Ekonomik – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Sat, 27 Jul 2024 21:15:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadının iş gücüne katılma oranını yükseltmeyi hedefliyor https://www.igdirhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadinin-is-gucune-katilma-oranini-yukseltmeyi-hedefliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadinin-is-gucune-katilma-oranini-yukseltmeyi-hedefliyor/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:15:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11107 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Kalkınma planıyla 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Göktaş, Şişli’deki bir otelde düzenlenen “Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni”nde yaptığı konuşmada, hayatın her alanında üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınların, sağlıklı ve güçlü bir toplumun teminatı olduğunu söyledi.

Kadının toplumdaki yerini güçlendirmenin ve kadın-erkek eşitliğini sağlamanın, asli vazifeleri olduğunu vurgulayan Göktaş, son 22 yılda kadınların siyasal, sosyal ve ekonomik hayatta daha etkin yer almaları için büyük atılımlar gerçekleştirdiklerini anlattı.

Kadınların iş ve ev arasında tercih yapmak zorunda kalmamaları için çalıştıklarını aktaran Göktaş, “0-3 yaş grubunu kapsayacak şekilde kreş modelini, aynı zamanda sanayilerdeki kreşleri de yaygınlaştırmayı önemsiyoruz. Çünkü girişimci kadınlar, istihdam yaratma potansiyelleriyle sadece kendi hayatlarını değil, aynı zamanda çevreleri ve toplumu da olumlu yönde etkiliyorlar” diye konuştu.

Göktaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kadının güçlü bir birey olarak toplumda var olabilmesi, ancak ve ancak kadın-erkek eşitliği sağlanmış bir çalışma hayatıyla mümkündür. Bu kapsamda kadınların daha fazla ekonomik hayatta yer almaları için çalışmalarımızı büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz. Finansal okuryazarlık ve kadınların ekonomik güçlenmesi seminerleriyle kadınların ekonomik destekler, teşvikler ve başvuru mekanizmalarına daha kolay ulaşmalarına imkan sağlıyoruz. Bu seminerleri 2018 yılında başladık ve bugüne kadar 800 binden fazla kadına destek olduk.”

Mühendis olmak isteyen kız öğrencileri desteklemek ve mesleğin önde gelen isimleri olmalarını sağlamak amacıyla “Türkiye’nin Mühendis Kızları” projesini yürüttüklerini anlatan Göktaş, 18 Ocak’ta gerçekleştirdikleri kadın girişimciliğine yeni ufuklar toplantısıyla kadın girişimciliğinin mevcut durumunu, sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini ele aldıklarını ifade etti.

Kalkınma planıyla 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Göktaş, şunları kaydetti:

“Kadınların sözü çoğaldıkça, sesi gür çıktıkça bir parçası olduğu toplumun da sesi çoğalır, sesi gür çıkar. Kadın, aile ve toplumun temelleridir. Elinde kalemiyle sınıfta bir öğretmen, önünde bilgisayarıyla bir mühendis, yazdığı reçetelerle şifa olan bir doktor… Kadınlar toplumu ilmek ilmek işleyen birer sanatkardır. Tarihimizin her döneminde bizlere ışık tutan, yol gösteren öncü kadınlar olmuştur. Hayme Ana’dan Gevher Nesibe Hatun’a, şair Nigar Hanım’dan Fatma Aliye’ye kadar tarihimizde azimleriyle ve mücadeleleriyle iz bırakan nice kadınlar vardır. Nice Türk kadını vardır. Kadının içinde olmadığı, yer bulmadığı hiçbir ekonomik, kültürel ve siyasi hareket başarıya ulaşamaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi Türkiye Yüzyılı’nın kadınların yüzyılı olacağına yürekten inanıyoruz. Bu güçlü vizyonla güçlü Türkiye’nin güçlü yarınına attıkları her adımı destekliyoruz. Bakanlık olarak, kadının çalışma hayatındaki hak ettiği yeri alması, iş gücüne aktif bir biçimde katılması ve üretimde söz sahibi olmasının önemine olan inancımız tamdır.”

Konuşmaların ardından, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Göktaş’a plaket verdi.

Programa, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Valisi Davut Gül, ödül alan kadınlar ve davetliler katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadinin-is-gucune-katilma-oranini-yukseltmeyi-hedefliyor/feed/ 0
Sri Lanka Dışişleri Bakanı: Uluslararası Mimaride Değişim Zamanı Geldi https://www.igdirhaber.com.tr/sri-lanka-disisleri-bakani-uluslararasi-mimaride-degisim-zamani-geldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/sri-lanka-disisleri-bakani-uluslararasi-mimaride-degisim-zamani-geldi/#respond Fri, 19 Jul 2024 09:00:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10516 Srı· Lanka Dışişleri Devlet Bakanı Tharaka Balasurıya, İkinci Dünya Savaşı sonrası galipler tarafından kurgulanan uluslararası mimarinin değişme zamanının geldiğini söyledi.

Balasurıya, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Sağlanan imkanlar dolayısıyla ADF’yi organize eden ekibi takdir ettiğini belirten Belasurıya, “Diplomasi forumlarını her zaman ilgi çekici bulmuşumdur. Özellikle de gerilimin yüksek olduğu bu gibi zamanlarda, dünya liderlerinin bir araya gelmesi, mevcut meseleleri tartışması ve ileriye dönük bir yol araması kesinlikle zorunludur.” ifadelerini kullandı.

Belasurıya, “Diplomasi başarısız olduğunda savaş başlar ve dünyanın mevcut durumu göz önüne alındığında, bu tür forumların düzenlenmesi ve dünya liderlerinin siyasi meseleler, ekonomik meseleler ve teknoloji gibi konulara bağlı olarak bir dizi konuyu geniş şekilde tartışabilmesi gerekir. Bence tüm bu alanlar ele alındı, bu nedenle ADF’yi kesinlikle ilgi çekici buldum.” dedi.

“Türkiye’den yatırımcıları, Sri Lanka’ya yatırım yapmaya teşvik ediyoruz”

Türkiye-Sri Lanka ilişkilerine de değinen Belasurıya, iki ülkenin çok iyi siyasi ilişkilere sahip olduğunu söyledi.

Belasurıya, iki millet arasındaki ilişkilerin çok köklü bir tarihe sahip olduğunu ve 11. yüzyıla kadar dayandığını kaydetti.

Türkiye’nin bağımsızlığını ilan eden Sri Lanka’yı tanıyan ilk ülkelerden olduğuna dikkati çeken Belasurıya, buna karşın mevcut ekonomik ilişkilerin köklü siyasi geçmişe uygun olmadığını ve geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Belasurıya, hem Türkiye hem de Sri Lanka’nın çok stratejik konumlarda yer aldığını, Sri Lanka’nın 2022’deki ekonomik krizin ardından mevcut yönetimin yaptığı reformlarla önemli bir virajı döndüklerini aktardı.

Ülkesi Sri Lanka’nın lojistik, yenilenebilir enerji, teknoloji, imalat ve tarım gibi alanlarda gelişme kaydettiğini vurgulayan Belasurıya, şunları söyledi:

“Ekonomi diplomasisi söz konusu olduğunda Sri Lanka ve Türkiye’nin görüşüp müzakere edebileceği pek çok potansiyel alan olduğunu düşünüyorum. Tabii ki Türkiye’nin turizm açısından Avrupa’da önemli bir nokta olduğunu biliyoruz. Sri Lanka’nın da turizm endüstrisi bu yıl hızla büyüyor ve yılın ilk iki ayı harika geçti. Türkiye’den yatırımcıları, Sri Lanka’ya yatırım yapmaya teşvik ediyoruz. Örneğin Sri Lankalı yatırımcılar Maldivler’e yatırım yaptı ve bu şirketler oldukça iyi durumda, Türkiye’deki otelciler de engin deneyimiyle Sri Lanka’ya yatırım yapabilirler ve zamanla yatırımlarından harika geri dönüşler alabilirler.”

Belasurıya, 2022’de döviz krizi yaşanan Sri Lanka’da ilaç ve yakıt gibi bazı ürünlerin alımı için uzun kuyruklar oluştuğunu, gıda güvenliğiyle ilgili sorunlar yaşandığını hatırlatarak artık her şeyin normale döndüğünü dile getirdi.

1948’de bağımsızlığını kazanmasından bu yana bazı Sri Lanka hükümetlerinin sosyalizme yaklaştığını ve sübvansiyonları teşvik ettiğini kaydeden Belasurıya, mevcut hükümetin yakıt, elektrik ve su gibi ihtiyaçlarda maliyete dayalı fiyatlandırmaya gittiğini, vergileri artırdığını ve 2022’de yaklaşık 750 milyar rupi zarar eden Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2023’te 313 milyar rupi kar ettiğini aktardı.

“Ne yazık ki ekonomik krize girdiğimizde almamız gereken ilaç acıdır.” diyen Belasurıya, söz konusu tedbirleri almasalar Sri Lanka’nın ekonomik istikrara kavuşamayacağını, bu süreçte başta Hindistan olmak üzere uluslararası toplumun da kendilerine yardımcı olduğunu belirtti.

“Bunu adil bir dünya olarak görmüyoruz”

Belasurıya, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak “Sri Lanka’da birbirini izleyen tüm hükümetler Filistin davasını destekledi. Hatta Filistin halkının davasına verdiği güçlü destek nedeniyle Filistin’de eski devlet başkanlarımızdan birinin adını taşıyan bir cadde bulunmaktadır.” dedi.

Bölgede kalıcı barışın sağlanması için 1967 sınırlarına dayalı iki devletli bir çözüme ihtiyaç olduğunu savunan Belasurıya sözlerini şöyle tamamladı:

“Uluslararası mimarinin değişmesinin zamanının geldiğini düşünüyoruz. İkinci Dünya Savaşı’nın galipleri tarafından tasarlanan uluslararası mimariye sahip olmanın adil olmadığını düşünüyoruz. Bunu adil bir dünya olarak görmüyoruz. Hindistan, Türkiye, Endonezya, Nijerya gibi bazı ülkeler muazzam bir ekonomik ilerleme kaydediyor. Birleşmiş Milletlerde veto yetkisi açısından Afrika ülkelerinin temsil edilmediği, Hindistan gibi ülkelerin temsil edilmediği, Latin Amerika ülkelerinin temsil edilmediği bir sistem var. Uluslararası mimaride hem siyasi mimaride hem de dünyanın finansal mimarisinde bir değişiklik olması gerektiğini düşünüyoruz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sri-lanka-disisleri-bakani-uluslararasi-mimaride-degisim-zamani-geldi/feed/ 0
Nijerya’da Yoksulluk ve Ekonomik Sorunlar Devam Ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/nijeryada-yoksulluk-ve-ekonomik-sorunlar-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/nijeryada-yoksulluk-ve-ekonomik-sorunlar-devam-ediyor/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:30:50 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9168 Afrika’nın “ekonomik devi” olarak tanımlanan Nijerya’da, yüksek enflasyon ve gıda fiyatlarındaki artışa karşı hükümet çeşitli tedbirler alsa da ülke çapında düzenlenen gösteriler, dikkatleri yeniden bu ülkeye çevirdi.

Zengin yer altı kaynaklarına sahip Nijerya’da ekonomik alanda yaşanan sorunlar nedeniyle ülke genelindeki yoksulluğa karşı yıllardır çözüm bulunamıyor.???????

Uzmanlar, Nijerya’nın yaşadığı ekonomik sorunların ve önlenemeyen yoksulluğun yıllardır devam ettiğine, bunun farklı nedenlerinin olduğuna dikkati çekti.

Nijerya Tarım ve Gıda Güvenliği Bakanlığına göre, 230 milyona yaklaşan nüfusuyla ülkede tahminen 88,4 milyon insan, aşırı yoksulluk içinde yaşıyor.

Ham petrol üretiminde dünyanın ilk 15 ülkesi arasında bulunan Nijerya, dünyada en fazla petrol rezervine sahip 8. ülke. Petrol ihracatı bakımından da 6. sırada yer almasına rağmen 2022 itibarıyla aşırı yoksulluk içindeki küresel nüfusun yüzde 12,9’u Nijerya’da bulunuyor.

Ekonomik kriz ve güvenlik sorunları nedeniyle ülkelerinde zor şartlar altında yaşayan Nijeryalıların bir kısmı, daha iyi yaşam umuduyla yasa dışı yollarla Avrupa’ya ulaşmaya çalışıyor.

Hükümetin yoksullukla mücadele politikası yeterli değil

Nijerya hükümeti, ülkedeki ekonomik kriz ve yoksullukla mücadele için çeşitli tedbirler alsa da kalıcı çözüm bulamıyor.

Nijerya’da gelir adaletsizliği, Boko Haram ve silahlı çete üyelerinin saldırıları gibi sorunlar ülke ekonomisini olumsuz etkiliyor.

Boko Haram terör örgütü ülkenin kuzeyinde 2010’dan itibaren etkili olarak güvenlik sorununa yol açarken son yıllarda artan silahlı çeteler de güvenlik sorununu daha da derinleştirdi.

Boko Haram ve silahlı çetelerin saldırılarında binlerce kişi hayatını kaybetti, çok sayıda Nijeryalı göç etmek zorunda kaldı. Bu durum ekonomiyi olumsuz etkiledi ve yoksulluğu arttırdı.

Gıda sorununun çözümü için hükümet çiftçilerle işbirliğinde çeşitli programlar düzenlerken ülkedeki işsizliğin azaltılması için ise yabancı işçiler için uyguladığı yıllık vergi oranını 10 bin dolara yükseltti. Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu, alınan kararla Nijeryalılar ile yabancı işçiler arasında istihdam fırsatlarını dengelemeyi amaçladıklarını belirtti.

Öte yandan Nijerya, Afrika’nın ikinci büyük petrol üreticisi olmasına rağmen rafineri sayısının yetersizliği nedeniyle akaryakıtın neredeyse tamamını ithal etmesi ekonomiyi olumsuz etkiliyor.

Hükümet, Ekim 2000’de petrol şirketlerine doğrudan mali destek sağlayarak akaryakıt sübvansiyonu getirmişti. Tinubu göreve geldikten sonra ise yakıt sübvansiyonunun yoksulları değil, sadece zenginleri kayırdığını belirterek geçen yıl sübvansiyonu kaldırmıştı.

Petrol ürünlerine uygulanan sübvansiyonun kaldırılmasının ardından ülkede akaryakıt fiyatları yükselmiş ve bu durum, temel ihtiyaç maddelerine de yansıyarak enflasyona neden olmuştu.

Nijerya Merkez Bankasının kontrol ettiği dolar ile naira kurunu serbest bırakma planlaması, Nijerya para biriminin değer kaybetmesine ve ekonomiyi olumsuz etkilemesine yol açtı.

Nijerya’da, yüksek enflasyon ve gıda fiyatlarındaki artış gibi ekonomik sorunlar nedeniyle ülke çapında zaman zaman gösteriler düzenleniyor.

Gıda, ilaç ve akaryakıt gibi temel ihtiyaç maddelerindeki yüksek fiyat artışını protesto eden göstericiler, ekonomik sorunların çözümü için hükümete çağrı yapıyor.

“Yöneticilerinin vatandaşlarına bıraktığı en belirgin miras yoksulluk”

Nijerya üzerine araştırmalarıyla bilinen İnönü Üniversitesi Afrika Araştırmaları Merkezi (ÜNİAFAM) Araştırmacısı Kenan Toprak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “doğuştan fakir” bir ülke ile kaynakları yanlış kullanılan zengin bir ülke arasında fark olduğuna dikkati çekerek “Bugün Nijerya’nın doğal kaynakları refah ve istikrar oluşturmak şöyle dursun, doğru kullanılmadığı için birçok zarara neden oluyor. Muazzam kaynaklara sahip olmasına rağmen bağımsızlıktan bu yana ülke yöneticilerinin vatandaşlarına bıraktığı en belirgin miras yoksulluk olmuştur.” dedi.

Toprak, Nijerya’da yoksulluğun artmasında yolsuzluk ve doğal kaynakların halkın temel ihtiyaçları için kullanılamaması gibi nedenleri sıraladı.

Yoksulluğun giderek artmasının ülkede sosyal, politik, psikolojik ve güvenlik sorunlarına neden olduğuna dikkati çeken Toprak, “İşsizlik ve yoksulluk sorununun özellikle gençler arasında oluşturduğu olumsuz etki onları toplumdaki sosyal düzeni bozacak faaliyetlere sürüklüyor. Özellikle artan militanlık, şiddet içeren suçlar, adam kaçırma, silahlı soygun, uyuşturucu kullanımı, petrol boru hatlarına zarar verilmesi, huzursuzluk ve siyasi istikrarsızlık, genç işsizliğinin ve eksik istihdamın bir sonucudur.” ifadesini kullandı.

Ülkedeki ekonomik krize karşı hükümetin adımlarına değinen Toprak, Nijerya’da işsizlik ve yoksulluk sorununun üstesinden gelmesi için halkın önceliğinin belirlenmesi gerektiği ve yalnızca kamu sektörü veya petrol değil, tarım gibi kayıt dışı sektörler de ulusal ekonomik önceliğe dahil edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Toprak, sözlerini şöyle bitirdi:

“Nijerya, sahip olduğu insan ve doğal kaynaklarla, yoksulluk ve durgunluğu ortadan kaldırabilecek ve halkının yaşam standartlarını yükseltebilecek konumdadır. Ancak Nijerya’nın ekonomik potansiyelinin gerçekleştirilebilir hale gelmesi ve herhangi bir eşitlikle dağıtılması konusunda iyimser olmak biraz zor görünüyor. Çünkü yoksulluk sorunu, federal hükümetin ve eyalet yönetimlerinin uygun şekilde ilgilenmesini gerektiren, öncelikli olmayan bir konu olarak ele almasıdır.”

Nijerya’nın en önemli sorunu “liderlik”

Bizim Afrika Platformu Genel Koordinatörü Faruk Mintoiba ise Nijerya’daki yoksulluğun nedeni olarak birçok faktörün olduğuna dikkati çekerek birçok kaynağa sahip bir ülkenin kalkınmakta zorlanmasının en önemli nedenlerinden birinin, kötü yönetilmesi olduğunu vurguladı.

Mintoiba, “Nijeryalı ünlü yazar Chinua Achebe’nin 1984’te yayımladığı ‘The Trouble With Nigeria’ isimli kitabının özeti, Nijerya’nın sorununun basitçe liderlik etrafında döndüğü şeklindedir. Olayın en ilginç tarafı da bugünkü durumun, kitabın yazıldığı dönemden daha beter olmasıdır. Sorumsuzluk, yolsuzluk, kabilecilik ve bunların sebep olduğu liyakatsizliğin hakim olduğu bir ülkeden bahsediyoruz.” diye konuştu.

Nijerya’da ekonominin düzelmesi ve yoksulluğun azalmasına yönelik beklentilerinin olduğunun altını çizen Mintoiba, Afrika’nın en büyük ekonomisine ve kıtanın en fazla nüfusuna sahip Nijerya’nın kalkınmasının Afrika’nın kalkınması anlamına geldiğini ve ekonomik refah için sorunun doğru teşhis edilmesi gerektiğini söyledi.

“Bir Afrikalı Gözünden Afrika” kitabının da yazarı olan Mintoiba, “Ekonomik kalkınmayı yapabilecek iradeye sahip liderler lazım. O sebeple sorun lider kaynaklı olduğu gibi aynı zamanda da vatandaşlarla da ilgili. Çünkü yapılanların sorumlusundan hesap sormayan, yapılan işin niteliğiyle hiç ilgilenmeyen vatandaşlar, demokrasiyi de tehlikeye atıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Mintoiba, Nijerya’da güvenlik sorunlarının da ekonomik kalkınmayı engellediği ve yoksulluğu artırdığını belirtti.

Zengin kaynaklara sahip bir ülkede her türlü şiddetin yaşandığını ifade eden Mintoiba, iyi yönetim ve kurumların güçlendirilmesinin az gelişmişlikle mücadelede son derece önemli olduğunu kaydetti.

Mintoiba, “Ekonomik çeşitlendirme, insan sermayesine yatırım, yerel işletmelerin teşvik edilmesi, Nijerya’nın ekonomisinin düzeltilmesine katkı sağlayabilecek hususlardır.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/nijeryada-yoksulluk-ve-ekonomik-sorunlar-devam-ediyor/feed/ 0