Çanakkale – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Sun, 25 Aug 2024 04:40:13 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye’nin acı kaybı uydu görüntülerinde! Tamı tamına 19 bin 600 futbol sahası büyüklüğünde https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-aci-kaybi-uydu-goruntulerinde-tami-tamina-19-bin-600-futbol-sahasi-buyuklugunde/ https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-aci-kaybi-uydu-goruntulerinde-tami-tamina-19-bin-600-futbol-sahasi-buyuklugunde/#respond Sun, 25 Aug 2024 04:40:13 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-aci-kaybi-uydu-goruntulerinde-tami-tamina-19-bin-600-futbol-sahasi-buyuklugunde/ İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsünden Doç. Dr. Orkan Özcan koordinesinde İstanbul Topkapı Üniversitesi Harita ve Kadastro Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Semih Sami Akay tarafından, bölgelerdeki orman yangınlarının ardından doğadaki tahribatı tespit etmek için çalışma başlatıldı.

Türkiye'nin acı kaybı uydu görüntülerinde! Tamı tamına 19 bin 600 futbol sahası büyüklüğünde

UZAYDAN GÖRÜNTÜLENDİ

Bu kapsamda, orman yangınlarının doğaya verdiği zarar, İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Earth3bee – 3 Boyutlu Yer Modelleme Laboratuvarı bünyesinde “Sentinel-2” uydusu aracılığıyla uzaydan görüntülendi. Görüntülerde, yangınların en çok İzmir‘in Karşıyaka ve Bolu‘nun Göynük ilçelerini etkilediği belirlendi. Yangınlar, İzmir Karşıyaka’da 3 bin 298, Bolu Göynük’te 3 bin 238, Çanakkale Gelibolu Yarımadası’nda 1471, Manisa Karayakup Bölgesi’nde 2 bin 437, Aydın Bozdoğan’da 2 bin 304, Didim’de 329 ve Muğla Yatağan’da 272 hektar alana zarar verdi. Çalışmalarda, orman yangınlarının kuzeyden başlayarak güneye doğru yayıldığı tespit edildi. Yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinde, yaklaşık 19 bin 600 futbol sahası büyüklüğündeki alanın yandığı belirlendi.

Türkiye'deki Orman Yangınları Uydudan Görüntülendi

13 BİN HEKTARIN ÜZERİNDE ALAN ETKİLENDİ

Dr. Öğr. Üyesi Akay, AA muhabirine, laboratuvar bünyesinde, Türkiye’de yaşanan son yangınların doğada bıraktığı tahribatı tespit etmek için çalıştıklarını söyledi. Bu kapsamda, uydu görüntüleriyle yangından etkilenen alanların boyutunu hesapladıklarını belirten Akay, şunları kaydetti: “Çalışmalarda İzmir, Çanakkale, Aydın, Manisa, Bolu ve Muğla’da meydana gelen yangınları inceledik. Yangınların yanma şiddetlerini ve etkilenen alanların boyutunu hesapladık. Yangınlardan en çok etkilenen yerler Göynük ve Karşıyaka, en az etkilen yer ise Yatağan ilçesi oldu. Geçtiğimiz hafta orman yangınlarında ülkemizde yaklaşık 14 bin hektarlık alanın, yani yaklaşık 19 bin 600 futbol sahası büyüklüğündeki alanın etkilendiğini belirledik.”

Türkiye'deki Orman Yangınları Uydudan Görüntülendi

Laboratuvar bünyesinde yangından etkilenmiş alanların envanterini oluşturmaya çalıştıklarını dile getiren Akay, bu kapsamda orman yangınlarının etkilediği arazi örtüsünü ve arazi kullanımını hesapladıklarını sözlerine ekledi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/turkiyenin-aci-kaybi-uydu-goruntulerinde-tami-tamina-19-bin-600-futbol-sahasi-buyuklugunde/feed/ 0
Çanakkale’de Boşanma Aşamasındaki Eşi Ayşe Korur’u Öldüren Sanığın Telefon Kayıtları Ortaya Çıktı https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-bosanma-asamasindaki-esi-ayse-koruru-olduren-sanigin-telefon-kayitlari-ortaya-cikti/ https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-bosanma-asamasindaki-esi-ayse-koruru-olduren-sanigin-telefon-kayitlari-ortaya-cikti/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:54:49 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8743 Çanakkale’nin Ezine ilçesinde 9 Ağustos 2022 tarihinde boşanma aşamasındaki eşi Ayşe Korur’u (38), kayınpederinin evinde av tüfeğiyle vurarak öldürüp, sosyal medyadan ‘Gururlu hissediyor’ paylaşımı yapan tutuklu sanık Gencay Korur’un (41), Çanakkale 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde davasının 5’inci duruşması görüldü. Bilirkişi tarafından tutuklu sanık Gencay Korur’un cep telefonu incelendi. Mahkemeye sunulan raporda, Gencay Korur’un ‘aşkım’ diye kaydettiği kız arkadaşına cep telefonu kayıtlarında cinayetten bir gün sonra eşini öldürdüğünü söylediği ortaya çıktı.

Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Seferşah Mahallesi Çay Sokak’ta 2022 yılı Ağustos ayında meydana gelen olayda, Gencay Korur, boşanma aşamasında olduğu eşi Ayşe Korur’u kayınpederinin evinde tüfekle vurdu. Yaralanan Ayşe Korur, Ezine Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cinayetin ardından Gencay Korur, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve İzmir Dikili İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından suç aleti ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğüne getirilen Gencay Korur, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Tutuklu sanık Gencay Korur’un Çanakkale 1’nci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına başlandı. Ezine ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi Ayşe Korur’u kayınpederinin evinde av tüfeğiyle vurarak öldüren tutuklu Gencay Korur’un Çanakkale 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde davanın 5’inci duruşması görüldü.

Tutuklu sanık Gencay Korur, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya hazır bulunurken, Ayşe Korur’un yakınları da duruşmaya katıldı. Duruşma da tutuklu sanık Gencay Korur’a ait telefon kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda hazırlanan rapor mahkemeye sunuldu.

Bilirkişi raporunda Gencay Korur’un telefon rehberinde ‘Aşkım’ isimli kişiye 10 Ağustos 2022 tarihinde cinayetten 1 gün sonra yazdığı mesajlar da şu ifadeler yer alıyor:

“Gencay Korur; Ben Ayşe’yi öldürdüm, kaçıyorum.

Aşkım; Ne zaman? Hani yapmaktan vazgeçmiştin. Sen ciddi misin? O zaman neden teslim olmuyorsun da kaçıyorsun ki?

Gencay Korur; Olacağım.

Aşkım; Hani hapiste el üstünde tutarlardı, şimdi ne değişti.

Gencay Korur; Gidiyorum. Teslim olacağım.

Aşkım; Öldüğüne emin misin? Belki sadece yaralanmıştır.

Gencay Korur; ya salak salak konuşma öldü diyorum”.

Tutuklu sanık Gencay Korur, mahkemedeki savunmasında bilirkişi raporunu kabul etmediğini belirterek, “3 kızım da benden değil. Çocuklar benden değil. Eşim kimden hamile kaldı. DNA testi istiyorum” dedi. Korur’un savunmanın ardından mahkeme heyeti davayı 12 Mart tarihine erteledi.

Duruşma sonrası adliye çıkışında açıklama yapan müşteki avukatı Ahmet Erzi, “Ayşe Korur cinayetinde sanık her ne kadar namus cinayeti şeklinde cinayeti işlediğini beyan etmiş ise de telefon yazışmalarında sanığın başka kadınlarla olan samimi konuşmaları aynı zamanda birlikte olduğu kadınlara kendi eşini Ayşe Korur’u öldüreceğine dair beyanları ortaya çıkmıştı. Dolayısıyla namusa ilişkin hiçbir şey yoktur, kalmamıştır. Mevcut halden Cumhuriyet Savcımız mütalaasını hazırlamak üzere dosyanın kendisine tevdi edilmesini talep etti. Önümüzdeki celse mütalaa açıklanacak. Biz mütalaanın ağırlaştırılmış müebbet olacağından hiçbir şüphe duymamaktayız. Sanığında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alacağından şuandaki durum itibariyle hukuken de emin durumdayız. İnşallah hak ettiği cezayı alacak. Ayşe Korur’u öldürdüğünü kendi kız arkadaşına anlatıyor. Anlattıktan sonra da kız arkadaşının şöyle bir beyanı var. Diyor ki; ‘Hani öldürmekten vazgeçecektin’ yani karısını öldür meyi daha önce planlayıp, kendi kız arkadaşına anlatıyor. ve öldürdükten sonra da kız arkadaşına bilgi veriyor; ‘ben karımı öldürdüm’ diye. Cep telefonu kayıtlarında var. Sevgilisini telefonuna aşkım diye kaydediyor. Daha sonra da karım beni aldattı diye savunma yapıyor. Yani ortada bir namusa ilişkin herhangi bir durum söz konusu değil. Burada eşini aldatan da sanığın kendisi, indirim almak için dava boyunca bir takım yalanlar, iftiralar attı. Lakin bunların hiç biri de gerçeklik payı noktasında ortaya çıkmadı. Sanığın en ağır cezayı alacağından biz artık eminiz” dedi. – ÇANAKKALE

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-bosanma-asamasindaki-esi-ayse-koruru-olduren-sanigin-telefon-kayitlari-ortaya-cikti/feed/ 0
Çanakkale’de Sanat Atölyesi Etkinliğiyle Geleneksel Seramikler Yeniden Canlandı https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-sanat-atolyesi-etkinligiyle-geleneksel-seramikler-yeniden-canlandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-sanat-atolyesi-etkinligiyle-geleneksel-seramikler-yeniden-canlandi/#respond Sat, 15 Jun 2024 21:15:49 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8562 Çanakkale’de üniversitedeki sanat atölyesi etkinliğinde bir araya gelen 3 sanatçı, geleneksel Çanakkale seramiklerini tasarımlarıyla birleştirerek özgün eserler hazırladı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi, ilk örneklerine 15’inci yüzyılda kent merkezinde rastlanan, 17’nci yüzyıl sonlarından 20’nci yüzyıl başlarına kadar yoğun olarak üretimi yapılan geleneksel Çanakkale seramiklerini yaşatmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Unutulmaya yüz tutmuş sanatın yaşatılmasına, genç kuşağa tanıtılmasına, yeni tasarım ve çağdaş formlarla yorumlanmasına öncülük eden merkez, sanat atölyesi etkinliğinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Balyemez, ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Müjde Yücel Coşar ve seramik sanatçısı Gülfidan Özmen’i bir araya geldi.

Atölyede 10 gün süren etkinlikte geleneksel Çanakkale seramiklerini tasarımlarıyla buluşturan sanatçılar, tabak ve vazo gibi eserlerine çeşitli renklerde boya ve şekillerle ayrı bir boyut kattı.

Sanatçılar, eserlerini yaz aylarında açacakları kişisel sergilerde sanatseverlerle buluşturacak.

Balyemez, AA muhabirine, atölyede Çanakkale seramiklerinin geleneksel desen, form ve dekorlarında kendilerine özgü yorum ve denemeler yaptıklarını söyledi.

Kendi alanı olduğu için daha çok Çanakkale seramiklerinin dekorları üzerine çalıştığını belirten Balyemez, “Özellikle fırça dekorları, astar akıtmalar ilgimi çekiyordu. ‘Onlarla ilgili renklerini değiştirsem nasıl olur, o dekorlar farklı renklerin üzerinde dursa nasıl olur?’ gibi birtakım denemeler yaptım. Aslında daha ziyade farklı renkleri araştırmak gibi oldu. Sonucun ne olacağını çok bilmeden başladım.” dedi.

Balyemez, Çanakkale seramiklerinin genel olarak kaba ve halkın kullanımı için yapılmış ürünler olduğunu dile getirdi.

Sanatsal açıdan bu seramiklerin özelliklerine değinen Balyemez, “Dekorları, üzerindeki fırçalar, renkler, akıtmalar o kadar özgün ki dünyanın herhangi bir yerinde o seramiği gördüğünüz zaman onun Çanakkale olduğunu anlayabilirsiniz. Bu da onu bence en değerli kılan tarafı.” ifadesini kullandı.

“Her geleneksel sanatın yaşatılması için taze kana ihtiyaç var”

Genellikle enstalasyon (yerleştirme) ya da heykel üzerine çalışmalar yapan sanatçı Gülfidan Özmen ise kullandığı gereçler zaman zaman değişse de özellikle cam, seramik ve kağıt gibi malzemelerden yararlandığını söyledi.

Çanakkale seramiklerinin akıtma sırları renklerini çok sevdiğini ve bunları soyut formlara uyguladığını aktaran Özmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu çalışma kapsamında çamurdan soyut yaptığım birtakım strüktürler, formlar var. Bunların üzerine uygulama yapacağım. Her geleneksel sanatın yaşatılması için taze kana ihtiyaç var. Bu, yeni sanatçıların çağdaş yorumlaması ya da yetişmiş geleneksel sanatçıların farklı uygulamaları olabilir. Seramik ve cam eğitimi aldım ama farklı bir bakış açısıyla yorumluyorum. Bu da malzemelere bir tazelik getiriyor.”

Coşar da Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezinin konuk sanatçılarla bu yıl ilk kez düzenlediği sanat atölyesi etkinliğinin yeni üretimlere vesile olması, yeni kuşaklara tanıtılması ve kültürel mirasa sahip çıkılması için devamının planlandığını belirtti.

Her etkinliğe konuk sanatçıların davet edileceğini, üniversiteden de öğretim üyelerinin bu çalışmaya dahil edileceğini aktaran Coşar, etkinliğin bu şekilde ortak etkileşimlere vesile olacağını ifade etti.

ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü mezunu pek çok kişinin kentte atölye açtığını ancak bunlarda genellikle satışa yönelik modern tasarımların hazırlandığını dile getiren Coşar, geleneksel Çanakkale seramiklerini üreten atölye sayısının sınırlı olduğu bilgisini verdi.

Çalıştay kapsamında yaptığı tasarımda Çanakkale seramiklerinin biçimini ele aldığını söyleyen Coşar, şöyle konuştu:

“Seramik atölyesindeki kalıpları kullandım. Üniversitenin atık kağıtları ile kağıt havluları çamura dahil ediyorum. Onun bünyeye kattığı dokuyu seviyorum. Çamura kattığımız kağıtlar, çamurun mukavemetini artırıyor. Kağıt katkılı yorumlar yapıyorum. Proje kapsamında 5 at başlı testi yaptım. 3 boyutlu olanlar var, bir de duvarda sergilenecek olan versiyonlarını çalışıyorum. Diğer işlerimde de silüetler kullanmayı seviyorum. Çanakkale seramiklerindeki at, ördek ve kuş başlı formların silüetlerini kullanarak formlar tasarlıyorum.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-sanat-atolyesi-etkinligiyle-geleneksel-seramikler-yeniden-canlandi/feed/ 0
Çanakkale’de Kadın Çiftçiler Süs Bitkileri Üretimine Başlıyor https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-kadin-ciftciler-sus-bitkileri-uretimine-basliyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-kadin-ciftciler-sus-bitkileri-uretimine-basliyor/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:24:46 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6645 Türkiye’de süs bitkileri sektöründe yeni alternatifler oluşturulması için Çanakkale’de kadın çiftçilerin bu yaz üretime başlaması planlanan çalışma kapsamında protokol imzalanarak yol haritası belirlendi.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Çanakkale Ziraat Odası ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi ile Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamuller İhracatçılar Birliği arasında protokol imzalandı.

Çanakkale Ziraat Odası aracılığıyla yapılan çağrı üzerine bir araya gelen 21 kadın çiftçi, “süs bitkilerinin üretim potansiyelinin belirlenmesi” konusunda yürütülecek projenin detaylarına ilişkin bilgilendirildi.

Protokole göre, hazırlanacak proje kapsamında Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üreticilere başlangıç materyali sağlayacak, hasat edilen ürünlerin satış ve pazarlamasına destek olacak.

Ziraat Odası, çiftçilerin organizasyonuna, ÇOMÜ eğitim ve desteklenmesine, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekonomik ve sosyal yönden gelişimlerine, Ziraat Mühendisleri Odası ise birimlerin koordinasyon ve mühendislik desteklerine katkı verecek.

Özellikle kadın üreticilerin, kooperatif ve dernek benzeri oluşumlarla bir arada bulunabilecekleri bir organizasyon oluşturulmasının hedeflendiği çalışmanın ilk aşamasında, İstanbul’da mezat ziyareti yapılacak. Ayrıca, satış ve pazarlama üzerine görsel hafızalarını geliştirmek üzere toplantılar düzenlenecek, üretim seraları gezilecek, ÇOMÜ Sürekli Eğitim Merkezi’nde eğitim verilecek, ihracata yönelik üretim desteklenecek.

Koordinasyon sağlandıktan sonra altyapıları, üretim alanları, iş gücü ve üretim kapasiteleri değerlendirilerek, süs bitkisi üretimine temmuz ayında geçilecek. Her çiftçiye ortalama 600 metrekare alanda üretim materyali sağlanarak, kalite ve standardına bağlı olarak ürün ihracatı desteklenecek.

“Termalin olduğu ilçelerin salon bitkisi üretimine uygun olduğunu düşünüyoruz”

Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, AA muhabirine, Çanakkale’nin hem iç hem de dış pazara yakınlığı nedeniyle süs bitkileri yetiştiriciliği konusunda avantajlı bir konumda yer aldığını söyledi.

Çanakkale’nin iklimsel olarak kışın birkaç ayın dışında süs bitkileri için uygun olduğunu ifade eden Yılmaz, “Burada üretim olursa yeni bir üretim alanı açmış oluruz. Şu anda süs bitkilerinde kesme çiçekte Antalya ağırlıkta bir ihracatımız söz konusu. Antalya’da yaz sıcağından dolayı iklimsel dezavantajlarımız var. Karanfilin dışında başka çeşitleri pazara sunamıyoruz. Daha fazla çeşitliliğin sağlanacağını düşündüğümüz bir bölge olduğu için Çanakkale’de birtakım çalışmalar yapılması adına iyi niyet protokolü imzaladık.” diye konuştu.

Yılmaz, Çanakkale’de kısa sürede süs bitkisi denemelerinin yapılacağını, birçok çeşidin uyumlu olacağını düşündüklerini aktardı.

Süs bitkisi üretiminin Çanakkale ve ülke ekonomisine önemli katkılar sunacağına inandığını ifade eden Yılmaz, “Bundan 10 yıl önce Sakarya’da süs bitkileri sektörü yokken şu an ciddi bir sektör oluştu. Tokat’ta böyle bir sektör yokken yeni yeni oluşmaya başlıyor.” dedi.

“Çanakkale’de de neden olmasın?” düşüncesiyle hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, bu işi layıkıyla yapabilecek üreticilerle başlanıp projenin kendiliğinden büyüyeceğini öngördüklerini anlattı.

Yılmaz, Çanakkale’de üretilecek süs bitkilerin yerel esnafın ihtiyacını karşılayacak düzeyde olacağını, daha sonra büyük hedeflerin ortaya konulacağını belirterek, şunları kaydetti:

“Bir adım sonra kentin etrafındaki büyükşehirler, sektör daha da büyüdüğünde ihracat boyutuna taşınması gerekiyor. Bunu Isparta’da da yaşadık. Isparta’da 15 yıl önce sektör yokken şu an 1500-2 bin dönüm kapalı alanda yazlık karanfil üretimi yapılıyor. Bu ürünlerin tamamının Hollanda ve İngiltere’de satışı yapılıyor. Burada hem serada kesme çiçekler hem de dış mekanda üretimler gerçekleştiriliyor. Çanakkale’de termalin olduğu ilçelerin salon bitkisi üretimine uygun olduğunu düşünüyoruz. Süs bitkileri üretiminin neredeyse tamamı burada yapılabilecek potansiyele sahip.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/canakkalede-kadin-ciftciler-sus-bitkileri-uretimine-basliyor/feed/ 0
Üniversite Öğrencileri ve Akademisyenlerden Oluşan Proje Ekibi, Fabrika Atıklarından Dev Mozaik Eser Yapıyor https://www.igdirhaber.com.tr/universite-ogrencileri-ve-akademisyenlerden-olusan-proje-ekibi-fabrika-atiklarindan-dev-mozaik-eser-yapiyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/universite-ogrencileri-ve-akademisyenlerden-olusan-proje-ekibi-fabrika-atiklarindan-dev-mozaik-eser-yapiyor/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:39:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4359 Türkiye’deki bazı üniversitelerin seramik bölümlerinden öğrenci ve akademisyenlerin oluşturduğu 96 kişilik proje ekibi, fabrika atık malzemelerini kullanarak belediye hizmet binasının dış duvarları için tasarlanan “zeytin” temalı dev mozaik eseri tamamlamaya çalışıyor.

Çanakkale Belediyesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi ile Kaleseramik Çanakkale Kalebodur Seramik Sanayi AŞ işbirliğinde Çanakkale Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim Binası açık alan kimliklendirme çalışması kapsamında “Seramik Mozaik Yüzey Kaplama” projesi başlatıldı.

Projede, ÇOMÜ’nün yanı sıra Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Muğla Sıtkı Koçman, Bilecik Şeyh Edebali, Hacettepe, Anadolu, Bolu Abant İzzet Baysal, Kastamonu ve Dokuz Eylül üniversitelerinin seramik bölümlerinden 96 öğrenci ve akademisyen yer alıyor.

ÇOMÜ’den yüksek lisans öğrencisi Sedef Aslan’ın tasarımını üstlendiği mozaik eserin yapımı, Çan ilçesindeki Kaleseramik firmasına ait Atölye Kale ve ÜR-GE departmanlarında sürüyor.

Boyu 90, eni 1,25 metre olan 112,5 metrekare ebadındaki mozaik eserin bir bölümü, daha önceki 2 çalıştayda hazırlandı. Sonraki 2 çalıştayda ise kalanı tamamlanarak, eserin geçen yıl nisan ayında hizmete giren Çanakkale Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim Binası’nın kent meydanına bakan duvarlarına haziranda monte edilmesi planlanıyor.

Mozaik deseni 21 tasarım arasından seçildi

ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Yeşim Zümrüt, AA muhabirine, belediye yetkililerinin, Yeşil Yerel Yönetim Binası inşaat aşamasındayken üniversiteden kimliklendirme çalışmaları kapsamında projeler istediğini söyledi.

İnşaat alanında yaptıkları incelemelerde mekanın hangi alanlarının değerlendirilebileceğini ele aldıklarını, iç ya da dış mekanda ne tür projeler gerçekleştirilebileceğiyle ilgili etütlerin ardından 3 ana projeye karar verdiklerini belirten Zümrüt, “Bunlardan biri de Seramik Yüzey Kaplama Projesi oldu. Diğer iki proje iç mekan projesiydi, onlar tamamlandı ve açılışı yapıldı. Üçüncü projemiz olan bu çalışma kapsamında yüksek lisans ve lisans öğrencilerimiz 21 tasarım hazırladı. Paydaşlar aracılığıyla birinde karar kıldık.” diye konuştu.

Prof. Dr. Zümrüt, kentin üniversitesi, yerel yönetimi ve sanayi kuruluşunun aynı potada buluşmasından dolayı projenin çok değerli olduğunu vurguladı.

Mozaik eserin yapımında kullandıkları malzemenin yüzde 80’inin fabrikadan çıkan yer ve duvar karosu atıkları olduğu bilgisini veren Zümrüt, şöyle devam etti:

“Atıkları renk skalasına göre ayırdık. Bunları kullanarak tasarımımızı yürüttük. O yüzden de bunu geri dönüşüm projesi olarak adlandırabiliriz. Atık malzemeyi alıyoruz, bunları sanat eserine, yıllarca kentle temas kuracak bir projeye dönüştürüyoruz. Zeytin teması bu kent için çok kıymetli bir temadır. Paydaşlar olarak belirlediğimiz tema bu oldu. Projemiz, zeytin temasının biçiminden, geometrisinden, renk skalasından çıkışlı bir tasarım üzerinde şekillendi. Atıklar ileri dönüşüm projesi olarak misyonunu yerine getirmiş olacak. Bizler eğitimcileriz. Bizim buradaki en büyük motivasyon kaynağımız da bu projede 4 ayrı çalıştayımız var. 4 çalıştayda 9 üniversite ve 96 tasarımcı çalışmış olacak. Çalışmanın montajı haziran ayında yapılacak.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/universite-ogrencileri-ve-akademisyenlerden-olusan-proje-ekibi-fabrika-atiklarindan-dev-mozaik-eser-yapiyor/feed/ 0
Çanakkale Savaşları’nda İtilaf Devletleri’nin Gelibolu Yarımadası’nı tahliyesi kutlandı https://www.igdirhaber.com.tr/canakkale-savaslarinda-itilaf-devletlerinin-gelibolu-yarimadasini-tahliyesi-kutlandi/ https://www.igdirhaber.com.tr/canakkale-savaslarinda-itilaf-devletlerinin-gelibolu-yarimadasini-tahliyesi-kutlandi/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:42:15 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=1877 ÇANAKKALE Savaşları’nda yenilgiye uğrayan İtilaf Devletleri’ne ait güçlerin Gelibolu Yarımadası’nı tahliyesinin 108’inci yıl dönümü, Seddülbahir köy meydanında düzenlenen törenle kutlandı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, “9 Ocak 1916 tarihi, Çanakkale Deniz Zaferi’mizin kara harekatında da başarısız olan düşmanlarımızın artık sadece donanmalarıyla değil, askeri tüm işgal materyalleriyle topraklarımızı terk etmek zorunda kaldığı gündür” dedi.

İtilaf Devletleri’nin Gelibolu Yarımadası’nı tahliyesinin 108’inci yıl dönümü, Seddülbahir Kalesi’nde düzenlenen törenle kutlandı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nca gerçekleştirilen törene, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale Vali Yardımcısı Abdül Kadir Duran, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Gelibolu 2’nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız, Çanakkale İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Sadi Akman ve protokol üyeleri katıldı. Program saygı duruşunda bulunulması, saygı atışının yapılması ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

‘ÇANAKKALE ZAFERİMİZ HEPİMİZE KUTLU OLSUN’

Tarihi bir yıl dönümünü anmak ve tarihin kırılma noktasını yeniden hatırlamak amacıyla bir arada olduklarını söyleyen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Yazgı, “Bu vesileyle Çanakkale’yi, vatanımızın girilmez kalesine dönüştüren şehitlerimize, gazilerimize ve adları, şanları hiç anılmayan 45 bin kilometreye yayılmış gönül coğrafyamızdan gelerek, bu aziz topraklarda şehit düşen kahramanlarımızı rahmetle anıyor ve aziz hatıralarının önünde saygıyla selamlıyorum. 9 Ocak 1916 tarihi, Çanakkale Deniz Zaferi’mizin kara harekatında da başarısız olan düşmanlarımızın artık sadece donanmalarıyla değil, askeri tüm işgal materyalleriyle topraklarımızı terk etmek zorunda kaldığı gündür. Bir yanıyla aziz milletimizin; ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım’ diyerek Akif merhumun İstiklal Marşı’mızın dizelerinde ruh verdiği haykırışın askeri alanda tecessüm ettiği ve asla hürriyetine pranga vurulamayacağını gösterdiği bir gündür. Milletimizin bu sene 100’üncü yaşını kutladığımız Cumhuriyetimizi kurması sürecinde milli benliğinizi önemli bir mihenk taşı olan Çanakkale Zaferi’miz hepimize kutlu olsun” dedi.

‘TÜRK ASKERİNİN ÇOK AÇIK, NET BİR ZAFERİ SONUÇLANMIŞTIR’

Programda konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı Kaşdemir ise “Bugün 9 Ocak günü haksızca bu topraklara saldıranların bağımsızlığımıza, vatanımıza saldıranların Çanakkale’yi geçemeyeceklerini anladıkları ve bu topraklardan çekip gittikleri, kaçtıkları, firar ettikleri ve teknik bir ifadeyle Gelibolu Yarımadası’nı tahliye ettikleri gündür ve bugün Mehmetçiğin bu topraklarda çok haklı bir direniş sonucunda dünyaya meydan okuduğu ve bu toprakların Türk milletine ait olduğunu ilan ettiği ve bu uğurda büyük bedeller ödediği ama bu topraklardan düşmanı bir adım öteye geçirmediği gündür. Bu toprakları bize vatan yapanları, bu toprakların Türk milletinde kalması için mücadele edenleri ve tabii ki en başta Anafartalar’ın kahraman komutanı, muzaffer komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü onun kahraman silah arkadaşlarını, Seyit Onbaşı’yı, Yüzbaşı Yusuf Kenan’ı, Esat Paşa’yı, Cevat Paşa’yı, o büyük komutanları, o büyük kahramanları bir kez daha saygıyla, minnetle, şükranını hatırlıyoruz, yad ediyoruz” diye konuştu Konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu ve şehitler için dua edildi. Program, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu’nca gerçekleştirilen mehteran gösterisinin ardından sona erdi.(DHA)

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/canakkale-savaslarinda-itilaf-devletlerinin-gelibolu-yarimadasini-tahliyesi-kutlandi/feed/ 0