DHA’nın haberine göre Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolduktan sonra arama çalışmalarının 19’uncu gününde dere yatağında çuvalda, üstü 30, 25 ve 20 kilo ağırlığındaki 3 taşla kapatılıp, çalılıklarla gizlenmiş halde cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetine ilişkin tutuklanan 12 kişiden 4’ü hakkında Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
REKLAM
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede; aracında Narin’e ait DNA ve kıl örneği bulunan amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile gözaltına alındıktan sonra cesedi dere yatağına taşıdığını itiraf eden komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında, HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre olay anında aynı evde oldukları tespit edildiği belirtilerek, ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Davanın ilk duruşması, 7 Kasım’da görüldü. 3 gün süren duruşma sonunda mahkeme heyeti, ara kararını açıklayarak, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı 26 Aralık’a erteledi.
NARİN’İN ÖLDÜRÜLME NEDENİNİN BELİRLENEMEMESİNE SEBEBİYET VERECEK İRADE ORTAYA KOYMUŞLAR
Savcı, esas hakkındaki mütalaasında sanıklar, Narin’in amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile cesedi taşıyan Nevzat Bahtiyar ile ilgili ‘İştiraken kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.

Mütalaada dosya içeriğinde soruşturma ve kovuşturma boyunca bulunan ve sunulan tüm kamera görüntüleri, ifade tutanakları, Adli Tıp raporları, olay yeri inceleme raporları, HTS kayıtları, HTS daraltılmış baz analiz raporu ve bu yönde desteklenen bilirkişi raporu, kriminal raporlar, ulusal kriminal büro raporu, görüşme kayıtları, cep telefonları üzerinde yapılan inceleme neticesinde elde edilen veriler, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay günü sanıklar Enes Güran’ın, Salim Güran’ın, Yüksel Güran’ın ve Nevzat Bahtiyar’ın olay saatinde Arif Güran’ın evi ve civarında bulundukları hususunun daraltılmış baz analiz raporu ve bilirkişi raporuyla tespit edildiğini belirtilerek, şunlar denildi:
REKLAM
“Ayrıca 28/11/2024 tarihli ulusal kriminal büronun raporu ile de desteklenen ahır-ev bölgesinde olay saatinde gerçek-canlı hareketleri mevcut olup Narin Güran’ın da ahır-ev bölgesine ulaştığının belirlendiği bu bağlamda sanıkların olayın sonuna kadar zaman ve mekan birlikteliği içerisinde oldukları ve bu eyleme taraftar olmadıklarını gösterecek şekilde engelleyici bir irade ortaya koymadıkları gibi fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek bildikleri gerçeği açıklamamak suretiyle Narin Güran’ın öldürülme saikinin kesin bir şekilde belirlenememesine sebebiyet vererek iştirak iradelerini ortaya koydukları, kasten öldürme suçunun işlenmesinde suçun icrasını kolaylaştırma iradeleri yanında suçun işlenmesi sonrasındaki tutumları da göz önüne alındığında Narin Güran’ı boğmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdikleri ve üzerlerine atılı suçu müşterek fail olarak işledikleri anlaşılmakla, yukarıda izah olunan nedenlerle üzerlerine atılı ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçunu işleyen sanıklar Enes Güran ve Yüksel Güran’ın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 37/1 maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu 82/1-d,e, 53/1 ve 63. sevk maddeleri uyarınca, sanıklar Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 37/1 maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu 82/1-e, 53/1 ve 63’üncü sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, alacakları ceza miktarı nazara alındığında hükümle birlikte sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, sanıkların gerçekleştirdikleri eylemin niteliği, olayın oluş biçimi, eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınarak haklarında TCK 62’nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, mahkememiz nezdinde adli emanete kayıtlı materyallerin dosyada delil olarak saklanmasına, işlemiş oldukları suçun kasti suç olması nedeni ile haklarında hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmolunması durumunda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 53’üncü maddesinin 1’inci fıkrası gereğince belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, sanıkların gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 63’üncü maddesi gereğince cezalarından mahsubuna, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 325/1 maddesi gereğince tüm yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi, kamu adına talep ve mütalaa olunur” denildi.
Mütalaada ayrıca 27 Kasım’da dava dosyasına sunulan ve Van Kriminal Şube Müdürlüğü’ne gönderilerek ilgili videoların ses iyileştirilmelerinin ve söz konusu konuşmaların Türkçe tercümesi yapılmak üzere rapor talep edilen Erhan Güran’ın evindeki kamera görüntüleriyle ilgili olarak da “Şahsın ikametindeki kamera görüntülerinde yer alan kişilerin eylemlerinin kasten yaralama, tehdit, suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden suç ve suç unsuru teşkil ettiği değerlendirildiğinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi, kamu adına talep ve mütalaa olunur.”
İKİNCİ DURUŞMADA 1’İ TUTUKLU 3 TANIK DİNLENECEK
İkinci duruşma için alınan ek kararda, sanık avukatlarının celse arasındaki talepleri doğrultusunda 1’i tutuklu 3 kişinin tanık sıfatıyla dinlenilmesine karar verildi. Mahkeme tarafından verilen kararda, amca Erhan Güran ve çoban A.A.’nın (33) duruşmaya zorla getirilmesi, amca Salim Güran’ın işçisi tutuklu şüpheli 15 yaşındaki suça sürüklenen çocuk R.A.’nın ise cezaevinden celbi için karar verildi. Mahkeme dosyasına giren görüntülerde, amca Erhan Güran ile evinde yapılan toplantıda sorular sorup, daha sonra gönderdikleri çoban A.A.’nın görüntüleri ortaya çıkmıştı. Amca Salim Güran’ın işçisi R.A. ise ilk duruşmada ‘Tanıklık yapmak istemiyorum’ deyince, salondan çıkarılmıştı.
AİLE TOPLANTISI GÖRÜNTÜLERİ İNCELENDİ
Narin Güran’ın cansız bedeninin bulunmasından 1 gün önce Erhan Güran’ın evinin önünde yapılan toplantıdaki Türkçe ve Kürtçe konuşmaların yer aldığı görüntü de Ulusal Kriminal Büro tarafından incelenerek, hazırlanan bilirkişi raporu da mahkemeye gönderildi.
Karar çıkması beklenen duruşma öncesi mahkeme salonu ve adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİTLİS’te uzun süredir hastanede tedavi gören ve bugün beyin ölümü gerçekleşen 44 yaşındaki epilepsi hastasının 2 böbreği, yakınlarının da rızasıyla Diyarbakır ve Ankara’da tedavi gören 2 hastaya nakledilecek.
Bitlis- Tatvan Devlet Hastanesinde tedavi gören ve bugün beyin ölümü gerçekleşen epilepsi hastasının 2 böbreği, yakınlarının da rızasıyla Diyarbakır Dicle ÜniversitesiEğitim ve Araştırma Hastanesi ile Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki 2 hastaya umut olacak. Diyarbakır Dicle Üniversitesinden gelen Prof. Dr. Mehmet Yılmaz ve hastanedeki uzman doktorlar, hayatını kaybeden kişinin 2 böbreğini ameliyatla aldı. Alınan böbrekler, yakın zamanda iki hastaya nakledilecek.
Prof. Dr. Mehmet Yılmaz, böbreklerin birinin Dicle Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki bir hastaya, diğerinin ise Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki hastaya nakledileceğini söyledi. Yılmaz, “Bitlis- Tatvan Devlet Hastanesi’nde 44 yaşında erkek hastamızın beyin ölümü teşhisi konulması sonucu, Sağlık Bakanlığına bilgi verilerek her iki böbreğini çıkarttık. Hastanedeki hekim arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Çünkü beyin ölümü teşhisi koymak, bir sağlık hastanesinde sağlık hizmetlerinin en yüksek seviyede yapıldığının göstergesidir. Organ bağışı hayat kurtarıyor. Bu yüzden organ bağışına katkıda bulunmak, insanlık adına bir borç olarak görüyoruz. Beyin ölümü gerçekleşmiş olan hastamızın her iki böbreğini Dicle Üniversitesi ve Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanelerindeki böbrek bekleyen hastalarımıza nakledilecek. Yakınlarının gösterdiği bu candan bağış, insanlar için umut oluyor” dedi.
Bitlis- Tatvan Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Gökmen Reyhanlı ise hayatını kaybeden hasta yakınlarına bu duyarlı davranışlarından ötürü teşekkür ederek, organ bağışının ne denli önemli olduğuna söyledi. Organ naklinin, sağlık durumları nedeniyle organ yetmezliği yaşayan insanların hayatını kurtarmanın en etkili yollarından biri olduğunu söyleyen Reyhanlı, “Bu işlem yalnızca tıbbi bir başarı değil, aynı zamanda insanlığın dayanışma ve yardımlaşma duygusunun somut bir ifadesidir. Bugün hastanemizde beyin ölümü gerçekleşen bir vatandaşımızın iki böbreğini, böbrek bekleyen iki hastamıza nakledilecek. Gerekli yazışmalardan sonra bakanlığımızdan da onay alarak ve yine bakanlığımızın gönderdiği bir ekip sayesinde başka insanlara umut ve sağlık olmanın gururunun yaşadık. Ülkemizde ve dünyada binlerce insan organ bağışı sayesinde ikinci bir yaşam şansı elde ediyor. Hastanemizde ilk defa bir organ nakline vesile oluyoruz. Bu duyarlı davranışları sebebi ile hayatını kaybeden vatandaşımızın ailesine şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SARIGÜL VE TANRIKULU YALNIZ BIRAKMADI
Mahsun Kırmızıgül’ün dün İstanbul’da hayatını kaybeden annesi Faike Arık’ın cenazesi, sabah saatlerinde Yenişehir ilçesindeki Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Camisi’ne getirildi. Burada öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazına CHP milletvekilleri Mustafa Sarıgül ve Sezgin Tanrıkulu, oyuncu Zekeriya Karakaş ile vatandaşlar katıldı.

SELFİE ÇILGINLARI PES DEDİRTTİ
Kırmızıgül, annesini son yolculuğuna uğurlarken gözyaşlarına hakim olamazken daha önce de birçok cenazede şahit olduğumuz selfie çılgınlığı burada da kendini gösterdi. Annesinin cenaze namazı için camiye yürümeye çalışan ünlü şarkıcı, selfie çekilmek isteyenler yüzünden zor anlar yaşadı. Çevredeki duyarlı vatandaşlar tarafından uzaklaştırılan selfie çılgınları, ısrarlı tutumlarıyla bir kez daha pes dedirtti.
Cenaze töreninden kareler;





Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR – Diyarbakır’da 54 yıldır terzilik mesleğini sürdüren Abbas Kulaksız, hem geçimini sağladı hem de 7 çocuğunu üniversiteye göndererek okuttu.
65 yaşındaki Abbas Kulaksız, ilkokula giderken babasının kendisini merkez tarihi Sur ilçesinde bir terzinin yanına götürdüğünü ve orada başladığını söyledi. Bu çarşıda çırak olarak başladığını belirten Kulaksız, “Ondan sonra kalfalık ve askere gittim. Askerden geldikten sonra dükkan açtım ve devam ediyorum. 7 çocuk okuttum. Biri üniversite okuyor. Psikolog, öğretmen var. Kızları da okuttum hemşire var” dedi.
Terziliğin dünyanın hiçbir yerinde ölmeyeceğini düşünen Kulaksız, ” Ölen nedir? Özel sipariştir. Eskiden müşteriler gelirdi, sıraya girerdi sabaha kadar çalışırdık. O yoğunluk bitti. Ama bizim Diyarbakır’da şalvar olayı olduğu müddetçe bitmez. Bir gün bizde ölürsek, kimsede yetişmiyor, kimse çocuğunu terziye vermiyor, zanaat olarak bitiyor. Bu meslek, bize Hristiyanlardan, Ermenilerden kalmadır” ifadelerini kullandı.

Yerel HaberlerDiyarbakırGüncelEğitimYaşamBaba
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yeni çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Şimdi iş sözü edilen koşulların oluşturulmasında”
Cengiz Çandar konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Yepyeni bir dönemin başlangıcındayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dış politikaya taalluk eden bir konuda konuşma yapmak için söz aldığım şu gün, daha doğru bir deyimle, şu günler ülkemizde toplumsal barış için, iç cephenin güçlendirilmesi için, ulusal birliğimizin tahkimi için yepyeni bir dönemin başlangıç noktasına işaret ediyor. Devlet Bahçeli’nin Milliyetçi Hareket Partisi Grubunda yaptığı son derece önemli konuşmayla çok önemli bir aşamaya tırmandı. Uzatılan bir elden söz ediliyordu, o elin uzatıldığı en önemli şahsiyet İmralıCezaevi’nde kendisinden 44 aydır hiçbir haber alınmamış olan Abdullah Öcalan’dı. Dün DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan kendisiyle görüştü ve Abdullah Öcalan’ın uzatıldığı söylenen eli geri çevirmediği, bilakis, tam tersine, onun da ülkenin birliğine, toplumsal barışa, ilk cephenin güçlenmesine hizmet edecek şekilde kendi elini uzattığını memnuniyetle işitmiş bulunuyoruz. Şöyle demiş kendisiyle görüşen milletvekiline; “koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim” dedi. Yani, “ben varım” diyor, yani “ben, ülkenin toplumsal barışına, iç cephenin güçlendirilmesine varım, buna katkıda bulunmaya niyetim de var, buna gücümde var” demiş oluyor. Şimdi iş sözü edilen koşulların oluşturulmasında. Bu, kolay bir iş değil; sabır, dikkat, titizlik, esneklik, özveri ve en önemlisi irade gerektiriyor. Dünkü terör saldırısı iç barışı, toplumsal barışı, iç cepheyi güçlendirmenin çok da kolay olmadığını, durumun bir çok toplumsal provokasyona açık olduğunu gösterdi. Bu vesileyle bir kez daha bu terör saldırısında hayatını kaybetmiş olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum.
“Öcalan, bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse arkasında olacağız”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün, “siyasete yön vermeye çalışıyorlar, buna teslim olmayacağız, tutumumuzu değiştirmeyeceğiz” diyerek önümüzdeki dönemde olumlu bir şekilde yürümesi arzu edilen gelişmelere karşı Cumhuriyet Halk Partisinin de ana muhalefet partisi olarak kendi deyimiyle, 31 Mart’tan itibaren ülkenin bir numaralı partisi olduğunu söylediği partisinin bu durumda ısrar edeceğinin altını çizmiş oldu. Bu arada şunu söyleyeyim; Özgür Özel’in gerek Edirne’de Selahattin Demirtaş’ı ziyareti gerek bölgeye yaptığı ziyaretin de fevkalade değerli olduğunu ve bunca zamanları ilk kez Cumhuriyet Halk Partisinin bu tür süreçlere dahil olma iradesini ortaya koyduğunu da memnuniyetle teslim edelim ve gelecek için umutlanalım. Sorunlarımızı konuşarak, diyalogla, siyaset yoluyla çözülmesi arayışlarını kanla kesmeye çalışan anlayış bilmeli ki eğer Öcalan, bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse tüm gücümüzle arkasında olacağız. Demokratik siyaset ve barış arayışlarını itibarsızlaştırmaya, iradesiz kılmaya yönelik hiçbir yaklaşımı kabul etmeyeceğiz. Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır, barış isteyenlerin sesinin kimden gelirse gelsin bu defa bastırılmasına asla izin vermeyeceğiz.
“Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesinin bölgedeki etkisi olumlu olacaktır”
Orta Doğu’nun önünde muazzam bir belirsizlik, tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir belirsizlik dönemi yatıyor. Bu geçen yılın 7 Ekiminden itibaren İsrail’in başlattığı saldırı furyasının bölgeyi getirdiği durumla yakından ilgili. Gazze 1955 yılına geri dönmüş durumda ve bu Gazze’de yaşayan 2 milyon 200 bin kişinin, Gazze halkının, Filistin halkının 2 milyonu bugün bundan bir yıl önce yaşadıkları evde yaşamıyor. 50 bine yakın Filistinli bir yıl içinde hayatını kaybetmiş durumda. Bunun anlamı oransal olarak Türkiye’yle hesapladığınız zaman bir yıl içinde 2 milyon insanın hayatını kaybetmesi demek, muazzam bir insanlık trajedisi İsrail saldırganlığının sonu olarak yaşanıyor. Lübnan, sadece Lübnan değil, Suriye, Irak ve hatta İran büyük bir istikrarsızlık durumuyla, ihtimaliyle yüz yüze bulunuyor. Suriye, Irak ve İran’da tıpkı Türkiye’de olduğu gibi nüfusun bir bölümü Kürt. Kürtlerin, dünyadaki Kürtlerin en büyük bölümü, yarısından fazlası ülkemizde, Türkiye’de yaşıyor; bizim halkımızın bir parçası. Türkiye’de toplumsal barış, iç cephenin güçlendirilmesi demek Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesi demek ve böyle bir durum ister istemez tüm bölgeye de etkisini olumlu ölçüde yayacaktır. Böyle bir gelişme Suriye’deki ve Irak’taki Kürtleri de Türkiye’nin bekasına potansiyel bir tehdit gibi algılanmaktan çıkaracaktır. İç barışımız ve güçlü demokrasimiz -eğer bu sağlanırsa- Kürtleri, ister Amerika olsun ister İsrail olsun ister İran olsun, kim olursa olsun, bunların etkisi altında görülmekten çıkaracaktır; bizim halkımızın bölgedeki devamı, uzantısı olarak görülmelerini sağlayacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>09.30- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Deprem Master Plan Çalıştayı’nın açılışına Tarihi Havagazı Fabrikası’nda ev sahipliği yapacak.(GÖRÜNTÜLÜ – İZMİR)
10.00 – TÜİK, ağustos ayı motorlu kara taşıtları verilerini açıklayacak. (ANKARA)
10.00 – Anne babasının mensup olduğu tarikat içinde, 6 yaşından itibaren istismara uğrayan H.K.G.’nin İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” davasında kararın açıklanması bekleniyor. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İSTANBUL)
10.30- Ümraniye’de operasyon sırasında şehit düşen polis memuru Şeyda Yılmaz için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde tören düzenlenecek. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İSTANBUL)
11.00- İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer, İzmir Körfezine ilişkin basın açıklaması yapacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İZMİR)
13.11- Hayatını kaybeden şarkıcı Metin Arolat, İzmir Beşikçioğlu Camii’ndeki cenaze töreninin ardından toprağa verilecek. (GÖRÜNTÜLÜ – İZMİR)
13.30 – CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP İzmir İl Başkanlığı’nda basın toplantısı yapacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İZMİR)
20.00 – Trendyol Süper Lig 6. haftasında Gaziantep FK- Trabzonspor, Göztepe – BellonaKayserispor maçları oynanacak.(GAZİANTEP – İZMİR)
– Ortak kullandıkları binadan kaymakamlık tarafından tahliye edilen Beyoğlu Belediyesi birimlerinden Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, çadırda hizmet vermeye devam edecek. (GÖRÜNTÜLÜ – İSTANBUL)
– Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM’de “Geleceğin Zirvesi”nde konuşacak, Türkevi’ndeki ikili görüşmelerin ardından, 15’inci Türkiye Yatırım Konferansı çerçevesinde Amerikalı ve Türk iş adamları ile yuvarlak masa toplantısına katılacak. (NEW YORK)
20.00 – Trendyol Süpr Lig 6. haftasında Gaziantep FK- Trabzonspor, Göztepe -Bellona Kayserispor maçları oynanacak.(GAZİANTEP – İZMİR)
ANKA Haber Ajansı iyi çalışmalar diler…
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’da nefes borusuna yiyecek kaçan 8’inci sınıf öğrencisi S.Ö., Beden Eğitmeni Öğretmeni Tahsin Yılmaz’ın heimlich manevrası sayesinde kurtuldu. O anlar, okulun güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, saat 11.15 sıralarında Bağlar ilçesinde bulunan Nuri Zekiye Has Ortaokulu’nda meydana geldi. 8’inci sınıf öğrencisi S.Ö.’nün nefes borusuna yiyecek kaçtı. Olayı gören Beden Eğitimi Öğretmeni Tahsin Yılmaz, heimlich manevrası yapıp, öğrencisinin yeniden nefes almasını sağladı. Öğrencinin durumunun iyi olduğu öğrenilirken, acil durumlarda hızlı ve doğru müdahalenin hayat kurtarabildiğini söyleyen Okul Müdürü Recep Zengin, öğrencilerin güvenliği ve sağlığı için öğretmenlerin düzenli olarak Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenen ilk yardım eğitimlerine yönlendirildiğini belirtti. Öğretmenin, öğrencisi S.Ö.’ye yaptığı müdahale ise okulun güvenlik kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’da 4 çocuk annesi terzi Zeynep Karadeniz (50), kızının kendisinden habersiz başvurusunu yaptığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) aldığı 247 puanla, Dicle Üniversitesi Teknik Bilimler ve Meslek Yüksekokulu Tekstil Teknolojisi Bölümünü kazandı. Karadeniz, “Hedefim kendimi dikişte, tekstilde daha iyi ve üst seviyeye çekmek. Allah nasip ederse bölümümü birincilikle bitirmek istiyorum” dedi.
Yenişehir ilçesinde yaşayan ve 4 çocuğunun geçimini evde terzilik yaparak sağlayan Zeynep Karadeniz, ilkokuldan mezun olduktan sonra ortaokula gönderilmedi. Karadeniz, evlendikten sonra çocuklarının da desteğiyle ortaokulu ve liseyi açık öğretimde okuyarak mezun oldu. Karadeniz, kızının kendisinden habersiz başvurusunu yaptığı YKS sınavına girdi. YKS sonucuna göre 247 puan alan Karadeniz, Dicle Üniversitesi Teknik Bilimler ve Meslek Yüksekokulu Tekstil Teknolojisi bölümünü kazandı. Yakın zamanda kaydını yaptıracak olan Karadeniz, yarım kalan üniversite hayalini geç de olsa tamamlayacağını söyledi.
‘2 YIL BOYUNCA ‘NEDEN OKULA GİDEMİYORUM’ DİYE AĞLAMIŞTIM’
Üniversite mezunu 2 kızı olduğunu ve 2 oğlunun liseyi okuduğunu belirten Karadeniz, “4 çocuk annesiyim. Eşim 6 yıl önce vefat etti. Terziliği dikiş kursuna giderek ve sosyal medyada videoları izleyerek öğrendim. Kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Çünkü biraz eksikliklerim var. Geçimimizi terzilikle ve eşimin emekli maaşıyla sürdürüyorum. Ben ilkokul mezunuyum, ortaokula başlamadan bırakmak zorunda kaldım ve çok üzülmüştüm. 2 yıl boyunca ‘Neden okula gidemiyorum?’ diye ağlamıştım. Ondan sonra açık öğretimden okula başvurdum ve diplomayı aldım. Daha sonra kızımın desteğiyle lise diplomasını aldım. Hiç haberim yokken bir gün kızım beni aradı ve benim adıma üniversite sınavına başvurduğunu söyledi. Ben de sınava girdim. Bildiğim soruları yaptım. Umut etmiştim ve Allah umudumu boşa çıkarmadı” diye konuştu.
‘TERZİLİK, EV İŞLERİ VE DERS ÇALIŞMAYI BİR ARADA YÜRÜTTÜM’
Kazandığı bölümü birincilikle bitirmek istediğini belirten Karadeniz, “Sınava çalışmak için pek zamanım yoktu. Arada çocuklarımın desteğiyle ve zaman buldukça kitapları açıyordum. Terzilik, ev işleri, alışveriş ve ders çalışmayı bir arada yürüttüm. Allah’a çok şükür başardım da. Çok da mutluyum. 247 puan aldım ve Dicle Üniversitesi Teknik Bilimler ve Meslek Yüksekokulu Tekstil Teknolojisi Bölümünü kazandım. Ben okumak istiyorum. Yaşıtlarım fazla olmaz ama diğer öğrenciler de benim evlatlarım gibi. Hedefim kendimi dikişte, tekstilde daha iyi ve üst seviyeye çekmek. Allah nasip ederse bölümümü birincilikle bitirmek istiyorum. Hayallerim yarıda kalmıştı inşallah tamamlayacağım. Üniversiteye giderken işi bırakmayacağım. Çünkü benim sevdiğim bir iş ve gelir kaynağımdır. Sonuçta üniversiteyi okuyunca para da lazım oluyor. Mümkünse kendim ve çocuklarım için burs talep ediyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAHÇEŞEHİR Koleji Diyarbakır Hevsel Ortaokulu öğrencisi Rober Enes Tan, Londra’da düzenlenen United Kingdom Teen Eagle Global yarışmasında sözcüklerin harf harf söylendiği ‘Spelling Bee’ kategorisinde dünya birincisi, bilgi yarışması ‘Knowledge Quiz’ kategorisinde ise dünya ikincisi oldu.
Her yıl Londra’da gerçekleştirilen Teen Eagle İngilizce yarışmasına bu yıl 52 ülkeden 4 bin 600 öğrenci katıldı. 4 Haziran-23 Ağustos tarihleri arasında yapılan yarışmada, Bahçeşehir Koleji Diyarbakır Hevsel Ortaokulu öğrencisi Rober Enes Tan, Teen Eagle 1 English Competitions grubunda yarıştı. Her çocuğun hayali olan Disneyland’e gitme hevesiyle İngilizce öğrenmeye başladığını belirten Tan, “Annem bana İngilizce kitaplar alarak ve filmler izleterek bu hayalimi destekledi. Kelime dağarcığımı geliştirmek için her gün düzenli olarak hikaye okudum. Üçüncü sınıfta, uluslararası geçerliliği olan Cambridge PET sınavından B2 seviyesinde sertifika aldım” dedi.
Bu yıl düzenlenen Teen Eagle yarışmasına katılmayı çok istediğini ve bunu gerçekleştirdiğini belirten Tan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yarışma, Receptive Skills (Algılayıcı Beceriler) ve Productive Skills (Üretici Beceriler) olmak üzere iki aşamadan oluşuyor. Receptive Skills kısmında Knowledge Quiz ve Spelling Bee, Productive Skills kısmında ise Writing Challenge (Kompozisyon yarışması ve Persuasive Speaking (İkna edici konuşma) kategorisi yer alıyor. Ben Spelling Bee’de dünya birincisi, Knowledge Quiz’de ise dünya ikincisi oldum. Receptive Skills genel sıralamasında da dünya ikinciliğinde yer aldım. Bir altın madalya, bir gümüş madalya ve diğer kategorilerden de üç kupa kazandım. Çok zorlayıcı olmasına rağmen düzenli çalışmam ve geniş kelime dağarcığım sayesinde bu başarıyı elde ettim. Hem çok mutluyum hem de çok gururluyum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden ile birlikte AK Parti İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi. Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman ve Mehmet Sait Yaz’ın da katıldığı toplantıda Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden’in kentin ulaşım sorununu çözecek olan ‘Diyarray’ projesine Bakan Uraloğlu destek verdiğini açıkladı. Diyarbakırlıların hızlı tren ve otoyol taleplerinin de olduğuna vurgu yapan Uraloğlu, bu projelerin fizibilitelerini bitirdiklerini ve hayata geçireceklerini söyleyerek şöyle konuştu:
“Geçmişi var Diyarbakır’ın, Diyarbakır belli zaman dilimlerinde çok ciddi olaylar yaşamıştır, travmalar yaşamıştır, sıkıntılar yaşamıştır, yani burada yöneticilerin bizlerin eksikleri de olmuştur, bazı sıkıntılar yaşadık ama şimdi Diyarbakır’ın önünde güzel bir gelecek var. Diyarbakırlı diyor ki ‘bize hızlı tren ne zaman gelecek’, biz de diyoruz ki buranın projelerine başladık, ön etütlerini bitirdik, biz önümüzdeki süreçte bunu getireceğiz. Bakın biz 11, 12 tane ilimize doğrudan hızlı treni getirdik, 20’ye yakın ilimiz bundan doğrudan yararlanıyor baktığımız zaman. Yine bir otoyol talebi var, bunları yaptığımız zaman, güneyden geçecek otoyolla ilgili projemizi bitirdik, Irak’tan gelecek bir demir yolu ve otoyol var, onunla beraber bunu da yapacağız inşallah. Bunlar ne demektir, bunlar Diyarbakırlının Diyarbakır’da kalkınması, büyümesi, gelişmesi, iş, AŞ bulması demektir. Yani Diyarbakır’ın ihracatının gelişmesi demektir, Diyarbakır’ın sanayi bölgelerini de gezdim, çok ciddi bir atak yaptı, çok güzel bir aşama kaydetti, biz bunu huzur içerisinde inşallah böyle yürüteceğiz. Bizim huzurumuzu bundan sonra kimse bozamayacak.”
“Diyarray etap etap 40 kilometre olacak”
AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden’in açıkladığı Diyarray projesine değinen Bakan Uraloğlu, projenin etap etap 40 kilometre olacağını söyledi. Uraloğlu, “Belediye başkanımız açıkladı, onun birçok projesi var, bizi ilgilendirenler var, bizi ilgilendirenler noktasında özellikle Diyarray’ı söyledi, etap etap olacak 40 kilometreye yakın. Bakın biz Diyarbakır’da raylı sistemi konuşuyoruz, çok şükür iyi bir aşama kat ettik, bundan sonra da Allah’ın izniyle biz yolumuza devam edeceğiz, hiç kimse yolumuzdan çeviremeyecek. Ben bugün buradayım Diyarbakır’a kaç sefer geldiğimi hatırlamıyorum, Bundan sonra da geleceğim, belediye başkanımız inşallah olacak ona destek vereceğiz, Diyarbakırlıların dertleriyle dertleneceğiz, hemhal olacağız” dedi.
“Açıkladığımız projeler şehrin sorunlarını çözecektir”
AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden de hazırladıkları projelerin gerçek projeler olduğunu ve bu projelerle kentin sorunlarının büyük bir kısmını çözmüş olacaklarını ifade etti. Bilden, “Tüm teşkilatımız yanımda, il başkanımız, ilçe başkanlarımız, ana kademe kadın kolları, gençlik kolları, tüm arkadaşlarımızla beraber sahadayız. Şundan dolayı da çok mutluyuz, şehrimiz huzurlu bir seçim yapıyor, çok şükür şimdiye kadar en ufak bir sorun oluşmadı, bizim de arzuladığımız tablo budur. Hemşehrilerimizin bize teveccühü çok yüksektir, 17 ilçe başkanımız açıklandıktan sonra onlara da çok güzel bir teveccüh vardır. Merkezde 4 tane ilçemiz var, onlarla çok daha fazla programları iç içe yapıyoruz ve çalışıyoruz. Önemli projelerimizin büyük bir kısmını kamuoyuna duyurduk, bu hazırladığımız projelerimizin hepsi gerçek projelerdir, fizibiliteleri hazırlanmış detaylı projelerdir ve bunları biz bu şehirde uyguladığımızda şehrimizin sorunlarının büyük bir kısmını çözmüş olacağız inşallah. Zaten biz rutin yapmamız gereken hiçbir işi yazmadık bu projelerimize, belediyecilik aslında hizmet işidir, bu nedenle burada yapılması gerek temizliktir, ruhsat işleridir, asfalttır, bunlar zaten ana görevlerimiz” diye konuştu.
“Diyarray ile ilgili desteğiniz Diyarbakır için çok anlamlıdır”
Diyarbakır’ın yaklaşık 25 yıldır belediyecilik noktasında hizmet görmediğini aktaran Bilden, Bakan Uraloğlu’na kentin ulaşım sorununu çözecek olan Diyarray projesine sunduğu desteğin çok kıymetli ve anlamlı olduğunu belirterek, “Bizim bu şehrimiz yaklaşık çeyrek yüzyıldır yani 25 yıldır hizmet görmedi, sadece birkaç yıldır kayyum arkadaşlarımızın yaptığı hizmetler var, tabi kayyumlarımızın ana işi değil bu, kayyumlarımız olağanüstü bir durumdan dolayı buralara ikinci iş olarak nezaret ediyorlar. Dolayısıyla bu anlamda bu projelerimizi gerçekleştirmek için de sizlerden çok ciddi bir destek bekliyoruz. Özellikle Diyarray’la ilgili açıklamış olduğunuz o destek, bizim için Diyarbakır için kıymetlidir ve anlamlıdır” şeklinde konuştu. – DİYARBAKIR
]]>Bakan Uraloğlu, Diyarbakır’daki temasları kapsamında AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret edip İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak ve partililerle bir araya geldi.
Daha sonra merkez Bağlar ilçesindeki Sakarya Caddesi’nde esnafı ziyaret eden Uraloğlu, esnaf ve vatandaşlarla görüştü, sorun ve talepleri dinledi.
Uraloğlu, Dicle Üniversitesi Kültür Sanat Araştırma Merkezi’nde düzenlenen “Gençlik Buluşması”na katılarak sohbet ettiği gençlerin sorularını yanıtladı.
Programda konuşan Uraloğlu, Türkiye’den 4 saatlik uçuş mesafesiyle 67 ülkeye gidilebildiğini söyledi.
Türkiye’nin bu anlamdaki konumuna işaret eden Uraloğlu, “Dünyada böyle başka bir lokasyon yok diyebilirim. Peki ne var bu 67 ülkede; Bu ülkelerde yaklaşık 40 trilyon dolarlık gayri safi hasıla var, yaklaşık 8,5 trilyon dolarlık yıllık ticaret hacmi var. Dolayısıyla bizim buna ulaşmamız demektir bu. Yine yaklaşık 1,5 milyon insan yaşıyor bu coğrafyada.” diye konuştu.
Uraloğlu, ticaretin geçmişten bugüne hep doğu batı ekseninde geliştiğine işaret etti.
“Kuzey koridoruna baktığımız zaman Ukrayna savaşının olduğunu görüyoruz. Güney koridoruna baktığımız zaman Süveyş kanalındaki sıkıntılardan dolayı Ümit Burnu dolaşılıyor. Bu koridoru destekleyeceğiz ve inşallah yakın zamanda bunun yapım çalışmalarına başlayacağız. Bu, ülkemizin, bölgemizin bu anlamdaki konumunu çok daha güçlendirecektir. Projeleri bitirme aşamasındayız.” ifadelerini kullanan Uraloğlu, hem Irak hem Türkiye tarafında bunu yakından takip ettiklerini belirtti.
“Artık 2071’leri planlıyoruz”
Uraloğlu, “Lojistik, mobilite ve dijitalleşmeyi de yönetiyoruz. Misyonumuz Türkiye’nin gelecek projeksiyonu. Artık 2071’leri planlıyoruz, 2035’ler, 2053’ler değil sadece. Burada 2053 yılına kadar yapmayı planladığımız yatırımlar var. Ulaştırma, iletişim alanında yaklaşık 272 milyar dolarlık bir yatırım yapmayı planlıyoruz.” diye konuştu.
AK Parti hükümetleri döneminde yapılan yatırımlara değinen Uraloğlu, ülkeye kazandırılan yollar ve teknolojik köprülere ilişkin bilgi verdi.
Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Çanakkale Köprüsü gibi bir projede yönetici ve mühendis olarak çalışmaktan gurur duyuyorum. Yavuz Sultan Selim Köprüsü bunlar dünyada enleri olan projeler. Yine Zigana Tüneli; Avrupa’nın en büyüğü 14,5 kilometre tünel. Yine Konya’daki viyadük, gerçekten bir mühendislik eseri. Yaklaşık 14 bin kilometrelik bir demir ağı yaptık. Öncelikle Sivas’tan Malatya’dan Elazığ’a, Elazığ’dan Diyarbakır’a birinci etapta hızlı demir yolunu getireceğiz. Irak’tan gelecek demir yolu hattı Şanlıurfa üzerinden devam edecek. İlerleyen zamanda yine Mardin’den Diyarbakır’a ayrı bir hızlı tren hattını projelendirerek önümüzdeki süreçte hayata geçireceğiz. Ankara ile İstanbul arasında bir projemiz var. 80 dakikada Ankara’dan İstanbul’a seyahat etme imkanımız olacak bu projeyle. 14 ilde Bakanlık olarak raylı sistemlere destek veriyoruz. Diyarbakır’da bir diğer ray projemizi Belediye Başkan adayımız projelendiriyor, projesi bitti onu inşallah önümüzdeki süreçte 1 Nisan’dan itibaren startını vererek Diyarbakır’ımıza kazandıracağız.”
Uraloğlu gençlere, teknolojik gelişmelere ilişkin de bilgi verdi.
“Türksat 6A uydumuz bu sene inşallah uzaya gönderiyoruz. Yine 5G teknolojisine geçiş sürecini yaşıyoruz, muhtemelen 2026’da bu teknolojiye geçmiş olacağız. Akıllı ulaşım sistemleri sizin merak duyduğunuz konular, onlarla da ilgili çalışmalar devam ediyor. Elektrikli araçlar için şarj istasyonları kurmaya devam ediyoruz.” diyen Uraloğlu, bu gelişmelerin süreceğini ifade etti.
Programa, AK Parti İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Abdurrahman Kikizade ve gençler katıldı.
]]>Bir takım temaslarda bulunmak üzere sabah saatlerinde Diyarbakır’a gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, merkez Bağlar ilçesindeki Sakarya Caddesi’nde esnafı ziyaret etti. Esnafla muhabbet eden Uraloğlu’na Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, AK Parti milletvekilleri, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden, Bağlar Belediye Başkan Adayı Bedirhan Akyol, partililer ve vatandaşlar eşlik etti.
Ziyaret sonrası Sur ilçesindeki Dicle Üniversitesi Kültür Sanat Araştırma Merkezi’nde gençlerle bir araya gelen Bakan Uraloğlu, soru cevap şeklinde söyleşi gerçekleştirdi.
Burada konuşan Uraloğlu, “Ticaret geçmişten bugüne hep doğu batı ekseninde gelişmiştir. İpek Yolu’ndan tutun Modern İpek Yolu’na kadar burada biz Doğu-Batı koridorunun tam ortasındayız. ve Kuzey-Güney koridorları var. Bunlar da belli görevler görüyor. Kuzey koridora bakacak olursak; Rusya-Ukrayna Savaşı var. Güney koridora baktık mı Süveyş Kanalı’ndaki sıkıntılardan dolayı Ümit Burnu dolaşılıyor. Ümit Burnu’ndan 45 günde, Süveyş Kanalı’ndan 35 günde burada yapmayı planladığımız, Türkiye’yi ve bölgemizi özellikle ilgilendiren bir kalkınma koridoru var. Havalimanından başlayıp Basra Körfezi’nden Ovaköye, oradan da ülkemize ve Avrupa’ya gidecek. Bununla beraber de biz bu koridoru destekleyeceğiz. İnşallah yakın zamanda çalışmalarına başlayacağız. Ülkemizin bu anlamdaki konumunu çok daha güçlendirecektir” dedi.
Diyarbakır’da yol çalışmalarında büyük mesafe kat ettiklerini dile getiren Bakan Uraloğlu, “2053 yılına kadar yapmayı planladığımız yatırımlar var. Ulaştırma ve iletişim alanında yaklaşık 272 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyoruz. AK Parti hükümetlerimiz döneminde de 275 milyar dolarlık yatırım yaptık. Bugünkü piyasayı dikkate aldığımızda sektörlere göre dağılımları var. Burada özellikle Devlet Demir Yollarına daha ağırlık vereceğimizi ifade etmek isterim. Diyarbakır’da mesela 20 küsur kilometrelik bölünmüş yolumuz varmış. Bugün 500 kilometrelere yaklaşan yollarımız var. Toplamda da 6 bin 100 kilometreden 29 bin 500 kilometrelere çıkardık” ifadelerine yer verdi.
“Sivas’tan Malatya’ya, Malatya’dan Elazığ’a, oradan da Diyarbakır’a inşallah hızlı tren demiryolunu ilk etapta getireceğiz” diye konuşmasına devam eden Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Aynı zamanda Irak’tan gelecek demiryolu hattı a Şanlıurfa üzerinden devam edecek. İlerleyen zamanda yine Mardin’den Diyarbakır’a da ayrı bir hızlı tren hattını da projelendirerek önümüzdeki süreçte onu da hayata geçireceğiz. Hızlı tren artık biz yetmiyor. Ankara-İstanbul arasında süper hızlı tren projesiyle 80 dakikada seyahat etme imkanımız olacak. 14 ilde biz bakanlığımız olarak raylı sistemlere destek veriyoruz. Diyarbakır’da da bir Diyar Ray projemizi Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halis Bilden projelerini dillendiriyor. Projesi bitti. Onu inşallah önümüzdeki süreçte 1 Nisan’dan itibaren startı vererek Diyarbakır’ımıza kazandıracağız inşallah.”
Son olarak Uraloğlu, “TÜRKSAT 6A uydumuzu bu sene inşallah uzaya gönderiyoruz. İnternet gençlerin ihtiyacıdır. Bakın nüfusumuz 85 milyon, internet abone sayımız ise 94,3 milyona ulaşmış durumda. Fiber ağ uzunlukları, yine 5G teknolojisine geçiş sürecini yaşıyoruz. Muhtemelen 2026 yılında bu teknolojiye geçmiş olacağız” dedi. – DİYARBAKIR
]]>Bir otelde iş adamlarıyla bir araya gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, tek mücadeleleri olduğunu, o da milletin refahını yükseltmek ve küresel bir aktör olan Türkiye’nin gücüne güç katmak olduğunu söyledi.
Bu çerçevede cumhurbaşkanı liderliğinde ülkeye yatırım, istihdam, üretim ve ihracat yoluyla büyüme ilkelerine bağlı kalarak, yeni başarılara imza attıklarını belirten Bakan Uraloğlu, Türkiye Yüzyılının ilk yılında, yaklaşık 256 milyar dolarlık ihracatla cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldığını hatırlattı.
“100 yıllık işler 22 yıla sığdı”
Birçok sektörde Diyarbakır’ın, Güneydoğu Anadolu’nun en büyük ihracat merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Bildiğiniz üzere cumhurbaşkanımız, 12’nci Kalkınma Planı dönemimizin hedeflerini ortaya koydu. Yıllık ortalama yüzde 5 oranında istikrarlı ve dengeli bir büyüme hedefliyoruz. 2028 yılında 1 trilyon 589 milyar dolar milli gelire, 17 bin 554 dolar kişi başına gelire ulaşmayı amaçlıyoruz. Cumhurbaşkanımız AK Parti ile ülkemizin siyaset hayatına, birlik dirlik getirdi. Türkiye’yi küresel bir güç, dünyada sözü dinlenen bir ülkeye dönüştürdü. 100 yıllık işler 22 yıla sığdı. Baktık ki, Türkiye’nin çok hizmete ihtiyacı var, yürümek yetmeyecek, koşmaya başladık.”
“22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik”
Yapılan her yeni yolun geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmakta olduğunu aktaran Bakan Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak hem ihracatı artırmak hem de alternatif pazarlar oluşturmak için uluslararası projeleri gündemimize alıyoruz. Örneğin; Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak Kalkınma Yolu Projesi hepimiz için çok önemli bir projedir. Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanına gelecek yüklerin, 1200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demiryolu inşa ederek Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz. Irak’tan başlayıp Ovaköy’den Türkiye’ye gelen bu yeni uluslararası koridor sayesinde Güney Asya ve Orta Doğu’yu; Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Kuzey-güney koridorunda bölgemiz için hayati bir bağlantı da tesis etmiş olacağız” dedi.
Yine, Orta Koridor’da bulunan Türkiye’nin konumunu daha da güçlendirmek için Bakü-Tiflis-Kars Hattı’na ek olarak Zengezur Koridoru’nun açılmasının da kritik bir öneme sahip olduğunu bildiklerine değinen Bakan Uraloğlu, “Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı ile birlikte, Zengezur Koridoru orta koridorun gelişimini daha da destekleyecektir. 224 kilometre uzunluğundaki Kars – Aralık – Dilucu kesiminin ihalesini geçtiğimiz günlerde gerçekleştirmiştik. Geçtiğimiz yıl hizmete aldığımız Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı, daha sonrasında ise planlanan Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars demiryolu projeleriyle birlikte Dilucu ile Ankara arasındaki demiryolu bağlantısı sağlanmış olacaktır” diye konuştu.
Türkiye’nin siyaset tarihinde Diyarbakır’ın her zaman etkin konumda olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, “Diyarbakır, bugün de siyaset sahnesinde aynı etkinliğini ve ağırlığını muhafaza ediyor. Diyarbakır’ın artık ideoloji siyaseti yerine hizmete ihtiyacı var, yatırıma ihtiyacı var. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de ne varsa, Diyarbakır’da da o var ve olmaya da devam edecek. Diyarbakır’ı bölgesinde lider, refahın her alanda hissedildiği bir dünya kenti, marka şehir olana kadar çalışacak, eser siyasetimizle Diyarbakırlı kardeşlerimize hizmet etmeye devam edeceğiz. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarına talibiz” şeklinde konuştu.
Bakan Uraloğlu, AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden kardeşimizle birlikte planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceklerini vurguladı.
Programa, Vali Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, Mehmet Sait Yaz, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden ve çok sayıda iş adamı katıldı. – DİYARBAKIR
]]>DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve DTB Yönetim Kurulu Başkanı Engin Yeşil ile DTB Meclis Başkanı Ahmet Ay, DTSO Genel Sekreteri Ferdani Gökdere, Genel Sekreter Yardımcısı Kamuran Toktanış ile DİFAŞ Genel Müdürü Velat Ektirici’den oluşan heyet, 2008 yılında başlayan işbirliği anlaşmalarının güncellenmesi, ticari ve ikili ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Ticaret ve Sanayi Odaları, Konsolosluk, Valilik ve Bakanlıklarla görüşmeler gerçekleştirmek üzere IKBY ziyaret programını başlattı. Heyet ilk olarak programına yeni seçilen Duhok Ticaret ve Sanayi Odası ziyaretiyle başladı. Duhok TSO yönetimi ile yapılan görüşmede gümrükte yaşanan sorunlar, vize sorunu, Irak’ın ihracatta hedef ülke listesinden çıkarılması, transit geçiş, Duhok TSO üyelerinin Diyarbakır’daki özel hastanelerden yararlanma konuları ve Diyarbakır’da düzenlenecek fuarlara katılım sağlanması konuları değerlendirildi. Görüşmede değerlendirilen konuların çözümüne yönelik Duhok TSO Başkanı Shukri Gameel Noori, DTSO ve DTB’den destek talebinde bulundu.
Duhok ve Erbil TSO nisan ayında düzenlenecek fuarlara davet edildi
DTSO Başkanı Mehmet Kaya ise sorunların farkında olduklarını, her iki taraftan kaynaklanan sorunları çözmeye yönelik sürekli bir çaba içerisinde olduklarını belirterek, mevcut sorunların ilgili makamlara iletilmesi konusunda gereğinin yapılacağını ifade etti. IKBY ile olan ihracat hacminin yetersiz olduğunu, mevcut rakamların 50 milyar dolar seviyelerine ulaşması gerektiğini bu konuda yoğun çaba içerisinde olduklarını kaydeden Kaya, Diyarbakır – Erbil uçuşlarının bir ay içerisinde başlayacağı müjdesini vererek Duhok TSO yönetim ve üyelerini nisan ayında düzenlenecek Mezopotamya Turizm ve Gastronomi Fuarı ile Tarım Fuarına davet etti.
DTB Engin Yeşil, IKBY’de ticaret borsaları olmadığını belirterek, bu durumun tarımsal ürünlerin tescil gibi işlemlerinin olmamasına ve verim düzeyinin düşük kalmasına sebep olduğunu söyledi. Türkiye’deki borsa uygulamaları hakkında bilgiler veren Yeşil, bu alandaki tecrübelerini paylaşmaya hazır olduklarını ve ticari ilişkilerin güçlendirilmesi için üzerlerine düşenleri yapmaya hazır olduklarını belirtti.
Heyet IKBY programının ikinci gününde Erbil Ticaret ve Sanayi Odasının yeni seçilen Oda Başkanı Gailan Saaed ve yönetimine tebrik ziyaretinde bulundular. Erbil TSO ziyaretinde konuşan DTSO Başkanı Kaya, Erbil TSO ile olan güçlü ilişkilerin yeni yönetimle de devam etmesi gerektiğini ifade ederek, karşılıklı gidiş – gelişlerin, ticari ilişkilerin güçlendirilmesinde son derece önemli olduğunu, Erbil’i kendi evleri gibi gördüklerini söyledi. Erbil TSO ile olan bağların 2008 yılında yapılan protokolle başladığını ve bu protokolün o dönemde Türkiye ile olan ilk temas olmasının önemine değindi. Kaya, “Erbil TSO ile olan protokolümüzün gereği olarak da karşılıklı ilişkilerin güçlendirilmesi yapılacak fuarlara karşılıklı gidiş ve gelişlerin yapılması konularında daha güçlü çalışmalar yapmalıyız. Ayrıca Erbil’de Türkiye’de üretilen ürünlerin sergileneceği bir fuar yapma konusunda çalışma yürütüyoruz. Sizleri nisan ayında yapacağımız Mezopotamya Turizm ve Gastronomi Fuarı ile Tarım Fuarına katılım sağlamanızı bekliyoruz” dedi.
Ayrıca heyet ile Erbil TSO yönetimi ziyaretinde vize sorunu, gümrükte yaşanan sorunlar, karşılıklı turizmin güçlendirilmesi ve yatırım konularında görüş alışverişi yapıldı. Heyet, Erbil TSO ziyaretinin ardından Devlet Bakanı Aydın Maruf Selim’i ziyaret etti. Yapılan görüşmede iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması için yapılması gereken çalışmalar konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca Habur Sınır Kapısında vize uygulamasına geçilmesinin önemine vurgu yapılarak, konu ile ilgili girişimlerde bulunulması gündeme getirildi. Daha sonra Erbil Başkonsolosluğunu ziyaret eden DTSO ve DTB heyeti, Muavin Konsolos Emir Bayramoğlu ve Ticari Ataşe Kerem Tuzlu ile görüşme sağladı. Ziyaret çerçevesinde ticari ilişkilerde yaşanan sorunların çözümüne yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.
Yapılan görüşmelerin sonunda nisan ayında Diyarbakır’da gerçekleştirilecek Mezopotamya Turizm ve Gastronomi Fuarı ile Tarım Fuarına davetler yapıldı. – DİYARBAKIR
]]>Bakan Uraloğlu, ???????Diyarbakır-Bismil-Batman Yolu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, tarih, kültür ve medeniyetler beşiği, Anadolu’nun kadim şehri Diyarbakır’da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bakanlık olarak yatırımlarının yegane hedefinin 85 milyon vatandaşa daha konforlu ve güvenli bir yaşam sunabilmek olduğunu kaydeden Uraloğlu, bu çalışmalarının bir başka etkisinin de özellikle Diyarbakır gibi bölgesinde bir merkez olan şehirlerin cazibesini artırmak olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde 81 ili birbirinden ayırt etmeksizin hayata geçirdikleri projelerle, Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerin ulaşım altyapısını daha da güçlendirmeye devam ettiklerini aktaran Uraloğlu, yük ve yolcu taşımacılığında sağladığı esneklikle kara yollarının, en dinamik ulaşım modu olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin dört bir noktasında doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden, köyü, kasabası ya da büyükşehri fark etmeden projeleri aralıksız hayata geçirdiklerini anlatan Uraloğlu, Güneydoğu Anadolu Projesi’nin faaliyete geçmesiyle Diyarbakır’ın “Bereketli Hilal” olarak anılan verimli topraklarının, tarımın ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesine öncülük ettiğini bildirdi.
Diyarbakır’ın ticaret merkezlerine kolay ulaşılabilen coğrafi konumuna işaret ederek dinamik ve genç nüfusu, eşsiz tarihsel dokusunun sağladığı turizm potansiyeli ile gelişimini sürdürdüğünü vurgulayan Uraloğlu, bu nedenle Diyarbakır’ın ulaşım ağının güçlendirilmesinin ülke için çok önemli olduğunu dile getirdi.
Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“2002 yılından bu yana bakanlık olarak Diyarbakır’ın ulaşım ve iletişim altyapısı için 57 milyar 652 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. 44 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 456 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 2 kilometreden 285 kilometreye çıkardık. Diyarbakır-Mardin yolu, Diyarbakır-Şanlıurfa yolu, Diyarbakır-Silvan yolu, kuzeybatı ve güneybatı çevre yolları, havaalanı bağlantı yolu, Diyarbakır-Ergani yolu köprü ve köprülü kavşakları, Diyarbakır şehir geçişindeki köprülü kavşaklar gibi önemli kara yolu projelerini bitirdik. 9 bin 852 metre uzunluğunda 97 köprü inşa ettik. Malabadi, Eğil, Eğil Sancak, Dicle Ongözlü, Çüngüş, Dörtulular ve Dilaver gibi tarihi köprülerin restorasyonunu da gerçekleştirdik. Şu anda da toplam proje tutarı 15 milyar 618 milyon lira olan 12 ayrı kara yolu projesine devam ediyoruz. Bunlardan en önemlilerinden biri de açılışı için bir araya geldiğimiz Diyarbakır-Bismil-Batman yolumuzdur. Diyarbakır’ı Batman’a bağlayan 66 kilometre uzunluğundaki Bismil-Batman güzergahı Bismil Ovası’ndan geçmektedir. Günlük ortalama 11 bin aracın kullandığı yolumuzda özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu dönemlerde taşıt trafiği önemli ölçüde artmaktadır.”
Hizmete sunulan bu yolda 3 modern dönel kavşak, 3 sığınma cepli kavşak, 7 hemzemin kavşak, 7 alt geçit ve 1800 metre uzunluğunda 60 menfez inşa ettiklerini belirten Uraloğlu, yolun hayırlı olmasını diledi.
Diyarbakır’ın tüm demir yolu ağı yenilendi
Yolu bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirerek, Diyarbakır-Bismil-Batman güzergahındaki trafik güvenliğini ve konforunu arttırdıklarını bildiren Uraloğlu, GAP bölgesinde üretilen tarım ürünlerinin daha hızlı, ekonomik taşınmasını tesis ettiklerine, bölgedeki lojistik operasyonların gelişmesine katkı sağladıklarına dikkati çekti.
Uraloğlu, “Yolumuz ile zamandan 33 milyon, akaryakıttan 24 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Yolumuzun kalan 12,4 kilometre uzunluğundaki sathi kaplamalı kesiminin BSK ihalesini de en kısa zamanda yapmayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bağlar ilçesinde yapımı devam eden deprem konutlarının bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmaların sürdüğünü kaydeden Uraloğlu, bu kapsamda, 25,9 kilometre uzunluğunda Diyarbakır-Şanlıurfa yoluna bağlantıyı sağlayacak farklı seviyeli kavşağın inşaatını da planladıklarını bildirdi.
Toplam 9 bin 500 metre yağmur suyu hattı ve 7 bin metre atık su imalatı ile 1800 metre içme suyu hattının tamamlandığını anlatan Uraloğlu, mart ayı sonuna kadar 7,3 kilometrelik kesimi bitirmeyi hedeflediklerini, geri kalan kısmı da bu yıl içerisinde bitirerek vatandaşların hizmetine sunacaklarını ifade etti.
Diyarbakır’ın hava yolu ve demir yolu gibi diğer ulaşım modlarında da gelişmesi için çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Uraloğlu, Diyarbakır-Kurtalan arası 100, Diyarbakır-Batman arası 40, Malatya-Diyarbakır 30 ve Yolçatı-Diyarbakır hattı Gezin-Sallar arası 22 kilometre olmak üzere Diyarbakır’ın tüm demir yolu ağını yenilediklerine işaret etti.
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’ni iltisak hattı yaparak demir yolu ağına dahil ettiklerini anlatan Uraloğlu, Diyarbakır’ı saatte 200 kilometre hızla Elazığ’a bağlayacak Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarının sürdüğünü, bu hattın Elazığ üzerinden Malatya-Çetinkaya-Sivas hattına bağlantısı yapılarak ülkenin doğu ve batı kesimindeki demir yolu ağına entegrasyonunun sağlanacağını, böylece Diyarbakır’ın Ankara ve İstanbul hızlı tren bağlantısının gerçekleştirileceğini bildirdi.
Uraloğlu, “İlk etapta Elazığ üzerinden düşünüyoruz, ilerleyen zamanlarda da Gaziantep’ten itibaren Şanlıurfa, Diyarbakır, bunu da düşünüyoruz, planlıyoruz. Bu bölgeden biraz güneyimizden geçecek olan Irak’ın Fav Limanı’ndan başlayıp Ovaköy Sınır Kapısı’ndan girecek olan 1200 kilometrelik demir yolu ve otoyol. Ülkemizi baştan başa katederek Kapıkule’den Avrupa’ya çıkacak olan hattımızda da çalışmalarımızı çok yakından takip ediyoruz. İnşallah Irak tarafından bu sene içerisinde çalışmalara fiili olarak başlayabilirsek bir ilki gerçekleştirmiş olacağız. Dolayısıyla bu bölgenin gelişimine çok ciddi bir destek verecektir. Elazığ üzerinden bağlayacağımız hattın etüt çalışmaları devam ediyor. Oradan Sivas’a bağlayacağız ilk etapta, Sivas’tan Ankara’ya olan hattımızı biliyorsunuz, onu işletmeye açmış olduk. Böylece Diyarbakır’ın Ankara ve İstanbul hızlı tren bağlantısını da sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.
“Diyarbakır-Erbil uçak seferlerini de bu ay içerisinde başlatmayı planlıyoruz”
Bakan Uraloğlu, 70 kilometre uzunluğa sahip Ergani-Leylek-Diyarbakır-Bozdemir kesiminde de mevcut durumda tek hat olan demir yolu hattının çift hatta çıkarılmasına yönelik projelendirme çalışmalarını sürdürdüklerini aktararak, şöyle devam etti:
“Ergani’deki mevcut istasyona bağlantısı bulunan bu projeyle birlikte Bozdemir-Diyarbakır-Ergani arasındaki konvansiyonel hat kapasitesini büyük oranda artıracağız. Tüm Türkiye’de yaşanan hava yolu taşımacılığındaki gelişme elbette Diyarbakır’da da etkisini gösterdi. Diyarbakır Havalimanı’nı da yeniledik ve yılda 5 milyon yolcuyu ağırlayacak kapasiteye çıkardık. Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu. Yeni ve modern bir terminal binasıyla da Diyarbakır’a yakışan, Diyarbakır’a yaraşan bir havalimanına kavuştuk. Bu yatırımlar ile 2002 yılında 211 bin olan yolcu trafiğini, 2023 yılında 2 milyonun üzerine çıkardık. Diyarbakır, Sayın Cumhurbaşkanı’mız liderliğinde geçen son 22 yılda çok gelişti ve bambaşka bir şehir oldu. Güneydoğu Anadolu’nun parlayan yıldızı haline geldi. Bu gelişimde Diyarbakır’a yapılan ulaşım ve iletişim yatırımlarının payı çok büyük. Yapılan her yol ulaştığı yere yatırım çekiyor, bölgenin ticari hareketliliğini hızlandırıyor, ekonomisini güçlendiriyor. Kimsenin şüphesi olmasın ki Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde 2002 yılından bu yana olduğu gibi bundan sonrasında da Diyarbakır’ın gelişimi, Diyarbakırlıların kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceğiz. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarına talibiz. AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Mehmet Halis Bilden ile planladığımız tüm projeleri hep birlikte hayata geçireceğiz. Diyarbakır-Erbil uçak seferlerini de bu ay içerisinde başlatmayı planlıyoruz.”
Vali Ali İhsan Su da güzel bir hizmeti açmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, kentte eğitimden sağlığa, altyapıdan üstyapıya her alanda ve sektörde çok önemli hizmetleri hep birlikte gerçekleştirdiklerini bildirdi.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ise hükümetleri döneminde Diyarbakır’a ve bölgeye çok büyük hizmetlerin olduğunu anlatarak, GAP’ın tamamlanmasıyla bölgenin Türkiye’nin en önemli tarım merkezi haline geleceğini dile getirdi.
Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen de Diyarbakır’ın tarımsal üretimi, ticari potansiyeli ve eşsiz tarihsel dokusuyla bölgenin en önemli merkezlerinden biri olduğunu, bölgedeki sulama yatırımlarının tamamlanmasıyla şehrin tarımsal verimliliğinin daha da artacağını anlatarak, “Diyarbakır’ın kara yolu konforunu arttıracak aynı zamanda şehrin büyüyen yapısına cevap verecek yatırımlar kapsamında 66 kilometrelik Diyarbakır-Bismil-Batman yolu ulaşım standardını yükseltmektedir.” diye konuştu.
Daha sonra yolun açılışı gerçekleştirildi.
Törene, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, kaymakamlar, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kamu kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
]]>Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Bismil ilçesinde, Diyarbakır-Bismil-Batman kara yolu açılışında yaptığı konuşmada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yatırımların yegane hedefinin 85 milyon vatandaşa daha konforlu ve daha güvenli bir yaşam sunabilmek olduğunu söyledi. Bu çalışmaların bir başka hedefinin de özellikle Diyarbakır gibi bölgesinde bir merkez olan şehirlerin cazibesini artırmak olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı liderliğinde 81 ili birbirinden ayırt etmeksizin hayata geçirdikleri projelerle, Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerin ulaşım altyapısını daha da güçlendirmeye devam ettiklerini kaydetti.
“Diyarbakır-Bismil-Batman Yolumuzun açılışıyla ‘durmak yok, yola devam’ diyoruz” diyen Bakan Uarloğlu, şöyle konuştu:
“Güneydoğu Anadolu Projesi’nin faaliyete geçmesiyle Diyarbakır’ın “Bereketli Hilal” olarak anılan verimli toprakları, tarımın ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesine öncülük etmektedir. Diyarbakır, coğrafi konumuyla da ticaret merkezlerine kolay ulaşılabilmesi, dinamik ve genç nüfusu ve eşsiz tarihsel dokusunun sağladığı turizm potansiyeli ile gelişimini sürdürmektedir. Bu nedenle Diyarbakır’ın ulaşım ağının güçlendirilmesi ülkemiz için çok önemli. 2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Diyarbakır’ın ulaşım ve iletişim altyapısı için 57 milyar 652 milyon lira yatırım gerçekleştirdik.”
“9 bin 852 metre uzunluğunda 97 adet köprü inşa ettik”
44 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 456 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 2 kilometreden 285 kilometreye çıkardıklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Diyarbakır-Mardin Yolu, Diyarbakır-Şanlıurfa Yolu, Diyarbakır-Silvan Yolu, Kuzey Batı ve Güneybatı Çevre Yolları, Havaalanı Bağlantı Yolu, Diyarbakır-Ergani Yolu Köprü ve Köprülü Kavşakları, Diyarbakır Şehir Geçişindeki Köprülü Kavşaklar gibi önemli karayolu projelerini bitirdik. 9 bin 852 metre uzunluğunda 97 adet köprü inşa ettik. Malabadi, Eğil, Eğil Sancak, Dicle Ongözlü, Çüngüş, Dörtulular ve Dilaver gibi tarihi köprülerinin restorasyonunu da gerçekleştirdik. Şu anda da toplam proje tutarı 15 milyar 618 milyon lira olan 12 ayrı karayolu projesine devam ediyoruz. Bunlarından en önemlilerinden biri de açılışı için bir araya geldiğimiz Diyarbakır-Bismil-Batman yolumuzdur” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’ı Batman’a bağlayan 66 kilometre uzunluğundaki Bismil-Batman güzergahı Bismil Ovası’ndan geçmekte olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Günlük ortalama 11 bin aracın kullandığı yolumuzda özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu dönemlerde taşıt trafiği önemli ölçüde artmaktadır. Hizmete sunulan bu yolda 3 adet modern dönel kavşak, 3 adet sığınma cepli kavşak, 7 adet hemzemin kavşak, 7 adet altgeçit ve 1800 metre uzunluğunda 60 adet menfez inşa ettik. Yolumuzu bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirerek; Diyarbakır-Bismil-Batman güzergahındaki trafik güvenliğini ve konforu arttırdık. GAP Bölgesi’nde üretilen tarım ürünlerinin daha hızlı, daha ekonomik taşınmasını tesis ettik. Bölgedeki lojistik operasyonların gelişmesine katkı sağladık.”
“Deprem Konutları’nın bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmalarımız sürmektedir”
Yol ile zamandan 33 milyon lira, akaryakıttan 24 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf edileceğini aktaran Bakan Uraloğlu, “Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Yolumuzun kalan 12,4 kilometre uzunluğundaki sathi kaplamalı kesiminin BSK ihalesini de en kısa zamanda yapmayı planlıyoruz. Bağlar ilçesinde yapımı devam eden Deprem Konutları’nın Bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmalarımız sürmektedir. Bu çerçevede 25,9 kilometre uzunluğunda Diyarbakır-Şanlıurfa yoluna bağlantıyı sağlayacak Farklı Seviyeli Kavşak imal ediyoruz. Toplamda 9 bin 500 metre yağmur suyu hattı ve 7 bin metre atıksu imalatı ile 1800 metre içme suyu hattı tamamlanmıştır. Mart ayı sonuna kadar 7,3 kilometrelik kesimi bitirmeyi hedefliyoruz. Geri kalan kısmı da bu yıl içerisinde bitirerek vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız” diye konuştu.
“Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarımız devam etmektedir”
Diyarbakır’ın havayolu ve demiryolu gibi diğer ulaşım modlarında da gelişmesi için çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine değinen Bakan Uraloğu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Diyarbakır-Kurtalan arası 100 kilometre, Diyarbakır-Batman arası 40 kilometre, Malatya – Diyarbakır 30 kilometre ve Yolçatı-Diyarbakır hattı Gezin-Sallar arası 22 kilometre olmak üzere Diyarbakır’ın tüm demiryolu ağını yeniledik. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesini iltisak hattı yaparak demiryolu ağına dahil ettik. Diyarbakır’ı saatte 200 kilometre hızla Elazığ’a bağlayacak Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarımız devam etmektedir. Bu bölgeden, biraz güneyimizden geçecek olan Irak’ın Faw Limanı’ndan başlayıp Ovaköy Sınır Kapısı’ndan girecek olan 1200 kilometrelik demiryolu ve otoyol, ülkemizi baştan başa kat ederek Kapıkule’den Avrupa’ya çıkartacak hattımızda da çalışmalarımızı çok yakından takip ediyoruz. İnşallah Irak tarafında bu sene içerisinde çalışmalara fiili olarak da başlayabilirsek bir ilki gerçekleştirmiş olacağız. Dolayısıyla bu bölgenin gelişimine çok ciddi bir destek verecektir. Gelecek projeksiyonunda bu hat Elazığ üzerinden Malatya -Çetinkaya-Sivas hattına bağlantısı sağlanarak ülkemizin doğu – batı kesimindeki demiryolu ağına entegrasyonu sağlanacaktır. Böylece Diyarbakır’ın Ankara ve İstanbul hızlı tren bağlantısı yapılmış olacaktır.”
“Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu”
70 kilometre uzunluğa sahip olan Ergani-Leylek-Diyarbakır-Bozdemir kesiminde de mevcut durumda tek hat olan demiryolu hattının çift hatta çıkarılmasına yönelik projelendirme çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Bakan Uarloğlu, Ergani’deki mevcut istasyona bağlantısı bulunan bu projeyle birlikte Bozdemir-Diyarbakır-Ergani arasındaki konvansiyonel hat kapasitesini büyük oranda artıracağız. Tüm Türkiye’de yaşanan havayolu taşımacılığındaki gelişme elbette Diyarbakır’da da etkisini gösterdi. Diyarbakır Havalimanı’nı da yeniledik ve yılda 5 milyon yolcuyu ağırlayacak kapasiteye çıkardık. Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu. Yeni ve modern bir terminal binasıyla da Diyarbakır’a yakışan, Diyarbakır’a yaraşan bir havalimanına kavuştuk. Bu yatırımlar ile 2002 yılında 211 bin olan yolcu trafiğini, 2023 yılında 2 milyonun üzerine çıkardık” ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır’ın cumhurbaşkanı liderlinde geçen son 22 yılda çok geliştiğini ve bambaşka bir şehir olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, “Güneydoğu Anadolu’nun parlayan yıldızı haline geldi. Bu gelişimde Diyarbakır’a yapılan ulaşım ve iletişim yatırımlarının payı çok büyük. Yapılan her yol ulaştığı yere yatırım çekiyor, bölgenin ticari hareketliliğini hızlandırıyor, ekonomisini güçlendiriyor. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarına talibiz. AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Mehmet Halis Bilden kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hep birlikte hayata geçireceğiz” dedi.
Törene Vali Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, İl Jandarma Komutanı Tümgenaral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kaymakamlar, kamu kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – DİYARBAKIR
]]>AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, seçim çalışmaları çerçevesinde Çarıklı beldesinde esnaf ziyareti gerçekleştirerek vatandaşlarla bir araya geldi. Beldede bulunan Şeyh Hacı Ramazan dergahına da bir ziyaret gerçekleştiren Bilden, bir konuşma yaparak Diyarbakır’ın sorunlarına ve çözüm için projelerine değindi. Diyarbakır’ın uzun süredir çözülmesi gereken iki önemli sorunu olduğunu aktaran Halis Bilden, “Bizim Diyarbakır’ımızın uzun süredir çözülmesi gereken sorunları var, bunların başında ulaşımla ilgili sorun geliyor, sonra ikinci büyük problem de yapılarımızdaki sorunlardır, yani kentsel dönüşüm ve dirençli kentler dediğimiz projeyi uygulayacağız. Son 15-20 yıldır yapılan yapılarda çok bir sorun yok, özellikle Huzurevleri Kayapınar tarafında yapılan yapılarda bir sorun yok, tekniğine uygun da yapılmış, oranın da zemini zaten bazalt, genelde de o binalar temellerini bazalta kadar indirmişler, bu son depremde de onu gördük Allah’a şükür oralarda bir sorun oluşmadı. Ama Şehitlik, Bağlar, Huzurevleri’nin bir kısmı, Dicle Mahallesi, Seyrantepe’nin sağlı sollu bazı yerleri, Kaynartepe, bizim 8-10 tane lokasyonumuz var hepsini tespit ettik. ve bizim orada en büyük felsefemiz mülk sahipliğine çok dikkat edeceğiz, tek bir vatandaşımızı bile mağdur etmeyeceğiz. Birinci hareket noktamız bu, orada bir kardeşimiz diyelim ki gecekondu satın almış yada gecekondu yapmış 40 yıl önce, biz ona bakmayacağız. Kaç metrekarelik bir evi var, 80 metrekarelik bir evi var, ama biraz derme çatma ama depreme dayanıklı değil ama kafasını koyduğu bir evi var, biz 80 metrekareden aşağı olmamak kaydıyla ama dirençli, 8-10 şiddetinde depremler olsa bile zarar vermeyecek, teknik projeye dayalı, içinde parkı, okulu, sağlık ocağı, camisi gibi komple sosyal donatı alanlarıyla biz onları modern şehirlere dönüştüreceğiz” diye konuştu.
“Ulaşım sorununu Diyarray projesiyle çözeceğiz”
Ulaşım sorununun çözülememiş en büyük sorunlardan biri olduğuna dikkat çeken AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, projelendirdiği 4 hatlı Diyarray projesiyle çözüme kavuşturacaklarını aktararak projenin detayları ile ilgili şunları söyledi:
“Ulaşımla ilgili bir raylı sistem yani Diyarray diye, nasıl ki İstanbul’da Marmaray varsa Diyarbakır’da da Diyarray olacak. Dağkapı’yı merkez yapacağız, oradan çiftkapı, vilayet, ofis, koşuyolu, oradan tesisler, dünya kavşağı ve oradan da araştırma hastanesine kadar gidecek, birinci hattımız bu. İkinci hattımız, tesislerden Şanlıurfa yoluna paralel Oğlaklı’ya kadar götüreceğiz, çünkü orada çok büyük deprem konutları yapılıyor, 25-30 bin konut yapılıyor ve iki yıla kadar 100 binin üzerinde bir nüfusun olduğu uydu kent olacak. Benim hayalimdeki yeni yapılanmalar da bu zaten, ikinci kolu oraya uzatacağız. Üçüncü kolu da tesislerden bu defa tam tersi yönü olan Silvan yolundan Seyrantepe kavşağı, oradan Silvan yolunu takiben üniversite köprüsünden Dicle Üniversitesi’ne götüreceğiz. Dördüncü ve en önemli olanı da Ergani’den Bismil’e giden ve ta Abdülhamit Han hazretleri zamanında yapılmış bir tren hattımız var, o tren hattında da günde 4 yada 5 tane tren geçiyor, onlar seyri seferlerine devam edecekler, biz burayı da dördüncü hat olarak Diyarray’a entegre edeceğiz. Dolayısıyla toplu ulaşım araçlarını kullanan Diyarbakır nüfusunun dörtte birinin Diyarray’la taşınmasını sağlamış olacağız”. – DİYARBAKIR
]]>Diyarbakır’daki medya temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda projelerini anlatan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dinç, halkın beklentilerini dikkate alarak kapsamlı bir yerel yönetim anlayışını benimsediklerini ifade etti. Dinç, “Diyarbakır’ı halkının hak ettiği modern, adil ve sürdürülebilir bir kent haline getirmek için yola çıktık. Bu süreçte şeffaf, katılımcı ve etkili bir yönetim anlayışını benimseyeceğiz” dedi.
“Bu memleket bir yönüyle sahipsiz bırakılmıştır”
Diyarbakır’ın bölgeye hitap etmesine rağmen şehir hastanesi olmadığını belirten Dinç, “Benim en büyük amacım ve en büyük gayem bu güzel memlekete, bu kadim memlekete hizmet etmektir. Diyarbakır’ın bizde yeri apayrıdır. Diyarbakır’a hizmet etmek bizim için bir aşk ve tutkudur. Çünkü Diyarbakır sıradan bir memleket değildir. Ancak bu güzel memleketimiz hak ettiği değeri bulamamıştır” diye konuştu.
Diyarbakır’ın büyük bir şehir olmasına rağmen bir tramvayın olmadığına değinen Dinç, “Tramvayla ilgili ‘tramvay projesi bitti, ete kemiğe büründü, güzergahları çizildi’ denildi ve animasyonları izletildi. Peki Diyarbakır’da tramvay var mı? Yok. Biz köy köy, mahalle mahalle geziyoruz. Vatandaşla görüştüğümüzde ilk dile getirdikleri sorunlardan bir tanesi de ulaşımdır. Öğrenciler okula gitmek için birinci otobüsü kaçırınca bu kez okuldaki birinci dersi de kaçırıyor ve diğer otobüsü beklemek zorunda kalıyor. Bazı öğrenciler de evine geri dönmek zorunda kalıyor. Belediyenin vereceği ilk hizmetlerden biri de şehir içi ulaşımdır. Tramvayın da, hızlı trenin de buraya gelmesi gerekiyordu. Farklı şekilde ulaşımı rahatlatacak, trafiği rahatlatacak, nefes aldıracak projelerin olması gerekiyordu” ifadelerine yer verdi.
Dinç, “Özellikle aşevleri ile ilgili projemiz, şefkat yerleri ile ilgili projelerimiz var. 21 yıl evli kalan Diyarbakırlı kadınlara 3 bin TL aile bütçesine destek projemiz var. İmar çalışmaları ile ilgili özellikle tarıma elverişli olan alanlara imar konusunda bir kısıtlama getireceğiz. Daha çok dağlık, tarıma elverişli olmayan yerlerde imara açma projelerimiz var. Bununla birlikte VALİDEKART dediğimiz ulaşımla ilgili özellikle 0-4 yaş çocuğu olan annelere ücretsiz kart var. Aynı zamanda Diyarbakır’da ikamet etmiş olup, bir üniversiteyi kazanan öğrencilerimize 10 bin TL eğitime destek bursumuz var. Evli olup okuyan öğrencilerimiz varsa onlara kira desteği var. Eğitim kursu desteğimiz var. Yapay zekayla trafik ışıklandırması için gerekli çalışmalarımız var. Bu konuda kadromuz vardır” dedi.
Hem dine hem de dile sahip çıkacaklarını belirten Dinç, sözlerini şöyle noktaladı:
“Hem dinimiz hem de dilimiz bizim değerlerimizdir. Kırmızı çizgilerimizdir. Bu konuda biz belediyede çok dillilik belediyecilik sistemini geliştireceğiz. Hem belediyenin içinde hem de mahallelerimizde her şeyden önce özellikle ana dilinde eğitim almak isteyenler için kurslar açacağız. Bu konuda çalışmalar yapacağız.” – DİYARBAKIR
]]>DİYARBAKIR – Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kentteki işsizlik oranının Türkiye ortalamasından yüzde 50 daha fazla olduğunu söyledi. 30 farklı dalda istihdam garantili mesleki eğitim kurslarıyla kentin ara eleman ve kalifiye sorununu çözeceklerini ifade eden Bilden, “Bizim açıklayacağımız her projenin çıktısı istihdam olacak” dedi.
AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, Sümerpark içerisindeki Engelsiz Yaşam Merkezi ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Mesleki Eğitim Kurslarını ziyaret ederek kursiyerlerle bir araya geldi.
“Diyarbakır’ı engelsiz bir şehir yapacağız”
Engelsiz Yaşam Merkezinde müzik ve çeşitli sanat dallarında kurs gören engellilerle türkü söyleyip halay çeken Bilden, en büyük projelerinden birinin Diyarbakır’ı engelsiz bir şehir yapmak olduğunu söyledi. Engelli vatandaşların evlerinden çıkıp tekrar evlerine dönene kadar hiçbir engelle karşılaşmayacağını vurgulayan Bilden, “Diyarbakır’ın hepsini engelsiz hale getireceğiz, bu bizim en büyük projelerimizden biri. Siz evinizden çıktığınızda işinize gittiniz, bir ziyarete gittiniz, alışverişe gittiniz, ne yapacaksanız engelsiz bir şekilde yapacaksınız. Kaldırımlar, yollar, ışıklar, hep siz engelli kardeşlerimiz ön planda olacaksınız. Evden çıkıp tekrar eve gelene kadar şehrin hepsini engelsiz hale getireceğiz bundan şüpheniz olmasın” diye konuştu.
Engelli vatandaşları sanatla buluşturacaklarını da aktaran Bilden, “Büyükşehir belediyemizin özellikle engelli kardeşlerimize yönelik çok güzel sosyal faaliyetleri var, inşallah bizim başkanlık dönemimizde bu tür sosyal faaliyetleri çok sayıda arttıracağız. Belediyemizin mola evleri adı altında faaliyetleri de var, onları çok ciddi bir şekilde yaygınlaştıracağız ve özellikle engelli kardeşlerimizin sanatla buluşmalarını, Diyarbakır kültürünü ciddi bir şekilde öğrenip bunu tüm dünyaya yaymaları için elimizden gelen her türlü çabayı sarf edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Ara ve kalifiye eleman sorununu çözeceğiz”
DİSMEK kurslarıyla ilgili de açıklama yapan Mehmet Halis Bilden, başkanlığı döneminde istihdam garantili 30 farklı dalda mesleki eğitim ve kurs açacaklarını belirterek Diyarbakır’ın ara eleman ve kalifiye sorununu çözeceklerini söyledi. Kurslara kayıt olan kursiyerlerin kurs süresince sigortalarını yatırıp harcırah vereceklerini de vurgulayan Bilden, “Bizim açıklayacağımız her projenin çıktısı istihdam olacak. Buraya gelmek isteyen hemşerilerimizi biz alacağız, diyelim ki dokumayla ilgili eğitim almak istiyor, kaç ay kurs vermemiz gerekiyor diyelim 3 ay, biz bu sürenin tamamında o kursiyerin sigortasını yatıracağız başlattığımız günden itibaren, işsizlikten de kendini kurtarmış olacak, 3 ay çalıştığı sürece de onun harçlığını vereceğiz, asgari ücret değil ama belediye olarak ulaşımı için kart vereceğiz bedava gidip gelecek, yemeğini vereceğiz, biraz da harçlık vereceğiz ki kimseye muhtaç olmasın diye. 3 ay bittikten sonra da biz onu havuzumuza alacağız ve Diyarbakır’daki iş insanlarına, fabrikalara diyeceğiz ki; biz bunu yetiştirdik, sertifika verdik sen bunu istihdam et. İstihdam ederse 6 ay belediye olarak biz yatırmaya devam edeceğiz, o iş insanına da yardımcı olalım diye. Böylelikle oluşturduğumuz bu havuzdaki kardeşlerimizin hepsini iş sahibi yapmış olacağız. Kalifiye eleman sorunu müthiş var, bakın TÜİK rakamlarına göre yüzde 8 bir işsizlik rakamı var, ancak Diyarbakır’da bu rakam yüzde 12, yani yüzde 50 daha fazla işsizimiz var TÜİK rakamlarına göre. Dolayısıyla bizim açıklayacağımız her projenin çıktısı istihdam olacak” dedi.
AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden, daha sonra Huzurevleri semtinde esnafı ziyaret etti. Çüngüş ve Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine de bir ziyaret gerçekleştiren Bilden, seçim çalışmalarına Diclekent’teki Perşembe pazarında esnaf ve vatandaşlarla görüşerek devam etti.
]]>AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, Sümerpark içerisindeki Engelsiz Yaşam Merkezi ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Mesleki Eğitim Kurslarını (DİSMEK) ziyaret ederek kursiyerlerle bir araya geldi.
“Diyarbakır’ı engelsiz bir şehir yapacağız”
Engelsiz Yaşam Merkezinde müzik ve çeşitli sanat dallarında kurs gören engellilerle türkü söyleyip halay çeken Bilden, en büyük projelerinden birinin Diyarbakır’ı engelsiz bir şehir yapmak olduğunu söyledi. Engelli vatandaşların evlerinden çıkıp tekrar evlerine dönene kadar hiçbir engelle karşılaşmayacağını vurgulayan Bilden, “Diyarbakır’ın hepsini engelsiz hale getireceğiz, bu bizim en büyük projelerimizden biri. Siz evinizden çıktığınızda işinize gittiniz, bir ziyarete gittiniz, alışverişe gittiniz, ne yapacaksanız engelsiz bir şekilde yapacaksınız. Kaldırımlar, yollar, ışıklar, hep siz engelli kardeşlerimiz ön planda olacaksınız. Evden çıkıp tekrar eve gelene kadar şehrin hepsini engelsiz hale getireceğiz bundan şüpheniz olmasın” diye konuştu.
Engelli vatandaşları sanatla buluşturacaklarını da aktaran Bilden, “Büyükşehir belediyemizin özellikle engelli kardeşlerimize yönelik çok güzel sosyal faaliyetleri var, inşallah bizim başkanlık dönemimizde bu tür sosyal faaliyetleri çok sayıda arttıracağız. Belediyemizin mola evleri adı altında faaliyetleri de var, onları çok ciddi bir şekilde yaygınlaştıracağız ve özellikle engelli kardeşlerimizin sanatla buluşmalarını, Diyarbakır kültürünü ciddi bir şekilde öğrenip bunu tüm dünyaya yaymaları için elimizden gelen her türlü çabayı sarf edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Ara ve kalifiye eleman sorununu çözeceğiz”
DİSMEK kurslarıyla ilgili de açıklama yapan Mehmet Halis Bilden, başkanlığı döneminde istihdam garantili 30 farklı dalda mesleki eğitim ve kurs açacaklarını belirterek Diyarbakır’ın ara eleman ve kalifiye sorununu çözeceklerini söyledi. Kurslara kayıt olan kursiyerlerin kurs süresince sigortalarını yatırıp harcırah vereceklerini de vurgulayan Bilden, “Bizim açıklayacağımız her projenin çıktısı istihdam olacak. Buraya gelmek isteyen hemşerilerimizi biz alacağız, diyelim ki dokumayla ilgili eğitim almak istiyor, kaç ay kurs vermemiz gerekiyor diyelim 3 ay, biz bu sürenin tamamında o kursiyerin sigortasını yatıracağız başlattığımız günden itibaren, işsizlikten de kendini kurtarmış olacak, 3 ay çalıştığı sürece de onun harçlığını vereceğiz, asgari ücret değil ama belediye olarak ulaşımı için kart vereceğiz bedava gidip gelecek, yemeğini vereceğiz, biraz da harçlık vereceğiz ki kimseye muhtaç olmasın diye. 3 ay bittikten sonra da biz onu havuzumuza alacağız ve Diyarbakır’daki iş insanlarına, fabrikalara diyeceğiz ki; biz bunu yetiştirdik, sertifika verdik sen bunu istihdam et. İstihdam ederse 6 ay belediye olarak biz yatırmaya devam edeceğiz, o iş insanına da yardımcı olalım diye. Böylelikle oluşturduğumuz bu havuzdaki kardeşlerimizin hepsini iş sahibi yapmış olacağız. Kalifiye eleman sorunu müthiş var, bakın TÜİK rakamlarına göre yüzde 8 bir işsizlik rakamı var, ancak Diyarbakır’da bu rakam yüzde 12, yani yüzde 50 daha fazla işsizimiz var TÜİK rakamlarına göre. Dolayısıyla bizim açıklayacağımız her projenin çıktısı istihdam olacak” dedi.
AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden, daha sonra Huzurevleri semtinde esnafı ziyaret etti. Çüngüş ve Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine de bir ziyaret gerçekleştiren Bilden, seçim çalışmalarına Diclekent’teki Perşembe pazarında esnaf ve vatandaşlarla görüşerek devam etti. – DİYARBAKIR
]]>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde kentteki iş yerleri yıkılan veya zarar gören 10 altın ustası, Diyarbakır’da yeni bir yaşama başladı.
Ustalar, Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası’nın çatısı altında, kentteki çeşitli atölyelerde yeniden altın takı üretimine başladı.
Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Mehmet Yüksel, AA muhabirine, Kahramanmaraş’ın kuyumculuk sektörü açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, yaşanan depremle birlikte Kahramanmaraş’ta sektörün zarar görmesinin kendileri için üzücü olduğunu söyledi.
Bölgede üretimin büyük kısmının Kahramanmaraş’tan yapıldığını, depremin ardından bu sektörün sekteye uğradığını kaydeden Yüksel, depremden etkilenen üreticilerin olduğunu belirtti.
Kahramanmaraş’tan 10 altın ustasının Diyarbakır’a geldiğini, bu ustaların çeşitli atölyelerde çalışmaya başladığını bildiren Yüksel, ustaların kentte üretim yaptığını söyledi.
Ustalara her konuda yardımcı olduklarını ifade eden Yüksel, “Bizler onlara el, ayak olduk. ‘Yeter ki üretim yapın, biz de size yardımcı olalım.’ dedik. Onlara her türlü desteği veriyoruz. Kentte toplam 60 atölye var. Ustalarımız, 10 ayrı atölyede çalışıyor.” dedi.
“Depremde, çok kaybımız vardı ama mücadeleyi de bırakmamak lazım”
Usta Ali Çiftaslan, depremde iş yerlerini kaybettikten sonra bir süre devletin olanaklarından faydalandıklarını ve daha sonra da Diyarbakır’a ailesiyle birlikte yerleştiğini söyledi.
Diyarbakırlı dostlarıyla görüşmeleri sonucu Diyarbakır’a taşınmaya karar verdiklerini bildiren Çiftaslan, şöyle konuştu:
“Daha önce Diyarbakır’daki esnafla ticari ilişkilerimiz vardı. Bu ilişkiler sonra dostluğa dönüştü. Ayrıca, Diyarbakır ve Kahramanmaraş’ın takı tasarımları da benzer. Bunlardan dolayı Diyarbakır’a yerleştik. Burada işimize başladık. Kahramanmaraş’ta sürdürdüğümüz işi burada da devam ettiriyoruz. Diyarbakırlı hemşerilerimizin, dostlarımızın, esnafımızın misafirperverlikleri, bizi kabullenmeleri, kendilerinden ayırt etmemeleri, yaşadığımız olaydan sonra daha bir sarılmaları, samimi olmaları bizi sevindirdi. Depremden dolayı maddi ve manevi kayıplarımız oldu. Hayat devam ediyor. Depremde, çok kaybımız vardı ama mücadeleyi de bırakmamak lazım. Bir şekilde devam etmek gerekiyor.”
Eşiyle birlikte atölyede çalıştığını kaydeden Çiftaslan, Diyarbakır’da da ekmeklerini kazanmaya, hayatlarını idame ettirmeye çalıştıklarını aktardı.
Kahramanmaraş’tan gelen ustaların Diyarbakır’a renk kattığını aktaran Çiftaslan, “Sanatımızı yapıyoruz, kalfalarımızı yetiştirmeye çalışıyoruz. Bizden sonra da kısmet olursa onlar devam ettirecek. Kahramanmaraşlı bir sanatkar olarak Diyarbakır’da üretimimize devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Kahramanmaraş’ta düzenimiz dağıldı”
Usta Sıddık Denizdurduran da Kahramanmaraş’taki Kuyumcukent’te bulunan dükkanının depremde yıkıldığını söyledi.
“Asrın felaketini yaşadıktan sonra Kahramanmaraş’ta düzenimiz dağıldı. Biz de Diyarbakır’a geldik.” diyen Denizdurduran, Diyarbakır’da yeniden imalat gerçekleştirdiklerini bildirdi.
Denizdurduran, “Orası da burası da evimiz. Diyarbakır’da yabancılık çekmiyorum. Burada bir şeyler üretebilirsek memnun oluruz.” diye konuştu.
Atölye sahibi Ali Topuz da bünyelerinde çalışmaya başlayan Kahramanmaraşlı ustalarla bir aile gibi olduklarını dile getirdi.
Kahramanmaraşlı altın üreticilerinin Diyarbakır’ın kuyumculuk sektörüne farklı bir bakış açısı getirdiğini anlatan Topuz, “Depremden etkilenen vatandaşlarımız yanımızda çalışıyor. Diyarbakır’ın üretimine de katkı sağlıyorlar.” dedi.
]]>CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM Genel Kurulu’nda AKP iktidarının kayyum uygulamasını eleştirdi. Tanrıkulu şunları söyledi:
“SELÇUK MIZRAKLI HAKKINDA HİÇBİR SORUŞTURMA YOKTU, MUHTEMEL SEÇİLECEĞİ BİLİNDİĞİ İÇİN DE HAKKINDA DÜZMECE DOSYALAR HAZIRLANDI”
“Önümüzde yerel seçimler var tabii. Sayın Cumhurbaşkanı Diyarbakır’ı istiyormuş, öyle ifade etmiş Diyarbakır milletvekili arkadaşlarımıza. Ben de Diyarbakır Milletvekiliyim. Diyarbakır kadim bir kenttir, tarihi bir kenttir, bir kimlik kentidir. Diyarbakır’ın bütün sokaklarını ve tarihini bilirim ama Diyarbakır ne istenir ne alınır. Diyarbakır boyun eğmez, Diyarbakır biat etmez, Diyarbakır diz çökmez, onurundan da vazgeçmez hiçbir zaman; onuru da kendi oylarıdır, kendi seçtikleridir aynı zamanda, bundan da vazgeçmez. 2019 Seçimleri oldu; dostum, arkadaşım Selçuk Mızraklı bu Parlamentonun üyesiydi kendisi, hakkında hiçbir soruşturma yoktu, muhtemel seçileceği bilindiği için de hakkında düzmece dosyalar hazırlandı ve daha 1 Nisan’da kendisiyle ilgili olarak görevden alınmasıyla ilgili yazı yazıldı. Şimdi, bir daha 31 Mart’ta seçimler var.
“YEREL SEÇİMLERDE KENDİSİNİ HAKİM TOPLULUKTAN FARKLI HİSSEDEN İNSANLARA KİMLİKLERİNDEN DOLAYI YOLU KAPATIRSANIZ BAŞKA ŞEYLERİN YOLUNU AÇARSINIZ”
Ben Adalet ve Kalkınma Partisi grubuna soruyorum: Gerçekten ne yapacaksınız? Ne yapacaksınız? Yani bu halkın iradesini nasıl yok sayacaksınız? Bakın, şimdi, siyaset biliminde şu var, demokrasinin ölçütünde şunlar var: Eğer bir cumhuriyette, bir demokraside, bir coğrafyada kendisini hakim olan kimlikten farklı hisseden bir topluluk varsa, halk varsa bunların kendisini serbest seçimler yoluyla ifade etme hakkı var. Bunun yolu da yerel seçimlerdir, genel seçimlerdir. Eğer siz yerel seçimlerde kendisini hakim topluluktan farklı hisseden insanlara kimliklerinden dolayı yolu kapatırsanız başka şeylerin yolunu açarsınız. O nedenle, biraz sonra burada konuşacak AK Partili arkadaşımız gelip burada kayyumu savunmasın, ayıptır. Bu kürsü demokrasi kürsüsüdür, kayyum yasası burada çıktığı zaman buradaydık, bakın, bu Parlamentodan geçmedi, yasa geçmedi. Peki, Diyarbakır’dan darbe mi oldu? Van’dan darbe mi oldu? Mardin’den darbe mi oldu? 15 Temmuz Darbesini bu belediyeler mi yaptı? Sizlere soruyorum Değerli Arkadaşlar: 15 Temmuz Darbesini Diyarbakır Belediyesi mi yaptı? Ama ne oldu? Bu Meclisten OHAL nedeniyle çıkardığınız yetki yasasıyla, bakın, bugüne kadar, Cumhuriyet’ten bu zamana kadar hiç kimsenin aklına gelmeyen, şeytanın bile aklına gelmeyen bir düzenleme aklınıza geldi, şeytanın bile aklına gelmeyen; kayyum yasasını icat ettiniz ya.
“DİYARBAKIR’IN RANTINI KAYYUMLARA, VALİLERE, İŞ BİRLİKÇİLERİNE BU KADAR SATMAK AK PARTİ GRUBUNA YAKIŞIR MI?”
Bir kez daha söylüyorum, 15 Temmuzdan sonra OHAL’le aldığınız yetkiyle bunu yaptınız. Parlamentodan bu yasa geçemedi, geçemedi, AK Parti o maddeleri geri çekmek zorunda kaldı bu Parlamentoda, 15 Temmuz’dan sonra. Evet, böyle yaptınız. Bakın, elimde rüşvetle ilgili olarak, yapılan sınavlarla ilgili olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin ve kayyum yönetiminin bir sürü yolsuzluğu var. Şimdi, arkadaşımız, gelecek diyecek ki: ‘Arsa satılır.’ Yahu, arsayı kim satar? Nasıl satar? Bir kişinin iradesiyle satılır mı? Pazarlık yoluyla satılır mı? Rüşvetle satılır mı? Değerinden, onda 1 değere satılır mı arkadaşlar ya, satılır mı? İmar düzenlemesi sadece kaymakamın, valinin imzasıyla yapılır mı? Bu kadar çok rantı Diyarbakır’ın, bölgenin, o coğrafyanın rantını kayyumlara, valilere, iş birlikçilerine bu kadar satmak AK Parti grubuna yakışır mı? Ama 31 Mart sonuçta bu iradenin sandıkta yeniden tecelli edeceği yer olacaktır.”
]]>Diyarbakır’da Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Bakan Yerlikaya, butona basarak Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından hak sahibi afetzedeler için inşa edilen 1423 konut için kura çekimini başlattı.
Yerlikaya, törende yaptığı konuşmada, “asrın felaketi”nin yıl dönümünde depremlerden etkilenen illerde tamamlanan konutların kura ile anahtarlarını teslim ettiklerini, bu kura töreninin sonuncusu olan 11’incisinin bugün Diyarbakır’ın ev sahipliğinde yapıldığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti.
Erzincan’ın İliç ilçesinde maden ocağındaki toprak kaymasına değinen Yerlikaya, arama çalışmalarının yapıldığı bölgeden geldiklerini belirterek, “Rabb’im tekrarlarından hepimizi korusun. Sayın Cumhurbaşkanı’mıza Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ile bilgi arz ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya devam ediyoruz”
Bakan Yerlikaya, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel önemine işaret ederek, Kahramanmaraş merkezli depremlerden Diyarbakır’ın da olumsuz etkilendiğini, gözyaşı döktüğünü, hüzne boğulduğunu anımsatarak, şöyle dedi:
“El ele verip ayağa kalkmasını hamdolsun bildik. Dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdik. Diyarbakırlı kardeşlerimiz bizim en büyük dert ortağımız, yoldaşımız oldu. 7’den 70’e bir olduk. Asrın felaketini hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdük. Sarsılmaz ve sağlam iradenizi ortaya koydunuz. Nice badireleri böyle atlattık. Allah hepinizden razı olsun. Bugün de bu zorluklardan birini daha aşıyoruz. Diyarbakır’ımızda deprem konutlarımızın kura ve anahtar teslim törenini hep beraber gerçekleştiriyoruz. Depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz.”
Yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi veren Yerlikaya, Diyarbakır’da ev sahibi ve kiracı 20 bin haneye bugüne kadar 795 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapıldığını, kent merkezlerinde ve kırsalda olmak üzere toplam 988 konteynerde 3 bin 762 depremzedenin misafir edildiğini, ihtiyaç sahibi 678 aileye “Esenkart” dağıtıldığını, depremlerden sonra Diyarbakır’a 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldığını dile getirdi. Yerlikaya, giden canların geri gelmeyeceğini ancak Diyarbakır’ı eskisinden çok daha güzel ve güvenli şekilde tekrar imar ve ihya etmeye kararlı olduklarını belirtti.
“Büyük bir onur duyarak ifade etmek istiyorum ki; asrın felaketinden sadece 19 gün sonra yeni sıcak yuvaların temelini atabilecek dünyada başka bir ülke, başka bir devlet yoktur” ifadesini kullanan Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerini bildirdi.
Hedeflerinin bu 2 ay içinde deprem bölgesi genelindeki 11 ilde 75 bin konutun teslimini yapmak olduğunu belirten Yerlikaya, ardından da her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacaklarını aktardı.
Yerlikaya, şunları kaydetti:
“Bu yılın sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Peki ne zaman tamama erecek bu güzel, hayır yolundaki hizmet? İşte şimdi söylüyorum, 200 bini söyledik ya yıl sonuna kadar, ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Önümüzdeki yıl bu işi Allah’ın izniyle tamama erdireceğiz. Diyarbakır’da 14 bin 273 konut, 1006 iş yeri olmak üzere toplam 15 bin 864 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün 1374’ü il ve ilçe merkezlerimizde, 49’u kırsalda olmak üzere toplam 1423 konutumuzun kuralarını çekip, siz kıymetli hak sahiplerimize anahtarlarını teslim edeceğiz. Yaklaşık 6 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz 22 yıldır olduğu gibi 6 Şubat 2023’ten sonra da Diyarbakır’ın, Diyarbakırlı kardeşlerimizin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Kalbimizle, aklımızla, fikrimizle, gönlümüzle buradayız. Sizleri yeni yuvanıza kavuşturana, hayatı yeniden normale döndürünceye dek buradan ayrılmayacağız.”
Depremlerde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileyen Yerlikaya, anahtarlarını teslim edecekleri konutların “hayırlı olması” temennisinde bulundu.
Yerlikaya, “Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, kabinedeki tüm bakanlarımıza, İçişleri ailemizin medarı iftiharı AFAD’ımıza teşekkür ediyorum. Rabb’im ülkemizi, şehirlerimizi, bildiğimiz, bilmediğimiz her türlü afetlerden muhafaza eylesin. Yeni evlerine kavuşan tüm vatandaşlarımıza Diyarbakırlı kardeşlerimize, yuvalarında huzurla oturacakları günler diliyorum. İnşallah yeni yuvalarınızda şen, mesut ve bahtiyar olasınız.” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su da depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diledi.
Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla depremlerin hemen ardından ilde zemin etüdü yaparak, zemini sağlam olduğu tespit edilen Bağlar ilçesi Oğlaklı Mahallesi’nde, ilçelerde ve kırsal mahallelerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ, AFAD ve diğer paydaşlarla yoğun bir gayret göstererek deprem konutlarının yapımına hızlı bir şekilde başlandığını belirten Vali Su, bugün kura ile hak sahiplerine teslim edilecek konutların hayırlı olmasını diledi.
Kalan konutların da inşasının hızla sürdüğünü ifade eden Su, “Devletimiz ve hükümetimiz her zaman milletimizin yanında olmuştur. Yaşanan her türlü afet ve felakette yaraların sarılması için gece gündüz çalışmıştır. Diyarbakır’da da aynı şekilde, depremden etkilenen tüm hemşehrilerimize gerekli yardımlar yapılmış, mağduriyetleri giderilmiştir, giderilmeye de devam etmektedir. Cumhurbaşkanı’mız, İçişleri Bakanımız, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, diğer bakanlarımız bizlere talimatlarıyla her zaman yol gösterdiler, destekler verdiler. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanması için tüm çalışmaları yakından takip ettiler.” dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman ve Mehmet Sait Yaz, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker, kura sonucu konut sahibi olan ilk ailelere anahtarlarını teslim etti.
Geçen yıl 6 Şubat’taki depremlere ilişkin sinevizyon gösteriminin yapıldığı programda, İl Müftüsü Celal Büyük, dua etti.
Törene, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kurum ve kuruluşların temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
]]>Diyarbakır Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Bakan Yerlikaya, yaşanılan en büyük acılarda bile el ele vererek ayağa kalkmayı bildiklerini, dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdiklerini söyledi.
“Diyarbakırlı kardeşlerimiz, bizim en büyük dert ortağımız oldu, yoldaşımız oldu” diyen Bakan Yerlikaya, 7’den 70’e bir olunduğunu, asrın felaketini, hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdüklerini aktararak, sarsılmaz ve sağlam irade ortaya konulduğunu dile getirdi.
“Diyarbakır’a 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldı”
Diyarbakır’da deprem konutlarının kura ve anahtar teslim törenini gerçekleştirdiklerini kaydeden Bakan Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Depremzedeleri yeni yuvalarına kavuşturmanın mutluluğu içerisindeyiz. 6 Şubat depremleri sonrası Diyarbakır’ımızda 433 vatandaşımız hayatını kaybetti, 44 bina yıkıldı. Acil yıkılacak ve yıkık 103 bina enkazının tamamı kaldırıldı. Ağır hasarlı 5 bin 494 binanın yüzde 85’i yani 4 bin 227’sinin enkazı tamamen kaldırıldı. Diyarbakır’da ev sahibi ve kiracı 20 bin haneye bugüne kadar 795 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapıldı. Kent merkezlerinde ve kırsalda olmak üzere toplam 988 konteynerde 3 bin 782 depremzedemizi misafir etmeye devam ediyoruz. İhtiyaç sahibi 678 ailemize ise Esen Kart dağıtıldı. Depremlerden sonra Diyarbakır’ımıza 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldı. Giden canlarımızı geri getiremeyiz ama Diyarbakır’ı eskisinden çok daha güzel, çok daha güvenli bir şeklide tekrar imar ve ihya etmeye kararlıyız.”
“6 bin konutun yapımı hızlı bir şekilde devam ediyor”
Deprem sonrası hızlı bir şekilde temeli atılan evleri işaret eden Bakan Yerlikaya, asrın felaketinden sadece 19 gün sonra başlayan çalışmaları başka hiçbir ülkenin ve devletin bunu yapamayacağını söyledi.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yerlikaya, “Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Diyarbakır’da 14 bin 273 konut, bin 6 iş yeri, 583 ahır olmak üzere toplam 15 bin 862 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, bin 374’ü il ve ilçe merkezlerinde, 49’u kırsalda olmak üzere toplam bin 423 konutumuzun kuralarını çekip, hak sahiplerine vereceğiz. Yine yaklaşık 6 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor, inşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz.” diye konuştu.
22 yıldır olduğu gibi 6 Şubat’tan sonra da Diyarbakır’ın, Diyarbakırlıların yanında olduklarını hatırlatan Bakan Yerlikaya, sözlerini şöyle tamamladı:
“Olmaya da devam edeceğiz. Biz, kalbimizle buradayız. Aklımızla, fikrimizle, gönlümüzle buradayız. Sizleri yeni yuvalarınıza kavuşturana dek, hayatı yeniden normale döndürünceye dek buradan ayrılmayacağız. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Yeni evlerine kavuşan tüm vatandaşlarımıza, Diyarbakırlı kardeşlerimize yuvalarında huzurla oturacakları günler diliyorum. İnşallah yeni yuvalarınızda şen olasınız, mesut ve bahtiyar olasınız. Konutlarımızın yapımında büyük emek sarf eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza ve bakanlığımızın fedakar çalışanlarına, kabinedeki tüm bakanlarımıza, AFAD’ımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”
Bakan Yerlikaya, konuşmalarının ardından butona basarak Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından hak sahibi afetzedeler için inşa edilen bin 423 konut için kura çekimini başlattı.
Konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, kura sonucu konut sahibi olan ilk ailelere anahtarlarını teslim etti.
Törene; AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, Mehmet Sait Yaz, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, TOKİ Başkan Yardımcısı Dursun Baştürk, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker, kurum ve kuruluş müdürleri, yetkililer ve vatandaşlar katıldı. – DİYARBAKIR
]]>Güngören’de, Diyarbakır Hemşehri Buluşmaları’na katılan Kurum, milletine sevdalı, Diyarbakır’a sevdalı, Diyarbakır’ın kardeşi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını, sevgilerini ilettiğini söyledi.
Diyarbakır’ı tüm zenginlikleriyle çok sevdiklerini belirten Kurum, “Diyarbakır’ı tüm değerleriyle, oradaki tarihin, kültürün izleriyle birlikte çok seviyoruz.” dedi.
Kurum, Diyarbakır’da “Filozof Ramazan” lakabıyla tanınan ve Fatih’te bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Ramazan Pişkin’i anarak, “Diyarbakır Ulu Camii’yle özdeşleşen, her zaman her yerde hakikati haykıran Diyarbakır’ın has evladı, modern çağın dervişi Ramazan Pişkin hocamızı rahmetle, minnetle yad ediyorum. Mekanı cennet olsun. Kendisi Diyarbakır’a has bilgeliğiyle, hikmetli duruşuyla her zaman teröre ve şiddete karşı durmuştur. Biz ondan razıyız, Rabb’im de razı olsun. Bir kez daha başımız sağ olsun.” diye konuştu.
İlde gerçekleştirilen çalışmalara değinen Kurum, her zaman Diyarbakır’ın yanında olduklarını, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede yapımı tamamlanan 46 bin konuttan 1500’ünü de Diyarbakırlılara teslim ettiklerini bildirdi.
Kurum, Güngören’e yapılan hizmetlere dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sadece bakanlığım döneminde Güngören Millet Bahçesi ve Güneştepe Millet Bahçemizi sizlere armağan ettik. Sizlerin güvenli ve sağlıklı bir yuvada yaşama hakkını en güzel şekilde tesis etmek için Gençosman Mahallemizde, Güngören’de yine kentsel dönüşüm kapsamında 300 konutumuzu, 10 iş yerimizi inşa ettik. Tozkoparan’ı hatırlayın, Tozkoparan’da biz milletimizle el ele verdik ‘Dönüştüreceğiz.’ dedik ama CHP’li anlayışın her türlü engelleme girişimine rağmen yine Tozkoparan’da kentsel dönüşüm projemizle birlikte 1200 yeni, sağlıklı yuvayı sizlere kazandırdık. Güngören’in dört bir yanında 13 bin konutumuzu kentsel dönüşüm kapsamına aldık. Bu çerçevede Güngörenli kardeşlerimize tam 170 milyon liralık kira yardımı, yine taşınma yardımı desteğinde bulunduk.”
Kurum, ilçede yapılacak projelerle ilgili olarak, “Merter transfer merkezi ve meydan projemizi de Güngören’imize kazandıracağız. Kale Center yanı Güngören meydan düzenlemesi projemizi inşallah hızlıca hayata geçireceğiz. Güngören Haznedar başta olmak üzere ilçemizin birçok yerine otoparklar inşa edeceğiz, altı otopark üstü park olacak. O parkta gençlerimiz, kadınlarımız, mahalleli kardeşlerimiz vakit geçirecekler. Köyiçi yol düzenlemesiyle Güngören sanayi alanı düzenlemesini inşallah sizlerle birlikte yapacağız.” diye konuştu.
“Bu CHP belediyeciliği temelsiz belediyeciliktir”
Bıkmadan, usanmadan çalışmaya devam ettiklerini anlatan Kurum, “Mevcut CHP’li yönetim ne yapıyor? Temel atmama töreni yapıyor. Tabii biliyorlar ki bir yerde bir temel atsalar o işin sonunu getiremeyecekler. Bu CHP belediyeciliği temelsiz belediyeciliktir. Son 5 yıla bakın İstanbul için, Güngören için ne yapmışlar? Bunların temel atmaması esasen sorumluluğu üzerinden atmaktan başka bir şey değil. Bu şehri imar etmenin sorumluluğunu da depremin sorumluluğunu da İstanbul’un sorumluluğunu da üzerlerinden atmak istiyorlar.” ifadelerini kullandı.
Kurum, geçen yerel seçimlerdeki vaatleri hatırlatarak, “Ekrem İmamoğlu’nun 5 yılda başlayıp da bitirdiği tek şey var, o da İstanbul. Ama İstanbullu kardeşlerimiz müsterih olsun artık sadece günleri, haftaları sayıyoruz. Milletimizin kararı, azmi, arzusu ve hedefi doğrultusunda 31 Mart gecesi bu fetret dönemini hep birlikte bitireceğiz. Bu hantal, ihmalkar anlayıştan İstanbul’umuzu hep birlikte kurtaracağız.” diye konuştu.
Seçime sayılı günler kaldığını anımsatan Kurum, bu süreçte kapı kapı gezeceklerini, herkesi kucaklayacaklarını söyledi.
Programa, AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, Güngören Belediye Başkanı Bünyamin Demir, Diyarbakır Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı İbrahim Yalçıntepe ile çok sayıda vatandaş katıldı.
]]>Cevdet Yılmaz, bir otelde kanaat önderlerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, siyasetlerinin özünde milletin olduğunu, her gittikleri yerde iş dünyası ve kanaat önderleriyle bir araya gelip fikirlerini dinlediklerini söyledi.
Hükümet olarak ekonomi konusunda son derece kararlı, planlı, programlı bir takım adımlar attıklarını anlatan Yılmaz, kalkınma planını adım adım hayata geçirdiklerini belirtti.
Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceklerini, ekonomide programların adım adım sonuçlarını verdikçe daha güçlü şekilde yollarına devam edeceklerini kaydeden Yılmaz, ekonominin insan için olduğunu dile getirdi.
Yılmaz, şöyle konuştu:
“2023 yılını rekor seviyede bir istihdamla kapattık. Aralık ayı işsizlik oranı yüzde 8.8’e kadar geriledi. Biz orta vadeli programda yıl boyu 10.1 olur diye düşünüyorduk. Ama şimdi son ay bu veri ile tek haneli kapattığımız kesinleşti. Onun yıllık hesabının yapılması biraz zaman alıyor ama aylık bazdaki rakamlara baktığımızda 2023 yılını tek haneli işsizlik oranıyla kapattığımız kesinleşti diyebiliriz. Artık 32 milyonu aşkın çalışanı olan bir ülke konumundayız. İnşallah bunu da istihdam dostu politikalarımızla çok daha ilerilere taşıyacağız.”
Geçen yıl ihracatı rekor bir rakamla kapattıklarını anımsatan Yılmaz, ihracatçıların gösterdiği bu performansın takdiri hak ettiğini bildirdi.
Turizmde de Türkiye’nin çok ciddi performans sergilediğine dikkati çeken Yılmaz, bu yıl da turizm konusunda hedefleri adım adım gerçekleştireceklerini belirtti.
Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Temel meselemiz enflasyon. Vatandaşımızın sorunu bizim de sorunumuz. Dolayısıyla bu konuda da büyük bir gayret içindeyiz. Bir taraftan Merkez Bankamızın politikaları, bir taraftan maliye politikalarımız, diğer taraftan yapısal reform dediğimiz Türkiye’de kurumsal ve piyasaların verimliliğini, rekabet gücünü arttırıcı değişimlerle inşallah bunu da adım adım çözeceğiz. Özellikle bu yılın ortasından sonra enflasyonda belirgin düşüşleri hep birlikte göreceğiz inşallah. Bu tahminlerimizi hep birlikte yapıyoruz, arkadaşlarımızla bir ekip olarak bu gayretimizi, enflasyonla mücadelemizi sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle, siyasi iradesiyle, programımıza verdiği destekle bu süreci adım adım gerçekleştiriyoruz.”
“2025’ten itibaren daha rahat bir döneme inşallah geçiş yapacağız”
Tarihin en büyük afetini yaşadıklarını, bu afetin en gelişmiş ülkede dahi olsa ekonomilerini büyük oranda etkileyebilecek ölçekte olduğunu vurgulayan Yılmaz, depremin yaralarını sardıklarını aktardı.
Yılmaz, şöyle devam etti:
“Geçen yıl önemli harcamalar yaptık. Bu sene de sadece depremin yaralarını sarmak ve şehirlerimizi bu afetlere hazırlamak için 1 trilyon liranın üzerinde bir kaynağı bütçemize koymuş durumdayız. Daha üzerinden 1 yıl geçti depremin, Sayın Cumhurbaşkanımız bazı illerde deprem konutlarını dağıtmaya başladı, kura çekimlerine iştirak etti. Diyarbakır’da da 1300’ün üzerinde tamamlanmış konutumuzu teslim edeceğiz. Daha sonra hak sahiplerine peyderpey bu teslimler yapılacak. Sadece konutlardan ibaret değil harcamalarımız. Bir taraftan kalıcı konutlar yapıyoruz diğer taraftan alt yapıyı tamir ediyoruz. Deprem bölgesindeki illerimizin ekonomik ve sosyal kalkınması için gayret ediyoruz. Bu yönde de çeşitli teşvikler, programlar, çalışmalar yürütüyoruz, yürütmeye devam edeceğiz. 2024 bu anlamda en yoğun dönemimiz. 2025’ten itibaren daha rahat bir döneme inşallah geçiş yapacağız.
Enflasyonda da yüzde 15’ler civarında bir seviye şu anda tahmin ediyoruz. 2026’da ise tek haneli rakamlara Allah’ın izniyle hep birlikte tekrar ulaşacağız. Niye hemen yapmıyorsunuz diye bir soru gelebilir aklınıza. Bir anda niye düşmesin diye düşünebilirsiniz. Birçok denge var. Sadece buna odaklansanız çok kısa sürede de düşebilir belki ama bunun maliyeti çok büyük olur. Büyüme, istihdam, sosyal dengeler üzerinde maliyetleri olur. Dolayısıyla biz niçin daha aşamalı bir şekilde gidiyoruz? Bütün dengeleri gözeterek. Bir taraftan enflasyonu düşüreceğiz ama bir taraftan da büyümemizi, istihdamımızı sürdürme, çeşitli sosyal kesimleri destekleme, bu enflasyon karşısında alım güçlerindeki erimeyi engelleme, bütün bu çabaları bir arada sürdürmek durumundayız. Bunun getirdiği bir yol haritası var. Bunu adım adım uyguluyoruz. Enflasyonun özellikle geniş toplumsal kesimler üzerindeki etkilerini en aza indirmek için gayret ediyoruz. Dar gelirli, ücretli kesimlere dönük elimizdeki tüm imkanları, yaşadığımız depreme rağmen, çevremizdeki jeopolitik gerginliklere rağmen, terörle mücadele ve başka konulardaki sıkıntılara rağmen her türlü imkanımızı da bu anlamda değerlendiriyoruz. Değerlendirmeye de devam edeceğiz.”
Son dönemde Aile ve Gençlik Fonu kurduklarını, bunu da ilk olarak deprem bölgesinde uygulayacaklarını anımsatan Yılmaz, daha sonra tüm Türkiye’ye yaygınlaştıracaklarını söyledi.
“Ekonominin de temeli siyasi istikrardır”
Geçen yıl yapılan seçime değinen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Genel itibariyle baktığımızda gerçekten iftihar edeceğimiz bir seçim süreci yaşadık. Çok da yüksek bir katılım oranı gördük. Meclis’te Cumhur İttifakı’na çok güçlü bir destek, net bir destek verilmiş oldu. Bununla birlikte siyasi belirsizlikler azaldı, güven ve istikrar, siyasi istikrar pekişmiş oldu. Öngörülebilirlik de artmış oldu. Ekonominin de temeli siyasi istikrardır. Siyasi istikrarın olmadığı, güven veren politikaların olmadığı yerde ekonomik sorunlar da çözülmez, tam tersine daha da ağırlaşır. Ama çok şükür halkımız bu güveni ortaya koydu ve şu anda adım adım dünyanın şartlarına rağmen Türkiye güçlü politikalarıyla yoluna devam ediyor. Demokraside reformlar yaptık. Temel hak ve hürriyetleri genişlettik. Vatandaşımızın daha özgür bir ortamda hayatını devam ettirecek şartlar oluşturduk. Bir taraftan da Türkiye’yi her alanda, savunma, sanayi başta olmak üzere farklı bir noktaya taşıdık. Sağlıkta, ulaşımda bir devrim yaşandı, birçok alanda Türkiye gerçekten çok farklı bir noktaya gelmiş durumda. İnşallah önümüzdeki dönem yeni hamlelerle buna devam edeceğiz.”
Yılmaz, huzur ve güven ortamının çok kıymetli olduğunu, huzurun ve güvenin olmadığı yerde ekonomik gelişmenin olamayacağını, temel hak ve hürriyetleri insanların kullanamayacağını dile getirdi.
Özellikle bölge ve Diyarbakır’da uzun yıllar terörün acısını yaşadıklarını, terör nedeniyle büyük maliyetler ödendiğini aktaran Yılmaz, tüm Türkiye olarak bunun maliyetini ödediklerini ama bölgede yaşayan insanların çok daha ağır bir faturasını ödediğini belirtti.
“Bugün Diyarbakır ekonomik olarak belki çok farklı bir yerde olacaktı. Terörün iki türlü zararı var. Bir doğrudan zarar yani yaptığı şiddet ve terör eylemleriyle cana, mala getirdiği zarar var. Bir de ekonomik ve sosyal açıdan bir bölgeye verdiği dolaylı zararlar var. Terör nedeniyle gelmeyen turist, doktor, mühendis, yaylasına gidip hayvancılık yapamayan insan, yatırım yapmayan yatırımcı. Tam aksine sermayesini buradan alıp başka yerlere götüren insanlar. Bütün bunlar terörün dolaylı maliyetleri ve gerçekten çok büyük dolaylı maliyetler ödedi bu bölgemiz. Hem nitelikli insan gücünü hem sermayesini kaybetti.” ifadelerini kullanan Yılmaz, ama şimdi farklı bir ortamda bulunduklarını bildirdi.
Huzur ve güven ortamı içerisinde bulunduklarını, çok etkili ve kararlı politikalarla terörle mücadele ettiklerini vurgulayan Yılmaz, sınırların içinde ve dışında vatandaşın huzuru için her türlü gayreti sarf ettiklerini bildirdi.
“81 ilimizi aynı eşit mesafede görerek hizmet etmeye devam edeceğiz”
Yılmaz, bu mücadelede şehit olanlara Allah’tan rahmet, gazilere şükranlarını sunduğunu dile getirerek, onların fedakarlıkları sayesinde bugün huzur ortamında yaşadıklarını, demokratik ortamda haklarını kullandıklarını anlattı.
Terörün ortadan kalkmasının en büyük faydasının bölgeye olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şunları dile getirdi:
“Burada yatırım ortamı farklılaştı son yıllarda. Niçin arttı bu turistler; İşte huzur güven ortamı sebebiyle. Yeni yeni yatırımlar yapılıyor, organize sanayi bölgeleri büyüyor, ticaret ve ihracat artıyor. Bunlar bu huzur güven ortamının sonuçları. Henüz tam da görmüş değiliz. Şundan dolayı tam görmüyoruz. Terörün olumsuz etkileri daha kısa süreli çıkıyor ortaya. Yani gelip yakıp yıktıklarında bir yeri hemen bunun zararı çok hızlı çıkıyor. Ama terörün ortadan kalkması sonrası rehabilitasyon diyebileceğimiz süreç zaman alıyor. Yeniden o güvenin oluşması, sonuçlarının ortaya çıkması biraz zaman alıyor. Göreceksiniz önümüzdeki yıllarda bu huzur güven ortamıyla çok daha farklı bir noktaya ekonomik ve sosyal olarak bölgemiz gelmiş olacak. Biz de kararlı şekilde devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Diyarbakır’a, bölgeye hiçbir ayrım gözetmeksizin, 81 ilimizi aynı eşit mesafede görerek hizmet etmeye devam edeceğiz. Gerçekten bu bölgeye emek veren, alın teri döken halk hizmetine koşan herkese müteşekkiriz. Bu anlayışla devam edeceğiz.”
Yerel seçimlerde de aynı anlayışla hareket edeceklerini aktaran Yılmaz, gerçek belediyecilikten yana olduklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:
“Türkiye Yüzyılı diyoruz. Bu Diyarbakır’ın da yüzyılı. Neden Silvan Barajı bittiği zaman tarımda muazzam bir üretim patlamasının olduğu bir Diyarbakır’dan bahsetmeyelim, bunlarla birlikte sanayisi hızla gelişen değişik alanlarda madencilikte başka çok daha katma değeri yüksek bir sanayi inşa eden bir Diyarbakır olmasın? Gençlerimize daha fazla iş imkanları, girişimcilik imkanları sunan bir Diyarbakır olmasın? Bu gayet mümkün. Son dönemlerde yapılan hizmetler de bunun gayet mümkün olduğunu, kaynaklar doğru kullanılırsa nelerin yapılabileceğini gayet güzel gösteriyor. Birtakım ideolojik çevrelerin gerçeklikten kopuk algıları zihnimize nakşetmesine müsaade etmememiz, algılara değil hakikate bakmamız lazım. Hakikat neyse sözlere değil davranışlara bakmak lazım, yapılana bakmak lazım. Her türlü şiddete müsamaha gösterirken barış kelimesini kullanmasının en hafif deyimiyle samimiyetsizlik olduğunu görmemiz lazım. Hizmet, diyenin hizmetleri bir taraftan baltalarken bundan bahsetmesini hiçbir şekilde doğru olmadığını görmemiz lazım. Diyarbakır’ın ihtiyacı olan enerjisini boşa sarf etmek değil, ideolojik çatışmalarla zaman geçirmek değildir. Diyarbakır’ı daha iyi yerlerde görmek istiyoruz. Daha kalkınmış, gelişmiş ve imkanlar sunan Diyarbakır istiyoruz. Bunu yaptığımızda inanın sadece Diyarbakır değil, çevresi de daha geniş coğrafyalarda çok olumlu etkilenecektir.”
Diyarbakır-Erbil uçuşlarına değinen Yılmaz, uçuşların haftada 3 gün yapılacağını bildirdi.
“Yerel seçimlerin huzur ortamında, demokratik olgunluk içinde tamamlanmasını diliyorum”
Cevdet Yılmaz, her zaman Diyarbakır’ın yanında olduklarını anlatarak, “Bütün hizmetlerde, projelerde yanınızdayız. Merkezi idare olarak yapmamız gereken ne varsa hiçbir zaman şuna bakmadık biz, ‘Bize oy verilmiş, verilmemiş’ diye. Bütün gücümüzle Diyarbakır’a hizmet etmeye çalıştık. Önümüzdeki dönemde de inşallah Halis Bey’in başkanlığında ilçe belediyeleriyle vatandaşımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Şimdiden yerel seçimlerin hayırlı olmasını diliyorum. Huzur ortamında, demokratik olgunluk içinde tamamlanmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Toplantıya, Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Suna Kepolu Ataman ve Mehmet Sait Yaz, Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden ve kanaat önderleri katıldı.
]]>Yılmaz, Şanlıurfa Bulvarı’nda AK Parti Seçim Bürosu’nun açılışında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakırlılara selamını, sevgisini ve muhabbetini ilettiğini belirterek, kalplerinin her zaman Diyarbakır ile attığını, ellerinden gelen tüm imkanlarla Diyarbakır’ın ve Diyarbakırlıların yanında olduklarını söyledi.
Diyarbakır’da yaptıkları hizmetlere değinen Yılmaz, “Silvan Barajımız, duble yollarımız, hastanelerimiz, okullarımız, kırsal alana, köylere yaptığımız hizmetler, tarımsal faaliyetler, çiftçimize verdiğimiz destekler, ihtiyaç sahibi, yetime yaptığınız destekler hepsi ortada. Vatandaş bunları yaşayarak görüyor.” ifadelerini kullandı.
Vatandaşların AK Parti öncesindeki durumu, AK Parti döneminde yapılanları yaşayarak bildiğini, takdir ve dua ettiğini anlatan Yılmaz, bu anlamda vatandaşlara müteşekkir olduklarını dile getirdi.
“İnşallah hep birlikte Diyarbakır’ı geleceğe hazırlayacağız”
Yılmaz, şöyle konuştu:
“Sloganlarla, laflarla, ideolojilerle kimsenin karnı doymuyor. Gençlerimize, çoluk çocuğumuza bir gelecek hazırlanmıyor. Bunu yaşayarak yine gördük, biliyoruz. Diyarbakır’ın çok daha güçlü bir şekilde geleceğe yürümeye, daha fazla hizmete, yatırıma ihtiyacı var. Bu noktada da kritik bir seviyeye gelmiş durumda. Aslında her şey uygun. Tek yapmamız gereken Diyarbakır’a ve geleceğine sahip çıkmak. Sadece ve sadece aklı fikri Diyarbakır olan adayları desteklemek. Bunu yaptığımızda emin olun Diyarbakır çok şey kazanacak. Çok hızlı bir şekilde bir değişim, dönüşüm süreci yaşayacak. İnşallah hep birlikte Diyarbakır’ı geleceğe hazırlayacağız. Biz buna gerçek belediyecilik diyoruz. Şimdi belediyeyi amacı için kullanmak var, kanunlarda amacı belli. Belediye yerel hizmetler yapacak. Halka hizmet edecek. Bunun için mi kullanacaksınız belediyeyi, yoksa başka amaçlar için mi kullanacaksınız? Mesele budur. Kişisel kariyer için veya ideolojik için mi belediye kullanılacak? Bir enstrüman, bir araç olarak mı kullanılacak başka amaçlar için? Yoksa belediyeye tahsis edilen kaynaklar bu halka yeşil alanlar, spor tesisleri yapmak, içme suyunu temiz bir şekilde ulaştırmak, havanın kalitesini korumak, mesleki eğitimler vermek, girişimciliği desteklemek, yine ihtiyaç sahibi olan insanlara destek olmak gibi hizmetleri için mi kullanılacak? Biz işte bundan yanayız.”
Gerçek belediyecilikten yana olduklarını belirten Yılmaz, olması gerekenin bugüne kadar çeşitli dönemlerde yapılmadığı için halkın artık gerçek belediyecilik hizmeti istediğini, bunu da AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın adaylarının yerine getireceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biz de onları takip edeceğiz. Gerçek belediyecilik anlamında her yaptıkları hizmetlerde de yanlarında olacağız, destek olacağız, güç vereceğiz. AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak gerçekten ehil bir arkadaşımızı aday yaptık. Halis Bey yıllardır tanıdığımız, bildiğimiz bir arkadaşımız. Diyarbakır’ın en önemli meselelerinden biri nedir? Tarım sektörü, tarımda daha fazla üretim. Silvan Barajı’mız da devam ediyor. Bittiğinde Diyarbakır çok farklı bir yere gelecek. Halis Bey tam bu işin adamı. Tarım sektöründen geliyor. TİGEM Genel Müdürlüğü yaptı, yıllarca çok başarılı işlere imza attı. Ben o dönem daha yakından tanıdım. Kalkınma Bakanıydım. Gelip bizden ödenekler istedi, Ceylanpınar ve başka yerler için. Hakikaten çok büyük projelere imza attı. İnanıyorum ki; Diyarbakırlılar takdir ederlerse, seçerlerse Halis Bey bu bölgenin tarımına, üretimine, çiftçisine çok büyük destekler sunacak. Çok daha bilinçli bir şekilde bütün bu alandaki kurumlarımızın da gücünü, kapasitesini doğru bir şekilde organize ederek çiftçimize çok önemli yeni imkanlar açacak.”
“Diyarbakır bu ülkenin birliğine, beraberliğine sahip çıkacak”
Diyarbakır’ın en önemli meselelerinden birinin de “afet” olduğuna işaret eden Yılmaz, depremde canların gittiğini belirterek, her birine Allah’tan rahmet diledi.
Bu sonuçların bir daha yaşanmaması için dirençli şehirler inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Çok daha iyi bir şehirleşme oluşturmamız lazım. Bu noktada da eski AFAD başkanımız bu işlerden en iyi anlayan insanlardan biri. Halis Bey inanıyorum ki; hem depremin yaralarını sarma, 16 binden fazla hak sahibimiz var, onlara konutlarını teslim etme hem de Diyarbakır’ın ihtiyaç duyduğu bu dönüşümü gerçekleştirme, çok daha dirençli bir şehir haline Diyarbakır’ı getirme noktasında çok güzel hizmetler yapacaktır. Yine Diyarbakır’ın en önemli meselelerinden biri de şehir içi ulaşım meselesi. Görüyoruz, Diyarbakır artık çok daha canlı. Kent içi ulaşımda da projelerini açıklayacaktır. Sonuna kadar yanındayız, arkasındayız, her türlü desteği vereceğiz.” diye konuştu.
İlçe belediye başkanlığı için gösterdikleri adayların göreve seçilmesiyle de Diyarbakır’da farklı bir dönemin başladığını göreceklerini ifade eden Yılmaz, bu farklı dönemin sadece Diyarbakır’a değil ülkeye, çok daha geniş bir coğrafyaya da büyük bir güç ve destek vereceğini kaydetti.
Diyarbakır’ın önemli bir merkez, bir medeniyet şehri olduğuna işaret eden Yılmaz, yıllardır birilerinin bunu heba ettiğini aktardı.
Yılmaz, şöyle devam etti:
“Birtakım uluslararası güç odakları bu bölge üzerindeki hesaplarına Diyarbakır’ın gençlerini maalesef kurban ettiler. Bunlara müsaade etmememiz, gençlerimizi geleceğe hazırlamamız lazım. Çoluk çocuğumuzu çok daha güvenli bir şekilde, daha demokrat, daha kalkınmış bir Türkiye’ye hazırlamamız lazım. Kim ne derse desin Diyarbakır bu ülkenin birliğine, beraberliğine sahip çıkacak. Bu vatana, bu bayrağa, bu devlete sahip çıkacak ve emperyalist birtakım güçlerin bu bölge üzerinde kurduğu hesapları boşa çıkaracak. İnşallah bu vesileyle Gazze’den Yemen’e, Balkanlar’dan, Kafkaslar’a çok daha geniş bir coğrafyaya birlik, bütünlük mesajı verecek.”
Parti teşkilatlarının çok kıymetli çalışmalar yürüttüğünü belirten Yılmaz, kapı kapı dolaşılıp, insanlara ulaşılması ve yüz yüze görüşülmesi tavsiyesinde bulundu.
Yılmaz, “Diyarbakırlıların gönlünü kazanacağız. Bunu da sonuca dönüştüreceğiz. Seçim koordinasyon merkezimizin hayırlı olmasını diliyorum. Cenabıallah yolumuzu, bahtımızı açık etsin.” dedi.
Daha sonra Yılmaz, merkez Sur ilçesi Gazi Caddesi’nde esnafı ziyaret etti.
]]>Dicle Üniversitesi (DÜ) 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Diyarbakır’ın Gelecek Tasavvuru Kongresi”nde konuşan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selam ve sevgilerini iletti.
Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel önemine değinen Yılmaz, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan bir medeniyet şehrinde olduklarını, köklü bir mirasla geleceğe baktıklarını söyledi.
“Geleneği olmayan bir şehrin geleceği de olmaz. Geçen İbrahim Kalın Bey’in bir kitabına bakıyordum. Gelenek kelimesini güzel yorumlamış. ‘Gelene ek’ diyor. Geleneğiniz yoksa ekleyecek bir şeyiniz de yok demektir. Bu miras üzerinde geleceğe bakıyoruz” diyen Yılmaz, 33 medeniyetin mirasını geleceğe taşımak, “Türkiye Yüzyılı”na Diyarbakır’ın mührünü vurmak için fikirlerin ortaya konulacağına inandığı “Gelecek Tasavvuru Kongresi”nin hayırlara vesile olmasını diledi.
“Geleceği kimin tasavvur ettiği” konusunun çok önemli olduğuna işaret eden Yılmaz, geleceği, bu topraklarda yaşayanlar, bu topraklara ait olanlar, bu toprakların öz evladı olanların inşa etmesi gerektiğini ifade etti.
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Başkalarının bizim için yaptığı tasavvurların hangi amaçlarla bizi nerelere götürmek istediğinin çok iyi farkında olmamız lazım. Bizi düşünmediklerini, kendi menfaatleriyle, ölçütleriyle tasavvurlarda bulunduklarını ve bizi sadece onun için bir araç olarak gördüklerini iyi anlamamız, bunun şuurunda olmamız lazım. Bunu yaptığımız zaman gerçek anlamda güçlü bir gelecek tasavvurunu, geleneğin, geçmişimizin, mirasımızın gerektirdiği bir tasavvuru ortaya koyabiliriz. Sadece bu bölge ve ülkemiz için değil, tüm insanlık için önemli değerler üreten topraklardayız. Bu mürşit şehrin geçmişinden alınan ilhamla geleceğe dönük paylaşılacak fikirlerin ilimize, bölgemize ve ülkemize katkılar sağlayacağına inanıyorum.”
“Hendekler, çukurlar kazarak çocukları ölüme gönderenlere geçit vermedik, vermeyeceğiz”
Yılmaz, Cumhurbaşkanı’nın güçlü liderliğinde en kaliteli kamu hizmetini millete en hızlı şekilde sunmaya, tüm illerin bu hizmetlerden hakkaniyetli şekilde yararlanmasına gayret ettiklerini belirterek, her zaman anlayışlarının batıda ne varsa doğuda, kuzeyde ne varsa güneyde de olması gerektiği yönünde olduğunu aktardı.
“Hiçbir şekilde bölgesel milliyetçilik olmamalı bu ülkede. Belli standartları ülkemizin bütün coğrafyasına yaymak, fırsat eşitliği oluşturmak, temel birtakım hizmetleri herkese hakkaniyetli bir şekilde sunmak anlayışıyla hareket ettik. Son 20 yılda sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmadık, geçmişteki ihmalleri de kapatma gayreti içinde olduk. İki şeyi aynı anda yapmaya çalıştık ve bunu da zorlu koşullar altında gerçekleştirmeye gayret ettik. Çok şükür bütün sıkıntılara, sorunlara rağmen önemli bir mesafe de almayı başardık. Bugün ülke genelinde dünyada ve bölgemizdeki sıkıntılara rağmen siyasi güven ve istikrar ikliminde yatırıma, istihdama, üretime devam ediyoruz” ifadelerini kullanan Yılmaz, ülkeyi güçlendirmeye, illeri daha güçlü bir şekilde geleceğe taşımaya gayret ettiklerini kaydetti.
Cumhuriyet’in 100. yılını geride bıraktıklarına, yeni bir döneme girildiğine dikkati çeken Yılmaz, buna “Türkiye Yüzyılı” dediklerini, yeni dönemde “Türkiye Yüzyılı”nı bütün illerle, coğrafya ile hayata geçireceklerini belirtti.
Yılmaz, her kesimin katkısıyla, çabasıyla Türkiye’nin potansiyelini harekete geçirerek “Türkiye Yüzyılı”nı inşa edeceklerini ifade ederek, şöyle devam etti:
“Bu çerçevede de en önem verdiğimiz hususlardan biri huzur ve güven iklimi. Huzurun ve güvenin olmadığı bir yerde ne demokrasi ne kalkınma ne kültür ne sanat ne yaşam kalitesi olur. Dolayısıyla her şeyden önce huzur ve güven ortamını sağlamak için her türlü gayreti sarf ettik ve bugün çok şükür çevremizdeki ülkelere, coğrafyalara baktığımız zaman Türkiye adeta bir istikrar adası gibi bütün olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan, huzurunu, barışını, güvenini geliştiren bir noktadadır. Bu da aslında gelecek tasavvuru için çok sağlam bir zemin oluşturuyor. İnsanların güvenlik endişesi, kendileri, aileleri için kaygı duyduğu bir ortamda sağlıklı bir gelecek tasavvuru da yapılamaz. Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın teröre ve terörü besleyen odaklara karşı kararlı duruşu sayesinde Diyarbakır bugün, son 40 yılda hiç olmadığı kadar huzur ve emniyet içinde. Yıllarca Diyarbakır’ın potansiyelini, zenginliğini çatışmalarla, kavgalarla, kısır çekişmelerle heba edenlerin yol açtığı kayıplar artık durmuştur. Hendekler, çukurlar kazarak gencecik çocukları ölüme gönderenlere geçit vermedik, vermeyeceğiz.”
“Terörü sokaklardan söküp atmaya kararlıyız”
“Diyarbakır annelerinin gözlerindeki yaşı silmeye, terörü sokaklardan söküp atmaya kararlıyız ve hiçbir şekilde buradan bir geri dönüş söz konusu değildir. Bu çabamızda en büyük cesareti Diyarbakır annelerinden ve bölgemizde yaşayan insanımızdan alıyoruz” diyen Yılmaz, terörün, kavganın, çatışmanın en büyük zararını bu bölgede yaşayan insanların gördüğünü belirtti.
Yılmaz, şimdi de terörün ortadan kalkması, huzurun, güvenin gelişmesinin de en fazla faydasını bu bölgede yaşayan insanların göreceğini dile getirerek, “Demokrasiyi daha güçlü bir şekilde yaşayacaklar, temel hak ve hürriyetlerden daha fazla istifade edecekler, kamu ve özel sektörün yatırım ortamı çok daha iyi bir noktaya gelecek, refah, ticaret artacak. Kültür, sanat, turizm, hangi alana bakarsanız bakın bu ortam bu bölgemize büyük katkı sunacak.” dedi.
Allah’ın tüm nimetleri Diyarbakır’a verdiğini, kentin gelişmemesi, kalkınmaması için hiçbir mazeretinin olmadığını belirten Yılmaz, tarım, ticaret, kültür, genç nüfus, geçmişten gelen büyük bir miras, bunların hepsinin Diyarbakır’da olduğunu aktardı.
Yılmaz, “Diyarbakır’ın bu halde olmaması lazım. Bunun gerçekten bir izahı yok. Cenabıallah’ın verdiği bütün bu nimetleri daha olumlu bir gelecek kurmak için kullanmak bizim elimizde ve bunu da yapacağımıza yürekten inanıyorum. Diyarbakır inşallah sadece kendi sınırları içinde değil çok daha geniş coğrafyaları etkileyen bir gelişim, bir sıçrama yapacaktır.” diye konuştu.
“Diyarbakır gelişmeye devam edecek”
Milletin kardeş, bir ve beraber olduğunu vurgulayan Yılmaz, kapsayıcı, kucaklayıcı ve bütün bu değerleri kendi içinde barındıran bir millet anlayışına sahip olduklarını, “hukuk devleti”, “eşit vatandaşlık” gibi kavramları da çok önemli bulduklarını belirtti.
Yılmaz, Diyarbakır’ın gelişmeye devam edeceğini, bunu da bütün farklılıklarıyla, çeşitlilikleriyle, zenginliğiyle yapacağını dile getirerek, şunları söyledi:
“Büyük bir ortak zemin, değerlerimiz var. Farklılıklarımızı çatışma konusu yapmadan, bir zenginlik olarak görüp bu anlayış içinde inşallah geleceğimizi inşa edeceğiz. Diyarbakır’ın ideolojik çatışmaya, kavgaya, sloganlara değil gerçek anlamda fikirlere, projelere, planlara, gelecek tasavvuruna ve hizmete ihtiyacı var. Son dönemlerde bunun farkını zaten insanımız adeta tadarak görmüş oldu. Önümüzdeki dönem de inşallah daha da farkına varacağız. Bunu her birimizin katkısıyla, katılımıyla, desteğiyle başaracağız. Son 20 yılda Diyarbakır’a toplam 126 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik ama önümüzdeki dönem daha da fazlasını inşallah özel sektör başta olmak üzere göreceğiz. Çok daha hızlı bir şekilde Diyarbakır gelişmeye devam edecek. Sur ilçemiz başta olmak üzere Suriçi’ndeki yapıları neredeyse baştan sona yeniliyoruz.”
“Diyarbakır-Erbil uçuşlarını başlatıyoruz”
Cevdet Yılmaz, sağlık sistemini geliştirdiklerini, son olarak 1000 yataklı hastanenin inşasına başlandığını belirterek, bu sabah Vali’den sıcak su termal kaynakların keşfedildiği müjdesini de aldığını söyledi.
Diyarbakır’ın sağlık altyapısı ve termal kaynaklarla sağlık turizmi açısından çok önemli bir merkeze rahatlıkla dönüşebileceğini dile getiren Yılmaz, kentin sadece çevre illere, ülkeye değil uluslararası hizmet de verebileceğini aktardı.
Yılmaz, “Bu arada bir müjdeyi de vermiş olalım. Sabah Diyarbakır’ı konuşurken Erbil’e uçuş olmadığını söyledi Sayın Valimiz ve vekillerimiz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ile görüştük sabah. Az önce aradı, inşallah Diyarbakır-Erbil uçuşlarını da başlatıyoruz. Yalnız bir talebi var Bakanımızın, meslek kuruluşlarımız da buradayken, uçakların dolması. Dolduğu sürece devam eder. Ama boş kalırsa yapılacak bir şey yok.” diye konuştu.
Hastaneler yaptıklarını, konutlar inşa ettiklerini, kentsel dönüşümleri hayata geçirdiklerini dile getiren Yılmaz, 6 Şubat 2023’teki depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet diledi.
Yılmaz, kentte yapımı tamamlanan 1374 konutun İçişleri Bakanı tarafından hak sahiplerine teslim edileceğini ifade ederek, 16 bin 708 hak sahibine de konutlar tamamlandıkça anahtarlarının peyderpey teslim edileceğini söyledi.
Organize sanayi bölgelerinin hızlı bir şekilde geliştiğini, ilaveler yapıldığını ancak tüm bu gelişmelere rağmen Diyarbakır’a bu sanayi seviyesinin yakışmadığını dile getiren Yılmaz, Silvan gibi çok devasa projelerle sulamalar ve tarımsal üretim arttıkça tarıma dayalı sanayinin, gıda sanayinin de çok farklı bir yere gelmesi gerektiğini kaydetti.
Madencilikte, başka alanlarda katma değeri yüksek üretimlerin gelişmesi gerektiğini aktaran Yılmaz, genç nüfusun olduğunu, emek yoğun sektörlerde daha hızlı bir gelişim gösterilmesi gerektiğini belirtti.
Silvan Barajı bittiğinde çok büyük tarımsal üretim artışı olacak”
Kadın girişimciliğinin önemine değinen Yılmaz, kadınların daha aktif bir şekilde sosyal hayata katılmalarına, daha fazla değer üretmelerine, yeni fikirlere, çalışmalara ihtiyaç olduğunu aktardı.
Yapımı süren Silvan Barajı’na değinen Yılmaz, şöyle dedi:
“Bu büyük proje bitince Atatürk Barajından sonra GAP’ın en önemli sulama projesi olacak. Aslında klasik GAP projesinin en büyük halkası. Çok engellemeye çalıştılar, çok saldırılar yaptılar. Çok şükür devam ediyoruz. Teknik bazı sıkıntılar da yaşandı maalesef. Bu proje gerçekleştiğinde, bittiğinde çok büyük tarımsal üretim artışı olacak. Buna kendimizi hazırlamamız lazım. Şehirleşme, ticaret ve sanayide Silvan Barajı’nın etkilerini iyi değerlendirmeli, etki analizlerini yapıp buna göre geleceğe sanayi, kamu ve özel sektör ile yerel yönetimiyle hazırlanmamız lazım.”
Yılmaz, Diyarbakır’a gelen turist sayısının her geçen gün arttığını belirterek, kentin depremin etkilerini de atlatmış durumda olduğunu söyledi.
Önümüzdeki dönem çok daha katma değeri yüksek bir turizm sektörünün inşa edilmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, konaklama tesisleriyle, restoranlarıyla, diğer hizmetleriyle turizmin büyük bir istihdam kaynağı olduğunu, inanç ve kültür turizmi ile Diyarbakır’ın çok muazzam bir zenginliğe sahip olduğunu vurguladı.
Diyarbakır’ın gelecek tasavvurunda barışı, özgürlüğü, demokrasiyi, eşitliği, kalkınmayı, kardeşliği işbirliğini, beraberliği esas alacağına inandığını ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:
“Yerli olacaktır, milli olacaktır, bu toprakların gelecek tasavvuru olacaktır. Bu tasavvurla Diyarbakır’ın bütün coğrafyamızın, çevrenin de geleceğini inşa edeceğine inanıyorum. Bugün insanlığın geldiği nokta maalesef üzüntü verici. Bunun en çarpıcı örneği de Gazze’de yaşananlar. Bundan hepimizin ibret alması gerekir. Bize medeniyet, modernlik dersi verenler, birtakım standartları olduğunu söyleyenler Gazze’de tüm insanlığın gözü önünde bir imtihandan geçtiler ve maalesef hiçbir değer, hukuk, ahlak tanımadıklarını, merhametten ve hikmetten uzak olduklarını ortaya koydular. İnsanlığın yeni bir tasavvura ihtiyacı olduğuna ve bunun da er ya da geç sağlanacağını hepimizin inanması, bu yönde gayret sarf etmemiz gerekiyor. Hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmez. Er ya da geç haklı olanlar, mazlum olanlar gerçek değerlerle hareket edenler kazanacaktır. Gücüne güvenip, saldırganlık politikalarını izleyenler, insanlık değerlerini ayakları altına alanlar er veya geç kaybedecekler. Buna da yürekten inanıyoruz. Lütfen uluslararası alanda da ülkemizde de söylenen sözlerden çok davranışlara bakalım. Lafa, söze gelince herkes en güzel kelimeleri kullanıyor. Demokrasi, barış, özgürlük, hak-hukuk diyorlar ama gerçekten bu kelimelerin altını davranışlarıyla dolduruyorlar mı, buna uygun hareket ediyorlar mı yoksa tam aksine bu kelimelerle hiçbir şekilde bağdaşmayacak davranışlar mı sergiliyorlar? Buna hepimizin çok dikkat etmesi lazım. Tutarlı olanlara, samimi olanlara, gerçekten bu topraklar için, insanımız için kaygısı olanlara bakmak gerekir.”
Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su da kentin sağlıkta, eğitimde, turizmde, sanatta, ticarette, sanayide hızlı bir dönüşüm, gelişim ve değişim içerisinde olduğunu söyledi.
Kongrede Diyarbakır’ın gelişmesi için önemli bir yol haritası oluşturulacağını ifade eden Su, “Bu kongrede ortaya konacak olan vizyoner projeler, fikirler, düşüncelerin konuşulabilmesi, gerçekleşebilmesi için bir gündem lazım. O da ülkemizde olduğu gibi ilimizde var olan huzur, güven ve istikrardır. Burada ortaya konulacak görüşler, fikirler ancak bu huzur, güven ve istikrar ortamında neşvünema olacaktır. İlimizde var olan huzur, güven ve istikrarı asla bozdurmamalı ve buna her zaman sahip çıkmalıyız.” dedi.
Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker de, kongreyi önemli ve anlamlı bulduğunu belirtti.
Eker, “Orta Doğu’ya, insanlığa, barışın, huzurun, sevginin sükunetini sağlayacağız. Diyarbakır’ın gelecek tasavvurunu bu anlamda önemli ve anlamlı buluyorum. Yaşatacak, huzur verecek, dünyayı tüketmeyecek, tükettirmeyecek ve yok etmeyecek, aksine ihya edecek bir sistemi ortaya koyalım.” ifadelerini kullandı.
AK Parti MKYK üyesi ve Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Ali Karakaş ise 1 Aralık 2023 itibarıyla yurt içi ve yurt dışından 400 civarında bilimsel bildirinin kongreye ulaştırıldığını, bunlardan 50 farklı üniversiteden gönderilen 250 bildirinin sunulmaya değer görüldüğünü söyledi.
Kongre sonucu bu bildirilerin tam metin halinde kitaplaştırılıp, bilim dünyasının istifadesine sunulacağını aktaran Karakaş, böylece kadim şehir Diyarbakır’ın geleceğine dair bir vizyon oluşturma ve yol haritası belirleme çabasının amacına ulaşacağını kaydetti.
Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç da kongrede bir konuşma yaptı.
Kongre, açılış konuşmalarının ardından oturumlarla devam etti. Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda akademisyenin katıldığı kongre 18 Şubat’a kadar sürecek.
Kongreye, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Suna Kepolu Ataman ve Mehmet Sait Yaz, vali yardımcıları, kaymakamlar, AK Parti İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.
]]>Sabah saatlerinde Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Vali Ali İhsan Su, yardımcıları ve kaymakamlar tarafından karşılandı. Valilikte şeref defterini imzalayan Yılmaz, daha sonra basına kapalı toplantı gerçekleştirdi. Toplantının ardından Dicle Üniversitesi’nde düzenlenen “Diyarbakır’ın Gelecek Tasavvuru Uluslararası Kongresi”ne katılan Yılmaz, yaptığı konuşmada 33 medeniyetin mirasını geleceğe taşımak, Türkiye Yüzyılı’na Diyarbakır mührünü vurmak için fikirlerin ortaya konduğu konferansın hayırlara vesile olmasını diledi. Ülkede bölgesel milliyetçilik olmaması gerektiğini ifade eden Yılmaz, belli standartları tüm coğrafyaya yaymak, fırsat eşitliği oluşturmak, temel hizmetleri herkese hakkaniyetli şekilde sunmak anlayışı ile hareket ettiklerini aktardı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Son 20 yılda sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmadık. Geçmişteki ihmalleri de kapatma gayreti içinde olduk. Dünyadaki ve bölgemizdeki sıkıntılara rağmen siyasi güven ve istikrar ikliminde yatırıma, istihdama, üretime devam ediyoruz. En önem verdiğimiz hususlardan biri güven ve huzur iklimi. Huzur ve güvenin olmadığı yerde ne demokrasi olur, ne kalkınma olur, ne kültür, sanat olur ne de yaşam kalitesi olur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın teröre ve terörü besleyen odaklara karşı kararlı duruşu sayesinde Diyarbakır bugün, son 40 yılda hiç olmadığı kadar huzur ve emniyet içinde” dedi.
“Terörün, kavganın, çatışmanın en büyük zararını bu bölgedeki insanlarımız gördü”
Yıllarca Diyarbakır’ın potansiyelini, zenginliğini çatışmalarla, kavgalarla, kısır çekişmelerle heba edenlerin yol açtığı kayıpların artık durduğunu ifade eden Yılmaz, “Hendekler, çukurlar kazarak gencecik çocukları ölüme gönderenlere geçit vermedik, vermeyeceğiz. Diyarbakır annelerinin gözlerindeki yaşı silmeye, terörü sokaklardan söküp atmaya kararlıyız ve hiçbir şekilde buradan bu geri dönüş söz konusu değildir. Bu çabamızdaki en büyük cesareti Diyarbakır annelerinden, bölgemizde yaşayan insanlarımızdan alıyoruz. Terörün, kavganın, çatışmanın en büyük zararını bu bölgedeki insanlarımız gördü. Terörün ortadan kalkmasının en fazla bu bölgedeki insanlarımıza faydası olacak. Diyarbakır’ın gelişmemesi için, kalkınmaması için hiçbir mazeret yok. Tarım, ticaret, kültür, genç nüfus, geçmişten gelen büyük bir miras; Diyarbakır’ın bu halde olmaması lazım” diye konuştu.
“Diyarbakır-Erbil uçuşlarını başlatıyoruz”
Diyarbakır’ın ideolojik çatışmaya, kavgaya değil gerçek anlamda fikirlere, projelere, planlara, gelecek tasavvurlarına ve hizmete ihtiyacı olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Son dönemlerde bunun farkını zaten insanımız adeta tadarak görmüş oldu. Önümüzdeki dönemde inşallah daha da farkına hep birlikte varacağız. Son 20 yılda Diyarbakır’a toplam 126 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Ama önümüzdeki dönem daha da fazlasını inşallah özel sektör başta olmak üzere göreceğiz. Çok daha hızlı bir şekilde Diyarbakır gelişmeye devam edecek. Bu arada bir müjdeyi de vermiş olalım. Ulaştırma Bakanımızla görüştüm sabah. İnşallah Diyarbakır-Erbil uçuşlarını başlatıyoruz” ifadelerini kullandı.
Depremi hatırlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu vesileyle tekrar depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Diyarbakır’da hızlı bir şekilde onarım faaliyeti var. Yakın bir zamanda İçişleri Bakanımız gelecek ve bin 374 konutumuz tamamlandı, onların kuraları çekilecek. 16 bin 708 hak sahibi var. Peyderpey bunların da konutları tamamlandıkça inşallah teslim edilecek. Bunun yanında Silvan gibi devasa projelerle sulamalar arttıkça tarıma dayalı sanayinin, gıda sanayisinin çok farklı bir yere gelmesi lazım. Yine madencilikte, başka alanlarda katma değeri yüksek üretimlerin gelişmesi lazım. Barajlara yatırımlar yaptık ve devam ediyoruz. Özellikle Silvan Barajı’nı çok önemsiyorum. Silvan Barajı’nın belli kısımlarını bitirdik. Atatürk Barajı’ndan sonra GAP’ın en büyük sulama projesidir. Çok engellemeye çalıştılar, çok saldırılar yaptılar. Çok şükür devam ediyoruz. Maalesef teknik bazı sıkıntılar da yaşandı. Bu proje gerçekleştiğinde çok büyük bir tarımsal üretim artışı olacak. Buna kendimizi hazırlamamız lazım.”
Bugün insanlığın geldiği noktanın üzüntü verici olduğunu belirten Yılmaz, “Bunun en çarpıcı örneği de Gazze’de yaşanan olay. Bundan hepimizin ders alması lazım. Bize medeniyet dersi verenler, modellik dersi verenler, bir takım standartları olduğunu söyleyenler Gazze’de insanlığın önünde bir imtihandan geçtiler. Maalesef hiçbir değer tanımadıklarını, hukuk tanımadıklarını, ahlak tanımadıklarını, merhametten tamamen uzak olduklarını, hikmetten uzak olduklarını Gazze’de yaşananlarla ortaya koydular” dedi.
Kongreye Yılmaz’ın yanı sıra Vali Ali İhsan Su’nun yanı sıra AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Suna Kepolu Ataman, Galip Ensarioğlu, Mehmet Emin Yaz, kurum müdürleri, amirleri, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı. – DİYARBAKIR
]]>Toplantının açılış konuşmasını yapan OSB Başkanı Mustafa Fidan, üç ayda bir sanayici buluşmaları konulu toplantılara devam edeceklerini belirterek, tarihi geçmişi, barındırdığı kültürel değerleri, bereketli toprakları, turizm potansiyeli ile Diyarbakır’ın ülkenin Orta Doğu’ya açılan önemli kapılarından biri olduğunu söyledi.
Geçmişteki yatırımcı firma sayısı 200 iken şu an faaliyette, inşaat sürecinde ve tahsisi yapılmış firmalar ile sayının 400’e ulaştığını aktaran Fidan, 5. etabın faaliyete girmesi halinde ve önümüzdeki seneler içerisinde istihdam sayısının 30 bin olmasını hedeflediklerini ifade etti. OSB yönetimi olarak önümüzdeki yıllar içinde hedefledikleri firma sayısının 600 civarında olduğunu kaydeden Fidan, şöyle konuştu:
“Bunun hem istihdama hem Diyarbakır OSB’ye katkısının büyük olacağını hepimiz biliyoruz. 85 ülkeye ihracat yapan Diyarbakır OSB’mizin 2023’teki ihracat rakamı 231.5 milyon dolardır. Hedefimiz hem üretimi hem de ihracat rakamlarımızı artırmak, kent ve ülke ekonomimize katkı sunmaktır.”
6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası oluşan kriz masasıyla depremzedelere önemli ölçüde destek verdiklerini hatırlatan Fidan, “Diyarbakır OSB olarak, oluşturduğumuz kriz masasında 1,5 ay süreyle tüm deprem bölgelerine el uzatmaya çalıştık. Bu çerçevede sanayicilerimizle birlikte 7 milyon TL nakdi yardım, 65 bin kişilik yemek, 112 adet tır yardım ve iş makinesi ekipmanını deprem bölgesine ulaştırıldık. Depremden olumsuz etkilenen üreticiye de destek olması için Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın bölgesel kalkınma odaklı acil eylem programı projesi çerçevesinde “Diyarbakır OSB işlik” projemizi hayata geçirdik. Proje çerçevesinde 18 adet bin metrekarelik atölye yapılarak bu atölyeler şehir merkezinde faaliyet gösterip depremde zarar gören firmalara en yakın zamanda tahsis edilecektir” dedi.
DTSO Başkanı Mehmet Kaya ise, depremin yıldönümüne denk gelen bir tarihte kent dinamikleriyle bir araya gelmenin önemli bir mesaj olduğunu ifade ederek, “Depremden bir yıl sonra hem kent dinamikleriyle hem de sanayimizle ayakta durmamız kentin gücünü gösteriyor. Evet dışarda hükümetten ve devletten destekler alınır, ama böyle büyük Türkiye nüfusunun yüzde 15’ni etkileyen bir depremden bahsediyoruz. Şu an Diyarbakır’da 4 etaptan oluşan Organize Sanayi Bölgemiz var. Silvan’da da çok yakın bir zamanda talepleri toplamaya başlayacağız. Orada da tapu alma noktasına geldik. Artık deprem bize şunu gösterdi; önceliğimizin sanayi tesislerinin kurulacağı alanları iyi seçmemiz. Diyarbakır bu konuda nispeten şanslı. Karacadağ’ın eteklerinde zemini sağlam Sanayi Bölgelerimiz var. Karacadağ’da OSB’miz 3 bin dönümle başladı ama yaklaşık 36 bin dönümlük bir Organize Sanayi Bölgesi olabilir bir rezerve alanı var. Onun için de artık Diyarbakır, yatırımı çekme ve kendi yatırımcısını geliştirme üzerine olmalı” şeklinde konuştu.
Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü de, Güneydoğu Anadolu toplantısı için Diyarbakır’a geldiklerini belirterek, “Biz onlara yaptığımız çalışmaları kısaca aktardık. Onların talep ve önerilerini aldık. Bu tür istişare toplantılarında inanılmaz bir şekilde besleniyoruz. Ev ödevlerimizi alıp Ankara’ya döndüğümüz zaman, çalışma takvimimizi oluşturuyoruz. Bu bölge toplantılarımız devam edecek. Ancak çalışmalarımız sadece bölge toplantılarımızla ilgili değil. Çünkü organize sanayi bölgeleri bizim yaşam alanlarımızdır. OSB’ler mesleki eğitimler, geri dönüşüm tesisleri, yenilenebilir enerji tesisleriyle yaşamın tüm alanlarına dokunarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Programa, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kurulu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, Diyarbakır Vali Yardımcısı Ömer Coşkun, Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya ile Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DİSİAD Başkanı Nurullah Edemen, STK başkanları ve sanayiciler katıldı. – DİYARBAKIR
]]>DTSO, oda organları ve üyeleriyle bir yıllık değerlendirme toplantısı ve meslek komiteleri müşterek toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı, DTSO Yönetim Kurulu, Meclis, Meslek Komite, DTSO Kadın Meclisi, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, Genç Girişimciler Kurulu, Yüksek İstişare Kurulu ve İş Konseyi Üyelerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, odaya kayıtlı üye sayısının 222 bin 800 olduğu ifade etti.
2023 yılında iki sektörde üye artışı yaşandığını söyleyen Kaya, “Bölgenin en önemli gücü inşaat sektöründe üye sayısı önceki yıla göre yüzde 13. 37 artmıştır. Diğer önemli bir artışta imalat sektöründe yaşandı. Önceki yıla göre imalatçı firma sayımız yaklaşık yüzde 11 artış sağlandı. Bu iki sektör kentimiz için çok değerli. Odamız bünyesinde faaliyet gösteren 3 tane kurumumuz var. Bunlar Kredi Garanti Fonu, Türk Standartları Enstitüsü ve Vize Başvuru Merkezi’dir. Odamıza ait Bilim ve Eğitim Vakfımız var. Vakfımız Kürt dili ile ilgili çalışma yapan derneklere, yayınlara destek veriyor. Vakfımızın temel amacı Diyarbakır’da üniversite kurmaktır. Bugün aslında. Buradan belirtmek isterim ki, gerçekten kadın temsiliyeti anlamında gerek yönetim kurulunda olsun, gerek mecliste olsun, gerekse de kurduğumuz yapılarda Türkiye’de en iyi temsil edilen odalardan biriyiz” dedi.
“Silvan’da 3 bin dönümlük alan üzerinde OSB’yi kuruyoruz”
“Organize Sanayi Bölgesi (OSB) konusunda emek sarf eden veren herkese teşekkür ediyorum” diye sözlerine devam eden Kaya, şunları kaydetti:
“En büyük sorunumuz gelen yatırımcıya istediği özellikle alan verememekti. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Tekstil Organize Sanayi Bölgesi, Tarıma Dayalı Besi OSB, Karacadağ OSB ve Silvan Gıda ve Tarımsal OSB mevcuttur. Bugün Silvan OSB’de işlemleri başlatıyoruz. Onay verildi ve yaklaşık 3 bin dönümlük bir alanda Silvan OSB’yi kuruyoruz. Bölgesel ihtiyacı giderecek Organize Sanayi Bölgesi çalışmalarına da başlayacağız. Artık kentimiz bir fuarlar kentine dönüştü. 2023 yılında 5 tane fuar düzenledik. Gastronomi çalışmamızın en önemli ayaklarından bir tanesi. Coğrafi işaretli ürünler konusunda son 3 yılda 67 başvurudan 51 tanesini gerçekleştirdik ve halen devam ediyoruz. Bunların 3 tanesini de AB tescilini almak için önemli mesafe kat ettik. Boğazkere Üzümü, Karacadağ Pirinci’nin Avrupa Birliği tescilli alması konusunda aşamalarına getirdik. Gastro İnovasyon Merkezimizle birlikte bunların ticarileşmesini de sağlıyoruz. Fıstık yetiştiriciliğiyle ilgili çalışmamızda devam ediyor. Hedefimiz aslında FAO ile birlikte tüm kuzey ilçelerimizde 2 milyon fide dağıtıp burada bir fıstık işleme tesisiyle iyi bir kırsal model oluşturmak istiyoruz. Buradaki hem fıstık yetiştiriciliği hem de fıstık ormanlarıyla küresel iklimle ilgili bir mücadele yöntemiyle ilerliyoruz.”
6 Şubat depreminde ilk saatlerden itibaren üyeleriyle yoğun çaba sarf ettiklerini dile getiren Kaya, “Diyarbakır’daki Sivil Toplum Kuruluşları, deprem döneminde sabah saatlerinde Kent Koruma Dayanışma Platformunun Koordinasyonu Odamızda Kriz Masası kurdu. Deprem döneminde Düğün salonu, oteller, okullar gibi her yere inşalarımızı yerleştirdik. Buradan özellikle bu mekanları açarak hiçbir ücret talep etmeden her türlü hizmeti veren üyelerimize çok teşekkür ediyoruz. Yurtdışındaki fuarlara sektör sektör üyelerimizi gönderiyoruz, göndermeye devam edeceğiz. 2024 hemen hemen tüm grupları yurtdışı fuarlarına göndermeye çalışacağız. Bismil ve Silvan’da üye buluşmalarımızı gerçekleştirdik. Trabzon’a Rize’ye yapılan uçak sefer sayıları üzerinden bir reklam yapmak tek kelimeyle bir pozitif ayrımcılık yapılması gereken bir bölgeye yapılan negatif ayrımcılığın tam bir göstergesi” ifadelerine yer verdi.
DTSO Meclis Başkanı Nevin İl ise Diyarbakır’ın kültür, sanat ve ticaretin merkezi olduğu kadar siyasetin de kalbinin attığı bir kent olduğunu belirterek, “Bizler bu yapının bireyleri ve yöneticileri olarak kentimize karşı olduğu kadar bölgemizin bütün sorunlarına karşı duyarlılığımızı devam ettirmiş, gerektiğinde bu yolda her türlü bedeli de ödemiş insanlarız. En zor şartlarda bile bu kenti terk etmeyip, coğrafyamızın, halkımızın ekonomik anlamda refahını arttırmak için çaba göstermiş bireyleriz. Bu çabalarımızın asla kesintiye uğramayacağından da eminim. Bütün kısıtlı imkanlara rağmen bugün eğer bu kentte 4 adet OSB bulunuyorsa ve bu alanlarda binlerce insanın istihdamı sağlanabilmişse bu büyük bir başarıdır. ve bu başarının paydaşı ve sahibi DTSO’dur, seçilmiş yerel yönetimlerimiz, meslek odalarımızdır” diye konuştu.
Toplantıda Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DTSO Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Burç Baysal, TOBB Diyarbakır Kadın Girişimciler Kurulu Defne Eyyubi ve TOBB Diyarbakır Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Vedat Elibal, 2023 yılında yaptıkları faaliyetler hakkında katılımcıları bilgilendirdi. – DİYARBAKIR
]]>