Anlaşmanın jeopolitik önemi ise 1 Ocak’ta Etiyopya’nın Somali’den ayrılmaya çalışan Somaliland ile deniz üssü kurma amaçlı imzaladığı anlaşmaya yanıt olarak imzalanması. Türkiye’nin bu anlaşmayla, Afrika Boynuzu olarak adlandırılan bölgenin en önemli sorunlarından birinin parçası haline geldiği yorumları yapılıyor.
Somali, dünyanın en yoksul ülkelerinden. Türkiye ve Batılı ülkelerin de “terör örgütleri” listesindeki Eş-Şebab başta olmak üzere radikal bazı örgütlerin varlık gösterdiği ülkede merkez hükümet güvenlik sorununu çözemiyor. Somali, Türkiye’nin 2011’den bu yana siyasi, ekonomik ve askeri olarak en çok yatırım yaptığı ülkeler arasında.
2011’de dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Somali’ye yaptığı ziyaretle başlayan bu ilgi, hem Türkiye’nin Afrika açılımının önemli bir adımı oldu, hem de Ankara’nın “insani diplomasi” adını verdiği ve ilerki yıllarda daha da geliştireceği anlayışın ilk örneğini oluşturdu.
Türkiye, Somali’yi yeniden ayağa kaldırmak için eğitim, sağlık ve ekonomi alanlarında önemli altyapı yatırımlarında bulundu ve ülkenin “terörle mücadele” edebilmesi için askeri eğitim ve iş birliği adımlarını attı.
Türkiye ve Somali arasında 2012’de imzalanan Askeri Eğitim ve İşbirliği Anlaşması kapsamında Somali silahlı kuvvetlerine teknik destek ve eğitim veren Türkiye, Mogadişu’da TÜRKSOM olarak bilinen geniş bir askeri üssü sahip.
Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığı bu üste 2017’den bu yana görev yapıyor. Türkiye Büyükelçiliği, Türk askeri üssü ve Türkiye’nin inşa edip işlettiği diğer birçok kurum zaman zaman Eş-Şebab örgütünün hedefleri arasında yer alıyor.
Askeri ilişkide yeni bir aşama
İki ülke arasındaki askeri ve güvenlik işbirliğini yeni bir aşamaya çıkaran anlaşma, 8 Şubat’ta Ankara’da imzalandı. İki ülke savunma bakanları Yaşar Güler ve Abdulkadir Muhammed Nur, Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’na imza attı. Türk yetkililer, anlaşmanın Somali tarafından talep edildiğini kaydetti.
Güler, anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada, ikili askeri işbirliğini daha da güçlendirme kararlılığında olduklarını belirterek, “Bugün imzaladığımız Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın ikili askeri ilişkilerimizin daha da gelişmesine vesile olacağına yürekten inanıyorum. Somali vatan sevgisiyle dolu gençlerini eğitmek suretiyle hazırladığı Gorgor Taburları ile milli ordu oluşum sürecinde önemli bir başarı elde etmiş ve Afrika coğrafyasında önemli bir rol model olmuştur” dedi.
Türkiye ile Somali arasında atılan bu imzanın önemi, anlaşmanın Somali hükümeti tarafından 21 Şubat’ta onaylanmasının ardından Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud tarafından da 22 Şubat’ta imzalanarak yürürlüğe girmesiyle ve anlaşmanın içeriğinin kamuoyuna yansımasıyla anlaşıldı.
Somali sularına 10 senelik koruma
Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre, Mogadişu’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Mahmud, Türkiye ile yapılan anlaşmanın Somali’de terörizm, dış tehditler, korsancılık ve yasa dışı balıkçılıkla mücadele ile kıyıların korunmasını ve deniz kaynaklarının geliştirilmesi gibi konularda iş birliğini kapsadığını kaydetti.
İki ülke arasında ortak bir deniz kuvvetleri oluşturulacağını açıklayan Mahmud, bu kuvvetlerin, Somali sularını 10 yıl boyunca koruyacağını ve deniz kaynaklarının gelişmesine katkı sağlayacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı Mahmud, anlaşmanın Etiyopya veya başka bir ülkeye yönelik düşmanca bir amacı olmadığını kayda geçirerek, Türkiye ve Somali arasında atılan bu adımın bölgede nasıl algılandığına ilişkin bir ipucu da vermiş oldu.
Anlaşmanın uygulanabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından da onaylanması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Anlaşma, henüz Türk tarafınca Meclis’e gönderilmedi.
Etiyopa ve Somaliland’in anlaşmasına yanıt mı?
Somali ile Türkiye arasında yapılan anlaşmanın zamanlaması ve Somali’nin hiç vakit geçirmeden anlaşmayı onaylayıp yürürlüğe sokmasının en önemli nedeni, komşusu Etiyopya’nın uluslararası hukuka göre Somali topraklarının bir parçası olan ama son 30 yılda kendi özerk yönetimini geliştiren Somaliland ile 1 Ocak’ta imzaladığı anlaşma oldu.
İkili işbirliği protokolü olarak kamuoyuna duyurulan anlaşmaya göre, Kızıldeniz’e kıyısı olmayan Etiyopya, Somaliland’ın Berbera Limanı’nı kullanabilecek. Etiyopya’nın anlaşma uyarınca, kiralanmış bir askeri üsse erişim sağlayacağı da belirtiliyor. Birleşmiş Milletler’in yanı sıra hiçbir ülke tarafından tanınmayan Somaliland’ın Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “50 yıl boyunca sürecek bir kiralama sözleşmesi karşılığında Etiyopya donanmasına 20 km deniz erişiminin sağlanacağını” duyurdu.
İçeriği açıklanmayan anlaşmada, Etiyopya’nın Somaliland’i tanıyabileceğine ilişkin bir maddenin de yer aldığı iddia edildi.
Somali’nin sert tepki gösterdiği anlaşma, uluslararası toplum tarafından Kızıldeniz’de gerilimi artıracağı nedeniyle soğuk karşılandı. Türkiye de 4 Ocak’ta yaptığı yazılı açıklamada, Etiyopya ile Somaliand arasındaki mutabakatı endişeyle karşıladığını duyurmuştu.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, bir soruya yanıt olarak yaptığı açıklamada, “Somali Federal Cumhuriyeti’nin birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne bağlılığımızı tekrar teyit ediyoruz. Bu durumun, uluslararası hukukun bir gereği olduğunu vurguluyoruz. Geçmişte olduğu gibi bugün de Somali ile Somaliland arasındaki anlaşmazlıkların doğrudan müzakereler yoluyla ve Somalililer arasında çözümlenmesini arzu ediyor ve bu yöndeki girişimlere yönelik desteğimizi yineliyoruz” demişti.
Bölgede gerginlik artıyor
Etiyopya ile Somali’nin karşılıklı adımları, bölgesel gerginliğin daha da artmasına neden oldu. Yemen’eki isyancı Husilerin İsrail’e destek verdiğini savunduğu ülkelerin ticari gemilerine saldırması nedeniyle son dönemde bölgesel gerilimin önemli adreslerinden olan Kızıldeniz’in şimdi de Etiyopya ile Somali arasındaki bir çatışmaya sahne olmasını uluslararası toplumun kaygılarını daha da artırıyor.
ABD, Çin ve önde gelen Avrupa ülkeleri, yaptıkları açıklamalarda Etiyopya ile Somali arasındaki sorunun diplomatik yollarla çözümü için çağrıda bulundular. Washington, sorunun daha da büyümemesi için her iki tarafla da temasa geçti.
Etiyopya ve Somali hükümetleri, savaş başlatmak gibi bir niyetlerinin olmadığını söylemesine karşın gerilimin daha da artması durumunda nasıl bir durumun ortaya çıkacağı kestirmek uluslararası toplum açısından da zor görünüyor.
Etiyopya’dan Türkiye-Somali anlaşmasının onaylanmasına ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. Somaliland yetkililerinden ise “Mogadişu, Türkiye ile ve hatta Mısır’la da anlaşma imzalarsa, Etiyopya ile imzaladığımız anlaşma uygulanacaktır” şeklinde açıklamalar yapıldı. Bölgeyi takip eden bazı haber siteleri, Somali’nin Mısır ile de benzer bir anlaşma imzalamak istediğini bildirdi.
Ankara-Mogadişu anlaşmasına bir tepki de Eş-Şebab’dan geldi. Örgütten yapılan açıklamada, anlaşmanın “yasa dışı” olduğu belirtildi. Eş-Şebab’a göre ca anlaşma, “Türkiye’nin bölgedeki hegemonik hırslarının yeni bir yansıması”.
]]>HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
İstanbul Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık İbrahim K. katılırken, Hülya Avşar ve kızı Zehra Çilingiroğlu’nu avukatı temsil etti. Sanık İbrahim K. savunmasında “Tebligat dağıtımı konusunda bize herhangi bir bilgi verilmedi. Ben işe girerken sadece kargo dağıtacağımı düşünmüştüm. Ancak işe başlayınca bunun böyle olmadığını gördüm. Hülya Avşar’a daha önce de tebligat yapmıştım. Hatta bir keresinde almadığı için tebligatı muhtara bırakmıştım” dedi.
“TELAŞTAN İMZASINI ALAMADIM”
Olay tarihinde Avşar’ın adrese gittiğin, sitenin güvenlik personelinin haber verdiğini söyleyen İbrahim K., “Hülya hanımın olmadığını, kızı Zehra Çilingiroğlu’nun evde olduğunu söylediler. Bunun üzerine icra tebligatı olduğu için tebligatı kızına yapabileceğimi bildiğimden evine doğru gittim. Yanlış hatırlamıyorsam asansör inişinde Zehra Çilingiroğlu ile karşılaştım. Acelesi olduğundan bahsediyordu. Ben tebligatı ona verdim. Bunu çok net hatırlıyorum. Telaştan imzasını almadım. Daha doğrusu almayı unuttum” diye konuştu.
“İMZAYI BEN ATTIM, KÖTÜ NİYETİM YOKTU”
Sanık yaptığının suç olduğunu bilmediğini ifade ederek “PTT’de imzasız tebligat parçasını sisteme giriş yapılamadığı için ve tebligatı bizzat Zehra Çilingiroğlu’na verdiğimden bir şey olmaz düşüncesiyle imzayı ben attım. Suç işleme kastım bulunmamaktadır. Suç olduğunu bilsem yapmazdım. Kötü niyetim yoktu” diyerek beraatını talep etti.
AVŞAR’IN AVUKATI SANIĞIN CEZALANDIRILMASINI TALEP ETTİ
Hülya Avşar ve Zehra Çilingiroğlu’nun avukatı ise sanıktan şikayetçi olduklarını ifade ederek, “Sanığın eyleminden dolayı müvekkillerim 600 bin TL’lik teminat senedi vermişlerdir. Mallarına haciz gelmiş maddi ve manevi olarak zor günler geçirmişlerdir” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti.
İMZA VE İSİM SANIĞA AİT ÇIKTI
Tebligatın üzerinde teslim alan olarak yer alan Zehra Çilingiroğlu isimli ile imzanın incelenmesi için alınan bilirkişi raporu da dosyaya eklendi. Raporda isim ve imzanın Zehra Çilingiroğlu’na ait olmadığı tamamıyla sanık İbrahim K.’nın elinden olduğu tespit edildi. Esas hakkında mütalaasını sunan savcı, sanığın üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasını talep etti.
HÜKMÜN AÇIKLANMASI GERİ BIRAKILDI
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık İbrahim K. hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan önce 2 yıl hapis cezası verdi. Sanığın duruşmalardaki davranışlarını dikkate alan heyet, cezayı 1 yıl 8 ay hapis cezasına indirdi. Mahkeme, sanığın daha öncesinden hakkında herhangi bir mahkûmiyet kararı bulunmaması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Sanık 5 yıl içinde herhangi kasıtlı bir suç işlemezse hakkındaki dava düşecek.
]]>Kartal Belediyesi ve Birleşik Kamu İş’e bağlı Tüm Yerel-Sen arasında yapılan ve halen yürürlükte olan toplu iş sözleşmesine ek olarak hazırlanan protokol düzenlenen törenle imzalandı.
Kartal Belediyesi Hizmet Binası’nda düzenlenen ek sözleşme imza törenine, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in yanı sıra Tüm Yerel-Sen Genel Mali Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Uzuntaş, Kartal Belediyesi Başkan Yardımcıları, Kartal Belediyesi Birim Müdürleri ve çok sayıda Kartal Belediyesi çalışanı katıldı.
Tüm Yerel-Sen Genel Mali Sekreteri Burak Uzuntaş, Türkiye’deki ekonomik ve sosyal duruma dikkat çekerek imzalanan ek protokolle ilgili hem sendika temsilcilerine, hem de Başkan Yüksel’e teşekkür etti. Uzuntaş, “Burada ayrıca yöneticilerime, yöneticilerimin yanında tüm Kartal Belediyesi memur çalışanlarına ve Kartal Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Ek protokolün hepinize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Törende, yürürlükte olan TİS ek protokolüyle ilgili bilgilendirme yapıldı. Buna göre, memur sosyal denge tazminatı 15 bin TL net olarak açıklandı. Günlük yemek ücreti net 187 TL olurken, zabıta personelinin günlük yemek ücreti net 250 TL oldu. Ek protokole göre yılda 4 ikramiye ödenmesi konusunda uzlaşma sağlandı. Söz konusu 4 ikramiye her seferinde 5 bin TL olmak üzere Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda ödenecek.
İmzalanan ek protokol ile ilgili açıklamaların ardından konuşmasını yapmak üzere mikrofonu alan Yüksel de şunları dile getirdi:
“Kartal’da değer üretmeye, iş yapmaya, icraat üretmeye hep birlikte devam edeceğiz. İmkanlarımızı zorluyoruz, zorlayacağız. Çünkü sizlere güveniyoruz. En son sıkı bir pazarlıkla 14 bin TL almışlardı. Hiç pazarlık etmeye gerek yok 15 bin TL olarak düzeltmiş olalım. İnanın bir on beş dakika önce geldiğim için bir 30 Ağustos’ta anlaşmışlardı. Cumhuriyetin 100. yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için de dördüncü ikramiyeniz sizlere hayırlı olsun. Gönül daha fazlasını yapmayı arzuluyor. Ben bu ekibe inanıyorum, bu ekibe güveniyorum. Önümüzdeki günlerin her birimiz için daha iyi geçeceğini umut ediyorum. Çünkü hep birlikte Kartal’da güzel işler yaptık, insanların hayatını kolaylaştıracak güzel projelere imza attık. Ev ziyaretleri yapıyorum. Gittiğimiz evlerde Mustafa Necati Etüt Merkezi’nin öğrencisini görüyorum. Bir yaptığım ev ziyaretinde kreş öğrencimizi görüyorum. Yine başka bir ev ziyaretinde sizlerin dokunduğu ya bir sağlık personelimizin ya da başka bir personelimizin dokunduğu aileleri görüyorum. Emeğinize sağlık biz büyük bir aileyiz, sizlerle güçlüyüz. Kartal’da yapacak çok işimiz var diyor, hepinizi çok seviyorum.”
Konuşmaların ardından imza törenine geçilerek ek protokol imzalandı ve Başkan Yüksel ile Tüm Yerel-Sen Genel Mali Sekreteri Burak Uzuntaş protokole imza attı.
]]>