Olay – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Mon, 04 Nov 2024 22:44:57 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Uzun namlulu silahlarla saldırı planlayan iki kişi son anda yakalandı https://www.igdirhaber.com.tr/uzun-namlulu-silahlarla-saldiri-planlayan-iki-kisi-son-anda-yakalandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/uzun-namlulu-silahlarla-saldiri-planlayan-iki-kisi-son-anda-yakalandi/#respond Mon, 04 Nov 2024 22:44:57 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/uzun-namlulu-silahlarla-saldiri-planlayan-iki-kisi-son-anda-yakalandi/ Adana’da motosikletli iki şüpheli uzun namlulu silahlı saldırı düzenlenmeye gittiği sırada yunus ekipleri tarafından yakalandı.

UZUN NAMLULU SİLAHLARLA SALDIRI DÜZENLEYECEKLERDİ

Olay, 31 Ekim günü Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçesi Mahallesi ara sokaklarında meydana geldi. İddiaya göre, Hakan H. montunun içine koyduğu uzun namlulu silahla arkadaşı Muhammet Metin E. idaresinde motosikletle silahlı saldırı düzenlemeye gitti. Bu sırada asayiş şube müdürlüğüne bağlı motosikletli polis timleri amirliği ekipleri, şahıslardan şüphelenip durdurmak istedi. Polislerin dur ihtarına uymayan şahıslar kaçtı.

POLİSLERE YAKALANDILAR

Yaşanan kovalamaca sonucu yunus polisleri, motosikletli her iki şüpheliyi yakalarken uzun namlulu silah ele geçirdi. Şüpheliler gasp büro amirliğine teslim edildi. Silahlı saldırı yapacağı öne görülen şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Her iki şüphelide çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/uzun-namlulu-silahlarla-saldiri-planlayan-iki-kisi-son-anda-yakalandi/feed/ 0
Mersin’de Kavga: Araçla Gençlerin Üzerine Sürdü https://www.igdirhaber.com.tr/mersinde-kavga-aracla-genclerin-uzerine-surdu/ https://www.igdirhaber.com.tr/mersinde-kavga-aracla-genclerin-uzerine-surdu/#respond Sun, 27 Oct 2024 08:45:47 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/mersinde-kavga-aracla-genclerin-uzerine-surdu/ Mersin’de dehşet anları kamerada: Kavga eden 2 grubun üzerine aracını sürdü

-Mersin’de film sahnesini aratmayan görüntüler: Aracını kalabalığın üzerine sürdü

MERSİN – Mersin’de bir kişi sahil kesimindeki parkta aracını tartıştığı kişilerin üzerine sürerek ezmeye çalıştı, park halindeki diğer araçlara çarparak zarar verdi. Film sahnelerini aratmayan o anlar cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.

Edinilen bilgiye göre olay, merkez Yenişehir ilçesi Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki Kültür Parkta meydana geldi. İddiaya göre, kız arkadaşlarına laf atma meselesi yüzünden iki grup arasında tartışma çıktı. Tartışma devam ettiği sırada, kimliği öğrenilemeyen cip sürücüsü, aracıyla kaldırımdan çıkıp parkta tartışan gençlerin üzerine sürdü. Ardından tekrar yola inen cip sürücüsü, bu kez yol kenarında park halindeki araca çarparak zarar verdi. Hızını alamayan öfkeli sürücü, çığlıklar içerisinde parka kaçan grubun peşinden giderek ezmeye çalıştı, gençlerden birine çarparak yere düşürdü. Sonrasında ise iki grup arasında arbede yaşandı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polisin olay yerine gelmesiyle sakinleşen gruptaki gençlerden bazılarının gözaltına alındığı öğrenildi.

Film sahnesini aratmayan görüntüler cep telefonu kamerasında

Öte yandan film sahnelerini aratmayan olay, cep telefonu kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, iki grubun parkta tartıştığı sırada olay yerine gelen siyah cipin, gençlerin üzerine doğru hızla ilerlediği, ardından kaldırımdan inip yol kenarında park halindeki araca çarptığı anlar ile parka kaçan grubun üzerine sürdüğü, bir gence çarparak yere düşürdüğü anlar yer aldı. Görüntünün devamında ise gençler arasında yaşanan arbedeye olay yerine gelen polis ekiplerinin müdahale ettiği görüldü.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mersinde-kavga-aracla-genclerin-uzerine-surdu/feed/ 0
Körfez’de Restoranda Yangın https://www.igdirhaber.com.tr/korfezde-restoranda-yangin/ https://www.igdirhaber.com.tr/korfezde-restoranda-yangin/#respond Wed, 09 Oct 2024 01:11:05 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/korfezde-restoranda-yangin/ Kocaeli’nin Körfez ilçesinde restoranda çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.

Agah Ateş Mahallesi Tayyar Yıldırım Caddesi’ndeki bir restoranın mutfağında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.

Büyüyen alevler, restoranın diğer kısımlarına da sıçradı.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin yaklaşık 1 saatlik müdahalesiyle söndürülen yangında restoran kullanılamaz hale geldi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/korfezde-restoranda-yangin/feed/ 0
Diyarbakır’da Öğrenci Heimlich Manevrası ile Kurtarıldı https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-ogrenci-heimlich-manevrasi-ile-kurtarildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-ogrenci-heimlich-manevrasi-ile-kurtarildi/#respond Thu, 19 Sep 2024 21:26:03 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-ogrenci-heimlich-manevrasi-ile-kurtarildi/

DİYARBAKIR’da nefes borusuna yiyecek kaçan 8’inci sınıf öğrencisi S.Ö., Beden Eğitmeni Öğretmeni Tahsin Yılmaz’ın heimlich manevrası sayesinde kurtuldu. O anlar, okulun güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, saat 11.15 sıralarında Bağlar ilçesinde bulunan Nuri Zekiye Has Ortaokulu’nda meydana geldi. 8’inci sınıf öğrencisi S.Ö.’nün nefes borusuna yiyecek kaçtı. Olayı gören Beden Eğitimi Öğretmeni Tahsin Yılmaz, heimlich manevrası yapıp, öğrencisinin yeniden nefes almasını sağladı. Öğrencinin durumunun iyi olduğu öğrenilirken, acil durumlarda hızlı ve doğru müdahalenin hayat kurtarabildiğini söyleyen Okul Müdürü Recep Zengin, öğrencilerin güvenliği ve sağlığı için öğretmenlerin düzenli olarak Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenen ilk yardım eğitimlerine yönlendirildiğini belirtti. Öğretmenin, öğrencisi S.Ö.’ye yaptığı müdahale ise okulun güvenlik kamerasına yansıdı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-ogrenci-heimlich-manevrasi-ile-kurtarildi/feed/ 0
Karaman’da Silahlı Kavga: 1 Yaralı https://www.igdirhaber.com.tr/karamanda-silahli-kavga-1-yarali/ https://www.igdirhaber.com.tr/karamanda-silahli-kavga-1-yarali/#respond Sun, 08 Sep 2024 02:46:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/karamanda-silahli-kavga-1-yarali/ Karaman’da silahlı kavga: 1 yaralı

KARAMAN – Karaman’da alacak verecek meselesi yüzünden çıkan silahlı kavgada 1 kişi yaralandı.

Olay, saat 19.30 sıralarında Larende Mahallesi’nde bulunan tarla yolu üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, akraba oldukları öğrenilen ve aralarında alacak verecek meselesi bulunan A.E. ile A.B. buluşarak tartışmaya başladı. Bir süre sonra kavgaya dönüşen olayda A.B. tabanca ile A.E’yi sol kalçasından tek kurşunla vurarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı A.E. sağlık ekibinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalenin ardından ambulansla kaldırıldığı Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olaydan sonra kaçan şüpheli A.B., polis ekipleri tarafından kısa süre içinde suç aleti tabanca ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı.

Olayla ilgili tahkikat başlatıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/karamanda-silahli-kavga-1-yarali/feed/ 0
Serik’te düğün kavgası: Eski belediye meclis üyesi silahla vurularak öldürüldü https://www.igdirhaber.com.tr/serikte-dugun-kavgasi-eski-belediye-meclis-uyesi-silahla-vurularak-olduruldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/serikte-dugun-kavgasi-eski-belediye-meclis-uyesi-silahla-vurularak-olduruldu/#respond Tue, 20 Aug 2024 16:01:07 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/serikte-dugun-kavgasi-eski-belediye-meclis-uyesi-silahla-vurularak-olduruldu/ Antalya’nın Serik ilçesinde karşılaştıkları düğün töreninde çıkan kavgada eski Serik Belediye Başkan Yardımcısı Ziya Yıldırım tarafından silahla vurularak öldürülen eski Serik Belediye Meclis Üyesi Hasan Ali Tuncer’in cenazesi (40) Serik Merkez Mezarlığı’nda defnedildi.

Daha önceden aralarında anlaşmazlık olduğu öğrenilen ve dün akşam saatlerinde bir düğünde karşılaşan eski Serik Belediye Başkan Yardımcısı Ziya Yıldırım ile eski Serik Belediye Meclis Üyesi Hasan Ali Tuncer arasında çıktı. Yıldırım’ın yanında taşıdığı silahtan çıkan kurşunların hedefi olan ve kaldırıldığı hastanede hayatını eski Serik Belediye Meclis Üyesi Hasan Ali Tuncer’in cenazesi Serik Merkez Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze törenine Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, Tuncer’in yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Hasan Ali Tuncer’in cenaze namazı sırasında babası Fatih Tuncer’in gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü.

Öte yandan Hasan Ali Tuncer’i tabanca ile vurarak öldüren eski Serik Belediyesi Başkan Yardımcısı Ziya Yıldırım, savcılıktaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi hakimlik tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. – ANTALYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/serikte-dugun-kavgasi-eski-belediye-meclis-uyesi-silahla-vurularak-olduruldu/feed/ 0
Bursa’da iş makinesinden çıkan yangın zeytinliğe sıçradı https://www.igdirhaber.com.tr/bursada-is-makinesinden-cikan-yangin-zeytinlige-sicradi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bursada-is-makinesinden-cikan-yangin-zeytinlige-sicradi/#respond Tue, 20 Aug 2024 16:00:59 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/bursada-is-makinesinden-cikan-yangin-zeytinlige-sicradi/ Bursa’nın Orhangazi ilçesinde iş makinesinden zeytinliğe sıçrayan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü.

Dutluca Mahallesi’ndeki orman ve arazi yollarında tesviye ve düzenleme çalışması yapan Orman Bölge Müdürlüğüne ait H.G. idaresindeki iş makinesinin motorundan alev çıktı.

Dumanı gören operatör, araçtan inerken alevler zeytinliğe sıçradı.

Greyder ve tankerlerle mahalle sakinlerinin ilk müdahaleyi yaptığı yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.

İş makinesi kullanılamaz hale geldi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bursada-is-makinesinden-cikan-yangin-zeytinlige-sicradi/feed/ 0
Şanlıurfa’da Şiddetli Patlama: Bir Kişi Yaralandı https://www.igdirhaber.com.tr/sanliurfada-siddetli-patlama-bir-kisi-yaralandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/sanliurfada-siddetli-patlama-bir-kisi-yaralandi/#respond Fri, 16 Aug 2024 23:30:46 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/sanliurfada-siddetli-patlama-bir-kisi-yaralandi/ Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde meydana gelen şiddetli patlamada bir kişi yaralandı.

Olay, akşam saatlerinde Siverek Demirciler Çarşısı’nda meydana geldi. Alınan bilgilere göre saat 22.30 sıralarında gelen henüz nedeni belirlenemeyen şiddetli bir patlama meydana geldi. Patlamanın etkisiyle çarşıda büyük bir panik meydana gelirken, olay yerine yakın olan bir kişi yaralandı, iki motosiklet de maddi hasar meydana geldi. Şiddetli patlamanın etkisiyle, çarşının tavanında delik açıldı. Yaralanan kişi, çevredeki vatandaşlar ihbarı üzerine olay yerine gelen ambulansla Siverek Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olay yerine gelen polis ekipleri, patlamanın nedenini belirlemek için geniş çaplı araştırma başlattı. – ŞANLIURFA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sanliurfada-siddetli-patlama-bir-kisi-yaralandi/feed/ 0
Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, asayiş değerlendirme toplantısı düzenledi https://www.igdirhaber.com.tr/kirikkale-valisi-mehmet-makas-asayis-degerlendirme-toplantisi-duzenledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kirikkale-valisi-mehmet-makas-asayis-degerlendirme-toplantisi-duzenledi/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:09:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11588 Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, yılın ilk iki ayına ilişkin asayiş değerlendirme toplantısı düzenledi.

Makas, Valilik Toplantı Salonu’nda gazetecilere, yılın ilk iki ayında 1675 asayiş olayı meydana geldiğini, bu olaylara karıştığı tespit edilen 1057 kişiye işlem yapılarak adliyeye sevk edilen şüphelilerden 20’sinin tutuklandığını söyledi.

Malvarlığına karşı işlenen suçlarda 2023 yılının ilk iki ayına göre yüzde 35 düşüşle 222 olay meydana geldiğini anlatan Makas, “Gözaltına alınan 161 şüpheliden 6’sı tutuklanmıştır. Ev, iş yeri ve kurumdan otodan hırsızlık ile oto hırsızlığı olaylarında ortalama yüzde 67’lik düşüş olduğu gözlemlenmiştir. İl genelinde yaklaşık 87 bin binada yılın ilk iki ayında sadece 21 evden hırsızlık yaşanmıştır.” dedi.

Vali Makas, yine malvarlığına karşı işlenen tüm suçlarda aydınlatma oranının geçen yılın aynı dönemine göre artış göstererek yüzde 82’ye yükseldiğini dile getirdi.

Dolandırıcılıkta yüzde 22, motosiklet hırsızlığında da yüzde 25 artış olduğunu aktaran Makas, “Kişilere karşı işlenen suçlar kapsamında ise geçen yılın ilk iki ayına kıyasla yüzde 8,7’lik artış yaşanmış, 729 olayda toplam 985 kişi hakkında işlem yapılarak 10’u tutuklanmıştır. Aydınlatma oranı ülke ortalamasının üstünde, yüzde 96 oranında seyretmiştir. Öte yandan aile içi şiddet vakalarında geçen yılın ilk iki ayına oranla yüzde 1’lik düşüş olmuş, 229 olay meydana gelmiş ve 1 şüpheli tutuklanmıştır.” diye konuştu.

Makas, kaçakçılıkla mücadelede de yılın ilk iki ayında 2 milyon 766 bin 560 makaron, 510 tarihi eser, 154 elektronik sigara ve likidi, 54 bin 44 paket sigara, 746 litre kaçak alkol, 1042 kilogram tütün, 13 ruhsatsız tabanca ele geçirildiğini, 278 kişi hakkında işlem yapıldığını belirtti.

Narkotik suçlarla mücadelede ise yılın ilk iki ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 216’lık artış yaşandığını anlatan Makas, “1108 gram uyuşturucu madde ile 11 bin 303 uyuşturucu hap ele geçirildi. Olaylara karıştığı tespit edilerek yakalanan 329 zanlıdan 17’si tutuklanmıştır. En İyi Narkotik Polisi Anne Projesi ve Narkorehber eğitimi çerçevesinde yılın ilk iki ayında 374’ü anne ve anne adayı olmak üzere toplam 503 vatandaşımıza ulaşılmıştır.” ifadesini kullandı.

Vali Makas, PKK/KCK, FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda işlem yapılan 18 şüpheliden 4’ünün tutuklandığını dile getirdi.

Uygulamalarda da 60 bin 666 kişinin sorgulandığını ifade eden Makas, şunları kaydetti:

“595 aranan kişi yakalanarak adli birimlere teslimi sağlanmıştır. Yine bu uygulamalarda 178 bin 657 araç sorgulanmış, 785 araç trafikten men edilmiştir. Çalışmalar sonucunda 15’i kurusıkı olmak üzere 69 tabanca ve 86 uzun namlulu silah ve bu silahlara ait mühimmat ele geçirilmiştir. Geçen yılın ilk iki ayında 294 trafik kazası meydana gelmişken ne yazık ki bu sayı 2024 yılının ilk iki ayında yüzde 8 artış göstererek 316’ya çıkmış, 1 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Geçen yılın ilk iki ayında 58 bin 416 araç kontrol edilmişken bu yıl yüzde 17’lik artışla 68 bin 667’ye ulaşmıştır. 2024 yılı içerisinde 11 bin 989 araca cezai işlem uygulanmıştır.”

Vali Makas, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde il genelinde 254 okul ve 758 sandıkta 209 bin 16 seçmenin oy kullanacağını sözlerine ekledi.

Toplantıya, İl Jandarma Komutanı Albay Barış Cücen ve İl Emniyet Müdürü Mustafa Emre Başbuğ da katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kirikkale-valisi-mehmet-makas-asayis-degerlendirme-toplantisi-duzenledi/feed/ 0
Dink cinayeti davasında Ogün Samast ifade verdi: ‘Rahat ol koçum kimse sana bir şey yapmaz’ dediler https://www.igdirhaber.com.tr/dink-cinayeti-davasinda-ogun-samast-ifade-verdi-rahat-ol-kocum-kimse-sana-bir-sey-yapmaz-dediler/ https://www.igdirhaber.com.tr/dink-cinayeti-davasinda-ogun-samast-ifade-verdi-rahat-ol-kocum-kimse-sana-bir-sey-yapmaz-dediler/#respond Thu, 01 Aug 2024 09:16:11 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11463 Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i 19 Ocak 2007’de silahlı saldırıyla öldüren Ogün Samast için “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçundan 10 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada ilk kez ifade verdi. Samast adliyeye siyah şapka ve gözlüklü şekilde geldi.

“Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçundan yargılanan Ogün Samast’ın davası, eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ile azmettirici Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in arasında bulunduğu 11 sanıklı “Anayasayı ihlal”, “FETÖ adına suç işleme” ve “İhmali davranışla kasten öldürme” suçlarından yargılandığı davayla birleştirilmişti. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Ogün Samast Trabzon’dan, diğer sanıklar Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Zeynel Abidin Yavuz, Ersin Yolcu, Tuncay Uzundal, dönemin emniyet müdürleri Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer, Adem Sağlam Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Dink ailesi avukatları ve sanık avukatları da salonda hazır bulundu.

İLK KEZ SAVUNMA YAPTI

Duruşmada ilk kez savunma yapan Ogün Samast, “Benim 2015 ve 2019’da anlattıklarım üzerine iddianame düzenleniyor. 8 yıl geçtikten sonra böyle bir iddianameye dahil edilmemi anlayamadım. Söyleyecek bir şeyim yok” dedi.

“BİLGİSAYAR OYUNU OYNUYORDUM”

İddianamede, Erhan Tuncel ile Yasin Hayal arasında geçen konuşmanın sorulması üzerine Samast şöyle konuştu; “Olaydan önce 2006 yılında Erhan Tuncel’in evinde toplandık. Erhan Tuncel ile Yasin Hayal arasında mutfakta bir konuşma geçti. Ben o sırada salondaydım. Erhan’ın, Yasin’e, ‘Ramazan ve Ali Fuat müdür arkamızda rahat ol’ gibi şeyler söylediğini duydum. İkisi arasında duyduğum konuşma bundan ibaret. Erhan’ın evine en fazla iki ya da üç kez gitmişimdir. Bilgisayar oyunu oynuyordum. Kapı açıktı ben salondaydım. Mesafe 10 metre bile yoktu. Sesli konuşuyorlardı. Ben yanlarına da gidip geliyordum zaten. Erhan’ın bu olayı bildiğini bilmiyordum. Erhan üniversite öğrencisiydi. Bizim orada okuyordu, biz de onu ziyarete gidiyorduk”

“YASİN SIRADAN VATANDAŞ DEĞİLDİ”

Yasin Hayal’in kendisini tehdit ettiğini belirten Samast, “Yasin’den korkuyordum. Yasin sıradan vatandaş değildi. McDonalds’ı bombalamıştı, silahlı eylemleri vardı. ‘Sen yapacaksın bu işi, cayarsan bedelini ödersin’ diye tehdit etti. Çok baskısı vardı Yasin’in” diye konuştu. Mahkeme Başkanı, “Seni askerle, polisle tanıştırdı mı?” Sorusuna Samast, “Hayır” diye cevap verdi.

OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI

Olay günü takip edildiğini anlayınca Yasin Hayal’i arayarak takip edildiğini söylediğini, Hayal’in kendisine, “Onlar bizden deyip demediği sorulan Samast, “Evet. Zaten ben Şişli’ye gittiğimde arabadan indiğimden beri etrafımdaydılar. Beyaz bir araba sürekli peşimdeydi. Ben 7-8 kere vazgeçtim. Bunları savcıya anlatmıştım” dedi. Erhan Tuncel ile 3 ya da 4 kez görüştüğünü söyleyen Ogün Samast, “İlk görüştüğümüzde tanıştık. İkinci gittiğimde film izledik. Sonraki gidişimde de bu olayı konuştuk” dedi.

“KENDİ KÖYÜMDE SAKLANACAKTIM”

Mahkeme Başkanının “Hrant Dink’in resimlerini Erhan Tuncel’in çıkarttığına ilişkin sorusuna Samast, “Evet. Erhan Tuncel bunu kendi söyledi.’ Resimleri çıkarttım bakkala bıraktım’ demişti” şeklinde konuştu. Olay günü Trabzon’a neden bilet aldığı sorulan Ogün Samast, “Olay basına yansıyınca bir anda çok büyüdü. Ben de panik oldum. Kendi köyüme gidip saklanacaktım. Yapacak bir şey kalmadı. Direkt eve gideyim dedim” dedi.

“O FOTOĞRAFI OLAY YERİNDE ÇEKECEKTİM”

Samsun’da yakalandığında karakolda polisler eşliğinde elinde bayrakla çekilen fotoğrafı hatırlatan Samast “Normalde ben kaçmayacaktım. Samsun’daki o meşhur fotoğrafı orada yapacaktım. Olay yerinde bayrak açacaktım ama beni orada öldürürlerdi. O yüzden kaçtım” diye konuştu.

“HELAL OLSUN SANA KORKMA KİMSE SANA BİR ŞEY YAPAMAZ”

Mahkeme başkanı, Samast’a, “Olaydan sonra poliste, jandarmada bir ayrıcalık bir destek gördün mü?” diye sordu. Samast, “Hayır. Samsun’da o konuşmalar olmuştu, ‘Rahat ol koçum, aslansın, sana kimse bir şey yapamaz’ gibi söylemlerde bulunmuşlardı. Beni konuşturmak için öyle davrandıklarını sonradan söylediler ama öyle değildi. ‘Helal olsun sana kimse bir şey yapamaz’ dediler” dedi. Mahkeme Başkanı “Sana isim verildi mi?” Sorusuna Samast, “Verildi ama oradakiler telefonla konuşuyorlardı bazı isimlerle. Samsun Emniyet’teki ham görüntü ve ifade kayıtlarında da var bunlar. 16 yaşındaydım, polis beni almış, korkuyordum. Savcılıkta ifadeler verdim. Ama üzerinden 18-19 yıl geçti” yanıtını verdi. Ramazan Akyürek’in avukatının, “Ramazan Akyürek ile tanıştınız mı, dolaylı talimat aldınız mı” sorusuna ise Samast, “Hayır. Sadece Yasin ve Erhan arasındaki konuşmada geçti adı” diye cevap verdi.

DAVA MÜTALAA İÇİN ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi. Duruşma 29 Mayıs’a ertelendi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/dink-cinayeti-davasinda-ogun-samast-ifade-verdi-rahat-ol-kocum-kimse-sana-bir-sey-yapmaz-dediler/feed/ 0
Erzurum’da Ayhan Avcı’yı öldüren eşinin ve arkadaşının yargılanması başladı https://www.igdirhaber.com.tr/erzurumda-ayhan-avciyi-olduren-esinin-ve-arkadasinin-yargilanmasi-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/erzurumda-ayhan-avciyi-olduren-esinin-ve-arkadasinin-yargilanmasi-basladi/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:24:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11418 Erzurum’da, Ayhan Avcı’yı kesici ve ezici aletle öldürdükleri öne sürülen eşinin ağırlaştırılmış müebbet, arkadaşının da müebbet hapis talebiyle yargılanmasına başlandı.

Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Gürcistan uyruklu Padına Avcı (35) ile Fahrullah Özdemir (57), maktul Ayhan Avcı’nın (49) yakınları, tanıklar ve taraf avukatları katıldı.

Sanık Özdemir savunmasında, Ayhan Avcı ile aralarında senet meselesinden dolayı tartışma çıktığını ileri sürdü.

Tartışmanın büyüdüğünü anlatan Özdemir, “Yakamdan tuttu, küfürler etti. Canımdan etti, bıçağı boğazıma dayadı, hakaretler etti. Baktım olmayacak, traktörün çeki demirini alıp kafasına vurdum, hafif sersemledi, bir daha vurdum. Biri çeki demiri diğeri keserin arkasıyla iki kere vurdum.” diye konuştu.

Özdemir, olay yerinden ayrıldığını anlatarak, şunları dile getirdi:

“Eşi birkaç dakika sonra elinde kürekle ‘Şerefsiz, öldün kurtuldun. Bundan sonra kadın sat görelim’ diyerek ve küfür ederek çıktı. Ambulans çağırmadık. Padına, ‘bırakalım’ dedi, öyle ayrıldık. Öldüğünü bir gün sonra anladık. Olay gecesi Padına akşam beni aradı. Eve gittim, karanlıktı. Çakmak ışığı yakarak odaya gittim öyle oturdum. Padına bana ‘öldürmediğimizi söyleyelim’ dedi ama ben kabul etmedim. Padına ile aramda duygusal ilişki yoktur. Sonraki gün olay yerine gittiğimizde ambulansı aramak istedim, Padına engel oldu ama aradım.”

“Yolda içmeye başladılar”

Sanık Padına Avcı ise savunmasında, olay günü Ayhan’ın Fahrullah’ı aradığını ve onun arabasıyla tarlaya gittiklerini söyledi.

Kendi tarlalarında kahvaltı yaptıklarını aktaran Avcı, “Sigaraları bitmişti, markete sigara almaya giderken yolda bira alıp içmeye başladılar. Eşim içkiyi çok sevmezdi, Fahrullah bey çok içti, kafası güzelleşti.” dedi.

Avcı, tarlaya döndükten sonra ikisinin tartışmaya başladığını belirterek, şöyle devam etti:

“Aralarında senet ödemesi konuşuluyordu. Fahrullah bey ödemesini söyledi, eşim de sonradan hepsini ödeyeceğini söyledi. Fahrullah, ‘Fazladan para ödedim, her gün sizi götürüp getiriyorum, kölen değilim.’ dedi. Eşimin ağzı küfürlüydü. Karşılıklı küfürler ettiler. Çok kötü küfürler edilince eşim benim dışarı çıkmamı istedi. Tarlada çalışmaya gittim. Yağmur yağınca 15 dakika sonra geri geldim. Kapıyı açtığımda eşim yerde kanlı yatıyordu. Fahrullah’ın elinde kürek vardı, onun da üzeri kanlıydı.”

Fahrullah’ın kemerle ellerini geriden bağladığını, olaya müdahale edemediğini ve yaklaşık yarım saat böyle kaldığını öne süren Avcı, olay yerinden ayrıldıktan sonra kaçmaya çalıştığını, Özdemir’in engel olduğunu, kendisini dövdüğünü ve küfürler ettiğini ileri sürdü.

Avcı, polisi arayamadığını anlatarak, “Çocuğumu öldüreceğini söyleyerek tehdit etti. İlk ifademi bana ezberletti. Cezaevinde iken konsolos geldi, çocuğumun onlarda olduğunu söyleyince ben de ifademi değiştirdim. Eşim beni para karşılığı cinsel ilişkiye zorlamadı, mutlu mesut yaşıyorduk, husumetim yoktu. Fahrullah olay günü akşam eve geldi, bütün gece bizde kaldı. Evde beni ve oğlumu tuttu, telefonlarımızı aldı ve benim telefonumdan Ayhan’a mesaj attı.” diye konuştu.

Tanık G.A. ise beyanında, Ayhan Avcı’nın yakın arkadaşı olduğunu bildirerek, “Ayhan, Fahrullah’tan 26 inek ve 3 araba parası alacağını söylüyordu. Ayhan, Fahrullah’ı sevmediğini ancak arabasıyla tarlaya gitmek ve alacağını almak için yakasını bırakmadığını söyledi.” ifadelerini kullandı.

Maktul avukatı Esma Kahveci, sanıkların çelişkili ifadeleri sonucu olay yerinde beyanlarının alınmasının olayın aydınlatılmasında etkili olacağı düşüncesiyle keşif yapılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanıklar Padına Avcı ile Fahrullah Özdemir’in tutukluluk hallerinin devamına ve maktul avukatının keşif talebinin yargılamaya etkisi olmayacağından reddine karar vererek, eksikliklerin tamamlanması amacıyla duruşmayı erteledi.

İddianameden

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 11 Haziran 2023’te Aziziye ilçesi Kahramanlar Mahallesi’ndeki çiftlik evinde Ayhan Avcı’nın kesici delici aletle öldürülmüş olarak bulunduğu belirtilerek, olayın yaşandığı iddia edilen evin tek odalı bir yapı olduğu, maktul Avcı’nın kafasının ön ve arka kısmında kan bulunduğu, oda içerisinde kavgaya dayalı dağınıklık gözlenmediği, Avcı’nın eşi Padına ile arkadaşı Fahrullah Özdemir’in birbirleriyle çelişecek beyanlarda ve hareketlerde bulunduklarından dolayı olayla ilişkili oldukları değerlendirildiğinden haklarında soruşturma başlatıldığı belirtiliyor.

Özdemir’in ilk ifadesinde inkar ettiği cinayeti, daha sonra Padına ile işlediklerini anlattığı belirtilen iddianamede, adli tıp raporunda Ayhan Avcı’da toplam 9 kesici-ezici vasıfta yarası olduğu, ölümünün kesici-ezici alet yaralanmasına bağlı kemiklerde kırık, travmatik beyin kanaması ve buna bağlı gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği kanaatine varıldığı aktarılıyor.

İddianamede, sanıklardan Padına Avcı’nın “Eşini kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Fahrullah Özdemir’in ise “Kasten öldürmek” suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/erzurumda-ayhan-avciyi-olduren-esinin-ve-arkadasinin-yargilanmasi-basladi/feed/ 0
Bodrum FK Başkanı: Hakemler tarafından bir şeyler oynanıyor https://www.igdirhaber.com.tr/bodrum-fk-baskani-hakemler-tarafindan-bir-seyler-oynaniyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/bodrum-fk-baskani-hakemler-tarafindan-bir-seyler-oynaniyor/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:09:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11406 Bodrum Futbol Kulübü Başkanı Fikret Öztürk, Eyüpspor maçında hakem kararlarından dolayı karşılaşmanın atmosferinin etkilendiğini söyleyerek, “Son 2 haftadır Bodrumspor üzerinden hakemler tarafından bir şeyler oynanıyor. Eyüpspor maçında olayları bu şekilde getiren hakemdi. Hakemin tutarsız kararları iki tarafı da çıldırttı” dedi.

Bodrum FK, Trendyol 1. Lig 26. haftasında deplasmanda oynayacakları Bandırmaspor maçı hazırlıklarını Yalıçiftlik İsmail Altındağ Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla sürdürdü. Bodrum Futbol Kulübü Başkanı Fikret Öztürk da takımına moral ziyaretinde bulundu.

Antrenmanda Bodrum Futbol Kulübü Başkanı Fikret Öztürk ile Teknik Direktör İsmet Taşdemir, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Fikret Öztürk: “Bodrumspor üzerinden hakemler tarafından bir şeyler oynanıyor”

Eyüpspor maçındaki hakem kararlarını değerlendiren Fikret Öztürk, “Kabul edilebilir bir olay değil. Eyüpspor’daki yedek oyuncunun gözüne isabet eden yabancı maddeden dolayı sakatlanması ve yaralanması dışarıdan bakıldığı zaman bunlar yanlış şeyler. Son 2 haftadır Bodrumspor üzerinden hakemler tarafından bir şeyler oynanıyor. Gerek Çorum maçında olsun gerek Eyüpspor maçında olsun ve son maçta olayları bu şekilde getiren hakemdi. Hakemin tutarsız kararları iki tarafı da çıldırttı. Eyüpspor yedek kulübesindeki oyuncunun yaralanması tasvip edilecek bir şey değil. Gözünde retina yırtığı var deniliyor, inşallah öyle bir şey yoktur. Maçtan sonra kulüp müdürümüz Süleyman Bey hastaneye gitti ve öyle bir şey olmadığını söyledi. Eyüpspor taraftarı ve yönetimi de gözünde retina yırtığı olduğunu söylüyor inşallah öyle bir şey yoktur. Taraftar tabii ki haksızlıklara karşı bağıracaktır. Yedek kulübesinde oturması gereken oyuncuların yedek kulübesinin dışında ne işi var. Yedek oyuncular kulübede oturur. Dışarıda taraftarla muhatap olmasına, karşılıklı birbirine bir şeyler atmasına gerek yoktu. Bu şansız bir olay oldu. 4 senedir Bodrumspor’la ilgileniyorum, Bodrum’da daha önce hiçbir taşkınlık görmedim. Maçlara çok polis geliyordu. Valimizle konuştuğumda, ‘Bu kadar polise gerek yok çünkü Bodrum’da böyle bir taşkınlık olmuyor’ dedik. Bu hafta maalesef burada yaşadığımız olay bizi son derece üzdü” diye konuştu.

“Bodrum Futbol Kulübü’nün oynayacağı bir stadı olması lazım”

Bodrum FK için yeni bir stadın gerekli olduğunu söyleyen Öztürk, “Biz devre arasında 8 genç oyuncu aldık ve oyuncularımız hepsi ilk 11’de çıkar ve en iyi oyunlarını oynarlar. Bodrumlu oyuncularımız sahalarından ziyade dışarıda daha başarılar. Bandırma maçını alacaklarını inanıyorum. 9 maç kaldı yolumuz uzun, biz maalesef kolay maçları yeniliyoruz ama zor maçları alıyoruz. Bodrum Futbol Kulübü zor maçların cevabını veren oyunculardan oluşuyor. Bandırmaspor maçında endişem yok. İnşallah kazanırız, yolumuza devam ederiz. Bizde yüzde 90 play-off oynarız. Nereye kadar gider bilmem. Her şeyden önce bizim siyasilerimizin, kamu görevlilerimizin Bodrum Futbol Kulübü’nün oynayacağı bir stadı olması lazım. Biz Süper Lig’e çıktığımız zaman bizim maçlar yüzde 90 bence İzmir’de oynanır. İzmir’e gittikten sonra da esprisi yok. Sağlam bir altyapıyla borçsuz bir şekilde mutlu bir kulüp götürüyoruz. Biz istediğimiz zaman saha yerine getirilirse gerekli altyapı oluşursa yüzde 90 Süper Lig’e çıkarız. İki iyi golcü oyuncu alırız. Bütün futbolcular bizi tanır, burada da güzel bir yönetim oluşturduk. Geçen seneki final maçında direkten döndük. Bir taraftan kazansın diyoruz, bir taraftan stadımız yok ne yapacağız diyoruz. Bodrumspor, 1. Lig’in en korkulan takımlarından birisi, o şekilde yoluna devam edecek. Süper Lig’e çıkarsak yok diyecek halimiz yok ama şartların yerine getirilmesi lazım bu da siyasilerin işi” diye konuştu.

İsmet Taşdemir: “Hakemle ismiyle iletişim kurmak istedim, kırmızı kart gördüm”

Eyüpspor maçında hakemin haksız kararla kırmızı kart verdiğini vurgulayan Bodrum Futbol Kulübü Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Maçın atmosferi yüksek olacaktı ama o zamana kadar ne rakip takımın oyuncuları ne rakip takımın kulübesi, ne bizim kulübe ve bizim oyuncularımız sadece oyunu oynamaya çalışan bir görüntü vardı. Hakem verdiği ve vermediği kararlarla iki tarafı da sıkıntıya soktu. Onun akabinde kırmızı kart gördük. Bu camiaya büyük bir camiaya ve ben kendimde 32 yıldır bu camianın içerisindeyim. Dolayısıyla kırmızı kart anlamında ya da cezalı konuma düşmem anlamında çok fazla olay yaşamadım. Bu zamana kadar yaptıklarımızda ortada. Çok final oynadık, şampiyonluklar yaşadık. Gerilimi yüksek çok daha farklı maçlar oynadık. O maçlarda bile böyle bir ortamla karşılaşmadık. Benim sadece yapmak istediğim şey hakemle iletişim kurabilmekti. Hakemin ismiyle kendisine hitap edip iletişim kurmak istedim ama bunun karşılığı kırmızı kart oldu. Kendisine bir hakaret, küfür ya da şiddetli itiraz gibi farklı bir tepkim hiçbir zaman olmadı. Kendisiyle ismini kullanarak iletişim kurmaya çalıştım. Bunu ısrarla reddetti ve kırmızı kart gösterdi. Ondan sonra bir tepki ister istemez doğuyor bu olayın içerisinde olduğum için çok üzüntülüyüm. İki senedir bu ligde var olma savaşı veriyoruz. İki senedir takımımız, taraftarlarımız, camiamız tüm Türkiye tarafından centilmenliğinden dolayı çok fazla ön plana çıkarılan ve çok fazla takdir edilen bir takım olduk. Bunun zedelenmesine sebebiyet veren orta hakemin kendisiydi. Kulübümüzün böyle bir olaydan dolayı farklı yerlere çekilip farklı bir camiammış gibi gösterilmesi üzüntümü bir kat daha arttırıyor. Geçen sene oynadığımız finalde bu olayların çeyreğini yaşamadık. Hakemin doğru olmayan yönetimi ve onu da başka şekilde bastırması bence bütün bu olayları doğurdu. Ben ve yardımcı hocam Hakan hoca cezalı, Kenan ve Gökdeniz cezalı, Süleyman sakat, Erkan’ın durumu maç günü belli olacak. Biz bundan sonraki maçlarda sadece oyunumuza odaklanacağız. Hakem kararlarını bir tarafa bırakıyoruz bundan sonra kendi oyunumuza odaklanacağız. Bandırmaspor deplasmanı zor bir deplasman ve iyi bir takım. Biz var gücümüzle savaşıp maçı lehimize bitecek en doğru şekilde bitirip dönmek istiyoruz” açıklamasında bulundu. – MUĞLA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bodrum-fk-baskani-hakemler-tarafindan-bir-seyler-oynaniyor/feed/ 0
Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta Şubat Ayında 202 Kişi Yakalandı https://www.igdirhaber.com.tr/bingol-valisi-ahmet-hamdi-usta-subat-ayinda-202-kisi-yakalandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bingol-valisi-ahmet-hamdi-usta-subat-ayinda-202-kisi-yakalandi/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:06:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11403 Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta Şubat ayı içerisinde aranan 202 kişi yakalandığını duyurdu.

Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta 1-29 Şubat tarihleri arasında İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirme yaptı. Usta yaptığı açıklamada, “2024 yılı Şubat ayı içerisinde Bingöl’ümüzün güvenlik ve asayişine yönelik yapılan 01 Şubat – 29 Şubat günlerini kapsayan 1 aylık süreçteki güvenlik güçlerimizin çabalarına ilişkin siz değerli hemşehrilerimizi ve kamuoyunu bilgilendirmek istiyoruz. Bingöl’ün huzur ve güvenliği için gece gündüz demeden azim ve kararlılıkla çalışıyoruz. Amacımız siz kıymetli vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde yaşamasını sağlamak; suçun önlenmesi, azaltılması ve suçluların yakalanması konusunda kararlılıkla çalışmaktır. İlimiz genelinde aldığımız tedbirlerle suç işleyenlere ve halkımızın huzurunu bozanlara göz açtırmıyoruz. Ne kadar büyük ve çok olurlarsa olsunlar aramızda dolaşan kriminal kişilerin peşini bırakmayacak ve adalete teslim edeceğiz. Bu kapsamda; 2024 yılının Şubat ayında il genelinde genel asayiş ve kamu düzeninin sağlanması ile suç ve suçlularla mücadele edilmesi amacıyla yapılan çalışmalarda 0-5 yıl arası aranan 60 şahıs, 5-10 yıl arası aranan 5 şahıs, 10 yıl üzeri aranan 5 şahıs, İiadeye yönelik aranan 132 şahıs, olmak üzere toplam 202 şahıs yakalanmış, 70 şahıs tutuklanmıştır” dedi.

Vali Usta, “Asayiş suçları kapsamında ilimiz genelinde gerçekleşen hırsızlık olaylarında 56 olay aydınlatılmış, olaylarda ise 156 şahıs yakalanmış, 1 şahıs tutuklanmıştır. Umuma açık iş yerlerine yapılan denetimlerde 40 işyerine toplam 17 bin 404 TL idari para cezası uygulanmıştır. Asayiş olaylarında ilimiz genelinde 15 tabanca, 3 kurusıkı tabanca, 11 av tüfeği ve 1 uzun namlulu silah olmak üzere toplam 30 silah yakalanmıştır. Olaylarda 1 adet çalıntı araç, 1 adet motosiklet, 1 adet üç tekerlekli seyyar araba, 4 adet araç hoparlörü, muhtelif inşaat malzemeleri ve toplam 500 metre bakır kablo ile hayvan hırsızlığı kapsamında çalıntı 8 adet küçükbaş hayvan ele geçirilmiş, toplam 851 şüpheli yakalanmıştır. Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında: İlimiz genelinde 8 kaçakçılık, 9 mali, 2 organize ve 1 ulusal güvenliğe karşı olmak üzere toplam 20 olay meydana gelmiştir. Meydana gelen olaylarda 14 şüpheli yakalanmış, 14 şüpheli gözaltına alınmıştır. Ayrıca olaylarda 64 adet cep telefonu, 124 adet sikke, 8000 adet makaron, 38 kg kaçak tütün, 2 adet sahte para, 51 adet emtia eşya, 1 adet tabanca, 156 adet fişek ele geçirilmiştir. Narkotik suçlarla mücadele kapsamında: İlimiz genelinde 71 olay meydana gelmiştir. Meydana gelen olaylarda 91 şüpheli yakalanmış, 8 şüpheli tutuklanmıştır. Olaylarda 43 kg 479 gram esrar, 11,57 gram metamfetamin, 4 adet ecstasy, 2 adet sentetik hap ele geçirilmiştir. TEM suçları kapsamında: İlimiz genelinde şubat ayı içerisinde 363 adet operasyonel faaliyet ifa edilmiş olup yapılan bu operasyonlar neticesinde PKK/KCK bölücü terör örgütü kapsamında 8 şüpheli şahıs, dini istismar eden terör örgütleri kapsamında 3 şüpheli şahıs olmak üzere toplamda 11 şüpheli şahıs yakalanmıştır, Yakalanan bu şahıslardan 4 şahsın ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmış 7 şahıs ise mevcutlu olarak sevk edildikleri adli makamlarca haklarınca adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştır. Ayrıca yapılan operasyonlar neticesinde; 4 adet cep telefonu, 4 adet sim kart, 2 USB bellek ve 8 örgütsel kitap/yayın ele geçirilmiştir. Göçmen kaçakçılığıyla suçlarla mücadele kapsamında: İlimizde 5 olay meydana gelmiştir. Meydana gelen olaylarda 2 göçmen kaçakçısı organizatörü tutuklanmış, 15 düzensiz göçmen yakalanarak gerekli idari işlemler yapılmıştır” diye konuştu. – BİNGÖL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bingol-valisi-ahmet-hamdi-usta-subat-ayinda-202-kisi-yakalandi/feed/ 0
Niğde’de Son İki Ayda 1.796 Asayiş Olayı Meydana Geldi https://www.igdirhaber.com.tr/nigdede-son-iki-ayda-1-796-asayis-olayi-meydana-geldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/nigdede-son-iki-ayda-1-796-asayis-olayi-meydana-geldi/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:57:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11380 Niğde Valisi Cahit Çelik, Niğde’de son iki ay içerisinde bin 796 asayiş olayının meydana geldiğini, bu olayların bin 592’sinin aydınlatıldığını kaydetti.

“Niğde’nin Huzuru, Türkiye’nin Huzuru” konulu Güvenlik Bilgilendirme Toplantısı, Niğde Valisi Cahit Çelik başkanlığında gerçekleştirildi. İl Emniyet Müdürü Adnan Özdemir ve İl Jandarma Alay Komutanı Albay Gürol Okyar katıldığı toplantıda konuşan Niğde Valisi Cahit Çelik, il genelinde huzur ve asayiş ortamını sağlamak için güvenlik güçlerinin çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade ederek, yapılan çalışmalarda temel gayenin Niğde’nin güvenlik ve asayişini bir kademe daha artırmak olduğunu belirtti. 2024 yılı Ocak ve Şubat aylarında İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan operasyonlar hakkında bilgi veren Vali Çelik, Niğde’de son 2 ayda toplam bin 796 adet asayiş olayının kayda geçtiğini, gerçekleşen bin 796 asayiş olayının bin 592’sinin aydınlatıldığını belirtti.

Asayiş olaylarının aydınlatılma oranın yüzde 89 olduğunu belirten Vali Çelik, “2 aylık süre içinde aranan şahıslar konusunda, ifadeye yönelik araması bulanan 275 şahıs, 0-5 yıl arası cezası olup, araması bulanan 143 şahıs, 5-10 yıl arası cezası olup, araması bulanan 19 şahıs, 10 yıl ve üzeri cezası olup, araması bulanan 14 şahıs olmak üzere toplam 451 şahıs yakalanmıştır. Aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında ilimizde 173 olay gerçekleşmiş, 147 şahsa yönelik tedbir kararı uygulanmıştır. KADES uygulaması kullanıcı sayısı 12 bin 311 olup, 218 KADES ihbarı alınmıştır. İl genelinde yapılan asayiş uygulamalarında 265 bin 345 kişi sorgulanmış 74 adet ruhsatsız tabanca/av tüfeği ve 866 adet fişek ele geçirilmiştir” dedi.

Uyuşturucu ile mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Vali Çelik Ocak ve Şubat aylarında Niğde’de yapılan narkotik operasyonları hakkında da bilgi vererek, “Uyuşturucunun önlenmesine yönelik yapılan çalışmalarda, Narkorehber, Uyuma, Narko Nokta ve En İyi Narkotik Polisi Anne Projeleri çerçevesinde toplam 86 etkinlik düzenlendi 8 bin 657 vatandaşımıza ulaşıldı. 2024 yılının ilk iki ayında 197 uyuşturucu operasyonu düzenlenmiş, 225 kişi yakalanmış, 27 şahıs tutuklanmış, 17 şahıs adli kontrol almıştır. Bu operasyonlar neticesinde ise çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirilmiştir” açıklamalarında bulundu.

Niğde’de 2024 yılının ilk 2 ayında 413 trafik kazası meydana geldiğini, 9 kişinin bu kazalarda yaşamını yitirdiğini söyleyen Vali Çelik, yapılan trafik denetimlerinde ise 113 bin 352 aracın kontrol edildiğini, eksikliği bulunan 649 aracın trafikten men edildiğini belirtti.

Kaçakçılıkla mücadele ile ilgili yapılan 37 operasyonda 50 şahsın yakalandığını 1 şahıs tutuklandığını söyleyen Vali Çelik, bu operasyonlar neticesinde 7 milyon 430 bin adet makaron, 194 bin 399 paket kaçak sigara, 89 adet cep telefonu, 547 adet elektronik sigara, 146 adet eski eser, 89 adet cep telefonu ve 522 adet çeşitli emtianın ele geçirildiğini belirtti.

Göçmen kaçakçılığı ile mücadelede Niğde’nin rahat bir il olduğunu söyleyen Vali Çelik, göçmen kaçakçılığı ile mücadelede düzenlenen 19 operasyonda 27 kişinin yakalandığını belirtti. – NİĞDE

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/nigdede-son-iki-ayda-1-796-asayis-olayi-meydana-geldi/feed/ 0
Kazada 1 kişiyi öldüren oğlunu Mısır’a kaçırmıştı! İYİ Parti Sözcüsü Zorlu’dan Meclis’e soru önergesi https://www.igdirhaber.com.tr/kazada-1-kisiyi-olduren-oglunu-misira-kacirmisti-iyi-parti-sozcusu-zorludan-meclise-soru-onergesi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kazada-1-kisiyi-olduren-oglunu-misira-kacirmisti-iyi-parti-sozcusu-zorludan-meclise-soru-onergesi/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:54:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11298 İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde, kullandığı lüks araçla yol kenarındaki ATV tipi araçlara çarparak bir kişinin ölümüne, 4 kişinin de yaralanmasına neden olan 16 yaşındaki sürücü Timur C., ünlü yazar annesi Eylem Tok’la yurt dışına kaçmıştı. Ortaya çıkan olay kamuoyunda tepkilere neden olurken, konuyla ilgili Meclis’e soru önergesi veren İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “Siyasi iktidar adalet düzenini sarsan bu gelişmeler hakkında derhal yanıt verilmelidir” ifadelerini kullandı.

KAZADA YARALANAN ŞAHIS HAYATINI KAYBETTİ

Olay, 1 Mart Cuma günü saat 23.30 sıralarında Eyüpultan Davutpaşa Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre cadde üzerinden Belgrad Ormanı yönüne ATV motorla giden 29 yaşındaki Oğuz Murat Arıcı, aracının arızalanması üzerine yol kenarına çekerek arızayı gidermeye çalıştı. O esnada 16 yaşındaki Timur C. yönetiminde bulunan 34 EGG 06 plakalı Porsche marka lüks araç, yol kenarında bekleyen ATV motorlara çarptı. Kaza sonucu yaralanan O.M.A., İ.G., T.A., S.K. ve H.T’nin hastaneye kaldırıldığı, Oğuz Murat Arıcı’nın hayatını kaybettiği, T.A.’nın ise hayati tehlikesinin bulunduğu anlaşıldı.

OĞLUNU ALARAK OLAY YERİNDEN UZAKLAŞTI

Kaza sonrası Timur C. telefon ile annesini arayarak olay yerine gelmesini istedi. Bunun üzerine olay yerine gelen Eylem Tok Yazar oğlu Timur C.’yi de alarak olay yerinden kaçtı. Kaza sonrası olay yerinden kaçan Timur C. ve Eylem Tok Yazar’ın saat 02.00 sıralarında İstanbul Havalimanına geldikleri öğrenildi. Havalimanındaki işlemlerinin ardından anne ve oğlunun uçakla Mısır’a gittikleri belirlendi. Timur C. ve Eylem Tok’un kaza yerinden ayrıldıktan sonra İstanbul Havalimanı’na geldikleri görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde anne ve oğlun araçla havalimanına geldiği, turnikelerden geçtikleri ve daha sonra pasaport kontrol noktasından geçerek uçağa gittikleri görüldü.

İNFİAL YARATAN OLAY İYİ PARTİ’Yİ HAREKETE GEÇİRDİ

Ortaya çıkan olay kamuoyunda infiale sebep olurken İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Prof. Dr. Kürşad Zorlu TBMM’ye soru önergesi verdi. Sosyal medya hesabından önergeyi paylaşıp “Mart günü İstanbul’da ehliyetsiz bir sürücü masum bir insanın canına kıydı. Bir evlat babasız kaldı! Çarpan sürücü çocuk, annesi tarafından Mısır’a kaçırıldı. Hatırlayın bir süre önce de Somali Cumhurbaşkanının oğlu kaçmayı başarmıştı. Siyasi iktidar adalet düzenini sarsan bu gelişmeler hakkında derhal yanıt verilmelidir. Vatandaşımızın gerçekleri bilmeye hakkı var. Konuyla ilgili Adalet ve İçişleri Bakanlarına aşağıdaki soru önergesini verdim ve Milletim adına cevap bekliyorum” notunu düştü.

KÜRŞAD ZORLU’DAN MECLİS’E SORU ÖNERGESİ

Zorlu’nun paylaştığı soru önergesinde ise şu ifadeler yer aldı; “İstanbul Eyüpsultan’da 1 Mart 2024 günü saat 23.30’da 16-17 yaşlarında olduğu belirlenen, T.0 isimli şahsın kullandığı araçla ATV motorunu emniyet şeridinde durdurarak kontrol eden Murat Arıcı’ya çarparak ölümüne neden olduğu belirlenmiştir. Çarpma sonucu bir çocuk babası Murat Arıcı hayatını kaybetmiş olmasına rağmen sürücü ile annesinin Mısır’a kaçtığı anlaşılmıştır. Bir süre önce de Somali Cumhurbaşkanının oğlu benzer bir olayda kaçmayı başarmıştı! Hukuku ve toplum vicdanın] hiçe sayan bu olayla ilgili aşağıdaki sorularımın cevaplandırılmasını talep ederim.

Bu bağlamda;

1. Olayın meydana geldiği 23.30 ile şahısların yurtdışına kaçışı arasında yaklaşık 5 saatlik bir zaman vardır. Bu sürede emniyet birimleri çarpan araç sürücüsü ile ilgili hangi işlemi yapmıştır?

2. Bir insanın canına mal olan bu kişinin kaçmasına nasıl ve neden engel olunamamıştır?

3. Mevcut durumda kaçan şahsın Türkiye’ye getirilerek yargılanması için hangi adımlar atılmış, girişimler yapılmıştır?

YAZAR EYLEM TOK: BEN DE BİR ANNEYİM, BENİ DE ANLAYIN

Öte yandan olayın medyaya yansımasının ardından yazar Eylem Tok, uzun bir özür yazısıyla “Ben de bir anneyim, beni de anlayın, teslim olacağız” ifadelerini kullanmıştı. İşte Eylem Tok’un paylaştığı özür yazısı; “Kamuoyunun dikkatine; Öncelikle yaşanan tüm bu olaylar nedeniyle ne kadar üzgün olduğumu, ne kadar korktuğumu ve paniklediğimi belirtmek istiyorum. Kazadan bahsetmek benden ve ailemden önce, kazazedeler ve ailelerini daha çok üzecek ve yıpratacaktır.

“OLAYIN TÜM SORUMLUSU BENİM”

Ancak oğlumun bizden habersizce o gün arabam ile dışarıya çıkmasının tüm sorumlusu benim, bunu kabul de ediyorum. Ben bir anne olarak bu durumun yaşanmaması adına gereken tüm tedbirleri almalıydım. Ancak ne yazık ki yazılanların hepsi doğru değil, oğlum olaydan sonra kaçmadı, aksine olay yerine yardıma gelen insanlarla birlikte o da yardım etti ki ambulans ve ekipler de çağrılmıştı, ancak ben sonrasında çok korktum. Yalan söyleyemem, bir anne olarak oğlum darbedilir mi, başına bir şey gelir mi diye ne olduğunu anlayana kadar yurt dışına çıkarmak istedim ve yurt dışına çıktıktan sonra boşanmış olduğum, oğlum Timur’un babası Bülent ile tüm yaralıların, kazazedelerin ilgilenilmesi için konuştuk.

Yazar Eylem Tok.

“ANNELİK İÇ GÜDÜSÜ, LÜTFEN BENİ DE ANLAYIN”

Biz yurt dışına çıkarken bir mağdurun öldüğünü dahi bilmiyorduk ki bunu öğrenince, evet ne yaparsak yapalım bu acı tarif edilemez ve dindirilemez ama hemen aile ilke iletişime geçmeye çalıştık. Timur ise olayın olduğu andan itibaren her gün ‘Lütfen Türkiye’ye dönelim ve ben cezam ne ise onu çekeyim, ben bir aileyi dağıttım’ diye ağlıyor. Hiçbir zaman burada kalmak, bu suçlamalardan kaçmak gibi bir düşüncesi olmadı onun. Ama annelik iç güdüsü, lütfen beni de anlayın. Ben olay yerinde insanların telefonlarını da toplamadım, bunlar doğru değil.

“ADALETE TESLİM OLACAĞIZ”

Çok çok üzgünüm. Oradaki tüm çocuklar bizim de çocuklarımız, kazada ölen kardeşimizin ailesi bizim de ailemiz. Biz dönüp doğru olanı yapacağız ve adalete teslim olacağız. hem kendim adına hem de oğlum adına tüm kamuoyundan içtenlikle özür diliyorum.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kazada-1-kisiyi-olduren-oglunu-misira-kacirmisti-iyi-parti-sozcusu-zorludan-meclise-soru-onergesi/feed/ 0
Aydın’da Şubat Ayında 1.669 Şüpheli Yakalandı https://www.igdirhaber.com.tr/aydinda-subat-ayinda-1-669-supheli-yakalandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/aydinda-subat-ayinda-1-669-supheli-yakalandi/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:27:55 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10770 Aydın Valisi Yakup Canbolat’ın başkanlığında Asayiş Güvenlik Toplantısı gerçekleştirilirken, Şubat ayında yapılan çalışmalarda il genelinde bin 669 şüpheli yakalandı.

Aydın’da, vatandaşın huzurunun sağlanması, suç ve suçlularla mücadele edilmesi çerçevesinde Aydın Valisi Yakup Canbolat başkanlığında Asayiş Güvenlik Toplantısı gerçekleştirildi. Aydın genelindeki son durumun görüşüldüğü toplantıda güvenlik güçleriyle yürütülen çalışmalar da masaya yatırıldı. Ayrıca toplantıda İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca 1-29 Şubat tarihleri arasında yapılan çalışmaların da istatistikleri görüşüldü.

İl genelinde gerçekleştirilen çalışmalar hız kesmeden devam ederken son 1 ayda toplam bin 669 şüpheli yakalandı. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalar neticesinde, 0-5 yıl arası aranan 420 şahıs, 5-10 yıl arası aranan 29 şahıs, 10 yıl üzeri aranan 30 şahıs, ifadeye yönelik aranması olan 485 şahıs olmak üzere toplam 964 aranan şahıs yakalandı, 479 şahıs tutuklandı.

İl genelinde gerçekleşen, hırsızlık olaylarında, 159 olay aydınlatılırken, olaylarda 130 şahıs yakalandı, 9 şahıs tutuklandı. 3 kasten öldürme olayı meydana geldi, olayların tamamı aydınlatılırken, bu olaylarda da 3 şahıs tutuklandı. Umuma açık işyerlerine yapılan denetimlerde ise 20 işyerine toplam 2 milyon 16 bin 736 TL idari para cezası uygulandı. Asayiş olaylarında il genelinde yapılan aramalarda 43 tabanca, 9 kurusıkı tabanca, 53 av tüfeği ve 1 uzun namlulu silah olmak üzere toplam 106 silah yakalandı. Olaylarda 66 adet araç ele geçirildi, toplam 127 şüpheli de yakalandı.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla mücadele kapsamında da il genelinde 11 kaçakçılık, 21 mali, 9 organize, 4 ulusal olmak üzere toplam 45 adet olay meydana geldi. Meydana gelen olaylarda 111 şüpheli yakalandı, 107 şüpheli gözaltına alındı, 42 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca olaylarda 3 adet cep telefonu, 37 litre alkollü içki, bin 336 paket sigara, 163 adet sahte para, 2 adet sahte belge, 392 kilogram tütün, 2 adet tabanca, 37 adet tabanca fişeği, 3 adet uzun namlulu fişek ele geçirildi.

Narkotik Suçlarla mücadele kapsamında ise il genelinde 314 olay meydana geldi. Meydana gelen olaylarda 337 şüpheli yakalandı, 28 şüpheli tutuklandı. Olaylarda bin 192,34 gram esrar, bin adet skunk, 4,03 gram eroin, 2,3 gram kokain, 3,61 gram bonzai, 330,18 gram metamfetamin, 22 adet ectasy, 142 adet sentetik ecza, 20 adet kök kenevir ele geçirildi.

“39 etkinliğe 83 bin kişi katıldı”

Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kapsamında il genelinde gerçekleştirilen 39 etkinliğe 83 bin 889 kişi katılırken, etkinliklerde herhangi bir olumsuzluk meydana gelmedi. Okullar bölgesi ve umuma açık yerler kapsamında il genelinde yapılan denetimlerde toplam 623 okulda, 20 sabit ekip ve 752 güvenlik koordinasyon görevlisi görev yaptı. Okul giriş-çıkış saatlerindeki trafik yoğunluğunu en aza indirmek ve trafiği düzenlemek için 26 trafik ekibi ve 44 trafik personeli görevlendirildi. Bu denetimlerde 98 internet kafe, oyun salonu, 304 kafe kahvehane, 90 içkili yer, 158 şans oyunları bayii büfe ve 241 park, bahçe olmak üzere toplam 891 alan denetlendi, 9 işletmeye de idari işlem uygulandı.

“6 ölümlü kaza meydana geldi”

Trafik Suçları kapsamında ise il genelinde Şubat ayında 76 bin 315 araç kontrol edildi. Kurallara uymadığı tespit edilen 1 bin 293 sürücüye ceza kesildi, 137 araç trafikten men edildi, 80 sürücünün ehliyetine el konuldu. Bu süreçte 42 maddi hasarlı, 367 yaralamalı, 6 ölümlü trafik kazası olmak üzere toplam 415 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 506 vatandaş yaralandı, 6 kişi de hayatını kaybetti. Okul servislerinin denetimine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında da 834 servis aracı denetlendi, 38 araca cezai işlem uygulandı. Ticari taksilerin denetimine yönelik çalışmalarda da 459 ticari taksi denetlenirken, 55 araca cezai işlem uygulandı. – AYDIN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/aydinda-subat-ayinda-1-669-supheli-yakalandi/feed/ 0
Siirt’te güvenlik ve asayiş toplantısı gerçekleştirildi https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-guvenlik-ve-asayis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-guvenlik-ve-asayis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:24:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10767 Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya başkanlığında Siirt Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezinde güvenlik ve asayiş toplantısı gerçekleştirildi.

Vali Kızılkaya başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi. Terörle mücadele, asayiş operasyonları ve gümrük kaçağıyla mücadele konularında yapılan çalışmalar paylaşıldı. Vali Kızılkaya, valiliğin resmi sosyal medya hesabından canlı yayınlanan toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Vali Kızılkaya, halkın huzurunu kaçıran başta terör örgütleri olmak üzere, suç örgütlerine, zehir tacirlerine nefes aldırmayacaklarını belirterek, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek mahalli idareler genel seçimlerinde vatandaşların huzur ve güven içinde hiçbir baskı ve yönlendirmeye maruz kalmadan kendi özgür iradesiyle oy kullanmalarının tesisi için her türlü güvenlik tedbirini aldıklarını aktardı.

Seçimlerin kente yakışır bir olgunlukta, huzur ve güven ikliminde geçmesini dileyen Kızılkaya, “Şubat ayı içerisinde terörle mücadele şube müdürlüğü ekiplerince 13 operasyon gerçekleştirilmiş, el yapımı patlayıcı düzeneği, antitank roket mühimmatına tuzaklanmış şekilde bulunarak imha edilmiştir. Sosyal medyada terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen 5 kişi yakalanmış, yurt dışında bulunduğu tespit edilen 1 şahıs hakkında aranıyor kaydı çıkarılmıştır. PKK/KCK ve FETÖ terör örgütlerine üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından aranan 4 kişi yakalanmış, 1 kişi tutuklanmış, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Narkotik suçlarla mücadele şube müdürlüklerince yapılan çalışmalarda 7 kilo 417 gram esrar ile bir miktar metamfetamin, kenevir tohumu, 22 uyuşturucu nitelikte hap ve 17 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi, 35 şüpheli hakkında işlem yapıldı” dedi.

Asayiş operasyonlarına ilişkin çalışmalara da değinen Kızılkaya, 33 kişi hakkında adli işlem yapıldığını belirtti. Vali Kızılkaya, “Gümrük kaçağı 8 bin 975 paket sigara, 14 bin dolu makaron, 34 cep telefonu, kopya düzeneği olarak kullanılan ses ve görüntü kayıt cihazı, 5 ruhsatsız tabanca ve şarjörü, Kalaşnikof tüfek, 130 Kalaşnikof fişeği, 50 tabanca fişeği, 2 dedektör, 6 kazı malzemesi ele geçirilmiştir. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyonlarda yıl içerisinde yakalanan 217 şüphelinin 69’u tutuklandı. Geçmiş yıllarda meydana gelen faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yılın ilk 2 ayında yapılan çalışmalarda 16 faili meçhul olay aydınlatılmıştır. Siber suçlarla mücadele şube müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda da terör örgütü propagandası yapan 111 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Yasa dışı 367 sitenin kapatılma işlemi yapıldı. Meydana gelen 42 siber olayından 31’i aydınlatıldı. Ülkeye yasa dışı yollarla giren 1 organizatör 21 göçmen yakalandı” ifadelerini kullandı.

İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 1-29 Şubat’ta il merkezi ve ilçelerde gerçekleşen 239 olayın 168’inin aydınlatıldığını aktaran Kızılkaya, 5 hırsızlık olayına ilişkin 7 şüphelinin yakalandığını bildirdi.

Aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 142 kişinin yakalandığını, 54 kişinin tutuklandığını aktaran Vali Kızılkaya, 33 bin 360 aracın denetlendiğini, 12 sürücü belgesinin geri alındığını, 57 aracın trafikten men edildiğini, trafik kurallarını ihlal eden bin 408 sürücüye ceza uygulandığını belirtti.

Toplantıya, 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Gaffar Gören, Siirt Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Vali Yardımcısı Abdulhamit Mutlu, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük, kaymakamlar ve güvenlik birimlerinin yetkilileri katıldı. – SİİRT

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-guvenlik-ve-asayis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Siirt’te Asayiş ve Güvenlik Toplantısı Yapıldı https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-asayis-ve-guvenlik-toplantisi-yapildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-asayis-ve-guvenlik-toplantisi-yapildi/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:09:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10697 Siirt’te asayiş ve güvenlik toplantısı yapıldı.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Kemal Kızılkaya başkanlığında Siirt Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi’nde güvenlik ve asayiş toplantısı gerçekleştirildi.

Kızılkaya, Valiliğin resmi sosyal medya hesabından canlı yayınlanan toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kızılkaya, halkın huzurunu kaçıran başta terör örgütleri olmak üzere, suç örgütlerine, zehir tacirlerine nefes aldırmayacaklarını belirterek, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde vatandaşların huzur ve güven içinde hiçbir baskı ve yönlendirmeye maruz kalmadan kendi özgür iradesiyle oy kullanmalarının tesisi için her türlü güvenlik tedbirini aldıklarını aktardı.

Seçimlerin kente yakışır bir olgunlukta, huzur ve güven ikliminde geçmesini dileyen Kızılkaya, şunları kaydetti:

“Şubat ayı içerisinde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 13 operasyon gerçekleştirilmiş, el yapımı patlayıcı düzeneği, antitank roket mühimmatına tuzaklanmış şekilde bulunarak imha edilmiştir. Sosyal medyada terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen 5 kişi yakalanmış, yurt dışında bulunduğu tespit edilen 1 şahıs hakkında aranıyor kaydı çıkarılmıştır. PKK/KCK ve FETÖ terör örgütlerine üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından aranan 4 kişi yakalanmış, 1 kişi tutuklanmış, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalarda 7 kilo 417 gram esrar ile bir miktar metamfetamin, kenevir tohumu, 22 uyuşturucu nitelikte hap ve 17 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi, 35 şüpheli hakkında işlem yapıldı.”

Asayiş operasyonlarına ilişkin çalışmalara da değinen Kızılkaya, 33 kişi hakkında adli işlem yapıldığını belirtti.

Kızılkaya, “Gümrük kaçağı 8 bin 975 paket sigara, 14 bin dolu makaron, 34 cep telefonu, kopya düzeneği olarak kullanılan ses ve görüntü kayıt cihazı, 5 ruhsatsız tabanca ve şarjörü, kaleşnikof tüfek, 130 kaleşnikof fişeği, 50 tabanca fişeği, 2 dedektör, 6 kazı malzemesi ele geçirilmiştir. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyonlarda yıl içerisinde yakalanan 217 şüphelinin 69’u tutuklandı. Geçmiş yıllarda meydana gelen faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yılın ilk 2 ayında yapılan çalışmalarda 16 faili meçhul olay aydınlatılmıştır. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda da terör örgütü propagandası yapan 111 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Yasa dışı 367 sitenin kapatılma işlemi yapıldı. Meydana gelen 42 siber olayından 31’i aydınlatıldı. Ülkeye yasa dışı yollarla giren 1 organizatör 21 göçmen yakalandı.” ifadelerini kullandı.

İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 1-29 Şubat’ta il merkezi ve ilçelerde gerçekleşen 239 olayın 168’inin aydınlatıldığını aktaran Kızılkaya, 5 hırsızlık olayına ilişkin 7 şüphelinin yakalandığını bildirdi.

Kızılkaya, aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 142 kişinin yakalandığını, 54 kişinin tutuklandığını aktaran Kızılkaya, 33 bin 360 aracın denetlendiğini, 12 sürücü belgesinin geri alındığını, 57 aracın trafikten men edildiğini, trafik kurallarını ihlal eden 1408 sürücüye ceza uygulandığını belirtti.

Toplantıya, 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Gaffar Gören, Siirt Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Vali Yardımcısı Abdulhamit Mutlu, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük, kaymakamlar ve güvenlik birimlerinin yetkilileri katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-asayis-ve-guvenlik-toplantisi-yapildi/feed/ 0
Tehlikeye Bakanlık Sessiz… CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu: “Kim Bu 3. Şahıslar” https://www.igdirhaber.com.tr/tehlikeye-bakanlik-sessiz-chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-kim-bu-3-sahislar/ https://www.igdirhaber.com.tr/tehlikeye-bakanlik-sessiz-chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-kim-bu-3-sahislar/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:33:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9238 Geçen Ocak ayının sonunda, her gün on binlerce kişinin kullandığı Kağıthane-İstanbul Havalimanı Metro hattı tüneli ve rayları sondaj marifetiyle delindi bir facianın eşiğinden dönüldü. TCDD “3. şahıslar yaptı” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu “Kim bu 3. Şahıslar?” diye sordu, Ulaştırma Bakanı sessiz kaldı.Karasu, vatandaşların can güvenliğine sessiz kalan bakanlığı eleştirirken, “Bakanlık, İstanbul’da inşa ettiği metronun sembolünü U olarak açıklamıştı. Son olaylardan sonra bu Umursamazlığın ve Utanmazlığın U’su oldu” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Kağıthane-İstanbul Havalimanı metro hattında Ocak ayının son günlerinde facianın eşiğinden dönüldü. Metro hattında Kemerburgaz-Göktürk arasında yüzeyde yürütülen kazık imalatı sebebiyle tünel büyük zarar gördü. 1094 yolcu kapasiteli, 120 km hız yapan ve 15-20 dakika aralıklarla çalışan trenlerin bulunduğu bu hatta, görgü tanıklarının anlatımlarına göre, hattan trenin geçmesinin üzerinden 3-4 dakika sonra eşine ender rastlanacak bir olay meydana geldi. Yüzeyde çalışan sondaj matkabı tüneli delerek rayların üzerine indi, rayları da delerek tahrip etti.
TCDD “3. ŞAHISLAR” DEDİ
Ölümcül bir faciadan kıl payı dönülen olayın ardından TCDD’den yapılan açıklamada olay hafifletilmeye çalışıldı ve “Yüzeyde 3. şahıslarca yürütülen kazık imalatı sebebiyle tünel çeperi zarar görmüştür. Metro işletme sistemimiz her türlü dış etkene karşı kendisini korumaya alacak şekilde kurulduğu için dış etkiyi anında tespit ederek tüm trenleri korumaya almıştır. Herhangi bir sistem zararı meydana gelmemiştir” açıklaması yapıldı.
KİM BU 3.ŞAHISLAR?
On binlerce vatandaşın kullandığı hat üzerinde meydana gelen bu olayı CHP Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, TBMM gündemine taşıdı. “Plansız, projesiz işi yaptıran, yapan üstlenici hangi kurum ve firmalardır? Bir facia yaşanmış olsaydı bunun sorumlusu ya da sorumluları kim ya da kimler olacaktı?” diye Bakan’a soran Karasu, “Söz konusu sondajı yapan firma ya da kurum kimden, ne zaman, hangi çalışma için izin almıştır? Eyüp Belediyesi ile bu çalışmanın bir ilgisi var mıdır?” diye soran Karasu’nun önergesine Bakan Abdulkadir Uraloğlu, geçen süre içinde yanıtsız bıraktı.
“UTANMAZLIĞIN U’SU OLDU”
Bakanın, önergeyi yanıtlamak için 15 gün yasal süre olduğunu, ancak bu sürenin zaman zaman uzadığını belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı, vatandaşların can güvenliğini ilgilendiren bir konuda bakanlığın sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. “Sondajın çelik boruları üç dakika önce düşse, tren yırtarak geçecekti. Allah korusun, dünyanın en önemli facialarından biri meydana gelebilirdi. Ama bu konuda TCDD’den ‘3. Şahıslar yaptı’ diye gayri ciddi, vahim olayı örten bir açıklamayla geçiştirilmeye çalışıldı. Konuyu TBMM gündemine taşıdım. Bu sondajı kim yaptı, belediyelerden izin alındı mı, yoksa bu olay Eyüp Belediyesi’nin bir işi miydi? Bu ve benzeri olaylarla ilgili hangi önlemleri aldınız? diye tek tek sordum. Ama bakandan yanıt gelmedi. Artık, ne yazık ki her yerde iş bilmez insanlar var. Bakan bey de bakanlıktaki işini gücünü bıraktı, AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayının basın danışmanı gibi çalışıyor. İstanbul ile yatıp İstanbul ile kalkıyor. Her gün on binlerce vatandaşın kullandığı bu hatta, facianın eşiğinden dönülüyor. Bakan bey vatandaşların can güvenliği konusunu bile umursamıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bir süre önce İstanbul’da inşa ettikleri metronun sembolünü U olarak açıklamıştı. Bu U, umursamazlığın U’su utanmazlığın U’su oldu” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tehlikeye-bakanlik-sessiz-chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-kim-bu-3-sahislar/feed/ 0
Elazığ Belediyesi Personeli Tarafından Darp Edilen Sami Çeşme MHP Elazığ Belediye Başkanı Murat Aygen’in Dayısı Çıktı https://www.igdirhaber.com.tr/elazig-belediyesi-personeli-tarafindan-darp-edilen-sami-cesme-mhp-elazig-belediye-baskani-murat-aygenin-dayisi-cikti/ https://www.igdirhaber.com.tr/elazig-belediyesi-personeli-tarafindan-darp-edilen-sami-cesme-mhp-elazig-belediye-baskani-murat-aygenin-dayisi-cikti/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:18:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9224

Elazığ’da bir binadan çıkartılan eşyaların AKP’li Elazığ Belediyesi’ne ait kamyonete yüklendiği anda oradan geçen Sami Çeşme, kendilerine baktığı iddiasıyla üç belediye personeli tarafından darp edildi. Darp edilen Çeşme’nin MHP Elazığ Belediye Başkanı Murat Aygen’in dayısı olduğu öğrenildi. Belediye, kavgaya karışan personelleri hakkında soruşturma başlatılacağı ifade edildi.

Elazığ merkez Cumhuriyet Mahallesi’nde Elazığ Belediyesi’ne ait bir kamyonette bir binadan eşya taşındığını gören MHP Elazığ Belediye Başkan adayı Murat Aygen’in dayısı Sami Çeşme’nin oradan geçtiği esnada belediye personellerine baktı. Daha sonra da herhangi bir şey söylemeden yoluna devam ederken belediye personelleri belediye aracıyla birlikte Çeşme’nin yanında durarak önce sözlü tacizde bulundu ardından da darp etti. Olay sonrasında polisi arayan Çeşme hastaneden darp raporu alarak saldırganlardan şikayetçi oldu.

BELEDİYE PERSONELLERİ TARAFINDAN DARP İDDİASI

Olay sonrasında polis merkezine giderek şikayetçi olan Sami Çeşme suç duyurusu ifadesinde olayı şöyle ifade etti;

“29.02.2024 günü saat 11.00 sıralarında Cumhuriyet Mahallesi Çimen sokak üzerinde evime  gitmek için yaya olarak geçerken Cumhuriyet Mahallesi Çimen Sokak Kanarya Apartmanı önünde 23 ABY 59 plaka sayılı Ford transit marka açık kasa Elazığ Belediyesin’e ait kamyonetin ev eşyası taşıdığını görünce dikkatimi çekti ve o yöne doğru baktım. İsimlerini bilmediğim üç erkek şahsın ev eşyası taşıdığını gördüm. Şahıslarla herhangi bir diyaloğa girmeden yoluma devam ederken bu üç şahıs bana ‘ne bakıyorsun senin bu sokaktan geçmen yasak’ şeklinde laf attılar. Ben şahıslarla muhatap olmadan yoluma devam ettim. Ben yoluma devam ederken 23 ABY 159 plakalı belediyeye ait araç yanımda durdu ve bu üç şahıs ortada bir şey yokken bana saldırıp darp ettiler. Beni orada bırakıp olay yerinden ayrıldılar. Ben de 155’i aradım, polis ekipleri geldi beni alarak önce doktor raporu için hastaneye ardından polis merkezine getirdi. Benim bu şahıslara karşı darp, tehdit, hakaret içerikli söylemim olmadı. Konu ile ilgili beni darp eden üç şahsın kimliğinin tespit ve temini halinde davacı ve şikayetçiyim.”

BELEDİYE ‘AMACI DIŞINDA KULLANILDI’ DEDİ YETKİLİ İSE ‘MÜDÜRÜN BİLGİ VAR’ DEDİ

Olayla ilgili Belediyenin Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise “29.02.2024 tarihinde Elazığ Belediyesi’ne ait resmi bir aracın amacı dışında kullanıldığı, vatandaşlarımız tarafından gelen ihbar telefonları neticesinde tespit edilmiştir. Konu ile alakalı personele yönelik idari ve yasal işlem başlatılmış olup, konu yakından takip edilmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.

Olayla ilgili telefonla ulaştığımız belediye yetkilisi ise, “Su ve kanalizasyon müdürlüğünde çalışan bir arkadaş ilgili müdürden izin alarak evindeki eski eşyaları hayır çarşısına göndermek için belediyenin aracıyla o eşyaları taşıtmış. Bu olayı gören Sami Çeşme ile personellerimiz arasında sözlü münakaşa yaşanmış. Personellerimizin iddiasına göre daha önce de aralarında husumet varmış. Bu olayın emniyete intikal etmesi nedeniyle üç personelimiz hakkında soruşturma başlatılacaktır” ifadelerini kullandı.

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/elazig-belediyesi-personeli-tarafindan-darp-edilen-sami-cesme-mhp-elazig-belediye-baskani-murat-aygenin-dayisi-cikti/feed/ 0 Tokat’ta Otel Yangınında Ağır Yaralanan Genç, Ölüm Haberlerini Gülerek Anlattı https://www.igdirhaber.com.tr/tokatta-otel-yangininda-agir-yaralanan-genc-olum-haberlerini-gulerek-anlatti/ https://www.igdirhaber.com.tr/tokatta-otel-yangininda-agir-yaralanan-genc-olum-haberlerini-gulerek-anlatti/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:12:56 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8628 Tokat’taki bir otelde çıkan yangında panikleyen Umut Muzaffer Gezen, 3. kattan atlayarak ağır yaralanmıştı. Olay sonrası çıkan kendi ölüm haberlerini okuyan Gezen, o anları gülerek anlattı.

23 Şubat 2023 tarihinde GOP Bulvarı üzerinde bulunan bir otelde çıkan yangın paniğe neden oldu. Yangın sırasında otel odasında bulunan ve asker olduğu iddia edilen 20 yaşındaki Umut Muzaffer Gezen alevlerin arasından kaçmak için 3. kattan aşağı atladı. Olay sonrası ağır yaralanan genç, olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından hızla üniversite hastanesine kaldırıldı. Olay sonrası bazı haber sitelerinde gencin öldüğüne dair haberler yapıldı. Hastanede ilk müdahalesi yapılan Gezen, daha sonra bilinci açıldı. Sağlık durumu iyi olan Gezen’e hastane çalışanları hakkında çıkan haberleri okuttu. Kemal Sunal filmindeki gibi kendi ölüm haberini okuyan Gezen, kendinden de şüphe etti. Başından yaralanan, ayağında kırık olan ve belinden geçireceği ameliyat gününü bekleyen Gezen, kendi haberlerini gülerek okudu.

Umut Muzaffer Gezen, “Tokat’ta otel odasında çıkan yangında panikleyip 3. kattan atladım. Öldüm diye haberlere çıktım. Hayattayım. Şükür halime. Bundan daha ötesi olamaz. İlaçlarımı aldıktan sonra uyudum. Uyuduğumdan dolayı yangın çıkmış fark etmedim. Bir anda uyandım. Panikle camdan atladım. Atlamasaydım belki şu anda burada değildim. Hayatta değildim. Askerdim, er olarak geldim. Acemi birliğine geldim. Bir gün için konaklamak için oraya geldim ve yangın çıktı onda da. Askerlik de kaldı şimdi. Kendim hastanedeyim. Ameliyat olacağım. Belimde bir rahatsızlık var. Allah’a şükür ameliyat olduktan sonra iyi olacağım. Başka da bir şeyim yok. Başımda pek fazla bir şey yok. Şöyle söyleyeyim. Sol ayağımda bir kırık var. Başımda çok kılcal çatlaklar var. Bir de belden ameliyat olacağım o kadar. Olay olduğu gün öldü dediler. Sağ olsun ambulans ekipleri tarafından hastaneye buraya Tokat Gaziosmanpaşa’ya kaldırıldım. Buraya geldim. İlk şuurum yerinde değildi. Şimdi çok iyiyim. Her şeyim yerinde. Yemek yedim. Su içtim. Sonra dediler bir şeyler göstereceğiz. Dedim abi ne göstereceksiniz. Öldün, şu oldu, bu oldu. Kemal Sunal’ın filmi gibi. Ben iyiydim halbuki haberleri seyrediyorduk. Beraber hemşire abiler, arkadaşlarla burada. Yiyordum, içiyordum, iyiydim yani bir şeyim yoktu ama hani bu da bir olay oldu. Başımızdan geldi, geçti. Bir deneyim oldu benim için. Film gibi bir sahne oldu benim için. Kemal Sunal’ın sahnesi gerçek oldu. Gerçekten öldü diyor yani. Hani ben öldüm artık yokum. O hesap oldu. Kendimden şüphe ettim” dedi.

Anne Gözde Gezen ise “Ben hayatta kaldığına çok şükrediyorum. Çok şükür hayatta. Bunda da bir vardır hayır. Belki askeri birliğine teslim olsa da üstüne daha kötü bir şey gelecekti. Çok şükür hayatta iyi. Omuriliğinde bir sıkıntı var. Omuriliğinde bir kırık var. İnşallah buradan yürüyerek çıkacağız” diye konuştu. – TOKAT

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tokatta-otel-yangininda-agir-yaralanan-genc-olum-haberlerini-gulerek-anlatti/feed/ 0
Sipariş kalemi ‘silah’ sayıldı: Tartıştığı şahsı kalemle alnından yaralayarak öldüren şüpheliye 18 yıla kadar hapis talebi https://www.igdirhaber.com.tr/siparis-kalemi-silah-sayildi-tartistigi-sahsi-kalemle-alnindan-yaralayarak-olduren-supheliye-18-yila-kadar-hapis-talebi/ https://www.igdirhaber.com.tr/siparis-kalemi-silah-sayildi-tartistigi-sahsi-kalemle-alnindan-yaralayarak-olduren-supheliye-18-yila-kadar-hapis-talebi/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:15:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8500 Sipariş kalemi ‘silah’ sayıldı: Tartıştığı şahsı kalemle alnından yaralayarak öldüren şüpheliye 18 yıla kadar hapis talebi

İSTANBUL – Beyoğlu’nda alkollü şekilde kaldırımda oturan Engin Yalçın ile iş yeri sahibinin aracına cisim fırlatılması nedeniyle tartışan, tartışma sırasında elinde bulunan sipariş kalemiyle Yalçın’ı alnından yaralayarak ölümüne neden olduğu iddia edilen şüpheliye dava açıldı. Hazırlanan iddianamede kalem ‘silah’ sayılırken, şüphelinin 18 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Beyoğlu’nda 10 Kasım 2023’de iddiaya göre 22 yaşındaki Derviş Karadağ, çalıştığı iş yeri olan börekçiden gürültü duyması üzerine dışarı çıktı. Dışarı çıktığında, Engin Yalçın ile arkadaşının alkollü vaziyette kaldırımda oturduğunu ve hemen karşılarında park halinde bulunan işletme sahibinin aracına bir cisim fırlatıldığını gördü. Bunun üzerine çıkan tartışma sırasında Karadağ, elinde bulunan sipariş kalemiyle Yalçın’ın alnına doğru yumruk attı. Yaralanan ve yoğun kan kaybı yaşayan Yalçın ise kaldırıldığı hastanede olaydan 1 hafta sonra hayatını kaybetti.

Kalem silahtan sayıldı

Olaya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Engin Yalçın’ın olay günü 08.00 sıralarında bir arkadaşıyla birlikte alkollü vaziyette kaldırım önünde oturduğu, gürültülü şekilde konuştukları, Yalçın’ın arkadaşının hemen karşılarında park halinde bulunan araca doğru bir cisim fırlattığı, bunun üzerine yan tarafta bulunan işletmeden iş önlüğüyle şüpheli Derviş Karadağ’ın çıktığı aktarıldı. İddianamede, başlayan sözlü tartışma sırasında şüpheli Karadağ’ın, sağ elinde ele geçirilemeyen fakat plastikten yapılma kalem olduğu değerlendirilen, ayrıca silahtan sayılan cisim bulunduğu, o vaziyette Yalçın’ın sol kaş kısmına doğru 1 kez yumruk attığı ve orada uzaklaştığı kaydedildi.

Olaydan 1 hafta sonra vefat ettiği belirtildi

Yalçın’ın yoğun kan kaybı yaşayarak hastaneye kaldırıldığının anlatıldığı iddianamede, olaydan 1 hafta sonra vefat ettiği, düzenlenen otopsi raporunda ise Yalçın’ın otopsisinden alınan örneklerinde uyuşturucu madde tespit edildiği, ayrıca ölümünün cisim yaralanmasına bağlı kafatası kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku hasarı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği belirtildi.

İş yeri sahibinin aracına taş attıklarını görünce uyarmak için dışarı çıktığını söyledi

Şüpheli Derviş Karadağ’ın ifadesine de yer verilen iddianamede, olay sırasında vefat eden Yalçın’ın, arkadaşıyla birlikte alkollü vaziyette taşkınlık yaptıklarını, sağa sola sataştıklarını, içlerinden birinin çalıştığı iş yeri işletmecisine ait araca taş attığını görmesi üzerine uyarmak amacıyla yanlarına gittiğini söylediği belirtildi. Şüpheli ifadesinin devamında ise uyarmak için yanlarına gitmesine rağmen Yalçın’ın kendisine küfür etmesine sinirlenerek elinde iş yerinde kullandığı kalemle öldürme kastı bulunmaksızın ve anlık öfkeyle başına doğru yumruk attığını, ardından eylemini sürdürmeksizin olay yerinden ayrıldığını söylediği aktarıldı.

İddianamede ayrıca, şüpheli Karadağ’ın ilk ifade işlemleri sırasında Yalçın henüz vefat etmediğinden adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı ancak vefat sonrasında yeniden işlemleri yapılarak tutuklandığı kaydedildi.

18 yıla kadar hapis talebi

Hazırlanan iddianamede şüpheli Derviş Karadağ’ın ‘silahla kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma’ suçundan 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/siparis-kalemi-silah-sayildi-tartistigi-sahsi-kalemle-alnindan-yaralayarak-olduren-supheliye-18-yila-kadar-hapis-talebi/feed/ 0
İstanbul’da içkisini ödettirdiği adam tarafından dövülen bir kişi kameralara yansıdı https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-ickisini-odettirdigi-adam-tarafindan-dovulen-bir-kisi-kameralara-yansidi/ https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-ickisini-odettirdigi-adam-tarafindan-dovulen-bir-kisi-kameralara-yansidi/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:12:51 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8497 İstanbul’da film gibi olay kamerada: Mekanda içkisini ödettirdi, dışarıda vurulup dövüldü

Okmeydanı’nda müzikholde bir adam mekanda tanışıp masasına oturduğu şahsa içkisini ödettirince ortalık karıştı

Mekan çıkışı adamı silahla kovalayan şahıs, ona önce ateş açtı ardından dövdü

İSTANBUL – Okmeydanı’nda bir müzikholde alkol alan adam, mekanda tanışıp masasına oturduğu şahsa içkisini ödettirince ortalık karıştı. Mekan çıkışı adamı silahla kovalayan şahıs, ona önce ateş açtı ardından dövdü. Dehşet anları kameralara anbean yansırken, Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polislerinin yakaladığı saldırgan adliyeye sevk edildi.

Olay, dün saat 04.00 sıralarında Beyoğlu Okmeydanı semti Piyelapaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre gece saatlerinde bir adam müzikhole gelip alkol almaya başladı. Adam mekanda tuvalete gittiği esnada karşılaştığı bir şahısla tanışıp arkadaş oldu. Adam ardından tanıştığı şahıs ve iki arkadaşının oturduğu masaya geçti.

Alman usulü isteğini kabul etmeyip ödettirdi

Müzikholde eğlenen grup, gecenin sonunda mekan kapanacağı için hesabı ödemek için kalktı. Şahıs ve iki arkadaşı kendi içkilerinin hesabını ödedi ancak adam içkisinin ücretini şahsa ödetmek istedi. Ancak şahıs, “Alman usülü olsun, herkes kendi hesabını ödesin” diyerek adamın içkisini ödemek istemedi. Bunun üzerine adam da şahsa, “ödeyeceksiniz, ben sizin masanıza geldim misafir oldum” diyerek karşılık verdi. Şahıs mekan sahibine mahçup olmamak için adamın içkisini de ödeyerek arkadaşlarıyla birlikte mekandan çıktı.

Silahını çekip kovaladı, ateş açtı, dövdü

Şahıs ardından karşı sokaktaki evine girip silahını aldıktan sonra hızlıca çıktı. İçkisini ödediği adamın peşinden koşan şahıs ile adam arasında bu kez de kovalamaca başladı. Adamın arkasından silahla ateş açan şahıs onu yakaladıktan sonra yere düşürüp dakikalarca darbetti. Olay sonrası şahıs silahıyla birlikte olay yerinden hızla uzaklaştı. Dehşet anları ise kameralara anbean yansıdı. Olayın ardından yaralanan adam da bir süre sonra olay yerinden ayrıldı. Taraflar ise birbirlerinden şikayetçi olmadı.

Beyoğlu Asayiş polisi kıskıvrak yakaladı

Ancak yaşanan olayla ilgili bir vatandaş tarafından kayıt altına alınan görüntüleri ihbar kabul eden savcılığın talimatı üzerine Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri çalışma başlattı. Görüntülerden yola çıkan polis ekipleri, cadde üzerindeki işyerlerinin güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda polis ekipleri, saldırgan şahsın emniyette 7 adet suç kaydı bulunan Harun Ö. olduğunu tespit etti. Devam eden çalışmalar sonucunda saldırgan şahıs Fetihtepe Mahallesi’nde Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri tarafından 24 saat geçmeden kıskıvrak yakalandı.

18 yaşındaki saldırgan adliyeye sevk edildi

Gözaltına alınarak olayda kullandığı ruhsatsız tabanca ile birlikte emniyete götürülen şahsın burada ifadesi alındı. Ancak şahsın ateş açtığı ve darp ettiği adamın kim olduğu bulunamadı. Saldırgan şahsın olayı gerçekleştirdiğini kabul etmesi ve anlatması üzerine adli işlemleri yapıldı. Şahıs ardından da “silahlı tehdit” ve “kasten yaralamaya teşebbüs” suçlarından işlemleri yapılıp adliyeye sevk edildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-ickisini-odettirdigi-adam-tarafindan-dovulen-bir-kisi-kameralara-yansidi/feed/ 0
İş Yeri Sahibinin Aracına Cisim Fırlatan Şüpheliye Dava Açıldı https://www.igdirhaber.com.tr/is-yeri-sahibinin-aracina-cisim-firlatan-supheliye-dava-acildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/is-yeri-sahibinin-aracina-cisim-firlatan-supheliye-dava-acildi/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:03:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8490 Beyoğlu’nda alkollü şekilde kaldırımda oturan Engin Yalçın ile iş yeri sahibinin aracına cisim fırlatılması nedeniyle tartışan, tartışma sırasında elinde bulunan sipariş kalemiyle Yalçın’ı alnından yaralayarak ölümüne neden olduğu iddia edilen şüpheliye dava açıldı. Hazırlanan iddianamede kalem ‘silah’ sayılırken, şüphelinin 18 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Beyoğlu’nda 10 Kasım 2023’de iddiaya göre 22 yaşındaki Derviş Karadağ, çalıştığı iş yeri olan börekçiden gürültü duyması üzerine dışarı çıktı. Dışarı çıktığında, Engin Yalçın (43) ile arkadaşının alkollü vaziyette kaldırımda oturduğunu ve hemen karşılarında park halinde bulunan işletme sahibinin aracına bir cisim fırlatıldığını gördü. Bunun üzerine çıkan tartışma sırasında Karadağ, elinde bulunan sipariş kalemiyle Yalçın’ın alnına doğru yumruk attı. Yaralanan ve yoğun kan kaybı yaşayan Yalçın ise kaldırıldığı hastanede olaydan 1 hafta sonra hayatını kaybetti.

Kalem silahtan sayıldı

Olaya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Engin Yalçın’ın olay günü 08.00 sıralarında bir arkadaşıyla birlikte alkollü vaziyette kaldırım önünde oturduğu, gürültülü şekilde konuştukları, Yalçın’ın arkadaşının hemen karşılarında park halinde bulunan araca doğru bir cisim fırlattığı, bunun üzerine yan tarafta bulunan işletmeden iş önlüğüyle şüpheli Derviş Karadağ’ın çıktığı aktarıldı. İddianamede, başlayan sözlü tartışma sırasında şüpheli Karadağ’ın, sağ elinde ele geçirilemeyen fakat plastikten yapılma kalem olduğu değerlendirilen, ayrıca silahtan sayılan cisim bulunduğu, o vaziyette Yalçın’ın sol kaş kısmına doğru 1 kez yumruk attığı ve orada uzaklaştığı kaydedildi.

Olaydan 1 hafta sonra vefat ettiği belirtildi

Yalçın’ın yoğun kan kaybı yaşayarak hastaneye kaldırıldığının anlatıldığı iddianamede, olaydan 1 hafta sonra vefat ettiği, düzenlenen otopsi raporunda ise Yalçın’ın otopsisinden alınan örneklerinde uyuşturucu madde tespit edildiği, ayrıca ölümünün cisim yaralanmasına bağlı kafatası kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku hasarı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği belirtildi.

İş yeri sahibinin aracına taş attıklarını görünce uyarmak için dışarı çıktığını söyledi

Şüpheli Derviş Karadağ’ın ifadesine de yer verilen iddianamede, olay sırasında vefat eden Yalçın’ın, arkadaşıyla birlikte alkollü vaziyette taşkınlık yaptıklarını, sağa sola sataştıklarını, içlerinden birinin çalıştığı iş yeri işletmecisine ait araca taş attığını görmesi üzerine uyarmak amacıyla yanlarına gittiğini söylediği belirtildi. Şüpheli ifadesinin devamında ise uyarmak için yanlarına gitmesine rağmen Yalçın’ın kendisine küfür etmesine sinirlenerek elinde iş yerinde kullandığı kalemle öldürme kastı bulunmaksızın ve anlık öfkeyle başına doğru yumruk attığını, ardından eylemini sürdürmeksizin olay yerinden ayrıldığını söylediği aktarıldı.

İddianamede ayrıca, şüpheli Karadağ’ın ilk ifade işlemleri sırasında Yalçın henüz vefat etmediğinden adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı ancak vefat sonrasında yeniden işlemleri yapılarak tutuklandığı kaydedildi.

18 yıla kadar hapis talebi

Hazırlanan iddianamede şüpheli Derviş Karadağ’ın ‘silahla kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma’ suçundan 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/is-yeri-sahibinin-aracina-cisim-firlatan-supheliye-dava-acildi/feed/ 0
Adapazarı’nda Aldatılan Eşini Öldüren Sanık İlk Kez Hakim Karşısına Çıktı https://www.igdirhaber.com.tr/adapazarinda-aldatilan-esini-olduren-sanik-ilk-kez-hakim-karsisina-cikti/ https://www.igdirhaber.com.tr/adapazarinda-aldatilan-esini-olduren-sanik-ilk-kez-hakim-karsisina-cikti/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:36:53 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8336 Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde kendisini aldattığı iddia edilen eşini öldüren, onunla ilişki yaşadığı ileri sürülen kişiyi de yaralayan sanık, ilk kez hakim karışışına çıktı. Savunmasında, olay günü iş yerindeyken eşinin eski telefonunda cinsel içerikli videolar gördüğünü ve görüntülerdeki kişiyle yüzleşmek amacıyla buluştuklarını anlatan sanık, “112’yi arayarak eşimi ve sevgilisini Camili mezarlık mevkisinde vurduğumu, evime de ekip gelmesini söyledim. Yaşananlardan dolayı pişmanım keşke olay yerine hiç gitmeseydim” dedi.

Camili Mahallesi Yunus Emre Spor Salonu mevkiinde 5 Ekim 2023’de meydana gelen olayda, İ.A. kendisini aldattığını düşündüğü eşi Tansu A.’yı ve görüştüğü B.Y.T’yi cadde ortasında silahla ateş ederek yaraladı. Hastaneye kaldırılan Tansu A., olaydan iki gün sonra tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti, B.Y.T. ise tedavisinin ardından taburcu edildi.

Olayın ardından silahı ile polise teslim olan ve adliyeye sevk edildiği sırada basın mensuplarının “Neden yaptınız, pişman mısınız?” sorusuna “adalet” yanıtını veren İ.A. ise tutuklandı.

Sanık koca ilk kez hakim karşısına çıktı

Tutuklu sanık İ.A. hakkında Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesince açılan davanın ilk duruşması görüldü. Salonda tutuklu sanık İ.A., ölen kadın Tansu A.’nın annesi, taraf avukatları ve sanık yakınları hazır bulunurken, Tansu A.’nın babası ise duruşmaya bulunduğu ilden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile (SEGBİS) katıldı.

“Eşimin başkasıyla birlikte olduğu cinsel içerikli videolarını gördüm”

Savunması için söz hakkı verilen İ.A., eşi Tansu ile 2014’de evlendiğini ve 2 çocuğunun olduğunu söyledi. Olay tarihinde eşinin eski telefonunu kullandığı öğrenilen İ.A., “Olay günü fabrikada çalışırken telefon kasmaya başlamıştı. Bazı uygulamaları silerken eşimin başkasıyla birlikte olduğu cinsel içerikli videolarını gördüm ve hemen eve geldim. Çocuklar evin önünde oynuyordu eşimi arabayı aldım, evden uzaklaştık ve bir yerde durduk. Beni aldatıp aldatmadığını sordum. İlk başta inkar etti. Videoları gösterince de bir kerelik bir hata olduğunu, B.Y.T.’nin görüntüleri izinsiz çektiğini, tehdit etmesi üzerine ilişkiye devam ettiğini ve pişman olduğunu söyledi” dedi.

“112’yi arayarak eşimi ve sevgilisini vurduğumu, evime de ekip gelmesini söyledim”

Aldatıldığını öğrendiğinde boşanmak istediğini ifade eden sanık İ.A., “Eşim yüzleştirmek için B.Y.T’yi aramak istedi, ben de ‘tamam’ dedim. Yola çıktık. Yolda B.Y.T.’nin tehlikeli biri olduğunu söyleyince evden silahı aldım. İlk başta B.Y.T. telefonu açmadı. Eşimi ağabeyine bırakmak için yoldayken B.Y.T. aradı ve bize olay yerini tarif etti. Olay yerine gittiğimizde araçların arasından birinin bize doğru geldiğini gördüm. O esnada eşim direksiyona sarıldı, boğuşurken arabayı çarptık ve aşağı indim. B.Y.T. bana doğru gelirken elini sağa beline doğru atınca ateş ettim. Şahıs aracın arkasına düştü ve kalkarak kaçmaya çalıştı. O sırada eşim telefonu alıp kaçmaya çalıştı, ayaklarına ateş ettim. Yere düştü başka bir şey yapmadım. Telefonu aldım araca bindim eve doğru yola çıktım. O sırada 112’yi arayarak eşimi ve sevgilisini Camili mezarlık mevkisinde vurduğumu, evime de ekip gelmesini söyledim. Yaşananlardan dolayı pişmanım keşke olay yerine hiç gitmeseydim” diye konuştu.

“Evden kovabilirdi ama öldürmesini kabul etmiyorum”

Tansu A.’nın annesi C.K. ise “Kızımın başka biriyle ilişkisi olduğunu bilmiyordum öyle bir şey varsa sanık kızımı evden kovabilirdi ama öldürmesini kabul etmiyorum. Şikayetçiyim” şeklinde konuştu.

Görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın tutukluluk halinin devamını talep ederek, mütalaayı hazırlaması için dosyanın kendisine gönderilmesini istedi. Mahkeme heyeti ise sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi. – SAKARYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/adapazarinda-aldatilan-esini-olduren-sanik-ilk-kez-hakim-karsisina-cikti/feed/ 0
İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’ın kaçak çiftliği davasında tanığın ifadesi ortaya çıktı https://www.igdirhaber.com.tr/iyi-parti-milletvekili-lutfu-turkkanin-kacak-ciftligi-davasinda-tanigin-ifadesi-ortaya-cikti/ https://www.igdirhaber.com.tr/iyi-parti-milletvekili-lutfu-turkkanin-kacak-ciftligi-davasinda-tanigin-ifadesi-ortaya-cikti/#respond Mon, 27 May 2024 21:51:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7810 Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın kaçak çiftliğinin yıkımı sırasında 4 adamının saldırısına uğrayıp feci şekilde darp edilen İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri Mustafa Uslu’nun davasında sanıkların tanığının ifadesi ortaya çıktı. Çiftlikte vekaleten imza yetkilisi olduğunu söyleyen tanık, 10 dakika uçma kapasitesi olan dron için, “Mustafa Uslu çiftliğin üzerinde 1 saat kadar dron uçurmuş ve dron bahçeye düşmüş” dedi. Tanık darp olayına ilişkin ise, “İbrahim Hasırcı, dronu almak için gelen Mustafa Uslu’ya, hava aygıtını uçurmasının yasak olduğunu söylemiş. Bir yandan da jandarmaya haber vermişler. Ancak bu esnada İbrahim Hasırcı ile Mustafa Uslu ile aralarında itişme kakışma olmuş” dedi.

Olay, 22 Haziran 2021 tarihinde Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde meydana geldi. İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın Dilovası Köseler Mahallesi’nde bulunan kaçak yapıları ile bir kısmının TOKİ arazisine kurulduğu tespit edilen çiftliğinin, tahliye kararının kesinleşmesinin ardından sabah saatlerinde bölgeye gelen Dilovası Belediyesi ekipleri, çiftliğin tahliye edilmesi için verilen sürenin sonuna geldiğini çiftlik yetkililerine bildirdi. Daha sonra çiftlikte yapılan incelemelerin ardından tahliye işlemi başlatıldı. Ertesi gün sabah saatlerinde ise çiftlikte yıkım çalışmaları yapıldı.

İHA muhabiri ağır şekilde darp edildi

Devam eden yıkım çalışmalarını takip eden İHA Muhabiri Mustafa Uslu, Lütfü Türkkan’ın öz yeğeninin de aralarında bulunduğu 4 kişinin saldırısına uğradı. Şahıslar tarafından ağır şekilde darp edilen ve kanlar içinde kalan Uslu, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Saldırganlar, Uslu’nun kamerası ve ekipmanlarını da kırdı. Şahıslar olay yerinde jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Yüzüne dikiş atılan Uslu, kendisini darp eden şahıslardan şikayetçi oldu.

Hasırcı kısa sürede serbest bırakılmıştı

Olaya ilişkin Lütfü Türkkan’ın yeğeni İbrahim Hasırcı, şoförü Çağhan Çileli, çiftliğin sorumlusu Ahmet Yılmaz ile Lütfü Türkkan’ın oğlunun arkadaşı olan ve olaya karışan Yusufcan Çapraz hakkında dava açıldı. Olaya ilişkin İbrahim Hasarcı tutuklanmış ve kısa sürede serbest bırakılmış, diğer 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest kalmıştı.

“İbrahim Hasırcı bu çiftliğin yüzde 100 sahibi ve ortağı olur”

Olaya ilişkin duruşma Gebze Adliyesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya taraf avukatları katıldı. Sanık avukatların gelecek celse tanık dinlenmesini talep etmesi üzerine mahkeme heyeti talebi kabul ederek duruşmayı erteledi. Önceki celselerde ifade veren tanık Recep Bora Dinç’nin ifadesine de ulaşıldı. Olaya ilişkin dinlenen tanık, “Ben yıkıma konu olan Nezirağa Ententegre Çiftliğinde vekaleten imza yetkilisiyim. Yıkım olayı 21 Haziran 2021 tarihinde başladı. ilk gün çiftlikteki hayvanlar barınaklarından çıkartıldı. Yıkım görevlisi olarak zabıta, belediye ve jandarma oradaydı. Olayın gerçekleştiği gün hayvanları başka çiftliğe yerleştirmek için gitmiştim. Davalılardan İbrahim Hasırcı bu çiftliğin yüzde 100 sahibi ve ortağı olur. Çağhan Çileli, Milletvekili Lütfü Türkkan’ın şoförü olur. Yusufcan Çapraz, Lütfü Türkkan’ın oğlu Mehmet’in arkadaşı olur. Davalılardan Ahmet Yılmaz da çiftliğimizin sorumlusudur. İbrahim Hasırcı olayın gerçekleştiği 22 Haziran 2021 tarihinde tutulan tutanakları imzalamak için oradaydı” diye konuştu.

10 dakika uçma kapasitesi olan dron için, “Bir saat havada kalmış” dedi

Konuşmayı sürdüren Recep Bora Dinç, “Çağhan da Lütfü Türkkan’ın oğlu Mehmet ve arkadaşı Yusufcan ile birlikte yine çiftlikte bulunan konutun önünde oturuyorlarmış. Ahmet Yılmaz da yıkım işleri ile ilgileniyordu. Olaydan bir gün önce yıkım ekibi bize yıkım sırasındaki çekimi sadece belediyenin yapacağını söyledi. Belediyenin dışında yapılan çekimin yasak olduğunu söyledi. 22 Haziran 2021 tarihinde davacı taraf çiftliğin üzerinde 1 saat kadar dron uçurmuş. Sonrasında dron bahçeye düşmüş. İbrahim Hasırcı, dronu almak için gelen Mustafa Uslu’ya hava aygıtının uçurmasının yasak olduğunu söylemiş. Bir yandan da jandarmaya haber vermişler. Ancak bu esnada İbrahim Hasırcı ile Mustafa Uslu ile aralarında itişme kakışma olmuş. Duyduğum kadarıyla dronun kırılması gibi bir olay yoktur. Dron bahçeye düşmüş ve hali ile davacı şirketin görevlisine teslim edilmiş. 2 gün boyunca davalıların hepsi orada mecburen bulunuyorlardı. Bildiğim kadarıyla davalılardan hiç birisi bu davacı şirketin çalışanının kamerasını da kırmadı” ifadelerini kullandı. – KOCAELİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iyi-parti-milletvekili-lutfu-turkkanin-kacak-ciftligi-davasinda-tanigin-ifadesi-ortaya-cikti/feed/ 0
İzmir’de Tasmalı Köpek Pompalı Tüfekle Vuruldu https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-tasmali-kopek-pompali-tufekle-vuruldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-tasmali-kopek-pompali-tufekle-vuruldu/#respond Sun, 26 May 2024 21:10:00 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7759 İzmir’de sokakta gördüğü tasmalı köpeği çalmaya çalışan bir kişi, köpeğin kendisine karşı gelmesi sonucu çalamadığı köpeği pompalı tüfek ile vurdu. Vücuduna isabet eden saçmalarla ağır yaralanan köpeğin yaşam mücadelesi sürüyor.

Olay, Buca ilçesine bağlı Kaynaklar Mahallesi 2001 Sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 20’li yaşlarında olduğu tahmin edilen bir erkek şahıs, araç içerisinden elinde bulunan zincir ile sokakta gördüğü Kafkas cinsi çoban köpeğini çalmaya çalıştı. Şahıs köpeği çalamayınca, pompalı tüfek ile köpeğe bir el ateş etti. Ağır yaralanan köpek can havliyle sürünerek olay yerinden uzaklaşmaya çalıştı. Vurulmanın etkisiyle yaşam mücadelesi veren köpek, yürüme kabiliyetini kaybetti.

“O bizim canımız”

Vurulan köpeğin sahibi 41 yaşındaki otel işletmecisi Serhan Karadağ, “Sabah saat 6: 15 sıralarında komşularımızın fark ettiği şekilde köpeğimiz evin çevresinde dolaşıyor. Eve dönüş vaktinde fark ettikleri bir araç köpeğin peşinde, elinde zincirle köpeği yakalamaya çalışıyor. Köpeği buradan götüremeyince herhalde artık hırs yapıyor. Köpeğe araç içerisinden pompalı tüfekle bir el ateş ediyor. Olayı da burada bulunan bekçimiz görüyor. Kişi çalma niyetiyle geliyor. Köpeğin boynunda tasma var. Sizin olmayan bir köpeğin peşine neden zincirle düşersiniz? Çalmak için düşülür. Bunun hiçbir açıklaması yok. Çalamayınca hırs yapmış ve köpeği vurmuş. Bu hiç hoş bir durum değil. Bu köpek senin değil. Sen bu köpeği çalamazsın. Çalmak, vurmak ne demek? Biz bu köpeği yavruyken aldık. O günden bugüne bakıyoruz. O bizim canımız. Biz köpeğimizi alıp burada zincirlemiyoruz. Ben köpeğime normal şartlarda tasma bile takan bir insan değilim” dedi.

Köpeğin durumuna dair bilgiler aktaran Karadağ, durumunun iyi olmadığını, dünden beri yerde baygın şekilde yattığını belirterek tekrar serum için veterinere götüreceklerini ifade etti.

“Kamera kayıtları var, jandarma olayı araştırıyor”

Bu tarz olaylara kimsenin sessiz kalmaması gerektiğinin altını çizen Karadağ, “Böyle bir şey gördükleri zaman insanlar araç plakalarını ve şahısların görüntülerini alsınlar. Herkes birbirine yardımcı olsun. Köpeği çalmaya gelen beyaz bir araç. Plakası, kamera kayıtları var. Şu an plaka araştırılıyor. Aracın görüntüleri mevcut. Kesinlikle şikayetçiyim. Olayı yapan köyden biri olabilir. Sonuna kadar şikayetçiyiz. O köpeğe yapılan, o kişiye yapılsa onun ne yaşayacağını merak ediyorum. Yetkililerin de bununla ilgili ellerinden geleni yapacağına inanıyorum. Jandarma olayı araştırıyor” diye konuştu.

“Köpek o an çok bağırdı, çok üzücü bir durum”

Olayı gören 41 yaşındaki bekçi Ali Mesut Türk ise “Ben burada sabaha karşı ateş yakıyordum. Daha sonra beyaz bir araba geldi. İçinde bir genç vardı. Elinde de zincir vardı. Kendisi arabanın içinde, önünden de köpek gidiyordu. Bu da arabayla köpeği takip ediyordu. Ben onu sahibi sandım. Köpeği de kaçırmış ve yakalamaya çalıştığını düşündüm. Sonra şüpheli adam arabayı durdurdu. Ardından bir el ateş sesi duydum. Önce benim köpeğimi vurdu sandım ve ona doğru bakmaya gittim. Sonra adam buradan arabayı aldı gitti. Köpek de kanlar içinde gitti. Genç biri, 23-24 yaşlarında beyaz tişört giyiyordu. Plakayı o anda alamadım” cümlelerini aktardı.

Olay esnasında korktuğunu belirten bekçi Mesut Türk, “Müdahale edersem belki bana da ateş edebilir diye düşündüm. O yüzden biraz tereddüt ettim. Eğer ki adamın köpeğin sahibi olmadığını hissetsem ona kesinlikle müdahale ederdim. Köpek o an çok bağırdı. Çok üzücü bir durum” şeklinde konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-tasmali-kopek-pompali-tufekle-vuruldu/feed/ 0
İstanbul’da silahlı dehşet kamerada: Yengesinin evine kurşun yağdırdı https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-silahli-dehset-kamerada-yengesinin-evine-kursun-yagdirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-silahli-dehset-kamerada-yengesinin-evine-kursun-yagdirdi/#respond Sun, 19 May 2024 21:27:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7493 İstanbul’da silahlı dehşet kamerada: Yengesinin evine kurşun yağdırdı

Kağıthane’de bir kadının evi, eski eşiyle oğlu arasındaki küfür meselesi yüzünden görümcesinin çocukları tarafından kurşunlandı

Evine 8 kurşun isabet eden kadın ve çocukları dehşeti yaşadı

Evdekiler yara almadan kurtulurken polis, saldırgan iki kardeşi yakaladı

İSTANBUL – Kağıthane’de bir kadının evi, eski eşiyle oğlu arasındaki küfür meselesi yüzünden görümcesinin çocukları tarafından kurşunlandı. Saldırı anı kameralara yansırken, evine 8 kurşun isabet eden kadın ve çocukları yara almadan kurtuldu. Kağıthane Devriye Ekipler Amirliği polisleri saldırgan iki kardeşi yakalarken, olayda kullanılan tabanca ise 14 yaşındaki çocuğun üzerinden çıktı.

Olay, geçtiğimiz Salı günü saat 06.30 sıralarında Kağıthane Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre yaklaşık 2.5 yıl önce şiddetli geçimsizlik yüzünden eşinden ayrılan 4 çocuk annesi Yasemin Uzunsoy çocuklarıyla yaşamaya başladı. İddiaya göre bir süre önce Uzunsoy’un oğlu, babasını arayarak “annem hakkında küfürlü konuşma” diye uyardı.

Evde uyurken dehşeti yaşadılar

Baba ve oğul arasında yaşanan tartışma sonrasında Uzunsoy’un eski görümceleri iddiaya göre onu tehdit etmeye başladı. Tehditler ve tartışmalar sürerken olay günü sabah saatlerinde çocuklarıyla uyuyan Yasemin Uzunsoy’un evine ateş açıldı. Büyük bir korkuyla uyuyan ve neye uğradığını şaşıran kadın dışarıya baktı. Sokaktaki bir kişinin söylemesi üzerine mutfağa geçen kadın, camı 8 kurşunun delip geçtiğini gördü. Saldırı anı ise kameralara anbean yansıdı.

“Silah sesleri duyduk, büyük kızım kendini yere attı”

Olayla ilgili konuşan Yasemin Uzunsoy, “Sabah uyuyorduk. Su içmek için mutfağa gittim. Tam ışığı kapattım, yatacakken silah sesleri duyduk. Benim büyük kızım kendini yere attı. Ondan sonra tam cama çıktım, ‘ne oluyor’ dedim. Yoldan geçen çocuk, ‘abla sizin eve sıktılar’ dedi. Cama açtım, hiçbir şey yok. Arka odanın camına baktım orada da yoktu. Mutfağa bakayım dedim, bir baktım berbat halde. Toplamda 8 el sıkmışlar. Sonra polisi aradık. Acil gelin evimize silahlı saldırı oldu dedik. Geldiler ifademi aldılar. Şikayetçi misin dediler, şikayetçi olduk. Ondan sonra polisler kim bunlar deyince, eski eşimin yani görümcemin çocukları dedim. Çünkü hep tehdit ediliyordum” dedi.

“Çocuklarım korkudan okula gidemiyor”

Uzunsoy, “Bunun sebebi de oğlumla babasının tartışmasıydı. Kısacası oğlum babasına, ‘annemle düzgün konuş’ demesi o kadar. Babası da korkuyor, kız kardeşinin oğluna söylüyor. Olay bundan ibaret. Saldırganlar yakalandı diye biliyorum. Adliyeye gittim, çocuklarıma koruma kararı aldıracağım. Sonra karakola gittim, gözaltına alındıklarını ve adliyeye sevk edildiklerini öğrendim. Tehditler aldık. Kızımın namusuna çok dil uzatıldı. Küçük kızıma da çok küfürler edildi. Kız kardeşleri ve görümcem bana karşı ‘sizi öldüreceğiz, vurduracağız. Evinizde rahat uyuyacağınızı mı sanıyorsunuz’ dediler ve dediklerini de yaptılar. Evimize 8 el kurşun sıktılar. 2.5 sene önce boşandım. Öncelerde hiçbir şey yoktu, bu olay yeni oldu. Tamamen oğlumun babasına ‘annemin hakkında neden böyle konuşuyorsun’ tartışması yaşamasıdır. Hakkımda neden böyle konuştuğunu bilmiyorum. Sürekli olarak ona ‘benim namusuma dil uzatma’ diyorum. Ben namusumu koruyorum, namussuz bir kişi de değilim. Kendileri de çok iyi biliyorlar. Neden bana iftira attığını bilmiyorum. Başıma ilk kez böyle bir şey geldi ve çocuklarım korkudan okula gidemiyor” ifadelerini kullandı.

Kağıthane polisi kıskıvrak yakaladı

Olayın ardından kadının ihbarı üzerine olay yerine polis ekibi sevk edildi. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışması sonrasında polis ekipleri, kadının ifadesini alarak çevredeki güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan incelemede sonucunda evin önüne gelen bir araçtan ateş açıldığı tespit edildi. Olayla ilgili çalışma başlatan Kağıthane Devriye Ekipler Amirliği polisleri, saldırganların Ö.Ç.ve ağabeyi Hüseyin Ç. olduğu belirlendi.

14 yaşındaki çocukta tabanca bulundu

Devam eden çalışmalar iki kardeş, Çağlayan’da kıskıvrak yakalandı. 14 yaşındaki çocuğun üst aramasında olayda kullandığı tabanca ele geçirildi. Gözaltına alınarak emniyete götürülen iki saldırganın ifadeleri alınarak adli işlemleri yapıldı. “Mala zarar verme” suçundan adliyeye sevk edilen iki kardeş, adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-silahli-dehset-kamerada-yengesinin-evine-kursun-yagdirdi/feed/ 0
Diyaliz merkezinde engelli kadına yumruk iddiası https://www.igdirhaber.com.tr/diyaliz-merkezinde-engelli-kadina-yumruk-iddiasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/diyaliz-merkezinde-engelli-kadina-yumruk-iddiasi/#respond Sun, 19 May 2024 21:15:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7485 – Diyaliz merkezinde engelli kadına yumruk iddiası

Ablası rapor alarak suç duyurusunda bulundu

Saldırıya uğradığını iddia eden Lütfiye Yıldırım:

“Gözüme yumruk attı, kollarıma vurdu”

Lütfiye Yıldırım ablası Yasemin Soytürk:

“Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu, şikayetçi olduk”

Diyaliz merkezinden yapılan açıklama: “Kamera görüntüleri var bizde böyle bir şey yaşanmadı”

ANTALYA – Antalya’da zihinsel engelli Lütfiye Yıldırım diyalize girmek için gittiği merkezde sol gözüne atılan yumrukla yaralandığını iddia etti. Talihsiz kadının yumruğun şiddeti ile yere düşmesi sonucu sağ ve sol kolunda da morarma meydana geldi. Yaşlı kadının ablası ise kardeşinin durumunun iyi olmadığını belirterek, sağlık raporu alarak savcılığa suç duyurusunda bulundu. Diyaliz merkezinden yapılan açıklamada ise olayın kendilerinde yaşanmadığını ve güvenlik kamerası görüntüleri ile bunu ispatlayacaklarını belirtti.

Olay, 23 Şubat günü saat Kepez ilçesi Yeni Mahalle’de bulunan özel bir diyaliz merkezinde yaşandı. Alınan bilgiye göre yaşlı; bakım merkezide kalan zihinsel engelli Lütfiye Yıldırım, olay günü diyaliz tedavisi almak üzere adrese gitti. İddiaya göre yaşlı kadın burada temizlik işleri ile uğraşan ismini bilmediği bir kişinin yumruklu saldırısına maruz kaldı. Talihsiz kadının yumruğun şiddeti ile yere düşmesi sonucu sağ ve sol kolunda da morarma meydana geldi. Aldığı darbe ile yeri yığılan yaşlı kadının yardımına diğer çalışanlar koştu. Diyaliz tedavisi sonrası huzur evine geri dönen yaşlı kadının gözünün morardığını gören çalışanlar durumu ablası Yasemin Soytürk’e bildirdi. Gördüğü manzara karşısında şaşıran dönen Soytürk, ablasını alarak sağlık kuruluşuna gitti. Buradan alınan doktor raporu ile birlikte polis merkezine giden abla kardeş, şikayetçi oldu. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.

“Bana yumruk atan kişiden şikayetçi ve davacıyım”

Diyaliz merkezinde yaşanan olayı anlatan Lütfiye Yıldırım, “Gözüme yumruk attı, kollarıma vurdu. Sonra bana serum taktılar. Yere düştüm, zor kalktım. Kollarım acıdı” dedi. Lütfiye Yıldırım ablası ve avukatı ile birlikte verdiği ifadede korkunç olayın 23 Şubat Cumartesi günü meydana geldiğin söyledi. Yüzü tanınmaz halde olan Yıldırım ifadesinde şunları söyledi, “Ben zihinsel engelliyim, okuma yazma bilmiyorum. Özel Antalya Huzurevi ve Yaşlı Bakı Merkezi’nde yaklaşık 2.5 aydır kalmaktayım. 23 Şubat günü saat 11.30 sularında servis ile özel diyaliz merkezine gittim. Yenimahalle’de bulunan özel diyaliz merkezine girdiğimde ismini bilmediğim temizlik işlerini yapan esmer uzun boylu erkek şahıs hiçbir şey söylemeden direk sol gözüme yumruk attı. Ben yere düştüm. Beni yeden diğer çalışanlar kaldırdı. Diyaliz işlemleri yapıldıktan sonra diyaliz merkezinin aracı ile beni akşam saatlerinde tekrar kaldığım huzurevine götürdüler. Ablam Yasemin Soytürk huzurevine geldi ve birlikte Sema Yazar polikliniğine gittik. Burada doktor raporu aldım. Sol gözümde morluk ve şişme, sağ ve sol kolumda şişlik ve morarma olduğunu gördüm. Bana yumruk atan kişiden şikayetçi ve davacıyım” dedi.

“Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu”

Yaşananları anlatan abla asemin Soytürk ise şöyle konuştu: “Perşembe günü kardeşimin sağlık kontrolü vardı kontrollerini yaptırarak sağlam olarak huzurevine teslim ettim. Cuma günü diyalizi vardı, diyalizden sonra beni aradılar. Acil gelmemi istediler, ne olduğunu sorduğumda kardeşimin darp edildiğini belirttiler. Gittiğimizde çok kötü durumdaydı, bir gözü ve kollarının durumu iyi değildi. Gözünün birisi tamamen kapanmış. Oradan karakola gittik, şikayetçi olduk. Sağlık raporu aldık, iddiaya göre sağlık merkezinin doktoru alerji olduğunu söylemiş. Diyaliz merkezinin bizi arayarak durumu bildirmesini ne ne olduğunu açıklamasını isterdik. Kardeşimin bu şekilde olması hoş bir şey değil. Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu. Şikayetimizin sonuna kadar arkasında bulunacağız, kim yaptı ise bulunmasını istiyoruz. Benim kardeşime ne oldu. Huzur evi diyaliz merkezine sağlam gittiğini söyledi.”

Diyaliz merkezinden yapılan açıklamada ise şu ifadeler yer verildi: “Biz de gereken işlemleri yapıyoruz, gerekli tutanakları tuttuk. Güvenlik kamerası görüntülerimiz var, güvenlik kamerası görüntülerinde böyle bir şeyin olmadığı bellidir. Savcılık güvenlik kamerası görüntülerini izlediği zaman olayın bizden kaynaklanmadığını görecektir. Olay şuanda savcılıkta biz de çok üzüldük, ama kurumumuzda böyle bir hadise yaşanmadı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/diyaliz-merkezinde-engelli-kadina-yumruk-iddiasi/feed/ 0
Eskişehir’de Asayiş Sorunlarına Karşı Polis Noktası Talebi https://www.igdirhaber.com.tr/eskisehirde-asayis-sorunlarina-karsi-polis-noktasi-talebi/ https://www.igdirhaber.com.tr/eskisehirde-asayis-sorunlarina-karsi-polis-noktasi-talebi/#respond Sun, 19 May 2024 21:13:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7483 Eskişehir’de geçtiğimiz günlerde bir cinayetin yaşandığı Sultandere 75. Yıl Mahallesi’ndeki vatandaşlar, artan asayiş hadiselerinden şikayetçi. Mahallelerine nüfusun az olması nedeniyle karakol yapılamadığını söyleyen vatandaşlar, güvenlik amacıyla bir polis noktası kurulmasını istedi.

Sultandere 75. Yıl Mahallesi’ndeki vatandaşlar bölgede yaşanan asayiş sorunlarından şikayetçi. 13 Şubat’ta 17 yaşındaki Rahman Efe O. ile husumetli olduğu H.C.T. arasında çıkan tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi sonucunda Rahman Efe O.’nun bıçaklanarak hayatını kaybettiği ve H.C.T.’nin tutuklanarak cezaevine gönderildiği olayın meydana geldiği mahalledeki vatandaşlar, kendi mahallelerinde diğer mahallelere göre daha sık yaşandığı iddia edilen asayiş olaylarından endişe duyuyor. Mahallede cinayet, adam kaçırma, uyuşturucu ticareti, tehdit, taciz ve kavga gibi pek çok olayın meydana geldiğini öne süren vatandaşlar, henüz sorunlarının çözülmediğini söyledi. Mahalle nüfusunun 20 binin altında olması nedeniyle karakol yapılamadığını ancak bir olay olduğu zaman polisin çok geç geldiğini belirten ve güvenlik amacıyla mahallede bir polis noktası oluşturulmasını isteyen vatandaşlar, çocuklarını rahatça dışarıya çıkartamadıklarını dile getirerek yetkililerden yardım istedi.

“Nüfusumuz 20 binin altında kaldığından dolayı karakol gelmiyor”

Mahalle sakinlerinden Özlem Değirmenci, bölgede çok ciddi asayiş sorunları yaşadıklarını ifade ederek, “En son birkaç gün önce çocuğun birini bıçakladılar, çocuk öldü. Bir diğeri hapse girdi. Akşam saatlerinde yine bir olay oldu. Kaçırma olayı diye söylendi. Yani o kadar çok fazla olay oluyor ki biz artık mahallemizde bir nokta istiyoruz. Biz polis noktası istiyoruz. Nüfusumuz 20 binin altında kaldığından dolayı karakol gelmiyor. Ama biz istiyoruz ki, mahallemizde bir nokta ve güvenlik kameralarımız olsun. Yani bizim çocuklarımız da güvenle dışarıya çıkabilsinler” dedi.

“Mahallemizde polis noktası olursa güvenliğin daha rahat sağlanacağını düşünüyoruz”

Geçtiğimiz günlerde meydana gelen cinayet olayına değinen Ahmet Koyuncu, “2 genç arasında daha önceden kendi aralarında bir tartışmadan husumetler olmuş. Cinayeti işleyen çocuk daha önce ölen kişi tarafından bıçaklanıyor, daha sonra arkadaş cinayeti işliyor. Maalesef 2 gencimizden biri cezaevinde, biri de defnedildi. Yani mahallemiz adına üzücü bir haber. Mahallemize bu tarz güvenlik sorunları günden güne artmakta. Biz bununla ilgili ne yapabiliriz diye çalıştık. Mevzuat gereği nüfusumuz 20 binin altında olduğundan dolayı karakol kurulamıyor ama mahallemizde polis noktası olursa güvenliğin daha rahat sağlanacağını düşünüyoruz. Belediye başkanımızla görüştük. Burada karakola uygun bir noktamız var. Eski muhtarlık binamız şu an boş vaziyette bekliyor. Sadece hafta sonları bir kısmını zabıta arkadaşlar halk pazarı için kullanılır ama eski muhtarlık binamız boş. Yer olarak mahallede hükmeden bir noktada. Başkanımıza burayı sorduk, rica ettik. ‘Eğer emniyette dilekçeyle başvuru yapılırsa verebiliriz’ diye söylediler kendileri. Bu konuyla ilgili emniyet müdürümüzden de randevu talep edeceğiz, bu noktayla ilgili polislerin gelmesi için bizzat müracaatımızı yapacağız” şeklinde konuştu.

“Polis gelene kadar herkes dağılıyor, hiçbir şey göremiyor”

Derya Mandalı ise, bir anne olarak mahalledeki çocukların can ve mal güvenliğinden endişelendiğini dile getirerek şunları söyledi:

“Çocuklarımızı güvenerek hiçbir yere gönderemiyoruz. Tek başına göndermek gerçekten çok sakıncalı. Hani biz nereye kadar gideceğiz? Bir birey olarak izleriz ama çocuklar büyüdükleri zaman kendilerine özgüveni olmayacak sonuçta. Mahalleli olarak biz karakol için, polis noktası için imza topladık ama hiçbir sonuç alınmadı. Biz bu konuda çok rahatsızız, Sultandere için hiçbir ilgilenen yok. Hani bunu gerçekten isteyerek dile getirmek, görülmek istiyoruz artık. Yani çocuklarımızla parkta oturamıyoruz, hiçbir şekilde hiçbir etkinlik yapamıyoruz. Bu çok üzücü bir şey. Çocuk kaçırma ve madde dağıtma olayları var. Mesela okulların çıkışlarında farklı farklı arabalar, farklı farklı insanlar görüyoruz. Ben Nazlı Apartman’da oturuyorum, orada yoldan değişik değişik arabalar geçiyor. Hız yapıyorlar, çocuklara laf atıyorlar. Tanımadığımız arabalar, tanımadığımız plakalar okullarımızın önünden çok hızlı bir şekilde geçip rahatsız ediyorlar. Zaten polis gelene kadar herkes dağılıyor, hiçbir şey göremiyor. Hiçbir şekilde müdahale edilemiyor, hiçbir bir şekilde de hakkımızı savunamıyoruz. Bir delil gösteremiyoruz. Yani bu konuda haklı haksız duruma düşüyor, haksız da haklı duruma düşüyor.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/eskisehirde-asayis-sorunlarina-karsi-polis-noktasi-talebi/feed/ 0
Antalya’da Zihinsel Engelli Kadın Diyaliz Merkezinde Yaralandı https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-zihinsel-engelli-kadin-diyaliz-merkezinde-yaralandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-zihinsel-engelli-kadin-diyaliz-merkezinde-yaralandi/#respond Sun, 19 May 2024 21:09:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7481 Antalya’da zihinsel engelli Lütfiye Yıldırım, diyalize girmek için gittiği merkezde sol gözüne atılan yumrukla yaralandığını iddia etti. Talihsiz kadının yumruğun şiddeti ile yere düşmesi sonucu sağ ve sol kolunda da morarma meydana geldi. Yaşlı kadının ablası ise kardeşinin durumunun iyi olmadığını belirterek, sağlık raporu alarak savcılığa suç duyurusunda bulundu. Diyaliz merkezinden yapılan açıklamada ise olayın kendilerinde yaşanmadığını ve güvenlik kamerası görüntüleri ile bunu ispatlayacaklarını belirtti.

Olay, 23 Şubat günü saat Kepez ilçesi Yeni Mahalle’de bulunan Özel Daviva Nefroloji Diyaliz Merkezinde yaşandı. Alınan bilgiye göre yaşlı; bakım merkezide kalan zihinsel engelli Lütfiye Yıldırım (64), olay günü diyaliz tedavisi almak üzere adrese gitti. İddiaya göre, yaşlı kadın burada temizlik işleri ile uğraşan ismini bilmediği bir kişinin yumruklu saldırısına maruz kaldı. Talihsiz kadının yumruğun şiddeti ile yere düşmesi sonucu sağ ve sol kolunda da morarma meydana geldi. Aldığı darbe ile yeri yığılan yaşlı kadının yardımına diğer çalışanlar koştu. Diyaliz tedavisi sonrası huzur evine geri dönen yaşlı kadının gözünün morardığını gören çalışanlar durumu ablası Yasemin Soytürk’e bildirdi. Gördüğü manzara karşısında şaşıran dönen Soytürk, ablasını alarak sağlık kuruluşuna gitti. Buradan alınan doktor raporu ile birlikte polis merkezine giden abla kardeş şikayetçi oldu. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.

“Bana yumruk atan kişiden şikayetçi ve davacıyım”

Diyaliz merkezinde yaşanan olayı anlatan Lütfiye Yıldırım, “Gözüme yumruk attı, kollarıma vurdu. Sonra bana serum taktılar. Yere düştüm, zor kalktım. Kollarım acıdı” dedi. Lütfiye Yıldırım ablası ve avukatı ile birlikte verdiği ifadede korkunç olayın 23 Şubat Cumartesi günü meydana geldiğin söyledi. Yüzü tanınmaz halde olan Yıldırım ifadesinde şunları söyledi:

“Ben zihinsel engelliyim, okuma yazma bilmiyorum. Özel Antalya Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi’nde yaklaşık 2,5 aydır kalmaktayım. 23 Şubat günü saat 11.30 sularında servis ile özel diyaliz merkezine gittim. Yenimahalle’de bulunan özel diyaliz merkezine girdiğimde ismini bilmediğim temizlik işlerini yapan esmer uzun boylu erkek şahıs hiçbir şey söylemeden direk sol gözüme yumruk attı. Ben yere düştüm. Beni yeden diğer çalışanlar kaldırdı. Diyaliz işlemleri yapıldıktan sonra diyaliz merkezinin aracı ile beni akşam saatlerinde tekrar kaldığım huzurevine götürdüler. Ablam Yasemin Soytürk huzurevine geldi ve birlikte Sema Yazar Polikliniğine gittik. Burada doktor raporu aldım. Sol gözümde morluk ve şişme, sağ ve sol kolumda şişlik ve morarma olduğunu gördüm. Bana yumruk atan kişiden şikayetçi ve davacıyım.”

“Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu”

Yaşananları anlatan abla Yasemin Soytürk ise şöyle konuştu:

“Perşembe günü kardeşimin sağlık kontrolü vardı kontrollerini yaptırarak sağlam olarak huzurevine teslim ettim. Cuma günü diyalizi vardı, diyalizden sonra beni aradılar. Acil gelmemi istediler, ne olduğunu sorduğumda kardeşimin darp edildiğini belirttiler. Gittiğimizde çok kötü durumdaydı, bir gözü ve kollarının durumu iyi değildi. Gözünün birisi tamamen kapanmış. Oradan karakola gittik, şikayetçi olduk. Sağlık raporu aldık, iddiaya göre sağlık merkezinin doktoru alerji olduğunu söylemiş. Diyaliz merkezinin bizi arayarak durumu bildirmesini ne ne olduğunu açıklamasını isterdik. Kardeşimin bu şekilde olması hoş bir şey değil. Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu. Şikayetimizin sonuna kadar arkasında bulunacağız, kim yaptı ise bulunmasını istiyoruz. Benim kardeşime ne oldu. Huzur evi diyaliz merkezine sağlam gittiğini söyledi.”

“Güvenlik kamerası görüntülerinde böyle bir şeyin olmadığı bellidir”

Diyaliz merkezinden yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:

“Biz de gereken işlemleri yapıyoruz, gerekli tutanakları tuttuk. Güvenlik kamerası görüntülerimiz var, güvenlik kamerası görüntülerinde böyle bir şeyin olmadığı bellidir. Savcılık güvenlik kamerası görüntülerini izlediği zaman olayın bizden kaynaklanmadığını görecektir. Olay şu anda savcılıkta biz de çok üzüldük, ama kurumumuzda böyle bir hadise yaşanmadı.” – ANTALYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalyada-zihinsel-engelli-kadin-diyaliz-merkezinde-yaralandi/feed/ 0
Kağıthane’de Kadının Evi Kurşunlandı: Saldırganlar Yakalandı https://www.igdirhaber.com.tr/kagithanede-kadinin-evi-kursunlandi-saldirganlar-yakalandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kagithanede-kadinin-evi-kursunlandi-saldirganlar-yakalandi/#respond Sun, 19 May 2024 21:04:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7477 Kağıthane’de bir kadının evi, eski eşiyle oğlu arasındaki küfür meselesi yüzünden görümcesinin çocukları tarafından kurşunlandı. Saldırı anı kameralara yansırken, evine 8 kurşun isabet eden kadın ve çocukları yara almadan kurtuldu. Kağıthane Devriye Ekipler Amirliği polisleri saldırgan iki kardeşi yakalarken, olayda kullanılan tabanca ise 14 yaşındaki çocuğun üzerinden çıktı.

Olay, geçtiğimiz Salı günü saat 06.30 sıralarında Kağıthane Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre yaklaşık 2.5 yıl önce şiddetli geçimsizlik yüzünden eşinden ayrılan 4 çocuk annesi Yasemin Uzunsoy (46) çocuklarıyla yaşamaya başladı. İddiaya göre bir süre önce Uzunsoy’un oğlu, babasını arayarak “annem hakkında küfürlü konuşma” diye uyardı.

Evde uyurken dehşeti yaşadılar

Baba ve oğul arasında yaşanan tartışma sonrasında Uzunsoy’un eski görümceleri iddiaya göre onu tehdit etmeye başladı. Tehditler ve tartışmalar sürerken olay günü sabah saatlerinde çocuklarıyla uyuyan Yasemin Uzunsoy’un evine ateş açıldı. Büyük bir korkuyla uyuyan ve neye uğradığını şaşıran kadın dışarıya baktı. Sokaktaki bir kişinin söylemesi üzerine mutfağa geçen kadın, camı 8 kurşunun delip geçtiğini gördü. Saldırı anı ise kameralara anbean yansıdı.

“Silah sesleri duyduk, büyük kızım kendini yere attı”

Olayla ilgili konuşan Yasemin Uzunsoy, “Sabah uyuyorduk. Su içmek için mutfağa gittim. Tam ışığı kapattım, yatacakken silah sesleri duyduk. Benim büyük kızım kendini yere attı. Ondan sonra tam cama çıktım, ‘ne oluyor’ dedim. Yoldan geçen çocuk, ‘abla sizin eve sıktılar’ dedi. Camı açtım, hiçbir şey yok. Arka odanın camına baktım orada da yoktu. Mutfağa bakayım dedim, bir baktım berbat halde. Toplamda 8 el sıkmışlar. Sonra polisi aradık. Acil gelin evimize silahlı saldırı oldu dedik. Geldiler ifademi aldılar. Şikayetçi misin dediler, şikayetçi olduk. Ondan sonra polisler kim bunlar deyince, görümcemin çocukları dedim. Çünkü hep tehdit ediliyordum” dedi.

“Çocuklarım korkudan okula gidemiyor”

Uzunsoy, “Bunun sebebi de oğlumla babasının tartışmasıydı. Kısacası oğlum babasına, ‘annemle düzgün konuş’ demesi o kadar. Babası da korkuyor, kız kardeşinin oğluna söylüyor. Olay bundan ibaret. Saldırganlar yakalandı diye biliyorum. Adliyeye gittim, çocuklarıma koruma kararı aldıracağım. Sonra karakola gittim, gözaltına alındıklarını ve adliyeye sevk edildiklerini öğrendim. Tehditler aldık. Kızımın namusuna çok dil uzatıldı. Küçük kızıma da çok küfürler edildi. Kız kardeşleri ve görümcem bana karşı ‘sizi öldüreceğiz, vurduracağız. Evinizde rahat uyuyacağınızı mı sanıyorsunuz’ dediler ve dediklerini de yaptılar. Evimize 8 el kurşun sıktılar. 2.5 sene önce boşandım. Öncelerde hiçbir şey yoktu, bu olay yeni oldu. Tamamen oğlumun babasına ‘annemin hakkında neden böyle konuşuyorsun’ tartışması yaşamasıdır. Hakkımda neden böyle konuştuğunu bilmiyorum. Sürekli olarak ona ‘benim namusuma dil uzatma’ diyorum. Ben namusumu koruyorum, namussuz bir kişi de değilim. Kendileri de çok iyi biliyorlar. Neden bana iftira attığını bilmiyorum. Başıma ilk kez böyle bir şey geldi ve çocuklarım korkudan okula gidemiyor” ifadelerini kullandı.

Kağıthane polisi kıskıvrak yakaladı

Olayın ardından kadının ihbarı üzerine olay yerine polis ekibi sevk edildi. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışması sonrasında polis ekipleri, kadının ifadesini alarak çevredeki güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan incelemede sonucunda evin önüne gelen bir araçtan ateş açıldığı tespit edildi. Olayla ilgili çalışma başlatan Kağıthane Devriye Ekipler Amirliği polisleri, saldırganların Ö.Ç.(14) ve ağabeyi Hüseyin Ç. (24) olduğu belirlendi.

14 yaşındaki çocukta tabanca bulundu

Devam eden çalışmalar iki kardeş, Çağlayan’da kıskıvrak yakalandı. 14 yaşındaki çocuğun üst aramasında olayda kullandığı tabanca ele geçirildi. Gözaltına alınarak emniyete götürülen iki saldırganın ifadeleri alınarak adli işlemleri yapıldı. “Mala zarar verme” suçundan adliyeye sevk edilen iki kardeş, adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kagithanede-kadinin-evi-kursunlandi-saldirganlar-yakalandi/feed/ 0
Sultangazi’de park yeri tartışmasında ortalığı birbirine kattı: O anlar kamerada https://www.igdirhaber.com.tr/sultangazide-park-yeri-tartismasinda-ortaligi-birbirine-katti-o-anlar-kamerada/ https://www.igdirhaber.com.tr/sultangazide-park-yeri-tartismasinda-ortaligi-birbirine-katti-o-anlar-kamerada/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:15:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6430 Sultangazi’de park yeri tartışmasında ortalığı birbirine kattı: O anlar kamerada

İSTANBUL – Sultangazi’de iddiaya göre market sahibi, otomobilini dükkanının önüne park eden bir kadını aracını biraz geriye alması için uyarınca taraflar arasında tartışma çıktı. Ortalığı birbirine katan kadın, gazete standını devirip kameraya el salladı. Kadın doldurma dolabını yumruklarken, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, 20 Şubat Salı günü Sultangazi’de yaşandı. İddiaya göre market sahibi Mahperi Yakacı, dükkanının önüne otomobilini park eden komşusunu, dükkanının önünün kapanacağını belirterek aracını biraz geri almasını istedi. Uyarı sonrası, ikili arasında tartışma çıktı. Kadın tartışma alevlenince ortalığı birbirine kattı. Marketin önündeki gazete standını deviren kadın, yerden aldığı gazeteleri esnaf kadına doğru fırlattı. Kameraya el de sallayan kadın dondurma dolabını yumrukladı. Tartışmaya kadının ailesi de dahil oldu. Taraflar arasındaki tartışma bir süre daha devam etti. Yaşananların sonrasında esnaf Mahperi Yakacı ve eşi Ali Yakacı’nın komşularından şikayetçi olduğu öğrenildi. Kadının ortalığı birbirine kattığı anlar ise kameraya yansıdı.

“Dondurma dolaplarına, gazetelere saldırdı”

Olayı anlatan Mahperi Yakacı, “Arabayı çekmişti kapının önüne çekti gitti. Ben çekerken gördüm. Koşarak gittim. ‘Arabayı çekme mal geliyor biraz geriye çek’ dedim. Bıraktı gitti. Bende peşinden gittim. Tekrar aynı şeyi söyledim. Çekecek yer yok iki arabanın arasından mal geçmez kamyondan çünkü meyve sebze gelecek diye. Akşamları bize meyve sebze geliyor. Bayağı gitti ve pis konuştu. Ben de karşılık verdim sonra o bana saldırdı. Sonra geldi dondurma dolaplarına saldırdı. Gazetelere saldırdı. Gazeteleri yoldan topladım. Yap yap kameralar var görüyor dedim. Gazeteyi aldı içeriye gelip suratıma fırlattı. Hepsi de kameralarda var. Ama yine pislik yapıp gelip arabayı kapıma çekiyor. Şu beyaz araba onun hala da bırakmaya devam ediyor. Bütün millet hep şikayetçi. Herkese bunları yapıyor” dedi.

Eşi Ali Yakacı ise olayın olduğu gün kendisinin orada olmadığını belirterek. “Biz geldiğimizde zaten olay bitme aşamasına gelmişti. Sonradan olayı anladım. Arkadaşlardan dinledim. Olayın olduğu gün bizim hanım dışarıya çıkmış. Bizim yandaki komşu arabasını çekmiş. Arabanı biraz geriye almasını söylemiş. Çünkü ürün gelecek ondan dolayı demiş. Bayan da demiş ki ‘ben geri çekmiyorum’. Ondan sonra biraz küfürlü bir şeyler konuşmuş bizim hanım da öyle olunca mecburen karşılık vermiş. Daha sonra olay büyüyor olay büyüdükten sonra annesi, babası geliyorlar buraya. Bizim dondurma dolabının camlarına vuruyor, gazeteleri falan deviriyor. Ondan sonra olay daha da büyüyor. Bizim komşular yandaki esnaflar olmasaydı belki de bizim hanımı dövebilirlerdi. O yüzden bunlardan bütün esnaflar olarak şikayetçiyiz zaten. O nedenle gerekenin yapılmasını istiyorum. Emniyete şikayette bulunduk, emniyette zaten gerekeni yapacağını söyledi. Bundan sonrası adalete kalmış bir şey” dedi.

“Kadına vurmaya çalıştı dondurma dolabını kırmaya çalıştı”

Camdan sesleri duyduğunu söyleyen Cansu Alkan, “Buradaki bakkalcı ablanın arkadaşı oluyor annem. Sesleri duyunca korkup aşağıya indim. Kadın sadece bu arabayı geriye çekmesini söylemiş. Geri al biraz mal gelecek demiş. Sen nasıl dersin bana böyle diyerek kocası da yoktu ablanın yanında. Kadına saldırdı benim yanımda. Ben de gördüm hatta kamera görüntüleri de var. Kadına vurmaya çalıştı dondurma dolabını kırmaya çalıştı. Kaç kişi o saldıran kadını tutmaya çalıştık ama tutamasaydık dövecekti kadını burada bayağı bir zarar vereceklerdi. Dükkanı bastılar içeriye kadar girdiler. Kadın yalnızdı.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sultangazide-park-yeri-tartismasinda-ortaligi-birbirine-katti-o-anlar-kamerada/feed/ 0
‘Doktor’ olduğunu söyleyip, 84 yaşındaki felçli kadına cinsel saldırıda bulunan sanık tahliye istedi https://www.igdirhaber.com.tr/doktor-oldugunu-soyleyip-84-yasindaki-felcli-kadina-cinsel-saldirida-bulunan-sanik-tahliye-istedi/ https://www.igdirhaber.com.tr/doktor-oldugunu-soyleyip-84-yasindaki-felcli-kadina-cinsel-saldirida-bulunan-sanik-tahliye-istedi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:24:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6024 Bursa’da, kendisini ‘doktor’ olarak tanıtıp, “Seni muayene etmeye geldim” diyen Serkan Tutkun (23), zorla girdiği evde, N.T. (84) isimli felçli kadına tokat atıp, cinsel saldırıda bulundu. Evde ziynet eşyası arayan Tutkun, tutuklanırken, kadın ise 15 gün sonra beyin kanaması geçirip öldü. N.T.’ye tokat atıp öptüğünü söyleyen ve 10 yıla kadar hapis cezası istenen Tutkun, mahkemede, “Suçu bilinçli olarak yapmadım. Tahliyemi istiyorum” dedi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilen duruşma ertelendi.

Olay, 2023 Haziran’da, Kurban Bayramı’nın 1’inci günü Orhangazi ilçesinde meydana geldi. Felçli ve yalnız yaşayan N.T., iddiaya göre, kulakları işitmediği ve yürümekte zorlandığından, bayram ziyaretine gelecek misafirleri için evinin kapısını yarı açık halde bıraktı. N.T. tek başınayken, Serkan Tutkun, iddiaya göre kapının açık olmasından faydalanarak kadına, “Doktorum seni muayene edeceğim” diyerek eve girdi. Tutkun, muayene etme bahanesiyle kıyafetlerini çıkardığı kadına cinsel saldırıda bulundu. Kendisine tepki gösterip direnen felçli kadının ağzını kapatıp tokat atan Tutkun, para istediği kadından olumsuz yanıt alınca, çekmeceleri ve dolapları karıştırdı. Kadının bağırmasıyla Tutkun evden kaçtı. N.T., telefonla aradığı yakınlarının yardımıyla polis merkezine gidip şikayetçi oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı, yakalanan şüpheli tutuklandı. N.T. ise olaydan 15 gün sonra beyin kanaması geçirip hayatını kaybetti.

HAKKINDA İDDİANAME HAZIRLANDI

Serkan Tutkun hakkında, Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakkında ‘Basit cinsel saldırı’, ‘Kadına karşı basit yaralama’, ‘Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık’ suçlarından 5 yıldan 10 seneye kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. Tutkun, savcılık sorgusunda verdiği ifadede, bayramlaşmak için zilini çaldığı sırada, kapısı açık olan evden ses geldiğini ve N.T.’nin kendisini içeri davet ettiğini iddia ederek, “Eve girdiğimde, 70 yaşlarında bir kadının yalnız oturduğunu gördüm. Bu kadın bana yürümekte zorluk çektiğini söyledi ve beni içeriye buyur etti. Ben de kadına ‘Hasta mısın, ben doktorum, seni muayene edeceğim’ dedim ve dışarıdan görünmemek için perdeleri kapattım” dedi.

Tutkun, psikolojik tedavisine kullandığı ilaçların parasını bulmak için hırsızlık amacıyla eve girdiğini öne sürerek, şunları söyledi: “Seni muayene edeceğim’ dedim ve şalvarını çıkardım. Bana, ‘Ne yapıyorsun’ dediğinde, ‘Seni muayene ediyorum’ dedim. Kadına tokat attım. Bacaklarını okşadım, yüzünü öptüm. Ona sarılarak, bağırmaması için ağzını elimle kapadım. Ancak kendi kıyafetlerimi hiç çıkarmadım. Kadın bana bağırmaya devam edince, ben de ‘Bağırma paran var mı’ diye sordum. Bana kurbanlık aldığını ve parası olmadığını söyledi. O esnada evdeki çekmeceleri aradım. Para bulamayınca kaçtım.”

Yargılamada tanık olarak dinlenen N.T.’nin gelini H.T., “O gün ben evde değildim. Kayınvalidem daha sora bana, eve yabancı bir şahsın girdiğini, ağzını sıkı sıkı kapadığını, evin perdelerini çektiğini, pijama ve çamaşırını indirdiğini, ‘Doktorum’ diyerek kendisini öptüğünü, sarıldığını ve ‘Sana sarılıyorum, sen de bana sarıl’ dediğini anlattı. Annem bu olay nedeniyle şok içerisindeydi, sürekli olarak ‘Benim başıma bu da mı gelecekti?’ diyerek bacaklarına vuruyordu. Kayınvalidemin bu sözlerini, kamera kaydına aldık. Bu olaydan sonra toparlanamadı. Kendisi tansiyon hastasıydı. 15 gün sonra da beyin kanaması geçirerek vefat etti” dedi.

Olayla ilgili yargılamaya devam edildi. Duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi SEGBİS ile katılan Serkan Tutkun, daha önceki ifadeleri tekrarlayarak, “Bu suçu bilinçli olarak işlemedim. Üzgünüm. Tahliyemi istiyorum” dedi.

Mahkeme hakimi, N.T.’nin ailesinin sanıktan şikayetçi olduğu duruşmayı erteledi, sanığın tahliye talebini ise kabul etmedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/doktor-oldugunu-soyleyip-84-yasindaki-felcli-kadina-cinsel-saldirida-bulunan-sanik-tahliye-istedi/feed/ 0
Beşiktaş’ta sahilde oturan gence silahlı saldırı: Saldırganlar tutuklandı https://www.igdirhaber.com.tr/besiktasta-sahilde-oturan-gence-silahli-saldiri-saldirganlar-tutuklandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/besiktasta-sahilde-oturan-gence-silahli-saldiri-saldirganlar-tutuklandi/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:19:00 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5987 İstanbul’da sahilde oturan gence silahlı saldırının görüntüleri ortaya çıktı: “Abi mi oldunuz” deyip kurşun yağdırdı

Beşiktaş’ta iskelede oturan 2 genç motosikletle gelen kasklı iki saldırgan tarafından silahlı saldırıya uğramıştı

Polis ekipleri tarafından kıskıvrak yakalanan saldırganlar tutuklandı

Saldırıya uğrayan gençle motosikletli saldırganın arasında “artistlik yapma” mevzusundan tartışma çıkmış

İSTANBUL – Beşiktaş’ta iskelede oturan 2 gencin motosikletle gelen kasklı iki saldırgan tarafından silahlı saldırıya uğradığı o dehşet anlarının görüntüleri ortaya çıktı. Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği polisleri tarafından kıskıvrak yakalanan saldırganların tutuklandığı öğrenilirken, saldırıya uğrayan gençle motosikletli saldırganın arasında “artistlik yapma” mevzusundan tartışma çıkması sonucu olayın gerçekleştiği bilgisine ulaşıldı.

Beşiktaş Sahili’nde geçtiğimiz 30 Haziran 2023 Cuma günü saat 22.20 sıralarında meydana gelen olayda motosikletle gelen kimliği belirsiz 2 şahıstan biri, iskelede arkadaşı Efe E. ile oturan Kamuran A.’ya silahla ateş açmıştı. Saldırı sonucu 6 yerinden vurulan Kamuran A. yaralanırken, saldırganlar ise hızla uzaklaşarak kayıplara karışmıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası yaralı Kamuran A. ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Gencin hayati tehlikesi olmadığı öğrenilmişti. Olayın ardından polis ekipleri ve bekçiler olayın yaşandığı alanı şeritle kapatmış, olay yeri inceleme ekipleri ise saldırının gerçekleştiği noktada incelemelerde bulunmuştu.

“Bize ‘Abi mi oldunuz’ deyip sıktılar”

Öte yandan saldırı esnasında arkadaşının yanında olan ve yara almadan kıl payı kurtulan Kamuran A.’nın arkadaşı Efe E. ise yaşadıklarını anlatmıştı. Efe E., “Biz şurada duruyorduk. Arkadaşlarımız vardı. 2 tane motor geldi. Bize ‘Abi mi oldunuz’ dedi. Sıktılar bize arkadaşım vuruldu, yaralandı. Biz de korkudan yere yattık. Sonra polisler geldi zaten. Böyle oldu olay, 2 kişilerdi. Motoru süren ve normal. Şahısları tanımıyoruz. Kask vardı 2 tane. Kalçası, ayağı ve diz kapağından vuruldu. 3 kurşun yedi. İkisi içinden geçmiş bir tanesi içinde kalmış. Hastaneye kaldırıldı. Kendisi şu an ilk yardımda. Durumu iyi, kritik değil” ifadelerini kullanmıştı.

İskelede oturan iki gence kurşun yağdırdı

Yaşanan o dehşet anlarının güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, iki genç iskelede sohbet ettiği esnada motosikletle bekleyen kasklı iki saldırgandan biri silahını çıkartıyor. Saldırgan ardından gence ateş açarak adeta kurşun yağdırıyor. Arkadaşıyla beraber kaçmaya çalışan genç yerde yuvarlanırken, vatandaşlar ise panikle kaçışıyor. Daha sonra saldırganlar motosikletle uzaklaşıyor.

Beşiktaş Asayiş polisi kıskıvrak yakaladı

Öte yandan olayla ilgili çalışma başlatan Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği polisleri, görgü şahitlerinin ifadesine başvurarak güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Çalışmalar çerçevesinde polis ekipleri, saldırganın olay öncesi geldiği ve olay sonrası gittiği güzergahlardaki kamera görüntülerine tek tek baktı. Tespit edilmemek için kask taktıkları, çalıntı ve plakasız motosikletle geldikleri belirlenen saldırganlar, polisin dikkati sayesinde kaskındaki çizgiler, ayakkabı ve üstlerindeki kıyafetlerden kimlikleri tespit edilerek adreslerinde kıskıvrak yakalandı. Evde yapılan aramada ise olayda kullanılan tabanca da ele geçirildi.

“Artistlik yapma” mevzusundan tartışma çıkınca ateş açmış

Gözaltına alınan saldırganlar, emniyette ifadelerinin alınması ve adli işlemlerinin yapılması sonrasında adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan saldırganlar, “kasten yaralama” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Saldırıya uğrayan gençle motosikletli saldırganın arasında “artistlik yapma” mevzusundan tartışma çıkması sonucu olayın gerçekleştiği bilgisine ulaşıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/besiktasta-sahilde-oturan-gence-silahli-saldiri-saldirganlar-tutuklandi/feed/ 0
Beşiktaş’ta İskelede Oturan Gençlere Silahlı Saldırı: Görüntüler Ortaya Çıktı https://www.igdirhaber.com.tr/besiktasta-iskelede-oturan-genclere-silahli-saldiri-goruntuler-ortaya-cikti/ https://www.igdirhaber.com.tr/besiktasta-iskelede-oturan-genclere-silahli-saldiri-goruntuler-ortaya-cikti/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:30:45 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5955 Beşiktaş’ta iskelede oturan 2 gencin motosikletle gelen kasklı iki saldırgan tarafından silahlı saldırıya uğradığı o dehşet anlarının görüntüleri ortaya çıktı. Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği polisleri tarafından kıskıvrak yakalanan saldırganların tutuklandığı öğrenilirken, saldırıya uğrayan gençle motosikletli saldırganın arasında “artistlik yapma” mevzusundan tartışma çıkması sonucu olayın gerçekleştiği bilgisine ulaşıldı.

Beşiktaş Sahili’nde geçtiğimiz 30 Haziran 2023 Cuma günü saat 22.20 sıralarında meydana gelen olayda motosikletle gelen kimliği belirsiz 2 şahıstan biri, iskelede arkadaşı Efe E. ile oturan Kamuran A.’ya (17) silahla ateş açmıştı. Saldırı sonucu 6 yerinden vurulan Kamuran A. yaralanırken, saldırganlar ise hızla uzaklaşarak kayıplara karışmıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası yaralı Kamuran A. ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Gencin hayati tehlikesi olmadığı öğrenilmişti. Olayın ardından polis ekipleri ve bekçiler olayın yaşandığı alanı şeritle kapatmış, olay yeri inceleme ekipleri ise saldırının gerçekleştiği noktada incelemelerde bulunmuştu.

“Bize ‘Abi mi oldunuz’ deyip sıktılar”

Öte yandan saldırı esnasında arkadaşının yanında olan ve yara almadan kıl payı kurtulan Kamuran A.’nın arkadaşı Efe E. ise yaşadıklarını anlatmıştı. Efe E., “Biz şurada duruyorduk. Arkadaşlarımız vardı. 2 tane motor geldi. Bize ‘Abi mi oldunuz’ dedi sıktılar bize. Arkadaşım vuruldu, yaralandı. Biz de korkudan yere yattık. Sonra polisler geldi zaten. Böyle oldu olay, 2 kişilerdi. Motoru süren ve normal. Şahısları tanımıyoruz. Kask vardı 2 tane. Kalçası, ayağı ve diz kapağından vuruldu. 3 kurşun yedi. İkisi içinden geçmiş bir tanesi içinde kalmış. Hastaneye kaldırıldı. Kendisi şu an ilk yardımda. Durumu iyi, kritik değil” ifadelerini kullanmıştı.

İskelede oturan iki gence kurşun yağdırdı

Yaşanan o dehşet anlarının güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, iki genç iskelede sohbet ettiği esnada motosikletle bekleyen kasklı iki saldırgandan biri silahını çıkartıyor. Saldırgan ardından gence ateş açarak adeta kurşun yağdırıyor. Arkadaşıyla beraber kaçmaya çalışan genç yerde yuvarlanırken, vatandaşlar ise panikle kaçışıyor. Daha sonra saldırganlar motosikletle uzaklaşıyor.

Beşiktaş Asayiş polisi kıskıvrak yakaladı

Öte yandan olayla ilgili çalışma başlatan Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği polisleri, görgü şahitlerinin ifadesine başvurarak güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Çalışmalar çerçevesinde polis ekipleri, saldırganın olay öncesi geldiği ve olay sonrası gittiği güzergahlardaki kamera görüntülerine tek tek baktı. Tespit edilmemek için kask taktıkları, çalıntı ve plakasız motosikletle geldikleri belirlenen saldırganlar, polisin dikkati sayesinde kaskındaki çizgiler, ayakkabı ve üstlerindeki kıyafetlerden kimlikleri tespit edilerek adreslerinde kıskıvrak yakalandı. Evde yapılan aramada ise olayda kullanılan tabanca da ele geçirildi.

“Artistlik yapma” mevzusundan tartışma çıkınca ateş açmış

Gözaltına alınan saldırganlar, emniyette ifadelerinin alınması ve adli işlemlerinin yapılması sonrasında adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan saldırganlar, “kasten yaralama” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Saldırıya uğrayan gençle motosikletli saldırganın arasında “artistlik yapma” mevzusundan tartışma çıkması sonucu olayın gerçekleştiği bilgisine ulaşıldı. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/besiktasta-iskelede-oturan-genclere-silahli-saldiri-goruntuler-ortaya-cikti/feed/ 0
Sincan’da sınıf arkadaşı tarafından bıçakla öldürülen lise öğrencisi Hüseyin Ünal’ın ailesi adalet istiyor https://www.igdirhaber.com.tr/sincanda-sinif-arkadasi-tarafindan-bicakla-oldurulen-lise-ogrencisi-huseyin-unalin-ailesi-adalet-istiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/sincanda-sinif-arkadasi-tarafindan-bicakla-oldurulen-lise-ogrencisi-huseyin-unalin-ailesi-adalet-istiyor/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:22:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5885 Sincan’da sınıf arkadaşı tarafından bıçakla öldürülen lise öğrencisi Hüseyin Ünal’ın acılı ailesi, katil zanlısının gereken cezayı almasını talep ediyor.

Tuna Parkı’nda 13 Şubat’ta arkadaşı tarafından bıçakla yaralanan 17 yaşındaki Hüseyin Ünal, iki günlük yoğun bakım sürecinin ardından hayatını kaybetmişti.

Acılı anne ve doğuştan görme engelli babası, en küçük çocuklarının öldürülmesinin üzüntüsü yaşıyor.

Aile, katilin mahkemede en ağır cezayı almasını istiyor.

“Öğrendiğimde şok geçirdim ve çaresiz kaldım”

Doğuştan görme engelli baba İlhami Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, olay anında Yozgat’ta bulunduğunu belirterek, karakoldan aranmasıyla olaydan haberdar olduğunu söyledi.

Yaşananları öğrendiğinde şok geçirdiğini ve çaresiz kaldığını ifade eden Ünal, şunları kaydetti:

“Çünkü görmüyorum ki herhangi bir şekilde bir başka çare bulayım. Sadece artık sesle temas kurmaya çalışıyorum insanlarla. Çocuğumun yüzünü görmemiştim. Bundan sonra da göremeyeceğim ama bana sesiyle yetiyordu. Hastaneye geldikten sonra da hastanenin bunda ihmali olduğunu düşünüyorum. Çünkü operasyon öyle arka arkaya üç defa aynı günde, iki gün içerisinde yapılacak bir şey değil. Zaten 5 ünite kan verilmiş. Yani vücutta kan bitmiş. Çocuğumu ilk yoğun bakımda gördüm. Zaten oraya çıkarıldım. Rica ettim çocuklarıma. Ben kalp hastasıyım. Dayanamayacağımı söylediler ama yine de rica ettim. Orada elinden tuttum, dokundum. O kanlı canlı çocuğum, o heyecanlı neşe satan çocuğum boylu boyunca yatıyordu.”

Çocuğuyla en son ara tatilde Yozgat’ta görüştüğünü anlatan Ünal, bir hafta boyunca birlikte vakit geçirdiklerini dile getirdi.

Ünal, “Öğrendiğim kadarıyla böyle herhangi bir alacak verecek yok. Sadece okulda bir iki tartışmadan sonra en son söylediği, ‘Bunu senin yanına koymam’. Çocuğum evdeyken yakın arkadaşı aracılığıyla çağırılıp aşağıya indirildikten sonra parkta öldürüldü. Bu bir cinayettir. Bu bir terör olayıdır. Hüseyin’im şu an toprak altında. Adalet istiyorum.” diye konuştu.

“Ben yandım başka anneler yanmasın”

Anne Nazire Ünal ise olayın yaşandığı gün oğlunun diş ağrısı için hastaneye gideceğini belirterek, olayı büyük kızından öğrendiğini anlattı.

Oğlunun bıçaklandığının haberini iş yerinde aldığını kaydeden anne Ünal, ardından oğlunun kaldırıldığı hastaneye gittiğini söyledi.

Hastanede tanımadığı bir kadının yanına geldiğini ve olay anına şahit olduğunu söylediğini ifade eden anne Ünal, “‘Ben gördüm senin çocuğunu. Ben gittiğimde yerde yatıyordu, üstünde birkaç kişi vardı resmini çekiyorlardı’ dedi. Niye bunu yapıyorsunuz? Allah’tan korkun. Niye müdahale etmiyorsunuz?” dedi.

Çocuğuna yaralı haldeyken bir kadın ve bir hemşire tarafından müdahale edildiğini söyleyen anne Ünal, çocuğunun daha sonra ambulansla hastaneye kaldırıldığını öğrendiğini belirtti.

Katil zanlısının gerekli cezayı almasını istediğini ifade eden Ünal, şunları söyledi:

“Oradan kurtulmamasını istiyorum. O çocuk oradan kurtulursa çok annelerin canı yanar. Çünkü cesaret alır. Nasıl olsa ben bir tavuk kestim. Girdim. Bir sene, iki sene yattım, çıktım. ‘Gene bir tavuk daha keserim’ der. O katil önce okula gidiyor. Benim çocuğumu soruyor. Raporlu diyorlar. Demiyorlar ki ‘Sen onu niye çağırıyorsun?’ En samimi arkadaşını götürüyor. Samimi olan arkadaşı da demiyor ki ‘Niye çağırıyorsunuz?’ Benim çocuğumu tuzağa düşürdüler. Çocuğum arkadaş kurbanı oldu. Çocuğum iyi niyetinin kurbanı oldu. Ben adalet istiyorum. Onun kurtulmasını istemiyorum. Benim kuzum gitti. Ben yandım başka anneler yanmasın.”

Öte yandan, hayatını kaybeden Ünal’ın son anları güvenlik kamerasınca kaydedildi. Bir büfenin kamerasına yansıyan görüntülerde Ünal’ın yaşamını yitirdiği parka yürüdüğü anlar görülüyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sincanda-sinif-arkadasi-tarafindan-bicakla-oldurulen-lise-ogrencisi-huseyin-unalin-ailesi-adalet-istiyor/feed/ 0
Burdur’da Alacak-Verecek Meselesi Yüzünden İş Yerinde Cinayet https://www.igdirhaber.com.tr/burdurda-alacak-verecek-meselesi-yuzunden-is-yerinde-cinayet/ https://www.igdirhaber.com.tr/burdurda-alacak-verecek-meselesi-yuzunden-is-yerinde-cinayet/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:07:11 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5853 Burdur’da bir iş yerinde alacak-verecek meselesi yüzünden silahla 1 kişiyi öldürüp, 1 kişiyi yaralamaktan yargılanan sanık, 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Burdur’da 19 Kasım 2022 tarihinde Konak Mahallesi İstasyon Caddesi’nde Osman Çelikbaş (36), iş yerine gelen Ş.A. (49) ve Şeyhmus Bakış (33) ile arasında çıkan tartışmada iki kişiyi silahla vurmuştu. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılan yaralılar Burdur Devlet Hastanesine kaldırılmıştı. Yaralılardan Şeyhmus Bakış hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybederken, Ş.A. ise tedavisinin ardından taburcu edilmişti. Gözaltına alınan Osman Çelikbaş tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Burdur Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesi’nde karar duruşması görüldü. Duruşmada sanık Osman Çelikbaş, sanık yakınları ve avukatları, maktul yakınları ve avukatları hazır bulundu. Polis ekipleri adliye çevresinde ve mahkeme salonunda geniş güvenlik önlemleri aldı. Duruşmada savcılık makamı vermiş olduğu mütalaada sanık Osman Çelikbaş’ın tutukluluk halinin devamı ve ağırlaştırılmış kasten yaralama suçundan yargılanması talebinde bulundu.

Maktul Şeyhmus Bakış’ın ailesi, mütalaaya karşı aleyhte hususları kabul etmediklerini belirterek, sanığın cezalandırılmasını istedi.

Maktul avukatları ise mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, sanığın eylemi gerçekleştirirken kasten öldürmeye yönelik ateş ettiğini ve olayda haksız eylemin (TCK 29) şekillerinin oluşmadığını belirterek, haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğini, olay sonrası sanığın 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunup yaralılara ilk müdahaleyi yapsa bile sanık hakkında gönüllü vazgeçme eylemlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, müteveffa hayatta olsaydı kasten yaralama hükümleriyle mahkeme kurulacağını ancak müteveffa hayatta olamadığı için bu hükümlerin mümkün olmadığını söyledi. Sanığın bugüne kadar da pişman olduğuna dair bir harekette bulunmaması ve mahkemeye yardım etmemesi nedeniyle indirim uygulanmaması talep edildi.

Tahliyesini istediler

Sanık avukatları ise duruşmada müvekkilleri hakkında meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmasını, mahkeme heyeti aksi düşüncedeyse haksız tahrik indirimi hükümlerinin uygulanmasını, aksi halde iddia makamının mütalaasını suçun vasıflandırılması bakımından kabul ettiklerini beyan ederek, olayın öldürmeye değil yaralamaya yönelik gerçekleştirildiğini, olay günü ve öncesinde müvekkillerine karşı taciz ve tehdidin bulunduğunu, olay günü de ilk hareketin karşı taraftan geldiğini, bu yüzden sanık hakkında azami oranda indirim yapılarak tutuklulukta geçirdiği süre de göze alınarak tahliyesini, tahliye olmayacak ise adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasını talep etti.

“Mağdur benim”

Sanık Osman Çelikbaş ise esas mağdurun kendisi olduğunu belirterek, “Ben yapılan saldırıyı bertaraf ettim. Öldürmek istesem zaten öldürürdüm. Kurşunların hepsini ayağa sıktım. Üzerime atılan suçlamayı kabul etmiyorum. Saldırı üzerine hareket ettim. Mahkemenize 3 sayfadan oluşan beyan dilekçesi ve otopsi raporunu sunuyorum. Karşı tarafın ailesine başsağlığı diliyorum. Aklanana kadar temas kurmak istememiştim, yargılama bittikten sonra taziyelerimi iletecektim ancak karşı taraf pişman olmadığımı söyleyince burada söylemek zorunda kaldım. Maktulün ailesinin tüm mağduriyetlerini gidereceğimi de ifade etmek istiyorum. Son derece üzgünüm” dedi.

Duruşma sonunda mahkeme heyeti tarafından sanık Osman Çelikbaş’a kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 15 yıl hapis cezası verildi. Ardından eylemi haksız tahrik altında işlediği anlaşıldığı belirtilerek ceza 11 yıl 3 aya, daha sonra iyi hal indirimi uygulanarak 9 yıl 4 ay 15 güne düşürüldü. Sanığa silahla kasten yaralama suçundan haksız tahrik ve iyi hal indirimleri uygulanarak, 11 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ruhsatsız silah kullanmaktan da 10 ay hapis, 25 gün adli para cezasına çarptırılmasına karar verildi.

Mahkeme sonrası konuşan maktul Şeyhmus Bakış’ın avukatı Kemal Aytekin, “Biz bu süreci sabırla yürüteceğiz. Bu şahıs hak ettiği cezayı en nihayetinde alacaktır” dedi.

Adliye koridorunda maktul Şeyhmus Bakış’ın annesi ise sanığın ailesine tepki gösterdi. – BURDUR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/burdurda-alacak-verecek-meselesi-yuzunden-is-yerinde-cinayet/feed/ 0
Erzincan’da maden ocağındaki toprak kaymasında zanlıların ifadeleri ortaya çıktı https://www.igdirhaber.com.tr/erzincanda-maden-ocagindaki-toprak-kaymasinda-zanlilarin-ifadeleri-ortaya-cikti/ https://www.igdirhaber.com.tr/erzincanda-maden-ocagindaki-toprak-kaymasinda-zanlilarin-ifadeleri-ortaya-cikti/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:45:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5563 Erzincan’ın İliç ilçesinde maden ocağındaki toprak kaymasından saatler önce alanda çatlaklar görüldüğü bilgisi, zanlılardan bazılarının ifadelerinde yer aldı.

Çöpler köyündeki maden ocağında toprak kaymasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan 6 zanlı ile adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 3 şüpheliden 2’sinin İliç Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadelerine ulaşıldı.

Tutuklu zanlılardan oksit bölümü başmühendisi M.B, maden ocağında 2023 yılından itibaren liç bölgesinde görev yaptığını söyledi.

M.B, 2020 yılından itibaren bir şirketle danışmanlık konusunda anlaşıldığını ve nereye ne dökeceklerini bu şirketin çizdiğini anlatarak, “Proje birimi bu şirketle birlikte yığın liç işinde bizi yönlendiriyordu. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda nereye ne kadar dökeceğimizi dizayna uygun belirliyorduk.” dedi.

“O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı”

Liç bölgesinde mebran işini ve inşaat işlerini iki farklı firmanın yaptığını belirten M.B, kamyonla malzeme taşınması, delme, patlatma işlerini bir firmanın yaptığını dile getirerek, “O gün de 12.00 gibi patlatma yapıldı.” ifadesini kullandı.

Başka bir firmanın da inşaat ve kaba hafriyat işlerini liç bölgesinde yaptığını anlatan M.B, “Ancak projeye uygun yönlendirmeyi Anagold şirketi proje birimi yapmaktadır. Her basamak 8 metreden oluşturulmakta, projeye göre 36. basamağa kadar çıkma yetkimiz vardı. Biz 33. basamaktayken bu olay meydana geldi.” şeklinde ifade verdi.

M.B, olayın meydana geldiği sabah saat 08.30’da iş güvenliğiyle ilgili rutin toplantı yaptıklarını anlatarak, şöyle devam etti:

“Yığın için kıdemli süpervizörümüz K.Ö. bize çatlaklar olduğunu söyledi, toplantıyı bırakarak sahaya çıktım. Çıkmadan önce de A.C’ye konu hakkında bilgi verdim. Alanda önce çatlakların olduğu yeri gezdik, çatlaklar çizgi hat boyu şeklindeydi. Güneybatıdan kuzeydoğuya doğru süreklilik arz ediyordu. Jeoteknik B.M. ile görüşme yaptık, kendisi 70 milim kayma olduğunu söyledi. Bu kayma miktarı tehlikeli bir miktardır, bütün çalışanların alanı terk etmesi için süratli bir şekilde bağırarak uyarıda bulundum. Ellerinde ne malzeme varsa bırakıp çıkmalarını söyledim. Onlar alanı terk edene kadar ben alanı terk etmedim. Biz alanı tamamen boşalttık, saat 10.00’da toplantıya katılmak için oradan ayrıldım. Daha sonra 10.30’da liç bölgesine gittik, yolların hepsini kapattırdım. J.R.G, B,A. ve C.S.H. ile liç bölgesine gittik, biz gidene kadar solüsyon devam ediyordu. Gider gitmez tüm yolları kapattık, çalışmayı bitirdik ve alanı tamamen boşalttık.”

“Hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu, olaya sebep olabileceğini düşünüyorum”

Şirket bünyesinde çalışan üst düzey yönetici olduğunu düşündüğü 3 yabancı şahsın liç alanını görmek isteğini söyleyen M.B, şunları anlattı:

“Bizim dubalarla yolu kapattığımızı görünce S. bey engel olmaya çalışıyor, K.M.A’yı arıyor. Müsaade verince 3 arabayla liç bölgesine giriyorlar. Kesinlikle bu kişilerin alana girmesinde bilgim olmamıştır. Üç yabancı şahıs ve E. hanım ile K.M.A. liç bölgesinin üst kısmına çıkıyorlar ancak Adnan Keklik alt orta kısımdan geri dönüyor, 14.28’de tam dönerken olay meydana geliyor. Kenan Öz ve Ramazan Çimen de ayrı arabayla yine onlarla bölgeye girmişler, benim bunlardan haberim yoktu. Bu alanın yıkılmasına sebep olarak ilk aklıma gelen sebep, dizaynında bir sorun olmuş olabilir. Projelendirmede sıkıntı olduğunu düşünüyorum ayrıca patlatmanın da bu olayı tetiklemiş olabileceğini düşünüyorum çünkü hiblic alanının genişletilmesi için de hiblicin arka tarafında patlatmalar yapılıyordu. Bunun da olaya sebep olabileceğini düşünüyorum.”

Tutuklu zanlılardan şirketin oksitproses müdürü H.Ü ise liç bölgesindeki projelendirmenin yurt dışı kaynaklı bir firmaya ait olduğunu ifade etti.

Bu şirketin projelendirmeyi yaptığı bilgisini veren H.Ü, “Şirket bünyesindeki projeye göre 36 kata kadar yükleme yapılmasında bir sıkıntı yoktu, biz daha 33. kattaydık. Liç bölgesinde kırılmış malzemenin serilmesi ve sulama işlemlerini yapıyorum.” diye konuştu.

“Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti”

Olayın meydana geldiği liçin 2010 yılından itibaren yapıldığını belirten H.Ü, savunmasına şöyle devam etti:

“Bu bölgedeki ana yönlendirmeyi Anagold’un mühendisleri yapmaktadır ancak bölgede çalışanlar taşeron firmanın işçileri olabilmektedir. Radar işletme kısmı her pazartesi raporlarını bizle paylaşırdı. Liç projesine gerek kaplanılan alan gerekse de yükseklik olarak uyulmuştur ve fazla yükleme yapılmamıştır. Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti. Bunun için açık işletme birimi bütçesinden yer ayrıldı ancak olay olduğu tarihte bu bölgede henüz cihazlar alınmamıştı. Serme işleminde serilen toprak içerisine çimento ve kireç eklenmektedir. Bunun azaltılması yahut çoğaltılması analize gönderdiğimiz şirket içerisindeki teknik birim ve dışarıda analizi yapan firmaya aitti. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda miktara azaltma veya çoğaltma yapabiliyorduk. Kendi bünyemizde bunun kararını veren kişi değildik.”

Liç zeminin altında yer alan kısımdaki su miktarının sürekli takip edildiğini kaydeden H.Ü, şunları anlattı:

“Toprağa verilen solüsyon da aynı şekilde takip edilmektedir, bu işlemlerle bizim birimimiz ilgilenmektedir. Solüsyon verdiğimiz kısımlarda göllenme olduğunda biz burayı zaten kesebiliyoruz ve denetliyoruz. Liç bölgesinde 3 gün önce olan kaymayla ilgili bana herhangi bir raporlama yapılmamıştı. Göreve başladığım ilk dönemde liç bölgesinde bir açılma olmuştu ancak bu radarla tespit edilemeyecek kadar az bir alandı. Burayı çakılla jeoteknik biriminin verdiği bilgi doğrultusunda kapattık, herhangi bir sıkıntı olmadı. Zaten 20 ve 50 milimetre arasındaki açıklarda sıkıntılı bir durum olabileceği değerlendirilerek jeoteknik birimden destek aldık ve buraya müdahale edildi. Jeoteknik birim aynı zamanda radarla liç bölgesini denetleyen birimdir. Olay günü izindeydim, bir hatam olmadığını söylemek istiyorum.”

“Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm”

Adli kontrol şartıyla serbest kalan kıdemli jeoteknik mühendisi A.R.K. ise liç bölgesindeki radar sistemini kontrol edip kritik seviyeye ulaştığında uyarıları veren kişi olduğunu belirtti.

A.R.K. 10 yıldır aynı birimde görev yaptığına işaret ederek, “1-12 Şubat’ta izinliydim, 13 Şubat’ta saat 10.30’da işbaşı yaptım ve sahaya gittim. Birimimizdeki personel B.M. 09.30 gibi beni aradı, bilgi verdi. Zaten 09.30’da bütün birimlere mail gönderilmişti.” dedi.

Ofise gittikten sonra sahaya geri döndüğünü, döndüğünde dubalarla kapatma işlemi yapıldığını aktaran A.R.K, ifadesine şöyle devam etti:

“2018’de liç bölgesinde faz 4 kısmında bir heyelan meydana gelmişti, böyle bir olay doğrudur. Sahaya gittiğimde çatlak olan kısımları görmek için kontrol yaptım. Güney duvarındaki çalışmalar henüz tamamlanmadığı, arada boşluk olduğu için kuzeye doğru bir hareket gördüm. Radarı kontrol ettiğimde kritik seviyeyi geçen bir hareket gördüm. Artık boşluğunun doldurularak çatlakların giderilemeyeceğini ve bölgede çalışma yapmanın tehlikeli olduğunu belirledim. Sonrasında bir mail yazdım, hareketin kritik seviyede olduğunu, bölgede çalışma yapılmaması gerektiğini ve siyanürün kesilmesi gerektiğini söyledim. M.B ile J.R.G’nin odasına gittim ve tespitlerimi aktardım. Tespitlerim onaylandı ve gerekenler yapıldı. Yemek yedik ve saat 13.30 gibi tekrar sahaya gittik, sahada son kez tansiyon çatlaklarını kontrol etmek istedim. Gözle görülür açılma var mı diye bakmak istedim. Araçla gittiğimiz burun kısmında 50 santimlik çökme fark ettim. Alanın çok tehlikeli olduğunu anladım, alanın tahliye edilmesi gerektiğini söyleyerek ofise geri döndüm ve bu sırada olay oldu. Ben ve altımdaki personelle birlikte olay anından 15 dakika önce olay yerinden ayrıldık.”

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan maden mühendisi M.T. de 12 Şubat’ta göreve başladığını kaydetti.

M.T, “Olayın olduğu tarihte henüz oryantasyon eğitimim tamamlanmamıştı, maillerim açılmamıştı. Açık işletme maden müdürü olarak görev yapacaktım. Ertesi gün bu olay oldu. Başlamış olsaydım asıl görevim maden çukurundan alınan cevherin kırıcıya götürülmesine kadardır. Liç bölgesi ile ilgili herhangi bir görevim ve bilgim yoktur.” ifadesinde bulundu.

(Sürecek)

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/erzincanda-maden-ocagindaki-toprak-kaymasinda-zanlilarin-ifadeleri-ortaya-cikti/feed/ 0
Hanau Katliamı Kurbanları Berlin’de Anıldı https://www.igdirhaber.com.tr/hanau-katliami-kurbanlari-berlinde-anildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/hanau-katliami-kurbanlari-berlinde-anildi/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:36:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5556 – Hanau katliamı kurbanları, 4. yıl dönümünde Berlin’de anıldı

Hanau katliamının anma törenlerinde Berlin’de olaylar çıktı, bazı göstericiler gözaltına alındı

BERLİN – 4 yıl önce Almanya’nın Hanau kentinde meydana gelen ırkçı saldırıda hayatını kaybeden 4’ü Türk vatandaşı olmak üzere, katledilen 9 göçmen kökenli kişi Berlin’de anıldı. Akşamüzeri gerçekleştirilen anma programından sonra, ırkçı saldırıyı kınayan bir protesto yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşte polisle göstericiler arasında arbede yaşandı, bazı göstericiler gözaltına alındı.

Anma töreniyle ve konuşmalarla başlayan başkentteki Hanau eylemi sakin başladı. Çoğu gençlerden oluşan kalabalık, Hanau katliamını kınayan pankartlar açtı, Hanau’da ölenler için mumlar yaktılar, fotoğraflarının önüne çiçekler koydular. Yine, Hanau’da hayatını kaybedenlerin isimleri hep bir ağızdan yüksek sesle tek tek okundu. Açılan pankartlarda, ” Kabil’den Hanau’ya kadar güvende değiliz”, “Hanau Alman öncü kültürü”, “Hanau münferit bir olay değil” gibi ifadeler kullanıldı. Daha sonra yürüyüşe geçildi. Göstericiler, ellerinde öldürülenlerin fotoğraflarının ve isimlerinin yer aldığı pankartlar taşıdı. Yağan yağmura rağmen binlerce kişinin katıldığı protesto yürüyüşünde, zaman ilerledikçe gerginlik de arttı. Yoğun güvenlik önlemleri alan polisle göstericiler arasında zaman zaman itiş kakışlar yaşandı. Polis bazı göstericileri gelen tepkilere rağmen gözaltına aldı. Gösteri, kalabalığın dağılmaması üzerine gece geç saatlere kadar devam etti.

Başbakan Olaf Scholz mesaj yayınladı

Başbakan Olaf Scholz, her yıl olduğu gibi bu yıl da sosyal medya hesabından yayınladığı mesajla, Hanau katliamı kurbanlarını andı. Scholz mesajında, “Dört yıl önce, aşırı sağcı bir kişi Hanau’da dokuz kişiyi vahşice öldürdü. Onun dürtüsü nefretti, nedeni ırkçılıktı. Aşırı sağcılar demokrasimize saldırıyor. Vatandaşları dışlamak, hatta kovmak istiyorlar. Buna asla izin vermeyeceğiz!” açıklamasını yaptı.

Federal Ayrımcılıkla Mücadele Sorumlusu Ferda Ataman da, Hanau katliamıyla ilgili yaptığı açıklamada, bir dizi eleştiri getirdi. Almanya’nın bu olaydan ders almadığını söyledi ve birçok kişinin, kendini devlet ve yetkililer tarafından terk edilmiş hissettiğini belirtti. Olayla ilgili ihmallerin hasır altı edildiğine değinen Ataman, “Yetkililerin böylesi bir olayın tekrar yaşanmaması adına, sonuçlarını net bir biçimde belirleme görevi var. Ama ne yazık ki Almanya bu konuda sınıfta kaldı. Hessen İçişleri Bakanı, belgeli polis ihmallerine rağmen henüz özür bile dilemedi. Hanau kurbanları için resmi bir anma bile yapılmadı” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da, dört sene önce Hanau’da yapılan ırkçı saldırıda hayatını kaybeden Türk vatandaşları ile diğer kurbanları, sosyal medya hesabından yayınladığı bir mesajla andı. Burada yapılan açıklamada, “Hanau’da 4 yıl önce gerçekleşen ırkçı saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımızı ve tüm kurbanları saygı ve rahmetle anıyoruz. Yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığının artmakta olduğu bu dönemde, karşılıklı saygı ve barış içinde bir arada yaşama anlayışının güçlendirilmesinde hepimize görev düşmektedir” ifadelerine yer verildi.

Ne olmuştu

19 Şubat 2020 tarihinde, Tobias Rathjen adındaki ırkçı bir saldırgan, Hanau kentinde iki farklı nargile kafeye yaptığı baskında, Ferhat Ünvar, Gökhan Gültekin, Fatih Saraçoğlu, Sedat Gürbüz ile Hamza Kurtovic, Mercedes Kierpacz, Kaloyan Velkov, Vili Viorel Pun ve Said Nasser El Hashemi isimli 9 genç göçmeni tabancayla ateş ederek katletmişti. 43 yaşındaki saldırganın daha sonra evine giderek annesini öldürdüğü ve ardından intihar ettiği açıklandı. O tarihten sonra Hanau katliamı olarak isimlendirilen olay, her yıl dönümünde başta Hanau olmak üzere Almanya’nın çeşitli kentlerinde düzenlenen gösterilerle hatırlanıyor. Katliamın kurbanları anılıyor ve ırkçılık karşıtı protesto eylemleri düzenleniyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hanau-katliami-kurbanlari-berlinde-anildi/feed/ 0
Esenyurt’ta tekel bayisindeki silahlı kavgaya ilişkin 10 sanığın yargılanmasına başlandı https://www.igdirhaber.com.tr/esenyurtta-tekel-bayisindeki-silahli-kavgaya-iliskin-10-sanigin-yargilanmasina-baslandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/esenyurtta-tekel-bayisindeki-silahli-kavgaya-iliskin-10-sanigin-yargilanmasina-baslandi/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:03:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5529 Esenyurt’ta, tekel bayisinde 2 kişinin öldüğü, 1 kişinin yaralandığı silahlı kavgaya ilişkin 4’ü tutuklu 10 sanığa açılan davanın ilk duruşması görüldü.

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanıklar Tarık Özer, Azat Özer, Servet Özer ve Murat Özer tutuklu bulundukları cezaevinden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Tutuksuz sanıklar Adem Kılıç, Ercan Topçu ve Hüsamettin Ahmetoğlu, müştekiler Cantürk Erzen, Solmaz Erzen ve Yusuf Erzen, mağdurlar Huriye Bayındır ve Mustafa Bayındır ile tarafların avukatları duruşma salonunda hazır bulundu.

Savunması alınan tutuklu sanık Tarık Özer, müşteki Cantürk Erzen’i 2015’ten beri tanıdığını, hem arkadaş olduklarını hem de ticari ilişkilerinin bulunduğunu söyledi.

Erzen’in kendisinden inşaat demiri aldığını, karşılığında iki çek verdiğini anlatan Özer, Erzen’in çeklerinden birini ödemediğini, aradığında ise telefona bakmadığını ileri sürdü.

Avukatı aracılığıyla Erzen’e ödeme emri gönderdiğini söyleyen Özer, bunun üzerine Erzen’in WhatsApp durumunda kendisine yönelik küfür ve hakaret içeren paylaşımda bulunduğunu belirtti.

Cantürk Erzen’in tekel bayisine konuşmak ve küfürlü paylaşımını kaldırmasını istemek için gittiklerini savunan Tarık Özer, bayide Erzen’in oğlu Yunus Emre Erzen’i bulduklarını, onun da kendilerine saygısızca davrandığını ileri sürdü.

Konuşma sırasında elinin Yunus Emre Erzen’in belindeki silaha çarptığını, silah sesi duyması üzerine de ateş ettiğini savunan Özer, “Kimseyi öldürme kastım yoktu. Sadece kendimi savundum. Olay bir anda, kendiliğinden gelişti. Oğlumun ve kardeşimin yaralandığını, öldüğünü düşündüm. Yunus Emre Erzen’i ayaklarından yaralamak istedim, silahı bıraksın diye. Silahı bırakmayınca tekrar bacaklarına ateş ettim.” diye konuştu.

Diğer maktul Batuhan Bayındır’a karşı bir eylemi olmadığını öne süren Özer, Bayındır’ın yere düşünce Yunus Emre Erzen’in silahından çıkan kurşunla vurulmuş olabileceğini iddia etti.

“Şişe ile vurdum, elim parçalandı”

Tutuklu sanık sanık Murat Özer ise Cantürk Erzen’i 2009’dan beri tanıdığını ve bazı ticari ilişkilerinde ona referans olduğunu söyledi.

Murat Özer, Cantürk Erzen’nin abisi Tarık Özer’e verdiği 1 milyon 300 bin liralık çekten birini ödemediğini, Erzen ile abisinden daha eski bir samimiyeti olduğu için, arayı bulmak maksadıyla tekel bayisine gittiğini savunan Özer, “Biz orada sadece konuşacak, küfürlü paylaşımını kaldırtıp anlaşacağız diye düşüyorduk.” dedi.

Üç yıldan beri ruhsatlı silah taşıdığını bildiren Murat Özer, şu ifadeleri kullandı:

“Öldürecek olsam şişeden medet ummazdım. Orada tesadüfen ele geçirdiğim şişe ile vurdum. Elim parçalandı. Hastane raporunda var. İki mermi ayağıma geldi. Yunus Emre Erzen’in 4-5 kez arka arkaya ateş ettiğini hatırlıyorum. Abim Tarık Özer’in ateş edip etmediğini bilmiyorum. Kendisinin 200-300 milyon ciroluk şirketi var. İstese ruhsatlı silah alırdı. Bu olaydan dolayı çok pişman olduğumu belirtmek istiyorum. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Keşke yaşanmasaydı, ayağım kırılsaydı, keşke Cantürk Erzen küfretmeseydi. Abim ateş etmeseydi Yunus Emre Erzen, beni de abimi de abimin oğlunu da hepimizi öldürecekti.”

“Önce telefonla, sonra silahın dipçik kısmıyla vurdum”

Tutuklu sanık Azat Özer de olay günü nereye ne amaçla gittiğini bilmediğini savundu.

Konuşma sırasında Yunus Emre Erzen’in sürekli silaha baktığını dile getiren Özer, “Olay sırasında Yunus Emre Erzen’in kafasına kesinlikle vurmadım. Yaralamak için değil, amcamı korumak için önce telefonla, sonra silahın dipçik kısmıyla vurdum. Daha sonra önüme şarjörsüz bir silah düştü. Yanıma aldım, arabada şarjörü olmadığını fark ettim. Silahı yolda camdan fırlattım.” şeklinde konuştu.

Tutuklu sanık Servet Özer de ölenlere Allah’tan rahmet diledikten sonra, Cantürk Erzen’i 15 yıldır tanıdığını, taraflar arasında barış sağlamak için çabaladığını ifade etti.

Servet Özer, “Üstümde şort vardı. Ağzımda sigarayla onları izledim. Meseleyi de bilmiyordum. Aralarında itiş-kakış olmasına rağmen o tarafa geçmedim. Silah patlayınca o tarafa geçtim. Her iki tarafa da engel olmaya çalıştım.” şeklinde savunma yaptı.

Tutuksuz sanıkların savunmaları

Tutuksuz sanık Adem Kılıç, iki tarafı da 20 yıla yakındır tanıdığını ve bölgede esnaf olduğunu belirterek, “Olay olup bittikten sonra başka olay olmasın diye ve başsağlığı için uğradım. Kesinlikle suçluyu kayırmam söz konusu değil. Ben de mağdur oldum. Yurt dışına çıkış yasağımın kaldırılmasını ve beraatimi istiyorum.” dedi.

Tutuksuz sanık Ercan Topçu da Adem Kılıç gibi esnaf olduğunu ve olayla ilgisi bulunmadığını belirterek, yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını ve beraatine karar verilmesini talep etti.

Sanık Azat Özer’i saklamakla suçlanan tutuksuz sanık Hüsamettin Ahmetoğlu da Tarık ve Nimetullah Özer ile yaklaşık 7 ay önce tanıştığını ve bu kişilerden inşaat demiri aldığını, olayı ertesi gün televizyondan öğrendiğini söyledi.

Savunmaların ardından mahkeme başkanı, sanıkların daha önceki sabıka kayıtlarını ve olayda ele geçirilen silahlara ilişkin balistik inceleme raporlarını okudu.

Çocuğu öldürülen aile şikayetçi olmadı

Daha sonra mağdur ve müştekilerin ifadelerinin alınmasına geçildi.

Olayda ölen Batuhan Bayındır’ın annesi Huriye Bayındır, “Benim oğlumdan ne istediniz? Olayla alakası yoktu. 7 aydır ne çektiğimi kimse bilmiyor. Ben bir anneyim. Ellerini vicdanlarına koysunlar. Nasıl bir insan, oğlunu katliama götürür? Bunlara cevap versinler.” diye konuştu.

Şikayetçi olup olmadığı sorusuna Huriye Bayındır, “Devlete bırakıyorum.” şeklinde cevap verdi.

Maktul Batuhan Bayındır’ın babası Mustafa Bayındır ise “Oğlumun ölüm sebebi, tesadüfen orada olması. Karşı tarafı tanımıyoruz. Biz büyüklük yaptık, şikayetçi olmadık. Bize evler, arabalar aldıkları doğru değil. Sadece annesine ev alacaklarını söylediler.” dedi.

Müşteki Erzen ailesinin avukatı Kerim Bahadır Şeker, Mustafa Bayındır’ın şikayetçi olmaması için Silivri’de bir çiftliğe götürülüp tehdit edildiği iddiasını sordu.

Mustafa Bayındır, çocukluk arkadaşı Vahit Erdem’in aracı olması üzerine Özer ailesiyle görüştüğünü ama tehdit edilmediğini söyledi.

Oğlunu öldürenlerden şikayetçi oldu

Daha sonra ifadesi alınan müşteki Cantürk Erzen ise oğlu Yunus Emre Erzen’i öldürenlerden şikayetçi olduğunu bildirdi.

Kendisine gönderilen icra ödeme emrine tepki gösterdiğini, ancak WhatsApp durumundaki paylaşımının iddia edildiği gibi ağır küfür içermediğini söyleyen Erzen, ölen oğlunun başına şişeyle vurulduktan sonra ateş ettiğini ifade ederek, “Keşke kafalarına sıksaymış. Ben sana küfür etmişim. Evet ettim. Sen gidip oğlumu mu öldüreceksin?” şeklinde konuştu.

Cantürk Erzen’in avukatı Kerim Bahadır Şeker, Erzen’e, “Size barışma karşılığında üçüncü kişi vasıtasıyla 40 milyon lira, 13 yaşında erkek çocuğu ve 11 yaşında kız çocuğu verilmesi teklif edildi mi?” diye sordu.

Erzen de böyle bir teklifin yapıldığını söyledi.

“Yüreğim parçalana parçalana o görüntüleri izledim”

Anne Solmaz Erzen de oğlu Yunus Emre Erzen’i öldürenlerin kendilerine barışma teklif ettiğini belirterek, “Yüreğim parçalana parçalana o görüntüleri izledim. İnsanlık dışı bir görüntü. Çocuğum hiç yok yere öldü.” dedi.

Sanıkların kimlik tespitlerinde aylık gelirlerini 500 bin lira olarak bildirmesine dikkati çeken anne Erzen, bu durumda 600 bin liralık borçlarını alamadıkları için bu cinayeti işlemiş olmalarına anlam veremediğini sözlerine ekledi.

Olayda yaralanan Yusuf Erzen de sanıklardan şikayetçi olduğunu bildirdi.

Daha sonra tarafların avukatlarının beyanları alındı. Duruşmada taraflar arasında zaman zaman gerginlik yaşandı.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Tarık Özer, Azat Özer, Servet Özer ve Murat Özer’in tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrolün devamına hükmeden heyet, duruşmayı erteledi.

İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Tarık Özer, Murat Özer, Azat Özer ve Servet Özer’in, Yunus Emre Erzen’e yönelik “tasarlayarak kan gütme saikiyle kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Batuhan Bayındır’a yönelik “kasten öldürme” suçundan müebbet, Yusuf Erzen’e yönelik “tasarlayarak kan gütme saikiyle kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Sanıkların ayrıca, “kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etmek veya patlayıcı madde kullanmak” suçundan altışar aydan üçer yıla kadar, ruhsatsız silah bulundurmak suçundan da birer yıldan üçer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

İddianamede, tutuksuz sanıklar Adem Kılıç, Erdal Adıyaman, Ercan Topcu, Vedat Erkin, Nimetullah Özer, Hüsamettin Ahmetoğlu’nun da “suçluyu kayırma” suçundan altışar aydan beşer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları öngörülüyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/esenyurtta-tekel-bayisindeki-silahli-kavgaya-iliskin-10-sanigin-yargilanmasina-baslandi/feed/ 0
Prof. Dr. İlhan Altınok: ‘Hamsi gazı denilen bir gaz yoktur’ https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-ilhan-altinok-hamsi-gazi-denilen-bir-gaz-yoktur/ https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-ilhan-altinok-hamsi-gazi-denilen-bir-gaz-yoktur/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:18:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5417 Prof. Dr. İlhan Altınok: “Hamsi gazı denilen bir gaz yoktur”

KTÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İlhan Altınok:

“Bütün balıklar ve canlılar olsun çürümeye başladıkları zaman anoromik ortamda bakterilerin salgılamasına bağlı olarak proteinlerin parçalanması bağlı olarak oluşan gazlar vardır”

TRABZON – Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İlhan Altınok, Rusya’nın Soçi şehri açıklarında bir balıkçı teknesinde hayatını 3 Türk balıkçının hamsi gazından zehirlendiği iddialarına açıklık getirdi. “Hamsi gazı denilen bir gaz yoktur” diyen Altınok, “Otopsi sonucunu beklemek gerekir. Hamsi gazı denen bir gaz yoktur. O gazlar hamsiye özgü de değildir. Bütün balıklar ve canlılar olsun çürümeye başladıkları zaman anoromik ortamda bakterilerin salgılaması ve proteinlerin parçalanmasına bağlı olarak oluşan gazlar vardır” dedi.

Ordu’nun Ünye Limanı’ndan 2023 yılı Aralık ayında ayrılan ‘Eminoğulları 4’ isimli balıkçı teknesi, balık unu ve yağı fabrikalarına hamsi avlamak için Rusya’nın Soçi açıklarına gitti. Sarıyer-Rumeli Feneri’ne bağlı Eminoğulları 4 balıkçı teknesindeki 5 mürettebat, yem olarak depolanan hamsilerin bulunduğu teknenin ambar kısmında temizlik için çalıştıkları esnada hamsi gazından zehirlendikleri iddia edildi. Hayatını kaybedenlerin 3 balıkçının cenazeleri memleketlerine gönderilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Konuyla ilgili iddialara açıklık getiren KTÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İlhan Altınok, hamsi gazı denilen bir gazın olmadığını söyledi. Olayın farklı sebepleri olabileceğini vurgulayan Altınok, “Hamsi gazı denilen bir gaz yoktur. Olayın farklı sebepleri olabilir. Birinci sebebi eğer uygun olmayan koşullarda herhangi bir balığı stoklarsanız o ambarda büyük ihtimal sıcaktır orası soğutma yoktur uzun süreli depolamaya başladığınız zaman bunlar çürümeye başlar. Çürüdükten sonra çeşitli gazlar salarlar ve onların başında metan geliyor. Bunlar insanlar için toksiktir. İkinci sebebi eğer soğutucu kullanıyorlarsa soğutucu kaynaklı gaz kaçağı olabilir. O da zehirlemiş olabilir. Üçüncü sebebi de etken henüz belli değil yedikleri birşeyden zehirlenmiş olabilirler. Dolayısıyla tam otopsi yapılmadan bunun sebebi budur demek çok zor. O yüzden otopsi sonucunu beklemek gerekir. Hamsi gazı denen bir gaz yoktur. O gazlar hamsiye özgü de değildir. Bütün balıklar ve canlılar olsun çürümeye başladıkları zaman anoromik ortamda bakterilerin salgılaması ve proteinlerin parçalanmasına bağlı olarak oluşan gazlar vardır. Kokmaya başlayan bir balık yenmez” şeklinde konuştu.

“Öncelikli stoklama, depolama işine dikkat edilmesi gerekiyor”

“Böyle bir olayı ilk defa duydum” diyen Altınok, “Belki daha önce yaşanmış haberleri duyulmamış olabilir. Fakat bunun sebebi uygun olmayan koşullarla uzun süreli balıkları sakladığınız zaman mesela denize açılıyorlar karaya getirmiyorlar. Orada uzun süreli kaldığı zaman çürümeye başlar. Bu tür olaylardan veya bu tür sorunlarla karşılaşmamak öncelikli stoklama, depolama işine dikkat edilmesi gerekiyor. İster fabrikaya getirin, ister insan tüketimi için sunun her halükarda uygun şartlarda depolanması gerekir ki gıda güvenliği ön planda tutulması gerekiyor. Bozulmuş hamsi veya başka balığın un veya yem olarak kullanılması sakıncalıdır. Onlar içinde bir risk oluşturacaktır” ifadelerini kullandı.

Ahmet Mutlu: “Bu çok ilginç”

Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu ise yaptığı açıklamada, “Aldığımız bilgi metan gazından zehirlendiği yönde. Fabrika havuzunda ya da özellikle teknenin ambarlarında uzun süre kapalı kalan hamsinin ya da balığın ürettiği metan gazından dolayı üç arkadaşımız vefat etti ailelerine başsağlığı diliyorum. 2-3 kişi de yaralı arkadaşımız var üzücü bir olay maalesef bu tür olaylar denizde de olsa karada da olsa yaşanıyor. Daha önce de bir fabrikanın toplanma havuzunda 1 kişi vefat ettiğini duymuştum. Geçen sene Samsun ve Sinop’ta bir arkadaşımız vefat etmişti bir arkadaşımız yaralanmıştı. Bu çok ilginç bir şey uzun süreli kaldığı zaman kapağın açılıp kapanması nasıl bir temas olmuşsa çok çabuk geliştiğini söylüyor arkadaşlar. Bunun için ne yapılabilir bunun bilimsel olarak açıklanması lazım. Bizim bilimsel yönde bir değerlendirme yapamayız. Çok çabuk gelişen bir olay” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-ilhan-altinok-hamsi-gazi-denilen-bir-gaz-yoktur/feed/ 0
Kağıthane’de Cani Koca Operasyonu: Ağır Yaralanan Kadın Hayata Tutundu https://www.igdirhaber.com.tr/kagithanede-cani-koca-operasyonu-agir-yaralanan-kadin-hayata-tutundu/ https://www.igdirhaber.com.tr/kagithanede-cani-koca-operasyonu-agir-yaralanan-kadin-hayata-tutundu/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:57:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5315 Kağıthane’de 8 yıl önce boşandığı eski eşini, evden eşyalarını aldığı esnada bahçede sıkıştırarak şarjör de değiştirip silahla 25 el ateş açarak ağır yaralayan cani koca, film gibi bir operasyonla yakalandı. Aylardır firari olan şahıs, sosyal medya hesabında çocuklarıyla canlı yayın yaptığı esnada Kağıthane Asayiş Büro Amirliği polisleri tarafından yeri tespit edilerek Kemerburgaz’da saklandığı kulübede gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen ve 5 yıl 10 ay da kesilmiş hapis cezası bulunan şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi. Vücuduna isabet eden 23 kurşunla ağır yaralanıp yoğun bakımda tedavi gören ve birkaç ameliyat geçiren kadın ise hayata tutundu.
Kağıthane Merkez Mahallesi’nde geçtiğimiz Temmuz ayında meydana gelen olayda, bir otelde resepsiyonda çalışan 2 çocuk annesi Neslihan Ö. (35), 8 yıl önce Özkan Ö.’den (42) boşandı. Bu süre zarfında çocuklarıyla birlikte yaşayan Neslihan Ö.’yü Özkan Ö., eve gelip defalarca darbetti. Eski eşinden sözlü ve psikolojik şiddet görüp, tehditler almaya devam eden Neslihan Ö., çocukları babasından kopmasın diye her defasında şikayetçi olmadı ancak savcılıktan koruma kararı aldırdı. Süreç bu şekilde devam ederken olay günü genç kadın, Şirintepe’de yeni taşındığı evine eşyalarını götürmek için eski evine geldi. Burada evden eşyalarını alan genç kadın, dışarıya çıktığında bahçede Özkan Ö. ile karşılaştı. İkili arasında başlayan tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesi üzerine Özkan Ö. silahını çıkartıp Neslihan Ö.’ye kurşun yağdırdı.
Vücudundan 23 kurşun çıkartılan kadın hayata tutundu
Şarjör de değiştirip yaklaşık 25 el ateş açan saldırgan olayın ardından kaçarak kayıplara karışırken, Neslihan Ö. ise kanlar içerisinde yere yığıldı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla ağır yaralı olarak Sarıyer Seyrantepe Yerleşkesindeki Şişli Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Neslihan Ö. ameliyata alındı. Vücuduna tam 23 kurşun isabet ettiği öğrenilen Neslihan Ö., yaklaşık 36 saat ameliyatta kaldı. Vücudundan 21 kurşun çıkartılan genç kadın, yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Öte yandan Kağıthane Asayiş Büro Amirliği polisleri olayla ilgili çalışma başlattı.
Kağıthane Asayiş polisi film gibi operasyonla yakaladı
Çalışmalar kapsamında güvenlik kamera görüntülerini incelemeye alan polis, Özkan Ö. olduğunu tespit ettiği şahsı takibe aldı. Arnavutköy ve Eyüpsultan ilçelerinde saklandığı belirlenen Özkan Ö.’yü yakalama çalışmaları sürerken, Özkan Ö. geçtiğimiz Kasım ayında sosyal medya üzerinden çocukları E.Ö. ve T.Ö. ile canlı yayında görüşme yaptı. Kağıthane Asayiş Büro Amirliği polisleri seyir halindeyken görüşme yapan Özkan Ö.’nün Kemerburgaz- Göktürk yolunda olduğunu tespit etti. Hemen harekete geçen polis ekipleri, canlı yayın üzerinden Özkan Ö.’nün yeşillik bir alanda kulübede saklandığını belirledi. Hazırlıklarını tamamlayan polis, Özkan Ö.’yü olayda kullandığı silahla birlikte saklandığı yerde kıskıvrak yakaladı. Gözaltına alınan Özkan Ö. hastanede sağlık kontrolünden geçirilmesi sonrasında emniyete götürüldü. Burada ifadesi alınan ve suçunu itiraf eden Özkan Ö. pişman olduğunu belirtti.
Suç makinesi cani koca tutuklandı
Emniyette işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edilen, 5 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan suç makinesi Özkan Ö. çıkartıldığı mahkemece “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “silahlı tehdit” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer yandan Neslihan Ö.’nün kalçasında ve sırtındaki 2 kurşunun omuriliğe yakın bir yerde olduğu için alınamadığı ve hayatı boyunca bu kurşunlarla yaşayacağı öğrenildi. Hastanede birkaç ameliyat daha geçiren ve yaşama tutunan kadın, aylar sonra taburcu edilerek hayata döndü. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kagithanede-cani-koca-operasyonu-agir-yaralanan-kadin-hayata-tutundu/feed/ 0
Diyarbakır’da Arazi Anlaşmazlığı Kavgası: 9 Kişinin Ölümüyle Sonuçlanan Soruşturma Tamamlandı https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-arazi-anlasmazligi-kavgasi-9-kisinin-olumuyle-sonuclanan-sorusturma-tamamlandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-arazi-anlasmazligi-kavgasi-9-kisinin-olumuyle-sonuclanan-sorusturma-tamamlandi/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:54:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5186 Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan arazi anlaşmazlığı kavgasına ilişkin soruşturma tamamlandı. İddianamede muhtar Behçet Taş’ın olaydan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı belirtildi. Hazırlanan iddianamede şüphelilerin 9 kişiyi tasarlayarak öldürmek, ölü ve yaralılara müdahaleye giden 9 jandarma timini de öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
İlçenin Serçeler köyünde 15 Haziran 2023 tarihinde kalaşnikof silahlarla açılan ateş sonucu 9 kişinin hayatını kaybettiği arazi anlaşmazlığı kavgasıyla ilgili soruşturma tamamlandı. İddianamede olayı gerçekleştiren Taş ve Alyamaç ailelerine mensup 31 kişi hakkında birden fazla kişiye karşı tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi. Sanıkların tarlada birbirlerine karşı vahim nitelikli silahlarla gerçekleştirdiği saldırıda Halil, Orhan, Serhat ve Mehmet Can Taş ile Mehmet Emin, Mehmet Selim, Ömer, Yunus ve Muhammet Alyamaç’ın öldüğü belirtildi. Yaralılara müdahale edildiği sırada arazinin hakim tepelerine yerleşen faillerin yaralılara müdahaleyi engellemek için yoğun yaylım ateşi açtıkları, jandarma timlerinin tüm uyarılarına rağmen ateşe devam ettikleri kaydedildi. Saldırganların arazi yapısını ve kırsal patika yollarını iyi bildikleri için araçlarla toz bulutu oluşturup plakası belirlenemeyen bir araçla olay yerinden kaçtıkları belirtildi. Ateşin kesilmesi üzerine tarlada üzerlerinde hücum yeleği ve 5 kalaşnikof ile 3 tabanca bulunan 6 cesedin hastaneye kaldırıldığı, 3 yaralının daha sonra hayatını kaybettiği belirtildi.
İddianamede, ölü ve yaralılara müdahale etmek için olay yerine giden ve saldırıya uğrayan jandarma timi ile mağdur-sanıkların ifadelerine ayrıntılı yer verildi. Dehşet anını anlatan jandarma personeli, kaçan saldırganları fotoğraflarından teşhis etti. Otopsi raporlarında ise cesetlerin topuklarından kafaların kadar tüm vücutlarında mermi çekirdeği olduğu belirtildi. Olay yeri inceleme ekiplerince geniş bir alanda yürütülen arama ve tarama faaliyetinde ise yüzlerce boş kovan ve mermi çekirdekleri bulunduğu ifade edildi.
Ambulans kamerasına yakalandılar
İddianamede, sanıkların katliam öncesi ve sonrasında araç içinde ve açık arazide yüzleri poşu ile ellerinde kalaşnikof tüfeklerle biçilmemiş buğday tarlasında yürürken ve güvenlik güçlerinin yaralılara müdahalesini engellemek için araçlara ve jandarma timlerine rastgele ateş açarken fotoğrafları da delil olarak yer aldı. Bu fotoğrafların bir kısmının sanıklar üzerinden, bir kısmının da ambulansa ve olay yerine giden güvenlik güçlerine ait araçların kamera görüntülerinden alındığı belirtildi.
İddianamede, geçmişte de anlaşmazlık nedeniyle mahkemelik olan arazinin büyüklüğü ve maddi değerinin yüksek olması, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı nedeniyle aileler arasında husumet başladığı ve devamında 9 kişinin öldüğü olayın yaşanmasıyla noktalandığı vurgulandı. Taş ailesinden maddi gücü olan ve aynı zamanda eski muhtar olan Behçet Taş’ın, Alyamaç ailesinden ise Mehmet Selim ile Ahmet Alyamaç’ın aile meclisinde söz sahibi oldukları kaydedildi.
Alyamaç ailesini öldürmek için yangın çıkarıp araziye çekmişler
Muhtar Behçet Taş’ın katliamdan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, hatta araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları ifade edildi. Taş ailesinin uzun namlulu silah ve tam teçhizat ekipmanlarla olay yerine çatışma amacıyla gittiği belirtilen iddianamede, Alyamaç ailesinin mülkiyetinde bulunan araziyi ateşe vererek Alyamaç ailesini araziye çekip katliamın fitilini ateşledikleri vurgulandı. Çıkan yangını görünce söndürmek amacıyla olay yerine giden Alyamaç ailesinin tarlaya gittiklerini gören Taş ailesi ve akrabalarının daha sonra birbirleriyle yoğun telefon trafiğine girerek uzun namlulu silahlarla olay yerine gitme şeklini planladıkları ifade edildi.
“Pala” yoğun silah kullandı
Yangına müdahaleye giden Alyamaç ailesine mevzi ve siper alarak organize biçimde ateş açtıkları ve karşılıklı çatışmada Alyamaç ailesinden 5, Taş ailesinden 4 olmak üzere 9 kişinin öldüğü kaydedildi. Şaban Taş tarafından aile bireylerinin kışkırtıldığı, Behçet Taş tarafından azmettirildiği, Ömer Taş tarafından da aile bireylerinin olay yerine toplandığı, Ömer Taş’ın bizzat traktör üzerinde bulunan Alyamaç ailesine yoğun ateş açtığı kaydedildi. Nurettin Taş’ın telefon dinlemesinde, “O öldürdü Serçeler’dekileri” dediği, Pala lakaplı Mehmet Taş’ın da yoğun silah kullandığı ve ölenlerden bazılarını bizzat kendisinin vurduğu ifade edildi. Katliamdan sonra ölen ve tutuklanıp cezaevine girenlerin ailelerine muhtar Behçet Taş tarafından bir ömür bakılması için aile meclisinin kendi aralarında karar aldıkları da belirtildi.
Behçet Taş’ın gözlerinin görmediği için her yere oğlu Aziz ile birlikte gittiği ve Aziz’in de katliam sonrasında alacağı cezadan kurtulmak için başkasına ait pasaportla yurt dışına kaçmaya çalıştığı vurgulandı. Bazı sanıkların ise katliamdan hemen sonra silah kullandıkları için üzerlerinde atış artığı ve svap örneği çıkan elbiselerini evlerine yakın noktadaki tandırın içinde yakarak, duş aldıkları ve delilleri gizlemeye çalıştıkları kaydedildi. Bazı sanıkların ısrarla olay yerinde olmadıklarını ve suçsuz olduklarını belirtmiş olmalarına rağmen cenaze ve yaralıları almaya gelen ambulansa ait kamera görüntülerinde ellerinde uzun namlulu silahlarla olay yerinde oldukları tespit edilerek, bu kayıtlar dosyaya delil olarak konuldu.
İddianamede, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı, aile meclisi kararlarının bağlayıcılığı, aile meclisinde alınan kararlarına tüm aile bireyleri tarafından uyulmasının yaptırıma tabi olduğu, aile bireylerinin olaya katılmaması halinde hak iddia edemeyeceklerine dikkat çekildi. Bu nedenle her iki aile meclisince alınan kararlara aşiret kararı gibi aile fertlerinin kesin olarak katılmasının esas alındığı vurgulandı. Olaya katılmayı reddeden aile bireylerinin dava konusu arazi üzerinde hak iddia edemeyeceği gibi, bundan sonraki süreçte de meydana gelen olaylarda aile fertleri tarafından dışlanarak korunmayacaklarını bildikleri için tüm aile bireyi olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde çatışmaya katılarak 9 kişinin ölümünden sorumlu olduklarına işaret edildi. Olayda 7 kalaşnikof tüfek ile 4 tabanca ele geçirilmiş olsa da, olay yerinden toplanan boş kovanların kriminal incelemesinde katliamda 17 ayrı kalaşnikof tüfek kullanıldığı tespit edildi.
Mahkeme davanın başka bir ilde görülmesi için valilikten talepte bulundu
Sanıkların 9 kişiyi tasarlayarak öldürmek, ölü ve yaralılara müdahaleye giden 9 jandarma timini de öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep edildi. İddianameyi kabul eden Ağır Ceza Mahkemesi, taraflar arasında husumetin devam etmesi nedeniyle davanın güvenlik gerekçesiyle naklini talep etti. Davanın Diyarbakır’da görülmesinin güvenlik açısından sakıncalı olacağı gerekçesiyle başka bir ilde görülmesi için Valilikten nakil talebinde bulunuldu. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-arazi-anlasmazligi-kavgasi-9-kisinin-olumuyle-sonuclanan-sorusturma-tamamlandi/feed/ 0
Kocaeli’de ağabeyini öldüren sanığın yargılanması başladı https://www.igdirhaber.com.tr/kocaelide-agabeyini-olduren-sanigin-yargilanmasi-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kocaelide-agabeyini-olduren-sanigin-yargilanmasi-basladi/#respond Thu, 07 Mar 2024 21:01:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4745 Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde ağabeyini uyurken boğazını ve cinsel organını keserek öldürdüğü iddia edilen sanığın yargılanmasına başlandı. Savunmasında ağabeyinin kendisine küçükken istismar girişiminde bulunduğunu öne süren sanık, mahkeme başkanının “Ağabeyinin cinsel organını kesmenin anlamı var mıydı?” sorusuna ise “Bilmiyorum, kontrol bende değildi. Bıçak benim elimdeydi ama kontrol bende değildi” cevabını verdi.

4 Temmuz Mahallesi 204. Cadde üzerinde yer alan 4 katlı binanın 4. katında 22 Nisan 2023’de meydana gelen olayda iddiaya göre Emre T. (30), ağabeyi Murat Can T’yi (32) uykuda bıçaklayarak öldürüp kaçtı. Evden yaklaşık 1 kilometre uzaklaşan Emre T., şüpheli tavırları ve elindeki bıçakla devriye gezen polis ekiplerinin dikkatini çekti. Kendisini durduran polis ekiplerine “Ağabeyimi öldürdüm” diyerek cinayeti itiraf eden Emre T. gözaltına alındı. Murat Can T.’nin olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Emre T’nın ağabeyinin boğazını ve cinsel organını kestiği ortaya çıktı.

“Savunma yapmayacağım”

Emre T’nin Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “abiyi canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme” suçundan yargılanmasına başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Emre T., avukatı ve babası N.T. katıldı. Savunması için söz hakkı verilen Emre T., “Savunma yapmayacağım. Savcılıkta savunma yaptım. Savcılıkta söylediklerim, ağabeyimin bana yaptıklarının onda biri kadardır” dedi.

“İndirim almak için mücadele vermeyeceğim”

Mahkeme başkanının “Anlatmazsan durum senin aleyhine olur” sözleri üzerine sanık, “Bu saatten sonra benim için fark etmez. İndirim almak için mücadele vermeyeceğim. İnsan kardeşini taciz eder mi? Hep sustum. Ben küçükken yatakta pantolonumu indirdi. Beni arkamdan taciz edeceği sırada annem ağlama seslerine yanımıza geldi. Bize kızdı ve tekrar aynı yatağa yatırdı. Bu durumu şu ana kadar anlatamadım, hep sustum” diye konuştu.

“Sebepsiz yere kimse ağabeyini öldürmez”

Psikolojik tedavi görüp görmediği sorulan sanık Emre T., “Psikolojik tedavi görmüyorum. Beni sakinleştiren tek şey uyuşturucuydu. Cinsel olay bir tanedir ancak ağabeyimin beni dövdüğü, tehdit ettiği zamanlar da vardır. Sebepsiz yere kimse ağabeyini öldürmez. Olaydan bir gün önce babama maruz kaldığım cinsel olayı anlattım. O gece ailecek kaldığımız eve gitmedim. Olayları babama anlattığım sırada gömleğimi yırtmıştım, sabah üstümü değiştirmek için eve gittiğimde ağabeyim bana, ‘Babama ne anlattın şerefsiz’ dedi. Sonrasında yaşananları hatırlamıyorum. Sonrası aklıma parça parça geliyor ancak hatırlamak istemiyorum” ifadelerini kullandı.

“Bıçak benim elimdeydi ama kontrol bende değildi”

Mahkeme başkanın “Ağabeyinin cinsel organını kesmenin anlamı var mıydı?” sorusuna ise sanık, “Bilmiyorum, kontrol bende değildi. Bıçak benim elimdeydi ama kontrol bende değildi” cevabını verdi.

“Şikayetçi değilim”

Olaya ilişkin dinlenen baba N.T. ise, “Olay gününe kadar oğullarım arasında birbirini öldürecek kadar husumet yoktu. Murat’ın Emre’yi dövdüğünü görmedim ancak tartışırken gördüm. Emre eve gelmediği için olaydan bir gece önce onu restorana götürdüm, birlikte alkol aldık. Emre bana, ‘Ağabeyim bana 9 yaşımda cinsel istismar teşebbüsünde bulundu’ dedi. Ben de ona, ’30 yaşına gelmişsin, neden şimdi söylüyorsun?’ dedim. Restorandan çıktıktan sonra Emre ile Murat’ı yüzleştirmek istedim ancak Emre eve gelmedi. Olay günü 08.30 gibi evden çıktım. Ben çıktıktan sonra eve Emre gelmiş ve olay yaşanmış. Olay yaşandığında evde kimse yoktu. Eşim annesindeydi, küçük oğlum da askerdeydi. Emre herhangi psikolojik tedavi görmedi. Murat ve Emre uyuşturucu madde kullanırdı. Şikayetçi değilim, diyecek bir şeyim yok. Karar sizin. Eşim olaydan 39 gün sonra rahmetli oldu” diye konuştu.

“Olay anında herhangi gürültü duymadım”

Tanık olarak dinlenen sanığın kuzeni H.T., “Aynı apartmanda ikamet ederiz. Sanık ve maktulün uyuşturucu içmelerine şahit olmadım. Emre ve Murat’ın ailemize karşı saygısızlıklarını görmedim. Kardeş arasında tartışmalarına şahit olmadım. Olay anında kendi evimdeydim, uyuyordum. Olay olduktan sonra aşağıya indim ve Murat’ın vefat ettiğini gördüm. Olay anında herhangi bir gürültü duymadım” şeklinde konuştu.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ağabeyine karşı işlemiş olduğu “canavarca hisle eziyet çektirerek tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, avukatın talebi üzerine sanığın İstanbul İhtisas Dairesine sevkinin sağlanarak, ceza ehliyetinin olup olmadığı yönünde rapor alınmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. – KOCAELİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kocaelide-agabeyini-olduren-sanigin-yargilanmasi-basladi/feed/ 0
Ankara’da tartıştığı okul arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürülen genç son yolculuğuna uğurlandı https://www.igdirhaber.com.tr/ankarada-tartistigi-okul-arkadasi-tarafindan-bicaklanarak-oldurulen-genc-son-yolculuguna-ugurlandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/ankarada-tartistigi-okul-arkadasi-tarafindan-bicaklanarak-oldurulen-genc-son-yolculuguna-ugurlandi/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:21:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4606 Ankara’da tartıştığı okul arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki genç son yolculuğuna uğurladı. Kan donduran olaya tanık olan park görevlisi ise saldırıya uğrayan gencin iki defa bıçaklandığını söyledi.

Olay, 13 Şubat günü Sincan ilçesi Selçuklu Mahallesi’nde bir parkta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Hüseyin Ünal (17), bir arkadaşı tarafından evinin yakınındaki parka çağrıldı. Ünal, gittiği parkta bir gün önce tartıştığı ve aynı lisede okuduğu E.N.D.’nin (17) kendisini beklediğini gördü. Çıkan tartışmada E.N.D., yanında getirdiği bıçakla Ünal’ı bıçaklayarak parktan ayrıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Vücuduna aldığı derin bıçak darbeleri nedeniyle ağır yaralanan Ünal, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye nakledilerek yoğun bakım servisine alındı. 2 günlük yaşam savaşını kaybeden lise 3’üncü sınıf öğrencisi, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırgan E.N.D. ile olayla ilgisi olduğu değerlendirilen Y.B. (17) ise kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.N.D. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüphelinin ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Hayatını kaybeden Hüseyin Ünal için Sincan Cimşit Camii’nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Ünal’ın cenazesine ailesi, yakınları, öğretmenleri ve okul arkadaşları katıldı. Gözyaşları arasında son yolcuğuna uğurlanan Ünal, Cimşit Mezarlığı’nda defnedildi.

“İki kez bıçak darbesi aldı”

Olayın yaşandığı parkta temizlik görevlisi olarak çalışan Hayati Can, “İki tane genç çardakta duruyordu. O anda birbirlerine sert davranmaya başladılar. Gençlerden biri, diğerine bıçakla saldırdı. Sağlık ekiplerini ve polisleri çağırdık. Bıçaklanan kişi önce bağırdı, ardından da yere devrildi. İki kez bıçak darbesi aldı. Karşı taraf üç kişiydi ama tek kişi saldırdı. Her şey aniden oldu. Saldırgan yakalandı. Yaralanan gençte hayatını kaybetmiş” ifadelerini kullandı.

“Kuzenim her şeyden habersiz parka gitmiş”

Öldürülen gencin kuzeni Hamit Can Çelik, Ünal’ın hiçbir şeyden habersiz parka gittiğini belirterek, “Olay günü Hüseyin diş muayenesi olduğu için okula gidemedi. Saldırgan okula gelmiş. Hüseyin’in sınıfta olmadığını öğrenmiş. Bir süre sonra Hüseyin’i arayan ortak bir arkadaşı konuşmak için evinin yakınındaki parka çağırmış. Kuzenim her şeyden habersiz parka gitmiş. Parkta üç kişi varmış ama sadece bir kişi Hüseyin’e saldırmış. Bıçağı çıkarıp, yere düşen kuzenimi kasığından ve karın boşluğundan yaralamış” dedi.

“Okulun ihmali var”

Olayda ihmallerin olduğunu da ileri süren Çelik, “Okulun da bir ihmali var. Olaydan bir gün önce saldırganın Hüseyin’in yanına tekrar geleceğini arkadaşları ve öğretmenleri dahil herkesin bilmesine rağmen velilerine haber verilmemiş. Henüz 17 yaşındaki kardeşimizi kaybettik. Ayrıcalık istemiyoruz. Tek isteğimiz adalet. Canımız yandı. Yüreğimizin yangınını hiçbir şey söndürmez. O parka farkındalık oluşturulması için Hüseyin’in adının verilmesini istiyoruz. Parklarda daha fazla güvenlik görevlisi olsun istiyoruz. Olay planlı olmuş. Azmettirme durumu var. Bunun da takipçisi olacağız” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ankarada-tartistigi-okul-arkadasi-tarafindan-bicaklanarak-oldurulen-genc-son-yolculuguna-ugurlandi/feed/ 0
Denizli’de Kaza Süsü Verilerek Öldürülen Kişinin Çocukları Şüphelerinde Haklı Çıktı https://www.igdirhaber.com.tr/denizlide-kaza-susu-verilerek-oldurulen-kisinin-cocuklari-suphelerinde-hakli-cikti/ https://www.igdirhaber.com.tr/denizlide-kaza-susu-verilerek-oldurulen-kisinin-cocuklari-suphelerinde-hakli-cikti/#respond Sun, 03 Mar 2024 09:00:56 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4507 Denizli’de komşuları tarafından kaza süsü verilerek öldürülen kişinin çocukları şüphelerinde haklı çıktı. Öldürdükleri komşularının evine taziyeye dahi giden şüphelilerin, üzerindeki kuşkuları gidermek için uğraş verdikleri anlaşıldı.

Denizli’nin Acıpayam ilçesine bağlı Kelekçi Mahallesi’nde 16 Eylül 2023 tarihinde meydana gelen olayda; kırsal mahallede tek başına yaşayan Şahin Demirten’in (64) komşusu Cihan G., 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak Demirten’in evine 500 metre kala tek taraflı motosiklet kazasına karıştığı ihbarında bulundu. Komşunun ihbarı üzerine bölgeye ulaşan sağlık ekipleri, yaşlı adamın hayatını kaybettiğini belirledi. İlk incelemede kalp krizi geçirdiği için kaza yaptığı değerlendirilen 2 çocuk babası Demirten, görünürde şüpheli bir durum olmaması nedeniyle ertesi gün mahalle mezarlığında toprağa verildi. Ailenin kuşkularından yola çıkan Denizli İl Jandarma Komutanlığı JASAT dedektifleri, Demirten’in komşusu olan aile tarafından dövülerek öldürüldüğünü ve olaya kaza süsü verildiği belirledi. Gözaltına alınan ve suçunu itiraf eden Cihan G. ile babası Hasan G., annesi Makbule G. ve ablası Serap G. şüpheli olarak adliyeye sevk edildi.

Adliyeye sevk edilen şüphelilere tepki gösteren aile, zaman zaman ekmeklerini de paylaştıkları komşularının nasıl böyle bir cinayeti işlediğine anlam veremediklerini belirtti. Olayın meydana geldiği köprünün başında ve Şahin Demirten’in cansız bedeninin bulunduğu bölgede karşılaştıkları manzaraları anlatan Demirten’in oğlu Ceyhun Demirten, kızı Ceylan Kaçar ve eski eşi Zühra Erten, ilk baştan beri şüphelendikleri ailenin cenazeye katılmamasına rağmen daha sonra taziyeye gelerek kendileriyle görüştüğünü ifade etti.

Babasının iyi bir motosiklet kullanıcısı olduğunu ve bugüne kadar hiç kaza yapmadığını belirten oğlu Ceyhun Demirtan, “Babamın bir kaza sonucu kalp krizinden öldüğünü söylediler. Ben babamı Acıpayam Devlet Hastanesinde gördüğümde olayın şüpheli olabileceğini düşünerek incelenmesini istedim. Olay yerine geldiğimde babamı taşların üzerine yatık halde bulmuşlar. Babam motosikletten düşmüş gibi değil de oraya konulmuş gibi olabileceğini düşündüm. Daha sonra olaya Denizli’de JASAT dahil oldu. Babamın kanı yerde kalmadı. Şahıs olayı gerçekleştirdikten sonra ambulansı arıyor. Trafik kazası olduğu ihbarında bulunuyor. Sonra da tanık olarak ifade vermiş. Olaya kaza süsü vermek için her şeyi yapmışlar. Suçu da bir başkasının üzerine atmaya çalışmış” dedi.

Kendi aralarında kavga ettiklerini söylemiş

Olay günü gürültülerin diğer komşular tarafından duyulduğunu hatırlatan kızı Ceylan Kaçar da yaşananları şöyle aktardı:

“Ben olayı duyduğumda şüphelendim. Daha öncesinde bu şahıslar babamın önünü keserek para istemişlerdi. Bu olayı babam kimseye söylemememi istedi. Bana ‘Kızım ağabeyin başına bela alır. Siz Denizli’ye gidiyorsunuz. Sonra bana musallat olurlar. Ben arada sigara, para vererek başımda savıyorum’ dedi. Çok uğraş verdik. JASAT ekibi çok uğraştı. İki olay yeri var. İlk olay yerinde kan ve sopa kırıkları, ikinci olay yerinde ise babamın cenazesi ve motosikleti vardı. Hiçbiri cenazenin ilk günü gelmedi. Ben onların yaptığını söylüyordum. Daha sonra bunu duyarak, şahsın annesi bizim evimize yüzsüz bir şekilde gelerek ‘Siz bizden şüpheleniyormuşsunuz. Bizim olayla bir ilgimiz yok. Seslerimizi duyanlar olmuş ama bize kendi aramızda kavga ediyorduk’ dedi.”

Olayın aydınlatılmasında büyük emek harcayan Denizli İl Jandarma Komutanlığı ekiplerine teşekkür eden eski eş Zühra Erten ise, “Ekiplerimiz çok yardımcı oldu. Allah hepsinden razı olsun. Ben bunları evime alıp çok ekmek verdim. Bunları yapmayacaklardı. Çocuklarım çok acı çekti. Allah’ımdan cezalarını buldular. Her sıkıntılarında yardımcı olmuştu. Hepsinin ağır ceza almasını istiyoruz. Köyümüz bu insanlardan kurtulacak” şeklinde konuştu. – DENİZLİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/denizlide-kaza-susu-verilerek-oldurulen-kisinin-cocuklari-suphelerinde-hakli-cikti/feed/ 0
İzmir’de Taksici Cinayeti Davası Başladı: Sanık Suçunu İtiraf Etti https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-taksici-cinayeti-davasi-basladi-sanik-sucunu-itiraf-etti/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-taksici-cinayeti-davasi-basladi-sanik-sucunu-itiraf-etti/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:24:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4482 İzmir’de, taksici Oğuz Erge’yi 3 kurşunla öldüren Delil Aysal’ın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Sanık, mahkemede kendisine izletilen görüntülerin ardından suçunu itiraf etti, ailesiyle ekonomik sorun yaşadığı için kendisini öldürmek istediğini, daha sonra da taksiciyi tabancayla vurduğunu öne sürdü.

Gaziemir ilçesinde, 31 Ocak 2024 günü meydana gelen olayda taksici Oğuz Erge (44), soğukta üşümesin diye aldığı müşterisi Delil Aysal (19) tarafından 3 kurşunla vurularak öldürülmüştü.

Cinayet anı araç içindeki kameraya yansırken, görüntüler tüm Türkiye’yi yasa boğmuştu. “Bazı insanlara güvenmeyeceksin” dediği duyulan katilin, yaralı taksi şoförüne tokat atıp daha sonrada araçtan ayrıldığı anlar kameralara yansımıştı.

Katil hakim karşısında: Görüntüleri izledi, kabul etti

Katil Delil Aysal, ‘nitelikli kasten öldürme’, ‘nitelikli yağma’ ve ‘ruhsatsız silah taşıma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle 10. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. Duruşmaya; tutuklu sanık Delil Aysal, taraf avukatları, taksici Oğuz Erge’nin yakınları da katıldı.

Savunma için söz verilen katil Delil Aysal, kamera görüntülerini kabul ettiğini ancak seste oynama olduğunu ileri sürerek, “Ben taksiciye ‘kimseye güvenme’ demedim. Psikolojik sıkıntılarım var. Bu nedenle hastanede de yattım. Olay gecesi uyuşturucu hap ve alkol kullanmıştım. Silahta 5 kurşun vardı; 3’ünü taksi şoföründe, 2’sini de havaya ateş ederek kullandım. Pişman oldum” dedi.

Mahkeme başkanı: “Neden sağ kapıdan binip şoförün arkasına geçtin?”

Mahkemede, olay gününe ait Kent Güvenlik Yönetim Sistemi ve araç içi kamera görüntüleri de izlettirildi. Mahkeme başkanı Delil Aysal’a, olay günü taksiye sağ arka kapıdan binmesine rağmen neden şoförün kör noktasına gelen sol arka koltuk kısmına geçtiğini sordu. Sanık ise o an bu durumu fark etmediğini öne sürdü.

“Madde etkisindeydim”

Sanık savunmasında madde kullandığını ifade ederek, “Amacım zarar vermek değildi. Madde etkisindeydim. Sıkıntılarım vardı” derken, mahkeme heyeti, “Sen o sıkıntıların cezasını başkalarından mı çıkarttın? Olayın öncesinde de silahını çıkartıyorsun. Maktulü öldürmek için mi keyif almak için mi ateş ediyorsun? Uzun süre başında duruyorsun. Erge’nin öleceği kesin” deyince sanık Aysal, amacının kendisini öldürmek olduğunu söyledi.

Gasp iddialarıyla ilgili soruya yanıt veren Aysal, “Ben para almadım” dedi. Mahkeme başkanının, taksicinin telefonunu neden aldığı yönündeki soruya da, ailesini arayıp durumu haber vermek için telefonu aldığını söyledi.

“Babamın telefonundan beni aradı, yeri tarif etti”

Oğuz Erge’nin kızı N.E.’de (16) mahkemede konuştu. N.E., “Babamın telefonundan beni aradı, yeri tarif etti. Ağır yaralı olduğunu söyleyip ‘ambulans çağır’ dedi. Önce annemi, sonra amcama haber verdim, şikayetçiyim” dedi.

Oğuz Erge’nin 7 ay önce boşandığı eşi Nevra Karaman da, boşanmalarına rağmen eski eşinin çocukları için evin geçimini sağladığını, sanıktan şikayetçi olduklarını söyledi.

“Babam iyilik yaptı”

Bir suçtan dolayı cezaevinde bulunan Oğuz Erge’nin oğlu Mustafa Erge ise SEGBİS ile duruşmaya katılarak, “Sanık, intihar etmek istediğini söylüyor; ama taksiye maskeyle biniyor. İntihar edecek bir kişi alerjisini düşünür mü? Babam iyilik yaptı. Diyecek çok şeyim var; ancak mahkemede söyleyemiyorum. Şikayetçiyim” dedi.

Avukatı tutuksuz yargılama istedi

Delil Aysal’ın avukatı da, sanığın daha önce hastanede yattığını ifade ederek, cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesini mahkemeden talep etti. Sanığın kaçma ihtimalinin bulunmadığını söyleyen avukat, Aysal’ın tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmesini istedi.

Mahkeme heyeti, sanığın tedavi gördüğünü belirttiği Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönündeki raporun mahkemeye getirilmesine, olayda bugün dinlenmesi gereken iki sanığın bir sonraki celseye zorla getirilmesine karar vererek, duruşmayı 8 Mart 2024 gününe ertelendi.

Celil Anık: “Davanın takipçisiyiz”

Duruşmanın ardından İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Celil Anık, adliye önünde açıklamada bulundu. Davanın takipçisi olacaklarına vurgulayan Anık, “Gayet soğukkanlı; bazı şeyleri kabul etmiyor, gayet pişkin bir arkadaş. İnşallah bir sonraki duruşmada en ağır cezayı alır” sözlerine yer verdi. – İZMİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-taksici-cinayeti-davasi-basladi-sanik-sucunu-itiraf-etti/feed/ 0
Bahçelievler’de İETT şoförü hakkında mütalaa: 22 yıl 6 aya kadar hapsi istendi https://www.igdirhaber.com.tr/bahcelievlerde-iett-soforu-hakkinda-mutalaa-22-yil-6-aya-kadar-hapsi-istendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bahcelievlerde-iett-soforu-hakkinda-mutalaa-22-yil-6-aya-kadar-hapsi-istendi/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:15:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4474 Bahçelievler’de 2 kişinin ölümüne neden olan İETT şoförü hakkında mütalaa: 22 yıl 6 aya kadar hapsi istendi

İSTANBUL – Bahçelievler’de İETT şoförü Sefer Baldan’ın otobüs durağına dalarak 2 kişinin ölmesine neden olduğu kazaya ilişkin davada mütalaa açıklandı. Mütalaada sanık Baldan hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Bahçelievler’de 2 Şubat 2023 tarihinde İETT şoförü Sefer Baldan direksiyon hakimiyetini kaybederek otobüs durağına dalmıştı. Olayda 2 kişi hayatını kaybederken 2 kişi ise yaralanmıştı. Baldan’ın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Sefer Baldan SEGBİS sistemi ile bağlandı. Duruşmada bir kısım müştekiler ile taraf avukatları da hazır bulundu. Duruşmada mahkeme başkanı, olaya ilişkin Adli Tıp Kurumu raporunun dosyaya ulaştığını belirtti. Hazırlanan raporda Sefer Baldan’ın asli kusurlu, ölenler ve yaralananların ise kusurunun bulunmadığı belirtildi. Duruşmada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan İBB İETT’ye ait otobüs ile Bahçelievler Mahallesi D-100 yan yolda bulunan Bahçelievler otobüs durağına yanaşırken kaldırıma çıktığını belirtti. Sanığın Hikmet Kaya, Ahmad Rzayev ve Fehmi Aydın’a çarptığı açıklanan mütalaada, İbrahim Ethem Şekerli’nin ise otobüsün geldiğini fark ederek kaçması sonucu durağın demirine çarparak sağ kalça ve bacak kısmından yaralandığı kaydedildi. Kaza nedeniyle Hikmet Kaya, Ahmad Rzayev’in hayatını kaybettikleri, Fehim Aydın ve İbrahim Ethem Şekerli’nin ise yaralandıkları açıklandı. Otobüs içinde bulunan görgü tanığının da alınan ifadesine göre sanığın uyukladığı ve bu nedenle otobüs şoförünü 2 kez uyardığı mütalaada anlatıldı. Sanığın olay tarihinde uzun süre yorgun ve dikkatsiz biçimde araç kullandığı, bu durumun elektronik algılama sistemi ile de tespit edildiği, seyir halindeyken uyukladığı, yolcular tarafından uyarılmasına rağmen bu şekilde araç kullanmaya devam etmesi nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybedip durakta bekleyenlere çarparak ölüme ve yaralanmaya neden olduğu belirtildi. Mütalaada sanık Baldan hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Mütalaanın ardından söz verilen sanık Sefer Baldan “Suçum yoktur. Tansiyon ilacımı almamam nedeniyle uyku halinde olduğum görülecektir. Bile isteye bu kazaya sebebiyet vermedim” dedi. Sanık avukatı ise mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talebinde bulundu. Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık avukatının mütalaaya karşı savunma yapması için süre vererek duruşmanın ertelenmesine hükmetti.

İddianameden,

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Sefer Baldan’ın İETT’ye ait 97 numaralı otobüs ile seyir halindeyken Bahçelievler durağına yanaştığı sırada uyuması sonucu kaldırıma çıktığı, durakta bekleyen Hikmet Kaya, Ahmad Rzayev ve Fehmi Aydın’a çarptığı belirtilmişti. Müşteki İbrahim Şekerli’nin ise otobüsün çarpacağını fark edip yan tarafa doğru atlaması sonucu yaralandığı iddianamede kaydedilmişti. Hikmet Kaya ve Ahmad Rzayev’in kazadan sonra kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybettiği açıklanan iddianamede, ifadesine yer verilen İETT şoförü Baldan, olay sırasında bir anda gözlerinin karardığını söyleyerek “Gözlerimi açtığımda olay bitmişti. Normalde tansiyon ilacı kullanıyorum ama olay günü kullanmadım. Kaza sırasında uyumuyordum” demişti. Otobüs içerisinde bulunan görgü tanıkları ise iddianamede yer verilen beyanlarında Sefer Baldan’ın uyukladığını bu nedenle kazanın gerçekleştiğini söylemişti. İddianamede otobüs içindeki kamera görüntülerinden de Baldan’ın uyuduğunun net bir şekilde görüldüğü ifade edilmişti. Otobüste yapılan incelemede ise fren sisteminde herhangi bir arızanın tespit edilmediği iddianamede aktarılmıştı. Sefer Baldan’ın trafikte seyir halindeyken uyuması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybedip durakta bekleyenlere çarptığı iddianamede açıklanarak ‘taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

(Mİ- ZB-

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bahcelievlerde-iett-soforu-hakkinda-mutalaa-22-yil-6-aya-kadar-hapsi-istendi/feed/ 0
İzmir’de taksi şoförünü öldüren sanığın yargılanması başladı https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-taksi-soforunu-olduren-sanigin-yargilanmasi-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-taksi-soforunu-olduren-sanigin-yargilanmasi-basladi/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:51:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4421 İzmir’in Gaziemir ilçesinde aracına bindiği taksi şoförü Oğuz Erge’yi silahla öldüren Delil Aysal’ın yargılanmasına başlandı.

İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Delil Aysal, öldürülen Erge’nin ailesi, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Celil Anık ile taraf avukatları katıldı.

Erge’nin oğlu Mustafa Erge de tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Salonda çok sayıda çevik kuvvet polisi görev yaptı.

Duruşmada, savcılık makamını İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Bekir Şahiner temsil etti.

Tutuklu sanık Aysal, fırında kasiyer olarak çalıştığını ve geçmişte psikiyatri hastanesinde yattığını söyledi. Ailesinin kendisini sevmediğini savunan Aysal, olay gecesi bunalımda olduğu için dışarı çıktığını ve alkollü olduğunu öne sürdü.

Taksideki kameraya yansıyan kayıttaki ifadeleri kullanmadığını, görüntülerle oynandığını iddia eden Aysal, silahında 5 kurşun olduğunu 2’sini havaya, 3’ünü ise maktule sıktığını belirtti.

“Kendimi öldürmekti amacım”

Duruşmada, olay anı ve öncesine ilişkin kamera görüntüleri izletildi.

Mahkeme Başkanının “Araca sağdan binmişsin, neden gittin arkasına oturdun?” sorusu üzerine sanık Aysal, “Ben de bilmiyorum, hep öyle otururum.” yanıtını verdi.

“Neden öldürdün?” sorusuna Aysal’ın “Amacım kimseye zarar vermek değildi, ailemle sıkıntılarım vardı.” şeklinde yanıt vermesi üzerine Mahkeme Başkanı, “Senin sıkıntılarının cezasını başkası mı ödeyecek?” ifadesini kullandı.

Üye hakim, sanığın olay anında kesik eldiven giydiğini anımsatarak, “O eldiven soğuktan korumaz bir şeyi daha iyi kavramak için kullanılır. Maktulü yağma için mi keyif almak için mi öldürdün?” sorusunu yöneltti. Sanık, “İkisi de değil. Kendimi öldürmekti amacım, o eldiveni normalde de giyiyorum.” dedi.

Mahkeme Başkanı, olay sonrası Oğuz Erge’nin üzerinden 2 lira çıktığını, paralarını alıp almadığını sorması üzerine sanık, taksiden para almadığını, sadece telefon ve kulaklığı aldığını savundu.

Erge’nin boşandığı eşi Nevra Karahan da çocuklarına eşinin baktığını ifade ederek, sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi.

Oğuz Erge’nin kızı Naz, Adli Görüşme Odası’ndan (AGO) katıldığı duruşmada psikolog eşliğinde dinlenildi.

Erge, sanıktan şikayetçi olduğunu dile getirerek, “Babamın telefonundan arandım, sanık yeri tarif etti, ‘ağır yaralı, ambulans çağır, ben çağıramıyorum’ dedi. Amcam ve anneme haber verdim.” şeklinde konuştu.

Erge’nin oğlu Mustafa Erge de sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, “Babamın yaptığı bir iyilik. Diyecek çok şey var.” ifadesini kullandı.

Delil Aysal’ın avukatı, sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığı yönünde rapor alınmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına, cezai sorumluluğunu etkileyecek bir akıl hastalığının olup olmadığının belirlenmesi için Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

“Sanık, gayet soğukkanlı”

Duruşma sonrası İzmir Adliyesi önünde gazetecilere açıklama yapan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Celil Anık, sanığın en ağır cezayı alması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.

Tüm taksiciler adına bu davayı yakından takip edeceklerini belirten Anık, “Sanık, gayet soğukkanlı. Bazı şeyleri kabul etmiyor. Yani çok pişkin bir arkadaş. İnşallah, önümüzdeki mahkemede en ağır cezayı alır.” şeklinde konuştu.

Olay

Taksi şoförü Oğuz Erge, 31 Ocak’ta saat 03.30 sıralarında Buca Gediz Mahallesi’nden kapüşon ve cerrahi maske takan, Gaziemir’e gideceğini belirten Delil Aysal’ı (19) aracına almıştı.

Taksi, Gaziemir Belediyesi yakınlarına vardığında Aysal’ın arka koltuktan tabancayla üç el ateş ettiği Erge ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

Erge’nin üzeri ve aracındaki para ile eşyayı alarak kaçan şüpheli, polisin olay yeri ve çevresindeki 70 güvenlik kamerasının kaydettiği yaklaşık 110 saatlik görüntüyü incelemesiyle Buca’da saklandığı adreste yakalanarak tutuklanmıştı.

Olay öncesi, sırası ve sonrasında yaşananları ise araç içi kamerasının kaydettiği ortaya çıkmıştı. Sanık hakkında hazırlanan iddianamede, “nitelikli adam öldürme”, “nitelikli yağma” ve “ruhsatsız silah taşıma” suçlarından ceza istenmişti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-taksi-soforunu-olduren-sanigin-yargilanmasi-basladi/feed/ 0
Denizli’de Tek Taraflı Kaza Süsü Verilen Cinayet https://www.igdirhaber.com.tr/denizlide-tek-tarafli-kaza-susu-verilen-cinayet/ https://www.igdirhaber.com.tr/denizlide-tek-tarafli-kaza-susu-verilen-cinayet/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:45:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4419 Denizli’de 5 ay önce tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiği bildirilen yaşlı adamın, komşuları tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı. Sopalarla önünü kestikleri Şahin Demirten’i döverek öldüren, motosikleti ve cesedi sürükleyerek cinayete kaza süsü veren şüphelilerin sinsi planını, jandarmanın olay yerinde bulduğu odun parçaları bozdu.

Denizli’nin Acıpayam ilçesine bağlı Kelekçi Mahallesi’nde 16 Eylül 2023 tarihinde meydana gelen olayda; kırsal mahallede tek başına yaşayan Şahin Demirten’in (64) komşusu Cihan G., 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak Demirten’in evine 500 metre kala tek taraflı motosiklet kazasına karıştığı ihbarında bulundu. Komşunun ihbarı üzerine bölgeye ulaşan sağlık ekipleri, yaşlı adamın hayatını kaybettiğini belirledi. İlk incelemede kalp krizi geçirdiği için kaza yaptığı değerlendirilen 2 çocuk babası Demirten, görünürde şüpheli bir durum olmaması nedeniyle ertesi gün mahalle mezarlığında toprağa verildi.

Çocuklarının kuşkuları haklı çıktı

Babalarının bugüne kadar hiç kaza yapmaması, olay yerinde gördükleri kırık sopa parçaları ve bölgedeki parça parça kan izlerinden kuşkulanan Şahin Demirten’in çocukları, kazanın meydana geldiği bölgedeki tüm unsurları tek tek kayda alarak Cumhuriyet Savcılığına normal ölüm olarak rapor edilen dosyanın yeniden incelenmesi için dilekçe verdi. Ailenin kuşkularını dikkate alan savcılık, dosyayı araştırılması için Denizli İl Jandarma Komutanlığına bağlı JASAT dedektiflerine teslim etti. Giresun İkranur Tirsi cinayeti, Konya Büyükşen cinayeti ve Diyarbakır’da meydana gelen 9 yaşındaki çocuğun ölümü gibi faili meçhul olayları aydınlatan Denizli JASAT’ın uzman ekibi, Ekim ayının ortalarında adli tıp raporlarının çıkmasının ardından iğneyle kuyu kazar gibi 4 ay titiz bir çalışma yürüttü.

5 ay sonra itiraf ettiler

Olay yerindeki delillerin titiz bir şekilde toplanması ve kaza yaptığı iddia edilen motosiklette herhangi kırık bir parça bulunmamasından yola çıkan jandarma dedektifleri, yaptığı çalışmalarda 450 kişiyle yapılan mülakat, alınan ifadeler, teknik ve fiziki takiple olayı aydınlattı. Şahin Demirten’in komşusu olan aile tarafından sopalarla dövülerek öldürüldüğünü tespit edildi. Olayla ilgili olarak Demirten ile aralarında geçmişe dayalı husumet bulunan Hasan G., eşi Makbule G., oğlu Cihan G. ve kızı Serap G. gözaltına alındı. Jandarma karakolunda sorgulanan şüphelilerden Cihan G., suçunu itiraf ederek olay günü yaşananları anlattı.

Sahte fren izi yapıp, kaza süsü verdiler

Madde bağımlısı olduğu iddia edilen Cihan G.’nin geçmişte Şahin Demirten’in yolunu keserek para istemesi ve yaşanan tartışmaların husumete dönüşmesiyle devam eden olayda, cinayet günü yine Cihan G.’nin Şahin Demirten’in önüne çıkıp tartışmanın ardından başına sopa ile vurduğu ve sonrasında ailenin diğer üyelerinin de kavgaya dahil oldukları tespit edildi. Cinayete kaza süsü vermek isteyen ailenin, Şahin Demirten ve motosikletini 50 metre sürükledikleri, yaralı şahsı taşların üzerine yüzüstü yatırdıkları anlaşıldı. Suçtan kurtulmak için plan yapan hatta 112’yi arayarak kaza ihbarında bulunan aileyi, olay yerinde unuttukları ve evlerinin önündekilerle aynı olan odun parçaları ele verdi.

Şahin Demirten’i sopalarla döverek öldürdüklerini itiraf eden aile fertleri, dün olay yerinde yaptırılan keşfin ardından bu sabah saatlerinde Acıpayam Adliyesine sevk edildi. Demirten’in çocukları Ceyhun Demirten ve Ceylan Kaçar ile eski eşi, adliye getirilen şüphelilere tepki gösterdi. Şahin Demirten’in eski eşi Zühra Erten, güvenlik tedbirleri altına adliyeye sevk edilen şüphelilere “Katiller. Biz size ekmek AŞ verdik. Çocuklarıma acı çektirdiniz. Cuma günü öldürdünüz, Cuma günü tutuklandınız” diye bağırdı.

Savcılıktaki sorguları devam eden şüphelilerin, ‘Kasten adam öldürmek” suçlamasıyla mahkemeye sevk edilecekleri öğrenildi. – DENİZLİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/denizlide-tek-tarafli-kaza-susu-verilen-cinayet/feed/ 0
İETT Şoförüne 22 Yıl Hapis Cezası Talebi https://www.igdirhaber.com.tr/iett-soforune-22-yil-hapis-cezasi-talebi/ https://www.igdirhaber.com.tr/iett-soforune-22-yil-hapis-cezasi-talebi/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:21:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4405 Bahçelievler’de İETT şoförü Sefer Baldan’ın otobüs durağına dalarak 2 kişinin ölmesine neden olduğu kazaya ilişkin davada mütalaa açıklandı. Mütalaada sanık Baldan hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Bahçelievler’de 2 Şubat 2023 tarihinde İETT şoförü Sefer Baldan direksiyon hakimiyetini kaybederek otobüs durağına dalmıştı. Olayda 2 kişi hayatını kaybederken 2 kişi ise yaralanmıştı. Baldan’ın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Sefer Baldan SEGBİS sistemi ile bağlandı. Duruşmada bir kısım müştekiler ile taraf avukatları da hazır bulundu. Duruşmada mahkeme başkanı, olaya ilişkin Adli Tıp Kurumu raporunun dosyaya ulaştığını belirtti. Hazırlanan raporda Sefer Baldan’ın asli kusurlu, ölenler ve yaralananların ise kusurunun bulunmadığı belirtildi. Duruşmada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan İBB İETT’ye ait otobüs ile Bahçelievler Mahallesi D-100 yan yolda bulunan Bahçelievler otobüs durağına yanaşırken kaldırıma çıktığını belirtti. Sanığın Hikmet Kaya, Ahmad Rzayev ve Fehmi Aydın’a çarptığı açıklanan mütalaada, İbrahim Ethem Şekerli’nin ise otobüsün geldiğini fark ederek kaçması sonucu durağın demirine çarparak sağ kalça ve bacak kısmından yaralandığı kaydedildi. Kaza nedeniyle Hikmet Kaya, Ahmad Rzayev’in hayatını kaybettikleri, Fehim Aydın ve İbrahim Ethem Şekerli’nin ise yaralandıkları açıklandı. Otobüs içinde bulunan görgü tanığının da alınan ifadesine göre sanığın uyukladığı ve bu nedenle otobüs şoförünü 2 kez uyardığı mütalaada anlatıldı. Sanığın olay tarihinde uzun süre yorgun ve dikkatsiz biçimde araç kullandığı, bu durumun elektronik algılama sistemi ile de tespit edildiği, seyir halindeyken uyukladığı, yolcular tarafından uyarılmasına rağmen bu şekilde araç kullanmaya devam etmesi nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybedip durakta bekleyenlere çarparak ölüme ve yaralanmaya neden olduğu belirtildi. Mütalaada sanık Baldan hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Mütalaanın ardından söz verilen sanık Sefer Baldan “Suçum yoktur. Tansiyon ilacımı almamam nedeniyle uyku halinde olduğum görülecektir. Bilerek isteyerek bu kazaya sebebiyet vermedim” dedi. Sanık avukatı ise mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talebinde bulundu. Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık avukatının mütalaaya karşı savunma yapması için süre vererek duruşmanın ertelenmesine hükmetti.

İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Sefer Baldan’ın İETT’ye ait 97 numaralı otobüs ile seyir halindeyken Bahçelievler durağına yanaştığı sırada uyuması sonucu kaldırıma çıktığı, durakta bekleyen Hikmet Kaya, Ahmad Rzayev ve Fehmi Aydın’a çarptığı belirtilmişti. Müşteki İbrahim Şekerli’nin ise otobüsün çarpacağını fark edip yan tarafa doğru atlaması sonucu yaralandığı iddianamede kaydedilmişti. Hikmet Kaya ve Ahmad Rzayev’in kazadan sonra kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybettiği açıklanan iddianamede, ifadesine yer verilen İETT şoförü Baldan, olay sırasında bir anda gözlerinin karardığını söyleyerek “Gözlerimi açtığımda olay bitmişti. Normalde tansiyon ilacı kullanıyorum ama olay günü kullanmadım. Kaza sırasında uyumuyordum” demişti. Otobüs içerisinde bulunan görgü tanıkları ise iddianamede yer verilen beyanlarında Sefer Baldan’ın uyukladığını bu nedenle kazanın gerçekleştiğini söylemişti. İddianamede otobüs içindeki kamera görüntülerinden de Baldan’ın uyuduğunun net bir şekilde görüldüğü ifade edilmişti. Otobüste yapılan incelemede ise fren sisteminde herhangi bir arızanın tespit edilmediği iddianamede aktarılmıştı. Sefer Baldan’ın trafikte seyir halindeyken uyuması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybedip durakta bekleyenlere çarptığı iddianamede açıklanarak ‘taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iett-soforune-22-yil-hapis-cezasi-talebi/feed/ 0
Beylikdüzü’nde Oğlunu Öldüren Anneye Cezai Ehliyet Yok https://www.igdirhaber.com.tr/beylikduzunde-oglunu-olduren-anneye-cezai-ehliyet-yok/ https://www.igdirhaber.com.tr/beylikduzunde-oglunu-olduren-anneye-cezai-ehliyet-yok/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:00:48 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4291 Beylikdüzü’nde oğlu Mohammad Tahan’ı (4) kalbinden bıçaklayıp boğazını keserek öldüren Sarah Olabi’nin yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme Olabi’nin akıl hastası olması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verirken, sanık anne duruşmadaki son savunmasında “Olanları kötü bir rüya olarak düşünüyorum. Çocuğumu kaybettim hala inanmıyorum. Başka biri yaptı gibi, ben yapmadım sanki. Ben çocuğumu seviyorum tahliye istiyorum” dedi.

Beylikdüzü’nde 19 Şubat 2022 tarihinde meydana gelen olayda, yabancı uyruklu Sarah Olabi, oğlu Mohammad Tahan’ı (4) kalbinden bıçaklayıp boğazını keserek öldürmüştü. Olaya ilişkin yargılanan sanık Olabi hakkında karar açıklandı. Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, sanık Sarah Olabi tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Duruşmada taraf avukatları da hazır bulundu. Duruşmada mahkeme başkanı, sanığın suç tarihi itibariyle cezai ehliyetinin olmadığı yönünde hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporunun mahkemeye ulaştığını belirtti. Davaya ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın 4 yaşındaki öz oğlunu kesici delici aletle kesmek suretiyle öldürdüğünün sabit olduğunu aktardı. Savcı, Adli Tıp Kurumu raporu ile sanığın cezai sorumluluğunun bulunmadığı tespit edildiğinden ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etti. Mütalaada sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedbir altına alınmasına karar verilmesi istendi.

Mütalaaya karşı diyecekleri sorulan sanık Olabi, mahkemeye “Yani tahliye olacak mıyım?” diye sordu. Olabi savunmasının devamında ağlayarak “Ben olaya hala inanmıyorum, olanları kötü bir rüya olarak düşünüyorum. Çocuğumu kaybettim hala inanmıyorum. Başka biri yaptı gibi, ben yapmadım sanki. Ben çocuğumu seviyorum tahliye istiyorum” dedi.

Kararını açıklayan mahkeme, Olabi’nin ‘nitelikli kasten öldürme’ suçu sabit olmakla birlikte, akıl hastası olması nedeniyle sanığa ceza verilmesine yer olmadığına hükmetti. Mahkeme sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedbir altına alınmasına karar verdi. Öte yandan kararı duyan sanık anne, mahkemeye teşekkür etti.

İddianameden,

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Sarah Olabi’nin olay tarihinden bir hafta önce babasını ziyaret etmek için İstanbul’a geldiği ve babasının evinde kaldığı anlatılmıştı. Sarah Olabi iddianamede yer verilen savunmasında, “11 yıldır psikolojik rahatsızlığım nedeniyle ilaç kullandım. Olaydan bir hafta önce İstanbul’a annem ve bebeğimle geldik. İstanbul’da rahatsızlığım arttı. Bebeğimle beraber babamın ikamet ettiği eve gittik. Gece rüyamda kabus gördüm. Kabusta oğlumu benden alacaklarını gördüm. Almasınlar diye oğluma sarıldım ve ağzını kapattım, ağzından kan geldiğini gördüm. Yatağa bıraktım. Bebeğimi hareketsiz olarak görünce mutfağa gidip bıçak aldım ve odaya geri döndüm. Kendimi öldürmek için bileklerimi ve göğsümü kestim. Ben öldükten sonra bebeğimi almasınlar diye bebeğimi de kestim. Daha sonra kendimi kaybettim. Olanları hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde dilimin bir parçasını keserek kopan parçayı bebeğimin yanına attım. Kapının çaldığını duydum. Kimse görmesin diye kaldığım odanın kapısını açmadım. Kimseye zarar vermek istemedim. Gece gördüğüm kabustan dolayı gerçekleşti. Bebeğimi benden alacaklar diye kendimi kaybettim” ifadelerini kullanmıştı. İddianamede Sarah Olabi hakkında ‘kendisini savunamayacak çocuğu canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilmişti. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/beylikduzunde-oglunu-olduren-anneye-cezai-ehliyet-yok/feed/ 0
Sakarya’da Erdal Sakız cinayeti davasında karar açıklandı https://www.igdirhaber.com.tr/sakaryada-erdal-sakiz-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/sakaryada-erdal-sakiz-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:12:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4199 Sakarya’nın Karasu ilçesinde kendisinden haber alınmayan ve Hendek ilçesinde ormanlık alanda ölü bulunan Erdal Sakız cinayetine ilişkin aynı aileden 2’si tutuklu 1’i tutuksuz yargılanan sanıklar son kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti tutuklu karı-kocaya ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, tutuksuz yargılanan sanığın ise beraatine karar verdi.

19 Kasım 2022 tarihinde meydana gelen olayda, Karasu’nun Kurudere Mahallesi’ndeki evinden aracıyla ayrılan ve bir daha kendisinden haber alınamayan evli ve üç çocuk babası Erdal Sakız, ailesinin ihbarı üzerine aranmaya başlanmıştı. Karasu İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince her yerde aranan Erdal Sakız, Kurudere Mahallesi ile Hendek ilçe sınırı arasındaki Çamdağı ormanlık alanda aracının içinde başından tüfekle vurulmuş halde bulundu. Hususa ilişkin başlatılan incelemede Sakız’ın arkadaşı E.K., eşi L.K. ve oğlu S.K. gözaltına alınıp çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Hususa ilişkin açılan davada Cumhuriyet Savcısı mütalaasında sanık E.K. ve eşi L.K. hakkında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, suça sürüklenen çocuk S.K. hakkında ise beraat isteminde bulunmuştu.

4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın bugünkü duruşmasında tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Gelen belgelerin zapta geçirilmesinin ardından başlayan duruşmada sanıklar, esas hakkındaki son savunmalarını yaptı.

“Olay suç örgütleri tarafından işlenmiş, benim ailemin üzerine atılmaktadır”

Tutuksuz yargılanan suça sürüklenen çocuk S.K., “Mütalaayı kabul etmiyorum. Duruşmadaki beyanlarım doğrudur. Benim maktul ile sorunum yoktur. Maktulün hasımları eşi, oğlu ve sevgilisidir. İddia edilen olayda, ben evde değildim, bir şey görmedim. Maktulü öldürenler dışarıda gezmektedir. Olay suç örgütleri tarafından işlenmiş, benim ailemin üzerine atılmaktadır. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

“Tehditlerinden dolayı işlemediğimiz bir suçu kabul ettim”

Tutuklu sanık L.K., “Gözaltında kaldığımız 3 gün süre içinde biz derdimizi anlatmaya çalıştık. Bir avukat geldi ve bize vermemiz gereken ifadeleri söyledi. İfadeleri söylemezsek kocam, oğlum ve benim ağırlaştırılmış müebbet alacağımızı bebeğimin ise yetiştirme yurduna verileceğini söyledi. Ben de çocuklarımın başına gelecek olan olaylardan korktuğum için ve Y.D. ile E.S.’nin tehditlerinden dolayı işlemediğimiz bir suçu kabul ettim” dedi.

“Cesedi Hendek ilçesine bırakılmasının sebebi kolluk kuvvetini yanıltmak içindir”

Tutuklu sanık E.K., “Gözaltında imzaladığım ifadeler eşim, çocuğum ve benim ayrı ayrı baskı altında alınmıştır. Ben bunu kabul etmiyorum. Ben detaylı bir ifademin alınarak soruşturmanın başlatılmasını talep ediyorum. Maktulü ben ve ailem öldürmedi, husumetlileri E.S., E.D. ve N.’dir. Erdal Sakız ile kardeş gibi yaşadık. Fındık olayıyla alakalı bir husumet yaşamadık. Delillerin avukatlarıyla beraber karartılıp suçu üzerimize attılar ve mahkemeyi yanıltıyorlar. Cesedi Hendek ilçesine bırakılmasının sebebi kolluk kuvvetini yanıltmak içindir. Karasu’ya bırakılsaydı kolluk kuvveti ilk olarak husumetlilerini gözaltına alacaktı. Kolluk kuvvetini yanıltmak için Hendek ilçesinde ormanlık alana bırakmışlardır. Planlanarak olmuştur Erdal Sakız’ı öldürmedim aksine sahip çıktık. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum” diye konuştu.

Mahkeme heyeti ise tutuksuz yargılanan S.K.’nın beraatına, sanık E.K. ile eşi L.K.’nin ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. – SAKARYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sakaryada-erdal-sakiz-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/feed/ 0
AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay’dan silahlı saldırı açıklaması https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-kucukcekmece-belediye-baskan-adayi-aziz-yeniaydan-silahli-saldiri-aciklamasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-kucukcekmece-belediye-baskan-adayi-aziz-yeniaydan-silahli-saldiri-aciklamasi/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:33:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4029 AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay, seçim çalışmaları sırasında gerçekleşen silahlı saldırı ile ilgili basın toplantısı düzenledi. Saldırıya ilişkin konuşan Yeniay, “Bir tiyatro oynanıyor, bu tiyatro terörle oynanıyor. Bu kadar tesadüfün bir araya gelmesi çok anlamlı değil. Bu bir terör saldırısıdır, bu bir planlı eylemdir” dedi.

AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay, 10 Şubat Cumartesi günü Kanarya Mahallesi’ndeki seçim çalışmaları sırasında gerçekleşen silahlı saldırıya ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Halkalı’da bulunan bir otelde basın mensuplarıyla bir araya gelen Aziz Yeniay, hem saldırı günü yaşananlarla ilgili hem de projelerine ilişkin konuştu. Cumartesi günü yaşanan olayın bir tesadüf olmadığını belirten Yeniay, olayın terörle bağlantısı olduğunu savundu.

“Bu bir organize suç örgütü girişimidir”

Olaya ilişkin konuşan AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay, “Çok açık söylüyorum. Bu bir terör saldırısıdır. Bu bir organize suç örgütü girişimidir. Bu planlı eylemdir. Ancak seçildiği yer seçildiği mekan zaman dilimi belki de hedef şaşırtmak da isteyen bir görüntü arz ediyor olabilir. Bütün bunların hepsi şu anda savcılığımız ve emniyet müdürlüğümüz tarafından titizlikle incelenmekte. Gerek emniyet birimlerimizin gerekse de Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanaati ve benim kanaatim olayın tamamen planlı bir terör girişimi ve tamamen bize gelecektir” diye konuştu.

“Hiç kimseyle husumetim ve alacak verecek davam yok”

Hiç kimseyle bir husumetlerinin olmadığını anlatan Yeniay, “Diyorum ki, bizim bölgede hiç kimseyle bireysel bir husumetim söz konusu değil. Alacak verecek hiçbir şey söz konusu değil. Bu tamamen ve tamamen siyasi bir figüre, bir yerel belediye başkanı adayına ve bir siyasi kimliğe karşı yapılmış olan bir terör girişimidir. Tabii bu arada başka da şeyler oluyor. Bütün bu tesadüfler yan yana art arda geliyor. Garip bir şekilde, Bir başka gariplik de şu henüz daha salonun içerisindeyiz, ki dışarıda gerekli güvenlik oluşturulana kadar silahın nereden patladığını bilmiyoruz. Sokaktan mı, binalardan mı? Çünkü sokak arasındayız. Güvenlik tedbirlerin alınmasını beklerken birkaç dakika daha geçmeden dernek başkanımız hemen bir dışarı çıktı, içeri girdi. ‘Arkadaşlar rahat olun. Bu bize yönelik bir saldırı değildir, bu adi bir olaydır’ dedi. Şaşırtıcı bir bilgi oldu. Çünkü henüz daha emniyet gelmedi, güvenlik tedbiri almadı, kişiler belli değil, olay belli değil ama hangi olay olduğu, belli oldu” dedi.

“Hemen iki siyasi figür, belediye başkanları peş peşe açıklama yaptılar”

İmamoğlu’nun açıklamasına da değinen Yeniay, “Akabinde hemen iki siyasi figür, belediye başkanları peş peşe açıklama yaptılar. Efendim bu olay siyasi bir olay değildir. Şahsa yönelik bir saldırı değildir. Bu tamamen adi bir olaydır. Dedim ki ‘henüz daha bir olay yerindeydi. Alanı terk etmedik. Devletin bilmediği elinin bilmediği ilgili otoritelerin henüz daha konuya mahsus olmadığı bir noktada faillerle ilgili hiçbir bilgi olmadan siz bu bilgiyi nereden aldınız? Kulağınıza kim fısıldadı ya da ne yapmak istiyorsunuz? Ne yöne hedefi şaşırtmak istiyorsunuz’ diye bir dizi soru sordum. ve gerçekleri de merak ediyorum hala merak ediyorum. Başta İstanbul’u yöneten şahsiyet dahil olmak üzere bu kadar kısa süre içerisinde sizleri kim aradı da bu eylemin gerçekleştirdiği noktasında bilgi sahibi olup böyle bir kanaate ulaştı. ya da kimler bu bilgiyi kendisinde sufle etti? ya da ne yapmak istiyor?” şeklinde konuştu.

“Terörle birlikte bir tiyatro oynanıyor”

Olayın direkt kendisine yönelik bir terör saldırısı olduğunu savunan Yeniay, “Arkadaşlar bir tiyatro oynanıyor. Bu tiyatro terörle oynanıyor. Çok tehlikeli bir araçlar kullanılıyor. ve terörün arkasındaki aktörlerin ciddi manada gerek bizler gerek kamuoyu merak etmektedir. Bu bir organizasyon ve aktör olarak sokaktakilerden farklı farklı gruplara varıncaya kadar pek çok aktör kullanılmıştır. Bunlardan henüz daha bildiğim kadarıyla 26’sı yakalandı. 16’sı tutuklandı, 4’ü serbest bırakıldı, ki bunlardan dört tanesinin de çocuk olduğunu öğreniyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-kucukcekmece-belediye-baskan-adayi-aziz-yeniaydan-silahli-saldiri-aciklamasi/feed/ 0
İzmir’de dedesine yardım etmek isterken ölümüne neden olan kişiye 16 yıl hapis istemi https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-dedesine-yardim-etmek-isterken-olumune-neden-olan-kisiye-16-yil-hapis-istemi/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-dedesine-yardim-etmek-isterken-olumune-neden-olan-kisiye-16-yil-hapis-istemi/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:33:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3784

İZMİR’in Karabağlar ilçesinde, yanlışlıkla otomobiline binen kız çocuğunu darbettiği sırada olaya müdahale eden dedesi Sedat Necmi Gültiren’e (62) yumruk atarak ölümüne neden olan Nihat Pekyen’in (45) ‘kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma’ suçundan 16 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmasına başlandı. İlk duruşmasında Necmi Gültiren’in eşi Sevim Gültiren, “Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Bu sanık yüzünden 2 çocuğumla kaldım. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum” dedi. Tutuklu sanık Pekyen ise karşı tarafın kendisine küfür ettiğini söyledi.

Olay, 22 Haziran 2023’te, Osman Aksüner Mahallesi 5733 Sokak’ta meydana geldi. Evli ve 3 çocuk babası oto boyacısı Sedat Necmi Gültiren, kızı ve 10 yaşındaki kız torunuyla bir lokantada yemek yedi. Yemek sonrası Gültiren hesap öderken, torunu lokantanın önünde park halindeki otomobillerine binmek için dışarı çıktı. Küçük kız, dedesinin otomobili sandığı inşaat firması sahibi Nihat Pekyen’e ait otomobilin arka koltuğuna bindi. İddiaya göre, aynı lokantada oturan ve küçük bir kızın otomobiline bindiğini görüp, koşarak aracın yanına giden Pekyen, kızı darbetmeye başladı. Bu sırada lokantadan çıkan Sedat Necmi Gültiren, olaya müdahale etti. Gültiren ile Pekyen arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Çevredekiler tarafları ayırmak için araya girdi. Kavga sırasında Pekyen, Gültiren’in yüzüne ve göğsüne yumruk attı. Yere yığılan Sedat Necmi Gültiren, hareketsiz kaldı. İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Gelen sağlık ekipleri Gültiren’i ambulansla İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı.

KAVGA ANI KAMERADA

8 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Gültiren, 30 Haziran 2023’te hayatını kaybetti. İzmir Adli Tıp Kurumu’nda otopsisi yapılan Gültiren, İzmir’de toprağa verildi. Kavgaya karışan Pekyen ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri sonrası adliyeye sevk edilen Pekyen, tutuklandı. Gültiren’in ölümü ile sonuçlanan kavga anları ise bir iş yerine ait güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Soruşturmanın ardından Sedat Necmi Gültiren’in ölümüne neden olan Nihat Pekyen hakkında ‘kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma’ suçundan 12 yıldan 16 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

‘ARKA KAPIYI AÇIP KIZLARI İNDİRMEK İSTEDİM’

Davanın ilk duruşması İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Nihat Pekyen, taraf avukatları, ölen Sedat Necmi Gültiren’in yakınları yer aldı. Savunmasını yapan Nihat Pekyen, “Denizli’den İzmir’e Kız arkadaşımla gelmiştik. Yol kenarında bir restoranda yemek yiyorduk. 10 ile 15 dakika sonra aracımın kapısının kapandığını gördüm. 20 ve 10 yaşlarında 2 kız çocuğunu aracımda gördüm. Koşarak aracın başına gittim. Kapıyı kilitlemeyi unutmuşum. 20’li yaşlardaki kız çocuğu kapıyı tutup açmadı. Arka kapıyı açıp kızları indirmek istedim. Araçta kız arkadaşımın çantası, valizim, 4 bin dolar ve 6 bin 800 TL param vardı. Kızları aracımdan indirmeye çalıştım. Sonra maktul geldi. Tartışmaya başladık. Kız arkadaşım araya girdi, ayrıldık. Bu kişi bana küfür etti. Avucumun içiyle boyuna vurdum. 30 saniye sonra yere düştü. Çevredeki esnaf bizi lokantanın içerisine soktu. Sonra da polisler geldi. Aracımdan 3 bin 200 dolarım çalındı” dedi.

‘YEĞENİMİN KAFASINI CAMA VURARAK DARBETTİ’

Necmi Gültiren’in kızı Söngül Gültiren, “Babam esnaftır. Olay günü beraber yemek yemek istedik. O gelmek istemedi ancak ikna ettik. Yeğenimle birlikte babam ile lokantaya gittik. Babam bir müşterinin aracı ile bizi lokantaya götürdü. İçeri girdik, babam aracı park edip peşimizden geldi. Biz sonrasında babamdan önce restorandan çıktık. Babamın bizi restorana getirdiği, ilk kez olay günü bindiğimiz sanık ile aynı renk ve modele sahip otomobili kapının önünde gördük. Restorana geldiğimiz araç zannedip, kapıları açık olan ve sanığa ait olduğunu sonradan fark ettiğimiz otomobile oturduk. Bu sırada sanık koşarak aracın başına geldi. Arka kapıyı açarak burada oturan yeğenimin kafasını cama vurarak darbetti ve dışarıya çıkartmaya çalıştı. Sonra babam olay yerine yetişti. Sanık babamın yüzüne ve göğsüne yumruk attı. 8 gün yoğun bakımda falan babam yaşamını yitirdi. Şikayetçiyim” ifadelerini kullandı.

‘BUGÜN SEVGİLİLER GÜNÜ’

Necmi Gültiren’in eşi Sevim Gültiren ise “Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Ben bu sandık yüzünden 2 çocuğumla kaldım. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum. 60 yaşındaki adama mı gücü yetti?” dedi.

Nihat Pekyen’in kız arkadaşı Dudu Yılmaz da “Olay günü erkek arkadaşımla yemek yedik. Bu sırada Nihat birden koştu, aracın başına gitti. Araçtaki kızları indirmeye çalıştı, vurmadı. Sonra ölen kişi ve diğer yakınları toplandı. Bize sövüp, vurdular. Lokantaya yürürken, saldırı sürünce Nihat sinirlenip geri döndü. Ben arkamı döndüğümde, adamın yere düştüğünü gördüm. Paramız çalındı. Gerçi karakolda kızların üzerine baktılar ancak para çıkmadı” diye konuştu.

Taraf avukatlarının savunmalarının ardından duruşma savcısı sanığın tutukluluğunun devamını istedi. Mahkeme heyeti ise sanığın tutukluluğunun devamına hükmedip, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için davayı ileri bir tarihe erteledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-dedesine-yardim-etmek-isterken-olumune-neden-olan-kisiye-16-yil-hapis-istemi/feed/ 0
Keşan’da Sokak Hayvanları Barınağına Hırsızlık https://www.igdirhaber.com.tr/kesanda-sokak-hayvanlari-barinagina-hirsizlik/ https://www.igdirhaber.com.tr/kesanda-sokak-hayvanlari-barinagina-hirsizlik/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:39:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3692

EDİRNE’nin Keşan ilçesinde Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği’ne ait ‘Can Evi’ olarak adlandırılan barınaktan kimliği belirsiz kişilerce mama, su ile mama kapları, battaniye ve halı çalındı. Polis ekipleri şüphelileri bulmak için çalışma başlattı.

Olay, saat 05.00 sıralarında, İspat Cami Mahallesi Kurtuluş Caddesi’ndeki Keşan Sokak Hayvanları Koruma Derneği’ne ait ‘Can Evi’ne, iddiaya göre gece saatlerinde yaşı 18’den küçük 5-6 kişi tahta paletlere tırmanıp, barınaktaki konteynerlerin üzerinden içeri atladı. Buradaki 16 kova mama, battaniye ve halıları çalan şüpheliler, kafesleri de açarak köpekleri salıp kaçtı.

‘O ZAVALLI HAYVANLARIN RIZKINI NASIL ÇALARSINIZ?’

Keşan Sokak Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Sevinç Cebeci, dernek olarak destek ve bağışlarla ayakta durduklarını belirterek, “Hayvanseverler tarafından bağışlanan mamaları orada tedavi ve bakım altında olan yavru, yaralı, yaşlı ve hasta köpeklerimiz için kullanıyoruz. Orada küçük de bir depomuz var. Geçen yıl da çocuk yaştaki bazı kişiler barınağımıza girmişlerdi. Bu çocuklar maalesef barınağımıza dadanmış durumdalar. Maalesef ihtiyacı olan bu hayvanların mamalarını, battaniyelerini, halılarını ve kaplarını çalmışlar. Buna çok üzülüyorum. Ne duruma geldik? O zavallı hayvanların rızkını nasıl çalarsınız? Burası bir barınak. Maalesef çevredeki esnaf da buna duyarsız. Polisi veya bizi aramıyorlar. Birkaç saat içeride kalıp bu olayı yapmışlar. Biz artık bu gibi olayların yaşanmasını istemiyor ve yaşanan hırsızlık olayını kınıyoruz” dedi.

‘BURADA EMEK VERİYORUZ’

‘Can Evi’ barınağı sorumlusu Şencan Dikçe ise hırsızlık olayını gerçekleştirenlerin yaşı 18’den küçük 5-6 kişi olduğunu ve daha önce barınakta karşılaştıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Biz daha önce de çok defa ikazlarda bulunduk ama anlamıyorlar. Bizim çıkış saatlerimizi takip ediyorlar. Bu kaçıncı? Daha önce taşındığımız barınakta da bu çocuklarla aynı sıkıntıları yaşadık. Şu an burası göz önünde bulunan bir yer. Bu kadar da çevrede esnaf var ama herkes bize hem kör hem sağır davranıyor. Bu olay 10-15 dakikada gerçekleşmemiş. Burada en az 2 saat durmuşlar. 16-17 paket mamamız gitti. Onun haricinde kovalarımız, battaniyelerimiz, halılarımız çalındı. Kafesleri açıp köpekleri içeri salmışlar. Alamadıklarını ziyan etmişler. O kadar üzgünüm ki. Burada bir emek veriyoruz. Mama sizin için bir şey değil belki ama bizim için çok büyük bir zarar. Ne olacak? Bir saat sonra kapatıp gittiğimde gelip kalan o mamaları da alacaklar. Ben buradan sesleniyorum, ‘Biz ne yapalım?’ Mamaları götürüp başka yere koysak oradan da çalacaklar. Ben çaresizim şu anda” diye konuştu.

‘BİZİM İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR DURUM BU’

Bakıma muhtaç sokak hayvanlarını korumak için birlik olunması gerektiğini söyleyen Dikçe, “Gören, duyan polise ve bize haber versin. Sadece köpek bırakmaya gelmesin insanlar. 2 saat içerisinde burası soyuldu. Hiç mi bir  insan görmedi? Tabelada telefonlarımız yazıyor. Olaydan sonra esnaf arkadaşımız geliyor olayı bize söylüyor. O an telefon açsana. Polise bildirsene. 5 dakikada biz buradayız. Biz çevredeki esnaftan da bir şey istemiyoruz. Bizim gözümüz, kulağımız olun sadece. Çok üzülüyorum. Bizim için çok büyük bir durum bu. Biz insanlardan mama dileniyoruz. Geliyor çoluk-çocuk çalıyor” ifadelerini kullandı.

?Polis şüphelileri bulmak için çalışma başlattı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kesanda-sokak-hayvanlari-barinagina-hirsizlik/feed/ 0
FİLİNİSTİN’E DESTEK MİTİNGİNDEKİ YUMRUKLU SALDIRI DAVASINDA SANIK HAKİM KARŞINDA https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/ https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:33:31 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3594

-Ege Akersoy: Pişmanım

Özden ATİK/ İSTANBUL, İstanbul’da düzenlenen Filistin’e destek mitinginde “Kelime-i Tevhid” bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk attığı gerekçesiyle 17 gün tutuklu kalan 25 yaşındaki üniversite öğrencisi Ege Akersoy, 4 yıla kadar hapis istemiyle bugün hakim karşısına çıktı. Akersoy, şikayetçinin taşıdığı bayrağın Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüğünü ifade ederek “Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi. Mahkeme, Akersoy hakkındaki yurt dışı yasağını kaldırarak dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya,, tutuksuz sanık Ege Akersoy gelirken, şikayetçi İsmail Aydemir katılmadı.

Sanık Ege Akersoy kimlik sorgusunda elektrik mühendisliği mezunu ve öğrenci olduğunu, çalışmadığından herhangi bir geliri olmadığını söyledi. Akersoy, “31 Aralık günü arkadaşımda kalmıştım. Sabahında vapurla Kadıköy’den Karaköy’de geldim. Haliç metro civarında şikayetçi ismail Aydemir’i gördüm. Elinde yeşil üzerinde Arapça yazılı bayrak vardı. Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olay öncesinde Suudi Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray-Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşının okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye içinde dolandırılmasından rahatsız oldum. Ayrıca 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde sadece Türk bayrağı dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. O gün tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardayız, şehitlerimiz varken Türk bayrağının taşınması daha doğru’ dedim. O da ‘Sanane istediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada bana vuracağını düşünerek kendimi koruma dürtüsüyle kendisine bir kez yumruk attım. Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Bu olay müştekiyle aramızda münferiden yaşanmış bir olaydı böyle de kalması gerekirdi. ” dedi. Akersoy, müştekiye yönelik “Tam bir Arap sevici Arap kültürünü savunuyor” tarzı sözler söylediğini hatırlamadığını belirtti.

Akersoy’un avukatı Ali Öztürk ise “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Halkın bir kesimin aşağılamak gibi bir durum yoktur. Bir anda gelişen münferit bir olaydır” diyerek beraat talep etti.

“ŞİKAYETİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR”

İsmail Aydemir’in hasta olduğu için duruşmaya gelemediğini belirten müşteki avukatı Deniz Alp İmamoğlu ise “Şikayetiniz devam etmektedir. Savunmaları suçtan kurtulmaya yöneliktir. Müvekkilin kendisine yönelik bir hareketi olduğunu söylemiş o yüzden yumruk attığını söylemiştir. Ancak müvekkilimde skolyoz denilen omurga eğriliği rahatsızlığı vardır. Bu yüzden yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak yumruk atma imkanı olamaz. Müvekkil olayda yaralanmıştır. Müvekkilin elindeki bayrak yasa dışı mıdır, illegal ifadeler mi vardır, terör örgütünün siması mı vardır, hayır.  Müvekkilimin taşıdığı bayrak tabut üzerine konulan tevhid bayrağıdır. Müvekkilin katılma sebebi Filistinlilere yapılanlara karşı gelmek için olduğu gibi, 12 şehidimize rahmet okutmaktır” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti. Diğer şikayetçi avukatı ise müvekkilinin bayrağı miting alanındaki seyyar satıcıdan aldığını, ayrıca Türk bayrağı da taşımakta olduğunu ifade ederek sanığın cezalandırılmasını istedi.

“OLAYI BURAYA GETİREN MEDYAYA YANSIMASI VE SOSYAL LİNÇTİR”

Savcı, dosyanın mütalaa için kendisine verilmesini istedi. Söz alan sanık avukatı Ali Öztürk, “Olayın, bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilimin, müştekinin hastalıklarını bilmesi mümkün değil, aralarında itişme olduğunu kendini koruma maksatlı hareket ettiğini söylemiştir. Olayı buraya getiren medyaya yansıması ve bir nevi sosyal linçtir. Müvekkilim bayrak da ne yazdığını bilmiyordu. Bayrak da ne yazdığını müşteki de olaydan önce bilmiyordu” şeklinde konuştu.

YURT DIŞI YASAĞI KALDIRILDI

Mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere savcılığa gönderilmesine karar verdi. Sanık hakkındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

“EL ÖPÜP BAYRAĞA SAYGI GÖSTERİSİNDE BULUNSAYDI UZLAŞMAYA HAZIRDIK”

Şikayetçi avukatı Deniz Alp İmamoğlu duruşma sonrasında basın mensuplarına açıklama yaparak müvekkilinin taşıdığı bayrağın, yasadışı bir bayrak olmadığını belirtti. İmamoğlu, müvekkilinin uğradığı saldırının kabul edilemez olduğunu söyleyerek “Böyle bir saldırının düşünce ve ifade özgürlüğüne yapıldığını düşünüyoruz. Sanığın cezalandırılmasını talep ettik. Sanık herhangi bir şekilde uzlaşmaya yanaşmadı. Biz müvekkilden el öpüp özür dilendiğinde uzlaşmaya açıktık ve bayrağa bir saygı gösterisinde bulunulduğunda uzlaşmaya hazırdık. Sanık bunu kabul etmedi” dedi.

İDDİANAME

Fatih’te 1 Ocak sabah saatlerinde yapılan ‘Şehitlere rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet’ mitingine katılan İsmail Aydemir elinde Kelime-i Tevhid Bayrağı ile yürümüştü. Ege Akersoy, Haliç metrosu civarında tesadüfen karşılaştığı Aydemir’e “Sen Türk değil misin” dedikten sonra yumruk atmıştı. Gözaltına alınan Akersoy  tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede Ege Akersoy’un kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e “Sen tam bir Arap sevicisisin… Arap kültürünü savunuyor” şeklinde söylemler ile halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği belirtildi. İddianamede, şüpheli Akersoy’un “Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından toplam 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapsi istendi.Akersoy, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/feed/ 0
Filinistin’e destek mitingindeki yumruklu saldırı davasında sanık hakim karşında https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/ https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:30:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3591

-Ege Akersoy: Pişmanım

Özden ATİK/ İSTANBUL, İstanbul’da düzenlenen Filistin’e destek mitinginde “Kelime-i Tevhid” bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk attığı gerekçesiyle 17 gün tutuklu kalan 25 yaşındaki üniversite öğrencisi Ege Akersoy, 4 yıla kadar hapis istemiyle bugün hakim karşısına çıktı. Akersoy, şikayetçinin taşıdığı bayrağın Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüğünü ifade ederek “Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi. Mahkeme, Akersoy hakkındaki yurt dışı yasağını kaldırarak dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya,, tutuksuz sanık Ege Akersoy gelirken, şikayetçi İsmail Aydemir katılmadı.

Sanık Ege Akersoy kimlik sorgusunda elektrik mühendisliği mezunu ve öğrenci olduğunu, çalışmadığından herhangi bir geliri olmadığını söyledi. Akersoy, “31 Aralık günü arkadaşımda kalmıştım. Sabahında vapurla Kadıköy’den Karaköy’de geldim. Haliç metro civarında şikayetçi ismail Aydemir’i gördüm. Elinde yeşil üzerinde Arapça yazılı bayrak vardı. Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olay öncesinde Suudi Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray-Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşının okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye içinde dolandırılmasından rahatsız oldum. Ayrıca 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde sadece Türk bayrağı dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. O gün tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardayız, şehitlerimiz varken Türk bayrağının taşınması daha doğru’ dedim. O da ‘Sanane istediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada bana vuracağını düşünerek kendimi koruma dürtüsüyle kendisine bir kez yumruk attım. Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Bu olay müştekiyle aramızda münferiden yaşanmış bir olaydı böyle de kalması gerekirdi. ” dedi. Akersoy, müştekiye yönelik “Tam bir Arap sevici Arap kültürünü savunuyor” tarzı sözler söylediğini hatırlamadığını belirtti.

Akersoy’un avukatı Ali Öztürk ise “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Halkın bir kesimin aşağılamak gibi bir durum yoktur. Bir anda gelişen münferit bir olaydır” diyerek beraat talep etti.

“ŞİKAYETİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR”

İsmail Aydemir’in hasta olduğu için duruşmaya gelemediğini belirten müşteki avukatı Deniz Alp İmamoğlu ise “Şikayetiniz devam etmektedir. Savunmaları suçtan kurtulmaya yöneliktir. Müvekkilin kendisine yönelik bir hareketi olduğunu söylemiş o yüzden yumruk attığını söylemiştir. Ancak müvekkilimde skolyoz denilen omurga eğriliği rahatsızlığı vardır. Bu yüzden yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak yumruk atma imkanı olamaz. Müvekkil olayda yaralanmıştır. Müvekkilin elindeki bayrak yasa dışı mıdır, illegal ifadeler mi vardır, terör örgütünün siması mı vardır, hayır.  Müvekkilimin taşıdığı bayrak tabut üzerine konulan tevhid bayrağıdır. Müvekkilin katılma sebebi Filistinlilere yapılanlara karşı gelmek için olduğu gibi, 12 şehidimize rahmet okutmaktır” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti. Diğer şikayetçi avukatı ise müvekkilinin bayrağı miting alanındaki seyyar satıcıdan aldığını, ayrıca Türk bayrağı da taşımakta olduğunu ifade ederek sanığın cezalandırılmasını istedi.

“OLAYI BURAYA GETİREN MEDYAYA YANSIMASI VE SOSYAL LİNÇTİR”

Savcı, dosyanın mütalaa için kendisine verilmesini istedi. Söz alan sanık avukatı Ali Öztürk, “Olayın, bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilimin, müştekinin hastalıklarını bilmesi mümkün değil, aralarında itişme olduğunu kendini koruma maksatlı hareket ettiğini söylemiştir. Olayı buraya getiren medyaya yansıması ve bir nevi sosyal linçtir. Müvekkilim bayrak da ne yazdığını bilmiyordu. Bayrak da ne yazdığını müşteki de olaydan önce bilmiyordu” şeklinde konuştu.

YURT DIŞI YASAĞI KALDIRILDI

Mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere savcılığa gönderilmesine karar verdi. Sanık hakkındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

“EL ÖPÜP BAYRAĞA SAYGI GÖSTERİSİNDE BULUNSAYDI UZLAŞMAYA HAZIRDIK”

Şikayetçi avukatı Deniz Alp İmamoğlu duruşma sonrasında basın mensuplarına açıklama yaparak müvekkilinin taşıdığı bayrağın, yasadışı bir bayrak olmadığını belirtti. İmamoğlu, müvekkilinin uğradığı saldırının kabul edilemez olduğunu söyleyerek “Böyle bir saldırının düşünce ve ifade özgürlüğüne yapıldığını düşünüyoruz. Sanığın cezalandırılmasını talep ettik. Sanık herhangi bir şekilde uzlaşmaya yanaşmadı. Biz müvekkilden el öpüp özür dilendiğinde uzlaşmaya açıktık ve bayrağa bir saygı gösterisinde bulunulduğunda uzlaşmaya hazırdık. Sanık bunu kabul etmedi” dedi.

İDDİANAME

Fatih’te 1 Ocak sabah saatlerinde yapılan ‘Şehitlere rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet’ mitingine katılan İsmail Aydemir elinde Kelime-i Tevhid Bayrağı ile yürümüştü. Ege Akersoy, Haliç metrosu civarında tesadüfen karşılaştığı Aydemir’e “Sen Türk değil misin” dedikten sonra yumruk atmıştı. Gözaltına alınan Akersoy  tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede Ege Akersoy’un kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e “Sen tam bir Arap sevicisisin… Arap kültürünü savunuyor” şeklinde söylemler ile halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği belirtildi. İddianamede, şüpheli Akersoy’un “Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından toplam 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapsi istendi.Akersoy, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/feed/ 0
İstanbul’da bayrak tartışması: Yumruk atan öğrenci hakim karşısında https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-bayrak-tartismasi-yumruk-atan-ogrenci-hakim-karsisinda/ https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-bayrak-tartismasi-yumruk-atan-ogrenci-hakim-karsisinda/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:30:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3552

GAYE ŞEYMA CAN

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde İstanbul’da, 1 Ocak’ta düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” adlı yürüyüşü sonrasında elinde Kelime-i Tevhid yazılı yeşil bayrak taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk atan üniversite öğrencisi Ege Akersoy hakim karşısına çıktı. Akersoy savunmasında, “Şu anda şehitlerimiz varken Türk Bayrağı’nın taşınması daha doğru’ şeklinde sözler söyledim. O da bana ‘İstediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada ben onun bana vuracağını düşünerek kendimi koruma içgüdüsüyle kendisine yumruk attım. Pişmanım, yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi.

İstanbul’daki Galata Köprüsü’nde, yılın ilk gününde; Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın Yüksek İstişare Kurulu üyesi olduğu TÜGVA öncülüğünde Milli İrade Platformu tarafından düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” adlı yürüyüş sonrasında elinde Kelime-i Tevhid yazılı yeşil bayrak taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk atan üniversite öğrencisi Ege Akersoy olayın ardından gözaltına alınarak “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “kasten yaralama” suçundan tutuklanarak Silivri’deki Marmara Cezaevi’ne gönderilmişti. 17 Ocak’ta ise Akersoy hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verilmişti.

Akersoy bugün hakim karşısına çıktı. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmaya Ege Akersoy, ailesi ve taraf avukatları katıldı. Ege Akersoy mahkemede şöyle konuştu:

“BANA VURACAĞINI SANDIM, KENDİMİ KORUMA İÇGÜDÜSÜYLE YUMRUK ATTIM”

“Haliç Metro civarında müştekiyle karşılaştım. Elinde yeşil, üzerinde ne yazdığını bilmediğim bir bayrağı önce sallayarak bana doğru geliyordu. Ben bayrağın Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olaydan önce Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray- Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşımızın okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye’de dalgalandırılmasından rahatsız oldum. Yine bu olaydan kısa bir süre çnce 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde yalnızca Türk Bayrağı’nın dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. Bu nedenle olay öncesinden tanımadığın tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardan geçiyoruz. Şu anda şehitlerimiz varken Türk Bayrağı’nın taşınması daha doğru’ şeklinde sözler söyledim. O da bana ‘İstediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada ben onun bana vuracağını düşünerek kendimi koruma içgüdüsüyle kendisine yumruk attım. Pişmanım, yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum.”

“O BAYRAK ŞEHİTLERİN TABUTUNA BIRAKILAN BAYRAKTIR”

Müşteki vekili Deniz Alp İmamoğlu ise mahkemede şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, “Müvekkilimin yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak kendisinin sanığa yönelik saldırma imkanı bulunmamaktadır. O gün orada taşınan bayrak şehitlerin tabutlarının üzerine bırakılan bayraktır. Sanığın cezalandırılmasını talep ederiz” dedi.

“ŞEHİT TABUTUNA TÜRK BAYRAĞI SERİLİR”

Kendisine söz verilen Ege Akersoy’un avukatı, daha sonra mütalaaya karşı beyanda bulunacaklarını belirterek, “Olayın bayrakla veya bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilim, tüm aşamalarda müşteki ile aralarında itiş kakış olduğunu beyan etmiştir. Kendisinin bu sebeple vurduğu aşikardır. Müştekinin fiziki durumuyla olayın bir irtibatı yoktur. Ayrıca resmi şehit törenlerinde tabutların üzerine tevhid bayrağı değil Türk Bayrağı serilir” diye konuştu.

Dosyayı, mütalaasını hazırlaması için duruşma savcısına gönderen mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-bayrak-tartismasi-yumruk-atan-ogrenci-hakim-karsisinda/feed/ 0
Türkiye’nin silahlı şiddet haritası açıklandı: İstanbul ilk, Erzincan son sırada yer aldı https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-silahli-siddet-haritasi-aciklandi-istanbul-ilk-erzincan-son-sirada-yer-aldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-silahli-siddet-haritasi-aciklandi-istanbul-ilk-erzincan-son-sirada-yer-aldi/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:15:23 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3428

Türkiye’de 2023 yılında meydana gelen silahlı şiddet olaylarının raporu açıklandı. Umut Vakfı tarafından paylaşılan ‘Türkiye Silahlı Şiddet Haritası’ raporuna göre, 2023 yılında 3 bin 773 silahlı şiddet olayı basına yansıdı. Basına yansıyan bu olaylarda 2 bin 318 kişi ölü, 3 bin 820 kişi de yaralandı. Yaşanan silahlı şiddet olaylarının 3 bin 212’sinde, yani yüzde 85’inde kalaşnikof, 2 bin 427’sinde otomatik tüfekler dahil ateşli silahlar ve yüzde 15’ine denk gelen 561’inde de kesici alet kullanıldı. Raporda 505 olayla en çok olayın yaşandığı kent İstanbul olurken, Erzincan yaşanan bir olayla son sırada yer aldı.

Umut Vakfı’nın 2014 yılından itibaren yayımladığı ‘Türkiye Silahlı Şiddet Haritası’ raporunu açıkladı. 2014 yılından bugüne geçen 10 yılda; toplam 34 bin 197 silahlı şiddet olayı yaşandı. 10 yılda meydana gelen 34 bin 197 silahlı şiddet olayında toplam 21 bin 434 kişi öldü, bazıları ağır 31 bin 207 kişi de yaralandı. 2023 yılında olayların en çok yaşandığı ilk 11 il ise sırasıyla; İstanbul, Samsun, Adana, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Bursa, Şanlıurfa, Ankara, Diyarbakır ve Çorum şeklinde oldu.

BÖLGELERE GÖRE ŞİDDET HARİTASI

2023 yılında meydana gelen 3 bin 773 olayın; yüzde 29.23’ü yani bin 103’ü Marmara Bölgesi’nde, yüzde 14.71’i yani 555’i Karadeniz Bölgesi’nde, yüzde 14.44’ünü kapsayan 545’i Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, 473 olayı kapsayan yüzde 12.54’ü Ege Bölgesi’nde, 464 olayı kapsayan yüzde12.30’u İç Anadolu Bölgesi’nde, yüzde 11’ini kapsayan 415’i Akdeniz ve yüzde 5.78’i yani 218’i de Doğu Anadolu Bölgesinde yaşandı.

ANAHTARLIK TİPİ SUİKAST SİLAHI KULLANILDI

Bir önceki yıl şiddet olayları sıralamasında dördüncü sırada olan Karadeniz Bölgesi en çok olayın yaşandığı ikinci bölge olurken 2023 yılında, ikinci sırada olan Akdeniz Bölgesi ise altıncı sıraya geriledi. Ayrıca geride bıraktığımız yılın şiddet olaylarının birisinde anahtarlık tipi suikast silahı kullanılması da dikkat çekti.  2023 yılının ilk haftasında yaşanan anahtarlık tabancalı cinayet İstanbul Cihangir’de yaşanmıştı.

EN SAKİN ŞEHİR, YAŞANAN BİR OLAYLA ERZİNCAN OLDU

Bu yılın en sakin sayılabilecek şehri bir olayla Erzincan olarak dikkat çekiyor. Bazı şehirlerde yüzde 400’lere varan ciddi silahlı şiddet olaylarında artışlar yaşanırken bazı illerde de bir önceki yıla göre yüzde 30’lar, 40’lar, 50’ler hatta yüzde 70’ler düzeyinde düşüşler yaşanması dikkat çekiyor. Sadece bir olayın basına yansıdığı Erzincan’da ise düşüş yüzde 92 olarak rakamlara yansıyor.

YÜZDE 29.23’Ü MARMARA’DA

2023 yılında yaşanan silahlı şiddete bölgeler bazında bakıldığında; nüfus yoğunluğunun yaşandığı Marmara Bölgesi’ndeki 11 ilde yaşanan ve basına yansıyan toplam bin 103 olayda, 584 kişi öldürüldü, bin 51 kişi de yaralandı. İstanbul 505 olayla en çok olayın yaşandığı kent oldu. Basına yansıyan bu 505 şiddet olayında 321 kişi öldü, 498 kişi de yaralandı. İstanbul’u 80 kişinin öldüğü, 144 kişinin yaralandığı 164 olayla sanayi kenti Kocaeli, 144 olayla Sakarya, 135 olayla Bursa izliyor.

Bir önceki yıl dördüncü sırada olan Kocaeli’nin 2023 yılında ikinciliğe çıktığı görülürken ikinci ve üçüncü sırada olan Sakarya ile Bursa’nın üçüncü ve dördüncülüğe gerilediği dikkat çekiyor.

Üçüncü sıradaki Sakarya’da meydana gelen 144 olayda 39 kişinin öldüğü, 135 kişinin yaralandığı basında yer alırken Bursa’da ise 135 olayda 72 kişinin öldüğü, 107 kişinin yaralandığı dikkat çekiyor.

Bu ilk dört ili sırasıyla; 28 ölümlü, 67 yaralanmalı 64 olayla Tekirdağ, 18 ölümlü, 46 yaralanmalı 35 olayla Balıkesir, sekiz ölüm, 30 yaralanmalı 23 olayla Edirne, sekiz ölüm, 16 yaralanmalı 17 olayla Kırklareli, dokuz ölüm, iki yaralanmalı 10 olayla Çanakkale, beş yaralanmalı dört olayla Bilecik ve bir ölüm, bir yaralanmalı iki olayla Yalova izliyor.

Şiddet olayının 2021’de 13’ten 2022’de 18’e çıktığı Çanakkale’de 2023 yılında 10 silahlı şiddetin yaşandığı görülüyor.

KARADENİZ BÖLGESİ 2’NCİ SIRAYA YÜKSELDİ

Kocaeli 2022 yılında en çok şiddet olaylarının yaşandığı Marmara Bölgesi’ndeki iller arasında dördüncü sıradayken Karadeniz Bölgesi de 2022 yılında bölgeler bazında dördüncü sıradaydı. Ancak 2023 yılında Karadeniz Bölgesi, 2023 yılında bölgeler bazında en çok olayın yaşandığı ikinci bölge konumuna yükseldi.

Karadeniz Bölgesi’ndeki 18 kentte 2023 yılında yaşanan 555 silahlı şiddet olayında 266 kişi öldürülürken 517 kişi de yaralandı.

Bölgenin silahlı şiddet sıralamasında liderliğini yine; bir önceki yıla göre düşüş olmakla birlikte 74 ölümlü, 200 yaralamalı 188 olayla Samsun sürdürüyor.

Samsun’u 28 ölümlü, 112 olayla Çorum, 31 ölümlü, 24 yaralamalı 41 olayla Trabzon izliyor. Bir önceki yıl üçüncü sırada olan Zonguldak Trabzon’daki olay artışı sonucu dördüncülüğe gerilemiş görülüyor. Zonguldak 22 ölümlü, 36 yaralamalı 39 olayla dördüncü, 15 ölümlü, 29 yaralanmalı 34 olayla Kastamonu beşinci en çok silahlı şiddet olayı yaşanan Karadeniz ili…

Trabzon’da son yıllarda giderek artan yorgun mermi vakalarında 8 yılda 5 kişinin öldüğü, 96 kişinin ise yaralandığı kayıtlara geçmiş bulunuyor.

Bölgedeki diğer illerdeki yaşanan silahlı şiddet olayı sıralaması ise şöyle:

“Düzce: 12 ölümlü, 27 yaralamalı 30 olay, Ordu: 12 ölümlü, 21 yaralamalı 28 olay. Tokat: 17 ölümlü, 10 yaralamalı 18 olay, Rize: 10 ölümlü, 10 yaralamalı 12 olay. Giresun: 6 ölüm, 11 yaralamalı 10 olay. Sinop: 5 ölüm, sekiz yaralamalı 9 olay, Karabük: 7 ölüm, 8 yaralamalı 7 olay. Bolu: 2 ölüm, 15 yaralamalı 7 olay. Amasya: 6 ölümlü 6 olay. Gümüşhane: 4 ölüm, 4 yaralamalı 6 olay. Artvin: 8 ölümlü 5 olay. Bartın: 4 ölümlü 4 olay. Bayburt: 3 ölüm, 2 yaralamalı 4 olay…”

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ’NDE 362 ÖLÜMLÜ 545 OLAY YAŞANDI

2022 yılında yaşanan 566 silahlı şiddet olayıyla üçüncü sırada olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 362 ölümlü, 789 yaralanmalı 545 olayla bu yıl en çok olayın yaşandığı üçüncü bölge oldu.

Basına yansıyan haberlere bakıldığında 2022 yılında 100 ölümlü, 256 yaralamalı 187 alayın basına yansıdığı Şanlıurfa’da 2023 yılında yüzde 36’lık düşüşle 71 ölümlü, 193 yaralanmalı 120 olay yansıdı. Onu ikinci sırada izleyen Diyarbakır’da 69 ölümlü, 185 yaralanmalı 107 olay, üçüncü sırada izleyen Gaziantep’te de 83 ölümlü, 103 yaralanmalı 92 olay yaşandı.

Bölgede; Mardin ve Batman’da da yaşanan şiddet olaylarında ciddi artış dikkat çekerken depremden etkilenen Adıyaman’da ve Kilis’te bir miktar düşüş görülüyor.

2022 yılında 32 ölü, 62 yaralamalı 40 olayın basına yansıdığı Mardin’de 2023 yılında 51 ölümlü, 153 yaralamalı 78 olay yaşandı. Batman’da ise 41 ölümlü, 66 yaralanmalı 65 olay basına yansırken Adıyaman’da 12 ölümlü 21 yaralanmalı 26 olay, Kilis’te 11 ölümlü 25 yaralamalı 23 olay, Şırnak’ta 17 ölümlü, 20 yaralamalı 19 olay, Siirt’te 7 ölümlü, 23 yaralamalı 15 olay kayıtlara geçti.

EGE BÖLGESİ’NDE SİLAHLI ŞİDDET OLAYLARINDA ARTIŞ OLDU

Karadeniz gibi Ege bölgesi de silahlı şiddet olaylarında 2023 yılında sıçrama yapan bölgelerden. Bir önceki yıl en çok silahlı şiddet olayı yaşanan bölgeler sıralamasında altıncı sırada olan Ege Bölgesi 2023’te dördüncü bölge durumunda.

2022 yılında 459 olayın yaşandığı bölgede 2023 yılında 352 ölümlü, 391 yaralamalı 473 olayın basına yansıdığı dikkat çekiyor.

İzmir’de bu yıl bir önceki yıla göre yüzde 19’lık artışla 140 ölümlü, 140 yaralamalı toplam 164 olay basına yansıdı.

İzmir’i 45 ölümlü, 48 yaralamalı 76 silahlı şiddet olayıyla Aydın, 51 ölümlü, 54 yaralamalı 65 olayla Manisa, 36 ölümlü, 35 yaralamalı 48 olayla Denizli, 35 ölümlü 42 yaralamalı 47 olayla Muğla, 25 ölümlü, 25 yaralamalı 36 olayla Afyon, 9 ölümlü, 23 yaralamalı 19 olayla Kütahya, 11 ölümlü, 24 yaralamalı 18 olayla Uşak izliyor.

İÇ ANADOLU BÖLGESİ’NDE 464 SİLAHLI ŞİDDET OLAYI YAŞANDI

İç Anadolu Bölgesi; en çok silahlı şiddet olayının yaşandığı bölgeler sıralamasında son yıllarda yeri değişmeyen bir bölge. 2022 yılında 463 olayın yaşandığı bölgede, 2023 yılında da bir artışla 464 olay yaşanmış. Yaşanan bu 464 silahlı şiddet olayında; 292 kişi ölmüş, 456 kişi de yaralanmış bulunuyor.

Bölgede ilginç olan; her yıl Konya en çok olayın yaşandığı il olarak birinci sırada olurken 2023 yılında bu ilde yaşanan olay sayısında yüzde 40’lık düşüş yaşandığı ve sıralamada ikinci sıraya indiği, başkent Ankara’nın ise bir önceki yıla göre yüzde 39’luk artışla birinci sıraya yerleştiği görülüyor…

Silahlı şiddet haritasında kendi bölgesinde en çok olayın yaşandığı il konumunda olan başkent Ankara’da 2023 yılında 102 ölümlü 96 yaralanmalı 117 olayın basına yansıdığı görülürken, bir önceki yıl 86 kişinin öldüğü, 112 kişinin yaralandığı 131 olayın basına yansıdığı Konya’da 2023’te 48 ölümlü, 78 yaralanmalı toplam 78 olayın basına yansıdığı dikkat çekiyor.

Bu bölgede en çok olayın yaşandığı üçüncü il Kayseri. Kayseri’de 24 ölümlü, 84 yaralanmalı 75 olay yaşanırken bölgede Aksaray ve Niğde’de de her yıl silahlı şiddet olaylarında artış yaşanması dikkat çekiyor.

Aksaray’da 2023 yılında; 14 ölümlü, 65 yaralanmalı 38 silahlı şiddet olayı yaşanırken onu izleyen Niğde’de 18 ölümlü, 27 yaralanmalı 35 olay bulunuyor. Bölgedeki diğer illerde yaşanan şiddet olaylarının rakamları ise şöyle:

“Eskişehir: 23 ölümlü, 23 yaralanmalı 32 olay, Karaman: 7 ölümlü, 24 yaralanmalı 21 olay, Kırıkkale: 6 ölümlü, 16 yaralanmalı 16 olay, Sivas: 17 ölümlü, 23 yaralanmalı 15 olay, Kırşehir: 11 ölümlü, 10 yaralanmalı 15 olay, Çankırı: 10 ölümlü, 7 yaralanmalı 10 olay, Nevşehir: 8 ölümlü, 2 yaralanmalı 8 olay ve Yozgat: 4 ölümlü, 1 yaralanmalı 4 olay.”

AKDENİZ BÖLGESİ’NDE SİLAHLI OLAYLARDA DÜŞÜŞ OLDU

Bir önceki yıl şiddetin bölgeler haritasında ikinci sırada olan Akdeniz Bölgesi’nde 2023 yılında ciddi bir düşüş olduğu ve altıncı sıraya gerilediği görülüyor. 2022 yılında 571 olayın yaşandığı Akdeniz Bölgesi’nde 2023 yılında 341 ölümlü, 342 yaralanmalı toplam 415 cinayet medyaya yansımış bulunuyor. Özellikle Adana ve Antalya’da yüzde 30’lar civarında düşüşler dikkat çekiyor.

Bölgedeki iller, olay sayıları ve ölü-yaralı durumu şöyle:

“Adana’da 158 ölümlü, 134 yaralının olduğu 171 olay, Antalya’da 67 ölüm, 65 yaralı 96 olay, Mersin: 46 ölümlü, 33 yaralamalı 52 olay, Hatay: 20 ölüm, 24 yaralamalı 26 olay, Isparta: 16 ölümlü, 36 yaralamalı 23 olay, Kahramanmaraş: 15 ölüm, 25 yaralanmalı 18 olay, Osmaniye: 12 ölüm, 15 yaralamalı 18 olay, Burdur: 7 ölüm, 10 yaralamalı 11 olay.”

DOĞU ANADOLU BÖLGESİ 218 SİLAHLI OLAY YAŞANDI

Sıralamada yeri değişmeyen bir bölge de Doğu Anadolu Bölgesi… Hatta 2022 yılında 246 olayın medyaya yansıdığı bölgede, 2023 yılında 121 ölümlü, 274 yaralamalı toplam 218 silahlı şiddet olayı medyaya yansımış durumda.

Bölgede; 2023’ün şiddet haritasında yer alan rakamlar şöyle:

“Malatya’da 27 ölü, 100 yaralamanın olduğu 78 olay, Elazığ’da 16 ölü, 61 yaralamanın olduğu 44, Erzurum’da 15 ölü, 21 yaralamanın olduğu 27, Van’da 14 ölü, 31 yaralamanın olduğu 16, Ağrı’da 17 ölü, 8 yaralamanın olduğu 13, Kars’ta 12 ölü, 9 yaralamanın olduğu 9, Bitlis’te 8 ölü, 6 yaralamanın olduğu 8, Ardahan’da 3 ölü, 8 yaralamanın olduğu 7, Bingöl’de 3 ölü, 7 yaralamanın olduğu 5, Iğdır’da 2 ölü, 15 yaralamanın olduğu 5, Muş’ta 2 ölü, 2 yaralamanın olduğu 2, Tunceli’de 1 ölü, 3 yaralamanın olduğu 2, Hakkari’de 1 ölünün olduğu 1, Erzincan’da 3 yaralının olduğu 1 olay…”

2023 YILINDA OLAYLARIN EN ÇOK YAŞANDIĞI İLK 11 İL

İller bazında bakıldığında ise 2023 yılında en çok şiddet olayının yaşandığı ilk 11 il şöyle:

1. İstanbul    505 olay

(321 ölü, 498 yaralı)

2. Samsun    188 olay

(74 ölü, 200 yaralı)

3. Adana       171 olay

(158 ölü, 134 yaralı)

4. İzmir          164 olay

(140 ölü, 140 yaralı)

5. Kocaeli      164 olay

(80 ölü, 144 yaralı)

6. Sakarya    144 olay

(39 ölü, 135 yaralı)

7. Bursa        135 olay

(72 ölü, 107 yaralı)

8. Şanlıurfa  120 olay

(71 ölü, 193 yaralı)

9. Ankara     117 olay

(102 ölü, 96 yaralı)

10. Diyarbakır         107 olay

(69 ölü, 185 yaralı)

11. Çorum    107 olay

(28 ölü, 112 yaralı)

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-silahli-siddet-haritasi-aciklandi-istanbul-ilk-erzincan-son-sirada-yer-aldi/feed/ 0
Çanakkale’de pompalı tüfekle cinayet zanlıları adliyeye sevk edildi https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-pompali-tufekle-cinayet-zanlilari-adliyeye-sevk-edildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-pompali-tufekle-cinayet-zanlilari-adliyeye-sevk-edildi/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:36:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3393 Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde 4 gün önce pompalı tüfekle öldürülen Şakir Aydın (35) ve Tayfun Avcı (26) cinayetinde gözaltına alınan 5 şüpheli adliyeye sevk edildi. Cinayet zanlısı A.K. jandarmadaki ilk ifadesinde cinayeti itiraf etti.

Bayramiç ilçesine bağlı Sarıot köyü yakınlarındaki cinayet olayı 8 Şubat akşamı saat 20.30 sıralarında meydana geldi. Şakir Aydın ve Tayfun Avcı motosiklet ile köyden ayrıldı. Şakir Aydın ve Tayfun Avcı köy kavşağından anayola motosikletle döndükleri sırada kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından açılan ateş sonucu vuruldu. Şakir Aydın olay yerinde, Tayfun Avcı ise kaldırıldığı Bayramiç Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti.

Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme, Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı Suç Araştırma Timi (JASAT), İstihbarat Şube, Siber Suçlar, Özel Köpek Timleri, İlçe Jandarma Komutanlığı Asayiş ve Trafik Timleri pompalı tüfekle öldürülen Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın katil zanlılarını yakalamak için çalışma başlattı. Ekipler, Bayramiç ilçe merkezi olmak üzere Sarıot köyü ile Akçakıl köyünde şüphelilerin yakalanması için çeşitli adreslerde arama yaptı. Özel Köpek Timinde yer alan ‘Tahra’ isimli köpek ile ekipler, gece boyu ve gündüz devam eden yakalama çalışmaları çerçevesinde ekiplere destek verdi. 3 gün boyunca gece gündüz ilçenin giriş ve çıkış noktaları tutuldu.

Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ve JASAT ekipleri dün cinayet olayına karışan şüphelilerden A.G. ve C.Ö. 9 Şubat’ta yakalanarak, gözaltına alındı. İstihbarat Şube Müdürlüğü firari olarak aranan A.K. ile yaşları 16 yaşında olan ve suça sürüklenen D.B. ve H.M.K’yi 10 Şubat günü titiz çalışmalar sonucu Bayramiç ilçe merkezinde saklandıkları evde yakaladı. Gözaltına alınan 3 şüpheli ifadeleri alınmak üzere Bayramiç ilçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Cinayette kullanılan pompalı tüfeği attığı yeri söyledi

Öte yandan Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın öldürüldüğü cinayette kullanılan pompalı tüfek Bayramiç ilçe merkezinde sulama kanalındaki çalılıklar içinde bulundu. A.K. cinayet sonrası sulama kanalı yakınlarında çalılık içindeki pompalı tüfeğin yerini Jandarma İstihbarat ve JASAT ekiplerine gösterdi.

Cinayet olayının altından uyuşturucu ile alacak, verecek meselesi çıktı

Bayramiç ilçesine bağlı Sarıot köyünde meydana gelen pompalı tüfekle saldırının altından uyuşturucu ile alacak, verecek meselesi çıktı. Sarıot köyünden çıkan Şakir Aydın ve Tayfun Avcı, köy kavşağından anayola motosikletle döndükleri önü iddiaya göre bir araçla kesildiği, yaşanan tartışma sonra Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın pompalı tüfekle öldürüldüğü ortaya çıktı. Öte yandan, Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın öldürülmeden cinayet zanlıları ile bir vatandaş tarafından yapılan hayra katıldıkları ve sonrasında köyde bir evin bahçesinde alkol aldıkları ortaya çıktı.

5 şüpheli adliyeye sevk edildi

Bayramiç’te pompalı tüfekle öldürülen Şakir Aydın ve Tayfun Avcı cinayetinde gözaltına alınan 5 şüpheli jandarmadaki işlemlerinin ardından Bayramiç adliyesine sevk edildi. Jandarma ekipleri şüphelileri adliyeye getirdiği sırada geniş güvenlik önlemi aldı. Cinayet zanlısı A.K. jandarmadaki ilk ifadesinde cinayeti itiraf etti. – ÇANAKKALE

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-pompali-tufekle-cinayet-zanlilari-adliyeye-sevk-edildi/feed/ 0
Tekirdağ’da Otomobilin Denize Uçtuğu Kazada Lise Müdürü Hayatını Kaybetti https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-otomobilin-denize-uctugu-kazada-lise-muduru-hayatini-kaybetti/ https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-otomobilin-denize-uctugu-kazada-lise-muduru-hayatini-kaybetti/#respond Sat, 10 Feb 2024 21:03:11 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3273

TEKİRDAĞ’ın Şarköy ilçesinde, 8 metreden denize uçan otomobilde lise müdürü Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun (46) öldüğü kazada alkollü çıkan ve ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan sürücü eşi Ahmet Gürkan Erkutlu (40), olay akşamı tartışma yaşadıklarını ancak tatlıya bağladıklarını iddia etti. Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun annesiyle kardeşi ise Esma Deniz’in evliliğinde mutsuz olduğunu ve ayrılmak istediğini öne sürdü.

Şarköy Anadolu Lisesi Müdürü Esma Deniz Dellal Erkutlu, eşi Ahmet Gürkan Erkutlu ile 2 Eylül akşamı, Hoşköy Mahallesi’nde restorana yemeğe gitti. Alkol alan Ahmet Gürkan Erkutlu’nun yemek dönüşü kullandığı 09 ANF 396 plakalı otomobil, Hoşkoy-Mürefte mahalleleri arasındaki kara yolunda 8 metre yükseklikten denize uçtu. Denizde ters dönen otomobilde Ahmet Gürkan Erkutlu, kendi imkanlarıyla kurtulurken eşi ise hayatını kaybetti. Kazanın ardından gözaltına alınan ve 1,49 promil alkollü olduğu belirlenen Ahmet Gürkan Erkutlu, çıkarıldığı Şarköy Sulh Ceza Hakimliği’nde, ‘Şüphelinin atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu, şüphelinin tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma hususu devam ediyor olması nedenleri ile şüphelinin taksirle ölüme neden olma’ suçundan tutuklandı. Bir süre cezaevinde kalan Erkutlu, avukatının itirazıyla adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

‘YÜZDE 100 ASLİ KUSURLU’

Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahmet Gürkan Erkutlu hakkında, ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 2 yıldan 9 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamede, olayla ilgili bilirkişinin hazırladığı raporda, Erkutlu, ‘asli’ kusurlu bulundu. Raporda, “Soruşturmaya konu ölümlü trafik kazasında, kazalı araç üzerinde yapılan incelemede, aracın teknik olarak herhangi bir eksikliğinin bulunmadığına, aracın gaz, fren ve debriyaj pedallarında herhangi bir takılmanın olmadığına, aracın lastiklerinde, sürücünün fren yapmasından kaynaklı herhangi bir sürtünme izi bulunmadığına, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sürücü Ahmet Gürkan Erkutlu’nun, yüzde 100 oranında asli derecede kusurlu olduğuna dair görüş ve kanaat belirtir rapordur” denildi.

Şarköy’de esnaflık yapan Ahmet Gürkan Erkutlu, ifadesinde, eşiyle 29 Ekim 2022’de evlendiklerini, olay gecesi tanışma yıl dönümü olduğundan yemeğe gittiklerini söyledi. Birlikte alkol aldıklarını belirten Erkutlu, “Yemek yediğimiz sırada aramızda benim işten eve geç gelmem sebebiyle tartışma çıktı ancak fiziksel temas olmadı. Daha sonra aramızdaki konuşmayı tatlıya bağladık, beraber çıkarak araca bindik, 60-70 kilometre hızla gitmekteydim. Karşıma tilki veya köpek benzeri bir hayvan çıktı. Ona çarpmamak için direksiyonu kırdım ancak frene basmadım. Ayağımı gaz pedalından çektim ve arabayı çarpmaktan kurtardım ancak direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride girdim ve uçurumdan denize doğru uçtum. Çarpma anını hatırlamıyorum ancak araç ters döndüğünde içeri su dolmasıyla birlikte ben kendime geldim. Benim emniyet kemerim takılı değildi. Esma Deniz’in emniyet kemerinin takılı olup olmadığını bilmiyorum. Bir miktar su yutmaya başladığımda olayın şokundan çıktım. Elimle yokladığımda camın açık olduğunu gördüm ve camdan dışarı çıktım. Çıktığımda suyun sığ olduğunu gördüm. Ayağım su içerisinde denizdeyken su benim göğüs bölgeme kadar geliyordu. O sırada Esma’dan tepki yoktu, etraf da karanlıktı. Çarpmanın etkisiyle sırtımda ve kollarımda ağrı ve kesi vardı. İçeriye doğru elimle yokladım ancak Esma’ya o karanlıkta denk gelemedim. Bir ara ayağından yakaladım ancak dışarıya çekemedim. Daha sonra yardım çağırmak amacıyla yola çıkmaya çalıştım ancak bulunduğumuz yer çukur olduğu için tepeye yola çıkamadım” dedi.

‘YALNIZ YİYEN YALNIZ ÖLÜR İFADELERİNİ SÜREKLİ SÖYLERİM, ŞAKALAŞMADIR’

Daha sonra geri dönüp eline aldığı taşla aracın camını kırmaya çalıştığını ancak başaramadığını anlatan Erkutlu, “Daha sonra itfaiye gelerek hem beni hem de Esma’yı bulunduğu yerden çıkardı. Olay günü hız yaptığıma dair ihbar doğru değildir. Ben hızlı değildim. Zannediyorum ki yoldan toprak kalktığı için böyle bir ihbar yapılmıştır. Esma Deniz’in annesi Saadet’in ifadeleri doğru değildir. Bizim Esma ile konuşmalarımız yüksek sesle olur ancak aramızda herhangi bir ayrılma kararı yoktur. ‘Yalnız öleceksin’ ifadesi benim ağzımdan hiç çıkmamıştır. Ben ona şaka amaçlı, ‘Yalnız yiyen yalnız ölür’ şeklinde ifadeleri sürekli söylerim, aramızda bir şakalaşmadır. Eşim özel hayatımızı ailesine, akrabasına bahsederdi. Kavgalarımız bu yüzden çıkardı. Ayrılmaya ilişkin bir durum söz konusu değildi. Benim için söylenen, ‘Ayrılırsak kötü olur’ şeklinde cümleleri ben kurmadım. Yaşananlar için pişmanım. Kasti hiçbir davranışım söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

‘AYRILIRSAK BU İŞİN SONU KÖTÜ OLUR’

İddianamede hayatını kaybeden Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun yakınlarının da ifadelerine yer verildi. Erkutlu’nun annesi Saadet Dellal, kızının sürekli evliliğiyle ilgili mutsuz olduğunu ve ayrılmak istediğini, buna karşın Ahmet Gürkan Erkutlu’nun ‘Ayrılırsak bu işin sonu kötü olur’ şeklinde ifadelerde bulunduğunu iddia etti. Dellal, “Olaydan yaklaşık üç ay önce eşi olan Ahmet Gürkan’a beni ziyaret ettikleri esnada kızım Esma, ‘Bu böyle gitmez, ayrılalım’ dediğinde bahse konu şahıs ‘Ayrılırsak bu işin sonu kötü olur’ şeklindeki beyanı vardır. Haricen Ahmet Gürkan ile kızım bize geldiğinde benim kızıma karşı argo ve küfürlü konuşurdu. Kızımın mutsuz olduğunu sürekli görüyordum. Trafik kazasında benim kızım Esma Dellal Erkutlu’nun ölmesine sebebiyet veren Ahmet Gürkan Erkutlu’dan şikayetçi ve davacıyım” dedi.

‘ABLAMA KÜFÜR VE HAKARET İÇERİKLİ KONUŞMALARI VARDI’

Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun kardeşi Onur Oğuz Dellal de ifadesinde, olay günü yaşananları anlattı. Ablasının kendisine attığı mesajları işaret eden Dellal, “01.09.2023 günü saat 21.00 sularında beni aradı ‘Babamı çok özledim, Gürkan bana yalnız öleceksin’ dedi. Daha sonra Gürkan telefonu aldı bana ‘Ağabey yanlış anlama kardeşin bazen beni eksik düşürüyor, sen merak etme’ dedi telefonu kapattı. Yaklaşık 1-1,5 saat sonra kardeşim Esma Deniz’in ölüm haberini aldım. Ahmet Gürkan müteakip zamanlar benim kardeşimle ilgili küfürlü konuşmalar ve hakaret içerikli konuşmalar yapardı. Ben meydana gelen olayla ilgili kız kardeşimin ölümüne sebep olan Ahmet Gürkan Erkutlu isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım” ifadelerini kullandı.

Şarköy Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma, hakimin izinli olması nedeniyle 10 Temmuz’a ertelendi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-otomobilin-denize-uctugu-kazada-lise-muduru-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Survivor 2024 All Star… NAGİHAN VE MUSTAFA KEMAL İÇİN TEHLİKE ÇANLARI, DİSKALİFİYE Mİ OLACAKLAR? https://www.igdirhaber.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ve-mustafa-kemal-icin-tehlike-canlari-diskalifiye-mi-olacaklar/ https://www.igdirhaber.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ve-mustafa-kemal-icin-tehlike-canlari-diskalifiye-mi-olacaklar/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:09:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2981 Son bölüme “Nefise, Aleyna ve Nagihan kavgası” damga vurdu. Ada konseyinde yaşanan tartışma ile tansiyon bir anda yükselirken sosyal medyada Nagihan’ın diskalifiye olduğu iddiaları konuşulmaya başlandı.

Yaşanan gerilimin ardından gözler Acun Ilıcalı’nın alacağı karara çevrildi. Öte yandan Mustafa Kemal’in konseyde yer almaması merak uyandırdı. Peki, Survivor Nagihan ve Mustafa Kemal diskalifiye mi oldu, elendi mi?

TV8 ekranlarının uzun soluklu yarışması 2024 Survivor All Star’da tansiyon düşmüyor. Mavi ve kırmızı takım arasında kıran kırana mücadele devam ederken, zaman zaman yarışmacılar arasında anlaşmazlıklar yaşanıyor.

Son olarak 6 Şubat Salı akşamı yayınlanan Survivor 27. Bölümde gerilim tavan yaptı. Konseyde yaşanan Nefise, Aleyna ve Nagihan kavgası gündeme bomba gibi düştü. Bazı sosyal medya kullanıcıları Nagihan’ın diskalifiye olacağını iddia ederken gözler ise Acun Ilıcalı açıklamasına çevrildi.

Öte yandan Mustafa Kemal’in konseyde yer almaması dikkat çekti. Peki, Survivor Nagihan ve Mustafa Kemal diskalifiye mi oldu, elendi mi?

SURVİVOR NAGİHAN DİSKALİFİYE İDDİASI GÜNDEMDE!

TV8 ekranlarının uzun soluklu yarışma programı Survivor 2024 All Star, 6 Şubat 2024 Salı akşamı 27. bölümüyle izleyici karşısına çıktı.

Yeni bölümde haftanın son dokunulmazlık oyunu oynandı. Oyun alanında yarışmacılar arasında tansiyon bir an olsun düşmedi. Aleyna ve Nefise tartışması ortamın gerilmesine neden oldu.

Bu tartışmaya Nagihan’ın da dahil olmasıyla sosyal medyada şoke eden bir iddia ortaya atıldı. Bazı sosyal medya hesapları tarafından Survivor Nagihan’ın diskalifiye olduğu öne sürüldü.

SURVİVOR NAGİHAN DİSKALİFİYE Mİ OLDU, ELENDİ Mİ?

Tansiyonun bir an olsun düşmediği dokunulmazlık oyunu sonrası kırmızı takım yarışmacıları ada konseyinde bir araya geldi.

Nefise, Aleyna ve Nagihan arasındaki gerilim konseyde de devam etti. Nagihan, Aleyna’yı itince Acun Ilıcalı, adeta çileden çıktı.

Nagihan’ın bu tavrına aşırı öfkelenen Ilıcalı, sert sözler sarf etti:

“Sizin hakkınızda kimse konuşamaz mı? Her gün olay çıkarıyorsunuz kız ağlayarak gitti şimdi. Siz ne istiyorsunuz? Sizinle program çekemeyecek miyiz?

Aleyna’ya yaptığını doğru mu? Kaos mu istiyorsunuz, kendinizden başka bir şeyi düşünemiyor musunuz? Hakaret etmeden hayat yok mu? Herkes gitsin ne yapıyorsanız yapın.”

Survivor All Star’da nefes kesen mücadeleyi Mavi Takım kazandı. Belinden sakatlık geçiren Ogeday, son oyunda da acılar içinde kalarak takımına dokunulmazlığı getiren galibiyeti aldı. Mavi Takım, 12-9 Kırmızı Takım’ı yenerek dokunulmazlığı kazandı.

Mavi Takım’ın dokunulmazlık sembolü Ogeday’a verildi. Kısa bir konuşma yapan Ogeday “Birinci oyunda Özgür abi ile havuza girme sahnesinde belim terse döndü. Biraz sıcağı sıcağına fark etmedim ama her ara verilişlerde daha da kötü oldum ama belli etmek istemedim.

Son eşleşmelerde de takımın yanında olmak istedim. İyi mi yaptım kötü mü yaptım bilmiyorum ama sonuç olarak bugün kazandık. Belimin ağrısı umarım geçer. Ben kazanmadım, biz kazandık. Mavi Takım çok yaşa” dedi.

Konsey’de konuşma yapan Acun Ilıcalı “Survivor’da çizginin aşıldığı durumlar artmaya başladı. Ciddi uyarılar yapıyoruz. Bazı durumlarda bizim de ummadığımız yerlere gidiyor olaylar. Bugünkü oyun alanında Mustafa Kemal ben oynamıyorum, gereği neyse yapın, ben böyle şeyin içinde olmak istemiyorum.

Olayın Nagihan ve Nefise bölümü de var. Seyircilerin de rahatsız olacağı, tehdit içeren bölümleri, görmelerini istemediğimiz bir çok olayı yayınlamadık. Devamında Nefise ve Nagihan gerilimi oldu. İkisi de yaptıkları şeyin olmaması gerektiğini düşünerek oyuna döndüler.

Mustafa Kemal, Survivor’un konsepti olan bir konuya, ben böyle şeye gelmem, yaptırmam, bırakıyorum yarışmıyorum, hadi bakalım… Biz bunu görmedik hiç. Biz burada en az 20 yarışmacıya başka zaman alırız diyerek sizi davet ettik. ‘Adayım ben oynamıyorum’ diyerek olayı başka yere taşıyorsun.

Özgür de aday oldu aslan gibi savaştı. Öbür tarafta Yaman aday o da hayal kırıklığı yaşadı. Şimdi kaybeden bir Kırmızı Takım, tam anlamıyla çok büyük problemler içerisinde. Tam toparlanır derken, takım yeni krizlerle buluştu” dedi.

NAGİHAN İLE ALEYNA ARASINDA BÜYÜK GERİLİM

Nagihan “Bütün erkekleri dolduruyorsun” dediği Aleyna “Neyi dolduruyorum, takımı ilk satan sensin” dedi. Nagihan Yunus Emre’ye de yükseldi ve Aleyna’yı göstererek “Sen bunun gazıyla her şeyi yapıyorsun” dedi

. Aleyna da tepki gösterince Nagihan “Ya sus be sus, sarı yılan” diyerek Aleyna’yı sert bir şekilde itti.

Kırmızı Takım’da Nagihan’ın Aleyna hakkında söyledikleri ortalığı karıştırdı. Nagihan “O kadın zehirledi sizi. Önce Sercan’ı sonra Yunus Emre’yi.

Sercan akıllandı, kenara çekti arabasını. Adam akıllı, zeki bir adam” diyerek Kırmızı Takım’da gülüşmeler yaşandı.

ACUN ILICALI RESMEN ÇILDIRDI SANDALYEYİ DEVİRDİ

Acun Ilıcalı “Bu kıza yaptıklarınız oldu mu şimdi? Kahkahalar atıyorsunuz, yarışmacı bir kızı ağlattınız. Durun diyorum duramıyorsunuz. Hepimize yazıklar olsun. Böyle bir şey olur mu ya. Oy kullanırken kızı itiyorsun.

Bu programda sizin hakkınızda kimse konuşmayacak mı? Siz ne istiyorsunuz, ne istiyorsunuz. Her gün olay çıkartıyorsunuz. Kız ağlayarak gitti şimdi. Ne istiyorsunuz, kavga mı kaos mu ne istiyorsunuz” diyerek sandalyeyi devirdi.

Ilıcalı “Rahat durulamıyor mu bu programda ne battı size. Kendinizden başka hiçbir şey düşünmüyorsunuz. Bana onu dediler bana bunu dediler… Normal duramıyor musunuz? Hakaret etmeden bir hayat yok mu?

Tamam abi herkes gitsin ne yapıyorsanız yapın” dedi ve programı yarıda kesti. Böylelikle dördüncü eleme adayı da belirlenemedi.

Büyük olayların yaşandığı gecede Nagihan’ın elenip elenmeyeceği merak konusu oldu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ve-mustafa-kemal-icin-tehlike-canlari-diskalifiye-mi-olacaklar/feed/ 0
SARIYER’de Santa Maria Kilisesi’ne yapılan saldırıyla ilgili 34 şüpheli tutuklama talebiyle adliyeye sevk edildi https://www.igdirhaber.com.tr/sariyerde-santa-maria-kilisesine-yapilan-saldiriyla-ilgili-34-supheli-tutuklama-talebiyle-adliyeye-sevk-edildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/sariyerde-santa-maria-kilisesine-yapilan-saldiriyla-ilgili-34-supheli-tutuklama-talebiyle-adliyeye-sevk-edildi/#respond Thu, 01 Feb 2024 21:45:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2773 SARIYER’de pazar ayini sırasında Santa Maria Kilisesi’ne yapılan silahlı saldırıyla ilgili adliyeye sevk edilen 34 şüpheli tutuklanma talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Şüphelilerin olaydan bir gün önce kiliseye gelerek keşif yaptığı tespit edildi. Tutuklamaya sevk edilen şüpheliler arasında olayın azmettiricisi DEAŞ’ın sözde sorumlusu da yer aldı. Şüphelilerden biri Türkiye’de DEAŞ üyelerine silah eğitimi vermek için İstanbul’da çiftlik aradığı, eylem yapmak için DEAŞ’ın sözde sorumlusundan izin istediği belirlendi.

Sarıyer’de pazar günü saat 11.40 sıralarında Santa Maria Kilisesi’nde meydana gelen silahlı saldırıda 52 yaşındaki Tuncer Murat Cihan hayatını kaybetti. Saldırının ardından yapılan çalışmalarda İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 60 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 26’sı sınır dışı edilerek, geri gönderme merkezine gönderildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 34 şüpheli ise bugün yoğun güvenlik önlemleri altında Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne getirildi. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler hastanede işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan Adliyesi’ne sevk edildi. 34 şüpheli İstanbul Adalet Sarayı’na yoğun güvenlik önlemleri eşliğinde getirildi.

34 ŞÜPHELİ TUTUKLAMA TALEBİYLE HAKİMLİĞE SEVK EDİLDİ

Şüphelilerin savcılık ifadelerinin alması için 18 savcı görevlendirildi. Saat 11.00 sıralarında başlayan ifade işlemlerin akşam saat 20.00 sırlarında bitti. İfadeleri alınan 34 şüpheliden 13’ü “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmaö suçundan, aralarında Amirjon Kholikov ile David Tanduev’in de bulunduğu 21 şüpheli ise “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” ve “Tasarlayarak kasten öldürme” suçundan tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

SALDIRIDAN BİR GÜN ÖNCEDEN KEŞİF YAPMIŞLAR

Sevk yazısında saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerin olaydan bir gün önce farklı bir araçla kiliseye gelerek keşif yaptıkları tespit edildi. DEAŞ silahlı terör örgütü üyesi Hamza kod adlı Amirjon Kholikov ve David Tanduev’ın olay günü Başakşehir’deki evlerinden çıkarak olay yerine yabancı plakalı araçla geldikleri, kiliseye uzak bir yere aracı park ederek tanınmamak için siyah maske kullandıkları belirtildi. Şüphelilerin kilisenin girişinde Tuncer Cihan’ın kafasına vurarak önce yere düşürdükleri ardından kilise içerisinde rast gele ateş ettikleri ardından kiliseden çıkarak olay yerine geldikleri araçla uzaklaştıkları ifade edildi.

DEAŞ’IN SÖZDE SORUMLULARINDAN OLAYIN AZMETTİRİCİSİ MOLDOVA UYRUKLU ŞÜPHELİDE YAKALANMIŞ

Saldırıyı gerçekleştiren Tanduev ve Kholikov ile birlikte hareket ettikleri değerlendirilen şüpheliler Abdulaziz A., Rasul A., İslam M., Omadbek K. D.ve Temurbek M. U. E.’ın olaydan önce 5 Ocak’ta İstanbul’dan ayrılarak Kayseri’ye gittikleri ve bir süre sonra tekrar İstanbul’a geldikleri değerlendirildi. Amırjon Kholikov ile bağlantılı olduğu düşünülen şüpheliler Lusup T., M. T. ve Andrei Guzun’da Başakşehir’de gözaltına alındı. Şüphelilerden Andrei Guzun’un, hakkında ‘Türkiye’de bulunan DEAŞ’ın sözde sorumlularından olan ve Türkiye’de eylem yapmak için kendisine bağlı unsurlara izin verdiği şeklinde bilgiler bulunan Adam Abu-Darrar Al-Shishani kod adlı Adam Khamırzaev olduğu değerlendirildi. Moldova uyruklu Andrei Guzun’dan alınan parmak izlerinin 2018 yılında Antalya’da gözaltına alınan Adam Khamırzaev ile aynı olduğu tespit edildiği ve Khamırzaev’in DEAŞ’ın sözde sorumlusu olduğu anlaşıldı. Eylemi azmettirenin ise Andreı Guzun olduğu ifade edildi.

TACİKİSTANLI ŞÜPHELİYE AİT OTURMA İZNİ KUR’AN-I KERİM İÇİNDEN ÇIKTI

Yapılan çalışmaların devamında şüphelilerle irtibatlı oldukları değerlendirilen Mukhammad K.M. ve İbrahim S. Başakşehir’deki evlerinde yakalandığı, evde yapılan aramalarda Kur’an-ı Kerim arasına gizlenmiş Kholıkov’a ait ikamet izin belgesi ele geçirildi.

İSTANBUL’DA DEAŞ ÜYELERİNE EĞİTİM VERMEK İÇİN ÇİFTLİK ARAMIŞLAR

Şüphelilerden M. Alısher Ugli Mirzoev’in Temmuz 2023 yılında DEAŞ üyelerine silahlar konusunda eğiterek ABD’ye göndermek amacıyla İstanbul’da bir çiftlikte eğitim kurma çalışması yaptığı ve silah bulma çabası içerisinde olduğu belirtildi. Mirzoev, DEAŞ’ın sözde sorumlularından olan Adam Khamirzaev’e rapor verdiği, Türkiye’de eylem yapmak için izin istediği ifade edildi.

TELEFONLARINDA YAPILAN İNCELEMELERDE BOMBA YAPIMINI ANLATAN RESİMLER TESPİT EDİLDİ

Şüphelilerle irtibatlı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Adrei Guzun’un dijital materyallerinde yapılan ön incelemelerde dijital belge şeklinde kitapların bulunduğu, savaşa giden, gidecek olan kişilerin birbirlerine karşı nasıl davranması gerektiğini anlatan bir kitabın dijital hali, silahla ateş edilen videoların klip haline getirildiği ve telefonunda arama motorunda ‘av malzemeleri’ şeklinde arama yaptığı tespit edildi. Gözaltına alınan şüphelilerden Zharaıdat E.’nin telefonunda yapılan incelemelerde ise DEAŞ terör örgütünün sözde bayrağının resmi, bomba yapımında kullanılan malzemeler ve bomba yapılışına ait resimler, Molotof kokteylinin yapımının anlatıldığı resimler olduğu tespit edildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sariyerde-santa-maria-kilisesine-yapilan-saldiriyla-ilgili-34-supheli-tutuklama-talebiyle-adliyeye-sevk-edildi/feed/ 0
Kuaför Zeynep Ece Aksay’ın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı https://www.igdirhaber.com.tr/kuafor-zeynep-ece-aksayin-cenazesi-ailesi-tarafindan-teslim-alindi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kuafor-zeynep-ece-aksayin-cenazesi-ailesi-tarafindan-teslim-alindi/#respond Mon, 29 Jan 2024 21:12:28 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2634 Kayıp Ali Diken’in kaybıyla ilgili Müge Anlı ile Tatlı Sert programına çıkan ve saatler sonra kaçmaya çalışırken yakalanan Zeynep Boyacı katil çıktı. İfadesinde işlediği cinayetleri itiraf eden Boyacı, Ali Diken’i iple boğup öldürdüğünü, baldızını kıskançlık yüzünde evde öldürüp battaniyeye sardığını, çocukluk arkadaşını da öldürmek için tarlaya götürdüğünü ancak son anda vazgeçtiğini söyledi. Boyacı ifadesinin ardından tutuklanırken kardeşinin ölümünü saklayan eşi ise ev hapsine çarptırıldı. Kayıp zannettiği kızının öldüğünü ve büyük kızının da cinayette payı olduğunu öğrenen acılı baba ise “Damadım ve kızım ömür boyu ceza alsın” dedi.

OLAY YERİ İNCELEMEDE BALDIZININ DA CANSIZ BEDENİ BULUNDU

Antalya’da motokurye olarak çalışan Ali Diken’den 20 Aralık’tan beri haber alamayan ailesi, polise kayıp başvurusunda bulunarak Müge Anlı ile Tatlı Sert programına katıldı. Programa katılanlar arasında bulunan garson Zeynel Boyacı, canlı yayında masum olduğunu söyledikten saatler sonra kaçmaya çalışırken kıskıvrak yakalandı. Boyacı, ilk ifadesinde kurye Ali Diken’i (32) karısı hakkında konuştuğunu ve küfür ettiği için öldürdüğünü itiraf etti. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından Antalya’ya getirilen Boyacı, Diken’in cenazesinin olduğu yeri ekiplere gösterdi. Aksu ilçesi Kundu Mahallesi Sahil Caddesi’ndeki boş arazide kadavra arama köpeği eşliğinde kepçe ile yapılan aramada, Ali Diken’in cansız bedenine ulaşıldı. Boyacı’nın bir kişinin daha cesedinin olduğunu söylemesi üzerine aynı yere yakın noktada toprak altında bir cesede daha ulaşıldı. Battaniyeye sarılı şekilde çıkartılan cesedin, baldızı Zeynep Ece Aksay’a ait olduğunu belirtti. Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

“ALİ DİKEN’İ İPLE BOĞUP BALDIZIMI DA EVDE ÖLDÜRDÜM”

Şüphelinin, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğinde verdiği ifadede Ali Diken’i eşine karşı ağır sözler kullanarak hakaret ettiği gerekçesiyle öldürdüğünü söylediği öğrenildi. Ali Diken ile buluştuktan sonra “Kız arkadaşlarla buluşacağız” diyerek çocukluğunun geçtiği Aksu’daki boş araziye götürdüğünü belirten Zeynel Boyacı ifadesinde şunlar söyledi: “Diken’i burada darbettikten sonra yanımda bulunan iple boğarak öldürdüm. Ardından da araziye gömdüm. Daha önce de baldızımı da darbederek evde öldürüp aynı yere gömmüştüm. Baldızımı da kıskandığım için evimde öldürdüm. Baldızımı öldürdüğüm için pişmanım. Baldızımı otomobille o araziye taşımıştım. Gömme işlemlerini tek başına yaptım.

“ÇOCUKLUK ARKADAŞIMI DA ÖLDÜRECEKTİM AMA VAZGEÇTİM”

Çocukluk arkadaşım M.Ç.’yi de baldızım ile ilişkisi olduğunu düşünerek öldürmek istedim. Onu da ‘Kayınpederimin arazisini iple ölçmeye gideceğiz’ diye cesetleri gömdüğüm araziye götürdüm ama nedense öldürmekten vazgeçtim.”

CEP TELEFONLARINI SATARAK MAAŞINI ÇEKMİŞ

Şüphelinin Ali Diken’i öldürdükten bir gün sonra da Diken’e ait telefonları satarak maaşını bankamatikten çektiği tespit edildi. Poliste 16 suçtan kaydı bulunduğu tespit edilen şüphelinin ardından Gürcistan ya da Suriye’ye kaçmaya çalıştığı öğrenildi. Diğer taraftan şüphelinin evde darp ederek öldürdüğü baldızı Zeynep Ece Aksay’ı, kiralık otomobille araziye götürüp gömdüğü tespit edildi. Şüphelinin eşinin battaniye nereye gittiği sorusuna, “Kirlenmişti ben de çöpe attım” dediği öğrenildi. Zeynep Ece Aksay’ın kaybolduktan sonra doktor randevularına gitmemesinin ise polisin dikkatini çektiği ifade edildi.

KATİL ZANLISI TUTUKLANDI, EŞİ EV HAPSİ ALDI

İfade işlemleri ve sağlık kontrolünün ardından Zeynel Boyacı, eşi İ.B. ve bir diğer şüpheli M.Ç., Cinayet Büro Amirliği ekiplerince adliyeye sevk edildi. Zanlı Zeynel Boyacı, ‘kasten adam öldürme’den tutuklanırken, eşi İ.B. konut alanını ihlal etmemek kaydıyla serbest, M.Ç. ise her gün imza vermesi şartıyla serbest bırakıldı.

KIZLARININ CENAZESİNİ ALAN AİLE KAHROLDU

Battaniyeye sarılı cesedin Zeynep Ece Aksay’a ait olup olmadığının tespiti için ailesinden DNA örnekleri alındı. Adli Tıp Kurumunda yapılan testin sonucunun olumlu olduğu ve cesedin Zeynep Ece Aksay’a ait olduğu kesinleşti. Cenaze otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından baba Mustafa ve anne Fatma Aksay’a teslim edildi. Cenazeyi alan anne ve baba gözyaşlarına hakim olamadı. Ayakta durmakta güçlük çeken anneyi yakınları teselli etti. Cenazenin Aksu ilçesi Karaöz Mahallesinde toprağa verileceği öğrenildi.

“KIZIMA VERİLEN EV HAPSİNİ KABUL ETMİYORUM, CEZA ALMASINI TALEP EDİYORUM”

Olayın aydınlatılmasını istediklerini belirten baba Mustafa Aksay, “Olay günü ablası yanında mıydı? Yanında ise kardeşini neden kurtarmadı? Cinayetten sonra Zeynep’in araziye taşındığı battaniye evde yokmuş, Zeynel Boyacı battaniyeyi çöpe attığını ifade ediyor. Neden kardeşine sahip çıkmadı, kızıma verilene ev hapsini kabul etmiyorum. Daha çok ceza almasını talep ediyorum. Biz olayı duyduğumuz zaman yaşananlara inanamadık. Kızım Ece kaybolduktan sonra ablası bizi yanlış yönlendirdi, işten gelmediğini söyledi. Biz kayıp başvurusu yapmadan önce oldu bunlar. İşyerinin telefonunu istedim, onu da bilmediğini söyledi. Sonra biz kayıp başvurusu yaptık. Kızımın otobüse bindiği görülmüş ama ardından nereye gittiği belli değildi” dedi.

“KIZIMI ÖLDÜRÜP BİR DE GELİP SOFRAMIZA OTURDU”

Olayın ne zaman meydana geldiğini bilmediğini belirten Mustafa Aksay, “Olayda hem kızımdan hem de damadımdan yana açık olmayan yönleri var, bunların hepsi araştırılsın. Ben kızıma kardeşini sorduğumda bana kardeşinin iyi olduğunu ve kendisini gizli numaradan aradığını söyledi. Kızım beni yanlış yönlendirdiği için olaylar bu kadar gecikti. Biz Müge Anlı’ya daha önce çıkacaktık. Katil zanlısı damadımla sık sık görüşürdük, bize gelirdi. Kızımı öldürdükten sonra bizimle oturdu, soframızda ekmeğimizi yedi, bize kızımı ararken yardım etti. Biz hiç şüphe etmedik, kızım bizi yanlış yönlendirmese Ali Diken yaşıyor olabilirdi” dedi.

“HEM DAMADIM HEM DE KIZIM ÖMÜR BOYU YARGILANSIN”

Anne Fatma Aksay ise şu ifadelere yer verdi: “Ben de olayın aydınlatılmasını istiyorum, yüreğim yanıyor. Ömür boyu içeriden çıkamasın. Kızım da yargılansın, bizi oyaladı. Kardeşinin geleceğini ve kendisini gizli numaradan aradığını söyledi. Kızımızı vicdanen evlatlıktan reddediyoruz. Bir anne ve babaya bu yapılır mı? En ağır cezayı alsınlar.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kuafor-zeynep-ece-aksayin-cenazesi-ailesi-tarafindan-teslim-alindi/feed/ 0
Benzin istasyonundaki cinayet anının güvenlik kamerası ortaya çıktı https://www.igdirhaber.com.tr/benzin-istasyonundaki-cinayet-aninin-guvenlik-kamerasi-ortaya-cikti/ https://www.igdirhaber.com.tr/benzin-istasyonundaki-cinayet-aninin-guvenlik-kamerasi-ortaya-cikti/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:18:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2527 Benzin istasyonundaki cinayet anının güvenlik kamerası ortaya çıktı

Kardeşi pusuda ölen ağabey, faillerin bulunmasını istiyor

Hain saldırı ‘yan bakma’ yüzünden gerçekleştirilmiş

Acılı ağabey Mehmet Aslanhan:

“Ağabeyimin katilleri halen firar”

ADANA – Adana’da benzin istasyonunda öldürülen Ahmet Aslanhan’ın cinayet anının güvenlik kamerası ortaya çıkarken, acılı ağabey “Kardeşimi öldürenler halen firar. Bir an önce bu şahısların yakalanmasını istiyorum” dedi. Öte yandan, cinayete kurban giden adamın, oğlu ile bir genç arasında yan bakma kavgası yüzünden çıkan tartışma sonucu öldürüldüğü ortaya çıktı.

Olay, 5 Ekim 2023’te saat 10.00 sıralarında, merkez Yüreğir ilçesi Doğankent Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. İşe gitmek için akaryakıt istasyonunda servis bekleyen Ahmet Aslanhan (46), bu sırada tuvalete girdi. O esnada istasyonda bekleyen otomobildeki 2 kişiden kar maskeli kimliği belirsiz şüpheli, araçtan inip, tuvaletten çıkan Aslanhan’ı başından tabancayla vurdu. Ağır yaralanan Aslanhan, kanlar içinde yere yığılırken, şüpheli ise havaya ateş açıp, kendisini bekleyen otomobile binerek kaçtı. Diğer çalışanların ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

2 gün sonra öldü

İlk müdahalesi yapılan Aslanhan, ambulansla Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ameliyat edilip, yoğun bakım ünitesine alınan Aslanhan, olaydan iki gün sonra hayatını kaybetti. Aslanhan’ın cenazesi toprağa verilirken, Adana Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri olaya karıştığı tespit edilen S.G.’yi yakaladı. S.G., ifadesinin ardından çıkartıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanırken, diğer failler ise halen bulunamadı.

Cinayet anbean kamerada

Akaryakıt istasyonunda işlenen cinayet anının ise güvenlik kamerası ortaya çıktı. Kar maskeli bir şüphelinin koşarak geldiği, tuvaletten çıkan Ahmet Aslanhan’a doğru tabanca ile ateş edip daha sonra da havaya sıkarak kaçtığı anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

Olay yan bakma yüzünden çıkmış

Ahmet Aslanhan’ın kardeşi Mehmet, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Mehmet Aslanhan, yeğeni Osman Aslanhan ile M.G.’nin 2023 yılının Nisan ayında tartıştıklarını ve M.G.’nin yeğenini silahla yaraladığını söyledi. Daha sonra Mehmet Aslanhan, yeğeni Osman ile M.G.’nin cinayetten 1 gün önce de yan bakma yüzünden tartıştıklarını, 1 gün sonra da ağabeyinin öldürüldüğünü söyledi.

“Kimseyle husumetimiz yoktu”

Mehmet Aslanhan, “Bizim kimseyle bir husumetimiz yoktu. M.G. ile yeğenim tartıştı daha sonra bu şahıslar ile husumetimiz oldu. Cinayetten 1 gün öncede yeğenim ve M.G., yan bakma nedeniyle tartışıyor. 1 gün sonra ağabeyim öldürülüyor. Olay M.G.’nin babasının kuzeninin otomobiliyle işleniyor ancak o günden sonra M.G., babası C.G., kuzeni M.G., amcaları A.G. ve M.G. kaçıyor. Bir tek S.G. yakalanıp tutuklanıyor” dedi.

“Can güvenliğimiz yok”

Can güvenliklerinin olmadığını söyleyen Aslanhan, “Ailemiz perişan oldu. Bu olaydan sonra can güvenliğimiz kalmadı. Bu adamlar halen firar ancak kimse bulamadı. Belki saklanıyorlar bizleri öldürecekler bilmiyoruz. Bu insanların bulunmasını istiyoruz. En azından içimiz bir nebze olsun rahatlar. Bu cinayeti 16 yaşındaki M.G.’nin işlemiş olduğunu düşünmüyorum ama bunu yapanlar bir an önce bulunmalı. Bu insanların eşleri, çocukları halen burada. Mutlaka onlarla iletişim kuruyorlardır” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/benzin-istasyonundaki-cinayet-aninin-guvenlik-kamerasi-ortaya-cikti/feed/ 0
Genç, şans oyunundan kazandığı parayı isteyenler tarafından kurşun yağmuruna tutuldu https://www.igdirhaber.com.tr/genc-sans-oyunundan-kazandigi-parayi-isteyenler-tarafindan-kursun-yagmuruna-tutuldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/genc-sans-oyunundan-kazandigi-parayi-isteyenler-tarafindan-kursun-yagmuruna-tutuldu/#respond Thu, 25 Jan 2024 21:15:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2473 Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 25 yaşındaki genç, şans oyunlarından kazandığı ve hesabına aktaramadığı 700 bin liradan pay isteyenler tarafından kurşun yağmuruna tutulduğunu iddia etti. Bebeğine mama almak için dışarıya çıktığı sırada olayın meydana geldiğini ifade eden genç, “Yaşadığım bu olaydan sonra Sakarya’yı terk etmeyi düşünüyorum. Belli ki bu şahıslar durmayacak ve beni öldürme çabaları var. Eşim ve çocuğuma herhangi bir zarar gelmesin diye buradaki evimi terk edeceğim” dedi.

Evli ve bir çocuk babası 25 yaşındaki Ersin Çoban, bir yıl önce İstanbul’da oynadığı şans oyunundan 700 bin lira para kazandı. İddiaya göre, Çoban’ın mahalleden tanıdığı B.B. ile Y.B. isimli şahıslar ise bu paradan pay istedi. Kazandığı parayı hesabına aktaramadığı öğrenilen Çoban’ın, B.B. ile Y.B. tarafından tehdit edildiği öne sürüldü. Panik olan Ersin Çoban, bir süre sonra ailesiyle birlikte Sakarya’nın Adapazarı ilçesine taşındı.

23 Aralık Cumartesi günü gece saatlerinde bebeğine mama almak için dışarıya çıkan Ersin Çoban, sokakta tartıştığı iki şüpheli tarafından kurşun yağmuruna tutuldu. Ayaklarından yaralanan genç, olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Bir bacağına iki, diğer bacağına 5 kurşun isabet eden Çoban, tedavisinin ardından taburcu edildi. Olaya ilişkin inceleme başlatan polis ekipleri ise B.B. ile Y.B.’yi gözaltına aldı. Adliyeye sevk edilen şüpheliler, delil yetersizliği sebebiyle serbest bırakıldı.

Olaya ilişkin güvenlik kamera görüntülerinde ise şahısların olay yerine geldiği ve aralarında hengame çıktığı görülüyor.

“Sakarya’ya taşınmak zorunda kaldım”

Yaşadığı olayı anlatan Ersin Çoban, “İstanbul’da şans oyunundan 700 bin lira kadar para kazandım ve bu paraya tahsil edemedim. İki şüpheli benim para kazandığımı duymuşlar ve evime gelerek benden para talep ettiler. Bende bu parayı hesabıma aktaramadığım için ödeyemeyeceğimi söyledim. Onlarda parayı istemekte ısrarcı olup beni öldürmekle tehdit edip, evimin içinde bir el havaya ateş ederek gittiler. Bu kişileri tanıyorum. Bana ve eşim ile çocuğuma zarar vermelerinden tedirgin olduğum için Sakarya’ya taşınmak zorunda kaldım. Bu şahıslar benim buradaki evimi bulup bana saldırıyı gerçekleştirdiler” dedi.

“Delil yetersizliği sebebiyle serbest bırakıldılar ve tehditler hala devam ediyor”

Şüphelilerin kendisine pusu kurduğunu iddia eden Çoban, “Çocuğuma mama almak için saat 02.30 sıralarında motosikletime binerek dışarı çıktım. Biraz ileri doğru hareket ettiğim zamanda mahallede birini gördüm ve onlar olabileceğini hiç tahmin etmedim. Daha önceki zamanlarda motosiklet hırsızlığı oluyordu. Bende yine bir hırsızlık olayı sandım ve kim olduklarını, neden orada beklediklerini sordum ve ‘Seni bekliyorum’ diyerek iki kişi bana çapraz ateş etmeye başladı. Kurşunların hedefi olduktan sonra ambulansla hastaneye sevk edildim. Benim yaşadığım bu mağduriyet şans oyunundan kazandığım fakat çekemediğim 700 bin liradan kaynaklı olarak oluştu. Şüpheliler olaydan bir ay sonrasında yakalandı ancak delil yetersizliği sebebiyle serbest bırakıldılar ve tehditler hala devam ediyor” diye konuştu.

“Evimi terk edeceğim”

Çoban, Sakarya’dan da taşınmak için hazırlık yaptığını aktararak, “Yaşadığım bu olaydan sonra Sakarya’yı terk etmeyi düşünüyorum. Belli ki bu şahıslar durmayacak ve beni öldürme çabaları var. Eşim ve çocuğuma herhangi bir zarar gelmesin diye buradaki evimi terk edeceğim. Bu olaylarla ilgili doğduğum, büyüdüğüm şehri İstanbul’u terk edip Sakarya’ya geldim ancak olaylar peşimi bırakmadı ve buradan da gitmeyi düşünüyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Ben bir aydan beri yatıyorum ve kalkamıyorum. Paramda yoktu. Taşınmak için arkadaşlarımı aradım ve evimi taşımak için onlardan borç aldım. Mahkeme bu şahısları serbest bıraktı, tutuksuz yargılanıyorlar. Şuanda ben onların tutuklanmasını istiyorum” şeklinde konuştu. – SAKARYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/genc-sans-oyunundan-kazandigi-parayi-isteyenler-tarafindan-kursun-yagmuruna-tutuldu/feed/ 0
Sarıyer’de Müzikholde Silahlı Saldırı: 1 Ölü, 5 Yaralı https://www.igdirhaber.com.tr/sariyerde-muzikholde-silahli-saldiri-1-olu-5-yarali/ https://www.igdirhaber.com.tr/sariyerde-muzikholde-silahli-saldiri-1-olu-5-yarali/#respond Thu, 25 Jan 2024 09:21:26 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2462 Sarıyer’de bir müzikholde taşkınlık çıkarttığı için dışarıya atılan grubun, motosikletle düzenlediği silahlı saldırının görüntüleri ortaya çıktı. Taksicinin hayatını kaybettiği ve 2’si polis 5 kişinin yaralandığı olayı, “Mami” lakaplı şahıs ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği öğrenildi. Görüntülerde polislerin, taksicinin ve iki vatandaşın vurularak yere düştükleri, bir polisin ise ateş açtığı net şekilde görülüyor.

Sarıyer Huzur Mahallesi’nde dün saat 04.45 sıralarında meydana gelen olayda müzikhole gelen bir grup, hem silahlı oldukları hem de taşkınlık çıkarttıkları gerekçesiyle çalışanlar ve müzikhol sahibi Ayhan E. tarafından dışarıya çıkarılmıştı. Yaşanan kavga sonrası grup olay yerinden ayrılmış, yaklaşık 15 dakika sonra gelen bir şahıs mekan sahibi Ayhan E. ile tartışıp ayrılmıştı.

CAN PAZARI ORTAYA ÇIKTI

Konuşmadan yaklaşık 1 saat sonra motosikletle gelen kasklı 2 saldırganın müzikholün önündekilere ateş açması sonucu 2’si polis 5 kişi yaralanmış, ağır yaralanan bir kişi ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Yaşanan bu silahlı saldırının en net güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, ilk olayın ardından gelen polis ekipleri çalışanlarla konuştuğu esnada saldırganlar ateş açıyor. Saldırıda iki polis ve 3 kişi yaralanarak yere düşüyor. Bir polis memuru ise saldırganlara ateş açarak karşılık veriyor. Olayda can pazarının yaşandığı görülüyor.

MEKANDAN ÇIKARILDIKTAN 1 SAAT SONRA GERİ DÖNEREK ATEŞ AÇTI

Diğer yandan olayla ilgili geniş çaplı çalışma başlatan polis ekipleri, müzikhol sahibi Ayhan E.’nin ifadesine başvurdu. Ayhan E. ifadesinde, saat 02.50 sıralarında 5 şahsın mekana geldiğini ve masaya oturduğunu, içeride taşkınlık çıkartmaları ve silahları oldukları gerekçesiyle 03.30 sıralarında dışarıya çıkartmak istediklerini, kavga sonucu ise grubu çıkarttıklarını söyledi. Olaydan 15 dakika sonrası ise “Mami” lakaplı bir şahsın geri gelerek kendisiyle konuştuğunu ifade eden Ayhan E., şahsın ayrılmasından yaklaşık 1 saat sonra “Mami” lakaplı şahıs ve arkadaşlarının olduğunu düşündüğü şahısların mekanın önüne gelerek ateş açtığını söylediği öğrenildi.

SALDIRGANLARDAN BİRİ TESPİT EDİLDİ

Olayla ilgili çalışmalarını derinleştiren polis ekipleri, olayı gerçekleştiren şahıslardan birinin Musa Y. olduğunu belirledi. Ayrıca iki saldırganın plakasız motosikletle geldikleri, siyah şapkalı yeşil kıyafetli oldukları tespit edildi. Saldırganları yakalama çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. Ayrıca yaralılardan Suat T.’nin “ateşli silahlar kanununa muhalefet” ve “genel güvenliği kasten tehlikeye sokma” suçlarından çok sayıda kaydı olduğu ortaya çıktı. Suat T.’nin 26 Temmuz 2022 tarihinde aynı mekana silahlı saldırıda bulunan motosikletli şahısların arkasından silahla karşılık verdiği, kurşunların ise işyerlerine isabet ettiği bilgisine ulaşıldı.

KİMLİKLERİ BELLİ OLDU

Yaşanan saldırıyla ilgili yaralanan ve ölen kişilerin kimlikleri de ortaya çıktı. Saldırıda yaralanan memurların ilk olayın ardından araştırma için müzikholün önüne gelen Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği’nde görevli olan memurlar D.T. ve E.A.K. olduğu öğrenildi. Bacaklarından vurulan memurların ambulansla kaldırıldığı Şişli Okmeydanı Prof Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi ve Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördükleri, hayati tehlikelerinin ise bulunmadığı bilgisine ulaşıldı.

TAKSİCİ HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ

Diğer yaralılardan Hasan Işık S.’nin de bacağından yaralandığı ve iki vatandaş tarafından Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğü, hayati tehlikesinin olmadığı, Suat T.’nin (30) sağ bacağından yaralandığı ve Maslak’ta özel bir hastaneye kaldırıldığı, hayati tehlikesinin de olmadığı öğrenildi. Saldırı esnasında müzikhol önünde bulunan taksici Mehmet Sabır Şalışlıoğlu’nun da bacağından vurulduğu ancak kaldırdığı Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sariyerde-muzikholde-silahli-saldiri-1-olu-5-yarali/feed/ 0
Eskişehir’de Apart Kiralama Dolandırıcılığı https://www.igdirhaber.com.tr/eskisehirde-apart-kiralama-dolandiriciligi/ https://www.igdirhaber.com.tr/eskisehirde-apart-kiralama-dolandiriciligi/#respond Wed, 10 Jan 2024 21:24:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1909 Eskişehir’de iddiaya göre kendini askeri personel olarak tanıtıp bir apartta yılbaşı akşamı sözleşme imzalamadan kalan şahıs kira bedelini ödemezken, dairedeki televizyon, ısıtıcı, saç kurutma makinesi ve anahtarı yanında götürdü.

Eskişehir’de günlük kiralık apart işleten Ahmet Ulusoy’un başına ilginç bir olay geldi. Ahmet Ulusoy’un babasının baktığı aparta gelen Muammer Emin Yılmaz, iddiaya göre askeri personel olduğunu belirterek girişte verilmesi gereken bilgileri vermeyi ve imzalanması gereken evrakları reddetti. Ardından Yılmaz, “Ablam gelecek, bilgilerimi vereceğim. Eşyalarımı koyayım sonra giriş yapacağım” deyip daireye yerleşti. Apart sahibinin iddiasına göre ücreti EFT yoluyla gönderen şüphelinin parası işletme sahibinin hesabına yılbaşı tatili nedeniyle düşmedi. Daha sonra parayı geri çeken Muammer Emin Yılmaz, yine apart sahibinin iddiasına göre odadan televizyon, ısıtıcı gibi ufak ev eşyalarının ve anahtarı da yanında götürdü. Muammer Emin Yılmaz ile iletişime geçen Ahmet Ulusoy, kira bedelini ve evin anahtarını istedi. Yılmaz’dan, ‘Alabiliyorsan al. Seni nasıl kandırdım. Ben sana paranı verecektim ama sen böyle konuştuğun için para vermiyorum’ cevapları karşısında bir kez daha şaşıran Ulusoy, Muammer Emin Yılmaz’ın numarasını araştırdığında başka kişilerce “tokatçı, dolandırıcı, sakın açma, kaçak” gibi sıfatlarla kaydedildiğini öğrenildi.

“Tokatçı, dolandırıcı, sakın açma, kaçak’ gibi çeşitli şekillerde kaydedildiğini gördük”

Olayı anlatan apart işletmecisi Ahmet Ulusoy, “Biz ailece günlük ve haftalık olarak apart işletmeciliği yapıyoruz. Yılbaşında işletmemizde ufak çaplı hırsızlık ve verilen sözlerin tutulmaması gibi bir olay yaşandı. Yılbaşında bir müşterimize oda temin ettik, verdiği sözler ve davranışlarıyla güvenerek, anahtarımızı teslim ettik. Bize kendisini askeri personel olarak tanıtmıştı, odaya giriş yapmadan bilgilerinizi almamız gerekirken, ‘Ablam gelecek, bilgilerimi vereceğim. Eşyalarımı koyayım sonra giriş yapacağım’ derken, bizden anahtarı aldı. Yılbaşı dolayısıyla bizim dalgınlığımıza geldi ve anahtarı aldıktan sonra bir daha ses seda alamadık. Bize mobil yoldan para aktaracağını söyledi, EFT yaptı ama yılbaşı dolayısıyla para hesabımıza salı günü geçecekti. Bize dekontu gönderdi ama burada kaldığı sürede işlemi iptal etmiş, bizim paramızı vermedi. Bununla beraber apartımızdaki televizyon, ısıtıcı gibi ufak ev eşyalarının olmadığını gördük. Bizim şu anki isteğimiz herhangi bir para talebi değil, ‘Başımıza böyle bir olay geldi. Biz yandık, başkaları da yanmasın’ demektir. İnsanların birbirlerini cep telefonuna nasıl kaydettiğini görebildiğimiz bir uygulama var, oradan bu şahsın numarasını tarattık ve orada ‘Tokatçı, dolandırıcı, sakın açma, kaçak’ gibi çeşitli şekillerde kaydedildiğini gördük” dedi.

“Eşyaları yanında götürmüş”

Ahmet Ulusoy diğer apart sahipleri ile görüştüğünde aynı olayı onlarında yaşadığını öğrendiğini belirtti. Kandırılan Ulusoy şu şekilde konuştu;

“Yani bu kişi apart apart gezerek, insanları kandırıp, zamanlarına ve emeklerine çöküyor. Buraya benzer bir apartta da parayı vermemiş, ‘Geleceğim, vereceğim’ diyerek oyalamış, sonra da parasını vermemiş. Bu şahsı göndermişler, daha sonra denk gelip paralarını almışlar. Buradaki olayda ne olup bittiğini bilmiyoruz ama artık bu kişinin apartçılar arasında tanınan ve kara listede olan biri olduğunu öğrendik. Bize adını Eyüp Yılmaz olarak tanıttı ama adının Muammer Emin Yılmaz olduğunu öğrendik. Bu bir hastalık mı ruhsal bozukluk mu bilmiyorum ama adam geldi bize bir şeyler dedi, bizim yoğunluğumuz olmasaydı böyle bir şeyi kaçırmazdık ama biraz gaflet ve yoğunlukla bunu gözden kaçırmış olduk. Buradaki seslenişim ‘Biz yandık, başkaları yanmasın. Televizyon ve ısıtıcı gibi küçük olan, rahatlıkla çantasına koyabileceği eşyaları yanında götürmüş. Telefon konuşmalarımızda bizimle dalga geçtiğini söylüyor, ‘Alabiliyorsan al. Seni nasıl kandırdım. Ben sana paranı verecektim ama sen böyle konuştuğun için para vermiyorum’ şeklinde pişkin pişkin konuşuyor. Bir kere ağzımız yandı, bu saatten sonra güvenebileceğimiz insana da güvenmeyiz, çünkü kalbimiz kırıldı, olanaksız olacak şeyler başımıza geldi. Bunun sonucunda iyi insana da güvenemeyeceğiz.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/eskisehirde-apart-kiralama-dolandiriciligi/feed/ 0
MKE Ankaragücü-Çaykur Rizespor Maçı Hakemine Saldırı Davasının İlk Duruşması Tamamlandı https://www.igdirhaber.com.tr/mke-ankaragucu-caykur-rizespor-maci-hakemine-saldiri-davasinin-ilk-durusmasi-tamamlandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/mke-ankaragucu-caykur-rizespor-maci-hakemine-saldiri-davasinin-ilk-durusmasi-tamamlandi/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:15:23 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1859 MKE Ankaragücü-Çaykur Rizespor maçının sonunda hakem Halil Umut Meler’e saldıran, aralarında eski Ankaragücü Kulübü Başkanı Faruk Koca’nın da bulunduğu 4 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması tamamlandı.

Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya müşteki Halil Umut Meler ile tutuksuz sanıklar Faruk Koca, Kenan Çelikkaya, Osman Erkam Can ve Şahin Yunus Şahin ile avukatları katıldı.

Kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından savunması dinlenen Koca, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi, daha önce ayrıntılı savunma yaptığını, önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyledi.

Hakem Meler’i tehdit ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını öne süren Koca, “Tehdit kısmı doğru değil. Hayatımın boyunca ilk defa birine fiziki müdahalede bulundum. Üzgünüm. Kamuoyuna üzüntülerimi ifade ettim. Mahkeme huzurunda bir kez daha üzüntülerimi iletiyorum.” dedi.

Koca, müşteki avukatının, “Olay öncesinde olayın gelişimiyle ilgili provoke edecek bir beyan oldu mu?” sorusuna “Hayır” karşılığını verdi.

Sanık Kenan Çelikkaya da önceki ifadelerinin geçerli olduğunu dile getirdi.

Sanık Koca’nın avukatının, “Koca’dan Meler’e yönelik bir tehdit sözü duydunuz mu?” sorusu üzerine Çelikkaya, böyle bir söz işitmediğini söyledi.

Sanık Şahin Yunus Şahin de “Önceki savunmalarım geçerlidir. Meler’den özür dilerim.” şeklinde savunma yaptı.

Osman Erkam Can ise 4 yıldır profesyonel takım sorumlusu olarak görev yaptığını belirterek, şunları söyledi:

“Olay günü yedek kulübesinin arkasındaki delegasyon alanında maçı izledim. Maç bitiminde başkan ve bazı kişilerin koştuğunu gördüm. Hakemin olduğu yerde kalabalık oluşmuştu, arbede vardı. Ellerimi kollarımı açarak hakeme zarar gelmesini önlemek istedim. Bu sırada hakemin ayağa kalktığını ama arbedenin devam ettiğini gördüm. Önümden biri boğazıma vurdu. Ben de ayağımı oraya salladım, ancak kesinlikle hakeme yönelik bir eylemim olmadı. Kendisi 2 metre önümde duruyordu. İstesem zarar verirdim. Öyle bir niyetim yoktu.”

“Tehdit sözünü duydum”

Sanıkların ardından söz alan Halil Umut Meler ise olayın iddianamede anlatıldığı şekilde gerçekleştiğini, tehdit sözünü duyduğunu, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini bildirdi.

Duruşmada tanık olarak dinlenen hakem Kerem Ersoy da “Aynı maçta hakem olarak görev yapmaktaydım. Maç sonu müştekinin yanında dururken Faruk Koca müştekiye yumruk attı. Bize yönelik ‘sizi bitireceğim’ ve Meler’e de ‘seni öldüreceğim’ dedi.” ifadelerini kullandı.

Ersoy, diğer iki sanığın da yere düştükten sonra Meler’e tekme attığını söyledi.

Tanık olarak dinlenen Mustafa Emre Eyisoy ise olay sırasında 1 nolu yardımcı hakem olarak görev yaptığını aktardı. Eyisoy, “Müsabaka bittikten sonra koridorlardaki olayları gözlemlemek adına koridora geçmiştim. Olay sırasında müşteki hakemin yanında değildim. Olayları doğrudan görmedim, diğer hakem arkadaşlarım anlattı.” şeklinde konuştu.

Tanık Ömer Tolga Güldibi ise maçta hakem olarak görev yaptığını belirterek, “Arkamdan gelerek müştekiye vurduklarını gördüm. Koca, yumruk vururken ‘Sizi bitireceğim’ dedi. Meler’e de ‘Seni öldüreceğim’ dedi.” ifadelerini kullandı.

Avukat beyanları

Daha sonra söz alan Koca’nın avukatı, tanık anlatımlarına karşı yazılı beyanda bulunacaklarını bildirdi. Tanıkların müvekkiliyle ilgili şikayette bulundukları ayrı bir dosya olduğunu dile getiren avukat, olay sırasında aynı yerde bulunan kişileri de tespit ettiklerini, bu kişileri dosyaya bildirerek tanık olarak dinlenilmesini isteyeceklerini söyledi.

Halil Umut Meler’in avukatı ise Futbol Federasyonunun talimatlarında sahaya girecek kişilerin belli olduğunu ifade ederek, “Sanık Osman Erkam Can hakem davetiyle sahaya girebilecek kişiler içerisindedir. Olay sırasında herhangi bir hakem daveti söz konusu değildir. Kamera kayıtlarına bakılınca 20 saniye boyunca tekme salladığı, isabet ettirdiği görülmüştür. Bu hususları dikkate alınmasını talep ediyoruz.” diye konuştu.

Avukatların ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, kati rapor tanzimi için Meler’in Adli Tıp Kurumuna sevk işlemlerinin yapılmasına, Osman Erkam Can’ın avukatının davadan ayrılma talebinin reddedilmesine karar verilmesini talep etti.

Daha sonra ara kararı açıklayan mahkeme, yazılı beyanlarını sunmak isteyenlere süre verip duruşmayı 28 Şubat’a erteledi.

Kati rapor tanzimi için Meler’i Adli Tıp Kurumuna sevk eden hakim, sanıkların duruşmadan vareste tutulması talebini kabul etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mke-ankaragucu-caykur-rizespor-maci-hakemine-saldiri-davasinin-ilk-durusmasi-tamamlandi/feed/ 0
Tekirdağ’da taşan derenin suyuna kapılan çocukların ölümüne ilişkin soruşturma izni verildi https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-tasan-derenin-suyuna-kapilan-cocuklarin-olumune-iliskin-sorusturma-izni-verildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-tasan-derenin-suyuna-kapilan-cocuklarin-olumune-iliskin-sorusturma-izni-verildi/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:12:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1822 TEKİRDAĞ’da taşan derenin suyuna kapılan Burak Önder (9) ile Mustafa Aslan’ın (13) ölümüne ilişkin bilirkişi heyeti raporunda, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Ergene Belediyesi ‘asli’ kusurlu bulundu. Rapor sonrası soruşturmayı yürüten Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 belediyenin fen işleri müdürlüğündeki devlet memurlarının soruşturulması için İçişleri Bakanlığı’ndan izin istedi. Bakanlık, 2,5 yıl sonra Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel’in de aralarında bulunduğu 6 kişi hakkında soruşturma izin verdi.

Ergene ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde, 25 Haziran 2021’de sağanak nedeniyle derenin taşması ile kıyıda oyun oynayan Burak Önder, kardeşi Barış Önder ve arkadaşları Mustafa Aslan, suya kapıldı. Dere üzerindeki kanalizasyon künkleri içinde 500 metre mesafedeki dere yatağına sürüklenen Burak Önder ile Mustafa Aslan hayatını kaybetti; Barış Önder çevredekilerce kurtarıldı. Çocukların ölümünün ardından Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında; İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Dr. Murat Kuruoğlu, Dr. Fethi Kadıoğlu ve Dr. Oral Yağcı’dan oluşan bilirkişi heyeti, bölgede 10 Şubat 2022’de inceleme yaptı. 2 saat süren incelemede heyet, çocukların içinde sürüklendiği beton künkleri metre ile ölçtü. Boğulmaktan son anda kurtarılan Barış Önder de olay günü yaşadıklarını heyete anlattı.

‘İNSAN GİRİŞİNİ ENGELLEYEN ÖNLEM ALINMAMIŞ’

Bilirkişi heyeti, hazırladığı raporu Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundu. Raporda, olayda herhangi bir kasıt bulunmadığı, kaza olduğu nitelendirildi. Olayın meydana gelmesinde, hidrolik olarak açık kanalın etrafında; insan girişini engeller nitelikte tel, çit ve benzeri herhangi bir önlem alınmamış olmasının etkisine dikkat çekilen raporda, Benzer şekilde yolun kenarında zemin altında yer alan betondan yapılmış 200 metre uzunluğundaki boru menfezlerin ağzında boruya katı madde girişini engeller nitelikte koruyucu bir ızgaranın olay sarihinde bulunmuyor olması da başka bir etken olarak değerlendirilmiştir denildi.

‘KANALI USULÜNE UYGUN KAPAMAYAN İDARE ASLİ KUSURLU’

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nün ‘asli kusurlu’ bulunduğu raporda, şunlar kaydedildi 2016-2017 yılları arasında açık kanalı, kapalı kanal haline getiren idarenin belirlenmesi gerekmektedir. Bu idareler kapsamında ise Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nden hangisinin kanalı kapalı hale getirdiğinin belirlenmesi halinde; gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması gerek yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, su kenarında bulunan menfezlerin ani suyla yaşamlarını yitirmesine neden olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Bu nedenle bu işleri yapan idarenin gerekli özeni borunun yerine getirilmemiş olması karşısında, 2016-2017 arasında kapalı kanalı usule uygun yapmayan idarenin asli kusurlu olduğu takdiri savcılığınıza ait olmak üzere değerlendirilmiştir.

‘YOLDA DEFORMASYONA MÜDAHALE EDİLMEMİŞ’

Raporda ayrıca olayın meydana geldiği bölgede otoyolun menfez bölgesinde oluşan deformasyona da müdahale edilmediği kaydedildi. Otoyolun bakımından sorumlu belediyenin bu nedenle ‘tali kusurlu’ bulunduğu raporda, Bu açıdan 2016 yılında kapalı kanal yaparken bu kanalın yola etkisinin göz önüne alınmadığı yoldaki deformasyon artışı ile sabittir. Deformasyonlar olmasına rağmen yol bakımı sırasında da 2018 yılından olayın olduğu tarihe kadar da müdahale edilmediği de görülmektedir. Bu açıdan yolun bakımından sorumlu idarenin tarihleri göz önüne alarak belirlenmesi ve bu idarenin olayın oluşumunda denetim eksikliği kapsamında takdiri savcılığınıza ait olmak üzere tali kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır denildi.

6 KİŞİ HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ

İçişleri Bakanlığı, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sürdürdüğü soruşturmada, 2,5 yıl sonra Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel, dönemin Fen İşleri Müdürlüğü’nden sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Hülya İnci, Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Cebeci, Gökhan Akman, Fen İşleri Müdür vekili Hilal Altun ve eski Fen İşleri Müdür Vekili tekniker Fuat Renksor, hakkında soruşturma izni verildi. İzin kararında olay anlatılarak, şöyle denildi Olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesininhattının kapalı şekilde olduğu, çift sıra büzden oluştuğu, büzlerin iç çapların 50 santimetrelik, yaklaşık 200 metre uzunluğunda olduğu, olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesininhattının 2016 yılında Ergene Belediyesi tarafından yapıldığı ve bu tahliye şebekesininhattının Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne (TESKİ) devrinin yapılmadığı, bilirkişi raporunda da ‘kapalı kanal yapılırken gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması, gerekse yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, maktullerin ani su ile yaşamlarını yitirmesine neden olunduğu, 2016-2017 yıllarında kanalı usule uygun yapmayan Ergene Belediyesi’nin gerekli dikkat ve özeni yerine getirmemesinden dolayı asli kusurlu olduğu’ değerlendirmesi yapıldığı anlaşıldığından soruşturma izni verilmesini karar verilmiştir.

‘İZİN BİZİ MEMNUN ETTİ’

Ölen çocukların ailelerinin avukatı İbrahim Doğan, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesinin kendilerini memnun ettiğini belirtti. Doğan, Aradan geçen zaman içerisinde yapmış olduğumuz müracaatlarımız, başvurmuş olduğumuz hukuki yollar ulaşmış olduğumuz merciler, taleplerimize karşı duyarlı davrandılar. İçişleri Bakanlığı’ndan bizzat Bakanımız Ali Yerlikaya imzasıyla soruşturma iznimiz geldi. Bu soruşturma izninde Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel’in de aralarında bulunduğu 6 kişi için soruşturma izni verildi. Bundan sonraki süreçte bu şahıslar ile ilgili hazırlanacak iddianameyi bekleyeceğiz. Ancak daha öncesinde dosya kapsamında düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda kusurlu bulunduğu belirtilen diğer kurumlar ile ilgili soruşturma iznini verilmesini bekliyorduk. Bunlarla hali hazırda verilmiş bir soruşturma izni yok, bu hususun da takipçisi olacağız. Verilmiş olan soruşturma izni kısmen bizi memnun etmiş olsa da bize göre tam anlamıyla yeterli değil. Çünkü bu olayda kusurlu olan farklı kurumların da bulunduğu özellikle Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı TESKİ başta olmak üzere birden fazla sorumlu kurumun olduğu noktasında bir hukuki düşüncemiz ve kanaatimiz var. Bilirkişi raporu da bizim bu kanaatimizi destekler mahiyetteydi. Bu sebeple verilmiş olan soruşturma izni tam yeterli değil ancak daha önceki sürece göre dediğimiz gibi kısmi de olsa bir soruşturma izni gelmiş olması da bizi memnun etti diye konuştu. (DHA)

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-tasan-derenin-suyuna-kapilan-cocuklarin-olumune-iliskin-sorusturma-izni-verildi/feed/ 0
Tekirdağ’da taşan derenin suyuna kapılan çocuklar için soruşturma izni verildi https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-tasan-derenin-suyuna-kapilan-cocuklar-icin-sorusturma-izni-verildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-tasan-derenin-suyuna-kapilan-cocuklar-icin-sorusturma-izni-verildi/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:03:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1818 TEKİRDAĞ’da taşan derenin suyuna kapılan Burak Önder (9) ile Mustafa Aslan’ın (13) ölümüne ilişkin bilirkişi heyeti raporunda, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Ergene Belediyesi ‘asli’ kusurlu bulundu. Rapor sonrası soruşturmayı yürüten Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 belediyenin fen işleri müdürlüğündeki devlet memurlarının soruşturulması için İçişleri Bakanlığı’ndan izin istedi. Bakanlık, 2,5 yıl sonra Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel’in de aralarında bulunduğu 6 kişi hakkında soruşturma izin verdi.

Ergene ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde, 25 Haziran 2021’de sağanak nedeniyle derenin taşması ile kıyıda oyun oynayan Burak Önder, kardeşi Barış Önder ve arkadaşları Mustafa Aslan, suya kapıldı. Dere üzerindeki kanalizasyon künkleri içinde 500 metre mesafedeki dere yatağına sürüklenen Burak Önder ile Mustafa Aslan hayatını kaybetti; Barış Önder çevredekilerce kurtarıldı. Çocukların ölümünün ardından Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında; İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Dr. Murat Kuruoğlu, Dr. Fethi Kadıoğlu ve Dr. Oral Yağcı’dan oluşan bilirkişi heyeti, bölgede 10 Şubat 2022’de inceleme yaptı. 2 saat süren incelemede heyet, çocukların içinde sürüklendiği beton künkleri metre ile ölçtü. Boğulmaktan son anda kurtarılan Barış Önder de olay günü yaşadıklarını heyete anlattı.

‘İNSAN GİRİŞİNİ ENGELLEYEN ÖNLEM ALINMAMIŞ’

Bilirkişi heyeti, hazırladığı raporu Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundu. Raporda, olayda herhangi bir kasıt bulunmadığı, kaza olduğu nitelendirildi. Olayın meydana gelmesinde, hidrolik olarak açık kanalın etrafında; insan girişini engeller nitelikte tel, çit ve benzeri herhangi bir önlem alınmamış olmasının etkisine dikkat çekilen raporda, “Benzer şekilde yolun kenarında zemin altında yer alan betondan yapılmış 200 metre uzunluğundaki boru menfezlerin ağzında boruya katı madde girişini engeller nitelikte koruyucu bir ızgaranın olay sarihinde bulunmuyor olması da başka bir etken olarak değerlendirilmiştir” denildi.

‘KANALI USULÜNE UYGUN KAPAMAYAN İDARE ASLİ KUSURLU’

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nün ‘asli kusurlu’ bulunduğu raporda, şunlar kaydedildi:

“2016-2017 yılları arasında açık kanalı, kapalı kanal haline getiren idarenin belirlenmesi gerekmektedir. Bu idareler kapsamında ise Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nden hangisinin kanalı kapalı hale getirdiğinin belirlenmesi halinde; gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması gerek yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, su kenarında bulunan menfezlerin ani suyla yaşamlarını yitirmesine neden olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Bu nedenle bu işleri yapan idarenin gerekli özeni borunun yerine getirilmemiş olması karşısında, 2016-2017 arasında kapalı kanalı usule uygun yapmayan idarenin asli kusurlu olduğu takdiri savcılığınıza ait olmak üzere değerlendirilmiştir.”

‘YOLDA DEFORMASYONA MÜDAHALE EDİLMEMİŞ’

Raporda ayrıca olayın meydana geldiği bölgede otoyolun menfez bölgesinde oluşan deformasyona da müdahale edilmediği kaydedildi. Otoyolun bakımından sorumlu belediyenin bu nedenle ‘tali kusurlu’ bulunduğu raporda, “Bu açıdan 2016 yılında kapalı kanal yaparken bu kanalın yola etkisinin göz önüne alınmadığı yoldaki deformasyon artışı ile sabittir. Deformasyonlar olmasına rağmen yol bakımı sırasında da 2018 yılından olayın olduğu tarihe kadar da müdahale edilmediği de görülmektedir. Bu açıdan yolun bakımından sorumlu idarenin tarihleri göz önüne alarak belirlenmesi ve bu idarenin olayın oluşumunda denetim eksikliği kapsamında takdiri savcılığınıza ait olmak üzere tali kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır” denildi.

6 KİŞİ HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ

İçişleri Bakanlığı, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sürdürdüğü soruşturmada, 2,5 yıl sonra Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel, dönemin Fen İşleri Müdürlüğü’nden sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Hülya İnci, Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Cebeci, Gökhan Akman, Fen İşleri Müdür vekili Hilal Altun ve eski Fen İşleri Müdür Vekili tekniker Fuat Renksor, hakkında soruşturma izni verildi. İzin kararında olay anlatılarak, şöyle denildi:

“Olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesinin/hattının kapalı şekilde olduğu, çift sıra büzden oluştuğu, büzlerin iç çapların 50 santimetrelik, yaklaşık 200 metre uzunluğunda olduğu, olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesinin/hattının 2016 yılında Ergene Belediyesi tarafından yapıldığı ve bu tahliye şebekesinin/hattının Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne (TESKİ) devrinin yapılmadığı, bilirkişi raporunda da ‘kapalı kanal yapılırken gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması, gerekse yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, maktullerin ani su ile yaşamlarını yitirmesine neden olunduğu, 2016-2017 yıllarında kanalı usule uygun yapmayan Ergene Belediyesi’nin gerekli dikkat ve özeni yerine getirmemesinden dolayı asli kusurlu olduğu’ değerlendirmesi yapıldığı anlaşıldığından soruşturma izni verilmesini karar verilmiştir.”

‘İZİN BİZİ MEMNUN ETTİ’

Ölen çocukların ailelerinin avukatı İbrahim Doğan, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesinin kendilerini memnun ettiğini belirtti. Doğan, “Aradan geçen zaman içerisinde yapmış olduğumuz müracaatlarımız, başvurmuş olduğumuz hukuki yollar ulaşmış olduğumuz merciler, taleplerimize karşı duyarlı davrandılar. İçişleri Bakanlığı’ndan bizzat Bakanımız Ali Yerlikaya imzasıyla soruşturma iznimiz geldi. Bu soruşturma izninde Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel’in de aralarında bulunduğu 6 kişi için soruşturma izni verildi. Bundan sonraki süreçte bu şahıslar ile ilgili hazırlanacak iddianameyi bekleyeceğiz. Ancak daha öncesinde dosya kapsamında düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda kusurlu bulunduğu belirtilen diğer kurumlar ile ilgili soruşturma iznini verilmesini bekliyorduk. Bunlarla hali hazırda verilmiş bir soruşturma izni yok, bu hususun da takipçisi olacağız. Verilmiş olan soruşturma izni kısmen bizi memnun etmiş olsa da bize göre tam anlamıyla yeterli değil. Çünkü bu olayda kusurlu olan farklı kurumların da bulunduğu özellikle Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı TESKİ başta olmak üzere birden fazla sorumlu kurumun olduğu noktasında bir hukuki düşüncemiz ve kanaatimiz var. Bilirkişi raporu da bizim bu kanaatimizi destekler mahiyetteydi. Bu sebeple verilmiş olan soruşturma izni tam yeterli değil ancak daha önceki sürece göre dediğimiz gibi kısmi de olsa bir soruşturma izni gelmiş olması da bizi memnun etti” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-tasan-derenin-suyuna-kapilan-cocuklar-icin-sorusturma-izni-verildi/feed/ 0
Bursa’da gece kulübü güvenlik görevlisinin öldürülmesi davasında kuzenin avukatı savunma yaptı https://www.igdirhaber.com.tr/bursada-gece-kulubu-guvenlik-gorevlisinin-oldurulmesi-davasinda-kuzenin-avukati-savunma-yapti/ https://www.igdirhaber.com.tr/bursada-gece-kulubu-guvenlik-gorevlisinin-oldurulmesi-davasinda-kuzenin-avukati-savunma-yapti/#respond Sun, 07 Jan 2024 21:06:46 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1775 BURSA’da bir gece kulübünde güvenlik görevlisi olarak çalışan Emir Çelik’in (26) bir araçtan açılan ateşle öldürülmesine ilişkin davada müebbet hapis ile yargılanan kuzeni İ.Ç.’nin (34) avukatı Sedat Gülen’in savunması, dosyanın seyrini değiştirdi. Olay yerindeki canlandırma ile atış mesafesine dikkat çeken Gülen, güvenlik kamerası görüntülerine dayandırarak metre ile yaptığı ölçümde, İ.Ç. ile maktul arasında 30 santim olduğunu belirtti. Adli Tıp raporunda da maktulün olay anında üzerinde olan kıyafette barut izi ve atış artığı bulunmadığı ve uzak atış mesafesinden öldürüldüğü tespit edilince mahkeme heyeti, İ.Ç.’nin beraatine karar verdi.

Olay, 9 Ağustos 2022’de saat 04.30 sıralarında Nilüfer ilçesi Barış Mahallesi’nde meydana geldi. Gece kulübüne eğlenmeye gelen Caner Yaşa (29) ile Yusuf A. (38), taşkınlık yaptıkları gerekçesiyle işletmeci M.S. ve güvenlik görevlileri tarafından dışarı çıkarıldı. Dışarıda görevlilerle tartışıp, olay yerinden ayrılan Caner Yaşa ve Yusuf A., durumu arkadaşları Veysel Karani Karakaş (27), Aytaç Yaşa (36) ve Güven Yaşa’ya (27) söyledi. Bunun üzerine Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa kendilerine ait otomobile binip, kulübe gitti. Dışarıda bekleyen şüpheliler, mekanın kapanmasının ardından patronunun otomobilini almaya gelen Emir Çelik’e ateş edip, kaçtı. Yaralanan ve özel bir hastaneye kaldırılan Çelik, kurtarılamadı.

İZMİR’DE YAKALANDILAR

Soruşturma kapsamında Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini izleyip, cinayette kullanılan otomobilin sahibinin Caner Yaşa olduğunu tespit etti. Polis, Caner Yaşa ile arkadaşı Yusuf A.’yı gözaltına aldı. Şüphelilerin sorgularında Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa’nın arkadaşları oldukları, olayın ardından Yıldırım ilçesinde bir araya geldikleri, yanlarına da Yusuf Çelik (26), D.Ç. (33), H.M. (30), Y.S. (34), A.İ.’yi (38) yardım için çağırdıkları öğrenildi. Ekipler, söz konusu 5 şüpheliyi de gözaltına aldı. Bu kişiler ise ifadelerinde Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa’ya İzmir’e kaçmaları için yardım ettiklerini ve aracı da sakladıklarını itiraf etti. Şüphelilerin İzmir’de S.T.’ye (37) ait bağ evinde saklandığı belirlendi. Ekipler, cinayetten 3 gün sonra 12 Ağustos’ta düzenledikleri operasyon ile Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa ile saklanmalarına yardım ettiği belirlenen S.T.’yi gözaltına alıp, Bursa’ya getirdi. Gözaltına altına alınan 11 şüpheliden 7’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Aytaç Yaşa, Güven Yaşa, Veysel Karani Karakaş ve Yusuf Çelik tutuklandı.

OLAY ANI GÜVENLİK KAMERASINDA

Öte yandan olay, güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, şüphelilerin otomobille gelip hareket halinde ateş açtıkları, Emir Çelik’i vurdukları ve olay yerinden kaçtıkları görüldü. Görüntülerde olay yerinde bir de minibüs olduğu tespit edildi. Otomobilden açılan ateşle Emir Çelik’in vurulduğu sırada, minibüsten de ateş açıldığı kamera görüntülerine yansıyınca, ateş açan kişinin Emir Çelik’in amcasının oğlu olan İ.Ç. olduğu belirlendi.

CİNAYETTEN 5 AY SONRA GÖZALTINA ALINDI

Olaydan 2 ay sonra bir yaralama olayına karışan İ.Ç., kuzeni Emir Çelik’in olay günü kullandığı silahtan çıkan kurşunla öldürülmüş olma ihtimali üzerine, cinayetten 5 ay sonra ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alındı. İfadesinin ardından İ.Ç., serbest bırakıldı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında 4’ü tutuklu, 12 sanık hakkında Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. 4’ü tutuklu 8 sanığın ‘tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 3 sanığın ‘suçluyu kayırma’, ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlamasıyla 5 yıla kadar hapis, dosyaya sonradan dahil edilen ve iddianamede ‘müşteki şüpheli’ olarak yer alan maktulün kuzeni tutuksuz sanık İ.Ç.’nin ise ‘kasten öldürme” suçlamasıyla müebbet hapsi istendi.

AVUKAT, 2 FARKLI GÜVENLİK KAMERASINI BİRLEŞTİRDİ

Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 5’inci celsesinde, tutuksuz sanık İ.Ç.’nin avukatı Sedat Gülen’in yaptığı savunma davanın seyrini değiştirdi. Olay yerinde 2 aracın bulunması ve Emir Çelik’in hangi araçtan açılan ateşle öldüğünün tespiti için cinayet anına ilişkin 2 farklı güvenlik kamerasını birleştiren Gülen, olay yerinde yaptığı canlandırmayı mahkemeye sundu. Ateş açıldığı anda Emir Çelik’in, kuzeni İ.Ç.’nin içinde olduğu minibüse binmeye çalıştığını belirten Gülen, yaptığı canlandırmada aradaki mesafeyi metre ile ölçtü. Emir Çelik ile İ.Ç. arasındaki mesafenin 30 santim olduğuna dikkat çeken Gülen, polis ve dosyayı hazırlayan savcının iddiasının, Emir Çelik’in, İ.Ç.’nin silahından çıkan kurşunla öldüğü yönünde olduğuna, bu durumda Emir Çelik’in yakın atış mesafesinden ölmüş olması gerektiğine dikkat çekti.

MAKTULÜN KIYAFETLERİNİN ADLİ TIP’A GÖNDERİLMESİNİ İSTEDİ

Yakın mesafeden açılan ateşle ölen bir kişinin üzerinde barut izi ve atış artığı olacağını söyleyen avukat Gülen, Emir Çelik’in öldüğü zaman üzerinde olan kıyafetlerin kriminal inceleme için Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini istedi. Gülen’in, atış mesafesinin hesaplanması yönündeki talebi üzerine, Çelik’in öldüğü anda üzerinde olan kıyafetleri kriminal incelemeye gönderildi. İncelemede Emir Çelik’in kıyafetinde atış artığı bulunmadığı ve uzak atış mesafesi ile öldürüldüğü tespit edildi. Bu rapor üzerine savcı, karar duruşmasında mahkemeye sunduğu esas hakkındaki mütalaasında tutuksuz sanık İ.Ç.’nin beraatini istedi.

KARARDA ‘TİŞÖRT’ DETAYI

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, suçunu sabit gördüğü sanıklara 10 ay ile 27 yıl arasında hapis cezası verirken, ‘kasten öldürmek’ suçundan müebbet hapsi istenen İ.Ç.’nin, ‘maktulün tişörtüyle ilgili tanzim edilen Adli Tıp Kurumu raporu ve mahkumiyetini gerektiren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği’nden beraatine karar verdi. İ.Ç., ‘ruhsatsız silah taşımak’ ve ‘delilleri yok etmek’ suçundan ise toplam 20 ay hapse çarptırıldı. İ.Ç.’nin bu cezası da ertelendi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bursada-gece-kulubu-guvenlik-gorevlisinin-oldurulmesi-davasinda-kuzenin-avukati-savunma-yapti/feed/ 0
Gebze’de komşularını bıçaklayarak öldürenlerin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı https://www.igdirhaber.com.tr/gebzede-komsularini-bicaklayarak-oldurenlerin-guvenlik-kamerasi-goruntuleri-ortaya-cikti/ https://www.igdirhaber.com.tr/gebzede-komsularini-bicaklayarak-oldurenlerin-guvenlik-kamerasi-goruntuleri-ortaya-cikti/#respond Fri, 05 Jan 2024 21:42:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1713

KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, 2021 yılında Hakan Yiğit (38) ve annesi Tülay Yiğit’in (58), aynı apartmanda oturan komşuları Ahmet Avcı (52) ve kızı Ebru Avcı’yı (25) defalarca kez bıçaklayarak öldürdüğü olaya ilişkin dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerine DHA ulaştı. Babası ve kız kardeşi öldürülen Ümit Avcı (30), “Bundan yaklaşık 30 ay önce kız kardeşim ve babam hunharca katledildi. Acımız hala taze, mahkeme bitmediği sürece acımız taze kalacak” dedi.

Olay, 15 Ağustos 2021’de Gebze ilçesi Osman Yılmaz Mahallesi İstanbul Caddesi’nde meydana geldi. Hakan Yiğit ve annesi Tülay Yiğit ile daha önce ses, rahatsızlık verme, binaya kamera sistemi kurulması gibi sebeplerle husumetli oldukları aynı apartmanda yaşayan komşuları Avcı ailesi arasında kavga çıktı. İki taraf, birbirine saldırırken, Hakan ve Tülay Yiğit karşı aile üyelerinden Ahmet Avcı, eşi Fatma Avcı ve kızı Ebru Avcı ile kardeşi Mustafa Avcı’yı binanın kapısını önünde defalarca bıçakladı. Ahmet Avcı olay yerinde, 56 yerinden bıçaklanan kızı Ebru Avcı da kaldırıldığı hastanede 1 gün sonra hayatını kaybetti, eşi Fatma Avcı ve kardeşi Mustafa Avcı ise tedavileri sonrası taburcu oldu. Olayın ardından polis tarafından gözaltına alınan Tülay ve Hakan Yiğit tutuklanırken, haklarında ‘kasten öldürme’ suçundan 2’şer kez müebbet, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan da 30’ar yıl hapis istemiyle dava açıldı.

7’İNCİ DURUŞMA GÖRÜLDÜ

Olayla ilgili 7’nci duruşma dün Gebze 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar Hakan Yiğit ve Tülay Yiğit, SEGBİS üzerinden katıldı. Anne ve oğlu daha önce savunma yaptıkları için herhangi bir savunma yapmadı. Duruşma evraklar incelendikten sonra eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.

GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Bu arada daha önceki aşamalarda soruşturma dosyasına eklenen, olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerine DHA ulaştı. Görüntülerde, yaşanan kavga anları ve Avcı ailesinin Tülay Yiğit ve oğlu Hakan Yiğit tarafından onlarca kez bıçaklandığı anlar yer aldı. Görüntülerde ayrıca Hakan Yiğit ve Tülay Yiğit’in ölen Ahmet Avcı ve Ebru Avcı’yı yerde hareketsiz yatmasına rağmen defalarca bıçakladıkları ve müdahale etmeye çalışan Fatma Avcı ve Mustafa Avcı’yı da yaraladıkları anlar kaydedildi. Fatma Avcı’nın ‘Yardım edin’ diyerek çevredekilerden yardım isteyerek ağladığı anlar da kamera kaydına yansıdı. Olayın ardından sağlık ekipleri ve polisin de kısa sürede olay yerine gelmesi, hayatını kaybeden Ahmet Avcı’ya dakikalarca kalp masajı yapıldığı görüldü.

SANIKLARIN BİR AN ÖNCE CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ

Duruşma sonrası adliye önünde babası ve kız kardeşi öldürülen Ümit Avcı açıklama yaptı. Yargılama sürecinin uzamasının acılarını taze tuttuğunu belirten Avcı, sanıkların bir an önce cezalandırılmasını isteyerek, “Bundan yaklaşık 30 ay önce kız kardeşim ve babam hunharca katledildi. Acımız hala taze, mahkeme bitmediği sürece acımız taze kalacak. Bu mahkemenin bir an önce neticelenmesini istiyoruz. Görüntüler ortada olmasına rağmen mahkeme ne hikmetse sonuçlanmıyor. Bu da bizi derinden üzüyor. Mahkeme heyetinin bir an önce karşı tarafın aleyhine karar vermesini istiyoruz. Buraya gelip gitmekten yorulduk, bıktık usandık artık” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/gebzede-komsularini-bicaklayarak-oldurenlerin-guvenlik-kamerasi-goruntuleri-ortaya-cikti/feed/ 0
Zonguldak’ta Üniversite Öğrencisine İşkence: 3’ü Tutuklu 6 Sanık Hakkında Hapis Cezası İstendi https://www.igdirhaber.com.tr/zonguldakta-universite-ogrencisine-iskence-3u-tutuklu-6-sanik-hakkinda-hapis-cezasi-istendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/zonguldakta-universite-ogrencisine-iskence-3u-tutuklu-6-sanik-hakkinda-hapis-cezasi-istendi/#respond Fri, 05 Jan 2024 21:09:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1699 Zonguldak’ta bir üniversite öğrencisinin uyuşturucu çetesine ait olduğu iddia edilen silahı düşürdüğü gerekçesiyle işkenceye maruz bırakıldığı olayda, 3’ü tutuklu 6 sanık hakkında 4 yıldan 68’er yıla kadar çeşitli yıllarla hapis cezası istendi.

İddialara göre olay geçen 3 Mayıs’ta üniversite kampüsü yakınlarında yaşandı. Yabancı uyruklu üniversite öğrencisi A.S.K. (25), köpeğe silah doğrulttu. Silahı gören çevredekiler durumu üniversitenin güvenlik görevlilerine bildirdi. Üst araması yapılacağı sırada kaçmak isteyen A.S.K., silahı yere düşürdü. Polis ekiplerine de haber verilmesi üzerine olayla ilgili çalışma başlatıldı. Silaha el konulurken ekipler çevrede A.S.K.’yi arama çalışması başlattı. Çete üyelerinin yanına giden A.S.K.’ya silahın nerede olduğu sorulunca düşürdüğü cevabını verdi. Bir hücre evine götürülen gence nitelikli cinsel saldırıda bulunan çete üyeleri aynı zamanda darp edip kamera ile video kaydı da yaptı.

Gencin ailesini arayan çete üyeleri 500 bin lira gönderilmesi karşısında A.S.K.’yı bırakacaklarını söyledi. Bir şekilde tutulduğu evden kaçan A.S.K., polise sığınarak başından geçen olayları anlattı. Yapılan eş zamanlı operasyonda yakalanan çete üyelerinden 3’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Videolu şantajla ailesinden 500 bin lira istemişler

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca 3’ü tutuklu 6 sanık hakkında 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede ise ilginç detaylar yer aldı.

“Birden fazla kişi ile birlikte konutta silahla yağma”, “cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “eziyet etme”, “nitelikli cinsel saldırı” ve “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma” suçlarından hapis cezası talep edilen 3’ü tutuklu 6 sanık hakkında 4 yıldan 68 yıla kadar çeşitli yıllarla hapis cezası istendi.

A.S.K.’nin şüphelilerden bazıları tarafından darp edildiği, günlük kiralık evde zorla tutulduğunu ve başına dayadıkları silahla öldürmekle tehdit edildiği yer alan iddianamede; nitelikli cinsel saldırıya uğradığını, bu durumun videoya çekildiğini, telefonu ve pasaportunun zorla alındığını, çekilen videoyu anne ve babasına gönderileceği söylenilerek tehdit edildiğini ve yurt dışında bulunan babasının aranarak kendisinin serbest bırakılması karşılığında 500 bin lira para istendiği aktarıldı.

Tutuklulardan M.C.A., ifadesinde yaptıklarından pişman olduğunu ve kendi isteği ile yapmadığını; A.S.K.’ye yapılanlar konusunda yapmamalarını söylediğini ancak dinlemediklerini ifade etti. Tutuklulardan S.K. ise ifadesinde A.S.K.’ye ait olan telefonları zorla almadığını, kendisine yönelik suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Tutuklu sanık A.K. ise yanında bulunan 500 bin lirayla araba satın almak istediğini ancak A.S.K.’nın bunu çaldığını ve daha sonra da itiraf ettiğini ifade etti.

A.S.K.’nın ailesini arayarak para istediğini ancak ağlayarak telefonu kapattığını ve aralarında geçen diyaloğu bilmediğini öne sürdü.

Görevliye gidip “Özel harekatçıyız, silahı ver” demişler

Tanık olarak ifadesi alınan F.B. ise güvenlik görevlisi olarak çalıştığı üniversitede, ihbar edilen A.S.K.’nın üst araması yapılacağı sırada silahı masaya bırakıp kaçtığını; kaçarken de şarjör ve uyuşturucu madde düşürdüğünü aktardı. Bir süre sonra tanımadığı iki kişinin yanına gelerek “O silah benim beylik silahım. Silahı ver. Bize kimlik soramazsın. Biz jandarmayız, özel harekatçıyız” şeklinde ifadelerde bulunduklarını ancak polis ekipleri olay yerine gelerek silahı, şarjör ve uyuşturucu maddeyle söz konusu kişileri de alarak olay yerinden ayrıldıklarını ifade etti.

İddianamede A.S.K.’nin eziyete uğradığını söylediği apartman dairesinden kaçması, ardından başka bir apartman dairesine sığınması, A.S.K.’nin kaçışı sırasında bazı şüphelilerin kendisini kovaladıkları ve aradıkları; kuvvetle muhtemel yakalama amacıyla apartmanın etrafında kaldıkları kamera görüntülerine yansıdığı yer aldı.

Sistematik olarak darp edip eziyet etmişler

A.S.K.’yı hücre evinde alıkoydukları süre boyunca sistematik olarak darp ederek eziyet ettikleri iddia edilen şüphelilerin savunmalarının ise suçtan kurtulmaya yönelik olduğu yönünde kanaatin oluştuğu da iddianamede yer aldı. Şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delillerin de elde edildiği de iddianamede yer aldı.

Sanıkların önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor. – ZONGULDAK

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/zonguldakta-universite-ogrencisine-iskence-3u-tutuklu-6-sanik-hakkinda-hapis-cezasi-istendi/feed/ 0
Kayseri’de Sözleşmeli Er Turgut Uzun’un Hayatını Kaybettiği Silahlı Kavga https://www.igdirhaber.com.tr/kayseride-sozlesmeli-er-turgut-uzunun-hayatini-kaybettigi-silahli-kavga/ https://www.igdirhaber.com.tr/kayseride-sozlesmeli-er-turgut-uzunun-hayatini-kaybettigi-silahli-kavga/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:27:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1578 KAYSERİ’de Sözleşmeli Er Turgut Uzun’un (28) hayatını kaybettiği, pazar esnafı Adem Oral’ın (36) yaralandığı silahlı kavgaya ilişkin tutuklanan şüpheliler Nimet Taşdemir (48), oğlu Sıddık Can Taşdemir (22) ve amcaları Kerem Taşdemir’in (51) ifadeleri ortaya çıktı. Cinayeti işlediği ileri sürülen Sıddık Can Taşdemir, “Karşı taraf, amcamın husumetlisidir. Onu gördüklerinde silahı, Kerem amcama doğrulttular. Kerem amcam da karşılık verince mermisi bitti. Benim de mermim bitmişti. Adem yaralı halde bize ateş etmeye devam ediyordu ardından olay yerinden kaçtık” dedi.

Olay, geçen yıl 30 Aralık’ta saat 10.00 sıralarında Kocasinan ilçesindeki Yeni Hal Kompleksi’nde meydana geldi. Pazarcı Nimet Taşdemir, oğlu Sıddık Can Taşdemir ve amcaları Kerem Taşdemir, meyve-sebze almak için geldikleri halde, aralarında husumet bulunan Adem Oral ile karşılaştı. İki grup arasında çıkan tartışma, kısa sürede kavgaya dönüştü. Tabanca ve tüfeğin kullanıldığı kavgada, Adem Oral’ın arkadaşı olan ve izninde Kayseri’ye gelen Sözleşmeli Er Turgut Uzun başından, Adem Oral ise ayaklarından yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Turgut Uzun, hastanede hayatını kaybetti; Adem Oral ise tedavisi sonrası taburcu edildi. Çalışma başlatan polis, 3 şüpheliyi kentin farklı adreslerinde yakalayıp, gözaltına aldı. 3 şüpheli işlemlerinin ardından tutuklandı.

‘ÖLEN TURGUT’U TANIMIYORUM’

Tutuklanan şüphelilerin ifadeleri ortaya çıktı. DHA’nın ulaştığı ifadede, cinayeti işlediği iddia edilen Sıddık Can Taşdemir, “Karşı taraf, amcamın husumetlisidir. Karşı taraftan Adem Oral’ın kardeşi N.O., babamın oturduğu yerden arabanın kapısını açarak ona yumruk attı. Sonra çok ağır küfürler etti. Üzerini mont ile kapadığım tüfeği elime aldım ve araçtan aşağı indim. Olaydan hemen önce mermiyi sürdüm ve havaya ateş ettim. Bu sırada Adem Oral, aracından silah çekti. Silahı koltuğun arasına sıkışmıştı. Eline gelmedi. Sonra bıçağı alarak babamın üzerine yürüdü. Ben de bu sırada babamı korumak amacıyla Adem’in bulunduğu araca sıktım. Karşı tarafın asıl hedefi, Kerem amcamdı. Onu gördüklerinde silahı, Kerem amcama doğrulttular. Kerem amcam da karşılık verince mermisi bitti. Benim de mermim bitmişti. Adem yaralı halde bize ateş etmeye devam ediyordu ardından olay yerinden kaçtık. Ölen Turgut’u tanımıyorum. Amacım, babamı ve kendimi korumaktı” dedi.

‘KİM KİME SIKTI, HATIRLAMIYORUM’

Karşı tarafı tanımadığını öne süren Nimet Taşdemir de ifadesinde şunları anlattı:

“Halden malımı almak için geldiğimde karşı taraf aracı ile önümüze kırdı ve aşağı indiler. Bana yumruk atıp, silahlara sarıldılar. Sonradan olaylar meydana geldi. Kim, kime ateş etti; hatırlamıyorum. Bende tüfek de tabanca da yoktu.”

‘HAVAYA 2-3 EL ATEŞ ETTİM’

Kerem Taşdemir ise ifadesinde “Kendimizi bir serüvenin içinde bulduk. İftiralara maruz kalıyoruz. Benim cezaevindeki 2 oğlum ile karşı taraf arasında husumet vardı. Halde arkadaşlarımla konuşurken birisi, ‘Dışarıda birbirlerini öldürüyorlar’ diye bağırdı. Silah sesini duyunca dışarı çıktım. Adem ile Sıddık Can birbirlerine ateş ediyorlardı. Ardından bana her yerden ateş edilmeye başlandı. Mermilerden biri montuma, diğeri sağ baldırımdan bacağıma isabet etti. 2 adet saçma vücuduma isabet etti. Havaya 2-3 el ateş ettim. Kimseyi hedef almadım ardından Sıddık Can’ı yanıma aldım. Amacım, onun yaralanmasını engellemekti. Karşı taraf, soyadı Taşdemir olan herkese husumet beslemektedir. Zannedersem kan davası güdüyorlar. Zaten bunlarla karşı karşıya gelmemek için pazarcılığı bıraktım” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kayseride-sozlesmeli-er-turgut-uzunun-hayatini-kaybettigi-silahli-kavga/feed/ 0
ÜÇ KARDEŞ İHBAR ETTİ: BEBEĞİNİ DÖVEREK ÖLDÜRDÜĞÜ ÖNE SÜRÜLEN BABAYA 20 YIL SONRA MÜEBBET İSTEMİYLE DAVA https://www.igdirhaber.com.tr/uc-kardes-ihbar-etti-bebegini-doverek-oldurdugu-one-surulen-babaya-20-yil-sonra-muebbet-istemiyle-dava/ https://www.igdirhaber.com.tr/uc-kardes-ihbar-etti-bebegini-doverek-oldurdugu-one-surulen-babaya-20-yil-sonra-muebbet-istemiyle-dava/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:21:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1572

Özden ATİK/ İSTANBUL, İSTANBUL’da üç kardeş, 20 yıl önce babalarının 15 aylık kardeşleri Armağan’ı döverek öldürdüğünü ve olayı gizlemek için de bir arkadaşıyla beraber yetkililere haber vermeden gömdüğünü iddia etti. Şimdilerde her biri 20’lerinde üç gencin olayı 2016 yılında polise ihbar etmesiyle baba Hüseyin K. hakkında soruşturma açıldı.  Hüseyin K. polis ifadesinde çocuğun neden öldüğünü bilmediğini söylerken, savcılık ifadesinde hasta olduğu için öldüğünü ve mezar yeri parası olmadığı için kendisinin gömdüğünü ileri sürdü. Babanın çelişkili ifadeleri karşısında eşi ve baldızının da birbirleriyle tutarsız ifadeleri tespit edildi. Savcılıkça bebeğin gömüldüğü yerde ‘fethi kabir’ (cenazenin incelenmek üzere mezarının açılması) yapıldı. Bebeğe ait bulguların DNA’sı sanık babayla uyumlu çıktı. Savcılık, baba Hüseyin K. hakkında ‘Olası kastla çocuğunu öldürme’ suçundan müebbet hapis istemiyle dava açtı.

Olay, 14 Temmuz 2016 tarihinde V.K. (25), Ö.K. (23) ve M.K. (21) adlı kardeşlerin, Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne yaptığı ihbarla ortaya çıktı. Üç kardeş babalarının 2003 tarihinde o sırada 15 aylık olan kardeşleri Armağan’ı eziyet edercesine dövdüğünü, uğradığı şiddet sonucu sabaha kadar ağlayan kardeşlerinin öldüğünü, babalarının bu olayı gizlemek için bir arkadaşıyla birlikte küçük kardeşlerini Arnavutköy Mezarlığı’na gömdüğünü iddia ettiler. Korkunç iddia üzerine Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Kardeşlerin ayrı ayrı ifadeleri alındı.

“SİZ ÖLSENİZ NE OLUR, BİZİM BAŞKA ÇOCUĞUMUZ OLUR”

Olay sırasında 3 yaşında olan ve baba şiddeti nedeniyle evden kaçan Ö.K. ifadesinde “Ben 3-4 yaşlarındayken babamdan şiddet görmeye başladım. Eline ne geçerse onunla bizi döverdi. 2001 yılında doğan kardeşim Armağan için babam ‘Şeytan çocuk’ derdi. Bir gece babam kardeşimi kötü dövdü. Çocuk sabaha karşı öldü. Annem ve babam bizden gizli bu çocuğu götürüp Arnavutköy Mezarlığına gömdüler. Biz, sonraki konuşmalardan bunu anladık. 5-6 yıl sonra okul kaydı çıktığından nüfus müdürlüğüne öldüğünü belgelemek için başvuruda bulundular. Tanık olarak teyzemi gösterdiler” dedi. Ö.K. ayrıntılı ifadesinde de babasının kardeşlerini ve kendisini kabloyla dövdüğünü, Armağan’ı kabloyla dövdükten sonra tekme ve yumruk attığını, duvara fırlattığını söyleyerek yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Babam bizi döverken, ‘Siz ölseniz ne olacak, siz ölürsünüz bizim başka çocuğumuz olur. Şuraya bir çukur kazar üstünüze iki toprak atarız olur biter’ derdi. Armağan’ı döverken, ‘Bu çocuk bir ölse ben öldürmüş olmam eceli gelmiş, ölmüş olur. Allah bana günah yazmaz. Dinimizde çocuk 7 yaşına kadar namaz kılmazsa döverek öldürebilirsiniz. Ben cennetliğim’ derdi. O gece Armağan’ı döverken, Armağan bizden yardım istedi. Bize bakarak ‘aba uf’ diyordu. Babam bunun üzerine Armağan’ı alarak başka bir odaya götürdü ve kapıyı kapattı. Biz kapının arkasından sadece çığlık seslerini duyduk. Daha sonra babam odadan çıktı, gidip uyudu.  Armağan teyzemin yanındaydı. Teyzem Armağan’a mama ve su vermeye, susturmaya çalışıyordu. Armağan sürekli ‘uf, uf’ diye ağlıyordu. Teyzem susturmaya çalışıyordu, ancak ateşi yükseliyordu. Armağan iyice kötüleşince teyzem, annem ve babamın odasına gidip ‘Armağan ölüyor’ dedi. Ancak ikisi de umursamadı. Armağan’ı babamın öldürdüğünü kimseye söylemiyorlardı.”

“ANNEM DE TEYZEM DE BABAMA MÜDAHALE ETMEDİ”

Olay sırasında 5 yaşında olan V.K. ise babasının küçük kardeşinin doğduğundan beri dövdüğünü, ölümünden bir gün önce de babasının çok dövmesi yüzünden kardeşinin yürüyemediğini söyledi. V.K. ifadesinde “Olay günü babam, Armağan’ı yanına çağırdı. Armağan, babamın yanına gitmeyerek teyzemin arkasına saklandı. Bunun üzerine babam Armağan’ı dövmeye başladı. Annemin eşarbını boğazına dolayıp havada sallandırdı. Çocuğu duvara vurdu. Eli yüzü mosmor kesilmişti. Annem de teyzem de babama müdahale etmedi. Babam onları da dövüyordu. Saat 04.30-05.00 sıralarından teyzem telaşla, ‘Bu çocuğun nefesi gelmiyor’ dedi.  Saat 6’ya doğru annemle babam evden çıktılar. Babamın arkadaşı geldi. Teyzem, ‘Kardeşiniz öldü, babanlar gömmeye götürdüler’ dedi

SANIK BABA ÇELİŞKİLİ İFADELER VERDİ

Sanık baba Hüseyin K. 28 Kasım 2016 tarihinde polise verdiği ifadesinde, Armağan’ın neden vefat ettiğini bilmediğini, herhangi bir sağlık sorunu olmadığını söyledi. Baba 14 ay sonra savcılıkça alınan ifadesinde ise, işten geldiğinde Armağan’ın hasta olduğunu öğrendiğini, ertesi gün hastaneye götürmeyi düşündüğünü, ancak gece vefat ettiğini, mezar yeri satın alacak parası olmadığı için Armağan’ı Arnavutköy mezarlığına defnettiğini, ölümden sonra nüfus müdürlüğüne başvurduğunu ancak görevlilerin ölüm kaydı düşmediğini söylediği, memleketten muhtarın araması üzerine Aydın Söke’de tekrar öldüğünü bildirdiğini söyledi.

ANNE: “MERDİVENLERDEN DÜŞTÜ”

Anne Ceyhan K. de olay günü Armağan’ın merdivenlerden düştüğünü, kafasının şiştiğini, ancak maddi durumları olmadığı için hastaneye götüremediklerini, acılarından dolayı kocasının ölüm olayını yetkililere bildirmediğini, kocasının arkadaşıyla birlikte bebeği defnettiğini anlattı.

BİRLİKTE GÖMDÜĞÜ ARKADAŞI DA İFADE VERDİ

Sanık baba ile birlikte bebeği gömen arkadaşı Ahmet Ç. ifadesinde, Hüseyin K’nin bebeğinin ölmeden önce hasta olduğunu, ancak doktorlara güvenmediği için bebeği hastaneye götürmediğini, olay günü sabah Hüseyin’in evine gittiğinde Armağan’ın öldüğünü öğrendiğini, Hüseyin bebeği tek başına defnedeceğini, onu yalnız bırakmamak için yanında gittiğini, sabah saat 08.00 sıralarında cenaze namazını kılarak bebeği defnettiklerini söyledi.

İKİ KARDEŞİN DAHA İFADESİ ALINDI

Soruşturma sürecinde baba Hüseyin K’nın yaşayan 9 çocuğundan biri olan E.K. ile D.K’nin de ifadesine başvuruldu. E.K. kardeşlerinin aksine babasının kardeşlerini darp etmediğini, kardeşinin olay öncesinde herhangi bir kaza da geçirmediğini, rahatsızlığının da olmadığını söylerken; D.K. babasının Armağan’ı dövdüğünü, susmayınca eşarpla boynunu sıkıp susturmaya çalıştığını, sabah uyandıklarında anne ve babasının kardeşlerinin öldüğünü söylediğini anlattı.

MEZAR AÇILDI

Savcılıkça, 9 Haziran 2022 tarihinde sanık babanın gösterdiği yerde,’fethi kabir’ (cenazenin incelenmesi için mezarın açılması) işlemi yapıldı.  Açılan mezarda iki farklı bebek cesedi bulundu, yapılan DNA incelemesinde bulunan bebek kemiklerinden birinin sanık babanın DNA’sıyla uyumlu olduğu saptandı.

20 YIL SONRA DAVA AÇILDI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına fezlekeyle gönderilen soruşturma sonucunda 27 Ekim 2023’te iddianame hazırlandı. İddianamede baba, anne ve teyzenin ifadelerinin birbiriyle çeliştiği, ayrıca babanın savcılık ve polis ifadelerinin de tutarsız olduğu belirtildi. İddianamede, sanık babanın bebeğin ölümünü ilk kez 7 yıl sonra 1 Haziran 2010 tarihinde Aydın, Söke Kaymakamlığına bildirdiği belirtildi.

CENAZE MERASİMİ DÜZENLEMEMESİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI

İddianamede, İlahiyat Fakültesi mezunu baba Hüseyin K’nın İslam dininin gereği üzerine cenaze merasimi düzenlemeden bebeğini erken saatlerde arkadaşıyla defnetmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına dikkat çekildi.

MÜEBBET HAPSİ İSTENDİ

İddianamede, 2003 yılının kış aylarında, kesin olarak tespit edilemeyen bir tarihte öz oğlu olan 2001 doğumlu Armağan’ı kablo ile başına vurarak, tekme ve yumrukla, eşarpla boğazını sıkarak ve duvara fırlatarak darbederek bebeğin ölümüne neden olduğu belirtildi. Sanığın “Olası kastla nitelikli kasten öldürme” suçundan müebbet hapisle cezalandırılması istendi.

İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçtiğimiz günlerde görülen ilk duruşmaya, üç kardeşin yanı sıra kardeşlerden D.K de şikayetçi olarak katıldı. Karısıyla Aydın’da yaşayan sanık Hüseyin K. ise Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.

Sanık Hüseyin K. savunmasında, suçlamaların asılsız olduğunu ve üzerine tiyatro oynandığını ileri sürdü. Suçlamaları anlamakta zorlandığını söyleyen sanık baba, “İddialara konu olan bebeğim 6 kilo doğmuştur.  Her çocuğumuza kendi özelliklerine göre ilgi gösterdik. Vefat öncesi eşim bebeğin merdivenden yuvarlandığını söyledi. Kontrol ettim herhangi bir bulgu yoktu. Eşimin anlattığına göre o gün biraz ateşlenir gibi olmuş. Akşam bir şeyi yoktu. Sabaha karşı eşim beni kaldırdı. Çocuk hareketsizdi. Nabzı atmıyordu. Vefat ettiğini anladım” dedi.

Sanık Hüseyin K. maddi imkanlarının yetersiz olduğunu,  daha önceden vefat eden bebeğinin cenaze masraflarını karşılayamadığını ve aynı sıkıntıları yaşayacağı düşüncesiyle defin işlemlerini kendisinin yaptığını belirterek beraatini istedi.

Şikayetçi kardeşler de babalarından gördükleri eziyet nedeniyle cezalandırılmalarını talep ettiler. Mahkeme, bir sonraki duruşma anne ve teyzenin dinlenmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/uc-kardes-ihbar-etti-bebegini-doverek-oldurdugu-one-surulen-babaya-20-yil-sonra-muebbet-istemiyle-dava/feed/ 0