Türkiye’nin 31 Mart seçimleriyle birlikte yeni yerel yönetimlerini ve muhtarlarını seçmeye hazırlandığını hatırlatan Aktürk, “Ülke haritamızın bütününü oluşturan 50 bin 412 mahallenin muhtarlarını temsil ettiğimiz Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu olarak son günlerde 1829 yılından bu güne işleyen bir sistemle bu vatana hizmet eden camiamızın işlevselliği konusunun tartışılır hale getirilmeye çalıştığını görüyoruz. Öncelikle belirtmek isteriz ki bu talihsiz açıklamalar camiamızın en basit tanım kavramından bu güne kadar yürüdüğü 195 yıllık hizmet tarihindeki işlevselliğinin tam manasıyla incelenmediğini göstermektedir. II. Mahmut Yeniçeri Ocağı’nı ortadan kaldırması sonucu Yeniçeriler’in yokluğunda tehlikeye meydan vermemek ve küçük birimlerin güvenliğini koruyabilmek için muhtarlık teşkilatını kurmuştur. Bu birimlerin düzenlenmesi ise yasal olarak ilk kez 1864 senesinde gerçekleşmiştir. Bu yasanın adı Teşkil-i Vilayet Nizamnamesi olarak bilinmektedir. 1876 senesinde yapılan İdare-i Umumiye-i Vilayet Nizamnamesi ile muhtarların görevleri daha ayrıntılı ve net bir şekilde ortaya koyulmuştur. Ancak bu yasa ile muhtarlıklar ve mahalli yönetimler ile ilgili bütün düzenlemeler yürürlükten kaldırılmış ve bunun neticesinde muhtarlık görevleri son bulmuştur. Mahalle muhtar ve ihtiyar heyetleri, 1913 tarihli İdare-i Umumiye-i Vilayet Kanunu ile kaldırılmış olduğu halde, varlıklarını mahallelerdeki kamu hizmetlerinin bir gereği olarak 1933 yılına kadar fiilen sürdürmüşlerdir. Bu tarihte çıkartılan 2295 sayılı kanunla varlığı sona erdirilen kuruluşun görevlerini, zabıta ve belediye gibi bazı kuruluşların yapması öngörülmüştür. Ancak 10 yıllık bir uygulama mahalle muhtarlığının boşluğunun doldurulmasının mümkün olmadığı görüldüğünden, 1944 tarihli ve 4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetlerinin Teşkiline Dair Kanun ile Kanunun uygulama şekil ve esaslarına dair 1945 tarihli tüzük çıkarılmıştır ve bugünkü şeklini almıştır. Günümüzde varlığını koruyan ve muhtarlık mahalle yönetimini düzenleyen yasa 05.04.2004 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilmiştir” dedi.
” ‘Muhtar ne iş yapar?’ diyen Anadolu’yu bilmiyor demektir”
Muhtarlık camiasını gereksiz gören akademisyen ve siyasetçiler olduğuna dikkat çeken Aktürk “Geçmişten bu güne uzanan hizmet yolumuzda ki muhtarın, geçmiş tarihimizde oynadığı rol ve önemin toplumsal yapı içindeki, mahallelerimizde ki boşluğunun işlevsellikteki rolü denenerek ispatlanmış ve bu deneyimlerle düzenlenerek bu günlere gelmiştir. İnternet arama motorlarına ‘Muhtar ne iş yapar ?’ yazdığınızda kelime anlamı bakımından ‘seçilmiş kişi’ olarak ifade edilen muhtar; bir köyün ya da mahallerin yönetiminden sorumlu kişi olarak kabul görür. 5 yıllık görev süresi olan muhtar, köy ve mahallelerde tüzel kişiliği temsil eder. Mahalle ve köy halkı tarafından adaylar arasından seçilen muhtar, azaları ile birlikte mahalle ya da köyün idari işlerini yürütür. Bulunduğu bölgenin temsilcisi olmakla birlikte görev alanı içerisine giren bütün toplumsal konular onun sorumluluk alanını da teşkil etmektedir. Bu nedenle muhtarların küçük gibi görünen çok büyük görevleri vardır. Muhtarlık görevi devlet işleyişinin en küçük birimlerinden biri olmasına rağmen bürokrasinin halk ile devlet arasındaki en önemli halkalarından biridirMuhtarın asıl işi devletin hücrelerini oluşturarak halka en çabuk ulaşan ve her konuda en hızlı iletişim kurarak nüfuz eden kişidir. Muhtarlık camiası devletin sahip olduğu en etkin ve hızlı iletim ağıdır. Özellikle Anadolu’da, Güneydoğu’da muhtar yöresel özellikler ve kültürel dengeler için en etkin rolü oynayan kişidir. ‘Muhtar ne iş yapar?’ diyen Anadolu’yu bilmiyor demektir..! Kırsal da doğuda, güneydoğuda ülke coğrafyasına hakim değil demektir. Muhtarlar, pandemide, afette, uyuşturucu ile mücadelede nasıl bir rol üstlenmiş ve yönetmekte kendi başarısını ispatlamış durumdadır. Özellikle mahallenin ekonomik haritasına hakim çalışmaları yardımlaşma, var ile yok olanı buluşturma, mahallesine kazandırdığı hayırsever destekli yapılarla her şeyi devletten beklemeden devletin yolunda nasıl yürünür nasıl desteklenirin sayısız örnekleriyle devlet millet işbirliğinin en candan örnekleridir” ifadelerini kullandı. – TRABZON
]]>Yerel seçimlerin yapılacağı 31 Mart’a sayılı günler kala belediye başkan adaylarının yanı sıra muhtar adayları da çalışmalarını hızlandırdı. Adaylar, mahallelerindeki seçmenlerin oyunu alabilmek için kimi zaman dikkat çekici vaatlerde bulunuyor. 2023 verilerine göre 103 bin 944 nüfusa sahip, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinin 131 mahallesinden biri olan kırsal Yamanlı Mahallesi Muhtar Adayı Necati Eren de o adaylardan biri. İlçe merkezine 10 kilometre mesafedeki 250 haneli 420 nüfuslu mahallenin, mevcut muhtarı ile birlikte 3 adayından 1’i olan vücut geliştirme sporcusu ve antrenörü Eren, 387 seçmenin oyunu almak için evlerini boyama sözü verdi. ‘Boyasız ev kalmayacak’ vaadini yerine getirmek için de boyacı tulumu giyip, kolları sıvayıp kendi imkanlarıyla tedarik ettiği boyalarla, mahalledeki evlerin dış cephelerini badana yapmaya başladı.
‘BOŞ VAATLE BAŞLAMAK İSTEMEDİM’
Şu ana kadar 13 ev ile mahalle okulunun dış cephe boyasını tamamlayan Eren, bir süre Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşadığını ve oradaki her evin dış cephesinin aynı renk olmasından esinlendiği için böyle bir vaatle seçmenden oy istediğini belirtti. Kendi başına gerçekleştirebileceği vaatlerle seçmenin karşısına çıkmaya dikkat ettiğini söyleyen Eren, “Seçime daha 2 ay kala, boya işlerine başladık. En çok söz verdiğimiz iş, köyümüzü güzel bir hale getirmek. Köyümüzde boyanmadık ev bırakmamak amacıyla çıktığımız hizmet yarışında köylerimizin evlerini, boyamaya başladık. Seçime kadar, havalar el verdiğince boyayacağız. Sözümüzde duracağız. Muhtar olduktan sonra da bu işe daha sıkı bir şekilde sarılıp, köyde boyanmadık ev bırakmayana kadar boyayacağız. Seçim vaatleri arasında, verdiğimiz vaatlerden ilk yapmak istediğim, kendim Ege’de yaşadığım için, Ege’deki köyleri gördüm. Oradaki güzel köyler haline köyümüzü getirmek istiyorum. Boş vaatle başlamak istemedim. Kendi yapabileceğimiz vaatlerle çalışmalara başladık. Belediye hizmetlerinin dışında, kendimiz ne yaparız diye düşündük. Bunun dışında insanlarımıza ne hizmet veririz, neler verebiliriz, bunları konuştuk. İnsanların isteklerini göz önünde bulundurarak vaatleri sıra sıra yazdık. Yapabileceklerimiz arasında en başta köyümüzü güzelleştirmek, rengarenk bir köy haline getirmek vardı. Bunu, seçime kadar yapabildiğimiz kadar yapacağız. Muhtar olmasak da helali hoş olsun, bizden olsun. Biz sadece hizmet aşkıyla geliyoruz” diye konuştu.
‘DAHA ADAYKEN BU İŞLERİ YAPARSA, MUHTAR OLDUKTAN SONRA NELER YAPAR’
Buradan tüm Yamanlı halkına seslendiğini söyleyen Eren, “31 Mart’ta bize destek vermenizi ve bu destek karşılığında söz verdiklerimizi yerine getirmemiz için bize bir şans vermenizi rica ediyorum” diyerek oy isterken, evinin boyanmasını pencereden izleyen mahalle sakinlerinden İbrahim Koruk (68), “Allah razı olsun muhtarımızdan. Bu işe kendini adadı. Bu işi yapacak bu. Daha adayken bu işleri yaparsa, muhtar olduktan sonra neler yapar bilemeyiz” sözleriyle memnuniyetini dile getirdi.
]]>Kalfat beldesi, ilgili kanun gereği nüfusu 2 binin altına düşünce 2014 yılında köye dönüştürüldü.
Vatandaşların itirazı üzerine uzun süren dava sürecinin ardından Kalfat, 2023 yılında yeniden belde statüsüne kavuştu.
Kalfat’ta, 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerine kadar Çankırı Valiliğince Orta Kaymakamı Erkan Minuz “belediye başkan vekili”, mevcut muhtar Bayram Tavukçu “dört mahallenin muhtarı” olarak görevlendirildi.
En son 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde belediye başkanlığı için oy kullanan yöre halkı, 15 yıllık aradan sonra yeniden Kalfat Belediye Başkanını seçmek için sandık başına gidecek olmanın heyecanını yaşıyor.
“Muhtarlıkla idare etmek zor”
Muhtar Bayram Tavukçu, AA muhabirine, 2019 yılında muhtar seçildiğini, bu süreçte Kalfat’ın yeniden belde olması için çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Uzun uğraşlar sonucunda yeniden belediye statüsü kazandıkları için mutlu olduklarını belirten Tavukçu, “Belediye olmadığı zaman bizim Kalfat 1200 hane. Bu 1200 hanenin içinden çıkmak gerçekten çok zor. Muhtarlıkla idare etmek zor. Onun için emeği geçenlerden Allah razı olsun. Yeniden belediye başkanı seçeceğimiz için mutluyuz.” dedi.
“Şu anda 2040 nüfusumuz var”
Kalfat’ın daha fazla gelişeceğine inandığını anlatan Tavukçu, “Doğal gaz gelmesini, yolların düzelmesini bekliyoruz. Burada 4 mahalle Hacıhasan, Hatipler, Sünnetçiler, Nevzat Ayaz var. Seçimlere kadar 4 mahallenin muhtarı da benim. Şu anda 2040 nüfusumuz var. Bizim açımızdan da vatandaş açısından da belediye olmamız iyi oldu. İnşallah beldemizin bundan sonra daha iyi hizmet alacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kalfat’ın köye dönüştürülmeden önceki son belediye başkanı Mustafa Bal da belediyenin kapanmaması için çok mücadele ettiklerini ancak sonuç alamadıklarını anlattı.
Beldede 2009-2014 yılları arasında belediye başkanlığı yaptığını belirten Bal, şöyle devam etti:
“2014 yılından sonra belediyemiz kapatıldı. Daha sonra dava açtık. Bu konuda yoğun uğraş verdik. Beldemiz sakinlerinden İsmail Doğan davayı devam ettirmek istedi, dosyayı kendisine teslim ettik. Dava süreci yeniden başladı ve sağ olsun arkadaşlar kazanmış oldu. 2023 yılında tekrar belde olduk. 10 yıllık süreçte Kalfat yaşayacağını yaşadı. On yıllık hizmet kaybı olduğu gibi garajımızda 22 aracımız vardı. İlçe belediyelerinde olmayan araçlarımız vardı. Bu süreçte kaybolan haklarımızın iadesini istiyoruz.”
“Daha iyi hizmet alacağımıza inanıyoruz”
Kalfat’ın yeniden belde olması için mücadele verenlerden İsmail Doğan da emekli olduktan sonra 2016’da Kalfat’a yerleştiğini dile getirdi.
Köyüne yerleştikten sonra belde statüsünün kaybedilmesinden dolayı üzüntü duyduğunu anlatan Doğan, şunları kaydetti:
“Belediye ile yönetilirken tek muhtara kalmış. Muhtarımız da bir şeyler yapmaya çalışıyor ama yetişemiyor. Sorduk, soruşturduk ne yapabiliriz diye. Benim adıma gittik mahkemeye başvurduk. Gençler, avukat yeğenim uğraştı mahkeme güzel sonuçlandı. Zorlu süreçlerden geçtik ama hamdolsun sonu güzel oldu, bundan sonra da güzel olacağını ümit ediyoruz. Burası büyük bir yer, muhtarlıkla idare edilecek yer değil.”
Tekrar belde statüsü kazanmalarının ardından beldelerine aile sağlığı merkezi, PTT şubesi açılması gibi birçok beklentilerinin olduğunu belirten Doğan, “İlk etapta beklentimiz doğal gaz, yol ve su. Zaten başka ne beklentimiz olsun. Daha iyi hizmet bekliyoruz.” diye konuştu.
Belde sakinlerinden Hasan Hüseyin Kalay da şu anda çok mutlu ve huzurlu olduklarını, nüfuslarının daha da artmasını ve giden belediye araçlarının geri gelmesini istediklerini kaydetti.
]]>