin yerli ve milli olarak yapılması, dünyada farklı konfigürasyonda yer alan tanklara bu sistemin uyumlandırılmasının önünü açmaktadır. ASELSAN başta olmak üzere projede emeği geçen tüm alt yüklenici firmalarımıza teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.
ASELSAN İMZASI
Kara Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacı doğrultusunda, tanklarda yer alan yurt dışı menşeli ‘atış kontrol sistemi’ yerine ‘Milli Atış Kontrol Sistemi VOLKAN-M’ sisteminin geliştirilmesi ‘Fırat M60T Projesi’ kapsamında başladı. Seri olarak entegre edilmesi kapsamında yeni bir proje olan ‘TİYK-M60T Projesi’ne ilişkin sözleşme 4 Temmuz 2022’de Savunma Sanayii Başkanlığı ile ASELSAN arasında imzalandı. Proje kapsamında VOLKAN-M atış kontrol sistemi, tank komuta kontrol muhabere bilgi sistemi, ilave zırh koruması, mürettebat koltukları ilk etapta belirlenen sayıda M60T tankına entegre edilecek.
Tank entegrasyonları dışında ‘canlı kule eğitim maketi’, ‘masaüstü VOLKAN-M atış kontrol sistemi’ ve ‘fabrika seviyesi bakım/tamir’ (FASBAT) gerçekleştirilmesi de proje kapsamında. TİYK – M60T Projesi kapsamında M60T tanklarına entegrasyonu gerçekleştirilecek olan sistemlerin tanklara entegrasyonu ve tankların bakım faaliyetleri Kayseri 2’nci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde yürütülüyor. Projenin ilerleyen dönemlerinde, modernizasyon faaliyetlerinin Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan diğer M60T tanklarına da yaygınlaştırılması öngörülüyor.
]]>Bosna Hersek’in Tuzla Belediyesi ile İstanbul’un Tuzla Belediyesi arasında 1992 yılından beri devam eden iş birliği ve destek projeleri, ‘İki Tuzla Kardeşliği Projesi’ ile yeni bir boyut kazandı. Proje, eğitim, ekonomi ve kültür alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi, teknolojik gelişmeleri paylaşmayı ve Türkçe dilini yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Bosna Hersek Tuzla Belediye Başkanı Zijad Lugavic, kardeş şehir Tuzla’yı ziyaret ederek, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ile görüştü. İki başkan, kardeşlik ilişkilerini sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda pekiştirecek işler yapacaklarını belirttiler. Lugavic ve beraberindekiler, Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney’i de ziyaret ettiler. Tuzla’nın kültürel yerlerinin tanıtıldığı ziyarette Tuzla Belediyesi’nin göz bebeği sosyal yardım kuruluşu Gönül Elleri Çarşısı’nı gezen misafirler, ilçede uygulanan sosyal yardım projelerini yerinde görerek bilgi aldılar.
“Kardeşliğimizi pekiştireceğiz”
Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, iki kardeş şehir arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkileri geliştirmek için çalışacaklarını söyledi. Yazıcı, Bosna’daki kardeşlerinin dili olmadığını iddia edenlere karşı Türkçe-Boşnakça sözlük bastırdıklarını hatırlatarak, bu kardeşliğin gönül bağını yansıttığını ifade etti. Yazıcı, “Tuzla halkı ve Bosna Tuzla halkının kaynaşması ve ilişkilerinin gelişmesi ülkemiz, milletimiz, gönül coğrafyamız için çok kıymetli. Tuzla’ya gittiğimizde de o sıcaklığı görmüştük. Bugün buradaki ziyaretlerinde de bu bağı görüyoruz. Elimizden geleni yapacağız” dedi.
“Türk halkının misafirperver ve yüce gönüllü olduğunu bir kez daha gördük”
Bosna Hersek Tuzla Belediye Başkanı Zijad Lugavic ise, “Her iki belediyenin kardeşliği Muhammed Hevai Uskufi’nin bir sözlüğünün çevirisi ile 2019’da başladı. Her iki belediyenin ortak çalışmaları daha önce olsa da kardeşlikleri yoktu. Bu Türk dili geliştirmeleri çalışmalarımız, ortaokul ve liseler seviyesinde de devam etti. Bugün sayın Belediye Başkanımız Şadi Bey’i de ziyaret ettik. Kendileri ve hanımefendi çok geniş gönüllere sahip. İnsanlara yardım etme konusunda yaptıkları sosyal yardımları gezdiğimiz yerlerde de gördük. Kendileri çok yüce gönüllü diyelim. Gezdiğimiz bu sosyal tesiste gördüğümüz üzere insanlara yaptığınız her türlü yardım konusunda başarılarınız çok güzel, sizleri tebrik ediyorum. Her iki ülke ve toplum arasında yapacağımız birçok ortak çalışma var. Bunlar kültürel, spor, ekonomik bazda olmak üzere sosyal yardımlar konusunda da birbirimize örnek olup, güzel dayanışmalarda bulunabiliriz. Bugünkü ziyaretimizde Türk halkının misafirperver ve yüce gönüllü olduğunu bir kez daha gördük” ifadelerini kullandı.
“Gönül Elleri Çarşısı’nı örnek alacaklarını söylediler”
Gönül Elleri Çarşısı Kurucu Gönüllüsü Dr. Fatma Yazıcı da misafirlere çarşıyı gezdirdi. Yazıcı, “Bosna Hersek ile çok samimi, güçlü ve derinden bağlarımız var. Onları misafir etmek veya onlara misafir olmak bizi her zaman duygulandırıyor. İlişkilerimizi geliştirmek adına bugün onlarla İstanbul Tuzla’da bir arada olmak çok güzeldi. Bizim isim kardeşliğimiz var. Bosna Hersek’te Tuzla ilçesinin belediye başkanını burada ağırlamak çok manidardı. Bu tür iletişimlerle fikir alışverişinde bulunuyoruz. Belediyeler arası bir iletişim olmuş oluyor, bundan çok memnunuz. Gönül Elleri Çarşısı’nı gezdirdim kendilerine, çok beğendiler ve örnek alacaklarını söylediler, mutlu olduk” dedi.
‘İki Tuzla Kardeşliği Projesi’ kapsamında yapılan iş birliği projeleri
11-14 Ekim 2017 tarihleri arasında Bosna-Hersek Tuzla Kantonu’na ilk ziyaret gerçekleştirildi. Bu ziyaret esnasında “Eğitimde İş birliği Protokolü” ve “İlk Osmanlıca-Türkçe-Boşnakça Sözlük Basım Protokolü” imzalandı. Tuzla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tuzla Kanton Bölgesi Spor, Kültür ve Eğitim Bakanlığı bünyesinde seçilen 22 okul arasında uluslararası kardeş okul ağı kuruldu. Bu okullarda yabancı dil olarak Türkçe dersi seçildi ve öğretildi.
İki kardeş şehir arasındaki ilişkilerin güçlendirmesi için planlama yapıldı. (Üniversiteler-sanayici ve iş adamları ve iş kadınları ile İstanbul Tuzla Belediyesi bünyesinde ulus ötesi iş birliği toplantısı yapıldı).
1631 yılında Muhamed-i Hevai-yi Üsküfi tarafından hazırlanan Türkçe-Boşnakça Sözlük, İstanbul Tuzla Belediyesi tarafından 3 bin adet basıldı. Okullar, maddi imkanlar çerçevesinde yılda iki defa birbirlerine çalışma ziyaretinde bulundu. Proje kapsamında toplam 22 program, 490 kişilik yurtdışı hareketliliği gerçekleştirildi.
Bosna-Hersek Tuzla’da yabancı dil olarak Türkçeyi seçen okullarda kullanılmak üzere eğitim malzemesi yardım tırı gönderildi. Srebrenitsa Şehit Anneleri Dernek üyeleri, Tuzla Kanton Müftüsü, BİGMEV (Bosna- Hersek İş adamları Birliği) ilçede misafir edildi.
Savaşta hayatını kaybeden 11 yaşındaki Enes Hodzic’in hayatını anlatan “Çocuk Maiyeti” isimli belgeselin lansmanı da Tuzla Belediyesi ev sahipliğinde yapıldı. – İSTANBUL
]]>Yelkenci, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünce Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Ulusal Politikalardan Yerel Stratejilere Ortaöğretim Çalıştayı”nda, etkinliğin milli eğitim politikalarına yön verecek güçlü önerilerle sonuçlanmasını diledi.
Bursa’daki sanayinin mesleki ve teknik eğitimle desteklendiğini belirten Yelkenci, “Elbette mesleki ve teknik eğitim anlamında Bakanlığımızın öteden beri yaptığı çok güzel çalışmalar var. Sayın Bakanımızın liderliğinde mesleki teknik eğitimde, günün ihtiyaçlarına cevap verecek ve yine günümüzün imkanlarını ve şartlarını dikkate alarak yapılandıran yeni bir modelle, yakın zamanda Bakanlığımız kamuoyunun karşısına çıkmanın hazırlığını yapmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Yelkenci, Bursa’nın eğitim tecrübesini ortaya koyacağı bu çalıştayların çok önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Öğrencileri eğitimin merkezine alıyoruz. İnsanı bütün boyutlarıyla ele almak istiyoruz. Bu anlamda 360 derecelik bakış açısıyla onun bilişsel, sosyal, fiziksel ve manevi gelişimlerini, bütün gelişim boyutlarını önemsiyoruz. Birinin ihmal edildiği noktada çocuklarımızın kalacağı gerçeğini ortaya koyarak çalışmalarımıza başlamış olduk. Eğitim öğretim yılının başlangıcıyla beraber bazı projelerimizi paylaştık. İllerimize gönderdik, okullarımızda uygulamalarının başlamasını istedik. Bunlardan biri ‘Dilimizin Zenginlikleri Projesi.’ Bu proje, Türkçemizi merkeze almakla ilgili bir adımdı. Çünkü biz biliyoruz ki çocuklarımızın bütün alanları başarabilmesi için Türkçeye ihtiyaç var. Dilimizi iyi bilmeye ve iyi kullanmaya ihtiyaç var. Bu anlamda ‘Dilimizin Zenginlikleri Projesi’ni, sözlük okuma eylemini merkeze alarak klasik metinlerimizi öğretmek maksadıyla da onların ezberlenmesi ve en nihayetinde sözlük üretme çalışmasıyla devam eden bir proje olarak kamuoyuyla paylaştık.”
Yelkenci, Milli Eğitim Bakanlığının yürüttüğü “Öğretmen Akademileri” ve “Harezmi Eğitim Modeli”ne de değindi.
“Türkiye Yüzyılı vizyonu eğitim, ekonomi, bilim, sanat ve kültürde sıçrama tahtasıdır”
Vali Mahmut Demirtaş da çalıştayla Milli Eğitim Bakanlığının ulusal, politika ve stratejileri ışığında Bursa’nın eğitim alanında yerel gücünü, fırsatlarını ve potansiyelini ortaya çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
Çalıştayda Bursa eğitiminin tüm bileşenlerini bir araya getirerek eğitimde “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna kent olarak sağlayacakları katkının konuşulacağını belirten Demirtaş, şöyle devam etti:
“Türkiye Yüzyılı vizyonu, ülkemizin eğitim, ekonomi, sanayi, tarım, bilim, sanat ve kültürde sıçrama tahtasıdır. Bu sıçrama tahtasına, ülkemizin en büyük sermayesi genç nesli şekil ve ideal kazandırarak çıkarmalıyız ki Türkiye Yüzyılı vizyon hedeflerinin gerçekleşmesini sağlayalım. Unutmayalım ki Türkiye Yüzyılı’nda öğrencilerimizi, bilimde, sanatta ve sporda kürsünün bir numarasına talip olacak şekilde hazırlamalıyız. Onları çağı okuyan ve yaşayan nesiller olarak yetiştirirken, milli ve manevi değerlerle de donatmasını bilmeliyiz. Tarihimizi, kültürümüzü, medeniyetimizi, gelenek ve göreneklerimizi bilen, yaşayan ve aktaran kuşaklar olarak yetiştirmeliyiz.”
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, belediye olarak eğitime her zaman destek verdiklerini vurguladı.
İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu ise etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri, katılımcı öğretmenlerle fotoğraf çektirdi.
Çalıştay, gün boyu oturumlarla devam edecek.
]]>İzmir’de yükümlüler okulları yeni döneme hazırlıyor
İZMİR – Denetimli Serbestlik Yasası kapsamında yaklaşık 200 yükümlü, İzmir’de düzenlenen proje ile yarıyıl tatilinde 5 ilçede okulları boyuyor, temizliyor ve tadilat işlerini yapıyor.
Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün yargı alanında bulunan Karşıyaka, Çiğli, Menemen, Aliağa ve Foça ilçelerinde, yükümlülerin cezalarının bir kısmının kamuya yararlı işlerde çalıştırılarak tamamlanması kararlaştırıldı. Yaklaşık 200 yükümlü arasından seçilen 50 kamu çalışma yükümlüsü, 2 ekip halinde günde 4 saat olmak üzere, Karşıyaka ilçesinde bulunan Mürşide Altınçubuk Ortaokulu’nu boyayıp, gerekli temizlik, bakım ve onarım işlemlerini yapıyor. Yükümlüler, işlemleri ikinci dönem eğitimine yetiştirmek için hummalı çalışmayı sürdürüyor.
“Öğrencilere ayrı motivasyon katacak”
Boyama ve tadilat işlerini yerinde takip eden Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürü Orhan Kaykaç, “Eğitim öğretime 19 ocakta eğitime ara verilmesi nedeniyle bu ara vermeyi öğrencilerimiz için verilen bu molayı fırsat değerlendirerek okullarımızı bu 2 haftalık süreçte ikinci yarı yıla hazırlamak istedik. Yaklaşık 50 kamu çalışma yükümlümüz ile özellikle Karşıyaka ve menemen ilçelerinde bulunan ve ivedi ihtiyacı bulunan okullarımızı ilçe milli eğitim müdürlüklerimiz ile birlikte tespit ettik. Arından bu okullarımızı daha hijyenik ve bakımlı yapabilmek ve böylece çocuklarımızın haftaya okullarına başladıklarında yenilenmiş ve temizlenmiş olarak okullarını bulmalarının, onlara ayrı bir motivasyon katacağına düşünerek; temizlik bakım onarım ve boya işlemleri için çalışmaya başladık” ifadelerini kullandı.
Projenin hakkında görüşlerini de aktaran Kaykaç, sözlerine şu ifadeleri de ekledi;
“Kamu yararına çalışma yükümlülüklerini, kanunlarla ihtilafa düşmüş kişilerin topluma verdikleri zararı yine toplum için çalışarak ödemeleri, toplum içerisinde vicdani bir rahatlamaya sebep oluyor. Aynı zamanda yükümlülerimizin yeniden suç işlemesini engelleyeceği etkenleri güçlendirmek, topluma karşı üretken, toplumsal kurallara karşı sorumlu bireyler olmasını sağlaması adına projeyi çok önemsiyoruz.”
“İkinci döneme geçmemizde büyük katkı sağladılar”
Düzenlenen projenin faydalı olduğunu aktaran Mürşide Altınçubuk Ortaokulu Müdürü Üves Kozak ise “Okulumuz güçlendirmeden çıkması sebebiyle; 15 günlük tatilde kamu yararı cezası almış yükümlülerimizin, okullarda yardım amaçlı çalışması için okulumuz önerildi. Bu süreçte 15 gün boyunca yükümlü arkadaşlar özverili çalışmayla okulumuza çok destek oldular. Yükümlü arkadaşlar boya, tadilat işlerine bizlere destek oldular. Sınıf ve bahçe temizliğinde de çalışmalarını yaptılar. İkinci döneme geçmemizde büyük katkı sağladılar. Bu tip projelerin daha sıklıkla olmasını istiyoruz” dedi.
“Gençler ve çocuklar geleceğimiz”
Yaptığı iş sebebiyle mutlu olduğunu ifade eden yükümlü, “Çevre düzenlemesi, boya ve badana gibi işlemleri yapıyoruz. Günde 4 saat çalışıyoruz. Gayet mutluyuz. Gençler ve çocuklar geleceğimiz. Gereken ne ise sonuna kadar yapmaya hazırız. Okulların açılmasına az bir zaman kaldı. Bu sebeple hızlı bir şekilde hareket ediyoruz” diye konuştu.
Öğrenciler için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden bir diğer hükümlü, “Böyle bir sosyal proje içerisinde bulunmaktan çok mutluyuz. Burada küçük kardeşlerimize faydamız dokunabildiyse ne mutlu bize. Böyle sosyal projeler olduğu sürece biz gönüllüyüz. Bahçe bakımları yapıldı, şu anda boyama işlemleri yapılıyor. Çevre düzenlemesini, iç ve dış temizliklerini de yapıyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz” cümlelerini aktardı.
]]>Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları;
Bugün bu hattı, Gayrettepe’ye bağlayan Kağıthane-Gayrettepe kesiminin açılışını yapmak için bir aradayız. 9 istasyondan oluşan ve hızı saatte 120 km’ye ulaşan hattımızın günlük yolcu kapasitesi 600 bin kişidir. Mesafe 30 dakikaya, Göktürk- Mahmutbey arası 38 dakikaya, Tekstilkent-İHL arası 45 dakikaya,Taksim-Göktürk arası 26 dakikaya inecektir. Bu hattımızın hizmete alınmasıyla İstanbul’da tamamlanan raylı sistem ağlarının uzunluğu 338,5 kilometreye çıkıyor.
“BİRİLERİ DE HAFRİYATLA NE YAPTI”
Biz söyledik mi yaparız. Ortada bırakmayız. Belediye başkanlığımdan tutun sonra hükümete geldik ve hükümette de Ulaştırma Bakanlığı olarak nasıl bu yolları, hızlı tren hatlarını yüksek hızlı tren hatlarını yaptıysak aynı şekilde İstanbulumuza da bunu yaptık. Birileri de hafriyatla ne yaptılar, kim olduğunu biliyorsunuz. Esasen raylı sistem projelerinde en önemli konulardan birisi hattın beyni diyebileceğimiz sinyalizasyon sistemidir. Aselsan-TÜBİTAK’la bu alanda başkalarına bağımlı olmaktan kurtuluyoruz.
YERLİ VE MİLLİ PROJE
Gayrettepe-Havalimanı metro hattının ilk etüt projesinden uygulamasına kadar süreçleri kendi yerli mühendislik ve tasarımımızla gerçekleştirmekten gurur duyuyoruz. Hayata geçirdiğimiz her projede yerli milli projelerin payının artırılmasına ağırlık vereceğiz. Her konuda tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar azimle çalışacağız.
“MİLLETE EFENDİLİK OLMAZ, HİZMETKARLIK OLUR”
Bizler 2 günü birbirine eşit olan ziyandadır anlayışına sahip inancın mensuplarıyız. Siyasette de parolamız vatandaşlarımıza kesintisiz hizmet vermektir. Şehirlerin ihtiyaçlarını gidermeyi ana vazifemiz olarak görüyoruz. Millete efendilik olmaz, hizmetkarlık olur.
“KENDİMİZİ SÜREKLİ HESABA ÇEKİYORUZ”
Millete tepeden bakanlar, milleti hor görenler, millete karşı kibirli, nobran davrananlar siyasette kaybetmeye mahkumdur. 31 Mart akşamı inşallah bunları da hep beraber göreceğiz. Türk siyasi tarihine göz attığımızda bunun sayısız örneğine şahit olursunuz. Emanetin teslim edildiği nice bakan, başbakan, belediye başkanının siyaset sahnesinin tozlu raflarında unutulup gittiğini görürsünüz. Bu gerçeklerin ışığında kendimizi sürekli hesaba çekiyor, her gece bugün ülkemiz milletimiz için ne yaptık sorusunu kendimize soruyoruz. Geride hayırla, şükranla yad edilecek bir miras bırakmayı arzu ediyoruz. Siyasetin inişli çıkışlı yolculuğunda pek çok zorluk, engel, hukuksuzlukla karşılaştık. Vesayetin gölgesinin ülkemiz karabasan gibi çöktüğü 1990’larda belediye başkanlığı yapmış siyasetçi olarak zorluklar karşısında yılmadık. Millete hizmet sevdamızda aramıza kimsenin girmesini istemedik.
“BİZİM DE KUSURUMUZ, EKSİĞİMİZ OLABİLİR”
Vatandaşımızın içtenlikle söylediği, Allah ondan razı olsun duasını siyasi ve dünyevi hesabın üzerinde görüyoruz. Yolda kalanlardan kesinlikle olmaz. Her kul gibi bizim de eksiğimiz, kusurumuz olabilir. Samimi gayretlerimizle tüm çabalarımıza rağmen bazı hususlar çıkabiliyor. Önümüze hangi engeller çıkarsa çıksın ülkeye ve millete hizmetten asla vazgeçmiyoruz. Zorluklara aldırmadan, bahane aramadan, Türkiye Yüzyılı hedefimiz doğrultusunda sabırla yürümeyi sürdürüyoruz. Bizim nazarımızda 85 milyon vatandaşımızın tamamı oy tercihlerinden bağımsız olarak eşit şekilde hizmete ve hürmete layıktır. 21 yılı aşkın iktidarlarımızın belediyelerimizi siyasi rengine göre ayırmadık.
Kampanya dönemi boyunca yaptıklarımızı anlattık, projeleri paylaştık, muhalefetle ilgili eleştirileri açık yüreklilikle dile getirdik. Bu durum İstanbul için de geçerlidir. İstanbul bugün mevcut durumundan çok daha kötüye gitmemişse, bizim elimizi taşın altına koymamızdır.”
]]>KAHRAMANMARAŞ’ta depremde 2 bloku yıkılarak 115 kişinin öldüğü, 7 kişinin de yaralandığı Penta Park Sitesi’yle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 2’si tutuklu 3 kişinin ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 22,5’ar yıla kadar hapsi istendi.
Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi’ndeki 3 bloklu Penta Park Sitesi’nin 2 bloku 6 Şubat’ta meydana gelen depremin ilk saniyelerinde yıkıldı. Şehrin en prestijli konutları arasında gösterilen sitenin 1’inci blokunda 65, 2’nci blokunda da 50 kişi olmak üzere toplam 115 kişi yaşamını yitirdi. 7 kişinin de yaralandığı blokların yıkılmasıyla ilgili başlatılan soruşturmada siteyi inşa eden şirketin yetkilileri Mesut Başkır (77), kardeşi Metin Başkır (61) ile Statik Proje müellifi Özcan Çakmak (60) gözaltına alındı. Sorgularında suçlamaları kabul etmeyen şüphelilerden Mesut Başkır ile Özcan Çakmak tutuklanırken, Metin Başkır serbest bırakıldı.
‘KOLONLAR TIRAŞLANARAK KABLO ÇEKİLDİ’
Soruşturmada ölenlerin yakınları ve sağ kurtulanların da ifadelerine başvuruldu. İfadesi alınanlardan bina görevlisinin oğlu Bekir Demir, 3’üncü blokun zemin katındaki bankada tadilat işlemi yapıldığını belirterek, “Binanın altında bulunan banka şubesi olarak kullanılmadan önce tadilat yaptı. Banka, kolonlarda tıraşlama yaparak kablo tesisatı çekti” dedi.
Soruşturmayı yürüten savcı, binalarla ilgili tüm proje, belge, fotoğraf ve videoları nihai rapor için Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne (KTÜ) gönderdi. İncelemelerini tamamlayan KTÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden 7 kişilik bilirkişi, 50 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporda; bankanın bodrum kat ile zemin kat bağlantısını sağlayan merdivenin yerinin değiştirildiği, yeni merdivenin galeri boşluğuna konumlandırıldığından döşemede herhangi bir yıkım yapılmadığının tespit edildiği belirtilerek şöyle denildi:
“Soruşturma dosyası üzerinden yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı görülmüştür. Deprem nedeniyle yıkılan binanın projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarındaki mevcut durumuna göre yapım sorumlusu müteahhit, teknik uygulama sorumlusu/fenni mesul, statik proje müellifi, Ziraat Bankası’nda yapılan izinsiz veya projesiz tadilatlardan sorumlu kişiler asli kusurlu, belediyenin ilgili birimindeki yapı ruhsatlarında proje kontrollerinden sorumlu kişiler ile belediyenin yapı kontrol birimi tali kusurludur.”
‘GEREKLİ DİKKAT VE ÖZENİ GÖSTERMEDİLER”
Soruşturma sonunda savcı, şüpheliler Mesut Başkır, Metin Başkır ve Özcan Çakmak hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 22,.5’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları için iddianame düzenledi. İddianamede; Kahramanmaraş’ın 1’inci derecede deprem kuşağında olduğunun herkes tarafından bilinebilir durum olduğunu, şüphelilerin üstlendikleri görev nedeniyle bunu bilmemelerinin mümkün olmadığı belirtilerek, “Şüphelilerin kanuna, yönetmeliğe ve projelere uygun olarak yapılmayan, gerekli dayanıklı malzeme ile inşa edilmeyen, teknik özenin gösterilmediği binaların deprem sırasında yıkılabileceğini öngörmelerinin gerektiği, bunu öngörmelerine rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle binanın yapımında kendisine kusur olarak atfedilebilecek işlemleri gerçekleştirdikleri, bu haliyle şüphelilerin bilinçli taksirle hareket ettiklerinin kabulünün gerektiği” denildi.
EK RAPOR İSTENDİ
İddianamede; merdiven yerinin değiştirilmesi sebebiyle bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunan zemin kattaki bankadaki tadilat işlemlerinden sorumlu olan kişiler ile tali kusurlu olan belediye görevlilerin dosyalarının ayrıldığı, ayrıca zemin katta bulunan kasaların ağırlıklarının binanın statiğini bozup bozmadığı, taşıyıcı sisteme yakın olarak konumlandırılmış olması nedeniyle binanın deprem esnasında salınımını engelleyip engellemediği yönünde bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmadığından dolayı kasaların ağırlıkları ile konumlarının ilgili bankalardan alınarak ek bilirkişi raporu için bilirkişi heyetine gönderildiği belirtildi.
Savcılık tevzi bürosuna gönderilen 13 sayfalık iddianamenin kabul edilmesinin ardından sanıkların yargılanmasına başlanacak.
]]>DÜZCE – Düzce’de “İlk Evim, İlk İş Yerim” projesi çerçevesinde yapılacak bin 100 konut ile 676 afet konutunda inşa çalışmaları hummalı şekilde devam ediyor. Düzce Valisi Selçuk Aslan, “Düzce merkezinde 634, Cumayeri’nde de 204 olmak üzere toplam 838 konutumuzun nasip olursa 2024 yılı mayıs ayında teslimini planlıyoruz” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ eliyle hayata geçirilen Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi “İlk Evim, İlk İş Yerim” projesi çerçevesinde Düzce’ye bin 100 konut yapılması kararlaştırılmıştı. 2022-2023 yılları arasında sel ve 5,9 büyüklüğünde deprem afeti geçiren kentte, birçok evde ağır hasar meydana gelmesinin ardından, yapılması planlanan bin 100 konutun üzerine 676 afet konutu da eklendi. Böylelikle şehirde TOKİ eliyle yapılacak konut sayısı bin 776 oldu.
Vali Selçuk Aslan, Düzce Merkez Kirazlı Mahallesi’nde devam eden ve sona yaklaşan konut projesini yerinde inceledi. Bahçe düzenleme ve iç düzenleme çalışmalarını inceleyen Vali Selçuk Aslan, AFAD İl Müdürü Ali Kartal ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Nurhan Kartal’dan bilgiler aldı. Kirazlı Mahallesi’ndeki 634 konut, iş merkezi, cami ve okul bulunduğu öğrenildi.
838 konut mayıs ayında teslim edilecek
Öte yandan, TOKİ projesinin Merkez’in yanı sıra, Akçakoca, Cumayeri, Çilimli, Yığılca, Gümüşova, Gölyaka ve Kaynaşlı ilçelerinde de devam ettiği; Merkezde 634, Cumayeri’nde 204 olmak üzere toplam 838 konutun bu yılın mayıs ayında teslim edilmesinin planlandığı bildirildi.
“Afet konutları da bu projede yapıldı”
İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Vali Aslan, “İlimizde bin 100 konut yapılmasına ilişkin planlama çalışmalarımız oldu. Akabinde 23 Kasım 2022 tarihinde yaşadığımız deprem ve onun sonrasındaki sel afeti ortaya çıkınca, bu afetlerde de bazı vatandaşlarımızın konutlarının hasarı dikkate alındığında, hak sahibi olan bu vatandaşlarımızın da konutlarının bu proje içerisinde değerlendirilmesi şeklinde bir görüş ortaya çıktı. Afet konutlarının da bu proje içerisinde yapımı kararlaştırıldı. Böylece bin 100 olan Düzce’deki konut sayısını bin 776 olarak revize ettik” dedi.
“838 konutumuzun mayıs ayında teslimini planlıyoruz”
Vali Selçuk Aslan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugüne kadar ilimiz Düzce Merkez Kirazlı bölgesinde, Akçakoca, Cumayeri, Çilimli ve Yığılca ilçelerimizde konutlarımızın ihaleleri tamamlandı. Bugüne kadar bin 369 konutumuzun ihalesi yapıldı. Düzce merkezinde 634, Cumayeri’nde de 204 olmak üzere toplam 838 konutumuzun nasip olursa 2024 yılı mayıs ayında teslimini planlıyoruz. Hummalı çalışmalar devam ediyor. Diğer ilçelerimizdeki 531 konutumuzun da nasip olursa 2024 yılının sonuna kadar teslim edilmesi planlanıyor. Devamında 407 konutumuzun ise ihale iş ve işlemleri şu anda son aşamaya gelmiş durumdadır. Gümüşova, Gölyaka ve Kaynaşlı ilçelerimizde olacak. Çok yoğun ve hummalı şantiye çalışması içerisinde vatandaşlarımızın konutlarına ulaşması konusunda yoğun bir emekle bizlerde koşturuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile AFAD ekiplerinin çalışmalarıyla burada hızla çalışmalar yapıldı.
]]>ÖZGÜR DEDEOLUK
Aydın’ın Karacasu ilçesinde kurulması planlanan Hacıhıdırlar Rüzgar Enerji Santrali projesinde ÇED Raporuna onay veren Bakanlığa karşı açılan dava sonucunda dün yürütmeyi durdurma kararı verildi. Aydın 2. İdare Mahkemesi’nde yapılan davanın duruşmasına avukat Akın Yakan, davacı 5 mahalle muhtarı ve bölge sakinleri katıldı.
Aydın ili Karacasu ilçesi Karacaören, Ataköy, Yeşilyurt, Hisar ve Kıranyer Mahallesi sınırları içerisinde, Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan Hacıhıdırlar Rüzgar Enerji Santrali (RES) rüzgar enerji santraline karşı mücadele yürüten Ataköy, Karacaören ve Dedeler mahalle sakinleri verdikleri mücadelede ilk bölümü kazandı. Aydın 2. İdare Mahkemesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen ÇED olumlu raporunun yürütmesini durdurdu.
“7 KÖYÜN VATANDAŞINI GÖÇE ZORLUYORLAR”
Duruşmanın ardından Adliye binası önünde açıklama yapan mahalle sakinlerinden Birol Ekşi, “EnerjiSA’nın Aydın’ın dört, Denizli’nin 3 köyü üzerinde yapmak istedikleri Hacıhıdırlar RES Projesi var. 2 bin parsel arazi üzerinde 3 yıldır şerh var, kaldırmıyorlar. Hayvancılık, arıcılık, oradaki arazilerdeki tüm üretimleri hiçe sayıyorlar. 7 köyün vatandaşını göçe zorluyorlar. Tütün, fasulye, börülce, arpa, buğday, yulaf, elma, kiraz, yeni yeni kestaneye geçtik. Bir türbinin olduğu yerde 2 bin- 2 bin 500 kestane üretimi var. Bunları hiçe sayıyorlar. Bu projenin iptalini istiyoruz” dedi.
“ÇEVRE KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN YARGIYA GÜVENİYORUZ”
Avukat Akın Yakan ise şunları söyledi:
“Hacıhıdırlar RES projesi ile birlikte 15 tane türbin yapılacak. Bunu takip eden alanda 25 tane daha mevcut türbin var Denizli RES’e ait. Tüm bu projenin bitmesi halinde 35 tane türbinlik çok büyük bir doku hem tarımsal anlamda hem hayvancılık anlamında olumsuz etkilenecek. Karacasu’nun 5 muhtarı davacı olarak dava açtı. Halk buradaki santralin yapılmasına açıkça karşı çıkıyor. Nitekim bu santralin yapılmasıyla çok ciddi bir ekolojik kıyım ve yok oluş gerçekleşecek. Yargılama süreci içerisinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde projenin yaratacağı etkiler hayvancılık ve ekolojik sistem üzerindeki etkileri açıkça ortaya konmuştur. Sayın Aydın 2. İdare Mahkemesi de bu hususta bilirkişi raporuna dayanarak yürütmeyi durdurma kararı verildi. Bunun sonunda 10-15 gün içerisinde mahkeme yeniden dosyayı değerlendirerek bunun kararını verecek. Biz buradaki hukuksuzluğun, çevre katliamının mahkeme kararıyla ortadan kaldırılacağına inanıyoruz ve yargıya güveniyoruz.”
“BÖLGEDE TARIM ARAZİLERİNİN ÖNEMİ BÜYÜKTÜR”
ÇED raporunda şu ifadelerin de yer alması dikkat çekti:
“Dağlık ve ormanlık yapıdan dolayı orman arazileri arasında arazi eğimi ve toprak yapısının nispeten uygun olduğu yerlerde yağışa bağlı olarak kuru tarım ve özellikle buğday, arpa, tütün tarımı yapıldığı görülmüştür. Bu nedenle tarım arazilerinin alan için önemi büyüktür. Tarım arazilerinin küçük ve parçalı şekillerde orman arazileri çevresinde oldukları mahkeme keşfi sırasında görülmüştür. RES proje sahası ve çevresinde böylesine az olan tarım arazilerinin bazılarında RES türbinlerinin planlandığı görülmektedir. Bu tarım alanlarında RES türbinlerinin yapılması yaşamlarını tarım ve hayvancılıkla sürdüren yöre halkının proje alanında zaten az konumda olan tarım arazilerinin alanlarının azalmasına neden olacağı açıktır. Ayrıca diğer önemli bir husus da proje alanında orman arazisi içinde yapılması planlanan türbin alanları açısından tarımsal üretim açısından bir sıkıntı olmadığı bu alanlara erişimi için kullanılacak yolların tarım arazilerin arasından geçtiği, inşaat ve türbin parçalarının kanat ve gövde parçalarının taşınımı sırasında kanat uzunlukları ve türbin gövde büyüklükleri nedeni ile bu yolların genişletilmesi gerektiği düşünüldüğünden tarım arazilerinde alan kaybı olacağı düşünülmektedir.”
]]>
Otizmli çocukların öğreticisi insansı robot ‘Pepper’ artık hizmette
Soruları yanıtlayabilen ve duygularını anlayarak ona göre değişik reaksiyonlar verebilen robot Pepper, büyük ilgi gördü
ELAZIĞ – Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zülfü Genç öncülüğünde otizmli çocuklarının eğitimi ve duyguların tanımaları için insansı robot ‘Pepper’ geliştirildi. İnsanlarla iletişim kurabilen, soruları yanıtlayabilen ve duygularını anlayarak ona göre değişik reaksiyonlar verebilen robot Pepper, büyük ilgi gördü.
Fırat Üniversitesi Doç. Dr. Zülfü Genç tarafından TUBİTAK 4008 çerçevesinde ‘Robot Arkadaşımla Duyguları Tanıyorum, Legolarla İnşa Ediyorum’ Projesi hayata geçirildi. Yürütücülüğünü Genç’in yaptığı projeye, İstanbul Teknik, Yeditepe, Hacettepe ve Cumhuriyet üniversiteleri olmak üzere alanında uzman birçok akademisyen destek verdi. Proje çerçevesinde insanlarla iletişim kurabilen, soruları yanıtlayabilen ve duygularını anlayarak ona göre değişik reaksiyonlar verebilen insansı robot ‘Pepper’ geliştirildi. Projede, duyguları anlama ve ifade etme konusunda sorun yaşayan Otizm Spektrum Bozukluğu çocuklara Pepper ile duygu eğitimi verilmesi planlanıyor. Toplumda otizmli çocukların sayısının giderek artığını ve buna bir önlem alabilmek, çocukların daha iyi öğrenmelerini sağlayabilmek için projeyi hayata geçirdiklerini dile getiren Doç. Dr. Genç, yapılan araştırmalarda da otizmli çocukların öğretmenlerinden farklı olarak robotlarla daha fazla sosyal iletişim kurduğunu söyledi. Otizmli çocukların en önemli sorunlarından birisinin de sosyal beceri ve insanlarla kaynaşma olduğunu vurgulayan Genç, bu tarz problemleri robot aracılığı çözmek için umut vadeden sonuçlar elde ettiklerini ifade etti.
“Bu robot insanlarla iletişim kurabiliyor”
2 yıldır insansı robotlarla ilgili araştırmalar geliştirdiklerini belirten Doç. Dr. Zülfü Genç, “Özellikle otizmli çocukların eğitimiyle ilgili 2 projeyi hayata geçirdik. Bugün itibariyle TUBİTAK 4008 çerçevesinde engelli bireylere yönelik olan kapsayıcı toplum uygulamaları kapsamında ‘Robot Arkadaşımla Duyguları Tanıyorum, Legolarla İnşa Ediyorum’ Projemizi bugün itibariyle başlatıyoruz. Teknolojik gelişmeler, çok hızlı bir şekilde ilerliyor. Yapay zekanın hayatımıza girmesiyle cihazların da akıllı özellikler sergilediklerini görüyoruz. Bu robot da insanlarla iletişim kurabiliyor. İnsanların sorularını yanıtlayabiliyor. Duygularını anlayabiliyor ve ona göre değişik reaksiyonlar verebiliyor. Bu tamamen bizim programlama becerilerimizle alakalıdır. Robotu hemen tüm sosyal alanlar kullanabilecek şekilde programlayabiliyoruz. Yakın bir zamanda belki de bir öğretmenin yerini alamayacak ama öğretmene destekleyici olarak sınıf ortamlarında bu robotları görebilirsiniz. Diğer birçok endüstride robotlar var. Bizim buradaki amacımız eğitim alanında faydalanabilmek. Şu anda bu sonuçlar, robotların çocukların gelecek yaşamlarında önemli bir parçası olabileceğini düşünüyoruz. Toplumumuzda çok fazla yaşlı birey var. Yaşlı bireyler genelde yalnız yaşıyorlar. Onlara da temel destek verecek, bir arkadaş gibi davranabilecek robotların da yakın bir zamanda hayatımızda olabileceğini tahmin ediyoruz” dedi.
“Otizmli çocukların insansı robotlarla daha fazla sosyal iletişim kurduklarını gördük”
Projeye Türkiye’nin birçok üniversitelerinden önemli öğretim üyelerinin destek verdiğini aktaran Genç, “İstanbul Teknik Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Kocatepe Üniversitesinden yapay zeka ve otizm alanında uzman hocalar eşlik ediyor. Üniversitemiz bu anlamda önemli çalışmalara imza atıyor. İnsansı robotla ilgili önemli yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Toplumumuzda otizmli çocukların sayısı giderek artmaktadır. Buna bir önlem alabilmek, çocukların daha iyi öğrenmelerini sağlayabilecek çözümler arıyoruz. Yaptığımız araştırmalarda da gördük ki otizmli çocukların insansı robotla yapılan çalışmalara karşı ilgili oldukları, öğretmenlerden farklı olarak robotlarla daha fazla sosyal iletişim kurduklarını gördük. Bu iki paralel yürüyen proje çerçevesinde matematik becerilerinde gelişim olduğunu gördük. Aynı zamanda bu çocukların en önemli sorunları sosyal beceri ve insanlarla kaynaşma. Bu tarz problemleri robot aracılığı çözmek için çok umut vadeden sonuçlar elde ettik. Çalışmalarımızı daha geniş kapsamlı toplumsal olarak bir yarara dönüştürmek için sürdürmek istiyoruz” diye konuştu.
]]>İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile Ortahisar Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde hazırlanan “Sporla Gülümse Geleceğine Projesi” kapsamında 10 pilot okuldan 2 bin 943 öğrenci, spor branşlarını öğrenmek için ders saatlerinde spor tesislerine geliyor.
Hafta içi 10.00-14.00 saatleri arasında servisle okullarından spor kompleksine gelen öğrenciler, yüzmeden tekvandoya, bokstan atıcılığa kadar 12 branşta eğitim alıyor.
Ortahisar Gençlik ve Spor Müdürü Ecvet Kurt, AA muhabirine, proje ile öğrencilerin sporla tanışmasını amaçladıklarını söyledi.
Kurt, Ortahisar Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önderliğinde güzel bir birliktelik yaptıklarını belirtti.
Proje kapsamında 10 okuldan 2 bin 943 öğrencinin haftanın 5 günü spor kompleksine geldiğini ifade eden Kurt, “Bu ciddi bir sayı. Bizim için de çok sevindirici, iki ayda bir de branşlarda dönüşüm yaptırıyoruz çocuklara. Bir dönemde 4 branşın altyapısını tanımış oluyorlar.” dedi.
Kurt, antrenörlerin çocuklara sadece egzersiz ya da oyun değil, branşın altyapısını, temel tekniklerini öğrettiklerine dikkati çekerek, “Çok da güzel dönüşler alıyoruz. Şu anda 10 okulumuzla projeyi yürütüyoruz.” diye konuştu.
Projenin çok önemli olduğunu vurgulayan Kurt, şu değerlendirmede bulundu:
“Aynı anda tesiste bazı günler 750 ila bin çocuk oluyor. Antrenörler karşılıyor, ders bittiği zaman yine servislerle okullarına dönüyorlar, diğer gruplar başlıyor. Çocuklarımıza branşlarımızı tanıtıyoruz. Spor yapma imkanı olmayan çocuklarımız oluyor, ulaşamayanlar var. Böyle bir imkan olduğu zaman günde yaklaşık 3 bin çocuk, bu tesislerden faydalanıyor. Judo, karate, tekvando, güreş, masa tenisi, satranç, eskrim, badminton, okçuluk, yüzme, atıcılık ve tenis branşlarımız var. Çok talep var, önümüzdeki yıl projeyi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz.”
Cemil Karakaş: “Çocuklar alanında uzman antrenörlerle etkinlik yapıyor”
Ortahisar Milli Eğitim Müdürü Cemil Karakaş, amaçlarının çocukların hem fiziksel hem de ruhsal gelişimlerine katkı sağlamak olduğunu söyledi.
Karakaş, Milli Eğitim Bakanlığının da bu tür faaliyetlere önem verdiğine işaret ederek, “Sayın Bakanımız özellikle okullarda sabah etkinliklerinde fiziksel hareketlerle öğrencilerin okula başlamaları noktasında bizleri yönlendiriyorlar. Bu anlamda yapılan çalışma ilkokul düzeyinde olduğu için çok önemli.” dedi.
Çocukların, alanında uzman antrenörlerle etkinlik yaptığını belirten Karakaş, “Çocuklarımıza dokunuyorlar, bu anlamda günümüzün en büyük sıkıntısı dijital bağımlılıktan spor etkinlikleri sayesinde uzaklaşıyorlar. Gerçekten faydalı bir etkinlik olacak.” ifadesini kullandı.
Velilerden Selda Akat ise projenin çocuklar için faydalı olduğunu belirterek, “Belki çocukların saklı kalmış bir yeteneği varsa, o yeteneği değerlendirilir. Mutlu ve keyifli bir şekilde gidip geliyor. Proje bizim için de çocuklar için de çok güzel oldu.” diye konuştu.
Öğrencilerden Kerem Asaf Kapucu da tenisi çok sevdiğini dile getirerek, “El ve kol kaslarım gelişiyor. Burada spor yapmayı daha çok seviyorum çünkü burası daha güvenilir ve uygun bir alan. Hocalar da iyi eğitiyor bizi. Gelecekte bir sporcu olmayı planlıyorum. Yetenekli bir sporcu olacağıma inanıyorum.” diye konuştu.
]]>2013- 2023 dönemini kapsayan 10 yılda, Doğu Anadolu Kalkınma (DAP) İdaresi’nin sorumluluğunda olan 15 ilde, bin 925 projeye 6 milyar 144 milyon 411 bin lira destek verdiklerini ifade eden DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Prof. Dr. Osman Demirdöğen, bu desteklerden en büyük payın tarım sektörüne ayrıldığını söyledi.
“10 yılda 6 bin 777 kilometre sulama kanalı”
Küçük Ölçekli Tarımsal Sulamanın önemine değinen Demirdöğen, şunları kaydetti: “Özellikle sulama projeleri bölgemizde oldukça önemli. Bizim bütçemizin büyük bir kısmını oluşturuyor. Hayvansal üretim, bitkisel üretim başlıkları altında da yine tarıma destek vermeye çalışıyoruz. Şimdiye kadar birçok proje yaptık. 10 yılda 6 bin 777 km. sulama kanalı yapmışız. 46 tanesi güneş enerji sistemli, 153 adet hayvan içme suyu göletleri yapmışız. 69 ilçe 352 köy ve mahallede hayvan içme suyu tesisi kurmuşuz. Bu projeler bölgede hayvancılığın gelişmesi için çok önemli projeler. Amacımız bölgesel kalkınmayı sağlamak. Bunu sağlarken de bölgede yaşayanların ihtiyaçlarını karşılamamız gerekiyor. ve biz kendimize bir slogan belirledik. Bölgede insanlar, mecbur oldukları için değil, memnun oldukları için kalsınlar. Onların memnun olmaları için de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İnsanları memnun etmenin yolu onların ihtiyaçlarını karşılamaktan geçer. Eğer bir yaylada, orada üretim yapmaya çalışan kişinin mobil lavabo ihtiyacı varsa onu da yapıyoruz. Hatta geçen yıl itibariyle yaylanın birinde çocuk oyun alanları yaptık. Yaylada yaşamayan, orada bulunmayan kişilerin ‘3 metrelik sıvat ne işe yarıyor?’ diye yorum yapmaları gayet normal. Ama binlerce koyunun 3 km su içmek için gidip tekrar geri dönmesi o hayvanın verimini düşürüyor. Dolayısıyla bu 6 km. lik enerjiyi ete ve süte çevirmiş oluyoruz. Söz konusu olan bu sıvatlardan şu ana kadar yaklaşık 50 bin tane dağıtmışız. ve en çok talep edilen projelerden biri.”
Bölgenin potansiyeli hayvancılık
Bölgede, hayvan pazarı ve kesimhane ihtiyacının karşılandığını belirten Demirdöğen, “Hemen hemen bütün ilçelerimizde -çok küçük ilçeler hariç- hayvan pazarı ve kesimhane ihtiyacını karşılamış durumdayız. 38 adet hayvan pazarı yaptık. Bunların büyük bir bölümünün finansmanı bize ait. Sadece yüzde 25’ini uygulayıcı kuruluşlar eş finansmanla karşılıyor. 43 adet kesimhane projesi yapmışız. 2024-2028 döneminde bizim hedef alanımız hayvancılık olacak. Hayvancılık konusunda, desteklerimizin belki de yüzde 70’ini hayvancılığa vereceğiz. Araştırma ve Uygulama Birimlerinin projeleri var. 3 adet Çiftçi Eğitim Merkezi ( Van, Elazığ ve Erzurum) var, bunlar konaklamalı. Çiftçiler burada uzun süreli eğitim yapabiliyorlar. Üniversitelerin bünyesinde oldukları için de eleman sıkıntısı çekilmiyor. Sürdürülebilir olmaları içinde biraz daha desteklenmeleri lazım.” dedi. – ERZURUM
]]>BARTIN – Bartın Üniversitesi’nin Avrupa Birliği IPA II Çerçeve Anlaşması çerçevesinde hazırladığı projeyle Bartın’da taşkın ve su kıtlığı risklerinin en aza indirilmesi hedefleniyor.
Bartın Üniversitesinin Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen Avrupa Birliği IPA II Çerçeve Anlaşması kapsamında hazırladığı “İklim Değişikliğine Uyum Stratejileri: Bartın’da Taşkın ve Su Kıtlığı Risklerinin Azaltılması” Projesinin açılış toplantısı yapıldı. Proje ile iklim değişikliğine bağlı olarak taşkın ve su kıtlığı problemlerini aynı anda yaşayan ve son iki yılda üst üste afet bölgesi ilan edilen Bartın’da, küresel olarak etkisini giderek daha fazla hissettiğimiz iklim değişikliği etkilerinin en aza indirilmesi yönünde çalışmalar yürütülecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde Bartın Valiliği İl Özel İdaresi ve Bartın Belediyesinin de ortakları arasında yer aldığı proje kapsamındaki çalışmalar 18 ay sürecek.
Proje ile insanlar çok daha önceden taşkınlara karşı uyarılabilecek
Projenin açılış toplantısında konuşan Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan, iklim değişikliğine bağlı olarak sel ve su kıtlığı problemlerini aynı anda yaşayan Bartın için projenin önemini vurguladı. Su taşkınlarına karşı direnç oluşturacak proje ile insanların çok daha önceden uyarılabileceğini belirten Vali Arslan, “Yaklaşık 2 yıldır Bartın’dayım Özellikle 2 yaz döneminde yağışlardan kaynaklı taşkınlar yaşıyoruz maalesef. Bu işin şakası olmadığını görüyoruz. Küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğini bilimsel olarak rektör hocam anlattı. Biz de bizzat yaşayarak, bu durumu tecrübe ediyoruz. Tabii ki bu tecrübeler hepimizi derinden üzüyor ama önlem de almamız gerekiyor. Hep birlikte görüyoruz. Bunun için çaba sarf ediyoruz. Taşkın erken uyarı, taşkınların önceden vatandaşlara duyurulması ve önlem alınması noktasında bizlere katkı sağlayacak bir proje. Biz daha çok meteorolojik veriler doğrultusunda uyarıyoruz, gerekli önlemleri almaya çalışıyoruz. Ama bunlar çok kısa vadede gerçekleşen hususlar. Belki bu sistemle çok daha önceden uyarma şansımız olacak. Tabii sistem uyarısının dışında bizim yapmamız gereken bir çok iş var. Biz de üzerimize düşen görevleri yerine getirerek, gerekli faaliyetleri ve yatırımları gerçekleştiriyoruz Özellikle 27 Haziran 2022 selinden sonra da bu faaliyet ve çalışmalarımız daha da hız kazandı” dedi
Susuzluk uyarısı
Arslan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan ve 2 gün süren valiler toplantısında Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da su kıtlığı konusuna dikkat çektiğini ifade etti. Su kıtlığı konusunda uyarılarda da bulunan Vali Arslan, Bartın Üniversitesi’nin geliştirdiği projenin dünyaya ve Türkiye’ye örnek olacağını ifade ederek, “İklim değişikliği ve taşkınlar ayrı bir şey ama su kıtlığı da ülkemizi ve hatta tüm dünyayı bekleyen büyük bir tehlike. Bunu bizzat bakanımızdan duymuş olduk. Tabii bu üzücü bir durum. Bizler de, mesela ben de, Bartın’da yaşayan bir insan olarak, çok yağış alıyor, sanki suyumuz çokmuş gibi düşünüyoruz. Ama öyle bir şey söz konusu değil, Sayın bakanımızın da orada söylediği, ‘Su zengini ülkeler var, su stresi altındaki ülkeler var, su kıtlığı yaşayan ülkeler var.’ Eğer biz suyu doğru kullanmazsak, bir süre sonra su kıtlığı yaşayan ülkeler arasına gireceğiz. Ama su zengini ülke asla değiliz. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığımız ciddi çalışmalar yürütüyor. Bizi hem taşkın hem de su kıtlığı anlamında bu proje çok yakından ilgilendiriyor. İnşallah bu proje ve ülkemiz için bir ilk olur. Hem Türkiye’ye, hem de dünyaya örnek bir proje olur” ifadelerini kullandı.
Proje riskleri en aza indirecek
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun ise Bartın ili özelinde bölgenin ve ülkenin iklim değişikliği ile mücadele stratejilerine yeni bir soluk getirecek önemli bir projenin açılış toplantısında proje ortaklarıyla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Proje ile Bartın’da yaşanan taşkın ve su kıtlığı risklerinin en aza indirilmesini hedeflendiğini hatırlatan Rektör Uzun, “Küresel iklim büyük ölçüde insani faaliyetlerden kaynaklanan sebeplerle giderek bozulmaktadır. Türkiye’de bu iklim değişikliğinden etkilenerek yakın gelecekte daha sıcak, daha kurak ve yağışlar açısından daha belirsiz bir iklim yapısına sahip olacaktır. Biz de bu durumu göz önünde bulundurup üniversite olarak olumsuz etkileri azaltacak çalışmalar yürütüyoruz. Bartın Valiliği İl Özel İdaresi ile Bartın Belediyesinin proje ortağı olarak yer aldığı disiplinlerarası bir konsorsiyumla oluşabilecek doğal afet risklerini en aza indirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Elde edilen kazanımları geleceğe aktarma konusunda kurulan birlikteliğin önemine değinen Rektör Uzun, “İş birliği ve güç birliği yaptığımız çalışmalarımızda kazanımlarımızı yarınlara aktarmak en temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu noktada şehrimizdeki kurum/kuruluşların birlikte hareket etmesiyle çalışmalarımıza yön veriyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde devam eden ‘Sıfır Atık Projesi’ ve ‘Su Verimliliği Seferberliği’ çalışmalarına da uyum içerisinde stratejilerimizi hayata geçiriyoruz” şeklinde konuştu.
Proje sonuçlarının, ülkede bu alanda çok değerli çalışmalar yapan kurumlara da katkı sağlayacağına inandığını da ifade eden Rektör Uzun, projeye destek ve emek veren tüm kurum, kuruluşların temsilcileri ile akademisyenlere teşekkür etti.
Taşkın ve su kıtlığını en aza indirecek çalışmanın yol haritasını anlattı.
BARÜ Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Ercan Gemici tarafından BİRUS Projesinin sunumu gerçekleştirildi. İklim değişikliğinin özellikle Batı Karadeniz özelinde taşkınlar ve su kıtlığı olarak meydana geldiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Gemici, “Son yıllarda Bartın’da yaz döneminde taşkınlar yaşanırken köylerimizde ise su kıtlığı yaşanıyor. Geliştirdiğimiz projeyle ‘Taşkın Erken Uyarı Sistemi’ kurarak erkenden önlem alma fırsatı sunacağız. Bununla beraber akıllı sistemleri de projemize adapte etmiş olacağız. Gelen veriler anlık olarak ana bilgisayarda işlenebilecektir. Böylece taşkının zararlarını önlerken, suyu geçici olarak depolayabilecek ve gerektiğinde başka alanlarına çevirebileceğimiz çeşitli uygulamaları hayata geçireceğiz. Okullarımız, köylerimiz ve şehir merkezinde düzenleyeceğimiz bilgilendirme toplantılarıyla halkımızı iklim değişikliğinin etkilerine karşı farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Gemici, BARÜ’nün “Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları” ihtisaslaşma alanını da kapsayan haritalama, mobil gözlem platformu, erken uyarı sistemi, yağmur suyu hasadı, yeşil çatı çözümleri gibi uygulamaların hayata geçirileceği projenin 484 bin 832 Euro bütçeye sahip olacağını da sözlerine ekledi.
]]>1992’de kurulan TİKA, bugüne kadar 30 binin üzerinde proje ve faaliyet yürütürken projelerinin yüzde 93’ünü, 2002’den sonra hayata geçirdi.
TİKA, bu faaliyetler ile Türkiye’nin dost elini Filistin’den Arakan’a, Bosna-Hersek’ten Güney Afrika’ya, Moğolistan’dan Latin Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyaya uzattı ve Türkiye’nin uluslararası işbirliği alanındaki çalışmalarına da katkı sağladı.
Dünya genelinde 2002’de 12 Program Koordinasyon Ofisi bulunan TİKA, 2023 itibarıyla bu sayıyı 63’e yükseltti, faaliyet gösterdiği ülke sayısını 28’den 170’in üzerine çıkardı.
2023’te 3 binden fazla yabancı uzman TİKA’nın eğitimlerinden faydalandı
İnsan kaynağı kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği yapan TİKA; sağlık, tarım, hayvancılık, yargı, medya ve bilişim gibi birçok alanda mesleki eğitimler düzenliyor. Bu programlardan, 2023’te 3 bin 200’e yakın yabancı uzman faydalandı, 2002’den bu yana mesleki eğitimlerden yararlanan yabancı uzman sayısı ise 50 bine yaklaştı.
TİKA, dünyanın farklı bölgelerindeki insani krizlerin hafifletilmesine yönelik acil ve insani yardım projeleri gerçekleştirirken 2023’te Afganistan ve Pakistan’daki deprem, Bosna-Hersek ve Libya’daki sel felaketlerinin ardından ihtiyaç sahibi insanlara Türkiye’nin yardım elini ulaştırdı.
TİKA, 2023’te 1326 proje ve faaliyet gerçekleştirerek Türkiye’nin dostluk elini dünyanın dört bir yanına uzattı.
” ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla uyumlu olarak projelerimizi artıracağız”
Kurumunun çalışmalarıyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan TİKA Başkanı Serkan Kayalar, 2023’ün, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı olması sebebiyle bu sevinci yurt dışına taşıyan proje ve faaliyetler yürüttüklerini, bu kapsamda 18 ülkede toplam 35 proje ve faaliyet gerçekleştirdiklerini söyledi.
“TİKA, Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin de küresel anlamda uygulanması noktasında ülkemizin samimi işbirliği çabalarına önümüzdeki dönemde de destek vermeye devam edecektir. 2024’ün çok daha verimli ve bereketli geçeceğini düşünüyoruz. Bizler de ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla uyumlu olarak projelerimizi artıracağız.” diyen Kayalar, kültürel hayata katkı alanında 2023’te 200’e yakın projeyi tamamladıklarını kaydetti.
Kayalar, son 20 yılda TİKA’nın restorasyonunu tamamladığı eser sayısının 40 ülkede 140’a ulaştığını dile getirerek 2023 yılında da ortak kültürel mirasımızın korunmasına yönelik projelere devam edildiğini ve önemli eserlerin restorasyonunu tamamladıklarını, aynı zamanda 6 restorasyon projesinin devam ettiğini belirtti.
TİKA’nın desteğiyle Bilge Tonyukuk Müzesi, 2024’te ziyarete açılacak
“Türk dünyasının bağlarının kalkınma işbirliği alanında güçlenmesine katkı vermeye devam ediyoruz.” diyen Kayalar, Türk Devletleri Teşkilatı ile çeşitli alanlarda işbirliği yapılmasını içeren “İş Birliği Mutabakat Zaptı”nı Aralık 2023’te imzaladıklarını, Türk dünyası için çok önemli ve Türk tarihine ışık tutan Orhun Yazıtları projesi kapsamında arkeolojik kazı çalışmalarına destek vermeye devam ettiklerini ve 2022’de temelini attıkları Bilge Tonyukuk Müzesi’nin çalışmalarına devam edildiğini, müzeyi bu yıl ziyarete açacaklarını söyledi.
Kayalar, Kuzey Afrika’da yaptıkları çalışmalara değinerek “Trablus Fatihi” olarak bilinen ünlü Türk denizci Turgut Reis’in kabrinin bulunduğu; Libya’nın başkenti Trablus’ta yer alan Külliye’nin restorasyon çalışmalarına da bu yıl başlayacaklarını aktardı.
Meksika Ulusal Dünya Kültürleri Müzesi’nde bir Türkiye Salonu kurduklarını belirten Kayalar, bu salonun Orta ve Latin Amerika’da bu anlamda ilk olması bakımından önem taşıdığını belirterek şunları kaydetti:
“TİKA, Bosna-Hersek’te yaşanan soykırımın merkezlerinden biri olan Potoçari Eski Akü Fabrikası’nın Srebrenitsa Potoçari Soykırım Kurbanlarını Anma Müzesi olarak kapsamlı tadilat çalışmalarına 2023 başında başlamıştır. Bu müzenin, yaşanan acıların unutulmaması adına son derece kıymetli olduğuna inanıyoruz.
Filistin’de yaşanan acılar hepimizi derinden etkilemektedir. TİKA aracılığıyla da bugüne kadar Filistin’de 1100’e yakın proje gerçekleştirilmiştir. Malumunuz 7 Ekim tarihinden bu yana İsrail tarafından Gazze’ye yönelik saldırı ve katliamlar karşısında ülkemiz, tüm imkanlarıyla kardeş Filistin halkının yanında yer almaktadır. TİKA olarak biz de bu süreçte çeşitli insani yardım projeleriyle; gıda paketi, battaniye, uyku seti, kışlık giysi ve tıbbi malzeme seti gibi ihtiyaç duyulan malzemeleri ulaştırmaya gayret ediyoruz.”
]]>AĞRI’da 2 yıl önce okulu bırakan Leyla İlhan (13) 1 yıldır sınıfından uzak kalan kardeşi Bilal İlhan (11), ‘Okulum Beni Bekler’ projesi kapsamında aile ikna edilerek yeniden okula kazandırdı.
Ağrı’da eğitimlerine devam etmeyen çocukları yeniden okula kazandırmak için geçen yıl ‘Okulum Beni Bekler Projesi’ hayata geçirildi. Proje kapsamında Ağrı Valisi Mustafa Koç’un Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde proje koordinatörü olarak görev alan eşi Neslihan Gül Koç, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Ağrı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Aslan Kaya ve öğretmenler, okula devam etmeyen öğrencilerin ailelerini ziyaret etmeye başladı. Neslihan Gül Koç’un başkanlığındaki ekip, son olarak Cemil Meriç Ortaokulu’nda okurken yaklaşık 2 yıldır okula gitmeyen Leyla İlhan ve 1 yıldır sınıfından uzak kalan Bilal İlhan kardeşlerin ailesini ziyaret etti. Neslihan Gül Koç’un ikna çalışmaları sonucunda aile, çocuklarını okula göndermeyi kabul etti. Çocukları yanına alarak okula götüren Koç, araç içerisinde İlhan kardeşlere eğitimlerine devam etmeleri ve bırakmamaları yönünde telkinlerde bulundu.
Cemil Meriç Ortaokulu’ndaki sınıfına geri dönen Leyla İlhan, “Okula her gün gelmek ve ders çalışmak istiyorum. Müdür olmak istiyorum” derken, Bilal İlhan ise “Okulumu çok seviyorum. Beni getirdikleri için onlara çok teşekkür ediyorum” dedi.
DEVAMSIZLIK BÜYÜK SIKINTI
Projeyle ilgili bilgi veren Neslihan Gül Koç, “Okulum Beni Bekler projesi, Valiliğimiz himayelerinde, Milli Eğitim Müdürlüğümüz koordinasyonunda İbrahim Çeçen Vakfı ve diğer destekleyici kurumlar sayesinde hayata geçirildi. Eğitim sadece bireyin kendi başarısını sağlamaktan ziyade, toplumun gelişmesi ve refaha ulaşması açısından da çok önemli olduğu için bizler eğitimi çok fazla önemsiyoruz. Ağrı’ya geldiğimizde de öğretmen olduğumdan dolayı da ilk olarak önceliklerimiz arasına eğitimi aldık ve sınıflarımıza baktığımızda, okullarımıza baktığımızda Ağrı’nın büyük sıkıntılarından birinin devamsızlık sorunu olduğunu gördük ve bu noktada harekete geçtik. Bu yavrularımızın okula gelmeme sebeplerini araştırarak bir yol haritası çizdik. Şube, okul, ilçe ve il komisyonları kurduk. Bu noktada saha çalışmaları yaptık. Velilerimizi ziyaret ettik” dedi.
Ağrı’da 2023 Ekim ayı itibarıyla yaptıkları çalışmalar sonucunda 853 öğrenciyi tekrar okula kazandırdıklarını anlatan Neslihan Gül Koç, “Biz bu projeyle çeşitli sebeplerle eğitim haklarından mahrum kalan yavrularımıza ulaşıp köprü vazifesi kurmak istedik. Velilerimizden, hemşehrilerimizden bu köprüde bir tuğla olmalarını bekliyoruz. Onlardan katkılar bekliyoruz. Çünkü bir katkı, aydınlık yarınlarımızın mimari olan güzel gençlerimizi çok daha iyi yerlere getirecektir. Bugün bu noktada 2 kardeş yavrumuzu daha okula kazandırdık. Daha önce şube ve okul komisyonlarımız ikna çalışmalarını yapmışlar ama başarılı olamadıklarını il komisyonuna bildirdiklerinde bizlerde geldik ve ailemizle yaptığımız görüşmelerde şükürler olsun yavrularımızı tekrar ait oldukları yere sınıflarına, okullarına kavuşturduk” diye konuştu.
4 YIL ÖĞRETMENLİK YAPTIM
Ağrı’da daha önce 4 yıl süreyle öğretmenlik yaptığını belirten Neslihan Gül Koç, şunları söyledi:
“Bundan sonra da desteklerimiz devam edecek. Gerek rehber öğretmenler gerekse okul müdürlerimizle sürekli iletişim halindeyiz. Öğrencilerimizin sıkıntıları olduğunda ya da içlerindeki potansiyeli nasıl ortaya çıkarabileceğimiz ile alakalı desteklerimiz sonuna kadar devam edecektir. Ben Ağrı’da 4 sene öğretmenlikte yaptım. Öğrencilerin ne yapabileceğinin farkındayım. Çok zekiler, her şeyin en güzelini hak ediyorlar. Sadece bazı noktalarda bizim onları birazcık desteklememiz gerekiyordu. Bizlerde Valilik olarak, Milli Eğitim olarak üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız, her şey yavrularımız için, her şey gençlerimiz için.”
]]>Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın, yapımı tamamlanarak hizmete açılması için gün sayılan ve yapımına başlanan projelerde incelemelerde bulundu. İlk olarak 50 milyon TL’yi aşkın yatırımla hayata geçirilen Cuma Pazarı’na giden Başkan Çetin Akın; başkan yardımcıları, mahalle muhtarları, daire müdürleri ve teknik ekiple birlikte incelemelerini gerçekleştirdi. Ayrıca mevcut durumdaki Cuma Pazarı da ziyaret edilerek pazarcı esnafı ve vatandaşlarla bir araya gelindi.
Başkan Çetin Akın, başkan yardımcıları ve muhtarların ikinci durağı ise Albayrak Mahallesine kazandırılacak olan Çocuk Kültür Sanat Merkezi oldu. Mevcut düğün salonunun Çocuk Kültür Sanat Merkezi olarak dönüştürüldüğü alanda titizlikle süren çalışmalar yerinde takip edildi.
Başkan Çetin Akın aynı zamanda temmuz ayında temeli atılan, Turgutlu’nun yeni inanç ve kültür yuvası olarak yakın zamanda hizmete sunulacak olan Selvilitepe Cemevi ve Kültür Sanat Merkezini de inceledi. Turgutlu’nun yeni kültür merkezi olarak Ergenekon Mahallesinde hizmet verecek Ekrem Gürel Kültür Merkezi ve Kadın Sığınmaevi ile Selvilitepe Spor Kompleksinin proje alanında da teknik incelemeler yapıldı.
Cuma Pazarı, Albayrak Mahallesi Çocuk Kültür Sanat Merkezi, Selvilitepe Cemevi ve Kültür Sanat Merkezi, Ekrem Gürel Kültür Merkezi ve Kadın Sığınmaevi ile Selvilitepe Spor Kompleksine yapılan ziyaretlere Başkan Yardımcıları Fırat Honaz, Mithat Erden, Cumhuriyet Halk Partisi Turgutlu İlçe Başkanı Hasan Ayma, Albayrak Mahalle Muhtarı Yalçın Sertel, Bozkurt Mahalle Muhtarı Hüsnü Nişli, Özyurt Mahalle Muhtarı Halil İlyas Çapraz, Turgutlar Mahalle Muhtarı Tekin Öztürk, Yiğitler Mahalle Muhtarı Veysel Çakır, Selvilitepe Mahalle Muhtarı Sait Kaya, Manavlar ve Sebzeciler Odası Başkanı Necati Gürkıvrak, Turgutlu Belediyesi Daire Müdürleri ve teknik ekip eşlik etti.
“Turgutlu’muza yaptığımız yatırımlar hızla yükseliyor”
Projeler hakkında değerlendirmede bulunan Başkan Çetin Akın, “Turgutlu’muza yaptığımız yatırımlar hızla yükseliyor. Görev süremiz boyunca her çalışmamızda, her projemizde en iyisini, en güzelini yaptık. Cuma Pazarı, Selvilitepe Cemevi ve Kültür Sanat Merkezi, Albayrak Mahallesi Çocuk Kültür Sanat Merkezi, Ekrem Gürel Kültür Merkezi ve Kadın Sığınmaevi, Selvilitepe Spor Kompleksi projelerimiz kendi öz kaynaklarımız ve imkanlarımızla Turgutlu’muzun bugünü ve geleceği için hayata geçirdiğimiz önemli projelerimizden oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in katılımıyla 12 Ocak Cuma günü bu projelerimizin toplu açılış ve temel atma törenini gerçekleştireceğiz. Verdiğimiz sözleri bir bir tutmaya, Turgutlu’muz için daha iyisini, daha güzelini yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Manavlar ve Sebzeciler Odası Başkanı Necati Gürkıvrak ise Cuma Pazarı’nın yalnızca Manisa’nın değil, Ege Bölgesi’nin en güzel ve donanımlı pazar yeri olduğunu ifade ederek yılların sorununu çözüme kavuşturan Başkan Çetin Akın ve ekibine teşekkür etti. – MANİSA
]]>Merkez Antakya ilçesi General Şükrü Kanatlı Mahallesi Fevzi Paşa Caddesi’ndeki 6 katlı apartmanın, depremde yıkılması ve 5 kişinin yaşamını yitirmesiyle ilgili Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı.
Binanın statik proje müellifi ve inşaat mühendisi tutuklu Nezir G. (64) ile binanın mimari proje müellifi ve fenni mesulü tutuksuz Hikmet B. (64) hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle hazırlanan iddianame, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
İddianamede yer alan müşteki beyanlarında, binanın 6 Şubat’ta saat 04.17’deki ilk depremde kısa süre içerisinde yıkıldığı belirtildi.
Tutuklu sanık Nezir G, iddianamedeki ifadesinde, suçlamaları kabul etmeyerek bilirkişi raporunu “hayali” olarak yorumladı.
Yıllardır inşaat mühendisliği ve bilirkişilik yaptığını belirten Nezir G, “Antakya’da en iyi statikçi olduğumu iddia ediyorum. Türkiye’de el ile hesap yapıp bilgisayar ortamına sonradan geçen sayılı inşaat mühendislerindenim. O zamanlar belediyeler zemin etüt raporunu aramıyorlardı. Bu nedenle zemin etüt raporu yapmadık. Projede zemin etüt raporu yoktu. Diğer tespit edilen eksiklikler ise bilirkişi heyetince yanlış tespit edilmiş olup hayali olduğunu düşünüyorum.” iddiasında bulundu.
Sanık Hikmet B. de mimarlığını yaptığı binanın yıkıldığını ve enkazında ölenlerin olduğunu bilmediğini öne sürdü.
Binayı tamamen yönetmeliklere ve mevzuata uygun şekilde yaptırdıklarını savunan Hikmet B, “Gerekli zemin etüdü yapıldıktan sonra belediyeden onay alınarak inşaata başlandı. İnşaatta tamamen mevzuata uygun kaliteli malzeme kullandık, kusurlu herhangi bir eylemimiz olmadı. İnşaat yapılırken işçiliğine de özen gösterdik, deprem çok büyük bir depremdi, biz de zaten mağdur olduk, arabalarda uyuduk. Adana’ya, oradan da İstanbul’a geldim, depremin büyüklüğü nedeniyle bina yıkılmış olabilir.” ifadesini kullandı.
İddianamede, binanın yıkılmasına ilişkin tali kusurlu oldukları belirtilen belediye yapı birim sorumluları ve ilgili diğer görevliler hakkında da soruşturmanın sürdürüldüğü kaydedildi.
Bina, projesiz ve mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş
İddianamede, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi Bölümü’nün hazırladığı bilirkişi raporuna da yer verildi.
Binaya ait mimari, statik, elektrik ve tesisat projelerinin bulunmadığı kaydedilen raporda, şu bilgilere yer verildi:
“Binanın projesinin olmayışı, projesiz ve mühendislik hizmeti almadan inşa edilmiş olmasının yıkılmasında önemli etken olduğu düşünülmektedir. Dosya kapsamında bina için hazırlanmış zemin etüt raporunun da bulunmadığı görülmüştür. Analizler sonucunda kolonların genellikle kesit açısından yeterli, boyuna donatı alanı açısından ise yetersiz olduğu belirlenmiştir. Kolonlar için belirtilen etriye aralıklarının yeterli olmadığı ve kolon-kiriş birleşim bölgesinde sıklaştırma yapılmadığı tespit edilmiştir.”
Asli kusurlu bulunan Nezir G. ve Hikmet B’nin yargılanmasına gelecek günlerde başlanacak.
]]>Kılıç, AA Spor Sohbetleri’ne konuk olarak, Türk hentbolunun 2023 yılını ve gelecek hedeflerini değerlendirdi.
Başkan Kılıç, 2024 yılının çalışmalarını yaptıklarını belirtirken, “2023 bizim açımızdan çok verimli ve yoğun geçti.” dedi.
Geçen yıl 17 Yaş Altı Kız Milli Hentbol Takımı’nın B Klasman Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanarak A klasmanına yükseldiğini hatırlatan Kılıç, “Kızlarımızın bu başarısı, beklentilerimizden önce gerçekleşti. Özellikle kadınlarla ilgili çalışmalarımızla öne çıktığımızı görüyorum. Bildiğim kadarıyla kadın kurulu olan ilk federasyonuz. Çünkü kadınların erkeklerle eşit sayılarda temsil edilmesinin spor federasyonları için önemli olduğunu düşünüyorum. Bizde sporcu sayısı ve takım sayısı olarak baktığınızda bu eşitlik çok yakın.” diye konuştu.
Kılıç, milli takımların hedefine ilişkin, “Hem kadın hem erkek A milli takımlar düzeyinde bugüne kadar Avrupa ve Dünya Şampiyonası finallerinde yarışamadığımız için başarılı olamadık ama o yoldayız. Özellikle A Milli Kadın Takımı şu an Avrupa Şampiyonası grup elemeleri oynuyor. Belki de tarihimizde ilk defa şampiyona finallerine bu kadar yakınız.” şeklinde konuştu.
A Milli Kadın Takımı’nın şubat ayının sonu ve mart ayı başında önce deplasmanda sonra Ankara’da Bulgaristan ile iki maç yapacağını aktaran Kılıç, “Bu iki maçı alırsak Avrupa Şampiyonası finaline gitme yolunda çok büyük bir avantaj elde edeceğiz. İnşallah bir tarih yazacağız ve bu tarih devam edecek. Hem erkeklerde hem kadınlarda sürekli olarak finallerde olmalıyız. Daha sonra madalya kovalamalıyız. Türkiye için en nihai hedef olimpiyatlarda yarışan bir hentbol olmalı.” ifadelerini kullandı.
“EHF Kadınlar Avrupa Kupası’nda tekrar bir başarı kazanılabilir”
Kulüplerde Konyaaltı Belediyespor Kadın Takımı’nın hentbol tarihinde ilk kez EHF Avrupa Kupası’nı kazandığının hatırlatılması üzerine de Kılıç, şöyle konuştu:
“Konyaaltı Belediyespor, maç da kaybetti ama hiç yılmadı, sonuna kadar mücadele etti. Meşakkatli bir yoldan geçerek bu kupayı kazandı. O yüzden Konyaaltı Belediyespor bir ilki gerçekleştirdiği için hentbola farklı bir ivme kazandırdı. Diğer takımlarımızın da bu hedefleri başarabilme tutkusu ve çalışması içerisinde olabileceğini gösterdi. Bu başarı EHF tarafından da çok ses getirdi. İnşallah diğer takımlarımız da bu yolda ilerleyecek. Keza şu an aynı kupada son 16 turunda Armada Praxis Y?lık?v?kspor ile Yenimahalle Belediyespor eşleşti ve birisi çeyrek finalde devam edecek. EHF Kadınlar Avrupa Kupası’nda tekrar bir başarı kazanılabilir.”
EHF Avrupa Kupası’nda erkeklerde de şuan Beşiktaş Safi Çimento’nun son 16 turuna kaldığını aktaran Kılıç, “Hedefleri finale çıkmak. Konyaaltı Belediyespor’un elde ettiği başarıyı devam ettireceklerini düşünüyoruz. Bu inşallah milli takımlara da sirayet edecek. Federasyon olarak en büyük hedefimiz A milli takımlar ile Avrupa ve dünya şampiyonalarında madalya peşinde koşmak.” açıklamasını yaptı.
Alt yapıya çok yatırım yaptıklarını belirten Kılıç, “Şu anki kulüplerimize hentbola katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz ama daha fazla kurumsal ve camia kulüplerine ihtiyacımız var. Öncelikle Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor olmak üzere bütün camia kulüplerinden hentbola yatırım yapmalarını bekliyoruz. Yanı sıra diğer branşlarda olduğu gibi hentbolun ilk kurulduğu yıllarda da var olan Halkbank gibi kurumsal takımların hentbola yatırım yapması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
A Milli Erkek Hentbol Takımı’nın yeni antrenörüne ilişkin de Kılıç, şu bilgiyi verdi:
“Sahadan gelen bir başkanım. Hiçbir zaman sonuçların günlük alınamayacağını bilen, uzun yıllara dayanan çalışmaların gerektiğine inanan bir spor insanıyım. Karşılıklı anlaşarak ayrıldığımız Okan Halay hocama teşekkür etmek istiyorum. Milli takıma çok emek verdi. Bazen değişiklikler yapmanız gerekiyor. Hentbol milli takımı önemli bir aşama kaydetti. Şimdi İspanyol bir antrenörle devam edeceğiz. Uzun soluklu bir proje içerisinde olmasını istiyoruz. Önemli deneyimleri olan bu İspanyol antrenörle milli takımlarımızın başarılarının arzu ettiğimiz seviyeye taşınabileceğine inanıyoruz. Türk hentbolu için önemli bir transfer olacak.”
“Sporcu sayımızı 2,5 kat artırarak 19 bin 100’e çıkarttık”
Geçmişten günümüze erkek hentbolunun Avrupa’da biraz daha önde olduğunu dile getiren Kılıç, “Ancak çok hızla koşan bir kadın hentbolu var. Türkiye’de de kadın hentbolu biraz erkek hentbolunun önüne geçmek üzere. Sporcu sayılarında da buna benzer şeyler yaşanıyor.” açıklamasında bulundu.
EHF ile bir projes yaptıklarını anlatan Kılıç, “Bu projeyle şu an 8-9 yaşlarında 2 bin 517 çocuğu hentbola başlattık. Bunların bin 400’ü kız öğrencilerden oluşuyor. Biz göreve geldiğimizde 7 bin 800 olan sporcu sayımızı 2,5 kat artırarak 19 bin 100’e çıkarttık. Kulüp sayımızda da artış oldu. Okullarda hentbol oynayan çocuklarla birlikte yaklaşık 50 bin kişi şu an aktif hentbolla ilgileniyor. İnşallah bu sayıyı yakın zamanda 100 bine çıkartarak, master projesiyle hentbolu tabana yaymaya çalışacağız.” şeklinde konuştu.
“(Kral Şakir) projesi hentbol için çok değerli”
Hentbol için çizgi film karakteri “Kral Şakir” üzerinden hayata geçirdikleri projeyle ilgili konuşan Kılıç, “Kral Şakir projesi hentbol için çok değerli. Özellikle 6-11 yaş arasındaki kız ve erkek çocukları için çok yüksek düzeyde reytinge sahip. Tabii Kral Şakir’in çizeri Varol Yaşaroğlu, hentbol için bize çok destek oldu. İlk önce bir çizgi film projesi ortaya koyduk, bu çizgi film projesi giderek büyüyecek.” dedi.
Hentbol akademilerini de “Kral Şakir Hentbol Akademileri” olarak hayata geçireceklerini ifade eden Kılıç, “Okullarda, ‘Kral Şakir ile hentbol oynuyoruz’ adı altında, çocukların bu branşı sevmesini sağlayacak projeler içerisindeyiz. Geri dönüşlerden çok memnunuz. Devam filmleri çekimleri konusunda bir anlaşmaya vardık. Hentbol ürünleri de çıkartacağız ve 10 binlerin hentbolun içine girmesi için bir fırsat olacak.” diye konuştu.
Avrupa’da hentbolun bambaşka bir yerde olduğuna işaret eden Kılıç, “Avrupa’daki rakipleriyle Türk hentbolcuların yarışma koşullarının eşitlenmesi, sporcu gelirlerinin artırılması gerekiyor. Bunun için sponsorluk çalışmalarımız var. Kulüplere destek olmaya çalışıyoruz ama camia kulüplerinin hentbol yatırımları yapması önümüzü açacak ve hedeflediğimiz yolu kolaylaştıracak hamleler olacaktır.” yorumunda bulundu.
Depremzede çocuklara hentbol ile destek olundu
Depremzedeler için Kızılay ile birlikte çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Başkan Kılıç, şunları kaydetti:
“Depremde çok acı kayıplarımız oldu. A Milli Erkek Takımı kaptanımız Cemal Kütahya’yı kaybettik. Gönüllülerimizle birlikte ilk önce çadır kentlere, sonra konteyner kentlere sporcularımızı gönderip, oradaki çocuklara hentbol oynatıyoruz. EHF de bu projenin içinde olmak istedi. Yine Heybeliada’da Kızılay’ın kamp merkezinde kızlara yönelik tematik hentbol kampı yaptık. Eskişehir’de down sendromlu çocuklarımıza hentbol oynatıyoruz. Hentbol olarak sahanın dışında da var olarak iletişimimize güçlü bir şekilde devam ediyoruz.”
Gelecek adına önemli planları olduğunu vurgulayan Kılıç, “Sporcularımız hentbolu hayatlarının merkezine alacaklar, yılmadan çalışacaklar. Hedefe hep birlikte gideceğiz ve Türk bayrağını olimpiyatlarda dalgalandıracağız inşallah.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Türkiye Müteahhitler Birliği ev sahipliğinde ‘Yurtdışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri 2023 Yılı Değerlendirme’ toplantısı gerçekleşti. Toplantıda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk müteahhitlerinin yurtdışındaki başarılarına dikkati çekti. Bakan Bolat, hizmet ihracatında yüzde 13’lük artışla 100 milyar dolar sınırına ulaşıldığını belirterek, “Ticaret ve cari açığımız ağustos ayından bu yana gerilemektedir. 2024 yılının ilk çeyreğinde de cari açıkta yıllık rakam olarak azalma devam edecektir” diye konuştu.
Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaşın yalnızca müteahhitlik sektörünü değil, küresel mal ve hizmet ticaretini de olumsuz etkilediğini kaydeden Bakan Bolat, “7 Ekim’den bu yana Ortadoğu’da yaşanan ve yüreğimizi kanatan İsrail katliamının, bitmek bilmeyen insanlık dışı saldırıların küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri giderek belirginleşmektedir” ifadelerini kullandı.
“Yurtdışı müteahhitlik sektörümüz 2023 yılını 27 milyar 400 milyon dolar ile kapattı”
Yurtdışı Türk müteahhitlik sektörünün 2023 yılında başarıdan başarıya koştuğunu aktaran Bakan Bolat, “Yurtdışı müteahhitlik sektörümüz 2023 yılını 27 milyar 400 milyon dolar gibi büyük bir proje değeri ile kapatmış bulunmaktadır. Tüm müteahhitlerimizi, müşavirlerimizi, mühendislerimiz ve işçilerimizi yürekten tebrik ediyorum” ifadelerine yer verdi.
“135 ülkede üstlenilen 12 bin 71 projede toplam değeri 501 milyar 900 milyon dolara yükselmiştir”
2023 yılı sonu itibarıyla Türk müteahhitlerinin 135 farklı ülkede toplam 12 bin 71 projenin altına imza attığını dile getiren Bolat, “1972’den bu yana 135 ülkede üstlenilen 12 bin 71 projede toplam değeri 501 milyar 900 milyon dolara yükselmiştir. Bu 502 milyar doların 452 milyar doları son 21 yılda elde edilmiştir” açıklamalarında bulundu.
Türk müteahhitlerinin 2023 yılında aldıkları 27,4 milyar dolarlık inşaat işlerinin bölgesel dağılımına ilişkin Bakan Bolat, şunları kaydetti:
“Proje büyüklüğü bakımından bağımsız devletler ülkeleri yüzde 38 ile yine birinci sırada geliyor. İkinci sırada ise payı yüzde 27,1’e çıkan Avrupa Bölgesi bulunuyor. Ortadoğu ise yaklaşık yüzde 20 ile bu sene üçüncü sırada yer alıyor. Afrika kıtası ise yüzde 11,6’lık bir pay ile yerini sağlamlaştırmış bulunuyor.”
Türk müteahhitlerinin yurt dışında gerçekleştirdikleri projeleri anlatan Bakan Bolat, Rusya’nın projelerin büyüklüğü bakımından ilk sırada yer aldığını belirtti. İkinci sırayı demiryolu, metro ve karayolu projeleri ile 3,6 milyar dolarlık büyüklükle Romanya’nın aldığını aktaran Bakan Bolat, Türkmenistan ve Suudi Arabistan’ın ise üçüncü ve dördüncü sırada yer aldığını kaydetti. Karabağ savaşından sonra Azerbaycan’ın alt yapı konusunda büyük ihtiyacı olduğunu dile getiren Bakan Bolat, söz konusu ihtiyaçları yine Türk müteahhitlerinin kapattığını aktardı.
“Türk müteahhitlerinin Barcelona stadyumunu yenileme projesi semboldür”
Avrupa’da Türk müteahhitlerinin kazandığı proje sayısının arttığını vurgulayan Ticaret Bakanı Bolat, şöyle konuştu:
“En fazla proje üstlenilen ikinci ülke konumunda olan Romanya’dan başka Makedonya ve İspanya’da müteahhitlerimiz önemli görevler üstlendi. İspanya’da Barcelona Futbol Kulübünün stadyum yenileme projesi yurt dışında kazanılan sembol projelerimizden biridir.” – ANKARA
]]>Afetlerle mücadele kapsamında alınan önlemleri ve yapılan çalışmaları konuk olduğu televizyon programında anlatan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Önümüzdeki döneme dair komşularımıza bir müjde vermek istiyorum. Çok büyük bir kentsel yenilenme projesini hayata geçireceğiz. Proje Beylikdüzü’nün üç mahallesini ve yaklaşık 150 bin nüfusun yaşadığı bir bölgeyi kapsayacak. Üç mahallenin tamamını Avrupai bir kente dönüştüreceğiz” dedi.
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, bir televizyon programının konuğu oldu. Afetlerle mücadele kapsamında, Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından Hatay İskenderun’da belediye tarafından oluşturulan çadır kentte yaptıkları çalışmalar ile olası İstanbul depremine karşı yapılan hazırlıkları ve Beylikdüzü’nde devam eden kentsel dönüşüm sürecini kamuoyuyla paylaşan Çalık, ‘Beslenme Saati’ uygulamasına da değindi.
“FENERBAHÇE VE GALATARASAY KULÜPLERİNİ YÜREKTEN KUTLUYORUM”
Programın başlangıcında Suudi Arabistan’daki Süper Kupa maçında yaşanan olaylara değinen Çalık, “Türkiye Cumhuriyeti’nin iki onurlu takımı sahaya çıkıyor, Atatürk tişörtleriyle ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ diye tüm dünyaya mesaj veriyor. Ancak buna izin vermeyen bir yönetim anlayışı var. Ben Fenerbahçe ve Galatarasay kulüplerini yürekten kutluyorum. Mevzu bahis vatansa, mevzu bahis Gazi Mustafa Kemal Atatürk’se eğer bizim için gerisi teferruattır. Takımlarımız çok onurlu bir duruş sergilediler, hepsine çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“AFETLERE KARŞI HAZIRLIKLARIMIZI YAPIYORUZ”
Programda olası afetlere karşı yapılan çalışmalara da değinen Çalık, “Ben hep şehirlere kafa yordum. Kentler afetlere karşı nasıl daha hazır hale gelir, dirençli kentleri nasıl inşa edebiliriz, nasıl modeller ortaya koyabiliriz diye. Biz ‘Beylikdüzü Aklı’ ile bir afet yönetim modeli ortaya koyduk. Afet yönetim merkezimizi inşa ettik. Afet anında çok ihtiyaç duyduğumuz ‘Beylikdüzü Mutfak’ı inşa ettik. Afet sonrasından da gelen yardımların tasnif edileceği bir yere ve barınma alanına ihtiyacımız var diyerek Pazar İstanbul Afet Sonrası Lojistik Destek Merkezi ve Kapalı Barınma Alanı’nı hayata geçirdik. Yine ülkemizde bir ilki hayata geçirerek, en önemlisi belki birçok belediyeye örnek olacak Afet ve Acil Durum Müdahale Konteyneri ve geçici barınma sorununu çözmek için Modüler Yaşam Evi’ni hayata geçirdik. Bununla birlikte teknoloji tabanlı yönetim sistemi oluşturduk. Bunu sadece deprem zamanı değil diğer tüm afetlerde de kullanıyoruz. Afetlere karşı hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bizler Beylikdüzü’nde yaşamı dayanışmayla iyileştirmeye, kentimizi hazırlıklı ve dayanıklı hale getirmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÇOK BÜYÜK BİR KENTSEL YENİLENME PROJESİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Konuşmasında, kentsel dönüşüm meselesinin çok önemli olduğuna ifade eden Çalık, “En önemlisi dirençli kent oluşturma meselesidir. Benim arzu ettiğim, Beylikdüzü kenti kendi kendine yetebilen bir kent haline dönüşsün. Her türlü olumsuzluklara karşı dirençli, dayanıklı ve sürdürülebilir bir kent olsun. Birçok yerde kentsel dönüşümü teşvik ediyoruz. KİPTAŞ’la birlikte yürüttüğümüz dönüşüm projelerimiz var. Kentin yenilenmesini çok önemsiyoruz. Bir taraftan da kentin geleceğine dair de emin adımlar atılması lazım. Maalesef kentlerimiz hep birbirine benziyor. Önümüzdeki döneme dair komşularımıza bir müjde vermek istiyorum. Çok büyük bir kentsel yenilenme projesini hayata geçireceğiz. Beylikdüzü ‘nün üç mahallesini ve yaklaşık 150 bin nüfusun yaşadığı bir bölgeyi kapsayacak. Üç mahallenin tamamını Avrupai bir kente dönüştüreceğiz. Benim Avrupa’da örnek aldığım şehirlerden bir tanesi Barselona’dır. Çok güzel şekillenmiş teknik kadroların muazzam bir planlamasıyla ortaya çıkmış. Kentlerimizi yenilerken parsel ve ada bazında değil, mahalle bazında dönüşüm gerçekleştirelim. Beylikdüzü’nde insanların yaşamaktan mutlu olacağı bir kent inşa edeceğiz” diye konuştu.
“HİÇBİR ÇOCUĞUN KADERİ YOKSULLUK VE AÇLIK OLAMAZ”
Onlarca projeyi Beylikdüzü’nde hayata geçirdiklerini de belirten Çalık, “Beslenme Saati projesiyle onur duyduğum kadar hiçbiri ile onur duymadım. Çünkü biz ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına hiçbir yerinde belediyenin reklamını yapmadan, belediye başkanının ismini yazmadan gıda paketleri ulaştırıyoruz. Paketleri Beylikdüzü Mutfak’da hazırlıyoruz. Bugüne kadar toplam 2 bin 815 çocuğumuza her gün bu gıda paketlerini ulaştırdık. Hiçbir çocuğun kaderi yoksulluk ve açlık olamaz. Şayet adil, vicdanlı, adaletli ve hakkaniyetli insanları yönetim mekanizmalarına seçebilirsek, bu ülkenin toprakları bu ülkenin bütün evlatlarını doyurur. Biz, yerel yönetim olarak devletin, hükümetin yapması gereken bir sosyal adalet projesini kendi imkanlarımızla yapıyoruz” dedi.
Program, Çalık’ın “Sözüm olsun mutluluğu Beylikdüzü’nde planlamaya devam edeceğim” ifadeleri ile sona erdi.
]]>Avrupa Birliği tarafından hibe ile desteklenmeye hak kazanan ‘XReation of Future’ projesi, Geleceğin Meslekleri Konferansı ile tanıtıldı. Coşkunöz Eğitim Vakfı liderliğinde Bursa Teknik Üniversitesi ortaklığında hayata geçen, İş dünyasının geleceğin işleri hakkında farkındalığının artırılmasının ve ihtiyaç duyduğu insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesi için sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) ve karma gerçeklik (XR) tasarımcılarının cinsiyet eşitliği odağında yetiştirilmesinin hedeflendiği proje, paydaşlar ve sektörün temsilcileri ile paylaşıldı. XReation of Future Projesi, ‘Geleceğin insana yakışır işleri çerçevesinde ve toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı mevcut ve potansiyel işgücü istihdamının ve istihdam edilebilirliğinin desteklenmesi’ ana hedefi doğrultusunda VR/AR/XR tasarımcı eğitim müfredatı hazırlanmasını ve eğitim altyapısının güçlendirilmesini, eğitmen yetiştirilmesini, gençlerin kapasitesinin güçlendirilmesini, çalışanların yetkinliklerinin geliştirilmesini, lise, üniversite öğrencileri veya işsizlerin cinsiyet eşitliği odağında bilgi teknolojileri, üretim ve eğitim sektörlerinde istihdama katkıda bulunmasını ve paydaşların geleceğin meslekleri konusunda farkındalıklarının artırılmasını hedefliyor.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mali iş birliği çerçevesinde geliştirilen Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın (IPA-Instrument for Pre Accession) “İstihdam, Eğitim, Sosyal Politikalar” bileşeni altında Cinsiyet Eşitliği Odağında Geleceğin İnsana Yakışır İşleri Yaklaşımının Desteklenmesi Hibe Programı uygulanmaktadır. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen söz konusu hibe programı, Sözleşme Makamı olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmekte ve izlenmektedir. Programın Operasyon Faydalanıcısı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) Çalışma Genel Müdürlüğü (ÇGM) İstihdam Politikaları Daire Başkanlığı’dır. Projenin toplam bütçesi 217 bin 327,49 Avro olup, bu tutarın 23 bin 797,36 Avro’luk kısmı Coşkunöz Eğitim Vakfı ve Bursa Teknik Üniversitesi’nin eş finansman katkısıdır.
Proje çerçevesinde eğitmenler ve işsizler, profesyoneller, üniversite ve meslek lisesi öğrencileri gibi 5 ayrı grupta toplam 140 kişiye toplam bin 160 saat uygulamalı eğitim verilerek iş dünyasının ihtiyaç duyduğu yetkinliklere sahip AR/VR/ XR tasarımcıları yetiştirilecek. Eğitim müfredatı, iş dünyasının talep ettiği yetkinlikler ve eğitim ihtiyaçları göz önünde bulundurularak proje çerçevesinde hazırlanacak. Kadın istihdamının desteklenmesi önceliğine katkı sağlamak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetmek hedefiyle, verilecek eğitimlerden yararlananların en az yüzde 50’sini kadınların oluşturması hedeflenecek. Projenin ilerleyen aşamalarında, projenin amacına yönelik farkındalığı artırmak için ‘Bilişim Sektöründe Kadın’ konferansı ile proje yarışması ve kapanış konferansı gerçekleştirilecek. Proje bitiminde kısa videolar, eğitim dokümanları ve uygulama örnekleri online platform üzerinden herkesin erişimine açık şekilde yayınlanacak.
Bursa iş dünyasının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen ve açılış konuşmaları Coşkunöz Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Oya Coşkunöz Aktaş, ve Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar tarafından yapılan etkinlikte katılımcılar projeye dair detaylı bilgi alma fırsatı yakaladı.
Oya Çoşkunöz Aktaş, “Yeni teknolojiler, işler ve geleceğin meslekleri alanlarında çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye’yi ulusal ve uluslararası alanda eğitim ve istihdam sağlayıcı olarak temsil ediyoruz. Son olarak yaşadığımız acı deprem sebebiyle, Hatay’da 4 ayda 47 sınıflı bir okulu hayata geçirdik. Bu gururla acımızı bir nebze olsun unutmaya çalışırken, daha da fazlasını hayata geçirmek için ekip arkadaşlarımızla çalışıyoruz. Değişen dünya ve dijital beceriler, yaş ve cinsiyet farkı gözetmeksizin hepimizin işlerini etkileyecek. Bu konuda Türkiye’nin rekabette geri kalmaması için bu değişimleri yakından incelememiz çok önemli. Değişimin bazen zor ve sancılı olduğunu çok iyi biliyoruz. Fakat, değişmemenin de büyük ve çok ağır bedelleri olduğunu hatta yok olacağımızı biliyorum” dedi.
F2K Yönetim Danışmanlığı Kurucu Ortağı Feride Kılıç’ın “Geleceğin Meslekleri”, NaraXR CEO’su Dr. Zafer Karadayı’nın “Deneyim Çağında İnsan”, Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney’in “Teknolojide İstihdam ve Kadın” oturumlarıyla devam eden Geleceğin Meslekleri Konferansı’nda, alanında uzman konuşmacılar VR/AR/XR teknolojileri alanındaki gelişmeleri, dijitalleşme ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu beceri ve yetkinliklere dair görüşlerini dinleyenlere aktardı. – BURSA
]]>Kırsal kalkınmanın sağlanması amacıyla tarımsal projelerin geliştirilmesi yönünde önemli çalışmalar ortaya koyan Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ile yeni bir projenin protokolünü imzaladı. Projeyle Nilüfer’de ikamet eden ve tarımsal faaliyetlerle uğraşan kişilerle yüz yüze anket çalışması yapılacak. Böylece bitkisel ve hayvansal üretim performansı, tarım makinesi ve teçhizatlarının envanteri oluşturulacak. Muhtarların da programa katılımı ile sürdürülebilir tarımsal üretim envanter yönetimi yazılım programı ve network teknolojisi kullanımı güncellenecek bir web uygulaması geliştirilecek. Geliştirilen yazılımın mümkün olan en geniş kullanıcı kitlesine hitap etmesi ve kullanıcıların işletme yönetim sistemlerine en doğru şekilde entegre olmaları sağlanacak. Nilüfer’de tarımsal üretim açısından kapsamlı bir veri tabanının oluşturulmasının yanı sıra üretim artışının sağlanması, üreticinin girdi maliyetlerine ucuza ulaşması ve pazarlama sorunlarının giderilmesine yardımcı olarak hem üretim ve verimlilik, hem de rekabet etme gücü artırılacak.
Konuyla ilgili protokol imzalarının ardından açıklama yapan Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, bu çalışmanın tüm kente yayılması gerektiğini vurguladı. Hem tarımda verimliliği artırabilmek, hem de sağlıklı gıdaya ulaşabilmek konusunda önemli çalışmalar yürüttüklerini hatırlatan Erdem, hemen arkasından gelen pandeminin toprağın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurguladı. Açıklamasında kent için sanayinin de önemli olduğunu belirten Erdem, “Ama Bursa’da bir karar vermemiz lazım. Sanayiyi mi destekleyeceğiz? Tarımı mı? ya da ikisini nasıl bir araya getirip, entegre edip, daha verimli hale getireceğiz? Tabi bunun kararı sizin bilim yuvası üniversitenin vereceği değerler üzerinden açıklanmalı. Umarım iyi bir örnek olarak ortaya çıkar” diye konuştu.
BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da büyük verinin tılsımlı bir kelime haline geldiğini belirterek, kurumlar ya da makro ölçekteki tüm yapıların kendi yapısına hakim olma ve yönetme gayretinde olduğunu kaydetti. Kendilerinin de üniversitede veriler peşinden koştuklarını söyleyen Yılmaz, “Üniversite, sanayi dilimize dolanmış durumda ama bunun içinde tarımsal sanayi ve temelde tarımın kendisi yatıyor. Özellikle uluslararası sistemin bu denli gerildiği ortamlarda kendine tarımsal üretim olarak yetebilme kıymet arz ediyor. O yüzden kıymetli proje” dedi.
Protokolle ilgili bilgi veren BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Turhan da asıl amacın Nilüfer İlçesi’nde tarımsal üretim yapan tüm üreticilerin envanterini çıkarmak olduğunu söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 14 Eylül 2023 tarihinde yeni bir yönetmelik çıkardığını ifade eden Turhan, “Tarımsal üretimde planlı döneme geçiş başladı. Bir senelik bir süreç var. Dolayısıyla Türkiye’nin her bölgesinde kurumsal üretimle ilgili tüm verilerin dikkatli şekilde hesaplanması gerekiyor. En büyük eksiklerimizden biri bu. ÇKS var ama maalesef ülkemiz genelinde yüzde 60 civarında da kayıtlı olmayan üreticimiz var. Bu projedeki amacımız Nilüfer Bölgesi’nde yer alan tarımsal üretimle ilgilenen tüm üreticilerin sayısını, arazi miktarını, hayvan varlığı ve bitkisel üretimle ilgili tüm verileri ortaya çıkarabilmek” dedi.
BUÜ Ziraat Fakültesi’nde hayvansal üretimle ilgili Prof. Dr. İbrahim Ak, bitkisel üretimle ilgili Doç. Dr. Oya Kaçar ve gıda mühendisliğinden de Prof. Dr. Ozan Gürbüz ile birlikte bu projeye başladıklarını anlatan Turhan, yüksek lisans ve doktora düzeyinde 15 öğrencinin de çalışma içinde yer alacağını ekledi. Bir bilgisayar programı aracılığıyla sisteme oturtmayı, düzenli olarak tüm verileri yıl bazında tutulmasını sağlamayı planladıklarını ifade eden Turhan, proje ekibinde yer alan yazılımcı bir arkadaşlarının FAMBOOST isimli bir çalışma ortaya koyacağını açıkladı. Projenin, Türkiye’de ilk olacağını söyleyen Turhan, Türkiye’nin diğer bölgelerine de yayılmasını sağlayacaklarını sözlerine ekledi. – BURSA
]]>Toplumsal değişim ve gelişimin öncüsü olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Türkiye Vodafone Vakfı, 2023’te de teknolojinin gücünü kullanarak toplumsal ihtiyaçlara yanıt veren çalışmalar yapmaya devam etti. Vakfın hayata geçirdiği projelerin reel değeri 16 yılda 270 milyon TL olurken, ortaya çıkardığı sosyal katkı ise 1,5 milyar TL’ye ulaştı. Vakfın ‘Yarını Kodlayanlar’ projesi 300 bini aşkın çocuğa, ‘Dijital Benim İşim’ projesi ise 15 binin üzerinde kadına ulaştı. Vakıf, bu projelerini deprem bölgesine de taşıyarak yaraların sarılmasına destek oldu. Depremden en çok etkilenen 11 ilde hayata geçirilen ‘Yarını Kodlayanlar Sosyal Hayata Destek’ projesiyle 81 bini aşkın çocuğa ulaşan Vakıf, ‘Dijital Benim İşim’ projesi kapsamında 3 ilde kurduğu 15 eğitim konteyneriyle de 2 binden fazla kadına el sanatları eğitimi verdi. Vakıf ayrıca, AÇEV iş birliğiyle 3 ilde açtığı Çocuk ve Aile Merkezleri ile 2 binin üzerinde kişinin hayatına dokundu.
Konu hakkında değerlendirmede bulunan Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, “Vakıf olarak, kurulduğumuz günden bu yana, ‘İyilik için teknoloji’ vizyonuyla faaliyetlerimize yön veriyoruz. Tüm projelerimizi, ülkemizin toplumsal gereksinimleri doğrultusunda, araştırmalar sonucu belirlediğimiz sosyal ihtiyaç haritasına göre şekillendiriyoruz. Sosyal hayatın olanaklarından yeterince faydalanamayan veya ekonomik hayatta varlık gösteremeyen bireylerin önündeki engelleri kaldırmak için çalışıyoruz. Kadınlar ve çocuklar, öncelikli odak alanlarımızı oluşturuyor. Vakfımızın çatısı altında sürdürdüğümüz projelerin reel değeri 16 yılda 270 milyon TL olurken, ortaya çıkardığı sosyal katkı ise 1,5 milyar TL’ye ulaştı. Deprem felaketiyle birlikte yaralara nasıl merhem olabiliriz diye düşündük ve mevcut projelerimizi deprem bölgesinin ihtiyaçlarına uyarladık. Bölgedeki çocuk ve kadınların desteklenmesi için hayata geçirdiğimiz ‘Yarını Kodlayanlar Sosyal Hayata Destek’ projesi, ‘Dijital Benim İşim’ eğitim konteynerleri ve Çocuk ve Aile Merkezleri ile bugüne kadar binlerce kişiye ulaştık. Konteyner kentler var olduğu sürece biz de bölgede olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Depremzede çocuklara kodlama eğitimi
Türkiye Vodafone Vakfı, Habitat Derneği iş birliğiyle deprem bölgesinde ‘Yarını Kodlayanlar Sosyal Hayata Destek’ adı altında yeni bir proje hayata geçirdi. Proje kapsamında Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay’da açılan konteyner teknoloji sınıflarında ve afetten etkilenen 11 ildeki köy, çadır kent ve konteyner kentleri ziyaret eden gezici eğitim çadırında 7-14 yaş arası çocuklar için müzik ve masal atölyeleri, kodlama eğitimleri ve çeşitli sosyal etkinlikler düzenleniyor; oyun terapisiyle psikososyal destek sağlanıyor. Bugüne kadar 81 bini aşkın çocuğa ulaşılan projede nihai hedef ilk yılda 100 bin çocuğa ulaşmak olarak belirlendi. Proje kapsamında liseli gençlere yönelik olarak ‘Afete Teknolojik Çözümler Hackathonu’ da düzenlendi.
Depremzede kadınlara el sanatları eğitimi
Vakıf, “Dijital Benim İşim” projesini de bölgeye uyarlayarak Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman’da toplam 15 eğitim konteyneri kurdu. Bu konteynerlerde kadın kursiyerlere geleneksel el sanatları kurslarına katılma ve el emeği ürünler üretme imkanı sunan Vakıf, bölge özelinde geliştirdiği ‘Dijital Dünyaya Giriş’ eğitimleri ile de kadınların dijital becerilerini geliştirmelerine ve ürettikleri geleneksel ürünleri dijital kanallarda satmalarına destek oluyor. Projeyle bugüne kadar 2 bini aşkın kadına ulaşıldı.
Afet bölgesine Çocuk ve Aile Merkezleri
Vakıf, afet bölgesinde yaşayanların desteklenmesi amacıyla Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğiyle de bir proje gerçekleştirdi. Proje kapsamında Adıyaman, Gaziantep ve Hatay’da kurulan Çocuk ve Aile Merkezleri’nde, depremden etkilenenlerin psikososyal yönden desteklenmesi, çocukların öğrenme kayıplarının telafi edilebilmesi, anne babaların ebeveynlik rollerinde güçlendirilmesi ve bu süreçte çocuklarının gelişimini destekleme becerilerinin artırılması, aynı zamanda genç kadınların güçlenmesine yönelik çalışmalar yapılıyor. Projeyle bugüne kadar 2 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Merkezlerde ilk yıl 4 bin 500 çocuk ve ebeveyn ile birlikte 2 bin 500 genç kadına da erişilmesi hedefleniyor.
‘Kırmızı Işık’ 378 bin kez indirildi
Vakıf, 2023’te teknolojinin gücünü kullanarak kadınların şiddetten korunmasına destek olmayı da sürdürdü. Vakfın 9 yıl önce hayata geçirdiği ‘Kırmızı Işık’ uygulaması, kadınların şiddete maruz kaldığı anlarda kolluk kuvvetleri ya da yakınlarına kolaylıkla haber verebilmesini sağlıyor. Uygulama bugüne kadar 378 bin kez indirildi. – İSTANBUL
]]>