“KÜRT DÜŞMANI ARIYORSANIZ PKK’YA BAKIN”
Partisi adına söz alan AK PartiHatayMilletvekiliHüseyin Yayman ise kürsüden DEM Parti sıralarına dönerek, “Eğer bir Kürt düşmanı arıyorsanız, PKK terör örgütüne bakacaksınız” dedi.
“BU DİLİ ASLA KABUL ETMİYORUZ”
Yayman, şu ifadeleri kullandı: “AK Parti kurulduğundan beri, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bir Kürt sorunu varsa bu benim sorunum demiştir. Sizin grubunuz her defasında bu Meclis’i Kürt düşmanı olmakla suçluyor. Bu dili kınıyoruz, asla kabul etmiyoruz.
“EN AZINDAN BAHÇELİ’NİN BAŞLATTIĞI SÜRECE HÜRMETKAR TAVRINIZ OLSUN”
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne asla bunu söyleyemezsiniz. Cumhur İttifakı olarak söylüyoruz, bu ülkede dün olduğu gibi bugün de bu ülkede yaşayan herkes eşittir. Birinci sınıf vatandaştır. Bu konu istismara kapalıdır. En azından Sayın Devlet Bahçeli’nin başlattığı sürece bir hürmetkar tavrınız olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TAM BURS SEÇENEĞİ YOK
Sözcü’nün haberine göre; Oxford Üniversitesi’nin internet sitesinde yer alan bilgilerde söz konusu programın ücretinin ortalama 121 bin sterlin (yaklaşık 5 milyon 324 bin TL) olduğu görüldü.
Tam burs seçeneği bulunmayan programda iki farklı burs seçeneği sunuluyor. Bunlardan birincisi “Forté Foundation” adıyla sadece kadın öğrencilere yönelik 37 bin 500 sterlin indirim uygulayan bir burs programı. Diğeri ise “Club MBA” adıyla öğrencilerin eğitim ücretlerine yüzde 30 indirim sağlıyor.

PROGRAMIN EN DÜŞÜK ÜCRETİ 2,6 MİLYON TL
Birinci burstan yararlanan öğrencilerin Türk Lirası’yla 3 milyon 674 bin TL ödemesi gerekirken diğer burstan faydalanan öğrencilerin ise Oxford Üniversitesi’ne 2 milyon 662 bin TL ödeme yapması gerekiyor.

MilletvekiliAK PartiPolitikaEğitimBurs
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yeni çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Şimdi iş sözü edilen koşulların oluşturulmasında”
Cengiz Çandar konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Yepyeni bir dönemin başlangıcındayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dış politikaya taalluk eden bir konuda konuşma yapmak için söz aldığım şu gün, daha doğru bir deyimle, şu günler ülkemizde toplumsal barış için, iç cephenin güçlendirilmesi için, ulusal birliğimizin tahkimi için yepyeni bir dönemin başlangıç noktasına işaret ediyor. Devlet Bahçeli’nin Milliyetçi Hareket Partisi Grubunda yaptığı son derece önemli konuşmayla çok önemli bir aşamaya tırmandı. Uzatılan bir elden söz ediliyordu, o elin uzatıldığı en önemli şahsiyet İmralıCezaevi’nde kendisinden 44 aydır hiçbir haber alınmamış olan Abdullah Öcalan’dı. Dün DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan kendisiyle görüştü ve Abdullah Öcalan’ın uzatıldığı söylenen eli geri çevirmediği, bilakis, tam tersine, onun da ülkenin birliğine, toplumsal barışa, ilk cephenin güçlenmesine hizmet edecek şekilde kendi elini uzattığını memnuniyetle işitmiş bulunuyoruz. Şöyle demiş kendisiyle görüşen milletvekiline; “koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim” dedi. Yani, “ben varım” diyor, yani “ben, ülkenin toplumsal barışına, iç cephenin güçlendirilmesine varım, buna katkıda bulunmaya niyetim de var, buna gücümde var” demiş oluyor. Şimdi iş sözü edilen koşulların oluşturulmasında. Bu, kolay bir iş değil; sabır, dikkat, titizlik, esneklik, özveri ve en önemlisi irade gerektiriyor. Dünkü terör saldırısı iç barışı, toplumsal barışı, iç cepheyi güçlendirmenin çok da kolay olmadığını, durumun bir çok toplumsal provokasyona açık olduğunu gösterdi. Bu vesileyle bir kez daha bu terör saldırısında hayatını kaybetmiş olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum.
“Öcalan, bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse arkasında olacağız”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün, “siyasete yön vermeye çalışıyorlar, buna teslim olmayacağız, tutumumuzu değiştirmeyeceğiz” diyerek önümüzdeki dönemde olumlu bir şekilde yürümesi arzu edilen gelişmelere karşı Cumhuriyet Halk Partisinin de ana muhalefet partisi olarak kendi deyimiyle, 31 Mart’tan itibaren ülkenin bir numaralı partisi olduğunu söylediği partisinin bu durumda ısrar edeceğinin altını çizmiş oldu. Bu arada şunu söyleyeyim; Özgür Özel’in gerek Edirne’de Selahattin Demirtaş’ı ziyareti gerek bölgeye yaptığı ziyaretin de fevkalade değerli olduğunu ve bunca zamanları ilk kez Cumhuriyet Halk Partisinin bu tür süreçlere dahil olma iradesini ortaya koyduğunu da memnuniyetle teslim edelim ve gelecek için umutlanalım. Sorunlarımızı konuşarak, diyalogla, siyaset yoluyla çözülmesi arayışlarını kanla kesmeye çalışan anlayış bilmeli ki eğer Öcalan, bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse tüm gücümüzle arkasında olacağız. Demokratik siyaset ve barış arayışlarını itibarsızlaştırmaya, iradesiz kılmaya yönelik hiçbir yaklaşımı kabul etmeyeceğiz. Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır, barış isteyenlerin sesinin kimden gelirse gelsin bu defa bastırılmasına asla izin vermeyeceğiz.
“Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesinin bölgedeki etkisi olumlu olacaktır”
Orta Doğu’nun önünde muazzam bir belirsizlik, tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir belirsizlik dönemi yatıyor. Bu geçen yılın 7 Ekiminden itibaren İsrail’in başlattığı saldırı furyasının bölgeyi getirdiği durumla yakından ilgili. Gazze 1955 yılına geri dönmüş durumda ve bu Gazze’de yaşayan 2 milyon 200 bin kişinin, Gazze halkının, Filistin halkının 2 milyonu bugün bundan bir yıl önce yaşadıkları evde yaşamıyor. 50 bine yakın Filistinli bir yıl içinde hayatını kaybetmiş durumda. Bunun anlamı oransal olarak Türkiye’yle hesapladığınız zaman bir yıl içinde 2 milyon insanın hayatını kaybetmesi demek, muazzam bir insanlık trajedisi İsrail saldırganlığının sonu olarak yaşanıyor. Lübnan, sadece Lübnan değil, Suriye, Irak ve hatta İran büyük bir istikrarsızlık durumuyla, ihtimaliyle yüz yüze bulunuyor. Suriye, Irak ve İran’da tıpkı Türkiye’de olduğu gibi nüfusun bir bölümü Kürt. Kürtlerin, dünyadaki Kürtlerin en büyük bölümü, yarısından fazlası ülkemizde, Türkiye’de yaşıyor; bizim halkımızın bir parçası. Türkiye’de toplumsal barış, iç cephenin güçlendirilmesi demek Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesi demek ve böyle bir durum ister istemez tüm bölgeye de etkisini olumlu ölçüde yayacaktır. Böyle bir gelişme Suriye’deki ve Irak’taki Kürtleri de Türkiye’nin bekasına potansiyel bir tehdit gibi algılanmaktan çıkaracaktır. İç barışımız ve güçlü demokrasimiz -eğer bu sağlanırsa- Kürtleri, ister Amerika olsun ister İsrail olsun ister İran olsun, kim olursa olsun, bunların etkisi altında görülmekten çıkaracaktır; bizim halkımızın bölgedeki devamı, uzantısı olarak görülmelerini sağlayacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – CHP NiğdeMilletvekiliÖmer Fethi Gürer, 2025 yılı bütçe teklifine ilişkin, “Bu bütçe teklifi işçi, çiftçi, esnaf, emekli, engelli, dar gelirli için umut veren bir bütçe teklifi değildir. Çiftçi gelecek yıl ne yapacağını bilemez durumda. Bu yıl üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle borcunu ödeyemiyor” dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı bütçe teklifinde yer alan tarım ve hayvancılık desteklerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Tarıma desteğin günden güne azaldığını belirten Gürer, “Çiftçilerin bankalara kredi borcu 2004 yılında 5 milyar 400 milyon iken bugünkü verileri ile bu rakam 749 milyar liraya çıktı. Piyasa ile borçları 800 milyarı aştı” ifadelerini kullandı.
“Bu yıl üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle borcunu ödeyemiyor”
Ömer Fethi Gürer şunları söyledi:
“Dün gerçekleşen terör saldırısında hayatını kaybedenlere başsağlığı yaralılara acil şifa diliyorum. Bugün 2025 yılı bütçe teklifi Meclis’e sunuldu. AKP iktidarı 2006 yılında çıkardığı Tarım Kanununa göre çiftçilere verilecek desteğin milli gelirin yüzde 1’i olacağını öngörmektedir. Kanunu çıkaran AKP, kanuna bugüne kadar hiç uymamıştır. 2025 yılı bütçe gelirinin yüzde 1’i 615 milyar 400 milyon liradır. Bütçede yer alan destel tutarı şse 135 milyar liradır. Böylece çiftçiden esirgenen destek tutarı 480 milyar 400 milyon liradır. Destek ödemeleri ekim ya da hasat döneminde verilmelidir. Bir yıla sarkan destekler çiftçiye fayda sağlamamaktadır. Mazot desteği veriyoruz diyerek dört katı yüksek ÖTV ve KDV ile verilen destek kat be kat alınmaktadır. Çiftçilerin bankalara kredi borcu 2004 yılında 5 milyar 400 milyon iken bugünkü verileri ile bu rakam 749 milyar liraya çıktı. Piyasa ile borçları 800 milyarı aştı. Düşük alım fiyatları, sürekli artan girdi maliyetleri çiftçiyi zorluyor. Çiftçi gelecek yıl ne yapacağını bilemez durumda. Bu yıl üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle borcunu ödeyemiyor.
“Hayvan varlığında birinci sıradayız anlatıları da masal”
Girdi maliyetlerindeki artışlara dikkat çeken Gürer, TÜİK’in tarımsal girdi fiyatlarını o ürünlerin kullanılmadığı aylarda listeye ekleyerek daha düşük gösterdiğini söyledi. Gürer, “O ay için yapılan ortalama değerlendirme de bu şekilde daha düşük çıkıyor. Gerçekçi bir değerlendirme yapılsa ihtiyaç olan aylada daha yüksek çıkacaktır” dedi. 2025 yılında da et ithalatının devam edeceğini belirten Gürer, “Et üretiminde 2025 yılında tahminlere ithal hayvanların da varlığı hesaplanarak tahminler yapılmış. Bu durumda hayvan ithalatının devam edeceği anlaşılıyor. Avrupa’da hayvan varlığında birinci sıradayız anlatılarının da masal olduğu ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
“Alkol, tütün, şans oyunlarından alınan toplam vergi 683 milyar 939 milyon liradır”
Özel tüketim vergisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürer, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“2025 yılı bütçe teklifi işçi, çiftçi, esnaf, emekli, engelli, dar gelirli için umut veren bir bütçe teklifi değildir. Özel tüketim vergisinin 2020 yılına göre artış oranı yüzde 926’dır. Petrol ve doğal gaz ürünlerinden alınan vergi 2020 yılında 69 milyar 752 milyon iken 2024 yılının ilk sekiz ayında 399 milyar 967 milyon liraya çıkmıştır. 2025 yılı hedefi ise 536 milyardır. Yani 2020 yılına göre artış oranı yüzde 676’dır. 2024 yılına göre vatandaştan tahsili hesaplanan para cezalarında yüzde 44 oranında bir artış öngörülmektedir. 2020’den bu yana yüzde 1350 oranında cezalarda artış olmuştur. Trafik polisinin trafiği düzenlemekten çok ceza kesme işlevi bundandır. Alkollü içeceklerden alınan verginin ise 2020 ile 2025 yılları arasındaki artış oranı yüzde 962’dir. Alkol, tütün, şans oyunlarından alınan toplam vergi 683 milyar 939 milyon liradır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haberlere göre, iki çocuk zamanında uygun tedavi alamadıkları için ateşe yenik düşmüştü. Çift, çocuklarının cesetlerini Gadçiroli bölgesindeki bir hastaneden 15 km uzaklıktaki köylerine kadar taşıdı.
Olay, Kongre Partisi lideri Vijay Wadettiwar tarafından gündeme getirildi. X adlı mikroblog sitesinde çiftin videosunu paylaşan Maharaştra Meclisi Muhalefet Lideri şunları söyledi: “Çift, Gadçiroli bölgesinin Aheri ilçesinden. Her iki kardeşin ‘cansız bedenlerini’ omuzlarında taşıyarak çamurlu yoldan geçiş arıyorlar. İki kardeş ateşten muzdaripti ancak zamanında tedavi göremediler. Birkaç saat içinde durumları kötüleşti ve bir saat içinde iki çocuk hayatını kaybetti.”
“İki küçük çocuğun cesetlerini köyleri Pattigaon’a taşımak için bile ambulans yoktu ve ebeveynler yağmurdan ıslanmış çamurlu yoldan 15 km yürümek zorunda kaldı. Gadçiroli’nin sağlık sisteminin acı gerçeği bugün yine gün yüzüne çıktı,” diye ekledi.
Wadettiwar, Maharaştra Başbakan Yardımcısı Devendra Fadnavis’in Gadçiroli’nin Koruyucu Bakanı olduğunu, NCP’den Dharmarao Baba Atram’ın ise Aheri koltuğundan milletvekili ve Başbakan Eknath Shinde’nin hükümetinde FDA Bakanı olduğuna dikkat çekti.
“Her ikisi de Maharaştra genelinde etkinlikler düzenleyerek eyaletin nasıl gelişebileceğine dair iddialarda bulunuyor. Gadçiroli’de insanların nasıl yaşadığını ve oradaki ölüm oranlarını görmek için sahaya inmeliler,” diye ekledi Wadettiwar.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, temaslarda bulunmak üzere geldiği Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te temaslarını sürdürüyor. Bakan Fidan, Türkiye’nin Üsküp Büyükelçiliği’nde Kuzey Makedonya Türk Demokratik Partisi Genel Başkanı ve Milletvekili Beycan İlyas’ı kabul etti. – ÜSKÜP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Bir milletvekilinin ömrünü ülkesine ve milletine adayan Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında terbiye sınırlarını aşan ifadeler kullanması, o zatın içindeki çirkinlikleri gün yüzüne çıkarmaktadır. Cumhurbaşkanımıza hakaret edenlerin ortak yönlerini Aziz Milletimiz çok iyi bilmektedir. Birileri iftira peşinde koşadursun. Biz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Büyük ve Güçlü Türkiye’yi inşa etmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Ahlak dışı ve haddini aşan sözlerin sahibi milletvekilini şiddetle kınıyorum.”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, ” Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil eden Cumhurbaşkanımıza, milletimizin hiçbir ferdi tarafından kabul edilemeyecek ifadelerle hakaret eden CHP’li milletvekili müptezeli en güçlü şekilde kınıyorum. Bulunduğun pislik çukurunda haddini de hududunu da aştın. Senin ağababaların liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın kılına zarar veremedi. Sen mi zarar vereceksin? Yanına kar kalmayacak alçak. Sokakları doldurduğunuz çöp, çamur ve çukur ne yazık ki dillerinize de bulaştı. Ömrünü ülkesine ve milletine vakfetmiş Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret etmeyi siyaset sanan bu zihniyet milletimizin vicdanında dün olduğu gibi bugün de lanetlenmeye mahkumdur. Siyasetin dilini kirleten bu edepsiz alçaklara inat Sn. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimiz için eserler üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Bakan Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
“CHP’li bir vekilin, sosyal mecralarda Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsına hakaret dolu ifadeler kullanmasını kınıyorum. Siyaset salt kurum olarak değil, aynı zamanda siyasetçilerin davranış ve sözleriyle demokrasi ve hukuk devletinin de kurumsallaşmasına hizmet etmelidir. Sanırım CHP’nin normalleşmeden kastettiği şey, tek parti dönemindeki gibi antidemokratik tavırların ve ötekileştiren hakaret dilinin yeniden inşası. Bu dili kullananların Türkiye’ye, demokrasiye ve hukuk devletine vereceği zararları iyi hesap etmeleri gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki Sayın Cumhurbaşkanımız, aziz milletimizin teveccühü ile seçilerek milletten aldığı güçle 85 milyonun Cumhurbaşkanıdır.”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Vedat Işıkhan, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Geçmişi karanlık izlerle dolu, katliamcı İsrail’in sözde Bakanı ile aynı çirkin dili paylaşan adını bile anmak istemediğimiz bir CHP milletvekilinin Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik ahlak ve haysiyetten yoksun sözlerini şiddetle kınıyorum. Kimin kiminle aynı safta olduğu gün gibi açık ortada. Bir tarafta ülkesi için durmaksızın mücadele eden milletin adamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, diğer tarafta Türkiye’nin güçlenmesine ve bu ülkenin faydasına olan her şeye karşı olan zihniyetin kırıntısı.”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
“Milletin vekaletini taşımanın getirmesi gereken seviye, edep ve ahlaktan yoksun bir milletvekili Sayın Cumhurbaşkanımıza hakaret etmiş. Bu ahlaksızlık, Cumhurbaşkanımızın, Devletimizin, Milletimizin itibarını elbette zedeleyemez. Ancak bu edepsizliği yapanın seviyesizliğini gösterir. Bu edepsiz ve benzerlerini çıldırtan hakikat şudur: Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin doğrudan halk oyuyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanıdır. ve Milletin Adamı Recep Tayyip Erdoğan, girdiği her seçimi kazanmıştır. 2014’ten bu yana Türkiye Cumhuriyeti Devletinin cumhurbaşkanıdır. Türk Ordusunun Başkomutanıdır. Kurduğu AK Parti 2002’den bu yana 22 yıldır kesintisiz iktidardadır. Bu ülkede söz de, karar da milletindir.”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Recep Tayyip Erdoğan gibi milletin oylarıyla seçilmiş ve her seçimde bu teveccühü yinelemiş bir lidere söylenen, siyasi ahlaktan yoksun çirkinlikteki ifadeler, milletin vekili olmakla asla bağdaşmaz. Bu seviyesiz iftiralar, hem hukuk önünde hem de milletimizin nezdinde gereken cevabı mutlaka alacaktır.”
Ticaret BakanıÖmer Bolat, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
“Bir CHP milletvekilinin sosyal medya üzerinden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hakaret ve iftiralar içeren açıklamaları, bu güruhun sadece siyasi nezaketten değil, ahlaki değerlerden de ne denli uzaklaştığının apaçık bir göstergesidir. Bu tür çirkin ve haysiyetsiz saldırılar, sadece Cumhurbaşkanımızı hedef almakla kalmayıp, aynı zamanda milletimizin iradesine ve devletimizin en yüksek makamına karşı duyulan saygısızlığı da gözler önüne sermektedir. Bu ithamların hesabı hukuk önünde mutlaka sorulacaktır.”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanımıza, bu ülkenin liderine, liderimize, siyasi ahlaktan ve devlet terbiyesinden yoksun bir şekilde dil uzatan düzeysiz şahısların bu mesnetsiz ifadeleri ayaklarımızın altındadır. Parti içi kısır çekişmelerini siyasi alana tahvil edip güya Cumhurbaşkanımızı hedef almaya çalışan bu kirli siyaset anlayışını telin ediyorum.”
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:
“Zihin kirliliği diline sirayet etmiş bir siyasetçi “bozuntusu”nun seviyesiz ve terbiyesiz söylemini aynen iade ediyorum. Ülkemizin seçilmiş Cumhurbaşkanına, davamızın lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a dil uzatmak kimsenin haddine değildir.”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın, Cumhurbaşkanın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Altun, sosyal medya hesabındaki paylaşımında, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik çirkin ifadeler kullanan, cunta zihniyetli, vesayet kırıntısı Tuncay Özkan adlı şahıs ve onun gibiler şunu çok iyi bilsin! Recep Tayyip Erdoğan asla yalnız değildir. Sayın Cumhurbaşkanımıza hem devletimizin başı hem davamızın lideri olarak her daim sahip çıkmak, onun hukukunu gözetmek boynumuzun borcudur! Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik her türden hakaretin ve kötülüğün bedeli gerek hukuk önünde gerekse de siyaseten elbette ödetilir. Bu ahlaksızca yaklaşımı kınıyor, söz konusu vesayet artığı şahsın çirkin ifadelerini kendisine aynen iade ediyoruz.” – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ziyaret esnasında mahkeme dosyalarının hükümet konağının girişinde, kapının ağzında sepetler içinde klasörlerle dolu olduğunu belirten Sarı, bu durumun vatandaşların hukuksal işlemlerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmelerini imkansız hale getirdiğini vurguladı.
Sarı yayınladığı videoda şöyle dedi; “Hükümet konağındayız, adalet sarayındayız. İkisi de aynı bina içerisinde vatandaşlarımıza hizmet vermeye çalışıyor. Şu anda adalet sarayının durumu içler acısı. Şu anda mahkeme dosyalarını hükümet konağının girişinde kapının ağzında klasörler halinde görüyorsunuz. İşte bilirkişi raporları, dava mahkeme dosyaları! Vatandaşların bugün burada hukuksal işlerini çözebilmeleri ne yazık ki mümkün değil” diye konuştu.
7 YILDIR BEKLENEN ADALET SARAYI İNŞAATI BAŞLAMADI
Erdek’in Balıkesir ve Türkiye’nin örnek alınacak bir turizm kenti olduğunu belirten Milletvekili Sarı, adalet sarayı yapılması için belediyenin arsa verdiğini, 7 yıl geçmesine rağmen bu arsaya adalet sarayı yapılmadığını vurguladı.
Sarı, sözlerine şöyle devam etti:
“Turizmin göz bebeği Türkiye örnek olan olabilecek olan bir ilçe bu hale bırakılmış vaziyette. Bu bölgenin buranın arsa tahsisleri yapılmış, belediye tarafından 7 yıl olmuş. Adalet Sarayı yapılsın ve arsa verilmiş. Hükümet konağı için satın alınmış ama bugün bakıyoruz iktidar yine tasarruf tedbirlerini bahane ederek ki bu bahane daha bir senedir kullandıkları bahane buraya yatırım yapmaktan aciz! 33 bine yakın vatandaş yaşıyor kışın. Yazın 400 bine yakın vatandaş. Buradan hizmet almaya çalışıyor ama velakin bugün AKP iktidarı vatandaşa hizmet etme sevdasından kopmuş durumda. Kendi yandaşını ve saltanatını koruyabilmek için mücadele ederken vatandaşını unutmuş durumda.
“MAHKEME DOSYALARI BURADA SEPETLERİN İÇERİSİNDE”
Şuradaki dava dosyaların durumu içler acısı. Mahkeme salonu bir tane bu kadar vatandaşa bir salonda 5 hakim, 7 savcı hizmet etmeye çalışıyor. Vatandaşlar üst üste alt alta haklarını aramaya çalışıyor. Tabii AKP iktidarının yaşattığı tabloya gelin şöyle hep birlikte bakalım burası. Hükümet konağı Adalet Sarayı ikisi birlikte bir iş yapmaya çalışıyor. Şu gördüğümüz tablo ortada. Mahkeme dosyaları burada sepetlerin içerisinde klasörlerde burada nasıl bir hukuksal mücadele verilebilir, nasıl toplumsal hizmet verilebilir? Hükümet de burada adalet de burada ne yazık ki bu içler acısı tablonun acilen düzelmesi gerekiyor.”
ADALET BAKANI’NA ÇAĞRI: ÇÖZÜME DAVET EDİYORUM
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a çağrıda bulunarak, “Buraya bir Adalet Sarayı yapılmak zorunda. Burası turizm kenti. Vatandaşlarımızın huzur içerisinde yaşaması gereken bir kent ama velakin artık iktidar, hukuktan, adaletten koptuğu için ne yazık ki adalet saraylarını da unutmuş durumda. Acilen buraya çözüme davet ediyorum. Erdek’in, ihtiyacı olan bu arsası tahsis edilmiş olan 7 yıldır beklenen yatırımı artık bekletmeyin. Buradaki vatandaşlarımıza sağlıklı bir hukuk hizmeti alacağı savcılarımızın, hakimlerimizin, avukatlarımızın sağlıklı bir şekilde mahkeme ortamında çalışabilme alanı yaratmak zorundasınız. Eğer bunu yapamıyorsanız size görevi bırakmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Erdek’teki mevcut Hükümet Konağı ve Adalet Sarayı binasının yetersizliği ve mahkeme dosyalarının düzensizliği, vatandaşların adalet hizmetlerine erişimini zorlaştırırken, Sarı’nın bu çağrısının yetkililer tarafından nasıl karşılık bulacağı merak konusu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP’li Barut, orman yangınlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye’nin dört bir yanında her sene tekrarlandığı gibi yine yangınların meydana geldiğini aktaran Ayhan Barut, “Maalesef ciğerlerimiz yanıyor, ormanlarımız yanıyor, geleceğimiz yangınlarla küle dönüyor. Ekiplerimiz ve yurttaşlarımız olağanüstü bir gayretle bu yangınlara müdahale ediyor. Ancak bu orman yangınları göstermiştir ki, iktidar acılardan ders çıkarmıyor. Ülkemizde yeşile dahil ne varsa çoğunlukla yanıp kül oluyor” ifadesini kullandı.
“Önlem alın, aynı acılar tekrarlanmasın”
Ege’den Karadeniz’e, Akdeniz’den Doğu ve Güney Doğu Anadolu’ya yurdun dört bir yanında alevlerin yükseldiğini, yurttaşların her sene olduğu gibi yine yangın söndürme uçakları ve helikopter yetersizliğinden yakındığını bildiren Barut, şunları kaydetti:
“Ülkemizde orman yangınları konusu artık tümüyle gündemden çıkmalı, geleceğimiz korunmalıdır. Eksiklikler mutlak suretle tespit edilmeli, etkin önlemler alınmalı, toplumsal bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Ülkemizde uygulanan 1 Mayıs-1 Kasım arasındaki orman yangını mücadelesini tüm sezona yaymalıyız. Yangınla mücadele alanının ve kapsamının genişletilmesi gerekmektedir. Orman Genel Müdürlüğü’nün bütçesi artırılmalı, küstürülen orman köylüsü refaha kavuşturulmalıdır. Ata yadigarımız Türk Hava Kurumu, desteklenerek orman yangınlarındaki mücadeleye aktif biçimde dahil edilmelidir. Gece görüşlü olan hava araçları kullanılmalı, 24 esasıyla çalışılmalıdır. Ülkemizin akciğeri olan ve geleceğimiz olan ormanlarımızı kurtarmak için önerilerimizi dikkate alın. Bir daha aynı acılar yaşanmasın.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bozdağ, birleşimin başında üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Sivas Milletvekili Rukiye Toy, 28 Şubat sürecinde baskılara rağmen haklarını savunduklarını dile getirerek, haklarını meşru yöntemlerle arayan bir geleneğin temsilcileri olduklarını kaydetti.
Tüm toplum kesimlerinin katkılarıyla ülkenin ihtiyaçlarına cevap verecek, insan hak ve hürriyetlerine dayanan, demokratik, sosyal, hukuk devleti niteliklerine sahip sivil bir anayasanın, her şeyin en iyisine layık milletin hakkı olduğunu vurgulayan Toy, ülkenin kalkınmasının darbelerle akamete uğradığını ve milletin özgürlüklerinin kısıtlandığını belirtti.
Toy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milletin talihinin değiştiğini ve demokrasinin önündeki engellerin kaldırıldığını ifade ederek, “Artık hiçbir kuvvet milletimizin menfaatlerinin önüne geçerek hedeflerimizden uzaklaştıramayacak ve ülkemizi tekrar darbeler ve vesayet döngüsüne mahkum edemeyecektir.” diye konuştu.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise Eskişehir’in sorunları üzerine yaptığı konuşmada, şehirde 25 yıldır Yılmaz Büyükerşen belediye başkanı seçildiği için AK Parti iktidarının çevre yolları yapmadığını, fabrika açmadığını, kentsel dönüşümü engellediğini, belediyelerine kredi dahi verilmediğini öne sürdü.
Eskişehirlilerin, başkanlarına güvendiğini dile getiren Çakırözer, “Eskişehir’in kadınında, gencinde, yaşlısında, çiftçisinde, esnafında emeği olan, yıllarca adalet dağıtan cumhuriyet kadını Ayşe Ünlüce’yi Cumhuriyet’in 100. yılında ilk kadın büyükşehir belediye başkanımız yapacağız; yalandan dolandan uzak Kazım Kurt’u ve Ahmet Ataç’ı yine başkan yapacağız. Eskişehir’i talana, ranta asla teslim etmeyeceğiz. 31 Mart’ta yine Eskişehir kazanacak.” dedi.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın da “24 Şubat Trabzon’un düşman işgalinden kurtuluş günü” hakkında yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
“Trabzon 1918’de düşman işgalinden kurtuldu fakat göç veren bir şehir olmaktan kurtulamadı. Trabzon 1918’de düşmanı yendi fakat geçim sıkıntısına mağlup oldu. Kurtuluşumuzun üzerinden yüz altı yıl geçti fakat işsizlik sorunu hala halledilemedi. Trabzon, AK Parti iktidarının gerçekleştiremediği vaatlerden ne yazık ki kurtulamadı. Neredeyse her dönem en az bir Trabzonlu bakana sahip olmasına rağmen Trabzon gereken hizmeti ne yazık ki alamamıştır. Şehrimiz yıllardır AK Parti belediye başkanları tarafından yönetilmektedir ancak hizmet ve yatırım almak konusunda sınıfta kalmıştır.”
AK Parti İstanbul Milletvekili Halit Yerebakan ise 35 yıl önce Türkiye’de bilim ve azmin, umutla teknolojinin buluştuğu ilk yapay kalp implantasyon cerrahisinin yapıldığını vurguladı.
O günden bu yana kullanıcı olmanın ötesinde biyoteknoloji, ilaç sanayi ve tıbbi cihaz üretiminde önemli atılımlar gerçekleştirildiğini belirten Yerebakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geleceğe baktığımızda, Türkiye’nin sağlık endüstrisindeki bu gelişimi, kamu desteğinin artmasıyla birlikte ülkemizi sağlıkta küresel bir oyuncu yapma potansiyeline sahiptir. Ancak bugün sağlık endüstrimizin karşılaştığı engeller yalnızca teknolojik veya maddi sınırlar değil aynı zamanda uluslararası rekabet ve küresel tehditlerdir. Bu engeller karşısında sağlığın bir tehdit olmasının önüne geçmek için savunma sanayimizde olduğu gibi azim ve kararlılıkla durmalıyız. Bu alandaki başarılarımız Türkiye Yüzyılı’nda daha büyük hedeflere ulaşmamızın teminatı olacaktır. Unutmayalım ki bilimin ışığında yükselen bir toplum için araştırma ve inovasyon her zaman desteklenmelidir. Çünkü bilgi, kalkınmanın ve ilerlemenin anahtarıdır.”
]]>TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ ve AK Parti milletvekilleri hakkında FETÖ’yle ilgili iddialarda bulunması üzerine tartışma yaşandı. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Bozdağ, şahsına dönük iftirayı reddettiğini dile getirdi.
“FETÖ ile mücadele eden adamım”
Bozdağ, şunları kaydetti:
“Her sıkışıldığında, Bekir Bozdağ konusu geldiğinde söylediğim sözler açılıyor. Ben onları çöplüğe, lağıma attım. Oradan elinizi soktukça eliniz de kirlenir ağzınız da kirlenir. Lütfen bunu yapmayın. Ben FETÖ ile mücadele eden adamım. Bu terör örgütünün devletten ayıklanması, temizlenmesi için gövdemizi ortaya koyduk ve bu mücadeleye Türkiye de herkes de şahittir. Sürekli bizim lağıma attığımız, defalarca reddettiğimiz o sözlerden dolayı söylediklerimiz ortada. Her defasında gündeme getirilmesi saygısızlık. 2011’de söylenmiş bir lafı, dün söylenmiş gibi defalarca temcit pilavı gibi buraya getirmenin ne alemi var? O zaman söylediğim lafı çöplüğe, lağım çukuruna attım. FETÖ terör örgütüdür, Fetullah Gülen de terörist başıdır. Benim söylediğim budur.”
Partilerden Mahmat Tanal’a tepki
Yaşanan tartışmaların ardından Bozdağ, birleşime ara verdi. Meclis Genel Kurulu’nda aranın ardından partilerin grup başkanvekilleri söz alarak TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’a destek verdi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “15 Temmuz darbe gecesi 2016 tarihinde, 100 civarında, 100’ü aşkın, 110 milletvekili partilerden ki, Cumhuriyet Halk Partisinden Sayın Özgür Özel, yine, Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili olarak ben ve bazı milletvekili arkadaşlarımı AK Parti grubundan çok sayıda arkadaşlarımız burada hep birlikte bu FETÖ alçak darbesi karşısında direnirken, bu dirence karşı daha bombalar tepemize yağarken siz kürsüdeydiniz Sayın Başkan. ve o darbeye karşı direncinizi kararlı bir şekilde nasıl gösterdiğinizin en yakın tanıklarından birisi de benim, işte Sayın Özgür Özel’dir, Sayın Mehmet Muş’tur, Sayın Levent Gök’tür ve arkadaşlarınız; kararlı, kahramanca bir tutum sergiledik ve ayrıca yine, siz Adalet Bakanı sıfatıyla konuştunuz ve bu darbe öncesi devletin kurumlarına sinsice sızmış bu alçak teröristlerin tespiti konusunda sizin Adalet Bakanı olarak Adalet Bakanlığı ve adalet kurumunun, adliye müesseselerinin içerisindeki FETÖ’cülerle nasıl mücadele ettiğinizi de millet olarak da biliyoruz” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’a tepki göstererek, “Meclis Başkan Vekilini tartışmanın içine siyasi olarak katmanın herhangi bir anlamı yoktur ve doğru da değildir. Şüphesiz, bugün açılışta olduğu gibi, tutumunuzu uygun bulmadığımız zaman usul tartışması açarız, söyleyeceğimiz sözleri dibine kadar söyleriz ama bunu uygun bir üslupla söyleriz; Meclis Başkan Vekillerini siyasi tartışmanın içine almayacak bir etkinliği hep beraber sağlarız” diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu ise, “Kaldı ki sizin şahsınızda zamanında söylenmiş ama sizin daha sonra bunun üzerine çok laf söylediğiniz bir konuda hadiseyi tekrar tekrar gündeme getirmek amacından saptırmaktadır mevzuyu çünkü siz -bu Gazi Meclis demokrasi hiçe sayılan o askeri ihtilal, kalkışma neticesinde- Türk demokrasisini savunmak için burada, şu kürsüde cansiperane bar bar bağıran bir bakanımızsınız ve bir saygın milletvekilimizsiniz. Dolayısıyla sizin bu konudaki hassasiyetinizi ve duruşunuzu bütün Türkiye Cumhuriyeti biliyor ve malumumuzdur ama zaman zaman sürekli olarak bu tip hususları sizin şahsınızda ya da diğer Meclis Başkan Vekillerimiz ve Meclis Başkanımız hakkında dile getirmek ki siz bağımsız bir noktada oturuyorsunuz, asla kabul edilebilir bir davranış değildir, amacından sapmaktadır. Bütün partilerin bu konuda bütün Meclis Başkan Vekillerine karşı aynı hassasiyeti gösterme mecburiyetleri vardır” diyerek Bozdağ’a destek verdi. – ANKARA
]]>Genel Kurulda Saadet Partisinin “iş sağlığı ve güvenliği”, İYİ Partinin “Sakarya Gaz Sahası Projesi”, DEM Partinin “kadına yönelik şiddet” ve CHP’nin “TRT” ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, 2023 yılında 1932 kişinin iş kazasında hayatını kaybettiğini, bu sayının giderek arttığını söyledi. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kanunda açıkların olduğunu savunan Kasap, “İşverenin maaşını ödediği iş sağlığı ve güvenliği uzmanından ne bekleyebilirsiniz?” sorusunu yöneltti.
Kasap, maden kazalarında Türkiye’nin Avrupa birincisi olduğunu ve Türkiye’nin durumunun birçok Afrika ülkesinden daha kötü olduğunu ileri sürdü.
Ağır ve tehlikeli iş kollarında uzaktan eğitimle, iş sağlığı ve güvenliği sertifikası verilmesini eleştiren Kasap, “Neden uygulamalı eğitimler, Milli Eğitim Bakanlığı ya da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı uhdesinde yapılmıyor da özel kuruluşlar tarafından şaibeli bir şekilde veriliyor? Bu şekilde devam ettiği müddetçe iş kazalarından, İliç’ten, Amasra’dan, Soma’dan bahsetmeme gibi bir durum söz konusu olmayacak.” diye konuştu.
-Elektronik kelepçe önerisi
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, maden kazalarının önlenmesine ilişkin önerilerde bulundu. Tehlikeli iş sahasında çalışan işçilerin yaşanabilecek olumsuz olaylar karşısında hayatta kalmaları için zamanın önemli olduğunu vurgulayan Akalın, “Bu koşullar altında çalışan işçilerimizin, heyelan, göçük gibi durumlar karşısında yerlerinin tespiti için elektronik kelepçe gibi aygıtlar takıp, çıkarılabilir bir elektronik sistem kullanmalarının zorunlu hale getirilmesi, olası kazalar sonrası yer tespitinin hızla yapılacağı enstrümanlar kullanılması gerekmekte.” ifadelerini kullandı.
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan her yıl yüzlerce iş kazası meydana geldiğini, iktidar milletvekilleri tarafından iş kazalarının araştırılmasının engellendiğini öne sürdü. Bozan, “Eğer bu Meclis, bir irade ortaya koymuş olsaydı bu iş cinayetleri engellenebilirdi.” dedi.
CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, CHP’nin 2019 yılında İliç’te toprak kaymasının yaşandığı maden sahasına gittiğini ve bazı tespitlerde bulunduğunu söyledi. İliç’te “Ekonomik Yer Değiştirme ve Geçim Kaynaklarını Destekleme Protokolü ile firma tarafından bölgede ikamet edenlere 130 bin lira para dağıtıldığını belirten Alp, konuşmasına şöyle devam etti:
“Ne karşılığında biliyor musunuz? Destek alan köy sakinlerinin halihazırda çalışan ve ileriki süreçlerde çalışacak olan Anagold ve Alacer Gold firmalarının ortak olduğu grup ve bağlı şirketlerin sürdürdüğü ve sürdüreceği madencilikle bağlantılı projelere onay vermeleri, yardım alanların gerçek bir hak ihlali dışında hiçbir bir türlü özel, idari ve adli bir başvuruda bulunmaları o protokolle verilen 130 bin lira karşılığında yasaklanmış. Bunu biliyor muydunuz? Yasağın ihlali durumunda da o firma o köylülerden o parayı faiziyle tahsil edecek.”
“Hedefimiz, tüm riskleri minimum düzeye indirmek”
AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, maden işçilerinin güvenliğinin ve refahının her şeyden daha önemli olduğunu belirtti. “Hedefimiz, tüm riskleri minimum düzeye indirmek, tek bir çalışanımızın dahi mesleği sebebiyle hayatını kaybetmediği, sağlıklı ve huzurlu bir çalışma hayatını tesis etmektir.” diyen Çalışkan, iş kazaları sonucunda sorumluların yargı önünde hesap verdiğini, bunun bağımsız ve tarafsız Türk yargısının görevi olduğunu söyledi. Çalışkan, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bu nedenle, bu süreçlerle ilgili yorum yapmamız uygun ve doğru değildir. Hem İliç’te olsun hem diğer şehirlerdeki madenlerimizde iş sağlığı ve güvenliği denetimleri ilgili bakanlığımızca yapılmaktadır. Yapılan denetimlerde iş sağlığı ve güvenliği hususunda eksiklikler tespit edilerek düzeltmesi noktasında gerekli yaptırımlar uygulanmıştır ve uygulanmaya devam edecektir. Bu vahim kazanın gerçekleşmesi noktasında müfettişler çalışmalarını sürdürmektedirler.”
Genel Kurulda “el hareketi” tartışması
AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, DEM Partinin grup önerisi üzerinde kürsüden söz aldığı esnada, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca Doğan’ın, kendisine yönelik, bir kadına yakışmayan harekette bulunduğunu söyledi. Öncü, Doğan hakkında işlem yapılmasını istedi. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ da “Görüntüleri inceleyeceğim ona göre bir karar vereceğiz.” dedi.
DEM Partinin grup önerisi üzerinde konuşmaların tamamlanmasının ardından TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, iddia edilen hareketi divan üyelerinin görmediğini belirtti. Bozdağ, “TRT’nin ve Meclis TV’nin kayıtlarını incelediğimizde de herhangi bir görüntü, kayıt söz konusu değil. Bu nedenle herhangi bir işlem yapma imkanımız bulunmamaktadır.” ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu da yerinden söz alarak kadın cinayetlerinin konuşulduğu esnada DEM Parti’li kadın milletvekilinin kendi milletvekillerine yönelik, “bir erkeğin bile yapmaktan hicap duyacağı” davranışı tüm milletvekillerinin gördüğünü söyledi. Yenşehirlioğlu, “Meclisin kameraları sabittir görmemiş olabilir ama bu hareketin yapılmasını yok sayamayız. Özür dilemesi gerekir.” dedi. DEM Parti’li Doğan ise Öncü’ye yönelik bir hareketinin söz konusu olmadığını söyledi.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
AK Parti’nin Genel Kurul gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup öneresi kabul edildi. Kabul edilen öneriye göre, Meclis bugün kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini görüşecek.
Kanun teklifinin görüşmelerinin 29 Şubat 2024 Perşembe günü tamamlanamaması halinde Genel Kurul, 1, 2 ve 3 Mart 2024 tarihlerinde de çalışacak.
Kanun teklifinin görüşmelerinin 29 Şubat veya 1, 2 ve 3 Mart’taki birleşimlerin herhangi birinde tamamlanması halinde Genel Kurul, 5-6-7-12-13 ve 14 Mart 2024 tarihinde toplanmayacak. TBMM Genel Kurulu, 19 Mart 2024 tarihinden itibaren 10 gün süre ile çalışmalarına ara verecek.
]]>Saadet Partisi’nin iş sağlığı ve güvenliği konusunda yaşanan sorunlara yönelik araştırma önergesinin TBMM Genel Kurulu’nda bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Saadet Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, çocuk işçilerin iş kazalarında hayatını kaybettiğine değinerek, “2023 yılında 1932 kişi iş cinayetlerine kurban gitti. İş sağlığı güvenliği ile ilgili çok ciddi bir yapılanmamız ve kanunsal açıklarımız var. İşverenin maaşını ödediği iş güvenliği uzmanından siz ne bekleyebilirsiniz” dedi.
Saadet Partisi’nin Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği konusunda yaşanan sorunlara yönelik Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesinin öne alınarak TBMM Genel Kurulu’nda bugün görüşülmesi önerisi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
Önerinin gerekçesini açıklayan Saadet Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, “Kütahya ilinin yüzde 90’nı maden ruhsatı almış bir il. Bu ilde 3-4 tane altın madeni var. İliç siyanür ve arsenik tehlikesi altında. İş cinayetleri Türkiye’de çığ gibi büyüyor. 2023 yılında 1932 kişi iş cinayetlerine kurban gitti. Bu sayı gün geçtikçe de artıyor. En son İliç’te 9 işçimiz diri diri gömüldü. Meslek hastalıkları hastanesi çok yakınımızda şu anda dolup taşıyor ve buralarda da yatacak yer yok. Burada zafiyet nerede? İş sağlığı güvenliği ile ilgili çok ciddi bir yapılanmamız ve kanunsal açıklarımız var. İşverenin maaşını ödediği iş güvenliği uzmanından siz ne bekleyebilirsiniz? Maaşını patronun ödediği ve sisteminde iş katip üzerinden değil yazılı olarak üç nüshalık raporla düzenlendiği bir sistemde siz iş cinayetlerinin iş kazalarının önüne geçemezsiniz” dedi.
“NEREDE DENETİM DEMEKTEN KENDİMİZİ ALAMIYORUZ”
Saadet Partisi’nin önerisi hakkında söz alan İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, şunları söyledi:
“Daha 15 gün önce, Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen kazayı hala yüreğimizde hissediyoruz. Toprak altında kalan madenci kardeşlerimizin akıbetlerinin ne olduğu hakkında fikir sahibi bile değiliz… Avrupa Birliği’nin resmi istatistik kurumu EUROSTAT ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun verilerine göre Avrupa ülkeleri arasında iş kazalarında en çok hayatını kaybeden işçiler maalesef Türkiye’de… Türkiye’de 2022 ve 2023 yıllarında iş kazalarında 2 bin kişiye yakın insanımız hayatını kaybetmişti… Maalesef nerede denetim demekten kendimizi alıkoyamıyoruz.”
“EL KALDIRIP İNDİREN MİLLETVEKİLLERİ YÜZÜNDEN İŞ CİNAYETLERİ ARAŞTIRILMIYOR”
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ise “Ülke sizin sayenizde büyük bir işçi mezarlığına dönmüş durumda. Her yıl yüzlerce iş kazası meydana geliyor. Muhalefet her hafta iş cinayetlerini gündeme getiriyor ama AKP’nin sadece el kaldırıp indiren milletvekilleri yüzünden iş cinayetleri araştırılmıyor. Eğer bu Meclis bir irade ortaya koysaydı bu iş cinayetleri engellenebilirdi. Tüm bu iş cinayetlerinin sebebi AKP iktidarının ciddiyetsiz yaklaşımıdır. O kadar ciddiyetsiz bir yaklaşımınız var ki… Meclis’in vekillerine o maden sahalarından zeytinyağı dağıttınız” diye eleştirdi.
İLİÇ’TE KAZANIN YAŞANDIĞI SAHA KİMİN?”
CHP adına konuşan CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp de İliç’te yaşanan maden kazasında iktidarın tutumunu eleştirerek şunları söyledi:
“İliç’te maden kazasının yaşandığı saha kimin? Sizin uluslararası sermayeye peşkeş çektiğiniz Kanadalı şirketlerin… Peki bunların yerli işbirlikçileri kim? Sizsiniz… Sizin milletvekiliniz, sizin partinizin besleyip büyüttüğü şirketleriniz. Genel müdürlüğünü kim yaptı o şirketin? Damat Berat Albayrak yaptı. Sahibi kimdi? Sizin milletvekilinizdi… Peki o milletvekili o ihalaeyi kaptığında ne yaptı biliyor musunuz? ‘Beraber yürüdük biz bu yollarda’ diye tweet atıyordu. Ne zaman? İhaleyi kazandığı günün hemen ertesinde.”
]]>
Siyasi partiler geçici aday listelerini il ve ilçe seçim başkanlıklarına teslim etti.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde 26 milletvekili, partileri tarafından belediye başkan adayı gösterildi.
264 milletvekili bulunan AK Parti, 31 Mart’ta 4 milletvekilini belediye başkan adayı olarak belirledi.
İstanbul Milletvekili Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olurken, Aydın Milletvekili Mustafa Savaş ve Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu seçim bölgelerinden belediye başkan adayı olarak gösterildi. İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ise İzmir’in Konak ilçesinde belediye başkanlığı için yarışacak.
MHP milletvekillerini aday göstermedi
Mecliste grubu bulunan partilerden milletvekilleri arasından aday çıkarmayan tek parti MHP, en çok milletvekilini aday listesine koyan parti ise 7 isimle İYİ Parti oldu.
İYİ Partide Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş Adana Büyükşehir, İzmir Milletvekili Ümit Özlale İzmir Büyükşehir, Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu Bursa Büyükşehir, İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu İstanbul Büyükşehir, Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez Balıkesir Büyükşehir, Muğla Milletvekili Metin Ergun Muğla Büyükşehir, Denizli Milletvekili Yasin Öztürk Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak bildirildi.
CHP ve Saadet Partisinden 5’er milletvekili aday
İYİ Partinin ardından milletvekilleri içinden en çok belediye başkanı adayı gösteren partiler 5’er milletvekili ile CHP ve Saadet Partisi oldu.
CHP’de Grup Başkanvekili ve Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı için yarışa girdi. Malatya Milletvekili Veli Ağbaba Malatya Büyükşehir, Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal Kırıkkale, Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere Adıyaman, Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı Kastamonu Belediye Başkan adayı olarak listeye girdi.
Bir vekilin seçilmesi halinde Saadet Partisinin Meclis grubu düşecek
Saadet ve Gelecek partilerinin TBMM’de bir araya gelerek Saadet Partisi çatısı altında oluşturduğu ortak grupta yer alan 20 milletvekilinden 5’i seçimlerde aday gösterildi.
İstanbul Milletvekili Birol Aydın Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir, Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan Saadet Partisi Kayseri Büyükşehir, Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün Gelecek Partisi Denizli Büyükşehir, Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan Saadet Partisi Hatay Büyükşehir, Grup Başkanı ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ Gelecek Partisi Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlendi.
Saadet Partisi grubundan belediye başkan adayı gösterilen milletvekillerinden birinin seçilmesi halinde partinin Meclis grubu düşecek.
DEM, DEVA ve TİP 1, HÜDA PAR 2 aday ile yarışacak
DEM Parti’nin 31 Mart seçimlerinde aday listesinde yer verdiği tek isim Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş oldu. Beştaş, partisince İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterildi.
Mecliste 15 milletvekili ile temsil edilen DEVA Partisi’nde Ankara Milletvekili İdris Şahin, partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlendi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş Kocaeli’nin Gebze ilçesinde belediye başkanlığı için yarışacak. HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı Batman’dan, Mersin Milletvekili Faruk Dinç ise Diyarbakır’dan aday gösterildi.
Geçici aday listelerine göre 31 Mart seçimlerinde 19 milletvekili büyükşehir, 5 milletvekili il, 2 milletvekili ilçe belediye başkanlığı için yarışacak. İtiraz ve inceleme süreçlerinin ardından geçici aday listeleri 23 Şubat’ta, kesin aday listeleri 3 Mart’ta ilan edilecek.
]]>Genel Kurulda Saadet Partisi ile İYİ Partinin “Öğretmenler”, DEM Parti’nin “Kayyım” ve CHP’nin “Emekliler” ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi İstanbul Milletvekili ve Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, 2023 yılının Temmuz ayında KPSS’nin yapıldığını ancak aradan geçen süreye rağmen öğretmen atamasının yapılmadığını söyledi.
Yüz binlerce öğretmenin atama beklediğini belirten Şahin, herkesin gözünün kulağının öğretmen atamasında olduğunu ifade etti. Şahin, “Seçimi mi bekliyorsunuz? 2022 atamalarını 2023 Mayıs ayında yaptınız. Gençlerin gelecek hayalleri üzerinden siyaset yapmayın. Ne zaman açıklayacaksınız’Gençlerimiz yeni sınava mı hazırlanacak yoksa bu atamayla mı öğretmen mi olacak? Gençleri seçim yatırımı olarak görmeye hakkınız yok.” dedi.
Öğretmen atamalarında mülakat uygulamasının kaldırılmasına yönelik sözler verildiğini, bu sözlerin tutulmadığını belirten Şahin, “Derdimiz mülakatın olmadığı liyakatin esas alındığı, dayısı olanın değil hak edenin kazandığı, adaletli bir düzeni tesis etmek.” ifadesini kullandı.
“Mülakatsız 100 bin öğretmen ataması yapılmalı”
İYİ Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, “atanamayan öğretmen” ve “mülakat” konusunun öğretmenlerin sorunlarının başında geldiğini bildirdi. Yüz binlerce öğretmenin atama beklediğini kaydeden Kaya, planlama yapılmadığı için her yıl eğitim fakültelerinden 40-50 bin öğretmenin mezun olduğunu, bu sayının giderek arttığını aktardı. Kaya, “Seçimden seçime ‘Şu kadar bin öğretmen atayacağım’ diyerek bu sorunu çözemeyiz. Mülakatsız 100 bin öğretmen ataması yapılmalı hemen akabinde eğitim fakültelerinde eğitim sisteminin arz ve talep dinamiklerini dikkate alan planlama yapılması acil bir ihtiyaç.” diye konuştu.
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, öğretmen atamalarında yapılan mülakatların “rezalet” olduğunu ve çığırından çıktığını savundu. Gergerlioğlu, “Yüzlerce genç intihar ediyor. Bu gençlerin vebalini kim ödeyecek?” dedi.
“Atanamayan öğretmenleri inşaatlarda görmek istemiyoruz”
CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar da 22 yılda göreve gelen her Milli Eğitim Bakanının sistemi değiştirdiğini, gelen bakanın giden bakanı arattığını ifade etti.
Öğretmen atamasına ilişkin sözler verildiğini vurgulayan Yontar, bu sözlerin tutulmadığını belirtti.
Öğretmen atamasında uygulanan mülakatlara yönelik eleştirilerde bulunan Yontar, “Donanımlı ve eğitimli gençlerimiz yazılı sınavlarda en yüksek sınavı almalarına rağmen mülakatla eleniyor. Bu çocukların hayatını çalmak kimsenin haddi değildir. Atanamayan öğretmenleri, inşaatlarda, marketlerde, pazarlarda çalışırken görmek istemiyoruz. Onları öğrencileriyle okullarda görmek istiyoruz.” diye konuştu.
AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise “atama bekleyen öğretmenler” üzerinden siyaset yapıldığını bildirdi. Komisyonlarda ve Genel Kurul’da yapılan konuşmalarda “atanamayan öğretmen sayısının 500-600 bin olarak lanse edildiğini” ancak bu rakamın doğru olmadığını vurgulayan Erdem, şöyle devam etti:
“Plan ve Bütçe Komisyonunda bakan beye ‘son atamada kaç bin öğretmen atama için başvurdu?’ diye sordum. Bana gelen cevap 125 bin. ÖSYM’ye sorduğumuzda 300 bin civarı bir öğretmenin KPSS’ye girdiğini görüyoruz. Ama kimse AK Parti iktidarı döneminde kamuya 800 bin öğretmen alınıp, dışarıda kalanlar da var ama özelde de 200 bine yakın öğretmenin çalıştığını hesaba katmıyor. Haklı olarak her atama döneminde özelde çalışan öğretmenlerimiz de devlette görev almak ister. Sizlerin söylediği kadar olmayan başvuruların da buradan kaynaklandığını görüyoruz.”
Kürsüye boş çay bardağı ve simitle çıktı
Partisinin emeklilerle ilgili grup önerisi üzerinde söz alan CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, kürsüye boş çay bardağı ve simit ile çıkarak, “Emeklinin sadece çay ve simit alması halinde 9 bin lira gideri var. Allah’tan korkun. Soruyorum size 10 bin lira yeter mi?” dedi.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra sağlık alanında düzenlemeler içeren Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 2. Bölümü’nün görüşmelerine geçildi.
]]>TBMM Genel Kurulunda, Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam ediliyor.
Teklifin birinci bölümünün tümü üzerinde Saadet Partisi Grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, hekimlerin iş yükünün arttığını söyledi.
Sağlık sisteminin ana unsuru olan personele yapılan ödemenin düştüğünü savunan Torun, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet dolayısıyla “beyaz kod” başvurusunun yükseldiğini öne sürdü.
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, sağlık sisteminde bozulmalar yaşandığını iddia etti.
Muayene randevusu alınmasında vatandaşların sorunlar yaşandığını dile getiren Türkkan, “Hekimler 5 dakikada bir muayene yapmak zorunda, bazen bu 2 dakikaya düşüyor. Bir hekim, bir hastayı 2 dakikada nasıl muayene edecek?” diye sordu.
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının yaşandığını anımsatan Türkkan, hekimlerin muayene yapmaya korktuğunu savundu.
Hekimlerin mobbing ve şiddet yüzünden yurt dışına gitmenin yollarını aradığını ileri süren Türkkan, “Hekimlerin gördüğü şiddet konusunda toplumda bireylerin yeterli tepkiyi göstermediğini düşünüyorum.” ifadesini kullandı. Lütfü Türkkan, teklifin yeterli hizmetleri verecek maddeleri içermediğini söyledi.
“Ebelerin normal doğuma daha aktif katılmalarına imkan tanınmıştır”
MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, teklifin 10 farklı Kanun’da değişiklik öngördüğünü bildirdi.
Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve kalitesinin artırılmasına yönelik önemli gelişmelerin sağlandığını vurgulayan Zırhlıoğlu, sağlık alanında fiziki ve beşeri alt yapının iyileştirildiğini anlattı.
Zırhlıoğlu, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinin, sağlık çalışanlarına verilen önem ve değerle doğru orantılı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Teklifle, mesleğini serbest olarak icra eden diş hekimlerinin ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş hekimi çalıştırılabilmelerine, ebelerin görev tanımlarının güncellenmesine ve normal doğuma daha aktif olarak katılmalarına imkan tanınmıştır. Pek çok konu başlığını içeren kanun teklifi vatandaşlarımızın daha etkin sağlık hizmeti almasını sağlamak, sağlık çalışanlarımızın çalışma şartlarının iyileştirilmesi, sağlık sistemimizin daha iyi, etkin ve verimli işlemesi için hazırlanmıştır.”
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, teklifte yer alan diş tabiplerinin, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilmesine yönelik düzenlemenin bulunduğunu hatırlatarak, verilecek ücretlerin belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
Kamudaki diş hekimi sayısının artırılması gerektiğini belirten Gergerlioğlu, teklifle ilaç sektörünün karlarının artmasının kolaylaştırıldığını savundu.
“Acil servislerimiz Türkiye’nin her yerinde dolu”
CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, teklifin sağlık çalışanlarının haklarını savunmaktan uzak olduğunu öne sürdü.
Diş tabiplerinin, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilmesine yönelik düzenlemenin olumlu olduğunu ifade eden Karaoba, bu düzenlemeyi yetersiz bulduklarını söyledi.
Ali Karaoba, “Acil servislerimiz Türkiye’nin her yerinde dolu. Acil servislere başvuru sayısı diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda beş kat daha fazla. Acil tıp uzmanlarımız, canla başla çalışırken bile vatandaşların talebine yetişemezken bu alanın yoğun bakım yan dal uzmanlık programına dahil edilmesi acil uzman hekim sayısını azaltacaktır. Yan dal yapan uzman kendi ana dalında hasta bakamamaktadır.” diye konuştu.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, kanun teklifiyle Türkiye’nin sağlık alanındaki rekabet gücünün korunması için çeşitli düzenlemeler yapılmasının amaçlandığını vurguladı.
Teklifle, Sağlık Bilimler Üniversitesinin kadrolarına yönelik belirleme işleminin Sağlık Bakanının yetkisinden çıkarıldığını ifade eden Hülagü, “Dünyada tıbbın gelişmesiyle hekim uzmanlık alanları ileri seviyelere ayrılmış, bu bölümler yan dal olarak adlandırılmıştır. Yan dal eğitim uzmanlıklarında üç yıllık bir süre var. Bu eğitim yılını tamamlamayan kişilere kesinlikle sertifika verilmesi söz konusu değildir. Yüzde 20 oranında daha fazla tazminat almaları sağlanarak bu alandaki ihtiyacın giderilmesi düşünülmüştür. Kanun teklifi, sağlık alanındaki vizyon çalışmalarımıza yeni bir hız verecektir. ” ifadelerini kulandı.
Sadettin Hülagü, teklifle ilaç ve tıbbi cihaz mevzuatı ve malpraktis uygulamalara ilişkin de düzenlemelerin yer aldığını kaydetti.
Teklifin birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin görüşülmesine geçildi.
]]>İYİ Partili milletvekili Yasin Öztürk, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adayı ilan edildi
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener:
“Nasıl bir belediye başkanlığı yapacağını anlatmasını Yasin reise bırakıyorum”
DENİZLİ – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak milletvekili Yasin Öztürk’ü açıkladı. Öztürk, partisinden belediye başkan adayı olarak açıklanan 6. milletvekili oldu.
İYİ Parti Denizli İl Teşkilatı, 31 Mart Mahalli ve İdari Seçimleri’nde Denizli adaylarının tanıtımı için Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde aday tanıtım toplantısı düzenledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından zeybek gösterisi ile başlayan programa İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de katıldı. Açılış konuşmasını yapan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Denizli Milletvekili Yasin Öztürk’ü açıkladı. Çok ayrıntıya girmeyeceğini ve nasıl bir belediye başkanlığı yapacağını Yasin Öztürk’ün anlatmasını istediğini ifade eden Akşener, 2028 seçimlerinde iktidar olabilmek için yerel seçimlerde belediye kazanmaları gerektiğini vurguladı.
“Meselemiz Erdoğan değil, sistemin değişmesi”
Konuşmasında 2028 genel seçimlerini kazanma vurgusunda bulunan Akşener, bir partilinin “Parlamenter sisteme tekrar dönecek miyiz?” sorusuna, “Bizim bu yolculuğumuzun gerekçesi o. Ben neden 2018’de el sıkışayım, neden kendi başımıza gitmeyelim. 2019’de niçin bir başka partiye ‘Gel beraber bir berber dükkanı kuralım’ diyeyim de çırak çıkalım. İstanbul ve Ankara’nın alınması, 2023 seçimlerinde bu ucube sistemin değiştirilmesine yönelik önemli bir umuttu. Dolayısıyla İYİ Parti olarak önce yerel seçimlerde, sonra 2028 seçimlerinde bu sistemi değiştireceğimiz kaydıyla yolumuza devam ediyoruz. Allah’ın izniyle seçimi kazanacağımıza inanıyorum. Ondan sonra hiç beklemeden çok hızlı bir şekilde parlamenter demokrasiye geçiş sağlanacak. Burada kimse bizim düşmanımız değil. Bu sistemin başına arkadaşlarımdan birini de koysak bir sene sonra kafayı yer. Meselemiz Erdoğan’ın gitmesi, yerine bir başkasının gelmesi değil, bu sistemin değişmesidir” cevabını verdi.
İYİ Parti 6. milletvekilini belediye başkan adayı ilan etti
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş gösterildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına ise Balıkesir Milletvekili Turhan Özmez aday olarak gösterilen milletvekili oldu. İYİ Parti’nin Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ise Genel Başkan Meral Akşener tarafından Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gösterildi. İYİ Parti, 31 Mart seçimlerinde en fazla milletvekilini belediye başkan adayı gösteren parti oldu.
Denizlili hemşehrilerinin kendisini çok iyi tanıdığını ifade eden İYİ Parti Milletvekili ve Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yasin Öztürk, “Bizde Denizli’mizin sorunlarını çok iyi biliyoruz. Yaparsa Yasin yapar dedirtecek kadar çalışkanız, kararlıyız ve inançlıyız. Bu inanmışlığın verdiği sorumlulukla milletimizden yetki istiyoruz. Denizli’miz 20 senedir ihmal edildi, var olan sorunlar yok sayılıp göz ardı edildi. Ülkemizin önemli ihracat şehirlerinden biri olan Denizli, bu konuda hak ettiği desteği görmemiştir” şeklinde konuştu.
İYİ Parti’nin Denizli ilçelerinde adayları ise Acıpayam’da Mahir Altuğ, Babadağ’da Ali Atlı, Baklan’da Celal Tuyji, Bekilli’de Kemal Karaman, Beyağaç’ta Sevhan Demirel, Bozkurt’ta Zafer Kocaman, Buldan’da Mustafa Gülbay, Çameli’de Sezai Turhan, Çardak’ta Mehmet Çakmak, Çivril’de İsmail Çorbacıoğlu, Güney’de Alaattin Gümüş, Honaz’da Osman Çaybaşı, Merkezefendi’de Fatih Coşkun, Pamukkale’de Türkay Berberoğlu, Sarayköy’de Ahmet Çelikak, Serinhisar’da Şükrü Averi, Tavas’ta Emin Barıner oldu. İYİ Parti, Kale ve Çal ilçelerinde ise belediye başkanlığı için aday açıklamadı.
]]>TBMM Başkanı ve İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş’un Kuzey Atlantik Antlaşmasına İsveç Krallığının Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü.
ŞAHİN: GELECEK PARTİSİ OLARAK NATO ÜYELİĞİNE KARŞI DEĞİLİZ
İsveç’e NATO üyeliği yolunu açan protokolle ilgili kanun teklifinin görüşmelerinde Saadet- Gelecek Grubu Başkanvekili İsa Mesih Şahin Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin önümüzdeki dönemde bölgede ve uluslararası arenada yalnızlaşmaması ve dışlanmaması adına Gelecek Partisi olarak İsveç’in NATO üyeliğine karşı çıkmadığımızı beyan etmek istiyorum” dedi.
KAYA: “KAPALI KAPILAR ARDINDA VERİLEN SÖZLER…”
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya ise, “Kapalı kapılar ardında verilen sözlere… Komisyonda oturan arkadaşlarımızın samimiyetinden şüphe etmiyorum ancak şunu net olarak söyleyeyim, bu komisyona verilen sözlerin hiçbir anlamı yoktur, burada irade bu millettedir, milletin vekillerindedir; ‘hayır’ diyerek gücümüzü gösterelim. İsveç’in NATO üyeliğine karşı durarak aslında ne tür oyunların kurulduğu gerçeğini ortaya çıkaralım diyorum. Saadet Partisi olarak kararımızın ‘hayır’ olacağını buradan ifade ederim” diye konuştu.
ZORLU: “GELECEĞE YÖNELİK TEMENNİLER MANZUMESİNDEN İBARETTİR”
İYİ Parti Sözcüsü Kürşat Zorlu da “Türkiye, NATO ve İsveç arasında hazırlanmış olan mutabakat metni de geleceğe yönelik bir temenniler manzumesinden ibarettir” diyerek ‘Hayır’ oyu kullanacaklarını söyledi.
SALICI: “NATO’NUN CAYDIRICI GÜCÜNÜ ÖNEMSİYORUZ”
CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı oylama öncesi Genel Kurul’da yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Biz güvenliği sadece askeri değil aynı zamanda siyasi bir mesele olarak görüyoruz. Siyasi yönden bakıldığında CHP’nin tutumu son derece açıktır. Demokratik ilkeleri esas alan, hukukun üstünlüğünü denetleyen bir sistemin doğruluğuna inanıyoruz. Gerginliklerin silahlı yoluyla değil, diplomatik müzakereler yoluyla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Nükleer silahlardan arınmış bir güvenlik konseptini her platformda destekliyoruz. Barış istikrar ortamını bozan her türlü tehdide karşı NATO’nun caydırıcı gücünü önemsiyoruz. NATO’nun yeni üyelerinin katılımıyla genişlemesini destekliyoruz. Bu nedenle de bugün oylamada CHP olarak İsveç’in NATO’ya katılımına ‘evet’ diyeceğiz.”
ENGİNYURT: “CUMHURBAŞKANIMIZI DESTEKLİYORUM, ‘HAYIR’ DİYORUM”
Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Cemal Enginyurt, ise “İsveç PKK sevicidir, İsveç Kandilcidir. İsveç FETÖ’cüleri destekler, PKK’lılara parasal yardım yapar. Bunu Cumhurbaşkanımız söyledi. Ben de onu destekliyor ve ‘hayır’ diyorum” dedi.
BAŞ: “BİZ NATO’NUN KENDİSİNE KARŞIYIZ”
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Biz, NATO’nun kendisine karşıyız, Türkiye’nin NATO üyeliğine karşı, NATO’nun genişlemesine de karşıyız ” dedi.
EMEP Partisi Genel Başkanı İskender Bayhan da “Türkiye’deki bütün NATO üsleri kapatılmalıdır. Türkiye NATO’dan çıkmalıdır” ifadelerini kullandı.
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından yapılan açık oylamaya 346 milletvekili katıldı. 287 milletvekili kabul, 55 milletvekili red, 4 milletvekili de çekimser oy kullandı. Oylamaya MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı. DEM Parti milletvekilleri kanun teklifini protesto etti. “NATO’ya, işgale, savaşa hayır” dövizleri gösterdi. CHP ve Gelecek Partisi kanun teklifine ‘evet derken Saadet Partisi, İYİ Parti ve TİP ‘hayır’ oyu verdi.
]]>