Mama – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Fri, 08 Mar 2024 21:07:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ünlü ikizler Meral ve Zuhal kardeşler, Kadıköy Moda sokaklarında 150 kediye bakıyor https://www.igdirhaber.com.tr/unlu-ikizler-meral-ve-zuhal-kardesler-kadikoy-moda-sokaklarinda-150-kediye-bakiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/unlu-ikizler-meral-ve-zuhal-kardesler-kadikoy-moda-sokaklarinda-150-kediye-bakiyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:07:23 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4783 “Param Yok Pulum Yok” şarkısı ile hafızalara yerleşen 1970’li yılların ünlü ikizleri Meral ve Zuhal kardeşler, uzun yıllardır gözlerden uzak sakin bir hayat yaşıyor. İki kardeş, yıllardır Kadıköy Moda sokaklarında 150 kediye bakıyor.Meral ve Zuhal kardeşler, 17 Şubat Dünya Kediler Günü’nde hayvanlarla olan bağlarını anlattı.

“KEDİLERİ BESLEDİĞİM İÇİN ŞİKAYET ALINCA AĞLIYORDUM”

İkizlerden Meral Ozan, yaşamını sürdürdüğü Moda’da 1990’dan bu yana kedilere baktığını söyledi. Bir komşusunun o yıllarda yeni çıkan kuru mamayı kedilere verdiğini görünce kendisinin de çantasında mama taşımaya başladığını dile getiren Ozan, “O günden sonra çantama mama alıp sokakta rastladığım kedilere vermeye başladım. Daha sonra hayvanlara mama verme işini sisteme koydum. Kapının önüne belirli aralıklarla mama koymaya başladım. Bu da binada oturanlarda rahatsızlık yarattı. ‘Burada kedi besleme, etraf kedi doldu.’ gibi şikayetler aldım. Bu şikayetler karşısında o kadar üzülüyordum ki eve gidip ağlıyordum” diye konuştu.

“ŞİKAYETLER YÜZÜNDEN TANSİYON VE ŞEKER HASTALIĞIM ÇIKTI”

Hatta bu şikayetler yüzünden kedilere bakamadığı için tansiyon ve şeker hastalığının nüksettiğini vurgulayan Ozan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kedi baktığım için bana bağıran çağıran insanlara da hayvan sevgisi versin, diye Allah’a çok içten dua ettim. Duam kabul olmuş olacak ki bir baktım bana bağıran, çağıran insanlar kedi, köpek almaya başladı. Şimdi Moda’da kediden köpekten geçilmiyor. Herkesin bir kedisi ya da köpeği var. Kar da yağmur da yağsa her sabah kalkıp, kedilerimi besliyorum. Şimdi böbreğimde taş çıktı ağrım da oluyor ama ona rağmen sürüklene sürüklene sokağa çıkıp, kedilerimi besliyorum.”

“KEDİLERE BAKTIĞIM İÇİN 1990’DAN BERİ TATİLE GİTMİYORUM”

Ozan, kedilere bakmanın çok ağır bir sorumluluk olduğunu dile getirerek, “1990’dan bu yana hiç tatil yapmadık. Hatta Bodrum’da bir yazlığımız vardı, kedileri bırakıp gidemiyoruz diye onu da sattık. Bizim elimize bakan 150 kediyi başkalarına emanet edip gidemiyoruz. Bütün vaktim kedilerle geçiyor” dedi. Sadece mama vermediğini, hastalandıklarında da kedileri veterinere götürdüğünü anlatan Ozan, “Kısırlaştırma yaptırıyorum. Çok vaktimi alıyor gerçekten çok yoruluyorum. Her gün 150 kediye bakmak yorucu olabiliyor.” ifadelerini kullandı.

“KEDİLERE NANKÖR DENMESİNİ HİÇ ANLAMIYORUM”

Hayvan beslemenin verdiği huzuru hiç bir şeyde bulamadığının altını çizen Ozan, “Hayvan beslemenin çok faydasını gördüm. Vücudunuzda neresi hasta ise kedi orayı anlar ve gelip o bölgenize yatar. Size bir arkadaş olur, huzur verir. Kedilere nankör denmesini hiç anlamıyorum.” diye konuştu. Zühal Şener Kandemir ise 1985’li yıllardan itibaren kedi beslediğini belirterek, “Evdeki artan yemekleri kedilere vermeye başladım. Her gün iki kez 4 kat aşağı inip kedileri besliyordum. Fakat beslediğim kediler tek tek arabanın altında kalıp ölünce psikolojim bozuldu. Bir süre ara verip, kedi bakım işini kardeşim Meral’e bıraktım.” dedi.

“KIŞIN EVDEKİ KEDİ SAYISI 15’E ÇIKIYOR”

Kandemir, hayvan sevgisinin annelerinin kendilerine aldığı bir kedi ile başladığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Kedimizin adı Minnoş’tu, bir sokak kedisiydi. Babamın işi nedeniyle Zonguldak’tan Denizli’ye taşınınca onu yanımızda götürememek bizi çok üzmüştü. Denizli’deki komşumuzun kedisinin yavruları olunca birini aldık. Ondan sonra içimizdeki kedi sevgisi hiç bitmeden büyüdü. Hiç kedisiz evimiz olmadı. Şu an 10 kedim var evde. Havalar soğuduğunda sokaktaki kedileri de eve alıyoruz. Eşim de çok hayvansever ve merhametli bir insan. ‘Evde çok kedi var almayalım.’ desem de o alıyor. Kışın, 15’e kadar çıkıyor evdeki kedi sayısı.”

“MAAŞLARIMIZ KEDİLERİN BAKIMINA GİDİYOR”

Kandemir, kedilere bakmanın çok yorucu olduğunu belirterek, “Sabah kalkar kalmaz kedilerin bakımını yapıyor ve karınlarını doyuruyorum. Bir kedim yaşlılıktan idrarını tutamıyor. O yüzden sürekli paspas elimde geziyorum. Bütün günüm onlara bakmakla geçiyor. Benim de Meral’in de emekli maaşı kedilerin bakımına gidiyor. Veteriner ve mama ücretleri çok yüksek.” ifadelerini kullandı.

Kedi beslemenin insan psikolojisi üzerinde çok olumlu bir etki yarattığını aktaran Kandemir, kedilerin uğur ve şans getirdiğine inandığını söyledi. Kandemir, bir hevesle hayvan alıp, sonra sokağa bırakılmasının sorumsuzluk ve vicdansızlık olduğunu dile getirdi.

PARAM YOK PULUM YOK ŞARKISIYLA TANINDILAR

Türk müzik tarihinin önemli isimlerinden biri olan Fecri Ebcioğlu tarafından keşfedilen Meral ve Zuhal kardeşler, 1970’li yıllarda müzik dünyasına adım attı. İkizlerin, seslerini duyurduğu “Param Yok Pulum Yok” adlı şarkısı 1974 yapımı Kadir İnanır ve Müjdat Gezen’in başrolündeki “Uyanık Kardeşler” filminin müziği olarak dönemin klasiği haline geldi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/unlu-ikizler-meral-ve-zuhal-kardesler-kadikoy-moda-sokaklarinda-150-kediye-bakiyor/feed/ 0
Keşan’da Sokak Hayvanları Barınağına Hırsızlık https://www.igdirhaber.com.tr/kesanda-sokak-hayvanlari-barinagina-hirsizlik/ https://www.igdirhaber.com.tr/kesanda-sokak-hayvanlari-barinagina-hirsizlik/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:39:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3692

EDİRNE’nin Keşan ilçesinde Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği’ne ait ‘Can Evi’ olarak adlandırılan barınaktan kimliği belirsiz kişilerce mama, su ile mama kapları, battaniye ve halı çalındı. Polis ekipleri şüphelileri bulmak için çalışma başlattı.

Olay, saat 05.00 sıralarında, İspat Cami Mahallesi Kurtuluş Caddesi’ndeki Keşan Sokak Hayvanları Koruma Derneği’ne ait ‘Can Evi’ne, iddiaya göre gece saatlerinde yaşı 18’den küçük 5-6 kişi tahta paletlere tırmanıp, barınaktaki konteynerlerin üzerinden içeri atladı. Buradaki 16 kova mama, battaniye ve halıları çalan şüpheliler, kafesleri de açarak köpekleri salıp kaçtı.

‘O ZAVALLI HAYVANLARIN RIZKINI NASIL ÇALARSINIZ?’

Keşan Sokak Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Sevinç Cebeci, dernek olarak destek ve bağışlarla ayakta durduklarını belirterek, “Hayvanseverler tarafından bağışlanan mamaları orada tedavi ve bakım altında olan yavru, yaralı, yaşlı ve hasta köpeklerimiz için kullanıyoruz. Orada küçük de bir depomuz var. Geçen yıl da çocuk yaştaki bazı kişiler barınağımıza girmişlerdi. Bu çocuklar maalesef barınağımıza dadanmış durumdalar. Maalesef ihtiyacı olan bu hayvanların mamalarını, battaniyelerini, halılarını ve kaplarını çalmışlar. Buna çok üzülüyorum. Ne duruma geldik? O zavallı hayvanların rızkını nasıl çalarsınız? Burası bir barınak. Maalesef çevredeki esnaf da buna duyarsız. Polisi veya bizi aramıyorlar. Birkaç saat içeride kalıp bu olayı yapmışlar. Biz artık bu gibi olayların yaşanmasını istemiyor ve yaşanan hırsızlık olayını kınıyoruz” dedi.

‘BURADA EMEK VERİYORUZ’

‘Can Evi’ barınağı sorumlusu Şencan Dikçe ise hırsızlık olayını gerçekleştirenlerin yaşı 18’den küçük 5-6 kişi olduğunu ve daha önce barınakta karşılaştıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Biz daha önce de çok defa ikazlarda bulunduk ama anlamıyorlar. Bizim çıkış saatlerimizi takip ediyorlar. Bu kaçıncı? Daha önce taşındığımız barınakta da bu çocuklarla aynı sıkıntıları yaşadık. Şu an burası göz önünde bulunan bir yer. Bu kadar da çevrede esnaf var ama herkes bize hem kör hem sağır davranıyor. Bu olay 10-15 dakikada gerçekleşmemiş. Burada en az 2 saat durmuşlar. 16-17 paket mamamız gitti. Onun haricinde kovalarımız, battaniyelerimiz, halılarımız çalındı. Kafesleri açıp köpekleri içeri salmışlar. Alamadıklarını ziyan etmişler. O kadar üzgünüm ki. Burada bir emek veriyoruz. Mama sizin için bir şey değil belki ama bizim için çok büyük bir zarar. Ne olacak? Bir saat sonra kapatıp gittiğimde gelip kalan o mamaları da alacaklar. Ben buradan sesleniyorum, ‘Biz ne yapalım?’ Mamaları götürüp başka yere koysak oradan da çalacaklar. Ben çaresizim şu anda” diye konuştu.

‘BİZİM İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR DURUM BU’

Bakıma muhtaç sokak hayvanlarını korumak için birlik olunması gerektiğini söyleyen Dikçe, “Gören, duyan polise ve bize haber versin. Sadece köpek bırakmaya gelmesin insanlar. 2 saat içerisinde burası soyuldu. Hiç mi bir  insan görmedi? Tabelada telefonlarımız yazıyor. Olaydan sonra esnaf arkadaşımız geliyor olayı bize söylüyor. O an telefon açsana. Polise bildirsene. 5 dakikada biz buradayız. Biz çevredeki esnaftan da bir şey istemiyoruz. Bizim gözümüz, kulağımız olun sadece. Çok üzülüyorum. Bizim için çok büyük bir durum bu. Biz insanlardan mama dileniyoruz. Geliyor çoluk-çocuk çalıyor” ifadelerini kullandı.

?Polis şüphelileri bulmak için çalışma başlattı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kesanda-sokak-hayvanlari-barinagina-hirsizlik/feed/ 0
Türkiye’nin Kedi Köpek Maması İhracatı 10 Yılda 122 Milyon Dolara Ulaştı https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-kedi-kopek-mamasi-ihracati-10-yilda-122-milyon-dolara-ulasti/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-kedi-kopek-mamasi-ihracati-10-yilda-122-milyon-dolara-ulasti/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:33:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3106 Türkiye’nin 2014 yılında 4,5 milyon dolar olan kedi köpek maması ihracatı, geçen 10 yılda gösterdiği hızlı ivmeyle 122 milyon dolara ulaştı.

İhracattaki artış, yeni yatırımlar ile mevcut tesislerdeki kapasite artırımını beraberinde getirdi. Kedi köpek maması ihracatının yarıdan fazlasının yapıldığı Ege Bölgesi’nde bu yıl 4-5 yeni üretim tesisinin devreye girmesi, bazı firmaların da yeni yatırımlarla kapasite artırımına gitmesi planlanıyor.

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) verilerinden derlenen bilgiye göre, sevimli dostların mama ihracatı son 5 yılda katlandı. Sektörün ihracatı 2018’de 8 milyon, 2019’da 16 milyon, 2020’de 30 milyon dolara çıktı.

Artış geçen yıl da devam etti, ihracat önceki yıla göre yüzde 38’lik artışla 122 milyon dolara yükseldi. Böylece kedi köpek maması ihracatı 10 yıl içerisinde 27 kat arttı.

İhracatın yüzde 60’ı EİB kanalıyla gerçekleşti. EİB’nin 10 yıldır kesintisiz artan ihracatı 1 milyon dolar seviyesinden 74 milyon dolara çıktı.

En fazla ihracat yapılan ülkeler Malezya, İsrail, Irak, ABD ve İngiltere oldu.

Üretim ve ihracat üssü Ege

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk, AA muhabirine, ülkenin ihracatının yüzde 60’ının bölgeden yapıldığını söyledi.

Birliğin bu yıl için 150 milyon dolar ihracat hedefi koyduğunu belirten Öztürk, “Yeni yatırımları da gördükçe bunu da aşmak için, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlarda önlerini açmak için elimizden geleni yapacağız.” dedi.

Öztürk, üretimde özellikle Manisa, Muğla ve Balıkesir’de kümelenme olduğunu kaydederek, “Önümüzdeki 5 yıl içinde bu sektörü 500 milyon dolar seviyelerine kadar arttırmayı düşünüyoruz. 4 milyon dolar seviyelerinden 120 milyon dolarlara geldik. Ama henüz alacak çok yolumuz var. Dünyadaki pazar 10 milyarlarca dolar diyebiliriz. Sektördeki yeni yatırımlarla beraber ihracatın daha da çok artacağını düşünüyoruz.” diye konuştu.

Sektörün yatırımcıların ilgisini çektiğini ifade eden Öztürk, bu yıl 4-5 firmanın yeni yatırımlarla üretime başlamasının planlandığını aktardı. Öztürk, yerli üretimle pazardaki ithal ürün oranının da azaldığını dile getirerek, sektöre ciddi yatırımların yapıldığını ve yatırımların devam ettiğini söyledi.

Mevcut tesisler kapasite artırıyor

Salihli ilçesinde üretim yapan Lider Group’un Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Oktay Diker de 2009 yılında yıllık 35 bin ton üretimle faaliyete başladıklarını, yıllar içinde tesisi büyüterek yıllık 220 bin ton üretim miktarına ulaştıklarını ifade etti.

Diker, üretimlerinin yüzde 35’inin ihracata gittiğini anlatarak, şöyle konuştu:

“4 kıtada 70’ten fazla ülkeye ihracatımız mevcut. Önümüzdeki yıllarda hem kapasite artışı hem de ürün çeşitlendirmesiyle, yaş mama anlamında da bir yatırımımız var, yeni pazarlar elde etmek üzere hedeflerimizi oluşturduk. Kuru mama tarafında yatırımımızla 60 bin tonluk bir ilave tesis yatırımı yapıyoruz. Onunla birlikte de kapasitemiz artmış olacak. Artışın temel nedeni hayvan sahiplenme oranlarının dünya üzerinde özellikle pandemiyle ciddi anlamda artması. O dönemde gelen talepleri hazırlığımız çerçevesinde karşıladık. ve gittikçe de bu yaşam tarzlarının farklılaşması, gelir yükselmesiyle birlikte mamadaki ihtiyaç artıyor.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-kedi-kopek-mamasi-ihracati-10-yilda-122-milyon-dolara-ulasti/feed/ 0