İran – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Tue, 24 Dec 2024 18:49:43 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Husiler Yafa’daki Hedefi Füzeyle Vurdu https://www.igdirhaber.com.tr/husiler-yafadaki-hedefi-fuzeyle-vurdu/ https://www.igdirhaber.com.tr/husiler-yafadaki-hedefi-fuzeyle-vurdu/#respond Tue, 24 Dec 2024 18:49:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/husiler-yafadaki-hedefi-fuzeyle-vurdu/ Yemen’deki İran destekli Husiler, İsrail’in orta kesimindeki Yafa kentinde askeri bir hedefi, süpersonik füzeyle vurduklarını duyurdu.

Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, kendilerine bağlı televizyon kanalına yaptığı açıklamada, İsrail’in Yafa kentindeki bir askeri noktayı hedef aldıklarını belirtti. Söz konusu hedefin “Filistin 2” adlı ses hızını aşan süpersonik bir füzeyle vurulduğunu aktaran Seri, operasyonun başarılı olduğunu ifade etti.

İSRAİL SESSİZLİĞİNİ KORUYOR

Filistin direnişine destek amaçlı İsrail’e yönelik saldırılarının durmayacağını tekrarlayan Seri, Gazze’ye saldırılar duruncaya kadar ve abluka kalkana dek, bunu sürdüreceklerini kaydetti. Söz konusu saldırıya ilişkin İsrail tarafından henüz bir açıklama yapılmadı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/husiler-yafadaki-hedefi-fuzeyle-vurdu/feed/ 0
İran 2 yıldır erişimine izin vermediği WhatsApp için kararını verdi https://www.igdirhaber.com.tr/iran-2-yildir-erisimine-izin-vermedigi-whatsapp-icin-kararini-verdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/iran-2-yildir-erisimine-izin-vermedigi-whatsapp-icin-kararini-verdi/#respond Tue, 24 Dec 2024 18:49:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/iran-2-yildir-erisimine-izin-vermedigi-whatsapp-icin-kararini-verdi/ İran’ın internet güvenliğinden sorumlu en üst düzey konseyi, iki yıldan fazla süredir kısıtlamalara tabi tutulan popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp’a yönelik yasağı kaldırma yönünde oy kullandı.

Resmi IRNA haber ajansı, “WhatsApp ve Google Play yasağı, Siber Uzay Yüksek Konseyi üyelerinin oy birliğiyle kaldırıldı” açıklamasını yaptı.

İLK ADIM OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ

IRNA’nın aktardığına göre İran Bilgi Teknolojileri ve İletişim Bakanı Sattar Hashemi, “Bugün internet sınırlamalarının kaldırılmasına yönelik ilk adım atıldı” dedi.

İRAN’DAKİ ERİŞİM ENGELİ KARARLARI

İran’da 2022 yılında ardından Instagram, WhatsApp ve Google Play’e erişim engellenmişti. Mesajlaşma uygulaması Telegram’a erişim de 2018 yılında ‘ulusal güvenlik gerekçesiyle’ engellenmişti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iran-2-yildir-erisimine-izin-vermedigi-whatsapp-icin-kararini-verdi/feed/ 0
İran’da Okullar Enerji Sorunları Nedeniyle Tatil edildi https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-okullar-enerji-sorunlari-nedeniyle-tatil-edildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-okullar-enerji-sorunlari-nedeniyle-tatil-edildi/#respond Tue, 17 Dec 2024 23:21:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-okullar-enerji-sorunlari-nedeniyle-tatil-edildi/ İran’da enerji tedarik sıkıntısı nedeniyle okullar tatil edildi İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, yaşanan enerji sıkıntısının giderilmesi için birçok şehirde okullar tatil edilirken bazı şehirlerde de eğitime çevrim içi devam edilecek.

CUMHURBAŞKANI MESUD PEZEŞKİYAN KOMBİ ÇAĞRISINDA BULUNMUŞTU

Elektrik ve gaz tedariki sıkıntısı çekilen İran’da, başta Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan olmak üzere hükümet yetkilileri vatandaşlara seslenerek kombilerini 2 derece daha düşük modda çalıştırmaları çağrısında bulunmuştu. Hem gaz tüketiminin düşürülmesi hem de yüksek tüketim nedeniyle oluşan gaz basıncı sorununun çözülmesi hedeflenen çağrılar üzerine bugün İran Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen haftalık basın toplantısında da kombiler kısıldı.

OKULLAR TATİL EDİLDİ

Enerji sorunu ve soğuk havalar nedeniyle Erdebil, Batı Azerbaycan, Simnan, Gülistan, Kuzey Horasan, Rezevi Horasan, Mazenderan, Zencan, Kürdistan ve Kirmanşah eyaletlerinde tüm eğitim kademeleri için okullar tatil edildi. Kum eyaletinde ilk, orta ve lise düzeyi eğitim kurumları, Fars eyaletinde ise ilkokullar tatil edildi. Bazı eyaletlerde eğitime çevrim içi devam edilecekken bazı eyaletlerde ise okullar tamamen tatil edildi. Birçok eyalette ise ilgili kurumların yaptıkları toplantıların ardından eğitime ara verilip verilmeyeceği konusundaki kararları açıklanacak.

TERMİK SANTRALLERDE DİZEL YAKIT TÜKETİLMESİNİN YASAKLANDI

Daha çok yaz aylarında karşılaşılan elektrik kesintileri bu yıl kış aylarına da yansıdı. Ülkenin birçok kentinde yaşanan hava kirliliği nedeniyle termik santrallerde dizel yakıt tüketilmesinin yasaklanması ile ihtiyaç duyulan elektrik miktarında artış oldu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-okullar-enerji-sorunlari-nedeniyle-tatil-edildi/feed/ 0
İran’dan Nükleer Program Tehdidi https://www.igdirhaber.com.tr/irandan-nukleer-program-tehdidi/ https://www.igdirhaber.com.tr/irandan-nukleer-program-tehdidi/#respond Thu, 28 Nov 2024 11:37:11 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/irandan-nukleer-program-tehdidi/ (ANKARA) – Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) İran’ın uranyum stoku oluşturmasını kınayan önergeyi kabul etmesinin ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Batı’nın Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarını yeniden uygulama tehdidini hayata geçirmesi durumunda, İran’ın şu ana dek izlediği politikayı değiştirebileceğini açıkladı. Erakçi, Tahran’ın Lübnan’daki Hizbullah’a silah sağlamaya devam etmeye hazır olduğunu ifade etti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, cuma günü Cenevre’de İranlı ve Avrupalı müzakereciler arasında gerçekleşmesi planlanan toplantı öncesinde Lizbon’da konuştu. İran’ın doğru tarafla konuştuğundan emin olmadığını söyleyerek toplantı hakkında kötümser olduğunu itiraf eden Erakçi, verdiği röportajda, İran’ın zaten nükleer silahlar üretme kapasitesine ve bilgisine sahip olduğunu ancak bunun güvenlik stratejilerinin bir parçası olmadığını belirtti.

İran’ın binlerce yeni ve gelişmiş santrifüjü devreye sokma kararının Avrupa ülkelerinin baskısı sonucu gerçekleştiğini dile getiren Erakçi, İran’ın nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasının sınırları içinde kaldığını ve hala işbirliği arayışında olduğunu söyledi. Erakçi, İran’ın şu an için yüzde 60’ın ötesine geçme niyeti olmadığını ve çözüm bulmak için işbirliği yolunu seçtiklerini, ancak İran’ın nükleer programı konusunda Batı ile olan etkileşiminin garanti olmadığını öne sürdü.

Erakçi, 10-12 yıl süren müzakereler ve 10 yıl süren uygulamaların ardından İran’ın yeniden BM tüzüğünün yedinci bölümüne ve yaptırımlara geri döndüğünü belirten Erakçi, İran’da şu ana dek izlenilen politikanın yanlış olduğuna dair tartışmalar bulunduğunu ifade etti. BM’nin yaptırımlarını yeniden uygulama tehdidini hayata geçirmesine ilişkin Erakçi, “Eğer bu olursa, herkes yanlış yönde gittiğimize ikna olacaktır, bu yüzden yönümüzü değiştirmeliyiz. Bu yüzden geri dönüş gerçekleşirse bir kriz yaşayacağımızı düşünüyorum” dedi.

İran’ın, Lübnan’daki Hizbullah’ın talep etmesi halinde bu örgüte silah sağlamaya devam etmeye hazır olduğunu da sözlerine ekleyen İranlı bakan, İsrail’in sadece “işi bitiremediği” için ateşkesi kabul ettiğini söyledi. Erakçi, İsrail’le varılan ateşkes anlaşmasında belirtildiği üzere silahlarını Litani Nehri’nin kuzeyine çekmek isteyip istemediğine karar vermenin Hizbullah’a bağlı olduğunu söyledi ve grubun İran’ın vekili olmadığını belirtti.

UAEA yönetim kurulu toplantısında, Fransa, Almanya ve İngiltere tarafından sunulan ve ABD tarafından desteklenen karar tasarısını oylayarak kabul etmişti. Kararda, Nükleer Silahları Önleme Anlaşması (NPT) kapsamında, İran ve Ajans arasında imzalanan Güvence Denetimi Anlaşması’na yönelik Tahran yönetiminin taahhütlerini yerine getirmesi talep edilmişti.

İran Dışişleri Bakanlığı ve İran Atom Enerjisi Kurumu yayınladıkları ortak bir bildiride, “çeşitli türlerden bir dizi yeni ve ileri düzey santrifüjün devreye sokulması da dahil olmak üzere etkili adımlar atma talimatı vereceklerini” ifade etmişti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/irandan-nukleer-program-tehdidi/feed/ 0
Enerji Bakanı Bayraktar: ABD’nin yaptırımlarından Türkiye için muafiyet istiyoruz https://www.igdirhaber.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-abdnin-yaptirimlarindan-turkiye-icin-muafiyet-istiyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-abdnin-yaptirimlarindan-turkiye-icin-muafiyet-istiyoruz/#respond Tue, 26 Nov 2024 12:53:05 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-abdnin-yaptirimlarindan-turkiye-icin-muafiyet-istiyoruz/ Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı öncesi gazetecilere açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Beyaz Saray’ın Gazprombank’a yönelik aldığı yaptırım kararına ilişkin, “Yaptırımlar Türkiye‘yi etkiler. Para ödeyemeyiz, para ödeyemezsek malı alamayız. Dışişleri Bakanlığı görüşüyor” dedi.

“SANAYİNİN GAZA İHTİYACI VAR”

Bayraktar, Türkiye‘nin kışa girerken arz güvenliği açısından gaza ihtiyacı olduğunu dile getirerek, “Sanayinin gaza ihtiyacı var. Dolayısıyla arz güvenliği kapsamında bizim (Rus gazı) buna ihtiyacımız var. Geçmişte bir dönem İran yaptırımları oldu. Orada doğal gazda bir muafiyet vardı. Benzer şeyi burada da Amerika’dan istiyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

“AMBARGOLARIN KONMASI 1 GECEDE, KALKMASI İSE UZUN SÜRÜYOR”

ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin, ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump’a yetkiyi devretmesine yaklaşık 1,5 ay kala böyle bir kararı almasına ilişkin Bayraktar, “İşin kötü tarafı bu ambargoların konması 1 gecede, kalkması biraz uzun sürebilir.” ifadesini kullandı.

“OLAY BIDEN İLE TRUMP ARASINDA BENİ HİÇ İLGİLENDİRMİYOR”

Bakan Bayraktar, Türkiye için enerji arz güvenliğinin önemli olduğuna dikkati çekerek, “Eğer böyle bir muafiyet Türkiye’ye verilmezse, bu direkt Türkiye’yi etkiler. Burada Rusya falan hedef değil, direkt Türkiye hedef demektir.” diye konuştu.

Biden yönetiminin yönetimden çekilmeden önce Trump’a kötü bir tablo bırakmak istediği yönündeki iddiaları değerlendiren Bayraktar, “Onların kendi arasında, beni hiç ilgilendirmiyor. Benim ülkeme gaz getirmem lazım” dedi.

Alparslan BayraktarDış PolitikaPolitikaEkonomiTürkiyeEnerjiFinansÇevreRusyaİran

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-abdnin-yaptirimlarindan-turkiye-icin-muafiyet-istiyoruz/feed/ 0
Hamaney, Komada İddialarını Yalanladı https://www.igdirhaber.com.tr/hamaney-komada-iddialarini-yalanladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/hamaney-komada-iddialarini-yalanladi/#respond Mon, 18 Nov 2024 17:26:31 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/hamaney-komada-iddialarini-yalanladi/ – Komada olduğu iddia edilen İran Dini Lideri Hamaney, İran’ın Beyrut Büyükelçisi Amani ile görüştü

TAHRAN – İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail basınının ortaya attığı “komada” iddialarının aksine, İran’ın Beyrut Büyükelçisi Müçteba Amani ile bir araya geldi.

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail basını ve sosyal medya tarafından ortaya atılan “komada” iddialarının ardından ilk kez görüntülendi. Hamaney, İsrail’in Beyrut’ta düzenlediği telsiz saldırısında yaralanan İran’ın Beyrut Büyükelçisi Müçteba Amani ile başkent Tahran’da dün bir araya geldi. Görüşmeye ilişkin bugün servis edilen görüntülerde, Hamaney’in sağlıklı olduğu görüldü.

Görüşmeye ilişkin açıklama yapan Amani, “Kendileri sağlık durumumla yakından ilgilendi. Sol gözümde sorun olmadığını, sağ gözümde ise hafif bir görme problemi olduğunu belirttim. Yaralanmamdan dolayı gösterdiği ilgi ve alakadan memnuniyet duydum” ifadelerini kullandı.

İsrail ile bağlantılı sosyal medya hesapları, 7 Kasım’dan bu yana kamuoyu önünde görülmeyen Hamaney’in zehirlenerek hastaneye kaldırıldığı ve komada olduğu hatta hayatını kaybettiği iddiaları ortaya atmıştı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hamaney-komada-iddialarini-yalanladi/feed/ 0
Stockholm’de Filistin İçin Protesto https://www.igdirhaber.com.tr/stockholmde-filistin-icin-protesto/ https://www.igdirhaber.com.tr/stockholmde-filistin-icin-protesto/#respond Sat, 02 Nov 2024 16:59:57 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/stockholmde-filistin-icin-protesto/ İsveç’in başkenti Stockholm’de yüzlerce gösterici, İsrail’in Gazze, Lübnan ve İran’a yönelik saldırılarını protesto etti.

Odenplan bölgesinde toplanan göstericiler, İsveç Parlamentosu’na doğru yürüyüşe geçti.

Ellerinde Gazze’de öldürülen çocukları temsilen bebek maketleri taşıyan protestocular, “özgür Filistin”, “özgür Gazze”, “soykırımı durdurun” sloganları attarak, Gazze ve Lübnan’da acil ateşkesin sağlanması çağrısında bulundu.

Eylemciler, İsrail’in saldırılarına destek verdiği için İsveç ve ABD’yi de kınadı.

Gösteriye destek veren İsveçli aktivist Sofia Johansson, AA muhabirine Gazze özgürleşene kadar onlara destek vermeye devam edeceklerini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“Protestolara katılmayan herkese de şunu söylemek isterim ki bu sadece Filistin ile ilgili değil, Siyonist rejim topraklarını genişletmek ve örneğin İran’a karşı ABD ve Avrupa Birliği’ni (AB) savaşına dahil etmek istiyor. Arap dünyasındaki ve AB’deki liderlerin neler yaptıklarını biliyoruz, bu yaptıklarını unutmayacağız ve bunları kayıt altına alarak Lahey’de yargılanmalarını sağlayacağız.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/stockholmde-filistin-icin-protesto/feed/ 0
İran’da binlerce kişi İsrail’i protesto etti! Hamaney’e “İsrail’e saldırı emri verin” çağrısı https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-binlerce-kisi-israili-protesto-etti-hamaneye-israile-saldiri-emri-verin-cagrisi/ https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-binlerce-kisi-israili-protesto-etti-hamaneye-israile-saldiri-emri-verin-cagrisi/#respond Sun, 29 Sep 2024 09:11:55 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-binlerce-kisi-israili-protesto-etti-hamaneye-israile-saldiri-emri-verin-cagrisi/ İran’ın başkenti Tahran’da İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını protesto etmek ve Hizbullah’a destek için toplanan binlerce kişi İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’e “İsrail’e saldırı emri” vermesi çağrısında bulundu.

Tahran’daki Filistin Meydanı’nda yoğun yağmur altında toplanan binlerce kişi, İsrail’in Lübnan’da Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ve İranlı general Tuğgeneral Abbas Nilfuruşan’ın da hayatını kaybettiği saldırılarını protesto etti.

Gösterilerde Lübnan ve Filistin bayrakları, Hizbullah flamaları ile Nasrallah’ın posterlerini taşıyan göstericiler, İsrail ve ABD aleyhine sloganlar attı.

İran’da, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın İsrail saldırısında ölümü dolayısıyla, 5 gün ulusal yas ilan edildi.

İran lideri Ali Hamaney, Nasrallah’ın öldürülmesi nedeniyle dün yaptığı yazılı açıklamada, “direniş cephesi” ve Hizbullah’ın önemli bir ismi ve liderini kaybettiğini belirtti, “Nasrallah’ın Lübnan’da kurduğu yapının onun ölümüyle daha da güçleneceğini” savundu.

“Direniş cephesinin çökmekte olan Siyonist varlığın gövdesine indirdiği darbeler daha da ezici olacak.” ifadelerini kullanan Hamaney, Nasrallah’ın “kanının yerde kalmayacağını” vurguladı.

*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-binlerce-kisi-israili-protesto-etti-hamaneye-israile-saldiri-emri-verin-cagrisi/feed/ 0
İran ile Avusturya arasında “Hizbullah” krizi https://www.igdirhaber.com.tr/iran-ile-avusturya-arasinda-hizbullah-krizi/ https://www.igdirhaber.com.tr/iran-ile-avusturya-arasinda-hizbullah-krizi/#respond Tue, 27 Aug 2024 22:11:50 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/iran-ile-avusturya-arasinda-hizbullah-krizi/ İran Dışişleri Bakanlığının yazılı açıklamasına göre, İran’ın Viyana Büyükelçisi Bakırpur’un Hizbullah’a destek paylaşımı nedeniyle Avusturya Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmasına tepki olarak Avusturya’nın Tahran Büyükelçisi Heim, bakanlığa çağrıldı.

Bakanlığa çağrılan Avusturyalı diplomata, “Lübnan’ın siyasi yapısında aktif ve etkili bir aktör olan Hizbullah’ın özgürlükçü ve işgal karşıtı bir hareket” olduğu ifade edilerek, Avusturya Dışişleri Bakanlığının “şüpheli eyleminin hem bölgenin gerçeklerine hem de iki ülke arasındaki ilişkilere aykırı” olduğu belirtildi.

İran’ın Viyana Büyükelçisi Abbas Bakırpur, X hesabından Hizbullah’ı destekleyen bir mesaj paylaşmasının ardından Avusturya Dışişleri Bakanlığına çağrılmıştı. Bakırpur, daha sonra paylaşımını kaldırmıştı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iran-ile-avusturya-arasinda-hizbullah-krizi/feed/ 0
MİT ve emniyetten ortak operasyon! PKK/KCK’nın sözde sorumlularından Mehnaz Omari yakalandı https://www.igdirhaber.com.tr/mit-ve-emniyetten-ortak-operasyon-pkk-kcknin-sozde-sorumlularindan-mehnaz-omari-yakalandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/mit-ve-emniyetten-ortak-operasyon-pkk-kcknin-sozde-sorumlularindan-mehnaz-omari-yakalandi/#respond Thu, 22 Aug 2024 02:35:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/mit-ve-emniyetten-ortak-operasyon-pkk-kcknin-sozde-sorumlularindan-mehnaz-omari-yakalandi/ Son dakika haberleri: Finlandiya’da PKK/KCK kadroları ile örgüt üst yönetimi arasında koordinasyonu sağlayan İranlı Mehnaz Omarı, örgüte kişi aktarımı ve finans temininde de sorumlu düzeyde faaliyet gösteriyordu.

Örgüt adına Finlandiya’da eylem ve etkinlikleri de organize eden isim, MİT tarafından uzun süredir takip ediliyordu.

MİT ve emniyetten ortak operasyon! PKK/KCK’nın sözde sorumlularından Mehnaz Omari yakalandı | Video

İSTANBUL’DA TUTUKLANDI

Naze Ad kod adını kullanan Mehnaz Omarı, İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalandı.

Terör örgütü üyesinin yapılan sorgusunda ise PKK’nın Finlandiya yapılanmasına ilişkin önemli bilgiler ele geçirildiği öğrenildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mit-ve-emniyetten-ortak-operasyon-pkk-kcknin-sozde-sorumlularindan-mehnaz-omari-yakalandi/feed/ 0
İran’da Milletvekili ve Uzmanlar Meclisi Seçimleri Devam Ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-milletvekili-ve-uzmanlar-meclisi-secimleri-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-milletvekili-ve-uzmanlar-meclisi-secimleri-devam-ediyor/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:10:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9451 İran’da 12. Dönem Milletvekili Genel Seçimi ve İran liderini seçme, denetleme ve azletme yetkisine sahip Uzmanlar Meclisi seçimleri için oy verme süreci devam ederken, seçmenler sandığa gitmenin önemini vurguluyor.

Sabah yerel saatle 08.00’de başlayan ve resmi olarak 18.00’de sona ermesi gereken oy verme işlemi saat 20: 00’ye kadar uzatıldı. Seçmenlerin oy kullanmaya devam etmesini gerektirecek bir durum oluşması halinde oy verme işlemi belirli aralıklarla saat 24.00’e kadar uzatılabiliyor.

Ülke genelindeki 50 binden fazla merkezde seçmenler sandık başına giderek İran Meclisindeki 290 sandalye ile Uzmanlar Meclisindeki 88 sandalye için oylarını kullanıyor.

Liyakatsizlik, iş bilmezlik ve yolsuzluklara karşı itirazı sandıkta dile getirerek değişim sağlayabiliriz

Başkent Tahran’da oyunu kullanan eski Tahran Belediye Başkanı Gulam Hüseyin Kerbasçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oy kullanmama çağrısı yapan kişiler olduğuna işaret ederek, “Ben öyle düşünmedim gelip oy verdim. Bana göre (sandığa gitmemek) yanlış bir şey.” diye konuştu.

Kerbasçi, oy verilmezse halkın kendilerinden rahatsız olduğu kişilerin daha da ileri gidebileceğini belirterek, “toplumdaki liyakatsizlik, iş bilmezlik ve var olan yolsuzluklara karşı itirazın sandıkta dile getirilerek değişim sağlanabileceğini” söyledi.

Halkın istediği bazı adayların başvurularının reddedilmesinin oy vermeye engel olmadığını belirten Kerbasçi, “Mesele sadece Meclise vekil göndermek değil, aynı zamanda istemediğiniz kişilerin Meclise girmelerini engellemektir.” ifadesini kullandı.

Mevcut durumu değiştirmek için oy verilmesi gerekiyor

Oyunu Hüseyniye-i İrşad’da kullanan “Milletin Sesi” listesinin öncüsü ve milletvekili adayı eski Meclis Başkan Yardımcısı Ali Mutahhari de yaptığı açıklamada değişim sağlamak istediklerini belirtti.

Mutahhari, “Mevcut duruma itiraz eden arkadaşlar bir kenara oturup oy vermezlerse bu durum devam eder. Mevcut durumu değiştirmek için oy verilmesi gerekiyor.” dedi.

Birçok reformun gerçekleştirilmesi için Parlamentoda güçlü bir azınlık grubu oluşturulması gerektiğini dile getiren Mutahhari, “Bizim kriterimiz itidal ve akılcılığı takip ederek sloganlardan kaçınmak. Bu şekilde parlamentoda ılımlı bir grup oluşturabiliriz.” ifadelerinde bulundu.

Mutahhari, herhangi bir grup ya da cepheye dahil olmadıklarını belirterek insanların seçimlere katılımının artması ile daha iyi ve ılımlı siyasetçilerin Meclise girebileceğini belirtti.

Sorunları bahane edip sandığa gitmemek yanlış

İranlı seçmen Zöhre İranmeniş ise ailece oy vermeye geldiklerini dile getirerek oy vermenin iyi bir fırsat olduğunu söyledi.

Sandığa gitmenin, milletvekillerini seçip ve meclise gönderebilmek için iyi bir fırsat olduğu değerlendirmesinde bulunan İranmeniş, “Her toplumda sorun vardır. Sorun var diye sandığa gitmemek kesinlikle iyi bir şey değil.” diye konuştu.

Oy vermeye gelen öğrenci Dehanı Firuzabadi, seçime katılmanın “doğru bir tercih” olduğunu belirterek, “Seçime katılım hem iyi ve doğru insanların milletvekili olarak Meclise gitmesini sağlayacak, hem de ülkenin güvenliğine katkı verecek. İnşallah katılım fazla olur bana göre katılım iyi görünüyor.” ifadelerinde bulundu.

Bir diğer seçmen Ali Şeki Piledut ise, “Ben bu ülkenin çocuğuyum, oy kullanmayı görevim olarak görüyorum çünkü ülkeme değer veriyorum.” diye konuştu.

İran Meclisinde bulunan 290 sandalye için ülke genelinde 15 binden fazla aday yarışırken Uzmanlar Meclisindeki 88 sandalye için ise 144 aday seçimlere katılıyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-milletvekili-ve-uzmanlar-meclisi-secimleri-devam-ediyor/feed/ 0
İran’da hükümet karşıtı gösterilerden sonra ilk seçimler yapılıyor https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-hukumet-karsiti-gosterilerden-sonra-ilk-secimler-yapiliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-hukumet-karsiti-gosterilerden-sonra-ilk-secimler-yapiliyor/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:18:46 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8865 İran’da 2022 yılındaki hükümet karşıtı gösterilerden beri ilk seçimler yarın yapılacak.

Seçimde iki farklı meclis için oy kullanılacak. Bunlardan ilki parlamento diğeri de Uzmanlar Meclisi. Parlamento seçimleri dört yılda bir, Uzmanlar Meclisi seçimleri ise sekiz yılda bir yapılıyor.

Uzmanlar Meclisi, İran’ın ruhani liderini seçen, görevden alan ve denetleyen yapıya deniliyor.

İran Anayasa Koruma Konseyi, her meclis için aday olan kişileri onaylıyor. Bu konsey de İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından atanıyor.

2009 yılında protestolara yol açan tartışmalı seçimlerden sonra en ufak bir eleştiride bulunan adaylar bile yarıştan alınmıştı.

Bu parlamento seçimleri için ise Anayasa Koruma Konseyi, 290 koltuklu parlamento için rekor sayıda adaya izin verdi. Seçimlere girecek 15 bin 200 kişiden sadece 30’u reformcu kanattan.

2004 yılından beri parlamentoda muhafazakarlar çoğunlukta, bunun değişmesi de beklenmiyor.

Önceki seçimlerde reform yanlısı cephe, adayların yarışa girmesi ve insanların sandığa gitmesi için teşvikte bulunuyordu.

Ancak bu seçimlerde ilk defa “anlamı olmayan, rekabetin bulunmadığı, adaletsiz ve etkisiz” seçimlerin bir parçası olmayı reddediyorlar.

Sosyal özgürlükler ve ekonomi anlamında seçimlerin çok büyük bir rolü yok; bu konularda son kararı hep Hamaney veriyor.

Bu Cuma günü de seçimlere düşük bir katılımın gerçekleşmesi bekleniyor.

2020 yılında yüzde 42 ile rekor düzeyde düşük katılım gerçekleşmişti; ondan önceki seçimlerde ise katılım genelde yüzde 50’nin üzerindeydi. 2016 yılında yüzde 62 ile en yüksek katılım olmuştu.

2021’de düzenlenen son seçimlerde de katılım yüzde 49 düzeyinde kaldı.

3,7 milyon oy geçersiz sayılarak ülke tarihinde bir ilk gerçekleşmişti.

Sonraki yıllarda seçimlere katılım düşerken protesto sıklığı arttı.

2017 ve 2019’daki protestolar da şiddetli bir şekilde bastırılmıştı.

Muhafazakar öğrenciler de şikayetçi

Aynı zamanda hükümete önceden destek veren muhafazakar kesimler tarafında da seçimlere katılım düşmüş durumda.

Bu kesimlerden de hükümeti eleştiren sesler yükselebiliyor.

Hamaney ile buluşan muhafazakar öğrencilerin konuşmaları çoğunlukla kötü ekonomik ve sosyal koşullara yönelik eleştirilerle dolu oluyor.

Batı ve İsrail’e yönelik politikaların da etkisiz ve çıkar odaklı olduğu eleştirileri yöneltiliyor.

Hamaney ise seçimlerin bir görev olduğunu vurgulayarak katılımı kendi destekçileri arasında artırmaya çalışıyor.

Yetkililer seçimlerin özgür ve adil olduğu konusunda ısrarcı olmaya devam ediyor.

Sokaklarda da seçim coşkusunu görmek pek mümkün değil; bazı kamuoyu yoklamalarına göre seçimlerin düzenleneceğinden haberi olmayan çok sayıda insan var.

2022 yılında 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin başını düzgün örtmediği gerekçesiyle gözaltına alınıp, daha sonra da hayatını kaybetmesiyle yüksek katılımlı protestolar düzenlenmişti.

Yüzlerce insan öldürüldü, binlerce kişi yaralandı binlerce kişi hala hapiste.

Bu protestoların ardından siyasi ve sosyal ortam daha da baskıcı bir hal aldı.

Ekonomik kriz de halen etkisini ağır bir şekilde hissettiriyor; altı ay boyunca verileri yayınlamamasının ardından sonbaharda İran Merkez Bankası’nın yaptığı açıklamaya göre enflasyon yüzde 56 oldu.

Hükümetin ekonomiye ilişkin sözlerini yerine getirmemesi de umutsuzluğu körüklüyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iranda-hukumet-karsiti-gosterilerden-sonra-ilk-secimler-yapiliyor/feed/ 0
İran Devrimi’nin 45. yılı: Amaçlar ve pişmanlıklar https://www.igdirhaber.com.tr/iran-devriminin-45-yili-amaclar-ve-pismanliklar/ https://www.igdirhaber.com.tr/iran-devriminin-45-yili-amaclar-ve-pismanliklar/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:45:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3341 İran devriminin 45. yıldönümünde, 1979 yılında değişim için savaşanlar, bugünkü düşüncelerini paylaştılar. Bazıları pişmanlık duyarken bazıları o zaman doğru şeyi yaptıklarına inanıyor.

“45 yıl önce, hiçbir devrimci insanların onlara suçlu gözüyle bakacağı bir günün geleceğini düşünemezdi” diyor Sadegh Zibakalam. O, 1979 İslam Devrimi’nde Şah’a karşı protesto için sokağa çıkan milyonlarca İranlıdan biri.

Ancak şimdi, devrimin 45. yılında çoğu genç, İran liderlerini, devrimi ve onu savunanları sorguluyor. 2022 yılında, 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin başörtüsünü olması gerektiği şekilde takmadığı gerekçesiyle ahlak polisi tarafından öldürülmesinin ardından rejim karşıtı protestolar güç kazandı.

İnsan hakları ihlalleri, kısıtlanan sosyal özgürlükler ve İran devletinin ekonomisi de hoşnutsuzluk yaratıyor.

İran’ın nükleer aktiviteleri sonucu Batı tarafından uygulanan yaptırımlar ekonomisine zarar veriyor ve enflasyon, Ocak’a kadarki son 12 ayda yüzde 43’e yükseldi. Ayrıca ABD’nin bölgedeki İran destekli gruplara karşı füze saldırıları devam ediyor.

Genç neslin bir kısmı, İran’ın bugünkü durumundan devrimcileri sorumlu tutuyor ve “gerçekten bunun için mi savaştıklarını” soruyor.

Üniversite yıllarını İngiltere’de geçiren Zibakalam, “Bunu dikbaşlılıktan ya da nefretten ya da gurur ve önyargıdan söylemiyorum, ancak 1979’a geri dönsek, aynısını yapar ve devrimde yer alırdım” diyor:

“Ne istedik? Özgür seçimler, siyasi suçluların olmamasını, ülkenin liderinin ne istiyorsa onu yapmamasını istedik.”

Devrimi değil, ülkenin liderlerini suçluyor.

“Ben ve benim gibi insanların hatası, devrimin hedefleri olan özgürlük ve demokrasi yerine, antemperyalist sloganları takip ettik, ‘Amerika’ya ölüm’ ve ‘İsrail’e ölüm’ ya da ‘İsrail’i yok edeceğiz’ gibi.”

Bugün hala 1970’lerde uğruna savaştığı prensiplere inanıyor. Geçen yıl, “Kadın, Yaşam, Özgürlük” protestolarına katıldığı için Tahran Üniversitesi’nde siyaset bilimi öğretmenliği işini kaybetti.

45 yıl önce, İslami Cumhuriyet’in kurucusu Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin devrimcilere verdiği söz özgürlüktü.

1978 yılında Fransa’da sürgündeyken yaptığı bir konuşmada Humeyni, “Özgürlük bir insan hakkı. Bir ülkenin bağımsızlığı herkesin hakkı. Bir insanı hapsedip özgürce konuşmasını engellememelisiniz” demişti.

Bu konuşmaları dinlemek artık pek çok kişinin, özellikle de Humeyni dönemini hiç yaşamamış kuşakların, aktivistlerle mevcut düzen arasındaki bugünkü mücadeleyi düşünmeye itiyor.

Şah ve Humeyni’nin devrimdeki rolü

Muhammed Rıza Pehlevi, Batılılaşma, ekonomik büyüme, İran’ın antik ve İslam öncesi tarihini ulusal bir gurur olarak aşılamaya odaklandığı 37 yıldan fazla süre ülkeyi yönetti.

1960’larda kadınlara oy hakkı verildi ve görece erkeklerle eşit haklar sağlandı.

Tahran, bütün gece kulüpleri ve kabareleriyle bir parti şehri olarak biliniyordu, İran şarabı dünyaya ihraç ediliyordu.

Ancak bu sosyal özgürlüklere rağmen, Şah otokratik tarzı ve demokrasi yoksunluğu nedeniyle eleştirilerle karşılaşıyordu. Şii Müslüman din adamları onu İslami değerleri yıkmakla suçluyordu. İran’ın komşusu Sovyetler Birliği’nden etkilenen solcu gruplar ise ülke genelinde daha eşit haklar için çağrı yapıyordu.

1978’in ortalarına kadar çok az kişi İran’ı derinden değiştirebilecek bir devrimi hayal edebilirdi, ancak bu devrim gerçekleştiğinde, solcu aydınları, milliyetçileri, laikleri ve İslamcıları kapsıyordu.

Yıl ilerledikçe Şah karşıtı göstericiler taleplerini giderek daha fazla dini terimlerle çerçevelemeye başladı. Yıl sonunda, sokaklarda İslami söylem üstün gelmişti.

Humeyni kendini, birleştirici bir İslam hükümetinin başı olarak gösteriyordu. Milyonlarca kişi, İran’ı Kur’an’da belirtilen vaat edilen İslam toplumuna dönüştürmeye çalışan kutsal bir figür olarak ona saygı gösteriyordu. Humeyni, Müslüman cemaatinin başı olan İmam unvanını aldı.

1979’da televizyonlarda milyonlarca insanın Tahran sokaklarında 15 yıl sonra sürgünden dönen Humeyni’yi karşılamak için sıralandığı anları gösteriyor. Videolarda, kalabalıklar arabasını durduruyor ve bereket umarak ona doğru kumaş parçaları fırlatıyordu.

İran’a gelmesinden önce, belli bir gün saat 22.00’de gökyüzüne bakıldığında, başarının işareti olarak Ay’ın yüzeyinde Humeyni’nin yüzünün görüleceği dedikodusu yayılmıştı. Çoğu kişi bunu denedi.

İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin eşi Farah Pehlevi şu an sürgünde yaşıyor.

“Çok şaşırmıştık, kendimize ‘insanları buna inanmaya iten ne’ diye soruyorduk” diyen Pehlevi, eşi ve üç çocuğuyla 1979’un başında “tatil” adı altında İran’ı terk etmiş ve bir daha geri dönmemişti.

Devrime giden haftaları düşününce, artık hayatta olmayan eşi için, “bu ülke için sarf ettiği tüm çabadan sonra bu olanları görmek derin bir üzüntüydü” diyor.

Gösterilerde yer alanların çoğunun akademisyen ve entelektüel olduğunu belirtiyor. “Kendimize sürekli, ‘ne çeşit gruplar insanların beyinlerini doldurup onları sokaklara dökebilmişti’ diye soruyorduk.”

Humeyni’yi destekleyen solcu ve din karşıtı gruplar arasında, komünist İran Tudeh Partisi de vardı. Şu an Londra’da yaşayan Shahran Tabari, bu partinin bir üyesiydi ve amcası partinin lideriydi. Şimdi, Şah’ı devirme kararını sorguluyor. “Demokrasinin ne olduğunu anlamadık” diyor.

Muhalefetteki bazı insanların olan biteni kabul etmediğini ancak sessiz aldığını söylüyor:

“Herkes ne olursa olsun Şah’ın gitmesini istedi. Nasıl olduğunu anlamak zor. Sanki hepimizin beyni yıkandı ve manipüle edildik.”

“Hedefe giden her yolda her şey mubahtır”

Ona katılanlardan biri Homa Nategh. Devrim sırasında Tahran Üniversitesi’nde profesördü. 2016’da ölen Nategh, kendisini sorumlu hissediyordu.

Devrimin solcu beyinlerinden biri olarak tanınıyordu. Harekete destek veren kitap ve makaleler yazdı, çeviriler yaptı.

Devrim rejimi başa geldikten birkaç ay sonra, Nategh dini yetkililerle ilgili gerçekleri fark etti ve Fransa’ya kaçtı.

“Benim suçluluğum diğerlerinden daha büyük” diye yazdı 1990’lardaki bir makalesinde:

“Devrim sırasında, hem eğitimci hem araştırmacı olarak görev aldım. Ne yazık ki, ben de bu coşkuya kapıldım, çekincelerimi ve bilgilerimi bir kenara bırakıp sokaklardaki kalabalığa katıldım, kendimi kalabalığın cehaletiyle aynı hizaya getirdim.”

Aynı zamanda BBC’ye verdiği sayısız röportajda, çalışmalarının insanları Şah’ı devirmek için kışkırttığını ve 1970’lerde yazdıklarına artık katılmadığını söylemişti:

“Hedefe giden her yolda her şey mubahtır. Özgürlük için haykırıyorduk ancak bunun gerçek anlamını çok az anlıyorduk. Özgürlüğün özünü ne ben ne de başka biri anladı, onu kendi çıkarlarımıza uyan şekilde yorumladık.”

Sadegh Zibakalam, insanların manipüle edildiğini ve beyinlerinin yıkandığını reddediyor:

“Asla bu şekilde değildi. Fotoğraflara bakın. Habersiz oldukları için onları suçlayamazsınız. Devrimciler kimdi? Öğrencilerdi, üniversite profesörleriydi. Propagandayla yönlendirildiklerini öne sürmek saygısızlıktır.”

Devrimden sonra çeşitli sol gruplar yasaklandı, üyeleriyse Humeyni’nin İslam Devrimi’ni kurmasına yardım eden, devrimin öne çıkan figürlerinden bazılarıyla birlikte infaz edildi.

Yine de Zibakalam eleştirilerin “halkın mevcut rejimden duyduğu memnuniyetsizlikten kaynaklandığına” inanıyor.

İran liderlerine göre devrim İran’ı yabancı ülke, özellikle de ABD ve Batı’dan özgürleştirdi. İslam Devrim Muhafızları’nı ve ulusal silah endüstrisinin kurulmasını savunmadaki bağımsızlığın kanıtı olarak gösteriyorlar. Özellikle en yoksul kesim için sağlık ve eğitim sağladıkları için övgü alıyorlar.

“Acıyı yanımda taşımak istemiyorum”

Ancak Pehlevi yönetimini sona erdiren devrimden 40 yıl sonra, İslam Cumhuriyeti yeni bir problemle karşı karşıya kaldı ve bazı protestocular Pehlevi kralları lehine slogan atıyordu.

“Rıza Şah, ruhun şad olsun” ve “Kralsız bir İran doğru değil” bunlardan bazıları.

Ayrıca bazı eski devrimciler af diliyor.

“Yıllarca devam eden propagandaya rağmen, insanların kralın İran için yaptıklarını şimdi anlaması cesaret verici” diyor eski Kraliçe Farah Pehlevi:

“Çoğu bana devrime katıldığı ancak şimdi pişman olduğunu söyleyen mailler atıyor. Onları affetmemi istiyorlar”.

“Affedecek misiniz?” diye soruyorum.

“Tabii ki” diyor, “Çünkü acıyı yanımda taşımak istemiyorum.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iran-devriminin-45-yili-amaclar-ve-pismanliklar/feed/ 0
İran’ın Ankara Büyükelçiliğinde İslam Devrimi zaferi resepsiyonu düzenlendi https://www.igdirhaber.com.tr/iranin-ankara-buyukelciliginde-islam-devrimi-zaferi-resepsiyonu-duzenlendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/iranin-ankara-buyukelciliginde-islam-devrimi-zaferi-resepsiyonu-duzenlendi/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:30:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3145 İran’ın Ankara Büyükelçiliğince “İran İslam Devrimi zaferinin 45. yıl dönümü” resepsiyonu düzenlendi.

Resepsiyona, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Hasan Habibullahzade, Türk yetkililer, yabancı misyonlardan temsilciler ve birçok davetli katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılışında konuşan Yumaklı, İran’ın ulusal günü vesilesiyle İran halkı ve hükümetiyle Türkiye’de yaşayan İran vatandaşlarının milli gününü kutladı.

Yumaklı, Türkiye’nin İran’ın batıya açılan ve İran’ın da Türkiye’nin doğuya açılan kapısı olduğuna dikkati çekerek, İran’ın geniş kaynakları ve stratejik konumuyla bölge siyasetinde önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi.

Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerin gelişmeye devam ettiğini belirten Yumaklı, iki ülke arasındaki karşılıklı üst düzey ziyaretlerin ve ikili işbirliği mekanizmaların ilişkilerin güçlendirilmesinin bariz yansıması olduğunu dile getirdi.

Yumaklı, Türkiye ile İran arasında sağlıklı ve güçlü bir diyaloğun bölge barışı, güvenliği, istikrarı ve refahının sürdürülmesi açısından da önemli olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasındaki güçlü kültürel ve insani bağlara işaret etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi arasında ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik samimi diyaloğun sürdüğüne işaret eden Yumaklı, birkaç hafta önce Reisi’nin Ankara’ya yaptığı ziyareti hatırlattı.

Yumaklı, ikili ilişkilere dair “Türkiye ve İran, bazı konularda fikir ayrılıkları olsa da ortak çıkarları doğrultusunda birbiriyle yakın temas halindedir. Astana süreci kapsamında Suriye’de kalıcı bir siyasi çözümün sağlanmasına yönelik olarak birlikte çalışmaktayız.” dedi.

Gazze’deki duruma ilişkin Yumaklı, “Türk ve İranlı liderler arasındaki yakın koordinasyon ve yoğun temaslar, Filistinli kardeşlerimize karşı devam eden mezalimin önlenmesi ve bölgemizdeki istikrarın sağlanması çabaları bakımından önemlidir.” ifadesini kullandı.

Yumaklı, Türkiye ve İran’ın önemli ekonomik ortaklar olduğunu vurgulayarak, tek taraflı yaptırımlara karşı olduklarının altını çizdi.

30 milyar dolarlık ikili ticaret hedefiyle ticari ve ekonomik ilişkileri genişletmekte kararlı olduklarını vurgulayan Yumaklı, turizm alanında da ikili ilişkilerin insani boyutunun güçlenmeye devam ettiğini dile getirdi.

“İran, Türkiye’nin doğuya açılan, Türkiye de İran’ın batıya açılan kapısı”

Büyükelçi Habibullahzade de İran İslam Devrimi’nin her yıl görkemli etkinliklerle kutlandığını belirterek, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremin yıl dönümü dolayısıyla hayatını kaybedenleri andı.

İran’ın komşularla ilişkileri ve işbirliğini her boyutta geliştirmenin dış politikanın önemli önceliklerden olduğuna dikkati çeken Habibullahzade, İran ile Türkiye arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinin önemli olduğuna değindi.

Habibullahzade, iki ülkenin bölgede refah, kalkınma ve barışa katkı sağlayabileceğine işaret ederek, şöyle devam etti:

“İran, Türkiye’nin doğuya açılan, Türkiye de İran’ın batıya açılan kapısıdır. Ticari ilişkiler, enerji, ulaştırma, transit, tarım, bilim ve teknoloji, çevre, serbest ticaret bölgeleri, iller arası işbirlikleri ve sınır ticareti, turizm, terörle mücadele ve ortak çıkarlar dolayısıyla bölgesel krizler konusunda işbirliği gibi alanlar, iki ülke arasındaki ilişkilerde eşsiz fırsatlar sunmaktadır.”

İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin 24 Ocak’ta yaptığı Ankara ziyaretini anımsatan Habibullahzade, yapıcı görüşmelerde bulunulduğunu, önemli anlaşmalara ve mutabakat metinlerine imza atıldığını anlattı.

Habibullahzade, İran ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 12 milyar dolar düzeyinde olduğunu aktararak, 2025’in “İran-Türkiye kültürel işbirliği yılı” olarak ilan edilmesi konusunda mutabakata varıldığını ve bu kapsamda kültürel programlar yürütüleceğini söyledi.

Filistin meselesi ve Gazze’de yaşananların büyük endişe yaratan önemli konulardan olduğunu belirten Habibullahzade, şunları kaydetti:

“Her iki ülke, bu konuda ortak görüşe sahiptir. Gazze’deki Filistin halkı, hala İsrail rejiminin barbarca saldırıları ve bombalar altında can veriyor. Bilinen bazı ülkelerin ve uluslararası kuruluşların, bu cinayetlerin durdurulması için eylemde bulunmaması ve yetersiz kalması oldukça üzücü ve rahatsız edicidir.”

Habibullahzade, İran-Türkiye ilişkilerinin umut bahşeden aydınlık bir geleceğe sahip olduğunu söyleyerek, komşuluk politikası çerçevesinde potansiyel işbirliği kapasitelerini etkinleştirmede kararlı olduklarını belirtti.

İran-Türkiye ilişkilerini güçlendirme sürecinin sürdürülmesinin ikili ve bölgesel işbirliklerinin artırılması ile mümkün olacağını dile getiren Habibullahzade, sözlerini “Yaşasın İran, Yaşasın Türkiye” diyerek tamamladı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iranin-ankara-buyukelciliginde-islam-devrimi-zaferi-resepsiyonu-duzenlendi/feed/ 0
İran’ın Pakistan’daki saldırıları bölgedeki çatışma endişelerini artırıyor https://www.igdirhaber.com.tr/iranin-pakistandaki-saldirilari-bolgedeki-catisma-endiselerini-artiriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/iranin-pakistandaki-saldirilari-bolgedeki-catisma-endiselerini-artiriyor/#respond Thu, 18 Jan 2024 21:06:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2146 İran’ın Pakistan’da gerçekleştirdiği ve Ceyş el Adl isimli militan grubu hedef aldığı son saldırıları, Orta Doğu’daki çatışmanın bölge dışına taşacağı yönündeki endişeleri arttırdı.

Pakistan hükümeti saldırıda iki çocuğun öldüğünü ve üç kişinin de yaralandığını .

Füze saldırılarının “kabul edilemez” olduğunu söyleyen İslamabad hükümeti saldırılara misilleme yapılacağı uyarısında bulundu.

İran, Pakistan’la sınırında faaliyet gösteren Sünni militan grup Ceyş el Adl’ın ABD ve İsrail tarafından desteklendiğini iddia ediyor. Grup geçmişte İran güvenlik güçlerine yönelik bazı saldırıların sorumluluğunu üstlenmişti.

Birçok siyasi analist, sert eleştirilerine rağmen İslamabad yönetiminin, risklerin yüksek olduğunu anladığını ve kısasa kısas bir hareketten kaçınacağını söylüyor.

Ceyş el Adl: ‘Adalet Ordusu’

Ceyş el Adl ya da “Adalet ve Eşitlik Ordusu” İran hükümetine muhalif silahlı bir militan grup. Örgüt kendisini İran’ın Sistan-Beluçistan eyaletinde “Sünni haklarının savunucusu” olarak tanımlıyor.

İran, daha önce Cundullah (Allah’ın Askerleri) olarak bilinen militan grubun lideri Abdülmalik Rigi’yi 2009 yılında İran güvenlik güçlerini bombalamak ve İngiltere ile ABD’nin ajanı olmak suçlamalarıyla tutukladı. Rigi 2010’da da asılarak idam edildi.

O dönemde İran’da görev yapan eski bir Pakistanlı diplomat olan Muhammed Abbasi, Pakistan’ın Rigi’nin tutuklanmasında önemli bir rol oynadığını söyledi.

ABD istihbaratına göre Ceyş el Adl’in birçok patlama ve saldırıya karışmış durumda. 2005 yılında İran’da eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’a düzenlenen saldırı da bunlardan birisi.

Ceyş el Adl tarafından üstlenilen operasyonlar genelde Sistan-Beluçistan eyaletinde gerçekleştirildi.

İran neden Pakistan’ı vurdu?

İran Devrim Muhafızları, önce Irak ve Suriye’deki hedeflere saldırdı. Bir gün sonra da Pakistan’daki hedeflere balistik füzeler fırlattı.

Eski bir bakan ve dış politika uzmanı olan Müşahid Hüseyin Sayed, bu hamlenin Pakistan için bir sürpriz olduğunu söyledi.

Eski bakan, “Şahsi kanaatimce, bu onların derin devletinin – İran Devrim Muhafızları’nın – gizli operasyonu gibi duruyor ve daha geniş bir bakış açısını gerektiriyor” dedi.

Sayed, saldırının ikili anlaşmaların ve uluslararası protokollerin ihlali olduğunu belirtti ve “Gazze’de bir soykırım yaşandığını” hatırlatarak, böylesi bir dönemde İslami birlik ruhunun baltalandığını savundu.

Öfkesini İsrail’e yöneltmek yerine Tahran’ın 24 saat içinde üç Müslüman ülkeyi vurduğunu söyleyen Sayed şöyle devam etti:

“Böylesi bir ikiyüzlülük ve çifte standart güçlü bir kınamayı hak ediyor.”

Pakistan-İran gerilimleri

Tarihsel olarak Pakistan-İran ilişkileri inişli çıkışlı bir seyir sergiledi.

İran, 1947 yılında Pakistan’ın bağımsızlığını tanıyan ve İslamabad yönetiminin yurtdışındaki ilk büyükelçiliğine ev sahipliği yapan ilk ülkeydi. Her iki ülke de Soğuk Savaş sırasında işbirliği yapmış ve jeopolitik olarak geniş ölçüde aynı çizgide yer almıştı.

Pakistan ve Hindistan arasında Ağustos-Eylül 1965 arasında yaşanan 1965 Hint-Pakistan Savaşı sırasında Tahran İslamabad’ı destekledi.

Ancak 1979’daki İran Devrimi ve Suudi Arabistan’dan ilham alan Vahabi İslamcılığın Pakistan’daki artan etkisi (Afganistan’daki çatışmaların da etkisiyle) İran ve Pakistan arasındaki güvensizliğin artmasına neden oldu.

İran 1990’larda Pakistan’da mezhepçiliği ve Şii vekilleri teşvik etmekle suçlandı. Tahran da İslamabad’ın Kabil merkezli Taliban hükümetine verdiği destekle ilgili rahatsızdı.

İran’ın Hindistan ile artan işbirliği ve Pakistan’ın ABD ile yürüttüğü stratejik ittifakı, iki ülkenin arasının daha da açılmasına neden oldu.

2018 yılında İran, Hindistan ile İran’ın Çabahar limanının bir bölümünün kontrolünü Yeni Delhi yönetimine devretmek üzere bir anlaşma imzaladığında İslamabad bu durumla ilgili şüpheci bir yaklaşım sergiledi.

Bu gelişme Pakistan’da Hindistan ve İran’ın, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun önemi noktası Gwadar limanının stratejik önemini azaltmaya yönelik karşı hamleleri olarak yorumlandı.

Tüm bunlara rağmen iki ülke hiçbir zaman büyük bir anlaşmazlığa düşmedi. Ancak ikili ilişkilerinin potansiyelini de tam olarak kullanamadılar.

İslamabad Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nde araştırma görevlisi Arhama Siddiqa’ya göre iki ülke arasındaki ilişkiler 2021’den bu yana olumlu bir seyir izliyor.

Yine de Pakistan son gelişmeleri ihtiyatlı bir biçimde izliyor.

BBC’ye konuşan Arhama, “Pakistan toprak bütünlüğünden ödün veremez ama aynı zamanda başka bir cephe açmak da istemiyor. Hindistan ve Afganistan ile ilişkiler sorunlu. İslamabad başka bir komşusunun iyi niyetini kaybetmeyi göze alamaz” diyor.

Savunma analisti Ikram Sehgal BBC’ye yaptığı değerlendirmede Pakistan’ın İran’la makul ilişkiler kurabildiğini söyledi.

Pakistan’ın “Suudi kampının” bir parçası olmayı reddettiği zamanlar oldu. Özellikle de 2015’te Suudi liderliğindeki Sünni koalisyon Yemen’deki iç savaşa müdahale ettiğinde Pakistan bunun bir parçası olmayı reddetti.

Pakistan, ülke içindeki Sünni ve Şii nüfus arasında yeni fay hatları yaratabileceğini düşündüğü mezhepsel bir bölgesel çatışmaya katılmanın tehlikesini gördü.

Ancak İran ve Suudi Arabistan arasındaki son yakınlaşma bu tür baskıları azalttı.

Sehgal, İran’ın da başka bölgesel çatışmalara dahil olurken komşusuyla yeni bir çatışma başlatamayacağını anladığına inanıyor. Ülke ayrıca ABD yaptırımları altında zorluklar yaşıyor.

Pakistan’ın militan gruplara karşı harekete geçmesi ve topraklarının başka ülkelere saldırmak için kullanılmasına izin vermemesi gerektiğini savunan Sehgal, şunları diyor:

“İran da bu tür yıkıcı eylemlerden kaçınmalı. İletişim ve koordinasyon içinde olmalılar. Aksi takdirde bu tür hamleler bölgeyi, halkının göze alamayacağı başka bir savaşın eşiğine getirme potansiyeline sahip.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iranin-pakistandaki-saldirilari-bolgedeki-catisma-endiselerini-artiriyor/feed/ 0