Avusturya’nın başkenti Viyana’daki Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi’nde UAEA Yönetim Kurlu Toplantısı düzenlendi.
Toplantı sonrasında Başkan Grossi, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
AA muhabirinin, İsrail’in denetlenmeyen nükleer faaliyetleri ve kontrol dışı nükleer silahlarının Orta Doğu’daki durumu daha karmaşık hale getirip getirmeyeceğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Grossi, bölgedeki gelişmelerden duyduğu kaygıyı dile getirerek, “nükleer silahların kullanımına ilişkin ciddiyetsiz konuşmaların kabul edilemez olduğunu” yineledi.
Grossi, İsrailli aşırı sağcı Miras Bakanı Amihai Eliyahu’nun Kasım 2023’de Gazze’ye yönelik nükleer silah kullanma tehdidinin bölgede domino etkisi yaptığını belirterek, bu tür konuşmaların sonlandırılması gerektiğini ifade etti.
“Ajans, bölgede Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın uygulanması için çabalıyor. Nükleer silahların kullanımına ilişkin ciddiyetsiz konuşmalar, diğer ülkelere de sıçradı.” ifadesini kullan Grossi, nükleer silahların uluslararası hukuka göre yasaklı olduğunu vurguladı.
İran’ın nükleer faaliyetleri
Grossi, İran’ın nükleer faaliyetlerine de değinerek, bu ülkede zenginleştirilmiş uranyum stokunda artışın devam ettiğini, Tahran yönetimin yaklaşık 3 yıldır Ek Protokol’ü uygulamadığını ve bu süre zarfında Ajans’ın da tamamlayıcı erişim sağlayamadığının altını çizdi.
İran’ın Kapsamlı Güvenlik Denetimi Anlaşması kapsamında Kod 3.1 adı verilen uygulamayı hayata geçirmesi gerektiğini ifade eden Grossi, İran’ın nükleer programının tamamen barışçıl olduğuna dair Ajansın güvence verebilecek bir konumda olması için bu durumun çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Grossi, “İran’ın nükleer silah üretmeye yönelik teknik yeteneklerine ilişkin kamuoyuna yapılan açıklamalar, İran’ın güvenlik denetimine ilişkin beyanlarının doğruluğu ve eksiksizliği konusundaki endişelerimi daha da artırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
İran’ın 4 Mart 2023’te UAEA ile yaptığı Ortak Mutabakatta alınan kararları uygulamayı durdurmasının ciddi oranda endişeye yol açtığını kaydeden Grossi, “Bu da İran’ın üzerinde anlaşmaya vardığımız şeye bağlı kaldığına dair şüpheleri artırıyor.” görüşünü paylaştı.
Grossi, İranlı yetkililerle görüşmek istediğini, Tahran’dan gelecek davet üzerine hareket edeceğini belirterek, söz konusu kaygıların ancak yapıcı ve anlamlı bir işbirliği ile çözülebileceğini, bu bağlamda İran’ı bir kez daha eksiksiz ve şeffaf bir şekilde işbirliği yapmaya çağırdı.
Zaporijya Nükleer Santrali
Ukrayna’daki Zaporijya Nükleer Santrali’ne ilişkin istikrarsız durumun sürdüğünü belirten Grossi, son haftalarda nükleer santral çevresinde çatışmaların arttığını ifade etti.
Grossi, olası bir nükleer kazanın yaşanmasını önlemek adına daha önce BM Genel Kurulu’nda açıkladığı 5 temel ilkeye tarafların dikkat ettiğini, ancak zaman zaman bu ilkelerin bazılarını riske atabilecek adımların da atıldığına dikkati çekti.
Ajans uzmanlarının burada nükleer güvenliğin sağlanması için çalışmalarını sürdürdüğünü, olası bir tehlike karşısında gereken önlemleri almaya çalıştığını kaydeden Grossi, ancak buradaki ekibin nükleer güvenliğine ilişkin yürüttüğü kontroller kapsamında santralin her noktasına erişim sağlayamadığını dile getirdi.
Grossi, Rus yetkililerin onayı doğrultusunda yarın Moskova’ya bir ziyaret gerçekleştireceğini, bu bağlamda Zaporijya Nükleer Santrali başta olmak üzere diğer nükleer güvenliğe ilişkin üst düzey görüşmeler yapacağını kaydetti.
]]>Resepsiyona, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Hasan Habibullahzade, Türk yetkililer, yabancı misyonlardan temsilciler ve birçok davetli katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılışında konuşan Yumaklı, İran’ın ulusal günü vesilesiyle İran halkı ve hükümetiyle Türkiye’de yaşayan İran vatandaşlarının milli gününü kutladı.
Yumaklı, Türkiye’nin İran’ın batıya açılan ve İran’ın da Türkiye’nin doğuya açılan kapısı olduğuna dikkati çekerek, İran’ın geniş kaynakları ve stratejik konumuyla bölge siyasetinde önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi.
Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerin gelişmeye devam ettiğini belirten Yumaklı, iki ülke arasındaki karşılıklı üst düzey ziyaretlerin ve ikili işbirliği mekanizmaların ilişkilerin güçlendirilmesinin bariz yansıması olduğunu dile getirdi.
Yumaklı, Türkiye ile İran arasında sağlıklı ve güçlü bir diyaloğun bölge barışı, güvenliği, istikrarı ve refahının sürdürülmesi açısından da önemli olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasındaki güçlü kültürel ve insani bağlara işaret etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi arasında ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik samimi diyaloğun sürdüğüne işaret eden Yumaklı, birkaç hafta önce Reisi’nin Ankara’ya yaptığı ziyareti hatırlattı.
Yumaklı, ikili ilişkilere dair “Türkiye ve İran, bazı konularda fikir ayrılıkları olsa da ortak çıkarları doğrultusunda birbiriyle yakın temas halindedir. Astana süreci kapsamında Suriye’de kalıcı bir siyasi çözümün sağlanmasına yönelik olarak birlikte çalışmaktayız.” dedi.
Gazze’deki duruma ilişkin Yumaklı, “Türk ve İranlı liderler arasındaki yakın koordinasyon ve yoğun temaslar, Filistinli kardeşlerimize karşı devam eden mezalimin önlenmesi ve bölgemizdeki istikrarın sağlanması çabaları bakımından önemlidir.” ifadesini kullandı.
Yumaklı, Türkiye ve İran’ın önemli ekonomik ortaklar olduğunu vurgulayarak, tek taraflı yaptırımlara karşı olduklarının altını çizdi.
30 milyar dolarlık ikili ticaret hedefiyle ticari ve ekonomik ilişkileri genişletmekte kararlı olduklarını vurgulayan Yumaklı, turizm alanında da ikili ilişkilerin insani boyutunun güçlenmeye devam ettiğini dile getirdi.
“İran, Türkiye’nin doğuya açılan, Türkiye de İran’ın batıya açılan kapısı”
Büyükelçi Habibullahzade de İran İslam Devrimi’nin her yıl görkemli etkinliklerle kutlandığını belirterek, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremin yıl dönümü dolayısıyla hayatını kaybedenleri andı.
İran’ın komşularla ilişkileri ve işbirliğini her boyutta geliştirmenin dış politikanın önemli önceliklerden olduğuna dikkati çeken Habibullahzade, İran ile Türkiye arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinin önemli olduğuna değindi.
Habibullahzade, iki ülkenin bölgede refah, kalkınma ve barışa katkı sağlayabileceğine işaret ederek, şöyle devam etti:
“İran, Türkiye’nin doğuya açılan, Türkiye de İran’ın batıya açılan kapısıdır. Ticari ilişkiler, enerji, ulaştırma, transit, tarım, bilim ve teknoloji, çevre, serbest ticaret bölgeleri, iller arası işbirlikleri ve sınır ticareti, turizm, terörle mücadele ve ortak çıkarlar dolayısıyla bölgesel krizler konusunda işbirliği gibi alanlar, iki ülke arasındaki ilişkilerde eşsiz fırsatlar sunmaktadır.”
İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin 24 Ocak’ta yaptığı Ankara ziyaretini anımsatan Habibullahzade, yapıcı görüşmelerde bulunulduğunu, önemli anlaşmalara ve mutabakat metinlerine imza atıldığını anlattı.
Habibullahzade, İran ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 12 milyar dolar düzeyinde olduğunu aktararak, 2025’in “İran-Türkiye kültürel işbirliği yılı” olarak ilan edilmesi konusunda mutabakata varıldığını ve bu kapsamda kültürel programlar yürütüleceğini söyledi.
Filistin meselesi ve Gazze’de yaşananların büyük endişe yaratan önemli konulardan olduğunu belirten Habibullahzade, şunları kaydetti:
“Her iki ülke, bu konuda ortak görüşe sahiptir. Gazze’deki Filistin halkı, hala İsrail rejiminin barbarca saldırıları ve bombalar altında can veriyor. Bilinen bazı ülkelerin ve uluslararası kuruluşların, bu cinayetlerin durdurulması için eylemde bulunmaması ve yetersiz kalması oldukça üzücü ve rahatsız edicidir.”
Habibullahzade, İran-Türkiye ilişkilerinin umut bahşeden aydınlık bir geleceğe sahip olduğunu söyleyerek, komşuluk politikası çerçevesinde potansiyel işbirliği kapasitelerini etkinleştirmede kararlı olduklarını belirtti.
İran-Türkiye ilişkilerini güçlendirme sürecinin sürdürülmesinin ikili ve bölgesel işbirliklerinin artırılması ile mümkün olacağını dile getiren Habibullahzade, sözlerini “Yaşasın İran, Yaşasın Türkiye” diyerek tamamladı.
]]>