Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye ve Libya arasındaki tarihi dostluğun altı çizilmiş, milli birliğini sağlamış; barış, huzur ve istikrar içerisinde yaşayan bir Libya’nın oluşumuna katkıda bulunulmasının önemi vurgulanmıştır. Komisyonun güven artırıcı önlemler kapsamında yürüttüğü ve Libya’nın istikrarına katkılar sağlayan memnuniyet verici çalışmaları takdirle karşılanmıştır. Doğu-batı arasında müşterek faaliyetlerin geliştirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulunulmuştur. Bu aşamada müşterek faaliyetlerin geliştirilmesine yönelik her türlü desteği vermeye ve katkı sağlamaya devam edeceğimizi teyit ettik. Nihai amacımız tüm kurumları ile birlikte hareket eden birleşik bir Libya’dır. Bu vesileyle 5+5 Ortak Askeri Komisyonu’nu Türkiye’de ağırlamaktan duyulan memnuniyet Libyalı muhataplarımız nezdinde teyit edilmiştir. Bu kapsamda birleşik Libya anlayışı zemininde desteğimizi ve Libya’daki tüm kesimlerle iş birliğimizi sürdürmekte kararlıyız. Bakanlığımızda gerçekleşen görüşme sonrası 5+5 Ortak Askeri Komisyonu, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler tarafından da kabul edilmiştir. Kabulde Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak da yer almıştır” denildi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SANAYİNİN GAZA İHTİYACI VAR”
Bayraktar, Türkiye‘nin kışa girerken arz güvenliği açısından gaza ihtiyacı olduğunu dile getirerek, “Sanayinin gaza ihtiyacı var. Dolayısıyla arz güvenliği kapsamında bizim (Rus gazı) buna ihtiyacımız var. Geçmişte bir dönem İran yaptırımları oldu. Orada doğal gazda bir muafiyet vardı. Benzer şeyi burada da Amerika’dan istiyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
“AMBARGOLARIN KONMASI 1 GECEDE, KALKMASI İSE UZUN SÜRÜYOR”
ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin, ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump’a yetkiyi devretmesine yaklaşık 1,5 ay kala böyle bir kararı almasına ilişkin Bayraktar, “İşin kötü tarafı bu ambargoların konması 1 gecede, kalkması biraz uzun sürebilir.” ifadesini kullandı.
“OLAY BIDEN İLE TRUMP ARASINDA BENİ HİÇ İLGİLENDİRMİYOR”
Bakan Bayraktar, Türkiye için enerji arz güvenliğinin önemli olduğuna dikkati çekerek, “Eğer böyle bir muafiyet Türkiye’ye verilmezse, bu direkt Türkiye’yi etkiler. Burada Rusya falan hedef değil, direkt Türkiye hedef demektir.” diye konuştu.
Biden yönetiminin yönetimden çekilmeden önce Trump’a kötü bir tablo bırakmak istediği yönündeki iddiaları değerlendiren Bayraktar, “Onların kendi arasında, beni hiç ilgilendirmiyor. Benim ülkeme gaz getirmem lazım” dedi.
Alparslan BayraktarDış PolitikaPolitikaEkonomiTürkiyeEnerjiFinansÇevreRusyaİran
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İtalya’da eğitim hakkı kazanan ancak vize alamadıkları için mağdur olan öğrenciler ve aileleri İtalya’nın İzmir Konsolosluğu önünde açıklama yaptı. Konsolosluğa üzerinde ret yazıları ve taleplerinin sıralandığı dileklerin asılı olduğu siyah çelenk bırakan öğrenciler, Konsolos Daniele Bianchi’ye mağduriyetlerine ilişkin mektup sundu.
İzmir İtalya Konsolosluğunun önünde bir araya gelen öğrenciler ve veliler, üstünde ret yazılarının ve taleplerinin sıralandığı dileklerin asılı olduğu siyah çelenk bırakarak, İzmir İtalya Konsolosu Daniele Bianchi’ye yaşadıkları mağduriyetle ilgili mektup sundu.
“Anne ve babalarının gelirlerinin yetersiz olduğu sebepleriyle ne yazık ki ret aldılar”
Açıklamayı okuyan Şenay Yalçıner, öğrencilerin 29 Kasım’a kadar vize alıp İtalya’ya gidememeleri durumunda üniversite kayıt haklarının ve burslarının yanacağını belirterek şunları söyledi:
” Türkiye’nin seçkin lise ve üniversitelerin bitirmiş, onur belgeli başarılı öğrenciler bir yılı aşkın süredir hazırlık yaptılar. Birçok sınava girerek dünyada geçerli olan yüksek puanlar aldılar. İtalyan üniversiteleri çocuklarımızı davet ettiler, ikna ettiler. Bu gençlerin amacı, dünya sıralamasında başarısı yüksek olan okullara girmeye hak kazanmaktı ve kazandılar. Binlerce euro ödeyerek danışmanlık tuttular, okullarına ön kayıtlarını yaptırdılar. Okulları davet mektuplarını konsolosluğa gönderdi, burslara hak kazandılar, evlerini tuttular, uçak biletlerini aldılar. Bu süreçlere 3 bin eurolara varan paralar harcadılar. Danışman yani konsolosluğun randevu hizmetlerini ve evrak kabullerini yapan kurum olan IDATA’da randevu duvarına çarptılar. IDATA’nın ve konsoloslukların sayfalarında yayımlanan evrakları hazırladılar. Bu sayfalarda belirlenen en az 6 bin 200 euroyu hesaplarında bulundurdular. Her şey doğru ve düzgün olmasına rağmen İtalya’da eğitim almak için anne ve babalarının gelirlerinin yetersiz olduğu sebepleriyle ne yazık ki ret aldılar. İtalya’nın belirtmiş olduğu bir yıllık elitim ve yaşam masrafı 6 bin 200 eurodur. Bu tutarın banka hesaplarında bulunması yerindeyken aileler 10 bin ile 50 bin euro arasında nakit, mülk ve maaş gibi gelir kaynağı gösterdiler. Madem maddi yetersizlik ret sebebi o zaman neden öğrencilerin en az bir yıllık emekleri, başarıları, zamanları, yurt-ev, uçak bileti ve danışmanlık ücretleri çöpe atılıyor?
“Bu pırıl pırıl gençlere ilticacı muamelesi yapılıyor”
İzmir Konsolosluğu, İstanbul ve Ankara Konsolosluğu’na kıyasla farklı uygulamalar yaptı. Diğer konsolosluklar, anne ve babalar dışında sponsorları kabul ederken İzmir Konsolosluğu kesinlikle bunu kabul etmedi. Ailenin maddi gelirini güçlendirmek adına abla, amca, dayı, babaanne gibi inşaların sponsor olmasının İzmir kabul etmedi. Bu şekilde başvuru yapıldığından dolayı İzmir’de yapılan başvurular zayıf kaldı. Öğrencilerimiz haksızlığa uğramış hissetmektedir. İzmir Konsolosluğu’na ulaşmak imkansız. E-maillere ya da telefonlara yanıt verilmiyor, konsolosluğa gidildiğinde kapılar öğrencilerin yüzüne kapatılıyor. Bazı öğrencilerin vizelerinde isimleri yanlış yazıldı, bazı öğrencilerin mailleri, farklı öğrencilere gönderildi. Üst üste yapılan bu hatalardan dolayı seyahat ve sponsor mektuplarının okunmadığına inanıyoruz. Tam 22 öğrenciye, maddesi yetersizlik nedeniyle İzmir Konsolosluğu tarafından ret verildi. Rezervasyon tarihleri ve okulların akademik takvimi hiç dikkate alınmayarak öğrenciler aylarca bekletildi. Bu süreçte, burslarını kaybettiler, derslerine giremediler, sınavlarını kaçırdılar ve eğitim hakları ellerinden alınmış oldu. Gençler arasında adalet sağlanamadı. Bu pırıl pırıl gençlere ilticacı muamelesi yapılıyor. Bu gençler göç etmek değil, dünya sıralamasında en iyi olan üniversitelerde okumak İtalya’yı seçti.
“Vize alamazlarsa yüzlerce çocuğumuzun okul kayıtları silinecek”
29 Kasım 2024 tarihine yani 10 gün sonrasına kadar vize alamazlarsa yüzlerce çocuğumuzun okul kayıtları silinecek. Daha fazla olumsuzluk yaşamamaları için ivedilikle dosyalarının sonuçlandırılmasında Sayın Konsolosumuzdan yardım istiyoruz. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanım ve Dışişleri Bakanımızdan da bu yaşadığımız mağduriyetin giderilmesi için gerekli görüşmelerini yapıp bize yardımcı olmalarını talep ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Kacır, sosyal medya hesabı X’ten, Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 10. Toplantısı’na ilişkin paylaşım yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani başkanlıklarında Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 10. Toplantısını gerçekleştirdiklerini bildiren Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sayın devlet başkanlarımızın belirlediği vizyon doğrultusunda son yıllarda mükemmel bir seviyeye erişen ilişkilerimizi sanayi ve teknoloji yatırımları ile daha da ilerleteceğiz. İki stratejik ortak olarak Türkiye ve Katar, bölgenin istikrarı ve refahı için birlikte çalışmaya devam edecek. Toplantı marjında Ticaret Bakanımız Ömer Bolat ile birlikte Katar Ticaret ve Sanayi Bakanı Sayın Şeyh Faysal Bin Sani El Sani ile görüşme gerçekleştirdik. Ticaretimizi geliştirecek, yatırımların önünü açacak adımlar atmayı sürdüreceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Doğu Afrika ülkesi Cibuti’ye geldi. Türkiye-Afrika Ortaklığı Üçüncü Bakanlar Gözden Geçirme Konferansı’na katılmak üzere ülkeyi ziyaret eden Fidan, Cibuti Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mahmud Ali Yusuf ile bir araya geldi. – CİBUTİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, Cibuti’de düzenlenen Türkiye- Afrika Ortaklığı Üçüncü Bakanlar Gözden Geçirme Konferansı kapsamında Cibuti Dışişleri ve Uluslararası İş birliği Bakanı Mahmud Ali Yusuf ile bir araya geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yeni çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Şimdi iş sözü edilen koşulların oluşturulmasında”
Cengiz Çandar konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Yepyeni bir dönemin başlangıcındayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dış politikaya taalluk eden bir konuda konuşma yapmak için söz aldığım şu gün, daha doğru bir deyimle, şu günler ülkemizde toplumsal barış için, iç cephenin güçlendirilmesi için, ulusal birliğimizin tahkimi için yepyeni bir dönemin başlangıç noktasına işaret ediyor. Devlet Bahçeli’nin Milliyetçi Hareket Partisi Grubunda yaptığı son derece önemli konuşmayla çok önemli bir aşamaya tırmandı. Uzatılan bir elden söz ediliyordu, o elin uzatıldığı en önemli şahsiyet İmralıCezaevi’nde kendisinden 44 aydır hiçbir haber alınmamış olan Abdullah Öcalan’dı. Dün DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan kendisiyle görüştü ve Abdullah Öcalan’ın uzatıldığı söylenen eli geri çevirmediği, bilakis, tam tersine, onun da ülkenin birliğine, toplumsal barışa, ilk cephenin güçlenmesine hizmet edecek şekilde kendi elini uzattığını memnuniyetle işitmiş bulunuyoruz. Şöyle demiş kendisiyle görüşen milletvekiline; “koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim” dedi. Yani, “ben varım” diyor, yani “ben, ülkenin toplumsal barışına, iç cephenin güçlendirilmesine varım, buna katkıda bulunmaya niyetim de var, buna gücümde var” demiş oluyor. Şimdi iş sözü edilen koşulların oluşturulmasında. Bu, kolay bir iş değil; sabır, dikkat, titizlik, esneklik, özveri ve en önemlisi irade gerektiriyor. Dünkü terör saldırısı iç barışı, toplumsal barışı, iç cepheyi güçlendirmenin çok da kolay olmadığını, durumun bir çok toplumsal provokasyona açık olduğunu gösterdi. Bu vesileyle bir kez daha bu terör saldırısında hayatını kaybetmiş olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum.
“Öcalan, bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse arkasında olacağız”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün, “siyasete yön vermeye çalışıyorlar, buna teslim olmayacağız, tutumumuzu değiştirmeyeceğiz” diyerek önümüzdeki dönemde olumlu bir şekilde yürümesi arzu edilen gelişmelere karşı Cumhuriyet Halk Partisinin de ana muhalefet partisi olarak kendi deyimiyle, 31 Mart’tan itibaren ülkenin bir numaralı partisi olduğunu söylediği partisinin bu durumda ısrar edeceğinin altını çizmiş oldu. Bu arada şunu söyleyeyim; Özgür Özel’in gerek Edirne’de Selahattin Demirtaş’ı ziyareti gerek bölgeye yaptığı ziyaretin de fevkalade değerli olduğunu ve bunca zamanları ilk kez Cumhuriyet Halk Partisinin bu tür süreçlere dahil olma iradesini ortaya koyduğunu da memnuniyetle teslim edelim ve gelecek için umutlanalım. Sorunlarımızı konuşarak, diyalogla, siyaset yoluyla çözülmesi arayışlarını kanla kesmeye çalışan anlayış bilmeli ki eğer Öcalan, bir inisiyatif alır ve siyasetin önünü açmak isterse tüm gücümüzle arkasında olacağız. Demokratik siyaset ve barış arayışlarını itibarsızlaştırmaya, iradesiz kılmaya yönelik hiçbir yaklaşımı kabul etmeyeceğiz. Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır, barış isteyenlerin sesinin kimden gelirse gelsin bu defa bastırılmasına asla izin vermeyeceğiz.
“Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesinin bölgedeki etkisi olumlu olacaktır”
Orta Doğu’nun önünde muazzam bir belirsizlik, tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir belirsizlik dönemi yatıyor. Bu geçen yılın 7 Ekiminden itibaren İsrail’in başlattığı saldırı furyasının bölgeyi getirdiği durumla yakından ilgili. Gazze 1955 yılına geri dönmüş durumda ve bu Gazze’de yaşayan 2 milyon 200 bin kişinin, Gazze halkının, Filistin halkının 2 milyonu bugün bundan bir yıl önce yaşadıkları evde yaşamıyor. 50 bine yakın Filistinli bir yıl içinde hayatını kaybetmiş durumda. Bunun anlamı oransal olarak Türkiye’yle hesapladığınız zaman bir yıl içinde 2 milyon insanın hayatını kaybetmesi demek, muazzam bir insanlık trajedisi İsrail saldırganlığının sonu olarak yaşanıyor. Lübnan, sadece Lübnan değil, Suriye, Irak ve hatta İran büyük bir istikrarsızlık durumuyla, ihtimaliyle yüz yüze bulunuyor. Suriye, Irak ve İran’da tıpkı Türkiye’de olduğu gibi nüfusun bir bölümü Kürt. Kürtlerin, dünyadaki Kürtlerin en büyük bölümü, yarısından fazlası ülkemizde, Türkiye’de yaşıyor; bizim halkımızın bir parçası. Türkiye’de toplumsal barış, iç cephenin güçlendirilmesi demek Türkiye’deki Kürt halkının mutlu edilmesi demek ve böyle bir durum ister istemez tüm bölgeye de etkisini olumlu ölçüde yayacaktır. Böyle bir gelişme Suriye’deki ve Irak’taki Kürtleri de Türkiye’nin bekasına potansiyel bir tehdit gibi algılanmaktan çıkaracaktır. İç barışımız ve güçlü demokrasimiz -eğer bu sağlanırsa- Kürtleri, ister Amerika olsun ister İsrail olsun ister İran olsun, kim olursa olsun, bunların etkisi altında görülmekten çıkaracaktır; bizim halkımızın bölgedeki devamı, uzantısı olarak görülmelerini sağlayacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAZAN, 24 Ekim (Xinhua) — Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Mısır ile birbirini kollayan samimi bir dost ve ortak kalkınmada yakın bir ortak olmaya istekli olduklarını söyledi.
Xi, söz konusu açıklamayı Çarşamba günü, 16. BRICS Zirvesi sırasında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile gerçekleştirdiği görüşmede yaptı. Xi, BRICS Zirvesi’ne ilk kez tam üye olarak katılan Mısır’ı kutlayarak durumdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Xi, ulusal egemenlik, güvenlik ve kalkınma çıkarlarını koruma konusunda Mısır’a güçlü destek verdiklerini belirtti.
Sisi ise Çin’in Mısır ve Afrika ülkelerinin en samimi dostu olduğunu kaydederek Mısır’a verdiği değerli destek için Çin’e teşekkür etti.
Mısır’ın tek Çin ilkesine sıkı şekilde riayet ettiğini söyleyen Sisi, Taiwan sorununun Çin için son derece önemli olduğunu tam olarak anladıklarını ifade etti.
İki taraf Ortadoğu’daki mevcut durum hakkında da görüş alışverişinde bulundu. Xi, Çin’in bölgedeki mevcut durumdan derin endişe duyduğunu vurguladı.
Bölgedeki savaş ve kaosun kimsenin çıkarına hizmet etmediğini ve Filistin meselesinin Ortadoğu sorununun özünü oluşturduğunu belirten Xi, an itibarıyla acilen yapılması gereken şeyin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarını tam ve etkili şekilde uygulamak ve Gazze’deki çatışmaları bir an önce sona erdirmek olduğunu söyledi.
Xi, Filistin sorununda en kısa sürede kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüme ulaşabilmek için iki devletli çözümün uygulanması gerektiğini belirtti.
Mısır’ın ateşkes sağlanması ve savaşın sona erdirilmesi yönündeki çabalarını takdir ettiklerini söyleyen Xi, Filistin- İsrail çatışmasının en kısa sürede sonlandırılması ve bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için Mısır ile koordinasyon ve işbirliğini güçlendirmeye hazır olduklarını ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PRİZREN – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kosova temasları çerçevesinde Prizren’deki Motrat Qirazi Okulu’nda yaptığı konuşmada, “Kosova’da Türk toplumu 600 yıldan bu yana ayakta durmaya gayret etti, gayret etmeye de devam edecektir. Bazen zor dönemler oldu, bazen kolay dönemler oldu. Ama Kosova’daki Türk toplumu hiçbir zaman yılmadı” dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kosova temaslarını sürdürüyor. Fidan, başkent Priştine’deki temaslarının ardından Prizren şehrinde Türk mahallesi olarak bilinen Kurila’da Türk soydaşlarla bir araya geldi. Motrat Qirazi Okulunda Kosova ve Türk bayraklarıyla karşılanan Bakan Fidan, çocuklarla hatıra fotoğrafı çekildi. Kosova’nın meşhur bardak folklor oyununu izleyen Bakan Fidan, burada yaşayan Türk soydaşlara seslendi. Fidan, “Prizren’deki Türk varlığı az önce Fikrim Bey’de ifade etti; Balkanlar’daki 600 yıldır devam eden Türk varlığının en müstesna unsurlarından biri. Sizlerle gurur duyuyoruz, iyi ki varsınız. Türk dilini, Türk kültürünü, Türk tarihini burada yıllardır her türlü koşula rağmen yaşatıyor olmanız, buradaki varlığınız, buradaki birliğiniz, dirliğiniz, iriliğiniz gerçekten bizim için çok şey ifade ediyor. Sizlerin iyi olması huzur içerisinde yaşaması, barış içinde olması, refah içinde olması gerçekten bizim de en büyük dertlerimizden biri. Türkiye Cumhuriyeti yıllardır olduğu gibi bundan sonra da sizin yanınızda olmaya devam edecek” dedi.
“Kosova’nın bağımsızlığına kavuştuğu günden itibaren ilk tanıyan devletlerden biri Türkiye Cumhuriyeti oldu”
Fidan, 600 yıldır devam eden buradaki varlığın son 20 yılında bu varlığı, bu kültürü bu dili yaşatmak için beraber çalışmaktan duyduğum gurur duyduğunu belirterek, “Mutluluğu da ayrıca ifade etmek istiyorum. 2003 yılında TİKA başkanlığına atandığımda o dönem buradaki Türk varlığına her türlü yardımı uzatmak için sayın başbakanımızın talimatları olmuştu. Cumhurbaşkanımız Tayyip Bey o zaman başbakandı. Özellikle Prizren’deki Türk varlığı için yapılması gereken her türlü desteğin yapılmasını faaliyetin yapılması konusunda talimat vermişti. O dönem gerçekten burada belki hepsinin adını anamayacağım çok değerli kardeşlerimiz vardı, dernekler vardı, şu anda bir kısmı hala buradalar. Mahir Bey buradalar Mahir Bey’le yıllarca beraber çalıştık Enis Kervan Bey, Fikrim Bey buradalar. Gerçekten birçok arkadaş, rahmetli Arif Bütüç (Mamuşa Belediyesi Başkanı) vardı” şeklinde konuştu.
Özellikle Türk kültürüyle ilgili faaliyetlerinin, projelerinin TİKA olarak büyük etki oluşturduğunu kaydeden Fidan, “Daha sonra başta Mamuşa olmak üzere buradaki Türk varlığının yaşadığı yerlerde hayata geçirdiğimiz projeler buradaki soydaşlarımızın yaşantılarını bir nebze de olsa kolaylaştırmak için Türkiye Cumhuriyeti’nin elinden gelen her şeyi yapmasının birer nişanesiydi. Tabi bunlar mütevazi katkılar ama daha büyük bir stratejik yaklaşım her zaman için büyük olan etkili olan Türkiye Cumhuriyeti’nin hafızasında ve stratejisinde sizlerin var olması. Kosova’nın bağımsızlığına kavuştuğu ilk günden itibaren biliyorsunuz ilk tanıyan devletlerden biri belki ilki Türkiye Cumhuriyeti oldu. Kosova’daki başta Arnavut kardeşlerimiz olmak üzere buradaki bütün kardeşlerimizin şanlı bağımsızlık mücadelesi Türkiye Cumhuriyeti tarafından başından itibaren desteklenmiştir” diye konuştu.
“Balkanlar’daki Osmanlı tarihinin bıraktığı izi, görmek için vatandaşlarımız buralara geliyorlar”
Ellerinden gelen her türlü desteği vermeye devam ettiklerini söyleyen Fidan, “Bugün Priştine’de yaptığım başta dışişleri bakanı daha sonra başbakan ve cumhurbaşkanıyla görüşmelerin hepsinde hem sayın cumhurbaşkanımızın Kosova’yı desteklemedeki iradesini hem de devlet olarak kurumlarımızın her türlü alanda ticaret, eğitim, kültür, enerji, ulaştırma, sağlık, güvenlik bütün alanlarda Türkiye’nin Kosova’nın yanında olduğunu her türlü iş birliğine hazır olduğumuzun altını bir kez daha çizdim” ifadelerini kullandı.
Kosova’daki Türk varlığının, Türkiye’den gelen turist sayısının giderek arttığını belirten Fidan, “Dün Kuzey Makedonya’daydım orada da yani şehrin merkezinde gerçekten çok sayıda Türkiye’den kardeşlerimiz şehri geziyorlardı. Ondan sonra buraya geliyorlardı bir paket içerisinde Balkanlar’daki Osmanlı tarihinin bıraktığı izi, anıları yerinde görmek için vatandaşlarımız buralara geliyorlar. Gerçekten Prizren’e de gelmeye başladılar. Bu etkileşimin artık sadece Kosova’dan Türkiye’ye değil, Türkiye’den de Kosova’ya geliyor olması yeni bir başlangıç bizim için. Bu başlangıçların inşallah artarak devam edeceğini umut ediyorum. Az önce ifade ettiğim gibi bizim Kosova’ya desteğimiz devam edecek” dedi.
“Biz Türkiye olarak her zaman sorunların diyalogla çözülmesine taraftarız”
Kosova’nın barış içerisinde, Balkanların huzur içerisinde olmasının bir numaralı stratejileri olduğunu vurgulayan Fidan, ” Üsküp’te de yaptığım basın toplantısında ifade ettiğim bugün de ifade ettiğim değerli soydaşlarımız zaman zaman haberlerde görüyorsunuz Balkanlar da gerek Saray Bosna da, gerek Kosova’da gerilim artıyor belli sorunlar yaşanıyor diye. Biz Türkiye olarak her zaman için sorunların diyalogla, barışla müzakere yoluyla çözülmesine taraftarız. Onun içinde elimizden geleni yapıyoruz. Cumhurbaşkanımızın yıllar içerisinde oluşturduğu siyasi liderliğin birikimiyle bölgedeki diğer siyasi liderlerle iletişime geçerek Türkiye’nin ağırlığını koyarak buradaki sorunların bütün halkların lehine ortak çıkarına ve huzuruna olacak şekilde çözülmesi için elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah da yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Bakan Fidan, “1941 yılından itibaren İkinci Dünya Savaşı’nın karanlık günlerinde Türk dilini, Türk kültürünü yaşatmak için Kuzey Makedonya’daki soydaşlarımız Yücel Teşkilatı vesilesiyle Türkçe eğitim için canlarını ortaya koydu, şehitler verdi. Prizren’de de Doğru Yol Türk Kültür ve Sanat Derneğini, Priştine’de de Gerçek Derneğini kuranlar o dönemin sor derece sınırlı imkanlarıyla Türk dilini, Türk kültürünü yaşattılar. Ben 2003 yılından itibaren buradaki projelere çalışmaya başladığımızda o zaman yakılmış olan meşalenin bugün de devam ettirmiş olmasını görmekten gerçekten çok gurur duydum. ve emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Kosova’dan gelen Türk gençlerinin ücret ödememesi sistemini kurduk”
Çocukları Türkçe eğitim veren okullara göndererek kendi diline sahip çıkmalarını, kültürlerine sahip çıkmalarını sağladıkları için başta anneler olmak üzere bütün ebeveynlere teşekkür eden Fidan, “Çocuklarımızın diline, dinine, kültürüne, tarihine sahip çıkmaları için verdiğiniz mücadele çaba her türlü takdirin üstündedir. Bunu ne kadar takdir etsek yine de yetmez. Tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Her gün bu okula çocuklarını getiren anneler, onları dışarıda bekleyen anneler, daha sonra alıp götüren anneler ve bunu yıllarca her gün ama her gün yağmurda, karda, çamurda sürekli yapan anneler gerçekten sizlerin varlığıyla sizlerin konuştuğu Türkçeyle, sizlerin dualarıyla, sizlerin ortaya koyduğu örnek şahsiyetle bu çocuklarımız büyüyorlar. Asıl teşekkür, asıl takdir size” diye konuştu.
Burada liseyi bitiren çocuklar için Türkiye’de okuma imkanlarının olduğunu belirten Fidan, “Belli burslarla Türkiye’ye geliyorlar. Bundan sonra sadece sınavı kazanan değil Türkiye’deki üniversitelere her türlü kaydı yaptıran öğrencilerimin ücretleri Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilmesi karşılığında eğitim imkanı sunma kararı almıştık. Bunu da Sayın Fikrim Damka Türkiye’ye geçen sene geldiğinde gündeme getirdi. ‘Bütün gençlerimiz için bu elzem’ dedi. Biz de çok şükür gereğini yaptık bundan sonra özellikle Prizren’den Kosova’dan gelen Türk gençlerinin Türkiye’de eğitimlerini alırken Türkiye’de okuyan gençlerin ücret ödememesi sistemini kurduk. Bizim gençlerimizden tek bir beklentimiz var bundan sonra Türkiye’de okuyan eğitimini bitiren gençlerimizin tekrar buraya gelmesi, ata topraklarında bayrağın bırakıldığı yerden taşınmaya devam etmesi ve daha yükseklere çıkartılması esas olacaktır” dedi.
“İki ülke arasındaki ilişki inanılmaz derecede yakınlaşmış durumda”
Kosova hükümetiyle örnek bir iş birliğinin olduğunu ifade eden Fidan, “Onların ortaya koyduğu imkanlarla, bizim ortaya koyduğumuz stratejiyle iki ülke arasındaki ilişki inanılmaz derecede yakınlaşmış durumda. Türk iş insanları burada giderek yatırımlarını artırıyorlar. THY haftada 14 sefer Kosova’ya uçuş yapıyor. Kosova ile Türkiye arası neredeyse 1 saate inmiş durumda. Bu kadar yoğun bir trafik, gidiş-geliş iki ülkeyi adeta tek bir ülke gibi hareket ettiğimiz tek bir alana getirmiş durumda. İnşallah sizler bu imkanlardan daha çok faydalanacaksınız. Sizin her türlü derdinizi probleminizi dinlemek üzere hem büyükelçiliğimiz hem buradaki başkonsolosluğumuz 24 saat emrinize amadedir. Ben sözlerime son verirken değerli kardeşlerim bu sıcak karşılamanız için, beni ve arkadaşlarımı böylesine coşkulu bir şekilde bağrınıza bastığınız için çok teşekkür ediyorum. Gerçekten beni çok duygulandırdınız sizin sevginiz, sizin hisleriniz, sizin enerjiniz bize de geçti. Allah hepinizden razı olsun. İyi ki varsınız. Türkiye Cumhuriyeti her zaman yanınızda” şeklinde konuştu.
“Kosova’daki Türk toplumu hiçbir zaman yılmadı”
Kosova Demokratik Türk Partisi – KDTP Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka da, “Sizleri Türklerin Prizren’de en yoğun yaşadığı Kurila semtinde başta öğrencilerimizle, öğretmenlerimizle, STK temsilcilerimizle, yöneticilerimizle ve halkımızla karşılamaktan onur duyduk. Kosova’da Türk toplumu 600 yıldan bu yana ayakta durmaya gayret etti, gayret etmeye de devam edecektir. Bazen zor dönemler oldu, bazen kolay dönemler oldu. Ama Kosova’daki Türk toplumu hiçbir zaman yılmadı. Türkçe eğitimden yılmadı, Türk kültüründen yılmadı, Türkçe konuşmaktan yılmadı. Türklüğü savunmaktan asla ve asla yılmadı, vazgeçmedi” ifadelerini kullandı.
Bundan sonra da bunun devamını daha görkemli bir şekilde getireceklerini belirten Damka, “Bugün anavatanımızın sayesinde yüzlerce çocuğumuz Türkiye’de eğitim alıyor, yüzlerce hastamız şifa buluyor, gençlerimiz kültürel gezi düzenliyor. Yüzlerce çocuğumuz yerinde burs alıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu destekleri bizlerin bu topraklarda devam etmemiz için vesile. Bunlar sizin sayenizde sayın bakanım. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere siz değerli bakanımız, TİKA’mız, YTB Başkanımız, büyükelçilerimiz bütün kurum ve temsilcileriniz Kosova’daki Türk toplumunun yanında. Her derdimize her talebimize aniden cevap veren bir Türkiye Cumhuriyeti var” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Priştine’de Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani ile bir araya geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükelçi İnan, Türkiye’nin Erbil Başkonsolosu Erman Topçu ve beraberindeki heyetle Habur ve İbrahim Halil sınır kapılarını ziyaret ederek, Duhok Valisi Ali Tatar’ın yanı sıra yerel yetkililerle bir araya geldi.
İnan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sınır kapısındaki uygulamaları yerinde gördüklerini ve buranın yoğun şekilde kullanıldığını dile getirerek, “Habur ve İbrahim Halil sınır kapıları yetkilileri arasında gayet güzel işleyen bir işbirliği ve eşgüdüm var. Bundan memnuniyet duyduk.” ifadelerini kullandı.
İnan, bazı iş insanlarının sorunlarını dinlediklerini ve çözüm yolları üzerinde çalışacaklarını vurgulayarak, bunlardan bir kısmını ise yerinde çözme imkanına kavuştuklarını kaydetti.
Irak ile ilişkileri her alanda geliştirmeye ve kurumsal bir çerçeveye kavuşturmaya gayret gösterdiklerini belirten İnan, bu çerçevede sınırdaki işbirliği dahil olmak üzere her konuyu çalıştıklarını ve ihtiyaç olması durumunda yeni sınır kapılarının da açılmasının gündeme gelebileceğini söyledi.
“Irak ile terör örgütüyle mücadelede ilerlettiğimiz işbirliğinden memnunuz”
İnan ayrıca, Erbil’de yaşayan Türk vatandaşlarla bir araya geldiği resepsiyonda Türkiye-Irak ilişkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Irak ile pozitif gündeme odaklanan ve güzel bir ivmeyle ilerleyen ilişkilere sahip olunduğunu kaydeden İnan, şu ifadeleri kullandı:
“Kalkınma yolu, sadece Irak’ın değil, bütün coğrafyanın fayda göreceği bir proje. Bölgeye yeni bir ümit veren proje. Bu anlamda mesajlarımızı hem Bağdat hem Erbil’de paylaşmış durumdayız. Geçtiğimiz ağustos ayında Ankara’da bir güvenlik zirvesi gerçekleştirdik.
Güvenlik alanında sıkıntılarımızı en üst düzeyde muhataplarımızla paylaşıyoruz. Bu, Irak’ın önemli karar vericilerini bir arada görebildiğimiz güzel bir platform, bu platforma değer veriyoruz. Özellikle terör örgütüyle mücadele bağlamında da Irak’ın katettiği ilerlemeden memnunuz, yeterli bulmuyoruz ancak katedilen ilerlemeyi de görüyor ve bunu takdir ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÜSKÜP – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, temaslarda bulunmak üzere geldiği Üsküp’te faaliyet gösteren Ensar Vakfı ve Köprü Derneği’ni ziyaret etti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, temaslarda bulunmak üzere geldiği Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te temaslarını sürdürüyor. Bakan Fidan, Üsküp’te faaliyet gösteren Ensar Vakfı ve Köprü Derneği’ni ziyaret etti. Bakan Fidan daha sonra vatandaşlarla sohbet etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YTB tarafından Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçiliği’nde düzenlenen programa, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden mezun olanlar katıldı.
YTB Başkanı Abdullah Eren, buradaki konuşmasında, dünyada 34 ülkede Türkiye Mezunları Derneği (TÜMED) bulunduğunu belirterek, Bosna Hersek’in kendileri için ayrı bir önemi olduğunu söyledi.
Bosna Hersek’i “Balkanların incisi” olarak tanımlayan Eren, “460 sene burada sizlerle el ele, kol kola, gönül gönüle yaşadık. Bosna Hersek’in bir diğer önemi 1990’lı yıllarda yaşamış olduğu o zor dönemde Boşnakların vermiş olduğu o milli kimlik mücadelesinde Türkiye her zaman Bosna Hersek’in yanında oldu. İçinde bulunduğumuz salonun adı Şükrü Tufan Salonu, savaş döneminde Saraybosna’da tek açık büyükelçilik vardı, o da Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği ve orada görev yapan Allah rahmet eylesin Şükrü Tufan Büyükelçimiz.” dedi.
Eren, Bosna Hersek’teki insanların potansiyeline ve kapasitesine inandıklarını, Balkanlar’daki istikrarın devamı için Bosna Hersek’in öncelikli olarak istikrarını koruması gerektiğini bildiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Türkiye’nin Bosna Hersek’in istikrarı için de çalıştığını dile getiren Eren, şunları ifade etti:
“Bugüne kadar 1000’e yakın Bosna Hersek’ten Türkiye’ye giderek üniversite okuyan mezunumuz oldu. Şu an bir göç meselemiz var, sadece Bosna Hersek’in değil tüm Balkan ülkelerinin meselesi. Yetişmiş insan kaynağımız kıta Avrupası ülkelere göç ediyor. Bunu da fırsata çevirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bugün Almanya’da 3,5 milyon Türk diasporası var, Amerika’da 300 bin Boşnak diasporası var. Bizim önceliğimiz Bosna Hersek’in istikrarı ve burada insan kaynağına yaptığımız yatırım. Türkiye ile Bosna Hersek arasında şu an 1 milyar dolar ikili ticaret hacmi var. Türkiye’nin 300 milyon dolar doğrudan yatırımı var Bosna Hersek’e.”
“Uluslararası hukuk hiçbir şekilde İsrail’e yaptırım uygulayamıyor”
Eren, Bosna Hersek’te 200’ü aşkın Türk şirketi bulunduğunu ve buralarda Türkiye’den mezun Boşnakların da istihdam edildiğini belirtti.
TÜMED’in yeni dernek binasını başkent Saraybosna’da açtıklarını söyleyen Eren, “Derneğimizi genişletmek istiyoruz. Dernekte görev almak isteyen arkadaşlar yetkili arkadaşlarımızla irtibat kursun, bu derneği sahiplenelim. Buradaki iş insanlarımızla, profesyonel yöneticilerimizle buradaki mezunları bir araya getirelim.” ifadesini kullandı.
Dedelerinin de Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesinde yaşadığını dile getiren Eren, halası ve amcasının bölgede yaşamaya devam ettiğini söyledi.
Osmanlı Devleti’nin gittiği yerlerde insanların gönüllerini ısıttığını belirten Eren, şunları kaydetti:
“Uluslararası siyaset tıkanmış durumda, yaklaşık 11 aydır gözümüzün önünde Gazze’de çocuklar öldürülüyor. 45 bine yakın insan öldürüldü, 15 bin çocuk katledildi. Hiçbir uluslararası kavram kalmadı, hiçbir uluslararası sistem işlemiyor. Uluslararası hukuk hiçbir şekilde İsrail’e yaptırım uygulayamıyor. Bizim yapmamız gereken çok basit bir şey var, her alanda güçlü olacağız. Türkiye bunun için uğraşıyor, Türkiye’nin son 20 yılda vermiş olduğu mücadele eksiğiyle, fazlasıyla, hatasıyla güçlü bir Türkiye oluşturmak için. Türkiye, yüksek teknolojide iyi bir noktaya geldi. Savunma sanayi alanında artık kendi kendimize yetebilecek ürünleri çıkarmaya başladı ve Türkiye’nin bu çabası sadece kendisi için değil, kardeş ülkeler için de Bosna Hersek için de aynı zamanda.”
Eren, TÜMED’in Bosna Hersek’teki ofisinin de açılışını yaptı, burada mezunlarla yapılacak çalışmaları konuştu.
Bosna Hersek’in eski Ankara Büyükelçisi Adis Alagic de programda konuşma yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Kuzey Makedonya’da Üsküp Camii inşaatını ziyaret etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AHLAT’TAKİ KABİNE TOPLANTISININ ARDINDAN AÇIKLAMA YAPTI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yılı kutlamaları için geldiği Ahlat ilçesinde ilk kez Kabine toplantısı düzenledi. Kabine toplantısı sonrası Erdoğan, “Bugünkü tarihi Kabine toplantımızda Ahlat’a ve Malazgirt’e verdiğimiz ehemmiyeti göstermiş olduk. 2024 yılı ikinci toplantısında ülkemizin savunma kapasitesini güçlendirecek kritik kararlar aldık. Yerli ve milli imkanlarla geliştirmekte olduğumuz Çelik Kubbe projemizin detaylarını görüştük. ‘Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye’ hedefimize ulaşmak için durmadan, dinlenmeden ve engellere takılmadan koşturuyoruz. Dün Aksaz Tersane Komutanlığında hizmete aldığımız projelerimiz bizi hedefimize bir adım daha yaklaştırmıştır. Donanmamızın caydırıcılığı daha da artmıştır. Yeni tip denizaltı projemizdeki diğer denizaltılarımız da tamamlandıktan sonra Türkiye çok önemli bir güç çarpanına sahip olacak. Denizaltımızın tersanemizin ve diğer deniz platformlarımızın tekrar hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Cumhurbaşkanlığı makamındaki onuncu hizmet yılını muhteşem bir eserin açılışıyla idrak ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana ve Mersin’in yanı sıra tüm bölgeye hizmet edecek Çukurova Uluslararası Havalimanımız yıllık 9 milyon yolcu kapasitesi ile gerçekten gurur verici bir eser oldu. Kamu özel ortaklığıyla hayata geçirdiğimiz bu önemli yatırımın, turizmden ticarete olumlu etkilerini zamanla çok daha net göreceğiz. Yapılan her işe mutlaka bir kulp takan her işe takoz koyan ülke ve millet menfaatine atılan her adımı engellemeyi maharet zanneden muhalefetin tezviratları bugüne kadar olduğu gibi yine fos çıkacaktır. Çukurova Uluslararası havalimanımızın da hayırlı olmasını diliyor emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyoruz.” diye konuştu
‘ZAFER ER YA DA GEÇ FİLİSTİN’İN OLACAK’
Erdoğan, Filistin davasına olan sarsılmaz desteklerini bir kez daha gösterdiklerini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ülkemizi ziyaret eden Katar Emiri Şeyh Temim ile ikili ilişkilerimiz yanında özelikle Gazze’deki katliamları ve ateşkes çabalarını konuştuk. BaşakşehirFutbol Akademisi ve kupa meydanının açılışında geleceğin yıldız futbolcularıyla bir araya geldik. AK partimizin 23. kuruluş yıl dönümünde bu senede yine büyük bir coşku ile kutladık. Filistin devlet başkanı Sayın Mahmut Abbas’ı ülkemizde ağırlayarak, Filistin davasına olan sarsılmaz desteğimizi bir kez daha gösterdik. Sayın Abbas’ın Gazi Meclisimizde verdiği mesajlar tüm dünya tarafından dikkatle takip edilmiştir. İsrail tüm vahşetine, tüm barbarlığına Gazze’de 10 aydır estirdiği teröre rağmen Filistin halkının direniş azmini kıramamıştır. Topraklarını kahramanca savunan Filistin halkını bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Zaferin er veya geç ama mutlaka Filistinli kardeşlerimizin olacağına yürekten inanıyoruz. Rabbim Filistinli kardeşlerimizin yardımcısı olsun diyorum. Mezuniyet sevinçlerini paylaştığımız Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisindeki subay ve astsubaylarımıza tekrar başarılar diliyorum. 15 Temmuz ihaneti sonrasında attığımız adımlarla güvenlik birimlerimizi eskisinden çok daha güçlü hale getirdik. Bir devletin tarihinde karılaşabileceği en büyük badireyi olabilecek en az kayıpla atlatmayı başardık. Bunu sahadaki sonuçlarına başta terörle mücadele olmak üzere birçok alanda yakinen şahitlik ediyoruz. güvenlik kuvvetlerimizi personel, teçhizat, araç gereç ve imkanlar bakımından güçlendirmeye devam edeceğiz.”
‘ORMAN YANGINLARI İLE MÜCADELEDE İHA KULLANAN İKİ ÜLKEDEN BİRİYİZ’
Küresel ısınma ve iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden biri olduklarına dikkat çeken Erdoğan, “Bunun en yakıcı etkilerini maalesef ormanlarımız da görüyoruz. Küçük bir kıvılcımla başlayan yangınlar, zümrüt yeşili ormanlarımızın alev kırmızısına bürünmesine neden oluyor. Rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehdidin vehametini ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yılla kıyaslandığında orman ve orman dışı yangın sayısı yüzde 53 artarak 5 bin 540’a çıktı. Artan orman yangınlarıyla mücadele etmek için gereken her türlü adımı attık. Hali hazırda filomuzda bulunan 27 uçak, 105 helikopter, 5 binden fazla kara aracıyla tarihimizin en güçlü yeşil vatan ordusuna sahibiz. Hava araçlarımızın suya kolay ulaşması için havuz ve gölet sayımızı 4 bin 744’e yükselttik. Vatan savunmasında destanlar yazan İHA’larımızı orman yangınlarının tespitinde de kullanmaya başladık. 14 İHA’mız, 184’ü akıllı 776 kulemizle ormanlarımızı yedi gün 24 saat an be an gözetiyoruz. Sadece geçen yıl 2 bin 76 orman yangınını İHA’larımız aracılığıyla tespit ettik. Dünyada orman yangınları ile mücadelede İHA kullanan iki ülkeden biriyiz. Bu kapasitemiz de yangına ilk müdahale süresini 40 dakikalardan 11 dakikaya indirdik. Ayrıca 25 bin orman görevlimiz ve 130 bine yaklaşan gönüllümüzle yeşil vatan ordumuzu güçlendirdik. 2002’de hava araçlarımızın su atma kapasitesi 73 ton iken, dört kattan fazla artışla bugün 426 tona ulaştı. Orman yangınlarıyla etkin mücadele noktasında yapılması gereken ne varsa hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Ancak bu konuda özellikle muhalefetin çarpıtmalarına, yalanlarına kendi ihmallerini kapatmak için yürüttüğü iftira kampanyalarına maruz kalıyoruz.” dedi.
15-19 AĞUSTOS ARASINDA 306 ORMAN YANGINI
Erdoğan, ülke genelinde çıkan orman yangınlarıyla mücadele ettiklerini belirterek, “Düşük nem ve yüksek seyreden sıcaklık, aşırı rüzgar hızı sebebiyle 15-19 Ağustos tarihleri arasında tam 306 orman yangını çıktı. Bu yangınlara hem havadan hem karadan etkin bir şekilde müdahale edildi. Tarım ve Orman Bakanım başta olmak üzere ilgili bakanlarımız sürekli sahadalar. Ben de kendilerinden gidişatla ilgili düzenli olarak bilgi aldım. Yürütülen çalışmalarla ilgili fikir vermesi için burada bazı rakamları kısaca paylaşmak arzusundayım. Sadece 15-19 Ağustos arasında hava araçlarımız bin 640 saat mesai yaptı. Kara araçlarımızın toplam kat ettiği mesafe 3 milyon kilometreye yaklaştı. Yangınlara sadece havadan 25 bin 472 ton su atıldı. Tüm birimlerimizle tüm ekiplerimizle tam bir seferberlik ruhuyla yangınları söndürmek için çalıştık ter döktük. Bilhassa orman personelimiz canlarını tehlikeye atma pahasına büyük bir özveriyle günlerce mücadele ettiler. Mevla’m hepsinden razı olsun diyoruz. “
‘FİTNE ATEŞİ İLE DE MÜCADELE EDİYORUZ’
Muhalefeti de eleştiren Erdoğan, “Tabii burada bir üzüntümüzü de ifade etmek istiyorum. Devletimiz her yangın çıktığında sadece alevlerle değil, aynı zamanda muhalefetin körüklediği fitne ateşi ile de mücadele etmekteyiz. Bunu daha önce Marmaris yangınında yaşadık. Geçen sene Mardin ve Diyarbakır anız yangınında aynısını yaşadık Aynı iftira yalan ve çarpıtma furyasına geçen hafta da şahit olduk. Gözlerinin önünde uçan uçak ve helikoptere rağmen uçak yok dediler. Yangın başladıktan yalnızca 5 dakika sonra ilk müdahale yapıldığı halde yangına müdahale edilmiyor dediler. Yeşil vatanın korunmasında kritik rol üstlenen insansız hava araçlarıyla ilgili ahlaka sığmayan bir sürü iftira attılar. Daha bunun gibi pek çok dezenformasyonu ekranlardan sosyal medya mecralarından ve gazete köşelerinden ortalığa boca ettiler. Aslında biz bunları konuşmak bunları gündeme taşımak istemiyoruz, ancak muhalefetin giderek artan pervasızlıkları karşısında insanlarımızı doğru bilgilendirmeyi de bir görev biliyoruz. Şunun altını çizerek tekrar belirtmek isterim. 81 vilayetimizin neresinde yangın çıkarsa çıksın devletimiz süratle organize olmakta ve çok etkin biçimde yangına müdahale etmektedir. Geçen hafta farklı illerimizde çıkan yangınlarda da aynısını yaptık nasıl bir mücadele yürüttüğümüzü az önce rakamlarıyla ortaya koyduk. Burada asıl sorgulanması eleştirilmesi millete hesap vermesi gerekenler yerel yönetimlerdir. Kendi sorumluluk alanlarındaki orman yangınlarına bile müdahale etmekte çok geç kaldılar. Muhalefet belediyeleri iş yapmak yerine yangın gibi bir meselede dahi siyaset yapma peşinde koşmaktadır. Bunun kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Bu tablo milletimizin de vicdanını yaralıyor. ” dedi.
Ormanların 85 milyonun ortak değeri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yangının depremin doğal afetin şu partisi veya bu partisi olmaz. Ormanlar hepimizindir. 85 milyonun ortak değeridir. Hayat kaynağıdır. Muhalefetin her konuyu siyasallaştıran bu çarpık bakış açısını bir an önce terk etmesini bekliyoruz. Yangınların kontrol altına alınmasından sonra bölgedeki vatandaşlarımızla telefon görüşmesi yaptım. Orada da yangınzede kardeşlerimize de özellikle ifade ettim. Daha önceki afetlerde olduğu gibi devletimiz vatandaşının yanındadır. Yangından etkilenen İzmir, Bolu, Çanakkale, Manisa, Uşak, Aydın ve Muğla’daki vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Tam bir koordinasyon içinde çalışan orman genel müdürlüğümüz başta olmak üzere ilgili bakanlıklara kamu kurumlarımıza ve gönüllülerimize de teşekkür ediyorum.” dedi.
ALİYEV VE PUTİN’E TEŞEKKÜR ETTİ
Aliyev ve Putin’e teşekkür eden Erdoğan, “Tek millet iki devlet şiarıyla hareket ettiğimiz can Azerbaycan’ın cumhurbaşkanı kıymetli kardeşim İlham Aliyev’e buradan en kalbi şükranlarımı sunuyorum. İlham kardeşim sadece aramakta kalmadı aynı zamanda eğer Briev 200 tipi amfibi yangın söndürme uçağını ülkemize göndererek yangınla mücadelemize güçlü destek verdi. Zor günlerimizde her zaman yanımızda bulduğumuz sıkıntılı günlerinde her daim yanlarında olduğumuz Azerbaycanlı kardeşlerimiz de her alanda güç birliği yapmaya devam edeceğiz. Aynı şekilde Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Putin’e de yine aynı şekilde bir amfibi uçağı bize o dönemde göndermek suretiyle bu iki uçakla biz yangın söndürme işlemini çok daha rahat bir şekilde yapmamızı hamdolsun bitirdik” diye konuştu.
’15 EYLÜL’E KADAR ÇOK DİKKATLİ OLMAYA DEVAM EDİN’
Vatandaşlara çağrıda bulunan Erdoğan, “Bu vesileyle vatandaşlarımıza bir kez daha çağrıda bulunmak istiyorum. Sıcak havanın etkisini sürdüreceği 15 Eylül’e kadar çok dikkatli olmaya devam edelim. Yüzde 90’ı insan kaynaklı olan orman yangınları konusunda azami hassasiyet gösterelim. Yangına yol açacak anız yakma, piknik ateşi, sigara izmariti atma gibi hususlardan lütfen kaçınalım” dedi.
Bugünkü tarihi kabine toplantısının en önemli gündemlerinin Bitlis başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde ki projeler olduğunu anlatan Erdoğan, “Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz hükümetlerimiz döneminde bölgenin kat ettiği ilerlemeyi örnekleri ile detaylıca bizlere anlattı. Son 22 yılda bu topraklara yaptığımız yatırımları bölgedeki kardeşlerimiz zaten çok iyi biliyor, hayatında tecrübe ediyor. Havalimanlarından yollar köprüler ve tünellere sağlık tesislerinden okullar üniversiteler spor ve gençlik merkezlerine barajlardan sulama kanallarını enerji yatırımlarını bölgemizin turizm imkanlarını geliştirmeye yönelik projelere kadar her alanda şehirlerimizin çevresini değiştirdik. Örneğin 548 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuz 6 bin 757 kilometreye çıktı. Derslik sayımızı 96 binin üzerine taşıdık. Üniversite sayımızı dokuzdan alıp 28’e ulaştırdık. Organize sanayi bölge sayımız 26’dan 49’a yükseldi. İstihdamı artıracak işsizlik sorununa çözüm olacak 40 yeni organize sanayi bölgemizin yapımı sürüyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine, sabit fiyatlarla toplam 2 trilyon TL’ye yakın kamu yatırımı yaptık. Şimdi bu tesislerimizi şu anda çatısı altında bulunduğumuz gerek üst bölgede olan tesislerimizde durmadan usanmadan üniversite gençliğimizi orta öğretim gençliğimizi buralarda başarılı öğrencileri eğitime alacağız. Buralarda kendilerini eğitime almak suretiyle inşallah yaz kış onlara en güzel şekilde bu eğitimi vereceğiz” dedi.
Gülay KUYUCU/ BİTLİS,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Milli Savunma BakanıYaşar Güler, Malezya Savunma Bakanı Dato Seri Mohamed Khaled Nordin ile bir araya geldi.
Milli Savunma Bakanı Güler resmi ziyaret kapsamında gittiği Malezya’da temaslarına devam ediyor. 19 Ağustos’ta Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i ziyaret eden Bakan Güler, dün mevkidaşı Nordin ile bir araya geldi. Güler, Malezya Savunma Bakanlığı’nda askeri törenle karşılandı. Askeri bando tarafından karşılanan Güler, Şeref Kıtası’nı selamlamasının ardından Şeref Defteri’ni imzaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERKAN KARACA
İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Çorum’da “Dış politikada Türkiye’de kurumlar yok. Dışişleri Bakanlığı diye bir şey çalıştırılmıyor. Sayın Erdoğan’ın ruh haline göre Türkiye bir dış politika çiziyor kendisine ona göre davranıyor. İşte bundan 10 yıl öncesinden başlayarak, Mısır Devlet Başkanı Sisi’yi darbeci, hain, zalim, katil diye nitelendiren Erdoğan, evvelsi gün Sisi’nin ayağına gitti ve Sisi, kardeş Sisi oldu. 10 yıl boyunca Sisi’ye bu şekilde zalim, katil demenin Türkiye’ye faturasını hiç hesap eden oldu mu? O gün darbeci olan bugün niye kardeş oldu ve niye ayağına gidiyorsun” dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, İYİ Parti’nin aday tanıtım toplantısına katılmak üzere Çorum’a geldi. Toplantıda konuşan Erhan Usta şunları söyledi:
Dış Politika… Biliyorsunuz dış politikada Türkiye’de kurumlar yok. Dışişleri Bakanlığı diye bir şey çalıştırılmıyor. Sayın Erdoğan’ın ruh haline göre Türkiye bir dış politika çiziyor kendisine ona göre davranıyor. İşte bundan 10 yıl öncesinden başlayarak, Mısır Devlet Başkanı Sisi’yi darbeci, hain, zalim, katil diye nitelendiren Erdoğan, evvelsi gün Sisi’nin ayağına gitti ve Sisi kardeş Sisi oldu. 10 yıl boyunca Sisi’ye bu şekilde zalim, katil demenin Türkiye’ye faturasını hiç hesap eden oldu mu? O gün darbeci olan bugün niye kardeş oldu ve niye ayağına gidiyorsun?
“15 TEMMUZ FİNANSÖRÜ DEDİĞİNİZ BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİNE NEDEN GİDİLİYOR?”
Birleşik Arap Emirlikleri… Ondan iki gün önce de Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitti değil mi? Onlara ne dediler? ’15 Temmuz’un finansörü’ dediler. ‘Türkiye’de darbe yaptılar’ dediler. Birleşik Arap Emirlikleri’nin ayağına gittiler. İşte bizim dış politikamız bu. 2 bin yıllık devlet geleneğine sahip Türklerin bugün dış politikada geldiği nokta, maalesef Türkiye’nin dış politikası bu şekilde yönetiliyor.”
“ENFLASYONDA DÜNYADA İLK DÖRTTEYİZ”
Ekonomiye de değinen Usta sözlerine şöyle devam etti:
“Ekonomiyi anlatmaya gerek yok zaten hepimiz yaşıyoruz. Bugün enflasyonda dünyada ilk dörtteyiz. Özellikle 2021 yılının Eylül ayından itibaren bile bile veya inatla, hani ben ona kuru inat kara cehalet diyorum. Bir politika uygulandı ve işte dolar kuru 7 liradan önce 18 liralara bu gün de 31 liraya çıktı. 2 yıl içerisinde 2,5 yıl içeresinde dolar kuru 7 liradan 31 liraya çıktı. Sadece dolar karşısında değil euro karşısında da işte komşumuz Gürcistan’ın parası, Romanya’nın Parası, Bulgaristan’ın parasının karşısında da Türk lirası aynı ölçüde değer kaybetti ve Türkiye’de çok ciddi bir enflasyon onun sonucunda da alım gücü sıkıntısı yaşıyor. Bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira yapıldı. Eskiye bakılınca güzel bir rakam gibi duruyor ancak bugünün rakamlarına bakınca, bugün açlık sınırı 15 bin lira ve bu 10 bin lira olan emekli maaşı haziran ayının sonuna temmuz ayının başına kadar devam edecek. Bizim tahminlerimize göre o gün 17 bin lira olacak açlık sınırı. Yani açlık sınırının 17 bin lira olduğu bir ülkede siz emekliye prim ödemiş, alın teri dökmüş gerek özel sektörde gerek kamu sektöründe ülkesi için çalışmış insana açlık sınırının 5 bin lira, 6 bin lira, 7 bin lira altında bir maaş reva görüyorsunuz. Böyle bir yönetim olabilir mi?”
]]>