Karabük Üniversitesi yenilikçi projeleriyle öne çıkmaya devam ediyor
KBÜ’lü akademisyenlerden biyomedikal alanında öncü proje
KARABÜK – Karabük Üniversitesi’nde görevli akademisyenler biyolojik yaşın tükürük örneklerinden kolaylıkla tespit edilmesini sağlayacak proje hazırladı.
Karabük Üniversitesi yenilikçi projeleriyle öne çıkmaya devam ediyor. Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacı Mehmet Kayılı ve Doç. Dr. Hakan Yılmaz tarafından “Tükürükten Biyolojik Yaş Tespiti İçin IgG N-Glikomu Kullanılarak Makine Öğrenmesi Temelli Bir Modelin Geliştirilmesi ve Serum IgG N-Glikozilasyon Profillerine Bağlı Olarak Validasyonu” başlıklı TÜBİTAK COST projesi hazırlandı.
Akademisyenler proje çerçevesinde insan sağlığına ilişkin önemli biyobelirteçlerden biri olan IgG glikozilasyon profillerinin incelenmesiyle biyolojik yaşın tespiti için bir model geliştirecek. Bu modelin özellikle tükürük örnekleri kullanılarak geliştirilmesi yaş tespitinin mümkün hale gelmesini sağlayacak. Ayrıca, serum örnekleri üzerinden yapılacak doğrulama çalışmaları, modelin güvenilirliğini ve geçerliliğini artıracak.
Tükürükteki IgG N-glikozilasyon profillerinin analizinde makine öğrenmesi algoritmalarını kullanacak olan modelle geleneksel analizlere kıyasla daha hızlı ve kesin sonuçlar sunmak hedefleniyor. Geliştirilecek model, biyolojik yaş ile kronolojik yaş arasındaki farkları tespit ederek bireylerin sağlık durumlarına dair önemli veriler sunacak.
Hazırladıkları projeyle tükürükten biyolojik yaş tespitine yönelik analitik bir yöntem geliştirmeyi ve bu yöntemi kan örneklerinden elde edilen verilerle kıyaslamayı hedeflediklerini belirten Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi ve prroje yürütücüsü Doç. Dr. Hacı Mehmet Kayılı, “Bu projenin temel amacı, kişilerin yaşlanma durumu hakkında bilgi vermek, yaşlanmasının ne düzeyde olduğunu kişilere göstermek ve böylelikle kişilerin yaşlanma dereceleri hakkında fikir sahibi olmasını sağlamaktır. Bu projede, ilk olarak sağlıklı bireylerden kan ve tükürük örnekleri alıyoruz. Çok küçük miktar hacimde kan örneği bizim için yeterli oluyor. Vücudumuzda bulunan antikorlara bakarak, antikorlardaki modifikasyonlarını takip ederek, özellikle yaşlanmayla alakalı biyobelirteç seyrini Türkiye popülasyonuna özgü olarak inceliyoruz” dedi.
Proje bünyesinde sağlıklı bireylerden kan ve tükürük örnekleri toplandığını ifade eden Kayılı, “Bu sayede, kişilerden bir biyolojik bir damla kan veya tükürük örneği alarak, kişilerin biyolojik yaşının, normal yaşlarından ileride olup olmadığını tespit edeceğiz. Biliyorsunuz ki insanların bir yaşı var. Kronolojik yaş diyoruz bu yaşa. Bu, doğumdan itibaren geçen bir süreç. Bir de vücudumuzun çevresel etkilerden ne kadar etkilendiğini gösteren biyolojik yaşımız var. Biz, bu biyolojik yaşımızı, moleküler düzeyde analizlerle gerçekleştiriyoruz. Moleküler düzeyde yaptığımız analizlerde, hücrelerinizin yaşlanma derecesini söyleyerek sizin yaşlanmanızı ve dolayısıyla hastalıklara olan yatkınlığınızı ne düzeyde olduğunu belirtiyoruz. Eğer biyolojik yaşınız yüksek çıkarsa, siz kendinizi ve hayat tarzınızı ona göre değiştirerek örneğin diyet yaparak veya spor aktivitelerinizi artırarak yaşlanma düzeyinizi geriletebilirsiniz. Böylelikle de hastalıklara daha geç maruz kalabilirsiniz” diye konuştu.
Kayılı, projede iki bursiyerin ve iki araştırmacı hocanın görev aldığını ve projenin TÜBİTAK tarafından desteklendiğini aktararak bu yenilikçi çalışmanın, sağlıklı bir yaşlanma sürecine katkıda bulunmayı ve hastalıkların erken teşhisine yönelik önemli bir adım atmayı amaçladığını vurguladı.
Proje Araştırmacısı Doç. Dr. Hakan Yılmaz, makine öğrenmesinin sağlık alanındaki etkinliğine vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı:
“Makine öğrenmesi, artık günümüzde oldukça popüler, girmediği alan yok diyebiliriz. Bu alanların en başında sağlık geliyor. Biz de makine öğrenmesi yöntemlerini sağlıkta etkin ve efektif olarak kullanmaya çalışıyoruz. Burada da kişinin normal demografik yaşı ile kronolojik ve biyolojik yaşı arasındaki bağıntıyı ortaya koyarak bir yaş tahmini yapmaya çalışıyoruz. Özellikle sağlık alanında ön tanı çalışmalarında, makine öğrenmesi uygulamalarını oldukça fazla kullanıyoruz. Farklı projelerde de yine bu yöntemleri kullanmaya devam ediyoruz.”
Projenin iki temel aşamadan oluştuğunu anlatan Yılmaz, “Bu proje aslında iki tane aşamadan oluşuyor: Birinci aşamada örneklerin toplanması, ikinci aşamada ise bu örneklerin analiz edilmesi ve makine öğrenmesi teknikleriyle aradaki bağlantının ortaya koyulması. İlk etaptaki sonuçlarımız umut vaat edici. Tabi şu an net bir rakam veremiyoruz. Özellikle sağlıkta belirli bir aşamaya ulaşmadan rakam vermek çok doğru olmuyor ama burada da güzel sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>40 HEKTARLIK ALANDA ETKİLİ OLDU
Engebeli olan arazide ekipler yangın söndürme çalışmalarına devam etti. 40 hektarlık alanda etkili olan yangına 73 araç ve 208 personel ile karadan, 2 yangın söndürme helikopteri ile havadan müdahale devam ediyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karabük Bartınlılar Derneğince düzenlenen toplantıya katılan Tunç, bölgenin bir evladı ve kardeşi olarak, bölge illerine sahip çıkarak, şehirlerin daha müreffeh hale gelmesi için çalıştıklarını söyledi.
Projelerin hayata geçmesi için çalışmaya devam edeceklerini belirten Tunç, Bartın-Karabük kara yolunun, bölünmüş yol olarak yapılmasını yatırım programlarına aldıklarını kaydetti.
Tunç, AK Parti’nin 22 yıldır iktidarda olduğunu anımsatarak, siyaset anlayışlarının merkezine hep insanı koyduklarını dile getirdi.
Milletin 17 seçimde de AK Parti’yi desteklediğine dikkati çeken Tunç, “Biz de milletimizin bu güvenini boşa çıkarmamak için çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. İnsanı güçlendirmeye devam edeceğiz. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre varıncaya kadar her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olacağız.” diye konuştu.
Her dönemde Türkiye’nin daha da gelişmesi için istikrarlı kalkınma hamleleri ortaya koyma gayretinde olduklarını anlatan Tunç, şöyle devam etti:
“Türkiye’yi ekonomide 3-4 kat büyüttük. Dünya projelerini hayata geçirdik. Savunma sanayinde bağımsız olabilmek için mücadele ettik. Savunma sanayinde yerlilik oranını yüzde 80’lere ulaştırarak hem terörle mücadeledeki kararlılığımızı gösterdik hem de dış tehditlere karşı ülkemizin savunmasını daha da güçlü hale getirdik. Enerjide bağımsızlığımızı ilan edebilmek için doğal gaz keşiflerinden petrol keşiflerine, nükleer enerjiye varıncaya kadar her alanda ülkemizi ileriye taşıdık, taşımaya da devam ediyoruz.”
İstikrarlı kalkınma hamleleriyle eser ve hizmet siyasetiyle 81 ili hiçbir ayrım yapmadan daha da ileriye taşıyacaklarını vurgulayan Tunç, çocuk ve gençlerin daha müreffeh, daha gelişmiş bir ülkede yaşayabilmelerinin yolunu açmak için mücadelelerini sürdüreceklerini bildirdi.
“Demokrasimizin standardını yükselttik”
Bakan Tunç, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Demokrasimizin standardını yükselttik. Her türlü vesayetle mücadele ettik. Darbeci anlayışı milletimizin desteğiyle tarihe gömdük. Bundan sonra da bu darbecilerin, vesayetçilerin hiçbir zaman bu karanlık gecelere tevessül edememeleri için çok önemli, sessiz devrim sayılan reformları hayata geçirdik. Anayasa değişiklikleri yaptık. Kanun değişiklikleri yaptık. Yapısal reformları hayata geçirdik ve bundan sonra ülkemizin demokrasisine müdahale edemesinler, milli iradeye kastedemesinler diye o sessiz devrim sayılan reformları milletimizin desteğiyle gerçekleştirdik.”
Çocukların ve gençlerin huzurlu bir geleceğe kavuşması anlamında terörün her türlüsüyle mücadele ettiklerinin altını çizen Tunç, “Dünyada da hakkaniyeti, mazlumun hakkını savunmaya devam ettik. Dünyada adaleti, hakkaniyeti savunarak, dengeli dış politikamızda bir Türkiye ekseni oluşturduk. Bundan sonra da güçlü Türkiye için gece gündüz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç, konuşmasının ardından Karabük Bartınlılar Derneğince engelli vatandaşlara dağıtılmak üzere temin edilen akülü sandalyeleri sahiplerine verdi.
Tunç, çölyak hastaları için oluşturulan gıda kolileri ile Bartın’ın Ulus ilçesindeki okullara ulaştırılmak üzere hazırlanan kitapları da teslim etti.
Adalet Bakanı Tunç, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından kentten ayrıldı.
Bakan Tunç’a, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, AK Parti Karabük Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya ve partililer eşlik etti.
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’nın proje tanıtım toplantısına katıldı. Kabinede yer aldığını ve bir köprü görevi görmeye söz veren Bakan Tunç, “Bölgenin bir evladı olarak sizlerin hemşerisi olarak kabinede hükümetimizde sayın Cumhurbaşkanımız da bir köprü vazifesi görmeye bir kere buradan söz veriyoruz. Milletvekillerimize el ele vererek inşallah Özkan kardeşimizi il belediyeleri arasında en genç başkan olarak inşallah başarılı olmasını sizler seçtikten sonra Karabüklü hemşerilerimizin takdiriyle inşallah bu projeleri hayata geçireceğiz. Bu güzel projeleri ne kadar süre içerisinde hayata geçirebilirsiniz dedim. İlk 5 yıl dedi yani ilk 5 yılda eğer bu projeler hayata geçerse gerçekten Karabük bambaşka bir Karabük olur” dedi.
“Karabük’te yeni bir dönem başladığını hep beraber görüyoruz”
AK Parti’nin adayı Özkan Çetintaya’nın adaylığı ile birlikte Karabük’te yeni bir dönem başladığını ifade eden Tunç, “Bu heyecan Özkan kardeşimizde var. Artık Karabük’te yeni bir dönem başladığını hep beraber görüyoruz Karabük’müze bugüne kadar çok önemli hizmetleri geçen değerli milletvekillerimiz oldu. Onlara buradan çok teşekkür ediyoruz, bir kısmı aramızda. Mehmet Ali Şahin başkanımız da aramızda. Diğer aramızda bulunan milletvekillerimize varıncaya kadar hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Hükümet yatırımları konusunda çok önemli mesafeler aldı. Hayatını kaybeden milletvekillerimiz Burhanettin hocamız, Ali Öğüten milletvekilimiz Allah’tan rahmet diliyoruz. Yine bugüne kadar bu teşkilata emek veren teşkilat mensuplarımızla hayatını kaybedenlere de Cenabı Allah’tan rahmet diliyoruz. Kastamonu’da büyük bir heyecan var oradan Kastamonu Taşköprü ye geçtik. Seçim irtibat bürosunu açmak için gittik. Ama bir mitinge dönüştü, büyük bir heyecan olduğunu gördük. Oradan Sinop’a gittik Sinop’ta da adayımızın projelerinin tanıtım toplantısına katıldık. Adayımızın Sinop’a değer katacak o güzel Karadeniz’in incisine yükseltecek projeleri dinledik. Bugün de biraz gecikmeli olarak bu toplantıya katıldık. Karabükümüzün önünün açık olduğunu ve inşallah Karabüklülerin bu fırsatı vererek Karabük’te gerçek belediyeciliğe başlatacaklarını yürekten inanıyorum” diye konuştu.
“Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projenin takipçisiyiz”
Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projesini hayata geçirmek için önümüzdeki süreçte yoğun çaba sarf edeceklerini belirten Tunç, “Karabük demir çeliğin başkenti. Karabük, Zonguldak, Bartın daha önce tek bir vilayetti. Sonrasında ayrı ayrı yollarımıza devam ettik ama gönüller bir oldu. Ortak projelerimiz var bu ortak projelerin hayata geçmesi için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. En başta Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projemiz. Yatırım programımızda inşallah Karabük, Safranbolu-Bartın duble yolunun yapılmasıyla ilgili olarak hem Özkan kardeşimiz Belediye Başkanı olduğunda daha çok bastıracak inşallah. Hem de milletvekillerimizle beraber biz o projenin takipçisiyiz. Çünkü Karabükümüzü sahile ulaştıracak Amasra ile Karabük’ü ve Safranbolu’yu bütünleştirecek önemli bir yol projesi. İnşallah onu hayata geçirmek için de önümüzdeki dönemde yoğun bir gayret göstereceğiz. Yine Karabük’te Garpark çok güzel bir proje. O zaten tek başına o hayata geçse Karabük’te Karabük bambaşka bir güzelliğe kavuşacak. ve o gar parkın hemen yanında da Adalet Bakanlığı’na tahsis edilen 21 bin metrekare alan var ve orada bir proje çalışmalarını başlattık. İnşallah önümüzdeki günlerde proje tekliflerini alacağız ve Karabük’e yakışır ve o gar parkla bütünleşecek o meydanla bütünleşecek mimaride adaletin de vatanına yakışır bir adalet sarayına inşallah kazandıracağız” dedi.
“Cumhurbaşkanımız İstanbul’u yaşanılır hale getirdi, o başarı dalga dalga yayıldı”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndaki başarısının Anadolu’da dalga dalga yayıldığını milletin de “AK Parti’yi kurt, sorunları sen çözersin” dediğini anlatan Tunç, şöyle devam etti:
“1994’te Cumhurbaşkanımızın Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimindeki o yaşanılmaz hale getirilen İstanbul’u devralarak 4,5- 5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde yaşanılır hale getirmiş olması işte orada gerçek belediyeciliğinin temellerinin atıldığı dönemdir. Havası soluna olmayan çöpleri toplanamayan sıla ve akmayan Haliç’in kenarından kokudan geçilmeyen İstanbul’u devraldı Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminden 94 te sayın Cumhurbaşkanımız ve tek bir dönemde kısa bir süre içerisinde İstanbul’u yaşanılır hale getirdi ve o başarı Anadolu’da dalga dalga yayıldı AK Parti’nin kurulmasını sağladı adeta milletimiz o başarıyı gördü İstanbul’u bu kısa süre içerisinde o çözülemeyen sorunlarını çözdü ve İstanbul’da yaşanır hale getirdin dedi bütün milletimiz Anadolu’da. ‘Sen bir parti kur, seni Başbakan yapalım. Türkiye’nin de çözülemeyen sorunlarına sen çözersin’ dedi ve adeta onun bir parti kurmasını zorladı, Yani AK Parti’nin kuruluş sebebi gerçek belediyecilikten gelir. Gerçek belediyecilik o dönemde uygulanan ve AK Parti’nin kurulmasıyla beraber de bütün ülke genelinde eser ve hizmet siyasetine dönüşen ekolün adıdır.”
“17 seçimde milletimiz tercihini yaptı. Şimdi 18. Sandık geliyor”
AK Parti’nin 22 yıldan bu yana iktidarda olduğunu 17 seçimde milletin tercihini AK Parti ve Cumhur İttifakı’ndan yaptığını belirten Tunç, “Şimdi Karabük inşallah yeni bir dönemi 1 Nisan’dan itibaren o ruhu burada başlatacak inşallah. Bundan hiç şüphemiz yok. O başarı AK Parti’nin kurulmasını sağladı ve 14 ay gibi kısa bir süre içerisinde milletimiz söz verdiği gibi tek başına iktidara getirdi. 22 yıldan bu yana da iktidardayız. 17 seçim geldi geçti, 17 seçimde de milletimiz tercihini AK Parti’den Recep Tayyip Erdoğan’dan Cumhur İttifakı’ndan yana kullandı. Şimdi 18 sandık geliyor. Muhalefetin içinde bulunduğu durumu görüyorsunuz. 10 ay önce yapılan seçimlerde bir ittifakları vardı, şimdi dağıldılar altılı masa dediler. Masanın orta hakları vardı. Cumhurbaşkanı adaylarını şimdi kendi partilerine genel başkanlığına bile layık görmediler. Sonrasında o Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak kişiler de şimdi hepsi birbirine düştü. Demek ki Allah korusun bunlar bir iktidara gelmiş olsalardı; iktidarı nasıl paylaşacaklarını nasıl paylaşamayacaklarını işte şimdi içinde bulundukları duruma baktığımız zaman görüyoruz. Nasıl bir tehlikeden geçmişiz ama milletimiz gerçekten kadirşinas ve izan sahibi. En doğru kararı verdi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde kabinemizin ikinci dönemini başlattı. Şimdi 31 Mart’ta vereceğimiz kararla da yerel seçimleri yapacağız. Yerel seçimler önemli. Şehirlerimizi yönetecek olan belediye başkanları önemli. Gerçek belediyecilik önemli. Gerçek belediyecilik dediğimiz zaman kalkınmacı belediyeciliktir. Şehrini geliştiren büyüten üretken belediyeciliktir. Yeni projeler üretir, vaat ettiği projelerin de ötesine geçen uygulayan sürekli hükümetten isteyen, proje üretip bakanından milletvekilinden o projelere destek isteyen belediyeciliktir. Gerçek belediyecilik şefkatli belediyeciliktir. Biraz önce örneklerini gördüğümüz. Fakir fukaranın yardımına koşan hastayı evinde hasta bakımını yapan, yaşlının ayağına giden, belediyecilik hizmetlerinde özellikle kimi kimsesi olmayanları gözeten belediyeciliktir. Gerçek belediyecilik ulaşılabilir belediyeciliktir. Erişilebilir belediyeciliktir. Bir problem için telefonu açtığınızda belediyeye orada karşınızda muhatap bulabilmektir. Gerçek belediyecilik hem fiziken ulaşılabilen hem de dijital yolla da ulaşılabilen işte biraz önce Özkan Bey’in projeleri tüm bu ilkelere ihtiva eden çok güzel hazırlanmış düşünülmüş, taşınmış ve uygulanabilir belediyeciliktir. Adil belediyeciliktir. Herkese eşit hizmet götürür, her mahalleye eşit hizmet götürür. Ayrım yapmaz mahalle ayrımı yapmaz, dolayısıyla adaletlidir, güvenilirdir. İnşallah tüm bu ilkelere uygun işte biraz önceki gördüğümüz projeler de hayata geçtiğinde Karabüklü hemşerilerimiz yaşamaktan gurur duyduğu onur duyduğu ve çocuklarımızın da Karabük’te yaşamaktan mutlu olduğu bir şehri inşallah imar edecek ve gönülleri de ihya ederek yoluna devam edecek” dedi.
“Ülkemizi istikrarlı kalkınma hamleleriyle ileriye taşıdık”
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyerek eğitimden sağlığa sosyal politikalardan kültüre her alanda insanı güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Tunç, “22 yıldan bu yana hep önce insan dedik insanı yaşat ki devlet yaşasın dedi. Bunu derken biz sadece bunu parti programımıza yazmakla ya da bir slogan olarak kullanmadık bunu uygulamamızla, icraatımızla gösterdik. Eğitimden, sağlığa, sosyal politikalardan kültüre her alanda insanımızı güçlendirmek için çalıştık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde insanı güçlendiren insanı önemseyen politikalara ağırlık verdik. Bu nedenle zaten 22 yıldan bu yana iktidarda kalabildik. İnsanı önemsemeye öncelemeye devam edeceğiz. Hep önce insan demeye devam edeceğiz. Kadınıyla genciyle yaşlısıyla işçisiyle memuruyla emeklisi ile çocuğuyla hep insan diyeceğiz. Önce insan diyeceğiz, insan güçlü olacak ki aile güçlü olsun. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun, millet olarak güçlü olalım. İstikrarlı kalkınma hamlelerini kesintisiz sürdürdük. Bugüne kadar 81 vilayetimizin eserlerle donattık. Hiçbir ayrım yapmadan bunu gerçekleştirdik. 81 vilayetimizde gerçekleştirdiğimiz o icaratlarla ülkemizi o istikrarlı kalkınma hamleleriyle ileriye taşıdık. Enerjide bağımsız savunma, sanayinde bağımsız, yabancıya muhtaç olmayan bir Türkiye olsun diye hem çalıştık ve çalışmaya da devam ediyoruz. Temel hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri birer birer kaldırdık. Özgürlük alanını genişlettik. Üniversitelere alınmayan kız çocuklarımızı hatırlayalım. O birinci olan kürsülerden yaka paça aşağıya indirilen kızlarımızı hatırlayalım. İşte 28 Şubat’ın yıl dönümünü daha yeni geride bıraktık. O karanlık günlerden bugünlere geldik. Temel hak ve özgürlüklerin önüne engel koymak isteyen vesayetçi darbeci anlayışla mücadele ede ede bugünlere geldik demokrasimizi güçlendirdik. Ülkemizde yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşabilmesi için mücadelesine milletimizle beraber yaptık. Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmak için çocuklarımızın gençlerimizin daha huzurlu bir geleceğe kavuşması için terörün her türlüsüyle mücadele ettik ve kökünü kazıyıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz inşallah. Karabüklü hemşerilerimiz bu mücadelede hep yanımızda oldu. Genel seçimlerde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, referandumlarda rekor oranda destek verdiniz. O nedenle biz Karabüklü hemşerilerimize borcumuz var ve inşallah belediyeyi de kazandıktan sonra şu projeleri çok hızlı bir şekilde hayata geçirerek hem yerelde hem genelde bu borcumuzu biz Karabüklü hemşerilerimize ödemek istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz, Karabüklü hemşerilerimiz bu fırsatı verecek” şeklinde konuştu.
“Vesayetçi anlayış bir daha devreye giremesin diye önemli yapısal reformları hayata geçirdik”
Türkiye’nin demokrasisini güçlendirmek için çalıştıklarını, bunları yapmaya çalışırken de her türlü engellemelerle karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Tunç, Anayasa’daki vesayetçi anlayışın bir daha devreye girememesi için önemli yapısal reformları hayata geçirdiklerini kaydetti. 15 Temmuz hain darbe girişimine de değinen Tunç şöyle devam etti:
“Türkiye’nin demokrasisini güçlendirmek için çalıştık. Bakınız 22 yıldan bu yana ülkemiz ekonomide 3-4 kat büyürken dünya projelerine adım atarken milletimizin refahını artırmaya yönelik icraatları yapmaya çalışırken, her türlü türlü engellemelerle karşı karşıya kaldık. 367 krizleri, e muhtıralar, parti kapatma davaları, gezi olayları ki Türkiye’nin enflasyonun yüzde 5’e düştüğü faizlerin yüzde 5’e düştüğü dünya projelerini konuştuğumuz, dünyanın en büyük hava alanlarını konuştuğumuz köprülerini konuştuğumuz nükleer santralini konuştuğumuz enerjide bağımsızlığımızı ilan ettiğimiz savunma sanayinde yüzde 80’lere varan yerlilik oranını yakalamaya çalıştığımız ve İMF defterini kapatarak bize artık dünyaya ekonomide de kimseye muhtaç değiliz diye ilan ettiğimiz bir dönemde o gezi olaylarını başlattılar. Sokakları ateşe vererek adeta bir sokak darbesiyle hükümeti değiştirmeye çalıştılar. Başaramadılar sonrasında 17-25 Aralık emniyet-yargı darbesiyle başarabileceklerini zannettiler. Orada da başaramadılar. Terörü azdırmaya çalıştılar. Hendekler kazdılar başarılı olamadılar. Son darbeyi 15 Temmuz karanlık gecesinde vurabileceklerini ve Türkiye’nin yönetimini birilerine küresel güçlere devredebileceklerini düşündüler ama milletimizin şanlı direnişiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşuyla karşı karşıya kaldılar. O darbecileri o karanlık geceyi darbecilere darbe yaparak aydınlığa çevirmeyi milletimizle başardı. Şimdi tabii ondan sonraki süreçte bir yönetim reformu yaptık. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek Cumhuriyetimizi güçlendiren demokrasimizi güçlendiren halkın yürütmeyi doğrudan belirlediği istikrar sistemine adım attık. O istikrarsız yönetim koalisyonlar devri olan parlamenter sistemi bırakarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtik. Anayasamızda önemli bir yönetim reformuydu. Bunun dışında anayasamızda temel hak ve özgürlükleri genişleten, hak arama yollarını artıran kadın hakları çocuk hakları dezavantajlı kesimlerde dediğimiz engellilerimiz şehit, gazilerimiz tüm bunlara pozitif ayrımcılık getiren düzenlemeleri hayata geçirdik. Anayasamızda vesayetçi ve darbeci ruhu taşıyan maddeleri ortadan kaldırmaya ve anayasamızı vesayetçi ruhtan arındırmaya çalıştık. Milletimizin desteğiyle bunları yaptık. Anayasamızda bir daha bu ülkede darbe olmasın vesayetçi anlayış bir daha devreye giremesin diye önemli yapısal reformları hayata geçirdik.”
“İnşallah parlamentomuz da bu uzlaşma sağlanır”
YAŞ, MGK, HSK, Anayasa Mahkemesi’nin yapısına varıncaya kadar demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdiklerini belirten Yılmaz Tunç, “Yüksek Askeri şuranın yapısından, Milli Güvenlik Kurulunun yapısına varıncaya kadar, hakimler savcılar kurulunun yapısından Anayasa Mahkemesi’nin yapısına varıncaya kadar tüm bunları demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdik. Devlet Güvenlik Mahkemelerini kaldırdık. Özel yetkili mahkemeleri kaldırdık. Askeri mahkemeleri kaldırdık. Askeri, Yargıtay’dan. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne varıncaya kadar, tüm bunlar anayasamızda temizlendi. Darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı anayasamızda kaldırdık. Sıkıyönetim gerektiğinde ilan edilebilir diye bir madde vardı anayasamızda kaldırdık. Anayasamızın vesayetçi ruhunu azalttık ama tabii tüm bu değişiklikler önceki dönemlerde yapılan değişikliklerde anayasadaki vesayetçi ruhun azalmasını sağladı. Tamamen ortadan kalkmasını o maddelere sinen ruh bakımından tam diyemeyiz. O zaman şimdi önümüzdeki hedefimiz Türkiye vizyonunun başında, ülkemizi milletimizi demokratik, sivil, katılımcı, temel hak ve özgürlükleri öne alan yeni bir anayasaya kavuşturmak inşallah parlamentomuz da bu uzlaşma sağlanır ve özellikle temel hak ve özgürlükleri insan haklarını güvenceye alan bir anayasayla yolumuza inşallah Türkiye vizyonunda devam ederiz” diye sözlerini tamamladı. – KARABÜK
]]>KBÜ tarafından Türkiye’de ilk kez ulusal ve uluslararası düzenlenen SOSYALFEST’in açılış seremonisi gerçekleştirildi. 15 Temmuz Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; Karabük Valisi Mustafa Yavuz, AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Duran, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
SOSYALFEST’in tanıtım videosu ile başlayan programda konuşan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, “TEKNOFEST’lerin ortam hazırladığı heyecan ve başarıyı, sosyal bilimler alanında da sağlayarak ‘Milli Sosyal Bilimler Hamlesi’ SOSYALFEST ile milletimizin ve uluslararası camianın zihnine kazımayı hedefliyoruz” dedi.
Gençlerin yeteneklerini ve vizyonlarını ön plana çıkaracak, toplumsal dönüşüme öncülük edecek, ulusal ve uluslararası ilkleri yaşama ayrıcalığı sağlayacak etkinliğin Karabük’te düzenlenmesinin gurur ve heyecanını yaşadıklarını belirten Yavuz, “İki gün boyunca, gençliğin dinamizmi ve bilimin ışığıyla buluşacak; gerçekleşecek sosyal, kültürel, sanatsal, eğitsel ve sportif etkinliklerle, Türkiye’nin sosyal bilimler sahnesindeki geleceğine, derin ve kalıcı bir etki bırakacağına inanıyoruz” diye konuştu.
Festivali bildiri halinde hazırlayıp yayınladıklarını ifade eden KBÜ Rektörü Prof. Dr. Kırışık, şunları söyledi:
“Bu sürecin sonrasında tabii ki pek çok sosyal model de üreterek toplumumuzun, milletimizin, devletimizin değerlendirmesine ve uygulamasına sunduk. Bu anlamda sevindirici bir gelişme olarak bazı üretmiş olduğumuz sosyal modeller devletimiz tarafından uygun görüldü ve uygulama alanına geçti. Bu da bizim için çok kıymetli, bir sonuç doğurması açısından değerli ve önemliydi.”
“Sosyal modeller üreterek dünyayı kardeşlik adasına dönüştürmek istiyoruz”
SOSYALFEST’in düzenlenmesinin amacından bahseden Kırışık, “Dünyamız çok zor ve karanlık dönemlerden geçiyor. Dünyanın her tarafında çatışmalar, kavgalar, mazlumlar, mağdurlar var Bunlara destek olmak yardımcı olmak istiyoruz ama hep batılı kavramlarla düşünüp batılı değerlerle analiz yapıyoruz. Biz istiyoruz ki medeniyetimizden, tarihimizden aldığımız güçle geçmişte yaptığımız gibi dünyayı yeniden yönetecek, yeniden nizam verecek sosyal modeller üretecek ve dünyaya yeni barış ufukları, kardeşlik ufukları açacak mağdurların ve mazlumların sesi olacak yeni bir dünyayı, Türkiye 100 yılını oluşturmak istiyoruz. Bunu gerçekleştirmek için en önemli gücümüz sosyal modeller üretmekten geçiyor. İnsanların barış ve kardeşlik içerisinde yaşayabileceği sosyal modeller üreterek dünyayı yeniden bir barış adasına, bir kardeşlik adasına dönüştürmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
14 farklı yarışma temasında Türkiye çapında ilana ve duyuruya çıktıklarını aktaran Kırışık, “Tabii ilk defa yapılan bir yarışma olması, çok bilinmemesi, sosyal modelin ne olduğunun henüz toplumda yeterince anlaşılamaması durumlarına rağmen gençlerimiz, hocalarımız, öğretmenlerimiz buna çok büyük bir ilgi gösterdi ve 3 bin 783 başvuru yapıldı. Yarışmamıza bu kadar sosyal modelin, bu kadar projenin gelmiş olması bize gerçekten Türkiye yüzyılı açısından büyük bir umut vadetmektedir” ifadelerine yer verdi.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri tek tek stantları gezerek, çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Vali Yavuz, daha sonra Rektör Kırışık ve beraberindekilerle birlikte festival çerçevesinde finale kalan sosyal modellerin sunumlarını takip etti.
Festival yarın gerçekleştirilecek ödül töreninin ardından sona erecek. – KARABÜK
]]>Seçim çalışmaları kapsamında her kesimin teveccühü ile karşılaşan ve vatandaştan aldığı destekle aralıksız bir şekilde çalışmalarını sürdüren Özkan Çetinkaya bir taraftan da Karabük için planladıkları projeleri halkın onayına sunuyor.
“Sahada ciddi bir destek, ciddi bir teveccüh ve değişim arzusu var”
Sevdalarının millete hizmet ve memleket sevdası olduğundan yorulmadan, şevkle 31 Mart’ta koştuklarını anlatan AK Parti Karabük Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya, “Sahada ciddi bir destek var. Ciddi bir teveccüh ve ciddi bir değişim arzusu var. Şehirde artık ciddi bir kalkınma arzusu var. Bizler de bu arzuyu, bu isteği, bu talebi inşallah hemşehrilerimizin 1 Nisan’da vereceği yetkiyle mühürle inşallah hizmete dönüştüreceğiz. Müreffeh, çağdaş ve modern bir Karabük, kalkınmış bir Karabük olarak önümüzdeki 5 yılda hizmetimizle inşallah bu arzularını hemşehrilerimizin gerçekleştireceğiz. Baktığımızda kurum binalarını yeniliyor hükümetimiz. Okullarımızı, depreme dayanıksız okullarımız var. Bunların güçlendirmesi gerekiyorsa yapıyor. Yine yenilenmesi gerekiyorsa yenilenmeleri yapılıyor. Tabii hükümet olarak burada birçok projelerimiz var. Akabinde birçok projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Hükümetimiz bu noktada şehre gereken özeni gösteriyor, Son 15 yılda bu hükümet olarak yapmış olduğumuz yenilemelerin modernizasyonların yerel anlamda ortaya konulamadığını görmekteyiz ve bu da bize ne yetiyor? Maalesef gecekondu yapıdan kurtulamamış. O modern konutları, çağdaş konutları, depreme dayanıklı konutlara maalesef halkımız kavuşamamış. Bunları yapamamışız. Bunları tamamlayamamışız. Şehirde beşten sonra hayat bitiyor söylemi var. Yine bu sadece şehrin merkezi değil birçok Mahallede akşam beşten sonra baktığımızda hayat bitiyor. O yüzden ben yapılan, bakımsız şehir eleştirilerine katılıyorum. Çünkü Karabük kan kaybediyor. Git gide Karabük görüntü itibariyle insanın yaşam kalitesi itibariyle çocukların büyüdüğü, gittiği parklar itibariyle baktığımızda o müreffeh seviyeye ulaşamamış” dedi.
Çetinkaya, 2029 seçimlerine kadar 5 yıllık sürede yayınladıkları seçim beyannamesinde ne gar sahasının, ne Araç çayının, ne de o modern bulvarları, ne de konut ihtiyacının hiç kimseye göstermeyeceğim” diyerek, ” Ben 2029’a kadar bu şehre modern, çağdaş, depreme dayanıklı, dar gelirli vatandaşlarımıza, yine diğer vatandaşlarımız, sosyal konutları ile gar sahası ve Araç çayı projelerimiz olsun bunları halkımıza kazandıracağız. ve bu söylemi de ben belediyecilik belediye başkanlığı yaptığım dönemde artık kaldıracağım. Karabük artık köhne, sessiz, sakin bir şehirden ziyade canlı, modern, çağdaş, daha yaşanılabilir, caddeleri cazibe merkezi olan bir şehir haline gelecek. Bir hedefim var, Karabük’ün nüfusunu mevcudun çok üzerine çıkartacağım. Burada ticari hacmi, ekonomik hacmi yükselteceğim. Bu mahallelerimizde bir popülasyon, bir nüfus oluşacak. Eğer bu dediklerimiz 15 beş yıllık bir belediye başkanlığı döneminde bu işler bir yerden başlansaydı on on beş yıllık bütçe ile bir Karabük daha kurardı. Burada önemli olan azim, kararlılık, çalışkanlık, 7/24 saat belediyeciliği yine burada mesela Ankara temasları, bakanlık teması, hükümet temasları, yine vekillerle ikili diyaloglarla çözebilmek çok önemli. 5 yılın sonunda şöyle hangi alana gidersek gidelim güzel içimizi açan bir belediyecilik olacak. Bunun da başı belli başlı mahallelerimiz var. 14-15’in üzerinde mahallelerimiz var. Bu mahallelerimizde halkımıza kentsel dönüşümler uygulayarak burada yer sahiplerine, ayrıca ailede konut ihtiyacı olan vatandaşlarımızın konut ihtiyacını
karşılayarak şehrimizin önce çehresi değişecek. Bunları yaparken, Bakanlıklarla, TOKİ işbirliği ile yürüteceğiz” diye kaydetti.
“7 bölgeye kreşler yapılacak”
Şehrimizi incelediklerinde her seferinde 7 bölge olarak değerlendirdiklerini anlatan Çetinkaya, “Bir proje düşünürken işte şehri kısım kısım ele aldığımızda 7 bölge olarak görülüyor. Şimdi bu bölgelerimizde biz istiyoruz ki bir kreşlerimiz olsun. Şu an çalışan gece gündüz memurlarımız var. Bu noktada bakıyoruz çocuklara genelde dedelere, babaannelere emanet oluyor. Bu kreşlerimizi modern bir eğitim yuvası olacak. Bir de burada böyle yaptım oldu değil de çok güzel öğrenci yetiştiren, çocuklara ilgi alakalı olan marka bir kreşler kuracağız. Bunlardan bir iki tanesinde 7/24 çalışacak. Çünkü gece mesaisine giden aileler var, ebeveyler var. Burada bizim nöbetçi kreşimiz devreye girecek. Ayrıca bu kreşlerimizde çocuklarımıza zihinsel, bedensel ve psikolojik gelişimler için uzman pedagog olsun, psikolog olsun, sosyolog olsun bunlar görev yapacak. Hem bir istihdam kapısı olacak burası. Hem de çocuklarımızın gelişimiyle alakalı marka bir kurum olacak. Yaptığımız hiçbir proje ve hiçbir hizmet belediyeye bir katkı getirsin, finansal bir destek sağlasın mantığıyla değil, tamamen hizmet odaklı halkımızın ihtiyacını görmesi mantığıyla yapılacak. Burada ücretler ise çok cüzi olacak. Mevcudun belki üçte bir rakamları olacak. Ama hizmet noktasında daha kaliteli, daha bilinçli, daha çok çocuklarımıza ilgilenen bir kreş yapısı bunlardan yedi tane olacak ve bunları hemen 1 Nisan’dan itibaren halkımıza hizmete sunacağız” dedi.
” İleri Tarım projemizle 200 kadın istihdamı oluşturacağız”
200 kadının istihdam edileceği 25 dönüm üzerine kurulacak olan ileri tarım projesini de anlatan Özkan Çetinkaya, ” İleri tarım uygulaması 25 dönüm arazide seralarımızı kuracağız. Burada bu seralarımızı nasıl yapıyoruz? 12 ay üretim yapabileceğimiz bitki, sebze, meyve üretebileceğimiz bir sera grubu bunlar. Burada ana maksat şu, burada atık ısılar var ve bu atık ısıları biz bu seraları ısıtmada kullanacağız. Bu atık ısılarla biz bu seralarda 7/24 on iki ay boyunca kışın tuvalda bitkiler ve sebzeler olmak üzere birçok şey üreteceğiz. 25 dönümlük sıralarımızda biz 200 kadın istihdam edeceğiz. Hedefimiz bu seralarda uygulamadan elde ettiğimiz ürünlerimizi halkımıza sunarken, bitki üretiminde de çarşımızda peyzaj uygulamasında yeşil çevre uygulamalarında kullanacağız” diye konuştu.
” Sizleri asıl aşağılan ben değilim”
Başkan adayı Çetinkaya, rakibi mevcut belediye başkanının A4 kağıdı ile konut taleplerinin toplamasına gösterdiği tepkisini de yenileyerek, “15 yıllık bir belediyeciliğin sonunda A4 kağıdıyla başvuru alınsın istemezdik. Biz ne isterdik, bu halka, hemşehrilerime tapular dağıtıldın. Bugün 15 yılın sonunda hala bir vaat siyaseti değil, bugün icraata doğru dönüşmüş bir hizmet siyaseti ortaya çıksın. Benim hemşehrilerime seçime 35 -40 gün kala hala, bin konut yapacağım vaatleri değil de bugün gönlüm arz ederdi ki biz bin tane konutu hayata geçirdik, tapularını dağıtıyoruz demelerini arzu ederdik. Yani burada anlatmak istediğiniz net olarak bu. Çünkü bakıyoruz geçmişte 2009, 2014 ve 2019 vaat var, konut vaadi var. Her dönem bir konut vaadi var ama dönüp baktığımızda bir tane yapılmış mahallemiz var mı? Mahallenin halini görüyoruz. O açıdan şunu demek istiyorum, bizim A4 kağıdı veya vatandaşımız söz konusu değil, ben 36 yıldır bu şehirde yaşıyorum. Kimseye bugüne kadar ne bir kibir ne bir üstten bakma gibi bir durumum olmadı ve 12 yıldır da siyaset yapıyorum beni en iyi Karabüklüler tanır. Bugün bizi tanımayan esnafa sorsun, okul arkadaşıma sorsun, Özkan kimdir dendiğinde Özkan bu şehrin yetiştirdiği bir evlattır. Ben kimseyi aşağılamam. Ama bugün sizleri asıl aşağılan ben değil, 15 yılın sonunda hemşehrilerime hala form doldurtup 15 yıl yapamadım, seçimin son 35 günü siz bu formu doldurun, yapacağız diyenlerdir. Oysa üzüldüğüm noktalar bu. Ben arzu ederdim ki bugün 15 yıllık belediyecilik sonucunda bugün A4 kağıtları değil tapular verilsin daireler teslim edilsin. Formu niye eleştiriyorsun? Metrekare yok, yer belli değil, fiyat belli değil, ödeme belli değil, taksit belli değil. Seçime 35 gün kala çıkartılmış belediyede ve insanlara umut veriyoruz Efendim bugün umut zamanı. Bugün icraat zamanı. Bugün seçime 35 gün kala bir belediye yapması gereken şey form toplamak değil, tapu dağıtmaktır.” ifadesinde bulundu.
“Bizim rantla işimiz yok”
Çetinkaya, biz on beş yılda verilemeyen bir konut hizmetinin belediye başkanlığının son 35 gününde verilmesini eleştiriyoruz diyerek, ” Yok işte ranttır, ruttur falan bunlar bizim lugatımızda olmaz. Şunu söylüyorum bizler burada kısır siyasi söylemler yaparsak Karabük bir metre ileri gitmez, bir santim buradan buraya ilerleyemez. Burada tartışacağımız ve konuşacağımız tek şey Karabük’e hizmet noktasında ne yapabiliriz? Bugün benim tek hedefim budur. Bugün Karabük’te nasıl bu Karabük’ü daha modernize, çağdaş, nasıl başlatabiliriz? hizmet belediyeciliğini başlatabiliriz. Bizim tek gayemiz budur. Biz böyle sonsuzluğa konuşan lafların kati suretle muhatap almıyoruz. Bu sorunun mesela hiçbir yerde karşı polemiklere girmeyeceğim. Bugün biz Karabük’ü bırakalım, şuraya koyalım. İşte sen mi rantçısın ben mi rantçıyım, o mu, bu mu, bu kavgalar. Bunun Karabük’e ne faydası var? Bunlar kısır siyasi söylemler. Biz Karabük için her türlü hizmet için her türlü diyaloğa varız, tartışmaya varız. Ama öyle aslı astarı karşılığı olmayan ucuz, basit siyasi söylemlerin Karabük’e ne faydası var? Bu gerginliği Karabük’e ne faydası olur. Bunlar tamamen kısır siyasi söylemlerdir. Karabük bunu hak etmiyor. Karabük hizmet tartışmayı hak ediyor. En güzel caddeyi sen mi yapacaksın? Ben mi yapacağım? Ben yapacağım. Karabük’e en çok konutu da ben yapacağım. En güzel mahalleri ben kuracağım. En güzel caddelerde ben yapacağım. Ne derse desin bu kısır siyasi söylemlerin muhatabı değilim. Bunlar tamamen her seçimden böyle çıkmış böyle boş atayım dolu tutarım hesabı söylenen sözler. Kati surede biz burada her zaman hizmeti ele alırız. Biz burada halkımıza ne veririz bunun derdini düşünüyoruz. Bakın burada birbirinden kıymetli hayata geçireceğim projem var. 2029 seçimlerinde size hiç kimse konut vaat etmeyecek. Çünkü o konut problemini çözeceğiz. Hiç kimse gar sahasına proje vaat etmeyecek, orayı hayata geçireceğiz. Bugün araç çayı kenarında kimse size bir proje üretmeyecek. Ben o projeyi hayata geçireceğim kıymetli hemşehrilerim. Hiçbir şekilde bunların kronik problemleri biz 5 daha arı gibi çalışarak 7/24 belediyecilik sadece seçimlerinden seçimlere değil. Şimdi bakıyorum her yerde araçlar var, her yerde bir hummalı ve hareketlilik var. Bizler 5 yılın her dakikasında Karabük’ü düşünerek, çalışarak, projelerimizi aktif hale getirerek ve 2029 yılında bu katalogda ne vaat ediyorsam yüzde yüzünü yapacağım ve bunu başaracağım. Şehrimi de Batı Karadeniz’in en gözde en cazibe merkezi haline getireceğim. Bu şehirdeki insanımız mutlu olacak” dedi.
“Asıl dev eseri inşallah 1 Nisan sabahından 2029 yılına kadar mükemmel bir beş yılda görecek”
Belediye binası girişindeki turnikeleri de eleştiren Özkan Çetinkaya, ” Şu an belediyenin girişinde turnikeler var, stadyum mu burası? Hizmet kurumu böyle olmamalı. Biz bu turnikeleri 1 Nisan sabahı hemen kaldırıyoruz. Yani o açıdan bizler bir kere saha belediyeciliğine geçiş yapıyoruz. Hizmet belediyeciliğine geçince artık siyaset arkada kalıyor bizim için. 1 Nisan’dan sonra Karabüklü ruhumuzla, aidiyetlimizle sahaya çıkıyoruz. Bu hizmetlerimizi, bu vaatlerimizi, bu kitaptaki tüm projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Benim tek derdim Karabük’e hizmet etmek. Karabük’e birin yanına bir nasıl yaparım? Bu caddede, bu sokakları, bu şehrimizi, bu mahallelerimizi nasıl daha iyi hale getiririz? Bununla alakalı elimde projelerim hazır. Vekillerimle güzel diyalog içerisindeyim. Yine burada il başkanımızla diyalogla birlik beraber halindeyiz. Hükümetimizle, bakanlarımızla istişare halindeyiz. Bu projeleri hazırlarken herkes gördü ki biz bu barış projeleri powerpoint’te hazırlayıp öyle akşamdan sabaha sosyal medyaya yüklemiyoruz. Biz bunları bakanlarla daire başkanları ve genel müdürlerle istişare ediyoruz. ve bu projeleri gerçekleştirirken de her zaman bir ayağı da Ankara olarak yapıyoruz. Neden bunu yapıyoruz? Hızlı bir şekilde hemen yol alalım. İstişareyle çünkü ben şu an adayım. Bu hizmeti yapacağız ve bunun sözünü verdik halkımıza. Bu bir beyannamedir, bir sözleşmedir ve bir akittir. ve biz bu akide her zaman sadık olacağız. Şimdi 287 eser diye bir yerlerde yazıyor, dev eser. Şu an bence bu kısır siyasi söylemlerden ziyade herkes çıksın 287 dev eser varsa buyurun herkes anlatsın. Mahalleye gidiyorum soruyorum, 287 dev eserin kaçı sizin mahallenizde, cevap yok. Karabük’te 287 dev eser var, bunlar hangisidir? Nasıl bir dev eser? Kime göre dev eser göreceğiz. Ama şunu söyleyeyim, Karabüklü hemşehrilerim asıl dev eseri inşallah 1 Nisan sabahından 2029 yılına kadar mükemmel bir beş yılda görecek. 2024 senesi ve sonrası güzel Karabük’ümüzün, güzel hemşerilerimizin güzel yılları olacak.”
” Güzel bir şehir kuracağız
Karabük seçmenine de seslenen AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya, konuşmalarını şu sözlerle sürdürdü:
“Biz her zaman Karabük halkı çarşıda, pazarda, caddede, parkta baş başayız ve birlik halindeyiz. Bu birliktelikle biz bir hizmet yolculuğuna çıkalım. Şehrimizi, kentimizi güzelleştirelim. Daha yaşanılabilir, daha çağdaş, daha modern, daha müreffeh bir seviyeye taşıyalım istiyoruz. ve bu konuda her zamanki gibi desteklerinizi istiyoruz. Bugün 36 yaşına kadar beni büyüten, beni besleyen, okutan buralara getiren Karabük’e biz bu hizmeti yapmak istiyoruz. 12 yıllık siyasi hayatımızda girdiğimiz her evde, her hanede, her dükkanda bizleri tebessümle, güler yüzle ağırlayan Karabüklülere bu sefer hizmet etmek için belediye başkan adayı olarak buradayız. O yüzden desteklerinizi bekliyoruz. Ben Türkiye’nin en genç belediye başkan adayıyım. Belediye başkanı olacağım ve en genç ama en çok çalışan, en çok hizmeti yapan, en çok proje üreten belediye başkanı olacağım. Sorunları biliyoruz, bugün tespitini yapıyoruz sizlerin de ilettiği talepler var. Bu taleplerin inşallah 1 Nisan sabahı bize bu mührü, şehri emir sıfatına layık görürseniz bir bir beş yılda hepsini yok edeceğiz. ve sizlere, bizlere, hepimize güzel bir şehir kuracağız” – KARABÜK
]]>Yaklaşık 1.5 aydır 31 Mart seçimleri için vatandaşlara projelerini ve hedeflerini anlatan Özkan Çetinkaya, kentin vaat siyasetine değil, icraat ve hizmet belediyeciliğine kendi dönemlerinde kavuşacağını söyledi.
“Kentsel dönüşüm projelerinde hiçbir vaadini gerçekleştirilmiş durumda değildir”
“Karabük’e uygulanacak projelerin aslında hep aynı projeler olduğunu, ancak sorulması gereken sorunun neden bu projeler sürekli aynı şekilde ısıtılıp ısıtılıp halkın önüne neden sunuluyor?” diyen Çetinkaya, ” 15 yılda bu projeler tekrar tekrar ısınıp ısınıp halkın önüne neden sunuluyor? Aslı baktığımızda projeler aynı değil. Problemler ve hizmete dönüştürülmesi gereken konular aynı. Ama bakıyoruz, Karabük’te ihtiyaç hali olan şeyler maalesef çözüme kavuşturulmuyor. Seçime 40 gün kala bugün burada verilen bin konut projesi vaadi. Seçime 40 kala halka hizmet için sözde verilen A4 maktu bir evrakla halkın başvurusu toplanıyor. Aslında bu evrakın hiçbir geçerliliği yok. Bir de bakıyoruz aynı belediye geçen iki seçimde Kemiklidere bölgesinde kentsel dönüşüm projesi sundu. Yüne Bayır mahallede bir önceki seçimde aynı şekilde seçim kampanyası olarak halka yapacağız diye sunulan konut vaatleri var. Bu bölgenin ikisinde de herhangi bir konut geçmiş 15 yılda verdiği kentsel dönüşüm vaadini yapmadı. Bugün vadeliden herhangi bir konut çalışması olmadı. Karabük halkı o zaman da heyecanlandı, konut sahibi olacağım dedi. Mahallelerimiz yenilenecek dedi. Daha modern, depreme dayanıklı konutlar yapılacak dedi. Geçtiğimiz on beş yılda bu iki tane konut projesi ve dahası daha nicesi hayata geçirilmedi. Geldik yıl 2024 seçime kırk gün kala yine aynı vaatler. 15 yıl da kaç konut yaptın. Şimdi yine aynı vaatlerle haktan evrak topluyor ve bu form niteliğinde bin tane konut yapacağınızı Karabüklü halkımıza beyan ediyor. Biz etmiyoruz, Karabük Belediyesi vaat ediyor. Maalesef uygun görmüyoruz bunu. Biz arzu ederdik ki 15 yılda Karabük’te konut üretimi mahallelerimizde konut stoku yükselsin. Daha modern daha çağdaş, depreme dayanıklı konutlar üretilsin. Çocuklarımız, ailelerimiz daha modern yapılarda yaşasın. Ama maalesef şu on beş yıllık Karabük Belediyesi son 15 yılında bu konut projesine, kentsel dönüşüm projelerinde hiçbir vaadini gerçekleştirilmiş durumda değildir. Nitekim son yıllarda soğuksu bölgesinde 3. etapta bir kriz halini almıştır. Biz orada da şunu söylüyoruz; Soğuksu Mahallesi’ne, 1 Mayıs’ta inşallah üçüncü etaba ilk kazmayı vuracağız. Kepçeyi sokacağız. Bu noktada da temaslarımız başladı inşallah. Bizler soğuksu mahallesinde üçüncü etabı da çok hızlı bir şekilde halledip halkımızın inşallah hizmetine sunacağız. Burada hızlı bir şekilde icraata hemen dönüşeceğiz. Göreve geldikten bir ay sonra biz Soğuksu Mahallesi’nde inşallah üretimine devam edeceğiz. Burada yine kiralar noktasında orada da yine halkımıza üzerine düşen neyse fazlasıyla yapacağız. Buradakiler bir kayıp varsa bunları da kati ücretle bu kayıpları yok edeceğiz, ortadan kaldıracağız. Bu projelerde bir ticaret değil, bir hizmettir bunlar hemen kentsel dönüşümlerimizi uygulayacağız. Bayır Mahalle olsun ve burada belirttiğimiz birçok mahallemizde halkımızı mağdur etmeden burada halkımızın hakkını koruyarak biz bu kentsel dönüşümleri ve bu modern, konutları, modern yapıları mahallelerimize kazandıracağız. Bu işin ehli de AK Parti’dir. Bugün Türkiye’de 2002’den önce TOKİ’yi konuştuğumuzda hiçbir şey yok ama 2002’den bu yana bakıyoruz şehrimizde de birçok TOKİ projesine bakıyoruz hükümetimizin imzası var. O noktada kentsel dönüşüm ve konut üretimi, modern konut üretimi bizim asli uzmanlık alanımız. İnşallah bu uzmanlık alanımızı göreve gelir gelmez icraata koyacağız” dedi.
“Karabük Belediyesi bu formlarla önümüzdeki 5 yıl size bin tane konut yapmayacak”
“Birçok mahallede sosyal konut üretmeye kuracakları Konut AŞ bünyesinde ve TOKİ’yle iş birliği halinde seri şekilde başlatacaklarını da ifade eden Özkan Çetinkaya, ” Eğer vaat ettiğimiz projelerle göreve geldiğimizde hiçbir çalışma ve ilerleme olmazsa gelsin belediyeye halkımız bize hesap sorsun. Belge topluyorsun, yer belli değil, kaç paraya mal olacak, kaç metre kare olacağı belli değil, insanları belediyede uzun kuyruklar oluşturarak umutları A4 kağıdına bağlıyorsunuz. 15 yılda verdiği vaatlerin hiçbiri yapılmamaış, bugün bu formla başvuru yapan halkımıza şunu söylüyorum, Karabük Belediyesi bu formlarla önümüzdeki 5 yıl size bin tane konut yapmayacak. Ama şunun sözünü veriyorum, AK Parti Belediye Başkan adayı olarak, yapacağımız 2 bin 100 konutu ise hükümetimle, TOKİ işbirliğiyle, istişare ile, Ankara yolunu gide gele Karabüklü hemşerime kazandıracağım. Belediye personelimizin de konut ihtiyacı var. Bizler de gerekirse burada belediye personelimizin bir konut ihtiyacı varsa bunu belediyedeki personel mesai arkadaşlarımla oturur 2100 değil 2500 konut yaparız. Bizim mesai arkadaşımız, personelimiz onlara da gerekli desteği yaparız” diye konuştu.
15 yıldır koskoca bir sürecin geçtiğini de kaydeden Çetinkaya, ” Başka illere bakıldığında nehir akıyor millet etrafında yürüyor. Bizim burada nehrimiz akıyor. Benim hemşehrilerim bakıyor. Karabüklüler bakıyor. Yine burada bir alan var, Gar sahası var. Bakıyorsun işte ben falanca yıl oraya protokole imza attım. Peki işi niye takip etmedik? Niye peşinden gitmedik? Vekillerimiz var burada birçok bürokratımız var Ankara’da. Bu işlerin peşine niye düşmedik? Ben adayım ve aday olduğumdan sonra 3 defa bakanla görüştüm. Bir tanesi de Gar projesi. Bu görüşmeler neden yapılmadı. Yapılsaydı bu gün tekrar tekrar ısıtılıp 15 yıl sonra niye proje olarak sunuluyor? Arzu ederdim ki ilk dönem bunun vaadini veren arkadaşımız Gar sahası icraatı gerçekleştirseydi, hizmete açsaydık. Şimdi konut noktasında ya Allah aşkına 15 yılda yapılmayan konutun seçimin 40 günü vaat eden bir belediye var karşımızda. 15 yıl hiçbir konut çalışması yok. Karabüklü çocuklar hala eski yapılarda. Yine bakıyorsun mevcut apartman kültürü olan mahallelerimiz bakıyorsunuz trafik problemleriyle otopark problemleriyle boğuşuyor. Bugün bakıyorsun konut bulamamaktan millet ilçelere oturmaya gidiyor. Şimdi 15 sonra form topluyoruz. 2019’dan buyan vaat ettiği bir tane konut projesi göstersin. Modern, çağdaş ve yaşanabilir bir Karabük için ben yola çıktım. 2100 tane konutu asgari düzeyde yapacağım. Azami düzeyde de bu rakamın çok çok üzerine çıkacağım. Burada da yine TOKİ’yle seri şekilde iş birliği yapacağız ve burada kentimizi daha güzel müreffeh bir seviyeye taşıyacağız. Bu bir cevap değil, bu bir hizmet aşkıdır. Bu Karabük’e bir kalkınma hamlesinin aşkıdır.” diye konuştu.
1100 Araçlık otopark sorunu millet bahçesi ile gideriyoruz”
AK Parti Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, kentteki en büyük sorunlardan birinin de otopark olduğunu ifade ederek, ” Kent Meydanı millet bahçesinde dönemin bakanı Murat Kurum’un ciddi bir emeği vardır. Yeniden TOKİ tarafından revize edilen Kent meydanı millet bahçesi projesinde bin yüz araçlık bir otopark hedefliyoruz. Millet bahçemiz içerisinde olacak ve halkımızın hizmetinde olacak. Millet bahçemizin içerisinde birçok sportif, sosyal yine gençlerimizin, kadınlarımızın, ailelerimizin kullanacağı alanlar da olacak. Kent meydanı millet bahçemiz içerisinde 1100 araçlık bir otoparkımız. Var. Şehrimizin otopark problemini ortadan kaldırıyoruz. Burada 800 araçlık iki katlı bir otopark ve yatay mimari inşa ediyoruz. Mevcutta da bir 300 araçlık otopark var. Burada da tek gayemiz hizmet. Burası 194 milyon TL, bir bedelle TOKİ tarafından, Çevre Bakanlığımız bünyesinde şehrimizde, hemşerilerimizin hizmetine sunuluyor. 78 dönüm alan üzerine yapılan Millet bahçemiz şehrimizin gözbebeği alanda gün geçtikçe yükseliyor. 26 Kasım 2024’de hemşehrilerimizin hizmetine de bu alanı sunacağız. Burası Karabük’lerin sosyalleşebileceği bir alan. İçerisinde bir çok sosyal alanlar yer alacak. Burası yeşil bir koridor olacak” ifadelerinde bulundu. – KARABÜK
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakan Abdulkadir Uraloğlu;
“İki yıllık bir periyot içerisinde Filyos Limanı’nı deniz ticaretinde kullanılabilir şekle getireceğiz”
“Demir yolu hattımızı da limanın içerisine kadar ulaştırmış olacağız”
KARABÜK – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Filyos Limanı’nın tamamlanmasıyla bölgesel kalkınmada yeni bir dönemin başladığını ve limanın sadece enerji sektöründe değil, genel ticaret ve lojistikte de kritik bir rol oynayacağını belirtti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karabük’e geldi. Valilik ziyaretinin ardından Kardemir’i ziyaret eden Bakan Uraloğlu, AK Parti Karabük İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu.
Kardemir’in ürettiği ürünlerin Marmaray’da bile kullanıldığını aktaran Bakan Uraloğlu, “Bugün öncelikle Valiliğimizi bir ziyaret ettik. Orada genel ilimizin ihtiyaçlarıyla ilgili istişarelerde bulunduk. Sonra Kardemir’e uğradık ve Kardemir’deki çalışmaları yerinde gördük. Gerçekten hani bir Kardemir’in kurulmasıyla gelişmiş olan bir Karabük, büyümüş olan bir Karabük, Kardemir artık sadece Karabük’e değil, sadece Türkiye’ye değil, dünyaya mal satıyor, dünyaya hizmet ediyor. Bizim ayrı bir mutluluğumuz da bizim sektörümüzdeki demir yollarına, gerek ray üretmesi, gerek tekerlek üretmesi, gerekse de ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili bazı çalışmaları yerinde görmüş olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Beş bin kişiye doğrudan istihdam imkanı sağlayan bir sektörden bahsediyoruz. Bu hepimiz için kıymetli. Aynı zaman sadece klasik ürünler değil bazı projeleri de geliştirerek Türkiye’ye komple katkı sağlamaya çalışan bir sektör, bir kuruluş tabii yan sanayisiyle beraber. Ondan dolayı duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Mesela öğleyin yemekte işçi kardeşlerimizle beraber oldum. Dört yıl önce giren bir kardeşimiz babasının yerine girmiş. Böyle de bir gelenek varmış orada. Babadan oğluna güzel bir gelenek. Teşvik edici bence. Onun için de bu geleneği yürütenleri ben tebrik ediyorum. Tabii ilimizde yaptıklarımız var” dedi.
Uraloğlu, Filyos Limanı’nın tamamlanması ve faaliyete geçmesiyle, Karabük başta olmak üzere bölgedeki illere büyük katkı sağlanacağına vurgu yaptı. Ayrıca, limanın demir yolu bağlantıları ve çevre illere sağlayacağı ekonomik katkılar hakkında da bilgi verdi. Uraloğlu, liman çevresindeki endişelere de değinerek, bu endişelerin yersiz olduğunu ve projenin bölge halkının refahına önemli katkılar sunacağını belirtti.
Bakan Uraloğlu şöyle devam etti:
“Sizlerin hepinizin özellikle sanayiyle ticaretle uğraşan kardeşlerimizin yakından takip ettiği Filyos Limanı. Biliyorsunuz Filyos Limanı’nı bitirdik. Hizmete açtık. ya orada Allah nasip etti bir gaz bulmayı nasip etti. ve limanda sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. ve orada korkunç bir lojistik görev gördü ve görmeye de devam ediyor. Ama oradaki esas civar illerde bu civardaki beklenti oranın ticarete de açılması. Deniz Taşımacılığına da açılması noktasında Enerji Bakanımızla birkaç hafta önce yerinde tespitleri yaptık. Bir projeksiyonda orada Türk Petrollerine bırakacağımız yeri netleştirdik. Bazı işlemlerin yapılması gerekiyor. Bazı deniz taramaların yapılması gerekiyor. İki yıllık bir periyot içerisinde inşallah orayı normal deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun bir şekilde kullanacağı şekle getireceğiz. Orada bazı endişeler var. O endişeleri ben buradan yersiz olduğunu söylemek isterim. Yakından takip ettiğimiz hakeza demir yolu hattımızla ilgili de ihale sürecini başlattık. Onu da demir yolu hattımızı da limanın içerisine kadar ulaştırmış olacağız. Tabii burada yapılan özellikle biraz önce Karabük’ten bahsettim. Hani gezerken gördüm. Marmaray’ı da tren setlerimizin tekerleklerine kadar orada yapılıyor. Ben de bunu gerçekten memnuniyetle gördüm. ve Kardemir’in esas büyüme döneminin de AK Parti hükümetleri döneminde olduğunun da buradan altını çizmek isterim.”
Bakanlıktan Karabük’e 18,5 milyar liralık yatırım
Karabük’te 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun 116 kilometreye çıkartıldığını ve bakanlık olarak 18,5 milyar liralık yatırım yapıldığına dikkat çeken Bakan Uraloğlu AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya da destek isteyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ulaştırmak Altyapı Bakanlığı olarak ilimizde yaklaşık 18,5 milyar liralık bir yatırım yapmışız. 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 116 kilometreye çıkarmışız. Hiç sıcak karışım kaplamalı yol yokmuş. Onu da yaklaşık 170 çıkarmışız. Burada talepler var. Kavşaklar ve Kemikli rampalarındaki bazı problemlerdir. Yine Karabük- Yenice yolludur. Biz bazılarının projelerini yaptık. Bazılarını da proje aşamasını olanlar var. Bir kısım imalatlarını yaptık. Onları planlayarak belli bir projeksiyon içerisinde hayata geçireceğiz. Bundan şüpheniz olmasın. Hem demir yolu anlamında olsun hem karayolu anlamında olsun. Bunları yürütüyoruz. Tabii şehrin daha yaşanabilir olması için. Şimdi bakın ne dedik? Kardemir’le beraber Karabük büyüdü. E tabii o zaman en büyük ihtiyaç neydi? Nakliyeydi. Biz de geldik. O zaman boş olan şimdi şehrin ortasında kalan bir gar alanı yaptık orada. Büyük bir alan yaptık. İyi ki de yapmışız. Yani demir yolcu arkadaşlardan Allah razı olsun. Dolayısıyla bu sayede orayı bundan sonra değerlendirme noktasında bir imkana sahip olduk. Değil mi? Bu güzel bir şey. Ha şimdi oradaki garın dışarıya yaklaşık dört kilometre kadar yanlış hatırlamıyorsam. Arkadaşlarımız yerini tespit etti. Zaten belediyeyle yapılmış olan bir protokol var. Yerini tespit etti Onun yapılmasından sonra buranın da terk edilmesiyle ilgili gerekli değerlendirmeleri yaptık. ve buranın şehre kazandırılması gerektiği noktasında biz Karabük’teki bütün yöneticilerimizle mutabıkız. ve belediye başkan adayımızla da konuştuk. Özkan beyle de konuştuk. Aşağı yukarı süreci netleştirerek, fikir olarak kararını verdik zaten. Süreci bundan sonra yakından takip ederek inşallah orayı altı otopark, üstü yaşam alanları, park gibi ve o yaşam alanında olması gerektiği kadar donatı alanları oluşturacağız. Daha çok yeşil alanla orayı el birliğiyle hayata geçireceğiz. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diliyorum. Genel anlamda ihtiyaçları biliyoruz. Belediye seçimleri hepimiz için önemlidir. Biz mutlaka demokratik bir süreç içerisinde bir yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de yakışan budur. Türkiye’mize de yakışan budur inşallah biz, Özkan kardeşimle belediyeyi de burada sizlerin destekleriyle beraber, yoğun çalışmasıyla beraber diğer ilçe ve belde belediyeleriyle beraber inşallah gayret edeceğiz. Bizim görevimiz belli. Bir sefere çıkacağız. Zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah bu anlamda da yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte bütün emeklerini esirgememelerini biz istiyoruz. Yolumuz, yolumuz açık olsun diyorum.
]]>Karabük programı kapsamında Kemal Güneş Caddesi’nde esnafla görüşen Uraloğlu, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinde, Karabük Milletvekili Durmuş Ali Keskinkılıç, İl Başkanı Ferhat Salt ve Karabük Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya eşliğinde basın toplantısı düzenledi.
KARDEMİR’in artık sadece Türkiye’ye değil dünyaya ürün sattığını belirten Uraloğlu, gerek ray gerek tekerlek gerekse ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili çalışmaları bulunan fabrikanın, sadece klasik ürünlerle değil yan sanayisiyle de Türkiye’ye katkı sağlamaya çalıştığını söyledi.
Filyos Limanı’nın hizmete açıldığını anımsatan Uraloğlu, “Allah orada gaz bulmayı nasip etti. Liman da sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. Orada lojistik görevi gördü, görmeye de devam ediyor. Bu civardaki illerde esas beklenti buranın ticarete ve deniz taşımacılığına da açılması noktasında.” diye konuştu.
“Karabük’e 18,5 milyar liralık yatırım yaptık”
Uraloğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile yerinde tespitler yaptıklarına değinerek, “Bazı deniz taramalarının yapılması gerekiyor. 2 yıllık periyot içerisinde inşallah orayı deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun şekilde kullanacağı hale getireceğiz. Hakeza demir yolu hattımızla ilgili ihale sürecini başlattık. Onu da liman içerisine kadar ulaştırmış olacağız.” dedi.
KARDEMİR’in esas büyüme döneminin AK Parti hükümetleri iktidarında olduğunun altını çizen Uraloğlu, Bakanlık olarak kente yaklaşık 18,5 milyar liralık yatırım yaptıklarını, bölünmüş yol uzunluğunu 7 kilometreden 116 kilometreye çıkardıklarını ve şehre hiç bulunmayan 170 kilometre sıcak karışım kaplamalı yolu kazandırdıklarını bildirdi.
Uraloğlu, kentte gerek kara gerek demir yoluyla ilgili taleplere ilişkin bazı çalışmaların yapıldığını, bazılarının ise proje aşamasında olduğunu anlatarak, bunların planlanarak belli süreç içerisinde hayata geçirileceğinden kimsenin şüphesinin bulunmaması gerektiğini dile getirdi.
Karabük’ün daha yaşanılabilir hale getirilmesi kapsamında daha önce inşa edilen gar alanının değerlendirilmesi ve kente kazandırılması için yapılan değerlendirmelerde kentteki bütün yöneticilerle mutabık kaldıklarına değinen Uraloğlu, kısa zamanda bu bölgenin altı otopark, üstü yaşam alanı, park, gerektiği kadar donatı ve daha çok yeşil alanla vatandaşların hizmetine sunulacağını söyledi.
Bakan Uraloğlu, belediye seçimlerinin tüm taraflar için önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Mutlaka demokratik süreç içerisinde yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de Türkiye’mize de yakışan budur. İnşallah Özkan (Çetinkaya) kardeşimizle, sizlerin destekleriyle, yoğun çalışmasıyla, diğer ilçe ve belde belediyeleriyle gayret edeceğiz. Görevimiz belli. Biz sefere çıkacağız, zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte emeklerini esirgememelerini rica ediyorum. Yolumuz açık olsun.”
Uraloğlu, kentteki yatırımlara ilişkin soruları yanıtladı
Uraloğlu, bir gazetecinin, “Kentin girişiyle ilgili proje var mı?” sorusu üzerine, ildeki köprülü, alt ve üst geçişli kavşakların nereye yapılacağına doğru karar verilmesi gerektiğini dile getirdi.
Bazı projelerin hem şehircilik hem de ulaşım anlamında bekleneni vermesinden ziyade olumsuzluklara yol açtığına dikkati çeken Uraloğlu, “Burada benzer çalışma vardı. Karayolları olarak geldik, çok uzun çalışmalar sonucunda şehrin bütün dinamikleriyle temas ederek proje ortaya koyduk, simülasyonlarını yaptık ve bunun doğru olduğuna inandık. Hafta sonu karayollarından arkadaşlarımı buraya gönderdim. Dronlarla gerek oradaki bütün sirkülasyonu izlediler, gerekse de sürücü davranışlarına baktılar. Orada ufak tefek bazı düzenlemeler yapmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Bilecik-Bursa-Karaman-Mersin arasındaki hızlı tren çalışmalarının ne zaman tamamlanacağı sorusuna Uraloğlu, “2025’in sonunda belli bir kısmını, 2026’da da inşallah tamamını.” cevabını verdi.
Uraloğlu, kent merkezinde yapılması planlanan gar projesinin ne zaman hayata geçirileceğine ilişkin soru üzerine, kararı aldıklarını ve garın taşınacağı yerin ön projesini yapıp imzaladıklarını, TCDD’nin detay projesini yaptığını belirterek, “Belediyemiz de nihai projesini yapacak. Öncelikle yatırım programına alarak bu seneye yetiştirebilirsek bu sene, olmadı 2025’in yatırım programına alarak garı taşıyacağız.” dedi.
Trafik kazalarının yaşandığı Karabük-Yenice kara yolunda çalışma yapılıp yapılmayacağına ilişkin Uraloğlu, coğrafyanın zorluğu olduğunu ancak bölgede tırmanma şeritli yol yapılabilmeyle ilgili hemen çalışma başlatacaklarını kaydetti.
Uraloğlu, Safranbolu’da seçim koordinasyon merkezini ziyaret etti
Toplantının ardından Safranbolu ilçesinde geçen Uraloğlu, AK Parti Safranbolu Belediye Başkan adayı Ali Büyüközdemir’in seçim koordinasyon merkezine ziyarette bulundu.
Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, bu merkezlerin kendileri için önemli olduğunu, planlamaların, vatandaş için neler yapılacağının buralarda anlatıldığını ifade etti.
Daha iyi hizmet için il ve bütün ilçe belediyelerine talip olduklarını dile getiren Uraloğlu, “Ekip ruhuyla inşallah hizmet edeceğiz. Karabük’te Özkan kardeşimizle yolumuza devam edelim istiyoruz. Ali Büyüközdemir kardeşimizle inşallah Safranbolu’ya hizmet edeceğiz. Seçime az kaldı. Hep beraber gayret edeceğiz. Biz hazırız, kararlıyız. Allah hayırlı mübarek etsin.” diye konuştu.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karabük’e geldi. Valilik ziyaretinin ardından Kardemir’i ziyaret eden Bakan Uraloğlu, AK Parti Karabük İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu.
Kardemir’in ürettiği ürünlerin Marmaray’da bile kullanıldığını aktaran Bakan Uraloğlu, “Bugün öncelikle Valiliğimizi bir ziyaret ettik. Orada genel ilimizin ihtiyaçlarıyla ilgili istişarelerde bulunduk. Sonra Kardemir’e uğradık ve Kardemir’deki çalışmaları yerinde gördük. Gerçekten hani bir Kardemir’in kurulmasıyla gelişmiş olan bir Karabük, büyümüş olan bir Karabük, Kardemir artık sadece Karabük’e değil, sadece Türkiye’ye değil, dünyaya mal satıyor, dünyaya hizmet ediyor. Bizim ayrı bir mutluluğumuz da bizim sektörümüzdeki demir yollarına, gerek ray üretmesi, gerek tekerlek üretmesi, gerekse de ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili bazı çalışmaları yerinde görmüş olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Beş bin kişiye doğrudan istihdam imkanı sağlayan bir sektörden bahsediyoruz. Bu hepimiz için kıymetli. Aynı zaman sadece klasik ürünler değil bazı projeleri de geliştirerek Türkiye’ye komple katkı sağlamaya çalışan bir sektör, bir kuruluş tabii yan sanayisiyle beraber. Ondan dolayı duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Mesela öğleyin yemekte işçi kardeşlerimizle beraber oldum. Dört yıl önce giren bir kardeşimiz babasının yerine girmiş. Böyle de bir gelenek varmış orada. Babadan oğluna güzel bir gelenek. Teşvik edici bence. Onun için de bu geleneği yürütenleri ben tebrik ediyorum. Tabii ilimizde yaptıklarımız var” dedi.
Uraloğlu, Filyos Limanı’nın tamamlanması ve faaliyete geçmesiyle, Karabük başta olmak üzere bölgedeki illere büyük katkı sağlanacağına vurgu yaptı. Ayrıca, limanın demir yolu bağlantıları ve çevre illere sağlayacağı ekonomik katkılar hakkında da bilgi verdi. Uraloğlu, liman çevresindeki endişelere de değinerek, bu endişelerin yersiz olduğunu ve projenin bölge halkının refahına önemli katkılar sunacağını belirtti.
Bakan Uraloğlu şöyle devam etti:
“Sizlerin hepinizin özellikle sanayiyle ticaretle uğraşan kardeşlerimizin yakından takip ettiği Filyos Limanı. Biliyorsunuz Filyos Limanı’nı bitirdik. Hizmete açtık. ya orada Allah nasip etti bir gaz bulmayı nasip etti. ve limanda sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. ve orada korkunç bir lojistik görev gördü ve görmeye de devam ediyor. Ama oradaki esas civar illerde bu civardaki beklenti oranın ticarete de açılması. Deniz Taşımacılığına da açılması noktasında Enerji Bakanımızla birkaç hafta önce yerinde tespitleri yaptık. Bir projeksiyonda orada Türk Petrollerine bırakacağımız yeri netleştirdik. Bazı işlemlerin yapılması gerekiyor. Bazı deniz taramaların yapılması gerekiyor. İki yıllık bir periyot içerisinde inşallah orayı normal deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun bir şekilde kullanacağı şekle getireceğiz. Orada bazı endişeler var. O endişeleri ben buradan yersiz olduğunu söylemek isterim. Yakından takip ettiğimiz hakeza demir yolu hattımızla ilgili de ihale sürecini başlattık. Onu da demir yolu hattımızı da limanın içerisine kadar ulaştırmış olacağız. Tabii burada yapılan özellikle biraz önce Karabük’ten bahsettim. Hani gezerken gördüm. Marmaray’ı da tren setlerimizin tekerleklerine kadar orada yapılıyor. Ben de bunu gerçekten memnuniyetle gördüm. ve Kardemir’in esas büyüme döneminin de AK Parti hükümetleri döneminde olduğunun da buradan altını çizmek isterim.”
Bakanlıktan Karabük’e 18,5 milyar liralık yatırım
Karabük’te 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun 116 kilometreye çıkartıldığını ve bakanlık olarak 18,5 milyar liralık yatırım yapıldığına dikkat çeken Bakan Uraloğlu AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya da destek isteyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ulaştırmak Altyapı Bakanlığı olarak ilimizde yaklaşık 18,5 milyar liralık bir yatırım yapmışız. 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 116 kilometreye çıkarmışız. Hiç sıcak karışım kaplamalı yol yokmuş. Onu da yaklaşık 170 çıkarmışız. Burada talepler var. Kavşaklar ve Kemikli rampalarındaki bazı problemlerdir. Yine Karabük- Yenice yolludur. Biz bazılarının projelerini yaptık. Bazılarını da proje aşamasını olanlar var. Bir kısım imalatlarını yaptık. Onları planlayarak belli bir projeksiyon içerisinde hayata geçireceğiz. Bundan şüpheniz olmasın. Hem demir yolu anlamında olsun hem karayolu anlamında olsun. Bunları yürütüyoruz. Tabii şehrin daha yaşanabilir olması için. Şimdi bakın ne dedik? Kardemir’le beraber Karabük büyüdü. E tabii o zaman en büyük ihtiyaç neydi? Nakliyeydi. Biz de geldik. O zaman boş olan şimdi şehrin ortasında kalan bir gar alanı yaptık orada. Büyük bir alan yaptık. İyi ki de yapmışız. Yani demir yolcu arkadaşlardan Allah razı olsun. Dolayısıyla bu sayede orayı bundan sonra değerlendirme noktasında bir imkana sahip olduk. Değil mi? Bu güzel bir şey. Ha şimdi oradaki garın dışarıya yaklaşık dört kilometre kadar yanlış hatırlamıyorsam. Arkadaşlarımız yerini tespit etti. Zaten belediyeyle yapılmış olan bir protokol var. Yerini tespit etti Onun yapılmasından sonra buranın da terk edilmesiyle ilgili gerekli değerlendirmeleri yaptık. ve buranın şehre kazandırılması gerektiği noktasında biz Karabük’teki bütün yöneticilerimizle mutabıkız. ve belediye başkan adayımızla da konuştuk. Özkan beyle de konuştuk. Aşağı yukarı süreci netleştirerek, fikir olarak kararını verdik zaten. Süreci bundan sonra yakından takip ederek inşallah orayı altı otopark, üstü yaşam alanları, park gibi ve o yaşam alanında olması gerektiği kadar donatı alanları oluşturacağız. Daha çok yeşil alanla orayı el birliğiyle hayata geçireceğiz. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diliyorum. Genel anlamda ihtiyaçları biliyoruz. Belediye seçimleri hepimiz için önemlidir. Biz mutlaka demokratik bir süreç içerisinde bir yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de yakışan budur. Türkiye’mize de yakışan budur inşallah biz, Özkan kardeşimle belediyeyi de burada sizlerin destekleriyle beraber, yoğun çalışmasıyla beraber diğer ilçe ve belde belediyeleriyle beraber inşallah gayret edeceğiz. Bizim görevimiz belli. Bir sefere çıkacağız. Zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah bu anlamda da yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte bütün emeklerini esirgememelerini biz istiyoruz. Yolumuz, yolumuz açık olsun diyorum.” – KARABÜK
]]>