Ekonomi – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Fri, 17 Jan 2025 15:15:46 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu Açıklaması https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 17 Jan 2025 15:15:46 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/ Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki KonyaÇevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.

Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.

Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.

Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”

“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”

Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.

Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.

“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”

Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.

Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.

Notlar

Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.

Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Trump’tan AB’ye tehdit: Sonuna kadar uygulayacağım https://www.igdirhaber.com.tr/trumptan-abye-tehdit-sonuna-kadar-uygulayacagim/ https://www.igdirhaber.com.tr/trumptan-abye-tehdit-sonuna-kadar-uygulayacagim/#respond Fri, 20 Dec 2024 17:16:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/trumptan-abye-tehdit-sonuna-kadar-uygulayacagim/ ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump, kendine ait sosyal medya platformu Truth Social’dan yaptığı paylaşımda, AB’ye tarife tehdidinde bulundu.

“SONUNA KADAR UYGULAYACAĞIM”

Paylaşımında, ” Avrupa Birliği’ne ABD ile aralarındaki muazzam açığı petrol ve doğal gazımızı büyük ölçekte satın alarak kapatmaları gerektiğini söyledim.” ifadesine yer veren Trump, aksi takdirde AB’ye sonuna kadar tarife uygulanacağını belirtti.

Trump geçen ay, başkanlık görevini devraldığında Meksika, Kanada ve Çin’den gelen ürünlere yönelik tarife planını duyurmuştu.

Göreve geldiğinde ilk kararnamelerinden biri olarak Meksika ve Kanada’dan ABD’ye gelen tüm ürünlere ve “saçma açık sınırlarına” yüzde 25’lik bir tarife uygulamak için gerekli tüm belgeleri imzalayacağını belirten Trump, “Bu tarife, fentanil başta olmak üzere uyuşturucular ve tüm yasa dışı yabancıların ülkemizi istilasını durdurana kadar yürürlükte kalacaktır.” ifadesini kullanmıştı.

EK YÜZDE 10 GÜMRÜK VERGİSİ

Trump, Çin menşeli uyuşturucuların çoğunlukla Meksika üzerinden yüksek seviyelerde ABD’ye aktığına işaret ederek, bu durdurulana kadar Çin’e, ABD’ye gelen tüm ürünlerinde ek tarifelerin üzerine fazladan yüzde 10 gümrük vergisi uygulayacaklarını bildirmişti.

BRICS ülkelerini de tarifelerle tehdit eden Trump, “Bu ülkelerden yeni bir BRICS para birimi yaratmayacaklarına ya da güçlü ABD dolarının yerini alacak başka bir para birimine destek vermeyeceklerine dair taahhütte bulunmalarını istiyoruz. Aksi takdirde yüzde 100 gümrük tarifeleriyle karşı karşıya kalacaklar.” demişti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/trumptan-abye-tehdit-sonuna-kadar-uygulayacagim/feed/ 0
Kabil’de Kış Tehditi: Düşük Kaliteli Yakıt Dumanı https://www.igdirhaber.com.tr/kabilde-kis-tehditi-dusuk-kaliteli-yakit-dumani/ https://www.igdirhaber.com.tr/kabilde-kis-tehditi-dusuk-kaliteli-yakit-dumani/#respond Thu, 19 Dec 2024 11:14:54 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/kabilde-kis-tehditi-dusuk-kaliteli-yakit-dumani/

KABİL, 19 Aralık (Xinhua) — Kış mevsimi yaklaşırken, kömür, lastik ve diğer düşük kaliteli yakıtlardan çıkan yoğun ve tehlikeli duman, Afganistan’ın başkenti Kabil’deki milyonlarca kişinin sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kabilde-kis-tehditi-dusuk-kaliteli-yakit-dumani/feed/ 0
Bilim Kadınları İçin Ödülleri Sahiplerini Buldu https://www.igdirhaber.com.tr/bilim-kadinlari-icin-odulleri-sahiplerini-buldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/bilim-kadinlari-icin-odulleri-sahiplerini-buldu/#respond Thu, 19 Dec 2024 11:14:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/bilim-kadinlari-icin-odulleri-sahiplerini-buldu/ L’Oréal Türkiye ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle Türkiye’nin önde gelen kurumsal sosyal sorumluluk programlarından biri olan “Bilim Kadınları İçin” 22 yıldır Türkiye’de faaliyetlerine devam ediyor. Bilimde cinsiyet eşitliğini desteklemek ve bilim kadınlarının başarılarını görünür kılmak amacıyla hayata geçirilen program kapsamında, Gebze Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Bilgin Şimşek, bor temelli güneş ışığıyla çalışan bir sistemle atık su arıtımı ve yeşil hidrojen üretimi üzerine gerçekleştirdiği çalışmasıyla ödüle layık görüldü.

“Bilim Kadınları İçin” Programı, 40 yaş altındaki genç ve yetenekli bilim kadınlarının başarılarını onurlandırarak, projelerinin küresel çapta duyulmasına olanak tanıyor. Bu yıl, ödül kazanan 4 bilim kadınının önemli çalışmalarının kamuoyu ile paylaşıldığı programda, yenilikçi projeler vurgulandı. 2024 yılı ödülleri, L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen’in ev sahipliğinde ve 2017 yılında ‘L’Oréal Uluslararası Yükselen Yetenek Ödülü’ne layık görülen ODTÜ İVME-R Müdürü Prof. Dr. Bilge Demirköz’ün onur konuğu olduğu özel bir törende verildi. Gebze Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Esra Bilgin Şimşek, su kaynaklarındaki kirliliği azaltmayı hedefleyen ve atık sudaki dirençli kirleticileri arıtarak yeşil hidrojenle enerji üretmeyi amaçlayan projeyle bu yıl ödül kazanan kadın bilim insanları arasında yer aldı.

Atık suyu temizliyor, yeşil hidrojen üretiyor

Su kaynaklarındaki kirliliği ortadan kaldırmak ve sürdürülebilir enerji üretimini desteklemek amacıyla yenilikçi bir sistem geliştirmeyi hedefleyen Prof. Dr. Esra Bilgin Şimşek, geliştirilen sistem ile atık sudaki dirençli kirleticileri arıtarak, aynı zamanda yeşil hidrojenden enerji üretmeyi hedefliyor. Proje, hem iki boyutlu hem de kuantum boyutundaki malzemelerin sentezlenmesiyle, hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli avantajlar sunuyor. Bor temelli sistem, muadillerine göre daha düşük maliyetle etkili bir arıtma ve enerji üretim süreci sağlarken geliştirilen ileri arıtma ve enerji üretim teknolojisinin, 1-2 yıl sürecek laboratuvar çalışmaları ve 4-5 yıl sürecek pilot ölçekli geliştirme süreçlerinin ardından ticarileştirilmesi planlanıyor. Böylece, güneş ışığı kullanılarak su kirliliği önlenirken, temiz ve sürdürülebilir enerji kaynağı olarak hidrojen üretimi gerçekleştirilecek.

Prof. Dr. Esra Bilgin Şimşek projesini ve ‘Bilim Kadınları İçin’ Programı’nı şu sözlerle anlattı: “Projemizde, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla su arıtımı ve yeşil hidrojen üretimini birleştirerek, doğada bol bulunan bor, karbon ve azot temelli malzemelerle çevre dostu bir çözüm sunmayı hedefliyoruz. Bu çalışmanın hem su kirliliğiyle mücadelede hem de sürdürülebilir enerji üretiminde önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bilimsel araştırmalarımız ile dünyayı daha iyi bir yer haline getirme potansiyeli, su ve enerji kaynaklarının giderek azalması için bulacağımız çözümler bizim en büyük motivasyon kaynağımızdır.”

Sürdürülebilirlik için önemli adım

Prof. Dr. Esra Bilgin Şimşek Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden lisans, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı. Günümüzde Gebze Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapan Şimşek, sürdürülebilir, çevre dostu teknolojiler alanlarında yeni malzemelerin geliştirilmesi ve bu malzemelerin nasıl daha iyi hale getirebileceğiyle ilgili araştırmalar yapıyor.

İş birliği yaparak farklı bakış açılarını birleştirmek ve yenilikçi çözümler geliştirmek Şimşek’in en büyük başarılarından biri olarak öne çıkıyor. Işık enerjisinin kullanılmasıyla ilgili reaksiyonlar olarak adlandırılan fotokataliz konusundaki tutkusu ise çevre koruma ve sürdürülebilirlik üzerine yoğunlaşıyor. Özellikle toksik kirleticilerin parçalanması ve güneş ışığından enerji üretimi gibi alanlarda çözümler geliştirmeyi amaçlayan Prof. Dr. Esra Bilgin Şimşek, bu teknolojilerin verimliliğini artırarak daha geniş ölçekli uygulamalara taşımak için çalışmalarını sürdürüyor. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bilim-kadinlari-icin-odulleri-sahiplerini-buldu/feed/ 0
Petrol Ofisi ve Türk Telekom’dan Dijital Dönüşüm İş Birliği https://www.igdirhaber.com.tr/petrol-ofisi-ve-turk-telekomdan-dijital-donusum-is-birligi/ https://www.igdirhaber.com.tr/petrol-ofisi-ve-turk-telekomdan-dijital-donusum-is-birligi/#respond Thu, 19 Dec 2024 11:14:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/petrol-ofisi-ve-turk-telekomdan-dijital-donusum-is-birligi/

PETROL Ofisi Grubu, Türkiye genelindeki akaryakıt istasyonları ve yurt genelinde yayılan köy pompalarında satış, stok ve dolum verilerinin yönetimini daha güvenli ve kesintisiz hale getirmek amacıyla Türk Telekom ile sürdürdüğü iş birliğini genişlettiğini duyurdu. Buna göre Türk Telekom, Petrol Ofisi’nin akaryakıt otomasyon sistemlerinin dijital dönüşümünde ‘Geniş Alan İletişim Ağı’ (SD-WAN) ve Lokal Network Altyapı kurulumunu hayata geçirerek 5 yıl daha altyapı yönetimini sağlayacak.

Yeni anlaşma ile Petrol Ofisi Grubu’nun dört yıl önce yine Türk Telekom iş birliğiyle kullanmaya başladığı SD-WAN teknolojisi, geçtiğimiz günlerde devir süreci tamamlanan bp istasyonlarında ve hizmet noktalarında da kullanılacak.

ABBASOĞLU: SEKTÖRDE NORM OLACAK BİR STANDARDA ÖNCÜLÜK ETMENİN GURUNU YAŞIYORUZ

Anlaşma hakkında açıklama yapan Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu şöyle konuştu:

“Grubumuzun dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olan ve Türkiye genelinde enerji sektöründe iletişim otomasyon altyapısının, UTTS dahil olmak üzere yenilikçi çözümlerle güçlendirilmesine katkı sunan bu önemli projeyi, dijitalleşmeyi bir kültür olarak gören ve ülkemizin dijital dönüşümünde hayati rol oynayan Türk Telekom’la hayata geçirmekten dolayı mutluluk duyuyoruz. Bp satın alımı ile birlikte ülke genelinde 2 bin 700 adetlik bir istasyon ağına ulaşarak ülkenin enerji arzının güvenliği ve erişimindeki rolümüzü daha da perçinlediğimiz bir yaygınlığa eriştik. Türkiye’nin dört bir yanına ulaşan bu ağı güvenli, kesintisiz ve yüksek erişilebilirlik sağlayan bir iletişim altyapısı ile destekleyerek sektörde norm olacak bir standarda öncülük etmenin gurunu yaşıyoruz.”

ÖNAL: PEK ÇOK SEKTÖRDE DİJİTALLEŞMEYİ SAĞLAYAN KİLOMETRE TAŞLARINI OLUŞTURMAYA DEVAM EDİYORUZ

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal ise “Türk Telekom olarak, işletmelerin ve kurumların dijital dönüşüm yolculuklarında yanlarında olmaktan gurur duyuyoruz. Hayatın her alanına aktardığımız dijitalleşme vizyonumuz ile savunmadan sanayiye, finanstan enerjiye, eğitimden sağlığa ulaşımdan tarıma, sanattan spora pek çok sektörde dijitalleşmeyi sağlayan kilometre taşlarını oluşturmaya devam ediyoruz. Petrol Ofisi ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, SD-WAN teknolojimizle onların ağ yönetimini daha esnek, güvenilir ve merkezi hale getirerek, operasyonel verimliliklerini en üst düzeye çıkarmalarına olanak tanıyor. Geleceğin teknolojilerini bugünden hayata geçirerek, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini desteklemeye ve en yeni teknolojilerle uçtan uca çözümler sunmaya devam edeceğiz” dedi.

MERKEZİ AĞ MİMARİSİ İLE YÜZDE 100’E YAKIN ERİŞİLEBİLİRLİK

İstasyon ve terminal altyapısını tek bir merkezden yönetmeyi mümkün kılan, esneklik, ölçeklenebilirlik ve yüksek görünürlük sağlayan bir ağ mimarisi olan SD-WAN (Geniş Alan İletişim Ağı) teknolojisi Petrol Ofisi Grubu’nun Türkiye’nin 81 ilinde bulunan ve sayıları bp’nin de katılımıyla 2 bin 700’e varan akaryakıt istasyonunda kullanılabilir hale gelecek. Bu sayede istasyonlarda otomasyon sistemleri ile elde edilen verilerin Türk Telekom’un sağladığı uydu, GSM ve karasal hatlar üzerinden Petrol Ofisi veri merkezi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) anında iletilmesi sağlanacak. Petrol Ofisi Grubu’na geniş alan ağlarını merkezi bir yapıda yönetme imkanı sunan bu yenilikçi SD-WAN teknolojisi, yüzde 100’e yakın erişilebilirlik, esneklik ve ölçeklenebilirlik sağlıyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/petrol-ofisi-ve-turk-telekomdan-dijital-donusum-is-birligi/feed/ 0
Şam’ın Kırsalındaki Savaş Yıkımı https://www.igdirhaber.com.tr/samin-kirsalindaki-savas-yikimi/ https://www.igdirhaber.com.tr/samin-kirsalindaki-savas-yikimi/#respond Mon, 16 Dec 2024 15:07:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/samin-kirsalindaki-savas-yikimi/ Şam’ın kırsal mahalleleri havadan görüntülendi. Enkaz yığınlarıyla dolu mahallelerde binalarda savaşın yıkıcı izleri dikkat çekti.

Suriye’de 13 yıl süren iç savaşın ardından Esad rejiminin devrilmesiyle savaşın harabeye çevirdiği Şam’ın kırsal mahalleleri havadan görüntülendi. Enkaz yığınlarıyla dolu mahallelerde, savaşın yıkıcı izleri gözler önüne seriliyor. Tüm binaların enkaza döndüğü dikkat çekerken cami minarelerinin de yıkıldığı görülüyor. Esad’ın devrilmesinin ardından mahallelerine dönen halk, yıllar sonra yakınlarının mezarlarını ziyaret ediyor. Görüntülerde çok sayıda sivil Suriyelinin de temizlik çalışmalarına katıldığı görülüyor. – ŞAM

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/samin-kirsalindaki-savas-yikimi/feed/ 0
Suriyelilerin Cilvegözü Gümrük Kapısı’ndan Ülkelerine Dönüşü Devam Ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/suriyelilerin-cilvegozu-gumruk-kapisindan-ulkelerine-donusu-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/suriyelilerin-cilvegozu-gumruk-kapisindan-ulkelerine-donusu-devam-ediyor/#respond Mon, 16 Dec 2024 15:07:12 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/suriyelilerin-cilvegozu-gumruk-kapisindan-ulkelerine-donusu-devam-ediyor/

TÜRKİYE’deki Suriyelilerin Hatay’daki Cilvegözü Gümrük Kapısı’ndan ülkelerine dönüşleri devam ediyor.

Suriye’deki muhalif grupların başkent Şam’da kontrolü ele almasının ardından, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde bulunan Cilvegözü Gümrük Kapısı’na, bu sabah da gelen çok sayıda Suriyeli, geri dönüş işlemlerini için sınırda yoğunluk oluşturdu. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı, gümrük kapısındaki yoğunluğu hafifletmek amacıyla mobil hizmet araçlarını devreye soktu. Ayrıca Hatay Valiliği, hava sıcaklıklarının düşmesi ve yağış beklentisi nedeniyle bekleyen kişilerin mağdur olmamaları için çadır kurdu. Eşleri, çocukları ve akrabalarıyla gümrük kapısına gelen Suriyeliler, gerekli işlemler tamamlandıktan sonra ülkelerine doğru yola çıkıyor.

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI,(Hatay),

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/suriyelilerin-cilvegozu-gumruk-kapisindan-ulkelerine-donusu-devam-ediyor/feed/ 0
TİKA’dan Afganistan’a Kadınlara Mesleki Eğitim Desteği https://www.igdirhaber.com.tr/tikadan-afganistana-kadinlara-mesleki-egitim-destegi/ https://www.igdirhaber.com.tr/tikadan-afganistana-kadinlara-mesleki-egitim-destegi/#respond Thu, 12 Dec 2024 13:05:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/tikadan-afganistana-kadinlara-mesleki-egitim-destegi/ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afganistan’da Saripul Ticaret ve Sanayi Müdürlüğü iş birliğiyle kadınlara mesleki eğitim veren kurslara ekipman desteğinde bulundu.

TİKA tarafından Saripul Kadın Girişimciler ve Ticaret ve Sanayi Odasına bağlı ayakkabı, sandalet ve çanta yapım kurslarına ihtiyaç duyulan üretim araçları ve hammaddeler teslim edildi. Malzemelerin teslim törenine Saripul Vilayeti Vali Yardımcısı Mevlevi Muhammed Nadir Hakju, Saripul Vilayeti İktisat Müdürü Mevlevi Gulam Hayder Hayderi, Saripul Vilayeti Ticaret ve Sanayi Müdürü Mevlevi Abdul Şakir Şahab, TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Mikail Taşdemir, kursiyerler ve yerel yetkililer katıldı.

Törende konuşan TİKA Mezar-ı Şerif Koordinatörü Mikail Taşdemir, Afganistan’daki işsizliği azaltmak amacıyla özellikle dezavantajlı kesimler, bedensel engelliler ve ihtiyaç sahibi bireyler için çeşitli meslek edindirme kursları düzenlendiğini ifade ederek, bu kursların bireylerin meslek sahibi olmasına imkan sağladığını ve kadınların ekonomik katkılarının toplum için önem taşıdığını kaydetti. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tikadan-afganistana-kadinlara-mesleki-egitim-destegi/feed/ 0
Maharetli Eller Kadın Üretici Pazarı Yılın Son Pazarında Kurulacak https://www.igdirhaber.com.tr/maharetli-eller-kadin-uretici-pazari-yilin-son-pazarinda-kurulacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/maharetli-eller-kadin-uretici-pazari-yilin-son-pazarinda-kurulacak/#respond Thu, 12 Dec 2024 13:05:33 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/maharetli-eller-kadin-uretici-pazari-yilin-son-pazarinda-kurulacak/ Kurulduğu günden bu yana vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan ve tarihi doku içerisinde keyifli bir alışveriş ortamı sağlayan ‘Maharetli Eller Kadın Üretici Pazarı’ yılın son pazarında yine Harman Meydanındaki yerinde kurulacak.

Her ayın birinci ve üçüncü pazarı gerçekleşen organizasyon, 15 Aralık Pazar günü el emeği ürün meraklılarının buluşmasına imkan sağlayacak.

Talas Belediyesi ile Kadın Girişimi Üretimi ve İşletme Kooperatifi iş birliğiyle yürütülen Maharetli Eller Kadın Üretici Pazarı’nın bu pazar günü de yoğun ilgi görmesi bekleniyor.

Ev hanımları tarafından hazırlanan birbirinden değerli el emeği işlerin sergilendiği pazarda el işi tekstil ürünlerinden kışlık yiyeceklere, ev yemeklerinden süs eşyalarına kadar pek çok ürün satışa sunuluyor. – KAYSERİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/maharetli-eller-kadin-uretici-pazari-yilin-son-pazarinda-kurulacak/feed/ 0
Karamürsel’de Kadınların El Emeği Ekonomisi https://www.igdirhaber.com.tr/karamurselde-kadinlarin-el-emegi-ekonomisi/ https://www.igdirhaber.com.tr/karamurselde-kadinlarin-el-emegi-ekonomisi/#respond Thu, 12 Dec 2024 13:05:11 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/karamurselde-kadinlarin-el-emegi-ekonomisi/ Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde kadınlar, ürettikleri el emeği ürünlerini satarak ev ekonomilerine katkıda bulunuyor.

Kayacık Mahallesi’nde dükkan kiralayan 62 yaşındaki Nermin Ürgen ile seccade, tespih, tülbent ve oya yapan kadınlar, el işlerini İstanbul ve Kocaeli’deki toptancılara satıyor.

Ürgen, AA muhabirine, 24 ila 75 yaş arasındaki ev hanımlarıyla seccade, başörtüsü, tülbent ve oya yaptıklarını anlattı.

Bu kadar kişiye ulaşmanın kolay olmadığını belirten Ürgen, “Herkes burada sohbet ediyor. Paramızı kazanıyoruz ama asıl amacımız dostluk. Ben herkesin gönlüne dokunmak istiyorum. Kadınlarımıza her geldiğinde iş yok demek istemiyorum, ben yapmayayım, onlar yapıp para kazansın. Torununa, oğluna veya kızına bakıyorlar. Çok büyük paralar kazanmıyoruz ama herkes acil ihtiyacını görüyor.” ifadesini kullandı.

El işi yapan kadınlardan 40 yaşındaki Damla Oruç da 1 yıl önce Nermin Ürgen’le tanışarak el işi yapmaya başladığını, dükkanda ve evde üretim yaparak aile bütçesine katkı sağladığını kaydetti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/karamurselde-kadinlarin-el-emegi-ekonomisi/feed/ 0
PEPE coin Musk rüzgarıyla hareketlendi! Yükseliş geçici mi kalıcı mı? https://www.igdirhaber.com.tr/pepe-coin-musk-ruzgariyla-hareketlendi-yukselis-gecici-mi-kalici-mi/ https://www.igdirhaber.com.tr/pepe-coin-musk-ruzgariyla-hareketlendi-yukselis-gecici-mi-kalici-mi/#respond Thu, 12 Dec 2024 01:03:01 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/pepe-coin-musk-ruzgariyla-hareketlendi-yukselis-gecici-mi-kalici-mi/ 10 Aralık’ta Elon Musk, X platformunda yaptığı paylaşım serisiyle hem kendisini hem de meme coin dünyasını bir kez daha kripto gündemine taşıdı. Grok adlı yapay zekanın global çapta ücretsiz erişime açılmasıyla yükselen etkileşim, Musk’ın sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği gönderilere odaklanılmasına neden oldu.

Yükseliş geçici mi kalıcı mı?

Musk, kullanıcılar tarafından üretilen çeşitli meme coinleri yeniden paylaşarak dikkatleri üzerine çekti. Özellikle Pepe (PEPE) ile ilgili yaptığı paylaşımlar, kısa süreli bir fiyat yükselişi yarattı. Ancak bu olumlu hava, genel kripto piyasasındaki düşüş trendiyle uzun süre korunamadı. PEPE, 10 Aralık’ta diğer altcoinlerle birlikte kayıplar yaşasa da 0,000022 dolar seviyesinden gelen alımlarla toparlanma sinyalleri verdi. Analistler, bu toparlanmanın Musk’ın paylaşımlarından kaynaklanmış olabileceğini belirtti.

Musk’ın sosyal medyadaki etkisi, kripto piyasasındaki manipülatif gücünü bir kez daha tartışmaya açtı. Yatırımcılar, meme coinlere yönelik bu ilginin sürdürülebilirliği ve piyasa üzerindeki potansiyel riskleri konusunda ikiye bölünmüş durumda. Bununla birlikte, Musk’ın kripto ekosistemi üzerindeki etkisi, yatırımcılar ve analistler tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor.

PEPE coin Musk rüzgarıyla hareketlendi! Yükseliş geçici mi kalıcı mı?

Sosyal MedyaKripto ParaYapay ZekaElon MuskTeknolojiEkonomiFinansMedyaCoinPepe

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/pepe-coin-musk-ruzgariyla-hareketlendi-yukselis-gecici-mi-kalici-mi/feed/ 0
Türkiye merkezli BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi çift haneli büyümeyi sürdürüyor https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-merkezli-bsh-gelisen-pazarlar-bolgesi-cift-haneli-buyumeyi-surduruyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-merkezli-bsh-gelisen-pazarlar-bolgesi-cift-haneli-buyumeyi-surduruyor/#respond Thu, 12 Dec 2024 01:02:57 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-merkezli-bsh-gelisen-pazarlar-bolgesi-cift-haneli-buyumeyi-surduruyor/ BSH Ev Aletleri Grubu’nun 2020 yılından bu yana Türkiye‘den yönetilen ve 130 ülkede 4,6 milyar nüfusu kapsayan Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM), istikrarlı büyümesini sürdürüyor.

Avrupa’nın önde gelen ev aletleri üreticilerinden BSH’nin dört ana yönetim bölgesinden biri olan Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM), stratejik önemi ve operasyonlardaki başarısı ile konumunu koruyor. Nisan 2020’den bu yana Türkiye‘den yönetilen bölge 2024 yılında da dikkat çeken çalışmalara imza attı. Bölgenin 2024 yılındaki performansını ve gelecek hedeflerini BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su ve BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın ile BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman paylaştı.

BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın, yaptığı değerlendirmede “Dünya çapında 38 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile şirketimizin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bırakıyoruz. 130 ülke ile çok geniş bir coğrafyada 4,6 milyarlık büyük bir nüfusu barındıran bölgemizde, 2024 yılında büyümeyi sürdürmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 13 iştirak, 9 fabrika, güçlü global marka portföyü, yenilikçi ürün ve hizmetlerimiz ile Gelişen Pazarlar Bölgesi, büyüme potansiyelini 2025 yılında da koruyor” dedi. Sığın, başta Türkiye olmak üzere bölgeye yatırımların devam edeceğine işaret etti.

“Mısır’da yeni fabrika 2025 yılının ilk aylarında açılıyor”

Dünyanın en büyük 600 şehrinin dörtte birinin bulunduğu Gelişen Pazarlar Bölgesi, 2024 yılında büyük gelişmelere de ev sahipliği yaptı. Mısır’da inşaatı devam eden yeni fabrikanın kapılarını 2025 yılının ilk aylarında açması bekleniyor. Yılda 80 bin fırın üretecek olan fabrika, Hidrojen Florür (HF) filtresi gibi sürdürülebilir üretim teknolojilerinde de ilklere imza atıyor. Gökhan Sığın, Suudi Arabistan, Güney Doğu Asya ve Güney Afrika’da da büyüme ivmesinin devam ettiğini, ayrıca Hindistan’da bulaşık yıkamada yeni bir devir başlatıldığını belirtti. Elde yıkama kültürünün yaygın olduğu ülkede bulaşık makinesi kategorisinin geliştiğine işaret eden Sığın, “Yeni nesil ürünlerimizle, elde yıkamaya kıyasla su ve enerjiden tasarruf sağlarken aynı zamanda daha kısa sürede daha hijyenik bir yıkama deneyimi sunuyoruz” dedi. Sığın bu gelişmelerle bölgenin daha da güçlendiğine değinirken “Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde başarının taşıyıcı gücü ise gururla ifade etmeliyiz ki Türkiye oldu. Grubun en büyük üretim tesisi Türkiye’de bulunurken buradan 150 ülkeye ihracat yapıyoruz. 8 binden fazla çalışanımız, yaklaşık 400 kişilik A-Ge ekibimiz ve Türkiye’nin ilk sertifikalı Ar-Ge merkezi ile Gelişen Pazarlar Bölgesinin kalbi olarak konumlanıyoruz” dedi.

Türkiye’ye önümüzdeki 5 yılda 500 milyon eurodan fazla yatırım

Şirket, 8 binden fazla çalışanı ile Bosch, Siemens, Gaggenau ve Profilo markaları altında teknoloji ve sürdürülebilirlik şampiyonu ürünlerini tüketicilerle buluşturuyor. Bünyesinde 5 fabrika, Ar-Ge merkezi ve lojistik alanları barındıran Çerkezköy yerleşkesi ise şirketin en büyük üretim tesislerinden biri. Yaklaşık 7 milyonluk üretim kapasitesinde sahip olan yerleşkeden tüm dünyada 150 ülkeye ihracat yapılıyor. Çerkezköy’ün bu özellikleri ile eşsiz bir konumda olduğunu vurgulayan Sığın, “BSH Türkiye, üretimden satışa kadar pek çok alanda bölgeye öncülük ediyor. Bu başlıklardan biri de dijital dönüşüm. Çerkezköy’de açılan Future Lab inovasyon merkezi, global uçtan uca izlenebilirlik ve bağlantı projelerine liderlik ediyor. Burada sunulan eğitim ve deneyimlerle Türkiye, BSH’nin dijital yolcuğuna rehberlik sunuyor” diye konuştu.

Sığın son olarak, başarılı ivmesi ve potansiyeli ile bölgede yatırımların devam edeceğini belirtti ve şöyle devam etti: “Hem Türkiye hem de Gelişen Pazarlar Bölgesi’ne yatırımlarımız devam edecek. Önümüzdeki 5 yılda Türkiye’ye yaklaşık 500 milyon euro yatırım planlıyoruz”.

2024 yılında çift haneli büyüme

Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin finansal performansını değerlendiren BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman ise yılı yine çift haneli büyüme ile kapatmayı beklediklerini söyledi. Bölgenin her yıl yüzde 10 üzerinde büyüdüğünü hatırlatan Ataman, “2024 yılı küresel ve yerel pek çok zorluk yanında fırsatları da beraberinde getirdi. Büyüme stratejimiz doğrultusunda temkinli ve akılcı adımlar attık. Sonuç olarak da büyümemizi koruduk ve yılı yine yaklaşık yüzde 10’un üzerinde bir büyüme ile kapatmayı umuyoruz” dedi.

“İşimizin kalbinde insan yatıyor. Yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan ürün ve hizmetlerimizi tüm bölgede 10 bini aşkın çalışanımızla tüketicilerimize ulaştırıyoruz” diyen konuşan Ataman, bölgedeki beyaz eşya pazarının 2030 yılında 51 milyar euroya ulaşmasının beklendiğini paylaştı.

2025 fırsatlar ve zorluklarla geliyor

2025 yılı için değerlendirmelerde bulunan Ataman, beyaz eşya sektörünün geleceğine yönelik beklenen kritik fırsatları ve zorlukları paylaştı. Fırsatlar arasında artan tüketici talebinden bahseden Ataman, genişleyen orta sınıf ve kentleşme sürecinin, beyaz eşya talebini artırdığını söyledi. “Bununla beraber daha küçük ve modern yaşam alanlarına uygun yenilikçi beyaz eşya ürünlerine olan talep hızla yükseliyor. Enerji tasarrufu sağlayan ürünlere yönelik talep hem tüketiciler hem de hükümetler tarafından teşvik edilirken bölgesel enerji standartları, üreticileri yüksek verimlilikte ürünler geliştirmeye yönlendiriyor. Öte yandan IoT ve akıllı ev teknolojileri, dijitalleşme yatırımları için fırsatlar sunuyor” diyen Ataman, buna karşılık ekonomik dengesizlikler ve yüksek enflasyon gibi zorluklar bulunduğuna işaret etti. Ataman şöyle devam etti: “Küresel ve yerel ekonomilerdeki dengesizlikler, maliyet yönetimi ve fiyatlandırma stratejileri üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor. Yüksek enflasyon, tüketici alım gücünü azaltarak talepte dalgalanmalara yol açabiliyor ve karlılık hedeflerini etkileyebiliyor.”

Altyapı eksiklikleri, politik dalgalanmalar, iklim değişikliği gibi pek çok alandaki zorlukların maliyet yönetimi ve ticaret koşullarına olumsuz yansıdığını ifade eden Ataman, “Ayrıca, hızla değişen teknoloji ve dijitalleşme ile birlikte nitelikli iş gücüne olan ihtiyaç giderek artarken, bu alandaki eksiklikler büyüme ve yenilikçi projeleri sınırlayabiliyor” diye konuştu.

Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin sahip olduğu çeşitliliğin en büyük güç olduğunu vurgulayan Ataman sözlerini şöyle sonlandırdı: “Gelişen Pazarlar Bölgesi dünyanın geri kalanı için ilk sayılabilecek pek çok fırsatı da zorluğu da çok defa deneyimledi. Bu eşsiz deneyimin yanı sıra ekiplerimizin çeşitliliği de bölgemizi her türlü dalgalanmaya karşı dirençli kılıyor. Gelişen Pazarlar Bölgesi olarak istikrarlı büyümemizi önümüzdeki yıllarda da sürdüreceğiz.” – İSTANBUL

Bsh Ev AletleriTeknolojiEkonomiTürkiyeÜretim

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-merkezli-bsh-gelisen-pazarlar-bolgesi-cift-haneli-buyumeyi-surduruyor/feed/ 0
Otomotiv devi 4 milyar dolarlık yatırımla pil fabrikası kuracak https://www.igdirhaber.com.tr/otomotiv-devi-4-milyar-dolarlik-yatirimla-pil-fabrikasi-kuracak/ https://www.igdirhaber.com.tr/otomotiv-devi-4-milyar-dolarlik-yatirimla-pil-fabrikasi-kuracak/#respond Thu, 12 Dec 2024 01:02:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/otomotiv-devi-4-milyar-dolarlik-yatirimla-pil-fabrikasi-kuracak/ Stellantis ve Çinli üretici CATL, yaptıkları açıklamada, “Avrupa’daki elektrik piyasasının gelişimine ve İspanya ile Avrupa Birliği’ndeki yetkililerin sürekli desteğine bağlı olarak 50 GWh kapasiteye kadar çıkabileceği” ifadelerini kullandı.

İki firma, 2023 yılında Avrupa’da elektrikli araçların üretiminde kullanılacak batarya parçalarını üretmek üzere anlaşma imzaladı. CATL Genel Müdürü Robin Zeng, 4,1 milyar avroluk anlaşmanın açıklanması öncesinde pazartesi akşamı İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile bir araya geldi.

İSPANYA OTOMOTİVDE ÖNE ÇIKIYOR

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği’ne göre İspanya, 2023 yılında 1,87 milyon otomobil üreterek Avrupa araç üretiminde giderek artan bir rol üstleniyor ve Almanya’nın ardından Avrupa’nın en büyük ikinci üreticisi oluyor.

2011 yılında Çin’in doğusundaki Ningde kentinde kurulan CATL, dünyada satılan elektrikli araç akülerinin üçte birinden fazlasını üretiyor. Şirketin Almanya ve Macaristan’da iki fabrikası bulunuyor.

Otomotiv devi 4 milyar dolarlık yatırımla pil fabrikası kuracak

Abdurrahman YazıcıAbdurrahman YazıcıHaberler.com – EkonomiTeknolojiZaragozaOtomobilEkonomiİspanyaEnerji

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/otomotiv-devi-4-milyar-dolarlik-yatirimla-pil-fabrikasi-kuracak/feed/ 0
Medion Türkiye Pazarına Giriş Yapıyor: ERAZER Oyun Bilgisayarları Yolda https://www.igdirhaber.com.tr/medion-turkiye-pazarina-giris-yapiyor-erazer-oyun-bilgisayarlari-yolda/ https://www.igdirhaber.com.tr/medion-turkiye-pazarina-giris-yapiyor-erazer-oyun-bilgisayarlari-yolda/#respond Thu, 12 Dec 2024 01:02:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/medion-turkiye-pazarina-giris-yapiyor-erazer-oyun-bilgisayarlari-yolda/ Medion Türkiye ve Orta Doğu Ülke Müdürü Cem Çerçioğlu, Türkiye pazarına giriş yapacak ilk ürünlerinin yeni yılda satışa çıkacağını belirterek, “Türkiye’deki hedeflerimizi gerçekleştirdikten sonra Türk Cumhuriyetlerine, Körfez Ülkelerine ve Kuzey Afrika’ya, Türkiye’den ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.

Teknoloji şirketlerinden Medion’un oyun bilgisayar ve aksesuar markası ERAZER, Türkiye pazarına giriş yapıyor. İlk etapta dizüstü bilgisayar modelleriyle kullanıcılarla buluşacak markanın satışları yeni yılda başlayacak.

2005’ten bu yana oyun sektörüne yüksek performanslı donanım konfigürasyonları sunan ERAZER, Almanya’daki merkezinin yanı sıra Fransa, Hollanda, İtalya, İspanya ve İngiltere’deki ofislerinin de dahil olduğu geniş bir satış ağı üzerinden oyun severlere ulaşıyor.

Ocak sonunda Türkiye’de satışa sunulmaya başlanacak ERAZER ürünlerinin teknik servis hizmetleri BDH tarafından sağlanırken, Türkiye pazarındaki ürünlerin dağıtımı Eksa Elektronik Bilgi İşlem San. ve Dış Tic. AŞ tarafından yapılacak.

Medion, İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında, oyun bilgisayar ve aksesuar markası ERAZER’ın küresel çaptaki genişleme stratejisinde yeni durağının Türkiye olacağını duyurdu.

Toplantıda konuşan Medion Kuzey ve Güney Avrupa Genel Müdürü Michiel Van Der Vliet, Türkiye’deki potansiyeli gördüklerini söyleyerek, bu potansiyeli yeni kriterler oluşturan teknolojiyle desteklemekten heyecan duyduklarını aktardı.

Vliet, Türk pazarına olan bağlılıklarının ciddi olduğunu altını çizerek, “Sadece ürün tanıtmakla kalmıyoruz, Türk oyununun geleceğine de yatırım yapıyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’de oyun endüstrisinin geliştiğini ve piyasanın 43 milyondan fazla oyuncuyla 1,2 milyar dolarlık etkileyici bir gelir elde ettiğini belirten Vliet, özellikle rekabetçi bilgisayar segmentinde oyun tutkusunun ERAZER gibi markalar için Türkiye’nin ideal ortam haline olduğunu kaydetti.

“1,2 milyar dolarlık bir pazar var”

Düzenlenen toplantının ardından AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Medion Türkiye ve Orta Doğu Ülke Müdürü Cem Çerçioğlu, 3 yıldır Türkiye’yi gözlemlediklerini ve Türkiye’nin artık stabil olması, genç oyuncuların olması, oyun geliştiriciliği, ekosistemiyle beraber çok fazla yukarıya doğru çıkan bir ivmesi olduğunu belirtti.

Çerçioğlu, “Biz de doğru zamanın şu anda olduğunu düşündük. Yatırımlarımızı buna doğru başlattık.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’yi diğer pazarlardan ayıran önemli özelliklere değinen Çerçioğlu, bunları, genç nüfus, oyuna olan ilgi ve her zaman teknolojiyi yakından takip eden bir nesil olarak özetledi.

Oyun pazarı açısından genç nüfusun önemine değinen Çerçioğlu, şöyle devam etti:

“Çünkü genç nüfus bir itici güç olarak geliyor. Bununla beraber biliyorsunuz oyun geliştiriciler, oyun dünyası artık son 5 yıldır oyunu konuşuyoruz ve oyun dünyasına baktığımızda artık Hollywood pazarını geçmiş durumda. Türkiye’ye de baktığınızda 1,2 milyar dolarlık bir pazar var.”

Çerçioğlu, ilk ürünlerinin Türkiye’ye ocak ayının ilk haftalarında gelmiş olacağını ve Türkiye’yi bir merkez gibi düşündüklerini vurgulayarak, “Türkiye’deki hedeflerimizi gerçekleştirdikten sonra Türk Cumhuriyetlerine, Körfez Ülkelerine ve Kuzey Afrika’ya, Türkiye’den ulaşmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

Medion’un yani ERAZER’ın yaklaşık 30 yıllık bir firma olduğunun altını çizen Çerçioğlu, bu 30 yıl boyunca Avrupa’daki gelişimlerini bitirdikten sonra Türkiye pazarına geldiklerini dile getirerek, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Şöyle bir rekor vereyim. Oradan çıkartabilirsiniz rekabetçi olduğunuzu. Dünyadaki çok önemli bir rekora sahibiz. Bir gün içinde 450 bin adet masaüstü satan bir şirket olduğumuz için oradaki aldığımız tecrübe ve alım gücünü rekabetçi olarak Türkiye’ye sunmayı hedefliyoruz.”

Kuzey AfrikaBilgisayarTeknolojiOrta DoğuistanbulEkonomiTürkiyeOyun

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/medion-turkiye-pazarina-giris-yapiyor-erazer-oyun-bilgisayarlari-yolda/feed/ 0
Siirt’te Şal Şepik Atölyesi Açıldı https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-sal-sepik-atolyesi-acildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-sal-sepik-atolyesi-acildi/#respond Wed, 11 Dec 2024 04:59:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-sal-sepik-atolyesi-acildi/ Siirt Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde şal şepik dokuma atölyesi açıldı.

Vali Kemal Kızılkaya, Tarım Müzesi ve Eğitim Merkezi’nde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, olgunlaşma enstitülerinin önemine vurgu yaptı.

Şal şepikin geçmişten bu yana tamamen doğal yöntemlerle üretilen, ince işçiliği ve estetik zarafetiyle öne çıkan bir kumaş olduğunu belirten Kızılkaya, ürünün Siirt ve bölgeye özgü kadim ve kıymetli bir el sanatı olduğunu söyledi.

Ürünün tanıtılması noktasında olgunlaşma enstitüsüyle bu yolda çok önemli bir adım atıldığını dile getiren Kızılkaya, şunları kaydetti:

“Yeter ki biz çalışalım, çalışırsak gayret edersek çok güzel şeyler olacağına inanıyorum. Bugün de Siirt’te şal şepik atölyesinin açılmasının bu yolda çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Siirt’imizin coğrafi işaretleri, yani birçok değeri var. Bu coğrafi işaretleri de almamız lazım. Günümüzde artık patent, markalaşma çok kıymetli. Siirt fıstığı diyoruz mesela. Siirt fıstığının coğrafi işareti konusunda önümüzdeki günlerde çok güzel gelişmeleri takip edeceğiz. Onu da kamuoyuyla paylaşmak için sabırsızlanıyoruz. Bunun yanında 8 coğrafi ürünümüzün şal şepik de dahil olmak üzere coğrafi işaretini aldık. Bir o kadar daha bekleyen, çalışmaları devam eden coğrafi işaretler var. Bunları aldıkça geçmişle günümüz arasındaki bağı daha da kuvvetlendirmiş olacağız.”

Kızılkaya, açılışın ardından atölyeyi gezdi, kursiyerlerle görüştü.

Programa, Vali Kemal Kızılkaya’nın eşi Nurten Kızılkaya ve kurum müdürleri katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-sal-sepik-atolyesi-acildi/feed/ 0
Siirt’te ‘Şal Şepik’ Kumaşı İçin Dokuma Atölyesi Açıldı https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-sal-sepik-kumasi-icin-dokuma-atolyesi-acildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-sal-sepik-kumasi-icin-dokuma-atolyesi-acildi/#respond Wed, 11 Dec 2024 04:59:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-sal-sepik-kumasi-icin-dokuma-atolyesi-acildi/

SİİRT’te, coğrafi işaret alan ‘Şal Şepik’ kumaşının üretilmesi için Tarım ve Ağaç Müzesi’nde dokuma atölyesi açıldı.

Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan 14 Ekim 2022’de coğrafi işaret alan ‘Şal Şepik’ kumaşının üretilmesi için Tarım ve Ağaç Müzesi’nde kurulan dokuma atölyesi, törenle açıldı. Törene Vali Dr. Kamal Kızılkaya, Olgunlaşma Enstitü İl Müdürü Elif Bobuş ve kent protokolü katıldı. Saygı duruşu ve istiklal marşı ile başlayan törende konuşan Vali Kemal Kızılkaya, üretimden birçok kişinin kazanç elde edeceğini hedeflediklerini ifade ederek, “Şal Şepik konusu ülkemizde el yapımı el sanatı olarak bence hak ettiği yeri halen bulmamış ve keşfedilmeyi bekleyen çok değerli bir kültürel ürünümüz. İnşallah bütün Siirt’e, Türkiye’ye ve daha sonra Dünya’ya Şal Şepik kumaşını ihraç edebileceğimiz günleri hayal ettik. Dünya çapında şu kumaşı şu ceketi Avrupa’da, İstanbul’da büyük mağazaların vitrininde göreceğimiz günleri hayal ediyoruz. Bundan çok kişinin kazanç elde edeceği büyük bir rüyanın başındayız” dedi.

“USTALAR TEK BİR KUMAŞIN ÇÖZGÜSÜ İÇİN NEREDEYSE 10 KİLOMETRE YOL KAT EDİYOR’

Kumaşım yapım aşamasında ustaların kilometrelerce yol kat ettiğini belirten Olgunlaşma Enstitüsü İl Müdürü Elif Bobuş, “Siirt’imizin kadım geleneğinden gelen bir miras olup, yöremizin el emeğini, zarafetini ve sanat anlayışını yansıtan önemli biri kültürel değerdir. Ustalar tek bir kumaşın çözgüsü için neredeyse 10 kilometre yol kat etmektedirler. Kumaşa parlaklık veren ve kumaşın mukavemetini kirişleme işlemi için dağlardan topladıkları özel otlarla fırçalarını elleriyle yapmaktadırlar. Ortalama 33 santim ende bin 220 ilmik le sabrın dokuma sürecindeki marifetini sergilemektedir. Şal Şepik kumaşı kadim dokuma sanatının bir yadigarı. Zarafetin ve sadeliğin, dokuma tezgahlarında sabırla, heyecanla, ustalıkla ve emekle somutlaşan halidir. Şal Şepik, geçmiş ile bugünü bir birine bağlayan bir köprü, yitip gitmeye direnen bir hatıradır. Bu atölye kültürel mirasımızı korumasının yanı sıra yeni nesillere bu sanatı öğretmek için bir eğitim merkezi olacaktır” diye konuştu.

Haber-Kamera: Akif ÖZALP/SİİRT,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/siirtte-sal-sepik-kumasi-icin-dokuma-atolyesi-acildi/feed/ 0
Amasya’da Sertifikalı Dış Ticaret Eğitimi Başladı https://www.igdirhaber.com.tr/amasyada-sertifikali-dis-ticaret-egitimi-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/amasyada-sertifikali-dis-ticaret-egitimi-basladi/#respond Tue, 10 Dec 2024 15:01:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/amasyada-sertifikali-dis-ticaret-egitimi-basladi/ Amasya’da dış ticareti güçlendirecek “Sertifikalı Dış Ticaret Eğitimi” başladı.

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), dış ticaret alanındaki çalışmalarıyla bölgede uluslararası ticaretin kapılarını aralıyor. Merzifon Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nde başlayan Sertifikalı Dış Ticaret Eğitim Programı, dış ticaret alanında nitelikli personel yetiştirerek bu alandaki istihdamı artırmayı ve bölgenin ihracat kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.

OKA’nın Katma Değerli Üretim ve İhracat Sonuç Odaklı Programı kapsamında düzenlenen eğitim, ihracat yapan işletme sayısını ve kilogram başına ihracat değerini artırma hedefiyle dış ticaret sektöründe ihtiyaç duyulan nitelikli personelin yetiştirilmesine odaklanıyor. Eğitim ayrıca, bölgedeki üretim sürecinde oluşturulan değerin artırılması ve üretilen ürünlerin uluslararası pazarlara açılması için önemli bir adım.

Toplam 7 iş günü sürecek olan program, dış ticaret alanında uzman eğitimciler tarafından yürütülüyor. Eğitim kapsamında katılımcılar; Dış Ticaretin Temel Kavramları, Dış Ticaret Operasyonları, İstihbarat ve Pazarlama Stratejileri, Dış Ticarette Yazışmalar gibi konularda bilgi sahibi olacaklar.

Eğitimi başarıyla tamamlayan kursiyerlere sertifika verilecek. Bu sertifika, dış ticaret sektöründe iş bulma fırsatlarını artırırken katılımcıların kariyerlerine de değer katacak.

Eğitime katılan kursiyerler, eğitime dair düşüncelerini paylaşarak, “Bölgemizde böyle bir programın düzenlenmesi büyük bir şans. Uluslararası ticaret kariyerimiz için ilk adımı burada atıyoruz” dediler. – AMASYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/amasyada-sertifikali-dis-ticaret-egitimi-basladi/feed/ 0
Sürdürülebilirlik Zirvesi İstanbul’da Gerçekleşti https://www.igdirhaber.com.tr/surdurulebilirlik-zirvesi-istanbulda-gerceklesti/ https://www.igdirhaber.com.tr/surdurulebilirlik-zirvesi-istanbulda-gerceklesti/#respond Tue, 10 Dec 2024 15:01:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/surdurulebilirlik-zirvesi-istanbulda-gerceklesti/ İSTANBUL (İHA) – “Turizm Sektöründe Sürdürülebilirlik ve İstihdam Zirvesi”, sektör profesyonelleri, akademisyenler ve öğrencileri bir araya getirdi.

“Turizm Sektöründe Sürdürülebilirlik ve İstihdam Zirvesi” İstanbul’da düzenlendi. Ekonomik ve Sosyal Alanda Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Marmara İşletme Kulübü Danışmanı Prof. Dr. Fatma Ayanoğlu programın açılış konuşmasında, üniversite ve sanayi işbirliği çerçevesinde sektör profesyonelleri ile daha fazla işbirliği yapılmasının önemini vurguladı. Ayanoğlu, ülke ekonomisi açısından kritik öneme sahip turizm sektöründe sürdürülebilirlik gibi mühim bir konu ile ilgili çalışmaların devam edeceğini belirtti.

Zirvede, alanında uzman isimler turizm sektörünün sürdürülebilirlik ve istihdam konularındaki deneyim ve önerilerini paylaştı. Yoğun ilginin olduğu, yeni stratejilerin üzerinde derinlemesine bilgi aktarımının gerçekleştirildiği zirve, katılımcılara teşekkür belgelerinin takdimiyle tamamlandı. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/surdurulebilirlik-zirvesi-istanbulda-gerceklesti/feed/ 0
Türk Kahvesi Kültürü Dünya Çapında Yaygınlaşıyor https://www.igdirhaber.com.tr/turk-kahvesi-kulturu-dunya-capinda-yayginlasiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/turk-kahvesi-kulturu-dunya-capinda-yayginlasiyor/#respond Fri, 06 Dec 2024 11:55:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/turk-kahvesi-kulturu-dunya-capinda-yayginlasiyor/ Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, “Türk kahvesi kültürünün korunarak yaygınlaşmasını ve kahve sektörünün güçlenerek dünya pazarlarında yerini almasını istiyoruz” dedi.

ATO Başkanı Gürsel Baran, ATO’nun 60 No’lu Restoran, Lokanta ve Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi tarafından Dünya Türk Kahvesi Günü dolayısıyla bu yıl ikincisi düzenlenen “Kahve Zirvesi ve Mini Festivali”ne katıldı. Etkinlikte ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay, ATO 60 No’lu Restoran, Lokanta ve Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Abdurrahman Işıksever, ATO Komite ve Meclis üyeleri, kahve sektörü temsilcileri ile çok sayıda davetli yer aldı. ATO Meclis Salonu’nda gerçekleşen etkinliğin açılışında konuşan Baran, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu’nun (UNESCO) 5 Aralık 2013’te Türk kahve kültürü ve geleneğini “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi”ne aldığını ve o tarihten bu yana her yıl 5 Aralık gününün “Dünya Türk Kahvesi Günü” olarak kutlandığını hatırlattı. Türk kültüründe önemli bir yeri olan ve birçok kıymetli duygu ve anlamı barındıran Türk kahvesinin tüm dünyada yaygınlaşmasının önemine değinen Baran, Türk kahvesi ile dünyada farkındalık oluşturarak, bu mirası ekonomik katkıya dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti. Baran, şöyle konuştu:

“Türk kahvesi, kültürel hazinemizin en önemli değerlerinden biri. Bizim için bir fincan kahve, içecekten çok daha büyük anlamlar taşıyor. Gelenek ve göreneklerimizin içinde Türk kahvesi var. Bir çiftin evliliğinden küsleri barıştırmaya kadar kahveyle başlayan hikayelerimiz var. Bu mirası gelecek nesillere aktarma sorumluluğumuz var. Türk kahvesi kültürünün korunarak yaygınlaşmasını ve kahve sektörünün güçlenerek dünya pazarlarında yerini almasını istiyoruz.”

“Başkentimizde de kahve sektörü hızla gelişiyor”

Türkiye de dahil olmak üzere hemen her ülkede kahve pazarının hızla büyüdüğünü kaydeden Baran, “Dünyanın en yaygın içeceklerinden biri olan kahve, aynı zamanda önemli bir ekonomi durumunda. Dünya genelinde günde 2 milyar fincan kahvenin tüketildiği belirtiliyor. Küresel kahve pazarı büyüklüğünün ise 460 milyar dolar seviyesine ulaştığı ifade ediliyor. Sektör milyonlarca kişiye de istihdam sağlıyor. Dünyada petrolden sonra en çok ticareti yapılan ürünün kahve olduğu söyleniyor” dedi.

Baran, Türkiye’nin bir kahve ülkesi olma yolunda hızla ilerlediğini vurgulayarak, Türkiye’de kahve üretimine yönelik girişimlerden büyük memnuniyet duyduklarını belirtti. Türkiye’nin kahve ihracatının son 5 yılda 155 milyon dolara ulaştığını ve geçtiğimiz yıl 146 ülkeye kahve sattığını söyleyen Baran, “Başkentimizde de kahve sektörü hızla gelişiyor. Şehrimiz, önde gelen kahve firmalarına ev sahipliği yapıyor” diye konuştu. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turk-kahvesi-kulturu-dunya-capinda-yayginlasiyor/feed/ 0
Talas’ta Antika Pazarı Nostalji Severleri Bekliyor https://www.igdirhaber.com.tr/talasta-antika-pazari-nostalji-severleri-bekliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/talasta-antika-pazari-nostalji-severleri-bekliyor/#respond Fri, 06 Dec 2024 11:55:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/talasta-antika-pazari-nostalji-severleri-bekliyor/ Kurulduğu günden bu yana yoğun ilgiyle takip edilen ve dört ay önce Mevlana Mahallesi Pazar Yerine taşınan Antika Pazarı, geçmişe duyulan özlemin giderildiği imkan ve ortamlar sunuyor.

Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın Kayseri’ye kazandırdığı ekonomiye dayalı önemli kültür-sanat etkinliklerinden birisi olan Antika Pazarı, 2019 yılında tarihi Harman Meydanında başlayan yolculuğunu Mevlana Mahallesi Pazar Yeri’nde sürdürüyor. Daha geniş kitlelere ulaşmak amacıyla taşındığı yeni yerinde nostalji meraklılarına renkli seçenekler sunan Antika Pazarında halı, kilim ve seccadelerden tespihe, saat, para ve puldan nostaljik ev eşyalarına kadar binlerce ürün satışa sunuluyor. Kayseri’den olduğu kadar Türkiye’nin değişik bölgelerinden antika satıcılarının da ilgi gösterdiği Antika Pazarı, şehrin en dikkat çeken sosyo-kültürel etkinlikleri arasında yer alıyor.

Her ayın ikinci pazar günü kurulması gelenek haline gelen Antika Pazarı, 8 Aralık Pazar günü yine Talas ve Kayseri halkına farklı bir gün yaşatacak. – KAYSERİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/talasta-antika-pazari-nostalji-severleri-bekliyor/feed/ 0
Borusan’ın 80. Yılı ve BİFO’nun Konseri https://www.igdirhaber.com.tr/borusanin-80-yili-ve-bifonun-konseri/ https://www.igdirhaber.com.tr/borusanin-80-yili-ve-bifonun-konseri/#respond Fri, 06 Dec 2024 11:55:08 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/borusanin-80-yili-ve-bifonun-konseri/ Borusan Grubunun 80. yıl kutlamaları kapsamında Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) “Müziğin Başkentlerinden” ismini taşıyan Borusan 80. Yıl Konseri ile müzikseverlerle buluştu.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Borusan, tüm yıla yaydığı 80. yıl kutlamaları kapsamında, iş, sanat ve medya dünyasından isimlerin katılımıyla gerçekleşen özel bir organizasyona da yer verdi.

Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleştirilen konserde, BİFO, müzikseverler için unutulmaz bir akşama imza attı.

Sanat yönetmeni ve sürekli şefi Carlo Tenan yönetimindeki BİFO, başarılı piyanist Marco Vergini’yi ağırladı. Konserde, Vergini Ravel’in Sol Majör Piyano Konçertosunu seslendirdi. BİFO, klasik müziğin büyülü atmosferinde geçen bu özel gecenin programını, Respighi’nin Roma Çeşmeleri ve Schumann’ın 1. Senfonisi ile taçlandırdı.

Konser öncesinde davetliler için Borusan’ın zengin tarihini anlatan “80 Yılın İzinde” isimli belgeselin kısa bir gösterimine yer verilirken, Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Hamedi ve Borusan Grup Üst Yöneticisi (CEO) Erkan Kafadar, yaptıkları konuşmalarda Borusan için 80’inci yılın önemini vurguladılar.

Borusan’ın 80’inci yıl belgeseli, Grubun köklü tarihindeki önemli dönüm noktalarını ve geleceğe yönelik vizyonunu anlatıyor.

Belgeselde şirket hissedarlarının yanı sıra kuruluşundan bugüne kadar emek veren, farklı jenerasyonlardan ve departmanlardan yöneticiler, çalışanlar ve iş ortaklarıyla yapılan röportajlara yer veriliyor.

Geçmişte önemli görevlerde bulunmuş isimler ile halihazırda Grubun yarınlarını şekillendirmeye devam eden yönetici ve çalışanların samimi anlatımları, belgesele duygusal bir derinlik katıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Hamedi, “Borusan’ın 80’inci, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrasının ise 25’inci yılını kutladığımız bu yıl, biz daha yeni başlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hamedi, umutla attıkları her adımın, özveriyle kurdukları her bağın kendilerini bu noktaya getirdiğini gördüğünü kaydederek, “Bu akşam, o yolculuğun güzel bir durağındayız. Başarılarımızı mümkün kılan değerli anları sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.” açıklamasında bulundu.

Borusan Grup CEO’su Erkan Kafadar da bu yıl 80’inci yıllarını kutlamanın heyecanını yaşadıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Biz aslında daha yeni başladık söylemimizle, köklü geçmişimizle geleceğe dönük vizyonumuzu bir araya getirdik. Borusan’ın temelleri 1944’te, Kurucumuz ve Onursal Başkanımız merhum Asım Kocabıyık’ın, döneminin ötesindeki vizyonuyla atıldı. Bugün 80 yıllık mirasımızdan aldığımız güç, 200 yıl ve ötesinde varlığımızı sürdürme vizyonumuzla paydaşlarımız, müşterilerimiz, iş ortaklarımız, tedarikçilerimiz ve bayilerimiz ile topluma değer katma misyonumuzu devam ettiriyoruz. Ülkemizi sanayi, teknoloji, eğitim, kültür ve sanat alanlarında öncü konuma getirmek küresel arenada daha da yükseklere taşımak istiyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/borusanin-80-yili-ve-bifonun-konseri/feed/ 0
Prof. Dr. Haluk Eyidoğan: Marmara’da 7 ve üzeri deprem olasılığı yüksek https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-haluk-eyidogan-marmarada-7-ve-uzeri-deprem-olasiligi-yuksek/ https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-haluk-eyidogan-marmarada-7-ve-uzeri-deprem-olasiligi-yuksek/#respond Mon, 02 Dec 2024 22:17:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-haluk-eyidogan-marmarada-7-ve-uzeri-deprem-olasiligi-yuksek/ Deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Marmara Denizi’ndeki olası bir depremin kıyı şeridi ile bölgedeki 11 ili etkilemesini beklediklerini belirtti. Eyidoğan, “Bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin gerçekleşme olasılığı yüksek.” ifadelerini kullandı.

“MARMARA’DA 11 İL DEPREMDEN ETKİLENECEK”

Deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen afet çalıştayı için geldiği Edirne’de gazetecilere yaptığı açıklamada, Marmara coğrafyasının 2 bin yıllık deprem tarihi olduğunu ifade etti. Bölgede bir depremin beklendiğine işaret eden Eyidoğan, “Marmara coğrafyasındaki 11 il büyük bir depremde etkilenecek. Son yaşanan 6 Şubat depremi bölge depremiydi, 7,8 ve 7,5 büyüklüğünde depremler oldu. Marmara içinde 7 ve daha büyük bir deprem beklentisi yıllardır konuşuluyor. Konuyla ilgili bilim insanları çalışmalar yapıyor. Böyle bir beklentimiz var ama tam olarak tarihi ve yeri kesin belli değil ama böyle yüksek bir tehlike var.” dedi. Eyidoğan, Marmara’daki olası depremin İstanbul kadar denize kıyısı olan diğer illeri de etkileyeceğine dikkati çekti.

“BÖLGEDE 7 VE ÜZERİNDE DEPREM OLMA OLASILIĞI YÜKSEK”

Bölgede büyük bir nüfusun yaşadığını hatırlatan Eyidoğan, şunları kaydetti: “Marmara Denizi içerisinde Kuzey Anadolu Fayı üzerinde bir deprem olması durumunda bundan yalnız İstanbul değil, Marmara’daki 11 il etkilenecek. İstanbul ne kadar etkilenecekse Tekirdağ, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale de etkilenecek. Marmara Denizi’ne kıyısı olan şehirler etkilenecek. Marmara Bölgesi 30 milyona yakın nüfusu barındırıyor bunun büyük çoğunluğu İstanbul’da. Dolayısıyla 30 milyonun yaşadığı bir coğrafyada bir bölgesel deprem çok ciddi sorunlara yol açabilir.

Çünkü Marmara Bölgesi’nin gayri safi milli hasıladaki payı yüzde 50 civarındadır. Bu aynı zamanda ülke ekonomisi için de büyük sorun teşkil eder, bir beka sorunu haline gelebilir. Bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin gerçekleşme olasılığı yüksek.

Prof. Dr. Haluk Eyidoğan: Marmara'da 7 ve üzeri deprem olasılığı yüksek

Haluk EyidoğanMarmara DeniziYerel YönetimİstanbulKocaeliMarmaraEkonomiDepremedirneGüncelSağlıkDünyaBursa

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-haluk-eyidogan-marmarada-7-ve-uzeri-deprem-olasiligi-yuksek/feed/ 0
Merve ve Nuran Bekket: Anne Kız Seramik Atölyesi Kurdu https://www.igdirhaber.com.tr/merve-ve-nuran-bekket-anne-kiz-seramik-atolyesi-kurdu/ https://www.igdirhaber.com.tr/merve-ve-nuran-bekket-anne-kiz-seramik-atolyesi-kurdu/#respond Wed, 27 Nov 2024 10:51:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/merve-ve-nuran-bekket-anne-kiz-seramik-atolyesi-kurdu/

ESKİŞEHİR’de seramik sanatçısı Merve Bekket (35), ev hanımı annesi Nuran Bekket’e (59) mesleğini öğreterek birlikte atölye kurdu. Seramikten hediyelik eşyaların yanı sıra otellere pano, seramik rölyefler ve özel tasarımlar yapan anne-kız, açtıkları dükkanda ürünlerini satıyor. Nuran Bekket, “Üretimi ikimiz beraber yapıyoruz, o kendi tasarımlarını yapıyor, ben kendi tasarımlarımı yapıyorum” dedi.

Merve Bekket, 2012 yılında Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü’nü bitirdikten sonra memleketi Eskişehir’e döndü. Bir süre farklı alanlarda çalışan Bekket, cam ve seramik ürünler tasarladığı atölyesini açtı. Gelen taleplere yetişemeyen Merve Bekket, yardım istediği annesi Nuran Bekket’e de kısa sürede mesleğini öğretti. Anne-kız seramik ustası olurken, atölyede ürettikleri tasarımları da birlikte durdukları dükkanda satmaya başladı.

‘ÖNCE KÜÇÜK BİR ATÖLYE KURDUM’

Üniversiteyi bitirdikten sonra bir süre farklı yerlerde çalıştığını söyleyen Merve Bekket, “Tabii herkes mezun olunca hemen iş bulamıyor maalesef. Öyle olunca da ben de birkaç yerde çalıştım. Sonra artık kendi şirketimi kurdum. Önce küçük bir atölye kurdum, ondan sonrasında yavaş yavaş 7 kadın birlikte kadın kooperatifi kurduk, sonra da tarihi Odunpazarı evlerinin bulunduğu turistlik alanda dükkanı satış ofisi haline getirdik. Atölyemde ürettiğim ürünleri burada satmaya başladım” dedi.

‘ANNEM ÇOK ÇABUK ADAPTE OLDU’

Gelen taleplere yetişemediği için annesi Nuran Bekket’ten yardım istediğini anlatan Merve Bekket, “Annem yardım ederken gördüm ki bu konuya çok yatkın. Kısa süren bir eğitim sürecinin ardından mesleğimi anneme de öğrettim. Şimdi birlikte kurduğumuz atölyede kendimize özgü seramik hediyelik eşyalar, pano, seramik rölyefler ve özel tasarımlar yapıyoruz. Annemin de el işi konusunda bir geçmişi var, işte dikiş yapıyor, boyamalar yapıyor. Öyle olunca da annem de ister istemez çok çabuk adapte oldu. Kendisi de tasarımlar yapmaya başladı. Daha sonra annem ‘Merve şu tasarım çok güzel, bunu da yapalım, şunu da yapalım’ derken bir başladık, beraber devam ediyoruz. Sadece seramik hediyelik eşya değil, oteller için de panolar, seramik rölyefler, özel tasarımlar yapıyoruz. Ayrıca seramik dersleri, ebru dersleri ve çini dersleri veriyorum. Annemle iş arkadaşı olduğum için çok mutluyum” diye konuştu.

‘YENİ ŞEYLER ÜRETMEYİ ÇOK SEVDİM’

Ev hanımı olduğu için daha önce hiç çalışmadığını ancak seramik tasarımı öğrendikten sonra çok sevdiğini söyleyen Nuran Bekket de kızıyla birlikte çalışmanın kendisini çok mutlu ettiğini söyledi. Atölyede hevesle çalıştığını ve yeni tasarım yapmanın çok harika bir duygu olduğunu anlatan Bekket, “Kızımın yoğunluğundan dolayı yetiştiremediğini görünce yardım etmek istedim. Ondan sonra fincanların kulplarını takmaya başladım. Seramik tasarımı, yeni şeyler üretmeyi çok sevdim. Hiç çalışmadım, ev hanımıyım. Daha önce Halk Eğitim Merkezi’nde boyama ve dikiş kursuna gitmiştim. El yatkınlığım belki de oradan geliyor. Üretimi ikimiz beraber yapıyoruz, o kendi tasarımlarını yapıyor, ben kendi tasarımlarımı yapıyorum” dedi.

Haber-Kamera: Sarp DEMİRHAN/ESKİŞEHİR,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/merve-ve-nuran-bekket-anne-kiz-seramik-atolyesi-kurdu/feed/ 0
Enerji Bakanı Bayraktar: ABD’nin yaptırımlarından Türkiye için muafiyet istiyoruz https://www.igdirhaber.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-abdnin-yaptirimlarindan-turkiye-icin-muafiyet-istiyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-abdnin-yaptirimlarindan-turkiye-icin-muafiyet-istiyoruz/#respond Tue, 26 Nov 2024 12:53:05 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-abdnin-yaptirimlarindan-turkiye-icin-muafiyet-istiyoruz/ Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı öncesi gazetecilere açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Beyaz Saray’ın Gazprombank’a yönelik aldığı yaptırım kararına ilişkin, “Yaptırımlar Türkiye‘yi etkiler. Para ödeyemeyiz, para ödeyemezsek malı alamayız. Dışişleri Bakanlığı görüşüyor” dedi.

“SANAYİNİN GAZA İHTİYACI VAR”

Bayraktar, Türkiye‘nin kışa girerken arz güvenliği açısından gaza ihtiyacı olduğunu dile getirerek, “Sanayinin gaza ihtiyacı var. Dolayısıyla arz güvenliği kapsamında bizim (Rus gazı) buna ihtiyacımız var. Geçmişte bir dönem İran yaptırımları oldu. Orada doğal gazda bir muafiyet vardı. Benzer şeyi burada da Amerika’dan istiyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

“AMBARGOLARIN KONMASI 1 GECEDE, KALKMASI İSE UZUN SÜRÜYOR”

ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin, ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump’a yetkiyi devretmesine yaklaşık 1,5 ay kala böyle bir kararı almasına ilişkin Bayraktar, “İşin kötü tarafı bu ambargoların konması 1 gecede, kalkması biraz uzun sürebilir.” ifadesini kullandı.

“OLAY BIDEN İLE TRUMP ARASINDA BENİ HİÇ İLGİLENDİRMİYOR”

Bakan Bayraktar, Türkiye için enerji arz güvenliğinin önemli olduğuna dikkati çekerek, “Eğer böyle bir muafiyet Türkiye’ye verilmezse, bu direkt Türkiye’yi etkiler. Burada Rusya falan hedef değil, direkt Türkiye hedef demektir.” diye konuştu.

Biden yönetiminin yönetimden çekilmeden önce Trump’a kötü bir tablo bırakmak istediği yönündeki iddiaları değerlendiren Bayraktar, “Onların kendi arasında, beni hiç ilgilendirmiyor. Benim ülkeme gaz getirmem lazım” dedi.

Alparslan BayraktarDış PolitikaPolitikaEkonomiTürkiyeEnerjiFinansÇevreRusyaİran

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-abdnin-yaptirimlarindan-turkiye-icin-muafiyet-istiyoruz/feed/ 0
CHP lideri Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 3 yıl önceki market alışverişi üzerinden yüklendi https://www.igdirhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-cumhurbaskani-erdogana-3-yil-onceki-market-alisverisi-uzerinden-yuklendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-cumhurbaskani-erdogana-3-yil-onceki-market-alisverisi-uzerinden-yuklendi/#respond Tue, 26 Nov 2024 12:52:52 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-cumhurbaskani-erdogana-3-yil-onceki-market-alisverisi-uzerinden-yuklendi/ CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Hükümete ekonomi üzerinden yüklenen Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir de çağrıda bulundu.

Özel, “Erdoğan en son bir buğday tarlasına gitmiş, bir de Tarım Kredi’nin marketine girmişti… Biz Tarım Kredi’ye gittik, Erdoğan’ın 3 yıl önce aldıklarını tek tek inceledik. Erdoğan, Tarım Kredi’ye gitsin aynı alışveriş yapsın etikete bakalım. Erdoğan, gel beraber Tarım Kredi’nin marketine alışverişe gidelim, A Haber de çeksin” ifadelerine yer verdi.

Özel’in açıklamalarından satırbaşları;

“Temel Karamollaoğlu’na bundan sonraki hayatında sağlık, afiyet diliyoruz. Yeni Genel Başkan Mahmut Arıkan’a da başarılar diliyoruz.

1 milyon öğretmenin hayalleriyle oynadıklarını, Milli Eğitim Akademi ile diplomalarını elinden aldıklarını gördük. Öğretmenler 5 ayrı şekilde istihdam ediliyorlar. İktidara geldiklerinde en düşük öğretmen maaşı 23 çeyrek alıyordu, bugün 8 çeyrek altın alıyor. 15 çeyrek çalındı. Yapılan tüm çalışmalar, vatandaşın yüzde 80’ini eğitimden memnun değil. Tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.

“NUMAN BEY’İN BU KONUDA SÖZÜ VAR”

İlk gelecek bütçe Meclis’in kendi bütçesi… Numan Kurtulmuş gelecek bütçeyi savunacak. Meclis’te çalışan danışman arkadaşlarımız kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alamıyor. İşten çıkarılınca ortada kalıyor. Numan Bey’in bu konuda sözü var. Hiçbir milletvekili itiraz etmez. Emekçi arkadaşlarımız için hep birlikte bu sorunu çözmeliyiz. İki elimizi kaldırarak oy vereceğiz.

“DEPREM BÖLGESİNDE HERKES MAĞDUR”

Ekonomi kurmaylarımız Türkiye’yi karış karış dolaşıyor. Güçlü bir ekip geziyor. Özellikle 3 büyük deprem il için bir rapor hazırlandı. Hala konteynırda kalan esnaftan vergi isteniyor, mücbir sebepten dolayı 3 ay yerine 3 yıl uzatılmalı. 750 bin lira kredi, 750 bin hibe ile ev yapılması mümkün değil. 1 yılda 650 bin konut yapacağım dedi Erdoğan… Olmaz dedik, yapamazsın dedik. Sırf depremzedelerin oyunu almak için yalan söylediler. 130 bin konut teslim ettiler. Deprem bölgesinde herkes mağdur ama en çok Hatay mağdur. En az konut orada yapıldı.

“CHP YAKANINIZDADIR”

Biz 2000 yılında Çayırhan Madeni’ni altın yumurtlayan tavuğu kesmişiz. Yeniden dirilmiş… İşçiler diyor ki burada yumurtlasın, Türkiye kazansın. Bu onurlu mücadele işçi sınıfının mücadelesidir. Sonuna kadar destekliyorum. Mermer ocağında 9 işçi kaybedildi… Buraya kapasite artış raporunu verenler suculudur. Verenlerden biri Kurum. Bilirkişi Kurum’u görünce sorumluluk yok dedi, kurtardı. O 9 işçinin vebali iki yakanızdadır, CHP’de yakanızdadır.

Bir yandan Filistin için ağlıyorsunuz, bir yandan da ticaret yapıyorlar. Önce inkar ettiler, sonra belgeler çıktı. Hiç utanmadan sıkılmadan da çıkıp İsrail’le ticaret bitti diyorlar. Araştırma yapmış saygın bir kuruluş. Toplumun yüzde 79,7’si İsrail’le ticaret devam ettiğine inanıyor. Bağımsız bir araştırma şirketi yapmış…

Sayın Bahçeli geçen ay bir açıklama yaptı, o açıklamanın arkasında olduğunu defalarca söyledi. Ben geçen hafta şöyle bir şey yaptım. Biz diyoruz ki şehit gelmeyecekse, toplumsal mütabakata olacaksa Meclis’te görüşelim. Şehit analarının rızası olmayacak hiçbir şey yapmayacağız. Yankıoğlu, geçen hafta 34 şehit ve gazi ailesine gitti. Polis ve askerlerin derneğine gittim. Meclis’te şeffaf, hesap verilebilir, şehit aileleri de olursa, CHP’de işin içinde olursa destek veririz. Biz şehit ailelerinin ve gazilerin, onların evet demeyeceği hiçbir şey demeyeceğiz. Buradan 22 yıl sonra seçim kaybeden iktidar çok iyi bildiği bir şey başladı.

“BİR AYDIR O PAZARTESİ GELMEDİ”

Artık bir rezaleti ifşa etmenin zamanı geldi. Ahmet Özer tutuklandığında bakanlığa bir dilekçe yazdık. Bu grup her görüşten insanları ziyaret etti. Bu grup kime başvursa yazı gider. 28 gündür CHP Genel Başkanı, milletvekilleri ve yardımcılarımız görüşme evrakına cevap vermiyorlar. Bir aydır o pazartesi gelmedi. Bakan telefonlara çıkmıyor. Bakan Yardımcısı diyor ki Akın Gürlek’e karşı ağır konuşuyorsunuz. Senin de o talimatı verenin de alnını karışlarım. Numan Bey Meclis Başkanı olarak nasıl çözemezsiniz?

Akın Gürlek bu Saray’ın celladıdır, seyyar giyotinidir. Akın Gürlek’e bu bakanın gücü yetmemektedir. Bakan onun sicil amiridir. Bu bakanın imamı Akın Gürlek’tir. 28 gün sustuk, be utanmazlar, Allahsızlar… Bundan sonra böyle, Saray’ın aparatlarına her Salı söyleyeceğiz. Adalet Bakanı olan kişi Çarşamba görüşeyim, bir izin vereyim diyorsun ya yazıklar olsun sana…

“ÖCALAN İÇİN BİR GÜNDE İZİN ÇIKACAK”

Yarın milletvekilleri DEM Parti’den Abdullah Öcalan ile görüşmeye gidecek. Anamuhalefet Partisi Genel Başkanı’na belediye başkanını ziyaretine izin verilmiyor. Bizi belediye başkanımızla görüştürmeyen iktidar Öcalan için bir günde izin çıkaracak.”

CHP lideri Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 3 yıl önceki market alışverişi üzerinden yüklendi

Özgür ÖzelAlışverişPolitikaEkonomiGüncelYaşam

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-cumhurbaskani-erdogana-3-yil-onceki-market-alisverisi-uzerinden-yuklendi/feed/ 0
Trump, yeni ticaret savaşını başlattı: Üç ülkeye ağır gümrük vergisi https://www.igdirhaber.com.tr/trump-yeni-ticaret-savasini-baslatti-uc-ulkeye-agir-gumruk-vergisi/ https://www.igdirhaber.com.tr/trump-yeni-ticaret-savasini-baslatti-uc-ulkeye-agir-gumruk-vergisi/#respond Tue, 26 Nov 2024 12:52:28 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/trump-yeni-ticaret-savasini-baslatti-uc-ulkeye-agir-gumruk-vergisi/ ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump, 20 Ocak’ta göreve başladığında Meksika, Kanada ve Çin’e karşı ağır gümrük vergileri uygulayacağını duyurdu. Sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yapılan açıklamaya göre, Meksika ve Kanada’dan ithal edilen tüm ürünlere yüzde 25, Çin’den gelen ürünlere ise mevcut vergilere ek olarak yüzde 10 gümrük vergisi getirilecek.

Trump, kararın gerekçesini sınır güvenliği ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele olarak açıkladı. “Meksika ve Kanada üzerinden ülkemize giren yasadışı göçmenler ve uyuşturucu ticareti durdurulana kadar bu vergiler devam edecek” diyen Trump, özellikle fentanil ticaretinin engellenmesini hedefliyor.

Karara ilk tepki Çin’den geldi. Çin Büyükelçiliği Sözcüsü, ticaret savaşlarının kimseye fayda sağlamayacağı uyarısında bulundu.

New York Times gazetesi, bu kararın küresel tedarik zincirlerini altüst edeceğini ve dünya ticaretine ağır darbe vuracağını yazdı. Gazeteye göre, otuz yılı aşkın süredir serbest ticaret anlaşmasıyla birbirine bağlı olan Kuzey Amerika pazarında ticaret felç olabilir.

BBC ise yeni tarifelerin ABD-Meksika-Kanada Ticaret Anlaşması’nın (USMCA) şartlarını ihlal ettiğini belirterek, kararın uluslararası ticaret hukukuna aykırı olduğuna dikkat çekti.

Uzmanlar, Trump’ın bu hamlesinin yeni bir küresel ticaret savaşını başlatabileceği ve dünya ekonomisine ciddi zararlar verebileceği konusunda uyarıyor.

Trump, yeni ticaret savaşını başlattı: Üç ülkeye ağır gümrük vergisi

Çin Halk CumhuriyetiDonald TrumpPolitikaEkonomiKanadaFinansDünya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/trump-yeni-ticaret-savasini-baslatti-uc-ulkeye-agir-gumruk-vergisi/feed/ 0
Kadınlar Şiddete Karşı Birleşti https://www.igdirhaber.com.tr/kadinlar-siddete-karsi-birlesti/ https://www.igdirhaber.com.tr/kadinlar-siddete-karsi-birlesti/#respond Tue, 26 Nov 2024 00:21:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/kadinlar-siddete-karsi-birlesti/ (GAZİANTEP) – Gaziantep Demokratik Kadın Platformu çatısı altında bir araya gelen çeşitli sivil toplum kuruluşları, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında basın açıklaması yaptı. Açıklamada, hem Türkiye’de hem dünyada kadınların haklarına yönelik saldırıların arttığı, buna karşılık kadın mücadelesinin de güçlenerek devam ettiği vurgulandı.

Gaziantep’te gerçekleştirilen basın açıklamasında, İran’dan Hindistan’a uzanan örneklerle otoriter rejimlerin kadın bedenine yönelik baskılarına dikkat çekildi. İran’da Masha Amini’nin ölümünün ardından büyüyen protestolar ve Hindistan’da bir kadın doktorun tecavüz edilerek öldürülmesi sonrası yapılan kitlesel eylemler, kadınların mücadelesine örnek gösterildi.

Açıklamada, kadına yönelik şiddetin münferit olaylar değil, politik bir mesele olduğu vurgulandı.

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi ve 6284 sayılı kanunun etkin uygulanmaması nedeniyle kadınların korunmasız bırakıldığı belirtilen açıklamada, “Kadın cinayetleri münferit değil politiktir” sloganıyla, hükümetin erkek egemen politikalarının şiddeti beslediğine işaret edildi. Kadın emeğinin giderek daha fazla sömürüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, Türkiye’de kadın işsizliğinin en yüksek seviyelerde olduğu, kadınların güvencesiz ve esnek çalışma koşullarına mahküm edildiği belirtildi. Ekonomik kriz ve artan vergilerin kadınları daha da yoksullaştırdığı ifade edildi.

“Haklarımız İçin Mücadeleye Devam”

Eylem sonrası konuşan Gaziantep MilletvekiliSevda Karaca, iktidarın kadına yönelik şiddetle mücadelede yetersiz kaldığını belirterek, kadınların eşit ve özgür bir yaşam mücadelesini sürdüreceğini vurguladı. İstanbul Sözleşmesi’nin tekrar uygulanması gerektiğini ifade eden Karaca, kadınların yaşadığı can korkusunun asıl sorumlusunun iktidar olduğunu söyledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kadinlar-siddete-karsi-birlesti/feed/ 0
Şanlıurfa’nın Son Bakırcılarından Mehmet Nur Demirözü: Mesleği Yaşatmaya Çalışıyor https://www.igdirhaber.com.tr/sanliurfanin-son-bakircilarindan-mehmet-nur-demirozu-meslegi-yasatmaya-calisiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/sanliurfanin-son-bakircilarindan-mehmet-nur-demirozu-meslegi-yasatmaya-calisiyor/#respond Sun, 24 Nov 2024 22:19:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/sanliurfanin-son-bakircilarindan-mehmet-nur-demirozu-meslegi-yasatmaya-calisiyor/ Şanlıurfa’da kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer alan bakırcılığın son ustalarından Mehmet Nur Demirözü, 62 yıldır severek sürdürdüğü mesleğini yaşatmak için çaba sarf ediyor.

Demirözü, Tarihi Kapalı Çarşı içerisindeki Bakırcılar Çarşısı’nda 7 yaşında babasının dükkanında ilk adımını attığı mesleğinde zamanla ustalaştı.

Şanlıurfa’nın son bakırcılarından Demirözü, babasının 1978 yılında vefat etmesinin ardından devraldığı mesleğini sürdürmeye çalışıyor.

Demirözü, AA muhabirine, babasının yanında başladığı bakırcılığı 62 yıldır yaptığını, mesleğini icra ederken de eğitimine devam edip liseyi bitirdiğini anlattı.

Babasının ölümüyle işin kendisine kaldığını aktaran Demirözü, “Gücüm yettiği kadar Şanlıurfa’ya özgü bakır mutfak ürünleri yapmaya devam ediyorum. Eskilerden ben ve bir usta kaldı, birkaç da genç ama onlar daha çok hediyelik ürünler yapıyor. Eskisi gibi bakır mutfak ürünleri talep görmüyor, bazı meraklıları gelip bakır mutfak eşyası alıyor, onun dışında süs eşyası olarak satıyoruz.” diye konuştu.

“Evde oturmam lazım ama çok sevdiğim için bırakamıyorum”

Demirözü, 1990’lı yıllara kadar bakır ürünlerin kullanıldığını ancak teknolojiye direnemeyen ustaların dükkanlarını kapatmaya başladığına değinerek, şöyle devam etti:

“Eskiden evlenecek kızların çeyizinde mutlaka bakır ürünler bulunurdu. Bizden sonra bu mesleği yapacak kimse kalmadı. Yanımda şu anda bu mesleği öğretebileceğim kimse yok. Daha önceleri açılan kurslara da kimse ilgi göstermeyince yeni ustalar yetişmedi. Mesleği canlandırmak için son dönemlerde bazı lokantalardan bakır ürünlere yönelik talepler oldu. Konukevleri ve lokantalar bu ürünlerimizi kullansa hem işimiz hem sanatımız canlanır.”

Bu sanatın devam etmesi için yetkililerden destek beklediğini söyleyen Demirözü, bu konuda elinden gelen çabayı harcamaya hazır olduğunu dile getirdi.

Demirözü, evde oturmayı sevmediğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yaşım 69, normalde 65 yaşından sonra bu işi bırakıp evde oturmam lazım ama çok sevdiğim için bırakamıyorum. Yaşlı olanlara varsa mesleklerini sürdürmelerini tavsiye ediyorum. Meslek kaybolmasın diye, insanların ihtiyaçları karşılansın diye elimden geldiğince çalışıyorum. Mesleğimi severek ve canıgönülden yapıyorum. Son dönemlerde bazı vatandaşlarımız bakırdan yapılan mutfak ürünlerinin faydalı olduğunu öğrenince gelip alıyor. Bakır kaplarda pişen yemekler hem sağlıklıdır hem daha lezzetli olur.”

Yerel HaberlerKültür SanatMehmet NurEkonomiYaşam

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sanliurfanin-son-bakircilarindan-mehmet-nur-demirozu-meslegi-yasatmaya-calisiyor/feed/ 0
Köfteci Yusuf enerji sektörüne giriyor https://www.igdirhaber.com.tr/kofteci-yusuf-enerji-sektorune-giriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/kofteci-yusuf-enerji-sektorune-giriyor/#respond Wed, 20 Nov 2024 07:10:13 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/kofteci-yusuf-enerji-sektorune-giriyor/ Türkiye’de enerji alanında yatırım yapan girişimciler arasın Köfteci Yusuf da dahil oldu.

Geçtiğimiz aylarda restoran zincirinin bir şubesinde domuz eti kullanıldığı iddialarıyla gündeme gelen markanın, ‘Köfteci Yusuf Rüzgar Enerji Santralı’ adıyla enerji sektörüne yönelmesi dikkat çekti.

‘Köfteci Yusuf RES’ için ÇED süreci başlatıldı

Çevre, Şehircilik ev İklim Değişikliği Bakanlığı, 18 Kasım’da “Köfteci Yusuf Hazır Yemek Temizlik Canlı Hayvan Et Mamulleri Entegre Gıda İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş.” tarafından yapılması planlanan “Köfteci Yusuf Rüzgar Enerji Santrali” projesiyle ilgili ÇED sürecinin başladığını duyurdu.

Ürünlerinde domuz eti kullandığı iddialarıyla gündemden düşmeyen Köfteci Yusuf yeni bir sektöre giriyor. “Köfteci Yusuf Rüzgar Enerji Santralı” projesiyle ilgili ÇED süreci başlatıldı.

Ürünlerinde domuz eti kullandığı iddialarıyla gündemdeki yerini koruyan Köfteci Yusuf’tan çok konuşulacak yeni bir hamle geldi. Köfteci Yusuf, Balıkesir’de rüzgar enerji santralı kuracak.

Balıkesir’in Susurluk ilçesine bağlı Asmalıdere Mahallesi, Tosunalanı Mevkii’nde yapılması planlanan RES projesi toplam 3 türbinden oluşacak. İki ayrı projeden oluşan Köfteci Yusuf Rüzgâr Enerjisi Santralı’nın kurulacağı bölgenin Kuzeybatı-Güney ana kuş göç yolu üzerinde yer aldığı, özellikle Leylek ve Yırtıcı göçlerinin gerçekleştiği İstanbul-Çanakkale-Hatay kesiminin üzerinde bulunduğu belirtildi.

RES kurulacak bölge kuş göç yolu üzerinde

Köftesi Yusuf RES için hazırlanarak Bakanlığa sunulan Proje Tanıtım Dosyasında (PDT), Proje sahasının Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalarda kuş göç rotası üzerinde kaldığının tespit edildiği bilgisine yer verildi. Uzman görüşü de eklenen Proje Tanıtım Dosyasında, “Proje alanına yönelik Sonbahar 2023 kuş göç dönemi ornitolojik izleme raporu hazırlanması çalışmaları kapsamında saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu gözlem, inceleme ve değerlendirme çalışmaları sonuçlarına göre, araştırma alanı ve yakın çevresinde 42 kuş türü saptanmıştır. Tespit edilen türlerin büyük çoğunluğu yüzde 81’i ötücü kuşlardan (Passeriformes) meydana gelmektedir. Süzülerek uçan Gündüz yırtıcıları ve büyük kanat açıklığına sahip su kuşları veya Leylek gibi türlere ise çok az yüzde 19 oranında rastlanmıştır” bilgisine yer veriliyor.

Proje dosyasında ‘kuşlar için sorun olmayacak’ denildi

Türbin pervanelerinin uzunluğu ve etki alanına göre, her türbinin bulunduğu noktanın yaklaşık 100-150 m çapındaki bir alanın kuşlar açısından tehlikeli ve riskli olduğu vurgulanan uzman raporunda, “Bu nedenle rüzgâr santrallerinde türbinler arasındaki mesafeler, bu etki alanı göz önünde bulundurularak konumlandırılmalıdır ve buna göre mesafe bırakılmalıdır. Bu durumda Köfteci Yusuf 5 ve 6 RES’te yer alan türbin arası mesafeler etki alanı göz önüne alındığında, alanda tek türbin bulunmakta olup, kuşların çarpmadan türbin aralarından güvenli bir şekilde geçmelerini sağlayabilecek mesafelerde sorun olmasının söz konusu olmadığı görülmektedir” denildi.

3246 ton hafriyat çıkacak, enerji Balıkesir’e satılacak

Toplam 3 türbinden oluşacak Köfteci Yusuf Rüzgâr Enerji Santrali’nde üretilmesi planlanan elektrik enerjisinin Balıkesir 1 TM’ye bağlanacağı belirtilirken, proje dosyasında inşaat aşamasına ilişkin ise şu bilgilere yer verildi: “Köfteci Yusuf Hazır Yemek Temizlik Canlı Hayvan Et Mamulleri Entegre Gıda İthalat İhracat San. Ve Tic. A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan ‘Rüzgâr Enerji Santrali (2 Adet Türbin – 2 MWm/ 1,998 MWe)’ projesi kapsamında, türbin alan kazısı ve yol kazısı faaliyetleri ile betonarme yapıda toplam 50 m 2 olan 2 adet köşk ve konteyner şeklinde 10 m2’lik 1 adet güvenlik binasından oluşan yapıların inşaat işlemleri gerçekleştirilecektir. Bu kapsamda oluşacak toplam hafriyat miktarı 3.479,2 ton olup detaylı hesaplamaları ‘İnşaat Aşamasında Oluşacak Hafriyat Atığı’ başlığı altında verilmiştir. Söz konusu inşaat aşamasında sökme, yükleme, nakliye ve boşaltma işlemleri sırasında toz oluşacaktır. Toz emisyonu kütlesel debi hesaplamaları kontrolsüz emisyon faktörleri kullanılarak hesaplanmıştır. Proje kapsamında yapılacak olan arazi hazırlık ve inşaat toplam 5 ay süreceği öngörülmektedir. Türbin alan kazısı ve yol kazısı faaliyetleri ile inşaat aşamasında toplam 3246,1 ton hafriyat çıkartılacaktır. Bu durumda toplam saatlik hafriyat miktarı 2,70 ton/saat olacaktır.”

Enerjide üretime destek, tüketiciye yüksek fatura

Türkiye’de doğrudan iştigal alanı enerji olmayan farklı sektörlerden yatırımcılar alım garantisi verilen ve desteklenen enerji sektörüne yöneldi. Enerji üretimi ve dağıtımını özelleştirerek kamusal bir hizmet olmaktan çıkaran politikalar, bu alanı birçok girişimci için alım garantili ve kazançlı bir yatırım alanı olarak görülmesine neden oluyor. Ancak şirketlere verilen yatırım ve üretim desteğine karşın tüketiciler kamusal bir hizmet olması gereken elektrik tüketiminde dünyanın en yüksek faturalarına maruz kalıyor.

Türkiye pahalı elektrikte ilk 10’da

Son ABD seçimlerinde Donald Trump’ı destekleyen X’in sahibi Elon Musk, kişisel hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’nin de içinde yer aldığı grafiği paylaşarak, İngiltere ve Avrupa’daki elektrik fiyatlarının pahalı olmasını “Vay canına, İngiltere ve Avrupa’da elektrik fiyatları inanılmaz yüksek!” sözleriyle eleştirmişti. En pahalı elektriği kullanan İngiltere’nin ilk sırayı paylaştığı grafikte, Türkiye Almanya, İtalya, Fransa, Japonya ve Brezilya’dan sonra 7. Sırada yer alıyor. Financial Times’in hazırladığı grafikte, en pahalı elektrik enerjisi kullanan ülkeler arasında 7. Sırada bulunan Türkiye’nin altında Meksika, Kuzey Kore, Tayland, Hindistan, Tayvan, Arjantin, ABD, Kanada, Endonezya, Rusya ve Çin gibi ülkeler yer alıyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kofteci-yusuf-enerji-sektorune-giriyor/feed/ 0
Kritik Teknolojilerle Güçlü Türkiye Vizyonu https://www.igdirhaber.com.tr/kritik-teknolojilerle-guclu-turkiye-vizyonu/ https://www.igdirhaber.com.tr/kritik-teknolojilerle-guclu-turkiye-vizyonu/#respond Wed, 20 Nov 2024 07:09:56 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/kritik-teknolojilerle-guclu-turkiye-vizyonu/ Bakan Kacır: “Kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi ve geliştiricisi bir Türkiye’yi inşa ediyoruz”

” Türkiye Yüzyılı’nda uzay bilimi ve teknolojilerinde varlığını küresel ölçekte ispat eden bir Türkiye’ye şahitlik edeceğiz”

İSTANBUL – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Toplumsal bir seferberlik ruhu ile yürüttüğümüz ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ vizyonumuz doğrultusunda; kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi ve geliştiricisi bir Türkiye’yi inşa ediyoruz” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen Uluslararası Ali Kuşçu Sempozyumu’na katıldı. Sempozyumun açılışında konuşan Bakan Kacır, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’ne değinerek, uzay bilimi ve teknolojilerinde küresel ölçekte varlık gösteren bir Türkiye’ye tanıklık edileceğini vurguladı.

“Bu coğrafyayı tekrar bilim ve teknolojinin önde gelen merkezlerinden birine dönüştürüyoruz”

Bakan Kacır, konuşmasının başında, Ali Kuşçu’nun evrensel düzeyde değerinin takdir edilmesinden ve vefatının 550’nci yılı dolayısıyla 2024’ün UNESCO tarafından “Ali Kuşçu Yılı” ilan edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bakan Kacır, konuşmasına şöyle devam etti: “Bilimde ve teknolojide çağ atlamış bir Türkiye hedefiyle, tarihimizden ve medeniyetimizden aldığımız bu ilhamla hareket ediyoruz. Bu toprakların mayasına, ruhuna ve bereketine güveniyoruz. İşte bu ruh haletiyle son 22 yılda yaptığımız atılımlar, uyguladığımız politikalarla bilimin ve teknolojinin her daim destekçisi olduk, olmayı da sürdürüyoruz. Bilim ve teknolojide taşıdığımız bağımsızlık şiarının, Türkiye’nin siyasi bağımsızlığının da güvencesi olduğuna inanıyoruz. Mazimizde olduğu gibi, bu coğrafyayı tekrar bilim ve teknolojinin önde gelen merkezlerinden birine dönüştürüyoruz. Ülkemizin dört bir yanında, yediden yetmişe adeta toplumsal bir seferberlik ruhu ile yürüttüğümüz ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ vizyonumuz doğrultusunda; kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi ve geliştiricisi bir Türkiye’yi inşa ediyoruz. Bilimsel kapasitemizi artırırken, güçlü bir teknoloji geliştirme ve üretme yetkinliğine de sahip oluyoruz. Yurdun dört bir yanındaki 208 üniversitemiz, 104 teknoparkımız, 1600’ü aşan Ar-Ge ve tasarım merkezimiz, 291 bin Ar-Ge personelimiz ile ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ hedeflerimize kenetlenmiş şekilde ilerliyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, yürüttüğümüz istikrarlı politikalarla istiklalimizi ve istikbalimizi güçlü kılacak adımlar atmayı sürdürüyoruz.”

“Türkiye’yi küresel uzay ekosisteminde söz sahibi bir aktör haline getirme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz”

Uzay teknolojisine dikkat çeken Bakan Kacır, “Kritik teknolojilerde olduğu gibi uzay teknolojilerinde de değerli ve milli bir anlayışla, Ar-Ge ve inovasyon altyapısını güçlendirerek ve asırlık projeler ortaya koyarak yolumuza hız kesmeden devam ediyoruz. Geçmişten aldığımız mirasla, ülkemizi küresel uzay ekosisteminde söz sahibi bir aktör haline getirme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bu yürüyüşün ilk adımlarını; önce BİLSAT uydusuyla, sonra RASAT, GÖKTÜRK uydularıyla attık. Kazandığımız gözlem uydusu üretme yetkinliklerimizi metre altı çözünürlüklü milli görüntüleme uydumuz İMECE ile taçlandırdık. Yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile birlikte kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Tüm bunların yanı sıra uzay teknolojilerinin uydu ile sınırlı olmadığının da bilincindeyiz. Kurguladığımız teknoloji ekosistemiyle; uçsuz bucaksız uzayın sunduğu sınırsız fırsatlardan yararlanmaya fazlasıyla hazır durumdayız. Türkiye Uzay Ajansı ile birlikte uzay teknolojileri sahasında aktif çalışmalarımızı yürütüyoruz. İlan ettiğimiz Milli Uzay Programımız çerçevesinde, uzay hedeflerimiz ile ilgili 10 yıllık vizyonumuz, stratejimiz, hedef ve projelerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Milli Uzay Programımızın kritik hedeflerinden ‘Türk Astronot ve Bilim Misyonu’ kapsamında astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bulunduğu süre zarfında 13 bilimsel deneyi başarıyla tamamladı. Diğer astronotumuz Tuva Cihangir Atasever de yedi deney icra ettiği bir yörünge altı uçuşuna imza attı. Türk Astronot ve Bilim Misyonumuzun yanı sıra; önümüzdeki dönemde de Milli Uzay Programımızı başarılı bir şekilde uygulamak adına uzay çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Uzaya bağımsız erişim programımızda kararlıyız. Ay Programımız kapsamında, milli imkanlarla geliştirdiğimiz itki sistemine sahip, kendi mühendislerimizin ve bilim insanlarımızın tasarlayıp ürettiği uzay aracıyla aya erişeceğiz.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ‘Türkiye Yüzyılı’nda küresel uzay ekonomisinden pay alan, uzayın sunduğu fırsatlarından en üst düzeyde yararlanan, uzay bilimi ve teknolojilerinde varlığını küresel ölçekte ispat eden bir ülke olacağız. “İnanmak başarmanın yarısıdır” derler; biz de önce kendimize inanacağız. Çok çalışacağız, çok emek sarf edeceğiz, çok gayret göstereceğiz. Gençlerimize inanacağız” şeklinde konuştu.

“Bizim sorumluluğumuz ülkemiz ile sınırlı değil”

Bakan Kacır, sözlerini şöyle tamamladı: ” İsrail, dünya tarihinin en kanlı, en vahşi saldırılarından birini, bir soykırımı dünyanın gözü önünde gerçekleştiriyor. Bakın, işte Filistin. Uluslararası kamuoyu ise üç maymunu oynamaya devam ediyor. Biz biliyoruz ki tarihimiz bize her alanda öncü olma, mazlumlara ve mağdurlara el uzatacak güce imkana dirayete sahip olma sorumluluğu yüklüyor. Diğer tüm alanlar gibi bilim alanında ki çalışmalarda da bu anlayışla hareket etmek zorundayız. Bu vesileyle Ali Kuşçu’yu rahmetle anarken, onun ilim aşkının ve bilime olan bağlılığının genç nesillerimize örnek teşkil etmesini temenni ediyorum.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kritik-teknolojilerle-guclu-turkiye-vizyonu/feed/ 0
Nizip TOBB Ortaokulu Açıldı https://www.igdirhaber.com.tr/nizip-tobb-ortaokulu-acildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/nizip-tobb-ortaokulu-acildi/#respond Sat, 16 Nov 2024 13:52:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/nizip-tobb-ortaokulu-acildi/ Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Nizip TOBB Ortaokulu’nun açılışına katıldı.

Hisarcıklıoğlu, törende yaptığı konuşmada, okulun ilçeye ve eğitim camiasına hayırlı olmasını diledi.

İlçedeki eğitim altyapısının daha da güçleneceğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin her köşesinde eğitim kalitesini yükseltmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Nizip TOBB Ortaokulu, bu anlayışla inşa edildi ve gençlerimizin eğitimine katkı sağlamak için kapılarını açtı. Bu vesileyle projeye katkıda bulunan tüm oda ve borsa başkanlarımıza teşekkür ediyorum.”

Nizip Kaymakamı Osman Uğurlu da emeği geçenlere teşekkür etti.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve protokol üyeleri daha sonra okulun bahçesine fidan dikti.

Türkiye Odalar Ve Borsalar BirliğiYerel HaberlerEkonomiTürkiyeEğitimÇevreYaşamBorsaNizip

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/nizip-tobb-ortaokulu-acildi/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Gaziantep Türkiye’nin Gururu https://www.igdirhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-gaziantep-turkiyenin-gururu/ https://www.igdirhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-gaziantep-turkiyenin-gururu/#respond Sat, 16 Nov 2024 13:52:31 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-gaziantep-turkiyenin-gururu/ Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Gaziantep’in Türkiye’nin gurur duyduğu illerden biri olduğunu söyledi.

Kent merkezinde yapılan ve girişimcilerin yetişeceği İstasyon Gaziantep’in açılışında konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, merkezin hayırlı olması diledi.

Hisarcıklıoğlu, “Burada bu istasyonların harekete geçmesini sağlayanlara teşekkür ediyorum. Gaziantep girişimcilik merkezi. Türkiye’nin gurur duyduğu illerden bir tanesi Gaziantep’tir. Girişimcilerin bir araya geldiği ekosistemin olduğu bir yer. Hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

Gaziantep Valisi Kemal Çeber de İstasyon Gaziantep’te önemli işlere imza atılacağını belirtti.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de merkezin hayırlı olmasını dileyerek katılımcılara teşekkür etti.

Konuşmaların ardından merkezin açılış kurdelesi kesildi.

Yerel HaberlergaziantepEkonomiTürkiyeEğitim

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-gaziantep-turkiyenin-gururu/feed/ 0
Bakan Kacır: “Türkiye ve Katar, bölgenin istikrarı ve refahı için birlikte çalışmaya devam edecek” https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-turkiye-ve-katar-bolgenin-istikrari-ve-refahi-icin-birlikte-calismaya-devam-edecek/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-turkiye-ve-katar-bolgenin-istikrari-ve-refahi-icin-birlikte-calismaya-devam-edecek/#respond Thu, 14 Nov 2024 23:52:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-turkiye-ve-katar-bolgenin-istikrari-ve-refahi-icin-birlikte-calismaya-devam-edecek/ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, iki stratejik ortak olarak Türkiye ve Katar’ın, bölgenin istikrarı ve refahı için birlikte çalışmaya devam edeceğini belirterek, “Ticaretimizi geliştirecek, yatırımların önünü açacak adımlar atmayı sürdüreceğiz.” ifadesini kullandı.

Bakan Kacır, sosyal medya hesabı X’ten, Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 10. Toplantısı’na ilişkin paylaşım yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani başkanlıklarında Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 10. Toplantısını gerçekleştirdiklerini bildiren Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Sayın devlet başkanlarımızın belirlediği vizyon doğrultusunda son yıllarda mükemmel bir seviyeye erişen ilişkilerimizi sanayi ve teknoloji yatırımları ile daha da ilerleteceğiz. İki stratejik ortak olarak Türkiye ve Katar, bölgenin istikrarı ve refahı için birlikte çalışmaya devam edecek. Toplantı marjında Ticaret Bakanımız Ömer Bolat ile birlikte Katar Ticaret ve Sanayi Bakanı Sayın Şeyh Faysal Bin Sani El Sani ile görüşme gerçekleştirdik. Ticaretimizi geliştirecek, yatırımların önünü açacak adımlar atmayı sürdüreceğiz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-turkiye-ve-katar-bolgenin-istikrari-ve-refahi-icin-birlikte-calismaya-devam-edecek/feed/ 0
Musk’tan Trump’a Destek https://www.igdirhaber.com.tr/musktan-trumpa-destek/ https://www.igdirhaber.com.tr/musktan-trumpa-destek/#respond Wed, 06 Nov 2024 23:20:01 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/musktan-trumpa-destek/ Milyarder iş insanı Elon Musk, Donald Trump’ın en büyük destekçileri arasındaydı ve Beyaz Saray’a dönüşü Musk içinde zafer anlamına gelebilir.

Musk seçim gecesini Trump’ın Florida’nun Mar-a-Lago bölgesindeki evinde izledi.

Trump’ın seçim galibiyeti netleşmeye başlarken, sahibi olduğu X’teki hesabından,”Amerikan halkı, bu gece Donald Trump’a değişim için çok açık bir yetki verdi” diye yazdı.

Donald Trump da Palm Beach Kongre Merkezi’ndeki zafer konuşmasının bir bölümünü Musk’ı övmeye ayırdı. Yeni başkan, SpaceX tarafından üretilen inişini anlattı.

Temmuz ayında Pennsylvania’da bir seçim mitingindeki suikast girişimi sonrası açıktan Trump’a destek vermeye başladı.

Donald Trump’a bağış sağlama amacıyla kurulan bir siyasi örgütlenmenin en önemli destekçileri arasındaydı. Toplam 119 milyon dolardan fazla bağışta bulundu.

Ülke seçime geri sayarken, çekişmeli eyaletlerde seçmen kaydı yaptırılmasını teşvik etmek için bizzat çalıştı. Seçmen kaydı yaptıracaklara, çekilişle bir milyon dolar ödül vadetmesi çok tartışıldı.

Bu çekiliş mahkemeye de taşındı ve bir hakim yasal sorun olmadığına hükmetti.

Trump’a, ününü, parasını ve sahibi olduğu X platformunu kullanarak destek veren Musk’ın, bu zaferden kazanacağı çok şey olabilir.

Seçilmiş başkan Donald Trump, ikinci döneminde israfı ortadan kaldırmak için Musk’a yönetiminde görev vereceğini söyledi.

Musk söz konusu girişime, DOGE kısaltması üzerinden ” Hükümet Verimliliği Bakanlığı” adını verdi. DOGE aynı zamanda milyarder iş insanının popülerleştirdiği bir meme ile kripto para biriminin de adı.

Uzay araştırmalarını nasıl etkiler?

Trump’ın başkanlığı, şu anda hükümet uydularını uzaya gönderen SpaceX’e ek faydalar getirebilir.

Musk, uzay araştırmaları alanında yapılan, rakibi Boeing’inki de dahil, kamu sözleşmelerini yapısı nedeniyle eleştiriyordu. Bu sözleşmelerin, bütçeyi korumayı ve teslim zamanına bağlı kalmayı teşvik etmediğini savunuyordu.

SpaceX ayrıca, Pentagon ve ABD’nin istihbarat kurumları, casus uydu yatırımı için milyarlarca dolar bütçe ayırmışken, bu alanda çalışmalar yapmaya başladı.

Trump ayrıca, elektrikli araç piyasasına yönelik düzenlemeleri en aza indirme planını açıklamıştı. Bu da Musk’ın sahibi olduğu Tesla şirketine yarar sağlayabilir.

Geçtiğimiz ay ABD’de yol güvenliğini denetlemek ve düzenlemekle sorumlu kurum, Tesla’nın otonom sürüş yazılım sistemini incelediğini duyurmuştu.

Musk ayrıca, Tesla çalışanlarının sendikalaşmasını engellemeye çalıştığı iddiasıyla da eleştiriliyor.

Birleşik Otomobil İşçileri, Trump ve Musk arasında X’te geçen bir konuşma sonrası haksız işçi çıkarma uygulaması nedeniyle şikayette bulundu. Söz konusu sohbette Musk, Trump’a grevdeki çalışanları işten çıkardığını söylüyordu.

Trump ayrıca, kurumlar vergisini ve zenginlere uygulanan vergileri düşürme sözü verdi.

Bu da Musk’ın muhtemelen yerine getirilmesini umduğu bir diğer sözdü.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/musktan-trumpa-destek/feed/ 0
Scholz, Maliye Bakanı Lindner’i Görevden Aldı https://www.igdirhaber.com.tr/scholz-maliye-bakani-lindneri-gorevden-aldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/scholz-maliye-bakani-lindneri-gorevden-aldi/#respond Wed, 06 Nov 2024 23:19:56 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/scholz-maliye-bakani-lindneri-gorevden-aldi/ Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Maliye Bakanı Christian Lindner’i görevden aldı.

Almanya’da haftalardır süren siyasi çekişmelerin ardından Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller Partisi ve Hür Demokrat Parti’den (FDP) oluşan üçlü koalisyon hükümeti dağılma noktasına geldi. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Maliye Bakanı Christian Lindner’i görevden aldı. Alman basınında yer alan haberlerde, Lindner’in bütçe çıkmazına bir çözüm olarak erken seçim önerdiğini ve Scholz’un bu öneriyi reddettiği bildirilmişti.

Lindner’in görevden alınmasının FDP’nin koalisyondan ayrılmasına yol açıp açmayacağı henüz bilinmiyor. FDP olmadan Scholz, Sosyal Demokratlarla tek başına ya da ikinci büyük parti olan Yeşillerle birlikte, geçici parlamento çoğunluklarına dayanarak bir azınlık hükümetine başkanlık etmeye devam edebilir. – BERLİN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/scholz-maliye-bakani-lindneri-gorevden-aldi/feed/ 0
Büyük Kukes Köprüsü Trafiğe Açıldı https://www.igdirhaber.com.tr/buyuk-kukes-koprusu-trafige-acildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/buyuk-kukes-koprusu-trafige-acildi/#respond Mon, 04 Nov 2024 22:44:55 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/buyuk-kukes-koprusu-trafige-acildi/ Arnavutluk’un kuzeyinde yer alan Kukes şehrindeki Kara Drin Nehri üzerinde inşa edilen, Arnavutluk ile Kosova arasında daha güvenli ulaşım sağlayacak “Büyük Kukes Köprüsü” ulaşıma açıldı.

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Başbakan Yardımcısı, Altyapı ve Enerji Bakanı Belinda Balluku ve diğer yetkililerle trafiğe açılan köprüde incelemelerde bulundu.

Başbakan Rama, burada yaptığı açıklamada, inşa edilen köprünün, eski iki şeritli köprüde yıllardır sıkışan trafiği nihayet rahatlatacak, etkileyici bir çalışma olduğunu söyledi.

Balluku da inşasına 2020’de başlanan ve “bir sanat eseri” olarak nitelendirdiği köprünün yaklaşık 40 milyon avroya mal olduğunu belirtti.

Arnavutluk ile Kosova’yı bağlayan Ulusun Yolu (Rruga e Kombit) Otoyolu bünyesinde inşa edilen 4 şeritli “Büyük Kukes Köprüsü”, 310 metre uzunluğa sahip ve 56 metre yüksekliğinde geniş kemerli metal bir yapıdan oluşuyor.

Kukes şehrindeki Kara Drin Nehri üzerinde inşa edilen köprünün Arnavutluk ile Kosova arasında daha güvenli ulaşım sağlaması bekleniyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/buyuk-kukes-koprusu-trafige-acildi/feed/ 0
TÜSİAD’dan kayyum atamalarına sert tepki: Cezalandırılan görevden alınan yönetici değil, seçilen halk oluyor https://www.igdirhaber.com.tr/tusiaddan-kayyum-atamalarina-sert-tepki-cezalandirilan-gorevden-alinan-yonetici-degil-secilen-halk-oluyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/tusiaddan-kayyum-atamalarina-sert-tepki-cezalandirilan-gorevden-alinan-yonetici-degil-secilen-halk-oluyor/#respond Mon, 04 Nov 2024 22:44:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/tusiaddan-kayyum-atamalarina-sert-tepki-cezalandirilan-gorevden-alinan-yonetici-degil-secilen-halk-oluyor/ Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği, kayyum atamalarının yerel yönetimleri etkilediğini ve özgürlükleri daraltan uygulamalardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, demokrasinin ve hukuk devletinin güçlenmesi için özgürlüklerin ön planda tutulması gerektiği belirtildi.

KAYYUM ATAMALARINA TÜSİAD’DAN TEPKİ

İstanbul’da Esenyurt Belediyesi’nin ardından Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Şanlıurfa’nın Halfeti Belediyesi’ne kayyum atandı. Bu kararlar sonrası Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) yazılı açıklama yayımladı.

“ÖZGÜRLÜKLERİ DARALTAN UYGULAMALARDAN KAÇINMALIYIZ”

Açıklamada toplumsal ve ekonomik sorunların aşılabilmesi için özgürlükleri daraltan düzenleme ve uygulamalardan kaçılması gerektiği ifade edildi. TÜSİAD’dan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Önümüzdeki önemli toplumsal ve ekonomik sorunları aşabilmek için özgürlükleri daraltan düzenleme ve uygulamalardan kaçınmalıyız. Ülkemizin dünyada siyaset ve ekonomi alanındaki etkisini, demokrasisinin ve hukuk devletinin sağlamlığı belirleyecektir. Kanunlar tüm vatandaşları ve kurumları bağlayıcıdır.

“CEZALANDIRILAN HALK OLMAKTADIR”

Bununla birlikte, gündeme gelen her bir siyasi gelişme veya mevzuat değişikliği algı ve beklentiler üzerinde önemli bir etki yaratmaktadır. Bu nedenle her bir adımımız demokrasinin ve güven ortamının iyileştirilmesi beklentilerine hizmet etmelidir. Yerel yönetimlere kayyum tayini uygulaması, sonuç olarak o kentte ve ilçelerde yaşayan yurttaşları seçilmiş bir yerel yönetimden mahrum etmek sonucunu doğurmaktadır. Kayyum ataması bağlamında cezalandırılan, görevden alınan yerel yönetici değil, onu seçen halk olmaktadır. Görevden alınan yerel yöneticinin yerine gelecek kişi demokratik yollarla belirlenebilmeli ve görevden alınan yerel yönetici hakkındaki ceza soruşturması da bir taraftan kendi mecrasında sürdürülebilmelidir.

Yine son haftalarda TBMM gündemine gelmiş olan ve kamuoyunda “etki ajanlığı” olarak bilinen Türk Ceza Kanunu değişikliğinin içerdiği belirsizlikler, çelişkili ve tartışmaya açık uygulamalara neden olabilecek ve hak ve özgürlüklere orantısız bir sınır getirebilecektir. Mevcut haliyle, STK’ların, basının, araştırmacı ve akademisyenlerin hangi eylemlerinin suç oluşturabileceğine dair çok sayıda belirsizlik içeren yeni suç tarifinin herkes için güvensiz ve öngörülemez bir ortam yaratması riski bulunmaktadır. Önümüzdeki önemli toplumsal ve ekonomik sorunları aşabilmek için özgürlükleri daraltan düzenleme ve uygulamalardan kaçınmalı, hukuk güvenliği ile öngörülebilirliği sağlamalıyız.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tusiaddan-kayyum-atamalarina-sert-tepki-cezalandirilan-gorevden-alinan-yonetici-degil-secilen-halk-oluyor/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Destici: Anayasa değişikliği olmazsa 2027’de erken seçime gidilebilir https://www.igdirhaber.com.tr/bbp-genel-baskani-destici-anayasa-degisikligi-olmazsa-2027de-erken-secime-gidilebilir/ https://www.igdirhaber.com.tr/bbp-genel-baskani-destici-anayasa-degisikligi-olmazsa-2027de-erken-secime-gidilebilir/#respond Sun, 03 Nov 2024 19:44:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/bbp-genel-baskani-destici-anayasa-degisikligi-olmazsa-2027de-erken-secime-gidilebilir/ Erken seçim tartışmalarıyla ilgili konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Anayasa değişikliği olmazsa ya da yapılan anayasa değişikliğinde siyasal yöntemle ve seçimlerle, partilerle ilgili bir düzenleme yapılmazsa o zaman benim öngörüm, erken seçimlerin 2027 ilkbaharında yani mayıs, haziran gibi olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Bursa’da partisinin il başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Mustafa Destici, Meclise sunulan yargı reformu taslağıyla beraber yeni düzenlemeler yapılacağını, bunu desteklediklerini, ancak tam olarak beklentilerini karşılamadığını ifade etti.

DESTİCİ: SAPIKLAR VE TERÖRİSTLER İÇİN İDAM CEZASI GERİ GELMELİ

BBP olarak 2010 yılından beri 2 tür suç için idam istediklerini belirten Destici, “Birincisi çocuklarımıza, kadınlarımıza tecavüz ettikten sonra onları öldüren cani sapıklar için. İkincisi de bizzat kurşun sıkarak ya da bombayı patlatarak askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi şehit eden teröristler için idam cezasının geri gelmesini istiyoruz.” diye konuştu.

BBP Genel Başkanı Destici: Anayasa değişikliği olmazsa 2027'de erken seçime gidilebilirBBP Genel Başkanı Mustafa Destici

“ASGARİ ÜCRET 25 BİN LİRANIN ALTINDA OLMAMALIDIR”

Destici, 2025 yılında belirlenecek asgari ücret tutarına da değinerek, şunları kaydetti: “Temmuzda bizim çok ısrarımıza rağmen asgari ücrete ara zam verilmedi. Bursa bir sanayi kenti ve asgari ücretle çalışan belki de yüz binlerce kardeşimiz var. Asgari ücrete bir ara zam verilmedi. Memura verildi, memur emeklisine verildi, tüm SGK ve Bağ-Kur emeklilerine verildi ama asgari ücretliye verilmedi. Dolayısıyla da asgari ücret en az yıl sonu gerçekleşecek enflasyon oranında arttırılmalıdır. Bize göre asgari ücret 25 bin liranın altında olmamalıdır.”

Bir gazetecinin, başıboş sokak köpekleriyle ilgili sorusuna Destici, “Biz sokaklarımızı çocuklarımız, kadınlarımız, insanlarımız için güvenli hale getirmeliyiz. Büyük Birlik Partisinin 20 belediyesi var. 20 belediyesinde de bırakın böyle toplu olumsuz bir hadiseyi, bir tek bile olumsuz bir vaka gösteremezsiniz. Dolayısıyla biz işimizi ehil bir şekilde yapıyoruz ama bir kere daha söylüyorum. Biz sokaklarda saldırgan, hastalıklı, başıboş köpek gezmesini istemiyoruz. Vatandaşlarımızı onlardan da korumak, bizim için bir vazifedir.” yanıtını verdi.

“ERKEN SEÇİMLER 2027’DE OLABİLİR”

Erken seçim hakkındaki görüşlerinin sorulması üzerine ise Destici, şunları paylaştı: “Eğer Türkiye, Anayasa değişikliğini başarabilirse o zaman farklı bir şey konuşuruz, ama yok anayasa değişikliği olmazsa ya da yapılan anayasa değişikliğinde siyasal yöntemle ve seçimlerle, partilerle ilgili bir düzenleme yapılmazsa o zaman benim öngörüm, erken seçimlerin 2027 ilkbaharında yani mayıs, haziran gibi olacağını düşünüyorum.”

BBP Genel Başkanı Destici: Anayasa değişikliği olmazsa 2027'de erken seçime gidilebilir

Mustafa DesticiAsgari ÜcretGüvenlikPolitikaEkonomibursaZam

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bbp-genel-baskani-destici-anayasa-degisikligi-olmazsa-2027de-erken-secime-gidilebilir/feed/ 0
İspanya’da Sel Felaketi: 211 Ölü https://www.igdirhaber.com.tr/ispanyada-sel-felaketi-211-olu/ https://www.igdirhaber.com.tr/ispanyada-sel-felaketi-211-olu/#respond Sat, 02 Nov 2024 16:59:51 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/ispanyada-sel-felaketi-211-olu/

İSPANYA’da meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 211’e yükseldi.

İspanya’nın doğusunda ve güneyinde etkili olan şiddetli fırtınanın yol açtığı sel felaketinde can kaybı artmaya devam ediyor. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 211 kişinin ölümüne neden olan sel felaketi ile ilgili 5 bin askerin daha etkilenen bölgelerde çalışmalara katılacağını duyurdu. Başbakan Sanchez, bazı bölgelere hala erişim sağlanmadığını, onlarca insanın kayıp durumda olduğunu belirtti. Yerel medyada yer alan haberlere göre, selden en çok etkilenen Valencia bölgesinde 4 bin 500 işletme zarar gördü.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ispanyada-sel-felaketi-211-olu/feed/ 0
Les Ottomans Hotel, Galatasaray’dan Beşiktaş’a geçti https://www.igdirhaber.com.tr/les-ottomans-hotel-galatasaraydan-besiktasa-gecti/ https://www.igdirhaber.com.tr/les-ottomans-hotel-galatasaraydan-besiktasa-gecti/#respond Wed, 30 Oct 2024 07:25:50 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/les-ottomans-hotel-galatasaraydan-besiktasa-gecti/ Eski Galatasaray Başkanı Ünal Aysal’ın sahip olduğu Les Ottomans Hotel, İstanbul Boğazı’nın ikonik yapılarından biri olarak biliniyor.

75 MİLYON DOLARA DEVREDİLDİ

Galatasaray eski başkanı Ünal Aysal’ın sahibi olduğu otel bankalara olan borcunu ödemekte zorlanıyordu. Otel tüm borçları ile birlikte Beşiktaş eski Başkanı Serdar Bilgili‘nin yönetimindeki grup tarafından 75 milyon dolara devralındı.

Les Ottomans Hotel, Galatasaray'dan Beşiktaş'a geçti

Ünal Aysal’ın Unit Group bünyesindeki Les Ottomans Hotel’in tüm borçları, Serdar Bilgili yönetimindeki BLG Capital tarafından 75 milyon dolara devralındı.

Kuruçeşme’de, Boğaz’ın gözde noktalarından birinde bulunan 4 bin 527 metrekarelik Les Ottomans Hotel, 55 milyon dolarlık restorasyon sonrası 2006 yılında otel olarak hizmete açılmıştı.

Les Ottomans Hotel, Galatasaray'dan Beşiktaş'a geçti

9 YALIDAN BİRİ

Les Ottomans Hotel olarak faaliyet yürütülen yer esasında bir yalı. 18. Yüzyılın ilk yarısında Sadrazam Muhsinzade Mehmed Paşa tarafından yaptırılan yalı Muhsinzade Yalısı olarak da biliniyor. Anılan yalı, Kuruçeşme Beşiktaş sahilde bulunan 9 Boğaziçi yalısından biri konumunda.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/les-ottomans-hotel-galatasaraydan-besiktasa-gecti/feed/ 0
Söke’de Sahte Para Operasyonu https://www.igdirhaber.com.tr/sokede-sahte-para-operasyonu/ https://www.igdirhaber.com.tr/sokede-sahte-para-operasyonu/#respond Thu, 24 Oct 2024 19:26:08 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/sokede-sahte-para-operasyonu/ Aydın’ın Söke ilçesinde, polis ekiplerinin düzenlediği sahte para operasyonunda 105 adet sahte 200 TL’lik banknot ele geçirildi.

Söke İlçe Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Büro Amirliği tarafından otogarda gerçekleştirilen operasyonda, M.T. isimli şüpheli suçüstü yakalandı. Şahsın üzerinde yapılan aramada, sahte para taşıdığı tespit edilen 105 adet 200 TL’lik banknot bulundu. Gözaltına alınan M.T., emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturmadevamediyor. – AYDIN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sokede-sahte-para-operasyonu/feed/ 0
CHP’den 2025 Bütçesine Eleştiri https://www.igdirhaber.com.tr/chpden-2025-butcesine-elestiri/ https://www.igdirhaber.com.tr/chpden-2025-butcesine-elestiri/#respond Thu, 24 Oct 2024 09:16:05 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/chpden-2025-butcesine-elestiri/

(TBMM) – CHP NiğdeMilletvekiliÖmer Fethi Gürer, 2025 yılı bütçe teklifine ilişkin, “Bu bütçe teklifi işçi, çiftçi, esnaf, emekli, engelli, dar gelirli için umut veren bir bütçe teklifi değildir. Çiftçi gelecek yıl ne yapacağını bilemez durumda. Bu yıl üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle borcunu ödeyemiyor” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı bütçe teklifinde yer alan tarım ve hayvancılık desteklerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Tarıma desteğin günden güne azaldığını belirten Gürer, “Çiftçilerin bankalara kredi borcu 2004 yılında 5 milyar 400 milyon iken bugünkü verileri ile bu rakam 749 milyar liraya çıktı. Piyasa ile borçları 800 milyarı aştı” ifadelerini kullandı.

“Bu yıl üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle borcunu ödeyemiyor”

Ömer Fethi Gürer şunları söyledi:

“Dün gerçekleşen terör saldırısında hayatını kaybedenlere başsağlığı yaralılara acil şifa diliyorum. Bugün 2025 yılı bütçe teklifi Meclis’e sunuldu. AKP iktidarı 2006 yılında çıkardığı Tarım Kanununa göre çiftçilere verilecek desteğin milli gelirin yüzde 1’i olacağını öngörmektedir. Kanunu çıkaran AKP, kanuna bugüne kadar hiç uymamıştır. 2025 yılı bütçe gelirinin yüzde 1’i 615 milyar 400 milyon liradır. Bütçede yer alan destel tutarı şse 135 milyar liradır. Böylece çiftçiden esirgenen destek tutarı 480 milyar 400 milyon liradır. Destek ödemeleri ekim ya da hasat döneminde verilmelidir. Bir yıla sarkan destekler çiftçiye fayda sağlamamaktadır. Mazot desteği veriyoruz diyerek dört katı yüksek ÖTV ve KDV ile verilen destek kat be kat alınmaktadır. Çiftçilerin bankalara kredi borcu 2004 yılında 5 milyar 400 milyon iken bugünkü verileri ile bu rakam 749 milyar liraya çıktı. Piyasa ile borçları 800 milyarı aştı. Düşük alım fiyatları, sürekli artan girdi maliyetleri çiftçiyi zorluyor. Çiftçi gelecek yıl ne yapacağını bilemez durumda. Bu yıl üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle borcunu ödeyemiyor.

“Hayvan varlığında birinci sıradayız anlatıları da masal”

Girdi maliyetlerindeki artışlara dikkat çeken Gürer, TÜİK’in tarımsal girdi fiyatlarını o ürünlerin kullanılmadığı aylarda listeye ekleyerek daha düşük gösterdiğini söyledi. Gürer, “O ay için yapılan ortalama değerlendirme de bu şekilde daha düşük çıkıyor. Gerçekçi bir değerlendirme yapılsa ihtiyaç olan aylada daha yüksek çıkacaktır” dedi. 2025 yılında da et ithalatının devam edeceğini belirten Gürer, “Et üretiminde 2025 yılında tahminlere ithal hayvanların da varlığı hesaplanarak tahminler yapılmış. Bu durumda hayvan ithalatının devam edeceği anlaşılıyor. Avrupa’da hayvan varlığında birinci sıradayız anlatılarının da masal olduğu ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.

“Alkol, tütün, şans oyunlarından alınan toplam vergi 683 milyar 939 milyon liradır”

Özel tüketim vergisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürer, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“2025 yılı bütçe teklifi işçi, çiftçi, esnaf, emekli, engelli, dar gelirli için umut veren bir bütçe teklifi değildir. Özel tüketim vergisinin 2020 yılına göre artış oranı yüzde 926’dır. Petrol ve doğal gaz ürünlerinden alınan vergi 2020 yılında 69 milyar 752 milyon iken 2024 yılının ilk sekiz ayında 399 milyar 967 milyon liraya çıkmıştır. 2025 yılı hedefi ise 536 milyardır. Yani 2020 yılına göre artış oranı yüzde 676’dır. 2024 yılına göre vatandaştan tahsili hesaplanan para cezalarında yüzde 44 oranında bir artış öngörülmektedir. 2020’den bu yana yüzde 1350 oranında cezalarda artış olmuştur. Trafik polisinin trafiği düzenlemekten çok ceza kesme işlevi bundandır. Alkollü içeceklerden alınan verginin ise 2020 ile 2025 yılları arasındaki artış oranı yüzde 962’dir. Alkol, tütün, şans oyunlarından alınan toplam vergi 683 milyar 939 milyon liradır.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/chpden-2025-butcesine-elestiri/feed/ 0
Yenidoğan skandalında adı geçen hastanenin başhekimi: Bize hiçbir soruşturma belgesi gelmedi https://www.igdirhaber.com.tr/yenidogan-skandalinda-adi-gecen-hastanenin-bashekimi-bize-hicbir-sorusturma-belgesi-gelmedi/ https://www.igdirhaber.com.tr/yenidogan-skandalinda-adi-gecen-hastanenin-bashekimi-bize-hicbir-sorusturma-belgesi-gelmedi/#respond Mon, 21 Oct 2024 15:05:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/yenidogan-skandalinda-adi-gecen-hastanenin-bashekimi-bize-hicbir-sorusturma-belgesi-gelmedi/ 112 Acil Çağrı Merkezi’nde çalışan kişilerle ortak hareket ederek, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç elde ettikleri öne sürülen 22’si tutuklu 47 şüpheliye ilişkin soruşturmada İstanbul Şafak Hastanesi’nin de adı geçiyor.

Söz konusu suçlamaları kabul etmeyen İstanbul Şafak Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bektaş Yıldırım, konuya ilişkin sorulara şöyle yanıt verdi:

  • Hastanenizin iddianamede yer aldığına dair tarafınıza ulaşan bir belge var mı?

Hastanelerimize bebek ölümleri ile ilgili hiçbir soruşturma ve inceleme belgesi gelmemiştir.

  • Hastanenizin yoğun bakım ünitesinde tedavi görüp hayatını kaybeden çocuk oldu mu?

112 tarafından bu süreçte kurumumuza getirilen hiçbir bebek olmamıştır. Biz hastanemizde doğan prematüre bebeklere bakarız. Dışardan gelen herhangi bir bebek almıyoruz.

  • SGK onayı olmadan bir hasta nasıl yoğun bakıma alınır?

Önce hasta hastaneye yatar, sonra SGK’ dan onay alınır. Eğer hasta acil bir hastaysa ilk önce gerekli tıbbi girişimler yapılır, yapılacakların tümü tam ve eksiksiz olarak yapıldıktan sonra diğer bürokratik işlemler yapılır

  • Bir doktor olarak olayı ilk duyduğunuzda neler hissettiniz?

Doğrusu tüylerim ürperdi. Biz doktorlar hastayı yaşatmaya uğraşırız. Hiçbir ayrım yapmadan (din, dil, ırk) son ana kadar emek veririz. Bu olay hiçbir vicdana sığmayacak kadar kötü bir olay, bir doktorun bunları nasıl yapabileceğini 40 senelik bir hoca olarak anlamıyorum.

  • Bu olayın patlak vermesinden sonra aileler diken üstünde… Onlara bir mesajınız var

Herkese sakin olmalarını sükunet içerisinde soruşturmanın nihayetlenmesini beklemelerini tavsiye ederim. Her meslek grubunun içinde iyileri de vardır, böyleleri de maalesef var. Bir iki sağlık çalışanımızın böyle olmasını tüm sağlık çalışanlarına teşmil etmemek gerekir. Hipokrat yemini etmiş biz doktorlar yine hastalarımıza özenle bakmaya onları tedavi etmeye çalışacağız.

  • Vicdanları yaralayan olay toplumsal bir travmaya dönüştü. Bu durum sizce nasıl aşılabilir?

Kamu oyunun sağ duyulu olması, olayı serin kanlılıkla takip etmesi ve biz doktorlara güvenmesi lazım. Biz hekimler devletimizin de yardımlarıyla içimizdeki çürük elmaları ayıklarız.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/yenidogan-skandalinda-adi-gecen-hastanenin-bashekimi-bize-hicbir-sorusturma-belgesi-gelmedi/feed/ 0
89 Yaşındaki Usta, Ahşapla Yaşama Sevinci Katıyor https://www.igdirhaber.com.tr/89-yasindaki-usta-ahsapla-yasama-sevinci-katiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/89-yasindaki-usta-ahsapla-yasama-sevinci-katiyor/#respond Wed, 16 Oct 2024 12:07:09 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/89-yasindaki-usta-ahsapla-yasama-sevinci-katiyor/ Trabzon’da 89 yaşındaki Mustafa Albayrak, evinin bahçesindeki atölyede ustasından kalan şerit testereyi de kullanarak ahşaptan ürünler yapıyor.

Uzun yıllar Almanya’da çalıştıktan sonra 2002’de memleketine dönen Albayrak, Ortahisar ilçesine bağlı Akyazı Mahallesi’ndeki evinin bahçesinde, ustasının hediye ettiği şerit testerenin yanı sıra torna makinesi ve çeşitli aletlerin yer aldığı atölye kurdu.

Albayrak, atölyesinde ürettiği masa, sandalye, sehpa, koltuk, arı kovanı ve dekoratif eşyaları yakınlarına, tanıdıklarına hediye ediyor.

Mustafa Albayrak, AA muhabirine, babasının yönlendirmesiyle küçük yaşlarda köyündeki mobilyacının yanında çıraklığa başladığını söyledi.

Ustasının çok güzel mobilya ve oyma işleri yaptığını anlatan Albayrak, “Ben de ‘Bu oyma işini öğrenirsem bana yeter’ dedim. Nihayet öğrendim de oymacılığı.” dedi.

Askerden döndükten sonra da ustasının yanında çalışmaya devam ettiğini belirten Albayrak, “UstamErzurum’a taşınınca benim gitme durumum yoktu bıraktım marangozluğu. Köyde yaşamaya başladım, tütün falan üretmeye başladım ve marangozluğu bıraktım.” diye konuştu.

“Ahşaptan hiç kopmadım”

Albayrak, 1970’te gittiği Almanya’da 32 yıl çalıştığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“2002 yılında döndüm. Atölyeyi de birkaç yıl sonra kurdum. Makineleri Ankara’dan alıp getirdim. Şerit testereyi de o zaman ustam verdi zaten, Allah rahmet eylesin. Faal bir şey çalıştığım yok, tanıdıklarımın, kıramayacağım kişilerin siparişi olursa onları yapıyorum. Onlar ahşabı temin ediyor ben de yemek masası, oturma koltuğu, sehpa, arı kovanları yapıyorum.”

Almanya’da inşaatlarda kalıp ustalığı yaptığını ifade eden 5 çocuk babası Albayrak, şunları kaydetti:

“Ahşaptan hiç kopmadım. Sonra buraya geldim kovan yaptım. Almanya’da langstroth tipi kovanlar vardı, ben de kendime onlardan yaptım. Sonra arıları oğluma verdim. Ceviz, gürgen, çam, ıhlamur ağaçları kullanıyorum. Masa, koltuk, sehpa yapıyorum. Onlar olmasa ben öldüm, onlar beni mutlu ediyor. Torna makineleri de aldım, şimdi bahtiyarım. Bu zamana kadar sattığım yok, eşe dosta hediye olarak yapıyorum.”

Mustafa Albayrak, sağlığı el verdiği müddetçe atölyesinde üretmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/89-yasindaki-usta-ahsapla-yasama-sevinci-katiyor/feed/ 0
17. İstanbul Hazır Giyim Konferansı Başladı https://www.igdirhaber.com.tr/17-istanbul-hazir-giyim-konferansi-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/17-istanbul-hazir-giyim-konferansi-basladi/#respond Wed, 16 Oct 2024 12:07:07 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/17-istanbul-hazir-giyim-konferansi-basladi/ Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği tarafından düzenlenen 17’nci İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nın açılışını yapan TGSD Başkanı Ramazan Kaya, “Sektörün yeniden yükselişe geçmesi için krizlerin içindeki fırsatlara odaklanılması gerekir. Yakından tedarik ve güvenli tedarik, jeopolitik gelişmeler nedeniyle bir fırsat penceresidir ve bu süreçte Türkiye’nin önemi giderek artmaktadır” dedi.

Hazır giyim sektörünün kapsayıcılığı en yüksek sivil toplum kuruluşlarından olan Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından düzenlenen 17’nci İstanbul Hazır Giyim Konferansı başladı. Redefine, Realign, Refashion (Yeniden Tanımla, Hizalan, Şekillendir) temasıyla düzenlenen iki günlük konferansın ilk gününde Türkiye’den ve yurt dışından toplam 32 konuşmacı, 17 oturumda bir araya gelerek sektörün gündemindeki konuları ele aldı.

“Birlikte çalışarak maliyetleri optimize edebiliriz”

Jeopolitik ve ekonomik krizler nedeniyle Türkiye’de olduğu gibi dünya genelinde de sektörün son iki yıldır daralma sürecinde olduğunu aktaran TGSD Başkanı Ramazan Kaya, “Özellikle üreticiler olarak karlılıklarımızı giderek kaybediyoruz. Sermayemiz ve enerjimiz de son derece sınırlı. Bu nedenle kaynaklarımızı daha doğru ve pozitif kullanmamız gereken bir dönemdeyiz. Bununla birlikte sektörümüzün yeniden yükselişe geçmesi için krizlerin içindeki fırsatlara odaklanılması gerektiğine inanıyoruz. Bunun için de artık ‘benim başarım’ değil, ‘bizim başarımız’ demeli, stratejik iş birlikleri geliştirmeliyiz. Bu iş birlikleri, tedarik zincirimizin dayanıklılığını artırırken aynı zamanda inovasyon ve sürdürülebilirlik alanlarında da güçlenmemizi sağlayacaktır. Birlikte çalışarak hem maliyetleri optimize edebilir hem de üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirebiliriz” dedi.

“Son dakikada gelen siparişler Türk hazır giyim sektörünü zorluyor”

Orta Doğu ve Avrupa’daki savaş ile Güneydoğu Asya’da yaşanan doğal afetlerin tedariki olumsuz etkilediğine dikkat çeken Kaya, “Özellikle Uzak Doğu’dan Avrupa’ya uzanan tedarik zincirinde ciddi aksamalar yaşanıyor. Bu noktada da yakından ve güvenli tedarikin, dolayısıyla da Türkiye’nin önemi giderek artıyor. Ancak bu süreçte Türk hazır giyim sanayicileri olarak son dakika gelen siparişler nedeniyle zorluk yaşıyoruz. Mevcut kapasitelerimizi daha verimli kullanabilmek için alım grupları ile daha planlı çalışmamız gerekiyor. Birlikte yapacağımız doğru planlamalar, verimliliği ve rekabetçiliğimizi de artırır” diye konuştu.

“Sorumlu bir üretim anlayışını benimsemek zorundayız”

Global çaptaki iş birliklerinin sektörün sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşması için de büyük önem taşıdığını ifade eden Kaya şöyle devam etti: “Gerek dünyamızın gerekse sektörümüzün geleceği için sorumlu bir üretim anlayışını benimsemek zorundayız. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla kaynaklarımızı daha verimli kullanmalı, atıklarımızı minimize etmeli, sürdürülebilir tasarım ilkelerini benimseyerek, çevresel etkileri en aza indiren koleksiyonlar oluşturmalıyız. Geri dönüşüm ve yeniden kullanım süreçlerine yatırım yaparak, bu dönüşümün öncüsü olmalıyız. Dijitalleşme alanında da birlikte adım atarak dijital platformlarda daha güçlü bir varlık oluşturabilir, tedarik zincirimizi daha şeffaf ve izlenebilir hale getirebiliriz. Sürdürülebilir moda, yalnızca ürünlerin etiketinde değil, her aşamada benimsenmesi gereken bir kültür olmalıdır.”

“Konferansın teması sektörün başarısı için gerekli olan üç temel adımı vurguluyor”

Konferansın bu yılki teması hakkında da bilgi veren Kaya, “Sektörümüz özellikle son iki yıldır zorlu bir mücadele veriyor olsa da aslında oyunun kuralları 2015 yılında açıklanan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile birlikte yeniden yazılmaya başlandı. Tüketim alışkanlıkları değişirken, ekonomik koşullar rekabetçiliği zorlaştırırken, bizim de bu yeni süreci kabul edip, çevikliğin ve esnekliğin yanına hizalanmayı da eklemekten başka şansımız yok. Son aşamada ise koleksiyonlarımızı ve ürünlerimizi yeniden şekillendirecek, üretici, yenilikçi ve değerli tasarımlarla yolumuzu çizeceğiz. Yani bu yılki temamız Redefine, Realign, Refashion ile hızla değişen trendler, teknolojik yenilikler ve sürdürülebilirlik talepleri ile sürekli bir dönüşüm içerisinde olan sektörümüzün başarılı olması için gerekli olduğuna inandığımız üç temel adımı vurguladık” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/17-istanbul-hazir-giyim-konferansi-basladi/feed/ 0
Dr. Ekrem Teymur, Kamu Bilgi ve İletişim Teknolojileri Konferansı’nda dijital dönüşümün geleceğini anlattı https://www.igdirhaber.com.tr/dr-ekrem-teymur-kamu-bilgi-ve-iletisim-teknolojileri-konferansinda-dijital-donusumun-gelecegini-anlatti/ https://www.igdirhaber.com.tr/dr-ekrem-teymur-kamu-bilgi-ve-iletisim-teknolojileri-konferansinda-dijital-donusumun-gelecegini-anlatti/#respond Wed, 09 Oct 2024 16:33:45 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/dr-ekrem-teymur-kamu-bilgi-ve-iletisim-teknolojileri-konferansinda-dijital-donusumun-gelecegini-anlatti/ Bilişim Vadisi‘nde organize edilen Kamu Bilgi ve İletişim Teknolojileri Konferansı’nda dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma konuları ele alındı. Haberlercom Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Teymur moderatörlüğünde düzenlenen Kamu Bilgi ve İletişim Teknolojileri Konferansı; AIPA Turkey Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu, TSE CTO’su Mehmet Özgür Atalay, Alp Enerji Teknik Müdürü Resul Aşçı ve Sistem Global COO’su Elif İşgör Önen gibi sektörün önemli isimlerine ev sahipliği yaptı. Dr. Ekrem Teymur, konferansta sektörün önde gelen isimleriyle bir araya gelerek dijital dönüşümün etkilerini tartıştı.

Dr. Ekrem Teymur, Kamu Bilgi ve İletişim Teknolojileri Konferansı'nda dijital dönüşümün geleceğini anlattı

SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİRLERİN İNŞASI, OTURUMUN ODAK NOKTASI OLDU

E-dönüşümün topluma etkileri, kamu ve iş dünyasında iş modelleri, sürdürülebilir kalkınma fırsatları, dijital dönüşüm uygulamaları ve daha birçok konunun masaya yatırıldığı konferansta dijitalleşmenin sürdürülebilir kalkınma ve yerel yönetimlerdeki önemi ele alındı. Katılımcılar tarafından dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir ilerleme değil aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma için de hayati öneme sahip olduğunu vurgulanırken yerel yönetimlerin dijital çözümlerle verimliliklerini artırabileceği ve sürdürülebilir şehirler inşa edilmesinin mümkün olduğu konuşmalar, oturumun odak noktası oldu.

Haberlercom

Dr. Ekrem Teymur’un yönlendirmesiyle, dijital dönüşüm uygulamalarının sadece iş dünyasına değil toplumsal gelişmeye de büyük katkı sağladığına dikkat çekildi. Panelde, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecindeki ilerlemeleri ve bu süreçte karşılaşılan zorluklar da tartışıldı. Katılımcılar, dijitalleşmenin hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından yarattığı fırsatlara dikkat çekerek kamu ve özel sektör iş birliklerinin bu alanda daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Konferans, dijital dönüşümün geleceği şekillendiren en kritik unsurlardan biri olduğu mesajıyla sona erdi.

Haberlercom

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/dr-ekrem-teymur-kamu-bilgi-ve-iletisim-teknolojileri-konferansinda-dijital-donusumun-gelecegini-anlatti/feed/ 0
Türkiye-AB: Dijital ve Yeşil Dönüşüm İşbirliği https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ab-dijital-ve-yesil-donusum-isbirligi/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ab-dijital-ve-yesil-donusum-isbirligi/#respond Tue, 08 Oct 2024 11:27:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ab-dijital-ve-yesil-donusum-isbirligi/ Türkiye Metal Sanayicileri Sendikasının (MESS) Teknoloji Merkezi MEXT Genel Müdürü Efe Erdem, Türkiye’de sanayinin dijital ve yeşil dönüşümüne destek olmak için yola çıktıklarını, bu sürecin hızlandırılması için daha fazla AB ülkesiyle işbirliği yapmak istediklerini bildirdi.

Dijital ve yeşil dönüşüm ekseninde Türkiye ile AB arasındaki sinerji ve işbirliği olanaklarının değerlendirildiği “İkiz Dönüşüm: Türkiye ve Avrupa Birliği Arasındaki Stratejik Fırsatlar” etkinliği, MESS Teknoloji Merkezi MEXT’te gerçekleştirildi.

Etkinliğe, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile AB Türkiye Delegasyonu temsilcilerinin yanı sıra AB üyesi ülkelerin Türkiye’deki büyükelçiliklerinden temsilciler, ticari ataşeler, bilim ve teknoloji uzmanları ile MESS ekosisteminden firma yetkilileri katıldı.

“AI EDIH Türkiye Konsorsiyumu yapay zeka alanında AB ile işbirliğini derinleştirecek”

Erdem, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, MEXT’in dijital ve yeşil dönüşüm için imalat sanayisine dört ana eksende destek verdiğini, bu unsurlar arasında yeni teknolojiler için test alanı olarak kullanılan “dijital fabrika”, şirketlerin dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerine rehberlik eden “teknik danışmanlık hizmetleri”, mevcut iş gücüne yönelik “beceri geliştirme programları” ve teknoloji şirketleri, üniversiteler ve girişimlerle kurulan “ortaklık ekosisteminin” yer aldığını belirtti.

MEXT’in kuruluşundan bu yana Türkiye ve bölge için en kapsamlı dijital ve yeşil geçiş merkezi olmayı hedeflediğini vurgulayan Erdem, “Merkez, son yıllarda dijital fabrikasını 50’si sürdürülebilirlik ile ilgili olmak üzere 200’den fazla kullanım senaryosuna ev sahipliği yapacak şekilde geliştirdi. MEXT’in teknik danışmanlık hizmetleri, 15 farklı sektörde 500’den fazla şirkete özel rehberlik sağladı. Ayrıca, bugüne kadar 30 binden fazla kişiye beceri geliştirme eğitimi verildi ve bu sayıyı önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde artırmayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Erdem, MEXT’in 70’ten fazla küresel ve yerel ortakla işbirliği yaparak önemli bir ortaklık ekosistemi oluşturduğunu aktararak, “Bu merkezde düzenlediğimiz 300 etkinlikte sektörün en iyilerinden oluşan 70’ten fazla küresel ve yerel ortakla iş birliği yaptık. Bu dönüşümü hızlandırmak için neler yapılması gerektiğini konuşmak ve tartışmak üzere özel bir izleyici kitlesi ve topluluk oluşturduk. Bugüne kadar bu tesiste 10 binden fazla ziyaretçiyi ağırladık.” açıklamalarında bulundu.

MEXT liderliğinde kurulan yapay zeka odaklı faaliyet gösterecek AI EDIH Türkiye Konsorsiyumun Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi olarak seçildiğini hatırlatan Erdem, bu durumun AB ile işbirliğini derinleştirme açısından önemli bir adım olduğunu kaydetti.

“Türk firmalar, AB tedarik ve değer zincirlerine ileri düzeyde entegre”

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas da Türkiye ve AB arasındaki işbirliğinin dijital ve yeşil dönüşümleri hızlandırma açısından kritik olduğunu vurguladı.

Vilcinskas, dijitalleşme ve karbon azaltımının ekonomik büyüme ve rekabet gücü için hayati öneme sahip olduğunu, bu alanlarda Türkiye’nin de AB’nin de geri kalma lüksüne sahip olmadığını söyledi.

AB’nin Türkiye ile ikiz dönüşüm konusundaki işbirliğinden bahseden Vilcinskas, şöyle konuştu:

“Avrupa Birliği, Türkiye’yi ve Türk işletmelerini ikiz dijital ve yeşil dönüşüm yolculuklarında desteklemiştir ve desteklemeye devam edecektir. Türk firmalar, özellikle otomotiv, makine ve tekstil sektörlerinde olmak üzere, Avrupa Birliği tedarik ve değer zincirlerine halihazırda ileri düzeyde entegre olmuş durumdadır. Avrupa Birliği ve Türkiye, Gümrük Birliği sayesinde çok yakın bir ticaret ilişkisine sahiptir. 2023’te ikili ticaret 206 milyar avroyu aşarak yeni bir rekora ulaşmış, Türkiye Avrupa Birliği’nin beşinci en büyük ticaret ortağı haline gelmiştir. Avrupa Birliği, Türkiye’deki en büyük yatırımcı olmaya devam etmektedir. AB, 2022’de ülkedeki doğrudan yabancı yatırımların (DYY) yaklaşık yüzde 70’inin kaynağı olmuştur. AB, 2023’te de yaklaşık yüzde 53’lük payıyla en büyük yatırımcı olmaya devam etmiştir.”

“İkiz dönüşüm Türkiye ve AB olarak daha sürdürülebilir ve verimli bir gelecek için ortak hedef”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip de Türkiye’nin dijital ve yeşil dönüşüm entegrasyonunun ülkenin küresel rekabet gücünü artırmada hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Söz konusu dönüşüm sürecinin ekonomik, çevresel ve sosyal faydalarına işaret eden Hatip, “Bu değişimi benimseyen işletmeler önemli bir avantaj elde ediyor. Bu dönüşüm, yalnızca maliyet tasarrufu, yeni pazarlar ve rekabet avantajı gibi ekonomik faydalar sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını azaltarak ve temel kaynakları koruyarak çevresel etkiyi de düşürüyor. Ayrıca, sürdürülebilir teknoloji odaklı projeler aracılığıyla yeni iş imkanlarının yaratılması, beceri geliştirme ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi gibi sosyal faydalar da sağlıyor.” dedi.

Hatip, ikiz dönüşümün Türkiye ve AB olarak daha sürdürülebilir ve verimli bir gelecek için ortak hedef olduğunu belirterek, bu hedef doğrultusunda Dijital Dönüşüm Destek Programı, Yeşil Dönüşüm Destek Programı, Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, Türkiye Yeşil OSB Projesi gibi çok sayıda ikiz dönüşümü destekleyen program ve projeyi hayata geçirdikleri bilgisini paylaştı.

Model fabrikalar, inovasyon merkezleri ve dijital dönüşüm merkezlerine bugüne kadar 1,2 milyar lira üzerinde dijital dönüşüm yatırımı yaptıklarının altını çizen Hatip, sözlerini şöyle tamamladı:

“IPA Rekabetçi Sektörler programımızda AB ile birlikte 2007’den beri imalat sanayi, AR-GE, teknoloji transferi ve yenilik alanlarında geliştirilen projelere 760 milyon avroluk hibe desteği sağladık. Beyaz eşyadan, tekstile, makinadan otomotive birçok spesifik sektörde 50 milyon avroluk yatırım yaparak son teknolojiye sahip 6 Dijital Dönüşüm Merkezini hayata geçirdik. Tüm bunların yanı sıra Dijital Avrupa Programında Avrupa Komisyonu tarafından açılan çağrıda başarılı olan, aralarında MEXT’in de bulunduğu Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi konsorsiyumumuz (5 ADİM) toplam 9 milyon avroluk bir yatırım hacmiyle 2025 başında faal hale gelerek firmaların ve kamu kurumlarının ikiz dönüşümüne önemli ölçüde katkı sağlayacak.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ab-dijital-ve-yesil-donusum-isbirligi/feed/ 0
Bayraktar: Enerjide Siber Güvenlik Kritik https://www.igdirhaber.com.tr/bayraktar-enerjide-siber-guvenlik-kritik/ https://www.igdirhaber.com.tr/bayraktar-enerjide-siber-guvenlik-kritik/#respond Tue, 08 Oct 2024 11:27:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/bayraktar-enerjide-siber-guvenlik-kritik/ Bakan Bayraktar: “Enerji sektöründe siber güvenliği, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz”

ANKARA – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Siber tehditlerin nereden ne zaman geleceğini bilmek mümkün değil. Bu alandaki mücadelemizi çok katmanlı ve 7-24 esaslı olacak şekilde sürdürüyoruz. Enerji sektöründe siber güvenliği, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ‘Enerji Sektöründe Siber Savunma Simülasyonu’ programına katıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ev sahipliğinde düzenlenen programda siber savunmanın finans, sağlık, savunma ve enerji alanlarındaki önemine vurgu yapıldı.

Programda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bayraktar, son yıllarda dijitalleşmenin hemen her sektörde öne çıkan en önemli alanlardan biri olduğunu belirterek, akıllı uygulamalara her geçen gün yenilerinin eklendiğini ve evlerin, günlük kullanılan cihazların ve şebekelerin bile akıllı hale geldiğini aktardı.

Bakan Bayraktar, yapay zekanın, hayatın her noktasında konforlu çözümler ürettiğini vurgulayarak, “Tüm bunlar dünyada üretilen veri miktarında da ciddi bir artışa neden oluyor. Bu baş döndüren hız karşısında, elbette ki verilen hizmetin devamlılığını sağlamak, sürdürülebilir kılmak büyük önem arz ediyor. Burada da iki konu ön plana çıkıyor. Bunların ilki, hemen her alan için kritik öneme sahip büyük veri akışının devasa elektrik ihtiyacı ve buna uygun bir altyapının olması, diğer konu ise bu hizmet ve çözümleri sunan altyapıları siber risk ve tehditlere karşı korunması” açıklamasında bulundu.

“Dijital risklere karşı hatlarımızın güvenliğini sağlıyoruz”

Türkiye’nin ekonomisi büyüyen, üreten, sanayisi güçlü bir ülke olduğu dikkati çeken Bayraktar, hızla büyüyen yapay zeka ve büyük veri kaynaklı elektrik talebiyle elektrik tüketiminin daha da artacağını ifade ederek, “Enerjide arz güvenliği sadece bizim değil, bütün ülkelerin temel gündem maddesi olmaya devam ediyor. Jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalarda yaşanan sıkıntılar, artan sermaye maliyetleri, tedarik zinciri problemleri gibi temel belirsizlik ve risklerle karşı karşıya olan enerji sektörü için maalesef başka bazı tehdit alanları da söz konusu. Bunlardan biri fiziki tehditler. Bilhassa elektrik, doğal gaz ve petrol iletim şebekelerine yönelik saldırı riskleri. Bu hususta gerek oluşturduğumuz tesis güvenlik standartlarıyla gerekse de kurduğumuz kameralı dijital sistemler ve kontrollerle fiziksel anlamda hatlarımızın güvenliğini sağlıyoruz” diye konuştu.

“Tüm devletler siber güvenlik konusuna ciddi bütçeler ayırarak çeşitli önlemler alıyor”

Gelişen teknolojideki bir diğer riskin siber saldırılar olduğunu işaret eden Bayraktar, “Tüm dünya; devletler, şirketler ve bireyler siber güvenlik konusuna ciddi bütçeler ayırarak çeşitli önlemler alıyor. Bu alana küresel ölçekte çok daha komplike, çok daha büyük yatırımlar yapılıyor. 2024 yılı sonu itibarıyla siber suçların küresel maliyetinin yıllık yaklaşık 10 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu anlamda yakın gelecekte siber tehditlere karşı siber savunmaya çok daha fazla önem verileceği ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu.

“Enerji sektöründe siber güvenliği, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz”

Türkiye’nin, bulunduğu jeopolitik konumu ve son 22 yılda ekonomideki büyümesi ve teknoloji alanında gerçekleştirdiği hamlelerle bölgesinde lider bir ülke olduğunu dile getiren Bayraktar, “Geliştirdiğimiz yerli ve milli çözümlerle enerji, sağlık, bankacılık, haberleşme gibi kritik altyapılarda karşı karşıya kalınması muhtemel siber risklerden korunmak için etkin adımlar atıyoruz. Elbette günümüz dünyasında siber tehditlerin nereden ne zaman geleceğini bilmek mümkün değil. Bu nedenle bu alandaki mücadelemizi çok katmanlı ve 7-24 esaslı olacak şekilde sürdürüyoruz. Enerji sektöründe siber güvenliği, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Bayraktar, enerji sektörünün; dijitalleşmenin ve otomasyonun hızla büyüdüğü bir alan olarak öne çıktığını kaydeden Bayraktar, elektrik, petrol, doğal gaz gibi enerji kaynaklarının üretim, dağıtım ve yönetimi giderek daha fazla dijital sistemler üzerinden sağlandığı bilgisini aktardı.

Bu çerçevede enerji üretim tesislerine, elektrik şebekelerine ve petrol hatlarına yönelik saldırıların yoğunlaştığını da söyleyen Bayraktar, üretim ve iletim dışında, kullanılan cihazların dijitalleşmesiyle tüketim tarafında da yeni siber riskler oluştuğunu vurguladı.

“Siber saldırılara yönelik geliştirilen SCADA sistemi Batman Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı’ üzerinde kullanmaya başlandı”

Hem arz kesintilerinin önüne geçmek hem de ekonomik kayıpları engellemek adına enerji sektöründe de siber saldırıları önlemek amacıyla çeşitli siber güvenlik uygulamaları geliştirdikleri bilgisini paylaşan Bayraktar, “Bunlardan biri de bu ihtiyaca yönelik geliştirilen özelleşmiş SCADA sistemleri. Milli şirketimiz BOTAŞ, Aselsan ortaklığında yerli ve milli imkanlarla geliştirilen SCADA sistemini, ülkemizin petrol ihtiyacı için kritik öneme sahip ‘Batman Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı’ üzerinde kullanmaya başladı. Bu sistemi tüm doğal gaz altyapısında kullanmak için de ilgili kuruluşlarımızla çalışmalarımız devam ediyor. Diğer yandan yaklaşık 75 bin kilometrelik elektrik iletim hattımızın işletmesinden sorumlu kurumumuz TEİAŞ da siber saldırılara karşı güvenlik için önemli bir altyapıya sahip” değerlendirmesinde bulundu.

“Düzenli olarak yaptığımız sızma testleriyle saldırılara karşı güvenliği ön planda tutuyoruz”

Tüm siber güvenlik şebekelerinin enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlığında bulunun Siber Güvenlik Operasyon Merkezinden 7-24 esaslı izlendiğini söyleyen Bayraktar, “Olası bir felaket durumunda veri merkezimizin devamlılığını sağlamak için Ankara dışında da bir Felaket Kurtarma Merkezimiz bulunuyor. Düzenli olarak yaptığımız sızma testleri ve kapalı devre iletişim altyapısıyla olası saldırılara karşı güvenliği ön planda tutuyoruz” dedi.

“Daha güvenli yazılım teknolojileri geliştirilmesi için ilgili kurumlarla işbirliğine gidilmeli”

Programda konuşan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ise siber güvenlik alanında meydana gelen tehditlerle mücadelede özel sektör ile kamu arasındaki işbirliğinin önemine vurgu yaparak, “Buradan özellikle sektör temsilcilerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. Siber güvenlikte başarılı olmanın yolu daima yerlilik ilkesine öncelik vermekten geçmektedir. Veri güvenliğimizi yabancı çözümlerle sağlamaya çalışmanın bizler için ne kadar büyük bir risk olduğu aşikardır. Daha güvenli yazılım teknolojileri geliştirilmesi için mutlak surette ilgili kurumlarla işbirliğine gidilmeli, yazılım geliştirme ve test etme aşamalarında üniversitelerimizden ve genç beyinlerimizden mutlak surette faydalanılmalıdır” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından basına kapalı olarak devam eden programa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, ve EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın yanı sıra birçok sektör temsilcisi katılım sağladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bayraktar-enerjide-siber-guvenlik-kritik/feed/ 0
Akkuyu Nükleer Standı TEKNOFEST’te Yoğun İlgi Gördü https://www.igdirhaber.com.tr/akkuyu-nukleer-standi-teknofestte-yogun-ilgi-gordu/ https://www.igdirhaber.com.tr/akkuyu-nukleer-standi-teknofestte-yogun-ilgi-gordu/#respond Tue, 08 Oct 2024 11:27:26 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/akkuyu-nukleer-standi-teknofestte-yogun-ilgi-gordu/ Akkuyu Nükleer AŞ, Adana’da düzenlenen Uluslararası Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde (TEKNOFEST) kurdukları standın 50 binden fazla ziyaretçiyi ağırladığını bildirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom ve Akkuyu Nükleer AŞ, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde 2- 6 Ekim’de Adana Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu festivale katıldı.

Alana “Nükleer güç santrali herkes için” konseptiyle kurulan stantta sunulan interaktif gösterimde, nükleer güç santralinin temel çalışma prensipleri anlatıldı.

Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) tamamlandığında nasıl özelliklere sahip olacağının tanıtıldığı stantta, küçük ziyaretçiler için kinetik kumdan oyun alanı oluşturuldu.

Konferans salonunda da Rusya’da aldıkları eğitimin ardından Akkuyu NGS’de görev yapan Türk nükleer mühendislerin katılımıyla santralin inşaat sahasına video turu düzenlendi. Ziyaretçiler, “gerçeklik uygulaması” ile Akkuyu NGS’yi keşfetti, santralin iç yapısını, reaktör binasının detaylarını ve tesisin güvenlik sistemlerini görsel olarak inceledi.

Standı 5 gün boyunca 50 binden fazla kişi ziyaret etti.

“Festival yüksek teknolojili endüstrinin avantajlarını paylaşma fırsatı sundu”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, TEKNOFEST’in, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi buluşturan eşsiz bir platform olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Festivale katılım, projemizi geniş bir kitleye anlatma, nükleer enerjiyle ilgili soruları samimi bir diyalogla yanıtlayarak bilgilendirme ve Türkiye’de hızla gelişen, ülke ekonomisinin pek çok sektörüne ivme kazandıran dinamik ve yüksek teknolojili endüstrinin avantajlarını sade ve anlaşılır bir şekilde paylaşma fırsatı sundu.”

Butckikh, Akkuyu NGS’nin, Adana’nın komşu kenti Mersin’de inşa edildiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

“Akkuyu NGS, sanayiden eğitime, kentsel altyapıdan özel sektör ve turizme kadar birçok alanda bölgenin kalkınmasına şimdiden katkıda bulunuyor. Santral tam kapasite çalıştığında yaklaşık 15 milyon kişiye temiz elektrik sağlayacak.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/akkuyu-nukleer-standi-teknofestte-yogun-ilgi-gordu/feed/ 0
Akkuyu NGS, TEKNOFEST’e katıldı https://www.igdirhaber.com.tr/akkuyu-ngs-teknofeste-katildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/akkuyu-ngs-teknofeste-katildi/#respond Tue, 08 Oct 2024 11:27:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/akkuyu-ngs-teknofeste-katildi/

Akkuyu Nükleer A.Ş. ve Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, bu yıl 7’ncisi düzenlenen Uluslararası Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’e katıldı. Ziyaretçiler ile ülkenin ilk nükleer santraline ilişkin bilgileri paylaşan şirket, bu yıl ‘Nükleer güç santrali herkes için’ konseptiyle sahadaydı.

İnteraktif sunulan gösterimde ziyaretçiler, nükleer güç santralinin temel çalışma prensiplerini basit şekilde ve görsel olarak kavramanın yanı sıra çeşitli fiziksel ve kimyasal olayları da inceleme fırsatı buldular. Akkuyu NGS standı 5 gün süren TEKNOFEST boyunca 50 binden fazla kişiyi ağırladı.

‘SANTRAL TAM KAPASİTE ÇALIŞTIĞINDA 15 MİLYON KİŞİYE TEMİZ ELEKTRİK SAĞLAYACAK’

Akkuyu Nükleer A.Ş Genel Müdürü Sergei Butckikh festivale ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “TEKNOFEST, her yıl Türkiye’nin dört bir yanından milyonlarca ziyaretçiyi bir araya getiren eşsiz bir platformdur. Festivale katılım, projemizi geniş bir kitleye anlatma, nükleer enerjiyle ilgili soruları samimi bir diyalogla yanıtlayarak bilgilendirme ve Türkiye’de hızla gelişen, ülke ekonomisinin pek çok sektörüne ivme kazandıran dinamik ve yüksek teknolojili bir endüstrinin avantajlarını sade ve anlaşılır bir şekilde paylaşma fırsatı sunuyor. Akkuyu NGS, Adana’nın çok yakınında, komşu Mersin ilinde inşa edilen ülkenin ilk nükleer güç santrali olma özeliğini taşıyor. Akkuyu NGS, sanayiden eğitime, kentsel altyapıdan özel sektör ve turizme kadar birçok alanda bölgenin kalkınmasına şimdiden katkıda bulunuyor. Santral tam kapasite çalıştığında yaklaşık 15 milyon kişiye temiz elektrik sağlayacak.”

STANTTA ZİYARETÇİLERE BİRBİRİNDEN FARKLI ALANLAR SUNULDU

Akkuyu Nükleer’in bu yılki standı, Akkuyu NGS’nin tamamlandığında nasıl özelliklere sahip olacağını gözler önüne serdi. İçi tematik alanlara ayrılan stantta ziyaretçiler, nükleer enerji dünyasındaki yolculuklarına, Akkuyu NGS’ye ekipman taşıyan gemilerin yanaştığı bir tesis olarak dikkat çeken limanının interaktif bir maketinin bulunduğu su alanında başladılar. Bu bölümde, ziyaretçilerin kullanabileceği uzaktan kumandalı gemiler yer alırken, küçük ziyaretçiler için de kinetik kumdan bir oyun alanı oluşturuldu.

Konferans salonunda ise, Rusya’da eğitim almış ve Akkuyu NGS sahasında görev yapan Türk nükleer mühendisler eşliğinde, santralin inşaat sahasına bir video turu düzenlendi. Ziyaretçiler ayrıca, özel bir artırılmış gerçeklik uygulaması kullanarak Akkuyu NGS’yi keşfetme şansı yakaladılar ve bu uygulama sayesinde santralin iç yapısını, reaktör binasının detaylarını ve tesisin güvenlik sistemlerini görsel olarak inceleyebildiler. Standın farklı bölümlerinde çeşitli fiziksel ve kimyasal olaylara ayrılmış alanlar da mevcuttu. Turun sonunda ise, ziyaretçiler Türkiye’nin ilk nükleer santralini inşa eden mühendisler gibi fotoğraf çektirme imkanı buldular.

YARIŞMADA AKKUYU NÜKLEER ÇALIŞANLARI ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLDÜ

Ayrıca festival kapsamında düzenlenen ve ödüllerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği yarışmada Akkuyu Nükleer çalışanlarından oluşan bir ekip de ödüle layık görüldü. Genç Türk mühendisler Nükleer Enerji Teknolojisi kategorisinde birincilik kazandı. Birinci olan ‘6-Çarpan’ ekibi, açık bilgi kaynaklarını kullanarak, VVER-1000 reaktör teknolojilerini küçük modüler reaktörlerde kullanıma uyarlamak için bir proje geliştirdiler. Özel yazılım kullanarak nötronik ve termal hesaplamalar yapan ve sonuçlarına göre tasarlanan reaktör tesisinin düzenini ve ekipman parametrelerini hesaplayan mühendisler, yapay zeka teknolojisini kullanarak, nükleer güç santrali boru hatlarının görsel denetimini optimize etmek için yazılım kodu da geliştirdi. Ekip üyeleri İshak Burak Alper, Mahmut Yıldırım, Mustafa Baskan, Muhammet Yasin Hakan, Ubeyd Altuntaş ve Arif Nihat Yıldız, Teknofest’in ana sahnesinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan onur ödülünü aldılar. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) tarafından desteklenen projenin bilimsel danışmanlığını Hacettepe Üniversitesi Nükleer Mühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Ergün yaptı.

SEKTÖR TEMSİLCİLERİ STANDI ZİYARET ETTİ

Akkuyu NGS standı uzaya çıkan ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın yanı sıra Sinop Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rıza Bayrak başkanlığındaki Sinop Üniversitesi çalışanları ve öğrencilerinden oluşan bir heyet de ziyaret etti. Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdür Basın Sekreteri ve İletişim Direktörü Vasiliy Korelskiy heyete, Türkiye’nin ilk nükleer güç santralinin nasıl inşa edildiği ve projenin bölgenin kalkınması üzerindeki etkisi hakkında bilgi verdi.

Akkuyu Nükleer A.Ş. İnşaat ve Üretim Organizasyon Direktörü Denis Sezemin, festival alanında Türkiye’nin önde gelen medya kuruluşlarına röportaj verdi. Sezemin, Akkuyu NGS’nin inşası, projenin güvenilirliği, Türkiye’nin ilk nükleer güç santralinin inşasında kullanılan modern ekipmanlar ve yenilikçi teknolojiler hakkındaki gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Uluslararası festivale, Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri ve üniversiteler ile kamu kurum ve kuruluşları katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/akkuyu-ngs-teknofeste-katildi/feed/ 0
Üniversite Öğrencisi Telefonunu Çaldırdı https://www.igdirhaber.com.tr/universite-ogrencisi-telefonunu-caldirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/universite-ogrencisi-telefonunu-caldirdi/#respond Tue, 08 Oct 2024 11:27:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/universite-ogrencisi-telefonunu-caldirdi/ Sakarya’da üniversite öğrencisi genç kızın, ailesiyle vakit geçirmek için çıktığı çarşı gezisinde cep telefonu çalındı. Bu anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansırken, saniyeler içinde cep telefonundan olan genç kız, “Bir öğrenci olarak gerçekten çok üzüldüm. Neticede öğrenciyiz, telefonlar çok pahalı. Hemen yeni bir telefon alamayız” dedi.

Düzce’de hemşirelik eğitimi gören Merve Apaydın, hafta onu ailesiyle vakit geçirmek için memleketi Sakarya’da çarşı gezisine çıktı. Bu sırada genç kızın cep telefonu çalındı. Çark Caddesi Dar Sokak’ta okul notlarının, kişisel bilgi ve verilerinin bulunduğu telefonu çaldıran genç kız, güvenlik kameralarını izlediğinde hayrete düştü. Görüntülerde, Merve Apaydın’ın bir mağazaya girdiği esnada arkasından gelen kadının telefonu çantadan alması ve hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam etmesi yer alıyor.

“Elini uzatıp telefonumu çalması bir oldu”

Yaşananları anlatan Merve Apaydın, “Ailemle çarşıda tur atmak istedik ve ilk mağazaya girerken olay yaşandı. Beğendiğim bir kıyafeti anneme göstermeye giderken arkamdan bir kadının elini uzatmasıyla telefonumu çalması bir oldu. Okulum açılalı daha 3 hafta oluyor. Telefonumda eğitim ve kişisel bilgilerim, öğretmenlerimin gönderdiği slayt bilgileri, arkadaşlarımdan aldığım notlar bütün bilgilerim vardı. Ben çalınan telefonumu uzun zamandır kullanıyordum ve çoğu bilgim gitti. Bu sebeple bir mağduriyet yaşıyorum. Telefonumdaki notlar ve bilgilerim gittiği için şu anda onları toplamaya çalışıyorum” dedi.

“Neticede öğrenciyiz, telefonlar çok pahalı”

Polise şikayette bulunduğunu anlatan Apaydın, “Ben okulum için Düzce’ye döneceğim. Telefonum yok. Arkadaşlarımın yardımıyla bir süre idare etmeye çalışacağım. Bir öğrenci olarak gerçekten çok üzüldüm. Bir gence böyle bir şey yapılması çok üzücü. Neticede öğrenciyiz, telefonlar çok pahalı. Hemen yeni bir telefon alamayız. Maalesef benim başıma geldi. Umarım başkasının başına gelmez” diye konuştu. – SAKARYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/universite-ogrencisi-telefonunu-caldirdi/feed/ 0
Erzurum 2025 Turizm Başkenti Olma Yolunda Yeni Rotalar Oluşturuyor https://www.igdirhaber.com.tr/erzurum-2025-turizm-baskenti-olma-yolunda-yeni-rotalar-olusturuyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/erzurum-2025-turizm-baskenti-olma-yolunda-yeni-rotalar-olusturuyor/#respond Tue, 08 Oct 2024 11:27:04 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/erzurum-2025-turizm-baskenti-olma-yolunda-yeni-rotalar-olusturuyor/ Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) tarafından “2025 Turizm Başkenti” ilan edilen Erzurum’un kültürel zenginliklerinin dünyaya tanıtılması amacıyla yeni turizm rotaları oluşturuldu.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Başkanlığınca, kentin güneyinde yeni turizm rotalarının oluşturulması için çalışma yapıldı.

“2025 Turizm Başkenti” ilan edilen kentin, Karayazı, Tekman, Hınıs, Karaçoban, Köprüköy ve Pasinler ilçelerindeki tarihi tabya, türbe, köprü, kilise, cami, mağara ve kaleler ile kanyon, vadi gibi doğal güzelliklerin bulunduğu alanlar, turizm rotalarına eklendi.

Büyükşehir Belediyesi, belirlenen rotaların turizm potansiyelini tanıtmak amacıyla, akademisyenler ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla tur düzenledi.

2025’e hazırlanan şehrin kültürel zenginlikleri tanıtılacak

Bölgenin yöresel lezzetlerini tadıp tarihi ve doğal güzelliklerini gezen katılımcılar, şehrin güneyindeki yeni turizm rotasına hayran kaldı.

Yeni turizm rotalarıyla 2025’teki organizasyonlara hazırlanan şehrin, kültürel zenginliklerinin dünyaya tanıtılması hedefleniyor.

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek, AA muhabirine, kentin Ekonomik İşbirliği Teşkilatınca “2025 Turizm Başkenti” seçilmesiyle belediye olarak ilk kez profesyonel anlamda güney ilçelere gezi programı gerçekleştirdiklerini söyledi.

Gezinin ilk durağının Tekman olduğunu ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:

“Tekman’ın Akpınar köyünü ziyaret ettik ve orada 41 çeşit gastronomi öğesini gördük. Daha sonra Hınıs ilçesine geldik ve turistlerle tarihi Ulu Cami ile Hınıs Kanyonları’nı gezdik. Turistler, burada ovaları, meyve bahçelerini, kilise, cami ve her döneme ait tarihi, doğal güzellikleri görebilecek. Yeter ki turistler bu bölgelere gelsin. 27 kişilik bir kafileyle geldik. Öğrencisinden akademisyenine kadar misafirlerimiz var. Misafirlerimiz buraları çok beğendi.”

“Buralara sahip çıkılmalı”

Geziye katılan Zeynep Soytürk ise ilk kez bölgeye geldiğini ve çok beğendiğini anlattı.

Arkadaşlarını ve çocuklarını artık bölgeye getireceğini belirten Soytürk, “Buraya aşık oldum. Tekman, Hınıs kanyonları ve Karayazı’da bulunan mağaralar adeta birer saklı cennet. Çok güzel yerler. Eskiden insanlar hep bu mağaralarda yerleşik bir şekilde yaşamış. Bu bölgeler herkes tarafından keşfedilmeli ve buralara sahip çıkılmalıdır.” dedi.

Selçuk Yeşilyurt da Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile kentin tanınmayan, görünmeyen yerlerini gezdiklerini ifade etti.

Gezi kapsamında gördüğü yerlere hayran kaldığını söyleyen Yeşilyurt, “Tekman’da yöresel ürünleri tattık, Hınıs’ta ise tarihi ve doğal yerleri gezdik. Çok faydalı bir gezi oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” diye konuştu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/erzurum-2025-turizm-baskenti-olma-yolunda-yeni-rotalar-olusturuyor/feed/ 0
BOTAŞ’tan Siber Güvenlik Adımı https://www.igdirhaber.com.tr/botastan-siber-guvenlik-adimi/ https://www.igdirhaber.com.tr/botastan-siber-guvenlik-adimi/#respond Tue, 08 Oct 2024 11:27:00 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/botastan-siber-guvenlik-adimi/

ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi’nin (BOTAŞ), enerji sektöründe siber saldırıları önlemek amacıyla yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ‘Merkezi Denetleme ve Kontrol ve Veri Topla Sistemi’ni (SCADA) Batman Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı üzerinde kullanmaya başladığını söyledi. Bayraktar, “Bu sistemi tüm doğal gaz altyapısında kullanmak için de ilgili kuruluşlarımızla çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nda (EPDK), ‘Enerji Sektöründe Siber Savunma Simülasyonu’ programı düzenlendi. Programa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanı sıra Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ve sektör temsilcileri katıldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, konuşmasında, akıllı uygulamalara her geçen gün yenilerinin eklendiğini belirterek, “Evlerimiz, cihazlarımız, şebekemiz akıllı hale geliyor. Yapay zeka, hayatımızın her noktasında bizler için konforlu çözümler üretiyor. İşte tüm bunlar dünyada üretilen veri miktarında da ciddi bir artışa neden oluyor. Bu baş döndüren hız karşısında, elbette ki verilen hizmetin devamlılığını sağlamak, sürdürülebilir kılmak büyük önem arz ediyor. Burada iki konu ön plana çıkıyor. Bunların ilki, hemen her alan için kritik öneme sahip büyük veri akışının devasa elektrik ihtiyacı ve buna uygun bir altyapının olması. İkincisi ise bu hizmet ve çözümleri sunan altyapıları siber risk ve tehditlere karşı korumak. Türkiye, ekonomisi büyüyen, üreten, sanayisi güçlü bir ülke. Bu bağlamda elektrik ihtiyacımız da her geçen yıl artıyor. Şu an 330 teravatsaatlerde olan elektrik talebimizin 2035 yılında 510 teravaatsaate çıkmasını öngörüyoruz. Ancak hızla büyüyen yapay zeka ve büyük veri kaynaklı elektrik talebiyle bu tüketimin daha da yukarılara çıkacağını hesaplıyoruz. Biz de planlamalarımızı bu artan talebe göre şekillendiriyoruz” dedi.

‘SİBER SAVUNMAYA DAHA FAZLA ÖNEM VERİLECEĞİ ORTAYA ÇIKIYOR’

Bakan Bayraktar, enerjide arz güvenliğinin, bütün ülkelerin temel gündem maddesi olduğunu belirterek, “Jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalarda yaşanan sıkıntılar, artan sermaye maliyetleri, tedarik zinciri problemleri gibi temel belirsizlik ve risklerle karşı karşıya olan enerji sektörü için maalesef başka bazı tehdit alanları da söz konusu. Bunlardan biri fiziki tehditler. Bilhassa elektrik, doğal gaz ve petrol iletim şebekelerine yönelik saldırı riskleri. Bu hususta gerek oluşturduğumuz tesis güvenlik standartlarıyla gerekse de kurduğumuz kameralı dijital sistemler ve kontrollerle fiziksel anlamda hatlarımızın güvenliğini sağlıyoruz. İkincisi ise belki de son yıllarda gelişen teknolojiyle daha da büyük bir risk haline gelen bugünkü toplantımızın da konusu olan siber riskler. Tüm dünya; devletler, şirketler ve bireyler siber güvenlik konusuna ciddi bütçeler ayırarak çeşitli önlemler alıyor. Bu alana küresel ölçekte çok daha komplike, çok daha büyük yatırımlar yapılıyor. 2024 yılı sonu itibarıyla siber suçların küresel maliyetinin yıllık yaklaşık 10 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu anlamda yakın gelecekte siber tehditlere karşı siber savunmaya çok daha fazla önem verileceği ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.

‘TÜM DOĞAL GAZ ALTYAPISINDA KULLANMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ’

Enerji sektörünün dijitalleşme ve otomasyonun hızla büyüdüğü bir alan olarak öne çıktığını belirten Bayraktar, “Elektrik, petrol, doğal gaz gibi enerji kaynaklarının üretim, dağıtım ve yönetimi giderek daha fazla dijital sistemler üzerinden sağlanıyor. Başta enerji üretim tesislerine, elektrik şebekelerine ve petrol hatlarına yönelik saldırıların yoğunlaştığı gözleniyor. Üretim ve iletim dışında, kullandığımız cihazların dijitalleşmesiyle tüketim tarafında da yeni siber riskler oluşuyor. Olası enerji kesintileri de bir yandan vatandaşların yaşam standardını düşürürken, diğer taraftan ülkelerin ekonomilerine ve itibarına doğrudan zarar verebiliyor. Hem arz kesintilerinin önüne geçmek, hem de ekonomik kayıpları engellemek adına enerji sektöründe de siber saldırıları önlemek amacıyla çeşitli siber güvenlik uygulamaları geliştiriliyor. Bunlardan biri de bu ihtiyaca yönelik geliştirilen özelleşmiş, SCADA sistemleri. Milli şirketimiz BOTAŞ, ASELSAN ortaklığında yerli ve milli imkanlarla geliştirilen SCADA sistemini, ülkemizin petrol ihtiyacı için kritik öneme sahip Batman Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı üzerinde kullanmaya başladı. Bu sistemi tüm doğal gaz altyapısında kullanmak için de ilgili kuruluşlarımızla çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

‘OLASI SALDIRILARA KARŞI GÜVENLIĞI ÖN PLANDA TUTUYORUZ’

Bakan Bayraktar, yaklaşık 75 bin kilometrelik elektrik iletim hattının işletmesinden sorumlu Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin de (TEİAŞ) siber saldırılara karşı güvenlik için önemli altyapıya sahip oluğunu söyleyerek, “Tüm bu şebeke, bakanlığımızda bulunan Siber Güvenlik Operasyon Merkezinden 7/24 esaslı izleniyor. Olası bir felaket durumunda veri merkezimizin devamlılığını sağlamak için Ankara dışında da bir Felaket Kurtarma Merkezimiz bulunuyor. Düzenli olarak yaptığımız sızma testleri ve kapalı devre iletişim altyapısıyla olası saldırılara karşı güvenliği ön planda tutuyoruz. Yine BOTAŞ gibi TEİAŞ da milli SCADA projesini HAVELSAN ile birlikte geliştiriyor. Enerji sektöründe siber güvenliğin düzenlenmesi görevi, mevzuat kapsamında sektörün düzenleme ve denetiminden sorumlu kurum olan EPDK’ya verilmiş durumda. Bu kapsamda EPDK, sektörel düzeyde siber güvenlik etkinlikleri düzenliyor. Bu yılki konferansın teması ‘Doğal Afetlere Dayanıklı Kritik Enerji Altyapıları’ olarak belirlenmiş durumda. Elbette siber saldırılarda olduğu gibi doğal afetlerde de elektrik ve doğal gazda kesintiler olabiliyor. Geçen yıl 6 Şubat’ta yaşanan depremler bize gösterdi ki enerji sektörü gibi kritik altyapılarda meydana gelen kesintilerin, aynı siber saldırılarda olduğu gibi bir an önce giderilmesi büyük önem taşıyor. Bu nedenle bugün bilim insanlarımızın ve sektör temsilcilerinin yapacağı sunumların hem doğal afetlere, hem de siber saldırılara karşı yeni politika ve stratejilerin oluşturulmasına katkı yapacağına inanıyorum. Enerji altyapılarımızı korumaya, yerli ve milli siber güvenlik teknolojileri geliştirmeye ve bu alandaki yetkin insan kaynağımızı güçlendirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz da siber güvenlik alanında meydana gelen tehditlerle mücadelede özel sektör ile kamu arasındaki iş birliğinin önem taşıdığını söyleyerek, “Buradan özellikle sektör temsilcilerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. Siber güvenlikte başarılı olmanın yolu, daima yerlilik ilkesine öncelik vermekten geçmektedir. Veri güvenliğimizi yabancı çözümlerle sağlamaya çalışmanın bizler için ne kadar büyük bir risk olduğu aşikardır. Daha güvenli yazılım teknolojileri geliştirilmesi için mutlak surette ilgili kurumlarla iş birliğine gidilmeli, yazılım geliştirme ve test etme aşamalarında üniversitelerimizden ve genç beyinlerimizden mutlak surette faydalanılmalıdır” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/botastan-siber-guvenlik-adimi/feed/ 0
Siber Güvenlikte Yerli Çözümler https://www.igdirhaber.com.tr/siber-guvenlikte-yerli-cozumler/ https://www.igdirhaber.com.tr/siber-guvenlikte-yerli-cozumler/#respond Tue, 08 Oct 2024 11:26:54 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/siber-guvenlikte-yerli-cozumler/ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, geliştirilen yerli ve milli çözümlerle kritik altyapıları muhtemel siber risklerden korumak için çalışmaların çok katmanlı ve 7/24 esaslı olacak şekilde sürdürüldüğünü söyledi.

Bayraktar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından düzenlenen “Enerji Sektöründe Siber Savunma Simülasyonu Konferansı”ndaki konuşmasında, Türkiye’de ve dünyada hızla büyüyen yapay zeka ve büyük veri kaynaklı artan elektrik talebine göre planlarını şekillendirdiklerini kaydetti.

Enerjide arz güvenliğinin bütün ülkelerin temel gündem maddesi olmaya devam ettiğini anımsatan Bayraktar, “Jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalarda yaşanan sıkıntılar, artan sermaye maliyetleri, tedarik zinciri problemleri gibi temel belirsizlik ve risklerle karşı karşıya olan enerji sektörü için maalesef başka bazı tehdit alanları da söz konusu. Bunlardan biri fiziki tehditler. Bilhassa elektrik, doğal gaz ve petrol iletim şebekelerine yönelik saldırı riskleri. Bu hususta gerek oluşturduğumuz tesis güvenlik standartlarıyla gerekse de kurduğumuz kameralı dijital izleme sistemler ve kontrollerle fiziksel anlamda hatlarımızın güvenliğini sağlamak için çalışıyoruz.” diye konuştu.

Bayraktar, enerji sektörü için bir diğer tehdit alanına da dikkati çekerek, “İkincisi ise belki de son yıllarda gelişen teknolojiyle daha da büyük bir risk haline gelen bugünkü toplantımızın da konusu olan siber riskler.” ifadesini kullandı.

Tüm dünyada siber güvenlik konusuna ciddi bütçe ayrıldığına işaret eden Bayraktar, bu yıl sonu itibarıyla siber suçların küresel maliyetinin yıllık 10 trilyon dolara ulaşacağının tahmin edildiğine işaret etti.

Bayraktar, yakın gelecekte siber tehditlere karşı siber savunmaya daha fazla önem verileceğine dikkati çekerek, “Ülkemiz, bulunduğu jeopolitik konumu, son 22 yılda ekonomideki büyümesi ve teknoloji alanında gerçekleştirdiği hamlelerle bölgesinde lider bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerine de yansıyan bu ilerlememiz, ekonomik ve sosyal alanlarda kalkınmamızı daha da pekiştiriyor. Geliştirdiğimiz yerli ve milli çözümlerle enerji, sağlık, bankacılık, haberleşme gibi kritik altyapılarda karşı karşıya kalınması muhtemel siber risklerden korunmak için etkin adımlar atmaya devam ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Siber tehditlerin nereden ne zaman geleceğini bilmenin mümkün olmadığını, bu nedenle çalışmaları çok katmanlı ve 7/24 esaslı olarak yürüttüklerini vurgulayan Bayraktar, enerji sektöründe siber güvenliği, milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini dile getirdi.

Enerji sektöründe siber saldırıları önlemek amacıyla siber güvenlik uygulamaları geliştirildi

Bayraktar, enerji sektöründe dijitalleşme ve otomasyonun hızla büyüyen bir alan olarak öne çıktığını, elektrik, petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarının üretim, dağıtım ve yönetiminin giderek daha fazla dijital sistemler üzerinden sağlanır hale geldiğini söyledi.

Başta enerji üretim tesislerine, elektrik şebekelerine ve petrol hatlarına yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir döneme girildiğini kaydeden Bayraktar, üretim ve iletim dışında, kullanılan cihazların dijitalleşmesiyle tüketim tarafında da yeni siber risklerin oluştuğunu ifade etti.

Bayraktar, arz kesintilerinin önüne geçmek ve ekonomik kayıpları engellemek adına enerji sektöründe siber saldırıları önlemek amacıyla çeşitli uygulamalar geliştirdiklerine dikkati çekerek, “Bunlardan biri de bu ihtiyaca yönelik geliştirdiğimiz özelleşmiş SCADA sistemleri. Milli şirketimiz BOTAŞ, Aselsan ortaklığında yerli ve milli imkanlarla geliştirilen SCADA sistemini, ülkemizin petrol ihtiyacı için kritik öneme sahip Batman Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı üzerinde kullanmaya başladı. Bu sistemi tüm doğal gaz altyapısında kullanmak için de ilgili kuruluşlarımız çalışmalarına devam ediyor.” dedi.

Elektrik şebekesinin güvenliğine yönelik çalışmalara da değinen Bayraktar, şöyle devam etti:

“Yaklaşık 75 bin kilometrelik, dünyanın en büyük şebekelerinden biri olan elektrik iletim hattımızın işletiminden sorumlu kurumumuz TEİAŞ da siber saldırılara karşı bu anlamda güvenlik için önemli bir altyapıya sahip. Tüm bu şebeke, bakanlığımızda bulunan Siber Güvenlik Operasyon Merkezinden 7/24 izleniyor. Olası bir felaket durumunda veri merkezimizin devamlılığını sağlamak için Ankara dışında da bir felaket kurtarma merkezimiz bulunmakta. Düzenli olarak yaptığımız sızma testleri ve kapalı devre iletişim altyapısıyla olası saldırılara karşı güvenliği ön planda tutuyoruz. Yine BOTAŞ gibi TEİAŞ da milli SCADA projesini Havelsan ile birlikte hayata geçiriyor.”

Enerji sektöründe siber güvenliğin düzenlenmesi görevinin, mevzuat kapsamında sektörün düzenleme ve denetiminden sorumlu kurum olan EPDK’de olduğunu kaydeden Bayraktar, bu kapsamda EPDK tarafında düzenli olarak sektörel düzeyde siber güvenlik etkinliklerinin gerçekleştiğini belirtti.

Bayraktar, siber saldırılarda olduğu gibi doğal afetlerde de elektrik ve doğal gaz kesintilerinin yaşanabildiğini ifade ederek, “Geçen yıl 6 Şubat’ta yaşanan depremler bize gösterdi ki enerji sektörü gibi kritik altyapılarda meydana gelen kesintilerin, aynı siber saldırılarda olduğu gibi bir an önce giderilmesi büyük önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Bayraktar, enerji altyapılarını korumaya, yerli ve milli siber güvenlik teknolojileri geliştirmeye ve bu alandaki yetkin insan kaynağını güçlendirmeye devam edeceklerine dile getirdi.

Siber güvenliğin sağlanmasında gelişmiş teknolojiler tercih ediliyor

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank da söz konusu etkinliğin olası siber saldırılara karşı katılımcılara savunma yeteneklerini test etme imkanı sunacağını ve teknik ile yönetsel yetkinliğin geliştirilmesini destekleyeceğini söyledi.

Varank, siber güvenliğin sağlanmasında gelişmiş teknolojilerin kullanılmasının, siber olaylara müdahale kabiliyetlerinin güçlendirilmesinin ve bilgi farkındalık ile hazırlık seviyelerinin artırılmasının önemine işaret ederek, dünyada her cihazın potansiyel bir güvenlik açığı ve tehdit oluşturduğuna işaret etti.

Son bir yılda siber güvenlik saldırılarının küresel maliyetinin yaklaşık 10 trilyon dolara ulaştığını anlatan Varank, bankacılıktan enerji sistemlerine, iletişim ağlarında ulaşım ve sağlık altyapılarına kadar birçok alanda siber tehditlere karşı ülkelerin mücadele ettiğini kaydetti.

Varank, kritik altyapıların başında enerji sektörünün geldiğini belirterek, “Yakın zamanda terör devleti İsrail’in Lübnan’da iletişim cihazlarını hedef alan saldırılarına hep birlikte şahit olduk. Askeri ve sivil hedefler arasında fark gözetmeden yapılan bu saldırı siber güvenlik alanında yeni bir sayfa açarken siber güvenliğin önemini bir kez daha ortaya koymuş oldu. Türkiye de jeopolitik konumu nedeniyle her gün sayısız siber güvenlik tehdidi altında. Ülkemizin Asya ve Avrupa kıtalarının bağlantı noktası olduğunu düşündüğümüzde kritik altyapılarımızın ne kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin siber güvenliğin milli güvenliğe entegrasyonu konusunda ciddi mesafe katettiğine dikkati çeken Varank, ülkelerin siber güvenlik konusundaki olgunluğunu ölçmede kullanılan “Global Siber Güvenlik Endeksi” verilerine göre Türkiye’nin dünya genelinde ilk 10’da, Avrupa’da da 6. sırada yer aldığını, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen hızlı tespit ve erken müdahale sistemlerinin dünyada ilgiyle takip edildiğini söyledi.

Varank, milli teknoloji hamlesi çerçevesinde siber güvenlik alanında yerli donanım ve yazılımların geliştirilmesi ve bunların kritik altyapılarda kullanılması için büyük çaba sarf edildiğini aktararak, “Milli siber güvenlik alanı oluşturmanın bağımsızlığımızın ve istikbalimizin en önemli unsurlarından biri olduğunun farkındayız. Mavi Vatan ne kadar önemliyse, terörle mücadele ne kadar önemliyse, sınırlarımızı korumak ne kadar önemliyse, verilerimizin ve dijital altyapılarımızın korunması da emin olun o derece önemli. Bu bilinçle siber tehditlere karşı verdiğimiz mücadelenin kurumsal bir altyapıya kavuşması için siber güvenlik teşkilatının kurulmasıyla ilgili çalışmalar da şu anda hızlanmış durumda.” diye konuştu.

Varank, siber güvenlik alanında insan kaynağının geliştirilmesi ve yetiştirilmesine büyük önem verildiğini sözlerine ekledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/siber-guvenlikte-yerli-cozumler/feed/ 0
Külçe külçe altınları cinsel organlarında getirmişler https://www.igdirhaber.com.tr/kulce-kulce-altinlari-cinsel-organlarinda-getirmisler/ https://www.igdirhaber.com.tr/kulce-kulce-altinlari-cinsel-organlarinda-getirmisler/#respond Mon, 07 Oct 2024 22:20:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/kulce-kulce-altinlari-cinsel-organlarinda-getirmisler/ İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda, polisin durduğu Özbekistan uyruklu 6 kadın yolcu ile onları karşılamaya gelen iki araçta yapılan aramada, Türkiye’ye kaçak olarak sokulmaya çalışıldığı belirlenen her biri 110 gram ağırlığında toplam 166 külçe altın ve 18 oyun konsolu ele geçirilirken, 7 şüpheli gözaltına alınıp, tutuklandı. Külçe altınlardan 84’ünün kadın yolcuların iç beden muayenesinde cinsel organlarında taşıdıkları belirlenip, cerrahi müdahale ile çıkarıldığı bildirildi.

Cinsel organlarında külçe altın taşırken yakalandılar

CERRAHİ MÜDAHALE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, istihbarat çalışmasıyla, Türkiye’ye kaçak yollarla altın girişi yapılacağı bilgisine ulaştı. 2 Ekim’de harekete geçen polis, Dubai’den uçakla İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na gelen Özbekistan uyruklu 6 kadın yolcu ile onları karşılamaya gelen iki aracı havalimanının çıkışında durdurdu. Araçta ve yolcular üzerinde yapılan aramada, her biri 110 gram 82 adet külçe altın, 18 oyun konsolu ve kolu (playstation), 3 akıllı cep telefonu ele geçirildi. Ayrıca alınan mahkeme kararının ardından Özbek kadın yolcuların iç beden muayenesiyle yapılan cerrahi müdahalesi sonucu cinsel organlarından yine her biri 110 gram ağırlığında 84 külçe altın daha çıkarıldı.

Cinsel organlarında külçe altın taşırken yakalandılar

PİYASA DEĞERİ 55 MİLYON TL

Ele geçirilen toplam 18 kilo 500 gram ağırlığındaki 166 adet külçe altının piyasa değerinin 55 milyon TL olduğu belirtildi. Kaçak getirdikleri altınlarla yakalanan 6 Özbek kadın yolcu ile onlara yardım ettiği belirlenen 1 şüpheli gözaltına alındı. 7 şüpheli, polisteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Külçe külçe altınları cinsel organlarında getirmişler

Külçe külçe altınları cinsel organlarında getirmişler

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kulce-kulce-altinlari-cinsel-organlarinda-getirmisler/feed/ 0
Karaçi’de Patlama: 1 Ölü, 7 Yaralı https://www.igdirhaber.com.tr/karacide-patlama-1-olu-7-yarali/ https://www.igdirhaber.com.tr/karacide-patlama-1-olu-7-yarali/#respond Sun, 06 Oct 2024 21:20:06 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/karacide-patlama-1-olu-7-yarali/ Pakistan’ın Karaçi şehrindeki Cinnah Uluslararası Havalimanı yakınında meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre 1 kişi hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı.

Dawn gazetesindeki habere göre, akşam saatlerinde Karaçi’deki Cinnah Uluslararası Havalimanı yakınında büyük bir patlama meydana geldi.

İlk belirlemelere göre patlamada 1 kişi yaşamını yitirdi, 7 kişi yaralandı.

Patlamanın etkisiyle çevredeki çok sayıda araç alev alırken, patlama sesi şehrin birçok noktasından duyuldu.

Yetkililer, Cinnah Uluslararası Havalimanı’na giriş ve çıkışların kapatıldığını açıklarken, uçuş operasyonlarının devam edeceğini kaydetti.

Polis yetkilileri, havalimanı dışında bir tankerin patladığını belirtti.

Sind Eyaletiİçişleri Bakanı Ziyaül Hasan Lanjar ise el yapımı patlayıcıyla yabancıların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu yabancıların kim ya da kimler olduğuna yönelik bilgi paylaşılmadı.

“Çin vatandaşları hedef alındı”

Öte yandan, Sind İçişleri Bakanlığından adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, yaptığı açıklamada, olayın Çin vatandaşlarına yönelik bir saldırı olduğunu söyledi.

Pakistan’da Pekin yönetiminin Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında başlatılan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru projelerinde çalışan binlerce Çinli işçi bulunuyor. Ülkedeki Çin vatandaşlarına yönelik zaman zaman saldırılar düzenleniyor.

Hayber-Pahtunhva eyaletinde 26 Mart’ta Çinli şirketlerce yürütülen Dasu Hidroelektrik Santrali’nin inşaatında çalışan mühendisleri ve işçileri taşıyan araç konvoyuna düzenlenen saldırıda 5’i Çinli, biri Pakistanlı 6 kişi hayatını kaybetmişti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/karacide-patlama-1-olu-7-yarali/feed/ 0
BinBin Halka Arzı 3-4 Ekim’de https://www.igdirhaber.com.tr/binbin-halka-arzi-3-4-ekimde/ https://www.igdirhaber.com.tr/binbin-halka-arzi-3-4-ekimde/#respond Wed, 02 Oct 2024 15:01:26 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/binbin-halka-arzi-3-4-ekimde/

BİN Ulaşım ve Akıllı Şehir Teknolojileri A.Ş (BinBin) Bulls Yatırım liderliğinde halka arz oluyor. Halka arz 3-4 Ekim tarihlerinde BINBN.HE koduyla ‘Borsada Satış’ yöntemi ile gerçekleştirilecek. Her geçen gün büyüyen, yenilikçi bir teknoloji şirketi haline geldiklerini belirten BinBin Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Abdik, “Çevreci ulaşım anlayışını Türkiye’de ve Avrupa’da uygulama konusunda öncü olmayı ve büyüyen bu sektörden daha fazla pay almayı istiyoruz. Halka arz, BinBin’in teknoloji altyapısını güçlendirmesi ve uluslararası pazarlardaki varlığını pekiştirmesi için önemli bir fırsat. Yatırımcılarımızı bu heyecan verici yolculuğa ortak etmekten büyük mutluluk duyacağız” dedi.

Mikromobilite şirketi BinBin halka arz ediliyor. Bulls Yatırım liderliğinde 3-4 Ekim tarihlerinde ‘Borsada Satış’ yöntemiyle pay başına 91,85 TL sabit fiyatla gerçekleşecek arza BINBN.HE koduyla katılım sağlanabilecek. Bin Ulaşım ve Akıllı Şehir Teknolojileri’nin çıkarılmış sermayesinin 100 milyon TL’den 112 milyon TL’ye yükseltilmesi nedeniyle 12 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artırımı şeklinde ve 1000 Yatırımlar Holding A.Ş.’nin sahip olduğu 4 milyon 750 bin TL nominal değerli paylar, Re-Pie Portföy Yönetimi A.Ş. Altun Capital Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun sahip olduğu 25 bin TL nominal değerli paylar ve Re-Pie Portföy Yönetimi A.Ş. BİNBİN Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun sahip olduğu 225 bin TL nominal değerli paylar ortak satışı şeklinde satışa sunulacak. Toplamda 17 milyon TL nominal değerli payın halka arz büyüklüğünün 1 milyar 561 milyon 450 bin TL olması hedefleniyor. Halka arz sonrası halka açıklık oranının ise yüzde 15,18 olarak gerçekleşmesi planlandı.

‘2026’YA KADAR FİLOMUZUN YÜZDE 30’UNU YERLİLEŞTİRMEYİ PLANLIYORUZ’

Kısa mesafeli yolculukları eğlenceli hale getirirken, sürdürülebilir ve ekonomik bir ulaşım alternatifi sunduklarını belirten BinBin Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Abdik, “2019 yılında üniversite kampüslerinde başladığımız operasyonlarımızı 2020 yılı itibarıyla şehirlere taşımaya başladık. Çevreye duyarlı teknolojiler geliştirerek karbon salınımını azaltmayı ve sürdürülebilir ulaşımı yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Bugün yurt içinde İstanbul, Konya, Antalya, Eskişehir, Samsun, Adana, Kocaeli, Bursa, Gaziantep, Uşak ve Sakarya’da hizmet veriyoruz. Mikromobilite alanında yurt dışına açılan ilk Türk şirketi olarak Arnavutluk, Bulgaristan, Bosna Hersek ve Kuzey Makedonya’da faaliyetlerimize devam ediyoruz. Filomuzun yüzde 87,20’si yurt içi, yüzde 12,80’i yurt dışında konumlanıyor. Filomuzdaki skuterlerin yerlileştirilmesi ve millileştirilmesi konusunda da çalışmalarımıza devam ediyoruz. 2025 yılının sonuna kadar yurt içi filomuzun yüzde 30’unu yerli skuterler ile değiştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

‘ULAŞIMIN SUPER APP’İ OLMAYI HEDEFLİYORUZ’

Abdik, “2022 yılında 2,44 milyar dolar olan küresel bisiklet ve skuter kiralama pazarının, 2023-2030 tahmin döneminde yüzde 16,15’lik bir yıllık bileşik büyüme oranı ile büyüyerek 2030 yılına kadar 8,08 milyar dolara ulaşması bekleniyor. P&S Intelligence’ın araştırmasına göre ülkemizde ise elektrikli skuter kategorisi son birkaç yılda Türkiye mikromobilite pazarında en büyük paya sahip oldu. Önümüzdeki yıllarda elektrikli skuter ve bisiklet gibi mikromobilite çözümlerinin Türkiye pazarında daha yüksek büyüme oranı göstereceği tahmin ediliyor. Biz de çevreci ulaşım anlayışını Türkiye’de ve Avrupa’da uygulama konusunda öncü olmayı ve büyüyen bu sektörden daha fazla pay almayı istiyoruz. BinBin mobil uygulamamızı geliştirerek ulaşımın Super App’i olmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘HALKA ARZ İLE YENİ YATIRIM FIRSATLARINI DEĞERLENDİRECEĞİZ’

Halka arzın yeni yatırım fırsatları için önemli bir adım olduğunu belirten Abdik, “Türkiye’de ve yurt dışında, uluslararası standartlarda çözümler üreten, müşteri ve çalışan memnuniyetine önem veren, çalışanlarımızın ve süreçlerimizin sürekli gelişimini odağında tutan, güvenilir ve alanında lider bir yüksek teknoloji şirketi olmak istiyoruz. Halka arz, BinBin’in teknoloji altyapısını güçlendirmesi ve uluslararası pazarlardaki varlığını pekiştirmesi için önemli bir fırsat. Halka arzla birlikte artacak öz kaynaklarımız sayesinde başta şirket alımı olmak üzere yeni yatırımları finanse etmeyi, sektörde yer alan ve oluşacak fırsatları değerlendirmeyi hedefliyoruz. Bununla beraber elde edeceğimiz geliri mevcut e-skuter filomuzun yenilenmesi ve ihtiyaç duyduğumuz diğer taşıt, cihaz alımları gibi yatırımlarda kullanmayı planlıyoruz. Yatırımcılarımızı bu heyecan verici yolculuğa ortak etmekten büyük mutluluk duyacağız” dedi.

2024’ÜN İLK YARISINDA YAKLAŞIK 363 MİLYON TL HASILAT

2024 ilk yarısında BinBin, diğer yurt dışı bağlı ortaklıkları ile birlikte 363 milyon TL hasılat elde ederek geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 20 artış gösterdi. Yine yurtdışı bağlı ortaklıkları ile 2023 yılında 674 milyon TL, 2022’de 662 milyon TL, 2021’de ise 242 milyon TL hasılat elde etmişti. 2022 yılında yüzde 173 oran ile bir önceki yıla göre oldukça yüksek bir hasılat büyümesi gerçekleştiren BinBin, 2023 yılında bu hasılatı koruyarak yılsonunda bunun üzerine yüzde 2 daha ekledi. Hem yurt içinde hem de farklı ülkelerde büyümesini sürdüren BinBin, güçlü maliyet politikası sayesinde brüt kar marjını yüzde 45 seviyesinde tutmayı başardı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/binbin-halka-arzi-3-4-ekimde/feed/ 0
TEKNOFEST’ler Türkiye’nin Bağımsızlığını Güçlendiriyor https://www.igdirhaber.com.tr/teknofestler-turkiyenin-bagimsizligini-guclendiriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/teknofestler-turkiyenin-bagimsizligini-guclendiriyor/#respond Wed, 02 Oct 2024 15:01:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/teknofestler-turkiyenin-bagimsizligini-guclendiriyor/ Bakan Kacır: “TEKNOFEST’ler Türkiye’nin tam bağımsız yolculuğuna devam etmesini sağlayacak”

ADANA – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “TEKNOFEST’ler bu ateş çemberindeki zor coğrafyada Türkiye’nin tam bağımsız yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için en önemli kazanımlarımız olmayı sürdürecek” dedi.

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde, kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler ve medya kuruluşlarının da aralarında olduğu 128 kurumun katılımıyla Adana Havalimanı’nda düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapılarını açtı.

“TEKNOFEST’ler birçok girişimi inşa ediyor”

Açılış sonrası GÖKBEY helikopterin önünde basın mensuplarına konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “2018 yılından bu yana TEKNOFEST’leri gerçekleştiriyoruz. TEKNOFEST Akdeniz’de bu sene de bu heyecanı yaşıyoruz. TEKNOFEST milli teknolojilerin milletimizle buluştuğu adres. 50 teknoloji yarışmasına 790 bin takımdan 1 milyon 650 bin gencimiz katıldı. Bu yılın TEKNOFEST’inde 11 yeni yarışma var. 11 yeni yarışmayı TEKNOFEST’e ilave ettik. Artık sadece araştırma, geliştirme projelerini değil, teknoloji girişimlerini de TEKNOFEST’lerde inşa ediyorlar” dedi.

2030 için Türkiye’nin 100 bin tekno girişim hedefi olduğuna dikkat çeken Bakan Kacır, daha sonra şunları söyledi:

“2030 için 100 bin tekno girişimin bu topraklardan doğup dünyaya açılmasını hedefliyoruz. TEKNOFEST’ler adeta girişimci fabrikası olarak bizi bu hedefe taşıyan en önemli unsurlar. Burada çok keyifli vakit geçireceğiz. Bilim merkezi alanlarında birçok farklı etkinlikte muhteşem hatıralar yaşatacağız. TEKNOFEST’ler bu ateş çemberindeki zor coğrafyada Türkiye’nin tam bağımsız yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için en önemli kazanımlarımız olmayı sürdürecek. Bizler de her daim bütün teknolojik çalışmalarda Türk gençliğinin önünü açmaya devam edeceğiz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/teknofestler-turkiyenin-bagimsizligini-guclendiriyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Chery International Başkanı Zhang Guibing’i Kabulladı https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chery-international-baskani-zhang-guibingi-kabulladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chery-international-baskani-zhang-guibingi-kabulladi/#respond Sat, 28 Sep 2024 17:20:23 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chery-international-baskani-zhang-guibingi-kabulladi/ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Chery International Başkanı Zhang Guibing’i kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde basına kapalı gerçekleşen kabulde, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da hazır bulundu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chery-international-baskani-zhang-guibingi-kabulladi/feed/ 0
Türkiye Rüzgar Enerjisi Ekipman Tedarikinde Avrupa İçin Vazgeçilmez Pazar https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ruzgar-enerjisi-ekipman-tedarikinde-avrupa-icin-vazgecilmez-pazar/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ruzgar-enerjisi-ekipman-tedarikinde-avrupa-icin-vazgecilmez-pazar/#respond Sat, 28 Sep 2024 17:20:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ruzgar-enerjisi-ekipman-tedarikinde-avrupa-icin-vazgecilmez-pazar/ Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Strateji Direktörü Feng Zhao, rüzgar enerjisi ekipman tedarikinde Türkiye‘nin özellikle Avrupa için vazgeçilmez bir pazar olduğunu belirterek, “Rüzgar enerjisi ekipman üretiminde Avrupa büyük oranda Çin’e bağımlı ancak tedarik zinciri değişiminde yumuşak geçiş gerekiyor, Türkiye sahip olduğu imkan ve potansiyelle avantajlı konumda bulunuyor.” dedi.

Zhao, Karasal ve Deniz Üstü Rüzgar Etkinliği (WindEnergy Hamburg) kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin enerji dönüşümü için gerekli kapasite artışında her yıl ortalama 1 gigavat hacim yarattığına işaret eden Zhao, “Bu dönüşümü hayata geçirmek için 1 megavatı bile hesaba katmalıyız. Kapasite artışında Avrupa’da sadece birkaç ülke Türkiye ile yarışabiliyor. Bunlar Almanya, İspanya gibi uzun yıllardır rüzgar enerjisi sektöründe olan ülkeler.” diye konuştu.

Zhao, Türkiye’nin küresel rüzgar enerjisi kurulu gücüne sağladığı kapasite artışı ve ekipman üretimi ile kattığı değerle Avrupa’da ilk 10’da bulunduğuna işaret etti. Zhao, şöyle devam etti:

“Türkiye ekipman üreten bir ülke. Daha da önemlisi tedarik zinciri güvenliği ve bu zincirin devamlılığını sağlayabilen bir ülke konumunda. Coğrafi olarak doğu ile batının birleştiği eşsiz avantajlara sahip. Bu durumda özellikle Kovid-19 salgını sonrası oluşan tedarik zinciri sıkıntılarında Türkiye’nin rolü ortaya çıktı. Çin kadar büyük kapasiteli olmasa da ekipman talebine cevap verebilen bir ülke oldu. Üretim kapasitesini belki 3’e katlayarak ve Avrupa ile rüzgarda daha fazla işbirliği yaparak sektörün gelişimi desteklenebilir. Rüzgar enerjisi ekipman tedarikinde Türkiye özellikle Avrupa için vazgeçilmez bir pazar. Ekipman üretiminde Avrupa büyük oranda Çin’e bağımlı ancak tedarik zinciri değişiminde yumuşak geçiş gerekiyor, Türkiye sahip olduğu imkan ve potansiyelle avantajlı konumda bulunuyor.”

Türkiye’de yatırımcıların ilgi duyduğu yenilenebilir enerji kaynaklı yeşil hidrojen üretimi konusunda da bilgi veren Zhao, “Yeşil hidrojen ve amonyak üretimi konusu Kovid-19 salgınından önce çıkmıştı. Bu iki konu da şu an enerji sektörünün anahtar konuları halinde geldi. Bu teknoloji hala çok yeni olsa da birkaç yıl içinde küçük ölçekli yeşil hidrojen projelerinin hayata geçeceğini öngörüyoruz. Yüksek maliyetler sebebiyle beklenenden biraz daha yavaş ilerlese de gerçekleşecek.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yenilenebilir enerji artışında rüzgar enerjisine büyük iş düşüyor”

GWEC Endüstri Üst Yöneticisi (CIO) Stewart Mullin de enerji dönüşümü için gerekli yenilenebilir enerji artışında rüzgar enerjisine büyük iş düştüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Rüzgar enerjisinin enerji dönüşümüne anlamlı katkısı için mevcut kapasite artışının iki katına çıkması gerekiyor. Türkiye dahil tüm ülkelerin buna katılımı oldukça önemli. Dünyada yeni rüzgar enerjisi kurulumları için yeterli ekipman var mı, yeterli elaman var mı, yeterli kapasite açılacak mı? Sektörde odaklandığımız konular bunlar.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-ruzgar-enerjisi-ekipman-tedarikinde-avrupa-icin-vazgecilmez-pazar/feed/ 0
Maden Kurtarma Yarışması’nda Ödüller Sahiplerini Buldu https://www.igdirhaber.com.tr/maden-kurtarma-yarismasinda-oduller-sahiplerini-buldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/maden-kurtarma-yarismasinda-oduller-sahiplerini-buldu/#respond Mon, 23 Sep 2024 07:50:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/maden-kurtarma-yarismasinda-oduller-sahiplerini-buldu/ Türkiye Madenciler Derneği (TMD) tarafından düzenlenen 3. Maden Kurtarma Yarışması’nda en iyi takım ödülünü, Çayeli Bakır İşletmeleri ve TÜPRAG kazandı.

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu yarışma, 17-20 Eylül’de Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde Türkiye Kömür İşletmelerinin (TKİ) ev sahipliğinde Garp Linyitleri İşletmesi Müdürlüğünde gerçekleştirildi.

Türkiye’nin önde gelen 15 madencilik şirketinden 100’den fazla arama kurtarma personelinin katıldığı yarışma ile madencilik sektörünün iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yüksek standartları ortaya koyuldu.

Yarışmada Acacia, Çayeli Bakır, DEFAŞ, Esan Eczacıbaşı, Eti Krom, Gübretaş Maden, KİAŞ, Koza Altın, Lidya, Öksüt, Polyak Eynez, TÜMAD, TÜPRAG, TKİ ve TTK yer aldı.

Ayrıca Dimin Madencilik, Gümüştaş ve Zenit Madencilik gözlemci olarak katıldı.

Çayeli Bakır ve TÜPRAG birinci oldu

Etkinlikte, Çayeli Bakır İşletmeleri ve TÜPRAG ekipleri sergiledikleri üstün performansla “En İyi 1.Takım” ödülünü paylaştı.

Bu ödül, kurtarma operasyonlarındaki beceriyi ve ekip ruhunu en iyi şekilde sergileyen takımlara verildi.

“En İyi 2. Takım” ödülü, DEFAŞ Madencilik ve TÜMAD Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ’nin, “En İyi 3. Takım” ödülü ise Kömür İşletmeleri AŞ (KİAŞ) ve Türkiye Taşkömürü Kurumunun (TTK) oldu. En İyi Yeni Takım Ödülü ise Acacia’ya verildi.

Yarışma boyunca sadece bireysel başarılar değil, ekipler arasındaki dayanışma ve işbirliği de ön plana çıktı.

Zorlu senaryolara karşı ekiplerin gösterdiği işbirliği, madencilik sektörünün zorluklarına karşı birlikte mücadele edebilme gücünü ortaya koydu.

Ekiplerin bir arada çalışarak sorunları çözme becerisi, etkinliğin en önemli kazanımlarından biri oldu.

“Güvenlik kültürünü daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen TMD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, yarışmayla madencilik sektöründe güvenlik kültürünü daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, şunları kaydetti:

“3. Maden Kurtarma Yarışması, madencilik sektöründeki kurtarma ekiplerinin kritik anlarda ne kadar donanımlı ve hazırlıklı olduğunu gözler önüne serdi. Bu etkinlikle madencilik sektöründe güvenlik kültürünü daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Çayeli Bakır ve TÜPRAG başta olmak üzere tüm ekiplerimizin sergilediği üstün performanslar, bu alanda ne kadar ileri düzeyde olduğumuzu gösteriyor. Tüm katılımcıları tebrik ediyor, bu etkinliğe katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/maden-kurtarma-yarismasinda-oduller-sahiplerini-buldu/feed/ 0
Diyarbakır ve İzmir’de Önemli Toplantılar https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakir-ve-izmirde-onemli-toplantilar/ https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakir-ve-izmirde-onemli-toplantilar/#respond Mon, 23 Sep 2024 07:50:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakir-ve-izmirde-onemli-toplantilar/ 09.00 – Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Ayşe Serra Bucak Küçük ile Doğan Hatun, yerel seçimlerin üzerinden geçen 5 ayı değerlendirmek üzere gazetecilerle bir araya gelecek. (GÖRÜNTÜLÜ – DİYARBAKIR)

09.30- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Deprem Master Plan Çalıştayı’nın açılışına Tarihi Havagazı Fabrikası’nda ev sahipliği yapacak.(GÖRÜNTÜLÜ – İZMİR)

10.00 – TÜİK, ağustos ayı motorlu kara taşıtları verilerini açıklayacak. (ANKARA)

10.00 – Anne babasının mensup olduğu tarikat içinde, 6 yaşından itibaren istismara uğrayan H.K.G.’nin İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” davasında kararın açıklanması bekleniyor. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İSTANBUL)

10.30- Ümraniye’de operasyon sırasında şehit düşen polis memuru Şeyda Yılmaz için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde tören düzenlenecek. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İSTANBUL)

11.00- İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer, İzmir Körfezine ilişkin basın açıklaması yapacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İZMİR)

13.11- Hayatını kaybeden şarkıcı Metin Arolat, İzmir Beşikçioğlu Camii’ndeki cenaze töreninin ardından toprağa verilecek. (GÖRÜNTÜLÜ – İZMİR)

13.30 – CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP İzmir İl Başkanlığı’nda basın toplantısı yapacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İZMİR)

20.00 – Trendyol Süper Lig 6. haftasında Gaziantep FK- Trabzonspor, Göztepe – BellonaKayserispor maçları oynanacak.(GAZİANTEP – İZMİR)

Ortak kullandıkları binadan kaymakamlık tarafından tahliye edilen Beyoğlu Belediyesi birimlerinden Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, çadırda hizmet vermeye devam edecek. (GÖRÜNTÜLÜ – İSTANBUL)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM’de “Geleceğin Zirvesi”nde konuşacak, Türkevi’ndeki ikili görüşmelerin ardından, 15’inci Türkiye Yatırım Konferansı çerçevesinde Amerikalı ve Türk iş adamları ile yuvarlak masa toplantısına katılacak. (NEW YORK)

20.00 – Trendyol Süpr Lig 6. haftasında Gaziantep FK- Trabzonspor, Göztepe -Bellona Kayserispor maçları oynanacak.(GAZİANTEP – İZMİR)

ANKA Haber Ajansı iyi çalışmalar diler…

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakir-ve-izmirde-onemli-toplantilar/feed/ 0
Şişli Belediyesi’nden Üniversite Öğrencilerine Ulaşım Desteği https://www.igdirhaber.com.tr/sisli-belediyesinden-universite-ogrencilerine-ulasim-destegi/ https://www.igdirhaber.com.tr/sisli-belediyesinden-universite-ogrencilerine-ulasim-destegi/#respond Sat, 21 Sep 2024 14:01:33 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/sisli-belediyesinden-universite-ogrencilerine-ulasim-destegi/ (İSTANBUL)- Yeni üniversitelilere 15 bin liralık burs desteği sağlayacağını duyuran Şişli Belediyesi, üniversite öğrencilerine şimdi de ulaşımda destek olacağını açıkladı. Öğrencilerin ‘İstanbulkart’larına aylık bakiye desteği olarak verilecek projeye başvurular, 23 Eylül’den itibaren Şişli Belediyesi’ne yapılabilecek.

Şişli Belediyesi, ekonomik kriz şartlarında eğitime destek verdiği yeni bir projeyi daha hayata geçiriyor. Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın yeni üniversitelilere 15 bin lira burs desteğini duyurmasının ardından Şişli Belediyesi, bu kez de öğrencilerin üniversite yolunda ulaşımına destek sağlayacak projeyi başlattı.

Abonman ücretleri karşılanacak

Proje kapsamında, Şişli’de ikamet eden ve 17-25 yaş arasındaki öğrencilerin İstanbulkartlarına 8 ay boyunca ulaşım desteği sağlanacak. Buna göre otobüs, tramvay, metro ve vapur gibi ulaşım araçlarını ücretsiz olarak kullanabileceği aylık abonman ücretleri Şişli Belediyesi tarafından karşılanacak.

“Yerel yönetimin tüm imkanlarıyla yanlarında olacağız”

Şişli Belediye Başkanı Şahan, ulaşım desteğiyle ilgili olarak şunları söyledi:

“İktidarın yarattığı çoklu krizlerden biri de eğitim alanında oldu. Bugün Türkiye’de bir üniversite öğrencisinin asgari harcaması 40 bin liralara dayandı. En düşük emekli aylığının 12 bin 500, asgari ücretin 17 bin 2 lira olduğu bir ülkede öğrenciler eğitimlerine devam edemiyor. Birçok öğrenci ekonomik krizden dolayı İstanbul’a gelemiyor. Tüm bunlara karşı sessiz kalamazdık. Üniversite öğrencileri için başlattığımız burs kampanyasının ardından ulaşım desteğini de hayata geçiriyoruz. İktidarın patlak lastiğe çevirdiği ekonomik düzende, gençleri bir nebze de olsa rahatlatacak yamalar yapmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki, bu ülkenin bütün ümidi ve geleceği gençlikte saklı. Her ne olursa olsun gençlerimizi yalnız bırakmayacak, yerel yönetimin tüm imkanlarıyla yanlarında olacağız.”

Başvurular 23 Eylül’de başlıyor

Projeye başvuracak öğrenciler, 23 Eylül 2024’ten itibaren Şişli Belediyesi’ndeki Başvuru Masası’na gerekli evrakları teslim edebilecek. Ayrıca üniversite öğrencilerinin konuya ilişkin Şişli Belediyesi’nin 444 3 112 numaralı Çözüm Merkezi’nden detaylı bilgiye de ulaşmaları mümkün.

Başvuru Şartları:

-Şişli’de ikamet etmek,

-İstanbul’daki üniversitelerde örgün öğretim almak (Açık öğretim üniversitesi öğrencileri yararlanamaz),

-17-25 yaş arasında olmak.

-Devlet üniversitelerinde ya da vakıf üniversitelerinde yüzde 100 burslu okuyor olmak

Gerekli evraklar:

-İkametgah,

-Öğrenci Belgesi,

-Açık Rıza Metni (İstanbulkartbilgilerini içeren).

-ÖSYM Yerleştirme sonuç belgesi

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/sisli-belediyesinden-universite-ogrencilerine-ulasim-destegi/feed/ 0
Aşırı Ekran Kullanımının Çocuklar Üzerindeki Etkileri https://www.igdirhaber.com.tr/asiri-ekran-kullaniminin-cocuklar-uzerindeki-etkileri/ https://www.igdirhaber.com.tr/asiri-ekran-kullaniminin-cocuklar-uzerindeki-etkileri/#respond Thu, 19 Sep 2024 21:26:06 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/asiri-ekran-kullaniminin-cocuklar-uzerindeki-etkileri/ Medicana Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Aytekin Orhon, çocuklarda aşırı ekran kullanımının uyku sorunlarına yol açabileceğini belirtti.

Hastaneden yapılan açıklamada görülerine yer verilen Dr. Orhon, televizyon, internet siteleri ve video oyunlarının çocukların dikkatini çekmek için yarıştığına işaret ederek, çocukların bilinçsizce medya karşısında şiddet ve risk alma davranışlarını örnek aldığını aktardı.

Orhon, “Çocuklar cinsel içerikli yayınlar, yasaklı madde kullanımı, siber zorbalık, yanıltıcı veya yanlış bilgiler, güvenli olmayan davranışlara yöneltebilecek akrobasi veya meydan okuma videolarına maruz kalıyor.” ifadelerini kullandı.

Çocukların ekran başında geçirdiği zamanı yönetmenin aileler için zorlayıcı olabildiğine vurgu yapan Orhon, ekran başında geçirilen süreyi çocukların doğru bir şekilde planlayamayacağının altını çizdi.

“Çocuklar 18 aylık olana kadar ekrana hiç maruz bırakılmamalıdır.” uyarısında bulunan Orhon, “18 ila 24 ay arasında günde en fazla 20 dakika, bakıcıyla birlikte eğitim programlarını izleyebilir. 24-60 ay arası çocuklar için eğitim dışı ekran süresini hafta içi 1 saat, hafta sonu 3 saat ile sınırlandırılmalıdır. 5 yaş ve üzeri çocuklar için sağlıklı alışkanlıklar teşvik edilmeli ve ekran içeren aktiviteler sınırlanmalıdır. Aşırı ekran kullanımı uyku sorunları ve okul başarısında düşüşe yol açabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Ailelerin yemek yerken ve gezi sırasında tüm ekranları kapatması gerektiğini aktaran Orhon, “Ebeveyn denetimleri hakkında bilgi edinin ve bunları kullanın. Ekranları emzik, bebek bakıcısı olarak veya öfke nöbetlerini durdurmak için kullanmaktan kaçının. Yatmadan 30-60 dakika önce ekranları kapatın ve yatak odalarından çıkarın.” açıklamasını yaptı.

Çok fazla ekran başında kalmanın çeşitli sorunlara yol açacağına dikkati çeken Orhon, bu sorunları, uyku problemi, akademik başarıda düşüş, aile ve arkadaşlarla daha az zaman geçirme, açık hava etkinlikleri ve fiziksel aktivitelerden uzaklaşma kilo sorunları, duygu-durum bozuklukları, zayıf kişisel imaj ve vücut imajı sorunları olarak sıraladı.

Çocukların fikirlerini ve endişelerini paylaşmasına izin verilmesi gerektiğine değinen Orhon, şunları kaydetti:

“Çocuğunuzla ekranda gördükleri hakkında konuşun. İş birliği, arkadaşlık ve başkalarıyla ilgilenme gibi iyi davranışlara dikkat çekin. Reklamların ve reklamların seçimleri nasıl etkilediğinin farkında olun ve çocuğunuzu ekran gerektirmeyen spor, müzik, sanat, hobiler gibi diğer etkinlikleri öğrenmeye teşvik edin.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/asiri-ekran-kullaniminin-cocuklar-uzerindeki-etkileri/feed/ 0
200 Yıllık Düğün Geleneği: Tepsi ile Para Toplama https://www.igdirhaber.com.tr/200-yillik-dugun-gelenegi-tepsi-ile-para-toplama/ https://www.igdirhaber.com.tr/200-yillik-dugun-gelenegi-tepsi-ile-para-toplama/#respond Wed, 18 Sep 2024 09:51:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/200-yillik-dugun-gelenegi-tepsi-ile-para-toplama/ Düğünlerde tepsiyle para toplama geleneği

200 yıllık düğün geleneğini yaşatıyorlar

ŞIRNAK – Şırnak’ta 200 yıllık düğünlerde tepsi ile para toplama geleneği yaşatılıyor. Düğünlerde gelin ve damada takı takma işlemi tepsi tutularak sürdürülüyor. Herkesin kendi imkanı kadar isim yazmadan tepsiye attığı takı ve paralarla hem evlenen çiftlere destek sunuluyor, hem kimin ne taktığı belli olmuyor.

Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Dağdibi köyünde yaşayan Sindi aşireti mensubu binlerce vatandaş 200 yıllık düğün geleneğini yaşatıyor. Gelin ve damat için 2 gün 2 gece yapılan düğünlerde takı takma merasimleri ise tepsiyle yapılıyor. Damadın amcası eline aldığı tepsiyle düğüne katılan misafirlerin yanına giderek takı takmalarını istiyor. Dünya evine giren Fatih ve Fatma Ata çifti düğününde davetliler saatlerce süren para toplama işlemiyle para ve takılarını tepsiye koyuyor. Tepsi ile yaklaşık 700 bin lira toplanırken, köydeki bu geleneği yaşatan aşiret mensupları yardımlaşma ve dayanışmanın böyle olması gerektiğini söylüyor. Düğüne katılan herkes imkanları ölçüsünde altın ve paraları tepsiye atarak yeni evli çifte destek oluyor.

Ahmet Ata adındaki vatandaş düğün geleneğinin eskiden beri devam ettiğini söyledi. Ata, “Bu adeti terk etmiyoruz. 2 gün sürüyor düğünlerimiz. Fakir zengin kim gelirse gelsin eşit şekilde para toplanıyor. Kimse arasında rencide olmamak için böyle bir geleneği sürdürüyoruz. 200 yıldan beri var bu gelenek. Düğünden düğüne değişiyor 300 binden 700 bin liraya kadar böyle para topluyoruz” dedi.

Köyün kanaat önderleri 200 yıldan fazla olan bu geleneği yaşatmanın tek nedeninin olduğunu söyledi. Bunun, maddi durumu iyi olmayanlar için tepsiye kimin ne kadar attığının belli olmadan evlenen çiftlere destek sağlamak olduğunu belirtildi.

(SRD-AKK-Y)

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/200-yillik-dugun-gelenegi-tepsi-ile-para-toplama/feed/ 0
Kars’ta Coğrafi İşaret Tescil Süreci Toplantısı Düzenlendi https://www.igdirhaber.com.tr/karsta-cografi-isaret-tescil-sureci-toplantisi-duzenlendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/karsta-cografi-isaret-tescil-sureci-toplantisi-duzenlendi/#respond Wed, 18 Sep 2024 09:51:34 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/karsta-cografi-isaret-tescil-sureci-toplantisi-duzenlendi/ Kars Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde Coğrafi İşaret Tescil Süreci toplantısı düzenlendi.

Kars Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO)’nun ev sahipliğinde, coğrafi işaret tescil başvurusunda bulunulan yerel ürünlerin değerlendirilmesi amacıyla düzenlenen toplantıya; Belediye Başkanı Ötüken Senger, Serhat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Nurullah Karaca, Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Subutay Kılıç, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hayrettin Çetin ile Tarım İl Müdürlüğü ve Kars Kafkas Üniversitesi’nden temsilciler katıldı.

Toplantının ana gündem maddesi, tescil başvurusunda bulunulan yerel ürünlerin Kars ekonomisine ve kültürel mirasına sağlayacağı katkılar oldu.

Toplantının açılış konuşmasını Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Bozan yaptı.

Coğrafi işaretli ürünlerin bölgenin kalkınmasına ve yerel üreticilerin desteklenmesine önemli katkılar sunacağını ifade eden Başkan Bozan, “Kars Ticaret ve Sanayi odası olarak ilimizle özdeşleşen 4 ürün için coğrafi işaret tescili aldık ve 7 ürün için ise tescil başvurusunda bulunduk. İlimiz gastronomi kaçışından son dönemlerde gelişme göstermekte ve tanınırlığı her geçen gün artmaktadır. İlimize gelen yerli ve yabancı turistler ilimizde kendilerine ikram edilen yemekleri beğeni ile karşılamaktadırlar. Bizler de bu durumdan ilham alarak ilimiz açısından önemli gördüğümüz ve beğeni toplayan 7 gastronomi ürünlerimiz için coğrafi işaret tescili başvurusunda bulunduk” dedi.

Bozan, “Şu an bu ürünlerimizin ilimize sağlayacağı katma değeri ve kültürel mirasımıza sahip çıkma yolunda çıktığımız yolu anlattığımız coğrafi işaretler tescil süreci toplantısını gerçekleştiriyoruz. Toplantımızın ana gündemi tescil başvurusunda bulunulan yerel ürünlerin Kars ekonomisine ve kültürel mirasına sağlayacağı katkılardır. Kars’ın zengin mutfak kültürünün korunması ve tescillenmesi yönündeki çalışmalarda, yerel kurumlar arasındaki iş birliğinin ve ortak çalışmaların önemi büyüktür” diye konuştu.

KATSO Başkanı Kadir Bozan, “Serhat Kalkınma Ajansı’mıza teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Kalkınma Ajansımız kültürel mirasımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılması hususunda her zaman destek olmakta ve bizlere yol göstermektedir. Şu an başvurusunu yapmış olduğumuz 7 coğrafi işaretli ürünlerimizi de Serhat Kalkınma Ajansımızın destekleri ile gerçekleştirdik. Buradan SERKA Genel Sekreterimiz Nurullah Karaca’ya şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.

Toplantıda, coğrafi işaret tescil sürecinin hızlandırılması ve bu süreçte karşılaşılan zorlukların aşılması adına izlenecek stratejiler görüşüldü.

Toplantı sonunda, Kars’ın yerel ürünlerinin ulusal ve uluslararası alanda tanıtımına yönelik çalışmaların daha etkin bir şekilde yürütülmesi kararlaştırıldı. – KARS

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/karsta-cografi-isaret-tescil-sureci-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
İşlenmeyen Tarım Arazileri Kiraya Verilecek https://www.igdirhaber.com.tr/islenmeyen-tarim-arazileri-kiraya-verilecek/ https://www.igdirhaber.com.tr/islenmeyen-tarim-arazileri-kiraya-verilecek/#respond Mon, 16 Sep 2024 17:37:28 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/islenmeyen-tarim-arazileri-kiraya-verilecek/ Mülkiyeti gerçek ve tüzel kişilere ait ve üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazileri, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tarımsal amaçlı sezonluk olarak kiraya verilecek. Konuyla ilgili olarak Erzincan’da eğitimler başladı.

İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik yürürlüğe girdi. Yönetmelik, mülkiyeti gerçek ve tüzel kişilere ait ve üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin, Bakanlıkça tarımsal amaçlı sezonluk olarak kiraya verilmesine ilişkin iş ve işlemleri kapsıyor.

Üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazileri, arazinin vasfının değiştirilmemesi ve kiralayan tarafından tarımsal üretimde kullanılması şartıyla Bakanlıkça sezonluk olarak kiraya verilecek.

Konuyla ilgili olarak Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, il ve ilçedeki personellere yönelik eğitimlere başladı. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Şahin’in başkanlığında yapılan eğitim toplantısına şube ve ilçe müdürleri ile konunun teknik elemanları katıldı.

Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Şahin, toplantıda yaptığı konuşmada, ekilmeyen arazilerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kiraya verilmesinin amacının ülke genelinde tarımsal üretimi artırmak olduğunu kaydetti. İl Müdürü Şahin; “Kiraya verilecek arazilerin tespiti amacıyla il veya ilçe müdürlüğü bünyesinde Arazi Tespit Komisyonu oluşturulacak. ” dedi.

Toplantıda daha sonra Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürlüğü’nden Ziraat Mühendisi Tarık Kadıoğlu, sistemin nasıl işleyeceği konusunda katılımcılara bilgiler verdi.

Arazi Tespit Komisyonu, kadastro parsel verileri, uydu görüntüleri, coğrafi bilgi sistemleri, diğer kamu kurumlarından elde edilecek veriler üzerinden yapılacak çalışmalar ve yerinde gerçekleştirilecek arazi kontrolleriyle işlenmeyen tarım arazilerini tespit edecek. Tespit çalışmalarına altlık teşkil edebilecek veriler Bakanlıkça sağlanacak.

İşlenmeyen tarım arazilerinin tespitinde, içinde bulunulan yılın 1 Eylül tarihi ile bölgelere göre değişen hasat dönemi dikkate alınarak en geç takip eden yılın 31 Ağustos’a kadar olan süre dikkate alınacak. – ERZİNCAN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/islenmeyen-tarim-arazileri-kiraya-verilecek/feed/ 0
Havza TSO’dan 150 Bin Lira Destek https://www.igdirhaber.com.tr/havza-tsodan-150-bin-lira-destek/ https://www.igdirhaber.com.tr/havza-tsodan-150-bin-lira-destek/#respond Mon, 16 Sep 2024 17:37:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/havza-tsodan-150-bin-lira-destek/ Havza Ticaret ve Sanayi Odasınca (TSO) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) desteği ile 150 bin liralık kırtasiye ve giyim alışveriş çeki dağıtıldı.

Havza TSO Başkanı Erkan Acar, TOBB desteği ile 600 aileye 250 lira değerinde toplam 150 bin liralık kırtasiye ve giyim alışveriş çeki dağıtıldığını aktardı.

Acar, her yıl eğitime destek amacıyla TOBB’dan sağlanan nakdi destek ile ihtiyaç sahibi öğrencilerin ailelere yardımında bulunulduğunu söyledi.

Yardımların özellikle eğitime destek amacı taşıdığını belirten Acar, “Bu yardımlar öğrenci ailelerine bir nebze olsun destek olmayı hedefliyor.” dedi.

Acar, eğitimin her zaman yanında olduklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Eğitime destek amacıyla maddi durumu iyi olmayan ailelere yönelik TOBB tarafından odamıza gönderilen maddi destek ile bir nebze olsun ihtiyaç sahibi alilerimize yardımcı olabilmenin gayreti içerisinde yardım çalışmalarımızı tamamladık. Yardımlarımız odamız üyeleri aracılığıyla yardıma muhtaç ailelere ulaştırdı. Bize bu yardımlarda destek olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne şahsım, oda meclisindeki arkadaşlarım ve tüm üyelerimiz adına teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Bundan sonrada inşallah yardımlarımıza devam edeceğiz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/havza-tsodan-150-bin-lira-destek/feed/ 0
Rakam öyle böyle değil! Rıdvan Yılmaz’ın takımı Rangers satılıyor https://www.igdirhaber.com.tr/rakam-oyle-boyle-degil-ridvan-yilmazin-takimi-rangers-satiliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/rakam-oyle-boyle-degil-ridvan-yilmazin-takimi-rangers-satiliyor/#respond Sat, 07 Sep 2024 23:15:55 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/rakam-oyle-boyle-degil-ridvan-yilmazin-takimi-rangers-satiliyor/ Daha önce Aberdeen’de CEO görevini üstlenen, Everton ve Aston Villa’da yöneticilik yapan Keith Wyness, Football Insider’a yaptığı açıklamada milli futbolcumuz Rıdvan Yılmaz’ın formasını giydiği Rangers’ın satılacağını iddia etti.

RANGERS’IN SATIŞI İÇİN RAKAM VERDİ

Wyness, değeri yaklaşık 150 milyon sterlin olarak gösterilen Rangers’ın ABD’li yatırımcılar tarafından 100-120 milyon sterlin ve bonuslarla satın alınabileceğini söyledi.

Rıdvan Yılmaz'ın takımı Rangers satılıyor

BAZI HİSSEDARLAR SICAK BAKIYOR

Haberde Rangers’ın mevcut hissedarlarının bir kısmının satışa sıcak baktığının altı çizildi. Keith Wyness, Rangers’ın tamamen yeni inşa edilecek profesyonel bir ekibe ihtiyaç duyduğunu aktardı.

RIDVAN’IN RANGERS KARİYERİ

2022 yazından 4 milyon euro karşılığında Rangers’a transfer olan Rıdvan Yılmaz, İskoç kulübünde şu ana kadar 52 maça çıktı. Rıdvan, bu karşılaşmalarda 2 gol, 4 asistlik performans sergiledi. Milli yıldız, bu sezon ise 4 karşılaşmada forma giydi. Güncel piyasa değeri 5 milyon euro olan 23 yaşındaki sol bekin takımıyla 2027 yılına kadar sözleşmesi bulunuyor.

Rıdvan Yılmaz'ın takımı Rangers satılıyor

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/rakam-oyle-boyle-degil-ridvan-yilmazin-takimi-rangers-satiliyor/feed/ 0
Mubadala, Getir’in tek kontrolünü devralmak için Rekabet Kurulu’na başvurdu https://www.igdirhaber.com.tr/mubadala-getirin-tek-kontrolunu-devralmak-icin-rekabet-kuruluna-basvurdu/ https://www.igdirhaber.com.tr/mubadala-getirin-tek-kontrolunu-devralmak-icin-rekabet-kuruluna-basvurdu/#respond Sat, 07 Sep 2024 23:15:48 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/mubadala-getirin-tek-kontrolunu-devralmak-icin-rekabet-kuruluna-basvurdu/ Abu Dabi merkezli yatırım şirketi Mubadala Investment Company PJSC, Getir Perakende Lojistik Anonim Şirketi’ni devralmak için Rekabet Kurumu’na başvurdu. Konuya ilişkin duyuru, Rekabet Kurumunun internet sitesinde yayımlandı.

Getir, 24 Haziran’da 250 milyon dolarlık yeni bir yatırım aldığını açıklamıştı. Bu yatırım sonrası stratejik bir yeniden yapılanmaya giden Getir, bundan sonra her biri farklı pazar fırsatlarına odaklanan iki ayrı grup olarak faaliyetlerine devam edeceğini duyurmuştu.

Mubadala, Getir'in tek kontrolünü devralmak için Rekabet Kurulu'na başvurdu

MUBADALA ŞİRKETE EK SERMAYE SAĞLAMIŞTI

Bloomberg’in haberine göre ilk grubun Getir’in Türkiye’deki online market ve yemek teslimatı hizmeti işine odaklanırken, ikinci grubun ise Getir’in e-ticaret, finans, mobilite ve ABD’deki FreshDirect’in de olduğu diğer faaliyetlerini yürüteceği belirtilmişti.

Öte yandan, Getir’in mevcut hissedarlarından Mubadala Investment Company’ın şirkete ek sermaye sağlayarak Getir’in Türkiye’deki online market ve yemek teslimat hizmeti işinde yönetime ve çoğunluk hissesine sahip olacağı aktarılmıştı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mubadala-getirin-tek-kontrolunu-devralmak-icin-rekabet-kuruluna-basvurdu/feed/ 0
Yeni Model Fabrikalarla Dijital Dönüşüm Hedefi https://www.igdirhaber.com.tr/yeni-model-fabrikalarla-dijital-donusum-hedefi/ https://www.igdirhaber.com.tr/yeni-model-fabrikalarla-dijital-donusum-hedefi/#respond Sat, 07 Sep 2024 23:15:47 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/yeni-model-fabrikalarla-dijital-donusum-hedefi/

SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Kurulum çalışmaları devam eden 5 yeni model fabrikayla bu örnek tesislerin sayısını 15’e çıkaracağız ve sanayimizin dijital çağa adaptasyonunu güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz” dedi.

Organize Sanayi Bölgesi’nde hizmete giren Samsun Model Fabrika’nın açılışa Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Çevre, Şehir ve Kültürden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun MilletvekiliÇiğdem Karaaslan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı AK Parti Milletvekili Dr. Mehmet Muş, AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları ve iş insanları katıldı.

Açılış öncesi konuşan Bakan Kacır, “Bölgemizde ve dünyada yaşanan eknomik, politik ve sosyal kriz ortamına rağmen durmaksızın yolumuza devam ediyoruz. Son 22 yılda hayata geçirdiğimiz yatırım, üretim, istihdam ve kalkınma hamleleriyle daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bağımsızlığımızın, büyümemizin, kalkınmamızın yapı taşlarından sanayi ve teknolojide her geçen gün yükselen bir ivmeyle yolumuza devam ediyoruz. Son 22 yılda sanayi sektöründe çalışan sayımızı 3 milyon 900 binden, 6 milyon 700 bine çıkardık” diye konuştu.

Organize sanayi bölgelerinin (OSB) sayısını 191’den 360’a yükselttiklerini ifade eden Bakan Kacır, “Kurduğumuz 45 endüstri bölgesini Türkiye’nin üretim üsleri haline getirdik. Eş zamanlı olarak ülkemizin küresel üretim üssü rolünü güçlendirecek, katma değerli, rekabetçi ve sürdürülebilir üretim altyapımızı bir üst lige taşıyacak dijital dönüşüm atılımlarını hayata geçiriyoruz. Yüksek teknoloji yatırımları için Ar-Ge’den seri üretime uçtan uca bütüncül bir destek mekanizması sunan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programımızın dijital dönüşüm çağrısıyla dijital dönüşüm alanında öncü ve yenilikçi 36 projeyi uçtan uca destekliyoruz. Yakın zamanda ilan ettiğimiz Yükselen Yenilikçi Teknolojiler Çağrısıyla da iklim teknolojilerinden malzeme teknolojilerine, biyoteknolojiden bilgi ve iletişim teknolojilerine paradigma değişimlerinin yaşandığı birçok alanda yeni yatırımlara öncülük ediyoruz” dedi.

8,2 MİLYAR EURO BÜTÇELİ DİJİTAL AVRUPA PROGRAMI’NA KATILDIK

8,2 milyar Euro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldıklarını hatırlatan Bakan Kacır, “Program kapsamında süper bilgisayarlardan yapay zeka test merkezlerine ve deney tesislerine KOBİ’lerimizin, sanayicilerimizin dijital dönüşüm yolculuklarında ihtiyaç duydukları kritik önemi haiz altyapılara erişimlerini sağladık. Dijital Avrupa Programı’nın en önemli mekanizmalarından, ülkemiz sanayisinin, KOBİ’lerinin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümündeki önemli aktörlerden biri olacak 5 konsorsiyum ‘Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri’ (ADİM/EDIH) ağına dahil oldu. Tabii bizler ortaya koyduğumuz başarılı çalışmalarımızı, ileriye dönük plan ve programlarımızı sizlerle paylaşırken; tüm bu yapının odağı nitelikli insan kaynağımızdır ve geleceğimizin umudu olmazsa olmazımız gençlerimizdir. ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ hedeflerimize giden yolda azimle, kararlılıkla devam ediyorsak, buradaki temel misyonumuz elbette ki insanımıza, gençlerimize yatırım yapmaktan asla vazgeçmeyen bir anlayışa sahip olmamızdır. TEKNOFEST’ler, DENEYAP Teknoloji Atölyelerimiz, Sektör Kampüste programımız ve yeni devreye aldığımız Milli Teknoloji Atölyelerimizin arka planında hep gençlerimizin ve beşeri sermayemizin gelişimi yatmakta. Gençlerimizin geleceğin yetkinlikleriyle donatılması önceliğimizdir. Bir diğer önceliğimiz de mevcut işgücümüzün dönüşümüdür” diye konuştu.

MODEL FABRİKALARLA DİJİTAL ÇAĞA ADAPTASYONU GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ

Samsun’da kurulan model fabrika ile sayılarını 10’a çıkarttıklarını belirten Bakan Kacır, “Model fabrikalarımızla sanayicimizi ve emekçilerimizi yalın üretim ve dijital dönüşümle buluşturuyoruz. İlkini 2018 yılında Ankara’da faaliyete aldığımız Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezlerimizin, yani model fabrikalarımızın sayısını kısa dönem içinde 10’a çıkardık. Bugüne kadar model fabrikalarımızda 508 öğren-dönüş programı düzenledik. 170 yalın proje uygulama çalışması gerçekleştirdik ve 3 bine yakın firmamıza eğitim verdik. Verdiğimiz bu desteklerle, eğitimlerle firmalarımızı sanayinin dijitalleşme yolculuğuna hazırladık. Böylece sanayicilerimizin verimliliklerinde yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 düşüş ve üretimlerinde yüzde 140’ı bulan artış elde ettiklerini memnuniyetle ifade etmek isterim. Kurulum çalışmaları devam eden 5 yeni model fabrikayla bu örnek tesislerin sayısını 15’e çıkaracağız ve sanayimizin dijital çağa adaptasyonunu güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz. Bugün de açılışını gerçekleştirdiğimiz Samsun Model Fabrikamız ile sanayide dijital dönüşüm ve verimlilik potansiyelimizi çok daha yukarılara taşıyacağımıza inanıyorum”

Samsun’daki Model Fabrikanın bin metrekare alana kurulduğunu ifade eden Bakan Kacır, “Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde bin metrekare alanda kurduğumuz bu tesisi son teknolojili makine ve ekipmanlarla donattık. Samsun’un güçlü imalat sanayisine güç katacak ve rekabet gücünü artıracak model fabrikamız, yalın üretim eğitimlerine katılmak isteyen tüm KOBİ ve işletmelerimize açık olacak. Şimdiden 10 farklı eğitim ve etkinlikle 800’den fazla kişiye ulaşan fabrikamız Samsun başta olmak üzere bölgedeki sanayicilerimize hizmet etmeye başladı. Gelecekte binlerce firmanın verimlilik artışını ve dijitalleşmelerini sağlama hedefiyle kurduğumuz bu fabrikanın Samsun ve bölge sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğunda başat aktörlerden biri olacağına hiç şüphem yok. Şunun iyi bilinmesini isterim ki; Samsun için kararlılıkla çalışmaya, eser ve hizmet üretmeye, gönülleri fethetmeye devam edeceğiz. Samsun’un bizlere gösterdiği yüksek teveccühün hakkını vermeyi sürdüreceğiz”

OVP İLE ÖNÜMÜZDEKİ 3 YILLIK ROTAMIZI BELİRLEDİK

Orta Vadeli Program (OVP) ile 3 yıllık rotayı belirlediklerini belirten Bakan Kacır, “Önümüzdeki dönemde de Samsun’u ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz çerçevesinde eser ve hizmet anlayışıyla donatmayı sürdüreceğiz. Şehrimizin üretim kabiliyetine ve gücüne yeni halkalar ekleyerek inşallah yerelden genele yayılan emsal teşkil edecek bir başarı zinciri oluşturacağız. Bizler her daim çalışanın, üretenin, bu ülke için alın ve akıl teri dökenin yanında yer almaya devam edeceğiz. Dün açıkladığımız OVP ile önümüzdeki 3 yıllık rotamızı belirledik. Önümüzdeki dönemde de ilgili tüm kurumlarımızla eş güdüm içinde, yüksek katma değerli üretimi önceleyen bir sanayi politikası ile yapısal dönüşümü hızlandıracağız. Ülkemizin uzun vadeli hedefleriyle teşvik mekanizmalarımızı daha güçlü hizalayan yeni teşvik modelimizle yatırımcılara selektif ve program bazlı olarak cazip teşvikler sunacağız. Yeni teşvik modelimizin önemli bir sütunu konumundaki ve yakın dönemde kamuoyuyla detaylarını paylaşacağımız Yerelde Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında 81 ilimizin potansiyelini ve yetkinliklerini harekete geçirecek yatırım başlıklarını tespit ettik. Yine dün yürürlüğe giren OSB Yönetmeliği’yle de OSB sistemimizde reform niteliğinde adımlar attık. OSB’lerimizde kamulaştırma, altyapı ve tahsis süreçlerine hız kazandıracak düzenlemleri gerçekleştirdik. Sanayicilerimizle, girişimcilerimizle yakın iş birliği içerisinde hareket etmeye devam ederek bu toprakları yeni yatırımlarla bereketlendirmeye devam edeceğiz. Sözlerime son verirken Samsun Model Fabrika’mızın Samsun’umuza Samsunlu hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum”

Konuşmaların ardından Samsun Model Fabrikası’nın açılış kurdelesi geçildi.

Haber: Gökhan İÇKİLLİ – Kamera: Berkay YILDIZ/Samsun

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/yeni-model-fabrikalarla-dijital-donusum-hedefi/feed/ 0
Yeni Model Fabrikalarla Dijital Dönüşüm Hedefi https://www.igdirhaber.com.tr/yeni-model-fabrikalarla-dijital-donusum-hedefi/ https://www.igdirhaber.com.tr/yeni-model-fabrikalarla-dijital-donusum-hedefi/#respond Sat, 07 Sep 2024 23:15:47 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/yeni-model-fabrikalarla-dijital-donusum-hedefi/

SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Kurulum çalışmaları devam eden 5 yeni model fabrikayla bu örnek tesislerin sayısını 15’e çıkaracağız ve sanayimizin dijital çağa adaptasyonunu güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz” dedi.

Organize Sanayi Bölgesi’nde hizmete giren Samsun Model Fabrika’nın açılışa Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Çevre, Şehir ve Kültürden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun MilletvekiliÇiğdem Karaaslan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı AK Parti Milletvekili Dr. Mehmet Muş, AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları ve iş insanları katıldı.

Açılış öncesi konuşan Bakan Kacır, “Bölgemizde ve dünyada yaşanan eknomik, politik ve sosyal kriz ortamına rağmen durmaksızın yolumuza devam ediyoruz. Son 22 yılda hayata geçirdiğimiz yatırım, üretim, istihdam ve kalkınma hamleleriyle daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bağımsızlığımızın, büyümemizin, kalkınmamızın yapı taşlarından sanayi ve teknolojide her geçen gün yükselen bir ivmeyle yolumuza devam ediyoruz. Son 22 yılda sanayi sektöründe çalışan sayımızı 3 milyon 900 binden, 6 milyon 700 bine çıkardık” diye konuştu.

Organize sanayi bölgelerinin (OSB) sayısını 191’den 360’a yükselttiklerini ifade eden Bakan Kacır, “Kurduğumuz 45 endüstri bölgesini Türkiye’nin üretim üsleri haline getirdik. Eş zamanlı olarak ülkemizin küresel üretim üssü rolünü güçlendirecek, katma değerli, rekabetçi ve sürdürülebilir üretim altyapımızı bir üst lige taşıyacak dijital dönüşüm atılımlarını hayata geçiriyoruz. Yüksek teknoloji yatırımları için Ar-Ge’den seri üretime uçtan uca bütüncül bir destek mekanizması sunan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programımızın dijital dönüşüm çağrısıyla dijital dönüşüm alanında öncü ve yenilikçi 36 projeyi uçtan uca destekliyoruz. Yakın zamanda ilan ettiğimiz Yükselen Yenilikçi Teknolojiler Çağrısıyla da iklim teknolojilerinden malzeme teknolojilerine, biyoteknolojiden bilgi ve iletişim teknolojilerine paradigma değişimlerinin yaşandığı birçok alanda yeni yatırımlara öncülük ediyoruz” dedi.

8,2 MİLYAR EURO BÜTÇELİ DİJİTAL AVRUPA PROGRAMI’NA KATILDIK

8,2 milyar Euro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldıklarını hatırlatan Bakan Kacır, “Program kapsamında süper bilgisayarlardan yapay zeka test merkezlerine ve deney tesislerine KOBİ’lerimizin, sanayicilerimizin dijital dönüşüm yolculuklarında ihtiyaç duydukları kritik önemi haiz altyapılara erişimlerini sağladık. Dijital Avrupa Programı’nın en önemli mekanizmalarından, ülkemiz sanayisinin, KOBİ’lerinin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümündeki önemli aktörlerden biri olacak 5 konsorsiyum ‘Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri’ (ADİM/EDIH) ağına dahil oldu. Tabii bizler ortaya koyduğumuz başarılı çalışmalarımızı, ileriye dönük plan ve programlarımızı sizlerle paylaşırken; tüm bu yapının odağı nitelikli insan kaynağımızdır ve geleceğimizin umudu olmazsa olmazımız gençlerimizdir. ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ hedeflerimize giden yolda azimle, kararlılıkla devam ediyorsak, buradaki temel misyonumuz elbette ki insanımıza, gençlerimize yatırım yapmaktan asla vazgeçmeyen bir anlayışa sahip olmamızdır. TEKNOFEST’ler, DENEYAP Teknoloji Atölyelerimiz, Sektör Kampüste programımız ve yeni devreye aldığımız Milli Teknoloji Atölyelerimizin arka planında hep gençlerimizin ve beşeri sermayemizin gelişimi yatmakta. Gençlerimizin geleceğin yetkinlikleriyle donatılması önceliğimizdir. Bir diğer önceliğimiz de mevcut işgücümüzün dönüşümüdür” diye konuştu.

MODEL FABRİKALARLA DİJİTAL ÇAĞA ADAPTASYONU GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ

Samsun’da kurulan model fabrika ile sayılarını 10’a çıkarttıklarını belirten Bakan Kacır, “Model fabrikalarımızla sanayicimizi ve emekçilerimizi yalın üretim ve dijital dönüşümle buluşturuyoruz. İlkini 2018 yılında Ankara’da faaliyete aldığımız Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezlerimizin, yani model fabrikalarımızın sayısını kısa dönem içinde 10’a çıkardık. Bugüne kadar model fabrikalarımızda 508 öğren-dönüş programı düzenledik. 170 yalın proje uygulama çalışması gerçekleştirdik ve 3 bine yakın firmamıza eğitim verdik. Verdiğimiz bu desteklerle, eğitimlerle firmalarımızı sanayinin dijitalleşme yolculuğuna hazırladık. Böylece sanayicilerimizin verimliliklerinde yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 düşüş ve üretimlerinde yüzde 140’ı bulan artış elde ettiklerini memnuniyetle ifade etmek isterim. Kurulum çalışmaları devam eden 5 yeni model fabrikayla bu örnek tesislerin sayısını 15’e çıkaracağız ve sanayimizin dijital çağa adaptasyonunu güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz. Bugün de açılışını gerçekleştirdiğimiz Samsun Model Fabrikamız ile sanayide dijital dönüşüm ve verimlilik potansiyelimizi çok daha yukarılara taşıyacağımıza inanıyorum”

Samsun’daki Model Fabrikanın bin metrekare alana kurulduğunu ifade eden Bakan Kacır, “Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde bin metrekare alanda kurduğumuz bu tesisi son teknolojili makine ve ekipmanlarla donattık. Samsun’un güçlü imalat sanayisine güç katacak ve rekabet gücünü artıracak model fabrikamız, yalın üretim eğitimlerine katılmak isteyen tüm KOBİ ve işletmelerimize açık olacak. Şimdiden 10 farklı eğitim ve etkinlikle 800’den fazla kişiye ulaşan fabrikamız Samsun başta olmak üzere bölgedeki sanayicilerimize hizmet etmeye başladı. Gelecekte binlerce firmanın verimlilik artışını ve dijitalleşmelerini sağlama hedefiyle kurduğumuz bu fabrikanın Samsun ve bölge sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğunda başat aktörlerden biri olacağına hiç şüphem yok. Şunun iyi bilinmesini isterim ki; Samsun için kararlılıkla çalışmaya, eser ve hizmet üretmeye, gönülleri fethetmeye devam edeceğiz. Samsun’un bizlere gösterdiği yüksek teveccühün hakkını vermeyi sürdüreceğiz”

OVP İLE ÖNÜMÜZDEKİ 3 YILLIK ROTAMIZI BELİRLEDİK

Orta Vadeli Program (OVP) ile 3 yıllık rotayı belirlediklerini belirten Bakan Kacır, “Önümüzdeki dönemde de Samsun’u ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz çerçevesinde eser ve hizmet anlayışıyla donatmayı sürdüreceğiz. Şehrimizin üretim kabiliyetine ve gücüne yeni halkalar ekleyerek inşallah yerelden genele yayılan emsal teşkil edecek bir başarı zinciri oluşturacağız. Bizler her daim çalışanın, üretenin, bu ülke için alın ve akıl teri dökenin yanında yer almaya devam edeceğiz. Dün açıkladığımız OVP ile önümüzdeki 3 yıllık rotamızı belirledik. Önümüzdeki dönemde de ilgili tüm kurumlarımızla eş güdüm içinde, yüksek katma değerli üretimi önceleyen bir sanayi politikası ile yapısal dönüşümü hızlandıracağız. Ülkemizin uzun vadeli hedefleriyle teşvik mekanizmalarımızı daha güçlü hizalayan yeni teşvik modelimizle yatırımcılara selektif ve program bazlı olarak cazip teşvikler sunacağız. Yeni teşvik modelimizin önemli bir sütunu konumundaki ve yakın dönemde kamuoyuyla detaylarını paylaşacağımız Yerelde Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında 81 ilimizin potansiyelini ve yetkinliklerini harekete geçirecek yatırım başlıklarını tespit ettik. Yine dün yürürlüğe giren OSB Yönetmeliği’yle de OSB sistemimizde reform niteliğinde adımlar attık. OSB’lerimizde kamulaştırma, altyapı ve tahsis süreçlerine hız kazandıracak düzenlemleri gerçekleştirdik. Sanayicilerimizle, girişimcilerimizle yakın iş birliği içerisinde hareket etmeye devam ederek bu toprakları yeni yatırımlarla bereketlendirmeye devam edeceğiz. Sözlerime son verirken Samsun Model Fabrika’mızın Samsun’umuza Samsunlu hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum”

Konuşmaların ardından Samsun Model Fabrikası’nın açılış kurdelesi geçildi.

Haber: Gökhan İÇKİLLİ – Kamera: Berkay YILDIZ/Samsun

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/yeni-model-fabrikalarla-dijital-donusum-hedefi/feed/ 0
Erdoğan’dan Orta Vadeli Program Açıklaması https://www.igdirhaber.com.tr/erdogandan-orta-vadeli-program-aciklamasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/erdogandan-orta-vadeli-program-aciklamasi/#respond Fri, 06 Sep 2024 02:35:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/erdogandan-orta-vadeli-program-aciklamasi/

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı ve büyümeyi önceleyen; tarımı, sanayiyi, yüksek teknolojiyi, turizmi ve birçok farklı sektörü güçlendirecek olan Orta Vadeli Program’a (OVP) güvenimiz ve desteğimiz tamdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bugün açıkladığımız ve Türkiye ekonomisi için büyük önem arz eden 2025-2027 Orta Vadeli Program’ın (OVP) ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bir yandan enflasyonla kararlı bir şekilde mücadele ederken, diğer yandan yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı ve büyümeyi önceleyen; tarımı, sanayiyi, yüksek teknolojiyi, turizmi ve birçok farklı sektörü güçlendirecek olan OVP’ye güvenimiz ve desteğimiz tamdır. Hükümet olarak OVP kapsamında belirlediğimiz hedeflere ulaşmak, vatandaşımızın refahını artırırken sağlam temellere dayalı ekonomimizin gelecek nesillerimiz için de sürdürülebilirliğini temin etmek amacıyla durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/erdogandan-orta-vadeli-program-aciklamasi/feed/ 0
HAK-İŞ’ten Vergi Adaleti Vurgusu https://www.igdirhaber.com.tr/hak-isten-vergi-adaleti-vurgusu/ https://www.igdirhaber.com.tr/hak-isten-vergi-adaleti-vurgusu/#respond Fri, 06 Sep 2024 02:35:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/hak-isten-vergi-adaleti-vurgusu/

HAK İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ), ‘Halklarımız İçin Meydanlardayız’ mitinginin 2’ncisini Kocaeli’de gerçekleştirdi. Mitingde konuşan Genel Başkan Mahmut Arslan, yeni vergi düzenlemesiyle ilgili, “Vergilerle ilgili bir düzenleme yapıldı. Bazı işverenlerden yeni vergiler talep edildi. Hiç vergi vermeyenlere dokunmaya başladılar. Hemen kıyameti kopardılar. Hemen ‘Maliye Bakanı istifa etti’ diye yalanlar uydurdular. Neden biliyor musunuz? Vergi vermemeye alışmış bunlar; vergi vermek istemiyorlar. Karlarına kar katacaklar, bitmek tükenmek bilmeyen kar hırsları devam ediyor. Onun için biz diyoruz ki çok kazanan çok vergi versin, az kazanan da az vergi versin” dedi.

HAK-İŞ ‘Halklarımız İçin Meydanlardayız’ başlığıyla yaptığı mitinglerin ikincisini Kocaeli’de gerçekleştirdi. İzmit ilçesinde bulunan Anıtpark’ta düzenlenen mitinge HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, konfederasyona bağlı sendikaların temsilcileri ve üyeler katılım gösterdi.

‘BÖYLE BİR ADALET İSTEMİYORUZ’

Genel Başkan Arslan, vergilerle ilgili eleştirilerde bulundu. Arslan, “Son 5 yılda milli gelirimiz artıyor, ivme devam ediyor. Aynı zamanda çalışanlar da yoksullaşıyor. Nasıl oluyor bu? Örnek vereyim; 2024 yılında kişi başı milli gelirimiz 10 bin dolardan 13 bin dolara çıktı ama bakıyorsunuz büyümeye rağmen 5 yıl içerisinde emekçilerin, ücretlilerin milli gelirden aldığı pay, 30’lardan 25’lere düştü. Peki sermaye ne oluyor? Sermayeninki 50’den 55’e çıkıyor. Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa. Böyle bir adalet istemiyoruz” dedi.

‘VERGİNİN KRİZ DÖNEMİNDE YÜZDE 10 İLE SINIRLANDIRILMASINI İSTİYORUZ’

Vergi sistemine itirazları olduğunu söyleyen Arslan, “Bizdeki vergi sistemi, yakaladığını öpen vergi sistemi. Buna itirazımız var. Biz diyoruz ki, çok kazanan çok versin, az kazanan az versin. HAK-İş olarak vergide adalet istiyoruz. Verginin bizim taleplerimiz olarak kriz döneminde yüzde 10 ile sınırlandırılmasını istiyoruz. Yüksek vergi hepimizin belini büküyor. Ocak ayında 100 lira alıyoruz, temmuza gelince 88 liraya düşüyor. Enflasyon kaybı hariç. Reel olarak değil, rakamsal olarak da düşüyor. Yıl sonuna gelince bu 60 liraya düşüyor. Yani yılın başında 100 lira, yılın sonunda 60 lira. Böyle bir adalet olur mu?” diye konuştu.

‘VERGİ VERMEMEYE ALIŞMIŞ BUNLAR, VERGİ VERMEK İSTEMİYORLAR’

Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınması gerektiğini söyleyen Arslan, “Biz diyoruz ki, vergi dilimlerindeki aralıkları artırın, oranları düşürün, zaten zor geçinen, zaten enflasyon altında inleyen emekçilere nefes aldıralım. İstediğimiz bu ama bakın, bu ülkede geçtiğimiz günlerde bir kanun çıktı. Vergilerle ilgili bir düzenleme yapıldı. Bazı işverenlerden yeni vergiler talep edildi. Hiç vergi vermeyenlere dokunmaya başladılar. Hemen kıyameti kopardılar. Hemen ‘Maliye Bakanı istifa etti’ diye yalanlar uydurdular. Neden biliyor musunuz? Vergi vermemeye alışmış bunlar; vergi vermek istemiyorlar. Karlarına kar katacaklar, bitmek tükenmek bilmeyen kar hırsları devam ediyor. Onun için biz diyoruz ki çok kazanan çok vergi versin. Az kazanan da az vergi versin. Vergi vermeyelim demiyoruz ama verginin adaletle alınmasını istiyoruz. Bizim vergi vererek toplanan vergiler yüzde 36. Dolaylı vergiler KDV dahil yüzde 66. Zaten bu ülkenin bütçesinin büyük çoğunluğunu herhalde biz sağlıyoruz. Dolayısıyla biz diyoruz ki vergide adalet olsun, Az kazanan az versin, çok kazanan çok versin” dedi.

‘BU VERGİ NEREYE GİDİYOR’

Arslan son olarak, “Örneğin Almanya’da bir işçi bekarsa farklı bir vergi oranı ödüyor, evliyse farklı. Bir çocuk varsa farklı. Dolayısıyla aile yükümlülüklerine göre orada vergiler değişiyor. 4 çocuğunuz varsa siz, vergi indirimleriyle Almanya’da bir ay yaşayabiliyorsunuz. Biz de öyle değil. Bekar işçimiz de 4 çocuklu işçimiz de aynı vergiyi veriyor. Bunu da ortadan kaldıralım istiyoruz. Dolayısıyla HAK-İŞ’in çalışmasının bütün bu ayrıntılarını kamuoyuyla da paylaştık. Vergiyi toplamak önemli ama bu vergi nereye gidiyor? Vergiyi topladınız, eğer bu vergi birilerine bir şekilde teşviklerle gidiyorsa bu da doğru değil. O zaman verginin hakkaniyetli olarak toplandığı gibi dağıtımını da yapmamız gerekiyor. Onun için bu mitinglerin birinci temel ögesi vergi. Vergi sistemini adil bir noktaya taşımamız gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hak-isten-vergi-adaleti-vurgusu/feed/ 0
HAK-İŞ’ten Vergi Adaleti İhtiyacı https://www.igdirhaber.com.tr/hak-isten-vergi-adaleti-ihtiyaci/ https://www.igdirhaber.com.tr/hak-isten-vergi-adaleti-ihtiyaci/#respond Fri, 06 Sep 2024 02:35:23 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/hak-isten-vergi-adaleti-ihtiyaci/

HAK İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ), ‘Halklarımız İçin Meydanlardayız’ mitinginin 2’ncisini Kocaeli’de gerçekleştirdi. Mitingde konuşan Genel Başkan Mahmut Arslan, yeni vergi düzenlemesiyle ilgili, “Vergilerle ilgili bir düzenleme yapıldı. Bazı işverenlerden yeni vergiler talep edildi. Hiç vergi vermeyenlere dokunmaya başladılar. Hemen kıyameti kopardılar. Hemen ‘Maliye Bakanı istifa etti’ diye yalanlar uydurdular. Neden biliyor musunuz? Vergi vermemeye alışmış bunlar; vergi vermek istemiyorlar. Karlarına kar katacaklar, bitmek tükenmek bilmeyen kar hırsları devam ediyor. Onun için biz diyoruz ki çok kazanan çok vergi versin, az kazanan da az vergi versin” dedi.

HAK-İŞ ‘Halklarımız İçin Meydanlardayız’ başlığıyla yaptığı mitinglerin ikincisini Kocaeli’de gerçekleştirdi. İzmit ilçesinde bulunan Anıtpark’ta düzenlenen mitinge HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, konfederasyona bağlı sendikaların temsilcileri ve üyeler katılım gösterdi.

‘BÖYLE BİR ADALET İSTEMİYORUZ’

Genel Başkan Arslan, vergilerle ilgili eleştirilerde bulundu. Arslan, “Son 5 yılda milli gelirimiz artıyor, ivme devam ediyor. Aynı zamanda çalışanlar da yoksullaşıyor. Nasıl oluyor bu? Örnek vereyim; 2024 yılında kişi başı milli gelirimiz 10 bin dolardan 13 bin dolara çıktı ama bakıyorsunuz büyümeye rağmen 5 yıl içerisinde emekçilerin, ücretlilerin milli gelirden aldığı pay, 30’lardan 25’lere düştü. Peki sermaye ne oluyor? Sermayeninki 50’den 55’e çıkıyor. Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa. Böyle bir adalet istemiyoruz” dedi.

‘VERGİNİN KRİZ DÖNEMİNDE YÜZDE 10 İLE SINIRLANDIRILMASINI İSTİYORUZ’

Vergi sistemine itirazları olduğunu söyleyen Arslan, “Bizdeki vergi sistemi, yakaladığını öpen vergi sistemi. Buna itirazımız var. Biz diyoruz ki, çok kazanan çok versin, az kazanan az versin. HAK-İş olarak vergide adalet istiyoruz. Verginin bizim taleplerimiz olarak kriz döneminde yüzde 10 ile sınırlandırılmasını istiyoruz. Yüksek vergi hepimizin belini büküyor. Ocak ayında 100 lira alıyoruz, temmuza gelince 88 liraya düşüyor. Enflasyon kaybı hariç. Reel olarak değil, rakamsal olarak da düşüyor. Yıl sonuna gelince bu 60 liraya düşüyor. Yani yılın başında 100 lira, yılın sonunda 60 lira. Böyle bir adalet olur mu?” diye konuştu.

‘VERGİ VERMEMEYE ALIŞMIŞ BUNLAR, VERGİ VERMEK İSTEMİYORLAR’

Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınması gerektiğini söyleyen Arslan, “Biz diyoruz ki, vergi dilimlerindeki aralıkları artırın, oranları düşürün, zaten zor geçinen, zaten enflasyon altında inleyen emekçilere nefes aldıralım. İstediğimiz bu ama bakın, bu ülkede geçtiğimiz günlerde bir kanun çıktı. Vergilerle ilgili bir düzenleme yapıldı. Bazı işverenlerden yeni vergiler talep edildi. Hiç vergi vermeyenlere dokunmaya başladılar. Hemen kıyameti kopardılar. Hemen ‘Maliye Bakanı istifa etti’ diye yalanlar uydurdular. Neden biliyor musunuz? Vergi vermemeye alışmış bunlar; vergi vermek istemiyorlar. Karlarına kar katacaklar, bitmek tükenmek bilmeyen kar hırsları devam ediyor. Onun için biz diyoruz ki çok kazanan çok vergi versin. Az kazanan da az vergi versin. Vergi vermeyelim demiyoruz ama verginin adaletle alınmasını istiyoruz. Bizim vergi vererek toplanan vergiler yüzde 36. Dolaylı vergiler KDV dahil yüzde 66. Zaten bu ülkenin bütçesinin büyük çoğunluğunu herhalde biz sağlıyoruz. Dolayısıyla biz diyoruz ki vergide adalet olsun, Az kazanan az versin, çok kazanan çok versin” dedi.

‘BU VERGİ NEREYE GİDİYOR’

Arslan son olarak, “Örneğin Almanya’da bir işçi bekarsa farklı bir vergi oranı ödüyor, evliyse farklı. Bir çocuk varsa farklı. Dolayısıyla aile yükümlülüklerine göre orada vergiler değişiyor. 4 çocuğunuz varsa siz, vergi indirimleriyle Almanya’da bir ay yaşayabiliyorsunuz. Biz de öyle değil. Bekar işçimiz de 4 çocuklu işçimiz de aynı vergiyi veriyor. Bunu da ortadan kaldıralım istiyoruz. Dolayısıyla HAK-İŞ’in çalışmasının bütün bu ayrıntılarını kamuoyuyla da paylaştık. Vergiyi toplamak önemli ama bu vergi nereye gidiyor? Vergiyi topladınız, eğer bu vergi birilerine bir şekilde teşviklerle gidiyorsa bu da doğru değil. O zaman verginin hakkaniyetli olarak toplandığı gibi dağıtımını da yapmamız gerekiyor. Onun için bu mitinglerin birinci temel ögesi vergi. Vergi sistemini adil bir noktaya taşımamız gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

HABER-KAMERA: Nazım Özgün ERBULAN-Dinçer AKBİR/İZMİT(Kocaeli),

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hak-isten-vergi-adaleti-ihtiyaci/feed/ 0
Denizli Sanayi Odası’ndan Yeni Orta Vadeli Program Değerlendirmesi https://www.igdirhaber.com.tr/denizli-sanayi-odasindan-yeni-orta-vadeli-program-degerlendirmesi/ https://www.igdirhaber.com.tr/denizli-sanayi-odasindan-yeni-orta-vadeli-program-degerlendirmesi/#respond Thu, 05 Sep 2024 12:35:54 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/denizli-sanayi-odasindan-yeni-orta-vadeli-program-degerlendirmesi/ Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, 2025-2027 dönemlerini kapsayan Yeni Orta Vadeli Program ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kasapoğlu, “Bu program, ekonomik istikrarı ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek için belirlenen politikalar ve reformlarla önümüzdeki üç yıllık dönemde ekonominin yol haritasını oluşturacak. Bu programı uygularken, kamu özel sektör iş birliğinin artırılmasını özellikle talep ediyoruz. Sürdürülebilir ekonomi önceliğimiz olmalıdır” dedi.

Kasapoğlu açıklamasında şu ifadelere de yer verdi;

“2025-2027 dönemlerini kapsayan Yeni Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı ve ekonominin önümüzdeki üç yıllık yol haritası belirlendi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz, programın temel amacının enflasyonu tek haneye düşürmek olduğunu vurguladı. OVP’de 2024 yılı büyüme beklentisi yüzde 4’ten yüzde 3,5’e düşürüldü. 2024 yılı için enflasyon beklentisi yüzde 33’ten yüzde 41,5’e revize edildi. Cari açığın 2024 yılı sonunda yüzde 1,7’ye düşmesi beklenirken, bütçe açığının yüzde 6,4’lük hedefin altında yüzde 4,9’a gerilemesi öngörülüyor. Sayın Yılmaz tarafından açıklanan ve özel sektörle görüşmelerin sonucunda hazırlanan Orta Vadeli Program’ın ülkemiz ve sanayicilerimiz için olumlu sonuçlar getirmesini temenni ediyorum.

Bu programların, kısa vadede enflasyon ve büyüme arasında bir denge kurmayı hedeflediğini biliyoruz. Enflasyonla mücadele ve mali disiplini sağlama öncelikleri vurgulanıyor, ancak bu süreçte büyüme tahminlerinin düşürülmesi, ekonomik istikrarın sağlanmasının öncelikli olduğunu gösteriyor. Programın genel hedefleri, uzun vadede sürdürülebilir büyümeyi ve düşük enflasyonu sağlamak, ekonomik istikrarı güçlendirmek ve toplumsal refahı artırmak olarak belirtiliyor. Bu hedeflere ulaşmada büyüme, enflasyon, işsizlik ve dış ticaret dengesi arasındaki etkileşimler önemli bir rol oynayacaktır.

Biz, katıldığımız her program ve her platformda sanayicilerimizin ekonomik sorunlarını dile getiriyoruz. Temel beklentimizin; yüksek enflasyon ve düşük kur sarmalından kurtulmak olduğunu da ifade ediyoruz. Önümüzdeki 3 yılı kapsayacak şekilde açıklanan yeni OVP’nin bize sağlamasını arzu ettiğimiz gerçekçi çözüm politikalarının sonucunda; öngörülebilirliğin artması, sürdürülebilir büyüme ve yapısal reformlara öncelik verilmesi, finansal istikrar ve enflasyonun tek haneye düşürülmesidir.

Bugün açıklanan Orta Vadeli Programın, özellikle enflasyonla mücadelede, öngörülebilir ve sürdürülebilir ekonomi için önemli bir kılavuz olacağını düşünüyoruz. Bu programla birlikte yapısal reformlar konusunda atılacak güçlü adımlar da ülkemizin küresel rekabet gücünü artıracaktır. Ancak en önemli nokta ise, açıklanan bu programın uygulanma sürecidir. Finansmana erişimin kolaylaştırılmasını, reel sektörün sesine kulak verilmesini ve kamu özel sektör iş birliğinin artırılmasını özellikle talep ediyoruz.

Bizler bu hedefler doğrultusunda atılacak doğru adımlar ve uygulamalarla, şehirlerimiz ve ülkemiz için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” – DENİZLİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/denizli-sanayi-odasindan-yeni-orta-vadeli-program-degerlendirmesi/feed/ 0
TÜSİAD Konferansında Eğitimde Yeni Modeller ve Nitelikli Eleman Yetiştirme Vurgusu https://www.igdirhaber.com.tr/tusiad-konferansinda-egitimde-yeni-modeller-ve-nitelikli-eleman-yetistirme-vurgusu/ https://www.igdirhaber.com.tr/tusiad-konferansinda-egitimde-yeni-modeller-ve-nitelikli-eleman-yetistirme-vurgusu/#respond Thu, 05 Sep 2024 12:35:47 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/tusiad-konferansinda-egitimde-yeni-modeller-ve-nitelikli-eleman-yetistirme-vurgusu/ Türkiye’yi kalkınma hedeflerine taşıyabilen bir eğitimi geniş perspektiften ve farklı bakış açılarıyla ele almak amacıyla Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen ‘Geleceğimiz için Eğitimi Birlikte Konuşmak’ adlı konferansta konuşan Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, “Türkiye’nin her bölgesinde mesleki ve teknik eğitim mezunlarının istihdamını kolaylaştırmak için ‘bölge’, ‘ihtisas’, ‘sektör içi’ ve ‘sektöre entegre’ olmak üzere 4 yeni okul modelini hayata geçireceğiz. Bunlar dışında da sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman ihtiyacını giderecek her türlü öneriye de açık olduğumuzu açıkça ifade etmek isterim” dedi.

TÜSİAD, ‘Geleceğimiz için Eğitimi Birlikte Konuşmak’ etkinliği düzenledi. Etkinlik kapsamında ‘Yapay Zeka Çağına Doğru Herkes İçin Nitelikli Eğitim’, ‘İş Dünyası Gözünden Eğitimden Beklentiler’, ‘Değişen Dünyada Eğitim: Öğrenci Yetkinliği ve Öğretmenlerin Rolü’, ‘Eğitim ve Gelecek: İş Dünyasının ve Gençlerin İhtiyaçları’, ‘Cumhuriyet Tarihi Çerçevesinden Türkiye’de Eğitim ve Bilim, ‘Genç Beyinler: Eğitimden İstihdama Göç Dinamikleri’ ve ‘Kalkınmanın Kilit Taşı: Eğitim’ başlıklı oturumlar düzenlendi.

Etkiliğin protokol konuşmalarını Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan yaptı. Eğitim, akademi ve iş dünyasından konuşmacıları katılımcılarla buluşturan etkinlikte Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cem Boyner, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Kalkınma Yuvarlak Masası Başkanı Yılmaz Yılmaz, Sabancı Üniversitesi Emeritus Öğretim Üyesi ve Eğitim Reformu Girişimi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Alpar ve New York Üniversitesi (NYU) Kültür ve İnsan Gelişimi Fakültesi Uygulamalı Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Şirin konuşmacı olarak yer aldı.

BAKAN TEKİN: 21. YÜZYILIN ÜLKEMİZ İÇİN BİR MAARİF ÇAĞI OLARAK TECELLİ EDECEĞİNE İÇTENLİKLE İNANIYORUZ

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, “Bu konferansın başlığında geçen iki kelimeye vurgu yaparak konuşmama başlamak istiyorum. Bu iki kelimeden birincisi eğitim politikalarımızın amacına denk düşen bir muhtevaya, diğeri ise söz konusu politikaların oluşturulma sürecindeki temel yönelimlerimizden birine tekabül ediyor. Konferansın başlığı içinde geçen ‘geleceğimiz’ vurgusu eğitim politikalarımızın amacını özetlerken, ‘birlikte’ vurgusu da politika belirleme süreçlerindeki ana yönelimlerimizi ortaya koyuyor. Cumhuriyetimizin ikinci asrına tekabül eden 21’inci yüzyılın ülkemiz için bir maarif çağı olarak tecelli edeceğine içtenlikle inanıyoruz. Nitekim yakın bir zaman önce kamuoyuyla paylaştığımız ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ismini verdiğimiz yeni müfredat çalışmasını da bu inancın bir gereği ve somut bir ürünü olarak görüyoruz. Altını özenle çizmek isterim ki, bu eğitim öğretim yılı itibarıyla 1, 5 ve 9. sınıflarda kademeli olarak uygulamaya konulacak olan yeni müfredatımız öğretmen, öğrenci, akademisyen ve eğitim alanındaki diğer tüm paydaşlarımızın etkin katılımı ve aktörlüğünde şekillenen uzun soluklu bir hazırlık sürecinin sonucunda ortaya çıkmıştır” dedi.

‘HAK VE GELİŞİM TEMELLİ BİR ÖĞRENME SÜRECİNİ YAPILANDIRMAYI HEDEFLİYOR’

Yeni müfredat hakkında bilgi veren Bakan Tekin, şunları ekledi:

“Yeni müfredatımız, her şeyden önce kolektif bir emeğin ve kümülatif bir anlayışın ürünü olarak hem bugünümüze yanıt verebilecek hem de yarınların eğitim dünyasına dönük ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek zengin muhtevasıyla öne çıkmakta, esnek ve dinamik bir yapı taşıyor. İçerdiği bu esneklik ve dinamik yapısı dolayısıyla da, özellikle pedagojik açıdan tamamlanmış ya da bitmiş bir çalışma olarak değil, tam aksine ihtiyaç duyulan her aşamada yenilenebilecek, güncellenebilecek bir başlangıç çerçevesi olarak görülmelidir. Hiç kuşkusuz ki, bu çerçevenin ana odağında en yalın haliyle insan kavramı yer alıyor. Maarif modelimiz insanı ve onun özgür doğasını temel bir referans değer olarak benimsemekte ve sistemin tüm bileşenlerini bu perspektif eşliğinde ele alıyor. İnsanın kendini tanımasına ve keşfetmesine imkan tanıyarak bireylerin ilgi ve kabiliyetleri ölçüsünde esnek ve özgür öğrenme ortamlarının yaygınlaştırıldığı hak ve gelişim temelli bir öğrenme sürecini yapılandırmayı hedefliyor. Bunu yaparken de insanı; zihinsel, duygusal, bedensel, sosyal ve manevi gelişim yönleriyle bütüncül olarak ele almaktadır. Her bir bireyin ya da öğrencinin biricik olduğu gerçeğini unutmadan onun toplumsal yönlerini de geliştirmeyi gaye edinmektedir. Peki bu gayeye nasıl ulaşacağız? Bu soruya yeni müfredatımız bağlamında verilecek en kestirme yanıt şu olacaktır: Eğitim alanını öğrencilerin özgür düşünme yeteneklerinin gelişmesi için düzenleyerek. Evet, biz de öyle yaptık. Eğitimi, öğretmen-öğrenci arasındaki hiyerarşik bilgi aktarımının ötesine taşımaya, öğretmenlerimize daha geniş bir inisiyatif alanı bırakmaya ve öğrencilerimizi de öğretim sürecinin aktif bir öznesi olarak konumlandırmaya özen gösterdik. Dahası öğrenci tarafından yönlendirilen öğrenmeyi ön plana çıkardık. Onların gerek kendi yaşamlarıyla gerekse içinde yaşadığı toplumla ve küresel dünyayla ilişkisini çok yönlü olarak tahkim eden beceri temelli bir öğretim sürecine geçiş yaptık.”

‘YENİ MODELLER ÜRETTİK VE MEVZUAT AÇISINDAN ÖNEMLİ DÜZENLEMELER YAPTIK’

Bakan Tekin, “Sizlerle paylaşmak istediğim ikinci başlık husus mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesiyle ilgili yeni yaklaşımımız. Öncelikle şunun altını çizmek gerekir ki, siyasete ve siyasal karar alma mekanizmalarına dışsal ve antidemokratik vesayetçi müdahalelerin sembolü haline gelen 28 Şubat sürecinin en hazin sonuçlarından birisinin mesleki eğitimde olduğunu eminim çok iyi biliyorsunuz. Vesayetçi odakların yarattığı derin tahribatların izini yok etmek kolay olmuyor maalesef. Bilhassa 2014 yılından itibaren bu konuda da çok önemli adımlar atıldı. Sektörle ortak proje meslek liselerinin kurulması, işbaşı eğitimlerine asgari ücretin yüzde 30 ve 50’si oranında kamusal destek sağlanması, stajyer gençlerimizin iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı sigortalanması ve MESEM’lerin zorunlu eğitimin bir parçası olması gibi adımlar bu anlamda çok önemliydi. 12 Bütün bu adımları hayata geçirirken yaptığımız gibi 2023 yazından itibaren de her ilimizde sektör temsilcileri, meslek örgütleri ve diğer paydaşlarla bir araya gelerek bir durum tespiti yaptık. Aksayan, çözülmesi gereken sorun alanlarını tespit ettik. Yeni modeller ürettik ve mevzuat açısından önemli düzenlemeler yaptık. Bu adımlarımız neticesinde mesleki eğitim alan orta öğrenim öğrenci oranımız geçtiğimiz yıla oranla yaklaşık yüzde 15 arttı. Bunu çok önemsiyoruz. 2024-2025 eğitim-öğretim yılına hazırlık olması açısından da 10 Ağustos tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesini yayımladık. Bu da bizim için çok önemli bir metin. Ana felsefesini ‘Herkesin Bir Mesleği Olmalı’ bu meslek geleceğin meslekleriyle uyumlu olarak dizayn edilmeli. Temel hedefimiz mesleki eğitimi güçlendirecek, üretim sektörüne nitelikli eleman teminini mümkün kılacak bir dizi yeni uygulamayı hayata geçirmek” diye konuştu.

4 YENİ OKUL MODELİ HAYATA GEÇİRİLECEK

Bu yıl hayata geçirecekleri bir diğer uygulamadan bahseden Bakan Tekin, “Türkiye’nin her bölgesinde mesleki ve teknik eğitim mezunlarının istihdamını kolaylaştırmak için ‘bölge’, ‘ihtisas’, ‘sektör içi’ ve ‘sektöre entegre’ olmak üzere 4 yeni okul modelini hayata geçireceğiz. ve bu uygulamayı sizlerin desteğiyle yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Bu okul modellerinin temel dinamikleri sektörel iş birliklerini gerektirmektedir. Bu kapsamda okullarımızda ayrıca ‘Ahilik Kültürü ve 14 Girişimcilik’ dersini de okutacağız. Bunlar dışında da sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman ihtiyacını giderecek her türlü öneriye de açık olduğumuzu açıkça ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.

TURAN: DÜNYA EKONOMİSİNDEN DAHA FAZLA PAY ALABİLMEMİZ GEREKİYOR

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ise konuşmasında şunlara değindi:

“Eğitim, ülkemizi geleceğe taşıyacak genç nesillerin potansiyeline yapılan en önemli yatırımdır. Nitelikli ve herkes için erişilebilir bir eğitimin önemini uzun yıllardır vurguluyoruz. Okul öncesinden temel eğitime, mesleki eğitimden yükseköğretime ve yaşam boyu öğrenmeye kadar, eğitimin her aşamasını bu anlayışla güçlendirmeliyiz. Tüm dünyada paradigmalar değişirken, eğitimi de bu değişimlerden bağımsız düşünemeyiz. Dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve demografik dönüşümün birlikte yaşandığı bir zamandayız. Araştırmalar da bu dönüşümlerin etkilerine dikkat çekiyor. Örneğin, Dünya Ekonomik Forumu’nun ‘İşlerin Geleceği’ raporuna göre, sadece 5 yıl sonra bile, bambaşka mesleklerden ve becerilerden konuşuyor olacağız. Bugün okula başlayan çocukları, mezun olduklarında bambaşka bir dünya Küresel rekabet için, daha yüksek teknolojili ve katma değerli alanlarda dünya ekonomisinden daha fazla pay alabilmemiz gerekiyor.”

‘HEM ÖĞRENCİ HEM ÖĞRETMENİN İYİ OLMA HALİNİ ODAKTA TUTMALIYIZ’

Yetkin bir insan kaynağı olması gerektiğini vurgulayan Turan, “İster şirket ister ülke çapında olsun, bir işi rakiplerinizden iyi yapabilmek ve ön plana çıkmak için geniş bir vizyon, gerekli finansman ve yetkin insan kaynağı olması gerekiyor. Ben insan kaynağını birinci sıraya koyuyorum. Bugün sabah tanıtılan yeni raporumuzu sizlerle ve kamuoyuyla paylaştık. Rapor, gelecekte en çok aranacak 21. yüzyıl becerilerinin ön koşulu olarak; matematik, okuma ve fen alanındaki temel becerilerde güçlü bir yetkinliğe sahip olmamız gerektiğini gösteriyor. Bunun için, içerik olarak iyi bir eğitim sunmak gerekli ama yeterli değil. Veriler, sosyoekonomik olarak dezavantajlı öğrencileri destekleyen ve okullar arası farklıkları azaltan politikaları hızla önceliklendirmek gerektiğini gösteriyor. Hem öğrenci hem öğretmenin iyi olma halini odakta tutmalıyız. Eğitim sisteminde başarılı ülkeler, öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarını önceliklendirmekte, nitelikli öğretmen yetiştirmeye yatırım yapmaktalar” diye konuştu.

ARAŞTIRMANIN DETAYLARI

Konferansta, TÜSİAD ve Eğitim Reformu Girişimi (ERG) iş birliği ile hazırlanan ‘Geleceğin Dünyasına Hazırlanırken Eğitime Bakış: PISA 2022 Bulguları Işığında Türkiye’de Eğitimin Durumu Araştırması’ da kamuoyuyla paylaşıldı. Rapor, Türkiye’deki gençlerin temel becerilerdeki yetkinliğini ve eğitimdeki başarıyı etkileyen faktörleri ele alırken; eğitimde fırsat eşitliğini, öğretmenlerin, ailelerin ve okul ortamlarının rolünü, eğitim sisteminin gelecekteki şoklara dayanıklılığını da güncel eğitim politikaları çerçevesinden değerlendiriyor.

Araştırma sonucunda geliştirilen öneriler ise şu şekilde sıralandı:

“Sosyoekonomik durumun eğitime etkilerini azaltmaya yönelik müdahale politikaları önceliklendirilmelidir.

Teknolojiyle değişen öğrenme süreçleri, dijital araçların yaygınlığı ve şiddeti artan afet ve krizleri dikkate alarak okul, öğrencilerinin kendilerini ait hissedecekleri bir mekan olarak yeniden kurgulanmalıdır.

Her reform, politika değişikliği ya da müdahale programı öncelikle öğrenci ve öğretmenin iyi olma halini merkeze almalıdır.

Kamu-özel sektör ortaklığında stratejiler ile gençlere geleceğin becerileri kazandırılmalıdır.

Başarılı, kapsayıcı ve dayanıklı eğitim sistemlerinin örnek gösterilen politikaları Türkiye’de geniş bir zeminde farklı uzmanlar bir araya getirilip tartışılarak hayata geçirilmelidir.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tusiad-konferansinda-egitimde-yeni-modeller-ve-nitelikli-eleman-yetistirme-vurgusu/feed/ 0
Cevdet Yılmaz, Ovp’yi Açıkladı: “Orta ve Uzun Vadede, Reformların Katkısıyla, Orta-Üst Gelir Grubundan Üst Gelir Grubuna Çıkılması Öngörülüyor” https://www.igdirhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-ovpyi-acikladi-orta-ve-uzun-vadede-reformlarin-katkisiyla-orta-ust-gelir-grubundan-ust-gelir-grubuna-cikilmasi-ongoruluyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-ovpyi-acikladi-orta-ve-uzun-vadede-reformlarin-katkisiyla-orta-ust-gelir-grubundan-ust-gelir-grubuna-cikilmasi-ongoruluyor/#respond Thu, 05 Sep 2024 12:35:45 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-ovpyi-acikladi-orta-ve-uzun-vadede-reformlarin-katkisiyla-orta-ust-gelir-grubundan-ust-gelir-grubuna-cikilmasi-ongoruluyor/

(ANKARA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2025-2027 dönemlerini kapsayan Orta Vadeli Program’ın sunumunda; “Yapısal reformlarla verimliliğe dayalı yatırım, istihdam, üretim ve ihracatın artırılması, bir diğer kritik stratejimizdir. Bu reformlar, ekonomimizin temel yapısını güçlendirerek daha verimli bir üretim ve ticaret ortamı yaratmayı hedeflemektedir. Orta ve uzun vadede, bu reformların katkısıyla, orta-üst gelir grubundan üst gelir grubuna çıkılması öngörülmektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2025-2027 dönemlerini kapsayan Orta Vadeli Program’ı (OVP) açıkladı. Yılmaz’a; Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ticaret BakanıÖmer Bolat, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan ile Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel eşlik etti.

Geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı OVP sunumunu bu yıl Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yaptı. OVP’nin Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ortak hazırlandığını belirten Yılmaz, hazırlık sürecinde sendikalar, meslek kuruluşları, iş dünyası temsilcileri, finansal kuruluşlar, tarım sektörü temsilcileri, esnaf temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşüldüğünü söyledi. Yılmaz, İklim Kanunu, Kamu İhale Kanunu ve KİT Yönetişim Kanunu gibi hazırlıkları tamamlanan pek çok düzenlemenin takvime uygun olarak gündemlerine alacaklarını açıkladı.

2025-2027 dönemini kapsayan OVP’de büyüme tahminleri düşürüldü, enflasyon tahminleri ise yükseltildi.

Cevdet Yılmaz’ın OVP konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Kredi notları ve ulusal rezervlerimiz artarken, ülkemizin risk primi düştü”

“Öngördüğümüz takvime uygun olarak dezenflasyon sürecinin etkileri 2024 yılı Haziran ayından itibaren başlamıştır. Bu tarihten itibaren enflasyon oranında 23,5 puanlık bir düşüş kaydedilmiştir. Büyüme kompozisyonundaki dengelenme ile birlikte cari işlemler dengesi, beklentilerimizin de altına gerileyerek olumlu bir tablo çizmiştir. İstihdam alanında ise iktisadi faaliyetteki dengelenme eğilimine rağmen, işsizlik oranları hedeflerimizin de ötesinde bir iyileşme göstermiştir. Kamu harcamalarında etkinlik ve verimlilik arttıkça, bütçe açığı da tahminlerimizden daha olumlu bir seyir izlemiştir. Bu durum, kamu maliyesinin sürdürülebilirliğine katkıda bulunmuştur. Ayrıca, makroekonomik göstergelerdeki bu olumlu gelişmeler, yatırımcıların ülkemize olan bakışını da olumlu yönde etkilemiş, kredi notları ve ulusal rezervlerimiz artarken, ülkemizin risk primi düşmüştür.

“Eylül ve sonrası dezenflasyon eğilimi sürecek”

2023 yılı boyunca yaşanan küresel ve bölgesel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi istikrarlı bir büyüme gösterdi. Deprem felaketine ve küresel olumsuz gelişmelere rağmen ekonomimiz yüzde 5,1 oranında büyüyerek 14 yıl boyunca kesintisiz büyüme sürecini devam ettirmiştir. 2024 yılının ilk yarısında milli gelir büyümesi yüzde 3,8 olarak gerçekleşmiş olup, ekonomimizin sağlam temeller üzerinde büyümeye devam ettiğini göstermektedir. Yurt içi talebin büyümeye katkısı 2023 yılına göre önemli oranda azalmış, buna karşın net mal ve hizmet ihracatı büyümeye pozitif katkı sağlamıştır. Ayrıca, 2023 yılında sanayi sektörü, küresel sıkılaştırıcı politikalardan etkilenmiş ve milli gelir büyümesinden daha yavaş büyümüştür. Ancak, alınan önlemler sayesinde ekonomide dengeli bir büyüme kompozisyonu yakalanmıştır. Enflasyon tarafında ise, geçiş dönemi tamamlanmış ve dezenflasyon dönemi başlamıştır. 2024 yılının Ağustos ayı itibarıyla birikimli TÜFE artış oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre gerileyerek yüzde 52 olarak kaydedilmiştir. Bu durum, dezenflasyon sürecinin etkili olmaya başladığını göstermektedir. Eylül ve sonrası bu eğilimin sürmesini bekliyoruz.

“Cari işlemler açığındaki bu gerileme, ekonomimizin dış şoklara karşı direncinin arttığını gösteriyor”

2023 yılının Aralık ayı itibarıyla, cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde -4,0 seviyesine gerilediğini görmekteyiz. Bu düşüş, yılın ikinci yarısında alınan önlemler ve gerçekleştirilen ekonomik reformların etkisiyle dış ticaret dengesinde sağlanan iyileşmeleri göstermektedir. Son olarak, 2024 yılının Haziran ayı itibarıyla cari işlemler açığı daha da gerileyerek milli gelirin yüzde 2,2’sine düşmüştür. Böylelikle, Türkiye ekonomisinin dış finansman ihtiyacının azaldığını ve dış ticaret dengesinde sağlanan iyileşmenin devam ettiğini görmekteyiz. Cari işlemler açığındaki bu gerileme, ekonomimizin dış şoklara karşı direncinin arttığını ve sürdürülebilir bir dış ticaret dengesine doğru ilerlediğimizi göstermektedir. Uzun dönem ortalamalarının altına inen cari işlemler açığı, Türkiye’nin makroekonomik istikrarını güçlendirecek önemli bir gelişmedir. Bu olumlu tablo, yeni OVP dönemi için atılacak adımlarla daha da pekiştirilecektir.

“KKM bakiyesi geçtiğimiz hafta itibarıyla 1,6 trilyon TL’ye geriledi”

Türk Lirası’na olan güven önemli düzeyde artmış ve TL mevduatlarının toplam mevduatlar içindeki payı ciddi bir yükseliş kaydetmiştir. 2023 yılının Ocak ayında TL mevduatlarının toplam mevduatlar içindeki payı yaklaşık yüzde 38,9 seviyesindeyken, bu oran yıl boyunca güçlü bir şekilde artarak 2024 yılı Ağustos ayında yüzde 53,6 seviyesine yükselmiştir. Bu artış, TL’ye olan güvenin arttığını ve vatandaşların tasarruflarını yerli para biriminde değerlendirme eğilimlerinin güçlendiğini göstermektedir. Öte yandan, KKM mevduatlarının payına baktığımızda, yıl ortalarında yüzde 30’lara yaklaşan oran, Ağustos 2024’te yüzde 10,1’e gerilemiştir. Nominal olarak 3,4 trilyon TL’ye ulaşarak zirveyi gören KKM bakiyesi geçtiğimiz hafta itibarıyla 1,6 trilyon TL’ye gerilemiştir. Zirve döneminde yaklaşık 140 milyar doları gören KKM’den finansal piyasalardaki denge gözetilerek kademeli bir çıkış stratejisiyle bakiye azaltılmış ve halihazırda 47,8 milyar dolara kadar inmiştir.

“Risk primi, 283 baz puana geriledi”

Risk primi ise, Mayıs 2023’te 703 baz puan seviyesindeyken, 3 Eylül 2024 itibarıyla 283 baz puana gerilemiştir. Bu düşüş, uluslararası piyasalarda Türkiye’ye olan güvenin arttığını ve risk algısının önemli ölçüde azaldığını göstermektedir. Dış finansmana erişimi kolaylaştıran ve maliyetini düşüren bu gelişmeyi daha ileri noktalara taşımayı hedefliyoruz. Rezervlerdeki artış, risk primindeki düşüş ve TL mevduatların artışı, ekonomi politikalarının doğru yönde ilerlediğinin ve piyasalarda olumlu bir hava oluştuğunun somut göstergeleridir.

“Kamu personeline yönelik ücret artışlarına dair düzenlemeler sonrası artan kamu harcamaları, bütçe dengesinin bozulmasına yol açtı”

Bütçe dengesi, kamu maliyesinin sürdürülebilirliğini ve ekonomik istikrarı sağlamak adına büyük önem taşımaktadır. 2003-2023 yılları arasında bütçe dengesi ortalama olarak GSYH’nin yüzde 2,6’sı seviyesindeydi. 2023 yılı için Bütçe Kanunu ile öngördüğümüz bütçe açığı yüzde 3,5 iken yaşanan deprem felaketi ve bunun ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinin yansımasıyla eylül ayında OVP’de yüzde 6,4 oranında bir bütçe açığı öngörülmüştür. Bu dönemde, deprem felaketi, emekliliğe hak kazanma koşullarına yönelik düzenlemeler ve kamu personeline yönelik ücret artışlarına dair düzenlemeler sonrası artan kamu harcamaları, bütçe dengesinin bozulmasına yol açmıştır. Bütün bunlara rağmen, alınan tedbirler ve uygulanan maliye politikalarıyla 2023 yılının Aralık ayı itibarıyla bütçe açığı yüzde 5,2’ye gerilemiştir. Bu rakamın yüzde 3,6’lık kısmı doğrudan deprem etkisinden kaynaklanmıştır. Bununla birlikte, bu amaçla yapılan harcamalar geçici özellik taşıdığından yapısal dengeyi bozmamaktadır. Ayrıca depreme yönelik harcamaların önemli bir kısmı yatırım niteliği taşımaktadır.

“Temel amaç, enflasyonun kademeli olarak tek haneli seviyelere düşürülmesi”

2025-2027 dönemi programının temel amacı, enflasyonun kademeli olarak tek haneli seviyelere düşürülmesi, büyüme potansiyelimizin dezenflasyon süreciyle uyumlu şekilde yükseltilmesi, yapısal reformlarla verimliliğe dayalı yatırım, istihdam, üretim ve ihracatın artırılması, sağlanacak refah artışıyla gelirin toplumumuzun tüm kesimlerine daha adil bir şekilde dağıtılmasıdır. Bu hedefler doğrultusunda, para, maliye ve gelirler politikalarının güçlü bir şekilde eşgüdümü sağlanacak ve enflasyonla mücadele öncelikli bir alan olarak ele alınacaktır. Bu yeni OVP dönemiyle birlikte, ekonomimizin sürdürülebilir büyüme ve istikrar hedeflerini gerçekleştirmek üzere atılacak adımları ve öncelikleri belirliyoruz.

“Orta-üst gelir grubundan üst gelir grubuna çıkılması öngörülüyor”

Bu bağlamda, büyümenin kaynaklarında, beşeri sermayenin güçlendirilmesi, sabit sermaye yatırımlarının artırılması ve toplam faktör verimliliğinin yükseltilmesi öncelikli olacaktır. Böylece, ekonomimizin rekabet gücünü artıracak ve uzun vadede sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturacaktır. Yapısal reformlarla verimliliğe dayalı yatırım, istihdam, üretim ve ihracatın artırılması, bir diğer kritik stratejimizdir. Bu reformlar, ekonomimizin temel yapısını güçlendirerek daha verimli bir üretim ve ticaret ortamı yaratmayı hedeflemektedir. Orta ve uzun vadede, bu reformların katkısıyla, orta-üst gelir grubundan üst gelir grubuna çıkılması öngörülmektedir.

“Ekonomik büyümenin herkes için eşit fırsatlar sunmasını ve toplumun tüm kesimlerine yayılmasını sağlamak ana amacımız”

Depremin yaralarının sarılması ve daha dirençli şehirler oluşturulmasının yanı sıra, gelirin tüm kesimlere adil bir şekilde dağılımı sağlanarak toplumsal refahın artırılması amaçlanmaktadır. Ekonomik büyümenin herkes için eşit fırsatlar sunmasını ve toplumun tüm kesimlerine yayılmasını sağlamak ana amaçlarımızdandır. Son olarak, demografik fırsat penceresinden azami düzeyde faydalanılması, kadınların ve genç nüfusun ekonomiye kazandırılması hedeflenmektedir. Bu, uzun vadeli ekonomik büyüme için büyük bir potansiyel taşımaktadır.

İlk olarak, ‘Makroekonomik ve Finansal İstikrarın Kalıcı Hale Getirilmesi’ hedefimiz bulunmaktadır. Bu reform alanı, enflasyonun kalıcı olarak tek haneye düşürülmesi, kamu maliyesinin disiplin altına alınması ve finansal istikrarın sağlanması gibi unsurları kapsamaktadır. Ekonomimizin dış şoklara karşı daha dirençli olabilmesi için güçlü bir makroekonomik temel oluşturmak önemlidir. ‘Kamu Mali Reformlarının Hayata Geçirilmesi’ ise, kamu harcamalarında etkinliğin artırılması, bütçe disiplininin sağlanması ve kamu borcunun yönetilebilir seviyelere çekilmesi gibi adımları içermektedir. Bu reformlar, kamu maliyesinin sürdürülebilirliğini artırarak uzun vadeli ekonomik istikrarı destekleyecektir. Bir diğer öncelikli alan, ‘Ar-Ge ve Yenilikçilik Kapasitesinin Geliştirilmesi’dir. Bu, ekonomimizin yenilikçilik kapasitesini artırarak yüksek katma değerli üretimi teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Ar-Ge yatırımlarının ve yenilikçi projelerin desteklenmesi, Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak ve teknoloji odaklı bir büyüme modeline geçişini hızlandıracaktır.

“Kayıt dışı ekonomiyle mücadele ederek, vergi tabanını genişletmeyi amaçlıyoruz”

‘Yeşil ve dijital ekonomiye geçişe yönelik teknolojik dönüşümün sağlanması’ da önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu alan, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çevre dostu üretim yöntemlerinin ve dijitalleşmenin yaygınlaştırılmasını kapsamaktadır. Bu adımlar, hem çevresel sürdürülebilirliği hem de ekonomik verimliliği artıracaktır. Ayrıca, ‘Beşeri sermayenin güçlendirilmesi ve işgücü piyasasının etkinleştirilmesi’ reformlarıyla, iş gücünün niteliğini artırmayı ve istihdam oranlarını yükseltmeyi hedefliyoruz. Eğitim ve beceri geliştirme programlarına yatırım yaparak, işgücümüzü geleceğin ihtiyaçlarına hazırlamayı amaçlıyoruz. ‘İş ve yatırım ortamının iyileştirilmesine devam edilmesi’ de bir diğer önemli alan olarak karşımıza çıkmaktadır. İş yapma kolaylığının artırılması, yatırımcı dostu politikaların sürdürülmesi ve bürokrasinin azaltılması ile ekonomimizin rekabet gücü artırılacaktır.  Son olarak, ‘Ekonomide kayıt dışılığın azaltılması’ da kritik bir reform alanıdır. Kayıt dışı ekonomiyle mücadele ederek, haksız rekabeti engellemeyi, vergi tabanını genişletmeyi, vergi adaletini sağlamayı ve kamu gelirlerini artırmayı amaçlıyoruz.

“Önceki OVP’ye göre büyümede  yüzde 0,5’lik aşağı yönlü revizyon söz konusu”

2023 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla büyümesi yüzde 5,1 olarak gerçekleşmiştir. Bu büyüme oranı, pandemi sonrası toparlanmanın etkilerini ve Türkiye ekonomisinin direncini yansıtmaktadır. Ancak, yüksek enflasyon riskinin bertaraf edilmesi ve dengelenme süreci, daha ılımlı ve sürdürülebilir bir büyüme sürecini gerektirmektedir.  Bu çerçevede, 2024 yılında bölgemizde artan jeopolitik gerilimlerin de etkisiyle, büyüme oranının yüzde 3,5 oranında gerçekleşmesi beklenmektedir. Önceki OVP’ye göre yüzde 0,5’lik bir aşağı yönlü revizyon söz konusudur. 2025 yılına geldiğimizde, büyüme oranının toparlanarak yüzde 4 seviyesine ulaşması hedeflenmektedir. Bu dönemde, ekonomik reformlar ve yapısal düzenlemelerin etkisiyle, büyümenin tekrar hız kazanması öngörülmektedir. 2026 ve 2027 yıllarında ise büyüme oranlarının sırasıyla yüzde 4,5 ve yüzde 5 seviyelerine çıkması planlanmaktadır. Bu hedefler, ekonominin potansiyel büyüme kapasitesine ulaşmasını ve uzun vadede istikrarlı bir büyüme eğilimi yakalamasını amaçlamaktadır.

“Kısa vadede enflasyonla mücadele büyüme üzerinde geçici etkiler yapsa da, orta ve uzun vadede iki hedef uyumlu”

Bu büyüme patikası, enflasyonist baskı oluşturmadan, sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı hedefleyen bir yaklaşımla oluşturulmuş olup dezenflasyon süreciyle uyumludur. Kısa vadede enflasyonla mücadele büyüme üzerinde geçici etkiler yapsa da, orta ve uzun vadede iki hedef uyumludur. Enflasyonun düştüğü bir ortamda ekonomide dengeli ve istikrarlı bir büyüme sağlamak, hem iç piyasalarda hem de küresel alanda Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak ve ekonomik refahı sürdürülebilir kılacaktır.

“Kişi başına gelirimizin ise 15 bin 551 dolar olmasını bekliyoruz”

2023 yılında GSYH’miz cari fiyatlarla 26,5 trilyon TL seviyesindeyken, 2024 yılında bu rakamın 44,2 trilyon TL’ye çıkması beklenmektedir. Dolar cinsinden bakıldığında, milli gelirimizin 2024 sonunda 1 trilyon 331 milyar dolar ve kişi başına gelirimizin ise 15 bin 551 dolar olmasını bekliyoruz. 2027 yılına geldiğimizde ise GSYH’nın 83,1 trilyon TL seviyesine ulaşması öngörülüyor. Dolar cinsinden bakıldığında ise, GSYH’nın 2023 yılında 1,1 trilyon dolar seviyesinden 2027 yılında 1,8 trilyon dolara yükselmesi hedeflenmektedir. Kişi başına düşen gelir ise, 2023 yılında 13 bin 243 dolar seviyesindeyken, 2027 yılı sonunda 20 bin 420 dolara ulaşması planlanmaktadır. Bu göstergeler, ekonomimizin büyüme eğilimini sürdüreceğini ve refah seviyesinin artacağını göstermektedir.

“OVP dönemi boyunca toplamda 2,3 milyon ilave istihdam oluşturulması hedefleniyor”

2023 yılında işsizlik oranı yüzde 9,4 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran, pandemi sonrası toparlanma sürecinin ve küresel ekonomik belirsizliklerin işgücü piyasası üzerindeki etkilerini yansıtmaktadır. 2024 yılı için ise işsizlik oranının yüzde 10,3 olan geçen yılki tahminin oldukça altında, yüzde 9,3 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Bu düşüş, ekonomideki toparlanmanın devam ettiğini ve işgücü piyasasında kısmi bir iyileşme yaşandığını göstermektedir. 2025 yılına geldiğimizde, işsizlik oranının yüzde 9,6 seviyesinde olacağı öngörülmektedir. Bu artış, ekonominin yeniden dengelenme sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Ancak, 2026 ve 2027 yıllarında işsizlik oranlarının sırasıyla yüzde 9,2 ve yüzde 8,8 seviyelerine gerilemesi beklenmektedir. Söz konusu düşüş eğilimi, ekonomik büyüme ve yapısal reformların işgücü piyasası üzerindeki olumlu etkilerini yansıtmaktadır. OVP dönemi boyunca toplamda 2,3 milyon ilave istihdam oluşturulması hedeflenmektedir. Bu hedef, ekonominin büyüme potansiyelini artırırken, işsizliğin kademeli olarak azaltılmasını sağlayacaktır. İşgücü piyasasındaki bu olumlu gelişmeler, Türkiye’nin sosyal ve ekonomik kalkınmasına önemli katkılarda bulunacaktır.

“İşgücüne katılım oranının 2027 yılı sonunda yüzde 56’ya çıkması öngörülüyor”

İşgücüne katılım oranının 2023 yılında yüzde 53,3 iken, 2027 yılı sonunda yüzde 56’ya çıkması öngörülmektedir. Bu artış, işgücünün ekonomiye katılımının güçlendiğini ve istihdam oluşturma kapasitesinin arttığını göstermektedir. İstihdam oranı açısından bakıldığında, 2023 yılında yüzde 48,3 olan istihdam oranının, 2027 yılında yüzde 51,1’e yükselmesi bekleniyor. Bu artış, daha fazla kişinin işgücü piyasasına katılacağını ve istihdam edileceğini göstermektedir. İşsizlik oranında da 2023’teki yüzde 9,4 seviyesinden 2027’de yüzde 8,8 seviyesine kademeli bir düşüş öngörülmektedir. Bu düşüş, işgücü piyasasının daha da iyileşeceğini ve ekonominin istihdam oluşturma kapasitesinin artacağına işaret etmektedir.

“2026 yılında, enflasyonun yüzde 9,7 ile tek haneli seviyelere gerilemesi öngörülüyor”

Programın en temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. 2023 yılında, küresel tedarik zinciri sorunları, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iç talep koşulları dahil pek çok olumsuz gelişmenin etkisiyle, enflasyon oranı yüzde 64,8 seviyesinde gerçekleşmiştir. Uygulamaya konulan sıkı para ve maliye politikalarıyla 2024 yılı için enflasyon oranının yüzde 41,5’e gerileyerek, enflasyonla mücadelede önemli bir mesafe kat edilmesi beklenmektedir.  2025 yılı itibarıyla, enflasyon oranının daha da gerileyerek yüzde 17,5 seviyesine inmesi hedeflenmektedir. Bu dönemde, ekonominin dengelenmesi ve para politikalarının istikrarlı bir şekilde uygulanması, enflasyonun tek hanelere inmesinde kritik rol oynayacaktır. 2026 yılına geldiğimizde, enflasyonun yüzde 9,7 ile tek haneli seviyelere gerilemesi ve 2027 yılında yüzde 7’ye gerilemesi öngörülmektedir. Bu projeksiyonlar, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir bir büyüme ortamına geçiş yaparken, enflasyonla mücadelede de kararlı bir duruş sergileyeceğini göstermektedir. Dezenflasyon sürecinin başarılı bir şekilde yürütülmesi, ülkemizin ekonomik istikrarını koruma ve refah seviyesini yükseltme hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacaktır.

“2024 yılının sonunda cari işlemler açığının yüzde 1,7’ye düşmesi bekleniyor”

2023 yılında cari işlemler açığının milli gelire oranı yüzde 4 olarak gerçekleşmiştir. Ancak, 2024 yılının sonunda bu oranın yüzde 1,7’ye düşmesi beklenmektedir. Tahminimiz olan yüzde 3,1’in altında olan bu önemli düşüş, Türkiye’nin ekonomik yapısında başlayan dönüşüm ve dış ticaret politikasındaki stratejik değişimlerin bir sonucudur. 2025 yılında cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde 2 seviyesinde olması öngörülmektedir. Bu dönemde, ihracatta çeşitliliğin artması ve enerji maliyetlerindeki düşüşler, cari işlemler açığının iyileştirilmesine yardımcı olacaktır. 2026 ve 2027 yıllarına geldiğimizde, cari işlemler açığının milli gelire oranının sırasıyla yüzde 1,6 ve yüzde 1,3 seviyelerine gerilemesi hedeflenmektedir. Bu, Türkiye’nin dış ticaret açığını sürdürülebilir bir şekilde yönetme kapasitesinin artacağını göstermektedir.

“2024 yılında ihracatın 264 milyar dolara yükselmesi, ithalatın ise 345 milyar dolara düşmesi bekleniyor”

Dış ticaret verilerine bakıldığında 2023 yılında ihracatımız 255,6 milyar dolar olarak gerçekleşirken, ithalatımız 362 milyar dolar seviyesinde kaydedilmiştir. 2024 yılında ihracatın 264 milyar dolara yükselmesi, ithalatın ise 345 milyar dolara düşmesi beklenmektedir. Program dönemi boyunca, ihracatın kademeli olarak artarak 2027 yılı sonunda 319,6 milyar dolara ulaşması, ithalatın ise 417,5 milyar dolara çıkması öngörülmektedir. Bu veriler, dış ticaret açığımızın kademeli olarak daralacağını ve ekonomimizin ihracat odaklı büyüme stratejisinin güçleneceğini göstermektedir.

“Cari açığın 22 milyar dolara kadar düşmesi bekleniyor”

Cari işlemler cephesinde, turizm gelirlerimiz 2023 yılında 55,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir ve 2027 yılına kadar bu rakamın 74,1 milyar dolara yükselmesi beklenmektedir.  2023 yılında cari açığın 45 milyar dolar olarak kaydedilmiştir. Bu açığın, 2024 yılında 22 milyar dolara kadar düşmesi ve 2027 yılında 22,6 milyar dolara gerilemesi beklenmektedir. Milli gelire oran olarak ise cari işlemler açığının 2023’te yüzde 4 iken, 2027’de yüzde 1,3 seviyesine kadar gerileyeceği öngörülmektedir. Cari işlemler dengesinin iyileşmesiyle ekonomimizin dış finansman ihtiyacı azalacaktır.

“Bütçe açığının yüzde 4,9 düzeyinde olması bekleniyor”

Deprem kaynaklı harcamaların sürmesine rağmen, mali disiplinin güçlendirilmesine yönelik adımlar sayesinde bütçe dengelerinde hızlı bir toparlanma görülmektedir. 2024 yılında bütçe açığının bu yıl bütçede öngörülen yüzde 6,4’lük hedefin oldukça altında, milli gelire oranla yüzde 4,9 düzeyinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Bütçe açığının, 2025 yılında yüzde 3,1 olarak gerçekleşmesi hedeflenmektedir. Bütçe açığının milli gelire oranının, OVP döneminde kademeli olarak azalarak 2027 yılında yüzde 2,5 düzeyine gerilemesi öngörülmektedir. Bütçe açığının 2024 yılında, bütçede öngörülenin 503 milyar TL altında, 2 trilyon 149 milyar TL düzeyinde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.  Bu gelişmede, artış gösteren gelirlere karşılık alınan tedbirlerin etkisiyle harcamalarda artışın sınırlı tutulması belirleyici olmuştur.  2025 yılında, bütçe açığının 1 trilyon 931 milyar TL olması ve 19 milyar TL faiz dışı fazla verilmesi hedeflenmektedir. Bütçe açığının, kamu harcamalarında etkinliği artıran uygulamaların etkisiyle bu yıl milli gelire oranla yüzde 4,9 düzeyiyle sınırlı kalması beklenmektedir. 2025 yılında, gelir artırıcı çabaların yanı sıra harcamalarda tasarruf odaklı yaklaşımın güçlendirilerek sürdürülmesiyle, milli gelire oranla bütçe açığının yüzde 3,1 düzeyine gerilemesi hedeflenmektedir. Bütçe gelir ve harcama patikasına bakıldığında harcamaların milli gelire oranının aşağı yönlü, gelirlerin ise yukarı yönlü programlandığını görebilmekteyiz. Harcamaların milli gelire oranında 2 puana yakın düşüş, enflasyonla mücadelede maliye politikasının destekleyici rolünü açıkça göstermektedir.

“Program dönemi sonunda bütçe açığının yüzde 2,5 oranına gerilemesi hedefleniyor”

AK Parti hükümetlerinin en büyük başarılarından biri mali disiplini tesis etmesi olmuştur. Mali disiplini, ekonomide istikrarı ve güveni artıran bir çıpa olarak korumaya ve güçlendirmeye devam ediyoruz. 2003-2023 yılları arasında bütçe açığının milli gelire oranının ortalaması yüzde 2,6 olarak gerçekleşmiştir. 2002 yılında aynı oran yüzde 10’un üzerindeydi. Geçmiş dönemlerde konjonktürel nedenlerle bütçe açığının hızlı yükselebildiği dönemler yaşanmış olmakla birlikte, hükümetlerimiz döneminde mali disiplinin tesis edilmesi ve korunması her zaman temel önceliklerimiz arasında olmuştur. Program dönemi sonunda bütçe açığının milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altına, yüzde 2,5 oranına gerilemesi hedeflenmektedir. Mali sıkılaşmanın etkisiyle, AB tanımlı genel yönetim borç stoğumuz gerilemeye devam etmekte. Program dönemi sonunda, borç stoğunun milli gelire oranının yüzde 24,8 düzeyine gerilemesi beklenmektedir. Türkiye’nin kamu borcunun milli gelire oranı 2023 yılında bir önceki yıla göre 2,2 puan gerileyerek yüzde 29,8 seviyesinde gerçekleşmiştir. İlgili oran gelişmekte olan ülke ortalaması olan yüzde 69,5 ve gelişmiş ülke ortalaması olan yüzde 108,2 seviyesine göre oldukça düşük düzeyde bulunmaktadır.”

(SON)

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-ovpyi-acikladi-orta-ve-uzun-vadede-reformlarin-katkisiyla-orta-ust-gelir-grubundan-ust-gelir-grubuna-cikilmasi-ongoruluyor/feed/ 0
Dolar ve Euro güne yükselişle başladı https://www.igdirhaber.com.tr/dolar-ve-euro-gune-yukselisle-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/dolar-ve-euro-gune-yukselisle-basladi/#respond Thu, 05 Sep 2024 07:09:56 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/dolar-ve-euro-gune-yukselisle-basladi/ Dolar 34,0280 liradan, euro ise 37,8380 liradan güne başladı.

İstanbul Kapalıçarşı’da 34,0260 liradan alınan dolar 34,0280 liradan, 37,8360 liradan alınan euro ise 37,8380 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 34,03 liradan, euro ise 37,69 liradan işlem görmüştü.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/dolar-ve-euro-gune-yukselisle-basladi/feed/ 0
Balık tezgahları süslendi: Palamuttan sonra hamsi de yerini aldı https://www.igdirhaber.com.tr/balik-tezgahlari-suslendi-palamuttan-sonra-hamsi-de-yerini-aldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/balik-tezgahlari-suslendi-palamuttan-sonra-hamsi-de-yerini-aldi/#respond Thu, 05 Sep 2024 07:09:53 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/balik-tezgahlari-suslendi-palamuttan-sonra-hamsi-de-yerini-aldi/ Denizlerde av yasağının 1 Eylül itibariyle sona ermesinin ardından balık tezgahlarında palamut bolluğundan sonra hamsi de kendini göstermeye başladı.

Balıkçılar, yıllar sonra ilk kez hamsinin bu kadar erken zamanda tezgahlarda yerini alması hamsinin geleceği açısından umut verici olduğunu belirtirken, Trabzon Balık Halinde hamsinin kilosu 200-250 TL arasında satılıyor.

Balık tezgahları süslendi: Palamuttan sonra hamsi de yerini aldı

‘GENELDE PALAMUT BOLKEN HAMSİ AZ OLUR’

Palamudun bol olduğu dönemde ilk kez hamsinin erken dönemde tezgahlarda yerini aldığını belirten balıkçı esnaflarından Mehmet Örseloğlu, “Bu sene palamudun bol olduğu dönemde ilk kez hamsi geldi. Hamsi Sinop’tan geliyor. Genelde küçük balıkçıların ağlarına takılan hamsi. İlk kez bu kadar erken geldi. Uzun yıllardır ilk kez palamutla birlikte hamsi gelmiş oldu. Fiyatı 200 TL. Genelde palamut bol olduğu zaman hamsi az olur. Hamsinin devam edip etmeyeceği konusunda şu an bir şey söylemek çok zor” dedi.

Balık tezgahları süslendi: Palamuttan sonra hamsi de yerini aldı

HAMSİ DE PALAMUT GİBİ BOL OLACAK

Hamsinin de palamut gibi bol olacağını ümit ettiklerini belirten balıkçı esnaflarından balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, “Hamsi ilk kez bu kadar erken geldi. Bu sene palamudun bolluğu var. İnşallah hamsi de bu bolluğu yaşayacağız. Genelde önceki yıllarda bu kadar erken görünmezdi” diye konuştu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/balik-tezgahlari-suslendi-palamuttan-sonra-hamsi-de-yerini-aldi/feed/ 0
Deniz Yücel: “Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kalkanı, Üyesinden Genel Başkanına Kadar CHP’dir” https://www.igdirhaber.com.tr/deniz-yucel-kemal-kilicdaroglunun-kalkani-uyesinden-genel-baskanina-kadar-chpdir/ https://www.igdirhaber.com.tr/deniz-yucel-kemal-kilicdaroglunun-kalkani-uyesinden-genel-baskanina-kadar-chpdir/#respond Mon, 02 Sep 2024 19:10:45 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/deniz-yucel-kemal-kilicdaroglunun-kalkani-uyesinden-genel-baskanina-kadar-chpdir/ (ANKARA) – CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP’nin 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na yönelik 3 buçuk yıl hapis istemiyle açılan davaya ilişkin, ” Mhp‘nin ve MHP’li yöneticilerin şikayeti üzerine açılan bu dava elbette ki siyasi bir davadır. Önceki Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu‘na tamamen yasama sorumsuzluğu kapsamında olan konuşmaları nedeniyle bir dava açılması, üstüne bir de siyaset yapma hakkının engellenmeye çalışılması bu ülke için çok büyük bir utançtır. Şunu hiç kimse unutmasın: Kemal Kılıçdaroğlu‘nun kalkanı, üyesinden genel başkanına kadar CHP’dir” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, tüzük kurultayı öncesinde düzenlenen PM toplantısı devam ederken basın açıklaması yaptı. Yücel’in açıklaması şöyle:

“Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin zaferini temsil eden, Türk ordusunun Dumlupınar’da kazandığı, Cumhuriyet’imizin temellerinin atıldığı 30 Ağustos Zafer Bayramımızı bir kez daha kutluyorum. Dört bir yanı bilfiil işgal edilmiş, orduları dağıtılmış, emperyalist güçler tarafından paylaşılan Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden bize özgür ve bağımsız bir vatan, çağdaş ve laik bir cumhuriyet armağan eden, başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyoruz.

“Mustafa Kemal’in askeri olmak vatanını, milletini sevmek demektir”

26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’la birlikte Kurtuluş Savaşı’nın son aşamasını temsil eden ve Türkiye’nin bağımsızlığını kazanmasında bir dönüm noktası olan bu zaferi bize armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin dokunulmazı, tartışılmazıdır. Zafer haftasında, Ulu Önderimize ve Harp Okulu mezuniyet töreninde Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerine bağlılıklarını ifade eden genç teğmenlerimize yapılan saygısızlığı asla affetmeyeceğimizi herkes bilsin. Şanlı teğmenlerimiz, Mustafa Kemal Atatürk’ün askerleridir. Ya ne olacaklardı? ‘Keşke Yunan kazansaydı’ diyenlerin mi? ‘Mustafa Kemal’in Askerleriyiz’ sözünden rahatsız olmaları elbette normaldir. Çünkü Mustafa Kemal’in askeri olmak vatanını, milletini sevmek demektir. Anayasa’ya ve hukuka bağlı olmak demektir. Laiklik demektir, insan haklarına saygı demektir. Aklın ve bilimin ışığında yürüyen çağdaş bir toplumu hedeflemek demektir.

“Hoşunuza gitsin ya da gitmesin, Mustafa Kemal’in askeriyiz”

‘Keşke Yunan kazansaydı’ diyenlerle aynı safta yer alanların işine gelmez Mustafa Kemal’in askeri olmak. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) FETÖ’ye teslim edenlerin, TSK’nın içerisine tarikatları yuvalandıranların, FETÖ’cü subaylara kurmaylık, generallik, komutanlık yolunu açanların elbette işine gelmez Mustafa Kemal’in askeri olmak. Harp Okulundan mezun olan teğmenler kimin askeri olacak? Elbette Büyük Önder Atatürk’ün yolundan yürüyecekler, elbette onun ilkelerini yaşatacaklar. Atatürk’ün ismini ağzına almazken, camide kılıç gösteren Diyanet İşleri Başkanı’na söz söyleyemeyenler, elinde kılıç olan Türk askerine laf ediyorlar. Türk askeri, Mustafa Kemal Atatürk’ün askeridir. Orduya kumpas kuranlar, onurlu, şerefli, haysiyetli, vatansever subaylara iftira atanlar, tarikatlara harp okullarının kapılarını açanlar tabi ki bunu anlayamaz. Mustafa Kemal’in askeri olmak şereftir, onurdur, gururdur. Hoşunuza gitsin ya da gitmesin, Mustafa Kemal’in askeriyiz.

“Yargıyı siyasetin aparatı haline getirmek isteyenler, ülkeyi uçuruma sürüklemektedir”

Bugün, 2024-2025 adli yılı başlıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu, bağımsız ve tarafsız yargının adaletin teminatı olduğu, bir ülkede ekonomiden sağlığa, kültürden tarıma, her şeyin ama her şeyin temelinin hukuk ve adalet olduğu asla unutulmamalıdır. Hukukun üstünlüğünün tesis edilmesinin tek yolu kuvvetler ayrılığı ilkesinin amasız, fakatsız hayata geçirilmesidir. Çünkü bağımsız ve tarafsız yargı demokrasinin, temel hak ve özgürlüklerin teminatıdır. Bugün yargıyı siyasetin aparatı haline getirmek isteyenler hiç şüphesiz ülkeyi siyasal, sosyal ve ekonomik anlamda uçuruma sürüklemektedir. Bu ülkede hukukun üstünlüğüne inanan, mesleğini onuruyla yapan binlerce hukukçunun, adalet için elini taşın altına koymaktan geri durmayan barolarımızın ve barolar birliğimizin hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı için mücadele verdiklerini biliyoruz. Bu ülkede hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı için verilen mücadeleye omuz vermek, demokrasiye sahip çıkmak demektir. CHP olarak tarafımız demokrasiden, hukukun üstünlüğünden ve yargı bağımsızlığından yanadır. Yeni adli yılın milletimize ve yargı camiasına hayırlı olmasını diliyoruz.

“Tematik mitinglerimizle ses olmaya devam edeceğiz”

CHP olarak Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz tematik mitinglerimizle ekonomik buhran altında ezilen, seslerini duyuramayan kesimlerin gür sesi olmaya devam ediyoruz. AKP, bu ülkenin başında oldukça hayat pahalılığı, emek sömürüsü, gelir dağılımındaki adaletsizlik devam edecek. Özgürlüklere ve yaşam tarzına müdahaleler, haksızlıklar, hukuksuzluklar, adaletsizlikler devam edecek. Hal böyle oldukça biz de tematik mitinglerimizle işçinin, emekçinin, emeklinin, çiftçinin, memurun, öğretmenin, özgürlüğü gasp edilenin, yaşam tarzına müdahale edilenin sesi olmaya devam edeceğiz.  Bu ülkeyi adaletsiz, liyakatsız, basiretsiz AKP iktidarından kurtarıncaya kadar da bu mücadeleye devam edeceğiz.

“AKP iktidarlarından önce bir tarım ülkesiyken AKP iktidarlarından sonra çiftçi düşmanı, üretim düşmanı bir ülke haline geldik”

Geçtiğimiz hafta üzümüyle, zeytiniyle, pamuğuyla, kavunuyla, karpuzuyla, domatesiyle, bereketli topraklara sahip Manisa Turgutlu’da Çiftçi Mitingi gerçekleştirdik. Mahsulü elinde kalan, üretim maliyetlerini dahi karşılayamadıkları için büyük emeklerle ekip, yetiştirip topladıkları ürünlerini yollara dökmek zorunda kalan çiftçilerimizin sesi olduk. Tarlaların bereketini kaçıran AKP iktidarının yanlış tarım politikalarını dile getirdik, çözüm önerilerimizi de madde madde saydık. AKP iktidarlarından önce bir tarım ülkesiyken AKP iktidarlarından sonra çiftçi düşmanı, üretim düşmanı bir ülke haline geldik. Bir ülkenin nüfusu artıp çiftçi sayısı azalıyorsa o ülkede üretime gereken değer verilmiyor demektir. Geçmişte tarımda kendi kendine yetebilen ülkelerden biriydik; şimdi buğdayı, samanı, yemi, eti, balı, arpayı, mısırı yurt dışından ithal eder olduk.

“Çiftçiye destek konusunda samimiyseniz, ‘Tarıma bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi milli hasılanın yüzde birinden az olamaz’ hükmünü uygularsınız”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin 2023 raporuna göre, çiftçilerin banka borçları son bir yılda tam yüzde 88 arttı. AK Parti geldiğinde çiftçilerin borcu 2,4 milyardı, şimdi 700 milyara çıktı. Çiftçinin bankalara borcu 700 milyar lirayken sadece geçen sene, 2024 yılı için vazgeçilen kurumlar vergisi ise tam 660 milyar lira. Yandaş şirketlerin vergi borçlarını silen AKP hükümeti, çiftçinin borcunu silmek bir yana dursun; ‘Borcun faizini silelim’ dediğimizde, ‘Kaynak yok’ diyor. Bu iktidar tarlalarımızı bereketlendiren, güneşin altında alın teri döken, yağmur çamur dinlemeden üreten çiftçilerimizi açlık ve sefalete mahkum etti. Bir ülkede yandaşların vergileri bir kalemde siliniyor, çiftçiye gelince borcunun faizi dahi silinmiyorsa o ülkede üretim durur. Üretimin durması için elinden geleni ardına koymayan AKP, şimdi de mazot desteğini ve gübre desteğini kaldırıyor. Akıllarınca revize ediyorlar ve adına da ‘temel destek’ diyorlar. Mazot ve gübre desteği diye iki kalem yerine, tek bir kalemde tüm desteği topladılar. Topladılar toplamasına da binlerce çiftçimiz bu mazot ve gübre desteğini zaten alamıyordu. Şimdi de temel destek adı altında alamamaya devam edecekler. Buradan AKP iktidarına ve Tarım Bakanı’na sesleniyoruz: Eğer çiftçiye destek konusunda samimiyseniz, Tarım Kanunu’nun ‘Tarıma bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi milli hasılanın yüzde birinden az olamaz’ hükmünü uygularsınız.

“Türkiye’nin tarımda kendi kendine yeten ülkeler arasına yeniden girmesinin tek yolu, CHP iktidarıdır”

Çiftçilerimizin kan ağladığı, tarlaların ekinsiz kaldığı ülkemizde gıda enflasyonu da aldı başını gidiyor. Türkiye’de gıda enflasyonu 61,7. Dünya ortalaması ise yüzde 6. Yani Türkiye’de dünyanın 10 katı oranında bir gıda enflasyonu var. Tarlada 1 lira olan ürün, pazara gittiğinde 10 lira; markete gittiğinde 15 lira. Dünyada gıda enflasyonu Türkiye’den yüksek ülkelere baktığımızda da Arjantin, Sudan ve Zimbabwe’yi görüyoruz. AKP iktidarının tarım ülkesi Türkiye’nin kıyaslandığı ülkeye bakın: Zimbabwe. Türkiye’nin tarımda kendi kendine yeten ülkeler arasına yeniden girmesinin tek yolu, CHP iktidarıdır. Gıda enflasyonunu bitirmenin tek yolu yine CHP iktidarıdır. ‘Nasıl yapacaksınız’ diyenlere sayalım: Çiftçiyi, Tarım Kanunu’nda belirtildiği gibi bütçenin en az yüzde 1’i kadar destekleyerek. Modern sulama altyapısını ülkenin dört bir yanında yaygınlaştırarak. Çiftçilerin banka borçlarının tamamının faizlerini silerek. BAĞ-KUR’luların tamamının prim gün sayısını 7 bin 200 güne indirerek. Borcunu ödeyemeyen çiftçinin, borcunu ödemesi için muhtaç olduğu traktörünü haczetmeyerek. Lüks tüketimde kaldırdıkları ÖTV ve KDV’yi çiftçinin kullandığı mazottan da kaldırarak. Çiftçinin tarlasında kalan ürünü satın alarak, bu ürünleri de yoksullara ücretsiz dağıtarak. Kısacası çiftçiye düşmanlık etmeyerek; tam tersine onlara omuz vererek, yoldaşlık ederek, onlarla dayanışarak sağlayacağız.

“Gizli bir AKP-IMF ittifakı yapılmış”

Çiftçimizden, gıda enflasyonundan bahsetmişken ekonomideki kötü gidişata da değinmek istiyorum. AKP’nin bir zamanlar ‘Borç almadık, borç verdik’ diye övünerek dillerinden düşürmedikleri IMF, Türkiye raporunu açıkladı. IMF’nin akıl almaz tespit ve önerilerinden anlaşıldığı üzere, gizli bir AKP-IMF ittifakı yapılmış. IMF, Türkiye’ye sözde ekonomisi düzelsin diye fiyat, ücret, kira gibi ileriye yönelik zamların geçmiş enflasyona göre değil, gelecekte beklenen enflasyona göre yapılmasını önerdi. Aynı IMF, 13 kez çıkarılan vergi aflarından, vergi kaçakçılarından, kayıt dışı ekonomiden de raporda hiç bahsetmedi. Çalışanların maaşlarını gerçekleşen enflasyona göre değil, hedef enflasyona göre arttırmak, Türkiye’yi ekonomik anlamda önü alınamayacak bir krize sokma girişiminden başka bir şey değildir.

“Bu ülkeyi AKP’den kurtardığımız gün, AKP’yi de IMF’nin kucağından kurtarmış olacağız”

IMF ile gizli bir ortaklıkları olduğu artık ayan beyan ortada olan AKP iktidarına sesleniyoruz: Bu ülkenin ekonomisinin düzelmesinin tek bir yolu var. O da ülkenin kendi sosyoekonomik özelliklerine göre bir program uygulamak, ülkede hukukun üstünlüğünü tesis etmek, gelir dağılımında ve vergilendirmede adaleti sağlamak, bürokrasi atamalarında adamcılığı, kayırmacılığı ve nepotizmi terk edip liyakati getirmek, toplumu ayrıştıran, kamplaştıran, kutuplaştıran kin ve nefret söylemlerinden uzak durmak. Bunun başka yolu yok. Ücretleri, gerçekleşen enflasyon oranında artırmazsanız sadece ekonomik düzeni değil, toplumsal düzeni ve barışı da bozarsınız. Bunun adı ‘enflasyonla mücadele’ değil, bunun adı Türkiye’de ekonomik buhran temelli bir iç karışıklık başlatmaktır. Tarafları ise AKP ve destekçisi de IMF’dir. AKP’nin IMF ile birlik olup ülke ekonomisine verdikleri zararın farkında ve bilincindeyiz. IMF’nin kucağına oturan Türkiye değil, AKP’nin ta kendisidir. Hiç merak etmesinler, bu ülkeyi AKP’den kurtardığımız gün, AKP’yi de IMF’nin kucağından yine biz kurtarmış olacağız.

“Ülke ekonomisinde yavaşlamanın da ötesinde, çok ciddi bir daralma söz konusu”

TÜİK, Türkiye ekonomisinin bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye ikinci çeyrekte yüzde 2 buçuk büyüdü. Oysa hedef ve beklenti yüzde 3’tü. Ülke ekonomisinde yavaşlamanın da ötesinde, çok ciddi bir daralma söz konusu. Bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerinden de bunu rahatlıkla görebiliyoruz. İhracatta büyüme yok denecek kadar az. İthalat yüzde 5,7 azaldı. Ama iktidara göre ekonomi her geçen gün büyüyor. Neyin büyüdüğünü biz size söyleyelim: Büyüyen, yüzde 61,78 ile enflasyon oldu. Büyüyen, Türk lirası karşısında dolar ve euro oldu. Büyüyen, çiftçinin canını yakan mazot fiyatları oldu. Büyüyen, temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelen vatandaşın kredi kartı borçları oldu. Büyüyen, sefalet ücretine mahkum edilen emeklinin derdi tasası oldu.

“İsrafçı sarayın ve Diyanet’in lüks harcamalarına sürekli para buldular, okulları yenileyecek ya da yeni okul yapacak kaynağı bulmadılar”

Haftaya okullar açılıyor. Ancak yeni eğitim öğretim yılı şikayetlerle, sorunlarla ve endişelerle başlıyor.  2024-2025 eğitim öğretim yılının başlamasına günler kala, kırtasiye malzemelerinde geçen yıla göre yüzde 300’lük fiyat artışı yaşandı. Okul servisleri iki katına çıktı. Bu yıl, beslenme çantalarını doldurmak da zor yeni okul kıyafeti almak da. Ekonomik kriz, her alanı etkilediği gibi eğitimi de derinden etkiledi. Yine veli dertli, yine öğretmen mutsuz, yine öğrenciler umutsuz ve yine sadece yandaşlar memnun. AKP ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) başındaki zat, eğitimi Büyük Önder Atatürk’ün gösterdiği hedeften uzaklaştırdı. Laik ve bilimsel eğitimi ortadan kaldırmak için müfredatı değiştirdi. Tarikatlara para aktarmak için okulların binalarını, bahçelerini, duvarlarını, spor salonlarını ihaleye çıkardı. ÇEDES adı verilen ucube projeyle çocuklara travma yaşattı. Yobaz ve gerici oluşumlara, ‘sivil toplum kuruluşu’ diyecek kadar ileri gitti. Ekonomiyi berbat ettiler, velilerin belini büktüler. Öğretmenlere ‘foncu’ diyecek kadar hadsizleştiler. Atanmayan öğretmenleri görmezden geldiler. Mülakatı kaldıracaklarını söylediler ve yine sözlerinde durmadılar. Eğitimde fırsat eşitliğini yok ettiler. Devlet okullarını niteliksizleştirdiler. İsrafçı sarayın ve Diyanet’in lüks harcamalarına sürekli para buldular, okulları yenileyecek ya da yeni okul yapacak kaynağı bulmadılar. Bu ülkenin geleceği, çocuklar ve gençlerdir. CHP’nin de önceliği çocuklar ve gençlerdir. Çocuklarımızın, gençlerimizin yüzünü güldüreceğiz; onların kaybolan umudunu yeşerteceğiz. Az kaldı.

Kemal Kılıçdaroğlu‘nun kalkanı, üyesinden genel başkanına kadar CHP’dir”

AKP’de ve küçük ortağı MHP’de korku dağları aştı. Açıkça söyleyelim: Ne yapacaklarını şaşırdılar. Önceki Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu hakkında 3 buçuk yıla kadar hapis istemiyle bir dava açılıyor. Aynı zamanda siyasi yasak da getirilmesi talep ediliyor. MHP’nin ve MHP’li yöneticilerin şikayeti üzerine açılan bu dava elbette ki siyasi bir davadır. Önceki Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na tamamen yasama sorumsuzluğu kapsamında olan konuşmaları nedeniyle bir dava açılması, üstüne bir de siyaset yapma hakkının engellenmeye çalışılması bu ülke için çok büyük bir utançtır. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in de çok net bir şekilde ifade ettiği gibi, CHP’nin genel başkanları Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten bu yana bedel ödemiş, tehditlerle yılmamış ve doğru bildikleri yoldan bir milim sapmamışlardır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, PKK’nın kurşunlarının hedefi olmuş, şehit cenazesinde linç girişimine uğramış ama asla bir adım dahi geri atmamıştır. Bugün şikayetle, davayla Kemal Kılıçdaroğlu’nu ya da CHP’yi korkutacağını sananlar büyük bir yanılgı içerisindeler. Şunu hiç kimse unutmasın: Kemal Kılıçdaroğlu’nun kalkanı, üyesinden genel başkanına kadar CHP’dir. Şikayetçi olanlara gelince… Kendilerine ‘milliyetçi’ deyip Sinan Ateş’in cenazesini ortada bırakacak kadar korkak, acılı ailesine başsağlığı bile dilemeyecek kadar insanlığını yitirmiş kişilerin; ilkeli siyaseti, dürüst siyaseti ve siyasetçiyi anlamalarını elbette beklemiyoruz. Türk siyasetine dürüstlüğüyle, namusuyla, ahlakıyla damga vurmuş bir siyasetçiye siyaset yasağı getirmeye çalışmak en hafif tabiriyle acizliktir.

“Bu halk sizin yüzünüze gerçekleri çarpmaya devam edecek”

AKP kimse konuşmasın, kimse kendilerini eleştirmesin istiyor. Gerçeklerin üstünün yasaklarla örtüleceğini sanıyorlar. İzmir’de, bir sokak röportajında sadece hükümeti eleştirdiği için Dilruba Kayserilioğlu tam 18 gün tutuklu kaldı. Hukuksuzluklar içerisinde bir ülkede, kimse özgür değildir. Siz istediğiniz kadar baskı yapın, bu halk sizin yüzünüze gerçekleri çarpmaya devam edecek. Biz CHP olarak özgürlükleri savunuyoruz, özgürlüklerin teminatıyız. Vatandaşın eleştirme hakkını, baskı olmaksızın insanların düşüncelerini özgürce söyleyebilmesini savunuyoruz. CHP iktidarında Türkiye, özgürlüklerin ülkesi olacaktır.

“Toplam 19 bin görüş aldık”

10 ay önce, ‘CHP değişirse Türkiye değişir’ sloganıyla yola çıktık ve Türkiye’ye demokrasiyi getireceğimizi vadettik. Bu süreçte amacımız sadece isimleri, kişileri değiştirmek değildi. Hedefimiz, Türkiye’ye demokrasiyi getirmeyi vadeden CHP’yi daha demokratik bir yapıya kavuşturmaktı. Bunun en önemli adımlarından biri de daha demokratik ve katılımcı bir parti tüzüğü oluşturmak için bu hafta 4-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz ‘İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı’mızdır. Bu parti, geçmişte bir-iki hafta süren uzun kurultaylar yapmış. Bu sefer de öyle olmasını istedik. Tartışıp herkesin fikrini ifade etmesine fırsat verdiğimiz bir süreç olsun istedik. Nisan ayından bu yana tüzük üzerinde çalışıyoruz. Neler yaptık? Mahallelerden, ilçelerden, illerden, örgütlerden görüş istedik. Bütün üyelere açık, dijital demokratik katılım yöntemiyle üyelerimize görüş sorduk. Toplam 19 bin görüş aldık. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, önceki genel başkanlarımızla görüşerek tüzükle ilgili önerilerini aldı ve hepsini ilgili komisyona teslim etti. İnanıyoruz ki değişimin ilk adımı olan bu Tüzük Kurultayı’ndan Türkiye’nin en demokratik, en katılımcı, kadın haklarına en saygılı, gençleşmeyi en öne alan, geleceğe en doğru perspektiften bakan bir tüzük çıkacak.

“CHP tüm kadrolarıyla adım adım bu ülkeyi yönetmeye ve herkesin derdine derman olmaya geliyor”

Öncelikle bu ülkenin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP’nin ilk kurultayı olarak kabul ettiği Sivas Kongresi’nin yapıldığı tarih olan 4 Eylül’de; parlamento grubumuz, il başkanlarımız, PM üyelerimizle Sivas’a gideceğiz. 5 Eylül’de, Ankara’da tüzük taslağı, Tüzük Komisyonu’na sunulacak ve komisyon tüzüğe son halini verecek ve bu hali kurultaya sunulacak. 6 Eylül’de, kurultay salonunda yeni bir komisyon, önerileri tartışmak üzere bir araya gelecek ve o gün tüzüğümüz kurultayımızda oylanarak kabul edilecek. 7-8 Eylül tarihlerinde akademisyenler, örgütlerimiz ve delegelerimizin de katılımıyla program değişikliğine yönelik bir dizi toplantı yapacağız. Bu toplantılarda, iktidara geldiğimizde Türkiye’yi nasıl yöneteceğimizi konuşacak ve parti programımızın da altlığını hazırlayacağız. 9 Eylül günü ise Türkiye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü, İzmir’den düşmanın denize dökülüşünü yıl dönümünü ve Türkiye’nin birinci partisinin kuruluş yıl dönümünü hep birlikte törenlerle kutlayarak kurultayımızı bitireceğiz. Şunu açık yüreklilikle ifade ediyoruz ki CHP; örgütleriyle, belediye başkanlarıyla, milletvekilleriyle ve tüm kadrolarıyla adım adım bu ülkeyi yönetmeye ve gencinden yaşlısına, emeklisinden asgari ücretlisine, esnafından çiftçisine herkesin derdine derman olmaya geliyor.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/deniz-yucel-kemal-kilicdaroglunun-kalkani-uyesinden-genel-baskanina-kadar-chpdir/feed/ 0
CHP Sözcüsü Yücel, PM toplantısına ilişkin açıklama yaptı Açıklaması https://www.igdirhaber.com.tr/chp-sozcusu-yucel-pm-toplantisina-iliskin-aciklama-yapti-aciklamasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/chp-sozcusu-yucel-pm-toplantisina-iliskin-aciklama-yapti-aciklamasi/#respond Mon, 02 Sep 2024 19:10:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/chp-sozcusu-yucel-pm-toplantisina-iliskin-aciklama-yapti-aciklamasi/ CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, bu hafta düzenleyecekleri tüzük kurultayına ilişkin, “İnanıyoruz ki değişimin ilk adımı olan bu tüzük kurultayından, Türkiye‘nin en demokratik, en katılımcı, kadın haklarına en saygılı, gençleşmeyi en öne alan, geleceğe en doğru perspektiften bakan bir tüzük çıkacak.” dedi.

Yücel, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında başlayan Parti Meclisi (PM) toplantısına ilişkin açıklama yaptı.

Kara Harp Okulu Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni’ne değinen Yücel, “Zafer haftasında Ulu Önderimize ve Harp Okulu mezuniyet töreninde Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerine bağlılıklarını ifade eden genç teğmenlerimize yapılan saygısızlığı asla affetmeyeceğimizi herkes bilsin.” diye konuştu.

Yücel, teğmenlerin Mustafa Kemal Atatürk’ün askerleri olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Ya ne olacaklardı? ‘Keşke Yunan kazansaydı’ diyenlerin mi? ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sözünden rahatsız olmaları elbette normaldir. Çünkü Mustafa Kemal’in askeri olmak, vatanını milletini sevmek demektir. Anayasaya ve hukuka bağlı olmak demektir. Laiklik demektir, insan haklarına saygı demektir. Aklın ve bilimin ışığında yürüyen çağdaş bir toplumu hedeflemek demektir. ‘Keşke Yunan kazansaydı’ diyenlerle aynı safta yer alanların işine gelmez Mustafa Kemal’in askeri olmak. Harp Okulundan mezun olan teğmenler kimin askeri olacak? Elbette Büyük Önder Atatürk’ün yolundan yürüyecekler, elbette onun ilkelerini yaşatacaklar. Türk askeri, Mustafa Kemal Atatürk’ün askeridir. Mustafa Kemal’in askeri olmak şereftir, onurdur, gururdur. Hoşunuza gitsin ya da gitmesin, Mustafa Kemal’in askerleriyiz.”

Bugün 2024-2025 adli yılının başladığını anımsatan Yücel, hukukun üstünlüğünün tesis edilmesinin tek yolunun, kuvvetler ayrılığı ilkesinin “amasız” ve “fakatsız” hayata geçirilmesi olduğunu vurguladı.

“Tek bir kalemde tüm desteği topladılar”

Yücel, Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin 2023 raporuna göre çiftçilerin banka borçlarının son 1 yılda tam yüzde 88 arttığını ifade ederek, “AK Parti geldiğinde çiftçilerin borcu 2,4 milyardı şimdi 700 milyara çıktı. Çiftçinin bankalara borcu 700 milyar lira iken, sadece geçen sene 2024 yılı için vazgeçilen kurumlar vergisi ise 660 milyar lira.” dedi.

AK Parti’nin, mazot ve gübre desteğini kaldırdığını, adına da “temel destek” dediğini öne süren Yücel, şöyle konuştu:

“Mazot ve gübre desteği diye iki kalem yerine tek bir kalemde tüm desteği topladılar. Topladılar toplamasına da binlerce çiftçimiz bu mazot ve gübre desteğini zaten alamıyordu. Şimdi de temel destek adı altında alamamaya devam edecekler. Buradan AKP iktidarına ve Tarım Bakanına sesleniyoruz, eğer, çiftçiye destek konusunda samimiyseniz, Tarım Kanunu’nun ‘Tarıma bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi milli hasılanın yüzde birinden az olamaz’ hükmünü uygularsınız.”

Deniz Yücel, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirerek, ülke ekonomisinde yavaşlamanın ötesinde “çok ciddi bir daralmanın söz konusu” olduğunu söyledi.

“Ekonomik kriz eğitimi de derinden etkiledi”

Yeni eğitim öğretim yılının şikayetlerle, sorunlarla, endişelerle başladığını kaydeden Yücel, “2024-2025 eğitim öğretim yılının başlamasına günler kala kırtasiye malzemelerinde geçen yıla göre yüzde 300’lük fiyat artışı yaşandı. Okul servis ücretleri 2 katına çıktı. Bu yıl beslenme çantalarını doldurmak da zor, yeni okul kıyafeti almak da. Ekonomik kriz her alanı etkilediği gibi eğitimi de derinden etkiledi. Yine veli dertli, yine öğretmen mutsuz, yine öğrenciler umutsuz.” dedi.

“Açılan bu dava elbette ki siyasi bir davadır”

Yücel, önceki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında 3,5 yıla kadar hapis istemi ile açılan davaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“MHP’nin ve MHP’li yöneticilerin şikayeti üzerine açılan bu dava elbette ki siyasi bir davadır. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in de çok net bir şekilde ifade ettiği gibi CHP genel başkanları Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten bu yana bedel ödemiş, tehditlerle yılmamış ve doğru bildikleri yoldan bir milim sapmamıştır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, PKK’nın kurşunlarının hedefi olmuş, şehit cenazesinde linç girişimine uğramış ama asla geri adım atmamıştır. Bugün şikayetle, dava ile Kemal Kılıçdaroğlu’nu ya da CHP’yi korkutacağını sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Şunu hiç kimse unutmasın, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kalkanı, üyesinden genel başkanına kadar CHP’dir.”

“İnanıyoruz ki, geleceğe en doğru perspektiften bakan bir tüzük çıkacak”

Bundan 10 ay önce “CHP değişirse Türkiye değişir” sloganı ile yola çıkarak Türkiye’ye demokrasi getireceklerini vadettiklerini belirten Yücel, bunun en önemli adımlarından birinin 4-9 Eylül arasında gerçekleştirecekleri İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı olduğunu söyledi.

Yücel, nisan ayından bu yana tüzük üzerinde çalıştıklarını, mahalle, ilçe ve il bazında dijital demokratik katılım yöntemiyle toplamda 19 bin görüş aldıklarını anlattı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in önceki genel başkanlarla görüşerek tüzükle ilgili önerilerini aldığını ve hepsini ilgili komisyona teslim ettiğini aktaran Yücel, “İnanıyoruz ki değişimin ilk adımı olan bu tüzük kurultayından, Türkiye’nin en demokratik, en katılımcı, kadın haklarına en saygılı, gençleşmeyi en öne alan, geleceğe en doğru perspektiften bakan bir tüzük çıkacak.” dedi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/chp-sozcusu-yucel-pm-toplantisina-iliskin-aciklama-yapti-aciklamasi/feed/ 0
Erzincan’da Hünerli Eller Kadın Kooperatifi Ürünleri Satışa Sunuldu https://www.igdirhaber.com.tr/erzincanda-hunerli-eller-kadin-kooperatifi-urunleri-satisa-sunuldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/erzincanda-hunerli-eller-kadin-kooperatifi-urunleri-satisa-sunuldu/#respond Tue, 27 Aug 2024 08:55:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/erzincanda-hunerli-eller-kadin-kooperatifi-urunleri-satisa-sunuldu/ Erzincan’da Hünerli Eller Kadın Kooperatifi mensubu kadınlar ürettikleri el işleri ve gıda ürünlerinin satışını yaparak satışlardan elde ettikleri gelirle hem ihtiyaçlı ailelere yardımcı oluyorlar, hem de kendi ekonomilerine katkı sağlıyorlar.

8/24 Erzincan Tanıtım Günleri etkinlikleri kapsamında Ordu Caddesi Saat Kulesi arkasında Hünerli Eller Kadın Kooperatifi tarafından açılan stantta yöresel ürünler ile birlikte kooperatifi üyesi kadınlar tarafından yapılan el işleme ürünlerde sergileniyor. Aynı zamanda satışı yapılan ürünlerden elde edilen kazanç kadınların ekonomisine katkı sağladığı gibi ihtiyaç sahibi ailelere, öğrencilere yardım olarak ta değerlendiriliyor.

Açılan stant ile ilgili bilgi veren Hünerli Eller Kadın Kooperatifi üyesi Meryem Akar, “8/24 Erzincan Tanıtım Günleri kapsamında yöresel yemeklerimizi tanıtıyoruz. Yapmış olduğumuz yemekleri halkımıza sunuyoruz. Kooperatifimizin 25 üyesi bulunuyor.” dedi.

Hünerli Eller Kadın Kooperatifi Başkan Yardımcısı Hülya Bakansız ise, “Kooperatif olarak öncelikli olarak Erzincan’ımızın yöresel ürünleri olan el kesme kadayıfının üretimini yaparak lokantalara verilmesini sağlıyoruz, halkımıza sunuyoruz. Ayrıca sipariş üzerine su böreği, zeytinyağlı sarma, etli sarma gibi istenilen her türlü yemek çeşitlerini üreterek, doğum günleri, özel günler, nişan gibi etkinliklerde çeşitlerimizi halkımızın hizmetine sunuyoruz. Dikim evimiz de var. Terzi arkadaşlarımız burada özel dikim alıyorlar. Tamir, tadilat da yaparak hizmet sunuyoruz. Kooperatif olarak elde edilen kazanç girişimci kadınlarımızın evlerine ekonomik katkı sunuyor. Kendi emeklerimiz ile kazandıklarımızı kendimize harcıyoruz. Bunun dışında İhtiyaçlı ailelere yardımlarda bulunuyoruz. Geçen yılki depremde depremzedeler için çalışmamız oldu. Öğrencilere yardımlarda bulunuyoruz.” diye konuştu.

Kooperatif olarak kadınları bir araya getirdiklerini ve kadınların ürettiği ürünlere pazar olduklarını belirten Hünerli Eller Kadın Kooperatifi Başkanı Safure Atasoy’da, “Kooperatifimizde el işlemesinden gıda ürünlerine kadar tüm ürünleri pazarımızda satışını yapıyoruz. Burada el işinin yanında evde yapılan salça, turşu, el açma börek, tatlılar, sarma, mantı gibi çok çeşitli ürünlerimiz bulunmakta. İlimizde her kesime hitap ediyoruz. Bazı ürünlerde bir gün öncesinde sipariş verilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. – ERZİNCAN

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/erzincanda-hunerli-eller-kadin-kooperatifi-urunleri-satisa-sunuldu/feed/ 0
Samsun Kasaplar Odası Başkanı: Ucuz etlerde her şey olabilir https://www.igdirhaber.com.tr/samsun-kasaplar-odasi-baskani-ucuz-etlerde-her-sey-olabilir/ https://www.igdirhaber.com.tr/samsun-kasaplar-odasi-baskani-ucuz-etlerde-her-sey-olabilir/#respond Wed, 21 Aug 2024 20:05:53 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/samsun-kasaplar-odasi-baskani-ucuz-etlerde-her-sey-olabilir/ Samsun Kasaplar Odası Başkanı Ömür Şen, vatandaşların ucuz etten uzak durması gerektiğini belirterek, “Ucuz etlerde her şey olabilir” dedi.

Et fiyatlarını değerlendiren Kasaplar Odası Başkanı Ömür Şen, “Ben bu yaşıma kadar Samsun’da at ve eşek eti diye bir şey duymadım. İnşallah öyle bir şey de olmaz. Samsun’daki vatandaşlarımız bu konuda içleri rahat olabilir. 14 senedir oda başkanlığı yapıyorum. Mesleğin içindeyim, ben Samsun’da böyle bir şeye rastlamadım. Çünkü içindeyiz, görüyoruz, kimin ne yaptığını biliyoruz. Alışveriş yaparken piyasanın altında bir et fiyatı gördüğümüz zaman şüphelenmeliyiz. Şimdi Samsun’da 360 liraya kıyma satan yerler var. Sen bunu nasıl 360 liraya satabiliyorsun? KDV var, kesim maliyeti var. Bunlar da eşek ve at eti olmayabilir ama her şey olabilir. Ucuz etten insanların uzak durması lazım. Samsun’da at ve eşek etinin olmadığına kesinlikle eminim. Tabii, büyük firmalara ben bir şey diyemem, kefil olamam. Benim dışımdaki firmaları bilmiyorum. Bugün ben 500 liraya kıyma satarken sen 360 liraya nasıl kıyma satabiliyorsun? 355 lira karkasın kilosu iken bunun kemiği var, kesim ücretleri var, KDV’si var, masrafları var. Nasıl satabiliyorsunuz? Sakatat eti mi olur, kelle eti mi olur, ona bir şey diyemem” ifadelerini kullandı.

“At ve eşek eti Samsun’a giremez”

Ucuz etten uzak durulması gerektiğinin altını bir kez daha çizen Şen, “Gerçek anlamda bizim kestiğimiz bugünkü dana etinin fiyatı 500 liradır, 480 falan olur ama 360 lira olmaz. Bunu alan vatandaşlarımız duyarlı olsunlar, ne aldıklarına baksınlar, ne kıyması var baksınlar. Samsun’da at ve eşek eti olmaz, olmadı, olamaz da. Şüpheli eti diğer etlerden vatandaş rengine bakarak ayırt edebilir; kıpkırmızıdır, yağsızdır, zaten onu satıcı tezgaha koyamaz. Ete renk enjekte edeni duyuyoruz, su enjekte edeni duyuyoruz. Biz bunları yaşamadık ama duyduk. Elhamdülillah, kendi esnafımızın her şeyine kefiliz. Zaten devamlı denetim içerisindeyiz. At ve eşek eti Samsun’a giremez” diye konuştu. – SAMSUN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/samsun-kasaplar-odasi-baskani-ucuz-etlerde-her-sey-olabilir/feed/ 0
ASMR Videolarının Zihinsel ve Duygusal Sağlık Üzerindeki Olumlu Etkileri https://www.igdirhaber.com.tr/asmr-videolarinin-zihinsel-ve-duygusal-saglik-uzerindeki-olumlu-etkileri/ https://www.igdirhaber.com.tr/asmr-videolarinin-zihinsel-ve-duygusal-saglik-uzerindeki-olumlu-etkileri/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:30:26 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/asmr-videolarinin-zihinsel-ve-duygusal-saglik-uzerindeki-olumlu-etkileri/ Güven Çayyolu Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Bölümü’nden Uzman Psikolog Hilal Savaş, son dönemde yaygınlaşan Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR) videolarının, bireylerin zihinsel ve duygusal sağlığı üzerindeki olumlu etkileri olduğunu belirtti.

Güven Hastanesi’nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Uzman Psikolog Hilal Savaş, sosyal medyada hızla yayılan ve tırnak makası sesi veya fırçalama sesi gibi çeşitli seslerle insanları rahatlatmayı amaçlayan ASMR videolarının bireylerin odaklanma yeteneğini artırma potansiyeline de sahip olduğunu belirtti.

Savaş, “ASMR, yalnızca keyif veren bir eğilim değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal sağlığı olumlu yönde etkileyen bir fenomen. ASMR’nin rahatlatıcı etkileri, bireylerin stres seviyelerini düşürerek daha sakin ve huzurlu bir zihin durumuna geçmelerine yardımcı olabilir. Bunun yanı sıra, bu videoların dikkati artırma ve odaklanma yeteneğini geliştirme gibi faydaları da göz ardı edilmemelidir.” değerlendirmesinde bulundu.

ASMR’nin hormonlar üzerindeki etkilerine yönelik araştırmalara da değinen Savaş, araştırma sonucuna göre bu tür videolarının dopamin hormonunun salınımını tetiklediğini kaydetti.

Savaş, ASMR videolarının, bireylerin hem zihinsel hem de duygusal olarak fayda sağlayabileceği güçlü bir araç haline geldiğini belirterek, “Özellikle stresli ve yoğun bir yaşam temposuna sahip olan insanlar için ASMR videoları, rahatlama ve yeniden odaklanma sürecini destekleyen önemli bir yardımcı olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

ASMR videolarının bireylerin günlük yaşam kalitesini arttırmada potansiyel bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Savaş, bu konudaki farkındalığın artmasının, daha fazla insanın bu videoların sunduğu faydalardan yararlanmasını da sağlayabileceğini belirtti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/asmr-videolarinin-zihinsel-ve-duygusal-saglik-uzerindeki-olumlu-etkileri/feed/ 0
Konya’da Havuç Üretiminde Teknolojiyle Artış Yaşanıyor https://www.igdirhaber.com.tr/konyada-havuc-uretiminde-teknolojiyle-artis-yasaniyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/konyada-havuc-uretiminde-teknolojiyle-artis-yasaniyor/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:30:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/konyada-havuc-uretiminde-teknolojiyle-artis-yasaniyor/ Konya’da 80 bin dekar alanda üretim potansiyeli olan ve lezzetini topraktan alan havuç üretiminde her geçen gün gelişen teknolojik aletlerle 20 yıl içerisinde kalite, verim ve işlemede yüzde 500’e kadar artış yaşandı. Havuç üreticileri, teknolojik aletlerle daha verimli bir üretim yapmayı hedefliyor.

Konya’nın yüzölçümünün yüzde 47’si tarım arazisi olarak kullanılıyor. Meram ilçesi Kaşınhanı yöresinde ise çiftçiler, 80 bin dekar arazide havuç yetiştiriyor. Aşamalı ekimin ardından ilk havuç sökümleri devam ediyor. Havuçlar tarlalardan makinelerle söküm yapılarak toplanıyor. Kamyonlarla fabrikalara götürülen havuçlar, burada özenle yıkandıktan sonra paketleme işlemi yapılıyor. Son günlerde 35 dereceye kadar yükselen bölgedeki hava sıcaklığına rağmen havuç fabrikalarındaki mesailer aralıksız devam ediyor. Türkiye’deki 650 bin ton havuç üretiminin 450 bin tonunun Konya’dan karşılandığı havuç üretiminde sıralı söküm sayesinde yılın 11 ayı ürün elde edilebiliyor.

“Teknolojiyi en iyi bir şekilde kullanmaya çalışıyoruz”

Gelişen teknoloji ile tarımda kullanılan makinelerin havuç üretiminde de kaliteyi yüksek seviyelere çıkarttığını söyleyen havuç üreticisi Oğuzhan Özcan, “Teknolojiyi en iyi bir şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Havalı mibzer, büyük ekipman traktörlerinden, dronla ilaçlama sistemlerinden bant sistemlerine kadar bir çok kolaylık sağlıyor bu araçlar. Hedefimiz Allah izin verirse paketleme sistemine geçmek. Makineleşmeyle, bu işler daha kaliteli, daha kalibrasyonu düzgün bir şekilde yapılıyor. Marketler genellikle ufak paketlemelere geçiyor. Biz burada işçilerle büyük paketleme yapıyoruz. Ufak paketleme işçiye yaptıramıyoruz. Yaptırsak bile maliyetleri artıyor. Bir kiloluk bir poşetleme işçiyle yapmış olsak kilogram maliyeti bize 2 bin 500 liraya kadar maliyet olur. Ama makineleşme olduğunda biz yine işçi kullanacağız. Zaten işçi sıkıntısı var tarım alanında. Bu sayede biz daha çok iş yapacağız, Allah izin verirse hedefimiz, daha nizami, daha düzgün bir şekilde marketse markete, pazarsa pazara, 1 kilo isteyene 1 kilo, 5 kilo isteyene 5 kilo gibi bu şekilde düzgün bir şekilde paketlemek” dedi.

Üretimdeki işleyişin teknoloji ile beraber arttığını belirten Özcan, “20 yıl önceden örnek vermek gerekirse şimdi ile arasında yüzde 500 fark var teknoloji ekipman kullanma arasında. 150 kişi ile üretmiş olduğumuz, paketlediğimiz havucu şu an 10 kişiyle yapıyoruz. Yani sökümde makineleşmeye geçtik. Yüklemede makineleşmeye geçtik. Yıkama havuz sistemi dediğimiz kamyonda damper sistemine geçtik. Burada işçiler de tabii bundan 20 sene önce işçiler de biraz daha bu işlerde tecrübesizdi. Şimdi onlar da paket başı çalışıyor. Ne kadar fazla çalışıyorsa kendilerine o kadar kazançları oluyor” şeklinde konuştu.

“Havuçları burada bedava dahi versek vatandaş bu havucu 15 ila 20 liranın altına tüketemiyor”

Üreticinin satışı ile tüketicinin aldığı havuç fiyatındaki farklara değinen Özcan, “Burada şöyle bir sıkıntı var; son zamanlarda özellikle 2 senedir biz üreticiler bu zamana kadar 2 seneye kadar para kazandık. 2 senedir biz sadece üretecek şekilde bir kazanç yapılıyor. Buradaki en büyük problem biz havuçları burada bedava dahi versek İstanbul’daki vatandaş bu havucu 15 ila 20 liranın altına tüketemiyor. Arada çok aşırı bir şekilde makas var, çok aşırı masraflar var. Nakliye masrafları, pazarcı masrafları, marketçi masrafları, poşet masrafı, sandık masrafı, halde komisyon masrafı, yüzde 1 ila 2 stopaj vergi masrafları. Bizim elimizde şu an havucun kilogram fiyatı 4 ile 6 lira arası. Vatandaş, İstanbul halinde, markette, pazarda 20 ila 25 liradan aşağı tüketemiyor. Aradaki makası siz hesaplayın” ifadelerini kullandı.

“Yurt dışından bu havucun tercih edilme nedenlerinden biri rengi ve aroması”

Konya’da 80 bin dekarlık bir alanda havuç üretimi yapıldığını belirten Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz de, “Konya’nın Kaşınhanı Mahallesi’nde havuç hasadı devam ediyor. Tabii havuç 11 aylık bir serüven. Burada çiftçilerimiz 11 ay boyunca havuç tarımıyla ilgili çalışma yürütüyor. Bu dönemlerde de havuçlarımız hasat oluyor. Kaşınhanı yöresinde yaklaşık 80 bin dekarlık bir alanda 500 bin ton civarında bir üretim gerçekleşiyor. Bu da ülke ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’ini karşılıyor. Tabii büyük bir oranda da yurt dışı pazarına sevk ediliyor havuçlar. Yurt dışından bu havucun tercih edilme nedenlerinden biri rengi ve aroması, kalitesi” diye konuştu. – KONYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/konyada-havuc-uretiminde-teknolojiyle-artis-yasaniyor/feed/ 0
Zeliha Aksaz Şahbaz: “Özelleştirmeci, Sağlığı Ticarileştiren Sağlık Sistemi de Depremle Birlikte Enkaz Altında Kaldı” https://www.igdirhaber.com.tr/zeliha-aksaz-sahbaz-ozellestirmeci-sagligi-ticarilestiren-saglik-sistemi-de-depremle-birlikte-enkaz-altinda-kaldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/zeliha-aksaz-sahbaz-ozellestirmeci-sagligi-ticarilestiren-saglik-sistemi-de-depremle-birlikte-enkaz-altinda-kaldi/#respond Wed, 21 Aug 2024 09:45:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/zeliha-aksaz-sahbaz-ozellestirmeci-sagligi-ticarilestiren-saglik-sistemi-de-depremle-birlikte-enkaz-altinda-kaldi/ (ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, “Bir kez daha gördük ki şehirlerimiz depreme dirençli değilmiş. Evet, şehirlerimiz depreme dirençli değildi ama en azından sağlık sistemiz depreme dirençli olabilirdi ve depremden sonra sağlık vermeye ve can kayıplarını azaltmaya çalışabilirdi. Ama maalesef bu böyle olmadı. Sağlık tesislerimizin büyük çoğunluğu ağır hasar aldı, kullanılamayacak hale geldi ve yıkıldı. Yıkılan hastanelerde, hastalarımız ve sağlık emekçilerimiz hayatını kaybetti. ‘Sağlıkta Dönüşüm’ adı altında 2003 yılında başlatılan özelleştirmeci, sağlığı ticarileştiren sağlık sistemi de depremle birlikte enkaz altında kaldı” dedi.

CHP Sağlık Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz başkanlığındaki CHP heyeti, 14-18 tarihleri arasında, 17 Ağustos Depremi’nin 25’inci yıl dönümü dolayısıyla 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illeri ziyaret etti. Aksaz Şahbaz, bugün partisinin genel merkezinde bu ziyaretlere ilişkin basın toplantısı düzenledi. CHP’li Aksaz Şahbaz’ın açıklaması şöyle:

“17 Ağustos 1999 Büyük Depremi üzerinden 25 yıl, yani çeyrek asır geçti. On binlerce vatandaşımızı kaybettik, yaşam alanlarımız yerle bir oldu. Çok şey söylendi, ders çıkartılacağı söylendi ama maalesef hiçbir şey değişmedi. 17 Ağustos Depremi’nden bize kalan, adı ‘deprem vergisi’ olan Özel İletişim Vergisi oldu. Depremde meydana gelen hasarın finansmanı için geçici olarak uygulamaya konulduğu söylenen vergi, maalesef kalıcı hale geldi. 25 yılda 104 milyar, enflasyonla düzeltildiğinde 731 milyar lira toplandı. Bununla şehirlerimiz depremlere, afetlere dirençli hale getirilecekti, yıkılmayacaktı, ve can kaybı yaşamayacaktık ama maalesef öyle olmadı. 6 Şubat Depremi’nde bunun böyle olmadığını, geçen 23 yılda hiçbir şey değişmediğini acı bir şekilde gördük. Bu kez deprem, 11 ilimizde çok büyük yıkım gerçekleştirdi. On binlerce vatandaşımızı kaybettik. Resmi rakamlarla can kaybı 50 binin üzerindeydi fakat biz bunun çok daha üzerinde olduğunu biliyoruz.

“Özelleştirmeci, sağlığı ticarileştiren sağlık sistemi de depremle birlikte enkaz altında kaldı”

Öncelikle 17 Ağustos Körfez Depremi’nde, 6 Şubat Kahramanmaraş Depremi’nde ve diğer depremlerde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, bölge insanlarımıza da başsağlığı diliyorum, geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bir kez daha gördük ki şehirlerimiz depreme dirençli değilmiş. Evet, şehirlerimiz depreme dirençli değildi ama en azından sağlık sistemiz depreme dirençli olabilirdi ve depremden sonra sağlık vermeye ve can kayıplarını azaltmaya çalışabilirdi. Bunu beklerdik, insanlarımızın hayatını kurtarmasını beklerdik. Ama maalesef bu böyle olmadı. Sağlık tesislerimizin büyük çoğunluğu ağır hasar aldı, kullanılamayacak hale geldi ve yıkıldı. Yıkılan hastanelerde, hastalarımız ve sağlık emekçilerimiz hayatını kaybetti. ‘Sağlıkta Dönüşüm’ adı altında başlatılan özelleştirmeci, sağlığı ticarileştiren sağlık sistemi de depremle birlikte enkaz altında kaldı.

“Depremde ağır hasar alan hastanenin hemen yanına aynı zemin üzerine hastane inşasına devam edilmektedir”

6 Şubat Depremi’nden 18 ay sonra, 14-18 Ağustos tarihleri arasında depremden etkilenen Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Gaziantep, Kilis ve Hatay illermizde gerçekleştirdiğimiz gezideki tespitlerimizi, sağlık sorunlarını ve çözüm önerilerini paylaşmak istiyorum. Kahramanmaraş’ta, 2012 yılında tüm itirazlara rağmen fay hattına 100 metre mesafede balçık zemine inşa edilen Necip Fazıl Şehir Devlet Hastanesi, ağır hasarla kullanılamaz hale gelmiştir. Sanki bu hiç yaşanmamış gibi, depremde ağır hasar alan hastanenin hemen yanına, aynı zayıf zemin üzerine 400 yataklı bir hastane inşası da devam edilmektedir. Ayakta olan Kadın Doğum Çocuk Hastanesi ve 100-150 yatak kapasiteli Yörük Selim Devlet Hastanesi ise ikinci basamak sağlık hizmeti vermekte fakat çok yetersiz kalmaktadır. Nurhak Devlet Hastanesi ise hala konteynerde hizmet vermeye devam etmektedir.

“Kilis’te doğum yapacak kadınlar Gaziantep’e gitmek zorunda kalmaktadır”

Adıyaman’da yıkılan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi halen yapılmamış, üniversiteyle afiliye hizmet veren eğitim ve araştırma hastanesi ise tüm şehirin ihtiyacını karşılamada yetersiz kalmaktadır. Kilis Devlet Hastanesi, ağır hasarlı olduğu için kullanılamaz haldedir. ve yeni yapılan Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Devlet Hastanesi tüm şehre hizmet vermektedir. Nüfusu 110 bin görünmekle birlikte düzensiz göçmenlerle 280-300 bine ulaştığı belitilen Kilis’te sağlık hizmetinde yetersizlikler yaşanmakta, doğum yapacak kadınlar Gaziantep’e gitmek zorunda kalmaktadır. Kilisliler çocuklarının doğum yerinin Gaziantep olarak yazılmasından rahatsızdırlar.

“Depremin üzerinden 18 ay geçmesine rağmen ASM’ler 21 metrekarelik konteynerlerde hizmet vermeye çalışmaktadır”

Depremin ardından 18 ay geçmesine rağmen yıkılan çok sayıda Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ve eczane güneşin, yağmurun, yaşın altında, çamurun içinde 21 metrekarelik konteynerlerde hizmet vermeye çalışmaktadır. İkinci ve üçüncü basamak sağlık sisteminde yukarıda saydığımız eksiklerin yanı sıra, depremden bu yana 18 ay geçmesine rağmen sadece Hatay’da 64 ASM, halen konteynerde hizmet vermeye devam etmektedir. Boş aile sağlığı merkezleri, aile hekimliği birimleri, aile sağlığı çalışanı olmayan ASM’ler önemli bir sorundur. ASM’lerde aşı hizmeti aksamaktadır. Anne-çocuk sağlığına, kadın sağlığına erişim hizmetleri, kondom, RIA gibi materyallere ulaşmak imkansız hale gelmiştir. ASM, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarında çok sayıda hekim ve sağlık çalışanı eksiği vardır. Öğretim üyesi eksiğinden dolayı üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinde anabilim dalları, klinikler kapatılmaktadır, akademide büyük kayıplar yaşanmaktadır. Tıp eğitimi aksamakta, lisans ve lisansüstü eğitimde eksiklikler ortaya çıkmaktadır. Uzman eksikliği ve yoğun bakım hizmetlerindeki yetersizlik nedeniyle hastalar sevk edilmek zorunda kalmaktadır.

“Yüz binlerce vatandaşımız mülteci kampını andıran konteyner kentlerde yaşamaktadır”

Deprem sonrası ruh sağlığı problemleri, madde bağımlılığı, şiddet ve intahar eğilimi yoğun olarak görülmektedir. Toplum ruh sağlığı hizmet merkezleri oluşturulmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. Yıkım yapılan enkazlarda asbest, toz ve kanser yapıcı partiküller gerçek bir halk sağlığı sorununa dönüşmüştür. KOAH, astım gibi hastalıkları tetiklemekte ve kanser için de bir etmen olmaktadır. 20 yıl sonra kanser, bu bölgede en önemli halk sağlığı sorununa dönüşecektir. Yıkım işlemleri yapılırken gerekli önlemler alınmalıdır. Barınma sorunu çözülememiş ve  yüz binlerce vatandaşımız adeta bir mülteci kampını andıran konteyner kentlerde yaşamaktadır. Özellikle kadınlar ve çocuklar için sosyal alanların bulunmadığı konteyner kentlerinde, üç-dört çocuklu büyük aileler, 21 metrekarelik alanda hayatını devam ettirmek zorundadır. Temiz sudan bile mahrum kalan aileler, büyük bir mağduriyet yaşamaktadır.

“Depremden hiçbir ders alınmadan aynı zayıf zemine, aynı yükseklikte binalar inşa edilmektedir”

Yoksulluk ve bunun sonucu olarak sağlıklı gıdaya ulaşılamaması nedeniyle çocuklarda gelişme geriliği ve bodurluk gözlenmektedir. Türk Tabipleri Birliği (TTB)-Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) koordinasyonun Hatay’da gerçekleştirdiği bir çalışmada, beş yaş altı çocuklarda bodurluk oranı yüzde 6,2; sıfır-iki yaş arasında yüzde 11 olarak belirlenmiştir. Bir yılda teslim edileceği söylenen konutların çok azının teslim edildiği görülmüştür. TOKİ tarafından yapılan yerleşim alanlarında sağlık merkezi, spor tesisleri, okul, fırın gibi sosyal alanların bulunmadığı, planlanmadığı, yoğun yerleşimle sağlıksız bir kentleşmenin önünün açıldığı görülmektedir. Depremden hiçbir ders alınmadan aynı zayıf zeminlere, aynı yükseklikte binalar inşa edilmeye devam edilmektedir. Kentlerimiz bilimsel verilere dayanarak planlanmalı, afetlere dayanıklı zeminlerde güvenli olarak olarak yeniden inşa edilmelidir.

“Hasara göre belediye ödenekleri artırılmalıdır”

Yıkılan, altyapısı çöken, kente temiz su sağlamakta bile yetersiz kalan kentlerimizde, belediye ödenekleri sanki hiçbir şey değişmemiş gibi deprem öncesi şekilde devam etmektedir. Hasara göre belediye ödenekleri artırılarak altyapı çalışmaları bir an önce gerçekleştirilmelidir. Depremle birlikte binlerce vatandaşımız uzuv kaybı yaşamış ve engelli hale gelmiştir. Bu vatandaşlarımızın tekrar hayata bağlanması ve üretken hale gelebilmesi için fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine ihtiyaç vardır. Engelli vatandaşlarımız için fizik tedavi ve rahabilitasyon merkezleri açılarak hizmet vermeli, ortez ve proteze ulaşım kolaylaştırılmalıdır. Bebek ölüm hızları da deprem bölgesinde, Türkiye’nin iki katıdır. Türkiye ortlaması bin canlı doğumda 10 iken deprem bölgesinde yaklaşık binde 20 civarındadır. Bu da sağlık hizmetlerinin ve toplumsal hayatın yetersizliklerini açıkça ortaya koymaktadır.

“Hastalarımızın ilaca ulaşmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır”

İlaca ulaşmada zorluklar yaşanmaktadır. Kur politikası nedeniyle pek çok ilaç bulunamamaktadır. İlaç fiyat farkı ödemekte zorluk çeken ve bu yüzden ilaç alamayan hastalarımızdan, 31 Ağustos itibarıyla muayene ve ilaç katkı payı alınacağı bildirilmiştir. Hastalarımızın ilaca ulaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı, ilaç katkı payı, fiyat farkı ve muayene katılım payı alınmamalıdır. Deprem bölgelerinde yaşamsal öneme haiz olan birinci basamak sağlık hizmetlerinde liste değil, bölge tabanlı olarak ihtiyaca göre yeniden planlanmalıdır, kamu eliyle inşa edilerek yürütülmelidir. Sağlık insan gücü de yeniden planlanmalıdır. Barınma sorunları ve yaşam güçlüğü nedeniyle sağlık çalışanları bölgeyi tercih etmemektedir. Burada çalışanlar da tayin isteyerek farklı bölgelere gitmektedir. Bu nedenle sağlık emekçilerine barınma desteği verilmeli, bölgede çalışmayı özendirici politikalar uygulanmalıdır.

“Deprem bölgesinde ekonomik faaliyetler toparlanıncaya kadar mücbir sebep hali uygulaması devam etmelidir”

Son olarak eczacılarımızın ve bölge halkının da bir isteğini burada ifade etmek istiyorum:  Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya illeriyle Gaziantep’in Nurdağı ve Islahiye ilçelerindeki vergi mükellefleri için devam eden mücbir sebep halinin 31 Ağustos 2024 tarihi itibarıyla sona erdirileceği bildirilmiştir. 31 Ağustos’ta sona erdirileceği bildirilen mücbir sebep hali uygulamasının en az iki yıl uzatılması, vergi-SGK borçlarının 24 taksitle ödenmesi talep edilmektedir. İnsanlarımızın yaşam savaşı verdiği deprem bölgemizde bu talep karşılanmalı, ekonomik faaliyetler toparlanıncaya dek mücbir sebep hali uygulaması devam etmelidir.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/zeliha-aksaz-sahbaz-ozellestirmeci-sagligi-ticarilestiren-saglik-sistemi-de-depremle-birlikte-enkaz-altinda-kaldi/feed/ 0
Mallarına el konulan çiftçiden belediye önünde eylem! Apar topar gözaltına aldılar https://www.igdirhaber.com.tr/mallarina-el-konulan-ciftciden-belediye-onunde-eylem-apar-topar-gozaltina-aldilar/ https://www.igdirhaber.com.tr/mallarina-el-konulan-ciftciden-belediye-onunde-eylem-apar-topar-gozaltina-aldilar/#respond Wed, 21 Aug 2024 09:45:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/mallarina-el-konulan-ciftciden-belediye-onunde-eylem-apar-topar-gozaltina-aldilar/ Konya’da da Abdullah Koyuncu isimli çiftçi, ürününü ne tüccara ne de marketlere zararına vermeyip bir kısmını ücretsiz dağıttı bir kısmını ise kendisi satmak istedi. Ancak iddiaya göre; Karatay Belediyesi, Koyuncu’nun Doğuş Parkı kenarında kavununu satmasına izin vermedi ve çiftçinin olmadığı bir anda ürünlerine el koydu.

ÜRÜNLERİNİ GERİ İSTEDİ AMA VERMEDİLER

Döndüğünde ürünlerinin yerinde olmadığını gören Koyuncu, ürünlerine belediye zabıtalarının el koyduğunu öğrendi. Ne kadar çabalasa da ürünleri verilmeyen Koyuncu, belediye binası önüne gelerek isyan etti. Ürünleri verilmezse batacağını söyleyen Koyuncu, ürünlerinin verilmesini istedi ancak yine sonuç alamadı.

Mallarına el konulan çiftçiden belediye önünde eylem! Apar topar gözaltına aldılar

“BEN BU MALI SATAMAZSAM BATTIM”

Belediye önünde uzatılan mikrofona açıklamalarda bulunan Koyuncu, “Ben bu yıl 100 ton karpuz dağıttım. Şu an karpuz bitti, kavuna devam ediyorum. Aşağı, yukarı 400 ton malım var. Ben bunu halcisine, esnafına, marketine götürdüm ama kimse almıyor. Ben kendim satmaya karar verdim.Ben bu malı kendim satarken Karatay Belediyesi benim malıma el koydu. 3 milyon lira borcum var. Ben bu malı satamazsam battım. Ama belediye ekipleri, ‘kardeşim sen bunu satamazsın’ diyor. Ben bu malı satamazsam battım diyorum. O malı satamazsam ben intiharın eşiğindeyim. Bana bu malı satacak bir yer gösterin dedim. Ama yer gösteren olmadı” ifadelerini kullandı.

Mallarına el konulan çiftçiden belediye önünde eylem! Apar topar gözaltına aldılar

KAVUNLARI YERE VURMAYA BAŞLADI

Açıklamalarının ardından, zabıtalara kavunlarının nerede olduğunu soran ancak yine yanıt alamayan Koyuncu, öfkelenerek yanında getirdiği kavunları belediye binası önünde kırmaya başladı. Bunun üzerine çevrede güvenlik önlemi alan polis ve zabıta ekipleri, Koyuncu’yu gözaltına aldı. Zabıta ekipleri o anları kayda almaya çalışan basın mensuplarına da engel olmaya çalıştı. Belediye önünde yaptığı eylemin ardından gözaltına alınan Koyuncu, serbest bırakıldı.

Mallarına el konulan çiftçiden belediye önünde eylem! Apar topar gözaltına aldılar

BELEDİYE DOĞRULADI: DEPOYA GÖTÜRDÜK

Sözcü’de yer alan habere göre; Çiftçinin gerçekleştirdiği eylemin ardından Karatay Belediyesi’nden de yazılı açıklama geldi. Belediye açıklamasında çiftçinin römorkunun yaya yolunu engellediğini ve birkaç kez gelen şikayet üzerine harekete geçilerek römorkun belediyeye ait zabıta müdürlüğüne bağlı depoya götürüldüğü belirtildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/mallarina-el-konulan-ciftciden-belediye-onunde-eylem-apar-topar-gozaltina-aldilar/feed/ 0
Çin 2024 ekonomi hedeflerini açıkladı: Uzmanlar ülkenin karşı karşıya olduğu sorunlar için ne diyor? https://www.igdirhaber.com.tr/cin-2024-ekonomi-hedeflerini-acikladi-uzmanlar-ulkenin-karsi-karsiya-oldugu-sorunlar-icin-ne-diyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/cin-2024-ekonomi-hedeflerini-acikladi-uzmanlar-ulkenin-karsi-karsiya-oldugu-sorunlar-icin-ne-diyor/#respond Fri, 26 Jul 2024 09:15:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11016 Çin, zayıflayan ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan bir dizi adımı açıkladı ve 2024 için de yüzde 5 civarında iddialı bir büyüme hedefi belirledi.

Başbakan Li Qiang ekonomi sunumunu Ulusal Halk Kongresi’nin açılışında yaptı.

Li, Çin’in ekonomisinin “zorluklarla” karşı karşıya olduğunu doğruladığı konuşmasında ve bu sorunların çoğunun “henüz çözülmediğini” de kabul etti.

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi, konut piyasası başta olmak üzere birçok alanda zorlu dönemden geçiyor.

Başbakan Li konuşmasında olası risklere de değindi:

“Gayrimenkul sektörü, yerel yönetimlerin borçları ile küçük ve orta ölçekli finans kuruluşlarının içinde olduğu riskler bazı durumlarda ilerlemiş düzeydeydi.

“Bu koşullar altında ekonomi politikasına ilişkin kararları vermeye çalışırken çok daha fazla ikilemle karşılaştık.”

Çin devleti, ülkenin krizden etkilenen emlak sektörünü hedef alan ve salgın sonrası ekonomik durgunluktan yavaş çıkışı hızlandıracak bir dizi başka önlem de açıkladı.

Pekin yönetimi kentlerde de 12 milyon yeni iş yaratmayı hedefliyor.

Başbakan Li, finansal piyasaları içeren düzenlemelerin de sıkılaştırılacağını duyurdu. Buna ek olarak yapay zeka dahil yeni teknolojilere yönelik araştırma faaliyetleri de artırılacak.

Savunma harcamaları yüzde 7 artıyor

Pekin, ekonomiyi canlandırmaya yönelik önlemlerin yanı sıra savunma harcamalarını da bu yıl yüzde 7,2 oranında artırıyor.

Çin’in savunma bütçesi, Tayvan başta olmak üzere komşuları ve ABD tarafından da yakından izleniyor.

Çin ekonomisi onlarca yıldır olağanüstü bir hızla büyüyordu. Resmi rakamlar gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yılda ortalama %10’a yakın büyüdüğünü gösteriyor.

Pekin, bu sürede Japonya’yı geride bırakarak dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline geldi.

Çin, geçen yıl ekonomisinin yüzde 5,2 oranında büyüdüğünü savunuyor. Ancak bazı uzmanlar gerçek rakamın açıklanan verinin üçte birinden daha az olabileceğini öne sürüyor.

Ekonomik zorluklar

Çin üzerine çalışan araştırma şirketi Orient Capital Research’ten Andrew Collier, BBC’ye “Birçok ekonomist rakamların tamamen uydurma olduğunu düşünüyor. Yüzde 5,2 ya da yüzde 5,5 büyüme fikri büyük olasılıkla doğru değil. Yüzde 1 ya da yüzde 2 büyüme daha akla yakın” diyor.

Collier, önümüzdeki 5-10 yılın Pekin için zor geçeceğini belirtiyor.

Yüksek genç işsizliğinin yanında, borsadaki çalkalanma ile tüketici fiyatlarındaki düşüşle ilişkili deflasyon tehdidi yakın dönemli sorunlar listesinde yer alıyor.

Bu kısa vadeli sorunların yanında, ticaret ve jeopolitik gerilimler ile düşen doğum oranı ve yaşlanan nüfus da uzun dönemli sorunlar olarak öne çıkıyor.

Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre Çin ekonomisinin en ciddi zorluklarından biri ekonominin yaklaşık %20’sini oluşturan konut piyasasında şekilleniyor.

Çin’deki Hang Seng Bankası’nın baş ekonomisti Dan Wang, konut piyasasındaki sorunların yalnızca inşaat sektörünü değil aynı zamanda bölgesel bankacılık sektörünü de etkilediğini kaydediyor.

Ülkenin emlak sektöründeki kriz Evergrande ve Country Garden’ın içinde bulunduğu krizde görünür oldu.

Deflasyon sorunu

Bunun yanında pandemi sonrası dünya ekonomileri yüksek enflasyonla mücadele ederken, Çin ekonomisi istikrarlı şekilde düşen tüketici fiyatları sorunu ile karşı karşıya.

Ocak ayında Çin’de tüketici fiyatları son 15 yılın en hızlı seviyesinde geriledi. Bu Eylül 2009’dan bu yana kaydedilen en büyük düşüş olarak kayda geçti.

Deflasyon, insanların fiyatların daha da düşebileceği umuduyla tüketim ürünleri alımlarını ertelemeleri sonucunu doğurabiliyor.

Bu durum aynı zamanda kişilerin ve şirketlerin borç durumlarına da etki ediyor. Fiyatlar ile birlikte gelirler azalabilirken, borçlar aynı kalıyor. Gelirleri azalan şirketler ya da maaşları azalan aileler ödeme güçlüğüne düşebiliyor.

Tüm bunların anlamı şu ki, Çin son dönemde güçlü bir ekonomi için hayati önemde olan güven eksikliği içinde bulunuyor. Yetkililer de tüketicilere ve yatırımcılara bu anlamda güven vermeye çalışıyor.

BBC’ye konuşan Fidelity International’dan Catherine Yeung, siyasetçilerin bu güveni yeniden sağlamaya çalışma yönünde mesajlarını şekillendirdiklerini değerlendiriyor.

Devlet şu ana dek bu güveni sağlamak için küçük adımlar atmış gibi görünüyor.

Emlak sektöründeki krize yönelik olarak, borçlanma maliyetlerindeki kesintiler ve inşaat sektörüne yönelik direkt yardımlar bu anlamda ele alınıyor.

Bir başka dikkat çekici adım da, 8 trilyon dolar büyüklüğündeki Çin borsasını düzenleyen kurumun başkanının görevden alınması oldu. Benzer şekilde Çin şirketleri aleyhine pozisyon alan yatırımcılar hedef alındı ve günlük alım satımlara yeni düzenlemeler getirildi.

Yaşlanan nüfus

Çin yaşlanan nüfusu nedeniyle de uzun vadeli bir problemle karşı karşıya olarak görülüyor.

Yatırım şirketi Vanguard’ın Asya-Pasifik baş ekonomisti Qian Wang, uzun süre uygulanan tek çocuk politikası nedeniyle nüfusun hızla yaşlandığına dikkat çekiyor.

Wang, “Yaşlanmadan önce zenginleşen Japonya’nın aksine, Çin zenginleşmeden önce yaşlanıyor” karşılaştırmasını yapıyor.

Tayvan sorunu

Çözümü oldukça güç gibi görünen Tayvan sorunu da masada.

Pekin, Tayvan’ı, sonunda Çin’in bir parçası olacak ayrılıkçı bir eyalet olarak görüyor. Ve bu hedefini gerçekleştirmek için güç kullanımını da göz ardı etmiyor.

Ancak Tayvan yönetimi, kendisini Çin’in bir parçası olarak görmüyor.

Tayvan, Asya merkezli üstünlük mücadelesinde Çin ile ABD arasında kilit önemde yer alıyor.

Bu durum, Çin’in ABD ve diğer birçok büyük Batı ekonomisiyle ilişkilerini de ciddi şekilde karmaşıklaştırıyor.

ABD ile ticaret anlaşmazlıkları

Ayrıca ABD ile Donald Trump döneminde başlayan ve Biden yönetimi sırasında herhangi bir gevşeme belirtisi göstermeyen ticaret anlaşmazlığı da sürüyor.

Trump’ın ikinci dönem seçilmesi olasılığı, Washington ile Pekin arasındaki gerilimin artmasına neden olabilir.

Donald Trump, kampanya dönemi konuşmalarında, başkanlık seçimlerini kazanması halinde Çin mallarına daha fazla gümrük vergisi uygulayacağını söyledi.

Fox News’a verdiği röportajda tarifelerin yüzde 60’ı aşabileceğini söyledi ve “Bunu yapmak zorundayız” dedi.

Fidelity International’dan Catherine Yeung finansal piyasaların bu manşet açıklamalarına karşı çoktan kendi değelendirmelerini yaptığını savunuyor.

Ülkenin Devlet Başkanı Şi’nin uzun vadeli planlarının ülkesinin kaderini değiştirip değiştirmeyeceği henüz bilinmiyor.

Ancak açık olan şu ki, 1,4 milyardan fazla insanın, çift haneli yıllık büyüme ile gelen refahın keyfini sürmesi olasılığı kısa zamanda pek mümkün değil.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cin-2024-ekonomi-hedeflerini-acikladi-uzmanlar-ulkenin-karsi-karsiya-oldugu-sorunlar-icin-ne-diyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası muhalefete yüklendi: Emeklilerimizin kafasını karıştırıyorlar https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kabine-sonrasi-muhalefete-yuklendi-emeklilerimizin-kafasini-karistiriyorlar/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kabine-sonrasi-muhalefete-yuklendi-emeklilerimizin-kafasini-karistiriyorlar/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:24:30 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10712 Kabine toplantısı sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Geçtiğimiz günlerde emekli maaşlarına şu kadar zam yapacağız diyen muhalefetin nasıl boş konuştuğunu örnekleriyle anlattım. Emeklilerin kafasını karıştırmak için vadettikleri rakam, ülkenin tüm yatırımları durdurulsa bile ödenmez. Sözü edilen artışları, ülkenin tüm yatırımlarını durdursak, eğitim veya sağlık harcamalarının tamamını buraya aktarsak, kamu görevlilerine maaş vermesek bile karşılayamıyoruz” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamalarında “En düşük emekli maaşı asgari ücret olmalı, bu sınırın altında hiçbir maaş kalmamalı.” demişti.

KABİNE TOPLANTISI SONRASI AÇIKLAMALARDA BULUNDU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi. Türkiye’nin bugünüyle birlikte geleceğini de şekillendirecek tarihi bir ekonomik dönüşümden geçtiğini belirten Erdoğan, “Açıklanan her veri, ekonomimizin güçlü temeller üzerinde yükseldiğine işaret ediyor. Geçtiğimiz yıl maruz kaldığımız ‘Asrın Felaketi’ 6 Şubat depremlerine ve seçime rağmen ekonomimiz yüzde 4,5 gibi dünyada eşine az rastlanır bir oranla büyümeyi sürdürdü. Dünya ortalamasının 1,5 katına tekabül eden bu büyüme oranı, yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen ekonomimizin direncini ve dinamizmini ispatlıyor.” diye konuştu.

Büyümenin yaklaşık yarısının yatırımlardan kaynaklanmasının ayrıca önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Milli gelirimizin 1,1 trilyon doların ve kişi başına milli gelirimizin 13 bin doların üzerine çıkması, fevkalade sevindirici bir gelişmedir.” dedi.

Erdoğan, satın alma paritesine göre dünyanın en büyük 11. ekonomisi haline gelen Türkiye’nin, kısa vadeli kazanımlar yerine uzun vadeli kalıcı refah artışlarına odaklanarak yoluna devam edeceğini aktardı.

“DAHA ÖNCE ÜLKEMİZİ NASIL ENFLASYONDAN KURTARDIYSAK, BU DEFA DA YAPACAĞIZ”

AK Parti iktidarları döneminde her yıl ortalama 700 bin istihdam artışı sağlandığını belirten Erdoğan, “İstihdamdaki başarı hikayemizi geçtiğimiz yıl 855 bin yeni istihdam artışıyla sürdürdük. İşsizlik oranını yüzde 9,4 ile son 10 yılın en düşük seviyesini ifade eden tek haneli rakamlara düşürdük. Hatta bu oran, 2023 yılının aralık ayında yüzde 8,8 olarak gerçekleşti.” diye konuştu.

Enflasyonla mücadelede henüz istenen yere gelinmediğini belirten Erdoğan, “Ama kararlıyız. Daha önce ülkemizi enflasyondan nasıl kurtardıysak inşallah bu defa da aynı başarıyı sergileyeceğiz.” dedi.

Enflasyon beklentilerinin giderek düşmesinin, bu mücadeleye olan inancın işareti olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Aynı şekilde cari açıktaki düşüş de sürüyor. Bu yılın ilk 2 ayında cari dengede 13 milyar doların üzerinde iyileşme sağladık.” bilgisini verdi.

“HEDEFİMİZ 60 MİLYAR DOLAR”

Yenilenebilir enerji yatırımları ve yüksek teknolojiye dayalı üretimlerin artmasıyla cari açığın gerileyeceğini kaydeden Erdoğan, küresel enerji noktasında fiyatlardaki gerilemenin de bu mücadeleye destek olduğunu söyledi.

Turizm gelirlerinin her yıl rekor kırdığına işaret eden Erdoğan, “Geçtiğimiz yılı 54,5 milyar dolarla kapattığımız turizmde, bu yılki hedefimiz 60 milyar dolardır. Tabii tüm bu programları uygularken hep yaptığımız gibi mali disiplinden asla taviz vermiyoruz. Kalıcı fiyat istikrarını sağlayacak, yapısal dönüşümü hızlandıracak afetlere karşı güvenli şehirler oluşturma çabalarımıza kaynak oluşturacak bir anlayışla maliye politikalarımızı yönetmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞINI 66 LİRADAN 10 BİN LİRAYA YÜKSELTTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin risk priminin düşmesi, borçlanma maliyetlerimizin azalması, yatırımcıların ilgisinin artması, derecelendirme kuruluşlarının notlarının olumluya dönmesi, yaklaşık 132 milyar dolarlık döviz rezervine sahip olmamız, ekonomi programımızın doğru yolda ilerlediğini gösteriyor.” diye konuştu.

Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Bu vesileyle şu hususun altını bir kez daha çizmek isterim. Cumhuriyet tarihimizin en büyük demokrasi ve kalkınma adımlarını atarken, en olumlu gelişmeleri çalışanlarımızın, emeklilerimizin, dezavantajlı kesimlerin hayatlarıyla gerçekleştirdik. En düşük emekli maaşını 66 liradan 10 bin liraya, nereden, nereye. Asgari ücreti 184 liradan 17 bin liraya, engelli maaşını 25 liradan yaklaşık 4 bin liraya çıkarmış, her alanda milletimizin refah seviyesini katlayarak yükseltmiş bir hükümet olarak çalışanlarımızın ve emeklilerimizin bugünkü sıkıntılarına gözlerimizi kapamamız mümkün mü? Elbette yaşanan sıkıntıların farkındayız.”

“MUHALEFET, EMEKLİLERİN KAFASINI KARIŞTIRIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geçtiğimiz günlerde emekli maaşlarına şu kadar zam yapacağız diyen muhalefetin nasıl boş konuştuğunu örnekleriyle anlattım. Emeklilerin kafasını karıştırmak için vadettikleri rakam, ülkenin tüm yatırımları durdurulsa bile ödenmez. Sözü edilen artışları, ülkenin tüm yatırımlarını durdursak, eğitim veya sağlık harcamalarının tamamını buraya aktarsak, kamu görevlilerine maaş vermesek bile karşılayamıyoruz. Bu demek değil ki çalışanlarımızı ve emeklilerimizi hayat pahalılığının pençesine terk edeceğiz. Tam tersine enflasyonu yenerek, büyümeyi sürdürerek, milli gelirimizi artırarak, devletimizi güçlendirerek her meselemizi çözdüğümüz gibi çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelirlerini de artıracağız.

Türkiye Yüzyılı’nın emektarları başta olmak üzere hiçbir insanımızı darda bırakmayacak, göz göre göre sıkıntı çekmesine müsaade etmeyeceğiz. Milletimizden bize güvenmeyi, inanmayı sürdürmesini, destek ve dualarını bizden esirgememesini özellikle istirham ediyorum. Rabb’im birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum.”

Erdoğan, toplantının ve alınan kararların hayırlara vesile olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.

ÖZGÜR ÖZEL, “EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRET OLMALI” DEMİŞTİ

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamalarda “En düşük emekli maaşı asgari ücret olmalı, bu sınırın altında hiçbir maaş kalmamalı.” demişti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kabine-sonrasi-muhalefete-yuklendi-emeklilerimizin-kafasini-karistiriyorlar/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-3/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-3/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:57:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9966 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Uluslararası Ticaret, Bağlantısallık ve Karşılıklı Bağımlılık” başlıklı “ADF Round”da uluslararası ticarette bağlantısallık ve birbirine bağımlılık konuşuldu.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te moderatörlüğünü gazeteci Melinda Nucifora’nın üstlendiği “ADF Round”a Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Cibuti Dışişleri Bakanı Mahmud Ali Yusuf, Ruanda Dışişleri Bakanı Vincent Biruta, Macaristan Ulusal Ekonomi Bakanı Marton Nagy, Türk Yatırım Fonu Başkanı Baghdad Amreyev, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü Genel Direktörü Daren Tang, Avrupa Birliği Körfez Bölgesi Özel Temsilcisi Luigi Di Maio, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Almanya Dış Ticaret ve Ekonomik Kalkınma Birliği (BWA) Yönetim Kurulu Başkanı Michael Schumann ve Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner katıldı.

Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Hüseyin, Irak’ın da diğer ülkelerde olduğu gibi dünyanın geri kalanına bağlantılı olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Irak, aynı zamanda pek çok savaş nedeniyle izole kalmış bir ülke. 2005’ten itibaren Irak’ı çeşitli düzeylerde, özellikle diplomatik ve ekonomik bağlar açısından dünyanın geri kalanıyla daha irtibatlı hale getirmeye çalışmaya başladık. Hala ekonomimizi düzlüğe çıkarmaya çalışıyoruz çünkü ekonomimiz bu savaşlar nedeniyle mahvolmuş durumdaydı. Yaptırımların da etkisi vardı. O yüzden de yeniden yapılanma sürecinde ekonomimiz teknolojiden ve inovasyondan yararlanmak durumundaydı.”

Kovid-19 döneminde ve Rusya-Ukrayna Savaşı’yla petrol fiyatlarında yaşanan düşüşten de oldukça etkilendiklerini anlatan Hüseyin, “Diğer ülkelerle irtibatımız da bundan büyük darbe aldı ve ülkenin ekonomisinin güvence altına alınması konusunda sorunlar yaşadık çünkü büyük oranda petrole bağlı bir ülkeyiz. Ekonomisi petrole bağlı olan bir ülkeyiz.” diye konuştu.

Hüseyin, şu anda bunu çeşitlendirmeye çalıştıklarını belirterek, “Yakında sadece petrol değil doğal gaz ülkesi haline de geleceğimizi düşünüyoruz. Bunu yapabilmemiz için de tabii ki diğer ülkelerle bağlantımızın olması gerekiyor. Sonuç olarak her ülkenin dış dünyayla bağlantılı olması gerekiyor fakat bizler komşu ülkelerimize büyük oranda bağımlı durumdayız.” ifadelerini kullandı.

“Ermenistan, denize kıyısı olmayan bir ülke”

Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, uluslararası ticaret için insanların birbirleriyle irtibatının artması gerektiğini, kültür olarak birbirine yakınlaşılması gerektiğini vurgulayarak, “Ermenistan, denize kıyısı olmayan bir ülke, o yüzden de Ermeniler olarak uluslararası ticaretin tabii ki bir parçası olmamız gerektiğinin elzem olduğunu biliyoruz. Sadece denize kıyısı olmayan bir ülke değiliz, aynı zamanda sadece iki sınırımız açık yani diğer iki komşumuzla sınırlarımız 30 yılı aşkın süredir kapalı durumda.” şeklinde konuştu.

Sınır kapılarının açılmasının sadece ekonomik açıdan değil siyasi açıdan da faydalı olacağının altını çizen Mirzoyan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Diğer ülkelerle bağlantı kurduğunuzda sadece ekonominize katkı sağlamıyorsunuz, birbirinize bağımlı hale gelme imkanı da sağlıyor ve bunun barışın tesis edilmesi anlamında da olumlu etkileri oluyor. Biz, bunu bölgemizde yaşayarak gördük, o yüzden de geçiş noktalarının açılması, ticaretin kolaylaştırılması anlamında çeşitli inisiyatifler aldık ve bunun da barışa katkısının olduğunu gördük.”

“Sahra Altı ülkelerde çok kırılgan ekonomisi olanlar var”

Cibuti Dışişleri Bakanı Yusuf, Afrika’nın bu konularda bazen eğilimin farklı ilerlediği bir kıta olabildiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

“Şu anda Kızıldeniz’de olanlarla ilgili şunu söyleyebilirim, buradaki deniz trafiği oldukça fazla ve Avrupa’nın dış ticaretinin yüzde 40’ı buradan geçiyor. Kasımda buna yönelik sorunlar ortaya çıktığında ve trafik aksamaya başladığında ilk haftanın etkileri inanılmaz oldu. Buradan geçen gemilerin yüzde 50’si artık geçemez oldu o dönemde ve ticaret hacminin yüzde 40’ı bu işten etkilendi.”

Farklı yöntemlerden yararlanılarak bu tür sorunlara karşı dayanıklı hale gelmenin önemini vurgulayan Yusuf, şunları kaydetti:

“Jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomiye etkilerinin olduğunu görüyoruz. Sahra Altı ülkelerde çok kırılgan ekonomisi olanlar var. O yüzden de ulaşım maliyetlerinin bu şekilde artmasının çok önemli sonuçları beraberinde getirebileceği ülkeler var. Aden Körfezi’nde, Kızıldeniz’de ve Süveyş Kanalı’ndaki bu tür aksaklıklar, küresel büyüme oranlarına da yansıyacaktır. Bu tür konulara yönelik yenilikçi çözümler bulunması lazım. Yemen’i bombalamak, bu anlamda bir çözüm değil kesinlikle.”

“Artık ülkeler izole bir şekilde mevcudiyetlerini sürdüremiyor”

Ruanda Dışişleri Bakanı Biruta, küreselleşme, teknolojik gelişmeler ve ekonomik entegrasyonun kolektif geleceği şekillendiren faktörler olduğunu belirterek, “Uluslararası ticaret, aslında dünya ekonomisine can veren bir şey. Mal, hizmet ve fikirlerin sınırları aşarak ticareti hem yenilikçiliği hem de küresel anlamda refahı teşvik ediyor. Uluslararası ticaretin kalbinde de tabii ki bağlılık var.” değerlendirmesinde bulundu.

Dijitalleşen dünyanın dijital olarak da anında iletişim kurabilme ve kıtalar arasında doğrudan hızlı şekilde bilgi alışverişi anlamına geldiğini anlatan Biruta, “Tabii bağlılık, birbirine bağımlılığı da yanında getiriyor. Artık ülkeler, izole şekilde mevcudiyetlerini sürdüremiyor.” dedi.

“Devletlerin teşvik etmesi gerekiyor”

Macaristan Ulusal Ekonomi Bakanı Nagy, Batı dünyası ve Avrupa Birliği’nin (AB) daha önce ticaret ve rekabet anlamında üstünlüğe sahip olduğunu kaydederek, “Fakat şu anda özellikle Avrupa, bunu kaybetmiş durumda. Artık bu yeni sektörlerde bayağı geride kaldık. Mesela 5G, robotik, yapay zeka, elektrikli araçlar vesaire gibi birçok sektörde gerideyiz.” ifadelerini kullandı.

Gelecek 5 yılda ABD ve Çin’in, Avrupa’ya kıyasla gayrisafi milli hasılalarının yüzde 20 daha fazlasını bu teknolojilere ayıracağını belirten Nagy, bunun “Avrupa için intihar” demek olduğunu söyledi.

Nagy, teknolojik yatırımların çok pahalı olduğunu dile getirerek, “Devletlerin bunu teşvik etmesi gerekiyor çünkü hem tüketici hem de üretici için bunlar çok pahalı. Bir süre sonra bunun faydalarını görmeye başlayacağız.” dedi.

“İnsanlara destek olmamız ve yaratıcılığı desteklememiz gerekiyor”

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü Genel Direktörü Tang, fikri mülkiyetin inovasyon, teknoloji, dijitalleşme ve girişimciliği hızlandırdığını belirterek, “Şirketler ve ülkeler yenilikler yaptıkça ve dijitalleştikçe değer yaratmada patentler, ticari markalar, markalar, tasarımlar, teknik bilgi ve veriler gibi maddi olmayan varlıklara doğru dramatik bir geçiş görüyoruz. Bugün küresel şirketlerin elinde yaklaşık 70 trilyon dolar değerinde soyut varlıkları var.” dedi.

Fikri mülkiyet başvurularında ciddi bir coğrafi değişimin söz konusu olduğunu vurgulayan Tang, “Türkiye fikri mülkiyet başvuruları, şu anda dünyanın 3. en büyük tasarım başvuru sahibi ve 4. en büyük ticari marka başvuru sahibi konumunda. Yani fikri mülkiyet, sadece Avrupa ve Kuzey Amerika gibi geleneksel güç odaklarından değil Latin Amerika gibi, Asya gibi ülkelerden geliyor.” ifadelerini kullandı.

Tang, yeni kurulan şirketlerin, KOBİlerin ve gençlerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu çelişkili ve çatışmalı dünyada insanların daha önce olduğundan çok daha fazla bir arada olmaya ihtiyacı var. Şimdi bir şeyler icat ettiğiniz zaman bunu belki bireysel olarak yapıyorsunuz ama bundan para kazanmak istediğinizde başka insanlara ihtiyacınız oluyor. Bu anlamda bizlerin de insanlara destek olmamız ve yaratıcılığı desteklememiz gerekiyor.”

“Çok taraflı ilişkilere odaklanmamız gerekiyor”

AB Körfez Bölgesi Özel Temsilcisi Di Maio, artık dünyada iki tip dinamiğin olduğunu belirterek, “Bunlardan biri beklenmedik olaylar. Ukrayna’da olanlar gibi, Kovid-19 gibi. Şimdi de Gazze çatışması var. İkinci dinamik ise ikili bir dönüşüm, dijital ve teknolojik dönüşüm. Şimdi bu iki şey Avrupa’da ham madde ihtiyacını artırıyor, artık 2030’da ham madde ihtiyacımız 4 katına çıkmış olacak.” diye konuştu.

Karar verme mekanizmalarının artık değişmesi gerektiğini söyleyen Di Maio, “İki kutuplu bir dünyadan çok kutuplu bir dünyaya geldiğimiz bu dönemde çok taraflı ilişkilere odaklanmamız gerekiyor.” dedi.

“Ekonomi ve ticari anlaşmalar da ittifaklarda değişikliklere neden olabilir”

Türk Yatırım Fonu Başkanı Amreyev, bağlantısallık ve birbirine bağımlılığın, küresel hale gelmiş dünyanın elzem bir unsuru olduğunun altını çizdi.

Belirsizliğin oluştuğu ortamda ülkelerin birbiriyle işbirliği yapmaları gerektiğini belirten Amreyev, şöyle devam etti:

“Çünkü bunlar ortak sorunlar fakat buna kim öncü olacak? Dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlarda kimler öncülük edecek? Çünkü çok taraflı mekanizmalar söz konusu. Küresel kurumlar, bu sorunlarla yeterli şekilde baş edemiyor. O yüzden de ülkeler arasındaki gerginliklerin artması sonucunda bunun örneklerini görüyoruz.”

Amreyev, dünyada bu yıl 64 ülkede seçim olacağını anlatarak, “Bunlar da çeşitli belirsizliklere yol açabilir. Bunlar, küresel piyasalara etki edebilir ve burada değişiklikler olması, ekonomi ve ticari anlaşmalar da ittifaklarda değişikliklere neden olabilir, küresel olarak yapılan işbirliklerine olumsuz etki de edebilir.” ifadelerini kullandı.

“Ticaret, en büyük barış kaynağıdır”

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 1996’da Gümrük Birliği’ne geçişin, Türkiye’yi pozitif etkilediğini söyleyerek, “Bu, esasında şunu göstermektedir: Ticaret zenginleştirir, korumacılık fakirleştirir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin istikrarlı ve refah için ticaretin daha serbest olması şart. Dünyaya entegre olmuş, iş yapma ortamını iyileştirmiş ülkeler, hem daha zengin hem daha huzurlu olacaktır.” diye konuştu.

İki büyük dünya savaşını çıkaran Avrupa ülkelerinin birbirlerine artık düşman olarak değil ticaret partneri gözüyle baktığını dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Kurdukları bu ekonomik birlik sayesinde tarihte ilk defa Batı Avrupa, 80 senedir kendi bölgesinde savaş görmüyor çünkü ticaret, en büyük barış kaynağıdır. Ticaret yapan savaşı konuşmaz, birbirine kötü bakmaz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Vize işlemlerinin kolaylaştırılması, önemli gündem maddelerinden biri haline getirilmeli”

Almanya Dış Ticaret ve Ekonomik Kalkınma Birliği (BWA) Yönetim Kurulu Başkanı ???????Schumann da böyle bir dönemde barışın en büyük öncelik olması gerektiğine dikkati çekerek, “Çünkü yalnızca çatışmaların önlenmesi, bizi ticaretin artırılması gibi bir yola götürecektir. O yüzden de bu tür sorunlardan kurtulup düzlüğe kavuştuğumuzda da ticaretin kolay hale gelebileceğinden bahsedebileceğiz.” diye konuştu.

Sınır geçişlerinin ve vize işlemlerinin kolaylaştırılmasının ticaretteki yavaşlamanın önüne geçme imkanı sağlayacağını belirten Schumann, şu ifadeleri kullandı:

“Vizelerin kaldırılması konusunda özellikle de iş insanları, yatırımcılar ve akademisyenlerin Almanya’ya gelmesi, daha da kolay hale getirilmeli çünkü Almanya’nın ekonomik olarak büyümesi, milyonlarca Türk’ün katkısı olmadan mümkün olamazdı. Bugün hala Türk girişimciler ve Türk iş insanları, Almanya’da değer yaratılmasına büyük katkı sağlıyor. Vize işlemlerinin kolaylaştırılması, bu anlamda önemli gündem maddelerinden biri haline getirilmeli.”

“Jeopolitik, teknolojik yeniliklerin bazen önüne geçebiliyor”

Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Boyner de yeni dünyada ticaretten bahsederken geleneksel mal ve hizmet ticaretinden daha ziyade yazılım, veri ve teknolojik hizmetler ticaretinden söz etmek gerektiğini vurguladı.

Teknolojinin birçok sorunu çözebileceğini dile getiren Doğan Boyner, şunları kaydetti:

“Jeopolitik, teknolojik yeniliklerin bazen önüne geçebiliyor. Sonuçta teknolojinin ilerlettiği bir küresel büyüme çerçevesinde sürdürülebilir olması ve bütün uluslara fayda sağlayabilmesi için Amerika-Çin blokunun ötesinde bir şey gerekiyor ve ulusların kendi teknolojik stratejilerinin olması gerekiyor, kendi yeniliklerini yapmaları gerekiyor ve işbirliği yapması gerekiyor.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-3/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Asya-Pasifik Bölgesel Mimarilerinin İnşası Tartışıldı https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-asya-pasifik-bolgesel-mimarilerinin-insasi-tartisildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-asya-pasifik-bolgesel-mimarilerinin-insasi-tartisildi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:42:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9885 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Asya-Pasifik Bölgesel Mimarilerinin İnşası: Uyumsuz Çıkarların Yarattığı Sınama” başlıklı panelde, büyük güçler arasında rekabetin arttığı, ekonomi ve güvenlik alanında karmaşık ve çok katmanlı mimarilerinin şekillendiği bir ortamda bölgesel ve küresel aktörlerin uyumlu ve aynı zamanda çelişen çıkarlarının uzlaştırılması için etkili diplomasinin ve işbirliğinin gereğine işaret edildi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te m?oderatörlüğünü Singapur Nanyang Teknoloji Üniversitesi S. Rajaratnam Uluslararası İlişkiler Fakültesi öğretim üyesi emekli diplomat Lawrence Anderson’ın üstlendiği panele Malezya Yüksek Öğrenim Bakanı ve eski Dışişleri Bakanı Zambri Abdülkadir, Bangladeş Dışişleri Bakanı Muhammed Hasan Mahmud, Sri Lanka’nın Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Tharaka Balasuriya ve Vietnam Dışişleri Bakan Yardımcısı Nguyen Minh Hang katıldı.

Malezyalı Bakan Zambri, bölgede “Asya-Pasifik” ve “Hint-Pasifik” gibi yeni adlandırmaların nereden, hangi saftan bakıldığına bağlı olarak karmaşıklaşan çok katmanlı ilişkiler ağını ortaya çıkardığını, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkeleri olarak saflaşmadan kaygı duymakla birlikte aynı zamanda büyük güçlerin ilgisini ve hedeflerini anlamak istediklerini belirtti.

ASEAN’ın bakış açısından, barış içinde bir arada yaşama ilkesine uyumlu olduğu sürece bölgede farklı fikirlerin, ilgilerin ve çıkarların varlığını desteklediklerini ifade eden Zambri, “İster Asya-Pasifik deyin ister Hint-Pasifik, biz buranın bir barış ve refah bölge olacağından emin olmak istiyoruz.” dedi.

Zambri, Çin’in bölgedeki artan rolüne ilişkin, iyi niyetli oldukları sürece tüm taraflarla işbirliğini geliştirmek istediklerini vurgulayarak “Güneydoğu Asya’da Çin fobisi yaratmamalıyız. Soğuk Savaş’ın uzantısı olan ikili tercihlere, çevreleme mantığına hapsolmamalıyız, onu ya da bunu seçmek zorunda değiliz, kimse bize ne yapacağımızı dikte etmemeli.” diye konuştu.

Bölgenin bir ekonomik işbirliği ve kalkınma alanı olması için bölge ülkelerinin yeni teknolojileri, yeni ekonomileri ve özellikle de dijital ekonomiyi kucaklaması gerektiğini vurgulayan Zambri, Malezya’nın Türkiye ile dostane ilişkileri önemsediğini, diplomatik ilişkilerin yanı sıra ekonomik ilişkileri ve teknoloji alanında bağları genişleterek Malezya’yı Türk ekonomisinin Güneydoğu Asya’da limanı haline getirmek istediklerini vurguladı.

“Çin ve Hindistan işbirliği yaparsa küresel mimari değişir”

Sri Lankalı Bakan Tharaka Balasuriya da büyük güçlerin bölgeye ilgisinin artmasında Çin’in yükselişini durdurma niyeti ve ülkelerini piyon olarak gören yaklaşımın hissedildiğini ifade etti.

Sri Lanka’nın 1950’lerden bu yana bağlantısızlık siyaseti izlediğini, gelecekte de duruma bağlı bağımsız seçimlerini yapmak istediğini vurgulayan Balasuriya, “Biz Sri Lanka’nın Çin ve Hindistan ile ilişkilerini birbirine zıt tercihler olarak görmüyoruz. Hem Çin ile güçlü tarihsel ilişkilerimiz, Hindistan ile de uygarlık bağımız var.” dedi.

Kovid-19 salgınında Batı’dan aşı beklerken Çin’in Sri Lanka’ya yardım eli uzattığını, ekonomik kriz yaşadıklarında Hindistan’ın yardımı sayesinde hem mali durumu düzeltip hem de ülkede gıda güvenliği sağladıklarını hatırlatan Balasuriya, “Bu iki ülke de bizim için önemli.” ifadesini kullandı.

Balasuriya, Suudi Arabistan ve İran’ın diplomasi yoluyla vardığı uzlaşmayı örnek göstererek “Çin ve Hindistan işbirliği yaparsa hem küresel mimari hem de Küresel Güney’in mimarı değişir. Çin ile ABD arasındaki San Francisco Zirvesi’nin benzerine Asya’da ihtiyaç var.” değerlendirmesinde bulundu.

“ASEAN ülkeleri birlikte hareket etmeli”

Vietnam Dışişleri Bakan Yardımcısı Nguyen ise ülkesinin de major aktörlerin Asya-Pasifik’e ilgisinin artmasının ekonomik gücün bölgeye kaymasıyla bağlantılı olduğuna dikkati çekerek “Bölgedeki durumun karmaşıklığı göz önüne alındığında açık, kapsayıcı, dengeli ve kurallara dayalı bir mimari için ASEAN ülkelerinin birlikte hareket etmesi gerekiyor.” dedi.

Asya-Pasifik’in yükselişinin barış, istikrar ve işbirliği ruhunun başarısına tanıklık ettiğini vurgulayan Nguyen, bunun devam edebilmesi için ASEAN’ın merkeziliğinin korunması gerektiğini vurguladı.

Nguyen, büyük güçler arasındaki rekabetin ve işbirliğinin tarih boyunca görüldüğünü, önemli olanın bu güçlerin barış ve refahın korunması için aralarındaki rekabeti sağlıklı ve sorumlu şekilde yönetmesi ve küçük ülkeler üzerinde olumsuz etkilerini minimize etmesi gerektiğini belirtti.

ASEAN’ın bölgenin geri kalanı ile daha yapıcı tarzda ilişki kurması, büyük güçler tarafından ortaya atılan girişimleri bölgede barışa ve işbirliğine katkı sunduğu sürece desteklemesi, çok taraflılık anlayışı içinde bir ekonomik kalkınmanın motoru olmayı hedeflemesi gerektiğinin altını çizdi.

“Bangladeş’te deniz seviyesi 1 metre artarsa 35 milyon insan yerinden olacak”

Bangladeş Dışişleri Bakanı Muhammed Hasan Mahmud, küresel iklim değişikliğinin etkilerine işaret ettiği konuşmasında, bölge ülkelerinin iklim kaynaklı sorunların “masum kurbanları” olduğu, sera etkisi yaratan gazların oluşumundaki sorumlulukları sınırlı olmasına karşın coğrafi nedenlere, yıkıcı etkilerine en açık konumda olduklarına dikkati çekti.

Bundan 20 yıl önce Sibirya’da kuraklık, Pakistan’da sel olabileceğini hiç kimsenin öngöremeyeceğine dikkati çeken Mahmud, “Eğer Bangladeş’te deniz seviyesi 1 metre artarsa ülkenin kıyı bölgelerinde yaşayan 35 milyon insan yerinden olacak. Daha şimdiden dünyada binlerce insan iklim nedeniyle yurtlarını kaybetti; ya evleri sular altında kaldı ya da geçim kaynakları yok oldu. Acı gerçek bu, küresel toplum bu soruna çözüm aramalı.” ifadelerini kullandı.

Mahmud, Bangladeş’in halihazırda iklim kaynaklı göçlerin etkilerini yaşadığını, uluslararası göç hukukunda bu doğrultuda değişiklikler yapılması ve “iklim mültecisi” kavramının tanımlanması gerektiğinin altını çizdi.

Ülkelerin Paris İklim Anlaşması’nda sera etkisi yaratan gazların salınımını azaltmaya yönelik taahhütlerini yerine getirmesinin önemine işaret eden Mahmud, “Tüm taahhütler yerine getirilse bile küresel ortalama sıcaklık 3,2 ila 4 santigrat derece artacak. Şu anda 1 derecelik sıcaklık artışında bile aşırı yağmur, aşırı kar gibi mevsim değişikliklerin yıkıcı etkilerini yaşıyoruz. Sıcaklık artışı daha fazla artarsa olacakları hayal etmek dahi güç.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-asya-pasifik-bolgesel-mimarilerinin-insasi-tartisildi/feed/ 0
Cevdet Yılmaz: Jeopolitik Sorunların Çözümü Ticarete ve Ekonomiye Yansır https://www.igdirhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/ https://www.igdirhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:33:33 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9811 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Ukrayna ve Rusya çatışması için barışçıl bir çözüm bulunabilirse Gazze’deki felakete bir çözüm bulunabilirse Afrika’da istikrar sağlanabilirse bu tarz çeşitli bölgelerdeki bu jeopolitik sorunlar çözülebilirse bunun ticarete ve ekonomiye yansımalarının da olacağı aşikar.” dedi.

Cevdet Yılmaz, Antalya Diplomasi Forumu’nda “Uluslararası Ticaret, Bağlantısallık ve Karşılıklı Bağımlılık” başlıklı yuvarlak masa toplantısına katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, küresel ticaretin yavaşladığını belirterek, pandemi ve jeopolitik gerilimlerin bunda rol aldığını, dünya genelinde ise refahın olumsuz etkilendiğini söyledi.

İkinci dünya savaşından sonra dünyada yeni gelişmelerin ortaya çıktığını, küresel yapıların değiştiğini, üretimin batıdan doğuya kaymaya başladığını ifade eden Yılmaz, uluslararası kurumların yeni gerçeklere göre kendini güncelleyemediğini, dünyanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi beş üyesinden, ekonomik olarak da ise yediden büyük olduğunu kaydetti.

Yılmaz, bu sorunların ikili ve bölgesel işbirlikleriyle ele alınabileceğini dile getirerek, “İnsanlık olarak her zaman elimize fırsatlar geçiyor, bu sorunları çözme anlamında. O yüzden de olumsuz bakmamak, kötümser olmamak gerekiyor. Geleceğe bakmamız ve bu sorunları ele almaya yönelik yenilikçi yöntemlerin peşinden koşmamız gerekiyor. Bu yüzden de ikili ve bölgesel ilişkilerin bu anlamda önemli bir gündem maddesi olacağını düşünüyorum. Türkiye olarak da bizler komşuluk ilişkilerimizi geliştirmeyi bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu bağlantısallığı artırmak adına fiziksel altyapının güçlendirilmesinin yanı sıra aynı zamanda düzenlemelerin de basitleştirilmesi, kolaylaştırılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Yasamaya yönelik düzenlemelerin de daha basit hale getirilmesi gerekiyor ki böylelikle ikili ve bölgesel işbirliği potansiyelini değerlendirebiliriz. Bu ikili ve bölgesel işbirliklerinin, yeni bir küresel ortamın peşinde koşmamızı da engellememesi gerekiyor. Dünyanın bağlantısallığının arttığı bir dönemdeyiz. O yüzden de bu ikili ve bölgesel işbirlikleri devam ederken yeni bir küresel ortamın, yeni bir küresel çerçevenin oluşturulması için de çalışmaya devam etmek durumundayız. Burada daha dengeli, daha adil bir ortam yaratılması için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Çünkü küresel sorunların içerisinde iklim değişikliğinin de bulunduğu pek çok sorunla karşı karşıyayız.”

“Diplomasi ekonomi için de çok önemli”

Yılmaz, ülke içinde politik istikrar ve inanılırlık olmadan ulusal, bölgesel ve küresel anlamda başarılı olunamayacağını vurgulayarak, Türkiye son 20 yılda ortalama yüzde 5,4 büyürken, dünya ekonomisinin yüzde 3,6 büyüdüğünü, bunun siyasi istikrar, öngörülebilir politikalar, yurt içindeki güvenlik ve emniyet sayesinde başarıldığını kaydetti.

Enflasyonla mücadele politikalarının, sadece ekonomik öngörülebilirlik anlamında değil kalıcı ve sürdürülebilir bir sosyal refah için de önemli olduğuna işaret eden Yılmaz, uygun politikalarla hem enflasyonla mücadele edilip hem de kalıcı büyümenin sağlanabileceğini ifade etti.

Yılmaz, bunun için politik ekonomi görüşünün olmasını gerektiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Çünkü politika ekonomi ve ticareti etkiliyor. Ticaret ve ekonomi de siyaseti etkiliyor. Dolayısıyla bu ikisi arasında sürekli bir etkileşim var. Ukrayna ve Rusya çatışması için barışçıl bir çözüm bulunabilirse Gazze’deki felakete bir çözüm bulunabilirse Afrika’da istikrar sağlanabilirse bu tarz çeşitli bölgelerdeki bu jeopolitik sorunlar çözülebilirse bunun ticarete ve ekonomiye yansımalarının da olacağı aşikar. Tabii bu arada diplomasiye ihtiyacımız var, savaşa değil. Çünkü savaş hiç kimseye bir şey kazandırmaz ama barış herkese kazandırır. O yüzden biz bunu Kafkasya’da da görmek istiyoruz. Afrika’da da Orta Doğu’da da dünyanın her yerinde görmek istiyoruz. Hem insani nedenlerden ötürü hem de ekonomik büyüme ve bütün dünyanın refahı için. Dolayısıyla diplomasi sadece siyaset için değil aynı zamanda ekonomi için de çok önemli. Bu çünkü ikili bir etkileşim.”

Türkiye ile ABD ve Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde fırsatlar bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye’nin Gümrük Birliği üyesi olduğunu, ama çok ciddi vize problemleri yaşadığını vurgulayarak, “Eğer ticareti ve ekonomiyi desteklemek istiyorsak insanların hayatını kolaylaştırmamız gerekiyor. Özellikle iş insanlarının, öğrencilerin, kültür sanat sektörlerindeki kişilerin.” şeklinde konuştu.

Yılmaz, Gümrük Birliği anlaşmasının da yenilenmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun yenilenmesi durumda AB’nin geleceğine ve Türkiye-AB ilişkilerine fayda sağlayacağını dile getirdi.

Dünyadaki teknolojik gelişmelerin çok hızlı yaşandığını aktaran Yılmaz, artık sadece ürünlerin değil, hizmetlerin ve soyut varlıkların ticaretinin de söz konusu olduğunu, birbirlerinden çok uzakta olan ülkelerin, dijital altyapılarla aralarındaki ticareti geliştirebildiğini, bunu destekleyecek bir takım akıllı kanunların yapılması gerektiğini kaydetti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Türkiye’de Demokrasinin Standartlarını Yükseltmeye Devam Edeceğiz https://www.igdirhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasinin-standartlarini-yukseltmeye-devam-edecegiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasinin-standartlarini-yukseltmeye-devam-edecegiz/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:21:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9539 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ” Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik. Vatandaşlarımızın özgürlüklerini arttırdık. Bundan sonra da yine demokrasimizin standardını yükseltmenin gayreti içerisinde olacağız” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kastamonu’nun Hanönü ve Taşköprü ilçelerinde AK Parti seçim ofislerinin açılış törenlerine katılarak her iki ilçede de esnafları ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. İlçelerde konuşan Tunç, yerel seçimlerde her iki ilçeden de rekor oy beklediklerini söyledi.

“Ekonomimizi yeniden toparlıyoruz, yeniden emeklimizin, memurumuzun, işçimizin alım gücünü arttırmak için çalışıyoruz”

Taşköprü ilçesinde vatandaşlara seslenen Bakan Tunç, “Hükümet olarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte inşallah önümüzdeki dört yıl istikrar süreci olacak. Bakın bir deprem yaşadık. 6 Şubat’ta 11 vilayetimiz yerle bir oldu. Şimdi o şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmanın mücadelesini veriyoruz. Bir de ondan önce 3 yıl kapalı kaldık, pandemi yaşadık. Bütün dünya ekonomileri etkilendi. Bizim ekonomimizde etkilendi ama biz 2002’de iktidarı devraldığımızda 21 bankası batmış, IMF’ye muhtaç, emeklinin maaşının bile artık ödenemez noktaya geldiği batık bir tabloyu devralmıştır. Oradan çıktık geldik. Şimdi bu pandeminin etkisiyle, 6 Şubat depremlerinin etkisiyle olumsuz etkilenen ekonomimizi yeniden toparlıyoruz, yeniden emeklimizin, memurumuzun, işçimizin alım gücünü arttırmak için çalışıyoruz. O projeleri de inşallah ekonomi yönetimimiz hayata geçirmeye devam edecek. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Önümüzdeki dört yıllık seçimsiz geçecek bir süre icraat hamleleriyle halkımızın refahını yeniden arttırmanın gayreti içerisinde olacağız. Hep beraber bunu yapacağız. Millet olarak çok zorlukları birlikte aştık. Bunu da sizlerle beraber aşacağız inşallah. Yeter ki huzur olsun, güven olsun, güvenlik olsun, adalet olsun” dedi.

“Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik”

“Adaletten ayrılmamaya çalışacağız” ifadelerine yer veren Tunç, “Hukukun üstünlüğünden hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz. Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı o 90’lı yıllara artık geri dön yok. O koalisyonlu, krizli yıllara geri dönmeyen hiç gerek yok. O nedenle bugüne kadar Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik. Vatandaşlarımızın özgürlüklerini arttırdık. Bundan sonra da yine demokrasimizin standardını yükseltmenin gayreti içerisinde olacağız. Anayasamızda sessiz devrim sayılan reformları yaptık. Kamu denetçiliğinden kişisel verilerin korunmasına varıncaya kadar, kadın haklarından, çocuk haklarına varıncaya kadar, darbeci, vesayetçi anlayışı büyüten, yapısal Dönüşümü o büyüten kurumların yapısal dönüşümünü sağladık. Yüksek Askeri Şura’dan Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısına varıncaya kadar hepsini demokratikleştirdik. Darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı, sizin desteğinizle biz onları kaldırdık. Gerektiğinde sıkı ilan edilebilir diye madde vardı, siz referandumlarda gittiniz, oyu verdiniz ve bunları kaldırdık. İnşallah yeni dönemde yeni demokratik, sivil bir Anayasayı da yapmak nasip olur. Mecliste böyle bir uzlaşma sağlanabilirse inşallah ülkemiz için de Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında bu da hayırlı bir çalışma olur inşallah. Milletimize olan borcunuzu da yerine getirmiş oluruz” diye konuştu. – KASTAMONU

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasinin-standartlarini-yukseltmeye-devam-edecegiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Yılın ikinci yarısında yıllık bazda enflasyon düşüşü çok belirgin bir şekilde göreceğiz” https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-yilin-ikinci-yarisinda-yillik-bazda-enflasyon-dususu-cok-belirgin-bir-sekilde-gorecegiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-yilin-ikinci-yarisinda-yillik-bazda-enflasyon-dususu-cok-belirgin-bir-sekilde-gorecegiz/#respond Thu, 20 Jun 2024 09:21:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8925 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Yılın ikinci yarısında yıllık bazda enflasyon düşüşü çok belirgin bir şekilde göreceğiz”

” Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu Eylem Planı’nı yarın kamuoyuna deklare etmeyi planlıyoruz.”

ANKARA – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yılın ikinci yarısında yıllık bazda enflasyon düşüşü çok belirgin bir şekilde göreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin düzenlendiği TOBB Türkiye Sektörel Ekonomi Şurasına katıldı. Yılmaz, 2024 -2026 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programımız ve 2024-2028 dönemini kapsayan 12. Kalkınma Planımız başta olmak üzere yol haritalarımızı sizlerle fikir birliği içerisinde hazırladık ve hayata geçirdiklerini ifade etti. Yapısal reform gündemini yine yatırımcıdan gelen geri dönüşler ve beklentiler yönünde şekillendirdiklerini belirtti. Yılmaz, Türkiye’nin dört bir köşesinde üretimi, istihdamı, yatırımı, ihracatı üstlenen sektör temsilcilerinin dile getireceği hususlar bizler için son derece kıymetli ve önemli olduğunu vurguladı.

İl ziyaretlerinde de hangi ile gidersek gidelim mutlaka özel sektörle ve bilhassa ekonominin kanaat önderleri olarak gördükleri oda-borsa başkanları ve üyeleriyle buluşmaya hassasiyet gösterdiklerini ifade eden Yılmaz, “TOBB çatısı altında Oda-Borsalar aracılığı ile iş dünyamızın bizden talep ettiği pek çok konuyu hayata geçirdik. Mesleki eğitimin yaygınlaşmasından, kara gümrük kapılarının modernize edilmesine, lisanslı depoculuk sisteminin ülkemize kazandırılmasından, oda-borsaların dijitalleşmesine pek çok adımı birlikte attık. Biz sizlerin yanında olduk, sizler de bizi gayretlerimizde yalnız bırakmadınız” diye konuştu.

Hükümet kanadından ilgili Bakanlarla her zaman olduğu gibi üreticilerin yanında olduklarını aktaran Yılmaz, “Ülkemizin ekonomi ve finans alanındaki kazanımlarını artırmaya ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla geleceğe güvenle bakmaya kararlıyız. 100 yıllık cumhuriyeti hep birlikte ileriye taşıyacağız” dedi.

Yılmaz, Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşının devam eden etkileriyle küresel büyümedeki zayıf seyir sürerken jeopolitik riskler, fiyatların oynaklığını ve riskleri artırdığını söyledi.

“Enflasyonla mücadele, mali disiplinin sağlanması, büyümenin dengelenmesi, cari açığın azaltılması ve rezervlerin güçlendirilmesi için çalışıyoruz”

Geçen ay yayınlanan Dünya Bankası Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nda küresel büyüme beklentisi; 2024 yılı için değiştirilmeyerek yüzde 2,4, 2025 yılı için 0,3 puan düşürülerek yüzde 2,7 olarak açıklandığını hatırlatan Yılmaz, “Böyle bir küresel iklimde geçtiğimiz yıldan bu yana ekonomimizde belirsizliği azaltıcı, tüm sektörlerin önünü daha net görebileceği politikaları hayata geçiriyoruz. Enflasyonla mücadele, mali disiplinin sağlanması, büyümenin dengelenmesi, cari açığın azaltılması ve rezervlerin güçlendirilmesi için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

2023 Mayıs seçimleri sonrası güçlü bir siyasi istikrar ortamı sağladıklarını vurgulayan Yılmaz, “Siyasi güven ve istikrar ekonominin de temeli. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü bir iradeyle desteklediği politika belgelerimizle toplumumuzla paylaştık” ifadelerini kullandı.

Bugün açıklanan verilere göre Türkiye’nin 2023 yılında yüzde 4,5 oranında büyüdüğünü ve OVP tahminin üzerine çıktığını açıklayan Yılmaz, “Açıklanan küresel büyüme verilerine göre dördüncü çeyrekte ve 2023 yıl genelinde OECD ve G-20 ülkeleri arasında büyüme oranında ikinci sırada yer alarak küresel ölçekte üst sıralardaki konumumuzu sürdürüyoruz. Ekonomi programımız yatırımcı güvenini tekrar inşa etmeye destek oluyor. 2023 yılı Aralık ayında istihdam edilenlerin sayılarında iyi rakamlar gördük. Büyümemiz istihdam dostu bir büyüme oldu diyebiliriz. Aralık ayında yayımlanan işsizlik oranı 8.8’di yıllık rakam henüz çıkmadı tek haneli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İlk defa tarihimizde 32 milyonun üzerinde bir istihdam rakamına ulaşmış olduk. İhracatımız bir önceki yıla göre yüzde 0,6 oranında artışla 255 milyar dolarla tarihi bir süreç yaşadı. Avrupa başta olmak üzere ihraç pazarlarımızdaki durgunluğa rağmen ihracatımız bu performansı sergiledi” şeklinde konuştu.

2024 yılı Ocak ayında ihracat, %3,5 arttığını yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığını gördüklerini belirten Yılmaz ithalatta ise farklı bir tablo var olduğunu söyledi.

Dış ihracat açığının daralma eyleminin devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, “Tarihimizde ilk defa 1 trilyon dolar seviyesini geçtik. Böylece nominal olarak dünyada on yedinci büyük ekonomi konumumuzu pekiştirmiş olduk. Ayrıca satın alma gücünde 11. konumumuz devam ediyor. Oransal baktığımızda cari açık bizim için kritik bir hadise. Geçen yılın ortalarda altmış milyar dolarlara kadar çıkmıştı bir araya açılmış. Yıl sonunda 45 milyar dolar seviyelerine kadar geriledi. Yeni milli gelirimiz birlikte yüzde 4 oranına düştüğünü görüyoruz. Cari açığın milli gelire oranını. Bu tam olarak orta vadeli programda da yaptığımız tahmindi bu tahminin tuttuğunu görüyoruz. Bütçe açığı açısından da yine olumlu bir yansıması oldu. Bu büyümemizin. malum bütçe açığı da milli gelire oranla ifade edilen bir rakam. Orta vadeli programda 6.4 diye tahmin edilmiştik bütçe açığının milli gelire oranını daha sonra bunu 5.4 revize ettik bütçe görüşmeleri esnasında. Son geldiğimiz rakam ise bunun da altında yüzde 5 nokta seviyesinde gerçekleştiğini gösteriyor şu an milli gelir rakamlarıyla. Depremin toplamda üç nokta altı puan katkısına rağmen bütçe açığımız oldukça iyi bir noktada gerçekleşti. Deprem etkisi hariç baktığımızda bütçe hattımızın milli gelire oranı yüzde 1.6 bir civarında. Deprem harcamaları, tek seferlik harcamalar, yatırım niteliğinde harcamalar dolayısıyla bütçede yapısal bir bozulmaya yol açmıyor. Bu açıdan da geldiğimiz nokta bütçe dengeleri açısından da son derece iyi bir nokta diye ifade isterim” şeklinde konuştu.

Büyümenin kompozisyonu da çok önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz sözlerini şu şekilde sürdürdü:

” Büyümenin kompozisyonunda henüz tam istediğimiz yerde olmasak da trende baktığımızda, gelişmelere baktığımızda yatırımın ve ihracatın daha fazla yol oynadığı bir büyüme yapısına doğru adım adım yürüyoruz. Büyümenin kompozisyonu son çeyrekte özellikle bu anlamda yine umut verici yatırımların son çeyrekteki katkısı hepimiz için yine sevindirici bir rakam. Onu da buradan ifade etmiş olayım. Tabii ki bu analizlerimizi önümüzdeki günlerde daha detaylı bir şekilde ortaya koyacağız. İhracattaki bu gelişmelerin dışında sermaye akımlarında da yine olumlu bir seyir içinde olduğumuzu söyleyebilirim. Özellikle dünyada yılın ikinci yarısından itibaren başlayacak olan yeni para politikaları ve bunun gelişmekte olan ülkelere yönelik ortaya çıkaracağı sermaye akımlarından ülkemiz hak ettiği payı alacaktır. Yeni politikalarımızla da birlikte ülkemize bu yılın ikinci yarısından sonra daha güçlü bir sermaye atılımında beklediğimizi etmek isterim. İhracatı ve yatırımları destekliyoruz. Yeni politikalarımızın bazı şirketlerimiz için faaliyetler için finans açısından bazı sorunlar doğurduğunun farkındayız. Ama makro dengelerimiz açısından bir takım gelişmeler de sağlamak durumdayız. Bunu yaparken özellikle ihracatçılarımızı yer ve yatırımcılarımızın selektrik politikalarla desteklemeye gayret ediyoruz.”

Yılmaz, enflasyonla mücadele ederken diğer taraftan büyümenin kompozisyonunu yatırım ve ihracata ağırlıklı bir şekilde dönüştürerek ekonomimizi kalkınmanın daha üst noktalara taşıdıklarını belirtti.

“Rezervlerimiz istikrar siyasi güven ortamı bütçe açıklarımızın kontrol devam etmesi risk primimizi de düşürmüş durumda”

Yılmaz konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Dış finansman koşulları, rezervlerin seviyesi, cari dengedeki iyileşme ve Türk lirası varlıklara yurt içi ve yurt dışı talebin güçlenerek artması, döviz kuru istikrarı ve para politikasının etkinliğine güçlü katkıda bulunmaktadır. Bütün bunlarla birlikte artan rezervlerimiz istikrar siyasi güven ortamı bütçe açıklarımızın kontrol devam etmesi risk primimizi de düşürmüş durumda.”

“Çok güçlü bir eylem planı hazırladık. Bunu da yarın itibariyle kamuoyuna deklare etmeyi düşünüyoruz”

Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu çalışmalarımız kapsamında yatırımlarla ilgili özel sektörden gelen ihtiyaç ve taleplere yönelik olarak TOBB dahil özel sektör çatı STK’ları ve kamu kurumlarından oluşan paydaşlarla kapsamlı toplantılar yaptıklarını belirten Yılmaz, “Bir eylem planı üzerinde kamu ve özel sektör olarak uzlaştık çok güçlü bir eylem planı hazırladık. Bunu da yarın itibariyle kamuoyuna deklare etmeyi düşünüyoruz. Yatırım ortamıyla ilgili mevzuatın, idari ve yargısal süreçlerinin kolaylaştırılması ve sadeleştirilmesi, sanayi için öncelikli olmak üzere yatırım yeri imkanlarının geliştirilmesi, hedef odaklı ve seçici yatırım finansmanı sağlanması, sanayide dijital ve yeşil dönüşümün hızlandırılması, mesleki eğitim ve iş gücü piyasalarındaki ihtiyaçların giderilmesi gibi alanlarda iyileştirme hedefleyen 57 maddelik YOİKK Eylem Planında tüm paydaşlar ile mutabık kaldık” diye konuştu.

Yılmaz,halihazırda eylem planındaki yapısal reformların bazı başlıkları uygulamaya konulmaya başlandığını bir kısmı ise Meclis Genel Kurulunda görüşülmeye başlandığını ifade etti. 2024 yılında Eylem Planındaki alanlarda yapısal dönüşümü tamamlayıcı adımlar atacaklarını vurguladı.

“Yılın ikinci yarısında yıllık bazda enflasyon düşüşü çok belirgin bir şekilde göreceğiz”

Enflasyondaki gelişmeler kritik ve önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, “Aylık bazda düşüş bir trendi görmüştük, Ocak ayında geçici yükseliş olduğunu düşünüyoruz. Yıllık bazdaki bazı ayarlamalar ücretler ve fiyatlardaki gelişmeler nedeniyle bir miktar yüksek geldi ama önümüzdeki aylarda bunun azaldığını göreceğiz. Yılın ikinci yarısında yıllık bazda enflasyon düşüşü çok belirgin bir şekilde göreceğiz. 2025’de ise bu süreç çok daha ileri aşamalara taşınmış olacak. OVP yüzde 15 hedefimiz var. 2026’da ise yeniden tek haneli rakamlara kavuşturmaya kararlıyız. Bunu sadece ekonomik mesele olarak görmüyoruz. Hem de sosyal refah açısından son derece önemli diye düşünüyoruz. Öncelikle temel hedefimiz enflasyonu düşürmek” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-yilin-ikinci-yarisinda-yillik-bazda-enflasyon-dususu-cok-belirgin-bir-sekilde-gorecegiz/feed/ 0
Erdoğan: Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüdü, muhalefet ne oldu? https://www.igdirhaber.com.tr/erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu-muhalefet-ne-oldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu-muhalefet-ne-oldu/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:39:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8885

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’da; “Türkiye ekonomisi geçen yıl depreme ve diğer olumsuzluklara rağmen yüzde 4,5 büyüyerek çok önemli bir başarıya imza attı. Hani ekonomi kötüydü, ekonomi kötüye gidiyordu? İşte buyurun. Böylece ekonomimiz üst üste 14 çeyrektir büyüme başarısı gösterdi. Bu oranla Avrupa Birliği ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke olduk. Gayrisafi yurt içi hasılamız 1 trilyon 119 milyar dolarla ilk kez 1 trilyon dolar sınırın üzerine çıktı. Muhalefet hani ‘Yandık, bittik, öldük’ diyordunuz, ne oldu” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Aydın’da düzenlenen mitinge katıldı. Erdoğan özetle şöyle konuştu:

“Bu şehir ‘Yeter, söz milletin’ diyerek Türk demokrasisine adını altın harflerle yazdıran şehit Adnan Menderes’in emanetidir. Adnan Menderes, ülkesine ve milletine yaptığı hizmetlerin bedelini canını dar ağacında vererek ödedi. Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma yolculuğu her darbede, her cunta girişiminde, her siyasi ve ekonomik krizde, her sosyal kargaşada ne yazık ki kesintiye uğradı. Bu defa durum farklı. Kendi iç meselelerimizle uğraşırken bizimle aynı seviyede olan ülkeler aldı başını gitti. Ülkemizin darbeler zincirinin önemli halkalarından biri de dün 27’nci yılını geride bıraktığımız 28 Şubat postmodern darbesiydi. Öncesi ve sonrasıyla bu darbe ülkemiz demokrasi tarihinin utanç verici sayfalarından biridir.

“MENDERES’İ DARAĞACINA GÖNDEREN ZİHNİYET 28 ŞUBAT DARBESİNDE DAHA İNCELİKLİ YÖNTEMLER KULLANDI”

Menderes’i hoyratça başbakanlık koltuğundan indirip darağacına gönderen zihniyet 28 Şubat darbesinde kendince daha incelikli yöntemler kullandı. Kafa aynı kafaydı, sadece metot farklıydı. Bu darbe girişiminin ele başlarından birinin gerekirse ülkemizin nüfusunun birkaç milyon azalmasından ziyan gelmeyeceğini söylediği rivayet edilir. Hatta dönemin cuntacıları 28 Şubat’ın bin yıl süreceğini ilan etmişlerdi. Kılık kıyafetinden dolayı kadınların okuma ve çalışma haklarının gasp edildiği, milli irade hazımsızlığının en sefil örneklerinin sergilendiği, sermayenin renklere bölünerek baskı altına alındığı, bazı medya organlarının darbe bülteni gibi yayınlar yaptığı velhasıl demokrasi, hukuk, adalet ve özgürlük namına ne kadar değer varsa hepsinin çiğnendiği o kara günleri unutmadık, unutmayacağız.

Milletimizin desteğiyle bu badireleri aştıkça önümüze yeni yeni engeller çıkardılar. Gezi olayları ile sokakları karıştırmaya çalıştılar. FETÖ’nün emniyet-yargı-darbe girişimiyle milli iradeyi esir almaya cüret ettiler. PKK terör örgütüyle vatan topraklarını parçalamaya niyetlendiler. 15 Temmuz darbe girişimiyle milletimize silah çektiler, kan döktüler.

“KUZEY SURİYE’DEKİ LAFARGE’IN BÜTÜN BARINAKLARINI GÖMDÜK”

Bakıyorsunuz bir taraftan Fransızların meşhur Lafarge çimento ürünü Türkiye’ye geldi ve bunlar mağaraları yaptılar. Kime? Teröristlere. Fransa ne yazık ki terörün adeta baş destekçisi oldu. Baş edebildi mi? Edemedi. Peki biz ne yaptık? Kuzey Suriye’deki Lafarge’ın bütün barınaklarını gömdük.

Sağda solda kendi kendilerine gelin güvey olanlar varsa buradan, milli iradenin şehri Aydın’dan hepsini ikaz ediyorum. Hayalinizde 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat gibi bir darbe veya cunta girişimi varsa karşılaşacakları gerçek en hafif benzetmesiyle, söyleyeyim, 15 Temmuz olacaktır.

“MUHALEFET HANİ ‘YANDIK, BİTTİK, ÖLDÜK’ DİYORDUNUZ, NE OLDU?”

Bugün açıklanan 2023 yılı büyüme rakamları hamdolsun oldukça iyi geldi. Türkiye ekonomisi geçen yıl depreme ve diğer olumsuzluklara rağmen yüzde 4,5 büyüyerek çok önemli bir başarıya imza attı. Hani ekonomi kötüydü, ekonomi kötüye gidiyordu? İşte buyurun. Böylece ekonomimiz üst üste 14 çeyrektir büyüme başarısı gösterdi. Bu oranla Avrupa Birliği ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke olduk. Gayrisafi yurt içi hasılamız 1 trilyon 119 milyar dolarla ilk kez 1 trilyon dolar sınırın üzerine çıktı. Muhalefet hani ‘Yandık, bittik, öldük’ diyordunuz, ne oldu? Aydın 31 Mart akşamında bu muhalefete dersini verecek, ben size inanıyorum.”

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu-muhalefet-ne-oldu/feed/ 0 İSO Başkanı: Sermaye akımlarında toparlanma eğilimi var https://www.igdirhaber.com.tr/iso-baskani-sermaye-akimlarinda-toparlanma-egilimi-var/ https://www.igdirhaber.com.tr/iso-baskani-sermaye-akimlarinda-toparlanma-egilimi-var/#respond Tue, 11 Jun 2024 21:51:49 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8387 İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Sermaye akımlarında son aylarda belirli bir toparlanma eğilimi görülüyor olsa da henüz arzu edilen seviyelere gelinmedi. Yerel seçimlerle birlikte siyasi belirsizliğin azalması, CDS primlerinin daha da düşmesi, enflasyonun ana eğiliminde gerileme ve rasyonel ekonomi politikalarında kararlı duruş çok kritik olacak.” dedi.

AK Parti Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin konuk olarak katıldığı İSO Meclisi’nin 2024 yılı şubat ayı olağan toplantısının ana gündemi, “Küresel Gelişmeler Işığında Türkiye Ekonomisini Değerlendirirken; Sanayicilerimizin Vizyoner Bir Bakışla Bugün ve Geleceğe Dair, Ekonomi, Üretim, Çalışma Hayatına Yönelik Düzenleme Talepleri ve Çözüm Önerileri” olarak belirlendi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, 2024’ün ekonomik açıdan zorluklarla geçeceğine işaret ederek, bu süreçte toplumun diğer kesimleri gibi sanayicilerin de gidişatı anlamaya, geleceği kestirmeye çalıştığını söyledi.

Önlerinde sabır ve fedakarlık gerektiren bir süreç olduğunu kaydeden Bahçıvan, “Ancak fedakarlık sadece biz sanayicilerden, ihracatçılardan beklenirse bu hem haksızlık olur hem de üretim hayatında çok daha fazla sıkıntılara neden olur. Bu nedenle içinde bulunduğumuz süreçte tasarruf, herkesin görev ve sorumluluğu olmalı.” dedi.

-“Rezerv gelişmeler, en önemli barometrelerden biri olacak”

Son dönemlerde yaşanan ekonomik gelişmeler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdal Bahçıvan, şöyle devam etti:

“Sermaye akımlarında son aylarda belirli bir toparlanma eğilimi görülüyor olsa da henüz arzu edilen seviyelere gelinmedi. Yerel seçimlerle birlikte siyasi belirsizliğin azalması, CDS primlerinin daha da düşmesi, enflasyonun ana eğiliminde gerileme ve rasyonel ekonomi politikalarında kararlı duruş çok kritik olacak. Bu bakımdan, rezerv gelişmelerinin en önemli barometrelerden biri olacağını da belirtmemiz gerekiyor.”

Geçiş döneminde herkesin gözünün enflasyonda olacağına dikkati çeken Bahçıvan, “Bu noktada, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede kararlılık mesajını güçlendirmiş olması önemli. Zira sürecin tüm zorluklarına karşın fiyat istikrarının ve öngörülebilirliğin ne kadar değerli olduğunu da fazlasıyla tecrübe etmiş durumdayız. Ekonomide sert bir durgunluk ve ani işsizlik artışına yol açmaksızın iç talebin dengelenmesini ve beklentilerin iyileşmesini sağlamak elbette zorlu bir süreç.” diye konuştu.

-“Finansman koşullarının sıkı kalacağının farkındayız”

Ekonomi yönetiminin son dönemlerde dezenflasyon sürecinin temel unsurlarından biri olarak Türk lirasında “reel değerlenme” vurgusunu öne çıkardığını aktaran Bahçıvan, şunları kaydetti:

“Yaşadığımız enflasyonist sürecin başlıca kaynağı olan döviz kurlarında istikrar sağlanırken bunun dış dengeleri ve rekabet gücünü gözetecek makul bir patikada olması gerektiğine inanıyoruz. Bu vesileyle finansman meselesine de kısaca değinmek istiyorum. Hiç kuşkusuz, üretim hayatının sağlıklı işleyişi için uygun finansman koşullarının yaratılması çok önemli. Merkez Bankamız bu ay itibarıyla faiz artışlarını durdurmuş olsa da yaşadığımız geçiş sürecinde finansman koşullarının bir süre daha sıkı kalacağının ve bunun reel sektör açısından oluşturacağı zorlukların farkındayız. Öte yandan, finansman koşullarında sağlıklı bir rahatlama sağlanabilmesi için asli koşul, dezenflasyonun kalıcı bir şekilde sağlanması ve bu yolla faizler üzerindeki baskının ortadan kalkmasıdır. İçinden geçtiğimiz bu geçiş sürecinde ekonomi yönetimimizden başlıca beklentimiz budur.”

Konuşmasında nüfus ile ilgili açıklanan son TÜİK verilerine de değinen Bahçıvan, özellikle İstanbul’da yaşanan tersine göç rakamlarına dikkati çekerek, bunun gelecek yıllarda ciddi bir nitelikli istihdam sıkıntısının göstergeleri olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

Teknoloji ve yüksek katma değerli üretimde bilgi ve becerilerini üretime yansıtabilen nitelikli insanın en temel faktör olduğunu belirten Erdal Bahçıvan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Günümüz dünyasında bu hedeflere ulaşmak ancak ve ancak nitelikli insana yatırım yapmakla mümkün. Bu doğrultuda, üniversite ve meslek lisesi eğitiminin nitelikli işgücü ihtiyacına cevap verebilmesi büyük önem taşıyor. Türkiye’nin orta vadeli, tutarlı ve sürdürülebilir bir istihdam politikasına ihtiyacı var. İkiz dönüşüm olarak adlandırılan süreçte sanayinin dijital ve yeşil dönüşümü için önümüzdeki dönemde teşvik-destek mekanizmalarının, insan kaynakları ve eğitim politikalarını da içerecek şekilde kurgulanması önemlidir. Bu ihtiyaç, insan kaynağımızın etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi için YÖK’ün de dahil olacağı bir eğitim planlamasıyla geleceğimiz adına eğitimin her kademesinde mutlaka giderilmelidir.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iso-baskani-sermaye-akimlarinda-toparlanma-egilimi-var/feed/ 0
Dünyanın en büyük Müslüman nüfusuna sahip ülkesi ilk beş ekonomi arasına girme hedefine ulaşabilir mi? https://www.igdirhaber.com.tr/dunyanin-en-buyuk-musluman-nufusuna-sahip-ulkesi-ilk-bes-ekonomi-arasina-girme-hedefine-ulasabilir-mi/ https://www.igdirhaber.com.tr/dunyanin-en-buyuk-musluman-nufusuna-sahip-ulkesi-ilk-bes-ekonomi-arasina-girme-hedefine-ulasabilir-mi/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:36:45 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8058 Orta yaşlı çiftlerin çoğu, eğer imkanları yetiyorsa emekli olmaya hazırlanıyor ancak Musmulyadi (55) ve eşi Nurmis (50) onlardan değil.

Binlerce kilometre göç ederek, orangutanların olduğu bir ormana yayılan Endonezya’nın yeni başkentine yerleştiler.

Musmulyadi, BBC Endonezce’ye, “Altyapı inşa edilmeye devam ediyor, o nedenle burada iş bulmak daha kolay” dedi.

Artık, Borneo adasındaki Cava dilinde takımadalar anlamına gelen Nusantara’da bir inşaat alanında yaşıyorlar.

Nurmis çimentoyu karıştırırken Musmulyadi kiremitleri döşüyor.

Musmulyadi istikrarlı bir iş bulmayı ve mega projede taşeron olmayı umuyor.

‘Jokowi’ olarak bilinen Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo’nun iki yıl önce Nusantara’da inşaat çalışmalarına başlanacağını duyurmasından bu yana iş fırsatları arttı.

Hükümet, 2029 yılında burada iki milyon insanın yaşayacağını tahmin ediyor.

Ancak onlarca kilometre ötedeki Pandi (51) ve eşi Syamsiah, evlerinden tahliye edilmekten korkuyor.

20.000 kişilik yerli bir topluluğun mensubular ve ailesinin nesillerdir yaşadığı toprakların mülkiyet hakkına sahip değiller.

Pandi bir sabah uyandığında, arazisinin ondan habersiz işaretlendiğini gördü.

Hükümet arazisini sel ihtimaline karşı boşaltmak istiyor ancak Pandi Şubat ayında mahkemede tahliyeyi durdurmayı başardı.

BBC Endonezce’ye “Çocuklarımın ve torunlarımın geleceği için bunu yaptım” dedi.

“Hiçbir şey yapmasaydım çocuklarım ve torunlarım hükümet için çöpten başka bir şey olmayacaktı. Adaletsizliğe karşı bu şekilde mücadele ediyoruz.”

Hükümetin toprakları için çok düşük bir fiyat da olsa tazminat ödemesinin ardından diğer köylerdeki yerli topluluklar başka köylere taşınmış. Dolayısıyla Pandi’nin çözümü geçici görünüyor.

Mulyadi ve Pandi’nin hikayeleri, Devlet Başkanı Widodo’nun projelerinin tartışmalı olduğunu ama aynı zamanda fırsatlar da yaratabileceğini gösteriyor.

En büyük 5 ekonomi arasına girme hedefi

Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre Endonezya, Widodo’nun ilk kez göreve geldiği 2014 yılında, satın alma gücü paritesine (PPP) göre dünyanın 10’uncu büyük ekonomisiydi.

On yıl sonra Endonezya, Çin, ABD, Hindistan, Japonya, Almanya ve Rusya’nın ardından yedinci sıraya yükseldi.

Dünyanın en büyük Müslüman nüfusuna sahip olan ülkenin, 2027 yılında ekonomik olarak Rusya’yı geçmesi bekleniyor.

Güneydoğu Asya ülkesinde 14 Şubat’ta devlet başkanlığı seçimleri düzenledi; resmi olmayan sonuçlar Savunma Bakanı Prabowo Subianto’nun ilk turda kazanma yolunda ilerlediğini gösteriyor.

Subianto, mevcut ekonomi politikalarını sürdürme sözü verdi ve Widodo’nun oğlu Gibran Rakabuming Raka da onun yanında seçime girdi.

Endonezya’nın en büyük 10 bankasından biri olan Permata Bank’ın baş ekonomisti Josua Pardede, “Jokowi’nin programları kağıt üzerinde iyi ve Endonezya’yı IMF tahminlerine yaklaştırabilir” diyor.

Ancak ülkenin daha büyük bir hedefi var: Bağımsızlığının yüzüncü yılı olan 2045 yılına kadar en yüksek gelirli ilk beş ülke arasına girmek.

Endonezya Maliye Bakanı Sri Mulyani, bunu başarmak için Endonezya ekonomisinin yılda % 6-7 oranında büyümesi gerektiğini belirtti.

Büyüme şu anda % 5 seviyesinde.

Dünyanın en büyük nikel rezervleri

Endonezya, tatil adası Bali ile ünlü ancak aynı zamanda elektrikli araçlar için pil yapımında önemli bir bileşen olan dünyanın en büyük nikel rezervlerine de ev sahipliği yapıyor.

Devlet Başkanı Widodo, 2019’da ilk kez ham nikel ihracatının yasaklandığını duyurduğunda, Avrupa Birliği Endonezya’ya karşı Dünya Ticaret Örgütü’nde dava açtı.

Devlet Başkanı, üretim sonrasındaki süreçlerin de Endonezya’da gerçekleştirilmesini istediğini söyledi.

Bağımsız bir araştırma kuruluşu olan Ekonomik Finansın Geliştirilmesi Enstitüsü’nün (Indef) bir raporu, Devlet Başkanı’nın nikel politikasının istihdam yarattığını ve ekonomiyi büyüttüğünü söylüyor.

Ancak Endonezya’nın nikel izabe tesislerini inşa etmek için hâlâ büyük ölçüde Çin yatırımına bağımlı olması, özellikle Çin’in ekonomik büyümesinin bu yıl %5,2’den %4,6’ya düşmesinin öngörülmesi nedeniyle geleceğe yönelik soru işaretlerini artırıyor.

Devlet Başkanı Widodo, sanayi politikasıyla ilgili arazi anlaşmazlıklarını, sağlık sorunlarını ve çevresel yıkımı göz ardı edip, Çin yatırımına “kırmızı halı” serdiği için de eleştirildi.

Bir sivil toplum kuruluşu olan Madencilik Savunuculuk Ağı’nın (Jatam) koordinatörü Melky Nahar, “Nikel ateşi hükümetin aklını kaçırmasına neden oluyor” diyor.

Adalar arası ulaşım

Adalar arası ulaşım, üç zaman dilimine yayılmış 1.700 adadan oluştuğu için Endonezya’nın kalkınmasının anahtarı.

Endonezya’nın başkenti Jakarta dünyanın en hızlı su altında kalan şehirlerinden biri olsa da, dünya koronavirüs pandemisinden kurtulmaya çalışırken, Devlet Başkanı Widodo 2022’de başkentin taşınmasına ilişkin bir yasayı imzaladığında kaşlar kalktı.

Çin dahil bazı ülkeler yeni şehre yatırım yapmaya ilgi gösterse de, şu ana kadar ‘somut’ bir şey yapılmadı.

Bağımsız bir düşünce kuruluşu olan Ekonomi ve Hukuk Çalışmaları Merkezi’nden (CELIOS) Nailul Huda, “Şimdiye kadar büyük küresel yatırımcıları Nusantara’ya yatırım yapmaya teşvik etmek zor oldu” diyor.

Devlet Başkanı, yatırımcı yanlısı bir iş kanunu çıkarmak da dahil olmak üzere çeşitli yöntemler denedi. Sivil toplum örgütleri bu kanunun işçi haklarını ihlal ettiğini söyledi.

Widodo, Ekim ayında iktidarı devredecek ve anlaşılan o ki Nusantara’nın inşasını mirası olarak görüyor.

Ancak hükümete bağlı Ulusal İnovasyon Araştırma Ajansı’nda (BRIN) siyasi araştırmacı olan Firman Noor, tam tersi imajını zedelendiğine inanıyor.

Noor, “Birçok açıdan Nusantara, demokratik değerlerin son 10 yılda kalkınma uğruna ve siyasi pratiklerle nasıl zayıflatıldığının bir yansıması” diyor.

Bu arada, yeni Devlet Başkanı Subianto, anneler ve çocuklar için bedava süt ve öğle yemeği gibi popülist politikalar vaat ederek oy kazanmaya çalıştı.

Uzmanlar, bu projelerin, görevden ayrılan devlet başkanın mega projeleri nedeniyle zaten zorlanan bütçeye yük getirebileceği konusunda uyarıyor.

Huda, “Ücretsiz öğle yemeği ve diğer bazı politikalar devlet bütçesini tüketerek, borçlanmaya yol açacak” diyor.

“Bir sonraki hükümetin politikaları da bu kadar pervasız olmaya devam ederse, dünyanın en büyük ekonomisi olma hayaline rağmen borcun 2029 yılına kadar ikiye katlanabileceğini düşünüyorum.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/dunyanin-en-buyuk-musluman-nufusuna-sahip-ulkesi-ilk-bes-ekonomi-arasina-girme-hedefine-ulasabilir-mi/feed/ 0
Haziran enflasyonu hariç memur ve emeklinin zam oranı belli oldu https://www.igdirhaber.com.tr/haziran-enflasyonu-haric-memur-ve-emeklinin-zam-orani-belli-oldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/haziran-enflasyonu-haric-memur-ve-emeklinin-zam-orani-belli-oldu/#respond Mon, 03 Jun 2024 18:49:00 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/haziran-enflasyonu-haric-memur-ve-emeklinin-zam-orani-belli-oldu/ TÜİK'in açıkladığı mayıs ayı enflasyon rakamlarına göre haziran enflasyonu hariç memur ve memur emeklisinin zam oranı yüzde 17,38, işçi ve Bağkur emeklisinin zam oranı ise yüzde 22,72 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mayıs ayına Escort Bayan ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) rakamlarını açıkladı. Buna göre, TÜFE'deki değişim 2024 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 3,37, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 22,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 75,45 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 62,51 olarak gerçekleşti.
 

Buna göre, TÜFE'deki değişim 2024 yılı Mayıs ayında Beylikdüzü Escort bir önceki aya göre yüzde 3,37, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 22,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 75,45 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 62,51 olarak gerçekleşti.

EN YÜKSEK ARTIŞ EĞİTİMDE

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 50,85 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 104,80 ile eğitim oldu.

İŞÇİ VE BAĞKUR EMEKLİ ZAM ORANI DA BELLİ OLDU

TÜİK'in açıkladığı mayıs ayı enflasyon İstanbul Escort rakamlarına göre haziran enflasyonu hariç memur ve memur emeklisinin zam oranı yüzde 17,38 olurken, işçi ve Bağkur emeklisinin zam oranı ise yüzde 22,72 oldu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/haziran-enflasyonu-haric-memur-ve-emeklinin-zam-orani-belli-oldu/feed/ 0
BDDK, Marin Yatırım Bankası, Aytemiz Yatırım Bankası ve Adil Katılım Bankası’na faaliyet izni verdi https://www.igdirhaber.com.tr/bddk-marin-yatirim-bankasi-aytemiz-yatirim-bankasi-ve-adil-katilim-bankasina-faaliyet-izni-verdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bddk-marin-yatirim-bankasi-aytemiz-yatirim-bankasi-ve-adil-katilim-bankasina-faaliyet-izni-verdi/#respond Sat, 25 May 2024 12:30:00 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/bddk-marin-yatirim-bankasi-aytemiz-yatirim-bankasi-ve-adil-katilim-bankasina-faaliyet-izni-verdi/ Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, 3 yeni bankanın kurulmasına onay verdi. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre Marin Yatırım Bankası AŞ, Aytemiz Yatırım Bankası AŞ ve Adil Katılım Bankası AŞ'ye faaliyet izni verildi.

BDDK, Marin Yatırım Bankası AŞ, Aytemiz Yatırım Bankası AŞ ve Adil Katılım Bankası AŞ'ye faaliyet izni verdi.

RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANDI

BDDK'nin söz konusu kararları bugün Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, BDDK, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 7'nci ve 8'inci maddeleri kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, kanunun 6'ncı maddesi uyarınca kurucu ortaklar Mehmet Koç, Sefa Koç, Noman Tekin, Meltem Süloğlu ve Yavuz Duranoğlu tarafından 1 milyar 500 milyon TL sermayeli "Marin Yatırım Bankası AŞ" ünvanlı, kurucu ortaklar Aytemiz Finansal Hizmetler AŞ, İsmail Aytemiz, Hüseyin Aytemiz, Ahmet Aytemiz ve Kerem Aytemiz tarafından 1 milyar 500 milyon TL sermayeli "Aytemiz Yatırım Bankası AŞ" ünvanlı kalkınma ve yatırım bankalarının kurulmasına izin verdi.

 

DİJİTAL KATILIM BANKASI KURULMASI ONAYLANDI

BDDK yine 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 7'nci ve 8'inci maddeleri kapsamında yapılan Deneme bonusu veren siteler inceleme ve değerlendirme neticesinde, kanunun 6'ncı maddesi uyarınca, Dijital Banka Yönetmeliğinde dijital bankalar için belirtilen faaliyet esaslarına uygun olarak faaliyet göstermek ve faaliyet izni başvurusunu bu çerçevede yapmak üzere, kurucu ortaklar Ali Emre Ballı, Murat Yönaç, Özberk Çetinkaya, Ali Paslı ve Fahri Akcan tarafından Türkiye'de 3 milyar TL kuruluş sermayeli "Adil Katılım Bankası AŞ" ünvanlı bir (dijital) katılım bankası kurulmasını da onayladı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bddk-marin-yatirim-bankasi-aytemiz-yatirim-bankasi-ve-adil-katilim-bankasina-faaliyet-izni-verdi/feed/ 0
Anka’nın Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam’ın Kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: Enflasyonla Mücadeleye Güven Giderek Azalıyor https://www.igdirhaber.com.tr/ankanin-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-enflasyonla-mucadeleye-guven-giderek-azaliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/ankanin-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-enflasyonla-mucadeleye-guven-giderek-azaliyor/#respond Sun, 12 May 2024 21:39:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7247 ERDAL SAĞLAM

Mayıs seçimlerinden sonra Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve yeni bir ekibin göreve gelmesi, enflasyonla mücadele konusunda umut yaratmıştı. Ancak Merkez Bankası’nın geçen haftaki faiz kararıyla, bu güvenin azalmaya başladığını söyleyebiliriz.

Son gelen ekonomik veriler ve enflasyon beklentileri bir faiz artışını daha zorunlu hale getirirken, Merkez Bankası geçtiğimiz hafta faiz artış kararı alamadı. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, aslında işlerin iyi gitmediği enflasyonla mücadelede zaaf ortaya çıktığı, dolaylı olarak anlatılıyordu. Ancak buna rağmen faiz kararı alamaması, seçimden sonrası için de önemli bir tedirginlik kaynağı oldu.

Piyasa oyuncuları ve bankacılarla, bu kararın ardından konuştuğumuzda, bu karardan sonra seçim sonrasının daha belirsiz hale geldiğini söylediler. Seçim sonrasında ekonominin gidişatı hakkında karar verebilmek için, “Nisan’da mevcut ekonomi yönetiminin göreve devam edip edemeyeceğinin belli olması gerektiğini” belirttiler. Bu kaygı seçim sonrası uygulanacak politikalar konusunda piyasalarda büyük bir belirsizlik olduğunu da ortaya koyuyor.

Ekonomi yönetiminin görevde kalacağı belli olsa bile, bunun sorunun çözülmesi için yetmeyeceğini eklediler. Bununla birlikte alınacak kararlarla bazı şartların da oluşması, piyasaların buna bakacağını söylediler. Bunlar arasında bütçe disiplini ve kamu harcamalarının kısılmasına ilişkin alınacak kararlar olduğu belirtilirken, bütçe gelirlerinden çok kamunun artık tasarrufa gidip gitmeyeceğinin uygulanacak politikalara güven açısından kilit olduğu belirtildi. Bu arada ekonomi yönetiminin çok üzerinde durmamasına rağmen, acı ilaç içeceği belli olan vatandaşın, “kendisi kemer sıkarken kamunun ve politikacıların tasarrufa gidip girmeyeceğine bakacağı” ifade edildi. Bu koşulun yerine gelmesi halinde halkın yeni alınacak sert tedbirlere ikna edilmesinin kolaylaşabileceği belirtildi.

VATANDAŞ VE YABANCI SERMAYENİN BAKIŞI

Bununla birlikte, seçimden sonra yabancı sermaye girişine kilit bir önem verildiğini hatırlatan bankacılar, dolayısıyla yabancı sermayenin tavrının seçimden sonra ne olacağının büyük önemli olduğu görüşündeler. Bunun için kur ve faiz seviyelerinin tatmin edici olması gerektiği açık. Dolayısıyla kapsamlı bir programın hazırlanıp piyasaların buna ikna edilmesi gerekecek.

Bununla birlikte ülke ekonomisi için asıl yararı dokunacak, üretim gücünü yükseltecek doğrudan yabancı sermaye girişlerinin gelişi ise daha ağır koşullara bağlı. Bu kapsamda Türkiye’nin Batı sermayesine ihtiyaç duyduğu, bunun için de Batı ile ilişkilerin geliştirilmesi gerektiği ortada. Bu kapsamda sadece alınacak ekonomik kararlar değil, kurumsal yapıyı güçlendirecek, hukuk sistemini iyileştirecek kapsamlı tedbirlere ihtiyaç var. Bu da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomiyle birlikte, siyaset ve dış politika alanlarında da ciddi tercihlerde bulunması gerekeceği gerçeğini ortaya çıkarıyor.

Tabi ki sadece yabancıların ekonomik gidişat için ikna olması yetmeyecek, hane halkı olarak adlandırılan, vatandaşların da ikna edilmesi, özellikle de TL’ye dönüş için artık güven duyacakları bir ortamın oluşturulması gerekecek. Yüksek politika faiz artışlarına rağmen TL mevduata bankaların hala düşük faiz vermesi, Merkez Bankası’nın bu konuda radikal adımlar atamaması, büyük bir sıkıntının yaşanmasına neden oluyor. Bu nedenle dövize olan talep hala devam ediyor, bu da TL yerine dövize eğilimin devam etmesine, döviz rezervlerinin son dönemde yeniden erimesine neden oluyor. Dolayısıyla özellikle küçük tasarrufçuya enflasyon ve politika faizinin üzerinde getiri sağlanamaması, bir yandan tasarrufçunun mağdur edilmesine neden olurken, öte yandan uygulanan sıkı para politikasına olan güvenin de azalmasını da beraberinde getiriyor.

Geçen hafta Merkez Bankası’nın gerektiği halde politika faizini artıramaması, siyasi otorite yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hala faiz konusunda gösterdiği direncin bir göstergesi olarak yorumlandı. Piyasalar bunu zaten biliyordu ama yeni ekonomi yönetiminin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı gerekenin yapılacağı konusunda ikna ettiklerini düşünüyorlardı. Dolayısıyla faiz artışı kararı verilmemesi, bu konuda piyasada oluşan umudun yitirilmesine neden oldu.

Bu nedenle de seçim sonrasına ilişkin tedirginliğin arttığı gördük. Eğer Mart ayında yapılacak faiz toplantısında Merkez Bankası faiz artışı kararı verirse, bu tedirginlik azalacaktır. Ancak görünen o ki; Merkez Bankası seçimlere kadar, gerekmesine rağmen, faiz kararı veremeyecek. Bu da gevşeyen para politikasının yaratacağı tahribatı iyice artıracak. Bu tahribat hem moral açıdan, hem de maddi anlamda faturanın büyümesi anlamına gelecek.

Enflasyonla mücadelenin faturasının daha çok dar ve sabit gelirlilere çıktığını düşünürsek; gereken kararların zamanında alınamaması nedeniyle ağırlaşacak fatura yoksullaşmanın daha da artmasını beraberinde getirecek diyebiliriz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyümeyi daraltacak, özellikle iş kesimini zor durumda bırakacak ekonomik kararlara karşı ne kadar dirençli olduğu biliniyor. O nedenle de mevcut yönetimin enflasyonla mücadelede kararlı bir tutum takınacağına ilişkin umutlar da, doğal olarak azalıyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ankanin-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-enflasyonla-mucadeleye-guven-giderek-azaliyor/feed/ 0
Fahiş fiyat artışı ve stokçular yapanlar şimdi yandı! Kanun teklifi komisyondan geçti https://www.igdirhaber.com.tr/fahis-fiyat-artisi-ve-stokcular-yapanlar-simdi-yandi-kanun-teklifi-komisyondan-gecti/ https://www.igdirhaber.com.tr/fahis-fiyat-artisi-ve-stokcular-yapanlar-simdi-yandi-kanun-teklifi-komisyondan-gecti/#respond Thu, 09 May 2024 16:20:00 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/fahis-fiyat-artisi-ve-stokcular-yapanlar-simdi-yandi-kanun-teklifi-komisyondan-gecti/ Piyasadaki fiyat dengesini fahiş artışlar ve stokçulukla bozanların cezalarının artırılmasını da içeren kanun teklifi, TBMM Komisyonu'nda kabul edildi. Teklife göre fahiş fiyat uyguladığı tespit edilen işletmelere verilen ceza 100 bin liradan 1 milyon liraya, stokçuluk yapanlara uygulanan ceza ise 1 milyon liradan 12 milyon liraya çıkarılacak.

Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk yaparak piyasa dengesini bozanlara karşı beklenen adım geldi. Söz konusu faaliyetlerde bulunanların cezalarını artıran kanun teklifi TBMM Komisyonu'nda kabul edildi.

KANUN TEKLİFİ NELERİ KAPSIYOR?
 

Teklifle, Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'unda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Kanun'un ekinde yer alan cetvellerde yer alan kadro unvanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla dolu kadrolarda derece değişikliği ile boş kadrolarda sınıf, unvan ve derece değişiklikleri Rekabet Kurulu kararıyla yapılacak.

Rekabet Kurulu, başlattığı soruşturmaları, soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara bildirecek. Kurul, bu bildirim yazısı ile birlikte iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi ilgili taraflara gönderecek. Böylece hem tarafların daha etkin savunma yapabilmesine olanak sağlanması hem de soruşturma süreçlerinin daha seri ilerlemesi amaçlanıyor.

Taraflara yazılı savunmalarını soruşturma raporunun tebliğinden itibaren 30 gün içinde Kurula konya escort bayan göndermeleri tebliğ edilecek. Haklı gerekçeler sunulması halinde bu süre bir kereye mahsus olmak üzere ve en çok bir katına kadar uzatılabilecek. Soruşturmayı yürütmekle görevlendirilenler, gelen yazılı savunmalar sonucunda soruşturma raporundaki görüşlerinde bir değişiklik olması halinde 15 gün içinde yazılı görüşlerini tüm Kurul üyeleri ile ilgili taraflara bildirecek. Taraflar 30 gün içinde bu görüşe cevap verebilecek.

ÜRÜN İHTİSAS BORSALARI

Teklifle, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nda değişiklik öngörülüyor.

Buna göre, ürün senetleri ve alivre sözleşmelere ilişkin işlemlerde, devir ile bedelin ödenmesi, alıcı ve satıcının diğer yükümlülüklerinin ürün ihtisas borsalarında alım satımına aracılık edenlerce veya takas ve saklama hizmeti aldıkları kuruluşlarca yerine getirilmesi, alım satımın tescili ve alım satıma ilişkin diğer hususlar yasa ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak ürün ihtisas borsası tarafından yürütülecek.

Fahiş fiyat artışı ve stokçular yapanlar şimdi yandı! Kanun teklifi Meclis'te kabul edildi

Ürün ihtisas borsasının veya ürün ihtisas borsası tarafından takas merkezi olarak yetkilendirilen kuruluşun takas işlemlerinde mali sorumluluğu, tesis edecekleri limitler dahilinde ve alınacak teminatlar ile garanti fonu varlıklarıyla sınırlı olacak.

Ürün ihtisas borsalarında gerçekleştirilen işlemlerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak ve zararların tazmini için alınacak teminatların ve oluşturulabilecek garanti fonunun kuruluşu, işletimi, kullanımı ve katılımcılarına ilişkin usul ve esaslar, Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Düzenlenen teminatlar ve garanti fonundaki varlıklar tevdi amaçları dışında kullanılamayacak, üçüncü kişilere devredilemeyecek, kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek, rehin edilemeyecek, iflas masasına dahil edilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacak.

Ürün senetleri ve alivre sözleşmelerin ürün ihtisas borsalarında alım satımına aracılık edilmesine, aracıların bursa escort bayan yetkilendirilmesi ile bu yetkinin askıya alınması ve iptaline, aracıların gözetim ve denetimine, ürün senetleri ve alivre sözleşmeler üzerindeki aracılık hizmetlerine dair diğer işlemlere müşterinin verdiği yetkiye bağlı olarak müşteri hesaplarındaki nakit alacak bakiyelerinin nemalandırılmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Sermaye Piyasası Kurulunun birlikte çıkaracağı yönetmeliklerle düzenlenecek.

LİSANSLI DEPOCULUKTA İDARİ PARA CEZALARI

Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu'nda değişiklik yapılarak, cezaların etkinliği ile caydırıcılığının artırılması amacıyla bazı fiillere yeni cezai yaptırımlar getiriliyor ve idari para cezaları artırılıyor.

Buna göre, lisanslı depoculuk ücret tarifesinde belirlenenin üzerinde veya ücret tarifesinde yer almayan hizmetler için ücret talep ve tahsil eden ya da ürün teslimi sırasında mevzuata aykırı şekilde ürün miktarından kesinti yapan, yasanın "teşhir" hükmüne aykırı hareket eden, ürün senedinin ilgili yönetmeliğinde düzenlenen içerik, şekil ve muhafaza şartlarına uymayan lisanslı depo işletmelerine 200 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası kesilecek.

Teslim yükümlülüğü düzenlenmiş ve iptal edilmemiş ürün senedinin temsil ettiği tarım ürününün tümü veya bir bölümü için başka bir ürün senedi düzenlenememesi, teslim yükümlülüğü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının uyarı ve idari tedbirlerine rağmen verilen sürede kanuna ve ilgili yönetmeliklere aykırı ya da eksik hususların giderilmemesinin de aralarında bulunduğu hükümlere aykırı hareket eden lisanslı depo işletmelerine 200 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.

Analiz ve sınıflandırma işlemi yapılmadan ürünün depoya kabul edilmesi veya depodan çıkarılması, tartım makbuzunun ilgili yönetmelikte belirlenen şartları taşımaması, alet ve ekipmanların kalibrasyonunun ya da periyodik kontrollerinin yapılmadan kullanılması, muhafaza marmaris escort bayan şartlarına uyulmaması nedeniyle ürünü temsil eden elektronik ürün senedinde belirtilen sınıf ve kalite ile depoda bulunan ürünlerin sınıf ve kalitesi arasında farklılık tespit edilmesi durumlarında, bu fiilleri gerçekleştiren lisanslı depo işletmelerine her bir aykırılık için 200 bin lira idari para cezası uygulanacak.

Şahit numune alınmaması ve ilgili yönetmelikte belirlenen süre boyunca saklanmaması, analiz ve sınıflandırma belgesinin ilgili yönetmelikte belirlenen şartları taşımaması, laboratuvarda yer alan alet ve ekipmanların kalibrasyonunun ya da periyodik kontrollerinin yapılmadan kullanılması, şahit numune ile bu numunenin temsil ettiği ürünün analiz ve sınıflandırma belgesinin farklı olması, analiz esnasında tutulan kayıtlardaki değerler ile analiz ve sınıflandırma belgesindeki değerlerin farklı olması durumlarında bu fiilleri gerçekleştiren yetkili sınıflandırıcılara her bir aykırılık için 200 bin lira idari para cezası kesilecek.

Yetkili sınıflandırıcılık ücret tarifesinde belirlenenin üzerinde veya ücret tarifesinde yer almayan hizmetler için ücret talep ve tahsil eden ya da ilgili hükme aykırı hareket eden yetkili sınıflandırıcılara 200 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.

İdari para cezalarının verilmesini gerektiren aykırılığın bir takvim yılı içinde tekrarı halinde her bir tekrar için bir önceki cezanın iki katı idari para cezası uygulanacak.

KAPALI PAZAR YERLERİNİN KULLANIMI

Yasa teklifiyle, Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da da değişiklik yapılması öngörülüyor.

Düzenlemeye göre, kapalı pazar yerlerindeki satış yerleri ve diğer yerlerin, pazarcılara yüksek fiyatlarla kiralanmasına neden olan sınırlı ayni hak yöntemiyle kiralama usulü kaldırılıyor. Pazar yerlerinde bulunan satış yerleri yalnızca tahsis usulüyle kullandırılarak pazarcıların maliyetlerinin azaltılması amaçlanıyor.

Teklifle, kapalı pazar yerlerindeki satış yerlerinin sınırlı ayni hak yöntemiyle pazarcılık mesleğinden olmayan diğer kişilere verilmesi sonucu pazarcıların maliyetlerinin artmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

3 Mayıs 2024'ten önce kapalı pazar yerlerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve kiracılık hakları, bu hakların kullanımı için öngörülen sürenin sonuna kadar geçerli olacak.

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan düzenlemeyle Kooperatifler Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, kooperatif ve üst kuruluşları yönetim kurulu üyelerinin, kooperatifin ticaret sicili kayıtlarını, finansal tablolarını, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporlarını, genel kurul toplantı evrakını, ortaklarının kimlik, iletişim, pay ve ödemelerine ilişkin bilgilerini Kooperatif Bilgi Sistemi'ne (KOOPBİS) aktarmaya yönelik geçiş sürecinin tamamlanamadığının tespit edilmesi halinde Ticaret Bakanlığınca birer yıl olmak üzere iki defa daha süre uzatımı yapılabilecek.

 

Bu süre sona erinceye kadar kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri ve memurları hakkında KOOPBİS yükümlülüğüne aykırı davranmalarına yönelik hükümler uygulanmayacak. Bu düzenleme, 26 Nisan 2024 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Kooperatiflerin ana sözleşmelerini intibak ettirmeleri için öngörülen süre, 2 yıl daha uzatılıyor.

PARA CEZALARI ARTIYOR

Fahiş fiyat uyguladığı tespit edilen işletmelere uygulanan ceza 100 bin liradan 1 milyon liraya, stokçuluk yapanlara uygulanan ceza ise 1 milyon liradan 12 milyon liraya çıkarılacak.

STOKÇLUĞA KAPATMA CEZASI

Stokçuluğu sürdüren işletmelerin bu suçu bir yılda 3 kez işlediği tespit edilirse 6 güne kadar kapatma cezası uygulanabilecek.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/fahis-fiyat-artisi-ve-stokcular-yapanlar-simdi-yandi-kanun-teklifi-komisyondan-gecti/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kayseri OSB İstişare Toplantısına Katıldı https://www.igdirhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-kayseri-osb-istisare-toplantisina-katildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-kayseri-osb-istisare-toplantisina-katildi/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:30:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6264 Kayseri Organize Sanayi Bölgesi tarafından düzenlenen istişare toplantısı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla gerçekleştirildi. Sanayici ve iş insanlarından oluşan yaklaşık 600 kişilik bir kalabalığa hitap eden Bakan Şimşek, ekonomi politikalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ahi Evran Konferans salonunda gerçekleştirilen istişare toplantısına; Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Bakan Yardımcısı Zekeriya Kaya, Kayseri protokolü, Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Yibur, Kayseri OSB Yönetim Kurulu Üyeleri Zafer Baktır, Nihat Bozkurt ve Nuri Çetinçağlar, Kayseri OSB Denetim Kurulu Üyeleri Mustafa Gengeç ve Mehmet Yusuf Sarıalp, Kayseri OSB Bölge Müdürü Abdulmenap Esko, sanayiciler ve davetliler katıldı.

İstişare toplantısının açılışında katılımcılara hitap eden Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, teveccüh göstererek toplantıyı onurlandıran Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e teşekkür ederek, Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde üstlendiği önemli görevinde başarılar diledi.

Başkan Yalçın konuşmasında, “Ülkemizin, dünyada yaşanan ekonomik gelişmelerin etkisi altında olduğu önemli bir gerçektir. Bununla beraber sanayicilerimizin üretim ve ihracat yapmakta zorlandıkları aşikardır. Yüksek enflasyon baskısı altında bulunan piyasaların dengeli bir ortama kavuşması beklenmektedir. Sanayicisi, tüccarı, çalışanı toplumun tüm kesimleri yaşanan zorlu sürecin farkındadır. Tünelin çıkış yönünde görünecek ışık beklenmektedir.” dedi.

Yalçın, “Bizler, Kayserili sanayiciler, üreticiler, tüccarlar olarak daima daha iyisine ve daha güzeline talip olduk. Cari açık değil, cari fazla veren bir il olduk. 2023 yılı İthalatı 1,6 milyar dolar olan Kayseri’nin ihracat rakamı ise 3,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu rakamlar Kayseri’nin, şehrimizin azminin göstergesidir. Ekonomik göstergelerde ne kadar dengesizlik oluşursa oluşsun, Kayseri üretmekten, yurt dışı piyasalara ürün satmaktan asla vazgeçmeyecektir.” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in önderliğinde güçlü bir şekilde yürüyen ekonomi yönetimine olan güvenlerinin tam olduğunu vurgulayan Başkan Yalçın, “Sizlere olan güvenimizle daha çok üretmeye, daha çok istihdam oluşturmaya ve daha çok ihracat yapmaya odaklanmış bulunmaktayız. Güzel günlerin uzak olmadığını biliyoruz. İhracatını kısa sürede 5 milyar doların üzerine çıkaran bir şehir olmak arzusundayız” diye konuştu.

Başkan Yalçın konuşmasında, Milli Muharip Uçak KAAN’ın ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirmesinden dolayı duyduğu mutluluğu da vurgulayarak, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, Türkiye Yüzyılı adımlarının artması temennisi ile KAAN’ın yapımında emeği geçen herkesi kutluyor ve hayırlı olsun diyorum.” şeklinde konuştu.

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın konuşmalarının ardından kürsüye gelen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın ve yönetimine misafirperverlikleri ve güzel organizasyon için teşekkür etti.

Bakan Şimşek, sunum eşliğinde yaklaşık 2 saat süren konuşmasında, katılımcılara Türkiye ekonomisinin genel durumu ve ekonomi politikalarına ilişkin bilgiler aktardı. İstişare toplantısı, Bakan Şimşek’in sunumunun ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-kayseri-osb-istisare-toplantisina-katildi/feed/ 0
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Eskişehir’deki Fabrikaları Ziyaret Etti https://www.igdirhaber.com.tr/tepebasi-belediye-baskani-ahmet-atac-eskisehirdeki-fabrikalari-ziyaret-etti/ https://www.igdirhaber.com.tr/tepebasi-belediye-baskani-ahmet-atac-eskisehirdeki-fabrikalari-ziyaret-etti/#respond Thu, 11 Apr 2024 21:36:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6194 Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Eskişehir’de faaliyet gösteren fabrikaları ziyaret etti. Fabrika çalışanları ile sohbet eden Başkan Ataç, “Eskişehir’de herkesin parmak ile gösterdiği, gıpta ile baktığı bir kent ortaya çıkardık. Sizlerin de destekleri ile bu istikrarlı gelişimin devam edeceğine yürekten inanıyorum, emin adımlarla yarınlara yürüyoruz” dedi.

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Eskişehir’de faaliyet gösteren fabrikaları ziyaret etmeye devam ediyor.

Başkan Ataç son olarak Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Baycan Elektrik, Yükseliş Makine ve ENTON A.Ş’yi ziyaret ederek firma yetkilileri ile bir araya geldi. Ziyaretlerinde üretim alanlarını da gezerek emekçilere çalışmalarında kolaylıklar dileyen Başkan Ataç, çalışanlar ile sohbet de etti.

Başkan Ataç, Baycan Elektrik fabrikasında Tepebaşı Belediyesi’nin Engelliler Montaj Atölyesi’nde aldıkları eğitimler sonucunda istihdam edilen özel bireyler ile de bir araya geldi. Başkan Ataç’a büyük ilgi gösteren özel bireyler, kendilerine yönelik çalışmalarından dolayı da teşekkürlerini iletti.

“HERKESİN PARMAK İLE GÖSTERDİĞİ BİR KENT”

Ataç, fabrika çalışanlarına şöyle seslendi:

“Emekleri kutsal işçi kardeşlerimiz ile bir arada olmaktan çok mutluyum. Ben 365 gün vatandaşlarımız ile iç içeyim. Kötü yönetilen ülke ekonomisi, her kesimden insanımızı zorluyor. Enflasyon vatandaşımızın belini büktü. Emekliler, esnaflar, evlenme hayali kuran gençlerimiz, memurlar, mutfağın idaresini üstlenen hanımlar, çiftçiler, siz işçi kardeşlerimiz… Bu ekonomik şartlar hepimizi daha kötüye götürmeye devam ediyor. Yoksulluk her geçen gün daha da derinleşiyor. Öte yandan bizler Eskişehir’de herkesin parmak ile gösterdiği, gıpta ile baktığı bir kent ortaya çıkardık. Sizlerin de destekleri ile bu istikrarlı gelişimin devam edeceğine yürekten inanıyorum, emin adımlarla yarınlara yürüyoruz.  Şehrimizde son 20 yılda çok önemli bir gelişim yaşandı ve hepimiz bu kentte yaşamaktan dolayı çok mutluyuz. Eskişehir’imizde çağdaş, Atatürk’ü seven, Cumhuriyet değerlerine bağlı biçimde yaşamaya devam etmek için sizlerin desteği her zaman çok önemli oldu. Bu birliktelik, kardeşlik ve gelişimi yine hep birlikte devam ettireceğiz. Yolumuz açık olsun.”

“NET BİR EKONOMİK SORUN VAR”

ENTON A.Ş fabrika ziyaretine katılan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da şunları söyledi:

“Türkiye’nin sorunlarını hepimiz somut olarak yaşıyoruz. Türk parası, ekonomisi doğru yönetilmediği için hepimiz sıkıntı yaşıyoruz. Bu yönetim anlayışıyla bunun aşılması mümkün değil. Seçimden sonra daha da kötü olacak, seçim nedeniyle bazı zamlar öteleniyor ve memura, işçiye avans kabilinde birtakım şeyler veriliyor. Bu yanlış uygulanan bir ekonominin batış sürecidir. Tek adam yönetimi canı ne istiyorsa yaptı ama doğru olmadığı anlaşıldı. Geçmiş dönemlerde hangi partiye oy verdiyseniz bu önemli değil. Önemli olan şu anda ülkemizin içinde olduğu durumun değerlendirilmesidir. İyi niyetle, inanarak bu hükümete oy vermiş olabilirsiniz. Ama 14 Mayıs’tan bu yana mazotun fiyatı 2 kat, dövizin fiyatı 1 buçuk kat arttı. Sizin geliriniz bu kadar artmadı. Bu kadar net bir ekonomik sorun var ve bunun tek sorumlusu bu ülkeyi tek başına yöneten tek adamdır. Seçimi kazanmış olabilir ama geldiğimiz nokta maalesef kötü. İşçi, memur, esnaf, sanayici, işçi, emekli, köylü memnun değil. Bizim belediyelerimizin ihalelerine alıcı gelmiyor, fiyat vermeye korkuyorlar. Çünkü bugün verdiğiniz fiyat 3 ay sonra aynı değil. Ekonomi durmuş durumdadır, bunun sorumlusuna 31 Mart’ta bir uyarı göstererek hesap sormak gerekir.”

Fabrika çalışanları, Başkan Ataç ve Başkan Kurt’a soru ve taleplerini iletti. Baycan Elektrik Genel Müdürü Engin Yılmaz, Yükseliş Makine Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kunduracı ve ENTON A.Ş Genel Müdürü Kerem Toprarlar da Başkan Ataç’a bilgiler aktarırken, ziyareti için de teşekkür etti. Başkan Ataç ise firma yetkililerine çalışmalarında başarılar diledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tepebasi-belediye-baskani-ahmet-atac-eskisehirdeki-fabrikalari-ziyaret-etti/feed/ 0
Döner Ustası AKP Adayıyla Diyalogu Anlattı https://www.igdirhaber.com.tr/doner-ustasi-akp-adayiyla-diyalogu-anlatti/ https://www.igdirhaber.com.tr/doner-ustasi-akp-adayiyla-diyalogu-anlatti/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:06:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5411 HABER-KAMERA: HAKAN KAYA

Alibeyköy’de AKP’nin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum ile yaşadığı diyalog ile gündeme gelen döner ustası Hasan Toksoy, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Yaşanan olayın ardından tebrik mesajları aldığını anlatan Toksoy, “Ekonomik olarak zaten batırdılar, zaten bitiğiz. Ben 5-10 sene önce maaşımla yaptığım işin bugün onda birini yapamıyorum. Maaşımla yaptığım alışverişin ya da yaşantının onda birini yapamıyorum. Onları dile getirdim. Türkiye’yi daha ileriye götürdüğünü söyledi ben de ileriye değil geriye götürdüklerini söyledim” diye konuştu.

AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, geçtiğimz günlerde Alibeyköy’de esnaf ziyareti gerçekleştirmiş, esnaflardan destek isteyen Kurum ile bir döner ustası arasında ekonomi üzerine yaşanan diyalog sosyal medyada gündem olmuştu.

“EKONOMİK OLARAK ZATEN BATIRDILAR, ZATEN BİTİĞİZ”

ANKA Haber Ajansı, Kurum ile diyalog yaşayan o dönerci ile konuştu. 33 senedir döner işiyle uğraştığını söyleyen Hasan Toksoy, Kurum ile yaşadığı diyalogu şöyle anlattı:

“Murat Kurum, Türkiye’yi nereden nereye getirdikleriyle ilgili bir şeyler söyledi. Bende bir yerden bir yere getiremediklerini, Türkiye’yi ekonomik olarak, siyasi olarak uçuruma sürüklediklerini, yani bugün bir vatandaş sokakta eğer ki AK Parti’yi eleştirirse hain olarak ya da cumhurbaşkanına hakaretten direkt cezaevine giriyor veya muhalefet yaparsa terörist olarak cezaevine giriyor. Ekonomik olarak zaten batırdılar, zaten bitiğiz. Ben 5-10 sene önce maaşımla yaptığım işi bugün onda birini yapamıyorum. Maaşımla yaptığım alışverişin ya da yaşantının onda birini yapamıyorum. Onları dile getirdim. Türkiye’yi daha ileriye götürdüğünü söyledi ben de ileriye değil geriye götürdüklerini söyledim. Mesela tramvaya biniyorum bugün tramvayın içindeki 100 insanın 10’u Türk değil. Dün Fatih tarafına gittim. Tramvaya bindim Yusufpaşa’dan bakıyorum sağıma, soluma tramvayın içindeki 100 insandan 10’u, 12’si anca Türk’tür. Direkt yabancı işgaline uğramış durumdayız şu an. Ülkeyi getirdikleri durum bu. Biz Türkiye’yi ileriye götürdük iddasında bulunuyorlar ama maalesef öyle değil.”

“YURT DIŞINDAN TEBRİK EDENLER BİLE OLDU”

Olayın sosyal medyaya yansıması üzerine tebrik mesajları aldığını anlatan Toksoy, “Yüzde 90  tebrik mesajları aldım. Yurt dışından beni arayanlar, tebrik edenler, hatta buraya gelip tebrik edenler oluyor. Ben çok bir şey yapmadım. Sadece eleştirdim. Demek ki halk bu kadar dolmuş ki, bu kadar içten bir patlama yaşıyor ki ama bunu korkudan veya çekinmeden veya başka bir şekilde dile getiremiyor. Dile getiremeyeyince ve bunu birileri dile getirince haliyle bu sefer de onu tebrik etme yoluna gidiyorlar” diye konuştu.

“HENÜZ BİR ŞEY YAŞAMADIM”

Olaydan sonra ‘acaba başıma bir şey gelir mi?’ diye çekinceler de yaşadığını belirten Toksoy, “Ama henüz bir şey yaşamadım. Bir çekingenliğim var. Çünkü daha önceki bu tür olaylarda konuşan veya bu tür olayları yaşayan kişilerin başına bazı şeylerin geldiğini biliyoruz. Tabi bunu televizyonlar yayınlamıyor. Sadece bunu sosyal medyadan görüyoruz. İyi ki sosyal medya var. Yapacak bir şey yok yani. Gelen baş üstüne.” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/doner-ustasi-akp-adayiyla-diyalogu-anlatti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “17. büyük ekonomi olduk, satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomi konumundayız” https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-17-buyuk-ekonomi-olduk-satin-alma-gucu-paritesine-gore-ise-11-buyuk-ekonomi-konumundayiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-17-buyuk-ekonomi-olduk-satin-alma-gucu-paritesine-gore-ise-11-buyuk-ekonomi-konumundayiz/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:30:33 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5080 Mersin’de konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “IMF’nin tahminlerine göre 17. büyük ekonomi olduk. Satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomi konumundayız. Daha da iyi noktaları inşallah kamuyla özel sektörde hep birlikte yürüyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘Mersin İş Dünyası Buluşması’ programında iş insanlarıyla bir araya geldi. Öncelikle bir küresel ekonomi, makro politikalarla ilgili kısa bir değerlendirme yapacağını belirterek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Daha sonra Mersin’le ilgili, Mersin ekonomisi, yatırımlarıyla ilgili değerlendirmelerim olacak. Gerek makro politikalarımızın oluşturulmasında ve kurgulanması gerekse her gün görevimize ilişkin yaptığımız çalışmalarda ilgili taraflarla bir araya gelmeye istişare etmeye büyük önem veriyoruz. On ikinci planımızda hazırlarken orta vadeli programımızı hazırlarken neredeyse tüm toplumsal kesimlerle katılımcı toplantılar icra ettik ve oradaki fikirler bize gerçekten çok önemli katkılar sunduk. Ortak akılla istişareyle, politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz. Hem planlamaya hem uygulamaya devam edeceğiz. Bunu özellikle belirtmek istiyorum. Küresel ekonomiye baktığımızda maalesef çok olumlu bir dönemden geçmiyoruz. Salgın sonrası dönem hala devam ediyor. Bir takım etkileriyle devam ediyor. Diğer taraftan jeopolitik maalesef birtakım gerginlikler, hadiseler, ekonomiyi de, dünya ekonomisini de etkiliyor. Ukrayna savaşından Orta Doğu’daki yaşanan gelişmelere varıncaya kadar. Bunların büyüme üzerinde, ekonomik aktivite üzerinde de etkileri var. Son 20 yıllık tarihsel ortalamalara baktığımızda dünya ekonomisi son 20 yılda ortalama 3,6 yıllık ortalama üç nokta altı bir büyüme kaydetti. Ancak geçen yıl itibariyle 3 civarına düştü. Önümüzdeki yıllarda da işte 3.1, 3.2 gibi beklentiler var. Dolayısıyla dünya ekonomisinin tarihi ortalamalarının altında bir büyüme seyri içinde olduğunu görmemiz lazım. Bu dünya ticaretini de etkiliyor. Geçmişte dünya ticareti genelde büyümeden daha fazla olurdu. Ancak gerek ekonomik büyümedeki bu ivme kaybı gerekse diğer birtakım faktörler, dünyada artan rekabet, özellikle batıyla uzak doğu arasındaki rekabet, bir takım siyasi gelişmelerle, korumacılığın daha bir arttığını, bölgesel ittifakların biraz daha ön plana çıktığını ve ticaretin eskisi kadar büyüme kaydetmediğini de görmemiz gerekiyor. Bu bu şartlar içindeyiz” şekline konuştu.

“Orta vadeli programdaki hedefimizi rahatlıkla yakalayabileceğimizi düşünüyoruz”

Konuşmasında devam eden Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim açımızdan en önemli hususlardan özellikle ihracatçı illerimiz açısından ihraç pazarlarımızdaki gelişmeler, büyümeler. Bu açıdan da baktığımızda geçen yıl Avrupa bizim tabii en önemli ihraç pazarımız. Avrupa’daki büyüme, dünya büyümesinin de oldukça altında. İşte yüzde 1’ler civarında, bazı ülkelerde sıfır büyüme, eksi büyüme gibi rakamlarla karşılaştık. Önümüzdeki dönemde de ihraç pazarlarımızdaki büyümenin yüzde iki, iki buçuk civarında olmasını bekliyoruz. Geçmişe göre bir miktar daha iyi ama tarihsel ortalamaların yine maalesef altında. Dolayısıyla dünyada zorlu koşulların olduğu, rekabetin arttığı bir dönemdeyiz bunu hep birlikte görmemiz, analiz etmemiz ve buna göre politikalar geliştirmemiz gerekiyor. Türkiye’deki makro ekonomik politikalara baktığımızda ise kısaca özetlerken büyüme tarafında oldukça iyi bir performansımızdır. Pandeminin etkilerinin yoğun olarak yaşandığı 2020, 2022 döneminde dünya ekonomisi bu 3 yıllık dönemde sadece yüzde 7 büyürken Türkiye ekonomisi yüzde 20 büyümeyi gerçekleştirdi. Tüm milletin olarak önemli bir performans sergiledi. İhracatımıza istihdamız arttı. Geçen yılın büyümesi henüz tam çıkmış değil. 3 çeyreklik büyümeyi biliyoruz ancak 4’üncü çeyrek biliyorsunuz bu ayın sonunda istatistik kurulumuz tarafından ilan edilecek. 2023 yılının büyümesini hep birlikte görmüş olacağız. İlk 3 çeyreklik dönemde Türkiye ekonomisi yüzde 4.7 bir büyüme kaydetti. Son 20 yıllık yine performansımıza baktığımızda yıllık ortalama yüzde 5.4 büyüme kaydetmişiz. Geçen yılki geçen yıl büyümemizin orta vadeli programa göre 4.4 olmasını öngörüyoruz. Son çeyrekte yüzde 3.7 bir büyüme kaybetmemiz bu hedefi gerçekleştirmemize yetecek. Onu hep birlikte göreceğiz. Ama biz orta vadeli programdaki hedefimizi rahatlıkla yakalayabileceğimizi düşünüyoruz. Önce birtakım göstergelerde. Büyümemiz iyi gidiyor. Dünya şartlarını da dikkate aldığımızda yine dünya büyümesinin üzerinde bir büyüme performansı sergiliyoruz. Bu olumlu bir durum.”

“17’nci büyük ekonomi olduk”

Türkiye’nin ekonomik durumu ile ilgili bilgi veren Yılmaz, “IMF’nin tahminlerine göre 17’nci büyük ekonomi olduk. Satın alma gücü paritesine göre ise 11’inci büyük ekonomi konumundayız. Daha da iyi noktaları inşallah kamuyla özel sektörde hep birlikte yürüyeceğiz. Bir taraftan büyümemizi, istihdamımızı sürdürmeye çalışırken diğer taraftan enflasyonla mücadele ediyoruz. Enflasyonu düşürmek için kararlı bir şekilde ilan ettiğimiz politikaları hayata geçiriyoruz. Para politikamızı güncelledik. Maliye politikamızla kara politikalarımızı bir bütünlük içinde hayata geçiriyoruz. Diğer taraftan önümüzdeki dönem yapısal reformlara yoğunlaşacağız. Verimliliği arttırıcı rekabet gücünü arttırıcı, yapısal reformlarla programımızı çok boyutlu değişik unsurlardan oluşan programımızı hayata geçirmeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da bu programa verdiği güçlü siyasi destek son derece önemli. Dünyanın en iyi planlı programını da hazırlasanız arkasında güçlü bir siyasi irade yoksa bir anlam ifade etmez, raflarda bir doküman olarak kalır. Sayın Cumhurbaşkanımız özellikle orta vadeli programı bizzat ilan ederek toplumla paylaşarak çeşitli vesilelerle bunun arkasındaki siyasi desteğini ortaya koyarak bizlere büyük bir güç veriyor. Plan altında enflasyonumuz gerçekleşti. Bu yılın Ocak ayında bir miktar yüksek geldi enflasyon. Bunu da geçici bir durum olarak görüyoruz. Genelde Ocak ayında yıllık fiyat ayarlamaları yapılır malum. Bir takım ücret fiyat ayarlamaları da yapıldığı için bunun bir etkisi var. Önümüzdeki aylarda giderek bunun ivme kaybettiğini aylık fazla göreceğiz. Yıllık etkisini ise 2024’ün ortalarından itibaren daha net bir şekilde görmüş olacağız. Program etkisini, yıldız etkisini yıllık bazda yansımasını net bir şekilde görmüş olacağız. Kararlı bir şekilde mücadelemiz sürüyor. Tabii ki bunu yaparken restorasyona da düşmek istemiyoruz. Dünyanın da problemi bu. 2025’te bunun etkileri çok daha net ortaya çıkacak. Yüzde 15’ler civarında orta vade programımızda öngördüğümüz enflasyon 2026’da ise yeniden tek haneli rakamları yakalayacağız . Bunun planını, programına yol haritasını ortaya koymuş durumdayız. Adım adım hedefimize gideceğiz. Bu bir süreç. Bir günde hemen çok kısa vadede beklememek gerekir. Adım adım bu sonuçları elde edeceğiz ve hep birlikte bunları göreceğiz” ifadelerini kullandı.

“2024 yılına iyi başladık”

Cari işlemlerin temel sorun olduğuna da dikkat çeken Yılmaz, “Aslında cumhuriyet tarihi boyunca baktığımızda kalkınmamız yönündeki en büyük tarzlardan bir cari açıkla çalışır. Malum enerjiye bağımlı bir ülkeye ithal ediyoruz. Ama başka bir takım tedbirlerle hem enerji sektöründeki politikalarımızda hem de genel olarak döviz kazandırdığı faaliyetleri teşvik ederek bu yapısal sorunumuzun da üstesinden gelme gayreti içindeyiz. Orta vadeli programımızı yaparken bunu en temel meselelerden biri olarak ortaya koyduk. Yılın geçen yılın ikinci yarışında bu yönde olumlu sonuçlar almaya başladık. Yıl ortasında 60 milyar dolarlar seviyesinde çıkan cari açığımız yıl sonu itibariyle 45.2 milyar gibi bir rakama geriledi. Bu gerilemenin devam edeceğini düşünüyoruz. Burada tabii ihracatçılarımıza ben tebriklerimi iletmek istiyorum. Şükranlarımı sunmak istiyorum. Bu sonucun elde edilmesinde ihracatçılarımız ve turizmcilerimizin çok ciddi katkısı var. Turizm gelirlerimizde 54. 3 milyarı yakaladık. Bu yıl hedefimiz 60 milyon turist, 60 milyar dolar turizm geliri. Bu da cari açığımıza ciddi katkılar sunacak. Portföy yatırımlarında yine olumlu bir gelişme görüyoruz. 2022’yılında 13,7 milyar dolar çıkış varken 2023’te nette 8,34 milyar dolar değerinde bir giriş gerçekleştiğini görüyoruz. Dünyadaki konjonktüre de baktığımızda özellikle yılın ikinci yarışında gelişmiş ülkelerin para politika değişimle de birlikte gelişmekte olan ülkelere dönük sermaye hareketlerinin artması bekleniyor. Uluslararası kurumlar da bunu bekliyorlar. İnşallah izlediğimiz politikalarla Türkiye bu artan sermaye hareketinden hak ettiği payı alacaktır. Dış ticaretimizden, ihracatımızda baktığımız zaman yine tarihi bir seviyeyi yakaladık. Bu orta vadeli programdaki tahminimizin bir miktar üstünde.2024 yılına da ocak ayında iyi başladık. İhracatımız 3.6 bir artış gösterdi. İthalatımız ise yüzde 22 oranında bir azalış gösterdi. Buda cari işlemler dengemize ticaret kanalıyla önemli bir katkı oluştuğunu gösteriyor. Merkez Bankamızın rezervleri güçleniyor. Yine geçtiğimiz Mayıs ayında 98 milyar dolarlara kadar düşmüştü. 145 milyar dolarlara kadar yükseldi. Son dönemde bir düşüş var. Yine de 135 milyar dolar seviyelerini koruyor. Burada bu konuları mevzuattaki çözülmenin özellikle ocakta yoğun olmasının bir miktar etkisi var. Ama rezervlerimizi biz güçlendirmeye önümüzdeki süreçte de devam edeceğiz. Kur korumalı mevzuatta ciddi bir çözülme var gerçekten. Rakamlarda da bunu görüyoruz. O günün ihtiyaçlarına göre yapıldı. 9 Şubat’tan itibaren rakamları söyleyebilirim. 2 trilyon 368 milyar TL’ye kadar geriledi” diye kaydetti.

“Mersin’in ihracatta ciddi bir ivme yakaladığını görüyoruz”

Mersin’in ihracat açısından tebrik ve teşekkür ettikleri bir il olduğuna değinen Yılmaz, “Mersin’in ihracatta ciddi bir ivme yakaladığını görüyoruz. Bendeki rakamlara göre 2018 yılında 2.8 milyar dolarken 2023 yılında 7.7 milyar dolara yükselmiş durumda. Çok ciddi bir yükseliş. Hele hele az önce saydım şartların yaşandığı bir ortamda. İhracatımızın öncü illerinden biri sürükleyici illerinden biri olduğunu Mersin rakamlarla ortaya koymuş durumda. Tebrik ediyoruz gerçekten. Önümüzdeki dönemde de inşallah yeni politikalarımızın öncü illerinden biri olmaya merhum devam edecek. Bu bölgemiz Mersin, Adana ekseninde baktığımızda lojistik anlamda da çok ciddi avantajlara sahip bir bölge. Rekabet potansiyeli çok yüksek. Bu bölgeyi bu anlamda önümüzdeki dönemde daha fazla değerlendireceğiz lojistik imkanlarını daha da ileriye taşımak için bir gayret içinde olacağız. Bu da ülkemizin ihracat performansını daha üst noktalara taşınacak diye inanıyoruz. Bu kapsamda yıllardır heyecanla yapımı beklenen Çeşmeli, Erdemli, Lifke, Taşucu, Ortayolu Projesi’ni hayata üzere çalışmalara başladık. Bu otoyol önemli bir farklılık oluşturacak bölgemiz için. Yine en öne çıkan projelerden biri. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren projesi. Bunun hayata geçmesiyle 6 saat 23 dakika olan seyahat süresini 2 saat 15 dakikaya düşürecek. İşte bu projeler bölgemizin kendisini değiştirecek. Yine Doğu Akdeniz bölgesi en stratejik bölgelerden biri. Buranın orta Doğu ve Orta Asya ülkelerine çıkış kapısı olmasının ve ihracat imkanlarının gelişmesi için yeni liman inşası konusu üzerinde de çalışmalar yapıyoruz. Bir yandan kalkınma yolu dediğimiz Basra körfezine kadar inen Irak’ı boydan boya geçen çok stratejik bir proje üzerinde çalışıyoruz. Bunun da tabii limanlarımıza entegrasyonu bu bölgemiz için de yeni açılımlar ve yeni fırsatlar oluşturacaktır diye inanıyoruz. Hava yolu alanında da nihayet Çukurova Bölgesel Uluslararası Havalimanı’mız tamamlandı diyebiliriz. Artık gün sayıyoruz açılışı için. Bu havalimanımızın devreye girmesinde, havayolu anlamında da bölgemiz farklı bir üstünlük kazanmış olacak. Merkezi idare olarak toplam 98 milyar liralık son 20 yılda yatırım gerçekleştirmişiz. Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz inşallah” diye konuştu.

“Kurla ilgili hükümet olarak ne bir tahminimiz var ne de bir hedefimiz var”

Döviz kurlarıyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Yılmaz, “Kurla ilgili şunu ifade etmek isterim. Biz serbest kur rejimi uyguluyoruz. Dolayısıyla kurla ilgili hükümet olarak ne bir tahminimiz var ne de bir hedefimiz var. Serbest piyasa da oluşur diyoruz kur. Sadece Merkez Bankamız kanundan da gelen yetki ve sorumlukla spekülatif hareketliliklere müdahale ediyor. Piyasa bozucu bir takım faaliyetler olduğu zaman bunun önüne geçmek için çaba sarf ediyor elindeki araçlarla. Bunun ötesinde kur piyasa da belirlenir diyoruz. Arz ve taleple belirlenir diyoruz. Ama son dönemlerde hepiniz yaşayarak görüyorsunuz ciddi bir istikrar oluşmuş durumda. Kurdaki hareketliliği değerlendirirken nominal ve reel kuru ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Enflasyonun olduğu bir ortam da nominal kurun belli bir oranda artışı normal karşılanmalı. Real anlamda baktığımız da son dönemde TL’nin bir miktar değer kazandığını görüyoruz. Bunu da tespit etmemiz lazım. Biz şunu düşünüyoruz. İhracatın artışında asıl belirleyici olan dış pazarlardaki talep. Talep geliştikçe, yeni pazarlara girildikçe ihracatçılarımızı farklı desteklerle destekledikçe kurdaki gelişmeler ne olursa olsun ihracatımızı arttıracağımıza inanıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. – MERSİN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-17-buyuk-ekonomi-olduk-satin-alma-gucu-paritesine-gore-ise-11-buyuk-ekonomi-konumundayiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Diyarbakır’da kanaat önderleriyle bir araya geldi Açıklaması https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-diyarbakirda-kanaat-onderleriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-diyarbakirda-kanaat-onderleriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:57:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4698 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Burada yatırım ortamı farklılaştı son yıllarda. Niçin arttı bu turistler; İşte huzur güven ortamı sebebiyle. Yeni yeni yatırımlar yapılıyor, organize sanayi bölgeleri büyüyor, ticaret ve ihracat artıyor. Bunlar bu huzur güven ortamının sonuçları.” dedi.

Cevdet Yılmaz, bir otelde kanaat önderlerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, siyasetlerinin özünde milletin olduğunu, her gittikleri yerde iş dünyası ve kanaat önderleriyle bir araya gelip fikirlerini dinlediklerini söyledi.

Hükümet olarak ekonomi konusunda son derece kararlı, planlı, programlı bir takım adımlar attıklarını anlatan Yılmaz, kalkınma planını adım adım hayata geçirdiklerini belirtti.

Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceklerini, ekonomide programların adım adım sonuçlarını verdikçe daha güçlü şekilde yollarına devam edeceklerini kaydeden Yılmaz, ekonominin insan için olduğunu dile getirdi.

Yılmaz, şöyle konuştu:

“2023 yılını rekor seviyede bir istihdamla kapattık. Aralık ayı işsizlik oranı yüzde 8.8’e kadar geriledi. Biz orta vadeli programda yıl boyu 10.1 olur diye düşünüyorduk. Ama şimdi son ay bu veri ile tek haneli kapattığımız kesinleşti. Onun yıllık hesabının yapılması biraz zaman alıyor ama aylık bazdaki rakamlara baktığımızda 2023 yılını tek haneli işsizlik oranıyla kapattığımız kesinleşti diyebiliriz. Artık 32 milyonu aşkın çalışanı olan bir ülke konumundayız. İnşallah bunu da istihdam dostu politikalarımızla çok daha ilerilere taşıyacağız.”

Geçen yıl ihracatı rekor bir rakamla kapattıklarını anımsatan Yılmaz, ihracatçıların gösterdiği bu performansın takdiri hak ettiğini bildirdi.

Turizmde de Türkiye’nin çok ciddi performans sergilediğine dikkati çeken Yılmaz, bu yıl da turizm konusunda hedefleri adım adım gerçekleştireceklerini belirtti.

Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Temel meselemiz enflasyon. Vatandaşımızın sorunu bizim de sorunumuz. Dolayısıyla bu konuda da büyük bir gayret içindeyiz. Bir taraftan Merkez Bankamızın politikaları, bir taraftan maliye politikalarımız, diğer taraftan yapısal reform dediğimiz Türkiye’de kurumsal ve piyasaların verimliliğini, rekabet gücünü arttırıcı değişimlerle inşallah bunu da adım adım çözeceğiz. Özellikle bu yılın ortasından sonra enflasyonda belirgin düşüşleri hep birlikte göreceğiz inşallah. Bu tahminlerimizi hep birlikte yapıyoruz, arkadaşlarımızla bir ekip olarak bu gayretimizi, enflasyonla mücadelemizi sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle, siyasi iradesiyle, programımıza verdiği destekle bu süreci adım adım gerçekleştiriyoruz.”

“2025’ten itibaren daha rahat bir döneme inşallah geçiş yapacağız”

Tarihin en büyük afetini yaşadıklarını, bu afetin en gelişmiş ülkede dahi olsa ekonomilerini büyük oranda etkileyebilecek ölçekte olduğunu vurgulayan Yılmaz, depremin yaralarını sardıklarını aktardı.

Yılmaz, şöyle devam etti:

“Geçen yıl önemli harcamalar yaptık. Bu sene de sadece depremin yaralarını sarmak ve şehirlerimizi bu afetlere hazırlamak için 1 trilyon liranın üzerinde bir kaynağı bütçemize koymuş durumdayız. Daha üzerinden 1 yıl geçti depremin, Sayın Cumhurbaşkanımız bazı illerde deprem konutlarını dağıtmaya başladı, kura çekimlerine iştirak etti. Diyarbakır’da da 1300’ün üzerinde tamamlanmış konutumuzu teslim edeceğiz. Daha sonra hak sahiplerine peyderpey bu teslimler yapılacak. Sadece konutlardan ibaret değil harcamalarımız. Bir taraftan kalıcı konutlar yapıyoruz diğer taraftan alt yapıyı tamir ediyoruz. Deprem bölgesindeki illerimizin ekonomik ve sosyal kalkınması için gayret ediyoruz. Bu yönde de çeşitli teşvikler, programlar, çalışmalar yürütüyoruz, yürütmeye devam edeceğiz. 2024 bu anlamda en yoğun dönemimiz. 2025’ten itibaren daha rahat bir döneme inşallah geçiş yapacağız.

Enflasyonda da yüzde 15’ler civarında bir seviye şu anda tahmin ediyoruz. 2026’da ise tek haneli rakamlara Allah’ın izniyle hep birlikte tekrar ulaşacağız. Niye hemen yapmıyorsunuz diye bir soru gelebilir aklınıza. Bir anda niye düşmesin diye düşünebilirsiniz. Birçok denge var. Sadece buna odaklansanız çok kısa sürede de düşebilir belki ama bunun maliyeti çok büyük olur. Büyüme, istihdam, sosyal dengeler üzerinde maliyetleri olur. Dolayısıyla biz niçin daha aşamalı bir şekilde gidiyoruz? Bütün dengeleri gözeterek. Bir taraftan enflasyonu düşüreceğiz ama bir taraftan da büyümemizi, istihdamımızı sürdürme, çeşitli sosyal kesimleri destekleme, bu enflasyon karşısında alım güçlerindeki erimeyi engelleme, bütün bu çabaları bir arada sürdürmek durumundayız. Bunun getirdiği bir yol haritası var. Bunu adım adım uyguluyoruz. Enflasyonun özellikle geniş toplumsal kesimler üzerindeki etkilerini en aza indirmek için gayret ediyoruz. Dar gelirli, ücretli kesimlere dönük elimizdeki tüm imkanları, yaşadığımız depreme rağmen, çevremizdeki jeopolitik gerginliklere rağmen, terörle mücadele ve başka konulardaki sıkıntılara rağmen her türlü imkanımızı da bu anlamda değerlendiriyoruz. Değerlendirmeye de devam edeceğiz.”

Son dönemde Aile ve Gençlik Fonu kurduklarını, bunu da ilk olarak deprem bölgesinde uygulayacaklarını anımsatan Yılmaz, daha sonra tüm Türkiye’ye yaygınlaştıracaklarını söyledi.

“Ekonominin de temeli siyasi istikrardır”

Geçen yıl yapılan seçime değinen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Genel itibariyle baktığımızda gerçekten iftihar edeceğimiz bir seçim süreci yaşadık. Çok da yüksek bir katılım oranı gördük. Meclis’te Cumhur İttifakı’na çok güçlü bir destek, net bir destek verilmiş oldu. Bununla birlikte siyasi belirsizlikler azaldı, güven ve istikrar, siyasi istikrar pekişmiş oldu. Öngörülebilirlik de artmış oldu. Ekonominin de temeli siyasi istikrardır. Siyasi istikrarın olmadığı, güven veren politikaların olmadığı yerde ekonomik sorunlar da çözülmez, tam tersine daha da ağırlaşır. Ama çok şükür halkımız bu güveni ortaya koydu ve şu anda adım adım dünyanın şartlarına rağmen Türkiye güçlü politikalarıyla yoluna devam ediyor. Demokraside reformlar yaptık. Temel hak ve hürriyetleri genişlettik. Vatandaşımızın daha özgür bir ortamda hayatını devam ettirecek şartlar oluşturduk. Bir taraftan da Türkiye’yi her alanda, savunma, sanayi başta olmak üzere farklı bir noktaya taşıdık. Sağlıkta, ulaşımda bir devrim yaşandı, birçok alanda Türkiye gerçekten çok farklı bir noktaya gelmiş durumda. İnşallah önümüzdeki dönem yeni hamlelerle buna devam edeceğiz.”

Yılmaz, huzur ve güven ortamının çok kıymetli olduğunu, huzurun ve güvenin olmadığı yerde ekonomik gelişmenin olamayacağını, temel hak ve hürriyetleri insanların kullanamayacağını dile getirdi.

Özellikle bölge ve Diyarbakır’da uzun yıllar terörün acısını yaşadıklarını, terör nedeniyle büyük maliyetler ödendiğini aktaran Yılmaz, tüm Türkiye olarak bunun maliyetini ödediklerini ama bölgede yaşayan insanların çok daha ağır bir faturasını ödediğini belirtti.

“Bugün Diyarbakır ekonomik olarak belki çok farklı bir yerde olacaktı. Terörün iki türlü zararı var. Bir doğrudan zarar yani yaptığı şiddet ve terör eylemleriyle cana, mala getirdiği zarar var. Bir de ekonomik ve sosyal açıdan bir bölgeye verdiği dolaylı zararlar var. Terör nedeniyle gelmeyen turist, doktor, mühendis, yaylasına gidip hayvancılık yapamayan insan, yatırım yapmayan yatırımcı. Tam aksine sermayesini buradan alıp başka yerlere götüren insanlar. Bütün bunlar terörün dolaylı maliyetleri ve gerçekten çok büyük dolaylı maliyetler ödedi bu bölgemiz. Hem nitelikli insan gücünü hem sermayesini kaybetti.” ifadelerini kullanan Yılmaz, ama şimdi farklı bir ortamda bulunduklarını bildirdi.

Huzur ve güven ortamı içerisinde bulunduklarını, çok etkili ve kararlı politikalarla terörle mücadele ettiklerini vurgulayan Yılmaz, sınırların içinde ve dışında vatandaşın huzuru için her türlü gayreti sarf ettiklerini bildirdi.

“81 ilimizi aynı eşit mesafede görerek hizmet etmeye devam edeceğiz”

Yılmaz, bu mücadelede şehit olanlara Allah’tan rahmet, gazilere şükranlarını sunduğunu dile getirerek, onların fedakarlıkları sayesinde bugün huzur ortamında yaşadıklarını, demokratik ortamda haklarını kullandıklarını anlattı.

Terörün ortadan kalkmasının en büyük faydasının bölgeye olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şunları dile getirdi:

“Burada yatırım ortamı farklılaştı son yıllarda. Niçin arttı bu turistler; İşte huzur güven ortamı sebebiyle. Yeni yeni yatırımlar yapılıyor, organize sanayi bölgeleri büyüyor, ticaret ve ihracat artıyor. Bunlar bu huzur güven ortamının sonuçları. Henüz tam da görmüş değiliz. Şundan dolayı tam görmüyoruz. Terörün olumsuz etkileri daha kısa süreli çıkıyor ortaya. Yani gelip yakıp yıktıklarında bir yeri hemen bunun zararı çok hızlı çıkıyor. Ama terörün ortadan kalkması sonrası rehabilitasyon diyebileceğimiz süreç zaman alıyor. Yeniden o güvenin oluşması, sonuçlarının ortaya çıkması biraz zaman alıyor. Göreceksiniz önümüzdeki yıllarda bu huzur güven ortamıyla çok daha farklı bir noktaya ekonomik ve sosyal olarak bölgemiz gelmiş olacak. Biz de kararlı şekilde devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Diyarbakır’a, bölgeye hiçbir ayrım gözetmeksizin, 81 ilimizi aynı eşit mesafede görerek hizmet etmeye devam edeceğiz. Gerçekten bu bölgeye emek veren, alın teri döken halk hizmetine koşan herkese müteşekkiriz. Bu anlayışla devam edeceğiz.”

Yerel seçimlerde de aynı anlayışla hareket edeceklerini aktaran Yılmaz, gerçek belediyecilikten yana olduklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:

“Türkiye Yüzyılı diyoruz. Bu Diyarbakır’ın da yüzyılı. Neden Silvan Barajı bittiği zaman tarımda muazzam bir üretim patlamasının olduğu bir Diyarbakır’dan bahsetmeyelim, bunlarla birlikte sanayisi hızla gelişen değişik alanlarda madencilikte başka çok daha katma değeri yüksek bir sanayi inşa eden bir Diyarbakır olmasın? Gençlerimize daha fazla iş imkanları, girişimcilik imkanları sunan bir Diyarbakır olmasın? Bu gayet mümkün. Son dönemlerde yapılan hizmetler de bunun gayet mümkün olduğunu, kaynaklar doğru kullanılırsa nelerin yapılabileceğini gayet güzel gösteriyor. Birtakım ideolojik çevrelerin gerçeklikten kopuk algıları zihnimize nakşetmesine müsaade etmememiz, algılara değil hakikate bakmamız lazım. Hakikat neyse sözlere değil davranışlara bakmak lazım, yapılana bakmak lazım. Her türlü şiddete müsamaha gösterirken barış kelimesini kullanmasının en hafif deyimiyle samimiyetsizlik olduğunu görmemiz lazım. Hizmet, diyenin hizmetleri bir taraftan baltalarken bundan bahsetmesini hiçbir şekilde doğru olmadığını görmemiz lazım. Diyarbakır’ın ihtiyacı olan enerjisini boşa sarf etmek değil, ideolojik çatışmalarla zaman geçirmek değildir. Diyarbakır’ı daha iyi yerlerde görmek istiyoruz. Daha kalkınmış, gelişmiş ve imkanlar sunan Diyarbakır istiyoruz. Bunu yaptığımızda inanın sadece Diyarbakır değil, çevresi de daha geniş coğrafyalarda çok olumlu etkilenecektir.”

Diyarbakır-Erbil uçuşlarına değinen Yılmaz, uçuşların haftada 3 gün yapılacağını bildirdi.

“Yerel seçimlerin huzur ortamında, demokratik olgunluk içinde tamamlanmasını diliyorum”

Cevdet Yılmaz, her zaman Diyarbakır’ın yanında olduklarını anlatarak, “Bütün hizmetlerde, projelerde yanınızdayız. Merkezi idare olarak yapmamız gereken ne varsa hiçbir zaman şuna bakmadık biz, ‘Bize oy verilmiş, verilmemiş’ diye. Bütün gücümüzle Diyarbakır’a hizmet etmeye çalıştık. Önümüzdeki dönemde de inşallah Halis Bey’in başkanlığında ilçe belediyeleriyle vatandaşımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Şimdiden yerel seçimlerin hayırlı olmasını diliyorum. Huzur ortamında, demokratik olgunluk içinde tamamlanmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Toplantıya, Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Suna Kepolu Ataman ve Mehmet Sait Yaz, Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden ve kanaat önderleri katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-diyarbakirda-kanaat-onderleriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/feed/ 0
Türkiye-Macaristan ikili ticareti 4 milyar dolara çıktı https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-macaristan-ikili-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-macaristan-ikili-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:48:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4093 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Macaristan arasındaki ikili ticaretin 4 milyar dolara çıktığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Macaristan Başbakanı Victor Orban’ın ortaya koydukları yıllık 6 milyar dolar ticaret hedefine kısa sürede ulaşılacağını bildirdi.

Türkiye-Macaristan Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu (ETOK/JETCO) 1. Dönem Toplantısı’na ilişkin protokol, Bakan Bolat ile Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto tarafından imzalandı.

Bolat, Bakanlıktaki imza töreninde, 18 Aralık 2023’te Budapeşte’de gerçekleştirilen Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nda bu ülkeyle stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerin geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini hatırlattı.

“Türkiye-Macaristan Kültür Yılı”nın açılış töreninin gerçekleştirildiğini ifade eden Bolat, 2025’in iki ülkenin liderlerince “Ortak Bilim ve İnovasyon Yılı” ilan edildiğini söyledi.

Ülkeler arasında Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu’nun 2022 yılında kurulduğunu dile getiren Bolat, “Amacımız, ekonomik yatırım ve ticari ilişkilerimizi daha da derinleştirmek ve ilerletmek. Bu anlamda ele alınacak ve kararlaştırılacak mekanizmalar JETCO toplantılarında belirlenecektir.” dedi.

“İkili ticaretimizi 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz”

Bolat, imzalanan mutabakat zaptında ikili ilişkilerden karşılıklı yatırımlara, teknolojiden enerji alanına, ticaretten sanayiye ve özel sektörler arasındaki işbirliğine kadar birçok konunun yer aldığını ifade etti.

Söz konusu toplantının, Macaristan ile ekonomik ilişkileri daha da geliştirmek için yeni fırsatlar doğuracağına inandığını belirten Bolat, “Mutabakat zaptında yer alan işbirliği konularında atılacak somut adımları da düzenli şekilde takip edeceğimizi vurgulamak istiyorum.” diye konuştu.

Bolat, dünya genelinde siyasi, ekonomik ve sosyal değişimlerin yaşandığı önemli bir dönemden geçildiğine işaret ederek şunları söyledi:

“Türkiye olarak biz de tüm muhtemel senaryoları ve bunların etkilerini göz önünde bulundurarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bununla birlikte küresel ekonomideki zayıf büyüme performansı, yatırım iştahındaki azalma, başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarındaki artış ve bölgesel çatışmalar, dünya ticaretine 2023 yılında olumsuz etkide bulunmuş ve dünya ticareti daralmıştı. Böyle bir dönemde Türkiye ile Macaristan arasındaki ticaretin 2023’te de artmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. İkili ticaretimizi 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz. İki ülke Devlet Başkanı ve Başbakanı’nın ortaya koyduğu yıllık 6 milyar dolar ticaret hedefine çok kısa sürede ulaşacağız.”

“Ekonomik ilişkilerimizi üst rakamlara çıkarmak için azimle çalışacağız”

Bu yıl Türkiye’den Macaristan’a doğal gaz ihracatının başlayacak olmasının iki ülke ticaretini daha da yukarılara ulaştıracağını belirten Bolat, Bakan Szijjarto’nun Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığını yılın ikinci yarısında devralacak olmasının da Türkiye ve AB ilişkilerine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Bolat, taraflar arasında ulaştırma alanındaki işbirliğinin devam ettiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Hava yolu taşımacılığında da iki ülke arasındaki frekans sayımlarının artırılması konusunda yakında olumlu gelişmeler göreceğiz. Bu anlamda önümüzdeki dönemde Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Victor Orban’ın ortaya koydukları vizyon çerçevesinde karşılıklı ekonomik ilişkilerimizi çok daha üst rakamlara çıkarmak için iki taraf olarak azimle çalışacağız.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-macaristan-ikili-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/feed/ 0
Halkbank’ın öz kaynakları yüzde 42,9 arttı https://www.igdirhaber.com.tr/halkbankin-oz-kaynaklari-yuzde-429-artti/ https://www.igdirhaber.com.tr/halkbankin-oz-kaynaklari-yuzde-429-artti/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:45:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3871 Halkbank, geçen yıl toplam 10 milyar 112 milyon lira net kar elde ederken, bankanın bu dönemdeki öz kaynakları 2022 yıl sonuna göre yüzde 42,9 oranında artarak 128,4 milyar TL oldu.

Halkbank’tan yapılan açıklamaya göre, 2023 yıl sonunda aktif büyüklüğünü 2022 yıl sonuna göre yüzde 57,7 artışla 2,2 trilyon TL seviyesine ulaştıran banka, bu dönemde toplam kredi büyüklüğünü ise, yüzde 61,6 artışla 1,9 trilyon TL’ye yükseltti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, küresel ekonominin, resesyon endişeleri ve finansal göstergelerdeki dalgalanmalarla geçirdiği bir dönemi, ülkenin dirençli ekonomisi, güçlü liderliği ve rekabet avantajıyla büyüyerek geride bıraktığının altını çizdi.

Arslan, ülke ekonomisinin ekonomi yönetiminin kararlı tutumu ve bankacılık sisteminin güçlü altyapısı sayesinde küresel ekonomiden kaynaklanan negatif etkilerden en az düzeyde etkilendiğini ifade etti.

Ülkemizin bu istikrarlı büyümesinde kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen akabinde hayata geçirilen yapısal reformların ve kararlı ekonomi politikalarının önemli etkisi olduğunu belirten Arslan, ” Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS), 2023’te olumlu bir ivme yakalayarak günümüzde 310 baz puan seviyesine gelmesi atılan adımların meyvelerini vermeye başladığının en net göstergelerindendir.” ifadelerini kullandı.

Arslan, KOBİ’lerin güvenli limanı olduklarının altını çizerek, şöyle devam etti:

“Ülkemiz, istiklalden istikbale giden yolda bir asrı geride bırakırken, Türkiye Yüzyılı hedeflerine odaklanmış KOBİ’lerimizin, esnaf ve sanatkarımızın, girişimcilerin gayretiyle ekonomimizin güçlenmesine katkı sunmayı sürdüreceğiz. KOBİ kredileri büyüklüğümüz 2023’te 615,5 milyar TL’ye ulaşmıştır.

KOBİ kredileri alanındaki yüzde 19 pazar payımız ile sektörümüzün lider KOBİ bankası olmaya devam etmekteyiz. Güçlü finansal altyapımızla, KOBİ’lerimizin, esnaf ve sanatkarımızın, girişimcilerimizin yanında olmaktan, ekonomimizi büyütmek için çalışmaktan ve ülkemizin kalkınma hamlesine katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.”

Halkbank’ın esnaf ve sanatkarların ihtiyaçlarını en iyi bilen banka olduğunu belirten Arslan, “Bankamızın kuruluş harcında esnafımızın alın teri ve emeği var. Bugün bankamızda kredili esnaf sayımız 841 bin iken, esnaf kredi büyüklüğümüz ise 235,1 milyar TL’ye ulaşmış durumdadır.” açıklamasını yaptı.

“Her yaştan ve eğitim düzeyinden 142 bini aşkın girişimciye 25 milyar TL kredi kullandırdık”

Osman Arslan, Türkiye Yüzyılı’nda gelişen teknolojiyi takip ettiklerini, değişen koşullara uygun projeler üreterek, genç girişimcileri de sektör ayrımı yapmaksızın geniş bir yelpazede desteklediklerini ifade etti.

2021 yılından bu yana kendi işini kurmak isteyen her yaştan ve eğitim düzeyinden 142 bini aşkın girişimciye 25 milyar TL kredi kullandırdıklarını vurgulayan Arslan, şunları kaydetti:

“Geleceğin girişimciliğini bugünden inşa etmek için Dijital Gelecekte Genç Girişimciler Vizyon Buluşması’nı ve Jet Luck Projesi’ni hayata geçirdik. Halk Yatırım hizmeti olan kitle fonlama platformu ‘Fonlabüyüsün’ ile girişimcilere ihtiyaç duydukları finansal kaynaklara kitle fonlarıyla erişim olanağı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Yıldız Teknik Üniversitesi Startup House işbirliğiyle, HUBrica adını verdiğimiz bir girişim hızlandırma programına başlayacağız. Yakın zamanda ekosisteme yönelik buluşmalar ve seminerler düzenleyeceğimiz Girişimcilik Merkezimizi de hizmete sunacağız.”

Arslan, Halkbank’ın, kadın girişimciliğini desteklediğini belirterek, “Sürdürülebilir kalkınma için öncelikli hedefimiz ülkemizde yüzde 14 düzeyinde seyreden kadın girişimciliği oranını dünya ortalaması olan yüzde 35 seviyesine çıkarmaktır. 2021’de hayata geçirdiğimiz Kadın Girişimci Kredi Destek Paketi ile bugüne kadar, farklı meslek gruplarından 217 bin kadın girişimciye ulaşarak 57 milyar TL finansal destek sunduk.” değerlendirmesinde bulundu.

Üreten Kadınlar Buluşmalarını, Üreten Kadınlar Yarışması ile Türkiye’nin en güçlü girişimcilik markalarından birine dönüştürdüklerini belirten Arslan, “Üreten Kadınlar Değişken Fonu, İhracatta Kadın İzi Projesi ve Üreten Kadınlar Akademisi MasterClass Marka Eğitimleri, Kadınlar Liderler ve Girişimciler Vizyon Buluşması ile kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” açıklamasını yaptı.

Arslan, Cumhuriyetin 100’üncü, bankanın 85’inci yılına ulaşmanın gururuyla girdikleri 2023 yılında, üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiklerini belirterek, “Halkın Bankası olarak, yeni ekonomi modelimiz ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda üretime, ihracata, istihdama ve yatırıma yönelik desteğimiz sürecek; tüm sektörlerde inovatif dönüşümle yerli ve milli kalkınma stratejilerinin ülkemiz ekonomisine katkı sunması için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/halkbankin-oz-kaynaklari-yuzde-429-artti/feed/ 0
Muhalefet Partileri Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın İstifasına Tepki Gösterdi https://www.igdirhaber.com.tr/muhalefet-partileri-merkez-bankasi-baskani-hafize-gaye-erkanin-istifasina-tepki-gosterdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/muhalefet-partileri-merkez-bankasi-baskani-hafize-gaye-erkanin-istifasina-tepki-gosterdi/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:00:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2800 Muhalefet partileri, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın istifasına tepki gösterdi. CHP’nin Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, “Merkez Bankası Başkanı H. Gaye Erkan’ın istifa etmesi sürpriz değil. Erdoğan, güçlü bir biçimde sahip çıkmamıştı. Gideceği belli idi. Bilinmeyen şey, zamanlamasıydı. Yerine gelecek olanın da pek farklı işler yapması beklenmiyor. Ekonomi yavaşlamaya, işsizlik ve yoksulluk ise artmaya devam edecektir” dedi. İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu da “Çok açık ki siyasi iktidar, liyakatli atama yapma mesuliyetini burada da yerine getirememiş ve bir kez daha Türk milletinin ekonomik menfaatlerini ve saygınlığını tehlikeye düşürmüştür. Bu yanlış sürecin sorumluları hesap vermek zorundadır. Zira asıl zarar gören milletimiz olmuştur” açıklamasını yaptı.

Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, bu akşam X hesabından yaptığı açıklamayla istifa ettiğini duyurdu. CHP Genel Başkan Yardımcıları Yalçın Karatepe, Özgür Karabat ve Burhanettin Bulut, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ve İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, X hesaplarından Erkan’ın istifasını değerlendirdi.

KARATEPE: GİDECEĞİ BELLİ İDİ

CHP’nin Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Karatepe’nin paylaşımı şöyle:

“Merkez Bankası Başkanı H. Gaye Erkan’ın istifa etmesi sürpriz değil. Erdoğan, güçlü bir biçimde sahip çıkmamıştı. Gideceği belli idi. Bilinmeyen şey, zamanlamasıydı. Yerine gelecek olanın da pek farklı işler yapması beklenmiyor. Ekonomi yavaşlamaya, işsizlik ve yoksulluk ise artmaya devam edecektir.”

BULUT: MERKEZ BANKASI’NA BAŞKAN DAYANMIYOR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bulut da paylaşımda şunları kaydetti:

“Merkez Bankası’na başkan dayanmıyor. Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan görevden affını istedi, istifa etti.

Mehmet Şimşek, kendini hala etkili ve yetkili bakan sanıyor. Merkez Bankası’nın yeni başkanı ‘önerisi doğrultusunda’ atanacakmış. Herkes biliyor ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde her şeye karar veren ‘tek bir adam’ var, gerisi lafügüzaf.”

KARABAT: BU İSTİFANIN ESAS SEBEBİ, ENFLASYON HEDEFİNİN TUTMAYACAK OLMASIDIR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ise Erkan’ın istifasını şöyle değerlendirdi:

“Hafize Gaye Erkan’ı getiren Mehmet Şimşek’ti. Geçen yıl haziran ayında göreve gelmesinin ardından Şimşek ile Erkan’ın bazı konularda anlaşamadıkları kulislerde konuşulmaya başlandı. Erkan’ın TCMB Başkanlığı’nın ötesinde siyasi hedefleri olduğu belirtiliyordu. Ahmet Hakan’a röportaj, bardağı taşıran son damlaydı. ‘Rasyonel zemin’ dedikleri, ekonomi yönetiminin kişisel hırslarından başka bir şey değildi. Burada suçlu sadece Hafize Gaye Hanım görülmesin. Evet, o çok yanlış işler yaptı, makamını şahsi çıkarı için kullandı. Ama Mehmet Şimşek de uyumsuz politikalar yürüttü. Enflasyon sadece TCMB’nin para politikası ile olacak iş değildi. Mehmet Şimşek, bütçe disiplinini sağlayamadı. Devasa bütçe açığı verdi. KDV’yi yüzde 18’den yüzde 20’ye çıkardı.

Bir de Anayasa’nın rafa kaldırılması, AKP’nin hukuk tanımazlığı var. Can Atalay kararı ile siz hiçbir yatırımcıyı ikna edemezsiniz. Bu şartlarda Hafize Gaye Erkan’ın faiz politikası nasıl işe yarayacaktı? Bu istifanın esas sebebi, enflasyon hedefinin tutmayacak olmasıdır. Suçlu sadece Hafize Hanım değil, aynı zamanda Mehmet Şimşek başta olmak üzere AKP’nin ileri gelenleridir. Ülke Arjantin’e dönüşmek üzereyken Hafize Gaye Erkan, durumu fark edip erkenden çıkıp gitmiştir. TCMB’nin kurumsal kimliği ve itibarı, AKP sayesinde iki paralık olmuştur. Merkez Bankası, adeta başkan öğütme makinesi haline gelmiştir. TCMB’nin başına artık kim gelirse gelsin, ekonomi politikaları dikiş tutmayacaktır.”

GENÇ: EKONOMİNİN TEK YÖNETİCİSİ ERDOĞAN’DIR, KİMİ GETİRİRLERSE GETİRSİNLER DİKİŞ TUTMAZ

CHP Kayseri Milletvekili Genç de paylaşımında şunları kaydetti:

“Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan istifa etti. Merkez Bankası’nın son 5 yılda dördüncü başkanı istifa etti. Ülkemizde artık bakanlar, bürokratlar istifayla değil af talebi ile görevden ayrılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı, bir süredir sessizliğini koruduğu Merkez Bankası tartışmalarına tepkisini bu şekilde mi veriyor? Ekonomi yönetimi ne Merkez Bankası’nda ne de Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndadır. Ekonominin tek yöneticisi Erdoğan’dır. Merkez Bankası’ndaki bu istifa, Erdoğan’ın talebidir. Kimi getirirlerse getirsinler dikiş tutmaz.”

ZORLU: SİYASİ İKTİDAR, BİR KEZ DAHA TÜRK MİLLETİNİN EKONOMİK MENFAATLERİNİ VE SAYGINLIĞINI TEHLİKEYE DÜŞÜRMÜŞTÜR

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu’nun Erkan’ın istifası üzerine yaptığı paylaşım da şöyle:

“Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan affını istemiş… 7 aylık serüven, yüzde 8,5 faiz ile başlandı, yüzde 45 ile son buldu. Peki kötü giden ekonominin gerçek sorumluları ne yapıyordu? Çok açık ki siyasi iktidar, liyakatli atama yapma mesuliyetini burada da yerine getirememiş ve bir kez daha Türk milletinin ekonomik menfaatlerini ve saygınlığını tehlikeye düşürmüştür. Bu yanlış sürecin sorumluları hesap vermek zorundadır. Zira asıl zarar gören milletimiz olmuştur.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/muhalefet-partileri-merkez-bankasi-baskani-hafize-gaye-erkanin-istifasina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Arjantin’de Ekonomik Kriz: İneklerin Etini Satın Alamayanlar https://www.igdirhaber.com.tr/arjantinde-ekonomik-kriz-ineklerin-etini-satin-alamayanlar/ https://www.igdirhaber.com.tr/arjantinde-ekonomik-kriz-ineklerin-etini-satin-alamayanlar/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:30:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2733 Bir zamanlar dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alan ve refah seviyesinin Fransa veya Almanya’dan daha yüksek olduğu Arjantin bugün çok farklı bir konumda.

100 yıl önceki o refahta, İngiltere’ye yaptıkları kırmızı et ihracatının büyük payı vardı.

Bugün ise, içinde bulundukları ekonomik kriz nedeniyle Dünya Bankası’nın kişi başı gayrı safi yurtiçi hasıla listesinde 70.’liğe gerilemiş durumdalar.

Artık ülkedeki pek çok kişi, çayırlarda otlamaya devam eden ineklerin etini satın alamıyor.

20’lerinin başında, başkent Buenos Aires’in izbe bir mahallesinde yaşayan Oriana ve Samir çifti de onlardan biri.

Oriana “Çok zor durumdayız. Sürekli ay sonunu nasıl getireceğiz diye düşünüyoruz” diyor ve ekliyor:

“Biftek ülkesiyiz ama paramız yalnızca tavuk almaya yetiyor.”

Hatta tavuk da artık bir lüks haline gelmiş.

Geçen yıl enflasyon yüzde 211 ile 30 yılın zirvesine çıkmıştı.

Yalnızca Aralık’taki aylık enflasyon yüzde 25 oldu.

Genç çift kızları Ciara, Samir’in ebeveynleri ve erkek kardeşiyle küçük bir evi paylaşıyor.

Faturaları ödeyebilmek için büyük bir çaba harcamaları gerekiyor.

Gıda fiyatlarının yanı sıra kira, elektrik ve ulaşım maliyetleri de her ay artıyor.

Her şeyin fiyatı artarken kuryelik yapan Samir’in geliri ekonomik kriz nedeniyle azalmış.

Sokaklardaki insanların artan çaresizliği de onu endişelendiriyor.

“Elinizden cep telefonunuzu almak için sizi öldürebilirler” diyor.

Resmi verilere göre nüfusun yüzde 40’ından fazlası yoksulluk sınırı altında.

Pek çokları, gerçek oranın daha yüksek olduğunu düşünüyor.

Oriana da, Samir de Arjantin’in yeni lideri Javier Milei’ye oy verdi.

Radikal sağcı Milei geçen yıl oyların yüzde 55’ini alarak iktidara geldi.

Samir “O halkın sorunlarını anlıyor. Arjantin’in enflasyonla mücadele için ihtiyacı olan kişi o” diyor.

Fakat herkes bu kadar emin değil.

12 adet tatlıcı ve bakkal zinciri olan Claudio Paez bir zamanlar başarılı bir iş insanıydı.

Fakat halkın alım gücünün düşmesi sonucu dükkanlarını kapatmak zorunda kalmış.

Bugün yalnızca iki dükkanı açık ve işlerin daha da kötüleşmesini bekliyor:

“Ekonomik sorunlar üç ay daha devam ederse giderlerim gelirlerimden daha fazla olacak.”

Maddi sorunlar karşısında halk yeni çözümler üretmeye çalışıyor.

Claudio’nun dükkanlarından birinin yanına park eden bir minivan 1 ABD dolarına 12 yumurta satıyor.

İlgi yüksek, aracın önünde kuyruk oluşmuş. Fakat polisin gelip bu kayıt dışı satışı cezalandırmasından korkan satıcı, fazla kalamadan hareket ediyor.

Buenos Aires sokakları hâlâ 19. yüzyıldaki hızlı ekonomik büyüme döneminde yapılmış gösterişli binalarla dolu.

Fakat önlerinde kayıt dışı sokak satıcıları ve korsan taksiler bekliyor.

Salta Ulusal Üniversitesi’nin resmi verileri kullanarak yaptığı bir analiz, işgücünün yarısının gayrı resmi bir şekilde çalıştığını gösteriyor.

Seçimden hemen önce eski hükümetin çıkardığı bir yasa sonucu ülkede gelir vergisi ödeyen kişi sayısı epey azaldı.

Bu, kasasında para kalmamış ve gelire ihtiyacı olan bir ülke için kötü haber.

Arjantin kazandığından daha fazlasını harcıyor.

Uluslararası Para Fonu’na (IMF) borcu 44 milyar dolar civarında.

Aynı zamanda IMF’ye en fazla borcu olan ülke konumunda.

President Milei says he has answers to the economic crisis. An economist by training, he’s a devout believer in untrammelled free markets and a shrunken state. On the campaign trail, he garnered plenty of attention by waving a real chainsaw in the air, to signal his commitment to cost-cutting.

He also promised to blow up the central bank and get rid of the local currency – the peso – altogether, and replace it with the US dollar. Both those ideas are currently on the back-burner, not least because the government itself is so short of dollars.

Instead, President Milei has devalued the peso by half to boost competitiveness. And he’s slashed the number of government ministries by a similar amount.

And, with a raft of proposals known as the “Omnibus” bill currently before Congress, it’s now the turn of public spending.

“For the last 30 years,” says analyst Sergio Berensztein, “we’ve been printing money like maniacs, which is why we have such high inflation. Now, for the first time, we have a president who understands the problem.”

The only solution, says Mr Berensztein, is to try to balance the budget, something the government’s promised to do by the end of this year. But it’s going to be “rough”, he adds.

Milei net bir oy farkıyla iktidara gelmiş olsa da partisinin Kongre’de çoğunluğu yok. Hatta bir çoğunluktan epey uzaklar.

Özgürlük Gelişimi adlı partisi 2021’deki yasama seçiminde sandalyelerin yalnızca yüzde 15’ini kazanabilmişti.

Buna ek olarak ülkedeki güçlü muhalefet, sendikalarda etkili.

Sendikalar geçen hafta bir genel grev yaptı ve ülkede on binlerce insanın katıldığı büyük gösteriler düzenledi.

Danışmanlık şirketi Cafeidas Group’tan Juan Cruz Diaz, Milei’nin önerdiği değişikliklerin ülkeye zarar verebileceğini söylüyor:

“Milei’ye oy verenlerin çoğu bir değişim istiyordu. Fakat bu, ekonomi ve devlet yapısına dair liberter yaklaşımını destekledikleri anlamına gelmiyor.”

Kongre önümüzdeki hafta Milei’nin önerilerini oylayacak.

Kabul edilip edilmeyeceklerini kestirmek zor.

Dahası kabul edilseler bile enflasyonun düşeceğinin bir garantisi yok.

Ve seçmenler için en önemli konu da enflasyonun düşmesi.

Diaz, yeni devlet başkanının ekonomideki durumu değiştirip insanlara nefes aldırması için “birkaç ayı olduğunu” söylüyor.

Milei’nin seçmenleriyle balayı kısa sürecek gibi gözüküyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/arjantinde-ekonomik-kriz-ineklerin-etini-satin-alamayanlar/feed/ 0
Küresel piyasalar karışık seyrediyor https://www.igdirhaber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyrediyor-2/ https://www.igdirhaber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyrediyor-2/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:03:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2519 Küresel piyasalar, açıklanan makroekonomik veriler ve şirket finansal sonuçlarından alınan sinyallerin ardından karışık bir seyir izleniyor.

ABD ekonomisinin “yumuşak iniş” yapabileceği ihtimaliyle New York borsasında S&P 500 ve Dow Jones endeksleri kapanış rekoru kırarken, Asya’da satış baskısı yeni günde etkili oluyor.

ABD’de dünkü veriler ekonominin güçlü kalmaya devam ettiğine işaret ederken, Japonya’da enflasyonun hız kesmesi piyasalarda soru işaretlerini artırdı.

ABD’de Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2023’ün ekim-aralık döneminde yıllıklandırılmış olarak yüzde 3,3 artış göstererek yüzde 2’lik beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Geçen yılın son çeyreğinde Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ise yüzde 1,7’lik artış kaydetti. Gıda ve enerji harcamalarının hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ise aynı dönemde yüzde 2 ile piyasa beklentilerine paralel arttı.

ABD’de enflasyonun hız kesmesine karşın ekonomik aktiviteden alınan olumlu sinyaller ekonomide “yumuşak iniş” ihtimallerini artırırken, para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) martta faiz indirimlerine başlayabileceğine yönelik tahminler yeniden güç kazandı.

Söz konusu gelişmelerle, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün yaklaşık 6 baz puan gerilemesinin ardından yeni günde de düşüş eğilimini sürdürerek yüzde 4,10’a indi.

Emtia tarafında Brent petrolün varil fiyatı gelecek dönemde talebin güçlü kalabileceği öngörüleriyle yüzde 2’nin üzerinde değer kazanırken, yeni günde 81,7 dolardan alıcı buluyor.

Altının ons fiyatı ise önceki kapanışın yüzde 0,2 artışla 2.023 dolarda seyrediyor.

Öte yandan, dünyanın en büyük mikroçip üreticilerinden Intel’in geçen yılın son çeyreğinde elde ettiği gelir yüzde 10 artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Buna karşın, şirketin ilk çeyreğe ilişkin projeksiyonundaki tahminlerin piyasa beklentilerinin altında kalması vadeli işlem piyasalarında satış baskısının artmasına neden oldu.

Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,18 artarken, S&P 500 endeksi yüzde 0,53 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,64 yükselerek kapanış rekoru kırdı. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise negatif seyirle başladı.

Avrupa borsalarında İtalya hariç dün sınırlı da olsa alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) üç temel politika faizini de sabit bıraktı.

ECB Başkanı Christine Lagarde toplantı sonrası yaptığı açıklamada, ECB’nin Yönetim Konseyinde faiz indirimlerini konuşmak için “erken olduğu” konusunda fikir birliği olduğunu belirtti.

Kısa vadeli ekonomik göstergelerin zayıf kaldığını ifade eden Lagarde, ekonomide orta vadede bir iyileşme görüleceğini ve ekonominin en önemli yansıması olan iş gücü piyasasının da oldukça güçlü kalmaya devam ettiğini vurguladı.

Lagarde, Avro Bölgesi’nde enflasyon oranlarındaki genel düşüş eğiliminin sürdüğünü kaydederek, kısıtlayıcı para politikasının reel ekonomi üzerinde kapsamlı bir etki oluşturmaya devam ettiğini anlattı.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,03, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,11 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,10 yükselirken, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,60 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise negatif bir seyirle başladı.

Asya’da piyasalar yeni günde karışık bir seyir izlerken, Japonya’da açıklanan enflasyon verileri Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) gelecek dönem politikalarına ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Buna göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ocakta yüzde 1,6 artışla beklentilerin oldukça altında kalırken, analistler, enflasyondaki yavaşlamanın BoJ’un normalleşme adımlarını öteleyebileceğini ifade etti.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,52 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 gerilerken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 ve Güney Kore’de Kospi endeksi ise yüzde 0,5 yükseldi.

Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,98 değer kazancıyla 8.169,89 puandan tamamlarken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini 250 baz puan artırarak yüzde 45’e çıkardı.

TCMB’den yapılan duyuruda, “Kurul, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldığını ve bu düzeyin gerektiği müddetçe sürdürüleceğini değerlendirmiştir.” ifadeleri yer aldı.

Dolar/TL, dün yüzde 0,1 artışla 30,2542’den günü tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,3110 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Almanya’da tüketici güven endeksi ve ABD’de kişisel gelirler ve harcamalar verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.250 ve 8.350 seviyelerinin direnç, 8.100 ve 8.000 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Almanya, ocak ayı GfK tüketici güven endeksi

16.30 ABD, aralık ayı kişisel gelirler ve harcamalar

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyrediyor-2/feed/ 0
Merkez Bankası’nın faiz kararı ve seçim ekonomisi tartışmaları https://www.igdirhaber.com.tr/merkez-bankasinin-faiz-karari-ve-secim-ekonomisi-tartismalari/ https://www.igdirhaber.com.tr/merkez-bankasinin-faiz-karari-ve-secim-ekonomisi-tartismalari/#respond Sun, 21 Jan 2024 09:24:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2265 ERDAL SAĞLAM

Yeni yılla birlikte seçim ekonomisi tartışmaları yeniden başladı. Bununla birlikte Merkez Bankası Başkanı hakkındaki son iddiaların da uygulanan ekonomik programa darbe vurması bekleniyor. İşte bu tartışmaların devam etmesi beklenen önümüzdeki hafta içinde Merkez Bankası yeni bir faiz kararı verecek.

25 Ocak’ta toplanacak olan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında 2,5 puanlık artırım kararı verilmesi bekleniyor. Böylece yüzde 42,5 olan politika faiz oranının yüzde 45’i bulacağı beklentisi hakim. Piyasalar geçen ayki toplantı sonrası yapılan açıklamadan bu artırımın yapılacağının sinyalini almışlardı.

Ancak asıl bundan sonrasında faiz oranlarının nasıl seyredeceği merak konusu. Politika faizinde yüzde 45’in pik noktası olarak kalıp kalamayacağı sorgulanmaya başladı. Sorgulamanın en önemli nedeni piyasadaki beklentilerin Merkez Bankası hedeflerine olan inancın oluşmadığını göstermesi. Yüzde 36’lık 2024 yıl sonu enflasyon hedefi koyan Merkez Bankası, piyasaları bu orana inileceğine ikna edemedi. Bu, faiz oranlarında yeni artışları kaçınılmaz kılabilir.

Beklentiler üzerinde ikinci önemli risk ise Ocak ayı enflasyon oranlarının beklenenden yüksek çıkma tehlikesi. İktisatçılar, en çok yüzde 6 çıkacak Ocak ayı enflasyonun makul karşılanabileceğini ancak piyasadaki hareketlerin bundan daha yüksek enflasyonu gösterdiğini söylüyorlar. Yüzde 6,5, hatta yüzde 7 Ocak ayı enflasyon rakamı görülebileceğini kaydediyorlar.

Piyasaların enflasyon beklentisinin düşmesi beklenirken, geçen hafta yapılan ankette 2024 yılsonu enflasyon beklentisi yüzde 41’den 42’ye yükseldi. Ocak ayı enflasyon rakamının yüksek çıkması halinde bu beklentilerin daha da yukarı çıkması bekleniyor. Bu durumda ise yüzde 45’e çıkacak faiz oranlarının yeterli olup olmayacağı daha yoğun biçimde tartışma konusu olacak.

PPK METNİ FAİZ KARARINDAN DAHA ÖNEMLİ

Mart sonunda yapılacak seçimler nedeniyle, gerekse dahi, Merkez Bankası’nın seçime kadar yeni bir faiz artırım kararı vermesi bir hayli güç görünüyor.  Buna karşılık Merkez Bankası’nın yeni faiz artırımlarına açık kapı bırakmaması halinde ise piyasalardaki beklentilerin daha da bozulabileceğinden korkuluyor. Hemen olmasa bile, Ocak ayı enflasyonun açıklanacağı Şubat ayının ilk günlerinde, piyasalarda yeni bir bozulma beklenebilir.

İşte bu nedenle Merkez Bankası faiz kararı kadar, hatta daha da fazla, faiz kararı açıklama metninde yazılacaklar, piyasalar tarafından yakından izlenecek. Merkez Bankası PPK metninde, en azından “Gelecek verilere bağlı olarak, gerektiği takdirde faiz artırımından kaçınılmayacağı” mealinde bir ibarenin yer alması önemli olacak. Bu açık kapının bırakılması, piyasaların gerektiğinde yeni artırımlar yapılacağı konusunda ikna olmasını sağlayabilir. Aksi takdirde başlayan kısa vadeli yabancı fon akışının aksaması sonucu doğabilir.

REZERVLER YENİDEN ERİMEYE BAŞLADI

Mevcut verilere bakıldığında tablonun çok da olumlu olmadığı ancak programın sonuçlarının görülmeye başlandığı gözleniyor. Yabancı fon akışının başladığı, son haftalık verilere bakıldığında artık tüketimin de sınırlanmaya başladığı gözleniyor. Buna karşılık döviz rezervleri açısından tablo parlak değil. Geçen Aralık ayındaki yüksek rezerv birikimine karşılık, yılbaşından bu yana swap hariç net döviz rezervleri 5 milyar dolar eridi. Eksi 45 milyar dolara kadar yükselen swap hariç kamu dahil net döviz rezervlerinin geçtiğimiz hafta yeniden eksi 50 milyar doların da altına indiği gözlendi.

Bunun yanısıra Merkez Bankası’nın istediği TL mevduat faizlerinin yükselmesinde de başarı kazanılamadı. TL’ye dönüşü ve dolarizasyondan çıkışı gösterecek TL mevduat faiz oranlarını bankalar, kredi talebi de azaldığı için düşük tutmaya devam ediyor. En önemli neden bankaların politika faizinden daha ucuza fonlama yapıp, artı bir birikime ihtiyaç duymamaları.

İşte faiz artırım kararıyla birlikte, Merkez Bankası ve BDDK’nın piyasadaki fazla likiditeyi düşürüp, TL mevduat faizlerinin yükselmesini sağlayacak ek önlemler alma zorunluluğu da doğabilir.

BAKAN ŞİMŞEK’İN SEÇİM EKONOMİSİ TEPKİSİ

Ekonomik verilerin tümüyle sağlıklı bir yola girmemiş olmasının yanında, faiz oranlarını da etkileyecek yeni tartışmalar yaşandığına şahit oluyoruz. Bunun ilki Hükümetin önümüzdeki 2,5 ay süresince seçim ekonomisi uygulamasına ne kadar başvuracağına ilişkin tahminler. 2023 Aralık ayı bütçesinde, açığı 2 katından fazla artıran yüklü bir tahakkuk kaleminin ortaya çıkması bu yöndeki şüpheleri başlattı. 2024 yılında yapılacak bazı harcamaların, 2024 bütçe açığı düşük çıksın diye, önceki yılın son ayına tahakkuk olarak kaydedilmesi, bu ödeneklerin seçime kadar harcanacağı kaygısı yarattı.

Bunun ardından AKP kulislerinden aktarılan haberlerde Bakan Mehmet Şimşek’in seçime kadar piyasayı sıkmayacağı, partisinin seçimlerdeki oyunu artırmak için, yoğun bir secim ekonomisine izin vereceği haberi çıktı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bu haberleri yalanlama yoluna giderken, Bakan Şimşek “2024 yılı bütçesinde ek bir açığa izin vermeyeceğiz” diyerek, seçim ekonomi tartışmalarını kesme niyetini ortaya koydu.

Biz de seçim ekonomisi uygulamasının bu dönemde hızlanacağını düşünüyoruz. Bu yıl bütçe açığı hedefler içinde kalsa da, Hazine’nin nakit açığının bütçe açığının çok üzerinde çıkmasını bekliyoruz. Buradaki gelişmeleri, özellikle de ilk üç ay için, yakından takip etmek gerekecek. Gerçekten yüklü bir seçim harcaması yapılacak mı, bunu Şubat ayında görme imkanımız olacak.

MERKEZ BANKASI TARTIŞMALARI DA EKLENDİ

Bakan Şimşek’in bu seçim harcamaları tartışmalarını kesmek istemesinin en önemli nedeni, zaten kırılgan olan ekonomik dengelerin bu tartışmalar nedeniyle iyice bozulacak olması. Ekonomi yönetimi kırılganlığı, henüz tam anlamıyla piyasalara güven verilemediğini görüyor ve bu tartışmalarla başlayan olumlu gelişmelerin de durmasından çekiniyor.

Tam bu sırada Merkez Bankası Başkanı Gaye Erkan ve ailesinin Merkez Bankası’nda yaptıklarına ilişkin iddialar ortaya çıktı. Bu iddiaların ve çıkan tartışmaların, Kurumun süreçteki önemi nedeniyle, uygulanan ekonomik programa zarar vermesinden çekiniliyor. Şu anda sadece enflasyonla mücadeleye kilitlenmesi gereken, yönetim zafiyeti yaşanmaması gereken Merkez Bankası’nın bu tartışmalarla anılması, ekonominin gidişatı açısından en son olması gerekendi. Bu tartışmaların nasıl sonuç vereceği yakından izlenecek.

Özetle; ekonomi yönetiminin işi iyice zorlaşmış görünüyor. Bu tartışmaların da etkisiyle, bu hafta yüzde 45’e çıkacak politika faizinin yetmeme ihtimali artmış görünüyor. Seçime kadar yapmasa bile, seçimden sonra Merkez Bankası’nın yüzde 45’in üzerine çıkacak yeni faiz artırımlarını görebiliriz.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/merkez-bankasinin-faiz-karari-ve-secim-ekonomisi-tartismalari/feed/ 0