Navalni’nin cenazesine saatler kala, ekibi töreni organize etmede zorluklarla karşılaştıklarını söyledi.
Navalni’nin sözcüsü Kira Yarmysh, cenazeyi kiliseye götürecek cenaze arabası bulamadıklarını kaydetti.
Yarmysh, “Kim olduklarını bilmediğimiz kişiler morgları arayıp Aleksey’in cesedini almamaları için tehdit ediyor” dedi.
Cenaze töreninin bugün yerel saatle 14:00’te Moskova’nın Maryino bölgesindeki bir kilisede yapılması planlanıyor.
Navalni’nin cenazesi daha sonra yerel saatle 16.00’da yakındaki Borisovskoye Mezarlığı’na gömülecek.
Cenaze töreni Navalni’nin YouTube kanalından da canlı yayınlanacak.
Navalni, 16 Şubat’ta Kuzey Kutup Bölgesi’ndeki bir hapishanesinde hayatını kaybetti. Navalni’nin hapsedilmesi siyasi bir hamle olarak görülüyordu.
Ekibi, Rusları cenaze törenine katılmaya teşvik ederek, iki konum arasındaki güzergahın haritasını paylaştı.
Ayrıca, Seul’den Roma’ya, Montreal’den Stockholm’e kadar yurt dışında Navalni için anma törenlerinin düzenleneceği yerlerin listesini de paylaştılar.
Bugün Moskova’da düzenlenecek cenaze törenine kaç kişinin katılacağı belirsiz.
BBC’ye konuşan Navalni’nin eski özel kalemi Leonid Volkov, Moskova’daki cenaze töreni sırasında olabileceklerden endişe duyduğunu söyledi.
“Korkarım yarın (Cuma günü) sürprizler olabilir… Açıkçası şu an, insanların Aleksey’e veda etmelerine gerçekten izin verip vermeyeceklerini bilmiyorum” dedi.
Volkov, Navalni’nin ekibinin cenaze töreninin yapıldığı kilisede sorun yaşanabileceğinden endişe duyduğunu da sözlerine ekledi.
Mart 2015’te binlerce kişi suikast sonucu öldürülen muhalif politikacı Boris Nemtsov’a saygılarını sunmak için sokaklara döküldü, ancak Devlet Başkanı Vladimir Putin’in başka bir muhalifi için şu an benzer bir kamusal cenaze törenine izin verilmesi pek olası değil.
Son yıllarda Rus yetkililer, her türlü muhalif eyleme karşı sert önlemler aldı. Navalni’nin ölümünü anma girişimleri sert bir tepkiyle karşılandı, insanların yaptıkları anıtlar kaldırıldı ve yüzlerce kişi gözaltına alındı.
Perşembe öğleden sonra sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarda, hem anma töreninin yapılacağı kilisenin hem de Navalni’nin defnedileceği mezarlığın yakınında çok sayıda polis ve kurulmayı bekleyen bariyerler görülüyordu.
Telegram kanalı RusNews ayrıca mezarlığın çevresindeki “her sokak lambasına” güvenlik kameralarının yerleştirildiğini söyledi.
Avukat ve insan hakları savunucularından oluşan bir grup, Navalni’nin cenazesine gitmeyi planlayanlar için sosyal medyada tavsiyelerde bulundu.
“ Hükümet yanlısı aktivistlerin” provokatif eylemlerde bulunabilecekleri konusunda uyarıda bulundu ve insanları dikkatli olmaya çağırdı:
“Tören sonrasında gözaltıların olabileceği akılda tutulmalı… Güvenlik güçlerinin gözüne batmayın, toplu taşıma araçlarını kullanmayın veya cenazeyi izleyen günlerde bürokratik işler için başvuruda bulunmayın.”
Tavsiyeler arasında, Navalni’nin fotoğrafının veya Rus yetkililer tarafından aşırılıkçı bir örgüt olarak ilan edilen, Navalni’nin kurduğu Yolsuzlukla Mücadele Vakfı’nın sembolünü taşıyan herhangi bir nesnenin taşınmamasını da var.
Bir hafta öncesine kadar yetkilileri oğlunun cesedini alıkoymakla suçlayan annesi Lyudmila dışında, Navalni’nin cenaze törenine hangi aile üyelerinin katılabileceği bilinmiyor.
Navalni’nin çocukları Daria (23) ve Zakhar (15) yurt dışında yaşıyor.
Eşi Yulia’nın şu anda Rusya’da yaşamadığı tahmin ediliyor, ancak Navalni’nin ekibiyle yaptığı çalışmalar ve eşinin ölümünden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i suçlayan açıklamaları nedeniyle geri dönmesi halinde tutuklanma riskiyle karşı karşıya.
Yetkililerin günlerdir Navalni’nin ekibinin muhalefet lideri için halka açık bir veda töreni düzenleme girişimlerini engellemeye çalıştığı bildiriliyor.
Salı günü Yarmysh, Navalni’nin ekibinin cenaze törenini düzenleyecek bir yer bulmakta zorlandığını söyledi. Yarmysh’in açıklamalarına göre, bazı cenaze evleri tamamen dolu olduklarını iddia ederken, diğerleri kendileriyle çalışmalarının “yasak” olduğunu kaydetti.
Navalny’nin eşi Yulia, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, cenazenin barışçıl mı geçeceğini yoksa polisin veda etmeye gelenleri gözaltına mı alacağını bilmediğini söyledi.
]]>Navalni’nin annesinin üç gündür oğlunun cenazesine erişemediği belirtiliyor.
Navalni’nin sözcüsü Kira Yarmysh, Navalni’nin annesinin bugün oğlunun tutulduğu cezaevinin yakınındaki kasabada bulunan morgu ziyaret etmek istediğini ancak girişine izin verilmediğini söyledi.
Onunla birlikte morga giden avukatlardan birinin “dışarı atıldığını” söyleyen Yarmysh, görevlilerin Navalni’nin cesedinin orada olup olmadığı sorusuna yanıt vermediğini belirtti.
Rus cezaevi yetkilileri, Navalni’nin Cuma günü bulunduğu cezaevi tesisinde yürüyüş yaptıktan sonra rahatsızlandığını ve bilincini kaybettiğini, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak öldüğünü duyurdu.
Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, cezaevi yetkililerinin Navalni’nin ölümüyle ilgili tüm incelemeleri yaptığını açıkladı.
Ancak Kira Yarmysh, Navalni’nin ölümünü araştıran komitenin ilgili soruşturmanın genişletildiğini ve ölüm nedeninin hala “bilinmediğini” söylediğini aktardı.
Sosyal medya platformu X’ten yaptığı paylaşımda Yarmysh, “Yalan söylüyorlar, zaman kazanmaya çalışıyorlar ve bunu gizlemiyorlar bile” ifadelerini kullandı.
Yarmysh, incelemenin neden geciktiğine dair resmi bir açıklama yapılmadığını, ne zaman sonuçlanacağının bilinmediğini söylüyor.
Navalni’nin ekibi, Kremlin yetkililerini ölümle ilgili “izleri örtmekle” suçluyor.
Ekip, Navalni’nin bedeninde herhangi bir yaralanma belirtisi olup olmadığını kontrol etmek istiyor.
Navalni üç yıl önce askeri alanda kullanılan bir sinir gazı ile zehirlenmiş, tedavi için yurt dışına gitmesi ise yetkililer tarafından geciktirilmişti.
Nerede tutuluyordu?
47 yaşındaki muhalif lider, 2021’den bu yana Rusya’nın ücra bir bölgesindeki cezaevinde tutuluyordu. Navalni’nin 19 yıllık hapis cezası vardı.
Navalni’nin tutulduğu IK-3 ‘Kutup Kurdu’ adlı cezaevi tesisi, Moskova’nın 1900 kilometre kuzeydoğusundaki Harp’ta bulunuyor.
Tesis, Kuzey Kutup Bölgesi’nin kuzeyinde yer alıyor ve kış aylarında hava sıcaklığı -30 dereceye kadar düşebiliyor.
Tesis o kadar ücra bir yerde ki ziyaretçilerin bölgeye ulaşması neredeyse imkansız.
Navalni daha önce Moskova’dan yaklaşık dört saat uzaklıktaki Melekhovo’daki cezaevinde tutuluyordu.
Hapishanede geçirdiği süre boyunca Navalni çeşitli sağlık sorunları yaşadı.
2020 yılında Noviçok adlı kimyasal madde ile zehirlendi ve ardından tedavi için Almanya’ya götürüldü.
22 Ocak’ta Navalni, IK-3 tesisindeki gardiyanların Rus milli marşını çalmak için herkesi sabah 05:00’te uyandırdığını anlatmıştı.
Navalni, “Ve hemen ardından ülkedeki en önemli ikinci şarkı: Shaman’ın ‘Ya Russky’ geliyordu” demişti.
Bu şarkı “Ben Rus’um” anlamına geliyor ve Rusya’da Putin’in resmi olmayan bir marşı haline geldi.
Yulia Navalnaya: Ben korkmuyorum, siz de korkmayın
Navalni’nin eşi Yulia Navalnaya bu sabah sosyal medya platformu X’ten video aracılığıyla yeni bir açıklama yaptı.
Eşinin çalışmalarını kendisinin sürdüreceğini ve Rusya için savaşmaya devam edeceğini söyleyen Yulia, “Merhaba ben Yulia Navalnaya. Benim yerimde bir başkasının olması gerekiyordu ama o kişi Vladimir Putin tarafından öldürüldü” dedi.
“Putin, Kuzey Kutup Bölgesi’nin ötesinde bir hapishanede, Aleksey Navalni’yi sadece bir insan olarak öldürmekle kalmadı, umudumuzu, özgürlüğümüzü ve geleceğimizi de öldürmek istedi” diyen Yulia şöyle devam etti:
“Putin’in üç gün önce Aleksey’i neden öldürdüğünü tam olarak biliyoruz. Yakında size anlatacağız. Aleksey için yapabileceğimiz en önemli şey savaşmaya devam etmek.”
“Ben korkmuyorum, siz de korkmayın” diye devam eden Yulia, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Sizi yanımda durmaya çağırıyorum. Sadece bizi saran ve bir türlü bırakmayan keder ve bitmek bilmeyen acıyı paylaşmaya değil, sizi ayrıca geleceğimizi öldürmeye yeltenenlere karşı duyduğumuz öfke ve nefreti paylaşmaya çağırıyorum.
“Sizinle Aleksey’in sözleriyle konuşuyorum ve buna yürekten inanıyorum. Az şey yapmanın utanılacak bir yanı yok. Ama hiçbir şey yapmamanın utanılacak bir tarafı var.
“İhtiyacımız olan şey özgür, huzurlu ve mutlu bir Rusya. Kocamın hayalini kurduğu geleceğin harika Rusya’sı. Benim yaşamak ve çocuklarımızın büyümesini istediğim ülke. Sizinle birlikte inşa etmek istediğim ülke. Aleksey Navalni’nin hayal ettiği ülke. İhtiyacımız olan şey bu.
“Ancak bu şekilde yaptığı akıl almaz fedakarlık boşa gitmemiş olacak.”
AB, Navalni adına Rusya’ya yaptırım uygulanmasını önerdi
Birçok ülke lideri geçtiğimiz günlerde yaptıkları açıklamalarda Navalni’nin ölümünden Kremlin’i sorumlu tuttu.
ABD Başkanı Joe Biden Putin’in sorumlu olduğunu söyledi ve Ukrayna’ya yönelik yardımlara muhalefet eden Donald Trump ve Cumhuriyetçileri eleştirdi.
ABD’nin Navalni’nin ölümüyle ilgili olarak Rusya’ya yönelik yaptırım düşünüp düşünmediği sorusunu yanıtlayan Biden, birden çok seçenek üzerinde düşündüklerini kaydetti.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü, Navalni’nin ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, “Tamamen şeffaf ve güvenilir bir soruşturma” beklediklerini kaydetti.
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Navalni’nin cesaretini hayatıyla ödediğini söyledi.
Navalni’nin eşi Yulia Navalnaya ise “Bu korkunç habere inanıp inanmamam gerektiğini bilmiyorum” dedi.
Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bugün AB Dış İlişkiler Konseyi için AB liderlerinin bir araya geldiği Brüksel’de konuştu.
AB’nin Rus muhalefetine bir “destek mesajı” göndermesi gerektiğini söyleyen Borrell, insan hakları ihlallerinden sorumlu kişi ve kurumları hedef alan yaptırımların Navalni’nin adıyla yeniden isimlendirilmesini önerdi.
Güvenlik Konseyi üyelerinin bugünkü toplantıda Moskova’ya yönelik yeni yaptırımları görüşmesi bekleniyor.
Görüşmelere Yulia Navalnaya’nın da katılması öngörülüyor.
]]>Daha önceden sinir gazıyla zehirlenen ancak hayatta kalan Navalni, 19 yıl hapis cezasını çekmek üzere Moskova’nın 1900 kilometre uzağındaki ücra bir hapishanede tutuluyordu.
Rusya’da uzun yıllardır yolsuzluklara karşı mücadele eden ve kamuoyu oluşturmaya çalışan Aleksey Navalni, Putin’in partisini ‘Sahtekârlar ve hırsızlar’ olarak nitelemişti.
Navalni, Putin’in yıllar içerisinde kurduğu sistemin ‘Rusya’nın kanını emdiğini’ söylüyor ve ülkenin adeta bir feodal düzenle yönetildiğini savunuyordu.
Navalni, yıllar içerisinde Putin’e karşı birçok toplumsal harekete öncülük yapmış bir isimdi. Düzenlediği protesto gösterilerine binlerce kişi katılmıştı.
Ancak Navalni hiçbir zaman seçimlerde Putin’in rakibi olamadı. 2018 başkanlık seçimlerinde aday olması engellenmişti. Gerekçe, Rusya’da dolandırıcılık suçundan hüküm giymiş olmasıydı.
Navalni, kendisine yöneltilen suçlamaları hiçbir zaman kabul etmedi. Açılan davalar ve verilen cezaları, ‘Kremlin’in muhaliflerden intikam alma çabası’ olarak niteledi.
Siyaset sahnesinde yükselişi
Navalni’nin Rus siyasi sahnesindeki yükselişi 2008 yılında başlamıştı.
Rusya’nın büyük kamu şirketlerinde yaşandığını ifade ettiği yolsuzlukları blogunda kaleme alıyordu.
Uyguladığı yöntemlerden birisi, devlete ait büyük petrol şirketlerinde, bankalarda ve diğer kuruluşlarda azınlık hissedarı olup toplantılarda yetkililerin çok da hoşuna gitmeyen kamu finans hesaplarına dair sorular sormaktı.
Siyasi mesajlarını topluma ulaştırmak için sosyal medyayı etkin biçimde kullandı.
Özellikle genç kitlelerin desteğini çekmek için çalışmalarını yürüttü. Kullandığı dilde kısa ve öz mesajlar vermeye çalıştı, Putin ve çevresindekilere yönelik alaycı bir üslubu benimsedi.
Navalni’nin kamu şirketlerine yönelik eleştirileri kısa sürede Putin iktidarına ve Birleşik Rusya Partisi’ne yönelik bir tepkiye evrildi.
2011’deki milletvekili seçimleri öncesinde blog takipçilerine ‘Birleşik Rusya hariç herhangi bir partiye oy verin’ çağrıları yaptı, Birleşik Rusya’yı ‘Sahtekârlar ve hırsızlar partisi’ olarak tanımladı. Navalni o seçimde kendisi aday olmamıştı. Ama taktığı lakap bir slogana dönüştü.
Birleşik Rusya, 2011 seçimlerini kazansa da oy oranı gerilemişti. Ayrıca oy sayım işlemlerinde usulsüzlük iddiaları da seçim zaferini gölgeliyordu.
Başkent Moskova dahil birçok büyük kentte hükümet karşıtı protestolar düzenlendi.
5 Aralık 2011’deki ilk protesto gösterileri sırasında Navalni gözaltına alınmış ve 15 gün boyunca hapiste tutulmuştu.
Serbest bırakıldığı gün yeniden gösterilere katıldı ve kalabalıklara hitap ettiği konuşma o güne kadarki en büyük protesto gösterisi haline geldi.
Navalni’nin 24 Aralık 2011’de Moskova’da yaptığı konuşmayı 120 bini aşkın kişi dinlemişti.
Dolandırıcılık suçlamasıyla beş yıl hapis
Ardından Başkanlık seçimleri düzenlendi ve Putin ezici bir üstünlükle seçimi kazandı.
Hemen ardından ise Navalni hakkında bir dizi yasal süreç başlatıldı. Navalni’nin hukuk diplomasının gerçek olup olmadığı dahi soruşturuluyordu.
2013 yılında Kirov kentinde aleyhinde dolandırıcılık suçlamasıyla açılan davada hüküm giydi ve beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Batılı ülkeler ve Rusya’daki muhalifler bu yargı kararının tamamen siyasi olduğunu savundular.
2015 yılında beklenmedik bir şekilde tahliye edildi. Moskova Belediye Başkanlığı seçimlerinde aday olmuştu. Navalni oyların yüzde 27’sini aldı ancak Putin’in desteklediği Sergey Sobyanin seçimi kazandı.
Yine de bu sonuç Navalni için ciddi bir siyasi zafer olarak görüldü. Navalni’nin kısıtlı imkanlarla seçim kampanyasını yürüttüğü, devlet televizyon kanallarında kendisine yer verilmediği hatırlatılıyordu.
Navalni, Moskova seçimlerinde de internet ve sosyal medya üzerinden seçmene ulaşmaya çalıştı.
Navalni’nin dolandırıcılıktan suçlu bulunduğu mahkeme kararı ise temyizdeydi. Rusya Yüksek Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı üzerine hükmü bozdu.
Ancak 2017’de Navalni yine daha suçlu bulundu ve bir kez daha beş yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak cezası ertelendi.
Navalni yaptığı konuşmalarda mahkeme kararını eleştirerek “Amaçları 2018’de başkan adayı olmamı engellemek” demişti.
Zehirlenme ve hapis
Navalni’nin kurduğu siyasi hareket, Rusya’da “aşırılık yanlısı” olduğu gerekçesiyle yasaklandı.
Navalni 2020 yılının Ağustos ayında Noviçok isimli bir sinir gazıyla zehirlendi.
Tedavi için götürüldüğü Berlin’de aylarca hastanede yatan Navalni, 17 Ocak 2021’de Moskova’ya geri döndü.
Destekçilerinin gösterilerle karşıladığı Navalni, burada tekrar tutuklandı.
2021’deki hapis cezası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) gündemine geldi. AİHM, “hayati riski bulunduğu” gerekçesiyle Navalni’nin serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Ancak Navalni o tarihten itibaren tutuklu olarak yargılandı.
2022’nin Mart ayında yolsuzluk ve mahkemeye hakaret gibi suçlardan hapis cezası aldı. Moskova’nın 250 kilometre uzağındaki Melekhovo’da bir cezaevine nakledildi.
Halihazırda şartlı tahliye ihlali, dolandırıcılık ve mahkemeye saygısızlık suçlarından dokuz yıllık hapis cezası devam eden Navalni’ye 2023 Ağustos’unda ‘aşırılık yanlısı örgüt kurmak, finanse etmek ve eylemde bulunmak’ suçlamasıyla 19 yıl daha hapis cezası verildi.
Navalni ise suçlamaları reddetti.
Navalni, karardan önce sosyal medyada paylaştığı bir mesajda, diğer muhalifleri korkutmak için tasarlanan “Stalin” tarzı bir hapis cezasına çarptırılacağını düşündüğünü söyledi.
Navalni’nin geçmişte yaptığı yabancı düşmanı yorumlar ise kendisine yönelik eleştirilerin başında geliyordu.
2007 tarihli bir videoda, etnik çatışmaları ‘diş çürüğüne’ benzetmiş, göçmenleri ise ‘hamamböcekleri’ olarak nitelemişti.
2014 yılında Rusya Kırım’ı ilhak ettikten sonra Navalni’nin tavrı bazı çevrelerde tepki çekmişti.
Navalni, Kırım’ın ilhakının uluslararası hukuka aykırı olmasına rağmen artık bu bölgenin Rusya’nın bir parçası olduğunu ifade ediyordu. Ekho Moskvy radyo kanalına röportaj veren Navalni, “Kırım artık bizim” diyordu.
]]>