Orman – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Wed, 24 Jul 2024 09:06:19 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Artvin Şavşat’ta Karagöl-Sahara Milli Parkı’nda ladin ormanlarına zarar veren böceklere mücadele başlatıldı https://www.igdirhaber.com.tr/artvin-savsatta-karagol-sahara-milli-parkinda-ladin-ormanlarina-zarar-veren-boceklere-mucadele-baslatildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/artvin-savsatta-karagol-sahara-milli-parkinda-ladin-ormanlarina-zarar-veren-boceklere-mucadele-baslatildi/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:06:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10865 Artvin’in sakin şehir ünvanlı Şavşat ilçesindeki Karagöl-Sahara Milli Parkı ve çevresinde ladin ormanlarına zarar veren sekiz dişli kabuk böceğine karşı mücadele başlatıldı.

“Sakin şehir” ünvanıyla ulusal ve uluslararası alanda tanınan ilçenin en önemli turizm destinasyon merkezi konumundaki Karagöl-Sahara Milli Parkı ve çevresindeki ladin ağaçlarının hızla kurumaya başlaması üzerine Doğa Koruma Milli Parklar Artvin Şube Müdürlüğü ve Artvin Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerince çalışma yürütülüyor.

Yapılan incelemelerde kurumalara iklim değişikliğine bağlı nedenlerle popülasyonu artan sekiz dişli kabuk böceğinin neden olduğu tespit edildi.

Ağaçlarda hızla artan kurumanın önüne geçebilmek için ilk etapta mekanik mücadeleyle böcekli ağaçların alandan çıkartılması işlemine başlandı.

Artvin Orman Bölge Müdürü Mimar Sinan Özkaya, AA muhabirine, son yıllarda iklim değişikliğine bağlı artan sıcaklıkla böcek zararlılarında da yoğun artış olduğunu söyledi.

Şavşat’ta 576 hektar alanda yaklaşık 14 bin ağacın böceklerin etkisiyle zarar gördüğünü kaydeden Özkaya, “Müdahale edilmez ise çevredeki tüm ladin ormanları risk altındadır, zarar görecektir.” dedi.

Orman zararlısı böceğe karşı mekanik mücadele çalışması yürüttüklerini kaydeden Özkaya, “Mekanik mücadelemizi, biyolojik ve biyoteknik yöntemlerle de destekleyerek sekiz dişli ladin kabuk böceğini doğal denge sınırına çekerek zararı minimum seviyede tutmayı amaçlıyoruz.” diye konuştu.

Suya ulaşamayan ağaç strese giriyor

Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu da dünya genelinde sıcaklık artışı ve iklim değişikliğinin ladin ormanlarında kurumalara neden olduğunu söyledi.

Kurumaların nedeninin, artan sıcaklıkla beraber ağaçların strese girmesi ve neticesinde savunmalarının zayıf düşmesiyle böcekler tarafından zarar görmeleri olduğunu aktaran Tüfekçioğlu, Kanada, Avrupa, Rusya ve Türkiye’deki ladin ormanlarında bu durumun sıklıkla görüldüğünü dile getirdi.

Tüfekçioğlu, “Burada biraz daha fazla gözükmesinin nedeni topraktaki killi yapı. Killi yapı kök sisteminin gelişmesini engelliyor. Ağaç derindeki suyu alamıyor, daha çok strese giriyor. Ayrıca milli park olduğu için ağaçların sıkışık bir yapısı var. Sıkışık yapıdan dolayı da artan bir stres söz konusu. Bu nedenle burada biz daha fazla kuruma gördük.” dedi.

Bölgedeki ladin ağaçlarının tamamen kuruyup yok olma riski ile karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Tüfekçioğlu, şunları kaydetti:

“14 bin ağaç kurmuş bu çok ciddi bir rakam. Eğer müdahale edilmez ve bu kuruyan ağaçlar bölgeden çıkartılmazsa milli parktaki bütün ağaçların kaybedilme riski söz konusu. Aynı zamanda diğer ormanlara da sıçrayabilir. Kabuk böcek zararını dumansız yangın olarak görüyoruz. Bundan dolayı muhakkak müdahale edilerek, böceğin daha fazla alanda ağaç kurutmasının önüne geçilmesi gerekiyor.”

Böcekli ağaçların alandan çıkartılmaması halinde daha fazla ağacın kuruyacağının altını çizen Tüfekçioğlu, bütün ağaçların kuruması halinde milli parkın bir anlamının kaymayacağını dile getirdi.

Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Orman Entomolojisi ve Koruma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Temel Göktürk de Sahara-Karagöl Milli Parkı’ndaki ladin ağaçlarının iklim değişikliği nedeniyle sekiz ve on iki dişli kabuk böceğinin tehdidi altında olduğuna işaret etti.

Göktürk, “Bu böcekler son bir yılda korkunç derecede kurumalara neden olmuştur. Yaklaşık 18 bin 800 metreküp ağacın alanda kuruduğu tespit edilmiştir. Bu bölgede bu iki zararlı türün oldukça fazla kuruma yapması sonraki yıllarda zararın katlanarak artacağı anlamına gelmektedir. Nisan başında bir tane olan böcek, çoğalarak ekim ayında yaklaşık 1400 böceğe ulaşmaktadır.” dedi.

Mücadelede mekanik, biyolojik ve biyoteknik yöntemin birlikte yürütülmesinin önemine vurgu yapan Göktürk, şunları kaydetti:

“Mekanik yöntemle böcekli kuru ağaçlar ivedilikle ormandan çıkartılarak kabukları soyulmalı ve kabuğun altındaki böcekler bir şekilde ölmelidir. Biyoteknik mücadele olarak ‘Feromon’ tuzakları ağaçlara asılmalı ve bu tuzaklara düşen böceklerin imha edilmesi gerekiyor. Biyolojik mücadele kapsamında da bu iki türün yırtıcısı olan türün laboratuvarda üretilerek alana salınması lazım. Bu üç yöntem birlikte kullanıldığı takdirde burada meydana gelen böcek salgını önümüzdeki yıllarda diğer alanlara yayılmayacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/artvin-savsatta-karagol-sahara-milli-parkinda-ladin-ormanlarina-zarar-veren-boceklere-mucadele-baslatildi/feed/ 0
Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıktı ‘Dumansız fabrika’ Kozak Yaylası’nda yüzler gülüyor https://www.igdirhaber.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/#respond Sun, 07 Jul 2024 09:03:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9701 Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıktı

‘Dumansız fabrika’ Kozak Yaylası’nda yüzler gülüyor

Türkiye’nin çam fıstığı deposu Kozak Yaylası’nda çalışmaları meyvelerini veriyor

İZMİR – İzmir’in Bergama ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin çam fıstığı deposu olarak bilinen Kozak Yaylası’nda verim artırmaya yönelik projeler meyvesini veriyor. Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıkarken, yöre halkı önümüzdeki yıllarda verimliliğin artacağından umutlu.

Türkiye çam fıstığı üretiminin yüzde 80’ini karşılayan İzmir’in Bergama ilçesinde bulunan Kozak Yaylası’nda, son yıllarda görülen verim düşüklüğünü gidermek üzere Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Başkanlığında yürütülen, verim arttırmaya yönelik projeler meyvesini vermeye başladı. Hasada başlayan yöre halkı önceki yıllarda yüzde 20 olan kozalak veriminin, artık yüzde 60’ı bulduğunu ve geleceğe dair umutlarının arttığını söylüyor. Bölgede incelemelerde bulunmak üzere Kozak Karaveliler Mahallesi’ndeki fıstıkçamı ormanlarına gelen İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince, burada Bergama Orman İşletme Müdürü Şahin Dönertaş ve Mahalle Muhtarı Feridun Kaya’dan çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

“Eş zamanlı olarak 11 adet proje yürüttük”

Yöre halkının adına ‘dumansız fabrika’ dedikleri Bergama Kozak bölgesinin en önemli geçim kaynaklarından olan fıstıkçamı ağaçlarında, son 10 yıldır yaşanan verim düşüklüğünün sona ermesi için her geçen gün çözüme daha da yaklaştıklarını söyleyen İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Derince, “Neredeyse ülkenin bu alanda faaliyet gösteren tüm üniversitelerini ve bilim insanlarını mücadeleye dahil ederek eş zamanlı olarak 11 adet proje yürüttük. Özellikle azalan tozlaşmayı arttırmak üzere proje kapsamında, elektrostatik basınç sistemi ile tozlaşmanın daha hızlı ve daha kalıcı olmasını sağlamaya çalıştık. Sağlıklı polenleri kullanarak doğal döllenmedeki başarı oranını arttırdık ve fıstıkçamı ağaçlarının bağışıklık sistemlerini güçlendirmeye çalıştık. Yine aynı zamanda tohumlara zarar veren Leptoglossus occidentalis isimli böceğin de olumsuz etkisini azaltmaya çalıştık ve ülker dökümlerinin de önüne geçmeye çalıştık. Bölgede sürekli yaptığımız gözlemler ve yöre halkından yaptığımız geri dönüşler gösteriyor ki kozalaklarda yüzde 20’lere kadar düşen verim son yıllarda yüzde 60’lara kadar çıkmış durumda. Bu da bizim umutlarımızı ve motivasyonumuzu arttırmaktadır” dedi.

“Tarım ve Orman Bakanlığı’na destekleri için teşekkür ediyoruz”

Fıstıkçamı ağaçlarında görülen ve verim düşüklüğüne yol açan hastalıktan önce 4-5 ton hane başına çam fıstığı topladıklarını söyleyen Karaveliler Köyü sakinlerinden Tahsin Koruculu, geçen yıl uzun bir aradan sonra 3 tona kadar ürün alabildiklerini bu yıl da 4 ton ürün beklediklerini söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’na desteklerinden dolayı teşekkür ettiklerini söyleyen Korucu, “30 yıldır bu bölgede çam fıstığı üretimi ile uğraşıyoruz. En önemli geçim kaynağımız. 10 yaşından beri bu işlerin içindeyim ama maalesef 2009 yılından itibaren ağaçlarımızda verim düşüklüğü başladı. Yapılan bilimsel araştırmalar buna, bir sinek benzeri böceğin ve küresel ısınma iklim değişikliği gibi nedenlerin yol açtığı söylendi. Yüzde 20’lere düşen verimin, Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yürütülen çalışmalar ile artık yüzde 60’lara çıktığını görüyoruz ve yeniden eski bol kazançlı, verimli günlere dönmenin umudunu sevincini yaşıyoruz. Emeği geçen tüm devlet büyüklerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Sofraların ve yemek endüstrisinin vazgeçilmez unsuru olan çam fıstığının kilosu kabuklu olarak 600 TL’ye, soyulmuşu ise bin 200 TL’den piyasada alıcı buluyor. Kozak Yaylasında fıstıkçamı ormanlarından yöre halkı hane başına 500 bin ile 800 bin arasında hane başına yıllık gelir elde ediyorlar.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/feed/ 0
Kastamonu’da Orman Ürünleri Sektöründe Tabut Talebi Artıyor https://www.igdirhaber.com.tr/kastamonuda-orman-urunleri-sektorunde-tabut-talebi-artiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/kastamonuda-orman-urunleri-sektorunde-tabut-talebi-artiyor/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:45:51 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8025 Kastamonu’da orman ürünleri sektörlerinin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla düzenlenen panelde, yurtdışından çok fazla tabut talebi olduğu belirtildi. Orman ürünleri alanında faaliyet gösteren firmanın temsilcisi Ali Şahin, “Tabut talebinin olduğu insana komik gibi geliyor ama tabut yapımıyla ilgili yurtdışından müthiş bir talep bulunuyor” dedi.

Kastamonu Üniversitesi’nin öncülüğünde düzenlenen panelde ormancılık sektörü ele alındı. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Cemil Meriç Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen “Kastamonu Orman Ürünleri Endüstrisinde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri” paneline Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ömer Küçük ve Prof. Dr. Kasım Yenigün ile birlikte akademisyenler, öğrenciler ve kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

“Hammadde ihtiyacının karşılanması için daha geniş alanlarda sektör ihtiyacını karşılayabilecek keresteye uygun orman yetiştirilmesi gerekiyor”

Panelin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, “Büyük oranda hammadde oduna dayalı üretim yapan orman endüstri kuruluşları için il genelinde bulunan zengin orman varlığımız şüphesiz büyük avantajlar sağlamakta. Özellikle zengin orman varlığı, küçük ve orta ölçekli orman endüstri işletmelerinin yanı sıra alanında uzman büyük tesisleri de bünyesinde barındırması, sektörü tanıyan ve deneyim geçmişi olan işgücü varlığı, geniş arazi imkanları ve yeni kurulan sanayi bölgeleri, dış pazarlara açılmayı sağlayabilen İnebolu Limanı, çevresindeki şehirler ve Ankara gibi büyük bir pazara yakın olması gibi özellikleri nedeniyle Kastamonu sektörde yeni yatırımlara oldukça açık bir konumda. İlimizdeki orman ürünleri sektörü açısından baktığımızda da mevcut yapılanmanın temel olarak levha üretimi, mobilya üretimi ve kapı üretimi başta olmak üzere 3 grupta toplandığı görülüyor. Bu çerçevede orman varlığına dayalı yatırımların başında yonga levha, yongaları, MDF, parke ve kontrplak gibi yarı mamul ürünlerin üretimi geliyor. Nitekim ülkemizin en önemli ekonomik ve katma değer oluşturan sektörlerinden biri olan orman ürünleri sektörünün dünyaca ünlü bazı temsilcileri ilimizde faaliyet göstermektedir. Özellikle levha üretimi alanında faaliyet gösteren bu entegre tesisler Türkiye’yi MDF ve yonga levha üretim ve ihracatında Avrupa ve Dünya genelinde ilk sıralara taşımıştır. Sektörel devlerin yanı sıra, ilimizde genellikle KOBİ statüsünde olan çeşitli büyüklükte yaklaşık 350 işletme faaliyet göstermektedir. Sektörün yaşadığı sıkıntılar bulunmakta olup bu sıkıntıların giderilmesi gerekiyor. Türkiye İhracat Meclisi’nin 2023 İhracat Strateji Raporu’na göre, Orman ürünlerinin katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülerek gerek iç piyasaya gerekse dış piyasaya arz edilmesi sürecinde orman sanayiinin en önemli sorunu olarak hammadde tedariki ve kalifiye işgücü ihtiyacı ön plana çıkmaktadır” dedi.

“Pandemi ve depremden sonra ahşap evlere talep arttı”

Yurtdışından çok fazla tabut talebinin olduğunu söyleyen Kronospan Orman Ürünleri A.Ş. Hammadde Tedarik Müdürü Ali Şahin ise, ” Orman Genel Müdürlüğü, üniversitelerle çalışarak ortak bir proje hazırladı. Ahşap yapıların binalarda kullanılmasıyla ilgili çalışmalar tamamlandı ve bu sonuç raporu TBMM’ye gönderildi. İnşallah yakın zamanda bu yasa haline gelecek. İnşallah yakın zamanda ülkemizde ahşap ev yapımıyla ilgili bir kanunda olacak. Ahşap ev ve ahşap evin projelendirilmesiyle ilgili genç mühendislerin kendilerini yetiştirmeleri halinde iş bulabilecekler. Bir diğer konuda Avrupa’da yaygın olup ülkemize de yeni yeni girmeye başlayan bir sektör. Özellikle yonga-levha sektöründeki odun alma sıkıntısından dolayı ahşap malzemenin geri dönüştürülmesiyle ilgili yeni tesisler kurulmaya başlandı. Evimizde kullanmadığımız masa, kırık paletler, kürsü gibi ahşap malzemeler toplumumuzda ya kırılıp yakılıyor ya da atılıyordu. Şimdi Avrupa’da bunlar toplanıyor, tekrar tesislerde işlenip sektöre kazandırılıyor. Türkiye’de de bu konuda çalışmalar var, ülkemizde de kurulan birkaç yerde fabrikalar bulunuyor. Bu yüzden bu konuda da yeni bir sektör oluşuyor ve yeni iş alanları açılacak. Genç kardeşlerimizde buralarda iş bulabilecekler. Palet sektörü de ülkemizde çok canlı ve hareketli bir sektördür. Bu sektörde de genç mühendislerimiz kendilerini yetiştirirlerse kolayca iş bulabilirler. Hatta belki de TBMM’de ahşap yapılarla ilgili kanun çıktıktan sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızda da iş bulunabilir. Çünkü Orman Genel Müdürlüğümüz Kahramanmaraş’ta idare binasını şu anda ahşaptan yapıyor. Dolayısıyla ahşap binalara karşı sektör oluşacak. Bir tabut talebinin olduğu insana komik gibi geliyor ama tabut yapımıyla ilgili yurtdışından müthiş bir talep bulunuyor. Bunların nasıl yapıldığını muhakkak bilmeniz ve bunu da değerlendirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

“Kesim yapacak insan bulmakta zorlanıyoruz”

Ormanda kesim yapacak insanı bulamadıklarını belirten Kastamonu Orman Bölge Müdürü Fahri Sönmezoğlu da, “Kastamonu’da son 50 yılda takriben 210 bin hektar yeni orman kuruldu. Toplam alanımızın 876 bin hektar olduğunu dikkate aldığımızda Kastamonu’da sahip olduğumuz ormanlarımızın yüzde 25’i ağaçlandırma yoluyla oluşturulan ormanlardan oluşmaktadır. 2018’den 2021 sonuna kadar takriben 2 milyon 700 bin metreküp olan üretimi 3 milyon 800 bin metreküpe çıkarttık. Takriben 1 milyon 100 bin metreküp üretim artışı sağladık. Bu artışa rağmen yöremizdeki orman endüstrisi daha fazla hammadde talep etmektedir. Ormanlarımız çok güçlü ormanlar, Türkiye’de alansal olarak ikinci olmamıza rağmen, ormanlarımızın kalitesi ve zenginliği açısından uzak ara şampiyonuz. Kastamonu’da ve tüm Türkiye’de tek orman sektöründe çalışma hakkına sahip kişiler köylülerdir. Şehir nüfusuna kayıtlı bir kişinin ormanda kesim, taşıma işlemlerinde çalışması hukuken mümkün değildir. Köylerimizin büyük bir bölümünde sınır anlaşmazlıkları var. Bu sorunun çözümü noktasında elimizden gelen gayreti göstermemize rağmen sınır tespiti gibi bir yetkimiz var. Dolayısıyla bu yaptığımız işleri kısıtlıyor. Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü olarak 170 bin hektar genç ormanlarımız var. Yani son 25-30 yıl içerisinde gerek ağaçlandırma yoluyla, gerek tabii gençleştirme yoluyla elde ettiğimiz bu ormanların bakımı ormanlık açısından vazgeçilmez ihtiyaç. Bu konuda en büyük sorun iş gücü sorunu. Bundan 20-25 yıl önce her gün kapımıza onlarca insan ormanda kesim yapmak isteğiyle gelirken, artık bu talepler tamamen minimize oldu ve kesim yapacak insan bulmakta zorlanıyoruz” şeklinde konuştu.

Kastamonu Ağaç İşleri İmal ve Satıcılar Odası Başkanı Hakan Küçükoğlu da istek ve taleplerini panelde dile getirdi.

Daha sonra konuşan Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Akkuzu da, “Yaklaşık yüzde 66’sı ormanlarla kaplı olan Kastamonu ili, ülkemiz orman servetinin de yüzde 8’ine sahiptir. Zengin orman varlığına paralel olarak gelişim gösteren orman endüstrisi, genel endüstri içinde yüzde 40’a varan sektörel yoğunluğu ve yaklaşık yüzde 35’e varan sektörel cirosu ile şehir ekonomisinin lokomotif sektörü haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından panel, soru-cevap kısmıyla devam etti. Panel, toplu fotoğraf çekiminin ardından son buldu. – KASTAMONU

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kastamonuda-orman-urunleri-sektorunde-tabut-talebi-artiyor/feed/ 0
Orman Genel Müdürlüğü, 2023’te yerli yangın söndürme helikopterleri ve uçaklarını filoya ekleyecek https://www.igdirhaber.com.tr/orman-genel-mudurlugu-2023te-yerli-yangin-sondurme-helikopterleri-ve-ucaklarini-filoya-ekleyecek/ https://www.igdirhaber.com.tr/orman-genel-mudurlugu-2023te-yerli-yangin-sondurme-helikopterleri-ve-ucaklarini-filoya-ekleyecek/#respond Thu, 25 Jan 2024 21:24:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2482

ORMAN Genel Müdürü Bekir Karacabey, 2023’te yerli 2 yangın söndürme helikopteri, 4 yangın söndürme uçağı ile 1 keşif uçağının eklendiği filoya bu yıl 4 uçak ve 1 helikopterin daha geleceğini söyledi. Karacabey, İnsansız Hava Araçları (İHA) ile yerli hava gücü sayısının 2024’te toplamda 19’a ulaşacağını belirtti.

Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) yangın söndürme filosundaki yerlilik oranı artıyor. Genel Müdür Bekir Karacabey, 2023 yılında dünyada sadece 5 ülkenin kullandığı yangın yönetiminde etkili olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Otağ’ ismini verdiği insanlı keşif uçağının yanı sıra 2 Sikorsky tipi T70 yangın söndürme helikopteri ve 4 Air Tractor model yangın söndürme uçağının yerli imkanlarla üretilip, filoya dahil edildiğini hatırlattı. 2028’e kadar yerli uçakların sayısının 20’ye ulaşacağını belirten Karacabey, “2024 yılında bunlardan 4’ü daha hizmete girecek. Sadece hava araçlarımız değil, kara araçlarında da hem filomuzu sayı olarak güçlendirdik hem de yeniledik. Eski olan araçlarımızı da yenileyerek kara ekiplerimizi de güçlendirdik ki kara ekipleri çok önemlidir. Hem personellerimizin eğitimiyle niteliğini artırarak o yönden güçlendirerek hem sayı olarak artırarak hem de ekipmanla onları güçlendirerek, 2023 yılında 2022 yılına göre daha güçlü olarak girdik. 2024 yılında dahil olacak araçlarla daha güçlü olacağız” diye konuştu.

‘GÖKBEY’İN AĞABEYİ GELİYOR

Karacabey, bu yıl filoda yerli uçak sayısının toplamda 8’e ulaşacağını aktararak, “1 tane daha Sikorsky helikopterimiz, şu an TUSAŞ’ta üretim süreci devam ediyor. Mayıs ayından önce inşallah filomuza dahil olacak. Toplamda yerli olarak 11’i yangın söndürme olmak üzere 19 hava aracımız, filomuzda olmuş olacak. Bununla birlikte yerli ve milli olarak üretilecek yeni bir yangın söndürme helikopterinin de protokolünü TUSAŞ ile imzaladık. Yerli üretim ‘Gökbey’ helikopterimiz var. Onun ağabeyi diye bizim nitelendirdiğimiz 5 ton ve üzerinde su taşıma kapasitesine sahip olacak; şu an ‘hafif sınıf’ diye ifade edilen helikopterler 2,5-3 ton su atarlar. Onların taşıdığı suyun 2 katı su taşıyabilecek yeni bir helikopterin üretim aşaması başladı. TUSAŞ tarafından yürütülüyor. İnşallah 2028 yılında bunlardan bize 8 tanesini teslim edecekler” dedi.

THK’NIN 3 UÇAĞI DAHA KULLANILIR DURUMA GELECEK

Karacabey, Türk Hava Kurumu’nun (THK) envanterinde olan uçaklardan 2’sinin bakımlarının tamamlandığını ve 2023’te yangınla mücadelede kullanıldığını, bu yıl 3’ünün daha bakımlarının yapılarak kullanılır duruma getirilmesini beklediklerini söyledi. Karacabey, “2024 yılında toplamda, 105 helikopter ve 26 yangın söndürme uçağı ile orman yangınlarıyla mücadelemizi gerçekleştirmeyi planladık. Buradaki toplam rakamlara rezerv güç, kiralıklar ve envanterdeki araçlar dahildir. 2024 yılında orman yangınlarıyla mücadelede daha fazla sayıda helikopter, uçak, yer ekibiyle hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Kara araçlarımızın bakımlarını yapıyoruz. Yaz boyunca kullanıldıkları için üzerindeki malzemelerden, aletlerden yıpranmış olanların bakımlarını tekrar yaparak elden geçiriyoruz. Bir taraftan personelimizin yineleme eğitimlerini gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

‘YANGINI HABER ALMA SÜREMİZİ 2 DAKİKANIN ALTINA İNDİRECEĞİZ’

Yangınla mücadelede toplamda 8 adet yerli İHA kullandıklarını belirten Karacabey, “TUSAŞ’ın ürettiği ‘Aksungur’ ve ‘Anka’ İHA’sı, ayrıca Bayraktar firmasının ürettiği ‘Bayraktar’ İHA’larla inşallah 2024 yılında da ormanlarımızı gözetleyeceğiz. Orman içinde yangın meydana geldiğinde 2 dakika içerisinde Orman Genel Müdürlüğü olarak bizim haberimiz oluyor. Hedefimiz, bu süreyi daha da aşağıya çekmek. Bununla orman yangınlarında müdahale ettiğimiz araçlar su kullanıyor. Su kaynaklarının yoğunluğunu da ormanlar içerisinde artırıyoruz. Geçtiğimiz yıl 4 bin 630 olan orman içerisindeki su kaynağı sayısını, 4 bin 670’e çıkarmıştık. 2024 yılında da 100’den fazla yeni havuz veya su göleti orman içerisine tesis ederek, su kaynaklarının yoğunluğunu artıracağız ki, daha kısa sürede araçlar su takviyesi yapıp yangına müdahale edebilsinler” dedi.

‘2023 YILINDA 2 BİN 520 ADET YANGIN ÇIKTI’

2023 yılında 2 bin 520 adet yangın çıktığını aktaran Karacabey, “Baktığımız zaman bu yangınların yüzde 88’i maalesef insan kaynaklı. Öncelikli hedefimiz, yangın çıkmamasını sağlamak. Bu yangınların çıkmasını engelleyebilirsek, yangınla mücadele etmek zorunda kalmayız, ormanlarımız yanmaz. İnsanımıza daha fazla ulaşıp, onların hassasiyetlerini daha fazla artırıp, bu yangınların çıkmasını engelleyebilirsek, ne kadar çok engelleyebilirsek, o kadar az ormanımız zarar görmüş olacak. Bizim 2024 yılında orman yangınlarıyla mücadelede en önemli sloganımız, mottomuz ‘her şey elimizde yakmayalım, söndürmek zorunda kalmayalım’ olacak” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/orman-genel-mudurlugu-2023te-yerli-yangin-sondurme-helikopterleri-ve-ucaklarini-filoya-ekleyecek/feed/ 0
Adana’da PKK’nın talimatıyla orman yangını çıkaran terörist hakkında dava açıldı https://www.igdirhaber.com.tr/adanada-pkknin-talimatiyla-orman-yangini-cikaran-terorist-hakkinda-dava-acildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/adanada-pkknin-talimatiyla-orman-yangini-cikaran-terorist-hakkinda-dava-acildi/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:12:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2370 Adana’da terör örgütü PKK’nın talimatıyla 2022’de iki farklı noktada orman yangını çıkardığı gerekçesiyle tutuklanan PKK’lı terörist ile onun keşif ve eylem çalışmaları için örgüte fon topladıkları iddia edilen 11 sanık hakkında dava açıldı.

Merkez Sarıçam ilçesinde 13 Ağustos 2022’de iki farklı ormanlık alanda yangın çıkardığı gerekçesiyle aynı gün tutuklanan ve eylemlerini terör örgütü PKK adına gerçekleştirdiği belirlenen F.D. ile keşif ve eylem çalışmaları için terör örgütüne fon sağladıkları iddiasıyla 13 Nisan 2023’te tutuklanan A.B. ve tutuksuz A.E, A.A, A.K, F.K, M.D, M.H.B, M.Ö, S.B, S.İ. ve S.B. hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı.

Sanık F.D. hakkında, “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “terör örgütü faaliyeti çerçevesinde kasten orman yakma” suçundan müebbet, “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçundan 10 yıla kadar hapis, tutuklu A.B. hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçlarından 25 yıla kadar hapis, diğer 10 sanık için ise “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” 10’ar yıla kadar hapis cezaları talebiyle hazırlanan iddianame, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Belgeler, ifade tutanağı, tanık anlatımları, Sarıçam Orman İşletme Şefliği tutanakları, HTS, PTS, dijital veri inceleme kayıtları ve bilirkişi raporlarına yer verilen iddianamede, sanığın kentteki orman yangınlarını terör örgütü PKK’nın talimatıyla çıkardığı anlatıldı.

İddianamede, F.D’nin Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince aynı suçlama yönüyle yargılaması süren R.B. ile terör örgütü PKK’nın talimatı üzerine 13 Ağustos 2022’de, R.B’nin kullanımındaki araçla gittiği Sarıçam ilçesi Ünlüce ve Çamlıca mahallelerinde 2 ayrı ormanı yakıp Mersin’e kaçtığının tespit edildiği belirtildi.

PKK’nın talimatıyla bölgede keşif çalışması yapmış

Sanığın yangınları çıkardığını gördüklerini anlatan 3 tanığın ifadelerinin de yer aldığı iddianamede, F.D’nin yangınlar öncesinde de PKK adına sansasyonel eylem arayışında olduğu bilgisine yer verildi.

F.D’nin telefonunun baz istasyonlarından sinyal verdiği adreslerin incelendiği de iddianamede belirtildi. Buna göre Kozan ve Yüreğir ilçeleri arasındaki kırsal alanlara hizmet veren geniş kapsama alanı olan baz istasyonlarından sanığın telefonundan sinyal alındığı, buraların orman yangını çıkan bölgelere yakın olduğunun tespit edildiği iddianamede anlatıldı.

İddianamede, “Sanık F.D. ve R.B’nin birlikte merkez Sarıçam, Kozan ve Aladağ ilçelerinde örgütün talimatıyla keşif çalışması yaptıkları, terör örgütü PKK’nın talimatıyla ormanlarda yangın çıkaran ‘ateşin çocukları’ yapılanmasıyla bağlantılı oldukları tespit edilmiştir.” ifadeleri yer aldı.

PKK’nın keşif ve eylem çalışması adı altında sanığa farklı tarihlerde para gönderdiği iddianamede aktarıldı.

Sanığın PKK’nın keşif ve eylem çalışması adı altında gönderdiği para için A.B. ile irtibata geçtiği anlatılan iddianamede, “F.D’nin PKK terör örgütü adına keşif ve eylem çalışmaları için kullanacağı paraları kendi banka hesaplarını kullanarak temin etmediği, 2022 yılının farklı tarihlerinde A.B’nin parayı parça parça A.E, A.A, A.K, F.K, M.D, M.H.B, M.Ö, S.B, S.İ. ve S.B’nin banka hesaplarına aktardığı, sanık F.D’nin de bu paraları deşifre olmamak için diğer sanıklardan farklı zamanlarda bizzat elden teslim aldığı tespit edilmiştir.” denildi.

İki ayrı ormanlık alanı yakıp kaçmış

F.D’nin terör örgütü PKK’nın talimatıyla sansasyonel eylem arayışında olduğu bilgisine yer verilen iddianamede, şunlar kaydedildi:

“Sanığın, Sarıçam, Kozan ve Aladağ ilçelerinde örgütün talimatıyla R.B. ile keşif çalışması yaptığı, 13 Ağustos 2022’de Sarıçam ilçesi Çamlıca ve Ünlüce mahallelerindeki iki ayrı orman yangınını terör örgütü PKK’dan aldığı talimatla kasten çıkardığı, yangınları 3 tanığın F.D. ve R.B’nin çıkardığını gördüğü ve tanık anlatımlarına göre sanığın yangın sonrasında araçla hızlı bir şekilde bölgeden uzaklaştığı, sanığın aracının yangınların çıktığı saatlerde olay yerine yakın PTS kayıtları ve o bölgede cep telefonunun sinyal kaydının bulunduğu, olay yerinde o saatlerde başka araç ve kişinin tespit edilmediği, Sarıçam’daki 2 ayrı noktada 20 dakika arayla orman yangını çıkardığı değerlendirildiğinde, F.D’nin ‘terör örgütü faaliyeti çerçevesinde kasten orman yakma’ ve ‘devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma’, ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanun’a muhalefet’ suçlarından, terör örgütüne fon topladığı ve F.D’ye yardım ettiği belirlenen A.B’nin ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’ suçlarından, diğer 10 sanığın ise ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’ suçundan cezalandırılması talep olunur.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/adanada-pkknin-talimatiyla-orman-yangini-cikaran-terorist-hakkinda-dava-acildi/feed/ 0
İklime Dirençli Ormancılık Projesi ile Orman Yangınlarına Mücadele https://www.igdirhaber.com.tr/iklime-direncli-ormancilik-projesi-ile-orman-yanginlarina-mucadele/ https://www.igdirhaber.com.tr/iklime-direncli-ormancilik-projesi-ile-orman-yanginlarina-mucadele/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:12:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2273

ORMAN Genel Müdürü Bekir Karacabey, iklim değişikliği ile artan orman yangınlarına karşı ‘İklime Dirençli Ormancılık Projesi’ni (İDOP) hayata geçirdiklerini söyledi. Karacabey, Hatay’dan Çanakkale’ye uzanan 9 bin kilometrelik hatta kolay yanmayan bitki türleriyle şerit oluşturduklarını, bu çalışmayı hızlandırarak kırsal alandan başlayan bir yangının ormana sıçramasını önlemeye uğraştıklarını belirtti.

Orman Genel Müdürü Karacabey, orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Karacabey, orman yapısının yangının şiddetini etkileyen bir unsur olduğunu ve bu nedenle ormanı bakımlı tutmanın yangın seviyesini düşüreceğini söyledi. Karacabey, “Uzun zamandır yürüttüğümüz çalışmaları, bu iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin daha çok hissedilmesiyle artırdık. Bu kapsamda İDOP adını verdiğimiz bir projeyi hayata geçirdik. 400 milyon dolar bütçesi olan bir proje bu. Yangına hassasiyet derecesi yüksek olan Hatay’dan Çanakkale hattına kadar olan Ege ve Akdeniz bölgelerindeki 9 Orman Bölge Müdürlüğümüzü kapsayan bölgede 2024 yılında bu projeyi hayata geçiriyoruz. Proje kapsamında birçok alanda çalışmalar yürüteceğiz. Bunlardan en önemlisi, vatandaşlarımızla bu farkındalık konusunu daha çok gündeme taşıyacağız ki onlar dikkatli olurlarsa, ateşe dikkat ederlerse, orman yangınına sebep olacak hususlara dikkat ederlerse, orman yangınlarının sayısında azalma olacak. Bununla ilgili ciddi bir seferberlik başlatmış olacağız. Yerleşim yerleri ile ormanlar arasında kolay yanmayan bitki türleriyle şeritler oluşturarak geldik bugüne kadar. Yaklaşık 9 bin kilometrelik bu şekilde çalışma yaptık. Bu çalışmalarımızı hızlandırarak kırsal alandan başlayan bir yangının ormana sıçramasını önlemeye çalışacağız” dedi.

‘ORMAN İÇERİSİNDE ADETA TAMPONLAR OLUŞTURUYORUZ’

Karacabey, aynı şekilde tarım arazileriyle orman arasında bu tür bantların oluşturulmasına çalışacaklarını belirterek, “Yine orman içerisinde başlamış bir yangının ormanın tamamına sıçramasını önceleyecek ‘ara koridor’ diye ifade edebileceğimiz ‘yangın emniyet yolu’ veya ‘yangın emniyet şeridi’ adını verdiğimiz tesisler yaparız, o tesislerin miktarlarını artıracağız. Ayrıca yine ormanlarda bizim şu ana kadar planlanmış 360 bin kilometre yolumuz var. Bunların şu ana kadar 240 bin kilometrelik kısmını tesis ettik, tamamladık. Geri kalan 120 bin kilometrelik kısmını da bir an önce yaparak, bir yerde bir yangın çıktığında, ulaşmamız gerektiğinde kolay ulaşmamızı sağlayacak alt yapıyı hızlıca oluşturmanın çalışmalarını yürüteceğiz ki ne kadar kısa sürede ulaşabilirsek, oraya o kadar etkili müdahale etmemiz mümkün olacak. Bu tür çalışmaları İDOP çerçevesinde hayata geçirmiş olacağız. Orman içerisinde veya ormanın kenarında oluşturduğumuz bantlarda yanmaya karşı daha dirençli, daha dayanıklı olan ağaç türlerinden şeritler oluşturuyoruz ki yangın bir taraftan geldiğinde o şeritte yavaşlasın veya mümkün olursa durdurabilelim diye yanmaya dayanıklı ağaç türleriyle orman içerisinde adeta tamponlar oluşturuyoruz ve ormanın kenarında tabii ki. Buralarda yaptığımız çalışmalarda mümkünse o ağaçların meyveli olmasını da arzu ediyoruz ki meyveli olursa yaban hayatını da bir şekilde desteklemiş, katkıda bulunmuş oluruz” diye konuştu.

‘ORMAN VARLIĞI, DÜNYA ORTALAMASINA GELDİ’

Karacabey ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhuriyet’in 100’üncü yılında orman varlığının ülke yüz ölçümünün yüzde 30’una ulaşması hedefini gerçekleştirdiklerini söyledi. Karacabey, “Bunun için 2,6 milyon hektarlık bir alanda çalışma yapmak gerekiyordu. Bizler 20 yıllık bir plan çerçevesinde çalışarak, belirtilen bu hedefe ulaşmış olduk. 2023 yılında ülkemizin orman varlığı, dünya ortalaması olan yüzde 30 seviyesine geldi. Bunu yaparken 2022 yılı sonuna kadar toprakla buluşturduğumuz 6,6 milyar adet fidanın üzerine 2023 yılında 545 milyon fidan daha ilave ederek, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2023 yılı için bize hedef olarak koydukları 7 milyar, o günkü sayıya baktığımızda dünya nüfusu kadar fidanı toprakla buluşturmuş olduk. 7 milyar hedefini, 7 milyar 100 milyonun üzerine çıkarak gerçekleştirmiş olduk” dedi.

‘AĞAÇLANDIRMADA AVRUPA 1’İNCİSİ OLDUK’

Karacabey, bu atılımlarla Türkiye’nin dünya ülkeleri sıralamasında 46’ncı sıradan 27’nci sıraya yükseldiğini söyleyerek, “Orman varlığını en çok artıran ülkeler sıralamasında dünya 6’ncısı, Avrupa 1’incisi olduk. Yaptığımız ağaçlandırma çalışmalarıyla en çok ağaçlandırma yapan ülkeler kategorisinde yine Avrupa 1’incisi, dünya 4’üncüsü olduk. Bu ülkemiz adına gurur duyulacak bir konu. Özellikle iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin çokça gündeme geldiği, karbon yutak alanlarının artırılması konusunun çok sık gündeme geldiği, erozyonla mücadelenin yine gündemde olduğu bir dönemde ülkemizin ağaçlandırma alanında, orman varlığını artırma alanında elde ettiği bu başarılar, tüm vatandaşlarımız, ülkemiz adına Orman Genel Müdürlüğü ve çalışanları adına bizim için de gurur verici bir durum” diye konuştu.

‘2023’TE DİKİLEN FİDAN SAYISI, 545 MİLYON’

Karacabey, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin bütün dünyada ve Türkiye’de paralel olarak her geçen yıl daha çok hissedildiğine işaret ederek, “Dolayısıyla 2022 yılında toplam orman yangınlarından etkilenen alanımız 12 bin 764 hektarken, 2023 yılında 15 bin 520 hektara ulaştı. 2021 yılında yanan sahaların tamamında yeniden ormanlaştırma çalışmalarımızı tamamlamıştık. 2023 yılında da 2022 yılında yanan alanlardaki çalışmalarımızı tamamladık. 2023 yılında yangınlarda zarar gören alanlardaki çalışmaların 2024 yılının sonunda tamamlanması beklenirken, o sahalardaki çalışmaların yüzde 70’ini tamamladık. Kalan yüzde 30’luk kısmında da çalışmalarımız devam ediyor. 2022 yılında ağaçlandırılan alan 168 bin 608 hektar, 2023’te ağaçlandırılan alan 139 bin hektar. 2022’de dikilen fidan sayısı 648 milyon, 2023’te 545 milyon” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iklime-direncli-ormancilik-projesi-ile-orman-yanginlarina-mucadele/feed/ 0