TOKYO – Japonya’da Haziran ve Temmuz aylarında yabancı turist rekoru kırılırken, başkent Tokyo’nun turistik bölgelerinden Harajuku ve Shibuya’daki caddelerde yabancı ziyaretçilerin yoğunluğu Ağustos ayında da devam ediyor.
Uzak Doğu ülkesi Japonya turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Haziran ve Temmuz aylarında ardı ardına rekor sayıda turistin ziyaret ettiği Japonya’ya yabancıların ilgisi bu ay da sürdü. Tokyo’nun en gözde turistik bölgelerinden olan Harajuku ve Shibuya’da hafta sonu yabancı ziyaretçi yoğunluğu yaşandı. Caddeler turistlerle dolarken, kimi ziyaretçiler fotoğraf çekerek anılarını ölümsüzleştirdi, kimileri ise alışverişin tadını çıkardı.
Shibuya’nın en işlek caddelerinden birinde bulunan dönercide çalışan Burhan Keleş, son aylarda değer kaybeden Japon Yeni’nin de etkisiyle yabancı turist artışı yaşandığını söyledi. “Bu tabii ki bizim işlerimize de olumlu şekilde yansıdı” diyen Keleş, “Şu an ölü sezonda olmamıza rağmen, işlerimiz normal sezondan bile iyi. Normalde Japon müşteriler ağırlıktayken, aşırı derecede yabancı ziyaretçi gelmesi nedeniyle bu sene yabancı müşteriler daha çok” şeklinde konuştu.
“Yabancı ziyaretçi akınının nedeni sosyal medya”
Avustralya’nın Melbourne kentinden geldiğini söyleyen Leo Brown ise, ülkesinde kış olması nedeniyle yaz mevsimini yaşayan bir ülkeyi tercih ettiğini söyledi. Japonya’da yaşanan turist yoğunluğunu sosyal medyanın etkisine bağlayan Brown, “Sosyal medya, özellikle de TikTok Japonya ile ilgili içeriklerle ve turistik atraksiyonlarla dolu. Bunun en önemli faktör olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Japonya’da yaşayan ABD vatandaşı Michael Sean da ülkedeki turist patlamasının farklı nedenleri olduğunu söyledi. Covid-19 pandemisinin sona ermesinin önemli bir faktör olduğuna dikkat çeken Sean, “İnsanlar yeniden seyahat etme fırsatı elde edince, özellikle Avrupa ve ABD gibi bölgelerden birçok kişi Japonya’ya gelmeye başladı. Geçtiğimiz yıllarda uçak biletleri de çok pahalıydı” dedi. Sosyal medya kullanımı ve Japon kültürüne yönelik ilginin de yabancı ziyaretçi sayısını artırdığını kaydeden Sean, “Hal böyle olunca her zamankinden fazla sayıda ziyaretçi ülkeye geldi ve turist patlaması yaşandı” diye konuştu.
Japon vatandaşı Nana Ozawa ise, yabancıların ülkesine olan ilgisini “Öncelikle Japonya çok güvenli. Japon yemekleri çok lezzetli ve görülecek harika yerler var” sözleriyle değerlendirdi.
Ziyaretçi rekoru kırıldı
Japonya Ulusal Turizm Örgütü’nün verilerine göre, ülkeye gelen yabancı ziyaretçi sayısı Haziran’da 3,14 milyonla rekor kırarken, Temmuz ayında 3,29 milyon ziyaretçi ile rekor tazelendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nın üçüncü gününde Konaklı Kayak Merkezi’nde gerçekleşen snowboard branşında Dev Slalom Paralel (Parallel Giant Slalom) kategorisinde madalyalar sahiplerini buldu.
Erkeklerde 17, kadınlarda 11 sporcu madalya mücadelesi verdi.
Milli sporculardan erkeklerde Onur Kayıhan 1.44.52’lik derecesiyle son 16 turunda elendi ve 15. oldu.
Erkekler:
Altın madalya: Bin Yang (Çin) 1.12.58
Gümüş madalya: Federico Orlando (İtalya) 1.15.85
Bronz madalya: Yipeng Lan (Çin) 1.27.15
Kadınlar:
Altın madalya: Yueyue Zhao (Çin) 1.18.59
Gümüş madalya: Lulu Wang (Çin) 1.45.48
Bronz madalya: Inka Wada (Japonya) 1.28.77
Curling’te yarı finalistler belli oldu
Erzurum Curling Salonu ve Sürat Pateni Salonu’nda oynanan müsabakalar sonuncuda yarı finalistler belirlendi.
Türkiye, gruptaki son maçlarında Japonya’ya 12-1, İsviçre’ye ise 11-6 yenildi ve grubu 1 galibiyet, 8 yenilgiyle 7. sırada tamamladı.
Grup maçları sonunda Ukrayna, Çin, Güney Kore ve Japonya yarı finalist oldu. Yarı final, bronz madalya ve final maçları yarın oynanacak. Yarı final maçlar 09.00’da, madalya maçları ise 14.00’te yapılacak. Yarı finalde Ukrayna-Japonya, Çin-Güney Kore maçları oynanacak.
Günün sonuçları:
Türkiye-Japonya: 1-12
Polonya-İsviçre: 5-8
Çin-Güney Kore: 12-4
Kenya Ukrayna: 0-2 (Hükmen)
Güney Kore-Polonya: 7-11
Çin-Macaristan: 8-4
Japonya-Kenya: 2-0 (Hükmen)
İsviçre-Türkiye: 11-6
2023 Kış Deaflympics’te satranç müsabakaları devam etti
Erzurum’da düzenlenen 20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nda (Deaflympics) satrança hızlı takım kateagorisinde yarışmalar yapıldı.
Yakutiye Gençlik Merkezi’ndeki müsabakalara 9 ülke 12 takımla katıldı. Türkiye, Ukrayna ve Kazakistan ikişer farklı takımla mücadele etti.
İlk gün sonunda Polonya zirvede yer alırken, Ukrayna 1 ikinci, Kazakistan 2 üçüncü sırada yer aldı.
Türkiye 1 onuncu, Türkiye 2 ise günü 12. sırada tamamladı.
Futsal müsabakaları devam etti
Erzurum’da düzenlenen 20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nda (Deaflympics) futsal müsabakalarına devam edildi. Aziziye Spor Salonu ve Erzurum Teknik Üniversitesi Spor Salonu’nda bugün hem kadınlar hem de erkeklerde müsabakalar yapıldı.
Kadınlar A Grubu’nda Türkiye, üçüncü maçında Polonya’yla karşılaştı. Milli takımımız rakibine 6-2 mağlup oldu. Ekibimizin gollerini Sümeyra Yıldız ile Sümeyye Merdivan attı. Polonya’nın golleri ise Barbara Gala (2), Dominika Lasicka, Agata Murawska, Dominika Urbaniec ve Clarissa Toma’dan geldi.
Erkeklerde A Grubu’nda Türkiye, Hollanda’yı 7-3 yenerek ikinci maçında ilk galibiyetini aldı. Milli takımımıza galibiyeti getiren golleri Murat Bek, İmamettin Sunmez (3), Emre Şahin, Ahmet Ergin ve Yusuf Ataş attı. Hollanda’nın golleri ise Erion Shala, Bilal Öztürk ve Milos Ter’den geldi.
Maçlar ve alınan sonuçlar şöyle:
Erkekler
A Grubu:
Hollanda-Türkiye: 3-7
İran-İtalya: 8-4
B Grubu:
Kenya-Japonya: 0-5 (Hükmen)
Brezilya-Çekya: 6-4
C Grubu:
Cezayir-İspanya: 3-4
Tayland-Kuveyt: 4-3
Kadınlar
A Grubu:
Türkiye-Polonya: 2-6
Büyük Britanya-Kenya: 5-0 (Hükmen)
B Grubu:
Brezilya-İrlanda: 13-2
İspanya-İtalya: 10-0
Madalya sıralaması
Organizasyonda Çin madalya sıralamasında günü ilk sırada tamamladı.
Takım Altın Gümüş Bronz Toplam
1- Çin 2 2 2 6
2- Ukrayna 2 1 1 4
3- Polonya 1 2 – 3
4- Fransa 1 – 1 2
5- Letonya 1 – – 1
5- Avusturya 1 – – 1
7- Japonya – 1 1 2
8- Hırvatistan – 1 – 1
8- İtalya – 1 – 1
10 -Almanya – – 1 1
10- Sırbistan – – 1 1
10- Macaristan – – 1 1 – ERZURUM
]]>Japonya İmparatoru Naruhito’nun 64’üncü doğum günü ve Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yıl dönümü, Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Takahiko Katsumata’nın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Bir otelde düzenlenen etkinlikte, misafirlere Türk ve Japon kültürlerinden müzik dinletisi sunularak, Japonya’ya ait ürünler misafirlere tanıtıldı. Japon ve Türk ilişkilerine dair hazırlanan kısa filmin ardından Büyükelçi Katsumata ve Bakan Şimşek birer konuşma yaptı. Katsumata konuşmasına, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenleri anarak başladı. Katsumata, Japonya’nın bölgenin bir an önce önce toparlanması için kesintisiz destek sağladığını belirtti.
“Japonya ve Türkiye işbirliğinin gelişme zamanı geldi”
Japonya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin daha da güçlendirileceğini vurgulayan Büyükelçi Katsumata, “Karşılıklı güvene dayalı olarak ve ilişkilerimizin 100. yılında stratejik ortaklar olarak, Japonya ve Türkiye’nin ikili, bölgesel ve uluslararası iş birliğinin gelişme zamanı gelmiştir. Japonya Dışişleri Bakanı Sayın Kamikawa geçen ay Ankara’yı ziyaret ederek, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Sayın Fidan ile görüştü. Bu görüşmelerde Gazze Şeridi de dahil olmak üzere Ortadoğu ve Ukrayna krizi gibi uluslararası meselelerde Türkiye’nin rolünün önemine dikkat çekti ve bu meselelerin ele alınmasında yakın çalışmaya devam etme konusunda karşılıklı olarak mutabık kalındı. Mağdur halklar ve çocuklara insani yardım, birlikte çalışmamız gereken en acil konudur. Aynı zamanda iş birliğimizin Ukrayna’nın yeniden inşa sürecine, Orta Asya ve Afrika gibi üçüncü ülkelerin kalkınmasına doğru genişlemesi de beklenmektedir. İkili ilişkilerin gelişimine ve küresel paradigma değişimine bağlı olarak iş birliği alanlarımız, geleneksel altyapılar ve üretimden afet yönetimi, sağlık, dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerjiler ve benzeri alanlara doğru genişlemektedir. Denizcilik ve uzay konuları da gündemimizde yer almaktadır” dedi.
“Japonya’ya da Türk yatırımlarını bekliyoruz”
Katsumata, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğine ilişkin ise şunları kaydetti:
“Türkiye, kaliteli insan kaynakları ve çok taraflı pazar erişimiyle cazip bir iş ortağı olmuştur. Japon şirketlerinin en önemli yaklaşımlarından biri; Avrupa Birliği ve diğer büyük pazarlara tedarik edilen yüksek değerli mal ve hizmetleri üretmek üzere Türkiye’de üretim üsleri kurmaktır. Japonya’nın bu kaliteli yatırım ve iş modelinin; ihracat performansı, teknoloji transferi ve yerel çalışanların kapasitelerinin geliştirilmesi açısından Türk ekonomisi ve toplumu üzerinde eşit derecede olumlu bir etki yarattığının altını çizmek isterim. Bu adil ve eşit bir ortaklıktır. Pazara erişim, adil rekabet, iş ve ticaret kuralları gibi konuları geniş bir şekilde kapsayan ve müzakereleri devam eden Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (EPA) kazan-kazan ortaklığını ve küresel standardı teşvik etmenin yolunu açacağına inanıyorum. Sadece Japonya’dan Türkiye’ye yatırım değil, aynı zamanda Asya’da ekonomik ve parasal bir merkez olan Japonya’ya da Türk yatırımını bekliyoruz.”
“Japon yatırımcıların daha görünür olmasını istiyoruz”
Bakan Şimşek ise, İmparator Naruhito’nun doğum gününü kutladığını ve iki ülkenin ilişkilerinin 100 yıldan daha uzağa dayandığını belirterek, “Eminim birçoğunuz aramızdaki güçlü bağları pekiştiren 1890 Ertuğrul faciasını biliyorsunuzdur. Japonya da her zaman yanımızda oldu. Türkiye’nin 1999 ve 2023 depremleriyle sarsıldığı dönemde Japonların dayanışmasını hiçbir zaman unutmayacağız. 2013’ten bu yana ilişkilerimiz stratejik bir ortaklığa dönüştü ve siyasi ve ticari bağlarımızı derinleştirmemize ve genişletmemize yardımcı oldu. Mükemmel siyasi ilişkilerimiz var. Ticaret ve yatırımlarda da büyük bir potansiyel var. Türkiye ekonomik programını uyguladıkça ve uzun vadeli potansiyelini geliştirdikçe Japon yatırımcıların daha görünür olmasını bekliyoruz. Ayrıca Japonya ile üçüncü ülkelerde de iş birliği yapmak istiyoruz” diye konuştu.
Şimşek, ayrıca Japonya ve Türkiye arasındaki kültürel, sanatsal ve eğitimsel iş birliklerinin de güçlendiğine işaret ederek, Türk-Japon Üniversitesi’nin dünya standartlarında araştırma olanakları sunacağını söyledi.
Konuşmaların ardından günün anlam ve önemine özel bir pasta kesildi. Düzenlenen resepsiyona çok sayıda yabancı misyon temsilcisi ve davetli katıldı. – ANKARA
]]>Japonya 2024’ün ilk gününde yaşadığı şiddetli depremi, benzerlerine göre yine çok az kayıp ve hasarla atlattı. Japonya’nın başarısının sırrının bilim, eğitim ve sıkı denetim olduğunu belirten Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Dündar, Türkiye’de ise hızlı kazanç arzusunun yıkım getirdiğini söyledi.
Yeni yıla 7.6 büyüklüğünde şiddetli bir depremle uyanan Japonya’da 128 kişi hayatını kaybetti, az sayıda bina hasar gördü. Doktora eğitimini Japonya’da yapan Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Dündar, bilimsellik, eğitim ve denetimin kayıpları en aza indirdiğini söyledi.
Prof. Dr. Murat Dündar’a göre; önemli fay kırıkları ve volkanik alanlar üzerinde kurulu olan Japonya, 1923’te yaşanan 100 binden fazla insanın öldüğü Kanto depreminden büyük dersler çıkardı. Japonya’da yapılaşmanın yönetmelik kapsamında ele alındığını belirten Dündar, Japon halkının, depremi hayatın bir parçası olarak görmeyi başardığını ve buna göre hareket ettiğini de ifade etti. Dündar, 1995 yılında yaşanan 6 bin 200 kişinin öldüğü Kobe depreminden sonra da binaların deprem sırasındaki reaksiyonlarını test eden merkezler kurulduğunu vurgulayarak, “Bu merkezlerde, belirli oranda ölçeklendirilen binalara yapay depremler uygulanıyor. Özel kameralarla donatılan yapıların saniye saniye depreme reaksiyonu test ediliyor. Önce nerede yıkım oluyor, en zayıf noktalar neresi, yıkım nasıl gerçekleşiyor, bunlar tespit ediliyor. Buna göre önlemler alınıyor” dedi.
84 YAŞINDAKİ UZMANA SINAV
Depremden korunmak için bilim ve eğitimin çok önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Murat Dündar, mimar ve mühendislerin sıkı bir eğitimden geçirildiğini ve bu sınavların ömür boyu devam ettiğini söyledi:
“Japonya’da mimarlar ve mühendisler için yapılan sınavlarda başarıya göre iki tip belge alınıyor. Alt kategoride belge alanlar, küçük yapılarla ilgili projeleri gerçekleştirebiliyor. Üst kategorideki belge alma başarısı gösterenlerse daha büyük yapılar için de proje üretebiliyor. Sınavda başarılı olamayanlar ise bu bölümlerden mezun olsalar dahi görev yapamıyor. Belge sahibi olmak bir mimar için ömür boyu yetki sağlamıyor. Mesleğe devam etmek isteyenler periyodik olarak yapılan bu sınavlardan başarıyla geçmek zorunda. Mesela, 85 yaşındaki doktora tez hocam Shigeyuki Okazaki, mesleki tecrübesi ve yaşına rağmen, mimarlık görevine devam edebilmek için geçtiğimiz yıl yetkinlik sınavına girdi.”
YAŞAM BOYU EĞİTİM
Prof. Dr. Murat Dündar, Japonya’da bilimsel çalışmaların yanında, toplumda da deprem bilincinin çok önde olduğunu ifade etti. Depremle yaşama eğitiminin anaokulunda başladığını söyleyen Dündar, bu eğitimin de sürekli devam ettiğini belirtti. Depremde kimin ne yapacağının önceden planlı olduğunu vurgulayan ünlü mimar, Japonya’da kaldığı süreçte yaşadığı şu örneği verdi:
“Benim bulunduğum sitede herkesin bir sorumluluğu vardı. Ben iletişimden sorumluydum. Kimi insanları yönlendirmekten sorumluydu kimi de lojistikten sorumluydu. Bu planlama en küçük yönetim olarak hane ile başlıyordu. Bina, site, mahalle olarak devam ediyordu. Sürekli zorunlu deprem tatbikatları yapılır, bu tatbikatlara katılmayanlara para cezası uygulanır. Toplanan bu paralarla ise tatbikatlara katılanlar ödüllendirilir.”
HATA YAPANI TOPLUM CEZALANDIRIYOR
Japonların işlerini çok ciddiye aldıklarını belirten Prof. Dr. Dündar, denetim yapacak olan kurumların belli yetkileri bulunduğunu, inşaatların her aşamasında sıkı bir denetleme gerçekleştiğine dikkat çekti. Dündar, deprem konusunda en ufak hata yapan firmaların affedilmediğini belirterek, toplumun bu firmalardan uzak durduğunu ve iş yapmayarak cezalandırdığını da söyledi.
Murat Dündar’a göre, ülkemizde deprem yönetmeliklerinde bir eksiklik bulunmuyor ancak uygulamalarda bazı aksaklıklar yer alıyor. İnşaatın her aşamasında denetim firmalarının daha aktif görev alması gerektiğini belirten Dündar, “Denetim firmalarının bakanlık tarafından atanması doğru ancak bu firmalara ceza yetkisi de verilmesi gerekiyor. Sahada ortaya çıkan dolaylı para ilişkisinin tamamen kesilmesi gerekiyor. Üniversiteden mezun olan mühendis ve mimarların denetim imza yetkisi bir sınava tabi tutulmalı. Tecrübesiz denetmenler hata yapabilirler” dedi.
HIZLI KAZANÇ ARZUSU YIKIM GETİRDİ
6 Şubat depremi sonrası Japonya’dan gelen bir heyetle depremde yerle bir olan Hatay’da incelemelerde bulunan Prof. Dr. Murat Dündar, yıkılan binaların bazılarının yeni olduğunu gözlemlediklerini belirtti. Yapım aşamasında ciddi işçilik hataları yapıldığına dikkat çeken Dündar, özellikle binaların hızlı imal edilme çabasının, betonda sorunlar yaşattığını, demir bağlamalarında hatalara sebep olduğunu söyledi. Dündar, bunun da bazı müteahhit firmalarının yatırımlarını hızlı kazanca çevirme isteğinden kaynaklandığını ifade etti.
GÜÇLENDİRME YAPILMALI
Beklenen İstanbul depremiyle ilgili de görüşlerini dile getiren Prof. Dr. Murat Dündar, bir binanın kullanım ömrünün yaklaşık 60 yıl olduğunu belirterek, “Depremde yıkılması beklenen bazı binalar 20-30 yıllık. Aralarında daha yeni binalar da var. Ülkemizin ekonomik gerçekliğini düşününce bütün binaların yıkılarak yeniden yapılması mümkün değil. Bu binalar uzmanlarca incelenerek güçlendirilebilir. Bu şekilde binalar daha az maliyetlerle daha güçlü hale getirilebilir” dedi.
]]>