Belçika, daha önce Telegram’ı organize suç soruşturması kapsamına alan Fransa ile birlikte bir “ortak soruşturma ekibi” (JIT) oluşturdu.
Belçika yargısına göre, Telegram, dünya çapında suçlular tarafından hiçbir kısıtlama olmadan rahatlıkla kullanılıyor.
Fransa yargısı, Ağustos ayında Telegram’ın kurucusu ve CEO’su Pavel Durov’u, organize suç örgütü soruşturmasında gözaltına almıştı.
Durov’un 5 milyon euro kefalet ve Fransa’dan ayrılmaması koşuluyla serbest bırakılmasının ardından, Telegram’la ilgili bir başka soruşturma da Belçika da başlatıldı.
Belçika makamları, De Standaard gazetesi tarafından duyurulan soruşturma haberini doğruladı.
Federal savcılık, 2020 yılından bu yana yakından izlenen Telegram uygulaması ile ilgili olarak resmi soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.
Belçika savcılığı, Telegram ile ilgili iddiaları ele almak amacıyla Fransa yargısı ile birlikte bir “ortak soruşturma ekibi” kurulduğunu da vurguladı.
Bu özel ekip, Belçika ve Fransa’daki araştırmalarda Telegram hakkında elde edilen bilgi ve belgeleri anında birbirleriyle paylaşıyor. Özel ekip, Telegram hakkında sınır ötesi ülkelerde gerçekleştirilen operasyonlarda da işbirliği yapacak.
Belçika makamları, Telegram’ın dünya çapındaki suçlular arasında hiçbir kısıtlama olmadan rahatça kullanıldığına işaret ediyor. Federal savcılık sözcüsü Eric Vandersypt’e göre, örneğin silah kaçakçılığına ilişkin hemen hemen her soruşturmada, zanlıların Telegram üzerinden iletişim sağladığı ortaya çıktı.
Telegram’ın adı, son olarak bu hafta başında Belçika, Hollanda ve ABD’de ortaklaşa gerçekleştirilen, internet üzerinden veri hırsızlığı operasyonunda gündeme geldi.
İnternet kullanıcılarının şifre ve banka bilgileri gibi kişisel verilerini ele geçiren uluslararası siber suç ağının, elde ettikleri verileri Telegram üzerinden satışa sundukları belirlendi.
Suçluların, müşterilerine Telegram üzerinden “kötü amaçlı yazılım” desteği sağladığı da ortaya çıkarıldı. Belçika savcılığı tarafından yürütülen operasyonda 2 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerin kullandığı 4 Telegram kanalı kapatıldı.
Telegram CEO’su Durov hakkındaki yasal süreç
Telegram’ın kurucusu ve CEO’su Pavel Durov, Ağustos ayı sonunda Fransa’nın başkenti Paris yakınlarındaki Le Bourget Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı.
Fransa makamları, şu an 40 yaşında olan Rusya doğumlu Fransız vatandaşı Durov’un, organize suç örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alındığını açıklamıştı.
Durov, “organize suç örgütlerinin yasa dışı transferlerine olanak tanıma, çocuk pornosu, sahtecilik ve yetkililere bilgi vermeme” gibi suçlamalar nedeniyle sorgulanmıştı.
Pavel Durov, 29 Ağustos’ta, 5 milyon euro kefalet ve Fransa’dan ayrılmaması koşuluyla serbest bırakılmıştı.
Bu olayın ardından Telegram’ın daha uzlaşmacı bir görünüm sergilediği belirtiliyor. Durov, kişisel Telegram hesabı aracılığıyla, gizlilik politikasını güncellediklerini ve kuralları ihlal edenlerin bilgilerinin ilgili makamlarla paylaşılacağı bu bildirmişti.
Durov, “yapay zeka kullanan özel bir moderatör ekibinin Telegram’ın arama işlevini çok daha güvenli hale getirdiğini” belirterek, “Tanımladığımız sorunlu içerikler artık mevcut değil” demişti.
Telegram; Facebook, YouTube, WhatsApp, Instagram, TikTok ve Wechat ile birlikte dünyanın en büyük sosyal medya platformları arasında yer alıyor.
Telegram, 2013 yılında Pavel Durov ve kardeşi Nikolai tarafından Rusya’da kuruldu.
Vladimir Putin yönetiminin muhalif toplulukların engellenmesi yönündeki taleplerine uymayı reddetmesi nedeniyle Durov 2014’te Rusya’dan ayrıldı.
Durov kardeşler, Telegram’ın merkezini Dubai’ye taşıdı. Dubai’de yaşayan Pavel Durov’un Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa vatandaşlığı da bulunuyor .
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Turu ilk maçında Fenerbahçe, yarın TSİ 23.00’te Belçika ekibi Union Saint-Gilloise ile karşı karşıya gelecek. Sarı-lacivertliler maçtan galip ayrılıp, 14 Mart Perşembe günü sahasında oynanacağı rövanş öncesi avantaj elde etmek istiyor. Fenerbahçe, Union SG ile tarihinde ilk kez karşılaşacak.
Fenerbahçe grubu lider tamamladı
Fenerbahçe, bu sezon Avrupa kupalarına UEFA Konferans Ligi elemelerinden başladı. Sarı-lacivertliler 2. turda Zimbru, 3. turda Maribor ve play-off turunda da Twente’yi eleyerek gruplara kaldı. Kanarya; H Grubu’nda Nordsjaelland, Ludogorets ve Spartak Trnava ile mücadele ederken 6 maçta 4 galibiyet, 2 mağlubiyet yaşadı. Rakip filelere 13 gol gönderirken, kalesinde 11 gol gören sarı-lacivertliler, 12 puanla gruptan lider olarak doğrudan son 16 turuna yükselmeyi başardı.
Avrupa kupalarında 267. maç
Fenerbahçe, Avrupa kupalarında bugüne kadar 266 kez boy gösterdi. Bu süreçte 105 galibiyet alan sarı-lacivertliler, 55 müsabakada berabere kalırken, 106 maçta da sahadan yenilgiyle ayrıldı. Geride kalan karşılaşmalarda Kanarya rakip fileleri 360 kez havalandırırken, kalesinde ise 380 gol gördü.
Konferans Ligi’nde 15. maç
Fenerbahçe, Avrupa Konferans Ligi’nde 15. kez mücadele edecek. Kanarya, bu organizasyonda oynadığı 14 müsabakada 10 galibiyet elde ederken, 4 de mağlubiyet aldı. Sarı-lacivertliler söz konusu mücadelelerde 38 gol sevinci yaşarken, kalesinde ise 19 gole engel olamadı.
Belçika takımları ile 9. kez
Union SG ile ilk kez bir resmi maçta karşılaşacak olan Fenerbahçe, bugüne kadar Belçika ekipleriyle 8 müsabakaya çıktı. Anderlecht ile Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, Şampiyonlar Ligi elemeleri ve Avrupa Ligi’nde toplam 6 kez karşı karşıya gelen sarı-lacivertliler, Royal Antwerp ile de 2 kez Avrupa Ligi gruplarında kozlarını paylaştı. Kanarya söz konusu karşılaşmalarda 4 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı.
Union SG, Belçika’da lider
Belçika Ligi’nde 28 maça çıkan Union Saint-Gilloise, 21 galibiyet, 5 beraberlik ve 2 mağlubiyetle topladığı 68 puanla liderlik koltuğunda oturuyor. Ligde son 22 maçta yenilmeyen sarı-lacivertliler, 61 gol atarken, kalesinde de 29 gol gördü.
Belçika ekibi, Avrupa Ligi’nden geldi
Avrupa kupalarında sezona UEFA Avrupa Ligi play-off turundan başlayan Union SG, Lugano’yu eleyerek gruplara kaldı. E Grubu’nda Liverpool, Toulouse ve LASK ile mücadele eden Belçika ekibi, grupta 8 puan toplayarak 3. oldu ve Avrupa Konferans Ligi’ne kaldı. Bu organizasyonda da son 16 play-off turunda Eintracht Frankfurt ile eşleşen Union, ilk maçta 2-2 berabere kaldığı rakibini deplasmanda 2-1 mağlup ederek üst tura yükseldi.
Kadıköy’de son 12 maçta namağlup
Geçtiğimiz sezon UEFA Avrupa Ligi grubunu namağlup tamamlayarak gruptan lider çıkan Fenerbahçe, son 16 turunda Sevilla’ya elenmişti. Sarı-lacivertliler, organizasyonda iç sahada 5 galibiyet, 1 beraberlik elde etti. Bu sezon ise Avrupa Konferans Ligi’nde mücadele eden Fenerbahçe, sahasındaki 6 maçın tamamını kazanmayı başardı. Kanarya, Avrupa’da iç sahada çıktığı son 12 maçta 11 galibiyet, 1 beraberlik aldı.
En golcü isim Michy Batshuayi
Fenerbahçe’nin UEFA Avrupa Konferans Ligi’nde bu sezon en golcü ismi 5 golle Belçikalı futbolcu Michy Batshuayi oldu. Takımın tüm kulvarlarda en golcü (22) ismi olan Bosna Hersekli Edin Dzeko, bu organizasyonda 4 gollük katkı sağlarken, Sırp futbolcu Dusan Tadic ve milli futbolcu İrfan Can Kahveci de 4’er gol kaydetti.
Joao Pinheiro düdük çalacak
Union Saint-Gilloise ile Fenerbahçe arasında oynanacak müsabakada Portekiz Futbol Federasyonu’ndan Joao Pinheiro düdük çalacak. Hakem Pinheiro’nun yardımcılıklarını Bruno Jesus ile Luciano Maia yapacak. Maçın 4. hakemi ise Miguel Nogueira olacak. Zorlu mücadelenin Video Yardımcı Hakemi (VAR) Tiago Martins, AVAR’da da Hugo Miguel görev yapacak. – İSTANBUL
]]>Union Saint-Gilloise UEFA Avrupa Ligi’nde Lugano’yu eledikten sonra gruplara kalmış; Liverpool, Toulouse, LASK Linz’in de bulunduğu E Grubu’nu 3. bitirmiş, Konferans Ligi’nde play-off turunda kupanın iddialı takımlarından Almanya temsilcisi Eintracht Frankfurt’u elemişti.
Ülkesinin en köklü kulüplerinden biri olan Union Saint-Gilloise, 48 yıl aradan sonra 2020-2021 sezonunda yeniden Belçika Süper Ligi’ne (ProLeauge) yükseldi.
Brüksel ekibi, o günden bu yana Belçika futbolunda adından en fazla söz ettiren takım oldu.
Halen ProLeauge’de 62 puanla en yakın rakibi Anderlecht’in 8 puan önünde lideri olan Union Saint-Gilloise, şampiyonluğun en güçlü adayı.
Brüksel ekibi, oynadığı son 20 maçta sadece bir yenilgi aldı.
Brüksel’in Sint – Gillis semtinde 1897 yılında kurulan takım, 2. Dünya Savaşı’na kadar Belçika’nın en başarılı kulübüydü ve tam 11 kez Belçika şampiyonu oldu.
Daha sonra istikrarsız bir süreçten geçen Union Saint-Gilloise, sürekli olarak bir alt lige düşüp çıktığı için “asansör takım” olarak anılmaya başlandı.
“Belçika’nın Sarı Lacivertlileri”, 1960’larda zaman zaman adından söz ettirse de, 1973 yılında ProLeague’den düştü.
Tam 48 yıl alt liglerde mücadele eden Union Saint-Gilloise, 2018 yılından itibaren İngiltere Premier Ligi kulüplerinden Brighton’ın patronu Tony Bloom’un “sihirli dokunuşuyla”, eski başarılı günlerine yeniden geri döndü.
Tony Bloom, 2018 yılında Union Saint-Gilloise’yi satın aldı. Ancak geri olanda kalmayı tercih eden İngiliz patron, Union Saint-Gilloise Başkanlığına o zaman 34 yaşında olan Alex Muzio’yu getirdi.
Teknik Direktör Felice Mazzu öncülüğünde genç bir takım oluşturan Brüksel ekibi, 2020-2021 sezonunda 48 yıllık aranın ardından yeniden ProLeague’e yükselmeyi başardı.
Union Saint-Gilloise, aynı sezon Belçika Kupası’nda da yarı final oynadı.
Ertesi sezona da oldukça iyi bir başlangıç yapan Union Saint-Gilloise, Belçika Futbol Şampiyonası play-offlarında Club Brugge’e yenilerek ligi 2. sırada tamamladı ve UEFA Şampiyonalar Ligi elemelerine katıldı.
Ancak genç ve deneyimsiz ekip, İskoçya’nın Glasgow Rangers takımına elenerek Şampiyonlar Ligi’ne kalamadı.
Yoluna UEFA Avrupa Ligi’nde devam eden Brüksel ekibi, çeyrek finalde Almanya’nın Bayern Leverkusen takımına yenilerek elendi.
Bu sezon da UEFA Avrupa Ligi’nde mücadele eden Union Saint-Gilloise, E Grubu’nu Liverpool ve Toulouse’un ardından 3. sırada bitirerek, Konferans Ligi’ne kaldı.
Toplam kadro değeri 66,5 milyon euro olan takımın dikkat çeken oyuncuları arasında Mohamed Amoura, Cameroon Puertas, Kroki Machida, Amani, Lapaussin ve Castro Montes gibi isimler yer alıyor.
Bu sezon 20 gol atan Cezayirli forvet Mohamed Amoura, takımın en önemli silahı olarak görülüyor.
Union Saint-Gilloise maçlarını 9 bin 400 kişilik Joseph Marien Stadyumu’nda oynuyor.
Belçika medyası: Union, ‘Kırmızı Şeytan’ Batshuayi’nin takımıyla karşılaşacak
Union Saint-Gilloise, UEFA Konferans Ligi son 16 turunda Fenerbahçe ile eşleşmekten memnun değil.
Belçika medyasına göre de Brüksel ekibi, bir önceki turda elediği Eintracht Frankfurt’tan sonra bir başka zor kura daha çekti.
Bu sezon Fenerbahçe forması ile 17 gol atan Michy Batshuayi, Belçikalı futbolseverlerin ve Union Saint-Gilloise taraftarlarının en fazla çekindiği isim.
Belçika medyasına göre, “Kızıl Şeytan” lakaplı Batshuyai’nin yeniden kendi ülkesinde sahaya çıkacak olması güzel ama Union Saint-Gilloise açısından da olumsuz bir durum.
Belçikalı kamu yayıncısı VRT, Union Saint-Gilloise’nin, Alman ekibi Eintracht Frankfurt’a karşı elde ettiği zaferin ardından bir kez daha büyük bir isimle karşı karşıya geleceğini vurgulayarak, “Union, ‘Kırmızı Şeytan’ Michy Batshuayi’nin takımı Fenerbahçe ile karşılaşacak” dedi.
Belçika spor medyası, Konferans Ligi’nde grubunu lider tamamlayan Sarı – Lacivertlilerin, kupanın en dikkat edilmesi gereken takımlardan bir olduğunu vurguluyor.
]]>Meunier, Yukatel Adana Demirspor maçı hazırlıklarını sürdüren bordo-mavili takımın antrenmanı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Ziraat Türkiye Kupası’nda Gençlerbirliği, Trendyol Süper Lig’de Atakaş Hatayspor ve Pendikspor maçlarında 3 asist yapan 32 yaşındaki sağ bek, takıma katkı sağladığı için çok mutlu olduğunu belirterek, “Ben her zaman kendimden beklentilerimi yüksek tutup, omzuma bu yükü yüklerim. Direkt olarak gol ya da asist katkısı beklemiyordum ancak her zaman en iyi performansı sergileyip takımıma yardımcı olmayı hayal ediyordum. Bunun gol ve asistlerle sonuçlanması tabii ki ayrıca mutlu ediyor.” dedi.
Meunier, bu başarısında takım arkadaşlarının da payının olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:
“Takımınıza böyle katkılar sunduğunuzda bunun tek sorumlusu ya da tek başarılısı siz olmuyorsunuz, takım arkadaşlarım da bu performansımda çok büyük pay sahibidir. Çok iyi takım arkadaşlarımın olduğunu ve onlardan katkı aldığımı söylemeliyim. Takım arkadaşlarımın nerede ne yapmaları gerektiğini bilip, uyguladığını görüyorsunuz. Onların hakkını vermem gerekiyor. Örneğin Pendikspor maçında attığımız ikinci golde zaten tüm arkadaşlarımızın bütün hareketlenmelerine baktığınızda koşuları ve diğer tüm detayları bilinçli olarak yaptığını görebiliyorsunuz. Burada övülmesi gereken bir şey varsa o da adanmışlık ve disiplindir. Kendi başarımı da takım arkadaşlarımın başarısı olarak görüyorum.”
Futbol hayatında daha önce hücumda görev yaptığını dile getiren Belçikalı oyuncu, “İçten içe içimde bir santrfor oyuncusu var. Ben aslında 24 yaşıma kadar bu şekilde oynamıştım. Hücumda her zaman olan bir oyuncuydum. 24 yaşımda Belçika’da oynarken hocam beni bir anda daha geride kullanmaya karar vermişti. Onlara da teşekkür ediyorum. Bu şekilde daha iyi katkı sağlayabileceğimi düşünmüşlerdi, o süreçlerde çok istemiyordum ama sonradan bu değişiklik sayesinde hem PSG’de hem Dortmund’da hem de Belçika Milli Takımı’nda oynadım. Şu anda da Trabzonspor’dayım. Mevkimi değiştirdikten sonra yeteneklerimi daha iyi kullanmaya başladım.” diye konuştu.
“Neleri iyi yapabildiğimizin farkındayız. Bunu devam ettirmek istiyoruz”
Meunier, transferinden önce teknik direktör Abdullah Avcı ile bir görüşme yaptığını belirterek, şunları kaydetti:
“Buraya gelmeden önce hocamızla görüşme yaptık. O görüşmeden sonra bu kararı almam 5 dakika bile sürmedi. Takımın neleri başardığını ve başarabileceğini gayet öz güvenli şekilde bana aktardıktan sonra çok düşünmeme gerek kalmadı. Hırsı ve hırslı olan insanları seven biriyim. Hocamızla konuşurken Süper Lig üçüncüsü olacağımızı ve Türkiye Kupası’nı kazanacağımızı konuştuk. ‘Çabalayacağız’ gibi kelimeler kullanmadan hemen ‘Kazanacağız’ dedi ve bu da beni çok etkiledi. Öz güven ve hırs beni çok etkiler. Neleri iyi yapabildiğimizin farkındayız. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Türkiye Ligi’nin gerçekten hak ettiği değeri görmediğini söyleyebilirim. Büyük liglerde de oynadım, o liglerin dışında kalan Türkiye, Yunanistan ve Belçika’nın da ne kadar iyi olduğunu hepimiz görüyoruz. Ne kadar yetenekli oyuncular çıktığını da görebiliyorsunuz.”
Belçikalı oyuncu, takıma adaptasyon süreciyle ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Takımda yabancı arkadaşlarımız var. Onlarla Fransızca, Almanca, İngilizce ve Felemenkçe dilleriyle konuşup anlaşabiliyoruz. Türk oyuncularımızla da İngilizce sayesinde her konuda anlaşabiliyoruz. Burada herkes iyi hissetmemize odaklanmış durumda. Türkçe de öğrenerek entegrasyonumu hızlandırıp daha iyi adapte olmak istiyorum. Gittiğim her ülkenin dilini öğrenmeye çalışıp, kendimi oranın bir parçasıymış gibi hissetmek isteyen bir insanım. Türkçe dersleri almamın da bu süreci hızlandırdığını söyleyebilirim. Ayrıca buraya geldikten sonra beklentimden çok daha iyi bir şehir ve kulüp gördüğümü ifade edebilirim. Batı şehirleri gibi. Hem modern hem de herkes yardımcı olmaya çalışıyor. Antrenman tesisleri ve genel tesis yapısı başta olmak üzere her şey çok iyi durumda. Böyle şartları bazen Dortmund’da bile görmüyorsunuz. Buraya geldiğimde her şeyin hazır olduğunu gördüm. Bana birisi bu anlamda soru sorsa aynen bu şekilde söylerdim.”
Bayern Münih gibi bir takımın olduğu Bundesliga’da başarılı olmaya çalışan Dortmund kulübünün işinin zor olduğunu ifade eden Meunier, “Dortmund’da başarılı olmak çok kolay değil. Bayern Münih gibi bir takım var. Onların gölgesinde başarılı olmaya çalışıyorsunuz. Bazen istediğiniz gibi gitmiyor. Dortmund ile beraber çok iyi takımlar kursak da işlerin iyi gitmediği zamanlar oldu.” dedi.
Meunier, Dortmund’da geçirdiği yılları “Gayet güzel zamanlardı.” ifadesiyle anlatarak, “Her zaman hatırımda kalacaklar. Bizim mesleğimizde işler bazen beklediğiniz gibi gitmeyebiliyor. Bütün kararları doğru alsanız bile gitmeyeceği zaman gitmez. Aslında Dortmund’da olan da buydu. Yine de tekrardan söylemem gerekirse o günleri ve taraftarları her zaman hatırlayacağım.” diye konuştu.
Taraftara davet
Meunier, bordo-mavili takımın taraftarlarının tutkulu olduğuna işaret ederek, sözlerine şöyle tamamladı:
“Buraya geldiğim ilk günden itibaren bana bunu hissettirdiler. Taraftarlarımızın ne kadar tutkulu ve destek verdiklerinde neler yapabildiklerini takım arkadaşlarım da bana anlattı. Durağanı çok seven birisi değilim, bizimle beraber taraftarlarımızın da o anları yaşadığını görebilmek benim adıma çok önemli. Ben de tutkulu bir insanım. Taraftarları da öyle görmek beni mutlu eder. Dolu stadyum en büyük beklentimdir. Umarım pazar günü stadyum dolacaktır. Biz de onları hissederek maçı yaşayıp kazanacağız. Benim futbolcu olma sebeplerimden bir tanesi de budur. Sahada o enerjiyi almak istiyorum. Geriye dönük birçok görüntü ve maçları izledim. Kupa maçlarında, şampiyonluk zamanlarında ve önemli maçlarda taraftarlarımızın inanılmaz bir atmosfer oluşturduğunu biliyorum. Umarım pazar günü de bunlardan biri olur.”
]]>Trabzonspor’un devre arasında kadrosuna kattığı 32 yaşındaki Belçikalı sağ bek Thomas Meunier, bordo-mavili takımın gerçekleştirdiği antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Meunier, takıma gol ve asist katkısı sağladığı için çok mutlu olduğunu belirterek, “Ben her zaman kendimden beklentilerimi yüksek tutup, omzuma bu yükü yüklerim. Direkt olarak gol ya da asist katkısı beklemiyordum ancak her zaman en iyi performansı sergileyip, takımıma yardımcı olmayı hayal ediyordum. Bunun gol ve asistlerle sonuçlanması tabii ki ayrıca mutlu ediyor. Takımınıza böyle katkılar sunduğunuzda bunun tek sorumlusu ya da tek başarılısı siz olmuyorsunuz, takım arkadaşlarım da bu performansımda çok büyük pay sahibidir. Çok iyi takım arkadaşlarımın olduğunu ve onlardan katkı aldığımı söylemeliyim. Takım arkadaşlarımın nerede ne yapmaları gerektiğini bilip uyguladığını görüyorsunuz. Onların hakkını vermem gerekiyor. Örneğin Pendikspor maçında attığımız ikinci golde zaten tüm arkadaşlarımızın bütün hareketlenmelerine baktığınızda koşuları ve diğer tüm detayları bilinçli olarak yaptığını görebiliyorsunuz. Burada övülmesi gereken bir şey varsa o da adanmışlık ve disiplindir. Kendi başarımı da takım arkadaşlarımın başarısı olarak görüyorum. Ben aslında 24 yaşıma kadar hücum oyuncusu olarak oynadım. Hücumda her zaman olan bir oyuncuydum. 24 yaşımda Belçika’da oynarken hocam beni bir anda daha geride kullanmaya karar vermişti. Onlara da teşekkür ediyorum. Bu şekilde daha iyi katkı sağlayabileceğimi düşünmüşlerdi, o süreçlerde çok istemiyordum ama sonradan bu değişiklik sayesinde hem PSG’de hem Dortmund’da hem de Belçika Milli Takımı’nda oynadım. Şu anda da Trabzonspor’dayım. Mevkimi değiştirdikten sonra yeteneklerimi daha iyi kullanmaya başladım” dedi.
“Trabzonspor’a gelme kararı almam 5 dakika bile sürmedi”
Bordo-mavili kulübe transferinden önce Teknik Direktör Abdullah Avcı ile bir görüşme yaptığını ve 5 dakikada Trabzonspor’a transfer olmak için ikna olduğunun altını çizen deneyimli futbolcu, “Buraya gelmeden önce hocamızla görüşme yaptım. O görüşmeden sonra bu kararı almam 5 dakika bile sürmedi. Takımın neleri başardığını ve başarabileceğini gayet öz güvenli şekilde bana aktardıktan sonra çok düşünmeme gerek kalmadı. Hırsı ve hırslı olan insanları seven biriyim. Hocamızla konuşurken Süper Lig 3.’sü olacağımızı ve Türkiye Kupası’nı kazanacağımızı konuştuk. Çabalayacağız gibi kelimeler kullanmadan ‘Hemen kazanacağız’ dedi ve bu da beni çok etkiledi. Öz güven ve hırs beni çok etkiler. Neleri iyi yapabildiğimizin farkındayız. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Türkiye Ligi’nin gerçekten hak ettiği değeri görmediğini söyleyebilirim. Büyük liglerde de oynadım, o liglerin dışında kalan Türkiye, Yunanistan ve Belçika’nın da ne kadar iyi olduğunu hepimiz görüyoruz. Ne kadar yetenekli oyuncular çıktığını da görebiliyorsunuz. Takımda yabancı arkadaşlarımız var. Onlarla Fransızca, Almanca, İngilizce ve Flemenkçe dilleriyle konuşup anlaşabiliyoruz. Türk oyuncularımızla da İngilizce sayesinde her konuda anlaşabiliyoruz. Burada herkes iyi hissetmemize odaklanmış durumda. Türkçe de öğrenerek entegrasyonumu hızlandırıp daha iyi adapte olmak istiyorum. Gittiğim her ülkenin dilini öğrenmeye çalışıp kendimi oranın bir parçasıymış gibi hissetmek isteyen bir insanım. Türkçe dersleri almamın da bu süreci hızlandırdığını söyleyebilirim. Ayrıca buraya geldikten sonra beklentimden çok daha iyi bir şehir ve kulüp gördüğümü ifade edebilirim. Batı şehirleri gibi. Hem modern hem de herkes yardımcı olmaya çalışıyor. Antrenman tesisleri ve genel tesis yapısı başta olmak üzere her şey çok iyi durumda. Böyle şartları bazen Dortmund’da bile görmüyorsunuz. Buraya geldiğimde her şeyin hazır olduğunu gördüm. Bana birisi bu anlamda soru sorsa aynen bu şekilde söylerdim” diye konuştu.
“Tutkulu bir taraftarımız var”
Trabzonspor taraftarının tutkulu olduğunu dile getiren Meunier, “Tutkulu taraftarlarımız var. Buraya geldiğim ilk günden itibaren bana bunu hissettirdiler. Taraftarlarımızın ne kadar tutkulu ve destek verdiklerinde neler yapabildiklerini takım arkadaşlarım da bana anlattı. Durağanı çok seven birisi değilim, bizimle beraber taraftarlarımızın da o anları yaşadığını görebilmek benim adıma çok önemli. Ben de tutkulu bir insanım. Taraftarları da öyle görmek beni mutlu eder. Dolu stadyum en büyük beklentimdir. Umarım pazar günü stadyum dolacaktır. Biz de onları hissederek maçı yaşayıp kazanacağız. Benim futbolcu olma sebeplerimden bir tanesi de budur. Sahada o enerjiyi almak istiyorum. Geriye dönük birçok görüntü ve maçları izledim. Kupa maçlarında, şampiyonluk zamanlarında ve önemli maçlarda taraftarlarımızın inanılmaz bir atmosfer oluşturduğunu biliyorum. Umarım pazar günü de bunlardan biri olur” açıklamasında bulundu.
“O günleri ve taraftarları her zaman hatırlayacağım”
Geçmişte kadrosunda bulunduğu Borussia Dortmund ile ilgili de konuşan Belçikalı futbolcu, “Dortmund’da başarılı olmak çok kolay değil. Bayern Münih gibi bir takım var. Onların gölgesinde başarılı olmaya çalışıyorsunuz. Bazen istediğiniz gibi gitmiyor. Dortmund ile beraber çok iyi takımlar kursak da işlerin iyi gitmediği zamanlar oldu. Ne kadar iyi takımlar kurulsa da işler bazen istenildiği gibi gitmiyor ancak Dortmund’da geçirdiğim yıllar gayet güzel zamanlardı. Her zaman hatırımda kalacaklar. Bizim mesleğimizde işler bazen beklediğiniz gibi gitmeyebiliyor. Bütün kararları doğru alsanız bile gitmeyeceği zaman gitmez. Aslında Dortmund’da olan da buydu. Yine de tekrardan söylemem gerekirse o günleri ve taraftarları her zaman hatırlayacağım” şeklinde konuştu.
Öte yandan Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında 25 Şubat Pazar günü oynayacağı Adana Demirspor karşılaşmasının hazırlıklarını sürdürdü. Hazırlıkların ilk 30 dakikası basın mensuplarına açık şekilde gerçekleştirildi. Geçen hafta oynanan Pendikspor karşılaşmasında arka adalesinde sorun yaşayan ve maça devam edemeyen Fernandez, kas spazmı yaşayan Berat Özdemir ve rehabilitasyon sürecinde olan Orsic aşil tendonunda ağrı bulunmasından ötürü antrenmana katılmadı. – TRABZON
]]>