Çalışmaya ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Kılıç, İİT’nin 57 İslam ülkesinden meydana geldiğini, IRCICA’nın da İİT’nin alt organlarından biri olarak kültür, sanat, tarih araştırmaları üzerine yoğunlaştığı bilgisini paylaştı.
IRCICA’nın faaliyetlerine değinen Kılıç, “Arkeoloji ve sanat tarihi bölümümüzde, İslam dünyasında ve İslam dünyasının dışında yer alan İslam eserlerinin kaydını tutmaktayız. Halihazırdaki mevcut durumlarının yanında ilk kuruluşlarının kaydını da alıp bir veri bankası oluşturuyoruz. Bu meyanda önemli çalışma faaliyetlerimizden bir tanesi de Filistin ve Kudüs araştırmaları merkezimiz.” dedi.
“Ecdadımız bütün Orta Doğu’nun kaydını tutmuştur”
Kılıç, İİT’nin Kudüs’te Mescidi Aksa’ya yönelik radikal Yahudilerin gerçekleştirdiği saldırı neticesinde İslam ülkeleri devlet başkanlarının bir araya gelmesiyle kurulduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
“İslam İşbirliği Teşkilatı’nın en önemli maddesi Filistin ve Kudüs’tür. Biz İİT’nin kültür organı olarak çeşitli faaliyetler yaptık. Bunlardan bir tanesi ‘Filistin Mühimme Defterleri’dir. Filistin ve Orta Doğu coğrafyasında yaşayan halklar en son Osmanlı Devleti tebaasıydı. Osmanlı Devleti yönetimi, idaresi altındaydılar. Bu manada ecdadımız gerçekten sokak sokak, ev ev hatta bazen hane sahiplerinin adlarına varıncaya kadar kaydetmek suretiyle bütün Orta Doğu’nun kaydını tutmuştur. Osmanlı arşivleri dediğimiz merkezde binlerce tapu kaydı, fermanlar var, bir hayli vesika bulunmakta. Bu vesikalar tabii ki Osmanlıca. Arap dünyasındaki araştırmacılar ise Osmanlıcayı çok iyi bilmediklerinden, Osmanlıcanın Arapçaya doğrudan bir intikali bu manada zor olabilmekte.”
Prof. Dr. Fazıl Bayat ile bazı gençlerin bu konuda çalışmalar yaptığına işaret eden Kılıç, “Kendisi de aslen Filistinli Temim Bey’in hazırladığı ve Arapça basılmış ilk kitaplarımızdan biri Filistin vakıfları üzerineydi. Şimdi onun gözden geçirilmiş yeni bir baskısını hazırlamaktayız.” diye konuştu.
Mahmut Erol Kılıç, yapılan çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:
“Mühimme defterleri, Şer’iyye sicilleri (Kadı defterleri) ve 25 ciltlik mahkeme kayıtları gibi Filistin bölgesine yönelik çok evrak var. Bu çalışmalar meyanında 10 ciltlik bir serimiz oldu, Osmanlı Vesikalarında Arap Beldeleri adında. Bu seriden en son bir kitap neşrettik. Bütün Filistin değil, bütün Kudüs şehri de değil, hususen Kudüs’teki harem bölgesiyle ilgili siyonist rejim tarafından ileri sürülen bazı iddialar vardı. ‘Bu tepenin mülkiyetinin Müslümanların elinde olduğuna dair hiçbir resmi kayıt ya da belge yoktur.’ gibi iddiada bulundular. Biz bu iddiayı çürütmek üzere yola çıktık ve yaklaşık bir yıllık çalışma neticesinde Osmanlı arşivlerinde, ona dair belgeler bulduk ve o belgeleri bir araya getirdik. O kitabımızı sadece harem bölgesindeki belge ve vesikalarla neşrettik.”
Tarihi vesikaların önemine de vurgu yapan Prof. Dr. Kılıç, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde evrak kaydının ilk dönemlerine göre çok daha fazla olduğunu vurguladı.
Kılıç, yeni bir çalışmaya başlayacaklarının altını çizerek, “Bugünlerde Gazze halkının mağdur olduğu bu feci katliamlar ve zulmü, bir bakıma ilmi manada da telin etmek üzere ‘Osmanlı Vesikalarında Gazze’ başlığında çalışmayı düşünüyoruz. Çünkü 3 bölgesi var Osmanlı’da Filistin idaresinin. Bunlar Hayfa, Kudüs ve Gazze. Osmanlı belgelerinde yer alan Gazze ile ilgili bir çalışma yapacağız. Bu belgeleri Osmanlıcadan Arapçaya çevirmek suretiyle Arap dünyasındaki kardeşlerimize buradaki belgeleri duyurmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Her türlü mirası kayıt altına almamız gerekiyor”
IRCICA’nın Arapça, İngilizce ve Fransızca olmak üzere üç resmi dili olduğuna dikkati çeken Kılıç, “Bizim bütün yayınlarımızın öncelikle bu üç dilden biriyle olması tercih sebebidir. Tabii ki Türkçe, Farsça, Kazakça, Urduca gibi bazı dillerle de yayınlar yapabilmekteyiz. Bunlar yan ürün olarak değerlendiriliyor. Üç resmi çalışma dillerinden biriyle olması bekleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Prof. Dr. Kılıç, Gazze’ye ilişkin çok sayıda belge olduğunu aktararak, şunları kaydetti:
“İki ciltte toplanabilecek kadar belge var. Tabii ki Osmanlı Döneminde de orada çeşme, köprü, medrese, mescit, hükümet binası gibi yapılan bazı imar çalışmaları var. Buna dair özellikle Yıldız arşivlerinde, İkinci Abdülhamit zamanında gönderilen fotoğrafçılarla bunların hepsi belgelenmeye çalışılmıştır. Bu eserlerin halihazırdaki durumlarını da ayrıca tespit etmek, her türlü mirası kayıt altına almamız gerekiyor.”
Gazze ile Anadolu coğrafyasının tarih boyunca yakın ilişkileri olduğuna da değinen Kılıç, Bursa’da önemli alimlerden Gazzizade Abdüllatif Efendi’nin tekkesinin olduğunu, Çanakkale Şehitliği’nde Gazze doğumlu şehitlerin mezar taşlarının bulunduğunu söyledi.
Kılıç, Gazze’de devam eden İsrail zulmüne sadece İslam ülkelerinin değil dünyada pek çok ülkenin tavır aldığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her cumartesi günü Londra’da büyük bir yürüyüş yapılmakta. Benim kızım şu an Londra’ya altı saat mesafede yüksek lisansını yapıyor. Çok enteresan bir olayı nakletti. ‘O yürüyüşe gitmek için bindiğim otobüste, tek Müslüman bendim baba. Otobüsün tamamı Galler bölgesinden insanlardı ve otobüsün bütün ücreti varlıklı bir Gallerli hanımefendi tarafından ödenmişti.’ dedi. Her hafta otobüs altı saat gidiyor ve geri dönüyor. Müslüman da değiller, Arap da değiller. ‘Sadece insanlık onuru için bunu yapıyoruz.’ diyorlarmış. Hanımefendi de sponsorluğunu üstlenmiş. Bu manada Gazze, vicdanı olan, içinde insanlıktan parçalar barındıran insanların ortak bir platformu haline geldi. Biz de IRCICA olarak her ne kadar kültürel mirası esas alıyorsak da insan mirasımız da çok önemli. Aslında buradan çıkarılacak çok ders var. Buradan bazı hayırlar çıkacağı kanaatindeyim. Öyle bir temenni ve niyazda bulunuyorum.”
]]>İzmir Buca’da görevli imam hatip Yusuf Kılıç, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel seçim döneminde 29 Nisan 2023 tarihinde İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapacağı miting öncesinde AKP Buca İlçe Başkanlığı’ndan arandığını, kendisinden cemaatini miting için toplamasının istendiğini açıklamıştı. Kılıç, “Ben, bir cami imamıyım. Evet, bu ülkede demokrasi şöleni olabilir. Ama burada ben taraf değilim… Cemaatimden bir kısmını mitinglere götürürsem ben, bu caminin ilkesine, amacına karşı düşmüş olurum. Bu da benim için ve toplum için çok büyük bir sıkıntı” demişti.
Kılıç, bu olayın ardından kendisi hakkında soruşturma açıldığını ve ciddi tehditler aldığını duyurmuştu. Kılıç, kendisini tehdit edenler hakkında 3 Mayıs 2023 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirtmişti.
Kılıç, olayın üzerinden 10 ay geçmesinin ardından İzmir dışına sürgün edildiğini, kendisine ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildiğini ve bir imam tarafından işinden atılmakla tehdit edildiğini açıkladı. Sendikası Diyanet-Sen’in arkasında durmadığını belirten Kılıç, AKP Buca İlçe Başkanlığı’nın kendisini aramasının ardından yaşadıklarını şöyle özetledi:
“BAŞKA BİR İMAM TARAFINDAN GÖREVDEN ATILMAKLA TEHDİT EDİLDİM”
“Merhaba, ben Yusuf Kılıç. Cami, insanların Allah’a, kitaba ve peygamberlere karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştığı toplu bir yerdir. Ben de cami imamı olarak halka karşı sorumluluğumun bilinciyle çalışmaya başladığım günden bu yana hiçbir şekilde aksatmadan görevimi yürütmekteydim. 26 Nisan 2023 tarihinde kendisini AKP Buca İlçe Başkan Yardımcısı olarak tanıtan bir şahıs beni arayarak mitingleri için cami cemaati ayarlamamı ve mitinge götürmemi istedi. Ben de bunu reddettim. Deyim yerindeyse o günden sonra başıma gelmeyen kalmadı. Sürgün ile tehdit edildim. Hemen akabinde 29 Mayıs 2023 tarihinde Buca’da başka bir camiye gönderildim. Bu camide 4 ay boyunca görev yaptım. İmkanlar çok kısıtlı olduğu için cami tuvaletinde 4 ay boyunca banyomu yaptım. Aynı şekilde camide yatmak zorunda kaldım. Bir işim için Buca Müftülüğü’ne gittiğimde başka bir imam tarafından görevden atılmakla tehdit edildim. Miting için kendisini de aradıklarını ve benim, kendisi gibi davranmadığım için bana ‘PKK’lı ve FETÖ’cü’ diyerek üzerime geldi. Polis çağırarak, şahıs hakkında karakola giderek şikayetçi olmak zorunda kaldım.
“İZMİR’İN DIŞINA SÜRGÜN EDİLDİM. EN SON TARAFIMA ‘KADEMENİN İLERLEMESİNİN DURDURULMASI’ CEZASI VERİLDİ”
Bu olaydan sonra İzmir’in dışına sürgün edildim. En son tarafıma ‘kademenin ilerlemesinin durdurulması’ cezası verildi. Bu olaylar yaşanırken sendikam hiçbir şekilde arkamda durmadı. Ben buradan Türkiye Barolar Birliği’ne seslenmek istiyorum. Başıma gelen bu olayların araştırılmasını ve avukat yardımı istiyorum. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu en güzel şekilde adalet, hukuk ortaya çıkartabilir. Sizi adaletin ilk basamağı olan vicdanlarınızın sesini dinlemeye davet ediyorum. Ben, insanların siyasi görüşlerini sorgulayamam. İbadethanelere yakışmayan bu çirkin teklifi reddetmemin sebebi, camiyi, imamlık kimliğimi ve kurumumu siyasete bulaştırmak istemememdir. İnsanların camiye ve dine olan güvenlerine zarar vermek istemedim. Hangi siyasi görüş olursa olsun, kurumun itibarını zedeleyecek hiçbir teklifi kabul etmek mümkün değildir. Ben insanlara hizmet etmek için buradayım. Bir siyasi gruba ya da kutsallarımız üzerinden çıkar sağlamaya çalışanlara asla biat edemem.”
]]>YRP Genel Başkan Yardımcısı Kılıç: “İttifak için AK Parti tavrını daha net ortaya koymalı”
ANKARA – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, ” AK Parti’nin tavrını daha açık ortaya koymasında yarar var diye düşünüyorum. AK Parti böylesi bir ittifakta mutabakatı sağlamak için yapabileceği fedakarlığı net bir şekilde ortaya koyduğunda çerçeve netliğe kavuşacaktır” dedi.
YRP Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından gündem ve yerel seçimler hakkında açıklamalarda bulundu.
Kılıç, Türkiye’de son günlerde bazı sosyal ve toplumsal provokasyonlarla karşı karşıya kalındığını belirterek, “Son olarak İstanbul Fatih Camisi imamı ve cemaatinden bir kardeşimize dün akşam yatsı namazı sırasında yapılan bıçaklı saldırıyı esef verici buluyoruz. Saldırganı, saldırının ardındaki hedef ve odağını kınıyor ve lanetliyoruz. İç İşleri Bakanlığımız İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı mutlaka saldırıyla ilgili gereken tahkikatı yapacaktır. Bir an evvel meselenin açıklığa kavuşturulmasını saldırganın sorgulanmasını niyetin be odağın ortaya çıkarılmasını devletimizden bekliyoruz. Bu meseleye kayıtsız kalınamaz bu hadise provokatif bir girişim ise devletin de toplumun da benzer provokatif girişimler karşısında dikkatli ve uyanık olması zaruret halini almış bulunmaktadır” diye konuştu.
10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle her bir gazetecinin gününü kutladığını aktaran Kılıç, “Sağlık sıhhat içinde nice meslek yıllarınızın olmasını diliyorum. Gazetecilere sağlanan haklar önemlidir. Gazetecilik mesleği yıpratıcı bir meslektir. Bu konuyla ilgili gazetecilik mesleğinin daha rahat icra edilmesi için son günlerde gündeme alınmış bulunan, gazetecilik mesleğini belirli bir süre icra edenlere yeşil pasaport hakkını biz de Yeniden Refah Partisi olarak destekliyoruz. Gazeteciliğin doğasında seyahat var dolayısıyla gazetecilerin yaptığı görevlerin kamu görevi olduğuna göre bu haktan kamu görevlileriyle eş değer koşullarda yararlanmaları en tabi durumdur” ifadelerini kullandı.
28 Ocak tarihinde Ankara’da yapacakları tanıtım toplantısıyla tüm belediye başkan adaylarını ve partisinin yerel seçim beyannamesini açıklayacaklarını dile getiren Kılıç, “Seçim beyannamemiz açıklandığında Türkiye’de çok ses getirecek. Birçok siyasi partinin seçim beyannamesi ile topluma esaslı vaatler vermek yerine maalesef havanda su dövmekte olduğunu görüyoruz. Kötü sorunda dokunamadıklarını, farkında bile olamadıklarını güvenli şehirler, ahlaklı belediyecilik için esaslı bir duruş ortaya koyamadıklarını görüyoruz. YRP bu yönde çok ciddi bir hazırlıkla yola devam ediyor” şeklinde konuştu.
AK Parti heyeti üçüncü görüşmenin ertelenmesi talebinde bulundu
Kılıç, konuşmasına şöyle devam etti:
“Dün üçüncü görüşme AK Parti ve YRP heyetleri arasında gerçekleşecekti fakat AK Parti heyeti zaman talebinde bulunarak görüşmenin tehir edilmesi yönünde bir rica iletti. Biz de bu yaklaşımı olumlu karşıladık. Önümüzdeki günlerde son görüşme gerçekleştirilebilir. Bir ittifak talebi olduğuna göre bir mutabakat zeminin de olması gerekir. Her ittifak bir mutabakat zemini üzerine inşa edilir. YRP ile AK Parti arasında devam eden görüşmelerin bir ittifaka bir mutabakat üzerinden dönüşüp dönüşmeyeceğini önümüzdeki günler gösterecek.
İstanbul’da yeninden bir İmamoğlu döneminin yaşanmasını istemiyoruz ama kendi seçmenimizin iradesine de her zeminde her şekilde sahip çıkma niyet ve irademizi de sergilemekten, açıkça ifade etmekten geri durmuyoruz. YRP yaklaşımları olan görüşleri olan esaslı duruşu olan bir siyasi partidir. Beyannamemiz açıklandığında da bu görülecektir.
İttifak oluşması için de ittifak talebinde bulunan AK Parti’nin tavrını daha açık ortaya koymasında yarar var diye düşünüyorum. Bizim şu büyükşehir bu il, şu ilçeler gibi bir ne alırsan kardır yaklaşımı içerisinde olmadığımızı ifade etmem lazım. Daha ziyade biz ahlaki temelli, ilkeler temelli, duruş temelli bir anlayışı burada temsil ediyoruz. AK Parti böylesi bir ittifakta mutabakatı sağlamak için yapabileceği fedakarlığı net bir şekilde ortaya koyduğunda çerçeve netliğe kavuşacaktır.”
]]>Kılıç, AA Spor Sohbetleri’ne konuk olarak, Türk hentbolunun 2023 yılını ve gelecek hedeflerini değerlendirdi.
Başkan Kılıç, 2024 yılının çalışmalarını yaptıklarını belirtirken, “2023 bizim açımızdan çok verimli ve yoğun geçti.” dedi.
Geçen yıl 17 Yaş Altı Kız Milli Hentbol Takımı’nın B Klasman Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanarak A klasmanına yükseldiğini hatırlatan Kılıç, “Kızlarımızın bu başarısı, beklentilerimizden önce gerçekleşti. Özellikle kadınlarla ilgili çalışmalarımızla öne çıktığımızı görüyorum. Bildiğim kadarıyla kadın kurulu olan ilk federasyonuz. Çünkü kadınların erkeklerle eşit sayılarda temsil edilmesinin spor federasyonları için önemli olduğunu düşünüyorum. Bizde sporcu sayısı ve takım sayısı olarak baktığınızda bu eşitlik çok yakın.” diye konuştu.
Kılıç, milli takımların hedefine ilişkin, “Hem kadın hem erkek A milli takımlar düzeyinde bugüne kadar Avrupa ve Dünya Şampiyonası finallerinde yarışamadığımız için başarılı olamadık ama o yoldayız. Özellikle A Milli Kadın Takımı şu an Avrupa Şampiyonası grup elemeleri oynuyor. Belki de tarihimizde ilk defa şampiyona finallerine bu kadar yakınız.” şeklinde konuştu.
A Milli Kadın Takımı’nın şubat ayının sonu ve mart ayı başında önce deplasmanda sonra Ankara’da Bulgaristan ile iki maç yapacağını aktaran Kılıç, “Bu iki maçı alırsak Avrupa Şampiyonası finaline gitme yolunda çok büyük bir avantaj elde edeceğiz. İnşallah bir tarih yazacağız ve bu tarih devam edecek. Hem erkeklerde hem kadınlarda sürekli olarak finallerde olmalıyız. Daha sonra madalya kovalamalıyız. Türkiye için en nihai hedef olimpiyatlarda yarışan bir hentbol olmalı.” ifadelerini kullandı.
“EHF Kadınlar Avrupa Kupası’nda tekrar bir başarı kazanılabilir”
Kulüplerde Konyaaltı Belediyespor Kadın Takımı’nın hentbol tarihinde ilk kez EHF Avrupa Kupası’nı kazandığının hatırlatılması üzerine de Kılıç, şöyle konuştu:
“Konyaaltı Belediyespor, maç da kaybetti ama hiç yılmadı, sonuna kadar mücadele etti. Meşakkatli bir yoldan geçerek bu kupayı kazandı. O yüzden Konyaaltı Belediyespor bir ilki gerçekleştirdiği için hentbola farklı bir ivme kazandırdı. Diğer takımlarımızın da bu hedefleri başarabilme tutkusu ve çalışması içerisinde olabileceğini gösterdi. Bu başarı EHF tarafından da çok ses getirdi. İnşallah diğer takımlarımız da bu yolda ilerleyecek. Keza şu an aynı kupada son 16 turunda Armada Praxis Y?lık?v?kspor ile Yenimahalle Belediyespor eşleşti ve birisi çeyrek finalde devam edecek. EHF Kadınlar Avrupa Kupası’nda tekrar bir başarı kazanılabilir.”
EHF Avrupa Kupası’nda erkeklerde de şuan Beşiktaş Safi Çimento’nun son 16 turuna kaldığını aktaran Kılıç, “Hedefleri finale çıkmak. Konyaaltı Belediyespor’un elde ettiği başarıyı devam ettireceklerini düşünüyoruz. Bu inşallah milli takımlara da sirayet edecek. Federasyon olarak en büyük hedefimiz A milli takımlar ile Avrupa ve dünya şampiyonalarında madalya peşinde koşmak.” açıklamasını yaptı.
Alt yapıya çok yatırım yaptıklarını belirten Kılıç, “Şu anki kulüplerimize hentbola katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz ama daha fazla kurumsal ve camia kulüplerine ihtiyacımız var. Öncelikle Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor olmak üzere bütün camia kulüplerinden hentbola yatırım yapmalarını bekliyoruz. Yanı sıra diğer branşlarda olduğu gibi hentbolun ilk kurulduğu yıllarda da var olan Halkbank gibi kurumsal takımların hentbola yatırım yapması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
A Milli Erkek Hentbol Takımı’nın yeni antrenörüne ilişkin de Kılıç, şu bilgiyi verdi:
“Sahadan gelen bir başkanım. Hiçbir zaman sonuçların günlük alınamayacağını bilen, uzun yıllara dayanan çalışmaların gerektiğine inanan bir spor insanıyım. Karşılıklı anlaşarak ayrıldığımız Okan Halay hocama teşekkür etmek istiyorum. Milli takıma çok emek verdi. Bazen değişiklikler yapmanız gerekiyor. Hentbol milli takımı önemli bir aşama kaydetti. Şimdi İspanyol bir antrenörle devam edeceğiz. Uzun soluklu bir proje içerisinde olmasını istiyoruz. Önemli deneyimleri olan bu İspanyol antrenörle milli takımlarımızın başarılarının arzu ettiğimiz seviyeye taşınabileceğine inanıyoruz. Türk hentbolu için önemli bir transfer olacak.”
“Sporcu sayımızı 2,5 kat artırarak 19 bin 100’e çıkarttık”
Geçmişten günümüze erkek hentbolunun Avrupa’da biraz daha önde olduğunu dile getiren Kılıç, “Ancak çok hızla koşan bir kadın hentbolu var. Türkiye’de de kadın hentbolu biraz erkek hentbolunun önüne geçmek üzere. Sporcu sayılarında da buna benzer şeyler yaşanıyor.” açıklamasında bulundu.
EHF ile bir projes yaptıklarını anlatan Kılıç, “Bu projeyle şu an 8-9 yaşlarında 2 bin 517 çocuğu hentbola başlattık. Bunların bin 400’ü kız öğrencilerden oluşuyor. Biz göreve geldiğimizde 7 bin 800 olan sporcu sayımızı 2,5 kat artırarak 19 bin 100’e çıkarttık. Kulüp sayımızda da artış oldu. Okullarda hentbol oynayan çocuklarla birlikte yaklaşık 50 bin kişi şu an aktif hentbolla ilgileniyor. İnşallah bu sayıyı yakın zamanda 100 bine çıkartarak, master projesiyle hentbolu tabana yaymaya çalışacağız.” şeklinde konuştu.
“(Kral Şakir) projesi hentbol için çok değerli”
Hentbol için çizgi film karakteri “Kral Şakir” üzerinden hayata geçirdikleri projeyle ilgili konuşan Kılıç, “Kral Şakir projesi hentbol için çok değerli. Özellikle 6-11 yaş arasındaki kız ve erkek çocukları için çok yüksek düzeyde reytinge sahip. Tabii Kral Şakir’in çizeri Varol Yaşaroğlu, hentbol için bize çok destek oldu. İlk önce bir çizgi film projesi ortaya koyduk, bu çizgi film projesi giderek büyüyecek.” dedi.
Hentbol akademilerini de “Kral Şakir Hentbol Akademileri” olarak hayata geçireceklerini ifade eden Kılıç, “Okullarda, ‘Kral Şakir ile hentbol oynuyoruz’ adı altında, çocukların bu branşı sevmesini sağlayacak projeler içerisindeyiz. Geri dönüşlerden çok memnunuz. Devam filmleri çekimleri konusunda bir anlaşmaya vardık. Hentbol ürünleri de çıkartacağız ve 10 binlerin hentbolun içine girmesi için bir fırsat olacak.” diye konuştu.
Avrupa’da hentbolun bambaşka bir yerde olduğuna işaret eden Kılıç, “Avrupa’daki rakipleriyle Türk hentbolcuların yarışma koşullarının eşitlenmesi, sporcu gelirlerinin artırılması gerekiyor. Bunun için sponsorluk çalışmalarımız var. Kulüplere destek olmaya çalışıyoruz ama camia kulüplerinin hentbol yatırımları yapması önümüzü açacak ve hedeflediğimiz yolu kolaylaştıracak hamleler olacaktır.” yorumunda bulundu.
Depremzede çocuklara hentbol ile destek olundu
Depremzedeler için Kızılay ile birlikte çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Başkan Kılıç, şunları kaydetti:
“Depremde çok acı kayıplarımız oldu. A Milli Erkek Takımı kaptanımız Cemal Kütahya’yı kaybettik. Gönüllülerimizle birlikte ilk önce çadır kentlere, sonra konteyner kentlere sporcularımızı gönderip, oradaki çocuklara hentbol oynatıyoruz. EHF de bu projenin içinde olmak istedi. Yine Heybeliada’da Kızılay’ın kamp merkezinde kızlara yönelik tematik hentbol kampı yaptık. Eskişehir’de down sendromlu çocuklarımıza hentbol oynatıyoruz. Hentbol olarak sahanın dışında da var olarak iletişimimize güçlü bir şekilde devam ediyoruz.”
Gelecek adına önemli planları olduğunu vurgulayan Kılıç, “Sporcularımız hentbolu hayatlarının merkezine alacaklar, yılmadan çalışacaklar. Hedefe hep birlikte gideceğiz ve Türk bayrağını olimpiyatlarda dalgalandıracağız inşallah.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>