Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kastamonu’nun Hanönü ve Taşköprü ilçelerinde AK Parti seçim ofislerinin açılış törenlerine katılarak her iki ilçede de esnafları ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. İlçelerde konuşan Tunç, yerel seçimlerde her iki ilçeden de rekor oy beklediklerini söyledi.
“Ekonomimizi yeniden toparlıyoruz, yeniden emeklimizin, memurumuzun, işçimizin alım gücünü arttırmak için çalışıyoruz”
Taşköprü ilçesinde vatandaşlara seslenen Bakan Tunç, “Hükümet olarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte inşallah önümüzdeki dört yıl istikrar süreci olacak. Bakın bir deprem yaşadık. 6 Şubat’ta 11 vilayetimiz yerle bir oldu. Şimdi o şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmanın mücadelesini veriyoruz. Bir de ondan önce 3 yıl kapalı kaldık, pandemi yaşadık. Bütün dünya ekonomileri etkilendi. Bizim ekonomimizde etkilendi ama biz 2002’de iktidarı devraldığımızda 21 bankası batmış, IMF’ye muhtaç, emeklinin maaşının bile artık ödenemez noktaya geldiği batık bir tabloyu devralmıştır. Oradan çıktık geldik. Şimdi bu pandeminin etkisiyle, 6 Şubat depremlerinin etkisiyle olumsuz etkilenen ekonomimizi yeniden toparlıyoruz, yeniden emeklimizin, memurumuzun, işçimizin alım gücünü arttırmak için çalışıyoruz. O projeleri de inşallah ekonomi yönetimimiz hayata geçirmeye devam edecek. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Önümüzdeki dört yıllık seçimsiz geçecek bir süre icraat hamleleriyle halkımızın refahını yeniden arttırmanın gayreti içerisinde olacağız. Hep beraber bunu yapacağız. Millet olarak çok zorlukları birlikte aştık. Bunu da sizlerle beraber aşacağız inşallah. Yeter ki huzur olsun, güven olsun, güvenlik olsun, adalet olsun” dedi.
“Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik”
“Adaletten ayrılmamaya çalışacağız” ifadelerine yer veren Tunç, “Hukukun üstünlüğünden hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz. Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı o 90’lı yıllara artık geri dön yok. O koalisyonlu, krizli yıllara geri dönmeyen hiç gerek yok. O nedenle bugüne kadar Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik. Vatandaşlarımızın özgürlüklerini arttırdık. Bundan sonra da yine demokrasimizin standardını yükseltmenin gayreti içerisinde olacağız. Anayasamızda sessiz devrim sayılan reformları yaptık. Kamu denetçiliğinden kişisel verilerin korunmasına varıncaya kadar, kadın haklarından, çocuk haklarına varıncaya kadar, darbeci, vesayetçi anlayışı büyüten, yapısal Dönüşümü o büyüten kurumların yapısal dönüşümünü sağladık. Yüksek Askeri Şura’dan Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısına varıncaya kadar hepsini demokratikleştirdik. Darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı, sizin desteğinizle biz onları kaldırdık. Gerektiğinde sıkı ilan edilebilir diye madde vardı, siz referandumlarda gittiniz, oyu verdiniz ve bunları kaldırdık. İnşallah yeni dönemde yeni demokratik, sivil bir Anayasayı da yapmak nasip olur. Mecliste böyle bir uzlaşma sağlanabilirse inşallah ülkemiz için de Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında bu da hayırlı bir çalışma olur inşallah. Milletimize olan borcunuzu da yerine getirmiş oluruz” diye konuştu. – KASTAMONU
]]>Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisler Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini ve bunun da yeni sezonda fındıkta verim düşüklüğüne neden olacağını söyledi. Pehlevan, fındığın soğuklanmaya (üşümeye) ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek “Bu ihtiyacı 7 santigrat derecenin altında sıfır derecede olduğu zaman mümkün olacaktır. Fındıktaki soğuklanma ihtiyacı bitki çeşidine göre 400 saatten bin 300 saate kadar değişmektedir. Yeterli soğuklanma ihtiyacını karşılayan fındığın verimi yüksek, karşılamayanın düşük olacaktır. Son zamanlarda hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi verimde düşüşler olması kaçınılmaz olacaktır. Sıcaklardan kaynaklı erken açma olabilir. Bu erken açma ilkbahar geç donları, tomurcukların kabardığı dönemde eksi 2 dereceden itibaren zarar vermektedir. Hasar oranı donun şiddeti ve süresine bağlı olarak değişiklik gösterir. Dişi ve erkek çiçeklerin açma zamanı çok önemli. Birlikte açıp birlikte birbirini tozlaşması gerekiyor” dedi.
Fındık üreticisine düşen görev
Fındık üreticisine konuyla ilgili uyarılarda bulunan Pehlevan, “Öncelikle fındık üreticisi sonbaharda fındığının bakımını iyi yaparak güçlü kışa karşı hazırlaması gerekiyordu. Gübreleme yapılacak olan toprak ve yaprak analizleri neticesine göre uygun biçimde verilmelidir. Bu sıcalıkların arkasından geceleri yaşanabilecek bir dona karşı da üreticilerimiz dikkatli olmalıdır. Don zararını tamamen koruyan ve Tarım Orman Bakanlığınca ruhsat verilen her hangi bir ürün bulunmamaktadır. Sadece bitkinin geç uyanmasını sağlayan düzenleyiciler kullanılabilir. Fakat bilinmesi gereken bu düzenleyiciler donun etkisini yok etmez. Sadece şiddetini bir miktar azaltabilir. Çiftçilerimizin don zararından zarar görmemeleri için Meteorolojiyi takip ederek don olacak akşamalarda bahçenin değişik yerlerinde bol duman veren sap, saman, fındık zurufu gibi maddeler yakmalıdırlar. Yağmurlama sistemi sistemi ile sulama yapılabilir, toprağın üzeri hasır, plastik örtü malzemeleri ile örtülebilir, havaya su buharı püskürtülerek nem oranı artırılabilir ve bahçenin uygun noktalarına vantilatör koyularak hava sirkülasyonu yapılabilir gibi uygulamalar ile don zararını en aza indirebiliriz” diye konuştu.
Önümüzdeki yıllarda rekolte olumsuz etkilenebilir
İklimden kaynaklı olumsuzlukların sürmesi durumunda ileriki yıllarda fındıkta rekoltenin düşeceğine de dikkat çeken Pehlevan, “Fındığın çok çeşitli sorunları var. Bunları çözmemiz gerekiyor. İklimden kaynaklı sorunlar bu hızla devam ederse önümüzdeki yıllarda fındık rekoltesini olumsuz etkileyecektir. Dolayısıyla iklimsel sorunlardan dolayı sulama ihtiyacı hasıl olacaktır. Sulama için suya ihtiyacımız olacağından ek maliyetler gerekecektir. Bu tür uygulamalar ise maliyetlerin artmasına sebep olacaktır. Fındıkla ilgili sorunları ve riskleri iyi analiz ederek planlarımızı şimdiden ona göre yapmamız lazım. Tarım ve Orman Bakanlığı son dönemlerde damla sulama sistemi konusunda destek vermeye başladı. Suyun önemine binaen de Tarım ve Orman Bakanlığı su verimliği seferberliği projesini başlattı. Seferberliğin bir parçası da tarımsal suluma yöntemlerinde ekonomik su kullanımı. Suyu ne kadar az kullanırsak geleceğimize o kadar umutla bakacağımız” ifadelerini kullandı. – TRABZON
]]>