Kayyum – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Thu, 05 Dec 2024 23:06:10 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 “Esenyurt’a döneceğiz” diyen Necmi Kadıoğlu, belediye binasında görüntülendi https://www.igdirhaber.com.tr/esenyurta-donecegiz-diyen-necmi-kadioglu-belediye-binasinda-goruntulendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/esenyurta-donecegiz-diyen-necmi-kadioglu-belediye-binasinda-goruntulendi/#respond Thu, 05 Dec 2024 23:06:10 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/esenyurta-donecegiz-diyen-necmi-kadioglu-belediye-binasinda-goruntulendi/ Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in “PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklanması ve yerine kayyum atanmasının yankıları sürerken ilçede 3 dönem belediye başkanlığı yapan Necmi Kadıoğlu’nun belediye binasını ziyaret etmesi tartışmaları farklı bir boyuta taşıdı.

BAŞKAN YARDIMCILARINI ZİYARET ETTİ

2017’de sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa eden Necmi Kadıoğlu’nun ziyareti kapsamında belediye başkanlarıyla görüştüğü ve “Hayırlı olsun” temennilerini ilettiği öğrenildi. Halk TV tarafından servis edilen fotoğraf karelerine ilişkin Kadıoğlu cephesinden henüz bir açıklama yapılmadı.

'Esenyurt'a döneceğiz' diyen Necmi Kadıoğlu, belediye binasında görüntülendi

“ESENYURT’A GERİ DÖNECEĞİZ” DEMİŞTİ

Kayyum atamasının yapıldığı 31 Ekim’den iki gün önce “Esenyurt’a geri döneceğiz” diyen Kadıoğlu, Aralık 2017’de belediye başkanlığı görevinden istifa etmişti. Kadıoğlu’nun istifasının perde arkasında ise burs için yanına gelen 2 öğrenciye yönelik cinsel istismar görüntülerinin olduğu öne sürülmüştü.

Necmi KadıoğluKadıoğluEsenyurtPolitikaGündemKayyum

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/esenyurta-donecegiz-diyen-necmi-kadioglu-belediye-binasinda-goruntulendi/feed/ 0
TÜSİAD’dan kayyum atamalarına sert tepki: Cezalandırılan görevden alınan yönetici değil, seçilen halk oluyor https://www.igdirhaber.com.tr/tusiaddan-kayyum-atamalarina-sert-tepki-cezalandirilan-gorevden-alinan-yonetici-degil-secilen-halk-oluyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/tusiaddan-kayyum-atamalarina-sert-tepki-cezalandirilan-gorevden-alinan-yonetici-degil-secilen-halk-oluyor/#respond Mon, 04 Nov 2024 22:44:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/tusiaddan-kayyum-atamalarina-sert-tepki-cezalandirilan-gorevden-alinan-yonetici-degil-secilen-halk-oluyor/ Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği, kayyum atamalarının yerel yönetimleri etkilediğini ve özgürlükleri daraltan uygulamalardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, demokrasinin ve hukuk devletinin güçlenmesi için özgürlüklerin ön planda tutulması gerektiği belirtildi.

KAYYUM ATAMALARINA TÜSİAD’DAN TEPKİ

İstanbul’da Esenyurt Belediyesi’nin ardından Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Şanlıurfa’nın Halfeti Belediyesi’ne kayyum atandı. Bu kararlar sonrası Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) yazılı açıklama yayımladı.

“ÖZGÜRLÜKLERİ DARALTAN UYGULAMALARDAN KAÇINMALIYIZ”

Açıklamada toplumsal ve ekonomik sorunların aşılabilmesi için özgürlükleri daraltan düzenleme ve uygulamalardan kaçılması gerektiği ifade edildi. TÜSİAD’dan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Önümüzdeki önemli toplumsal ve ekonomik sorunları aşabilmek için özgürlükleri daraltan düzenleme ve uygulamalardan kaçınmalıyız. Ülkemizin dünyada siyaset ve ekonomi alanındaki etkisini, demokrasisinin ve hukuk devletinin sağlamlığı belirleyecektir. Kanunlar tüm vatandaşları ve kurumları bağlayıcıdır.

“CEZALANDIRILAN HALK OLMAKTADIR”

Bununla birlikte, gündeme gelen her bir siyasi gelişme veya mevzuat değişikliği algı ve beklentiler üzerinde önemli bir etki yaratmaktadır. Bu nedenle her bir adımımız demokrasinin ve güven ortamının iyileştirilmesi beklentilerine hizmet etmelidir. Yerel yönetimlere kayyum tayini uygulaması, sonuç olarak o kentte ve ilçelerde yaşayan yurttaşları seçilmiş bir yerel yönetimden mahrum etmek sonucunu doğurmaktadır. Kayyum ataması bağlamında cezalandırılan, görevden alınan yerel yönetici değil, onu seçen halk olmaktadır. Görevden alınan yerel yöneticinin yerine gelecek kişi demokratik yollarla belirlenebilmeli ve görevden alınan yerel yönetici hakkındaki ceza soruşturması da bir taraftan kendi mecrasında sürdürülebilmelidir.

Yine son haftalarda TBMM gündemine gelmiş olan ve kamuoyunda “etki ajanlığı” olarak bilinen Türk Ceza Kanunu değişikliğinin içerdiği belirsizlikler, çelişkili ve tartışmaya açık uygulamalara neden olabilecek ve hak ve özgürlüklere orantısız bir sınır getirebilecektir. Mevcut haliyle, STK’ların, basının, araştırmacı ve akademisyenlerin hangi eylemlerinin suç oluşturabileceğine dair çok sayıda belirsizlik içeren yeni suç tarifinin herkes için güvensiz ve öngörülemez bir ortam yaratması riski bulunmaktadır. Önümüzdeki önemli toplumsal ve ekonomik sorunları aşabilmek için özgürlükleri daraltan düzenleme ve uygulamalardan kaçınmalı, hukuk güvenliği ile öngörülebilirliği sağlamalıyız.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tusiaddan-kayyum-atamalarina-sert-tepki-cezalandirilan-gorevden-alinan-yonetici-degil-secilen-halk-oluyor/feed/ 0
Ayhan Bilgen: Kars’a kayyum atanmaması için çaba sarf ettim https://www.igdirhaber.com.tr/ayhan-bilgen-karsa-kayyum-atanmamasi-icin-caba-sarf-ettim/ https://www.igdirhaber.com.tr/ayhan-bilgen-karsa-kayyum-atanmamasi-icin-caba-sarf-ettim/#respond Tue, 25 Jun 2024 09:03:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9261

TACETTİN DURMUŞ

Bağımsız Kars Belediye Başkan Adayı Ayhan Bilgen, “Ne yazık ki Türkiye siyasetindeki gerilim, kutuplaşma, güvenlik politikaları, terörle mücadele ne derseniz deyin, bütün bu alanın bizim dışımızdaki alanın sonucu olarak Kars’a kayyum atandı. Ben kayyum atanmaması için elimden gelen çabayı sarf ettim” dedi. Bilgen, o dönem HDP yönetiminin ‘kayyum atanırsa atansın’ modunda hareket ettiğini ileri sürdü.

Bağımsız Kars Belediye Başkan adayı Ayhan Bilgen, bugün basın toplantısı düzenledi. Bilgen, şunları söyledi:

“Türkiye’de başka bir örneği olmayan 5 partinin temsil edildiği bir belediye meclisinde oy birliği ile kararlar alınabiliyor olması Kars için bir gurur vesilesidir. Buna katkı yapan geçtiğimiz dönem birlikte çalıştığımız 5 farklı partiden bütün belediye meclis üyelerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Bizden dolayı onlar da cezalandırılırlar. Ne yazık ki Türkiye siyasetindeki gerilim, kutuplaşma, güvenlik politikaları, terörle mücadele ne derseniz deyin bütün bu alanın bizim dışımızdaki alanın sonucu olarak Kars’a kayyum atandı. Ben kayyum atanmaması için elimden gelen çabayı sarf ettim. Değerli arkadaşlar bunu belki kamuoyuna çok açıklamadık ama artık bunları bu bir ay boyunca konuşacağız. Başkanı olduğum Kars Belediyesi’ne kayyım atanacağı hemen hemen belli olunca; yani HDP’li bütün belediyelere kayyum atanıp geriye sadece birkaç ilçe ve Kars kaldığında ben ‘Kars’a kayyum atanmasın. Kars farklı bir sosyolojiye sahip, geçmişte Türkiye Cumhuriyeti’nden önce Cumhuriyet kurmuş neredeyse tek şehirdir. Kars geçmişte şura ile yönetilmiş bir şehirdir. Dolayısıyla Kars’ı böyle bir kimliğin diğer kimliğe baskı yaptığı, dışladığı bir şehir haline getirmeyelim, buna izin vermeyelim’ diye partilerin meclis üyeleriyle görüşmeler yapmıştım. Bu meclis üyeleri hala hayatta bu şehirde yaşıyor. İsterseniz teyit için sorabilirsiniz. Yani dedim ki; evet belli ki her yere kayyum atanıyor, muhtemelen bir süre sonra da Kars’a da atanacak. Kars’a kayyum atanmamasının bir yolu var, bir formülü var. Kanun çok açık ve kanun diyor ki; Belediye başkanı istifa ederse belediye meclisi ilk toplantısında önce belediye başkanını seçer. Gündemin ilk maddesi bu olmak zorundadır.’

“SİYASETİN GÖREVİ SADECE SİYASETİ AĞLAMA DUVARINA ÇEVİRMEK DEĞİLDİR”

Ben feragat ederek gözaltına alınabileceğimi ve tutuklanacağımı bile bile daha önce TBMM grup başkan vekilliğinden feragat edip; nasıl bu şehre hizmet için bu göreve talip olduysam aynı şekilde belediye başkanlığı da bırakmayı da bilirim. Yeter ki bu şehre kayyum atanmasın. Belediye Başkanı evet en çok temsil edilen parti HDP ise meclis üyesi hem de o partiden yine HDP’li olsun ama belediye başkan yardımcıları da aldıkları oy oranında kabul eden diğer partilerin meclis üyelerinden oluşsun. Dolayısıyla 5 grup her birisi bir şekilde belediyede temsil edilsin, şehir birlikte yönetilmeye devam etsin ama ne yazık ki benim bu çağrımı bunun altını çizerek söylüyorum; o zaman mensubu olduğum parti HDP dahi kulak tıkandı. Yani sanki kayyum atanırsa atansın modunda hareket edildi. Elbette ki kayyum atanmasının sorumlusu biz ya da mensubu olduğumuz parti değildir ama belli ki Türkiye’de bir kayyum politikası varsa biz bunun önüne geçmek için çözüm üretmek zorundaydık. Siyasetin görevi sadece siyaseti ağlama duvarına çevirmek değildir. Sadece ülkeyi yönetmek değildir. Sadece tepkiyi manipüle etmek değildir. Siyasetin görevi gerilimi bitirecek çözüm üretmektir. Biz kendimizce böyle bir çözüm bulmuştuk ama bu çözümü gözaltına alınmadan önce uygulamaya çalıştığımda da ne yazık ki diğer partilerin olumlu birtakım mesajlarına rağmen kendi partimiz içerisinde bir karar çıkartmadık. Bunu yalanlayacak birisi varsa, partinin genel merkez yöneticileri de ortada bu ildeki yöneticiler de ortada. Çıksınlar ‘hayır’ desinler, böyle olmadı.

“KARS’A KAYYUM ATANMASIN DİYE ELİMDEN GELENİ YAPTIM”

Değerli arkadaşlar gözaltına alınışımın son gününde yani 7 gün geçmişti artık 8. gün cuma günüydü. Bir kez daha cezaevinden denedim. Avukatlar aracılığıyla hem HDP Genel Merkezi’ne haber gönderdim, hem de Kars’a haber gönderdim. Dedim ki ‘Bakın ben bugün perşembe akşamı yarın cuma sabahı muhtemelen mahkemeye çıkarılacağım. Mahkeme muhtemelen bizi tutuklayacak. Tutuklandıktan sonra zaten kayyum atanacak. Uygulama belli yani görevinin başında olmadığı için yerine kayyum atanıyor, uygulama her yerdeki gibi Kars’ta da böyle olacak. Bunun önüne geçebiliriz. Perşembe akşamı ya da cuma sabahı ben istifamı vereyim. Cuma günü öğleden sonra saat 2’de belediye meclisinin rutin toplantısı var. Cuma günü saat 14.00’da belediye meclisi daha önce konuştuğumuz üzere diğer partilerin meclis üyelerin de kabul ettiği biçimde Kars yereldeki HDP yöneticileri ve belediye meclisinde birlikte çalıştığımız eş başkanımız ve diğer meclis üyesi arkadaşlarımızın da bilgisi dahilinde uzlaşarak bir yeni yönetim oluştursun. Dolayısıyla da belediyenin ilk meclis toplantısında eğer yeni başkan, yeni bir başkan yardımcıları belirlenirse kayyum atanmanın koşulları ortadan kalkmış olur çünkü benimle ilgili özel bir durum. Yani belediye başkanının kendisi tutuklandığında kayyum atanıyordu çünkü HDP’ye kayyum atanıyor ki, şehre kayyum atanıyor ki, belediye meclisine kayyum atamıyor ki. Ben kendi haklarımdan vazgeçmiş olayım, belediye başkanlığından feragat edeyim. Yani Kars’a çok net biçimde bir yeni şura rolü oynayabilecek, bütün partilerin temsil edildiği bir yönetimi armağan edelim. Hiç olmazsa Türkiye’nin şu kadar şehrinde bu sorunun 30 yıldır çözülmesinden dolayı kayyum atanırken bari Kars’a kayyum atanmasının diye elimden geleni yaptım. Yine avukatlar bana parti genel merkezinden olumsuz görüş getirdiler ve ‘Hayır, böyle bir şey yapılamaz bu mümkün değil, biz bunu doğru bulmuyoruz siz asla istifa etmeyin’ dediler.

“YÜRÜTÜLEN KARALAMA KAMPANYASINDAKİ HİKAYE BUDUR”

Benimle ilgili yapılan sosyal medyada yürütülen karalama kampanyasındaki istifa hikayesinin aslı astarı budur. Utanmadan yüzsüzce, bir de ‘sanki ben keyfim için kendi koltuğum için istifa etmişim gibi Kars’ı bıraktın kaçtın, yok istifa ettin’ gibi bir karalama kampanyası yürütüyorlar. HDP’nin o zamanki yönetimi de ortada, genel merkez yönetimi de ortada. Benim istifayla ilgili bütün niyetim bütün çabam bu şehre kayyum atanmasının diyeydi ama bu konuda üzerine düşeni yapmayanlar gerekli yapıcı sorumluluğu üstlenmeyenler şimdi sanki ben ‘Başka bir niyetle bir istifa süreci işletmişim’ gibi kampanya yürütüyorlar. Biz herkesle her konuyu tartışmaya açığız. Cesareti olan varsa, yüreği olan varsa ister belediyeciliği konuşuruz ister Türkiye siyasetindeki kutuplaşmayı kamplaşmayı ve siyasi partilerin bu ateşe odun taşımasını konuşuruz. Biz bu şehri en azından bu şehri değerli arkadaşlar bu yangından korumak istiyoruz. Bu partilerin kendi hırslarıyla sadece oylarını yüksek çıkartma hesabıyla ve kişilerin şahsi çıkar, şahsi menfaatini şehrini çıkarının, ülke çıkarının önüne üzerine koymasına karşı yola çıktık. Dolayısıyla da bu ateşi Kars’tan yakacağız Türkiye görecek Kars bir örnek ortaya koyacak 31 Mart akşamı bu şehir nasıl birçok şeye öncülük yaptıysa; bağımsız bir il belediye başkanlığı konusunda da bu örneği ortaya koyacak.”

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/ayhan-bilgen-karsa-kayyum-atanmamasi-icin-caba-sarf-ettim/feed/ 0 CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Kayyum Atamalarını Eleştirdi https://www.igdirhaber.com.tr/chp-milletvekili-sezgin-tanrikulu-kayyum-atamalarini-elestirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/chp-milletvekili-sezgin-tanrikulu-kayyum-atamalarini-elestirdi/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:03:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5917 CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM Genel Kurulu’nda; iktidarın belediyelere yaptığı kayyum atamalarını eleştirerek, “31 Mart’ta seçimler var. Eğer bir cumhuriyette, bir demokraside, bir coğrafyada kendisini hakim olan kimlikten farklı hisseden bir topluluk varsa, halk varsa bunların kendisini serbest seçimler yoluyla ifade etme hakkı var. Bunun yolu da yerel seçimlerdir, genel seçimlerdir. Eğer siz yerel seçimlerde kendisini hakim topluluktan farklı hisseden insanlara kimliklerinden dolayı yolu kapatırsanız başka şeylerin yolunu açarsınız. Kayyum yasası bu Parlamento’dan geçmedi, yasa geçmedi. Peki, Diyarbakır’dan darbe mi oldu? Van’dan darbe mi oldu? Mardin’den darbe mi oldu? 15 Temmuz Darbesini bu belediyeler mi yaptı? 15 Temmuz darbesini Diyarbakır Belediyesi mi yaptı? Ama ne oldu? Bu Meclisten OHAL nedeniyle çıkardığınız yetki yasasıyla, bakın, bugüne kadar, Cumhuriyet’ten bu zamana kadar hiç kimsenin aklına gelmeyen, şeytanın bile aklına gelmeyen bir düzenleme aklınıza geldi, şeytanın bile aklına gelmeyen; kayyum yasasını icat ettiniz” dedi.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM Genel Kurulu’nda AKP iktidarının kayyum uygulamasını eleştirdi. Tanrıkulu şunları söyledi:

“SELÇUK MIZRAKLI HAKKINDA HİÇBİR SORUŞTURMA YOKTU, MUHTEMEL SEÇİLECEĞİ BİLİNDİĞİ İÇİN DE HAKKINDA DÜZMECE DOSYALAR HAZIRLANDI”

“Önümüzde yerel seçimler var tabii. Sayın Cumhurbaşkanı Diyarbakır’ı istiyormuş, öyle ifade etmiş Diyarbakır milletvekili arkadaşlarımıza. Ben de Diyarbakır Milletvekiliyim. Diyarbakır kadim bir kenttir, tarihi bir kenttir, bir kimlik kentidir. Diyarbakır’ın bütün sokaklarını ve tarihini bilirim ama Diyarbakır ne istenir ne alınır. Diyarbakır boyun eğmez, Diyarbakır biat etmez, Diyarbakır diz çökmez, onurundan da vazgeçmez hiçbir zaman; onuru da kendi oylarıdır, kendi seçtikleridir aynı zamanda, bundan da vazgeçmez. 2019 Seçimleri oldu; dostum, arkadaşım Selçuk Mızraklı bu Parlamentonun üyesiydi kendisi, hakkında hiçbir soruşturma yoktu, muhtemel seçileceği bilindiği için de hakkında düzmece dosyalar hazırlandı ve daha 1 Nisan’da kendisiyle ilgili olarak görevden alınmasıyla ilgili yazı yazıldı. Şimdi, bir daha 31 Mart’ta seçimler var.

“YEREL SEÇİMLERDE KENDİSİNİ HAKİM TOPLULUKTAN FARKLI HİSSEDEN İNSANLARA KİMLİKLERİNDEN DOLAYI YOLU KAPATIRSANIZ BAŞKA ŞEYLERİN YOLUNU AÇARSINIZ”

Ben Adalet ve Kalkınma Partisi grubuna soruyorum: Gerçekten ne yapacaksınız? Ne yapacaksınız? Yani bu halkın iradesini nasıl yok sayacaksınız? Bakın, şimdi, siyaset biliminde şu var, demokrasinin ölçütünde şunlar var: Eğer bir cumhuriyette, bir demokraside, bir coğrafyada kendisini hakim olan kimlikten farklı hisseden bir topluluk varsa, halk varsa bunların kendisini serbest seçimler yoluyla ifade etme hakkı var. Bunun yolu da yerel seçimlerdir, genel seçimlerdir. Eğer siz yerel seçimlerde kendisini hakim topluluktan farklı hisseden insanlara kimliklerinden dolayı yolu kapatırsanız başka şeylerin yolunu açarsınız. O nedenle, biraz sonra burada konuşacak AK Partili arkadaşımız gelip burada kayyumu savunmasın, ayıptır. Bu kürsü demokrasi kürsüsüdür, kayyum yasası burada çıktığı zaman buradaydık, bakın, bu Parlamentodan geçmedi, yasa geçmedi. Peki, Diyarbakır’dan darbe mi oldu? Van’dan darbe mi oldu? Mardin’den darbe mi oldu? 15 Temmuz Darbesini bu belediyeler mi yaptı? Sizlere soruyorum Değerli Arkadaşlar: 15 Temmuz Darbesini Diyarbakır Belediyesi mi yaptı? Ama ne oldu? Bu Meclisten OHAL nedeniyle çıkardığınız yetki yasasıyla, bakın, bugüne kadar, Cumhuriyet’ten bu zamana kadar hiç kimsenin aklına gelmeyen, şeytanın bile aklına gelmeyen bir düzenleme aklınıza geldi, şeytanın bile aklına gelmeyen; kayyum yasasını icat ettiniz ya.

“DİYARBAKIR’IN RANTINI KAYYUMLARA, VALİLERE, İŞ BİRLİKÇİLERİNE BU KADAR SATMAK AK PARTİ GRUBUNA YAKIŞIR MI?”

Bir kez daha söylüyorum, 15 Temmuzdan sonra OHAL’le aldığınız yetkiyle bunu yaptınız. Parlamentodan bu yasa geçemedi, geçemedi, AK Parti o maddeleri geri çekmek zorunda kaldı bu Parlamentoda, 15 Temmuz’dan sonra. Evet, böyle yaptınız. Bakın, elimde rüşvetle ilgili olarak, yapılan sınavlarla ilgili olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin ve kayyum yönetiminin bir sürü yolsuzluğu var. Şimdi, arkadaşımız, gelecek diyecek ki: ‘Arsa satılır.’ Yahu, arsayı kim satar? Nasıl satar? Bir kişinin iradesiyle satılır mı? Pazarlık yoluyla satılır mı? Rüşvetle satılır mı? Değerinden, onda 1 değere satılır mı arkadaşlar ya, satılır mı? İmar düzenlemesi sadece kaymakamın, valinin imzasıyla yapılır mı? Bu kadar çok rantı Diyarbakır’ın, bölgenin, o coğrafyanın rantını kayyumlara, valilere, iş birlikçilerine bu kadar satmak AK Parti grubuna yakışır mı? Ama 31 Mart sonuçta bu iradenin sandıkta yeniden tecelli edeceği yer olacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/chp-milletvekili-sezgin-tanrikulu-kayyum-atamalarini-elestirdi/feed/ 0