Koyuncu – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Sat, 25 May 2024 21:09:45 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İTÜ Rektörü: Necmettin Erbakan Hoca, bir bilim insanı ve öncü bir mühendisti https://www.igdirhaber.com.tr/itu-rektoru-necmettin-erbakan-hoca-bir-bilim-insani-ve-oncu-bir-muhendisti/ https://www.igdirhaber.com.tr/itu-rektoru-necmettin-erbakan-hoca-bir-bilim-insani-ve-oncu-bir-muhendisti/#respond Sat, 25 May 2024 21:09:45 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7724 İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, üniversitede eğitim gören ve ilham verici isimlerinden birinin de Prof. Dr. Necmettin Erbakan olduğunu belirterek, “Daha çok yaşadığı dönemin politik ikliminde üstlendiği başbakanlık ve başbakan yardımcılığı gibi görevlerle geniş kitlelerce tanınsa da aslında Necmettin Erbakan Hoca’mız aynı zamanda çok değerli bir bilim insanı ve öncü bir mühendisti.” dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile Teknik Elemanlar Derneği (TEKDER) İstanbul Şubesi işbirliğinde düzenlenen “Mühendis Erbakan” konferansı üniversitenin Gümüşsuyu Kampüsü’nde yapıldı.

Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, yaptığı konuşmada, üniversitenin 100 yılı geride bırakan Cumhuriyet’in bugünlere gelmesinde büyük bir pay sahibi olduğunu söyledi.

Üniversitenin 2,5 asırlık süreçte oluşturduğu ve bugün ‘İTÜ ekolü’ diye anılan nitelikli eğitimi sayesinde birçok mühendis ve mimar yetiştirdiğini belirten Koyuncu, “Bu okuldan mezun olan mühendis ve mimarlar, ürettikleri ve dahil oldukları projelerle Türkiye’nin kalkınmasında önemli rol oynadı. Ayrıca İTÜ mezunları çok iyi bir mühendis ve mimar olmasının yanında aynı zamanda iyi bir bürokrat, bilim insanı, akademisyen, girişimci, iş insanı ve sanatçıdır da. 2,5 asırlık yolculuğumuzda Anadolu’nun farklı farklı şehirlerinden gelen öğrenciler bu mekanda yetişti ve mezun oldu. Emek ve çabalarıyla İstanbul Teknik Üniversitesini bugünlere taşıyan akademisyenlerimiz, bilim insanlarımız ve öğrencilerimiz memlekete, bilime ve insanlığa eşsiz katkıda bulunmuşlardır.” diye konuştu.

Türkiye’nin mühendislik, mimarlık, bilim, sanat ve siyaset tarihine damgasını vuran birçok ismin İTÜ ailesinin birer ferdi olarak kendilerine ilham kaynağı olmaya devam ettiğini aktaran Koyuncu, “İstanbul Teknik Üniversitesinde eğitim gören ve eğitim veren bu ilham verici isimlerden bir de kuşkusuz bugün kendisini andığımız Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mızdır. Daha çok yaşadığı dönemin politik ikliminde üstlendiği başbakanlık ve başbakan yardımcılığı gibi görevlerle geniş kitlelerce tanınsa da aslında Necmettin Erbakan Hoca’mız aynı zamanda çok değerli bir bilim insanı ve öncü bir mühendistir.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Erbakan’ın akademik hayatına dikkati çeken Koyuncu, sözlerine şöyle devam etti:

“Bütün akademi serüveni boyunca yerli ve milli motor üretimi Erbakan Hoca’mızın uğrunda çabaladığı ve sayısız emek verdiği büyük bir hayaliydi. Onun planladığı bu hamleyi gerçekleştirme konusundaki istikrarlı tavrı ve hedef odaklı düşünme, tasarıyı sonuca ulaştırma meziyetleri bu hayalini gerçekleştirmesine zemin hazırlamıştır. 1953-1955 yılları arasında motorlar enstitümüz bünyesinde Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mız ve ekibi, Türkiye’nin ilk dizel motorunu üretmişlerdir. Mühendislik tarihimizde yerini alan ve AR-GE faaliyetlerinde büyük rol üstlenen bu kıymetli motor prototipi bugün kurumsal hafızamızın bir diğer sembol objeleriyle birlikte İstanbul Teknik Üniversitesindeki rektörlük binamızdaki müzemizde sergilenmiştir.”

Koyuncu, Erbakan’ın öncülüğünde ilk dizel motor prototipinden devrim otomobiline uzanan süreci aktararak, “Hocamızın bu başarı hikayesi mühendislikte azim, istikrar ve ısrarın önemini ortaya koymaktadır. Aynı şekilde ilk yerli motor üretiminden ilk yerli otomobil üretimine giden süreçteki teknik atılımlar arasındaki birikim devamlılığını bizlere göstermektedir.” açıklamasında bulundu.

“Bir döneme damgasını vurmuş Erbakan Hoca’mızı anlamak üzere buradayız”

TEKDER İstanbul Şubesi Başkanı Selim Kaya, mühendisliğin dünyayı imar etmedeki teknik bilgiye sahip olmak olduğunu belirterek, “Her imar faaliyetinin altında büyük matematiksel hesaplar, yoğun bilimsel çalışmalar ve tecrübenin getirmiş olduğu büyük bir ufuk var. Teknik elemanlık ve mühendislik insanlığın hizmeti için çalışan en önemli meslek dallarının başında gelmektedir.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın mühendis yönüne dikkati çeken Kaya, “Şimdi burada kendi üniversitesinde, kendi isminin verildiği yerleşkede, kendi fakültesinde fikirleriyle bir döneme damgasını vurmuş, yüz binlerce genci inşa etmiş, son nefesine kadar idealleri için koşmuş, mücadele etmiş ve bedel ödemiş bir bilim adamını, bir akademisyenin her şeyden öte son asrın, en dirayetli devlet adamlarından birisi olan rahmetli Erbakan Hoca’mızı anmak ve anlamak üzere buradayız.” diye konuştu.

Kaya, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın öne çıkan her yönünün ayrı bir çalışma konusu olduğunu dile getirerek, programda onun aslında çok da konuşulmayan, göz ardı edilen mühendis yani teknik eleman yönüyle ele alacaklarını kaydetti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/itu-rektoru-necmettin-erbakan-hoca-bir-bilim-insani-ve-oncu-bir-muhendisti/feed/ 0
Depremde anne ve babalarını kaybeden kardeşler, depremzedelere sağlık hizmeti veriyor https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:03:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2860 Hatay’da, 6 Şubat depremlerinde anne ve babalarını kaybeden başhekim kardeşler, kendileriyle aynı kaderi yaşayan depremzedelere sağlık hizmeti vererek yaşadıkları acıyı unutmaya çalışıyor.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Onur Koyuncu ile Hatay Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Mahmut Koyuncu’nun anne ve babasının oturduğu bina, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde yıkıldı.

Kardeşlerden Mahmut Koyuncu anne ve babasının bulunduğu Cebrail Mahallesi’ndeki enkazın başına, Onur Koyuncu ise başhekimliğini yaptığı üniversite hastanesine gitti.

Enkazdan çıkarılan yaralılara müdahale ederek onlara hayatta tutmaya çalışan Koyuncu, fırsat bulduğu zamanlarda da enkaz başına giderek gelecek haberi bekledi.

Depremden birkaç gün sonra anne ve babalarının cansız bedeni enkazdan çıkarılan Koyuncu kardeşler, acılarını yüreklerine gömerek kendileriyle aynı kaderi yaşayan hemşehrilerinin yardımına koştu.

Depremin ilk anından bu yana binlerce hastaya hizmet veren Koyuncu kardeşler, sağlıklarına kavuşmalarını sağlayarak teselli buluyor.

“Hatay Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi deprem öncesi hizmet standartlarına ulaştı”

Mahmut Koyuncu, AA muhabirine, depremde oturdukları 13 katlı binanın ağır hasar gördüğünü söyledi.

Ailesi ve aynı binada oturan kardeşiyle apartmandan çıktıklarını anlatan Koyuncu, anne ve babasının defin işlemlerinin ardından görevi başına döndüğünü belirterek, “Çevre illerden gelen ve içinde diş üniteleri olan otobüslerde, çadır kentlerde ve konteyner kentlerde hizmet verdik. Sonrasında sağlık merkezlerimizin enkazından kurtardığımız malzemelerle hizmet vermeye devam ettik. Deprem öncesi hangi hizmetler veriliyorsa şu anda da aynı hizmetleri veriyoruz.” diye konuştu.

Günlük 700’ün üzerinde hastaya baktıklarını aktaran Koyuncu, sayının deprem öncesi verilere yakın olduğunu kaydetti.

Kardeşi Onur Koyuncu’nun hastaneden neredeyse hiç ayrılmadığını dile getiren Koyuncu, “Depremde kardeşim hastaneye, ben de anne ve babamın bulunduğu binanın enkazına gittim. Enkazda beklerken birkaç gün geçti ve ben kardeşime sitem ettim. ‘Sen orada hastanedesin ama burada da annem ve babam enkazda’ dedim. Kardeşim ise ‘abi buradaki durumu bilmiyorsun, burayı bırakamıyorum’ demişti. Anne ve babamın cansız bedenini çıkardıktan sonra hastaneye gittim. Kardeşimin ne demek istediğini daha iyi anladım. İnsanlar yerde doğum yapıyordu, sedyelerin üzerinden yıkılan hastanelerden getirilen çocuklar vardı. Kardeşim haklıydı ve orayı bırakamadı.” ifadelerini kullandı.

Kendisinin de önce gezici diş otobüsü ve sonrasında da konteyner diş sağlığı merkezinde depremzedelere hizmet verdiğini bildiren Koyuncu, abi-kardeş insanların yaralarına merhem olmaya çalıştıklarını söyledi.

“Acılarımızı içimize gömerek hizmet verdik”

Başhekim Onur Koyuncu da depremin ilk anından itibaren insanlara hizmet verdiğini anlattı.

Her Hataylı gibi kendisinin de depremzede olduğunu belirten Koyunca, “Bizi bu memleket yetiştirdi biz de acılarımızı içimize gömerek hizmetimize devam ettik. Şu da bir gerçekti biz gidersek kim yapacaktı? O yüzden şehrimizi terk etmedik, terk etmeyi de düşünmedik. Elimizden geleni de yapmaya çalıştık.” dedi.

Koyuncu, depreme her zaman hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizerek, deprem sonrası yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/feed/ 0