Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, yeni kütüphane binasında inşaat çalışmalarının yeniden başladığını belirterek gelecek eğitim-öğretim döneminin başında kütüphane binasının hizmete açılmasının planlandığını sözlerine ekledi. Kütüphane binası inşaatının projesinden bugün gelinen noktaya kadar emeği geçenlere teşekkür eden Rektör Sözbir, yeni kütüphanenin hayırlı olmasını temenni etti. İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Karagöz’ün yaptığı dua sonrasında Rektör Sözbir ve Düzce Üniversitesi mensupları bina inşaatını yeniden başlatan butonlara basarak çalışmaları başlattı.
13 bin 500 metrekarelik yeni kütüphane binası, modern görünümü, teknolojik imkanlara sahip altyapısı ve oldukça konforlu alanlarıyla Düzce Üniversitesi öğrencilerinin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde inşa ediliyor.
Basılı yayınlar salonu, genel okuma salonu, toplantı salonu, grup çalışma odası, bilgisayar salonu, etüt salonu gibi hizmet alanlarının yanı sıra dijitalleştirme, baskı merkezi, ciltleme, kataloglama, süreli yayın deposu, basılı yayın deposu ve idari ofisler gibi daha birçok kullanım alanı bulunacak yeni kütüphane binası, çocukları da unutmayarak özel çocuk kütüphanesini de hizmete sunacak.
Binada yer alması planlanan güneş enerjisi panelleri sayesinde büyük oranda kendi elektriğini üretecek olan Düzce Üniversitesi’nin yeni kütüphanesi, teknolojik altyapısıyla bilgiyi öğrencilerle buluşturacak. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, 2023 yılında başvuruda bulunulan Dünya Bankası finansmanlı proje doğrultusunda Kutlubey Kampüsünde inceleme gerçekleştirildi.
Enerji üretimine uygun alanları değerlendirmek amacıyla yapılan ziyarette, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından elektrik ve elektronik mühendisi Batuhan Aksoy ile müşavir firma yetkilisine, BARÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Gökhan Arslan ve enerji yöneticisi makine yüksek mühendisi Meriç Küçükköse eşlik etti.
Yapılan ön incelemede, Spor Bilimleri Fakültesi açık otoparkı ile Eğitim Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi karşısındaki otoparkların, güneş enerjisi verimliliği projesi için yeterli kriterleri sağladığı görüldü.
Heyet, daha sonra BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevim Çelik ile Genel Sekreter Prof. Dr. SelçukGümüş’ü ziyaret ederek bilgi verdi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun, BARÜ’nün sürdürülebilirlik alanındaki başarılı çalışmalarına bir yenisini daha eklediğini belirtti.
Ülkenin enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji dönüşümüne yönelik uygulamalarını desteklediklerini, temiz enerjiden elektrik üretimi sağlamak için kararlı adımlar attıklarını vurgulayan Uzun, şunları kaydetti:
“Bu noktada tükettiğimiz enerjinin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması için önemli projeyi daha hayata geçiriyoruz. Yeşil enerji diye tabir edilen güneş enerjisi sistemlerini yerleşkemize uyarlayarak, hem çevreyi koruyacak hem de kullandığımız elektriği üreteceğiz. Bu itibarla ‘daha yeşil ve daha temiz bir gelecek’ hedefiyle çıktığımız bu yolda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a teşekkürlerimi sunuyorum. Daha iyiye ulaşma ve topluma model olacak çalışmaları hayata geçirme konusundaki teşvikleri için ise YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ve YÖK üyelerimize teşekkür ediyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>IĞDIR Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş tarafından 5 Temmuz akşamı gönderilen SMS ile işten çıkarılan 204 işçi, işsiz kalışlarının 60’ıncı gününde belediye önünde halay çekerek protestolarını sürdürdü.
31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde Iğdır’da belediye başkanı seçilen DEM Parti’li Mehmet Nuri Güneş tarafından 5 Temmuz akşamı cep telefonlarına gönderilen SMS ile 204 işçinin iş akitleri sonlandırıldı. Geri dönüş için yaptıkları girişimler sonuçsuz kalan işçiler, belediye binası önüne kurdukları çadırda 8 Temmuz’dan itibaren 24 saat oturma eylemine başladı.
İşçiler, bugün işsiz kalışlarının 60’ıncı günü nedeniyle çalınan davul-zurna eşliğinde belediye hizmet binası önünde halay çekti. Zaman zaman, Başkan şaşırma sabrımızı taşırma’ sloganları atan işçiler adına açıklama yapan Belediye-İş Sendikası Iğdır Şube Başkanı Himmet Bozan şunları söylediDEM Parti’nin yönetiminde olan Iğdır Belediyesi’nde, yerel seçimlerin ardından mobbing, baskı ve sürgünlerle karşı karşıya kalan 204 işçimiz, hukuksuz bir şekilde işten çıkarıldı. Tam 60 gündür bu haksızlığa karşı direniyoruz. Parti yöneticileri ise işten çıkarılmalarla ilgili olarak ‘bakanlık böyle dedi, vali böyle dedi’ gibi bahanelerle sorumluluğu üzerinden atmaya çalışıyor. Ancak, müfettiş raporları elimizde ve bu yalanlar gün yüzüne çıktı. Raporda, belediye yönetiminin işçilere baskı uyguladığı, tehdit ettiği, zorla sendika değişimi dayattığı ve haksız yere işçi çıkardığı açıkça belirtilmiştir. 60 gündür ihtiyaç sahibi olan 204 kişi kavurucu sıcakların altında bekliyor. İşten çıkarılma nedeniyle belediye hizmetleri de aksamıştır. Okullar açıldı, bu işçiler çocuklarının okul masraflarını nasıl karşılayacak 60 gündür evlerine ekmek götüremiyorlar. Sayın Güneş, bu durum sizi hiç rahatsız etmiyor mu Biz sadece ekmeğimizin peşindeyiz. Hukuksuzluğu ve adaletsizliği hak etmiyoruz. Yalanlarla kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorsunuz. ‘100 işçiyi geri alalım, gerisi kalsın’ dediğiniz iddiaları tamamen yalan. 204 işçi işe alınana kadar mücadelemiz devam edecek. Belediye yönetimi bizimle hiçbir şekilde diyaloğa geçmedi. AK Parti belediye meclis üyeleriyle birlikte belediye bahçesinde halay çeken işçilerden Yeşim Ağrı, Bugün direnişimizin 60’ıncı günündeyiz. Bu işe girdik, sıkıntılarımızdan kurtulduk diye sevindik, bir sürü borcun altına girdik. Belediye başkanımız sayesinde hiçbir şekilde borcumuzu ödeyemiyoruz. İki çocuk annesiyim, eşimden ayrıyım, yalnız başıma üstesinden gelmeye çalışıyorum. Gelemediğim için de 2 tane çocuk aldım, evde çocuk bakımı yapıyorum. Çocuklarla ilgileniyorum, onlara bakıyorum ve bu şekilde geçimimi sağlamaya, kiramı ödemeye çalışıyorum diye konuştu.İşçilerden Aykut Sevindik ise İşten çıkarıldık. Çocuklarımız okula gidecek. Ev sahibi evden çıkarıyor. Geçen gün çocuğum süt istedi alamadım. Sabaha kadar yatamadık. Bugün 60’ıncı günümüz, sabahlara kadar yatamıyoruz dedi.
Haber – Kamera Özkan AYDIN IĞDIR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RİZE Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Pınar Mert Cüce, pandemi döneminde aşıların taşınmasında yaşanan zorlukların önünde geçmek için güneş enerjisi ile içerisindeki ısının dengelendiği, taşınabilir aşı dolabı tasarladı. Doç. Dr. Cüce’nin projesi, İngiltere’den World Society of Sustainable Energy Technologies ve Oxford University Press tarafından inovasyon ödülüne layık görüldü.
RTEÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Pınar Mert Cüce, dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisinin önlenmesine etkin rol oynayan aşıların taşınmasında yaşanan sorunlara çözüm bulmak için çalışma başlattı. Sağlık çalışanlarına destek olmak isteyen Doç. Dr. Cüce, 1 yıllık çalışmaları sonrası enerjisini hem şebekeden hem de üstündeki güneş panelinden sağlayıp, içerisindeki ısının dengelendiği, taşınabilir aşı dolabı üretti. Saklanma koşullarında 200 aşının depolanabildiği dolap, termal kaplama sayesinde içerisindeki sıcaklığı 24 saate kadar muhafaza edebilecek şekilde tasarlandı. İç kısmı yalıtım malzemeleriyle dizayn edilen aşı dolabı projesi, İngiltere merkezli dünya sürdürülebilir enerji topluluğu olan World Society of Sustainable Energy Technologies (WSSET) ve Oxford University Press tarafından inovasyon ödülüne layık görüldü.
‘KENDİ KENDİNİ BESLEYEBİLEBİLEN BİR SİSTEM YAPTIK’
Tasarladığı dolaba ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Pınar Mert Cüce, “Pandemide sağlıkçılar ellerinden geleni yaptılar. ‘Mühendisler olarak onlara nasıl katkı sunabiliriz’ diye düşünmeye başladık. Onun neticesinde pandemiden doğan aşı ihtiyacını sağlık bir şekilde son noktaya ulaştırmak amacıyla portatif aşı dolabını tasarlardık. Bu dolap, nihai kullanıcıya ulaşana kadar şebekeden herhangi bir enerji ihtiyacı duymamaktadır. Özellikle ulaşımın olmadığı bölgelerde portatif, taşınabilen, fotovoltaik panelleri kullanarak kendi kendini besleyebilen bir sistem tasarladık. Ürünün tasarımı, dizaynı, üretimi ve testlerin sonuçlanması yaklaşık 1 yıl süre aldı” dedi.
‘LİTERATÜRDE BU TEKNİKLE ÇALIŞAN DOLAP YOK’
Aşıların belirli bir termal dolaşımda saklandığını anlatan Doç. Dr. Cüce, “Literatürde bu teknikle çalışan bir dolap yok. Piyasada diğer dolaplara baktığımızda içerisinde soğutma amaçlı buzlar kullanılıyor. Sistemimizle aşılar belirli sıcaklık arasından termal dolaşımı sağlanarak muhafaza edilebilmektedir. Kullandığımız panellerden dolayı güneş ışığı olduğu süre boyunca bu aşıları muhafaza edebiliriz. Güneş ışınımının olmadığı zamanlarda dolap içerisinde ve dışından kullanacağımız süper yalıtım malzemeleri sayesinde bu süre 24 saate kadar uzanabilmektedir” diye konuştu.
‘BEKLENEN SAKLAMA SICAKLIĞINDA MUHAFAZA EDEBİLMEKTEYİZ’
Projeyle aşıların özellikle kırsal alanlarda nakil sırasında kolaylık sağlayacağını da aktaran Doç. Dr. Cüce, “Tasarımın asıl nedeni, kırsal alan veya araçlarla ulaşımının olmadığın bölgelerde aşıları taşıyabilmek. Orada bulunduğumuz belirli süre içerisinde aşıları istenen ve beklenen saklama sıcaklığında muhafaza edebilmekteyiz. Dünyada alanında uzman jürilerin değerlendirdiği projem, inovasyon ödülüne layık görüldü” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TACETTİN DURMUŞ
Eski HDP Kars Milletvekili ve eski Kars Belediye Başkanı, Türkiye’nin Sesi Partisi (SES Partisi) Genel Başkanı Ayhan Bilgen Kars Belediye Başkanlığı için bağımsız adaylık başvurusunda bulundu. Bilgen, “Kim bu şehirde bir taş üstüne taş koymuşsa, bizden önceki belediye başkanları ve bizden sonraki yani valiliğin yönetimi döneminde de asla rövanşist yaklaşım içerisinde olmayacağız. Kim güzel bir şey yapmışsa bu şehre bir araç getirmişse, bir yol yapmışsa, biz gayet tabii buna teşekkürle ve takdirle yaklaşacağız” dedi.
Ayhan Bilgen Bağımsız Belediye Başkanlığı adaylık başvurusunu dün memleketi Kars’ta Merkez İlçe Seçim Kurulu’na yaptı. Bilgen bugün de memleketi Kars’ta düzenlediği basın toplantısında Bağımsız Kars Belediye Başkanlığını ilan etti.
“KEYFİ YAKLAŞIMLARA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Ayhan Bilgen şunları söyledi:
“Dün itibarıyla Kars’tan Bağımsız Belediye Başkan adaylığımızı açıkladık. Biz parti olarak da Türkiye’de bağımsız adayları destekleyeceğimizi söylemiştik. Artık Türkiye’de partilerin keyfi yaklaşımıyla şehirleri cezalandırılmasına izin vermeyeceğimizi ifade etmiştik. Bu duygularla işte Van’dan Çorum’a, Eskişehir’den Uşak’a kadar Türkiye’nin her yerinde bağımsız adayları destekleyeceğimizi belirtmiştik. Kars’ta da hem Belediye Meclisi için Durukan Çelebiler hem İl Genel Meclisi için Didem Hanım bağımsız adaylıklarını koydular. Tabii ki bugün akşama kadar bağımsız adaylığını koyan arkadaşlarımız olursa, eğer bizim belediyecilik anlayışımızla, yerel yönetimler anlayışımıza uygun isimlerse onları da destekleyeceğiz. Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Kars’ta da bu tavrımızı devam ettireceğiz.
“SİYASETİN PARTİLER TARAFINDAN MANİPULE EDİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
Türkiye’de siyasetin partiler tarafından manipule edildiğini düşünüyoruz. Partilerin çıkarlarının, şehrin çıkarının ve ülke çıkarının üzerinde olmaması gerektiği kanaatindeyiz. Elbette ki bu bir hizmet yarışıdır. Siyasi partilerden aday olan diğer belediye başkan adaylarına da başarılar ve kolaylık diliyoruz. Bağımsız adaylıklarını ilan edenleri de cesaretlerinden dolayı tebrik ediyoruz ama siyasi partilerdeki yozlaşma, çürüme ve özellikle bizim gibi şehirlerde kutuplaşmanın, kamplaşmanın şehre en büyük zararı ve en büyük bedeli ödettiğini düşünüyoruz. Biz Kars’ta özellikle yani son ana kadar yaptığımız ziyaretler, kanaat önderleriyle sivil toplum örgütü temsilcileriyle yaptığımız görüşmelerde şunu gördük; bu şehir değerli arkadaşlar artık ne yağmaya ne de kavgaya geçit vermek istemiyor. Kars’ı yağma ve bu kavgadan koruyacak, uzak tutacak bir belediyecilik anlayışını hayata geçirmek istiyoruz. Elbette bütün adaylar projelerini anlatacak ve vaatlerini sunacaklar. Biz bir buçuk yıl boyunca yaptıklarımızı, yapabileceklerimizi bütün imkansızlıklar içerisinde ortaya koyduğumuzu anlatacağız.
“BİR BUÇUK YILLIK BELEDİYE BAŞKANLIĞIM BİR GÜVEN OYLAMASI OLACAK”
Bunun için bizim açımızdan 31 Mart seçimleri partilerle adayların yarışıdır. Bizim bir buçuk yıllık uygulamamızı bir güven oylaması olacak ve bir referandum olacak. Eğer Karslılar bütün kesimleriyle bütün partileriyle bizim bir buçuk yıl boyunca yürüttüğümüz belediyecilik anlayışını olumlu buluyorlarsa ve destekliyorsa o güven oyu bizim yeniden bu yetkinliği kullanmamızın ve bu şehre hizmet etmemizin önünü açacaktır. Bunu kolaylaştıracaktır ve bunu sağlayacaktır. Biz bir buçuk yıl boyunca bu şehirde en azından ayrımcılık yapmamayı, ırkçılık yapmamayı, kimseyi inancından dolayı dışlamayı galiba başardık. Dolayısıyla oy veren vermeyen ayrımı yapmadan, parti ayrımı yapmadan bütün kesimleri hizmetten eşit faydalanması konusu bizim açımızdan önemli bir kazanımdır. Bu konuda geri adım atmaya bu konuda yeniden bir şehri başa döndürmeye, yeniden korkularla insanları birbirine düşürmeye izin vermek istemiyoruz.
“ASLA RÖVANŞİST YAKLAŞIM İÇERİSİNDE OLMAYACAĞIZ”
Kim bu şehirde bir taş üstüne taş koymuşsa, bizden önceki belediye başkanları ve bizden sonraki yani valiliğin yönetimi döneminde de asla rövanşist yaklaşım içerisinde olmayacağız. Kim güzel bir şey yapmışsa bu şehre bir araç getirmişse, bir yol yapmışsa, biz gayet tabii buna teşekkürle ve takdirle yaklaşacağız. Bugüne kadar şehre hizmet eden bütün belediye başkanlarının da katkısını ve desteğini almaya çalışacağız. Bugün yarışacağımız, belki seçimde rekabet edeceğimiz diğer partilerin ya da bağımsız belediye başkan adaylarının da seçimden sonra birlikte şehre hizmet etmek üzere desteklerini ve katkılarını isteyeceğiz.
“GÜNEŞ ENERJİSİ PROJESİNİ KARS’TA HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Türkiye genelinde güneş kentler projesini ana proje olarak sunuyoruz. Kars, güneşle en erken tanışan Anadolu şehirlerinden birisidir. Hatta belki birincisi bazı ilçeleri itibariyle güneşi ilk gören, güneşle ilk buluşan, her gün güneşle hayata yeniden başlayan bu şehrin güneşten çok daha büyük istifade etmesi gerekiyor. Soğuk bir şehirdeyiz ama buna rağmen güneşi görme açısı itibarıyla da aslında güneşten en çok faydalanma imkanı olan şehirlerden birisiyiz. Biz bununla ilgili yani belediye başkanıyken de bir takım projeler için kaynak bulmak üzere görüşmeler yapmıştık. Kars’ın buna çok uygun şehirlerden birisi olduğunu söylemişlerdi. Bu güneş kentler projesinin uygulandığı ilk şehirden birisi Kars olsun istiyoruz. Güneşle erken buluşan bir şey güneşten daha fazla istifade ederek, yakıt masraflarını en aza indirilmesi konusunda kararlıyız. Yerel yönetimlerin öncülük etmesiyle ve diğer kurumlarla birlikte uluslararası destekler de alarak özellikle ekoloji açısından, atık üretimini azaltmak açısından en önemli bir projedir. Bu projenin şehrin ekonomisini canlandırmak için şehre büyük bir imkan büyük bir kaynak oluşturacağını düşünüyoruz.”
]]>
Türk mühendislerin üretimi dikkat çekti
DÜZCE – Mühendisler güneş enerjisinden sıcak hava üretti. Patenti alınan ürün pazara çıkmak için çalışmalara başladı.
Yenilenebilir enerji kaynağının kullanılması çerçevesinde Düzce’de mühendisler güneş enerjisinden sıcak hava üretip depolamasını sağladı. Dünya’da ilk defa yapılan teknoloji için tüm patentler alındı. Kış aylarında 55 ile 60 yaz aylarında ise 80 ile 100 derece sıcaklığa ulaşılan teknoloji evlerde, fabrikalarda ısıtma sistemi olarak kullanılabiliyor. Ayrıca oluşturulan depolama sistemi ile sebze ve meyve kurutma işlemleri de yapılıyor. Test amaçlı yapılan kurutmalar ise dikkat çekti.
“Son yıllarda yapılan en önemli projelerden bir tanesi”
Ürünlerin tamamının patentini aldıklarını dile getiren Makine Mühendisi Selim Yirmibeşoğlu, “‘Yenilenebilir enerji kaynaklarını nasıl kullanabiliriz’ düşüncesinden yola çıktık ve burada güneş ile ısıtma panelleri ürettik. Bunun aslında genel adı da ısı duvarıdır. Güneş kaynaklı üründür. Daha sonra bir kaç ürün daha geliştirdik. Dışarda soluduğumuz havanın ısısını yükselterek istediğimiz yere transfer edebiliyoruz. Bu sistemler ile fabrika ısıtma, konut ısıtma, kümeslerin ısıtma havalandırması ve aynı zamanda yaş sebze ve meyveleri kurutabilecek hale getirdik. Bu bize göre özellikle güneş enerjisi sektöründe son yıllarda yapılan en önemli projelerden birisi. Biz bunda başarılı olduk ve patentledik. Tüm belgeleri aldık. ISO, verimlilik, yerli malı ve CE belgelerini aldık. Dolayısı ile 2024 yılında pazara açılmaya başladık” şeklinde konuştu.
“Böyle bir tesis Dünya’da yok”
Isı duvarlarını deneme yapmak amaçlı pilot üretim tesisi kurduklarını dile getiren Yirmibeşoğlu, ” Pilot üretim tesisi yaptık. Bu üretim tesisinde hem ortam ısıtılması ve havalandırmasında kullanıyoruz hem de yaş sebze ve meyvenin kurutulmasında bu sistemleri kullanmaya başladık. Bir miktar elektrik enerjisi doğuyor. Bu ihtiyacı da paneller ile destekledik. Tamamen hibrit sistem haline geldi. Böyle entegre tesis Türkiye’de yok. Bildiğimiz kadarı ile de Dünya’da da yok. Bu inşallah hem ülkeye faydalı olacak hem Düzce’ye faydalı olacak hem de insanlığımıza faydalı olacağını düşünüyoruz. Önemli bir kaynak güneş bizde bunu kullandık” ifadelerini kullandı.
“Dışarısı 5 içerisi 60 derece”
Sıcaklık derecelerinin yaz kış farklı olduğunu belirten Yirmibeşoğlu, kış aylarında 60 dereceyi gördüklerini belirterek, ” Yaz ve kış döneminde sıcaklık değerleri değişiyor. Az önce arkadaşlar ölçüm yapıldı. Dışarısı 5 derece iken içerisi 55-60 dereceye kadar sıcaklık aldığını gördük. Yazın bunun 80-90 dereceye çıktığını gördük. Aynı zamanda bu ürün 2 üniversiteden de onay aldı. Analizler başarılı oldu ve verimli olduğu görülünce tam tescil edilmiş oldu. Dolayısı ile muazzam bir ısı kaynağı oldu. Doğal bir kaynak sıcak hava ihtiyacı olan her yerde kullanabilirsiniz. İstenilen yere göre entegre edilebiliyor” dedi.
“Sonuçları bize heyecan verdi”
Güneşten elektrik üretiminin doygunluğa ulaştığını bu sebeple ısı duvarını ürettiklerini dişe getiren Yirmibeşoğlu, ” Yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş genelde elektrik üretiminde kullanılıyor. Biz doygunluk derecesine ulaşan bu sektörde nerede faydalanabiliriz düşüncesinden yola çıktık. Uzun yıllar araştırmaların sonucunda biz güneş ile havayı ısıtıp istediğimiz yere transfer etmeyi çok düşündük ve bu konuyu yaptık. Deneme yanılmalar ile testler ile bunda başarılı olduk. Ortaya da böyle bir ürün ile sistem çıktı. Sonuçları bize heyecan verdi. Bizde bu heyecan ile bunların imalatlarına başlamış olduk” şeklinde konuştu.
]]>Son dönemde Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak için kurulumu hızla artan güneş enerji santralleri (GES) dikkat çekiyor. Neredeyse her gün Türkiye’nin farklı bir noktasında GES kurulumları yaşanırken, Türkiye’nin en yağışlı illerini içerisinde barındıran Doğu Karadeniz Bölgesi de bu sektörün hızla yayılım gösterdiği bölgeler arasında yer alıyor. GES’ler Karadeniz’in yüksek rakımlı tepelerinin yanı sıra son dönemde artık dere kenarlarında da kuruluyor. Dere kenarlarında görmeye alışık olduğumuz HES’lerin yerine kurulmaya başlayan GES’ler bir yandan Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltırken, bir yandan da özellikle belediyelerin elektrik masraflarından tasarruf yapmasını da sağlıyor.
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ilk olarak 2015 yılında Trabzon’un Tonya ilçesindeki Ruj Tepesindeki 16 dönümlük alanda kurulan 2 bin 500 panel ile ilçede enerji maliyetlerinde tasarruf sağlanırken, bölgede ilk kez yapılan enerji santrali diğer illere ve belediyelere de örnek oluyor. Karadeniz Bölgesi’ndeki illerde kurulan güneş enerji santrallerinin devreye girmesiyle milyarlarca lira kasada kalırken, özellikle belediyeler GES yatırımlarına ağırlık veriyor.
Bu durum bölgede son 15 yıldır dereleri kuruttuğu ve ekolojik dengeyi bozduğu gerekçesiyle tartışmalara neden olan sayıları 250’nin üzerindeki Hidroelektrik Santralleri (HES) kurulumunun da artık 2. planda kalacağını gösteriyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi, Ordu’da Akkuş Belediyesi, Trabzon’da Ortahisar belediyesinin ardından son olarak Rize’nin Ardeşen Belediyesi de Fırtına Deresi’nin kenarına yapımına başladığı Güneş Enerji Santrali (GES) ile yılda yaklaşık 18 milyon TL tasarruf etmeyi planlıyor.
“Kaynak sularımızı yerin altından çekmek için güneşin enerjisinden yararlanacağız”
GES için 5 bin 200 panelin kurulumuna başladıklarını belirten Ardeşen Belediye Başkanı Avni Kahya, “Ardeşen Belediyesi olarak ciddi manada elektrik tüketiyoruz. Bizim kaynak sularımız yer altında derin kuyularından elde edilen sular olduğu için pompalarla çekiyoruz. Buda fazla elektrik kullanımı demek. Yıllardan beri bu elektriğin karşılanmasını düşünmüştük. Daha önce Belediye Başkanlığı Yardımcılığı zamanında da hayal etmiştik. Fakat o zaman gerçekleşmedi. Bugüne nasipmiş. Hayal kurduk elektrik üretmemiz lazım ki giderlerimizi karşılayabilelim. Önce ÇAYKUR’un arazisini kiraladık. Sonra Ayder de yapılan otopark inşaatında çıkan malzemelerin buraya doldurulmasıyla bedavaya doldurulmuş oldu. GES hayellerimizden biriydi ve oldu. İkinci hayalimiz bu bölgede su havzasıdır. Burada Türkiye’ye su fabrikaları kazandırma hayalimiz var. Bütün bunları yaptığımızda elektrik giderlerimizden dolayı bir problemimiz kalmayacak. Elektriğe zam gelince içimiz cız etmeyecek. Teknik olarak da burası 42 dönümlük bir arazi, 540 Wattlık panellerden yaklaşık 5 bin 200 tane panelimiz var. İnşallah yarın bu bölgenin suyunu da kullanarak Türkiye’nin önemli su fabrikalarının olduğunu bir bölgeye dönüştüreceğiz. Rize’nin en büyük GES’i burada” dedi.
“Rize gibi fazla yağış alan güneşli gün sayısı düşük olan bir yerde birinin buna cesaret etmesi lazımdı; Biz cesaret ettik”
Ayda ortalama 1,5 milyon lira civarında tasarruf yapacaklarını ifade eden Kahya, ” ‘Rize bölgesi güneşten istifade etmiyor, elektrik üretilemez algısını da kıracağız’ kırmaya da başladık. Diğer resmi kurumlarda GES yapmak için firmalar ile görüşmelere başladılar. Hedefimiz belediyenin bütün elektrik giderlerini buradan karşılamak. Bunu gerçekleştirdiğimiz zaman ayda ortalama 1,5 milyon lira civarında tasarruf yapmayı planlıyoruz. Devletin mahsuplaşma dediği bir olay var. Ne kadar elektrik tüketiyorsan o kadar üretme hakkı veriyorlar. Bizim tükettiğimiz kadar üretme hakkımız var. Tükettiğimiz kadar elektrik üretmek için sistemi kurduk. Burası Türkiye’de en fazla gün ışığının olduğu yer değil. Türkiye ortalaması 240 gün. Burası 180 gün. Bunun için birinin cesaret etmesi lazımdı ve bizimle başladı. Bizden sonra diğer yerlerde devam edecek. Hızlı bir şekilde doğaya saygılı elektrik üretimi olacak. Gördüğünüz bölge tarım dışı arazisi olduğu için yapılıyor. Tarım arazisinde bu tür tesisleri yapmak yasak” diye konuştu. – RİZE
]]>