ETKİSİ UZUN SÜRÜYOR
Özellikle derin uykunun, hafıza gelişimine katkıda bulunduğunu belirten Dr. Mikaela Bloomberg, “Bulgularımız, egzersizin kısa süreli hafıza üzerindeki etkilerinin, düşündüğümüzden daha uzun süre devam edebileceğini gösteriyor. Bu faydalar egzersiz sonrası birkaç saat değil, ertesi güne kadar sürebilir. Düzenli egzersiz, bilişsel fonksiyonların gelişmesine katkı sağlıyor” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD’nin saygın yayın organlarından The National Interest, Türkiye’nin savunma sanayiindeki ilerlemelerini dikkatle izlemeye devam ediyor.
Son olarak ‘Altay’ tankını değerlendirerek “Sınıfının en iyilerinden” ifadesini kullanan medya kuruluşu, şimdi de Türkiye’deki tank sayısını mercek altına aldı.
OSMANLI MİRASINI YENİDEN CANLANDIRMA HEDEFİ
The National Interest, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’nin Balkanlar, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da Osmanlı dönemi etkisini yeniden canlandırma arzusunda olduğunu belirtti.
Bu hedef doğrultusunda Türkiye’nin, ordusuna önemli yatırımlar yaparak, ABD ve Almanya ile yaşanan gerilimlerin ardından yerli savunma sanayisini güçlendirdiği vurgulandı.
“TÜRKİYE’NİN 700 MODERN, 1500 MODERNİZE EDİLMİŞ TANKI VAR”
The National Interest, “Türkiye’nin Neden Bu Kadar Çok Tankı Var?” başlıklı yazısında “Türkiye, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yönetimindeki önemli jeopolitik hedeflerini yansıtan, yaklaşık 700 modern tank ve 1.500 adet eski, geliştirilmiş tanktan oluşan geniş bir tank filosuna sahiptir.” ifadelerine yer verdi.

“TÜRKİYE; YUNANİSTAN, İNGİLTERE VE FRANSA’NIN TOPLAMINDAN FAZLA TANKA SAHİP”
Türkiye’nin Yunanistan, İngiltere ve Fransa’nın toplamından daha fazla tanka sahip olduğu belirtilen haberde, Türk ordusunda yaklaşık 330 Leopard 2, 350 Leopard 1, 160 M60 Sabra, 650 M60 Patton ve 750 M48 Patton bulunduğu belirtildi.
ABD’nin Yunanistan ile Türkiye’ye dengeli savunma sanayi satışı yapıldığına ve Türkiye’nin yaşananların ardından yerli savunma sanayine kenetlendiğine dikkat çekilirken, “Tank alanında, Türk ordusu Altay ana muharebe tankına büyük yatırımlar yapıyor.” denildi.

ALTAY TANKINA ÖVGÜLER DİZMİŞTİ
Türkiye’nin tank sayılarını incelemeye alan The National Interest, daha önce yaptığı haberlerde ise Türkiye’nin yerli üretim tankı Altay’ı incelemeye alarak övgüler dizmişti.
Altay için “Sınıfının en iyilerinden” denen haberde “Türkiye, Altay Ana Muharebe Tankı ile büyük bir tank gücü olacak. Türkiye’de ana savaş tankı sınıfında tüm dünyada en iyilerden birisi olarak kabul edilen Altay tankının seri üretimi için imzalar atıldı. İmzanın tahmin edilen süreden bir yıl önce atılması ise savunma dünyasını şaşırttı” ifadelerine yer verilmişti.

Fatih Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İngiltere Premier Lig’in 4. haftasında Kuzey Londra derbisinde Tottenham evinde Arsenal ile karşı karşıya geldi.
Mücadelenin ilk yarısı 0-0 sona ererken, konuk ekip 64. dakikada Gabriel’in kaydettiği golle 1-0 öne geçti.
Maçın geri kalanında başka gol olmayınca Arsenal sahadan 1-0 galip geldi.

TOTTENHAM, 4 PUANDA KALDI
İLGİLİ HABERKasımpaşa – Fenerbahçe maçında penaltı itirazları
Bu sonucun ardından 3. galibiyetini elde eden Arsenal puanını 10’a çıkardı ve ikinci sırada bulunuyor.
Ligdeki 2. yenilgisini alan Tottenham ise 4 puanla 13. sırada yer aldı.

ARSENAL, MANCHESTER CITY İLE KARŞILAŞACAK
Gelecek hafta Arsenal, Manchester City’e konuk olacak, Tottenham ise Brentford’u ağırlayacak.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (BTCA) ile “Ambargolu (Embargoed)” adlı sivil toplum örgütünün öncülüğünde İngiltere Parlamentosu önündeki meydanda bir araya gelen Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 1964’te aldığı kararının 60. yılında söz konusu kararın iptalini talep etti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bayraklarının yanı sıra “Barış gücü değil, işgalci”, “İngiltere Kıbrıs’ta yanıldı”, “BMGK’nin 60 yıllık kararı yetti artık” yazılı pankartlar taşıyan göstericiler, yüzlerinde de “ambargolu” yazılı maskeler kullandı.
Protestoya katılan İngiltere’deki Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 186 sayılı kararının, KKTC’nin izolasyonuna yol açtığını belirterek, söz konusu kararın geri çekilmesi çağrısında bulundu.
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir”
Protestoya katılan BTCA Başkanı Kenan Yaman, basına yaptığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararıyla BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’a intikal ettiğini hatırlattı.
Yaman, “Bunların maksadı; sözde bizi, Kıbrıs Türkünü korumaktı ancak o günden bugüne bu kararla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ adı altında bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir.” dedi.
Rum tarafının, söz konusu BM kararını gerekçe göstererek Kıbrıs Türklerine haklarını elinden aldığını ve KKTC’ye ambargoların uygulandığını belirten Yaman, şunları söyledi:
“Biz bugün bu kararı protesto etmek için buradayız. İngiltere’nin kaleme aldığı bu kararın değiştirilmesini ya da geri çekilmesini istiyoruz çünkü Kıbrıs’ın, buradaki sorunun temel taşı BM Güvenlik Konseyi kararıdır. Bunu kullanarak şu anda Kıbrıs’ın çıkmaz durumda olduğu açıktır. Biz bunun düzeltilmesini istiyoruz.”
Yaman, Kıbrıs Türklerinin, Ada’da iki devletli çözümden yana olduğunu dile getirerek, “Artık bizim haklarımızı iade etmeleri şarttır. Başka türlü Kıbrıs meselesi hiçbir şekilde ve durumda halledilemez.” diye konuştu.
-“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir”
Yaman, Kıbrıs Türklerinin gasbedilen haklarından birinin de KKTC’nin dünyadan izole edilmesi olduğuna dikkati çekerek, bu izolasyona son verilmesi amacıyla KKTC’ye direk uçuşların başlatılması gerektiğini belirtti.
“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir.” diyen Yaman, şunları kaydetti:
“Ben buradan, İngiltere’den mektup yazıp direk Kıbrıs’a gönderemem. Bu benim insan haklarımın ihlali değil mi? Direk Türkiye’ye gidecek. Türkiye’de bir adres vereceğim ve oradan Kıbrıs’a gidecek. Bu aylar alır, hatta yolda kaybolur. Bizim buradaki yaşlılarımız, genç çocuklarımız, hamilelerimiz buradan direk Kıbrıs’a uçamaz. İlla ki Türkiye’den gitmesi lazım. Türkiye’de inecek, güvenlikten geçecek ve tekrar uçağa binecek, ondan sonra Kıbrıs’a varacak. Bu bizim haklarımızın ihlali değil mi? Biz istediğimiz zaman memleketimize direk gidemez miyiz? Bu yanlışlık düzeltilmelidir.”
Yaman, ambargo nedeniyle KKTC ile doğrudan ticaret yapılamadığına işaret ederek, “Buradan oraya direk bir şey gönderemiyoruz. İhracat, ithalat yapılmaz. Bütün bunlar 186 sayılı karardan ötürüdür. En temel sorunumuz; bu karardır, bu karara itiraz ediyoruz. 60 sene oldu. Bu karar kalkmalı ve haklarımız bize iade edilmelidir.” ifadesini kullandı.
]]>İngiltere'de akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. 14 yaşındaki Scarlett Vickers isimli bir kız çocuğu, baba Simon Vickers (48) ve anne Sarah Hall (44) tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
Ülkede büyük yankı uyandıran olay sonrası anne ve baba gözaltına alınırken, talihsiz kızın öldürülmeden saatler önceTikTok paylaşımında aynı odada ayna karşısında bir selfie çekilerek TikTok'tan paylaştığı görüldü. Siyah-beyaz paylaşımına Vickers'in "Lütfen dağınıklığı görmezden gelin" dediği ifade edildi.
Anne ve babası tarafından katledilen kızın arkadaşları, sosyal medya hesaplarından "En iyi arkadaşım seni özlüyor, zavallı bebeğim", "Orada rahat uyu, Scarlett gitti ama asla unutulmayacak", "Rahat uyu güzel kız, bunların hiçbirini hak etmedin" paylaşımlarıyla arkadaşlarına veda ettiler.
]]>Bugün 24 yaşında olan Begüm, IŞİD’lilerin eşleri ve çocuklarına da ev sahipliği yapan Suriye’deki Roj kampında bulunuyor ve bir süredir İngiliz vatandaşlığını geri alıp ülkeye dönebilmek için hukuki mücadele veriyor.
“Ulusal güvenlik riski” olarak görüldüğü için 2019’da İngiliz vatandaşlığı iptal edilen Begüm, geçtiğimiz yıl Şubat ayında açtığı davayı da kaybetmişti.
Begüm, 2015’te 15 yaşındayken IŞİD’e katılmak için İngiltere’nin başkenti Londra’dan yola çıkarak, Türkiye üzerinden Suriye’ye gitmişti.
Begüm ve iki kız arkadaşı, İstanbul Esenler Otogarı’nda kendilerini Suriye’de IŞİD’in kontrolündeki bölgelere sokacak olan ve aslında Kanada ajanı olduğu ortaya çıkan Muhammed Al Raşid’le buluşmuşlardı.
Suriye’de üç yıl boyunca bir Hollanda vatandaşıyla evli kalan Begüm, 2019’da ülkedeki bir kampta dokuz aylık hamileyken bulunmuştu.
Begüm’ün Suriye’de doğurduğu üç çocuğu da ölmüştü.
IŞİD’in yenilgiye uğratılmasının ardından pişmanlığını açıklayan Begüm, “İngiltere’ye terörle mücadelede yardım etmek istediğini” söylemişti.
Temyiz Mahkemesi’nin kararıyla Şamima Begüm’ün Suriye’den İngiltere’ye dönüşünün önü kapanmış oldu.
Mahkemenin kararını açıklayan Yargıç Sue Carr, “Bizim tek görevimiz, vatandaşlıktan çıkarılma kararının yasaya uygun olup olmadığını belirlemek. Bunun yasaya aykırı olmadığı sonucuna vardık. Dava düşmüştür” dedi.
Kararda, “Begüm’ün başkalarından etkilenmiş ve yönlendirilmiş olabileceği ancak yine de Suriye’ye gitmek ve IŞİD’e katılmak doğrultusunda hesaplanmış bir karar verdiği” kaydedildi.
Kararın ardından Şamima Begüm’ün avukatı Daniel Furner, “Begüm güvenle ülkeye dönene ve adalete kavuşana kadar mücadeleyi bırakmayacaklarını” söyledi.
Avukatları, “Begüm’ün insan kaçakçılığı mağduru olduğunun İçişleri Bakanlığı tarafından hesaba katılmadığını” savunuyordu.
Öte yandan Begüm’ün hiçbir ülkenin vatandaşı olmaması da avukatlarının savunma dayanaklarından birisi oldu.
Uluslararası hukuka göre bir devletin bir kişiyi vatandaşlıktan çıkarabilmesi için, o kişinin en az bir ülkenin daha vatandaşı olması gerekiyor.
Begüm vatandaşlıktan çıkarılma kararıyla vatansız kaldığını ve bunun hukuka aykırı olduğunu söylüyor.
İngiltere hükümetine göre, Begüm doğum yoluyla Bangladeş vatandaşı olmuştu.
Bangladeş Dışişleri Bakanlığı ise geçen yıl Begüm’ün Bangladeş vatandaşı olmadığını açıklamıştı.
‘Yapabileceğim tek şey ikinci bir şans istemek’
Şamima Begüm, 2019’da Suriye’deki kampta bulunduktan sonra, birçok haberin ve belgeselin de konusu oldu. Begüm’e benzer şekilde IŞİD’e katılmak için ülkelerini terk edenlerin çoğu, geride bıraktıkları vatandaşlıklarını bir daha elde edemedi.
2021’de BBC’ye konuşan Begüm, Suriye’de bir kampta “çürümek” yerine topluma fayda sağlayabileceğini belirtmişti.
Begüm BBC muhabiri Josh Baker’ın “Dünya çapında soykırımlar ve cinayetler işleyen bir grubun parçası olmak sizi nasıl hissettiriyor?” sorusuna “Kendimden nefret etmeme yol açıyor” diye yanıt verdi.
“Bazı insanların ne yaparsam yapayım değiştiğime ve yardım istediğime inanmayacağını biliyorum” diyen Begüm, şöyle konuşmuştu:
“Fakat kalplerinde azıcık merhamet, şefkat ve empati olanlara sesleniyorum: Yüreğimin tüm derinliğiyle söylüyorum ki, Suriye’ye adımımı attığım andan itibaren aldığım her karardan çok pişmanım ve hayatımın geri kalanında bununla yaşayacağım.
“Kimse benim kadar kendinden nefret edemez. Yapabileceğim tek şey özür dileyip ikinci bir şans istemek.”
]]>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en sert muhalifi olarak nitelendirilen Alexei Navalny’nin 16 Şubat’ta tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetmesinin yankıları sürüyor. İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Navalny’nin öldüğü Yamalo-Nenets Özerk Bölgesi’ndeki 3 numara cezaevinin 6 yetkilisine yaptırım kararı alındığı duyuruldu. Bu çerçevede cezaevinden sorumlu Vadim Konstantinovich Kalinin ve diğer cezaevi yetkilileri Sergey Nikolaevich Korzhov, Vasily Alexandrovich Vydrin, Vladimir Ivanovich Pilipchik, Aleksandr Vladimirovich Golyakov ve Aleksandr Valerievich Obraztsov’un İngiltere’deki mal varlıklarının dondurulacağı ve ülkeye girişlerinin yasaklanacağı ifade edildi.
İngiltere Navalny’nin ölümü nedeniyle yaptırım uygulayan ilk ülke oldu
Açıklamada, “İngiltere, Navalny’nin naaşının derhal ailesine teslim edilmesi, tam ve şeffaf bir soruşturma yapılması çağrısında bulunuyor. Navalny’nin durumu, 3 yıllık hapis hayatı boyunca kötüleşmişti. Navalny, hapishanede tutulduğu süre tıbbi tedaviden de mahrum bırakıldı. İngiltere, hayatını Rus sisteminin yolsuzluğunu ortaya çıkarmaya adayan, özgür ve açık siyaset çağrısı yapan, Kremlin’den hesap sormaya adayan siyasi mahkum Navalny’nin ölümüne karşılık yaptırım uygulayan ilk ülke oldu” denildi.
“Rus yetkililerin Navalny’yi defalarca susturmaya çalıştıkları açık”
İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ise açıklamasında, “Rus yetkililerin Navalny’yi bir tehdit olarak gördükleri ve onu defalarca susturmaya çalıştıkları açık. Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) görevlileri, Navalny’i 2020’de Novichok ile zehirledi, barışçıl siyasi faaliyetleri nedeniyle hapse attı ve Arktik’teki (Kuzey Kutup Dairesi) bir ceza kolonisine gönderdi. Hiç kimse Rus sisteminin baskıcı doğasından şüphe duymamalı. Bu nedenle bugün Navalny’nin son aylarını geçirdiği ceza kolonisinden sorumlu en üst düzey hapishane yetkililerine yaptırım uyguluyoruz. Navalny’ye yapılan acımasız muamelenin sorumluları hiçbir yanılgıya kapılmamalı, onları bundan sorumlu tutacağız” ifadelerini kullandı.
Batılı liderler, Navalny’nin ölümünden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i sorumlu tutuyor. ABD’nin de Navalny’nin ölümü ve Ukrayna’da devam eden savaş nedeniyle Rusya’ya karşı cuma günü yaptırım paketi açıklaması bekleniyor.
Daha önce uçakta zehirlenmişti
Rus muhalefet lideri, yolsuzlukla mücadele aktivisti ve avukat olan Alexei Navalny, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve yakın çevresinin yolsuzluk vakalarını araştırıyordu. Rusya’da 2020 yılında uçaktayken zehirlenen ve 2021’de tedavi gördüğü Almanya’dan Rusya’ya dönüşünde tutuklanan Navalny, 4 Ağustos 2023’te Rusya’daki muhaliflerin protestolarını organize etme, Rusya’da yasaklanan Yolsuzlukla Mücadele Vakfı üzerinden yasa dışı eylemler düzenleme, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kremlin aleyhine sözler kullanma ve “aşırılık” yanlısı eylemleri finanse etme suçlamalarıyla 19 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Mart 2022’de dolandırıcılık ve mahkemeye itaatsizlik suçlamalarıyla 9 yıl hapis ve 1 milyon 200 bin ruble para cezasına çarptırılan Navalny için tutuklu bulunduğu süre içinde toplamda 5 farklı suçlamadan dava açılmıştı.
Ölüm nedeni belirsiz
Rusya Federal Cezaevi Servisi (FSIN) tarafından Navalny’nin ölümüne yönelik 16 Şubat’ta yapılan ilk açıklamada, “3 No’lu cezaevindeki hükümlü Aleksey Navalny, 16 Şubat’ta yürüyüş yaptıktan sonra kendini kötü hissetti ve bilincini kaybetti. Kurumun sağlık çalışanları hızlıca geldi ve ambulans çağrıldı. Hayata döndürme çabaları sonuç vermedi” ifadeleri kullanılmıştı.
Navalny’nin ölüm nedeni ilk olarak “ani ölüm sendromu” şeklinde açıklanırken, Rusya Soruşturma Komitesi kimyasal analiz için naaşının en az 14 gün daha ailesine teslim edilmeyeceğini belirtmişti. Navalny’nin eşi Yulia Navalnaya, “zehirlenme izleri kayboluncaya kadar eşinin naaşının bekletildiğini” iddia etmişti. – LONDRA
]]>Zelenskiy, temaslarda bulunmak üzere Ukrayna’nın başkenti Kiev’e gelen Başbakan Sunak ile görüştü. Görüşmenin ardından taraflar ortak basın toplantısı düzenledi.
Devlet Başkanı Zelenskiy, bugün Ukrayna ile İngiltere arasında benzeri görülmemiş bir güvenlik anlaşması imzaladıklarını belirterek, “Bu sadece bir deklarasyon değil. Bu, işbirliğimiz ve özellikle büyük bir küresel güç olan Birleşik Krallık’ın güvenlik garantileri sayesinde gerçekleşecek bir gerçekliktir. Ukrayna’ya yıllık destek sağlamayı, savunma ve güvenlik kuvvetlerimizin, savunma sanayimizin, devlet kurumlarımızın ve sosyal sistemlerimizin yeterli kapasiteye sahip olmasını sağlamak için kapsamlı bir işbirliği yapmayı kabul ettik.” dedi.
Zelenskiy, ayrıca Kızıldeniz’deki durumun Ukrayna vatandaşlarının güvenliğini etkilediğine dikkati çekerek, “Şu anda 4 denizcimiz Husiler tarafından esir tutuluyor. Onların geri dönmesi için çalışacağız.” diye konuştu.
İngiltere, Ukrayna’ya 2,5 milyar sterlin değerinde yeni askeri yardım paketi sağlayacak
Sunak da özellikle askeri yardım konusunda Ukrayna’nın önemli destekçilerinden biri olduklarının altını çizerek, “Bugün burada bulunmaktan ve sağladığımız yardımın arttığını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum.” şeklinde konuştu.
Ukrayna’ya 2,5 milyar sterlin değerinde yeni askeri yardım paketi sağlayacaklarını duyuran Sunak, bunun önceki yıllarda sağladıkları yardım miktarından fazla olduğunu vurguladı.
Sunak, askeri yardımın artırılmasının durumun ciddiyetini ve İngiltere’nin Ukrayna’yı destekleme kararlılığını gösterdiğini kaydederek, “Bu yüzden ilk yurt dışı ziyaretimde buradayım, bu yıl Ukrayna’yı ziyaret eden ilk yabancı liderim.” ifadesini kullandı.
Başbakan Sunak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da “Ukrayna’da basit bir mesaj vermek için bulunuyorum. Desteğimiz azalamaz ve azalmayacak. Ne kadar sürerse sürsün İngiltere tüm Ukraynalıların yanında olacak.” ifadesine yer verdi.
Ukrayna ve İngiltere güvenlik alanında işbirliği anlaşması imzaladı
Zelenskiy ve Sunak, görüşme çerçevesinde Ukrayna ile İngiltere arasında güvenlik işbirliği anlaşmasına imza attı.
Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi internet sitesinde yayımlanan anlaşma metninde, bu anlaşmanın İngiltere ve diğer G7 üyeleri tarafından 12 Temmuz 2023 tarihinde Vilnius’ta kabul edilen ve daha sonra 24 devletin daha katıldığı Ortak Deklarasyonun devamı niteliğinde olduğu belirtildi.
Anlaşmada, İngiltere tarafından Ukrayna’ya verilen güvenlik taahhütlerinin ana bileşenlerinin, Ukrayna’ya uluslararası tanınmış sınırları dahilinde toprak bütünlüğünü korumak ve yeniden tesis etmek, ekonomisini yeniden inşa etmek ve vatandaşlarını korumak için kapsamlı yardım sağlanması, Rusya’nın herhangi bir askeri tırmanışını veya yeni saldırganlığını önlemek ve aktif bir şekilde caydırmak ve karşı koymak, Ukrayna’nın reform planlarını ve NATO uyumluluğunu desteklemek suretiyle Ukrayna’nın gelecekte Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşmesini desteklemek olduğu aktarıldı.
İngiltere’nin Ukrayna Savunma Bakanlığını güçlendirmek için savunma yönetimi ve politikası konusunda uzun vadeli tavsiye ve destek sağlayacağı aktarılan anlaşmada, “Birleşik Krallık, diğer uluslararası ortaklarla birlikte çalışarak Ukrayna’nın NATO ile daha fazla birlikte çalışabilen ve NATO’nun büyüyen gücüne katkıda bulunan modern bir silahlı kuvvetler geliştirerek dış saldırganlara karşı caydırıcılığını güçlendirmesine yardımcı olacak. Bu, Ukrayna’da modern bir savunma sektörünün geliştirilmesini ve NATO’da bir geleceğe giden yolun açılmasını da içeriyor.” ifadesi kullanıldı.
Anlaşmada, 2022’de İngiltere’nin Ukrayna’ya 2,3 milyar sterlin değerinde askeri yardım sağladığı hatırlatılarak, 2023 yılında 2,3 milyar sterlin daha askeri yardım sağladığı, 2024 yılında 2,5 milyar sterlin daha destek sağlayacağı aktarıldı.
Anlaşmada ayrıca, İngiltere’nin Deniz Güvenliği Kabiliyet Koalisyonu’na eş liderlik ve Ukrayna’nın deniz filosunun gelişimine önemli bir katkıda bulunacağı, bu anlaşmanın yürürlükte olduğu 10 yıl boyunca Ukrayna’ya destek sağlamaya devam edeceği belirtildi.
Söz konusu anlaşma, Ukrayna ile İngiltere arasında siber güvenlik, enformasyon güvenliği, bilgi propagandası ile mücadele, organize suçlarla mücadele, siyasi ve diğer alanlarda işbirliğinin yapılmasını öngörüyor.
]]>