Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas tarihi kent meydanında vatandaşlara seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ‘bedelli askerlik’ açıklamasına tepki göstererek, “Bu acemi genel başkan ağzını her açtığında ya bir gaf yapıyor ya bir skandala imza atıyor ya da toplumun bir kesimine alenen hakaret ediyor. Siyasi kifayetsizliğini örtmek için de sürekli insanımızı kışkırtıyor birbirine düşürmeye çalışıyor. Şimdi de çıkmış ‘bedelli askerlik yapanlar bize oy vermesin istemiyoruz’ demiş. Anlaşılan makamını borçlu olduğu ağababaları kulağını çekmiş olmalı ki daha sonra kendince bu patavatsızlığını düzeltmeye çalıştı. Her gencimizin sahip olduğu bir hakkı kullananları böyle hedef almak, patavatsızlıktan öte bir zihniyet bozukluğunun işaretidir. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, biz kırk yıldır bölücü terörle mücadele eden bir ülkeyiz. Dünyanın en eli kanlı örgütlerinin hedefinde yer alıyoruz. Şimdiye kadar binlerce vatan evladını terör saldırılarında şehit verdik. Teröre karşı daha etkin tedbirler almak amacıyla terörle mücadelede strateji değişikliğine gittik. Türkiye bir süredir terörle mücadelesini bu alanda uzman, donanımlı profesyonel kadrolarla yürütüyor. Dolayısıyla yükümlü askerlerimiz sadece destek görevleri yapıyor. Bu şekilde azalan asker ihtiyacımızdan kaynaklanan yığılmayı ise bedelli uygulamasıyla eritiyoruz. CHP Genel Başkanı herhalde bunları bilmeyecek kadar cahil olamaz. Eğer öyleyse ayrı bir felaketle değilse başka bir oyunla karşı karşıyayız” dedi.
“CHP’nin durumuna bakıp da karamsarlığa kapılıp umudu sönen insanlarımızdan bu seçimlerde çok güçlü destek bekliyoruz”
CHP’nin durumuna bakıp karamsarlığa kapılarak umudu sönenlerden seçimlerde güçlü destek beklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize düşen bu ayrıntılara girmeden değerlendirmemizi söz konusu kişinin ağzından çıkan sözlere göre yapmaktır. Varsın CHP’nin genel başkanı askerlik vazifesini bedelli olarak yerine getirenlerden oy istemesin. Varsın CHP Genel Başkanı çeşitli ithamlarla toplumun başka kesimlerini dışlasın. Varsın CHP Genel Başkanı tüm bunları yaparken aynı zamanda bölücü örgütün uzantılarıyla demlenmekten geri durmasın. Biz bölücülük ve bozgunluk peşinde koşanlardan asla olmayacağız. Millete karşı kibirlenenlerden, küstahlık taslayanlardan da olmayacağız. Şunu buradan açıkça ilan etmek isterim, 85 milyonun tamamının başımız üzerinde yeri vardır. Biz hiçbir ayrım yapmadan tüm vatandaşlarımızın, milletimizin her bir ferdinin oyuna talibiz. Özellikle CHP’nin durumuna bakıp da karamsarlığa kapılıp umudu sönen insanlarımızdan bu seçimlerde çok güçlü destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Hizmet neymiş nasıl yapılırmış öğrenmiş oldu”
Erdoğan, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Projesini eleştirmesine rağmen kullanan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na atıfta bulunarak, “Son 21 yılda TÜRASAŞ’ı canlandırarak gücüne güç kattık. Birilerinin kapatılacağı yalanını yaymaya çalıştığı TÜRASAŞ’ta mühendislerimizin tasarımı milli yük vagonlarını üretiyoruz. Bununla kalmadık şimdi de ilk etapta 250 kişi ile başlayıp daha sonra 500 kişiyi istihdam edecek boji üretim fabrikasıyla TÜRASAŞ’ı büyütüyoruz. Demiryollarımızın modernizasyonunu özellikle yapan Sivas bu çalışmalardan payına düşeni alıyor. Bu kapsamda Samsun Sivas Demiryolu hattının modernizasyonunu tamamladık. Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren hattını hizmete alarak iki şehir arasındaki seyahat süresini yaklaşık 2 saate indirdik. Daha düne kadar bu yatırımı gereksiz bulanların da hızlı treni kullandığını görüyor, açıkçası bundan da memnuniyet duyuyorum. Hızlı tren için bu hizmet değil diyenler de en azından böylece hizmet neymiş, nasıl yapılırmış öğrenmiş oldu” şeklinde konuştu. – SİVAS
]]>Erdoğan, partisinin Tarihi Kent Meydanı’nda düzenlenen Sivas mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Konuşmasına, “Yol senin yolundur, yoldaşım sensin. İyi gün, kötü gün haldaşım sensin. Canımın canısın, kardeşim sensin. Hasretim ülfetim sanadır Sivas” dizelerini okuyarak başlayan Erdoğan, Sivaslılarla hasret gidermekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkümüzün söylendiği, sazımızın çalındığı, emeğimizin bütünleştiği, birlik ve beraberliğimizin teminatı Sivas’ın kalbimizde hep ayrı bir yeri oldu.” diye konuştu.
Selçukluların emaneti, Milli Mücadele fişeğinin ateşlendiği şehir, Aşık Veysel’in gönül yuvası Sivas’tan aldıkları ilhamla ilan ettikleri Türkiye Yüzyılı vizyonunu mutlaka hayata geçireceklerini vurgulayan Erdoğan, “Bir daha hiçbir insanımızın Sivaslı Nuri Demirağ’ın yaşadığı engellemelere, ihanetlere, zulümlere maruz kalmasına izin vermeyeceğiz. Sanayisiyle, teknolojisiyle, ticaretiyle, tarımıyla hiçbir alanda insanımızın bırakınız kendi devleti tarafından mağdur edilmesini, dünyanın herhangi bir yerinde mahzun kalmasına seyirci kalmayacağız.” ifadesini kullandı.
“Bu ülkenin en büyük sermayesi insanıdır”
Her alanda yatırımıyla, tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla destekleyerek ülkeyi kesintisiz büyüttüklerini ve Türk insanının öz güvenini artırdıklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi:
“Türkiye Yüzyılı’na giden yolun önce kendi insanımıza inanmaktan, güvenmekten, onunla gönül ve el birliği yapmaktan geçtiğine inanıyoruz. Bu ülkenin en büyük sermayesi insanıdır. Binlerce yıllık tarihimiz boyunca ne zaman bu anlayışı kalbimizde yaşattık ve hayatımıza tatbik ettiysek cihana hükmettik. Ne zaman aramıza ayrılığı soktuysak, ne zaman her birimiz kendi benlik davamıza kapıldıysak işte o zaman başımıza gelmeyen felaket kalmadı. Cumhuriyetimizin ilk asrında siyasi ve sosyal fay hatları üzerinden yürütülen kavgaların, yaşanan krizlerin, terörün, ülkemize hangi ağır maliyetleri olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.”
Bugün alanda 75 bin kişi bulunduğu bilgisini paylaşan Erdoğan, “İşte Sivas bu.” dedi.
Erdoğan, daha sonra alandaki “Kalite standartlarımız gereği sadece Reis’e ve Hilmi Başkana oy veriyoruz”, “Siz uzaya mekik gönderdiniz de başörtüsü kuyruğunuza mı takıldı”, “CHP nereden bilsin hiç seçim kazanmamış ki”, “Babalar sözünü tutar” ifadelerinin yazılı olduğu bazı pankartları okudu.
“Her alanda gerçekten tarih yazdık”
Geride kalan 21 yıl boyunca bu maliyetlerin yükünü ortadan kaldırmak için çalışıp çabaladıklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhur İttifakı olarak Türkiye’nin birlik, beraberlik, kardeşlik davasına bu kadar sıkı sarılmamızın, adeta üzerine titrememizin sebebi budur. En büyük üzüntümüz, bu anlayışı CHP ve muhalefette göremeyişimizdir. Burada içimizde kalan bir ukdeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Türkiye son 21 yılda birçok sorununu çözdü, eksiğini giderdi. Daha önce hayal dahi edilemeyen yerlere geldi. Hak ve özgürlüklerden yatırımlara, savunma sanayinden dış politikaya kadar her alanda gerçekten tarih yazdık. 81 vilayetimizin, 922 ilçemizin en ücrasına kadar tüm köylerimizin adeta çehresini değiştirdik.”
Örneğin, Sivas’ı modern dünyanın en büyük imkanı olan hızlı trenle buluşturduklarını, sayılmaya kalksa saatler sürecek nice yatırımı, reformu ve yeniliği ülkeye kazandırdıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ama ne yaptıysak CHP ve muhalefetin standardını yükseltmeyi bir türlü başaramadık. Bu partide zaman içinde sloganlar, söylemler değişti, hatta genel başkanlık koltuğunda oturan şahıslar bile değişti fakat hiçbir değişim, CHP’nin siyasi tükenmişliğine çare olmadı. Maalesef bu partide öyle yapısal bir arıza var ki her gelen, gideni aratıyor. Son genel başkan değişiminde bu acı gerçekle bir kez daha yüzleştik. Biliyorsunuz, devrik genel başkan bay Kemal ile pek anlaşamaz, hatta sık sık karşı karşıya gelirdik. Yürüyen merdivene ters binse de aday olduğu seçimlerde kendine oy veremese de Konya’yı, Çorum’u ayrı birer ülke zannetse de Kuzey Kıbrıs’taki Maraş’ın adını daha önce hiç duymamış olsa da yani siyasi hayatı boyunca bizi ve milletimizi pek çok kez güldürmüş olsa da yine de bay Kemal’in kendine has bir tarzı, söylemi, siyaset yapma usulü vardı. 13 kez ne yaptı? Bay bay bay Kemal.”
“Bu kadarını biz de beklemiyorduk”
CHP’nin yeni genel başkanının ise “her açıdan tam bir hayal kırıklığı olduğu” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Daha önce bağırıp çağırarak kendince oynadığı orta oyunlarını hiç takip etmediğimiz için çapı, kalibresi, bu konuda pek bir fikir sahibi değildik. Projektörler bu kişinin üzerine çevrilince ortaya çıkan utanç verici görüntü sadece CHP’li vatandaşlarımızı değil, inanın bizi de üzdü. Açık söylemek gerekirse bu kadarını biz de beklemiyorduk. Oturduğu koltuğa bu derece yakışmayacağını, muhtemelen onu oraya getirenler bile tahmin etmiyordu. Bu acemi genel başkan ağzını her açtığında ya bir gaf yapıyor ya bir skandala imza atıyor ya da toplumun bir kesimine alenen hakaret ediyor. Siyasi kifayetsizliğini örtmek için de sürekli insanımızı kışkırtıyor, birbirine düşürmeye çalışıyor. Şimdi de çıkmış, ‘bedelli askerlik yapanlar bize oy vermesin, istemiyoruz’ demiş. Anlaşılan makamını borçlu olduğu ağababaları kulağını çekmiş olmalı ki daha sonra kendince bu patavatsızlığını düzeltmeye çalıştı. Her gencimizin sahip olduğu bir hakkı kullananları böyle sakil bir şekilde hedef almak patavatsızlıktan öte bir zihniyet bozukluğunun işaretidir.”
(Sürecek)
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Biz Ahmet Akın’ı aday yaptık ve İYİ Parti’nin bu jesti yapmasını açıkça bekledik” sözlerine ilişkin; “Ben CHP’nin bu jest isteme işlerinden bıktım usandım, midem bulanıyor artık. Bu netlikte söyleyeyim çünkü bir 15 milletvekili ve biz o arkadaşlarımızı zora düşürecek hiçbir şey yapmadık. Teşekkür ede ede gezdik, bir vefa sistemi içinde gezdik” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugün Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde esnafı ziyaret etti. Akşener’e İYİ Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cengiz Topel Yıldırım ile İYİ Parti Gölbaşı Belediye Başkan adayı Fehmi Kandemir eşlik etti.
Akşener’in esnaf dükkanlarından birinde “Ben beyefendiye (Fehmi Kandemir) oy istemeye geldim. Durumumuz ne” sorusuna, esnaf “İnşallah” yanıtını verdi.
Akşener, başka bir dükkanda ise, “Öncelikle hayırlı işler diliyorum. Bu yerel seçimlerde de oy kullanacaksanız hem ilçenize hem büyükşehre…Oy istemek için geldik ben. Hem hemşehriniz Fehmi kardeşim hem Cengiz Topel kardeşim büyükşehirden aday dolayısıyla oy istemeye geldik” dedi. Esnafın, “Hayırlısı” cevabı verince Akşener, Fehmi Kandemir’i işaret ederek, “Hayırlısı, inşallah olunca biraz soru işareti vardır, buraya tekrar gel kardeş” dedi. Akşener’in “Bir genel başkan olarak bir tek ben geldim değil mi” sorusuna esnaf “Evet” yanıtını verdi.
Akşener, esnaf ziyareti programında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Akşener, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Biz Ahmet Akın’ı aday yaptık ve İYİ Parti’nin bu jesti yapmasını açıkça bekledik. Ben hala bekliyorum. Bu jesti İYİ Partili yöneticilerden görmüyorsak da Balıkesir’deki İYİ Partililerden göreceğimizi ümit ediyoruz” açıklamasının sorulması üzerine şunları söyledi:
“Sonuçta biz başaramadık, ittifak siyasetiyle öyle ya da böyle başaramadık. İYİ Parti olarak tek başımıza hür, müstakil seçim girmeye karar verdik. O günden beri inanılmaz bir çirkinlikle karşı karşıya kalıyoruz.
“BEN BÖYLESİNE BİR ÇİRKİNLİĞE İLK DEFA RASTLIYORUM”
Bugün bir ilginç bir fotoğraf gördüm. Bizim Gölbaşı Belediye Meclis üyelerimizden 2. sırada bulanan arkadaşımız hem Mansur Bey’in hem CHP’ye bizim il başkanlığımızı yapıp sonra genel müdür olan Mesut Özarlsan arkadaşımızın, onun seçim bürosunda bir fotoğrafını gösterdi arkadaşlar halen bizim listemizden aday. Bu güzel bir şey değil. Bu siyasetçiye olan inancın, saygının ortadan kalktığı bir çirkin tavırdır. O listede yer alıp, istifa etmeyip fotoğraf vermek ve buna da müsaade etmek hem büyükşehir belediye başkanının hem de o ilçenin adayının buna müsaade etmesi, bunu fotoğraf olarak paylaşması, 30 yıldır aktif politika yapıyorum, DYP-ANAP kavgasını yaşamış bir insanım, 1980 öncesinde sağ sol kavgasını yaşamış bir insanım. Ben böylesine bir çirkinliğe ilk defa rastlıyorum. 30
“BEN CHP’NİN BU JEST İSTEME İŞLERİNDEN BIKTIM USANDIM, MİDEM BULANIYOR ARTIK”
Ben CHP’nin bu jest isteme işlerinden bıktım usandım, midem bulanıyor artık. Bu netlikte söyleyeyim çünkü bir 15 milletvekili ve biz o arkadaşlarımızı zora düşürecek hiçbir şey yapmadık. Teşekkür ede ede gezdik, bir vefa sistemi içinde gezdik. En ufak incitici bir cümlemiz olmadı o15 arkadaşımıza ve Kılıçdaroğlu’na, o dönemin CHP yöneticilerine en ufak incitici sözümüz olmadı ama o kadar enteresan ki, dön baba dönelim, 15 milletvekili… Ömer Seyfettin’in bir diyet hikayesi vardır. Biz 15 milletvekiliyle seçime girdik ve bir grup kurduğumuz andan itibaren AK Parti tek başına hükümet olmayı kaybetti. O günden beri AK Parti’nin anayasayı değiştirecek gücü olacaktı. Biz olmadığımız zaman. Biz bunların teşekkürünü almadık. Başımıza vurula vurula bir çekiç gibi geziyoruz.
“BALIKESİR BİZE BIRAKILDIĞINDA ANTALYA’YI DA CHP’YE BIRAKTIK”
Genel başkanların biraz daha dikkatli bir dil kullanmasında fayda var diye düşünüyorum. Bir yanlışlık daha yapılıyor, onu da manidar buluyorum. Covidden kafalar mı gitti, ondan da emin değilim. İsmail Ok doğrudur belediye başkan adayı oldu, seçilemedi. Dokuz bin 900 oyla seçilemedi. O dönemde yapılan karşılıklı didişmeyle seçilemedi. Seçimi kaybettikten sonra hepimize sinir oldu, ondan sonra da AK Parti’ye milletvekili olarak geçti. ‘Belediye Başkanı oldu, AK Parti’ye gitti deniliyor’, bu kocaman bir yalan. Ben Sayın Ahmet Akın’a karşı bir zarif cümle kurdum, fi tarihinde. Çünkü Ok gidince, Akın ‘Ben artık İYİ Parti’nin de milletvekiliyim Balıkesir’de’ diye beyanat verdi. Ben de ‘Çok teşekkür ediyorum, beni borçlandırdın’ dedim. Ama Balıkesir bize bırakıldığında Antalya’yı da CHP’ye bıraktık. Döndür baba döndür. Demek ki bilgileri yok arkadaşların bu konuda, şimdi ben hatırlatmış olayım. Bundan sonra teşekkür etme eylemlerime, jest yapma, zarif davranma konularında aşırı dikkat edeceğimi söyleyebilirim.”
]]>
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yarın bir dizi açılış ve miting için Adana’ya gelecek. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin il binasına gelerek hazırlıklar hakkında bilgi aldı. Daha sonra gazetecilere konuşan Çelik, herkesi yarın 12.00’da İstasyon Meydanı’nda düzenlenecek mitinge davet etti.
Türkiye’de yapılan seçimleri, ‘Türkiye’nin en büyük gücü ve zenginliği’ olarak niteleyen Çelik, “Seçime 1 ay kalacak evreye girmiş bulunuyoruz. Türkiye’nin en büyük gücü ve zenginliği iktidar ve yerel yönetimlerin seçimler yoluyla belirlenebilmesidir. Etrafımızda ülkelere baktığımızda sandığın ne kadar uzakta olduğunu görmek mümkün. Bununla birlikte Türkiye’nin ne kadar sağlıklı seçimler yapabilen, sandık yoluyla iktidarı, yerel yönetimleri ve bütün yöneticileri seçebilecek bir kapasiteye, tarihe sahip olmasının cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlanması bakımından ülkemizin en büyük zenginliği olduğunu ifade etmek isteriz” diye konuştu.
“Milletimiz sandıkta cevabını verdi”
28 Şubat süreci hakkında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “28 Şubat’a az bir süre kaldı. O zaman buna postmodern darbe demişlerdi. Yönetimi bir tür kuşatmayla yönetimi ele geçirmek üzere ortaya koyduğu bir teşebbüstü. Hem silahlı kuvvetler hem de yargı içerisinde ki bir takım vesayet odaklarının ülkemize çektirdiği sıkıntılar ülkemize bedeller ödetmiştir. Yapılan tartışmalara bakarsanız bunların aslında ülkemizin geleceğine yön vermek isteyen dış güçlerle bağlantılı olduğu net bir şekilde görülmüştür. O zaman ki ifadelerde seçilmiş hükumeti devirmek üzere ortaya koyulan aktivizm hem silahlı kuvvetler hem de yargı içerisinde ki vesayet odaklarında yerine getiriliyordu ama bunların dış bağlantılı olduğu açıktı. Milletimiz bütün bu süreçlere ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ilkesine bağlı kalarak sandıkta tecelli ederek devam etti. Bütün bu süreçlere cevabını sandıkta verdi” ifadelerini kullandı.
“Türkiye büyümekte ve güçlenmektedir”
Türkiye’de seçimlere müdahale edilmediği için her geçen gün ülkenin büyüdüğünü aktaran Çelik, “Demokratik mekanizmalar ne zaman iyi çalışmışsa, Türkiye’nin zenginleşmesi, refahı ve güvenliği garanti altında olmuştur. Sandığın iyi işlemesi sayesinde Türkiye’de seçimlere içeriden ve dışarıdan müdahalelerin engellenmesi sayesinde sandık iradesi tam olarak ortaya çıktığı için Türkiye büyümekte ve güçlenmektedir” dedi.
“Muhalefet siyasetin kalitesini düşürüyor”
Muhalefetteki gelişmeler nedeniyle siyasetin kalitesinin düştüğünü kaydeden Ömer Çelik, “Muhalefetteki gelişmelere baktığımızda siyasetin kalitesini tehdit eden ve demokrasiye zarar veren yaklaşımların her geçen gün başka bir safhada üretildiği görüyoruz. Genel seçimler sürecinde 6’lı ve 7’li masa vardı. Biz o zaman bu 6’lı ve 7’li masanın ülkenin başına büyük sıkıntılar getireceğini ifade etmiştik. Ülkemiz bu çağrılara olumlu cevap verdi ve cumhurbaşkanımızı yeniden seçerek 6’lı ve 7’li masanın Türkiye’ye bir bedel ödetmek şeklinde sonucu olacak çerçevesini siyasi gündemin dışına çıkardı” şeklinde konuştu.
“Yapay zeka formülü siyasi akıldan uzaktır”
6’lı masayı oluşturan siyasi partilerin genel başkanlarının milletten özür dilemesi gerektiğini ifade eden Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi:
“6’lı ve 7’li masayı oluşturan bütün genel başkanların önce çıkıp yerel seçimler için oy istemekten önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle açıklamayla ortaya koyması gerekir. Milletin aklına güvenmek demokrasinin gereğidir. Milletin aklına en yüksek değer olarak bakmak siyasette ve demokraside temel ilke olmalıdır. O gün 6’lı ve 7’li masa çerçevesinde çıkanların her biri diğerine saldırıyor. Aynı zaman da her birinin partisindeki bir grup hizipler diğerine saldırıyor. Bunların millete güçlü bir özür borcu vardır. Buradan çıkmak için buldukları formülün yapay zeka olması da siyasi akla ve zekaya teveccüh konusunda ne kadar uzak bir yerde durduklarını göstermektedir.” – ADANA
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında, Karşıyaka ilçesinde gerçekleştirdiği aday tanıtım toplantısının ardından Karabağlar’daki halk buluşmasına katıldı. Uğur Mumcu Parkı’nda yapılan açık hava toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcıları, Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, ilçe belediye başkan adayları ile partililer katıldı. Yeniden aday gösterilmeyen Karabağlar belediye Başkanı Muhittin Selvitopu’nun buluşmaya katılmaması ise dikkat çekti.
“9 adayımız kadın”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, buluşmada yaptığı konuşmada İzmir’de oy anlarının yüksek olduğu 9 ilçeye kadın aday belirlediklerini söyledi. Özel, “Adaylarımızın yaş ortalaması 45, 9 tanesi de kadın. Kent suçlarıyla mücadelede başarılı, ranta, talana direnen, mücadele eden, sizin aranızda koşarak her sabah başka mahallede kahvaltı edip, her akşam başka taksi durağında günü sonlandıracak adayımız Helil Kınay’ı size emanet etmeye geldik. Bir bütün olarak adaylarımız son derece inançlı, kararlı, iyi eğitimli. Biz bu adaylarla bir niyet ettik, İzmir’de yaptığımız tüm ölçümlerde, beklenti anketlerinde, profil çalışmalarında bizden daha çok kadın ve genç aday istedi. Kadınlar ve gençler için Cumhuriyetin önemini bilen İzmir seçmenine kadın ve genç adaylarımızı emanet etmeye geldim” dedi.
“Adaylarımız iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor”
Konuşmasında ilçe belediye başkan adaylarıyla birlikte önemli bir yol yürüyeceklerine vurgu yapan Özel, “Mesleğinde başarılı, son derece önemli görevleri yapmış, yöneticilik vasıfları yüksek, kent sorunlarını gören bir adayımız var. Bugüne kadar söyledi bugünden sonra bunları yapacak, Karabağlar’ın yüzünü güldürecek Helil Kınay. Bu büyük yürüyüşü birlikte başlatıyoruz. Adaylarımız iyi eğitimli, hepsi yabancı dil biliyor, yüksek lisans yapmış arkadaşlar. Bunlar İzmir’e iyi gelecek, 20 yıl sonra da Türkiye’deki en önemli görevlerde de onları ve kadrolarını göreceğiz. Biz Cumhuriyetin ilk yüzyılında yokluğu, açlığı bitirdik, salgın hastalıkları bitirdik. Toplu iğnesi olmayan ülkeye uçak, motor fabrikası yapar, üretir hale getirdik. Cumhuriyetin ilk yüzyılının son 25 yılında CHP yoktu. Değişim sloganıyla yola çıktık. Şimdi yeniden Cumhuriyetçilerin, Atatürk milliyetçilerinin, halkını sevenlerin damgasını vurmak için yola çıktık. Bu yürüyüşte var mısınız. Bu partiyi iktidar yapacağız diye yola çıktığımızda, önceki genel başkanlara vefa borcuyla yüklüyüz. Vefa partiyi iktidar yaparak gösterilir. Vefamızı Cumhuriyetin ikinci yüzyılında partilerini, ilkelerini iktidar yaparak göstereceğiz” sözlerine yer verdi.
“Sütte leke var onda yok”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay hakkında övgüyle söz eden Özgür Özel, “Bu yola çıktığımda inançlı, kararlı, cesur, makam mevki endişesi duymayan, doğrunun arkasında duran, duyarlı bir siyasetçi, yol arkadaşım, iftiralara rağmen üstüne leke yapışmayan, sütte leke var onda leke yok arkadaşımızı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yaptık” diye konuştu.
Soyer açıklaması
Aday gösterilmeyen mevcut İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili açıklama yapan Özel, “Tunç Soyer ile önce ve sonra konuştum. Onun İzmir’in, partinin bir değeri olduğunu konuştuk. Tüm emekleri için sizlerden Tunç Başkan’a da teşekkür alkışı rica ediyorum. Bu partinin yürüyüşü Cumhuriyet, demokrasi, kalkınma yürüyüşüdür” dedi.
“İzmir’i çocuğuyum ben”
Programda konuşan CHP İzmir Büyükşehir belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ise, “Her geçen gün birbirimizi biraz daha tanıyoruz. Birbirimize ısınıyoruz. İzmir’in çocuğum ben. Bir olduğumuzu anlatmak istiyorum. Hayatımdan bir anekdot vereceğim. İzmir’in 30 ilçe belediye başkanını tanıttık. Bu görevlere aday olmak büyük bir onur. Sizlerin desteği ile seçildikten sonra büyük bir sorumluluk. Bu sorumluluktan korkmuyoruz. Ben doktorum, uzman cerrahım. Burada 5 sene çalıştım. 80’lerin başları, babam öğretmen. Pazarlarda limon satıyordum. Asla utanmıyorum o günlerden. Bir gün bir akşam babam yanında bir öğretmen arkadaşıyla Yeşilyurt Pazarı’nda pazarcılık yaptı. Daha fazla gelir elde etmek için çalışıyordu. Türkiye’yi düşündüm, Atatürk’ü düşündüm. Atatürk’e milletvekili maaşı ne kadar olsun dediklerinde öğretmen maaşını geçmesin dediğini hatırladım. Bu süslü kıyafetlere bakmayın, sokaklarda büyüdük biz. Her sokağını biliriz buranın. Mutlaka bizleri başkanlık görevine seçeceksiniz. ‘Siz bir takımsınız’ dedi genel başkan. Bu halkın yanında yer alacaksınız dedi. Kimsenin size haksızlık yapmasına karşı yalnız bırakmayacağız. İhtiyacımız olan tek şey sizden gelecek sevgi ve saygı. Her zaman yanımızda olacağınızı biliyoruz” sözlerine yer verdi. – İZMİR
]]>İYİ Parti’de, aralarında Kurucular Kurulu ve Genel İdare Kurulu (GİK) eski üyesi Binnur Karadağlı’nın da bulunduğu 16 kişi, istifa etti. Karadağlı, “Sayın Akşener, televizyon televizyon gezip ‘kazanacak aday’ tarifi yaptı fakat seçimlere bir ay kalmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun kolundan tutup ‘Adayı artık belirleyelim, senin dışında bir aday istemiyorsan biz yokuz’ diyemedi. Aldığı oy oranı sıfır virgül bilmem kaçlarla ifade edilen particiklerin sözde liderleri kadar masada sözünü geçiremedi” açıklamasını yaptı.
Aralarında Kurucular Kurulu ve GİK eski üyesi Binnur Karadağlı ile partinin üst kademesinde görev alan, ilçe başkanlıkları yapan, milletvekili adayı olan 16 kişi, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde bir otelde düzenlenen basın toplantısıyla istifa ettiklerini duyurdu. Grup adına konuşan Karadağlı, Genel Başkan Meral Akşener’in politikasını eleştirerek şunları söyledi:
“PARTİMİZİN SAVRULUŞUNA TANIKLIK ETMEK ZORUNDA KALDIK”
“Kuruluşundan bugüne, yaklaşık 6 yıldır vatanımıza ve milletimize hizmet etmek gayesiyle burada bulunan arkadaşlarımızla birlikte İYİ Parti’de siyaset yapmaktayız. Bugüne kadar yaptıklarımız; inandığımız değerleri, hiçbir karşılık beklemeden savunmak ve bu uğurda mücadele etmekten ibaretti. Bugün burada ‘milli merkez’ iddiasıyla yola çıkan partimizi, vatansever yürekleri kullanarak kendi ikbal ve ihtirasları uğruna heba edenlerin ipliğini pazara çıkarmak ve gür bir sesle ‘kral çıplak’ demek için bulunuyoruz. Maalesef vatansever Türk milliyetçileri olarak bizler uzun süredir partimizin savruluşuna, bizlerin ve dava arkadaşlarımızın emeklerinin heba edilişine tanıklık etmek zorunda kaldık. Şimdi bu siyasi trajedinin gelişimini sizlerle kısaca paylaşmak istiyoruz. Partinin kuruluş aşamasında emek veren, şehir şehir gezip maddi manevi destek olan birçok arkadaşımız dururken listeler açıklandığında paraşütle indirilmiş, kim oldukları ve kime hizmet edecekleri kestirilemeyen birçok ismin parti kademelerine getirildiğini gördük.
“ATATÜRK’LE PROBLEMİ OLANLARA ÜST KADEMEDE GÖREV VERİLDİ”
Türklükle, Atatürk ve Cumhuriyet ile problemleri olan bazı isimlere üst kademelerde görevler verildi. Kuruluşun akabinde girdiğimiz ilk seçimde yine harmanda izi olmayan birçok isim, seçilecek sıralardan vekil listelerine yerleştirildi. Milli merkez olma yolunda demeçler veren, kürsülerde konuşan dava arkadaşlarımız aforoz edildi. ‘Söylemlerinden CHP rahatsızlık duyuyor’ diye toplumun teveccüh gösterdiği yol arkadaşlarımız pasifize edildi, partiden uzaklaştırıldı. Genel Başkanın bizzat kendisinin ‘ağabey’ diye hitap ettiği, milliyetçi camianın saygı duyduğu büyüklerimizin birçoğunun partideki ikbal ve geleceği ‘özel kalem’ denilen bir sekreterin iki dudağının arasına terk edildi. Yerel seçimlerde ülke sathında CHP ile iş birliği yapıldı. CHP başta İstanbul ve Ankara olmak üzere son 20 yılda kazanamadığı birçok büyükşehri, il ve ilçe belediyelerini İYİ Parti oyları sayesinde kazandı.
“İYİ PARTİLİLERE BELEDİYELERDE GÖREV VERİLMEDİ”
Buna karşın kazanılan belediyelerde İYİ Partililere doğru düzgün bir görev verilmediği gibi ‘Siz kimsiniz? Biz HDP sayesinde kazandık’ sözleriyle karşılık verildi. Bütün bunlara rağmen bizlere ‘Yerel seçimlerde yaşanan acemilik 2023 seçimlerinde yaşanmaz, siyasi duruşumuza uygun bir aday belirlenerek ilkeli bir ittifak yapılır’ düşüncesiyle mücadeleyi sürdürdük. Aylarca, hatta neredeyse 2 yıl boyunca başta CHP olmak üzere 5 farklı siyasi partinin liderleriyle görüşmeler sürdürüldü. Masalar kuruldu, yemekler yendi ancak Altılı Masa’nın gizli ortağı HDP ile üstü kapalı ittifak yapılmadığı konusunda kamuoyunu ikna edemediler. Sayın Akşener, televizyon televizyon gezip ‘kazanacak aday’ tarifi yaptı fakat seçimlere bir ay kalmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun kolundan tutup ‘Adayı artık belirleyelim, senin dışında bir aday istemiyorsan biz yokuz’ diyemedi. Aldığı oy oranı sıfır virgül bilmem kaçlarla ifade edilen particiklerin sözde liderleri kadar masada sözünü geçiremedi. İlk girdiği seçimde yüzde 10 oy almış bir partiyi, vatanperver teşkilat mensuplarını ve vatansever seçmenlerini ‘Sifonu üstlerine çekin’ diyen namertlere karşı kepaze etti.
“GENEL BAŞKAN SÖZÜNDE DURMADI”
Zehir zemberek masadan kalkıldı, esilip gürlendi. Sonra hangi gizli ilişkiler ağı ve menfaatler devreye girdi, bilinmez, tekrar masaya dönüldü. Başını öne eğip çalışmaya devam eden teşkilat mensuplarımıza son darbe milletvekili listeleriyle vuruldu. Temayül sonuçlarına uyacağını söyleyen Genel Başkan, bir kez daha sözünde durmadı; üyelerin desteğini alıp ilk sıralarda yer alan birçok isme vekillik listelerinde yer vermedi. Buna karşın hiçbir teşkilat mensubumuzun, hatta neredeyse hiçbir seçmenimizin adını sanını duymadığı isimler ön sıralardan milletvekilliğine aday gösterildiler. Bu parti sizin aile şirketiniz mi ki hesap verme gereği duymadınız? Yapılan bu alakasız tercihlerinizle ilgili açıklama yapmak yerine bu durumu sorgulayan parti mensuplarının gözlerinin içine baka baka Kongrede ‘Defolun’ diye bağırıp çağırmak, hakaret etmek nasıl bir pişkinliktir? ‘Ailemi emanet ederim’ denilip sonrasında sıtma ve ölüme benzetilenler, yüzlerinde ‘Rabbi Yessir’ görülüp birden savaş ilan edilenler… Dibinden ayrılmayan, partinin kasası emanet edilenlerin bir günde hain ilan edilmesi… Bu liste uzayıp gider.
“‘KRAL ÇIPLAK’ DİYEREK İSTİFA EDİYORUZ”
Herkes kötü, herkes hain olabilir ama Genel Başkan bunca tutarsızlığa ve beceriksizliğe rağmen hep olduğu yerde kalır. Genel Başkanın eşinin, oğlunun ve sekreterinin hükümranlık sürdüğü bu ortamda biz artık olmayacağız. Bizim ve vatanseverliğinden zerre şüphe duymadığımız bütün parti mensuplarımızın emeklerinin sömürülmesine daha fazla katlanmayacağız. Dün grup kürsüsünde timsah gözyaşları döken Sayın Akşener’in, teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediği aşikardır. Bugün burada İYİ Parti Kurucular Kurulu üyeliği, Kurucu İl Yöneticiliği ve hala aktif İl Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini sürdüren bu topluluk hep bir ağızdan ‘kral çıplak’ diyerek istifa ediyoruz. Tüm dava arkadaşlarımıza bir çağrı yaparak yaşatılan bunca kepazeliğe tepki göstermeleri çağrısında bulunuyoruz.”
]]>İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Eski Genel İdare Kurulu Üyesi Binnur Karadağlı ile birlikte, parti yönetiminde bulunan 16 kişi basın açıklaması düzenleyerek istifa ettiklerini açıkladı. Beşiktaş’ta bir otelde gerçekleşen açıklamada, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediği, timsah gözyaşları döktüğü söylendi. İstifa eden partililer adına konuşan Binnur Karadağlı, parti içinde yaşanan tüm olumsuz durumlara rağmen yıllarca partiye hizmet etmeye devam ettiklerini ancak son gelişmelerden sonra, “Kral Çıplak” diyerek istifa etmenin vaktinin geldiğini belirtti.
“Paraşütle indirilmiş, kim oldukları kestirilemeyen birçok ismin parti kademelerine getirildiğini gördük”
İstifa eden partililer adına açıklama yapan Binnur Karadağlı, “Bugün burada ‘Milli Merkez’ iddiasıyla yola çıkan partimizi; vatansever yürekleri kullanarak, kendi ikbal ve ihtirasları uğruna heba edenlerin ipliğini pazara çıkarmak ve gür bir sesle ‘Kral Çıplak’ demek için bulunuyoruz. Partinin kuruluş aşamasında emek veren, şehir şehir gezip maddi manevi destek olan birçok arkadaşımız dururken; listeler açıklandığında paraşütle indirilmiş, kim oldukları ve kime hizmet edecekleri kestirilemeyen birçok ismin parti kademelerine getirildiğini gördük. Kuruluşun akabinde girdiğimiz ilk seçimde yine harmanda izi olmayan birçok isim, seçilecek sıralardan vekil listelerine yerleştirildi. Milli Merkez olma yolunda demeçler veren, kürsülerde konuşan dava arkadaşlarımız aforoz edildi. ‘Söylemlerinden CHP rahatsızlık duyuyor’ diye toplumun teveccüh gösterdiği yol arkadaşlarımız pasifize edildi, partiden uzaklaştırıldı. Genel Başkanın bizzat kendisinin ‘Ağabey’ diye hitap ettiği, milliyetçi camianın saygı duyduğu büyüklerimizin birçoğunun partideki ikbal ve geleceği ‘Özel Kalem’ denilen bir sekreterin iki dudağının arasına terk edildi” dedi.
“CHP birçok büyükşehri İYİ Parti sayesinde kazandı ama ‘Biz HDP sayesinde kazandık’ denildi”
Binnur Karadağlı, CHP ile yapılan ittifak sonrasında kazanılan belediyelerde İYİ Partililere doğru düzgün görevler verilmediğini söyleyerek Akşener’i eleştirdi. Karadağlı, “Yerel seçimlerde ülke sathında CHP ile işbirliği yapıldı. CHP başta İstanbul ve Ankara olmak üzere son 20 yılda kazanamadığı birçok büyükşehir, il ve ilçe belediyelerini İYİ Parti oyları sayesinde kazandı. Buna karşın kazanılan belediyelerde İYİ Partililere doğru düzgün bir görev verilmediği gibi, ‘Siz kimsiniz? Biz HDP sayesinde kazandık’ sözleriyle karşılık verildi. Bütün bunlara rağmen bizlere ‘yerel seçimlerde yaşanan acemilik 2023 seçimlerinde yaşanmaz, siyasi duruşumuza uygun bir aday belirlenerek ilkeli bir ittifak yapılır’ düşüncesiyle mücadelemizi sürdürdük. Aylarca, hatta neredeyse 2 yıl boyunca başta CHP olmak üzere 5 farklı siyasi partinin liderleriyle görüşmeler sürdürüldü. Masalar kuruldu, yemekler yendi. Ancak, Altılı Masa’nın gizli ortağı HDP ile üstü kapalı ittifak yapılmadığı konusunda kamuoyunu ikna edemediler. Akşener, televizyon televizyon gezip ‘Kazanacak Aday’ tarifi yaptı. Fakat seçimlere 1 ay kalmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun kolundan tutup ‘adayı artık belirleyelim, senin dışında bir aday istemiyorsan biz yokuz’ diyemedi. Aldığı oy oranı sıfır virgül oranlarında ifade edilen particiklerin sözde liderleri kadar masada sözünü geçiremedi. İlk girdiği seçimde yüzde 10 oy almış bir partiyi, vatanperver teşkilat mensuplarını ve vatansever seçmenlerini ‘sifonu üstlerine çekin’ diyen namertlere karşı kepaze etti. Zehir zemberek masadan kalkıldı, esilip gürlendi. Sonra hangi menfaatler devreye girdi bilinmez, tekrar masaya dönüldü. Başını öne eğip çalışmaya devam eden teşkilat mensuplarımıza son darbe milletvekili listeleriyle vuruldu. Temayül sonuçlarına uyacağını söyleyen genel başkan bir kez daha sözünde durmadı. Üyelerin desteğini alıp ilk sıralarda yer alan birçok isme vekillik listelerinde yer vermedi. Buna karşın hiçbir teşkilat mensubumuzun, hatta neredeyse hiçbir seçmenimizin adını sanını duymadığı isimler ön sıralardan milletvekilliğine aday gösterildiler” diye konuştu.
“Kral Çıplak diyerek istifa ediyoruz””
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediğini söyleyen Karadağlı açıklamayı, “Bu parti sizin aile şirketiniz mi ki hesap verme gereği duymadınız? Yapılan bu alakasız tercihlerinizle ilgili açıklama yapmak yerine bu durumu sorgulayan parti mensuplarının gözlerinin içine baka baka kongrede ‘defolun, defolun’ diye bağırıp çağırmak, hakaret etmek nasıl bir pişkinliktir? ‘Ailemi emanet ederim’ denilip sonrasında sıtma ve ölüme benzetilenler, Yüzlerinde “Rabbi Yesir” görülüp birden savaş ilan edilenler, dibinden ayrılmayan, partinin kasası emanet edilenlerin bir günde hain ilan edilmesi; bu liste uzayıp gider. Herkes kötü, herkes hain olabilir ama genel başkan bunca tutarsızlığa ve beceriksizliğe rağmen hep olduğu yerde kalır. Genel başkanın eşinin, oğlunun ve sekreterinin hükümranlık sürdüğü bu ortamda biz artık olmayacağız. Bizim ve vatanseverliğinden zerre şüphe duymadığımız bütün parti mensuplarımızın emeklerinin sömürülmesine daha fazla katlanmayacağız. Dün grup kürsüsünde timsah gözyaşları döken Akşener’in, teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediği aşikardır. Bugün burada İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyeliği, Kurucu İl Yöneticiliği ve hala aktif il yönetim kurulu üyeliği görevlerini sürdüren bu topluluk hep bir ağızdan ‘Kral Çıplak’ diyerek istifa ediyoruz. Tüm dava arkadaşlarımıza bir çağrı yaparak yaşatılan bunca kepazeliğe tepki göstermeleri çağrısında bulunuyoruz” ifadeleriyle sonlandırdı.
16 kişi istifa etti
İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Eski Genel İdare Kurulu Üyesi Binnur Karadağlı ile birlikte istifa eden 16 kişinin, İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeleri Ufuk Ünal, Murat Köse, Onur Hanlıoğlu ve Çağrı Alp Gönen, Eyüpsultan Eski İlçe Başkanı Hatice Gürbulak, İstanbul Eski Teşkilat Başkan Yardımcısı Özay Alabaş, İstanbul Eski İl Yöneticileri Barış Tavlaşoğlu, Gökhan Kargı ve Sedat Erdem, Fatih İlçe Kurucusu Mücahit Erkuş, Eyüpsultan İlçe Başkan Yardımcısı Lütfü Büyüksüren, Eyüpsultan İlçe Başkan Danışmanı Alper Güleç, Eyüpsultan İlçe Kadın Kolları Başkanı Fatmagül Uzundere, Kurumsal İlişkilerden Sorumlu Eski İl Başkan Yardımcısı Müjde Hamza ve YİK üyesi Arif Tevetoğlu olduğu öğrenildi. – İSTANBUL
]]>CHP’nin 4’üncü Genel Başkanı Deniz Baykal’ın ölüm yıl dönümü dolayısıyla bugün Ankarada’ki Devlet Mezarlığı’nda anma töreni düzenlendi. Anma törenine, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikçioğlu, CHP genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri katıldı. Özel, Baykal’ın mezarına çelenk bıraktı, saygı duruşunda bulunuldu, ardından dua okundu ve kabre karanfil bırakıldı.
ATAÇ BAYKAL: “BABAMI KAYBEDELİ 1 YIL OLDU, BUNUN YARATTIĞI BÜYÜK BİR BOŞLUK VAR”
Deniz Baykal’ın oğlu Ataç Baykal, şunları söyledi:
“Babamı, Deniz Baykal’ı kaybedeli 1 yıl oldu. Bunun yarattığı büyük bir boşluk var. Günümüzde o boşluğun doldurulmasına çok ihtiyaç var. CHP’de yeni bir genel başkanımız, yeni bir yönetimimiz var. Siyaset çok dinamik bir süreç, insanlar değişiyor, koşullar değişiyor. Değişen bilim-teknoloji insanları, koşulları değişmeye zorluyor. CHP’nin kuruluşundan beri 100 yıl geçti. İnşallah yeni yönetimimizle biz de bu değişen koşullara ayak uyduracağız. Önümüzdeki yıllarda göğsümüz kabarık olarak gelip babamın mezarı başında hatıralarla buluşacağız inşallah.”
MUHARREM İNCE: “BİR DEVLET ADAMIYDI. BENİM USTAMDI. MEKANI CENNET OLSUN”
Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, şunları söyledi:
“Sayın Baykal, rahmetli Baykal beni tahtanın başından alıp milletin karşına çıkaran kişidir. Seçilir seçilmez kendisine muhalefet demiştim. Sonra sordum, genel başkanlıktan ayrılınca, ‘2007’de beni neden harcamadınız’ dedim. ‘Düşündüm ama çok yetenekli bir çocuktun. Sana kıyamadım’ dedi. Çok özel sohbetlerimiz oldu genel başkanlıktan ayrıldıktan sonra. Sadece şunu söyleyebilirim: Bir devlet adamıydı. ‘Partinin oyu önemli değil, önemli olan memleket’ dediğini çok kere duymuşumdur ağzından. Allah rahmet etsin. Benim ustamdı diyorum. Mekanı cennet olsun.”
ÖZGÜR ÖZEL: “CHP’YE EMEK DEĞİL, BİR ÖMÜR VERMİŞ BİR GENEL BAŞKAN’IN HUZURUNDAYIZ”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise şöyle konuştu:
“Bugün, Genel Başkanımız Deniz Baykal’ın vefatının 1’inci yıl dönümünde mezarı başında hep birlikteyiz. Kendisini rahmetle ve minnetle anıyoruz. CHP’nin 35 yaşında milletvekili, 36 yaşında maliye bakanı, 40 yaşında enerji ve tabii kaynaklar bakanı olmuş; talan edilmekte olan madenleri bir kez daha kamulaştırarak bu ülkeye kazandırmış; sosyal demokrasiye, CHP’ye emek değil, bir ömür vermiş bir Genel Başkan’ın huzurundayız. Kıymetli ailesinin acısını ve onurunu paylaşıyoruz. Çünkü Türkiye’nin en büyük ailesinin uzun süre bir neferi ve genel başkanı olmuş Deniz Baykal’ın huzurundayız CHP ailesi olarak. Her birimiz kendisinden çok şey öğrendik.
“HİKAYEM TAM 15 YIL ÖNCE O TELEFONLA BAŞLADI”
Bundan tam 15 yıl önce, sadece 2 gün farkla Sayın Deniz Baykal, Manisa’da belediye başkan adayı olmam için belediye başkan adayımız sağlık sorunlarından dolayı yoğun bakımdaydı, seçimlere çok kısa bir süre kala telefonla beni aradı. Ben Ankara’da, Türk Eczacıları Birliği’nde görevliydim. Kendisine seçimin bu zamandan sonra kayıp olduğunu, benim bu görev için çok erken yaşta olduğumu ve hazır olmadığımı söylediğimde, ‘Sen iyi bir CHP’lisin. Partililer, bazı günlerde partileri için görev yaparlar. O görev hiçbir zaman unutulmaz. Bu görevi yapman için aradım. Yoksa sana belediye başkanlığı teklif etmiyorum. Partinin bayrağını yere düşürmemeyi teklif ediyorum’ demişti. Onun üzerine de görevi kabul ettim ve benim aktif siyasetteki bir adaylaşmayla beraber -elbette parti üyesiydik, aktif siyasetteydik- hikayem tam 15 yıl önce o telefonla başladı. O telefondan 1 ay sonra, 2009 yılının mart ayında, Manisa’da Cumhuriyet Meydanı’nda yaptığı konuşmanın sonunda beni sahneye alıp Manisalılar’a, ‘Ona bakınca ben, 35 yıl önceki Deniz Baykal’ı görüyorum. Ona bakınca ben, 35 sene önce 35 yaşında bakan olan Deniz Baykal’ı görüyorum. Özgür de bugün 35 yaşında’ dedi. Deniz Baykal’ın bakanlığının üzerinden 50 sene, bu sözü söylediğinin üzerinden 15 sene geçti.
“DENİZ BAYKAL HAYATIMDA ÇOK FARKLI İZLER BIRAKMIŞ BİRİSİDİR”
O adaylıktan sonra Manisa’da bir esnaf lokantasında yemek yedik. Kendisi yemeğini bitirip çayını içince, ‘Sayın Genel Başkanım kalkalım mı’ dediğimde dedi ki ‘Bak yarın öbür gün sen de bu görevlere geleceksiniz. Akşam yemeğinden erken kalk. Seni ağırlayanlar rahat etsin. Ertesi günü de ona göre planlasınlar. Öğle yemeğinden en son kalk’ dedi, eliyle gösterdi. Dışarıda daha yeni yemek verilen korumalar vardı. Şoförler vardı. ‘Sana eşlik edenleri aç bırakmayasın’ dedi. Geçtiğimiz günlerde bir öğle yemeğinden kalkmaya davrandığımda arkaya baktım, daha çorbasını içen koruma arkadaşlar vardı. Deniz Baykal sadece siyaseten söyledikleriyle değil; bir siyasetçi nasıl yetiştirilir, bir siyasetçiyle ilgili nasıl öngörülü olunur hepsi açısından hayatımda çok farklı izler bırakmış birisidir. Manisa’da ertesi gün Deniz Bey ayrıldıktan sonra yerel gazetelerde -hala saklarım- ‘Deniz Baykal partinin belediye başkan adayını değil ama gelecekteki genel başkanı tanıttı’ gibi iddialı ifadeler vardı. Manisa’da hep konuşuldu, hep konuşuldu.
“ATATÜRK’ÜN, BAYKAL’IN, İNÖNÜ’NÜN, ECEVİT’İN VE KILIÇDAROĞLU’NUN DA PARTİSİNİ İKTİDAR YAPTIĞIMIZDA VEFAMIZI GÖSTERMİŞ OLACAĞIZ. MEZARI BAŞINDA SÖZ VERİYORUZ”
Bugün huzuruna 1’inci ölüm yıl dönümünde, partinin genel başkanı olarak varmış olmak beni açımdan hem büyük bir onur hem omuzlarımda çok büyük bir yük. Çünkü siyasette vefa tartışmaları yapılıyor. Bir partinin önceki genel başkanına vefa gösterecekseniz bunun bir yolu var. Bu ilk genel başkan da son genel başkan da olsa partisini iktidar yaparsanız vefanızı göstermiş olursunuz. Biz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini de Deniz Baykal’ın partisini de İnönü’nün, Ecevit’in ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisini de iktidar yaptığımızda önceki genel başkanlarımıza vefamızı göstermiş olacağız. Mezarı başında buna söz veriyoruz. Bundan sonra CHP ailesinin hep birlik ve beraberlik içinde, iyi günlerde Türkiye’ye iyi günleri yaşatmasını ümit ediyorum. Partimizde çok önemli görevlerde bulunmuş, bana da emeği olan Sayın Genel Başkanımız Muharrem İnce’ye ve örgütüne de burada bizimle birlikte oldukları için bu büyük ailenin birer zaferi olarak çok teşekkür ediyorum.”
]]>İstanbul’da düzenlenen istişare toplantısında konuşan Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu, “10 bin lira maaşı emeklimize uygun gördüler. Lütfen emekli maaşını tekrar gözden geçirin. En azından bizim çözüm önerimiz yeni göreve başlayan memurun aldığı 32 bin lirayı emeklinin de almasıdır” dedi.
Yerli ve Milli Parti, İstanbul teşkilatlarıyla istişare toplantısı düzenledi. Dünya Ticaret Merkezi’nde yapılan toplantıya Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu, Genel Başkanvekili Uğur Aksöz, Genel Başkan Yardımcısı Sabri Erbakan, İstanbul İl Başkanı Av. Ahmet Barut, ilçe başkanları ve çok sayıda parti üyesi katıldı.
Toplantıda konuşan Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu, “6 Şubat depreminin üzerinden 1 yıl geçti. Unutmuyoruz ve unutmayacağız. Bu konudan dolayı kırgın ve kızgınız. Kulaklarını tıkayarak kutu kutu pense oyunu oynayan iktidar ve muhalefet bunu iyi dinlesin. Büyük hatalar yaptılar ve depremzedeler yetim kaldı. 50 binin üzerinde canımız gitti ve gerçekten bu canların karşısında yapılmış hiçbir şey yok. Asla ve asla yardım bölgesindeki yardımları çekmeyeceklerini söylüyorlar. Ama çadır ve konteynerlarda yaşayan vatandaşlarımız var. Yapılan yardımlar yeterli değil. Yeterli olsaydı her platformda bundan bahsetmezdik” dedi.
“10 BİN LİRA MAAŞI EMEKLİMİZE UYGUN GÖRDÜLER”
Mutlu, “Diyanet İşleri Başkanlığı, fitreyi 130 lira olarak açıkladı. 4 kişilik bir ailenin günde en az 520 liraya ihtiyacı var. 10 bin lira maaşı emeklimize uygun gördüler. Diyanet’e göre 4 kişilik bir ailenin gıda ihtiyacı 15 bin 600 lira tutuyor. ya emekli maaşını belirleyen kadrolar yanlış hesap yapıyor ya da Diyanet hatalıdır. Lütfen emekli maaşını tekrar gözden geçirin. En azından bizim çözüm önerimiz yeni göreve başlayan memurun aldığı 32 bin lirayı emeklinin de almasıdır” diye konuştu.
AKSÖZ: İKTİDARI DEVRALMAK ÜZERE ÖZEL KURULMUŞ BİR PARTİYİZ
Yerli ve Milli Parti Genel Başkanvekili Uğur Aksöz de “Laf salatası yapmıyoruz. İktidarı devralmak üzere özel kurulmuş bir partiyiz. Memleket işgal edilmişse ordularımızı hazırlar, ata biner İngiliz ve Fransız’ı kovarız biz böyle bir partiyiz. Şu anda ülke yönetilemiyor. İktidar veya muhalefet hangisi kabadayıysa çıkalım televizyona tartışalım. Adalet, ekonomi var mı? Bir hanımefendi gece saat 00.00’da sokakta yürüyebiliyor mu? Güvenliğiniz var mı? O zaman bize düşen iktidarı devralmak üzere orduları hazırlamaktır. İşte onlar sizsiniz” ifadelerini kullandı.
“HALKIN ÇAĞRISIYLA KURULDUK”
Aksöz, “7 lider var hepsi 80 yaşını geçmiş beyin eskimiş. Gidip torun baksınlar. Bize genç, enerjik, lisan bilen, bayrağı görünce ağlayan Teoman Mutlu lazım. Yerli ve Milli Parti halkın çağrısıyla kurulmuş, gerçekten yerli ve milli bir partidir. Sadece 3 buçuk ayda 54 il başkanlığını kurmuş, halktan büyük teveccüh görmüş bir partidir. Şu anda seçime girmek üzere teşkilatlarını tamamlamış, kurultaya yönelmiştir. Yerel seçime girmiyoruz çünkü Kenan Evren’in yaptığı bir siyasi partiler yasası var ağzınızla kuş tutsanız 6 ay geçmeden seçime giremiyorsunuz. Uyduruk bir kanun hiçbir lider de değiştirmemiş” dedi.
ERBAKAN: ÖNEMLİ OLAN TEŞKİLATLARIN AYAKTA KALMASIDIR
Yerli ve Milli Parti Genel Başkan Yardımcısı Sabri Erbakan ise “Siyasette bazı gerçekler var. Bunları şimdi sırasıyla da yaşıyoruz. Eğer teşkilatlarınız düzgün değilse, parti içerisinde disiplin yoksa ilerleyemezsiniz. İki örnek vereyim; birinci AK Parti, 23 senedir iktidar, disiplinli bir yürüyüş var. Diğeri ana muhalefet partisi şu anda darmadağınık vaziyettedir. Bir aday bile belirleyemiyorlar. Önemli olan teşkilatların ayakta kalmasıdır. Eğer baştan itibaren iyi organize edebiliyorsanız hiç arkanıza bakmadan yürüyebilirsiniz” diye konuştu.
]]>