Mağdur – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Sat, 03 Aug 2024 21:21:47 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tekirdağ’da 63 pansiyon işletmesi kapatılma kararıyla karşı karşıya https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-63-pansiyon-isletmesi-kapatilma-karariyla-karsi-karsiya/ https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-63-pansiyon-isletmesi-kapatilma-karariyla-karsi-karsiya/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:21:47 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11598 Kültür Turizm Bakanlığı tarafından çıkartılan karar sonrasında Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde kapatılma kararı ile karşı karşıya kalan 63 pansiyon işletmesi basın açıklaması yaptı.

Kültür Turizm Bakanlığı tarafından çıkartılan Turizm İşletme Belgesi yönetmeliği sonrasında Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde kapatılması beklenen 63 pansiyon işletmecisi Kültür Turizm İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Pankartlar ile Kültür Turizm İl Müdürlüğü önüne gelen işletmeciler, çıkartılan yönetmelikle mağdur olduklarını, belgeyi alamadıklarını ve mağduriyetlerinin giderilmesini talep etti.

Konuyla ilgili açıklama yapan İşletme sahibi Gökhan Taşkıran, “Bizler Tekirdağ’da konaklama faaliyeti gerçekleştiren işletme sahipleriyiz. Bizler bu işletmeler bizim ailelerimize ait apartmanlarda ya da kiraladığımız yerlerde konaklama faaliyeti gerçekleştiren işletmeleriz. Bu alan da çalışırken bizler, belediyeden iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatlarını almış bulunmaktayız, bağlı bulunduğumuz vergi dairelerinden vergi levhamızı almış durumundayız, aynı zamanda çalıştırdığımız arkadaşlarımızın SGK gibi yükümlülüklerini yapmış bulunuyoruz. Aynı zamanda konaklama faaliyetli işletmelere getirilen Konaklama vergilerini ödüyoruz. Turizm katkı payı vergisini ödüyoruz. Fakat bakanlığımızın son dönemlerde çıkartmış olduğu Turizm İşletme Belgesini maalesef ki alamıyoruz. Bunun için de ilçe belediyesi, il turizm müdürlüğü arasında maalesef git gel yapılmak suretiyle oyalanıyoruz. Bizler vergisel anlamda tüm yükümlülüklerimizi yerine getirmemize rağmen maalesef ki bu turizm işletmesi belgesini alamıyoruz ve yıllardır çalıştırdığımız, alın teri döktüğümüz işletmelerimizin kapanması gibi bir durumla karşı karşıyayız. Biz buradan mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz” dedi.

Taşkıran, “Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un televizyonlara çıkıp bizleri durumda bırakacak bu yönetmeliği anlatırken kullandığı kelimeleri size söylemek istiyorum. Diyor ki ‘Siz bir konutta yaşıyorsunuz, düşünsenize yan dairenize hiç tanımadığınız kişiler girip çıkıyor. Bunların kayıt altına alınması gerekiyor’ deniliyor. Burada ki işletme sahiplerinin hepsi kayıt altında, kolluk denetimi altında biz bu faaliyetleri yürütüyoruz. Sonrasında konuşmasında şunu söylüyor, “Giren çıkan kişinin kimlik bildirimi yapılmıyor’ deniliyor. Ama bizim işletmelerimizin hepsinde Online kimlik bildirim sistemine sahibiz. İşletmelerimizde konaklayan tüm misafirlerin kimlik bildirimleri anlık yapılıyor. Kayıt dışılıktan ve vergi kaybından bahsediyor bakanımız haklıdır ama yine burada ki işletmelerin tamamı vergi mükellefidir. Dolayısıyla Sayın Bakanımız bunu aslında 100 daireli, 200 daireli büyük rezidanslarda günlük kiralama yapılan yerleri kayıt altına alınması maksadıyla yapılırken bu yönetmelik, bizim gibi ufak konaklama faaliyetli işletmeleri de kapsayarak mağdur etmektedir. Biz sayın bakanımızın niyetini derdini çok iyi anlayabiliyoruz ama bizim gibi ufak yerlerin de bu yönetmeliğe sokulmasıyla bizleri mağdur ediyor. Biz bu mağduriyetimizin giderilmesi hususunda gereğini rica ediyoruz” diye konuştu.

Pansiyon İşletmecisi Cüneyt Demir ise, “Bizim ruhsatlarımızda günü birlik konaklama evi yazıyor. Hal bu ki diğer ilçelerde olduğu gibi pansiyon ruhsatı verilmiş olsaydı zamanında. Burada ki insanların hiç birisinin bir mağduriyeti olmayacaktı. O zaman biz basit konaklama belgelerimizi alacaktık, basit bir şekilde çözecektik. Ama bugün ne Süleymanpaşa Belediyesi bu konuda adım atıyor, ne de bakanlık bu konuda çözüm üretiyor. Biz de ortada kurbanlık koyun gibi bekliyoruz. Ne zaman gelip işletmelerimizi kapatacaklar, mühürleyecekler diye. Şöyle bir durum var, yaz geliyor, bir dünya insan geliyor bunların konaklaması var bu anlamda da sıkıntı var. Bizi mağdur ediyorlar ama her hangi bir alt yapı hazırlıkta yok. Nerede konaklayacak insanlar” ifadelerini kullandı.

Yönetmeliğin çıkması sonrası mağdur olan işletme sahipleri, basın açıklamasının ardından sessiz bir şekilde dağıldılar. – TEKİRDAĞ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tekirdagda-63-pansiyon-isletmesi-kapatilma-karariyla-karsi-karsiya/feed/ 0
28 Şubat Mağdurları İHA’ya Konuştu https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-magdurlari-ihaya-konustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-magdurlari-ihaya-konustu/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:15:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8199 Türkiye’de tarihe “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat’ın 27’nci yıl dönümünde mağdur öğrenciler, yaşadıklarını İHA’ya anlattı.

Memur-Sen ve birçok sivil toplum kuruluşunun işbirliğinde gerçekleştirilen ’27. Yılında 28 Şubat Mağdurlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayı’nın sonuç raporu, Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı. 28 Şubat’ta mağduriyet yaşayan öğrenciler, toplantı sonrasında İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Öğrenciler, darbe sebebiyle mezuniyetlerinin geç olmasından dolayı birçok mağduriyet yaşadıklarını söylediler.

“Devlet Güvenlik Mahkemesinde idamla yargılandım”

27 yıl önce Malatya’daki İnönü Üniversitesinde öğrenim gören Mine İpek Yeter, Malatya’nın 28 Şubat’ta pilot il seçildiğini belirterek, “Türkiye’deki tüm üniversitelerde yasaklar uygulandı ama İnönü Üniversitesinde biraz daha farklı oldu, çünkü rektörümüz bir paşaydı. Dolayısıyla oradaki güvenliği de jandarma sağlıyordu. Bizler orada fiziki, psikolojik birçok şiddete rastladık. Ben Devlet Güvenlik Mahkemesinde (DGM) yargılandım, idamla yargılandım. Birçok kez gözaltına alındım. Gözaltına alıp bizi askeriyeye götürüyorlardı. Gözaltına alınma sebebimiz başörtülü bir şekilde derslerimize alınmadığımız için arkadaşlarımızla beraber kampüs bahçesinde oturma eylemlerimiz olurdu. Oturma eylemlerimizden rahatsızlık duydukları için, herhangi bir tepki göstermemiz gerektiği için orada gözaltına alınıp ya kışlaya götürülüyorduk. Ciddi fişlemeler yaptılar. Buralara numara koyarak fotoğrafımızı tek tek çektiler. Gözaltında olduğumuz süre zarfında kamera görüntümüzü aldılar. Aynı zamanda birçok evrağa parmak izimizi aldılar. Orada bir polis dedi ki, ‘Bundan sonra sizin çocuklarınız asla ne polis olabilecek ne subay.’ Nasıl bir fişlemede bulundularsa bunu bize ifade etti” dedi.

“Birçok arkadaşımız, Cumhurbaşkanımızın yasakları kaldırması sonucu eğitimlerine başörtülü bir şekilde devam ettiler”

Yaşanan olayların ardından üniversite ile iletişimlerinin kesildiğini belirten Yeter, “Hiçbir şekilde giremedik. Yıllar sonra hükümetimizin çıkarmış olduğu aflarla üniversitelerimize dönüp eğitimlerimizi tamamladık. Birçok arkadaşımız, Cumhurbaşkanımızın yasakları kaldırması sonucu eğitimlerine başörtülü bir şekilde devam ettiler. Bir insana zorla başını örttürmek ile açtırmak aynı ideolojinin ürünleri. Birbirinden çok da farklı değil. Bugün ülkemizde isteyen istediği kıyafetle eğitimini alabiliyor. Aldığı eğitim doğrultusunda çalışabiliyor. Bu noktada ülkemizde yasakların kaldırılmasında tüm arkadaşlarımız ve bizler iyi ki o mücadeleyi yaptık, ülke tarihinde bir şeyler değişti” dedi.

“Mezun olduktan sonra tabii ki birçok şart değişmişti”

Üniversiteden 12-13 yıl aradan sonra mezun olabildiklerini aktaran Yeter, “Mezun olduktan sonra tabii ki birçok şart değişmişti. Memurluğa girme yaşı, sınavlar, sınavların isimleri, kapatılan bölümler gibi. En önemlisi arkadaşlarımızın yaşları ilerlemişti. Hükümetimiz ile gerçekleştirdiğimiz birçok çalışma oldu. Onların desteğiyle öğretmenlikteki 40 yaş sorunu kaldırıldı. Aslında arkadaşlarımız için bu da yeterli olmuyor. O dönem mezun olsalardı daha basit sınavlarla öğretmen olabileceklerdi. Hala da üniversiteden atılan, sonra af ile bitiren kardeşlerimizin mağduriyetleri devam etmekte. Bu anlamda mağduriyetlerin çözüleceğinden umutluyuz. Onlar da çözülürse çok daha güzel olacak. Bu mücadele tarihe sorunsuz bir şekilde geçmiş olacak” diye konuştu.

“Bütün Türk halkı mağdur edilmiştir”

O dönemde Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi’nde eğitim gören Emine İlyas ise, öğrenciyken çeşitli cezalar alarak mahkeme kararlarıyla eğitim haklarının engellendiğini söyledi. İlyas, şu ifadelere yer verdi:

“Başörtüsü yasağının kalkması 10-13 yılımızı aldı. 2010 yılından sonra üniversitelerimize geri döndük. 2014-2015 yıllarında diplomalarımızı almaya başladık. Aradan bu kadar yıl geçtikten sonra mezun olabilsek de birçok mağduriyet devam etti. 28 Şubat darbesi görünürde muhafazakar, dindar kesime yaşatılmış darbe gibi görünse de aslında bütün Türk halkı mağdur edilmiştir. Burada sadece dindar kesime uygulandığı algısı oluşturuluyor kaygısı da var bende. Şu anda Türk halkının, hepimizin bütün darbelere karşı daha hassas olmamız lazım. Bu darbeler, ekonomik olarak, eğitim hayatında ve sosyal hayatta geride bırakan bir olay olarak karşıma çıkıyor.” – ANKARA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-magdurlari-ihaya-konustu/feed/ 0
28 Şubat Darbesi Mağduru Sağlık Personeli Şerife Kaya: ‘Yetkililer Bize Açık Çek Verdi’ https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-darbesi-magduru-saglik-personeli-serife-kaya-yetkililer-bize-acik-cek-verdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-darbesi-magduru-saglik-personeli-serife-kaya-yetkililer-bize-acik-cek-verdi/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:12:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8197 28 Şubat darbesinin ardından mağdur olan sağlık personellerinden olan Şerife Kaya, “Yetkililer ‘çocuklar istediğiniz yerde istediğiniz imkanlarla istediğiniz şartlarda ve istediğiniz konumda çalışacaksınız, yeter ki başınıza açın’ diye bize açık çek verdi” dedi.

Türk siyasi tarihinde 28 Şubat 1997’de “Post modern darbe” olarak gerçekleşen darbede mağdur olan Şerife Kaya, darbenin 27’inci yıl dönümünde yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı’na anlattı. O dönemde sağlık personeli olarak çalışırken mobbing uygulanan ve işi elinden alınan Kaya, yaşadıkları mağduriyetlerin yıllar sonra telafi edilmeye başlandığını belirtti.

Aynı zamanda 28 Şubat Gönülleri Platformu Başkanı olan Şerife Kaya, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde çalışan ve içlerinde kendisinin de bulunduğu 10 sağlık personeline, başörtülü çalışmaları sebebiyle soruşturma açılmasıyla birlikte mağdur olduğunu dile getirdi. Kaya, 11 yıllık devlet memuru olarak görev yaptığı esnada işten uzaklaştırıldığını söyleyerek, “28 Şubat döneminde ben sağlık alanında yetiştirilmiş ve memuriyetinin 11’inci yılında, en verimli dönemimdeyken başörtülü çalışmaya devam ettiğim için işten uzaklaştırıldım. Daha sonra sürgün gibi bir takım sıkıntılarımız oldu, aylıktan kesme gibi cezaları da aldım. Ayrıca 1988’in Haziran ayında Orman Fakültesine bir sürgün yapıldı” diye konuştu.

“Bize ‘başınızı açarsanız istediğiniz yerde çalışacaksınız’ dediler”

Kaya, 28 Şubat döneminde bir ikna odaları varlığından da söz ederek, “Aslında 28 Şubat döneminde Nur Sertel’in üniversite kazanan öğrenciler için oluşturulan özel bir mekanı vardı, ikna odaları diye. Ama aslında bulunduğunuz her yer bir ikna odasına dönüşebiliyordu. Orman fakültesinin o dönemdeki Dekanı bize şöyle bir ikna yoluna gitti, ‘çocuklar istediğiniz yerde istediğiniz imkanlarla istediğiniz şartlarda ve istediğiniz konumda çalışacaksınız, yeter ki başınıza açın’ diye bize böyle açık çek verdi. Bu okulların açılmasıyla birlikte bu defa Gökçeada’da Su Ürünleri Fakültesinin bir birimi vardı. Biz oraya sürüldük. Ondan sonra da yaklaşık 2 ay sonunda da ihraç kararımız geldi” ifadelerini kullandı.

“1 lira bulamadığım için dışarı çıkamadığım zamanlar oldu”

Kaya, yaşanan mağduriyetlerin sonucunda uzun yıllar işsiz ve parasız kaldıklarını söyleyerek, “13 yıl sürdü devlet memuriyetim. 13 yıl boyunca ayakları üzerinde duran eve ekmek parası götüren bir şahısken, birdenbire parasız pulsuz kaldım. O dönemler 1 milyon liraydı bir abonman bileti, bugünün parasıyla bir lirayı bulamadığım için dışarıya çıkamadığım çok zaman oldu. 8 yıl doğru düzgün işim olmadı. Çok farklı sektörlerde çalışmak zorunda kaldım.

“Rahşan Affı’ndan yararlanamadık”

Yaşanan mağduriyetlerin ardından haklarını savunmak için mahkemeye başvurup davalar açtıklarını da sözlerine ekleyen Kaya, “2000 yılında bir Rahşan affı çıkmıştı. Rahşan affından o dönem içerisinde terörle iltisaklı onlar tecavüzcüler, katiller herkes yararlandı. Fakat biz o genel aftan bizde yararlanıp kendi görev kurumumuza geri dönmek için başvuruda bulunduğumuzda, kurumumuz ‘siz af kapsamında değilsiniz’ dedi. Biz de Danıştay’a dava açtık. Danıştay tabi ki af kapsamında değildir demedi sonuçta devletin bir kurumuyuz, çelişecek. Ama başka bir hukuku ayaklar altına alan bir karar imza attı, ‘siz ah kapsamındasınız fakat idare takdir yetkisini kullanmıştır’ dedi” açıklamasında bulundu.

Kaya, bağlı oldukları idarenin takdir yetkisini 14 yıl sonra kullandığını söyleyerek, 2012 yılının aralık ayında işine yeniden kavuştuğunu dile getirdi. – ANKARA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/28-subat-darbesi-magduru-saglik-personeli-serife-kaya-yetkililer-bize-acik-cek-verdi/feed/ 0
Gaziantep’te Kuyumcu Kardeşler 150 Milyon TL Dolandırıcılıkla Yakalandı https://www.igdirhaber.com.tr/gaziantepte-kuyumcu-kardesler-150-milyon-tl-dolandiricilikla-yakalandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/gaziantepte-kuyumcu-kardesler-150-milyon-tl-dolandiricilikla-yakalandi/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:12:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8079 Gaziantep’te kuyumculuk yapan iki kardeş, 30’dan fazla vatandaşı ve yakın arkadaşlarını yaklaşık 150 milyon TL dolandırarak kaçmak isterken yakalandı. Kardeşler tutuklanırken iş yeri önünde toplanan mağdurlar ise kayıp paralarının bulunmasını istedi.

Olay, geçtiğimiz ay Şehitkamil ilçesi Karşıyaka Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, mahallede 19 yıldır kuyumculuk yapan Mustafa Taner Ş. ve Halil İbrahim Ş. isimli iki kardeş, 2024 Ocak ayının başında iş yaptıkları 30 kişiyi arayarak ellerindeki altınları yatırım için getirmelerini ve bunun karşılığında da kısa sürede karla fazla altın vereceklerini söyledi. Vatandaşların altınları getirmesinin ardından kuyumcu kardeşler ortadan kayboldu.

Kaçmak üzereyken yakalandılar

Kardeşlere uzun süre ulaşamayan vatandaşlar dolandırıldıklarını fark ederek şikayetçi oldu. Olayla ilgili çalışma yapan polis ekipleri, dolandırıcılık olayıyla ilgili 2 kardeşi yurt dışına kaçmak üzereyken yakalayarak gözaltına aldı. Tamamlanan yasal işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilen 2 kardeş tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Mağdurlar kayıp para ve altınlarının bulunmasını istiyor

Kuyumculuk yapan iki kardeşe kendilerinden çok güvendiklerini söyleyen mağdur vatandaşlar ise dolandırıldıkları için üzgün ve şokta olduklarını ifade ederek paralarının geri almak için yardım istedi. Kuyumcu kardeşlerin iş yeri önünde toplanan mağdurlar, kayıp para ve altınlarının bulunmasını istiyor.

“Bu kuyumcular benim 15 yıldır arkadaşım”

30’dan fazla mağdurdan biri olduğunu söyleyen Mehmet Alkan, “Bu kuyumcular benim 15 yıldır arkadaşım. Devamlı alışveriş yaptığımız bir yer. Güvendiğimiz bir insandı. 1 yıldır onunla iş yapıyorum. Son olarak Ocak 2024’te benden para istedi. ‘Nakit paranı getir bende sana daha fazla para kazandırayım’ dedi. Ben de getirip 50 tam altın parası verdim. 16 Ocak’ta benim paramı tekrar yatırdı. 2 gün sonra tekrar aradı ve dedi ki, ‘para hala duruyorsa getir sana 26 Ocak’ta 3 tane fazla altın vereyim’. Ben de tekrar verdim. Yaklaşık 3 haftadır iş yeri kapalı. Aradığımızda bize babasının rahatsız olduğunu ve İstanbul’da olduğunu söyledi. Fakat öyle bir şey yokmuş bizi dolandırıp kaçmış. 30 kişiden fazla vatandaş toplam 150 milyon TL dolandırıldı. Benim kaybım 750 bin TL. Ben polise şikayette bulundum” dedi.

“Bana baba derlerdi, 2 kilograma yakın altınımı dolandırdılar”

20 yıldan fazladır tanıdığı kuyumcuları oğlu gibi sevdiğini belirten bir diğer mağdur Mehmet Kaplan ise “Ben 20 yıldır bu insanlarla tanışıyorum. 4 yıldır beraber iş yapıyoruz. Evladım gibilerdi. Her zaman verdikleri sözde dururlardı. Bana kredi çek dediler. Bende kredi kartlarımı verdim onları kullandılar. En son bir şeylerin ters gittiğini anladığımda onlara benim kredi borçlarımı ödeyin ben hükümetle uğraştırmayın dedim. Ama hiçbir şeyi ödemeden kaçıp gittiler. Benim 2 kilograma yakın altınımı dolandırdılar. Yetkililerden hakkımızın onlardan alınıp bize tekrar verilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bu para onun için harçlık olabilir ama fakirin serveti”

Dolandırıcı kuyumcunun ailesine seslenen mağdur Gülseren Kaplıca, “Oğlumun sadece 35 tane altını vardı. Kardeşimin de 14 altını vardı. Bu kuyumcu dedi ki, ‘o altınları bana verin, biz size daha fazla para kazandıralım, 1 ay içerisinde size tüm paranızı veririm’ diye söyledi. Ama paralarımızı aldı ve kayıplara karıştı. Çevreden duyduğumuza göre bu sadece bizi değil 30’dan fazla kişiyi dolandırmış. Bu para onun için harçlık olabilir ama fakirin serveti. Bunu ailesi duysun ve vicdanlarının sesini dinleyip parayı geri getirsin” şeklinde konuştu.

“Kendimden şüphe ederdim o insandan şüphe etmezdim”

Kendinden şüphe edeceğini fakat dolandırıcı kuyumculardan şüphe etmeyeceğini söyleyen mağdur Vakkas Aksoy, “Bu kuyumcu kardeşimizi ben 15 yıldır tanıyorum. Uzun zamandır alışveriş yaptığım bir yer. Neden buraya getirip mallarımızı verdik. Piyasadan daha uygun sayıyordu. Buranın en az 19 yıllık esnafı. Kardeşiyle beraber yapıyorlar bu işi. Biz de inandık güvendik. Çok efendi, çok dürüst bir tavırları vardı. Kendimden şüphe ederdim o insandan şüphe etmezdim. Çıksın ve bizim mağduriyetimizi karşılasın. Onun içeride tutuklu kalması bizim hiçbir işimize yaramaz. Biz sadece kayıplarımızı geri istiyoruz. Benim mağduriyetim toplam 670 gram altın” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/gaziantepte-kuyumcu-kardesler-150-milyon-tl-dolandiricilikla-yakalandi/feed/ 0
TOKİ Mağdurları Maltepe Meydanı’nda Açıklama Yaptı https://www.igdirhaber.com.tr/toki-magdurlari-maltepe-meydaninda-aciklama-yapti/ https://www.igdirhaber.com.tr/toki-magdurlari-maltepe-meydaninda-aciklama-yapti/#respond Fri, 17 May 2024 21:07:08 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7421 HABER-KAMERA: HAKAN KAYA

TOKİ konutlarının 5 senedir teslim edilememesi ve konut fiyatları ile taksitlere yapılan zamlar nedeniyle mağdur olan vatandaşların AKP Maltepe İlçe Başkanlığı önünde açıklama yapmasına polis izin vermedi. Yaşanan tartışmaların ardından TOKİ mağdurları Maltepe Meydanı’nda açıklama yaptı. Üzerinde ‘1990-2019 TOKİ’ yazılı tabutu omuzlarında taşıyarak meydana koyan TOKİ mağdurları TOKİ için gıyabi cenaze namazı kıldı.

İstanbul’da Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) 2019 yılında başlattığı “100 bin alt gelir grubu sosyal konut projesi” kapsamında hak sahibi olan, ancak konutlarının 5 yıldır teslim edilmemesi ve konut fiyatları ile taksitlere yapılan zamlar nedeniyle mağdur olduklarını söyleyen TOKİ mağdurları tepkilerini dile getirmek için AKP Maltepe İlçe Başkanlığı önünde basın açıklaması yapmak istedi.

POLİSLERLE MAĞDURLAR ARASINDA TARTIŞMA ÇIKTI

AKP binası önünde toplanan TOKİ mağdurlarına polisler engel oldu, açıklamanın Maltepe Meydanı’nda yapılmasını istedi. Bunun üzerine TOKİ mağdurlarıyla, polisler arasında tartışma çıktı.

“O ZAMAN BU İNSANLARI KELEPÇELEYİN GÖTÜRÜN”

Polise tepki gösteren mağdurlar, “Bu kadar polise ne gerek var. Biz sadece bize verilen hakları istiyoruz. Buradaki insanlar ve vurur, ne döker, hepsi aklı başında insanlar. Sayın müdürüm o zaman bu insanları kelepçeleyin götürün. Biz burada ne yapıyoruz yani” tepki gösterdi.

“HAKKIMIZ NEYSE BİZ ONU ARAMAYA GELDİK”

Başka bir mağdur da tepkisini “Biz mağdur hak sahipleri olarak her hafta farklı farklı yerlerde toplanıyoruz, sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın, Murat Kurum’un, TOKİ’nin vermiş olduğu sözler, vaatler ifşa edildiği takdirde eylem hakkımız doğmuştur. Biz burada sesimizi duyurmaya geldik. Bize verilen sözlerin, vaatlerin yerine getirilmesini istiyoruz. Biz hibe istemiyoruz, sadaka istemiyoruz. Hakkımız olanı istiyoruz. Bu kadar insan burada toplandıysa, hakkımız neyse biz onu aramaya geldik. Burada emniyet güçleri bize engel oluyor” sözleriyle dile getirdi.

TOKİ mağdurları daha sonra açıklama yapmak için 600 metre ilerideki Maltepe Meydanı’na doğru yürüyüş yaptı.

TOKİ TABUTU TAŞIYIP GIYABİ CENAZE NAMAZI KILDILAR

Sık sık “Mağdurlar burada, Murat Kurum nerede”, “Sabit taksit hakkımız söke söke alırız” sloganları atan TOKİ mağdurları, üzerinde ‘1990-2019 TOKİ’ yazılı tabutu omuzlarında taşıyarak Maltepe Meydanı’na koydu. Mağdurlar daha sonra TOKİ işletmesi için gıyabi cenaze namazı kıldı.

TOKİ mağdurları adına konuşan Fırat Balta, “Geleneksel eylemimize hoş geldiniz. Geleneksel diyorum, haftalardır buradayız sahadayız hakkımızı arıyoruz. 2019 yılında kavuştuğumuz dediğimiz TOKİ’yi maalesef aslında kaybetmişiz. 5 yıldır arıyoruz, 5 yıldır bulunamayan bir kişi artık ölmüş sayılır kanun önünde. Varisleri Sayın Cumhurbaşkanı ve Murat Kurum’a da sorduk onlar da ulaşamadılar. Biz de artık merhumun gıyabi cenaze namazını tertip ettik. İzahı olmayan şeylerin mizahı olur. 2019 yılından beri 5 senedir beklediğimiz TOKİ evlerine ulaşamamanın zorluğuyla yine buradayız. Merhum gitmeden sizden bir helallik alacağız” dedi.

HELALLİK İSTEDİ

Fırat Balta, mağdurlara “1990 yılında doğan 2019 yılında kaybettiğimiz TOKİ işletmesini nasıl bilirdiniz. Hakkınızı helal ediyor musunuz” diye sordu. Mağdurlar ise hep birlikte “haram olsun” dedi. Açıklamanın ardından TOKİ mağdurları eylemi sonlandırdı.

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/toki-magdurlari-maltepe-meydaninda-aciklama-yapti/feed/ 0