UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ile Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen program, Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nde gerçekleştirildi.
Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, etkinlikte yaptığı konuşmada, kültürün bütüncül yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.
Projenin geçmişle gelecek arasında köprü kurduğunu belirten Mete, şöyle konuştu:
“Türk kültürünün yaşatılması, kuşaklara aktarılması ve dünyayla buluşturulması çok kıymetli. Bizler, bu kadim medeniyetin temsilcileri olarak bunun farkında olmak ve yaşatmakla ilgili sorumluluğumuzu yerine getirmek istiyoruz. Öğrencilerimizin okulda aldığı nitelikli eğitimin yanında bu unsurları da dikkate alarak kuşanmış ve zırhlanmış şekilde geleceğe hazırlanmalarıyla ilgili gayretimiz var.”
İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Tevke de toplumların kendi kültürlerini gençlere aktarması gerektiğini ifade etti.
Konuşmaların ardından öğrenciler, usta öğreticilerle giyim, dokuma, moda tasarım, ahşap, el sanatları ve nakış atölyelerinde uygulamalı çalışmalar yaptı.
Programa, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, Milli Eğitim Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Tuba Korkmaz ve lise öğrencileri katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>-Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul Marif Arşivi Rehberi
-Türk Maarifinin Tarihi Kaynakları 1: İlk Mektepler, Köy Mektepleri ve Köy Muallimi Mektebi Müfredat Programları (1924-1926)
-Türk Maarifinin Tarihi Kaynakları 2: Lise Birinci ve İkinci Derece Mektepleri, İmam ve Hatip Mektebleri
-Cumhuriyet mekteplerinde müdüriyet teftişi: kandilli kız lisesi tatbikatı (1924-1926)

100 YIL SONRA BİR İLK
Eserde Cumhuriyet Dönemi’nde 1924-1925 ders yılından itibaren tatbik edilmeye başlanan ilk, orta ve lise kademesindeki tüm okulların müfredat programları, gerekçeleri ve tadilatlarıyla beraber 100 yıl sonra ilk kez toplu ve tıpkıbasım olarak bir arada neşrediliyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin eserin sunuş yazısında, ”Böylece şimdiye kadar eski Türkçe olduğundan üzerinde akademik çalışma yapılamayan ya da sadece ders cetvelleri verilerek maalesef hak ettiği değeri görmeyen müfredatlar gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu eser, Türk eğitim tarihi açısından büyük bir boşluğu dolduran, ana kaynak niteliğinde önemli bir referans olacaktır” diye yazdı.

KÖKLÜ GEÇMİŞ GÜÇLÜ GELECEK
Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne de atıfta bulunarak ”Köklü geçmiş, güçlü gelecek anlayışıyla eğitimde zamanın ruhunu yakalayarak çocuklarımızı zihni açık, ufku geniş, millî ve manevi değerlerle donanmış, bilgiye ve çağın gerektirdiği becerilere sahip, erdemli ve yetkin bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
EŞSİZ BİR KAYNAK
Eser, Cumhuriyet Dönemi’nde dersler, müfredatlar, programlar ve öğretmenlerin durumu gibi pek çok konuda Türk eğitim literatürüne yeni bilgiler sunarak, dönemsel karşılaştırmalar için de önemli bir model oluşturacak. 1924 müfredatları, Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim ve kültür alanında gerçekleştirdiği ilke ve inkılapların en somut örneklerini gösterdiği gibi Türk maarif tarihi araştırmaları açısından da değerli bir kaynak niteliği oluşturuyor.

TEFTİŞ DEFTERLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR
Bakan Tekin sunuş yazısında ”Cumhuriyetin ilanını müteakip yıllarda yayımlanan tamim gereğince Müdüriyet Teftişi adıyla 5 Ocak 1924 tarihinden itibaren tüm okul müdürleri tarafından tutulması zorunlu olan “Müdürlere Mahsus Teftiş Defteri” uygulaması, Türk Eğitim Tarihi alanında şu ana kadar pek bilinmeyen bir uygulamadır. 31 Mart 1926’ya kadar devam eden bu teftişle hem yeni müfredatın tatbiki değerlendirilmiş hem de öğretmenlerin ders ve mesleki bilgisi yanında yeterlilikleriyle ilgili önemli bilgi ve belgeye yer verilmiştir” bilgisini de verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]> NELER OLACAK?
MEBİ’nin dijital kaynakları ve interaktif materyalleri, öğrencilerin derslerini pekiştirmelerine, konu tekrarlarını istedikleri zaman yapabilmelerine ve öğrenme sürecine aktif katılımlarına imkân sağlayacak.
MEBİ’de öğrenciler için geniş bir video havuzu ve soru bankası, konu özetleri, rehberlik videoları, interaktif testler yer alacak. Platformda 1036 ders anlatım videosu, 17 bin 97 dakikadan oluşan videolu içerik olacak.
Yapay zekânın etkin kullanılacağı platformda, sistem öğrencilerin öğrenme izlerini takip ederek süreç içinde öğrenciye geri dönüşlerde bulunarak çalışma planını yeniden şekillendirmelerine yardımda bulunacak.
Tam öğrenme yaklaşımıyla öğrenciler tekrar edilmesi veya eksik öğrendiği konular hakkında bilgi sahibi olarak uygulama tarafından yapılan geri bildirimlerle ya bir sonraki konuya geçiş yapacak ya da önceki konuya dair eksikliklerini tamamlayacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP İçişleri Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın laik ve bilimsel eğitime karşı yaptığı ÇEDES gibi protokolleri anımsatarak son olarak bir okulda öğrencilere “maket mezar başında ağıt yakma eğitimi”ne tepki gösterdi. Konuya ilişkin EİB Yönetim Kurulu Başkanı Jak Eskinazi’nin “Milli Eğitim Bakanlığı tarikatlar ve cemaatler ile sözleşme imzalayacağına yapay zeka kuruluşları ile anlaşma imzalamalıdır” açıklamasına destek veren Bakan, bugün yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:
“İzmir’in başarılı ve saygın iş insanı Jak Eskinazi’ye katılmamak mümkün mü? Milli Eğitim Bakanlığı, Anayasal ve yasal sınırlar dışına çıkarak eğitimi tarikat ve cemaatlere teslim eden protokol ve uygulamalara imza atarken, buna sessiz kalınamaz. Jak Eskinazi az bile söylemiş. Milli Eğitim Bakanlığı hem ÇEDES ile hem de tarikat ve cemaatlerle yaptığı protokollerle laik Türkiye Cumhuriyeti’ne, Anayasamıza ve yasalarımıza aykırı hareket ediyor.
“MEB, ANAYASA VE YASALARA UYGUN OLARAK ÇOCUKLARIMIZA BİLİMSEL VE LAİK EĞİTİM VERECEĞİNE, EĞİTİMİ TARİKATLARA VE CEMAATLERE TESLİM EDİYOR”
Milli Eğitim Temel Kanunu açık… Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre Türk milli eğitiminin temel amacı; ‘Atatürk inkılaplarına ve Anayasa’nın başlangıcında ifadesini bulan Türk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan milli, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek; Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmektir.’ Milli Eğitim Bakanlığı Anayasa ve yasalara uygun olarak çocuklarımıza bilimsel ve laik eğitim vereceğine, eğitimi tarikatlara ve cemaatlere teslim ediyor. Devletin okullarında dini cemaat ve vakıflar cirit atıyor. Laik ve bilimsel eğitim ortadan kaldırılmak isteniyor. Çocuklar okuldan alınıp türbe ziyaretine götürülüyor, küçücük bir çocuğa maket mezar başında ağıt yaktırılıyor. Siz neyin provasını yapıyorsunuz?
“İZMİR, BU SİYASETE DE BU ZİHNİYETE DE TESLİM OLMAYACAK”
AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Hamza Dağ’ın, geçtiğimiz günlerde, başkan seçilmesi halinde ‘Ensar, Tügva, Türgev gibi dernek ve vakıflarla protokol yapacak mısınız?’ sorusunu cevapsız bıraktığını görmezden gelecek değiliz. Afişlerinde partisinin logosunu kullanmayı tercih etmiyor, Mustafa Bey sokakta meyhane ziyaret edip popülist siyaset güdüyor. Hepsi göstermelik… Tarikatlarla yapılan protokolleri eleştiren Jak Eskinazi’ye yönelik çirkin ve saldırgan üslupları da bunu ortaya koyuyor. İktidarı ellerine geçirene kadar demokratlar. Bir yandan İzmir halkının vergileri Ensar’a, Tügva’ya, Türgev’e gidecek, diğer yandan kula kulluk edenler ile yapılan protokollerle eğitimin dinselleşmesi sürekli kılınacak… Bu siyasete de bu zihniyete de değil Büyükşehir’i, İzmir’in hiçbir ilçesini bırakamayız. Var gücümüzle çalışıyoruz, daha çok çalışacağız. İzmir, bu siyasete de bu zihniyete de teslim olmayacak.”
]]>