Bayrağı – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Sat, 22 Jun 2024 21:42:13 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bosna Hersek’in Altın Zambaklı Bayrağı Tarih Müzesi’nde Sergileniyor https://www.igdirhaber.com.tr/bosna-hersekin-altin-zambakli-bayragi-tarih-muzesinde-sergileniyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/bosna-hersekin-altin-zambakli-bayragi-tarih-muzesinde-sergileniyor/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:42:13 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=9110 Bosna Hersek’in 1992’de ilan ettiği bağımsızlığın ardından ülkenin resmi bayrağı halini alan ancak savaş sonrası değiştirilen altın zambaklı bayrak, üzerindeki şarapnel izleriyle Tarih Müzesi’nde geçmişe ışık tutuyor.

Bosna Hersek, 29 Şubat ve 1 Mart 1992’de yapılan referandumla Yugoslavya’dan ayrılarak kazandığı bağımsızlığının 32’nci yılını kutlarken, ülkenin ilk altın zambaklı bayrağı Bosna Hersek Tarih Müzesi’nde, 1992-1995’teki savaşta aldığı şarapnel izleriyle sergileniyor.

Tarihçi Enver İmamovic, Mayıs 1992’de Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Binası’na asılan ilk altın zambaklı bayrağı AA muhabirine anlattı.

İmamovic, bayrağı zor şartlar altında hazırladıklarını ifade ederek, “Bu kumaşı zor bulduk, ipektendi. Yıkılan ve yağmalanan Saraybosna’da bunu bulmak çok zordu. Zar zor beyaz bir kumaş bulduk.” dedi.

Saraybosna’daki Gorica semtinde bir baskı atölyesi bulduklarını belirten İmamovic, atölye sahibi Salem Malovic’in, bayrağı “elektriğin olmadığı zor savaş şartları altında” bastığını dile getirdi.

İmamovic, bayrağı hemen Devlet Başkanlığı Binası’na getirdiklerini anlatarak, şöyle devam etti:

“Orada eski Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyesi Ejub Ganic ve birçok kişinin olduğunu hatırlıyorum. Bayrağı getirdiğimizde ve açtığımızda herkes çok sevindi. Ganic bunu hemen Başkanlık binasının penceresinin altına yerleştirmemde bana yardımcı oldu. Böylesine zorluk dolu günlerde, yeni Bosna Hersek’in sembolü olan yeni bayrağı görmenin tüm bu zorlukları yaşayan Saraybosnalılar için ne anlama geldiğini bir düşünün.”

Ülkedeki savaşta Devlet Başkanlığı Binası’nda ancak 15 gün dalgalanan bayrağın, havan topu saldırılarında hasar gördüğünü belirten İmamovic, “Bayrağın bugün olduğu gibi tarihi bir değere sahip olacağını biliyordum. Onu sardım ve savaş sırasında evimde sakladım. Savaş sona erdiğinde onu Bosna Hersek Tarih Müzesi’ne teslim ettim ve adeta oradaki ilk eser oldu.” diye konuştu.

İmamovic, “Bayrak şimdi burada, karşımızda ve ona baktığımda içimdeki duygular uyanıyor, bunca yıl sonra ona yeniden dokunacağım. Orta Çağ’da hiçbir Avrupa ülkesinde zambak, Bosna’da olduğu kadar özel ve kamusal yaşamın her alanında, parada, mücevherlerde, kitaplarda, mezar taşlarında bu kadar kullanılmamıştı.” dedi.

Altın zambak sembolünün 1998’de kaldırıldığını dile getiren İmamovic, “Büyük bir hata yapıldı ama aynı zamanda, öncelikle Bosna ve Hersek’teki çok sayıda insana, aynı zamanda kendilerini Bosnalı ve Hersekli olarak gören herkese karşı da bir adaletsizlik yapıldı.” değerlendirmesinde bulundu.

İmamovic, altın zambaklı bayrağın, herhangi bir dini ya da etnik grubu değil tüm halkları temsil ettiğini belirterek, bayrağın kendini ülkeye, kültüre ve geçmişine ait gören insanların simgesi olduğunu söyledi.

Bayrağın bir gün Bosna Hersek’te yeniden dalgalandırılacağına inandığını kaydeden İmamovic, “Bu bayrak her zaman Bosna Hersek’i sevenlerin kalbinde olacak.” ifadesini kullandı.

Bağımsızlık referandumunda kullanılan oyların yüzde 99,44’ü “evet” oldu

Yugoslavya ülkesi Hırvatistan’ın 1991’de bağımsız olmasının ardından büyük oranda Sırpların kontrolünde bulunan Yugoslav Halk Ordusu (JNA) ile Hırvat güçleri arasında başlayan çatışmalar, komşu Bosna Hersek’e de sıçradı.

JNA, Bosna Hersek sınırları içinde kalan ancak nüfusunun çoğunluğunu Hırvatların oluşturduğu Ravno’ya saldırdı. Yugoslavya’nın bölünmesini kendi lehine kullanmak isteyen Bosnalı Hırvatlar ve Sırplar da ülke topraklarını aralarında pay etmek istedi.

Hırvatlar, 18 Kasım 1991’de Hersek Bosna Hırvat Cumhuriyeti’ni, Sırplar ise 9 Ocak 1992’de Sırp Cumhuriyeti’ni ilan etti. O yıllarda ülkenin büyük çoğunluğunu oluşturan Müslüman Boşnakların bağımsız bir Bosna Hersek’ten başka çıkış yolu bulunmazken, Slovenya ve Hırvatistan’ın Yugoslavya’dan ayrılmalarının akabinde Bosna Hersek’te de bağımsızlık referandumu kararı alındı.

Bosnalı Sırpların büyük oranda boykot ederek katılmadığı referandum, 29 Şubat ve 1 Mart 1992’de yapılırken, halkın yüzde 64,31’inin sandığa gittiği halk oylamasında kullanılan oyların yüzde 99,44’ü bağımsızlık için “evet” oldu.

“Bağımsız” olan Bosna Hersek, 22 Mayıs 1992’de Birleşmiş Milletler (BM) üyeliğine kabul edildi.

Saraybosna 44 ay kuşatma altında kaldı

Bağımsızlık referandumunun hemen ardından JNA’nın yanı sıra Bosna Hersek ve Sırbistan’dan paramiliter Sırp birlikleri, Müslüman Boşnaklara karşı etnik temizlik başlattı.

Dünyanın gözü önünde 3,5 yıl süren savaşta çok büyük sivil katliamlar, işkenceler, etnik temizlikler, sürgünler ve soykırım gerçekleşirken, başkent Saraybosna, tam 44 ay Sırpların kuşatması altında kaldı.

Yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği, milyonlarcasının evlerini terk etmek zorunda kaldığı, kadınların tecavüze uğradığı, sivillerin toplama kamplarında işkence gördüğü kanlı savaş, ABD’de günler süren müzakerelerin ardından 21 Kasım 1995’te paraf edilen ve 14 Aralık 1995’te Fransa’da dönemin Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç, Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Milosevic ve Hırvatistan Cumhurbaşkanı Franjo Tudjman’ın imzaladığı Dayton Barış Antlaşması ile sona erdi.

Altın zambaklı Bosna Hersek bayrağı

Üzerinde altın renginde 6 zambağın bulunduğu eski Bosna Hersek bayrağı, savaşın sona ermesinin ardından ülkedeki diğer etnik gruplar tarafından kabul edilmedi.

Bunun üzerine bayrak sorunu, dönemin Avrupa Birliği (AB) Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Carlos Westendorp’un çabalarıyla, parlamentoda karşı çıkılmasına rağmen, 3 Şubat 1998’de çıkarılan yasayla çözüldü.

Bosna Hersek’i o tarihten itibaren mavi zemin üzerinde sarı bir üçgenin ve beyaz yıldızların bulunduğu bayrak temsil ediyor.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/bosna-hersekin-altin-zambakli-bayragi-tarih-muzesinde-sergileniyor/feed/ 0
FİLİNİSTİN’E DESTEK MİTİNGİNDEKİ YUMRUKLU SALDIRI DAVASINDA SANIK HAKİM KARŞINDA https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/ https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:33:31 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3594

-Ege Akersoy: Pişmanım

Özden ATİK/ İSTANBUL, İstanbul’da düzenlenen Filistin’e destek mitinginde “Kelime-i Tevhid” bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk attığı gerekçesiyle 17 gün tutuklu kalan 25 yaşındaki üniversite öğrencisi Ege Akersoy, 4 yıla kadar hapis istemiyle bugün hakim karşısına çıktı. Akersoy, şikayetçinin taşıdığı bayrağın Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüğünü ifade ederek “Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi. Mahkeme, Akersoy hakkındaki yurt dışı yasağını kaldırarak dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya,, tutuksuz sanık Ege Akersoy gelirken, şikayetçi İsmail Aydemir katılmadı.

Sanık Ege Akersoy kimlik sorgusunda elektrik mühendisliği mezunu ve öğrenci olduğunu, çalışmadığından herhangi bir geliri olmadığını söyledi. Akersoy, “31 Aralık günü arkadaşımda kalmıştım. Sabahında vapurla Kadıköy’den Karaköy’de geldim. Haliç metro civarında şikayetçi ismail Aydemir’i gördüm. Elinde yeşil üzerinde Arapça yazılı bayrak vardı. Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olay öncesinde Suudi Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray-Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşının okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye içinde dolandırılmasından rahatsız oldum. Ayrıca 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde sadece Türk bayrağı dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. O gün tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardayız, şehitlerimiz varken Türk bayrağının taşınması daha doğru’ dedim. O da ‘Sanane istediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada bana vuracağını düşünerek kendimi koruma dürtüsüyle kendisine bir kez yumruk attım. Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Bu olay müştekiyle aramızda münferiden yaşanmış bir olaydı böyle de kalması gerekirdi. ” dedi. Akersoy, müştekiye yönelik “Tam bir Arap sevici Arap kültürünü savunuyor” tarzı sözler söylediğini hatırlamadığını belirtti.

Akersoy’un avukatı Ali Öztürk ise “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Halkın bir kesimin aşağılamak gibi bir durum yoktur. Bir anda gelişen münferit bir olaydır” diyerek beraat talep etti.

“ŞİKAYETİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR”

İsmail Aydemir’in hasta olduğu için duruşmaya gelemediğini belirten müşteki avukatı Deniz Alp İmamoğlu ise “Şikayetiniz devam etmektedir. Savunmaları suçtan kurtulmaya yöneliktir. Müvekkilin kendisine yönelik bir hareketi olduğunu söylemiş o yüzden yumruk attığını söylemiştir. Ancak müvekkilimde skolyoz denilen omurga eğriliği rahatsızlığı vardır. Bu yüzden yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak yumruk atma imkanı olamaz. Müvekkil olayda yaralanmıştır. Müvekkilin elindeki bayrak yasa dışı mıdır, illegal ifadeler mi vardır, terör örgütünün siması mı vardır, hayır.  Müvekkilimin taşıdığı bayrak tabut üzerine konulan tevhid bayrağıdır. Müvekkilin katılma sebebi Filistinlilere yapılanlara karşı gelmek için olduğu gibi, 12 şehidimize rahmet okutmaktır” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti. Diğer şikayetçi avukatı ise müvekkilinin bayrağı miting alanındaki seyyar satıcıdan aldığını, ayrıca Türk bayrağı da taşımakta olduğunu ifade ederek sanığın cezalandırılmasını istedi.

“OLAYI BURAYA GETİREN MEDYAYA YANSIMASI VE SOSYAL LİNÇTİR”

Savcı, dosyanın mütalaa için kendisine verilmesini istedi. Söz alan sanık avukatı Ali Öztürk, “Olayın, bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilimin, müştekinin hastalıklarını bilmesi mümkün değil, aralarında itişme olduğunu kendini koruma maksatlı hareket ettiğini söylemiştir. Olayı buraya getiren medyaya yansıması ve bir nevi sosyal linçtir. Müvekkilim bayrak da ne yazdığını bilmiyordu. Bayrak da ne yazdığını müşteki de olaydan önce bilmiyordu” şeklinde konuştu.

YURT DIŞI YASAĞI KALDIRILDI

Mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere savcılığa gönderilmesine karar verdi. Sanık hakkındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

“EL ÖPÜP BAYRAĞA SAYGI GÖSTERİSİNDE BULUNSAYDI UZLAŞMAYA HAZIRDIK”

Şikayetçi avukatı Deniz Alp İmamoğlu duruşma sonrasında basın mensuplarına açıklama yaparak müvekkilinin taşıdığı bayrağın, yasadışı bir bayrak olmadığını belirtti. İmamoğlu, müvekkilinin uğradığı saldırının kabul edilemez olduğunu söyleyerek “Böyle bir saldırının düşünce ve ifade özgürlüğüne yapıldığını düşünüyoruz. Sanığın cezalandırılmasını talep ettik. Sanık herhangi bir şekilde uzlaşmaya yanaşmadı. Biz müvekkilden el öpüp özür dilendiğinde uzlaşmaya açıktık ve bayrağa bir saygı gösterisinde bulunulduğunda uzlaşmaya hazırdık. Sanık bunu kabul etmedi” dedi.

İDDİANAME

Fatih’te 1 Ocak sabah saatlerinde yapılan ‘Şehitlere rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet’ mitingine katılan İsmail Aydemir elinde Kelime-i Tevhid Bayrağı ile yürümüştü. Ege Akersoy, Haliç metrosu civarında tesadüfen karşılaştığı Aydemir’e “Sen Türk değil misin” dedikten sonra yumruk atmıştı. Gözaltına alınan Akersoy  tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede Ege Akersoy’un kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e “Sen tam bir Arap sevicisisin… Arap kültürünü savunuyor” şeklinde söylemler ile halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği belirtildi. İddianamede, şüpheli Akersoy’un “Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından toplam 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapsi istendi.Akersoy, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/feed/ 0
Filinistin’e destek mitingindeki yumruklu saldırı davasında sanık hakim karşında https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/ https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:30:44 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3591

-Ege Akersoy: Pişmanım

Özden ATİK/ İSTANBUL, İstanbul’da düzenlenen Filistin’e destek mitinginde “Kelime-i Tevhid” bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk attığı gerekçesiyle 17 gün tutuklu kalan 25 yaşındaki üniversite öğrencisi Ege Akersoy, 4 yıla kadar hapis istemiyle bugün hakim karşısına çıktı. Akersoy, şikayetçinin taşıdığı bayrağın Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüğünü ifade ederek “Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi. Mahkeme, Akersoy hakkındaki yurt dışı yasağını kaldırarak dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya,, tutuksuz sanık Ege Akersoy gelirken, şikayetçi İsmail Aydemir katılmadı.

Sanık Ege Akersoy kimlik sorgusunda elektrik mühendisliği mezunu ve öğrenci olduğunu, çalışmadığından herhangi bir geliri olmadığını söyledi. Akersoy, “31 Aralık günü arkadaşımda kalmıştım. Sabahında vapurla Kadıköy’den Karaköy’de geldim. Haliç metro civarında şikayetçi ismail Aydemir’i gördüm. Elinde yeşil üzerinde Arapça yazılı bayrak vardı. Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olay öncesinde Suudi Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray-Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşının okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye içinde dolandırılmasından rahatsız oldum. Ayrıca 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde sadece Türk bayrağı dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. O gün tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardayız, şehitlerimiz varken Türk bayrağının taşınması daha doğru’ dedim. O da ‘Sanane istediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada bana vuracağını düşünerek kendimi koruma dürtüsüyle kendisine bir kez yumruk attım. Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Bu olay müştekiyle aramızda münferiden yaşanmış bir olaydı böyle de kalması gerekirdi. ” dedi. Akersoy, müştekiye yönelik “Tam bir Arap sevici Arap kültürünü savunuyor” tarzı sözler söylediğini hatırlamadığını belirtti.

Akersoy’un avukatı Ali Öztürk ise “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Halkın bir kesimin aşağılamak gibi bir durum yoktur. Bir anda gelişen münferit bir olaydır” diyerek beraat talep etti.

“ŞİKAYETİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR”

İsmail Aydemir’in hasta olduğu için duruşmaya gelemediğini belirten müşteki avukatı Deniz Alp İmamoğlu ise “Şikayetiniz devam etmektedir. Savunmaları suçtan kurtulmaya yöneliktir. Müvekkilin kendisine yönelik bir hareketi olduğunu söylemiş o yüzden yumruk attığını söylemiştir. Ancak müvekkilimde skolyoz denilen omurga eğriliği rahatsızlığı vardır. Bu yüzden yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak yumruk atma imkanı olamaz. Müvekkil olayda yaralanmıştır. Müvekkilin elindeki bayrak yasa dışı mıdır, illegal ifadeler mi vardır, terör örgütünün siması mı vardır, hayır.  Müvekkilimin taşıdığı bayrak tabut üzerine konulan tevhid bayrağıdır. Müvekkilin katılma sebebi Filistinlilere yapılanlara karşı gelmek için olduğu gibi, 12 şehidimize rahmet okutmaktır” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti. Diğer şikayetçi avukatı ise müvekkilinin bayrağı miting alanındaki seyyar satıcıdan aldığını, ayrıca Türk bayrağı da taşımakta olduğunu ifade ederek sanığın cezalandırılmasını istedi.

“OLAYI BURAYA GETİREN MEDYAYA YANSIMASI VE SOSYAL LİNÇTİR”

Savcı, dosyanın mütalaa için kendisine verilmesini istedi. Söz alan sanık avukatı Ali Öztürk, “Olayın, bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilimin, müştekinin hastalıklarını bilmesi mümkün değil, aralarında itişme olduğunu kendini koruma maksatlı hareket ettiğini söylemiştir. Olayı buraya getiren medyaya yansıması ve bir nevi sosyal linçtir. Müvekkilim bayrak da ne yazdığını bilmiyordu. Bayrak da ne yazdığını müşteki de olaydan önce bilmiyordu” şeklinde konuştu.

YURT DIŞI YASAĞI KALDIRILDI

Mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere savcılığa gönderilmesine karar verdi. Sanık hakkındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

“EL ÖPÜP BAYRAĞA SAYGI GÖSTERİSİNDE BULUNSAYDI UZLAŞMAYA HAZIRDIK”

Şikayetçi avukatı Deniz Alp İmamoğlu duruşma sonrasında basın mensuplarına açıklama yaparak müvekkilinin taşıdığı bayrağın, yasadışı bir bayrak olmadığını belirtti. İmamoğlu, müvekkilinin uğradığı saldırının kabul edilemez olduğunu söyleyerek “Böyle bir saldırının düşünce ve ifade özgürlüğüne yapıldığını düşünüyoruz. Sanığın cezalandırılmasını talep ettik. Sanık herhangi bir şekilde uzlaşmaya yanaşmadı. Biz müvekkilden el öpüp özür dilendiğinde uzlaşmaya açıktık ve bayrağa bir saygı gösterisinde bulunulduğunda uzlaşmaya hazırdık. Sanık bunu kabul etmedi” dedi.

İDDİANAME

Fatih’te 1 Ocak sabah saatlerinde yapılan ‘Şehitlere rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet’ mitingine katılan İsmail Aydemir elinde Kelime-i Tevhid Bayrağı ile yürümüştü. Ege Akersoy, Haliç metrosu civarında tesadüfen karşılaştığı Aydemir’e “Sen Türk değil misin” dedikten sonra yumruk atmıştı. Gözaltına alınan Akersoy  tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede Ege Akersoy’un kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e “Sen tam bir Arap sevicisisin… Arap kültürünü savunuyor” şeklinde söylemler ile halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği belirtildi. İddianamede, şüpheli Akersoy’un “Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından toplam 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapsi istendi.Akersoy, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/feed/ 0
İstanbul’da bayrak tartışması: Yumruk atan öğrenci hakim karşısında https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-bayrak-tartismasi-yumruk-atan-ogrenci-hakim-karsisinda/ https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-bayrak-tartismasi-yumruk-atan-ogrenci-hakim-karsisinda/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:30:42 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3552

GAYE ŞEYMA CAN

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde İstanbul’da, 1 Ocak’ta düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” adlı yürüyüşü sonrasında elinde Kelime-i Tevhid yazılı yeşil bayrak taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk atan üniversite öğrencisi Ege Akersoy hakim karşısına çıktı. Akersoy savunmasında, “Şu anda şehitlerimiz varken Türk Bayrağı’nın taşınması daha doğru’ şeklinde sözler söyledim. O da bana ‘İstediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada ben onun bana vuracağını düşünerek kendimi koruma içgüdüsüyle kendisine yumruk attım. Pişmanım, yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi.

İstanbul’daki Galata Köprüsü’nde, yılın ilk gününde; Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın Yüksek İstişare Kurulu üyesi olduğu TÜGVA öncülüğünde Milli İrade Platformu tarafından düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” adlı yürüyüş sonrasında elinde Kelime-i Tevhid yazılı yeşil bayrak taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk atan üniversite öğrencisi Ege Akersoy olayın ardından gözaltına alınarak “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “kasten yaralama” suçundan tutuklanarak Silivri’deki Marmara Cezaevi’ne gönderilmişti. 17 Ocak’ta ise Akersoy hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verilmişti.

Akersoy bugün hakim karşısına çıktı. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmaya Ege Akersoy, ailesi ve taraf avukatları katıldı. Ege Akersoy mahkemede şöyle konuştu:

“BANA VURACAĞINI SANDIM, KENDİMİ KORUMA İÇGÜDÜSÜYLE YUMRUK ATTIM”

“Haliç Metro civarında müştekiyle karşılaştım. Elinde yeşil, üzerinde ne yazdığını bilmediğim bir bayrağı önce sallayarak bana doğru geliyordu. Ben bayrağın Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olaydan önce Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray- Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşımızın okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye’de dalgalandırılmasından rahatsız oldum. Yine bu olaydan kısa bir süre çnce 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde yalnızca Türk Bayrağı’nın dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. Bu nedenle olay öncesinden tanımadığın tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardan geçiyoruz. Şu anda şehitlerimiz varken Türk Bayrağı’nın taşınması daha doğru’ şeklinde sözler söyledim. O da bana ‘İstediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada ben onun bana vuracağını düşünerek kendimi koruma içgüdüsüyle kendisine yumruk attım. Pişmanım, yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum.”

“O BAYRAK ŞEHİTLERİN TABUTUNA BIRAKILAN BAYRAKTIR”

Müşteki vekili Deniz Alp İmamoğlu ise mahkemede şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, “Müvekkilimin yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak kendisinin sanığa yönelik saldırma imkanı bulunmamaktadır. O gün orada taşınan bayrak şehitlerin tabutlarının üzerine bırakılan bayraktır. Sanığın cezalandırılmasını talep ederiz” dedi.

“ŞEHİT TABUTUNA TÜRK BAYRAĞI SERİLİR”

Kendisine söz verilen Ege Akersoy’un avukatı, daha sonra mütalaaya karşı beyanda bulunacaklarını belirterek, “Olayın bayrakla veya bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilim, tüm aşamalarda müşteki ile aralarında itiş kakış olduğunu beyan etmiştir. Kendisinin bu sebeple vurduğu aşikardır. Müştekinin fiziki durumuyla olayın bir irtibatı yoktur. Ayrıca resmi şehit törenlerinde tabutların üzerine tevhid bayrağı değil Türk Bayrağı serilir” diye konuştu.

Dosyayı, mütalaasını hazırlaması için duruşma savcısına gönderen mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/istanbulda-bayrak-tartismasi-yumruk-atan-ogrenci-hakim-karsisinda/feed/ 0