Bakan Bolat, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Texhibition Fuarı’nın açılışında, tekstil ve hazır giyimin bu topraklardaki ilk sanayi sektörü olduğunu ifade etti.
Tekstil ve konfeksiyon sektöründe yılın ilk 2 ayında ciddi bir iyileşmenin sinyallerinin alındığını dile getiren Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tekstil ve hammadde ihracatında ocak ve şubatta yüzde 6’lık artış var. İhracatımız 1 milyar 587 milyon dolar oldu ve inşallah 2023 yılındaki 9 milyar 456 milyon dolar seviyesini aşacağız. Konfeksiyon sektöründe azalma trendi de minimuma doğru yaklaştı. Yüzde 4,5’ti. Onlar da ilkbahardan itibaren inşallah baharı görmeye başlayacak ve Avrupa’daki, Amerika’daki talebin de artışıyla beraber konfeksiyonda da rakamları iyileştireceğiz. 2023’te tekstil ve konfeksiyon yaklaşık 33 milyar dolar ihracat yaptılar. Allah sizlerden razı olsun. Bu başarıdan dolayı hükümetimiz adına sizi tebrik ediyoruz. Değerli arkadaşlar biz Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçıların yanındayız. Bütçemizin yüzde 60’ını size tahsis ediyoruz.”
İhracatçılara sağlanan destekler
Bolat, tekstil ve konfeksiyon sektörünün “Yeşil Mutabakat”a uyumunun öneminden bahsederek, Avrupa Birliğine ihracat yaparken dezavantajlı duruma düşülmemesi için yeşil dönüşüme uyumun çok önemli olduğunu vurguladı.
Bu konuda verdikleri destekleri anlatan Bolat, kısa süre önce hayata geçirilen Yeşil Mutabakat’a Uyum Projesi Desteği kapsamında şirketlerce alınan danışmanlık hizmeti giderlerinin 10 milyon liraya kadar Ticaret Bakanlığı tarafından destekleneceğini anlattı.
Bolat, ihracatçılara yönelik kurumlar vergisinde sağlanan avantajlardan ve Türk Eximbank tarafından verilen finansmandan bahsederek, “Eximbank’ın sermayesi 9 ay içinde üçüncü defa artırıldı. Turquality tanıtım projesi desteğinde yaptığımız değişikliklerle tekstil ve hazır giyim ihracatçılarına tanıtım ve marka desteği vereceğiz. Tekstilin merkezi olan deprem bölgesindeki illerimiz için Turquality destek programlarını bir yıl daha uzattık.” diye konuştu.
“Türkiye, 2023 yılında 1 trilyon 119 milyar dolar milli gelire ulaştı”
Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye’nin tekstil, hazır giyim ve diğer ilgili sektörlerde üretim ve tedarik üssü olmaya devam ettiğini söyledi.
Kovid-19’un tedarik zincirinin önemini ortaya çıkardığını dile getiren Bolat, “(Salgın) Türkiye’nin 2-3 günde tedarik, lojistik yapan ve çok kaliteli ürünler satabilen bir ülke olduğunu gösterdi ve ihracatımıza büyük bir destek ve motivasyon sağlamış oldu.” diye konuştu.
Bolat, Türkiye’nin yüzde 4,5 büyümeyle 2023’ü Avrupa Birliği ülkeleri arasında birinci, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ikinci, G20 ülkeleri arasında dördüncü sırada kapattığını kaydederek, Cumhuriyet tarihinde 1 trilyon dolar eşiğinin ilk kez aşıldığını ve 1 trilyon 119 milyar dolarlık milli gelire ulaşıldığını anlattı.
Türkiye’nin kişi başına milli gelirinin 13 bin 110 dolara yükseldiğini kaydeden Bolat, “Tabii bazıları, seçim de var ya, sürekli kriz edebiyatı, felaket tellallığı yapmaya çalışıyor. İmalat Satın Alma Müdürleri göstergesine göre PMI, şubat ayında 50,2’ye yükseldi. Biliyorsunuz 50 dengedir. 50’nin üstüne çıkınca imalat sanayi gaza basmaya başlamış demektir.” ifadelerini kullandı.
Bu göstergenin 8 ay sonra ilk defa 50’nin üstüne çıktığına işaret eden Bolat, şubatta imalat sanayisi kapasite kullanma oranının yüzde 77 olduğunu açıkladı.
Bolat, “Zaten yüzde 78, yüzde 79’u görmek hemen hemen çok zor. Yeni yatırımlar gerektiriyor. Yani imalat sanayisi çalışıyor. Sanayi üretimi aralık ayında 5 aydan sonra ilk defa bir önceki aya göre büyük bir artış gösterdi. Yüzde 2,4 arttı. Yıllık bazda da yüzde 1,6 arttı.” diye konuştu.
Bolat, istihdamın 2023 yılında 913 bin kişi arttığını ve 32 milyon 100 bin kişiye ulaştığını belirterek, işsizlik oranının aralıkta yüzde 8,8’e gerilediğini söyledi.
Genç nüfusta işsizlik oranının yüzde 15,5’e gerilediğini, istihdam oranının yine bir rekor oran olan yüzde 53,1’e yükseldiğini dile getiren Bolat, “255,8 milyar dolar mal ihracatıyla yılı kapamıştık.” dedi.
Bolat, ithalatta gerileme sağlamayı başardıklarını ve ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 75’e yükseldiğini, dış ticaret açığında iki ayda 13,5 milyar dolar tasarruf sağladıklarını, mayısta 122,5 milyar dolar olan dış ticaret açığının şubatta 93 milyar dolara gerilediğini kaydederek, 9 ayda 29 milyar dolar gerileme sağladıklarını söyledi.
Bakan Bolat, Türkiye’nin dövize ihtiyacının azaldığını, dış ticaret açığının ve cari işlemler açığını kapatarak bunu başardıklarını sözlerine ekledi.
Konuşmalarının ardından açılış kurdelesinin kesildiği törene İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ve İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz ile çok sayıda davetli katıldı.
]]>Girişimci İşadamları Vakfı (GİV) tarafından Bahariye Mevlevihanesi’nde düzenlenen “Girişimci Buluşmaları” toplantısında konuşan Sırakaya, 2002 yılında AK Parti’nin seçimleri kazanmasıyla milletin iradesinin iktidara geldiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Milletin iradesinin üzerinde güç tanımadım” diyerek darbe girişimleri ve engellemelere karşı dik bir duruş sergilediğini ifade eden Sırakaya, AK Parti ve Erdoğan’ın millete rağmen değil milletle birlikte siyaset yaptığını belirtti.
AK Parti döneminde, devletin yüceltilerek her şeyin üzerinde görülen bir anlayıştan milletin yüceltilip öncelendiği bir anlayışın hakim olduğunu dile getiren Sırakaya, bu dönemde bir diğer önemli hususun ise milletin öz güven kazanması olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin yatırım ve ticaretine ilişkin rakamlar paylaşan Sırakaya, “Bütün Cumhuriyet tarihi boyunca gerçekleşmiş olan doğrudan yatırım 15 milyar dolarken, bu miktar 100 milyar dolarların üzerine çıkarıldı. Türkiye’nin ticaret hacmi 87 milyar dolarken bu 617 milyar dolara çıkarıldı. Türkiye’deki ihracat rakamları 35 milyar dolar seviyesindeyken bugün artık 255 milyar dolar seviyelerinde.” ifadelerini kullandı.
Üretim ve ihracatın önemine dikkati çeken Sırakaya, bugün 57 İslam ülkesinin toplam ihracatının 1 trilyon 700 milyar dolarken, Almanya’nın ise tek başına ihracatının 1 trilyon 600 milyar dolar olduğunu belirtti.
Petrol ve doğal gaz ihracatı düşüldüğünde İslam ülkelerinin toplam ihracatının 550 milyar dolar civarında olduğunu aktaran Sırakaya, bunun 255 milyar dolarının ise Türkiye’ye ait olduğunu kaydetti.
Bugün dünyada adaletsizliğin çok net görüldüğünü vurgulayan Sırakaya, Birleşmiş Milletlerin (BM) yapısını eleştirerek, şöyle konuştu:
“Dünyada zulüm ortamını sonlandıracak uluslararası bir yapıdan bahsedemiyoruz. BM’nin kendisi adaletsizlik içerisinde boğuşurken dünyaya adalet dağıtabilme imkanı asla söz konusu değildir. BM’nin 5 tane daimi üyesi var. 198 ülkenin bir araya geldiği BM Genel Kurulu var ama hiçbir hükmü yok. Uluslararası Adalet Divanı’nın aldığı kararı uygulayabilmek 5 daimi üyenin iki dudağı arasında. Dünya 5 ülkeye mahkum. Bu 5 ülkenin içerisinde 1,2 milyarlık Afrika yokken 500 milyonluk Avrupa’dan iki temsilci var. Kültürler arası ilişkiye baktığımız zaman 4 Hristiyan ülkesi var ama 1,5 milyarlık İslam aleminden bir ülke yok. Ne demografik, ne kültürel, ne dini, ne coğrafi olarak bir adalet yok. Yanlıştan doğru üretme imkanı yoktur.”
Girişimci ruhun önemine dikkati çeken Sırakaya, adaletin sağlanması için bunun önemli olduğunu ifade etti.
Yurt dışında Türkiye’nin uzun yıllarca “Turkish delight”, “Turkish kebap”, “Turkish hamam” ile bilindiğini belirten Sırakaya, bugün 130 ülkeye ve 346 noktaya uçan THY’nin bulunduğunu dile getirdi.
Bunun sadece uçuş ağı olarak düşünülmemesi gerektiğini belirten Sırakaya, “THY dışında 161 olan dış temsilcilik sayımızın 261’e ulaştığını görüyoruz. Dünyada en fazla temsilciliği olan üçüncü ülkeyiz. 2002 yılında Afrika’daki büyükelçilik sayımız toplam 12 idi. Bugün bu rakam 42. Bu temsilcilik sayıları aynı zamanda sizin gibi girişimci insanların oraya gittikleri zaman muhataplarının olması ve ticaretimizi şekillendirebilecek bir altyapının, ağın oluşmasını sağlamaktadır.” diye konuştu.
GİV Genel Başkanı Mehmet Koç, vakıf olarak girişimcilik ekosisteminin gelişmesi için çalıştıklarını ifade ederek, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu her alanda ellerinden geleni yaptıklarını dile getirdi.
Türkiye’de girişimciler için sağlanan imkanların ABD dahil dünyanın hiçbir yerinde olmadığını belirten Koç, Türkiye’nin üretim ve pazar olarak değerli bir ülke olduğunu söyledi.
Program sonunda Koç, Sırakaya’ya İstanbul’un fethine ilişkin tablo hediye etti.
]]>Bakan Bolat, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğince (MÜSİAD) Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu kapsamında düzenlenen Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılışında konuştu.
Bolat, kongrenin ve fuarın Türk ve Suudlu iş dünyası üyelerine ticaret ve yatırım açısından çok büyük faydalar sağlayacağına işaret ederek, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında var olan kardeş ve dostça ilişkilerin siyaset, ekonomi, ticaret, yatırım, turizm ve kültür gibi her alanda çok daha ileri seviyelere yükselmesine büyük katkılar sunacağını vurguladı.
Ticaret Bakanlığı olarak Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın gerçekleştirilmesine destek verdiklerini dile getiren Bolat, Türk firmalara yurt dışı fuarlara katılmaları için sundukları desteklerden bahsetti.
İhracatçılara hem yurt dışında hem de Türkiye’de sundukları desteklerin devam edeceğinin altını çizen Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü.
“Bugünkü Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nda yapı ve inşaat, kapı ve pencere, iklimlendirme, elektrik, aydınlatma, gıda, kozmetik, makine, ambalaj, mobilya tekstil, sağlık, mutfak ekipmanları ve hizmetler alanlarında Türk firmalar ürünleri sergiliyor. 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu ise dünyanın diğer ülkelerinden gelen Müslüman iş insanlarının Suudi Arabistanlı ve Türk meslektaşlarıyla buluşmalarına ve iş yapmalarına büyük katkı sağlayacaktır. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler çok iyi düzeyde ilerlemektedir.”
Bolat, iki ülke liderinin karşılıklı ziyaretlerinden bahsederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdülaziz ile Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın bu konudaki kararlı ve yüksek iradesine işaret etti.
“Orta vadede 10 milyar dolar karşılıklı ticaret için var gücümüzle çalışacağız”
Bakan Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminde yaşanan artışa değinerek, Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Macid el-Kasabi ve diğer mevkidaşlarıyla yaptıkları görüşmelerde çok önemli projelerin gündeme geldiğini söyledi.
Ticaret hacmindeki artışın süreceğini dile getiren Bolat, “2024, Allah’ın izniyle, Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki ekonomik ilişkilerde altın bir yıl olarak yerini alacaktır. Zaten yılın ilk 2 ayında da Türkiye olarak bizim ihracatımızda yüzde 56’lık bir artış gerçekleşmiştir. Orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaretimiz için var gücümüzle çalışacağız.” diye konuştu.
Bolat, özellikle inşaat, inşaat malzemeleri ve savunma sanayisi ürünlerinde, muhtelif projelerin devreye alınmasıyla beraber, karşılıklı ticaret ve yatırımlarda çok büyük bir sıçrama yaşanacağını söyledi.
İki ülke arasında son yıllarda gerçekleşen ekonomik ziyaretlerden ve etkinliklerden bahseden Bolat, çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdiklerini, iş forumları, iş konseyi toplantıları ve alım heyeti gibi programlar düzenlendiğini anlattı.
“İslam ülkeleri ile ticaretimiz 2023’te 132 milyar dolara yükseldi”
Ticaret Bakanı Bolat, tüm dünyada olumsuzluklar ve sıkıntılar yaşanırken Türkiye’nin ihracatını artırmaya ve büyümeye devam ettiğini belirterek, Türkiye’nin gayrisafi milli hasılanın tarihte ilk defa 1 trilyon doları aşarak 1 trilyon 119 milyar dolara yükseldiğini kaydetti.
İhracatta ve dış ticarette son 20 yılda yaşanan gelişmeleri ve ilerlemeleri anlatan Bolat, mal ihracatının 256 milyar dolara, hizmet ihracatının ise 100 milyar dolara yükseldiğini söyledi.
Bolat, “2028 için vizyonumuz mal ihracatında 375 milyar dolar, hizmetler ihracatında da 200 yüz milyar dolara ulaşmak. Tüm üreticilerimizle ve ihracatçılarımızla var gücümüzle çalışacağız.” dedi.
Geleneksel pazarları arasında yer alan AB, ABD ve OECD ülkelerinin yanı sıra İslam ülkeleri ile ihracatı geliştirme ve uzak ülkeler stratejisi sayesinde bu hedefe ulaşmak için çalıştıklarını dile getiren Bolat, Türkiye’nin İslam ülkeleri ile gerçekleştirdiği ticaret konusunda verileri paylaştı.
Bolat, 2002’de 10,7 milyar dolar olan Türkiye’nin bütün İslam ülkeleri ile ticaretinin 2023’te 12 kat artışla 132 milyar dolara yükseldiğini vurguladı.
Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerde geçen yıl bir sıçrama yaşandığını ifade eden Bolat, şunları kaydetti:
“Körfez-Arap İş Birliği Konseyi’nden ülkemize gelen doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 227 milyon dolar iken, 2022’de 16,2 milyar dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ülkemize gelen yatırımlar ise 2002’de 296 milyon dolar iken, 2022’de 21,4 milyar dolara yükselmiştir. Öte yandan ülkemizden Körfez-Arap İşbirliği Konseyi’ne doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 22 milyon dolar iken, 2022’de 171 milyon dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’na yatırımlarımız 2002’de 1,4 milyar dolar iken, 2022’de 5,4 milyar dolara yükselmiştir. Bunun yanında Türkiye Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolardan fazla yatırımı çekmeyi başarmıştır. Ayrıca geçen ay İstanbul’da gerçekleşen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nda eğitimi desteklemek amacıyla Suudi Kalkınma Fonu ve Hazine ve Maliye Bakanlığımız arasında 55 milyon dolarlık kalkınma kredisi anlaşması imzalanmıştır.”
“Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetleri 2023 yılında 3 milyar dolara ulaştı”
Türkiye’deki uluslararası sermayeye sahip şirket sayısının 2002 yılında 5 bin 600 iken 2023 yılında 80 bin 500’e yükseldiğini belirten Bolat, Türkiye’ye yapılan yabancı yatırımların ise 2003-2023 yıllarında 262 milyar dolara, Türkiye’den yurt dışına yabancı yatırımların da 60 milyar dolar seviyelerine ulaştığını aktardı.
Bolat, Türkiye’nin Körfez-Arap İş Birliği Konseyi ülkelerinde 716 proje ile 74 milyar dolarlık müteahhitlik hizmeti verdiğini, Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetlerinin ise 2023 yılında 16 proje ile yaklaşık 3 milyar dolara ulaştığını söyledi.
Türkiye’nin turizm açısından Arap bölgesi için önemli bir destinasyon olduğunu vurgulayan Bolat, Suudi Arabistan’dan ülkeye gelen turist sayısının 2023 yılında 820 binin üzerine çıkarak önemli bir seviyeye geldiğini belirtti.
Açılış konuşmalarının ardından Bakan Bolat ve Suudi Arabistan Ticaret Bakanı el-Kasabi ile beraberindekiler Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılış kurdelesini kesti. Açılışın ardından bakanlar ve beraberindeki heyet fuar alanını ziyaret etti. Türk ihracatçı ve üreticileriyle sohbet eden Bolat, iş insanlarıyla fotoğraf çektirdi.
]]>Şimşek, BloombergHT ve Habertürk ortak yayınında, ekonomideki gelişmelere ilişkin soruları yanıtladı.
Orta Vadeli Program’da (OVP) fiyat istikrarı, mali disiplin ve sürdürülebilir cari açık hedeflerinin olduğunu dile getiren Şimşek, piyasaları bozmamak için Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) kademeli çıkış öngördüklerini söyledi.
Rezervin önemine de değinen Şimşek, “Bir yıl ve daha kısa vadeli borcumuz kadar rezerv düzeyine ulaşmak istiyoruz.” diye konuştu.
Fiyat istikrarını, mali disiplini, sürdürülebilir dış açığı kalıcı hale getirecek yapısal reformların gündemlerinde olduğunu belirten Şimşek, “Program çalışıyor. Bazı alanlarda öngördüğümüzden daha güçlü şekilde çalışıyor. Önemli olan piyasa aktörlerin programa inanmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, risk primiyle bunun özetlendiği kanısında olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin risk priminin 600-700 bandından yaklaşık 300 civarına indiğine dikkati çekti. Bunun Türkiye’nin dış kaynağa makul maliyetlerde erişmesinin önünü açtığını söyleyen Şimşek, “Türkiye’nin ağustosa kadar risk primi, gelişmekte olan ülkelerin çok üzerindeydi. Risk priminin 700’den 300’e inmiş olması bence piyasanın bu programa inandığını gösteriyor.” dedi.
Türkiye’ye finansman girişine de değinen Şimşek, “Geçen senenin ilk 5 ayında net portföy çıkışı 2,9 milyar dolar. Haziran-aralık döneminde ise 11,4 milyar dolar net portföy girişi var. O dönemde reel sektör ve altyapı için proje kredi girişi 8,8 milyar dolar. Türkiye geçen sene piyasalardan tahvil ihracıyla 10 milyar dolar yüksek faizle borçlandı ama artık faizler ciddi şekilde aşağı indi.” ifadelerini kullandı.
“Cari açık, şubat ve mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına inecek”
Geçen mayıs ayında 98,5 milyar dolara inen rezervlerin şu anda 130 milyar doların üzerine çıktığını vurgulayan Şimşek, döviz dönüşümlü mevduatın da dikkate alınması durumunda rezervlerdeki artışın 60 milyar dolar civarında olduğunu söyledi. Kısa dönemde güçlü bir dönüşün çok nadir olduğuna işaret eden Şimşek, programın rezerv, güven ve risk primi boyutunun iyi çalıştığını belirtti.
Bankaların, reel sektörün rollover rasyolarının yükseldiğini anlatan Şimşek, “Büyümede dengelenme, büyümenin kompozisyonunda değişiklik, enflasyonu ve cari açığı kalıcı şekilde aşağı çekmemizi sağlayacak temel koşuldur.” şeklinde konuştu.
Şimşek, yurt içi talebin ve net ihracatın büyümeye etkisine de değinerek, “2023’ün 4’üncü çeyreğinde yurt içi toplam talebin büyümeye katkısı 4,6 puana iniyor. Net ihracatın etkisi eksi 0,6 puan. Bu senenin ilk çeyreğinde, elimizde iki aylık rakamlar var, net ihracatın etkisi pozitife dönmüştür. Bizim de zaten istediğimiz bu. Net ihracatın etkisi pozitife dönsün, iç talep ılımlı hale gelsin.” değerlendirmesinde bulundu.
Mayıs ayında 12 aylık cari açığın 60 milyar doların üzerinde olduğunu, aralıkta ise açığın 45 milyar dolara gerilediğini söyleyen Şimşek, ilk iki aylık dış ticaret açığında geçen seneye göre 13,2 milyar dolarlık iyileşme olduğuna işaret etti. Şimşek, cari açığın şubat ve mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına ineceğini bildirdi.
Program çalışmasıyla cari açığın daraldığını, büyümenin kompozisyonun değiştiğini ifade eden Şimşek, “Ana hedefimiz enflasyonun düşmesi. Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ayın enflasyon rakamıyla ilişkisi zayıftır. Önümüzdeki 12 ay enflasyon düşecektir. Çok net bir şekilde piyasalar, ‘Biz inanıyoruz. enflasyon düşecek.’ diyor. Ona göre fiyatlama yapıyorlar.” dedi.
“Enflasyonu yükseltecek adım atmayacağız”
Şimşek, enflasyon eğiliminin ortaya koydukları hedef patikasıyla uyumlu gittiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“2024’ün ilk yarısı dahil yıllık enflasyon yüksek kalacak dedik. Çünkü, baz etkisi var ve para politikası gecikmeli olarak çalışır. Para politikasının enflasyonu çıpalayacak seviyeye gelmesi daha yeni. 2024’te geçici olarak 2023’ün enflasyonunu besleyen faktörler ortadan kalkacak. Para politikası çalışacak. Kurda reel olarak herhangi bir değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi sistemden çıkacak, vergilerin etkisi seriden çıkacak. Dolayısıyla enflasyonun ineceğini düşünüyoruz.”
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ekibine de destek veren Şimşek, “İlave tedbirler olacak mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Enflasyonu yükseltecek adım atmayacağız. Vatandaşımıza, piyasamıza, iş alemine de sürpriz yapmayacağız. OVP’de maliye politikasıyla ilgili ortaya koyduğumuz vizyon neyse onu uygulayacağız. Programda, ‘Vergi istisnalarını gözden geçireceğiz, istisnalarda verimli etkin olmayanlarla ilgili çalışma yapacağız.’ deniliyor. KDV, kurumlar ve gelir vergisi oranlarında genel bir artış olmayacak. Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne ilişkin yeni bir düzenlemeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik.”
“Bütçe açığını program hedefinin altına çekmek için çaba içindeyiz”
Şimşek, kayıt dışılıkla mücadele ve bazı istisnaların verimli olup olmadığının gözden geçirilmesi dışında özel bir çalışmaları olmadığını söyledi.
Harcamalarda rasyonelleştirmeyi başlattıklarını dile getiren Şimşek, “Harcamaları gözden geçiriyoruz. İdeal olan sıfır tabanlı bir bütçe sistemi. Vatandaş bizden tasarruf ve kamu harcamalarını kontrol altına alınmasını istiyor, haklı. Biz de vatandaşın bu beklentisiyle uyumlu hareket ediyoruz. Ankara’daki Hazine binamız, Konya’daki depremden sonra kolonları çatladı. 20 kişilik uzman ekip geldi, inceledi ve çok riskli çıktı. Bir metrekare yer kiralamadık. Yaklaşık 2 bin kişi kendi bünyemizde, Maliyenin diğer binalarına yerleştik.” ifadelerini kullandı.
Şimşek, taşıtlar konusunda tasarruf edilmesi için yaptıkları çalışmaları da anlatarak, bu konuda hassas olduklarını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce çıkarttığı bir tasarruf genelgesi bulunduğunu kaydetti.
Kurumlara dezenflasyon alanında destek olacaklarını belirten Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:
“Bizim bir bütçe hedefimiz var, geçen sene tutturduk. Geçen sene bütçe hedefi milli gelire oran olarak yüzde 6,4’lük bir açıktı. Biz yüzde 5,2 ile kapattık. Bu sene de ağırlıklı olarak deprem etkisiyle, açık öngörüsü yine milli gelire oran olarak yüzde 6,4 ama o tür bir rakamı görmek istemiyorum. Gelir İdaresiyle, diğer birimlerle çalışıyoruz. Ortaya güçlü bir performans koyacağız. Bütçe açığını öngördüğümüz program hedefinin çok altına çekmek için yoğun çaba içindeyiz. Gelecek seneden itibaren de bütçe açığını kalıcı şekilde milli gelire oran olarak yüzde 3’ün altına çekeceğiz. Böylece Türkiye’nin afetlere karşı imkanını artıracağız.”
Şimşek, yapısal, dijital, yeşil ve sanayide dönüşüm için “aktivist bir sanayi politikası”na geçiş yaptıklarını ifade ederek, bütün bunlar için kaynağa ihtiyaçları olduğunu dile getirdi. Bu kaynağı da bütçe disiplinini sağlayarak elde edeceklerini vurgulayan Şimşek, “Bu kaynakları biz bundan sonra üretken alanlara daha fazla aktaracağız. Yani sanayide dönüşme, dijital dönüşüme, yeşil dönüşüme… Para politikasına maliye politikası olarak en güçlü desteği geçen seneden itibaren verdik. Bütçe açığının öngörülerinin çok altında olması demek aslında dezenflasyona destek demek.” diye konuştu.
(Sürecek)
]]>Partisinin Muğla aday tanıtım mitingi için Muğla’ya gelen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmaris’te iş adamları ve STK temsilcileri ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, STK temsilcileri ile gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada, 31 Mart mahalli idareler seçimleri arifesinde il mitinglerine devam ettiklerini belirterek, “Bugün de Muğlalı vatandaşlarımızın misafiriydik. Bizi bir kez daha bağrına basan Muğlalı kardeşlerimize teşekkür ediyorum. İl ziyaretimizi vatandaşlarımızla buluşmanın yanında iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın nabzını tutma vesilesi olarak da görüyoruz. Türkiye’yi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yolu ile büyütme stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz. Geçen sene yaşadığımız deprem felaketine ve bölgemizde patlak veren çatışmalara rağmen hamdolsun hedeflerimizden kopmadık” dedi.
“2024 yılında hedef 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir”
Türkiye’nin 2024 yılını rekor turist sayısı ile kapattığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizmde 2023 yılını rekor ziyaretçi sayısı ve gelirle kapattık. Bu sene hedefimiz 60 milyon turist sayısı ve 60 milyar dolar gelir. Turizm geliri ve ihracatta yakaladığımız ivme hız kesmeden devam ediyor. Geçen yıl 256 milyar dolarla tarihimizin en yüksek ihracat rakamına ulaşmıştık. Ocak ve şubat ihracat rakamlarımız da oldukça iyi geldi. Şubat ayında ihracatımız bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 13,6 artarak 21 milyar doları aştı. Şubat ayında 12 aylık ihracat, yüzde 6 artışla 259 milyar doları buldu. Büyüme tarafında da olumlu tablo devam ediyor. Geçtiğimiz sene yüzde 4,5 büyüme oranıyla Avrupa Birliği ülkeleri içinde ilk sırada yer aldık. Milli gelirimiz 1 trilyon dolar sınırını geçerek tarihimizde ilk kez 1 trilyon 119 milyar dolara ulaştı. Böylece çok kritik bir psikolojik etabı aşmayı başardık” dedi.
“Üreten, ihracat yapan, çalışan ekonomimize katkı veren herkesin yanında olmayı sürdüreceğiz”
“Bölgede çatışmaların durulup, istikrar arttıkça inşallah daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Enflasyon ve hayat pahalılığı meselesi, tüm dünya gibi bizim de başımızı ağrıtan en önemli konu. Covid-19 salgını ile başlayan, bölgesel çatışmaların olumsuz etkileriyle derinleşen enflasyon hususunda vatandaşlarımızın karşılaştığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. Dış dinamikler ve genel ekonomik gelişmelerle birlikte fırsatçılıktan ve tamahkarlıktan da kaynaklanan bu sorunu mutlaka çözeceğiz. Piyasa gerçeklerinden kopuk bir şekilde fahiş fiyat arttırarak insanımızın lokmasına göz dikenlerle mücadelemiz sürecektir. Fiyat istikrarı ve anti enflasyonist yaklaşımdan taviz vermeden büyüme odaklı ekonomi programımız doğrultusunda gerekli adımları atıyoruz ve atacağız. İnşallah yılsonuna doğru uyguladığımız politikaların etkilerini somut olarak hissetmeye başlayacağız. Bu süreçte üreten, ihracat yapan, çalışan ekonomimize katkı veren herkesin yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.
“Tüm zorlukların üstesinden gelmesini bildik”
Türkiye olarak son yıllarda elde edilen kazanımların arka planında siyasi istikrar ve güven ortamının korunmasının olduğunu açıklayan Erdoğan, “Geride bıraktığımız 21 yıl içerisinde terör saldırılarından darbe girişimine, sokak olaylarından tabi afetlere kadar pek çok sıkıntı yaşadık. Bir başka ülkenin başına gelse yerle yeksan olmasına yol açacak nice sınama ile nice badireyle karşı karşıya kaldık. Birileri bizim daha önceki dönemlerde ülkeyi yönetenlerin başına geldiği gibi tökezleyeceğimizi, hedeflerimizden vazgeçeceğimizi, statükoya teslim olacağımızı düşündü. Ama biz tüm bu zorlukların üstesinden alnımızın akıyla gelmeyi başardık. Son olarak 14-28 Mayıs seçimleriyle ülkemizin güven ve istikrarını hedef alan bir senaryoyu daha yırtıp attık. İşte sizler de takip ediyorsunuz. Daha düne kadar Türkiye’yi birlikte yönetmekten bahsedenlerin ülkemize güya barış, huzur ve demokrasi getirmeyi vaat edenlerin ‘Halil İbrahim sofrası kurduk’ diyerek milletin gözünü boyayanların, velhasıl kendi içlerindeki kavgayı, çekişmeyi ve rekabeti örtmek için hayal satanların ne hallere düştüklerini hepimiz görüyoruz. Ortak değer ve prensipler yerine şahsi çıkarları üzerinde ittifak yapanlar esen ilk rüzgarda darmadağın oldu. Bizim kendileriyle ilgili olarak dile getirdiğimiz eleştirilerin çok daha fazlasını bugün eski ittifak ortaklarına bizzat kendileri söylüyor. Demek ki milletimizin verilmiş sadakası varmış. Milletimiz, 14-28 Mayıs’taki tercih ile Türkiye’nin son 21 yılda çok ağır bedeller ödeyerek elde ettiği kazanımlara sahip çıkmıştır. Ülkemiz altın değerinde bir 5 yıl daha kazanmıştır. Bunu en iyi, en doğru, en etkili şekilde değerlendirmemiz gerekiyor” dedi.
“Türkiye yüzyılı inşasını yerel ve merkezi yönetimlerin el ele vermesi ile gerçekleştirebiliriz”
Türkiye yüzyılının inşasını ancak merkezi idare ve yerel yönetimlerin el ele verip uyum içinde çalışması ile gerçekleştirileceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en çarpıcı örneği depreme hazırlık çalışmalarıdır. Bir taraftan 6 Şubat’ta yaşadığımız büyük felaketin izlerini silerken, diğer taraftan da şehirlerimizi daha dayanıklı hale getirmemiz çok önemlidir. Kentsel dönüşüm projeleri ve şehircilik altyapımızın yenilenmesi başta olmak üzere ülkemizin afetlere karşı hazırlıklarını süratle tamamlamak istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar olarak biz ülkemizi bir an önce depreme hazırlayalım derken, yerel yönetimler aksi istikamette çaba gösterirse kaybeden şehirlerimiz ve vatandaşlarımız oluyor. Aynı şekilde biz hizmet ve eser siyaseti için koştururken mahalli idareler istismar siyaseti ile hareket edince kaybeden yine şehirlerimiz oluyor. Muğla’da, İzmir’de, Hatay’da yıllardır Ankara ve İstanbul’da son 5 senedir bu acı gerçekle maalesef yüzleşiyoruz. Öyle ki, bu şehirlerimizde işlerin daha fazla kötüye gitmemesi, insanımızın daha fazla zorluk çekmemesi için biz sorumluluk üstlendik. Normalde belediyelerin görevi olan hizmet, yatırım ve eserleri de çoğu zaman bakanlıklarımız vasıtasıyla biz yaptık, yapıyoruz. Marmaris ve Fethiye körfezinin balçıktan temizlenmesi için gönderdiğimiz iki adet tarama ve dip temizleme gemisi dün Marmaris limanına ulaştı. Gemilerimiz inşallah bu hafta tarama çalışmalarına başlıyor. Turizmle birlikte diğer alanlarda da şehrimizin ve ilçemizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Tabii asıl umudumuz 31 Mart’ta yerelde bir değişimin başlamasıdır. Marmaris başta olmak üzere tüm ilçeleriyle Muğla’mızı da Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturmayı arzu ediyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nde Aydın hocamızla, Marmaris’te Serkan Yazıcı kardeşimizle el ele vererek inşallah şehrimizi hak ettiği yerlere getireceğiz” dedi. – MUĞLA
]]>Bolat, Adıyaman’da bir otelde düzenlenen şubat ayına ilişkin dış ticaret verilerinin açıklandığı toplantıda, depremden etkilenen Adıyaman’daki esnafa Halkbank üzerinden 1 yıl içinde 937 milyon lira, deprem illerinde ise toplam 6,7 milyar lira kredi kullandırıldığını söyledi. Bolat, Türk Eximbank tarafından da Adıyamanlı ihracatçılara kredi vermeye devam ettiklerini belirtti.
Türkiye’nin 2023’ü yüzde 4,5’lik reel büyüme ile kapattığını anımsatan Bolat, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık tarihinde ilk defa 1 trilyon dolarlık barajı geçerek, 1 trilyon 119 milyar dolar milli gelire ulaştık. Kişi başına milli gelirde de yine Cumhuriyet tarihimizin en yüksek rakamı olan 13 bin 110 dolara ulaştık.” dedi.
Bolat, Türkiye’nin büyüme performansı ile Avrupa Birliği ülkeleri içinde birinci, OECD ülkeleri içinde ikinci, G-20 ülkeleri içinde ise 4. sırada olduğuna dikkati çekti. Deprem nedeniyle 6 milyar dolarlık net bir ihracat kaybı olduğuna da işaret eden Bolat, “Bu olmasaydı geçen yılı 262 milyar dolar ihracatla kapatabilecektik.” diye konuştu.
Hükumet olarak dış ticaretteki başarılı tabloyu devam ettirmekte kararlı olduklarını vurgulayan Bolat, ihracat ve ithalatın etkin, hızlı ve kanunlara uygun şekilde yapılmasını sağlama noktasında 7 gün 24 saat çalıştıklarının altını çizdi.
Yıllıklandırılmış dış ticaret rakamları hakkında da bilgi veren Bolat, yıllıklandırılmış dış ticaret açığının şubat sonu itibarıyla 93 milyar dolar olduğunu söyledi. Bolat, “Bu seviyeye mayıs ayındaki 122 milyar dolardan geldik. 9 ayda dış ticaret açığımızı yaklaşık 29 milyar dolar azalttık. İhracatın ithalatı karşılama oranı 67,5’ten yüzde 73,6’ya yükseldi.” dedi.
Geçen yılın mayıs ayında 60,2 milyar dolar seviyesinde olan cari açığın, aralık sonunda 45,2 milyar dolara gerilediğini hatırlatan Bolat, “13 Mart’ta cari açığı Merkez Bankası açıklayacak. Allah’ın izniyle 40 milyar doların altına geleceğiz. Ocak cari işlemler tablosu açıklandığında, 38-39 milyar dolarları görebileceğiz. Şubat sonu cari açığı da 13 Nisan’da açıklanacak. 13 Nisan’da da inşallah, 30 milyar doların biraz üzerine cari açığımız gerilemiş olacak. Bunun anlamı şu; dövize ihtiyaç noktasında bir baskı ortadan kalkacak. Döviz kuruna olan baskı da azalacak.” diye konuştu.
“İngiltere ile müjdeli bir gelişmeyi duyuracağız”
Bolat, yaklaşık 10 gün sonra Almanya ve İngiltere’de önemli temaslar yapacaklarının bilgisini vererek, “İngiltere ile müjdeli bir gelişmenin de kamuoyuna duyurusunu yapacağız.” ifadesini kullandı.
Dünyanın her tarafına ihracat yaptıklarını bildiren Bolat, yılın ilk iki ayında motorlu kara taşıtlarında 5 milyar dolarlık ihracat yapıldığını kaydetti.
Altın ithalatı azaldı
Bolat, makine ihracatının iyi gittiğini belirterek, “Avrupa Birliği’nde (AB) 27 ülkenin ithalatı geçen yıl yüzde 16 düştü. Buna rağmen AB’ye ihracatımızı artırmayı başardık. İthalatta da alınan tedbirlerin etkisiyle ilk iki ayda altın ithalatı yüzde 75,5 azalışla 2,2 milyar dolar seviyesinde tutuldu. Enerji ithalatımızda yüzde 20’lik bir azalışla 12,5 milyar dolar oldu. Motorlu kara taşıtları ithalatımız ise 4,7 milyar dolara geriledi.” değerlendirmesinde bulundu.
Türk lirası ile yapılan ithalatın sevindirici olduğunu belirten Bolat, bu kalemin yüzde 38’lik artışla 151 milyar liraya ulaştığını söyledi.
Türkiye’nin AB’ye 17,1 milyar dolarlık ihracat yaptığını, AB’den ise 17,2 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini ifade eden Bolat, AB ile Türkiye arasındaki ticaretin dengeli olduğuna vurgu yaptı.
Bolat, hizmetler sektörünün de cari işlemler açığının kapanmasına katkı veren önemli bir sektör olduğunu bildirdi. Hizmetler sektöründe bu yılki ihracat hedefinin 110 miyar dolar olduğunu anımsatan Bolat, bakanlık bütçesinin yüzde 60’ını ihracatçılara verdiklerini söyledi.
Bakan Bolat, göreve geldiklerinden bu yana Türk Eximbank’ın sermayesinin 3 defa artırıldığına vurgu yaparak, “Eximbank geçen yıl ihracata 42 milyar dolarlık kredi desteği ve sigorta desteği sağlamıştı. Bu yılki hedefi 50 milyar dolar.” dedi.
Türk Eximbank’ın sermayesi artırıldı
Bolat, İhracatı Geliştirme AŞ’nin (İGE) ihracatçılara 65 milyar lira kefalet sağladığını belirterek, geçen ayın ortasında Hazine ve Maliye Bakanlığının desteği ile Türk Eximbankın sermayesinin 11,8 milyar lira artırıldığını anımsattı. Bolat, söz konusu sermaye artırımının ihracatçılar için 120 milyar liralık finansman imkanı anlamına geldiğine işaret etti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) ise ihracatçılar için reeskont kredisini 3 milyar 50 milyon liraya yani 10 katına çıkarttığına işaret eden Bolat, şunları kaydetti:
“Kurumlar vergisi ihracatçılar için 5 puan indirildi. Yeşil ekonomiye uyum paketi çerçevesinde ihracatçılarımıza yönelik 5 yıl süresince, danışmanlık hizmetleri almaları için firma başına 10 milyon liraya kadar yeşil mutabakata uyum proje desteği kararı çıktı ve uygulanmaya başlandı. İhracatımızı yüksek teknolojili düzeylere çıkarma hedefindeyiz. İnovasyon, yatırım, üretim, katma değer, marka gibi katma değeri artıran unsurların yer aldığı ihracatı başarmaya kararlıyız.”
(Bitti)
]]>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Şubat ayı dış ticaret rakamlarını Adıyaman’da açıkladı. Adıyaman Valiliğini ziyaret eden ve burada şeref defterini imzalayan Bakan Ömer Bolat, dış ticaret rakamlarını açıkladı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “2024 Şubat ayı dış ticaret rakamlarına gelince, ihracatımız bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,6 oranında artarak 21 milyar 86 milyon dolar gerçekleşmiştir. Böylece Cumhuriyet tarihimizin en yüksek Şubat ayı ihracat değerine ulaştık. Şubat ayı itibarıyla son 12 aylık ihracat ise yüzde 1,6 oranında artışla 258,7 milyar dolar olarak gerçekleşerek 2023 yıl sonundaki tarihi rekor düzey bir kez daha aşılmıştır. İthalatımız ise Şubat ayında yüzde 8,5 oranında azalarak 28 milyar 87 milyon dolar gerçekleşmiştir. Dış ticaret açığının Şubat’ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42,3 azalarak, 7 milyar dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı da 14,6 puan artışla yüzde 75,1’e yükseldi. Şubat sonunda yıllık olarak ihracatımızda 258,7 milyar dolara ulaştık. Aralık sonunda 255,8 milyar dolardı. İhracatçılarımız ilk 2 ayda ekstradan 3 milyar dolar ihracat başarısı gösterdi. Yıllıklandırılmış ithalatımız 351,8 milyar dolara geriledi” dedi.
Bakan Bolat, konuşmasının devamında, “Küresel ticaretteki bu durgun seyre ve deprem felaketine rağmen 2023 yılında Türkiye ekonomisinde yatırım, üretim, istihdam ve ihracat devam etmiştir. 2023 yılının dördüncü çeyreğinde yüzde 4,0 oranında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) artışı ile Türkiye ekonomisi, yüksek oranlı büyüme performansını kesintisiz 14 çeyrektir sürdürmüştür. 2023 yılında ise ekonomik büyümemiz yüzde 4,5 oranında gerçekleşerek yüzde 4,4 olan OVP hedefini aşmıştır. Bu büyüme performansı ile ülkemiz verisi açıklanan Avrupa Birliği (AB) ülkeleri içinde 1. sırada, OECD ülkeleri içinde 2., G-20 ülkeleri içinde ise 4. sıradadır. Böylelikle 2023 yılında nominal GSYH 1,1 trilyon dolara ulaşarak ilk defa 1 trilyon dolar seviyesini aşmıştır. Bu performans ile Suudi Arabistan ve Hollanda’yı geride bırakarak dünyanın en büyük 17. ekonomisi olması tahmin edilmektedir. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre ülke bazında nominal GSYH büyüklüğüne (dolar) göre Türkiye 2022 yılında 906 milyar dolar ile 19. sırada yer almaktadır. IMF beklentilerine göre bu sıralamanın 2023 yılında 1 trilyon 155 milyar dolar ile 17’ye yükseleceği tahmin edilmektedir. Ayrıca, 2023 yılında kişi başına düşen gelir yüzde 23 oranında artarak 13 bin 110 dolar seviyesine yükselmiştir. Sahip olduğumuz bu olumlu seyrin bir göstergesini de küresel ihracattan aldığımız payda görüyoruz. Nitekim 2021 yılında ilk defa yüzde 1 seviyesini aşan küresel ihracattan aldığımız pay, 2022 yılında yüzde 1,02’ye ve 2023 yılı ilk üç çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,06’ya yükselmiştir. Öte yandan, depremin 2023 yılında Şubat-Aralık döneminde ihracatımız üzerindeki negatif etkisini 6 milyar doların üzerinde hesaplıyoruz. Bu kapsamda, 2023 yılı ihracatımızın deprem yaşanmamış olsaydı yüzde 3,1 oranında artarak 262,2 milyar dolar olabileceği öngörülmektedir” ifadelerini kullandı. – ADIYAMAN
]]>Şubat ayı dış ticaret rakamları, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile TİM Başkanı Gültepe’nin katıldığı programla Adıyaman’da açıklandı.
Gültepe, programdaki konuşmasında, Adıyaman’ın da aralarında bulunduğu 11 ilin iki büyük depremle sarsıldığını anımsatarak, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.
Depremlerin hemen ardından devletin, milletin, ihracatçılarla tek yürek olduğunu hatırlatan Gültepe, “Birliklerimizle afetin ilk gününden bu yana var gücümüzle çalıştık ve çalışıyoruz. Bir yılda normalleşme yolunda önemli adımlar atıldı. Normalleşmenin yolu çarkların dönmesinden geçiyor.” diye konuştu.
Deprem bölgesindeki ihracat ilk iki ayda yükseldi
Gültepe, deprem bölgesinde üretim ve ihracatın çok kritik rolü bulunduğunu ve 9 bine yakın ihracatçı firmanın yer aldığını dile getirdi.
Büyük yıkıma rağmen 11 ilde 19 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildiğini anımsatan Gültepe, şöyle devam etti:
“Bu yılın ilk iki ayında ise afet bölgesindeki illerimizin toplam ihracatta artıya geçtiğini görüyoruz. İnşallah bu başarıyı yılın geneline de yayacağız. Sayın Bakanımız genel hatlarıyla şubat ayı ihracat verilerini açıkladı. Geçen ay 21,1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik, 2023’e göre yüzde 13,6 artıdayız. Elbette geçen yıl deprem nedeniyle ihracatta ciddi daralma yaşamıştık ama 2022’ye göre de yüzde 6 artıda olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu rakam tarihimizin en yüksek şubat ayı ihracatı.”
Gültepe, şubat ihracatında ilk sırada 3 milyar 130 milyon dolarla yine otomotivin yer aldığını, bu sektörü 2,6 milyar dolarla kimya, 1,5 milyar dolarla hazır giyim, 1,4 milyar dolarla çelik ve 1,3 milyar dolarla elektrik-elektronik sektörünün takip ettiğini aktardı.
“Milli gelirimiz ilk defa 1 trilyon doların üzerine çıktı”
Şubat ayında 20 sektörün ihracatını artırdığını belirten Gültepe, şöyle devam etti:
“Geçen ay 64 ilimiz ihracatını artırdı. En çok ihracat yapan 5 ilimiz, İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara olarak sıralandı. Şubatta 1388 firmamız ilk kez ihracat yaptı, ihracatımıza 94 milyon dolara yakın katkı sundu. Birim ihracat değerimiz ise 1,43 dolar oldu. Avro/dolar paritesinin ihracatımıza pozitif etkisi 2024 yılında da devam ediyor. Geçen ay parite farkı ihracatımıza 63,5 milyon dolar katkı verdi. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Almanya, ABD, İtalya, Irak ve Birleşik Krallık şeklinde sıralandı. Özellikle ABD ve Latin Amerika’ya ihracatta dikkat çekici artış söz konusu. Genel tabloda ise 146 ülkeye ihracatımız arttı. 2023 küresel ekonominin yavaşladığı bir yıl oldu, zor bir yılda ekonomimiz önemli büyüme başarısı gösterdi. Türkiye ekonomisi 2023’te uluslararası kuruluşların beklentilerinin ötesinde, yüzde 4,5 büyüdü. Milli gelirimiz ilk defa 1 trilyon doların üzerine çıktı. Artık küresel ekonomide yeni bir seviyedeyiz. Bu seviyenin ihtiyaçları farklı, ihracatçılardan beklentiler de farklı. Değişimin farkındayız.”
Gültepe, TİM olarak gelecek adına çalışmalarını sürdürdüklerini ve sektörlerle istişare içerisinde olduklarını anlattı.
TİM-İhracat Pazar Monitörü başlatılacak
Sektörlerle istişarelerden sonra iletişim, rekabetçilik ve planlamanın ön plana çıktığını anlatan Gültepe, şunları kaydetti:
“Bu üç başlığın bizim için önemi aynı, hepsi birbirinden hayati ve gerekli. İhracatın geçen yıl ekonomik büyümeye katkısı sınırlı kaldı. Bu sonuçta bazı sektörlerimizin rekabetçiliğini kaybetmesinin ve dış talepte daralmanın etkili olduğunu biliyoruz. Makine ve teçhizat yatırımları ise 2023’te büyümeye önemli bir katkı verdi. Hız kesmeyen yatırımları, daha çok üretim ve ihracatın müjdecisi olarak değerlendiriyorum. Burada yeni bir çalışmamızı da sizinle paylaşmak istiyorum. İhracatçılar olarak pazarlardaki talep hareketlerini ve riskleri hesaba katmak durumundayız. Biz bu gelişmeleri artık, pazartesi günü ilk sayısını yayımlayacağımız TİM-İhracat Pazar Monitörü’nden takip edeceğiz. Türkiye’de de bir ilk olan İhracat Pazar Monitörü sayesinde firmalarımız pazarlardaki tüm gelişmeleri en hızlı ve en gerçekçi veriler üzerinden takip edebilecekler.”
Programa Vali Osman Varol, ihracatçı birliklerinin yöneticileri ve ilgililer katıldı.
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen toplantıda iş dünyasıyla bir araya geldi. Burada Türkiye ekonomisine yönelik son durum hakkında bilgiler paylaşan Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik büyümede Avrupa’nın da önünde olduğunun altını çizdi. Yılmaz, “Dünyada malum zor bir dönem yaşanıyor. Ticaretteki artış hızı tarihi ortalamaların altında. Diğer taraftan tarihimizin en büyük afetlerinden birini yaşadık. En büyük afetini yaşadık aslında geçen yıl. Tekrar Cenabı Allah’tan rahmet diliyoruz bütün kaybettiğimiz canlarımız için. Depremin yaralarını sardığımız bir dönem. Bir yandan da gerek kuzeyimizde gerek güneyimizde çok farklı jeopolitik gerilimlerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Bütün bunlara rağmen büyümemizi, ekonomik gelişmemizi devam ettiriyoruz. Türkiye ekonomisi 2022’de 5,5 büyümüştü. Son 20 ortalamamıza baktığımızda 5,4. Dünya 3,6 büyürken biz yıllık ortalama 5,4 büyümüşüz. Dünyanın 1,8 puan üstündeyiz. İlk üç çeyrek yani ilk 9 ay yüzde 4,7 büyüme kaydetti Türkiye ekonomisi. Dünya yüzde 3 civarında bir ülke. Yine dünya ortalamasının oldukça üzerinde bir büyüme performansımız var. Son çeyrekte yüzde 3,7 dahi büyüsek orta vadeli programımızdaki hedefimiz olan dört nokta dördü yakalayacağımızı düşünüyoruz” dedi.
“1,1 trilyon seviyelerde bir ekonomik büyüklüğe ulaştığımızı tahmin ediyoruz”
Ekonominin 2023 yılında 1 trilyon dolar seviyesini geçtiğini söyleyen Yılmaz, “İlk defa bu geçen 2023’te 1 trilyon dolar seviyesini geçti ekonomimiz. Bunun geçtiğini artık görüyoruz ama tam rakamı yine ay sonunda göreceğiz. 1,1 trilyon seviyelerde bir ekonomik büyüklüğe ulaştığımızı tahmin ediyoruz. Kişi başına gelirimizin de 2022 10 bin 600 dolarlar seviyesinden 13 bin dolara yakın bir seviyeye geleceğini düşünüyoruz. Şu anki tahminlerimiz bu yönde. Ay sonunda bunu daha net bir şekilde görmüş olacağız. Reel ekonomide son derece iyi bir performans sergiliyoruz ama enflasyon dünyada da bizde de temel öncelik, temel mesele. Bir taraftan tabii resesyona düşmeden, büyümeyi tamamen etmeden enflasyonu düşürmek. Ana gündemimiz bu. Fiyat istikrarı enflasyonla mücadele. Vatandaşımızın da önceliği bizim de önceliğimiz. Dolayısıyla son dönemdeki programlarımızı buna odaklamış durumdayız. Geçen yıl yüzde 64,27 gerçekleşti. OVP’de 65 diye tahmin etmiştik. Bir miktar altında gerçekleşti. Bu yıl ocak ayında biraz yükseliş var. Bunu geçici olarak görüyoruz. Ocak ayları genelde yıllık fiyat ayarlamalarının yapıldığı diğer bir takım ücret ve fiyat ayarlamalarından dolayı 6,7 gibi geldi. Bundan sonraki aylarda kademeli bir şekilde düşmesini bekliyoruz. Özellikle yıl ortasından itibaren daha belirgin bir düşüşü göreceğimizi düşünüyoruz. enflasyonda bunun için gerekli planlarımızı, programlarımızı yapmış durumdayız. Bir taraftan para politikalarımız, bir taraftan maliye politikalarımız, yapısal reformlarla enflasyonu kararlı bir şekilde düşürme gayreti içindeyiz. Bunun da özünün şu oluşturuyor. İç tasarruf oranlarımızı arttırmak tüketimi daha sağlıklı bir seviyede sürdürmek. Kaynaklarımızı tasarruf ederek arttırdığımız kaynakları ise üretken alanlara sevk etmek. Sanayileşme gibi yatırımlar gibi alanlara bu kaynakları kanalize etmek, büyüme stratejimizin önünü oluşturuyor. Enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Ama büyümenin kompozisyonunu değiştiriyoruz. Tüketim ağırlıklı bir büyüme değil, daha çok yatırım, ihracat, üretim ağırlıklı bir büyüme yapısı inşa ediyoruz. Bir taraftan da cari dengemizi iyileştirme gayreti içindeyiz. Geçen yılın ortalarında 60 milyar dolarlara kadar çıkmıştı cari açık. 2023 yılını 45,2 milyar dolarla kapattık. Yani oldukça önemli bir iyileşme var cari açıkta” ifadelerini kullandı.
“Bu yıl 60 milyon turist, 60 milyar dolar hedefimiz var”
Hizmet sektöründe Türkiye olarak başarılı bir performans sergilendiğini söyleyen Yılmaz, “Hizmet ticaretinde daha iyiyiz. Hizmetlerde geldiğimiz noktaya baktığımız zaman 100 milyar dolar seviyelerine gelen bir hizmet gelirimiz söz konusu. Bunun için de tabii en ağırlıklı olan turizm gelirleri. Turizm gelirimiz 2023’te 54,3 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu yıl 60 milyon turist, 60 milyar dolar hedefimiz var. İnşallah bunu da gerçekleştireceğiz. Bu rakamı az önce bahsettiğim bütün o olumsuzluklara, jeopolitik gelişmelere rağmen başardık. Kişi başı gecelemelerdeki getirinin de arttığını görüyoruz. Bu da olumlu. Yani sadece turist sayısı artmıyor. Turist başına katma değer de yükseliyor” diye konuştu.
“İhracatımıza baktığımızda 256 milyar doları yakaladık geçen yıl”
Dünyadaki talep şartlarının olumsuzluğuna rağmen ihracatta başarıyı yakaladıklarını söyleyen Yılmaz, “Sermaye hareketlerine baktığımız zaman. Sermaye hareketlerinde de 2022’de 13,7 milyar dolar bir çıkış olmuşken ülkemizden. 2023 yılında nette 8,34 milyar dolar bir sermaye girişinin gerçekleştiğini görüyoruz. Dış ticaretimize, ihracatımıza baktığımızda 256 milyar doları yakaladık geçen yıl. Dünyadaki talep şartları olumsuz olduğu halde birçok sıkıntılar yaşandığı halde özellikle ihraç pazarımız olan Avrupa’da ciddi anlamda bir durgunluk, bir hareket olduğu halde ihracatçılarımız bunu başardılar. Sanayicilerimizi, ihracatçılarımızı tebrik ediyoruz. Gerçekten çok güzel bir performans. Tarihi bir seviyeyi de yakalamış olduk böylece” dedi.
“Dış ticaret dengemizdeki iyileşmenin devam ettiğini söyleyebilirim”
Dış ticaret dengesinde iyileşmenin devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, “Ocak ayında da ihracatın yüzde 3,6 arttığını görüyoruz bu yılın ocak ayında. İthalatın ise yüzde 26,2 azaldığını görüyoruz. Dış ticaret dengemizdeki iyileşmenin devam ettiğini söyleyebilirim. Biraz geçen yıl ticaretimizde altın ithalatının fazla olduğunu görüyoruz. Bu cari açıkta da önemli bir paya sahip. Bu yıl burada da bir yavaşlamaya bekliyoruz. İş gücü piyasalarına baktığımızda, istihdama baktığımızda en son aralık verisi açıklandı biliyorsunuz. Yüzde 8,8 aylık bazda. Yıllık veriyi yani hesaplamak biraz zaman alıyor. Henüz belli değil. Ama aralıkta gelen bu rakamla birlikte şunu artık rahatlıkla söyleyebiliyoruz. 2023 yılını tek haneli bir işsizlikle kapatmış olduk. 32 milyonu ilk defa aştı istihdamımız. İyi bir performans sergiliyoruz yine istihdamda. OVP’de 10,1 olacak demiştik. Burada pozitif bir şey var. Tek haneye düşmüş oldu. Ocak ayında da yine istihdam üretmeye devam ediyor ekonomimiz. Katılım oranı da yükseldi, 53,5’e çıktı. Kadın ve genç işsizliğinde azalma var. Özellikle genç işsizliğinde yıllık bazda 4 puanlık düşüş bizim için son derece sevindirici” diye konuştu.
Merkez bankası rezervlerinin güçlendiğini belirten Yılmaz, “Merkez Bankamızın rezervleri güçlendi. Geçen yılın ortalarında 198,5 milyar dolarlardayken bugün 134 milyar doların üzerinde bunun da daha üzerindeydi. Son dön emde bir miktar bir azalma var ama yine artmaya devam edecek inşallah rezervlerimiz. Bu rezervlerle ilgili KKM dediğimiz kur korumalı mevduatın çözülme süreci de etkili oluyor burada. Ocak ayında biraz daha yüksekti bu çözülme. KKM’de de önemli bir azalış olduğunu ifade etmek isterim. En yükseldiği dönem ağustos 2023 3,4 trilyona yükselmişti. 16 şubat itibariyle 2 trilyon 343 milyara düşmüş durumda yani 1 trilyonu aşan bir azalış söz konusu. Yaklaşık 50 milyar dolar burada bir düşüş söz konusu. Bunu da finansal piyasalarda istikrarsızlığa yol açmadan aşamalı bir şekilde, dikkatli bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla bir taraf bu çözümler süreci devam ediyor” dedi.
Son 20 yılda en önem verdikleri konunun bütçe disiplini olduğunu belirten Yılmaz, “Bütçe disiplini anlamında da kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Son 20 yılın en önemli özelliklerinden biri nedir derseniz bütçe disiplinine verilen önemdir. Gerçekten bu konuda Cumhurbaşkanımız son derece titiz bir yaklaşım sergiledi. Avrupa’dan birçok ülkeden çok daha iyi bir performans sergiledik son 20 yılda. Geldiğimiz noktada bir miktar bütçe açığımızda artış var. Onun da temel sebebi deprem depreme yaptığımız harca Geçen yıl OVP’de bütçe açığının milli gelire oranını 6,4 diye tahmin etmiştik. Gerçekleşme bundan çok daha iyi oldu doğrusu. 5,4 gerçekleşti. Yani düşündüğümüzden daha düşük bir bütçe açığıyla kapattık. Bu 5,4’ün 3,8 puanı sadece deprem harcamalarından kaynaklanıyor. Geriye kalan sadece 1,6’sı normal diyelim bütçe açığı. Bu da master kriteri denen Avrupa Birliği’nin en fazla yüzde 3 olmalı kriterinin oldukça altında. Dolayısıyla bütçede de disiplinli bir şekilde devam ediyoruz. Bu sene yine depreme önemli bir kaynak ayırmış durumdayız. 1 trilyonun üzerinde bütçemizde gerek deprem yaralarının sarılması, gerekse şehirlerimizin afetlere, depreme daha hazırlıklı hale getirilmesi noktasında yatırımlarımız var. Bunlar bütçe açısından yapısal bozulma oluşturmayan açıklardır. Çünkü belli bir süre bu harcamaları yaparsınız. Sonra devam edersiniz yolunuza. Dolayısıyla bunlar yapısal bozulma oluşturmazlar. Bir de şunun altını çizmek lazım. Deprem harcamaları yatırım niteliğinde harcamalar sonuçta ülkemizi geleceğe daha güvenli daha dirençli şehirlerle hazırlayan harcamalar. Bunlar konusunda gerekli adımları atıyoruz. Depremle ilgili hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Konutları teslim etmeye başladık biliyorsunuz ama sadece konutlardan ibaret değil. Bir taraftan kalıcı konutlar inşa ediyoruz. Diğer yandan altyapıyı tamir ediyoruz. İşte yolu, suyu, doğal gazı, eğitim, sağlık tesisleri. Bunları tamir ediyoruz. Diğer taraftan da ekonomik sosyal hayatı canlandırıcı harcamalar yapıyoruz. Sanayinin, tarımın, istihdamın artması için gayret ediyoruz. Bunu da devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, konuşmasının ardından iş dünyasıyla basına kapalı toplantısına devam etti.
Toplantıya Manisa Valisi Enver Ünlü, AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç Arınç, MOSB Yönetim Kurulu Başkanı Sait Türek, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, AK Parti MKYK Üyesi Doç. Dr. Ayşe Nevin Sert, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi katıldı. – MANİSA
]]>Ticaret Bakanı Bolat Türk Eximbank yeni hizmet binası açılış törenine katıldı
İSTANBUL – Ümraniye’de, Türk Eximbank yeni hizmet binası açılış töreni düzenlendi. Açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Bolat, “Eximbank’ın sermayesi Temmuz ayından bu yana 7 ay içerisinde üçüncü defa artırılmış oldu. Bugün biz iki müjdeyi birden yaşıyoruz. Hem yeni binaya geçiş, hem de Eximbank’ın sermayesi 11,8 milyar lira artırılarak 35 milyar 700 milyon liraya çıkarılmış oldu. Bu 11,8 milyar lira sermaye arttırmanın anlamı 120 milyar lira ilave kredi imkanı demektir. Hayırlı uğurlu olsun inşallah” dedi.
Türk Eximbank Genel Müdürlük yeni hizmet binası açılış töreni Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla Ümraniye’de gerçekleşti. Açılış törenine aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih,Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım da katıldı.
“Eximbank’ın sermayesi 7 ay içerisinde üçüncü defa artırılmış oldu”
Açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Yeni genel müdürlük binasının açılışı da Eximbank için yeni bir ferahlık, yeni bir büyüme, yeni bir hamle olacaktır. Eximbank’ın büyümesi, gelişmesi demek ihracatçılarımızın, ihracatımızın büyümesi ve gelişmesi demektir. Yeni yeni genel müdürlük binasına geçiş on yıl içerisinde bankanın insan kaynağında yüzde 50’ye yakın bir artış anlamına gelecek demektir. Yeni faaliyetlerle ve büyüme ile yeni yeni insan kaynağı ihtiyacı da ortaya çıkacaktır. Eximbank bu yeni genel müdürlük binasıyla gelenleri çok güzel, ihtişamlı bir şekilde karşılamış olacak. Bina içerisinde yaptığı güzel faaliyetlerle, finansman imkanlarıyla da gücüne güç katacaktır. Türk Eximbank’ın 2022 yılında ihracatımıza aşağı yukarı 45 milyar dolar destek sunduğunu biliyoruz. 2023 yılında 42 milyar dolar bir destek sunmuştu. İnşallah bu yıl 50 milyar dolar bir destek sunulması hedeflenmiştir. Eximbank’ın sermayesi temmuz ayından bu yana 7 ay içerisinde üçüncü defa artırılmış oldu. Bugün biz iki müjdeyi birden yaşıyoruz. Hem güzel ve ihtişamlı yeni binaya geçiş, hem de Eximbank’ın sermayesi 11,8 milyar lira arttırılarak 35 milyar 700 milyon liraya çıkarılmış oldu. Bu 11,8 milyar lira sermaye arttırmanın anlamı 120 milyar lira ilave kredi imkanı demektir. Hayırlı uğurlu olsun inşallah” diye konuştu.
“İhracatçı sayılarımızı 150 bine çıkartacağız”
Konuşmasının devamında Bakan Bolat, “1973 bu yana 50 yıl geçti. O zaman yıllık 1 milyar doları anca geçiyorduk.1987 Ekim ayında ihracatta aylık 1 milyar doları geçtik. Bayram ediyorduk. Artık günlük 1 milyar dolar ihracat yapıyoruz. İnşallah hedefimiz 2030 yılına kadar günlük 1 buçuk milyar dolarlık ortalama rakamları yakalamaktır. Bunu da Türkiye İhracatçılar Meclisi’ndeki ihracatçılarımızla birlikte yapacağız, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’ndaki ihracatçılarımızla, Sanayi ve Ticaret Odalarında, sivil toplum kuruluşlarındaki ihracatçılarımızla beraber yapacağız. Bugüne kadar nasıl başardıysak bundan sonra da inşallah daha başarılı olacağız. 2022 yılını 255,8 milyar dolar mal ihracat hedefiyle kapatmıştık. Dün itibariyle 257,6 milyar dolara ulaştık. Yani 50 günde 1,8 milyar dolar artırdık yıllık ihracatımızı. Hizmet ihracatımızda 100 milyar dolarla kapamıştı geçen yılı. Orada da hedefimiz 110 milyar dolar, mal ihracatında hedefimiz 267 milyar dolar. Şu anda iki aylık performansımız bu hedeflerin rahatlıkla ulaşılacağını göstermektedir. Ümit ederiz ki Yine bölgede, dünyada büyük jeopolitik gerilimler, savaşlar, salgınlar olmasın. Allah korusun böyle şeyler ortaya çıkmasın. Bugün itibariyle bu noktada iyi gidiyoruz. Bu yıl sonuna kadar ihracatçı sayılarımızı da 150 bine çıkartacağız. Yılda ortalama yüzde 7’lik bir artış var. Geçen yıl 138-139 bin civarında ihracatçımız vardı. Bu yılı da 150 bin ihracatçıyla kapatacağız” dedi.
]]>Türk Eximbank Genel Müdürlük yeni hizmet binası açılış töreni Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla Ümraniye’de gerçekleşti. Açılış törenine aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih,Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım da katıldı.
“Eximbank’ın sermayesi 7 ay içerisinde üçüncü defa artırılmış oldu”
Açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Yeni genel müdürlük binasının açılışı da Eximbank için yeni bir ferahlık, yeni bir büyüme, yeni bir hamle olacaktır. Eximbank’ın büyümesi, gelişmesi demek ihracatçılarımızın, ihracatımızın büyümesi ve gelişmesi demektir. Yeni yeni genel müdürlük binasına geçiş on yıl içerisinde bankanın insan kaynağında yüzde 50’ye yakın bir artış anlamına gelecek demektir. Yeni faaliyetlerle ve büyüme ile yeni yeni insan kaynağı ihtiyacı da ortaya çıkacaktır. Eximbank bu yeni genel müdürlük binasıyla gelenleri çok güzel, ihtişamlı bir şekilde karşılamış olacak. Bina içerisinde yaptığı güzel faaliyetlerle, finansman imkanlarıyla da gücüne güç katacaktır. Türk Eximbank’ın 2022 yılında ihracatımıza aşağı yukarı 45 milyar dolar destek sunduğunu biliyoruz. 2023 yılında 42 milyar dolar bir destek sunmuştu. İnşallah bu yıl 50 milyar dolar bir destek sunulması hedeflenmiştir. Eximbank’ın sermayesi temmuz ayından bu yana 7 ay içerisinde üçüncü defa artırılmış oldu. Bugün biz iki müjdeyi birden yaşıyoruz. Hem güzel ve ihtişamlı yeni binaya geçiş, hem de Eximbank’ın sermayesi 11,8 milyar lira arttırılarak 35 milyar 700 milyon liraya çıkarılmış oldu. Bu 11,8 milyar lira sermaye arttırmanın anlamı 120 milyar lira ilave kredi imkanı demektir. Hayırlı uğurlu olsun inşallah” diye konuştu.
“İhracatçı sayılarımızı 150 bine çıkartacağız”
Konuşmasının devamında Bakan Bolat, “1973 bu yana 50 yıl geçti. O zaman yıllık 1 milyar doları anca geçiyorduk.1987 Ekim ayında ihracatta aylık 1 milyar doları geçtik. Bayram ediyorduk. Artık günlük 1 milyar dolar ihracat yapıyoruz. İnşallah hedefimiz 2030 yılına kadar günlük 1 buçuk milyar dolarlık ortalama rakamları yakalamaktır. Bunu da Türkiye İhracatçılar Meclisi’ndeki ihracatçılarımızla birlikte yapacağız, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’ndaki ihracatçılarımızla, Sanayi ve Ticaret Odalarında, sivil toplum kuruluşlarındaki ihracatçılarımızla beraber yapacağız. Bugüne kadar nasıl başardıysak bundan sonra da inşallah daha başarılı olacağız. 2022 yılını 255,8 milyar dolar mal ihracat hedefiyle kapatmıştık. Dün itibariyle 257,6 milyar dolara ulaştık. Yani 50 günde 1,8 milyar dolar artırdık yıllık ihracatımızı. Hizmet ihracatımızda 100 milyar dolarla kapamıştı geçen yılı. Orada da hedefimiz 110 milyar dolar, mal ihracatında hedefimiz 267 milyar dolar. Şu anda iki aylık performansımız bu hedeflerin rahatlıkla ulaşılacağını göstermektedir. Ümit ederiz ki Yine bölgede, dünyada büyük jeopolitik gerilimler, savaşlar, salgınlar olmasın. Allah korusun böyle şeyler ortaya çıkmasın. Bugün itibariyle bu noktada iyi gidiyoruz. Bu yıl sonuna kadar ihracatçı sayılarımızı da 150 bine çıkartacağız. Yılda ortalama yüzde 7’lik bir artış var. Geçen yıl 138-139 bin civarında ihracatçımız vardı. Bu yılı da 150 bin ihracatçıyla kapatacağız” dedi. – İSTANBUL
]]>Aynı zamanda Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Başkanı olan Çelik, AA muhabirine, 2022’yi 30 milyar 995 milyon 808 bin dolar dış satımla tamamlayan otomotiv endüstrisinin, geçen sene yüzde 13 artışla 35 milyar 4 milyon 230 bin dolarlık ihracatla tüm zamanların rekorunu kırdığını söyledi.
Çelik, “2018 yılında yaklaşık 32 milyar dolarlık en yüksek ihracat rakamına ulaşmıştık. Pandemiyle beraber maalesef bu rakamı bir türlü geçemiyorduk. 2022’de 31 milyar dolarlık bir seviyeye ulaşmıştık. 2023 yılı ise rekoru tekrardan kırdığımız ve 35 milyar dolarlık önemli bir değere ulaştığımız bir yıl oldu ve Türkiye’de en çok ihracat yapan sektör olduk.” dedi.
Otomotiv sektörünün 2022 hariç son 18 yılda 17 yıl ihracat lideri olduğunu hatırlatan Çelik, 2023’te tekrardan ihracatta liderlik koltuğuna oturduklarını aktardı.
“Avrupa bölgesi, en büyük pazarımız olarak devam ediyor”
Çelik, otomotiv endüstrisinin geleneksel pazarının Avrupa Birliği pazarı olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:
“Avrupa Birliği pazarının, İngiltere’yi dışında tuttuğumuzda yüzde 67-68 bandında bir payı var. Avrupa Birliği’nde olmayan ülkeleri de coğrafi olarak pazarın içine koyduğunuzda yüzde 80’leri bulan bir pazar büyüklüğüne ulaşıyor. Tabii bunların içinde en büyük pazar Almanya. Devamında Avrupa’nın diğer büyük ülkeleri giriyor. İhracat yaptığımız ilk 10 pazara bakarsak bunun 8’i Avrupa bölgesi. Hatta Rusya’yı da Avrupa bölgesine katarsanız 9’u Avrupa bölgesi ülkesi. Bunların dışında ayrışan bir tek Amerika Birleşik Devletleri var. O açıdan Avrupa bölgesi, coğrafi yakınlığımızın da verdiği güçle ihracatta her zaman en öncelikli ve en büyük pazarımız olarak devam ediyor.”
“Bu yılın ihracat hedefini 39 milyar dolar olarak koyduk”
Çelik, sektörün bu yıl ihracata hızlı bir başlangıç yaptığını ve ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3’lük artışla 2,8 milyar dolarlık dış satıma imza attığını belirtti.
2024 yılı için bir projeksiyon hazırladıklarına değinen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“OİB yönetim kurulu olarak bu yılın ihracat hedefini 39 milyar dolar olarak koyduk. Bu sadece tek başına bir hedef değil. Arkasında verileri olan bir rakam olarak karşımıza çıktı. Çok yüksek bir sapma, önemli bir savaş, Allah korusun pandemi, afet vesaire gibi önemli bir problem olmazsa bu yılı da Türkiye’de otomotiv endüstrisi olarak ihracatın lideri ve 39 milyar dolar civarında bir ihracatla kapatacağımızı öngörüyoruz. Ocak ayında açıklanan 2,8 milyar dolar ihracat rakamı da ihracat hedefinin ulaşılabilirliğini pekiştiriyor.”
“Kuzey Afrika bölgesinde önemli ihracat talepleri var”
Avrupa Birliği’nin sektör için en önemli ve ana pazar olduğunu aktaran Çelik, “Otomotiv endüstrisi için ilave pazarlarda, Avrupa’nın ihracat hacmine destek olacak yeni pazarlarda büyüme hedefimizi her zaman yüksek motivasyonla koruyoruz. Özellikle Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika bölgesinde önemli ihracat talepleri var ve oralara yönelik özel çalışmalar yapıyoruz.” dedi.
Çelik, 5-9 Şubat’ta 23 firmanın katılımıyla Fas’a ticaret heyeti organizasyonunun gerçekleştirildiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
“Kuzey Afrika bölgesi ve Körfez bölgesi, Rusya ve Amerika. Amerika iki bölgeden oluşmakta. Kuzey Amerika da önemli bir pazarımız, ilk 10’da ihracat olarak baktığımızda ama Güney Amerika’da istediğimiz verilere tam olarak ulaşamıyoruz. Ticaret Bakanlığımızla uzak coğrafyalara geçtiğimiz yıllarda çeşitli stratejiler belirledik ve bunun paralelinde yaklaşık 10’dan fazla etkinliğimizi uzak coğrafyaları kapsayacak şekilde yapıyoruz. Milli katılım fuarları, ticaret heyetleri, satın alma heyetleri düzenliyoruz. Ürün Geliştirme (Ür-Ge) faaliyetimiz var ve içinde 18 tane firmamız var. Bu firmalarla çeşitli satın alma ve ticaret heyetleri düzenliyoruz. Uzak ülkelere yönelik faaliyetlerimiz aslında o pazarlara olan odağımızı gösteriyor.”
Kovid-19 salgını sonrası yerli üreticilerin ilk kez diğer uzak bölge olan Çin’de bir fuara katıldığını hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:
“Bundan sonra da her geçen yıl oradaki düzenlediğimiz etkinliği artırmayı hedeflemekteyiz. Çin ne kadar bize önemli bir rakip ve tehdit olsa da birçok ürün grubunda, o bölgenin büyük pazar olması dolayısıyla onu potansiyel olarak da görüyoruz. O açıdan Avrupa bölgesinin yüksek oranlı ihracatını koruyarak rakamsal bazda herhangi bir kayba uğramadan üstüne ilave edeceğimiz yeni pazarlara yoğun bir şekilde odaklıyız.”
]]>“Türkiye savunma sanayinde ilerledikçe Türkiye’ye ambargo uygulayanlar sıra sıra bu ambargoları kaldırdılar”
“Güçlü, gelişmiş, savunma sanayisi olan, güçlü ekonomisi ve ihracatı olan Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır”
“Türkiye artık çok önemli bir üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi”
“1973’te bir milyar dolar yıllık ihracata, 1987’de aylık bir milyar dolara çok sevinmiştik. Bugün günlük bir milyar dolara Allah’a şükür diyoruz. Ama hedefimiz günlük bir buçuk milyar dolara ulaşmak”
ANTALYA – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk savunma sanayisindeki başarısının uluslararası alanda övgüyle bahsedildiğini belirterek, “Türkiye artık çok önemli bir üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi. Güçlü, gelişmiş, savunma sanayisi olan, güçlü ekonomisi ve ihracatı olan Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır” dedi.
Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezindeki bir otelde gerçekleştirildi. Konferansa katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, savunma sanayi ve teknoloji konularına değindi. Bakan Bolat, batı ülkeleri ve Rusya’nın sanayi ile teknolojideki gelişmeyi en hızlı 1 ve 2’nci dünya savaşlarında sağladığına dikkat çekerek, “Çünkü yenilmemek için, savaşı kazanmak için bütün güçleriyle savunma sanayine, teknolojiye önem verdiler. O dönemlerde olumlu yansımalarını savaşlardan sonra kullandılar. Biz savunma sanayimizde başarılı olmak için asla savaş çıkartmak istemiyoruz. Ama ülkemizi de savunmak istiyoruz. Güçlü bir savunması, ekonomisi olmayan bir ülkenin ayakta kalması çok zor. Hele ki bizim coğrafyamızda çok zor. Şöyle etrafımıza bakalım jeopolitik gerilimlere, savaşlara. Çok güçlü bir savunma sanayine sahip olursak bu vize ihracat yeteneği kazandıracak savunma gücü kazandıracak, diplomatik güç kazandıracak, diğer sanayilere olumlu etkilerle üretim ve ihracat kazandıracak. Döviz geliri kazandıracak, halkımızın refahı, ülkemizin gelişimi, zenginliği artacak” dedi.
“1973’te bir milyar dolar yıllık ihracata çok sevinmiştik”
“1973’te bir milyar dolar yıllık ihracata çok sevinmiştik, 1987’de aylık bir milyar dolara çok sevinmiştik” diyerek sözlerini sürdüren Bolat, “Bugün günlük bir milyar dolara Allah’a şükür diyoruz. Ama hedefimiz günlük bir buçuk milyar dolara ulaşmak. İnşallah önümüzdeki bu 12’nci kalkınma planı döneminde 2028’de 375 milyar dolar mal ihracatı hedefimiz var” dedi.
“Hedefimiz bu yılsonuna kadar ihracatçı sayımızı 150 bine yükseltmek”
2002’de yılında AK Parti hükümetleri olarak 36,1 milyar dolar olan mal ihracatı, 2023 sonunda 7,5 kat artışla 255,8 milyar dolara ulaştığına işaret eden Bolat, “1980’de Türkiye’de 25 bin tane şirket bin ihracat firması vardı. 2002’de 34 bin ihracatçı vardı. Bugün 140 bin ihracatçıyla bu başarı elde edildi ve hedefimiz bu yılsonuna kadar ihracatçı sayımız 150 bine yükseltmek” ifadelerine yer verdi.
“Milli gelirin üçte biri sanayiden geliyor”
“Türkiye’de sanayi yok” sözlerini sert bir dille eleştiren Bolat, şunları söyledi:
“Sanayisi yok dedikleri ülkenin milli geliri 2023 yılı sonunda 4,5 katı artarak 230 milyar dolardan 1,1 trilyon dolara yükseldi. Bu milli gelirin üçte biri sanayiden geliyor. Bir nokta birin üçte birini hesaplarsak rakamı yaklaşık 350 milyar dolardan bahsediyoruz. Yine sanayi yok dedikleri ülkede 256 milyar dolar mal ihracatının yüzde 94,2’si sanayi ürünlerinden geliyor. Demek ki sanayimiz varmış ve gelişiyor, büyüyor ve ülkemize büyük katma değer getiriyor. Üretimi, milli geliri ihracatı arttırıyor. 12 bin 886 ürün ihraç ediyoruz. 240 ülke ve farklı gümrüklü bölgeye ihracat yapılıyor ve bu anlamda 70 ülkeye yaptığımız ihracatta 2023 yılında o ülkelere yaptığımız ihracatın rekorunu kırdık. 54 fasılda bir milyar doların üzerinde ihracat yaptık. 2023 sonunda 39 fasılda ihracat rekoru kırdık. 30 vilayetimiz yıllık bir milyar dolar ihracat rakamını aştılar. Şimdi faaliyet bazlı ihracat takip sistemini başlattık. Bir Ocak’ta birçok Anadolu vilayetlerimizin artışlar olacak. 2024’de 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan vilayetlerin sayısı inşallah 40’ı bulacak diye ümit ediyoruz.”
“İhracat birim değerimizi 2023’te 1 dolar 57 sente yükselttik”
Bakan Bolat, “Türkiye’nin teknolojisini küçümseyenlere cevap niteliğinde söylüyorum” diyerek sürdürdüğü konuşmasında, 2002’de ihracatta orta ve yüksek teknolojili ürünlerinin toplam payı yüzde 30, 2022’de bu payın yüzde 36’ya, 2023’te ise yüzde 40,5’e yükseldiğine dikkat çekti, 2028 yılı hedefinin de yüzde 50 olduğunun altını çizdi. Bakan Bolat, “Bunun yanında kilogram ihracat birim değerimiz, 2002’de 55 sent civarındaydı, 2023’te 1 dolar 57 sente yükselttik. Savunma sanayinde bu rakam 65 dolar, kimi ürünlerde belki 10 bin doları geçmekte. Bazı konfeksiyon ürünlerinde, moda, marka ürünlerde de 70-80 doları bulan bir ihracat birim değeri olmaktadır” diye konuştu.
“Kişi başına milli gelirimizin de 12 bin 500 dolarlar civarında olduğunu hep birlikte göreceğiz”
Küresel üretimin 2023 yılında patinaj yaptığını belirten Bakan Bolat, “Özellikle Avrupa ve Amerika’da durgunluk hakimdi. Küresel ticarette bir gerileme söz konusu oldu. Küresel fiyatlardaki köpük, balon azaldı ama Türkiye’mizin mal ihracatı arttı, 256 milyar dolar hizmet ihracatı arttı. 89’dan 100 milyar dolara yükseldi. Büyümemiz de ilk 9 ayda 4,7 oldu. Şurada 14 gün kaldı. 1 Mart’ta TÜİK milli gelir rakamlarını açıkladığında inşallah 1 trilyon doların üzerinde olduğunu, kişi başına milli gelirimizin de 12 bin 500 dolarlar civarında olduğunu hep birlikte göreceğiz” dedi.
“Uluslararası alanda Türk savunma sanayisinden övgüyle bahsediliyor”
Uluslararası temaslarda her lider ve bakanın Türk savunma sanayinden övgüyle bahsettiğini aktaran Bolat, “Türk savunma sanayi araçlarını nasıl alabiliriz? İş birliği yapmak istiyoruz, birlikte üretim yapabilir miyiz?’ diye soruyorlar. Niçin biliyor musunuz? Tek taraflı olarak 1-2 tane büyük savunma sanayi ihracatçısına bağlı olmak istemiyorlar, onların ambargolarıyla, tehditleriyle, yüksek fiyatlarıyla karşı karşıya oldukları için kendilerine ambargo uygulamayan, dostça davranan, birlikte işbirliğine açık olan ve uygun fiyatlarda satış yapan alternatif bir tedarikçi buldular. Onun için bu ilgiyi ve takdiri gösteriyorlar. O yüzden savunma sanayimizin genel anlamda üretim ve ihracatta önü açık” açıklamasında bulundu.
“Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır”
Bolat, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayinde 80 bin kişi istihdam ettiğine işaret ederek, “12 milyar dolarlık üretimimiz var. 180 ülke ve bölgeye ihracat yapıyoruz. 2022’te 4,4 2023’te yüzde 27’lik artışla 5,5 milyar dolarlık ihracatlar gerçekleştirdik. Savunma sanayinde ihracatı, Türkiye’nin toplam mal ihracatından aldığı payı yüzde 2,2’ye yükselti. Bu rakamlar çok daha yükseklere sizlerin başarısıyla, bizlerin de sizlere destek olmasıyla ulaşacaktır. Türkiye savunma sanayinde ilerledikçe Türkiye’ye ambargo uygulayanlar sıra sıra bu ambargoları kaldırdılar. Son 1 ay içinde 3-4 önemli ülke bu ambargoları kaldırdı. Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı tek bir alana da hapsolmuyor. Kara, hava, deniz, her unsur bu alanlarda yer alıyor. Bütüncül bir politika izleniyor. Hepsinin gereği olan alanlar var. Güçlü, gelişmiş, savunma sanayisi olan, güçlü ekonomisi ve ihracatı olan Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır” şeklinde konuştu.
“Türkiye artık çok önemli bir üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi”
NATO üyesi ülkelerin savunma sanayi harcamalarının milli gelire oranla yüzde 2 olması gerektiği yönünde kriterini de hatırlatan Bolat, “ABD ve Türkiye dışında bunu ciddi olarak uygulayan hemen hemen hiçbir ülke yoktu. Görüyoruz ki, biraz da Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği mecburiyet karşısında NATO ülkelerinin hepsi savunma sanayi harcamalarını hızla arttırdılar ve devam ediyorlar. Japonya bile aynısını yapıyor. Avrupa coğrafyası için Afrika’sı, orta doğusu, Asya’sı, ön Asya’sı, uzak doğu açısından Türkiye artık çok önemli bir üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi. Bu açıdan da sektörümüz inşallah daha da büyüyecek” dedi.
]]>“2 hafta sonra 1 Mart’ta 4. çeyrek büyüme rakamları açıklandığında 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığımızı göreceğiz”
“2023 yılında ilk 9 ayda yüzde 4.7 ortalamayı yakalamıştık, o civarda 4.5, 4.7 oranında bir büyüme ile inşallah kapatmak nasip olacak”
“Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak”
“Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz”
ANTALYA – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak. Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz” dedi.
Bakan Bolat, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’na katıldı. Bolat, Antalya’nın çok gelişmiş bir kent olduğunun altını çizerek, son 20 yılda ise şehrin bir büyük gelişme gösterdiğini kaydetti. Türkiye’nin milli gelirinin son 20 yılda 4.5 kart arttığını hatırlatan Bolat, Antalya’nın ise bunun iki katından fazla gelişme gösterdiğini bildirdi. Antalya’nın dünyanın turizm başkentlerinden biri olduğunun altını çizen Bakan Bolat, “Avrupa’da, Asya’da Amerika’da bilinen turizm için çok görülmek istenen ir şehrimiz. Ülkemizin milli gelirine ciddi katma değer sağlıyor. Dış ticaretine bakıldığında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 134. Gelişme açısından önü çok açık. En önemlisi hizmetler ticareti ve turizmde adeta cağ atladı. Türkiye’nin 100 milyar dolara ulaşan hizmetler ticaret gelirinin 54 milyar doları turizmden geldi. 57 milyon turistin işte 6 milyonu yerlidir. 51 milyonun üçte biride Antalya’ya geldi. 30 milyon yolcuyu Antalya Havalimanı her yıl, geçen yıl itibariyle ağırladı. Buda gösteriyor ki Antalya Türkiye ölçeğinde, büyüdü gelişti. Türkiye’nin beşinci büyük ili haline geldi. 2000’de ilk 15’deydi şimdi ise ilk beşe yükseldi, buda başarıdır” ifadelerine yer verdi.
“Çift kanatlı model”
Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde milli gelirin 4.5 katı arttığını kaydeden Bolat, “230 milyar dolardan, 1 trilyon 75 milyar dolara çıktı. 2 hafta sonra 1 Mart’ta 4. Çeyrek büyüme rakamları açıklandığında 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığımızı göreceğiz. Kişi başı milli gelirde 12 bin 500-12 bin 650 dolar, oradaki son rakamı da 1 Mart’ta alacağız. Büyüme gösteriyoruz. Ali Bahar, ‘İç talep birden bire bastırılmasın, ekonomide daha dengeli bir model uygulansın’ dedi. Doğrudur. Hükümet olarak uyguladığımız model, hem dışa açık büyüme modeli hem de iç talebinde dengeli şekilde büyümeyi destekleyici bir büyüme modeli çift kanatlı, buna devam edeceğiz. 2023 yılında ilk 9 ayda yüzde 4.7 ortalamayı yakalamıştık, o civarda 4.5, 4.7 oranında bir büyüme ile inşallah kapatmak nasip olacak” dedi.
“Dış ticaret açığımız bugün 97 milyar dolar”
Dünya için 2023 yılının zor geçtiğini aktaran Bakan Bolat, “Batı ülkeleri son 40 yılın çok yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele etmek için 20-25 katı faizi oranlarını artırarak yüzde 00.25’den, yüzde 5 ve 5.5’lere çıkararak frene çok sert bastılar. ABD, AB’de olsun Almanya, İngiltere, Fransa hepsinin teknik olarak resesyonda olduklarını gördüm. Bizim için niye önemli, bize en çok turist gönderen, en çok ticaret yaptığımız ülkeler. AB bütününde yüzde 41 ihracatımız söz konusudur. Bu anlamda Avrupa’nın canlanması büyümesi bizim için iyidir. Özellikle mal ve hizmet ihracatımızı arttırarak büyümememizi destekleyeceğiz. Bugün itibariyle günde 1 milyar dolar ihracat yapabilen ülke konumuna geldik. 2002’deki 36 milyar dolar mal ihracatımızı, 7.5 katı artışla 256 milyar dolara çıkarmıştık, bugün itibariyle bunun üstüne 1.5 milyar dolar daha ekledik. Yıllıklandırılmış olarak 257.5 milyar dolara ulaştık. Haziran ayından itibaren her ay Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ihracat rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana da her ay ithalatımızda azalış rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana her ay dış ticaret açığımızda azalış rakamları açıklıyoruz. 110 milyar dolara çıkan 2022 dış ticaret açığını 2023’de 106’ya düşürdük bugün itibariyle 97 milyar dolardayız, yıllık bazda söylüyorum. Bu azalmaya devam edecek. Bunu ihracatımızı biraz daha artırarak zor şartlara rağmen. Dünyada bana malını gönder, bekliyorum diyen talep yok. Küresel ticarette 2023’te gerileme var, küresel büyümede durgunluk söz konusu. Biz dengeli bir büyüme ve makul bir ihracat artışın ile yılı kapadık. 2024’te dış ticarette iddialı hedeflerimiz var. İhracatımızı yüzde 4-5 arası artırarak, mal ihracatında 267 milyar dolara yükselmek, hizmet ihracatına geldiğimizde ise 2000’de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatımızı Antalya’nın turizmden aldığı payı 2023’de 100 milyar dolardı. 2024 hedefimizi 110 milyar dolar. Ali Bahar’ın da söylediği gibi olağanüstü jeopolitik, yada bölgede ciddi bir siyasi askeri bir gerilim olmazsa, salgın nüksetmezse 2024 yılında dış ticarete dayalı büyümede başarılı olacağız. Daha iyi rakamalar ulaşacağız. Bunu ihracatı arttırıp, ithalatı azaltarak başaracağız” ifadelerini kullandı.
“Cari açık düşecek”
“Cari işlemler dengesi bizim için her zaman başımızı ağrıtan bir konudur” diyen Bakan Bolat, “Döviz sıkıntısına sebebiyet verir. Döviz kurları açısından sıkıntı oluşturur. O açıdan baktığımızda, mayıs ayını geçen sene şöyleydi. Dış ticaret açığımız yıllıklandırılmış olarak 122 milyar dolardı, bu ay itibariyle 97 milyar dolardayız. Yine mayıs ayı itibariyle cari açığımız 60.1 milyar dolardı tavandı, 45.2 milyar dolarla 2023 cari açığı kapadık. Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak. Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz. Hizmetler sektöründe cari fazla veren bir ülkeyiz. 100 milyar dolar ihracat, 49 milyar dolar ithalat, 51 milyar dolar fazlamız var. Bu neye yaradı, dış ticaret açığı 106 milyar dolardı, onu aşağı çekmeye yaradı. Oradan 51’i çıkardık 45 milyar dolarla cari açıkta nispeten ferahladık, ama bu 30 milyar dolarak kadar nisan da geri çekilecek. Turizmin canlandığı diğer aylarda o zaman bir kere dış ödemeler dengesinde sağlam istikrarlı bir yapı kurulmuş olacak. Kredi kuruluşları Türkiye açısından olumlu raporları açıklamaya başlayacaklar. Ekonomimiz yatırım çekme noktasında daha cazip imkanlar sunmaya başlayacak” diye konuştu.
Serbest bölgelere her zaman destek verdiklerini kaydeden Bakan Bolat, bakanlık bütçesinin yüzde 60’ını ihracatçılara verdiklerini belirtti.
“20 milyon turist hedefi uzak değil”
Antalya’nın 20 milyon turist hedefinin çok uzakta olmadığını dile getiren Ticaret Bakanı Bolat, “Antalya Serbest Bölgesi’nin genişletilmesi için çalışmaya devam edeceğiz. 11 bin metrekarelik alan çıkarıldı, ihtiyaç sahipleri veya talep gösterenler arasında bir rahatlama sağlayacak. Bu çalışmalarla Antalya’nın üretimi, katma değeri daha da artacak. 2023 yılında dünyada doğrudan yatırımlarda yüzde 30 daralma oldu, bizim toplam çektiğimiz yabancı yatırım miktarı 10,6 milyar dolar oldu. Şirket sayısı da 80 bin 500’dü. Sanayide de Antalya gelişme kaydetti. Antalya ölçeğini, ülkemizin yarısını getirebilmiş olursak bugün kişi başı milli gelirimizi 25 bin dolara çıkarmak içten bile değil. Doğru yoldayız” dedi.
“Esnafa destek”
Bakanlık olarak Antalya’da esnaf ve ihracat desteği anlamında destek verdiklerini aktaran Bolat, “Hükümetimiz 20 yılda Antalya’ya ulaşım alanında 93 milyarlık yatırım yaptı. Bugün Antalyalı esnaflarımızla toplantı yaptık. Onlara hükümetimizin Halk Bankası üzerinden sübvansiyonlu kredisi 100 milyon ilave finansman müjdesi verdik. Yüzde 25.5’luk bir maliyetle alacaklar, pazartesi günü bu rakam gönderilmiş olacak. Birkaç hafta önce 50 milyon daha gönderilmişti böylelikle 150 milyona çıkacak. Sel felaketinde yara alan iş yerleri açısından bu çok önemli. Banka kartlarındaki komisyon oranları 5 Ocak’ta Bankalar Birliği ile toplantı yaptık. 3 kamu bankası, Ziraat Bankası bir karar aldı, banka kartındaki komisyonun oranını yüzde 2.39’a düşürdüler. Akaryakıt istasyonlarında da yüzde 2.25’e düşürdüler. Banka kartlarındaki post makinelerindeki aylık ücretlendirmeyi de yüzde 50 indirim yaptılar. Hayırlı uğurlu olsun. Kadınların kurduğu kooperatiflere de ciddi oranda destek veriyoruz” açıklamasında bulundu.
“Yer sorunu çekiyoruz”
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın katma değerli üretimler yaptığının altını çizerek, “Türkiye’nin büyük hedefine Antalya ciddi katkı sağlamak için çalışıyor. Önün de bir kaç engel var. Kastlar arası bağlantı çok önemlidir. Bu ağları oluşturmak için bize yol, demir yolu, kara yolu ve elbette liman yada limanlar lazım. Bunlar olursa Antalya hızlı şekilde katlayacak potansiyeli var. Müteşebbis, girişimci ve sermaye var. Ekonomik bir güç var, bu güzel iklimi elimizdeki turizm, tarım, sanayiden gelen sermayeyi başka yere kaçırmadan ülkemizin istifadesine sunmak için yapabileceğimiz çok şey var. Yer konusunda sıkıntısı olan şehiriz. Şehrin yarıdan fazlası orman, önemli bir kısmı tarım arazisi kıpırdayacak yerimiz çok azalıyor. Orman vasfını kaybetmiş arazilerimiz var. Mera vasfını kaybetmiş mera yerlerimiz var. Bu alanları değerlendirerek çok ciddi hamle yapabileceğimiz potansiyellerimiz olabilir. Bu noktada desteklerinizi bekliyoruz” açıklamasında bulundu.
“Türkiye’nin 4. büyük odasıyız”
ATSO Başkanı Ali Bahar ise Antalya’nın 2023 yılında, 16 milyonun üzerinde yabancı ziyaretçi ile şimdiye kadarki en yüksek turist sayısına ulaştığını hatırlattı. Beklenmedik bir gelişme olmaz ise 2024’te de yeni bir rekor kıracaklarının altını çizen Bahar, “Antalya ekonomisinin güçlü kaslarından bir diğeri de, tarımdır. Pek çok üründe ülkemizin ilk tedarikçisiyiz. Yine, pek çok üründe ciddi ihracatımız var. Ne mutlu bize ki, üretimimiz de yıldan yıla artıyor. Odamız, 141 yıldır var olan, yaklaşık 62 bin üyeye sahip, günde 40 yeni kayıt yapan, 49 meslek komitesi ile Türkiye’nin en büyük 4. oda olma özelliğine sahiptir. Türkiye’de kurulan her 20 şirketten biri Antalya’mız da kurulmaktadır. Yine İstanbul’dan sonra, en fazla yabancı şirket kuruluşunun gerçekleştiği, 2. oda konumundayız. İlimizin artan cazibesi, doğal olarak gerek yurtiçinden, gerek yurtdışından göç almamıza neden olmuştur. Son 23 yılda, Antalya nüfusu, yüzde 88 artış ile 1,4 milyondan 2,7 milyona ulaşmış, Yalova ve Tekirdağ’dan sonra nüfusu en çok artan il konumundadır. Hızlı nüfus artışı şehrimizde, çevreden imara, eğitimden sağlığa, lojistikten şehir içi trafiğine ve ticaretin gerek işleyiş, gerek denetimine kadar pek çok alanda istemediğimiz sonuçlar doğuruyor” diye konuştu.
“KDV oranları”
ATSO üyelerimizden gelen en önemli başlığın KDV oranları olduğunu vurgulayan Bahar, “Sektörel farklılık gösteren bu oranların, bir işletmeye girişiyle çıkışı arasında da fark olması, reel sektörü zorlamakta, ticaretimizde büyük bir zarar oluşturmaktadır. Tek oranlı KDV’nin uygulamadaki zorlukları ortadan kaldıracağını düşünüyor, desteklerinizi bekliyoruz. Finansa erişim konusunda geçmişe göre rahatlama görünmekle birlikte, finansmanın, yüksek mali yükünü taşıma noktasında beklenen seviye de değiliz. Kredi kartında kesinlikle taksit sayısında sınırlama olmaması gerektiğini, bunun hem tüketiciyi hem satıcıları çok zor durumda bırakacağını buradan ifade etmek istiyoruz. Bu sınırlama beyaz eşya, hazır giyim, mobilya gibi yerli üretimin yoğun olduğu sektörlerde, üreticiye büyük darbe vurabilir” diye konuştu.
“Toplu iş yeri projesi”
Antalya’da liman sorununun artarak devam etiğine değinen Bahar, bu noktada destek beklediklerini belirtti. İkinci el araç satışı yapan işletmelerin, konut altı dükkanlara mahkum olmuş durumda olduğuna değinen Ali Bahar, “İşletmelerimiz, ilgili yönetmeliğin fiziki gereklerini karşılamadığı için yetki belgesi alamamakta, dolayısıyla kadük duruma düşmektedir. Toplu iş yerleri projemize desteğini bekliyoruz. Antalya’da hiç olmayan, olduğunda da birçok sektörün yarasına merhem, ihtiyacına cevap olacak bir konudur. Antalya’nın kuzey çevre yolu üzerinde bulunan birçok arazi, toplulaştırma için kullanılırsa, apartman altına sıkışmış, şehir içine sıkışmış ticaretin rahatlaması sağlanacağı inancındayız. Yine şehrimiz için son zamanda sık sık dile getirilen başka önemli bir konu Sağlık Turizmidir. Bu konu bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için potansiyeli oldukça yüksek bir konudur ve biz bunun farkındayız. Bu farkındalıkla, sağlık turizmi için “marka olma” yolunda adımlar attık. Geçtiğimiz günlerde yurtdışından aracılar getirerek, ilgili üyelerimizle buluşturduk. Çok büyük ses getirdik” dedi.
“Ulaşım projeleri”
“Şehrimiz tarımda Türkiye’yi doyuran bir üretim üssü konumundadır” diyen Bahar, “Karayolu ve demiryolu ile şehrimizin lojistik ağlara bağlantısı, havayolu kabiliyetimiz ile kıyaslandığında çok geri sıralardadır. 2028 yılı için planlanan hızlı tren projesi, müstesna bir şehir olan Antalya’mızın en doğal hakkıdır. Çok yakında bu projenin öne alınması için bir imza kampanyası başlatıyoruz. Desteğinizi de bekliyoruz. Belediye kreşleri ile özel kreşler arasında haksız rekabet bulunmaktadır. Fiyat, fiziksel koşullar, denetimler noktasında bu rekabet daha çok hissedilmektedir. Özel kreşlerin ticaretinin korunması anlamında haksız rekabet, ortadan kaldırılmalıdır. Nasıl ki fabrikalar, oteller GES projesi yapabiliyorsa, küçük işletmelerin, bir kuyumcunun, bir sıhhi tesisatçının da, enerji kooperatifi aracılığıyla maliyetlerini düşürebileceğine inanıyoruz. Bu konuda sizlerden teşvik ve mevzuat çalışmaları bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Bahar, 31 Mart seçimlerinden sonra, bir şehir meselesi haline gelen EXPO 2016 alanının değerlendirilmesini ve kent ticaretine kazandırılmasını gerektiğini sözlerine ekledi.
]]>Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezindeki bir otelde gerçekleştirildi. Konferansa katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, savunma sanayi ve teknoloji konularına değindi. Bakan Bolat, batı ülkeleri ve Rusya’nın sanayi ile teknolojideki gelişmeyi en hızlı 1 ve 2’nci dünya savaşlarında sağladığına dikkat çekerek, “Çünkü yenilmemek için, savaşı kazanmak için bütün güçleriyle savunma sanayine, teknolojiye önem verdiler. O dönemlerde olumlu yansımalarını savaşlardan sonra kullandılar. Biz savunma sanayimizde başarılı olmak için asla savaş çıkartmak istemiyoruz. Ama ülkemizi de savunmak istiyoruz. Güçlü bir savunması, ekonomisi olmayan bir ülkenin ayakta kalması çok zor. Hele ki bizim coğrafyamızda çok zor. Şöyle etrafımıza bakalım jeopolitik gerilimlere, savaşlara. Çok güçlü bir savunma sanayine sahip olursak bu vize ihracat yeteneği kazandıracak savunma gücü kazandıracak, diplomatik güç kazandıracak, diğer sanayilere olumlu etkilerle üretim ve ihracat kazandıracak. Döviz geliri kazandıracak, halkımızın refahı, ülkemizin gelişimi, zenginliği artacak” dedi.
“1973’te bir milyar dolar yıllık ihracata çok sevinmiştik”
“1973’te bir milyar dolar yıllık ihracata çok sevinmiştik, 1987’de aylık bir milyar dolara çok sevinmiştik” diyerek sözlerini sürdüren Bolat, “Bugün günlük bir milyar dolara Allah’a şükür diyoruz. Ama hedefimiz günlük bir buçuk milyar dolara ulaşmak. İnşallah önümüzdeki bu 12’nci kalkınma planı döneminde 2028’de 375 milyar dolar mal ihracatı hedefimiz var” dedi.
“Hedefimiz bu yılsonuna kadar ihracatçı sayımızı 150 bine yükseltmek”
2002’de yılında AK Parti hükümetleri olarak 36,1 milyar dolar olan mal ihracatı, 2023 sonunda 7,5 kat artışla 255,8 milyar dolara ulaştığına işaret eden Bolat, “1980’de Türkiye’de 25 bin tane şirket bin ihracat firması vardı. 2002’de 34 bin ihracatçı vardı. Bugün 140 bin ihracatçıyla bu başarı elde edildi ve hedefimiz bu yılsonuna kadar ihracatçı sayımız 150 bine yükseltmek” ifadelerine yer verdi.
“Milli gelirin üçte biri sanayiden geliyor”
“Türkiye’de sanayi yok” sözlerini sert bir dille eleştiren Bolat, şunları söyledi:
“Sanayisi yok dedikleri ülkenin milli geliri 2023 yılı sonunda 4,5 katı artarak 230 milyar dolardan 1,1 trilyon dolara yükseldi. Bu milli gelirin üçte biri sanayiden geliyor. Bir nokta birin üçte birini hesaplarsak rakamı yaklaşık 350 milyar dolardan bahsediyoruz. Yine sanayi yok dedikleri ülkede 256 milyar dolar mal ihracatının yüzde 94,2’si sanayi ürünlerinden geliyor. Demek ki sanayimiz varmış ve gelişiyor, büyüyor ve ülkemize büyük katma değer getiriyor. Üretimi, milli geliri ihracatı arttırıyor. 12 bin 886 ürün ihraç ediyoruz. 240 ülke ve farklı gümrüklü bölgeye ihracat yapılıyor ve bu anlamda 70 ülkeye yaptığımız ihracatta 2023 yılında o ülkelere yaptığımız ihracatın rekorunu kırdık. 54 fasılda bir milyar doların üzerinde ihracat yaptık. 2023 sonunda 39 fasılda ihracat rekoru kırdık. 30 vilayetimiz yıllık bir milyar dolar ihracat rakamını aştılar. Şimdi faaliyet bazlı ihracat takip sistemini başlattık. Bir Ocak’ta birçok Anadolu vilayetlerimizin artışlar olacak. 2024’de 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan vilayetlerin sayısı inşallah 40’ı bulacak diye ümit ediyoruz.”
“İhracat birim değerimizi 2023’te 1 dolar 57 sente yükselttik”
Bakan Bolat, “Türkiye’nin teknolojisini küçümseyenlere cevap niteliğinde söylüyorum” diyerek sürdürdüğü konuşmasında, 2002’de ihracatta orta ve yüksek teknolojili ürünlerinin toplam payı yüzde 30, 2022’de bu payın yüzde 36’ya, 2023’te ise yüzde 40,5’e yükseldiğine dikkat çekti, 2028 yılı hedefinin de yüzde 50 olduğunun altını çizdi. Bakan Bolat, “Bunun yanında kilogram ihracat birim değerimiz, 2002’de 55 sent civarındaydı, 2023’te 1 dolar 57 sente yükselttik. Savunma sanayinde bu rakam 65 dolar, kimi ürünlerde belki 10 bin doları geçmekte. Bazı konfeksiyon ürünlerinde, moda, marka ürünlerde de 70-80 doları bulan bir ihracat birim değeri olmaktadır” diye konuştu.
“Kişi başına milli gelirimizin de 12 bin 500 dolarlar civarında olduğunu hep birlikte göreceğiz”
Küresel üretimin 2023 yılında patinaj yaptığını belirten Bakan Bolat, “Özellikle Avrupa ve Amerika’da durgunluk hakimdi. Küresel ticarette bir gerileme söz konusu oldu. Küresel fiyatlardaki köpük, balon azaldı ama Türkiye’mizin mal ihracatı arttı, 256 milyar dolar hizmet ihracatı arttı. 89’dan 100 milyar dolara yükseldi. Büyümemiz de ilk 9 ayda 4,7 oldu. Şurada 14 gün kaldı. 1 Mart’ta TÜİK milli gelir rakamlarını açıkladığında inşallah 1 trilyon doların üzerinde olduğunu, kişi başına milli gelirimizin de 12 bin 500 dolarlar civarında olduğunu hep birlikte göreceğiz” dedi.
“Uluslararası alanda Türk savunma sanayisinden övgüyle bahsediliyor”
Uluslararası temaslarda her lider ve bakanın Türk savunma sanayinden övgüyle bahsettiğini aktaran Bolat, “Türk savunma sanayi araçlarını nasıl alabiliriz? İş birliği yapmak istiyoruz, birlikte üretim yapabilir miyiz?’ diye soruyorlar. Niçin biliyor musunuz? Tek taraflı olarak 1-2 tane büyük savunma sanayi ihracatçısına bağlı olmak istemiyorlar, onların ambargolarıyla, tehditleriyle, yüksek fiyatlarıyla karşı karşıya oldukları için kendilerine ambargo uygulamayan, dostça davranan, birlikte işbirliğine açık olan ve uygun fiyatlarda satış yapan alternatif bir tedarikçi buldular. Onun için bu ilgiyi ve takdiri gösteriyorlar. O yüzden savunma sanayimizin genel anlamda üretim ve ihracatta önü açık” açıklamasında bulundu.
“Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır”
Bolat, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayinde 80 bin kişi istihdam ettiğine işaret ederek, “12 milyar dolarlık üretimimiz var. 180 ülke ve bölgeye ihracat yapıyoruz. 2022’te 4,4 2023’te yüzde 27’lik artışla 5,5 milyar dolarlık ihracatlar gerçekleştirdik. Savunma sanayinde ihracatı, Türkiye’nin toplam mal ihracatından aldığı payı yüzde 2,2’ye yükselti. Bu rakamlar çok daha yükseklere sizlerin başarısıyla, bizlerin de sizlere destek olmasıyla ulaşacaktır. Türkiye savunma sanayinde ilerledikçe Türkiye’ye ambargo uygulayanlar sıra sıra bu ambargoları kaldırdılar. Son 1 ay içinde 3-4 önemli ülke bu ambargoları kaldırdı. Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı tek bir alana da hapsolmuyor. Kara, hava, deniz, her unsur bu alanlarda yer alıyor. Bütüncül bir politika izleniyor. Hepsinin gereği olan alanlar var. Güçlü, gelişmiş, savunma sanayisi olan, güçlü ekonomisi ve ihracatı olan Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır” şeklinde konuştu.
“Türkiye artık çok önemli bir üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi”
NATO üyesi ülkelerin savunma sanayi harcamalarının milli gelire oranla yüzde 2 olması gerektiği yönünde kriterini de hatırlatan Bolat, “ABD ve Türkiye dışında bunu ciddi olarak uygulayan hemen hemen hiçbir ülke yoktu. Görüyoruz ki, biraz da Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği mecburiyet karşısında NATO ülkelerinin hepsi savunma sanayi harcamalarını hızla arttırdılar ve devam ediyorlar. Japonya bile aynısını yapıyor. Avrupa coğrafyası için Afrika’sı, orta doğusu, Asya’sı, ön Asya’sı, uzak doğu açısından Türkiye artık çok önemli bir üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi. Bu açıdan da sektörümüz inşallah daha da büyüyecek” dedi. – ANTALYA
]]>Bakan Bolat, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ATSO) Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’na katıldı. Bolat, Antalya’nın çok gelişmiş bir kent olduğunun altını çizerek, son 20 yılda ise şehrin bir büyük gelişme gösterdiğini kaydetti. Türkiye’nin milli gelirinin son 20 yılda 4.5 kart arttığını hatırlatan Bolat, Antalya’nın ise bunun iki katından fazla gelişme gösterdiğini bildirdi. Antalya’nın dünyanın turizm başkentlerinden biri olduğunun altını çizen Bakan Bolat, “Avrupa’da, Asya’da Amerika’da bilinen turizm için çok görülmek istenen ir şehrimiz. Ülkemizin milli gelirine ciddi katma değer sağlıyor. Dış ticaretine bakıldığında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 134. Gelişme açısından önü çok açık. En önemlisi hizmetler ticareti ve turizmde adeta cağ atladı. Türkiye’nin 100 milyar dolara ulaşan hizmetler ticaret gelirinin 54 milyar doları turizmden geldi. 57 milyon turistin işte 6 milyonu yerlidir. 51 milyonun üçte biride Antalya’ya geldi. 30 milyon yolcuyu Antalya Havalimanı her yıl, geçen yıl itibariyle ağırladı. Buda gösteriyor ki Antalya Türkiye ölçeğinde, büyüdü gelişti. Türkiye’nin beşinci büyük ili haline geldi. 2000’de ilk 15’deydi şimdi ise ilk beşe yükseldi, buda başarıdır” ifadelerine yer verdi.
“Çift kanatlı model”
Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde milli gelirin 4.5 katı arttığını kaydeden Bolat, “230 milyar dolardan, 1 trilyon 75 milyar dolara çıktı. 2 hafta sonra 1 Mart’ta 4. Çeyrek büyüme rakamları açıklandığında 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığımızı göreceğiz. Kişi başı milli gelirde 12 bin 500-12 bin 650 dolar, oradaki son rakamı da 1 Mart’ta alacağız. Büyüme gösteriyoruz. Ali Bahar, ‘İç talep birden bire bastırılmasın, ekonomide daha dengeli bir model uygulansın’ dedi. Doğrudur. Hükümet olarak uyguladığımız model, hem dışa açık büyüme modeli hem de iç talebinde dengeli şekilde büyümeyi destekleyici bir büyüme modeli çift kanatlı, buna devam edeceğiz. 2023 yılında ilk 9 ayda yüzde 4.7 ortalamayı yakalamıştık, o civarda 4.5, 4.7 oranında bir büyüme ile inşallah kapatmak nasip olacak” dedi.
“Dış ticaret açığımız bugün 97 milyar dolar”
Dünya için 2023 yılının zor geçtiğini aktaran Bakan Bolat, “Batı ülkeleri son 40 yılın çok yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele etmek için 20-25 katı faizi oranlarını artırarak yüzde 00.25’den, yüzde 5 ve 5.5’lere çıkararak frene çok sert bastılar. ABD, AB’de olsun Almanya, İngiltere, Fransa hepsinin teknik olarak resesyonda olduklarını gördüm. Bizim için niye önemli, bize en çok turist gönderen, en çok ticaret yaptığımız ülkeler. AB bütününde yüzde 41 ihracatımız söz konusudur. Bu anlamda Avrupa’nın canlanması büyümesi bizim için iyidir. Özellikle mal ve hizmet ihracatımızı arttırarak büyümememizi destekleyeceğiz. Bugün itibariyle günde 1 milyar dolar ihracat yapabilen ülke konumuna geldik. 2002’deki 36 milyar dolar mal ihracatımızı, 7.5 katı artışla 256 milyar dolara çıkarmıştık, bugün itibariyle bunun üstüne 1.5 milyar dolar daha ekledik. Yıllıklandırılmış olarak 257.5 milyar dolara ulaştık. Haziran ayından itibaren her ay Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ihracat rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana da her ay ithalatımızda azalış rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana her ay dış ticaret açığımızda azalış rakamları açıklıyoruz. 110 milyar dolara çıkan 2022 dış ticaret açığını 2023’de 106’ya düşürdük bugün itibariyle 97 milyar dolardayız, yıllık bazda söylüyorum. Bu azalmaya devam edecek. Bunu ihracatımızı biraz daha artırarak zor şartlara rağmen. Dünyada bana malını gönder, bekliyorum diyen talep yok. Küresel ticarette 2023’te gerileme var, küresel büyümede durgunluk söz konusu. Biz dengeli bir büyüme ve makul bir ihracat artışın ile yılı kapadık. 2024’te dış ticarette iddialı hedeflerimiz var. İhracatımızı yüzde 4-5 arası artırarak, mal ihracatında 267 milyar dolara yükselmek, hizmet ihracatına geldiğimizde ise 2000’de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatımızı Antalya’nın turizmden aldığı payı 2023’de 100 milyar dolardı. 2024 hedefimizi 110 milyar dolar. Ali Bahar’ın da söylediği gibi olağanüstü jeopolitik, yada bölgede ciddi bir siyasi askeri bir gerilim olmazsa, salgın nüksetmezse 2024 yılında dış ticarete dayalı büyümede başarılı olacağız. Daha iyi rakamalar ulaşacağız. Bunu ihracatı arttırıp, ithalatı azaltarak başaracağız” ifadelerini kullandı.
“Cari açık düşecek”
“Cari işlemler dengesi bizim için her zaman başımızı ağrıtan bir konudur” diyen Bakan Bolat, “Döviz sıkıntısına sebebiyet verir. Döviz kurları açısından sıkıntı oluşturur. O açıdan baktığımızda, mayıs ayını geçen sene şöyleydi. Dış ticaret açığımız yıllıklandırılmış olarak 122 milyar dolardı, bu ay itibariyle 97 milyar dolardayız. Yine mayıs ayı itibariyle cari açığımız 60.1 milyar dolardı tavandı, 45.2 milyar dolarla 2023 cari açığı kapadık. Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak. Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz. Hizmetler sektöründe cari fazla veren bir ülkeyiz. 100 milyar dolar ihracat, 49 milyar dolar ithalat, 51 milyar dolar fazlamız var. Bu neye yaradı, dış ticaret açığı 106 milyar dolardı, onu aşağı çekmeye yaradı. Oradan 51’i çıkardık 45 milyar dolarla cari açıkta nispeten ferahladık, ama bu 30 milyar dolarak kadar nisan da geri çekilecek. Turizmin canlandığı diğer aylarda o zaman bir kere dış ödemeler dengesinde sağlam istikrarlı bir yapı kurulmuş olacak. Kredi kuruluşları Türkiye açısından olumlu raporları açıklamaya başlayacaklar. Ekonomimiz yatırım çekme noktasında daha cazip imkanlar sunmaya başlayacak” diye konuştu.
Serbest bölgelere her zaman destek verdiklerini kaydeden Bakan Bolat, bakanlık bütçesinin yüzde 60’ını ihracatçılara verdiklerini belirtti.
“20 milyon turist hedefi uzak değil”
Antalya’nın 20 milyon turist hedefinin çok uzakta olmadığını dile getiren Ticaret Bakanı Bolat, “Antalya Serbest Bölgesi’nin genişletilmesi için çalışmaya devam edeceğiz. 11 bin metrekarelik alan çıkarıldı, ihtiyaç sahipleri veya talep gösterenler arasında bir rahatlama sağlayacak. Bu çalışmalarla Antalya’nın üretimi, katma değeri daha da artacak. 2023 yılında dünyada doğrudan yatırımlarda yüzde 30 daralma oldu, bizim toplam çektiğimiz yabancı yatırım miktarı 10,6 milyar dolar oldu. Şirket sayısı da 80 bin 500’dü. Sanayide de Antalya gelişme kaydetti. Antalya ölçeğini, ülkemizin yarısını getirebilmiş olursak bugün kişi başı milli gelirimizi 25 bin dolara çıkarmak içten bile değil. Doğru yoldayız” dedi.
“Esnafa destek”
Bakanlık olarak Antalya’da esnaf ve ihracat desteği anlamında destek verdiklerini aktaran Bolat, “Hükümetimiz 20 yılda Antalya’ya ulaşım alanında 93 milyarlık yatırım yaptı. Bugün Antalyalı esnaflarımızla toplantı yaptık. Onlara hükümetimizin Halk Bankası üzerinden sübvansiyonlu kredisi 100 milyon ilave finansman müjdesi verdik. Yüzde 25.5’luk bir maliyetle alacaklar, pazartesi günü bu rakam gönderilmiş olacak. Birkaç hafta önce 50 milyon daha gönderilmişti böylelikle 150 milyona çıkacak. Sel felaketinde yara alan iş yerleri açısından bu çok önemli. Banka kartlarındaki komisyon oranları 5 Ocak’ta Bankalar Birliği ile toplantı yaptık. 3 kamu bankası, Ziraat Bankası bir karar aldı, banka kartındaki komisyonun oranını yüzde 2.39’a düşürdüler. Akaryakıt istasyonlarında da yüzde 2.25’e düşürdüler. Banka kartlarındaki post makinelerindeki aylık ücretlendirmeyi de yüzde 50 indirim yaptılar. Hayırlı uğurlu olsun. Kadınların kurduğu kooperatiflere de ciddi oranda destek veriyoruz” açıklamasında bulundu.
“Yer sorunu çekiyoruz”
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın katma değerli üretimler yaptığının altını çizerek, “Türkiye’nin büyük hedefine Antalya ciddi katkı sağlamak için çalışıyor. Önün de bir kaç engel var. Kastlar arası bağlantı çok önemlidir. Bu ağları oluşturmak için bize yol, demir yolu, kara yolu ve elbette liman yada limanlar lazım. Bunlar olursa Antalya hızlı şekilde katlayacak potansiyeli var. Müteşebbis, girişimci ve sermaye var. Ekonomik bir güç var, bu güzel iklimi elimizdeki turizm, tarım, sanayiden gelen sermayeyi başka yere kaçırmadan ülkemizin istifadesine sunmak için yapabileceğimiz çok şey var. Yer konusunda sıkıntısı olan şehiriz. Şehrin yarıdan fazlası orman, önemli bir kısmı tarım arazisi kıpırdayacak yerimiz çok azalıyor. Orman vasfını kaybetmiş arazilerimiz var. Mera vasfını kaybetmiş mera yerlerimiz var. Bu alanları değerlendirerek çok ciddi hamle yapabileceğimiz potansiyellerimiz olabilir. Bu noktada desteklerinizi bekliyoruz” açıklamasında bulundu.
“Türkiye’nin 4. büyük odasıyız”
ATSO Başkanı Ali Bahar ise Antalya’nın 2023 yılında, 16 milyonun üzerinde yabancı ziyaretçi ile şimdiye kadarki en yüksek turist sayısına ulaştığını hatırlattı. Beklenmedik bir gelişme olmaz ise 2024’te de yeni bir rekor kıracaklarının altını çizen Bahar, “Antalya ekonomisinin güçlü kaslarından bir diğeri de, tarımdır. Pek çok üründe ülkemizin ilk tedarikçisiyiz. Yine, pek çok üründe ciddi ihracatımız var. Ne mutlu bize ki, üretimimiz de yıldan yıla artıyor. Odamız, 141 yıldır var olan, yaklaşık 62 bin üyeye sahip, günde 40 yeni kayıt yapan, 49 meslek komitesi ile Türkiye’nin en büyük 4. oda olma özelliğine sahiptir. Türkiye’de kurulan her 20 şirketten biri Antalya’mız da kurulmaktadır. Yine İstanbul’dan sonra, en fazla yabancı şirket kuruluşunun gerçekleştiği, 2. oda konumundayız. İlimizin artan cazibesi, doğal olarak gerek yurtiçinden, gerek yurtdışından göç almamıza neden olmuştur. Son 23 yılda, Antalya nüfusu, yüzde 88 artış ile 1,4 milyondan 2,7 milyona ulaşmış, Yalova ve Tekirdağ’dan sonra nüfusu en çok artan il konumundadır. Hızlı nüfus artışı şehrimizde, çevreden imara, eğitimden sağlığa, lojistikten şehir içi trafiğine ve ticaretin gerek işleyiş, gerek denetimine kadar pek çok alanda istemediğimiz sonuçlar doğuruyor” diye konuştu.
“KDV oranları”
ATSO üyelerimizden gelen en önemli başlığın KDV oranları olduğunu vurgulayan Bahar, “Sektörel farklılık gösteren bu oranların, bir işletmeye girişiyle çıkışı arasında da fark olması, reel sektörü zorlamakta, ticaretimizde büyük bir zarar oluşturmaktadır. Tek oranlı KDV’nin uygulamadaki zorlukları ortadan kaldıracağını düşünüyor, desteklerinizi bekliyoruz. Finansa erişim konusunda geçmişe göre rahatlama görünmekle birlikte, finansmanın, yüksek mali yükünü taşıma noktasında beklenen seviye de değiliz. Kredi kartında kesinlikle taksit sayısında sınırlama olmaması gerektiğini, bunun hem tüketiciyi hem satıcıları çok zor durumda bırakacağını buradan ifade etmek istiyoruz. Bu sınırlama beyaz eşya, hazır giyim, mobilya gibi yerli üretimin yoğun olduğu sektörlerde, üreticiye büyük darbe vurabilir” diye konuştu.
“Toplu iş yeri projesi”
Antalya’da liman sorununun artarak devam etiğine değinen Bahar, bu noktada destek beklediklerini belirtti. İkinci el araç satışı yapan işletmelerin, konut altı dükkanlara mahkum olmuş durumda olduğuna değinen Ali Bahar, “İşletmelerimiz, ilgili yönetmeliğin fiziki gereklerini karşılamadığı için yetki belgesi alamamakta, dolayısıyla kadük duruma düşmektedir. Toplu iş yerleri projemize desteğini bekliyoruz. Antalya’da hiç olmayan, olduğunda da birçok sektörün yarasına merhem, ihtiyacına cevap olacak bir konudur. Antalya’nın kuzey çevre yolu üzerinde bulunan birçok arazi, toplulaştırma için kullanılırsa, apartman altına sıkışmış, şehir içine sıkışmış ticaretin rahatlaması sağlanacağı inancındayız. Yine şehrimiz için son zamanda sık sık dile getirilen başka önemli bir konu Sağlık Turizmidir. Bu konu bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için potansiyeli oldukça yüksek bir konudur ve biz bunun farkındayız. Bu farkındalıkla, sağlık turizmi için “marka olma” yolunda adımlar attık. Geçtiğimiz günlerde yurtdışından aracılar getirerek, ilgili üyelerimizle buluşturduk. Çok büyük ses getirdik” dedi.
“Ulaşım projeleri”
“Şehrimiz tarımda Türkiye’yi doyuran bir üretim üssü konumundadır” diyen Bahar, “Karayolu ve demiryolu ile şehrimizin lojistik ağlara bağlantısı, havayolu kabiliyetimiz ile kıyaslandığında çok geri sıralardadır. 2028 yılı için planlanan hızlı tren projesi, müstesna bir şehir olan Antalya’mızın en doğal hakkıdır. Çok yakında bu projenin öne alınması için bir imza kampanyası başlatıyoruz. Desteğinizi de bekliyoruz. Belediye kreşleri ile özel kreşler arasında haksız rekabet bulunmaktadır. Fiyat, fiziksel koşullar, denetimler noktasında bu rekabet daha çok hissedilmektedir. Özel kreşlerin ticaretinin korunması anlamında haksız rekabet, ortadan kaldırılmalıdır. Nasıl ki fabrikalar, oteller GES projesi yapabiliyorsa, küçük işletmelerin, bir kuyumcunun, bir sıhhi tesisatçının da, enerji kooperatifi aracılığıyla maliyetlerini düşürebileceğine inanıyoruz. Bu konuda sizlerden teşvik ve mevzuat çalışmaları bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Bahar, 31 Mart seçimlerinden sonra, bir şehir meselesi haline gelen EXPO 2016 alanının değerlendirilmesini ve kent ticaretine kazandırılmasını gerektiğini sözlerine ekledi. – ANTALYA
]]>Bakan Bolat, Antalya Ticaret Odası’nda düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğindeki hükümetin 21 yılda çok şeyi başardığını söyledi.
Milli gelirin 4,5 kat artarak, 230 milyar dolardan 1 trilyon 75 milyar dolara çıktığını ifade eden Bolat, “İki hafta sonra, 1 Mart’ta dördüncü çeyrek büyüme rakamları açıklandığında inşallah 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığımızı göreceğiz. Kişi başına milli gelirimiz de 12 bin 500 doları aştı. 12 bin 650 dolar. Orada da son rakamı 1 Mart’ta alacağız. Daha önemlisi on üç çeyrektir büyüme gösteriyoruz.” diye konuştu.
Dünya için 2023 yılının zor geçtiğini, batı ülkelerinin son 40 yılın en yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele etmek için 20-25 kat faiz oranlarını artırdıklarını ifade eden Bolat, şunları söyledi:
“Almanya, İngiltere, Fransa, hepsinin teknik olarak resesyonda olduklarını gördük. Bizim için niye önemli? Bize en çok turist gönderen ülkeler. Bizim en çok ihracat yaptığımız ülkeler. Avrupa Birliği bütününde yüzde 41 ihracatımız söz konusu. Bu anlamda Avrupa’nın canlanması, büyümesi bizim için iyidir. Özellikle mal ve hizmet ihracatımızı arttırarak büyümemizi destekleyeceğiz. Hamdolsun 1973’te yılda bir milyar dolar ihracat yapan bir ülkeydik. 1987 ekim ayında ayda 1 milyar doları başardığımızda çok sevinmiştik. ve bugün itibariyle günde bir milyar dolar ihracat yapabilen bir ülke konumuna geldik. 2002’deki 36 milyar dolar mal ihracatımızı 7,5 artışla 256 milyar dolara çıkarmıştık. Allah’a şükürler olsun bugün itibarıyla bunun üstüne 1,5 milyar dolar daha ekledik. ve yıllıklandırılmış olarak 257,5 milyar dolara ulaştık. Haziran’dan bu yana her ay Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ihracat rakamlarını açıklıyoruz. Ağustos’tan bu yana da her ay ithalatımızda azalış rakamları açıklıyoruz.”
“Küresel ticarette 2023’te gerileme var”
Ağustos’tan bu yana her ay dış ticaret açığında azalış rakamları açıkladıklarını dile getiren Bolat, “Yıllık bazda, 2022’de 110 milyar dolara çıkan dış ticaret açığını 2023’te 106’ya düşürdük. Bugün itibarıyla 97 milyar dolardayız. Bu azalmaya devam edecek. Bunu nasıl başarıyoruz? İhracatımızı biraz daha arttırarak. Zor şartlara rağmen. Dünyada öyle ‘Bana malını gönder, bekliyorum.’ diyen bir talep yok.” dedi.
İhracatın, çok zor şartlarda, çok büyük uğraşlarla yapıldığını anlatan Bolat, şöyle devam etti:
“Dünya’da talep düştü. Küresel ticarette 2023’te gerileme var. Küresel büyümede yavaşlama var, durgunluk söz konusu. Böyle bir yılda biz Allah’a şükür dengeli bir büyüme ve makul bir ihracat artışıyla yılı kapadık. Ama 2024’te dış ticarette iddialı hedeflerimiz var. İnşallah ihracatımızı yüzde 4-5 arası artırarak, mal ihracatında 267 milyar dolara yükselmek.”
“Dış ticarete dayalı büyümede başarılı olacağız”
Bakan Bolat, 2002’de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatının 2023’te 100 milyar dolara çıktığını ifade ederek, bunun içinde turizm, taşımacılık, fuarcılık, sağlık hizmetleri, eğitim hizmetleri ihracatı, bilişim, danışmanlık ve yazılım sektörü gibi kalemler olduğunu söyledi.
Hizmet ihracatında 2024 yılında hedeflerinin 110 milyar dolar olduğunu dile getiren Bolat, “Olağanüstü bir jeopolitik ya da ciddi siyasi, askeri bir gerilim olmazsa, bir salgın durumu hissetmezsek, 2024 yılında dış ticarete dayalı büyümede başarılı olacağız. Daha iyi rakamlara ulaşacağız. Bunu, ihracatı mal ve hizmetlerde arttırarak ithalatı azaltarak başaracağız.” diye konuştu.
Bolat, cari işlemler dengesinin, döviz sıkıntısına neden olması açısından her zaman başlarını ağrıtan bir konu olduğunu belirterek, “Geçen sene mayıs ayında dış ticaret açığı yıllıklandırılmış olarak 122 milyar dolardı. Bu ay itibarıyla 97 milyar dolardayız. Yine mayıs ayı itibarıyla cari açığımız 60,1 milyar dolardı. Tavandı. Cari açığı 2023’te 45,2 milyar dolarla kapatıyoruz. Şu müjdeyi verebilirim; mart-nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak.” diye konuştu.
“Antalya, dünyanın turizm başkentlerinden biri oldu”
Bolat, Antalya’nın son 20 yılda çok büyük gelişme gösterdiğini söyledi.
Son 20 yılda Türkiye’nin milli geliri 4,5 katı artarken, Antalya’nın bunun iki katından fazla bir gelişme gösterdiğini dile getiren Bolat, şöyle devam etti:
“Antalya, dünyanın turizm başkentlerinden biri oldu. Avrupa’da, Asya’da, Amerika’da, Uzak Doğu’da bilinen ve turizm için görülmek istenen çok güzel bir şehrimiz. Ülkemizin milli gelirine çok iyi katma değer sağlıyor. Dış ticaretine baktığımızda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 130. Antalya, 2,2 milyar dolar ithalatı olan bir şehrimiz. Önü çok açık. Ama en önemlisi hizmetler ticareti ve turizmde adeta çağ atladı. Türkiye’nin 100 milyar dolara ulaşan hizmetler gelirinin 54 milyar doları turizmden geldi. 57 milyon turistin işte 5,5-6 milyonu bizim kendi vatandaşlarımız. 51 milyonun üçte biri Antalya’ya geldi. Türkiye’nin dünyaya açılan İstanbul’dan sonraki ikinci büyük kapısı. Antalya Havalimanı, 30 milyon yolcuyu geçen yıl itibariyle ağırladı. Bu da gösteriyor ki Antalya, Türkiye ölçeğinde büyüdü, gelişti, refahı arttı. ve Türkiye’nin beşinci büyük şehri haline geldi. Yani 2000 yılında Antalya ilk 15’in içinde ancak vardı. 15’ten 5’inciliğe yükselmek çok büyük bir başarı.”
Antalya Ticaret Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar da Antalya’nın 2023 yılında, 16 milyonun üzerinde yabancı ziyaretçi ile şimdiye kadar ki en yüksek turist sayısına ulaştığını anımsattı.
Kaliteli tesisler, nitelikli işgücü, eşsiz ören yerleri ve kültürel mirası ile Antalya’nın her yıl daha fazla ziyaretçi aldığını vurgulayan Bahar, “Beklenmedik bir gelişme olmaz ise 2024’te, yeni bir rekor kıracağız.” dedi.
Toplantıya Antalya Valisi Hulisi Şahin, AK Parti Antalya Milletvekilleri Mustafa Köse ve Kemal Çelik ile ATSO üyeleri katıldı.
]]>DEİK Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda Türkiye ve Suudi Arabistan ikili ilişkilerine değinen Yılmaz, “2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı. Burada 2 yılda yüzde 50’ye yakın ticaret hacminde artış söz konusu. Ticaret hacmimizi, dengeli ve hızlı bir şekilde artırarak kısa vadede 10 milyar doların üzerine çıkarmanın gerçekçi bir hedef olduğu kanaatindeyiz. Orta vadedeki hedefimiz ise ikili ticaretimizdeki sektörel çeşitlendirerek 30 milyar dolara ulaşmak ve bunun ötesine geçmektir. Suudi firmaları bugüne kadar Türkiye’ye 2 milyar dolar yatırım yaptı” dedi.
Programa, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid bin Abdulaziz Al Falih, Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ve iş dünyasının önemli isimleri katıldı.
“Suudi Arabistan ile 2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı”
Türkiye Suudi Arabistan ile olan ilişkilerimizin yeni döneminde, ticari ilişkilerimizi iki ülkenin potansiyeline yakışır noktalara getirme gayretinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Liderlerimizin sergilediği güçlü siyasi irade sayesinde ikili ticari ilişkilerimizi geliştirme yönünde önemli adımlar attık. Suudi Kamu Yatırım Fonu ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin başlattığı yakın temas ve işbirliğinin ülkelerimiz için büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.
“Uluslararası doğrudan yatırımlar önemli”
Türkiye’nin ekonomik gelişimine katkı sağlayan en temel unsurlardan birinin uluslararası doğrudan yatırımlar olduğunu ifade eden Yılmaz, “Uluslararası yatırımlar, ülkemiz ekonomisinin büyümesine, teknolojik dönüşümüne, nitelikli istihdamın oluşumuna, ve ihracatımızın artmasına doğrudan etki etmiştir. Özellikle salgın sonrası süreçte Türkiye, uluslararası araştırmaların sonuçlarına göre hem tedarik hem de yatırım yeri olarak ön plana çıkmaktadır. Uluslararası yatırımlar kapsamında; teknoloji, savunma, yenilenebilir enerji, petro-kimya, finans, turizm ve konut gibi çeşitli sektörler, yatırımcılar için fırsatlar sunmaktadır” dedi.
Yılmaz, “Suudi Arabistan’dan yatırımcılara hitap eden sektörler arasında özellikle, kimyasallar, makineler, gıda ve içecek işleme, otomotiv, havacılık, ilaç ve biyoteknoloji, tıbbi cihazlar ve malzemeler, askeri üretim, yenilenebilir enerji, inşaat malzemeleri ve madencilik alt sektörleri öne çıkmaktadır. Her alanda Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) yatırım vizyonuyla örtüşen Türk şirketlerinin fizibilitelerini değerlendirmek üzere işbirliğine açığız” dedi.
“Suudi 2030 Vizyonu’nun bölgeye büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum”
Suudi Arabistan’ın 2030 yılı vizyonu hakkında konuşan Yılmaz, “Suudi Arabistan, bizlerin de yakından takip ettiği 2030 Vizyonu ile ekonomisini çeşitlendirmeyi, petrole olan bağımlılığını azaltmayı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi amaçlıyor. Türkiye Yüzyılı ve 2053 vizyonlarımız ile Suudi 2030 Vizyonu’nun bölgeye büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum. 3,3 trilyon dolarlık bir yatırımı içeren Suudi 2030 Vizyonu kapsamında Neom, Diriyah Gate, Qiddiya ve Kızıldeniz Projesi gibi mega projelerinizde firmalarımızın aktif rol almasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Suudi Arabistan, ülkemizin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ıncı ülke konumundadır”
Suudi Arabistan’ın müteahhitlik sektörü için dünyadaki en önemli ülkelerden biri olduğuna vurgu yapan Yılmaz, “Türk müteahhitleri Suudi Arabistan’da bugüne kadar 27,6 milyar dolar tutarında 402 proje üstlendi. Bu rakamlarla Suudi Arabistan, ülkemizin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ıncı ülke konumundadır. Bu minvalde, özellikle Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu vasıtasıyla finanse edilen dev projelerde, Türk müteahhitlerinin beceri ve kalitelerinden istifade edilmesinde yarar görüyoruz. Türk müteahhitlik firmalarının “Yeşil Mutabakat” alanındaki ilerlemelerinin de Suudi 2030 Vizyonu kapsamındaki hedeflerinizle son derece uyumlu olduğunu belirtmek isterim. Bizler de iş modellerini daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yeniden yapılandırıyoruz” diye konuştu.
“Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstermiştir”
Kültür ve Turizm alanında işbirliğinin gelişmesine önem verdiklerini belirten Yılmaz, “Suudi makamlarının Türk vatandaşlarının elektronik vize uygulamasına imkan tanıyan yeni düzenlemeleri hayata geçirmesinden büyük memnuniyet duyduk. Bu durum, iş insanlarımızın vize sorunlarının çözülmesine büyük katkı sağlayacaktır. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstererek 830 bini bulmuştur. Bu rakamı 1 milyona hatta daha da yukarı çıkartmamız gerekiyor. Suudi Arabistan’da gerçekleşecek olan World Expo 2030’a çok sayıda saygın Türk firmasının katılacak ve Türkiye’yi prestijli pavilyonumuzla temsil edeceğiz. Ülkelerimiz arasında mega projeler alanındaki işbirliğimizi artırmak istiyoruz” diyerek sözlerini tamamaldı. – İSTANBUL
]]>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘6. Kümelenme Konferansı Çalıştayı’na katıldı. Çalıştayda yaş meyve sebzeden tohum ve sanayideki gelişmelere kadar geniş bir yelpazede konular ele alındı. Bakan Bolat, burada yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde kalkınma planlarının hedefler doğrultusunda gerçekleştirildiğini söyledi.
“Hizmetler ihracatımızı 200 milyar dolara çıkarma azmindeyiz”
Beş yıllık kalkınma planı hedefleri doğrultusunda toplam mal ihracatını 2028’e kadar 375 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirten Bakan Bolat, “Hizmetler ihracatımızı da 200 milyar dolara çıkarmak azmindeyiz. Bu asla ütopik bir hedef değildir. Çalışılmış, düşünülmüş, hesapları yapılmış hedeflerdir. Zaten şükürler olsun Allah’a biz geçen yılı cumhuriyetimizin yüzüncü yılını 255,8 milyar dolar ihracatla kapatmıştık, rekor kırmıştık” diye konuştu.
2024 yılının ilk 45 gününde yıllıklandırılmış ihracatın 257,3 milyar doları aştığına dikkati çeken Bakan Bolat, “Geçen yılın rekorunun üzerine 1,5 milyar dolar daha ilave ihracatımız oluştu. Bu trendle Orta Vadeli Program’daki hedefimiz olan mal ihracatında hizmetler ihracatında da 110 milyar doları Allah’ın izniyle aşacağız, o rakamlara ulaşacağız” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz 2028’de orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payını yüzde 50’ye çıkartmak”
Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerde de ilerleme kaydettiklerini aktaran Bakan Bolat, şöyle konuştu:
“2002 yılında yüzde 30’luk bir pay, 2022 yılında yüzde 36’lık bir pay varken geçen yılı yüzde 40,3’le kapattık. İnşallah 2028 hedefimiz orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerin payını yüzde 50’ye yükseltmek olacaktır. Yine güzel bir haber. Küresel mal ihracatındaki payımız da 2002’de yüzde 0,50 iken, 2022’de yüzde 1,02’di. 2023’ün dokuzuncu ayı sonunda yüzde 1,06’ya ulaştık. 12’inci ay rakamı yakında çıktığında bu payın inşallah daha da yükseldiğini hep birlikte göreceğiz.”
Söz konusu ihracatın yüzde 94’ünün sanayi ürünleri olduğunu bildiren Bakan Bolat, 241 milyar dolarlık sanayi ürünleri ihracatı yaptıklarını vurgulayarak, daha ileriyi hedeflediklerini belirtti.
“Aylık bazda yüzde 2,4, 12 aylık bazda yüzde 1,6 artış kaydetti”
Geçtiğimiz günlerde sanayi üretimi rakamlarının açıklandığını hatırlatan Bakan Bolat, şunları kaydetti:
“Aylık bazda yüzde 2,4, 12 aylık bazda yüzde 1,6 artış kaydetti. Bu aralıktan önceki 5-6 ayda aylık baz nispeten yavaş yavaş bir artış oranı geriliyordu. Şimdi tekrar artış oranında bir ivme yakalamış olduk. İthalatımız da önemli. İthalatta da önemli çabalar içindeyiz. Ağustos ayından bu yana Allah’a şükür ithalatımızda her ay bir azalış trendi var. Dış ticaret açığımızda da ağustos ayından itibaren her ay bir azalış trendimiz var.”
Dış ticaret açığının 2022’de 100 milyar dolar olduğunu hatırlatan Bakan Bolat, 2023 yılında bu rakamın 106 milyar dolara gerilediğine dikkat çekerek, “Şu anda 45 gün içinde 2024’te 100 milyar doların altına çektik. 97 milyar dolar civarında bir dış ticaret açığımız var yıllıklandırılmış olarak. Amacımız bunu yıl sonuna kadar daha da aşağıya çekmek. Temmuz, ağustostan bu yana burada önemli tedbirler aldık” ifadelerine yer verdi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın konuşmasını tamamlamasının ardından hatıra fotoğrafı çektirildi. – ANKARA
]]>Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, “2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.
7-10 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan “İstanbul Fashion Connection Fuarı” açılış töreni gerçekleşti. Açılış törenine Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, TİM ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe de katıldı. Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat fuarın açılış konuşmasını gerçekleştirdi.
“REKOR KIRDIK”
Konuşmasına 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek başlayan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Bu fuarın ortaya koyduğu bu muhteşem tablo, Türkiye ekonomisinin 21 yıldan bu yana nasıl güçlü temeller üzerinde ilerlediğinin ve geliştiğinin açık bir göstergesi. Türkiye olarak bunun en açık delili üretimdeki büyüme rakamlarımız. 2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. Bunun en önemli faktörlerinden birisi ihracattaki başarıdır. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.
“DÜNYANIN YEDİNCİ BÜYÜK İHRACATÇISI KONUMUNDAYIZ”
Türkiye’nin ithalat ve ihracattaki başarı oranlarını paylaşan Bakan Bolat, “Tekstil ve giyim sektörü bizim için çok önemli bir yer oluşturuyor. Türkiye sanayisini ilk ateşleyen sektör tekstil sektörü olmuştur. Daha sonra hazır giyim sektörü, metal sektörü, otomotiv sektörü, makine sektörü, inşaat malzemeleri, bilişim gibi diğer sektörlere yansımalar olmuştur. Pamuk üreticisi bir ülke olmamızın verdiği avantajla tekstilde bundan yüz yıl önce başladığımız yolculukta bugün dünyada Avrupa’nın üçüncü büyük ihracatçısı, dünyanın ise yedinci büyük ihracatçısı konumuna ulaşmayı sizlerin sayesinde başardık. Hazır giyimde geçen yıl 20.6 milyar dolar ihracat, tekstilde de 12.3 milyar dolar ihracat ile toplamda yaklaşık 33 milyar dolar ihracatı bu sektörlerden elde ettik. Pamuk üreticisi olmamız, hızlı pazarlara, hedef pazarlara olan yakınlığımız, iki günde mal teslim edebilmemiz, geniş ürün yelpazemiz, hızlı teslimat, özgün tasarım ve müşterilerin beğenilerini dikkate alan ürün yelpazesi bu başarıda çok önemli bir rol oynamıştır. Biz Ticaret Bakanlığı olarak yıllık bütçemizin yüzde 60’ını ihracat desteklerine tahsis ediyoruz. Bundan sonra da devam edeceğiz. 2024 yılı bütçemizde ihracata verdiğimiz destekleri yüzde 110 arttırdık. Bu yıl inşallah Orta Vadeli Program’da yer alan 267 milyar dolar mal, 110 milyar dolar hizmet ihracat hedeflerini başaracağız. Avrupa’nın, Avrupa Birliği’nin ana ülkelerinin ithalatı yüzde 15 civarında azaldı. Biz Türkiye olarak Avrupa Birliği’ne ihracatımızı arttırabildik. Bizim dünya mal ihracatından aldığımız pay yüzde 1,02’den yüzde 1,06’ya çıktı. Hedef 2028’de yüzde 1,30. Hizmet ihracatındaki payımızı da arttırmaya devam ediyoruz. Yüzde 1,30’luk payımız var. 2028 yılında bunu yüzde 2’ye çıkaracağız” şeklinde konuştu.
“SİZLERLE BİRLİKTE GERÇEKTEN MODANIN BAŞKENTİ OLABİLİRİZ”
Programda İstanbul Valisi Davut Gül ise, “Biz sizlerle birlikte gerçekten modanın başkenti olabiliriz. Tekstilin, hazır giyimin şu üç konudan uzaklaşması lazım; kur rekabeti, enerji ve ucuz işçilik. Bunlardan kurtularak, marka değeri yüksek ürünler üreterek, dünyanın her tarafında özellikle yeşil dönüşümün avantajlarından faydalanarak, farklı farklı ürünler geliştirerek kurum ve işçilik fiyatı ne olursa olsun rekabet edebilir bir duruma gelmemiz gerekiyor. Bunu da yapabileceğinizi biliyorum” diye konuştu.
]]>