Tokat Devlet Hastanesindeki tedavisinin ardından taburcu edilen Destici, hastane çıkışında gazetecilere, kazadan Cenabıhakk’ın lütfuyla sağ salim kurtulduklarını söyledi.
Dün sabah Sivas’taki toplantılarından sonra Tokat Reşadiye’deki programları için yola çıktıklarını anlatan Destici, “Niksar’ı geçtikten sonra yağış da vardı, bizden önce aynı yol üzerinde beş kaza daha olmuş. Arkadaşların verdiği bilgi o. Kazalardan yolda kalan yağ ya da mazot birikintileri, akaryakıt birikintilerinin sebep olduğunu söylediler. Ben arka tarafta oturduğum için gördüm. Bir anda arabamız sağa doğru kontrolden çıktı. Biraz sağa sola savrulduktan sonra şoförümüz sağa doğru kırınca kanala düştü. Ondan sonra istinat duvarına çarparak durabildi.” dedi.
Araçta şoför, özel kalem müdürü, koruma amiri, kendisi ile Genel Başkan Yardımcısı ve Tokat İl Başkanının bulunduğunu belirten Destici, “Bizim olduğumuz taraftaki 3 kişi kazadan etkilendi. Şoförümüz, il başkanımız yukarıda yatıyor. Bir de ben tabii. Hemen Reşadiye Devlet Hastanesine gittik. Orada sağ olsunlar, başhekimimiz ve diğer doktorlarımız olağanüstü çabayla ilgi gösterdiler. Sonra buraya sevk olduk. Burada da aynı şekilde başta kıymetli Valimiz Numan Hatipoğlu olmak üzere il müdürümüz, başhekimimiz, hastane ekibimiz, doktorlarımız, uzmanlarımız hepsi inanılmaz ilgi gösterdi ve tedavi sürecimiz tamamlandı.” ifadesini kullandı.
Dün kendisine müşahede altında kalması gerektiğinin söylendiğini aktaran Destici, şunları kaydetti:
“Çünkü kafa bölgesinde birtakım çizikler, şişlikler oluşmuştu, sonuçların da çıkması açısından. Yine ayak diz kapağımın orada çatlak meydana gelmişti. Onların tedavileri oldu. Tabii birkaç gün dinlenmemizi tavsiye ettiler. Ben tekrar başta Sayın Valimiz olmak üzere il müdürümüze, başhekimimize, Reşadiye Kaymakamımıza, oradaki başhekimimize teşekkür ediyorum. Arkadaşlarıma, camiamıza geçmiş olsun diyorum. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, diğer siyasi parti genel başkanlarımıza, İçişleri Bakanımıza, Sağlık Bakanlığı, tüm devlet erkanına teşekkür ediyorum. Bütün arkadaşlarımıza, camiamıza, hepsine teşekkür ediyorum. Allah bir daha ne bize ne de bir başka arkadaşımıza böyle bir kaza yaşatsın ama yeri gelmişken şunu da söylemek istiyorum. Bu vesileyle yerel seçimlerin, rahmetli Muhsin Başkanımızı biliyorsunuz Mart 25’te kaybettik, bu hava koşullarında aslında yerel seçimlerin yapılmaması lazım. Daha önce Meclis’teyken ben bu konuyu dile getirmiştim. Mümkünse mayısın sonu, haziran ayı başı gibi ya da sonbaharın başı gibi yapılmasının daha uygun olacağını düşünüyorum. Bu, sadece bizim yapmış olduğumuz kazaya istinaden söylediğimiz bir şey değil. Gerçekten hem seçim çalışmalarında bütün seçime katılan partilerimiz, adaylarımız büyük zorluklar çekiyor, hem de ağır hava şartları, kış şartları da buna eklenince daha zor hale geliyor. Tabii ki kazalar da bir nevi kaçınılmaz bir son olarak karşımıza çıkıyor. Tekrar sizlere de ilginizden dolayı teşekkür ediyorum. Tekrar halkımıza, milletimize, bizi arayan, bizim için dua eden herkese teşekkür ediyorum.”
Destici’yi hastaneden Tokat Valisi Numan Hatipoğlu ile diğer yetkililer uğurladı.
Mustafa Destici’nin, Ankara’ya gittiği öğrenildi.
Seçim çalışmaları için dün Tokat’ta bulunan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin içinde bulunduğu 06 BBP 001 plakalı minibüs, Reşadiye-Tokat kara yolu Darıderesi mevkisinde yoldan çıkarak su kanalına düşmüş, kazada Destici ile araçta bulunan BBP Tokat İl Başkanı Mustafa Omalar, şoför Murat Öksüz ve Destici’nin koruması Mehmet Özkul yaralanmıştı.
]]>Destici, Sivas’ta Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde proje tanıtım programında yaptığı konuşmada, partisinin Sivas belediye başkan adayı Adem Uzun’a destek istedi.
BBP’nin kurucu genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanında 14 yaşından beri yer aldığını aktaran Destici, Sivas’ın BBP için önemli bir il olduğunu söyledi.
Destici, Cumhur İttifakı’nın ruhuna uygun olarak bazı bölgelerde seçime tek başlarına girdiklerini ifade etti.
“Kalbinde zerre kadar iman olanın Filistin ve Gazze davası olur”
Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, İsrail’in Gazze’de insanlık suçu işlediğini belirtti.
İsrail’in Gazze’de 30 bin masum insanı öldürdüğünü vurgulayan Destici, ” Türkiye’de bir siyasi parti genel başkanı İsrail ile ilgili tek kelime etmiyor. Siyonist katillerle ilgili soykırımcılarla ilgili tek kelime etmiyor ama diyor ki ‘Hamas terör örgütüdür.’ İsrail’e şirin gözükmeye çalışıyor. Hamas, Filistin’in Gazze bölgesinin siyasi partisi, oranın yönetimini elinde bulunduran parti.” şeklinde konuştu.
“Başıboş saldırgan köpek bırakmayacağız”
Yerel seçimlerde kazandıkları tüm il, ilçe ve beldelerde önceliklerinin sahipsiz köpek sorununu çözmek olduğunu aktaran Destici, şunları kaydetti:
“Türkiye genelinde baktığınız zaman son yıllarda milletin en önemli dertlerinden biri sokak köpekleri oldu. Köpek saldırıları sonucu çocuk, kadın ve yaşlı insanların ölümleri oluyor. Bize yetki verilen her ilde, her ilçe ve beldede seçimi kazandıktan 1 ay sonra sokaklarda başıboş saldırgan köpek bırakmayacağız. Bunları imkan varsa hayvan barınaklarına alacağız, kısırlaştıracağız ama imkan olmadığı yerde de elbette uyutacağız. Önceliğimiz insan olacak.” ifadelerini kullandı.
“Kayyum uygulaması devam etmelidir”
Her partinin diğer partililerle görüşebileceğine dikkati çeken Destici, şöyle devam etti:
“İstisnamız ve kırmızı çizgimiz, terör örgütlerinin siyasi partileriyle iş yapılamaz. Eğer yapılırsa millete, devlete, vatana ve şehitlerimize ihanet olur. ‘Kent uzlaşısı’ adı altında seçim işbirliği yapıyorlar. DEM Parti, bir önceki adı HDP, ondan önceki adı BDP, ondan önceki adı HADEP, ondan önceki adı DEHAP böyle gidiyor. Bukalemun gibi sürekli isim değiştiriyorlar. İstanbul’da bir ilçeyi onların istediği yani terör örgütünün ve onun siyasi temsilcisinin istediği partinin adayını gösteriyorsunuz. Kazandığı zaman oraya geçecek. İstanbul’da metropolde düşünün, PKK’nın partisinin büyük bir ilçe belediyesi olacak. Elbette devlet gereğini yapacak. Şimdi birileri diyor ya ‘kayyum uygulamasına son verilecek.’ Niye son verilsin kardeşim. Eğer seçilen belediye başkanı terörle arasına mesafe koymazsa, teröristleri belediyeye doldurursa, belediyenin imkanlarını terör örgütü ve uzantıları için kullanırsa elbette kayyum atanır ve kayyum uygulaması devam etmelidir.
Yine son günlerde yeni çözüm sürecinden bahsediliyor. Şehit liderimizin Muhsin Başkanımızın terörle mücadeleyle ilgili sözlerinden cevap vermek istiyorum. Şehit liderimizin dediği gibi terörü ve teröristi yok etmek istiyorsanız onun tüm unsurlarına karşı topyekün mücadele edeceksiniz. Sadece dağda, ovada, sınır içinde, sınır dışında teröristlere karşı askerin, polisin yaptığı mücadele yetmez. Şehirde de biz mücadele edeceğiz, arkasında sermaye olanlarla da mücadele edeceğiz. Mecliste olanlarla da mücadele edeceğiz. Mecliste terör örgütünün partisi ve sözde milletvekillerinin olmasına da müsaade etmeyeceğiz.
Devlete baş kaldıranın başını koparırsınız. Şimdi Atatürkçü olduğunu, Atatürk’ün partisinin genel başkanı olduğunu söyleyenler şimdi bunlarla işbirliği yapıyorlar. İsyancılarla, devlete baş kaldırmış olanlarla işbirliği yapıyorlar. Atatürk olsaydı, 40 yıldır devlete savaş açmış terör örgütü siyasi partiyle iş yapar mıydı? Onlarla seçim işbirliği, ortaklık yapar mıydı? Atatürk devlete baş kaldırana ne yapmış, sen ne yapıyorsun? Terörle, teröristle arana mesafe koy, işbirliğini bitir.”
]]>Yozgat’ta partisinin Sarıkaya Belediye Başkan adayı Ali Osman Erbir’in seçim koordinasyon merkezinin açılışında konuşan Destici, 28 Şubat’ı hatırladıklarını, dün ölüm yıl dönümü olan 28 Şubat’ın başbakanı Necmettin Erbakan’ı rahmetle yad ettiklerini söyledi.
Destici, 28 Şubat’ın milli iradeye yapılmış “postmodern” bir darbe olduğuna dikkati çekerek, milletin iradesine, inançlarına, değerlerine karşı yapılan bütün darbeleri kınadıklarını ve lanetlediklerini belirtti.
O dönemde herkes kapısını kapatıp, camlarının perdesini indirdiğinde bir yiğidin meydana çıktığını ifade eden Destici, “Şehit Muhsin Yazıcıoğlu, ‘Ordu bizim göz bebeğimizdir. Peygamber ocağıdır. Ancak namlusunu milletine döndürmüş tanka selam durmam’ dedi. Evet, 1000 yıl sürer dedikleri 28 Şubat birkaç sene sonra onu icra edenlerle birlikte yok oldu, gitti.” diye konuştu.
Bugün ülkede ne başörtüsü sorunu ne de imam hatipte okuyan çocuklara karşı bir ayrımcılık olduğunu ifade eden Destici, şunları kaydetti:
“İşte biz böyle bir Türkiye hayal ediyoruz. Başı açıkla başı kapalısı, Kürt’ü, Türkmen’i, Alevi’si Sünni’si Çerkez’i, doğulusu, batılısı, kuzeylisi, güneylisi doğduğu yerde doysun, alnı ak, başı dik bir şekilde kardeşçe yaşasın istiyoruz. Bu milletin evlatlarının birbiriyle bir derdi yok. Kürt’ün Türkmen’le, Alevi’nin Sünni ile ne problemi olsun? Problemi çıkaranlar Türkiye’yi zayıf ve güçsüz düşürmek için zenginlik olarak gördüğümüz bu farklılıklarımızı bir kavga aracı haline getirmeye çalıştılar. Dönem dönem de bunda muvaffak oldular. Ama elhamdülillah bu millet hiçbir zaman bu oyuna gelmedi. Bundan sonra da gelmeyeceğiz. Birliğimizi, kardeşliğimizi kimsenin bozmasına fırsat vermedik ve vermeyeceğiz.”
Destici, bu coğrafyada güçlü olunmadığında haklı olmanın hiçbir anlamı olmadığını vurgulayarak, onun için daha güçlü olmaları gerektiğini dile getirdi.
“Ramazan Bayramı ikramiyesi 5 bin lira olmalı”
Emeklilerin içinde bulunduğu durumu bildiklerini belirterek 10 bin lirayla bir ailenin geçinemeyeceğine dikkati çeken Destici, bunun iyileştirilmesi için TBMM’de oldukları dönemlerde kanun teklifleri, sonraki dönemlerde de ilgili kişi ve kurumla görüşerek bazı iyileştirmelerin yapılmasına da katkı sağladıklarını anlattı.
En düşük emekli maaşının 17 bin liraya, yani asgari ücret seviyesine getirilmesi gerektiğini savunan Destici, şöyle devam etti:
“Emekli ikramiyeleri en son 3 bin lira olarak açıklandı. Emekli ikramiyeleri ilk açıklandığında 1000 lira olarak açıklanmıştı. O gün de en düşük asgari ücret ya da en düşük emekli maaşı 1500-2 bin lira civarındaydı. Yani emekli maaşı 5-6 kat arttı. Asgari ücret 6-7 kat arttı ama bu emekli ikramiyeleri sadece 3 kat arttı. Onun için biz diyoruz ki emekli ikramiyeleriyle ilgili yeni bir düzenleme yapılmalı. Ramazan Bayramı ikramiyesi 5 bin lira, Kurban Bayramı ikramiyesi de 10 bin lira olmalı diyoruz. Vatandaş en azından Kurban Bayramı’nda o ikramiye parasıyla küçükbaş da olsa bir kurban alıp kurbanını kessin ve ailesiyle mutlu bir bayram geçirsin istiyoruz.”
Destici, çiftçinin meselelerini de bildiklerini belirterek, kullandıkları mazottaki ÖTV ve KDV’nin mutlaka kaldırılması, mazotun vergisiz verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından seçim koordinasyon merkezinin açılışı gerçekleştirildi.
]]>