doktor – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Tue, 17 Sep 2024 19:00:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bilim insanları açıkladı: Kahve dost mu düşman mı? https://www.igdirhaber.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-kahve-dost-mu-dusman-mi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-kahve-dost-mu-dusman-mi/#respond Tue, 17 Sep 2024 19:00:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-kahve-dost-mu-dusman-mi/ Bilim insanları açıkladı: Kahve dost mu düşman mı?

Sabah uyandığınızda ilk işiniz bir fincan kahve içmek oluyorsa siz de bu sorunu yaşıyor olabilirsiniz.

Kahve içmek bazı kişilerde hemen tuvalete gitme ihtiyacı yaratabiliyor.

Bilim insanları yaptıkları araştırmalarda bunun ardında yatan gerçeği açıkladı.

BAĞIRSAK HAREKETLERİNİ TEŞVİK EDİYOR

Kahve, sindirim sistemini uyararak bağırsak hareketlerini teşvik edebilir.

Bunun nedeni, kahvenin kafein ve diğer bileşenlerinin bağırsaklardaki hareketliliği artırmasıdır.

KAHVE İÇİNCE NEDEN TUVALETE GİTME İHTİYACI HİSSEDERSİNİZ

Doktor Hussain Ahmad, kahve içmenin vücutta nasıl değişikliklere yol açtığını anlattı.Dr. Ahmad, “Kahve içmek, kafeinin kolonunuzu hareketlendirmesi ve atıkların sisteminizde hareket hızını artırması nedeniyle daha sık tuvalete gitme ihtiyacınızı artırabilir.” dedi.

Kafeinsiz olanlar bile bu etkiye sahip olabilir, çünkü sindirim sisteminizi tetikleyebilecek asitler ve yağlar içerir.Bu yüzden birçok insan kahve içtikten sonra tuvalete çıkma isteği duyuyor.

Gastroenterolog Kenneth Brown da bu sorunun sizi nasıl etkilediği hakkında konuştu.

Dr. Brown, kafeinin kabızlık çekenler için doğal bir çözüm olabileceğini söylüyor. “Ancak bazı kişilerde ishale de neden olabiliyor” diyor.

Ayrıca kafein mide asidi üretimini artırabilir, bu da mide ekşimesi veya asit reflüsüne neden olabilir, bu da rahatsız edici ve hatta ağrılı olabilir.

KAHVENİN BAĞIRSAKLARINIZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİ SINIRLAMAK İÇİN NE YAPABİLİRSİNİZ

Kahvenin sindirim sisteminiz üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle kahve içmekte zorluk çekiyorsanız, Dr. Ahmad ilk olarak tüketiminizi azaltmanızı öneriyor. “Aç karnına içmekten kaçının veya farklı kahve çeşitlerini deneyin” diye ekliyor. Dr. Brown, eğer bu sorunla mücadele etmek gerekirse, bu sorunun çözümünde büyük yardımı olacağını söylediği dört noktayı dile getirdi.

– Bir seferde daha az miktarda kahve içmeyi deneyin. Bu, sindirim rahatsızlığına neden olabilecek kahvedeki kafein ve diğer bileşenlerin miktarını azaltmaya yardımcı olabilir.

– Günün çeşitli saatlerinde kahve içmeyi deneyin. Sabahları kahve, midedeki hormonların rektumun kasılmasını söylediği gastro-kolik refleksi uyaracaktır.

– Farklı demleme yöntemlerini deneyin. Bazı insanlar soğuk demleme veya French press kahvenin normal filtre kahveden daha az mide rahatsızlığına neden olduğunu görüyor.

– Kahvenize çok fazla krema veya şeker eklemekten kaçının. Bunlar bazı kişilerde tetikleyici olabilir ve özellikle IBS (irritabl bağırsak sendromu) gibi sorunlarınız varsa mide rahatsızlığına katkıda bulunabilir.

BİR BARDAK KAHVENİN VÜCUDA ETKİLERİ

– Kahvenin vücutta birçok etkisi olabilir, çünkü içerdiği kafein ve diğer bileşenler üzerinde çeşitli fiziksel ve zihinsel süreçlere etki eder.

– Kahve, kafein içeriği sayesinde merkezi sinir sistemini uyarır ve bu da uyanıklık, dikkat ve enerjiyi artırabilir. Kafein, adrenalin salgısını artırarak enerji seviyelerini yükseltebilir.

– Metabolizmayı hızlandırabilir ve yağ yakımını teşvik edebilir. Kafein, termojenezi artırarak kalori yakımını destekleyebilir.

– Bağırsak hareketlerini teşvik edebilir ve bazı insanlar için sindirim sistemini hızlandırabilir. Aynı zamanda gastrin hormonunun salgılanmasını artırabilir, bu da mide asidini artırabilir.

– Kafein, kalp atış hızını artırabilir ve kan basıncını geçici olarak yükseltebilir. Ancak, bu etkiler genellikle kısa süreli olup, düzenli tüketimde tolerans gelişebilir.

– Kahve, zihinsel performansı geçici olarak artırabilir, konsantrasyonu ve hafızayı güçlendirebilir. Ancak, aşırı tüketim kaygı ve huzursuzluğa yol açabilir.

– Kahve, önemli miktarda antioksidan içerir. Bu, hücrelerin serbest radikallerden korunmasına yardımcı olabilir ve bazı sağlık yararları sağlayabilir. Kafein, uyku düzenini etkileyebilir ve uykusuzluğa yol açabilir. Özellikle yatmadan birkaç saat önce kahve içilmesi tavsiye edilmez.

ensonhaber iconFurkan Can
Editör

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-kahve-dost-mu-dusman-mi/feed/ 0
Adana’da yanlış sünnet edilen çocuğun hayatı karardı https://www.igdirhaber.com.tr/adanada-yanlis-sunnet-edilen-cocugun-hayati-karardi/ https://www.igdirhaber.com.tr/adanada-yanlis-sunnet-edilen-cocugun-hayati-karardi/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:04:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10808 Adana’da yanlış sünnet edildiği için ameliyat edilen ve yine hatalı ameliyat yapılan minik çocuğun hayatı karardı. İki kez yanlış ameliyat yapan doktorun ise aileye, “Ben elimden geleni yaptım” savunmasında bulunduğu iddia edildi.

Adana’nın Ceyhan ilçesinde yaşayan ev kadını Demet Kutluakdoğan (31) ve devlet memuru eşinin geçen 18 Haziran’da merkez Çukurova ilçesine bağlı Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan özel bir hastanede Burak ismini verdikleri evlatları dünyaya geldi. Aile, evlatlarını 7 günlükken aynı hastanede çalışan Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. A.B.K.’ye sünnet ettirdi.

Burak 2,5 aylıkken, dikişlerinden idrar geldiği fark edildi

Sünnetten sonra hiçbir sorun olmadığı söylenmesi üzerine aile evlatlarını evlerine götürdü. Burak 2,5 aylık olduğunda annesi Demet, bebeğinin altını değiştirirken idrarını sünnet yaptığı dikişten de yaptığını fark etti. Bunun üzerine aile bebeklerini yine aynı hastaneye ve doktora götürdü.

Hatasını kabul etti

Op. Dr. A.B.K. ise yaptığı tetkikler sonucu sünnette komplikasyon oluştuğunu ve kendi hatası olduğunu kabul etti. Ayrıca Dr. A.B.K., bebeği 6 aylık olduğunda tekrar ameliyat edeceğini ve hatasını düzelteceğini söyledi. Aile ise bunun üzerine doktordan şikayetçi olmadı.

Ameliyat edildi, sorun devam etti

Minik Burak 6 aylık olduğunda aile tekrar bebeklerini hastaneye götürdü ve ameliyat ettirdi. Ancak ameliyattan sonra Burak’ın idrar sorunu düzelmedi. Aile bebeklerini Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’ne götürdüklerinde ise sünnetin ve ameliyatın yanlış yapıldığı bilgisini alıp yeni bir ameliyat ile sorunun düzeltileceği bilgisini aldı.

‘Ben elimden geleni yaptım’ savunması

Bunun üzerine aile tekrar özel hastaneye gidip doktora durumu anlattıklarında ise Op. Dr. A.B.K., ‘Ben elimden geleni yaptım’ savunmasını yaptı. Aile özel hastaneye başvurduğunda ise iddiaya göre hastane aileye yardımcı olmadı.

Suç duyurusunda bulundular

Hastaneden ve doktordan herhangi bir yardım alamayan aile önce Adana İl Sağlık Müdürlüğü’ne ardından da savcılığa gidip suç duyurusunda bulundu.

“İki delikten idrar yapıyor”

İhlas Haber Ajansı’na konuşan anne Demet Kutluakdoğan, sünnet sonrası mağdur olduklarını anlatarak, “Tamamen dini hassasiyetimizden dolayı oğlumu sünnet ettirdik. Sünnetten yaklaşık iki buçuk ay sonra oğlumun altını değiştirirken iki delikten idrar yaptığını fark ettim. Sünnet dikişlerinin olduğu hizada fazladan bir delik vardı. Hemen doktora gittik, doktor kontrol etti ve sünnette bir komplikasyon oluştuğunu, bu yüzden 6 aylık olduğunda hatasını telafi etmek için oğluma tekrar bir operasyon yapacağını söyledi. Bu süreçte doktordan herhangi bir şikayette bulunmadık çünkü hatasını kabul etti ve telafi edeceğini belirtti. Oğlumuz 6 aylık olduğunda tekrar ameliyat oldu ancak yine delik kapanmadı ve doktor başarısız oldu” diye konuştu.

“İyileşme şansı azaldı”

Oğlunun 2 yaşında 1 kere daha ameliyat olacağını aktaran anne Kutluakdoğan, “Oğlum 6 aylıkken vücuduna genel anestezi almak zorunda kaldı, ameliyat öncesi ve sonrasında birçok tıbbi müdahaleye maruz kaldı. Oğlumu boşuna ameliyat etti ve bunun sonucunda oğlum tekrar ameliyat olmak zorunda. Bunun maddi yükümlülüğü bize ait, maddi ve manevi olarak kayıptayız. Kapatma ameliyatlarında sayı arttıkça başarı oranı azalıyormuş. Doktor ehli olmadığı bir ameliyatı yaparak benim oğlumun bir sonraki ameliyatta tamamen iyileşme şansını, başarısını da azaltmış oldu” ifadelerini kullandı.

“Sonuna kadar şikayetçiyiz”

Doktordan ve hastaneden şikayetçi olduklarını vurgulayan Demet Kutluakdoğan, şunları söyledi:

“Eğer doktor bize ilk ameliyatta bu işin ehli olmadığını, daha profesyonel kişilere götürmemizi söyleseydi biz o zaman başka bir doktora götürürdük, en azından oğlumun ameliyatının başarı şansı artardı. Oğlum şu an 8 aylık. 2 yaşına gelince bu sorundan dolayı tekrar bir ameliyat olmak zorunda. Hastane, şikayetimiz üzerine sadece doktoru işten çıkardı. Bunu benim için yapmadı zaten, olay duyulursa kendi itibarını zedelememek için yaptı. Aynı zamanda hastane, İl Sağlık Müdürlüğüne yaptığımız dilekçemize karşılık verdiği savunmada, oğlumun sünnetini idrar yapamama şikayetinden dolayı yaptırdığımızı öne sürdü. Biz sonuna kadar şikayetçiyiz.”

İhlas Haber Ajansı’nın ulaştığı Özel Güzelyalı Hastanesi ise doktoru işten çıkardıklarını aileye ise yardımda bulunduklarını söyledi. – ADANA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/adanada-yanlis-sunnet-edilen-cocugun-hayati-karardi/feed/ 0
Charge Sendromuyla Mücadele Eden Aile: İnsanların İçinde Umut Olsun İstiyoruz https://www.igdirhaber.com.tr/charge-sendromuyla-mucadele-eden-aile-insanlarin-icinde-umut-olsun-istiyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/charge-sendromuyla-mucadele-eden-aile-insanlarin-icinde-umut-olsun-istiyoruz/#respond Sat, 15 Jun 2024 09:07:10 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8543 Öznur ve Orhan Karaarslan çiftinin, doğduğunda sürekli ağlayan, beslenemeyen, işitme gibi birçok sorun yaşayan, yapılan testlerin ardından 1 yaşındayken dünyada nadir görülen hastalıklardan Charge Sendromu tanısı konulan kızları Eylül, devam eden birçok tedavisinin ardından artık yaşıtları gibi hayatını sürdürebiliyor.

Kızlarıyla birlikte Charge Sendromu ile verdikleri mücadeleyi “Dünya Nadir Hastalıklar Günü”nde AA muhabirine anlatan Öznur Karaarslan, hastalığın, gelişme geriliği, kalp problemleri, göz ve kulak anomalileri gibi birden fazla sistemi ilgilendiren, nadir görülen, doğumsal bir bozukluk olduğunu aktardı.

Öznur Karaarslan, ilk doğduğunda hiçbir sorun hissetmedikleri kızının daha sonra sürekli ağladığını ve mama yemediğini belirterek, “Doktora gittik, birkaç kez hastaneye yatırıldı ama sorun çözülemedi ve bir teşhis konamadı. Tesadüfen çekilen bir akciğer filminde midesinin yerinde olmadığı teşhis edildi. 7 aylıkken ameliyata girdi. Sonra doktorumuz Yasemin Alanay ile tanıştık, bazı genetik testler istedi. Bu şekilde tanı konulmuş oldu ve tedavi süreci başladı. 4 yıldır tedavisi devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

“İnsanların içinde umut olsun istiyoruz”

Charge Sendromuna en basit haliyle çoklu organ bozukluğu denebileceğini dile getiren Karaarslan, kızının şu an en büyük sorunlarından birinin işitme olduğunu söyledi.

Karaarslan, bunun da konuşmasını zorlaştırdığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“İlk teşhis konulduğunda çok şaşırdık ve üzüldük. Bu hastalığın adını bile duymamıştık. Ancak en azından bir teşhis konulduğu için biraz da olsa rahatladık. Kızım için bu hastalıkla sonuna kadar mücadele edeceğim. Bizim gibi bir anne ve babası olduğu için çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Zira mücadeleyi hiç bırakmadık ve bırakmayacağız.”

Yeni kurulan “İstanbul Tanısız ve Nadir Hastalıklara Çözüm Platformu-İSTisNA” platformunda Charge Sendorumuyla ilgili bölümün sorumluları olduklarını anlatan Karaarslan, “Hastalıkla yeni tanışan ailelere korku ve üzüntü yaşamaması için yardımcı olmaya çalışıyoruz. İnsanların içinde umut olsun istiyoruz. Biz çocuğumuzu yaşatamayacağımızı düşündük ama artık öyle olmadığını anladık.” diye konuştu.

Anne Karaarslan, bu hastalıkta tedavinin ömür boyu süreceğini belirterek, “Kızımın sol kulağında hiç sinir yok, bu işitme kaybı ömür boyu devam edecek. Sürekli olarak sağ kulağını sağlıklı tutmaya ve konuşma sorununu bu şekilde çözmeye çalışacağız. Görme sorunuyla ilgili de tedavi oluyor. Bir de büyüme geriliği var. Bu hastalıkta en öne çıkan sorun kalp ama çok şükür bizde yok.” şeklinde konuştu.

“Birçok doktora gittik sonuç alamadık”

Baba Orhan Karaarslan da kızı Eylül’ü ilk kucağına aldığında hiçbir farklılık hissetmediğine vurgu yaparak, “Doğumunun 2. günü rutin işitme testini geçemediğinde içime bir korku düştü. Sonra 1-2 defa daha işitme testi yapıldı ama Eylül hiçbirinden geçemedi. Hastaneden çıkıp eve geldiğimizde Eylül’de bitmek bilmeyen bir ağlama başladı. Bir türlü bir şey yediremiyorduk. ’24 saat ağlayan bir çocuk düşünün ve nedenini bulamıyoruz. Birçok doktora gittik sonuç alamadık.” ifadelerine yer verdi.

Gastroenteroloji doktorunun genetik hastalıktan şüphelenmesi üzerine kızına test yapıldığını anlatan Karaarslan, testlerde ilk seferinde net bir şey çıkmadığını, çocuk 1 yaşına geldiğinde Charge Sendromu tanısı konulduğunu aktardı.

Nadir hastalıkların teşhisinin ve bu alanda uzmanlaşmış doktor bulmanın çok zor olduğunu ifade eden Karaarslan, Charge Sendromunu birçok doktorun bilmediğini, bunun için de doğru tedavi uygulayamadığını söyledi.

“Platform sayesinde birçok aileye ulaşmak, yol göstermek istiyoruz”

Karaarslan, tanıdan sonra doktorlarıyla tedavi sürecini planladıklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Her 3 ayda 1 göz, kulak-burun-boğaz ve endokrinoloji doktoru Eylül’ü muayene ediyor. Bu şekilde bütün süreçleri takip altına aldık. Genetik hastalıkların bir çoğunun ya tedavisi olmuyor ya çok zor oluyor ya da kötü sonla bitiyor. Eylül’ün durumunun en iyi tarafı doktorumuzun, ‘Korkmayın bundan daha kötüsü olmayacak, biz bundan sonraki süreci iyi yöneterek başaracağız.’ demesi. Bizim süreci iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Eğer böyle olmasaydı belki Eylül daha kötüye giderdi. Fizik tedavi, konuşma terapileri, işitme tedavileri sayesinde kızımız bu gün yaşıtları gibi kreşe gidebiliyor.”

Baba Karaarslan artık süreci kabullendiklerini anlatarak, “Bizim gibi hastalığa yabancı olup da ne yapacağını bilememek, ortada kalmak çok zordu. Allah kimseye bu durumu yaşatmasın. Bu durumdaki ailelerin bize ulaşmasını ve bizim yaşadıklarımızı yaşamamalarını istiyorum. Bu nedenle yeni bir platform oluşturduk. Bize ulaşıp her türlü desteği alabilirler. Tedaviyi yürüttüğümüz hastanemizin de desteğiyle kurduğumuz platform sayesinde birçok aileye ulaşmak, umut olmak, yol göstermek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Şu an genetik araştırmaların esas yönlendiricisi artık aileler”

Yaklaşık 3 yıldır Eylül’ün tedavisini yürüten Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Alanay da Charge Sendromunun nadir hastalık olarak değerlendirilen 7 bin hastalıktan biri olduğunu belirtti.

Anne ve babanın yumurtasının birleştiği anda tamamen tesadüfen oluşan hastalığın, genetik olmadığını dile getiren Alanay, “Doğumda çocuklarda aksaklılar oluşuyor ve ömür boyu devam ediyor.” dedi.

Prof. Dr. Alanay, nadir hastalıklarda en büyük sorunun tanı konulamaması olduğunu vurgulayarak, tanı konan ailelerin en azından tedavi sürecine başlayabildiklerini söyledi.

Dünya çapında nadir hastalıklarla mücadele eden ailelerin çok iyi organize olduklarını ve birbirlerini desteklediklerini aktaran Alanay, şunları kaydetti:

“Bu aileler sosyal medyayı çok iyi kullanıyor. Her ailenin, hatta her genin bir sosyal medya hesabı var. Şu an genetik araştırmaların esas yönlendiricisi artık aileler. Herkes kısmen kendi çocuğunun doktoru gibi. Bunlar diğer aileleri de yönlendirip bilgilendiriyor. O yüzden ailelerin bir araya gelmesini çok önemsiyorum. Bu da çok büyük farkındalık yaratıyor. Biz de üniversite olarak ailelerin bir platform altında bir araya gelmesini destekliyoruz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/charge-sendromuyla-mucadele-eden-aile-insanlarin-icinde-umut-olsun-istiyoruz/feed/ 0
Güney Kore’de Asistan Doktorlar Grevde: Tutuklama Tehdidi ve Lisans İptali https://www.igdirhaber.com.tr/guney-korede-asistan-doktorlar-grevde-tutuklama-tehdidi-ve-lisans-iptali/ https://www.igdirhaber.com.tr/guney-korede-asistan-doktorlar-grevde-tutuklama-tehdidi-ve-lisans-iptali/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:33:34 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8472 Güney Kore hükümeti, Perşembe günü işe dönmemeleri halinde grevde olan binlerce asistan doktorun tutuklanacağını ve tıbbi lisanslarının iptal edileceğini açıkladı.

Ülkedeki asistan doktorların yaklaşık dörtte üçü geçtiğimiz hafta greve çıktı ve bu da büyük eğitim hastanelerindeki ameliyatlarda aksamalara neden oldu.

Stajyer doktorlar, hükümetin doktor sayısını artırmak amacıyla üniversitelere her yıl daha fazla tıp öğrencisi kabul etme planını protesto ediyorlar.

Güney Kore, gelişmiş ülkeler arasında en düşük doktor-hasta oranlarından birine sahip ve hızla yaşlanan nüfus nedeniyle hükümet, on yıl içinde ciddi anlamda doktor eksikliği yaşanacağı konusunda uyarıyor.

Greve katılan 25 yaşındaki doktor Ryu Ok Hada BBC’ye haftada 100 saatten fazla, çoğunlukla da 40 saat uykusuz olarak çalışmaya alışkın olduğunu söyledi.

“Bu kadar az maaşa bu kadar çok çalışmamız inanılmaz” dedi.

Güney Kore’de doktorların maaşları nispeten yüksek olsa da Ryu, çalışma saatleri göz önüne alındığında kendisinin ve diğer asistan doktorların asgari ücretten daha az kazanıyor olabileceklerini savunuyor.

Daha fazla doktorun, az maaşa çok fazla çalışmasına yol açan sağlık sistemindeki yapısal sorunları çözemeyeceğini söylüyor.

Güney Kore’de sağlık hizmetleri büyük ölçüde özelleştirilmiş durumda ancak fiyatlar karşılanabilir seviyede.

Doktorlar acil servis hizmetleri, hayat kurtaran ameliyatlar ve uzman bakımının fiyatlarının çok düşük belirlendiğini, estetik ameliyatlar gibi daha az gerekli tedavilere ise çok fazla para ödendiğini söylüyor.

Bu, doktorların büyük şehirlerde giderek daha kazançlı alanlarda çalışmayı tercih etmesine, kırsal bölgelerde ise personel yetersizliğine ve acil servislere aşırı yük binmesine neden oluyor.

Bir yıldır çalışan Ryu, stajyer ve asistan doktorların ucuz işgücü olarak üniversite hastaneleri tarafından sömürüldüğünü söylüyor. Bazı büyük hastanelerde personelin % 40’ından fazlasını oluşturuyorlar ve bu hastanelerin ayakta kalmasında kritik rol oynuyorlar.

Sonuç olarak bazı hastanelerdeki ameliyat kapasitesi geçtiğimiz hafta yarı yarıya azaldı. Grev nedeniyle genellikle önceden planlanmış prosedürler erteledi.

Grevden yalnızca az sayıda kritik hasta etkilendi. Ancak geçen Cuma, kalp krizi geçiren yaşlı bir kadının yedi hastane tarafından reddedildikten sonra ambulansta hayatını kaybettiği bildirildi.

Hem halkın hem de ekstra iş üstlenmek zorunda kalan sağlık çalışanlarının doktorlara karşı sabrıysa tükeniyor. Hemşireler, ameliyathanelerde normalde doktor meslektaşlarının sorumluluğunda olan prosedürleri yapmaya zorlandıklarını söylüyor.

Hükümet gelecek yıl üniversiteye kabul edilen tıp öğrencilerinin sayısını 3.000’den 5.000’e çıkarmak istiyor. Grevdeki doktorlarsa, daha fazla hekim yetiştirmenin bakım kalitesini düşüreceğini, çünkü bunun daha az yetkin pratisyenlere tıbbi lisans verilmesi anlamına geleceğini savunuyorlar.

Ancak doktorlar, daha fazla doktorun olumsuz durumlara yol olacağı konusunda halkı ikna etmekte zorlanıyor. Salı günü Seul’deki bir hastanede 74 yaşındaki Lee kolon kanseri tedavisi görüyordu ve hastaneye varmak için bir saatten fazla yol yapmıştı.

“Şehrin dışında, yaşadığımız yerde doktor yok” dedi.

Lee’nin eşi Soon-dong, “Bu sorun uzun süredir erteleniyor ve düzeltilmesi gerekiyor” dedi. “Doktorlar çok bencil davranıyorlar. Biz hastaları rehin alıyorlar.”

Çift, greve daha fazla doktorun katılmasından endişeli ve eğer anlaşmazlığın çözülmesi anlamına geliyorsa, daha fazla para ödemekten memnuniyet duyacaklarını söylüyorlar.

Ancak Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol’a verilen destek, grevin başlamasından bu yana arttı, bu da hükümetin Nisan ayındaki seçimlerden hemen önce sistemi gözden geçirmeye ve prosedürleri pahalılaştırmaya isteksiz olacağı anlamına geliyor.

İki taraf da sıkışmış durumda. Sağlık Bakanlığı doktorların istifasını kabul etmeyi reddetti ve bunun yerine, gün sonuna kadar hastanelere dönmemeleri halinde yasayı ihlal etmekten tutuklanacaklarını söyledi. Sağlık Bakan yardımcısı Park Min-soo, gün sonuna kadar hastanelere dönmeyenlerin lisanslarının da en az üç ay süreyle askıya alınacağını belirtti.

Ancak greve çıkanların bazıları hükümetin sert yaklaşımının kamuoyunda desteği artırabileceğine inanıyor. Pazar günü Kore Tabipler Birliği, kıdemli doktorların stajyer doktorlara katılıp katılmaması gerektiği konusunda oylama yapacak. Meslektaşlarının bir kısmı tutuklanırsa harekete geçme olasılıkları daha yüksek görünüyor.

Bu habere Jake Kwon katkıda bulunmuştur.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/guney-korede-asistan-doktorlar-grevde-tutuklama-tehdidi-ve-lisans-iptali/feed/ 0
Hekim App: Doktorlar, Diş Hekimleri ve Tıp Fakültesi Öğrencileri için Dijital Çağın Yenilikçi Platformu https://www.igdirhaber.com.tr/hekim-app-doktorlar-dis-hekimleri-ve-tip-fakultesi-ogrencileri-icin-dijital-cagin-yenilikci-platformu/ https://www.igdirhaber.com.tr/hekim-app-doktorlar-dis-hekimleri-ve-tip-fakultesi-ogrencileri-icin-dijital-cagin-yenilikci-platformu/#respond Sat, 30 Mar 2024 22:30:00 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/hekim-app-doktorlar-dis-hekimleri-ve-tip-fakultesi-ogrencileri-icin-dijital-cagin-yenilikci-platformu/ Hekim.App, sağlık alanında faaliyet gösteren doktorlar , diş hekimleri ve tıp fakültesi öğrencileri için tasarlanmış, çeşitlilik arz eden faydalar sunan kapsamlı bir platformdur. Bu platformda kullanıcılar, sadece güncel sağlık bilgilerine erişim sağlamakla kalmaz, aynı zamanda kariyer yollarını belirleyecek çeşitli iş olanaklarına da kolaylıkla ulaşabilirler.

Sağlık sektöründe faaliyet gösteren hekimler için önemli bir kaynak olan Hekim.App, tıp fakültesi öğrencileri ve hekimlerin sadece en güncel bilgilere erişimini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kariyerlerine yön verebilecekleri iş fırsatlarını da sunuyor. Bunun yanı sıra, pazaryeri bölümü aracılığıyla ihtiyaç duyulan medikal ekipman ve malzemeleri uygun fiyatlarla bulma imkanı da sağlıyor. Bu yenilikçi platform, gelecek nesil sağlık profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu her şeyi bir arada sunarak, onların profesyonel yaşamlarında bir adım öne geçmelerine yardımcı oluyor. Hekim.App'ın sunduğu bu fırsatları keşfetmek için platformu ziyaret etmek yeterli.

Doktorlar Arası Topluluk ve İletişim Ağı
Hekim.App, bilgi alışverişi ve iş imkanları sunmanın ötesinde, doktorlar arasında güçlü bir topluluk duygusu oluşturmayı amaçlamaktadır. Platform içerisindeki doktorlar, tecrübelerini paylaşabilir, mesleki zorluklara birlikte çözüm üretebilir ve destekleyici bir ağ oluşturabilirler. Özel sohbet odaları ve forumlar sayesinde, aynı ilgi alanlarına sahip doktorlar bir araya gelerek bilgi alışverişinde bulunabilir ve birlikte büyüyebilirler.

Hekim.App'ın Kolaylaştırdığı İş ve Mesleki Yaşam
Hekim.App, doktorların iş ve profesyonel yaşamlarını daha basit ve etkin hale getirmeyi hedefler. Zengin içeriği, geniş iş olanakları ve pazaryeri ile doktorların ihtiyaç duyduğu her şeyi bir arada sunar. Bu sayede, doktorlar zamandan tasarruf edebilir ve mesleki faaliyetlerine daha odaklanabilirler. Hekim.App, sürekli kendini yenileyerek geleceğin sağlık profesyonellerine daha iyi bir iş deneyimi ve profesyonel gelişim fırsatları sunar.

Geleceğin Sağlık Profesyonellerine Yönelik Destek
Hekim.App, sağlık alanında çalışan hekimler için değerli bir kaynak olarak öne çıkar. İş olanakları, güncel bilgi ve etkileşim fırsatlarıyla dolu olan bu platform, doktorların mesleki gelişimine katkı sağlamayı ve iş yaşamlarını kolaylaştırmayı hedefler. Doktorların ve tıp öğrencilerinin ihtiyaçları düşünülerek tasarlanan Hekim.App, bu avantajlardan yararlanmak için ziyaret edilmeyi bekliyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hekim-app-doktorlar-dis-hekimleri-ve-tip-fakultesi-ogrencileri-icin-dijital-cagin-yenilikci-platformu/feed/ 0