Deprem – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Wed, 12 Mar 2025 09:24:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İzmir Ege Denizi’nde Deprem Riski Yok https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/#respond Wed, 12 Mar 2025 09:24:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/ İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki sismik hareketliliğe ilişkin “İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.” dedi.

İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.

Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.

Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.

Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.

Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”

Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/feed/ 0
Prof. Dr. Haluk Eyidoğan: Marmara’da 7 ve üzeri deprem olasılığı yüksek https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-haluk-eyidogan-marmarada-7-ve-uzeri-deprem-olasiligi-yuksek/ https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-haluk-eyidogan-marmarada-7-ve-uzeri-deprem-olasiligi-yuksek/#respond Mon, 02 Dec 2024 22:17:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-haluk-eyidogan-marmarada-7-ve-uzeri-deprem-olasiligi-yuksek/ Deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Marmara Denizi’ndeki olası bir depremin kıyı şeridi ile bölgedeki 11 ili etkilemesini beklediklerini belirtti. Eyidoğan, “Bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin gerçekleşme olasılığı yüksek.” ifadelerini kullandı.

“MARMARA’DA 11 İL DEPREMDEN ETKİLENECEK”

Deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen afet çalıştayı için geldiği Edirne’de gazetecilere yaptığı açıklamada, Marmara coğrafyasının 2 bin yıllık deprem tarihi olduğunu ifade etti. Bölgede bir depremin beklendiğine işaret eden Eyidoğan, “Marmara coğrafyasındaki 11 il büyük bir depremde etkilenecek. Son yaşanan 6 Şubat depremi bölge depremiydi, 7,8 ve 7,5 büyüklüğünde depremler oldu. Marmara içinde 7 ve daha büyük bir deprem beklentisi yıllardır konuşuluyor. Konuyla ilgili bilim insanları çalışmalar yapıyor. Böyle bir beklentimiz var ama tam olarak tarihi ve yeri kesin belli değil ama böyle yüksek bir tehlike var.” dedi. Eyidoğan, Marmara’daki olası depremin İstanbul kadar denize kıyısı olan diğer illeri de etkileyeceğine dikkati çekti.

“BÖLGEDE 7 VE ÜZERİNDE DEPREM OLMA OLASILIĞI YÜKSEK”

Bölgede büyük bir nüfusun yaşadığını hatırlatan Eyidoğan, şunları kaydetti: “Marmara Denizi içerisinde Kuzey Anadolu Fayı üzerinde bir deprem olması durumunda bundan yalnız İstanbul değil, Marmara’daki 11 il etkilenecek. İstanbul ne kadar etkilenecekse Tekirdağ, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale de etkilenecek. Marmara Denizi’ne kıyısı olan şehirler etkilenecek. Marmara Bölgesi 30 milyona yakın nüfusu barındırıyor bunun büyük çoğunluğu İstanbul’da. Dolayısıyla 30 milyonun yaşadığı bir coğrafyada bir bölgesel deprem çok ciddi sorunlara yol açabilir.

Çünkü Marmara Bölgesi’nin gayri safi milli hasıladaki payı yüzde 50 civarındadır. Bu aynı zamanda ülke ekonomisi için de büyük sorun teşkil eder, bir beka sorunu haline gelebilir. Bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin gerçekleşme olasılığı yüksek.

Prof. Dr. Haluk Eyidoğan: Marmara'da 7 ve üzeri deprem olasılığı yüksek

Haluk EyidoğanMarmara DeniziYerel YönetimİstanbulKocaeliMarmaraEkonomiDepremedirneGüncelSağlıkDünyaBursa

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-haluk-eyidogan-marmarada-7-ve-uzeri-deprem-olasiligi-yuksek/feed/ 0
Kadınlar Sokağa Çıktı: Bu Şehri Kadınlar Aydınlatacak https://www.igdirhaber.com.tr/kadinlar-sokaga-cikti-bu-sehri-kadinlar-aydinlatacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/kadinlar-sokaga-cikti-bu-sehri-kadinlar-aydinlatacak/#respond Tue, 26 Nov 2024 00:21:52 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/kadinlar-sokaga-cikti-bu-sehri-kadinlar-aydinlatacak/ HABER: BURCU ÖZKAYA GÜNAYDIN

(HATAY) – 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında kadınlar Türkiye’nin dört bir yanında eylemdeydi. Antakya’da da sokağa çıkan kadınlar, depremin üzerinden 21 ay geçmesine rağmen hala aydınlatılmayan karanlık sokaklarda yürüdü. Kadınlar, “Bu şehri kadınlar aydınlatacak” sloganı attı.

Defne ilçesi Aşağıokçular mahallesinde toplanan kadınlar 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında “jin jiyan azadi”, “kadınlar birlikte güçlü” “mare haya hürriya” “bu kenti kadınlar aydınlatacak” sloganları, alkış ve zılgıtlarla yürüdü. Kadınlar adına açıklama yapan Yaren Sakar, hem Türkiye hem dünyada hükümetlere başkanlık eden otoriter liderlerin; cinsiyetçi, dinci, milliyetçi ideolojileriyle kadının bedenine, kimliğine ve emeğine dönük saldırılarını sürdürdüğünü belirtti.

Kayıp kadınların, şüpheli ölümlerin, intiharların arttığı bu dönemde Türkiye’nin tüm kentlerinden okul önlerinden üniversite kampüslerine mahallelerden kent meydanlarına kadar örgütlü ses yükseldiğini vurgulayan Sakar, kadın cinayetlerinin münferit değil politik olduğunun altını çizerek şöyle konuştu:

” İstanbul Sözleşmesi’ni feshederek, 6284’ü etkin uygulamayarak, kadınların güvenli ve güvenceli yaşamasına dönük politikalar geliştiremeyen iktidarın var olanlara saldırdığını kaydeden Sakar, “Bizler kadına yönelik şiddetin münferit olmadığını biliyoruz. Bu düzen erkek yargısıyla tetikçilerini, iyi halden, kanıt yetersizliğinden serbest bırakıyor ve cezasızlık zırhıyla koruyor. Hayatta kalmak için kendini savunmak zorunda kalan kadınlara ise verebileceği en ağır cezaları veriyor.”

Deprem bölgesinde kadınların ve çocukların yaşadıkları sorunları da aktaran Sakar açıklamasında şunlara değindi:

“Toplu ulaşım hala yok. Hayatımızı güvenli olmayan konteyner kentlerde 21 metrekarenin içine sığdırmaya çalışanlardan, bizlerin ve çocuklarımızın yaşadığı şiddeti, tacizi görmeyenlerden hep birlikte hesap soracağız. Verdiğimiz mücadeleyi, kazanımlarımızı değersizleştirmeye, hayatlarımızdan ve haklarımızdan çalmaya çalışan iktidarlara inat evlerimizde, işyerlerimizde, konteynerlerimizde sesimizi yükseltiyor ve artık yeter diyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kadinlar-sokaga-cikti-bu-sehri-kadinlar-aydinlatacak/feed/ 0
KTÜ’de 24 Saat Yapı İzleme https://www.igdirhaber.com.tr/ktude-24-saat-yapi-izleme/ https://www.igdirhaber.com.tr/ktude-24-saat-yapi-izleme/#respond Fri, 25 Oct 2024 09:32:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/ktude-24-saat-yapi-izleme/ Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) çatısı altında faaliyet gösteren Deprem ve Yapı Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde bölgedeki önemli yapılar 7 gün 24 saat izleniyor.

Rize- Artvin Havalimanı ile Yusufeli Barajı’nın da aralarında bulunduğu 40 önemli yapının sağlamlığı, hassas sensörlerle anlık takip ediliyor.

KTÜ Deprem ve Yapı Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, AA muhabirine, merkezin Türkiye’nin yapı sağlığı izleme alanında ilk, bölgenin ise deprem alanındaki ilk merkezi olduğunu söyledi.

Yaklaşık 20 yıllık çalışma altyapısını 30 kişilik ekiple birleştirerek merkezi 1 yıl önce kurduklarını belirten Altunışık, “Şu an burada tamamı kendi imkanlarımızla olmak üzere birçok mühendislik yapısını 7 gün 24 saat izlemekteyiz.” dedi.

“Bir nevi yapının kalp grafiğini çekiyoruz”

Altunışık, yapı sağlığı izlemi anlamında yapılara özel sensörler yerleştirdiklerini anlatarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Yerleştirdiğimiz sensörler yapıda bizim hissedemeyeceğimiz ama yapıda var olan titreşimleri algılıyor. Bir nevi yapının kalp grafiğini çekiyoruz. Bu kalp grafiklerini daha sonra inşaat mühendisliği alanındaki özel yöntemlerle işleyerek yapının dayanımını, rijitliğini yani bir nevi sağlamlığını ortaya koyan ve dinamik karakteristikler olarak adlandırdığımız frekanslar, mod şekilleri ve sönüm oranlarını elde ediyoruz. Olası bir depremden sonra yapının davranışındaki değişiklikleri izleyerek, yapıda oluşmuş bir hasar var mı yok mu? Oluşmuşsa hangi düzeyde, hangi bölgelerde, nerelere dikkat etmemiz gerektiğinin karar mekanizmasını oluşturuyoruz.”

Türkiye’de bu tür çalışmaların genellikle yurt dışından alınan ölçüm sistemleriyle yapıldığını ifade eden Altunışık, “2015 yılında başvurduk ve TÜBİTAK bizi destekledi. Yapı sağlığı izleme alanında yerli ve milli yazılımları üreterek, anlık olarak izlediğimiz birçok yapıyı ekranda görebiliyorsunuz.” diye konuştu.

Prof. Dr. Altunışık, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Deprem olması her yerde muhtemel. İstanbul’da da kamu binalarına bu yerleşimleri yapmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla bir çalışmayı sonlandırmak üzereyiz. Bu çalışma başarılı şekilde tamamlanırsa İstanbul’un pilot bölge olarak değerlendirdiğimiz bazı ilçelerindeki kamu binalarına sensörleri yerleştirip, deprem olduktan çok kısa bir süre sonra durumlarını ortaya koyabileceğiz.”

Bölgede çok sayıda yapıyı izlediklerine dikkati çeken Altunışık, “Bölgemizin en önemli yapıları arasında bulunan Yusufeli Barajı, Deriner Barajı, yine aynı Artvin bölgesinde bulunan çok yüksek ayaklı tek kale viyadüğü, Rize-Artvin Havalimanı ki bunlar dolgu üzerine oturan ve devamlı izlenmesi gerek yapılar. Yine Trabzon’da çok yüksek katlı Yomra’daki binalarımız, aynı şekilde Moloz’da bulunan ve dolgu üzerine oturan camimiz. Bunun haricinde birçok tarihi eseri, birçok fabrikayı, yaklaşık 40’a yakın yapıyı kendi imkanlarımızla izliyoruz.” diye konuştu.

Altunışık, hangi yapının hangi bölgesine sensörlerin yerleştirileceğinin teknik ekibin detaylı çalışmalarıyla belirlendiğini vurgulayarak, “Amacımız çalışmalarımızı biraz daha ilerletmek, farkındalığı oluşturmak ve burayı Türkiye’nin en önemli izleme merkezlerinden biri haline getirmektir.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ktude-24-saat-yapi-izleme/feed/ 0
Kazakistan’dan Türkiye’ye Okul Desteği https://www.igdirhaber.com.tr/kazakistandan-turkiyeye-okul-destegi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kazakistandan-turkiyeye-okul-destegi/#respond Fri, 25 Oct 2024 09:32:05 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/kazakistandan-turkiyeye-okul-destegi/ Kazakistan’ın “TİKA”sı olarak bilinen Kazakistan Uluslararası Kalkınma Ajansı (KazAID), Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde depremzede çocuklar için 960 öğrenci kapasiteli okul inşa edecek.

KazAID Başkanı Arken Arıstanov, kurulma amaçlarını, faaliyetlerini ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile işbirliği hakkında AA muhabirine konuştu.

Arıstanov, Kazakistan’ın 1991’de bağımsızlığını kazandığını hatırlatarak “İlk başta ekonomik sıkıntılarımız vardı ve alıcı ülke konumundaydık. Türkiye’den de yardım aldık. Çok sayıda Türk şirketi başkent Astana’yı inşa etmede yardımcı oldu.” dedi.

Dünya Bankası sınıflandırılmasına göre 2006’dan bu yana orta gelirli ve artık donör ülke haline geldiklerini belirten Arıstanov, “Kazakistan, son 10 yılda başta Orta Asya ülkeleri olmak üzere diğer ülkelere 600 milyon dolardan fazla insani yardım sağladı.” ifadesini kullandı.

Arıstanov, 2014’te ülkede resmi kalkınma yardımlarına ilişkin kanunun kabul edildiğini, 2020 yılında ise Kazakistan Dışişleri Bakanlığı nezdinde KazAID’in resmi olarak kurulduğunu belirterek “Kovid-19 salgını nedeniyle ilk iki yıl faaliyetlerimizi aktif bir şekilde yürütemedik ancak şu anda projelerimizi hayata geçirmeye başladık.” diye konuştu.

KazAID olarak dijitalleşme, eğitim ve kamu yönetimi alanlarında faaliyetlerini yoğunlaştırdıklarını dile getiren Arıstanov, “Kazakistan’ın halihazırda ilerleme kaydettiği sektörlerde tecrübe alışverişini amaçlıyoruz. Bu yıl e-devlet yazılım ürünlerimizi Afrika ülkelerine hibe etmeye başladık.” dedi.

Arıstanov, 6 Şubat depremlerinde Türkiye’ye kardeş eli uzatan ilk ülkelerden birinin Kazakistan olduğunu ve Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi’nde deprem bölgesine bir okul armağan edilmesi konusunda öneride bulunduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:

“Bu projenin operatörü olarak şu anda Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde 960 öğrenci kapasiteli okulun inşaat projesini başlattık. Gelecek sene sonunda inşaatı tamamlayarak Türkiye Milli Eğitim Bakanlığına devretmeyi planlıyoruz.”

“TİKA’nın tecrübesini önemli buluyoruz”

Arıstanov, KazAID olarak üçlü işbirliklerini önemsediklerini ve bu kapsamda TİKA’nın tecrübesinden yararlanmak istediklerini belirtti.

TİKA’nın Kazakistan Koordinatörü Hüseyin Hikmet Özdenoğlu ile ilk kez bir ortak projeyi hayata geçirdiklerini ifade eden Arıstanov, “Kazakistan’ın KazAID’i ve Türkiye’nin TİKA’sı olarak Tacikistan ve Kırgızistan’dan tıp öğrencilerine Astana Tıp Üniversitesi’nde Türk hocalar tarafından tıpta entegre eğitim modülü üzerine seminer düzenledik. Bir haftalık eğitimi tamamlayanlara sertifikalarını takdim ettik.” dedi.

Başkan Arıstanov, “Biz daha yolun başındayız dolayısıyla TİKA’nın projeyi geliştirme, hayata geçirme ve sonraki süreci destekleme gibi alanlardaki tecrübesini önemli buluyoruz. Bu gibi ortak faaliyetlerle birbirimizi destekliyor, deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Bu yıl TİKA, Afganistan’daki çiftçilerin eğitim programını destekledi. Gelecek sene bu projeyi biz de desteklemek istiyoruz.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kazakistandan-turkiyeye-okul-destegi/feed/ 0
Öğrenci Deprem Uygulamasıyla Ödül Aldı https://www.igdirhaber.com.tr/ogrenci-deprem-uygulamasiyla-odul-aldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/ogrenci-deprem-uygulamasiyla-odul-aldi/#respond Tue, 08 Oct 2024 11:27:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/ogrenci-deprem-uygulamasiyla-odul-aldi/

İSTANBUL Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Embiyacan Akbaş (20) olası depremlerde arama kurtarma birimleri arasındaki iletişimi hızlandırıp, ihtiyaca göre hareket edebilmelerini sağlamak amacıyla mobil uygulama geliştirdi. Akbaş’a, uygulama ile Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nden ‘altın pusula genç iletişimci ödülü’ verildi.

Üniversiteli Embiyacan Akbaş, olası İstanbul depremini düşünerek, Dr. Fatih Özkoyuncu danışmanlığında, mobil uygulama tasarladı. Uygulama ile arama-kurtarma çalışmalarının verimli şekilde yürütülmesi hedefleniyor. Kamu, özel ve gönüllülerden oluşan arama-kurtarma ekipleri arasındaki iletişimi güçlendirmek, bilgi dezenformasyonunu da en aza indirerek, kurtarma çalışmalarının etkin yürütülmesini hedefleyen uygulama ile Akbaş, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin ‘altın pusula genç iletişimci ödülü’nü aldı. Uygulama, Türkiye’deki kurumlara, iletişim ajanslarına ve genç iletişimcilere açık olan yarışmada, 20 ana ve 18 alt kategori olmak üzere toplam 38 kategoride 231 kurum projesi ve 114 genç iletişimci projesi içinde 4’üncü olarak ödüle layık görüldü.

Üniversite öğrencisi Akbaş, amacının bütünleşik afet yönetim sistemi kurmak olduğunu söyleyerek, “Aktif olarak öğretim hayatıma devam ederken aynı zamanda çeşitli aplikasyonlar üreterek iletişim kısmında ülkeme hizmet etmek istiyorum. Olası İstanbul depremi için bütünleşik afet yönetim sistemi kurmaktı hedefim. Temel amacımız İstanbul’da çalışan kurumlar başta olmak üzere depremden sonra kurumlar arası iletişim kurabileceğimiz bir aplikasyon sistemi oluşturabilmek. Aplikasyonda sadece kurumlar değil aynı zamanda deprem bölgesinde çalışmak isteyen gönüllülerin de kendi aralarında iletişim kuramasa bile yönetim merkeziyle dolaylı yoldan iletişim kurarak, bu sayede yönetim merkezinin ihtiyaç duyduğu yerlere sevkleri sağlanabilecek. Aynı zamanda STK’larla da beraber çalışma fırsatı yakalayacağımız ayrı bir ara yüz tasarladık” dedi.

‘3 BÖLÜMDEN OLUŞUYOR’

Akbaş, uygulamanın ‘kamu ara yüz’, ‘STK ara yüz’ ve ‘gönüllü ara yüz’ olmak üzere 3 bölümden oluştuğunu anlatarak, “Aslında burada yapmak istediğimiz şey; yönetim merkezinde sürecin yönlendirilmesi sırasında bir dezenformasyonun önüne geçmek. Yani 3 grubun da neler yaptığını görebilmek ve 3 grubun insan gücünü deprem esnasında şehrin afetten sonraki kalkınma sürecinde etkin kullanabilmek. Hatta şu an projenin bir kısmını alıp ekstra bir entegreye çevirmeye çalışıyoruz. Bu entegrede 6 Şubat deprem döneminde yani ‘asrın felaketi’ diye adlandırdığımız depremlerde motokuryelerin çalışmalarını gördük. Biz de bu projeden ayrı deprem sırasında motokuryelerin İstanbul’da aktif çalışması için bir entegre geliştiriyoruz aynı zamanda. Bütün deprem paydaşlarını tek bir çatı altında toplayabileceğiz. Günümüz çağında, her şeyin dijitale çevrildiği dönemde sadece tüketim değil aynı zamanda dönüşüm de önemli. Yani afet yönetim sürecini dijital dönüşüm içerisine sokmak bizim için çok kıymetli. Motokuryeler deprem bölgesinde çok aktif çalıştı ve herhangi bir iletişim mekanizması olmadan bunu yaptılar. İstanbul’un yapılanma durumunu biliyoruz. Çok sık bir yapılanma var. Arabanın giremediği her noktada motokuryelerin girebileceği bir entegre üzerinde durmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ogrenci-deprem-uygulamasiyla-odul-aldi/feed/ 0
Kayseri’deki Ulu Cami Minaresinin Kitabesi Okunamaz Hale Geldi https://www.igdirhaber.com.tr/kayserideki-ulu-cami-minaresinin-kitabesi-okunamaz-hale-geldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kayserideki-ulu-cami-minaresinin-kitabesi-okunamaz-hale-geldi/#respond Tue, 08 Oct 2024 11:26:59 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/kayserideki-ulu-cami-minaresinin-kitabesi-okunamaz-hale-geldi/

KAYSERİ’de, Danişmendliler Beyliği’nin 3’üncü hükümdarı Melik Mehmed Gazi tarafından yaptırılan, yaklaşık 900 yıllık caminin minaresi, 1714 yılındaki depremde yıkıldı. Bir süre sonra restore edilen minareye, yıkılmadan önce şerefesinin altındaki çiniden yapılma kitabe yeniden uygulanmaya çalışıldı. Kitabe, parçalar halinde toplandı ancak okunabilirliğini yitirdi. Tarihçi yazar Mustafa Cingil, “Baktığımızda yazı yazıyormuş gibi görünüyor. Ne yazık ki oradaki yazı bir sır gibi okunamıyor” dedi.

Melikgazi ilçesi Camikebir Mahallesi’ndeki Ulu Cami, türbe ve medrese, Danişmendli hükümdarı Melik Mehmed Gazi tarafından 1100’lü yıllarda inşa edildi. Minaresiz olarak inşa edilen camiye, 1205 yılında deprem sonrası tadilat çalışmalarında minare eklenip, üzerine çinilerle kitabesi yapıldı. 1714’te kentte yaşanan deprem sonrası minarenin bir kısmı yıkıldı. Yaklaşık 10 yıl atıl halde bırakılan minare, bir süre sonra restore edildi. Yıkılmadan önce şerefesinin altında bulunan çiniden yapılma kitabe yeniden uygulanmaya çalışıldı. Kitabe, parçalar halinde toplandı ancak okunabilirliğini yitirdi. Tarihçi yazar Mustafa Cingil, “Ulu Cami, Danişmendli Beyliği’nin çok önemli eserlerindendir. Burası, Danişmendlilerin 3’üncü Sultanı Melik Mehmed Gazi tarafından 1134-1142 dönemleri arasında yapılmış bir camidir. Cami, yapılışından bir müddet sonra 1205 yılında bir deprem geçirdi. Depremden sonra 1206 yılında tadilata alınır. Tadilat sırasında camiye minare eklenir. Minare sonradan yapılmıştır. Ayrıca doğu ve batı kapısına ilaveten kuzeyde o dönem bir kapı daha açılır” ifadelerini kullandı.

‘ORİJİNALİNE GÖRE RESTORASYON ÇALIŞMALARI YAPILAMADI’

Caminin yaklaşık 300 yıl önce çok ağır bir deprem geçirdiğini söyleyen Cingil, “İlk depremden sonra, 1714 yılında çok daha ağır bir deprem geçirir. Mihrap önü kubbesi ve minarenin şerefesinden sonraki kısmı yıkılır. Yaklaşık 10 yıl atıl vaziyette bırakılmıştır. Çünkü 1700’lü yıllar Osmanlı İmparatorluğu’nun epeyce zayıfladığı ve mali yönden de sıkıntılı olduğu dönemlerdir. Buranın tamiri gecikir. 1723 yılında İstanbul’dan Matbah Emini Halil Efendi tarafından tadilata alınır. Ödenek sıkıntısı da vardır. Böyle bir ortamda yapının orijinaline göre restorasyon çalışmaları yapılamadı” diye konuştu.

‘ORADAKİ YAZI BİR SIR GİBİ OKUNAMIYOR’

Depremde minarenin bir kısmının yıkıldığını aktaran Cingil, “Şerefenin üzerindeki kısım yıkılmıştır. Oraya alttaki dokudan farklı olarak Kayseri taşlarından minarenin üst kısmı yapılmış. Buradaki en önemli olay ise şerefenin altındaki kufi yazıyla olan minarenin kitabesidir. Bu çinidir. Depremde bunun hemen hemen hepsi dökülmüştür. Daha sonra tadilat sırasında ustalar tarafından bilinçsizce rastgele yerlerine konulmuştur. Buradan baktığımızda yazı yazıyormuş gibi görünüyor. Ne yazık ki oradaki yazı bir sır gibi okunamıyor. Biz buranın dronlarla çekimini yaptırıp çeşitli yerlere okunsun, öğrenilsin diye gönderdik. Ne yazık ki oralarda da okunamadı. Ulu Cami’nin minaresindeki bu kitabe, Kayseri’de 4 üniversite olmasına rağmen okunamamış durumda. Bu da Kayseri’ye bir ayıp olsa gerek” dedi.

Haber-Kamera: Furkan KAVUKLU/KAYSERİ,

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kayserideki-ulu-cami-minaresinin-kitabesi-okunamaz-hale-geldi/feed/ 0
Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Yıkım Anı Kamerada https://www.igdirhaber.com.tr/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinin-yikim-ani-kamerada/ https://www.igdirhaber.com.tr/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinin-yikim-ani-kamerada/#respond Sat, 14 Sep 2024 12:05:13 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinin-yikim-ani-kamerada/ Hatay’da depremde hasar alan 6 katlı Eğitim Ve Araştırma Hastanesi‘nin bir bloğunun yıkılma anı kameraya yansıdı

Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerde, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ağır hasar almıştı. 2017 yılında hizmete açılan Hatay Eğitim Araştırma Hastanenin yıkımına geçtiğimiz günlerde başlandı. Antakya ilçesi Uydukent Mahallesi’nde bulunan 6 katlı hastanenin bir bloğu, iş makinesiyle kontrollü olarak yıkıldı. Binanın yıkılma anıysa kameralara yansıdı. Hastanenin bir bloğunun yıkımı esnasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. – HATAY

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinin-yikim-ani-kamerada/feed/ 0
Adıyaman’da depremzede öğrencilere kırtasiye ve çanta yardımı https://www.igdirhaber.com.tr/adiyamanda-depremzede-ogrencilere-kirtasiye-ve-canta-yardimi/ https://www.igdirhaber.com.tr/adiyamanda-depremzede-ogrencilere-kirtasiye-ve-canta-yardimi/#respond Fri, 13 Sep 2024 09:26:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/adiyamanda-depremzede-ogrencilere-kirtasiye-ve-canta-yardimi/ Adıyaman’da eğitim gören 250 depremzede öğrenciye kırtasiye ve çanta yardımı yapıldı.

Asrın felaketi olarak adlandırılan 6 Şubat depreminde ağır hasar alan illerin başında gelen Adıyaman’da, on binlerce insan enkaz altında hayatını kaybetmişti. Özellikle yetim, öksüz ve maddi durumu iyi olmayan yardıma muhtaç öğrencileri tespit eden İnsan ve Medeniyet Hareketi (İMH) Adıyaman şubesi, 2024-2025 eğitim ve öğretimin başlamasıyla Adıyaman’daki, 250 öğrenciye çanta ve kırtasiye malzemesi dağıttı.

Deprem bölgesi Adıyaman’da eğitim ve öğretim gören öğrencilere daha fazla yardımların yapılması gerektiğine dikkat çeten İMH Adıyaman Şube Başkanı Şükrü Yetkin, “Adıyaman depremde çok büyük hasar aldı. İMH olarak Adıyaman’daki depremzede, yetim, öksüz ve yardıma muhtaç ailelere ulaşarak yardımlarımızı sürdürüyoruz. Adıyaman merkezde okullardan 100. Yıl İlköğretim Okulu’nda 200, Ay Yıldız İlköğretim Okulu’nda 30 ve Kulavık Köyü’nde ise 20 olmak üzere toplam 250 öğrenciye çanta ve kırtasiye yardımında bulunduk. Yardımların ulaşmasında emekleri olan bütün hayırsever iş insanlarına teşekkür ediyoruz. Allah hayırlarını kabul etsin” dedi. – ADIYAMAN

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/adiyamanda-depremzede-ogrencilere-kirtasiye-ve-canta-yardimi/feed/ 0
Bingöl Muhtemel Depremlere Hazırlanıyor: UMKE Lojistik Merkezi Açıldı https://www.igdirhaber.com.tr/bingol-muhtemel-depremlere-hazirlaniyor-umke-lojistik-merkezi-acildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bingol-muhtemel-depremlere-hazirlaniyor-umke-lojistik-merkezi-acildi/#respond Wed, 04 Sep 2024 10:26:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/bingol-muhtemel-depremlere-hazirlaniyor-umke-lojistik-merkezi-acildi/ Bingöl muhtemel depreme hazırlanıyor

Deprem sonrasında hizmet verecek UMKE lojistik merkezi hazır: Afet durumunda 600 kişi tedavi edilebilecek

BİNGÖL – Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerinin ardından uzmanların sık sık uyarıda bulunduğu Bingöl’de, UMKE Lojistik Merkezi kurulumu tamamlandı. Deprem sonrasında 600 kişinin tedavi edilebileceği sahra hastaneleri de hazırlandı.

Geçtiğimiz yıl 6 Şubatta Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından uzmanların en çok uyarılarda bulunduğu ve geçmişte büyük depremlerin yaşandığı Bingöl’de hazırlıklar sürüyor. Muhtemel bir depreme hazırlanmaya devam eden kentte, 105 bin metrekare alanda UMKE Lojistik ve Operasyon Merkezi kuruldu. İçerisinde 3 tip sahra hastanesinin yer aldığı lojistik merkezinde 6 ameliyathane, helikopter pisti, 2 mobil mutfak, 30 yaşam konteynırı, toplantı odaları, koordinasyon merkezi, haberleşme konteynırı, kurtarma araçları, mobil banyo ve tuvalet gibi alanlar muhtemel depremde kullanılabilecek. 200 veya daha fazla yatak kapasitesini de içerisinde barından alanda yine muhtemel bir deprem durumunda 175’e yakın personel görev alacak. Her gün 18 personelin hazır bulunduğu lojistik alanı inceleyen Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta, ilgili kurum amirinden çalışmalar hakkında bilgi aldı. 6 Şubat depremlerinin ardından lojistik merkez için çalışmalara başladıklarını belirten Vali Usta, örnek bir alan kurduklarını belirtti. Vali Usta, “29 Ağustos’ta bölgesel anlamda 7 ilimizi etkileyen ve depremden etkilenen iller dışındaki illerden destek aldığımız bölgesel bir tatbikat gerçekleştirdik. Bu kapsamda da UMKE sahra çadırlarıyla beraber aktif bir şekilde rol aldı. Tatbikatımız çok başarılı geçtikten sonra bugün tekrar yapılan çalışmaları yerinde görmek için UMKE lojistik merkezine geldik. Bu merkezin şuan da Türkiye’de iki örneği var. Biri Edirne’de biri de Bingöl’ümüzde. Özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra basın, yayın, akademisyenler muhtemel bir depremin Bingöl’de olacağını belirtti. Biz de bunun ardından hazırlıklarımızın önemini kavradık ve Bingöl’ü tüm Türkiye’ye örnek olacak şekilde lojistik merkez haline getirdik” dedi.

“600 kişiye hizmet verebilecek bir hastane haline getirebiliyoruz”

Alanın 105 dönüm üzerine kurulduğunu aktaran Vali Usta, “Burada 2 mobil mutfağımız, 105 konteynırımızda yaşam alanları, makineler, teçhizatlarımız, sağlıkla ilgili ekipmanlarımız, yaşam alanlarımız, haberleşme merkezlerimizle beraber burası 105 dönüm üzerine kurulu Lojistik Merkez. İçinde 3 sahra hastanemiz var. Sahra hastanemizi kurduğumuz zaman 500 metrekarelik bir alanda 600 kişiye hizmet verebilecek bir hastane haline getirebiliyoruz. Her türlü acil, poliklinik, ameliyathane gibi alanlarımız var burada. İnşallah ihtiyacımız olmaz ama ihtiyaç olduğu zaman da bunun altından kalkabilecek bir altyapıya sahibiz” şeklinde konuştu.

UMKE Lojistik ve Operasyon Merkezi hakkında bilgiler veren UMKE sorumlusu Hasan Akkuş ise “İlimizde yapılan bölgesel saha tatbikatı sonrasında bu alanda neler yapabildiğimizi valimize aktardık. Kendisi alanı ziyaret etti. Biz her an deprem olacakmış gibi hazırlık içerisindeyiz. Alanımız zaten Türkiye’de örnek bir alan. Altyapısı, sahra hastanesi alanıyla, helikopter pistiyle, lojistik depolarıyla, koordinasyon merkezleriyle sürekli aktif. Burada 18 arkadaşımız sürekli olarak çalışmakta. 175 ayrıca da gönüllümüz var. Olası bir afet durumunda beraber çalışacağımız arkadaşlarımız var. İnşallah böyle bir afet yaşamayız” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bingol-muhtemel-depremlere-hazirlaniyor-umke-lojistik-merkezi-acildi/feed/ 0
Bingöl’de UMKE Lojistik Merkezi Kurulumunu Tamamladı https://www.igdirhaber.com.tr/bingolde-umke-lojistik-merkezi-kurulumunu-tamamladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bingolde-umke-lojistik-merkezi-kurulumunu-tamamladi/#respond Wed, 04 Sep 2024 10:26:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/bingolde-umke-lojistik-merkezi-kurulumunu-tamamladi/ Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerinin ardından uzmanların sık sık uyarıda bulunduğu Bingöl’de, UMKE Lojistik Merkezi kurulumu tamamlandı. Deprem sonrasında 600 kişinin tedavi edilebileceği sahra hastaneleri de hazırlandı.

Geçtiğimiz yıl 6 Şubatta Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından uzmanların en çok uyarılarda bulunduğu ve geçmişte büyük depremlerin yaşandığı Bingöl’de hazırlıklar sürüyor. Muhtemel bir depreme hazırlanmaya devam eden kentte, 105 bin metrekare alanda UMKE Lojistik ve Operasyon Merkezi kuruldu. İçerisinde 3 tip sahra hastanesinin yer aldığı lojistik merkezinde 6 ameliyathane, helikopter pisti, 2 mobil mutfak, 30 yaşam konteynırı, toplantı odaları, koordinasyon merkezi, haberleşme konteynırı, kurtarma araçları, mobil banyo ve tuvalet gibi alanlar muhtemel depremde kullanılabilecek. 200 veya daha fazla yatak kapasitesini de içerisinde barından alanda yine muhtemel bir deprem durumunda 175’e yakın personel görev alacak. Her gün 18 personelin hazır bulunduğu lojistik alanı inceleyen Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta, ilgili kurum amirinden çalışmalar hakkında bilgi aldı. 6 Şubat depremlerinin ardından lojistik merkez için çalışmalara başladıklarını belirten Vali Usta, örnek bir alan kurduklarını belirtti. Vali Usta, “29 Ağustos’ta bölgesel anlamda 7 ilimizi etkileyen ve depremden etkilenen iller dışındaki illerden destek aldığımız bölgesel bir tatbikat gerçekleştirdik. Bu kapsamda da UMKE sahra çadırlarıyla beraber aktif bir şekilde rol aldı. Tatbikatımız çok başarılı geçtikten sonra bugün tekrar yapılan çalışmaları yerinde görmek için UMKE lojistik merkezine geldik. Bu merkezin şuan da Türkiye’de iki örneği var. Biri Edirne’de biri de Bingöl’ümüzde. Özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra basın, yayın, akademisyenler muhtemel bir depremin Bingöl’de olacağını belirtti. Biz de bunun ardından hazırlıklarımızın önemini kavradık ve Bingöl’ü tüm Türkiye’ye örnek olacak şekilde lojistik merkez haline getirdik” dedi.

“600 kişiye hizmet verebilecek bir hastane haline getirebiliyoruz”

Alanın 105 dönüm üzerine kurulduğunu aktaran Vali Usta, “Burada 2 mobil mutfağımız, 105 konteynırımızda yaşam alanları, makineler, teçhizatlarımız, sağlıkla ilgili ekipmanlarımız, yaşam alanlarımız, haberleşme merkezlerimizle beraber burası 105 dönüm üzerine kurulu Lojistik Merkez. İçinde 3 sahra hastanemiz var. Sahra hastanemizi kurduğumuz zaman 500 metrekarelik bir alanda 600 kişiye hizmet verebilecek bir hastane haline getirebiliyoruz. Her türlü acil, poliklinik, ameliyathane gibi alanlarımız var burada. İnşallah ihtiyacımız olmaz ama ihtiyaç olduğu zaman da bunun altından kalkabilecek bir altyapıya sahibiz” şeklinde konuştu.

UMKE Lojistik ve Operasyon Merkezi hakkında bilgiler veren UMKE sorumlusu Hasan Akkuş ise “İlimizde yapılan bölgesel saha tatbikatı sonrasında bu alanda neler yapabildiğimizi valimize aktardık. Kendisi alanı ziyaret etti. Biz her an deprem olacakmış gibi hazırlık içerisindeyiz. Alanımız zaten Türkiye’de örnek bir alan. Altyapısı, sahra hastanesi alanıyla, helikopter pistiyle, lojistik depolarıyla, koordinasyon merkezleriyle sürekli aktif. Burada 18 arkadaşımız sürekli olarak çalışmakta. 175 ayrıca da gönüllümüz var. Muhtemel bir afet durumunda beraber çalışacağımız arkadaşlarımız var. İnşallah böyle bir afet yaşamayız” dedi. – BİNGÖL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bingolde-umke-lojistik-merkezi-kurulumunu-tamamladi/feed/ 0
Zeliha Aksaz Şahbaz: “Özelleştirmeci, Sağlığı Ticarileştiren Sağlık Sistemi de Depremle Birlikte Enkaz Altında Kaldı” https://www.igdirhaber.com.tr/zeliha-aksaz-sahbaz-ozellestirmeci-sagligi-ticarilestiren-saglik-sistemi-de-depremle-birlikte-enkaz-altinda-kaldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/zeliha-aksaz-sahbaz-ozellestirmeci-sagligi-ticarilestiren-saglik-sistemi-de-depremle-birlikte-enkaz-altinda-kaldi/#respond Wed, 21 Aug 2024 09:45:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/zeliha-aksaz-sahbaz-ozellestirmeci-sagligi-ticarilestiren-saglik-sistemi-de-depremle-birlikte-enkaz-altinda-kaldi/ (ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, “Bir kez daha gördük ki şehirlerimiz depreme dirençli değilmiş. Evet, şehirlerimiz depreme dirençli değildi ama en azından sağlık sistemiz depreme dirençli olabilirdi ve depremden sonra sağlık vermeye ve can kayıplarını azaltmaya çalışabilirdi. Ama maalesef bu böyle olmadı. Sağlık tesislerimizin büyük çoğunluğu ağır hasar aldı, kullanılamayacak hale geldi ve yıkıldı. Yıkılan hastanelerde, hastalarımız ve sağlık emekçilerimiz hayatını kaybetti. ‘Sağlıkta Dönüşüm’ adı altında 2003 yılında başlatılan özelleştirmeci, sağlığı ticarileştiren sağlık sistemi de depremle birlikte enkaz altında kaldı” dedi.

CHP Sağlık Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz başkanlığındaki CHP heyeti, 14-18 tarihleri arasında, 17 Ağustos Depremi’nin 25’inci yıl dönümü dolayısıyla 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illeri ziyaret etti. Aksaz Şahbaz, bugün partisinin genel merkezinde bu ziyaretlere ilişkin basın toplantısı düzenledi. CHP’li Aksaz Şahbaz’ın açıklaması şöyle:

“17 Ağustos 1999 Büyük Depremi üzerinden 25 yıl, yani çeyrek asır geçti. On binlerce vatandaşımızı kaybettik, yaşam alanlarımız yerle bir oldu. Çok şey söylendi, ders çıkartılacağı söylendi ama maalesef hiçbir şey değişmedi. 17 Ağustos Depremi’nden bize kalan, adı ‘deprem vergisi’ olan Özel İletişim Vergisi oldu. Depremde meydana gelen hasarın finansmanı için geçici olarak uygulamaya konulduğu söylenen vergi, maalesef kalıcı hale geldi. 25 yılda 104 milyar, enflasyonla düzeltildiğinde 731 milyar lira toplandı. Bununla şehirlerimiz depremlere, afetlere dirençli hale getirilecekti, yıkılmayacaktı, ve can kaybı yaşamayacaktık ama maalesef öyle olmadı. 6 Şubat Depremi’nde bunun böyle olmadığını, geçen 23 yılda hiçbir şey değişmediğini acı bir şekilde gördük. Bu kez deprem, 11 ilimizde çok büyük yıkım gerçekleştirdi. On binlerce vatandaşımızı kaybettik. Resmi rakamlarla can kaybı 50 binin üzerindeydi fakat biz bunun çok daha üzerinde olduğunu biliyoruz.

“Özelleştirmeci, sağlığı ticarileştiren sağlık sistemi de depremle birlikte enkaz altında kaldı”

Öncelikle 17 Ağustos Körfez Depremi’nde, 6 Şubat Kahramanmaraş Depremi’nde ve diğer depremlerde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, bölge insanlarımıza da başsağlığı diliyorum, geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bir kez daha gördük ki şehirlerimiz depreme dirençli değilmiş. Evet, şehirlerimiz depreme dirençli değildi ama en azından sağlık sistemiz depreme dirençli olabilirdi ve depremden sonra sağlık vermeye ve can kayıplarını azaltmaya çalışabilirdi. Bunu beklerdik, insanlarımızın hayatını kurtarmasını beklerdik. Ama maalesef bu böyle olmadı. Sağlık tesislerimizin büyük çoğunluğu ağır hasar aldı, kullanılamayacak hale geldi ve yıkıldı. Yıkılan hastanelerde, hastalarımız ve sağlık emekçilerimiz hayatını kaybetti. ‘Sağlıkta Dönüşüm’ adı altında başlatılan özelleştirmeci, sağlığı ticarileştiren sağlık sistemi de depremle birlikte enkaz altında kaldı.

“Depremde ağır hasar alan hastanenin hemen yanına aynı zemin üzerine hastane inşasına devam edilmektedir”

6 Şubat Depremi’nden 18 ay sonra, 14-18 Ağustos tarihleri arasında depremden etkilenen Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Gaziantep, Kilis ve Hatay illermizde gerçekleştirdiğimiz gezideki tespitlerimizi, sağlık sorunlarını ve çözüm önerilerini paylaşmak istiyorum. Kahramanmaraş’ta, 2012 yılında tüm itirazlara rağmen fay hattına 100 metre mesafede balçık zemine inşa edilen Necip Fazıl Şehir Devlet Hastanesi, ağır hasarla kullanılamaz hale gelmiştir. Sanki bu hiç yaşanmamış gibi, depremde ağır hasar alan hastanenin hemen yanına, aynı zayıf zemin üzerine 400 yataklı bir hastane inşası da devam edilmektedir. Ayakta olan Kadın Doğum Çocuk Hastanesi ve 100-150 yatak kapasiteli Yörük Selim Devlet Hastanesi ise ikinci basamak sağlık hizmeti vermekte fakat çok yetersiz kalmaktadır. Nurhak Devlet Hastanesi ise hala konteynerde hizmet vermeye devam etmektedir.

“Kilis’te doğum yapacak kadınlar Gaziantep’e gitmek zorunda kalmaktadır”

Adıyaman’da yıkılan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi halen yapılmamış, üniversiteyle afiliye hizmet veren eğitim ve araştırma hastanesi ise tüm şehirin ihtiyacını karşılamada yetersiz kalmaktadır. Kilis Devlet Hastanesi, ağır hasarlı olduğu için kullanılamaz haldedir. ve yeni yapılan Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Devlet Hastanesi tüm şehre hizmet vermektedir. Nüfusu 110 bin görünmekle birlikte düzensiz göçmenlerle 280-300 bine ulaştığı belitilen Kilis’te sağlık hizmetinde yetersizlikler yaşanmakta, doğum yapacak kadınlar Gaziantep’e gitmek zorunda kalmaktadır. Kilisliler çocuklarının doğum yerinin Gaziantep olarak yazılmasından rahatsızdırlar.

“Depremin üzerinden 18 ay geçmesine rağmen ASM’ler 21 metrekarelik konteynerlerde hizmet vermeye çalışmaktadır”

Depremin ardından 18 ay geçmesine rağmen yıkılan çok sayıda Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ve eczane güneşin, yağmurun, yaşın altında, çamurun içinde 21 metrekarelik konteynerlerde hizmet vermeye çalışmaktadır. İkinci ve üçüncü basamak sağlık sisteminde yukarıda saydığımız eksiklerin yanı sıra, depremden bu yana 18 ay geçmesine rağmen sadece Hatay’da 64 ASM, halen konteynerde hizmet vermeye devam etmektedir. Boş aile sağlığı merkezleri, aile hekimliği birimleri, aile sağlığı çalışanı olmayan ASM’ler önemli bir sorundur. ASM’lerde aşı hizmeti aksamaktadır. Anne-çocuk sağlığına, kadın sağlığına erişim hizmetleri, kondom, RIA gibi materyallere ulaşmak imkansız hale gelmiştir. ASM, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarında çok sayıda hekim ve sağlık çalışanı eksiği vardır. Öğretim üyesi eksiğinden dolayı üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinde anabilim dalları, klinikler kapatılmaktadır, akademide büyük kayıplar yaşanmaktadır. Tıp eğitimi aksamakta, lisans ve lisansüstü eğitimde eksiklikler ortaya çıkmaktadır. Uzman eksikliği ve yoğun bakım hizmetlerindeki yetersizlik nedeniyle hastalar sevk edilmek zorunda kalmaktadır.

“Yüz binlerce vatandaşımız mülteci kampını andıran konteyner kentlerde yaşamaktadır”

Deprem sonrası ruh sağlığı problemleri, madde bağımlılığı, şiddet ve intahar eğilimi yoğun olarak görülmektedir. Toplum ruh sağlığı hizmet merkezleri oluşturulmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. Yıkım yapılan enkazlarda asbest, toz ve kanser yapıcı partiküller gerçek bir halk sağlığı sorununa dönüşmüştür. KOAH, astım gibi hastalıkları tetiklemekte ve kanser için de bir etmen olmaktadır. 20 yıl sonra kanser, bu bölgede en önemli halk sağlığı sorununa dönüşecektir. Yıkım işlemleri yapılırken gerekli önlemler alınmalıdır. Barınma sorunu çözülememiş ve  yüz binlerce vatandaşımız adeta bir mülteci kampını andıran konteyner kentlerde yaşamaktadır. Özellikle kadınlar ve çocuklar için sosyal alanların bulunmadığı konteyner kentlerinde, üç-dört çocuklu büyük aileler, 21 metrekarelik alanda hayatını devam ettirmek zorundadır. Temiz sudan bile mahrum kalan aileler, büyük bir mağduriyet yaşamaktadır.

“Depremden hiçbir ders alınmadan aynı zayıf zemine, aynı yükseklikte binalar inşa edilmektedir”

Yoksulluk ve bunun sonucu olarak sağlıklı gıdaya ulaşılamaması nedeniyle çocuklarda gelişme geriliği ve bodurluk gözlenmektedir. Türk Tabipleri Birliği (TTB)-Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) koordinasyonun Hatay’da gerçekleştirdiği bir çalışmada, beş yaş altı çocuklarda bodurluk oranı yüzde 6,2; sıfır-iki yaş arasında yüzde 11 olarak belirlenmiştir. Bir yılda teslim edileceği söylenen konutların çok azının teslim edildiği görülmüştür. TOKİ tarafından yapılan yerleşim alanlarında sağlık merkezi, spor tesisleri, okul, fırın gibi sosyal alanların bulunmadığı, planlanmadığı, yoğun yerleşimle sağlıksız bir kentleşmenin önünün açıldığı görülmektedir. Depremden hiçbir ders alınmadan aynı zayıf zeminlere, aynı yükseklikte binalar inşa edilmeye devam edilmektedir. Kentlerimiz bilimsel verilere dayanarak planlanmalı, afetlere dayanıklı zeminlerde güvenli olarak olarak yeniden inşa edilmelidir.

“Hasara göre belediye ödenekleri artırılmalıdır”

Yıkılan, altyapısı çöken, kente temiz su sağlamakta bile yetersiz kalan kentlerimizde, belediye ödenekleri sanki hiçbir şey değişmemiş gibi deprem öncesi şekilde devam etmektedir. Hasara göre belediye ödenekleri artırılarak altyapı çalışmaları bir an önce gerçekleştirilmelidir. Depremle birlikte binlerce vatandaşımız uzuv kaybı yaşamış ve engelli hale gelmiştir. Bu vatandaşlarımızın tekrar hayata bağlanması ve üretken hale gelebilmesi için fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine ihtiyaç vardır. Engelli vatandaşlarımız için fizik tedavi ve rahabilitasyon merkezleri açılarak hizmet vermeli, ortez ve proteze ulaşım kolaylaştırılmalıdır. Bebek ölüm hızları da deprem bölgesinde, Türkiye’nin iki katıdır. Türkiye ortlaması bin canlı doğumda 10 iken deprem bölgesinde yaklaşık binde 20 civarındadır. Bu da sağlık hizmetlerinin ve toplumsal hayatın yetersizliklerini açıkça ortaya koymaktadır.

“Hastalarımızın ilaca ulaşmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır”

İlaca ulaşmada zorluklar yaşanmaktadır. Kur politikası nedeniyle pek çok ilaç bulunamamaktadır. İlaç fiyat farkı ödemekte zorluk çeken ve bu yüzden ilaç alamayan hastalarımızdan, 31 Ağustos itibarıyla muayene ve ilaç katkı payı alınacağı bildirilmiştir. Hastalarımızın ilaca ulaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı, ilaç katkı payı, fiyat farkı ve muayene katılım payı alınmamalıdır. Deprem bölgelerinde yaşamsal öneme haiz olan birinci basamak sağlık hizmetlerinde liste değil, bölge tabanlı olarak ihtiyaca göre yeniden planlanmalıdır, kamu eliyle inşa edilerek yürütülmelidir. Sağlık insan gücü de yeniden planlanmalıdır. Barınma sorunları ve yaşam güçlüğü nedeniyle sağlık çalışanları bölgeyi tercih etmemektedir. Burada çalışanlar da tayin isteyerek farklı bölgelere gitmektedir. Bu nedenle sağlık emekçilerine barınma desteği verilmeli, bölgede çalışmayı özendirici politikalar uygulanmalıdır.

“Deprem bölgesinde ekonomik faaliyetler toparlanıncaya kadar mücbir sebep hali uygulaması devam etmelidir”

Son olarak eczacılarımızın ve bölge halkının da bir isteğini burada ifade etmek istiyorum:  Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya illeriyle Gaziantep’in Nurdağı ve Islahiye ilçelerindeki vergi mükellefleri için devam eden mücbir sebep halinin 31 Ağustos 2024 tarihi itibarıyla sona erdirileceği bildirilmiştir. 31 Ağustos’ta sona erdirileceği bildirilen mücbir sebep hali uygulamasının en az iki yıl uzatılması, vergi-SGK borçlarının 24 taksitle ödenmesi talep edilmektedir. İnsanlarımızın yaşam savaşı verdiği deprem bölgemizde bu talep karşılanmalı, ekonomik faaliyetler toparlanıncaya dek mücbir sebep hali uygulaması devam etmelidir.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/zeliha-aksaz-sahbaz-ozellestirmeci-sagligi-ticarilestiren-saglik-sistemi-de-depremle-birlikte-enkaz-altinda-kaldi/feed/ 0
SON DEPREMLER: İşte Türkiye’deki en riskli faylar! En büyük tehlike orada! Olası depremin şiddetini açıladı https://www.igdirhaber.com.tr/son-depremler-iste-turkiyedeki-en-riskli-faylar-en-buyuk-tehlike-orada-olasi-depremin-siddetini-aciladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/son-depremler-iste-turkiyedeki-en-riskli-faylar-en-buyuk-tehlike-orada-olasi-depremin-siddetini-aciladi/#respond Sat, 17 Aug 2024 09:55:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/son-depremler-iste-turkiyedeki-en-riskli-faylar-en-buyuk-tehlike-orada-olasi-depremin-siddetini-aciladi/ SON DEPREMLER: İşte Türkiye’deki en riskli faylar! En büyük tehlike orada! Olası depremin şiddetini açıladı

SON DAKİKA DEPREMLER! ZBEÜ Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, milattan önce 222 yılına kadar geçmiş depremleri de gösteren, yer hareketlerini uydu verileri ve uzay teknolojileri kullanarak, kendileri geliştirdikleri yazılım ile fay hatlarını inceledi.

SON DEPREMLER: İşte Türkiye’deki en riskli faylar! En büyük tehlike orada! Olası depremin şiddetini açıladı

17 Ağustos depremiyle fay hattındaki enerjinin boşaldığını belirten Prof. Dr. Kutoğlu, “17 Ağustos’ta kırılan fay hattı Gölcük’ten başlayarak Düzce’ye kadar devam eden hat. Deprem 200 kilometre boyunca bir hattı kırdı. Bu fay üzerinde 200-250 yıl daha enerji birikmesi gerekiyor ki aynı büyüklükte bir deprem meydana gelsin. “

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SON DEPREMLER: İşte Türkiye’deki en riskli faylar! En büyük tehlike orada! Olası depremin şiddetini açıladı

“Dolayısıyla buradaki enerji şu an için boşalmış durumda. Bu hat üzerinde bu büyüklükte bir deprem beklemiyoruz” dedi.

SON DEPREMLER: İşte Türkiye’deki en riskli faylar! En büyük tehlike orada! Olası depremin şiddetini açıladı

“YIKICI DEPREMNERE NEDEN OLABİLİR”

Türkiye’de yıkıcı depremlere neden olabilecek faylar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kutoğlu, “Ülke olarak depremlerle sınanan bir ülkeyiz. Bu yüzden depremlerle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Ne zaman deprem olacak diye endişelenmektense bununla ilgili tedbirlerimizi almak ve artık depremlerde can kayıpları yaşamamak durumundayız. Bunun için de hem yetkililerin alması gereken önlemler var ama öbür taraftan vatandaşlarımızın da alması gereken önlemler var. “

SON DEPREMLER: İşte Türkiye’deki en riskli faylar! En büyük tehlike orada! Olası depremin şiddetini açıladı

“1999’dan beri birçok yasal düzenleme çıkartıldı ve kentsel dönüşüm yapıldı. Ama henüz istediğimiz seviyede değiliz. Özellikle Marmara bölgesinde yapı stokunun çok eksik ve birçoğunun da mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş binalar olduğunu görüyoruz. Bunları hızlı bir şekilde dönüştürmemiz gerekiyor.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/son-depremler-iste-turkiyedeki-en-riskli-faylar-en-buyuk-tehlike-orada-olasi-depremin-siddetini-aciladi/feed/ 0
Gölcük’te 17 Ağustos Depremi Anma Programı Düzenlendi https://www.igdirhaber.com.tr/golcukte-17-agustos-depremi-anma-programi-duzenlendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/golcukte-17-agustos-depremi-anma-programi-duzenlendi/#respond Sat, 17 Aug 2024 06:11:23 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/golcukte-17-agustos-depremi-anma-programi-duzenlendi/

ANITA ÇELENK BIRAKILDI

Gölcük Kavaklı Sahili’nde bulunan Deprem Anıtı önünde anma programı düzenlendi. 17 Ağustos depreminin yaşandığı saat 03.02’de saygı duruşunda bulunuldu. Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Dz. Kd. Alb. Yücel Korkut ile Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer’in anıta çelenk bırakmasının ardından depremde hayatını kaybedenler için dualar okundu.

BAŞKAN SEZER: “HAZIRLIKLI OLMAMIZ GEREKİYOR”

Törende konuşan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “17 Ağustos 1999 depreminden bu yana çeyrek asır zaman geçti. 45 saniye pek çok vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden oldu. Aradan geçen uzun yıllarda şehirde meydana gelen tahribatlar geri gelebildi. Ancak hayatını kaybedenlerin tekrar geri getirilebilmesi mümkün değil. 19 Ağustos 1999 tarihinde Türkiye deprem gerçeğiyle ciddi anlamda yüzleştiği tarihi miladı yaşadı. Bu hem yapısal anlamda AFAD gibi kurumların kurulması, diğer arama kurtarma faaliyetlerinin öneminin anlaşılması, arama kurtarma faaliyetlerinin öneminin anlaşılması, bunun yanında deprem ya da diğer afetler olmadan önce yapılması gereken şehirleri afete hazırlama çalışmalarının önemidir aslında. Afet meydana geldikten sonra arama kurtarma ve diğer yardım faaliyetlerinin yürütülmesi tabii ki çok önemli. Önemli bir başarı da elde ediliyor bu konuda ama önemli olan afet meydana gelmeden önce hazırlıklı olmak. Dolayısıyla can kayıplarının önüne geçmek, maddi kayıpların da önüne geçmektir. Aradan geçen 25 yıldan sonra şunu söylemek istiyorum. Depreme ve diğer afetlere hazırlanmak için kaybedilecek bir dakika bile zaman yok. Her anlamda şehirlerimizin ve en azından zihniyet olarak da insanlarımızın hazır olması gerekiyor. Bundan sonra meydana gelebilecek afetlere anında hazır olmamız önemli. Netice itibariyle bugüne kadar sadece 17 Ağustos depreminde değil, geçen sene yaşadığımız 6 Şubat depreminde de yine binlerce insanımızı kaybettik. Bundan sonraki muhtemel afetlere de hazır olmadığımız takdirde benzer tabloları yaşamak kaçınılmaz olacaktır. Önemli olan hazırlıklı olmamız gerekiyor. Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza da Allah’tan rahmet, yakınlarına da sabırlar diliyorum” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/golcukte-17-agustos-depremi-anma-programi-duzenlendi/feed/ 0
Yalova’da 17 Ağustos Depremi Anma Programı Düzenlendi https://www.igdirhaber.com.tr/yalovada-17-agustos-depremi-anma-programi-duzenlendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/yalovada-17-agustos-depremi-anma-programi-duzenlendi/#respond Sat, 17 Aug 2024 06:11:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/yalovada-17-agustos-depremi-anma-programi-duzenlendi/

YALOVA’da, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde anma programı düzenlendi. Programda katılımcılar, depremde hayatını kaybedenlerin isimlerinin yazılı olduğu mermer blokların bulunduğu anıta karanfil bıraktı.

Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Düzce ve Yalova’da yıkıma neden oldu. Depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı. Hasarın izleri yıllar içinde silinse de acısı yüreklerde hep taze kaldı.

Depremin 25’inci yıl dönümünde Yalova’da, hayatını kaybedenler için tören düzenlendi. Deprem Anıtı’nda stantların gezilmesiyle başlayan program, 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan katılımcıların sahildeki Deprem Anıtı’na kadar sessiz yürüyüşü ile devam etti.

Felakette ölenlerin isimlerinin yazılı olduğu mermer blokların bulunduğu anıta karanfil bırakan katılımcılar, deprem günü çekilen fotoğrafların yer aldığı sergiyi gezdi. Sinevizyon gösterisinin sunulduğu program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve okunan Mevlid-i Şerif’in ardından deprem saati olan 03.02’de duaların edilmesiyle son buldu. Alanda kurulan stantlarda vatandaşlara çorba ve helva ikramı da yapıldı. Anma törenine, Yalova Valisi Hülya Kaya, Belediye Başkanı Mehmet Gürel, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

‘ESKİ BİNALARI BİR AN ÖNCE KENTSEL DÖNÜŞÜMLE YENİLEMEMİZ GEREKİYOR’

Yalova Valisi Hülya Kaya Yalovalı vatandaşlara kentsel dönüşümle ilgili çağırıda bulunarak, “Depremde kaybettiğimiz yakınlarımızın acısını aynı şekilde bugün birlikte hissettiğimizi görüyoruz. Allah rahmet eylesin, yakınlarına da sabırlar versin. Bu günlerin bizim açımızdan büyük önemi var. Atacağımız her adımda, yapacağımız her planda deprem gerçeğini unutmadan hayatımızı planlamak durumundayız. Yalova’nın da bir deprem gerçeği var. Dolayısıyla hem Valilik olarak belediye, kamu ve kuruluşları olarak her türlü tedbiri almak ve riski azaltmak zorundayız. Bu sadece kamunun alacağı tedbirler veya yatırımlarıyla da halledilebilecek şeyler değil. Bu riski beraber azaltabiliriz. Yalova’nın gerçeği, bir sıvılaşma zemini var. Riskli bölgelerimiz var. Çok eski bina var. Bu eski bina stokunu bir an önce kentsel dönüşümle yenilememiz gerekiyor. Şunu istemekten artık vazgeçmeliyiz. ‘Benim 150 metrekare dairem var, bu daireden 1 metrekare eksilmeyecek, bunun üzerine verilecek’ bu işten nasıl karlı çıkarım düşüncesini bir kenara bırakıp sevdiklerimizi deprem olduğunda kaybetmeyeceğimiz riski azaltmış kentler yaratmamız lazım. Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in de bu konuda devam ettirdiği çalışmalar var. Bağlarbaşı Mahallesi’nde güzel çalışmalar var, bunu diğer mahallelerimizde de yaygınlaştırmak istiyoruz” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/yalovada-17-agustos-depremi-anma-programi-duzenlendi/feed/ 0
17 Ağustos Depremi’nin 25. Yılında Anma Töreni Düzenlendi https://www.igdirhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-anma-toreni-duzenlendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-anma-toreni-duzenlendi/#respond Fri, 16 Aug 2024 23:30:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-anma-toreni-duzenlendi/

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenler, depremin 25’inci yılında merkez üssü olan Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde düzenlenen törenle anıldı. Anma töreninde konuşan AFAD Başkanı Okay Memiş, “Bu ülke, Anadolu coğrafyası her 10 yılda bir 7 büyüklüğünün üzerinde bir depremle sarsılıyor. Her 5 yılda bir 6.5 büyüklüğünde bir depremle sarsılıyoruz. Her 3 yılda bir de 6 büyüklüğünde bir depremle sarsılıyoruz. Bu depremlerin hepsi çok yıkıcı depremler. Aslında bu sarsıntılar bile tek başına farkındalığın çok üst düzeyde olması gerektiğini bize zaten hatırlatıyor” dedi.

Kocaeli’de 17 Ağustos 1999’da meydana gelen Gölcük merkezli 7.4 büyüklüğündeki Marmara Depremi’nin üzerinden çeyrek asır geçti. 45 saniye içerisinde Marmara Bölgesi’nin tamamında yıkıma ve 17 bin 480 kişinin ölümü ile 43 bin 953 kişinin yaralanmasına neden olan depremin kurbanları, depremin 25’inci yıldönümünde anıldı. Deprem anıtının da bulunduğu Gölcük ilçesi Kavaklı sahilinde düzenlenen törene İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, AFAD Başkanı Okay Memiş, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Japonya, Pakistan ve Almanya konsolosları ile protokol üyeleri ve çok sayıda depremzede katıldı.

‘COĞRAFYAMIZ BİZE DEPREMİN NE KADAR GERÇEK OLDUĞUNU HATIRLATIYOR’

Anma töreninde konuşan AFAD Başkanı Okay Memiş, “Bundan tam 25 yıl önce gece yarısı saat 03.02’de 7.4 büyüklüğünde, gerçekten çok yıkıcı ve çok büyük bir depremle sarsıldık. Merkez üssü Kocaeli Gölcük’tü ama etkisi itibariyle tabii en az 10 vilayetimizi ve yaklaşık 16 milyon insanımızı etkiledi. Aslında bütün Türkiye’yi etkiledi. Çünkü bu bölge aslında Anadolu’nun tamamından göç alan bir bölge. Ben kendim Giresunluyum, Karadenizliyim. Benim de akrabalarımdan hayatını kaybedenler oldu. Ben bu vesileyle hayatını kaybeden 17 bin 480 vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Yaklaşık 45 bin vatandaşımız da yaralandı o büyük depremde. Bu ülke, Anadolu coğrafyası her 10 yılda bir 7 büyüklüğünün üzerinde bir depremle sarsılıyor. Her 5 yılda bir 6.5 büyüklüğünde bir depremle sarsılıyoruz. Her 10 yılda bir 7 büyüklüğünde, her 5 yılda bir 6.5 büyüklüğün üzerinde ve her 3 yılda bir de 6 büyüklüğünde bir depremle sarsılıyoruz. Bu depremlerin hepsi çok yıkıcı depremler. Bizim farkındalıkla ilgili birimimiz var. Aslında bu sarsıntılar bile tek başına farkındalığın çok üst düzeyde olması gerektiğini bize zaten hatırlatıyor. Coğrafyamız bize depremin ne kadar önemli olduğunu ne kadar gerçek olduğunu ve ne kadar etkili olduğunu da hatırlatıyor” dedi.

‘ÇOK YAKINDA DÜNYANIN NÜFUSA ORANLA EN FAZLA ARAMA- KURTARMA EKİBİNE SAHİP ÜLKESİ OLACAĞIZ’

Konuşmasında 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden de bahseden Memiş, “6 Şubat’ta asrın felaketini yaşadık. 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde ve devamında 6.5 büyüklüğünde depremlerle asrın felaketini yaşadık. Müdahale kapasitesinde size bir bilgi vereceğim. Arama- kurtarmada müdahale ederken bir ekip 25 kişiden oluşur. Bu ekipler sürekli çalışmaz, günde 8 saat çalıştığını düşünün. Bir binada 24 saat çalışmak için 75 kişilik arama- kurtarmacıya ihtiyacınız var. 6 Şubat depreminde, 39 bin bina yıkıldı. Bu 39 bin binadan 26 bininde insan yaşıyordu. Yani 26 bin binaya müdahale edeceksiniz devlet olarak, AFAD olarak. 26 bin çarpı 75 eşittir 1 milyon 950 bin arama- kurtarmacı lazım. Peki dünyada ne kadar arama- kurtarmacı var? Dünyada yapılan çalışmaya göre 750 bin arama- kurtarmacı var. Dünyadaki kapasitenin 2 katı olsa 6 Şubat’taki depremde müdahaleye yeterli olmuyordu. Biz kendi ülkemizin kapasitesi, yurt dışından gelen arama- kurtarma ekipleri ile beraber 35 bin kişiyle müdahale ettik. Ancak alanda 650 bin kamu görevlisi çalıştı. STK’larımız ayrıca çalıştı. Elimizdeki arama- kurtarma sayımız buydu. Yani dünyanın kapasitesi bile olsa yeterli olmayan bir durum var. Biz tabii ki buradan ders çıkardık ve şu anda Türk Silahlı Kuvvetlerimizi, kahraman ordumuzu, kahraman jandarmamızı ve kahraman polisimizi kahraman itfaiyecilerimizi, kahraman madencilerimizi ve sivil toplum kuruluşlarımızı eğitmeye başladık. Nüfusumuzla orantılandığında dünyada en fazla arama- kurtarma ekibine sahip ülkesi olacağız çok yakın bir sürede. Ama asıl yapmamız gereken, risk azaltma ile yani sağlam zemine sağlam binaları yapmak zorundayız. İyileştirme çalışması olarak da şu anda dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme çalışmasını yapan bir Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti var” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/17-agustos-depreminin-25-yilinda-anma-toreni-duzenlendi/feed/ 0
Erdoğan: Deprem bölgesindeki hak sahiplerine konutlarına kavuşma hedefimiz var https://www.igdirhaber.com.tr/erdogan-deprem-bolgesindeki-hak-sahiplerine-konutlarina-kavusma-hedefimiz-var/ https://www.igdirhaber.com.tr/erdogan-deprem-bolgesindeki-hak-sahiplerine-konutlarina-kavusma-hedefimiz-var/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:51:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11564 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, deprem bölgesine ilişkin “Amacımız, önümüzdeki yılın ortasına kadar tüm hak sahiplerini, konutlarına ve ticari binalarına kavuşturmaktır.” dedi.

Erdoğan, partisinin Büyükşehir Belediyesi yanında düzenlenen Malatya mitinginde vatandaşlara hitap etti.

“Ecdadın mirasına sahip çıkan, erenlerin yoluna baş koyan evliyalar yurdu, aşıklar memleketi, güzelliği dillere destan” olarak nitelediği Malatya ile bir kez daha kucaklaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, geçen yıl yapılan seçimlerde Cumhurbaşkanlığında yüzde 72, milletvekilliğinde yüzde 69 oy oranıyla Cumhur İttifakı’na destek veren Malatya’ya teşekkür etti.

Erdoğan, “Malatya yine sandıkta destan yazdı. Sizler bize güvendiniz, üzerinize düşeni yaptınız. Biz de inşallah bunun karşılığını vermek için gece gündüz çalışacağız. İnşallah 31 Mart’ta da büyükşehir ve ilçe belediyeleriyle Malatya’da Cumhur İttifakı’nı rekor bir oya taşıyacağınıza inanıyorum.” diye konuştu.

Malatya’nın bugüne kadar kendilerini hiçbir mücadelede yalnız bırakmadığını dile getiren Erdoğan, bu defa da Türkiye Yüzyılı’nın inşasında Malatya’yla birlikte yol yürümekten şeref duyduklarını söyledi.

Erdoğan, “Kartal konar Beydağı’nın başına, kurban olam toprağına taşına, yedi iklim dört köşeyi dolaştım, rastlamadım Malatya’nın eşine. Bizim gönlümüz eşi bulunmaz Malatya’dan ayrılmaz.” ifadelerini kullandı.

Malatya türküsünün, “Deli gönül çirkine bel bağlama, sevdiğin yar Malatya’ya değmeli.” sözlerini okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu türküde olduğu gibi Malatyalı kardeşlerim, kimin kendisine gönül verdiğini, kimin şahsi hesaplar peşinde koştuğunu çok iyi biliyor. Bizim bildiğimiz Malatya’nın insanı köşeli olur, karakterli olur, mert olur, sözünün eri olur. Pusulasını şaşıranı, Kandil’le DEM’lenmeyi marifet sayanı, teröristlerle sarmaş dolaş olanı Malatya affeder mi? Eser ve hizmet siyasetiyle demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla şehrini geliştireni Malatya unutur mu? Hak ve özgürlük alanını genişleterek kendini öz yurdunda garip bırakmak isteyenlere dersini vereni Malatya terk eder mi? Dünyada başı dik şekilde dolaşmasını sağlayanı, bayrağının hep dalgalanması ve ezanlarının hiç susmaması için çalışanı Malatya ihmal eder mi? Depremle sarsılan, nice sevdiklerini toprağa veren, evi, iş yeri hasar gören kardeşlerine yeniden hayata sarılma umudu vereni Malatya bırakır mı?”

Erdoğan, 6 Şubat 2023 depremlerinde Malatya ve diğer şehirlerde hayatını kaybeden 53 bin kişiyi rahmetle andı.

Asrın felaketinde Malatya’da 78 bine yakın konut, 25 bini aşkın köy evi, 27 bini aşkın ahır ve ticari alanın zarar gördüğünü hatırlatan Erdoğan, geçici barınma ihtiyaçlarını karşılamak için şehre 85 bine yakın çadır gönderdiklerini, 36 bini aşkın konteyner kurduklarını anlattı.

“70 bin hak sahibi belirlendi”

Yapılan çalışmalar sonunda Malatya’da 20 bini kırsalda, kalanı şehir merkezlerinde olmak üzere yaklaşık 70 bin hak sahibinin belirlendiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz ay inşası tamamlanan 6 bin 181 konutu hak sahiplerine teslim ettik. Halen şehrimizde 48 bin 837 konutun yapımı sürüyor. Yerinde dönüşüm için 32 bin 583 Malatyalı kardeşimiz başvurdu hatta bunlardan 500’ü konutlarını inşa etmeye başladılar. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız, şehir merkezindeki meydan ve iş yeri düzenlemelerini yapıyor. Yeni Cami çevresinde, Buğday Pazarı civarında, Akpınar Meydanı Emeksiz Caddesi arasından İnönü Caddesi boyunca Valilik çevresinde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Yeşilyurt’ta da pek çok mahallede proje çalışmaları devam ediyor. İmar ve inşa çalışmaları için şehrimize 6 milyar lira ilave destek sağladık. Amacımız, önümüzdeki yılın ortasına kadar tüm hak sahiplerini, konutlarına ve ticari binalarına kavuşturmaktır. Bununla yetinmiyor, depremzede şehirlerimizi geleceğe hazırlayacak farklı üretim tesislerini hayata geçiriyoruz.”

Erdoğan, “Savunma sanayi yatırımlarını, deprem bölgesi şehirlerde yoğunlaştıracak bir iskan ve istihdam projesi başlattık. ASELSAN firmamız Malatya’da elektronik bakım, onarım ve elektronik kart dizgi tesisi kuruyor. Altyapısı ve üstyapısıyla depremin şehrimizdeki tüm izlerini silene kadar durup dinlenmeden çalışacağız.” dedi.

Deprem bölgesi genelindeki faaliyetleri 1000’den fazla şantiyede 110 bin personelle yürüttüklerini bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bugüne kadar teslim ettiğimiz 46 bin konut sayısını ay sonuna kadar 75 bine çıkartacağız. Yıl sonuna kadar her ay 15-20 bin ilaveyle 200 bin konutu hak sahiplerine teslim etmeyi planlıyoruz. Yine deprem bölgesi genelinde yerinde dönüşüm projelerine başvurular 255 bini buldu. Hibe yanında 2 yılı ödemesiz, 10 yılı vadeli kredi desteği de içeren bu projelerin ruhsatından inşasına kadar tüm safhalarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız vasıtasıyla denetliyoruz. Tip projeler ve tip sözleşmeler gibi kolaylıklarla sürecin hızlı ve sağlıklı ilerlemesini temin ediyoruz. Velhasıl depremle sarsılan şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz.”

(Sürecek)

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/erdogan-deprem-bolgesindeki-hak-sahiplerine-konutlarina-kavusma-hedefimiz-var/feed/ 0
Kültür ve Turizm Bakanı: Deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılması için 7 gün 24 saat çalışıyoruz https://www.igdirhaber.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-deprem-bolgesinin-yeniden-ayaga-kaldirilmasi-icin-7-gun-24-saat-calisiyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-deprem-bolgesinin-yeniden-ayaga-kaldirilmasi-icin-7-gun-24-saat-calisiyoruz/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:28:05 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11550 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bakanların 7 gün 24 saat çalıştığını belirtti.

Bakan Ersoy, AK Parti’nin, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Malatya Büyükşehir Belediyesi yanındaki alanda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, deprem sürecinde Malatya halkıyla aralarında kopmaz bir bağın oluştuğunu söyledi.

Depremin ilk gününden itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Malatya’da koordinasyonu sağladıklarını belirten Bakan Ersoy, şöyle konuştu:

“Devlet millet el ele ve güç birliği yaparak zorlukları aştık, aşmaya devam edeceğiz. Depremin hemen ardından Malatya’yı yeniden ayağa kaldırmak için bütün gücümüzle hareket ettik. Asrın felaketinin 2 ay sonrasında Cumhurbaşkanı’mız deprem konutlarının temel atma törenini gerçekleştirdi ve eş zamanlı olarak 1442 konut, 250 köy evi ve 47 dükkanın anahtar teslimi yapıldı. Şubat ayında da 6 bin 181 hak sahibi kurayla evlerine yerleşti. Deprem Malatya’daki tarihi ve kültürel dokuya da çok büyük hasar verdi. Hasarları onarmak ve yeniden ihya etmek için Bakanlığım ve mesai arkadaşlarım çalışmaları aralıksız devam ettiriyor. Malatya Arkeoloji Müzesi, Beşkonaklar Etnografya Müzesi, Geleneksel Malatya Evi’nde de onarım, tadilat işlemleri sürüyor. Atatürk Anı Evi ve Etnografya Müzesi’nde tadilat işleri hızla ilerliyor. İnşallah yaz aylarında bütün işlemleri bitirmiş olacağız.

Depremde acılarımızı paylaştık. Şehrimiz eski günlerine ulaşınca da hep beraber sevinçlerimizi paylaşacağız. Milletimizin derdi bizim derdimiz. Milletimizin ne sorunu, ne problemi varsa biz onu çözmekle görevliyiz. Verdiğimiz sözleri birer birer tutuyoruz. Deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılması için Cumhurbaşkanı’mız ve bizler 7 gün 24 saat çalışıyoruz.”

“81 ilde iftar programları düzenleyeceğiz”

Deprem bölgesinde çalışmaların süreceğini dile getiren Bakan Ersoy, “Vakıflar Genel Müdürlüğü vasıtasıyla 81 ilde iftar programları düzenleyeceğiz. Malatya’da da 2 noktada iftar programımız olacak. İl Halk Kütüphanesi alanı ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde 1600’er kişilik 2 çadır alanı organize ettik. Her akşam 3 bin 200 kişiyi misafir edeceğiz. Bayramda da geçen sene baba ocağıma gittikten sonra buraya geldim. Bu yıl da bayramda birlikteyiz inşallah.” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz da 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Belediyeciliğin AK Parti’nin işi olduğunu dile getiren Yılmaz, şunları söyledi:

“Malatya depremden çok etkilendi. Allah’ın izniyle önümüzdeki süreç içinde hiç durmadan tıpkı 6 Şubat’tan sonra bütün gücümüzle burada yanınızda olduğumuz gibi bundan sonra da olacağız. Malatya’mızı yeni baştan inşa ediyoruz. Belki geçmişte bazı yapı imar hataları var onlar da giderilerek Malatya’mız Türkiye’nin her zaman parmakla gösterilen büyükşehri olduğu gibi bundan sonra da parmakla gösterilen büyükşehri olmaya devam edecek. Bunun için 31 Mart akşamına kadar koşacağız. 1 Nisan sabahı da inşallah elde ettiğimiz başarı öyküsüyle alnımızın teriyle kazandık diyerek hep birlikte sevineceğiz, övüneceğiz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-deprem-bolgesinin-yeniden-ayaga-kaldirilmasi-icin-7-gun-24-saat-calisiyoruz/feed/ 0
Bakan Özhaseki, deprem bölgesindeki çalışmaları eleştirenlere tepki gösterdi https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesindeki-calismalari-elestirenlere-tepki-gosterdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesindeki-calismalari-elestirenlere-tepki-gosterdi/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:18:46 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11541 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesindeki çalışmaları eleştiren muhalefete tepki göstererek, “Bizler böyle gayret ederken birileri de çıkıp ‘Nerede yaptığınız evler, kimlere veriyorsunuz’ diyorlar. Koca koca genel başkanlar böyle diyor. Görmek istiyorsanız gelin yanınıza düşeceğim şantiye şantiye dolaştıracağım sizi ama hiçbiri gelmiyor. Hiç olmazsa deprem üzerinden siyaset yapmayın, bu kirli dilinizi çekin bu insanların üzerinden” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Malatya mitingde söz alarak deprem sonrası Malatya ve deprem bölgesinde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi. 6 Şubat’ta yaşanan felaketin hemen ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları ile tüm kurum ve kuruluşların hemen sahada olduğunu ifade eden Özhaseki, kalıcı konut ve işyerlerinin yapımına hemen başladıklarını söyledi.

Bulabildikleri tüm rezerv alanlarında gece gündüz demeden inşaatlara devam ettiklerini belirten Özhaseki, “Bir de deprem turistleri vardı siz biliyorsunuz onların kim olduğunu. Milyonlarca nüfusa hitap eden belediye başkanları buralara özel jetlerle geliyor, yanında sosyal medya ekibi, televizyoncular hep beraber iniyorlar, bir iki yıkıntının başına gidip selfi çekip defolup gidiyorlardı. Ama biz onlardan değiliz. Elhamdülillah ilk gün de buradaydık, ondan sonra da burada olduk. Burada olacağız, herkesin hakkını teslim edene kadar” dedi.

Deprem bölgesinde 400 bine yakın hak sahibi olduğunu ve 307 bin konutun inşaatına başladıklarını da ifade eden Özhaseki, “Herksin hakkını Allah’ın izniyle teslim edeceğiz. Malatya’da yaptıklarımıza siz şahitsiniz. Sadece merkezde de değil Doğanşehir’de Akçadağ’da hasar olan her yerde inşatlarımız sürüyor. Binden fazla şantiyemiz var bakanlık olarak. 4 bin 333 köyde inşaatları yapmaya devam ediyoruz. Merkezde yaptıklarımızı sizler görüyorsunuz. Yeni cami civarında merkez çarşımızda inşaatlar hızla devam ediyor. Yeşilyurt’ta Battalgazi’de binlerce konut yapılıyor. Şu anda toplam 50 bin civarında konut inşaatına devam ediliyor. Yine 10 binden fazla iş yerlerinin inşası devam ediyor. Bunları bir seneye kalmadan hepsini bitirip hak sahiplerine vereceğiz. Bizler böyle gayret ederken birileri de çıkıp ‘Nerede yaptığınız evler, kimlere veriyorsunuz? Diyor. Koca koca genel başkanlar böyle diyor. Görmek istiyorsanız gelin yanınıza düşeceğim şantiye şantiye dolaştıracağım sizi ama hiçbiri gelmiyor. Hiç olmazsa deprem üzerinden siyaset yapmayın, bu kirli dilinizi çekin bu insanların üzerinden” şeklinde konuştu.

“Deprem kültüre ve tarihi dokuya da büyük hasar verdi”

Deprem sürecinde Malatya’nın koordinatör bakanı olarak görev yapan Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise asrın felaketinin Malatya’daki tarihi ve kültürel dokuya da çok büyük hasar verdiğini söyledi. Hasarları onarmak ve yeniden ihya etmek için çalışmalarının aralıksız sürdüğünü belirten Ersoy, “Malatya arkeoloji müzesi, Beşkonaklar Etnografya müzesi, geleneksel Malatya evinde onarım ve tadilat işlemlerini sürdürüyoruz. Deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Malatya’da AK Parti’nin büyükşehir adayı Sami Er’e Malatyalıların desteklerinin yoğun olduğunu bildiğini de belirten Ersoy, “Seçimden sonra Malatyalıların teveccühüyle iş başına gelmesiyle Sam Er başkanımızla inşallah omuz omuza çalışarak yatırımlarımızı yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Önümüzdeki günlerde başlayacak olan Ramazan ayı ile ilgili de Malatya’da iftar programları düzenleyeceklerini aktaran Ersoy, “Malatya’da da 2 ayrı noktada iftar çadırlarımız olacak. Bu Ramazan boyunca il halk kütüphanesi alanı ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde iftar çadırları kuracağız. Her akşam 3 bin 200 kişiyi misafir edeceğiz. İnşallah bayramda da birlikteyiz” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-bolgesindeki-calismalari-elestirenlere-tepki-gosterdi/feed/ 0
7. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması https://www.igdirhaber.com.tr/7-dask-depreme-dayanikli-bina-tasarimi-yarismasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/7-dask-depreme-dayanikli-bina-tasarimi-yarismasi/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:45:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11439 ‘7. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’, Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. Yarışmanın final etabında inşa edilen çok katlı bina maketleri sarsma masasında test edildi. Yarışmada açıklamalar bulunan DASK Genel Müdürü Selva Eren, “Kahramanmaraş depremlerinde dosya sayısı 600 bin adet, ödeme miktarı ise 35 milyar TL’dir” dedi.

Doğal Afet Sigortalar Kurumu (DASK) koordinasyonunda bu yıl Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “7. Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması”nın maketlerin sarsıldığı final etabı yarışları yapıldı. Yarışmada takımların inşa ettikleri çok katlı bina maketleri “sarsma masası” üzerinde, üç farklı deprem etkisi altında test edildi, kazanan takımlar maket binaların yarışma kapsamında gösterdiği deprem performansına göre belirlendi.

“Kahramanmaraş depremlerinde dosya sayısı 600 bin adet, ödeme miktarı ise 35 milyar TL’dir”

Yarışmanın final etabında açıklamalarda bulunan ve Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından DASK bilançosunu açıklayan Türk Reasürans ve DASK Genel Müdürü Selva Eren, “DASK’ın teknolojik altyapısını yeniledik. DASK ana veri merkezini deprem riski düşük bir şekilde konumlandırma çalışmalarını tamamladık. Hasar yönetim sistemini güncelledik. İhbar sistemlerini günün şartlarına cevap verecek hıza ulaştırdık. Hasar tespit metodlarını kurumlar arası farklılıkları giderecek şekilde iyileştirdik. DASK’ın hasar ödeme kapasitesini 25 milyar TL’den 280 milyar TL seviyelerine çıkardık. Bu kapasite sayesinde bir yıl içinde meydana gelebilecek 2 ayrı deprem için aynı tutar 2 kez kullanılabilecek. Geçtiğimiz yıl 6 Şubat depremleri nedeniyle büyük bir yıkım ve acı ile karşı karşıya kaldık. Bu büyük yıkımın ardından vatandaşlarımızın yanında olmak ve yaşanan acıları bir nebze hafifletebilmek adına her türlü imkanları seferber ettik. DASK’ın kurulduğu günden Kahramanmaraş depremlerine kadar ödeme yaptığı toplam dosya sayısı 114 bin ve ödediği toplam rakam 1,5 milyar TL idi. Yalnızca Kahramanmaraş depreminde ise dosya sayısı 600 bin adet, ödeme miktarı ise 35 milyar TL’dir” ifadelerini kullanarak düzenlenen yarışmanın öneminden ve gerekliliğinden bahsetti.

6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen iller arasında yer alan Gaziantep’te bu yarışmanın düzenlenmesinin önemine değinen HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli ise “Ülkemizin bir deprem coğrafyasında konumlandığı bir gerçek. Dolayısıyla bizim ülke olarak depreme hazırlık ve dayanıklı bir ülke konumunda olmamız gerekiyor. Bu net ve açık. Bu nedenle ‘sağlam binalar, güçlü yarınlar’ mottosuyla üniversitemiz ev sahipliğinde düzenlenen ‘7. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’ Türkiye örnek olabilecek bir yarışma” diye konuştu.

İnşa edilen çok katlı bina maketleri sarsma masasında test edildi

Konuşmaların ardından takımların inşa ettiği çok katlı bina maketleri “sarsma masası” üzerinde, üç farklı deprem etkisi altında test edildi. Yarışmada kazanan takımların maket binaların yarışma kapsamında gösterdiği deprem performansına göre belirleneceği ve 7 Mart Perşembe günü düzenlenecek ödül töreni ile ödüllerinin takdim edileceği öğrenildi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/7-dask-depreme-dayanikli-bina-tasarimi-yarismasi/feed/ 0
Adana ve Çevresindeki Faylar Deprem Tehlikesi Oluşturuyor https://www.igdirhaber.com.tr/adana-ve-cevresindeki-faylar-deprem-tehlikesi-olusturuyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/adana-ve-cevresindeki-faylar-deprem-tehlikesi-olusturuyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:39:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11362 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen Adana’nın çevresinde her an sarsıntılar üretecek faylar bulunduğu bildirildi.

Ceyhan ilçesi merkezli 6,3 büyüklüğünde depremi 1998 yılında yaşayan Adana, geçen seneki “asrın felaketi”nden de etkilendi. Kentte, 6 Şubat depremlerinden sonra 25 Temmuz 2023’te de Kozan merkezli 5,5 büyüklüğünde sarsıntı yaşandı.

Adana’da zaman zaman artçı depremler de meydana geliyor.

Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, AA muhabirine, Adana’nın da etkilendiği 6 Şubat depremlerinden sonra kentte deprem konusunun yoğunlukla gündeme geldiğini söyledi.

Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezinin de kurucu başkanı olan Prof. Dr. Pampal, Adana’yı etkileyebilecek faylarla ilgili şu bilgileri verdi:

“Adana’yı etkileyecek, deprem üretecek faylar var. Karataş-Yumurtalık Fayı, Misis-Andırın Fayı, İskenderun Fayı, Kozan Fayı, Savrun Fayı, Saimbeyli Fayı gibi faylar var. Bir de batıda Ecemiş Fayı’nın güney uzantısı Namrun, Ovacık ve Mut Fayı, Adana’da deprem tehlikesi kaynağı olarak belirlenmiş faylar. Bu bahsettiğim faylar, 6-7 şiddeti arası deprem üretecek faylar. Kayseri civarında 1702’de, 1717’de 1845’te on binlerce insanın öldüğü depremler var. Burada Sarız Fayı, Develi Fayı, Erkilet Fayı, Yeşilhisar Fayı, Erciyes Fayı gibi Orta Anadolu’nun fay sisteminin bileşenlerini oluşturan faylar var. Bunlar hep aktif faylar. Yani o faylar üzerinde de 7-7,5 büyüklüğünde depremlere kaynaklık etmiş, Kayseri’yi yıkmış, on binlerce can kaybı olduğuna göre bu tür depremlerde Adana’yı ve çevresini özellikle kuzey ilçelerini muhakkak ki etkileyecektir.”

Pampal, Adana’nın kuzeyinde “Saimbeyli makaslama zonu” dedikleri zonu oluşturan faylar da bulunduğunu anlatarak, “Kayseri civarında çok sayıda fay var. Saimbeyli Fayı var. Bunlar Adana’nın kuzey kesimlerinde etkili olacak depremler üretebilirler, yıkıcı depremler üretebilirler. Bunları vurgulamakta yarar var. Adana deprem tehlikesinden muaf değil. Deprem tehlikesi yüksek bir yerleşim alanı. Yani bugün, yarın deprem olacak diye bir kayıt asla yok.” dedi.

Savrun Fayı ile ilgili yaptığı çalışmaları anlatan Pampal, “Savrun Fayı kırılacak, 7’den büyük deprem üretecek diye bir kayıt yok çünkü bu fayı çalıştım. Benim doktora sahamda yer alır. Bu yaz bu fayın üzerinde 2 ay süreyle çalıştım ve fayın öyle 7 şiddeti üzeri deprem üretecek bir fay olmadığını, parçalı olduğunu ve aktif olmadığını belirledim. O bakımdan ‘Savrun Fayı Adana’yı tehdit ediyor’ görüşlerine katılmadığımı belirtmek isterim.” ifadelerini kullandı.

Pampal, kentteki diğer faylarla ilgili de şöyle konuştu:

“Temmuz ayının sonlarında Minnetli civarında Kozan’da 5,5 büyüklüğünde bir deprem oldu. Hemen o depreme 5 kilometre mesafede Akçalıuşağı Fayı var. O fayı ben haritalamıştım. O fayın 5 ila 6 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeli var ve ilk kırılacak fayın o olduğunu değerlendiriyorum çünkü aktif bir fay. Tarihsel dönemde depremler üretmiş. Hemen yakın çevresinde kırılmalar var. Oralarda artçı aktivitesi kaydediliyor. O bakımdan Akçalıuşağı Fayı’nın Adana civarında ilk olacak depremi üreteceğini düşünüyorum. O da Adana’nın kuzey kesimlerindeki ilçelerde Kozan başta olmak üzere Feke, Osmaniye’nin Sumbas ve Kadirli ilçelerinde etkili olabilir ama çok yıkıcı değil, 6 şiddetinden büyük olacağını düşünmüyorum.”

Prof. Dr. Çetin, aktif fay hatlarına yönelik çalışmada görevli

Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Çetin, Adana ve çevre illerde bulunan aktif fay hatlarına yönelik TÜBİTAK, AFAD ve Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünce (MTA) desteklenen çalışmalarda görev alıyor.

Çetin, ilgili kuruluşlardan da uzman kişilerle tüm Türkiye’de yürütülen “fay haritası” çalışmasının Adana ayağında faaliyetlere katılıyor. Konumları belirlenen faylarda bir sene içerisinde kazılar yapılacak ve bu fayların aktifliğiyle ilgili karakter çıkarma çalışmaları tamamlanacak.

Buna göre, Adana ve çevresinin depremselliği, aktif faylar ve bunların hangi büyüklükte depreme neden olabileceği üzerinden daha sağlıklı öngörüler elde edilecek.

Prof. Dr. Hasan Çetin, yörede MTA tarafından haritalanmış aktif fay hatlarının bulunduğunu ifade ederek, “Hemen doğumuzda Türkoğlu’ndan ayrılıp Amanos Dağları’nın batı tarafına geçen Doğu-Anadolu fayının bir kolu var. Bu kol, Osmaniye civarında devam ediyor ve Yumurtalık-Karataş’tan denize giriyor. Deniz içerisinde de bir miktar devam ederek Kıbrıs’ın batı ucuna kadar devam ediyor. Bu fayın denizdeki uzunluğu çalışılması gereken bir konu.” dedi.

Bu fayların yanı sıra diğer aktif fayların da bölgeyi etkileyebileceğini dile getiren Çetin, “Toprakkale Fayı, sistemin bir parçası. Batısında bulunan Savrun Fayı son yaşadığımız depremde bayağı bir ön plana çıktı. Tufanbeyli ve Saimbeyli fayları var. En batıda da Sarız Fayı ve onun hemen yakınında Ecemiş Fayı var. Bunlar bizi çevreleyen faylarımız.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Çağatay’dan “beton kalitesi” uyarısı

Çukurova Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Çağatay da bölgedeki binalarda yaptığı incelemelerde, beton kalitesinin düşük olduğunu tespit ettiğini belirtti.

Betonun mevcut deprem yönetmeliğine göre minimum C25 sınıfında olması gerektiğini ifade eden Çağatay, “Yıkılan binalardan ya da hasar görmüş binalardan karot alındığında ya da siz kendiniz incelediğiniz zaman bazı binaların beton kalitesinin oldukça düşük olduğunu görüyorsunuz. Beton elinizde adeta parçalanıyor, ufalanıyor. Normalde iyi yapılmış bir betonu balyozla falan zor kırabilirsiniz. Dolayısıyla beton kalitesi çok kötü. Tabii binayı taşıyan kolon ve kirişler betonarme olarak yapıldıkları için beton burada önemli bir malzeme, çünkü basınç dayanımını karşılıyor.” diye konuştu.

Çağatay, sözlerini şöyle tamamladı:

“Aslında Çukurova ilçesi, Adana’da zemin açısından şehir merkezine göre daha güvenli olarak düşünülüyor çünkü Adana’nın şehir merkezi kuzey bölgelerine göre daha olumsuz bir zemine sahip fakat en büyük hasarlar bu kuzey bölgesinde oluştu. Yalnız şöyle bir durum var, yıkılan 13-14 katlı binaların hemen yanında hiç hasar görmeyen yapılar da var. Yıkılmış binalarda incelemeler yaptığımızda, beton kalitesinin çok uygun olmadığını, düşük olduğunu, demir işçiliklerinde yanlışlıklar ve eksiklikler olduğunu gördük. Mevcut deprem yönetmeliğimizde yüksek yapılarla ilgili bir bölüm var ama yüksek yapı standartlarıyla ilgili ayrı bir standart olması gerekiyor. Yine bu konuda yapacağımız bütün aşamalarda denetim ve kontrole dikkat etmemiz gerekiyor. Yapılarımızın, proje aşamasından sonra yapılırken 28 günlük beton mukavemet değerlerine bakıyoruz ama yapılarımızı 50 yıl için yapıyoruz. Dolayısıyla sadece 28 günlük yani yaklaşık 1 aylık bir beton mukavemet deneyi yaparak 50 yıl boyunca bize hizmet edecek yapının değerlendirilmesi yeterli değil.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/adana-ve-cevresindeki-faylar-deprem-tehlikesi-olusturuyor/feed/ 0
KOÜ, Düzce ve çevresindeki diri fayları kayıt altına alacak https://www.igdirhaber.com.tr/kou-duzce-ve-cevresindeki-diri-faylari-kayit-altina-alacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/kou-duzce-ve-cevresindeki-diri-faylari-kayit-altina-alacak/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:36:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11359 Kocaeli Üniversitesince (KOÜ) Türkiye’nin diri fay haritasına katkı sunmak ve olası afetlerin zararlarını azaltmak amacıyla Düzce ve çevresindeki diri fayların geçmişte ürettiği depremlerin kayıt altına alınmasına yönelik proje hayata geçirildi.

KOÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Feyzi Gürer’in yürütücülüğünü yaptığı, “Düzce ve Çevresindeki Diri Fayların Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi” projesi, TÜBİTAK KAMAG 1007 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) paydaşlığında çalışmalarına başlanan projeyle Hendek, Çilimli, Yığılca ve Devrek faylarının geçmişte ürettiği depremler kayıt altına alınıyor.

Yaklaşık 6 ay önce uygulamaya alınan ve 2 yıl içinde tamamlanması planlanan projede çalışmalar KOÜ, Kütahya Dumlupınar ile Niğde Ömer Halisdemir üniversitelerinden 7 kişilik ekiple yürütülüyor.

“Faylar üzerinde paleosismolojik amaçlı hendekler açacağız”

Prof. Dr. Gürer, AA muhabirine, Türkiye’de 500’e yakın aktif fayın bulunduğunu, bunların yarıya yakınının paleosismolojik çalışmalarını MTA’nın gerçekleştirdiğini söyledi.

“Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi” kapsamında geriye kalan diri fayların, kurumlar, üniversiteler tarafından çalışılacağını aktaran Gürer, Hendek, Çilimli, Yığılca ve Devrek faylarında inceleme yaparak projeye katkı sunacaklarını kaydetti.

Gürer, daha önce Düzce bölgesinde yerel yönetimler ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kontrolündeki projeler çerçevesinde paleosismolojik (depremleri oluşturan fayların önceki deprem izlerinin araştırılması) çalışması yaptıklarını belirterek, bölgeyi bildiklerini dile getirdi.

Bu faylar üzerinde paleosismolojik amaçlı hendekler açacaklarını dile getiren Gürer, şöyle devam etti:

“Hendeklerde daha önce yeri tespit edilmiş, MTA tarafından künyesi verilmiş bu faylar üzerinde hangi tarihlerde depremler olmuş, ne kadar bir atım meydana gelmiş, bu depremlerde fayın uzunluğu, genişliği nedir bunlar saptanacak. Ayrıca faylardan tarihlendirme amaçlı örnekler alınacak. Bu örnekler başta TÜBİTAK MAM olmak üzere farklı kurumlarda tarihlendirme amaçlı çalışılacak. Daha önce belirlenen aktif fayların; deprem tehlikesi, deprem tehlike senaryoları araştırılacak. Ayrıca bu faylar üzerinde ya da yakınında bulunan yapılar için tampon bölge oluşturulması, bunun dışında özellikle yerel yönetimlerde şehirleşme planlarının yapılması düşünülmektedir. Böylece deprem anında toplumun en az zarar görmesi sağlanacak.”

Gürer, proje başladığından bu yana literatür taraması ve uzaktan algılama çalışmalarını yürüttüklerine değinerek, bu ay dronla fayların kesin yerlerinin tespiti için sahada çalışmaya başlayacaklarını kaydetti.

Fayların yerlerinin haritalarda gösterildiğini ancak bunlarda çok ufak değişikliklerin yaşanabildiğine işaret eden Gürer, bu fayların tam olarak yerini saptadıktan sonra Coğrafi Bilgi Sistemi’ne aktaracaklarını ifade etti.

Gürer, Harita Genel Müdürlüğü ile TÜBİTAK arasında sözleşme imzalandığını aktararak, “Bu bölgelerin ayrıntılı fotoğrafları da tarafımıza iletilecek. Kazı çalışmasına başlamadan önce bu fayların yerlerini kesin olarak bilmemiz gerekiyor. Açacağımız hendekler ortalama 50 metre uzunluğunda, 4-5 metre genişliğinde olacak. Her bir hendeğin çalışması yaklaşık 10 gün sürecek. Her fay üzerinde 2 hendek açacağız, toplam 8 hendek açmayı planlıyoruz. Tabii gelişmelere göre bu sayı artabilir. ” diye konuştu.

“Deprem tekrarlanma aralıklarını anlamaya çalışacağız”

Faylanmış birimlerden örneklerin alınacağını ve ayrıntılı görüntüleneceğini belirten Gürer, “Deprem tekrarlanma aralıklarını anlamaya çalışacağız. Fayın davranışını öğrenmeye çalışacağız. Böylelikle risk teşkil ediyorsa o fay ve çevresi için tampon bölge oluşturma çalışmaları sürdüreceğiz. Diri fay terimini son 11 bin yılda hareket etmiş, üzerinde hareket olan faylar için kullanıyoruz. Türkiye’de son 100 yılda 200’den fazla 6’dan büyük deprem oldu. Bunun yaklaşık üçte biri yıkıcı özellikteydi. Verileri MTA’nın kullandığı sisteme işleyeceğiz. Elde ettiğimiz bilgiler, daha sonra diri fay haritalarına aktarılacak.” ifadelerini kullandı.

Gürer, çalışmaların deprem riskini en aza indirilmesi, yerleşim yerlerinin planlanması açısından önemli olduğuna dikkati çekerek, toplumun özellikle 1999 Marmara Depremi öncesine göre daha çok bilinçlendiğini sözlerini ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kou-duzce-ve-cevresindeki-diri-faylari-kayit-altina-alacak/feed/ 0
ERÜ ve İskenderun Teknik Üniversitesi Deprem Konferansı Düzenledi https://www.igdirhaber.com.tr/eru-ve-iskenderun-teknik-universitesi-deprem-konferansi-duzenledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/eru-ve-iskenderun-teknik-universitesi-deprem-konferansi-duzenledi/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:36:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11053 Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Mühendislik Fakültesi ve İskenderun Teknik Üniversitesi tarafından ‘6 Şubat Depremlerine Mühendislik Bakışı ve Deprem Deneyimleri’ konulu konferans düzenlendi.

Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Fatih Altun’un yanı sıra, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Geoteknik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Örnek, Genel Sekreter Prof. Dr. İbrahim Narin, Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Afşın Alper Cerit, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Alper Öner, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Konferansın konuşmacısı ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, 6 Şubat’ta meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diledi. Yaşanılan depremden büyük bir üzüntü duyduklarına dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Altun; “Yaşanmışlıkları unutmamak ve özellikle de acı deneyim ve tecrübeler söz konusu ise mutlaka beyinlerin onu unutması çok kolay olmuyor. Çünkü insanların acı hatıraları söz konusu” dedi. Son dönemlerde kamuoyunda sıkça yer alan izolatörler hakkında katılımcılara bilgi veren Rektör Prof. Dr. Altun, izolatörlerin kullanım sınırlamaları olduğunu belirterek; “Binanın yüksekliği arttıkça izolatör kullanımı sıkıntıya girer. Bu sefer binada devrilme meydana gelir. Ancak şu anda kullanılan sistemlere baktığımızda bizimde Erciyes Üniversitesi Deprem Araştırma Laboratuvarı’nda geliştirmiş olduğumuz bilyeli sistem izolatörler de Ar-Ge safhasını geçmiş, Ür-Ge safhasında yetkili firma tarafından bunların binalarda kullanılması için üretmiş oldukları numune üzerinde tarafsız laboratuvarda ve deneyler yapılması sonucunda gerekli onayları alınmış bir üründen bahsediyoruz. Bundan sonraki süreçlerde bu izolatörlerin yaygınlaşması da söz konusu olacaktır” diye konuştu. Konuşmasında çelik yapı kullanımının çok önemli olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Altun; “Çelik yapılarda deprem davranışı, deprem performansında çok etkili sonuç veren önemli bir yapı tipi ve malzemesidir. Ülkemizde bununda mutlaka gündeme gelmesi gerekmektedir. Bunun dışında Devletimiz faylardan uzaklaşmak sureti ile tünel kalıp sistemleri tercihlerine dönmektedir ve bunlar çok doğru tercihlerdir. ve bu binalar deprem anında dışarıya kaçmak yerine, binada durmanızı tavsiye edeceğimiz bina tipidir” şeklinde konuştu. Türkiye’de gerçekleşen depremleri Japonya’da gerçekleşen depremlerle kıyaslamanın çok yanlış olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Altun şunları kaydetti;

“Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız. 150 kilometre okyanusta 130 kilometre aşağıda olan deprem ile ayağınızın altında 5 kilometre mesafede olan deprem aynı değildir. Çünkü Türkiye’de meydana gelen deprem ayağımızın altında olmaktadır. O nedenle biz bunlara karşı gerekli önlemleri alacak ve faylardan kaçacağız. Yönetmeliklere uygun bir şekilde yapılarımızı üretmek suretiyle depreme dayanıklı yapı tasarımını gerçekleştirmiş olmak bizim en önemli detayımız olarak karşımıza çıkmaktadır.”

Depremleri unutmamalıyız diyen Rektör Prof. Dr. Altun, belirli periyotlarda sadece seminerler değil, deprem konusunda eğitimlerinde verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. İskenderun Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Örnek ise akademisyen olmanın yanında aynı zamanda bir depremzede olduğunu ve yaklaşık 393 gün geçmesine rağmen 6 Şubat’ta yaşananların halen hafızalarda ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirterek, “6 Şubat Depremlerine Mühendislik Bakışı ve Deprem Deneyimleri” konusunda sunum gerçekleştirdi.

Konferans plaket takdiminin ardından konferans sona erdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/eru-ve-iskenderun-teknik-universitesi-deprem-konferansi-duzenledi/feed/ 0
TÜBİTAK, Türkiye’yi deprem gerçeğine daha hazırlıklı hale getiriyor https://www.igdirhaber.com.tr/tubitak-turkiyeyi-deprem-gercegine-daha-hazirlikli-hale-getiriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/tubitak-turkiyeyi-deprem-gercegine-daha-hazirlikli-hale-getiriyor/#respond Fri, 26 Jul 2024 09:12:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11013 TÜBİTAK, Türkiye’yi deprem gerçeğine daha hazırlıklı hale getirmek için bu alandaki teknoloji çalışmalarını çok boyutlu sürdürüyor.

TÜBİTAK’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda deprem çalışmalarına devam ediyor.

Bu alandaki projelerini TÜBİTAK BİLGEM Afet Yönetimi Programı çatısında toplayan TÜBİTAK, programla deprem, yangın, su baskını gibi afetlerin öncesi ve sonrasında afetzede ile arama-kurtarma ekiplerine yardım amacıyla geliştirilebilecek teknolojilere yönelik çalışma yapıyor.

Programdaki “Akustik Sismik Sensör Tabanlı Enkaz Altında Canlı Tespit Sistemi”yle akustik ve sismik sensörlerle enkaz altında canlı insan olup olmadığını tespit etmekte kullanılabilecek prototip bir ürün ortaya çıkarıldı. Türkiye’de ilk kez geliştirilen bu sistemin yurt dışında ise sadece iki muadili bulunuyor.

“Enkaz Altı Canlı Tespiti Doppler Radarı” da enkaz altında canlı varlığının tespitini yapabilen bir prototip radar sistemi geliştirildi. Bu radar prototipinin çalışma performansı, enkaz ortamlarında yapılan test çalışmalarıyla da doğrulandı. Geliştirilen prototip radar sistemi, enkaz içinde bulunan canlının nefes alıp verme gibi minör hareketleri ile uzuv hareketlerini tespit edilebiliyor. Aynı zamanda canlının konumu hakkında da bilgi ediniliyor.

“Akıllı Telefon Enkaz Arama Sistemi” de enkaz altında kalan afetzedelerin akıllı telefonundaki mobil uygulamayla iletişime geçerek, afetzedelerin durumu ve konumunun belirlenmesini amaçlıyor. Sistem, GSM şebekesi çalışmasa da tespitte bulunmayı öngörüyor.

“Afet Risk İzleme ve Tahmin Sistemi” de deprem, sel, heyelan gibi afetlere ilişkin çeşitli veri kaynaklarının gerçek zamanlı işlenmesini ve yapay zeka teknikleri yardımıyla afet risklerinin tahmin edilmesini sağlıyor.

Sismik tehlike ve hasar dağılım tahmini haritaları

TÜBİTAK, sismik tehlike ve zemin sınıflaması konusunda Yalova, Kocaeli, Bursa, İstanbul ve Balıkesir belediyeleri ile hem deprem hem de heyelan tehlikesi konusunda projeler yürüttü. Gaziantep Sismik Tehlike Değerlendirme Projesi’nde ise senaryo depremlere göre sismik tehlike ve hasar dağılım tahmini haritaları oluşturuluyor.

Büyük Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları (DEPAR) Projesi kapsamında da büyük depremlerin hemen ardından bölgeye gidilerek depremin merkez üssünü çevreleyen geçici sismolojik gözlem ağlarıyla artçı depremler kayıt altına alınıyor.

136 sismoloji istasyonu kuruldu

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM), University of Missouri ve Georgia Tech işbirliğiyle hayata geçirdiği çalışmayla Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Kayseri, Osmaniye, Adana ve Hatay’da 136 sismoloji istasyonu kurdu. Sismolojik ağ ile toplanan veriler, yapay zeka algoritmaları kullanılarak analiz ediliyor ve depremler yüksek hassasiyetle saptanabiliyor. Yapılan çalışmalar, fay mekanizma çözümleri, gerilme dağılımları, sismik boşlukların ve enerji transferlerinin dağılımı gibi önemli bilgilerin ortaya konmasına olanak sağlıyor.

TÜBİTAK MAM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü işbirliğiyle havalimanı sahalarında deprem tehlikesinin belirlenmesi ve zemine yönelik parametrelerin izlenmesine yönelik çalışmalar da yapılıyor.

Muğla’da Ula-Akyaka’daki diri fayların tanımlanması ve sismik tehlikenin belirlenmesine yönelik de çalışmalar sürüyor.

Arkeolojik örneklerin Karbon-14 yaş tayinini yapabilen ülkenin ilk ve tek Hızlandırılmış Kütle Spektroskopisi (AMS) Laboratuvarı da tarihsel depremlere ışık tutuyor.

Marmara Bölgesi Deprem Gözlem Ağı kapsamında 25 yıldır sismik hareketlilik izleniyor. Marmara Denizi’ndeki deprem tehlikesine yönelik sismik hareketlerin oluşum mekanizmaları ve diri fayların sismik etkinliğine yönelik bilgiler toplanıyor.

Deprem çalışmaları destekleniyor

Öte yandan, “1001-Deprem Araştırmaları” başlıklı özel bir çağrıya çıkılırken, 2021 yılından bu yana 80 proje desteklendi.

Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı’yla da 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ildeki araştırmacıların AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlandı. Çağrıya 1499 proje başvurusu yapıldı, 245’ine destek verildi.

Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi’yle de diri fayların bulunduğu bölgelerde yerleşim alanlarını etkileyebilecek deprem senaryoları ortaya konacak.

Ulusal Deprem Araştırmaları Programı Ortak Çağrısı’nda da çağrı süreci devam ediyor.

Depremlerden etkilenen lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile doktora sonrası araştırmacıların TÜBİTAK tarafından yürütülen veya desteklenen araştırma projelerinde yer almalarını sağlamak için de Birlikte Çalışıp Birlikte Başaracağız Programı çağrısı açıldı. Bu kapsamda 1317 lisans, 648 yüksek lisans ve 419 doktora öğrencisi ile 99 doktora sonrası araştırmacısı desteklendi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tubitak-turkiyeyi-deprem-gercegine-daha-hazirlikli-hale-getiriyor/feed/ 0
Kastamonu’da Deprem Riski Artıyor https://www.igdirhaber.com.tr/kastamonuda-deprem-riski-artiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/kastamonuda-deprem-riski-artiyor/#respond Thu, 25 Jul 2024 09:09:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10946 Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilgehan, Kastamonu’da 1943 yılında yaşanan depreme işaret ederek, “Zaman arttıkça buna benzer bir depremi yaşama olasılığımız da yükseliyor demektir.” dedi.

Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda 1-7 Mart Deprem Haftası etkinlikleri kapsamında “Kastamonu’nun Depremselliği ve Kuzey Anadolu Fay Hattı” konulu konferans düzenlendi.

Depremle ilgili araştırma ve çalışmalar gerçekleştiren Prof. Dr. Mahmut Bilgehan, konferansta yaptığı konuşmada, merkez üssü Marmara olan bir deprem beklediklerini söyledi.

Marmara’da olacak depremin birçok kenti etkileyeceğini anlatan Bilgehan, “Belki de Kastamonu’daki binaları yıkacaktır. Tıpkı 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde olduğu gibi. Merkez üssü Kahramanmaraş’tı ama en çok etkilenin il Hatay oldu.” diye konuştu.

Depremin afet değil, bir doğa olayı olduğunu ifade eden Bilgehan, binaların depremi afete dönüştürdüğünü anlattı.

Kastamonu’nun deprem bölgesinde yer aldığını belirten Bilgehan, şöyle devam etti:

“Dünyanın en aktif faylarından bir tanesi olan Kuzey Anadolu Fay Hattı, Kastamonu’da şehir merkezimizin 35 kilometre güneyinden geçmektedir. Kuzey Anadolu Fay Hattı, Kastamonu için önemli bir tehdit kaynağı oluşturmaktadır. Bu fay üzerinde meydana gelen 26 Kasım 1943 yılında Tosya-Ladik depremi Kastamonu’yu önemli ölçüde etkilemiştir. 1943 yılında çok büyük bir deprem olmuş. Zaman arttıkça buna benzer bir depremi yaşama olasılığımız da yükseliyor demektir. Kastamonu da Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi yüksek deprem riski altındadır. Zaten artık Türkiye’de deprem riski sıfır olan hiçbir yer kalmadı. Artık her yer deprem bölgesidir. Bazı ölü faylar var, bakıyorsunuz diriliyor. Bir bakıyorsunuz bu faylar deprem üretmeye başlıyor. O yüzden Türkiye’nin her tarafı deprem riski bölgesinde yer alıyor.”

Yapılan çalışmaların yeni depremlerde can kayıplarını önleme açısından faydalı olacağını vurgulayan Bilgehan, “Dönüştürülen sadece bir bina, kurtarılan yüzlerce can demek. Yıkılma ihtimali yüksek olan binaları dönüştürdüğümüz zaman hazırlıklı olacağımızı söyleyebilirim. Yeni yapılan binaların yönetmeliğe, denetime uygun yapılması gerekiyor. Mevcut binaların ise depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kastamonu AFAD İl Müdür Yardımcısı Dr. Suat Tüfekci ise 1943 yılında Tosya’da yaşanan depremle ilgili bilgi verdi.

Depremin 1943 yılının 26 Kasım’ı 27 Kasım’a bağlayan gece meydana geldiğini hatırlatan Tüfekci, şunları kaydetti:

“Yaklaşık 2 dakika boyunca büyük bir deprem yaşadık. Bu deprem 7.2 büyüklüğündeydi. 45 bin kilometrekarelik bir alanda etkili oldu. Kastamonu, Çankırı, Çorum, Amasya, Samsun, Tokat, Sinop ve Ordu’da bilhassa ölümler ve binalarda hasarlara yol açtı. En çok Ilgaz, Tosya, Kargı, Osmancık, Merzifon, Havza, Vezirköprü ile Erbaa ilçeleri etkilendi. Tosya, Kastamonu ve Kargı’da toplamda bin 71 kişi hayatını kaybetti, bin 293 vatandaşımız da yaralandı. 1200’den fazla büyükbaş hayvanımız telef oldu. Kastamonu’nun merkezinde de bu depremi şiddetli bir şekilde hissettik. Özellikle Kastamonu Kalesi’nden yuvarlanan kayalar, etrafında bulunan Hisarardı Mahallesi’nde bulunan 7 evin yıkılmasına, 4 kişinin ölümüne ve 2 kişinin de yaralanmasına neden oldu.”

Konferansa, Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Mehmet Yurt, İl Jandarma Komutanı Albay Zafer Özden, AFAD personeli ve az sayıda vatandaş katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kastamonuda-deprem-riski-artiyor/feed/ 0
Kastamonu’da Deprem Konferansına İlgisizlik https://www.igdirhaber.com.tr/kastamonuda-deprem-konferansina-ilgisizlik/ https://www.igdirhaber.com.tr/kastamonuda-deprem-konferansina-ilgisizlik/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:03:28 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10862 Kastamonu’da 1-7 Mart Deprem Haftası etkinlikleri çerçevesinde farkındalık amacıyla gerçekleştirilen konferansta salonun yarıdan fazlası boş kaldı.

1-7 Mart Deprem Haftası Etkinlikleri çerçevesinde Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından Kastamonu Halk Eğitim Merkezi’nde “Kastamonu’nun Depremselliği ve Kuzey Anadolu Fay Hattı” konulu konferans düzenlendi. Sosyal medya hesaplarından, basından ve Kastamonu Belediyesi anons sisteminden yapılan tüm duyurulara rağmen konferansa katılım olmadı. Katılımcıların büyük kısmını AFAD İl Müdürlüğü personelinin oluşturduğu konferansta, farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bilgiler aktarıldı.

“Merkez üssü Marmara’da olacak bir deprem de bizleri çok ilgilendiriyor”

Konferansa konuşmacı olarak katılan Milli Savunma Bakanlığının Deprem Araştırma Grubu’nda görev alan ve Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen bölgede incelemelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilgehan, “Biz sadece merkez üssü Kastamonu olan bir depremden bahsetmiyoruz. Merkez üssü Marmara’da olacak bir deprem de bizleri çok ilgilendiriyor. Marmara’da olacak depremde belki de Kastamonu’daki binaları yıkacaktır. Son depremin merkez üssü Kahramanmaraş’tı ama en çok etkilenin il Hatay oldu. Çünkü gerek zemin gerek bina olarak zayıftı. Deprem afet değildir, bir doğa olayıdır. Tıpkı yağmurun yağması, güneşin açması, fırtınanın kopması gibi. Fakat bunu afete dönüştüren binalardır. Deprem sallıyor ve gidiyor ama afete dönüştüren bizim ihmallerimizdir. Bizim gereken tedbirleri zamanında almadığımızdandır” dedi.

“Kuzey Anadolu Fay Hattı, Kastamonu için önemli bir tehdit kaynağı oluşturmaktadır”

Kastamonu’nun birinci dereceden deprem bölgesinde yer aldığını söyleyen Prof. Dr. Bilgehan, “Kastamonu’nun il sınırlarının yüzde 46’sı birinci dereceden, yüzde 22’si ikinci dereceden, yüzde 24’ü üçüncü dereceden ve yüzde 8’i dördünce dereceden deprem bölgesindedir. Dünyanın en aktif faylarından bir tanesi olan Kuzey Anadolu Fay Hattı Kastamonu’da şehir merkezinden 35 kilometre güneyinden geçmektedir. Kuzey Anadolu Fay Hattı, Kastamonu için önemli bir tehdit kaynağı oluşturmaktadır. Bu fay üzerinde meydana gelen 1943 yılında Tosya- Ladik depremi Kastamonu’yu önemli ölçüde etkilemiştir. 1943 yılında büyük bir deprem olmuş, o tarihten bu yana 81 geçti. Zaman geçtikçe bizler buna benzer bir depremi yaşama ihtimalimiz de yükseliyor demektir. Kastamonu’da Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi yüksek deprem riski altındadır” diye konuştu.

Prof. Dr. Celal Şengör’ün, “Karadeniz sonunda patlayacak. Basbayağı. Çünkü içerisinde gazlar var. Bu gazlar giderek artıyor. Bunlar gazoz gibi yüzeye çıkacak sonunda Karadeniz’in 60 kilometre çevresinde yaşayan oksijen soluyan hiçbir canlı kalmayacak” şeklindeki açıklamalarına katılmadığını söyleyen Prof. Dr. Bilgehan, “Ben hocamızın görüşüne çok katılmıyorum. Gaz sıkışması Karadeniz’de yeni mi oldu, yeni mi var, daha öncesinde de olan bir şeydi. Bu şeylerden bahsedilmiyordu. Hayır, öyle bir şey olduğunu zannetmiyorum. Hocanın kendi görüşü tabii ki ama ben aynı fikirde değilim” şeklinde konuştu.

1943 yılında Tosya’da yaşanan depremle ilgili bilgiler veren Kastamonu AFAD İl Müdür Yardımcısı Dr. Suat Tüfekci, “1943 yılında Cumartesi gecesi 26 Kasım’ı 27 Kasım’a bağlayan gecede yaklaşık 2 dakika boyunca büyük bir deprem yaşadık. Bu deprem 7.2 büyüklüğündeydi. 45 bin kilometrekarelik bir alanda etkili oldu. Kastamonu, Çankırı, Çorum, Amasya, Samsun, Tokat, Sinop ve Ordu’da bilhassa ölümler ve binalarda hasarlara yol açtı. En çok etkilenen Ilgaz, Tosya, Kargı, Osmancık, Merzifon, Havza, Vezirköprü ile Erbaa ilçeleri etkilendi. Tosya, Kastamonu ve Kargı’da toplamda bin 71 kişi hayatını kaybetti, bin 293 vatandaşımızda yaralandı. Bin 200’den fazla büyükbaş hayvanımızda telef oldu. Kastamonu’nun merkezinde de bu depremi şiddetli bir şekilde hissettik. Özellikle Kastamonu Kalesinden yuvarlanan kayalar, etrafında bulunan Hisarardı Mahallesinde bulunan 7 evin yıkılmasına, 4 kişinin ölümüne ve 2 kişinin de yaralanmasına neden oldu” ifadelerini kullandı. – KASTAMONU

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kastamonuda-deprem-konferansina-ilgisizlik/feed/ 0
Hakkari’de afetlere hazırlık için ekiplere eğitim veriliyor https://www.igdirhaber.com.tr/hakkaride-afetlere-hazirlik-icin-ekiplere-egitim-veriliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/hakkaride-afetlere-hazirlik-icin-ekiplere-egitim-veriliyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:00:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10859 Deprem kuşağında yer alan Hakkari’de afetlere hazırlıklı olmak amacıyla kurulan 56 ekipteki 2 bin polis, jandarma ve öğretmene arama kurtarma eğitimi veriliyor, kentteki 2 bin 500 yapının deprem risk analizinin yapılması için çalışma yürütülüyor.

Kent genelinde olası afet ve acil durumlara müdahale için İçişleri Bakanlığının himayesinde, Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik’in talimatıyla çalışma başlatıldı.

İlk etapta, il genelinde İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet ve İl Milli Eğitim müdürlüklerinde görevli 2 bin personelden oluşan 56 arama kurtarma ekibinin kuruldu.

Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürlüğü ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri tarafından teorik ve uygulamalı eğitime tabi tutulan ekipler, daha sonra 16 kişilik gruplar halinde enkaz sahasına alınarak arama yöntemleri, arama kurtarmada kullanılan malzemeler, hasta ve yaralı taşıma teknikleri ile enkazdan yaralı çıkarma gibi konularda bilgilendirildi.

Ayrıca olası deprem durumunda çadır ve konteyner kentlerin kurulacağı alanların belirlendiği kent merkezi ve Yüksekova ilçesinde, 5 bin çadır ve çeşitli malzemelerin bulunacağı lojistik depo kurulması için de çalışma yürütüldü.

Kentte 2015’ten önce yapılan 2 bin 500 yapının depreme karşı riskli olup olmadıklarının tespit edilmesi amacıyla üniversite ile belediye arasında protokol imzalandı. Ücretsiz sunulacak bu hizmet için şu ana kadar yaklaşık 600 kişi belediyeye başvuru yaptı.

“Bu süreci hızlı şekilde bitirmeyi amaçlıyoruz”

Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, AA muhabirine, Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra bilim insanlarının sismik boşluk oluşan yerlere dikkat çektiklerini, bu yerlerden birinin de Hakkari ve Yüksekova olduğunu söyledi.

Kent merkezi ve ilçeleri için deprem konusunu birinci gündem maddesi yapmalarının zorunluluk olduğunu belirten Çelik, “Buradaki fay bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa 20 yıl, 30 yıl sonra enerjisini boşaltacak. Bizim buna hazırlıklı olmamız gerekiyor. Depreme nasıl hazırlıklı olunur? Depreme dirençli kentler oluşturarak. Temel nokta bu.” dedi.

Belediyede göreve başladıktan sonra yapıların dayanıklılığını tespit etmek için mahalle bazlı mikro bölgeleme çalışması yaptıklarını anlatan Çelik, şöyle devam etti:

“İlk elde ettiğimiz sonuçlar yaşadığımız tereddüdün karşılığı gibi. Yapıların gözlemsel risk durumu analizini yaptığımızda bazı mahallelerde yapı stokunun yüzde 80’nine varan oranda riskli yapılardan oluştuğunu gördük. Üniversitemizle iş birliği yaparak 2 bin 500 yapı için deneysel yapı analiz raporlarını çıkarmak, yani karot numuneleri alınarak bunların kolon, kiriş, statik yapılarını test etmek için bir süreç başlattık. Bu çalışmayı ücretsiz yapacağız. Başvuruları almaya başladık. Bu süreci hızlı şekilde bitirmeyi amaçlıyoruz.”

Bu çalışmaların devamının kentsel dönüşüm olacağını dile getiren Çelik, depremin oluşturabileceği zararları önlemenin tek yolunun, deprem esnasında yıkılmayacak yapılar inşa etmek olduğunun altını çizdi.

“5 bin çadır stoklamayı hedefliyoruz”

Depreme karşı arama kurtarma ve barınma sürecinin planlanmasının zaruri olduğunu belirten Çelik, “Şu ana kadar 56 arama kurtarma ekibi oluşturduk. Bu ekiplerimiz jandarma, polis ve öğretmenlerden oluşuyor. Bunlara yönelik 16’şar timler halinde eğitim sürecini başlattık. Depremin ilk anında enkaz alanına girebilmek için ihtiyaç duyulan insan gücünün ötesinde hidrolik anlamda destekleyebilecek makineler ve tesisatın da alım sürecini başlattık.”

Çelik, üniversite ile belediye sınırları içindeki 10 mahallede Arama Kurtarma Gönüllüleri Eğitme protokolünü yapacaklarını, bu mahallelere de arama kurtarma ekibinde bulunması gereken tüm makine ve aletlerin yer aldığı konteynerler yerleştireceklerini bildirdi.

Yüksekova ve kent merkezinde lojistik depo kurarak 5 bin çadır stoklamayı hedeflediklerini ifade eden Çelik, şunları kaydetti:

“Hem Yüksekova hem de kent merkezi için bin konteynerlik geçici barınma alanları oluşturmayı hedefliyoruz. Buralar için gerekli projelendirme, alt yapı çalışmaları yapıldıktan sonra konteyner sevkiyatları devam edecek. Burada yeni yapılan yapı stoku bizim için büyük avantaj. Devletin koyduğu kurallar aslında insan yaşamını düzenlemek ve korumak üzerinedir. Dolayısıyla bina yapımına ilişkin çıkarılan yönetmeliklerin tamamı insan hayatını korumak içindir. Değişik maliyetlerden kurtulmak için kaçak yapı yapma eylemine giren vatandaşlarımızın bu süreçten uzak durması gerekiyor ki acı bedeller ve sonuçlarla toplum olarak karşı karşıya kalmayalım.”

Kurdukları yeni ekiplerle toplamda 2 bin arama kurtarma personeline ulaşacaklarını belirten Çelik, “Ekipmanların alım sürecinin tamamlanmasıyla tam donanımlı arama kurtarma ekibine dönüşecekler. Karot örneklerinin alımı için laboratuvar oluşmuş durumda. Nisan sonuna kadar başvuruları alacağız. Temmuz sonunda da karot numunelerine ilişkin sonuçları bitirmiş olacağız. Ondan sonraki sürecin tamamını da vatandaşlarımızın kentsel dönüşüm talepleri ve şehrimizin kentsel dönüşüm ihtiyacı çerçevesinde yukarı bölgede oluşturacağımız alanlar.” dedi.

“Ekipler donanımlı hale geliyor”

AFAD’da görevli arama kurtarma teknisyeni Abdurrahman Yıldız da kentte oluşturulan ekiplerin eğitimine devam ettiklerini söyledi.

Yıldız, “Kaba, fiziki arama, galeri açma ve domuz damı, enkaza giriş tekniklerini, üstten giriş, yandan giriş, katların kaldırılması gibi konularını anlatıyoruz. Bu eğitimleri alan ekipler donanımlı bir hale geliyorlar. Çünkü eğitimde enkazı bire bir yaşıyorlar.” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hakkaride-afetlere-hazirlik-icin-ekiplere-egitim-veriliyor/feed/ 0
ASO Başkanı Seyit Ardıç, deprem bölgesindeki kadın girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı https://www.igdirhaber.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:51:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10847 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, “Depremin acılarını ve sonrasındaki sorunları en derinden yaşayan ve iş yerlerini kaybetmiş kadınlarımız için hepimizin yapacağı çok şey var, olmalı” dedi.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Girişimci İş Kadınları Derneği (ANGİKAD) tarafından gerçekleştirilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen ‘Girişimcilik Yolu Dönüşüm: Kadın Girişimcilerle Yeniden Başla’ projesinin açılış lansmanına katıldı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Hatay, Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Osmaniye’de kadın girişimciliğinin desteklenmesinin amaçlandığı ve iş birlikçi kurumların tanıtıldığı program çerçevesinde Ardıç, kadınların istihdamdaki önemine dikkati çekti.

“Sivil toplumun son yıllarda ülkemizin ekosistemine kattığı artı değerler, gurur verici”

Ardıç, burada yaptığı konuşmasında, bir ülkenin sosyoekonomik gelişmesinin en tamamlayıcı unsurlarından birinin de sivil toplum örgütleri olduğuna dikkat çekerek, “Yasama, yürütme yargı erki ve medyadan sonra beşinci güç olarak geleceğimizi şekillendiren hatta kamu ve özel sektörün yanında ‘üçüncü sektör’ olarak tarif edilen sivil toplumun son yıllarda ülkemizin ekosistemine kattığı artı değerler, gurur verici” dedi.

“Proje, deprem bölgesindeki kadınların hayata yeniden başlamalarını sağlayacağı için çok daha özel”

Sivil toplum örgütlerinin yürütmüş olduğu projelerin çok değerli olduğunu vurgulayan Ardıç, “Bugün bizleri bir araya getiren ‘Girişimcilik Yolu Dönüşüm; Kadın Girişimcilerle Yeniden Başla Projesi’, deprem bölgesindeki kadınlarımızın hayata yeniden ve çok daha güçlü başlamalarını sağlayacağı için çok daha özel, çok daha kıymetli. Artık hepimiz biliyoruz ki, Türkiye’nin deprem kuşağında olması gerçeğini hiçbirimiz değiştiremeyiz. Ancak hem önlem almak hem de yaraları sarmak konusunda yeterli çabayı gösterebiliriz. Her zaman dediğim gibi, ders ve önlem alırsak, depreme gücümüz yeter. 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz canlarımızı hiç unutmadık ve unutmayacağız” ifadelerine yer verdi.

“Depremde işlerini kaybetmiş kadınlarımız için yapacağımız çok şey var”

Deprem bölgesinde çok sayıda insanın işlerini ve iş yerlerini kaybettiğini hatırlatan Ardıç, bunların arasında çok sayıda kadın girişimcinin de bulunduğunu dile getirdi. Kadınların normal şartlarda bile hem fırsat eşitliğine hem de desteğe ihtiyaçları olduğunu aktaran Ardıç, “Bu bağlamda; depremin acılarını ve sonrasındaki sorunları en derinden yaşayan ve iş yerlerini kaybetmiş kadınlarımız için hepimizin yapacağı çok şey var, olmalı” diye konuştu.

“Yeniden Başla Projesi ile bölgedeki kadın direnci ve gücü çok daha artacak”

ASO yönetiminin ve üyelerinin bölgeye olan hassasiyetlerinin aynı duyarlılıkla devam ettiğini söyleyen Ardıç, Hatay, Osmaniye, Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’taki yatırımcıların, depremden önce hem bölge kalkınmasına hem de ülke kalkınmasına çok değerli katkılarda bulunduklarını ifade etti. Ardıç, bu katkıların devam etmesi için bu tür projelerin oluşturulmasının önemli olduğunu ifade ederek, “Bizim de Ankara Sanayi Odası olarak destek olmaktan mutluluk duyduğumuz Yeniden Başla Projesi ile bölgedeki kadın direnci ve gücü çok daha artacak. Kadınlarımız yeni iş fikirleriyle hayata tutunacak, ekonomik bağımsızlıklarını kazanarak, geleceğe daha emin adımlarla yürümek için güç toplayacaklar. Evet, bölgede yaşananlar kolay değil ama ne zaman umudumuzu kaybedersek, işte o zaman düşeriz. Bu umudu yeşertmek hepimizin görevi olmalı. Kalanların sağlıcakla kalması, dimdik durabilmesi, umutla yolunu seçmesi ve yürümesi için bu tür girişimlere ve projelere her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. O zaman dayanışma ruhunu hep diri tutarak, böyle anlamlı projelere destek vereceğiz, kendi özgün projelerimizi hayata geçireceğiz ve deprem bölgesinde hayatın yanında durmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Programa, ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın yanı sıra Ankara Valisi Vasip Şahin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Şahin, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Türköz, ANGİKAD Başkanı Gözde Diker ve sektör temsilcileri katılım sağladı. – ANKARA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/feed/ 0
Diyarbakır’da depremde görev yapan kadın kahramanlar yaşadıklarını anlattı https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-depremde-gorev-yapan-kadin-kahramanlar-yasadiklarini-anlatti/ https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-depremde-gorev-yapan-kadin-kahramanlar-yasadiklarini-anlatti/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:36:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10835 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen Diyarbakır’da sahada görev yapan, yıkılan binaların enkazındaki canlara ulaşmaya çalışan kadın kahramanlar yaşadıklarını anlattı.

Depremlerin etkilediği 11 il arasında yer alan Diyarbakır’da yıkılan binaların enkazında arama kurtarma çalışmalarına katılan AFAD, UMKE, Kızılay, Sağlık Bakanlığı, jandarma ve Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kurum ve kuruluşlarda görevli kadın çalışanlar, günler süren mücadele ile çok sayıda depremzedenin yaşama tutunmasını sağladı.

Arama kurtarma çalışmalarının yanı sıra ilk yardımdan beslenmeye, psiko-sosyal destekten yaşam alanlarının kurulmasına kadar pek çok alanda görev alan kadınlar, ailelerinden ayrı günler süren mesailerinde yaşadıkları duyguları AA muhabiri ile paylaştı.

“Kurtardığım her insan halen aklımda”

Diyarbakır AFAD’da arama kurtarma teknisyeni olarak görev yapan Gizem Doğan, deprem anında büyük korku ve panik yaşadığını, sarsıntı geçtikten sonra ailesini güvenli bir alana alıp, görevinin başına koştuğunu söyledi.

Depremde çöken Serin-2 Apartmanı’nın enkazında görev yaptığını anlatan Doğan, 12 gün boyunca orada çalışma yürüttüğünü belirtti.

Doğan, “Tek amacımız insanları kurtarmak olduğu için canla başla çalışmaya başladık. Sesleri duydukça insanları kurtarmak için elimden geleni yaptım. Kurtardığım her insan halen aklımda. Aklıma geldikçe duygulanıyorum. Umarım bir daha böyle bir afet yaşamayız.” dedi.

“Orada ‘İyi ki sağlıkçıyım’ dedim”

UMKE ekibinden Sevgi Yıldız ise depreme çocukluk arkadaşıyla yakalandıklarını belirterek, ilk korkuyu atlattıktan sonra çalışmalara katılmak için hazırlığını yapıp kendi imkanlarıyla Serin-2 Apartmanı’nın enkazına ulaştığını anlattı.

Acıyı bir kenara bırakıp, insanları kurtarmak için çaba gösterdiğini dile getiren Yıldız, şunları söyledi:

“O gün orada ‘İyi ki sağlıkçıyım’ dedim. Serin-2 Apartmanı’nın enkazında bir sağlıkçı vardı ve ona ulaştık, damar yolu açtık. Çok dar bir alandı ama hiç canımızı düşünmedik. Kıza ulaştığımızda, elimizi tuttuğunda, ‘Beni bırakmayın’ dedi. Bu çok farklı bir duyguydu. Bir canlıya ulaşabilmek, dokunmak… O eli bırakmadık ve saatlerce o kişiyle temas halindeydik.”

Yıldız, ikinci depremi enkaz başındayken yaşadığını fakat ilk sarsıntı gibi korku ve panik hissetmediğini dile getirerek, kurtarılması gereken canlar olduğunu bilmenin kendilerini motive ettiğini aktardı.

Bir tarafta çocukların diğer tarafta görevin”

Hemşire ve UMKE gönüllüsü 2 çocuk annesi Nalan Uzun ilk depremi atlatıp, eşi ve çocuklarının güvende olduğunu gördükten sonra görevinin başına gitmek istediğini söyledi.

Uzun, o an yaşadığı duyguları şöyle ifade etti:

“Bir bölünmüşlük yaşıyorsun. Bir tarafta eşin ve çocukların diğer tarafta görevin. Ama diğer taraf daha ağır basıyor. İkinci depremi Galeria Sitesinin enkazı başında yaşadık. Diğer binanın yıkılışı, üzerimize doğru gelişinden saniyelerle kurtulduk. Çocuklarınız size bir kahraman gözüyle bakıyor.”

112 Acil Sağlık ekibinde acil tıp teknikeri Demet Zerrin, depremin ilk anından kurtarma çalışmalarının son gününe kadar sahada görev yaptığını anlattı.

Zerrin, depremden 17 saat sonra 10 yaşındaki çocuk ve ardından babasının kurtarıldığını anlatarak, “Çocuk ambulansa alındıktan sonra elimi sımsıkı tuttu ve ‘Elimi bırakma abla yüzümü sil, arkadaşlarım benimle alay eder. Ayaklarım yerinde mi?’ dedi. Yüzünü sildim, ve ayaklarını görmesini sağladım. Ama o elimi hiç bırakmadı.” dedi.

“15 gün boyunca eve gidemedik”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında çalışan Tuba Utli ise depremin ilk anında panikle babasına koştuğunu, sarsıntının durmasının ardından da görevinin başına geçtiğini ifade etti.

Serin-2 Apartmanı’nın enkazında görev yaptığını anlatan Utli, şöyle dedi:

“Enkaza ilk gittiğimde korku, üzüntü hepsi vardı. Ama ilk canlıyı görünce o sevinç çığlıklarıyla sakinleşmeye başladık. Görevimiz gereği de o korkuyu bastırmak zorundaydık. 15 gün boyunca orada çalıştık ve hiçbir şekilde eve gidemedik. Sadece biraz dinlenme ile vardiyalı çalıştık.”

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde psikososyal destek ekibinde görevli psikolog Rüveyda Efe, öncelikli çalışma guruplarının çocuklar olduğunu, depremin izlerini silmenin zor bir iş olduğunu anlattı.

Çocukların gözlerindeki korkuyu anlayabildiklerini dile getiren Efe, deprem geçmesine rağmen yaşanan travmanın etkilerinin sürdüğünü ifade etti.

Efe, konteyner kentte buna yönelik çalışmalar yürüttüklerine işaret ederek, bireysel görüşmelerin halen devam ettiğini belirtti.

“Günlerce çocuklarımı göremedim”

Kızılay Toplumsal Güçlendirme Uzmanı Aysel Yaşar da çocuklarını güvenli bir yere bıraktıktan sonra aşevi koordinasyonunu yürüttüğünü ve deprem çalışmaları süresince binlerce kişiye sıcak yemek sağladıklarını kaydetti.

Yaşar, “Günlerce çocuklarımı görmedim. Çalışmalarımı görünce çok mutlu oluyorlardı. Onlar benim gururum ben de onların gururu oldum. Çok mutlu oluyorlardı. Bir anne ve bir kadın olarak yardım gönüllüsü olmak çok güzel bir duygu.” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-depremde-gorev-yapan-kadin-kahramanlar-yasadiklarini-anlatti/feed/ 0
Depremde yıkılan iş yerleriyle üretime devam eden Adıyamanlı kadın girişimciler destekleniyor https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-yikilan-is-yerleriyle-uretime-devam-eden-adiyamanli-kadin-girisimciler-destekleniyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-yikilan-is-yerleriyle-uretime-devam-eden-adiyamanli-kadin-girisimciler-destekleniyor/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:15:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10820 Kahramanmaraş merkezli depremlerde ev ve iş yerleri yıkılan Adıyamanlı kadın girişimciler, sağlanan desteklerle üretime kaldıkları yerden devam ediyor.

AA muhabirinin Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının (UNDP) “Depremden Etkilenen Küçük İşletmelerin Desteklenmesi Hibe Programı” çerçevesinde İsveç’ten sağlanan fonla destek sağladığı depremzede kadın girişimcileri ele alındığı dosya haberin ilk bölümünde, Adıyaman’daki kostüm ve çeyizlik imalatçısı ile kafe işletmecisi kadınlarla röportaj yapıldı.

UNDP, program kapsamında, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerdeki küçük işletmelere sağladığı toplam 10 milyon dolarlık hibeyle, bu işletmelerin yeniden faaliyete başlayabilmesini hedefliyor. Program kapsamında, bugüne kadar 4 bin 616 küçük işletme desteklendi. Bu işletmelerin büyük bölümünü de kadın girişimciler oluşturdu.

“Yeniden üretime başladık”

Bu kapsamda desteklenen kadınlardan birisi olan Nurten Yıldırım, Adıyaman’da depremin ardından kurulan Balıkesir Çarşısı’nda yöresel kıyafet dikiyor ve özellikle çocuklara yönelik çeşitli kostümlerin satışını yapıyor. Yıldırım, Pamuk Prenses, Örümcek Adam ve Robin Hood gibi karakterlerin kostümlerini de hazırlıyor.

Yıldırım, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, çocuklar için kostüm hazırlamanın kendisini mutlu ettiğini ve amacının çocukların hayallerini gerçekleştirmek olduğunu söyledi. Hazırladığı yöresel Türk kıyafetlerine yurt dışından talep olduğunu belirten Yıldırım, “Yurt dışında bulunan Türk okullarına, Almanya, Fransa, İsviçre’ye yöresel Türk kıyafetleri gönderiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Depremde hem ev hem de iş yerinin yıkıldığını anlatan Yıldırım, “Depremde 35 yılın emeği ve birikimi iş yerimiz, 30 saniyede yerle bir oldu. Yeni bir yerde üretime yeniden başladık. Bu süreçte bize destek olanlara teşekkür ediyoruz. Tek başına toparlanmamız çok zor ama güzel destekler sağlanıyor.” diye konuştu.

Yıldırım, kadınların kendisini geliştirmesinin önemli olduğuna işaret ederek, “Kadınlar kendini geliştirsin ki gelişmiş çocuklar yetiştirsin. Üretken bir anne, çocuğuna çok şey verebilir. Dünya değişiyor ve değişen dünyada çocuklar kendilerine yol gösterecek rehber istiyor.” dedi.

“Kadınların üretmesi çok kıymetli”

Seval Alagöz ise atölyesinde, geleneksel danteller, pike, nevresim, yastık, havlu ve seccade gibi çeyizlikler üretiyor.

Meslek lisesinde giyim teknolojisi bölümünde eğitim alan Alagöz, 15 yıl ara verdiği mesleğine, depremden 9 ay önce açtığı iş yeri ile geri döndü. Depremde iş yeri ağır hasar alan Alagöz, UNDP’den aldığı destekle yaklaşık 2 ay önce yeni işletme açtı ve üretmeye kaldığı yerden başladı.

Alagöz, “Anneannelerimizin, annelerimizin gelenekselleşen dantel ve nakışlarını güncelleyip çeyizlik hazırlıyoruz. Aslında sandıkları yeniliyoruz. Çeyiz güzel bir gelenek, eskilerde kalmasın istiyoruz.” diye konuştu.

Kadınların çalışması ve üretmesinin çok kıymetli olduğunu belirten Alagöz, kadının elinin değdiği her şeyin yeniden hayat bulduğunu dile getirdi.

Açtığı kafeyi enkazdan çıkardığı eşyalarla süsledi

Kadın girişimci Nihat Pulat da Balıkesir Çarşısı’nda deprem enkazından çıkarıp onardığı eşyalarla kafe açtı.

Depremden önce küçük bir kafe işlettiğini ancak asrın felaketiyle tüm emeklerinin yok olduğunu belirten Pulat, hayata sıfırdan başlayarak üretime kaldığı yerden devam ettiğini söyledi.

Pulat, depremle birlikte hayatının nasıl değiştiğini şu sözlerle anlattı:

“Depremden önceki işletmemizde el yapımı reçeller, kahvaltılıklar hazırlıyorduk. Sıcak, samimi bir aile ortamımız vardı. İşimizi zor imkanlarla kurmuştuk ama çok sevildi, büyüdü. Ta ki 6 Şubat’a kadar. Depremde kaldığımız ev yıkıldı. Ayağım kırık şekilde evden çıktım. İlk gittiğim yer dükkanım oldu, çünkü orası benim için çok önemliydi. Depremin ardından Diyarbakır’a giderek tedavi oldum. Tedaviden sonra tekrar Adıyaman’a döndüm çünkü her şeyimi kaybetmiş olamazdım.”

Depremden birkaç ay sonra faaliyete başlayan dükkanında doğal meyve suları ve meyve kaseleri hazırladığını bildiren Pulat, hibe desteğinin kendisi için “can suyu” olduğunu söyledi. Pulat, “Kadınlar oturmasın, faaliyete geçsin. Biz deprem yeniden kalkıp bir şeyler yapabildiysek herkes yapabilir.” diye konuştu.

Pulat, Adıyaman’da bir şeyler üretmek isteyen ve buna imkan bulamayan diğer üreticiler için de bir atölye kurmak istediğini aktararak, bu konuda kendilerine yer tahsis edilmesi talebinde bulundu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-yikilan-is-yerleriyle-uretime-devam-eden-adiyamanli-kadin-girisimciler-destekleniyor/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’u depreme hazırlıklı hale getireceğiz https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbulu-depreme-hazirlikli-hale-getirecegiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbulu-depreme-hazirlikli-hale-getirecegiz/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:03:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10746 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, İstanbul’daki riskli bina stokunu bir an önce bitirmek istediklerini belirterek, “Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu farkındalığıyla daha önce başardığımız gibi İstanbul’u da deprem konusunda hazırlıklı hale getireceğiz.” dedi.

Kurum, Ülke TV’de katıldığı canlı yayında, Çanakkale’de meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki depremi yaşayan tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ve deprem gerçeğiyle yaşamak zorunda olunduğunu vurgulayan Kurum, “Biz istiyoruz ki İstanbul’daki riskli bina stokunu bir an önce bitirelim. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu farkındalığıyla daha önce başardığımız gibi İstanbul’u da deprem konusunda hazırlıklı hale getireceğiz. İstanbul, deprem konusunda sempozyum yapmaktan ileri gidemeyen anlayışa teslim olmayacak.” ifadelerini kullandı.

Kurum, depreme ilişkin tedbirler alınarak yaşanması gerektiğini dile getirerek, “Deprem bugün terörle mücadele kadar önemli bir konudur. Biz de projelerimizi, hayallerimizi ortaya koyduğumuzda en önemli gündem maddemiz deprem.” şeklinde konuştu.

“Vatandaşınız için dertli olursanız her şey yapılır”

Kurum, muhalefetin, İstanbul’un deprem gerçeğiyle ilgili son 5 yılda hiçbir proje ortaya koyamadığına işaret ederek, şöyle konuştu:

“650 bin konut İstanbul’da dönüştürülmemeli.’ diye düşünen bir belediye başkanı şu anda var. Kentsel dönüşümün mahalle mahalle yapılması gerektiğini biz söylerken, bugünkü liyakatsiz belediye başkanı hiçbir şey yapmadı. Bu anlayış, ‘İstanbul’da deprem olsun ve insanlar bu riskli binalarda yaşasın.’ demektir. Biz, nüfusu arttırmadan yerinde konutları dönüştürelim diyoruz. Yapmak isteyeni de eleştiriyorlar, ‘Kaynak bulamazsınız.’ diyorlar. Biz kaynak bulduk, asrın felaketinde 3 ayda 89 bin konutun inşası başladı. İstenirse yapılır, siz vatandaşınız için dertli olursanız her şey yapılır. “

“TOKİ ile kaynak ürettik”

Kurum, kaynakları en iyi şekilde kullandıklarının ve TOKİ ile kaynak ürettiklerinin altını çizerek, “İstanbul’a 5 yılda 1 litre su gelmemiş. Sonra da bizim projeleri karalamak diz boyu. Eğer İstanbul’da Marmaray, Avrasya Tüneli, 3. köprümüz, Kuzey Marmara Otoyolu yapılamasaydı neler olurdu?” dedi.

Murat Kurum, 100 bin sosyal konut için 16 Nisan’da başvuruları alacaklarını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“KİPTAŞ eliyle yarısı bizden 300 bin konut yapacağız. Biz 250 bin konutu dönüştüreceğiz. İstanbul’un kaynaklarını İstanbul’a harcayacağız. Biz İstanbul’da 100 bin konutu neden yapacağız. Memurların İstanbul’dan beklentileri var. Bu konutlar kentsel dönüşüm yapılan binalardaki insanlarımıza düşük kiralı olarak verilecek. Sayın Cumhurbaşkanımızdan, ilgili bakanlarımızdan destek alacağım. İstanbul için ne gerekiyorsa yapacağım.”

“Raylı sistemi 5 yılda 2 katına çıkaracağız”

İstanbul’un en önemli sorunlarının başında ulaşım, deprem ve konut fiyatlarının geldiğini belirten Kurum, “İstanbul’daki trafik artık çile olmuş. Yılda 18 milyon turistin geldiği, araç sayısının her gün arttığı İstanbul’a yatırım yapmak zorundasınız. Birileriyle kirli pazarlıklarla bunu yapamazsınız. İstanbullular neden bu çileyi çekiyor? Metrobüs kuyruğunu görsem ve belediye başkanı olsam utanırım, sokağa çıkamam. Raylı sistemi 5 yılda 2 katına çıkaracağız. 340 kilometreden 650 kilometreye çıkaracağız. Her ilçeye metro gidecek bir sistem yapacağız. İstanbul’un 2 yakasına 2 büyük tünel yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Mevcut İBB yönetiminin yeni bir tane bile tünel yapmadığını kaydeden Kurum, “122 kilometrelik tünelle alternatif bir yol oluşturuyoruz. Yerin altından hızlı bir şekilde gidilecek yol olacak. Bunların bittiğini hayal edin, Kilyos’tan çıkan bir vatandaşımız kesintisiz Büyükçekmece’ye kadar gidecek.” dedi.

“250 bin araçlık yeni otoparkı hayata geçireceğiz”

Kurum, vatandaşın evinin önüne ücret ödemeden aracını park edeceğini vurgulayarak, 250 bin araçlık yeni otoparkı hayata geçireceklerini söyledi.

Üstü yeşil alan, altı otopark olan projeyi gerçekleştireceklerini belirten Kurum, okullara otopark yapacaklarını ve okula gelen öğretmen ile velilerin araçlarını buralara park edebileceklerini kaydetti.

Kurum, tek sistemden taksiyi yöneteceklerine dikkati çekerek, “Şu anda birçok uygulama var, biz bunu tek çatı altında toplayacağız. Oldu ya taksiden istediğiniz verimi alamadınız, ödül ve ceza uygulaması getireceğiz. Gerekirse men edeceğiz. Bir yandan taksicilerimize eğitim vereceğiz. Taksicilerin de güvenliğini düşüneceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Sen önce kirli ittifaklarının hesabını ver”

CHP ile DEM Parti arasındaki ittifakın kimlerle nasıl olduğunu milletin bildiğini kaydeden Kurum, “Aynı geçmişte olduğu gibi bakanlıkları paylaşmışlardı. Cumhur İttifakı’nda böyle bir şey gördü mü bu millet? Devlet Bey, ‘Sizin de bu noktada bir talebiniz var mı?’ diye sorulduğunda, ‘Bu millet sizi seçti, sizin yönetmeniz ve bizim uymamız gerekir.’ diye yanıt verdi.” şeklinde konuştu

Kurum, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, “Tek millet, tek devlet” söylemiyle ilgili yaklaşımına değinerek, şunları kaydetti:

“Sen git önce kendini özgürleştir, sen ne demek istiyorsun? Sen önce kirli ittifaklarının hesabını ver. Böyle bir aşağılık bakış açısı olamaz. Sen git o büyükelçilerle yaptığın kirli anlaşmaları açıkla. Gelip bize akıl verme. Kendi menfaatin için her türlü kirli ilişkiye giriyorsun sonra bizim ‘tek millet, tek devlet’ dememizden mi rahatsız oluyorsun. Özgür Özel, bedelli askerlik yapan vatandaşlarımızı hedef aldı, kendi belediye başkan adayları bedelli askerlik yapmış kişiler. “

Murat Kurum, seçim yarışında geriden başladıklarını ancak şu an 1,5-2 puan öne geçtiklerini belirterek, tüm İstanbulluların oyunu alarak büyük bir zafer kazanacaklarını söyledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbulu-depreme-hazirlikli-hale-getirecegiz/feed/ 0
Adana’daki Özgür Apartmanı’nın yıkılması davasında müteahhit kardeşlerin tutuksuz yargılanması devam ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/adanadaki-ozgur-apartmaninin-yikilmasi-davasinda-muteahhit-kardeslerin-tutuksuz-yargilanmasi-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/adanadaki-ozgur-apartmaninin-yikilmasi-davasinda-muteahhit-kardeslerin-tutuksuz-yargilanmasi-devam-ediyor/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:21:47 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10709 Adana’daki Özgür Apartmanı’nın 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılmasına ilişkin dava kapsamında, müteahhit 2 kardeşin tutuksuz yargılanmasına devam edildi.

Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın duruşmasına, tutuksuz sanıklar Murat A. ve kardeşi Mahmut A. ile bazı tanık, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmada tanık sıfatıyla beyanı alınan binanın eski yöneticisi M.T. yıkılan Özgür Apartmanı’nda kolon kesilmesine şahit olmadığını anlatarak, “Depremden önce ben binanın 13. katında ikamet ediyordum. Binanın yağmur su boruları apartmanın dışındaki bahçeye akıyordu. Binanın dam kısmına beton dökülmedi. Doğal gaz tesisat işlemi ise binaya zarar vermeden gerçekleştirildi. Tüm bilgim bunlardan ibarettir.” dedi.

Hakkındaki iddialar hatırlatılarak savunması alınan sanık Mahmut A, binanın yapımıyla ilgili herhangi bir sorumluluğunun olmadığını öne sürerek, kendisinin o dönemde imza yetkisinin bulunmadığını söyledi.

Suçlamaları kabul etmediğini belirten Mahmut A. şöyle devam etti:

“Ben daha çok şirketin büro işleriyle ilgileniyordum. Binanın inşaatı, zemin etüdü gibi işlemlerle o dönem teknik uygulama sorumlusu S.Y. ilgileniyordu. Ben babamın kurduğu bu şirkette sadece bir çalışandım. Binayla ilgili hiç bir imza işleminde yer almadım. Bir süre dairelerin satış işlemleriyle ilgilendim. Binanın yapım yılı üzerinden yaklaşık 28 yıl sene geçmiş. Apartmanda doğal gaz tesisat işlemleri yapılmıştır. Bu işlemler kapsamında bütün katlar delinmiştir. Binanın dam kısmına 50 santimetre kalınlığında beton döküldüğü bilgisi bana gelmişti. Hatta bu konu yüzünden apartman sakinleri arasında tartışmalar olmuş. Sonrasında yağmur su borularının direk bodruma aktığı yönünde duyumlar da aldım. Bazı dairelerde cam balkonlar yapılmış. Ayrıca deprem sonrasında binadan karot alınma yöntemine itirazım var. Çünkü iş makinesi binanın üzerine çıkmadan karot alınması lazımdı. Bilirkişi raporundaki karot katsayı değerleri, örselenmiş numunelerden alınmıştır. Bu nedenle bu katsayı değerleri ortaya çıkmıştır. Bu binayla ilgili benim sorumluluğum yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum.”

Diğer sanık Murat A. da suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, “Binanın inşasında etriye aralığı yönetmeliğe uygun yapılmıştır. Önceki celse yaptığım savunmamı tekrar ediyorum. Hakkımda uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını ve beraatimi talep ediyorum.” dedi.

Cumhuriyet savcısı, dosyadaki delil durumu dikkate alınarak sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesi ve eksik hususların giderilmesi yönünde mütalaasını sundu.

Mahkeme heyeti de sanıkların mevcut halinin devamına ve sanık avukatının olay yerinde keşif yapılması yönündeki talebinin reddine karar karar vererek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Pazarcık merkezli 6 Şubat 2023’teki 7,7 büyüklüğündeki depremde hasar alan, Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğündeki sarsıntıda yıkılan, 4 kişinin öldüğü Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’ndeki Özgür Apartmanı’nın müteahhitleri Mahmut ve Murat A. hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde kurulan Deprem Soruşturma Bürosunca “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan, 22 yıl 6’şar ay hapis cezası istemiyle iddianame düzenlenmişti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/adanadaki-ozgur-apartmaninin-yikilmasi-davasinda-muteahhit-kardeslerin-tutuksuz-yargilanmasi-devam-ediyor/feed/ 0
Atakum Belediyesi, binaların zeminlerinde sismik izolatör kullanımını gündeme alıyor https://www.igdirhaber.com.tr/atakum-belediyesi-binalarin-zeminlerinde-sismik-izolator-kullanimini-gundeme-aliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/atakum-belediyesi-binalarin-zeminlerinde-sismik-izolator-kullanimini-gundeme-aliyor/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:42:26 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10640 Samsun’un Atakum Belediye meclis toplantısında gündeme alınan madde ile birlikte Türkiye’de birçok kamu kurumunun temelinde kullanılan sismik (deprem) izolatörünün vatandaşların ikamet ettiği binaların zeminlerinde de kullanılmasının önü açılıyor. Yapı ruhsatına eklenecek ‘plan notu’ ile birlikte müteahhitler binaların zeminlerinde sismik izolatör kullanabilecek.

Türkiye’de geçen yıl yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerde binlere bina yıkılmış, 10 binlerce insan hayatını kaybetmişti. Depremlerin büyüklüğüne rağmen zemininde sismik izolatör kullanılan büyük kamu binalarının depremden etkilenmediği görülmüştü. Şehir hastaneleri ve kamu binalarında kullanılan sistemin vatandaşların oturacağı binalarda da kullanılmasına ilişkin Atakum Belediye Meclisi gelen talepler üzerine konuyu gündemine aldı.

Örnek teşkil edilecek karar ile birlikte yapı ruhsatlarına eklenecek plan notu ile birlikte yönetmelikte yer alan “Zeminin topraktan destek alması” maddesi yerine “Yapı ruhsat başvurularında depreme dayanıklı yapılar inşa etmek için sismik izolatör kullanılacak olan birimlerin çevresinde güvenlik önlemleri alınmak üzere ön bahçe dahil tüm bahçe alanları statik gereklere göre düzenlenebilir” plan notu eklenerek deprem izolatörünün yapılmasının önü açılacak.

“Karadeniz’de ilk”

Atakum Belediye Meclisi Mart Ayı Olağan Toplantısı 1. Oturumu’nda konuşan Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci, zemini kot altında kalan Balaç’ta yapılacak bir bina için kendilerine talep geldiğini, alacakları bu karar ile birlikte Karadeniz’de ilk defa vatandaşların ikamet edeceği bir binanın zemininde sismik izolatör kullanılacağını ve bu alınacak kararın depreme dayanıklı binalar yapılmasının da önünü açacağını ifade etti.

“Samsun Şehir Hastanesi’nde de bu yöntem kullanıldı”

Sismik izolatörlerin yakın zamanda meydana gelen depremlerde de güvenirliğini kanıtladığının altını çizen Cemil Deveci, “Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ‘sismik (deprem) izolatör’ ülke gündemine geldi. Mevcut imar planlarında deprem izolatörünün yapılacağı binaların nasıl yapılacağına dair bir hüküm yok. Birçok kurumdan uzman görüşü aldık. Karadeniz’de ilk kez Atakum’da uygulanacak. Samsun Büyükşehir Belediyesi ile de görüştük. Bu sistemi kullanarak yapılacak binalar için ‘plan notu’ olursa uygulayıcılar için rahatlık sağlar diye düşünüldü. Binada deprem izolatörü uygulandığından binanın zeminden itibaren etrafının boş bırakılması gerekiyor. Binanın sallanabilme ve esneme ölçüsüne göre duvara veya toprağa değmemesi gerekiyor. Bizim yönetmeliğimizde kot altında kalan temellerin etrafının kapatılması gerekiyor. Toprak zeminden destek alınsın gibi bir mantık var mevcut yönetmelikte aksine bu izolatör kullanılan binalarda da yapının esnemesi için önünün açık tutulması gerekiyor. Zeminden itibaren belli miktarda etrafının boş olması gerekiyor. OMÜ Mimarlık Fakültesi ve Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin görüşünü aldık. Bakanlıktan gelen uzman görüşünde ise ‘Sismik derz mesafesi, izolatör tasarım deplasmanın en az 2 katı olacak şekilde projelere yansıtılması ve bu detaya göre peyzaj düzenlemesi yapılması gerekir’ diyor. Yani zeminden itibaren toprak kotuna kadar bir mesafeyi boş tutacak. Fore kazıklar ile zemin koruma altına alınacak. İlk uygulamayı da Balaç Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’nın altında yapılacak bina için meclis kararının ardından izni verilecek. Komisyonda uzmanlar da konu hakkında daha detaylı bilgileri verecekler. Bu karar Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi’nden geçtikten sonra da diğer birçok ilçede de örnek gösterilebilecek. Samsun Şehir Hastanesi ve Tekkeköy Devlet Hastanesi de sismik izolatör yöntemi ile yapıldı. Devlet de artık tüm büyük kamu yatırımlarının zemininde bu deprem izolatörlerini kullanıyor. Bizler de bu kararı alarak, sağlam binaların yapılmasında öncü olacağız” dedi.

Söz konusu gündem maddesi, meclis üyelerinin oybirliği kararı ile İmar Komisyonu’na havale edildi. Komisyonda görüşülecek gündem maddesi, meclisten geçtiği takdirde karara bağlanacak ve ilçedeki binaların zemininde deprem izolatörü kullanılabilecek. – SAMSUN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/atakum-belediyesi-binalarin-zeminlerinde-sismik-izolator-kullanimini-gundeme-aliyor/feed/ 0
Bingöl’de Zemin Analizi ve Riskli Binalar İncelendi https://www.igdirhaber.com.tr/bingolde-zemin-analizi-ve-riskli-binalar-incelendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bingolde-zemin-analizi-ve-riskli-binalar-incelendi/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:39:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10244 Türkiye’nin deprem açısından riskli illeri arasında yer alan Bingöl’de, zemin analizi yapıldı, riskli binalar incelendi.

Bingöl Üniversitesi (BÜ) Enerji, Çevre, Doğal Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Kenan Akbayram’ın yürütücülüğünde kent merkezinin zemininin jeofizik ve jeolojik yöntemlerle araştırılması için proje hazırlandı.

“Doğu Anadolu Fay Zonu Üzerindeki Bingöl Sismik Boşluğu’nun Fay Yapısı ile Bingöl İli Merkez İlçesinin Yerel Zemin Etkilerinin Araştırılarak Sahaya Özel Sismik Tehlike Analizinin Yapılması” isimli proje, TÜBİTAK’tan 2022 yılında destek aldı.

Erzurum Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ve Munzur Üniversitesindeki uzmanların da desteğiyle yürütülen proje kapsamında, kent merkezindeki alanların yüzde 70’inin zemin analizi tamamlandı, geriye kalan alanların analizi de yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek.

Ayrıca, merkezin koordinatörlüğünde Bingöl Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olan Dr. Ömer Faruk Nemutlu İstanbul Teknik Üniversitesi’nde, Dr. Sadık Varolgüneş de Dicle Üniversitesi’nde Bingöl’deki riskli yapıları belirlemek amacıyla doktora tezleri hazırladı.

Bu tezlerde de İçişleri Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının uyguladığı metotlar kullanılarak, riskli yapıları tespit etmek amacıyla 1500’ü aşkın yapı incelendi.

Fay haritaları hazırlanıyor

Dr. Öğretim Üyesi Kenan Akbayram, AA muhabirine, Bingöl’ün depremler üreteceği konusunda haberler çıktığını, bunun doğru olduğunu belirterek, ancak yaşanacak olası depremde Bingöl’ün tamamen zarar görecek gibi düşünülmesinin doğru olmadığını söyledi.

Bunun tespitinin ancak bilimsel verilerle ve mühendislik çalışmalarıyla mümkün olduğunu vurgulayan Akbayram, TÜBİTAK’ın deprem konusundaki araştırmalara destek vereceğini açıklaması üzerine proje hazırladıklarını belirtti.

Akbayram, şöyle konuştu:

“Bingöl’ün merkez ilçesinin zemininin depremlerde nasıl davranacağını anlamamız gerekiyordu. Bunun için jeofizik ve jeoloji araştırmaları ağırlıklı bir proje hazırladık. Projede, Bingöl çevresindeki fayların yapılarını, jeolojik ve jeomorfolojik olarak haritalıyoruz. Neden bunu yapıyoruz çünkü Bingöl’ün zarar görebilirliğini arttıracak şeylerden biri faylarda oluşabilecek deprem büyüklükleridir. İleride gerçekleşebilecek olası depremlerin büyüklüklerini doğru tahmin edebilmek için fayların doğru haritalanması gerekiyor. Her ne kadar Bingöl’ün iyi fay haritaları, MTA tarafından yapılmış olsa da bu fay haritaları revizyona muhtaç. Bu revizyonu yapıyoruz. Bu, o çalışmaların kötü olduğunu göstermiyor bu arada. Sadece bizimkisi daha ayrıntılı bir çalışma.”

Proje kapsamında ayrıca kent merkezinin zeminini 250 ve 500 metrede bir, çeşitli jeofizik ölçümlerle araştırdıklarını anlatan Akbayram, bu sayede depremler esnasında kentteki zeminin nasıl davranacağını öğreneceklerini söyledi.

Hazırlanan doktora tezlerine de değinen Akbayram, şöyle devam etti:

“Bu doktora tezlerinde il merkezindeki 1500’den fazla binanın, sokak taraması metotlarıyla kalitesi araştırıldı. Bu 1500 bina kent merkezindeki toplam 7 bin 500 binanın yapı tiplerini temsil edecek şekilde seçildi. Bunlardaki zayıflıklar belirlendi. Mevcut yer, bilimsel zemin dinamik verileriyle birleştiğinde Bingöl’de olası depremlerde hasar alabilecek alanları tespit ettik. Araştırılan 1500’ü aşkın yapıdan yaklaşık 500’ünün, yapı kalitesinin ya da zemininin kötü olması gibi nedenlerle riskli olduğu tespit edildi. Yani ne kadar binanın yıkılabileceğini, maalesef ne kadar insanın eğer dönüşüm yapılmazsa zarar görebileceğini biliyor durumdayız. Tabi hata payları var ama bu rakamlar bizim elimizde.”

Hazırlanacak rapor ilgili kurumlarla paylaşılacak

Akbayram, bundan sonra eldeki bütün bu verileri bir araya getirip, bunların ışığında kentsel dönüşüme yönelik yeni imar planlarının hazırlanmasının gerektiğini kaydetti.

Projelerinin çeşitli ulusal ve uluslararası hakemlik süreçlerinden geçtiğini anlatan Akbayram, şunları aktardı:

“Proje tamamlandığında, doktora tezleriyle bir rapor hazırlanacak ve bu rapor ilgili kurumlarla paylaşılacak. Bunların Türkiye’de örneği çok az. Küçük alanlarda yapılmış çalışmalar var. Bu çalışmaların deprem üretebilecek aktif faylara yakın bütün şehirlerde yapılması gerekiyor. Örneğin Bingöl’de olabilecek bir deprem aynı Kahramanmaraş merkezli depremlerde olduğu gibi çevre illeri de etkileyecektir.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bingolde-zemin-analizi-ve-riskli-binalar-incelendi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Her Ay 10-15 Bin Konut Dağıtılacak https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-her-ay-10-15-bin-konut-dagitilacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-her-ay-10-15-bin-konut-dagitilacak/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:12:13 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9855 Bakan Özhaseki: “Önümüzdeki aydan itibaren her ay 10 – 15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz”

NİĞDE – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesindeki konutların dağıtımına devam ettiklerini ifade ederek; “Önümüzdeki aydan itibaren de her ay on bin, on beş bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi ziyaret incelemelerde bulunmak üzere Niğde’ye geldi. İlk olarak valiliği ziyaret ederek Vali Cahit Çelik ile görüşen ve şeref defterini imzalayan Özhaseki, ardından Niğde Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye Başkanı Emrah Özdemir’le görüşen Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Niğdeli hak sahipleriyle de bir araya geldi. Özhaseki, belediye ziyaretinde yaptığı açıklamada şunları söyledi;

“Malumunuz bundan bir yıl kadar önce iki tane üst üste depremle karşı karşıya kaldık. 680 bin civarında evimiz, 170 bin iş yeri, depo gibi tek katlı yerler ağır hasar aldı. 14 milyon insan zarar gördü. Maddi zarar 104 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu işin tabii ki manevi zararını ölçecek bir alet olmadı. Evlerini teslim ettiğimiz insanların çaylarını içtiğimizde sevinçliler, evlerini teslim almışlar, çok güzel yerlerde oturuyorlar ama biraz sonra sohbet açıldığında kayıplarını söylüyorlar. Allah bir daha göstermesin. Devlet olmanın gereği de o günlerde felaket olarak karşımıza çıkan iş karşısında büyük bir dayanışma göstermek zararları, sıkıntıları giderebilmek. Bütün belediyelerimizi o bölgeye sevk ettik. Çok şükür yaraları sardık. ve o bölgelerde, ilk andaki kurtarma faaliyetlerinden sonra en sert zeminlerde bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda inşaatlara başladık” dedi.

“46 bin konutu hak sahiplerine verdik”

Bakan Özhaseki deprem bölgesindeki konutların dağıtımı ile ilgili yaptığı açıklamada ise şuana kadar 46 bin konutu ev sahiplerine teslim ettiklerini ifade ederek; ” Şu anda 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var. O bölgelerde rastladığımız yabancı misyon şeflerinin hepsi derler ki, ‘Bu depremin 4’te biri bizde olsaydı altından kalkamazdık’. Evet, aynen öyle. Hamdolsun büyük bir çalışma devam ediyor. Geçtiğimiz ay 46 bin konutu hak sahiplerine verdik. Bu ay vereceklerimizle beraber sayı 75 bini bulacak. Önümüzdeki aydan itibaren de her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Bu konutlar depreme dirençli, güvenilir konutlar. Deprem olduğunda Allah korusun herkesin dışarıya çıkmadan kapılara, pencerelere koşmadan evinde huzurla oturabileceği konutlar. TOKİ’nin yaptığı 1 milyon 200 bin konutun son depremlerde hiç hasar almadığını herkes gördü” diye konuştu.

Yaklaşık 50 bin köy konutu yaptıklarını da sözlerine ekleyen Bakan Özhaseki yerinde dönüşümle ilgili verdiği bilgide 256 bin vatandaşın müracaat ettiğini söyledi. Bakan Özhaseki; ‘Biz evimizi yerinde yaparız. Siz bizi destekleyin’ diyen 256 bin vatandaşımız var. Niğde’mizde de bilindiği gibi hasar alan, ağır hasarlı olan ve daha sonrasında yıkılan binalar vardı. Biraz önce de hak sahibi arkadaşlarla toplandık. Onlar da aynı şekilde yerinde dönüşümden istifade ediyor. Biz de onları destekliyoruz. Yakın zaman içerisinde inşallah projeler çıkacak, sorun kalmadı. Onlar da evlerinin yapımına başlayacak” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-her-ay-10-15-bin-konut-dagitilacak/feed/ 0
Özhaseki: Deprem bölgesindeki konut dağıtımı devam ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgesindeki-konut-dagitimi-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgesindeki-konut-dagitimi-devam-ediyor/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:24:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9802 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesindeki konutların dağıtımına devam ettiklerini ifade ederek, “Önümüzdeki aydan itibaren de her ay on bin, on beş bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi ziyaret incelemelerde bulunmak üzere Niğde’ye geldi. İlk olarak valiliği ziyaret ederek Vali Cahit Çelik ile görüşen ve şeref defterini imzalayan Özhaseki, ardından Niğde Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye Başkanı Emrah Özdemir’le görüşen Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Niğdeli hak sahipleriyle de bir araya geldi. Özhaseki, belediye ziyaretinde yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Malumunuz bundan bir yıl kadar önce iki tane üst üste depremle karşı karşıya kaldık. 680 bin civarında evimiz, 170 bin iş yeri, depo gibi tek katlı yerler ağır hasar aldı. 14 milyon insan zarar gördü. Maddi zarar 104 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu işin tabii ki manevi zararını ölçecek bir alet olmadı. Evlerini teslim ettiğimiz insanların çaylarını içtiğimizde sevinçliler, evlerini teslim almışlar, çok güzel yerlerde oturuyorlar ama biraz sonra sohbet açıldığında kayıplarını söylüyorlar. Allah bir daha göstermesin. Devlet olmanın gereği de o günlerde felaket olarak karşımıza çıkan iş karşısında büyük bir dayanışma göstermek zararları, sıkıntıları giderebilmek. Bütün belediyelerimizi o bölgeye sevk ettik. Çok şükür yaraları sardık. ve o bölgelerde, ilk andaki kurtarma faaliyetlerinden sonra en sert zeminlerde bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda inşaatlara başladık”

“46 bin konutu hak sahiplerine verdik”

Bakan Özhaseki deprem bölgesindeki konutların dağıtımı ile ilgili yaptığı açıklamada ise şuana kadar 46 bin konutu ev sahiplerine teslim ettiklerini ifade ederek, “Şu anda 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var. O bölgelerde rastladığımız yabancı misyon şeflerinin hepsi derler ki, ‘Bu depremin 4’te biri bizde olsaydı altından kalkamazdık’. Evet, aynen öyle. Hamdolsun büyük bir çalışma devam ediyor. Geçtiğimiz ay 46 bin konutu hak sahiplerine verdik. Bu ay vereceklerimizle beraber sayı 75 bini bulacak. Önümüzdeki aydan itibaren de her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Bu konutlar depreme dirençli, güvenilir konutlar. Deprem olduğunda Allah korusun herkesin dışarıya çıkmadan kapılara, pencerelere koşmadan evinde huzurla oturabileceği konutlar. TOKİ’nin yaptığı 1 milyon 200 bin konutun son depremlerde hiç hasar almadığını herkes gördü” diye konuştu.

Yaklaşık 50 bin köy konutu yaptıklarını da sözlerine ekleyen Bakan Özhaseki yerinde dönüşümle ilgili verdiği bilgide 256 bin vatandaşın müracaat ettiğini söyledi. Bakan Özhaseki, ” ‘Biz evimizi yerinde yaparız. Siz bizi destekleyin’ diyen 256 bin vatandaşımız var. Niğde’mizde de bilindiği gibi hasar alan, ağır hasarlı olan ve daha sonrasında yıkılan binalar vardı. Biraz önce de hak sahibi arkadaşlarla toplandık. Onlar da aynı şekilde yerinde dönüşümden istifade ediyor. Biz de onları destekliyoruz. Yakın zaman içerisinde inşallah projeler çıkacak, sorun kalmadı. Onlar da evlerinin yapımına başlayacak” ifadelerine yer verdi. – NİĞDE

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ozhaseki-deprem-bolgesindeki-konut-dagitimi-devam-ediyor/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Şu anda 307 bin konut inşaatı devam ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-307-bin-konut-insaati-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-307-bin-konut-insaati-devam-ediyor/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:39:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9748 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Şu anda yoluna giren 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var.” dedi.

Özhaseki, Niğde Valiliğini ziyaret ederek, Vali Cahit Çelik ile görüştü, Şeref Defteri’ni imzaladı.

Ardından Niğde Belediye Başkan Emrah Özdemir ile bir araya gelen Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Niğdeli hak sahipleriyle görüştü.

Özhaseki, belediye ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, yaklaşık bir sene önce 9 saat arayla üst üste 2 deprem meydana geldiğini ve hasarın çok büyük olduğunu söyledi.

Yaklaşık 680 civarında evin, 170 bin kadar da iş yeri ve depo gibi tek katlı müştemilatın ağır hasar aldığını belirten Özhaseki, şunları kaydetti:

“Bu işten 14 milyon insan zarar gördü, dile kolay. Maddi zarar 104 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu işin tabii ki manevi zararını ölçecek bir alet daha icat olmadı. O bölgelerdeyim genellikle, evlerini teslim ettiğimiz insanların yanlarına gidip çaylarını içtiğimizde tabii sevinçliler, evlerini teslim almışlar. Çok güzel evlerine oturuyorlar ama sohbet açıldığında, ‘Kaybınız var mı?’ dediğimizde ‘Eşim, iki çocuğum, üç çocuğum veya aileden şu kadar insan’ diyerek müthiş bir acı seli tüm odayı kaplıyor. Allah bir daha göstermesin diye dua ediyoruz.”

Özhaseki, o günlerde büyük bir dayanışma örneği gösterildiğini belirterek, Cumhurbaşkanı’nın o gece 04.17’den itibaren ayakta olduğunu, başta bakanlar olmak üzere birçok devlet görevlisini bölgede görevlendirdiğini, sonrasında 810 AK Parti’li, 235 kadar da MHP’li belediyenin bölgelerde gece gündüz görev yaptığını dile getirdi.

“Önümüzdeki aydan itibaren her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz”

Çok şükür yaraları sardıklarını ifade eden Özhaseki, şöyle konuştu:

“O bölgelerde ilk andaki arama kurtarma faaliyetlerinden sonra birtakım işler biter bitmez, tespit edebildiğimiz, hazırlayabildiğimiz en sert zeminlerde bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda ilk inşaatlara başladık. Şu anda yoluna giren 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var. O bölgelerde rastladığımız yabancı misyon şeflerinin hepsi derler ki, ‘Bu depremin 4’te biri bizde olsaydı altından kalkamazdık.’ Evet, aynen öyle. Hamdolsun büyük bir çalışma devam ediyor. Geçtiğimiz ay 46 bin konutu hak sahiplerine verdik. Bu ay vereceklerimizle beraber sayı 75 bini bulacak. Önümüzdeki aydan itibaren de her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Bu konutlar depreme dirençli, güvenilir konutlar. Deprem olduğunda Allah korusun herkesin dışarıya çıkmadan kapılara, pencerelere koşmadan evinde huzurla oturabileceği konutlar.”

Özhaseki, konutların genellikle tünel kalıp sistemiyle yapıldığını, TOKİ’nin yaptığı 1 milyon 200 bin konutun son depremlerde hiç hasar almadığını herkesin gördüğünü aktardı.

“Yerinde dönüşümle ilgili 256 bin vatandaşımız bize müracaat etti”

Yaklaşık 50 bin köy konutu yaptıklarına işaret eden Özhaseki, “Onlar da çelikten yapılıyor. Bu arada yerinde dönüşümle ilgili de 256 bin vatandaşımız bize müracaat etti. ‘Biz evimizi yerinde yaparız. Siz bizi destekleyin’ dediler. Niğde’mizde de bilindiği gibi hasar alan, ağır hasarlı olan ve daha sonrasında yıkılan binalar vardı. Biraz önce de hak sahibi arkadaşlarla toplandık. Onlar da aynı şekilde yerinde dönüşümden istifade ediyor. Biz de onları destekliyoruz. Yakın zaman içerisinde inşallah projeler çıkacak, sorun kalmadı. Onlar da evlerinin yapımına başlayacak.” diye konuştu.

Bakanlık olarak son yıllarda Niğde’ye 30 milyar liradan fazla para ayırdıklarını ve çalışmalarda bunu harcadıklarını bildiren Özhaseki, Kale Projesi’ne de başladıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-307-bin-konut-insaati-devam-ediyor/feed/ 0
TİM Başkanı: Şubat Ayı İhracatı Tarihin En Yükseği https://www.igdirhaber.com.tr/tim-baskani-subat-ayi-ihracati-tarihin-en-yuksegi/ https://www.igdirhaber.com.tr/tim-baskani-subat-ayi-ihracati-tarihin-en-yuksegi/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:21:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9730 Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, geçen ay 21,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirterek, “2023’e göre yüzde 13,6 artıdayız. Elbette geçen yıl deprem nedeniyle ihracatta ciddi daralma yaşamıştık ama 2022’ye göre de yüzde 6 artıda olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu rakam tarihimizin en yüksek şubat ayı ihracatı.” dedi.

Şubat ayı dış ticaret rakamları, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile TİM Başkanı Gültepe’nin katıldığı programla Adıyaman’da açıklandı.

Gültepe, programdaki konuşmasında, Adıyaman’ın da aralarında bulunduğu 11 ilin iki büyük depremle sarsıldığını anımsatarak, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Depremlerin hemen ardından devletin, milletin, ihracatçılarla tek yürek olduğunu hatırlatan Gültepe, “Birliklerimizle afetin ilk gününden bu yana var gücümüzle çalıştık ve çalışıyoruz. Bir yılda normalleşme yolunda önemli adımlar atıldı. Normalleşmenin yolu çarkların dönmesinden geçiyor.” diye konuştu.

Deprem bölgesindeki ihracat ilk iki ayda yükseldi

Gültepe, deprem bölgesinde üretim ve ihracatın çok kritik rolü bulunduğunu ve 9 bine yakın ihracatçı firmanın yer aldığını dile getirdi.

Büyük yıkıma rağmen 11 ilde 19 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildiğini anımsatan Gültepe, şöyle devam etti:

“Bu yılın ilk iki ayında ise afet bölgesindeki illerimizin toplam ihracatta artıya geçtiğini görüyoruz. İnşallah bu başarıyı yılın geneline de yayacağız. Sayın Bakanımız genel hatlarıyla şubat ayı ihracat verilerini açıkladı. Geçen ay 21,1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik, 2023’e göre yüzde 13,6 artıdayız. Elbette geçen yıl deprem nedeniyle ihracatta ciddi daralma yaşamıştık ama 2022’ye göre de yüzde 6 artıda olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu rakam tarihimizin en yüksek şubat ayı ihracatı.”

Gültepe, şubat ihracatında ilk sırada 3 milyar 130 milyon dolarla yine otomotivin yer aldığını, bu sektörü 2,6 milyar dolarla kimya, 1,5 milyar dolarla hazır giyim, 1,4 milyar dolarla çelik ve 1,3 milyar dolarla elektrik-elektronik sektörünün takip ettiğini aktardı.

“Milli gelirimiz ilk defa 1 trilyon doların üzerine çıktı”

Şubat ayında 20 sektörün ihracatını artırdığını belirten Gültepe, şöyle devam etti:

“Geçen ay 64 ilimiz ihracatını artırdı. En çok ihracat yapan 5 ilimiz, İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara olarak sıralandı. Şubatta 1388 firmamız ilk kez ihracat yaptı, ihracatımıza 94 milyon dolara yakın katkı sundu. Birim ihracat değerimiz ise 1,43 dolar oldu. Avro/dolar paritesinin ihracatımıza pozitif etkisi 2024 yılında da devam ediyor. Geçen ay parite farkı ihracatımıza 63,5 milyon dolar katkı verdi. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Almanya, ABD, İtalya, Irak ve Birleşik Krallık şeklinde sıralandı. Özellikle ABD ve Latin Amerika’ya ihracatta dikkat çekici artış söz konusu. Genel tabloda ise 146 ülkeye ihracatımız arttı. 2023 küresel ekonominin yavaşladığı bir yıl oldu, zor bir yılda ekonomimiz önemli büyüme başarısı gösterdi. Türkiye ekonomisi 2023’te uluslararası kuruluşların beklentilerinin ötesinde, yüzde 4,5 büyüdü. Milli gelirimiz ilk defa 1 trilyon doların üzerine çıktı. Artık küresel ekonomide yeni bir seviyedeyiz. Bu seviyenin ihtiyaçları farklı, ihracatçılardan beklentiler de farklı. Değişimin farkındayız.”

Gültepe, TİM olarak gelecek adına çalışmalarını sürdürdüklerini ve sektörlerle istişare içerisinde olduklarını anlattı.

TİM-İhracat Pazar Monitörü başlatılacak

Sektörlerle istişarelerden sonra iletişim, rekabetçilik ve planlamanın ön plana çıktığını anlatan Gültepe, şunları kaydetti:

“Bu üç başlığın bizim için önemi aynı, hepsi birbirinden hayati ve gerekli. İhracatın geçen yıl ekonomik büyümeye katkısı sınırlı kaldı. Bu sonuçta bazı sektörlerimizin rekabetçiliğini kaybetmesinin ve dış talepte daralmanın etkili olduğunu biliyoruz. Makine ve teçhizat yatırımları ise 2023’te büyümeye önemli bir katkı verdi. Hız kesmeyen yatırımları, daha çok üretim ve ihracatın müjdecisi olarak değerlendiriyorum. Burada yeni bir çalışmamızı da sizinle paylaşmak istiyorum. İhracatçılar olarak pazarlardaki talep hareketlerini ve riskleri hesaba katmak durumundayız. Biz bu gelişmeleri artık, pazartesi günü ilk sayısını yayımlayacağımız TİM-İhracat Pazar Monitörü’nden takip edeceğiz. Türkiye’de de bir ilk olan İhracat Pazar Monitörü sayesinde firmalarımız pazarlardaki tüm gelişmeleri en hızlı ve en gerçekçi veriler üzerinden takip edebilecekler.”

Programa Vali Osman Varol, ihracatçı birliklerinin yöneticileri ve ilgililer katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tim-baskani-subat-ayi-ihracati-tarihin-en-yuksegi/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Murat Kurum, STK Ziyaretinde Dünya Mazlumlarının Umutla Beklediği Bir Seçimden Bahsetti https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-stk-ziyaretinde-dunya-mazlumlarinin-umutla-bekledigi-bir-secimden-bahsetti/ https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-stk-ziyaretinde-dunya-mazlumlarinin-umutla-bekledigi-bir-secimden-bahsetti/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:42:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9560 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Fatih’te gerçekleştirdiği STK ziyaretinde, “31 Mart seçimleri sadece İstanbul’u ilgilendiren bir seçim değildir. 31 Mart seçimleri tüm dünya mazlumlarının umutla beklediği bir seçimdir. İstanbul, dünyadaki mazlumlar için her zaman o ön safta yer alacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gazze’deki o çocukların elinden tutacak” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Fatih’te bulunan İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı’nı ziyaret etti. Kurum’a ziyareti sırasında Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ve AK Parti Fatih İlçe Başkanı Yakup Yaşa eşlik etti. Kurum, ziyaret sonrası basın açıklaması yaparak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Ziyareti sonrasında konuşan Kurum “Vakıflar özünde yardımlaşma ve dayanışma duygusu barındıran milletimizin yanında olma anlayışıdır. Gerek yetimlerimizin, gerek depremde zarar görmüş vatandaşlarımızın her zaman yanında olmuştur. Afganistan’a Türkiye’den tohum götürüp oradaki kardeşlerimize bir nevi balık tutmayı öğreterek, kendi ekmeklerini, gıdalarını yetiştirmesini sağladı. Somali’de yerin metrelerce altından su çıkararak orada yaşayan kardeşlerimize insani bir yardımı ulaştırmak amacıyla çalışan bir kuruluşumuzdur” dedi.

Depremlerde ve sellerde STK personelleri ve arama kurtarma ekipleriyle omuz omuza çalıştıklarını belirten Kurum, “1 Nisan sabahı İBB olarak STK ve vakıflarımızla birlikte bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmaları daha güçlü bir şekilde yapacağız. Bugün Kudüs’te yaşayan kardeşlerimize insani yardımı götüren kardeşlerimiz buradalar. İHH demek depremzede kardeşlerimizin yardımına ulaşmak demek. Bugün Kudüs’teki o yavrularımızın Türkiye’den beklediği o sevgi ve şefkati STK’lar ve devletimizle vermeye çalışıyoruz. Burada olsak da gönlümüz ve kalbimiz Kudüs’te Gazze’dedir. Buradan bir kez daha Gazze’deki katliamı lanetliyorum. Elbet bir gün Kudüs’ün yüzü gülecek. Elbet bir gün Gazze’deki kardeşlerimiz doğan güneşe ülkeleri için birlik beraberlik içerisinde bakacaklar. Elbet bir gün Hanzala’daki kardeşlerimizin yüzü gülecek. Biz Türkiye olarak Kudüs ve Gazze’yi asla yalnız bırakmayacağız. Ne pahasına olursa olsun Gazze’nin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Katil İsrail’i de buradan bir kez daha lanetliyorum” dedi.

“31 Mart seçimleri tüm dünya mazlumlarının umutla beklediği bir seçimdir”

1 Nisan’dan itibaren STK’larla iş birliği içerisinde çalışmaya başlatacağını belirten Kurum, “Biz her zaman insani ve vicdani tarafta, mazlumun yanında olduk. Milletimiz, o yardım bekleyen kardeşlerimize yardım elini uzatmamızı bekliyor. İstanbul bizim göz bebeğimiz. İstanbul olmazsa Türkiye olmaz. Türkiye olmazsa dünya mazlumlarının yüzü gülmez. 31 Mart seçimleri bu yüzden bu kadar önemli ve kritik bir seçimdir. 31 Mart’ta bir tarafta Gazze’ye yardım ulaştırmak için mücadele edenler, bir tarafta da kirli pazarlıklarla kapı arkasında ülkenin birliğine beraberliğine kastedenler var. 31 Mart seçimleri sadece İstanbul’u ilgilendiren bir seçim değildir. 31 Mart seçimleri tüm dünya mazlumlarının umutla beklediği bir seçimdir. İstanbul dünyadaki mazlumlar için her zaman o ön safta yer alacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gazze’deki o çocukların elinden tutacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kudüs’teki o yavrularımızın geleceğini inşa edecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afganistan’da, Somali’de bekleyen o umutları yeşertecek. Bu çalışmaları çok daha güçlü bir şekilde 1 Nisan sabahı bütün STK’larımızla birlikte yapacağız. Hiçbir zaman aklımız deprem bölgesinden ayrılmayacak. Gönlümüz hiçbir zaman Kudüs’ten, Filistin’den ayrılmayacak. İstanbul’umuzun güzel geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Lojistik merkez sayımızı 1’den 7’ye çıkaracağız”

Olası İstanbul depremi için hazırlıklar yapan STK’ların çalışmalarına destek verip vermeyeceğini soran gazetecinin sorusunu yanıtlayan Kurum, “Biz yaklaşık 3 ay önce de kıymetli başkanımızla bir araya geldiğimizde konuştuk. İstanbul’da bir tane afet lojistik merkezi var. Afet farkındalık akademisini kuracağız. Lojistik merkez sayımızı 1’den 7’ye çıkaracağız. STK’larımızla bu eğitim merkezlerinin sayısını arttıracağız. Arama kurtarma ekiplerimiz, yemek iaşe hizmetleri, barınma ihtiyaçlarının giderileceği çalışmayı yapmamız lazım. Deprem toplanma alanlarında o altyapıyı hep birlikte hazırlayacağız. olası problemlerde hazırlıklı olacağız. Depremle ilgili kalıcı mücadeleyi vermek durumundayız” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-stk-ziyaretinde-dunya-mazlumlarinin-umutla-bekledigi-bir-secimden-bahsetti/feed/ 0
İYİ Parti’nin Bursa’da keşfedilen fay hattı araştırma önergesi reddedildi https://www.igdirhaber.com.tr/iyi-partinin-bursada-kesfedilen-fay-hatti-arastirma-onergesi-reddedildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/iyi-partinin-bursada-kesfedilen-fay-hatti-arastirma-onergesi-reddedildi/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:00:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9518 İYİ Parti’nin Bursa’da keşfedilen fay hattının araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması için verdiği Meclis araştırma önergesinin, öne alınması önerisi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önergenin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, “Yeni keşfedilen fay hattı da dahil olmak üzere, daha önce bilinen fay haritalarının imar planlarına özellikle işlenmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

İYİ Parti Grubu’nun Bursa’da Kayapa-Yenişehir fay hattının tespit edilmesiyle ilgili alınan önlemlerin ve konuyla ilgili çalışmaların araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırması önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak görüşülmesi önerisi TBMM Genel Kurulu’na sunuldu. Önergenin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, şunları söyledi:

“BURSA’DA ÇEVRE BAKANLIĞI BAŞTA OLMAK ÜZERE BÜYÜKŞEHİR VE İLÇE BELEDİYELERİ İMAR PLANLARINI REVİZE ETMELİ”

“Bursa’da AFAD’ın da destekleriyle Ankara Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Eskişehir Üniversitesi tarafından aktif faylarla ilgili yapılan araştırmada Yenişehir-Kayapa arasında 95 kilometrelik yeni bir fay hattı bulundu ve bu fay hattının da 7,3 şiddetinde deprem üretebileceği ifade edildi. Bu konudan hareketle Bursa’mızda en son 3 büyük depremden bir tanesi 1850 ve iki tanesi de 1855 yıllarında gerçekleşmiş ve ciddi anlamda yıkıcı olmuşlardır. Tarihsel sürece baktığımızda, özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı, Gemlik’e uzanan hat ve geçmişte İznik de yaşanmış olan çok yıkıcı tarihsel depremleri de dikkate aldığımızda, bu yönüyle Bursa’da çok ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini buradan ifade etmek istiyorum.

Marmara yıkılırsa Türkiye özellikle ekonomik ve sosyal olarak çok büyük bir sıkıntı yaşayabilir. Burada, bu yeni keşfedilen fay hattı da dahil olmak üzere, daha önce bilinen fay haritalarının imar planlarına özellikle işlenmesi gerektiğini ve kentleşmenin de, 3 milyon 350 bin nüfusu bulan Bursa’da imar planlarının da bu yönlü yapılması gerektiğini, bu konuda bir araştırma yapılması, işin ehli ve uzmanı kişiler tarafından bu konunun mutlaka irdelenmesi ve başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olmak üzere Bursa’da büyükşehir belediyesinin ve ilçe belediyelerinin bu yönlü imar planlarını mutlaka revize etmesi gerektiğini düşünüyorum.”

Saadet Partisi Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Doğan Demir de şunları dile getirdi:

“GEMLİK’TE YENİ İMAR VE İSKAN VERİLMEMELİDİR”

“Uzmanlara göre yeni keşfedilen fay da tıpkı mevcut fay gibi maalesef şehrin ortasında yer alıyor. Dahası da bu yeni fayın Bursa Şehir Hastanesi ve stadyuma çok yakın bir konumdan geçtiği belirlenmiştir. Olası bir büyük depremde bu hastane nasıl hizmet verecek, kimsenin bir kaygısı yok mu? Asıl beka meselesi budur; deprem riski ve bu riske karşı depreme dirençsiz kentlere sahip oluşumuzdur. Deprem riskiyle ilgili maalesef hala günlük çözümler peşindeyiz, bu işin asıl çözümünü görmezden geliyoruz. Bütün gücümüzü, enerjimizi ve çabamızı depreme dirençli kentleri inşa etmek için, inşa edilmiş olanları da depreme dirençli hale getirebilmek için kullanmalıyız. Kentlerimizi, köylerimizi depreme dirençli hale getirmekten başka bir çaremiz yok.”

DEM Parti Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Celal Fırat da şunları ifade etti:

“BİLİM İNSANLARININ HER GÜN ÇIĞLIKLA BAĞIRARAK İSTANBUL’DA OLMASI BEKLENEN DEPREMİN GELDİĞİNİ SÖYLEMESİNE RAĞMEN BIR ÖNLEM ALINMIYOR”

“Marmara’da olası bir depremin her an gerçekleşebileceği ve depremin şiddetinin 7 ile 8 arasında olabileceği ifade edilmektedir. Deprem bilimcilerin hazırladığı Marmara Bölgesi’nde yer alan İstanbul’un deprem risk haritasına bakıldığında ise fay hatlarına yakınlığa göre birinci derece riskli ilçeler arasında, Avrupa yakasında ve Anadolu yakasında birçok ilçenin ve milyonlarca insanın etkileneceğini hepimiz görüyoruz. Bilim insanlarının her gün çığlıkla bağırarak İstanbul’da olması beklenen depremin geldiğini söylemesine rağmen bir önlem alınmıyor. Marmara özelinde İstanbul’da deprem riski yüksek konutların sayısının kaç olduğu tam olarak bilinmemektedir. Bilim insanlarınca İstanbul’un deprem riski uyarıları doğrultusunda somut ne gibi önlemler alındığı bilinmemektedir. Marmara Bölgesi’nde bulunan hem İstanbul’da hem de Bursa’da keşfedilen fay hatlarıyla ilgili önlemler alınması gerektiği için bu araştırma önergesini destekliyoruz.”

CHP Grubu adına konuşan Karabük Milletvekili Cevdet Akay da şunları söyledi:

“DEPREM RİSKİ OLAN YERLERE AFAD’IN BU DESTEĞİ, ÖZEL HESABINDAN AKTARMASI GEREKİR”

“Biz bir çalıştay yaptık, Naci Görür hocamızı Karabük’e davet etmiştik. Karabük’te de bu çalıştay neticesinde bir fay hattının olduğunu öğrendik, 35 kilometrelik bir fay hattı var. Bu fay hattı, hakikaten Karabük bölgesini, birinci derecedeki deprem bölgesiyle ilgili nüfusun yüzde 93’ünü ilgilendiriyor. Dolayısıyla bu bölgedeki depremle ilgili önlemlerin de alınması, bu fay hatlarının, bu paleosismolojik yapısının daha doğrusu mutlaka araştırılması gerekiyor, AFAD’ın buraya ödenek ayırması gerekiyor ve bu çalışmalar neticesinde de depremle ilgili önlemlerin alınması gerekiyor. AFAD’a 1 trilyon 28 milyarlık deprem bütçesi içerisinden 671 milyar ayrıldı fakat bu yeterli değil. Bir özel hesabı var AFAD’ın ayrıca bütçe dışında, Sayıştay denetimine de tabi değil, buradan çok ciddi harcamalar yapılıyor. Başta Bursa olmak üzere, Erzincan, Karabük ve Türkiye’nin bütün bölgelerindeki deprem riski olan yerlere AFAD’ın bu desteği, bu paraları aktarması gerekir. Bu platformun da ödenek tutarlarının artırılması, bu bölgedeki çalışmaların süratle yapılması gerekir.”

İYİ Parti Grubunun önerisi AKP ve MHP millevekillerinin oylarıyla reddedildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/iyi-partinin-bursada-kesfedilen-fay-hatti-arastirma-onergesi-reddedildi/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbula-vefasi-olmayanlarla-yonetilemez/ https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbula-vefasi-olmayanlarla-yonetilemez/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:42:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9417 Murat Kurum: “Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez”

“Depremde TOKİ’nin yaptığı binalarda kimsenin burnu kanamadı”

İmamoğlu’nu eleştiren Kurum: “Reklam bütçesi, depreme ayırdığı bütçenin 2 katıdır”

İSTANBUL – İBB Başkan Adayı Murat Kurum Beşiktaş’ta düzenlenen Üreten İstanbul Büyüten Türkiye programında iş, sanat ve spor camiası ile bir araya geldi. Programda konuşan Kurum “Vefa, millete verdiğin sözünde sonuna kadar durmaktır. Bizim kimseyle şahsi bir meselemiz yok. Herkesin şahsına sonuna kadar saygılıyız. Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez. Vefa giderse, cefa gelir. Son 5 yılda İstanbul’umuzun düştüğü durum budur” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Beşiktaş’ta düzenlenen Üreten İstanbul Büyüten Türkiye programında iş, sanat ve spor camiası ile bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra Cumhur İttifakı Beşiktaş Belediye Başkan Adayı Serkan Toper, AK Parti Beşiktaş İlçe Başkanı M. Yıldırım Turan, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, İstanbulspor Kulübü Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu, Galatasaray Eski Spor Kulübü Başkanı Burak Elmas, iş, sanat ve spor camiasından bir çok kişi katıldı. Salondaki vatandaşlarla tek tek el sıkışan Kurum ilgiyle karşılandı. Kurum’un boynuna konuşması sırasında Samsunspor’un atkısı takıldı. Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez”

Programda konuşan Kurum, “Fatih’in emaneti, Beşiktaş vefanın şehridir. Vefa, millete verdiğin sözünde sonuna kadar durmaktır. Bizim kimseyle şahsi bir meselemiz yok. Herkesin şahsına sonuna kadar saygılıyız. Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez. Vefa giderse, cefa gelir. Son 5 yılda İstanbul’umuzun düştüğü durum budur. Birileri İstanbul’un sefasını sürerken bu şehirde yaşayan kardeşlerimiz her gün cefa çekmektedir. Bu gün İstanbul’u yöneten irade verdiği vaatlerin çoğunu yerine getirmemiştir. İstanbul’umuz tüm uluslararası standartlara ve araştırma sonuçlarına göre hizmetsizlikle, başarısızlıkla anılıyor. Taksi ve otobüs sorununu çözememiş iradeden bahsediyoruz. Gittiğimiz her yerde otopark, taksi, kentsel dönüşüm, yeşil alan sorunu gibi onlarca sorunla karşı karşılaşıyoruz. Otoparka bıraktığı aracını bir daha yer bulamam endişesiyle almıyor. Otoparka mı sahip çıksın, arabaya mı? İstanbul artık 31 Mart’ta çok net bir şekilde değişim istiyor. 31 Mart’ta kendisiyle ilgilenen, kendisine sevgi gösteren bir belediyecilik anlayışı istiyor” dedi.

“Depremde TOKİ’nin yaptığı binalarda kimsenin burnu kanamadı”

Deprem dönüşümünün önemine değinip ve CHP’li yönetimin eleştirilerine tepki gösteren Kurum “Elazığ ve Malatya’nın en büyük dönüşüm projelerini gerçekleştirdik. Elazığ bu depremden az etkilendiyse bunun sebebi yapılan dönüşümdür. Biz bir deprem ülkesiyiz. Depremle mücadele etmek için deprem dönüşümünü gerçekleştirmemiz gerekiyor. 11 ilde yaşadığımız depremde TOKİ’nin yaptığı binalarda kimsenin burnu kanamadı. İzmir’de deprem oldu biz yine oradaydık. CHP’nin yönettiği birçok ilçede temizliğin dahi yapılamadığı anlayış güzel İzmir’imizde de vardı. İzmir Bayraklı’da tarihin en büyük dönüşümünü gerçekleştirdik. En son 6 Şubat sabahı asrın felaketinde büyük bir acıyla uyandık. Burada ki birçok dostumu 53 bin canımızı kaybettiğimiz deprem bölgesinde gördüm. Kulüplerimiz seferber oldu. Kulüplerimiz deprem bölgesinde prefabrik konutlar, çadır kentler yaptılar. İş adamlarımız çalışanlarıyla seferber oldu. 11 elimizde depremden etkilenen tüm ilçelerimizde 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyelerini yöneten CHP’li anlayış ben de depremzedeler için 50 konut 100 konut yapayım demedi. Deprem siyaset üstü bir konudur deyip her gittiği yerlerde siyaset yaptılar. 53 bin değil de 60-70 bin mi şekli de orada vefat eden kardeşlerimizin sayısı üzerinden siyaset yapıyorlar. Sen 10 bin kişi fazla vefat etse mutlu mu olacaksın? Sen oradaki depremzedelerin mutluluğuyla sevineceğine ‘acaba 3 kişi daha fazla vefat etti mi’ algısını elde ederek nereye gidiyorsun? Bu nasıl bir vicdansızlık? Onlar yine ağız dolusu vaatler sundular. Biz bedava konut vereceğiz dediler. Milletimiz o boş vaatlere kanmaz. Orada başladığımız 180 bin konutu 20 gün önce teslim ettik. O yüzlerdeki mutluluğu, heyecanını görmeliydiniz. Milletimize verdiğimiz sözleri tuttuk. Milletimiz bize nerede ihtiyaç duysa oradaydık” şeklinde konuştu.

“Reklam bütçesi, depreme ayırdığı bütçenin 2 katıdır”

Mevcut İBB yönetimini eleştiren Murat Kurum “Türkiye’nin 81 ilinde çalıştık çabaladık. Ben bir gün olsun ben bakanım burada oturacağım demedim. Milletimiz bizi nerede görmek istiyorsa oraya koştuk. Bizi hiçbir zaman iftiralarının içinde görmeyeceksiniz. Hiçbir zaman dedikoduların içerisinde olmayacağız. Birileri gibi o yol yürüdüğümüz dava arkadaşımızı sırtından hançerlemedik. Ablam dediği İyi Parti Genel Başkanını yolda görse yolunu değiştirir. Hani ablandı, ne oldu? Elinden tuttuğu il başkanını saf dışı bıraktı. Sen burayı yarı zamanlı belediyecilik yaparak yönetemezsin. İstanbul 571 yıllık onuru, gururu olan bir şehir. Sen sultan Fatih’in emanetine ya sahip çıkacaksın. ya da 31 mart akşamı Saraçhane’yi terk edeceksin. 230 kil metre metro sözü verip 8 kilometre metroya yapan bir anlayıştan bahsediyoruz. Reklam bütçesi, depreme ayırdığı bütçenin 2 katıdır. İsrafı bitirdik deyip tabelalara boy boy reklam verdi. Reklam bedeli 175 milyon ve 2 günlük konsere 550 milyon harcayan anlayıştır. CHP kongrelerinde delegeleri ayarlamayı iyi biliyor. Dünyanın her modern kentinde olduğu gibi metroyla ulaşım ağlarını artıralım dedik, bunlar 3 metro ihalemizi İptal ettiler. Sancaktepe’de projesini bitirdiğimiz metro hattına gidip hafriyat döktüler. İstanbul için o milletin elini sımsıkı tutacak hiçbir zaman bırakmayacaksın” ifadelerini kullandı.

“Bu şehrin turizm master planı yok”

İstanbul’un kritik bir seçime gittiğini vurgulayan Kurum sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul’da kritik bir seçime gidiyoruz. İstanbul bir 5 yıl daha kaybedemez. Kaybederse eğer burada yaşamak eziyetten öteye geçer. 1 Nisan geldiğinde bahar gelsin istiyoruz. 1 Nisan geldiğinde o erguvan çiçekleriyle birlikte İstanbulluların yüzü gülsün istiyoruz. 1 Nisan geldiğinde İstanbul’un gençleri geleceğe güvenle baksın istiyoruz. Nisan gelecek dertler bitecek. Bir muradı var bu şehrin, yüzler gülecek. Bu şehrin turizm master planı yok. Bu şehre ilişkin bir hayalleri olmadığı gibi o hayalleri olanları da karalamak adına sürekli farklı gündemler. Milletimizle el ele verip, güzel İstanbul’umuzu Türkiye yüzyılında yarınlara hazırlayacağız”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbula-vefasi-olmayanlarla-yonetilemez/feed/ 0
Murat Kurum, Beşiktaş’ta Üreten İstanbul Büyüten Türkiye programında konuştu https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-besiktasta-ureten-istanbul-buyuten-turkiye-programinda-konustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-besiktasta-ureten-istanbul-buyuten-turkiye-programinda-konustu/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:18:50 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9342 İBB Başkan Adayı Murat Kurum Beşiktaş’ta düzenlenen Üreten İstanbul Büyüten Türkiye programında iş, sanat ve spor camiası ile bir araya geldi. Programda konuşan Kurum “Vefa, millete verdiğin sözünde sonuna kadar durmaktır. Bizim kimseyle şahsi bir meselemiz yok. Herkesin şahsına sonuna kadar saygılıyız. Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez. Vefa giderse, cefa gelir. Son 5 yılda İstanbul’umuzun düştüğü durum budur” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Beşiktaş’ta düzenlenen Üreten İstanbul Büyüten Türkiye programında iş, sanat ve spor camiası ile bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra Cumhur İttifakı Beşiktaş Belediye Başkan Adayı Serkan Toper, AK Parti Beşiktaş İlçe Başkanı M. Yıldırım Turan, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, İstanbulspor Kulübü Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu, Galatasaray Eski Spor Kulübü Başkanı Burak Elmas, iş, sanat ve spor camiasından bir çok kişi katıldı. Salondaki vatandaşlarla tek tek el sıkışan Kurum ilgiyle karşılandı. Kurum’un boynuna konuşması sırasında Samsunspor’un atkısı takıldı. Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez”

Programda konuşan Kurum, “Fatih’in emaneti, Beşiktaş vefanın şehridir. Vefa, millete verdiğin sözünde sonuna kadar durmaktır. Bizim kimseyle şahsi bir meselemiz yok. Herkesin şahsına sonuna kadar saygılıyız. Bu aziz şehir, İstanbul’a vefası olmayanlarla yönetilemez. Vefa giderse, cefa gelir. Son 5 yılda İstanbul’umuzun düştüğü durum budur. Birileri İstanbul’un sefasını sürerken bu şehirde yaşayan kardeşlerimiz her gün cefa çekmektedir. Bu gün İstanbul’u yöneten irade verdiği vaatlerin çoğunu yerine getirmemiştir. İstanbul’umuz tüm uluslararası standartlara ve araştırma sonuçlarına göre hizmetsizlikle, başarısızlıkla anılıyor. Taksi ve otobüs sorununu çözememiş iradeden bahsediyoruz. Gittiğimiz her yerde otopark, taksi, kentsel dönüşüm, yeşil alan sorunu gibi onlarca sorunla karşı karşılaşıyoruz. Otoparka bıraktığı aracını bir daha yer bulamam endişesiyle almıyor. Otoparka mı sahip çıksın, arabaya mı? İstanbul artık 31 Mart’ta çok net bir şekilde değişim istiyor. 31 Mart’ta kendisiyle ilgilenen, kendisine sevgi gösteren bir belediyecilik anlayışı istiyor” dedi.

“Depremde TOKİ’nin yaptığı binalarda kimsenin burnu kanamadı”

Deprem dönüşümünün önemine değinip ve CHP’li yönetimin eleştirilerine tepki gösteren Kurum “Elazığ ve Malatya’nın en büyük dönüşüm projelerini gerçekleştirdik. Elazığ bu depremden az etkilendiyse bunun sebebi yapılan dönüşümdür. Biz bir deprem ülkesiyiz. Depremle mücadele etmek için deprem dönüşümünü gerçekleştirmemiz gerekiyor. 11 ilde yaşadığımız depremde TOKİ’nin yaptığı binalarda kimsenin burnu kanamadı. İzmir’de deprem oldu biz yine oradaydık. CHP’nin yönettiği birçok ilçede temizliğin dahi yapılamadığı anlayış güzel İzmir’imizde de vardı. İzmir Bayraklı’da tarihin en büyük dönüşümünü gerçekleştirdik. En son 6 Şubat sabahı asrın felaketinde büyük bir acıyla uyandık. Burada ki birçok dostumu 53 bin canımızı kaybettiğimiz deprem bölgesinde gördüm. Kulüplerimiz seferber oldu. Kulüplerimiz deprem bölgesinde prefabrik konutlar, çadır kentler yaptılar. İş adamlarımız çalışanlarıyla seferber oldu. 11 elimizde depremden etkilenen tüm ilçelerimizde 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyelerini yöneten CHP’li anlayış ben de depremzedeler için 50 konut 100 konut yapayım demedi. Deprem siyaset üstü bir konudur deyip her gittiği yerlerde siyaset yaptılar. 53 bin değil de 60-70 bin mi şekli de orada vefat eden kardeşlerimizin sayısı üzerinden siyaset yapıyorlar. Sen 10 bin kişi fazla vefat etse mutlu mu olacaksın? Sen oradaki depremzedelerin mutluluğuyla sevineceğine ‘acaba 3 kişi daha fazla vefat etti mi’ algısını elde ederek nereye gidiyorsun? Bu nasıl bir vicdansızlık? Onlar yine ağız dolusu vaatler sundular. Biz bedava konut vereceğiz dediler. Milletimiz o boş vaatlere kanmaz. Orada başladığımız 180 bin konutu 20 gün önce teslim ettik. O yüzlerdeki mutluluğu, heyecanını görmeliydiniz. Milletimize verdiğimiz sözleri tuttuk. Milletimiz bize nerede ihtiyaç duysa oradaydık” şeklinde konuştu.

“Reklam bütçesi, depreme ayırdığı bütçenin 2 katıdır”

Mevcut İBB yönetimini eleştiren Murat Kurum “Türkiye’nin 81 ilinde çalıştık çabaladık. Ben bir gün olsun ben bakanım burada oturacağım demedim. Milletimiz bizi nerede görmek istiyorsa oraya koştuk. Bizi hiçbir zaman iftiralarının içinde görmeyeceksiniz. Hiçbir zaman dedikoduların içerisinde olmayacağız. Birileri gibi o yol yürüdüğümüz dava arkadaşımızı sırtından hançerlemedik. Ablam dediği İyi Parti Genel Başkanını yolda görse yolunu değiştirir. Hani ablandı, ne oldu? Elinden tuttuğu il başkanını saf dışı bıraktı. Sen burayı yarı zamanlı belediyecilik yaparak yönetemezsin. İstanbul 571 yıllık onuru, gururu olan bir şehir. Sen sultan Fatih’in emanetine ya sahip çıkacaksın. ya da 31 mart akşamı Saraçhane’yi terk edeceksin. 230 kil metre metro sözü verip 8 kilometre metroya yapan bir anlayıştan bahsediyoruz. Reklam bütçesi, depreme ayırdığı bütçenin 2 katıdır. İsrafı bitirdik deyip tabelalara boy boy reklam verdi. Reklam bedeli 175 milyon ve 2 günlük konsere 550 milyon harcayan anlayıştır. CHP kongrelerinde delegeleri ayarlamayı iyi biliyor. Dünyanın her modern kentinde olduğu gibi metroyla ulaşım ağlarını artıralım dedik, bunlar 3 metro ihalemizi İptal ettiler. Sancaktepe’de projesini bitirdiğimiz metro hattına gidip hafriyat döktüler. İstanbul için o milletin elini sımsıkı tutacak hiçbir zaman bırakmayacaksın” ifadelerini kullandı.

“Bu şehrin turizm master planı yok”

İstanbul’un kritik bir seçime gittiğini vurgulayan Kurum sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul’da kritik bir seçime gidiyoruz. İstanbul bir 5 yıl daha kaybedemez. Kaybederse eğer burada yaşamak eziyetten öteye geçer. 1 Nisan geldiğinde bahar gelsin istiyoruz. 1 Nisan geldiğinde o erguvan çiçekleriyle birlikte İstanbulluların yüzü gülsün istiyoruz. 1 Nisan geldiğinde İstanbul’un gençleri geleceğe güvenle baksın istiyoruz. Nisan gelecek dertler bitecek. Bir muradı var bu şehrin, yüzler gülecek. Bu şehrin turizm master planı yok. Bu şehre ilişkin bir hayalleri olmadığı gibi o hayalleri olanları da karalamak adına sürekli farklı gündemler. Milletimizle el ele verip, güzel İstanbul’umuzu Türkiye yüzyılında yarınlara hazırlayacağız” – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-besiktasta-ureten-istanbul-buyuten-turkiye-programinda-konustu/feed/ 0
İBB Başkan adayı Emre Berk Hacıgüzeller, İstanbul’da deprem ekipleri kuracak https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-emre-berk-haciguzeller-istanbulda-deprem-ekipleri-kuracak/ https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-emre-berk-haciguzeller-istanbulda-deprem-ekipleri-kuracak/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:30:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9300 Memleket Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Emre Berk Hacıgüzeller, “İstanbul’un 964 mahallesinde nüfus yoğunluğuna göre yaptığımız hesaplamalarda 1953 tane dokuzar, onar kişilik deprem ekipleri kuracağız. Bu ekipler örümcek ağı modeliyle çalışacaklar, birbirleriyle haberdar olacaklar.” dedi.

Levent’teki bir otelde düzenlenen “Büyükşehir Belediyesi Yönetimi ve Proje Sunumu”nda konuşan Hacıgüzeller, İstanbul’u belirledikleri 10 ilke altında yöneteceklerini, akıl, adalet ve ahlak temelli, bilimsel bir yönetim anlayışını benimseyeceklerini söyledi.

Hacıgüzeller, kentin en büyük sorununun deprem olduğuna dikkati çekerek, “Bu sorun sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin de beka sorununu yaratabilecek derecede tehlikeli bir sorundur. ‘Deprem 1 sene sonra olacak, 2 sene sonra olacak.’ diyemeyiz. Deprem her an olabilir. Dolayısıyla İstanbul’un 1 Nisan’dan itibaren depreme hazırlıklı olması gerekiyor.” diye konuştu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan çok ağır tecrübelerden ders alınması gerektiğini kaydeden Hacıgüzeller, şöyle devam etti:

“Hedefimiz deprem sonrası 1 saat içinde deprem alanına ulaşmak. İstanbul’un 964 mahallesinde nüfus yoğunluğuna göre yaptığımız hesaplamalarda 1953 tane dokuzar, onar kişilik deprem ekipleri kuracağız. Bu ekipler örümcek ağı modeliyle çalışacaklar, birbirleriyle haberdar olacaklar. Bu 1953 ekipte toplam 17 bin 577 kişi olacak. Bu arkadaşlarımızın yarısını İBB kadrolarından ihdas edeceğiz, kalan 8 bin 800 kişi de yeni istihdam olacak. Bu kişiler deprem öncesi hazırlık yapacak, deprem anı ve deprem sonrasında da 1 saat içerisinde ulaşılamayan deprem alanı kalmayacak.”

Mahallelere lojistik amaçlı “mavi kulübeler” kurulacak

Hacıgüzeller, her mahalleye “mavi kulübeler” adını verdikleri lojistik kulübeler yapacaklarını, bunların içinde sağlık ekipmanı, balyozlar, demir makasları, halatlar ve jeneratörler gibi deprem anında hemen müdahale için malzemelerin bulunacağını dile getirdi.

Kentsel dönüşümün KİPTAŞ üzerinden devam edeceğini vurgulayan Hacıgüzeller, “Engelli ve şehit aileleri ile 0-6 yaşında çocuğu olan, yaşlı ve hasta bakımı yapan ailelerin dönüşüm maliyetlerini İBB karşılayacak. Bütçeden kentsel dönüşüm yardımlarıyla birlikte toplam 11,5 milyar liralık bir kaynak ayıracağız.” ifadelerini kullandı.

Hacıgüzeller, klasik belediyecilik anlayışının artık büyükşehirlere yetmediğini, bu kapsamda İstanbul genelinde sebze, meyve ve hayvancılık alanında üretilen tüm ürünlere alım garantisi vereceklerini, bunları maliyetine halkla buluşturacaklarını ve kendi bahçesinde üretim yapan İstanbulluları ekonomiye kazandıracaklarını söyledi.

“İstanbul’da ulaşım sorununu deniz yoluyla çözeceğiz”

İstanbul’da çok ağır bir trafik sorunu olduğundan bahseden Hacıgüzeller, mevcut projelerin kentin sorunlarına çözüm üretemediğini belirtti.

Hacıgüzeller, kentin 400 kilometrelik bir sahil şeridi olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Bu sahil şeridinden kara tarafına doğru 2 kilometrelik bir alan düşünün. 800 kilometrekarelik alanda İstanbul nüfusunun yüzde 30’u yaşıyor. Bu insanlar ulaşımları için İstanbul’un kara bölgelerine, orta noktalarına gidiyorlar ve sıkışıklığı bunlar yaratıyor. Bir metro hattının maliyeti 1 kilometrede ortalama 45-55 milyon dolar arasında değişiyor. Bir taraftan raylı sistem yapılsın ama bir taraftan da bir hat döşemenize gerek yok, deniz yolu var. 71 tane, ufak teknelerin yanaşabileceği limanlar üzerinden, küçük dalgakıranlarla bu ulaşımı sağlayabiliriz. İstanbul’un ulaşım sorununu nüfusun yüzde 30’unun deniz yoluna ulaşabileceği kısa hatlarla çözeceğiz.”

Programa, Memleket Partisi İstanbul İl Başkanı Doğanay Köse, kentin 31 ilçesinde ilan edilen belediye başkan adayları da katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-emre-berk-haciguzeller-istanbulda-deprem-ekipleri-kuracak/feed/ 0
Çevre Bakanı: Türkiye’de tehlikeli ve riskli faylar bulunuyor https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-turkiyede-tehlikeli-ve-riskli-faylar-bulunuyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-turkiyede-tehlikeli-ve-riskli-faylar-bulunuyor/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:57:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9255 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’de Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Ege Bölgesi gibi çok tehlikeli ve riskli fayların bulunduğunu belirterek, “Her an 6-7 şiddetinde veya daha yüksek şiddette deprem üretecek bölgeler var. O yüzden ne yapıyorsak, bu depremsellik gerçekliğini bilerek hareket etmek durumundayız.” dedi.

Özhaseki, Aksaray Belediyesi tarafından kentteki bir otelde düzenlenen Aksaray İstişare Toplantısı’nda iş insanları ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.

Burada konuşan Özhaseki, Anadolu topraklarının en büyük dezavantajının depremsellik olduğunu söyledi.

Yerin altının çok hareketli olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:

“Hareketli fay sayısı 500’ün üzerinde. Belirli bölgelerden yüzyıllar boyunca faylar kırıldı ve enerji dışarıya vuruldu. Ülkemizde, Kuzey Anadolu Fay, Doğu Anadolu ve Ege Bölgesi gibi çok tehlikeli ve riskli faylar bulunuyor. Her an 6-7 şiddetinde veya daha yüksek şiddette deprem üretecek bölgeler var. O yüzden ne yapıyorsak, bu depremsellik gerçekliğini bilerek hareket etmek durumundayız. Eğer bunu yapmaz da cami yaparken bile emekli ağabeylerin yaptırdığı, mühendisliğe ve bilim adamlarının söylediği şeylere dayanmadan yaparsak emin olun sevabı olmaz. Yarın bir gün yıkılır altında insanlar kalır. Evimizi yaptırırken ‘Allah büyüktür’ diyerek işin altından kalkamayız. Allah büyük evet, isterse her yerde korur. Ama bir de işin gerçeği var. Bizim hepimizin deprem gerçekliğini bilerek hareket etmemiz lazım.”

“‘Gözünü yum, bir kat daha at, ne var ki’ demeyeceğiz”

Bakan Özhaseki, son yüzyılda bu ülkenin denizlerinde ve karasında 6 ve üzeri büyüklüğünde meydana gelen deprem sayısının 231 olduğunu kaydetti.

Bu rakamın sadece yıkıcı deprem sayısı olduğuna dikkati çeken Özhaseki, “Bu depremlerde 130 bin insanımızı kaybetmişiz. Binlerce binalar yıkılmış. Son Kahramanmaraş merkezli depremde bile 850 bin bağımsız birim yıkıldı. Maddi hasar 104 milyar dolar. Biz bunları bilerek hareket edeceğiz. Kaçak yapıp belediyeyle kavga etmeyeceğiz. ‘Gözünü yum, bir kat daha at, ne var ki’ demeyeceğiz. Kendimiz için bunu demeyeceğiz. Ülkeye de çok büyük zararı oluyor. Bu ülkenin de böyle bir gerçekliği var. Bunu bilerek hareket ediyoruz.” diye konuştu.

Özhaseki, bu ülkede fitne odaklarının da bir türlü bitmediğini bildirdi. Bir taraftan ülkeyi bölmek için ırkçı bir mücadele, din tarafından FETÖ ve örgütlerin hiç bitmediğini anlatan Özhaseki, “Bunları destekleyen ülkeler aynı ülkeler. Başta okyanus ötesindeki ülke, Avrupa Birliğinde dost gibi görünen medeniyetimize karşı olan ülkelerin hepsi bunlara destek veriyor. Dost gibi gözüküyorlar ama hepsi destek veriyor. Suriye ve Irak topraklarında PKK’yı eğitenler kimler acaba. Onlar silah ve teknoloji desteği verenler kimler arkadaşlar, bunlar işte. Onlarla da büyük bir mücadeleyi sürdürmeye devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.

“Şehir hastaneleri tüm vatandaşlarımızın emrinde”

Özhaseki, vatandaşların desteğiyle AK Parti’nin 22 yıldır iktidarda olduğuna işaret etti. Ülkenin, bu 22 yıllık dönemde akla gelen her alanda diğer tüm dönemlerde yapılan hizmetlerden birkaç kat hizmet yapıldığını vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:

“Enerji, sağlık, ulaşım ve her alanda yüzlerce iş yapıldı. Şimdi saymaya başlasam saatlerce sürer. O kadar çok iş yapıldı. Bizler zamanında hastanelerde kuyruklarda beklemiş insanlarız. Saatlerce ilaç yazdırmak için beklediğimizi hatırlarım. Çok şükür şimdi öyle bir şey yok. Şehir hastaneleri tüm vatandaşlarımızın emrinde. Allah’a hamdolsun.”

“Karşıdaki ittifak tarumar oldu, birbirlerini satıyorlar”

Özhaseki, Cumhurbaşkanı seçimlerinde vatandaşların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çok büyük bir destek verdiğini söyledi. MHP ile çıkılan yerli ve milli Cumhur İttifakı ile zafere ulaştıklarını aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:

“Karşıdaki ittifak tarumar oldu, birbirlerini satıyorlar. Haklarında denilenleri duyduğumuzda hayretler içerisinde kalıyoruz. Bu kadar muhalifin bir araya geldiği ortamdan bir medeniyetin doğmayacağını biliyorduk. Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığından bir araya gelmişlerdi. Yıkım ekibi gibi. Dünya görüşleri, sosyal olaylara bakış açıları ve askeri alandaki düşünceleri birbirlerine benzemiyordu. Çok şükür o günler geride kaldı. Şimdi yeni bir seçime gidiyoruz. Allah sonumuzu hayretsin. Geziyoruz, düşündüklerimizi söylüyoruz. İnşallah sonu da hayır olacak.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-turkiyede-tehlikeli-ve-riskli-faylar-bulunuyor/feed/ 0
Antalya için uyarıda bulunan Naci Görür: Depremde binalar ya ters döner ya da suyun için batarlar https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-icin-uyarida-bulunan-naci-gorur-depremde-binalar-ya-ters-doner-ya-da-suyun-icin-batarlar/ https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-icin-uyarida-bulunan-naci-gorur-depremde-binalar-ya-ters-doner-ya-da-suyun-icin-batarlar/#respond Sun, 23 Jun 2024 09:06:46 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9130 Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Anttalks’ etkinliği kapsamında AKM’de ‘Deprem Dirençli Antalya’ adlı söyleşiye katılan Prof. Dr. Naci Görür, Antalya’nın doğusundaki risklere dikkat çekerek, “Depremde Antalya’nın doğusunda binalar ya ters döner ya da suyun içine batarlar” dedi.

“SABAH UYANDIĞIMIZA 7 VE ÜZERİ DEPREM OLABİLİR”

Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, 13,6 milyon sene önce Türkiye’nin levha hareketlerinin, bugünün hareketlerini yapacak şekilde oluştuğunu ve ülkedeki büyük fayların deprem ürettiğini söyledi. Türkiye’nin depremlerden kurtulamayacağını ve depremlerin sona ermeyeceğine dikkati çeken Prof. Dr. Görür, deprem dirençli yerleşim alanlarının oluşturulmasının önemini vurguladı. Prof. Dr. Görür, “Her depremde 80-90 bin insanı bir gecede toprağa veremeyiz. Bu bize yakışmıyor. Türkiye’de herhangi bir yerde, sabah uyandığımızda 7 ve üzeri deprem olabilir. Bu depremler de büyük afetlere neden oluyor. Can mal kaybımız fazla oluyor. Türkiye’de 5’in üzerinde depremler ölüme neden oluyor. Bizim bunu halletmemiz lazım. Bunu anlatmaya çalışıyoruz” diye konuştu. 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yakın zamanda Japonya’da 7.6 büyüklüğünde deprem olduğunu ve 132 kişinin tesadüfen öldüğünü anlatan Prof. Dr. Görür, benzer depremin Türkiye’de olması halinde on binlerce kişinin ölebileceğinden bahsetti.

“GÖKDELENLERİ DİKMEYE BAŞLAMIŞLAR”

Antalya’nın jeolojisi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Görür, Antalya’nın genç çökeller üzerine kurulduğunu söyledi. Antalya’nın büyük kısmının zemininin iyi ya da mükemmel olmadığına dikkati çeken Prof. Dr. Görür, falez ve traverten gibi karasal nitelikli kireç taşlar ile alüvyon dolguların üzerinde kentin büyük bölümünün yer aldığını belirtti. Kentin doğusundaki zeminin alüvyon dolgusundan oluştuğunu aktaran Prof. Dr. Görür, “Antalyalılar rant hastalığına yakalanmış. Gökdelenleri dikmeye başlamışlar. Antalya’da ne kadar gökdelen yaparsanız, tehlikeyi büyütürsünüz. Özellikle büyük bina, gökdelen yapabilecek insanlardan uzak durun. O düşüncelerden de uzak durun. Deprem dirençli Antalya için özellikle alüvyon dolgu, zemin için son derece sakıncalı. Antalya’nın üzerinde oturduğu körfez dolgusu, problemli bir dolgu. Kireç taşları ve travertenler göreceli olarak alüvyonlardan daha iyi ama o da problemli. Depremde Antalya’nın doğusunda binalar ya ters döner ya da suyun içine batarlar” dedi.

“ANTALYA AKTİF FAYLARLA ÇEVRİLİ”

Antalya’yı tehdit eden fay sistemleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Görür, şunları söyledi; “Akşehir zonu, Isparta-Burdur zonu ile Göller Yöresi’nin bulunduğu yerler düşey atımlı fayların olduğu bölge. Antalya Körfez doğu, batı ve kuzeyden aktif faylarla çevrili. Antalya fay zonlarına 100 kilometreden uzakta değil, 50-60 kilometre uzakta. Bu fay kuşaklarında olacak depremler, Antalya’yı önemli etkiler. Doğrultu atımlı faylarda 100 kilometrelik çap içerisindeki yöreler depremden etkilenir. Antalya’nın güneyinde Akdeniz içerisinde Kıbrıs, Girit bölgesinde Helen yayı dediğimiz dalma batma zonu var. Üç büyük tektonik hat Antalya’yı tehdit etmekte. Güneyden dalma batma zonu büyük deprem üretebilir. Girit yakınlarında 8 büyüklüğünün üzerinde deprem üretmiş, her an 7’nin üzerinde deprem üretebilir. Bu tehlike denizden gelir. Antalya’yı tehdit eden fay söz konusu. Akşehir ve Fethiye Burdur zonu deprem ürettiği zaman Antalya ciddi şekilde etkilenebilir.”

“ANTALYA’NIN DOĞUSU DAHA ÇOK HASAR ALIR”

Yerel yönetimlere çağrıda bulunan Prof. Dr. Görür, Antalya’yı tehdit eden fayların incelenmesi, risk analizi ile risk azaltma çalışması yapılması gerektiğini ifade etti. Antalya’ya yapılacak altyapı çalışmaları ve yatırımların deprem dalgalarının kentin yapısına etkisinin belirlendikten sonra gerçekleştirilmesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Görür, “Ciddi deprem olsa Antalya’nın doğusu daha çok hasar görür. Alüvyonun üzerinde olduğu için sıvılaşma da olur. O bölgeye gökdelenler dikiliyor. Batısında traverten veya kireç taşlarının üzerinde olan binalar yüksek olmamak kaydıyla biraz daha dirençli olabilirler. Alüvyonun bulunduğu yerlerde şansınız yok. Deprem anında alüvyonlar içlerinde su tuttuğu için çökellerdeki su basıncı yukarı iletiyor. Yukarı iletince evlerin direnci azalıyor. Bina suyun içerisinde gibi hareket etmeye başlıyor ya dönüyor ya da batıyor” diye konuştu.

5 MİLYON TON TNT PATLAMASINA BENZER ENERJİ

Depremin büyüklüğü ve şiddeti kavramları arasındaki farkı da anlatan Prof. Dr. Görür, Kahramanmaraş merkezli depremlerde 5 milyon ton TNT patlamasına benzer enerjinin açığa çıktığını söyledi. Yerel yönetimlerin kentleri depreme hazırlamaya yönelik çalışmaları hızlandırması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Görür, altyapı çalışmalarında betonarme boru kullanılmasını eleştirdi. Betonarme boruların kırılgan yapısından dolayı depremden etkilendiğini anlatan Prof. Dr. Görür, zeminin yapısına uygun, esnekliği yüksek malzemeler kullanılmasını önerdi. Prof. Dr. Görür, kentlerde deprem anında çıkacak molozların gömüleceği veya bertaraf edileceği alanların henüz belirlenmediğini söyledi. Prof. Dr. Görür, “Güneydoğu’da 100 milyon ton moloz sağa sola gömüldü, çevre berbat edildi. İstanbul’da 350 milyon ton moloz çıkabilir. İstanbul’da bunu nasıl bertaraf edecek, geri dönüşüme tabi tutacaksanız. Kimse bilmiyor. Deprem eli kulağında gelirse ne olacak. Aceleyle kamyonlara doldurup, Marmara’ya dökersiniz. Marmara zaten ölüyor, Marmara da sizi öldürür” dedi.

“GERÇEK BEKA MESELESİ DEPREM”

Prof. Dr. Görür, Türkiye’deki gerçek beka meselesinin deprem olduğunu, İstanbul’da büyük deprem meydana gelmesinin ekonomik anlamda ülkeyi zora sokacağını söyledi. Deprem riski nedeniyle Marmara Bölgesi ve İstanbul’un stratejik yapısından dolayı hükümete öneride bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Görür, “Marmara Bölgesi’ndeki sanayiyi Anadolu’ya taşıyın. Anadolu’ya altyapı yapın, sanayiyi teşvik edin. Deprem nedeniyle sanayi aynı anda tehdit altına girmez, İstanbul’un nüfusu azalır. Her şeyi Marmara Bölgesi’ne toplamışız. Stratejik olarak doğru değil” dedi.

Kahramanmaraş depremleri öncesi yıllarca o bölgede deprem beklendiğini anlatmaya çalıştığını kaydeden Prof. Dr. Görür, şunları söyledi; “Şimdi Tunceli, Pülümür, Bingöl yöresinin tehdit altında olduğunu düşünüyorum. Erzincan ile Bingöl, Karlıova arasında Kuzey Anadolu Fayı’nın bir kısmı geçiyor. O fay, en son 1794 yılında kırılmış. 7.2 büyüklüğünde deprem üretmiş. Her 250 senede bir ortalama deprem üretiyor. Onun için oradan endişe ediyoruz. 6 Şubat depremleri Arap levhasını Doğu Anadolu’ya 7-10 metre kaydırdı, sıkıştırdı. Kahramanmaraş’tan Hakkari’ye kadar olan kentlerde deprem riski fazlalaştı. Arap levhasının kuzeye ittirmesinden dolayı. Doğu Anadolu fayı, Kahramanmaraş’ın kuzeyi, Elbistan kuzeyinden Adana havzasında saçaklanıyor. 6 Şubat depremleri Adana’ya giren faylara stres yüklemiş olabilir. O bölgelerin dikkatli olması lazım.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/antalya-icin-uyarida-bulunan-naci-gorur-depremde-binalar-ya-ters-doner-ya-da-suyun-icin-batarlar/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Murat Kurum: “Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemli” https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-deprem-donusumu-terorle-mucadele-kadar-onemli/ https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-deprem-donusumu-terorle-mucadele-kadar-onemli/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:54:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8982 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, ‘Afet Farkındalık Eğitimi’ alan ve ilk kez oy kullanacak olan gençlerle bir araya geldi. İstanbul’un bir deprem şehri olduğunu hatırlatan Kurum, “Yaşadığımız depremlerde, bir asırda 130 bin canımızı yitirdik. Depremle mücadele etmeyi öğrenmek, deprem gerçeğiyle birlikte yaşamak zorundayız. Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemli” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, ‘Afet Farkındalık Eğitimi’ alan ve ilk kez oy kullanacak olan gençlerle bir araya geldi.

“Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemli”

İstanbul’daki riskli yapıların acilen dönüştürülmesi gerektiğini belirten Murat Kurum, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı görevini yürüttüm. Ülkemizde nerede bir afet olsa arama kurtarma ekiplerimizle birlikte orada omuz omuza mücadele ettik. Ülkemiz bir deprem ülkesi. Maalesef nüfusumuzun yaklaşık yüzde 70’i deprem bölgelerinde yaşıyor. Yaşadığımız depremlerde, bir asırda 130 bin canımızı yitirdik. Depremle mücadele etmeyi öğrenmek, deprem gerçeğiyle birlikte yaşamak zorundayız. İstanbul’umuz da maalesef bir deprem şehri. Bilim insanlarımız, hocalarımız bize İstanbul’da bir deprem olacağı gerçeğini her zaman ifade ediyorlar. Peki biz ne yapmalıyız? Bir taraftan olası depremlerde ne yapacağımızı bilmemiz, diğer taraftan da en kısa zamanda riskli binalarımızı dönüştürmemiz gerekir. Bu ikisi bugün İstanbul için, ülkemiz için en önemli gündemlerden biridir. Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemlidir. Gittiğimizde o enkazlarda yavrusunu, annesini, yakınlarını bekleyen ailelerin feryadına şahit oldum. Malatya’da, Elazığ’da, İzmir’de asrın felaketinin ardından Kahramanmaraş Pazarcık’ta, 11 ilimizde. Günlerce oradaydım ve emin olun şu görmüş olduğunuz makas, jeneratör, hilti o gün o saat o kadar önemli, o kadar değerli ki, depreme hazırlıklı yakalanmanız çok kıymetli. ‘Enkazın altından benim yavrumu çıkart’ diyor. ‘Enkazın altından benim annemi çıkarın’ diyor. Büyük bir afet karşısında da biz hazırlıklarımızı yapmak zorundayız” şeklinde konuştu.

“Kentsel dönüşüm bizim olmazsa olmazımız”

İstanbul için kentsel dönüşümün her şeyden önemli olduğunu vurgulayan Kurum, “Bütün depremlere gitmiş ve depremlerden de yüz akıyla çıkmış bir ağabeyinizim. Gittiğimiz her yerde milletimize söz verdik. Elazığ, 2020 depreminde yaptığımız dönüşüm sayesinde Kahramanmaraş Pazarcık merkezli depremde daha az etkilendi. Binalarımız dimdik ayaktaydı. TOKİ’yle yaptığımız binalarda çizik bile yok. Kimsenin burnu kanamadı. Dolayısıyla deprem dönüşümü bizim için her şeyden önemli. Çünkü sizin canınız bize emanet ve bu çerçevede çalışmak, deprem dönüşümünü, kentsel dönüşümü birlikte başarmak zorundayız. Buna ilişkin de 650 bin konut dönüşüm sözü verdik. Bugün Bağcılar’da baktığınızda üç büyük dönüşüm projesinde bizim emeğimiz var. Bağcılar Belediye Başkanı’mızla birlikte el ele verdik ve bakanlığımız o üç büyük dönüşüm projesinde elini taşın altına koydu. TOKİ’mizle hep birlikte vatandaşımızın daha sağlam konutlara erişmesi için bir çalışma başlattık. Bağcılar’ın en büyük yeşil alanlarından birini kazandırdık. Burası sadece bir yeşil alan değil, huzurla oynayacağınız, ders çalışacağınız bir alan değil, depremde toplanma alanı vazifesi görecek. Allah göstermesin, böylesi bir afette biz orada ilk yardımlarımızı yapacağız, vatandaşımıza iaşe yemek hizmetlerini vereceğiz. Hep birlikte vakit geçireceğimiz bir alan olacak. Bu konuyu ikiye ayırmak zorundayız. Biri deprem dönüşümü, kentsel dönüşüm. Bu bizim olmazsa olmazımız. Sizlerle birlikte başaracağız. Sizlerle birlikte bu şehri emin ellere, güçlü ellere teslim edip İstanbul’un her mahallesinde, her ilçesinde bu dönüşümü gerçekleştirmek zorundayız. Diğer taraftan da depremlere hazır bir şekilde beklemeliyiz” dedi.

“İstanbul’da her evde afet çantası olacak”

Deprem esnasında yapılması gerekenler için de bilinçli olunması gerektiğini söyleyen Murat Kurum, her evde deprem çantası bulunacağını vurguladı. Kurum, “Ayrıca Japonya’da bir deprem oldu, televizyona yansıdı hatırlıyor musunuz? 7,4’tü galiba. Annesiyle küçük bir çocuğumuz zannedersem deprem esnasında bir alışveriş merkezindeydi. Hemen küçük çocuk o sallantıda annesine sormadan masanın altına girdi ve bekledi. Bir taraftan da bu bilinçle yaşamak zorundayız. Deprem esnasında yapacaklarımız çok çok önemli. Bir deprem çantamız var mı? Bu çanta herkeste olacak, herkesin evinde olacak. Bizim ilk anda yanımıza alacağımız tek çanta o olacak. Biz 1 Nisan’da göreve geldiğimizde İstanbul’da her evde afet çantası olacak. Büyükşehir Belediyesi İstanbul’da yaşayan her bir kardeşimizin evine bu çantayı temin edecek ve Afet Farkındalık Akademisi ile birlikte de sizleri, ailelerimizi yetiştireceğiz. Önce afet esnasında ne yapacağımızı, nasıl davranacağımızı, en yakın toplanma alanımız nerede, İstanbul’da 6 saatte 2 milyon kişinin barınabileceği toplanma alanlarını ve oradaki altyapıyı, bugün o altyapı sosyal tesis olarak hizmet verirken, kütüphane olarak hizmet verirken, afet esnasında orası ilk yardım ve arama kurtarma ekiplerimizin malzemelerinin olduğu depolar olacak, çadırlarımız olacak. Orada hep birlikte mücadelemizi vereceğiz ve arama kurtarma malzemelerinin ve ekiplerin sayısını her ilçemizde artıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Deniz ulaşımını artırmak zorundayız”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kurum, acil ulaşım için helikopter pisti görevi görebilecek yerlerin artırılacağını söyledi. İstanbul’a 6 lojistik merkezin daha yapılacağını dile getiren Murat Kurum, “Her ilçemizde, hem belediyelerimiz hem de Büyükşehir Belediyesi çatısı altında afet arama kurtarma ekiplerimiz olacak. Bir taraftan bu süreci en doğru şekilde yürütebilmek için lojistik merkezlerimiz olacak. İstanbul’da şu an bir tane lojistik merkezimiz var. Biz buna 6 tane daha ekleyip 7 lojistik merkeziyle birlikte İstanbul’a afet anında her noktada destek vermek istiyoruz. Havadan, karadan ve denizden. İstanbul’da bu 3 alanı da kullanmak zorundayız. O yüzden yeni helikopter pisti alanları yapacağız. Bu alanlar bugün size spor alanı olacak. Orada spor yapacaksınız ki hedefimiz her mahallede bu sporu yapabilmeniz. Diğer taraftan da heliport görevi görecek. Arama kurtarma ekiplerimizin, acil yardım ekiplerimizin inebileceği alanlar olacak. Bağcılar’da helikopter pisti var mı? Maalesef yok arkadaşlar. O yüzden bizim helikopter pisti vazifesi görecek ve bugün de spor alanı vazifesi görecek olan alanlarımızı hızlı bir şekilde yapmamız lazım. Deniz ulaşımını artırmak zorundayız. Çünkü o deniz ulaşımından lojistik destek vereceğiz. Afet acil yardım yollarını açacağız. Çünkü o enkaza ulaşmanız lazım. Çünkü o enkazda arama kurtarma yapabilmeniz için o yolların açık olması lazım. O yüzden bu bilinçle dijital bir afet yönetim merkezi çatısı altında İstanbul’un bütün hizmetlerini vereceğimiz ama en önemlisi de afet yönetimini dijital manada tek çatıdan yapacağımız tüm birimlerin aynı anda hareket ettiği, vatandaşımızın hangi toplanma alanına gitmesi gerektiği, o toplanma alanındaki ihtiyaçlarının ve oradaki akım ikame, her türlü ihtiyacının giderildiği altyapıyı inşallah İstanbul’a kazandıracağız” dedi.

“Bir tarafta 5 yılda 115 bin konut sözü verip sadece 5 bin konut yapanlar var”

Mevcut İBB yönetiminin 115 bin konut sözü vermesine rağmen 5 bin konut yaptığına dikkat çeken Murat Kurum, “İstanbul’un 964 mahallesinde istisnasız Büyükşehir Belediyesi’yle, bakanlıklarımızla hep birlikte dönüşümü gerçekleştireceğiz. Ben inanıyorum ki; 10 yıl içerisinde el ele verdiğimizde pırıl pırıl gençlerimizle birlikte İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız. Sizlere çok daha güçlü, çok daha sağlam bir geleceği sunacağız. Bunu da sizlerle birlikte başaracağız. Çünkü gençlerimiz çok daha emin adımlarla geliyor, çok daha bilinçli yaklaşıyorsunuz, çok daha farklı yönlerde kendinizi yetiştiriyorsunuz. Biz de bu eğitimleri alacağınız kütüphanelerinizi, kreşlerinizi, size her alanda farklı eğitim destekleri verecek akademileri kuracağız. Büyükşehir Belediyesi olarak, ‘Dene Yap’ atölyeleriyle ve ‘Start-Up’ merkezleriyle ilk ofisini kuracak arkadaşlarımıza, ilk ofis projesiyle ilk işiyle alakalı sermaye desteği vereceğiz. Geçenlerde bir teknoparka gittim. Sizin gibi bir gencimiz depremde o enkazın içine girebilecek bir robot yapmış. O kadar ihtiyaç ki, hem sese duyarlı hem de ısıya duyarlı bir robot. Yani orada bir canlı varlığı tespit ettiğinde veya o sesi aldığınızda arama kurtarma ekiplerine yönlendirebiliyorsunuz. Çok zor bir süreç, Allah kimsenin başına vermesin. Bu süreci yaşamamak adına da bu tedbirleri almak zorundayız. Hepimiz bu bilinçle yaşamak ve bu bilinçle deprem dönüşümünü bu şehrin her mahallesinde yapmak zorundayız. İşte 31 Mart’ta da gideceğimiz seçimde bunun kararını vereceğiz. Bir tarafta 5 yılda 115 bin konut sözü verip sadece 5 bin konut yapanlar var. Sadece Bağcılar’da bizim yaptığımız konut sayısı emin olun ondan fazla. O yüzden bu bilinçle çalışacağız, çabalayacağız ve sizlere güzel bir gelecek sunacağız. Tek hedefimiz bu. Tek hayalimiz bu. Çünkü Türk gençliği, sizler bizim geleceğimizsiniz ama aynı zamanda bugünün karar vericilerisiniz. Sizlerle el ele vereceğiz ve ailelerimize birlikte bu dönüşümü gerçekleştireceğiz. Sevgili gençler o yüzden biz size inanıyoruz, size güveniyoruz ve Türkiye vizyonunun parlayan İstanbul’unu, parlayan Bağcılar’ını sizlerle birlikte inşa edeceğiz” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-deprem-donusumu-terorle-mucadele-kadar-onemli/feed/ 0
Deprem Riski Hiçbir Zaman Sona Ermeyecek https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/ https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:52:33 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8979 İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’de deprem riskinin hiçbir zaman sona ermeyeceğini belirterek, kentlerin depreme dayanıklı hale getirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Görür, Antalya Büyükşehir Belediyesince Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen “Anttalks” etkinliğinde “Deprem Dirençli Antalya” konulu konuşma yaptı.

Türkiye’deki deprem riskini yok saymanın mümkün olmadığını vurgulayan Görür, her kentin depreme dirençli hale getirilmesinin önemini dile getirdi.

Türkiye coğrafyasının içinde 4 levhanın bulunduğunun altını çizen Görür, “Bu levhaların hareketleri sonucu sınırlarında büyük faylar gelişmiş. Bu faylar da 13 milyon yıldan beri Türkiye’de deprem üretiyor. Daha milyonlarca sene de üretmeye devam edecek. Bu nedenle Türkiye hiçbir zaman depremlerden kurtulamayacak. Depremler bitmeyecek, sona ermeyecek. Bu yüzden Türkiye’nin deprem dirençli yerleşim alanlarına sahip olması lazım.” dedi.

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan can kaybına dikkati çeken Görür, bu kapsamda merkezi ve yerel yönetimler kadar halkın da bilinçli olması gerektiğini kaydetti.

Antalya’nın karasal nitelikli kireç taşlarından ve alüvyon dolgularından oluşan bir zemine kurulu olduğunu belirten Görür, “Antalya’nın çok büyük bir kısmının oturduğu zemin sağlam değil. Özellikle Antalya’nın doğu kısmı kesimlerinde alüvyonlar oldukça yaygın. Çünkü kuzeyden dağlık yüksek yerlerden çok sayıda akarsu körfeze geliyor. Bu akarsular önemli miktarda alüvyonları körfeze depoluyorlar. Dolayısıyla körfezin kara kısmı, Antalya’nın oturduğu yerlerde bu dolgulardan oluşuyor.” diye konuştu.

Görür, kentte bir deprem meydana gelmesi durumunda alüvyon zemin nedeniyle kentin doğu kısmının daha çok hasar alabileceğini vurguladı.

“3 büyük tektonik hat Antalya’yı tehdit etmektedir”

Kentteki yapıların giderek yükselmeye başladığını dile getiren Görür, şunları söyledi:

“Antalya’da ne kadar gökdelen yaparsanız tehlikeyi o kadar büyütürsünüz. Depreme dirençli bir Antalya için bu zeminde, özellikle alüvyon zemin içerisinde bunlar son derece sakıncalı. Akşehir zonu, Isparta- Burdur zonu ve Göller yöresinin bulunduğu düşey atımlı fayların olduğu bir bölge. Yani körfezimiz hem doğudan hem batıdan hem de kuzeyden aktif faylarla çevrili. Bu fay kuşaklarında olacak bütün depremler Antalya’yı önemli ölçüde etkiler. Bir de kentin güneyinde Akdeniz’in içerisinde dalma batma zonu dediğimiz Kıbrıs Helen yayı var. Bu tehlike denizden gelebilir. Yani 3 büyük tektonik hat Antalya’yı tehdit etmektedir.”

Görür, kentin depreme dayanıklı hale getirilmesi için mikro bölgelemeyle, fay analizi, risk analizi ve risk azaltma çalışmaları yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Belediyelerin Antalya’yı depreme dirençli yapacaksa halkın deprem kültürü, bilinci ve farkındalığı için çalışma yapması gerektiğini vurgulayan Görür, “Altyapı, yol köprü, kanalizasyon, içme suyu şebekesi gibi bütün bunları deprem gelmeden şimdiden inceleyecek. Bunlar deprem dirençli mi inceleyecek. Dayanamayacakları dayanıklı hale getirmesi lazım. Deprem en büyük çevre felaketidir. Çevreyi depreme kurban etmeyecek yatırımlar yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Görür, beklenen İstanbul depreminde Marmara Bölgesi’ndeki sanayinin oldukça etkileneceğini bunun gerekli altyapı sağlanarak Anadolu’ya taşınması gerektiğini dile getirdi.

Öte yandan Görür, Tunceli, Pülümür, Bingöl yöresinin deprem riskine karşı dikkatli olması gerektiğini, ayrıca 6 Şubat depremlerinin Adana havzasına saçaklanan faylara stres yüklemiş olabileceğini aktardı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’a 6 lojistik merkezi daha ekleyip afet anında destek vereceğiz https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbula-6-lojistik-merkezi-daha-ekleyip-afet-aninda-destek-verecegiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbula-6-lojistik-merkezi-daha-ekleyip-afet-aninda-destek-verecegiz/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:48:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8977 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “İstanbul’da şu an bir tane lojistik merkezimiz var. Biz, buna 6 tane daha ekleyip 7 lojistik merkeziyle birlikte İstanbul’a afet anında her noktada havadan, karadan ve denizden destek vermek istiyoruz. İstanbul’da bu 3 alanı da kullanmak zorundayız.” dedi.

Murat Kurum, afet farkındalık eğitimi alan ve ilk kez oy kullanacak gençlerle bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada, İstanbul’daki riskli yapıların acilen dönüştürülmesi gerektiğini belirten Kurum, nüfusun yüzde 70’inin deprem bölgelerinde yaşadığını dile getirdi.

Bir asırda 130 bin kişinin depremlerde hayatını kaybettiğini, deprem gerçeğiyle birlikte yaşamak zorunda olunduğunu kaydeden Kurum, “İstanbul’umuz da maalesef bir deprem şehri. Bilim insanlarımız, hocalarımız bize İstanbul’da bir deprem olacağı gerçeğini her zaman ifade ediyorlar. Peki biz ne yapmalıyız? Bir taraftan olası depremlerde ne yapacağımızı bilmemiz, diğer taraftan da en kısa zamanda riskli binalarımızı dönüştürmemiz gerekir. Bu ikisi, bugün İstanbul için, ülkemiz için en önemli gündemlerden biridir. Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemlidir.” diye konuştu.

“Sizin canınız bize emanet”

Kurum, 2020 depreminden sonra Elazığ’da yapılan dönüşüm sayesinde Kahramanmaraş Pazarcık merkezli depremden daha az etkilenildiğini, oradaki TOKİ binalarında bir çizik bile olmadığını, kimsenin burnunun kanamadığını bildirdi.

Deprem dönüşümünün kendileri için her şeyden önemli olduğuna dikkati çeken Kurum, “Çünkü sizin canınız bize emanet ve bu çerçevede çalışmak, deprem dönüşümünü, kentsel dönüşümü birlikte başarmak zorundayız. Buna ilişkin de 650 bin konut dönüşüm sözü verdik. Bugün Bağcılar’da baktığınızda üç büyük dönüşüm projesinde bizim emeğimiz var. Bağcılar Belediye Başkanı’mızla birlikte el ele verdik ve Bakanlığımız o üç büyük dönüşüm projesinde elini taşın altına koydu. TOKİ’mizle hep birlikte vatandaşımızın daha sağlam konutlara erişmesi için bir çalışma başlattık. Bağcılar’ın en büyük yeşil alanlarından birini kazandırdık.” ifadelerini kullandı.

Deprem esnasında yapılması gerekenler konusunda bilinçli olunması gerektiğini vurgulayan Kurum, şöyle devam etti:

“Biz, 1 Nisan’da göreve geldiğimizde İstanbul’da her evde afet çantası olacak. Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’da yaşayan her bir kardeşimizin evine bu çantayı temin edecek ve ‘Afet Farkındalık Akademisi’ ile birlikte de sizleri, ailelerimizi yetiştireceğiz. Önce afet esnasında ne yapacağımızı, nasıl davranacağımızı öğreneceğiz. Yakın toplanma alanımız nerede? İstanbul’da, 6 saatte 2 milyon kişinin barınabileceği toplanma alanlarını ve oradaki altyapı… Bugün o altyapı sosyal tesis olarak, kütüphane olarak hizmet verirken afet esnasında orası ilk yardım ve arama kurtarma ekiplerimizin malzemelerinin olduğu depolar olacak, çadırlarımız olacak. Orada hep birlikte mücadelemizi vereceğiz ve arama kurtarma malzemelerinin ve ekiplerin sayısını her ilçemizde artıracağız.”

“Yeni helikopter pisti alanları yapacağız”

İBB Başkan adayı Kurum, acil ulaşım için helikopter pisti görevi görebilecek yerlerin artırılacağını belirtti.

İstanbul’a 6 lojistik merkezin daha yapılacağını dile getiren Kurum, “Her ilçemizde, hem belediyelerimiz hem de Büyükşehir Belediyesi çatısı altında afet arama kurtarma ekiplerimiz olacak. Bir taraftan bu süreci en doğru şekilde yürütebilmek için lojistik merkezlerimiz olacak. İstanbul’da şu an bir tane lojistik merkezimiz var. Biz, buna 6 tane daha ekleyip 7 lojistik merkeziyle birlikte İstanbul’a afet anında her noktada havadan, karadan ve denizden destek vermek istiyoruz. İstanbul’da bu 3 alanı da kullanmak zorundayız. O yüzden yeni helikopter pisti alanları yapacağız. Bu alanlar bugün size spor alanı olacak. Orada spor yapacaksınız ki hedefimiz her mahallede bu sporu yapabilmeniz. Diğer taraftan da heliport görevi görecek. Arama kurtarma ekiplerimizin, acil yardım ekiplerimizin inebileceği alanlar olacak.” diye konuştu.

Kurum, İstanbul’un 964 mahallesinde istisnasız İBB ve bakanlıklarla hep birlikte dönüşümü gerçekleştireceklerini söyledi.

10 yıl içerisinde el ele verdiklerinde pırıl pırıl gençlerle birlikte İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacaklarının altını çizen Kurum, “Sizlere çok daha güçlü, çok daha sağlam bir geleceği sunacağız. Bunu da sizlerle birlikte başaracağız. Çünkü gençlerimiz çok daha emin adımlarla geliyor, çok daha bilinçli yaklaşıyorsunuz, çok daha farklı yönlerde kendinizi yetiştiriyorsunuz. Biz de bu eğitimleri alacağınız kütüphanelerinizi, kreşlerinizi, size her alanda farklı eğitim destekleri verecek akademileri kuracağız. Büyükşehir Belediyesi olarak ‘dene yap’ atölyeleriyle ve ‘start-up’ merkezleriyle ilk ofisini kuracak arkadaşlarımıza, ilk ofis projesiyle ilk işiyle alakalı sermaye desteği vereceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

“Sizin gibi bir gencimiz depremde o enkazın içine girebilecek bir robot yapmış”

Murat Kurum, bir teknoparka yaptığı ziyaretten bahsederek, şunları kaydetti:

“Sizin gibi bir gencimiz depremde o enkazın içine girebilecek bir robot yapmış. O kadar ihtiyaç ki hem sese duyarlı hem de ısıya duyarlı bir robot. Yani orada bir canlı varlığı tespit ettiğinde veya o sesi aldığınızda arama kurtarma ekiplerine yönlendirebiliyorsunuz. Çok zor bir süreç, Allah kimsenin başına vermesin. Bu süreci yaşamamak adına da bu tedbirleri almak zorundayız. Hepimiz bu bilinçle yaşamak ve bu bilinçle deprem dönüşümünü bu şehrin her mahallesinde yapmak zorundayız. İşte 31 Mart’ta da gideceğimiz seçimde bunun kararını vereceğiz. Bir tarafta 5 yılda 115 bin konut sözü verip sadece 5 bin konut yapanlar var. Sadece Bağcılar’da bizim yaptığımız konut sayısı emin olun ondan fazla.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbula-6-lojistik-merkezi-daha-ekleyip-afet-aninda-destek-verecegiz/feed/ 0
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: Gelirde adalet ve vergide adalet için mücadele ediyoruz https://www.igdirhaber.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:06:34 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8776

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Osmaniye’de; “Hepimizin alım gücü düştü, ücretler geriledi. Böylesi bir dönemi yaşıyoruz. Bu süreçte de esas olarak aslında gelirde adalet, vergide adalet diyerek bir mücadele süreci içerisindeyiz. Özellikle son iki yıldır yaşanan bu bölüşüm krizine çözüm olacak politikaları öneriyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz” dedi.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, çeşitli temaslarda bulunmak için geldiği Osmaniye’de Cebelibereket Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti. Çerkezoğlu burada yaptığı açıklamada, “Biz istiyoruz ki, gerçekten Türkiye’nin işsizlik sorunu var, gelir dağılımı adaletsizliği var. Bu sorunların hepsi çözülebilir. Hiçbiri çözümsüz meseleler değil ama bütünlüklü bir bakış açısına ihtiyaç var yani özellikle istihdam, işçi, kalifiye eleman, eğitim politikalarından başlayarak yapısal çözümlere ihtiyaç var. Bu anlamda bizim ülkemizin çok önemli birikimleri var, çok önemli değerleri var” diye konuştu.

“DİSK OLARAK DEPREM BÖLGELERİNDE AKTİF ÇALIŞTIK”

Arzu Çerkezoğlu şunları söyledi:

“Benim Osmaniye’ye ikinci gelişim. Daha önceki ziyaretimde de sizleri ziyaret etmiştik. Çok teşekkür ediyoruz. Bugün yine bir Osmaniye programında bölgedeki örgütlü sendikalarımızın yöneticileri ve temsilcileri ile bir aradayız. Hem sizlerle bir araya gelmek hem Osmaniye’deki bölgedeki sıkıntılarına biz nasıl destek olabiliriz neler yapabiliriz bunları konuşmak hem de biliyorsunuz bu toprakların insanı Yaşar Kemal’in ölüm yıl dönümüydü dün, onun köyüne geçeceğiz bir anma programı yapacağız. Sonrasında depremde hayatını kaybeden insanlarımızı ve şehitliği ziyaret edeceğiz. Burada işçi arkadaşlarımızla bir aradayız. Bölgeye dair böyle bir ziyaret planımız var bugün. Malum deprem sürecini birlikte yaşadık. 11 ilde yaşanan depremlerde etkilenen illerden bir tanesi Osmaniye. Dolayısıyla bu kadar büyük bir enkaz bu kadar büyük bir yıkım bütün Türkiye’yi derinden sarstı. Biz de ilk andan itibaren deprem bölgesinde olmaya çalıştık. Depremin yıl dönümü 6 Şubat’ta yine DİSK yönetimi olarak yine Hatay’daydık. Defne İlçesinde bir psikososyal destek merkezinin temelini Türkiye Psikiyatri Derneğiyle beraber attık. Depremin gerçekten hem kısa vadede etkisi var hem uzun vadede etkileri var, ekonomik etkileri var, toplumsal etkileri var, psikolojik etkileri var. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere psikososyal desteğin çok önemli bir ihtiyaç olduğunu gördük ve uluslararası sendikaların büyük bir desteğini ve bu konu hakkında çalışma başlattık ve temel atma törenimizi yaptık. Mayıs ayında muhtemelen açılışımızı yapacağız.

“HEPİMİZİN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ”

Bu kadar büyük bir enkaz ve bu kadar büyük bir deprem, dayanışma çok önemli. Tabi ki önce sosyal devlet sosyal politika ama dayanışma da çok önemli. Bu nedenle bizde DİSK olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Geçen ziyaretimizden sonra özellikle Osmaniye’yi de Türkiye’nin gündeminde tutmak için elimizden geldiğince, tüm televizyon programlarında canlı yayınlarda, toplantılarda, en son DİSK Başkanlar Kurulunu Hatay’da yaptık. Yine orada hep bu bölgeyi özellikle Osmaniye’yi gündemde tutmaya, buranın sorunlarıyla bir dayanışma sürdürmeye çalıştık. Önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz. DİSK olarak da yaşadığımız bu tablo çalışanlar açısından, emekçiler açısından oldukça ağır. Çok yüksek enflasyonlu bir sürece girildi. Hepimizin alım gücü düştü, ücretler geriledi. Böylesi bir dönemi yaşıyoruz. Bu süreçte de esas olarak aslında gelirde adalet, vergide adalet diyerek bir mücadele süreci içerisindeyiz. Özellikle son iki yıldır yaşanan bu bölüşüm krizine çözüm olacak politikaları öneriyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz. En son İstanbul’dan Ankara’ya bir yürüyüş gerçekleştirdik. Türkiye gündeminde de ciddi bir yer tuttu. Bütün kentlerde Edirne’den Artvin’e kadar toplantılar mitingler gerçekleştirdik. Bu mücadeleyi de sürdürüyoruz.

“TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİ VAR”

Biz istiyoruz ki, gerçekten Türkiye’nin işsizlik sorunu var, gelir dağılımı adaletsizliği var. Bu sorunların hepsi çözülebilir. Hiçbiri çözümsüz meseleler değil ama bütünlüklü bir bakış açısına ihtiyaç var yani özellikle istihdam, işçi, kalifiye eleman, eğitim politikalarından başlayarak yapısal çözümlere ihtiyaç var. Bu anlamda bizim ülkemizin çok önemli birikimleri var, çok önemli değerleri var. Çok genç bir ülkeyiz, genç bir nüfusa sahibiz. Aslında herkes hepimiz açısından belli bir eğitim sürecini tamamladıktan sonra çalışabilmek bir temel hak çalışma hakkı ama buna uygun eğitim almak ve çalışırken de emeğimizin karşılığını alabildiğimiz, alın terimizi aldığımız, evimizi, ailemizi geçindirebildiğimiz bir ücret ve sosyal haklar bu ülkede yaşayan herkesin temel yurttaşlık hakkı. Bu anlamda biz bu ülkenin bütün değerleri ve birikimleri üzerinden ülkemizin bütün olanaklarını en iyi şekilde kullanarak gerçek bir demokrasinin de kurumsallaştırıldığı bir ülkede yaşamak istiyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz DİSK olarak. DİSK olarak üzerimize düşen tarihsel sorumluluğun yerine getirmek için gece gündüz çalışıyoruz.”

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/feed/ 0 Murat Kurum: İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul’u basamak olarak gördü https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbul-buyuksehir-belediyesi-istanbulu-basamak-olarak-gordu/ https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbul-buyuksehir-belediyesi-istanbulu-basamak-olarak-gordu/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:03:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8440 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Arnavutköy’de Muhtarlar ve Kanaat Önderleri Buluşması’na katıldı. Kurum, “Koca 5 yılda, sadece 8 kilometre metro yapmış. Hiçbir yeni metro ihalesi yapmamış, üstüne üstlük bizim ihalesini yaptığımız, 10 metro hattının üçünü iptal etmiş. O da yetmiyormuş gibi, ihalesini yaptığımız, finansmanı bulduğumuz Sancaktepe Metrosu’na hafriyat döktüler. 5 yıl boyunca İstanbul’a hizmet etmeyip, İstanbul’u basamak olarak gördüler” dedi.

İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Arnavutköy’de düzenlenen Muhtarlar ve Kanaat Önderleri Buluşması’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı, AK Parti Arnavutköy Belediye Başkan adayı Mustafa Candaroğlu, MHP Arnavutköy İlçe Başkanı Temel Bedir ve çok sayıda vatandaş katıldı. Vatandaşlar Kurum’a konuşması sırasında alkışlarla eşlik etti. Programda ilgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Sadece İstanbul idealimizi birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleştireceğiz”

AK Parti’nin eser ve hizmet siyasetinin arkasında muhtarların olduğunu belirten Kurum, “Arnavutköy daha çok gelişecek. AK Parti’nin, Cumhur İttifakı’mızın yönettiği ilçelerimize gittiğinizde eser ve hizmet siyasetimizin en güzel örneklerine şahit olursunuz. Bu eser ve hizmetlerin arkasında da daima muhtarlarımızı, teşkilatımızı ve derneklerimizi görürsünüz. Hem milletimizi hem devletimizi temsil eden muhtarlarımız; vatandaşımızın her alandaki sorunlarına, isteklerine, sabırla, azimle cevaplar arayıp çözümler üretiyor. Yine iyilikte ve hayırda yarışan derneklerimiz, kanaat önderlerimiz, ülkemiz için bir anahtar görevi görüyorlar. Böylesine önemli görevler üstlenen siz değerli muhtarlarımız ve STK’larımız yaptığınız fedakar çalışmalarla her türlü takdiri sonuna kadar hak ediyorsunuz. Bizler de her zaman sizleri yol arkadaşımız bilip sizlerle yol yürüdük ve yürümeye de devam ediyoruz. Milletimizle birebir istişare etme fırsatı olan siz muhtarlarımızla sık sık bir araya geliyor, mahallelerimizin sıkıntılarına derman olmak için gayret gösteriyoruz. 81 ilimizde, binlerce eseri nasıl beraber yaptıysak, şimdi çok daha güzellerini İstanbul’da yapmak için nice yollar yürüyeceğiz. İnanıyorum ki ‘Sadece İstanbul’ idealimizi birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleştireceğiz” dedi.

“Ruhumuz hep deprem bölgesindeki kardeşlerimizde olacak”

Deprem ve sel felaketlerinde her zaman bölge halkının yanında olduğunu söyleyen Kurum, “Beni iyi kötü tanırsınız. Her afette milletimizin yanında olan bir kardeşinizim. Malatya’da İzmir’de depremler oldu, 2 saat sonra oradaydım. Acılarımıza beraber üzüldük. Gittik bir söz verdik. Yıllardır CHP anlayışıyla yönetilmiş güzel İzmir’imizin dönüşümünü biz yaptık. Kastamonu, Bartın, Rize ve Trabzon’da seller oldu, yine biz oradaydık. Asrın felaketinde yine hızlıca deprem bölgesine gittik ve günlerce, aylarca oradaydık. Hiçbir zaman algı belediyeciliği yapmadık. Milletimizin elinden tuttuk, hiç bırakmadık. Bize ‘yapamazsınız, kaynağı nereden bulacaksınız’ dediler. Tam 180 bin konutun inşasını 11 ilimizde eş zamanlı başlattık. 180 bin konutun ilk anahtar teslimlerini de 15 gün önce Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle depremzede kardeşlerimize verdik. Ruhumuz hep deprem bölgesindeki kardeşlerimizde olacak” şeklinde konuştu.

“İstanbul’a hizmet etmeyip, İstanbul’u basamak olarak gördüler”

Mevcut İBB yönetimini “İstanbul’u basamak olarak görmüşler” diyerek eleştiren Murat Kurum, “Bu anlayışla 81 ile hizmet etmiş, hepinizin memleketinde izi olan bir kardeşiniz olarak söylüyorum; ben dedikoduların bahanelerin arkasında olmadım. İyilik tarafında koşan oldum. Verdiğim tüm sözleri tutarak karşınızdayım. İstanbul’da deprem gerçeği var, trafik çilesi var. İnsanlar evine, işine gidemiyor. Mevcut CHP’li İBB yönetimi ne diyor; ‘ben 230 km söz verdim ve o sözümün sadece ve sadece 8 kilometresini yaptım’ diyor. 8 kilometre düşünebiliyor musunuz? Koca 5 yılda, sadece 8 kilometre metro yapmış. Hiçbir yeni metro ihalesi yapmamış, üstüne üstlük bizim ihalesini yaptığımız, 10 metro hattının üçünü iptal etmiş. O da yetmiyormuş gibi, ihalesini yaptığımız, finansmanı bulduğumuz Sancaktepe Metrosu’na hafriyat döktüler. 5 yıl boyunca İstanbul’a hizmet etmeyip, İstanbul’u basamak olarak gördüler” dedi.

“Bunların İstanbul’a, Arnavutköy’e ilişkin projeleri yok”

“5 yılda herhangi bir hizmet yapmadılar” diyen Kurum, “Dava arkadaşlarını, İl Başkanını, Genel Başkanı’nı sırtından hançerlediler. Ablam dediği İYİ Parti Genel Başkanı ile düşman oldu. Biz İstanbul’a eğer eser üretmezsek, İstanbul’a eğer hizmet etmezsek ve bu kararı 31 Mart’ta almazsak, bugün yaşadığımız çilenin katbekat fazlasını bundan sonraki süreçte yaşayacağız. Bunların İstanbul’a, Arnavutköy’e ilişkin projeleri yok. Ama reklama geldiklerinde diz boyu. İsrafı bitirdik dediler. ‘İsrafı bitirdik’ tabelalarına 175 milyon lira harcadırlar. 2 konsere tam 550 milyon lira harcadılar. Ama sorsanız ‘engellediler, yaptırmadılar.’ Heybeleri boş. 5 yılda herhangi bir hizmet yapmadılar” ifadelerine yer verdi.

“İstanbul’un kaynaklarını heba ediyorlar”

Murat Kurum, “31 Mart seçimleri böylesine kritik bir seçim. Bir tarafta Ayasofya müze olsun diyenler, diğer tarafta Ayasofya’da ezanlar sonsuza kadar yankılansın diyenler var. Bir tarafta ‘KAAN yapalım’ diyenler var, diğer tarafta da ‘kalorifer peteğine benziyor’ diyenler var. Bir tarafta 650 bin konutlu dönüşüm için çalışacak olanlar, diğer tarafta 5 bin konut yapıp depreme sırtını dönenler. İstanbul’a, arada bir belediyeye uğrayayım anlayışında bir CHP var. Ortaya koydukları hedefleri var. O hedefleri için İstanbul’un kaynaklarını heba ediyorlar. İstanbul hariç her yere harcıyorlar. Kongrelerde yaptıkları, konserlere harcadıklarını söyleyenler biz değiliz, kendi arkadaşları. İSKİ 5 yılda buraya bir şey yaptı mı? Kar, yağmur yağdığında başka yerlerde fotoğraf vermeyi biliyorlar. Deprem olduğunda ‘ben çocuklarımla tatile giderim’ demeyi biliyorlar. İstanbul’u sel bastığında ‘ben aileme vakit ayıracağım’ diyorlar. Bizim de ailemiz var, bizim de çocuklarımız var. Bizim ailemiz o kadar büyük ki; bizim ailemiz 85 milyon, bizim ailemiz 16 milyon. İstanbul’da yaşayan kardeşlerimiz bizim ailemiz. Onlar hangi bahaneyi üretirse üretsin, icraat, hizmet ve belediyecilik bizim işimiz. Bizi tek bir gün bile uzaklarda aramayacaksınız. Biz her zaman milletimizin yanında olduk. Bizi arayan Arnavutköy’deki konutların inşasında bulacak. Türkiye Yüzyılı’nda parlayan Arnavutköy’ü sizlerle birlikte inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

“İstanbul’u yeniden dünyanın en güzel şehri yapacağız”

Vezneciler Metrosu’nun Arnavutköy’e kadar uzatılacağını söyleyen Murat Kurum, “İstanbul’u yeniden dünyanın en güzel şehri yapacağız. Arnavutköy’ün o beklediği metroyu da Vezneciler’den buraya yine biz getireceğiz. Arnavutköy’ün, kadınlarımızın, çocuklarımızın beklediği eserleri kültür merkezlerini yine biz yapacağız. Biz her zaman milletin yanında olduk. Milletimiz bizi nerede istiyorsa orada olduk. Bundan sonra da baretimizi takıp çizmelerimizi giyeceğiz. Bizi arayan Arnavutköy’ün metro şantiyesinde bulacak. Bizi arayan Arnavutköy’deki konutların inşasında bulacak. Milletimizin destekleriyle Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bu yolda sizlerle yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbul-buyuksehir-belediyesi-istanbulu-basamak-olarak-gordu/feed/ 0
Prof. Dr. Tolga Bekler ve Prof. Dr. Süha Özden, Biga’da yaşanan depremi değerlendirdi https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-tolga-bekler-ve-prof-dr-suha-ozden-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-tolga-bekler-ve-prof-dr-suha-ozden-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:39:52 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8133 Prof. Dr. Tolga Bekler: Herhangi bir fay yada faylara etki etmesi söz konusu değil

Prof. Dr. Tolga Bekler: Bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu

Prof. Dr. Süha Özden: Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur

Prof. Dr. Süha Özden: Bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum

ÇANAKKALE – Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, dün Biga’da yaşanan 4.6 büyüklüğündeki depremi değerlendirdi. ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, “Bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil” dedi. Prof. Dr. Süha Özden ise, “Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç zaman içerisinde bu bölgedeki aktivitenin nasıl devam ettiğini izleyeceğiz. Başta da söylediğim gibi bir münferit deprem olarak gözüküyor” diye konuştu.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın küçük depremler meydana geldi. Bölge de yaşanan deprem hareketliliği devam ederken, dün Biga’da 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, Biga’da yaşanan deprem sonrası bölgedeki son durumu değerlendirdi.

ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, “4.6 büyüklüğündeki bu deprem Biga Yarımadası’nın oldukça aktif sismotektoniği oldukça yoğun bir bölgesinde. Daha önce tarihsel dönemde büyük bir depremin oluşmadığı bir yerde ki, mikro depremlerin kümelendiği bir yerde oldu. Yaklaşık 4 Şubat gününden 4.6 büyüklüğündeki depreme kadar büyüklüğü 0.8 ile 3.1 arasında değişen çok sayıda depremleri biz gözlemliyorduk. Bu alanda ciddi bir gerilmenin olduğu şüphesi bizde vardı. Bu da yeni bir fayın üretebileceği ya da yeni bir faylanmanın başladığıyla alakalı çalışmalara ışık tutacak nitelikte. 4.6 büyüklüğü özellikle de biz yer bilimciler için orta büyüklükte bir deprem hatta daha da küçük bir deprem. Dolayısıyla yapısal hasar verecek niteliklere sahip değil. Bunun dışında bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil. Dolayısıyla oldukça küçük dar bir alanda meydana gelen deprem kümelenmesinin sonucu olarak deformasyona uğramış bir alanı kapsayan bir depremle karşı karşıyayız” dedi.

ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden ise, “Dün saat 16.09’da Biga’nın batısında yaklaşık Dişbudak köyünün hemen güneyine tekabül eden bir noktada 4. 6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu bölgede yaklaşık bir aylık bir süre de 150’yi aşkın 2.0 ile 3.0 arasında değişen büyüklüklerde depremleri yaşıyoruz. Çok dağınık bir alanda bu deprem dağılımları. Dünkü olan deprem de bu dağınıklığın hemen hemen ortasında bir noktaya denk geliyor. Şimdi bu bölge de Türkiye’nin fay haritasından da hepimizin bildiği üzere bir aktif fay yoktur. Hemen güneyinde Çan, Biga fay hattı, kuzeyinde ise Karabiga fay hattı var. Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur. Bu tür depremler özellikle şunu belirtmek isterim ki, ülkemiz coğrafyası içerisinde deprem kuşağı içerisinde yaşıyoruz. 5 büyüklüğüne kadar hemen her yerde deprem olabilir. Dolayısıyla bunu geçmişte de hep birlikte yaşadık. Konya’da yaşadık, başka alanlarda yaşadık. Yani aktif tektonik ile ilişkili olmayan alanlarda da bu büyüklüğe yakın depremlerin olduğunu biliyoruz. Bugünden bakınca geçmiş bir aylık süre içerisinde öncü depremlerin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla dünkü deprem bir ana şok niteliğindeydi. ve devamında da 3.8 ve 3.6 büyüklüğünde artçı depremleri yaşadık. Onun dışında da çok yoğun bir ‘after şok’ dağılımı yoktur. Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç zaman içerisinde bu bölgedeki aktivitenin nasıl devam ettiğini izleyeceğiz. Başta da söylediğim gibi bir münferit deprem olarak gözüküyor. Deprem hepimizi etkiliyor dün ben de yaşadım aynı depremi 15 saniye sürdü. Uzun sürdü. Bir sarsıntı olduğu zaman hepimiz bu anlamda korkuyoruz ama söylediğim gibi bir yaşadığımız coğrafya bu anlamda kolay bir coğrafya değil, aktif faylar var. Dolayısıyla bu aktif fayların arasında kalan bir alan. Bu tür sarsıntılar her zaman her yerde olabilir. Bu anlamda tabi sakin kalmayı başarmak lazım. Bu depremler eninde sonunda sona erecektir” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-tolga-bekler-ve-prof-dr-suha-ozden-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/feed/ 0
Japonya Büyükelçisi: Türkiye ile üçüncü ülkelerle işbirliği yapmanın zamanı geldi https://www.igdirhaber.com.tr/japonya-buyukelcisi-turkiye-ile-ucuncu-ulkelerle-isbirligi-yapmanin-zamani-geldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/japonya-buyukelcisi-turkiye-ile-ucuncu-ulkelerle-isbirligi-yapmanin-zamani-geldi/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:57:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8101 Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Katsumata Takahiko, Türk ve Japon hükümetlerinin “Ekonomik Ortaklık Anlaşması” görüşmelerini sürdürdüğünü belirterek, “Sadece ikili ekonomik ilişkilerde kalmak değil, artık üçüncü ülkelerle daha geniş kapsamlı işbirliği yapmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum.” dedi.

Katsumata, Türkiye-Japonya diplomatik ilişkilerinin 100. yılı vesilesiyle AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye-Japonya ilişkilerinin bir asırdan daha uzun süren, karşılıklı güvene dayanan, dünya savaşı ve iki ülkedeki doğal afetler gibi birçok zorluğun üstesinden gelen çok uzun bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Katsumata, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerinin 1924 yılına dayandığını söyledi.

Katsumata, Japonya’nın 1925’te Orta Doğu’daki ilk büyükelçiliğini Türkiye’de açtığını anımsatarak, “Bu, Japonya hükümetinin ilişkilerimize çok önem verdiği anlamına geliyor.” dedi.

Türk hükümetinin, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Japonya’nın Birleşmiş Milletlere (BM) üye olmasını desteklemek için girişimde bulunduğunu hatırlatarak Katsumata, bunun için teşekkür etti.

İki ülke ilişkilerinin güvene dayalı olduğunu ve birçok doğal afet ve depremle de güçlendiğini kaydeden Katsumata, “Bu zor zamanları aşmamızla gerçek dostu bulabildik. Türkçe atasözünde olduğu gibi, ‘Dost kara günde belli olur.'” ifadesini kullandı.

Katsumata, Japon ve Türk halklarının gelecek nesillerinin birbirine bağlanmasında köprü görevi görmeyi sürdürmek için çabaladığını belirtti.

“Kahramanmaraş’ta genç ve çocuklara judo kıyafeti bağışlayacağız”

Bu yılın “çok önemli” olduğunu vurgulayan Katsumata, iki ülke diplomatik ilişkilerinin 100. yılını tüm sene boyunca kutlamak istediklerine işaret etti.

İki ülke arasındaki ortak etkinliklere değinen Katsumata, bu konuda Türkiye’deki çalışmaları ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak “kardeş şehirler” olarak yürüttüklerini söyledi.

Katsumata, “Sadece Ankara veya İstanbul gibi büyük şehirlerle sınırlı kalmayıp, etkinliklerimizi bölgesel olarak da genişletmeye çalışıyoruz.” dedi.

Bu bağlamda 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgelerdeki depremzedeleri desteklemek istediklerini vurgulayan Katsumata, ilk etkinlik olarak Büyük Doğu Japonya depreminin arka planını içeren animasyon filmini gösterdiklerini anlattı.

Katsumata, depremzede çocukları destekleyeceklerinin altını çizerek, “Türkiye genelinde çok sayıda judo topluluğu bulunuyor. Judo yapan öğrencileri, çocukları teşvik ediyoruz. Önümüzdeki ay Kahramanmaraş’ta genç ve çocuklara judo kıyafeti bağışlayacağız.” diye konuştu.

Türk Japon Vakfı aracılığıyla Japonya’nın deprem mağduru Hyogo vilayeti ile işbirliğinde depremle ilgili birçok etkinlik düzenleneceğini kaydeden Büyükelçi, depremden etkilenen bölgelerde yaşayanları destekleyen etkinliklere de ev sahipliği yapacaklarını belirtti.

Katsumata, “Böylece dostluğumuzu pekiştirmek, sürdürmek ve güçlendirmek için böyle güzel bir fırsat yaratmak istiyoruz.” dedi.

“Denizcilik veya uzay işbirliğinin bizim için gündem olabileceğini düşünüyorum”

İki ülke arasında gelecekteki işbirliği alanlarına da değinen Katsumata, daha fazla potansiyelin ve çalışma alanının olduğunu vurguladı.

Katsumata, “Öncelikle, Japonya ve Türkiye, deprem ülkeleri olduğundan gelecek nesillerin afet zararlarından daha az etkilenmesi için çaba harcamamız gerekiyor.” dedi. Bu konuda Japonya’nın çok deneyimli olduğuna dikkati çeken Katsumata, bu deneyim sayesinde teknolojiyi ve depreme dayanıklı koruma mimarisini geliştirebildiklerini söyledi.

Katsumata, “Dolayısıyla ülkenize ve deprem bölgesindeki insanlara acil yardım veya tıbbi destek gibi ilk desteklerimizin yanı sıra şimdi geleceğe yönelik işbirliği için daha fazla enerji üretmenin zamanı geldi.” ifadesini kullandı.

Bölgede özel sektörle de işbirliği yaparak birçok projeye başladıklarını aktaran Katsumata, “Geleceğe yönelik ilişkilerimizi sabırsızlıkla bekliyoruz. Denizcilik veya uzay işbirliğinin bizim için gündem olabileceğini düşünüyorum.” dedi.

Katsumata, Türkiye’nin ilk astronotunun başarıyla görevini tamamladığını belirterek, Japonya’nın da Ay’a iniş konusunda çok fazla deneyime sahip olduğunu dile getirdi.

Büyükelçi Katsumata, “Bilimsel teknoloji, birlikte çalışmak için çok büyük bir alandır, gelecekteki işbirliği alanımızdır.” dedi.

İstanbul’da “Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin açılması için” birlikte çalışıldığını anlatan Katsumata, bilimsel teknolojide işbirliğinin önemini vurguladı.

Katsumata, Türkiye ile işbirliği alanlarının sağlık hizmetleri, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme gibi alanlara da genişlediğini belirterek, bu alanlardaki aktörlerin genç nesiller olacağını söyledi.

“Japonya-Türkiye, dünyanın en önemli ortaklığıdır”

İki ülke arasındaki mevcut ekonomik ilişkiler ve geleceğe yönelik hedeflerle ilgili Büyükelçi, “Ekonomik açıdan bakıldığında, Japonya-Türkiye, dünyanın en önemli ortaklığıdır. Türkiye, artık G20 ülkeleri gibi, dünyanın 20 ülkesi arasında yer alıyor ama bölgesinde de çok büyük bir ekonomiye sahip.” değerlendirmesini yaptı.

Katsumata, Japonya’nın da Asya Pasifik’teki ekonominin ve para sisteminin merkezinde yer aldığını belirterek, iki ülke arasındaki 10 bin kilometrelik mesafeye rağmen iyi dostluk ve iddialı ekonomik yaklaşımla ilişkileri geliştirdiklerini söyledi.

Türkiye’nin jeopolitik önemine dikkati çeken Katsumata, Türkiye’nin birçok ülkeye ulaşılabilir olduğunu dile getirdi.

Katsumata, Türkiye’nin nüfus yapısı gibi birçok avantajının da bulunduğunu, genç nüfusa ve yetenekli insan kaynağına sahip olduğunu söyledi.

Büyükelçi Katsumata, “Türkiye’nin bu avantajını, Japonya’nın da böyle bir teknoloji avantajını kullanarak ekonomi iş ağlarımızı küresel çapta yayarak artık daha iyi ortaklıklar kurmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

“Hükümetlerimiz Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerini sürdürüyor”

İki ülke arasındaki Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerine değinen Katsumata, şu ifadeleri kullandı:

“Ortaya çıkan bu işbirliklerini desteklemek amacıyla hükümetlerimiz şu anda Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerini sürdürüyor. Bu ticaretimizi, yatırımımızı, iş kurallarımızı ve adil rekabeti kapsamlı şekilde içeriyor. Gelecekte işbirliğimizi, ekonomiyi ve yatırımları artıracak en önemli itici gücün bu olabileceğini düşünüyorum.”

Söz konusu Ekonomik Ortaklık Anlaşması için çok çalıştıklarını belirten Katsumata, “Bu, üçüncü ülkelerdeki yeni ikili ticaret ve yatırım ilişkimiz için çok güçlü bir motor olabilir.” dedi.

Katsumata, Japon firmalarının “Türkiye’deki kaliteli insan kaynağını kullanarak burada iyi ürünler yapmak ve Türkiye’den AB gibi diğer ülkelere ihracat yapma konusunda” oldukça istekli olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bunun, ülkelerimiz arasında ‘kazan-kazan’ ilişkisi olduğunu düşünüyorum. Bu, şu anda yaptığımız önemli şeylerden biri. Sadece ikili ekonomik ilişkilerde kalmak değil, artık üçüncü ülkelerle daha geniş kapsamlı işbirliği yapmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum.”

Katsumata, Türk ve Japon şirketlerinin Orta Asya’da ve bazı Afrika ülkelerinde ortak projeler yürüttüğünü aktardı.

“Aynı zamanda Ukrayna’nın yeniden inşası için de işbirliği yapmamız gerekiyor.” diyen Katsumata, Türk ve Japon şirketlerinin çok fazla deneyime, beceriye ve erişilebilirliğe sahip olduğunu vurguladı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/japonya-buyukelcisi-turkiye-ile-ucuncu-ulkelerle-isbirligi-yapmanin-zamani-geldi/feed/ 0
ÇOMÜ uzmanları, Biga’da yaşanan depremi değerlendirdi https://www.igdirhaber.com.tr/comu-uzmanlari-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/comu-uzmanlari-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:45:45 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8093 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, dün Biga’da yaşanan 4.6 büyüklüğündeki depremi değerlendirdi. Bekler, “Bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil” dedi. Özden ise, “Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz” diye konuştu.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın küçük depremler meydana geldi. Bölgede yaşanan deprem hareketliliği devam ederken, dün Biga’da 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, Biga’da yaşanan deprem sonrası bölgedeki son durumu değerlendirdi.

Prof. Dr. Tolga Bekler, “4.6 büyüklüğündeki bu deprem Biga Yarımadası’nın oldukça aktif sismotektoniği oldukça yoğun bir bölgesinde. Daha önce tarihsel dönemde büyük bir depremin oluşmadığı bir yerde, mikro depremlerin kümelendiği bir yerde oldu. Yaklaşık 4 Şubat gününden 4.6 büyüklüğündeki depreme kadar büyüklüğü 0.8 ile 3.1 arasında değişen çok sayıda depremleri biz gözlemliyorduk. Bu alanda ciddi bir gerilmenin olduğu şüphesi bizde vardı. Bu da yeni bir fayın üretebileceği ya da yeni bir faylanmanın başladığıyla alakalı çalışmalara ışık tutacak nitelikte. 4.6 büyüklüğü özellikle de biz yer bilimciler için orta büyüklükte bir deprem hatta daha da küçük bir deprem. Dolayısıyla yapısal hasar verecek niteliklere sahip değil. Bunun dışında bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil. Dolayısıyla oldukça küçük dar bir alanda meydana gelen deprem kümelenmesinin sonucu olarak deformasyona uğramış bir alanı kapsayan bir depremle karşı karşıyayız” dedi.

Prof. Dr. Süha Özden ise, “Dün saat 16.09’da Biga’nın batısında yaklaşık Dişbudak köyünün hemen güneyine tekabül eden bir noktada 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu bölgede yaklaşık bir aylık bir sürede 150’yi aşkın 2.0 ile 3.0 arasında değişen büyüklüklerde depremleri yaşıyoruz. Çok dağınık bir alanda bu deprem dağılımları. Dünkü olan deprem de bu dağınıklığın hemen hemen ortasında bir noktaya denk geliyor. Şimdi bu bölgede Türkiye’nin fay haritasından da hepimizin bildiği üzere bir aktif fay yoktur. Hemen güneyinde Çan, Biga fay hattı, kuzeyinde ise Karabiga fay hattı var. Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur. Bu tür depremler özellikle şunu belirtmek isterim ki, ülkemiz coğrafyası içerisinde deprem kuşağı içerisinde yaşıyoruz. 5 büyüklüğüne kadar hemen her yerde deprem olabilir. Dolayısıyla bunu geçmişte de hep birlikte yaşadık. Konya’da yaşadık, başka alanlarda yaşadık. Yani aktif tektonik ile ilişkili olmayan alanlarda da bu büyüklüğe yakın depremlerin olduğunu biliyoruz. Bugünden bakınca geçmiş bir aylık süre içerisinde öncü depremlerin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla dünkü deprem bir ana şok niteliğindeydi. ve devamında da 3.8 ve 3.6 büyüklüğünde artçı depremleri yaşadık. Onun dışında da çok yoğun bir ‘after şok’ dağılımı yoktur. Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç zaman içerisinde bu bölgedeki aktivitenin nasıl devam ettiğini izleyeceğiz. Başta da söylediğim gibi bir münferit deprem olarak gözüküyor. Deprem hepimizi etkiliyor dün ben de yaşadım aynı depremi 15 saniye sürdü. Uzun sürdü. Bir sarsıntı olduğu zaman hepimiz bu anlamda korkuyoruz ama söylediğim gibi bir yaşadığımız coğrafya bu anlamda kolay bir coğrafya değil, aktif faylar var. Dolayısıyla bu aktif fayların arasında kalan bir alan. Bu tür sarsıntılar her zaman her yerde olabilir. Bu anlamda tabi sakin kalmayı başarmak lazım. Bu depremler eninde sonunda sona erecektir” diye konuştu. – ÇANAKKALE

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/comu-uzmanlari-bigada-yasanan-depremi-degerlendirdi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Önümüzdeki ay 75 bin konut yapmış olacağız” https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-onumuzdeki-ay-75-bin-konut-yapmis-olacagiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-onumuzdeki-ay-75-bin-konut-yapmis-olacagiz/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:40:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7979 Bakan Özhaseki: “Önümüzdeki ay 75 bin konut yapmış olacağız”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde projeleri inceledi

MALATYA – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Malatya’nın Doğanşehir ve Akçadağ ilçelerini ziyaret ederek TOKİ tarafından deprem sonrası yapılan çalışmaları inceledi. Bakan Özhaseki, önümüzdeki ay itibariyle yapacakları konut sayısının 75 bini bulacağını söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depremin en çok etkilediği ilçelerden biri olan Malatya’nın Doğanşehir ilçesini ziyaret ederek devam eden çalışmaları inceledi, yetkililerden bilgiler aldı. Malatya’da incelemelerini tamamladıktan sonra hasarın büyük olduğu ilçelerden biri olan Doğanşehir ilçesine geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, yapımı devam eden deprem konutları ve kırsaldaki köy konutlarını inceledi.

“14 milyon insanımız depremden zarar gördü”

AK Parti Doğanşehir Belediye Başkan Adayı Zekeriya Çelebi’nin seçim ofisi açılışı törenine de katılan Bakan Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin büyük bir afet olduğuna değinerek, “Depremde 680 bin ev yıkılmış, 170 bin kadar da iş yeri tek katlı müştemilat, ahır yıkıldı. Kolay değil tam 850 bin hasarlı ev var. 14 milyon insanımız depremden zarar gördü. 53 binden fazla kardeşimizi toprağa verdik. Bu işin manevi acısını soruyorsanız, o içimizdeki acıyı bizlerdeki acıyı, bu millettin içindeki acıyı ölçecek bir alet daha icat olmadı. Cenabı hak bir daha göstermesin böyle bir afet. Ama şunu bilin ki bin yıllık bu Anadolu medeniyetimizde karşımıza gelebilecek en büyük felaket buydu. Bundan daha büyük bir felaketle karşılaşmamıştık” dedi.

“Bizim için insan önemli, baştaki idare önemli değil”

Deprem sonrası yapılan çalışma ve yardımların da zaman zaman siyasi polemik konusu yapıldığını ifade eden Bakan Özhaseki, “Bunu yapanlara diyorum ki, Hatay Cumhuriyet Halk Partisi’nde değil mi? Evet. Bizim en büyük belediyelerimiz Konya, Bursa, Denizli, Kocaeli’yi Hatay’a gönderdik. Bizim için insan önemli, baştaki idare hiç önemli değil. Onlar gelir geçer ama orada yaşayan insanlarımız bizim kardeşimiz” ifadelerini kullandı.

“Önümüzdeki ay itibariyle yapacağımız konutlar 75 bini bulacak”

Bakanlık olarak deprem sonrası kalıcı konut ve işyerlerinin yapımı için hemen kolları sıvadıklarını da ifade eden Özhaseki, “Gece gündüz demeden çalıştık. Binlerce konutun yapımı devam ediyor. Önümüzdeki ay itibariyle de yapacağımız konutlar 75 bini bulacak. Sonra her ay 10-15 bin civarında konutu bitirip hak sahiplerine teslim edeceğiz. Doğanşehir ilçesinde de 6 bin 900 civarında hak sahibi belirlendi. Bunların neredeyse tamamının evlerinin inşasına başladık ve kısa süre içerisinde bitirerek hak sahipleri teslim edeceğiz, bundan hiç kimsenin endişesi olmasın” ifadelerine yer verdi.

“Tek dertleri Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun”

Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi ortaya çıkan Millet İttifakı’nı da eleştiren Bakan Özhaseki, “İşte görüyorsunuz biz Cumhur İttifakı’nın paydaşları belli, Allah Cumhurbaşkanımıza da, Devlet Bahçeli beye de uzun ömürler versin. Kendilerine her zaman dua ediyoruz. Çünkü onların derdi devlet, millet. Onların derdi bu milletin bölünmez bütünlüğü. Fakat bir de karşımızda ittifak vardı. Nerede şimdi onlar? Allah iyilik versin darmadağın oldular. Neden darmadağın oldular? O günlerde birbirlerine müthiş övgüler düzüyorlardı. Müthiş demokratlardı, uzlaşıyla geliyorlardı, Türkiye’yi kurtaracaklardı. Başındaki insana övgüler diziyorlardı, ne oldu? Şimdi başladı itiraflar. ‘Zaten biz bu Kılıçdaroğlu’nu istememiştik’ diye. Milletvekili diyor ki ‘Ben zaten buna oy vermedim’ Orada bir parti diyor ki ‘Bunun seçilemeyeceği belliydi zaten’ öbürü çıkıyor diyor ki ‘Allah’tan ki bizimkiler iş başına gelmemiş. Allah’tan millet ittifakı kazanamamış, yoksa bunların yapacağı bir şey yoktu. Emin olun arkadaşlar bu söylediklerimin hepsini kendileri söylüyor. Allah’tan iktidara gelselerdi bu inşaatların hepsi kalırdı bunun farkındayız biz. Aslında birbirine benzemezler ordusu. Ne aynı düşünüyorlar ne aynı yöne bakıyorlar ne de siyasi görüşleri, sosyal görüşleri, askeri görüşleri hiç birbirine benzemiyor. Bu kadar muhalifin olduğu yerde bir medeniyet doğar mı? Hiç birisi birbirini yolda görse selam vermez, hiç biri yanına eşini alıp öbürüne çay içmeye bile gitmemiştir. Fakat bir tek dertleri vardı. Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun” diye konuştu.

Özhaseki, yapımı tamamlanmak üzere olan köy konutlarını inceledi

Bakan Özhaseki, Doğanşehir ilçesi Yolkoru Mahallesi’nde de yapımı tamamlanmak üzere olan köy konutlarını da yerince inceledi. Burada basın mensuplarına bilgiler veren Bakan Özhaseki, “130 metre kare bürüt, tek katlı, verandalı, bahçeli konutlar yapmaya devam ediyoruz. Bu sadece bir örnek. 4 bin 333 yerde bu tür konutlar devam ediyor. Şehir merkezlerinde de devam ediyor. 18 ilimiz de hasar gördü, buralara binlerce konut yapılacak” diye konuştu.

Balan Özhaseki, daha sonra Akçadağ ilçesine geçerek ilçe merkezinde Emlak Konut tarafından yapılan çarşı projesini inceledi. Özhaseki son olarak AK Parti Akçadağ İlçe Başkan Adayı Hasan Ulutaş’ın seçim ofisini ziyaret ederek vatandaşlarla buluştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-onumuzdeki-ay-75-bin-konut-yapmis-olacagiz/feed/ 0
Uzmanlar Doğu Anadolu Bölgesi’nde olası bir depreme karşı hazırlıklı olunması uyarısında bulundu https://www.igdirhaber.com.tr/uzmanlar-dogu-anadolu-bolgesinde-olasi-bir-depreme-karsi-hazirlikli-olunmasi-uyarisinda-bulundu/ https://www.igdirhaber.com.tr/uzmanlar-dogu-anadolu-bolgesinde-olasi-bir-depreme-karsi-hazirlikli-olunmasi-uyarisinda-bulundu/#respond Mon, 27 May 2024 21:21:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7795 ÖMER YASİN ERGİN/İSMAİL ŞEN – Uzmanlar Doğu Anadolu Bölgesi’nde olası bir depreme karşı hazırlıklı olunması uyarısında bulundu.

Dicle Üniversitesi (DÜ) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kavak, AA muhabirine, deprem gerçeğinin çok iyi bilinmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu söyledi.

Gelecek süreçte de özellikle fay hatlarının sıkışması sonucu oluşacak kırılmaların sonunda da depremlerin meydana geleceğini ifade eden Kavak, Doğu Anadolu Fay Hattı başta olmak üzere özellikle Bingöl ve çevresinin enerjinin biriktiği alanlar arasında bulunduğunu aktardı.

“Bingöl’de de 6’nın üzerinde bir deprem bekleniyor”

Kavak, “Önümüzdeki süreçte Hakkari’de depremler gerçekleşecektir. Kahramanmaraş ve Malatya’dan Bingöl’e doğru bir enerji transferi gerçekleşti. Bingöl’de de 6’nın üzerinde bir deprem bekleniyor.” dedi.

Depremin ne zaman ve ne şekilde olacağının tespit edilemeyeceğini ancak sıkışmalar olduğunu ve enerji transferi gerçekleştiğinin belirlendiğini dile getiren Kavak, burada da depremin gerçekleştiği yerden çok yansımalarının önem kazandığına işaret etti.

Kavak, depreme dayanıklı yapılar ve uygun teknikte yerleşim yerlerinin yapılması gerektiğine dikkati çekerek, bu sayede yaşanacak depremlerin etkisinin de daha hafif hissedileceğini belirtti.

Doğu ve Güneydoğu’nun sürekli depremlere maruz kalınan bir alan olduğunu ifade eden Kavak, “Afetler insanı öldürmez, insanları öldüren kötü yapılan binalardır. Eğer önlemimizi alırsak, binaları uygun teknikte yaparsak, yapıların etkilenmesi minimuma düşecek, 8 veya 9 büyüklüğündeki depreme maruz kalındığı takdirde bile etkileşim minimum düzeyde olacaktır. Her dakika, her saniye depreme hazır olmamız lazım.” diye konuştu.

“Doğu Anadolu Fay Zonu’nda en riskli bölüm Gökdere ile Bingöl arası”

Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy da merkezi Sivrice ilçesi olan 24 Ocak 2020’de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin, Doğu Anadolu Fay Zonu’nda esas aktivitenin başladığının ilk belirtisi olduğunu ifade etti.

Sonrasında 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığına işaret eden Aksoy, bu depremlerden sonra başlayan artçıların sayısının 40 bine ulaştığını aktardı.

Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu’nun Bingöl’ün Karlıova ilçesi yakınlarında birleştiğini vurgulayan Aksoy, Gürün, Darende, Malatya’nın Pütürge ilçesi çevresinde, Yeşilyurt bölgesinde ikinci olarak da Kahramanmaraş Göksun’dan Adana’ya doğru inen Doğu Anadolu Fay Zonu’nda, 6 Şubat 2023’teki depremlere bağlı olarak çok sayıda artçı deprem yaşandığını dile getirdi.

Aksoy, bu fay zonunun güney kolunun devamında Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman Çelikhan civarlarında ve Malatya ile Adıyaman’ın Sincik ilçesi arasında meydana gelen artçı sarsıntıların da bir süre daha kendini hissettireceğini söyledi.

Doğu Anadolu Fay Zonu’ndaki Elazığ’ın kuzey doğusu olan Palu’dan sonra Bingöl’e kadar olan bölümde kırılmayan bir bölüm olduğunu, bunun da risk taşıdığını öngördüklerini dile getiren Aksoy, şunları kaydetti:

“Faylar üzerlerinde yeterli enerji birikip kırıldıkları zaman deprem üretiyorlar. Bunlara fayların deprem tekrarlanma aralığı deniyor ama üzerinde çalışma yapılmayan faylarda bu deprem tekrarlanma aralığını bilemiyoruz. Kaç yılda bir deprem üretir, hangi büyüklükte deprem üretir, bunun hakkında fikir yürütmek mümkün olmuyor.”

Aksoy, Bingöl Karlıova’da hem Kuzey Anadolu Fay Zonu hem de Doğu Anadolu Fay Zonu’ndan kaynaklanan deprem riskinin daha fazla olduğunu belirterek, şöyle dedi:

” İki fay zonu arasında kalınması Tunceli ve Bingöl’ü daha riskli hale getiriyor. Dolayısıyla iki fay zonundan kaynaklanan risklerin bir süre daha devam edeceğini öngörebiliriz. Doğu Anadolu Fay Zonu’nda en riskli bölüm Gökdere ile Bingöl arası. Çünkü uzun zamandan beri deprem üretmemiş, bu da bize yakın gelecekte deprem üretme potansiyelinin varlığını gösteriyor. Bölge için risk oluşturan bir diğer fay segmenti Yedisu. Kuzey Anadolu Fay Zonu, 1939’da Erzincan depreminde Erzincan’dan başlayıp batıya doğru kırıldı. 1992’de meydana gelen depremde de Erzincan’dan Yedisu’ya kadar olan bölüm kırıldı. Dolayısıyla Yedisu segmenti diye adlandırılan bölüm üzerinde uzun zamandır ki; o bölge için 230 yıl kadar bir deprem tekrarlanma aralığı belirlenmişti, bu aşıldığından dolayı bu fay segmentinin de risk taşıdığını söyleyebiliriz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/uzmanlar-dogu-anadolu-bolgesinde-olasi-bir-depreme-karsi-hazirlikli-olunmasi-uyarisinda-bulundu/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Pazarcık’ta 5 bin 400 hak sahibi var https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-pazarcikta-5-bin-400-hak-sahibi-var/ https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-pazarcikta-5-bin-400-hak-sahibi-var/#respond Thu, 23 May 2024 21:54:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7671 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Pazarcık’ta 5 bin 400 hak sahibi kardeşimiz var. 4 bin 500’e yakın inşaata başladık orada 900 kadar eksiğimiz var. Yerinde dönüştürmek isteyenlere fırsat veriyoruz. Yoksa fazladan yapacağız, fazladan yaptıklarımızı da bu bölgede kiracı kardeşlerimize dağıtacağız.” dedi.

Bazı temaslarda bulunmak üzere Kahramanmaraş’a gelen Özhaseki, 6 Şubat’taki 7,7 büyüklüğündeki ilk depremin merkez üssü Pazarcık ilçesinde, AK Parti’nin seçim ofisi açılış törenine katıldı.

Bakan Özhaseki, buradaki konuşmasında, yaklaşık bir sene önce yaşanan “asrın felaketi”nin 1000 yıllık Anadolu medeniyetinde karşılaşılabilecek en büyük felaket olduğunu vurguladı.

Depremlerin merkezinin Kahramanmaraş olduğunu ancak bundan 18 ilin etkilendiğini ve 14 milyon vatandaşın olumsuz etkilendiğini aktaran Özhaseki, “Depremlerde 680 bin evimiz yıkıldı, 170 bin civarında da iş yeri ve tek katlı müştemilat gibi yerlerimiz yıkıldı. Hasar çok fazla 104 milyar dolar olarak açıklanıyor. Manevi zararı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha dünya kurulduğundan beri icat olmadı. Evleri teslim ediyoruz, gidip bir çaylarını içip sohbet ederken halini hatırını sorduğumuzda öyle bir manzara anlatıyorlar ki, emin olun hepimiz ağlayarak çıkıyoruz oradan.” diye konuştu.

Çocukluğunda ilk defa babaannesinden duyduğu ‘Allah devletimize zeval vermesin evladım’ sözünden hareketle hizmet etmeye çalıştığını anlatan Özhaseki, depremin olduğu gün saat 4.17’den itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koordinesinde yaraların sarılması adına gece gündüz demeden çalıştıklarını belirtti.

Türkiye’deki irili ufaklı 1390 belediyeden 810’unun AK Parti’li olduğunu ve bunların tamamının depremin hemen ardından bölge görevlendirildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Akdeniz havzasındakileri, Konya ve Bursa gibi büyükşehir belediye başkanlarını Hatay’a gönderdik. Kayseri ve Trabzon, Kahramanmaraş’ta gece gündüz çalıştılar. Melikgazi ilçemiz çok güçlü burada çarşılar kurdu. Herkes şahit buna başkanlarımız aylarca çalıştılar. Her birimiz, bir kardeşimizin kurtarılmasına yardımcı olabilir miyiz? Yarasını sarabilir miyiz? Ona biraz iaşe götürebilir miyiz? diye her gün buralardaydık. Kaçıncı kere geldiğimi hatırlamıyorum. Recep Akdağ’ı hepiniz bilirsiniz eski sağlık bakanı, şehir hastanelerinin altında imzası olan kardeşimiz gördüm koşturuyordu. Recep abi ne yapıyorsun dedim, ‘bana kimse bir şey demedi. Ben zaten emekli milletvekiliyim düşündüm ne yapabilirim diye atladım Kahramanmaraş’a geldim çadırları geziyorum, baktım tuvaletlerde sıkıntı var. Kendimi tuvaletlerden sorumlu müdür ilan ettim.’ Sağlık Bakanlığı yapmış bir kardeşimiz söylüyor bunu. ‘Asrın felaketi’ idi ama ‘asrın dayanışması’ haline dönüştü elhamdülillah.”

Bakan Özhaseki, depremin hemen ardından çalışmalara başladıklarını, bu kapsamda bulabildikleri sert zeminlerde inşaatlara başlayıp binlerce konut yaptıklarını hatırlatarak, geçen 10-15 gün içerisinde 46 bin konut dağıttıklarını gelecek ay 30 bin konut daha dağıtacaklarını sonrasında da her ay mayıstan başlayarak 10-15 bin konut dağıtmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Gelecek sene içerisinde de hak sahibi olan herkesin hakkını vermiş olacaklarını belirten Özhaseki, “Kardeşlerim üzülmesinler. Bize çıkmadı demesinler. Sizin hakkınızı ödeyinceye kadar buradayız. Hakkımız helal olsun deyinceye kadar buradayız. Allah’ın izniyle gece gündüz çalışacağız ve sizlerin hakkını vereceğiz. Pazarcık’ta 5 bin 400 hak sahibi kardeşimiz var. 4 bin 500’e yakın inşaata başladık orada 900 kadar eksiğimiz var. Yerinde dönüştürmek isteyenlere fırsat veriyoruz. Yoksa fazladan yapacağız, fazladan yaptıklarımızı da bu bölgede kiracı kardeşlerimize dağıtacağız. Hiç kimsenin endişesi olmasın.” şeklinde konuştu.

Tüm bilgi ve birikimlerini deprem bölgesinin yeniden inşası için kullanacaklarının altını çizen Özhaseki, deprem bölgesindeki eksikleri tamamlamak adına hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan hareket edildiğini kaydetti.

Açılış programına, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Mehmet Şahin, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Ömer Oruç Bilal Debgici, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, AK Parti Belediye Başkan adayı Fırat Görgel, MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Hüseyin Vahit Demiröz ve ilgililer katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-pazarcikta-5-bin-400-hak-sahibi-var/feed/ 0
Beşiktaş Belediyesi ‘Dirençli yapılar güvenli Beşiktaş’ paneli düzenledi https://www.igdirhaber.com.tr/besiktas-belediyesi-direncli-yapilar-guvenli-besiktas-paneli-duzenledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/besiktas-belediyesi-direncli-yapilar-guvenli-besiktas-paneli-duzenledi/#respond Wed, 15 May 2024 21:15:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7330 Beşiktaş Belediyesi muhtemel İstanbul depremine karşı ilçe sakinlerini bilgilendirmek amaçlı ‘Dirençli yapılar güvenli Beşiktaş’ paneli düzenledi. Panelde konuşma yapan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ” Ortaköy ve Dolmabahçe planlarımız kurulda bekliyor. Beşiktaş Meydan projesinde de çok büyük zaman kaybettik 3.5 sene proje gitti geldi” dedi.

Beşiktaş Belediyesi muhtemel İstanbul depremine karşı ilçe sakinlerini bilgilendirmek amaçlı ‘Dirençli yapılar güvenli Beşiktaş’ paneli düzenledi. Panele Panele İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, Beşiktaş Kaymakamı Oğuzhan Bingöl ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat katıldı.

Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, ” Dirençli yapılar güvenli Beşiktaş buluşması için buradayız. Beşiktaş ilçemiz İstanbul’daki en eski yerleşim yerlerinden birisi. Dünyanın her yerinden gelen insanların uğradığı bir yer burası. Biz Beşiktaş Belediyesi’nde göreve geldiğimiz andan itibaren deprem konusunda çok önemli adımlar gerçekleştirdik. Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünü ve İmar A.Ş’yi kurduk. Bunu kurmamızdaki amaç göreve geldiğimizde gördük ki Beşiktaş ilçemiz kent rantının en yüksek olduğu yerlerden. Müteahhitler buraya gelip tutamayacağı sözler vermiş dolayısıyla bir güven problemi çıkmış. Bunu kaldırmak için kamunun garantör olması gerekiyordu. Bu nedenle İmar A.Ş’yi kurduk. Kentsel dönüşümde Beşiktaş İmar A.Ş bu yapıları vatandaşlarla müteahhit arasında bir köprü olarak onları denetliyor. Şu ana kadar 50’ye yakın Beşiktaş’ta irili ufaklı sitenin muvafakatnamesini almış durumdayız” dedi.

“Beşiktaş Meydan projesinde de çok büyük zaman kaybettik”

Beşiktaş’ın hazırda bekleyen projeleri hakkında konuşan Akpolat, “Beşiktaş’ın en büyük sorunu biz burada yetki paylaşıyoruz. Bir karar alırken bir planı oluştururken Beşiktaş Belediyesi kendi meclisinin aldığı kararla imar planı yenileyemiyor. Hem İBB meclisinden hem koruma kurulundan hem de ilgili bakanlıktan onay gerekiyor. Yaşadığımız sıkıntıların en önemlilerinden birisi de bu yetki paylaşımı. Ortaköy ve Dolmabahçe planlarımız kurulda bekliyor. Beşiktaş Meydan projesinde de çok büyük zaman kaybettik 3.5 sene proje gitti geldi. Bu yetki kaybı binaların yenilenmesi anlamında işimizi geciktiriyor. Beşiktaş’ta 175 bin kişi yaşıyor ama günlük 2-3 milyon insan geliyor Beşiktaş’a. Biz de merkezi yönetimden 175 bin kişilik hizmet için bütçe alıyoruz, normalde bunun için bizim 1200-1300 kişi çalıştırmamız gerekiyor ama Beşiktaş’ın 6-7 mahallesi 24 saat yaşayan yerler. Biz de ona göre personel çalıştırıyoruz 2 bin 500 kişi ile biz bu ilçeye ancak yetişebiliyoruz. Dolayısıyla merkezi yönetimin bu belediyelerin aldığı payı gözden geçirmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Beşiktaş’ın 4-5 senedir çözülmeyen bu sorunlarının en büyük sebebi İBB İmar Komisyonu’nda olan planları engelleyen arkadaşlardır”

Beşiktaş’ın imar sorunlarıyla ilgili konuşan Akpolat, “Kaybedecek zamanımız yok ve bir deprem gerçeği var. Biz göreve geldiğimiz andan itibaren bunun için çalışıyoruz. Sokakta vatandaşlarımızın da en büyük endişesi deprem konusu. Beşiktaş’ın 4-5 senedir çözülmeyen bu sorunlarının en büyük sebebi İBB İmar Komisyonu’nda olan planları engelleyen arkadaşlardır. Bunları her yerde anlatmaya devam edeceğiz. Bizim kurduğumuz Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nün ve Beşiktaş İmar A.Ş’nin çok önemli adımlar attığını ve çok başarılı olacağına inanıyorum” dedi.

“Bizim bir takım siyasi düşüncelerden arınıp bu meseleleri çözmemiz gerekiyor”

Üç oturum şeklinde gerçekleşen panelde ilk oturumda vatandaşlara Prof. Dr. Mustafa Erdik ve Prof. Dr. Alper İlki, İstanbul’da deprem riskinin nasıl azaltılabileceği hakkında bilgi verdi.

Oturumun ikinci kısmında ise Prof. Dr. Erdem Canbay, Doç. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, Ali Faruk Göksu ve Beşiktaş İmar A.Ş, depremlerin felakete dönüşme sebepleri ve Beşiktaş’taki kentsel dönüşümün mevzuatı hakkında konuşma gerçekleştirdi.

Son kısımda da uzman isimler Sinan Türkkan, Tahir Gökçe Şengün ve Rüştü Gökhan Günal, kentsel dönüşümde güçlendirme çalışmaları ve zemin ile yapının statik dizaynından bahsetti. Panele katılan tüm konuşmacılar adına Beşiktaş Belediyesi tarafından Tema Vakfı’na bağışlanan fidan plaketleri takdim edildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/besiktas-belediyesi-direncli-yapilar-guvenli-besiktas-paneli-duzenledi/feed/ 0
Karmod, Avrupa pazarındaki payını artırmayı hedefliyor https://www.igdirhaber.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/#respond Sun, 05 May 2024 21:57:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=7017 Karmod Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çankaya, yurt dışı hedeflerinde Avrupa’nın ayrı bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Avrupa pazarı yurt dışı satışlarımızın yüzde 35’ini oluşturuyor. Bu rakamı, 5 yıllık süreçte yüzde 60’a yükseltme yönünde hedefimiz var.” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremler sonrasında bölgeye gönderdiği binlerce prefabrik çelik bağımsız yapı ile bölgedeki yaraların sarılmasında önemli pay sahibi olan şirketlerden Karmod, yurt dışındaki çalışmalarıyla da pazar payını büyütmeyi hedefliyor.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Karmod Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çankaya, yaşanan depremler nedeniyle geçen yıl odaklarını bölgenin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelttiklerini, bu sene ise yurt dışı çalışmalarına daha fazla hız vereceklerini vurguladı.

Özellikle Avrupa pazarındaki paylarını artırmaya yönelik çalışmaları ön planda tuttuklarını kaydeden Çankaya, “Yapı standartlarımız, Avrupa ve ABD’nin taleplerine uygun özellikte. Ancak buralarda temel sorun, bu ülkelerin yapı mevzuatlarına çok iyi hakim olabilmek. Teknik ofisimize ve dış ticaret ekibimize, bu yönde takviyeler yaptık. Gelen talepleri daha iyi analiz edebilmek adına Avrupa’nın farklı ülkelerindeki yapı statiği, yalıtım gibi öne çıkan detayları çözümleyen bir ekip oluşturduk.” ifadelerini kullandı.

“Almanya, Fransa ve İngiltere’de doğrudan satış ofislerimiz var”

Çankaya, yurt dışı satış hedeflerinde ağırlıklı olarak bayi ağlarını geliştirme ve genişletme yönünde çalışmalarının devam ettiğine işaret ederek, “Yurt dışı satış hedeflerimizde ağırlıklı olarak bayi ağımızı geliştirme ve genişletme yönünde çalışmalarımız bulunuyor. Afrika’da Nijerya, Kenya, Gana ve Cibuti, bayi ağını geliştirdiğimiz ülkeler arasında. Yine ABD’de satış ofisimiz var. Avrupa’da Almanya, Fransa ve İngiltere’de doğrudan satış ofislerimiz var. Çekya, Portekiz ve İspanya’da bayilik sistemiyle çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Yurt dışı hedeflerinde Avrupa’nın ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizen Çankaya, “Deprem nedeniyle sektöre getirilen üç aylık yurt dışı satış yasağı, 2023 ihracat artış hızını azalma yönünde etkiledi. Avrupa pazarı yurt dışı satışlarımızın yüzde 35’ini oluşturuyor. Bu rakamı, 5 yıllık süreçte yüzde 60’a yükseltme yönünde hedefimiz var.” değerlendirmesinde bulundu.

Mehmet Çankaya, Karmod’un yurt dışı büyüme hedefine ulaşmak için birçok projeyi sürdürdüğünü bildirerek, şunları kaydetti:

“Özellikle Avrupa ülkeleri ve ABD’ye yönelik nitelikli villa çelik konut satışını artırmaya yönelik çalışmalarımız bulunuyor. Bu ülkelerde, okul ve yönetim ofisi gibi projelerimizde son yıllarda artış var. Bu artışta, Avrupa’daki satış ofislerimizin katkısı oldukça büyük. Avrupa ülkelerinin yapı mevzuatlarını araştırıyoruz ve bu mevzuatlara göre yapılar üretiyoruz. Teknik detay talepleri anlaşıldığında, bu ülkelere satış yapmak çok daha kolaylaşıyor. Afrika’daki projelerimizde sosyal konut projeleri öne çıkıyor. Yine petrol, doğalgaz ve altın madeni şantiye yapı grubu, Afrika’da gerçekleştirdiğimiz projeler arasında önemli paya sahip.”

“Ülkenin her yerinde çelik evlere yönelik ciddi talep artışları var”

Son bir yılda Türkiye’deki yapı taleplerinin değişmeye başladığını dile getiren Çankaya, “Depremler sonrası, acil konaklama ihtiyacı kaynaklı 3×7 deprem konteyner talepleri geldi. Ardından 25 metrekarelik ticari dükkanlar yapıldı. Üretimini yaptığımız hafif çelik prefabrik evlere talep, son dönemde ise çok arttı. Bunun temel nedeni, vatandaşın deprem gerçeğine bağlı olarak çok katlı binalardan kaçışı ve daha güvenli konut arayışı. Bugün, sadece deprem bölgesinde değil, ülkenin her yerinde çelik evlere yönelik ciddi talep artışı var.” diye konuştu.

Çankaya, deprem bölgesinde cami ve okul talebinde artış gözlemlediklerine dikkati çekerek, “Deprem sonrası bölgedeki cami inşası tercihlerinde de bir değişim görüyoruz. Firma olarak bölgede 4 ayrı cami projesi gerçekleştirdik. Kamu yatırımlarının dışında bölgeden özel okul talepleri de geliyor. Özel okul olarak 13 derslikli bir projeyi bir ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak teslim ettik.” dedi.

Deprem bölgesinde çelik köy evleri projesinin devam ettiğini kaydeden Çankaya, “Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız köy evlerinde hafif çelik yapı sisteminin kullanılması yönünde bir adım attı. Bölgede kamu tarafından toplu konut projeleri planlanmakta ve ihaleler açılmakta. ?Bu taleplere cevap vermek üzere, iş planımızı kurgulamaktayız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/feed/ 0
Depremzedelere yapılan yardımlar depolarda çürüyor https://www.igdirhaber.com.tr/depremzedelere-yapilan-yardimlar-depolarda-curuyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremzedelere-yapilan-yardimlar-depolarda-curuyor/#respond Sun, 05 May 2024 21:15:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6995 CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “İstanbul AFAD’a bağlı Yeşilköy yerleşkesi deposunda 1 yılı aşkın süredir depremzedeler için toplanan yardımlar bekletiliyor. Depoda tutulan, depremzedelere ulaştırılmayan yardım malzemeleri arasında en çok ihtiyaç duyulan erkek, kadın ve çocuk giysileri var. Toplanan yardımlar depremzedelerde değil, maalesef depolarda çürüyor. Depremzedelere Kızılay’ın çadır satmasını unutmadık, deprem yardımları toplandı nereye gittiğini sorduk yanıtsız kaldık, topladığımız yardımlar depolarda tutuluyor her yeni skandalla yüreğimiz parçalanıyor. Bu kadarı da olmaz diyoruz daha fazlası çıkıyor, insan yüreği nasıl dayanır?” dedi.

İlgezdi, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli deprem sonrası vatandaşlarca toplanan yardımların depremzedelere dağıtmak yerine, depolarda tutulmasını Meclis gündemine taşıyarak, “İstanbul AFAD’a bağlı Yeşilköy yerleşkesi arama ve kurtarma birliğinde toplanan yardımlar bir yıldır neden depoda bekletilmektedir?” diye sordu.

“TOPLANAN YARDIMLARIN NE KADARI DEPREMZEDE VATANDAŞLARIMIZA ULAŞTIRILMIŞTIR?”

İlgezdi, “Vatandaşın bir yıl önce deprem bölgesine gönderilmesi için İstanbul Üsküdar Belediyesi’ne teslim ettiği yardımlar, belediyeye ait spor salonunun otoparkından çıkmıştı. Şimdi de İstanbul AFAD’ a bağlı Yeşilköy yerleşkesi deposunda tutulduğu bilgisi ulaştı. Bir yıldır burada bekletiliyormuş, depoda tutulan yardımlar en çok ihtiyaç duyulan erkek, kadın ve çocuk giysileri. Toplanan yardımlar depremzedelerde değil, depolarda. Deprem için vatandaşlardan toplanan yardımların miktarı nedir? Toplanan yardımların ne kadarı depremzede vatandaşlarımıza ulaştırılmıştır? Bu sorularımın cevabı halkımıza şeffaflıkla paylaşılmalıdır. Depremzedelere Kızılay’ın çadır satmasını unutmadık, deprem yardımları toplandı nereye gittiğini sorduk yanıtsız kaldık, topladığımız yardımlar depolarda tutuluyor her yeni skandalla yüreğimiz parçalanıyor. Bu kadarı da olmaz diyoruz daha fazlası çıkıyor, insan yüreği nasıl dayanır?” ifadelerini kullandı.

“BAĞIŞ SÖZÜ VEREN ÇOK SAYIDA KURUM, SÖZÜNÜ YERİNE GETİRMEMİŞ”

2023 Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen depremzedeler için televizyon ve radyoların ortak yayınında düzenlenen Türkiye Tek Yürek bağış kampanyasında toplanan 115.1 milyar TL’nin de nerelere harcandığının adete devlet sırrı olduğunu ifade eden İlgezdi, şunları kaydetti:

“Kampanya hakkında yapılan canlı yayın sonrası taahhüt edilen bağış miktarı 115 milyar 146 milyon 528 bin lira olarak belirtildi. Sonrasında kampanya kapsamında toplam 85 milyar 697 milyon TL bağış toplandığını açıklandı. Kampanyada adı geçen 4 kamu bankasının verdiği bağış sözü yaklaşık 70 milyar lirayı buluyor. Ayrıca Cengiz Holding 2,5 milyar lira, Turkcell 3,5 miyar lira, Borsa İstanbul da 2 milyar lira bağış sözü vermişti. Bu 3 kurumun bağış miktarı da 8 milyar lirayı buluyor. Kamu bankalarının verdiği bağış miktarının üstüne bu üç kurumun verdiği 8 milyar lirayı eklediğimiz de zaten toplanan 85 milyara yakın bir rakam ortaya çıkıyor. Toplanan miktarın 85 milyar lira olduğu düşünüldüğünde bağış sözü veren çok sayıda kurum, kuruluş ve kişi verdiği bağış sözünü yerine getirmemiş. Buyurun size bir skandal daha. Üstelik toplanan yardımların nerelere harcandığı da ısrarlı sorularımıza rağmen açıklanmıyor.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremzedelere-yapilan-yardimlar-depolarda-curuyor/feed/ 0
Adana’da Tutar Apartmanı davası devam ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/adanada-tutar-apartmani-davasi-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/adanada-tutar-apartmani-davasi-devam-ediyor/#respond Wed, 01 May 2024 21:33:39 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6875 Adana’da 6 Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan, 63 kişinin öldüğü ve 12 kişinin yaralandığı Tutar Apartmanı’nın C Bloğunun firari teknik uygulama sorumlusu ve inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya’nın “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle yargılandığı davanın duruşmasına devam edildi.

Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tanıklar ve müşteki taraf avukatları katıldı.

Duruşmada ilk olarak mahkeme başkanı, firari sanık Cüneyt Akkaya’nın Karadağ adli makamlarınca yakalandığını ve Türkiye’ye iade işlemlerinin sürdüğünü söyledi.

Duruşmada beyanı alınan müşteki Ş.K, depremde kızı, torunu ve damadını kaybettiğini belirterek, “Deprem öncesinde kızım bana ‘apartmanda tadilat yapıyorlar ve tadilatı bizim görmemize izin vermiyorlar’ demişti. Ben kızımın evine gittiğimde asansör bozuk olduğu zaman yukarı kata çıkarken balyoz sesi duydum. Tadilat sesi duyunca oraya doğru yöneldim fakat daireye bakmama izin vermediler. Arama kurtarma sırasında da beton elimizde ufalanıyordu.” ifadesini kullandı.

Tanık K.A. da deprem tarihinde Adana dışında olduğunu ve yargılamaya konu olan tadilatın, karşı dairesinde gerçekleştiğini söyledi.

Tadilat yapan işçilerin kendisinden su istediği için o daireyi görme şansı olduğunu aktaran K.A, şöyle devam etti:

“Ben tadilat yapılan daireye gittiğimde kocaman bir salon ile karşılaştım. İçeri girdiğimde zeminin kesilerek merdiven yapıldığını gördüm. Ev koca bir mağazaya dönüşmüştü. Zemin kattaki bu tadilatı B.B. ve O.B. isimli kişiler yaptırmıştı. Ben tadilat sırasında balyoz ve yıkım sesleri duydum. Daha sonra bu seslerden rahatsız olduğumda tadilat yapılan dairenin kapısını çaldım. Kimse cevap dahi vermedi. Moloz yığınlarının dışarı çıktığını gördüm. O dairede kolon kesilmişti.”

Mahkemede ayrıca tanık olarak dinlenen Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Arama ve Kurtarma Birliği (AKUB) ekip görevlisi E.A. ise olay yerine geldiğinde binanın yıkıldığını bildirerek şunları söyledi:

“Bizler arama kurtarma ekibi olarak bu tür olaylarda ilk önce binanın yıkılma şeklini kafamızda tasavvur ederiz. Kendi aramızda istişare ederiz. Enkaz altındakileri bulabilmek için bu gereklidir. Öncelikle deprem gece olduğu için yatak odalarını tespit ettik. Kuzey bloğun alt taşıyıcıları önce patlamıştı. Apartmanda 8 ve 9. kattan itibaren toptan göçme olmuştu. Üstteki 12 ve 13. kat ise yola doğru savrulmuştu. Binada yaşam üçgenine denk gelmedim.”

Duruşmada beyanları alınan müşteki avukatları, sanık Cüneyt Akkaya’dan şikayetçi olduklarını belirterek, sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Cumhuriyet savcısı da sanık hakkında çıkarılan kırımızı bülten infazının beklenmesi ve eksikliklerin giderilmesi yönünde mütalaasını sundu.

Mahkeme heyeti, sanık Cüneyt Akkaya hakkında çıkarılan kırmızı bülten infazının beklenmesine, depremde yıkılan Tutar Apartmanı ile ilgili Karadeniz Teknik Üniversitesinden (KATÜ) istenilen bilirkişi raporunun beklenmesine, tanık anlatımlarında adı geçen ve zemin kattaki dairede tadilat yaptırdıkları öne sürülen B.B. ve O.B. hakkında yeterli şüphe oluştuğundan Adana Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ve bloklar arasında kot farkının tespit edilmesi için olay yerinde keşif yapılmasına karar vererek, diğer eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Adana’da depremde yıkılan binalardaki yapım kusurlarıyla ilgili soruşturma kapsamında 63 kişinin hayatını kaybettiği ve 12 kişinin yaralandığı Tutar Apartmanı’nın C Bloğunun teknik uygulama sorumlusu ve inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya hakkında 16 Şubat 2023’te tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmıştı. Kolon betonlarından yapı uzmanlarınca alınan karotlar incelenmek üzere yapı ve zemin denetimi laboratuvarına gönderilmiş, çalışmalar sonucunda Tutar Apartmanı’nın C Bloğunun deprem dayanıklılık testini geçemediği belirlenmişti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/adanada-tutar-apartmani-davasi-devam-ediyor/feed/ 0
Bakan Kacır: Deprem Bölgesindeki Vatandaşları Yalnız Bırakmayacağız https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:45:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6849 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, deprem bölgesindeki vatandaşları yalnız bırakmadıklarını ve bırakmayacaklarını belirterek, “Her türlü desteği sağlayarak vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Kacır, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde “İpekyolu Çarşısı” ile “Sosyal Girişimcilik Merkezi”nin açılışına katıldı.

Buradaki konuşmasında “asrın felaketi” olarak nitelendirilen ve 11 ilde ağır hasara neden olan deprem silsilesinin ardından devletin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettiğini dile getiren Kacır, Bakanlık olarak şehirlerin yeniden ayağa kalkması, ekonomik ve sosyal hayatın en kısa sürede eski günlerine dönmesi için çok boyutlu çalışmayı tüm paydaşlarla el ele yürüttüklerini belirtti.

Son 15 yılda sağladıkları teşviklerle cazibe merkezine dönüşen deprem bölgesinin kalkınma yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için tarihin en kapsamlı yatırım teşvik paketini hayata geçirdiklerini söyleyen Kacır, şöyle devam etti:

“Depremde zarar görmüş iş yerleri için ilk 12 ayı geri ödemesiz, 36 ay vadeli Acil Destek Programı’nı uygulamaya koyduk. Gaziantep’te 481 işletmemize 216 milyon liralık kredi imkanı sağladık. Uluslararası finansman kaynaklarını da harekete geçirerek işletmelerimize can suyu niteliğinde olan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesi’ni başlattık. Dünya Bankası ve Japon Kalkınma Ajansı işbirliğiyle 590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimize sunduk. Nurdağı ve İslahiye ilçelerimizde 750 bin lira, Gaziantep’in diğer ilçelerinde ise 650 bin lira KOBİ’lerimize 36 ay vadeli ve faizsiz sunduk.”

Bakan Kacır, işletmelerin onarım, tamirat ve ekipman alımları için ihtiyaç duydukları finansmana erişimi tesis ederek bölge ekonomisinin toparlanmasına destek olduklarını, destek programı kapsamında bugüne kadar Gaziantep’te 2 bin 657 işletmeye 1,2 milyar lira ödeme yaptıklarını, başvurusu onaylanan KOBİ’lerin destek ödemelerini de gelecek dönemde hızla devreye alacaklarını bildirdi.

Gelecek dönemde yeni finansman kaynaklarıyla KOBİ’lerin toparlanma sürecini desteklemeye devam edeceklerini dile getiren Kacır, Gaziantep’in inşası ve ihyasında her daim vatandaşların yanında oldukları ve olmaya da devam edeceklerini söyledi.

“Yeni sanayi tesisleri inşa etme” ve “depremden etkilenen sanayi işletmelerine kalıcı çözümler sunma” sözünün de adım adım gerçekleştiğini belirten Kacır, şunları ifade etti:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle bugüne kadar şehrimize 11 yeni sanayi alanı ilan etmiştik. Gaziantep İslahiye Sanayi Alanı’nda depremden zarar görmüş işletmelerimize tahsis edilmek üzere 80 iş yerinin yapımını kısa süre içinde tamamlayacak ve bu sayıyı 160’a çıkaracağız. 11 sanayi alanımızın tamamını bacası tüten fabrikalarla donatacağız. Burada Amanos Dağları var. Türkiye’nin her yerinde nasıl dağları deldik, yolları açtık, Türkiye’yi tarihte görülmemiş bir hızla kalkındırdıysak, bu Amanos Dağları’nda da önümüzdeki dönemde tüneller açılacak ve Gaziantep bir Akdeniz şehrine dönüşecek. Gaziantep’in Akdeniz’e ve dünyaya açılan kapısı Nurdağı ve İslahiye olacak. Biz de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek üzere Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, ilan ettiği Nurdağı’nda 1 milyon metrekarelik sanayi alanını bugün az önce hep birlikte konuştuk hızla OSB olarak hayata geçireceğiz ve burada tüm parselleri büyük bir hızla yatırımcılarımıza sunacağız. Nurdağı ve Gaziantep’e hayırlı uğurlu olsun.

İslahiye’de 6 milyon 780 bin metrekarelik bir ekolojik yeşil endüstri bölgesini uluslararası pazarlara açılacak yatırımlarla buluşmak üzere Gaziantep’e kazandıracağız. OSB demek, endüstri bölgesi demek, yatırım, üretim, istihdam, ihracat kalkınma demek. Gaziantep, hem bölgemizin hem ülkemizin kalkınma yolculuğunda lokomotif şehir olmaya devam edecek.”

Gaziantep’in Türkiye Yüzyılı’nın parlak sayfalarına mührünü vuracağını söyleyen Bakan Kacır, şunları kaydetti:

“22 yıl öncesine dönüp baktığımızda, şehrimizde sadece 2 organize sanayi bölgesi yükseliyor ve planlı sanayi altyapımız ancak 53 bin vatandaşımıza ekmek kapısı oluyordu. Sanayicilerimizin talepleri doğrultusunda OSB’lerimizin sayısını 6’ya yükselttik. Sanayicilerimiz verdikleri sözleri tuttular, OSB’leri fabrikalarla donattılar ve bugün 250 binden fazla vatandaşımız istihdam ediliyor. Önümüzdeki dönemde ülkemizdeki siyasi istikrar ve bu istikrar sayesinde ortaya çıkan yatırım iştahı Gazianteplilerin girişimci ruhuyla, şehrimizin sanayileşme yolculuğunda emin adımlarla yürüyeceğimizden asırlık kazanımlar elde edeceğinden asla şüphe duymuyoruz.

Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık ve önümüzdeki süreçte de bırakmayacağız. Her türlü desteği sağlayarak vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz.”

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, depremin ardından devletin tüm gücüyle bölgede vatandaşının yanında olduğunu ve bir şehrin birlik ve beraberliğinin gücüyle adım adım ayağa kalktığını gördüklerini söyledi.

Gaziantep Valisi Kemal Çeber, yapılan konutları teslim etmeye başladıklarını belirterek, dünyada birçok afet bölgesine gittiğini, 6 Şubat’taki gibi bir felaketten bu kadar hızlı, koordineli kalkacak başka bir ülkenin olmadığını dile getirdi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de depremin ardından hemen ilçeye vardıklarını ve çalışmalara başladıklarını, yeni Nurdağı’nın da güvenli olması için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

Konuşmaların ardından Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışı yapıldı.

Bakan Kacır ve protokol üyeleri, Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nde çocuklarla sohbet etti, çarşıda esnafın taleplerini dinledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/feed/ 0
Bakan Kacır: “Deprem bölgesinde devletimizin tüm imkânlarını en üst düzeyde seferber ettik” https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:06:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6833 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep’te Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi Açılışı’na katıldı. Bakan Kacır, deprem bölgesindeki yatırımlara vurgu yaparak, “Deprem bölgesinde devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik” dedi.

Bir dizi ziyaret, program ve açılışa katılmak için Gaziantep’te bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Nurdağı ilçesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğüne bağlı İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle yapımı tamamlanan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışına katıldı. Açılış töreninde açıklamalarda bulunan Kacır, asrın felaketinin ardından deprem bölgesinde yapılan yatırımlardan bahsetti.

“Devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik”

Yaşanan afetin ardından devlet olarak tüm imkanları seferber ettiklerini ifade eden, bakanlık olarak yaptıkları çalışmalardan ve hayata geçirdikleri Cazibe Merkezleri Programı’nı anlatan Bakan Kacır, “Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ilimizde ağır hasara neden olan bu deprem silsilesinin ardından devletimizin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettik. Bu bağlamda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, şehirlerimizin yeniden ayağa kalkması, ekonomik ve sosyal hayatın en kısa sürede eski günlerine dönmesi için çok boyutlu çalışma yürüttük. Son 15 yılda sağladığımız teşviklerle bir cazibe merkezine dönüşen deprem bölgemizin, kalkınma yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için tarihimizin en kapsamlı yatırım teşvik paketini hayata geçirdik. Aralarında Gaziantep’in Araban, İslahiye ve Nurdağı ilçelerinin de olduğu, depremden yoğun olarak etkilenen 65 ilçemizde yatırım ortamını iyileştirmek ve istihdam sağlamak üzere ‘Cazibe Merkezleri Programı’nı hayata geçirdik. Yatırımlara kurumlar vergisi indirimi, SGK primi işveren ve işçi payı desteği, KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti, faiz veya kar payı desteği sağladık” dedi.

“Gaziantep’te 6,7 milyar lirayı aşan 12 yatırım projesi için teşvik belgesi düzenledik”

Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Gaziantep’e yönelik yatırımlar hakkında da bilgi veren Bakan Kacır, “Program kapsamında Gaziantep’te bin 105 vatandaşımıza istihdam sağlayacak ve sabit yatırım tutarı 6,7 milyar lirayı aşan 12 yatırım projesi için teşvik belgesi düzenledik. Deprem nedeniyle yatırım süreci aksayan yatırımcılarımızı mağdur etmemek adına, Gaziantep’te düzenlenen bin 352 yatırım teşvik belgesinin süresini talep almaksızın 3 yıl uzattık. Projelerine devam edemeyecek yatırımcılarımız için de düzenlenen 213 yatırım teşvik belgesini, kendilerine herhangi bir yük getirmeden kapanmış saydık. Deprem sonrası KOBİ’lerimizin hızlı toparlanmaları adına devreye aldığımız destek programlarıyla işletme sahibi afetzedelerimizin yanında olduk. Zarar gören işletmelerin 2023 yılı, yaşamını yitiren veya iş göremez hale gelen işletmecilerin ise tüm borçlarını sildik. Depremde zarar görmüş işyerleri için ilk 12 ayı geri ödemesiz 36 ay vadeli Acil Destek Programını uygulamaya koyduk. Gaziantep’te 481 işletmemize destek sağlarken 216 milyon liralık kredi hacmi oluşturduk” ifadelerini kullandı.

“590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimizin hizmetine sunduk”

Asrın felaketinin ardından başlatılan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesi hakkında bilgi veren Bakan Kacır, “Uluslararası finansman kaynaklarını da harekete geçirerek işletmelerimize can suyu niteliğinde olan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesini başlattık. Dünya Bankası ve Japon Kalkınma Ajansı iş birliğiyle oluşturduğumuz 590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimizin hizmetine sunduk. Nurdağı ve İslahiye ilçelerimizde 750 bin lira, şehrimizin diğer ilçelerinde ise 650 bin lira üst limitli olmak üzere KOBİ’lerimize 36 ay vadeli faizsiz finansman imkanı sağladık. İşletmelerimizin onarım, tamirat ve ekipman alımları için ihtiyaç duydukları finansmana erişimini tesis ederek bölgemizin ekonomik toparlanmasına destek olduk. Destek programımız kapsamında bugüne kadar Gaziantep’te 2 bin 657 işletmemize 1,2 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik. Başvurusu onaylanan KOBİ’lerimize destek ödemelerini kısa bir süre içerisinde yeniden devreye alacağız. Önümüzdeki dönemde uluslararası finans kuruluşlarını sürece dahil ederek yeni finansman kaynaklarıyla KOBİ’lerimizin toparlanma sürecini hızlandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Gaziantep’e 11 yeni sanayi alanı kazandırdık”

Depremden ciddi derecede etkilenen sanayi kenti Gaziantep’in inşası ve ihyası için gayret göstermeye devam ettiklerini de aktaran Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Gaziantep’in inşası ve ihyasında her daim vatandaşlarımızın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Güçlü sanayisiyle üretimde dünya markası şehrimize, “yeni sanayi tesisleri inşa etme ve depremden etkilenen sanayi işletmelerimize kalıcı çözümler sunma” sözümüzü de yerine getiriyoruz. Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle bugüne kadar şehrimize 11 yeni sanayi alanı kazandırdık. Gaziantep İslahiye Sanayi Alanı’nda depremden zarar görmüş işletmelerimize tahsis edilmek üzere 80 işyerinin yapımına başladık. Önümüzdeki dönemde bu sayıyı 160’a tamamlayacağız. Ben inanıyorum ki bu 11 sanayi alanımızın 11’ini de kısa sürede dolduracağız. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında şehrimizin 22 yılda kat ettiği mesafe bu hedefe ulaşmanın ne kadar da mümkün olduğunun canlı temsilidir. Yirmi iki yıl öncesine dönüp baktığımızda, şehrimizde sadece iki organize sanayi bölgesi yükseliyor ve planlı sanayi altyapımız 53 bin vatandaşımıza ekmek kapısı oluyordu. Sanayicilerimizin talepleri doğrultusunda OSB’lerimizin sayısını altıya yükselttik. ve sanayicilerimiz, verdikleri sözlerin hakkını vererek 250 bin vatandaşımızı daha istihdam etti. Önümüzdeki dönemde ülkemizdeki siyasi istikrar ve öngörülebilirlik ortamının beslediği yatırım iştahıyla, Gaziantepli kardeşlerimizin girişimci ruhuyla, şehrimizin sanayileşme yolculuğunda emin adımlarla yürüyeceğinden, asırlık kazanımlar elde edeceğinden şüphe duymuyorum. Gaziantep, Türkiye Yüzyılı’nın parlak sayfalarına mührünü vuracak” şeklinde konuştu.

“Acil Eylem Programı kapsamında 6 projeye 262 milyon lirayı aşan destek verdik”

Açılışı yapılan Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bakan Kacır, “Deprem felaketi sonrasında gerek İpekyolu Kalkınma Ajansımız gerek GAP Bölge Kalkınma İdaremiz eliyle yürüttüğümüz projelerle de şehrimizin yeniden ekonomik ve sosyal toparlanmasına öncülük ediyoruz. Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında 6 projeye 262 milyon lirayı aşan destek verdik. GAP Bölge Kalkınma İdaremizle de şehrimizin toprağına yeniden hayat verecek, tarımın yeşerip gelişmesine vesile olacak iki projeye 56 milyon lira kaynak sağladık. Bugün de Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında, Nurdağı ilçemizde ticaretin çarklarının güçlü bir şekilde dönmesini sağlayacak ve vatandaşlarımıza istidam kapısı olacak 2 çarşı projemizin açılışını gerçekleştiriyoruz. 12 bin metrekare toplam kapalı alana sahip 136 milyon lira tutarındaki bu proje, altyapısı, esnafa ve vatandaşlarımıza sunduğum imkanlarla şimdiden Nurdağı’nda ticaretin canlı kalbi haline geldi. Vatandaşımıza, esnafımıza hayırlı, uğurlu olsun. Nurdağı’na kazandırdığımız bir diğer proje ise Sosyal Girişimcilik Merkezi. Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi (SEECO) kapsamında 6,7 milyon lira bütçeyle hayata geçirdiğimiz bu merkez, sunduğu altyapılarla depremden etkilenen vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik hayata yeniden katılımı için önemli bir boşluğu şimdiden doldurdu. Gençlerimizin çevre bilincini ve toplumsal duyarlılıklarını da güçlendirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında faaliyete aldığımız merkezimizden bugüne kadar 23 bin 870 kişi yararlandı. Her zamanda vurguluyoruz, deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık ve önümüzdeki süreçte de bırakmayacağız. Her türlü desteği sağlayarak, vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik içinde, bu zorlu süreci geride bırakacak ve deprem bölgesini yeniden canlandıracağız. İnşallah bugün açılışını gerçekleştireceğimiz projeler ile birlikte Gaziantep’imiz geleceğe umutla bakacak ve çok daha iyi bir konumda yer alacak. Sözlerime son verirken projelerin ilçemize, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesinde-devletimizin-tum-imkanlarini-en-ust-duzeyde-seferber-ettik/feed/ 0
Biga’da 150’ye yakın mikro deprem meydana geldi https://www.igdirhaber.com.tr/bigada-150ye-yakin-mikro-deprem-meydana-geldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bigada-150ye-yakin-mikro-deprem-meydana-geldi/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:06:37 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6734 Biga’da 150’ye yakın mikro deprem meydan geldi

Prof. Dr. Tolga Bekler: Biga’da küçük depremlerin oluşturduğu yeni bir fayın ortaya çıktığı söz konusu olabilir

ÇANAKKALE – Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, 4 Şubat’tan bu yana Biga ilçesinde meydana gelen 150’ye yakın mikro depremler sonrası, küçük depremlerin oluşturduğu yeni bir fayın ortaya çıktığı söz konusu olabileceğini belirtti.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın küçük depremler meydana geldi. Bölge de yaşanan deprem hareketliliği sonrası, ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, bölgedeki son durumu değerlendirdi.

ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, “Anadolu’nun tektonik yapısı diye tabir edilen fay zonlarına bakıldığı zaman bu gibi hareketliliğin dönem dönem yoğunlaştığının görüldüğünü söyledi. Bu yoğunlaşmanın en önemli sebeplerinden bir tanesinin de bölgesel gerilmelerin yada yerel gerilmelerin artması neticesinde olduğunu belirten Prof. Dr. Tolga Bekler, “Bu tür yoğunlukları görmek bizim için normal. Çok fazla bir deprem olduğunu söyleyemeyiz, ancak yaklaşık 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın mikro deprem diye tabir ettiğimiz küçük depremlerin bu bölgenin gerilme ortamına bağlı olarak oluştuğunu görüyoruz. Bu herhangi halk arasındaki tabiriyle büyük bir depremin ya da farklı bir yer hareketliliğinin öncüsü yada belirteci olduğunu söylememiz mümkün değil. Kaldı ki o bölgede bölgenin aktif faylarına yakın yada bu depremleri üretecek bir fay görülmemekte. Zaman zaman bu gerilmelerin neticesinde bu küçük depremlerin oluşturduğu yeni bir fayın ortaya çıktığımı söylemek söz konusu olabilir. Daha detaylı yer bilimleri çalışmasıyla ortaya çıkacak olan bir durum. Biz bunu Doğu Anadolu’da, Batı Anadolu’nun farklı bölgelerinde de görebiliyoruz. Biga zaten oldukça karmaşık bir bölge, yani Türkiye’deki tektonik yapılar içerisinde farklı tektonik rejimlerin geliştirdiği ciddi bir gerilme alanları oluşturan karmaşık bir bölge. Dolayısıyla bunu herhangi bir yere olumsuz anlam da çevirmenin doğru olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Biga’da deprem hareketliliğinin beklenen büyük Marmara Depremi’ne etkisinin olup, olmayacağı konusunu da değerlendiren Tolga Bekler, “Vatandaşımızda, yönetimlerde hep Marmara’ya, İstanbul’a yönelik olarak sorular soruluyor ama ben artık bundan sonra İstanbul yada Marmara depremi değil, beklenen Anadolu depremi olarak yada Anadolu depremleri olarak düşünmek istiyorum. Bunu Maraş depreminde de gördük. Daha önce Van, İzmir depreminde gördük. Dolayısıyla bir depremin, bir başka depremle ilintisini ortaya çıkarabilecek fayların hareketliliğiyle doğrudan bir bağlantı söylememiz çok zor. Çünkü çok küçük bir hareketlilik. Farklı sebeplerden kaynaklanabiliyor. En önemli sebebi burada oldukça boyu kısa, geometrisi oldukça dar bir alanda gelişen bir faylanmanın ortaya çıkardığı küçük mikro depremler. Buradan İstanbul yada Marmara’yla alakalı bir yükleme, bir gerilmenin olması söz konusu olduğunu zannetmiyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bigada-150ye-yakin-mikro-deprem-meydana-geldi/feed/ 0
Depremzede Kadınlara Dikiş Eğitimi Veren Terzi https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-kadinlara-dikis-egitimi-veren-terzi/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-kadinlara-dikis-egitimi-veren-terzi/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:21:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6678 İstanbul’da 30 yıldır terzilik yapan Züleyha Akgül, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay’da çadırda oluşturduğu atölyede depremzede kadınlara dikiş öğreterek, aile bütçelerine katkı sağlamaları için destek oluyor.

Züleyha Akgül, uzun yıllardır yaptığı terzilik mesleğine, 2 yıl tasarım 2 yıl da modellik eğitimi aldıktan sonra başladı.

Bir taraftan okula gidip bir taraftan çalışan Akgül, bir süre Nişantaşı’nda çalıştıktan sonra sonunda hayallerini kurduğu butiğini Kadıköy’de açtı.

Burada eskiyle yeniyi birleştirerek kendine has bir stil oluşturan Akgül, diktiği kıyafetlerle semt sakinlerinin de dikkatini çekti. Akgül, terzilik mesleğini sürdürürken bir yandan da kadınlara dikiş eğitimi vermeye başladı.

Akgül’ün öğrencileri arasında ev hanımlarının yanında, diş hekimi, doktor, avukat gibi çeşitli mesleklerden kadınlar da yer aldı.

Verdiği bu eğitimler sayesinde bir şey dikmenin, ortaya koymanın kadınlar üzerindeki olumlu etkisini gören Akgül, bu etkiyi depremzede kadınlar üzerinde de oluşturmak için harekete geçti.

Züleyha Akgül, 6 şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgedeki kadınlara destek olmak amacıyla Hatay’a gitti.

Burada, çadırda kurduğu atölyede depremzede kadınlara dikiş eğitimi vermeye başlayan Akgül, onların hem meslek sahibi olmalarını hem de aile bütçelerine katkıda bulunmalarını sağlıyor.

“Depremzedelere nasıl dokunurum düşüncesiyle yola çıktım”

Züleyha Akgül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 11 ili etkileyen ve asrın felaketi olarak nitelendiren depremlerin ardından, bir terzi olarak, “Depremzedelere nasıl dokunurum.” düşüncesiyle yola çıktığını söyledi.

İlk önce aklına çocuklara oyuncak yapmak geldiğini aktaran Akgül, şöyle konuştu:

“Defne’de ilk kez Ramazan Bayramı’nda çocuklarla buluştuk. Bezlere pamuk doldurup, kaş, göz çizerek birlikte oyuncaklar yaptık. Oyuncak yapmanın çocuklar üzerinde ne kadar olumlu etki yaptığını görmek bizi de çok mutlu etti. Daha planlı ve programlı ne yapılabilir düşüncesiyle Kırkyama Kadın Dayanışması ve Çağdaş Yaşam Atölyesi ile irtibata geçtim. Onlar sayesinde çadırda, konteynırda, bahçede çocuklarla bir araya gelip oyuncaklar yaptık.”

Akgül, çocuklarla oyuncak yapma etkinliğine annelerin de katılım gösterdiğini fark etmesi üzerine “Neden annelere de dikiş öğretmiyoruz?” sorusunun aklına geldiğini ve bunun için kollarını sıvadığını anlattı.

“Çadırda 5 makinayla 8 gün boyunca eğitim verdik”

Züleyha Akgül, daha sonra hayırseverlerin yardımıyla Hatay’a makine, kumaş ve dikişle ilgili malzemeler götürüp, kadınlar için bir terzilik kursu başlattıklarını aktardı.

Depremzede kadınlarla ilk terzilik kursunu Kurban Bayramında başlattıklarını dile getiren Akgül, “Çadırda 5 makinayla 8 gün boyunca eğitim verdik. Bu eğitimin ardından hayırseverler ve yerel yönetimlerin katkısıyla makina sayımızı artırdık bir anlamda sanayileşmiş olduk. Eğitime devam edip, projeye yeni kadınlar ekledik. Depremzede kadınlar meslek edinsin, ev bütçesine katkı sağlasın ve fason atölyelerine iş yapabilsin istedik. Şu an atölyemizdeki kadınlar dikiyor ve ürettiğini satıyor.” şeklinde konuştu.

Akgül, hala çadırda atölye çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirerek, “Başta bir konteynır ya da prefabrik bir yapıya ihtiyacımız var. Kumaş ve makinanın yanı sıra kadınların yaptıkları ürünleri satacakları yeni pazarlara da ihtiyacımız var.” dedi.

“Yaklaşık 50 kadına dikiş eğitimi verdik”

Bir meslek öğrenip, dikiş dikmeye başlayan kadınların psikolojilerinde olumlu yönde bir farklılık gözlemlediğini vurgulayan Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadınlar, dikiş diktikleri sürece yaşadıkları acıdan uzak kalmış oldular. Bir depremzede kadının aldığı eğitimden sonra ‘İlk kez kendi paramı kazandım ve cebime koydum, bunu beni çok mutlu etti.’ demesi bizi ondan çok daha mutlu etti. Kadınlar ne yapabildiklerini gördükçe daha çok motive oldular. Bir şey üretmenin hissiyatı onları bir anlamda hayata bağladı. Yaklaşık 50 kadına dikiş eğitimi verdik. Şimdi bu kadınlar kendi ayaklarının üzerinde durup, ailelerinin geçimine katkı sağlıyor. Gerek yeni şeyler dikerek, gerekse paça tadilatı gibi basit işlemler yaparak ekmeklerini kazanıyorlar.”

Akgül, yaklaşık 10 aydır devam eden projenin daha çok kadına ulaşmasını istediklerinin altını çizdi.

Hatay’daki bu projeyi tam anlamıyla oturtabildiklerinde diğer deprem bölgelerine giderek başka kadınlara da dikiş eğitimi vermek istediklerini aktaran Akgül, “11 ilde tüm kadınlara ulaşmak istiyoruz. Bir kadına dokunmak, onun çocuğuna ailesine dokunmak demek. Anne mutlu olunca çocuk da ailede mutlu oluyor.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-kadinlara-dikis-egitimi-veren-terzi/feed/ 0
Başakşehir’de Altınşehir Millet Bahçesi açıldı https://www.igdirhaber.com.tr/basaksehirde-altinsehir-millet-bahcesi-acildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/basaksehirde-altinsehir-millet-bahcesi-acildi/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:45:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6505 Başakşehir’de bulunan Altınşehir Millet Bahçesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin katıldığı programla açıldı.Özhaseki, “Şubat Ayı’nda olduğumuz için 6 şubat depremi gündemimizde. Mayıs ayı itibariyle her ay 10-15 bin evi teslim edeceğiz. Şuanda tam 950 şantiyede 110 bin kardeşimiz emek veriyor. Mecliste grup toplantılarında diyorlar ki 20 tane ev verdiler kimseye vermediler, biz 46 bin konutu dağıttık” dedi.

Başakşehir Altınşehir Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Altınşehir Millet Bahçesi bugün düzenlenen programla açıldı. Açılışa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ve Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu katıldı. Başakşehir Belediye Başkanı Kartoğlu ve Bakan Özhaseki fidan dikiminde bulundu.

“Bir buçuk milyon bina İstanbul’da riskli”

Programda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Şubat Ayı’nda olduğumuz için 6 şubat depremi gündemimizde. 04.17’den itibaren bakanlar görevlendirildi bende o dönemde Ak Parti de Genel Başkan yardımcısıydım. Belediyelerimi aradım tek tek, acil işlere devam edin herkes deprem bölgesine yola çıksın dedim. Herkes Seferber oldu. AFAD bize 309 bin civarında konut yapılması lazım dedi biz 307 bininin yapımına başladık. Mayıs ayı itibariyle her ay 10-15 bin evi teslim edeceğiz. Şuanda tam 950 şantiyede 110 bin kardeşimiz emek veriyor. Mecliste grup toplantılarında diyorlar ki 20 tane ev verdiler kimseye vermediler, biz 46 bin konutu dağıttık. Deprem üzerinden siyaset yapmayın dilinizi çekin. Akıl bize vurup ağlamak için değildir diyor Mevlana hazretleri biz onun için çabalıyor ve tüm belediyelerimizi depreme yönelik çalışmalarla denetliyoruz. Bir buçuk milyon bina İstanbul’da riskli. Eski mahallelere gittiğiniz de sizi bir ürperti almıyor mu ?” İfadelerini kullandı.

“Dünya’nın düzenini insanoğlu biraz bozdu”

Konuşmasına devam Özhaseki, “2000 yılından önce yapılan binaların tamamı riski bana bir şey olmaz diyemeyiz. Binalar yıkılırsa elektrik ve altyapı kesilir aracımız bile olsa bir yerlere gidemeyiz. Bizi bir felaket bekliyor. Kadim şehirde yapılması gereken tek şey kentsel dönüşümdür. Onun dışında hiç bir formül Dünya’da geçerli olmadı. Durmadan bu işin peşinde koşuyoruz. 484 milyar lira para İstanbul’un kentsel dönüşümü için ayrılmış bütçe. Çıkan yasalar kentsel dönüşümü teşvik etmek amaçlı. Şu anda 319 noktada çalışma devam ediyor. 13 ilçemizde yıkım ve yapım faaliyeti var. 15 gün sonra 5 binden fazla bina yıkımıyla işimize devam edeceğiz. Bakanlık döneminde Hatay’a gidip dönüştürmek istediğimizde mani olup bize yaptırmadılar. Rica ettim yalvardım ikna ettim ama kenarlarda bekleyen elleri pankartlı kişiler bize mani olarak kentsel dönüşüp yaptırmadılar. Hatay da yıkıp, yeni yapacağımız evler ne oldu diye merak edip telefonla öğrenmek istediğim de üzücü durumu öğrendim. Geçenlerde gittiğimde öyle hüzünlendim ki, orada inşaatlara başladım. Keşke bize mani olmasalardı o evleri yapsaydık. ne yazık ki böyle bir damar var yaptırmama, davalar açma, temel atmama gibi. Değerli kardeşlerim İstanbul’da biran önce yapılması gereken şey yenilenme evlerimizi daha dirençli ve depreme dayanıklı hale getirmek olacaktır. Önce bunun yapılması lazım ondan sonra diğerlerinin üstesinden geliriz. Bir park açılışındayız dünya da artık biz küresel ısınma dediğimiz mesele var ve iklim değişiyor . Dünya’nın düzenini insanoğlu biraz bozdu. Çok kirlenen Dünya’da atmosfer bozuluyor ve toprak verimsiz hale geliyor. Yeşili çoğaltmamız gerekiyor kirlenen havayı yeşil temizler bir taraftan da sığınma alanlarımız olacak bu alanlarımız” şeklinde konuştu.

“İstanbul’da toplam 15 Millet Bahçesi’nin 7 tanesi Başakşehir’de olmuş olacak”

Yine programda konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, “Başakşehirimiz yeni bir Millet Bahçesi’ne kavuşacak. Bu mekan yaklaşık 58 bin M2’lik bir parktan ibaret. Tam bir konsept oldu burası. İkinci etabıyla toplam 133 bin M2’lik bir Millet Bahçesi kazandırmış olacağız ilçemize. Yürüyüş alanları ve bisiklet yollarıyla burada inşallah sağlıklı yaşama kavuşacağız. İstanbul’da toplam 15 Millet Bahçesi’nin 7 tanesi Başakşehir’de olmuş olacak” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/basaksehirde-altinsehir-millet-bahcesi-acildi/feed/ 0
TUSAŞ Havacılık Yapısalları Üretim Tesisi Kahramanmaraş’ta Hizmete Açıldı https://www.igdirhaber.com.tr/tusas-havacilik-yapisallari-uretim-tesisi-kahramanmarasta-hizmete-acildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/tusas-havacilik-yapisallari-uretim-tesisi-kahramanmarasta-hizmete-acildi/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:27:41 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6440 Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yapımı tamamlanan TUSAŞ Havacılık Yapısalları Üretim Tesisi törenle hizmete açıldı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, açılışta, bir ülkenin ilerleyişindeki en büyük göstergenin sanayi ve teknoloji olduğunu söyledi.

Bugün dünyanın ekonomik olarak önde gelen ülkelerine bakıldığında sanayi ve teknoloji alanında da ileride olduklarının gözlemlendiğini belirten Görgün, şunları kaydetti:

“Savunma sanayi, ileri teknolojinin ve sanayinin lokomotifi konumundadır. Bu alanda yapacağımız her çalışma ve ekosistemimizde elde edeceğimiz derinlik, bizi daha da ileriye taşıyacaktır. Türk savunma sanayisinin dışa bağımlılığını bitirme hedefi iyi bir noktaya gelmiş olup, ülkemiz artık teknoloji ithal eden değil, teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna doğru emin adımlarla yürümeye devam etmektedir. İleri teknolojiye sahip savunma sanayi ürünlerinin, inovasyon odaklı diğer sektörlere öncülük etmesine katkıda bulunması inancıyla kamu, üniversite ve özel sektör olarak hep birlikte gerçekleştireceğimiz çalışmalar sayesinde daha ileri seviyelere ulaşmak mümkün olacaktır.”

Uçak, İHA ve helikopter parçaları üretilecek

Türk savunma sanayi ekosisteminin asrın felaketinin ilk anından itibaren gerek gönüllü insan gücü, gerek teknik donanım, gerekse de yatırımlarıyla milletin hizmetinde olduğunu hatırlatan Görgün, şöyle devam etti:

“6 Şubat’ta yaşanan iki büyük yıkıcı depremin ardından, Türk savunma sanayimiz tarafından geliştirilen insansız hava araçları, uydu sistemleri, farklı tip ve özelliklerde kameralar, radar sistemleri, jeneratörler ve haberleşme sistemleri gibi pek çok yerli ve milli teknolojik ürün ve sistem, afetin başarıyla yönetilmesinde büyük rol oynamıştır. Yapılan arama ve kurtarma faaliyetleri, savunma sanayimizin imkan ve kabiliyetlerinin topyekün olarak milli kapasiteye katmış olduğu değeri bizlere bir kez daha ispatlamıştır. Başkanlığımız tarafından, Türkiye Tek Yürek Kampanyası çerçevesinde taahhüt edilen yardımların kapsamı, AFAD ile imzalanan ‘Deprem Bölgesine Yapılacak Yardımlar Hakkında İşbirliği Protokolü’ ile belirlenmiş olup, savunma sanayi firmalarımız tarafından bölgeye yardım amacıyla geçici ve kalıcı yerleşim bölgeleri inşa edilmesi için 600 milyon lira, iskan ve istihdam faaliyetleri için de 3 milyon lira tutarında kaynak tefrik edilmiştir.”

Görgün, açılışı gerçekleştirilen tesiste, uçak, İHA ve helikopter parçaları üretileceğini belirterek, buradaki tesise ilaveten ikinci ve üçüncü aşamada, havaalanı bitişiğinde daha büyük bir üretim tesisi kurmayı ve bu tesisi ise 4 yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay da 6 Şubat 2023’te tüm Türkiye’nin yüreğinin yandığını, büyük acılar ve hüzünler yaşandığını hatırlattı.

Depremler sonrasında yaraların sarılması için harekete geçildiğini belirten Alpay, şöyle konuştu:

“Şüphesiz, depremle çok canımız yandı, çok canlar kaybettik. Çok sayıda bina, iş yeri ve tesislerimizi kaybettik. Ama Allah’ın yardımıyla bu aziz millet, devletin bütün kurumlarıyla el ele vererek acıların üstesinden gelmeyi başardı. TSK, emniyet, jandarma, güvenlik kuvvetlerinin tüm unsurları ilk andan itibaren tam bir seferberlik anlayışıyla deprem mahallindeki hadiselere müdahil olmuştur. Bugün geldiğimiz noktada yaşadığımız büyük acılardan sonra büyük müjdelerle yolumuza devam etmek zorundayız. Dün bütün dünyanın yakından takip ettiği gibi 5’inci nesil milli muharip uçağımız Kaan, gök yüzündeydi. Dün Türkiye için de bize umut bağlayan mazlum coğrafyada yaşayanlar için de çok önemli bir gündü. Dünden bugüne acılar yaşadık ama hiçbir tereddüttünüz olmasın. Bu acıları, bu hüzünleri sevinçlere, müjdelere taşımak suretiyle sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu ve öncülüğünde bütün savunma sanayi şirketlerimizin yöneticileri ve çalışanlarının çok üstün gayretiyle sizlerle birlikte gereken hizmeti sunacağız.”

Diğer konuşmacılar

TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Bozdoğan da Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, kentin mevcut sanayi altyapısı dikkate alınarak TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’a yönlendirildiğini anımsatarak, “Kahramanmaraş’ta uçak ve havacılık yapısalları parçalarını üretmeye başlayacağız. TUSAŞ olarak depremin ardından kurmuş olduğumuz bu tesisin, bölgemiz adına bir başlangıç olacağını ve ilerleyen günlerde daha da büyüyeceğini kendi ekosistemini yetiştireceğini değerlendirmekteyiz.” diye konuştu.

Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer de depremi yaşamış bir şehrin yeniden ayağa kalkmasının şehirdeki üretim ve istihdam faaliyetleri ile doğru orantılı olduğuna işaret etti.

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci de açılışı gerçekleştirilen tesisin inanılmaz bir başarı olduğunu söyledi.

Açılışa, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Tuba Köksal, Mehmet Şahin, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Emin Terzioğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Gökhan İnan, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ve ilgililer katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/tusas-havacilik-yapisallari-uretim-tesisi-kahramanmarasta-hizmete-acildi/feed/ 0
Murat Kurum, Arnavutköy’de dönüşüm projelerini anlattı https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-arnavutkoyde-donusum-projelerini-anlatti/ https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-arnavutkoyde-donusum-projelerini-anlatti/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:48:34 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6127 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Arnavutköy Deliklikaya Özel Endüstri Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti. Kurum, “Depremle mücadele etmek için 5 yıl içerisinde 650 bin konutu dönüştüreceğiz dedik. 1 Nisan sabahı görevi bırakacak olan CHP’li başkan 650 bin konut olmasa da olur diyor. İstanbul’un depreme hazırlanmasını ve kentsel dönüşümünü dert etmediği için, bu yöndeki tedbirleri projeleri ve yatırımları da gereksiz görüyor. Bir deprem gerçeği var ve bu gerçeğe ilişkin konutların yapılmaması gerektiğini ifade eden de bir belediye başkanı var. 5 yıllık süreçte çalıştaydan öteye gidememiş, herhangi bir icraat yapamamış anlayıştan başka bir söz veya ifadede beklemiyoruz” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Arnavutköy Deliklikaya Özel Endüstri Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti. Kurum’a ziyareti sırasında Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı, Arnavutköy Belediye Başkan Adayı Mustafa Candaroğlu eşlik etti. Kurum’u Deliklikaya Özel Endüstri Sanayi Bölgesi kurucularından Sanayi Bakanlığı Önceki Dönem Bakan Yrd. Hasan Büyükdede, SMC Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Uçar ve beraberindeki heyet karşıladı. Çeşitli kooperatif üyeleri ve iş adamları ile bir araya gelen Kurum ilgiyle karşılandı. Ziyaret sonrasında Kurum basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Yeni ipek yolu üzerinde 6 yeni lojistik merkez kurmayı planlıyoruz”

Arnavutköy’de ki altyapı sorunu düzeltmeyi ve 6 yeni lojistik merkezi kuracağını açıklayan Kurum “Arnavutköy’de alt yapı sorunlarının artık bir problem haline geldiğini de net bir şekilde görüyoruz. Altyapıları yaptığınız takdirde buradaki nitelikli iş gücü artar. O şehirde üretimin artmasıyla birlikte yeni yatırımların önü açılır ve ticaret hacmi büyür. İstanbul’da biz bu anlayışı her yerde tesis etmek istiyoruz. Sanayicimizle, üreticimizle, ticaret odamızla, organize sanayi bölgeleriyle, özel endüstri bölgeleriyle birlikte yaptığımız toplantılarda alacağımız kararları hayata geçireceğiz. Ticaretin, istihdamın, nitelikli iş gücünün, istihdamın artması adına adımlar atacağız. Arnavutköy’ün kuzeyindeki ilçelerimizde planlı bir büyüme gerçekleşsin istiyoruz. Bu planlı büyümeyle birlikte sanayide çalışan kardeşlerimizin oturabilecekleri konutlarının olduğu, altyapısı bitirilmiş, ulaşımı sorun olmayan bir sanayi ve bu sanayi nitelikli üretiminin de merkezi olsun. Buradaki tesisimiz, az ilerideki Baykar’ımız gibi yeni Baykar’ları, yüksek teknoloji öncelikli üretim tesislerini İstanbul’a kazandıralım istiyoruz. Burada yeni ipek yolu üzerinde 6 yeni lojistik merkez kurmayı planlıyoruz. Lojistik merkezlerle birlikte şehrin içindeki o trafik yükünü azaltacak ve şehrin çeperlerinde sizlerin de ticaretine destek olacağız. Birçok afette şehrin içinde bir risk ve tehdit durumunda olan, şehrin içinde kalmış sanayi alanlarımızı nitelikli alanlara taşımak istiyoruz. Bu alanlara taşırken de vatandaşımıza destek olacak, üretimini daha iyi şartlarda yapacak. Alt yapısı hazır bir şekilde gelen insanımıza daha iyi hizmet verecek. Hem çalışanımıza, hem de üreticimize katma değer sağlayacak adımları atmak istiyoruz” dedi.

“Şehrin içindeki sanayi alanlarını şehrin dışına taşıyacağız”

Arnavutköy için yapılan ve yapılması planlanan projeleri anlatan Kurum “Büyükşehir Belediyesi olarak Arnavutköy’e gerekli her türlü desteği vereceğiz. Bugüne kadar Baklalı ve Haraççı mahallelerimizde Kentsel Dönüşüm Projelerinde modern ve konforlu yeni yuvaların inşasını gerçekleştirdik. Arnavutköy Gençlik Merkezi, otopark ve Arnavutköy Bilim Merkezi’yle birlikte hemşerilerimizi bu hizmetleri sunduk. Arnavutköy’de Mavigöl’e anaokulunu ve oradaki sosyal tesisleri kazandırdık. 22 yıldır AK Parti olarak hizmet siyaseti anlayışıyla hareket ediyoruz. Arnavutköy’ün merkezine ve Boğazköy’ümüzde bir Meydan Projesi gerçekleştireceğiz. Taşoluk’ta ihtiyaç olan kapalı spor salonu inşaatını Arnavutköy’e kazandıracağız. Bolluca’dan başlayıp şehrin içinin nefes alacağı o ekolojik koridorları da oluşturacağız. İstanbul’un 151 köyünde üretimin ve istihdamın devam etmesi adına projelerimizi gerçekleştireceğiz. Karaburun’da sahil düzenlemesi yaparak Arnavutköy’e ve İstanbul’a bir mesire alanı kazandıracağız. Fenertepe-Vezneciler metro hattımızı hızlıca bitirerek, hem buradaki sanayicimize, hem burada çalışan kardeşlerimizi bu hizmetleri sağlayacağız. Geçtiğimiz günlerde dere ıslahının yapılmaması sebebiyle sellerde Arnavutköy’ün altyapısından dolayı sanayicilerimizin zarar gördüğü bir afetle karşı karşıya kaldık. Dijital İstanbul’la simüle ettiğimiz derelerin ıslahlarını yapacağız. Arnavutköy’de kapalı Pazar ihtiyacını gidermek istiyoruz. Şehrin içindeki sanayi alanlarını şehrin dışına taşıyacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz sizlere ara teknik eleman yetiştiren İSMEK’lerimizi böyle sanayi sitelerimizin hemen yanında o tesisleri kurmak ve sizle işbirliği içerisinde bu eğitimleri sağlamak istiyoruz” şeklinde konuştu.

“CHP’li başkan 650 bin konut olmasa da olur diyor”

Depremin İstanbul’un gerçeği olduğuna değinen Kurum, İmamoğlu’nun 650 bin konut olmasa da olur diye yaptığı konuşmaya da şu şekilde tepki gösterdi: “Gerçek belediyecilik anlayışıyla bu hizmetleri yapacağız. Seçim sürecimizi bu parolayla başlattık ama görüyoruz ki bugün birileri İstanbul’un gerçeklerinden kopuk bir şekilde yaşıyor. Deprem bizim en büyük gerçeğimiz olduğunu bilim insanlarımız söylüyor. Bir buçuk milyon riskli konutun 600 bininin acilen dönüştürülmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Sanayi siteleriyle alakalı da acilen döndürülmesi gereken yerler var. 1 Nisan sabahı bu görevi devraldığımızda yapacağımız en öncelikli işlerden bir tanesi olacak. Depremle mücadele etmek için 5 yıl içerisinde 650 bin konutu dönüştüreceğiz dedik. 1 Nisan sabahı görevi bırakacak olan CHP’li başkan 650 bin konut olmasa da olur diyor. İstanbul’un depreme hazırlanmasını ve kentsel dönüşümünü dert etmediği için, bu yöndeki tedbirleri projeleri ve yatırımları da gereksiz görüyor. Bir deprem gerçeği var ve bu gerçeğe ilişkin konutların yapılmaması gerektiğini ifade eden de bir belediye başkanı var. 5 yıllık süreçte çalıştaydan öteye gidememiş, herhangi bir icraat yapamamış anlayıştan başka bir söz veya ifadede beklemiyoruz. İstanbul’un deprem gerçeği varken, insanların riskli binada oturduğu gerçeği varken, endişe içerisinde yaşadıklarını biz görüyor ve hissediyorken maalesef mevcut İBB başkanı böyle bir açıklama yapıyor. Bu konutların yapılmaması gerektiğini ifade ediyor. Verdikleri hiçbir sözü tutmadıkları gibi depremle ilgili de herhangi bir adım atmadığını İstanbullu kardeşlerimiz gördüler. Amaçlarının İstanbul’un deprem riskini ortadan kaldırmak olmadığı gibi verilen o hizmetleri de eleştirmekten öteye gidemiyorlar. Temel atmamak değil, yapılana engel olmak onların bakış açısıdır”

“Milletimiz bu kirli siyaset senaryolarına bugüne kadar prim vermemiştir bundan sonra da prim vermeyecektir”

DEM parti ve CHP’nin kent uzlaşısı hakkında konuşan Kurum “Birkaç gündür kirli bir oyun dönüyor. Kent uzlaşısı altında kirli bir işbirliğinin, senaryo siyasetinin uygulamaya çalışıldığını hep birlikte görüyoruz. Milletimiz bunu fark ediyor. Milletimizin bunu fark etmesinden korkup yaptıkları ittifaka da bir kılıf uydurmaya çalışıyorlar. Pazarlıklarla yaptıkları iş birliğini gözden kaçırmaya çalışıyorlar. İlkesiz bir siyasetle yeni tartışmalar oluşturarak seçim sürecini de sabote etmeye çalışan bir anlayış var. Bu kazara ortaya çıkmış bir ittifak değil, bilinçli bir ittifaktır. Milletimiz bu kirli siyaset senaryolarına bugüne kadar prim vermemiştir bundan sonra da prim vermeyecektir. İstanbul üstüne ne zaman bir hesap ve pazarlık olsa bu millet gereken cevabı vermiştir. 31 Mart’ta da yine gereken cevabı milletimiz sandıkta verecektir. Onlar hangi ittifakı yaparsa yapsın, hangi kirli oyunlar, pazarlıklar içerisinde olurlarsa olsunlar, İstanbullularla el ele verip İstanbul’un geleceğini hep birlikte hazırlayacağız” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-arnavutkoyde-donusum-projelerini-anlatti/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’da DEM Parti ile CHP arasındaki ittifak Kandil ittifakıdır https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbulda-dem-parti-ile-chp-arasindaki-ittifak-kandil-ittifakidir/ https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbulda-dem-parti-ile-chp-arasindaki-ittifak-kandil-ittifakidir/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:43:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6123 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, İstanbul’da DEM Parti ile CHP arasında gizli ittifak iddiasına ilişkin, “Kent uzlaşısı’ adı altında maalesef yapmış oldukları ittifakları gizlemek için kılıf bulmaya çalışıyorlar. Yapılan bu ittifak, açık ve net söylüyorum, Kandil ittifakıdır.” dedi.

Kurum, Arnavutköy’de bulunan Deliklikaya Özel Endüstri Sanayi Bölgesi’ni (DESB) ziyaretinde DESB Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Büyükdere, Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı, AK Parti Arnavutköy Belediye Başkan adayı Mustafa Candaroğlu ile SMC Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Uçar ile görüştü.

Burada konuşma yapan Kurum, “Ekonomide oyun kurucu İstanbul” hedeflerinin olduğunu söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olduğu dönemde, Arnavutköy Bolluca Millet Bahçesi’ni ilçeye kazandırdıklarını, kentsel dönüşüm projeleri kapsamında Baklalı ve Haraççı mahallelerinde yeni yapılar inşa ettiklerini belirten Kurum, seçimden sonra ilçede yeni meydanlar yapacaklarını kaydetti.

Kurum, ekolojik koridorlar, kapalı pazar alanları, engelli yaşam merkezi, sahil düzenlemesi, spor salonu, doğa parkları, tematik köyler ve çiftlik parklar yapacaklarını, dereleri ıslah edeceklerini ve Fenertepe-Vezneciler Metro Hattı’nı hızlıca bitireceklerini bildirdi.

İlçenin istihdam sorunlarını, imar ve iskan problemlerini çözeceklerini, eski sanayi alanlarını dönüştüreceklerini, tam donanımlı yeni sanayi siteleri yapacaklarını anlatan Kurum, “Hedeflerimizin, hayallerimizin her birini gerçeğe dönüştüreceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.” diye konuştu.

“Ekrem Bey, depremzede ailelerimizin mutluluklarına ortak olsun”

Konuşmasının ardından basın mensuplarıyla bir araya gelen Kurum, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Kurum, bir basın mensubunun “İstanbul için depreme dayanıklı 650 bin konut vadediyorsunuz. 1999 depreminden sonraki dönemde bu dönüşümün gerçekleşmesi için zaman kaybedildiğini düşünüyor musunuz?” sorusuna, İBB’nin kentsel dönüşüme ilgi göstermemesine rağmen kentin deprem dönüşümü adına gerekli mücadeleyi ortaya koyduklarını dile getirdi.

Bu kapsamda 800 bin bağımsız bölüm ve 171 bin konutu dönüştürdüklerine dikkati çeken Kurum, şöyle devam etti:

“Yarısı Bizden’ kampanyasını seçimden önce açıkladığımızda mevcut İBB yönetimi bu işlerin yapılamayacağını, ‘Bu işler yapılmaya kalkılırsa 100 yılda yapılır’ gibi, böyle tiye alan laflar ifade etmişlerdi. Hatırlayın 11 ilimizde deprem olmuştu. Biz, ‘650 bin konutu yapacağımızı, konutları bir yıl içerisinde teslim etmeye başlayacağımızı’ ifade ettiğimizde de şunu söylemişlerdi, ‘Siz bunu 100 yılda yaparsınız.’ Ne oldu, size soruyorum. Üç ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. 46 bin konut bundan 15 gün önce teslim edildi. Etap etap teslim edilmeye başlandı. Evlerinde insanlar mutlu oluyor ve artık güvenle, huzurla oturmaya başlıyorlar. Tavsiyem, Ekrem Bey depremzede ailelerimizin mutluluklarına ortak olsun.”

Kurum, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun deprem gerçeğine rağmen “650 bin konut yapılmamalı” şeklinde talihsiz bir açıklamada bulunduğunu aktararak, “Tabii dertleri İstanbul olmadığı için, İstanbul’un geleceği olmadığı için, İstanbul halkı olmadığı için kendisinden farklı bir açıklama da beklemiyoruz.” ifadelerini kullandı.

İBB Başkan adayı Kurum, “6 Şubat’taki depremlerin yaşandığı bölgede 11 il için bilimsel bir seçmen çalışması yapıldığını, şehir dışına ve yurt dışına göç edenler dışında 90 bin 200 kişinin kayıp olduğunu, bu sayıya her aileden birer çocuk da eklendiğinde sayının 120 bine denk geldiğini” iddia eden, kendisinin de bir canlı yayında “depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısını 130 bin olarak açıkladığını, daha sonra düzelttiğini” aktaran bir basın mensubunun konuya ilişkin sorusunu ise şöyle cevapladı:

“Düzelttiğimizi kendiniz de ifade ediyorsunuz. Siz maalesef hep bir gündem değiştirme, gündemi perdeleme çabası içinde olduğunuz için, anlamak istediğiniz taraftan bakmaya gayret gösteriyorsunuz. Biz aynı programda (6 Şubat’ta) 53 bin canımızı, toplamda 130 bin canımızı yitirdiğimizi ifade etmemize rağmen siz konuyu çarptırmak adına, konuyu farklı gündemlere taşımak adına maalesef pişirip pişirip böyle önümüze koymaya çalışıyorsunuz.”

“Depremde 53 bin kişi vefat etti” demelerine rağmen hayatını kaybeden canların üzerinden siyaset yapılmaya devam edildiğine dikkati çeken Kurum, “Daha fazla vefat edilmesi sizi mutlu mu ediyor?” diye sordu.

“İstanbul’a ilişkin hedefler, hayaller yarışsın istiyoruz”

Mevcut İBB yönetimi tarafından billboardlarının kaldırıldığı iddialarına ilişkin soruyu cevaplayan Kurum, ellerinde buna dair görüntüler olduğunu söyledi.

Kurum, demokratik bir yarış olsun istediklerini vurgulayarak, “İstanbul’a ilişkin projeler, İstanbul’a ilişkin hedefler, hayaller yarışsın istiyoruz. Mevcut İBB yönetimi gündemi değiştirmek ve İstanbul’un bu heyecanını farklı gündemlere taşımak adına elinden gelen her şeyi yapıyor. Her ortamda demokrasiden bahsediyorlar, sevgi işaretleri yapıyorlar. Hak, adalet, hukuk, yürüyüşleri yapıyorlar. Bizim parasını verdiğimiz, bedelini ödediğimiz billboardlarımızı siz hangi adalete, hangi hukuka göre söküyorsunuz? Büyükşehir Belediyesi zabıtalarınızı gönderip bizim billboardumuzu hangi anlayışla indiriyorsunuz? Siz ne yaparsanız yapın, biz 31 Mart akşamı bunların hesabını sizden birer birer soracağız.” diye konuştu.

“Bu kirli ittifakı milletimiz net bir şekilde görmektedir”

Murat Kurum, “İstanbul özelinde DEM Parti ve CHP arasında gizli bir ittifak mı var?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Gizli değil, aleni bir ittifak var. ‘Kent uzlaşısı’ adı altında maalesef yapmış oldukları ittifakları gizlemek için kılıf bulmaya çalışıyorlar. Yapılan bu ittifak, açık ve net söylüyorum, Kandil ittifakıdır. Altını çizerek ifade ediyorum, Kandil’in talimatıyla kurulmuş bir ittifaktır. Bu anlayışı biz bugüne kadar hep gördük. Maalesef kapı arkasında, masa etrafında toplanıp, masanın etrafında kimlerin olduğunu çok iyi bildiğimiz kirli ittifakları kurdular. Bu ülkenin birliğine, beraberliğine kastetmek için yapılması gereken tüm mücadeleyi yaptılar ama buna rağmen başarılı olamadılar. Yine olamayacaklar. Bu kirli ittifakı milletimiz net bir şekilde görmektedir. Sandıkta da inşallah gereken cevabı verecektir.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-istanbulda-dem-parti-ile-chp-arasindaki-ittifak-kandil-ittifakidir/feed/ 0
KAMİAD, deprem bölgesinde çalışmalarını yerinde inceledi https://www.igdirhaber.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:09:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5881 Kamuya iş yapan firmaları ve alt yüklenicileri bir araya getirerek sorunlarının çözümü için çalışmalar yürüten Kamu Müteahhitleri Derneği (KAMİAD), 6 Şubat depreminin birinci yılında deprem bölgesinde toplandı. KAMİAD Genel Başkanı Başkan Ali Adıgüzel, yaşanan afetin yıldönümünde yapılan afet konutlarını yerinde görmek, yüklenici firmalarla buluşmak amacıyla Hatay’a geldiklerini ifade etti.

Deprem bölgesinde kamuya iş yapan yüklenici firma temsilcileri ile buluşan KAMİAD Genel Başkanı Ali Adıgüzel, yürütülen çalışmaları yerinde gördü. Bölgede bir dizi temaslarda bulunan Adıgüzel, “50 binden fazla insanımızı yitirdiğimiz, yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı, 200 binden fazla binanın ise ağır hasar aldığı 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden tam olarak 1 yıl geçti. Ülke tarihine bakıldığında yaşanmış en büyük doğal afet olan 6 Şubat depremi sonrasında binlerce vatandaşımız yaşamını yitirirken, binlerce vatandaşımız da maalesef yaralanarak, fiziksel ve zihinsel sorunlar ile psikolojik travmalara maruz kaldı. Bu nedenle yaşadığımız kayıplar, önleyici tedbirler kapsamında güvenli binalara sahip olmamızın ne denli önem arz ettiğini, önceliğimizin can ve mal güvenliği olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatmıştır” dedi.

Herkesin depreme hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatan KAMİAD Başkanı Ali Adıgüzel, “Deprem kuşağı üzerinde yer alan ülkemizde her zaman deprem beklenir. Bu noktada önemli olan ülke olarak bizlerin depremlere ne kadar hazırlıklı olduğumuzdur. Bunun için sağlam yapılaşma ve deprem bilincini zihnimize kazıma gerekliliği muhakkaktır” şeklinde konuştu.

Adıgüzel, bölgede en öncelikli konunun deprem konutlarının tamamlanması olduğunu kaydederek, “Günümüzün en önemli konusu, deprem bölgesindeki konut inşaatlarının en kısa sürede tamamlanmasıdır. Afet bölgesinin ihtiyacı olan 650 bin konut inşaatı bir an önce tamamlanarak, vatandaşlarımızın konteyner ve çadır kentlerden kurtulmasıdır. Devletimiz ilk günden beri çok doğru pozisyon alarak bu inşaatların teslimini yapmaya başlamıştır. Elbette devamında bu yapılaşma planlı olarak devam etmelidir. Bu boyuttaki bir afetin ekonomimize büyük bir yük getirdiği tüm milletimizin malumudur. Ancak bilim insanlarımızın bizleri sürekli uyardığı en önemli konulardan biri de deprem için zamanımızın çok kısa olması ve biran önce tedbir alınması gerektiği yönündedir. Bu beklentilere karşı yapılacak hazırlıklar artık zaruret halini almıştır” ifadelerini kullandı.

Kentsel dönüşüm çağrısı

Adıgüzel, İstanbul başta olmak üzere tüm büyük şehirlerde kentsel dönüşüm çalışmalarının acilen tamamlanması gerektiğini ifade ederek, “İstanbul başta olmak üzere, büyük şehirlerimizdeki kentsel dönüşüm çalışmaları, afet odaklı bir şekilde ele alınarak acilen tamamlanmalıdır. Bu hayati sürecin, vatandaşın tercihine bırakılmadan başlatılıp, sonuçlandırılması ve güvensiz yapıların hızla tahliye edilerek kentsel dönüşümün yeniden oluşturulacak imar planlarında sosyal ve kamu kullanım alanlarını yeniden oluşturup, modern ve güvenilir yapıların özellikle devlet eliyle yapılması sağlanmalıdır. Kamu yatırımı dışında kalan projelerdeki denetim ve kontrolün kamu işlerindeki kadar yapılamadığını 6 Şubat depreminde bir kez daha görmüş olduk” dedi.

“İhalelerde en düşük teklifi verene iş verilmesi kuralı değiştirilmeli”

İşin ihalelerdeki en düşük fiyatı verene değil en avantajlı teklifi sunana verilmesi gerektiğini vurgulayan Adıgüzel, şöyle devam etti:

“Deprem döneminde milletçe müşahede ettiğimiz bir gerçek vardır ki oda kamu binalarının bu afeti çok daha az hasarlar ile atlatmış olduğu gerçeğidir. Kamuya ait binaların yapımı öncesi kamu müteahhitleri 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na tabi olarak ihalelere girmekte ve aldıkları işleri kamu denetiminde yapıp teslim etmektedirler. Temel esası ekonomik açıdan en avantajlı teklifin bulunması olan bu sistemde maalesef bazı müteahhit firmalar çok düşük tekliflerle iş almaktadırlar. Peki, riskin bu denli yüksek olduğu ve zamanın bu kadar kısa olduğu bir dönemde insan hayatını ilgilendiren bu en önemli meselede ülkemizde yürürlükte olan 4734 sayılı İhale Kanunu ve mevzuatı ile bunlar sağlanabilir mi? Elbette, hayır.”

En düşük teklifi verenin ihale aldığı bir sistemde hızlı, kaliteli ve nitelikli bir yapılaşmadan söz edebilmenin çok mümkün olmadığını söyleyen Adıgüzel, “Deprem gerçeğini konuşurken ihale kanunu gerçeğine değinmeden çözüm üretmekten bahsetmek çok doğru olmaz. İnsan hayatı için bu kadar önemli olan bir mesleğin, en ucuz teklifi verenin iş aldığı bir ihale sistemiyle düzeltilmesi beklenmemelidir. Bu konuda yetkililere çağrımızdır. Lütfen en kısa sürede bu kanunun eksikliklerini tamamlayarak, müteahhitlik mesleğini daha nitelikli yapıların oluşmasına imkan sağlayacak bir yapıya kavuşturalım. Yapı müteahhitlerinin ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliklerine göre sınıflandırılması için 2019 yılında çıkarılan ‘Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik’ uyarınca bu mesleğin denetimini taviz vermeden uygulayalım” ifadelerine yer verdi.

“Afet bölgelerinde pozitif ayrımcılık yapılmalı”

Adıgüzel, afet bölgesindeki firmaların teminat sıkıntısı yaşadığını belirterek, bölgedeki firmalara ayrıcalık tanınması gerektiğini kaydetti. Adıgüzel, “KAMİAD olarak afet bölgesinde meslektaşlarımız ile yaptığımız görüşmelerde sektörde yaşanan sıkıntıları dinleme imkanı bulduk. Deprem nedeniyle bankalara evini, iş yerini ipotek göstererek teminat mektubu limitleri açmış yüklenici firmalarımız, yıkılmış binalar ve kaybettikleri gayrimenkulleri nedeniyle mesleklerini devam ettirememektedir. Teminat sıkıntısı yaşayan bu taahhüt firmalarına bölgesel olarak pozitif yönde ayrımcılık yapılarak, kendi bölgesinde iş alması kolaylaştırılmalı, ihalelerin daha küçük miktarlara bölünmüş şekilde onların iş alması sağlanmalı ve de yerinde dönüşüm projelerinde bu firmalara öncelik tanınmalıdır” şeklinde konuştu.

“İmar çalışmaları şeffaf, katılımcı ve tekniğe uygun olmalıdır”

Yeni alanlar üzerinde yapılan çalışmalar, mevcut planlar üzerindeki yapılan tadilatlar gibi her türlü imar çalışmasının şeffaf, katılımcı ve tekniğine uygun olmasını isteyen Adıgüzel, “Tarımsal ve riskli alanların yapılaşmaya açılması sınırlandırılmalı, sorunlu, zayıf zeminlerde yüksek katlı konut ve benzeri yapılar için yapı izni verilmemelidir. İstisnai durumlarda kural ve kriterler titizlikle belirlenmeli ve denetlenmelidir. Özellikle çok katlı konut yapılarında yapısal düzensizliğe neden olan uygulamalara son verilmelidir. Unutulmamalıdır ki, sağlıklı yapılaşma, bilimsel teknik kurallar, nitelikli eğitim, nitelikli mesleki hizmetler, nitelikli müteahhitlik ve nitelikli kamusal denetim ile mümkündür” diye konuştu. – HATAY

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Deprem değil, kötü bina öldürür” https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-degil-kotu-bina-oldurur/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-degil-kotu-bina-oldurur/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:45:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5827 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Bu evleri sağlam yapıp içinde oturmalıyız. Emin olun deprem değil, kötü binalar öldürüyor. Japonya’da da deprem oluyor ancak kimse ölmüyorsa burada binlerce kişi ölüyorsa kafamızı kullanmamız lazım” dedi.

Bakan Özhaseki, Adana’da AK Parti Seyhan Belediye Başkan Adayının seçim koordinasyon merkezinin açılışına katıldı.

“Bizim mücadelemiz teröristlerle, ülkeyi bölmek isteyenler ve katillerle”

Burada konuşan Bakan Özhaseki, Türkiye’nin birçok örgüt ile mücadele ettiğini söyledi. Özhaseki, “Allah hiçbirimizi hizmetten geri koymasın. Bugün sabah burada depremde evleri yıkılan kardeşlerimizin kura törenini gerçekleştirdik. İnşallah kardeşlerimiz huzurla evlerinde oturacaklar. İnşaatların başındayız, onları evine oturtacağız. Vatandaşlarımız haklarını bize helal edene kadar buradan gitmeyeceğiz. Cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Burada birçok kavim ve medeniyet kurulmuş. Zor bir coğrafya olduğunu biliyoruz. Etrafımız ateş çemberi gibi ve her bir ülkede savaş var. Allah’a şükür bizler ülkemizde huzur içinde yaşıyoruz. Problemleri biliyoruz ve çözecek irademiz var. Allah’ın izniyle bu problemleri yine biz çözeriz. 2 tane zorluğumuz var ve ikisi de yerin altında. Fitne odakları bitmek bilmiyor. PKK gibi lanet bir örgüt, FETÖ gibi başka örgütler vardı. Dolu örgüt vardı ama bunların hepsi dışarıdan aynı ülkeden destekli. Bu dışarıdan ülkeler bunları yönetiyor ve ülkemizi bölmek istiyorlar. Bize tarihimizden dolayı karşılar. Bizi masanın başında masaya elini koymasın istiyorlar. Ülkemiz büyümesin istiyorlar. Bizim mücadelemiz teröristlerle, ülkeyi bölmek isteyenler ve katillerle. Siz her seçimde reise destek vermezseniz biz ne yapabiliriz. Allah sizlerden razı olsun” ifadelerini kullandı.

“Deprem bölgesinde 110 binden fazla insanla çalışıyoruz”

Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu bir kez daha hatırlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Yer altında biriken enerji belirli yerlerden dışarı vurmaya devam ediyor. Fay hatlarının nereden geçtiği belli. Son depremde 18 il etkilendi. 14 milyon insanımız zarar gördü, 850 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Maddi hasarı 100 milyar doların üzerinde. 390 bin hak sahibi vardı 307 bininin inşaatına başladık. Bundan sonra her ay 15-20 bin konut teslim edeceğiz. O büyük felaketten dayanışma içerisinde çıktık. Gece gündüz deprem bölgesinde uğraştık ve şuanda ayağa kaldırıyoruz. Deprem bölgesinde 110 binden fazla insanla çalışıyoruz. İnşallah bir kaç yıl sonra o deprem bölgelerinde hayatın normalleştiğini göreceksiniz” dedi.

“Kimse rantsal dönüşüm peşinde değil”

Kentsel dönüşümün öneminden bahseden Bakan Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:

“Deprem meselesini eskiden insanlar düşürmeden yapmış olabilirler. Şimdi bize düşen bir iş var. Artık biz konutlarımızı dönüştürmek zorundayız. Eğer bunu yaparsak geleceğe hazırlanmış oluruz. Deprem olursa dizimize vurup ağlamak akıl karı değil. Belediye başkanı arkadaşlarımızın birinci işi depreme dayanıksız konutları tespit etmek ve bakanlığa gelip o konutları dönüştürelim demeli. Muhalefet çıktı rantsal değil, kentsel dönüşüm istiyoruz dedi. Kimse rantsal dönüşüm peşinde değil. Siz kentsel dönüşümün peşine düşün. Belediyelerinize söyleyin kentsel dönüşüm için eşinden geleni yapsınlar diyorum ama yok yapmıyorlar.”

“O binaların hiçbiri ayakta değil”

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 2017 yılında Antakya’ya giderek vatandaşları kentsel dönüşüm için ikna etmeye çalıştığını ancak ikna edemediğini belirterek, “Bir önceki bakanlık döneminde Antakya’dan bizi davet ettiler. Gittim alanda buz gibi hava var. Örgütler ellerinde sloganlarla her türlü hakareti yaptılar. Kentsel dönüşüm istemiyoruz dediler. Ama bir sakin olun dedim. Rızasız lokma haram, yapmayacağım dedim. Sonra o gün fay hatlarının oradan geçtiğini anlattım. Yakında burada bir deprem olacak evleriniz yıkılacak ve sevdikleriniz hep gidecek dedim. Belediye başkanı yanlış yapmışsa düzelteceğim dedim. Burada kentsel dönüşüm yapalım diye yalvardım. Sonrada oturdum büroya onları saatlerce dinledim ama örgütler galip geldi. Bana kentsel dönüşüm yaptırmadılar. Depremden sonra Antakya Emek Mahallesi’ne gittim ve bir tek bina ayakta değil. Maalesef o kardeşlerimiz hep hayatını kaybetti” dedi.

“Deprem değil, kötü bina öldürür”

‘Deprem değil, kötü bina öldürür’ diyen Bakan Özhaseki, belediyelere çok iş düştüğünü aktararak, “Bu evleri sağlam yapıp içinde oturmalıyız. Emin olun deprem değil, kötü binalar öldürüyor. Japonya’da deprem oluyor ancak kimse ölmüyorsa burada binlerce kişi ölüyorsa kafamızı kullanmamız lazım. Burada inşallah Fatih bey ve Erdal bey kentsel dönüşümü hazırlayıp getirdiklerinde elimden geleni yapacağım söz veriyorum” diye konuştu.

Konuşmanın ardından Bakan Özhaseki vatandaşlardan gelen talep üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı cep telefonuyla aradı ancak Erdoğan bir programda olduğu için telefona cevap veremedi. – ADANA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-deprem-degil-kotu-bina-oldurur/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: 200 bin konut ve köy evi yıl sonuna kadar teslim edilecek https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-200-bin-konut-ve-koy-evi-yil-sonuna-kadar-teslim-edilecek/ https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-200-bin-konut-ve-koy-evi-yil-sonuna-kadar-teslim-edilecek/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:15:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5814 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Bu yılın sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Peki ne zaman tamama erecek bu güzel, hayır yolundaki hizmet? İşte şimdi söylüyorum, 200 bini söyledik ya yıl sonuna kadar, ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Önümüzdeki yıl bu işi Allah’ın izniyle tamama erdireceğiz.” dedi.

Diyarbakır’da Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Bakan Yerlikaya, butona basarak Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından hak sahibi afetzedeler için inşa edilen 1423 konut için kura çekimini başlattı.

Yerlikaya, törende yaptığı konuşmada, “asrın felaketi”nin yıl dönümünde depremlerden etkilenen illerde tamamlanan konutların kura ile anahtarlarını teslim ettiklerini, bu kura töreninin sonuncusu olan 11’incisinin bugün Diyarbakır’ın ev sahipliğinde yapıldığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti.

Erzincan’ın İliç ilçesinde maden ocağındaki toprak kaymasına değinen Yerlikaya, arama çalışmalarının yapıldığı bölgeden geldiklerini belirterek, “Rabb’im tekrarlarından hepimizi korusun. Sayın Cumhurbaşkanı’mıza Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ile bilgi arz ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya devam ediyoruz”

Bakan Yerlikaya, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel önemine işaret ederek, Kahramanmaraş merkezli depremlerden Diyarbakır’ın da olumsuz etkilendiğini, gözyaşı döktüğünü, hüzne boğulduğunu anımsatarak, şöyle dedi:

“El ele verip ayağa kalkmasını hamdolsun bildik. Dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdik. Diyarbakırlı kardeşlerimiz bizim en büyük dert ortağımız, yoldaşımız oldu. 7’den 70’e bir olduk. Asrın felaketini hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdük. Sarsılmaz ve sağlam iradenizi ortaya koydunuz. Nice badireleri böyle atlattık. Allah hepinizden razı olsun. Bugün de bu zorluklardan birini daha aşıyoruz. Diyarbakır’ımızda deprem konutlarımızın kura ve anahtar teslim törenini hep beraber gerçekleştiriyoruz. Depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz.”

Yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi veren Yerlikaya, Diyarbakır’da ev sahibi ve kiracı 20 bin haneye bugüne kadar 795 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapıldığını, kent merkezlerinde ve kırsalda olmak üzere toplam 988 konteynerde 3 bin 762 depremzedenin misafir edildiğini, ihtiyaç sahibi 678 aileye “Esenkart” dağıtıldığını, depremlerden sonra Diyarbakır’a 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldığını dile getirdi. Yerlikaya, giden canların geri gelmeyeceğini ancak Diyarbakır’ı eskisinden çok daha güzel ve güvenli şekilde tekrar imar ve ihya etmeye kararlı olduklarını belirtti.

“Büyük bir onur duyarak ifade etmek istiyorum ki; asrın felaketinden sadece 19 gün sonra yeni sıcak yuvaların temelini atabilecek dünyada başka bir ülke, başka bir devlet yoktur” ifadesini kullanan Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerini bildirdi.

Hedeflerinin bu 2 ay içinde deprem bölgesi genelindeki 11 ilde 75 bin konutun teslimini yapmak olduğunu belirten Yerlikaya, ardından da her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacaklarını aktardı.

Yerlikaya, şunları kaydetti:

“Bu yılın sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Peki ne zaman tamama erecek bu güzel, hayır yolundaki hizmet? İşte şimdi söylüyorum, 200 bini söyledik ya yıl sonuna kadar, ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Önümüzdeki yıl bu işi Allah’ın izniyle tamama erdireceğiz. Diyarbakır’da 14 bin 273 konut, 1006 iş yeri olmak üzere toplam 15 bin 864 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün 1374’ü il ve ilçe merkezlerimizde, 49’u kırsalda olmak üzere toplam 1423 konutumuzun kuralarını çekip, siz kıymetli hak sahiplerimize anahtarlarını teslim edeceğiz. Yaklaşık 6 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz 22 yıldır olduğu gibi 6 Şubat 2023’ten sonra da Diyarbakır’ın, Diyarbakırlı kardeşlerimizin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Kalbimizle, aklımızla, fikrimizle, gönlümüzle buradayız. Sizleri yeni yuvanıza kavuşturana, hayatı yeniden normale döndürünceye dek buradan ayrılmayacağız.”

Depremlerde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileyen Yerlikaya, anahtarlarını teslim edecekleri konutların “hayırlı olması” temennisinde bulundu.

Yerlikaya, “Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, kabinedeki tüm bakanlarımıza, İçişleri ailemizin medarı iftiharı AFAD’ımıza teşekkür ediyorum. Rabb’im ülkemizi, şehirlerimizi, bildiğimiz, bilmediğimiz her türlü afetlerden muhafaza eylesin. Yeni evlerine kavuşan tüm vatandaşlarımıza Diyarbakırlı kardeşlerimize, yuvalarında huzurla oturacakları günler diliyorum. İnşallah yeni yuvalarınızda şen, mesut ve bahtiyar olasınız.” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su da depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diledi.

Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla depremlerin hemen ardından ilde zemin etüdü yaparak, zemini sağlam olduğu tespit edilen Bağlar ilçesi Oğlaklı Mahallesi’nde, ilçelerde ve kırsal mahallelerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ, AFAD ve diğer paydaşlarla yoğun bir gayret göstererek deprem konutlarının yapımına hızlı bir şekilde başlandığını belirten Vali Su, bugün kura ile hak sahiplerine teslim edilecek konutların hayırlı olmasını diledi.

Kalan konutların da inşasının hızla sürdüğünü ifade eden Su, “Devletimiz ve hükümetimiz her zaman milletimizin yanında olmuştur. Yaşanan her türlü afet ve felakette yaraların sarılması için gece gündüz çalışmıştır. Diyarbakır’da da aynı şekilde, depremden etkilenen tüm hemşehrilerimize gerekli yardımlar yapılmış, mağduriyetleri giderilmiştir, giderilmeye de devam etmektedir. Cumhurbaşkanı’mız, İçişleri Bakanımız, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, diğer bakanlarımız bizlere talimatlarıyla her zaman yol gösterdiler, destekler verdiler. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanması için tüm çalışmaları yakından takip ettiler.” dedi.

Konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman ve Mehmet Sait Yaz, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker, kura sonucu konut sahibi olan ilk ailelere anahtarlarını teslim etti.

Geçen yıl 6 Şubat’taki depremlere ilişkin sinevizyon gösteriminin yapıldığı programda, İl Müftüsü Celal Büyük, dua etti.

Törene, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kurum ve kuruluşların temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-200-bin-konut-ve-koy-evi-yil-sonuna-kadar-teslim-edilecek/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Diyarbakır’da deprem konutlarının kura ve anahtar teslim törenine katıldı https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-diyarbakirda-deprem-konutlarinin-kura-ve-anahtar-teslim-torenine-katildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-diyarbakirda-deprem-konutlarinin-kura-ve-anahtar-teslim-torenine-katildi/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:06:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5806 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katıldı. Diyarbakır’a 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldığını belirten Bakan Yerlikaya, “Diyarbakır’da 14 bin 273 konut, bin 6 iş yeri, 583 ahır olmak üzere toplam 15 bin 862 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, bin 374’ü il ve ilçe merkezlerinde, 49’u kırsalda olmak üzere toplam bin 423 konutumuzun kuralarını çekip hak sahiplerine vereceğiz” dedi.

Diyarbakır Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Bakan Yerlikaya, yaşanılan en büyük acılarda bile el ele vererek ayağa kalkmayı bildiklerini, dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdiklerini söyledi.

“Diyarbakırlı kardeşlerimiz, bizim en büyük dert ortağımız oldu, yoldaşımız oldu” diyen Bakan Yerlikaya, 7’den 70’e bir olunduğunu, asrın felaketini, hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdüklerini aktararak, sarsılmaz ve sağlam irade ortaya konulduğunu dile getirdi.

“Diyarbakır’a 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldı”

Diyarbakır’da deprem konutlarının kura ve anahtar teslim törenini gerçekleştirdiklerini kaydeden Bakan Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Depremzedeleri yeni yuvalarına kavuşturmanın mutluluğu içerisindeyiz. 6 Şubat depremleri sonrası Diyarbakır’ımızda 433 vatandaşımız hayatını kaybetti, 44 bina yıkıldı. Acil yıkılacak ve yıkık 103 bina enkazının tamamı kaldırıldı. Ağır hasarlı 5 bin 494 binanın yüzde 85’i yani 4 bin 227’sinin enkazı tamamen kaldırıldı. Diyarbakır’da ev sahibi ve kiracı 20 bin haneye bugüne kadar 795 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapıldı. Kent merkezlerinde ve kırsalda olmak üzere toplam 988 konteynerde 3 bin 782 depremzedemizi misafir etmeye devam ediyoruz. İhtiyaç sahibi 678 ailemize ise Esen Kart dağıtıldı. Depremlerden sonra Diyarbakır’ımıza 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldı. Giden canlarımızı geri getiremeyiz ama Diyarbakır’ı eskisinden çok daha güzel, çok daha güvenli bir şeklide tekrar imar ve ihya etmeye kararlıyız.”

“6 bin konutun yapımı hızlı bir şekilde devam ediyor”

Deprem sonrası hızlı bir şekilde temeli atılan evleri işaret eden Bakan Yerlikaya, asrın felaketinden sadece 19 gün sonra başlayan çalışmaları başka hiçbir ülkenin ve devletin bunu yapamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yerlikaya, “Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Diyarbakır’da 14 bin 273 konut, bin 6 iş yeri, 583 ahır olmak üzere toplam 15 bin 862 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, bin 374’ü il ve ilçe merkezlerinde, 49’u kırsalda olmak üzere toplam bin 423 konutumuzun kuralarını çekip, hak sahiplerine vereceğiz. Yine yaklaşık 6 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor, inşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz.” diye konuştu.

22 yıldır olduğu gibi 6 Şubat’tan sonra da Diyarbakır’ın, Diyarbakırlıların yanında olduklarını hatırlatan Bakan Yerlikaya, sözlerini şöyle tamamladı:

“Olmaya da devam edeceğiz. Biz, kalbimizle buradayız. Aklımızla, fikrimizle, gönlümüzle buradayız. Sizleri yeni yuvalarınıza kavuşturana dek, hayatı yeniden normale döndürünceye dek buradan ayrılmayacağız. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Yeni evlerine kavuşan tüm vatandaşlarımıza, Diyarbakırlı kardeşlerimize yuvalarında huzurla oturacakları günler diliyorum. İnşallah yeni yuvalarınızda şen olasınız, mesut ve bahtiyar olasınız. Konutlarımızın yapımında büyük emek sarf eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza ve bakanlığımızın fedakar çalışanlarına, kabinedeki tüm bakanlarımıza, AFAD’ımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

Bakan Yerlikaya, konuşmalarının ardından butona basarak Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından hak sahibi afetzedeler için inşa edilen bin 423 konut için kura çekimini başlattı.

Konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, kura sonucu konut sahibi olan ilk ailelere anahtarlarını teslim etti.

Törene; AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, Mehmet Sait Yaz, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, TOKİ Başkan Yardımcısı Dursun Baştürk, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker, kurum ve kuruluş müdürleri, yetkililer ve vatandaşlar katıldı. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-diyarbakirda-deprem-konutlarinin-kura-ve-anahtar-teslim-torenine-katildi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Yüreğir’deki kentsel dönüşüm projesi yıl sonuna kadar tamamlanacak https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-yuregirdeki-kentsel-donusum-projesi-yil-sonuna-kadar-tamamlanacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-yuregirdeki-kentsel-donusum-projesi-yil-sonuna-kadar-tamamlanacak/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:09:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5762 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Yüreğir ilçesindeki kentsel dönüşüm projesini inceleyip vatandaşlara, “Burada 950 civarında yer yıkıldı ve bu sayıya yakın bir iş yeri ve konut yapılıyor. 2 sene gibi bir süre verilmiş. 1 sene kalmış. Bu süreyi de bugün müteahhit ile görüşüp geriye çekip bu senenin sonuna kadar teslim etmeye çalışacağız” diyerek müjde verdi.

Adana’ya gelen Bakan Özhaseki Yüreğir ilçesi Şehit Erkut Akbay Mahallesi’nde kentsel dönüşüm projesinde incelemelerde bulundu.

“Yıl sonuna kadar teslim edeceğiz”

Burada konuşan Bakan Özhaseki, yıl sonuna kadar kentsel dönüşüm kapsamında ki evlerin teslim edileceğinin müjdesini vererek, “Bugün Adana’da yapılan TOKİ konutları için tören düzenledik. Onun töreni için geldik, bugün hak sahiplerine evlerini dağıttık. Geride kalan kardeşlerimizin evlerini de 1 sene içerisinde teslim edeceğiz. Bu arada kira yardımlarımızda evlerine geçinceye kadar devam edecek. Hayırlı bir iş geldik. Gelmişken de burada daha önceden bizim başladığımız inşaatları bir kez daha görelim diye tek tek geziyoruz. Burada 950 civarında yer yıkıldı ve bu sayıya yakın bir iş yeri ve konut yapılıyor. 2 sene gibi bir süre verilmiş. 1 sene kalmış. Bu süreyi de bugün müteahhit ile görüşüp geriye çekip bu senenin sonuna kadar teslim etmeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Bir daha kafalarını çıkaramayacaklar”

Türkiye’nin birçok zorlukla mücadele ettiğini vurgulayan Bakan Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:

“Zamanında bir takım zorluklar oldu. Kolay değil, bir ev sahibi olmuşuz ve sonra gelin bu evi yıkalım diyorlar. Siz başınızı soktuğunuz yerde doğru mu, bu evi yapabilirler mi diye tedirginlik yaşadınız. Sizlerden Allah razı olsun. Hayatınızın en doğru kararını verdiniz. Üzerinde yaşadığımız bu güzel coğrafya zor. Ateş çemberi gibi. Savaşın içinde olmayan bir tane ülke söyleyin maalesef yok. Arasında Türkiye Allah’a hamd olsun güvenli bir liman. Kardeşliğimize göz dikenlere Allah fırsat vermesin. Terör örgütleri her gün bir fitne çıkartmak için çabalıyorlar. Emin olun bunlar içimizden çıkmış saf gibi gözükebilir ama hepsi dışarıdan destekli. Amerika neden 10 bin kilometreden gelip sınırımızda konuşlanıp silah dağıtıyorlar. Milyarlarca dolar harcıyorlar. Ülkemizi bölmek istiyorlar. Ancak öyle bir mücadele verdik ki o terör örgütleri bir daha açığa çıkamayacaklar.”

“Birinci işimiz deprem konutları”

Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu ancak bilim ve fen kurallarına göre ev inşası yapıldığı takdirde hiçbir sorun oluşmayacağını aktaran Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Cennet gibi bir vatandayız. Bu ülke yüzyıllardır birçok insana ev sahipliği yapmış. Medeniyet buralardan yayılmış ama deprem gibi tehlikesi var. Depremin nerelerde olduğu, fay hatları belli. Bilim insanlarına kulak verirsek hiçbir sorun olmayacak. Her ne yapıyorsak deprem gerçeğini bilerek yapmalıyız. En son 6 Şubat’ta 9 saat arayla 2 deprem oldu. Tam 53 bin kardeşimizi kaybettik. 18 il etkilendi. 850 bin bağımsız birim yıkıldı. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasarı ölçecek alet yok. Böyle bir zor gün geçirdik. Ama hamt olsun bir millet dayanıştı. O günlerin üstesinden geldik. Allah böyle bir milletten razı olsun. Devlet olarak biz ayaktaydık. 1 senedir gece gündüz demedik, tatil demedik. 307 bin inşaatımız başladı. 46 bini dağıttık evlerin. Sene sonuna kadar her ay 10-15 bin konutu yapıp dağıtmaya devam edeceğiz. Birinci işimiz deprem konutları. Birisi gelip Mehmet Şimşek’ten para istedi mi hemen maliyeyi kapatıyor ama deprem konutları için Mehmet bey de hiç para kaynağını esirgemiyor” diye konuştu.

“Yaptıkları tek şey algı operasyonu”

Cumhur ittifakının ülkedeki bütün meselelere hakim olduğunun altını çizen Bakan Özhaseki, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerini atlatarak ülkedeki bütün meselelere hakim bir ittifakımız var. Cumhur ittifakı. Hem cumhurbaşkanımız hem de Devlet bey kararları çok güzel alıyorlar. Bizim ittifakımız yerli ve sizin değerlerinizi taşıyan bir ittifak. Biz tarihimize, insanımıza ve medeniyetimize karşı sorumluluğumuz olduğuna sahip insanlarınız. Eskiden karşımızda ittifak vardı ancak artık ittifakta kalmadı. Kutsal ittifak diyorlardı. Birbirine benzemezler bir araya gelmişler ve tek işleri vardı Recep Tayyip Erdoğan’ın gitmesi. Bunlar hiç birbirine benzemiyordu. Haliyle ittifak dağılınca kirli iş birlikleri ortaya çıktı. Milleti kandırarak insanlara nasıl bunları söylediler. Millet ittifakının bazı milletvekilleri bile seçimden sonra Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermediklerini söylüyor. Bunların yaptığı tek şey algı operasyonları. Gözleri cumhurbaşkanlığı makamında veya bir partinin genel başkanlığı makamında. Şehirlerinde problemler gittikçe büyüyor” dedi.

“En güzel hizmetleri Adana’ya yapalım”

Adana’nın çok önemli bir şehir olduğunu ve gerçek belediyecilik ile hak ettiği yere gelebileceğini anlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:

“Ben 21 sene Kayseri’de belediye başkanlığı yaptım ve deli gibi çalıştım. Zamanında Aytaç abi Adana’da ‘Ben size Paris’i değil, Kayseri’yi vaat ediyorum’ pankartı asmıştı. Bende sorduğumda Kayseri’nin Adana’yı geçtiğini ve hizmetlerinin çok güzel olduğunu söyledi. Bizim derdimiz hizmet, eser belediyeciliğiydi. Buna inandık ve böyle hizmet ettik. Ancak bir çok yerde gördüğüm manzara beni ürkütüyor. Adana ve Kayseri arasında çok ciddi fark var. 12 ay inşaatta yapılır tarım da yapılır. Ancak Kayseri’de bunların hiçbiri yok. Niye bu Adana o zaman geride kalıyor. Fatih kardeşim de Halil hocamda sizlere hizmet için yanınızdalar. Onlara sahip çıkın bizde arkalarında durup en güzel hizmetleri Adana’ya yapalım.”

Konuşmanın ardından Bakan Özhaseki ve beraberindekiler şantiye alanında incelemelerde bulundu. – ADANA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-ozhaseki-yuregirdeki-kentsel-donusum-projesi-yil-sonuna-kadar-tamamlanacak/feed/ 0
Özhaseki: Depremlerden etkilenen vatandaşlar konutlarına oturuncaya kadar çalışacağız https://www.igdirhaber.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:40:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5738 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depremlerden etkilenen vatandaşlar konutlarına oturuncaya kadar çalışacaklarını belirterek, “Bütün evleri inşallah 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz. Biz büyük bir milletiz, bundan emin olun.” dedi.

Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”nde saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Bakan Özhaseki, yapımı tamamlanan 1589 konutun hak sahiplerinin belirleneceği butona bastı.

Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Hasarları giderme, zararları kapatma ve yaraları sarmanın devletin öncelikli görevi olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:

“Mutluyuz, binlerce hak sahibini şu birkaç gün içerisinde evlerine kavuşturduk. Gururluyuz çünkü ilk günden itibaren gece gündüz demeden çalıştık, hiç ara vermedik ve neticesinde 1 ay içerisinde 46 bin konutumuzu, önümüzdeki ay vereceklerimizle birlikte o 75 bin güzel konutumuzu hak sahiplerimize teslim ediyoruz.”

Özhaseki, vatandaşların evlerinde huzur ve güvenle oturmasını amaçladıklarını aktararak, “İnşallah herkes evlerine oturuncaya, bütün vatandaşlarımız ‘Evet biz hakkımızı aldık, Allah devletimizden razı olsun, size hakkımız helal olsun.’ deyinceye kadar buralardayız, gitmeyeceğiz ve inşallah çalışarak herkesin hakkını teslim edeceğiz. Bundan hiç endişeniz olmasın.” ifadelerini kullandı.

“Kahraman güvenlik güçlerinden Allah razı olsun”

Bakan Özhaseki, Türkiye’de yıllardır terörle mücadele verildiğini anlatarak, şehirlerin, köylerin, dağların terörden temizlendiğini söyleyerek, güvenlik güçlerine teşekkür etti. Özhaseki, şöyle devam etti:

“Kahraman güvenlik güçlerinden Allah razı olsun. Onlar bir grup değil, hepimizin evladı, yakınımız. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değdirmesin, burunları kanamasın inşallah. Onların sayesinde şimdi güven ve huzurla oturuyoruz. Teröristler arada bir sızma yaparak canımızı yakmaya çalışıyorlar ama onların da hakkından gelecek gücümüz var. Bunların özelini, genelini, tamamını toprağa gömdük inşallah bir daha da çıkamayacaklar.”

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkati çeken Özhaseki, ev ve iş yerlerinin afet gerçeği unutulmadan yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin ilk anından itibaren sahada olduklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Belediyelerimiz aylarca orada çalıştılar. Cumhur İttifakı’ndan, Milliyetçi Hareket Partili arkadaşlarımız da gittiler. Cumhuriyet Halk Partili bazı belediyelerimiz de Allah razı olsun oralara gittiler, çalıştılar. Ama üzücü taraf şuydu; milyonlarca nüfusu, ellerinde koca koca imkanları olduğu halde sadece özel jetlerle gidip, sosyal medya ordusuyla oralarda gezip, özçekim yapıp dönüp gidenler vardı. Bunlar da ‘deprem turistleri’ydi. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz.”

“Adana özelimizde bugün 1589 konutumuzu dağıtıyoruz”

Bakan Özhaseki, şu anda işe başladıkları, ihale süreci yürümekte olan veya bitme aşamasına gelmiş 307 bin konutun bulunduğunun altını çizerek, bunların çalışmalarının hızla devam ettiğini vurguladı.

Bir taraftan da yerinde dönüşüm için bir proje açıkladıklarını ve binlerce insanın müracaat ettiğini belirten Özhaseki, onların da devletin verdiği 1,5 milyon liralık imkanlarla evini yapmaya devam ettiğini söyledi.

Şehirlerin merkeziyle köy evlerini de yaptıklarını anlatan Özhaseki, depremden etkilenen şehirlerin altyapısını da yenilediklerini ifade etti.

Özhaseki, adana için de hasar gören yerlerden dolayı 3 milyar liralık proje hazırladıklarını vurgulayarak, bu yaz itibarıyla başlayacakları su, kanal, arıtma tesisi gibi bütün işleri bitirmiş olacaklarının sözünü verdi.

Hiçbir belediyeye yük getirmeyeceklerini ve onları borçlandırmayacaklarını ifade eden Özhaseki, devlet olarak onları da kendilerinin üstlendiğini anlattı.

Diyarbakır’da bugün verilecek konutlarla birlikte dağıtılan konut sayısının 46 bin olduğunu ifade eden Özhaseki, şöyle devam etti:

“Allah nasip ederse önümüzdeki ay da buna devam edeceğiz, sayı 75 bine çıkacak ve ondan sonra da her ay 15-20 bin konutu yine gelip bu törenlerle, noter huzurunda, adil bir vaziyette dağıtmaya da devam edeceğiz. Adana özelimizde bugün 1589 konutumuzu dağıtıyoruz. 8 bin 138 konutumuzun ihalesi yapılmış, ihale sürecine girmiş, devam ediyor. İnşallah bunlar da en geç bir sene içerisinde bitiririz ve hak sahiplerimize de dağıtırız.”

Eleştirilere cevap verdi

Muhalefetteki partinin ileri gelenlerinin yaptığı eleştirilere değinen Özhaseki, “Emin olun, koca koca genel başkanlar öfkeyle, yaptığımız bu çalışmaya leke sürebilmek adına bir kinle, ihtirasla, haset duygusuyla bu sözleri ediyorlar. ‘Herhalde olsa olsa AK Partililere dağıtıyorlar’ ne diyebilirim ki? Allah ıslah etsin bunları, başka diyecek hiçbir şey yok.” ifadesini kullandı.

Deprem üzerinden siyasetin olmayacağına dikkati çeken Özhaseki, ölüler ve şehitlerin üzerinden kirli dillerin çekilmesini istedi.

“Bütün evleri 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz”

Bakan Özhaseki, 390 bin konut alacak hak sahibinin bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Şu andaki belirlemeler böyle, dava açanlar var, kendi aralarında ihtilaflı olanlar var, mahkemeden ispat etmeye çalışanlar var, eyvallah. Bunlar da geldiğinde sayı artabilir. Biz 307 bin konutu yoluna koyduk, devam ediyor, kısa süre içerisinde bitireceğiz. Yerinde dönüşüm için binlerce kardeşimize yardım ediyoruz. Bütün evleri inşallah 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz. Biz büyük bir milletiz, bundan emin olun. Kardeşliğimizi pekiştirelim, kol kola girelim.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her toplantıda deprem konutlarının son durumunu sorduğunu aktaran Özhaseki, “Evler verilsin, yerine gelsin, biz yeter ki onların hakkını teslim edelim, gerisi önemli değil’ diyen bir iktidar var çok şükür.” diye konuştu.

Bugün sözlerinin bir kısmını yerine getirmenin huzuru ve mutluluğu içerisinde olduklarını belirten Özhaseki, ev çıkmayan vatandaşlardan da rahat olmalarını isteyerek çok kısa süre içerisinde onların da tamamının evlerini yapıp, güvenli evlerini teslim edeceklerini dile getirdi.

“2 bini aşkın konutumuzun da yapımı tüm hızıyla devam etmektedir”

Vali Yavuz Selim Köşger de depremde Adana’da 11’i merkezde olmak üzere 38 binanın yıkıldığını, 3 bin 297 binanın ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini belirtti.

Adana’da arama kurtarma çalışmalarının sonlanmasının ardından vatandaşlar için tehlike yaratan ağır hasarlı binaların yıkım faaliyetlerine de hemen başlatıldığını aktaran Köşger, şöyle konuştu:

“Geçen süre zarfında ağır hasarlı binaların yıkım işlemleri ilimizde yüzde 49-50 mertebelerinde tamamlanmış, geriye kalan kısımların da yıkım faaliyetleri süratli bir şekilde devam etmektedir. Bununla beraber ilimizde 5 bin 412’si ev sahibi 5 bin 338’i kiracı olmak üzere 10 bin 750 haneye 522 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapılmıştır. Adana ilimize bu kapsamda 2 milyar 258 milyon 400 bin liralık kaynak aktarılmıştır. Diğer taraftan bu afet nedeniyle mağdur olan vatandaşlarımızın konut ihtiyaçlarını gidermek için TOKİ tarafından afet konutlarının inşasına zaman kaybetmeden başlanmıştır. Böylesi büyük yıkıcı bir felaketin üzerinden henüz bir yıl geçmişken azımsanmayacak sayıda konut, hak sahiplerine bugün dağıtılacaktır. Bugün bizler de noter huzurunda yapacağımız çekilişle inşası tamamlanan 1589 konutumuzun kura çekilişini yaparak hak sahiplerine teslim edeceğiz. Bunların dışında 2 bini aşkın konutumuzun da yapımı tüm hızıyla devam etmektedir.”

Konuşmaların ardından Bakan Özhaseki ve beraberindekiler, kurada ismi çıkanlara konutlarının anahtarlarını verdi.

Özhaseki, daha sonra Adana Valiliğine geçerek Vali Yavuz Selim Köşger’i ziyaret etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/feed/ 0
Çevre Bakanı: İstanbul en riskli il, evler teslim olana kadar kira yardımları sürecek https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-istanbul-en-riskli-il-evler-teslim-olana-kadar-kira-yardimlari-surecek/ https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-istanbul-en-riskli-il-evler-teslim-olana-kadar-kira-yardimlari-surecek/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:39:30 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5687 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Cennet gibi bir vatana sahibiz ama deprem bizim ülkemizin gerçeği. En riskli 5 ülkeden biriyiz. En riskli ilimiz ise İstanbul. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Evler teslim olana kadar da kira yardımlarını sürdüreceğiz” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Adana’da Çukurova, Seyhan ve Sarıçam ilçelerinde yapımı tamamlanan bin 589 konutun kurası çekildi. ‘Deprem Konutlarının Kura Çekilişi Töreni’ Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

“Cennet gibi bir vatana sahibiz”

Depremde hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 1 ay içerisinde deprem bölgesinde teslim edilecek konut sayısının 75 bin olacağını anlatarak, “Öncelikle başımız sağ olsun. Ölenlere Allah rahmet eylesin. Bin yıllık Anadolu medeniyetini kurduğumuz bu güzel topraklarda başımıza gelen en büyük felaket bu depremlerdir. Allah bir daha böyle felaket yaşatmasın. Ölenlere rahmet, kalanlara sağlık diliyoruz. Hasarları giderip yaraları sarmak hepimizin ve devletimizin görevi. Mutluyuz, binlerce hak sahibini evlerine kavuşturduk. Gece-gündüz çalıştık ve hiç ara vermedik. Bu 1 ay içerisinde 46 bin konutu, gelecek ay vereceklerimizle birlikte 75 bin konutu vatandaşlarımıza vermiş olacağız. Bütün herkesten helallik alana kadar buradan gitmeyeceğiz. Bu coğrafya en eski yerleşim yeri olarak geçiyor. Medeniyet bu topraklardan, bilim bu topraklardan yayılmış. Cennet gibi bir vatana sahibiz. Bizim bu topraklarımızın da 2 kusuru var birisi depremsellik, diğeri de fitne odakları bitmiyor” ifadelerini kullandı.

“Artık şehirlerimiz, dağlarımız, ilçelerimiz tertemiz”

Türkiye’nin birçok bölücü örgüt ile mücadele ettiğini aktaran Özhaseki, “Birçoğunuzun yaşı geçmişi hatırlamaya yeter. Bir taraftan PKK gibi bölücü bir örgüt, bir taraftan meseleye diğer taraftan girip FETÖ’cü bir yapı, IŞİD gibi sapık bir grup. Hepsi aynı ülkeler tarafından destekleniyor. Bir seferinde Cizre’de yapılan açılış öncesi beni sosyal medyadan linç ettiler. Sabah ise onlara cevap verdim. Bana laf ediyorsunuz ama karşınızda Amerika’nın üsleri var dedim. Bana ise onlar demokrasi getiriyor dediler. Bunlar nereye gittiler de demokrasi, eşitlik götürdüler. Bunlar gittikleri her yere kan, bela, gözyaşı götürdüler. Yıllardır mücadele veriyoruz. Allah’a şükürler olsun artık şehirlerimiz, dağlarımız, ilçelerimiz tertemiz. Asker ve polislerimiz mücadelelerini hep sürdürüyor. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değirmesin. Arada bir sızma yaparak canlarımızı yakmaya çalışıyorlar ama onlarla mücadele edecek gücümüz var” diye konuştu.

“5 riskli ülkeden birisi Türkiye”

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:

“Deprem konusunda hepimizin dikkatli olması gerekiyor. Bu ülke bir deprem ülkesidir. Her ne yaparsak onu bilerek yapacağız. Evlerimizi, iş yerlerimizi nereyi yaparsak yapalım bu deprem gerçeğini unutmamak gerek. 5 tane riskli ülke var ve birisi Türkiye. En riskli şehir ise İstanbul’dur. Yıkıcı deprem sayısı 231. Neredeyse her sene 2-3 yıkıcı deprem olmuş. 5 ve altındakileri saymıyoruz bile. Maddi hasar milyarlarca dolar. Biz doğa ile savaşamayız ve ona kafa tutamayız. İçeri de bir enerji var ve dışarı vuruyor. Biz bunu bilerek hareket edeceğiz. Tedbiri elden bırakmamak lazım. Her işimizi tedbirli, doğru yapmak zorundayız. Akıl, dize vurup ah etmek için değildir. Bizde böylece hareket etmek durumundayız. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta çok şiddetli, yıkıcı ve uzun süren deprem meydana geldi. 11 ilimiz doğrudan hasar gördü. 14 milyon insanımız hasar gördü. 850 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Böyle bir felaket ile karşı karşıya kaldık. Allah böyle bir acıyı bir daha göstermesin.”

“Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz”

Depremde birçok siyasi partinin deprem bölgesinde hizmet verdiğini ancak bazı kişilerin göstermelik hareketler yaptığını aktaran Bakan Özhaseki, “Depremin manevi hasarı ölçecek alet ortaya çıkmadı. Biz şu ana kadar girdiğimiz bütün evlerden ağlayarak çıkıyoruz. O evlerden acı tütmeye devam ediyor. 04.17’de Cumhurbaşkanımıza haber verildi. Oda ilk MYK toplantısında bize neler yaptığını anlattı. Bizde ona neler yaptığımızı anlattık. Bin 390 belediyeden 810 tanesi AK Partili. Ben o gün, bütün belediye başkanlarını arayıp hepsine işlerini bırakıp deprem bölgelerine gitmelerini söyledim. Sağ olsun bazı CHP’li belediye başkanları da gelip deprem bölgesinde çalıştı. Fakat milyonlarca nüfusu olduğu halde, ellerinde koca koca imkanları ve ordusu olduğu halde bazı kişiler sosyal medya orduysa gelip öz çekim yapıp gittiler. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz” dedi.

“1 buçuk sene içerisinde bütün evleri teslim edeceğiz”

Depremde tüm Türkiye’nin ve birçok kardeş ülkenin kenetlendiğini anlatan Özhaseki, “85 milyon bir millet evinde sıcak çorbasını içmedi, doğru dürüst uyumadı. Haccını erteleyenleri mi dersiniz, küçücük eski arabasıyla gelen kardeşlerimizi mi dersiniz hepsinden Allah razı olsun. Bu milletin içinde bir birey olmak bile yeter. İnsanoğlu dünyaya gelirken Allah’a dilekçe vermiyor. Öyle bir şey yok. Allah’ın takdiriyle dünyaya geliyoruz. Bu dünyadaki yaptıklarımızdan sorumluyuz. Hepimiz kol kola girdik ve asrın dayanışmasını gerçekleştirdik. Mart, Nisan aylarında sağlam zeminleri tespit edip inşaatlara başladık. Şu anda deprem bölgesindeki rezerv alanlarda 207 bin bağımsız bölümün yapımı devam ediyor. Şehir merkezlerinde 50 bin konutun, köylerde ise 50 bin çelik köy evinin de yapımına başlanmış durumda. Toplamda 307 bin konutumuzun inşası hızla devam ediyor. Yerinde dönüşüm için bir proje açıkladık ve binlerce kardeşimiz müracaat etti. 256 bin kardeşimiz müracaat etti. Köy evlerini çelikten yapıyoruz. 9 şiddetinde bile depremde yıkılmayacak evler yapıyoruz. Bir fon bulduk ve bütün illerimizde altyapıyı baştan yapıyoruz. Toplam altyapı civarı 60 milyar lira civarında. Adana içinde 3 milyar liralık proje hazırladık. Bu yaz itibariyle başlayıp hiçbir belediyeye yük getirmeden altyapıyı biz yapıyoruz. Diyarbakır’da dağıtılacak konutlarla bugün 46 bin konut dağıtmış olacağız. Ondan sonrada her ay gelip konutları dağıtmaya devam edeceğiz. Bugün bin 589 konutu dağıtıyoruz. Adana’da 8 bin 138 konutun ihalesi yapılmış, devam ediyor. Onları da dağıtacağız 1 buçuk sene içerisinde” ifadelerini kullandı.

“Kol kola girelim ve birliğimizi devam ettirelim”

Depremden 2 ay sonra sağlam zeminde inşaat çalışmalarına başladıklarını söyleyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, muhalefetin kendilerini eleştirdiklerini kaydederek, “Deprem olmuş 1 gün sonra muhalefetteki partinin ileri gelenleri, ‘Bu deprem iktidarı alır götürür’ diyor. Herkes enkazın altında ailesini kurtarmaya çalışıyorken bu laflar neyin nesi. Hangi hesabı yapıyorsunuz. İlk günlerde temel atarken ‘Acelenize ne oluyor’ diyorlardı. Aradan 1 sene geçince ise muhalefet çıkmış verilen 25 konut var diyor. Ben 75 binden bahsediyorum onlar ne söylüyor. Allah bunları ıslah etsin. 75 bin konut dağıtıyoruz. Geçen bir törende 1 tane tanıdığımız var mı diye soruyorum ama kimse çıkmadı. Burada hak yenmez. Deprem üzerinden, şehitlerimiz üzerinden siyaset olmaz. Eğer görmek istiyorlarsa tek tek gelsinler göstereceğim, inşaatları gezdireceğim. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Nereden geldiğiniz hiç önemli değil, bizler Allah’ın kullarıyız. O yüzden kol kola girelim ve birliğimizi devam ettirelim” diye konuştu.

Öte yandan Bakan Özhaseki, vatandaşlara evleri teslim edilene kadar kira yardımlarının süreceğini söyledi.

Törene Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra kent protokolü ve vatandaşlar katıldı. – ADANA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-istanbul-en-riskli-il-evler-teslim-olana-kadar-kira-yardimlari-surecek/feed/ 0
Bakan Işıkhan, Malatya’da “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında konuştu Açıklaması https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:36:26 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5684 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “İşçimizi, emekçimizi, işverenimizi, yatırımcımızı, üreticimizi mağdur etmemek için bugüne kadar nasıl elimizi taşın altına koymaktan hiç çekinmediysek bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Işıkhan, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında, bakan olduktan sonra Malatya’ya iki kez geldiğini, kentteki iş insanları ve sivil toplum kuruluşlarını daha çok dinlemek, talep ve ihtiyaçları tespit etmek üzere il il, ilçe ilçe gezmeye devam ettiklerini söyledi.

Özellikle sahadan, halktan gelen talepleri, ilk ağızdan duymak bakımından bu buluşmaları çok önemsediğini aktaran Işıkhan, bugüne kadar milletten gelen talep ve istekleri hiçbir zaman geri çevirmediklerini, imkanlar ölçüsünde her zaman insan odaklı, millet odaklı bir yönetim anlayışını benimsediklerini ifade etti.

İşçilerin, işverenlerin ve esnafın hakkını gözetecek politikalar yürüttüklerini belirten Işıkhan, “Önce dinledik, tüm şartlar çerçevesinde bunları değerlendirdik ve ardından icraata dönüştürdük. Cumhur İttifakı olarak başarımızın sırrı da tam olarak burada yatmaktadır. Hamdolsun biz 21 yıldır bu azmi, bu çabayı hiç kaybetmedik hamdolsun çünkü bizim yönetim anlayışımızda durmak yok, kendini tekrar etmek yok. Hep daha iyisi, daha ilerisi, daha fazlası var.” diye konuştu.

“Yıkılan her şeyi eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz”

Bakan Işıkhan, 6 Şubat’taki depremlerde Malatya ve 10 ilin büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını anımsatarak, şöyle devam etti:

“Hepimizi derinden yaralayan o günün üzerinden 1 yıl geçti ancak acımız ve hüznümüz ilk günkü gibi kalplerimizde yerini koruyor. Canlarımızı geri getiremeyiz ama yıkılan her şeyi eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz. Gerek kamu kurumlarımız, gerek yerel yönetimlerimiz, gerekse vatandaşlarımız tek yürek olup, dünyada hiç bir ülkenin bu kadar kısa sürede ve kolay kolay atlatamayacağı bir yıkımın üstesinden geldi ve gelmeye devam ediyor. Biz 1 ay gibi çok kısa bir süre içerisinde yıkılan evlerimizi, hastanelerimizi yeniden yapmaya başladık. Geçici barınma alanlarımız konteyner kentlerimizi çok kısa bir sürede kurduk ve düzene koyduk. Bu bizim Cumhur İttifakı ile ne kadar güçlü bir devlet haline geldiğimizi gösteriyor.”

Bakan Işıkhan, geçen günlerde Malatya’da toplam 6 bin 181 konutun kuraları çekilerek hak sahiplerine dağıtıldığını belirterek, “Şu anda ise 18 bin konut yapımı hızla devam ediyor. İnşallah en kısa sürede Malatya’daki 80 bin 221 hak sahibine konutlar dağıtılmış olacak. 11 şehrin tamamında büyük bir konut seferberliği olduğunu görüyorsunuz. Deprem bölgesinde önümüzdeki 2 ay içinde 75 bin, ardından her ay 15-20 bin konut tamamlanıp vatandaşlarımıza teslim edilecek. Bu rakamlar, ne kadar ivedilikle aksiyon alabildiğimizin bir göstergesidir.” dedi.

“Malatya’yı yalnız bırakmadık, bırakmayacağız”

Malatya’nın milli iradenin kalesi olan bir şehir olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:

“Devletine, milletine, liderine, davasına her zaman olduğu gibi Türkiye Yüzyılı seçimlerinde de sadakatle bağlı kalmış bir şehir. İnşallah Malatya’yı, diğer şehirlerimizle birlikte el birliğiyle tekrar ayağa kaldıracağız. Özellikle çalışma hayatını, ekonomisini, üretimini yeniden canlandırma noktasında daha fazla destek olacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, tüm bakan arkadaşlarımız, ilgili yöneticilerimiz ve kurumlarımızla Malatyalı hemşehrilerimizin deprem öncesi düzenine en kısa sürede dönebilmesi ve yaşamın normalleşebilmesi için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Malatyalı kardeşimizi hiçbir koşul ve ortamda yalnız bırakmadık, bırakmayacağız.”

“Deprem bölgesinde toplamda 58 bin 75 kişiyi TYP’den faydalandırdık”

Bakan Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak deprem bölgesine yönelik çok önemli çalışmalarda bulunduklarını anımsatarak, şunları kaydetti:

“Yaptığımız hamlelerle Malatya’nın üretiminde, istihdamında, çalışma hayatında çok olumlu sonuçlar aldık. Bundan sonra da şehrimizin ulaştığı her aşamada, ihtiyaç duyduğu yeni uygulamalarla adım adım kalkınmasını sağlayacağız. Deprem sonrası olağanüstü hal ilan edilen illerde, işçilerimizin işten çıkarılmalarını sınırlandırdık, Kısa Çalışma Ödeneği ve Nakdi Ücret Desteği uygulamasını derhal başlattık. Toplum Yararına Programları derhal hayata geçirdik. Deprem bölgesinde toplamda 58 bin 75, Malatya’da toplam 6 bin 686 vatandaşımızı TYP’den faydalandırdık. Burada Malatya’mıza da TYP konusunda desteklerimizin devam edeceğini ifade etmek isterim. Malatya’da daha önce 500 olan TYP talebini şimdi 750 çıkardığımızın müjdesini sizlerle paylaşmak isterim. Bu kapsamda 13 milyar 749 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Deprem bölgesinde işverenlerimizin Sosyal Güvenlik Kurumuna vermekle yükümlü oldukları her türlü bilgi, belge ve beyannamelerin son tarihini 30 Nisan 2024’e kadar erteledik. En büyük adımlarımızdan biri olarak deprem bölgesindeki iş insanlarımızdan ve siyasetçilerimizden gelen talep doğrultusunda Aktif İşgücü Programlarımızı deprem bölgesi için çok daha avantajlı hale getirdik. ‘İstihdama Dönüş Programı’ adını verdiğimiz yeni uygulama kapsamında Malatya, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde istihdam taahhüt oranını yüzde 30’a düşürdük. İstihdam süresini de fiili kurs veya program gün sayısına indirdik. Ayrıca depremden etkilenen illerde, işverenlerin işbaşı eğitim programı ve mesleki eğitim kurslarındaki yükümlülüklerini yerine getirememeleri durumunda uygulanan yasaklılık yaptırımlarını da kaldırdık. Ayrıca İstihdama Dönüş Programı ile Malatya dahil 4 il ve 2 ilçede, mesleki eğitim kursu ve işbaşı eğitim programı katılımcılarına zaruri gider ödemelerinin yüzde 30 artırarak 850 lira kadar ödenebilmesini sağladık.”

Malatya’da çalışma hayatında çok ciddi sonuçları 1 yıllık süre içinde aldıklarını anlatan Işıkhan, “Depremden önce Malatya’da çalışan sayısı 124 bin 882 idi. Depremin ardından bu sayı yarı yarıya düşmüş 62 bin 685’e kadar inmişti. Verdiğimiz desteklerle ve uyguladığımız programlarla çalışan sayısını 1 yıl içinde 62 binden 109 bine kadar çıkardık. Yani depremden önceki çalışan sayısını neredeyse yakalamış bulunmaktayız. Kısa bir süre içinde çalışan sayısı bakımından inşallah deprem öncesi dönemi yakalayacağız ve hatta üzerine çıkacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Kadınların çözüm odaklı fikirlerine güveniyoruz”

Bakan Işıkhan, yakın zamanda İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın teşrifleriyle “İş Pozitif-Kadın İstihdam” projesinin duyurusun yaptıklarını hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni yüzyıla mührünü vuracak Türkiye’nin kadınları adına önemli bir proje olarak, kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamızın mümkün olmadığını biliyoruz. Kadınlarımızın ekonomik ve toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz. Kadınların yenilikçi bakış açısına, çözüm odaklı fikirlerine güveniyoruz. Proje kapsamında, 10 bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş Pozitif adı altında bir sistem kurduk. İş Pozitif, istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörler çevrimiçi olarak bir araya gelebilecekler. Kadınlarımızın kayıtlı çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli bir katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

“Bizim derdimiz millet”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bugüne kadar sözünü verip de yapmadıkları hiçbir yatırım, üretim hamlesinin olmadığına vurgu yapan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Bizler yola çıkarken bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız demiştik. 21 yıldır olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetle çalışma hayatı başta olmak üzere her alanda vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronikleşmiş ne kadar sorun varsa tek tek çözen bir yönetim anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İşçimizi, emekçimizi, işverenimizi, yatırımcımızı, üretimcimizi mağdur etmemek için bugüne kadar nasıl elimizi taşın altına koymaktan hiç çekinmediysek, bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim derdimiz millet, bizim derdimiz ülkemizi maruz kaldığı tüm zorluklar karşısında refaha ulaştırmaktır. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki gelişim, ilerleme ve kalkınma yerelden başlar. Bu anlamda partimizin halka hizmet vizyonu da yerel yönetim tecrübesine dayanmakta. Şu an ‘dünya beşten büyüktür’ diyerek sadece Türkiye’nin geleceğini değil aynı zamanda dünyanın geleceğini de inşa etme gayretinde olan partimizin lideri, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 40 yıllık başarı hikayesinin belediyecilikle, yerel yönetimler vizyonuyla başladığını unutmamalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti, ülkemizde belediyecilik anlayışını değiştirmiş, milletimizi gerçek belediyecilikle tanıştırmıştır. 21 yıldır, eser denilince akla AK Parti gelmekte, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan gelmektedir. Oyunu Cumhur İttifakı’na vermeyen muhalif seçmen dahi ‘yaparsa AK Parti yapar’ diyor. Malatya’da da yine yaparsa AK Parti yapar, bunu yediden yetmişe herkes biliyor, herkes farkında.”

Yerel seçim vurgusu

Yerel seçimlerin önemine dikkati çeken Bakan Işıkhan, “Türkiye artık, yüz yıllık bir zamanı geride bırakmış, ikinci yüz yılında yeni destanlar yazmaya niyetli, önümüzdeki yüzyıla mührünü vurmaya kararlı bir ülkedir. Dolayısıyla 31 Mart seçimleri bu yüzyılın ilk seçimi olması sebebiyle tüm il ve ilçelerimiz için önemli bir dönüm noktası olacak inşallah. Şunu unutmamalıyız ki güçlü Türkiye hedefimize giden yol, her bakımdan güçlü şehirlerden ve güçlü belediyelerden geçiyor.” diye konuştu.

Malatya Valisi Ersin Yazıcı ise Malatya’nın depremlerden en çok etkilenen kentler arasında bulunduğunu belirterek, kentteki çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Depremde ölü olarak kaydedilen Ahmet Artan, yaşadığı karmaşayı atlatabilmek için mücadele ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:00:53 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5574 Hatay’da yaşayan Ahmet Artan, devlet kayıtlarında yanlışlıkla ‘ölü’ olarak kaydedilmesinin ardından yaşadığı karmaşayı 2 ay süren çabalar sonucu atlatabildi. Aynı ismi taşıyan ve depremde vefat eden başka bir vatandaş yerine kendisinin sisteme ölü olarak girildiğini ifade eden Artan, şimdiyse banka kayıtlarındaki hatanın düzeltilmesini bekliyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı. Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.

“Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum”

Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.

“Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun”

Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Ben de aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.

“Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Ben de yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/feed/ 0
Deprem Sonrası Ölü Olarak Kaydedilen Vatandaş Bankayı İkna Edemiyor https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:54:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5568 Deprem sonrası yaşanan isim karmaşasıyla kayıtlara ölü olarak geçen afetzede vatandaş, bankayı yaşadığına inandıramıyor

-Depremzede vatandaş; “Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

HATAY – Hatay’da yaşayan Ahmet Artan, devlet kayıtlarında yanlışlıkla ‘ölü’ olarak kaydedilmesinin ardından yaşadığı karmaşayı 2 ay süren çabalar sonucu atlatabildi. Aynı ismi taşıyan ve depremde vefat eden başka bir vatandaş yerine kendisinin sisteme ölü olarak girildiğini ifade eden Artan, şimdiyse banka kayıtlarındaki hatanın düzeltilmesini bekliyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı. Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.

“Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum”

Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.

“Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun”

Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Bende aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.

“Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Bende yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-sonrasi-olu-olarak-kaydedilen-vatandas-bankayi-ikna-edemiyor/feed/ 0
Bakan Işıkhan, Elazığ’da iş insanlarıyla bir araya geldi Açıklaması https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:18:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5537 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “‘Türkiye Yüzyılı Şehirleri’ni inşa edeceğiz. Şehirlerimizde, dijitalleşme ve akıllı ekonomi, yeşil kalkınma, yerel ve kırsal kalkınma hamlelerimizi güçlü bir şekilde yapacak, birer yıldız gibi parlayan şehirleriyle dünyaya ışık saçan büyük ve güçlü Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.” dedi.

Bakan Işıkhan, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda kentteki iş insanları ile bir araya geldi.

Burada konuşan Işıkhan, ürettikleri katma değer, ticari ve sosyal hayatta ortaya koydukları çalışmalarla kente, bölgeye ve ülkeye her daim güç katan iş insanlarıyla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde tarifi imkansız bir felaketle karşı karşıya kalındığını ifade eden Işıkhan, depremlerin 11 ilde yıkıma ve can kaybına sebebiyet verdiğini anımsattı.

Elazığ’ın hem 24 Ocak 2020’de meydana gelen Sivrice merkezli deprem hem de 6 Şubat 2023’teki depremlerle sarsıldığına işaret adan Işıkhan, felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletin tüm organlarının üzerine düşeni yerine getirdiğini, hala da getirmeye devam ettiğini söyledi.

Sivil toplum kuruluşlarının da elini taşın altına koyduğunu anlatan Işıkhan, “Sizler, iş dünyasının değerli temsilcileri de şehriniz için fedakarlık yapmaktan kaçınmadınız. Milletimizin her bir ferdinin verdiği destekler ise ‘asrın felaketi’ni asrın birlikteliğine ve asrın dayanışmasına çevirmemizde mihenk taşı oldu. Size ayrıca teşekkür etmek istiyorum.” diye konuştu.

Depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Işıkhan, ilk günden beri deprem bölgesine destek veren herkese teşekkür etti.

Işıkhan, yürekleri derinden yaralayan ve ömür boyunca hafızalardan ve kalplerden silinmeyecek o karanlık günlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

“Depremin çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini gidermek için tedbirler aldık”

Bakanlık olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde “asrın felaketi”nden etkilenen vatandaşlarla ilgili üzerlerine düşeni yapmak için gayret ettiklerini belirten Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Depremin, çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini kaldırmak, istihdam süreçlerinde oluşan problemleri çözmek için ilk andan itibaren önemli tedbirler aldık. İŞKUR, SGK ve Sosyal Güvenlik Merkezi personelimizle vatandaşlarımızın ve iş dünyamızın sorunlarıyla mücadele noktasında diğer illerimizde olduğu gibi Elazığ’da da sorumluluktan kaçınmadık. Deprem bölgesi genelinde uyguladığımız politikayla deprem sonrası yarı yarıya düşen istihdam oranını tekrar eski seviyesine yükselttik. OHAL ilan edilen illerimizde Toplum Yararına Programında (TYP) 9 ay olan çalışma sınırını 24 aya yükselttik ve programdan tekrar faydalanamama kuralını kaldırdık. 3 ay olan kısa çalışma ödeneği süresini 6 aya uzattık. Elazığ’a talebi olan 500 TYP yerine bu rakamı 750 olarak güncelledik. Elazığ’ımıza hayırlı olsun inşallah.”

Işıkhan, AK Parti olarak iktidara geldikleri ilk günden itibaren Bakanlık olarak tüm birimlerle kentin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduklarını, İŞKUR aracılığıyla 2002’den bu yana Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşı özel sektörde ve kamuda işe yerleştirdiklerini aktararak, bunun yanı sıra aktif işgücü piyasasının ihtiyaçlarını tespit ettiklerini, vatandaşların nitelik kazanması ve daha kolay iş bulabilmesi için kurs ve programlar düzenlediklerini kaydetti.

“TYP kapsamında vatandaşlarımızın iş gücü piyasasına uyumlarına katkı sunuyor ve geçici gelir desteği sağlıyoruz. Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlarımızda 40 binin üzerinde Elazığlı kardeşimizi TYP’den faydalandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” ifadelerini kullanan Işıkhan, işsizlik ödeneği, nakdi ücret desteği, ücret garanti fonu, iş kaybı tazminatı ve yarım çalışma ödeneği kalemlerinde verdikleri desteklerle ekonomik anlamda işçi ve işverene katkı sunduklarını belirtti.

“Şubat ayı içerisinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz”

Işıkhan, “Şubat ayı içerisinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz. Elazığ’ımızda da 2 gün evvel 2 bin 555 vatandaşımıza, güvenli ve sağlam konutlarını teslim ettik. Bu vesileyle evini teslim alan vatandaşlarımıza evleri, yeni yuvaları hayırlı uğurlu olsun inşallah. Nasıl liderimiz, Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘Yaptık, bitti.’ düşüncesiyle değil, ‘Milletimiz için her zaman daha iyisini yapmalıyız.’ anlayışıyla hareket ediyorsa, bizler de onun yol arkadaşları olarak aynı düsturu kendimize şiar ediniyoruz.” dedi.

Sürekli temas halinde oldukları ve fikir alışverişinde bulundukları iş dünyasının değerli fertlerinin de Cumhurbaşkanı’na ve hükümete olan güvenini bildiklerini dile getiren Işıkhan, bu güveni boşa çıkarmamak için çalışmalara titizlikle devam ettiklerini ifade etti.

“Bundan önce olduğu gibi önümüzdeki süreçte de iş birliğimizi güçlü bir şekilde sürdürerek ‘Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte, üretimin ve kalkınmanın yüzyılı yapacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hükümet olarak iş dünyasıyla tam uyumlu şekilde hareket ettik ve etmeye de devam edeceğiz.” diyen Işıkhan, bu işbirliğine sunacağı katkıyla güç verecek bir başka paydaşın ise yerel yönetimler olduğunu bildirdi.

Işıkhan, 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerin önemine işaret ederek, “Türkiye Yüzyılı” hedefi doğrultusunda, Cumhurbaşkanı’nın katılımlarıyla “Türkiye Yüzyılı İçin Gerçek Belediyecilik” ana başlığı altında seçim beyannamesini açıkladıklarını belirtti.

AK Parti’nin belediyecilikte rüştünü ispatlayarak, milletin teveccühünü kazanmış bir liderin öncülüğünde 20 yıldır ülkede belediyecilik destanı yazdığını ifade eden Işıkhan, ülkede temel belediyecilik hizmetlerinden dahi mahrum kalmış şehirlerde bu boşluğun, samimiyet ve gayretle çalışan AK Partili belediye başkanları tarafından doldurulduğunu kaydetti.

Işıkhan, AK Parti ve Cumhur İttifakı kadrolarının bugün de ülkenin her bir noktasında gerçek belediyeciliği yaşatmak için hazır ve kararlı olduğuna dikkati çekerek, Elazığ’ın bu noktada 2004 yılından bu yana AK Parti’ye destek verdiğini ve gerçek belediyecilikten ne denli memnun olduğunu her seçimde gösterdiğini söyledi.

Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın 2019’da olduğu gibi bu seçimden de büyük bir teveccühle, alnının akıyla çıkacağına inandığını belirten Işıkhan, “AK Parti olarak hedefimiz, tüm büyükşehirlerimizde ve illerimizde AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak vatandaşlarımızın teveccühünü kazanmaktır.” ifadesini kullandı.

“AK Parti’nin belediyecilik anlayışı hizmet ve eser belediyeciliğini temsil etmektedir”

Işıkhan, “AK Parti’nin belediyecilik anlayışı vizyoner yerel yönetimi, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir belediyeciliği, dirençli şehirleri, kimlikli, gelişim odaklı, havası, suyu ve toprağı temiz şehirleri ve çevreyi, duyarlı ve kapsayıcı sosyal belediyeciliği, kültürel kalkınma ve kültür belediyeciliğini, hizmet ve eser belediyeciliğini temsil etmektedir.” dedi.

Elazığ’da yapılan çalışmalara değinen Işıkhan, bu çalışmalarda emek veren Belediye Başkanı Şerifoğulları’nı kutladı.

Bu vizyonu rehber edinerek, “Türkiye Yüzyılı” şehirlerini inşa edeceklerini anlatan Işıkhan, şunları kaydetti:

“Sizlerin de destek ve teveccühü ile ‘Türkiye Yüzyılı Şehirleri’ni inşa edeceğiz. Şehirlerimizde, dijitalleşme ve akıllı ekonomi, yeşil kalkınma, yerel ve kırsal kalkınma hamlelerimizi güçlü bir şekilde yapacak, birer yıldız gibi parlayan şehirleriyle dünyaya ışık saçan büyük ve güçlü Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Bununla birlikte hükümet olarak sağlık ve eğitim başta olmak üzere her alanda tesis ettiğimiz güçlü sosyal devlet anlayışımızı yerel yönetimlerde de tekrar yaşatabilmemiz en önemli konulardan biri. Duyarlı ve kapsayıcı sosyal belediyecilik hedefi kapsamında iş dünyasının da güçlü desteğiyle, hükümet ve yerel yönetim işbirliğiyle huzurlu toplumsal yapıyı koruyacak ve güçlendireceğiz.”

“Türkiye Yüzyılı Şehirleri” için hazır ve kararlı olduklarını dile getiren Işıkhan, Elazığ’a hizmet yolunda her desteği vereceklerini, kapılarının her zaman açık olduğunu belirtti.

Işıkhan, “1 Nisan sabahından itibaren bu şehrin daha güzel günlere uyanacağı bir icraat döneminin şimdiden hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Elazığ’ımız ve deprem bölgesindeki diğer şehirlerimiz başta olmak üzere ülkemizin her bir noktasında iş dünyasının, iş gücü piyasasının, çalışma hayatının ve milletimizin her bir ferdinin destekçisi olmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Program daha sonra basına kapalı devam etti.

Programa, Elazığ Valisi Ömer Toraman, AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Samet Güneş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı İsmail Ertüzün, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan ile kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/feed/ 0
Deprem Bölgesinde 307 Bin Konutun İnşaatı Devam Ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-bolgesinde-307-bin-konutun-insaati-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-bolgesinde-307-bin-konutun-insaati-devam-ediyor/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:06:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5531 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesinde 307 bin konutun inşaatının devam ettiğini belirterek, birkaç ay içinde toplam 75 bin konutun teslim edilmiş olacağını söyledi.

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen Osmaniye’de asrın felaketinin yaraları sarılıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Osmaniye’de deprem konutları kura ve anahtar teslim törenine katıldı. Çekilen kurayla yapımı tamamlanan bin 976 konutun hak sahipleri belirlendi.

Törende konuşan Bakan Özhaseki, “Cennet gibi bir vatana sahibiz. Her güzelin kusuru olduğu gibi ülkemizin de iki kusuru var. İkisi de yerin altında. Birisi fitne odakları hiç bitmek bilmiyor. Özellikle yurt dışından destekli bazen dost gibi gözüken ülkelerin para verdiği, lojistik destek sağladığı, bizim iyiliğimizi istemeyenlerin teşvikiyle, tahrikiyle bir türlü fitne odakları bitmek bilmiyor. Birisi de depremsellik” dedi.

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Bakan Özhaseki, “Bu güzel ülke ne yazık ki bir deprem ülkesi. Son yüzyıl içerisinde anakaramızda ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231; hem denizde hem karada meydana gelen yıkıcı deprem sayısı artı küçükleri saymıyorum. Kaybettiğimiz insan sayısı 130 bin, maddi hasar milyarlarca dolar. İşin manevi tarafını ölçecek bir alet daha icat olmadı. Bu kadar acı bir tabloyla karşı karşıyayız. Yapmamız gereken Cenab-ı Hakk’ın yarattığı bu güzel doğanın kendi içindeki kanunlarını bilip, ona göre hareket edeceğiz. Her ne yapıyorsak deprem gerçeğini bilerek o binaları yapmak, evlerimizi yapmak, iş yerlerimizi yapmak, küçücük bir kulübe bile yapıyorsak buna uygun yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Bakan Özhaseki, “6 Şubat’ta 9 saat arayla çok uzun süre, neredeyse 3 dakika var, 7.6 ve 7.7 gibi bir şiddetle sarsıldık. Yüzeye çok yakın, evlerimizin altından gidiyor. Öyle bir hasar bıraktı ki unutulacak gibi değil. Evet bin yıldır bu Anadolu medeniyetimizde başımıza gelen en büyük felaket. Kardeşlerim o günden bu güne ne yaptık; ilk saatlerde arama kurtarma faaliyeti, arkasından çadır kurulumu, sonra konteyner kentler yaptık. Bunları en kısa sürede tamamlayınca bizler bakanlık olarak en uygun zeminlerde yerler tespit edip, inşaatlara başladık. 307 bin konutumuzun inşaatı hızla devam ediyor. Dile kolay arkadaşlar bu sayı. TOKİ’nin yıllık kabiliyeti 60 bindi, Emlak Konutumuzun 10 bin civarındaydı, Yapı İşleri de öyle diyelim. Ama şu anda başlayıp devam eden, bitme aşamasına gelen, şimdi teslim edeceğimiz veya birkaç ay içerisinde vereceğimiz tam 75 bin konut var. Bunların içerisinde 50 bin köy evine başladık, bir kısmında da ihaleler devam ediyor. Çelikten yapıyoruz, 5 tona yakın çelik. Aralarında taş yünü, dışında betonpan, içinde alçıpanlarını koyarak sağlam, 9 şiddetinde bile deprem olsa yıkılmayacak konutlar yapıyoruz. Allah izin verirse önümüzdeki günlerde her birini yavaş yavaş, her ay 10-15 binini, 20 binini teslim etmeye devam edeceğiz” dedi.

“Depremzede vatandaşlarımızın tamamı evlerine oturana kadar buradayız”

Bakan Özhaseki, Osmaniye’de 11 bin 236 hak sahibi olduğunu belirterek, “Bir taraftan da hepinizin hatırlayacağı üzere yerinde dönüşüm için çalışmalara başladık. Komşularımızdan ayrılmak istemiyoruz, kuramız başka yere çıkarsa diye tedirginlik duyuyoruz diyen kardeşlerimize ‘biz destekleyelim siz yapın’ kampanyasını başlatmıştık. Yerinde dönüşüm projesine de 256 bin kişi müracaat etti. Bir kısmı işe başladı, yapıyorlar, yapıları da gelip görüyoruz. Onlara da çok uygun şekilde hibe ve kredi desteği vermeye başladık. Köy evlerine başladık. Şehirlerin merkezine başladık, ana caddelere başladık. Her bir tarafta hummalı bir çalışma sürüyor. Bu arada 60 milyar kadar bir kaynak temin ettik. Onun 4 milyar lirasını Osmaniye’miz için ayırdık. Osmaniye’nin başından sonuna su şebekeleri, kanallarını, arıtma sistemini yeniden sıfırdan inşa edeceğiz. Osmaniye üzerinde de 11 bin 236 hak sahibi var. Bugün burada bin 600 konutu teslim ediyoruz. Önümüzdeki ay biraz daha devam edeceğiz. Sonraki aylarda devam edeceğiz. Yeni başlananlara Allah izin verirse inşaat süresi olarak bir sene diyoruz. Temel attık, en geç bir sene içerisinde teslim etmek üzere diyoruz. Burada da bütün konutlarımızı sizlere teslim edene kadar, bütün hak sahipleri evlerinde oturuncaya kadar ve hak sahibi kardeşlerimiz ‘Allah sizden razı olsun, hakkımız helal olsun’ deyince kadar buradayız inşallah” şeklinde konuştu.

Bakan Özhaseki, törenin ardından depremlerden etkilenen esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. – OSMANİYE

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-bolgesinde-307-bin-konutun-insaati-devam-ediyor/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik https://www.igdirhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/ https://www.igdirhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:01:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5526 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren bakanlık olarak tüm birimlerimizle şehrimizin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduk. İŞKUR aracılığıyla 2002 yılından bu yana özel sektörde ve kamuda Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Elazığ’da Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı Buluşmaları”nda iş adamlarıyla bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Işıkhan, “Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz yıl takvimler 6 Şubat’ı gösterdiğinde tarifi imkansız bir felaketle karşı karşıya kaldık. Yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ilimizde yıkıma ve can kaybına sebebiyet verdi. Elazığ da yakın zamanda iki büyük depremle sarsıldı. 24 Ocak 2020’de Sivrice depremi ve ardından biraz önce söz ettiğim 6 Şubat 2023 asrın felaketi. Felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletimizin tüm organları üzerine düşeni yerine getirdi ve getirmeye devam ediyor. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarımız bir an bile düşünmeden elini taşın altına koydu. Sizler, iş dünyasının değerli temsilcileri de şehriniz için fedakarlık yapmaktan kaçınmadınız. Milletimizin her bir ferdinin verdiği destekler ise asrın felaketini asrın birlikteliğine ve asrın dayanışmasına çevirmemizde mihenk taşı oldu. Elazığ milli iradenin kalesi olan bir şehrimiz. Devletine, liderine, davasına her zaman olduğu gibi Türkiye Yüzyılı seçimlerinde de sadakatle bağlı kalmış bir şehir. Biz de sizlerin bizlere duyduğu bu güveni boşa çıkarmadık hamdolsun. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak biz de diğer tüm kurumlarımız gibi liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde asrın felaketinden etkilenen vatandaşlarımızla ilgili üzerimize düşeni yapmak için gayret ediyoruz” diye konuştu.

Depremin çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini kaldırmak, istihdam süreçlerinde oluşan problemleri çözmek için ilk andan itibaren önemli tedbirler aldıklarını vurgulayan Bakan Işıkhan, “İŞKUR, SGK ve Sosyal Güvenlik Merkezi personelimizle vatandaşlarımızın ve iş dünyamızın sorunlarıyla mücadele noktasında diğer illerimizde olduğu gibi Elazığ’ımızda da sorumluluktan kaçmadık. Deprem bölgesi genelinde uyguladığımız politikayla deprem sonrası yarı yarıya düşen istihdam oranını tekrar eski seviyesine yükselttik. OHAL ilan edilen illerimizde Toplum Yararına Program’da 9 olan çalışma sınırını 24 aya yükselttik ve programdan tekrar faydalanamama kuralını kaldırdık. 3 ay olan kısa çalışma ödeneği süresini 6 aya uzattık. Yalnızca depremden bu yana değil, AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren bakanlık olarak tüm birimlerimizle şehrimizin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduk. İŞKUR aracılığıyla 2002 yılından bu yana özel sektörde ve kamuda Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik. Bunun yanı sıra aktif işgücü programlarımızla hem işgücü piyasamızın ihtiyaçlarını tespit ediyor hem de vatandaşlarımızın nitelik kazanması, daha kolay iş bulabilmesi için kurs ve programlar düzenliyoruz. İhtiyaç duyan vatandaşlarımıza iş ve meslek danışmanlığı hizmeti veriyoruz. Toplum Yararına Program (TYP) çerçevesinde vatandaşlarımızın işgücü piyasasına uyumlarına katkı sunuyor ve geçici gelir desteği sağlıyoruz. Bu çerçevede kamu kurum ve kuruluşlarımızda 40 binin üzerinde Elazığlı kardeşimizi TYP’den faydalandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Devletin tüm organlarının deprem bölgesinde verdikleri sözleri yerine getirmek için gece gündüz çalıştıklarını aktaran Bakan Işıkhan, “Nitekim, şubat ayı içinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz. Elazığ’ımızda da iki gün evvel 2 bin 555 vatandaşımıza güvenli ve sağlam konutlarını teslim ettik. Bu vesileyle evini teslim alan vatandaşlarımıza evleri, yeni yuvaları hayırlı uğurlu olsun. Nasıl liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ‘Yaptık, bitti’ düşüncesiyle değil ‘Milletimiz için her zaman daha iyisini yapmalıyız’ anlayışıyla hareket ediyorsa, bizler de onun yol arkadaşları olarak aynı düsturu kendimize şiar ediniyoruz. Hamdolsun ki AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren yaptığımız çalışmalarla milletimizin zihninde ‘Yaparsa AK Parti yapar’ düşüncesi net bir şekilde yerleşmiştir. Asrın felaketinden kısa bir süre sonra gerçekleştirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nde de milletimiz cumhurbaşkanımıza, AK Partimize ve Cumhur İttifakı’na duyduğu güveni net şekilde göstermiştir. Aziz milletimiz ‘Doğru adamla yola devam’ diyerek liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a bir dönem daha yetki vermiştir. Sürekli temas halinde olduğumuz ve fikir alışverişinde bulunduğumuz için iş dünyamızın siz değerli fertlerinin de Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize olan güveninizi biliyoruz. Bu güveni boşa çıkarmamak için çalışmalarımıza titizlikle devam ediyoruz. Bundan önce olduğu gibi önümüzdeki süreçte de işbirliğimizi güçlü bir şekilde sürdürerek Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte üretimin ve kalkınmanın yüzyılı yapacağız. Değerli misafirler, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hükümet olarak iş dünyasıyla tam uyumlu şekilde hareket ettik ve etmeye de devam edeceğiz. Bu işbirliğine sunacağı katkıyla güç verecek bir başka paydaş ise hiç kuşkusuz yerel yönetimlerdir. Bu bağlamda belediyelerimizin de hükümet ve iş dünyası ile tam bir uyum içerisinde çalışma zorunluluğu bulunmaktadır” dedi. – ELAZIĞ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Şu anda tamamlanan veya teslim edilecek 307 bin konut var https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-tamamlanan-veya-teslim-edilecek-307-bin-konut-var/ https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-tamamlanan-veya-teslim-edilecek-307-bin-konut-var/#respond Mon, 25 Mar 2024 21:27:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5502 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Şu anda başlayıp devam eden, bitme aşamasına gelen, şimdi teslim edeceğimiz veya birkaç ay içerisinde vereceğimiz tam 307 bin konut var.” dedi.

Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen İstasyon Caddesi’nde inceleme yaptı, Vali Erdinç Yılmaz’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Sonrasında Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Özhaseki, yapımı tamamlanan 1976 konutun hak sahiplerinin belirlenmesi için butona bastı.

Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin büyük bir felaket olduğunu belirterek, afette hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Deprem konutları için gece gündüz çalıştıklarını dile getiren Özhaseki, şöyle konuştu:

“Evlerine kavuşan hak sahibi vatandaşlarımızın yüzündeki mutluluk dünyaya değer. Bundan dolayı Allah’a hamdediyoruz ve işimize bakıyoruz. Bazı kardeşlerimiz evlerinin çıktığını görecek. Çıkmayan kardeşlerim lütfen üzülmesinler. Emin olun bütün hızımızla onları da yapmaya çalışıyoruz. En geç 1 yıl veya 1,5 yıla kalmadan bütün hak sahiplerimizin evlerini teslim etmiş oluruz. Şunu bilin; sizler huzurla, güvenle o güzel evlerinizde oturup bizlere ‘kardeşim Allah sizlerden razı olsun, hakkımız helal olsun’ deyinceye kadar buradayız, gitmeyeceğiz. Hiç endişeniz olmasın.”

Özhaseki, terörle mücadele çalışmalarının hızla devam ettiğini vurgulayarak, “Allah’a hamdolsun ülkemizin güneydoğusunda, doğusunda, başka bölgelerinde şehirler tertemiz oldu. Köyler, dağlar temizlendi. Sınır ötesinde bunları inşallah toprağa gömmeye uğraşıyoruz. Bunlarla mücadele ediyoruz. Bir daha da çıkamayacaklar. Ne FETÖ denen şizofren yapı ne PKK denen ahlaksızlar, bölücüler ordusu ne de DEAŞ denilen sapıklar grubu bir daha bu ülkede asla neşvünema bulamayacaklar.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkati çeken Özhaseki, binaların bu gerçeğe uygun şekilde yapılması gerektiğini anlattı.

“Biz üzerimize düşeni yapıyoruz”

Afet döneminde, milyonlarca nüfusa hitap eden bazı illerin büyükşehir belediye başkanlarının özel uçaklarla gelip “deprem turisti” olarak bölgede fotoğraf çektirdiğini belirten Özhaseki, “Onları da bu milletin elbette ki vicdanına havale ediyoruz. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz, onlar da tıynetinin gerektirdiği işleri yapıyorlar.” dedi.

Özhaseki, Bakanlık olarak en uygun zeminlerde yerler tespit edip inşaatlara başladıklarının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda işe başladığımız, devam eden 307 bin konutumuz var, dile kolay arkadaşlar bu sayı. TOKİ’nin yıllık kabiliyeti 60 bindi, Emlak Konutumuzun 10 bin civarındaydı, Yapı İşleri de öyle diyelim ama şu anda başlayıp devam eden, bitme aşamasına gelen, şimdi teslim edeceğimiz veya birkaç ay içerisinde vereceğimiz tam 307 bin konut var. Bunların içerisinde 50 bin köy evine başladık, bir kısmında da ihaleler devam ediyor. Çelikten yapıyoruz, 5 tona yakın çelik, aralarında taş yünü, dışında betopan, içinde alçıpanlarını koyarak; sağlam, 9 şiddetinde bile deprem olsa yıkılmayacak konutlar yapıyoruz. Allah izin verirse önümüzdeki günlerde her birini yavaş yavaş, her ay 10-15 beş binini, 20 binini teslim etmeye devam edeceğiz.”

Yerinde dönüşüm projesine de 256 bin kişinin müracaat ettiğini belirten Özhaseki, projenin imkanları hakkında bilgi verdi.

Toplam 41 bin konutu bitirdiklerini anlatan Özhaseki, önlerindeki bir ay içerisinde bu sayının 75 bine çıkacağını, sene sonuna kadar da her ay bitirdikleri ve teslim aşamasına gelen 15-20 bin konutu teslime devam edeceklerini bildirdi.

Özhaseki, bütün hak sahipleri evlerine oturuncaya kadar ekip olarak gece gündüz çalışacaklarını vurguladı.

Zaman zaman üzücü şeyler de olduğunu belirten Özhaseki, konuşmasına şöyle devam etti:

“Düşünün şimdi deprem olmuş bizim anlı şanlı muhalefetteki partilerimizin genel başkan yardımcıları konuşuyorlar, televizyonlara yansıdı, ‘Hükümet bunun altında kalır, bunun hesabını veremezler, bu millet bunları siler atar’. Allah sizin iyiliğinizi versin ya. Millet can derdinde, siz hesap peşindesiniz. Ne biçim insansınız ya? Nasıl bir insanlıktır bu böyle? O günlerde bir ay içerisinde sert zeminleri arkadaşlarımız tespit ettiler, 2 ay içerisinde o konutların temellerini attık. ‘Niye acele ediyorsunuz ya? Durun bakalım, daha sallanıyor, görmüyor musunuz?’ falan filan… Onu söyleyenler bugün çıkıyorlar diyorlar ki ‘Aradan bir sene geçti, niye evleri teslim etmiyorsunuz?’. Yahu kardeşim bu akşam sabaha kadar boya kutusuna sokup da çıkarılan bir şey değil ki.”

“Ne olur deprem üzerinden siyaset yapmayın”

Dün “Niye erken başlıyorsunuz?” diyenlerin bugün “Hiç kimseye bir şey vermedi.” dediğini belirten Özhaseki, eleştirilere karşı şöyle konuştu:

“Aynı adamlar sonra çıkıyor diyor ki ‘İçinizde alan var mı?’, demek ki bunlar akrabalarına dağıtıyorlar, bunlar demek ki AK Partili’lere dağıtıyorlar’. Ne diyeyim ya arkadaşlar? Allah ıslah etsin demekten başka emin olun söz bulamıyorum. Ne olur deprem üzerinden siyaset yapmayın. Hiç değilse şu kirli dilinizi, insanlara acıları üzerinden yapmayın. Arayın beni telefonunuza çıkayım, nerede kaç konuta başladık anlatayım, görmek istiyorsanız yanınıza düşeyim tek tek gezdireyim ben sizi ama lütfen insanların acıları üzerinden, deprem üzerinden hiç değilse siyaset yapmayın. Kimisi kıskançlıktan kimisi zamanında beraber olmuşuz, dışarıya çıkmış haset duygusundan ne yapacağını şaşırmış vaziyette. O kirli dilleriyle, ortalığı hakikaten velveleye verirken onlar da üzüntü sebebi.”

“Köy evleri ve deprem konutlarımızın yapımları devam etmektedir”

Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz da kentte yıkıma yol açan depremlerin, en büyük felaketlerden biri olarak tarihteki yerini aldığını belirtti.

Kentte, depremler nedeniyle 1010 kişinin hayatını kaybettiğini ve 2 bin 584 kişinin yaralandığını anımsatan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Depremin ilk anından itibaren çadır kentlerimiz hızlı bir şekilde kurulmuş ve vatandaşlarımızın temel ihtiyaçları karşılanmıştır. Türkiye’nin en büyük ve en rahat konteyner kenti, ilimizde hemşehrilerimizin hizmetine sunulmuştur. Ayrıca köy evlerimizin ve deprem konutlarımızın yapımları da hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bir an evvel bitmesi için yoğun bir gayret içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bütün mücadelemiz, benzer acıların tekrar etmemesi ümidiyle, vatandaşlarımızın daha sağlıklı ve daha güvenli binalarda yaşamaları yönündedir. En büyük temennimiz ve duamız böyle acıların felaketlerin bir daha yaşanmamasıdır.”

Konuşmaların ardından Bakan Özhaseki, Vali Yılmaz, AK Parti Osmaniye Milletvekilleri Seydi Gülsoy ve Derya Yanık, Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara ile diğer protokol üyeleri, hak sahiplerine evlerinin anahtarını teslim etti.

Bakan Özhaseki’nin çocuklara çeşitli hediyeler verdiği tören, İl Müftüsü Ali Çakmak’ın duasıyla tamamlandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-su-anda-tamamlanan-veya-teslim-edilecek-307-bin-konut-var/feed/ 0
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen Gül Hanımlar Grubuyla Buluştu https://www.igdirhaber.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-gul-hanimlar-grubuyla-bulustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-gul-hanimlar-grubuyla-bulustu/#respond Mon, 25 Mar 2024 21:00:35 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5476 Isparta Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, Gül Hanımlar grubuyla bir araya geldi. Şehre kazandırdıkları yatırımlardan bahseden Başkan Başdeğirmen, görev süresi içerisinde gönül belediyeciliğini başarılı bir şekilde uyguladıklarını, yeni dönemde de uygulamaya devam edeceklerini söyledi.

Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, eşi Şadiye Başdeğirmen ile birlikte el emeği ürünler üreterek aile ve şehir ekonomisine katkı sağlayan Gül Hanımlar grubuyla buluştu. Kirazlıdere Sosyal Tesislerindeki buluşmada Başkan Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, kadınlarla sohbet ederken, çocuklarla da yakından ilgilendi. Başkan Başdeğirmen, Gül Hanımlar grubu üyelerine şehre kazandırılan yatırımlar hakkında bilgi verdi, karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

Gül Hanımlar Grubu sorumlusu Gül Fadime Oğuz, buluşmayı organize eden Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen ile eşi Şadiye Başdeğirmen’e teşekkür etti.

Şadiye Başdeğirmen Gül Hanımlar grubunun emektar, gayretli hanımlardan oluştuğunu ifade ederek, “Hepinizin yüreğinize sağlık, çok teşekkür ederim” dedi.

Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, 5 yıllık görev süresi içerisinde pandemi gibi zor dönemlerin yaşandığını belirterek, pandeminin arkasından geriye kalan 2,5 yılda şehre güzel hizmetler kazandırdıklarını anlattı. Kirazlıdere, Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanı, Millet Bahçesi alanıyla ilgili bilgiler aktaran Başkan Başdeğirmen, “Vatandaşlarımız bu yerleri çok sevdiler ve beğendiler. Kirazlıdere’deki restoranımız yoğun talep alıyor. Buranın yanında üst tarafa Kirazlıtepe restoran yapıyoruz. Orayı da yakında açacağız. Zipline yaptık, gençlerimiz çok kullanıyor” dedi.

Göreve geldikten sonra şehrin önemli sorunlarından birisi olan ITKM’yi çözüme kavuşturduklarına değinen Başkan Başdeğirmen, yeni TOKİ projeleriyle ilgili bilgi verdi. Başdeğirmen, “Geçen yıl 6 Şubat depremi olmasaydı kuraları çekilen TOKİ konutları için yapım ihalesine çıkılacaktı. Ancak depremden sonra deprem bölgesindeki konutlara öncelik verildi. Deprem, sel, yangın felaketleri şehrimizde yaşanmadı ancak tüm şehirlerimizi etkiledi. Deprem, pandemi, yangın, sel gibi afetlerden geriye kalan zamanda yaşlılarımızın, engellilerimizin evlerine giderek ihtiyaçlarına yardımcı olduk. 105 yanmış ev yaptık. Bunu belediyenin parasıyla yapmadık. Hayırseverlerimizin destekleriyle yaptık. ISUBÜ’ye eğitim binası kazandırdık. Onu da vatandaşlarımızın destekleriyle yaptık. Şimdi de SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne ek bina inşa edeceğiz. Yoğun bakım, acil ve ameliyathaneleri başka bir binaya taşıyacağız. Onu da belediye olarak değil, şahsım olarak kurduğum dernek aracılığıyla hayırseverlerimizin desteğiyle yapacağız, üniversitemize hediye edeceğiz. Bizim için önemli olan insanımıza dokunmak, insanımıza faydalı olmak. Şadiye Hanım ve ekiplerimiz vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına yardımcı olmaya çalışıyorlar. Neticede o evin ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Amacımız budur. Gönül belediyeciliğiyle bugüne geldik bundan sonra da öyle devam edeceğiz” dedi.

Gül Hanımlar grubu sorumlusu Gül Fadime Oğuz, Başkan Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen’e el emeği olarak ürettikleri ürünlerden hediye etti. Şadiye Başdeğirmen, el emeği, göz nuru ürünlerin hediye edilmesinden dolayı teşekkür ederek, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hep yanınızdayız. Hanımlar isterse çok işler başarır, ben sizin yüreğinize, emeğinize inanıyorum” görüşlerinde bulundu. – ISPARTA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/isparta-belediye-baskani-sukru-basdegirmen-gul-hanimlar-grubuyla-bulustu/feed/ 0
Bakan Yerlikaya: “Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz” https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/#respond Sat, 16 Mar 2024 09:00:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5098 Bakan Yerlikaya: “Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

Bakan Yerlikaya, Elazığ’da TOKİ kura çekimine katıldı

ELAZIĞ – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Elazığ’da depremlerden sonra hak sahibi olan afetzedeler için inşa edilen konutlardan 2 bin 255 konutun kura çekim törenine katıldı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sabah saatlerinde Elazığ’a geldi. Elazığ Valiliği ve Elazığ Belediyesini ziyaret eden Banak Yerlikaya, daha sonra kura çekim töreninin yapılacağı merkeze geçti. Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinden düzenlenen törene, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İçişleri Bakan yardımcıları, AK Parti Elazığ milletvekilleri, Elazığ Valisi Ömer Toraman, kamu kurum müdürleri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.

Kura çekim töreninde konuşan Bakan Yerlikaya, bugün şehirlerin azizi, aziz olanların şehri Elazığ’da bulunmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Bakan Yerlikaya, “Medeniyetin izlerini tarihle iç içe geçmiş duvarlarında saklayan, üzüm bahçeleriyle, Harput Kalesiyle, ovalarıyla, dağların arasında gizlenmiş saklı cennet bahçeleriyle bir başkadır Elazığ, bir başkadır bu şehir. Elazığ, depremle sınanan, bu acıyı yüreğinde taşıyan şehirlerimizin başında geliyor. Elazığ deprem felaketine tarihin belli dönemlerinde maruz kalmış, bu doğal felaketin yıkıcı etkilerinden zarar gördü. Bundan 4 yıl önce, 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde yine canlarımızı yitirmiş, sevdiklerimizi kaybetmiştik. O zor ve çetin günlerde milletimizin yüreği Elazığ için attı. Ülkemizin dört bir yanından insanlar Elazığ’a akın etti. İlk andan itibaren bir can daha kurtarabilmenin, Enkaz altında bir kişiye daha nefes olabilmenin mücadelesi verildi. Hamdolsun, Elazığ’da depremin yaralarını söz verdiğimiz gibi sardık. Evet binalarımız yıkıldı lakin umudumuz yıkılmadı” dedi.

“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

6 Şubat sabahında ülke ve millet olarak 11 ilde büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olan asrın felaketini yaşadıklarını hatırlatan Bakan Yerlikaya, “Binlerce vatandaşımız sevdiklerine son kez sarılmıştı. Kelimeleri boğazımızda düğümlenmişti. O gece acıya ve hüzne uyanacağımız en uzun gecemizdi. Giden canlarımızı bir daha geri getirebilmek mümkün değil. Kaybettiğimiz canlarımızı unutabilmemiz de mümkün değil. Ama el birliğiyle yaralarımızı sarabilirdik, umutlarımızı yine yeşertebilirdik. Hamd olsun öyle de oldu. Kıymetli kardeşlerim, 6 Şubat depremlerinden Elazığlı kardeşlerimiz de etkilendi. Elazığ’da 6 Şubat’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetti. 58 bina yıkıldı. Hamdolsun Elazığ’da diğer illerimize nazaran depremin yıkıcı etkisi daha azdı. 2020’de yaşanan Sivrice depremi sonrası şehrimizin yenilenmesi, binaların dirençli hale getirilmesi, şükürler olsun, can kayıplarının azalmasını, daha az binanın hasar almasını sağladı. ve Elazığ depremin ilk anlarından itibaren başta Malatya olmak üzere deprem felaketinin yaşandığı illerimizin yardımına koştu. Devletimiz de 11 ilimizin tamamında sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi burada olmaya da devam edecek. Dedik ki sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, daha güzelini, daha güvenlisini yapacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yılsonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Kardeşlerim, Elazığ’da 13 bin 421 konut, 706 iş yeri, bin 199 ahır olmak üzere toplam 15 bin 326 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, İl ve ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 2 bin 255 konutumuzun kuralarını çekip, siz kıymetli hak sahiplerine vereceğiz. Yine yaklaşık 2 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz depremin yıktığı şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırmanın, yeniden eski canlılığına kavuşturmanın gayretindeyiz. Elazığ’ı eskisinden çok daha güzel, çok daha güvenli bir şekilde tekrar imar ve ihya edeceğiz inşallah. Bu duygularla, 6 Şubat depremlerinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik ederek, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından 2 bin 255 konutun kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adı çıkan hak sahiplerine anahtarları Bakan Yerlikaya ve protokol tarafından verildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Elazığ’da depremzedeler için inşa edilen konutların kura çekim törenine katıldı https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-elazigda-depremzedeler-icin-insa-edilen-konutlarin-kura-cekim-torenine-katildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-elazigda-depremzedeler-icin-insa-edilen-konutlarin-kura-cekim-torenine-katildi/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:40:11 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5050 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Elazığ’da depremlerden sonra hak sahibi olan afetzedeler için inşa edilen konutlardan 2 bin 255 konutun kura çekim törenine katıldı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sabah saatlerinde Elazığ’a geldi. Elazığ Valiliği ve Elazığ Belediyesini ziyaret eden Banak Yerlikaya, daha sonra kura çekim töreninin yapılacağı merkeze geçti. Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinden düzenlenen törene, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İçişleri Bakan yardımcıları, AK Parti Elazığ milletvekilleri, Elazığ Valisi Ömer Toraman, kamu kurum müdürleri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.

Kura çekim töreninde konuşan Bakan Yerlikaya, bugün şehirlerin azizi, aziz olanların şehri Elazığ’da bulunmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Bakan Yerlikaya, “Medeniyetin izlerini tarihle iç içe geçmiş duvarlarında saklayan, üzüm bahçeleriyle, Harput Kalesiyle, ovalarıyla, dağların arasında gizlenmiş saklı cennet bahçeleriyle bir başkadır Elazığ, bir başkadır bu şehir. Elazığ, depremle sınanan, bu acıyı yüreğinde taşıyan şehirlerimizin başında geliyor. Elazığ deprem felaketine tarihin belli dönemlerinde maruz kalmış, bu doğal felaketin yıkıcı etkilerinden zarar gördü. Bundan 4 yıl önce, 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde yine canlarımızı yitirmiş, sevdiklerimizi kaybetmiştik. O zor ve çetin günlerde milletimizin yüreği Elazığ için attı. Ülkemizin dört bir yanından insanlar Elazığ’a akın etti. İlk andan itibaren bir can daha kurtarabilmenin, Enkaz altında bir kişiye daha nefes olabilmenin mücadelesi verildi. Hamdolsun, Elazığ’da depremin yaralarını söz verdiğimiz gibi sardık. Evet binalarımız yıkıldı lakin umudumuz yıkılmadı” dedi.

“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

6 Şubat sabahında ülke ve millet olarak 11 ilde büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olan asrın felaketini yaşadıklarını hatırlatan Bakan Yerlikaya, “Binlerce vatandaşımız sevdiklerine son kez sarılmıştı. Kelimeleri boğazımızda düğümlenmişti. O gece acıya ve hüzne uyanacağımız en uzun gecemizdi. Giden canlarımızı bir daha geri getirebilmek mümkün değil. Kaybettiğimiz canlarımızı unutabilmemiz de mümkün değil. Ama el birliğiyle yaralarımızı sarabilirdik, umutlarımızı yine yeşertebilirdik. Hamd olsun öyle de oldu. Kıymetli kardeşlerim, 6 Şubat depremlerinden Elazığlı kardeşlerimiz de etkilendi. Elazığ’da 6 Şubat’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetti. 58 bina yıkıldı. Hamdolsun Elazığ’da diğer illerimize nazaran depremin yıkıcı etkisi daha azdı. 2020’de yaşanan Sivrice depremi sonrası şehrimizin yenilenmesi, binaların dirençli hale getirilmesi, şükürler olsun, can kayıplarının azalmasını, daha az binanın hasar almasını sağladı. ve Elazığ depremin ilk anlarından itibaren başta Malatya olmak üzere deprem felaketinin yaşandığı illerimizin yardımına koştu. Devletimiz de 11 ilimizin tamamında sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi burada olmaya da devam edecek. Dedik ki sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, daha güzelini, daha güvenlisini yapacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yılsonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Kardeşlerim, Elazığ’da 13 bin 421 konut, 706 iş yeri, bin 199 ahır olmak üzere toplam 15 bin 326 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, İl ve ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 2 bin 255 konutumuzun kuralarını çekip, siz kıymetli hak sahiplerine vereceğiz. Yine yaklaşık 2 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz depremin yıktığı şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırmanın, yeniden eski canlılığına kavuşturmanın gayretindeyiz. Elazığ’ı eskisinden çok daha güzel, çok daha güvenli bir şekilde tekrar imar ve ihya edeceğiz inşallah. Bu duygularla, 6 Şubat depremlerinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik ederek, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından 2 bin 255 konutun kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adı çıkan hak sahiplerine anahtarları Bakan Yerlikaya ve protokol tarafından verildi. – ELAZIĞ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-elazigda-depremzedeler-icin-insa-edilen-konutlarin-kura-cekim-torenine-katildi/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: 11 ilde 75 bin konutun teslimi için hedef 2 ay https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-11-ilde-75-bin-konutun-teslimi-icin-hedef-2-ay/ https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-11-ilde-75-bin-konutun-teslimi-icin-hedef-2-ay/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:00:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5024 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen 11 ilde 75 bin konutun teslimini 2 ay içinde yapmayı hedeflediklerini söyledi.

Yerlikaya, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ndeki konuşmasında, kentte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Bakan Yerlikaya, 6 Şubat’taki acı günlerden sonra dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdiklerini belirtti.

“Asrın felaketi”ni hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdüklerini vurgulayan Yerlikaya, “Devletimiz, aziz milletimiz ve Malatya’mız el ele verdik. Her zorluğu birlikte aştık. Hamdolsun işte bugün de bu zorluklardan birini daha aşıyoruz. Malatya’da, siz kardeşlerimizle birlikte deprem konutlarımızın kura ve anahtar teslim törenini şükürler olsun gerçekleştiriyoruz. Sizleri, depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya hiç şüpheniz olmasın devam ediyoruz.” diye konuştu.

Her zaman depremzedelerin yanında olduklarını aktaran Yerlikaya, depremde kaybettikleri vatandaşları ve enkazda kalan hayalleri hiç unutmadıklarını ifade etti.

Yerlikaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Vefat eden kardeşlerimizi geri getiremeyiz ancak diğer tüm kayıplarımızı telafi etmekte Allah’ın izniyle kararlıyız. Yıkılan evlerin daha modern ve güvenlisini yeniden yapacağız demiştik. Yıkılan iş yerlerinin daha ferah, daha modernini yeniden inşa edeceğiz demiştik. Şehirlerimizi en güzel haliyle yeniden ayağa kaldıracağız demiştik. Hamdolsun bugün Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bakın tüm dünya bunu söylüyor ve her gittiğimiz yerde tüm kabine üyesi arkadaşlarımıza, vekillerimize bunu söylüyoruz. Tüm dünya diyor ki ‘Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyorsunuz.’ Gerçekleştiriyoruz tabii ki. Hedefimiz 2 ay içerisinde deprem bölgesi genelinde, bu 11 ilimizde tam 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini Allah’ın izniyle hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Toplam hak sahibimiz 389 bin. Bunun tamamını Allah’ın izniyle önümüzdeki yıl sizlere teslim edeceğiz.”

Malatya’yı daha güçlü bir şekilde ayağa kaldıracaklarını anlatan Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Malatya’da 69 bin 471 konut, 8 bin 163 iş yeri, 2 bin 587 ahır olmak üzere toplam 80 bin 221 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, 5 bin 140’ı il ve ilçe merkezlerimizde, 1041’i kırsalda olmak üzere toplam 6 bin 181 konutumuzun kuralarını çekip siz kıymetli hak sahiplerine anahtarlarını teslim ediyoruz. Yine yaklaşık 18 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. Bir yandan da ihalelerimizi yapıyoruz. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz kararlıyız burada ve diğer 10 ilimizde hayat yeniden normale dönene kadar ellerimiz sizlerin ellerinden bir an olsun ayrılmayacak. Siz gönlünüzü ferah tutun. Malatya’mızı çok daha güçlü bir şekilde yeniden ayağa kaldıracağız. Yeniden aziz milletimizin gözbebeği yapacağız. Güzel Malatya’mız için gece gündüz, kar kış demeden çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Bakan Yerlikaya, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı dileyerek, anahtarlarını alanların yeni yuvasının hayırlı olması temennisinde bulundu.

Yerlikaya, asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve emeği geçenlere teşekkür etti.

Törene, Malatya Valisi Ersin Yazıcı, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak ve İhsan Koca ile AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Sami Er ile hak sahipleri katıldı.

İçişleri Bakanı Yerlikaya, daha sonra kurada ismi çıkan hak sahiplerine anahtarlarını teslim etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-11-ilde-75-bin-konutun-teslimi-icin-hedef-2-ay/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: ‘Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz’ https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/ https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:40:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4975 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Devletimiz sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi. Burada olmaya da devam edecek. Dedik ki; sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, güzelini ve güvenlisini yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Elazığ’da Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Bakan Yerlikaya, butona basarak Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından hak sahibi afetzedeler için inşa edilen 2 bin 255 konut için kura çekimini başlattı.

Yerlikaya, törende yaptığı konuşmada, bugün şehirlerin azizi, aziz olanların şehri Elazığ’da bulunmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Medeniyetin izlerini tarihle iç içe geçmiş duvarlarında saklayan, üzüm bahçeleriyle, Harput Kalesi’yle, ovalarıyla, dağların arasında gizlenmiş saklı cennet bahçeleriyle Elazığ’ın bir başka olduğunu kaydeden Yerlikaya, buradan Balakgazi’nin, Beyzade Hazretleri’nin, İmam Efendi’nin, Tayyar Baba’nın, Arap Baba’nın şehri El-Aziz’e, yiğit Gakkoşlara muhabbetlerini sunduğunu belirtti.

Elazığ’ın, depremle sınanan, bu acıyı yüreğinde taşıyan şehirlerin başında geldiğini, deprem felaketine tarihin belli dönemlerinde maruz kaldığını anımsatan Yerlikaya, bu doğal felaketin yıkıcı etkilerinden zarar gördüğünü kaydetti.

Bundan 4 yıl önce Elazığ’da meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde canları yitirdiklerini, o zor ve çetin günlerde milletin yüreğinin Elazığ için attığını, ülkenin dört bir yanından insanların Elazığ’a akın ettiğini dile getiren Yerlikaya, ilk andan itibaren bir can daha kurtarabilmenin, enkaz altında bir kişiye daha nefes olabilmenin mücadelesinin verildiğini aktardı.

Elazığ’da depremin yaralarını söz verdikleri gibi sardıklarını ifade eden Yerlikaya, şöyle konuştu:

“Evet binalarımız yıkıldı, lakin umudumuz yıkılmadı. 6 Şubat sabahı ise ülke ve millet olarak 11 ilimizde büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olan asrın felaketini yaşadık. Binlerce vatandaşımız sevdiklerine son kez sarılmıştı. Kelimeleri boğazımızda düğümlenmişti. O gece acıya ve hüzne uyanacağımız en uzun gecemizdi. Giden canlarımızı bir daha geri getirebilmek mümkün değil. Kaybettiğimiz canlarımızı unutabilmemiz de mümkün değil. Ama el birliğiyle yaralarımızı sarabilirdik, umutlarımızı yine yeşertebilirdik. Hamdolsun öyle de oldu. 6 Şubat depremlerinden Elazığlı kardeşlerimiz de etkilendi. Elazığ’da 6 Şubat’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetti.”

“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

Elazığ’da diğer illere nazaran depremin yıkıcı etkisinin daha az olduğunu anlatan Yerlikaya, 2020’de yaşanan Sivrice depremi sonrası şehrin yenilenmesi, binaların dirençli hale getirilmesinin can kayıplarının azalmasını ve daha az binanın hasar almasını sağladığını vurguladı.

Elazığ’ın, depremin ilk anlarından itibaren başta Malatya olmak üzere deprem felaketinin yaşandığı illerin yardımına koştuğunu belirten Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Devletimiz sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi. Burada olmaya da devam edecek. Dedik ki; sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, güzelini ve güvenlisini yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine son hak sahibi anahtarını teslim alıncaya kadar bu hizmeti Allah’ın izniyle tamamlayacağız.”

Elazığ’da 15 bin 326 hak sahibi bulunuyor

Elazığ’da 13 bin 421 konut, 706 iş yeri ve 1199 ahır olmak üzere toplam 15 bin 326 hak sahibinin bulunduğunu bildiren Yerlikaya, bugün,

il ve ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 2 bin 255 konutun kuralarını çekip, hak sahiplerine anahtarlarını vereceklerini kaydetti.

Yaklaşık 2 bin konutun yapımının da olanca hızıyla devam ettiğine dikkati çeken Yerlikaya, devam edenleri de hızlıca bitireceklerini anlattı.

Depremin yıktığı şehirleri bir an önce ayağa kaldırmanın, yeniden eski canlılığına kavuşturmanın gayretinde olduklarını dile getiren Yerlikaya, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Elazığ’ı eskisinden çok daha güzel ve güvenli bir şekilde tekrar imar ve ihya edeceğimize yürekten inanıyoruz. Bu duygularla, 6 Şubat depremlerinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine ve dayanışmasına liderlik ederek, bizleri onurlandıran, yüreğimize su serpen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Konutlarımızın yapımında büyük emek sarf eden Sayın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza ve Bakanlığımızın kıymetli çalışanlarına, kabinedeki tüm Bakanlarımıza ve AFAD’ımıza teşekkür ediyorum. Allah ülkemizi, şehrimizi ve tüm insanlığı afetlerden korusun. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”

Konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Elazığ Valisi Ömer Toraman, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş ile kura sonucu konut sahibi olan ilk ailelere anahtarlarını teslim etti.

Geçen yıl Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlere ilişkin sinevizyon gösteriminin yapıldığı programda, İl Müftüsü İrfan Üstündağ dua etti.

Törene, AK Parti Elazığ milletvekilleri Mahmut Rıdvan Nazırlı ve Ejder Açıkkapı, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Evren, Çevre, Şehircilik ve İlkim Değişikliği İl Müdürü Hikmet Şişecioğlu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ali Şiş, AFAD İl Müdürü Osman Pıhtılı, kurum ve kuruluş müdürleri, yetkililer ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/feed/ 0
Makina Mühendisleri Odası’nda genel kurul heyecanı başladı https://www.igdirhaber.com.tr/makina-muhendisleri-odasinda-genel-kurul-heyecani-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/makina-muhendisleri-odasinda-genel-kurul-heyecani-basladi/#respond Sat, 09 Mar 2024 21:37:28 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4848 Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şubesi’nde 17. Olağan Genel Kurul heyecanı başladı.

Saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı okunması ve divan üyelerinin seçilmesinin ardından başlayan Olağan Genel Kurul Toplantısı’na Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir ve MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Saadet Partisi Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, protokol üyeleri, oda temsilcileri ve oda üyeleri katıldı.

Seçime tek aday olarak girecek olan Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şube Başkanı Süleyman Varol yaptığı açılış konuşmasında, “Yönetim Kurulu olarak göreve geldiğimiz günden itibaren, meslektaşlarımızla birlikte, mesleğimizde öncü olarak, ülkemizin ve toplumumuzun tüm kesimlerine, en güzel hizmetleri vermeye çalıştık. Meslekte birlik ruhuyla, sorumluluklarımızı yerine getirme bilinci içerisinde, çalışmalar yaptık. Bu vesileyle, görevi teslim aldığım başkanımız, Akif Aksoy’dan kurucu başkanımız Sn. Mazhar Gündoğ’a kadar, büyük bir özveri ve titizlikle çalışarak, odamızın bugünlere gelmesinde emeği geçen, tüm başkanlarıma şahsım ve yönetim kurulum adına teşekkür ediyorum. Bugün TMMOB’un en büyük odası haline gelen Makina Mühendisleri Odası, ülke ve toplum yararı doğrultusunda mesleki olarak birçok etkinlik düzenlemektedir. Şube olarak bizler, bir yandan ülke ve kent sorunlarına müdahil olmaya çalışıyor, bir taraftan üyelerimize yönelik eğitim, belgelendirme ve her türlü destek çalışmalarını düzenliyor diğer taraftanda da kamusal hizmet ve kamusal denetim çalışmaları yapıyoruz. Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şubesi, Kırşehir-Sivas-Nevşehir-Erzincan-Yozgat temsilciliklerimiz dahil olmak üzere 3500 ü aşkın üyesiyle büyük bir ailedir. Bünyemize ait olan AKM merkezimizde asansörlerin periyodik kontrolleri yapılmaktadır. Şu an itibari ile 43 ilçe ile protokolümüz vardır. Protokollerimizi genişletmek, daha fazla vatandaşımıza yardımcı olabilmek adına çalışmalarımız devam etmektedir. Yine aynı şekilde düzenli olarak devam ettiğimiz periyodik kontroller, bilirkişilik hizmetlerimiz, baca uygunluk kontrolü gibi hizmetlerimiz bulunmaktadır. Üyelerimize yönelik düzenlemiş olduğumuz mesleki eğitim, seminer çalışmalarımız artarak devam ederken, özellikle genç meslektaşlarımıza yönelik Cv Hazırlama ve Mülakat Teknikleri, İş Görüşmesine Hazırlık, Pazarlamada Analitik Yaklaşım, Mühendis İlişkileri Yönetimi, Mühendisler İçin Satış Yönetimi, Makina Emniyet Yönetimi, Risk Değerlendirme Uzmanlığı, Solidworks, Cadcam, Analiz Gibi Teknik Programlar, İleri Düzey Excel gibi kariyer ve mühendislik yaşamlarına katkı sağlayacak yeni eğitimler düzenlenirken; Endüstri 4-0, Yapay Zeka, Karbon Ayak İzi, Yalın Kalite, Sürdürülebilir Enerji gibi güncel konulara yönelik eğitim çalışmalarımız veSempozyum, kongre katılımı ile teknik geziler, Oda Üniversite İşbirliği Komisyonumuzun gündemine alınmış durumdadır. Firmalardan gelen talepler doğrultusunda özellikle yeni mezun ve iş arayan üyelerimizin, etkili bir özgeçmiş hazırlamasından başlayarak her aşamasında yanında olup istihdam sağlanmasına yardımcı olmaktayız. Bahsetmiş olduğumuz mesleki gelişimlere katkı sağlayacak faaliyetlerin yanı sıra yoğun iş temposunda çalışan üyelerimize ve ailelerine yönelik sosyal ve kültürel faaliyetlerimize de birlik beraberlik ve kaynaşma anlayışı ile devam etmekteyiz. Sizlerin de bildiği üzere şubemiz Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumu yürütücülüğünü uzun süre başarı ile yapmış ve ülkemizin yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişte büyük katkı sağlamıştır. Bu anlayış içerisinde mühendis istihdamının artırılması, meslektaşlarımızın özlük haklarının ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi, Katma değeri yüksek ürün üretimi ile şehrimiz ekonomisi ve teknolojisine katkı sağlanması, stratejik önemi bakımından uluslararası arenada ülkemizin güçlenmesine destek olması amacıyla Savunma Sanayi Sempozyumu ve Sergisi düzenledik. Milli Savunma Bakanlığımız ve Savunma Sanayi Başkanlığımızın destekleri ile düzenlemiş olduğumuz sempozyumumuzda 60’ın üzerinde akademik bildirinin yanı sıra kalite sistemleri, patent, teşvikler ve stratejik iş birliği anlaşmaları konularında sunumlar yapılmıştır. Aynı zamanda savunma sanayinin büyük firmaları, üretici firmalar ve üniversite öğrenci kulüplerinden oluşan sergimize 20 bini aşkın ziyaret gerçekleşmiştir. Sempozyumumuz devam ederken ana yüklenici ve alt yükleniciler arasında B2B olarak adlandırılan özel ikili görüşmeler düzenlenmiştir. Bu görüşmeler neticesinde şehrimizde faaliyet gösteren firmalarımızla, TUSAŞ, ROKETSAN, ASPİLSAN, MKE, AFGM, ASELSAN, AIRBUS, TEİ ve ASFAT gibi savunma sanayimizin büyük firmaları arasında iş birliği anlaşmaları imzalanmıştır. Sempozyumumuz sonrasında ülkemizin ilk uçak fabrikası olan TOMTAŞ’ın yeniden kurulması bizleri ayrıca gururlandırmıştır. Savunma Sanayi Başkanlığımız ve Milli Savunma Bakanlığımızla yaptığımız görüşmeler neticesinde uluslararası olarak planladığımız sempozyumumuzun ikincisini 2024 yılı sonunda yapmak üzere çalışmalarımız başlamıştır. Şubat ayı içerisinde yaşadığımız deprem felaketleri ülkemizi derinden sarsmıştır. Depremlerin hemen ardından, TMMOB Kayseri İl Koordinasyon Kurulu “Acil Dayanışma Çağrısı” gündemiyle toplantısını yapmıştır. İlk olarak deprem bölgesinde yardıma ihtiyacı olan ve Kayserimize gelen depremzede vatandaşlarımız için; barınma, ev eşyası ve gıda gibi ihtiyaçlarını karşılamak üzere yardım kampanyaları düzenlenmiştir. Kayseri ilimiz, yaşanan depremlerden çok etkilenmiştir. Bu nedenle büyük tehlike oluşturan asansörlerin deprem anında kullanımıyla alakalı, valiliğimizin bilgisi dahilinde, belediyelerimizi ve basın kuruluşları aracılığıyla da kamuoyunu bilgilendirmek adına gerekli çalışmalar yapılmıştır. Makina Mühendisleri Odasına bağlı teknik personellerimiz, vatandaşlardan gelen talepler üzerine asansörlerin kontrollerini tamamı ücretsiz bir şekilde tamamlanmıştır. Kayserimizde yaşanan depremler, çevre illerde yaşanan depremleri hissetmenin dışına çıkarak merkez üssü depremler haline gelmiştir. İnşaat mühendisleri odası, jeoloji mühendisleri odası, jeofizik mühendisleri odası ve şehir plancılar odası başta olmak üzere TMMOB’a bağlı 14 meslek odası ile Kayseri Tabip Odası, veteriner hekimler odası ve eczacılar odamızla şubemiz ev sahipliğinde bir araya gelerek “Kayseri Deprem Raporu” oluşturmuştur. Ülkemizin çeşitli üniversitelerinden akademisyenlerin görüşleri alınarak, TMMOB’a bağlı odalarımızın yapmış olduğu sempozyum, çalıştay ve kongre gibi bilimsel çalışmaların sonuç raporları ile kayseri 2021 İrap Raporu incelenerek yaklaşık bir ay gibi bir sürede raporumuz hazırlanmıştır. Bilgilendirmek ve alınması gereken önlemleri her detayı ile açıkladığımız raporumuz, Kayseri Valiliği ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı başta olmak üzere ilçe belediyelerine, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına iletilmiştir. Ayrıca odamızın geleneksel gece ve plaket törenleri, hem şube merkezimizde hem de temsilciliklerimizde üyelerimizin yoğun katılımı ile gerçekleşmiştir. Hep birlikte geçmiş yıllarda olduğu gibi 17. Dönemde de başarılı hizmetlere imza atmak istiyoruz. Ülkemizin problemlerine kendi ölçeğimizde ve sorumluluk alanımızda çözümler üretmek istiyoruz. Yüce Rabbimizin razı olacağı, iyi olan, doğru olan, güzel olan ne varsa onu yapmak istiyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde bunları başarmak istiyoruz. Bugün olduğu gibi bundan sonrada, meslekte birlik anlayışıyla, birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuz, samimiyet içinde hareket ettiğimiz sürece, başaramayacağımız üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir şey kalmayacaktır.Yaptığımız tüm faaliyetlerde bizlerden desteğini esirgemeyen, yanımızda olan ve yapılan faaliyetlerin şehrimiz ve ülkemiz adına katkılarının artmasına vesile olan değerli meslektaşımız Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şubesinin kıymetli üyesi ve gururu Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcımız ve Kayseri Milletvekilimiz İsmail Özdemir’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu duygular içerisinde sözlerimi bitirirken, bizlere duyduğunuz güven ve verdiğiniz destekten dolayı sonsuz teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı, Kayseri Milletvekili ve aynı zamanda Makina Mühendisi olan İsmail Özdemir de konuşmasında, “Böylesine güzide bir günde böylesine geniş bir kitleyi bir araya getirdiği için Allah’a hamd ediyoruz. Ailem olarak gördüğüm Kayseri Makina Mühendisleri Odası’nda sizlerle beraber olmaktan ötürü de büyük bir gurur ve mutluluk yaşadığımı da ifade etmek istiyorum. Bu nedenle ben her şeyden evvel bu zamana kadar görev yapmış, Makina Mühendisleri Odası’nın bu aşamaya gelmesini sağlayan kim varsa hepsinden Allah’ın razı olmasını niyaz ediyorum. Ben hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum. 16. dönemde görev yapmış olan şubemizin tüm yönetim kurulu üyelerini, il temsilciliklerimizi ve üyelerini tebrik ediyorum. Kendilerine teşekkür ediyor yeni dönemde de görev alacak bütün arkadaşlara da şimdiden Allah’tan üstün muvaffakiyetler diliyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından faaliyet ve mali raporlarının okunması ile Olağan Genel Kurul sona erdi. Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şubesi’nin seçimleri ise yarın 09.00 ile 17.00 saatleri arasında gerçekleşecek. – KAYSERİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/makina-muhendisleri-odasinda-genel-kurul-heyecani-basladi/feed/ 0
Murat Kurum: “Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık” https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/ https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:45:34 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4734 Murat Kurum: “Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık”

“CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu”

İSTANBUL – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Murat Kurum, Eyüpsultan Malatyalılar Derneği’nin açılış törenine katıldı. Kurum, “Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için depremden etkilenen tüm ilçelerde önce barınma ihtiyaçlarını, ardından geçici yaşam alanlarıyla ilgili çalışmaları ve aynı zamanda 11 ilimizde 180 bin konutu başlattık. Bu milletin kucak açtığı, her zaman sahip çıktığı devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle 6 bin konutumuzun teslimlerini bir yıl bile bitmeden gerçekleştirdik” dedi.

Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Eyüpsultan Malatyalılar Derneği’nin açılış törenine katıldı. Açılış okunan duaların ardından kurdele kesimi ile birlikte yapıldı. Açılışa Murat Kurum’un yanı sıra İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, AK Parti Eyüpsultan İlçe Başkanı Muhammed Vanlıoğlu, Malatyaspor Başkanı Adil Gevrek, E-MADER Başkanı Abdullah Özatilla ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Program sonunda Murat Kurum ve diğer protokol üyelerime Malatya’ya ait kayısı ve yöresel ürünler hediye edildi.

“Devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık”

Derneğin açılış programında konuşan Kurum, “Malatya bizim gönül bağımızın çok yüksek olduğu bir şehrimiz. İnsan memleketine sevdiklerinin yanına iyi günde kötü günde gider, biz de Malatya’nın hep iyi gününde kötü gününde yanında olmaya çalıştık. Bu aziz şehrimiz için gerçekten yapılması gereken tüm mücadeleyi Malatya’mızın tüm ilçelerine bizzat giderek, orada milletimizle vatandaşımızla el ele vererek bu hizmetleri kazandırdık. Malatya’mız bir deprem şehri. İstanbul’un bir deprem şehri olduğu gibi Malatya’mızda çok acılar çekti. 4 yıl önce Elazığ-Malatya depremlerinde biz 2 saat sonra Doğanyol’daydık. Bir seferberlik anlayışıyla orada o gün çalışmalarımızı başlattık. Malatya’mıza o gün o elleri o bize sarılmış kolları hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız dedik. Malatya’mıza verdiğimiz tüm sözleri tuttuk. O gün acılarına ortak olduk, sonrasında mutluluklarına hep birlikte şahit olduk. Malatya’mızdan biz şunu duyduk: depremin ilk saatinde de, ilk dakikasında da, sonrasında da Allah bu devlete zeval vermesin. Allah sayın Cumhurbaşkanımızı sizleri başımızdan eksik etmesin dediler. Malatya’nın insanına yakışır duruşu tavrı 22 yıldır gösteriyorlar. Bize de düşen, bizim de boynumuzun borcu olan Malatya’nın o yiğit insanlarına hizmet etmektir. 11 ilimizdeki 14 milyon vatandaşımızı etkileyen ve 53 bin kardeşimizi yitirdiğimiz 6 Şubat’ta asrın felaketinde de biz yine oradaydık. Günlerce, aylarca, tüm milletimizle el ele verdik. Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için depremden etkilenen tüm ilçelerde önce barınma ihtiyaçlarını, ardından geçici yaşam alanlarıyla ilgili çalışmaları ve aynı zamanda 11 ilimizde 180 bin konutu başlattık. Bu milletin kucak açtığı, her zaman sahip çıktığı devletimizle milletimiz için 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlattık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle 6 bin konutumuzun teslimlerini bir yıl bile bitmeden gerçekleştirdik” dedi.

“Malatya bu ülkenin sağlamlaştırıcı çimentosu, birleştirici gücüdür”

“İstanbul’un sorunları ve meseleleri için gece gündüz çalışacağını ifade eden Kurum, “Çarşılarıyla, sanayisiyle, Malatyaspor’uyla Malatya’mız yeniden ayağa kalkacak. Bizim gönlümüz her zaman Malatya’mızla Malatyalılarla birlikte atacak. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı da olsak bir ayağımız hep deprem bölgesinde olacak. Deprem bölgesindeki kardeşlerimiz için yapılması gereken mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Malatya bu ülkenin sağlamlaştırıcı çimentosu, birleştirici gücüdür. Biz bu gücü sizlerle birlikte korumaya devam edeceğiz. O acıyı bir daha yaşamamak için İstanbul’umuzun 39 ilçesinde, Eyüpsultan’ımız da tüm vatandaşlarımızla, belediye başkanlarımızla el ele verip, İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar bu mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Bu acılar bir daha yaşanmasın, milletimiz orada yastığa başını koyduğunda huzurla ve güvenle uyusun istiyoruz. Eyüpsultan’da kıymetli başkanımla birlikte bizi el ele her mahallede dönüşümde bulacaksınız. Bizi hiçbir zaman o polemiklerin iftiraların dedikoduları içinde bulamayacaksınız. İstanbul’un sorunları ve meseleleri için gece gündüz çalışacağız. Hep şantiyede, sahada, milletimizin yanında olacağız. Tek dileğimiz İstanbul’umuzu deprem riski bertaraf edilmiş artık deprem korkusu yaşamayan güvenli bir şehir haline getirmek. İstanbul’un her yerinde insanlarımızın huzur ve güven içerisinde yaşayacağı, trafik çilesinin bitmiş olduğu, her ilçeye metronun gittiği, her ilçede yeşil alanın, millet bahçelerinin, mahalle parklarının arttığı, gençlerin geleceğe güvenle baktığı, büyüklerimizin Eyüp Sultan Hazretleri’nin dizinin dibinde İstanbul’un manevi muhafızının kucak açtığı el ele gönül gönülle yaşayacağımız bir İstanbul’u sizlerle birlikte inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

“CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu”

Mevcut İBB yönetiminin verdikleri vaatleri gerçekleştirmediğini vurgulayan Murat Kurum “Bu süreçte CHP’li yönetimin yaptıklarını hepimiz görüyoruz. Tek yaptıkları laf üretmek, reklam yapmak, algı oluşturmak. Verdikleri vaatlerin onda birini gerçekleştirmişler, 9 vaat yok. Milletimize söz verip, o sözlerini tutmadılar. İstanbul’u bir basamak olarak görüp, İstanbul üzerinden ikbal peşine düştüler. İstanbul’da ne depremle ilgili, ne trafikle ilgili, ne yeşil alanla ilgili, ne de İstanbul’un gelen sorunlarıyla alakalı bir irade ortaya koymadılar. Her sorduğunuzda da bir bahane üreterek, farklı farklı gündemler peşinde koşarak gündemi değiştirmeye çalıştılar algıyı başka alanlara çekmeye çalıştılar. Çünkü heybeleri boş, söyleyecek bir şeyleri yok. İstanbul’a dair gerçekleştirdikleri hiçbir şey olmadığı için, depremle ilgili de çalıştaydan öteye gidemedikleri için heybeleri boş, söyleyecek hiçbir şeyleri yok. 3 senedir çalıştay yapmaktan öteye gidemediler. CHP’li İBB yönetiminin İstanbul’da 5 yılda yaptığı tek şey İstanbul’u unutmak oldu. 5 yılda başlayıp da bitirdiği tek şey İstanbul oldu. İstanbul’u bitirmek ve duraksatmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. 31 Mart’ta biz İstanbul’un o duraklama dönemini Malatyalı hemşerilerimizle, İstanbullu kardeşlerimizle birlikte bitireceğiz. Tüm İstanbullularla birlikte İstanbul’umuzun yeniden yükselişini, yeniden dirilişini sizlerle başlatacağız” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-devletimizle-milletimiz-icin-3-ayda-180-bin-konutun-insasini-baslattik/feed/ 0
Bakan Yerlikaya: Hiçbir vatandaşımızın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-hicbir-vatandasimizin-evsiz-kalmasina-musaade-etmeyecegiz/ https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-hicbir-vatandasimizin-evsiz-kalmasina-musaade-etmeyecegiz/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:00:54 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4716 Bakan Yerlikaya: “Hiçbir vatandaşımızın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz”

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis deprem konutları kura çekimi ve teslim törenine katıldı

KİLİS – Kilis’te depremzedeler için yapılan konutların kura çekimi ve hak sahiplerine teslim törenine katılan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Depremzede hiçbir vatandaşımızın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis’te yapımı tamamlanan bin 103 afet konutu kura ve hak sahiplerine teslim törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Yerlikaya, hiçbir depremzede vatandaşın dışarıda kalmasına müsaade etmeyeceklerini vurgulayarak, “Yıl sonuna kadar hedefimiz 200 bin konut” ifadelerini kullandı.

“Kilis’te 33 canımızı yitirdik”

Törende önemli açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, “6 Şubat depremlerinde Kilis’te 33 canımızı yitirdik, 457 bina yıkıldı. Yaşadığımız felaket ne kadar büyük ise bizim de dayanışmamız o kadar güçlü oldu. Depremin yaşandığı ilk andan itibaren devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Barınma hizmetlerine yönelik Kilis’te 2 bin 66 çadır ve 406 konteynır kuruldu. İhtiyaç sahibi olan 265 depremzedemize Esenkart dağıttık, 475’i ev sahibi, 903’ü kiracı olmak üzere toplam bin 378 hanemize 53 milyon TL’yi aşkın kira yardımı yaptık. Depremden sonra Kilis’e aktarılan toplam devletimizin ödenek miktarı bugüne kadar yaklaşık 469 milyon TL’yi aştı” dedi.

“Bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz”

Yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için kar kış demeden çalıştıklarını ve bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceklerini söyleyen Yerlikaya, “Kar kış, gece gündüz demeden asrın dayanışmasını ve birlikteliğini ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Devletimiz, tüm kurum ve kuruluşlarıyla deprem bölgesindedir. Yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmadan bize durmak yok. Bir tek vatandaşımızın dahi mağdur olmasına, evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerinin altını çizen Yerlikaya, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evlerinin hak sahiplerine teslim edeceğiz. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız” dedi.

6 Şubat’ta yaşanan depremlerde etkilenen Kilis’te yapımı tamamlanan konutların kura çekimi ile hak sahiplerine teslim edileceğini ifade eden Yerlikaya, “Kilis’te bin 555 konut, 38 iş yeri, 148 ağır olmak üzere toplam bin 741 hak sahibi bulunuyor. Bugün il ve ilçe merkezlerimizde 967 kırsalda 136 olmak üzere toplam bin 103 konutumuzun kuralarını çekip kıymetli hak sahiplerine teslim edeceğiz. Yine bin 237 konutumuzun yapımı hızıyla devam ediyor. Bu konutların fiziki gerçekleşme oranı yüzde 60 oranına yaklaştı. İnşallah devam eden diğer konutları hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz” diye konuştu.

Anahtar teslim törenine Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlan, Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Kilis Valisi Tahir Şahin ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bakan-yerlikaya-hicbir-vatandasimizin-evsiz-kalmasina-musaade-etmeyecegiz/feed/ 0
Kilis’te depremzedelere konut teslim töreni https://www.igdirhaber.com.tr/kiliste-depremzedelere-konut-teslim-toreni/ https://www.igdirhaber.com.tr/kiliste-depremzedelere-konut-teslim-toreni/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:48:50 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4692 Kilis’te depremzedeler için yapılan konutların kura çekimi ve hak sahiplerine teslim törenine katılan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Depremzede hiçbir vatandaşımızın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis’te yapımı tamamlanan bin 103 afet konutu kura ve hak sahiplerine teslim törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Yerlikaya, hiçbir depremzede vatandaşın dışarıda kalmasına müsaade etmeyeceklerini vurgulayarak, “Yıl sonuna kadar hedefimiz 200 bin konut” ifadelerini kullandı.

“Kilis’te 33 canımızı yitirdik”

Törende önemli açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, “6 Şubat depremlerinde Kilis’te 33 canımızı yitirdik, 457 bina yıkıldı. Yaşadığımız felaket ne kadar büyük ise bizim de dayanışmamız o kadar güçlü oldu. Depremin yaşandığı ilk andan itibaren devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Barınma hizmetlerine yönelik Kilis’te 2 bin 66 çadır ve 406 konteynır kuruldu. İhtiyaç sahibi olan 265 depremzedemize Esenkart dağıttık, 475’i ev sahibi, 903’ü kiracı olmak üzere toplam bin 378 hanemize 53 milyon TL’yi aşkın kira yardımı yaptık. Depremden sonra Kilis’e aktarılan toplam devletimizin ödenek miktarı bugüne kadar yaklaşık 469 milyon TL’yi aştı” dedi.

“Bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz”

Yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için kar kış demeden çalıştıklarını ve bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceklerini söyleyen Yerlikaya, “Kar kış, gece gündüz demeden asrın dayanışmasını ve birlikteliğini ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Devletimiz, tüm kurum ve kuruluşlarıyla deprem bölgesindedir. Yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmadan bize durmak yok. Bir tek vatandaşımızın dahi mağdur olmasına, evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerinin altını çizen Yerlikaya, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evlerinin hak sahiplerine teslim edeceğiz. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız” dedi.

6 Şubat’ta yaşanan depremlerde etkilenen Kilis’te yapımı tamamlanan konutların kura çekimi ile hak sahiplerine teslim edileceğini ifade eden Yerlikaya, “Kilis’te bin 555 konut, 38 iş yeri, 148 ağır olmak üzere toplam bin 741 hak sahibi bulunuyor. Bugün il ve ilçe merkezlerimizde 967 kırsalda 136 olmak üzere toplam bin 103 konutumuzun kuralarını çekip kıymetli hak sahiplerine teslim edeceğiz. Yine bin 237 konutumuzun yapımı hızıyla devam ediyor. Bu konutların fiziki gerçekleşme oranı yüzde 60 oranına yaklaştı. İnşallah devam eden diğer konutları hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz” diye konuştu.

Anahtar teslim törenine Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlan, Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Kilis Valisi Tahir Şahin ve vatandaşlar katıldı. – KİLİS

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kiliste-depremzedelere-konut-teslim-toreni/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Deprem Bölgesinde 75 Bin Konutun Teslimini Hedefliyor https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-deprem-bolgesinde-75-bin-konutun-teslimini-hedefliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-deprem-bolgesinde-75-bin-konutun-teslimini-hedefliyor/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:15:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4604 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 2 ay içinde deprem bölgesinde 75 bin konutun teslimini yapmayı hedeflediklerini bildirdi.

Bakan Yerlikaya, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ndeki konuşmasında, Kilis’te olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

Depremlerde 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiğini aktaran Yerlikaya, afette binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve yaralandığını hatırlattı.

Depremlerin yaşandığı ilk andan itibaren devletin bütün imkanlarını seferber ettiğini aktaran Yerlikaya, şöyle konuştu:

“6 Şubat depremlerinde Kilis’te 33 canımızı yitirdik, 457 binamız yıkıldı. Yaşadığımız felaket ne kadar büyük ise bizim de dayanışmamız o kadar güçlü oldu. Depremin yaşandığı ilk andan itibaren devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Barınma hizmetlerine yönelik Kilis’imizde 2 bin 66 çadır, 406 konteyner kurduk. İhtiyaç sahibi 265 depremzedemize Esenkart dağıttık, 475’i ev sahibi, 903’ü kiracı olmak üzere toplam 1378 hanemize 53 milyon lirayı aşkın kira yardımı yaptık. Depremden sonra Kilis’e aktarılan toplam kaynak, devletimizin ödenek miktarı bugüne kadar yaklaşık 469 milyon lirayı aştı.”

Yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz demeden çalıştıklarını belirten Yerlikaya, “Kar kış, gece gündüz demeden asrın dayanışmasını ve birlikteliğini ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Devletimiz tüm kurumlarıyla, kuruluşlarıyla deprem bölgesindedir. Yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmadan bize durmak yok. Bir tek vatandaşımızın dahi mağdur olmasına, evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz.” dedi.

Yıl sonuna kadar 200 bin konut hedefi

Deprem konutlarını yaptıkça teslim etmeye devam edeceklerine işaret eden Yerlikaya, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız.” diye konuştu.

Kilis’te kuraların çekilerek konutların hak sahiplerine teslim edileceğini dile getiren Yerlikaya, şunları kaydetti:

“Kilis’te 1555 konut, 38 iş yeri, 148 ahır olmak üzere toplam 1741 hak sahibi bulunuyor. Bugün il ve ilçe merkezlerimizde 967 kırsalda 136 olmak üzere toplam 1103 konutumuzun kuralarını çekip siz kıymetli hak sahiplerine anahtarlarını teslim edeceğiz. Yine 1237 konutumuzun yapımı da olağanca hızıyla devam ediyor. Bu konutların da fiziki gerçekleşme oranı yüzde 60’a yaklaştı. Demek ki tamam olmasına fazla bir zaman kalmamış. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere Allah’ın izniyle teslim edeceğiz.”

Depremzedelere konutlarının hayırlı olması temennisinde bulunan Yerlikaya, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere rahmet diledi.

Törene, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Vali Tahir Şahin, AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal, MHP Kilis Milletvekili Mustafa Demir de katıldı.

Konuşmaların ardından kura çekimi gerçekleştirildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-deprem-bolgesinde-75-bin-konutun-teslimini-hedefliyor/feed/ 0
Büyükçekmece’de kentsel dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/buyukcekmecede-kentsel-donusum-calismalari-hiz-kesmeden-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/buyukcekmecede-kentsel-donusum-calismalari-hiz-kesmeden-devam-ediyor/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:21:48 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4479 Büyükçekmece’de kentsel dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ediyor

İSTANBUL – İstanbul depremine hazırlık çalışmaları çerçevesinde kentsel dönüşüm çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Büyükçekmece Belediyesi, deprem riski taşıyan yapıları kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkmaya devam ediyor.

Büyükçekmece Belediyesi tarafından bugüne kadar 50 binden fazla konut kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yenilendi. Atatürk Mahallesinde bulunan 33 bağımsız bölümden oluşan 4 blok belediye vatandaş işbirliğiyle yıkım çalışmalarına başladı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Deprem uzmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin’de yıkımın gerçekleştirildiği mahallede 7 ay önce yıkılan ve yapım aşamasında olan Mobilsan sitesinde denetimlerde bulundu.

“Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz”

Yıkımın gerçekleştiği alanda açıklamalarda bulunan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Depreme hazırlık Büyükçekmece’de son hızıyla devam ediyor. Seçim zamanındayız, hep soruyorlar ‘başkanım en büyük projen ne?’ Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz. Büyükçekmece’de ada bazında kentsel dönüşüme devam ediyoruz. Bugün 4 blok yıkıyoruz ve aynı zamanda inşaatları kontrol ediyoruz. Vatandaşımızın canını kurtarmak en önemli iş olduğuna göre Büyükçekmece’deki eski binaların tamamını yıkıp yerine yenisini yapana kadar uyumayacağız. 2030’dan itibaren bu deprem olacak, şimdi de olabilir bilim insanları öyle söylüyor. Büyükçekmece’de güzel bir sistem işliyor. Diyoruz ki vatandaşlara, ‘yan komşuna bak bakalım, onlar kentsel dönüşümü tamamladılar, onların evine gidin. Onların müteahhitlerinin kim olduklarını öğrenin. Memnunlar mı, değiller mi? Müteahhitlerinden memnunsa aynı müteahhitlerle devam edin. Eksikler, yanlışlar, fazlalıklar nedir? Onları öğrenin. Yani müteahhit vatandaş işbirliğini önce komşudan başlat. Komşun ne yaptı? Komşun o müteahhitlerle nasıl anlaştı? Onların tecrübesinden istifade edin. Sonra bizimle masaya oturun. Ondan sonra da Büyükçekmece Belediyesi inşaat projelerinizi mühürlüyor, önünüzü açıyor, inşaata devam ediyorsunuz” dedi.

Şu ana kadar 51 bin konutu yenilediklerini söyleyen Akgün, “160 binden fazla insanımızın canını kurtardık. Az kaldı, 2029’a kadar Büyükçekmece’de kentsel dönüşümleri tamamlayacağız. Çünkü başka türlü ifade etmek mümkün değil. Sadece önümüzü kapatan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi. Büyükşehir, Kumburgaz Sahili, Tepecik ve Türkoba’nın imar planlarını bugüne kadar meclise çıkartmadığı için bu vatandaşların kentsel dönüşümlerine giremedik. 1 Nisan’dan sonra önümüze bakacağız. ya Büyükşehir Belediye Meclisi kendi istek ve arzularıyla bu planları çıkartacak ya da Büyükçekmece, Tepecik, Türkoba, Kumburgaz halkının Büyükşehir Belediye Meclisinin önüne yığacağız, eylemimizi yapacağız. Bu bölgelerin planlarını çıkartacağız. Bu bölgedeki vatandaşlarımızın da canlarını kurtaracağız. Başka bir beklentim yok. 2024 seçimlerinden sonra işimiz gücümüz plansız yerlerimizin planlarını çıkartıp vatandaşımızın canını kurtarmak olacak” ifadelerini kullandı.

“Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli”

Deprem Uzmanı ve Başkan Danışmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin ise “Büyükçekmece’nin merkez mahallelerinde kentsel dönüşüm çalışmaları yüzde 70’i aşmış durumda. 50 binin üzerinde konut yenilendi. Kontrollerin daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi adına yakın zamanda beton ve zemin laboratuvarı da devreye girecek. Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli. Biz şu aşamada bilgilendirmeye de çok önem veriyoruz. Mahallelerimizde ayrı ayrı toplantılar düzenleyip neler yapıldığını ve neler yapılacağının bilgisini aktaracağız” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/buyukcekmecede-kentsel-donusum-calismalari-hiz-kesmeden-devam-ediyor/feed/ 0
Büyükçekmece Belediyesi İstanbul’da kentsel dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor https://www.igdirhaber.com.tr/buyukcekmece-belediyesi-istanbulda-kentsel-donusum-calismalarini-surduruyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/buyukcekmece-belediyesi-istanbulda-kentsel-donusum-calismalarini-surduruyor/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:03:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4429 İstanbul depremine hazırlık çalışmaları çerçevesinde kentsel dönüşüm çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Büyükçekmece Belediyesi, deprem riski taşıyan yapıları kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkmaya devam ediyor.

Büyükçekmece Belediyesi tarafından bugüne kadar 50 binden fazla konut kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yenilendi. Atatürk Mahallesinde bulunan 33 bağımsız bölümden oluşan 4 blok belediye vatandaş işbirliğiyle yıkım çalışmalarına başladı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Deprem uzmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin’de yıkımın gerçekleştirildiği mahallede 7 ay önce yıkılan ve yapım aşamasında olan Mobilsan sitesinde denetimlerde bulundu.

“Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz”

Yıkımın gerçekleştiği alanda açıklamalarda bulunan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Depreme hazırlık Büyükçekmece’de son hızıyla devam ediyor. Seçim zamanındayız, hep soruyorlar ‘başkanım en büyük projen ne?’ Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz. Büyükçekmece’de ada bazında kentsel dönüşüme devam ediyoruz. Bugün 4 blok yıkıyoruz ve aynı zamanda inşaatları kontrol ediyoruz. Vatandaşımızın canını kurtarmak en önemli iş olduğuna göre Büyükçekmece’deki eski binaların tamamını yıkıp yerine yenisini yapana kadar uyumayacağız. 2030’dan itibaren bu deprem olacak, şimdi de olabilir bilim insanları öyle söylüyor. Büyükçekmece’de güzel bir sistem işliyor. Diyoruz ki vatandaşlara, ‘yan komşuna bak bakalım, onlar kentsel dönüşümü tamamladılar, onların evine gidin. Onların müteahhitlerinin kim olduklarını öğrenin. Memnunlar mı, değiller mi? Müteahhitlerinden memnunsa aynı müteahhitlerle devam edin. Eksikler, yanlışlar, fazlalıklar nedir? Onları öğrenin. Yani müteahhit vatandaş işbirliğini önce komşudan başlat. Komşun ne yaptı? Komşun o müteahhitlerle nasıl anlaştı? Onların tecrübesinden istifade edin. Sonra bizimle masaya oturun. Ondan sonra da Büyükçekmece Belediyesi inşaat projelerinizi mühürlüyor, önünüzü açıyor, inşaata devam ediyorsunuz” dedi.

Şu ana kadar 51 bin konutu yenilediklerini söyleyen Akgün, “160 binden fazla insanımızın canını kurtardık. Az kaldı, 2029’a kadar Büyükçekmece’de kentsel dönüşümleri tamamlayacağız. Çünkü başka türlü ifade etmek mümkün değil. Sadece önümüzü kapatan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi. Büyükşehir, Kumburgaz Sahili, Tepecik ve Türkoba’nın imar planlarını bugüne kadar meclise çıkartmadığı için bu vatandaşların kentsel dönüşümlerine giremedik. 1 Nisan’dan sonra önümüze bakacağız. ya Büyükşehir Belediye Meclisi kendi istek ve arzularıyla bu planları çıkartacak ya da Büyükçekmece, Tepecik, Türkoba, Kumburgaz halkının Büyükşehir Belediye Meclisinin önüne yığacağız, eylemimizi yapacağız. Bu bölgelerin planlarını çıkartacağız. Bu bölgedeki vatandaşlarımızın da canlarını kurtaracağız. Başka bir beklentim yok. 2024 seçimlerinden sonra işimiz gücümüz plansız yerlerimizin planlarını çıkartıp vatandaşımızın canını kurtarmak olacak” ifadelerini kullandı.

“Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli”

Deprem Uzmanı ve Başkan Danışmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin ise “Büyükçekmece’nin merkez mahallelerinde kentsel dönüşüm çalışmaları yüzde 70’i aşmış durumda. 50 binin üzerinde konut yenilendi. Kontrollerin daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi adına yakın zamanda beton ve zemin laboratuvarı da devreye girecek. Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli. Biz şu aşamada bilgilendirmeye de çok önem veriyoruz. Mahallelerimizde ayrı ayrı toplantılar düzenleyip neler yapıldığını ve neler yapılacağının bilgisini aktaracağız” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/buyukcekmece-belediyesi-istanbulda-kentsel-donusum-calismalarini-surduruyor/feed/ 0
Deprem Araştırma Merkezi Müdürü: Yeni yerleşim alanlarında deprem riski azaltılmalı https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-arastirma-merkezi-muduru-yeni-yerlesim-alanlarinda-deprem-riski-azaltilmali/ https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-arastirma-merkezi-muduru-yeni-yerlesim-alanlarinda-deprem-riski-azaltilmali/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:36:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4414 Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Çağlar Özer, ülkenin her noktasında depremle karşılaşma ihtimalinin bulunduğunu belirterek, “Bu sebeple yeni yerleşime açılacak alanlarda deprem riskini azaltmak için zemin parametrelerine önem verilmeli ve ilgili zemine uygun yapılar inşa edilmeli.” dedi.

Özer, AA muhabirine, deprem ülkesi Türkiye’de Maden Teknik ve Genel Müdürlüğünce aktif olduğu haritalanmış, raporlanmış 500’ün üzerinde diri fay olduğunu belirterek, her bir diri fayın deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Özellikle afete dirençli kentler tasarlanması gerektiğini ifade eden Özer, “Düşük ya da orta büyüklükteki depremde dahi hasarların olduğunu biliyoruz. Örneğin 2004’te Erzurum Aşkale’de 5,4 büyüklüğündeki depremde can ve mal kaybı meydana geldi, bu aslında afete dirençli kentlerin önemini gösteriyor.” dedi.

Özer, aktif fayların deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirterek, şöyle dedi:

“Bingöl Karlıova’dan başlayıp Saroz Körfezi’ne kadar devam eden yaklaşık 1500 kilometre uzunluğunda Kuzey Anadolu Fayı’mız var, yine Karlıova’dan başlayıp Hatay’a kadar uzanan yaklaşık 500 kilometre uzunluğunda Doğu Anadolu Fayı var. Bu iki fay Bingöl Karlıova’da buluşuyor. Ege Bölgesi’nde de açılma rejimine bağlı irili ufaklı birçok fay var. Ülkenin neresinde, hangi bölgesinde yaşarsak yaşayalım, depremle karşılaşmamız muhtemel. Bu sebeple yeni yerleşime açılacak alanlarda deprem riskini azaltmak için zemin parametrelerine önem verilmeli ve ilgili zemine uygun yapılar inşa edilmeli. 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde deprem zemin yapı ilişkisinin çok önemli olduğunu gördük. Yapınız sağlam, zemin kötüyse ya da tam tersi ise yine binanızın hasar alması, can ve mal kaybı yaşanması muhtemel. Dolayısıyla depreme karşı zemin-yapı ilişkisinin kurgulandığı yapılar tasarlamalıyız.”

Deprem Araştırma Merkezi Müdürlüğü olarak Kahramanmaraş’taki depremlerden sonra farklı kurumlarla Malatya’da çalıştıklarını anlatan Özer, kentteki depremden önce bölgede sismik boşlukların bilindiğini dile getirdi.

“7,7’lik deprem, yaşanabilecek en büyük depremlerden birisiydi”

Özer, geçmişte yıkıcı bir deprem olmasına rağmen uzun süredir deprem üretmeyen alanın “sismik boşluk” olarak değerlendirildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Kahramanmaraş’taki depremlerin olduğu alan sismik boşluk içindeydi ama 7,7’lik deprem, yaşanabilecek en büyük depremlerden birisiydi. Dünyada farklı bölgelerde daha büyük magnitüdlü depremler gözleniyor ama onların tektonik koşulları daha farklı. Ülkemizde en büyük deprem 1939 yılında meydana gelen 7,9 Erzincan depremiydi. Kahramanmaraş merkezli 7,7 deprem ülkemizdeki ikinci büyük deprem oldu. Bu depremden yaklaşık 9 saat sonra meydana gelen 7,6’lık depremde Çardak Fayı üzerinde oldu. Bu kadar büyük depremden sonra yeni bir yıkıcı deprem gelmesi beklenen bir durum değildi.”

Depremlerin belirli periyotlarda kendini tekrarladığını ve bunların istatistiki olarak hesaplandığını dile getiren Özer, “Biz nerede yaşarsak yaşayalım, depremle karılaşma olasılığımız yüksek, buna dikkat ederek özenle yapılaşmalıyız. Literatürde yayınlanan çalışmalar, Bingöl Karlıova ile Erzincan arasındaki Yedisu Fay Hattı’nda sismik boşluk olduğunu gösteriyor. Bu fay zonu Erzurum’a da yaklaşık kuş uçuşuyla 100 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Burada tarihte bezer büyüklükte bir deprem olmuş ve yine olması muhtemel.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-arastirma-merkezi-muduru-yeni-yerlesim-alanlarinda-deprem-riski-azaltilmali/feed/ 0
Melikgazi Belediyesi, Litvanya arama kurtarma gönüllülerine teşekkür etti https://www.igdirhaber.com.tr/melikgazi-belediyesi-litvanya-arama-kurtarma-gonullulerine-tesekkur-etti/ https://www.igdirhaber.com.tr/melikgazi-belediyesi-litvanya-arama-kurtarma-gonullulerine-tesekkur-etti/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:42:40 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4361 Dijital Hizmetler Çalıştay’ı için Litvanya’ya giden Melikgazi Belediyesi heyeti, asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinde Türkiye’ye yardıma gelen Litvanya arama kurtarma gönüllülerini ziyaret ederek destekleri için teşekkür ettiler.

Belediyeden giden mesai arkadaşlarının depremin yıldönümünde Litvanya arama kurtarma gönüllülerine selamlarını ve teşekkürlerini ilettiğini hatırlatan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, “Litvanya İçişleri Bakanlığı Yangından Korunma ve Kurtarma Dairesi Başkanlığına gerçekleştirilen ziyarete Melikgazi Belediye Başkan Yardımcımız Turan Akdağ ve beraberindeki heyet ile ülkemizin Litvanya Büyükelçisi Barış Tantekin ve büyükelçilik heyeti katıldı. 6 Şubat depremlerinde birçok insanımız enkaz altında kalarak can verdi. Bizler Melikgazi Belediyesi olarak deprem günü afetin yaşandığı bölgelere hızlıca ulaştık. Asrın Felaketinde tüm dünyadan ülkemize yardım ekipleri hızlıca ulaştı. Litvanya da bu ülkelerden biriydi. Litvanya’dan 42 kişilik bir ekip askeri uçakla deprem bölgesine geldiler. İşbirliklerimizin dostluklar ve barış içinde devam etmesini diler, Litvanyalı arama kurtarma gönüllülerini teşekkür ederim. Yaşadığımız kötü günde Litvanya’nın dostluğunu ve desteğini asla unutmayacağız” dedi.

Türkiye’ye yardıma gelen ekip ile tanışmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Melikgazi Belediye Başkan Yardımcısı Turan Akdağ ise, “Yardımlarınız için hepinize teşekkür ederiz. Ülkemizin en zor günlerinde bize yardımcı oldunuz. Deprem günü Türkiye’nin en soğuk günüydü ve kar yağmaya başladı. Bu zorlu şartlarda bizlerle birlikte olduğunuz için sizlere teşekkür ediyor ve Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Palancıoğlu’nun selamını iletiyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye Büyükelçisi Barış Tantekin ise yardımlarından dolayı Litvanya uluslararası kurtarma ekibi üyelerine teşekkür ederek, “Geçen yıl ocak ayında görevime başladım ve bir hafta sonra 6 Şubat’ta Türkiye’de deprem meydana geldi. İlk günlerde diğer ülkelerden kurtarma ekiplerine büyük ihtiyaç duyuldu. Litvanya 42 kişilik bir ekibi askeri uçakla deprem bölgesine gönderdi. Ülkemize yardım ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Umarım sadece afet zamanlarında değil, iyi günlerde de iş birliğimizi sürdürürüz” diye konuştu.

Litvanya İçişleri Bakanlığı Yangından Korunma ve Kurtarma Dairesi Başkanlığı Departman Direktörü Saulius Greiius da şunları söyledi:

“Seçkin konukları burada, Litvanya’da görmekten çok memnunuz. Deprem sonrasında Türk yetkililerle yakın iş birliği yaptık. Bir kez daha deprem mağdurlarına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Bu tür afetlerde iş birliği yapmak zorunda kalmak canımızı acıtıyor ama umarım gelecekte her iki ülkenin itfaiye ve kurtarma hizmetleri güçlendirilerek iş birliği geliştirilir. Türkiye’de arama kurtarma çalışmaları yürüten Litvanya uluslararası kurtarma ekibimiz kurtarma çalışmaları sırasında Türk halkının sıcak ilgisini, samimiyetini ve yardımlarını hala hatırlıyor. Türkiye’den dönüşte birçok Türk vatandaşı bizi havalimanında karşıladı, teşekkür etti. Ülkemize bir felaket gelirse Türkiye’den gelecek ekiplerin de bize yardım edeceğini biliyoruz.”

Litvanya Uluslararası Kurtarma Ekibinin Komutanı Gediminas ukta ise kendilerini hatırlayan ve olay yerinde Türk halkının sağladığı yardımlar için ziyarete gelen Türk heyete teşekkür ederek, çok samimi ve açık sözlü insanlarla tanıştıkları için mutlu olduklarını dile getirdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/melikgazi-belediyesi-litvanya-arama-kurtarma-gonullulerine-tesekkur-etti/feed/ 0
Malatya’da yerinde dönüşüm için destek miktarı artırılmalı https://www.igdirhaber.com.tr/malatyada-yerinde-donusum-icin-destek-miktari-artirilmali/ https://www.igdirhaber.com.tr/malatyada-yerinde-donusum-icin-destek-miktari-artirilmali/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:09:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4339 Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, yerinde dönüşüm için daha önce açıklanan kredi ve hibe miktarının enflasyon karşısında erdiğini belirterek, deprem bölgesi için destek rakamının toplamda 2,5 milyon TL olması gerektiğini söyledi.

Malatya’nın 6 Şubat depremlerinde çok ciddi bir yıkıma uğradığını ifade eden MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan sorunları dernek olarak her platformda dile getirmeye çalıştıklarını söyledi. İş dünyası olarak Malatya’nın bir an önce yeniden ayağa kalkmasını önemsediklerini belirten Karademir, “Çünkü ticaretin, Malatya ekonomisinin ayağa kalkması için şehrin imarını yeniden hızlı bir şekilde yapılması lazım. 6 Şubat deprem ile birlikte Malatya’da 112 bine yakın binamız ağır hasarlı. Yıkımların yüzde 90 oranında olduğunu görüyoruz. Şehirde çok ciddi bir yıkım oluştu” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın deprem nedeniyle evini yerinde yapmak isteyen depremzedelere ‘Yerinde dönüşüm projesi’ kapsamında 750 bin TL kredi, 750 bin TL hibe desteği verdiğini hatırlatan Salih Karademir, “Toplam 1,5 milyon TL’lik bir yardımda bulunacağını belirtildi. Bu bizim için çok önemli bir proje, lakin depremin üzerinden yaklaşık bir yıl geçen bir süre var. Türkiye’deki ekonomik şartların ve enflasyon oranlarının sürekli artması nedeniyle şu anki şartlarda deprem bölgesinde toplamda 1,5 milyon TL ile vatandaşlarımızın yerinde evlerini tekrar yapmasının zor olduğunu görüyoruz. Bu paranın yetmeyeceğini, vatandaşımızın da imkanlarını da zorlanacağını bildiğimiz için devletimizin, bakanlığımızın verilecek olan bu desteği biraz daha artırmasını göz önünde bulundurmasını istiyoruz. Yaklaşık 2,5 milyon TL’lik bir rakam gerekiyor. şu şartlarda yerinde dönüşüm kampanyası için bir milyon 250 bin TL kredi, bir milyon 250 bin TL’de hibe olarak verilirse vatandaşımızın hızlı bir şekilde yerinde dönüşüm kampanyasıyla evlerini ve iş yerlerini yapıp hızlı bir şekilde Malatya’nın eski günlerine kavuşacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Bu desteğin arttırılması gerektiğini önemsediklerini belirten Karademir, “İnşallah Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, devletin imkanları dahilinde yerinde dönüşüm projesine verilecek olan hibe ve kredi desteklerini tekrardan revize ederek, güncelleyerek deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza daha iyi bir destekle açıklayacaklarını umuyoruz” ifadelerine de yer verdi.

Yaklaşan yerel seçimlere de değinen MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, aday olan isimlerin Malatya’yı yeniden ayağa kaldıracak projelerini hızlı bir şekilde kamuoyuna açıklamasını beklediklerini söyledi. Depremden buyana halen şehirde imar noktasında bir belirsizlik yaşandığına işaret eden Karademir, “Hızlı bir şekilde hem yıkılacak olan binaların kaç kat olacağını, hem de yeni açılacak imar veya yeni verilecek imar bölgelerinde imarın nasıl işleneceği hakkında vatandaşımızın ciddi bir şekilde bilgilendirilmesini istiyoruz. Vatandaşımız burada ne kadar sağlıklı bilgilere kavuşursa o kadar memlekete güveni tam olur. Şehirde ciddi bir şekilde bir göç var. Bu göçün en büyük nedeni de belirsizlik. Biz her zaman dediğimiz gibi, belirsizliklerin ortadan kalkmasını istiyoruz. Gelecek olan belediye başkanımızın, ilçe belediye başkanlarımızın hızlı bir şekilde imar noktasında seçim döneminde bilgi vermesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü şehirde gözüken belirsizlikten dolayı ciddi bir göç yaşanıyor. İş dünyası olarak sabrımız kalmadı, çünkü bu belirsizlikler devam ederse şehrimizin geriye gideceğini görüyoruz. Yetkililerden, siyasetçilerimizden, milletvekillerimizden Malatya’mızın yeniden eski gücüne kavuşması için istişare ve bilgi kültürüyle birlikte şehrin yeniden ayağa kalkması için çaba göstereceklerine inanıyoruz” dedi.

Malatya’nın imarında yatay mimarinin de çok önemli olduğunu daha öncede dile getirdiklerini ifade eden Karademir, “Şehrin yeniden açılacak imar planında yatay mimariye öncelik verilmesini istiyoruz. İş dünyası olarak barınma ve iş yerlerinin çarşı merkezi ne kadar hızlı bir şekilde teslim edilirse Malatya’nın da ticaretinin yeniden güçleneceğini, yeniden ekonominin canlanacağını ve giden vatandaşlarımızın yeniden Malatya’ya döneceğine inanıyoruz. MAGİNDER ailesi olarak her zaman devletimizin yanında olduğumuzu, seçilecek olan belediye başkanımızın yanında olacağımızı söylemek istiyorum” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/malatyada-yerinde-donusum-icin-destek-miktari-artirilmali/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta depremden etkilenen metal mutfak eşyası üretimi artıyor https://www.igdirhaber.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:06:54 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4336 Türkiye’deki metal mutfak eşyalarının yaklaşık yüzde 90’ının üretildiği Kahramanmaraş’ta, depremden etkilenen esnafın üretimi her geçen gün artıyor.

6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Dulkadiroğlu ilçesindeki Küçük Sanayi Sitesi’nde yer alan Bakırcılar Çarşısı’nda tencere, çaydanlık gibi küçük ev eşyaları üreten birçok iş yeri de zarar gördü.

Sağlanan destek ve yapılan çalışmalarla iş yerlerini onaran işletmeler, deprem sonrasında yüzde 5’e kadar düşen üretimlerini yüzde 40’a çıkardı.

Kahramanmaraş Bakırcılar, Alüminyum Ürün İmalatçıları ve Dökümcüleri Esnaf ve Sanatkar Odası Başkanı Selamet Atlı, AA muhabirine, 6 Şubat depremlerinden herkes gibi kendilerinin de olumsuz etkilendiğini, Küçük Sanayi Sitesi’nde yer alan 400 iş yerinin kullanılamaz hale geldiğini anlattı.

Atlı, sitedeki iş yerlerinin bakır, granit, teflon, çelik, alüminyum mutfak eşyaları ürettiklerini bildirerek, “Türkiye’de metal mutfak eşyalarının yüzde 90’ı Kahramanmaraş’ta üretiliyor. Geçen yıl mart, nisan aylarında üretim yüzde 5 civarında seyrediyordu. KOSGEB’in katkısıyla, devletin gücüyle yüzde 40’a şu an çıkmış durumdayız.” dedi.

“Eski günlerimize ulaşmak istiyoruz”

Depremde yıkılan iş yerlerinin yapılması için ilk kazmanın bir süre önce vurulduğunu aktaran Atlı, “Biz daha hızlı, devlet, vatandaş, esnaf olarak bir an önce eski günlerimize ulaşmak istiyoruz. Eski samimi ortamı, esnafımızın eski çalışma dönemini özledik, o günlere dönmek istiyoruz.” diye konuştu.

Atlı, kentte metal sektöründe büyük fabrikalarla birlikte yaklaşık 50 bin kişinin istihdam edildiğini vurgulayarak, ailelerle 200 bin kişinin bu sektörden ekmek yediğini sözlerine ekledi.

Üretim kapasitesi artıyor

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Başkanı Mustafa Buluntu ise ciddi bir sanayi kenti olduklarını, 2002’de 1,5 milyar dolar olan ihracatlarının depremin etkisiyle geçen yıl 1 milyar 20 milyon dolara, 200 bin civarında olan istihdam rakamlarının ise 150-170 binlere düştüğünü belirtti.

Organize sanayi bölgelerindeki hasarları toparlamaya çalıştıklarını, kapasite oranlarının şu anda yüzde 40-50 civarında olduğunu dile getiren Buluntu, kentte kalıcı konutların tamamlanması, yıkılan yerlerin yeniden ayağa kaldırılmasıyla birlikte ticari hayatın normale döneceğini kaydetti.

Buluntu, 12 bin dolayında odaya kayıtlı şirket olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“Organize sanayi bölgelerinin içerisinde de 2 binin üzerinde sanayi kuruluşumuz var. Bunların hasarsız olanı hiç yok gibi. Bir kısmı çok ciddi manada ağır hasar almış ve yıkılmıştı. Çelik mutfak eşyalarının şu an en büyük pazar payı Mısır. Mısır, Afrika’ya acılan bir kapı gibi. Biz hedef pazarlar belirlemiştik. Kanada olsun, Amerika olsun. İhracat yaptığımız ülkeleri de ciddi manada geliştiriyorduk. Tekstil konusunda Kahramanmaraş çok güçlüydü. Onlarla ilgili de yeni hedeflerimiz yeni pazarlarımız vardı. Depremden önce bir çok çalışmamızı tamamlamıştık. 2023 yılında hedefimiz 1,5 milyar dolardan 2,5 milyar dolara seviyesine çıkarmaktı şehrimizi. Asrın felaketini yaşadık. Bir taraftan travmalarla uğraşırken bir taraftan da üretimsel faaliyetleri de hayata geçirmek için TSO olarak çok ciddi manada depremin ilk anından itibaren mücadele veriyoruz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/feed/ 0
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki OSB Başkanları ve Yöneticileri Diyarbakır’da Buluştu https://www.igdirhaber.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesindeki-osb-baskanlari-ve-yoneticileri-diyarbakirda-bulustu/ https://www.igdirhaber.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesindeki-osb-baskanlari-ve-yoneticileri-diyarbakirda-bulustu/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:00:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4247 Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki OSB başkan ve yöneticileri, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi ev sahipliğinde bir araya gelerek sektörü değerlendirdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan OSB Başkanı Mustafa Fidan, üç ayda bir sanayici buluşmaları konulu toplantılara devam edeceklerini belirterek, tarihi geçmişi, barındırdığı kültürel değerleri, bereketli toprakları, turizm potansiyeli ile Diyarbakır’ın ülkenin Orta Doğu’ya açılan önemli kapılarından biri olduğunu söyledi.

Geçmişteki yatırımcı firma sayısı 200 iken şu an faaliyette, inşaat sürecinde ve tahsisi yapılmış firmalar ile sayının 400’e ulaştığını aktaran Fidan, 5. etabın faaliyete girmesi halinde ve önümüzdeki seneler içerisinde istihdam sayısının 30 bin olmasını hedeflediklerini ifade etti. OSB yönetimi olarak önümüzdeki yıllar içinde hedefledikleri firma sayısının 600 civarında olduğunu kaydeden Fidan, şöyle konuştu:

“Bunun hem istihdama hem Diyarbakır OSB’ye katkısının büyük olacağını hepimiz biliyoruz. 85 ülkeye ihracat yapan Diyarbakır OSB’mizin 2023’teki ihracat rakamı 231.5 milyon dolardır. Hedefimiz hem üretimi hem de ihracat rakamlarımızı artırmak, kent ve ülke ekonomimize katkı sunmaktır.”

6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası oluşan kriz masasıyla depremzedelere önemli ölçüde destek verdiklerini hatırlatan Fidan, “Diyarbakır OSB olarak, oluşturduğumuz kriz masasında 1,5 ay süreyle tüm deprem bölgelerine el uzatmaya çalıştık. Bu çerçevede sanayicilerimizle birlikte 7 milyon TL nakdi yardım, 65 bin kişilik yemek, 112 adet tır yardım ve iş makinesi ekipmanını deprem bölgesine ulaştırıldık. Depremden olumsuz etkilenen üreticiye de destek olması için Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın bölgesel kalkınma odaklı acil eylem programı projesi çerçevesinde “Diyarbakır OSB işlik” projemizi hayata geçirdik. Proje çerçevesinde 18 adet bin metrekarelik atölye yapılarak bu atölyeler şehir merkezinde faaliyet gösterip depremde zarar gören firmalara en yakın zamanda tahsis edilecektir” dedi.

DTSO Başkanı Mehmet Kaya ise, depremin yıldönümüne denk gelen bir tarihte kent dinamikleriyle bir araya gelmenin önemli bir mesaj olduğunu ifade ederek, “Depremden bir yıl sonra hem kent dinamikleriyle hem de sanayimizle ayakta durmamız kentin gücünü gösteriyor. Evet dışarda hükümetten ve devletten destekler alınır, ama böyle büyük Türkiye nüfusunun yüzde 15’ni etkileyen bir depremden bahsediyoruz. Şu an Diyarbakır’da 4 etaptan oluşan Organize Sanayi Bölgemiz var. Silvan’da da çok yakın bir zamanda talepleri toplamaya başlayacağız. Orada da tapu alma noktasına geldik. Artık deprem bize şunu gösterdi; önceliğimizin sanayi tesislerinin kurulacağı alanları iyi seçmemiz. Diyarbakır bu konuda nispeten şanslı. Karacadağ’ın eteklerinde zemini sağlam Sanayi Bölgelerimiz var. Karacadağ’da OSB’miz 3 bin dönümle başladı ama yaklaşık 36 bin dönümlük bir Organize Sanayi Bölgesi olabilir bir rezerve alanı var. Onun için de artık Diyarbakır, yatırımı çekme ve kendi yatırımcısını geliştirme üzerine olmalı” şeklinde konuştu.

Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü de, Güneydoğu Anadolu toplantısı için Diyarbakır’a geldiklerini belirterek, “Biz onlara yaptığımız çalışmaları kısaca aktardık. Onların talep ve önerilerini aldık. Bu tür istişare toplantılarında inanılmaz bir şekilde besleniyoruz. Ev ödevlerimizi alıp Ankara’ya döndüğümüz zaman, çalışma takvimimizi oluşturuyoruz. Bu bölge toplantılarımız devam edecek. Ancak çalışmalarımız sadece bölge toplantılarımızla ilgili değil. Çünkü organize sanayi bölgeleri bizim yaşam alanlarımızdır. OSB’ler mesleki eğitimler, geri dönüşüm tesisleri, yenilenebilir enerji tesisleriyle yaşamın tüm alanlarına dokunarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.

Programa, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kurulu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, Diyarbakır Vali Yardımcısı Ömer Coşkun, Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya ile Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DİSİAD Başkanı Nurullah Edemen, STK başkanları ve sanayiciler katıldı. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesindeki-osb-baskanlari-ve-yoneticileri-diyarbakirda-bulustu/feed/ 0
Adıyaman Üniversitesi Uzaktan Algılama Coğrafi Bilgi Sistemleri Merkez Müdürü: Adıyaman’da 7 ve üzeri deprem beklemedik https://www.igdirhaber.com.tr/adiyaman-universitesi-uzaktan-algilama-cografi-bilgi-sistemleri-merkez-muduru-adiyamanda-7-ve-uzeri-deprem-beklemedik/ https://www.igdirhaber.com.tr/adiyaman-universitesi-uzaktan-algilama-cografi-bilgi-sistemleri-merkez-muduru-adiyamanda-7-ve-uzeri-deprem-beklemedik/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:30:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3920 6 Şubat Depremi’nden sonra saha taramasında yer alan Adıyaman Üniversitesi Uzaktan Algılama Coğrafi Bilgi Sistemleri Merkez Müdürü Doç. Dr. Senem Tekin, bazı bilim adamlarının aksine, Adıyaman’da 7 ve üzerinde bir deprem beklemediklerinin altını çizdi.

İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında 2021 yılında çalışma yapan Adıyaman Üniversitesi Öğretim Üyesi Jeoloji Mühendisi Uzaktan Algılama Coğrafi Bilgi Sistemleri Merkez Müdürü Doç. Dr. Senem Tekin, 6 Şubat Depremi sonrasında oluşan yeni faylar ve deprem ihtimalleri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Yer hareketleri üzerinde önemli çalışmalar yapan Doç. Dr. Senem Tekin, bazı bilim adamlarının Doğu Anadolu Fay Hattı’ndaki bir kısım enerjinin Bitli-Zagros Fay Segmenti’ne yük bindirdiği ve depremi öne çektiği yönündeki açıklamalarının aksine, bu enerjinin Malatya Fayı’ndaki Akçadağ, Arguvan ve Kemaliye Segmenti’ne bindirdiğini savundu.

Tekin, 6 Şubat depremlerinin şiddet dağılımının yüksekliği, 2021’de hazırlanan raporda öngörülerin 6 Şubat’ta gerçekleşmesi, Malatya Fay Zonu ve Adıyaman’da 7 ve üzerindeki deprem beklentisiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

“6 Şubat depremi 10 şiddetine çıktı”

Senem Tekin, 6 Şubat depremlerinin şiddetlerinin yüksekliğine işaret ederek, “6 Şubat depremlerinin şiddet dağılımına baktığımızda, 7,7 büyüklüğünde gerçekleşen deprem Adıyaman genelinde Richter ölçeğine göre 10 ölçeğine kadar şiddet dağılımına kadar çıkıyor. 7,6 büyüklüğündeki depremde de 9 şiddetine kadar çıkıyor. Bu kadar bekliyor muyduk. Hayır bu kadar beklemiyorduk. Tabii ki de bu kadar yıkım olması normal değil, bunun farklı etkenleri de var” dedi.

“2021 yılındaki İRAP raporunda 6,5 büyüklüğündeki depremde bin 500 binanın yıkılacağını öngördük”

Doç. Dr. Tekin, İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında 2021 yılında yapılan çalışmaların raporlarına yansıyan öngörülerin yaşandığını vurgulayarak, “İRAP kapsamında biz özellikle Pazarcık-Çelikhan arasında 6,5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelirse bunun sonucunda Adıyaman genelinde tehlike haritalarımızı oluşturmuştuk. Onun dışında da bina risk envanterlerini çıkartmak adına bu analizleri gerçekleştirdik. 6,5 ve üzerinde bir deprem meydana gelirse Adıyaman merkezde bin 500 binanın ya yıkılacağını ya da ağır hasarlı olabileceğini belirlemiştik. Maalesef 6 Şubat depremlerinde öngördüğümüz sonuçların hepsini yaşadık” ifadelerini kullandı.

“Serinyol Segmenti ilk kez haritalandı”

6 Şubat depremlerinin ardından yeni fayların ortaya çıktığına işaret eden Tekin, “6 Şubat depremi sonrasında yüzey kırıklarına baktığımız zaman Maden Tetkik ve Arama (MTA) tarafından, Doğu Anadolu Fay Zonu’na baktığımız zaman Serinyol Segmenti ilk kez haritalandı. Aktif fay hatlarını arazi gözlemleriyle, hava fotoğraflarıyla haritalıyoruz. Ama her gelişen deprem çalışmalarında Paleosismoloji projelerinde diri fay hatları çalışılan bölgelerde güncelleniyor. Şu anda diri fay haritası 2013 yılında basılmış haliyle değil daha fazla fay hattı ülke genelinde çizilmiş durumda ve güncellenmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.

“Adıyaman’da 7 ve üzerinde deprem beklemiyoruz”

Geçtiğimiz günlerde Bitlis-Zağros Segmenti nedeniyle Adıyaman’da 7 ve üzeri deprem olma ihtimallerinin yüksek olduğu belirten Prof. Dr. Naci Görür’ün açıklamalarından farklı bir açıklamada bulunan Doç. Dr. Senem Tekin, “Ülkemizin 534 adet 6 ve üzerinde deprem üretme potansiyeli olan fay hattımız var. Afetlere karşı kesinlikle hazırlıklı olmamız bunlarla ilgili planlamalar yapmamız, doğru yerleşimlere gitmemiz gerekiyor. Adıyaman merkezinden geçen bir fay hattımız yok. Fakat kuzey kesimlerinden geçen çok sayıda fay hattı var. Tabii bunların da tek tek baktığımızda 6 büyüklüğünde deprem üretme potansiyelleri var. Tekrarlanma periyodunu dolduran faylarımız var. Yine aletsel ve geçmiş kayıtlarımıza baktığımız zaman bu bölgede 500 yılda hatta 600 yıla yakın periyotlarda bu bölgede bu denli yıkıcı depremlerin olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla 7 ve üzeri bir depremin Adıyaman merkezine yakın bir alanda yaşanacağını ön görmüyoruz. 6 Şubat Depremi’nin enerjisinin Malatya tarafına kaymış gibi olduğu gözüküyor. Ölü Deniz’in güney kesimlerine kaymış gibi. Artık hangi bölgede olacağını bilmiyoruz fakat olma durumu tabii ki de vardır. Bu bölgede 5,5-6 dolaylarında depremler yaşayabiliriz. Depremle yaşamaya alışmamız gerekiyor.

Bizim çalışmalarımıza göre, Malatya tarafına daha ağırlık veriyoruz. Son 1,5 aydan beri Malatya’da 5,5 civarında depremler yaşıyoruz. Akçadağ, Arguvan ve Kemaliye segmentlerinden oluşan bir fay burası. Akçadağ Segmenti Adıyaman merkeze daha yakın olduğu için bu bölgedeki gelişebilecek farklı deprem büyüklüklerine, senaryolara göre tehlike haritalarımızı oluşturuyoruz” ifadeleriyle görüşlerini savundu. – ADIYAMAN

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/adiyaman-universitesi-uzaktan-algilama-cografi-bilgi-sistemleri-merkez-muduru-adiyamanda-7-ve-uzeri-deprem-beklemedik/feed/ 0
Enkaz altındaki insanları yaşatmak için mücadele veren sağlıkçı Havva, afetzede vatandaşların umudu oldu https://www.igdirhaber.com.tr/enkaz-altindaki-insanlari-yasatmak-icin-mucadele-veren-saglikci-havva-afetzede-vatandaslarin-umudu-oldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/enkaz-altindaki-insanlari-yasatmak-icin-mucadele-veren-saglikci-havva-afetzede-vatandaslarin-umudu-oldu/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:12:33 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3906 Enkaz altındaki insanları yaşatmak için mücadele veren sağlıkçı Havva, afetzede vatandaşların umudu oldu

HATAY – Hatay’da depremin ilk günlerinde enkaz altındaki vatandaşları yaşatmak amacıyla görev alan sağlıkçı Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen afetzede vatandaşlara umut olmaya devam ediyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay yerle bir olmuş 25 bine yakın insan vefat etmişti. Afetin ilk saatlerinden itibaren Türkiye’nin dört bir yanından kurtarma ekipleri ve sağlık çalışanları bölgeye yardıma koşmuştu. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde görevli 38 yaşındaki Acil Tıp Teknisyeni Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgedeki afetzede vatandaşların hayata tutundurmak için mücadele etti. Depremin 3. gününde enkazdan kurtarılan Gürkan Öztürk, üniversite sınavı için sağlıkçı Ertuğrul’dan kitap istemişti. Kendisinden istenen kitapla beraber bölgede seferberlik başlatan Ertuğrul, kurucusu olduğu Ülkem Kitap Okuyor Derneği aracılığıyla afet bölgesine 21 çadır okul açtı ve 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdı. Deprem bölgesinde vatandaşların sadece eğitimine destek olmakla kalmayan iyilik meleği Acil Tıp Teknisyeni Ertuğrul, asrın felaketinde evi yıkılan Yağar ailesi içinde ev yaptırma kararı aldı. Derneği aracılığıyla Yağar ailesine Antakya ilçesi Maşuklu Mahallesi’ne ev yaptırma sürecini başlatan ATT Ertuğrul, yaptıklarıyla afetzede vatandaşların takdirini topladı.

Yeni yuvası için destek olan yardım meleği Sağlıkçı Havva’ya teşekkürlerini dile getiren Sibel Yağar, “Ben kızıma 1 saniye bile geç kalsam bilgi kızım vefat etmişti. Kızımın elini tutup çekmemle kolonun yıkılması bir oldu. Çok şükür kızıma bir şey olmadı, evim depremde yıkıldı. Rabbim Havva hanım başta olmak üzere yardım edenlerden binlerce kez razı olsun. Destek veren herkesten rabbim razı olsun” dedi.

“Sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum”

Asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgede görev almaya başladığını belirterek Havva Aydanur Ertuğrul, “Depremin ilk dakikalarında yola çıkan ekiplerden bir tanesiyim. Hatay’da depremzedelerle birlikte ıslanan onlarla birlikte depremin ilk şokunu yaşayan sağlıkçılardan bir tanesiyim. Depremzedelerle gönül bağı kurdum ve 1 yıldır depremzedelerle Hatay’da hem eğitime hem de yardım işlerine destek olmaya çalışıyorum. Depremin 3. gününde Gürkan isimli bir çocuğumuz enkazdan çıktı ve kitaplarım enkazda kaldı diye üzüldü. Ben ona bir söz verdim, sen iste sana kitap yığarım dedim. Bu sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum. Arkamda çok güçlü bir ekibim var” dedi.

Afet bölgesinde 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdığını ifade eden Ertuğrul, “100 binden fazla kitabı 7 bin 700 ‘den fazla çocuğa ulaştırdık. 21 tane çadır okul açtık. Okullarımızı açtığımızda o çocukların kitap, kırtasiye, forma ve ayakkabı gibi ihtiyaçlarını karşıladık. Bir çadıra gittiğimizde, bizden ne istersiniz dedik. Bir evladımızın annesi kışlık kıyafet getirebilirmisiniz soğuk oluyor dedi. Çocuğumuz; oyuncak, kitap ve çikolata istemiyordu. Sana ne yapalım dediğimde ‘ben çok üşüyorum bana ev yapın’ dedi. Nur’a bir söz verdik ve sözümüzü tutmaya gayret gösteriyoruz. Şuanda depremzede ailemize ev yapıyoruz. Bir hayalimiz var, biz bu evde Nur’la birlikte kitap okumak istiyoruz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/enkaz-altindaki-insanlari-yasatmak-icin-mucadele-veren-saglikci-havva-afetzede-vatandaslarin-umudu-oldu/feed/ 0
Depremde Enkaz Altındaki Vatandaşlara Umut Olan Sağlıkçı https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-enkaz-altindaki-vatandaslara-umut-olan-saglikci/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-enkaz-altindaki-vatandaslara-umut-olan-saglikci/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:06:23 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3900 Hatay’da depremin ilk günlerinde enkaz altındaki vatandaşları yaşatmak amacıyla görev alan sağlıkçı Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen afetzede vatandaşlara umut olmaya devam ediyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay yerle bir olmuş 25 bine yakın insan vefat etmişti. Afetin ilk saatlerinden itibaren Türkiye’nin dört bir yanından kurtarma ekipleri ve sağlık çalışanları bölgeye yardıma koşmuştu. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde görevli 38 yaşındaki Acil Tıp Teknisyeni Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgedeki afetzede vatandaşların hayata tutundurmak için mücadele etti. Depremin 3. gününde enkazdan kurtarılan Gürkan Öztürk, üniversite sınavı için sağlıkçı Ertuğrul’dan kitap istemişti. Kendisinden istenen kitapla beraber bölgede seferberlik başlatan Ertuğrul, kurucusu olduğu Ülkem Kitap Okuyor Derneği aracılığıyla afet bölgesine 21 çadır okul açtı ve 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdı. Deprem bölgesinde vatandaşların sadece eğitimine destek olmakla kalmayan iyilik meleği Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Ertuğrul, asrın felaketinde evi yıkılan Yağar ailesi içinde ev yaptırma kararı aldı. Derneği aracılığıyla Yağar ailesine Antakya ilçesi Maşuklu Mahallesi’ne ev yaptırma sürecini başlatan ATT Ertuğrul, yaptıklarıyla afetzede vatandaşların takdirini topladı.

Yeni yuvası için destek olan yardım meleği Sağlıkçı Havva’ya teşekkürlerini dile getiren Sibel Yağar, “Ben kızıma 1 saniye bile geç kalsam bilgi kızım vefat etmişti. Kızımın elini tutup çekmemle kolonun yıkılması bir oldu. Çok şükür kızıma bir şey olmadı, evim depremde yıkıldı. Rabbim Havva hanım başta olmak üzere yardım edenlerden binlerce kez razı olsun. Destek veren herkesten rabbim razı olsun” dedi.

“Sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum”

Asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgede görev almaya başladığını belirterek Havva Aydanur Ertuğrul, “Depremin ilk dakikalarında yola çıkan ekiplerden bir tanesiyim. Hatay’da depremzedelerle birlikte ıslanan onlarla birlikte depremin ilk şokunu yaşayan sağlıkçılardan bir tanesiyim. Depremzedelerle gönül bağı kurdum ve 1 yıldır depremzedelerle Hatay’da hem eğitime hem de yardım işlerine destek olmaya çalışıyorum. Depremin 3. gününde Gürkan isimli bir çocuğumuz enkazdan çıktı ve kitaplarım enkazda kaldı diye üzüldü. Ben ona bir söz verdim, sen iste sana kitap yığarım dedim. Bu sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum. Arkamda çok güçlü bir ekibim var” dedi.

Afet bölgesinde 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdığını ifade eden Ertuğrul, “100 binden fazla kitabı 7 bin 700 ‘den fazla çocuğa ulaştırdık. 21 tane çadır okul açtık. Okullarımızı açtığımızda o çocukların kitap, kırtasiye, forma ve ayakkabı gibi ihtiyaçlarını karşıladık. Bir çadıra gittiğimizde, bizden ne istersiniz dedik. Bir evladımızın annesi kışlık kıyafet getirebilirmisiniz soğuk oluyor dedi. Çocuğumuz; oyuncak, kitap ve çikolata istemiyordu. Sana ne yapalım dediğimde ‘ben çok üşüyorum bana ev yapın’ dedi. Nur’a bir söz verdik ve sözümüzü tutmaya gayret gösteriyoruz. Şuanda depremzede ailemize ev yapıyoruz. Bir hayalimiz var, biz bu evde Nur’la birlikte kitap okumak istiyoruz” şeklinde konuştu. – HATAY

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-enkaz-altindaki-vatandaslara-umut-olan-saglikci/feed/ 0
AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, MÜSİAD Malatya Şubesini Ziyaret Etti https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-yesilyurt-belediye-baskan-adayi-prof-dr-ilhan-gecit-musiad-malatya-subesini-ziyaret-etti/ https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-yesilyurt-belediye-baskan-adayi-prof-dr-ilhan-gecit-musiad-malatya-subesini-ziyaret-etti/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:48:33 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3699 AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, MÜSİAD Malatya Şube Başkanlığını ziyaretinde yaptığı konuşmada, göreve gelir gelmez önceliklerinin depremin yaralarını bir an önce sarmak olduğunu ifade etti.

Ziyarette ilk olarak söz alan MÜSİAD Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin, yerel seçimlerin Malatya’da deprem dolayısıyla daha farklı geçeceğini ifade ederek, “Prof. Dr. İlhan Geçit hocamıza çıktığı yolda başarılar diliyorum” dedi.

Asrın felaketinde hem Yeşilyurt hem de Malatya’nın ciddi hasar gördüğünü belirten Akçin, “Binalarımızın yüzde 40’ı, iş yerlerimizin de yüzde 70’ine yakını zarar gördü. Bin 300’e yakın insanımız vefat etti. MÜSİAD olarak depremin ilk gününden bugüne kadar gerek insanların ihtiyaç duyduğu yardımlar olsun gerekse üyelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda bir yıldır mücadele ediyoruz. Tabi bu uzun soluklu bir iş. Kısa vadede çözülecek sorunlar değil, biraz sabır biraz gayret isteyen zaman isteyen bir süreç. Bu zamanı sabırla biz şehrimizin tekrardan ayağa kalkmasıyla ilgili gayret göstereceğiz. Bununla beraber seçilecek yerel aktörlerin de mutlak surette sivil toplum ile iç içe gerek ekonomik anlamda gerek turizm anlamında gerek şehrin hizmet sektörünün kalkınması ile alakalı mutlaka birlikte çalışması gerekiyor. Bu eksiklerimizi beraber istişare halinde nasıl gidereceğiz, nelere katkı yaparız, bu anlamda istişare halinde olmayı umuyoruz” şeklinde konuştu.

AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, MÜSİAD’ın ülke ekonomisi açısından önemli bir sivil toplum kuruluşu olduğunu belirterek, “Biz MÜSİAD’ın çalışmalarını daha önceden biliyoruz, yakın takip ediyoruz ve takdir ediyoruz. MÜSİAD’ın deprem döneminde yaptığı çalışmaları da kısmen biliyorum, bu anlamda da bu çalışmaları çok önemsiyorum” ifadelerine yer verdi.

31 Mart gecesi yetki aldıklarında birinci önceliklerinin depremin yaralarını sarmak olduğunun da altını çizen Geçit, “Tabii ki bu yaralar çok boyutlu ama biz öncelikli olarak bölgemizde ağır yapıların yüksek oranda olduğunu biliyoruz. Güçlendirilmesi gereken yapılar var bu anlamda da yerinde dönüşümün hızla ele alınması gerekiyor. Güçlendirme projelerinin mutlaka hızlandırılması gerekiyor. 6 Şubat depreminden sonra Malatya’da ki yapıların önemli bir kısmının ağır hasar alması bir kısmının yıkılması önemli can kayıplarının olması daha önce bu yapı süreçlerinde yer almış insanların yargısal süreçlere maruz kalmasıyla sonuçlandı. Bundan dolayı belediyelerimizde bu güçlendirme projeleri ve yerinde dönüşüm projeleri uzun süre bekliyor ne yazık ki. Biz inşallah yönetime gelirsek güçlendirme projelerini de yerinde dönüşüm projelerinde hızlandıracağız. Bunlar için bir süre tayin edeceğiz, o projeler belediyeye geldiğinde onların bir bekleme süreleri olacak. Mutlaka takipçisi olacağız. Bununla da yetinmeyeceğiz, yeni rezerv alanları keşfedeceğiz ki onunla ilgili bir ekip kurduk. Bir proje ekibi oluşturduk, onlar şimdi bakıyorlar. Çevre ve şehircilik il müdürlüğümüz ile birlikte bu süreci yönetiyorlar. 19 civarında rezerv alanımız var ama tabii ki bu rezerv alanları bir Battalgazi’deki rezerv alanlarına göre metrekare olarak daha düşük. Biz yeni rezerv alanları oluşturacağız ve bunları TOKİ’ye sunacağız. Buradaki en büyük sorun vatandaşın normal yaşama dönmesi, yani normal bir konutta kendi konutuna taşınması. Ticarethanelerin tekrar faaliyete geçmesi, yani bu süreçlerin farkındayız. Bizim hekim olmamız bazı toplumsal kesimlerde bir endişeye sebebiyet vermesin, biz daha önce de yöneticilik yaptık. Belediyeciliğin iyi bir ekip kurmak, organizasyon ve yönetme becerisi olduğunu biliyorum. Bu anlamda en ufak bir zafiyet olmayacak inşallah biz yönetime geldiğimizde” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ak-parti-yesilyurt-belediye-baskan-adayi-prof-dr-ilhan-gecit-musiad-malatya-subesini-ziyaret-etti/feed/ 0
Habercilerin Kaleminden Yüzyılın Afeti-Sarsılma Kitabı Tanıtıldı https://www.igdirhaber.com.tr/habercilerin-kaleminden-yuzyilin-afeti-sarsilma-kitabi-tanitildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/habercilerin-kaleminden-yuzyilin-afeti-sarsilma-kitabi-tanitildi/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:51:12 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3452 Türkiye Haber Kameramanları Derneğince, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde, bölgede görev yapan 77 gazeteci tarafından kaleme alınan “Habercilerin Kaleminden Yüzyılın Afeti-Sarsılma” adlı kitabın tanıtımı yapıldı.

Atlas Sineması’nda gerçekleşen törende, esere katkısı olan kişi ve kurumlara ödülleri takdim edildi. Törende Anadolu Ajansından esere katkı sunan kameramanlar Osman Bakır ve Alican Ocak, muhabir Muzaffer Çağlıyaner ve Tunahan Akgün, foto muhabirleri Erçin Ertürk ve Murat Şengül ödül aldı.

Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, törende yaptığı konuşmada, insan yaşamının korku ve umut arasında sürdüğünü belirterek, “Acının ya da 6 Şubat’ın resmini çizebilecek bir kalem var mıdır acaba? 6 Şubat’ta yaşadığımız, asrın, yüzyılın felaketi diye ifade ettiğimiz bu büyük felaket, biz belediye başkanlarına ve yöneticilerine, korkuyla umut arasındaki çizgide, umuda dair çok şey yapmak için bir motivasyon, önemli, sürükleyici bir güç olmalı.” dedi.

Yaşanan acının ve kayıpların yanında yaşanan dayanışma nedeniyle Türk milletinin bir ferdi olmaktan büyük onur duyduğunu vurgulayan Yıldız, şöyle devam etti:

“Bunun başlı başına bir umut kaynağı olduğunu ifade etmek isterim. Türk milleti ve Türkiye, deprem sabahı bütün dünyaya asrın felaketiyle karşılaştığını ama devlet millet el ele olduğunu, büyük bir devlet ve büyük bir millet olduğunu, asrın felaketinin açtığı yarayı, asrın dayanışmasıyla saracağını gösterdi. Elbette bunu gösteren, sizler, kalem sahipleri, televizyonlarda, gazetelerde bu büyük acıyı ve dayanışmayı bütün dünyaya duyuran ses oldunuz. Hepinizi kutluyor, tebrik ediyorum.”

Yıldız, kendisinin de depremin 3. günü Kahramanmaraş’a gittiğine işaret ederek, olası depremlere yönelik tedbirler alınması gerektiğinin altını çizdi.

“Haberciler, dünyada pek örneği olmayan bir kitaba, deneyimlerini aktardı”

Türkiye Haber Kameramanları Derneği Başkanı Aytekin Polatel de Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşattığı travmanın inanılmaz bir iz bıraktığını belirterek, şöyle konuştu:

“Ama bu travmayı beraber, birbirimizle dayanışma içinde atlatmaya çalışıyoruz. Depremin ilk saatlerinden itibaren yaşananları kayıt altına alırken, bir taraftan da nasıl bir afet olduğunu anlamaya çalışıyorduk. Haber akışı içinde yaşananları kayıt altına aldığımız o tarih, 6 Şubat. Yaşadıklarımızı, Sarsılma kitabıyla milli hafızamıza kazandırırken, aynı zamanda, tecrübelerimizin arşivlenmesine de katkı sağladık. Neslimizden nesillere çok kıymetli tecrübelerin kaydını bıraktık. Zor koşullarda görevini yapan meslektaşlarım aynı zamanda depremzede ve haberciydi. ‘Önce insanız’ diyerek ellerini taşın altına koydular. Dünyada pek örneği olmayan bir kitaba, deneyimlerini aktardılar. Bu kitap ile tarihe not düştüler.”

Taipei Ekonomi ve Kültür Misyonu Temsilcisi Volkan Chih-Yang Huang ise etkinliğe davet edildiği için onur duyduğunu aktararak, “Geçen yıl bu zamanlarda arama kurtarma ekibimizle gece gündüz çalışarak, kurtarma operasyonunu desteklemek için Adıyaman’daydık. Unutulması güç, tarifi zor günlerdi. Sarsılma kitabını okuyunca oldukça duygulandım. Vefat edenlere rahmet diliyor, bir daha böyle bir felaket yaşanmamasını yürekten temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Tayvan tarafından yapılan yardımlara ilişkin merkezi ve yerel yönetimlerin yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla görüştüklerinin altını çizen Volkan Chih-Yang Huang, yıl boyunca Hatay’ı 7, Adıyaman ve Gaziantep’i dörder, Kahramanmaraş’ı 2 kez ziyaret ettiğini söyledi.

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Yalçın Eriş’in de kısa bir konuşma yaptığı etkinlikte depremle ilgili hazırlanan video da gösterildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/habercilerin-kaleminden-yuzyilin-afeti-sarsilma-kitabi-tanitildi/feed/ 0
Özhaseki: Depreme karşı dirençli şehirler oluşturmanın yolu kentsel dönüşümden geçiyor https://www.igdirhaber.com.tr/ozhaseki-depreme-karsi-direncli-sehirler-olusturmanin-yolu-kentsel-donusumden-geciyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/ozhaseki-depreme-karsi-direncli-sehirler-olusturmanin-yolu-kentsel-donusumden-geciyor/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:24:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3437 ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Depreme karşı dirençli şehirler oluşturmanın bir yolu var; o da kentsel dönüşüm. 2012’de yasa çıkardık; bugüne kadar 2 milyon 250 bin konutu değiştirdik, dönüştürdük. Şu an 425 bin civarında konutun da inşaatları devam ediyor; değişecek, dönüşecek” dedi.

İller Bankası’nca (İLBANK) Ankara’daki bir otelde ‘Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi (ÇSYS) Toplantısı’ düzenlendi. Dünya Bankası iş birliğinde düzenlenen toplantıya, Bakan Özhaseki ile İLBANK Genel Müdürü Recep Türk, Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Sürdürülebilir Kalkınma Bölge Direktörü Sameh Wahba ve çok sayıda davetli katıldı.

‘DEPREM TEHDİDİNDEN DOLAYI GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUZ’

Özhaseki, bugün İLBANK’ın yeni bir dönem başlattığını belirterek, bu konuda İLBANK ile beraber hareket eden Dünya Bankası’na teşekkürlerini iletti. Özhaseki, bakanlığın isminden de anlaşılacağı üzere epeyce yoğun bir iş yüküne sahip olduklarını işaret ederek, “Çevre konusunda mücadelemiz hızla sürüyor. Bir taraftan şehircilik var, dünyanın en eski şehirlerine sahibiz; onların altyapısı, üstyapısı gerek finansal gerek altyapı konusunda destekte bulunan İLBANK ile birlikte yürüttüğümüz müthiş bir faaliyet zinciri var. Bir de elbetteki iklim değişikliği konusu var. İklim değişikliğinin getirdiği her türlü sıkıntıdan, beladan, musibetten kurtulmak için mücadele veriyoruz. Ancak son dönemde bakanlığımızı biraz daha meşgul eden, tüm dikkatimizi o bölgeye toplamamıza sebebiyet veren 2 gelişme var. Birincisi 6 Şubat depremleri, ikincisi de yaklaşan ve bütün bilim adamlarının gelmekte olduğunu söylediği, umarım, dua edelim ki gelmez, gelirse de düşük bir şiddette olur ama; Marmara’da olabilecek olan büyük bir kırılma, deprem tehdidi. Bundan dolayı da işlerimizi bu konuda yoğunlaştırıyoruz, bu konuda daha sorumlu hissediyoruz ve gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

‘DEPREM ZARARININ EN AZA DÜŞÜRÜLEBİLMESİ AMACIYLA ÇALIŞIYORUZ’

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 680 bin konut ve 170 bin civarında iş yerinin yıkıldığını ve bunları gidermek için 1 senedir gece gündüz demeden bakanlık ve tüm koordineli birimlerle çalıştıklarını aktaran Özhaseki, hak sahiplerine verilecek 390 bin konut bulunduğunu ve 307 binin ihalesinin yapıldığını söyledi. Ayrıca köylerde 50 bin çelik ev yapıldığını bildiren Özhaseki, “46 bin konutu teslim ettik. 1,2 aya 30 bin konut daha teslim edeceğiz. Marmara Denizi ve çevresi bizim için önemli; tam 7 şehir, 20 milyon insan yaşıyor, Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasının yüzde 47’sini o bölge oluşturuyor. Böyle bir bölgede depremin oluşturabileceği zararın en aza düşürülebilmesi amacıyla çalışma yürütüyoruz. Depreme karşı dirençli şehirler oluşturmanın bir yolu var; o da kentsel dönüşüm. 2012’de yasa çıkardık; bugüne kadar 2 milyon 250 bin konutu değiştirdik, dönüştürdük. Şu an 425 bin civarında konutun da inşaatları devam ediyor; değişecek, dönüşecek. İnşallah bütün hızımızla buna devam ettiğimizde İstanbul’umuzu da Marmara bölgesindeki şehirlerimizi de depreme karşı dirençli hale getiririz diye düşünüyoruz” diye konuştu.

‘İKLİM KRİZİ YÜZÜNDEN 216 MİLYON İNSAN GÖÇEBİLİR’

İklim değişikliğinin Türkiye üzerinde oluşturabileceği negatif etkiler için de her sektörde yeşil dönüşümü desteklediklerine vurgulayan Özhaseki, bilim insanlarına göre dünyanın son 100 yıl içinde 1.1 derece ısındığını ve eğer bu derece 2 olursa gıda krizlerinin başlayacağını, 3 derece olursa dünyanın yaşanmayacak bir yer olacağını söyledi. Özhaseki, Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre 2050 yılına kadar bu şekilde giderse iklim değişikliğinden kaynaklı olarak 216 milyon insanın yer değiştirebileceğini belirtti. Özhaseki, korunan alanları, çevreye duyarlı iklim dostlu konutları, katı atık depolama tesislerini, kirli su artıma tesislerini, yeşil alanları çoğalttıklarını ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda Sıfır Atık kampanyasının dünyada artık öncü bir hareket olduğunu söyledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ozhaseki-depreme-karsi-direncli-sehirler-olusturmanin-yolu-kentsel-donusumden-geciyor/feed/ 0
Depremde yaralanan 12 yaşındaki Fatma Ceylin Dokuyucu, voleybolla hayata tutunuyor https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-yaralanan-12-yasindaki-fatma-ceylin-dokuyucu-voleybolla-hayata-tutunuyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-yaralanan-12-yasindaki-fatma-ceylin-dokuyucu-voleybolla-hayata-tutunuyor/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:12:20 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3425 “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’teki depremlerinin merkez üssü Kahramanmaraş’ta yıkılan evlerinin enkazından yaralı kurtarılan ve ailesinden kayıplar veren 12 yaşındaki Fatma Ceylin Dokuyucu, voleybolla yeniden yaşama tutunuyor.

Depremde evleri yıkılan ve yaklaşık 2 saat enkaz altında kalan Fatma Ceylin Dokuyucu, 27 yaşındaki ağabeyi Cengizhan Dokuyucu’nun yardımıyla enkazdan çıkarıldı. Depremde 17 yaşındaki ağabeyi Berat Can Dokuyucu ile anneannesini kaybeden Fatma Ceylin, vücudundaki çeşitli yaralar ve kaburgasında basınçtan kaynaklı oluşan zedelenmeler nedeniyle İstanbul’da 3 ay tedavi gördü.

Bu süreçte psikolojik destek de alan Fatma Ceylin, yaklaşık 6 ay sonra çok sevdiği voleybola dönerek yaralarını sarmaya başladı.

Kahramanmaraş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından hasar gören tesislerin onarılarak hizmete açılmasıyla voleybol antrenmanlarına başlayan Fatma Ceylin Dokuyucu, AA muhabirine, voleybol oynayarak acılarını unuttuğunu söyledi.

Fatma Ceylin, depreme uykuda yakalandıklarını dile getirerek, “Ablam beni kucağına alıp, annemlerin yanına götürmeye çalıştı. Kendime geldiğimde üzerimde çamaşır makine vardı. Korktum, nasıl çıkacağımı düşündüm. Ağabeyim beni bulduğu bir boşluktan çıkardı. Enkaz altında yaklaşık 2 saat kaldık. Enkazdan diğer ağabeyim ve anneannem 6 gün sonra çıkarabildi.” dedi.

Deprem sonrası kaybettiği yakınları için büyük üzüntü yaşadığını ve depremin etkilerini uzun süre üzerinden atamadığını ifade eden Fatma Ceylin, hocalarından aldığı davetle yeniden voleybol oynamaya başladığını anlattı.

Melissa Vargas gibi olmak istiyor

Fatma Ceylin Dokuyucu, voleybolda kendini geliştirerek milli bir sporcu olmak istediğini belirterek, şöyle devam etti:

“Tesisler onarıldıktan sonra hocalarım bana davet gönderdi. Ben de sporuma devam etmeye başladım. Hayata sporla tutunmaya çalışıyorum. Spor, bana mutluluk, sevinç ve başarı sağlıyor. Depremde evimiz, oyuncaklarım, eşyalarım hepsi gitti. Ailemden kayıplarımız oldu. Bunlar çok üzücü. Sonra yeniden spora döndüm. Voleybolu çok seviyorum. Voleybolla hayata tutunmaya çalışıyorum. Acılarımı gideriyor. Arkadaşlarımla burada sohbet ediyorum. Bir sürü arkadaşım var, onları görünce mutlu oluyorum. Onlar da benzer acılar yaşamış. İleride Melissa Vargas gibi ‘Filenin Sultanları’ndan olmak istiyorum.”

Baba Raşit Dokuyucu: “Kızım spora başladıktan sonra ruh hali düzeldi”

Fatma Ceylin Dokuyucu’nun babası Raşit Dokuyucu depremden olumsuz etkilenen kızlarının normal yaşama dönmesi için destek olduklarını belirterek, “Kızım spora başladıktan sonra ruh hali düzeldi. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Psikolojik destek alsa da aile desteği başka bir şey. Arkadaşlarıyla zaman geçirmeyi çok seviyor. Normal hayata dönmeye çalışıyor. Biz de elimizden gelen desteği veriyoruz. Voleybolu da çok seviyor. İleride başarılı olması için elimizden geleni yapacağız.” diye konuştu.

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün voleybol antrenörlerinden Abdurrahman Saklayıcı da Fatma Ceylin’in 3 yıllık sporcuları olduğunu anlatarak, “Fatma Ceylin enkazdan çıktıktan sonra bir çöküntü içerisindeydi. Yanımıza geldikten sonra gün gün toparladı. Anne baba da bunu ifade etti. Kızlarının spora başlamasından memnunlar. Fatma Ceylin bunalımdaydı ama çok şükür atlattık. Şu an çok iyi olduğunu düşünüyorum. Geleceğin milli sporcusu olmak için çaba gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-yaralanan-12-yasindaki-fatma-ceylin-dokuyucu-voleybolla-hayata-tutunuyor/feed/ 0
Altınbaş Üniversitesi Ekonomi Söyleşileri: Mali Politikalar, Bütçe Uygulamalarının Önemi https://www.igdirhaber.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/ https://www.igdirhaber.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:12:31 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3384 Altınbaş Üniversitesinin Ekonomi Söyleşilerinde her ay bir araya gelerek gündemi değerlendiren Prof. Dr. Işın Çelebi ve Dr. Mahfi Eğilmez, bu kez son gelişmeler ışığında “Mali Politikalar, Bütçe Uygulamalarının Önemi” konusunu ele aldılar. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere taziyelerini yineleyerek, deprem sorunlarının çözümü için önerilerde bulundular.

Prof. Dr. Işın Çelebi, 11 ildeki sessiz insan çığlıklarından çok etkilendiğini dile getirerek depremin oluşturduğu mali yükün 110 milyar dolar olduğunu hatırlattı. Çelebi, Hatay’da yıkılan konutların yüzde 15’inin bugün teslim edilebildiğini kaydederek deprem bölgelerinin yeniden kalkınabilmesi için 3.4 trilyonluk maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu öngördü. Çelebi, acil eylem planıyla birlikte deprem bölgelerinden sorumlu olacak, bakan yetkisiyle donatılmış, bir Olağanüstü Hal Bölge Valiliği kurulmasını önerdi. Bunun geçmişte uygulandığını hatırlatarak, Maliye Bakanlığı ile görüşülerek yeni deprem vergisi planlaması yapılabileceğini belirtti.

Enflasyonla mücadelede nasıl başarılı olunur

Işın Çelebi, dünyada enflasyonla mücadele başarılı olma kriterinin tek haneli rakamlara inmesi olduğuna değinerek, yüzde 140’dan 50’ye düşürüldüğünde başarı kabul edilmediğini belirtti. Türkiye’de ise 2023 yılı ocak ayı enflasyonu yüzde 64,3, 2024 yılı Ocak ayında ilan edilen ise oran ise yüzde 64,7. Ücretlilerin kemerinin fazlaca sıkıldığı halde sonucun değişmediğini dile getiren Çelebi, “Çözüm üretim ve verimliliği arttırmaktan, teknolojiyi yükseltmekten geçiyor. Türkiye uluslararası alanda rekabetini arttıracak şekilde yatırımlarını geliştirmeli. Bütçe politikasında en önemli giderlerden biri yatırım harcamalarıdır. Bu yatırım harcamaları planlanırken, projelerin tek tek fizibilitesinin, tek tek karlılık ve fayda maliyet analizi yapılır. Ona göre ödenek tahsis edilir” tespitlerini yaptı. Çelebi ayrıca “Enflasyon ile gerçekten mücadele edilecekse ağır tasarruf tedbirleri de almak lazım. Ama bütçe uygulamalarına baktığınızda bu tedbirlerin yeterince etkili olmadığını görüyoruz” uyarılarını yaptı.

“Gelir dağılımı bozukluğuna dikkat”

Türkiye’de bir vergi reformuna da ihtiyaç olduğunu vurgulayan Işın Çelebi, dolaylı vergilerden elden edilen gelirin yüzde 90 iken, kurumlar vergisi tahsilatının yüzde 50’de kaldığını söyledi. Gelir dağılımındaki bozulmaya da dikkat çeken Çelebi, “En tepeyle en dibin farkı 26.6 kata çıktığını belirterek, tarihi zirve olarak değerlendirdi. “Toplam gelirin en üst gelir seviyesi olan yüzde 20’lik grubun toplam gelirin yüzde 50’sini aldığını buna mukabil en alt gelir grubu olan yüzde 20’sinin de gelirin yüzde 5,9’unu aldığını söyleyerek “Diğer bir tanımla en üst gelir grubu toplam gelirin yani GSMH’nin yüzde 50’sini alırken, nüfusun yüzde 80’i de geri kalan gelirin yüzde 50’sini paylaşıyor” dedi.

Dr. Mahfi Eğilmez de depremin getirdiği yükün de etkisiyle bütçede yükün 100’ün üstünde sapma yaşandığını ifade ederek, 2024 bütçesinin de yüzde 9.3’ünün depreme ayrıldığı bilgisini verdi. Ayrıca bugüne kadar dış finansman olarak 2.08 milyar dolar geldiğini ancak bunların yeterli olmadığını kaydetti. Mahfi Eğilmez, 3 yıllık bütçe açığı rakamlarını da paylaştığı konuşmasında, bütçe açıklarının enflasyonla mücadeleyi nasıl zorlaştırdığını anlattı: “2022 bütçesi 143 milyar açık vermiş. 2023’de bütçe açığı 1.4 trilyona çıkmış. 2024 bütçesi ise daha başlangıç aşamasında 2.7 trilyon açık veriyor” dedi. 2023’te hazinenin bütçe nakit açığı ile bütçe açığı arasında da büyük fark olduğunu söyleyen Eğilmez, nakit dengesinin 625 milyar açık vermesine karşılık bütçenin 1,4 trilyon açık verdiğini, arada bu kadar büyük bir farkın olmaması gerektiğini kaydetti. “Bütçede gelirler tahsil edildiğinde bütçeye yazılır. Giderler ise harcama yap veya yapma tahakkuk ettirdiğin anda gider yazılır. Nakit çıkar veya çıkmaz. Burada 800 milyarlık bir tahakkuk yazılmış. Bunu da eklediğiniz de bütçe açığı 3,5 trilyona çıkıyor” tespitinde bulundu.

“Tasarruf tedbirleri en yukardan başlamalı”

Kamudaki tasarruf tedbirlerinin bu nedenle hayati önem taşındığını yineleyen Altınbaş Üniversitesinden Mahfi Eğilmez, “Geçmişte biz tasarruf tedbirleri yaşadık. ‘Bu lüks arabalar satılacak, lüks konutlar kiralanmayacak. Daha mütevazı olanlar kullanılacak” denildi. Öyle de yapıldı. İnsanlar rol model olarak yöneticilerine bakarlar, onlar lüksten vazgeçmiyorsa ben neden yapayım diye düşünürler.” diyerek yöneticilere önemli görev düştüğünü dile getirdi.

“Nisan- Mayıs aylarında ağır vergiler gelebilir”

Dr. Mahfi Eğilmez ve Prof. Dr. Işın Çelebi, son olarak seçim sonrası para politikası ve maliye politikalarını değerlendirdiler. Mahfi Eğilmez, maliye politikasında vergilerden başlayarak ciddi bir sıklaştırma beklediğini dile getirirken, Işın Çelebi de nisan ve mayıs aylarında sıkılaştırma olacağını teyit etti ve ağır vergilerin gelmesi durumuna karşı toplumun hazırlıklı olması gerektiği dile getirdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/altinbas-universitesi-ekonomi-soylesileri-mali-politikalar-butce-uygulamalarinin-onemi/feed/ 0
Çevre Bakanlığı 2024-2028 Stratejik Planını yayınladı https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakanligi-2024-2028-stratejik-planini-yayinladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakanligi-2024-2028-stratejik-planini-yayinladi/#respond Sun, 11 Feb 2024 21:09:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3359 CEYLAN SAĞLAM

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2024-2028 Stratejik Planı’nı yayınladı. Planda, 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 ili yıkıcı şekilde etkileyen depremlerden sonra yapılanlara ilişkin, “Bir yıl içerisinde 311 bin konutun tamamlanarak afetzedelere teslim edilmesi planlanmaktadır. 45 adet sanayi alanı için yer seçimine uygunluk verilmiştir” ifadeleri yer aldı. Ayrıca Orta Vadeli Program kapsamında İstanbul’da ‘Yarısı Bizden Kampanyası’ ile 200 bin adet bağımsız bölümümün dönüşümü hedeflendi. Söz konusu strateji planında Dünya Bankası, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliği ile 15 milyar 294 milyon ayrılan bütçe ile deprem bölgesine iki yılda 6 bin 500 kırsal konut yapılması da hedefler arasında yer aldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2024-2028 Stratejik Planı’nı yayınladı. Planda, 6 Şubat depremleri sonrasında yapılanlar şöyle sıralandı:

“DEPREMDEN ETKİLENEN İLLERDEKİ HASAR TESPİT ÇALIŞMALARINDA 6 MİLYON 618 BİN 166 BAĞIMSIZ BÖLÜMDEN OLUŞAN 2 MİLYON 381 BİN 981 BİNADA İNCELEME YAPILMIŞTIR”

“6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremlerde 18 ilimizde 14 milyon vatandaşımız etkilenmiştir. Bu depremler 11 ilimizde büyük yıkıma neden olmuş olup 50 binden fazla vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Depremin ilk gününden itibaren Bakanlığımızın tüm birimleri büyük bir özveri ve seferberlik ruhu ile görev yapmıştır. Bu bağlamda, depremden etkilenen illerdeki hasar tespit çalışmalarında yaklaşık 9 bin 284 personel ile 6 milyon 618 bin 166 bağımsız bölümden oluşan 2 milyon 381 bin 981 binada inceleme yapılmıştır.

Hasar tespit çalışmaları kapsamında, 680 bini konut, 115 bini ticari, 55 bini de depo, ahır vb. olmak üzere toplam 850 bin bağımsız bölümün hasar gördüğü tespit edilmiştir. Yapılan hasar tespit çalışmalarına göre yıkılan binaların yüzde 96.7’sinin 1999 öncesi inşa edilen yapılar olduğu, 2002’de yapılan yönetmelikteki güncellemeler ve yapı denetim sistemindeki düzenlemeler çerçevesinde yıkılan binaların sadece yüzde 3.3’ünün 1999 sonrasında inşa edildiği belirlenmiştir.

“BİR YIL İÇERİSİNDE 311 BİN KONUTUN AFETZEDELERE TESLİM EDİLMESİ PLANLANMAKTADIR”

Deprem sonrasında şehirlerimizin tarihiyle, kültürüyle, demografisiyle, sanayisiyle, altyapısıyla bir bütün olarak yeniden ihyası ve inşası için çalışmalar devam etmektedir. Deprem bölgesinde oluşan hasarın giderilmesi amacıyla 680 bin konut, 170 bin ahır, iş yeri, depo inşa edilecektir. Bir yıl içerisinde 311 bin konutun tamamlanarak afetzedelere teslim edilmesi planlanmaktadır.

“45 ADET SANAYİ ALANI İÇİN YER SEÇİMİNE UYGUNLUK VERİLMİŞTİR”

Depremlerden etkilenen bölgelerde Bakanlığımızca yaklaşık 60 bin hektarlık alanda 106 adet İmar Planına Esas Mikrobölgeleme Etüt çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar ışığında 148 adet kesin ve geçici iskan alanı, 693 adet köy yerleşim yeri seçimi yapıldı. 45 adet sanayi alanı için yer seçimine uygunluk verilmiştir. Ayrıca, İller Bankası Genel Müdürlüğünce deprem bölgesinde şehir merkezlerinde oluşan altyapı hasarlarının giderilmesi ve rezerv konut bölgelerinde gerekli altyapının oluşturulması amacıyla 101 adet proje geliştirilmiş olup uygulama süreci devam etmektedir.

“BAKANLIĞIMIZA BAĞLI ‘KENTSEL DÖNÜŞÜM BAŞKANLIĞI’ KURULMUŞTUR”

Ülkemizin deprem gerçeği dikkate alındığında kentsel dönüşüm sürecinin önemi ve çalışmaların hızlandırılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda gerek deprem bölgelerinde gerekse olası Marmara depremine hazırlık için kentsel dönüşüm sürecini hızlandırmak amacıyla Bakanlığımıza bağlı ‘Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’ kurulmuştur. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı altında, Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü, Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü, Taşınmaz ve Kaynak Geliştirme Genel Müdürlüğü olmak üzere 3 ayrı ana hizmet birimi kurulmuştur.”

OVP KAPSAMINDA İSTANBUL’DA ‘YARISI BİZDEN KAMPANYASI’ İLE 200 BİN ADET BAĞIMSIZ BÖLÜMÜMÜN DÖNÜŞÜMÜ HEDEFLENİYOR

Bakanlık, 2024-2026 Orta Vadeli Program kapsamında da Marmara Bölgesinde yaşanması olası depreme yönelik ‘Yarısı Bizden Kampanyası’ ile İstanbul’da afetlere karşı dirençsiz olan 200 bin adet bağımsız bölümün dönüşümünün hedeflendiği belirtildi.

DÜNYA BANKASI VE JAPONYA İLE İKİ YILDA 6 BİN 500 KIRSAL KONUT YAPILMASI HEDEFLENİYOR

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayınlanan 2024-2028 Stratejik Planı’nda, ‘Nitelikli planlama anlayışıyla özgün kimliği korunan, afetlere dirençli şehirler oluşturmak ve güvenli yapılaşmayı sağlamak’ başlığı kapsamında 6 Şubat depremlerinden sonra hasar gören kırsal konutların yeniden inşa edilmesinin hedeflendiği yer aldı.

Bu hedef çerçevesinde Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olan ve Dünya Bankası, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve İl Müdürlükleri’nin iş birliğiyle 15 milyar 294 milyon 500 bin ayrılan bütçe ile iki yılda kırsal konutların tamamlanması bekleniyor. Kahramanmaraş merkezli depremler kapsamında uluslararası finans kuruluşlarından sağlanan kredi ile yapılan kırsal konut sayısının 2024 yılında 2 bin 500, 2025 yılında ise 4 bin olması hedefleniyor.

JICA ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme Başkanlığı KOSGEB arasında deprem bölgesindeki işletmeleri desteklemek amacıyla geçen ay, kredi anlaşması yapılmıştı. Deprem bölgesindeki işletmelerin desteklenmesi için 20 milyar Japon yenlik (yaklaşık 4 milyar lira) kredi anlaşması imzalanmıştı.

“KALDIRIM YÖNETMELİĞİ HAZIRLANACAK”

Ayrıca, yine raporda 2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı kapsamında yaya yolları ve kaldırım standartlarına ilişkin yönetmeliğin hazırlanacağını bildirildi. “Yaya trafiğinin kesintisiz hale getirilmesini gözetecek şekilde yaya yolları ve kaldırımlara ilişkin standartlar güncellenecek, kent merkezlerinde tarihi ve kültürel cazibe noktaları ile alışveriş bölgelerinde motorlu taşıtlardan arındırılmış yaya bölgeleri oluşturulmaya devam edilecektir” ifadelerine yer verildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/cevre-bakanligi-2024-2028-stratejik-planini-yayinladi/feed/ 0
UNDP, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illere destek sağladı https://www.igdirhaber.com.tr/undp-kahramanmaras-merkezli-depremlerden-etkilenen-illere-destek-sagladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/undp-kahramanmaras-merkezli-depremlerden-etkilenen-illere-destek-sagladi/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:42:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3338

BİRLEŞMİŞ Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton, UNDP’nin geçen yıl boyunca tüm kaynaklarını, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilin yeniden toparlanması için yönlendirdiğini söyledi. Vinton, “UNDP’nin depremden en çok etkilenen illere desteği; geçim kaynaklarının ve ticari faaliyetlerin canlandırılması, kırılgan gruplara yönelik bakım hizmetlerinin yeniden sağlanması, atık ve enkaz yönetiminin iyileştirilmesi, tehlike altındaki kültürel mirasın korunması alanlarına odaklandı” dedi.

UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde, bölgede yürütülen çalışmalara ilişkin DHA’ya yazılı açıklama yaptı. Vinton, 53 bin 537 kişinin hayatını kaybetmesine ve 3,3 milyon kişinin evsiz kalmasına neden olan depremlerin 1’inci yılında, UNDP olarak afetten etkilenen insanlarla dayanışma içinde olduklarını ve toparlanma çabalarının desteklendiğini belirtti. Depremin 1’inci yıl dönümü nedeniyle Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay’a haftalık ziyaret düzenlediğini kaydeden Vinton, “Depremzedelerle bir araya geldim ve onların karşılaştıkları zorluklara ilk elden tanık oldum. Yaşamları yeniden inşa etmek ve umudu yeniden canlandırmak için durmadan devam eden çabalara ihtiyaç olduğu çok açık. Geçtiğimiz yıl boyunca UNDP, tüm kaynaklarını deprem müdahalesine yönlendirdi ve etkilenen topluluklar için sosyo-ekonomik toparlanma ve normale dönüşü önceliklendirdi. UNDP’nin depremden en çok etkilenen illere desteği; geçim kaynaklarının ve ticari faaliyetlerin canlandırılması, kırılgan gruplara yönelik bakım hizmetlerinin yeniden sağlanması, atık ve enkaz yönetiminin iyileştirilmesi ve tehlike altındaki kültürel mirasın korunması olmak üzere dört alana odaklandı” dedi.

‘TOPARLANMA HİBELERİNE 23 BİN 648 BAŞVURU ALINDI’

UNDP olarak depremzedeler için toparlanmanın güvenli ve emniyetli barınmadan daha fazlasını gerektirdiğinin bilincinde olduklarını aktaran Vinton, şunları kaydetti:  “Toparlanma aynı zamanda, gelir getiren, bağımsızlığı teşvik eden ve kişisel saygınlığı geri kazandıran geçim kaynakları için fırsatların canlandırılmasına da bağlıdır. Bu prensip UNDP’nin çalışmalarına yön verdi. Toparlanmaya yönelik çalışmalarımızdan en önemlisi, İsveç tarafından finanse edilen ve depremlerden en çok etkilenen 11 ilde 4 bin 616 küçük işletmeye verilen 10 milyon ABD doları tutarındaki ‘deprem sonrası toparlanma hibeleri’ programı oldu. Program, neredeyse sınırsız olan ihtiyaçlar karşısında mütevazı kalsa da toplam 23 bin 648 başvuru alındı; daha geniş bir ekonomik canlanmayı teşvik etmek için tasarlandı.”

‘ÇALIŞMALARIMIZ SOMUT SONUÇLAR VERİYOR’

Bunun uzun bir yolculuğun sadece küçük bir adımı olduğunu vurgulayan Vinton, UNDP’nin sosyo-ekonomik toparlanmaya ivme kazandırmaya devam etmek için bir dizi yeni girişim başlattığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Kimseyi geride bırakma’ taahhüdümüzle uyumlu olarak odak noktamız; yaşlıların, engellilerin ve depremlerin savunmasız bıraktığı diğer kişilerin ihtiyaçlarını karşılayarak, toparlanmanın kapsayıcı ve adil olmasını sağlamak. Bu hafta Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay’da ‘erişilebilir toplum merkezleri’ açtık. Ayrıca Kahramanmaraş’ta bir kadın iş geliştirme merkezi kurulması ve Malatya’da engellilere yönelik protez ve diğer destekler için bölgesel bir merkez oluşturulması konusunda anlaştık. Çalışmalarımızın somut sonuçlar verdiğini görüyoruz. Ancak mevcut kaynaklar azalırken ihtiyaçlar çok büyük olmaya devam ediyor. Toparlanma konusundaki kararlılığımız sarsılmaz bir şekilde devam etse de katkıda bulunmayı sürdürmek için ortaklarımızın sürekli cömertliğine ihtiyaç duyuyoruz. Türkiye’deki depremler, yıkıcı etkileri bakımından eşi benzeri görülmemiş düzeydeydi; uluslararası toplumdan ilham alan dayanışma ve destek de aynı derecede emsalsiz olmalı” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/undp-kahramanmaras-merkezli-depremlerden-etkilenen-illere-destek-sagladi/feed/ 0
İTO Başkanı Şekib Avdagiç: Para ve maliye politikasının uyumu önemli https://www.igdirhaber.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-para-ve-maliye-politikasinin-uyumu-onemli/ https://www.igdirhaber.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-para-ve-maliye-politikasinin-uyumu-onemli/#respond Fri, 09 Feb 2024 09:39:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3181 İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Para politikasındaki sıkılık, maliye politikasıyla desteklenmediği sürece, enflasyonla mücadele programı sınırlı kalabilir. Bu nedenle para ve maliye politikasının uyumuna ve bu uyumu destekleyecek yapısal reformlara önem verilmeli” dedi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Oda’nın Şubat ayı Meclis toplantısında yaptığı konuşmada iş dünyasındaki gelişmeleri değerlendirdi. Avdagiç, “Faiz artışı dezenflasyon sürecinin en etkili silahı, ancak yegane silahı da değil. Para politikasındaki sıkılık, maliye politikasıyla desteklenmediği sürece, enflasyonla mücadele programı sınırlı kalabilir. Bu nedenle para ve maliye politikasının uyumuna ve bu uyumu destekleyecek yapısal reformlara önem verilmeli” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığı’na atanan Fatih Karahan’a başarılar dileyen Avdagiç, “Biz Sayın Karahan’ın başkanlığında Merkez Bankası’nın ülkemize ve iş dünyamıza kalıcı kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz. Merkez Bankası’ndaki başkanlık değişim süreci, yanlış anlamalara meydan vermeyecek şekilde doğru bir iletişimle yönetildi. Başkan değişikliğinin politika değişikliği ile ilişkisinin bulunmadığı yönündeki kararlılık beyanları, piyasalara güven verdi” dedi.

“Terör saldırılarının birbiri ardına gelmesinin rastlantı olmadığı çok açık”

Avdagiç, Meclis konuşmasında son dönemde gerçekleştirilen terör saldırılarına da dikkat çekti. Avdagiç, “Çağlayan Adliyesi önünde gerçekleştirilen terör saldırısını lanetliyorum. Sarıyer’deki Santa Maria İtalyan Kilisesi’ne yönelik saldırıyı telin ediyorum. Bu olaylar, Fatih Camii imamına saldırı ile başlamıştı. Bütün ülkemizin huzurunu hedef alan saldırıların birbiri ardına gelmesinin rastlantı olmadığı çok açık” ifadelerini kullandı.

Avdagiç, “İş dünyası olarak şunun altını çizmek isterim. Terör örgütlerini maşa gibi kullanıp, Türkiye’de kaos oluşturmak isteyenler, bunu asla başaramayacaklar. Dün olduğu gibi bugün de teröristlere karşı kenetlenip bir ve beraber olacağız, hedeflerine ulaşmalarına asla izin vermeyeceğiz. Türkiye’nin büyüklüğü ve milletimizin kararlılığının bu saldırıları akim bırakacağından zerrece şüphem bulunmuyor” dedi.

“Seçilecek her belediye başkanından, beldelerini depreme hazırlamalarını bekliyoruz”

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin birinci yılının geride kaldığını kaydeden Avdagiç, “Milletimizin ve devletimizin gayretiyle bölgemiz yeniden imar edilmeye başlandı. Bunun somut sonuçlarını ilk etap deprem konutlarının teslim törenlerinde gördük. Açılan kamu hizmet binalarında gördük. Bu illerimizin hepsi, tahmin edilenden daha kısa sürede ayağa kalkacak, imarıyla olası depremlere karşı bizim iftiharımız olacak” diye konuştu.

‘İstanbul ve depreme hazır olma’ konusunun üzerinde ısrarla durduklarını vurgulayan Şekib Avdagiç, “31 Mart’ta Mahalli Seçimler yapılacak. İş dünyası olarak, hangi partiden olursa olsun, seçilecek her belediye başkanından; Türkiye’nin deprem bölgesinde olduğu gerçeğini unutmadan, beldelerini depreme hazırlamalarını, bu yöndeki tedbirleri hayata geçirmelerini istiyor ve bekliyoruz. Bir deprem ülkesi olan Türkiye’de depreme karşı hazırlıklı olmadan gerçek anlamda “sürdürülebilir bir kalkınmanın” mümkün olmayacağının altını bir kez daha çiziyorum” dedi.

Avdagiç, İstanbul’da, bütün yerel yöneticilerin deprem teyakkuzu içinde olmaları gerektiğini vurguladı. Avdagiç, şöyle devam etti: “İstanbul’da yasal olarak belediye teşkilatının kurulduğu 1855 yılından beri belediyelerimiz ‘belde halkını koruyup huzur ve sükün içinde yaşatma’ göreviyle vazifelendirilmiştir. 2024 yılında da belediyelerimizden ve başkanlarımızdan aynı şeyi yani deprem teyakkuzu içinde olmalarını istiyoruz.” – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-para-ve-maliye-politikasinin-uyumu-onemli/feed/ 0
Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti, İstanbul Depremi Senaryosuyla Tatbikat Gerçekleştirdi https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:27:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3103 KAHRAMANMARAŞ merkezli iki büyük depremin 1’inci yılında büyük İstanbul depremi de senaryo edilerek (TRAC) Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti Genel Merkezi’nce Türkiye genelinde telsizle haberleşme tatbikatı gerçekleştirildi. Amatör telsizcilerin yoğun katılım gösterdiği tatbikatta; Hatay’daki depremzede amatör telsiz operatörü ile yapılan görüşme, duygu dolu anlar yaşattı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük depremi olarak tarihe geçen Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6’lık iki büyük depremde bölgeye destek için Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) ekipleri de gitti. Cep telefonlarının çalışmadığı, internetin olmadığı deprem sonrası süreçte Türkiye’nin dört bir yanından Hatay başta olmak üzere depremin yıkıcı etkisinin fazla olduğu illere giden amatör telsizciler, ellerindeki telsizlerle haberleşme görevini üstlendi. Sağlık, itfaiye ve arama-kurtarma ekipleriyle iletişim kuran amatör telsizciler, bölgedeki durumu kriz masasına anlık olarak aktarıp, haberleşme ihtiyacını karşıladı.

İSTANBUL DEPREMİ İÇİN DE TATBİKAT

Depremin 1’inci yılında amatör telsizciler hem deprem bölgesinde yaşamını yitirenleri anmak hem de hayatta kalanların acısını paylaşmak için Türkiye çapında tatbikat gerçekleştirdi. Kurulan istasyon ve rölelerle 9 bölgeye ayrılan Türkiye genelinde tüm amatörler, gece saatlerinde telsizle birbirleriyle haberleşti. HF (uzak mesafe kısa dalga) ve röle frekansları üzerinden yapılan çağrılara deprem bölgesi de karşılık verdi. TRAC Antalya Şubesi üyelerinin Antalya’da da gerçekleştirdikleri tatbikatta beklenen büyük İstanbul depremi öncesinde Türkiye genelindeki röle ve istasyonların hazırlıkları ve eksiklikleri de tespit edildi. Senaryo gereği İstanbul’da 7.9’luk deprem sonrası amatör telsiz istasyon ve operatörlerinin haberleşmesi ele alındı.

TOPARLANMAYA DEVAM EDİYORUZ’

Antalya TRAC ekibinden Hasan Oflaz, telsizle Hatay’da yaşayan depremzede amatör telsiz operatörü Ferdi Yılmaz ile görüştü. Felaketin 1’inci yılında geçmiş olsun dileklerini ileten Oflaz, Yılmaz’a bir ihtiyaçlarının olup olmadığını sordu. Yılmaz, “Her şeyimiz var; çok şükür. Toparlanmaya devam ediyoruz. Acıyı unutamıyoruz. Allah bir daha böyle bir acıyı kimseye yaşatmasın” dedi. İkilinin görüşmesini dinleyen amatör telsiz operatörleri, duygu dolu anlar yaşadı.

‘EKSİKLERİMİZİ RAPOR HALİNE GETİRECEĞİZ’

Tatbikatın amacının haberleşmenin sürekli olarak canlı tutmak olduğunu anlatan TRAC Genel Sekreteri Muhsin Bozkurt, “Yapılan tatbikatla eksikliklerimizi görüp, rapor haline getireceğiz. Büyük bir kriz anında sorunsuz şekilde sahada olmamız gerekiyor. Bugün yapılan tatbikatta deprem bölgesini de unutmadık. Telsizle Hatay, Adana, Gaziantep ve Kahramanmaraş ile de görüşeceğiz” diye konuştu.

HATAY’A GİDEN İLK KİŞİLERDEN BİRİ OLDU

TRAC Antalya Şube Başkanı Metin Karakuzu da deprem günü Hatay’a ilk giden kişilerden biri oldu. Bölgede haberleşmeyi sağlamak için giden Karakuzu, deprem günü yaşadıklarını anlattı. Depremden birkaç dakika sonra haberinin olduğunu ve olası afetler için hazırda bulundurdukları araçlarıyla yola çıktıklarını anlatan Karakuzu, “Deprem bölgesine vardığımızda zaten telefonlar çalışmıyordu. Telsizle haberleşerek bir bölgeye kadar ulaştık. Sonrasında bizler oradaki haberleşmeyi üstlenerek, Adana rölemize ilettik oradan da diğer illere iletilerek, bu şekilde iletişim sorununu çözdük” dedi.

TRAC

Diş Tabibi Dr. Bedii Ezgi ve arkadaşları tarafından 1962 yılında kurulan TRAC, 1965 yılında Uluslararası Amatör Telsizciler Birliği’ne (IARU) üye oldu. 1991 yılının başında gerçekleşen Birinci Körfez Savaşı’nda Sivil Savunma’ya ‘İkaz Alarm Haberleşmesi’ konusunda sağlanan saha desteği, TRAC tarafından verilen ilk ‘gerçek olay hizmeti’ olarak kayıtlara geçti. ‘Kamu yararına çalışan dernek’ statüsünde olan TRAC, aynı zamanda İçişleri Bakanlığı’nca hazırlanan ve acil afet durumlarının kapsayan Türkiye Afet Müdahale Planı içerisinde haberleşme ile yetkili tek kuruluş olarak biliniyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Kağıthane’de düzenlenen toplantıda İBB yönetimini eleştirdi https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-kagithanede-duzenlenen-toplantida-ibb-yonetimini-elestirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-kagithanede-duzenlenen-toplantida-ibb-yonetimini-elestirdi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:45:16 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3072 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Kağıthane’de düzenlenen 2. Bölge 3 Kademe Mahalle Başkanları Toplantısı’na katıldı. Mevcut İBB yönetimi hakkında konuşan Kurum, “Siz İstanbul’da depreme karşı, kentsel dönüşüm için, bu milletin geleceği için elle tutulur tek bir adım atmadınız. Tek bir sözünüzü bile tutmadınız. 115 bin konut sözünüz vardı, tutmadınız. Evi güvensiz halde olan insanlara umut verip annelerimizi, yavrularımızı kandırdınız” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum Kağıthane’de düzenlenen 2. Bölge 3 Kademe Mahalle Başkanları Toplantısı’na katıldı. Programda Kurum’a AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti İstanbul Gençlik Kolları İl Başkanı Muhammed Cem Çekerek, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer eşlik etti. Murat Kurum’u programda Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, AK Parti Kağıthane İlçe Başkanı Serkan Cantürk karşıladı. Toplantıda AK Parti’nin İstanbul’daki mahalle başkanlarıyla bir araya gelen Kurum, ilgiyle karşılandı. Programda vatandaşlarla sohbet eden kurum hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Bir CHP klasiği haline gelen söylemlerini yine ortaya saçmaya devam ediyorlar”

Programda konuşan İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Milletimizin 5 yıldır hasretle aradığı, özlediği, beklediği projelerimizi ilan ettik. Biz milletimize mesajımızı bu hedeflerimizle veriyoruz. Milletimiz de bize o beklenen işareti sunuyor. İstanbul’da bir değişimin, bir yenilenmenin ayak sesleri sayenizde süratle yükselmektedir. Artık İstanbul’da umutsuzluk azalmakta, mutluluk çoğalmaktadır. Sayenizde İstanbul’un tüm sokakları yeniden umutla, heyecanla dolmaktadır. Mutluluk yayılıyor ama İstanbul’un kayıp 5 yılının muhafızları boş durmuyor. Artık bir CHP klasiği haline gelen söylemlerini yine ortaya saçmaya devam ediyorlar. 5 yıldır gördüğümüz gündem değiştirme çabaları olanca hızıyla devam ediyor. Bunu her zaman görüyoruz ve 31 Mart akşamına kadar da görmeye devam edeceğiz. Zaten o akşam da artık son kez algı yaptıkları gün olarak tarihe geçecek. Açıkçası İstanbul’un gerçek gündemine girememelerini anlamak hiç zor değil. Çünkü konuyu ne zaman İstanbul’a getirseler şöyle birbirlerine bakıyorlar, sağa sola bakıyorlar, ellerine bakıyorlar, sırtlarına bakıyorlar, ellerinin ve heybelerinin bomboş olduğunu görüyorlar. Çünkü bunların heybelerinde algı çalışmaları, reklam masraflarından başka hiçbir şey yoktur” dedi.

“Bu millet, Cumhur İttifakı’na, Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a güvendi”

Kurum konuşmasında, “Bugün de deprem üstünden polemik üretmeye çalışıyorlar. Depreme hazırlık konusunda konuşabilecek en son kişi CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayıdır. Hatay üzerine yaptıkları açıklamalar asla ve asla depremzedelerin derdiyle ilgili değildir. Dert ettikleri, kendi istikballeri, düşündükleri kendi koltuklarıdır. Samimiyet sözünü tutmakla belli olur. İstanbul’da ve Hatay’da insanlara vaat ettiklerini yapmakla olur. İnsanlara bedava konut yapacağız dediler, para yardımı dediler, ağız dolusu vaatlerde bulundular. Sonuç ne, sıfır. Hiçbir şey yapmadılar. Deprem bölgesinde bir çakıl tanesini bile zahmet edip yerden kaldırmadılar. Bu millet de manzarayı görüp ne CHP’nin adayına, ne de CHP yönetimine hiçbir şekilde inanmadı, güvenmedi. Bu millet, Cumhur İttifakı’na, mazlumların lideri Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a güvendi. Bu millet, 28 Mayıs’ta sandıkta bu güveni yeni bir oy rekoruyla tarihe kaydetmiştir” ifadelerini kullandı.

“115 bin konut sözünüz vardı, tutmadınız”

CHP yönetiminin tek bir sözünü bile tutulmadığının altını çizen Murat Kurum “Hatay’da, Defne’de, Antakya’da, İskenderun’da, Samandağ’da biz vardık. Buraların altyapısı yenilenirken, yeni yuvalar yapılırken biz vardık. Bizim belediyelerimiz vardı. Bunlar deprem bölgesinde iş yapmak istediler de ellerinden tutup yapmayın diyen mi vardı? İBB 50 bin konut yapsaydı, herkes alkışlamaz mıydı? Ama bunlar yapmadılar, sadece konuştular. Tekirdağ’da, o şehre sığınmış afetzede kardeşimizi acımasızca kapı dışarı yaptılar. Haftalarca sosyal medyada, televizyonlarda, depremzede kardeşlerimize ağza alınmayacak hakaretlerde bulundular. Siz İstanbul’da depreme karşı, kentsel dönüşüm için, bu milletin geleceği için elle tutulur tek bir adım atmadınız. Tek bir sözünüzü bile tutmadınız. 115 bin konut sözünüz vardı, tutmadınız. Evi güvensiz halde olan insanlara umut verip annelerimizi, yavrularımızı kandırdınız. Bu millet bunların sahte kahramanlıklarını ve masallarını çok gördü, bu millet bu filmleri çok izledi. Ama artık masalların da, filmlerin de son perdesi kapanıyor. 1 Nisan sabahı yeniden İstanbul’un, şimdi İstanbul’un, sadece İstanbul’un perdesi açılıyor” dedi.

“Benim pusulam daima adil ve eşit bir İstanbul olacak”

“İstanbul, Türkiye’nin iddiasıdır” diyen İBB Başkan Adayı Kurum, “Bu büyük şehrin sadece İstanbul diyen, irade koyan bir yönetime her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. İstanbul, Türkiye Yüzyıl’ını bu yüzyıla uygun bir şekilde yeniden tasarlayacak. Şu karmaşadan, sistemsizlikten acilen kurtaracak anlayışa ihtiyacı vardır. Yolumuz uzun, yolumuz çetindir. Bu yol, İstanbul’u en iyi haline getirme noktasında sonsuz bir yoldur. Bu yol, gelecek nesiller için umut ateşini güçlendiren bir yoldur. Ben tüm İstanbullu kardeşlerimizi bu yolculuğa davet ediyorum. İstanbullular davetimize akın akın katılıyor. Çünkü İstanbullular artık laf istemiyor, hizmet istiyor. İstanbullular geleceğe güvenle bakmak istiyor, iş istiyor, sevda istiyor. Halkımız sabah şehrin sokaklarına çıkınca kaygılarla, endişelerle uğraşmayı değil, somut, gözle görülür, günlük hayatına yansımış projeler bekliyor. Biz daima yollarda, sokaklarda olacağız. İnsanımızın kalbine, yüreğine talip olacağız. İstanbul’un her annesi, bizim annemiz olacak. İstanbul’un tüm gençleri, çocukları, bizim kardeşimiz olacak. Biz sesini duyuramayanların sesi, umutsuzluğa kapılanların umudu olacağız. Çamurlu çizmelerimiz, alnımızdaki terimiz, milletimizin duaları, yavrularımızın gülen yüzleri bize yeter diyeceğiz. Benim pusulam daima adil ve eşit bir İstanbul olacak. Dinlenmeyeceğim, durmayacağım. İstanbul’un her mahallesine eşit fırsatları sunana kadar koşacağım” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-kagithanede-duzenlenen-toplantida-ibb-yonetimini-elestirdi/feed/ 0
Hataylı Besiciler, Kamunun Hayvancılıkla İlgili Tesisler Kurmasını İstiyor https://www.igdirhaber.com.tr/hatayli-besiciler-kamunun-hayvancilikla-ilgili-tesisler-kurmasini-istiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/hatayli-besiciler-kamunun-hayvancilikla-ilgili-tesisler-kurmasini-istiyor/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:18:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2995 GÖKSEL YILDIRIM/ERHAN CİHAN ÜNAL – Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından ev ve ahırları yıkılan, aldıkları tedbirlerle üretime devam eden Hataylı besiciler, kamunun hayvancılıkla ilgili tesisler kurup bölgeden alım yapmasının üretimi destekleyeceğini belirtiyor.

Oğlakören Mahallesi’nde ailesiyle besicilik yapan Bünyamin Beyazıt, AA muhabirine, depremde evlerinin ve ahırlarının yıkıldığını söyledi.

Depremin ardından alışılmışın dışında bir hayatla karşılaştıklarını ifade eden Beyazıt, ilk zamanlarda hayvancılığı bırakmayı bile düşündüğünü söyledi.

Sonunda direnmeye ve mahallelerini terk etmemeye karar verdiklerini anlatan Beyazıt, geride kalan bir yılı çok zor geçirdiklerini dile getirdi.

Beyazıt, hayvanları ve onlardan elde ettikleri ürünleri değerinde satamadıklarına dikkati çekerek, “İstediğimiz gibi pazara erişemiyoruz. Depremzede olmamıza rağmen aldığımız ilaçlar, hayvan yemleri aynı şekilde pahalı ve erişimi zor. Hayatımızı güç bir şekilde devam ettirdik bir yıl boyunca.” dedi.

Hayvancılık sektörünün sorunlarının deprem bölgesi için daha ağır olduğunu anlatan Beyazıt, işlerini yapmakta ve para kazanmakta zorlandıklarını söyledi.

Beyazıt, sektörün yaşadığı sorunlara ilişkin çözüm önerilerini de sıralayarak, sadece özel sektörün varlığıyla işlerinin yürümeyeceğini bildirdi.

Beyazıt, “Özel sektör sütü ederinde almıyor. Kendi hesabına göre en minimum düzeyde sütü alıyor bizden, kar amacını kendisine daha çok ayırıyor. Hayvancılıkta bu kazanç, bizim daha az gelir elde etmemize neden oluyor.” diye konuştu.

“Devlet alım yaparsa ayakta kalmak daha kolay olacak”

Devletin deprem bölgelerinde süt ve et işleyici fabrikalar kurması, bu fabrikaların da sütü ve eti değerinde almaları gerektiğini vurgulayan Beyazıt, sektörün sadece desteklerle ayakta kalamayacağını söyledi.

Beyazıt, sattığı ürünlerin para etmesi durumunda köylünün üretmeye devam edeceğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Ama özel sektör, ürünleri bizden ucuza alıyor. Aldığı ürünler de hayatı çevirmeye, işi döndürmeye yetmiyor. Zarar ediyoruz bu şekilde. Bugün biz sütü 13,5 liraya satıyoruz. Bu 13,5 liranın içerisinde ilaç giderleri var, yem giderleri var, hayvanın ölüm riski var, emeğimiz var. Bize hiçbir şey kalmıyor. Tüccar, bunu bu şekilde düşünmüyor. Kendi karını düşünüyor, kendi hesabını düşünüyor. Ama devletimiz burada kendi eliyle bu sütleri ve ürünleri tekrar değerinde alırsa biz daha çok kazanacağız ve ayakta kalmak daha kolay olacak. Köylerde bu işi yapan sayısı artacak. Ben daha güzel olacağını düşünüyorum.”

“Sütün fiyatını, alacak kişi belirliyor”

Depremin ardından başka geliri olmayan mahallelerindeki çiftçilerin çoğunun hayvancılığı bıraktığını ifade eden Beyazıt, bir ailenin sadece hayvancılıkla geçinmesinin zor olduğunu söyledi.

Ürün ya da malzeme alırken pazarlık yapamadıklarını belirten Beyazıt, şu ifadeleri kullandı:

“Her aldığımız yem bir sonrakinden daha pahalı. Ama süt, depremden bu yana sadece 3 lira arttı. Aldıklarımız yüzde 300, yüzde 200 zam yedi. Sattıklarımıza sadece 3 lira zam yapabildik. Onu da biz değil sadece alacak kişi sütün fiyatını belirliyor. Biz bir şey söyleyemiyoruz. ‘Ben bu kadara alacağım.’ diyor, biz de kabul etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü rekabet etme şansımız yok. Başka tüccar yok.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hatayli-besiciler-kamunun-hayvancilikla-ilgili-tesisler-kurmasini-istiyor/feed/ 0
Davutoğlu: “Onlar ‘Asrın Felaketi’ Diyerek Sorumluluğu Kadere Bağlarlar, Ama Asıl Sorumluluk ‘Asrın Mazeretlerindedir” https://www.igdirhaber.com.tr/davutoglu-onlar-asrin-felaketi-diyerek-sorumlulugu-kadere-baglarlar-ama-asil-sorumluluk-asrin-mazeretlerindedir/ https://www.igdirhaber.com.tr/davutoglu-onlar-asrin-felaketi-diyerek-sorumlulugu-kadere-baglarlar-ama-asil-sorumluluk-asrin-mazeretlerindedir/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:51:13 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2967

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde; “Sadece afetler değil, bütün sorunlarımızın temelinde de bu temelinden çürük düzen var. Böyle bir düzende onlar ‘asrın yıkımı, asrın depremi, asrın seli, asrın felaketi’ diyerek sorumluluğu kadere bağlarlar. Ama asıl sorumluluk ‘asrın vurdumduymazlıkları, asrın sorumsuzlukları, asrın mazeretlerindedir” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 6 Şubat depreminin yıl dönümünde bugün partisinin genel merkezinde basın açıklaması yaptı. Çağlayan Adliyesi önündeki saldırıyı lanetleyen Davutoğlu, şunları söyledi:

“Maalesef ‘depremin siyaseti olmaz’ söylemine sarılarak eksikleri, zaafları konuşmanın üzerini örtmeye gayret eden siyaset kurumu ise, bozdukları düzenin bütün olumsuz getirileriyle toplumu tanıştırdılar. İyilik peşinde koşan bazı insanlar, çevreler, sivil toplum örgütleri hedef gösterildi. Maalesef depremde bile ‘benim kuruluşum, senin kuruluşun’, ‘benim yardımım senin yardımın’ ayrışmaları gündem oldu. Peşimizi bir türlü bırakmayan kutuplaşma iklimi o molozların üzerine adeta boca edildi. Depremzedeye ait olmayan gündemler, siyasi söylemler onların acılarını katmerlercesine sosyo-politik yapının belirleyeni haline getirildi. Sistemden kaynaklı eksikler, zaaflar, yanlışlar, beceriksizlikler konuşulmasın diye nice algılara, propagandalara yol verildi.

“CUMHURBAŞKANININ SÖZLERİ DEPREMİN SEBEPLERİNİN ARKASINDAKİ ZİHNİYETİ ÇARPTI YÜZÜMÜZE”

O günlerde bunların konuşulmasını engelleyen iktidar mahfilleri, sonrasında da üzerilerindeki sorumlulukların pek çoğunu maalesef gereğince yerine getiremediler. Maalesef gerek bölge halkı gerekse göç etmek zorunda kalan insanlarımız gereğince sahiplenilmedi. Acıları yaşatan sorumlululardan daha fazla bunları gündeme getiren, çareler üretme noktasında iktidarı zorlayanların suçlandığı, hakarete uğradığı, hedefe konduğu süreçler yaşadık. Yaşadık da bitti mi? Ne mümkün. İşte toplumun birliğinden, beraberliğinden, huzur ve güveninden sorumlu Sayın Cumhurbaşkanı’nın Hatay’da sarf ettiği sözler, tam da depremin sebeplerinin arkasındaki zihniyeti çarptı yüzümüze; bütün milletin yüzüne. O çıplak gerçekliği önümüze seriverdi Sayın Erdoğan. Hepimiz kulaklarımızla işittik o vahim sözleri değil mi? Ne dedi devletin tepesinden gelen kibir dolu duyarsız ses? ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa, o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Bak şu anda Hatay garip kaldı. Hatay mahrum kaldı.’ Bu sesi duyduğumda deprem sarsıntısı gibi bir sarsılma yaşadım ruhumda. Toplulukları millet kılan ortak acıların yoğurduğu duygudaşlık, kaderdaşlık demiştik ya. Hataylının acısını diğer vilayetlerdeki vatandaşlarımızın acılarından ayıran, Hataylının kaderini milletin kaderinden ayrıştıran bu ses milleti temsil edebilir mi?

“DIŞ GÜÇLERİN CESARET EDEMEYECEĞİ SÖZLERİ DEVLETİN EN TEPESİNDEN İŞİTTİK”

Eğer bu sözleri bu millete, bunların ‘dış güçler’ dediği mahfillerden biri sarf etmiş olsaydı, en üst perdeden attıkları manşetlerle o mahfillere hadlerini bildirir, dünyayı başlarına yıkarlardı. Onların asla söylemeye cesaret edemeyeceği sözleri maalesef devletin en tepesinden işittik. Üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmemeleri, bölge halkını yeterince mağdur etmeleri, facianın sorumlularından birkaçını günah keçisi ilan edip, geri kalanının hala toplum içinde elini kolunu sallaya sallaya gezdirmeleri yetmezmiş gibi sonunda millete bunu da reva gördüler. Sayın Erdoğan, o halde sormaz mı insan ‘Maraş, Malatya ya da Adıyaman’daki AK Partili belediyeler ile hükümet dayanışma içinde değil miydi’ diye. ‘Neden bu üç şehrimiz de mahzun kaldı’ diye sormaz mı? Maraş’ta bir şehit annesinin hala deprem çadırında yaşadığına dair görüntüler de mi gelmez gözünüzün önüne? Gelmez mi? O ne hissetmiştir acaba bu sözleri duyduğunda? Kim bilir belki de iktidarınızı desteklemiş, size oy vermiş, o da yetmemiş oğlunu şehit vermiş o ananın hissiyatı da mı kalbinizi titretmez. Peki o şehit anası demez mi ki ‘oyumu size, oğlumu bu vatana kurban verdim, peki bizim halimiz niye böyle’ diye hesap sormaz mı bu sözler üzerine?

“ONLARIN GÖZÜNDE DEPREM YOK, VARSA YOKSA YEREL SEÇİMLER”

Bu ne tür bir kibirdir. Nasıl bir vicdan yoksunluğu ve pişkinliktir. Mağduriyeti sürgit devam eden Hatay halkının gözünün içine baka baka o halkı tehdit etmek ne türden bir devlet anlayışının uzantısıdır. Onların gözünde deprem falan yok. Varsa yoksa yaklaşan yerel seçimler. Belli ki bölgeye de bu yüzden intikal etmişler ordu halinde. İnsan utanıyor; onların yerine yüzümüz kızarıyor. Bırakın devlet adamlığını falan, bu insanlık mıdır? İnsan düşmanının yüzüne böyle konuşmaz, bu sözleri sarf etmez. Bir seçim uğruna bilinçaltını bu derece açık etmek nasıl bir hırsın uzantısıdır? Siz bu konuşmayı 400 bin insanımızın terk ettiği bir şehirde yaptığınızın farkında mısınız? Siz bu itirafları, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın raporunda, 215 bin yıkık, ağır hasarlı ve yıkılacak binaların tespit edildiği ama deprem konut ihalelerinden sadece yüzde 7 pay alabilen bir ilimizde yaptığınızın bilincinde misiniz?

Siz milleti ‘bize oy vermezseniz acılarınız katlanarak devam eder’ diye tehdit ediyorsunuz ama o acılar, eksikler, tutulmayan sözler, devletin aciz kaldığı alanlar zaten devam ediyor. Büyük bir savaşın vereceği hasarların ötesinde can kayıplarına, yıkımlara ve kalıcı hasarlara neden olan bu felakete ilişkin sorular halen devam ediyor. Neden bu kadar çok sayıda bina çöktü? Neden bu kadar çok kayıp verildi? Neden kurtarma çalışmaları ve yardımlar zamanında ve belli bir organizasyon içinde gerçekleşemedi? Sizin devleti ve milleti göçük altında bırakan politikalarınıza ilişkin bu sorular daha uzun yıllar sorulacak. Bir daha yaşamayalım diye sorulacak. Başta İstanbul olmak üzere diğer illerimiz de sizin biçtiğiniz kadere teslim olmasın diye sorulacak.

“TOPLANAN PARALARA NE OLDU’ DİYE SORMAK BİLE SUÇ İLAN EDİLECEK”

Biz yıllarca neden ‘siyasi etik yasası, imar rantı yasası, rantın vergilendirilmesi’ diye avazımız çıktığı kadar seslendik bunların paslı kulaklarına. Ama onların gözü de gönlü de rantsal dönüşümlerden başkasını görmedi. ‘İmar barışı’ adı altında milletten milyarlar topladılar. Peki neye yaramış oldu? ‘Toplanan paralara ne oldu’ diye sormak bile neredeyse suç ilan edilecek. Unutmayalım ki tıpkı binalar gibi, devletin de taşıyıcı kolonları vardır. O kolonlara hasar verirseniz, kurumsal hafızaları, birikimleri yok ederseniz. Yukarılardan gelecek bir emirle işlerimizi halledeceğimizi sanırız. Ama aslında tam da sistemin bu niteliği yüzünden kaos, karmaşa, düzensizlik, plansızlık, kurumların aymazlık ve işlevsizliği başımıza çoraplar örmekte. Sadece afetler değil, bütün sorunlarımızın temelinde de bu temelinden çürük düzen var. Böyle bir düzende onlar ‘asrın yıkımı, asrın depremi, asrın seli, asrın felaketi’ diyerek sorumluluğu kadere bağlarlar. Ama asıl sorumluluk ‘asrın vurdumduymazlıkları, asrın sorumsuzlukları, asrın mazeretlerindedir.’

“HEP HAKLIDIRLAR, KUYRUKLARI DA BURUNLARI GİBİ HEP DİKTİR”

Memlekette ne felaket yaşanırsa yaşansın onların hep mazeretleri vardır, hep haklıdırlar. Kuyrukları da burunları gibi hep diktir. Sorumlular ya göktedir ya yerde ama sorumluluk onları hep teğet geçer. Bir de çıkıp yüzsüzce milletten ‘helallik’ dilenirler. Haşa Allah’ın işine karışılmaz, onlar hep masumdur. Kadere isyan etmek zinhar imandan çıkarır. İsyanımız sizin yazdığınız kadere. İsyanımız, rant hırsı ve beceriksizliklerinizi Allah’ın sırtına yüklemenize dersiniz, ayetin hadisin alet edildiği Rahmani olmayan cevaplara muhatap olursunuz. E mademki kader, mademki asrın felaketi. Hatay’da yaptığınız tehdit ‘kaderin üstünde bir kader vardır; o da bize destek olmazsanız size dayatacağımız kaderdir’ demiş olmadınız mı? Yapılanları lütuf gibi sıralamak doğaldı, siyaset değildi. Halkın arasında dolaşıp, utanıp sıkılmadan minnet ifadeleri için çekimler yapmak serbestti, siyaset değildi, ahlaksızlık hiç değildi. Eğer gayretkeş çabaları olmamış olsaydı, daha büyük bir enkazın altında kalacağımız yardım gönüllülerini hedefe koymak siyaset değil miydi?

Sayın Erdoğan, siz bırakın milletin izzet-i nefsiyle bu şekilde pişkince oynamayı da önce ona verdiğiniz sözleri bir hatırlayın. Siz unutmuşsunuzdur, biz size hatırlatalım. Siz değil miydiniz 31 Mart’ta bu halka, ‘319 bini 1 yıl içinde olmak üzere toplam 650 bin yeni konut yaparak depremzede vatandaşlarımıza teslim edeceğiz’ diyen. Peki Hatay’da ne dediniz? Devam eden 40 bin konuttan bahsettiniz. Bırakın 650 bini, daha 40 bin konutun inşasının devam ettiğini ve fi tarihinde bitirileceğini de ikrar etmiş oldunuz. 1 yılda daha 40 bin konutu bile tamamlayamayan siz, bir de çıkıp yıl sonuna kadar 200 bin konut müjdesi verdiniz. Yüzünüz de hiç kızarmadı. Peki o halka ve tüm bölge halkına 1 yıl önce yüksek perdeden atıp tutarken bugün geldiğini yer sizi utandırmıyor mu? Belli ki kafanız seçimlerde olduğu için halk umurunuzda bile değil. Yıl sonu dersiniz yıllar sürer kime ne? 2019’da söz verilip 1 yılda bitirilecek konutların yerinde yeller esmiş kime ne?

“SAĞLIK SORUNLARINI KONUŞAMIYORUZ BİLE”

Bakın Hatay’da halen 40 bin binanın daha yıkılması lazım. Sadece yıkım sürecinde oraya çıkan inşaat artığı ve insan sağlığına zararlı asbest içeren kimyasallar ve tozlardan dolayı bölge ciddi tehlikeyle karşı karşıya. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Hatay Tabip Odası gibi STK’lar bunların ölçümlerini kamuoyuyla paylaştılar. Hatay Tabip Odası’na göre kirli hava ve zehirli kimyasallardan dolayı göğüs hastalıklarında belirgin bir artış var. Yıkılan binalardan çıkan kontrol edilmemiş atıklar ise gelişigüzel belirlenen moloz döküm alanlarına atılmakta. Sadece Hatay’dan çıkan moloz 2 milyon metreküpü aşmış durumda. Döküm alanlarının etrafında verimli tarlalar ve hayvancılık devam ediyor ve insanlar yaşıyor. Asbest ve benzer kanserojen maddelerin toprağa karışmasının yanı sıra, bu maddeler deniz ve içme suyu kaynaklarını da kirletmekte. O kadar büyük sorunlarımız var ki maalesef geleceğimizi tehdit eden bu türden sağlık sorunlarını konuşamıyoruz bile.

KONTEYNER VE ÇADIR BULAMAMIŞ MAĞDUR VATANDAŞLARIMIZIN SAYISI OLDUKÇA FAZLA”

‘Bize bir yıl verin’ diyenlerin sözlerinde durmaması bir sorun, toplu konutların kimlere, ne türden kuralar ile dağıtılacağı ve dağıtıldığı apayrı bir sorun olarak görülüyor bölge halkı tarafından. Konteyner ve çadır bulamamış mağdur vatandaşlarımızın sayısı oldukça fazla. Konteyner kentlerin altyapıları kış şartlarına hazırlıksız, internet, elektrik problemleri hakeza. Çocukların eğitime ulaşımındaki problemler çözülememiş halde. Ağır hasarlı binaların hafriyat sorunları, yıkımların yavaş ilerlemesi, çok sayıda ağır hasarlı binanın hala yıkılamamış olması, yerinde ayrışma denen sorunun yarattığı zararlı maddelerin içme sularına karışması; Valilikler tarafından bu konuların yakından takip edilmediğinin gözlenmesi; ayrışmaların döküm alanlarında yapılmasının sağlanması da bölge halkının şikayet konuları arasındadır.

Artık, devlet, STK, özel sektör, uzmanlar işbirliği eşliğinde artık bir kentsel dönüşüm devrimi ve imar reformunu hayata geçirmenin vaktidir. Bu bağlamda; bilimsel temele dayanmayan imar affı, imar barışı gibi mühendislik hizmeti almamış, sağlıksız ve güvensiz yapı stokunu yasallaştıran düzenlemelere son verilmelidir. Depremin yıkmasını beklemeden mevcut yapı stokunun depreme dayanıklılık kontrolü, maliklerin inisiyatifine bırakmaksızın hızlıca yapılmalı; yapı denetim mevzuatı çıkarılan derslere göre güncellenerek tavizsiz uygulanmalı; imar planlarının gerekli standardizasyonu sağlamasına özen gösterilmelidir. Cezasızlık iklimine son verilmelidir. Etkin soruşturmalar yapılmalı, cezalar artırılmalı, bu konu af kanunlarına konu olmaktan çıkarılmalıdır.

KONU BİR AN EVVEL MECLİS GÜNDEMİNDE HAK ETTİĞİ YERİ ALMALIDIR”

İstanbul ile ilgili endişe ve uyarılarımızı da paylaşmak isterim. Yaşadığımız onca acı ve tecrübenin ardından ülke nüfusunun neredeyse dörtte birini barındıran, ciddi bir yapı stoğuna sahip ve 7.5 büyüklüğünde depremin beklendiği İstanbul ilimizle alakalı hem depreme hazırlık hem de bütüncül bir kentsel dönüşüm yapılması aciliyeti ortadadır. Bunun için vakit geçirmeden bir özel yasanın hazırlanması da elzemdir. Hatırlamakta fayda var ki İstanbul’daki 1 milyon 200 bine yakın binanın büyük bir kısmının deprem riski yüksektir. Uzmanlarca hazırlanan, 7.5 büyüklüğündeki olası bir deprem senaryosuna göre 100 binadan 23’ünde hasar olacağı, 25 milyon ton enkaz oluşacağı, yolların üçte birinin kapanacağı; 200 bine yakın orta ve üstü hasar, 50 bin civarı binanın ağır ve çok ağır hasar alabileceği, binlerce can kaybı yaşanabileceği, 463 hasarlı içme suyu noktası, 1045 hasarlı atık su noktası ve 355 hasarlı doğal gaz noktasının zarar görebileceği ve kıyı şeridinde bulunan 17 ilçenin de tsunami riski taşıdığı vurgulanmaktadır. İktidar, bu çok boyutlu sorunda bazen belediyeleri bazen de halkı suçlayarak varılacak bir nokta olmadığını görmüş olmalıdır. Meselenin baş sorumlusu, süreci ivmelemesi ve herkes için kolaylaştırması gereken yegane adres öncelikle merkezi yönetim, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yani siyasi iradedir. Hem ülke olarak, hem de İstanbul özelinde içinde kamu ve özel sektörün, STK’ların, vatandaşın olduğu bir seferberliğe ihtiyaç olduğu izahtan varestedir. Felaket kapımızı çalmadan evvel, el yordamıyla ve kaplumbağa hızıyla ilerlemeyi terk edip, gereken tedbirlerin ve seferberliğin hızlandırılması elzemdir. Konu bir an evvel Meclis gündeminde hak ettiği yeri almalıdır.”

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/davutoglu-onlar-asrin-felaketi-diyerek-sorumlulugu-kadere-baglarlar-ama-asil-sorumluluk-asrin-mazeretlerindedir/feed/ 0 İzmir Kadın Platformu, Deprem Mağdurları İçin Yürüyüş Düzenledi https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-kadin-platformu-deprem-magdurlari-icin-yuruyus-duzenledi/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-kadin-platformu-deprem-magdurlari-icin-yuruyus-duzenledi/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:36:25 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2958 Haber: GİZEM ÇETİNKOL – Kamera: KERİM UĞUR

İzmir Kadın Platformu, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenler ve kaybolan çocuklar için insan zinciri oluşturup yürüyüş yaptı. Platform adına konuşan Deniz Uslu, “Depremden sağ çıkartılan, ama sonrasında akıbeti belli olmayan binlerce insanın, çocuğun akıbeti araştırılsın; sorumlular tek tek hesap versin” dedi.

İzmir Kadın Platformu üyeleri, Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana depremlerde yaşamını yitirenleri anmak için bugün Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplandı. Kadınlar, “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok! Güvenli kentler, güvenli yaşam istiyoruz” yazılı pankart açtı.

Kıbrıs Şehitleri Caddesi boyunca ellerinde dövizlerle insan zinciri oluşturan kadınlar, daha sonra Alsancak Garı’na doğru yürüyerek “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok”, “Deprem değil, bu bir katliam”, “Ranta değil eğitime bütçe”, “Şiddetiniz batsın, kadınlar yaşasın”, “Güvenli kentler, güvenli yaşam”, “Sermayeye değil kadınlara bütçe”, “Kadınlar sokağa, hesap sormaya”, “Yaşamı yeniden kuracağız”, “Kadınlar yürüyor, dayanışma büyüyor”, “Kaybolan çocuklar nerede”, “Katil devlet hesap verecek”, “Kızılay’dan hesabı kadınlar soracak” sloganları attı.

“İKTİDARIN AYRIMCI POLİTİKALARI SONUCU YÜZBİNLERCE İNSAN HAYATINI KAYBETTİ”

Yürüyüşün ardından garın önünde yapılan açıklamada İzmir Kadın Platformu adına Deniz Uslu, “6 Şubat 2023 tarihinde 11 ilde etkisini gösteren ve iktidar eliyle bir katliama dönüştürülen depremin üzerinden tam bir yıl geçti. Bir yılın ardından bölgede yaraların hala sarılmadığı, halkların sağlıklı bir yaşama kavuşmadığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Depremin ilk olduğu anlardan itibaren saatlerce, günlerce arama-kurtarma ekipleri bölgeye gelmedi. İnsanlar enkaz altında ölüme mahkum edildi. Kendi imkanlarıyla yaşamını kurtaranlara ne bir çadır sağlandı ne de içecek bir su verildi. Halktan halka dayanışma köprüleriyle birbirimizin elinden tutmaya çalıştık. Gerek TIR’lar dolusu malzemeler ile gerek direkt deprem bölgesine giderek oralarda çalıştık ve dayanışma köprülerine ayak olduk. Deprem bölgelerinde temiz suya, gıdaya, hijyene ihtiyaç tavan yapmışken, kadınlar ev içlerindeki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini daha da ağır biçimde çadırlarda, bulunduysa konteynerlerde yaşarken, ciddi bir barınma krizi olduğu için kadınlar şiddet ve istismar failleriyle aynı çadırlarda kalırken AKP-MHP iktidarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesinin sorunlarını dile getirenlere hakaret etmekle, Kızılay çadırlarını halka satmakla meşguldü. İktidarın ayrımcı ve sermayeden yana politikaları sonucu yüzbinlerce insan hayatını kaybetti ve hala daha fazlası yaşamsal sorunlarla burun buruna” diye konuştu.

“İNSANLARIN GEÇİM ALANI OLAN YÜZ YILLIK ZEYTİN AĞAÇLARINA GÖZ DİKİLDİ”

“Depremden sağ bir şekilde kurtarılan, ama sonrasında haber alınamayan binlerce insan olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız” diyen Uslu, şunları söyledi:

“Bir yıl geçmiş olmasına rağmen akıbeti belli olmayan insanlar var. ve bu dönemde yüzlerce çocuğun tarikatlara gönderildiğine dair haberleri hep birlikte okuduk. Aynı zamanda depremzedeler arasında kimlik ve inanç ayrımcılığına da birlikte şahit olduk. Özellikle Hatay’da yaşayan Alevi nüfusu tam anlamıyla görmezden gelen, üzerine daha fazla saldırmaya çalışan bir iktidar politikası bu. Depremin üzerinden birkaç ay geçmişken Hatay Dikmece köyünde, insanların geçim alanı olan yüz yıllık zeytin ağaçlarına göz dikildi ve acele kamulaştırma kararı alındı. Başta Dikmeceli kadınlar olmak üzere Dikmece halkı, aylardır bu saldırıya karşı mücadele ediyor, zeytinliklerine sahip çıkıyor. Depremden sonra birçok kadın işsiz kaldı, bir kısmı ise hamileyken işe çağrıldı. Yoksulluk öyle ciddi boyutlarda ki 3 bin liralık kira yardımını alabilmek için çadırda kalmayı tercih edenler, 3 kuruş kazanabilmek için temizliğe giden kadınlar var. Çocuklar çadırlarda telefon ışıklarında ders çalışıyor. Hala doğru düzgün okul yok, olanlar ise 45-50 kişilik mevcutlarla ders işlemeye çalışıyor.

“EĞİTİMİN KALİTESİ GİDEREK DÜŞÜYOR”

Bugün geldiğimiz noktada, dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve şu anda Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Murat Kurum, geçen sene ’50 bin’ dedikleri ölüm rakamının bugün 130 binler olduğunu söylüyor. Yine depremin yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay’da gerçekleştirdiği konuşmasında, ‘Merkezi yönetim ile yerel yönetim el ele vermezse oraya hiçbir şey gitmez. Bakınız, Hatay garip kaldı’ diyerek deprem döneminde nasıl tutum aldığını itiraf ediyor, halkları tehdit ediyor. Biz kadınlar, güvenli bir yaşam ve güvenli kentler için mücadelemize daha fazla sarılmaya devam edeceğiz. Afetin ötesinde bir katliam yaşadığımız gerçeğini unutmayacağız. Bugün bu açıklamayı, yine bir deprem bölgesi olan İzmir’de gerçekleştiriyoruz. 30 Ekim 2020 yılında, yine etkisi çok olan bir depremi burada yaşadık ve her an kitlesel yıkıma varabilecek bir deprem ihtimali altında yaşıyoruz. İzmir’de üç yıldır yapılmayan okullar yüzünden okullar birleştirildi. İki hatta üç okul tek bir binada eğitim görüyor. Eğitimin kalitesi giderek düşüyor. Aynı zamanda çocuklar, yaşadıkları yerlerden uzaktaki okula gidebilmek için üç araç değiştirmek zorunda kalıyorlar.

“RANTSAL DÖNÜŞÜM PEŞİNDE OLANLARLA HESAPLAŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Peki olası bir depremin yıkıcı boyutlara ulaşmaması için neler yapılıyor? Çürük binalara imar affı verilmesinin son bulması, para uğruna uygun olmayan zeminlere bina dikilmesine son verilmesi, sağlıklı yaşam alanları, güvenli kentler inşa edilmesi gerekmektedir. Merkezi ve yerel yönetimlere sesleniyoruz: Biz kadınlar, haklarımıza ve hayatımıza sahip çıkıyoruz. İnsanların ve doğanın sermayedarların daha fazla zenginleşmesi için peşkeş çekilmesine karşı, kentsel dönüşüm adı altında rantsal dönüşüm peşinde olanlarla hesaplaşmaya devam edeceğiz.”

TALEPLERİNİ SIRALADILAR

Kadınların güvenli bir yaşam ve güvenli kentler için mücadeleyi sürdüreceği vurgulayan Deniz Uslu, taleplerini şöyle sıraladı:

“Depremden sağ çıkartılan, ama sonrasında akıbeti belli olmayan binlerce insanın, çocuğun akıbeti araştırılsın; sorumlular tek tek hesap versin. Deprem bölgelerinde temiz su ihtiyacı çözülsün, halkların sağlıklı bir yaşama kavuşması sağlansın. Faillerle aynı çadırlarda yaşamak zorunda kalan kadınlara barınma imkanı sağlansın. Kadın hastalıklarıyla ilgili ücretsiz ve kapsamlı taramalar yapılsın. Eğitim hakkı elinden alınan çocuklara, gençlere parasız, nitelikli eğitim sağlansın. Ücretsiz psikolojik destek noktaları kurulsun. Deprem bölgesindeki tüm üniversiteli kadınlara KYK bursu sağlansın. Bakım emeği toplumsallaştırılsın. Ücretsiz kreş, yaşlı bakım evi, çamaşırhaneler açılsın. Elektrik kesintilerinin son bulması, yangınların önüne geçilmesi için etkili çalışma başlatılsın. Şehir içinde yaşanan ulaşım sorunu acilen iyileştirilsin. Zeytinliklere, arazilere, tarlalara istimlak adı altında el koyma yasaları kaldırılsın. İstihdam sorunu yaşayan tüm kadınlara güvenli ve güvenceli iş imkanı sağlansın. Tüm depremzede yurttaşlar için insanca temel gelir güvencesi sağlansın. Özel okullara teşvike ayrılan bütçeler, kamusal eğitim için ayrılsın. Yerel yönetimler ve merkezi idare, çocukların ücretsiz servis ihtiyacını karşılasın. İmar aflarından çürük binalar yapanlara, insanları bile bile ölüme terk edenlerden halka çadır satanlara, halklara ölüm ve zulüm düzeninden başka bir şeyi reva görmeyenlere kadar bu katliamda sorumluluğu olan herkes tek tek yargılansın.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmir-kadin-platformu-deprem-magdurlari-icin-yuruyus-duzenledi/feed/ 0
Depremzede Öğretmenler, Öğrencilerin Desteğiyle Acılarını Hafifletiyor https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-ogretmenler-ogrencilerin-destegiyle-acilarini-hafifletiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-ogretmenler-ogrencilerin-destegiyle-acilarini-hafifletiyor/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:18:23 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2946 GAZİANTEP’in Nurdağı ilçesinde yaşadıkları 6 Şubat 2023 depreminin ardından evlerini kaybeden öğretmenler Ahmet Çiçekdağ (42) ve eşi Derya Çiçekdağ’ın (39) yolu, Hatay’ın Antakya ilçesinden gelen öğretmen Özlem Bakbak (40) ile, İzmir’in Menderes ilçesindeki Çileme İlk ve Ortaokulu’nda kesişti. Deprem nedeniyle yaşadığı şehri değiştirmek zorunda kalan depremzede öğretmenler, öğrencilerinin desteğiyle acılarını hafifletiyor.

İzmir’in Menderes ilçesindeki Çileme İlk ve Ortaokulu’nda görev yapan İngilizce öğretmeni Derya Çiçekdağ, Fen Bilimleri öğretmeni Ahmet Çiçekdağ ve Müdür Yardımcısı Özlem Bakbak, 6 Şubat depremi nedeniyle yaşadıkları şehirleri bırakmak zorunda kaldı. Geçen ekim ayında İzmir’e tayin olduklarını anlatan 1 çocuk annesi Derya Çiçekdağ, 14 yıl görev yaptığı Gaziantep’i çok zor terk ettiklerini belirterek yaşadıkları travmayı bir türlü atlatamadıklarının söyledi. Gaziantep’i memleketi gibi hissettiğini anlatan Çiçekdağ, Nurdağı’nda markete gittiğimde cüzdanım bile olmasa sözüm yeterdi. Bir gece yattık, hepsini kaybettik. Sabah evimizin duvarları yıkılmıştı. Beni kedim uyandırdı. O olmasaydı gardırop üzerimize düşmüş olacaktı. O zaman kızım 8 aylıktı. Görümcem de bizimle kalıyordu. Evin duvarı ikiye ayrılmıştı. İçeri bir ışık geliyordu. Sadece bunu hatırlıyorum. Çocuğumu kucağıma alıp göğsüme yasladım. Eşim ‘korkma çıkacağız’ diye bağırıyordu. Ben de ‘ölümüz aynı yerden çıksın’ bari diye onu yanıma çağırdım. Apartman bir anda öne doğru eğildi. ‘Ahmet beşinci kattan düşüyoruz’ deyince eşim kapıyı zorlamayı bırakıp bize doğru koştu. Elimden tutup beni çekti. Kapıyı kırıp, dışarı çıktık ama deprem hala devam ediyordu. Kedimi kaybettim. Yan komşum ‘Ev yıkılıyor, bırak kediyi’ dedi. Üzerimdeki battaniyeyi alıp çıktım. Başka hiçbir şey alamadım. Çocuğum kucağımdaydı dışarısı mahşer alanı gibiydi. Yan duvarlardan betonlar üzerimize düşüyordu. Ama hiçbiri üzerimize denk gelmedi diye konuştu.

‘ÖĞRENCİLERİMİN DESTEĞİYLE ZOR ZAMANLARI ATLATTIM’

Nurdağı’ndan çok zor ayrıldıklarını ancak çocuklarını düşünmek zorunda kaldıklarını dile getiren Derya Çiçekdağ, kayıplarının acısını Menderes’teki öğrencilerinin desteğiyle unutmaya çalıştığını dile getirip şöyle devam etti Depremden sonra orada çalışan arkadaşlarımızla ‘Hiçbir yere gitmiyoruz, Nurdağı’nı yine Nurdağı yapacağız’ dedik. Sonra ölüm haberleri gelmeye başladı. Depremde, birçok öğretmen arkadaşımı kaybettim. 25 günlük bebeği olan ve çocuklarımızı birlikte büyüteceğiz, dediğim arkadaşlarımı kaybettim. Kasabımı, manavımı herkesi kaybettim. Orada artık bizi tanıyan kimse kalmadı. Yine de ‘Tayin istemeyeceğiz’ dedik ama duracak yer yoktu. Konteynerler ve çadırlar vardı. Az hasarlı bir ev tutup orada kaldık. Küçük çocuğum vardı ve psikolojim bozulmuştu. Eşimle Gaziantep’ten ayrılıp, iyileştikten sonra tekrar dönmeye karar verdik. İlk buraya geldiğimde, çocuklara ‘Yüzünüze baktığımda bazılarınız bana vefat eden öğrencilerimi hatırlatıyor. İçim ağlasa da sizlerle iyi olacağımı düşünüyorum, buraya yaralarımı sizlerle sarmaya geldim. Oradaki çocuklarla yaralarımı saramıyordum. Çünkü her biri ya annesini ya babasını ya da kardeşlerini kaybetmişti. Birbirimize bakıp ağlıyor, ders işleyemiyorduk. Oraya yeni öğretmenler atandı. İzmir’deki öğrencilerime ‘Oraya giden öğretmenler onların yarasını saracak, burada ise sizler benim yaramı saracaksınız’ dedim. Bana her zaman yanımda olacaklarını söylediler. Öğrencilerimin desteğiyle zor zamanları atlattım dedi.

‘KESİN BİR GÜN GAZİANTEP’E DÖNERİZ’

Meslekte 13’üncü yılını geride bıraktığını anlatan Fen Bilimleri öğretmeni Ahmet Çiçekdağ, canlarını, hayallerini ve umutlarını kaybettiklerini belirtip Deprem sırasında ilk uyandığımda eşimle birbirimizin elini tuttuk. Sarsıntı şiddetlendi sonra durdu. Sonrasın da asıl daha büyüğü başladı. Dolaplar devrildi, ışıklar kesildi. Eşim yataktan düştü, çocuk düştü. Ben de hep bir umut ile ‘Dur kurtulacağız’ dedim. Duvarlar devrildi kolonlar yıkılmadığı için kurtulduk. Aşağıda bir curcuna vardı. Mahşeri yaşadık diye konuştu. Oradan kopup tam anlamıyla buraya adapte olamadıklarını da kaydeden Çiçekdağ şunları söyledi Biz, halen kendimizi orada görüyoruz. Çocuklara bakıyoruz, kaybettiklerimiz geliyor gözümüzün önüne. Aynı isimler onları hatırlatıyor. Şu an ‘Kesin bir gün Gaziantep’e döneriz’, diye düşünüyorum ama şartlar gösterecek. Oradan gelirken de hiç kolay olmadı. Mecbur kaldık. Ortaokul öğrencileri bize destek sağladı. Hepsi samimi. Bazıları sadece benimle şakalaşıp, beni rahatlatmaya çalıştı. Biz kendi içimizde o kadar büyük bir felaketi yaşadık ki çoğu zaman bir şey göremedik. Gülüyoruz ama eski gülmelerimiz kalmadı dedi.

Şimdi bile öğrenciler sıra taşırken yaşanan sarsıntı nedeniyle deprem olduğunu zannedip, irkildiğini, bacaklarını boşaldığını belirtip, kendisini öğrencilerinin sakinleştirdiğini anlattı.

‘SALLANTIDAN AYAKTA DURAMIYORDUK’

Hatay’ın Antakya ilçesinde bulunan Şehit İlker Uylaş İlkokulu’nda sınıf öğretmenliği yaparken depremi yaşayan 18 yıllık öğretmen Özlem Bakbak da depremden sonra Çileme İlkokulu’nda müdür yardımcılığı yapmaya başladı. 15 yaşındaki Utku ve 12 yaşındaki Asya Dila’nın annesi Özlem Bakbak, o geceyi Korkunç bir geceydi. Kayıplarımız oldu. 14 katlı bir apartmana 1,5 yıl önce taşınmıştık. Evin kredisini ödüyorduk. Her şey güzel gidiyordu. Gece sarsıntıyla uyandık. Koridora çıktık, dolap yatağa devrildi. Asma tavanlar dökülmeye başladı. 8’inci kattaydık. Sallantıdan ayakta duramıyorduk. Toz dumanın arasında kaldık. Dışarda şiddetli yağmur vardı. 3 gün arabada kaldık. Daha sonra Antakya’dan çıktık. İki araba 4 aile Ankara’ya gittik. İlk günden marketler yağmalandı. Yol kenarında üstü poşetlerle örtülü cesetler vardı diye anlattı.

Ankara’da bir hafta kaldıklarını belirten Bakbak, Kayınvalidem İzmir Menderes’te oturuyordu. Buraya geldik. Antakya’da doğdum. Üniversiteyi dahi orada okudum. Oradaki insanların şimdi de yardıma ihtiyacı var. Depremden bir ay sonra gidip özel eşyalarımı almak istedim. Ama bina çok kötü durumdaydı. Çok azını alabildik. 10 gün çadırda kaldık. Şimdi yardımlar da azaldı. 3 ay önce binamız yıkıldı? ifadelerini kullandı.

‘ÖĞRENCİLER ARASINDA MEKTUP ARKADAŞLIĞI BAŞLATTIK’

Çileme İlkokulu ile Şehit İlker Uylaş İlkokulu öğrencileri arasında mektup arkadaşlığı projesini başlatan Bakbak şunları anlattı Benim öğrencilerim şu an ikinci sınıfta orda. Mektup arkadaşlığı başlattık. Onlar tek tek bize mektup yazdı biz de onlara yazdık. Bunu Deniz Yıldızı Projesi’ne çevirelim diye düşündük. 1 haftalığına onları İzmir’e davet ettik. Ancak kış mevsimi nedeniyle ileri bir tarihe erteledik. Mektuplarda çok güzel duygular var. Kaldıkları yerleri anlatmışlar. Kampta, çadırda kalanlar var. Mektupları okurken duygulandık. Ama bir nebze de olsa onlara destek olmak istedik. (DHA)

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-ogretmenler-ogrencilerin-destegiyle-acilarini-hafifletiyor/feed/ 0
Sağlık Bakanı, depremde enkaz altından sağ çıkanları ziyaret etti https://www.igdirhaber.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti-2/ https://www.igdirhaber.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti-2/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:03:09 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2940

HATAY’da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremden sonra özel bir hastanenin enkazından 261’inci saat sonra sağ çıkarılan Mustafa Avcı (34) ve aynı enkazda, aynı kaderi paylaşan Mehmet Ali Şakiroğulları (27) ile buluştu. Bakan Koca, deprem sürecinde özveriyle çalışan sağlık çalışanlarıyla da bir araya geldi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin birinci yıl dönümünde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret etti. Burada sağlık çalışanlarıyla sohbet eden Bakan Koca, bir yıllık süreçte yaşananları dinleyip, onlarla sohbet etti. Bakan Koca daha sonra, bebeği Almila’nın doğumu için ailesiyle gittiği özel hastanede depreme yakalanan ve enkaz altında kalan sağlık teknikeri Mustafa Avcı ile 6 aylık bebeği Aziz Yusuf hastalanınca gittiği aynı hastanede aynı kaderi paylaşan işçi Mehmet Ali Şakiroğulları ile sohbet etti. Bakan Koca, 261 saat sonra enkazdan sağ kurtarılan Mustafa Avcı’nın ailesi ve Mehmet Ali Şakiroğulları’nın bebekleriyle yakından ilgilendi.

Ziyaretinin ardından konuşan Bakan Fahrettin Koca, “Üzerinden 1 yılın geçtiği bu felaketin ardından, sağlık çalışanlarımızla birlikte özellikle o günü, hatıralarını birlikte paylaşarak konuşma imkanı söz konusu oldu. Tabii özellikle yapılanın ve yapılamayanın kıymetinin olmadığı bir andayız. Çünkü geride kaybettiğimiz 10 binlerle ifade edilen 52 bine yakın canımız oldu ve bugün sadece bir yıl önce kaybettiklerimizin yasını yad etmek üzere bir araya geldik. Rabb’im benzer felaketleri milletimize ve insanlığa hiçbir şekilde yaşatmasın. Kaybettiklerimize Allah’tan rahmet, hepimize sabırlar diliyorum” dedi.

‘EŞİMİN VE BEBEĞİMİN ÖLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNDÜM’

Depremden 261 saat sonra mucizevi şekilde enkazdan çıkarılan ve betona sıkışan sağ ayağı topuk altından ampute edilen Mustafa Avcı, eşinin doğumundan 3 saat sonra depreme yakalandıklarını belirterek, bebeğini sadece 1 kez görebildiğini söyledi. Eşi ve bebeğinin depremden 4-5 saat sonra kurtarıldığını anlatan Avcı, enkaz altında sesini duyduğu tek kişinin, bina yıkılmadan önce karılaştığı Mehmet Ali Şakiroğulları olduğunu dile getirdi. Büyük ümitsizliğe kapıldığını söyleyen Avcı, “11 gün boyunca Mehmet Ali’nin yüzünü hiç görmedim. Eşimin ve çocuklarımın öldüğünü düşündüm. Sadece 1 kez gördüğüm bebeğimin yüzünü hatırlayamıyordum bile, çok çaresizdik. İlk 3-4 gün yardım geleceğini düşünüyordum ancak daha sonra depremin büyük bir alanı yıktığını düşününce ümitlerim azaldı. 4 gün sonra ayağımı hissetmiyordum. Açlık bir şekilde tolere ediliyordu ama susuzluk dayanılmazdı. Mehmet Ali benden umutluydu. Bulunduğum yerde tavanla 1 karış mesafe vardı, sadece sol tarafıma doğru uzanabiliyordum. 6-7 günden sonra böbreklerimin iflas ettiğini düşündüm. Artık çıkmak gibi asla bir niyetim yoktu. Ailemin yanı sıra ayağımı kaybettiğimi biliyordum. Bir de diyaliz hastası olursam, böbreklerimi kaybedersem ne kendime ne çevremdeki insanlara bir faydam olacaktı. O yüzden sürekli uyumak istedim ve uyudum. Mehmet Ali o süre zarfında çıkmak için daha çok mücadele etti. ‘Ben yaşamak istiyorum, ağabey yaşayalım’ dedi. Sağa sola vurarak zamanımızı geçiriyorduk. 7-8 gün boyunca takip edebildik günleri ama 8’inci günde Mehmet Ali’nin telefon şarjı bitmek üzereyken gün kavramını, ay kavramını tamamen unuttuk. O süre zarfını hep uyumakla geçirdik” diye konuştu.

‘İMKANSIZIN İÇİNDE BİLE İMKAN VARDIR’

Mehmet Ali Şakiroğulları ise enkaz altındayken Mustafa Avcı’yı en yakın arkadaşlarından daha yakın hissettiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Ben umudumu hiç kaybetmedim. Eşim ve çocuğum depremden birkaç saat sonra kurtarılmış. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmezmiş. Bunu bir daha gördük. Yani bu 11 gün içerisinde kendimi öyle dinç, öyle kararlı hissettim ki, aklımda beynimde hiçbir şey yapmadım. ‘Ben buradan çıkmalıyım’ dedim. ‘Ben anneme gitmeliyim, ben sevdiklerime gitmeliyim, geride kalan sevdiklerime’ gitmeliyim’ dedim. Umudumu hiç kaybetmedim. Yani her ne olursa olsun mücadelemi asla kaybetmiyorum. Her zaman yani böyle mücadele içerisindeyim. Enkazın başında, hastanenin başında bekleyen eşim, dostum, arkadaşlarım herkese tek tek teşekkür ediyorum. Onlar iyi ki varlar, onlar sayesinde oradan daha fazla bilgi aldılar, çıkardılar beni. Herkese çok teşekkür ediyorum. Yani hiçbir zaman için Hiçbir şey için umudunuzu kaybetmeyin. İmkansızın içinde bile imkan var. Yani çaresizliği ben orada gördüm ama onun da üstesinden geldim çok şükür.”

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti-2/feed/ 0 Sağlık Bakanı, depremde enkaz altından sağ çıkanları ziyaret etti https://www.igdirhaber.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/ https://www.igdirhaber.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:00:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2937

HATAY’da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremden sonra özel bir hastanenin enkazından 261’inci saat sonra sağ çıkarılan Mustafa Avcı (34) ve aynı enkazda, aynı kaderi paylaşan Mehmet Ali Şakiroğulları (27) ile buluştu. Bakan Koca, deprem sürecinde özveriyle çalışan sağlık çalışanlarıyla da bir araya geldi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin birinci yıl dönümünde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret etti. Burada sağlık çalışanlarıyla sohbet eden Bakan Koca, bir yıllık süreçte yaşananları dinleyip, onlarla sohbet etti. Bakan Koca daha sonra, bebeği Almila’nın doğumu için ailesiyle gittiği özel hastanede depreme yakalanan ve enkaz altında kalan sağlık teknikeri Mustafa Avcı ile 6 aylık bebeği Aziz Yusuf hastalanınca gittiği aynı hastanede aynı kaderi paylaşan işçi Mehmet Ali Şakiroğulları ile sohbet etti. Bakan Koca, 261 saat sonra enkazdan sağ kurtarılan Mustafa Avcı’nın ailesi ve Mehmet Ali Şakiroğulları’nın bebekleriyle yakından ilgilendi.

Ziyaretinin ardından konuşan Bakan Fahrettin Koca, “Üzerinden 1 yılın geçtiği bu felaketin ardından, sağlık çalışanlarımızla birlikte özellikle o günü, hatıralarını birlikte paylaşarak konuşma imkanı söz konusu oldu. Tabii özellikle yapılanın ve yapılamayanın kıymetinin olmadığı bir andayız. Çünkü geride kaybettiğimiz 10 binlerle ifade edilen 52 bine yakın canımız oldu ve bugün sadece bir yıl önce kaybettiklerimizin yasını yad etmek üzere bir araya geldik. Rabb’im benzer felaketleri milletimize ve insanlığa hiçbir şekilde yaşatmasın. Kaybettiklerimize Allah’tan rahmet, hepimize sabırlar diliyorum” dedi.

‘EŞİMİN VE BEBEĞİMİN ÖLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNDÜM’

Depremden 261 saat sonra mucizevi şekilde enkazdan çıkarılan ve betona sıkışan sağ ayağı topuk altından ampute edilen Mustafa Avcı, eşinin doğumundan 3 saat sonra depreme yakalandıklarını belirterek, bebeğini sadece 1 kez görebildiğini söyledi. Eşi ve bebeğinin depremden 4-5 saat sonra kurtarıldığını anlatan Avcı, enkaz altında sesini duyduğu tek kişinin, bina yıkılmadan önce karılaştığı Mehmet Ali Şakiroğulları olduğunu dile getirdi. Büyük ümitsizliğe kapıldığını söyleyen Avcı, “11 gün boyunca Mehmet Ali’nin yüzünü hiç görmedim. Eşimin ve çocuklarımın öldüğünü düşündüm. Sadece 1 kez gördüğüm bebeğimin yüzünü hatırlayamıyordum bile, çok çaresizdik. İlk 3-4 gün yardım geleceğini düşünüyordum ancak daha sonra depremin büyük bir alanı yıktığını düşününce ümitlerim azaldı. 4 gün sonra ayağımı hissetmiyordum. Açlık bir şekilde tolere ediliyordu ama susuzluk dayanılmazdı. Mehmet Ali benden umutluydu. Bulunduğum yerde tavanla 1 karış mesafe vardı, sadece sol tarafıma doğru uzanabiliyordum. 6-7 günden sonra böbreklerimin iflas ettiğini düşündüm. Artık çıkmak gibi asla bir niyetim yoktu. Ailemin yanı sıra ayağımı kaybettiğimi biliyordum. Bir de diyaliz hastası olursam, böbreklerimi kaybedersem ne kendime ne çevremdeki insanlara bir faydam olacaktı. O yüzden sürekli uyumak istedim ve uyudum. Mehmet Ali o süre zarfında çıkmak için daha çok mücadele etti. ‘Ben yaşamak istiyorum, ağabey yaşayalım’ dedi. Sağa sola vurarak zamanımızı geçiriyorduk. 7-8 gün boyunca takip edebildik günleri ama 8’inci günde Mehmet Ali’nin telefon şarjı bitmek üzereyken gün kavramını, ay kavramını tamamen unuttuk. O süre zarfını hep uyumakla geçirdik” diye konuştu.

‘İMKANSIZIN İÇİNDE BİLE İMKAN VARDIR’

Mehmet Ali Şakiroğulları ise enkaz altındayken Mustafa Avcı’yı en yakın arkadaşlarından daha yakın hissettiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Ben umudumu hiç kaybetmedim. Eşim ve çocuğum depremden birkaç saat sonra kurtarılmış. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmezmiş. Bunu bir daha gördük. Yani bu 11 gün içerisinde kendimi öyle dinç, öyle kararlı hissettim ki, aklımda beynimde hiçbir şey yapmadım. ‘Ben buradan çıkmalıyım’ dedim. ‘Ben anneme gitmeliyim, ben sevdiklerime gitmeliyim, geride kalan sevdiklerime’ gitmeliyim’ dedim. Umudumu hiç kaybetmedim. Yani her ne olursa olsun mücadelemi asla kaybetmiyorum. Her zaman yani böyle mücadele içerisindeyim. Enkazın başında, hastanenin başında bekleyen eşim, dostum, arkadaşlarım herkese tek tek teşekkür ediyorum. Onlar iyi ki varlar, onlar sayesinde oradan daha fazla bilgi aldılar, çıkardılar beni. Herkese çok teşekkür ediyorum. Yani hiçbir zaman için Hiçbir şey için umudunuzu kaybetmeyin. İmkansızın içinde bile imkan var. Yani çaresizliği ben orada gördüm ama onun da üstesinden geldim çok şükür.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/saglik-bakani-depremde-enkaz-altindan-sag-cikanlari-ziyaret-etti/feed/ 0
Asrın felaketinin birinci yılı https://www.igdirhaber.com.tr/asrin-felaketinin-birinci-yili/ https://www.igdirhaber.com.tr/asrin-felaketinin-birinci-yili/#respond Tue, 06 Feb 2024 09:03:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2919 Türkiye, geçen yıl şubat ayında “asrın felaketi” olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin acısıyla sarsıldı. 14 milyon vatandaşı doğrudan etkileyen deprem nedeniyle ülke genelinde 7 gün süreyle milli yas ilan edildi.

Türkiye’de, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde saat 04.17’de 7,7 büyüklüğünde, Elbistan ilçesinde saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

53 BİN 537 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Kahramanmaraş’ın yanı sıra Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana, Malatya ve Elazığ’ı vuran asrın felaketinde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı.

Türkiye’nin uluslararası yardımı da içeren 4. seviye alarm verdiği deprem sonrası 93 ülkeden arama kurtarma ekipleri bölgede çalışmalara katıldı.

7 GÜN SÜREYLE OHAL KARARI ALINDI

120 bin kilometre karelik alanda 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiği depremler 11 il, 124 ilçe, 6 bin 929 köy ile mahallede ağır yıkımlara yol açtı.

Ülke genelinde 7 gün süreyle milli yas ilan edilirken, deprem bölgesinde ise OHAL kararı alındı.

650 BİN PERSONEL GÖREV YAPTI

Tüm kamu kuruluşları, mahalli idareler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin seferber olduğu deprem sonrası, bölgeye su, gıda, ilaç ve giyecek başta olmak üzere tüm yaşam malzemeleri hızla gönderildi.

Depremlerde yıkılan 38 bin 901 binada arama, yaşam olduğu belirlenen 26 bin binada arama kurtarma faaliyeti gerçekleştirildi.

Bölgede müdahale çalışmaları kapsamında 11 bin 488’i uluslararası, 35 bin 250’si arama kurtarma, 142 bini güvenlik personeli olmak üzere toplam 650 bin personel görev yaptı.

Bölgede 350 çadır kent alanında 645 bin çadır, 414 konteyner kentte ise 215 bin 224 konteyner kuruldu.

BÖLGEYE 106 MİLYAR 728 MİLYON LİRA KAYNAK AKTARILDI

Geçici barınma hizmeti kapsamında bugüne kadar 349 bin haneye toplam 14 milyar 453 milyon lira “kira destek ödemesi” yapıldı. Bu kapsamda ev sahiplerine 7 bin 500, kiracılara ise 5 bin lira kira destek ödemesi devam ediyor.

Diğer yardım ve ödemelerle birlikte deprem bölgesine toplam 106 milyar 728 milyon lira kaynak aktarıldı.

Deprem bölgesinde 2 milyon 302 bin binada ve 6 milyon 227 bin bağımsız bölümde hasar tespiti yapıldı, şu ana kadar enkaz kaldırma işleminin yüzde 91’i gerçekleştirildi.

Hak sahipliği çalışmaları kapsamında, 389 bini konut, 40 bin 658’i iş yeri, ve 11 bin 531’i ahır olmak üzere toplam 441 bin 567 hak sahipliği belirlendi.

Depremzede vatandaşların yaralarının sarılması çalışmaları kapsamında deprem bölgesinde şehir merkezleri ve köylerde 307 bin konutun yapımına başlandı.

Bu kapsamda yerinde dönüşüm projelerinde konutlar için 750 bin lirası hibe, 750 bin lirası kredi, ahırlı köy evleri için 750 bin lirası hibe, 1 milyon lirası kredi ve iş yerleri için 400 bin lirası hibe, 400 bin lirası kredi 2 yıl ödemesiz ve faizsiz 10 yıl vadeyle kullanıma sunuldu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/asrin-felaketinin-birinci-yili/feed/ 0
Malatya’da Tarihi Şire Pazarı Deprem Sonrası Yeniden İnşa Ediliyor https://www.igdirhaber.com.tr/malatyada-tarihi-sire-pazari-deprem-sonrasi-yeniden-insa-ediliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/malatyada-tarihi-sire-pazari-deprem-sonrasi-yeniden-insa-ediliyor/#respond Mon, 05 Feb 2024 21:00:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2895 GÖKSEL YILDIRIM/ERHAN CİHAN ÜNAL – Malatya’da perakende ticaretin kalbi olan ve kuşaklar boyunca esnafa ev sahipliği yapan tarihi Şire Pazarı, depremin birinci yılında yeniden inşa ediliyor.

Pazarın olduğu yerde enkaz kaldırma çalışmalarının ardından başlayan inşaat yoğun şekilde sürüyor.

Deprem öncesinde tarihi Şire Pazarı ve çevresinde faaliyet gösteren işletmeciler, kendilerine sağlanan geçici iş yerlerinde hem ticari hayatın bir parçası olmayı sürdürüyor hem de yıllardır kendilerinden alışveriş yapan müşterileriyle buluşuyor.

Baba mesleğini sürdüren ve bölgede gıda ürünleri toptan ticaretiyle uğraşan Erdal Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Pazar’da bakırcı, tekstilci, ayakkabıcı ve kuruyemişçilerin bir arada olduklarını, Malatya’ya her gelenin mutlaka Pazar’a uğradığını ancak depremin çarşıyı yıktığını söyledi.

Depremin yol açtığı olumsuzlukların hala devam ettiğini dile getiren Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Buna rağmen ben hiçbir zaman şehri terk etmedim. Niye? Bizden bir şeyler bekleyen insanlar olduğu için. Hayat ve yaşam şartlarımızın gerçekten çok zor olduğu dönemden geçtik. Ama süreç içerisinde gördük, projelerin içerisinde iyi şeyler olacağına inanıyoruz. Eskisinden daha farklı, daha yenilikçi bir proje gördüğümüz kadarıyla.”

Depremden sonra yaşanan sürecin maddi ve manevi olarak insanları yorduğuna işaret eden Yılmaz, “Süreçte herkes çaba sarf etti. Bu çabaları kimse inkar edemez. Esnaf için konteyner çarşılar yaptılar. Kısmen esnaflar gitti, orada çalışmaya devam ediyorlar. Herkes bir şekilde ayaklarının üstünde durmaya çalışıyor. İnşallah en kısa zamanda toparlanır. Bu memleket bizim. Bizler bu memleketi bırakamayız. Burada doğduk, burada büyüdük, buranın ekmeğini yedik.” diye konuştu.

Bir başka esnafa dokundu, ikisi Malatya’ya tutundu

Şehri neden terk etmediğini başından geçen bir olayla anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

“Ben toptan gıda pazarlamacılığını yapıyorum. Depremden sonra eşimle oturduğum zaman, ‘Hadi biz de gidelim. Burada bir umudumuz kalmadı.’ dedim. Kendimizi geçtik çocuklarımızı düşünmeye başladık. Benden ürün alan bir adam geldi. Dükkanda oturuyorum. Dükkan da demeyeyim. Kısmen arabamızda malımız var… Dükkan tutmamıştık daha. Geldi dedi ki, ‘Abi bana ürün verir misin, ilçelerde satıyorum, üzerimde para da yok.’ Bir an vicdan yaptım. Adama ürünü verdim. Bugün o adam kendi ayaklarının üstünde durdu. Eve gittiğim zaman hanıma dedim ki, ‘Hadi biz bir şekilde ayaklarımızın üstünde dururuz ama bizim yaptığımız, ürettiğimiz, sattığımız ürünleri birilerinin de satıp evine ekmek götürmesi lazım.’ Bizim Malatya’da kalmamızın en büyük sebebinden biri bu. Bu yüzden kaldık. Hala buradayız.”

Yılmaz, şehrin yeniden ayağa kalkacağına inandıklarını belirterek, bu süreçte emeği geçenlere teşekkür etti.

Şehirde inşaatların devam ettiğini dile getiren Yılmaz, her şeyin iyi olması umuduyla yaşadıklarını söyledi.

Pazarın yıkılışı hayat akışını değiştirdi

Tarihi Şire Pazarı’nın deprem öncesindeki durumu hakkında da bilgi veren Yılmaz, Pazar’ın “Malatya’nın göbeği”nde olduğunu söyledi.

Birçok sektörün pazarda faaliyet gösterdiğini ifade eden Yılmaz, pazarın yıkılmasının insanların hayatını değiştirdiğini belirtti.

Yılmaz, depremde insanların hem evlerini hem de işlerini kaybettiklerine işaret ederek, “Konteynerde öyle insanlar gördüm ki milyonlarca lira parası var, çay almak için sıraya girmiş. Çok zor bir süreçti. Bunların hepsine şahit olduk. Bizim için deprem bitmiş değil. Bugün Malatya’da kime sorarsanız sorun, evinde huzurlu bir şekilde yatmıyordur.” dedi.

Asgari ücretle çalışan insanların çoğunun şehri terk ettiğini bildiren Erdal Yılmaz, Malatya’da sağlam olan binaların kiralarındaki artışın da şehirde kalanlar hayatını zorlaştırdığına dikkati çekti.

“1-2 yıl içerisinde eski Şire Pazarı’nı ayakta göreceğiz”

Konteynerde, arasında kuru kayısının da yer aldığı, gıda maddeleri satan Kaya Doğan da 1987’den bu yana Malatya’da faaliyet gösterdiklerini söyledi.

Depremden önce tarihi Şire Pazarı’nda faaliyet gösterdiklerini bildiren Doğan, “Bildiğiniz gibi 6 Şubat’ta deprem oldu. Çarşıda büyük hasar oldu. Şire Pazarı’nda 3 tane yerimiz vardı. Şu anda gördüğünüz gibi konteynere geldik. Hayatımızı idame etmek zorundayız. Bir haftadır buradayız.” diye konuştu.

Depremin ardından geçen bir yılın kendileri için zor olduğunu ifade eden Doğan, bu süreçte ellerindeki ürünlerin hepsinin bozulduğunu kaydetti.

Yeni ürünlerle faaliyete devam ettiklerini anlatan Doğan, “Önümüzde bir seçim var. İnşallah 1-2 yıl içerisinde eski Şire Pazarı’nı ayakta göreceğiz. İki yıl içerisinde kuyumcular, kayısıcılar, perakendeciler, kasaplar bunların hepsinin taşınacağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/malatyada-tarihi-sire-pazari-deprem-sonrasi-yeniden-insa-ediliyor/feed/ 0
Depremde anne ve babalarını kaybeden kardeşler, depremzedelere sağlık hizmeti veriyor https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:03:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2860 Hatay’da, 6 Şubat depremlerinde anne ve babalarını kaybeden başhekim kardeşler, kendileriyle aynı kaderi yaşayan depremzedelere sağlık hizmeti vererek yaşadıkları acıyı unutmaya çalışıyor.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Onur Koyuncu ile Hatay Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Mahmut Koyuncu’nun anne ve babasının oturduğu bina, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde yıkıldı.

Kardeşlerden Mahmut Koyuncu anne ve babasının bulunduğu Cebrail Mahallesi’ndeki enkazın başına, Onur Koyuncu ise başhekimliğini yaptığı üniversite hastanesine gitti.

Enkazdan çıkarılan yaralılara müdahale ederek onlara hayatta tutmaya çalışan Koyuncu, fırsat bulduğu zamanlarda da enkaz başına giderek gelecek haberi bekledi.

Depremden birkaç gün sonra anne ve babalarının cansız bedeni enkazdan çıkarılan Koyuncu kardeşler, acılarını yüreklerine gömerek kendileriyle aynı kaderi yaşayan hemşehrilerinin yardımına koştu.

Depremin ilk anından bu yana binlerce hastaya hizmet veren Koyuncu kardeşler, sağlıklarına kavuşmalarını sağlayarak teselli buluyor.

“Hatay Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi deprem öncesi hizmet standartlarına ulaştı”

Mahmut Koyuncu, AA muhabirine, depremde oturdukları 13 katlı binanın ağır hasar gördüğünü söyledi.

Ailesi ve aynı binada oturan kardeşiyle apartmandan çıktıklarını anlatan Koyuncu, anne ve babasının defin işlemlerinin ardından görevi başına döndüğünü belirterek, “Çevre illerden gelen ve içinde diş üniteleri olan otobüslerde, çadır kentlerde ve konteyner kentlerde hizmet verdik. Sonrasında sağlık merkezlerimizin enkazından kurtardığımız malzemelerle hizmet vermeye devam ettik. Deprem öncesi hangi hizmetler veriliyorsa şu anda da aynı hizmetleri veriyoruz.” diye konuştu.

Günlük 700’ün üzerinde hastaya baktıklarını aktaran Koyuncu, sayının deprem öncesi verilere yakın olduğunu kaydetti.

Kardeşi Onur Koyuncu’nun hastaneden neredeyse hiç ayrılmadığını dile getiren Koyuncu, “Depremde kardeşim hastaneye, ben de anne ve babamın bulunduğu binanın enkazına gittim. Enkazda beklerken birkaç gün geçti ve ben kardeşime sitem ettim. ‘Sen orada hastanedesin ama burada da annem ve babam enkazda’ dedim. Kardeşim ise ‘abi buradaki durumu bilmiyorsun, burayı bırakamıyorum’ demişti. Anne ve babamın cansız bedenini çıkardıktan sonra hastaneye gittim. Kardeşimin ne demek istediğini daha iyi anladım. İnsanlar yerde doğum yapıyordu, sedyelerin üzerinden yıkılan hastanelerden getirilen çocuklar vardı. Kardeşim haklıydı ve orayı bırakamadı.” ifadelerini kullandı.

Kendisinin de önce gezici diş otobüsü ve sonrasında da konteyner diş sağlığı merkezinde depremzedelere hizmet verdiğini bildiren Koyuncu, abi-kardeş insanların yaralarına merhem olmaya çalıştıklarını söyledi.

“Acılarımızı içimize gömerek hizmet verdik”

Başhekim Onur Koyuncu da depremin ilk anından itibaren insanlara hizmet verdiğini anlattı.

Her Hataylı gibi kendisinin de depremzede olduğunu belirten Koyunca, “Bizi bu memleket yetiştirdi biz de acılarımızı içimize gömerek hizmetimize devam ettik. Şu da bir gerçekti biz gidersek kim yapacaktı? O yüzden şehrimizi terk etmedik, terk etmeyi de düşünmedik. Elimizden geleni de yapmaya çalıştık.” dedi.

Koyuncu, depreme her zaman hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizerek, deprem sonrası yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremde-anne-ve-babalarini-kaybeden-kardesler-depremzedelere-saglik-hizmeti-veriyor/feed/ 0
Depremzede Tütün İşçisi: Ankara’da Tedavi Olacak, Param Yok ki Göndereyim https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-tutun-iscisi-ankarada-tedavi-olacak-param-yok-ki-gondereyim/ https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-tutun-iscisi-ankarada-tedavi-olacak-param-yok-ki-gondereyim/#respond Sat, 03 Feb 2024 21:12:24 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2830 Haber: MAHİR BAĞIŞ – Kamera: MEHMET MEHMETLİOĞLU

6 Şubat depremlerinin 1. yılında ANKA Haber Ajansı, Adıyaman’da… Depremzede tütün işçisi Suna Polat, çocuğunun tedavisi için para bulamadığını belirterek, “Ankara’da tedavi olacak, param yok ki göndereyim. Akşam beni arıyor, diyor ki; ‘para gönder ilaç alayım.’ Param yok ki göndereyim” dedi. Polat, seçim dönemi siyasi partilerin oy için yaptıklarını anlatarak, “Bir oy için bizi evden kaldırırlar demezler ki bu engellidir bu hastadır bizi götürürler ama oğlum için belki bin defa devletin kapısına gittim bir işe katmadılar. Devletten hiçbir şey beklemiyorum, biz de deprem bölgesinde ölelim devlet de sevinsin. Biz bu rezilliğin içindeyiz. Sahipsiziz” diye konuşuyor. Kent merkezindeki mezarlıkta, tahta mezar taşlarına hırkaların, montların, ceketlerin sarıldığı görülüyor.

Türkiye’de, 6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Ardından saat 13.24’te merkez üssü Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi olan 7,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha meydana geldi. Depremler, 11 ilde yıkıma neden oldu. Yaklaşık 13 milyon yurttaşın etkilendiği depremlerde Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerinde resmi açıklamalara göre; 53 bin 537 kişi yaşamını yitirdi, depremlerden 11 ilde 14 milyon kişi etkilendi.

ANKA Haber Ajansı, depremin 1. yılında deprem bölgesini gözlemledi, depremzedelerle görüştü, 1 yıl önce olduğu gibi onların sorunlarını dinledi.

Adıyaman’da tütün işçiliğiyle yaşamlarını idame ettirmek zorunda kalan kadınlar sorunlarını aktardı. 50 yaşındaki tütün işçisi Suna Polat, tütünü “Kilo ile yapıyoruz, 8 liraya” diyerek günde ancak 20 kilo yapabildiğini belirtti.

Polat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Bize 1 yıl müsaade verin” sözlerine ise “Toplamadılar” yanıtı verdi. “Biz devletten öyle bir şey bekliyoruz ama yok hiçbir desteği olmuyor sadece bir engelli maaşım var. Bin 800 lira. Şimdi 2 bin 500’e çıkardı sanki ne yapmış” diye serzenişte bulunan Polat, oğlunun hasta olduğunu ve parası olmadığı için tedavi ettiremediği belirterek şunları söylüyor:

ANKARA’DA TEDAVİ OLACAK, PARAM YOK Kİ GÖNDEREYİM”

“Ankara’da tedavi olacak, param yok ki göndereyim. Akşam beni arıyor diyor ki para gönder ilaç alayım, param yok ki göndereyim. 26 yaşında daha işi yok…Devletten bekliyorum benim oğluma sahip çıksınlar. Çalmadığım kapı yok hiçbiri yardım etmiyor…Müdürün (Adıyaman İŞKUR) yanına gittim dedim oğlumu bir işe katın ne olursun Allah rızası için yine yapmadılar. ‘Tamam yenge sen eve git yaparız.’ Böyle devletten hiçbir şey beklemiyorum.”

BİR OY İÇİN BİZİ EVDEN KALDIRIRLAR DEMEZLER Kİ BU ENGELLİDİR BU HASTADIR BİZİ GÖTÜRÜRLER… DEPREM BÖLGESİNDE ÖLELİM DEVLETTE SEVİNSİN”

Polat, seçim dönemleri siyasi partilerin kendilerinden oy istedikleri için her şeyi yaptıklarını ancak kendilerinin ihtiyaçları olduğunda kimseyi bulamadıklarını belirterek, “Bir oy için bizi evden kaldırırlar demezler ki bu engellidir bu hastadır bizi götürürler ama oğlum için belki bin defa devletin kapısına gittim bir işe katmadılar. Devletten hiçbir şey beklemiyorum, biz de deprem bölgesinde ölelim devlette sevinsin. Biz bu rezilliğin içindeyiz. Sahipsiziz” dedi.

HASTAYIM AKŞAMA KADAR BURADA ÇALIŞIYORUM BU SOĞUKTA, KIŞTA KOLAY DEĞİL. BİR OĞLUM OKULA GİDİYOR DOĞRU DÜRÜST PARA YOK Kİ BEN CEBİNE KOYAYIM”

63 yaşındaki ikinci tütün işçisi Saadet Yılmaz, hasta olduğunu ancak çalışmaya mecbur olduğunu ifade ederek, “Tütün yapıyorum kilosu 8 lira. Kazanamıyoruz. Durumlar kötü, üzüntü vardı evde bir şey yoktu. Oğlum da kaza yaptı Allah yardım etsin, geldi bizimle oturdu iş güç yok. İki aileyiz zorla geçinebiliyoruz. Her şey pahalandı geçim zor. Hastayım akşama kadar burada çalışıyorum bu soğukta, kışta kolay değil. Bir oğlum okula gidiyor doğru dürüst para yok ki ben cebine koyayım” diye konuştu.

HEPSİ GİTTİLER, DEPREMDEN BAHSETMEYİN”

68 yaşındaki Hatice Sadık; depremde oğlunu, gelinin, torununu ve gelinin kardeşini kaybettiğini anlatırken göz yaşlarına hakim olamayıp, “Hepsi gittiler, depremden bahsetmeyin” dedi.

HER GÜN HER GÜN AYNI O DAKİKAYI YAŞIYORUM. O DEPREMİ YAŞIYORUM”

“65 yaş aylığı” aldığını belirten Sadık, “2 bin lira ne eder?” diye sordu. Depremin yarattığı etkiyi unutamadığını vurgulayan Sadık, “Her gün her gün aynı o dakikayı yaşıyorum. O depremi yaşıyorum. Çocuğumu hatırlıyorum. Başımı yastığa koyamıyorum” dedi.

Tütün işçiliği yaparken gözlerinin mikrop kaptığını söyleyen depremzede, “Bıraktım. 7 liradan 8 liradan kilosu, pisliği çoktur, ilaçlıydı ben de hastalandım” dedi.

MEZARLIKLARA SARILMIŞ MONTLAR, HIRKALAR…

Adıyaman’daki deprem gerçeğini gösteren bir başka yer ise kent merkezindeki mezarlık. Depremzedeler, yaşamını yitiren yakınlarının defnedildiği mezarlığı, günün farklı saatlerinde ziyaret ediyor. Ailelerin, yakınlarının tahtadan yapılmış mezar taşlarına mont, hırka, ceket veya kazak sardıkları görülüyor. Bazı mezar yerlerine ise Türk bayrağı asılmış. Adıyamanlı birçok depremzede bunun artık bir ritüele dönüştüğünü ver günün her saatinde mezarlıkta ziyaretçi bulunduğunu söylüyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/depremzede-tutun-iscisi-ankarada-tedavi-olacak-param-yok-ki-gondereyim/feed/ 0
Türkiye Üniversitelerinde Arama Kurtarma Ekipleri Kurulacak https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-universitelerinde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-universitelerinde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:15:32 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2812 Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu girişimiyle, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Türkiye’deki tüm üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması için bir çalışma başlatıldı. Mart ayında yürürlüğe girmesi planlanan projenin idari koordinatörlüğünü Yeditepe Üniversitesi Spor Müdürü Taner Karabulut üstlenirken; AKUT Kurucu Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Öğr. Üyesi Dr. Ferudun Çelikmen eğitim koordinatörü olarak görev alacak.

Aynı zamanda AKUT Kurucu Başkanı da olan Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen, ‘Depremlerde insanları enkazdan çıkaranlar çoğunluklu olarak çevredeki insanlar. Bu konuda üniversite gençleri en önemli kaynaklarımızdan biri. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Zira deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız’ dedi.

KARABULUT: BU YIL 6 BİN ÖĞRENCİ YETİŞTİRECEĞİZ

Üniversitede Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü Danışmanlığı da yapan Taner Karabulut, aynı zamanda Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğini yürütüyor. Van ve İzmir depremlerinden sonra, üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması yönündeki fikrini federasyon yönetimine ilettiğini ifade eden Karabulut, ‘Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Günay’ın çabalarıyla Gençlik ve Spor Bakanlığıyla birlikte bu oluşumu gerçekleştiriyoruz. 208 üniversitede yaklaşık 6 bin civarında öğrenci yetiştireceğiz. Feridun hocamız suda, dağda, depremde ve yangında kazaya müdahale gibi eğitimleri planlayarak öğrencileri eğitecek’ dedi.

ÇELİKMEN: ÜNİVERSİTELERİN DİNAMİZMİNİ DEĞERLENDİRMELİYİZ

Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen de ‘AKUT’un ilk yıllarında bizim en önemli insan kaynağımız üniversite öğrencileri ve gönüllülerimizdi. Üniversitelerin dinamizmini arama kurtarmada değerlendirmeliyiz. Eğitim alan öğrencilerimiz depremler başta olmak üzere her tarafı afetlere açık olan ülkemizde, ilk anda hızla olay yerine gidecek ve müdahale edecek, bu açıdan çok önemli. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu bünyesinde bütün üniversite kulüplerinin özellikle afetler konusunda yapılanma oluşmasını arzu ettik. Projeye Mart ayında başlıyoruz. Bunun oluşum içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, AFAD, Türkiye Hava Sporları Federasyonu ve İzcilik Federasyonu gibi birçok paydaşımız var. Olabildiğince afetlere yönelik bir alt yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü afet anlarında ve özellikle en ölümcül olan depremlerde insanları enkazlardan en çok çıkaranlar etrafında birazcık bir şeyler bilen eğitilmiş insanlar oluyor. Bu konuda da üniversite gençleri en önemli kaynağımız. Deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız’ diye konuştu.

Eğitim içeriğine ilişkin bilgi veren Öğr. Üyesi Dr. Çelikmen, ‘İlk yardım eğitimi başta olmak üzere arama kurtarma eğitimi, kendi başına yetebilme gibi konularda öğrencilere beceriler kazandıracağız. Bunun en iyi örneğini de en son 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde gördük. Üniversitemizden 30 kişilik ekiple Adana üzerinden Hatay’a gittik. Sadece bizim gurubumuz 7’si çocuk 5 yetişkin olmak üzere 12 kişiyi enkazdan çıkardı. Enkazdan en çok insan çıkaran yakınındakiler oluyor, bunu artırmak lazım. İstanbul depreminden bahsediyoruz, herkeste bir deprem korkusu var. İnsanları eğitmek lazım çünkü ilk müdahaleyi yapacak olanlar etrafındakiler. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Türkiye genelinde 206 üniversitede böyle bir yapılanma oluşursa afetlerde bir hazırlık başlatmış olacağız. Eğit-donatla afetlerin ilk anında hızla müdahale edebilecek bir aksiyon oluşturmak lazım’ ifadelerini kullandı.

SANALAN: AMACIMIZ MÜMKÜN OLAN EN FAZLA SAYIDA ÖĞRENCİYE ULAŞMAK

YÜDAK Yeditepe Üniversitesi Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü operasyon ekibi üyesi Alp Sanalan ise projede eğitmen olarak görev alacağını belirterek şunları söyledi:

‘Benim buradaki amacım deprem sonrasında edindiğim arama kurtarma deneyimlerimi, öğrendiklerimi başka öğrencilere aktarabilmek. Öğrencilere çok ağır eğitimler vermektense olaylara bir bütün olarak nasıl müdahale edebileceklerini anlatacağız. Bu deprem, ilk yardım ve yangın olabilir. Bazen en doğru şey müdahale etmemektir. Bunu bile bilmesi önemli olacak. Depremde ne yapılabilir, yakın bölgedeyseniz nasıl müdahale edebilirsiniz, diğer ekipler gelene kadar nerelerde faydanız olabilir gibi konulara odaklanacağız. Temel bir depremde arama kurtarma eğitimi verdikten sonra istiyorlarsa öğrencilere ileri seviye eğitimler vereceğiz. Burada amacımız mümkün olan en fazla sayıda öğrenciye ulaşmak ve fazla sayıda öğrencinin eğitim almasını sağlamak.’

HANTAŞ: EN UFAK BİLGİ BİLE HAYAT KURTARABİLİR

Yeditepe Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi ve YÜDAK operasyon ekibi üyesi Hayal Aylin Hantaş da hazırlık sınıfından bu yana bu kulüpte aktif olarak yer aldığını belirterek şöyle devam etti:

‘Deprem herkesin bilinçlenmesi gereken bir konu, çünkü deprem ülkesiyiz. Öğrenebileceğiniz en ufak bilgiyle bile bir kişinin hayatını kurtarabilirsiniz. Önce teorik eğitimlerle başlayıp fiziki gücümüzü kullandığımız eğitimlere doğru yol alıyoruz. Kaza, deprem ve yangın gibi olaylara müdahale edebileceğimiz şekilde hem teorik hem pratik de eğitimlerimizi alıyoruz.’

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiye-universitelerinde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/feed/ 0
Türkiye’deki Üniversitelerde Arama Kurtarma Ekipleri Kurulacak https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyedeki-universitelerde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyedeki-universitelerde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:12:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2809

Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu girişimiyle, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Türkiye’deki tüm üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması için bir çalışma başlatıldı. Mart ayında yürürlüğe girmesi planlanan projenin idari koordinatörlüğünü Yeditepe Üniversitesi Spor Müdürü Taner Karabulut üstlenirken; AKUT Kurucu Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Öğr. Üyesi Dr. Ferudun Çelikmen eğitim koordinatörü olarak görev alacak.

Aynı zamanda AKUT Kurucu Başkanı da olan Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen, “Depremlerde insanları enkazdan çıkaranlar çoğunluklu olarak çevredeki insanlar. Bu konuda üniversite gençleri en önemli kaynaklarımızdan biri. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Zira deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız” dedi.

KARABULUT: BU YIL 6 BİN ÖĞRENCİ YETİŞTİRECEĞİZ

Üniversitede Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü Danışmanlığı da yapan Taner Karabulut, aynı zamanda Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğini yürütüyor. Van ve İzmir depremlerinden sonra, üniversitelerde arama kurtarma ekipleri kurulması yönündeki fikrini federasyon yönetimine ilettiğini ifade eden Karabulut, “Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Günay’ın çabalarıyla Gençlik ve Spor Bakanlığıyla birlikte bu oluşumu gerçekleştiriyoruz. 208 üniversitede yaklaşık 6 bin civarında öğrenci yetiştireceğiz. Feridun hocamız suda, dağda, depremde ve yangında kazaya müdahale gibi eğitimleri planlayarak öğrencileri eğitecek” dedi.

ÇELİKMEN: ÜNİVERSİTELERİN DİNAMİZMİNİ DEĞERLENDİRMELİYİZ

Dr. Öğr. Üyesi Ferudun Çelikmen de “AKUT’un ilk yıllarında bizim en önemli insan kaynağımız üniversite öğrencileri ve gönüllülerimizdi. Üniversitelerin dinamizmini arama kurtarmada değerlendirmeliyiz. Eğitim alan öğrencilerimiz depremler başta olmak üzere her tarafı afetlere açık olan ülkemizde, ilk anda hızla olay yerine gidecek ve müdahale edecek, bu açıdan çok önemli. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu bünyesinde bütün üniversite kulüplerinin özellikle afetler konusunda yapılanma oluşmasını arzu ettik. Projeye Mart ayında başlıyoruz. Bunun oluşum içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, AFAD, Türkiye Hava Sporları Federasyonu ve İzcilik Federasyonu gibi birçok paydaşımız var. Olabildiğince afetlere yönelik bir alt yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü afet anlarında ve özellikle en ölümcül olan depremlerde insanları enkazlardan en çok çıkaranlar etrafında birazcık bir şeyler bilen eğitilmiş insanlar oluyor. Bu konuda da üniversite gençleri en önemli kaynağımız. Deprem randevu vermiyor. Hazırlıklı olmalıyız” diye konuştu.

Eğitim içeriğine ilişkin bilgi veren Öğr. Üyesi Dr. Çelikmen, “İlk yardım eğitimi başta olmak üzere arama kurtarma eğitimi, kendi başına yetebilme gibi konularda öğrencilere beceriler kazandıracağız. Bunun en iyi örneğini de en son 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde gördük. Üniversitemizden 30 kişilik ekiple Adana üzerinden Hatay’a gittik. Sadece bizim gurubumuz 7’si çocuk 5 yetişkin olmak üzere 12 kişiyi enkazdan çıkardı. Enkazdan en çok insan çıkaran yakınındakiler oluyor, bunu artırmak lazım. İstanbul depreminden bahsediyoruz, herkeste bir deprem korkusu var. İnsanları eğitmek lazım çünkü ilk müdahaleyi yapacak olanlar etrafındakiler. Bunu ülke geneline yaymalıyız. Türkiye genelinde 206 üniversitede böyle bir yapılanma oluşursa afetlerde bir hazırlık başlatmış olacağız. Eğit-donatla afetlerin ilk anında hızla müdahale edebilecek bir aksiyon oluşturmak lazım” ifadelerini kullandı.

SANALAN: AMACIMIZ MÜMKÜN OLAN EN FAZLA SAYIDA ÖĞRENCİYE ULAŞMAK

YÜDAK Yeditepe Üniversitesi Doğal Afetlerde Arama Kurtarma Kulübü operasyon ekibi üyesi Alp Sanalan ise projede eğitmen olarak görev alacağını belirterek şunları söyledi:

“Benim buradaki amacım deprem sonrasında edindiğim arama kurtarma deneyimlerimi, öğrendiklerimi başka öğrencilere aktarabilmek. Öğrencilere çok ağır eğitimler vermektense olaylara bir bütün olarak nasıl müdahale edebileceklerini anlatacağız. Bu deprem, ilk yardım ve yangın olabilir. Bazen en doğru şey müdahale etmemektir. Bunu bile bilmesi önemli olacak. Depremde ne yapılabilir, yakın bölgedeyseniz nasıl müdahale edebilirsiniz, diğer ekipler gelene kadar nerelerde faydanız olabilir gibi konulara odaklanacağız. Temel bir depremde arama kurtarma eğitimi verdikten sonra istiyorlarsa öğrencilere ileri seviye eğitimler vereceğiz. Burada amacımız mümkün olan en fazla sayıda öğrenciye ulaşmak ve fazla sayıda öğrencinin eğitim almasını sağlamak.”

HANTAŞ: EN UFAK BİLGİ BİLE HAYAT KURTARABİLİR

Yeditepe Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi ve YÜDAK operasyon ekibi üyesi Hayal Aylin Hantaş da hazırlık sınıfından bu yana bu kulüpte aktif olarak yer aldığını belirterek şöyle devam etti:

“Deprem herkesin bilinçlenmesi gereken bir konu, çünkü deprem ülkesiyiz. Öğrenebileceğiniz en ufak bilgiyle bile bir kişinin hayatını kurtarabilirsiniz. Önce teorik eğitimlerle başlayıp fiziki gücümüzü kullandığımız eğitimlere doğru yol alıyoruz. Kaza, deprem ve yangın gibi olaylara müdahale edebileceğimiz şekilde hem teorik hem pratik de eğitimlerimizi alıyoruz.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyedeki-universitelerde-arama-kurtarma-ekipleri-kurulacak/feed/ 0
Deprem Uzmanı: Akdeniz, Ege ve Marmara’da 1-3 Metre Yüksekliğinde Tsunami Olabilir https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-uzmani-akdeniz-ege-ve-marmarada-1-3-metre-yuksekliginde-tsunami-olabilir/ https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-uzmani-akdeniz-ege-ve-marmarada-1-3-metre-yuksekliginde-tsunami-olabilir/#respond Thu, 01 Feb 2024 21:21:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2770

YÜKSEK inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, “Denizin içinde bir deprem oluyorsa tsunami de oluyor. Akdeniz, Ege ve Marmara’da genel olarak 1 metre yüksekliğinde tsunaminin meydana gelebileceğini söyleyebiliriz. Denizin bazı derin yerlerinde depremle birlikte kaymada oluyorsa 3 metre yüksekliğinde tsunami olabilir” dedi.

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Kayseri 1. Deprem Farkındalık Paneli’ne, Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, Yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, konuşmacılar ve vatandaşlar katıldı. Düzenlenen programda konuşan Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, “Kuzey Anadolu Fay hattı dünyadaki büyük fay hatlarından bir tanesidir. Endonezya ve Malezya’dan başlayarak Hindistan, Afganistan, Irak, Azerbaycan, Türkiye, Yunanistan, İtalya ve İspanya’ya  gidiyor. Bu hat, uzun ve büyük bir fay hattı diyebilirim” ifadelerini kullandı.

‘3 METRE YÜKSEKLİĞİNDE TSUNAMİ OLABİLİR’

Depremin ardından tsunamilerin de meydana gelebileceğini belirten Moriwaki, “Deprem nerede olabilir’ diye soracak olursanız, öncelikle Kıbrıs’ın Güneyinde olabilir. Denizin içinde bir deprem oluyorsa tsunami de oluyor. Mesela bir bardağı salladığınızda küçük bir dalga meydana geliyor. Ama büyük bir kovayı salladığınızda dalga büyük oluyor. Bunun için Japonya’da meydana gelen depremlerde tsunami büyük oluyor. Dünyanın en büyük depremi Şili’de oldu. O anda Japonya’da bir şey yoktu. Ama 23 saat sonra bize 5-7 metre yüksekliğinde tsunami geldi. Akdeniz, Ege ve Marmara’da genel olarak 1 metre yüksekliğinde tsunaminin meydana gelebileceğini söyleyebiliriz. Denizin bazı derin yerlerinde depremle birlikte kayma da oluyorsa 3 metre yüksekliğinde tsunami olabilir” diye konuştu.

‘DEPREM OLMA İHTİMALİ SIFIR DEĞİL’

Kayseri’de meydana gelen depremlere değinen Moriwaki, “Kayseri’de 1717 ve 1835 yılında depremler oldu. Uzun zaman önce olduğu ve bunu göremediğiniz için hatırlamıyorsunuz. Kayseri’de 1’inci ve 2’nci derecede tehlikeli bölge yok. 3’üncü derecede tehlikeli bölge var. Kayseri’de tabiki de fay hattı var. Ama Marmara, İstanbul, İzmit ve İzmir bölgelerine göre Kayseri daha şanslı diye söyleyebiliriz. Ama deprem olma ihtimali sıfır değil” dedi.

‘ÇOCUKLARIMIZI BİLGİLENDİRMEMİZ GEREKİYOR’

Erü Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ise depreme karşı ilkokuldan itibaren çocukların bilgilendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek şöyle konuştu:

“Depremi sadece yıl dönümünde değil, deprem gerçeğini her zaman göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bizim mutlaka deprem anında nasıl davranmamız gerektiğiyle ilgili ilkokuldan hatta anaokulundan itibaren tatbikatlar yaparak çocuklarımızı, gençlerimizi muhtemel bir deprem senaryosu için geliştirmemiz ve acil durumda ne yapacakları ile ilgili bilgilendirmemiz gerekiyor. Bunları her zaman sıcak tutmamız gerekiyor. İmkan varsa ayda bir bu provalar yapılabilir. Biz ERÜ olarak yeni bir hastane projesi hayata geçirmek istiyoruz. İzolatörlü olarak bir hastane yapacağız. Bunun en büyük avantajlarından bir tanesi depremden korktuğumuzdan değil, deprem anında muhtemel bir ameliyat hizmetinin aksamadan devam etmesini sağlamaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-uzmani-akdeniz-ege-ve-marmarada-1-3-metre-yuksekliginde-tsunami-olabilir/feed/ 0
Deprem sempozyumunda konuşan Erdoğan Bayraktar: Kentsel dönüşüm acilen yapılması ve bitirilmesi gereken bir iştir https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-sempozyumunda-konusan-erdogan-bayraktar-kentsel-donusum-acilen-yapilmasi-ve-bitirilmesi-gereken-bir-istir/ https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-sempozyumunda-konusan-erdogan-bayraktar-kentsel-donusum-acilen-yapilmasi-ve-bitirilmesi-gereken-bir-istir/#respond Thu, 01 Feb 2024 21:18:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2762 Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, “Depremde Dünya, Türkiye, İstanbul ve Biz Neredeyiz” sempozyumunda konuştu. “Kentsel dönüşüm acilen yapılması ve bitirilmesi gereken bir iştir” diyen Bayraktar, ülkemizin kaçınılmaz gerçeği olan deprem konusunda kentsel dönüşüm projelerinin önemine vurgu yaprak bu konudaki çalışmalara hız verilmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan Bayraktar’ın konuşmalarından satır başları;

“Çok Değerli Misafirler, Saygıdeğer Hanım Kardeşlerim, Kıymetli Beyefendiler, Basın camiasından kıymetli arkadaşlar, kıymetli dostlar. Sevgili Gençler. Her birinizi en içten duygularımla, samimiyetimle, sevgi ve saygı ile selamlıyorum. “Depremde Dünya, Türkiye, İstanbul ve Biz Neredeyiz” sempozyumuna Hoş geldiniz. Biliyoruz ki; Türkiye topraklarının yüzde 98’i aktif deprem kuşakları üzerinde yer alıyor, bunu biliyoruz.

Konunun uzmanları Saygıdeğer Prof. Dr. Sn. Şerif Barış ve Prof. Dr. Sn. Mustafa Erdik bu konu ile ilgili değerli bilgilerini bizlerle paylaştılar. Kendilerine huzurunuzda çok teşekkür ediyorum. Bende fikirlerimi ve düşüncelerimi ifade etmeye çalışacağım. Öncelikle Dünya’ya ve Türkiye’ye bakacağız. Bildiklerimizi tekrarlayarak hafızamızı canlandıracağız. Dünyamız bugün itibari ile alabildiğine bütünleşti. Ulaşım gelişti, iletişim arttı, diğer yandan şehirlerde yaşayan nüfus çoğaldı.

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE CAN KAYBI DAHA AZ

Bu durum, genelde Küreselleşme diye tarif ediliyor. Biliyoruz ki; gelişmiş ülkeler, afetleri ve depremleri daha az can kaybı ile ve daha az hasarla atlatırken, geri kalmış ülkelerde felaketin boyutları daha büyük oluyor. Bu bakımdan gerek Dünya’ya gerekse Türkiye’ye şöyle bir bakalım: Dünyamızda yaklaşık 8 milyar insan yaşıyor. Bu nüfusun yaklaşık ¼’ü yani 2 Milyar’ı Müslüman. Yine Dünya’da yaklaşık 200 devlet var. Şehirleşme oranı % 57’lerde. Yani 8 milyarlık Dünya nüfusunun yaklaşık 5 Milyar’ı şehirlerde yaşıyor. Bu doğrultuda Dünya’ya kısaca bakalım; Nüfus bakımından Dünyadaki en büyük on ülke sırasıyla: Çin, Hindistan, ABD, Endonezya, Pakistan, Brezilya, Nijerya,Bangladeş, Rusya ve Meksika.

Yüzölçümü bakımından en büyük 10 ülke sırasıyla: Rusya, Kanada, Çin, ABD, Brezilya, Avustralya, Hindistan, Arjantin, Kazakistan ve Cezayir. Ekonomik büyüklük bakımından en büyük on ülke sırasıyla: ABD, Çin, Japonya, Almanya, Hindistan, Birleşik Krallık, Fransa, Rusya, İtalya ve Kanada.

Kişi Başı Gelirin en yüksek olduğu on ülke sırasıyla:

Lüksemburg 132.370 Dolar

İrlanda 114.580 Dolar

Norveç 101.100 Dolar

İsviçre 98.770 Dolar

Singapur 91.100 Dolar

Katar 83.890 Dolar

Amerika Birleşik Devletleri 80.030 Dolar

İzlanda 75.180 Dolar

Danimarka 68.830 Dolar

Avustralya 64.960 Dolar

Refah düzeyi bakımından en gelişmiş ülkeler:

Danimarka

Norveç,

İsveç,

Finlandiya,

İsviçre,

Hollanda,

Lüksemburg,

Yeni Zelanda,

Almanya

İzlanda.

Yine Dünyadaki birçok parametreyi dikkate alarak hazırlanmış marka şehirleri sıralayabiliriz;

Los Angeles

New York

Londra

Paris

Milano

Barselona

Rio De Janerio

San Francisco

Las Vegas

Dubai

İstanbul

Singapur

Chicago

Sidney

Berlin

Bu şehirlerin yanında; Parkları, bahçeleri, ulaşımı ve akıllı binaları ile yeni kurulan modern ve çevre dostu Şehirleri’de söylemek istiyorum. Bu şehirlerden bazıları;

Doha/ Katar

Navi Mumbai/ Hindistan

Iqaluit/ Kanada

Sidney/ Avustralya

Kuala Lumpur/ Malezya

Hong Kong/ Hong Kong

Seul/ Güney Kore

Sandopin/ Çin

Cancun/ Meksika

Bu tip örnek şehirleri arttırabileceğimiz gibi bu şehirlerden birçok dersler alabiliriz. Planlamalarından istifade edebiliriz.

Kıymetli Misafirler; nüfus büyüklüğü bakımından 4 ülkenin, yüz ölçümü büyüklüğü bakımından 2 ülkenin halkı Müslümanlardan oluşuyor. Gelişmiş ülke sıralamalarında Müslüman ülke yok. Diğer taraftan Birleşmiş Milletler’in Siyasal anlamdaki Yürütme organı olan Güvenlik Konseyinde 5 daimi üye var. Bunlar; ABD, Çin, İngiltere, Fransa ve Rusya; Bu ülkelerden her birinin Birleşmiş Milletler Konseyi tarafından alınan kararları Veto etme yetkisi var. Göstermelik olarak birde 10 geçici üye var; 2 yıllık süre için seçilirler. Bildiğiniz gibi 5 Daimi üye arasında Japonya ve Almanya yok. Müslüman hiçbir ülke yok. Böylesine oluşmuş ve bütünleşmiş bir Dünyada yaşıyoruz. Bu yaşadığımız Dünyada ekonomik varlığının %85’i %1 nüfusun elinde,

Yine biliyoruz ki 8 milyarlık dünya nüfusunun; %46’sı yoksulluk sınırının altında, %23’ü de yani 1,840 milyar insanda açlık sınırının altında yaşıyor. Çok Değerli misafirler; Yine bugün görüyoruz ibretle ve acı ile takip ediyoruz ki; Ne hak yere, İsrail Gazze’de katliam yapıyor, soykırım uyguluyor ve Dünya fiili olarak bir şey yapamıyor.

Değerli Misafirler;

Gelişmiş ülkeleri sıraladım. Bu ülkelerde; Kişi başı gelir 60.000 USD ve üzerinde Bizde ise TÜİK verilerine göre kişi başı gelir 9.661 USD düzeyinde. Cari açık 1 Trilyon civarında.

Bu güzel vatan, 1000 yılı aşkın süredir hafızası olan bu devlet, 1920 ruhuyla ve 1923 manifestosu ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu fotoğrafı hak etmiyor.

Politika Faizi: %45

İHRACAT: 255 Milyar USD

İTHALAT:363 Milyar USD

Bu Vatan’ın yeri burası değil. Çok daha iyi durumda olmalıyız.

Kıymetli Misafirler;

Bunun için Depreme karşı dönüşümde başarılı olamıyoruz. Depremlerdeki can kayıplarını buralardan aramaya başlamak gerekir. Depremlerdeki ağır hasarları, eğitim sistemimizin zayıflığında aramaya başlamalıyız. Açık Öğretim Sistemi doğru mudur? Doğru mu yürüyor? Bilmiyorum. Mesleki ve Teknik Eğitim yeterli midir? Bilmiyorum. İmar Afları doğru muydu? Sorgulamak gerekir. Kıymetli misafirler, geldiniz şeref verdiniz; Şimdi Değerli Hocalarımız Şerif Bey ve Mustafa Bey ile bu sempozyumu niye yapıyoruz. Bilinç oluşturalım, diye, sorumluluğumuzu arttıralım, diye,

Denetimler çok daha ciddi ve titiz bir biçimde yapılabilsin diye, Bina yapma, Konut yapma ve yapılaşma konusunda bilincimiz artsın, diye, Kentsel Dönüşüm için duyarlılığımız artsın, diye, Bu toplantıyı Of- Hayrat Derneğinin organizasyonunda tertip ediyoruz. Çünkü; Bizler, Trabzonlular, Oflular ve Hayratlılar olarak ayrıca ve daha çok sorumluluğumuz var. Bizler ağırlıklı olarak inşaatçıyız. Bizim büyüklerimiz 1960’dan itibaren İstanbul’da çok inşaat yaptı, bizlerde yaptık, halen yapıyoruz.

Geçmişte; Deniz kumu ile midye kabukları ile yeterli mühendislik hizmeti almadan yaptık. Bu bakımdan Deprem ve Kentsel Dönüşüm; Türkiye’yi ve İstanbul’u ilgilendirdiği kadar Trabzonluları, Rizelileri ve Ofluları daha da yakından ilgilendiriyor.

DEPREM ÜLKEMİZİN GERÇEĞİ

Çok Değerli Misafirler;

Biliyoruz ki Deprem ülkemizin gerçeği; Özellikle 1999 Düzce ve Gölcük depremlerinden sonra epeyce müspet düzenlemeler yapıldı, adımlar atıldı. Aynı şekilde İlgililer, konunun uzmanları, Hocalar çokça anlattılar, anlatıyorlar, aydınlatmaya çalışıyorlar. Epeyce Kentsel Dönüşümde yapıldı.

Fakat bugün baktığımızda, yapılanların yeterli olmadığını görüyoruz. Diyorum ki artık Kentsel dönüşümü, anlatma zamanı geçti. Yani Konuşmak zamanı geçti. Risk alıp iş yapma zamanıdır. Kentsel dönüşüm acilen yapılması ve bitirilmesi gereken bir iştir. Aslında Türkiye’nin önünde duran; Kentsel Dönüşümden öteye, olası Depremlere karşı insanımızın canını kurtarmak vardır.

Kıymetli Misafirler,

Birazda meslek hayatımda neler yaptık, onları paylaşmak istiyorum. 1994 yılı sonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki KİPTAŞ’ı kurduğumuz günden 25 Aralık 2013 tarihine kadar kamuda görev yaptığım sırada; Çalışma arkadaşlarımla birlikte Vatan dedik, Bayrak dedik, Üretim dedik; Devlet terbiyesi içinde ve özel sektör dinamizmi ile bir çalışma gayreti gösterdik.

Bilimin ve yasaların dediklerini, Amirlerin söylediklerinden daha önde tutmaya çalıştık. Gerek KİPTAŞ’ta gerek TOKİ’de ve Emlak Konut’ta ve gerekse Bakanlıkta yaptığımız Konutlar ve Kamu binaları hem 1999 depremlerinde ve hem de 6 Şubat 2023 Elbistan ve Pazarcık depremlerinde iyi bir sınav verdi.

Öncelikle, Cenabı Allah’a binlerce şükürler olsun. Aynı şekilde şunu da söylemeliyim; Geri kalmış bir ülkede, Siyası ve politik mengenelere, engellemelere rağmen Bilimsel düzen oluşturmak çok zordur. İnşaat mühendisliği sistemini işletmek kolay değildir. Sıkı denetim yapmak kolay değildir.

Evet; 1999 depremlerinde ve daha sonraki depremlerde KİPTAŞ, TOKİ ve Bakanlık sürecinde yaptığımız Konutlar yıkılmadı. Çok Değerli Misafirler, Sevgili ve Saygılı Hemşehrilerim, Kardeşlerim. Çalışmalarımızdan çok kısa bahsetmek istiyorum.

Henüz mühendislik okulunu bitirmeden 1973 yılında; Vatan Caddesi Ordu evi arkası Arpaemini yokuşunda inşaatçılığa başladım. 22 yıl özel sektörde Müteahhitlik ve Mühendislik yaptım. Sonra 1995 yılı başında İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki KİPTAŞ’ı kurduk.

“KİPTAŞ, -Ankara Büyükşehir Belediyesi Kuruluşu Metropol A.Ş.- TOKİ – Emlak Konut ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” olmak üzere 2013 yılı sonuna kadar 5 değişik Devlet Kuruluşunda 18 yıl görev yaptım. Şimdi ise 10 yıldır işime bakıyorum.

Değerli misafirler önemli olduğunu düşündüğüm bazı noktaları da sizlerle paylaşmak istiyorum.

TOKİ’de çalışırken Türkiye’nin ve Dünyanın Konut ve Yerleşmeler yapısını incelemeye çalıştık.Ülkemizde gördük ki; özellikle Büyükşehirlere doğru bir göç dalgası var, ve gördük ki; Barınmaya ihtiyacı olan insanlarımızın ev alacak parası yok. Aynı şekilde Devlette de yeterli kaynak yok. Bu bakımdan; Alt gelir grubu ve yoksullara yönelik konut yapabilmek için Kaynak Geliştirme projeleri planlayarak kendi kaynağımızı ürettik.

Çalışmalarımızla şehirlerimizi; Çarpık yapılardan, Plan dışı kaçak yapılardan Depreme dayanıksız yapılardan, arındırmaya çalıştık.

Böylece; Alt gelir grubu ve yoksul vatandaşlarımızın ev sahibi olmalarına, Gecekondu ve kaçak yapılaşmaya yönelme imajının kırılmasına, sektörün disipline edilmesine ve fiyatların düşmesine, ekonomik gelişmeye ve istihdamın artmasına, hastaneler, okullar, sevgi evleri, karakollar gibi kamu binalarının hızlı bir şekilde yapılmasına,

Vatandaşlarımızın devlete güveninin artmasına odaklandık. Bu şekilde, planlı, fiziki altyapılı, konut projelerimizle yaşam standardının yükselmesine, aidiyet duygusunun artmasına ve sosyal gelişmeye, azami dikkat gösterdik. 81 ilimizin tamamında ve 800’ün üzerindeki ilçemizde ve hatta köylerimizde oluşturduğumuz projelerle sektöre öncü ve örnek olduk.

Modern hayatın gerektirdiği sosyal donatılar, okullar, sağlık ocakları, dini tesisler, yeşil alanlar, ulaşım sistemleri ve fiziksel alt yapılarla bezenmiş yerleşim alanları oluşturduk.

2003 yılı başından itibaren yaptığımız çalışmaların getirdiği tecrübe ve sorumlulukla 2011 yılında, İstanbul’da Uluslararası Konut Kurultayı yaptık. Bu kurultayda;

Dünyadaki ve Ülkemizdeki gecekondulaşmayı, kaçak yapılaşmayı ve deprem risklerini vurgulamaya çalıştık ve de kentsel dönüşümü masaya yatırdık. Dünyanın çeşitli ülkelerinden Konunun uzmanları Kurultayımıza iştirak ettiler, yapılan konuşmalar ve yapılan panellerle Kentsel Dönüşüm masaya yatırıldı. TOKİ’nin yaptığı çalışmaların birçok ülke tarafından örnek alındığı vurgulandı.

Yapmış olduğumuz Büyük Konut Kurultayından sonraki çalışma ve gayretlerle 2011 yılı Haziran ayında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı kurduk. Bende Kurucu Bakan oldum.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kurulmasıyla; siyasi irade netleşti, şehirlerde ve şehircilikte motivasyon arttı, büyük bir beklenti oluştu.

780.000 km2 ülke coğrafyasının tamamının kadastrosunu tamamlamaya çalıştık. Coğrafi bilgi sistemlerini geliştirerek; ülke çapında daha sağlıklı Mekansal Bölge Planlarını bitirmeye çalıştık. Ülke nüfusunun ülke coğrafyasına dengeli bir biçimde yayılması için planlama yaptık.

Özellikle Büyükşehirlerimizi, çevresindeki il ve ilçelerle birlikte planlayarak desantralize etmek istedik. 2011 yılındaki VAN depreminde büyük gayret gösterdik. Depremden sonra 6306 Sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunu” çıkardık.

Bu kanunun en temel gayesi ve hedefi; insanımızın canını korumaktır. Aynı şekilde bu kanunla; Afet Riski alanların dönüşümü, Mevcut yapı stoğunun iyileştirilmesi, yenileme alanlarında yapılan kentsel tasarımlarla altyapı ile ulaşım sistemlerinin ve sosyal donatıların geliştirilmesi,

Yeni yapıların yalıtımı tam, enerji tasarrufu sağlayan, yenilenebilir enerjileri kullanan ve çevre dostu yapılar olmasının sağlanması, yerel malzemelerin kullanımının yaygınlaştırılması sonucu üretim sektörünün geliştirerek, yeni iş olanaklarının oluşturulması ve afete duyarlı yerleşmeler elde edilmesi, hedeflenmiştir.

Programlamış olduğumuz kentsel dönüşüm projesinin ana ekseni, riskli binaların dönüştürülmesidir.

İnsanımızın canını korumaya yönelik bir projedir. İnsanımızın hayat hakkını, yaşama hakkını öne alan bir projedir. Aynı zamanda enerji tasarrufuna yönelik bir projedir. Çevreye duyarlı, yerleşimler oluşturmaya yönelik bir projedir.

Kentsel Dönüşüm; sadece eskiyen evleri, kaçak evleri, salaş evleri, afet riski taşıyan evleri yenilemek değildir. Aynı zamanda; gelişen, değişen dünyanın gerektirdiği konfora sahip evleri de üretmektir.

İnsanımızın hayat kalitesini arttırmaya yönelik bir projedir. Böylece Kentsel Dönüşümle; salaş yapılardan, kaçak yapılardan, afet riski taşıyan binalardan kurtulmak, amaçlanmıştır.

Çok Değerli Misafirler;

Deprem olacağını biliyoruz.

Esas itibariyle bizim yapmakta olduğumuz depremlerden sonra yara sarmak olmamalı.

İstiyoruz ki; Deprem olduğu zaman yıkacak bina bulamasın.

Deprem olduğu zaman yıkacağı bina bulursa, içinde insan olmasın. Derdimiz bu esas gayemiz bu, Can kaybı olmasın.

Biz buraya odaklanmalıyız, zannediyorum hala daha hedefi şaşırıyoruz. Gereğini, gerektiği kadar yapamıyoruz.

Depremi çokça anlatıyoruz, Kıymetli Hocalarımız Deprem Fay Hatlarını, Depremlerin olası şiddetlerini anlatıyorlar. Bana göre esas işimiz Ülkemizi; Depremlerde yıkılma riski taşıyan binalardan kurtarmak olmalıdır.

Bu doğrultudaki bilincimizi sorumluluğumuzu arttırmalıyız.

Kıymetli Arkadaşlar;

Tabi ki Kentsel Dönüşümü; Halka rağmen başarmak çok zordur. Ama Devlete rağmen de başarılamaz. Kentsel Dönüşümde ancak devlet-millet kaynaşması ve bütünleşmesi ile başarı yakalanır. Konu, devlet ve yerel yönetimlerin el birliğinin yanı sıra; halkın katılımı, sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm aktörlerin desteği ile olur.

Sektördeki tüm paydaşların, şehir plancılarından, mimarlardan, inşaat mühendislerine, harita, Jeoloji, Jeofizik mühendisleri, siyaset bilimci ve sosyologlarına kadar tüm disiplinlerin bu işe gönül vermesi, destek olması gerekmektedir.

Bugün görüyoruz; Kentsel Dönüşüm Kanunu’ndan istifade ile lüks konut yapılıyor.

Bizler ne yaparsak yapalım olası depremleri engelleyemeyiz.

Bu durumda bizim meselemiz;

Depreme dayanıklı binalar yapmak,

Depremlerde yıkılma riski olan binaları önceden planlı bir şekilde yıkmak, yenilemek olmalıdır.

Kentsel Dönüşüme engel olmak isteyenlere söylüyorum ki;

Evet;

Yerinde Dönüşüm esastır.

Anlaşma sağlanarak, rıza-i dönüşüm esastır.

Vatandaşımıza Devletimizin gerekli desteği vermesi ile hak sahiplerinin kendi dönüşümlerini yapması esastır.

Bunlar Doğru…

Fakat en temel olan husus daha önemli olan mesele, deprem olduğunda yıkılma riski olan binalarda insan olmamasıdır.

Esas olan canlar yok olmasın. Esas olan depremlerde insanlarımız ölmesin.

Çok yakın geçmişte, 1999 da olan Gölcük ve Düzce Depremleri, 2011 de olan Van Depremi,

6 Şubat 2023’te olan Pazarcık ve Elbistan Depremleri

Bu depremlere karşın; Japonya’da 1 Ocak 2024’te oldu ve bu depremde 161 kişi öldü. 7,6 şiddetindeki olan bu deprem bize gerekli dersi, yeterli mesajı vermelidir.

Kıymetli Arkadaşlar;

Görüyoruz ki; Refah seviyesi yüksek ve vatandaşlarına iyi eğitim vermiş Ülkeler Afete karşı daha duyarlı ve daha tedbirli.

Geçtiğimiz günlerde;

– 20.01.2024 – Gürün/Sivas – 4.4 Şiddeti

– 23.01.2024 -Kumluca/Antalya – 4.1 Şiddeti

– 25.01.2024 – Yeşilyurt/ Malatya – 5.3 Şiddeti

– 26.01.2024– Değirmenciuşağı/Adana- 4.3 Şiddeti

– 27.01.2024-KuşadasıKörfezi/EgeDenizi-5.1 Şiddeti

4 Şiddeti ve üzeri 5 tane deprem oldu. Yani Ülkemiz beşik gibi sallanıyor.

Acilen işe koyulma zamanı; hemen şimdi hem de Yapı Denetim Sistemini müşavirlik bazında ve bilimsel kaide üzerine oturtarak, dikkatle ve ciddiyetle çalışmaya başlamalıyız.

Kentsel Dönüşüm; çağdaş şehirlerin oluşturulmasını, çevre dostu, enerji verimliliği olan, yeşil binaların üretilmesini, doğal kaynakların korunmasını, yoksulluğun azaltılmasını, iş potansiyellerinin artırılarak ekonominin canlandırılmasını ve işsizliğin azaltılmasını, hepsinden daha önemlisi de can ve mal emniyetinin temin edilmesinin hedeflendiği bir Projedir.

Ezcümle;

Depremler vardır.

Kentsel Dönüşüm Ülkemizin gerçeğidir.

Kentsel Dönüşüm Ülkemizin geleceğidir.

Kentsel Dönüşüm Ülkemiz için kaçınılmazdır.

Kentsel Dönüşüm Ülkemizi kalkındıracak Projedir.

Sözlerimi bitirdim. Son söz olarak buradaki genç inşaatçılara ve gençlere; Bildikleri birkaç hususu tekrar hatırlatmak istiyorum.

Kıymetli misafirler, bugün Dünya’yı taşıyan, geliştiren, ekonomi ve refah oluşturan süreçlere baktığımızda en öne çıkan sektörler;

ENERJİ (yenilebilir Enerji)

EĞİTİM; Mesleki ve Teknik Eğitim (Çalışmayı seven, eli iş tutan, matematik ve yabancı dil bilen gençler yetiştirmek)

İLERİ TEKNOLOJİ; Bilişim, yazılım, AR-GE, İnovasyon, Robotik Zeka, Uzay Bilimleri, Uçak Sanayisi ve Silah Sanayisi

TARIM VE HAYVANCILIK (Gıda Üretimi)

İLAÇ SANAYİ VE VİTAMİN SANAYİ

Haberleşme, İletişim ve Ulaşım olarak söyleyebiliriz.

Yine belirtmek istiyorum;

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonucu Ukrayna’da çok büyük bir Kentsel Dönüşüm ve inşaat faaliyet alanı ve ihtiyacı doğacak;

Bize yakın ve çalışma ortamları iyi olacak gibi gözüküyor. Duyarsız kalmayalım.

Yine ifade ediyorum;

Bilgili, Ahlaklı, Eğitimli, Çalışkan, Dürüst, Sabırlı ve Cesur insandan istifade edilir. Bu tip insanlarla arkadaş olalım, ekip olalım.

Değerli Kardeşlerim,

Tecrübelerim bana öğretti ki;

Başkalarını haklarına saygılı olan,

İkna Kabiliyeti Yüksek,

Güzel Konuşma yapabilenler, ve

İyi sunum yapabilenler daha çok başarıyorlar.

Hepinize tekrar sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.

Allah’a Emanet Olunuz.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/deprem-sempozyumunda-konusan-erdogan-bayraktar-kentsel-donusum-acilen-yapilmasi-ve-bitirilmesi-gereken-bir-istir/feed/ 0
MEB AKUB Üyesi Öğretmen, Depremde Çocuklarını Emanet Ederek Yardıma Koştu https://www.igdirhaber.com.tr/meb-akub-uyesi-ogretmen-depremde-cocuklarini-emanet-ederek-yardima-kostu/ https://www.igdirhaber.com.tr/meb-akub-uyesi-ogretmen-depremde-cocuklarini-emanet-ederek-yardima-kostu/#respond Thu, 01 Feb 2024 21:06:12 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2753 Milli Eğitim Bakanlığının arama Kurtarma Birimi (AKUB) üyesi öğretmen Yeliz Yalçın, Adıyaman’da görevliyken yakalandığı 6 Şubat 2023 depreminde çocuklarını tanımadığı insanlara emanet ederek, diğer depremzedelerin yardımına koştu.

Depreme ailesiyle yakalanan Yalçın, depremin hemen sonrasında sahaya inerek arama kurtarma çalışmalarına katıldı. Yalçın, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Adıyaman’ın merkez ilçesindeki Karacaoğlan Ortaokulu’nda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan ve depremden önce MEB AKUB ekibinde yer alan Yalçın, burada aldığı eğitimler doğrultusunda evinde aldığı önlemlerin de etkisiyle depremden yara almadan kurtuldu.

Meslekte 12’nci yılında olan Yalçın, 15 yaşında kızı, 9 yaşında oğlunu güvenli bir alana taşıdıktan sonra direkt sahaya inerek arama kurtarma faaliyetlerine katıldı ve 1 hafta boyunca gece gündüz enkaz altından canlı çıkarılması için birimlere destek oldu.

Yalçın, 2019’dan beri AFAD gönüllüsü olduğunu, MEB AKUB’un kurulmasının akabinde 2021’de buraya dahil olduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

“Orada zaten eğitimlerimizi sıkı bir şekilde almıştık. Hazırlıklıydık aslında, biliyorduk bir deprem beklendiğini. Maalesef o gün yaşadık. İlk gün zaten yıkıcı bir deprem olduğunu fark etmiştik. Fakat bu kadar çok yıkım olabileceğini hiç tahmin edememiştik. Binadan kendimiz çıktık, merdivenlerimiz çökmüştü. Çocuklarımızı güvenli bir alana alınca, eğitimlerden de tecrübeli olduğumuz için eşimle binadaki komşuların tahliyesini yaptık.”

“Adıyaman MEB AKUB’la iletişim halindeydik”

Deprem öncesinde, MEB AKUB üyesi olmasının faydasını gördüğünü dile getiren Yalçın, “Bütün eğitimleri aldığımız için evimdeki tüm eşyaları sabitlemiştim. Düşecek, devrilecek, kapıyı kapatacak herhangi bir şey yoktu. Ulaşamadığımız arkadaşlar vardı, WhatsApp grubumuzdan Adıyaman MEB AKUB’la iletişim halindeydik. Liderlerimiz tarafından yıkımın olduğu yerlere görevlendirme yapıldı. Yıkımın olduğu bölgelere grup grup dağıldık. Yapabildiğimiz kadar enkaz çalışmalarında sonrasında yiyecek, içecek gıda desteğinde bulunduk.” dedi.

Depremin 6’ncı gününden sonra Adıyaman’dan ayrılmak zorunda kaldıklarını ve Ankara’ya geldiklerini anlatan Yalçın, “Buraya gelince tabii bir boşluğa düşüyorsun. ‘Yarım bıraktığım bir şeyler var’ diyorsun. Ne yapabilirdim? MEB AKUB’un burada da olduğunu bildiğim için buradan ulaştım. Gruba dahil oldum. Burada da birçok eğitim aldık yine. Okullarımıza gidip afet farkındalık eğitimlerine katıldık. Yangın eğitimi, KBRN eğitimi aldık. Yani şu an inşallah öyle bir şey yaşanmaz ama hazır durumdayız diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Yalçın, deprem sonrasındaki saha çalışmalarında her enkazın başında uzun süre bekleyemediklerini, yıkımın şehrin geneline yayıldığını, cadde ve sokakların tanınamayacak duruma geldiğini söyledi.

“Kendimiz de afetzedeydik”

Daha çok psikolojik olarak enkaz altındakilerin yakınlarına yardımda bulunduklarını belirten Yalçın, “Zaten kendimiz de afetzedeydik. Ama onları bir tarafa bırakıyorsun. Kendi çocuklarımı bile o psikolojide hiç tanımadığım birinin evine bıraktım. Ekibin çok büyük faydasını gördüm. O yüzden burada olmaktan da gurur duyuyorum.” diye konuştu.

Yalçın, unutamayacağı birçok anı biriktiğini ifade ederek, “Vücudunun yarısı dışarıda, yarısı içeride olan bir amcamız vardı. Çok konuştuk ama üzerinde beton yığınları vardı. Bir şey yapamıyorduk ama en azından konuşup elini tutuyorsun, destek olmaya çalışıyorsun.” dedi.

Ulaşım sıkıntısı oluşan noktalarda da devreye girdiklerini ve araçları sıkıntılı bölgelere gitmemeleri hususunda bilgilendirdiklerini anlatan Yalçın, “Adıyaman merkeze doğru gittiğimizde trafik çok sıkışıktı. Trafiği yönlendirecek insanlar hiç yoktu. Çünkü her yer yıkımdı. Durup arabadan indik, trafiği yönlendirdik. Yıkım olan taraflara arabaları göndermedik.” diye konuştu.

“MEB AKUB üyesi olmanın büyük avantajı vardı”

MEB AKUB olarak okullarda “afet farkındalık” eğitimi verdiklerini, bu kapsamda çok destek gördüklerini belirten Yalçın, “MEB AKUB üyesi olmanın büyük avantajı vardı. Önce çocuklarımızı çıkarıp sonra binaya geri dönüp komşularımızı tahliye ettik. Sonra ulaşamadığımız insanlar olduğu için, gruba gelen mesajlara göre destek olmaya çalıştık enkazlarda.” diye konuştu.

Altı gün boyunca depremzedelere yardım için sahada olduğunu, eşiyle birlikte enkaz altında kalanlara ve yakınlarına destek olmaya çalıştıklarını anlatan Yalçın, sonrasında oradan ayrılmanın kendileri için çok zor olduğunu dile getirdi.

O süreçte yakınları enkaz altında kalanlarla diyalog halinde olduklarını aktaran Yalçın, sonrasında da iletişim halinde olduğu depremzedelerin bulunduğunu söyledi.

Yalçın, MEB AKUB bünyesinde aldıkları eğitimlerin sahada yansımasını gördüğünü, artık Türkiye’nin herhangi bir bölgesi ayırt edilmeksizin her yerinde deprem ve afet farkındalık eğitimleri kapsamında insanların bilinçlenmesi gerektiğini anlattı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/meb-akub-uyesi-ogretmen-depremde-cocuklarini-emanet-ederek-yardima-kostu/feed/ 0
İstanbul’da görev yapan Japonya, Çekya ve KKTC’nin İstanbul başkonsolosları ‘Yılın Kareleri’ oylamasına katıldı https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-gorev-yapan-japonya-cekya-ve-kktcnin-istanbul-baskonsoloslari-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-gorev-yapan-japonya-cekya-ve-kktcnin-istanbul-baskonsoloslari-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:33:14 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2736 İstanbul’da görev yapan Japonya, Çekya ve KKTC’nin İstanbul başkonsolosları Anadolu Ajansı’nın “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

Başkonsoloslar, AA foto muhabirleri ve muhabirlerinin 2023 yılında ölümsüzleştirdiği ve “Deprem: Umut”, “Gazze: Kanıt” “Haber”, “Çevre-Yaşam” ile “Spor” kategorilerinde oylamaya sunulan fotoğraflarını inceledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel, “Deprem: Umut” kategorisinde oyunu Arif Hüdaverdi Yaman’ın “Kurtuluş sevinci” fotoğrafına verdi.

Demirel, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Ali Jadallah’ın “Kayıp” adlı fotoğrafını oylarken, “Çevre-Yaşam” bölümünde oyunu Sergen Sezgin’in “Kaçış” fotoğrafından yana kullandı.

“Haber”de Özkan Bilgin’in “Eksi’de operasyon” fotoğrafına oy veren Demirel, “Spor”da ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın Sultanları” karesini seçti.

Demirel, yarışmada yer alan fotoğrafların birbirinden değerli olduğunu belirterek, “Fotoğraf, anı yansıttığı için zaman zaman belge olabiliyor, tarihe not bırakabiliyor, mutluluğu da hüznü de aynı anda yaşatabiliyor. O anlamda sanıyorum son dönemlerde yaşadıklarımızın etkisiyle oylama yaptım. Gerçekten değerlendirmekte çok güçlük çektim. Hepsi çok güzel fotoğraflardı.” diye konuştu.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ilkinde Gaziantep’te ikincisinde ise Adıyaman’da olduğunu anlatan Demirel, şöyle konuştu:

“Depremi yaşayan kişilerden birisiydim. Kıbrıs’taki şampiyon meleklerimizi kaybettiğimiz süreçte orada bulunmuştum. Onların adaya dönüşünü sağlamakla alakalı çalışmalar ve sağ olanları da sağ salim ülkemize geri döndürmek için çalışmalar yaptık. Asrın felaketiydi ancak insana yönelik sorumlulukları yeniden değerlendirme ve depremin değil çürük yapıların insanları öldürdüğünü çok iyi anladığımız süreçlerden geçtik. Dolayısıyla deprem fotoğraflarını oylarken çok güçlük çektim. Hepsi kendi içinde o anı bize yansıtan fotoğraflardı.”

“Ana vatanımız iyiyse biz de iyiyiz”

Demirel, Kıbrıs’ta her sabah uyandıklarında ana vatan dedikleri Türkiye ile ilgili haberlere baktıklarını dile getirerek, “Ana vatandaki gelişmeler, mutluluk da hüzün de bizim içimizde derin bir şekilde yaşadığımız duygular. Ana vatanımız iyiyse biz de iyiyiz. Ana vatanla ilgili bir acı varsa onu yüreğimizde derinden hissediyoruz. Dolayısıyla ben orada askerlerimizin sınırı koruma esnasındaki bir fotoğrafını oyladım.” dedi.

İçinde Türk askerinin yer aldığı fotoğrafın kendisini 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na götürdüğünü kaydeden Demirel, bu karenin yüreğinde yer ettiğini söyledi.

Demirel, oylama yaparken içinde insan hassasiyeti bulunanları seçmeye özen gösterdiğini sözlerine ekledi.

“Özellikle Türkiye’den fotoğraflar seçmeye çalıştım”

Ocak ayının ilk günlerinde büyük bir depremin meydana geldiği Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Kenichi Kasahara ise yarışmadaki “Deprem: Umut” kategorisinde Esra Hacioğlu Karakaya’nın “Madenciler” fotoğrafına oy verdi.

Ülkesinin deprem, tsunami, tayfun, kar fırtınası ve yanardağ patlaması gibi afetlerle mücadele ettiğini belirten Kasahara, ateş çemberi olarak da adlandırılan Pasifik deprem kuşağında yer alan ülkesinde bu yılın ilk günlerinde meydana gelen depreme değindi.

Kasahara, afetlere karşı ilkokul çağında eğitimler verildiğini, sonraki süreçte ise tatbikatlarla vatandaşların bilinçlendirilmeye devam edildiğini aktararak, Japonya’da 1923’te meydana gelen en az 150 bin kişinin öldüğü Büyük Kanto Depremi’nin yıl dönümü olan 1 Eylül’ü “Afet Önleme Günü” olarak belirlediklerini anlattı.

“Gazze: Kanıt” kategorisinde Ashraf Amra’nın “Yanımda ol anne” ve “Haber” grubunda Erçin Ertürk’ün “Kamuflaj” fotoğraflarını oylayan Kasahara, “Çevre-Yaşam” kategorisinde Hamit Yalçın’ın “Masal Ülkesi”, “Spor” alanında ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın Sultanları” karelerini seçti.

Kasahara, yarışmadaki fotoğrafları çok çeşitli ve güzel bulduğunu belirterek, “Bunlardan bir tane seçmek çok zordu. Geçen sene dünyada afet, savaş, çok çeşitli zorluk meydana geldi. Ümit temenni eden fotoğraflar seçtim. Çok zor durumlar olsa da umut veren fotoğraflar seçtim. Sadece Türkiye’den değil yabancı ülkelerden de fotoğraflar vardı. Özellikle Türkiye’den fotoğraflar seçmeye çalıştım.” diye konuştu.

“Bireyler ve ülkeler arasında da dayanışma içinde yaşıyoruz”

Çekya’nın İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerova’nın “Deprem: Umut” kategorisinde tercihi Aytuğ Can Sencar’ın “Depremin umudu” adlı fotoğraf oldu.

“Gazze: Kanıt” bölümünde oyunu Ashraf Amra’nın “Yanımda ol anne” karesine veren Hajflerova, “Haber” kategorisinde Muhammed Enes Yıldırım’ın “Boğazda bir dev”, “Çevre-Yaşam” bölümünde Gerald Anderson’un “Çöpler arasında” ve “Spor” kategorisinde Annika Hammerschlag’ın “Çöplük topçuları” fotoğraflarını oyladı.

Fotoğrafların, doğal afetin neden olduğu insani acıları hatırlattığını kaydeden Hajflerova, oylarını umudu vurgulayan karelere verdiğini söyledi.

Hajflerova umudun, insanların cesur ve dirençli olduğu gerçeğine dayandığını belirterek, “Aynı zamanda birbirimiz arasında, bireyler ve ülkeler arasında da dayanışma içinde yaşıyoruz. Bu bana, insanlar ve ülkeler olarak tüm farklılıkları, diğer tüm gereksiz kavgaları ve çatışmaları bir kenara bıraktığımız ve sadece acı çeken insanlara yardım etmek için acele ettiğimiz o anı hatırlattı. Tabii ki Çek Cumhuriyeti de bunlardan biriydi. Bu bana, doğal afetlerin yeterince büyük bir sınama olduğunu ve acı çekmenin tüm insani nedenlerinin aslında gereksiz olduğunu hatırlattı.” ifadelerini kullandı.

Yarışmadaki karelerde, tüm insanların barış ve mutluluk içinde yaşamak istediğinin ve herkesin birbirinden farksız olduğu gerçeğinin vurgulandığını dile getiren Hajflerova,”Vaclav Havel’in umutla ilgili bir sözünü eklemek istiyorum. Biliyorsunuz Vaclav Havel büyük bir düşünür, büyük bir başkan ve büyük bir siyasetçiydi. ‘Umut, bir şeyin iyi sonuçlanacağına dair inanç değil, nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın bir şeyin mantıklı olduğuna dair kesinliktir.’ Bence bu fotoğraflar onun haklı olduğunun bir başka göstergesi.” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-gorev-yapan-japonya-cekya-ve-kktcnin-istanbul-baskonsoloslari-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/feed/ 0
Afyon Kocatepe Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi, Antakya ve Ölüdeniz Fayları üzerinde araştırma yapacak https://www.igdirhaber.com.tr/afyon-kocatepe-universitesi-deprem-uygulama-ve-arastirma-merkezi-antakya-ve-oludeniz-faylari-uzerinde-arastirma-yapacak/ https://www.igdirhaber.com.tr/afyon-kocatepe-universitesi-deprem-uygulama-ve-arastirma-merkezi-antakya-ve-oludeniz-faylari-uzerinde-arastirma-yapacak/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:33:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2539 Afyon Kocatepe Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Çağlar Özkaymak, beraberindeki ekiple Antakya Fayı ile Ölüdeniz Fayı’nın kuzey segmentlerinden Yesemek, Narlı, Sakçagöz faylarında araştırma yapacaklarını belirterek, “Araştırmaların sonucunda, bu fayların deprem üretme potansiyeline yönelik yeni veriler üreteceğiz.” dedi.

Geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra bölgede çalışmalar yapan Özkaymak, AA muhabirine, yaklaşık bir yıllık süre zarfında bölgede 44 binin üzerinde artçı yaşandığını, azalarak da olsa bunların 3-4 yıl devam edeceğinin öngörüldüğünü söyledi.

Bölgede yaptıkları çalışmalarda, depremler nedeniyle 450 kilometreye yakın bir yüzey kırığının oluştuğunu gözlemlediklerini aktaran Özkaymak, şöyle konuştu:

“6 Şubat’taki depremler bize, bilimsel anlamda beklemediğimiz durumları da öğretti. Aynı anda birden fazla fay segmentinin kırıldığını gördük. İlk depremde 4, ikinci depremde 2 fay segmenti kırıldı. Bu segmentlerin aynı anda kırılması da bizim beklediğimiz büyüklüğü de artırdı. Bizim Kahramanmaraş’ta beklediğimiz deprem 7,2-7,3 büyüklüğündeydi, 7,7 ile 7,6 değil. Yine, aynı gün 9 saat arayla iki büyük deprem, bölgedeki yıkımı oldukça artırdı.”

-“Kırılmamış olan segmentlerin bu anlamda araştırılması çok önemli”

Gelecek yıllarda kırılmanın meydana geldiği alanlarda yeni bir kırılma beklemediklerine işaret eden Özkaymak, şunları kaydetti:

“Kırılmamış olan segmentlerin bu anlamda araştırılması çok önemli. Bu yıl ‘Türkiye Diri Faylarının Paleosismoloji Projesi’ kapsamında Antakya Fayı ile Ölüdeniz Fayı üzerindeki Yesemek, Narlı ile Sakçagöz segmentlerinde araştırmalar yapacağız. Çünkü, bu faylar hakkında günümüzde yeterince veri yok. Bu araştırmaların sonucunda, bu fayların deprem üretme potansiyeline yönelik yeni veriler üreteceğiz. Projede, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir ile Araştırma Görevlisi Dr. Mustafa Softa ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Volkan Karabacak ile çalışacağız.”

“Bilinmeyen fay üzerindeki konuları ortaya çıkarmaya çalışacağız”

Özkaymak, sismolojik ve deprem davranışları açısından Hatay ve güney bölgesindeki fayları çok iyi tanımadıklarını dile getirdi.

Ölüdeniz Fayı’nın kuzey kolları üzerinde 1800’lü yıllarda yıkıcı deprem kayıtlarının olduğuna dikkat çeken Özkaymak, şöyle devam etti:

“O depremlerin hangi faylar üzerinde meydana geldiği, şu ana kadar bilinmiyor. Dolayısıyla Antakya’nın güney tarafına yoğunlaşarak bu bilinmeyen fay üzerindeki konuları ortaya çıkarmaya çalışacağız. Çünkü, Antakya’nın güneyinde ve doğusunda gelecek yıllarda 7,3-7,4 ve hatta faylar birlikte kırıldıklarında 7,6-7,7’ye varan büyüklükte deprem üretme potansiyeli olan büyük faylar var. Ölüdeniz Fay Zonu, Doğu Anadolu Fay Zonu’yla Antakya bölgesinde birleşme eğilimi gösteriyor. Güneye doğru da Kızıldeniz ve İsrail’e doğru devam eden çok büyük bir kırık. Bu kırık, Arap ile Afrika plakasının arasındaki tektonik sınırı da oluşturuyor. Antakya Fayı ise güneybatıya doğru devam ederek Kıbrıs Adası güneyinden geçen ve Afrika okyanusal litosferinin Anadolu plakası altına daldığı Kıbrıs yayına bağlanmaktadır.”

Özkaymak, Kıbrıs Adası ve doğusundaki bu alanda da özellikle deniz altında yıkıcı deprem ve tsunami oluşturma potansiyeline sahip kırıkların olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/afyon-kocatepe-universitesi-deprem-uygulama-ve-arastirma-merkezi-antakya-ve-oludeniz-faylari-uzerinde-arastirma-yapacak/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta yıkılan apartman davası başladı https://www.igdirhaber.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-apartman-davasi-basladi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-apartman-davasi-basladi/#respond Thu, 25 Jan 2024 21:42:12 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2495

KAHRAMANMARAŞ’ta meydana gelen depremlerde yıkılarak 52 kişinin hayatını kaybettiği ve bilirkişi raporunda kaçak kat yapıldığı belirtilen Reyyan Apartmanı’nın davası başladı. 3’ü tutuklu 4 kişinin ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22.5 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada müteahhit Muhammet Karaaslan, binanın yıkılmasına kaçak katın neden olduğunu ve bunu kendisinin yapmadığını belirterek, “Kaçak kat, binaya ilave 6 ila 8 ton yük bindirmiş ve binanın statik sistemini tamamen bozmuştur” dedi.

Kahramanmaraş 5’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, depremde yıkılan binada ölen 52 kişinin yakınlarıyla tarafların avukatları katıldı. Tutuksuz Nasuh Atılgan’ın katılmadığı duruşmaya tutuklu sanıklar Muhammet Karaaslan, Mesut Vahit Kazancı ve Harun Gümüşer cezaevlerinden SEGBİS sistemiyle katıldı.

Duruşmada ilk olarak Mesut Vahit Kazancı’nın savunması alındı. Suçlamaları kabul etmeyen ve sağlık sorunları nedeniyle acil tahliyesini isteyen Kazancı, Harun Gümüşer’in teklifi üzerine binada fenni mesul olarak görev aldığında inşaatın 5’nci katta olduğunu ve birkaç defa bakmak için gittiğinde bir aksaklık göremediğini söyledi. Bir süre sonra başka işleri nedeniyle görevi bıraktığını belirten Kazancı, “Bu apartmanın statik projesini ben hazırlamadım. Ayrıca bu apartmana sonradan ilave kat çıkıldığını öğrendim. Bu durumun binanın statiğini olumsuz etkilemiş olabileceğini düşünüyorum. Binanın altında bulunan işyerlerindeki taşıyıcı kolonlara da zarar verilmiş olabilir. Bilirkişi raporunu kabul etmiyorum, raporda neden kusurlu gösterildiğimi anlayamadım. Bu apartmandan dolayı kusurum yoktur. Ben bir tek Harun Gümüşer’i tanıyorum. Kaçak katı kimin yaptığını da bilmiyorum” diye konuştu.

‘KAÇAK KAT, BİNANIN STATİK SİSTEMİNİ TAMAMEN BOZMUŞTUR”

Binanın müteahhidi Muhammet Karaaslan ise suçlamaları kabul etmedi. Binayı bir üre sonra diğer sanık Nasuh Atılgan’a devrettiğini kaydeden Karaaslan, kendisini şöyle savundu: “Depremlerde oluşan yer ivmeleri, proje tasarımında kullanılan etkin yer ivmelerinden çok üstündedir. Deprem neticesi yıkılan binanın hasarlı olan kolon, kiriş ve temellerden alınan numunelerden normal sonuç vermesi beklenemez. 5 tane temelden 2 tane kirişten olmak üzere toplam 7 tane karot örneği alınmıştır. Alınan bu karot örnekleri de uygun muhafaza edilmemiştir. Karot sonuçlarından bazılarının yanlış değerlendirilmesi malzemelerin kalitesizliğini belirlemez. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Reyyan Apartmanı’nın depremde yıkılmasına neden olan kaçak katı zaten benim yapmadığım iddianamede de var. Kaçak kat, binaya ilave 6 ila 8 ton yük bindirmiş ve binanın statik sistemini tamamen bozmuştur.”

Harun Gümüşer de suçlamaları kabul etmedi. Gümüşer, hem yapı denetim firması olduğunu hem de inşaatlar yaptığını ve değil yıkık orta hasarlı binasının dahi olmadığını ifade ederken, Reyyan Apartmanı’nın yönetmeliklere uygun yapıldığını söyledi.

Duruşmada söz verilen ölenlerin yakıları da sanıklardan şikayetçi olduklarını söyledi. Şikayetçi olanlardan Serap Arıcıoğlu, konuşurken gözyaşlarına hakim olamadı. Binada kız kardeşini kaybettiğini belirten Arıcıoğlu, “Benim tek kardeşimdi. 6 aylık evli, 4 aylık da hamileydi. Depremden 2 gün önce cinsiyetini öğrendik, erkek olacaktı. Hayallerimiz vardı. Ben kardeşimi geri getirebilir miyim? Benim 2 çocuğumun teyzesiydi. Ben de teyze olacaktım” diyerek sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.

Duruşma sonunda mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Mesut Vahit Kazancı’nın sağlık sorunlarının cezaevinde kalmasına engel olup olmadığının tespiti için Kazancı’nın hastaneye sevkine karar verip davayı erteledi.

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/kahramanmarasta-yikilan-apartman-davasi-basladi/feed/ 0 Diyarbakır’da deprem konutları tamamlanmaya devam ediyor https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-deprem-konutlari-tamamlanmaya-devam-ediyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-deprem-konutlari-tamamlanmaya-devam-ediyor/#respond Wed, 24 Jan 2024 21:24:22 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2439

DİYARBAKIR’da, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapılan 6 bin 40 deprem konutunun inşaat çalışmaları devam ediliyor. Konutlardan 242’si tamamlanırken, bitme aşamasına gelen 581 konut da ay içerisinde teslime hazır hale getirilecek. Geçici Konaklama Merkezi’ndeki konteynerlerde yaşayan 510 aileden hak sahibi olanlar konutlarına geçmeyi beklerken, depremzedelerden Ajda Yaşar (41) “İhtiyaçlarımız karşılanıyor ancak konteyner küçük, 5 kişiyiz, çok zor. Toplu konutların da bir an önce çıkmasını istiyoruz” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerden etkilenen Diyarbakır’da, 1’i boş 7 bina yıkıldı. 414 kişi hayatını kaybetti, 912 kişi de yaralandı. 5 bin 442 bina da ağır hasar gördü. Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından, depremzedeler için Bağlar ilçesine bağlı kırsal Oğlaklı Mahallesi’nde 6 bin 40 konuttan oluşan deprem konutlarının yapımı sürüyor. Konutlardan 242’si tamamlanırken, bitme aşamasına gelen 581 konut da ay sonuna kadar teslime hazır hale getirilecek. Depremden etkilenenler için Kayapınar ilçesinde kurulan Geçici Konaklama Merkezi’ndeki konteynerlerde yaşayan 510 aileden hak sahibi olanlar, konutlarına geçmeyi bekliyor.

‘BİR AN ÖNCE EVİMİZE GEÇMEYİ BEKLİYORUZ’

Kayapınar ilçesindeki Geçici Konaklama Merkezi’ndeki konteyner kentte kalan ailelerden Fatma Kaya Güneş (30), bir an önce evlerine geçmeyi beklediklerini ifade ederek, “Biz Bağlar’da bulunan Eşref 4 Apartmanı’nda oturuyorduk. Evimiz ilk başta ağır hasarlıydı, sonra yıkıldı. Depremin ardından ilk günlerde akrabalarımızın evinde birkaç gün kaldık. Sonra problemler yaşayınca oradan çıktık. Sağ olsun devletimiz yurtları depremzedeler için açınca biz de KYK yurduna geçtik. 4 ay boyunca KYK yurdunda kaldık. Ondan sonra depremzedeler için yapılan konteyner kente geldik. Aylardır buradayız, Allah devletimizden razı olsun. Burada genel olarak ihtiyaçlarımız karşılanıyor fakat hiçbir şey insanın kendi daimi kalacağı ev gibi olamaz. Burada herhangi bir problemimiz yok. Depremden önce rehabilitasyon merkezinde öğretmen olarak çalışıyordum. Depremden sonra düzenimiz değiştiği için işsiz kaldım. Şu anda çocuğumu burada güvenli bir yer olmadığı için bırakamadığım için çalışamıyorum, bu konuda da mağduruz. Evimiz olursa düzenimiz de olur ve her şey yerine gelecek. Yapılacak TOKİ’lerde de ev sahibi olduğum için hak sahibiyim. E-devlet sisteminden baktığımız zaman sadece kabul yazısını görüyoruz, onun dışında herhangi bir bilgilendirme yok. Ben ve buradaki bütün mağdur aileler, bir an önce TOKİ konutlarının teslim edilmesini bekliyoruz. Bu açıdan biraz daha devletimizden yardımcı olmalarını bekliyoruz” diye konuştu.

‘KONTEYNER KÜÇÜK, ÇOCUKLARIM DERS ÇALIŞAMIYOR’

Konteyner kentte 3 çocuğu ve eşiyle birlikte kalan Ajda Yaşar (41), “Evimiz depremde acil yıkılması gerekenler arasındaydı. Diclekent’te bulunan Abdullah Apartmanı’nda oturuyorduk, binamız yıkıldı. Depremden sonra 1-2 günlüğüne bir petrol istasyonunun mescidinde kaldık, ardından KYK yurduna geçip orada kaldık. Ramazan Bayramı’nın 2’nci gününde konteyner kente geldik. Burada tüm ihtiyaçlarımız karşılanıyor, ancak burada hayat gerçekten de çok zor. Konteyner küçük, 5 kişiyiz, çok zor. Toplu konutların da bir an önce çıkmasını istiyoruz. 3 çocuğum da öğrencidir, burada zorluk çekiyoruz. Ders çalışmaları sıkıntılı, kütüphane açılmış ama diğer saatlerde evdedir. Yer yok, çocuklarımın ders çalışması için alan yaratamıyoruz. Böyle bekliyoruz. Hak sahibiyiz, bekliyoruz. Bir an önce çıksa da oraya geçsek iyiydi. Çünkü kış geldi, hayat şartları burada biraz daha zor olacak” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/diyarbakirda-deprem-konutlari-tamamlanmaya-devam-ediyor/feed/ 0
İzmir’de AFAD Yerlileştirme Projesi Tanıtım Toplantısı Düzenlendi https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:15:29 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=2373 İzmir’de ‘AFAD yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’ düzenlendi. Toplantıda sanayide yerli üretim ve deprem konusu ele alındı.

Proje ve alım garantisi detaylarının aktarıldığı ‘Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü Atatürk Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Programın açılış konuşmasını yapan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, “1999 depreminin izlerini hala taşırken senesinin dolmasına sayılı günler kala 6 Şubat depreminde yaşanan arama kurtarma süreçlerini hep birlikte takip etmiştik. Binlerce yuvayı sevdiklerine kavuşturan AFAD ekiplerinin mücadelesini gördük. Ne mutlu bizlere ki felaketlerin ardından var gücüyle insan üstü çaba gösteren AFAD çalışanları, bu olaylar yaşanmadan önce alınabilecek önlemleri aldılar. Afet öncesi hazırlık ve zarar azaltma, afet öncesinde yapılacak müdahale ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının yönetim ve koordinasyonunu gerçekleştirmeyi hedefleyen AFAD’ın faaliyetleri dahilinde ihtiyaç duyduğu ekipmanların, yerli üreticiden tedarik etme projesini de yürekten kutluyorum. Fakat zor ekipmanlar da bulunuyor. Ciddi teknoloji barındıran ürünler var. Bu çalışma ile ekonomimiz ve sanayimiz kazanırken diğer taraftan kaliteli Türk malları ile kullanılan ekipmanların dayanıklılığı artırılmış olacaktır” dedi.

Toplantıda söz alan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da, “6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. O bölgede deprem olduktan sonra yaklaşık 5 gün orada kalarak bütün deprem bölgesini gezdim. Türkiye’deki AFAD sayısı normal olması gereken sayının binde 1’i civarında. Biz de deprem geçirmiş bir şehiriz. Birçok binamız çöktü ve geri kalan binalarda hasar oluştu. Uzun zamandır kırılmayan bir fay var. Bu fayın kırılma beklentisinin yaşandığı bir yeriz. Deprem bizde 1-2 ay konuşuluyor. Sonra deprem gündemden kalkıyor. Deprem konusu sadece AFAD’dan beklenerek çözüm bulunması gereken konu değil. Bunun bir de ekipman ayağı, diğeri de çalışan ayağı var” açıklamalarında bulundu.

“2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı”

Bir enkazda 75 kişinin çalışması gerektiğine vurgu yapan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin ise şu ifadelere yer verdi:

“6 Şubat depremlerine yakalandığımızda 2 bin 800 arama kurtarma teknisyeni arkadaşımız vardı. Yaklaşık bine yakını son 1 yılda alınmış arkadaşlarımız. 39 bin binanın yıkıldığı 26 bin enkazda canlı araması yapıldığı bir durumda 2 bin 800 kişi ve 11 ilde arama yapan arkadaşlarımızı düşünürsek 2 bin 800 kişi ile mücadele vermemiz gerekirdi. Bir enkazda 75 kişi çalışması gerekir. Aynı anda bütün enkazlarda arama kurtarma çalışması yapabilmemiz için 1 milyon 952 bin personele ihtiyacımız vardı. Bütün devletlerde profesyonel arama kurtarma personeli sayısı ise 800 bindir. 2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı. Yaklaşık 6 bin kapasiteye ulaşacağız. Kamu kurumları ve devletlerin çok güçlü kapasitesi var. Bunlardan istihdam edebileceğimiz 100 bin arama kurtarma arkadaşımızın, kamu kurumlarımızdan, STK’lardan tahsisine gidiyoruz. Bakanlıklarımızın bütün kapasitelerini, genç dinamik, arama kurtarma faaliyetlerinde katkı sunabilecek, tecrübesiyle madencilerimiz, kısaca bu sayıyı planladık. O program dahilinde de yaza kadar bu arkadaşlarımızın tüm ihtiyaçlarımızı temin etmemiz gerekiyor. Biz bu 100 bin kişiyi, aldığımız, ürettiğimiz malzemelerle eğiteceğiz. Şu ana kadar 40 bin civarında eğitim verdiğimiz arama kurtarma görevlisi arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımız enkazda çalışacak kültürü edinecek, her türlü yöntemi öğrenmiş olacak. Beklentimiz sizin katkınız, bizlere omuz vermeniz. Biz dersimize hazırız, ödevimizi yaparız.”

Toplantının ardından katılımcılara afet esnasında kullanılan malzemelerin tanıtımı yapıldı.

Toplantıya, Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace katıldı. – İZMİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
Prof. Dr. Dündar: Japonların deprem başarısının sırrı bilim, eğitim, denetim https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-dundar-japonlarin-deprem-basarisinin-sirri-bilim-egitim-denetim/ https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-dundar-japonlarin-deprem-basarisinin-sirri-bilim-egitim-denetim/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:27:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1832

Japonya 2024’ün ilk gününde yaşadığı şiddetli depremi, benzerlerine göre yine çok az kayıp ve hasarla atlattı. Japonya’nın başarısının sırrının bilim, eğitim ve sıkı denetim olduğunu belirten Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Dündar, Türkiye’de ise hızlı kazanç arzusunun yıkım getirdiğini söyledi.

Yeni yıla 7.6 büyüklüğünde şiddetli bir depremle uyanan Japonya’da 128 kişi hayatını kaybetti, az sayıda bina hasar gördü. Doktora eğitimini Japonya’da yapan Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Dündar, bilimsellik, eğitim ve denetimin kayıpları en aza indirdiğini söyledi.

Prof. Dr. Murat Dündar’a göre; önemli fay kırıkları ve volkanik alanlar üzerinde kurulu olan Japonya, 1923’te yaşanan 100 binden fazla insanın öldüğü Kanto depreminden büyük dersler çıkardı.  Japonya’da yapılaşmanın yönetmelik kapsamında ele alındığını belirten Dündar, Japon halkının, depremi hayatın bir parçası olarak görmeyi başardığını ve buna göre hareket ettiğini de ifade etti. Dündar, 1995 yılında yaşanan 6 bin 200 kişinin öldüğü Kobe depreminden sonra da binaların deprem sırasındaki reaksiyonlarını test eden merkezler kurulduğunu vurgulayarak, “Bu merkezlerde, belirli oranda ölçeklendirilen binalara yapay depremler uygulanıyor. Özel kameralarla donatılan yapıların saniye saniye depreme reaksiyonu test ediliyor. Önce nerede yıkım oluyor, en zayıf noktalar neresi, yıkım nasıl gerçekleşiyor, bunlar tespit ediliyor. Buna göre önlemler alınıyor” dedi.

84 YAŞINDAKİ UZMANA SINAV

Depremden korunmak için bilim ve eğitimin çok önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Murat Dündar, mimar ve mühendislerin sıkı bir eğitimden geçirildiğini ve bu sınavların ömür boyu devam ettiğini söyledi:

“Japonya’da mimarlar ve mühendisler için yapılan sınavlarda başarıya göre iki tip belge alınıyor. Alt kategoride belge alanlar, küçük yapılarla ilgili projeleri gerçekleştirebiliyor. Üst kategorideki belge alma başarısı gösterenlerse daha büyük yapılar için de proje üretebiliyor. Sınavda başarılı olamayanlar ise bu bölümlerden mezun olsalar dahi görev yapamıyor.  Belge sahibi olmak bir mimar için ömür boyu yetki sağlamıyor. Mesleğe devam etmek isteyenler periyodik olarak yapılan bu sınavlardan başarıyla geçmek zorunda. Mesela, 85 yaşındaki doktora tez hocam Shigeyuki Okazaki, mesleki tecrübesi ve yaşına rağmen, mimarlık görevine devam edebilmek için geçtiğimiz yıl yetkinlik sınavına girdi.”

YAŞAM BOYU EĞİTİM

Prof. Dr. Murat Dündar, Japonya’da bilimsel çalışmaların yanında, toplumda da deprem bilincinin çok önde olduğunu ifade etti. Depremle yaşama eğitiminin anaokulunda başladığını söyleyen Dündar, bu eğitimin de sürekli devam ettiğini belirtti. Depremde kimin ne yapacağının önceden planlı olduğunu vurgulayan ünlü mimar, Japonya’da kaldığı süreçte yaşadığı şu örneği verdi:

“Benim bulunduğum sitede herkesin bir sorumluluğu vardı. Ben iletişimden sorumluydum. Kimi insanları yönlendirmekten sorumluydu kimi de lojistikten sorumluydu. Bu planlama en küçük yönetim olarak hane ile başlıyordu. Bina, site, mahalle olarak devam ediyordu. Sürekli zorunlu deprem tatbikatları yapılır, bu tatbikatlara katılmayanlara para cezası uygulanır. Toplanan bu paralarla ise tatbikatlara katılanlar ödüllendirilir.”

HATA YAPANI TOPLUM CEZALANDIRIYOR

Japonların işlerini çok ciddiye aldıklarını belirten Prof. Dr. Dündar, denetim yapacak olan kurumların belli yetkileri bulunduğunu, inşaatların her aşamasında sıkı bir denetleme gerçekleştiğine dikkat çekti.  Dündar, deprem konusunda en ufak hata yapan firmaların affedilmediğini belirterek, toplumun bu firmalardan uzak durduğunu ve iş yapmayarak cezalandırdığını da söyledi.

Murat Dündar’a göre, ülkemizde deprem yönetmeliklerinde bir eksiklik bulunmuyor ancak uygulamalarda bazı aksaklıklar yer alıyor. İnşaatın her aşamasında denetim firmalarının daha aktif görev alması gerektiğini belirten Dündar, “Denetim firmalarının bakanlık tarafından atanması doğru ancak bu firmalara ceza yetkisi de verilmesi gerekiyor. Sahada ortaya çıkan dolaylı para ilişkisinin tamamen kesilmesi gerekiyor. Üniversiteden mezun olan mühendis ve mimarların denetim imza yetkisi bir sınava tabi tutulmalı. Tecrübesiz denetmenler hata yapabilirler” dedi.

HIZLI KAZANÇ ARZUSU YIKIM GETİRDİ

6 Şubat depremi sonrası Japonya’dan gelen bir heyetle depremde yerle bir olan Hatay’da incelemelerde bulunan Prof. Dr. Murat Dündar, yıkılan binaların bazılarının yeni olduğunu gözlemlediklerini belirtti. Yapım aşamasında ciddi işçilik hataları yapıldığına dikkat çeken Dündar, özellikle binaların hızlı imal edilme çabasının, betonda sorunlar yaşattığını, demir bağlamalarında hatalara sebep olduğunu söyledi. Dündar, bunun da bazı müteahhit firmalarının yatırımlarını hızlı kazanca çevirme isteğinden kaynaklandığını ifade etti.

GÜÇLENDİRME YAPILMALI

Beklenen İstanbul depremiyle ilgili de görüşlerini dile getiren Prof. Dr. Murat Dündar, bir binanın kullanım ömrünün yaklaşık 60 yıl olduğunu belirterek, “Depremde yıkılması beklenen bazı binalar 20-30 yıllık. Aralarında daha yeni binalar da var. Ülkemizin ekonomik gerçekliğini düşününce bütün binaların yıkılarak yeniden yapılması mümkün değil. Bu binalar uzmanlarca incelenerek güçlendirilebilir. Bu şekilde binalar daha az maliyetlerle daha güçlü hale getirilebilir” dedi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/prof-dr-dundar-japonlarin-deprem-basarisinin-sirri-bilim-egitim-denetim/feed/ 0
Hatay’da depremde yıkılan binada 5 kişinin ölümüyle ilgili dava açıldı https://www.igdirhaber.com.tr/hatayda-depremde-yikilan-binada-5-kisinin-olumuyle-ilgili-dava-acildi/ https://www.igdirhaber.com.tr/hatayda-depremde-yikilan-binada-5-kisinin-olumuyle-ilgili-dava-acildi/#respond Fri, 05 Jan 2024 21:45:36 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1716 Hatay’da, 6 Şubat’taki ilk depremde 6 katlı Ertaş Apartmanı’nın yıkılması sonucu 5 kişinin ölümüne neden oldukları gerekçesiyle tutuklanan inşaat mühendisi ile tutuksuz fenni mesul hakkında 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle dava açıldı.

Merkez Antakya ilçesi General Şükrü Kanatlı Mahallesi Fevzi Paşa Caddesi’ndeki 6 katlı apartmanın, depremde yıkılması ve 5 kişinin yaşamını yitirmesiyle ilgili Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı.

Binanın statik proje müellifi ve inşaat mühendisi tutuklu Nezir G. (64) ile binanın mimari proje müellifi ve fenni mesulü tutuksuz Hikmet B. (64) hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle hazırlanan iddianame, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede yer alan müşteki beyanlarında, binanın 6 Şubat’ta saat 04.17’deki ilk depremde kısa süre içerisinde yıkıldığı belirtildi.

Tutuklu sanık Nezir G, iddianamedeki ifadesinde, suçlamaları kabul etmeyerek bilirkişi raporunu “hayali” olarak yorumladı.

Yıllardır inşaat mühendisliği ve bilirkişilik yaptığını belirten Nezir G, “Antakya’da en iyi statikçi olduğumu iddia ediyorum. Türkiye’de el ile hesap yapıp bilgisayar ortamına sonradan geçen sayılı inşaat mühendislerindenim. O zamanlar belediyeler zemin etüt raporunu aramıyorlardı. Bu nedenle zemin etüt raporu yapmadık. Projede zemin etüt raporu yoktu. Diğer tespit edilen eksiklikler ise bilirkişi heyetince yanlış tespit edilmiş olup hayali olduğunu düşünüyorum.” iddiasında bulundu.

Sanık Hikmet B. de mimarlığını yaptığı binanın yıkıldığını ve enkazında ölenlerin olduğunu bilmediğini öne sürdü.

Binayı tamamen yönetmeliklere ve mevzuata uygun şekilde yaptırdıklarını savunan Hikmet B, “Gerekli zemin etüdü yapıldıktan sonra belediyeden onay alınarak inşaata başlandı. İnşaatta tamamen mevzuata uygun kaliteli malzeme kullandık, kusurlu herhangi bir eylemimiz olmadı. İnşaat yapılırken işçiliğine de özen gösterdik, deprem çok büyük bir depremdi, biz de zaten mağdur olduk, arabalarda uyuduk. Adana’ya, oradan da İstanbul’a geldim, depremin büyüklüğü nedeniyle bina yıkılmış olabilir.” ifadesini kullandı.

İddianamede, binanın yıkılmasına ilişkin tali kusurlu oldukları belirtilen belediye yapı birim sorumluları ve ilgili diğer görevliler hakkında da soruşturmanın sürdürüldüğü kaydedildi.

Bina, projesiz ve mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş

İddianamede, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi Bölümü’nün hazırladığı bilirkişi raporuna da yer verildi.

Binaya ait mimari, statik, elektrik ve tesisat projelerinin bulunmadığı kaydedilen raporda, şu bilgilere yer verildi:

“Binanın projesinin olmayışı, projesiz ve mühendislik hizmeti almadan inşa edilmiş olmasının yıkılmasında önemli etken olduğu düşünülmektedir. Dosya kapsamında bina için hazırlanmış zemin etüt raporunun da bulunmadığı görülmüştür. Analizler sonucunda kolonların genellikle kesit açısından yeterli, boyuna donatı alanı açısından ise yetersiz olduğu belirlenmiştir. Kolonlar için belirtilen etriye aralıklarının yeterli olmadığı ve kolon-kiriş birleşim bölgesinde sıklaştırma yapılmadığı tespit edilmiştir.”

Asli kusurlu bulunan Nezir G. ve Hikmet B’nin yargılanmasına gelecek günlerde başlanacak.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/hatayda-depremde-yikilan-binada-5-kisinin-olumuyle-ilgili-dava-acildi/feed/ 0
KKTC Başbakanı Üstel, Şampiyon Melekler davasını takip etmek üzere Şanlıurfa’ya geldi https://www.igdirhaber.com.tr/kktc-basbakani-ustel-sampiyon-melekler-davasini-takip-etmek-uzere-sanliurfaya-geldi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kktc-basbakani-ustel-sampiyon-melekler-davasini-takip-etmek-uzere-sanliurfaya-geldi/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:33:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1584

KUZEY Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, 6 Şubat depremlerinde çoğunluğu KKTC’den gelen sporculardan oluşan 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Oteli’nin yıkımıyla ilgili açılan ve kamuoyunda ‘Şampiyon Melekler’ davası olarak adlandırılan duruşmaya katılmak üzere Şanlıurfa’ya geldi. Burada açıklama yapan Üstel, yarın ilk duruşmanın görüleceği davayı takip etmek üzere Adıyaman’a hareket etti.

Adıyaman’da, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde yıkılan, 35’i KKTC’li sporcu ve öğretmenlerden oluşan ‘Şampiyon Melekler’ kafilesinin yanı sıra toplam 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel’i ile ilgili 11 sanığın ‘bilinçli taksir’ suçundan yargılanacağı davayı takip etmek üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, beraberindeki kalabalık bir heyetle Şanlıurfa’ya geldi. GAP Havaalanına inen Üstel’i, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ile ilgili kurum kent protokolü tarafından karşılandı.

ŞAMPİYON MELEKLER DAVASI 3- 5 OCAK TARİHLERİNDE GÖRÜLECEK

İsias Otel’in yıkılmasıyla ilgili sürdürülen soruşturma sonucu savcılar tarafından hazırlanan, 5’i tutuklu 11 sanık hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıl 8 ile 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası ile ilgili iddianame, 2 Aralık 2023’te kabul edildi. Kamuoyunda ‘Şampiyon Melekler’ davası olarak adlandırılan duruşma Adıyaman 3’ünc Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3-5 Ocak tarihlerinde görülecek.

ÜSTEL: SEMBOL DAVA

Şanlıurfa GAP Havaalanı’nda açıklama yapan KKTC Başbakanı Ünal Üstel, kalabalık bir heyetle Şampiyon Meleklerin adaleti için Adıyaman’a geçeceklerini belirterek, İsias Otel davasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan herkesin ortak davası olduğunu söyledi. İsias Otel davasının binlerce davadan sadece bir tanesi olmasına rağmen, bunların arasındaki en sembol davalardan biri olduğunu vurgulayan Başbakan Üstel, “Biz Yüce Türk adaletine güveniyoruz” dedi.

’50 BİN HAYAT NE ACIDIR Kİ, DAKİKALAR İÇERİSİNDE SON BULDU’

KKTC Başbakanı Üstel, 2023 yılının 6 Şubat tarihinde gerçekleşen Asrın Felaketinin üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Milletimizin yaklaşık 50 bin ferdinin yaşamını yitirdiği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının, şampiyon meleklerimizin de içinde bulunduğu 50 bin hayat, ne acıdır ki dakikalar içinde son buldu. Bu ve benzeri şiddette depremler dünyanın pek çok ülkesinde az da olsa yaşanmaktadır. Ancak bizim kayıplarımıza bakarsanız, aradaki uçurum farkı görebilirsiniz.O yüzden, gündelik çıkarlara bakmadan, gerekli yasal tedbirleri tam ve eksiksiz uygulayarak, bunlara uymayanları da en ağır şekilde cezalandırarak bu acılardan kurtulabiliriz.”

Şampiyon Meleklere mezar olan davayı yakından takip etmek ve adaletin tecelli etmesini sağlamak için duruşmayı takip ettiğini sözlerine ekleyen Başbakan Üstel, “Çünkü adalet mülkün temelidir. Buradaki mülk devlettir. Adalet yoksa devlet de olamaz. Dolayısıyla adil bir yargılanmanın ardından, sorumluluğu olan herkesin kanunların öngördüğü şekilde hak ettiği cezayı alacağına inanıyorum” dedi.

Suçluların hak ettikleri en ağır cezaları almasının, gelecekte bu suçlara yeltenenlere önemli bir ders olacağına dikkat çeken Başbakan Üstel, “Bir kez daha, Adıyaman’a ve deprem felaketi yaşan tüm illere geçmiş olsun diyor, aramızdan ayrılanları rahmetle anıyorum” diye konuştu.

‘BİZ ET VE TIRNAK GİBİ, TEK BİR MİLLETİN AYRILMAZ İKİ PARÇASIYIZ’

Başbakan Üstel, “Biz et ve tırnak gibi, tek bir milletin ayrılmaz iki parçasıyız. Dünümüz, yarınımız, geçmişimiz, geleceğimiz hep bir olmuştur, olmaya da devam edeceğiz. Her kötü günümüzde yanımızda duran Anavatan Türkiye’ye o günlerde değil de ne zaman destek olacaktık” ifadesini kullandı.

KKTC vatandaşlarının deprem dönemi, Kıbrıs Türk tarihinin savaş yıllarından sonra belki de en büyük acıyı yaşadığını ve yaşamaya devam ettiğini dile getiren Başbakan Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Acı o kadar büyük ki, hiç bir bina yıkımı olmamasına karşın koskoca kentimiz Gazimağusa ve ülkemiz hala kendine gelemedi. Şampiyon meleklerimizi kaybettik. Yaşları 10-15 arasında bulunan geleceğimizi şekillendirecek evlatlarımızı kaybettik, hocalarımızı kaybettik, vatandaşlarımızı kaybettik. Şimdi yaşanan bu kötü olayların hukuki süreci başlıyor. İlk davaları görülüyor. Bu ekip, ülke olarak bu konuya ne kadar hassasiyetle yaklaştığımızın somut bir göstergesidir.” dedi.

Yaklaşık 100 kişilik bir heyetle bu davaları izlemek için Adıyaman’da bulunduklarını belirten Başbakan Üstel, “Başbakan olarak ben buradayım. Hükümetimizi temsilen 3 bakanımız yanımızda. Bu bakanlarımız aynı zamanda, deprem süresince günlerce burada kalıp arama kurtarma çalışmalarını koordine eden bakanlarımız ve ekibimiz. Ana muhalefet partisi başkanı burada. Meclisimizin deprem konuları ile ilgili kurulan izleme komitesi ve onun çok kıymetli milletvekilli üyeleri de burada. Başbakanlıkta deprem sürecini yöneten özel kriz ekibimiz burada. Barolar birliğimiz burada. Yaşamlarını yitiren şampiyon meleklerimizin ailelerinin temsilcileri burada. Sanıyorum bu ekip, ülke olarak bu konuya ne kadar hassasiyetle yaklaştığımızın somut bir göstergesidir.”

Basın açıklamasının ardından KKTC Başbakanı ve beraberindeki heyet, karayoluyla Adıyaman’a hareket etti.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kktc-basbakani-ustel-sampiyon-melekler-davasini-takip-etmek-uzere-sanliurfaya-geldi/feed/ 0
Kızılay, depremzedelere kış yardım programı başlattı https://www.igdirhaber.com.tr/kizilay-depremzedelere-kis-yardim-programi-baslatti/ https://www.igdirhaber.com.tr/kizilay-depremzedelere-kis-yardim-programi-baslatti/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:21:18 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1477

Kızılay, mevsim koşulları zorlaşmadan önce depremzedelere yönelik kış yardım programı başlattığını duyurdu. Türk Kızılay Afet Yönetimi ve İklim Değişikliği Genel Müdürü İbrahim Özer, “Kış yardımları programıyla 1,2 milyon depremzedeye destek sağlayacağız. Depremzedelere kışlık giyim, gıda, hijyen, ısıtıcı, battaniye ve izolasyon malzemelerini ulaştırıyoruz” dedi.

Deprem bölgesindeki kış yardımları programının Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ile başlatıldığını belirten Türk Kızılay Afet Yönetimi ve İklim Değişikliği Genel Müdürü İbrahim Özer, yardım seferberliğinin planlanan takvime göre yürütüldüğünü bildirdi. Özer, “Deprem bölgesindeki iyileştirme çalışmalarımız kapsamında geçim kaynağı oluşturma, gıda, giyim, su sanitasyon ve barınma malzemesi yardımlarımız devam ediyor. Yaşadığımız mevsim koşulları daha da ağırlaşmadan depremzedelerimizin kışa yönelik ihtiyaçlarına çözüm için yardım programımızı başlattık. Kızılaycılar ve kendilerinde depremzede olan gönüllülerimiz en başından bu yana olduğu gibi yine depremzedelerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için köylere ve konteyner kentlere gidiyorlar. Kızılaycılar, her gittiği yerde depremzedelere beraberlerindeki kışlık giyim, gıda, hijyen, ısıtıcı, battaniye ve izolasyon malzemelerini ulaştırıyor. Bunun yanında yine en çok etkilenen Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Malatya ve Osmaniye olmak üzere 6 ilimizde hem sosyal güçlendirme hem de psikososyal destek ve eğitim çalışmaları için Türk Kızılay Toplumsal Hizmet Merkezlerimiz depremzedelerimizin ihtiyaçlarına çözüm sunmak için çalışıyor. Yine deprem bölgesinde hizmete aldığımız ve bağışçılarımızın da desteğiyle sayılarını artırmayı hedeflediğimiz 100. Yıl Türk Kızılay Kütüphaneleri kuruyoruz. Bu kütüphanelerimiz yavrularımızın ders çalışabilmeleri için özel alan oluşturuyor. Kış yardımları programıyla 1,2 milyon depremzedeye destek sağlayacağız. 607 dükkanın yeniden açılmasını sağlayan esnaf destek projemizle ilk etabı tamamlanan sosyal güçlendirme programımız çiftçi destek projesiyle devam ediyor” dedi.

745 BİN GİYİM MALZEMESİYLE KIŞLIK KIYAFET DESTEĞİ

Kış yardım programı hakkında Kızılay tarafından şu bilgilere yer verildi:

“Hazırlanan yardım malzemeleriyle köyler ve konteyner kentlerdeki afetzedelere destek çalışmaları yürüten Kızılay; kışlık giyim, nakdi yardım, gıda, hijyen, barınma malzemeleri gibi yardımlarını bölgedeki uzman personeli ve gönüllüleri ile ulaştırıyor. Kış yardımlarıyla mont, bot, kazak, hırka, pantolon, ayakkabı, etek, eldiven, atkı, bere, iç çamaşırından oluşan 745 bin giyim malzemesiyle kışlık kıyafet desteği verilirken gıda ihtiyacı için yaklaşık 54 bin gıda kolisi dağıtılıyor. Su sanitasyonu kapsamında 8 sistem kuruldu, 3 bin 800 ev tipi su arıtma cihazı kuruluyor ve 10 bin su bidonu ulaştırılıyor. Kadınlar için kişisel bakım ve hijyen ihtiyaçları için hazırlanan 40 bin paket, öğrencilere 2 bin 900 kırtasiye seti desteği sağlanıyor. Soğuk ve yağışlara karşı ise 114 bin 500 izolasyon malzemesi, yaklaşık 37 bin ısıtıcı ve 50 bin battaniyenin dağıtımı yapılıyor. Ayrıca Kızılay Esen Kart ile 39 bin haneye, 4 bin TL’lik toplamda 156 milyon TL’lik destek veriliyor. Yardımların yanı sıra depremzedelere hizmet vermesi için hazırlanan 100. Yıl Türk Kızılay Kütüphaneleri ile Türk Kızılay Toplumsal Hizmet Merkezleri de depremzedelerin ihtiyaçlarına çözüm sunuyor.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kizilay-depremzedelere-kis-yardim-programi-baslatti/feed/ 0
Zonguldak Üniversitesi, yapay zeka destekli deprem tehlike yazılımı geliştirdi https://www.igdirhaber.com.tr/zonguldak-universitesi-yapay-zeka-destekli-deprem-tehlike-yazilimi-gelistirdi/ https://www.igdirhaber.com.tr/zonguldak-universitesi-yapay-zeka-destekli-deprem-tehlike-yazilimi-gelistirdi/#respond Sun, 31 Dec 2023 09:12:17 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1459

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi’nden (ZBEÜ) Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ile ekibi, coğrafi bilgi sistemi destekli deprem tehlike yazılımı geliştirdi. Yapay zeka desteği ile fay hatlarındaki gerilimi gözlemlediklerini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, Doğu Anadolu’da 1, Marmara Bölgesi’nde 3 fayın 7 büyüklüğünde ve üzeri deprem üretebilecek gerginlikte olduğunu belirterek, “İstanbul anlamında sadece kuzey koldan değil; Sakarya’dan güneye dalan Geyve- Pamukova hattında devam eden yine Gemlik’ten Mudanya önlerinden devam eden Bandırma- Erdek hattına da son derece dikkat edilmesi gerekiyor” dedi.

ZBEÜ Rektör Yardımcısı ve Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kurucusu Geomatik Mühendisliği’nden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, ekip arkadaşları Doç. Dr. Çağlar Bayık ve Doç. Dr. Gökhan Gürbüz ile araştırmacı Fatemeh Ghsampour ile coğrafi bilgi sistemi destekli deprem tehlike yazılımı geliştirdi. Yazılımda, bölgelerdeki tarihsel depremler ile yıllık yeryüzü hareket verileri, coğrafi bilgi sistemi destekli programa aktarılarak, fay hatlarının ‘mavi’, ‘yeşil’ ve ‘kırmızı’ tonlarına göre değerlendirilen ‘fay gerginlikleri’ belirlendi.

‘MARMARA BÖLGESİ’NDEKİ FAYLAR ÇOK DAHA GERGİN’

Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın analizini tamamladıklarını, diğer fay hatları için de çalışmaların devam ettiğini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, geliştirdikleri yapay zeka destekli dijital model ile gergin fayları tespit edebildiklerini söyledi. 1’i Doğu Anadolu’da, 3’ü Marmara’da olan 4 faya dikkat çeken Prof. Dr. Kutoğlu, ” Erzincan’ın 40-50 kilometre doğusunda kalan Yedisu Fayı zaten biliniyordu. En doğuda, en gergin fay olarak burası gözüküyor. Marmara Denizi’ne kadar, Yedisu Fayı’ndan daha gergin bir fay görmüyoruz. Ancak Marmara Bölgesi’nde çok daha gergin faylar olduğunu görüyoruz. 1999’da İzmit Düzce’de deprem meydana gelen hattın çok soğuk olduğunu görüyoruz. Koyu lacivert görüyoruz. Çünkü 24 senelik yer hareketi sebebiyle enerji biriktiriyor, o yüzden burası soğuk. Gerginliğin artması için çok daha uzun yıllara ihtiyaç var. Ama onun altında Sakarya’dan Pamukova- Geyve’ye doğru dönen bir hat var. Onun kırmızı renkte olduğunu görüyoruz. Burada en son depremin 1000’li yıllardan önce olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla yıllık yer hareketlerini buraya uyguladığımızda fayın oldukça gergin durumda olduğu tabloda ortaya çıkıyor” dedi.

‘BANDIRMA VE ERDEK’TEKİ KOLLAR, HEPSİNDEN DAHA GERGİN’

Doğudan Marmara’ya kadar gergin hat gözlemlemediklerini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, “99 depreminden sonra kuzey kollardaki fayların üzerinde duruluyor. Çınarcık segmentinin gerginlik seviyesinin artmış olduğunu, hemen batısında da Marmaraereğlisi, Silivri önlerindeki hattın ondan daha da gergin olduğunu, turuncu renkte olduğunu görüyoruz. Bu orta kol üzerinde, Çınarcık’tan Tekirdağ’a olan kısımda Marmaraereğlisi ve Silivri önlerindeki kısmın daha gergin olduğu, yer hareketlerine göre ortaya çıkıyor. Ama buralar, her ne kadar gergin olsa da güneyde özellikle Gemlik Körfezi’nden denize dalan ve Mudanya önlerinden devam eden hattın kuzeydeki koldan daha da gergin olduğunu ama biraz daha batıya geçtiğimizde Bandırma ve Erdek’teki kolların ise hepsinden daha da gergin olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

İSTANBUL İÇİN KRİTİK 2 HAT

İstanbul ile ilgili güneydeki hatlara da dikkati çeken Prof. Dr. Kutoğlu, “Çalışmamızdan hareketle baktığımızda İstanbul anlamında sadece kuzey koldan değil; Sakarya’dan güneye dalan Geyve-Pamukova hattında devam eden yine Gemlik’ten Mudanya önlerinden devam eden Bandırma- Erdek hattına da son derece dikkat edilmesi gerekiyor. Çünkü bizim yaptığımız çalışmaya göre, tarihsel depremlerden yola çıkarak ve yıllık hareket hızlarına bakarak elde ettiğimiz gerginlik değerlerine göre, bu hatlar diğerlerinden çok daha gergin durumda gözüküyor” dedi.

‘7’NİN ÜZERİNDE BÜYÜK DEPREM ÜRETMİŞLER’

?Fay uzunluğu 30 kilometre üzerine çıktığında, deprem büyüklüğünün de 7 ve üzeri deprem üretme potansiyelinin arttığını anlatan Prof. Dr. Kutoğlu, “Bölgede de bu potansiyel var. Geçmişteki depremlere baktığımız zaman da bu faylar zaten tarihin değişik zamanlarında 7’nin üzerinde büyük depremler üretmişler. Mesela Mudanya önündeki Gemlik’teki fayın tarihsel dönemine baktığımız zaman 6.6 büyüklüğünde bir deprem üretmiş. Bandırma tarafında 7.2 gibi bu civarda depremler var. En gergin Bandırma ve Erdek tarafı, 2’nci sırada Sakarya, 3’üncü sırada Gemlik tarafı, 4’üncü sırada Marmara Denizi bölgesini koyabiliriz” diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/zonguldak-universitesi-yapay-zeka-destekli-deprem-tehlike-yazilimi-gelistirdi/feed/ 0