Öğrenci – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Sun, 08 Sep 2024 10:11:12 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Okullar açılıyor: Okul öncesi ve birinci sınıflar için uyum haftası başlıyor https://www.igdirhaber.com.tr/okullar-aciliyor-okul-oncesi-ve-birinci-siniflar-icin-uyum-haftasi-basliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/okullar-aciliyor-okul-oncesi-ve-birinci-siniflar-icin-uyum-haftasi-basliyor/#respond Sun, 08 Sep 2024 10:11:12 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/okullar-aciliyor-okul-oncesi-ve-birinci-siniflar-icin-uyum-haftasi-basliyor/

Tatil bitti okul koridorlarına çocuk sesleri geri dönüyor…

2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı Çalışma Takvimi doğrultusunda okullarda ilk dönem başlıyor.

Okulların tamamında 2024-2025 eğitim öğretim yılı 9 Eylül 2024 Pazartesi günü başlayacak.

Eğitimini tamamlayan öğrenciler, 17 Ocak 2025 Cuma gününe kadar sürecek birinci dönemi tamamlayacaklar.

UYUM HAFTASI YARIN BAŞLIYOR

Yeni dönem öncesinde ise okula yeni başlayacak minikler için eğitim 1 hafta başlıyor.

Uyum haftası, okula alışma sürece geçirecek öğrenciler için başlayacak.

2024-2025 eğitim öğretim yılında okul öncesi eğitim ile ilkokul 1. sınıfa başlayacak öğrenciler için 2-6 Eylül’de uyum eğitimleri gerçekleştirilecek.

Öğrencileri yarından itibaren uyum programı kapsamında okulları, öğretmenleri ve arkadaşlarıyla buluşacak.

17 OCAK KARNE TARİHİ

Yarıyıl tatili ise 20 Ocak 2025 Pazartesi başlayacak ve 31 Ocak 2025 Cuma sona erecek. İkinci dönem, 3 Şubat 2025 Pazartesi başlayacak ve 20 Haziran 2025 Cuma tamamlanacak.

İkinci dönem ara tatili ise 31 Mart 2025 Pazartesi başlayıp 4 Nisan 2025 Cuma sona erecek.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/okullar-aciliyor-okul-oncesi-ve-birinci-siniflar-icin-uyum-haftasi-basliyor/feed/ 0
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde Turizm Sektörü ve Öğrenciler Buluştu https://www.igdirhaber.com.tr/mugla-sitki-kocman-universitesinde-turizm-sektoru-ve-ogrenciler-bulustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/mugla-sitki-kocman-universitesinde-turizm-sektoru-ve-ogrenciler-bulustu/#respond Fri, 02 Aug 2024 09:03:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11524 Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından bu yıl 18’incisi düzenlenen ‘Sektör-Öğrenci Buluşması’na 100’ün üzerinde turizm firması katılırken, Aydın, İzmir ve Denizli’den Turizm Fakültesi öğrencileri turistik tesislerin yöneticileri ile istihdam için bir araya geldi.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi fuaye alanında düzenlenen ‘Sektör-Öğrenci Buluşması’na Muğla’nın Fethiye, Marmaris, Datça, Bodrum gibi turistik ilçelerinden 100’den fazla firma katıldı. Dünyaca ünlü otellerin stant açtığı ve turizme kalifiyeli eleman ihtiyacının karşılandığı istihdam fuarını binlerce öğrenci ziyaret ederek sektör temsilcileri ile iş görüşmesi gerçekleştirdi.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi başta olmak üzere diğer illerden gelen Turizm Fakültesi öğrencileri alanları ile ilgili sektör temsilcileri ile birebir görüşme yaparak iş başvuru formu olduruyor. Firmalar ihtiyaç duydukları alanlarda öğrencileri sezon öncesi işbaşı yapmalarını sağlıyor. Sektör-öğrenci buluşmasında otel ve firmaların genel müdürleri bizzat katılırken, iş başvurusu yapan öğrencilerin başvurularını elden alarak turizm sezonu öncesi başvuru yapan öğrenciler ile bir araya geliyor.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Senem Yazıcı Yılmaz, sektör-öğrenci buluşmasına sadece Muğla’dan değil, çevre illerdeki Üniversitelerin de öğrencilerinin ilgi gösterdiğini belirterek, “Bugün Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencilerinin sektör ile bir araya gelmesinin yanında ilçelerden, liselerden ve hem de civardaki illerin Turizm Fakültesi öğrencileri için merkez konumuna geldi. Sektör temsilcileri ile yaptığımız görüşmeler neticesinde öğrenciler ile vakit geçirmek, onlara sektörü anlatmak ve öğrenciler ile daha iyi diyalog kurma arzusu içindeler. Bu çerçevede burada hem birebir görüşme imkanı sağlıyorlar ve geri dönüşlerin çok olumlu olduğunu söylüyorlar. Aynı zamanda Fakültemize okul ziyaretleri yaparak öğrencilerimiz ile görüşme imkanına sahipler. Öğrencilerimiz yaz aylarında çalışalar deneyim ve tecrübe kazanıyorlar. Öğrencilerin genç yaşlarda Öğrencilerimizin genç yaşlarda iş tecrübesi kazanmaları onlara farklı yetenekler kazanmalarını sağlıyor. Sektörden talep bundan çok daha fazla idi. Biz birçok otelimizi mecburen yer konusunda dolduğumuzu söylemek zorunda kaldık. Gittikçe daha da artan bir talep var. Muğla turizmde çok önemli destinasyonlara sahip. Bodrum, Fethiye Datça Marmaris’te yeni oteller açıldı ve açılmaya devam ediyor” dedi.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Ali Sülün, 18’incisi düzenlenen sektör-öğrenci buluşmasının bilginin pratiğe dönüşme noktasını oluşturduğunu söyledi. Sülün, “Bilginin pratiğe dönüştüğü bir yer burası. Özellikle bu organizasyonda emeği geçen Üniversite hocalarımızdan, öğrencilerimizden firmalarımıza herkese teşekkür ediyorum. Üniversite olarak biz tarımda ve diğer alanlarda olduğu gibi Turizmde de iddialıyız. Bizim için en önemlisi teorik bilginin pratik ile buluştuğu yer bu alan. Aynı zamanda öğrencilerimize iş kapısı da oluyor. Bu sektörleri görerek, tanıyarak, öğrendiklerini fakültelerinde eğitim-öğretim hayatında paylaşabiliyorlar. Yıl geçtikçe bu artarak devam ediyor. Bundan sonra İnşallah bu alanı değiştirerek daha büyük bir organizasyon yapmayı planlıyoruz” dedi.

Sektör-öğrenci buluşmasına katılan ve iş başvurusu yapan öğrenciler, “bu etkinlik sayesinde güzel iletişimler sağlıyoruz turizm sektörü yetkilileri ile. Ben bu sektörde kendimi geliştireceğimi düşünüyorum. Başvurumu yaptım. Acentelere başvurumu yaptım. Kurumsal alanda kendimi geliştirmek için acentelere başvuru yaptım” derken, Uluslararası Ticaret ve Finansman okuyan öğrenci ise “Çok güzel geçti. Yazın çalışabileceğim bir yer arıyordum. Burası da çok iyi imkanlar sağladı bana. Burada öğrencilere büyük fırsatlar sağlanıyor” dedi. – MUĞLA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mugla-sitki-kocman-universitesinde-turizm-sektoru-ve-ogrenciler-bulustu/feed/ 0
Öğrencilere trafik kuralları konusunda bilinç oluşturmak amacıyla başlatılan proje kapsamında 91 bini aşkın öğrenciye eğitim verildi https://www.igdirhaber.com.tr/ogrencilere-trafik-kurallari-konusunda-bilinc-olusturmak-amaciyla-baslatilan-proje-kapsaminda-91-bini-askin-ogrenciye-egitim-verildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/ogrencilere-trafik-kurallari-konusunda-bilinc-olusturmak-amaciyla-baslatilan-proje-kapsaminda-91-bini-askin-ogrenciye-egitim-verildi/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:45:51 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11512 Öğrencilerde trafik kuralları konusunda bilinç oluşturmak amacıyla başlatılan proje kapsamında 2021’den bugüne kadar 600 okulda 91 bini aşkın öğrenciye eğitim verildi.

Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, TÜVTÜRK Araç Muayene İstasyonları ve Fundación MAPFRE işbirliğinde, “Trafikte Sorumluluk Hareketi” kapsamında “Şehrin Akıllı Çocukları” projesi yürütülüyor.

2021’den beri sürdürülen projeyle bugüne kadar 600 okulda 91 bini aşkın öğrenci ve 12 bini aşkın öğretmene ulaşıldı.

Proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı Ar-Ge ve Projeler Dairesi Başkanı Sedat Abdulhakimoğulları, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü temsilcisi Şube Müdürü Mehmet Erdem Atılgan, TÜVTÜRK yetkilileri ile MAPFRE Sigorta Kurumsal İletişim Müdürü Belma Şahin Alçıcı Çankaya Arjantin İlkokulunu ziyaret etti.???????

Çocuklarla bir araya gelerek eğitime katılan ve eğitimcilerle bilgi alışverişinde bulunan Alçıcı, proje hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Alçıcı, projenin esas amacının, öğrencilere trafikte güvenli davranış eğitimlerini aktarmak ve gelecek için akıllı şehir modellerindeki trafik düzenini oluşturabilecek yeni nesillere katkıda bulunmak olduğunu söyledi.

Projenin hedef kitlesinin 4’üncü sınıf öğrencileri olduğunu belirten Alçıcı, “Bu projeyle bizim oluşturduğumuz mekanizmayla ve uyguladığımız eğitim materyalleriyle şimdiye kadar binlerce öğretmenimizi projeye dahil ederek onların sayesinde de hem velilerimize hem de öğrencilerimize ulaşarak aslında bir ekosistem oluşturuyoruz.” diye konuştu.

Alçıcı, projenin en kilit noktasının, bir trafik bilinci oluşturarak, özgün eğitim materyalleri ve farklı etkinliklerle bunun içselleştirilmesini sağlamak olduğunu belirtti.

Projeyi uzun yıllar sürdürmeyi hedeflediklerine dikkati çeken Alçıcı, “Şimdilik 10 ilde gerçekleştiriyoruz. 2025 itibarıyla projenin bazı etaplarında farklı içerikler ve etkinlikler eklemeyi düşünüyoruz. Ama burada amaç öğretmenlerimizin desteğiyle ulaştığımız öğrenci sayısını ve ulaştığımız kitleyi biraz daha genişletmek.” diye konuştu.

“Trafik işaret ve levhalarının özel bir anlamı olduğunu bilmiyordum”

Arjantin İlkokulu 4’üncü sınıf öğrencisi Erva Karagöz, proje sayesinde trafik kurallarına ilişkin bilgi sahibi olduğunu belirterek, “Ben trafik işaret levhalarının şekillerinin ve renklerinin farklı olmasının özel bir anlamı olduğunu bilmiyordum. Hatta üzerinde çarpı işareti olmadığı için, ‘bisiklet giremez’ levhasının tam tersi olduğunu zannediyordum. Meğerse daire şeklinde olan işaretler yasaklama anlamına geliyormuş.” diye konuştu.

İnsanların gelecekte trafik güvenliği konusunda daha da bilinçleneceğini belirten Karagöz, “Teknoloji her geçen gün değişiyor ve gelişiyor. Teknoloji ve bilinçli insanlar sayesinde artık araçlar ve yollar da daha güvenli olacak, kazalar azalacak ve hepimiz daha mutlu olacağız.” dedi.

4’üncü sınıf öğrencisi Salih Kaan Dalda ise trafik güvenliğine ilişkin etkinliklerin de yer aldığı derslerin içerikleri hakkında, “Tematik kartların hepsinde oyun, bulmaca ve yarışma gibi bizlerin çok hoşuna gidecek etkinlikler var. Etkinliklerin hepsi çok eğlenceli, bu sebeple trafik güvenliği derslerimiz çok keyifli hale geldi.” değerlendirmesinde bulundu.

Proje 10 ilde 200 okulda sürüyor

Gelecek kuşaklarda trafik kuralları konusunda bilinç oluşturmayı hedefleyen proje kapsamında, her yıl 10 ilde 4. sınıf öğrencilerine eğitimler veriliyor.

Proje kapsamında gerçekleştirilen “Geleceğin Akıllı Şehirlerini Akıllı Çocuklar Kuracak” etkinlikleri çerçevesinde “Akıllı Şehir Maketi” uygulaması da çocukların yaratıcılıkları ve trafik bilincini pekiştirmeyi amaçlıyor.

Öğrencilerin aldıkları eğitimle hayal ettikleri akıllı şehirleri geliştirmelerini sağlayan maket sergisi, bugüne dek 126 okulda açıldı ve 4 bin 286 maket bu sergilerde yer aldı.

Projeyle bu yıl Ankara, Antalya, Bursa, İzmir, İstanbul, Konya, Malatya, Mersin, Samsun ve Siirt olmak üzere 10 ilde, 200 okulda, 30 bin öğrenciye ulaşılması hedefleniyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ogrencilere-trafik-kurallari-konusunda-bilinc-olusturmak-amaciyla-baslatilan-proje-kapsaminda-91-bini-askin-ogrenciye-egitim-verildi/feed/ 0
Türkiye’nin oyun sektörü, dijital dönüşümde rol alarak istihdamı artırdı https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-oyun-sektoru-dijital-donusumde-rol-alarak-istihdami-artirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-oyun-sektoru-dijital-donusumde-rol-alarak-istihdami-artirdi/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:48:10 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11371 Türkiye’nin ilk “unicorn”unu çıkaran oyun sektörü, dünya devleriyle yarışırken hem dijital dönüşümde rol aldı hem de istihdamı artırarak birçok gencin sahaya çıkmasını sağladı.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yerli ve milli dijital oyun uygulamalarını geliştirmek amacıyla gerçekleştirdiği çalışmalar ve sağladığı destekler bu yıl da devam etti.

Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yeni teknolojilere odaklanılırken oyun sektörü de bu alanda gençlere yönelik projeleriyle öne çıktı. Firmalar, geliştirdikleri oyunlarla bir yandan dünya vitrininde boy gösterdi, diğer yandan akademiler, eğitim ve uygulama merkezleri de gençlere bu alanın kapılarını açtı.

Bu kapsamda atılan adımlardan biri, Bakanlık, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi destekleriyle, Google, T3 Girişim Merkezi ve Türkiye Girişimcilik Vakfı paydaşlığında “Oyun ve Uygulama Akademisi”nin hayata geçirilmesi oldu.

Akademi ile dijital ekonominin büyümesine, 18-29 yaş üniversite öğrencisi veya mezunu gençlerin dijital becerilerinin gelişmesine, teknoloji sektöründe istihdamın artmasına ve teknoloji odaklı girişimlerin çoğalmasına katkı hedeflendi.

Yarısı kızlardan oluştu

Her yıl 2 bin gence teknoloji, uygulama ve oyun geliştirme, girişimcilik alanlarında yetkinlik kazandıran akademiye, 2021-2022 ve 2022-2023 dönemlerinde 81 ilden 65 binden fazla başvuru yapıldı. 4 bin 500 genç ilk 2 yıl verilen eğitimlerden yararlandı. 2 yılda 1969 kişiyi mezun eden akademi, 17 bin 841 sertifika verdi.

Akademinin, 2023-2024 dönemi için başvuruları da alınarak değerlendirme süreçleri tamamlandı. 2 bin kişi eğitimlerine Aralık 2023 itibarıyla başladı.

Oyun ve Uygulama Akademisi 3’üncü yılında da yüzde 50’si kadın olmak üzere üniversite öğrencisi veya mezunu 2 bin gence tamamen ücretsiz, çevrim içi eğitim ve etkinlikler sunuyor.

Yeni oyun geliştiriciler yolda

Ayrıca, nitelikli insan kaynağını geliştirmek, bilişim meslekleri özelinde ulusal meslek standardı ve ulusal yeterliliklerin hazırlanması için de protokol imzalandı.

Protokolle hem Türkiye Yazılım Envanteri Projesi’nin çıktısının alınması hem de 42 Yazılım Okulu’ndan mezun öğrencilerin bir ihtiyacı olarak bilişim mesleklerine ilişkin ulusal meslek standardı ile ulusal yeterliliklerinin hazırlanması amaçlandı. İlk etapta çalışılacak meslekler “mobil yazılım geliştirici”, “oyun geliştiricisi” ve “BT mimarisi uzmanı” olarak belirlendi.

Yeni Nesil Yazılımcı Yetiştirme Programı olarak tasarlanan 42 İstanbul ve 42 Kocaeli okullarına geçen yıl 74 bin 106 kişi başvurdu. 6 bin 650 kişinin havuz eğitimine alındığı okullarda 1716 kişi eğitimi başarıyla tamamladı, 1421 kişinin bu okullara kaydı gerçekleşti. Halen okullarda 691 aktif öğrenci bulunuyor. İstanbul kampüste 35 ve Kocaeli kampüste 12 öğrenci olmak üzere, müfredatın temel modülünü tamamlayan toplam öğrenci sayısı 47 oldu.

Öte yandan bilişim, yazılım, dijital oyun, telekomünikasyon, finansal teknolojiler (fintek), akıllı şehircilik alanlarında sektörlerin yurt dışına açılması ve ihracatın artırılmasına yönelik sektöre özel kurgulanan destekler verilmesi de planlanıyor.

Türkiye’nin ilk “unicorn”u oyun şirketi olmuştu

Türkiye’nin ilk “unicorn”u (değerlemesi 1 milyar doları geçen teknoloji girişimi) olan Peak Games’i, ABD’li oyun şirketi Zynga 1,8 milyar dolara satın almıştı.

Unicorn olan bir diğer oyun stüdyosu Dream Games’e bugüne kadar finansal yatırımcılar tarafından yatırım yapıldı. Türkiye’nin ilk unicornlarından Dream Games’in “Royal Match” oyunu geçen yıl 82,62 milyon dolarla dünyada en yüksek gelire sahip oyun olmuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-oyun-sektoru-dijital-donusumde-rol-alarak-istihdami-artirdi/feed/ 0
Uluslararası Balkan Üniversitesi, Yapay Zeka Mühendisliği Bölümü Açtı https://www.igdirhaber.com.tr/uluslararasi-balkan-universitesi-yapay-zeka-muhendisligi-bolumu-acti/ https://www.igdirhaber.com.tr/uluslararasi-balkan-universitesi-yapay-zeka-muhendisligi-bolumu-acti/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:15:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11338 Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Lütfi Sunar, üniversitelerinde Yapay Zeka Mühendisliği Bölümü’nü açtıklarını ve bu bölümde geleceğin teknolojilerini, gelecekte kullanılacak aletler geliştirecek mühendisliği, tasarımcıları yetiştirmeye çabaladıklarını söyledi.

Kuzey Makedonya’nın Başkenti Üsküp’te 2006 yılında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğü ve hayırseverlerin destekleriyle Sultan Abdülhamit Han döneminde yapılan telgrafhane binasında kurulan vakıf üniversitesi, 18 yıldır eğitim öğretim hayatını sürdürüyor.

Avrupa’da eğitim imkanı sunuyor

Makedonya, Türkiye, Karadağ, Kosova, Sırbistan, Bosna Hersek, Bulgaristan gibi birçok ülkeden gelen öğrencileri ve akademisyenleriyle hem çok kültürlü hem de çok devletli bir eğitim kurumu halini alan üniversite, uluslararası akademik kadrosu, tam donanımlı ve yeni kampüsü, 200’den fazla uluslararası anlaşmayla Avrupa’da eğitim imkanı sunuyor.

YÖK tarafından tanınırlığa sahip, ÖSYM Kılavuzunda da yer alan üniversitenin rektörü Prof. Dr. Lütfü Sunar, AA muhabirine okuldaki eğitim sistemi ve çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Sunar, 1600’ü Türkiye’den gelen 3200’e yakın öğrencileri olduğunu, bunların 3000’e yakınının lisans eğitimi aldığını belirterek, üniversitelerinde mühendislik, diş hekimliği, hukuk, sanat tasarım gibi 7 fakülte ile ebelik ve hemşirelik bölümünden müteşekkil bir sağlık meslek yüksekokulları bulunduğunu kaydetti.

“Türkiye ile Balkan halkları arasında köprü olma amacıyla kuruldu”

Üniversitenin, Balkanlar’daki insanlara katkı yaparak oradaki eğitim ortamını geliştirmek, Türkiye’yle Balkan halkları arasındaki mevcut bağları geliştirmeye yönelik bir köprü olma amacıyla kurulduğuna dikkati çeken Sunar, “Bugün Makedonya’daki 22 üniversite arasında önemli bir yere sahip. Aynı zamanda pek çok uluslararası tanınırlığa sahip bir üniversite.” dedi.

Uluslararası Balkan Üniversitesi’nin gerçek anlamda uluslararası bir üniversite olduğunu vurgulayan Sunar, “Öğrenciler, dünyanın farklı yerlerinden gelmiş insanlarla bir arada eğitim alma imkanına sahip olarak uluslararası geçerliliğe sahip bir İngilizceyle mezun oluyor. Türkiye’de ÖSYM kılavuzunda yer alan birkaç yurt dışındaki üniversiteden birisi. Bu anlamda Uluslararası Balkan Üniversitesi’nin Türkiye’deki yüksek öğretim sisteminin tam bir akreditasyonu ve entegrasyonu söz konusu. Bu da ayrıca üniversitenin tercih edilmesini çok iyi bir noktaya taşıyor.” ifadelerini kullandı.

Sunar, üniversitelerinin 18’inci yılında olduğunu anımsatarak, sadece Türkiye’den değil, dünyanın farklı yerlerinden öğrencilerin rahatlıkla tercih ettikleri, kendilerini geliştirdikleri bir üniversite haline dönüştüklerini de anlattı.

“Diploma temelli değil, beceri temelli bir eğitim”

Türkiye’deki üniversitelerle kıyaslandığında öğrencilerinin, uluslararası dolaşım anlamında çok iyi bir noktada olduklarının altını çizen Sunar, Erasmus’ta her yıl 100’e yakın öğrenciyi kabul ettiklerini, bunun öğrenci nüfuslarının yüzde 7-8’ine tekabül ettiğini, diploma temelli değil, beceri temelli bir eğitim noktasında çok önemli bir değişim gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Sunar, şöyle devam etti:

“Yeni neslin, yeni çağın, yeni çalışma kültürünün gerektiği becerileri öğrencilere kazandırarak mezun etme çabası içerisindeyiz. Çift ana dal programlarını özendiriyoruz. Her bölümde verdiğimiz diplomanın yanı sıra birkaç tane uluslararası geçerliliğe sahip sertifika kazandırıyoruz öğrencilere. Öğrencilerin kampüs ortamı içerisinde yeterince sosyalleşerek geleceğin hayatına hazırlanmaları için de uygun bir ortam hazırlıyoruz. Bütün bu nitelikler Uluslararası Balkan Üniversitesi’nin benzerleri arasında öne çıkarıyor.”

Üsküp Çarşısı’nda Türkçe konuşulduğu, bunun Türkiye’den gelen öğrencilerin yabancılık çekmemesini sağladığı, Makedonya hükümetlerinin üniversitelerinin Üsküp’e kattıklarının farkında oldukları ve gelen öğrencilerin her türlü işlemlerinde kolaylaştırıcı adımlar atarak kendilerini destekledikleri bilgilerini paylaşan Sunar, Makedonya’nın en büyük özel üniversitesi olan okullarının öğrenci sayısı açısından da Makedonya’da 4’üncü büyüklüğe sahip olduğunu aktardı.

Her 15 öğrenciye 1 akademik personel düşüyor

Lütfi Sunar, Türkiye’den gelen öğrenciler için tüm kayıt kabul işlemlerinin İstanbul’da kurdukları bir ofis ve acenteler üzerinden yapılabildiği, girişimcilerin açtığı yurtların herhangi bir barınma sorunu yaratmadığını, öğrencilere burs destekleri olduğunu ve okullarında denklik sorunu bulunmadığını da söyledi.

Şimdiye kadar Türkiye’den gelip üniversitelerinden mezun olan 700 civarında öğrencinin neredeyse tamamının denklik aldığına vurgu yapan Sunar, 202 akademik personeli olan okullarında 15 öğrenciye bir akademik personel düştüğünü kaydetti.

Yapay zeka mühendisliği bölümüne olan rağbet

Türkiye’den üniversitelerine yükselen bir beğeni olduğu ve yeni açtıkları yapay zeka mühendisliği bölümlerinin çok rağbet gördüğünü belirten Sunar, şu görüşlerini sundu:

“Bu alanda nitelikli insanların yetişmesi için üniversitelerin üzerinde vazife düşüyor. Biz de bunu gözeterek hızlı bir şekilde bir program oluşturduk. Güçlü bir bilgisayar mühendisliği bölümümüzün olmasının da buna çok önemli katkısı oldu. Öğrenciler geçen sene hazırlık eğitimini tamamladılar, bu sene eğitime başlayacaklar. Biz 50’ye yakın kontenjanı olan bu bölümde geleceğin teknolojilerini, gelecekte kullanılacak aletler geliştirecek mühendisliği, tasarımcıları yetiştirmeye çabalıyoruz. Yapay zeka bu anlamda bizim sonuçlarıyla muhatap olacağımız bir şey olmaktan çıkacak. Ürün çıkararak ve gelişimine katkı yaparak müdahil olacağımız bir alana dönüşecek bu bölümle birlikte.”

Lütfi Sunar, uluslararası alanda kariyer yapma arzusunda olan ve kendisini dünyadaki rekabete hazırlama çabası içerisinde olan bütün öğrencileri üniversitelerine beklediğini, okullarında yakın zamanda eczacılık bölümünün açılacağını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/uluslararasi-balkan-universitesi-yapay-zeka-muhendisligi-bolumu-acti/feed/ 0
Diyarbakır’da Kırsal Mahallelerde Yaşayan Genç Kızlar Üniversiteye Hazırlanıyor https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-kirsal-mahallelerde-yasayan-genc-kizlar-universiteye-hazirlaniyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-kirsal-mahallelerde-yasayan-genc-kizlar-universiteye-hazirlaniyor/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:12:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10817 Diyarbakır’da kırsalda mahallelerde yaşayan ve dershaneye gitme imkanı bulamayan lise mezunu genç kızları, hayal ettikleri üniversiteyi kazanabilmeleri için gönüllü öğretmenler Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) hazırlıyor.

İl Milli Eğitim Müdürlüğünce, Bismil, Çermik, Çınar, Eğil, Kulp ve Hani ilçelerinde hayata geçirilen “Türkiye Yüzyılında Kızlar Okuyor Projesi” kapsamında İlçe Milli Eğitim müdürlüklerinin de desteğiyle kırsal mahallelerde yaşayan ve dershaneye gitme imkanı bulamayan lise mezunu genç kızların üniversiteli olabilmesi için atıl durumdaki okullar, ders çalışabilecekleri kütüphanelere dönüştürüldü.

Kırsal mahallelerdeki okullarda görev yapan öğretmenler, üniversiteli olmak isteyen kızlara gönüllü olarak haftanın 5 günü 08.00 ile 14.00 saatleri arasında rehber öğretmenler eşliğinde kütüphanede eğitim veriyor, soru çözümünde destek sunuyor.

Dershane ortamını aratmayan kütüphanelerde, İl ve İlçe Milli Eğitim müdürlüklerince kızlara ücretsiz kaynak kitap desteği sağlanıyor.

Haftanın 5 günü ellerinde kitaplarıyla kütüphanenin yolunu tutan kızlar, hayal ettikleri üniversiteyi kazanmak için hem eğitim desteği alıyor hem de gün boyu sessiz ve konforlu bir ortamda soru çözme imkanı buluyor.

“Çocuklarımız güzel imkanlarla üniversiteye hazırlanıyor”

İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali, AA muhabirine, 6 ilçede uygulanan projeden şu ana kadar 14 kırsal mahallede 115 kız öğrencinin yararlandığını söyledi.

Küçükali, evleri kalabalık olan ya da evde ders çalışma şartları yetersiz olan kız çocukları için İlçe Milli Eğitim müdürlüklerinin desteğiyle kullanılmayan okulları kütüphaneye dönüştürdüklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Köylerimizde (kırsal mahalle) imkanları kısıtlı olan genç kızlarımızın, hem ev ortamından dolayı hem de tarlada çalışmasından kaynaklı üniversite sınavlarına daha iyi hazırlanması için ‘Türkiye Yüzyılında Kızlar Okuyor Projesi’ni başlattık. Bu proje kapsamında imkanları kısıtlı olan öğrencilerimizi tespit ettik. Köylerimizde açık olan, eğitim ve öğretim hizmeti verilen okullarımızın fiziki imkanlarını değerlendirdik. Bu okullarımızda kullanılmayan atıl durumdaki mekanları güzelce yeniden değerlendirip, düzenleyerek bu çocuklarımızın hizmetine sunduk. Çocuklarımız gün içerisinde okullara gelip, bu mekanlarda daha rahat ve güzel imkanlarda üniversiteye hazırlanıyor.”

“Tüm öğrencilerimize bu imkanları sunacağız”

Kız çocukların okumasının çok önem arz ettiğini dile getiren Küçükali, kız çocuklarının üniversiteyi kazanıp, eğitim alıp, meslek sahibi olması için ellerinden gelen çabayı göstereceklerini belirtti.

Küçükali, gönüllü öğretmenlerin desteğiyle projeyi yürüttüklerini anlatarak, öğretmenlerin de bu işe gönül verdiğini söyledi.

Öğretmenlerin soru çözümünde ve rehberlik anlamında genç kızlara destek olduğunu belirten Küçükali, “Çocuklarımıza sadece fiziki imkanlar değil, yardımcı kaynakları da ücretsiz sunduk. Devletin tüm imkanlarını köylerde imkanları kısıtlı olan kız çocuklarımıza seferber ettik. İnşallah onlar da bu sene üniversitelerde istedikleri bölümleri kazanacaklar. İlerleyen günlerde tüm ilçelerimizde kısıtlı imkanları olan tüm öğrencilerimize bu imkanları sunacağız.” diye konuştu.

“Diğer öğrencilerden eksikleri kalmadıkları için umutlular”

Çermik Bintaş Ortaokulunda rehber öğretmen Buket İlgin, yaklaşık 1,5 yıldır Bintaş Mahallesi’nde görev yaptığını belirterek, kırsalda öğrencilerin genelde mezun olduktan sonra derslerden, eğitim ortamından uzaklaştığını gördüklerini söyledi.

Kızlara eğitimin yanı sıra danışmanlık hizmeti de sunduklarını anlatan İlgin, “Evde belki bu imkanlar olmadığı için kafaları dağılacaktı, motivasyonları düşecekti. Burada diğer öğrencilerden eksikleri kalmadıkları için umutlular. Biz de çok umutluyuz. Onları çok güzel yerlerde görmek istiyoruz. Umarım hepsini üniversitede görebiliriz.” dedi.

“Üniversite hayalim vardı ama eğitim konusunda destek alamıyordum”

Öğrencilerden Pervin Türkmen, avukat olmak istediğini belirterek, kendilerine bu eğitim ortamını sunan İl Milli Eğitim Müdürlüğüne teşekkür etti.

Bu projenin mahallelerinde başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Türkmen, şunları söyledi:

“Üniversite hayalim vardı ama eğitim konusunda destek alamıyordum. Burada destek aldığımız için çok mutluyum. Ücretsiz test dağıtılıyor. Okulun öğretmenleri sorularımızı çözüyor. Onlara çok teşekkür ediyorum. Sorularımızın çözümünde yardımcı oluyorlar, eksikliklerimizi gideriyorlar. Burada aile ortamı var. Dershaneye gidemeyen, evde ders çalışma ortamı olmayan birçok kız öğrenci var ve hepsini buraya davet ediyorum.”

“Sessiz ve dilediğimiz gibi çalışabiliyoruz”

Hivda Demirkol ise öğretmenlerin desteğiyle YKS’ye hazırlandığını anlatarak, mahallelerinde bu eğitim desteğini almanın sevindirici olduğunu belirtti.

Sessiz bir ortamda diledikleri gibi ders çalışabildiklerini ifade eden Demirkol, “Zorluk çektiğimiz konularda bize yardımcı oluyorlar. Ailem burada ders çalışmamdan çok memnun. İleride avukat olup, benim gibi kız çocuklarını okutmak istiyorum.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-kirsal-mahallelerde-yasayan-genc-kizlar-universiteye-hazirlaniyor/feed/ 0
ÇOMÜ’de Japon Dili Eğitimi veren öğretim görevlisi Ichimura Miyuki, Türkiye-Japonya ilişkilerine katkı sağlıyor https://www.igdirhaber.com.tr/comude-japon-dili-egitimi-veren-ogretim-gorevlisi-ichimura-miyuki-turkiye-japonya-iliskilerine-katki-sagliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/comude-japon-dili-egitimi-veren-ogretim-gorevlisi-ichimura-miyuki-turkiye-japonya-iliskilerine-katki-sagliyor/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:33:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10571 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Japon Dili Eğitimi Ana Bilim Dalında öğretim görevlisi olan Ichimura Miyuki, üniversitelilere 19 yıldır hem dilini hem de kültürünü öğreterek, iki ülke arasındaki ilişkilere eğitim alanında katkı sağlıyor.

Japonya’nın Kyoto şehrindeki Doshisha Üniversitesinde gazetecilik eğitimi alan Ichimura, üniversitede öğrenciyken ülkesindeki yabancılara gönüllü olarak Japonca öğretmeye başladı.

Japonca öğretmenliği konusunda kendisini geliştirmek için formasyon eğitimi alan Ichimura, 1998 yılında öğretmenliğe başladığı Çin’de 3 yıl kaldıktan sonra kısa süreliğine ülkesine döndü.

Farklı kültürleri tanıma merakı olan Ichimura, öğretmenlik için 2003’te Laos, 2004 yılında ise Sri Lanka’ya gitti.

Sri Lanka’da karşılaştığı öğretmen arkadaşının, Türkiye’nin çok güzel bir ülke, insanlarının da sıcakkanlı ve yardımsever olduğunu anlatması üzerine Türkiye’ye gelmeye karar veren Japon akademisyen, ÇOMÜ Japon Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı’nın öğretim görevlisi alımı ilanına başvurdu.

Başvurun kabul edilmesiyle 2005’te Çanakkale’ye gelen Ichimura Miyuki, bu bölümde üniversite öğrencilerine 19 yıldır hem dilini hem de kültürünü öğretiyor.

51 yaşındaki Ichimura, ÇOMÜ’de bu dönem haftada 17 saat, hazırlık programında yazma, okuma, dil bilgisi, 2. sınıflara “sözlü iletişim becerileri” ve “öğretim teknolojileri” dersleri veriyor.

Japon misafirperverliğini tam olarak yansıtan ve geleneksel çay seremonisi “sado”yu Türk-Japon Dostluk Kulübünde uygulamalı öğreten Ichimura, “wagashi” olarak adlandırılan “sakura mochi” ve “uguisu mochi” tatlılarını da yaparak öğrencilerine tanıtıyor.

“Barışın önemini hatırlamak için çok önemli bir yer”

Ichimura, AA muhabirine, Çanakkale’nin düşündüğünden daha güzel bir şehir olduğunu söyledi.

Geldiği dönemde sadece şehir içinde gezdiğini, daha sonra Troya Antik Kenti ile Assos’u ziyaret ettiğini, Gelibolu Yarımadası’nı da bisikletle dolaştığını anlatan akademisyen, “Çanakkale’nin doğası çok güzel. Gelibolu Yarımadası, barışın önemini hatırlamak için çok önemli bir yer. Biraz farklı ama Japonya’daki Hiroşima gibi olduğunu düşünüyorum. İlkokul ya da ortaokuldayken de ders kitaplarında Troya ile ilgili metin okuyoruz. Ondan dolayı galiba Troya, Japonlar için çok güzel, hayal gibi.” diye konuştu.

“İlişkilere küçük de olsa katkıda bulunabilirsem mutlu olurum”

Üniversitelilere dil öğretmenin çok keyifli olduğunu vurgulayan Ichimura, “Çoğu hiç Japonca bilmeden geliyorlar. Bir sene sonra günlük konuşma yapabilecek hale geldiklerini görmek çok mutlu ediyor.” dedi.

Ichimura, yabancı dil öğrenmek veya öğretmenin o dili konuşan kişiye ve kültürüne saygı duymaya eşit olduğunu dile getirerek, “Hem öğrenen hem de öğreten kişinin bakış açılarını genişletebiliyor. Dili kullanarak birbirimize düşündüklerimizi ifade etmeye ve anlamaya, iyi ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. Benim yapabileceklerim çok küçük şeyler ama Türkiye ve Japonya arasındaki ilişkilere küçük de olsa katkıda bulunabilirsem çok mutlu olurum.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de Japonca öğretmenin zorluklarına da değinen Ichimura, “Japon kültürünü ve dilini öğretmek açısından bazen sıkıntı oluyor çünkü Türkiye’de kaynaklar sınırlı. Japon kültürüne dokunmak için fırsat da sınırlı. Ondan dolayı ben ve diğer hocalar gerçek Japonya’yı tanıtmak için elimizden geleni yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Japon kültürünün bir parçası olan çay seremonisi “sado”yu kulüp etkinliğinde öğrencilere tanıtmaya çalıştığını, ders dışında da Japonya’daki öğrencilerin de katılımıyla çevrim içi toplantı düzenlediğini aktaran Ichimura, ÇOMÜ Japon Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı öğrencilerinin her yıl düzenlenen Japonca Konuşma Yarışması’ndaki başarılarına ilişkin ise “Lisans eğitimi başlamadan önce 1 yıl Japonca hazırlık programımız var. Bu 1 yıl içinde haftada 20 saat sadece Japonca öğreniyorlar. Başarılarında bunun yararı olabilir. Bu, öğrencilerimizin başarısıdır.” dedi.

“Türklerin misafirperverliğini çok seviyorum”

Türklerin misafirperver yönlerini çok sevdiğini ifade eden Ichimura, “Komşularımla aram iyi. Bana samimi davranmaları çok hoşuma gidiyor. Büyüklerim bana ‘kızım’, çocuklar ‘abla’ diyor. Bu Türkler için sadece hitap şekli ama benim için çok özel bir şey. Sanki onların arasına kabul edilmiş hissi veriyor. Yabancı olduğumu hiç hissettirmiyor. Bu, benim için çok önemli.” şeklinde konuştu.

Türkçe’nin kendisi için çok zor bir dil olduğuna işaret eden Japon akademisyen, şöyle devam etti:

“Türkçe öğrenmek için dil kursuna gitmek istiyordum ama ne yazık ki zamanım olmadı. Günlük hayatımda konuşa konuşa öğrendim. İlk geldiğimde sadece ‘Merhaba’ dedim, sonra ‘Nasılsınız’, ‘Teşekkür ederim’. Bunları telaffuz etmek çok zordu. Sonra ‘Paket yapar mısınız?’ cümlesini öğrendim çünkü buradaki restoranlarda porsiyon çok büyük geldi o zamanlar. O eskidendi, artık hepsini bitirebilirim. Türk yemeklerinden en çok biber dolmasını seviyorum. Kendim de yapıyorum. Türk mutfağına alıştım diyebilirim ama bazen yağı fazla gibi geliyor.”

Hediye edilen patiklerden koleksiyon yaptı

Ichimura, geleneksel el sanatlarından yün patiklerin ilgisini çektiğini belirterek şunları ifade etti:

“Patiklere bayılıyorum. Koleksiyonumda çok şirin, rengarenk desenli olanlar da var, ince, zarif, nakışlı olanlar da. Patiklerde, yapan kişi veya bana veren kişinin sıcaklığını görüyorum. ‘Hasta olmayın’, ‘Ayaklarınız üşümesin’ şeklinde çok nazik bir düşünce olduğunu hissediyorum. Bu içimi ısıtıyor. İlk kez Türk arkadaşımın evine ziyarete gittiğimde, büyükannesi verdi. Çok güzel bir hediye olduğunu düşündüm. Kendim almıyorum, hep hediye olarak veriyorlar ve koleksiyon yapıyorum. Koleksiyonumda 20’ye yakın patik var.”

Türklerin yardımsever olduğunun altını çizen Ichimura, “Türkiye’deki insanlar ‘Japonlar çok saygılıdır.’ diyor ama öğrencilerimiz de çok saygılı davranıyor. Öğrencilerimizden yardım istediğim zaman her öğrenci ‘Hocam teşekkür ederim, benden yardım istediğiniz için.’ diyor. Bu çok güzel bir şey. Öğrencilerimiz için neler yapabilirim diye sürekli düşünüyorum ve elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Öğrencilerimiz için bu bölümün, Japonya dünyasına giriş noktası olduğunu düşünüyorum. Onların bu dünyaya ilk adımı atmalarına yardım etmek istiyorum.” diye konuştu.

Ülkesini özlediğini de vurgulayan Ichimura, “Ama alıştım buraya. Benim için sorun değil. Farklı şehirleri gezdim. Her seferinde Çanakkale’ye döndüğümde ‘Çanakkale’ye döndüm.’ diyorum ve çok seviniyorum.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/comude-japon-dili-egitimi-veren-ogretim-gorevlisi-ichimura-miyuki-turkiye-japonya-iliskilerine-katki-sagliyor/feed/ 0
Hamza Dağ, İzmir’i gençler için yaşanabilir bir şehir haline getirecek projelerini tanıttı https://www.igdirhaber.com.tr/hamza-dag-izmiri-gencler-icin-yasanabilir-bir-sehir-haline-getirecek-projelerini-tanitti/ https://www.igdirhaber.com.tr/hamza-dag-izmiri-gencler-icin-yasanabilir-bir-sehir-haline-getirecek-projelerini-tanitti/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:36:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10436 AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, amaçlarının popülist söylemler, geçici çözümler olmadığını, hayata geçirecekleri projelerle gençlerin potansiyelini ortaya çıkaracaklarını söyledi.

Dağ, Gaziemir’de bir kahve fabrikasında gençlere yönelik projelerinin tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, hedefinin İzmir’i gençler için kolay yaşanabilir bir şehir kimliğine kavuşturmak olduğunu belirterek, “Artık bir genç, üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulmak için başka şehirlere gitmek zorunda kalmayacak.” dedi.

Dağ, gençlere yönelik projeleri “Gençlerimiz İçin Eğitim ve İstihdam Altyapısı”,”Kampüs”, “Gençlerimiz İçin Sosyal Altyapı”, “Gençler İçin Sosyal İmkanlar” olarak 4 başlık altında hazırladıklarını ifade etti.

Meydan Alsancak Projesi içerisinde oluşturacakları bilişim vadisi ile İzmir’i inovasyonun merkezi haline getireceklerini belirten Dağ, şunları kaydetti:

“Bilişim vadisinde hizmete sunacağımız yazılım geliştirme, iş geliştirme, kuluçka, oyun ve animasyon geliştirme merkezleriyle çeşitli alanlarda girişimcilik faaliyeti yürüten yeni firmalara destek olacağız. Vadi içerisinde oluşturacağımız ve yapılacak Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılmak üzere laboratuvar ve makine ekipman parklarıyla girişimcilerin çalışmalarını kolaylaştıracağız. İzmir’imizi bir girişimcilik merkezi haline getirmek için İzmir Girişim Sermaye Fonu’nu kuracağız. Genç girişimcilerimiz fikirlerini gerçeğe dönüştürebilsin diye 150 bin lira geri ödemesiz finansal destek sağlayacağız.”

Dağ, Genç İzmirim Kart sahiplerinin aylık 200 lira ödeyerek sınırsız toplu ulaşımdan faydalanabileceklerini anlattı.

Öğrenci İzmirim Kart kullanan lise son sınıf öğrencilerine özel 5 bin lira teşvik ödülü verileceğini, yılda 4 kez tiyatro ve sinema biletini ücretsiz temin edeceklerini anlatan Dağ, şunları kaydetti:

“İzmir dışında okumaya giden üniversite öğrencilerimize yılda 1 kez İzmir’e gidiş dönüş otobüs biletini İzmir Büyükşehir Belediyesi sağlayacak. Öğrenci evlerindeki 25 metreküpe kadar doğalgaz ücretsiz olacak. İhtiyaç sahibi öğrencilerimize kırtasiye desteği sağlayacağız. Belediyemize ait sosyal tesisler Öğrenci Genç Kart sahiplerine yüzde 20 indirimli olacak. Şehrimizde üniversite kazanan her gencimize 10 bin lira destek vereceğiz. Buna ek olarak, şimdi yeni bir müjdeyi duyurmak istiyorum. Üniversite sınavında ilk 1000’e giren öğrencilerimize 50 bin lira başarı ödülü vereceğiz.”

Dağ, yeni evlenecek sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı çiftlere çeyiz desteği vereceklerini kaydetti.

İzmir’i gençlerle yönetmek istediğini vurgulayan Dağ, “Bizim amacımız popülist söylemler, geçici çözümler değildir. Gayemiz, gençlerimizin potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Beklentimiz, yapacağınız çalışmalar, üreteceğiniz proje ve fikirler ile kendinize, İzmir’imizin, ülkemizin bugününe, geleceğine katkı sağlamanızdır.” ifadelerini kullandı.

Toplantı sonunda bir gencin “AK Parti’ye İzmir’den oy çıkmaz. CHP’yi sevmesek de istemesek de yine CHP’ye oy vereceğiz gibi bir algı var. O algıyı nasıl kırmayı planlıyorsunuz sorusuna Dağ, şöyle cevap verdi:

“Çalışıyoruz kardeşiz. Yani ben kendimi anlatıyorum. Projemi size anlatıyorum. Biz de hizmet etmek istiyoruz. Sonuç olarak İzmir’in de hizmete ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Asıl 1 Nisan’dan sonra çalışacağız. Daha çok çalışacağız. Ben şunu bilirim. Sadece algıyla seçim kazanılmaz olgu da önemlidir. ‘Sırf algı yapalım buradan netice alalım’ diye bir şey olmaz. Asıl olguyu temele koyarsanız, algı onun üstünde bir anlam ifade eder. Ben gördüğünüz gibi somut projelerle derdimi anlatıyorum. İzmir’de yapacak projeleri anlatıyoruz. Bizim derdimiz bu vakte kadar İzmir’e 12 yıl boyunca milletvekili olarak hizmet ettik. Şimdi de Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmet etmek istiyoruz. Bu derdimizi anlatacağız. Hayatta ben şunu bilirim. Halkın terazisi şaşmaz. Halkın terazisi Allah’ın izniyle doğru çekecek. 31 Mart’ta da doğru çekecek. Demokrasi gereği biz kendimizi anlatıyoruz. İnşallah da İzmir’de hemşehrilerimiz de teveccüh gösterecektir.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hamza-dag-izmiri-gencler-icin-yasanabilir-bir-sehir-haline-getirecek-projelerini-tanitti/feed/ 0
Turgut Altınok: ‘ABB’de çalışan İYİ Partili üyelere tehdit var’ https://www.igdirhaber.com.tr/turgut-altinok-abbde-calisan-iyi-partili-uyelere-tehdit-var/ https://www.igdirhaber.com.tr/turgut-altinok-abbde-calisan-iyi-partili-uyelere-tehdit-var/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:33:13 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9876 Cumhur İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok, ‘ABB’de çalışan İYİ Partili üyelere tehdit var’ dedi.

31 Mart seçimlerine sayılı günler kala Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Altınok, vatandaşlarla buluşup, toplumun her kesimini ziyaret ediyor. Vatandaşların sorunlarını ve taleplerini dinleyen Altınok, projelerini ve vaatlerini de anlatıyor. 5 yılda Ankara’nın büyük bir köye dönüştüğünü sözlerine ekleyen Altınok, başkenti daha yaşanılabilir, daha canlı ve hareketli hale getirmeyi planladıklarını da söyledi.

“Büyükşehirde çalışan İyi Partili üyelere tehditler var”

Seçim çalışmalarını sürdüren Altınok, TGRT Haber Televizyonuna konuk olduğu programda, “Mansur Yavaş İyi Parti’ye operasyon yaptı. Büyükşehirde çalışan İyi Partili üyelere tehditler var. Bana son gelen bilgiler, işçi kardeşlerimize ‘istifa edeceksin yoksa seni işten atacağız’ diyorlar. Bunlar gerçek tabi. Benim duyduğum İyi Partiler ‘sana oy vereceğiz’ diyorlar” dedi.

“Ankaralı en pahalı suyu tüketiyor”

Altınok, gazetecilerin, Yavaş’ın “Suya yüzde 50 indirim vaadinizle ilgili, ‘Yasal olarak yapamayacakları şeyi iddia ediyorlar’ açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine: “Aday olduğu dönemki Ahmet Hakan ile olan programına bir bakın. Ne diyor orada? ‘Suyu ücretsiz vereceğim’ diyor. Kendisi söylüyor. Ahmet Hakan soruyor ‘Nasıl?’ diyor. Ücretsiz vereceğim diyor. Diyor ki ‘atık sudan yüzde 50’sini alacağım.’ Dolayısıyla böyle bir şey yok. Ankaralı en pahalı suyu tüketiyor. Su olmazsa olmazdır. Su üretimdir. Su hayvancılıktır. Su tarımdır. Su medeniyettir. Su fiyatlarını 31 Mart’tan sonra indireceğiz” diye konuştu.

“Ankara büyük bir kasabaya dönüştü, inşallah köye dönüşmez”

Ankara Ticaret Odası Meclis Toplantı’na katılan Turgut Altınok, Ankara’nın gittikçe geriye gittiğini ve yıllardır fuar alanının bitirilmediğini söyleyerek, “Ankara ülkemizin kalbi, bu 5 yılda Ankara’nın ışıkları söndü. 7’de Ulus’ta hayat bitiyor, Çıkrıkçıları gezdim 6’da dükkanlar kapanıyor. Ulus bizim ticaretimizin ekonomimizin tarihimizin kültürümüzün merkezidir. Kızılay’da saat 8’de hayat bitiyor Ankara’da da 9’da bitiyor. Ankara büyük bir kasabaya dönüştü, inşallah köye dönüşmez” şeklinde konuştu.

“Ankara’da 5 yılda yapılan kentsel dönüşüm planı yok”

Altınok, Ankara’da 5 yılda kentsel dönüşüm projesi olmadığına, Başkent’in ulaşım ve imar planlarının yapılmadığını belirterek, “Depremden bir ders aldık mı? Hayır. Ankara’da 5 yılda yapılan kentsel dönüşüm planı yok. Ankara’nın 100 bin, 25 bin ölçekli ana nazım imar planı yok. Dahasını söyleyeyim Ulus’un imar planı yok, yani Ulus’a çivi çakamazsınız. Niye? Ruhsat alamazsın çünkü. Ankara’nın “Ulaşım Master Planı “yoktur mahkeme tarafından iptal edilmiştir. Biz geldiğimizde bu planlar yapılacak” cümlelerini kullandı.

“10 bin öğrenci kapasiteli bir yurt yapacağız inşallah”

Altınok Atakule AK Gençlik Buluşması’nda gençlerle bir araya geldi. Gençlere yönelik projelerini de anlatan Altınok, gençlerin geleceğe hazırlanabilmeleri için her türlü destekleri vereceklerini ifade etti. Altınok, “18 yaş üzeri ve üniversite öğrencilerimize ulaşım ücretsiz olacak. Tabii halk otobüslerimiz, minibüs esnafımız var. Onları da mağdur etmeyeceğiz. 20 bin üniversite öğrencimize ayda bin 500 yüz lira karşılıksız burs vereceğiz. 10 bin öğrenci kapasiteli bir yurt yapacağız inşallah. Yine evde kalmak isteyen 10 bin üniversite öğrencimiz için ev yapacak, sembolik rakamla kiraya vereceğiz. Gençlerimizi bilim ve teknoloji alanında da destekleyeceğiz.” sözlerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turgut-altinok-abbde-calisan-iyi-partili-uyelere-tehdit-var/feed/ 0
Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu: “Açlık, Çocukların Eğitim Görmesine Engel Olmamalı. Çocuklar Okulda Aç Kalmamalı” https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-okul-yemegi-koalisyonu-aclik-cocuklarin-egitim-gormesine-engel-olmamali-cocuklar-okulda-ac-kalmamali/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-okul-yemegi-koalisyonu-aclik-cocuklarin-egitim-gormesine-engel-olmamali-cocuklar-okulda-ac-kalmamali/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:24:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9867 Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu, bileşenleriyle birlikte Ankara’da okullarda sağlıklı ve ücretsiz yemek çağrısı yaptı. Öğrencilerin açlık ve ciddi beslenme sorunları yaşadığı ifade edilen basın açıklamasında, “Bir gıda krizi içinde olduğumuz, toplumun geniş kesimlerinin sağlıklı beslenme açısından ciddi sorunlar yaşadığı ve bu sorunun mevcut şartlar bu şekilde devam ederse daha da kötüye gideceği bilinmelidir. Gıda krizi çocukların sağlıklı büyüme ve gelişme hakkının bir ihlali olarak görülmelidir. Açlık, gizli açlık, yoksulluk, güvencesizlik çocukların eğitim görmesine engel olmamalı. Çocuklar okulda aç kalmamalı. Başta siyasi iktidar olmak üzere tüm bileşenler, yetersiz beslenme ile mücadelede sorumluluk almalı ve devlet okullarında ücretsiz beslenme birincil öncelikli mesele olarak görülmelidir” ifadelerine yer verildi.

Öğrenci Veli Derneği, Türk Tabipler Birliği, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği,Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı, Derin Yoksulluk Ağı, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve Eğitimciler Derneği’nin bir araya gelerek oluşturduğu Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu’nun okullarda sağlıklı ve ücretsiz yemek çağrısı yaptığı açıklama şu şekilde:

“ÜCRETSİZ OKUL YEMEĞİ EN ACİL GÜNDEM”

“Ülkemizde çocukların sağlığı ve geleceği üzerinde ciddi ve kalıcı olumsuz etkilere neden olan beslenme yetersizliği sorununun çözülmesi, sağlıklı ve başarılı bir neslin yetişmesi için elzemdir. Her çocuğun temel hakkı olan sağlıklı beslenme başta siyasi iktidar olmak üzere ilgili kamu kurumlarının sorumluluğundadır. Okul yemeği programları yoluyla okul çağındaki çocuklara ücretsiz gıda ve beslenme desteğinin kamu kurumlarının politika önceliği olması son derece ivedidir. Ancak uygulanan politikalara bakıldığında okul yemeği programlarının kamu gündeminin dışında bırakıldığı aşikardır. Ücretsiz okul yemeği; salgın sonrasında her geçen gün artan yoksulluk ve geçtiğimiz yıl yaşanan deprem felaketiyle birlikte ülkemizin en temel, en acil gündemlerinden biri haline gelmiş durumdadır. Okul yemeği tüm öğrenciler için tartışmasız en temel hak iken ve okul yemeği uygulamasının genişleyerek süreceği açıklamalarına rağmen gerekli adımlar atılmamış; verilen sözler tutulmamıştır.

“ÖĞRENCİLER İÇİN EĞİTİM PARALI HALA GETİRİLMİŞ DURUMDA”

Şubat 2023’te başlatılan anaokullarına besin desteği hizmetinin dahi ekonomik koşullar gerekçe gösterilerek deprem bölgesi haricinde geri çekildiği görülmektedir. Öte yandan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yayınlanan 160 sayfalık ‘Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2028)’ belgesinde okul çağındaki çocuklara ücretsiz gıda ve beslenme desteği yapılacağına dair bir ifade yer almamaktadır. Verilen sözler yerine getirilmediği gibi Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin ‘… okul öncesi eğitim kurumlarında çocukların okulda geçirdikleri süredeki temel ihtiyaçlarını, öz bakım süreçlerini ve eğitim programının uygulanmasını desteklemek amacıyla katkı payı alır’ maddesi ile eğitim; okul öncesi ve tüm kademelerdeki öğrenciler için yemekten, eğitim materyallerine kadar paralı hale getirilmiş durumdadır.

Açıklanan her veri ve son açıklanan PISA 2022 raporu artık nitelikli eğitimi, eğitimde eşitliği dahi konuşamadığımızın açık kanıtıdır. Üç yılda bir yapılan ve 15 yaşındaki öğrencilerin okuma, matematik ve fen alanlarındaki becerilerini ölçen PISA kapsamında öğrenciler, öğretmenler, okul yöneticileri ve velilere anketler uygulanmaktadır. Ankette öğrencilere sorulan sorulardan biri de ‘Geçen 30 günde yiyecek alacak paranız olmadığı için kaç kere yemek yiyemediniz?’ sorusuydu. Bu soruya verilen yanıtlar ülkemizde en az 5 öğrenciden birinin haftada en az bir kere parası olmadığı için yemek yiyemediğini ortaya çıkardı.

“GERÇEK TABLONUN DAHA VAHİM OLDUĞU AŞİKARDIR”

Türkiye 37 OECD ülkesi arasında yüzde 19,2 ile, son 30 günde haftada en az bir kez yiyecek parası olmadığı için yemek yiyemeyen öğrenci oranının en yüksek olduğu ülke oldu. Geçmiş yıllardaki LGS verilerine göre sosyo-ekonomik durumu düşük ebeveynlerin çocuklarının büyük çoğunluğu meslek liseleri ve imam hatip liselerinde iken sosyo-ekonomik durumu daha yüksek ebeveynlerin çocukları fen ve Anadolu liselerinde öğrenim görmektedir. Çoğunluğunu fen ve Anadolu lisesi öğrencilerinin oluşturduğu PISA anketinde dahi en az beş çocuktan biri açlığı yaşıyorsa diğer okul türleri ve okulların tamamı açısından gerçek tablonun daha vahim olduğu aşikardır.

“ÜÇ ÇOCUKTAN BİRİ CİDDİ YETERSİZ BESLENME SORUNU İLE KARŞI KARŞIYA”

MEB’in örgün eğitim verileri bile okul terklerinin ülke tarihinde görülmemiş boyutlara ulaştığını göstermektedir. Aynı zamanda TÜİK 2022 verilerine göre üç çocuktan biri (yüzde 35,3) ciddi maddi yoksulluk, yetersiz beslenme sorunu ile karşı karşıyadır. Okul terklerinin bu maddi yoksulluktan kaynaklandığı açıktır, diğer bir deyişle neden yoksulluk sonuç okul terkidir. Yetersiz beslenme, çocukların fiziksel gelişimini, okul için hazır bulunuşluğunu, akademik başarısını ve okula devamını da etkilemektedir. Dünyada bu sorunların çözümü için en etkili ve en yaygın şekilde kullanılan müdahale programı okul çocuklarına ücretsiz beslenme desteği sunan kamusal okul yemeği programlarıdır. Bu programlar başta kız çocukları ve özel eğitim gereksinimi olan çocuklar olmak üzere dezavantajlı tüm öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliğini ve derslere devamlı katılımını sağlayan bir işleve sahiptir.

Okul yemeği programlarının uygulandığı ülkelerde, bu programın çocuk yoksulluğuna, okul terki ve devamsızlığın azaltılmasına, akademik başarının artırılmasına, cinsiyetten kaynaklı ayrımcılığın, eşitsizliğin ortadan kaldırılmasına etkisi, ulusal ve uluslararası kurumların yaptığı çalışmalarla ortaya konmuştur. Dolayısıyla, ‘çocuklara ücretsiz okul yemeği’ neden sunulmalı sorusunun bilimsel ve gözlemsel verilere bakarak cevabı çok net olmasının yanı sıra, okul yemeği programlarının uygulanmaması durumunda çocuklarımızın fiziksel, psikolojik ve bilişsel yetilerinin olumsuz etkileneceği de bir o kadar net bir gerçektir.

“ÇOCUKLAR OKULDA AÇ KALMAMALI”

Bir gıda krizi içinde olduğumuz, toplumun geniş kesimlerinin sağlıklı beslenme açısından ciddi sorunlar yaşadığı ve bu sorunun mevcut şartlar bu şekilde devam ederse daha da kötüye gideceği bilinmelidir. Gıda krizi çocukların sağlıklı büyüme ve gelişme hakkının bir ihlali olarak görülmelidir. Açlık, gizli açlık, yoksulluk, güvencesizlik çocukların eğitim görmesine engel olmamalı. Çocuklar okulda aç kalmamalı. Eğitim kurumları çocuklara eğitim ve sağlıklı beslenme imkanını bir arada sunmalı. Çocuklara iyi bir hayat sağlamak siyasal iktidar, muhalefet ve tüm toplumsal kurumlar için kamusal bir görevdir; ancak her yurttaş için de ahlaki bir sorumluluktur.

“KAMUSAL DESTEK DAYANIŞMA PROGRAMI ACİLEN UYGULANMALI”

Türkiye’nin de 27 Ocak 1995’te onayladığı Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nde de belirtildiği üzere; ‘taraf devletler, her çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ve toplumsal gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat seviyesine hakkı olduğunu kabul eder. Ulusal durumlarına göre ve olanakları ölçüsünde ebeveynlerine ve çocuğun bakımını üstlenen diğer kişilere, çocuğun bu hakkının uygulanmasında yardımcı olmak amacıyla gerekli önlemleri alır ve gereksinimi olduğu takdirde özellikle beslenme, giyim ve barınma konularında maddi yardım ve destek programları uygularlar’ Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmenin ilişkin maddesine dayanarak tüm kademelerdeki okullarda eğitim gören tüm çocuklarımıza ayrım yapılmaksızın ücretsiz nitelikli bir öğün yemek ve okulda geçirdikleri süre boyunca temiz içme suyu temininin sosyal devletin görevi olduğunu hatırlatıyor ve çocuklarımız başta olmak üzere yoksullukla ilişkili olarak yetersiz beslenme ve açlık sorunu yaşayan kesimlere yönelik bir ‘kamusal destek-dayanışma programı’ acilen uygulamaya konulmalıdır diyoruz.

Başta siyasi iktidar olmak üzere tüm bileşenler, yetersiz beslenme ile mücadelede sorumluluk almalı ve devlet okullarında ücretsiz beslenme birincil öncelikli mesele olarak görülmelidir. Ekonomik krizin derinleştiği bu dönemde “Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu” olarak son derece önemli olan bu meselenin çözümüne katkı sunmak isteyen kurum ve kişilere çağrımızdır: Gelin hep birlikte çocuklarımızın geleceğine sahip çıkalım, yapılan çalışmaların takipçisi olalım ve birlikte çözüm üretelim.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-okul-yemegi-koalisyonu-aclik-cocuklarin-egitim-gormesine-engel-olmamali-cocuklar-okulda-ac-kalmamali/feed/ 0
Samsun’da Meslek Lisesi Öğrencileri Denizlerde Kaptanlık İçin Eğitim Alıyor https://www.igdirhaber.com.tr/samsunda-meslek-lisesi-ogrencileri-denizlerde-kaptanlik-icin-egitim-aliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/samsunda-meslek-lisesi-ogrencileri-denizlerde-kaptanlik-icin-egitim-aliyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:57:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9632 SAMSUN (İHA) – Samsun’da meslek lisesi öğrencileri denizlerde kaptanlık yapmak için eğitim görüyor. Lise biter bitmez iş bulan yüzlere öğrenci arasında 4 tane de kız öğrenci kaptan olmak için eğitim alıyor.

Nedime Serap Ulusoy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yüzlerce öğrenci denizlerde çalışmak için eğitim alıyor. Mavi Vatan’da ve uluslararası denizlerde kaptanlık yapmak isteyen gençler, denizcilik ile ilgili temel ve uygulamalı dersleri 4 yıl boyunca eğitim aldıkları lisede öğreniyorlar. Lise eğitimleri sonrasında hemen yüksek maaşla iş bulma imkanı yakalayan öğrenciler, maaş ve iş imkanının oldukça yüksek olmasından dolayı bu liseyi seçtiklerini ifade ederken, geçen yıl 1 kız öğrencinin kaptan adayı olduğu lisede bu yıl 4 kız kaptan adayı eğitim görüyor.

“Öğrenciler lise mezunu olduklarında bile direkt gemilerde çalışabiliyorlar”

Liseden mezun olan öğrencilerin hemen gemilerde işe başladığına değinen Güverte Öğretmeni Reyhan Mısıroğlu, “Okulumuz denizcilik sektörüne kalifiye eleman yetiştiriyor. Öğrenciler buradan mezun olduktan sonra gemici ve yağcı olarak işe girebiliyorlar. Üniversiteyi tamamlayan öğrenciler de vardiya zabiti olarak çalışma imkanı buluyor. Stajlarını tamamlayan öğrencilerin tamamı sektördeki ihtiyacı karşılayabiliyorlar. Burada ilk önce temel derslerle birlikte öğrenciler güverte ve makine bölümü diye ayrılıyor. Güverteye gelenler gemiyi kullanabilecek seviyeye gelmek için dersler alıyorlar. Bunlar seyir dersleri, elektronik seyir dersleri, ECDIS dersleri, GMDSS (denizde haberleşme) dersleri ve STCV (denizde canlı kalabilme)eğitimlerini alıyorlar. Öğrenciler, bir gemide karşılaşabilecekleri tüm elektronik sistemi de gördükleri için uygulamalı olarak bir gemide çalışmaya hazır şekilde buradan mezun oluyorlar. Dünya ticaretinin yüzde 80’i gemilerle yapıldığından sürekli bir işgücüne ihtiyaç var. Ülkemizde de özellikle 3 bin gross ton gemilerde sürekli çalışan ihtiyacı var. Biz de bu nedenle insan yetiştirmek zorundayız. Buradan mezun olan bir öğrenci lise mezunu olduklarında bile direkt gemilerde çalışabiliyorlar. 1-2 yıl daha okurlarsa 3 bin gross ton gemilerde vardiya zabiti oluyorlar ve daha da yükselebiliyorlar” dedi.

“Okulun ilk kız öğrencisiyim, ‘senden kaptan mı olur’ dediler, hayalim uzak yol kaptanı olmak”

Okulun ilk kız kaptan adayı 11. sınıf öğrencisi Asiye Çelik, “Bu okulda sadece seyir dersinden 12 saatlik yoğun bir programımız var. Bunun haricinde elektronik seyir dersi, GMDSS ve deniz hukuku gibi birçok ders alıyoruz. Okulumuzda 4 kız öğrenci eğitim görüyor. Geçen yıl okuldaki tek kız öğrenciydim. Diğer kız arkadaşlar yeni geldi. Okulumuzda sayımız az ama yeni kızların gelmesi de iyi olur. Hayalim sınırsız uzak yol ehliyeti alıp gemilere çıkmak. Denizcilik lisesinde okuduğumu görenler çok şaşırıyor. Okula ilk geldiğimde herkes bana, ‘Sen kaptan mı olacaksın, senden kaptan mı olur’ dedi. Ben yine de kaptan olmak istiyorum ve en büyük hayalim de bu. 11. sınıf öğrencisi olarak staja hazırlanıyorum. Samsun gibi bir liman şehrinde staj yerleri bulmakta zorlanıyorum. Diğer yönlerden bakarsak, kaptan olmak çok güzel bir meslek ve herkese tavsiye ediyorum” diye konuştu.

“Bir kız kaptan adayı olarak denizden korkmuyorum”

Denizden korkmadığını ve babası gibi gemi kaptanı olmak istediğini vurgulayan 9. sınıf öğrencisi Gökçe Rengin, “Babam kaptan ve ben de onun kızı olarak kaptan olmak istiyorum. Onun destekleri ile buraya geldim. Meslek liselerinde iş imkanı yüksek. Bizim alanımızda da hem iş imkanı çok fazla hem de parası iyi. Buradan mezun olunca iş bulabilirken, Anadolu ve diğer liselerden mezun olunca iş bulmakta zorlanıyorsunuz. Okulumuzda 4 kız var. Onlar da kaptan olmak için okula geliyor. Kaptan olmayı çok istediğimden denizlerde vakit geçirmekten korkmuyorum. Korksam bu mesleği seçmezdim” şeklinde konuştu.

Okulda öğrenim gören diğer öğrenciler de denizcilik lisesini seçmelerindeki en büyük etkenin iş bulma imkanının çok yüksek olması ve maaşının diğer mesleklere oranla oldukça fazla olmasını ifade ettiler.

Öte yandan, İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı için geldiği okulda incelemelerde bulunan Samsun Valisi Orhan Tavlı, yetkililerden bilgi aldı. Okulda yapılabilecek iyileştirmeler hakkında bilgi alan Vali Tavlı, öğrencilerin eğitim-öğretim kalitesinin daha da arttırılması için gerekli yerlere talimatlarını ilettiğini ifade etti. – SAMSUN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/samsunda-meslek-lisesi-ogrencileri-denizlerde-kaptanlik-icin-egitim-aliyor/feed/ 0
Ali Babacan, Ekonomik Sıkıntıları Dile Getiren Öğrenciyle Diyalog Kurdu https://www.igdirhaber.com.tr/ali-babacan-ekonomik-sikintilari-dile-getiren-ogrenciyle-diyalog-kurdu/ https://www.igdirhaber.com.tr/ali-babacan-ekonomik-sikintilari-dile-getiren-ogrenciyle-diyalog-kurdu/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:55:05 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8351

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Sincan’ı ziyaret ettiği esnada 7. sınıf öğrencisiyle aralarında dikkat çeken diyalog yaşandı. Babacan’a dert yanan 7. Sınıf öğrencisi, “Bu dönemde geçim baya zor. Et, ekmek derken her şey uçmuş. Annemler küçüklükten beri bizden yardım istiyor. Arabamız ve evimiz olduğu için devlet bize yardım vermiyor. Biz duvarları, arabayı mı yiyeceğiz? Ne yiyeceğiz acaba? Ben bu yaşımda böyle bir iktidar yüzünden çalışmak zorunda mıyım? Sadece bu parti yüzünden benim hayatım mahvolmak zorunda mı” dedi.

Ali Babacan, 28 Şubat’ın yıl dönümü dolayısıyla Ankara’nın Sincan ilçesini ziyaret etti. Babacan, Sincan ziyareti esnasında 7. sınıf öğrencisiyle ekonomik sıkıntılara ilişkin konuştu. Öğrenci Babacan’a, şunları söyledi:

“BİZ DUVARLARI, ARABAYI MI YİYECEĞİZ? NE YİYECEĞİZ ACABA”

“Başkanım biz dört kardeşiz. Bu dönemde geçim baya zor. Et, ekmek derken her şey uçmuş. Benim istediğim, annemler küçüklükten beri bize yardım istiyor. Arabamız ve evimiz olduğu için devlet bize yardım vermiyor. Biz duvarları, arabayı mı yiyeceğiz? Ne yiyeceğiz acaba?”

Babacan, öğrenciye “Devletten yardım istiyorsunuz ama alamıyorsunuz öyle mi?” diye sordu. Öğrenci, Babacan’a “Benim babam da annem de çalışıyor, yetmiyor. Annem yıllarca yardım istiyor. Sürekli bizi ‘Yardım yapacağız’ diye yiyorlar” diye yanıt verdi.

Öğrenci, Babacan’a şunları anlattı:

“BU ÜLKEDE CİDDEN İYİ BİR EKONOMİ YOKTUR”

“Babam poşet satıyor, annem fabrikada çalışıyor. Hiçbir şey yetmiyor. ‘Onu, bunu yapacağız’ diyorlar ama önemli olan onu, bunu yapmak değil. Ben şu an gezemiyorsam, eğlenemiyorsam, ekmeğimi alamıyorsam, şu an ben bunu düşünüyorsam bu ülkede cidden iyi bir ekonomi yoktur. Benim istediğim düzgün başkanlık, düzgün bir ekonomi. Ben burada satış yapıyorum. Onun atadığı adamlar gelip beni kovuyorlar. Cezai işlem uyguluyor. Yetmiyor ki ben bunun satışına gidiyorum. Evde oturmak, ders çalışmak da var. Devletin adamından kendim korkuyorum. Devletin adamıyla konuşabilmek yerine devletin adamından korkuyorum, bana bir şey yapmasın diye. İstediğim adil, iyi bir başkanlık. 4 kardeşiz. Bir ablam var. Üniversite sınavına hazırlanıyor. Biz 7. sınıfız. Biz üçüzüz.”

Babacan ise öğrenciye şöyle yanıüt verdi: “Biz ülkemiz rahat etsin, sizin gibi gençlerimiz mutlu olsun diye çalışıyoruz. Şu anda Türkiye’nin en önemli sorunu, ülkemiz maalesef kötü yönetiliyor. Bu büyük ve güzel ülke, varlık içerisinde yokluk yaşıyor. Onun için çalışıyoruz. Ülkede bir değişiklik olsun, iktidar değişsin, başka bir gelecek olsun diye çalışıyoruz.”

Öğrenci, Babacan ile konuşmasına şöyle devam etti:

“BİZ YORULDUK”

“Biz yorulduk. Yıllarca annem, babam geçim savaşından… Okul sonrasında bileklik satıyoruz. Ben okuldan çıkınca acaba zabıta, sivil polis bir şeyi olacak mı, böyle bir olay yaşayacak mıyım diye düşünmek zorunda mıyım ben? Ben bu yaşımda böyle bir iktidar yüzünden çalışmak zorunda mıyım? Sadece bu parti yüzünden benim hayatım mahvolmak zorunda mı?”

Ali Babacan, öğrencinin bu sözlerine, “Ne desen haklısın. Arzu ettiğin daha rahat bir hayat için haklısın. Sen şu anda dersine odaklanmak gereken, yaşının gereğini yaşaman gereken bir çağdasın. Biz de zaten sizin gibi gençlerimiz için çalışıyoruz” diye yanıt verdi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ali-babacan-ekonomik-sikintilari-dile-getiren-ogrenciyle-diyalog-kurdu/feed/ 0
Spora İlk Adım projesiyle 479 bin öğrenci sporla tanıştı https://www.igdirhaber.com.tr/spora-ilk-adim-projesiyle-479-bin-ogrenci-sporla-tanisti/ https://www.igdirhaber.com.tr/spora-ilk-adim-projesiyle-479-bin-ogrenci-sporla-tanisti/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:57:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8227 – ‘Spora İlk Adım’ projesiyle 479 bin öğrenci sporla tanıştı

ANKARA – Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Spora İlk Adım” projesiyle ilkokul öğrencileri sporla buluşturuluyor. 81 ilde uygulanan proje çerçevesinde 479 bin öğrencinin 26 branşta spor yapması sağlandı.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü “Spora İlk Adım” projesiyle 81 ildeki ilkokul öğrencilerinin sporla tanışması sağlanıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında 2022 yılında imzalanan “İlkokullarda Spor Dalı Eğitimi Protokolü” çerçevesinde “Spora İlk Adım” projesi hayata geçirildi.

Proje ile ilkokul öğrencilerine düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının kazandırılması, öğrencilerin spor aktivitelerine erişimlerinin sağlanması, spor branşlarıyla tanışması, spor aracılığıyla sosyal hayata katılımlarının artırılması, sporun tabana yayılması ve spor kültürünün oluşturulması amaçlandı. Spora İlk Adım projesi, 2021-2022 eğitim öğretim yılında, 8 ilde pilot uygulama olarak başlatıldı.

İlk etapta 84 antrenörün katılımıyla ilkokul öğrencilerine atletizm, badminton, basketbol, güreş, hentbol, judo, karate, masa tenisi, okçuluk, tekvando, voleybol, yüzme ve tenis branşlarında eğitimler verildi.

2022 – 2023 eğitim öğretim yılında 81 ilde uygulamaya geçilen projede, spor branş sayısı 26’ya çıkarıldı. 3 bin 303 okulda 3 bin 899 antrenörün katılımıyla, 347 bin 257 öğrenci sporla buluşturuldu.

2023-2024 eğitim öğretim yılında atletizm, badminton, basketbol, boks, bocce, cimnastik, dart, eskrim, futbol, futsal, floor curling, güreş, halk oyunları, hentbol, judo, karate, kick boks, masa tenisi, muay thai, okçuluk, satranç, tekvando, tenis, voleybol, yüzme ve wushu branşlarında 3 bin 834 okulda, 4 bin 344 antrenörün katılımıyla 479 bin 466 öğrenciye ulaşıldı.

“Türkiye Yüzyılı’na yakışan proje, Spora İlk Adım”

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sporu tabana yayma hedefi doğrultusunda çalıştıklarını belirterek, “Çocuklarımız günün büyük bölümünü okulda geçiriyor. Dolayısıyla onları sporla tanıştırmanın en iyi yolu okullardaki eğitimlere sporu entegre etmekten geçiyor. Bilimsel, teorik eğitimleri sporla desteklediğinizde akademik hayatı da pozitif olarak desteklemiş oluyorsunuz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir şekilde hayata geçirdiğimiz ‘Spora İlk Adım’ projemizi 2022 yılında 8 pilot ilimizde başlattık. 2 yıldır 81 ilde uyguluyoruz. Bu projeyle, hem evlatlarımızın sporla tanışmasını sağlıyoruz hem de onların zararlı alışkanlıklar edinmesinin önüne geçiyoruz” dedi.

“Sporda kazanılan başarıları istikrarlı hale getirmemiz gerekiyor”

Sporda istikrarlı başarının önemine vurgu yapan Bakan Bak, “Farklı branşlarda dönem dönem altın jenerasyona ulaşıyoruz ve uluslararası organizasyonlarda milletimizi gururlandıran zaferler yaşıyoruz. Son yıllarda farklı branşlarda kazanılan tarihi başarıları istikrarlı hale getirmemiz gerekiyor. ‘Spora İlk Adım’ projesi ile çekirdekten yetişen sporcularımız olacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın hem spora hem gençlere olan özel ilgisi de bizler için büyük avantaj. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak daha çok spor yapan, daha hareketli bir Türk gençliği yetiştirmek istiyoruz. Katıldığı her uluslararası organizasyondan madalya ile dönen, İstiklal Marşımızı dünyaya dinleten, ay-yıldızlı bayrağımızı gururla dalgalandıran sporcularımızın olmasını hedefliyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/spora-ilk-adim-projesiyle-479-bin-ogrenci-sporla-tanisti/feed/ 0
Bakan Göktaş: “Bazı gençlerimizin üniversite kapılarından gönderildiği günler çok geride kaldı” https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-goktas-bazi-genclerimizin-universite-kapilarindan-gonderildigi-gunler-cok-geride-kaldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-goktas-bazi-genclerimizin-universite-kapilarindan-gonderildigi-gunler-cok-geride-kaldi/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:30:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8166 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Bugün 28 Şubat. Bir dönem bazı gençlerimizin üniversite kapılarından gönderildiği günler. İnançları, kılık kıyafetleri yüzünden eğitim hakkının elinden alındığı günler. Bugün artık bunlar çok geride kaldı” dedi.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi’nin destekleriyle düzenlenen İç Anadolu Kariyer Fuarı’nın açılışı, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Program, İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Daha sonra Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası mini bir konser verdi.

“Yetenek Her Yerde söylemiyle Anadolu’nun tüm bölgelerini şehir şehir gezdi”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bu yıl altıncısı düzenlenen Kariyer Fuarı’nda vizyoner oluşumlar ve pırıl pırıl gençlerle bir arada bulunmaktan dolayı büyük bir heyecan ve mutluluk içinde olduğunu belirtti. Göktaş, “Türkiye Yüzyılının kapısını araladığımız şu günlerde gençlerimiz artık geleceğin mimarları arasına girmeye hazırlar! Ulaştığımız bu nokta, hem eğitim sistemimizin hem de iş dünyamızın yetkinliğinin ne kadar arttığını gösteriyor. Gençlerin eğitim imkanlarına kolaylıkla erişmesi, iş dünyasının onlara istihdam sağlayacak fırsatlar sunması geleceğin Türkiye’sine doğru emin adımlarla ilerlediğimizin kanıtı. Farklı yollardan ilerlemek, bugün bizi ortak bir noktada birleştirdi. Her alanda nitelikli iş gücü olmaya hazır gençlerimiz, onları hayallerine kavuşturacak ülkemizi başka bir vizyona taşıyacak girişimcilerle bir araya geldi. Oluşan bu müthiş sinerji yeni Türkiye’nin eseri. Türkiye, artık bu ülkenin tüm evlatlarına eşit hak ve fırsatlar sunan kadim kültürüne geri döndü. Cumhurbaşkanlığımızın İnsan Kaynakları Ofisi koordinatörlüğünde yürütülen Kariyer Fuarları Yetenek Her Yerde söylemiyle Anadolu’nun tüm bölgelerini şehir şehir gezdi. Okumaya istekli, keşfetmeye meraklı gençlerimizle verimli etkinlikler gerçekleştirdi. Bu sayede çalışıp üretmeye, hayalleri için harekete geçmeye hazır birçok gencimiz kamuda ya da özel sektörde istihdam fırsatı yakaladı. Kariyer Fuarımız, gençlerimiz için gerçek bir çalışma hayatının kapılarını açıyor. Böylelikle gençlerimizin eğitim alma, kendilerini iyi yetiştirme motivasyonları artıyor. Gençlerimizin hayalleri net hedeflere dönüşüyor. Gerek kamu gerek özel sektör nitelikli ve dinamik iş gücüyle buluşup canlanıyor. Kalkınma hızımız artıyor, refahımız yükseliyor. Her şeyden önemlisi, Türkiye kazanıyor. Sevgili Gençler, Türkiye, bugün gençlerin dehası ve azmiyle önemli eserlere imza atan bir ülke. Savunma sanayi, yerli otomobil ve uzay çalışmalarımız başta olmak üzere Türkiye artık beyin göçünü tersine çeviren, parlak zekaları ağırlayan önemli bir cazibe merkezi haline geldi. KAAN’da ve milli teknoloji sanayiinde yer alan binlerce gencimizle gurur duyuyoruz. Elbette başarı tesadüf değildir. 22 yıldır ülkemizin her alanda gelişmesi için çok önemli hizmetleri milletimize kazandırdık. Bu hizmetleri çok daha ileriye götürecek olan sizlersiniz, hizmet yarışında bayrağı size teslim edeceğiz. Sizlere bu konuda inancımız, güvenimiz sonsuz! Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Türkiye’nin yetiştirdiği gençler milletimiz adına insanlığa hizmet eden ve dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getiren seçkin kadroları oluşturacaklar” dedi.

“Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, her kadın eğitim hakkını kazandı”

28 Şubat’ın öneminde de değinen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, “Bugün 28 Şubat. Bir dönem bazı gençlerimizin üniversite kapılarından gönderildiği günler. İnançları, kılık kıyafetleri yüzünden eğitim hakkının elinden alındığı günler. Bugün artık bunlar çok geride kaldı. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, her kadın eğitim hakkını kazandı. İnancı ne olursa olsun, düşüncesi ne olursa olsun her gencimize üniversitelerin kapıları sonuna kadar açıldı. Bu güzel günde, bu güzel fuarda emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal ise konuşmasında, İç Anadolu Kariyer Fuarı’nın önemine değinirken üniversitesinin ev sahipliği yapmasından duyduğu mutluluğu ifade etti.

“Belediyelerimizin Eskişehirli öğrencilerimize bir vaadi gözükmüyor”

AK Parti Eskişehir Milletvekili ve AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu, “Yıllardır Eskişehir’imize Türkiye’nin dört bir yanına insan kaynağı yetiştirmiştir, bizim de en önemli güvencemizdir. Tabii ki ben de bir sanayici olarak, hep şunu istemişimdir. Eskişehir’de yaşayan arkadaşlarımızın, Eskişehir sanayisiyle ve iş adamlarıyla bir araya gelip burada bir sinerji oluşturulması, Eskişehir’de yetişen arkadaşlarımızı, Eskişehirli olarak istihdam edilmesi ve buradaki genç, dinamik, ileriye vaat eden, arkadaşlarımız bizim için çok önemlidir. Bu organizasyonda da inşallah firmalarımızla, bütün öğrenci arkadaşlarımızı bir araya getirip, kendi aralarında iletişimlerini geliştireceklerini ümit ediyoruz. Tabii Eskişehir’imiz bir öğrenci şehridir, 3 tane üniversitemiz var. Bir öğrenci şehri olarak da öğrencilerin şehirden beklentileri var. Biz yıllarca baktığımızda en büyük problemin öğrencilerimiz açısından tabii ki konaklama ve barınma ihtiyacıdır. Bugüne kadar hükümetimiz, üniversitemizin ihtiyaçları doğrultusunda belli yurt yatırımları yapmıştır, ne kadar daha yapsak bu ihtiyaçları karşılayamıyoruz bu noktada inşallah önümüzdeki dönemlerde barınma ihtiyaçları ile ilgili sorunu düzelmesini ümit ediyoruz. Tabii önümüzdeki dönemlerde bir belediye seçimleri var, Eskişehir, öğrencileri hep şehre davet ediyor bir öğrenci şehri olduğu söyleniyor ama Eskişehir’de öğrenciler içinde belediyelerimizin ve içindeki yerel yönetimlerimizin, Eskişehirli öğrencilerimize bir vaadi gözükmüyor. Tabii bu doğrultuda biz önümüzdeki dönemde yapacağımız çalışmaları ve vaatleri, gerekli yerlerde ve televizyon programlarında aktarıyoruz” dedi.

“Eskişehir’e böyle büyük bir kültür kompleksi yakışır”

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Salim Atay, “Bu Bölgesel Kariyer Fuarı’nın sayısı arttırmak zorundayız. Çünkü bütün üniversitelerde, kariyer merkezlerimiz yetenek kapısı üzerinden çok etkin bir şekilde bunu kullanır hale geldiler ve bütün üniversite. Diyorlar ki artık biz kendi kariyer formunu kendimiz yapmak istiyoruz. Bizim de zaten olmasını istediğimiz şey buydu. Önümüzdeki yıl bu sayıyı artıracağız. Bütün illerde yapacağız. Bütün iller bunu yapabilir. Yapmalı. Bütün üniversitelerde yapmalı. Ayrı. Mesela biz Ankara’daki kamu kurumlarımızın hepsini 81 il veyahut da 200 üniversitemize göndermek gibi bir şansımız yok. Yani bu çok büyük bir onların işleri açısından da sorun oluşturuyor ama bu 11 sayısını artıracağız. İkincisi bir şeyi bu kadar başarıyla sürdürebiliyorsak bu ne demektir? Bunun bir üst kademesine de geçmemiz lazım. Farkındaysanız biz İstanbul, Ankara gibi büyük illerde bu bölgesel kariyer farlarını yapmadık. Çünkü zaten oralardakiler merkeze daha yakın iş dünya. Daha yakın, devlete daha yakın iş bulma imkanları daha fazla oluyordu. Şimdi önümüzdeki dönemde İzmir’de arkadaşlar uluslararası sağlık ve estetik kariyer fuarı yapıyoruz. Bu, Orta Asya ve Afrika başta olmak üzere Avrupa dahil dünyanın her tarafından insanların geleceği, bir araya geleceği bir yer olacak. Aynı zamanda İzmir biliyorsunuz Bergama sağlığın doğduğu yer. İkincisi İstanbul’da kariyer fuarı yapacağız, finansın merkezi finans merkezi kurduk biz orada. Efendim ticaret İstanbul’dan dönüyor, lojistik İstanbul’dan yürüyor. Dolayısıyla yine uluslararası bir fuarı İstanbul. Önümüzdeki dönemde yapacağız. Orta Anadolu’da ne var? Ankara’da savunma sanayi, uluslararası savunma sanayi, kariyer fuarı yapacağız. Hepimizi çok yakından ilgilendiren beslenmeyle ilgili de Adana’da tarım, gıda ve. Hayvancılık, uluslararası kariyer fuarı yapmayı planlıyoruz. Bunları Cumhurbaşkanlığı olarak koordine ettiğimizde, bölgedeki üniversitelerimiz, siz gençlerin birlikte olduğu bu organizasyonlarla çok büyük başarılar elde edeceğimizden hiç kuşkumuz. Hedefimiz nihai hedefimiz ve söylemiş Türkiye pek çok alanda olduğu gibi dünyanın yetenek üssü olacak arkadaşlar. Batılı şirketler diyecekler ki ya bir Türk bulamıyor muyuz bu sorunu çözmek için? ya da bu işin başına bir Türk bulamıyor muyuz yani? Bunu diyecekler, buna inanın. Ben inanıyorum. Lütfen siz gençler de inanın. Dünyanın her tarafında sizler çok etkin görevlerde olacaksınız. Dünyanın her tarafından da son derece nitelikli geçti. Bu ülkeye gelmek isteyecekler. Eğitim almak için kendilerini geliştirmek için daha iyi fırsatlara ulaşmak için. Son söz olarak Sayın Eskişehir Milletvekilimiz aynı zamanda Belediye Başkan adayımız Nebi Bey’den bir istirhamımız bir olacak. Şimdi burası çok kültürüyle geçmişiyle çok değerli bir şehir. Ama burada 500 kişilik bir salonda bir organizasyon yapabiliyoruz. Biz Denizli’deydik üç gün önce. Dört katlı bir bina vardı. Sayın Nihat Zeybekçi zamanında adı öyle zannediyorum o zaman yapılmıştır. Öncelik doluydu. Eskişehir’de de böyle büyük bir kültür kompleksi yakışır. İnşallah muvaffak olduklarında göreve geldiklerinde Eskişehir’e böyle bir salon kazandırırlar. Biz de siz gençlerde bundan çok memnun olursunuz” dedi.

Programa, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez ve Prof. Dr. Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir Milletvekili ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Salim Atay, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal katıldı. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-goktas-bazi-genclerimizin-universite-kapilarindan-gonderildigi-gunler-cok-geride-kaldi/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş: Özel okullarda fahiş zamlar söz konusu https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-suat-ozcagdas-ozel-okullarda-fahis-zamlar-soz-konusu/ https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-suat-ozcagdas-ozel-okullarda-fahis-zamlar-soz-konusu/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:28:23 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8125

CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, özel okulların kayıt ücretleriyle ilgili “Yaklaşık 1,6 milyon öğrencinin eğitim aldığı özel okullarda son yapılan zam oranları ile Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nce belirlenen yüzde 56,89’luk tavan zammı birçok kurumda aşılmıştır. Özel okullarda yüzde 150’den, yüzde 300’e varan fahiş zamlar söz konusudur” dedi.

CHP Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, özel eğitim kurumlarında artan kayıt ücretlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Özçağdaş, şunları kaydetti:

“EKONOMİK BUNALIM, AİLELERİN ÖZEL OKULLARDAN ALDIKLARI HİZMETİ KARŞILAYAMAYACAKLARI BİR NOKTAYA GETİRDİ”

“Son günlerde özel öğretim kurumlarında uygulanan okul ücretleri ve öğretmenlerimizin çalışma koşullarına yönelik kamuoyuna yansıyan çok önemli sorunlar gündeme gelmektedir. Özellikle 1, 5, ve 9. sınıflara yönelik kayıtlar esnasında, yüzde 300-400’lere varan ücret artışların talep edilmesi, velilerin çocuklarının okullara devam ettirebilmesini neredeyse imkansız hale getirmektedir.

Nitelikli eğitim, insanın geleceğini belirleyen en önemli güç ve temel bir insan hakkıdır. Her düzeyde nitelikli eğitime erişim ve öğrenme fırsatlarını genişletme, eğitimde fırsat eşitliğinin temelidir. CHP’nin eğitim alanındaki öncelikleri, her yurttaşın nitelikli eğitime erişimini sağlamak ve Türkiye’nin bilimsel, ekonomik, sosyal ve kültürel ilerlemesine katkıda bulunmak üzerine kuruludur.

22 yıllık AKP iktidarında eğitim, bilimsel, çağdaş ve laik yapısından uzaklaşmıştır. Kamusal eğitimin kalitesi yok edilmiş, özel öğretim nitelikli eğitim almak isteyen aileler için her geçen gün daha fazla mecbur kalınan bir seçenek haline gelmiştir. Devlet okullarında verilen eğitimin niteliğine yönelik sorunlar, çeşitli tarikat ve cemaatler ile yapılan protokoller çerçevesinde eğitimin dinselleştirilmesine yönelik adımlar, iktidarın eğitimi kendi ideolojik saplantıları doğrultusunda bir yazboz tahtasına çevirmesi gibi nedenlerle, nitelikli eğitim aileler tarafından satın alınmak zorunda kalınan bir hizmete dönüşmüştür. Oysa eğitimde aslolan nitelikli, bilimsel, laik ve ücretsiz kamusal eğitimin tüm ülke sathında erişilebilir kılınmasıdır. Son dönemde, AKP iktidarının yanlış ekonomi politikaları ile ülkemizin içine girdiği ekonomik bunalım, ailelerin özel okullardan almak zorunda kaldıkları hizmeti de karşılayamayacakları bir noktaya getirmiştir. Aileler büyük bir kaos ve sorun ile karşı karşıyadır.

“2012’YE KADAR 4 BİN 664 ÖZEL OKUL BULUNMAKTAYKEN, BU SAYI 14 BİN 179’A ULAŞTI”

Bu sürece gelinen yol, AKP iktidarının eğitimi metalaştıran, satın alınan bir hizmet haline dönüştürmesi ile hız kazanmıştır. 2012 yılına kadar 4 bin 664 özel okul bulunmaktayken, bu sayı şimdilerde 14 bin 179’a ulaşmıştır. Özel okullarda eğitim gören öğrenci sayısı ise yaklaşık 2,5 kat artarak 535 bin 788’den 1 milyon 578 bin 233’e yükselmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2022-2023 verilerine göre Türkiye’deki toplam 70 bin 383 eğitim kurumunun 56 bin 200’ü yani yüzde 80’i kamuya aittir. Özel okullar ise 14 bin 179 sayısı ile mevcut okulların yüzde 20’sini oluşturmaktadır.

Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin ilgili maddesinde ‘Okulların ara sınıflarının eğitim ücreti belirlenirken bir önceki eğitim öğretim yılında ilan edilen ücret, okulda devam eden öğrencilerin eğitim ücreti belirlenirken ise öğrenci kayıt sözleşmesinde belirlenen ücret dikkate alınır ve bu ücretlere [(bir önceki yılın ortalama Yurt içi ÜFE artı bir önceki yılın ortalama TÜFE)/2] artı 5 oranından fazla artış yapılamaz. (Ek cümle: RG3/7/2016-29761) (Değişik cümle: RG-13/1/2017-29947) Ders yılı içerisinde kayıt yaptıran öğrencilerin bir sonraki yılın eğitim ücretleri kayıt yaptırdığı yıl için ilan edilen eğitim ücreti üzerinden; öğrenim gördüğü yıla ilişkin indirim şartları ortadan kalkan öğrencilerin bir sonraki yılın eğitim ücretleri ise (Değişik ibare: RG-19/2/2020-31044) öğrencinin okula kayıt olduğu yıldaki indirimsiz ücrete öğrenim gördüğü her yıl için bu fıkrada belirtilen oranda artış yapılarak belirlenir’ denmektedir.

Başka bir ifade ile ara sınıf öğrencilerine bir önceki yılın ortalama yurt içi ÜFE artı bir önceki yılın ortalama TÜFE artı 5 oranından fazla artış yapılamazken, 1, 5 ve 9 uncu sınıflara fahiş tutarlarda ücret artışı yapılmaktadır. Bu tutarlar 400-500 bin liraya dayanmıştır.

“ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ’NCE BELİRLENEN YÜZDE 56,89’LUK TAVAN ZAMMI BİRÇOK KURUMDA AŞILDI”

Özel okullarda gelecek yıl için öğrenci kayıtları alınmaya başlanmıştır. Yaklaşık 1,6 milyon öğrencinin eğitim aldığı özel okullarda son yapılan zam oranları ile Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğince belirlenen yüzde 56,89’luk tavan zammı birçok kurumda aşılmıştır. Özel okullarda yüzde 150’den, yüzde 300’e varan fahiş zamlar söz konusudur. Yönetmeliğe göre, özel okullarda ara sınıfların eğitim ücreti belirlenirken geçmiş yıl ilan edilen ücrete bir önceki yılın ortalama yurt içi ÜFE artı bir önceki yılın ortalama TÜFE/ 2 artı 5 oranından fazla artış yapılamaz denmektedir. Bakanlık bu sınıflar için belirleme yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile inisiyatifi tamamen özel okullara bırakmış durumdadır. Oysa bu konu gerekli tedbirler alınarak süratle çözülebilir.

Özel Öğretim Kurumlarına ilişkin bir başka önemli nokta, bu kurumlarda çalışan öğretmenlerimizin önemli bir kısmının asgari ücrete mahküm edilmiş olmasıdır. Devlet okullarında çalışan öğretmenlerle eş değer ücret alması gereken öğretmenlerimiz, Milli Eğitim Bakanının Müsteşarlığı döneminde yapılan bir kanun değişikliği ile asgari ücretle çalışır hale getirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı faaliyet sürdüren özel eğitim kurumlarında çalışan yüzbinlerce öğretmenin düşük ücretlerle, güvencesiz koşullarda çalıştırılmasının önüne geçilebilmesi için 5580 sayılı Kanun’un ilgili maddesi yeniden yürürlüğe girmeli ve ‘Taban Maaş’ uygulaması geri getirilmelidir. Eşit işe eşit ücret ilkesi kapsamında CHP olarak bu sorunun düzeltilmesine yönelik vermiş olduğumuz kanun teklifi TBMM gündemine alınarak süratle çözülmelidir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın temel görevi nitelikli, bilimsel, laik eğitimin tüm çocuklarımız için erişilebilir kılınması ve eğitim emekçilerinin insanca koşullarda çalışması ve yaşaması için gereken tedbirleri almasıdır. Başta ilk kayıt esnasında ortaya çıkan fahiş fiyatlara müdahil olup kalıcı çözüm bulunması, ara sınıflara yönelik velilere çıkarılan ek maliyetlerin denetlenmesi, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin haklarının verilmesi konularına yönelik olarak, Milli Eğitim Bakanını daha önce çok kez yapmak zorunda kaldığımız gibi bir kez daha anayasal görevini yapmaya davet ediyorum.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-suat-ozcagdas-ozel-okullarda-fahis-zamlar-soz-konusu/feed/ 0
Türkiye’deki Afrika Diasporası Forumu İstanbul’da Gerçekleştirildi https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyedeki-afrika-diasporasi-forumu-istanbulda-gerceklestirildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyedeki-afrika-diasporasi-forumu-istanbulda-gerceklestirildi/#respond Wed, 08 May 2024 21:15:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7096 Türkiye’deki Afrika diasporası arasında birlik ve beraberliğin geliştirilmesi amacıyla kurulan Bizim Afrika Platformunun düzenlediği “Türkiye’deki Afrika Diasporası Forumu” İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde yapıldı.

Afrikalı akademisyen, diplomat, öğrenci ve iş insanları ile kıtaya ilgi duyan ve bu alanda farklı çalışmalar yürüten kişilerin katıldığı forumda, Afrika diasporasının sorunları konuşuldu.

Bizim Afrika Platformu Genel Koordinatörü Faruk Mintoiba, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Afrika dışında yaşayan Afrikalılar olarak ilk kez Türkiye’de bir araya gelerek bu forumu düzenlediklerini belirtti.

Mintoiba, “Foruma, Afrikalı yazar, müzisyen, entelektüel olmak üzere farklı kesimlerden kişiler katılıyor. Burada diasporadaki Afrikalıların sorunlarını ve çözüm yollarını konuşmak istiyoruz.” dedi.

Forumda Türkiye-Afrika ilişkilerinin güçlendirilmesinde diasporanın yeri, Afrikalıların Türkiye’deki geleceği ve kültürler arası ilişkiler gibi başlıklarda paneller düzenlendiğini ifade eden Mintoiba, Türkiye’de Afrika diasporasının birlik ve beraberliği, ileriye yönelik daha yapıcı adımların atılması için çalışmalarının devam edeceğini söyledi.

Bizim Afrika Platformunun 2022’de faaliyete geçtiğine değinen Mintoiba, Türkiye’de zaman zaman yabancılarla ilgili yaşanan sorunların çözümü için Afrikalılar olarak her zaman yapıcı katkı sunmayı amaçladıklarını belirtti.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler öğrencisi ve Bizim Afrika Genel Sekreteri Madagaskarlı Harena Rilamasinavalona Rabiarison ise Türkiye’deki Afrika diasporasının sayısının her geçen gün arttığını kaydederek, “Türkiye’de Afrika’nın farklı ülkelerinden öğrenciler bulunuyor. Bizim de amacımız bu öğrenciler arasındaki ilişkileri güçlendirmek.” şeklinde konuştu.

Rabiarison, “Bu platformla tecrübelerimizi paylaşıyoruz, sorunlarımıza çözüm bulmaya çalışıyoruz. Bu sorunları hem Afrikalılar olarak hem de Türkiye’deki resmi makamlarla işbirliği içinde azaltmayı hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

Binlerce Afrikalı genç Türkiye’de eğitim alıyor

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) İstanbul Koordinatörü Emre Oruç da forumda yaptığı konuşmada, YTB olarak tüm dünyada olduğu gibi Afrika’da da çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.

Türkiye’deki Afrika diasporasının deneyimleri ve karşılaşılan zorlukları ele almak üzere bir araya geldiklerini belirten Oruç, “Bu toplantının ele alacağı konuların konuşulması, tartışılması ve farklı bölgelerdeki tecrübelerin paylaşılmasının son derece önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi.

2012’den bu yana yaklaşık 12 bin Afrikalı öğrenciye burs verildiğini anlatan Oruç, 2023’te bu kıtadan 35 binin üzerinde başvuru alındığını ve 941 öğrenciye burs desteği sağlandığını bildirdi.

Oruç, “Türkçe öğrenmek ve Türkiye’yi yakından tanımak isteyen kamu görevlileri, akademisyenler ve araştırmacılara yönelik tasarlanan KATİP programı kapsamında, 2014 yılından itibaren 82 farklı ülkeden 178 katılımcı ülkemizde 8 ay süreyle misafir edilmiştir. Bu katılımcılardan 74’ü Afrika’nın 29 ülkesini temsilen programa katılmıştır. Afrika Medya Temsilcileri Eğitim Programı’na (AFMED) ise 23 Afrika ülkesinden 56 Afrikalı medya temsilcisi katılmıştır.” diye konuştu.

Emre Oruç, YTB ile Afrika Birliği (AfB) arasında, diaspora, yükseköğrenim bursları, bilimsel ve akademik araştırma programları, dil öğrenimi ve kısa dönem eğitim programlarına ilişkin ortak çalışmaların artırılması hedefiyle 2021’de işbirliği protokolü imzalandığını ifade etti.

Forumda, Afrika’nın kültürel zenginliğini tanıtan etkinlikler ve müzik dinletileri yapıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyedeki-afrika-diasporasi-forumu-istanbulda-gerceklestirildi/feed/ 0
Milli Eğitim Bakanı: Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı dünyanın en iyi ülkeleri arasında https://www.igdirhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-turkiyede-derslik-basina-dusen-ogrenci-sayisi-dunyanin-en-iyi-ulkeleri-arasinda/ https://www.igdirhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-turkiyede-derslik-basina-dusen-ogrenci-sayisi-dunyanin-en-iyi-ulkeleri-arasinda/#respond Sun, 28 Apr 2024 21:52:00 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6790 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı ile öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla dünyanın en iyi ülkeleri kategorisindeyiz.” dedi.

Bakan Tekin, Eyüpsultan’da Özdemir ailesinin bağışlarıyla yapılan Hüsnü Özdemir İmam Hatip Ortaokulu ile depreme dayanıklı hale getirildikten sonra yeniden eğitime başlanan Nişancı Ortaokulu’nun açılış törenlerine katıldı.

Hüsnü Özdemir İmam Hatip Ortaokulu’nda düzenlenen törende konuşan Tekin, göreve başladığı günden beri sadece hayırseverler tarafından yaptırılan okulların açılışına katıldığını, amacının hayır sahiplerine teşekkür edip destekte bulunmak olduğunu söyledi.

Türkiye’de eğitim öğretim imkanları açısından önemli mesafeler katedildiğini dile getiren Tekin, “2002 verileriyle 2024 yılının verilerini karşılaştırdığımızda, bunu dünyanın herhangi bir ülkesindeki veriler diye karşımıza getirsek ‘Adamlar eğitimde devrim yapmışlar.’ deriz. Şu an Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı ile öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibariyle dünyanın en iyi ülkeleri kategorisindeyiz. Bizim çocukluğumuzda 60 kişilik sınıflarda okurduk. Ders kitabımız için şehirdeki tek kitap kırtasiye dükkanına giderdik, parasını verirdik ama kitapların ne zaman geleceğini bilmezdik. Genellikle kitaplarımızın tamamına birinci yarı yılın sonunda ulaşırdık.” ifadelerini kullandı.

Yılda 200 milyon kitap dağıtılıyor

Tekin, öğrencilerin kitapların devlet tarafından temin edildiğini hatırlatarak, eğitim ve öğretim döneminde okullarda yılda yaklaşık 200 milyon kitap dağıtıldığını anlattı.

Yeni okulların yapımında yerel yönetimlerle işbirliğinin kendileri için hayati önem taşıdığını vurgulayan Tekin, “Ben daha önce Bakanlıkta müsteşar olarak görev yaptım. Yatırım bütçesi yapıyoruz, paramız var, okul yapacağız. Belediye başkanı bize okul yapacak arazi üretemiyor, üretmiyor. Belediye başkanı arazinin mülkiyetiyle ilgili bakanlığa dava açıyor, inşaatı durduruyor, yürütmeyi durdurma kararı aldırıyor. Okul yarım kalıyor.” şeklinde konuştu.

Okul yapımına katkı veren belediyelere teşekkür eden Tekin, “Yerel seçimler yaklaşıyor, okul ihtiyaçlarımızda yerel yöneticilerin bizimle beraber çalışması arasında böyle bir ilişki var. Bunu da sizlerle paylaşmış olayım.” dedi.

“Okullarımız depreme dayanıklı hale geldi”

İstanbul Valisi Davut Gül de son 30 yılda İstanbul’da hayırseverler tarafından yılda ortalama 12 okul yapıldığını anlattı.

Milli Eğitim Bakanlığı koordinesinde kentteki okulların tamamının elden geçirildiğini kaydeden Gül, “Okullarımız depreme dayanıklı hale geldi. Dolayısıyla evlatlarımızı okula gönderirken hiç kimse ‘Acaba okul sağlam mı? Değil mi?’ endişesine kapılmadan yavrularını gönderiyor.” dedi.

Gül, son 8 ayda 34 hayırseverle protokol yaptıklarını belirterek, amaçlarının 30 yılda yapılan kadar okulu İstanbul’a kazandırmak olduğunu dile getirdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde deprem ve kentsel dönüşüm konusunda okullarda yapılan çalışmaların önemine değinerek, bunun bir devlet yönetimi için en önemli adımlardan biri olduğunu kaydetti.

Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken ise ilçede yapılacak yeni okullarla hedeflerinin tamamen tekli eğitime geçerek çocukların sabahın erken saatinde okulda olması gerekliliğini ortadan kaldırmak olduğunu anlattı.

Evinden uzak noktalardaki okullara gitmek zorunda olan lise öğrencileri için de ilçedeki okul sayısının artırılması gerektiğini vurgulayan Köken, liseye geçişte ilk 5 bine giren öğrencilere de burs vereceklerini açıkladı.

Nişanca Ortaokulu yeniden hizmete alındı

Bakan Yusuf Tekin daha sonra, yaklaşık 7 yıldır kapalı bulunan ve güçlendirme çalışmalarının ardından yeniden hizmet vermeye başlayan Nişanca Ortaokulu’ndaki açılış törenine katıldı.

Müsteşarlık yaptığı dönemde İstanbul’daki okullar için depreme dayanıklılık testlerinin yapıldığını ve güçlendirme çalışmalarının başlatıldığını aktaran Tekin, şunları söyledi:

“Ekim 2002’de dönemin hükümeti, Cumhuriyetin 100. yılına mektup diye güzel bir uygulama başlatmış. Değişik kamu kurumlarından, bakanlıklardan mektuplar yazılmış. Bu 100. yıl vesilesiyle 2023 yılı ekim ayında da Milli Eğitim Bakanı olmam hasebiyle öğrencilerimizin, öğretmen adaylarımızın yazdığı mektuplar PTT tarafından bana geldi. Mektuplar bizim aslında 20 yılda geldiğimiz çizgiyi gösteriyor. Mesela bir öğretmenimiz diyor ki ‘Allah’ım bana da içinde su olan, elektriği olan bir okul nasip edecek misin bir gün?’ Bir öğretmenimiz diyor ki ‘Allah’ım içinde farelerin cirit atmadığı bir okulda öğretmenlik yapabilecek miyim?’ Bunu ne zaman diyor? Yaklaşık 20 yıl önce. Şu an Türkiye genelinde bizim yaptığımız okullarımızın tamamı depreme dayanıklı ve konfor açısından hemen hemen bu okul konforunda okullar yapıyoruz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-turkiyede-derslik-basina-dusen-ogrenci-sayisi-dunyanin-en-iyi-ulkeleri-arasinda/feed/ 0
Başkan Büyükkılıç, ‘Doğru Tercih Kampüs’te’ Gençlerle Buluştu https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-buyukkilic-dogru-tercih-kampuste-genclerle-bulustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-buyukkilic-dogru-tercih-kampuste-genclerle-bulustu/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:31:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6708 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, ‘Doğru Tercih Kampüs’te’ programında gençlerle bir araya geldi. Gençlerle tecrübelerini, hizmetlerini ve projelerini paylaşan Başkan Büyükkılıç, öğrencilerin taleplerini ve sorularını da samimiyetle cevapladı.

Başkan Büyükkılıç, Kadir Has Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Doğru Tercih Kampüs’te programında gençlerle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Giriş konuşmasını yapan AK Parti Kayseri İl Gençlik Kolları Başkanı Hayri Danacı; “Sizin olduğunuz yerde bolluk, bereket var. Her zaman olduğu gibi sizin tecrübelerinizden faydalanmak isteriz. Çok güzel bir vakit geçirmiş olacağız” dedi. Bir gencin gitar ile söylediği ‘Gesi Bağları’ türküsü ile başlayan programda gençlere hitap eden Başkan Büyükkılıç, “Sevgili gençler, buradaki amacımız sizleri yüreklendirmek ve sizlere sahip çıkmak, sizlerle birlikte olmak. Az konuşup, sizi dinleyen olmak. Taleplerinizi, beklentilerinizi, isteklerinizi önemsemek” dedi. Büyükkılıç, Kayseri’nin üniversiteler şehri olduğunu vurgulayarak, “Kayseri’mizin 5 tane üniversitesi var. Bu üniversiteler arasında Erciyes Üniversitesi araştırma üniversitesi, bunların arasında yine Abdullah Gül Üniversitesi kendi alanında iddialı bir araştırma üniversitesi. Kayseri Üniversitesi, meslek yüksekokullarını bağrında barındıran önemli bir üniversite. Nuh Naci Yazgan Üniversitesi daha çok mühendislik ve diş hekimliği alanında öğrenci yetiştiren önemli bir vakıf üniversitesi. Bir de Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi var. Bunları zenginlik olarak görüp, yöneticiler olarak keyif alıyoruz. Siz gençlere imkan, fırsat verme olarak görüyoruz” diye konuştu. Kayseri’nin Orta Anadolu’da önemli bir merkez olduğuna işaret eden Başkan Büyükkılıç; “Yaklaşık 1 buçuk milyona yakın nüfusu var. 325 bin ortaöğrenim öğrencisi, 75 binden fazla üniversite öğrencisi söz konusu. Sizlere yönelik olarak, sizlerin hem şehrinizi sahiplenme, o şehre ait olma duygusuyla sağlamak adına önemsiyoruz. İmkanlar hazırlıyoruz. Bu konuda da gayret ediyoruz” şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere yönelik hizmetlerinden de bahseden Büyükkılıç, “Çamaşır yıkama konusu da çok önemli. Gençlerimize fırsat veriyoruz. Onların çamaşırlarını yıkıyoruz. Hem vakitten kazanıyorlar, hem de gurbet ellerde biz onlara fırsat veriyoruz. 75 bine yakın öğrencisi olan genç nüfustan bahsediyoruz. Sizlere sahip çıkmak, yüreklendirmek boynumuzun borcu. Kirada olan öğrencilerimizin su faturasını Büyükşehir Belediyesi ödüyor. Bunu biliyor muydunuz? Bunların her biri bir hizmet. Ulaşım desteği. Su parası desteği. Kütüphanelerimizde ücretsiz çay ve çorba hizmeti” dedi. Programda söz alan Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Canbulut da KAYBİS ile ilgili yeni düzenlemeler yapacaklarını belirterek; “Başkanım günlük iki sefer yarım saat ücretsiz olarak belirleyelim dedik” derken, Başkan Büyükkılıç da “Onu hazırlayalım, gençlere müjdesini verelim. Ayrıca inşallah Genç Kart çıkarıyoruz, proje müthiş. Millet Bahçesi’ne BMX parkuru da yapılıyor, uluslararası yarışmalar olacak. Gecesi ayrı bir güzel, gündüzü ayrı bir güzel” dedi. 8, 9 ve 10 Mart’ta Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nın Türkiye’de ilk kez Erciyes’te düzenleneceğini söyleyen Başkan Büyükkılıç, iki önemli sanatçının da konser vereceğini, yine Erciyes’te yerli ve milli otomobil TOGG’un kış sürüşlerinin gerçekleştirildiğini hatırlattı. Gençlere sinema bileti ile ücretsiz internet kartı hediye eden Büyükkılıç, gençlerle birlikte Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ne de bir gezi programı düzenleyeceklerini ifade etti. Kayseri’yi önümüzdeki günlerde akıllı şehir projeleri ile buluşturacaklarını, bilişimin merkezi yapmak için gayret edeceklerini söyleyen Başkan Büyükkılıç, gençlere bu projelere katkı sağlayacak çalışmalar yapmaları tavsiyelerinde bulundu.

ERÜ Rektörü Altun’dan Sürpriz Projeler

Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ile telefon görüşmesi de gerçekleştirirken; “Onlar bizim evladımız, onlara çok güzel sürpriz projeler hazırlıyoruz. Sizin burada çok güzel bize destekleriniz var. Sizin desteklerinizi her zaman hissediyoruz” diye konuştu. Altun, öğrencilere yemekhanelerdeki ücret konusunda da senato ile yeniden toplantı yapacaklarını, yapılacak değerlendirme sonrası açıklama yapacaklarını ifade etti. Ramazan ayında da öğrencilere ücretsiz her gün iftar yemeği verileceğini duyuran Prof. Dr. Altun, “Gençlere çok selamlar, böyle bir başkanları olduğu için gurur duymaları lazım. Onu da söyleyelim” dedi. Talas Gençlik Merkezi’nin bir öğrencisi de; “Güzel bir proje için teşekkür etmek istiyorum. Yöneticiliğini yaptığınız Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Talas Gençlik Merkezi projesi öğrencisiyim. Bu projenizden dolayı size çok teşekkür ediyorum. Belediyeciliğe yeni bir vizyon getiren projedir. Türkiye’nin ilklerindendir, çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Çekilişle gençlere sürpriz hediyeler veren Büyükkılıç, öğrencilerin taleplerini ve sorularını da samimiyetle cevapladı.

AK Parti Kayseri İl Gençlik Kolları Başkanı Danacı gençler adına çok güzel etkinlikler ve hizmetler yaptığı için Başkan Büyükkılıç’a teşekkür etti. – KAYSERİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/baskan-buyukkilic-dogru-tercih-kampuste-genclerle-bulustu/feed/ 0
Diyarbakır’da Su Gönüllüsü Gençler Sahada Projesi 12 kente ve 3 ülkeye yayıldı https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-su-gonullusu-gencler-sahada-projesi-12-kente-ve-3-ulkeye-yayildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-su-gonullusu-gencler-sahada-projesi-12-kente-ve-3-ulkeye-yayildi/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:48:26 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6339 Diyarbakır’da Kayapınar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri tarafından su verimliliğine ilişkin hazırlanan “Su Gönüllüsü Gençler Sahada Projesi” 12 kente ve 3 ülkeye yayıldı.

Lise öğrencileri, 31 Ocak 2023’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan “Su Verimliliği Seferberliği” kapsamında, öğretmenlerinin yönlendirmesiyle geçen yıl eylülde projeyi hayata geçirdi.

Projede yer alan gönüllü 55 öğrenci, okulları ziyaret ederek, suyun verimli kullanımı, kuraklık ve iklim değişikliğinin etkileri konusunda akranlarına yönelik bilinçlendirme çalışması yürütüyor. Kentte şimdiye kadar 12 okulu ziyaret eden öğrenciler, 1200 akranına ulaştı. Ardından bu okullar da projeye ilişkin çalışma yürütmeye başladı.

Proje koordinatörü ve tarih öğretmeni Ferda Salık, AA muhabirine, Türkiye’nin su stresi altındaki bölgeler arasında yer aldığını, dünyada küresel ısınma çağının sona erdiğini, “küresel yanma” çağıyla karşı karşıya olunduğunu söyledi.

Suyun önemine dikkati çekmek ve su kaynaklarının korunması amacıyla öğrencilerle “Su Gönüllüsü Gençler Sahada Projesi”ni hayata geçirdiklerini bildiren Salık, bunun için çeşitli sunumlar hazırladıklarını kaydetti.

Projeye önce kendi okullarında başladıklarını anlatan Salık, sonra Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün de desteğiyle projeyi diğer okullarda da hayata geçirdiklerini dile getirdi.

12 il ve 3 ülkeden 495 gönüllü öğrenci de projede yer alıyor

Salık, “Gelecek için bir damla da sen ol” sloganıyla çalışmanın kısa sürede büyüdüğünü bildirdi.

Projeyi sosyal medyadan gören Denizli, Afyonkarahisar, Konya, Kayseri, Zonguldak, Samsun, İzmir, Bitlis, Van, Ankara, Şanlıurfa ve Manisa’daki bazı okulların kendilerine ulaştığını ve çalışmaya dahil olduğunu belirten Salık, Almatı Eğitim Ateşeliğinin desteğiyle Kazakistan’daki öğretmen ile öğrencilerin de projede yer almaya başladığını söyledi.

Yunanistan ve Litvanya’daki okullara ise e-twinning aracılığıyla ulaştıklarını anlatan Salık, projeye dahil olan okullarla internet ortamında görüştüklerini, bu sayede 12 il ve 3 ülkeden 495 gönüllü öğrencinin de çalışmada yer aldığını kaydetti.

Salık, “Onlar da kendi okullarında farkındalık oluşturmaya başladı. Özgün çalışmalar yapmaya başladılar. Onlar da sıfır atık ve su verimliliğiyle alakalı çalışmalar yapıyor.” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin gücüne inandıklarını, onları gelecekte kuraklıkla baş başa bırakmak istemediklerini dile getiren Salık, şöyle devam etti:

“Akran eğitimini kullandığımız zaman daha çok etkili olduğunu, öğrencilerin birbirinden çok etkilendiğini görüyoruz. Eğitim verilen öğrenciler de başka okullarda yapmaya başladı. Bir eğitim seferberliği başladı diyebilirim. Ayrıca Vali Yardımcısı Murat Yıldız’ın koordinatörlüğünde düzenlenen Kurumlar Arası Su Verimliliği Yarışması ile de su kaynaklarının korunması ve su verimliliğiyle ilgili öğrenciler arasında bilinç oluşturulması hedefleniyor.”

Rehber öğretmen Şehla Bulut da projeyle öğrenciler arasında işbirliğinin güçlendiğini, empati duygusunun geliştiğini vurguladı.

Bu tür sosyal sorumluluk projelerinde rekabet değil işbirliğinin ön planda olduğuna dikkati çeken Bulut, projede yer almanın gurur verici olduğunu söyledi.

Suyun verimli kullanımı için okulda da çalışma yapıldı

Okul Müdürü Yıldız Özateş ise öğretmen ve öğrencileriyle “Su Verimliliği Seferberliği”ni desteklediklerini belirtti.

Bu çalışma kapsamında okullarında da çeşitli önlemler aldıklarını bildiren Özateş, “Su musluklarının başlıklarına perlatörler taktık. Vanaları biraz kıstık. Öğretmen ve öğrencilerimiz su verimliliği için sahada. Okulları geziyorlar. Bilgilendirme seminerleri yapıyorlar. Su kaynaklarının korunması, gelecek nesillere aktarılması ve Diyarbakır’da suda sıfır kayıp hedefi için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bence artık söz, geleceğini korumak isteyen gençlerde”

Su gönüllüsü 9. sınıf öğrencisi Nurşin Duman, gittikleri okullarda suyun nasıl ve neden verimli kullanılması gerektiğini anlattıklarını, sıfır atık gibi konularda bilgi verdiklerini dile getirdi.

İklim değişikliği ve su verimliliği konusunda farkındalık oluşturduklarını ifade eden Duman, “Başka şehirlerdeki akranlarımızla da zoom uygulaması üzerinden bir araya geliyoruz. Onlar da çok güzel çalışmalar yapıyor. Bence artık söz, biz geleceğini korumak isteyen gençlerde. Herkesi de bu seferberliği desteklemeye davet ediyorum.” diye konuştu.

9. sınıf öğrencisi Ecrin Irmak Koca da araştırmalarının sonucunda böyle bir projede yer aldığını, önlem alınabilmesi adına çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Koca, “İklim krizi bizi çok endişelendiriyor. Ferda öğretmenimizle de araştırmalar yaptık. Kuraklığın sınırında olduğumuzu öğrendik. Şu anda da okulları geziyoruz ve farkındalığı artırmaya çalışıyoruz.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-su-gonullusu-gencler-sahada-projesi-12-kente-ve-3-ulkeye-yayildi/feed/ 0
Okulu bırakan çocuklar altın işleyerek sanatı öğreniyor https://www.igdirhaber.com.tr/okulu-birakan-cocuklar-altin-isleyerek-sanati-ogreniyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/okulu-birakan-cocuklar-altin-isleyerek-sanati-ogreniyor/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:01:12 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6282 Okulu bırakan çocuklar altın işleyerek sanatı öğreniyor

Diyarbakır’da çocukların işledikleri altın, birçok ülkeye ihraç ediliyor

Diyarbakır’dan Avrupa, Asya ve Ortadoğu’ya uzanan ticaret yolu

DİYARBAKIR – Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir kuyumcunun atölyesinde eğitim gören 14-21 yaş arasındaki çocuklar, yaptıkları altın ürünleri Avrupa, Asya ve Ortadoğu ülkelerine ihraç ediliyor. Çocuklar, bir yandan ustalığı öğrenirken diğer yandan ise ailelerine maddi olarak da katkıda bulunuyor.

Merkez Kayapınar ilçesinde kuyum sektöründe faaliyet gösteren HMT Kuyumculuk, okulu bırakan çocuklar için açtığı altın üretim atölyesinde usta yetiştiriyor. Yaşları 14-21 aralığında olan çocuklar, ürettikleri altınlar ile hem sanat öğreniyor hem ailelerine maddi yönden katkı sağlıyor.

HMT Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Kamuran Kaya, 2017 yılından bu yana okulu terk eden çocukları yanında yetiştirip usta öğretici olarak piyasaya sürdüğünü söyledi.

Çocukların atölyede ustalığı öğrenirken diğer yandan da meslek lisesinde eğitim gördüğünü ifade eden Kaya, “2017 yılından bu yana Mesleki Eğitim Programı çerçevesinde çocuk usta yetiştiriyorum. Eğitim alan çocukların çoğu zaten meslek lisesinde kuyumculuk bölümü öğrencileridir. Eğitim gören elemanlarımdan en küçüğü 14 en büyüğü 21 yaşında. Bu çocuklar, Diyarbakır’da kaybolmuş zanaatı yeşertmeye çalışıyor. İnşallah çocuklarımızın her biri ileride ayrı usta olacak, onlar da farklı öğrenci yetiştirecektir” dedi.

“Amacımız; eğitim hayatında pek başarılı olamayan çocukları meslek lisesine yazdırıp, mesleki eğitim programından kendi bünyemize çekip en azından zanaatkar yetiştirmektir” diye konuşmasına devam eden Kaya, “Bu yüzden çocuklarımızı topluma kazandırmaya çalışıyoruz. Çocuklarımızın bir çoğu mevcut sistem içerisinde altını işlemeyi öğrenmiş oluyor. Bu öğrenciler meslek lisesinden mezun olduktan sonra üniversitelerde takı tasarım bölümlerinde eğitim görebilir, sertifikaları olduğu takdirde meslek liselerinde usta öğretici olarak eğitim de verebilirler” ifadelerinde bulundu.

“Öğrenci bulmakta zorlanıyoruz”

Günde 7 öğrencinin 1,5 kilogram altın işlediğini dile getiren Kaya, “Kapasitemiz yüksek olmasına rağmen öğrenci bulmakta zorlanıyoruz. Meslek liseleriyle bu konu hakkında irtibattayız. Önümüzdeki sene daha fazla öğrenci edeceğiz ki sektör hiçbir zaman geri kalmasın. Tarihin en iyi altın işçiliğinin olduğu Diyarbakır’da o ruhu sürdürmeye çalışıyoruz. Üretim yerimizde çalışan çocukların birçoğu yakın çevremizde çalışan kişilerin çocuğu ve yakınıdır. Ekibimiz, günlük 1,5 kilograma yakın altın üretimi yapabiliyor. Bu altınlar da Halep kordonu, paralı bileklikler, paralı kolyeler gibi birçok ürüne çevriliyor” ifadelerine yer verdi.

Son olarak öğrencilerin ürettikleri altınları dünyanın birçok ülkesine ihraç ettiklerini söyleyen Kaya, şunları kaydetti:

“Çocuk ustalarımızın ürettikleri takıları dünyanın dört bir yanına ihraç ediyoruz. Bunlardan bazıları Dubai, Hindistan, Irak gibi birçok Avrupa, Asya ve Ortadoğu ülkelerindeki pazara gönderiliyor. Hedefimiz kapasiteyi üç katına çıkarıp daha fazla emektar ve sanatkar çocuk yetiştirmektir.”

5 yıl önce çırak olarak başladığı atölyede şu an ustabaşılık yapan 21 yaşındaki Ömer Kaya, lisede 2. sınıf öğrencisiyken okulu bırakıp kuyum sektörüne başladığını belirtti.

Kaya, “5 yıl önce kuyumcu sektöründe eğitim görmeye başladım. İlk yıl devamlı ustamı izleyerek bu işi tanımaya çalıştım. Ustalarımız bize verdiği bu fırsatı değerlendirip, şu an ustabaşı olarak faaliyet gösteriyorum. Benimle beraber 7 kişi atölyede çalışıyor. Ustabaşı olarak arkadaşlara şu an işi ben öğretiyorum. Onlar da gösterdiğim şekilde altınları işleyerek hazır satılır hale getiriyor. Ben de showroomumuzda sergilenmek üzere arkadaşlara teslim ediyorum. Lise 2’nin ortasında okulu bırakıp tercihimi kuyumcu sektöründen yana kullandım. 5 yıldır sektörün içindeyim ve devam ediyorum” diye konuştu.

Atölyede en küçük yaştaki öğrenci Harun Ölmezoğul ise, 8’inci sınıfı bitirdikten sonra eğitim hayatını bırakıp kuyumcu sektöründe başladığını ifade etti.

Hedefinin iyi bir altın ustası olduğunu söyleyen Ölmezoğul, “8’inci sınıfı bitirdikten sonra okulu bıraktım. Şu an mesleki okula gidiyorum. 10 aydır burada hem altın işlemeyi öğreniyorum hem çalışıyorum. Bundan sonraki hedefim iyi bir altın ustası olmaktır. Burada ilkin Halep zincirini örmeye başladım. Daha sonra diğer takıları yapmaya başladım. Ustam sağ olsun bana çok yardımcı oluyor” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/okulu-birakan-cocuklar-altin-isleyerek-sanati-ogreniyor/feed/ 0
MEÜ Yemekhanesinde Öğrencilerin Seçtiği Yemekler Çıkarılmaya Başlandı https://www.igdirhaber.com.tr/meu-yemekhanesinde-ogrencilerin-sectigi-yemekler-cikarilmaya-baslandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/meu-yemekhanesinde-ogrencilerin-sectigi-yemekler-cikarilmaya-baslandi/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:54:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6276 Mersin Üniversitesi (MEÜ) tarafından ‘yemek bizden menü seçimi sizden’ sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamında, yemekhanede öğrencilerin seçtiği yemekler de çıkarılmaya başlandı. Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar, öğrencilere eşlik ettiği yemekte 14 TL olan ücrete zam yapılmayacağını, ayrıca doymayan öğrencinin de ücretsiz ek yemek alabileceği müjdesini verdi.

MEÜ Rektörlüğü tarafından ‘yemek bizden menü seçimi sizden’ sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamında, aylık yemek listesine bir gün öğrenciler, bir gün de personel tarafından en çok oy alan menü eklenmeye başlandı. Yapılan oylamada tavuk, kısır, çorba ve sütlaçtan oluşan öğrencilerin seçtiği menü yemekhanede çıkarıldı. Kampanyayı destekleyen MEÜ Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, yemekhanede öğrencilerle yemek yiyerek sohbet etti, 14 TL’lik menüye zam yapılmayacağını söyledi.

“Kaliteli ve ucuz şekilde, zam yapmadan sunmaya devam edeceğiz”

Prof. Dr. Yaşar, 1 Ocak’tan itibaren yemekleri kendilerinin çıkarmaya başladığını söyledi. İlk etapta öğrenci ve personel için bin kişilik yemek kapasitesi varken, gelinen noktada 5 bin öğrenci ve bin personel için toplam 6 bin kişilik yemek çıkarıldığını belirten Yaşar, “Biz onlara en iyi şekilde, hem ucuz hem de kaliteli şekilde hizmet vermeye çalışıyoruz. Ayda bir defa personelimize, bir defa da öğrencilerimize menüyü seçme şansı verdik. Gerçekleştirilen anket sonucunda da bugün öğrencilerimizle birlikte bugün buradayız. Bugün onların menüsü. İnşallah bu hizmeti öğrencilerimiz ve personellerimiz için kaliteli ve ucuz şekilde, zam yapmadan sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Yemeğin öğrenciler için 14 TL, personel için de 37 TL olduğunu vurgulayan Yaşar, bunu da ocak ayına kadar ellerinden geldiğince sürdürmeye devam etmeyi planladıklarını ifade etti.

Doymayan öğrenciye ikinci yemek ücretsiz

Öğrencilerden olumlu dönüşler aldıklarını dile getiren Yaşar, şöyle devam etti:

“Yemeğimizi kendimiz yapmaya başladık. Daha önce bin kişilik yemek varken bugün 6 bin kişi faydalanıyor. Gördüğünüz gibi çok kalabalık bir ortam. Daha da artacak. Güzel bir şey. Hem ucuz hem kaliteli. Aynı zamanda öğrencilerimizin menüsünü seçerken ikinci bir yemek istekleri olduğu zaman ya da fazla isterlerse ücretsiz veriyoruz. Tabii onların mutlu olması bizi de mutlu ediyor. Öğrencilerimiz, bizlerin çocukları. Biz üniversite olarak onları kendi evlatlarımız gibi görüyoruz. Onların mutlu olması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bu yemek de bunlardan bir tanesi. İnşallah buna kaliteyi arttırarak ve fiyatı da sabit tutarak devam etmek istiyoruz.”

Gazetecilik Bölümü 4. sınıf öğrencilerinden Ekin Kırarslan, okulda başlatılan proje kapsamında öğrencilerin seçtiği yemeklerin menüye konulduğunu belirterek, “Bugün öğrenci menüsü yemeye geldik, 14 lira ve çok ucuz. Bu bizi memnun etti. Dışarıda bir yemek 100 liradan başlıyor. Bizim için masraflı olduğundan yemekhanede 14 liraya güzel yemek yemek çok daha uygun oluyor” diye konuştu.

Öğrencilerden Ömer Dağ ise fiyatların gayet uygun olduğunu ve bu durumun kendilerini mutlu ettiğini dile getirerek, uygulamanın devam etmesini öğrenciler olarak istediklerini kaydetti. – MERSİN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/meu-yemekhanesinde-ogrencilerin-sectigi-yemekler-cikarilmaya-baslandi/feed/ 0
Diyarbakır’da Kuyum Atölyesinde Eğitim Gören Çocuklar Altın Ürünlerini İhraç Ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-kuyum-atolyesinde-egitim-goren-cocuklar-altin-urunlerini-ihrac-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-kuyum-atolyesinde-egitim-goren-cocuklar-altin-urunlerini-ihrac-ediyor/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:48:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6272 Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir kuyumcunun atölyesinde eğitim gören 14-21 yaş arasındaki çocuklar, yaptıkları altın ürünleri Avrupa, Asya ve Orta Doğu ülkelerine ihraç ediliyor. Çocuklar bir yandan ustalığı öğrenirken, diğer yandan ise ailelerine maddi katkıda bulunuyor.

Merkez Kayapınar ilçesinde kuyum sektöründe faaliyet gösteren HMT Kuyumculuk, okulu bırakan çocuklar için açtığı altın üretim atölyesinde usta yetiştiriyor. Yaşları 14-21 aralığında olan çocuklar, ürettikleri altınlar ile hem sanat öğreniyor hem ailelerine maddi yönden katkı sağlıyor.

HMT Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Kamuran Kaya, 2017 yılından bu yana okulu terk eden çocukları yanında yetiştirip usta öğretici olarak piyasaya sürdüğünü söyledi.

Çocukların atölyede ustalığı öğrenirken diğer yandan da meslek lisesinde eğitim gördüğünü ifade eden Kaya, “2017 yılından bu yana Mesleki Eğitim Programı çerçevesinde çocuk usta yetiştiriyorum. Eğitim alan çocukların çoğu zaten meslek lisesinde kuyumculuk bölümü öğrencileridir. Eğitim gören elemanlarımdan en küçüğü 14 en büyüğü 21 yaşında. Bu çocuklar, Diyarbakır’da kaybolmuş zanaatı yeşertmeye çalışıyor. İnşallah çocuklarımızın her biri ileride ayrı usta olacak, onlar da farklı öğrenci yetiştirecektir” dedi.

“Amacımız; eğitim hayatında pek başarılı olamayan çocukları meslek lisesine yazdırıp, mesleki eğitim programından kendi bünyemize çekip en azından zanaatkar yetiştirmektir” diye konuşmasına devam eden Kaya, “Bu yüzden çocuklarımızı topluma kazandırmaya çalışıyoruz. Çocuklarımızın bir çoğu mevcut sistem içerisinde altını işlemeyi öğrenmiş oluyor. Bu öğrenciler meslek lisesinden mezun olduktan sonra üniversitelerde takı tasarım bölümlerinde eğitim görebilir, sertifikaları olduğu takdirde meslek liselerinde usta öğretici olarak eğitim de verebilirler” ifadelerinde bulundu.

“Öğrenci bulmakta zorlanıyoruz”

Günde 7 öğrencinin 1,5 kilogram altın işlediğini dile getiren Kaya, “Kapasitemiz yüksek olmasına rağmen öğrenci bulmakta zorlanıyoruz. Meslek liseleriyle bu konu hakkında irtibattayız. Önümüzdeki sene daha fazla öğrenci edeceğiz ki sektör hiçbir zaman geri kalmasın. Tarihin en iyi altın işçiliğinin olduğu Diyarbakır’da o ruhu sürdürmeye çalışıyoruz. Üretim yerimizde çalışan çocukların birçoğu yakın çevremizde çalışan kişilerin çocuğu ve yakınıdır. Ekibimiz, günlük 1,5 kilograma yakın altın üretimi yapabiliyor. Bu altınlar da Halep kordonu, paralı bileklikler, paralı kolyeler gibi birçok ürüne çevriliyor” ifadelerine yer verdi.

Son olarak öğrencilerin ürettikleri altınları dünyanın birçok ülkesine ihraç ettiklerini söyleyen Kaya, şunları kaydetti:

“Çocuk ustalarımızın ürettikleri takıları dünyanın dört bir yanına ihraç ediyoruz. Bunlardan bazıları Dubai, Hindistan, Irak gibi birçok Avrupa, Asya ve Ortadoğu ülkelerindeki pazara gönderiliyor. Hedefimiz kapasiteyi üç katına çıkarıp daha fazla emektar ve sanatkar çocuk yetiştirmektir.”

5 yıl önce çırak olarak başladığı atölyede şu an ustabaşılık yapan 21 yaşındaki Ömer Kaya, lisede 2. sınıf öğrencisiyken okulu bırakıp kuyum sektörüne başladığını belirtti.

Kaya, “5 yıl önce kuyum sektöründe eğitim görmeye başladım. İlk yıl devamlı ustamı izleyerek bu işi tanımaya çalıştım. Ustalarımız bize verdiği bu fırsatı değerlendirip, şu an ustabaşı olarak faaliyet gösteriyorum. Benimle beraber 7 kişi atölyede çalışıyor. Ustabaşı olarak arkadaşlara şu an işi ben öğretiyorum. Onlar da gösterdiğim şekilde altınları işleyerek hazır satılır hale getiriyor. Ben de showroomumuzda sergilenmek üzere arkadaşlara teslim ediyorum. Lise 2’nin ortasında okulu bırakıp tercihimi kuyumcu sektöründen yana kullandım. 5 yıldır sektörün içindeyim ve devam ediyorum” diye konuştu.

Atölyede en küçük yaştaki öğrenci Harun Ölmezoğul (14) ise, 8’inci sınıfı bitirdikten sonra eğitim hayatını bırakıp kuyumcu sektöründe başladığını ifade etti.

Hedefinin iyi bir altın ustası olduğunu söyleyen Ölmezoğul, “8’inci sınıfı bitirdikten sonra okulu bıraktım. Şu an mesleki okula gidiyorum. 10 aydır burada hem altın işlemeyi öğreniyorum hem çalışıyorum. Bundan sonraki hedefim iyi bir altın ustası olmaktır. Burada ilkin Halep zincirini örmeye başladım. Daha sonra diğer takıları yapmaya başladım. Ustam sağ olsun bana çok yardımcı oluyor” dedi. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-kuyum-atolyesinde-egitim-goren-cocuklar-altin-urunlerini-ihrac-ediyor/feed/ 0
Emniyetin projesinde 29 bin öğrenci “hayata renk verdi” https://www.igdirhaber.com.tr/emniyetin-projesinde-29-bin-ogrenci-hayata-renk-verdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/emniyetin-projesinde-29-bin-ogrenci-hayata-renk-verdi/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:01:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6206 Emniyetin projesinde 29 bin öğrenci “hayata renk verdi”

Kastamonu Valisi Meftun Dallı:

“Uyuşturucu kadar sosyal medyada çocuklarımız için tehlikeli”

KASTAMONU – Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen “Hayata Renk Verelim” ile “Bilinçli Gençlik Sağlıklı Toplum” projeleri çerçevesinde 29 bin öğrenciye ulaşıldı. Projelerin kapanışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, uyuşturucu kadar internet ve sosyal medyanın da çocuklar için tehlike oluşturduğunu söyledi.

Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü tarafından Kronospan Orman Ürünlerinin destekleriyle Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı çerçevesinde başlatılan “Hayata Renk Verelim” ve “Bilinçli Gençlik Sağlıklı Toplum” projeleri sona erdi.

Polis-halk ilinkilerini güçlendirme çalışmalarını genişleterek sürdürmek, genel asayiş ve kamu düzeninin sağlanması için bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarını sürdüren Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri, aynı zamanda çocukları ve vatandaşları suç ye suçludan uzaklaştırmak amacıyla hazırlanan proje faaliyetlerini de bir yandan devam ettiriyor.

Bu çerçevede Kronospan Orman Ürünlerinin destekleriyle “Hayata Renk Verelim 2023” ve “Bilinçli Gençlik Sağlıklı Toplum 2023” projelerinde yıl boyunca öğrencilere, gezi, kırtasiye yardımı, bilgilendirme, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle özel bireylere yönelik faaliyetler düzenlendi ve fotoğrafçılık eğitimi verildi. Milli Eğitim Müdürlüğü ile Kastamonu Üniversitesi’nin de proje paydaşı olduğu projelerde “Hayata Renk Verelim 2023” sosyal sorumluluk projesinde 18 bin 530, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün koordinesinde düzenlenen “Bilinçli Gençlik Sağlıklı Toplum 2023” projesinde de 10 bin 267 öğrenci olmak üzere toplam 28 bin 797 öğrenciye ulaşıldı.

Projelerin sona ermesi sebebiyle Kastamonu Şerife Bacı Öğretmenevi Doğa Kültür köyünde kapanış programı düzenlendi.

“Onlardan biri olduğumuzu göstermeyi amaçladık”

Projeye destek veren herkese teşekkür eden Kastamonu İl Emniyet Müdür Kayhan Ay, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü olarak suç ve suçluyla mücadelenin yanında sosyal sorumluluk projeleriyle de çocukların ve gençlerin yanında olduklarını belirtti.

Kastamonu il merkezi ile 19 ilçesini kapsayacak şekilde geçtiğimiz yıl boyunca projelerin devam ettiğini söyleyen Ay, “Anasınıfından başlamak üzere, ilkokul, ortaokul ve liselerimizde eğitim-öğretim gören öğrencilerimize yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılırken; resim, kompozisyon ve şiir yarışmaları düzenledik. Gençlerimizi Temel Güvenlik Kuralları, Güvenli İnternet Kullanımı, Sosyal Medya Bağımlılığı, Siber Suç-Siber zorbalık konularında bilgilendirdik. Bisiklet, masa tenisi, satranç, voleybol ve atletizm dallarında sporcular yetiştirdik, sinema faaliyetlerinde bir araya geldik. Milli şuurun çocuklarımızda karşılık bulması adına Ankara gezisi ve Çanakkale ziyareti düzenledik. Düzenlenen uçurtma şenliği ile çocuklarımızın eğlenmesini sağladık, hediyeler verdik. Aslında bu tür faaliyetlerle çocuklarımıza polisten korkulmaması gerektiğini, onlardan biri olduğumuzu göstermeyi amaçladık” dedi.

“Halkımızın huzur için her alanda çalışmalarımızı arttırmayı planlıyoruz”

Halkın huzur içinde her alanda çalışmalarını arttırmayı planladıklarını belirten Emniyet Müdürü Kayhan Ay, “Bilinçli Gençlik Sağlıklı Toplum projesi çerçevesinde Kastamonu Üniversitesi’nde eğitim gören gençlerimize madde bağımlılığının zararları ve korunma yolları konusunda bilgilendirmelerde bulunduk. Masa tenisi ve satranç turnuvaları düzenledik, dereceye giren gençlerimizi ödüllendirdik. Madde bağımlılığını önlemeye yönelik olarak üniversite öğrencilerimizin katıldığı afiş yarışması düzenledik. 2024 yılında da bu tür çalışmalarımıza devam edeceğiz. Çocuk ve gençlerimizin korunması konusunda denetimlerimize devam ederken bilgilendirme ve sosyal etkinliklerle bir araya geleceğiz. Mesai arkadaşlarımla birlikte Kastamonu’da halkımızın huzur ve güvenliği için her alanda çalışmalarımızı arttırmayı planlıyoruz” diye konuştu.

“Sizler bir adım önde olacaksınız ki, toplum bir adım öne çıkmış olsun”

Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu ise, “Hayata renk vermenin değişik değişik yolları var. Hayata kimisi müzikle renk vermeye çalışır, kimisi müzikle sporla vermeye çalışır, kimisinin resme ilgisi vardır, kimisinin başka bir alana merakı vardır, elbette bunlar hep bir araya geldiğinde toplumunda değişik değişik renklere kavuştuğunu görüyoruz. Zaten ilerlemekte böyle olur. Sizler bir adım önde olacaksınız ki, toplum bir adım öne çıkmış olsun” şeklinde konuştu.

“Gençlerimizin, çocuklarımızın gönüllerinden yakalamış oldunuz”

Uyuşturucu kadar internet ve sosyal medyanın da zararlı olduğunu vurgulayan Kastamonu Valisi Meftun Dallı da, şöyle konuştu: “Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Merhum Nuri Pakdil; ‘İnsanı gönlünden yakalayacaksın, insanı gönlünden yakalayamazsan, bir süre sonra elinden nasıl kayıp gittiğini görürsün’ diyor. Gerçekleştirdiğiniz projelerle gençlerimizin, çocuklarımızın gönüllerinden yakalamış oldunuz. Çok güzel işler yapılmış. İçinde yaşadığımız dönem tarih boyunca en hızlı değişimin ve dönüşümün yaşandığı bir dönem. Değişimin ve dönüşümün getirdiği, geleneksel olarak bildiğimiz insan yetiştirme prosedürlerin çok dışında riskleri, problemleri de beraberinde getiriyor. Bunlardan en büyük sorunu uyuşturucu, internet ve sosyal medya. Sosyal medya alanında çok ciddi problemler var, bu konuda dikkatli olmak lazım. Her kesimin bu konuda ellerinden geleni yapması lazım”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/emniyetin-projesinde-29-bin-ogrenci-hayata-renk-verdi/feed/ 0
Zonguldak’ta Taşımalı Servis Kazası Mahkemede Görüldü https://www.igdirhaber.com.tr/zonguldakta-tasimali-servis-kazasi-mahkemede-goruldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/zonguldakta-tasimali-servis-kazasi-mahkemede-goruldu/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:46:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6162 Zonguldak’ta önceki yıl Fikret Bayrak idaresindeki taşımalı öğrenci servisinin şarampole uçup 15 yaşındaki Büşra Akın’ın hayatını kaybettiği kazada; mahkeme tanıkları dinledi.

2022 yılının Aralık ayında Fikret Bayrak idaresindeki 67 AT 873 plakalı öğrenci servisi Kilimli ilçesinden Çatalağzı istikametine seyir halindeyken uçuruma yuvarlandı. Kazada 18 öğrenci ile sürücü Fikret Bayrak yaralanırken 15 yaşındaki Büşra Akın hayatını kaybetti.

Kilimli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce yapılan ihale ile öğrencileri taşıyan minibüsün sahibi tutuksuz sanıklar Ramazan Atmaca ve babası Müslüm Atmaca ile kazayı yapan sürücü Fikret Bayrak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

“Ben kızımı kaybettim, hasret çekiyorum”

Kazada hayatını kaybeden Büşra Akın’ın annesi Oya ve babası Yücel Akın ile kazada yaralanan öğrenciler ve aileleri, taraf avukatları da mahkemede yer aldı. Görülen ikinci duruşmada konuşan Büşra Akın’ın annesi Oya Akın, “Mesleği tamircilik olan bir kişinin arabası neden yıkık dökük. Ben kızımı kaybettim. Gerekenin yapılmasını istiyorum. Ben özlem çekiyorum. Hasret çekiyorum. Bir tane kızım vardı benim” diye gözyaşı döktü.

Baba Yücel Akın ise “Hepsinden şikayetçiyim. Sorumluların cezalandırılmasını istiyorum” dedi.

“Aracın değişmesi için dilekçe yazdım”

Yaralılardan Yiğit Özpamuk’un babası Olcay Özpamuk duruşmada tanık olarak ilk kez dinlendi. Kaza yapan aracın değişmesi ile ilgili daha önce okul yönetimine şikayette bulunduklarını ancak sonuç alamayınca bu kez de İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne giderek dilekçe verdiğini anlatan Özpamuk şöyle dedi:

“Yiğit Özpamuk oğlum olur. Bahse konu servisle Kilimli Atatürk Lisesi’ne gidip geliyordu. Devamlı olarak servisin eski olduğun, ses çıkardığını söylüyordu. Ayrıca sabah 06.00’da işe gidiyordum. Söz konusu servisi işe giderken görüyordum. Servis öğrencileri almadan önce taşeron işçileri taşıyordu. İşçileri bıraktıktan sonra öğrencileri topluyordu. Servisi gördüğümde yetişmek için çok hızlı gidip geldiğini görüyordum. Bahse konu servis olaydan bir sene önce kaza yapmıştı. Bu sebeple okula gidip toplantı yapmıştık. Okul yönetimine bildirmiştik servisin değişmesi için. Ancak okul yönetimi ilgilenmedi ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne aracın eski olduğunu, öğrenci taşımacılığına uygun olup olmadığına dair dilekçe yazmıştım. Ancak oradan da sonuç gelmedi. Daha sonraki diğer eğitim öğretim yılında da aynı aracı verdiler.”

Mağdurların avukatı olan Osman Yayla, araç sürücüsü tutuksuz sanık Fikret Bayrak’ın olay tarihinden önce hangi hastalıkları sebebiyle hangi hastanelerde tedavi gördüğünü ve şu anda numaralı gözlük kullanıp kullanmadığı, kullanıyorsa kaç numaralı gözlük kullandığının sordu.

Aynı araç daha önce işçileri taşımış

Bunun üzerine sanık Fikret Bayrak, “Hepimizi geçmiş olsun. Ölene Allah rahmet eylesin. Belli bir hastalığım rahatsızlığım yok. 2000 yılında apandisit ameliyatı oldum. Uzak gözlüğü kullanıyorum. Kazadan sonra kullanmaya başladım. Kullandığım gözlük numaralı ama numarasını bilmiyorum” dedi.

Araç sahibi Ramazan Atmaca da “Önceki savunmalarımı tekrar ederim. Ancak şunu belirtmek istiyorum. Bu davanın konusu olan kaza 2022 yılı Aralık ayında oldu. Bu tarihten önce gerçekleştiği iddia olunan kaza ise 2020 yılında meydana gelmişti. Aslında o tarihte araç kaza yapmadı. Kardan dolayı kaymıştı. Ayrıca araç içinde yol kamerası vardı. İşçi taşımacılığıyla ilgili iddia da 2020 yılıydı. 2020 yılında aynı araçta işçi taşınmıştı. Okul giriş çıkış saatleriyle aynı değildi” dedi.

Mahkeme dosyadaki eksikliklerinin giderilmesi için duruşmayı 5 Temmuz 2024 tarihine erteledi. – ZONGULDAK

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/zonguldakta-tasimali-servis-kazasi-mahkemede-goruldu/feed/ 0
NASA’dan dönen Dr. Umut Yıldız, ODTÜ’de uzay teknolojileri dersi vermeye başladı https://www.igdirhaber.com.tr/nasadan-donen-dr-umut-yildiz-odtude-uzay-teknolojileri-dersi-vermeye-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/nasadan-donen-dr-umut-yildiz-odtude-uzay-teknolojileri-dersi-vermeye-basladi/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:24:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5951 NASA’dan ayrılıp ABD’den Türkiye’ye dönen Dr. Umut Yıldız, ODTÜ’de “uzay teknolojileri” konusunda dersler vermeye başladı, gelen yoğun talep üzerine seçmeli dersin öğrenci kontenjanı artırıldı.

Umut Yıldız, ODTÜ’deki ilk dersinin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’ye döndükten sonra ODTÜ Fizik Bölümünden teklif aldığını, bunun üzerine Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) üniversiteler dışında çalışan doktora derecesine sahip araştırmacılara ilişkin ek-46 adı verilen düzenlemesi kapsamında ders vermeye başladığını söyledi.

ODTÜ’de öğrencilerle buluşmaktan duyduğu heyecanı dile getiren Yıldız, şöyle devam etti:

“Dersimin içeriği uzay teknolojileri ve enstrümanlar. Derslerimde uzaya gönderilen ve gönderilecek tüm araçların nasıl planlandığını öğrencilerle beraber tartışacağız. Belki birlikte yeni bir uzay görevi de oluşturabiliriz. İnanıyorum ki ODTÜ’deki öğrencilerle çok güzel projeler geliştireceğiz. NASA’da ve diğer kuruluşlarda uzay alanında edindiğim tecrübeleri öğrencilere aktarmayı çok istiyordum. Buradaki öğrencilerin uzay konusunda çok heyecanlı olması ve gelecekte bu alanda kariyer yapmak istemeleri beni çok mutlu etti. Umuyorum daha fazla öğrenciye ulaşırız ve uzayla alakalı çok daha güzel bir geleceği hep beraber kurarız.”

Yıldız, üniversite öğrencilerinin sadece derse girip çıkmalarının yanında kulüplerde farklı projeleri hayata geçirmelerini yıllardır önerdiğini ifade etti.

Öğrencilerin kendi inisiyatifleri ile projelerde çalışıp bir şeyler yaptığında bir fark ortaya koyacaklarını vurgulayan Yıldız, “ODTÜ’de pek çok öğrenci kulübü var, bu kulüplere zaman içerisinde elimden gelen destekler olursa bunu da vermeyi çok isterim.” dedi.

“Uzay misyonları için üniversitelerden çok daha farklı bilim projeleri ortaya çıkar”

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın uzayda yaptığı deneylerle ilgili değerlendirmesi sorulan Yıldız, şöyle konuştu:

“13 deneyi öneren üniversite hocalarımız, deney sonuçlarına göre makalelerini yazacaklar ve bilime katkıda bulunacaklar. Gelecekteki insanlı uzay misyonları için de umarım ODTÜ’den ve Türkiye’nin diğer üniversitelerinden çok daha farklı bilim projeleri ortaya çıkar ve bundan sonra uzaya daha fazla insan götürmemiz için bir motivasyon olur.”

Üniversite öğrencilerinin yorumları

Yıldız, dersin ardından öğrencilerle sohbet etti.

Bazı öğrenciler, daha önce yayınlarından tanıdıkları Umut Yıldız’la ilgili “İyi ki geldiniz hocam”, “Videolarınızı izliyordum, şimdi dersinize girdim çok mutlu oldum”, “Sizin sayenizde ODTÜ Fizik Bölümündeyim”, “Bana NASA logolu arma yollamıştınız, o hala duruyor”, “TEDx konuşmanızda size sürekli soru soranlardan biri bendim” şeklindeki yorumlarını dile getirdi.

ODTÜ bünyesindeki Uzay Takımı öğrencileri ise NASA’nın desteklediği model uydu yarışması CanSat’a hazırlanan öğrencilerin daveti üzerine Yıldız, “Yarışmayı biliyorum, takıma da gelirim, artık beraberiz. Kulüplerdeki öğrencilerimin projeleri için elimden geleni yapmaya çalışırım.” değerlendirmesinde bulundu.

“Umut hocadan ders alma fırsatını bir insan kaç defa yakalayabilir”

İnşaat mühendisliği bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gökser Pirik, AA muhabirine, “Umut hocadan ders alma fırsatını bir insan kaç defa yakalayabilir. Derse erkenden geldim, heyecanla bekliyorum. Zaten kendisini sürekli takip ediyordum.” dedi.

Fizik bölümü birinci sınıf öğrencisi Ömer Faruk Altan ise Umut Yıldız’ı fizik ve bilimle ilgilenen her öğrenci gibi kendisinin de lise yıllarından itibaren internet üzerinden yakından takip ettiğini belirterek, şöyle konuştu:

“İnternet sayesinde bilim iletişimi çok gelişti. Hatta fizik okumamda Umut hocanın etkisi olmuştur. Umut hocamızın prestijli üniversitemiz ODTÜ’de ders vermesinden çok mutluyuz. Derse kayıt oldum, hatta bir-iki saat önceden derse geldim ve bekledim. Onunla tanışmak bile yeterli, ondan bir şeyler öğrenmeyi, birlikte bir projede çalışmayı çok isterim.”

Bilgisayar mühendisliği bölümü dördüncü sınıf öğrencisi Mustafa Berentürk de derse kayıt olmadığını, sadece dinlemeye geldiğini belirterek, “Umut hocanın ODTÜ’ye geldiğini herkes biliyor artık. Daha önce fizik yazmayı düşünüyordum, konferanslarına gittiğim Umut hocanın ODTÜ’ye gelmesinden çok mutluyum. Umarım sayesinde yeni Umut hocalar çıkar.” diye konuştu.

Elektrik elektronik mühendisliği bölümü ikinci sınıf öğrencisi Yusuf Berkin Güler ise kontenjan bularak dersi seçebilmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Siyaset bilimi ve kamu yönetimi ikinci sınıf öğrencisi Zeynep Kara da “Umut hocanın NASA’dan geldiğini biliyorum ve kendisini yakından takip ediyordum. Böyle değerli bir hocanın bizim üniversitemizde ders veriyor olması nedeniyle çok şanslı hissediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu arada, ders seçim süreci devam eden ODTÜ’de açılan Dr. Umut Yıldız’ın verdiği “uzay teknolojileri” dersi için daha önce 20 olan öğrenci kontenjanı, önce 100’e ardından 400’e çıkarıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/nasadan-donen-dr-umut-yildiz-odtude-uzay-teknolojileri-dersi-vermeye-basladi/feed/ 0
Vali Çakır: Muş’un ismi uzayda bile konuşuldu https://www.igdirhaber.com.tr/vali-cakir-musun-ismi-uzayda-bile-konusuldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/vali-cakir-musun-ismi-uzayda-bile-konusuldu/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:30:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5863 Vali Çakır: ” Muş’un ismi uzayda bile konuşuldu”

MUŞ – Muş Valisi Avni Çakır, “Kariyer Günleri” etkinliğinde, “Şu bir gerçek ki, kim daha çok çalıştıysa ideallerine ulaştı. Geçtiğimiz aylarda Muş eğitimde çok konuşuldu, uzayda bile konuşuldu” dedi.

Muş Valisi Avni Çakır, “Kariyer Günleri” etkinliğinde öğrencilerle bir araya geldi. Merkeze bağlı Yaygın Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından düzenlenen “Vali Olmak” konulu program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından bir konuşma yapan Vali Çakır, öğrencilere kendi kariyer deneyimlerinden ve yaşam tecrübelerinden yola çıkarak tavsiyelerde bulundu. Eğitim hayatının insan hayatındaki en keyifli ve önemli aşamalardan biri olduğunu ifade eden Vali Çakır, bundan 20-30 yıl önce kendisinin de o sıralarda oturduğunu kaydederek, “Bugün, bu ön sıralarda oturanlar, bundan 20-30 yıl önce sizin gibi arka sıralarda oturuyorlardı. Biz de aynen sizin yerinizdeydik. Eğitim hayatımız bitti ve mesleki hayatımız başladı. Şimdi biz ön sıralardayız ama bundan sonra sizler ön sıralara geleceksiniz ve bizim yerimize sizler geçeceksiniz. Burada konuşma yapan ben, yani ilin valisi de sizin gibi o sıralardaydım, vali yardımcısı, milli eğitim müdürümüz, belediye başkanımız, yani şu anda bu salonda gördüklerinizin hepsi bir zamanlar öğrenciydi. Hepimizin idealleri vardı ve bu ideallerimizin peşinde koştuk” dedi.

Çalışarak çaba sarf edenlerin hedeflerine ulaşacağını ifade eden Vali Çakır, “Şu bir gerçek ki, kim daha çok çalıştıysa ideallerine ulaştı. Çalışan, okuyan, azmeden, arkadaşlarına göre dersi daha dikkatli dinleyen, ideal kuran, kendisine hedefler koyan ve bu uğurda da istikrarlı bir şekilde çalışanlar, mutlaka Allah’ın yardımıyla hedeflerine ulaşıyorlar. Kendinize hedef belirleyip ve bu hedef doğrultusunda yürümeniz gerekiyor. Yaygın Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde 500’e yakın öğrenci ve bunların hepsi farklı bir şekilde kendisine bir hedef belirlemiş ama Türkiye’nin 81 ili, 922 ilçesi ve beldelerinde aynı şekilde sizler gibi yüz binlerce, milyonlarca öğrenci de aynı hedefler doğrultusunda hayaller kuruyor. Bu hedeflere ulaşmak için de çalışıyor. Dolayısıyla rakipleriniz çok fazla. O yüzden rakiplerinizi geçmek için mutlaka çalışmanız gerekiyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı tarafından Uluslararası Uzay İstasyonu’nda denenen 13 deneyden birinin Muşlu öğrenciler tarafından hazırlandığını hatırlatan Çakır, “Muş, özellikle bilim merkezi vasıtasıyla adından söz ettirmeye başladı. Geçtiğimiz aylarda Muş eğitimde çok konuşuldu, uzayda bile konuşuldu. 81 ilde, buna birçoğunuzun gitmek istediği İstanbul Galatasaray Lisesi, Kadıköy Anadolu Lisesi, Kartal İmam Hatip Lisesi, Türkiye’nin en meşhur okulları da dahil hepsinin arasından Muş’taki öğrencilerimizin hazırladığı proje Türkiye birincisi oldu ve uzayda tüm dünya tarafından duyuldu. Muş gençleri olarak sizin geleceğe yönelik böyle daha cesaretli, daha moralli olmanız için önünüzde çok güzel bir örnek olarak duruyor” ifadelerini kullandı.

Çakır’ın konuşmasının ardından okulun çok amaçlı salonunun açılışı yapıldı. Vali Çakır ve beraberindekiler daha sonra öğrencilerle birlikte yemek yedi. Programa Vali Çakır’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Mustafa Batuhan Alpboğa, Milli Eğitim Müdürü Enver Kıvanç, Yaygın Belediye Başkanı Baki Elpe, Memur-Sen İl Başkanı Mahir Barışan, muhtarlar ile öğretmen ve öğrenciler katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/vali-cakir-musun-ismi-uzayda-bile-konusuldu/feed/ 0
THY 2024’te 5 Bin Kişi İşe Almayı Hedefliyor https://www.igdirhaber.com.tr/thy-2024te-5-bin-kisi-ise-almayi-hedefliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/thy-2024te-5-bin-kisi-ise-almayi-hedefliyor/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:12:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5624 Türk Hava Yolları (THY) İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Abdulkerim Çay, 2024’te yaklaşık 5 bin kişiyi işe almayı hedeflediklerini duyurdu.

THY Basın Müşavirliğinden yapılan açıklamada, Türkiye’de genç nüfusun en çok çalışmak istediği şirketler arasında zirvede yer alan THY’nin, yayımladığı “Take-Off 101”, “Take-Off Jr.” ve “Take-Off Cadet” iş ilanlarıyla uçuş ve yer çalışanı olarak birçok pozisyonda alım yapacağını duyurduğu, bu ilanlar kapsamında şirketin 2033 hedefleri doğrultusunda çalışan istihdamını artırmayı hedeflediği belirtildi.

Açıklamada, Abdulkerim Çay’ın, İstanbul Teknik Üniversitesinin düzenlediği “Kariyer Zirvesi” etkinliğinde, THY’nin işe alım politikaları ve süreçleri hakkında konuşma yaptığı aktarıldı.

THY’nin büyüme stratejileri doğrultusunda her yıl çalışan sayısını artırmaya gayret ettiğini kaydeden Çay, “İstihdamı artırma politikalarımızla Türkiye ekonomisine katkı sunmaya çalışıyoruz. 2023 yılında uçuş ve yer ekiplerinden oluşmak üzere toplam 5 bin 134 çalışanı bünyemize kattık. Bu yıl da yine 2023’te olduğu gibi yaklaşık 5 bin çalışanı ailemize almayı hedefliyor, iştirak şirketlerimizle birlikte takribi 84 bin olan çalışan sayımızı 10 yıl sonunda 150 bin çalışana ulaştırmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Take-Off 101” ve “Take-Off Jr.” ilanlarıyla genç istihdamı teşvik ediliyor

Açıklamada, “Take-Off 101” (Part-Time Öğrenci) ve “Take-Off Jr.” (Yeni Mezun ve Lisans Son Sınıf Öğrencileri) yetenek kazanımı programları ile kariyerine başlamak isteyenlere birbirinden farklı alanlarda çalışma imkanı sunan THY’nin, genç nüfusun istihdamını bu ilanlarla desteklediği kaydedildi.

THY’nin, Part-Time Öğrenci programı ile lisans eğitimi gören 3. ve 4. sınıf öğrencilerine, öğrenimleri devam ederken çalışma hayatını deneyimleme fırsatı sunduğuna dikkatin çekildiği açıklamada, “Değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayan adaylara, 2 dönem boyunca toplamda 12 ay THY bünyesinde çalışma imkanı sunuluyor. 1 Ocak 1998 ve sonrasında doğmuş olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gençlere hitap eden ilana, 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören öğrenciler başvurabilecek.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, “Take-Off Jr.” programı ile de lisans eğitimi alan son sınıf öğrencilerine ve yeni mezunlara kariyer fırsatı sunulduğu aktarılarak şunlar kaydedildi:

“Bayrak taşıyıcı, programın değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayan yetenekli ve başarılı adaylara bünyesinde tam zamanlı çalışma fırsatı sunuyor. 1 Ocak 1997 ve sonrasında doğmuş olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gençlere yönelik açılan ilana, lisans son sınıf öğrencileri ve mezunları başvurabilecek. İlanlarda iyi derecede İngilizce bilen, iletişimine ve gelişimine önem veren, yeni ve uygulanabilir fikirler üretebilen ve takım çalışmasına yatkın gençler tercih edilecek. Her iki ilana da 10 Mart 2024’e kadar başvuru gerçekleştirilebilecek.”

Yetiştirilmek üzere ikinci pilot aday adayı alımı

Açıklamada, Take-Off Cadet (Yetiştirilmek Üzere İkinci Pilot Aday Adayı) programı ile bölüm fark etmeksizin tüm lisans mezunu ve 31 Aralık 2003-1 Ocak 1994 tarihleri arasında doğmuş kişilerin, THY ailesine katılmak için ilana başvuru yapabileceği belirtildi.

İşe alım sürecinde başarılı olan adayların 2 sene boyunca eğitim görecekleri anlatılan açıklamada, “Adaylar eğitim sırasında 2 brüt asgari ücret maaş, konaklama, kira yardımı, yemek kartı, sigorta ve indirimli bilet gibi haklardan faydalanabilecek. İlana 30 Nisan 2024 tarihine kadar başvuru yapılabilecek.” bilgisi verildi.

THY’nin yayında olan tüm ilanlarına “kariyer.thy.com” internet sitesinden başvurulabilir.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/thy-2024te-5-bin-kisi-ise-almayi-hedefliyor/feed/ 0
Eskişehir Sanayi Odası, İşin Erbapları Projesi kapsamında teknik gezi düzenledi https://www.igdirhaber.com.tr/eskisehir-sanayi-odasi-isin-erbaplari-projesi-kapsaminda-teknik-gezi-duzenledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/eskisehir-sanayi-odasi-isin-erbaplari-projesi-kapsaminda-teknik-gezi-duzenledi/#respond Sun, 24 Mar 2024 09:03:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5439 Eskişehir Sanayi Odası’nın (ESO) Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yürütmekte olduğu ‘İşin Erbapları Projesi’ çerçevesinde teknoloji odaklı teknik gezi gerçekleştirildi.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin ev sahipliğinde, Türk Telekom Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden 5 meslek dersi öğretmeni ile 30 öğrencinin katılımlarıyla gerçekleşen teknik gezide, 1990 yılında kurulan ve Türkiye’nin ilk Teknoloji Geliştirme Bölgesi yönetici şirketi olan ATAP A.Ş’nin 2 şehir, 4 üniversite, 1 OSB’yi tek bir çatı altında toplamakla birlikte şehrimizi ve ülkemizi de Uluslararası Teknoparklar Birliği (IASP) üyesi olarak temsil ettiği belirtildi. EOSB Müdürlüğü binasında gerçekleştirilen söyleşinin ardından, Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP) OSB yerleşkesinde bulunan Eskişehir Teknoloji ve İnovasyon Merkezi (ETİM), Akarmak Ar-Ge Merkezi ve Yazılım Kule ziyaret edildi ve yetkililerden bilgi alınarak yapılan işler yerinde incelendi.

“Çok güveniyoruz”

Teknik gezi sonrası değerlendirmelerde bulunan Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP) A.Ş. Genel Müdürü Dr. Sedat Telçeken, “ATAP olarak bugün Eskişehir Türk Telekom MTAL öğrencilerimizi misafir ettik. Eskişehir Sanayi Odası tarafından yürütülen ‘İşin Erbapları’ projesi çerçevesinde daha önceki Turgut Reis MTAL ve Atatürk MTAL okullarımızın öğrencilerini misafir etmiştik. Geleceğimizin büyüklerine çok güveniyoruz, onlara çok iş düşüyor. Pırıl pırıl evlatlarımıza bu güzel etkinliğe katılarak bizleri onurlandırdıkları için teşekkür ediyoruz” dedi.

“Üretime teknoloji şart”

Teknik geziye katılım sağlayan, Eskişehir Sanayi Odası üyesi Turmet Endüstriyel Mineraller Genel Müdür Yardımcısı Umut Rallas, “Katma değerli üretime giden yol, bilimin ışığında teknoloji ile aydınlanıyor. Artık sanayide sadece üretmek yetmiyor. Üretmiş olduğunuz ürüne mutlaka teknoloji katmanız gerekiyor. Bizler de genç sanayiciler olarak bu düşünce yapısıyla çalışmalar yapıyoruz. Eskişehir olarak teknoloji odağında yolumuzun aydınlık olmasını sağlayan başta değerli hocam Sn. Dr. Sedat Telçeken’e ayrıca teşekkür etmek istiyorum. ‘İşin Erbapları Projesi’ çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz teknik gezide ESO Danışmanı Sn. Bekir Şahin Tütüncü’ye, Türk Telekom Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Sn. Hulusi Şentürk, Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürü Sn. Ömer Kızılkılıç, ATAP A.Ş. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Sn. İpek Aslı Tiryaki, ETİM İmalat Süreçleri Teknisyeni Sn. Serhan Ögel ve Akarmak ARGE Merkezi çalışanlarına çok teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

Sözlerine gençliğe duyduğu güven ile devam eden Rallas, “Öğrenci kardeşlerimizin, teknoloji odaklı ve katma değerli üretime göstermiş oldukları ilgi, sanayimiz ve ülkemizin geleceği için umutlarımı tazeledi ve kendileriyle vedalaşırken söylemiştim ve müsaadenizle bir kez daha belirtmek isterim, bugün hava bulutluydu ama sizin gelişinizle sanayimizde güneş açtı. Geleceğimiz, sizlerin akıl dolu katma değerli üretimleriyle daha da aydınlık olacak” diye konuştu.

Yakından incelediler

İşin Erbapları Projesi çerçevesinde meslek liselerindeki öğrenci sayısını nasıl arttırmak, okul-sanayi işbirliği daha üst seviyelere çıkarmak, meslek liselerinin ve atölyelerinin gelişimine katkı sağlamak, güncel sanayi gelişimlerinden öğrencileri haberdar etmek için çalıştıklarını dile getiren ESO Danışmanı Bekir Şahin Tütüncü, “Ayrıca erbap dediğimiz iş insanları ve girişimcilerle öğrencilerimizi buluşturarak onlarda ilham oluşturmaya çalışıyoruz. Projenin ikinci bölümünü oluşturan teknik gezilerle öğrencilerimizin teknolojiyi yakından tanımalarını sağlıyoruz. Son derece zeki ve başarılı iş insanlarının açtığı işyerlerinde araştırma, geliştirme, inovasyon, ar-ge çalışmaları yapılıyor. Belki birçok insanın bundan haberi yok ama öncelikle öğrencilerimizin bunlardan haberi olsun istiyoruz. Çünkü içlerinde bu alanda çalışacaklar çıkarak çok başarılı olacağına inanıyoruz” dedi. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/eskisehir-sanayi-odasi-isin-erbaplari-projesi-kapsaminda-teknik-gezi-duzenledi/feed/ 0
Mısırlı gençler Türkçe öğrenmek için Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsüne yoğun ilgi gösteriyor https://www.igdirhaber.com.tr/misirli-gencler-turkce-ogrenmek-icin-kahiredeki-yunus-emre-enstitusune-yogun-ilgi-gosteriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/misirli-gencler-turkce-ogrenmek-icin-kahiredeki-yunus-emre-enstitusune-yogun-ilgi-gosteriyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:28:11 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4801 Mısır’ın başkenti Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsüne (YEE) Mısırlı gençler yoğun ilgi gösteriyor, yılda 3 bini aşkın kursiyer Türkçe öğreniyor.

Kahire YEE Koordinatörü Emin Boyraz, enstitü binasında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Enstitünün 2010’da kurulduğunu anımsatan Boyraz, o günden bu yana Kahire’de Türkçe eğitimi ve kültür-sanat alanlarına yönelik faaliyetlerin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi.

Mısır’da Türkçeye ilginin fazla olduğuna işaret eden Boyraz, “Bugüne kadar 25 bin kişi internet üzerinden, 25 bin kişi de sınıflarımızda olmak üzere 50 bin kişi kurslarımıza kaydoldu.” bilgisini verdi.

Ülkede genç nüfusun çok yüksek olması nedeniyle, Kahire YEE’de eğitim alanların çoğunluğunu 18-25 yaş aralığındaki öğrencilerin oluşturduğunu belirten Boyraz, burada Türkçenin yanı sıra Türk kültürü ve gelenek göreneklerinin de öğretildiğini vurguladı.

Boyraz, “Öğrencilerimiz sadece dili değil kültürümüzü de gerçekten seviyorlar.” değerlendirmesini yaptı.

” Türkiye’ye açılan bir kapıyız”

Kahire Yunus Emre Enstitüsünün kültürel olarak, “irtibat noktası” olduğunu vurgulayan Boyraz, şöyle konuştu:

“Türkiye’ye açılan bir kapıyız. Türkiye’de eğitim görmek isteyen, çalışmak isteyen birçok Mısırlı genç kardeşimiz gelip burada Türkçe öğreniyor. Çalışmalarımızda son dönemde kariyer üzerine de yoğunlaşmaya başladık. Çünkü biz artık Mısır’da Türkçenin bir kariyer dili olduğunu düşünüyoruz ve kurslarımıza katılan 50 bin öğrencimizin iyi bir kariyere sahip olması için de işbirliklerimizi geliştiriyoruz.”

Boyraz, “Kahire Yunus Emre Enstitüsünün kapasitesi yıllık 3 bin öğrenci ve bu fazlasıyla doluyor, bunu genişletmek için çabalarımız var. İnşallah önümüzdeki dönemde bu sayıların daha da artacağını düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Geleceğini Türkçede gören çok sayıda öğrenci var”

İnternet üzerinden verilen eğitimlere ilişkin de Boyraz, şunları kaydetti:

“Mısır’ın her tarafından sadece Kahire’den değil, İskenderiye’den, Güney Mısır’dan, Mısır’ın her bölgesinden öğrencilerimiz kayıtlı olabiliyor. Çünkü Mısır’da Türkçeye ilgi o kadar geniş ki üniversitelerde 20’ye yakın Türkçe bölümü var. Orada okuyup, geleceğini Türkçede gören çok sayıda öğrenci var ve biz hepsine ulaşmaya çalışıyoruz.”

Enstitüye gelen öğrencilerin 7 dönem A’dan C seviyesine kadar eğitim aldıkları bilgisini veren Boyraz, “Kahire’deki Türkçe sevgisini şöyle ifade edebilirim. Burada çok üst düzey Türkçe öğrenmiş öğrencilerimiz dahi sonrasında yine en üst kurlara büyük talep gösteriyorlar. Onun için C1 ve C2 seviyesinde çok yoğun bir öğrenci potansiyeli var.” diye konuştu.

“İki ülke arasında köprü vazifesi göreceklerine inanıyorum”

Boyraz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kahire ziyaretinden ve buradaki konuşmasında enstitü ve öğrencilerden övgüyle söz etmesinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Cumhurbaşkanımızın yaptığı ziyaretle birlikte kültürel ilişkilerimizin ivme kazanacağını düşünüyorum.” dedi.

Yunus Emre Enstitüsünün sadece kültürel ilişkilere değil, ekonomi, turizm, eğitim ve birçok alana katkı sunmaya devam edeceğini dile getiren Boyraz, “Öğrencilerimiz aynı zamanda dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar vasıflı Türkçe konuşan bir iş gücü. Bu nedenle iki ülkenin yararına olacağına ve iki ülke arasında köprü vazifesi göreceklerine inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Boyraz, enstitü olarak Mısırlı ve Türk gençlerin buluştuğu faaliyetlerle iki ülke arasındaki kültürel ilişkilere katkıda bulunmayı istediklerini söyledi.

Kahire Yunus Emre Enstitüsünün eğitim kültür alanında, Mısır’daki tek Türk kurumu olduğuna dikkati çeken Boyraz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de burslu okumak, eğitim almak isteyenler için de Kahire Yunus Emre Enstitüsü ev sahipliği yapıyor. 2024 kayıtlarımız tamamlandı, öğrencilerimiz başladı. Önümüzdeki dönemde kültür, sanat ve diğer alanlarda faaliyetlerimizi artırmayı düşünüyoruz. Bu nedenle öğrencilerimizi, Mısırlı gençleri, Mısırlı dostlarımızı tüm faaliyetlerimize davet ediyoruz.”

“Türk dizilerini izliyorum. Türkçeyi çok seviyorum”

Kahire YEE’de 5. dönem Türkçe eğitimi alan Suzan Hossam Abomosa de enstitüde kendisini ” İstanbul’da gibi” hissettiğini dile getirdi.

Amira Mekkawy de Yunus Emre Enstitüsünde eğitim almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Burada İstanbul’dayım gibi, her şey, faaliyetler çok güzel.” dedi.

Daha önce Türkiye’ye hiç gitmediğini belirten Mekkawy, “Türkiye’de bir arkadaşım var. 6 yıldır konuşuyorum, onunla daha iyi konuşmak için kursa geliyorum. Ayrıca Türk dizilerini izliyorum. Türkçeyi ve Türkleri çok seviyorum.” ifadelerini kullandı.

Aynı sınıfta eğitim alan Yusuf Hamada da tercüman ya da öğretmen olmak için Türkçe öğrendiğini söyledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/misirli-gencler-turkce-ogrenmek-icin-kahiredeki-yunus-emre-enstitusune-yogun-ilgi-gosteriyor/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi, vatandaşların ziyaretine kısıtlama getirdi https://www.igdirhaber.com.tr/istanbul-universitesi-vatandaslarin-ziyaretine-kisitlama-getirdi-2/ https://www.igdirhaber.com.tr/istanbul-universitesi-vatandaslarin-ziyaretine-kisitlama-getirdi-2/#respond Fri, 16 Feb 2024 21:33:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3736

Özenç KILIÇ/ İSTANBUL Üniversitesi, dün vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Karar sosyal medyada tepkilere neden olurken üniversite öğrencilerinden Eren Uygun, kampüste rastgele vatandaş görmekten dolayı rahatsız olduğunu, kendini tehlikede hissettiğini söyledi. Bugün alınan kararla, vatandaşların üniversiteye girişleri kısıtlandı. Üniversiteyi ziyaret etmek isteyen bazı vatandaşların içeri alınmadığı görüldü.

İstanbul Üniversitesi, dün itibariyle vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Bugün alınan yeni kararla vatandaşların üniversiteye girişlerine kısıtlama getirildi. Üniversiteye girmek isteyen bazı vatandaşların içeriği alınmadığı görüldü. İstanbul Üniversitesi’nin konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Üniversitemize ziyaretler hafta içi 13: 00- 16: 00 saatleri arasında tarihi ve kültürel niteliklerinden dolayı Beyazıt Yerleşkemiz bahçesini kapsayacak şekilde gerçekleşecektir. Ziyaret için İstanbul Üniversitesi web sitesi (http://istanbul.edu.tr) üzerinden randevu alınmalıdır. Ziyaretçilerimiz araç ile giriş yapamayacaklardır. Ziyaretlerde Rektörlük binası idari büroları ile eğitim-öğretim görülen binalar, salonlar, etüt sınıfları-okuma salonları ve amfilere giriş yapılamayacaktır. Resmi tatiller (dini ve milli bayramlar, özel günler vb.), sınav günleri ve Üniversitemiz yönetimi tarafından belirlenen zamanlarda kampüsümüz ziyarete kapalı olacaktır. Beyazıt Kampüsü’ndeki tarihi ve kültürel atmosferi deneyimlemek isteyen misafirler, güvenlik görevlilerimiz tarafından yapılacak kontrollere tabi tutulduktan sonra giriş esnasında alacakları ziyaretçi kartları ile yerleşkemize giriş yapabileceklerdir. Üniversite yönetimimiz gerekli görülen durumlarda ek güvenlik tedbirleri uygulama hakkına sahiptir.” ifadelerine yer verildi.

“KENDİMİ BİRAZ TEHLİKEDE HİSSEDİYORUM”

İstanbul Üniversitesi öğrencileri üniversitelerinin ziyarete açılmasından dolayı memnun olmadıklarını belirtti. Öğrenci Eslem Özcan “Ben o derslikte değildim. Durumları tam bilmiyorum ama rahatsız olanları sosyal medyada ben de takip ettim. Bence çok yanlış bir durum. Olmaması gereken bir durum. Çünkü orada biz ders işliyoruz. Derste hocalarımızı dinlemeye çalışıyoruz ve orada biz sanki maketmişiz gibi gelip insanlar bizi seyrediyor. Bence kesinlikle yaşanmaması gereken bir durum.” dedi.

Öğrenci Eren Uygun ise  “Bence komik bir durum. Açıkçası burası kampüs ve izole bir öğrenci ortamı var burada. Rastgele vatandaş görmek biraz rahatsız edici. Kendimi biraz tehlikede hissediyorum açıkçası.” diye konuştu.

Melek Sazdağı, “Dün de eylem vardı okulun önünde hatta daha ileri tarihlerde de eylem planlanıyor. Yani okulun çoğunluğu da zaten bu fikri desteklemiyor. Derslere girildiği sürece bunun güvenliği sağlanamaz.” şeklinde konuştu.

“GİRİŞ YAPAMADIK GERİ DÖNÜYORUZ”

İstanbul Üniversitesi’ne ziyaret için gelen vatandaşlardan Turgut Aykurt, “Giremedik. Ziyaret günleri perşembe günleriymiş. Kapalıymış. Bilemedik, geldik boş dönüyoruz. Güvenlikçi arkadaş içeri almadı bizi. Ziyaret saatleri perşembe günüymüş sadece. Giriş yapamadık geri dönüyoruz.” dedi.

Aziz İmre ise, “Ziyaret için geldim. Ziyaret edecektim ancak kapıdaki görevli ziyarete kapalı dedi. Ziyaretçi içeriye almıyoruz gelen tepkiler üzerine böyle bir uygulamaya geçtik dedi.” şeklinde konuştu

“İÇERİDE ÖĞRENCİLERİN HAKLI ÇIĞLIĞI İLE KARŞILAŞTIM”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Taylan Yıldız, dün İstanbul Üniversitesi’ne gitmiş, üniversitede çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Üniversiteye girişte hiçbir sorun yaşamadığını belirten Yıldız, “Ben burada sosyal medyada duyduğuma inanamadığım için geldim. Geldim, kimlik bile sormadan bir alışveriş merkezine girer gibi burada bir detektörden geçerek içeri girdik. Sonra öğrendim ki, başka kapılardan buraya girerseniz zaten detektörden bile geçmiyormuşsunuz. İçeride öğrencilerin haklı çığlığı ile karşılaştım. Dışarıda ben söyleyeyim size gördüğümü, kampüs içerisinde 5 kişilik gruplar dayı diyebileceğimiz vatandaşlar, bilmiyoruz kim olduklarını. Ellerinde cipslerle millet bahçesinde gezer gibi geziyorlardı. Sonra oradaki arkadaşlarımız dedi ki abi derse girmek ister misin. Dedim ki şaka yapıyor olmalısınız. En azından derse almazlar. Çünkü burada milyonlarca öğrenci dirseklerini çürütüp iyi bir derece alıp bu üniversitelerde okuyabilmek için hak kazanıyorlar. Dedik onların sırasında herkes oturabilecek mi, tabii abi dediler. Gittim, ben de oturdum. Gerçekten de öyleydi. Bunu sosyal medyada paylaşınca da bir anda infial oldu, insanlar bunu gördü.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/istanbul-universitesi-vatandaslarin-ziyaretine-kisitlama-getirdi-2/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi, ziyaretlere kısıtlama getirdi https://www.igdirhaber.com.tr/istanbul-universitesi-ziyaretlere-kisitlama-getirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/istanbul-universitesi-ziyaretlere-kisitlama-getirdi/#respond Fri, 16 Feb 2024 21:30:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3733 İSTANBUL Üniversitesi, dün vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Karar sosyal medyada tepkilere neden olurken üniversite öğrencilerinden Eren Uygun, kampüste rastgele vatandaş görmekten dolayı rahatsız olduğunu, kendini tehlikede hissettiğini söyledi. Bugün alınan kararla, vatandaşların üniversiteye girişleri kısıtlandı. Üniversiteyi ziyaret etmek isteyen bazı vatandaşların içeri alınmadığı görüldü.

İstanbul Üniversitesi, dün itibariyle vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Bugün alınan yeni kararla vatandaşların üniversiteye girişlerine kısıtlama getirildi. Üniversiteye girmek isteyen bazı vatandaşların içeriği alınmadığı görüldü. İstanbul Üniversitesi’nin konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Üniversitemize ziyaretler hafta içi 13: 00- 16: 00 saatleri arasında tarihi ve kültürel niteliklerinden dolayı Beyazıt Yerleşkemiz bahçesini kapsayacak şekilde gerçekleşecektir. Ziyaret için İstanbul Üniversitesi web sitesi (http: istanbul.edu.tr) üzerinden randevu alınmalıdır. Ziyaretçilerimiz araç ile giriş yapamayacaklardır. Ziyaretlerde Rektörlük binası idari büroları ile eğitim-öğretim görülen binalar, salonlar, etüt sınıfları-okuma salonları ve amfilere giriş yapılamayacaktır. Resmi tatiller (dini ve milli bayramlar, özel günler vb.), sınav günleri ve Üniversitemiz yönetimi tarafından belirlenen zamanlarda kampüsümüz ziyarete kapalı olacaktır. Beyazıt Kampüsü’ndeki tarihi ve kültürel atmosferi deneyimlemek isteyen misafirler, güvenlik görevlilerimiz tarafından yapılacak kontrollere tabi tutulduktan sonra giriş esnasında alacakları ziyaretçi kartları ile yerleşkemize giriş yapabileceklerdir. Üniversite yönetimimiz gerekli görülen durumlarda ek güvenlik tedbirleri uygulama hakkına sahiptir.” ifadelerine yer verildi.

“KENDİMİ BİRAZ TEHLİKEDE HİSSEDİYORUM”

İstanbul Üniversitesi öğrencileri üniversitelerinin ziyarete açılmasından dolayı memnun olmadıklarını belirtti. Öğrenci Eslem Özcan “Ben o derslikte değildim. Durumları tam bilmiyorum ama rahatsız olanları sosyal medyada ben de takip ettim. Bence çok yanlış bir durum. Olmaması gereken bir durum. Çünkü orada biz ders işliyoruz. Derste hocalarımızı dinlemeye çalışıyoruz ve orada biz sanki maketmişiz gibi gelip insanlar bizi seyrediyor. Bence kesinlikle yaşanmaması gereken bir durum.” dedi.

Öğrenci Eren Uygun ise “Bence komik bir durum. Açıkçası burası kampüs ve izole bir öğrenci ortamı var burada. Rastgele vatandaş görmek biraz rahatsız edici. Kendimi biraz tehlikede hissediyorum açıkçası.” diye konuştu.

Melek Sazdağı, “Dün de eylem vardı okulun önünde hatta daha ileri tarihlerde de eylem planlanıyor. Yani okulun çoğunluğu da zaten bu fikri desteklemiyor. Derslere girildiği sürece bunun güvenliği sağlanamaz.?? şeklinde konuştu.

“GİRİŞ YAPAMADIK GERİ DÖNÜYORUZ”

İstanbul Üniversitesi’ne ziyaret için gelen vatandaşlardan Turgut Aykurt, “Giremedik. Ziyaret günleri perşembe günleriymiş. Kapalıymış. Bilemedik, geldik boş dönüyoruz. Güvenlikçi arkadaş içeri almadı bizi. Ziyaret saatleri perşembe günüymüş sadece. Giriş yapamadık geri dönüyoruz.” dedi.

Aziz İmre ise, “Ziyaret için geldim. Ziyaret edecektim ancak kapıdaki görevli ziyarete kapalı dedi. Ziyaretçi içeriye almıyoruz gelen tepkiler üzerine böyle bir uygulamaya geçtik dedi.” şeklinde konuştu

“İÇERİDE ÖĞRENCİLERİN HAKLI ÇIĞLIĞI İLE KARŞILAŞTIM”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Taylan Yıldız, dün İstanbul Üniversitesi’ne gitmiş, üniversitede çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Üniversiteye girişte hiçbir sorun yaşamadığını belirten Yıldız, “Ben burada sosyal medyada duyduğuma inanamadığım için geldim. Geldim, kimlik bile sormadan bir alışveriş merkezine girer gibi burada bir detektörden geçerek içeri girdik. Sonra öğrendim ki, başka kapılardan buraya girerseniz zaten detektörden bile geçmiyormuşsunuz. İçeride öğrencilerin haklı çığlığı ile karşılaştım. Dışarıda ben söyleyeyim size gördüğümü, kampüs içerisinde 5 kişilik gruplar dayı diyebileceğimiz vatandaşlar, bilmiyoruz kim olduklarını. Ellerinde cipslerle millet bahçesinde gezer gibi geziyorlardı. Sonra oradaki arkadaşlarımız dedi ki abi derse girmek ister misin. Dedim ki şaka yapıyor olmalısınız. En azından derse almazlar. Çünkü burada milyonlarca öğrenci dirseklerini çürütüp iyi bir derece alıp bu üniversitelerde okuyabilmek için hak kazanıyorlar. Dedik onların sırasında herkes oturabilecek mi, tabii abi dediler. Gittim, ben de oturdum. Gerçekten de öyleydi. Bunu sosyal medyada paylaşınca da bir anda infial oldu, insanlar bunu gördü.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/istanbul-universitesi-ziyaretlere-kisitlama-getirdi/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi, Vatandaşların Ziyaretine Kısıtlama Getirdi https://www.igdirhaber.com.tr/istanbul-universitesi-vatandaslarin-ziyaretine-kisitlama-getirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/istanbul-universitesi-vatandaslarin-ziyaretine-kisitlama-getirdi/#respond Fri, 16 Feb 2024 21:27:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3730

Özenç KILIÇ/ İSTANBUL Üniversitesi, dün vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Karar sosyal medyada tepkilere neden olurken üniversite öğrencilerinden Eren Uygun, kampüste rastgele vatandaş görmekten dolayı rahatsız olduğunu, kendini tehlikede hissettiğini söyledi. Bugün alınan kararla, vatandaşların üniversiteye girişleri kısıtlandı. Üniversiteyi ziyaret etmek isteyen bazı vatandaşların içeri alınmadığı görüldü.

İstanbul Üniversitesi, dün itibariyle vatandaşların ziyaretine açılmıştı. Bugün alınan yeni kararla vatandaşların üniversiteye girişlerine kısıtlama getirildi. Üniversiteye girmek isteyen bazı vatandaşların içeriği alınmadığı görüldü. İstanbul Üniversitesi’nin konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Üniversitemize ziyaretler hafta içi 13: 00- 16: 00 saatleri arasında tarihi ve kültürel niteliklerinden dolayı Beyazıt Yerleşkemiz bahçesini kapsayacak şekilde gerçekleşecektir. Ziyaret için İstanbul Üniversitesi web sitesi (http://istanbul.edu.tr) üzerinden randevu alınmalıdır. Ziyaretçilerimiz araç ile giriş yapamayacaklardır. Ziyaretlerde Rektörlük binası idari büroları ile eğitim-öğretim görülen binalar, salonlar, etüt sınıfları-okuma salonları ve amfilere giriş yapılamayacaktır. Resmi tatiller (dini ve milli bayramlar, özel günler vb.), sınav günleri ve Üniversitemiz yönetimi tarafından belirlenen zamanlarda kampüsümüz ziyarete kapalı olacaktır. Beyazıt Kampüsü’ndeki tarihi ve kültürel atmosferi deneyimlemek isteyen misafirler, güvenlik görevlilerimiz tarafından yapılacak kontrollere tabi tutulduktan sonra giriş esnasında alacakları ziyaretçi kartları ile yerleşkemize giriş yapabileceklerdir. Üniversite yönetimimiz gerekli görülen durumlarda ek güvenlik tedbirleri uygulama hakkına sahiptir.” ifadelerine yer verildi.

“KENDİMİ BİRAZ TEHLİKEDE HİSSEDİYORUM”

İstanbul Üniversitesi öğrencileri üniversitelerinin ziyarete açılmasından dolayı memnun olmadıklarını belirtti. Öğrenci Eslem Özcan “Ben o derslikte değildim. Durumları tam bilmiyorum ama rahatsız olanları sosyal medyada ben de takip ettim. Bence çok yanlış bir durum. Olmaması gereken bir durum. Çünkü orada biz ders işliyoruz. Derste hocalarımızı dinlemeye çalışıyoruz ve orada biz sanki maketmişiz gibi gelip insanlar bizi seyrediyor. Bence kesinlikle yaşanmaması gereken bir durum.” dedi.

Öğrenci Eren Uygun ise  “Bence komik bir durum. Açıkçası burası kampüs ve izole bir öğrenci ortamı var burada. Rastgele vatandaş görmek biraz rahatsız edici. Kendimi biraz tehlikede hissediyorum açıkçası.” diye konuştu.

Melek Sazdağı, “Dün de eylem vardı okulun önünde hatta daha ileri tarihlerde de eylem planlanıyor. Yani okulun çoğunluğu da zaten bu fikri desteklemiyor. Derslere girildiği sürece bunun güvenliği sağlanamaz.” şeklinde konuştu.

“GİRİŞ YAPAMADIK GERİ DÖNÜYORUZ”

İstanbul Üniversitesi’ne ziyaret için gelen vatandaşlardan Turgut Aykurt, “Giremedik. Ziyaret günleri perşembe günleriymiş. Kapalıymış. Bilemedik, geldik boş dönüyoruz. Güvenlikçi arkadaş içeri almadı bizi. Ziyaret saatleri perşembe günüymüş sadece. Giriş yapamadık geri dönüyoruz.” dedi.

Aziz İmre ise, “Ziyaret için geldim. Ziyaret edecektim ancak kapıdaki görevli ziyarete kapalı dedi. Ziyaretçi içeriye almıyoruz gelen tepkiler üzerine böyle bir uygulamaya geçtik dedi.” şeklinde konuştu

“İÇERİDE ÖĞRENCİLERİN HAKLI ÇIĞLIĞI İLE KARŞILAŞTIM”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Taylan Yıldız, dün İstanbul Üniversitesi’ne gitmiş, üniversitede çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Üniversiteye girişte hiçbir sorun yaşamadığını belirten Yıldız, “Ben burada sosyal medyada duyduğuma inanamadığım için geldim. Geldim, kimlik bile sormadan bir alışveriş merkezine girer gibi burada bir detektörden geçerek içeri girdik. Sonra öğrendim ki, başka kapılardan buraya girerseniz zaten detektörden bile geçmiyormuşsunuz. İçeride öğrencilerin haklı çığlığı ile karşılaştım. Dışarıda ben söyleyeyim size gördüğümü, kampüs içerisinde 5 kişilik gruplar dayı diyebileceğimiz vatandaşlar, bilmiyoruz kim olduklarını. Ellerinde cipslerle millet bahçesinde gezer gibi geziyorlardı. Sonra oradaki arkadaşlarımız dedi ki abi derse girmek ister misin. Dedim ki şaka yapıyor olmalısınız. En azından derse almazlar. Çünkü burada milyonlarca öğrenci dirseklerini çürütüp iyi bir derece alıp bu üniversitelerde okuyabilmek için hak kazanıyorlar. Dedik onların sırasında herkes oturabilecek mi, tabii abi dediler. Gittim, ben de oturdum. Gerçekten de öyleydi. Bunu sosyal medyada paylaşınca da bir anda infial oldu, insanlar bunu gördü.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/istanbul-universitesi-vatandaslarin-ziyaretine-kisitlama-getirdi/feed/ 0
Zihinsel Engelli Öğrenci Zehra Atar, Resim Yeteneğiyle Dikkat Çekiyor https://www.igdirhaber.com.tr/zihinsel-engelli-ogrenci-zehra-atar-resim-yetenegiyle-dikkat-cekiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/zihinsel-engelli-ogrenci-zehra-atar-resim-yetenegiyle-dikkat-cekiyor/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:06:12 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3419 Ordu’nun İkizce ilçesinde yaşayan zihinsel engelli Zehra Atar, resim yeteneğini ortaya çıkaran öğretmenleri sayesinde hayatında yeni bir pencere açtı.

Doğuştan engelli Atar, 4 yıl önce Ünye ilçesindeki Fehmi Cerrahoğlu Özel Eğitim Uygulama Okuluna başladı.

Okulun ilk yılında resme ilgisi fark edilen 17 yaşındaki Atar, öğretmenlerinin de desteğiyle çok sayıda eser tamamladı.

Öğretmenlerinin seçtiği ünlü ressamlara ait tabloları kendi yorumuyla resmeden Atar, üç kişisel sergi açtı.

Liseler arası yarışmalarda geçen yıl birincilik, bu sene de ikincilik elde eden Atar, dördüncü sergisini açmak için hazırlıklarını sürdürüyor.

12. sınıf öğrencisi Zehra Atar, AA muhabirine, resim yapmayı çok sevdiğini belirterek, “Kendimi iyi hissediyorum. Resim yapmaya devam etmek istiyorum.” dedi.

Özel eğitim öğretmeni Semra Gülay, Zehra’nın içine dönük ve az konuşan bir öğrenci olduğunu, 9’uncu sınıfta serbest resim yaparken insan ve manzarayı çok güzel çizdiğini gördüklerini söyledi.

Gülay, öğrencinin resim yaparak kendisini ifade etmeyi öğrendiğini, öz güveninin geliştiğini dile getirerek, “Sergiler açtıkça da toplumda var olduğunu ve değerli olduğunu hissetti. Zehra 27 resim yaptı, 5’i satıldı ve resimleri sergiye gelenler tarafından beğenildi.” diye konuştu.

“Birçok özel gereksinimi olan öğrenci özel yeteneklere sahip”

Dördüncü sergiyi mayıs ayında Engelliler Haftası’nda açmayı planladıklarını aktaran Gülay, “Zehra aslında özel gereksinimi olan öğrenciler için bir kardelen, bir öncü olacak. Çünkü birçok özel gereksinimi olan öğrenci özel yeteneklere sahip. Ama Zehra gibi fark edilen de oluyor. Bazen fark edilmeden mezun olan da oluyor. Zehra onlar için bir öncü olacak.” ifadelerini kullandı.

Gülay, özel gereksinimi olan öğrenciler için Güzel Sanatlar Lisesi veya üniversitelerin Güzel Sanatlar Bölümünde akademik anlamda olmasa da sanatsal eğitimler olması gerektiğini belirterek, bu öğrenciler için de kontenjan açılmasını istedi.

“Onun yaşam ve iletişim kaynağı resim”

Görsel sanatlar öğretmeni Kıymet Bayer de Zehra’nın, kendini resimle ifade eden bir öğrenci olduğunu vurguladı.

Resim yaparken öğrencisinin kendini çok iyi hissettiğine işaret eden Bayer, “Onun yaşam ve iletişim kaynağı resim. Her halükarda her yerde resim yapabilir. Yaptığı eserler de çok güzel. Hepsini de severek ilgiyle yaptı.” dedi.

Bayer, Zehra’nın kendi deneyimleri olan resimleri yapmayı tercih ettiğini kaydederek, şunları söyledi:

“Zehra köyde hayvanlarıyla meşgul olan, tavuklara yem atan, doğayla iç içe bir öğrenci. Dikkat edilirse de bütün resimlerimiz doğayla ilgili ve bizim Anadolu’dan çıkan tarihimizi, kültürümüzü aktaran resimler bunlar. Ünlü ressamların resimleri bunlar. Hikmet Onat’tan İbrahim Çallı’ya, Giresunlu ressamımız Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan Nuri İyem’e kadar. Bu isimler Anadolu ressamları olarak da geçer. Anadolu’yu bize anlatan, kültürümüzü bize aktaran ressamlar. Biz de Zehra ile öyle bir bağlantı kurduk. Zehra da Anadolu’dan çıkan bir öğrenci. Dolayısıyla öyle bir bağlantıyla hem Anadolu’yu hem Zehra’nın kendi deneyimlerini hem yaşadığı ortamı yansıtalım dedik ve bu eserleri çıkardık.”

Okul müdürü Hüseyin Bayır da eğitimcilerin dokunuşlarıyla bazı özel yeteneklerin keşfedilebildiğini, öğretmenlerin talebi doğrultusunda öğrencinin yeteneğine yönelik gerekli desteği verdiklerini anlattı.

Zehra gibi başka öğrencilerin de eğitime katılarak özel yeteneklerinin fark edilip geliştirilebileceğini belirten Bayır, ailelerden çocuklarını eğitime kazandırmalarını istedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/zihinsel-engelli-ogrenci-zehra-atar-resim-yetenegiyle-dikkat-cekiyor/feed/ 0
Türkiye Üniversitelerinde Arama Kurtarma Ekipleri Kurulacak https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-universitelerinde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-universitelerinde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:15:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2812 Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu girişimiyle, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Türkiye’deki tüm üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması için bir çalışma başlatıldı. Mart ayında yürürlüğe girmesi planlanan projenin idari koordinatörlüğünü Yeditepe Üniversitesi Spor Müdürü Taner Karabulut üstlenirken; AKUT Kurucu Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Öğr. Üyesi Dr. Ferudun Çelikmen eğitim koordinatörü olarak görev alacak.

Aynı zamanda AKUT Kurucu Başkanı da olan Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen, ‘Depremlerde insanları enkazdan çıkaranlar çoğunluklu olarak çevredeki insanlar. Bu konuda üniversite gençleri en önemli kaynaklarımızdan biri. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Zira deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız’ dedi.

KARABULUT: BU YIL 6 BİN ÖĞRENCİ YETİŞTİRECEĞİZ

Üniversitede Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü Danışmanlığı da yapan Taner Karabulut, aynı zamanda Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğini yürütüyor. Van ve İzmir depremlerinden sonra, üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması yönündeki fikrini federasyon yönetimine ilettiğini ifade eden Karabulut, ‘Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Günay’ın çabalarıyla Gençlik ve Spor Bakanlığıyla birlikte bu oluşumu gerçekleştiriyoruz. 208 üniversitede yaklaşık 6 bin civarında öğrenci yetiştireceğiz. Feridun hocamız suda, dağda, depremde ve yangında kazaya müdahale gibi eğitimleri planlayarak öğrencileri eğitecek’ dedi.

ÇELİKMEN: ÜNİVERSİTELERİN DİNAMİZMİNİ DEĞERLENDİRMELİYİZ

Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen de ‘AKUT’un ilk yıllarında bizim en önemli insan kaynağımız üniversite öğrencileri ve gönüllülerimizdi. Üniversitelerin dinamizmini arama kurtarmada değerlendirmeliyiz. Eğitim alan öğrencilerimiz depremler başta olmak üzere her tarafı afetlere açık olan ülkemizde, ilk anda hızla olay yerine gidecek ve müdahale edecek, bu açıdan çok önemli. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu bünyesinde bütün üniversite kulüplerinin özellikle afetler konusunda yapılanma oluşmasını arzu ettik. Projeye Mart ayında başlıyoruz. Bunun oluşum içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, AFAD, Türkiye Hava Sporları Federasyonu ve İzcilik Federasyonu gibi birçok paydaşımız var. Olabildiğince afetlere yönelik bir alt yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü afet anlarında ve özellikle en ölümcül olan depremlerde insanları enkazlardan en çok çıkaranlar etrafında birazcık bir şeyler bilen eğitilmiş insanlar oluyor. Bu konuda da üniversite gençleri en önemli kaynağımız. Deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız’ diye konuştu.

Eğitim içeriğine ilişkin bilgi veren Öğr. Üyesi Dr. Çelikmen, ‘İlk yardım eğitimi başta olmak üzere arama kurtarma eğitimi, kendi başına yetebilme gibi konularda öğrencilere beceriler kazandıracağız. Bunun en iyi örneğini de en son 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde gördük. Üniversitemizden 30 kişilik ekiple Adana üzerinden Hatay’a gittik. Sadece bizim gurubumuz 7’si çocuk 5 yetişkin olmak üzere 12 kişiyi enkazdan çıkardı. Enkazdan en çok insan çıkaran yakınındakiler oluyor, bunu artırmak lazım. İstanbul depreminden bahsediyoruz, herkeste bir deprem korkusu var. İnsanları eğitmek lazım çünkü ilk müdahaleyi yapacak olanlar etrafındakiler. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Türkiye genelinde 206 üniversitede böyle bir yapılanma oluşursa afetlerde bir hazırlık başlatmış olacağız. Eğit-donatla afetlerin ilk anında hızla müdahale edebilecek bir aksiyon oluşturmak lazım’ ifadelerini kullandı.

SANALAN: AMACIMIZ MÜMKÜN OLAN EN FAZLA SAYIDA ÖĞRENCİYE ULAŞMAK

YÜDAK Yeditepe Üniversitesi Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü operasyon ekibi üyesi Alp Sanalan ise projede eğitmen olarak görev alacağını belirterek şunları söyledi:

‘Benim buradaki amacım deprem sonrasında edindiğim arama kurtarma deneyimlerimi, öğrendiklerimi başka öğrencilere aktarabilmek. Öğrencilere çok ağır eğitimler vermektense olaylara bir bütün olarak nasıl müdahale edebileceklerini anlatacağız. Bu deprem, ilk yardım ve yangın olabilir. Bazen en doğru şey müdahale etmemektir. Bunu bile bilmesi önemli olacak. Depremde ne yapılabilir, yakın bölgedeyseniz nasıl müdahale edebilirsiniz, diğer ekipler gelene kadar nerelerde faydanız olabilir gibi konulara odaklanacağız. Temel bir depremde arama kurtarma eğitimi verdikten sonra istiyorlarsa öğrencilere ileri seviye eğitimler vereceğiz. Burada amacımız mümkün olan en fazla sayıda öğrenciye ulaşmak ve fazla sayıda öğrencinin eğitim almasını sağlamak.’

HANTAŞ: EN UFAK BİLGİ BİLE HAYAT KURTARABİLİR

Yeditepe Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi ve YÜDAK operasyon ekibi üyesi Hayal Aylin Hantaş da hazırlık sınıfından bu yana bu kulüpte aktif olarak yer aldığını belirterek şöyle devam etti:

‘Deprem herkesin bilinçlenmesi gereken bir konu, çünkü deprem ülkesiyiz. Öğrenebileceğiniz en ufak bilgiyle bile bir kişinin hayatını kurtarabilirsiniz. Önce teorik eğitimlerle başlayıp fiziki gücümüzü kullandığımız eğitimlere doğru yol alıyoruz. Kaza, deprem ve yangın gibi olaylara müdahale edebileceğimiz şekilde hem teorik hem pratik de eğitimlerimizi alıyoruz.’

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-universitelerinde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/feed/ 0
Türkiye’deki Üniversitelerde Arama Kurtarma Ekipleri Kurulacak https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyedeki-universitelerde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyedeki-universitelerde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:12:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2809

Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu girişimiyle, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Türkiye’deki tüm üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması için bir çalışma başlatıldı. Mart ayında yürürlüğe girmesi planlanan projenin idari koordinatörlüğünü Yeditepe Üniversitesi Spor Müdürü Taner Karabulut üstlenirken; AKUT Kurucu Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Öğr. Üyesi Dr. Ferudun Çelikmen eğitim koordinatörü olarak görev alacak.

Aynı zamanda AKUT Kurucu Başkanı da olan Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen, “Depremlerde insanları enkazdan çıkaranlar çoğunluklu olarak çevredeki insanlar. Bu konuda üniversite gençleri en önemli kaynaklarımızdan biri. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Zira deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız” dedi.

KARABULUT: BU YIL 6 BİN ÖĞRENCİ YETİŞTİRECEĞİZ

Üniversitede Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü Danışmanlığı da yapan Taner Karabulut, aynı zamanda Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğini yürütüyor. Van ve İzmir depremlerinden sonra, üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması yönündeki fikrini federasyon yönetimine ilettiğini ifade eden Karabulut, “Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Günay’ın çabalarıyla Gençlik ve Spor Bakanlığıyla birlikte bu oluşumu gerçekleştiriyoruz. 208 üniversitede yaklaşık 6 bin civarında öğrenci yetiştireceğiz. Feridun hocamız suda, dağda, depremde ve yangında kazaya müdahale gibi eğitimleri planlayarak öğrencileri eğitecek” dedi.

ÇELİKMEN: ÜNİVERSİTELERİN DİNAMİZMİNİ DEĞERLENDİRMELİYİZ

Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen de “AKUT’un ilk yıllarında bizim en önemli insan kaynağımız üniversite öğrencileri ve gönüllülerimizdi. Üniversitelerin dinamizmini arama kurtarmada değerlendirmeliyiz. Eğitim alan öğrencilerimiz depremler başta olmak üzere her tarafı afetlere açık olan ülkemizde, ilk anda hızla olay yerine gidecek ve müdahale edecek, bu açıdan çok önemli. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu bünyesinde bütün üniversite kulüplerinin özellikle afetler konusunda yapılanma oluşmasını arzu ettik. Projeye Mart ayında başlıyoruz. Bunun oluşum içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, AFAD, Türkiye Hava Sporları Federasyonu ve İzcilik Federasyonu gibi birçok paydaşımız var. Olabildiğince afetlere yönelik bir alt yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü afet anlarında ve özellikle en ölümcül olan depremlerde insanları enkazlardan en çok çıkaranlar etrafında birazcık bir şeyler bilen eğitilmiş insanlar oluyor. Bu konuda da üniversite gençleri en önemli kaynağımız. Deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız” diye konuştu.

Eğitim içeriğine ilişkin bilgi veren Öğr. Üyesi Dr. Çelikmen, “İlk yardım eğitimi başta olmak üzere arama kurtarma eğitimi, kendi başına yetebilme gibi konularda öğrencilere beceriler kazandıracağız. Bunun en iyi örneğini de en son 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde gördük. Üniversitemizden 30 kişilik ekiple Adana üzerinden Hatay’a gittik. Sadece bizim gurubumuz 7’si çocuk 5 yetişkin olmak üzere 12 kişiyi enkazdan çıkardı. Enkazdan en çok insan çıkaran yakınındakiler oluyor, bunu artırmak lazım. İstanbul depreminden bahsediyoruz, herkeste bir deprem korkusu var. İnsanları eğitmek lazım çünkü ilk müdahaleyi yapacak olanlar etrafındakiler. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Türkiye genelinde 206 üniversitede böyle bir yapılanma oluşursa afetlerde bir hazırlık başlatmış olacağız. Eğit-donatla afetlerin ilk anında hızla müdahale edebilecek bir aksiyon oluşturmak lazım” ifadelerini kullandı.

SANALAN: AMACIMIZ MÜMKÜN OLAN EN FAZLA SAYIDA ÖĞRENCİYE ULAŞMAK

YÜDAK Yeditepe Üniversitesi Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü operasyon ekibi üyesi Alp Sanalan ise projede eğitmen olarak görev alacağını belirterek şunları söyledi:

“Benim buradaki amacım deprem sonrasında edindiğim arama kurtarma deneyimlerimi, öğrendiklerimi başka öğrencilere aktarabilmek. Öğrencilere çok ağır eğitimler vermektense olaylara bir bütün olarak nasıl müdahale edebileceklerini anlatacağız. Bu deprem, ilk yardım ve yangın olabilir. Bazen en doğru şey müdahale etmemektir. Bunu bile bilmesi önemli olacak. Depremde ne yapılabilir, yakın bölgedeyseniz nasıl müdahale edebilirsiniz, diğer ekipler gelene kadar nerelerde faydanız olabilir gibi konulara odaklanacağız. Temel bir depremde arama kurtarma eğitimi verdikten sonra istiyorlarsa öğrencilere ileri seviye eğitimler vereceğiz. Burada amacımız mümkün olan en fazla sayıda öğrenciye ulaşmak ve fazla sayıda öğrencinin eğitim almasını sağlamak.”

HANTAŞ: EN UFAK BİLGİ BİLE HAYAT KURTARABİLİR

Yeditepe Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi ve YÜDAK operasyon ekibi üyesi Hayal Aylin Hantaş da hazırlık sınıfından bu yana bu kulüpte aktif olarak yer aldığını belirterek şöyle devam etti:

“Deprem herkesin bilinçlenmesi gereken bir konu, çünkü deprem ülkesiyiz. Öğrenebileceğiniz en ufak bilgiyle bile bir kişinin hayatını kurtarabilirsiniz. Önce teorik eğitimlerle başlayıp fiziki gücümüzü kullandığımız eğitimlere doğru yol alıyoruz. Kaza, deprem ve yangın gibi olaylara müdahale edebileceğimiz şekilde hem teorik hem pratik de eğitimlerimizi alıyoruz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyedeki-universitelerde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/feed/ 0
Kocaeli Üniversitesi’nde Türk Halk Müziği Korosu 29 Yıldır Şef İsmet Ünsal İle Faaliyetlerine Devam Ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/kocaeli-universitesinde-turk-halk-muzigi-korosu-29-yildir-sef-ismet-unsal-ile-faaliyetlerine-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/kocaeli-universitesinde-turk-halk-muzigi-korosu-29-yildir-sef-ismet-unsal-ile-faaliyetlerine-devam-ediyor/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:06:46 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2271 Görev yaptığı Kocaeli Üniversitesinde kurduğu koronun 29 yıldır şefliğini yapan İsmet Ünsal, Türk Halk Müziği’nin tanınması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkıda bulunuyor.

Doğduğu Ağrı’da 14 yaşında Türk Halk Müziği’ne merak salan 63 yaşındaki Ünsal’ın bu ilgisi ilerleyen yıllarda tutkuya dönüştü.

Gençlik yıllarında Ağrı Halk Eğitim Merkezinde müzik eğitimi alan Ünsal, daha sonra memur olarak görev yaptığı bu kurumda müzik eğitimi vermeye başladı.

Ünsal, 1994 yılında tayin olduğu Kocaeli Üniversitesinde bir yıl sonra akademik kadro, idari personel ve öğrencilerden oluşan Türk Halk Müziği Uygulama Topluluğu Korosu’nu kurdu.

Şefliğini yaptığı koroyla 29 yıldır şehir içinde ve dışında konserler veren Ünsal, Türk Halk Müziği’nin yakından tanınması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkıda bulunmanın yanı sıra öğrenci de yetiştiriyor.

“Akademik kadro, idari personel ve öğrenci birlikteliği bize ayrı motivasyon sağlıyor”

Kocaeli Üniversitesi Türk Halk Müziği Uygulama Topluluğu Korosu Şefi İsmet Ünsal, AA muhabirine, küçük yaşlarda müziğe ilgi duyduğunu, o dönemde kendi imkanlarıyla küçük sazlar yaptığını söyledi.

Radyodan dinlediği eserlerle Türk Halk Müziği’ne ilgisinin arttığını dile getiren Ünsal, ortaokul son sınıfta tanıştığı bağlamayla lise yıllarında Ağrı Halk Merkezinde eğitim aldığını anlattı.

Ünsal, 1984 yılında memur olduğu Ağrı Halk Eğitim Merkezinde Türk Halk Müziği eğitimleri vermeye başladığını dile getirerek, “O yıllarda Ağrı’da bağlama çalan yok. Yani bugünkü gibi konservatuarlar, TRT yok. Doğu ve güneydoğu illerinin çoğunda yoktu. Telgraf tellerinin içinde güzel çelik teller vardı. Biz onları çivilerle bağlardık, bağlama yapardık.” diye konuştu.

Ülkenin farklı yerlerindeki yarışmalarda Ağrı Halk Eğitim Merkezini temsil ettiklerini aktaran Ünsal, bunun kendilerini müzik alanında geliştirmeye katkı sağladığını kaydetti.

Ünsal, 1994 yılında memur olarak geldiği Kocaeli Üniversitesinde Türk Halk Müziği korosunun bulunmadığına değinerek, şöyle devam etti:

“Akademik kadro, öğrenci ve idarecilerimizden oluşan Kocaeli Üniversitesi Türk Halk Müziği Uygulama Topluluğu Korosu’nu kurmayı düşündüm. Üniversitemizin imkanlarıyla 70-80 kişilik çok büyük bir koro oluşturduk. Her yıl kendi üniversitemizi tanıtmak, üniversitemizde sosyal ve kültürel faaliyetlerin ne kadar geliştiğini göstermek amacıyla başta Marmara Bölgesi’ndeki çevre illerimize konserler vermeye gittik. Her yıl gidiyoruz. Zamanla koro büyüdü. Bu sefer yerel televizyonlar, ulusal televizyonlarda yer almaya başladık. Yetiştirdiğim öğrenci sayısı binin çok üzerinde. TRT’de çok arkadaşımız, öğrencilerim var. Orada görev yapıyorlar. Piyasada çalışan öğrenci, memur, akademisyen arkadaşlarımız var. Ayrılıp da sanatçı olan, albüm yapan arkadaşlarımız var. Çok öğrenci yetiştirdik.”

Koronun akademik kadro, idari personel ve öğrencilerden oluştuğuna işaret eden Ünsal, bu birlikteliğin kendilerine ayrı bir motivasyon sağladığını söyledi.

Ünsal, yetiştirdiği öğrencilerin sanatla geçimini sağlamasından memnuniyet duyduğunu belirterek, “Kocaeli Üniversitemizin akademik kadro, idari ve öğrencilerden oluşan korosu var. Diğer üniversitelerde ya konservatuvar korosu vardır ya da öğrencilerden oluşan koro vardır fakat böyle 3 simayı bir araya getirmek, akademik kadro, idari personel ve öğrencileri bulup buluşturmak hiçbir üniversitede yoktur. Üniversitemizin gerçekten ne kadar iyi olduğunu, ne kadar kaliteli ve insana, sanata ne kadar değer verdiğini oradan anlıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

Koroyla şehir içinde ve dışında yılda 7-8 konser verdiklerini belirten Ünsal, Türk Halk Müziğini dinleyicilerle buluşturmaktan memnuniyet duyduklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kocaeli-universitesinde-turk-halk-muzigi-korosu-29-yildir-sef-ismet-unsal-ile-faaliyetlerine-devam-ediyor/feed/ 0
GEZERAVCI, MUŞLU ÖĞRENCİLERİN PROJESİNİ UZAYDA TEST EDECEK https://www.igdirhaber.com.tr/gezeravci-muslu-ogrencilerin-projesini-uzayda-test-edecek/ https://www.igdirhaber.com.tr/gezeravci-muslu-ogrencilerin-projesini-uzayda-test-edecek/#respond Fri, 19 Jan 2024 21:15:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2196

GEZERAVCI, MUŞLU ÖĞRENCİLERİN PROJESİNİ UZAYDA TEST EDECEK

Alper Gezeravcı’nın uzay yolculuğu Muş’ta ayrı bir önemle takip edildi. Pranet projeleri uzayda test edilecek Muşlu öğrenciler, aileleriyle birlikte Türkiye’nin ilk uzay yolcusu astronot Alper Gezeravcı’nın fırlatma törenini dev ekranda canlı izledi.

Gece saat 00.49’da ABD’nin Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Üssü’nde düzenlenen fırlatma işlemini, Muş Valisi Avni Çakır, beraberinde Vali Yardımcısı Mustafa Batuhan Alpboğa, Muş Milli Eğitim Müdürü Enver Kıvanç, öğretmen ve projeleri uzayda test edilecek öğrenci ile aileleri Muş Bilim ve Sanat Merkezi’nde izledi. Öğrenci Zeynep Nehir Çamlıca, Dilşah İmran Avcı ve Baver Bedirhan Bingöl’ün öğretmenleri Birsen Geçer ile hayata geçirdikleri ‘Propolisin Antibakteriyel Etkisi’ (PRANET) projesinin uzayda test edileceğinin mutluluğunu yaşıyor.

‘MÜTHİŞ BİR GURUR’

Canlı olarak izledikleri fırlatma anının ardından gazetecilere açıklama yapan Muş Valisi Avni Çakır, “Tabi biz de bu anlamda iki kat daha heyecanlıyız. Türkiye’nin insanlı başlayan uzay misyonunda biz de Muş’ta Bilim ve Sanat Merkezi’nde 3 tane öğrencimizin öğretmeniyle birlikte hazırlamış oldukları PRANET deneyi ile bu misyona büyük bir katkı vermenin onur ve gururunu yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Türk astronotumuz tarafından uzayda 13 tane deney yapılacak. Bu deneylerden bir tanesi de buradaki çocuklarımız tarafından hazırlandı. Bu deneyi aynı zamanda Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlardan seçilen tek deney. Bu da bu deneyin başarısını çok güçlü bir şekilde de ortaya koyan bir sonuç. Neticede müthiş bir gurur. Bize bu gururu yaratan, yaşatan öğrencilerimizle, öğretmenleri ile velilerimizle gurur duyuyoruz. İnşallah Muş Bilim ve Sanat Merkezi ve diğer bağlı kurum ve kuruluşlarıyla Türkiye’nin böyle marka projelerine inşallah biz de ilerleyen süreçlerde katkılar vermeye hep beraber devam edeceğiz. Başta astronotumuz Alper Gezeravcı’ya ve diğer astronot ekibin uzaydaki görevlerinde başarılar diliyorum. İnşallah kazasız belasız görevlerini tamamlayıp dönerler. Tekrar öğrencilerimiz, öğretmenlerimizi ve idarecilerimizi tebrik ediyorumö diye konuştu.

‘BİZE AYRI BİR GURUR VERİYOR’

Deneylerinin uzayda denenmesinden ötürü heyecan duyduklarını anlatan öğrencilerden Baver Bedirhan Bingöl, “Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonu çerçevesinde uzaya gönderilen Türk astronot Alper Gezeravcı, bugün uzaya gönderildi. Uluslararası uzay istasyonunda 13 deney denenecek. Bu deneylerden bir tanesi de bizim yapmış olduğumuz PRANET adlı deney. Deneyimiz uluslararası uzay istasyonunda denenecek olmasından gurur duyuyoruz. Deneyimizin sonuçlarını merakla bekliyoruzö dedi.

Baver Bedirhan Bingöl’ün babası Ekrem Bingöl de, “Ülkemiz tümüyle heyecan duyarken biz veli olarak oğlumun ekipte yer alması münasebetiyle herkesten daha fazla heyecan yaşadım. Çok gurur duydum. İnşallah uzaya giden ilk astronotumuz bütün deneylerini başarılı bir şekilde sonuçlandırıp ülkemize dönecek. Verdiği emeğe çok yakından tanık olduğum oğluma ekipteki arkadaşlarına başarılar diliyorumö ifadesini kullandı.

‘DENEYİMİZ, UZAYA FIRLATILDI’

projelerinin uzayda denenecek olmasından dolayı mutluluk duyduklarını ifade eden öğrencilerden Dilşah İmran Avcı ise, “Uzayda gerçekleştirilecek PRANET deneyimiz az evvel uzaya fırlatıldı. Alper Gezeravcı’yı taşıyan roketle birlikte deneyimiz de uzaya gönderildi. Biz de buradan canlı bir şekilde izledik. Çok mutlu ve gururluyuz. Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonunu canlı bir şekilde izledik ve gurur duyduk” dedi.

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/gezeravci-muslu-ogrencilerin-projesini-uzayda-test-edecek/feed/ 0