Temsilciler Meclisi’ndeki tek Filistinli Demokrat üye Rashida Tlaib, eyaletteki Müslüman toplumun Biden’a yönelik tepkilerini video mesajında paylaştı.
Seçmenleri Biden yönetiminin İsrail’e destek veren ve Gazze’de ateşkese karşı çıkan politikalarını protesto etmek için ön seçimlerde “kararsız oy” kullanmaya çağıran Tlaib, “Sesimizin daha gür çıkmasını istiyorsanız buraya gelin ve kararsız oy atın.” ifadesini kullandı.
Söz konusu video, ön seçimlerde 10 bin “kararsız oya” ulaşmayı ve kasım ayındaki başkanlık seçiminde Biden’a bir uyarı mesajı göndermeyi amaçlayan “Michigan’ı Dinle” kampanyasının bir parçası olarak yayımlandı.
ABD’deki ön seçimlerde partilerin oy pusulalarında “kararsız oy” seçeneği bulunuyor. “Kararsız oy”, seçmenin desteklediği partiye oy verdiğine, ancak listedeki adaylardan herhangi birini onaylamadığına işaret ediyor.
Washington yönetiminin İsrail’in Gazze saldırılarına verdiği destek nedeniyle başlatılan “Abandon Biden” (Biden’ı terk et) kampanyasının öncüsü Filistin kökenli Khaled Tuurani, AA muhabirine, “Topluluğumuz Joe Biden’a soykırımı durdurması, Gazze’deki Filistinlilerin üzerine bomba yağdıran İsrail’i silahlandırmayı bırakması için pek çok mesaj göndermeye çalıştı. Ancak başkan bizi dinlemedi.” diye konuştu.
“Soykırımdaki suç ortaklığı rolü” nedeniyle Biden’ı cezalandırmak istediklerini vurgulayan Tuurani, “Kararsız oy sadece bir mesaj. Kasım ayında seni (Biden) görevden almak konusunda gerçekten ciddi olduğumuzu bilsinler.” dedi.
Tuurani, “Abondon Biden kampanyasıyla Joe Biden’ın seçimi kaybedeceğinden, tek dönemlik bir başkan olacağından ve kaybetmesinin her zaman Gazze’deki soykırımla ilişkilendirileceğinden emin olacağız.” değerlendirmesini yaptı.
“Tarihin, Biden’ın Filistinlilere yaptıkları yüzünden başkanlığı kaybettiğini yazmasını istiyorum”
Detroit İslam Merkezi’nden Filistin asıllı İmam İmran Salha ise önceden Biden’ın bir “ahlak timsali” olduğunu düşünmediğini ancak “bir Trump da olmadığını” değerlendirdiğini belirterek, “Ama şimdi gelinen noktada gerçek şu ki Donald Trump soykırım yapmadı. Başkan Joe Biden yaptı.” ifadelerini kullandı.
Salha, 37 yaşındaki bir kadın akrabasının, kocası ve oğluyla köyüne giderken aracında vurularak öldürüldüğünü anlatarak, Biden’ın politikalarından kişisel olarak nasıl etkilendiğini söyledi.
İmran Salha, “Eğer Joe Biden’ın adının yazılı olduğu oy pusulasını imzalarsam, o oy pusulasını imzalamak için kullanacağım mürekkep, onun ve Gazze’deki 40 binden fazla masum sivilin kanından olacaktı.” şeklinde konuştu.
Beyaz Saray’dan gelen üst düzey yetkililerle görüşme davetini reddettiğini aktaran Salha, “Tarihin, Başkan Joe Biden’ın Filistinlilere yaptıkları yüzünden başkanlığı kaybettiğini yazmasını istiyorum.” dedi.
Salha, “Araplar, Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yahudiler ve tüm vicdan sahibi insanlar olarak” bir sonraki başkanın kim olacağını seçme gücüne sahip olmadıklarının, ancak Filistin’i destekleyenlerin bir başkanı iktidardan edebilecek güce sahip olduklarını kanıtlayacaklarının altını çizdi.
İmran Salha, Biden’a seslenerek, “Biden, (İsrail Başbakanı) Binyamin Netanyahu’yu tatmin etmek için Amerikan demokrasisini yok etmeye değer miydi?” diye sordu.
“Arap kökenli Amerikalıların oyları hafife alınmamalı”
Michigan’da yaşayan ve soy ismini vermek istemeyen Arap kökenli Amerikalı Rebecca da kararsız oy kullanmayı planladığını belirterek, “Arap kökenli Amerikalıların oyları artık hafife alınmamalı. Sesimizin gür ve net bir şekilde duyulacağını umuyoruz ve bu oylamayla Gazze’ye açık bir destek mesajı göndermeyi umuyoruz.” diye konuştu.
Rebecca, sadece Arap kökenli Amerikalılarla değil diğer etnik gruplarla da birlikte çalıştıklarını ifade ederek, ateşkes mesajı verdiklerini vurguladı.
“Abandon Biden” kampanyasının aksine kendisinin şu an ön seçimlere odaklandığını dile getiren Rebecca, “Yine de gözümüzü kasım ayından ayırmamalıyız. Trump’ı tekrar görevde görme ihtimali, sadece Arap ya da Filistin kökenli Amerikalılar için değil, her türlü azınlık için dehşet verici bir durum.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Ordu Barosu Başkanı Sibel Torun, kentte, son günlerde, avukatların isimleri, ünvanları ve fotoğrafları kullanılarak vatandaşların dolandırılmaya çalışıldığını açıkladı. Son olarak 10 Ocak’ta baro üyesi bir avukatın ismi ve fotoğrafı kullanılıp WhatsApp’tan ismi açıklanmayan vatandaşa müstehcen videoları olduğuna yönelik mesaj atılıp, kendisinden para talep edildiğini söyledi. Kişinin avukata ulaşmasıyla konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirten Torun, “Son dönemlerde sosyal medya üzerinden dolandırıcılık çok revaçta ve biz de bu alanda meslektaşlar olarak nasibimizi almış durumdayız. Son olarak yine bir meslektaşımızın ünvanı ve fotoğrafı kullanılarak, bir vatandaşın hakkında soruşturma yürütüldüğü, hakkında bazı müstehcen videolar olduğu ve kendisinden bir para talep edildiğiyle ilgili bir ihbar geldi. Bu ihbar üzerine biz de gerekli mercilere suç duyurusunda bulunduk. Sosyal medya hesabımızdan duyuru yaparak vatandaşlarımızı ve meslektaşlarımızı uyardık. Bu ilk değil. Daha öncelerinde de bazı meslektaşlarımızın isimleri kullanılmak suretiyle uzlaştırma bürosundan arıyoruz, ara buluculuk bürolarından veya şu hukuk bürosundan arıyoruz diyerek şu kadar borcunuz vardır, bize öderseniz şöyle indirim yapacağız şeklinde bazı şikayetler de bize geldi. Vatandaşlarımız her duydukları ve her gördükleri mesajlara itibar etmesinler. Baromuzun sitesinden avukat olup olmadıklarını veya baromuzu arayarak teyit etmelerini istiyoruz. Ayrıca, bu anlamda borcu olup olmadığını da sorgulayarak teyit etmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.
‘SAHTE NUMARALAR VE ADRESLER KULLANILIYOR’
Sahte telefon numarası ve adres kullanılması nedeniyle şüphelilere ulaşılamadığını kaydeden Torun, “Son olayda paradan ziyade uygunsuz görüntüleri olduğu, bu görüntülerin başka insanlara da gönderileceğiyle ilgili bir mesaj gönderilmiş. Durumdan şüphelenen vatandaşımız, ismi kullanılan avukat arkadaşımıza ulaşıyor. Meslektaşımız da bu konuyla ilgili bize başvuru yaptığı için ilgili işlemleri yaptık. Son dönemlerde aslında çok faydalı olarak kullanabileceğimiz sosyal medya ne yazık ki dolandırıcıların yeni meskeni haline geldi. Bundan önceki konularla ilgili yapmış olduğumuz şikayetlerde henüz bu kişilere ulaşamadık. Çünkü sahte numaralar kullanılarak, sahte adresler veriliyor. Bu son şikayetimiz daha çok yeni. Soruşturmayı baro olarak da takip ediyoruz” ifadelerinde bulundu.
‘HER MESAJA İTİBAR EDİLMEMELİ’
Torun, vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulunarak, şöyle konuştu: “Bu konuda İçişleri Bakanlığı tarafından, hem Adalet Bakanlığı tarafından, sürekli uyarılar yapılıyor. Sürekli kamu spotları paylaşılıyor. Öncelikle iş, vatandaşa düşüyor. Vatandaşın çok sağlıklı davranması gerekiyor. Bunun yanı sıra sosyal medyanın daha güvenilir bir hale getirilmesi gerekiyor. Bunu da artık iletişim uzmanları çözecektir. Ama en büyük görev vatandaşa düşüyor. Her duydukları indirim mesajlarına, borçlusunuz mesajlarına veya terör örgütü tarafından aranıyorsunuz mesajlarına itibar etmesinler. Özellikle hiçbir avukat mesaj çekerek, ‘Hakkınızda bir soruşturma vardır’ diyerek, bilgilendirme yapmaz. Hiçbir avukat, ‘Hakkınızda soruşturma vardır, bana şu kadar para yatıracaksınız’ demez. Avukatlar dosyalarıyla, dilekçeleriyle ve resmi yollarla konuşur. O yüzden avukat tarafından gönderildiğini iddia ettikleri mesajlara, maillere itibar etmemelerini diliyorum.” (DHA)
]]>