Aralarında 7 Fransızın da yer aldığı 21 kişilik sağlık personeli heyeti, ocak ayı sonunda Gazze’ye giderek 3 hastanede görev aldı.
Fransa’ya 6 Şubat’ta geri dönen heyetin Fransız üyelerinden acil servis doktoru Benboutrif, bölgede 2 hafta boyunca tanık olduğu olayları AA muhabirine anlattı.
Benboutrif, bölgeye doktorların kurduğu Palmed Derneği aracılığıyla gittiğini, çok zorlu bir sahada görev aldığını belirterek, heyetin geldiğini gören Gazzelilerin sevindiklerini ifade etti.
Büyük bir yabancı heyet gören halkın umutlanmış ve daha az bombardımana maruz kalacaklarını düşünerek daha güvende hissetmiş olabileceklerini dile getiren Fransız doktor, heyettekilerin çoğunun Arap asıllı ve Müslüman olduğunu kaydetti.
Avrupa Hastanesi’nin, Gazze’deki 13 sağlık kuruluşundan ayakta kalan tek hastane olduğunu söyleyen Khaled Benboutrif, içinde, dışında ve etrafında insanların toplandığını belirtti.
Hastanenin yakın çevresinde yaklaşık 25 bin kişinin yaşadığına dikkati çeken Benboutrif, binanın içinde, koridorlar dahil her yerde birilerinin olmasının mesleklerini icra etmeyi zorlaştırdığını dile getirdi.
Benboutrif, hastanelerin uluslararası sözleşmelerle korunan alanlar olduğuna işaret ederek, Gazzelilerin kendilerine İsrail ordusunun hastaneleri ve doktorları hedef aldığını anlattığını aktardı.
Gazze’ye girerken Mısır’dan satın aldıkları tıbbi malzemeleri sınırdan geçirebildiklerini ifade eden Benboutrif, “Refah Sınır Kapısı’na gelince kilometrelerce uzunlukta konvoylar var ve (Gazze’ye) geçmesine izin verilmiyor.” dedi ve bunların yarısının gıda malzemelerinden oluştuğunu söyledi.
Fransız doktor, hastanede boş alan eksikliği ve temizlik sorunu yaşandığını belirterek “O kadar çok insan var ki temizleyemeyiz. Toz var. Hastanede yemek yeniliyor, yemek pişiriliyor, oyun oynanıyor. Hastane değil artık.” değerlendirmesinde bulundu.
Benboutrif, sağlık personelinin yorgun düşmesinin, hastanenin karşı karşıya kaldığı bir diğer zorluk olduğunu söyleyerek “(Hastanenin) Bir diğer eksiği ise ilaçlar. Ağrı kesiciler, morfinde çok eksikler var. Günübirlik idare ediyorduk.” ifadelerini kullandı.
Fransız doktor, Gazzelilerin çektikleri onca şeye rağmen çok onurlu davrandıklarını vurguladı.
Hastanenin 24 saat aralıksız İsrail dronlarıyla gözetlendiğini kaydeden Benboutrif, bölgede İsrail ordusunun silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile savaş uçaklarının da kullanıldığını belirtti.
Benboutrif, “Yakınlarda ateş sesi duyduk yani bombalama ve çatışma mahallinden çok uzakta değildik.” dedi.
Görevde kaldıkları son 3 gün bomba parçalarının hastaneye de isabet ettiğini anlatan Benboutrif, “Bomba parçası 16 yaşındaki gencin kafasına denk geldi.” diye konuştu.
Benboutrif, çok sayıda yaralının hastaneye varamadan yolda yaşamını yitirdiğini dile getirerek yaralıları, ambulanslardan önce halkın hastaneye taşıdığını, Gazzelilerin ölüleri de buraya getirdiklerini söyledi.
İsrail’in Gazze’deki bombardımanlarını planlı şekilde yaptığı, bunların hata olmadığı değerlendirmesinde bulunan Benboutrif, şunları ifade etti:
“En dikkat çekici olan keskin nişancı atışları. Pek çok insan keskin nişancılar tarafından kafasından vuruldu. Her gün keskin nişancılar ortalığı kasıp kavuruyor. Bazı apartman, ev, iş merkezleri füzelerce hedef alınıyor. Genel olarak hareket eden her şeyi hedef alan bombardımanlar var. Ne yaptıkları ne oldukları fark etmeksizin Gazzeli olduğu için kadın, yaşlı, çocuklar hedef alınıyor.”
İnsanların öldürüldüğüne, dövüldüğüne, aşağılandığına, mallarından edildiğine şahit olduklarını aktaran Benboutrif, “Gazze’de soykırım sürüyor.” dedi ve bölgede İsrail’in Filistinlilere yönelik “soykırımının” 7 Ekim 2023’te başladığını söyledi.
Benboutrif, Gazze’nin felaketin eşiğinde olduğuna dikkati çekerek “Salgın hastalıklar var, kıtlık var. Hijyen eksik. Hepatit A salgın halinde.” ifadelerini kullandı.
Khaled Benboutrif, Gazze’de çadırlarda buzdolabı olmadığı için insülin iğnesine ihtiyaç duyan çoğu kişinin ve kentteki tek kanser merkezinin de bombalanıp yıkılması nedeniyle kanserli hastaların tedavi göremediklerini anlattı.
Gazze’de veba ve kolera salgını riski
Tedavi göremedikleri için yaşamını yitirenlerin olduğunu ve İsrail’in Gazze’ye saldırıları sırasında hastalık yüzünden ölenlerin kayda geçmediğini belirten Benboutrif, bölgedeki insanların yaşadıkları koşullar sebebiyle veba ve kolera salgını riski olduğunun altını çizdi.
Benboutrif, “İnsanlar yıkanamıyor, yeterli su yok.” diyerek, içme suyunun da eksik olduğunu söyledi.
Khaled Benboutrif, “Tüm halk iltica etmeye, güneye gitmeye zorlandı. Barış ve hayatta kalacakları vadedildi ancak şimdi Refah’ın bombalanacağı açıklanıyor. Buradaki herhangi bir bomba, füze, obüs, felakete neden olur.” dedi.
Bölgede ateşkes sağlanmadığı takdirde hiçbir yardımın işe yaramayacağını kaydeden Benboutrif, “Sivilleri bombalayan bir orduyla karşı karşıyayız, eğer bunu yapmasına izin verirsek suç ortağı oluruz. İsrail’i silahlandırmaya son vermeliyiz. Bombardımanlar acilen sona erdirilmeli.” çağrısında bulundu.
Gazzelilerin sadece resim ve görselden ibaret olmadığını söyleyen Fransız doktor, “Onlar, sadece resim değil sizin ve benim gibi insanlar. Acı çeken insanlar. Çocukları, duyguları, tarihleri, hayatları olan insanlar. İzleyici gibi seyrediyoruz onları. Bazı zamanlarda izlemek bile bir suç bence.” diye konuştu.
Benboutrif, bölge halkıyla bağ kurdukları için gitmenin zor olduğunu, Gazzelileri terk ettikleri hissine kapıldığını sözlerine ekledi.
]]>MUHALEFETTEN SEÇİMİN ERTELENMESİNE SERT TEPKİ
Cumhurbaşkanı Macky Sall’in meclis ile Anayasa Konseyi arasında yaşanan krizi gerekçe göstererek cumhurbaşkanı seçimini ertelemesine muhalefetten ağır eleştiri geldi. Bazı muhalif cumhurbaşkanı adayları, normal şartlarda dün resmen başlayacak seçim kampanyası takvimine sadık kalacaklarını belirterek, Dakar’da toplanma çağrısı yaptı.

KALABALIĞA BİBER GAZIYLA MÜDAHALE ETTİLER
Güvenlik güçleri, başta Saint-Lazare kavşağı olmak üzere kentin çeşitli noktalarında toplanan kalabalığa biber gazıyla müdahale etti. Eski başbakan ve muhalif siyasetçi Aminata Toure, cumhurbaşkanı adayı Daouda Ndiaye ve Anta Babacar gözaltına alındı. Kentin bazı ana geçiş noktalarında lastik yakarak trafiği durduran göstericiler, polis müdahalesine taşlarla karşılık verdi. Bazı sokaklarda Fransız bayraklarının yakıldığı görüldü.

ECOWAS BİLDİRİ YAYIMLADI: OLUŞACAK ATMOSFERDEN ENDİŞELİYİZ
Cumhurbaşkanı Sall’in dünkü açıklamasından sonra Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) tarafından yayımlanan bildiride, erteleme kararı sonrasında oluşacak atmosferden endişe duyulduğu kaydedildi. Bildiride, söz konusu siyasi krizi çözmek için Senegalli siyasetçiler, “şeffaf, kapsayıcı ve güvenilir seçimler için diyalog ve işbirliğine” davet edildi. Avrupa Birliği (AB) tarafından yayımlanan bildiride de seçimin ertelenmesinin ülkede belirsizlik başlattığının altı çizilerek, Senegal’de uzun yıllara dayanan istikrar ve demokrasi geleneğini korumak adına seçimlerin en kısa sürede hukukun üstünlüğüne uygun şekilde düzenlenmesi çağrısında bulunuldu.

YENİ SEÇİM EN ERKEN NİSANDA YAPILABİLİR
Normal şartlarda 25 Şubat’ta seçim yapılması beklenen Senegal’de bir daha aday olmayacak mevcut Cumhurbaşkanı Macky Sall, 2 Nisan’a kadar görevde kalacaktı. Seçim kanununa göre, bir seçimin düzenlenmesi için en az 80 gün önceden bildirilmesi gerektiğinden yeni cumhurbaşkanı seçiminin en erken nisanın son haftası düzenlenmesi mümkün görünüyor. Bir diğer olası senaryoda da seçim 6 ay ertelenerek, ağustos sonunda yapılabilir. Öte yandan Cumhurbaşkanı Sall da dünkü açıklamasının ardından eleştirilerin hedefi oldu. Sall, “Kurumsal darbe yapmakla” ve seçimi erteleyerek Anayasa’yı ihlal etmekle suçlanıyor.

CUMHURBAŞKANI ADAYININ FRANSIZ VATANDAŞLIĞI ORTALIĞI KARIŞTIRDI
Senegal’de son birkaç gündür Ulusal Meclis ile cumhurbaşkanı seçimi için aday listesini belirleyen Anayasa Konseyi arasında ciddi bir kriz yaşanıyordu. Eski Cumhurbaşkanı Abdoulaye Wade’nin oğlu Karim Wade’nin adaylığı, Fransız vatandaşlığından geç ayrılması nedeniyle Anayasa Konseyi tarafından kabul edilmemişti. Wade’ın Fransız vatandaşlığından ayrılması 17 Ocak’ta Fransız resmi gazetesinde yayımlanmış, Anayasa Konseyi ise nihai aday listesini 21 Ocak’ta kamuoyuyla paylaşmıştı. Seçimin en güçlü adaylarından gösterilen Wade’nin yarış dışı kalması başta partisi olmak üzere birçok çevre tarafından tepki ile karşılanmıştı. Kamuoyunda Wade’nin “haksız yere” saf dışı kaldığı yorumları yapılırken, Anayasa Konseyi’nin onay verdiği Rose Wardini isimli adayın Fransız vatandaşı olduğunun ortaya çıkması eleştirileri güçlendirdi. Bunun üzerine başta Wade’nin partisi Senegal Demokrat Parti (PDS) olmak üzere birçok çevrede Anayasa Konseyinin yetkinliği sorgulanmaya başlandı ve bazı hakimler için rüşvet iddiaları gündeme geldi.
