Ayrı – Iğdır Haber https://www.igdirhaber.com.tr Sat, 03 Aug 2024 21:48:43 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Murat Kurum: Geçmişte kadınlarımızı ayrıştıranlar bugün de siyasi tercihleri yüzünden ayrıştırıyorlar https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-gecmiste-kadinlarimizi-ayristiranlar-bugun-de-siyasi-tercihleri-yuzunden-ayristiriyorlar/ https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-gecmiste-kadinlarimizi-ayristiranlar-bugun-de-siyasi-tercihleri-yuzunden-ayristiriyorlar/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:48:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11617 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “Geçmişte kadınlarımızı kıyafetleri yüzünden ayrıştıranlar bugün de kadınlarımızı, annelerimizi siyasi tercihleri yüzünden ayrıştırıyorlar. Siz hiç eşitlikçi, hiç adil olmayacak mısınız? Bu millet sizin bu ayrımcılığınızdan neler çekti.” dedi.

Kurum, Silivri’de Eski Belediye Binası Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, bugün temeli atılan belediye binasının aslına uygun bir şekilde yeniden inşa edileceğini söyledi.

İstanbul’un son 5 yılının kayıtlara “tahribat dönemi” olarak geçtiğini belirten Kurum, “İstanbul bu yolcu adayın elinde her gün mağdur ediliyor. Bir de kalkmışlar, pişkin pişkin ‘İstanbul başardı’ diyorlar. İstanbul neyi başardı? İstanbul sizin bunca ihmalinize, bunca terk edilmişliğe rağmen ayakta kalmayı başardı. İstanbul, tutulmayan sözlere rağmen hükümetimizin destekleriyle, eserleriyle ayakta kalmayı başardı.” diye konuştu.

Murat Kurum, mevcut İBB yönetiminin başardığı eserlerin, yanan otobüsler, ters yönde ilerleyen merdivenler, bozulan metrolar ve metrobüsler olduğunu ifade ederek, “Saatlerce süren trafik, bir de 5 yılda 8 kilometre metro hattı var. 5 yılda başlayıp da bitirdiğin tek şey İstanbul oldu.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbulluların, İBB başkanından en temel belediyecilik hizmetlerini istediğini, ancak bunun yerine getirilmediğini vurgulayan Kurum, şöyle devam etti:

“Çevre temiz olsun, Silivri’nin altyapı, su ve kanalizasyonu doğru işlesin dediler, işletemedin. İşe, okula giderken çile çekmek istemediler, normal bir insan gibi metro istediler, otobüs istediler, yapmadın. Parklar, yeşil alanlar istediler, yapmadın. Şu koca 5 yılda İstanbul’la ilgili hiçbir dertleri olmadı. İstanbullu israf istemedi ama bunlar israf ettiler. ‘İsrafı bitirdik’ pankartlarına yetimin hakkıdır demeden 350 milyon lira para harcadılar. 31 Mart geliyor, milletin hesap sorma günü geliyor. Bu millet sana kibirli dilinin hesabını sandıkta bir bir soracak. 31 Mart’ta İstanbul sandıkları patlatacak. Silivri ona en büyük dersi sandıkta verecek. 31 Mart akşamı eş genel başkan koltuğunu kaybedecek, tamamen özgürleşecek. O yarı zamanlı kibirli belediye başkanı da süresiz tatile gidecek.”

“Ben kadınlarımıza, annelerimize yönelik bu ayrıştırıcı dili reddediyorum”

Kurum, bir televizyon programında “Analizlere göre kadınlar daha çok AK Parti’ye oy veriyor. Ne diyorsunuz?” sorusu yöneltilen İmamoğlu’nun, “Daha çok ev hanımları oy veriyor. Kadınlar statüsünde demeyelim.” şeklinde yanıt verdiğini hatırlattı.

İmamoğlu’nun ev hanımlarını yok saydığını, ayrımcılık yaptığını dile getiren Kurum, “Kadınlarımıza yönelik bu ayrıştırıcı dil, bu kabalık, bu nezaketsizlik böylesine önemli bir makama, İstanbul büyükşehir belediye başkanına hiç yakışıyor mu? Ben kadınlarımıza, annelerimize yönelik bu ayrıştırıcı dili reddediyorum. Şunu kabul etmemiz, bu hakarete sessiz kalmamız mümkün değil.” dedi.

Kurum, dünyada her şeyin değişebileceğini ancak CHP zihniyetinin değişmeyeceğini kaydeden, “Geçmişte kadınlarımızı kıyafetleri yüzünden ayrıştıranlar bugün de kadınlarımızı, annelerimizi siyasi tercihleri yüzünden ayrıştırıyorlar. Siz hiç eşitlikçi, hiç adil olmayacak mısınız? Bu millet, sizin bu ayrımcılığınızdan neler çekti. Yıllardır bunlar aynı tas aynı hamam. Geçmişte de çobanların oyunu ayrı tutuyorlardı. Milleti mahallelere, kamplara ayırıyorlardı. Bu millet senden bıktı, İstanbul senden usandı, senden yoruldu.” ifadesini kullandı.

“Sen CHP kongresini dizayn ederken, biz 11 ilde 180 bin konutun temelini atıyorduk”

Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşların her birinin eşit olduğunu belirten Kurum, bugüne kadar hiçbir zaman vatandaşların arasında dil, din, ırk, mezhep ve cinsiyet ayrımı yapmadıklarını aktardı.

Kurum, bu ülkenin bütün kadınlarının hangi düşüncüye, hangi siyasi tercihe sahip olursa olsun hepsinin değerli ve kendileri için eşit olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Annelerimiz, çocuklarımız endişe etmesin. Biz annelerimize, çocuklarımıza afetlere dirençli bir İstanbul bırakacağız. 3 gün önce Çanakkale’de deprem oldu. Burada da hissedildi. Biz 5 yılda 650 bin konut dönüştüreceğiz diyoruz. 39 ilçede milletimizin rızasıyla yerinde, İBB olarak yarısını bizim destek olduğumuz bir anlayışla yapacağız diyoruz. Bu kibirli belediye başkanı ‘Bunların yapılmasına gerek yoktu, yapılmaması lazım.’ diyor. Danışman olarak tuttuğu o hocaları İstanbul’un deprem riski için ‘Sokak sokak deprem dönüşümü yapmak gerekir.’ diye ifade ediyorlar. Bu bilmiş belediye başkanı ‘Yapılmaması gerekir.’ diyor. Çünkü yapamayacaklarını kendileri de biliyor. Sen CHP kongresini dizayn ederken, biz milletimizle el ele vermiş, 11 ilde 180 bin konutun temelini atıyorduk. Sen o yol yürüdüğün arkadaşlarını yolda terk ederken, biz gidip sellerde, afetlerde milletimiz için yeni yuvalar yapıyorduk. O yüzden bunların heybeleri boş, koca 5 yılda 5 bin 500 konutu dönüştürmüşler. Bu anlayışın İstanbul’da dönüşüm adına bir irade koymasını biz zaten beklemiyoruz.”

Murat Kurum, Silivri’ye metrobüs getireceklerini, bu proje hayata geçtiğinde ilçede yaşayanların ulaşım çilesinin sona ereceğini dile getirdi.

Silivri’de 42 kilometrelik bir sahil düzenlemesi yapacaklarını, ilçeye 8 halk plajı kazandıracaklarını ifade eden Kurum, ilçede köy imar planlarını ilk İBB meclis toplantısında onaylayacaklarını, gençler için de paylaşımlı ofisler yapacaklarını anlattı.

Törende, daha sonra dua edilerek Silivri Eski Belediye Binası’nın temeli atıldı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-gecmiste-kadinlarimizi-ayristiranlar-bugun-de-siyasi-tercihleri-yuzunden-ayristiriyorlar/feed/ 0
Murat Kurum: Gazze’ye yardım yaparken neden telaşlanıyorlar? https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-gazzeye-yardim-yaparken-neden-telaslaniyorlar/ https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-gazzeye-yardim-yaparken-neden-telaslaniyorlar/#respond Mon, 29 Jul 2024 09:12:19 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=11237 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “Gazze’ye yapacağımız yardımlarımızı, ‘Bu yardımları niye yapıyorsunuz?’ dediler ama bir taraftan da telaşlandılar, bugün Gazze’ye yardım fotoğraflarını gösteriyorlar. Hani Gazze’nin, Kudüs’ün bağımsızlığı için mücadele edenler teröristti.” dedi.

Kurum, Şile Kızılca Mahallesi Köy Konağı açılışında yaptığı konuşmada, ilçenin insanlarının 22 yıldır hep yanlarında olduğunu, kendileriyle yol yürüdüğünü söyledi.

Şile’ye çok sayıda hizmeti getirdiklerini belirten Kurum, “Sizin aklınıza gelen her işte İstanbul Büyükşehir Belediyesinin hiçbir hizmeti olmamasına rağmen biz Şile’mizi yalnız bırakmadık. Her zaman sizlerin yanında olmaya çalıştık.” diye konuştu.

Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediyesi kaynağının her yere yeteceğinin altını çizerek, “Yeter ki siz o kaynağı Şile’nin güzel insanları, Şile’nin gençleri için spor sahası yapmak için harcayın. Geçtiğimiz 5 yılda İstanbul’un kaynakları çarçur edildi. İstanbul’un kaynakları maalesef yarı zamanlı belediye başkanlığı yapan o kibirli belediye başkanı tarafından kendi emelleri, kendi gelecekleri için harcandı.” ifadelerini kullandı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ev kadınlarını kendilerine destek olmakla suçlayıp ayrıştırdığını dile getiren Kurum, şöyle devam etti:

“O eş genel başkan, bedelli askerlik yapanları vatana sevgilerini sorguluyor ve diyor ki ‘biz onların oyuna talip değiliz’. Sen kimsin ki bu milletin vatan sevgisini sorguluyor Sen kimsin ki bizim ev hanımlarımızı, kadınlarımızı ayrıştırıyorsun. Cumhuriyet Halk Partisi zihniyeti bu. Maalesef ayrıştırmaktan öteye gidemediler. Bizim Kur’an kursuna giden çocuklarımızı ‘Orta Çağ zihniyeti’ diye tarif ettiler. Gazze’ye yapacağımız yardımlarımızı, ‘Bu yardımları niye yapıyorsunuz?’ dediler ama bir taraftan da telaşlandılar, bugün Gazze’ye yardım fotoğraflarını gösteriyorlar. Hani Gazze’nin, Kudüs’ün bağımsızlığı için mücadele edenler teröristti. Siz şimdi niye teröristlere madem öyle yardım ediyorsunuz? Şu an bu eş genel başkan da maalesef yarı zamanlı belediye başkanlığı yapan zat da telaşlılar. Çünkü 31 Mart akşamı Şile’miz, Kızılca köyümüz ikisini de süresiz tatile gönderecek. Bu ayrıştırmanın, ev kadınlarımızı ötekileştirmenin, askere bedelli giden askerlerimizi vatan sevgisini sorgulamanın hesabını sandıkta vereceğiz. Sandıkta onlara öyle hesap vereceğiz ki emin olun ne olduklarını şaşıracaklar.”

Konuşmanın ardından kurdele kesilerek Kızılca Mahallesi Köy Konağı açılışı yapıldı.

Kurum, muhtarlarla buluştu

Kurum ayrıca, Şile’de Muhtarlar Derneğini ziyaret ederek muhtarlarla bir araya geldi.

Kurum, Şile’nin her bir mahallesine ayrı ayrı eğileceklerini belirterek, “Toplam 62 mahallenin hepsinde ayrı ayrı bir hikaye olsun istiyoruz, bilhassa köylerimizde. Bu manada çiftçiye desteklemeler yapacağız, tohum desteği vereceğiz, gübre desteği vereceğiz, mazot desteği vereceğiz.” dedi.

Muhtarlara her türlü desteği vereceklerini söyleyen Kurum, Şile’de muhtarların ne talebi varsa bunu gidereceklerini kaydetti.

Kurum, daima çözüm odaklı ilerleyeceklerini kaydederek, “Biz mülkiyet sorunlarını çözeceğiz, ormanla alakalı sorunlarınız varsa takipçisi olacağız. Planla alakalı bir sorununuz varsa bu sorunları çözen tarafta olacağız.” diye konuştu.

Öte yandan Kurum, Ahmetli köyünde de bir kıraathanede vatandaşlarla buluştu

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/murat-kurum-gazzeye-yardim-yaparken-neden-telaslaniyorlar/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil şartıdır https://www.igdirhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-guclu-bir-ulasim-altyapisi-ekonomik-buyumenin-birincil-sartidir/ https://www.igdirhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-guclu-bir-ulasim-altyapisi-ekonomik-buyumenin-birincil-sartidir/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:12:27 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=10355 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kırşehir’de Ahilik Müzesi’ne yaptığı ziyarette, “Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil şartıdır. Yapılan her yeni yol geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır” dedi.

Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Kırşehir’e gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Ahilik Müzesi’ni ziyaret etti. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, 22 yılda ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Türkiye’nin ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret gösterdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, “Çok tarihi bir alandayız. Ahi Evran-ı Veli’nin, Ahilik teşkilatının geçmişine ışık tutan Kırşehir Ahilik Müzemizdeyiz. Ahilik; insanlar arasındaki ticaret ve toplumsal ilişkilerde dürüstlük, güvenilirlik, iş ve meslek ahlakına saygı, hak ve hukuka riayet etme gibi ilkeleri esas almış bir yaşam tarzıdır. Bizler de bu ilkelere göre yaşıyor ve ülkemizdeki ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret ediyoruz. Çünkü dünya sahnesinde ekonomik yönden güçlü olmadan siyasi yönden güçlü olmak mümkün değildir. Ticaret ise ekonominin can damarıdır. Hiç şüphesiz ekonomik başarılarda da ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımların büyük rolü vardır. Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil şartıdır. Güvenli, hızlı ve kolay ulaşım; ticaretin, üretimin ve ihracatın en önemli bileşenidir. Yapılan her yeni yol geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır. Bu gerçekle hareket ederek, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.

“6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık”

2002 yılında mevcut olan 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolu 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, “2002 yılında; 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Bin 714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi Köprüleri, Avrasya Tüneli ve Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir, Ankara-Niğde Otoyolları gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik.10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. Asya ve Avrupa kıtalarını İstanbul Boğazı altından birbirine bağlayan Marmaray ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattıyla birlikte Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağladık. Bu projelerimiz Modern İpek Demiryolu’nun en önemli parçasını oluşturdu. 2002’den bu yana aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye çıkardık. 2002’de 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken, bugün 6 kıtada, 130 ülkede 346 noktaya uçuyoruz. İstanbul Havalimanımız Avrupa’da 1., dünyada 7. sırada, Antalya Havalimanımız Avrupa’da 10., dünyada 41. sırada, Sabiha Gökçen Havalimanımız ise Avrupa’da 11., dünyada 43. sırada yer aldı” ifadelerini kullandı.

“TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz”

TÜRKSAT 6A uydusunu Haziran-Temmuz ayı gibi yörüngesine göndermeyi hedeflediklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Denizcilik alanında da 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a çıkardık. İletişim altyapısında da büyük hamleler yaptık. Afrika seviyelerinde bulunan iletişim altyapımıza adeta çağ atlattık. Bugün 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abonemiz var. Fiber ağ uzunluğumuzu yaklaşık 550 bin kilometre ve fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye ulaştırdık, 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Uzaydaki aktif haberleşme uydu sayımızı 5’e çıkardık. Şimdi ilk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu Haziran-Temmuz gibi yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz” dedi.

“Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik”

İnsanların sevdikleriyle güvenli ve konforlu seyahat etmeleri için bölünmüş yollar inşa ettiklerini aktaran Uraloğlu, “Yurdumuzun dört bir yanında ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmeye devam ederken, elbette Kırşehir’de de çok büyük yatırımlar yapıyoruz. Son 22 yılda Kırşehir’in ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 14,5 milyar TL yatırım gerçekleştirdik. Bozkırın Tezenesi merhum Neşet Ertaş’ın da; ‘Ne söyleyeyim şu dünyanın haline dağlar ayrı ayrı, çöl ayrı ayrı, şu insanlar bölüşmüşler dünyayı hudut ayrı ayrı, yol ayrı ayrı’ dizelerinde dile getirdiği gibi Kırşehir’in yolları artık ayrı ayrı. Biz insanımız sevdiklerine güvenle, konforla kavuşsun diye bölünmüş yollar inşa ettik. Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik. 2002 yılında 20 kilometre olan Kırşehir’in bölünmüş yol uzunluğunu 193 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 9 kilometreden 141 kilometreye çıkardık. Ankara-Niğde Otoyolu’nu bitirdik. Bağlantı yolu ile birlikte Kırşehir’imizi Ankara’ya ve Akdeniz’e otoyol konforuyla bağladık. Ankara-Kırşehir Otoyolu, Kaman Çevre Yolu, Hirfanlı Köprüsü gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Kırşehir-Kırıkkale-Ankara Yolu’nu, Kırşehir-Kayseri Yolu’nu, Kırşehir-Kaman-Ankara Yolu’nu duble yol olarak bitirdik. Bazı kesimlerde bitümlü sıcak karışım çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.

Bakan Uraloğlu’ndan Kırşehir’e 2 müjde

Kırşehirlilere 2 müjde veren Bakan Uraloğlu, “Sizlere iki müjde daha vermek istiyorum. İlki; yatırım programımıza alarak projesini onayladığımız 20 kilometre uzunluğundaki Kırşehir Çevre Yolu çalışmalarımızı başlatıyoruz. Projemizde öncelikli talep edilen otoyol ayrımı kavşağı-terminal kavşağı arasındaki 10,5 kilometrelik kesimi 18 Mart’ta ihale edeceğiz. Proje bünyesinde 7 adet farklı seviyeli kavşak bulunuyor ve bunun 5’i ihale edeceğimiz kesim kapsamında inşa edilecek. İkinci müjdemiz ise Kırşehir’in Nevşehir’deki Kapadokya Havaalanına ulaşımını sağlayacak 38 kilometre uzunluğundaki Tuzköy Kesikköprü Yolu Projesi. Projeyi bakanlığımız gündemine aldık. En kısa zamanda yatırım programına alacağımız projemiz için yaklaşık 1.3 milyar liralık bir yatırım bedeli öngörüyoruz. Her iki projenin de şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Mucur-Karahasanlı Yolu yatırım programında, önümüzdeki süreçte bu yolu da yapacağız. Zaman zaman şehrimizin gündemine gelen hızlı tren projemizden de bahsetmemek istiyorum. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak hızlı tren aksında Kırıkkale-Kırşehir arasının projesini bitirdik. Kırşehir-Nevşehir arası proje çalışmamız da devam ediyor” şeklinde konuştu.

Yerel seçimlere de değinen Bakan Uraloğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Biz milletimizin efendi, bizlerin ise hizmetçi olduğunu hiç aklımızdan çıkarmadık. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturunu bir an olsun unutmadık. Biliyorsunuz şimdi önümüzde 31 Mart yerel seçimleri var. 27 gün sonra bir kez daha sandık başına gideceğiz. Desteklerinizle 31 Mart seçimlerinden sonra AK Parti Kırşehir Belediye Başkan Adayımız Dr. Osman Arslan kardeşimizle birlikte Kırşehir’in gelişimi ve Kırşehirlilerin kalkınması için gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz.” – KIRŞEHİR

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-guclu-bir-ulasim-altyapisi-ekonomik-buyumenin-birincil-sartidir/feed/ 0
Meral Akşener, seçim çalışmaları kapsamında esnafı ziyaret etti https://www.igdirhaber.com.tr/meral-aksener-secim-calismalari-kapsaminda-esnafi-ziyaret-etti/ https://www.igdirhaber.com.tr/meral-aksener-secim-calismalari-kapsaminda-esnafi-ziyaret-etti/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:15:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=8003 Haber: Ogün Akkaya Kamera: Berkin Gülsoy

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçim çalışmaları kapsamında Ankara Mamak’ta esnafı ziyaret etti.  Akşener’e bir kadın, “Siz neden Mansur Yavaş’ı ve Ekrem İmamoğlu’nu desteklemiyorsunuz? Kazanamayacak kişilerle ortaya çıkılıyor. Milletvekilliğinde aldınız da niye şimdi belediye başkanlıklarında ayrılıyorsunuz?” diye sordu. Akşener de kadına, “Biz seçtirdik zamanında kardeşim. Bugün de tek başımıza bir girelim, görelim. Hangi milletvekilini aldık biz? Biz milletvekilliği seçimlerine ayrı girdik. Siz istediniz, biz de gereğini yaptık. Ayrı giriyoruz seçime kardeşim. Desteklemeyin sizde. Benim yüzümden mi perişan oluyorsun? Bu eskiliğin sebebi ben miyim? (kadının üzerindeki kıyafeti göstererek) Mansur Bey’i seçtik, neden bunu düzeltmedi o zaman? Cumhurbaşkanlığı’na niye seçtirmediniz? Biz bir parti kurduk. Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin şerrinden… Aileme emanet ettim. Sizin için mi parti kurduk biz? Biz bu millet için parti kurduk. Vermeyin bize kardeşim oy. Gidin CHP’yi destekleyin, seçtirin. DEM’e teşekkür ediyorsunuz, bize küfür ediyorsunuz. Hadi be” yanıtını verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçim çalışmaları kapsamında Ankara Mamak’ta esnafı ziyaret etti. Akşener’e İYİ Partililer ve İYİ Parti Mamak Belediye Başkan adayı Hüseyin Bayındır eşlik etti.

“ARTIK OY İSTEMEK İÇİN GEZİYORUZ”

Kuruyemiş dükkanını ziyaret eden Akşener, “Yerel seçime gidiyoruz. Elbette bütün esnafımızı gezerek oy istemek üzere yola çıktık. Sizden de adayımız burada kendisi için oy istiyoruz. Üç sene esnaf gezdim. Kendi partimi övmedim, başka partiyi yermedim. Şimdi seçim zamanı oy istemeye geldik.” dedi. Esnafa “İşler nasıl?” sorusunu yönelten Akşener, “Çok şükür olduğu kadar. Sizinleyiz” yanıtını aldı.

Akşener, daha sonrasında girdiği telefon malzemeleri satan dükkanda, “Üç sene esnaf gezdim ben. Bu dükkanlarda sadece sizleri dinledim, sonrada Meclis kürsüsünden sizin sesinizi dile getirdim. Şimdi seçim var. Artık oylarınızı istemek için geziyoruz. Hüseyin Bayındır için oy istemeye geldik” dedi.

“DEM’E TEŞEKKÜR EDİYORSUNUZ, BİZE KÜFÜR EDİYORSUNUZ”

Akşener, esnaf ziyaretini sonlandırdığı dükkandan çıktığında kalabalık içerisinde kendisini bekleyen bir kadın, “Siz neden Mansur Yavaş’ı ve Ekrem İmamoğlu’nu desteklemiyorsunuz? Kazanamayacak kişilerle ortaya çıkılıyor. Biz halk olarak çok perişanız. Sana üstümü başımı göstereyim. Bölük bölük bölmeyin. Milletvekilliğinde aldınız da niye şimdi belediye başkanlıklarında ayrılıyorsunuz” diye yakındı.

Akşener ise vatandaşın sözlerine karşılık olarak, “Biz seçtirdik zamanında kardeşim. Bugün de tek başımıza bir girelim, görelim. Hangi milletvekilini aldık biz? Biz milletvekilliği seçimlerine ayrı girdik. Siz istediniz, biz de gereğini yaptık. Ayrı giriyoruz seçime kardeşim. Desteklemeyin sizde. Benim yüzümden mi perişan oluyorsun? Bu eskiliğin sebebi ben miyim? (kadının üzerindeki kıyafeti göstererek) Mansur Bey’i seçtik, neden bunu düzeltmedi o zaman? Cumhurbaşkanlığı’na niye seçtirmediniz? Biz bir parti kurduk. Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin şerrinden… Aileme emanet ettim. Sizin için mi parti kurduk biz? Biz bu millet için parti kurduk. Vermeyin bize kardeşim oy. Gidin CHP’yi destekleyin, seçtirin. DEM’e teşekkür ediyorsunuz, bize küfür ediyorsunuz. Hadi be” karşılığını verdi.

“BİZİM PARTİMİZ BAŞKALARININ VARLIĞINI SAĞLAMAK ÜZERE KURULMUŞ BİR PARTİ DEĞİLDİR”

Akşener, bu diyalogla ilgili muhabirler tarafından kendisine sorulan “Provokasyon olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Ben vatandaşın ister birileri tarafından söylensin, ister bir vatandaşa böyle deyin densin. İsterse kendiliğinden desin, can baş üstünedir. Burada bir sorun yok. Çünkü ben isteyenim. O kişi oy verir, vermez o ayrı bir şey. İstediğin süre içerisinde seçmen velinimet olmalıdır. Türkiye bunu kaçırdı. O hanım efendi provokasyon yaptı demiyorum. Çünkü de değil. Olsa ne olur? Bir sorunumuz yok. Biz bir siyasi partiyiz. Burada ciddi bir insan içini acıtan durum var. Vatandaşın karşısına kendimizi tarttırmak üzere çıkabiliriz. Vatandaş bana ‘Ey Meral Akşener, kendini tarttırdın, seni sınıfta bırakıyorum’ diyebilir. O zaman bana düşen ‘eyvallah’ demektir. Şu anda siyasi liderler içerisinde, siyasi liderliğe doğru giden arkadaşlarımız için de Türkiye’de herhangi bir şahsın şuraya vatandaşı, buraya da kendi kellesini koyduğu baki değildir. Ben koydum kardeşim. Bizim partimiz başkalarının varlığını sağlamak üzere kurulmuş bir parti değildir. Üç yıldır geziyorum. Gezdiğim yerlerin içinde bir kere kendi partimi övmedim. Başka bir partiyi de yermedim.

Sayın İmamoğlu ve Sayın Yavaş ile ilgili problemli bir cümle, kelime etmemeye çalışıyorum. Çünkü seçilmelerini sağlayan ister toz zerresi… bazılarına göre toz zerresi, bazılarına göre hiç. İster de x miktar. Payı olan bir insanım. Bu arkadaşlarımızın o dönemde seçilmesi için kendime göre, yüzde 10’luk bir siyasi partinin lideri olarak kefalet koymuş bir insanım. Bizim bir etkimiz olmamış anlaşılan, problem değil. Ona da saygı duyuyorum. Ama aleyhlerinde yanlış bir kelime etmemeye gayret ediyorum. Burada bu arkadaşlarımızın karşısına aday çıkarmak ‘vurun kahpeye’ anlamına gelemez. Buğra Kavuncu İstanbul’da oy alır seçilir, alamaz seçilemez….Sayın İmamoğlu ya da bir başkası seçilir. Ona ben saygı duymak mecburiyetindeyim. Benim partime yansıyan kısmın bedelini de ben ödeyeceğim. Kellesini koymuş kaç kişi var kardeşim? Hayal edin ben gittim, parti gitti. Biz CHP’yi var etmek için mi kurulduk? veya bir başka partiyi… Bizim partimiz ve benim kadar her iki taraftan da hakaret yiyen biri yok.”

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/meral-aksener-secim-calismalari-kapsaminda-esnafi-ziyaret-etti/feed/ 0
Kuveyt Büyükelçisi: Türkiye ile ilişkilerimiz örnek bir ilişki https://www.igdirhaber.com.tr/kuveyt-buyukelcisi-turkiye-ile-iliskilerimiz-ornek-bir-iliski/ https://www.igdirhaber.com.tr/kuveyt-buyukelcisi-turkiye-ile-iliskilerimiz-ornek-bir-iliski/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:36:38 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=6501 Kuveyt’in Ankara Büyükelçisi Wael Yousuf Al-Enzi, Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilerin uluslararası alanda örnek bir ilişki olduğunu belirterek, “Kuveyt için Türkiye’nin yeri apayrıdır. Kuveyt’in de Türkiye’de yeri ayrı.” dedi.

Kuveyt’in Ankara Büyükelçiliğince, Ankara’da Kuveyt Milli Günü’nün 63. yıl dönümü ve Kurtuluş Günü’nün 33. yıl dönümü vesilesiyle resepsiyon düzenlendi. Etkinliğe Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, birçok üst düzey yetkili ve misafir katıldı.

Etkinlikte konuşan Kuveyt’in Ankara Büyükelçisi Al-Enzi, Kovid-19 salgını ve 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle 3 yıl boyunca bir araya gelemediklerini belirtti, hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğinde bulundu.

Al-Enzi, Kuveyt Milli ve Kurtuluş günlerinin yıl dönümünün yanı sıra 2024’ün Kuveyt ile Türkiye arasında diplomatik ilişki kurulmasının 60. yıl dönümüne tekabül ettiğini dile getirdi.

Kuveyt hükümetini ve halkını tebrik eden Al-Enzi, Türkiye dahil dünyadaki diğer müttefikleri Kuveyt’e bağlayan küresel dostluk ve güvenlik ilkeleri üzerine kurulu güçlü ve istikrarlı ilişkilere de dikkati çekti.

Al-Enzi, Kuveyt ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 1960’lı yıllarda başladığını anımsatarak “Karşılıklı saygıya ve ortak çıkarlara dayalı sağlam temeller üzerine inşa edilen bu ortaklık, gelişerek ve neredeyse tüm konularda anlaşmaya varma seviyesine ilerlemiştir. Zira Türkiye, kritik zamanlarda gerçek bir ortak olarak ortaya çıkmıştır. Örneğin, Irak rejiminin Kuveyt’i işgal etmesi sırasında Türkiye, Kuveyt’e destek olmak için belirgin adımlar atmıştır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bu tutumu ve duruşunun zorluklar karşısında gösterilen dayanışma ve işbirliğinin derinliğini yansıttığını aktaran Al-Enzi, iki ülke arasında şimdiye kadar 62 anlaşma ve mutabakat zaptının imzalandığını hatırlattı.

Türkiye ve Kuveyt uyumun teşvik edilmesi ve çatışmaların barışçıl şekilde çözülmesinde kararlı

Al-Enzi, Kuveyt ile Türkiye’nin dış politika alanında ortak ve sağlam bir zemin üzerinde durduğunu vurgulayarak, “Uyumun teşvik edilmesi ve çatışmaları barışçıl bir şekilde çözme hususlarındaki kararlılığımız, Kuveyt’in Yemen barış görüşmelerine ev sahipliği yapması ve Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında barışa yönelik çabalarıyla açıkça görülmektedir. Ayrıca, Suriye için uluslararası donörleri bir araya getiren 3 toplantının Kuveyt’in ev sahipliğinde gerçekleşmesi için gösterilen ortak çabalar da bu kararlılığın ayrı bir göstergesidir.” diye konuştu.

İki ülkenin de insan haklarını koruyan ve saygı duyan yasaların uygulanmasında ve uluslararası düzeyde hukukun üstünlüğünü güçlendirmede bir rol model teşkil ettiğini vurgulayan Al-Enzi, radikalizme ve terörizme karşı mücadelede ortak adımlar atıldığını da kaydetti.

Al-Enzi, Kuveyt ve Türkiye’nin ekonomi, askeri, güvenlik, kültür, ticaret, sağlık ve yatırım alanlarında yakın işbirliği yürüttüğüne işaret ederek, sağlık turizmini artırmak amacıyla Türkiye’de bir Sağlık Ataşeliği açmayı planladıklarını duyurdu.

Kuveytli öğrencilerin Türkiye’deki üniversitelerde eğitim görebileceğini söyleyen Al-Enzi, Türkiye’nin, Kuveyt vatandaşlarının ilk tercih ettiği turizm rotası olduğunun da altını çizdi.

Al-Enzi, ikili ilişkileri geliştirmek için üst düzey ziyaretlerin artırılmasını, yatırımların teşvik edilmesini ve ticaret hacminin genişletilmesini amaçladıklarını kaydederek, “Bizler sürekli olarak Türkiye ve tüm kardeş ve dost ülkelerle ilişkilerimizi geliştirme ve güçlendirmeyi arzuluyoruz. Bu ilişkilerin her daim uluslararası işbirliği ve ortaklık için rol model olacağına ve samimi kardeşlik için bir sembol niteliği taşıyacağına inancımız tamdır.” dedi.

Kuveyt’in güvenliği ve istikrarı için dua eden Al-Enzi, Filistin ve Gazze’nin korunması, Filistinlilerin 1967 sınırları dahilinde başkenti Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletinde güven ve istikrar içinde olmaları için de dua etti.

“Kuveyt için Türkiye’nin yeri apayrı”

Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilere dair AA muhabirine değerlendirmede bulunan Al-Enzi, ilişkilerin 60. yılının kutlandığını ve ilerleyen günlerde daha da gelişmesini umduğunu söyledi.

Al-Enzi, Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilerin uluslararası alanda örnek bir ilişki olduğuna işaret ederek, “Kuveyt için Türkiye’nin yeri apayrıdır. Kuveyt’in de Türkiye’de yeri ayrı. Her yıl yaklaşık 500 bin Kuveyt vatandaşı Türkiye’yi ziyaret ediyor. Türkiye, Kuveyt halkının birinci destinasyonu oldu. Türkiye ile çok ayrıcalıklı ilişkilere sahibiz.” dedi.

Yakında İstanbul’da Kuveyt Sağlık Ofisi açma hazırlığında olduklarını hatırlatan Al-Enzi, bunun, Türkiye’deki hastanelerde tedavi için gelecek vatandaşlarla ilgileneceğini söyledi.

Al-Enzi, Türkiye’nin askeri ve savunma sanayisi alanında çok ayrıcalıklı konumda olduğunu vurgulayarak Kuveyt’in, Türkiye ile bu alanda da işbirliği içinde olacağını dile getirdi.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kuveyt-buyukelcisi-turkiye-ile-iliskilerimiz-ornek-bir-iliski/feed/ 0
İzmir’de Eymen Durak davası: Anne ve sevgilisi çocuk istismarı suçlamasıyla yargılanıyor https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-eymen-durak-davasi-anne-ve-sevgilisi-cocuk-istismari-suclamasiyla-yargilaniyor/ https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-eymen-durak-davasi-anne-ve-sevgilisi-cocuk-istismari-suclamasiyla-yargilaniyor/#respond Fri, 29 Mar 2024 09:00:46 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=5656 İzmir’de 5 yaşındaki Eymen Durak’ın ölü bulunmasıyla ilgili haklarında ağırlaştırılmış müebbet ile 37’şer yıl hapis cezaları verilen anne Mine Durak ile sevgilisi Serkan Elçetin’in “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçlamasıyla 10’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edildi.

İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Serkan Elçetin, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Taraf avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Anne Mine Durak, SEGBİS’de yaşanan sorun nedeniyle duruşmaya katılamadı.

Sanık Serkan Elçetin, savunmasında, kendisinin istismarda bulunmadığını, çocuğun müstehcen görüntülerini çekmediğini savundu.

Savcılık ifadesinde her şeyi anlattığını ileri süren Elçetin, “Telefonum zaten adliye emanette. Telefonumdan bu videolar ve görüntüler çekildi mi? Yoksa başka telefonla çekilip bana mı geldi? Araştırılsın diye söyledim. Ben telefonumla video, fotoğraf çekmedim. Eymen’i cinsel istismar etmedim. Eymen’in sadece oyun parkına götürdüğüm zamanki videolar vardır. Bunlar benim telefonumla çekilmiştir. Diğer görüntüler benim telefonumdan çıkmadı. Olmayan bir şeyle ilgili söyleyecek bir şeyim yok. Telefonumdan çekilmesi imkansız, araştırılsın.” dedi.

Hakimin diğer tutuklu sanık Mine Durak’ın ifadesindeki iddialarına ilişkin sorusuna da Elçetin, “Neden zamanında şikayetçi olmadı. Kendisi yakalandığı zaman yanında ben vardım. O zaman neden söylemedi. Polis aldığında ‘Serkan suçlu’ demedi. Normal bir insan olay varsa söylerdi. Sonra akıl hocaları tarafından yönlendirilmiştir. Karakolda çocuğu kendisi öldürdüğünü söyledi. 3 gün sonra benim aramam çıktı ve tutuklandım. Normalde suçlu olsam ilk başta benim tutuklanmamı isterdi.” ifadelerini kullandı.

Avukatlar, tanık olarak dinlenilmek istenen İ.S’nin uzun süredir mahkeme davetine yanıt vermediğini, hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Cumhuriyet savcısı da eksik hususların giderilmesini talep etti.

Hakim, tanık İ.S. hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

Davanın geçmişi

Eskişehir’de yaşayan Z.Ç, yeğeni Mine Durak ile sevgilisi Serkan Elçetin’in 5 yaşındaki Eymen Durak’a şiddet uyguladığını, cinsel yönden çocuğu istismar ettiklerini, çocuğun video görüntülerinde ve görüntülü konuşmalarda vücudunda darp izleri gördüğünü ve sağlığından endişe duyduğunu belirterek polise başvurmuş, şüpheliler İzmir’de gözaltına alınmıştı.

Durak ve Elçetin’in itirafının ardından 1 Eylül 2019’da ormanlık alanda çocuğun toprağa gömülü cesedi bulunmuştu.

Konuya ilişkin hukuksal süreç sonunda İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Mine Durak ve Serkan Elçetin’e ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 37 yıl hapis cezası vermiş, istinafta hukuka uygun bulunan bu karar Yargıtay tarafından da onanmıştı.

Dava sürecinde Serkan Elçetin’in telefonundan elde edilen verilerde 2 sanığın da maktule yönelik “cinsel istismar” suçunu işlediğini gösteren videoların tespit edilmesi üzerine cumhuriyet savcısı tarafından ayrı bir iddianame hazırlanmış ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıklar hakkında ayrı ayrı 10 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/izmirde-eymen-durak-davasi-anne-ve-sevgilisi-cocuk-istismari-suclamasiyla-yargilaniyor/feed/ 0
Şahan Gökbakar, “Erdal ile Ece” Filmini Anka’ya Anlattı: “İzlediği Zaman Herkesin ‘Biz de Böyleyiz, Sen de Böylesin’ Diyeceği Bir Hikâye” https://www.igdirhaber.com.tr/sahan-gokbakar-erdal-ile-ece-filmini-ankaya-anlatti-izledigi-zaman-herkesin-biz-de-boyleyiz-sen-de-boylesin-diyecegi-bir-hikaye/ https://www.igdirhaber.com.tr/sahan-gokbakar-erdal-ile-ece-filmini-ankaya-anlatti-izledigi-zaman-herkesin-biz-de-boyleyiz-sen-de-boylesin-diyecegi-bir-hikaye/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:24:43 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=4877 HABER: EDDA SÖNMEZ – KAMERA: ADEM KARABAYIR

Sinemacı Şahan Gökbakar, yazdığı ve başrolü oynadığı “Erdal ile Ece” isimli yeni filmini ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Gökbakar, “Kendi aralarında birbirlerini çok seven ama ara ara didişen, tatlı bir çiftin komik herkesin izlediği zaman ‘A biz de böyleyiz, a sen de aynı böylesin. Aynı bizim gibi’ diyeceği bir hikaye” dedi. Filmin başrolünü paylaşan Seda Türkmen de “Ece ile ortak noktam var. Aslında Ece’yle benim değil bütün kadınların ortak noktası olacak. Şurası tam bana benziyor dediğiniz her yerde muhtemelen bir milyon kadını kapsıyor olacak” diye konuştu. Şahan Gökbakar, ANKA muhabirinin sorusu üzerine İliç’te ve diğer bölgelerde yaşadıkları yerleri, vatanlarını korumak için mücadele edenleri yürekten desteklediğini söyledi.

Akıllara “Recep İvedik” filmi serisi ile kazınan Şahan Gökbakar, daha önce “Celal ile Ceren” filmine benzer yeni bir projeye imza attı. Gökbakar, senaryosunu yazdığı “Erdal ile Ece” filminde Seda Türkmen ile başrolü de paylaştı. Yönetmen koltuğunda ise Şahan’ın kardeşi Togan Gökbakar’ın oturduğu filmde, bugünün evlilik ilişkilerinde sıkça rastlanan acı-tatlı çatışmalar, iniş-çıkışlar gözler önüne seriliyor. Yaşanan olayları hem kadın hem de erkek gözüyle ayrı ayrı izleyicilere aktarmaya hazırlanan aşk komedisi filmi, “diyet, kıskançlık ve östrojen” başlıkları altında üç ayrı bölüm olarak toplanda 105 dakika beyazperdeye yansıyacak. Vizyona 23 Şubat’ta girecek film eş zamanlı olarak tüm Avrupa’da da sinemaseverlerle buluşacak.

Filme ilişkin Şahan Gökbakar ve Seda Türkmen, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Gökbakar, şunları dile getirdi:

– İzleyiciyi nasıl bir film bekliyor?

“HERKESİN İZLEDİĞİ ZAMAN A BİZ DE BÖYLEYİZ, A SEN DE AYNI BÖYLESİN, AYNI BİZİM GİBİ DİYECEĞİ BİR HİKAYE”

Erdal ile Ece evli bir çiftin başından geçen komik üç tane ayrı hikayeyi izleyeceğimiz bir film. Diyet, kıskançlık ve östrojen adlı üç ayrı bölümü var. Kendi aralarında birbirlerini çok seven ama ara ara didişen, tatlı bir çiftin komik herkesin izlediği zaman a biz de böyleyiz, a sen de aynı böylesin. aynı bizim gibi diyeceği bir hikaye. Bir karakterlerden oluşan bir film. Benim açımdan böyle.

– Celal ve Ceren filminizde bekardınız. Erdal ve Ece filminizde şu an evlisiniz. Bunları yazarken hayatınızdan esinleniyor musunuz?

“YAZARKEN KENDİ EVLİLİĞİMDEN ESİNLENİYORUM”

Yazarken kendi evliliğimden esinleniyorum tabii. Yani bu kaçırılmayacak bir şey. İnsan yaşadığı şeyleri mutlaka bir yerde kaydediyor ve hani bir şey yazarken ortaya çıkıyor. Zaman zaman çok da böyle spesifik olarak kendi eşimle yaşadığım şeyler de bazen diyorum bak bunu koyacağım filme eşim aa sakın filan diyor. Bak koyacağım, koyacağım diyorum. Öyle yazdığım şeyler oluyor. Esinleniyor insan. Bu filmde de birkaç sahnede var. Tam olarak şimdi hangisi desen belki çıkartamam ama üzerine böyle geçerken buydu buydu derim.

– Partneriniz Seda Türkmen’i seçmenizdeki en büyük etken neydi?

“SEDA (TÜRKMEN) BENİM HEP TAKİP ETTİĞİM VE BİR GÜN BERABER İNŞALLAH ÇALIŞIRIM DEDİĞİM YETENEKLİ BİR KADIN OYUNCU”

Vallahi kendisi çok ısrarcı oldu. Günlerce gecelerce sosyal medyadan yazmalar, kapılara gelmeler illa ben illa ben diye. Hatta birkaç düşündüğümüz aday vardı onların ayağını kaydırmaya çalıştı bu tarz şeylerle bu rolü aldı diyebilirim. ya şaka bir yana Seda (Türkmen) benim hep takip ettiğim ve bir gün beraber inşallah çalışırım dediğim yetenekte böyle bir kadın oyuncu. Komediye çok yatkın, acayip yetenekli ve doğaçlamaya çok açık bir oyuncu. O yüzden inşallah çalışırız diyordum. Bu projeye kısmet oldu. Biz kendisine teklifte bulunduk. İşte biz kendisine böyle bir şey yazdık. Sen de bunu oynamak ister misin diye. O da sağ olsun çok mutlu oldu bundan. ve ortaya böyle bir şey çıktı.

-Daha önceki projelerinizde gişe sıralamasında ilk sıralardaydınız. Bu projenizdeki gişe beklentiniz nedir?

“FİLMİN ÇEKİMİ İKİ BUÇUK, ÜÇ AY SÜRDÜ”

Yok açıkçası öyle bir gişe rakamı kafamızda. Gişe insanların ne kadar eğlendiği, ne kadar mutlu olduğu, ne kadar mutlu ayrıldığıyla çok orantılı. İnşallah bunu yakalarız diye düşünüyorum. Böyle bir rakam soruyorsan öyle bir rakam yok kafamda. Herhalde bir altı ayı bulmuştur total bütün projenin yazımı. Filmin çekimi de yaklaşık bir iki buçuk, üç ay sürdü.

-İleri de sizi televizyonda Talk Show’da veya her hangi bir dize görebilecek miyiz?

“DİZİ YAPMAK İSTEMİYORUM”

Televizyonda dizi yapmak istemiyorum. Talk Show, yok,yok. Ben arada böyle bir film yapıp böyle bakıp çıkıyorum ortama. Öyle benim durumum.

– Muğla’da cennet koyunda yaşanan gelişmeler hakkında görüşünüzü kamu oyu merak ediyor?

“KEŞKE ÜLKEMİZİN DOĞAL GÜZELLİKLERİNİ HUKUKLA YASALARLA KORUYUCU OLABİLSEK”

Sadece Muğla’da Cennet Koyunda değil. Yani takip ediyorum. Çok da fazla bu konuyla ilgili birçok yerde olduğuyla ilgili çok da fazla şey görüyorum sosyal medyada. Üzücü tabii. Yani keşke bizim ülkemizde aslında ülkemizin en büyük özelliklerinden biri olan bu doğal güzellikler, tabiat bu coğrafyanın en alametifarikası o. Keşke ona birazcık daha özen gösterebilsek, keşke birazcık daha hani hukukla yasaları koruyucu olabilsek ama maalesef işte her zamanki gibi para hırsı, rant, çeşitli değişik amaçlar sonucu buraya getiriyor. Ama bütün bu konuda mücadele eden, haklarını koruyan, memleketlerini korumak isteyen, yaşadıkları yeri, vatanlarını korumak isteyen insanların da yanındayım canı gönülden ve yürekten her zaman desteklerim.

– Daha önce Recep İvedik filminizde doğa katliamlarıyla ilgili çalışma yapmıştınız. Geçtiğimiz gün Erzincan’da bir felaket yaşandı. Daha önce de maden faciaları yaşandı bunun ilgili de ileri de bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

DEDİĞİM GİBİ BU BU İŞLERDE HER ZAMAN DESTEKÇİ KONUMUNDAYIM VE YÜREKTEN ONLARIN YANINDAYIM

Erzincan’da yaşanan olay çok üzücü bir olay. Bir kere orada kaybedilen yaşamların hepsine bir kere Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına da baş sağlığı diliyoruz. Çok üzücü bir olay. Bu tür işler hani bizim yaptığımız işler daha mizah ağırlık. İşler belirli bir yerinden, ucundan, köşesinden tabii ki böyle konulara da değinmek de fayda var çünkü bizim seyircimiz çok büyük kitlelere ulaşabiliyor, bizim filmlerimiz. O anlamda hani Recep İvedik 7’de biraz aslında yapmaya çalıştık onu. Bu doğa katliamlarıyla ilgili bir mücadeleyi film ettik. Dediğim gibi bu bu işlerde her zaman destekçi konumundayım ve yürekten onların yanındayım. Yaşanan bu kötü olayda da kazada da herkese iyi geçmiş olsun İnşallah daha yaşanmaz böyle bir şey. Gereken önlemler alınır. İnşallah. Ama her seferinde de aynı şeyleri konuşuyoruz o da biraz üzücü tabii.

– Recep İvedik karakteri ne zaman gelecek ve yeni sorunlara nasıl hikayeler içinde çözüm bulurken göreceğiz?

“RECEP İVEDİK 8 GELECEK AMA KONUSU NE OLUR NE ZAMAN GELİR BİLMİYORUM ŞUAN”

Recep İvedik 8, ile ilgili emin olun hiç bir fikrim yok düşünmedim henüz konusu ne olur diye. Geleceği konusunda bir bilgim var. Gelecek. Ama ne zaman olacağıyla ilgili, konusu ne onu bilmiyorum şuan.,

Başarılı oyuncu Seda Türkmen ise şunları söyledi:

– İzleyiciyi nasıl bir film bekliyor?

“FİLM BİZLERİN YANSIMASI”

Benim açımdan da Şahan’ın anlattığı gibi tam olarak böyle. Yani çok keyifli bir iş. İzlerken Şahan’ında dediği gibi çok bizim yansımamız, perdeye yansımamız. Samimi, doğal bir evlilik komedisi.

“ŞAHAN GÖKBAKAR’LA ZATEN ÇALIŞACAK OLMAK AYRI BİR KONFOR YARATIYOR İNSANDA”

Yok öyle gerçekten bir de çok samimi bir proje olacağı belliydi. Daha önce işte Celal ile Ceren çok sevdim. Şahan’ın en sevdiğim işlerinden biriydi. Bir evlilik hikayesi deyince az çok da konuşunca üzerine. Zaten ilk karşılaştığımızda da hemen böyle bir aynı mizah tonunda yani aynı aynı tonda konuştuğun zaman biriyle zaten o çok iyi bir partnerlik doğuruyor. Böyle gelişti. Şahan Gökbakar’la zaten çalışacak olmak ayrı bir konfor yaratıyor insanda çalışmak. Zaten sandığımın çok daha üstünde bir büyük bir mutlulukla ayrıldım açıkçası.

– Ece ile ortak noktanız var mı?

“ECE’YLE BENİM DEĞİL BÜTÜN KADINLARIN ORTAK NOKTASI OLACAK”

Ece ile ortak noktam var. Ece’yle benim değil bütün kadınların ortak noktası olacak. Hani o yüzden de böyle hani ay şurası tam bana benziyor dediğiniz her yerde muhtemelen bir milyon kadını kapsıyor olacak. Çünkü belirli bazı tepkiler oluyor hepimiz de. Daha ince gördüğümüz daha çok analiz ettiğimiz vesaire. O yüzden de var tabii ki ortak yönümüz.

– Çekimler nasıl geçti? Çekerken neler yaşadınız?

“ÇEKİMLERDE ÇOK ACI ÇEKTİM GÜLMEKTEN”

Çekimlerde çok acı çektim gülmekten. Haddini aştı gülme, eğlenme kısmı. Büyük kitlendik. Bazen Togan (Gökbakar) artık ‘ne olur gülmeyin. Lütfen gülmeyin’ diye bizi uyardı. Tabii ki çok güzel anılar var içinde. Çok güzel iki ay geçirdim o sette. Sayelerinde. Çıkan şey de çok güzel oldu bence. Film çok güzel oldu.

– Yeni projeleriniz var mı?

“OLABİLDİĞİMİZ HER YERDE OLMAKTAN ZİYADE OLDUĞUMUZ YERDE İYİ İŞ YAPMAK EN ÖNEMLİSİ”

İki tiyatro oyunum var. ‘Hakikat elbet bir gün. ve İzdirap korusun’ diye. Bir sinema filmim. Aslında sinema filmi geçen sene çekmiştik. Bir de televizyon dizimiz var. ‘Sandık kokusu’. Yani hepsi aynı anda denk geldi. Aslında denk gelmedi de. Amin diyelim bu dönem için. Çalışacağız tabi ne yapacağız başka yani? Hani oyunculuk alanlarımız belli. Olabildiğimiz her yerde olmaktan ziyade olduğumuz yerde iyi iş yapmak en önemlisi. Elimizden geleni yapıyoruz”.

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/sahan-gokbakar-erdal-ile-ece-filmini-ankaya-anlatti-izledigi-zaman-herkesin-biz-de-boyleyiz-sen-de-boylesin-diyecegi-bir-hikaye/feed/ 0 Kuryelerin Ayrımcılığa Uğradığı İddiası Kadıköy’de Gündem Oldu https://www.igdirhaber.com.tr/kuryelerin-ayrimciliga-ugradigi-iddiasi-kadikoyde-gundem-oldu/ https://www.igdirhaber.com.tr/kuryelerin-ayrimciliga-ugradigi-iddiasi-kadikoyde-gundem-oldu/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:09:45 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3577

Feridun AÇIKGÖZ/ KADIKÖY’de bulunan bir sitede, kuryelerin girişte güvenlik tarafından uyarılarak bina sakinlerinin kullandığı asansörden ayrı bir asansöre yönlendirildiği öne sürüldü. Siteye sipariş götüren bir kurye, ayrımcılık yaşandığını ifade ederek “Kuryeler için asansör yapmışlar, bir de içine hava filtresi takmışlar. Herhalde kuryelerin mikrobu bina sakinlerine geçmesin diye. Bu asansör bir de yavaş gidiyor, insanların bindiği diğer asansör daha hızlı gidiyor. Bildiğin böyle sekizinci sınıf insan muamelesi” cümleleriyle video çekip sosyal medyada paylaşım yaparak tepki gösterdi. Siteye sipariş götüren kurye Mahmut Baştaş, “Kurye ile site sakinin bindiği asansör ayrı. Büyük tarzda kullanışlı bir asansör. Normal insanların kullandığı farklı, kuryelerin ya da çalışmak için gelenlerin asansörü farklı” dedi. Durumun hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Iyaz Çimen, “Anayasamız eşitliği temel alarak, kişilerin dini, cinsi, ırkıyla ilgili ayrım yapılamayacağını bize söylüyor. Bu noktada toplum içerisinde de sizler insanları herhangi şekilde işi, mesleğiyle insanı ayrımcılığa maruz bırakırsanız ki buradaki asansör kullanımı da aynı şekilde bir ayrımcılık olarak karşımıza çıkmakta. Bununla ilgili, Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun yaptırımları söz konusu olabilir” dedi. Site yönetimi ise konuyla ilgili açıklama yapmadı.

Kadıköy’de bulunan ‘Kalamış Rezidans’ isimli bir sitede, sipariş getiren kuryelerin güvenlik görevlisi tarafından uyarılarak bina sakinlerinin kullandığı asansörden ayrı bir asansöre yönlendirildiği iddia edildi. Site yönetimi talimatıyla uygulandığı iddia edilen uygulama; siteye sipariş götüren bir kuryenin sosyal medya paylaşımı ile ortaya çıktı. Paylaşım, sosyal medyada tepkilere neden oldu.

“SEKİZİNCİ SINIF İNSAN MUAMELESİ”

Sosyal medyadaki paylaşımı yapan kurye, asansörün içinde çektiği videoda, “Kuryeler için asansör yapmışlar, bir de içine hava filtresi takmışlar. Herhalde kuryelerin mikrobu bina sakinlerine geçmesin diye. Bu asansör bir de yavaş gidiyor, insanların bindiği diğer asansör daha hızlı gidiyor. Bildiğin böyle sekizinci sınıf insan muamelesi” ifadelerini kullandı.

“NORMAL İNSANLARIN KULLANDIĞI ASANSÖR FARKLI”

Siteye sipariş bıraktığı görülen kurye Mahmut Baştaş, “Kurye ile site sakinin bindiği asansör ayrı. Büyük tarzda kullanışlı bir asansör, normal insanların kullandığı farklı, kuryelerin, çalışmak için gelenlerin asansörü farklı” şeklinde konuştu.

“AYRIMCILIK OLARAK KARŞIMIZA ÇIKMAKTA”

Durumun hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Iyaz Çimen, “Anayasamız eşitliği temel alarak, kişilerin dini, cinsi, ırkıyla ilgili ayrım yapılamayacağını bize söylüyor. Bu noktada toplum içerisinde de sizler insanları herhangi şekilde işi, mesleğiyle insanı ayrımcılığa maruz bırakırsanız ki buradaki asansör kullanımı da aynı şekilde bir ayrımcılık olarak karşımıza çıkmakta. Bununla ilgili, Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun yaptırımları söz konusu olabilir. Bu yaptırımlar tabi ki nitelik olarak idari para cezası niteliğinde olduğundan bir suç teşkil etmemekle birlikte kabahat olarak isimlendirilmekte, karşılığında da kurumun kesmiş olduğu idari para cezalarının uygulanması söz konusu olabilecektir.” dedi.

“AYRIMCILIĞA MARUZ KALAN KİŞİLER İNSAN HAKLARI KURUMU’NA BAŞVURU YAPMALI”

Çimen, “Ayrımcılığa maruz kalan kişilerin, kuruma başvuru yapmaları, akabinde kurumun gerçekleştirebileceği idari soruşturması neticesinde bahsettiğimiz cezai müeyyidenin uygulanabileceğini söyleyebiliriz” diye konuştu.

]]> https://www.igdirhaber.com.tr/kuryelerin-ayrimciliga-ugradigi-iddiasi-kadikoyde-gundem-oldu/feed/ 0 Kadıköy’de Kuryelere Ayrımcılık İddiası: ‘Sekizinci Sınıf İnsan Muamelesi’ https://www.igdirhaber.com.tr/kadikoyde-kuryelere-ayrimcilik-iddiasi-sekizinci-sinif-insan-muamelesi/ https://www.igdirhaber.com.tr/kadikoyde-kuryelere-ayrimcilik-iddiasi-sekizinci-sinif-insan-muamelesi/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:39:21 +0000 https://www.igdirhaber.com.tr/?p=3558 KADIKÖY’de bulunan bir sitede, kuryelerin girişte güvenlik tarafından uyarılarak bina sakinlerinin kullandığı asansörden ayrı bir asansöre yönlendirildiği öne sürüldü. Siteye sipariş götüren bir kurye, ayrımcılık yaşandığını ifade ederek Kuryeler için asansör yapmışlar, bir de içine hava filtresi takmışlar. Herhalde kuryelerin mikrobu bina sakinlerine geçmesin diye. Bu asansör bir de yavaş gidiyor, insanların bindiği diğer asansör daha hızlı gidiyor. Bildiğin böyle sekizinci sınıf insan muamelesi cümleleriyle video çekip sosyal medyada paylaşım yaparak tepki gösterdi. Siteye sipariş götüren kurye Mahmut Baştaş, Kurye ile site sakinin bindiği asansör ayrı. Büyük tarzda kullanışlı bir asansör. Normal insanların kullandığı farklı, kuryelerin ya da çalışmak için gelenlerin asansörü farklı dedi. Durumun hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Iyaz Çimen, Anayasamız eşitliği temel alarak, kişilerin dini, cinsi, ırkıyla ilgili ayrım yapılamayacağını bize söylüyor. Bu noktada toplum içerisinde de sizler insanları herhangi şekilde işi, mesleğiyle insanı ayrımcılığa maruz bırakırsanız ki buradaki asansör kullanımı da aynı şekilde bir ayrımcılık olarak karşımıza çıkmakta. Bununla ilgili, Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun yaptırımları söz konusu olabilir dedi. Site yönetimi ise konuyla ilgili açıklama yapmadı.

Kadıköy’de bulunan ‘Kalamış Rezidans’ isimli bir sitede, sipariş getiren kuryelerin güvenlik görevlisi tarafından uyarılarak bina sakinlerinin kullandığı asansörden ayrı bir asansöre yönlendirildiği iddia edildi. Site yönetimi talimatıyla uygulandığı iddia edilen uygulama; siteye sipariş götüren bir kuryenin sosyal medya paylaşımı ile ortaya çıktı. Paylaşım, sosyal medyada tepkilere neden oldu.

SEKİZİNCİ SINIF İNSAN MUAMELESİ

Sosyal medyadaki paylaşımı yapan kurye, asansörün içinde çektiği videoda, Kuryeler için asansör yapmışlar, bir de içine hava filtresi takmışlar. Herhalde kuryelerin mikrobu bina sakinlerine geçmesin diye. Bu asansör bir de yavaş gidiyor, insanların bindiği diğer asansör daha hızlı gidiyor. Bildiğin böyle sekizinci sınıf insan muamelesi ifadelerini kullandı.

NORMAL İNSANLARIN KULLANDIĞI ASANSÖR FARKLI

Siteye sipariş bıraktığı görülen kurye Mahmut Baştaş, Kurye ile site sakinin bindiği asansör ayrı. Büyük tarzda kullanışlı bir asansör, normal insanların kullandığı farklı, kuryelerin, çalışmak için gelenlerin asansörü farklı şeklinde konuştu.

AYRIMCILIK OLARAK KARŞIMIZA ÇIKMAKTA

Durumun hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Iyaz Çimen, Anayasamız eşitliği temel alarak, kişilerin dini, cinsi, ırkıyla ilgili ayrım yapılamayacağını bize söylüyor. Bu noktada toplum içerisinde de sizler insanları herhangi şekilde işi, mesleğiyle insanı ayrımcılığa maruz bırakırsanız ki buradaki asansör kullanımı da aynı şekilde bir ayrımcılık olarak karşımıza çıkmakta. Bununla ilgili, Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun yaptırımları söz konusu olabilir. Bu yaptırımlar tabi ki nitelik olarak idari para cezası niteliğinde olduğundan bir suç teşkil etmemekle birlikte kabahat olarak isimlendirilmekte, karşılığında da kurumun kesmiş olduğu idari para cezalarının uygulanması söz konusu olabilecektir. dedi.

AYRIMCILIĞA MARUZ KALAN KİŞİLER İNSAN HAKLARI KURUMU’NA BAŞVURU YAPMALI

Çimen, Ayrımcılığa maruz kalan kişilerin, kuruma başvuru yapmaları, akabinde kurumun gerçekleştirebileceği idari soruşturması neticesinde bahsettiğimiz cezai müeyyidenin uygulanabileceğini söyleyebiliriz diye konuştu.

]]>
https://www.igdirhaber.com.tr/kadikoyde-kuryelere-ayrimcilik-iddiasi-sekizinci-sinif-insan-muamelesi/feed/ 0